<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 18:43:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu Belediye Başkanı Kasım Karaköse CHP’den istifa etti: YENİ Parti’ye katılacağız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-belediye-baskani-kasim-karakose-chpden-istifa-etti-yeni-partiye-katilacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-belediye-baskani-kasim-karakose-chpden-istifa-etti-yeni-partiye-katilacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li İmamoğlu Belediye Başkanı Kasım Karaköse, 9 belediye meclis üyesiyle birlikte partisinden istifa ederek YENİ Parti'ye katılacaklarını açıkladı. Karaköse, İmamoğlu ilçe örgütünün de toplu istifa kararı aldığını belirtirken, CHP Sarıçam İlçe Başkanı Sercan Polat da yönetici arkadaşlarının büyük bölümüyle partiden ayrıldıklarını duyurdu. İki isim de kararlarını parti yönetimine yönelik eleştirilerle gerekçelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaköse, yaptığı açıklamada, sadece kendisinin değil, İmamoğlu ilçe örgütünün de toplu şekilde istifa ettiğini belirtti.</p>

<p>Karaköse şunları söyledi:</p>

<p>“Eski CHP İmamoğlu ilçe başkanları da istifa edip YENİ Parti'ye katılacak. Bugün 9 meclis üyemizle birlikte, inşallah bir gün geri dönmek üzere partimizden istifa ettik ve Yeni Parti’ye katılıyoruz. İmamoğlu İlçe Başkanımız ve ilçe yönetimimizin tamamıyla birlikte hareket ediyoruz. İnşallah YENİ Parti’nin bayrağını İmamoğlu ilçesinde dalgalandıracağız. İnşallah bir gün kendi partimize çöreklenenler oradan gittikten sonra hep beraber CHP’yi bu memleketin en büyük partisi yapmak için çabalayacağız ama şu an esir olanların, partiyi başkasının çıkarları uğruna heba edenlerin yanında durmamız mümkün değil. Bu saatten sonra biz bir yola çıktık, Allah utandırmasın.”</p>

<p><strong>Sarıçam İlçe Örgütünde İstifalar</strong></p>

<p>Öte yandan CHP Sarıçam İlçe Başkanı Sercan Polat da "yönetici arkadaşlarının büyük bölümüyle birlikte" partilerinden istifa ettiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bir tercih yapmaları gerektiğini" söyleyen Polat, "Ya Cumhur İttifakı'nın bir parçasına artık gönülden inandığım CHP'de kalıp, halka uzak, halktan kopuk, toplumun tepkisiyle karşılaşacak şekilde sadece koltuk sevdasında kalacaktık ya da vatandaşların umut bağladığı, ülkenin, Cumhuriyet'in sığınağı olarak gördüğü insanlarla siyaset yapacaktık. Bu umudun arkasından gitmek, insanlardaki bu umudu diri tutmak için elimizden gelen tek şey bu aşamada yeni bir partide mücadelemize devam etmek olacaktır. Bugün itibarıyla ben ve yönetici arkadaşlarımın büyük bölümü CHP'den ve ilçe yönetimlerinden istifa ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-belediye-baskani-kasim-karakose-chpden-istifa-etti-yeni-partiye-katilacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/imamoglu-belediye-baskani-karakose-chpden-istifa-ettijpg.jpg" type="image/jpeg" length="64635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti'nin grup toplantısını yapacağı gün belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-grup-toplantisini-yapacagi-gun-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-grup-toplantisini-yapacagi-gun-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de ana muhalefet konumuna yükselen ve Özgür Özel liderliğinde 91 milletvekiliyle faaliyetlerini sürdüren Yeni Parti'ye, grup toplantıları için büyük salon tahsis edildi. Partinin toplantılarını salı günleri saat 11.45'te gerçekleştireceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefet görevini üstlenen Yeni Parti'nin grup toplantılarına ilişkin düzenlemeler netleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel'in genel başkanlığında 91 milletvekiliyle kurulan Yeni Parti'ye, ana muhalefet partisi olması nedeniyle TBMM'deki büyük grup toplantı salonu tahsis edildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Yeni Parti, haftalık grup toplantılarını her salı günü saat 11.45'te gerçekleştirecek.</p>

<p>Öte yandan, ana muhalefet konumunu kaybeden CHP'nin de TBMM'deki aynı büyük salonu kullanmayı sürdüreceği öğrenildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-grup-toplantisini-yapacagi-gun-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f327782b-9494-4f3f-9f09-51850ca0e359.jpg" type="image/jpeg" length="17293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Öztürkmen’den Melih Gökçek çıkışı: 23 dosya nasıl sümen altı edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozturkmenden-melih-gokcek-cikisi-23-dosya-nasil-sumen-alti-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozturkmenden-melih-gokcek-cikisi-23-dosya-nasil-sumen-alti-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, İçişleri Bakanlığı'nın yanıtına dayanarak eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında 23 ön inceleme raporu hazırlandığını, ancak bu raporların hiçbirinin davaya dönüşmediğini söyledi. Öztürkmen, Mansur Yavaş yönetiminin yargıya sunduğu 97 dosyada da sonuç alınamadığını belirterek, süreçle ilgili açıklama yapılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde AKP'li Melih Gökçek hakkındaki yolsuzluk iddialarına ilişkin 23 ön inceleme raporu hazırlandığını belgesiyle duyurdu. Bunca inceleme raporuna rağmen hiçbirinin davaya dönüşmediğini ve Gökçek’in bir gün bile ceza almadığını belirten CHP’li Öztürkmen, Mansur Yavaş'ın yargıya sunduğu Gökçek hakkındaki 97 dosyanın da hiçbirinin soruşturmaya dönüşmediğini ifade etti.</p>

<p>CHP'li Hasan Öztürkmen'in açıklamasının tamamı şöyle:</p>

<p>“Hakkındaki sayısız inceleme raporu ve suç duyurusuna rağmen hakim karşısına çıkartılmayan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hâlâ topluma ahlak dersi vermektedir.</p>

<p>Kamuoyuyla çok çarpıcı bir bilgiyi paylaşmak isterim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçen aylarda TBMM Başkanlığı'na bir soru önergesi vererek, 2000-2026 yılları arasındaki 26 yıllık dönemde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları hakkında kaç inceleme raporu hazırlandığını, bu raporlar doğrultusunda kaç soruşturma açıldığını sormuştum. Soru önergeme İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den eksik de olsa yanıt geldi.</p>

<p>Sayın Çiftçi yanıtında şu bilgileri paylaştı:</p>

<p><i>“(...) 2000-2026 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde toplam 44 ön incelemenin mevcut olduğu, bu ön incelemeler neticesinde Ankara Eski Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih GÖKÇEK hakkında 23 ön inceleme raporunun düzenlendiği ve raporların gereği için ilgili mercilere intikal ettirildiği anlaşılmıştır.”</i></p>

