<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 19:35:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerçeve yasanın kabulü sonrası Erdoğan, TBMM Başkanı Kurtulmuş’u kabul etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasanin-kabulu-sonrasi-erdogan-tbmm-baskani-kurtulmusu-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasanin-kabulu-sonrasi-erdogan-tbmm-baskani-kurtulmusu-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu’nda “çerçeve yasa” teklifinin kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede, yasanın ardından atılacak adımların ele alınması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Çerçeve yasa” olarak kamuoyunda bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geldi. Erdoğan’ın Kurtulmuş’u kabulü basına kapalı gerçekleştirildi.</p>

<p>Görüşmenin, çerçeve yasanın Meclis’te kabul edilmesinin hemen ardından yapılması dikkat çekti.</p>

<p>Öte yandan sürecin yeni aşamasına ilişkin yarın İçişleri Bakanlığı’nda kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilecek. İçişleri Bakanı Çiftçi, 81 ilin valisi, il emniyet müdürleri ve il jandarma komutanlarını video konferans yöntemiyle toplantıya çağırdı.</p>

<p>Toplantıya TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katılması bekleniyor. Söz konusu toplantıyla birlikte çerçeve yasanın kabulünün ardından sürecin yeni aşamasının başlatılması planlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasanin-kabulu-sonrasi-erdogan-tbmm-baskani-kurtulmusu-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b501c06f-b800-44b8-b119-1b2bdc79251b-w.jpg" type="image/jpeg" length="46122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCDD, 52 leyleğin ölümünün ardından harekete geçti: Göç güzergahları incelenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-52-leylegin-olumunun-ardindan-harekete-gecti-goc-guzergahlari-incelenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-52-leylegin-olumunun-ardindan-harekete-gecti-goc-guzergahlari-incelenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Küçükçekmece'de demir yolu elektrifikasyon tesisleriyle temas ederek 52 leyleğin ölmesinin ardından TCDD, benzer vakaların önüne geçmek için bilimsel çalışma başlattı. Leyleklerin göç güzergahları ve uçuş davranışları üniversiteler ve ilgili kurumlarla birlikte incelenecek, riskli noktalarda koruyucu sistemler artırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü, göçmen kuşların İstanbul'un Küçükçekmece ilçesindeki demir yolu elektrifikasyon tesislerinden etkilenmemesi için bilimsel çalışma başlatıldığını belirtti.</p>

<p>Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre TCDD, İstanbul Küçükçekmece Gölü-Tahtakale mevkisinde leyleklerin demir yolu hattı çevresindeki elektrifikasyon tesisleriyle temas ederek zarar görmesi üzerine harekete geçti.</p>

<p>Bölgedeki mevcut koruyucu tedbirleri artıran TCDD, benzer hadiselerin önüne geçilmesi amacıyla leyleklerin göç güzergahları ve uçuş davranışlarının bilimsel olarak incelenmesi için ilgili kurumlar ve üniversitelerle çalışma başlattı.</p>

<p>Bu çalışmalardan elde edilecek sonuçlara göre mevcut koruyucu sistemler geliştirilecek.</p>

<p>Göçmen kuşların önemli geçiş, dinlenme ve konaklama alanlarından biri olan Küçükçekmece Gölü'nün çevresindeki incelemeler de sürdürülüyor.</p>

<p>Leylek ve diğer kuşların elektrifikasyon tesislerinin riskli bölümlerine konmasını engellemek amacıyla kullanılan "kuşkonmaz" aparatlarının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılıyor. Saha ekipleri tarafından riskli noktalar tespit edilerek gerekli müdahalelerde bulunuluyor.</p>

<h3><strong>Sahada inceleme yapılacak</strong></h3>

<p>Uzun yıllardır işletmede bulunan demir yolu hattında daha önce benzer durumla karşılaşılmaması nedeniyle kuşların bölgedeki göç hareketlerinde veya kullandıkları güzergahlarda değişiklik meydana gelmiş olabileceği ihtimali de değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TCDD, bu kapsamda konuyu kuşların göç davranışları bakımından da değerlendirecek.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında leyleklerin mevcut göç güzergahları ile geçmiş yıllardaki hareketleri karşılaştırılacak. Güzergah veya konaklama tercihlerinde değişiklik olup olmadığı, varsa bunun muhtemel nedenleri ve demir yolu hattıyla etkileşimin neden bu dönemde yoğunlaştığı araştırılacak.</p>

<p>Uzmanlar ve akademisyenlerin katılımıyla sahada da ortak incelemeler yapılacak. Çalışmalar sonucunda riskli noktalar yeniden belirlenecek ve mevcut "kuşkonmaz" sistemlerinin geliştirilmesinin yanı sıra ihtiyaç duyulan bölgelerde ilave farklı koruyucu sistemlerin uygulanabilirliği değerlendirilecek.</p>

<p>Ayrıca kuşların daha güvenli bölgelere yönlendirilmesi ve uygun noktalarda güvenli konma alanları oluşturulması üzerinde çalışılacak.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-52-leylegin-olumunun-ardindan-harekete-gecti-goc-guzergahlari-incelenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/07ded736-1c27-4f76-80bd-05ff28d5010a.jpg" type="image/jpeg" length="36938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'dan Gabriel Martinelli için Arsenal'e resmi teklif]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaraydan-gabriel-martinelli-icin-arsenale-resmi-teklif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasaraydan-gabriel-martinelli-icin-arsenale-resmi-teklif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Arsenal'in Brezilyalı yıldızı Gabriel Martinelli için harekete geçti. Sarı-kırmızılıların, 25 yaşındaki oyuncunun transferi için İngiliz kulübüne 5 milyon Euro kiralama bedeli ve 35 milyon Euro zorunlu satın alma opsiyonu içeren resmi teklif sunduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon kadrosunu güçlendirmek için transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray, sol kanat takviyesi için rotasını İngiltere'ye çevirdi. Sarı-kırmızılıların, Arsenal forması giyen Gabriel Martinelli için resmi teklif yaptığı iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ertan Süzgün'ün haberine göre Galatasaray, Brezilyalı futbolcunun transferi için Arsenal'e <strong>5 milyon Euro kiralama bedeli ve 35 milyon Euro zorunlu satın alma opsiyonu</strong> içeren bir teklif sundu.</p>

<p>Sarı-kırmızılıların, Martinelli'nin durumuyla ilgili Arsenal yönetimiyle ön görüşme gerçekleştirdiği ve oyuncunun transfer sürecini yakından takip ettiği belirtildi.</p>

<p>Arsenal'in ise Martinelli için gelen teklifleri değerlendirdiği ancak Brezilyalı oyuncunun geleceği konusunda henüz nihai kararını vermediği aktarıldı.</p>

<p>Geçtiğimiz sezon Arsenal formasıyla 53 karşılaşmada görev alan Martinelli, <strong>11 gol ve 7 asistlik</strong> performans sergiledi. Brezilyalı futbolcu, Arsenal'in Premier Lig şampiyonluğuna ulaşmasında da önemli rol oynadı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaraydan-gabriel-martinelli-icin-arsenale-resmi-teklif</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/94d69c86-3bed-4bb0-b14d-9c0300e276fb.jpg" type="image/jpeg" length="26088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sturm Graz-Fenerbahçe maçı hangi kanalda, saat kaçta? Fenerbahçe muhtemel 11’i, tur ihtimalleri ve olası rakibi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sturm-graz-fenerbahce-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-fenerbahce-muhtemel-11i-tur-ihtimalleri-ve-olasi-rakibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sturm-graz-fenerbahce-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-fenerbahce-muhtemel-11i-tur-ihtimalleri-ve-olasi-rakibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sturm Graz-Fenerbahçe maçı hangi kanalda, saat kaçta, Fenerbahçe’nin muhtemel 11’i nasıl olacak? UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu rövanşında Sturm Graz ile karşılaşacak Fenerbahçe, ilk maçta aldığı 2-0’lık galibiyetin avantajını koruyarak play-off turuna yükselmeyi hedefliyor. Sarı-lacivertlilerin turu geçmesi halinde muhtemel rakibi Sparta Prag-Olympique Lyon eşleşmesinin galibi olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi lig aşamasına ulaşma yolunda kritik virajlardan birine geldi. İsmail Kartal yönetimindeki sarı-lacivertliler, 11 Ağustos 2026’da Merkur Arena’da Sturm Graz ile karşılaşacak. Eşleşmenin ilk ayağını 2-0 kazanan Fenerbahçe, rövanşta galibiyet, beraberlik veya tek farklı mağlubiyet halinde play-off turuna yükselecek.</p>

<p><img alt="Fenerbahce 7 884439" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fenerbahce-7-884439.webp" width="930" /></p>

<h2>STURM GRAZ FENERBAHÇE MAÇINDA TUR HESABI NASIL?</h2>

<p>Fenerbahçe’nin Kadıköy’de elde ettiği 2-0’lık sonuç, rövanş öncesinde önemli bir skor avantajı oluşturdu. Sturm Graz’ın eşleşmeyi normal sürede çevirebilmesi için Fenerbahçe’yi en az üç farklı yenmesi gerekiyor. Avusturya temsilcisinin iki farklı üstünlüğü ise eşleşmeyi uzatmaya taşıyacak.</p>

<p>Başka bir ifadeyle Fenerbahçe’nin deplasmanda gol bulması halinde Sturm Graz’ın işi çok daha zor hale gelecek. Deplasman golü kuralı artık uygulanmasa da sarı-lacivertlilerin atacağı bir gol, Avusturya ekibinin ihtiyaç duyacağı gol sayısını artıracak.</p>