<p>Milyonlarca liralık kamu zararına neden olan Ankapark vakası başta olmak üzere, belediyedeki usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına ilişkin 23 inceleme raporu hazırlanmasına rağmen Melih Gökçek tek bir ceza almadı. Üstelik sadece müfettişlerce hazırlanan raporlar değil. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, göreve gelmesinin ardından Gökçek hakkında savcılıklara 97 dosya verdi. "Görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal" suçlamasıyla yapılan bu şikâyetler de sonuçsuz kaldı. Kimi dosyalar savcılıklarda takipsizlik kararlarıyla kapatılırken, kimileriyle ilgili dönemin İçişleri Bakanlarınca soruşturma izni dahi verilmedi.</p>

<p><strong>Gökçek’in Kayıp Robotu</strong></p>

<p>Bir örnek daha hatırlatmak isterim. Geçen yıl belgesiyle açıklamıştım... Melih Gökçek'in başkanlığı döneminde belediye kasasından kendi robotunu yaptırdığını duyurmuştum. Gökçek taklit edilerek yaptırılan ve konuşan robota 2014’ün aralık ayında KDV hariç 127 bin lira, o günkü kur ile 87 bin 500 dolar ödendiğini faturasıyla ortaya koymuştum. Robotun bugünkü güncel değeri tam 4 milyon 130 bin lira. Ancak bu robot 12 yıldır kayıp! Robotun akıbetinin ne olduğu, Gökçek'in evine mi götürdüğü yoksa beğenmeyip çöpe mi attırdığı belli değil. Yani Gökçek'in robot hevesi için belediye kasasından 4 milyon 130 bin lira çöpe atıldı ve hesabı sorulmadı!</p>

<p><strong>23 Dosya Nasıl Sümen Altı Edildi</strong></p>

<p>Parti ayrımı yapılmadan nerede yanlış bir iş varsa üzerine gidilmelidir. Ancak yolsuzluğa batmış AKP'li belediyeler ve başkanları korunurken, onların kapısından dahi geçilmezken sadece CHP'li belediyelere çullanılması, yargı tarafsızlığının geldiği noktayı göstermektedir. Melih Gökçek'i hesaba çekmeyen kimse ‘yolsuzlukla mücadele ediyoruz’ diyemez. Tarafsız yargıdan bahsedenler şunun yanıtı vermelidir: Melih Gökçek hakkındaki 23 inceleme raporu nasıl sümen altı edildi?”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozturkmenden-melih-gokcek-cikisi-23-dosya-nasil-sumen-alti-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/unknown-1-32.jpeg" type="image/jpeg" length="49813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu'nun ABD ziyareti: UCM üyesi ülkelerin hava sahasını kullandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/netanyahunun-abd-ziyareti-ucm-uyesi-ulkelerin-hava-sahasini-kullandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/netanyahunun-abd-ziyareti-ucm-uyesi-ulkelerin-hava-sahasini-kullandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu taşıyan uçağın, UCM'nin tutuklama kararına rağmen ABD ziyareti sırasında Yunanistan, İtalya ve Fransa hava sahalarını kullandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı <strong>Binyamin Netanyahu</strong>'yu ABD'ye götüren uçağın rotası, <strong>Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM)</strong> hakkında çıkardığı tutuklama kararının ardından yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Flight Radar verilerine göre Netanyahu'nun bulunduğu uçak, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere Washington'a gerçekleştirdiği yolculuk sırasında Akdeniz ve Avrupa üzerinden ilerleyen rotada Yunanistan, İtalya ve Fransa hava sahalarını kullandı.</p>

<h2><strong>Netanyahu'nun uçağı Avrupa rotasını kullandı</strong></h2>

<p>Netanyahu'nun uçağının, daha önceki ABD ziyaretlerinde kullandığı rotaya benzer şekilde Avrupa hava sahalarından geçtiği belirtildi.</p>

<p>UCM'nin İsrail Başbakanı hakkında çıkardığı tutuklama kararına rağmen uçağın, Roma Statüsü'ne taraf ülkeler arasında yer alan Yunanistan, İtalya ve Fransa'nın hava sahalarını kullandığı aktarıldı.</p>

<p>Netanyahu'nun <strong>Washington</strong> ziyareti kapsamında ABD Başkanı <strong>Donald Trump </strong>ile bir araya gelmesi beklenirken, uçuş rotası uluslararası kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<h3><strong>Netanyahu daha önce bazı rotalardan kaçınmıştı</strong></h3>

<p>İsrail Başbakanı'nın önceki bazı yurt dışı ziyaretlerinde tutuklanma ihtimali nedeniyle farklı hava sahalarını tercih ettiği biliniyordu.</p>

<p>Netanyahu, Eylül 2025'te <strong>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu</strong> için New York'a giderken Yunanistan ve İtalya hava sahalarını kullanmış, Fransa hava sahasına girmemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son ABD ziyaretinde ise uçağın Fransa hava sahasını da kullandığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>UCM’den Netanyahu hakkında tutuklama kararı</strong></h3>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi, Gazze Şeridi'nde işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle 21 Kasım'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.</p>

<p>Kararın ardından Netanyahu'nun yurt dışı ziyaretleri ve kullandığı uçuş rotaları uluslararası gündemde yer almaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/netanyahunun-abd-ziyareti-ucm-uyesi-ulkelerin-hava-sahasini-kullandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ucmnin-tutuklama-kararina-ragmen-netanyahunun-ucagi-bir-kez-daha-avrupa-ulkelerinin-hava-sahasini-kullandi.png" type="image/jpeg" length="46689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 TEMMUZ 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/27-temmuz-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/27-temmuz-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) yükselişle günü tamamladı. Standart altının kilogram fiyatı yüzde 0,8 artışla 6 milyon 210 bin liraya çıkarken, gün içinde en düşük 6 milyon 152 bin lira, en yüksek ise 6 milyon 240 bin lira seviyesi görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul </strong>Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) işlem gören standart altının kilogram fiyatı, günün sonunda yükseliş kaydetti. Altın fiyatları gün içinde 6 milyon 152 bin lira ile 6 milyon 240 bin lira aralığında işlem görürken, kapanışta standart altının kilogram fiyatı 6 milyon 210 bin lira olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>KMKTP'de standart altının kilogram fiyatı yükseldi</strong></h2>

<p>Altın piyasasında işlem gören standart altının kilogram fiyatı, gün sonunda önceki kapanışa göre yüzde 0,8 artış gösterdi.</p>

<p>Gün içindeki işlemlerde standart altının kilogram fiyatı en düşük 6 milyon 152 bin lira, en yüksek ise 6 milyon 240 bin lira seviyesini gördü. Kapanışta ise fiyat 6 milyon 210 bin liraya ulaştı.</p>

<p>Önceki işlem gününde standart altının kilogram fiyatı 6 milyon 160 bin 999 lira seviyesinden kapanış yapmıştı.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 5,2 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP verilerine göre altın piyasasında toplam işlem hacmi 5 milyar 214 milyon 724 bin 902,31 lira olarak gerçekleşti.</p>

<p>Aynı dönemde işlem miktarı ise 839,28 kilogram olarak kaydedildi. Açıklanan veriler, gün boyunca altın piyasasında gerçekleşen toplam işlem büyüklüğünü ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kıymetli metallerde toplam işlem hacmi açıklandı</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda tüm metallerde gerçekleşen toplam işlem hacmi 5 milyar 350 milyon 923 bin 567,31 lira oldu.</p>

<p>Böylece altın işlemlerinin yanı sıra tüm kıymetli metallerde gün sonu işlem hacmi de kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar belli oldu</strong></h3>

<p>KMKTP'de günün sonunda en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar da açıklandı.</p>

<p>Verilere göre altın borsasında en yüksek işlem hacmine ulaşan kurumlar Dünya Katılım Bankası, Çakmakçı Kıymetli Madenler, Türkiye Emlak Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası ile Uğuras Kıymetli Madenler oldu.</p>

<p>Gün sonu verileriyle birlikte standart altının kilogram fiyatı, işlem hacmi, işlem miktarı ve piyasada en fazla işlem gerçekleştiren kurumlara ilişkin bilgiler de netleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/27-temmuz-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-36.jpg" type="image/jpeg" length="83572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta narkotik operasyonu: 9 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarasta-narkotik-operasyonu-9-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarasta-narkotik-operasyonu-9-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 9 şüpheli tutuklandı. Operasyonda 2 bin 718 uyuşturucu hap, esrar, sentetik kannabinoid ve para ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş</strong>'ta uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. <strong>Operasyon</strong>da uyuşturucu hap, esrar, sentetik kannabinoid ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.</p>

<p>Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında kent genelinde operasyon gerçekleştirdi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.</p>

<h2><strong>Narkotik ekiplerinden uyuşturucu operasyonu</strong></h2>

<p>İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, ekipler uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan incelemeler sonucunda belirlenen adreslere gerçekleştirilen operasyonda 9 <strong>şüpheli</strong> yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çeşitli uyuşturucu maddeler ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para bulundu.</p>

<h3><strong>Operasyonda uyuşturucu maddeler ele geçirildi</strong></h3>

<p>Ekiplerin yaptığı aramalarda 2 bin 718 uyuşturucu hap, 21 gram esrar ve 15 gram sentetik kannabinoid ele geçirildi.</p>

<p>Operasyonda ayrıca uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 28 bin 400 lira da bulundu. Ele geçirilen malzemeler incelenmek üzere muhafaza altına alındı.</p>

<h3><strong>9 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p><strong>Emniyet</strong>teki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan 9 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından ceza infaz kurumuna gönderildi. Güvenlik güçlerinin uyuşturucu madde ticaretinin ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarasta-narkotik-operasyonu-9-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kahramanmarasta-uyusturucu-operasyonunda-yakalanan-9-zanli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="84922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GİB'den mükelleflere uyarı: e-Beyan sistemi 3 gün kapalı olacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gibden-mukelleflere-uyari-e-beyan-sistemi-3-gun-kapali-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gibden-mukelleflere-uyari-e-beyan-sistemi-3-gun-kapali-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelir İdaresi Başkanlığı, e-Beyan sistemlerinde yapılacak planlı bakım ve altyapı çalışmaları nedeniyle 1-3 Ağustos tarihleri arasında Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi gönderilemeyeceğini duyurdu. Çalışmalar süresince Dijital Vergi Dairesi, e-Beyanname ve İnternet Vergi Dairesi üzerinden ilgili işlemler gerçekleştirilemeyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), e-Beyan sistemlerinde gerçekleştirilecek planlı bakım ve altyapı çalışmaları nedeniyle Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi gönderimlerinin geçici olarak durdurulacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi gönderilemeyecek</strong></h2>

<p>GİB tarafından yapılan açıklamaya göre, 1 Ağustos 2026 saat 00.00 ile 3 Ağustos 2026 saat 23.59 arasında Dijital Vergi Dairesi (DBS), e-Beyanname ve İnternet Vergi Dairesi sistemleri üzerinden Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi gönderimi yapılamayacak.</p>

<p>Kesintinin, e-Beyan sistemlerinde gerçekleştirilecek planlı bakım ve altyapı çalışmaları nedeniyle uygulanacağı bildirildi.</p>

<h3><strong>Sistemler bakım sonrası yeniden hizmete açılacak</strong></h3>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı, planlanan çalışmaların tamamlanmasının ardından ilgili sistemlerin beyanname işlemleri için yeniden hizmete açılacağını belirtti.</p>

<p>Başkanlık, mükelleflerin ve mali müşavirlerin herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için beyanname işlemlerini planlı kesinti takvimini dikkate alarak gerçekleştirmeleri gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gibden-mukelleflere-uyari-e-beyan-sistemi-3-gun-kapali-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/57c192b0-f9ae-439f-baea-0b005b9bab72.webp" type="image/jpeg" length="26463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin Hatay'daki iki örgütünden toplu istifa]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-hataydaki-iki-orgutunden-toplu-istifa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-hataydaki-iki-orgutunden-toplu-istifa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Samandağ İlçe Başkanı Maruf Dağ ve ilçe yönetimi ile CHP Altınözü Gençlik Kolları Başkanı Umut Temizkan, partilerinden toplu istifa ettiklerini açıkladı. İstifa eden isimler, siyasi çalışmalarını YENİ Parti çatısı altında sürdüreceklerini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Samandağ İlçe Başkanı Maruf Dağ ve ilçe yönetimi ile CHP Altınözü Gençlik Kolları Başkanı Umut Temizkan, partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. İstifa eden isimler, siyasi çalışmalarını YENİ Parti çatısı altında sürdüreceklerini duyurdu.</p>

<h2><strong>Samandağ İlçe Başkanı Maruf Dağ: "CHP'den istifa ediyoruz"</strong></h2>

<p>CHP Samandağ İlçe Başkanı Maruf Dağ, yaptığı açıklamada uzun yıllardır Cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve sosyal adalet ilkeleri doğrultusunda CHP çatısı altında siyaset yaptıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Partinin geldiği noktada Türkiye'nin yeni bir anlayışa ve yeni bir heyecana ihtiyaç duyduğunu savunan Dağ, "Partimiz yargı darbesiyle butlan yönetimi tarafından esir alınmıştır. Partimiz bu vaziyetteyken siyaset yapabilme imkanımız bulunmamaktadır. Bu nedenle ilçe yönetimi olarak görevlerimizden ve yıllarımızı adadığımız CHP'den istifa ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dağ, siyasi mücadelelerini bundan sonra YENİ Parti bünyesinde sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<h3><strong>Altınözü Gençlik Kolları da YENİ Parti kararı aldı</strong></h3>

<p>CHP Altınözü Gençlik Kolları Başkanı Umut Temizkan da ilçe örgütü adına yaptığı açıklamada, toplu istifa kararı aldıklarını duyurdu.</p>

<p>Temizkan, "Milletimizin beklentileri ile mevcut siyasi anlayışın artık örtüşmediğine inanıyoruz. Bu nedenle ilçe örgütümüzle birlikte aldığımız ortak karar doğrultusunda CHP'den toplu olarak istifa ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" dedi.</p>