<p>Fenerbahçe açısından maçın temel hedefi 90 dakika boyunca yalnızca skoru korumak olmayacak. Sturm Graz’ın erken baskısını karşılamak, rakibin seyirci desteğiyle oluşturacağı tempoyu kontrol etmek ve geçiş hücumlarında boş alanları değerlendirmek rövanşın temel stratejik başlıkları olacak.</p>

<p><img alt="Fenerbahçe'de kadro operasyonu: Ayrılması beklenen 3 isim belli oldu" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6a78a0a72339e6b1c96927f3jpg-0000.jpg" width="869" /></p>

<h3>İLK MAÇTA FENERBAHÇE NE YAPTI?</h3>

<p>Fenerbahçe, İstanbul’daki ilk maçta Sturm Graz’ı 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler karşılaşmaya 4-3-3, Sturm Graz ise 4-4-2 düzeniyle başladı. İsmail Kartal’ın tercih ettiği yapı özellikle orta sahadaki teknik kalite ve hücum hattındaki bireysel yetenek farkını öne çıkardı.</p>

<p>Fenerbahçe’nin ilk 11’i Mert Günok; Nathan Ake, Jayden Oosterwolde, Nelson Semedo, Milan Skriniar; Matteo Guendouzi, N’Golo Kante, Marco Asensio; Mason Greenwood, Kerem Aktürkoğlu ve Anderson Talisca’dan oluştu. Bu kadronun en dikkat çekici özelliği, klasik bir santrfor kullanılmadan hücum hattının hareketli oyuncular üzerinden şekillendirilmesiydi.</p>

<p>Talisca henüz 11. dakikada Fenerbahçe’yi öne geçirirken Greenwood ilk yarının son bölümünde farkı ikiye çıkardı. Marco Asensio’nun duran top organizasyonundaki katkısı ve Greenwood’la oluşturduğu bağlantı özellikle ikinci golde belirleyici oldu. Böylece Fenerbahçe soyunma odasına hem skor hem psikolojik üstünlükle girdi.</p>

<p>İlk maçın rakamlarında da Fenerbahçe’nin belirgin üstünlüğü vardı. Sarı-lacivertliler 10 isabetli şuta ulaşırken Sturm Graz yalnızca 1 isabetli şutta kaldı. Pas sayılarındaki büyük fark da maçın yalnızca skor açısından değil oyun kontrolü bakımından da Fenerbahçe lehine geçtiğini gösterdi.</p>

<p><img alt="Fenerbahce 310034" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fenerbahce-310034.webp" width="930" /></p>

<h3>FENERBAHÇE’NİN EN BÜYÜK AVANTAJI ORTA SAHA</h3>

<p>İsmail Kartal’ın elindeki kadronun en güçlü bölümü şu aşamada merkez orta saha olarak öne çıkıyor. Kante ile Guendouzi’nin birlikte kullanılması, Fenerbahçe’ye hem rakip geçişlerini kesme hem de ilk pası daha güvenli çıkarma imkânı sağlıyor.</p>

<p>Kante’nin savunma önündeki alan kontrolü, Sturm Graz’ın özellikle ikinci toplar üzerinden hücum kurmasını zorlaştırabilecek bir unsur. Guendouzi ise topun rakip yarı sahaya taşınmasında ve oyunun yönünün değiştirilmesinde öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ikilinin önünde Asensio’nun kullanılması durumunda Fenerbahçe üç farklı oyun kurucu seviyesine sahip oluyor. Asensio çizgiye bağlı bir oyuncudan çok merkezde boşluk arayan yapısıyla Kerem Aktürkoğlu ve Greenwood’un iç koridora yaptığı koşular için pas bağlantısı oluşturabiliyor.</p>

<p>Rövanşta skor avantajının bulunması nedeniyle İsmail Kartal’ın daha kontrollü bir orta saha tercih etmesi de ihtimaller arasında. İsmail Yüksek’in kullanılması halinde takım savunmasının sertliği yükselirken Asensio veya hücum hattındaki oyunculardan biri kenara geçebilir.</p>

<p><img alt="Fenerbahce 5 181473" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fenerbahce-5-181473.webp" width="930" /></p>

<h3>GREENWOOD VE KEREM AKTÜRKOĞLU GEÇİŞ OYUNUNUN ANAHTARI</h3>

<p>Sturm Graz’ın iki farklı geriden başlaması Avusturya temsilcisini doğal olarak daha önde savunmaya zorlayacak. Bu durum Fenerbahçe için ilk maçtan farklı bir hücum alanı oluşturabilir.</p>

<p>Mason Greenwood’un dar alanda bire bir oynayabilmesinin yanı sıra savunma arkasına kat edebilmesi, Sturm Graz’ın öne çıkacak savunmasına karşı önemli bir silah. İngiliz oyuncunun ilk maçta gol bulması da rövanş öncesi hücum planındaki yerini güçlendiriyor.</p>

<p>Kerem Aktürkoğlu ise top Fenerbahçe’de değilken daha değerli hale gelebilecek oyunculardan biri. Sturm Graz’ın beklerini hücuma göndermesi durumunda Kerem’in savunma arkasına yapacağı koşular, sarı-lacivertlilerin birkaç pasla rakip kaleye ulaşmasını sağlayabilir.</p>

<p>Bu nedenle Fenerbahçe’nin tamamen kendi ceza sahasına çekilmesi yerine orta blokta rakibi karşılaması daha doğal bir oyun senaryosu olarak öne çıkıyor. Kazanılan topların Greenwood, Kerem ve Talisca üzerinden hızlı şekilde ileri taşınması rövanştaki en önemli hücum planlarından biri olabilir.</p>

<p><img alt="Fenerbahce 2 805803" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fenerbahce-2-805803.webp" width="930" /></p>

<h3>TALISCA YİNE SANTRFORDA MI OYNAYACAK?</h3>

<p>İlk maçta Anderson Talisca’nın hücumun en ileri noktasında kullanılması sonuç verdi. Brezilyalı futbolcu klasik santrfor özelliklerinden çok ikinci forvet veya serbest hücum oyuncusu profiline sahip olsa da ceza sahası çevresindeki bitiriciliğiyle Fenerbahçe’ye farklı bir yapı kazandırdı.</p>

<p>Talisca’nın geriye gelmesi Sturm Graz stoperlerini karar vermeye zorluyor. Stoperlerden biri Talisca’yı takip ettiğinde Greenwood veya Kerem için savunma arkasında boşluk oluşuyor. Savunmanın geride kalması durumunda ise Talisca ceza sahası önü ve merkezde rahat şekilde topla buluşabiliyor.</p>

<p>Vedat Muriqi ilk maçta yedek kulübesinde yer aldı ancak uzun süren sakatlığın ardından fiziksel olarak tamamen hazır hale gelme süreci devam ediyor. İlk maçtaki başarılı yapı düşünüldüğünde Kartal’ın doğrudan başlangıç planını değiştirmek yerine Muriqi’yi maçın ilerleyen bölümünde kullanması daha güçlü ihtimal olarak değerlendirilebilir.</p>

<p><img alt="Fenerbahçe, Sturm Graz’ı evinde 2-0 mağlup etti" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6a73964017406fbcc1e34395jpg.jpg" width="750" /></p>

<h3>STURM GRAZ NASIL BİR TAKIM?</h3>

<p>Avusturya temsilcisinde teknik direktörlük görevini Fabio Ingolitsch yürütüyor. Sturm Graz genç, atletik ve yüksek tempolu futbolcular üzerinden kurulmuş bir kadro yapısına sahip.</p>

<p>Sturm Graz özellikle Şampiyonlar Ligi 2. eleme turundaki Hearts eşleşmesinde hücum gücünü gösterdi. Avusturya temsilcisi ilk maçı 4-0, İskoçya’daki rövanşı ise 2-0 kazanarak toplam 6-0’lık skorla tur atladı. Dolayısıyla Kadıköy’deki 2-0’lık yenilgi, takımın genel hücum potansiyelini tamamen yansıtan bir sonuç olarak görülmemeli.</p>

<p>Sturm Graz ligde de rövanş öncesinde Hartberg’i deplasmanda 2-0 yendi. Bir hafta önce WSG Tirol deplasmanında 1-1 berabere kalan Avusturya ekibi, böylece Fenerbahçe karşılaşması öncesindeki son lig maçında moral kazandı.</p>

<p>Takımın temel gücü yüksek fiziksel tempo ve ikinci toplar. Rakip yarı sahada yoğun baskı kurduklarında oyunu kısa sürede ceza sahasına taşıyabiliyorlar. Ancak savunmanın öne çıkması özellikle hızlı hücumculara karşı geniş alan bırakmalarına neden oluyor.</p>

<p><img alt="Sturm Graz Teknik Direktörü Ingolitsch: " fenerbah="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/keremoosterwoldeguendouzi-422771.webp" /></p>

<h3>STURM GRAZ’IN EN TEHLİKELİ OYUN PLANI</h3>

<p>Avusturya ekibinin rövanşta ilk dakikadan itibaren risk alması bekleniyor. İlk maçta 4-4-2 kullanan Sturm Graz’ın Jatta ve Wlodarczyk üzerinden Fenerbahçe stoperlerini fiziksel mücadeleye çekmeye çalışması muhtemel.</p>

<p>Kanatlardaki Hödl, Weinhandl ve Soglo gibi hareketli oyuncular ise ikinci toplara ulaşmada önemli rol oynuyor. Sturm Graz’ın ilk 15-20 dakikada gol bulması durumunda Merkur Arena’daki atmosfer de eşleşmenin psikolojik dengesini değiştirebilir.</p>