<p>YENİ Parti'ye katılacaklarını belirten Temizkan, "YENİ Parti'yi kuran bir avuç insan değil, milletin ta kendisidir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-hataydaki-iki-orgutunden-toplu-istifa</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bc7c9c53-6db7-429c-9ad3-275bdc2cf826-w.jpg" type="image/jpeg" length="81959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Sapmaz'dan Türk golfü adına tarihi başarı: Final turuna yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-sapmazdan-turk-golfu-adina-tarihi-basari-final-turuna-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/deniz-sapmazdan-turk-golfu-adina-tarihi-basari-final-turuna-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli sporcu Deniz Sapmaz, Avrupa Kadınlar Amatör Şampiyonası'nda finale adını yazdıran ilk Türk golfçü unvanını elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Golf Federasyonu</strong> tarafından yapılan bilgilendirmeye göre Deniz Sapmaz, Avrupa Golf Birliği (EGA) organizasyonuyla İsveç'in Allerum kasabasında bulunan aynı isimli tesiste gerçekleştirilen şampiyonada sahaya çıktı.</p>

<p>Deniz Sapmaz, 25 farklı ülkeden 144 golfçünün yer aldığı şampiyonada ilk 36 çukur etaplarının ardından son 94 sporcu arasında kendine yer buldu. Milli atlet, 54 çukur neticesinde ise yalnızca 60 golfçünün mücadele etmeye hak kazandığı final etabına kalmayı başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Avrupa Kadınlar Amatör Şampiyonası'nda tarihi başarı</strong></h2>

<p>Elde ettiği bu dereceyle Türk golf tarihi adına bir ilki gerçekleştiren 17 yaşındaki Deniz Sapmaz, zorlu organizasyonu 43. sırada bitirdi.</p>

<p>Avrupa Golf Birliği (EGA) tarafından İsveç'in Allerum kasabasındaki tesiste düzenlenen organizasyon, 25 ülkeden 144 sporcunun katılımıyla yapıldı. Deniz Sapmaz, 54 çukur sonunda son 60 sporcu arasına girerek final turunda mücadele etme hakkı kazandı ve şampiyonayı 43. sırada tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-sapmazdan-turk-golfu-adina-tarihi-basari-final-turuna-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/deniz-sapmazdan-turk-golfu-adina-tarihi-basari.png" type="image/jpeg" length="36836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den ABD'ye yapay zeka tepkisi: Yaptırım tehditlerini sonlandırma çağrısı yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cinden-abdye-yapay-zeka-tepkisi-yaptirim-tehditlerini-sonlandirma-cagrisi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cinden-abdye-yapay-zeka-tepkisi-yaptirim-tehditlerini-sonlandirma-cagrisi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, ABD'nin Çin merkezli yapay zeka şirketlerine yönelik suçlamalarına tepki gösterdi. Pekin, yaptırım tehditlerinin ve şirketleri hedef alan açıklamaların sonlandırılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çin</strong>, ABD'nin Çin merkezli <strong>yapay zeka </strong>şirketlerine yönelik suçlamalarına tepki göstererek <strong>Washington</strong> yönetimine çağrıda bulundu.</p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü, bazı ABD'li yetkililerin Çinli yapay zeka şirketlerinin gelişmiş ABD modellerini "damıtma" yöntemiyle kullandığı ve fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiği yönündeki iddialarını değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Çin'den yapay zeka şirketlerine yönelik açıklama</strong></h2>

<p>Xinhua ajansında yer alan habere göre Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü, söz konusu iddiaların somut gerçeklere veya hukuki dayanaklara dayanmadığını ileri sürdü.</p>

<p>Çinli yapay zeka şirketlerinin hedef alınmasını eleştiren sözcü, bu yaklaşımın "tipik yapay zeka hegemonyası" anlayışının bir örneği olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ABD’ye yaptırım tehditlerini durdurma çağrısı</strong></h3>

<p>Çin yönetimi, <strong>ABD</strong>'nin Çin merkezli yapay zeka şirketlerine yönelik baskı politikalarından vazgeçmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sözcü, Washington yönetiminin piyasa ekonomisi ve adil rekabet ilkelerine saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak, iki ülke arasındaki teknoloji rekabetinin kurallar çerçevesinde yürütülmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>ABD’den yapay zeka modellerine ilişkin suçlama</strong></h3>

<p>ABD yönetimi ise yabancı unsurların, özellikle Çin merkezli şirketlerin Amerikan yapay zeka teknolojilerini kopyalamak amacıyla "endüstriyel ölçekli" damıtma faaliyetleri yürüttüğüne dair kanıtlar bulunduğunu savunuyor.</p>

<p>Yapay zeka alanında kullanılan "damıtma" yöntemi, daha gelişmiş bir yapay zeka modelinin ürettiği çıktılardan yararlanılarak daha düşük kapasiteli bir modelin eğitilmesi olarak tanımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cinden-abdye-yapay-zeka-tepkisi-yaptirim-tehditlerini-sonlandirma-cagrisi-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/cin-abdnin-cinli-yapay-zeka-sirketlerine-yaptirim-tehdidini-durdurmasini-istedi.png" type="image/jpeg" length="49062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi, yarın Türkiye yolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irak-basbakani-zeydi-yarin-turkiye-yolcusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irak-basbakani-zeydi-yarin-turkiye-yolcusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine yarın Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacağını açıkladı. Ankara'da gerçekleştirilecek görüşmelerde Türkiye-Irak ilişkileri ile güvenlik, ticaret, enerji, ulaştırma ve su yönetimi başta olmak üzere çeşitli başlıkların ele alınması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi,</strong> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti kapsamında yarın Ankara'ya resmi ziyaret gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamada, ziyaret kapsamında Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda değerlendirileceği ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacağı bildirildi.</p>

<h2><strong>Irak Başbakanı Zeydi, Ankara'ya resmi ziyaret gerçekleştirecek</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabet ederek yarın Ankara'ya geleceğini duyurdu.</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre, resmi ziyaret kapsamında iki ülke arasındaki temasların Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Türkiye ile Irak ilişkileri masaya yatırılacak</strong></h3>

<p>Burhanettin Duran'ın aktardığı bilgilere göre, resmi ziyaret sırasında Türkiye ile Irak arasındaki ilişkiler kapsamlı şekilde ele alınacak.</p>

<p>Görüşmelerde güvenlik, ticaret, enerji, ulaştırma ve su yönetimi başta olmak üzere iki ülke arasındaki iş birliği alanlarının değerlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Güvenlik, enerji ve ticaret gündemde olacak</strong></h3>

<p>Ankara'da yapılacak temaslarda güvenlik, ticaret, enerji, ulaştırma ve su yönetimine ilişkin başlıkların görüşülmesi planlanıyor.</p>

<p>Ziyaret kapsamında, iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı boyutlarının değerlendirilmesi ve mevcut gündem maddelerinin ele alınması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açıklamasına göre, resmi ziyaret sırasında yalnızca ikili ilişkiler değil, bölgesel ve küresel gelişmeler de gündeme gelecek.</p>