<p>Fenerbahçe açısından buradaki kritik nokta, gereksiz top kayıplarından kaçınmak olacak. Özellikle kendi yarı sahasında kaybedilecek toplar Sturm Graz’ın en sevdiği hücum ortamını yaratabilir.</p>

<p>Buna karşılık Avusturya temsilcisi öne çıktıkça savunma hattıyla kaleci arasındaki mesafe büyüyecek. Fenerbahçe’nin teknik kapasitesi yüksek hücumcuları için asıl fırsatın bu alanlarda ortaya çıkması beklenebilir.</p>

<h3>STURM GRAZ’DA EKSİKLER DİKKAT ÇEKİYOR</h3>

<p>Rövanş öncesinde Sturm Graz cephesinde önemli eksikler bulunuyor. Orta saha oyuncusu Otar Kiteishvili ayak sakatlığı, Filip Rózga arka adale problemi ve forvet Leon Grgic diz sakatlığı nedeniyle eksik listesinde gösteriliyor.</p>

<p>Özellikle Kiteishvili’nin yokluğu Sturm Graz’ın merkezdeki yaratıcılığını etkileyebilecek bir gelişme. Avusturya temsilcisinin iki farklı geride olduğu düşünülürse merkezde rakip savunmayı açabilecek yaratıcı oyuncuların eksikliği daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Bu nedenle Sturm Graz’ın oyununu daha çok kanat hücumları, yüksek toplar ve ikinci toplara taşıması beklenebilir. Bu senaryoda Skriniar ve Nathan Ake’nin hava toplarındaki başarısı Fenerbahçe açısından kritik olacak.</p>

<h3>FENERBAHÇE’DE OOSTERWOLDE SORUNU</h3>

<p>Sarı-lacivertlilerde en önemli soru işaretlerinden biri Jayden Oosterwolde. Hollandalı savunmacı ilk maçta henüz 30. dakikada sakatlanarak yerini Archie Brown’a bırakmıştı.</p>

<p>Oosterwolde arka adale sakatlığı nedeniyle eksik oyuncular arasında gösteriliyor. Anthony Musaba da darbeye bağlı sakatlığı nedeniyle oynama ihtimali belirsiz isimler arasında bulunuyor. Bu nedenle sol bek pozisyonunda Archie Brown’ın ilk 11’e geçmesi güçlü ihtimal.</p>

<p>Levent Mercan ise UEFA kadro statüsü nedeniyle maçta görev yapamayacak oyuncular arasında yer alıyor. Bartuğ Elmaz da aynı nedenle listede bulunmuyor. Bu durum İsmail Kartal’ın savunmadaki alternatiflerini sınırlıyor.</p>

<h3>EDERSON DA KADRODA OLMAYABİLİR</h3>

<p>Kaleci pozisyonunda da Mert Günok’un forma giymesi bekleniyor. Ederson’ın hastalığı nedeniyle kadro durumu belirsizliğini korurken ilk karşılaşmada kaleyi Mert Günok’un koruması rövanş için güçlü bir referans oluşturuyor.</p>

<p>Dominik Livakovic’in de yaşadığı sakatlık nedeniyle görev yapamayabileceği belirtiliyor. Dolayısıyla kaleci rotasyonundaki şartlar Mert Günok’u doğal biçimde ilk seçenek haline getiriyor.</p>

<p>Savunmada Rodrigo Becao, Diego Carlos ve Ognjen Mimovic gibi isimlerin ise kadro statüsü nedeniyle seçenekler arasında bulunmaması, özellikle stoper ve bek rotasyonunda İsmail Kartal’ın manevra alanını daraltıyor.</p>

<h3>FENERBAHÇE MUHTEMEL 11’İ</h3>

<p>İlk maçın performansı, sakatlık listesi ve rövanşın skor dengesi birlikte değerlendirildiğinde Fenerbahçe’nin başlangıç kadrosunda büyük bir değişim beklenmeyebilir.</p>

<p>Fenerbahçe’nin muhtemel 11’i:</p>

<p>Mert Günok – Nelson Semedo, Milan Skriniar, Nathan Ake, Archie Brown – N’Golo Kante, Matteo Guendouzi – Mason Greenwood, Marco Asensio, Kerem Aktürkoğlu – Anderson Talisca</p>

<p>İsmail Kartal’ın daha savunmacı bir yapı istemesi halinde İsmail Yüksek’in orta sahaya dahil edilmesi alternatif senaryo. Böyle bir tercihte Kante-İsmail-Guendouzi üçlüsüyle daha dirençli bir merkez kurulabilir.</p>

<p>Bir başka ihtimal Mert Müldür’ün savunmanın sağında kullanılması. Ancak ilk karşılaşmadaki Semedo tercihi ve hücum geçişlerinde sağ çizginin rolü düşünüldüğünde Portekizli futbolcu ilk 11 için bir adım önde görünüyor.</p>

<h3>STURM GRAZ MUHTEMEL 11’İ</h3>

<p>Fabio Ingolitsch’in ilk karşılaşmada kullandığı kadroyu tamamen değiştirmesi beklenmese de iki farklı dezavantaj nedeniyle hücum gücünü artırabilecek tercihler yapması mümkün.</p>

<p>Sturm Graz’ın muhtemel 11’i:</p>

<p>Khudyakov – Mitchell, Vallci, Heil – Soglo, Stankovic, Weinhandl, Hödl – Seidl – Jatta, Wlodarczyk</p>

<p>İlk karşılaşmada ikinci yarıda oyuna giren Nelson Weiper ve Kayombo da hücumdaki alternatifler arasında. Özellikle Sturm Graz’ın gol bulmakta zorlanması halinde ikinci forvet veya çift santrfor üzerinden daha doğrudan bir yapıya geçmesi beklenebilir.</p>

<h3>FENERBAHÇE’NİN TUR İÇİN EN KRİTİK 3 NOKTASI</h3>

<p>Fenerbahçe’nin öncelikle ilk 20 dakikayı kontrollü geçmesi gerekiyor. Sturm Graz’ın turu çevirebilmek için en fazla enerji harcayacağı bölümün karşılaşmanın başlangıcı olması bekleniyor.</p>

<p>İkinci kritik konu merkezde top kaybı. Kante ve Guendouzi’nin baskı altında doğru pas tercihleri yapması, Avusturya temsilcisinin hızlı hücum sayısını doğrudan azaltabilir.</p>

<p>Üçüncü unsur ise ilk gol. Fenerbahçe’nin deplasmanda öne geçmesi veya skoru 0-0’da uzun süre tutması eşleşmenin psikolojik kontrolünü tamamen sarı-lacivertlilere taşıyabilir. Sturm Graz gol bulamadığı her dakika daha fazla oyuncuyla hücuma çıkmak zorunda kalacak.</p>

<h3>FENERBAHÇE TURU GEÇERSE RAKİBİ KİM OLACAK?</h3>

<p>Şampiyonlar Ligi play-off kura çekiminin ardından Fenerbahçe’nin olası yolu belli durumda. Sturm Graz-Fenerbahçe eşleşmesinin galibi, Sparta Prag-Olympique Lyon eşleşmesinin kazananıyla karşılaşacak.</p>

<p>Sparta Prag ilk maçta Lyon’u 2-1 mağlup ederek rövanş öncesinde avantaj elde etti. Lyon karşılaşmada öne geçmesine rağmen Sparta Prag ikinci yarıda bulduğu gollerle eşleşmede üstünlüğü aldı. Tek farklı skor nedeniyle Fransa’daki rövanş öncesinde iki takımın da tur şansı sürüyor.</p>

<p>Fenerbahçe açısından şu aşamada rakibi doğrudan Sparta Prag veya Lyon olarak görmek yerine iki farklı oyun karakterine hazırlanmak gerekiyor. İki takım da sarı-lacivertlilere farklı taktik sorunlar çıkarabilecek özelliklere sahip.</p>

<h3>LYON GELİRSE FENERBAHÇE’Yİ NASIL BİR EŞLEŞME BEKLİYOR?</h3>

<p>Lyon, bireysel oyuncu kalitesi açısından Fenerbahçe’nin karşılaşabileceği en ağır seçeneklerden biri. Fransız ekibi topa sahip olma, merkezde oyun kurma ve teknik oyuncularla set hücumu geliştirme konusunda Sparta Prag’dan farklı bir profile sahip.</p>

<p>Böyle bir eşleşmede Fenerbahçe’nin Kante-Guendouzi merkezinin önemi daha da artar. Lyon’un oyun kurulumuna yüksek baskı yapmak yerine orta blokta alan kapatmak ve Greenwood-Kerem gibi hızlı oyuncularla geçiş aramak daha belirleyici olabilir.</p>

<p>Fenerbahçe’nin mevcut hücum kadrosu Lyon savunmasına sorun çıkarabilecek seviyede. Ancak iki maçlık eşleşmede savunma geçişleri, duran toplar ve bireysel hataların minimuma indirilmesi gerekir.</p>

<h3>SPARTA PRAG GELİRSE NASIL BİR RAKİP OLUR?</h3>

<p>Sparta Prag ise Lyon’a göre daha fiziksel, daha doğrudan ve geçiş oyununu daha fazla kullanan bir rakip. Çekya temsilcisinin ilk maçta Lyon’u 2-1 yenmesi, özellikle ikinci yarıdaki baskısının sonucunu gösterdi.</p>

<p>Fenerbahçe’nin Sturm Graz karşısında yaşadığı fiziksel mücadeleye benzer ancak daha yüksek seviyeli bir eşleşme ortaya çıkabilir. Sparta’nın özellikle kanat-bek kullanımı ve ikinci toplardaki etkinliği savunma hattını zorlayabilir.</p>

<p>Buna karşılık Fenerbahçe’nin bireysel hücum kalitesi Sparta’nın savunmasına karşı ciddi üstünlük yaratabilecek düzeyde. Asensio, Greenwood, Kerem ve Talisca dörtlüsünün aynı anda sahada bulunması Çek ekibini savunmasını geriye çekmeye zorlayabilir.</p>

<h3>PLAY-OFF TURUNUN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK</h3>

<p>Fenerbahçe Sturm Graz’ı elemesi halinde lig aşamasından önce yalnızca bir eşleşme daha oynayacak. UEFA takvimine göre Şampiyonlar Ligi play-off maçları 18-19 Ağustos ile 25-26 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kazanan takım doğrudan 36 takımlı Şampiyonlar Ligi lig aşamasına yükselecek.</p>

<p>Play-off’ta elenmek ise Avrupa sezonunun bitmesi anlamına gelmiyor. Şampiyonlar Ligi play-off turunda kaybeden ekipler doğrudan UEFA Avrupa Ligi lig aşamasına geçiyor. Buna rağmen sportif prestij ve gelir açısından Fenerbahçe’nin temel hedefi Şampiyonlar Ligi’nde yer almak.</p>

<p>Sarı-lacivertlilerin uzun süredir Şampiyonlar Ligi ana turnuvasında yer alamaması da bu sezonki eleme sürecinin önemini artırıyor. Sturm Graz’ın ardından Sparta Prag veya Lyon engelinin aşılması, Fenerbahçe’yi yeniden Avrupa futbolunun en üst düzey organizasyonuna taşıyacak.</p>

<h3>STURM GRAZ FENERBAHÇE MAÇI HANGİ KANALDA, SAAT KAÇTA?</h3>

<p>Sturm Graz-Fenerbahçe rövanşı 11 Ağustos 2026 Salı günü Avusturya’nın Graz kentindeki Merkur Arena’da oynanacak. Karşılaşmanın başlama saati 21.30. Maç <a href="https://www.tv100.com/" rel="nofollow">TV100’de</a> yayınlanacak.</p>

<p>Fenerbahçe, Sturm Graz karşısında ilk maçtan taşıdığı 2-0’lık avantajla sahaya çıkacak. Sturm Graz-Fenerbahçe maçı hangi kanalda, saat kaçta, Fenerbahçe muhtemel 11’i ve turu geçerse rakibi kim olacak sorularının yanıtları maç saatine doğru yapılacak resmi açıklamalarla kesinleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sturm-graz-fenerbahce-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-fenerbahce-muhtemel-11i-tur-ihtimalleri-ve-olasi-rakibi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/taliscaskriniarkante-932354.webp" type="image/jpeg" length="92039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Türkiye'ye geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-turkiyeye-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-turkiyeye-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye geldi. Abbas, Ankara’da Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından karşılandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabet ederek Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirdi.</p>

<p>Abbas’ın uçağı Ankara’daki Etimesgut Havalimanı’na indi. Filistin Devlet Başkanı’nı havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat karşıladı.</p>

<p>Bolat, Abbas’ın Türkiye’ye gelişinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye ile Filistin arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine vurgu yaptı.</p>

<p>Bakan Bolat açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak ülkemizi ziyaret eden, dost ve kardeş ülke Filistin'in Devlet Başkanı Sayın Mahmud Abbas'ı, bugün Ankara'da, yeni havalimanı Etimesgut'ta karşıladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye ile Filistin arasındaki güçlü kardeşlik ve dayanışma bağlarını daha da güçlendirmek; siyasi, ekonomik ve insani ilişkilerimizi çok daha fazla geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Filistin'in ve mazlum Filistin halkının hürriyeti, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü tesis edilene kadar; Türkiye, Filistinli kardeşlerinin yanında olmaya devam edecektir. Rabb'im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin"</p>

<p>Abbas’ın Türkiye ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştireceği temaslarda Filistin’deki gelişmelerin yanı sıra Türkiye-Filistin ilişkilerinin ele alınması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/filistin-devlet-baskani-mahmud-abbas-turkiyeye-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bd4eaeb4-9655-4b21-b0bd-9318dcbccd90.jpg" type="image/jpeg" length="82007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'de 4 günlük başkanlık: 'Çerçeve yasa' kararına tepki gösterip istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpde-4-gunluk-baskanlik-cerceve-yasa-kararina-tepki-gosterip-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpde-4-gunluk-baskanlik-cerceve-yasa-kararina-tepki-gosterip-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığı görevine atanmasının üzerinden yalnızca 4 gün geçen Özlem Özşahin, partisinin kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemeye Meclis'te destek vermesine tepki göstererek görevinden istifa etti. Özşahin, "Millete rağmen siyaset olmaz" diyerek CHP çatısı altında siyaset yapamayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığı görevine geçtiğimiz günlerde atanan Özlem Özşahin, görevinden ayrıldığını duyurdu. Özşahin, istifa gerekçesinin partisinin "çerçeve yasa" olarak anılan düzenlemeye TBMM Genel Kurulu'nda destek vermesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Özşahin, istifa açıklamasında devletin üniter yapısının kendisi açısından vazgeçilmez olduğunu ve bu konunun "kırmızı çizgisi" olduğunu ifade etti. CHP'nin söz konusu kanun teklifine "evet" oyu vermesini kabul etmediğini belirten Özşahin, partisinin Meclis'teki tutumuna tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>"Millete rağmen siyaset olmaz"</strong></h3>

<p>CHP çatısı altında siyasi faaliyetlerini sürdürmesinin mümkün olmadığını belirten Özşahin, istifa kararını şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"Çerçeve yasaya evet oyu veren CHP’de siyaset yapma şansım yoktur. Millete rağmen siyaset olmaz. Bu sebeple Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığı'ndan istifa ediyorum."</p>

<p>Özşahin'in, Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığı görevine atanmasından yalnızca 4 gün sonra istifa etmesi, CHP'nin kent teşkilatında dikkat çeken bir gelişme oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpde-4-gunluk-baskanlik-cerceve-yasa-kararina-tepki-gosterip-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/84923b8a-7dac-4405-8de8-5a9d79d0723b.jpg" type="image/jpeg" length="52948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lübnan Meclisi idam cezasını kaldırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/lubnan-meclisi-idam-cezasini-kaldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/lubnan-meclisi-idam-cezasini-kaldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnan Meclisi, ülkede idam cezasının kaldırılmasını ve bu cezanın yerine müebbet hapis uygulanmasını öngören yasa tasarısını kabul etti. Adalet Bakanı Adil Nassar, kararı “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lübnan Meclisi, ülkedeki idam cezasının tamamen kaldırılmasını öngören yasa tasarısını kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan basınında yer alan haberlere göre, yeni düzenlemeyle idam cezasının yerine müebbet hapis cezası uygulanacak.</p>

<p>Lübnan Adalet Bakanı Adil Nassar, tasarının Meclis'ten geçmesini “tarihi bir adım” olarak değerlendirdi. Nassar, idam cezasının kaldırılmasının suçlara karşı “müsamaha gösterileceği” anlamına gelmediğini belirtti.</p>

<p>Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Lübnan'da idam cezasının uygulanmasına son verilmesi öngörülüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/lubnan-meclisi-idam-cezasini-kaldirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1c5d10a1-a602-4f76-bd84-e948ec4e351c.jpg" type="image/jpeg" length="87457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Tuzla'da inşaat alanında göçük: Bir işçi kısmen göçük altında kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-tuzlada-insaat-alaninda-gocuk-bir-isci-kismen-gocuk-altinda-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-tuzlada-insaat-alaninda-gocuk-bir-isci-kismen-gocuk-altinda-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tuzla'da kanalizasyon çalışması sırasında meydana gelen göçükte bir işçi kısmen toprak altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekiplerinin işçiyi kurtarma çalışması sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Tuzla</strong>'da meydana gelen<strong> göçükte </strong>kısmen toprağın altında kalan işçinin çıkarılması için ekipler çalışma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tepeören Mahallesi Gülsultan Sokak'ta yürütülen kanalizasyon çalışmaları sırasında toprak kayması yaşandı.</p>

<p>Olayın bildirilmesinin ardından bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri yönlendirildi.</p>

<p>Gövdesinin yarısına kadar toprak altında kaldığı belirtilen işçinin kurtarılması için itfaiye ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-tuzlada-insaat-alaninda-gocuk-bir-isci-kismen-gocuk-altinda-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-11-172346.png" type="image/jpeg" length="59471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Atina'da yangın: Pikermi'de alevlere müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-atinada-yangin-pikermide-alevlere-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-atinada-yangin-pikermide-alevlere-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Atina yakınlarındaki Pikermi bölgesinde çıkan otluk alan yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Bölgedeki vatandaşlara 112 üzerinden uyarı gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>'ın başkenti <strong>Atina</strong> yakınlarında bulunan <strong>Pikermi</strong> bölgesinde otluk alanda yangın çıktı. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangına ekiplerin müdahalesinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Yunanistan İtfaiye Teşkilatının açıklamasına göre, Pikermi'deki otluk alanda çıkan yangının ardından bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Yangının kontrol altına alınması için karadan ve havadan çalışma yürütüldü.</p>

<h2><strong>Yangına 115 itfaiyeci müdahale ediyor</strong></h2>

<p><strong>Yangın</strong> söndürme çalışmalarına 115 itfaiye personelinin yanı sıra 2 yaya müdahale ekibi ve gönüllüler katıldı. Çalışmalarda 30 itfaiye aracının kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Alevlere havadan müdahale amacıyla da 2 yangın söndürme uçağı ile 3 helikopter görev yaptı. Ekiplerin yangının yayılmasını önlemek ve alevleri kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Romanya ve Fransa'dan ekipler de görev aldı</strong></h3>