<p>Tarafların görüşmelerde uluslararası gelişmeler hakkında karşılıklı değerlendirmelerde bulunması ve çeşitli konularda görüş alışverişi gerçekleştirmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irak-basbakani-zeydi-yarin-turkiye-yolcusu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/irak-basbakani-zeydi-yarin-turkiye-yolcusu.png" type="image/jpeg" length="16318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'da doğal gaz fiyatları düştü: Megavatsaat 58,70 avro oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-dogal-gaz-fiyatlari-dustu-megavatsaat-5870-avro-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-dogal-gaz-fiyatlari-dustu-megavatsaat-5870-avro-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da doğal gaz fiyatları, Orta Doğu'daki gerilim beklentilerinin azalması ve arz endişelerinin hafiflemesiyle yüzde 7,7 geriledi. TTF'de fiyat 58,70 avroya düştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa</strong> enerji piyasalarında <strong>doğal gaz</strong> fiyatlarında düşüş yaşandı. Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören ağustos vadeli kontratlarda doğal gazın megavatsaat fiyatı 58,70 avroya kadar geriledi.</p>

<p>TTF'de işlem gören ağustos vadeli doğal gaz kontratları, cuma günü 63,57 avro seviyesinden kapanmıştı. Bugün saat 15.45 itibarıyla fiyatlar, önceki kapanışa göre yüzde 7,7 azalarak 58,70 avroya düştü.</p>

<h2><strong>Jeopolitik gelişmeler doğal gaz fiyatlarını etkiledi</strong></h2>

<p>Doğal gaz fiyatlarındaki düşüşte, <strong>Orta Doğu</strong>'daki gerilimin azalacağına ilişkin beklentiler etkili oldu.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilimin yatışabileceğine yönelik işaretler, enerji piyasalarında oluşan arz kesintisi endişelerini azalttı. Jeopolitik risklerdeki gerileme, doğal gaz piyasasında oluşan risk priminin düşmesine neden oldu.</p>

<p>Ham petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş de enerji piyasalarındaki genel fiyat hareketlerinde etkili olurken, doğal gaz fiyatları da bu gelişmeleri takip etti.</p>

<h3><strong>LNG sevkiyatlarına ilişkin beklentiler iyileşti</strong></h3>

<p>Deniz taşımacılığı güvenliğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, sıvılaştırılmış <strong>doğal gaz (LNG)</strong> sevkiyatlarının daha düzenli gerçekleşeceği öngörüsünü artırdı.</p>

<p>LNG kargolarının <strong>Avrupa</strong> yerine <strong>Asya</strong> pazarına yönlendirilmesine ilişkin endişelerin azalması, kış dönemi öncesinde doğal gaz arzına yönelik kaygıların hafiflemesine katkı sağladı.</p>

<p>Piyasalarda oluşan olumlu beklentilerle birlikte Avrupa'nın kış sezonu öncesinde doğal gaz depolarını doldurma sürecine ilişkin risk değerlendirmeleri de değişti.</p>

<h3><strong>Avrupa'nın doğal gaz depolarındaki doluluk oranı takip ediliyor</strong></h3>

<p>Gas Infrastructure Europe (<strong>GIE</strong>) verilerine göre, Avrupa Birliği ülkelerindeki doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 55,3 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Ancak mevcut doluluk oranının son 5 yılın ortalamasının altında kalması, uzun vadeli arz güvenliği açısından yakından takip edilen başlıklar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji piyasalarında doğal gaz fiyatlarının seyri, jeopolitik gelişmeler, LNG arzı ve kış sezonu öncesi depolama seviyelerine bağlı olarak şekillenmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-dogal-gaz-fiyatlari-dustu-megavatsaat-5870-avro-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/avrupada-dogal-gazin-megavatsaati-5870-avrodan-islem-goruyor.png" type="image/jpeg" length="32819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küçükçekmece'deki trafik kazasında motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kucukcekmecedeki-trafik-kazasinda-motosiklet-surucusu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kucukcekmecedeki-trafik-kazasinda-motosiklet-surucusu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küçükçekmece’de TEM Otoyolu üzerinde motosiklet ile otomobilin çarpıştığı trafik kazasında sürücü N.C.Y. yaşamını yitirdi. Otomobil sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde meydana gelen trafik kazası can kaybıyla sonuçlandı. TEM Otoyolu’nun Altınşehir mevkisinde motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü N.C.Y. olay yerinde hayatını kaybetti.</p>

<h2><strong>Küçükçekmece kaza ihbarı ekipleri harekete geçirdi</strong></h2>

<p>Küçükçekmece trafik kazası, TEM Otoyolu’nun Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, N.C.Y. yönetimindeki motosiklet, seyir halindeyken bir otomobille çarpıştı.</p>

<p>Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsü N.C.Y’nin yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>

<p>Polis ekipleri, ikinci bir kazanın yaşanmaması amacıyla olay yerinde güvenlik önlemi aldı. Çalışmalar sırasında Ankara yönündeki trafik akışı kontrollü olarak sürdürüldü.</p>

<h3><strong>Küçükçekmece trafik kazasında sürücü polis merkezine götürüldü</strong></h3>

<p>Hayatını kaybeden N.C.Y’nin cenazesi, olay yerindeki incelemelerin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kazaya karışan otomobilin sürücüsü ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.</p>

<p>Küçükçekmece’deki kazanın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla araçların konumu ve olay yerindeki bulgular incelemeye alındı. Kazanın kesin nedeni, polis ekiplerinin yürüteceği çalışma sonucunda netlik kazanacak.</p>

<h3><strong>TEM Otoyolu’nda trafik normale döndü</strong></h3>

<p>Küçükçekmece kaza bölgesindeki motosiklet ve otomobil, incelemelerin ardından çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. Ekiplerin çalışmalarını tamamlamasıyla TEM Otoyolu’nun Ankara istikametindeki trafik akışı normale döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polisin ölümlü trafik kazasıyla ilgili başlattığı inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kucukcekmecedeki-trafik-kazasinda-motosiklet-surucusu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/kaza-yeri-trafik-kazasi.webp" type="image/jpeg" length="47200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti, CHP ve MHP bu hafta grup toplantısı yapmayacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-chp-ve-mhp-bu-hafta-grup-toplantisi-yapmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-chp-ve-mhp-bu-hafta-grup-toplantisi-yapmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti'nin Meclis'teki yerleşim süreci devam ederken, TBMM'de bu hafta grup toplantısı takvimi değişti. CHP, YENİ Parti, MHP ve AK Parti grup toplantısı yapmayacak. Yeni düzenlemeye ilişkin son kararı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş verecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti'nin Meclis'teki yapılanma süreci sürerken, TBMM'de bu hafta grup toplantısı takvimi değişti. YENİ Parti ile CHP'nin bu hafta grup toplantısı yapması beklenmezken, MHP ve AK Parti'nin de grup toplantısı düzenlemeyeceği öğrenildi.</p>

<p>YENİ Parti'nin Meclis'teki yerleşim sürecinin tamamlanmasının ardından grup toplantılarının gün ve saatlerinin yeniden belirlenmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>TBMM'de bu hafta hangi partiler grup toplantısı yapacak?</strong></h2>

<p>TBMM'de siyasi partilerin grup toplantıları salı ve çarşamba günleri gerçekleştiriliyor. Mevcut takvime göre salı günleri MHP, DEM Parti ve CHP; çarşamba günleri ise Yeni Yol Partisi, İYİ Parti ve genellikle iki haftada bir AK Parti grup toplantılarını yapıyor.</p>