<p>Pikermi'deki yangına yönelik çalışmalara, Avrupa İtfaiyecileri Ön Konuşlandırma Programı kapsamında Yunanistan'da bulunan Romanya ve Fransa ekipleri de katıldı.</p>

<p>Böylece yangınla mücadelede Yunan ekiplerinin yanı sıra program kapsamında ülkede görev yapan yabancı itfaiye personelinden de destek alındı.</p>

<h3><strong>Bölge sakinlerine acil uyarı gönderildi</strong></h3>

<p>Yunanistan Sivil Koruma Birimi tarafından yangının etkilediği bölgedeki vatandaşlara cep telefonları üzerinden uyarı mesajı iletildi.</p>

<p>Vatandaşlardan, "112" acil uyarı sistemi aracılığıyla gönderilen mesaj doğrultusunda tedbirli olmaları ve olası gelişmelere karşı hazırlıklı bulunmaları istendi. Yangının çıkış nedenine ilişkin incelemenin sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-atinada-yangin-pikermide-alevlere-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanin-baskenti-atina-yakinlarinda-yangin-cikti.png" type="image/jpeg" length="68403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli halterciler Özbekistan'ı madalyalara boğdu: 8 altın, 2 gümüş, 2 bronz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-halterciler-ozbekistani-madalyalara-bogdu-8-altin-2-gumus-2-bronz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-halterciler-ozbekistani-madalyalara-bogdu-8-altin-2-gumus-2-bronz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin milli haltercileri, Özbekistan'ın Taşkent kentinde düzenlenen Orta Asya Açık Şampiyonası'nda 8 altın, 2 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 12 madalya elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Halter Federasyonunun açıklamasına göre milli halterciler, Orta Asya Açık Şampiyonası'nda farklı sıkletlerde mücadele etti. Taşkent'te gerçekleştirilen organizasyonda Türkiye adına yarışan sporcular, toplam 12 madalyayla turnuvayı tamamladı.</p>

<h2><strong>Milli haltercilerden 8 altın madalya</strong></h2>

<p>Türkiye'nin organizasyondaki madalyalarının 8'i altın oldu. 60 kilo erkekler kategorisinde yarışan Ramazan Efe Yılmaz, koparma ve silkmenin yanı sıra toplamda da elde ettiği dereceyle üç altın madalya kazandı.</p>

<p>49 kilo kadınlar kategorisinde podyuma çıkan Ezgi Kılıç da üç ayrı kategoride altın madalya elde etti. Kılıç, koparma, silkme ve toplamda elde ettiği derecelerle Türkiye'ye üç altın madalya kazandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Halterde Burak Aykun ve Buse Er'den üçer madalya</strong></h3>

<p>65 kilo erkekler kategorisinde mücadele eden Burak Aykun, üç farklı derecenin ardından madalya elde etti. Aykun, silkmede altın, toplamda gümüş ve koparmada bronz madalyanın sahibi oldu.</p>

<p>61 kilo kadınlar kategorisinde yarışan Buse Er de organizasyonu üç madalyayla tamamladı. Er, silkmede altın madalya kazanırken toplamda gümüş, koparmada ise bronz madalya elde etti.</p>

<h3><strong>Türkiye Halter Federasyonu'ndan milli sporculara tebrik</strong></h3>

<p>Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü, Orta Asya Açık Şampiyonası'nda derece elde eden milli sporcuları tebrik etti.</p>

<p>Ünlü, organizasyonda kazanılan derecelerin Türk halteri açısından gurur verici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Taşkent'teki şampiyonada Ramazan Efe Yılmaz ve Ezgi Kılıç üçer altın madalya kazanırken, Burak Aykun ile Buse Er üçer madalya elde etti. Milli halterciler organizasyonu toplam 12 madalyayla tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-halterciler-ozbekistani-madalyalara-bogdu-8-altin-2-gumus-2-bronz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/halter-4.png" type="image/jpeg" length="45472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar'dan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na destek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/katardan-mekke-ortak-savunma-anlasmasina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/katardan-mekke-ortak-savunma-anlasmasina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı memnuniyetle karşıladı. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendiren, iş birliği ve iyi komşuluk temelindeki savunma mekanizmalarına olumlu baktıklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Katar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan<strong> Mekke Ortak Savunma Anlaşması</strong>'nı memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, bölgesel güvenlik, istikrar ve savunmayı güçlendirecek her türlü iş birliğine olumlu baktıklarını belirtti.</p>

<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, düzenlediği basın toplantısında 7 Ağustos'ta Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan <strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması</strong>'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Bölgesel iş birliklerini memnuniyetle karşılıyoruz"</strong></h2>

<p>El-Ensari, bölge ülkeleri arasında güvenlik, istikrar ve savunmanın güçlendirilmesine katkı sağlayacak her türlü bölgesel iş birliğini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Katar açısından stratejik öneme sahip ülkeler olduğunu belirten El-Ensari, üç ülkeyle ilişkilerin ortak kader, ortak kaygılar ve kardeşlik bağlarına dayandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Katar'dan savunma mekanizmalarına olumlu yaklaşım</strong></h3>

<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü El-Ensari, <strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması</strong>'na ilişkin değerlendirmesinde, bölgesel güvenlik mekanizmalarına yönelik tutumlarını şöyle açıkladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Bölgemizin ve dünyanın güvenliği konusunda, iş birliği ve iyi komşuluk üzerine kurulu her türlü savunma mekanizmasına tamamen olumlu bakıyoruz."</p>
</blockquote>

<p>El-Ensari'nin açıklaması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmaya Katar'dan gelen ilk olumlu değerlendirmelerden biri oldu.</p>

<h3><strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması nedir?</strong></h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 7 Ağustos'ta Mekke'de <strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması</strong>nı imzalamıştı.</p>

<p>Katar Dışişleri Bakanlığı da anlaşmayı, bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik iş birlikleri kapsamında değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/katardan-mekke-ortak-savunma-anlasmasina-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-11-171321.png" type="image/jpeg" length="25936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: İki ihalede 95,7 milyar liralık borçlanma gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-iki-ihalede-957-milyar-liralik-borclanma-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-iki-ihalede-957-milyar-liralik-borclanma-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, düzenlediği hazine bonosu ve devlet tahvili ihalelerinde toplam 95 milyar 739,3 milyon liralık borçlanmaya gitti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>, bugün düzenlediği hazine bonosu ve devlet tahvili ihaleleriyle toplam 95 milyar 739,3 milyon lira borçlanma gerçekleştirdi. İhalelerde farklı vadelerde <strong>iki</strong> <strong>kamu</strong> <strong>borçlanma</strong> aracı yeniden yatırımcılara sunuldu.</p>

<p>İlk ihalede 6 ay vadeli, kuponsuz hazine bonosunun yeniden ihracı yapıldı. 182 gün vadeli bonoda basit faiz yüzde 37,6, bileşik faiz ise yüzde 41,13 olarak gerçekleşti.</p>

<h2><strong>6 aylık bonoda 41,3 milyar liralık net satış yapıldı</strong></h2>

<p>Söz konusu ihalede toplam nominal teklif tutarı 133 milyar 982,4 milyon liraya ulaştı. İhale sonucunda 49 milyar 116,5 milyon liralık nominal satış gerçekleştirilirken, net satış tutarı 41 milyar 344 milyon lira olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamu kuruluşlarından gelen 6 milyar liralık teklifin tamamı karşılandı. Piyasa yapıcılarından ise toplam 66 milyar 204,7 milyon liralık teklif alındı. Bu kesime yapılan satış tutarı 27 milyar lira oldu.</p>

<h3><strong>5 yıl vadeli tahvil yeniden ihraç edildi</strong></h3>

<p>İkinci ihalede ise 5 yıl vadeli <strong>devlet tahvili</strong> yatırımcılara sunuldu. 1708 gün vadeli tahvilin kupon ödemesi 6 ayda bir yüzde 16,63 sabit oran üzerinden gerçekleştirilecek.</p>

<p>İhalede basit faiz yüzde 36,05 olarak belirlenirken, bileşik faiz yüzde 39,29 seviyesinde gerçekleşti. Tahvil için gelen nominal teklif tutarı 13 milyar 718 milyon lira oldu.</p>

<p><strong>İhale</strong> sonucunda 6 milyar 835 milyon liralık nominal satış yapılırken, net satış tutarı 7 milyar 95,3 milyon lira olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>Kamudan gelen teklifler tamamen karşılandı</strong></h3>

<p>İkinci <strong>ihale</strong>de kamu kuruluşlarından 6 milyar 300 milyon liralık teklif geldi. Bu tutarın tamamının karşılandığı bildirildi.</p>

<p>Piyasa yapıcılarından ise 15 milyar 887 milyon liralık teklif alındı. Bu yatırımcı grubuna 8 milyar liralık satış gerçekleştirildi.</p>

<p>İki ihalenin tamamlanmasıyla <strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>nın toplam borçlanma tutarı 95 milyar 739,3 milyon liraya ulaştı. Böylece kuponsuz hazine bonosu ve sabit kuponlu devlet tahvili ihaleleriyle kamu finansmanı için toplam 95,7 milyar liralık kaynak sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-iki-ihalede-957-milyar-liralik-borclanma-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hazine-iki-ihaleyle-yaklasik-957-milyar-lira-borclandi.png" type="image/jpeg" length="12731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 AĞUSTOS 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/11-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/11-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı yüzde 1,4 yükselerek 6 milyon 723 bin liraya ulaştı. Altın piyasasında gün boyunca en düşük 6 milyon 625 bin lira, en yüksek 6 milyon 732 bin lira seviyeleri görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong> Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) işlem gören <strong>standart altının kilogram fiyatı</strong>, gün sonunda önceki kapanışa göre yükseldi. Dün 6 milyon 630 bin liradan kapanan kilogram fiyatı, bugün yüzde 1,4 artışla 6 milyon 723 bin liraya çıktı.</p>

<h2><strong>Altın fiyatları gün içinde 6 milyon 732 bin lirayı gördü</strong></h2>

<p>Altın piyasasında standart altının kilogram fiyatı gün içerisinde 6 milyon 625 bin lira ile 6 milyon 732 bin lira arasında işlem gördü. Gün sonundaki kapanış değeri ise 6 milyon 723 bin lira olarak kaydedildi.</p>

<p>Standart altının ağırlıklı ortalama fiyatı 6 milyon 697 bin 825 lira 65 kuruş seviyesinde gerçekleşti. Önceki kapanış fiyatı ise 6 milyon 630 bin lira olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>KMKTP altın işlem hacmi 4,3 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 4 milyar 382 milyon 728 bin 450 lira 51 kuruş oldu. Piyasadaki toplam işlem miktarı ise 655,71 kilogram olarak hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm metallerde gerçekleşen işlemlerin toplam hacmi de 4 milyar 583 milyon 207 bin 774 lira 56 kuruşa ulaştı. Altın piyasasında gün içinde toplam 87 işlem gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Günün altın işlemlerinde en yüksek işlem gerçekleştiren kurumlar arasında NMGlobal Kıymetli Madenler, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Dünya Katılım Bankası, Ahlatcı Döviz ve Kıymetli Madenler ile Türkiye Finans Katılım Bankası yer aldı.</p>

<p>Piyasa verilerine göre standart altının kilogram fiyatında gün içindeki en düşük seviye 6 milyon 625 bin lira olurken, en yüksek seviye 6 milyon 732 bin lira olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altının ons fiyatında gün sonu 4 bin 386,10 dolar</strong></h3>

<p>Altının dolar/ons fiyatı da gün içerisinde 4 bin 320 dolar ile 4 bin 386,10 dolar arasında değişti. Gün sonunda ons fiyatı 4 bin 386,10 dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Dolar/ons bazında ağırlıklı ortalama fiyat ise 4 bin 358,88 dolar olarak kaydedildi. Böylece KMKTP'deki altın işlemlerinde hem kilogram hem de ons bazındaki gün sonu verileri belli oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/11-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="14788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB: Öğretmenlerin mazerete bağlı atamaları tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ogretmenlerin-mazerete-bagli-atamalari-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-ogretmenlerin-mazerete-bagli-atamalari-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB, 2026 yaz tatili kadrolu öğretmenlerin mazerete bağlı iller arası yer değiştirme işlemlerinin tamamlandığını açıkladı. Atanamayanlara ek tercih hakkı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (<strong>MEB</strong>), kadrolu öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik ve diğer mazeretler kapsamında gerçekleştirdiği 2026 yaz tatili iller arası yer değiştirme sürecine ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Bakanlığın duyurusuna göre, "<strong>2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu</strong>" kapsamında ön başvuruları 13-31 Temmuz tarihleri arasında onaylanan öğretmenlerin tercih işlemleri 6-10 Ağustos'ta gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Atamalar hizmet puanına göre yapıldı</strong></h2>

<p>Tercih sürecine katılan öğretmenlerin atamaları, yaptıkları tercihler doğrultusunda hizmet puanı üstünlüğü dikkate alınarak gerçekleştirildi. <strong>Atama</strong>sı yapılan öğretmenler için tebligat ve mevcut görev yerinden ayrılma işlemlerinin 12 Ağustos itibarıyla yapılabileceği bildirildi.</p>

<p>Yer değiştirme başvurusunda bulunmasına rağmen tercihleri doğrultusunda herhangi bir <strong>eğitim</strong> kurumuna atanamayan öğretmenler için ise ek tercih süreci başlatıldı.</p>

<h3><strong>Ataması yapılamayan öğretmenlere yeniden tercih hakkı</strong></h3>

<p>İller arası mazerete bağlı yer değiştirme kapsamında ataması gerçekleşmeyen öğretmenler, yeniden tercih yapabilecek. Bu öğretmenlerin 12 Ağustos saat 16.00'ya kadar tercih başvuru sistemi üzerinden işlemlerini tamamlamaları gerekiyor.</p>

<p>Yeniden yapılacak tercihler doğrultusunda gerçekleştirilecek atamaların sonuçları da 12 Ağustos'ta açıklanacak. Böylece ilk tercih döneminde yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenler için süreç ikinci tercih aşamasıyla devam edecek.</p>

<h3><strong>Yeni atamalar ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Ek tercih döneminin ardından ataması gerçekleştirilen öğretmenlerin tebligat ve ilişik kesme işlemlerini 14 Ağustos itibarıyla yapabileceği belirtildi.</p>

<p>MEB tarafından yürütülen süreç kapsamında öğretmenlerin mazeret durumlarına bağlı iller arası yer değiştirme işlemleri, belirlenen takvim doğrultusunda tamamlanacak.</p>

<p>İlk aşamada <strong>atama</strong>sı yapılan öğretmenler ile ek tercih döneminde yer değiştirme hakkı kazanan öğretmenlerin işlemleri farklı tarihlerde gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">📢 İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Başvurusunda Bulunan Öğretmenlerin Atamaları Gerçekleşti<br />
<br />
📌 Öğretmenlerin 2026 yılı yaz tatili iller arası aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer mazeretlere bağlı yer değiştirme işlemleri, tercihleri… <a href="https://t.co/dMeCCu2DxG" rel="nofollow">pic.twitter.com/dMeCCu2DxG</a></p>
— T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (@tcmeb) <a href="https://x.com/tcmeb/status/2087163696560628193?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ogretmenlerin-mazerete-bagli-atamalari-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ogretmenlerin-iller-arasi-mazerete-bagli-yer-degistirme-atamalari-yapildi.png" type="image/jpeg" length="42630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik'ten "çerçeve yasa" açıklaması: "Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-sozcusu-celikten-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-ucuncu-bir-goze-ihtiyaci-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-sozcusu-celikten-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-ucuncu-bir-goze-ihtiyaci-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yasanın ardından sürecin Türkiye’nin kendi iradesiyle yürütüleceğini belirten Çelik, “Türkiye’nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur” dedi. Çelik, sürecin devlet kurumları ve ilgili aktörlerin koordinasyonuyla ilerleyeceğini vurgulayarak , "Bu, terörsüz bölgeyi arzulayan bütün kardeş halklar için bir yankı oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü<strong> Ömer Çelik</strong>, TBMM Genel Kurulu'nda 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilerek yasalaşan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"u değerlendirdi. Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" sürecinde Meclis'in verdiği kararın tarihi bir mesaj taşıdığını belirterek, Türkiye'nin bu süreçte dışarıdan bir "üçüncü göz"e ihtiyacı olmadığını söyledi.</p>

<p>AK Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Ömer Çelik, "çerçeve yasa" olarak da anılan düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"467 kabul oyu tarihi bir mesaj"</strong></h2>

<p>Çelik, 467 milletvekilinin kabul oyunun yalnızca sayısal açıdan değil, siyasi açıdan da önemli olduğunu savundu. Meclis'in, yaklaşık 50 yıldır terörle mücadele kapsamında tartışılan bir konuda yasal çerçeve oluşturduğunu belirten Çelik, düzenlemenin PKK-KCK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sürecine zemin oluşturduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Dün tarihi bir gündü. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge gündemimiz açısından Yüce Meclis, 467 gibi yüksek bir kabul oyuyla PKK-KCK terör örgütünün silah bırakmasının önünü açan, bunun zeminini oluşturan, bunun gerçekleşmesi için çerçeve oluşturan bu yasal zemini oluşturmuş oldu.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın iç cepheyi güçlendirme çağrısından, iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğine değinmesinden sonra Sayın Bahçeli'nin gerçekleştirdiği tarihi çağrı ve daha sonrasında Sayın Cumhurbaşkanımızın bunu devlet politikasına dönüştüren iradesi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusunda Türkiye'nin yepyeni bir stratejik hamle yapması şeklindeki bir tabloyu ortaya çıkardı. Bütün bu geçen süre içerisinde bir sürü iniş çıkış oldu. Zaman zaman aksama ya da yavaşlama denilen dönemler oldu. Ama her seferinde dedik ki 'Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, Sayın Bahçeli'nin iradesi hem olayın Cumhur İttifakı boyutuyla hem de devlet politikası boyutuyla net bir irade ortaya koyuyor.' Bazen dedik bir yılda gidilen yol bir günde gidilir. Bazen haftalarca yerinde sayıyor gibi gözükebilir. Ama burada net bir irademizin olduğunu, net bir yol haritamızın olduğunu çeşitli defalarda belirttik. Daha sonrasında Yüce Meclis'in, Meclis'te kurulan komisyonla devreye girmesi, Meclis boyutunun da hayata geçmesini sağladı."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Net bir irade ve yol haritamız vardı"</strong></h3>

<p>Sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle devlet politikası haline geldiğini, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısının ardından çalışmaların Meclis boyutunun da devreye girdiğini ifade eden Çelik, süreç boyunca zaman zaman "iniş çıkış ve tıkanmalar" yaşanabileceğini söyledi.</p>