<p>Bu hafta ise yalnızca DEM Parti salı günü grup toplantısını gerçekleştirecek. Çarşamba günü de Yeni Yol Partisi ile İYİ Parti'nin grup toplantıları yapılacak. MHP ile AK Parti'nin ise bu hafta grup toplantısı planlamadığı belirtildi.</p>

<h3><strong>YENİ Parti sonrası Meclis'te yeni düzenleme yapılacak</strong></h3>

<p>CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin YENİ Parti'yi kurmasının ardından TBMM'de hem fiziki yerleşim hem de grup toplantısı düzeninde değişiklik yapılması gündeme geldi.</p>

<p>Yeni partinin grup odaları, toplantı salonu ve grup toplantılarının gün ile saatlerinin yeniden planlanması için çalışmalar sürüyor.</p>

<h3><strong>Numan Kurtulmuş, CHP ve YENİ Parti yöneticileriyle görüştü</strong></h3>

<p>Yeni düzenleme kapsamında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile grup başkanvekillerini kabul etti. Kurtulmuş daha sonra YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ile de bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde grup toplantılarının hangi gün yapılacağı, hangi salonların kullanılacağı ve Meclis'teki yeni çalışma düzeni ele alındı.</p>

<h3><strong>Karar TBMM Başkanlığı tarafından verilecek</strong></h3>

<p>CHP ile YENİ Parti'nin grup toplantılarını hangi gün ve saatte yapacağına ilişkin henüz resmi bir karar alınmadı.</p>

<p>Taraflarla yapılan görüşmelerin ardından son düzenlemeyi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Öte yandan hem CHP'nin hem de YENİ Parti'nin hafta içerisinde kapalı grup toplantıları gerçekleştirmesi öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-chp-ve-mhp-bu-hafta-grup-toplantisi-yapmayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e5a56dac-bdcd-4e39-b452-1b61eee8914c-w.jpeg" type="image/jpeg" length="60425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osman Gürün'den CHP kararı: İstifasını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osman-gurunden-chp-karari-istifasini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osman-gurunden-chp-karari-istifasini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, CHP'den istifa ettiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>'da 25 yıl boyunca belediye başkanlığı görevini yürüten <strong>Osman Gürün</strong>, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Gürün, şunları kaydetti:</p>

<p>“Benim için çatısı altında bu kadar süre hizmet verdiğim bir partiden ayrılmak, manevi olarak çok zor ama duygusal değil, mantık olarak yapmamız gereken bu diye düşündüm. İlk mesai günü olan pazartesi günü partimden maalesef ayrılmak durumunda kaldım.”</p>

<p>Özgür Özel'in genel başkanlığındaki YENİ Parti'ye katılacağını da açıklayan Gürün, “YENİ Parti’de de onların organizasyon şeması ortaya çıktıktan sonra çarşamba veya en geç cuma günü kaydımı yaptıracağım” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osman-gurunden-chp-karari-istifasini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-162920.png" type="image/jpeg" length="90554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: Alerjisi olan bebeklere 3,1 milyar liralık tıbbi mama desteği sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-alerjisi-olan-bebeklere-31-milyar-liralik-tibbi-mama-destegi-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-alerjisi-olan-bebeklere-31-milyar-liralik-tibbi-mama-destegi-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, inek sütü ve çoklu gıda alerjisi olan 0-2 yaş arası bebekler için 2025 yılında 3,1 milyar lirayı aşan tıbbi mama ödemesi gerçekleştirildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat Işıkhan</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bebeklerin sağlıklı gelişimine yönelik desteklerin sürdüğünü belirtti. Işıkhan, özellikle inek sütü ve çoklu gıda alerjisi bulunan 0-2 yaş arası bebekler için yapılan tıbbi mama ödemelerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<h2><strong>Alerjisi bulunan bebeklere yönelik destekler devam ediyor</strong></h2>

<p>Bakan Işıkhan, aile yapısını ve bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemeye yönelik uygulamaların devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>2025 yılında inek sütü ve çoklu gıda alerjisi olan 0-2 yaş arası bebeklerin gelişimi için 3,1 milyar lirayı aşan tıbbi <strong>mama</strong> <strong>ödemesi</strong> yapıldığını belirten Işıkhan, bu desteklerin bebeklerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<h3><strong>Tıbbi mama ödemeleri bebeklerin gelişimine katkı sağlıyor</strong></h3>

<p>İnek sütü ve çoklu gıda alerjisi bulunan bebeklerde beslenme ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılan özel içerikli tıbbi mamalar, sağlık desteği kapsamında değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı </strong>tarafından yürütülen uygulamalar kapsamında, uygun şartları taşıyan bebekler için tıbbi mama ödemeleri gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>Ailelere yönelik sosyal destekler sürüyor</strong></h3>

<p>Bakan Işıkhan, açıklamasında bebeklerin daha sağlıklı bir geleceğe sahip olması için destek uygulamalarının sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Sağlık ihtiyaçları doğrultusunda sağlanan desteklerle ailelerin yükünün azaltılması ve bebeklerin gelişim süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Aile yapımızı ve bebeklerimizin sağlıklı gelişimini desteklemeye devam ediyoruz.<br />
<br />
İnek sütü ve çoklu gıda alerjisi olan 0-2 yaş arası bebeklerimizin gelişimi için 2025 yılında 3.1 milyar TL’yi aşan tıbbi mama ödemesi gerçekleştirdik.<br />
<br />
Minik kalplerin daha sağlıklı ve güçlü bir… <a href="https://t.co/QkZlPrffnn" rel="nofollow">pic.twitter.com/QkZlPrffnn</a></p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://x.com/isikhanvedat/status/2081718207841194059?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-alerjisi-olan-bebeklere-31-milyar-liralik-tibbi-mama-destegi-saglandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-isikhandan-tibbi-mama-odemesine-iliskin-aciklama.png" type="image/jpeg" length="84108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, tutuklu bulunan Hüseyin Can Güner'i ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-tutuklu-bulunan-huseyin-can-guneri-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-tutuklu-bulunan-huseyin-can-guneri-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde tutuklu bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'i ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>YENİ Parti Genel Başkanı <strong>Özgür Özel</strong>, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde tutuklu bulunan Çankaya Belediye Başkanı<strong> Hüseyin Can Güner'</strong>i ziyaret etti.</p>

<h2><strong>Güner, Kırşehir Cezaevi'ne transfer edilmişti</strong></h2>

<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, 14 Temmuz'da çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ne gönderilmişti. Güner, daha sonra Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ne transfer edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Özel'i il örgütü karşıladı</strong></h3>

<p>Özgür Özel, tutuklu yargılanan Güner'i ziyaret etmek üzere Kırşehir Cezaevi'ne geldi. Özel'i, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu ve YENİ Parti Kırşehir İl Örgütü üyeleri karşıladı.</p>

<p>Cezaevi önünde gerçekleşen karşılamada Özel, kendisini bekleyenlerle tek tek selamlaştı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-tutuklu-bulunan-huseyin-can-guneri-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ozgur-ozel-huseyin-can-guner-i-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="84135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti MYK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-myk-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-myk-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında saat 15.49'da toplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AK Parti </strong>Merkez Yürütme Kurulu (MYK), <strong>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın liderliğinde bir araya geldi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında gerçekleşen AK Parti MYK birleşimi, AK Parti Genel Merkezi'nde saat 15.49 itibarıyla başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>AK Parti MYK toplantısı AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştiriliyor</strong></h2>