<p>Çelik, Cumhur İttifakı açısından sürecin temelinde üç unsur bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın olayı devlet politikası süreciyle talimatlandırması, aynı zamanda her MYK ve MKYK'da partimize net talimatlar vererek sürecin nasıl işlemesi gerektiğine dair net bir yol haritası ortaya koyması, partimizde talimatlandırdığı heyetle birlikte yürüttüğümüz, takip ettiğimiz ve sonuçlandırmaya çalıştığımız politikaların tabii ki ana esasını oluşturdu. Sürecin çeşitli aşamalarında tabii ki bu süreçte krizler olur, inişler çıkışlar olur, tıkanmalar olur. Sayın Bahçeli'nin yaptığı stratejik müdahaleler, meselenin önünün açılması ve meselenin doğru bir rotada ilerleyebilmesi açısından hayati önemde oldu. Biz partide yaptığımız her MYK, MKYK toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımız bu süreç başladığından beri konuşmasının ilk kısmını MYK üyelerimize, genel başkan yardımcılarımıza ve MKYK'larımıza yaptığı hitaplarda bu konuya ayırarak Cumhur İttifakı'nın birlik, beraberlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ettiler. Bu konudaki prensipleri bize hatırlattılar.</p>

<p>Böylece üç şeyi net bir şekilde gördük. Birincisi, net bir irade ortaya koyuldu. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ve Sayın Bahçeli tarafından. İkincisi, partimiz açısından bakıldığında ve Cumhur İttifakı açısından bakıldığında, yapılan çalışmalar çerçevesinde net bir yol haritamız vardı. Burada devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri çerçevesinde nasıl bir yol yürüneceği görülüyordu. Devlet kurumlarının nasıl çalışmalar yapacağı net bir şekilde önümüzdeydi. Üçüncüsü de net bir hedefe sahiptik o da Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediğimiz, birbirinden ayrılmaz, iç içe girmiş, bütünleşik ve birbiriyle bağlantısı kuvvetli, detaylandırılmış bir hedefin yol haritasıyla tahakkuk ettirilmesi için yapılacak çalışmalar."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur"</strong></h3>

<p>Çelik, farklı ülkelerdeki çatışma çözümü modellerinin Türkiye'ye doğrudan uygulanamayacağını savundu. Bazı uluslararası kurum ve kişilerin süreçte "üçüncü göz" olarak rol almak istediğini belirten Çelik, bu önerilere karşı çıktıklarını söyleyerek şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Oradaki ülkelerde etnik olarak, dini olarak, mezhebi olarak birbirinden tamamen ayrışmış, tamamen kopmuş toplum kesimleri arasında ortaya çıkan çatışmalar için üretilmiş bu literatür, üçüncü göz denilen bir mekanizmaya zaman zaman ihtiyaç duymuş. Bu üçüncü göz mekanizmalarında çalışanların bir kısmı, birtakım kurumlar, uluslararası kurumlar ve kişiler bizlere de ulaştılar. Biz bütün bu süreçlerde rol alalım, yardımcı olalım ya da bütün bu süreçlere vaziyet edelim gibisinden. Buna söylediğimiz şey şu oldu. Türkiye'nin üçüncü bir göze ihtiyacı yoktur. Türkiye'de bir tane göz vardır. O da milli bir gözdür. Bu da 86 milyonun kendisidir. Türkiye'de bu çatışma çözümleri denilen literatürü oluşturan ülkelerdeki gibi bir sosyal durum da yoktur. Yani bu mesele Türk ile Kürt arasında bir mesele olarak gündeme gelmemiştir. Bugün bu işlerin en sıcak olduğu zamanlarda, bu işlerle ilgili stresin, toplumsal stresin en yüksek olduğu zamanlarda Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Alevisi, Sünnisi bütün kesimlerden vatandaşımız tek bir millet olma şuurunun dışında bir durumla, bir yaklaşımla hareket etmemiştir. Dolayısıyla mezhep temelinde bölünme ya da etnik temelinde ayrışma gibisinden bir yaklaşımla izah edilecek bir mesele değildir. Bugün konuştuğumuz konu PKK-KCK terör örgütünün tasfiyesi ve silahlarını bırakması konusudur."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"467 oy güçlü bir cevap oldu"</strong></h3>

<p>Çelik, Meclis'teki oylamanın Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından da önemli olduğunu savundu:</p>

<blockquote>
<p>"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci, dün yasal çerçeveye Yüce Meclis'in 467 gibi tarihi bir kabul oyu vermesiyle büyük mesajlar vermiştir. Birincisi, bu mesaj hem Irak'ta hem Suriye'de hem İran'da biraz evvel bahsettiğim gelişmeler çerçevesinde yankılanacaktır. Bu Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi bakımından terörsüz bölgeyi arzulayan bütün kardeş halklar için bir yankı oluşturacaktır. Türkiye'de böylesine uzun tarihi olan bir meseleyi bir yasal zemin oluşturarak çözme konusunda son derece net bir irade, net bir yol haritası ortaya çıkmıştır. Demek ki bu mümkün olabiliyordur denilecektir. Dolayısıyla dün 467 kararı, 86 milyon vatandaşımızın emperyalizmin ve siyonizmin bölgemize dönük kötü niyetlerine karşı verdiği güçlü bir cevap olmuştur."</p>
</blockquote>

<p>Çelik, AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla vatandaşları 14 Ağustos saat 17.30'da Başkent Millet Bahçesi'ne davet ederek, konuşmasını şöyle bitirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Orada hem Cumhurbaşkanımızın konuşmasını dinleyeceğiz hem de büyük bir görsel şölenle bu 25 yıllık yolu nasıl yürüdüğümüzü, bundan sonrasını nasıl yürüyeceğimizi bir kere daha aziz milletimizle paylaşmış olacağız" </p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-sozcusu-celikten-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-ucuncu-bir-goze-ihtiyaci-yoktur</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/91df173d-9139-45ea-b62c-b24993465abc-w-1.jpg" type="image/jpeg" length="17220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan davet etti: Mahmud Abbas Türkiye'ye geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-davet-etti-mahmud-abbas-turkiyeye-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-davet-etti-mahmud-abbas-turkiyeye-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Filistin Başbakanı Mahmud Abbas'ın Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı <strong>Burhanettin Duran</strong>,<strong> Filistin </strong>Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle 11-13 Ağustos tarihleri arasında Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Duran'dan Mahmud Abbas açıklaması</strong></h2>

<p>Duran, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 11-13 Ağustos 2026 tarihlerinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecektir. Ziyaret kapsamında 12 Ağustos Çarşamba günü yapılacak görüşmelerde, Filistin'deki son gelişmeler, ikili ilişkilerimiz ve bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır."</i></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 11-13 Ağustos 2026 tarihlerinde ülkemize resmî bir ziyaret gerçekleştirecektir.<br />
<br />
Ziyaret kapsamında 12 Ağustos Çarşamba günü yapılacak görüşmelerde, Filistin’deki son…</p>
— Burhanettin Duran (@burhanduran) <a href="https://x.com/burhanduran/status/2087129597699609078?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-davet-etti-mahmud-abbas-turkiyeye-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mahmud-abbas-turkiyeye-geliyor.png" type="image/jpeg" length="19530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz: Kadınların işgücüne katılımını yüzde 40'ın üzerine yükseltmeyi hedefliyoruz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cevdet-yilmaz-kadinlarin-isgucune-katilimini-yuzde-40in-uzerine-yukseltmeyi-hedefliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cevdet-yilmaz-kadinlarin-isgucune-katilimini-yuzde-40in-uzerine-yukseltmeyi-hedefliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2028'de kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40'ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Yılmaz, hedefin yanı sıra kadınların çalışma hayatında kalmasını sağlayacak çocuk bakım hizmetleri ve iş-aile yaşam dengesine yönelik politikaların güçlendirileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı <strong>Cevdet Yılmaz</strong>, Türkiye'nin nüfus politikalarına ilişkin hedeflerini açıkladı. Yılmaz, 2028 yılında kadınların <strong>işgücüne katılım oranını</strong> yüzde 40'ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, kadınların çalışma hayatında kalıcı olmasını sağlayacak koşulların da oluşturulacağını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı'nda düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu toplantısına başkanlık eden Yılmaz, nüfus artış hızı, doğurganlık oranı, çocuk bakım hizmetleri ve iş-aile yaşam dengesi başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Doğurganlık hızı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesinde</strong></h2>

<p>Türkiye'nin nüfusunun 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bine ulaştığını belirten Yılmaz, yıllık nüfus artış hızının binde 5 seviyesine gerilediğini söyledi.</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının 1,42'ye düşerek Cumhuriyet tarihinin kayda geçen en düşük seviyesine indiğini belirten Yılmaz, 2017'de doğurganlık hızının 1,5'in altında olduğu il sayısının dört olduğunu, 2025'te ise bu sayının 59'a yükseldiğini ifade etti.</p>

<p>Yılmaz, yalnızca Şanlıurfa'nın üç çocuk ve üzerindeki doğurganlık hızına sahip olduğunu, 76 ilde ise doğurganlık hızının nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,1'in altında seyrettiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>2100'de çocuk nüfusunun oranı yüzde 9,9'a düşebilir</strong></h3>

<p>Nüfustaki değişimin hane yapısına da yansıdığını belirten Yılmaz, tek çocuklu hanelerin arttığını, iki veya daha fazla çocuk bulunan hanelerin ise azaldığını söyledi.</p>

<p>TÜİK çalışmalarına göre mevcut eğilimin sürmesi halinde bugün yüzde 24,8 olan çocuk nüfusu oranının 2100 yılında yüzde 9,9'a kadar gerileyebileceğini belirten Yılmaz, ortanca yaşın da 34,9'a yükseldiğini ifade etti.</p>