<p>Toplantı, AK Parti Genel Merkezi bünyesinde saat 15.49'da başladı. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında oturumunu sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-myk-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-3</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ak-parti-myk-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi-1.png" type="image/jpeg" length="86873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaspersky'den siber güvenlik açıklaması: 190'ın üzerinde tehdit raporu yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasperskyden-siber-guvenlik-aciklamasi-190in-uzerinde-tehdit-raporu-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasperskyden-siber-guvenlik-aciklamasi-190in-uzerinde-tehdit-raporu-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaspersky, siber güvenlik alanındaki çalışmaları kapsamında geçen yıl 190'ın üzerinde tehdit raporu yayımlandığını açıkladı. Etkinlikte siber casusluk, yapay zeka destekli tehditler ve gelişmiş saldırı yöntemleri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaspersky'nin Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (<strong>META</strong>) bölgesine yönelik düzenlediği yıllık "<strong>Siber Güvenlik Hafta Sonu</strong>" etkinliği, Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te gerçekleştirildi.</p>

<p>Etkinlikte Kaspersky yöneticileri ve Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) uzmanları, bölgedeki siber tehdit eğilimleri, gelişmiş kalıcı tehdit (APT) gruplarının faaliyetleri ve yapay zekanın siber güvenlik alanındaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Siber tehditler ve casusluk faaliyetleri ele alındı</strong></h2>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan Kaspersky META Bölgesi Genel Müdürü Toufic Derbass, şirketin küresel faaliyetlerine ilişkin bilgiler paylaştı.</p>

<p>Derbass, <strong>Kaspersky</strong>'nin 2025 yılında küresel gelirini 836 milyon dolara çıkardığını, dünya genelinde 5,3 milyardan fazla siber tehdidi engellediğini ve yaklaşık 200 bin kurumsal müşteriye hizmet verdiğini belirtti.</p>

<p>META bölgesinin 2026 yılının ilk yarısında yüzde 21 büyüme kaydettiğini aktaran Derbass, siber güvenlik alanındaki tehditlerin sürekli değiştiğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>APT grupları dünya genelinde takip ediliyor</strong></h3>

<p>Kaspersky <strong>GReAT</strong> META ve Asya Pasifik Başkanı Sergey Lozhkin, tehdit istihbaratı ekibinin dünya genelinde 900'den fazla operasyon ve tehdit grubunu izlediğini açıkladı.</p>

<p>Lozhkin, takip edilen faaliyetlerin yaklaşık yüzde 90'ının siber casuslukla bağlantılı olduğunu belirterek, GReAT ekibinin geçen yıl 190'ın üzerinde <strong>tehdit raporu </strong>yayımladığını ifade etti.</p>

<p>20'den fazla ülkede faaliyet gösteren ekibin, gelişmiş saldırı yöntemlerini ve tehdit aktörlerinin kullandığı teknikleri analiz ettiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Yapay zeka siber güvenlikte yeni riskler oluşturuyor</strong></h3>

<p>Etkinlikte<strong> yapay zeka</strong>nın siber güvenlik üzerindeki etkileri de değerlendirildi.</p>

<p>Lozhkin, üretken yapay zeka araçlarının zaman içinde otonom işlem yapabilen yapay zeka ajanlarına dönüştüğünü belirterek, bu gelişmenin işletmeler için yeni saldırı alanları oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Yapay zeka destekli sistemlerin daha fazla kullanılmasının, kurumların güvenlik politikalarını yeniden değerlendirmesini gerektirdiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Saldırganlar uzun süre gizli kalmayı hedefliyor</strong></h3>

<p>Kaspersky Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Omar Amin, gelişmiş kalıcı tehdit gruplarının hedeflerinin yalnızca sistemlere erişim sağlamak olmadığını belirtti.</p>

<p>Amin, saldırganların ağ içerisinde mümkün olduğunca uzun süre fark edilmeden kalmayı amaçladığını ve hassas projeler, kurumsal belgeler, e-posta hesapları ile kimlik bilgilerine erişmeye odaklandığını aktardı.</p>

<p>Kaspersky Baş Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout ise gelişmiş zararlı yazılımların giderek daha fazla reklam yazılımı görünümüne büründüğünü söyledi.</p>

<p>Yamout, saldırganların dijital reklam ekosistemini kullanarak hedef analizi yaptığını ve bazı durumlarda kullanıcı etkileşimi gerektirmeyen yöntemlerle casus yazılım yükleyebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasperskyden-siber-guvenlik-aciklamasi-190in-uzerinde-tehdit-raporu-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kaspersky-siber-casusluk-ve-yapay-zeka-kaynakli-riskleri-siber-guvenlik-hafta-sonu-nda-degerlendirdi.png" type="image/jpeg" length="56585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyin sisi günlük yaşamı olumsuz etkiliyor: Unutkanlık ve dikkat sorunları neden ortaya çıkıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/beyin-sisi-gunluk-yasami-olumsuz-etkiliyor-unutkanlik-ve-dikkat-sorunlari-neden-ortaya-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/beyin-sisi-gunluk-yasami-olumsuz-etkiliyor-unutkanlik-ve-dikkat-sorunlari-neden-ortaya-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin sisi; unutkanlık, dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunu ve zihinsel yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya, 24 Saat Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmede beyin sisinin nedenleri, belirtileri, kimlerde daha sık görüldüğü, tanı ve tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günlük yaşamda dikkat ve odaklanma sorunlarına neden olabilen beyin sisi, unutkanlık, kelime bulmada güçlük, dalgınlık ve zihinsel yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor.</p>

<p>Kişilerin günlük aktivitelerini ve çalışma performansını etkileyebilen bu durumun ortaya çıkmasında uyku kalitesindeki bozulmalar, yoğun stres, düzensiz beslenme, vitamin eksiklikleri ve bazı sağlık sorunları rol oynayabiliyor.</p>

<p><strong>Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya</strong>, beyin sisi şikayetlerinin tek bir nedene bağlı olmayabileceğini belirterek, altta yatan etkenlerin belirlenmesi ve yaşam düzeninde yapılacak değişikliklerin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Nörolog Dr Yıldız Kaya" class="detail-photo img-fluid" height="1110" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-22-at-150633.jpeg" width="868" /></p>

<h2><strong>Beyin sisi nedir, hangi nedenlerle ortaya çıkıyor?</strong></h2>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Yıldız Kaya, toplumda birçok kişinin yaşamının herhangi bir döneminde beyin sisi yaşayabileceğini belirtti. Dr. Kaya, <strong>beyin sisi </strong>yaşayan kişilerde konsantrasyon ve odaklanma güçlüğü, dikkat eksikliği, unutkanlık, kelime bulmada zorlanma, sohbeti takip edememe gibi bilişsel sorunların yanı sıra zihinsel yorgunluğun da görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Kaya, beyin sisinin nedenine ilişkin araştırmaların sürdüğünü belirterek, sinir hücrelerinin çalışmasını etkileyen durumlar, vücuttaki iltihabi süreçler ile hormon ve beslenme sorunlarının beyin sisinin ortaya çıkmasında rol oynayabileceğini söyledi.</p>

<p>Beyin sisinin en sık nedenleri arasında yaşam düzenindeki değişiklikler, uyku düzeni ve kalitesinin bozulması, stres, yetersiz su tüketimi, düzensiz beslenme, fiziksel aktivitenin azalması, bilgisayar ve televizyon gibi ekranlarla uzun süre vakit geçirilmesi, yüksek miktarda kafein tüketimi ve alkol kullanımının yer aldığını dile getiren Dr. Kaya, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Migren, multipl skleroz gibi <strong>nörolojik</strong> <strong>hastalıklar</strong>, menopoz, gebelik ve guatr gibi hormonal değişiklikler, diyabet, fibromiyalji, dikkat eksikliği ve hiperaktivite sendromu ile bazı enfeksiyonların da benzer yakınmalara yol açabileceği unutulmamalıdır.”</p>

<p>Kaya, beyin sisinin kişilerin işlevselliğini, insan ilişkilerini, fiziksel iyilik halini ve günlük yaşam performansını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtti. Bu durumun iş yaşamında verim kaybına, aile içindeki işlevlerde bozulmaya, özgüven kaybına, değersizlik hissine, anksiyete ve depresyona neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Beyin Sisi 4" class="detail-photo img-fluid" height="650" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/beyin-sisi-4.png" width="1214" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Beyin sisinin daha sık görüldüğü gruplar</strong></h3>

<p>Dr. Yıldız Kaya, beyin sisinin yoğun stres yaşayanlarda, uykusuzluk çekenlerde, tiroit problemleri veya vitamin eksikliği bulunan kişilerde, menopoz dönemindeki kadınlarda, masa başında çalışanlarda ve COVID-19 geçiren bireylerde daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Kaya, beyin sisinin görülme riskini artırabilecek başlıca durumları şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Yoğun stres altında çalışan ve tükenmişlik yaşayan kişiler.</li>
 <li>Kronik uykusuzluk yaşayan ve düzensiz uyuyan bireyler.</li>
 <li>Özellikle B12 vitamini, D vitamini ve demir eksikliği bulunan kişiler.</li>
 <li>Tiroid fonksiyon bozukluğu olanlar ve menopoz sürecindeki bireyler.</li>
 <li>Long COVID nedeniyle enfeksiyon sonrasında aylarca bilişsel bulanıklık yaşayan hastalar.</li>
 <li>Fibromiyalji ve kronik yorgunluk sendromu gibi kronik inflamatuar hastalıkları bulunan kişiler.</li>
</ul>

<p>Hasta şikayetlerinin altta yatan nedene bağlı olarak birkaç gün ya da birkaç hafta içinde düzelebileceğini belirten Dr. Kaya, uyku düzeni ve kalitesinin artırılması, stresin yönetilmesi, yeterli su tüketimi, düzenli beslenme, günlük fiziksel aktivite yapılması ve kafein ile alkol gibi uyarıcılardan uzak durulmasının şikayetlerin azalmasına katkı sağlayacağını söyledi. Daha uzun süren vakalarda ise altta yatan hastalığın tedavisinin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Beyin Sisi 5" class="detail-photo img-fluid" height="1192" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/beyin-sisi-5.png" width="2064" /></p>

<h3><strong>Beyin sisi nasıl teşhis ediliyor?</strong></h3>

<p>Dr. Yıldız Kaya, beyin sisi belirtilerinin çoğunlukla birkaç gün ya da hafta içerisinde düzeldiğini belirterek, şikayetlerin uzun sürmesi halinde altta yatan organik bir hastalık açısından hekime başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Kaya, bilinç değişikliği, konuşmada bozulma, görme değişiklikleri, tek kol veya bacakta kuvvet kaybı, uyuşukluk ya da daha önce görülmeyen şiddetli baş ağrısının beyin sisine eşlik etmesi durumunda mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Araç kullanırken veya çalışırken beyin sisi belirtilerinin yaşanması halinde ise hastaya beyin MR’ı ve EEG gibi nörolojik tetkiklerin yapılmasının önemli olduğunu belirten Kaya, tedavinin de bu tetkiklerin sonuçlarına göre planlanması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Beyin sisiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir?</strong></h3>

<p>Yıldız Kaya, sosyal medyada beyin sisinin tedavi edilemeyeceği ya da kafein ve enerji içecekleriyle düzelebileceği yönündeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Özellikle sosyal medya kaynaklı yanlış bilgiler doğrultusunda bilinçsiz şekilde kullanılan gıda takviyelerinin beyin sisinin yönetiminde sorunlara yol açabildiğini belirtti.</p>

<p>Dr. Kaya, altta yatan vitamin eksiklikleri, uykusuzluk, tiroit problemleri, stres ve enfeksiyonlar gibi nedenlerin tedavi edilmesiyle beyin sisinin tamamen iyileşebileceğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Yıldız Kaya, öncelikle beyin sisine neden olan etkenlerin belirlenmesi için bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Kaya, düzenli kısa yürüyüşler gibi fiziksel aktivitelerin yapılmasını, dengeli beslenilmesini, yeterli su tüketilmesini, gerekli görüldüğünde vitamin desteği alınmasını ve kafein, alkol ile enerji içecekleri gibi uyarıcılardan uzak durulmasını önerdi.</p>

<p>Uyku hijyeninin sağlanmasının önemine dikkat çeken Kaya, her gece belirli saatte uyuyup sabah aynı saatte uyanmanın faydalı olacağını ifade etti. Günlük yaşamda stres kontrolünün sağlanması ve müzik dinlemek gibi rahatlatıcı aktivitelerin de beyin sisinin kontrolüne katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Beyin sisi ile unutkanlık arasındaki farklar</strong></h3>

<p>Kaya, beyin sisi ile demansa bağlı unutkanlığın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Beyin sisinde dikkat ve konsantrasyon bozukluğuna bağlı unutkanlığın görüldüğünü ifade eden Dr. Kaya, demansta ise günlük yaşam aktivitelerini etkileyen unutkanlığın yanı sıra hesap yapmada güçlük, konuşma bozukluğu ve soyut düşünme zorluğu gibi çoklu bilişsel fonksiyon kayıplarının bulunduğunu söyledi. Demanstaki bilişsel bozuklukların nöropsikolojik testlerle tespit edilebildiğini kaydetti.</p>

<p>Dr. Yıldız Kaya, beyin sisinin tedavi edilebilir bir durum olduğunu belirtti.</p>

<p>Ancak bilinç değişikliği, tek taraflı kuvvet kaybı ve bilişsel fonksiyonlarda bozukluk gibi başka nörolojik belirtilerin eşlik etmesi halinde mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şilan Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/beyin-sisi-gunluk-yasami-olumsuz-etkiliyor-unutkanlik-ve-dikkat-sorunlari-neden-ortaya-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/eeee.jpg" type="image/jpeg" length="92510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="62621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="46371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="81462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="62544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="84859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="51869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="64596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="80733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="95656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="85813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="89568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="17024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="32999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="67961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="61856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="90315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="26623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="19097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="47164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="96052"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