<p>Yılmaz, yaşlı nüfus oranının yüzde 10 ve üzerine çıktığı il sayısının 62'ye ulaştığını belirterek, doğurganlıktaki düşüşün nedenlerinin doğru tespit edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Kadınların işgücüne katılımında yüzde 40 hedefi</strong></h3>

<p>Yılmaz, nüfus politikalarının yalnızca doğum oranlarını artırmaya yönelik olmadığını, ailelerin çocuklarını güvenli biçimde büyütebilmesi ve ebeveynlerin çalışma hayatından kopmaması için yeni bir ekosistem oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamında kadınların işgücüne katılımı ve istihdam oranlarının artırılmasının temel politika alanlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:</p>

<p>"2028 yılında kadınların işgücüne katılımını yüzde 40'ın üzerine yükseltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu hedefi yalnızca kadınları işgücü piyasasına kazandırmak şeklinde değerlendirmiyoruz. Kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir hale getirecek koşulları da bununla birlikte oluşturuyoruz."</p>

<h3><strong>Analık izni 24 haftaya çıkarıldı</strong></h3>

<p>Yılmaz, aile ve iş yaşamının birlikte sürdürülebilmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamaları da anlattı.</p>

<p>Analık izninin doğum öncesi 8, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıldığını belirten Yılmaz, babalara verilen mazeret izninin de tüm sektörlerde 10 güne yükseltildiğini söyledi.</p>

<p>Ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan çocuk bakım sorumluluklarını yerine getirebilmesi için kısmi süreli çalışma uygulamalarının hayata geçirildiğini kaydeden Yılmaz, çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının da öncelikli başlıklardan biri olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kamu kreşlerinde yeni düzenleme</strong></h3>

<p>Kamu kurumlarında çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla kreşlerin tasarruf tedbirleri kapsamının dışında tutulduğunu belirten Yılmaz, çocuk bakım evi açılması için gereken asgari çocuk sayısının 50'den 30'a indirildiğini açıkladı.</p>

<p>Yılmaz, ihtiyaç halinde kamu kurumlarında 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakım evlerinin açılmasının önünün açıldığını ve bakım evlerinin mekan standartlarının deprem güvenliği ölçütleriyle uyumlu hale getirildiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca 150 bağımsız bölümden fazla konut bulunan projelerde, 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakım evi alanı ayrılmasının zorunlu hale getirildiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Gençlere faizsiz kredi desteği</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında 2026 itibarıyla 81 ilde gençlere faizsiz kredi desteği sağlandığını belirten Yılmaz, 18-25 yaş grubundaki gençlere 250 bin lira, 26-29 yaş grubundaki gençlere ise 200 bin lira kredi verildiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, bugüne kadar yaklaşık 250 bin gence evlilik öncesi eğitim verildiğini, 186 bine yakın gence kredi ödemesi gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Bu kapsamda destek alan 16 bin 874 çiftin 17 bin 144 çocuğunun dünyaya geldiğini bildiren Yılmaz, 500 bin konutluk projede de gençler ve üç veya daha fazla çocuk sahibi aileler için özel kontenjan ayrıldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Sosyal medya ve oyun platformlarına çocuk düzenlemesi</strong></h3>

<p>Çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik adımların da sürdüğünü belirten Yılmaz, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ sağlayıcılarının hizmet sunmasını yasaklayan düzenlemeyi hatırlattı.</p>

<p>Oyun platformları, oyun dağıtıcıları ve oyun geliştiricilerine yönelik yeni yükümlülükler getirildiğini söyleyen Yılmaz, oyunların yaşa uygun şekilde derecelendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının oluşturulmasının zorunlu hale getirildiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşım"</strong></h3>

<p>Yılmaz, nüfus politikalarının yalnızca merkezi yönetim tarafından değil, yerel yönetimler ve diğer kamu kurumları tarafından da gözetilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kamu kurum ve kuruluşlarının aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı bir yaklaşımla hareket etmesini beklediklerini belirten Yılmaz, aile politikalarının diğer politika alanlarında da yatay bir öncelik olarak ele alınacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin aile ve nüfus politikalarını uluslararası alana da taşıdığını belirten Yılmaz, İstanbul'da 26-27 Ekim tarihlerinde Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı düzenleneceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cevdet-yilmaz-kadinlarin-isgucune-katilimini-yuzde-40in-uzerine-yukseltmeyi-hedefliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/842599a8-4855-460f-8051-61acf329203c-w-1.png" type="image/jpeg" length="15896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Havalimanı'nda 7 ayda 19,2 milyon yolcu ağırlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-havalimaninda-7-ayda-192-milyon-yolcu-agirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-havalimaninda-7-ayda-192-milyon-yolcu-agirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Havalimanı'nda ocak-temmuz döneminde 19 milyon 209 bin 979 yolcuya hizmet verildi. Havalimanındaki 7 aylık uçak trafiği 113 bin 664'e ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya Havalimanı</strong>'nın yılın 7 aylık dönemine ilişkin uçak, yolcu ve yük istatistikleri açıklandı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün verilerine göre, <strong>havalimanı</strong>nda ocak-temmuz döneminde 19 milyon 209 bin 979 yolcu ağırlanırken, uçak trafiği 113 bin 664 olarak kaydedildi.</p>

<p>Havalimanındaki yük trafiği de yılın ilk 7 ayında 230 bin 452 tona ulaştı. Söz konusu rakama kargo, posta ve bagaj taşımaları dahil edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Temmuzda 5,5 milyon yolcu taşındı</strong></h2>

<p>Antalya Havalimanı'nda temmuz ayında iç hatlarda 733 bin 437 yolcuya hizmet verildi. Aynı ay dış hat yolcu trafiği ise 4 milyon 822 bin 48 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Böylece temmuz boyunca iç ve dış hatlarda hizmet verilen toplam yolcu sayısı 5 milyon 555 bin 485 oldu. Yolcu trafiğinin büyük bölümünü dış hatlardan gelen ve giden yolcular oluşturdu.</p>

<h3><strong>Uçak trafiği 30 bin 828'e ulaştı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında Antalya Havalimanı'ndaki <strong>uçak</strong> hareketliliği de yüksek seviyede gerçekleşti. İç hatlarda 4 bin 134, dış hatlarda ise 26 bin 694 uçak iniş ve kalkış yaptı.</p>

<p>Böylece temmuz ayındaki toplam uçak trafiği 30 bin 828 olarak kayıtlara geçti. Havalimanında aynı ay gerçekleştirilen yük taşımacılığı ise 66 bin 18 ton oldu.</p>

<h3><strong>7 ayda 230 bin tonun üzerinde yük taşındı</strong></h3>

<p>Yılın ocak-temmuz döneminde Antalya Havalimanı'nda gerçekleşen toplam uçak trafiği 113 bin 664'e ulaştı. Bu dönemde taşınan toplam yük miktarı ise 230 bin 452 ton olarak açıklandı.</p>

<p>Antalya Havalimanı'nın 7 aylık yolcu trafiği 19 milyon 209 bin 979 olurken, <strong>iç ve dış hatlar</strong>daki hareketlilik havalimanının toplam yolcu trafiğinde önemli bir pay oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-havalimaninda-7-ayda-192-milyon-yolcu-agirlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/antalya-havalimani-7-ayda-19-milyondan-fazla-yolcuya-hizmet-verdi.png" type="image/jpeg" length="76334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'nın en değerli plajları belli oldu: Fethiye Ölüdeniz 4. sırada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupanin-en-degerli-plajlari-belli-oldu-fethiye-oludeniz-4-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupanin-en-degerli-plajlari-belli-oldu-fethiye-oludeniz-4-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Fethiye'de bulunan Ölüdeniz, İngiltere merkezli tatil şirketi CV Villas'ın gerçekleştirdiği araştırmada Avrupa'nın en değerli plajları arasında 4. sırada gösterildi. Ölüdeniz, araştırmada Türkiye'den listeye giren tek plaj oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fethiye</strong>'nin dünyaca bilinen turizm noktalarından<strong> Ölüdeniz,</strong> uluslararası bir araştırmada Avrupa'nın öne çıkan plajları arasında yer aldı. İngiltere merkezli tatil şirketi CV Villas tarafından gerçekleştirilen küresel araştırmada Ölüdeniz, "Avrupa'nın En Değerli 4. Plajı" olarak gösterildi.</p>

<h2><strong>Ölüdeniz Avrupa'nın en değerli plajları arasında</strong></h2>

<p>Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) tarafından yapılan açıklamada, CV Villas'ın araştırmasında Ölüdeniz'in Türkiye'yi temsil eden tek plaj olduğu belirtildi. Araştırmada Fethiye'deki Ölüdeniz'in Avrupa'nın en değerli 4. plajı olarak sıralandığı aktarıldı.</p>

<p>Ölüdeniz'in doğal güzellikleri, turkuaz renkli denizi ve coğrafi özellikleriyle Türk turizminin uluslararası alandaki önemli temsil noktalarından biri olduğu ifade edildi. FTSO, araştırmanın bölgenin küresel ölçekteki ekonomik ve marka değerine ilişkin sonuç ortaya koyduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fethiye ve Ölüdeniz için turizm çalışmaları</strong></h3>

<p>FTSO açıklamasında, Fethiye'nin turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi. Odanın bölgenin marka değerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalar yürüttüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Fethiye'nin dünya turizmindeki konumunun geliştirilmesine yönelik çalışmaların da devam ettiği ifade edildi. Ölüdeniz ve Fethiye'nin küresel ölçekte sahip olduğu değerin korunması hedefler arasında gösterildi.</p>

<h3><strong>Ölüdeniz'in marka değeri ve sürdürülebilir turizm vurgusu</strong></h3>

<p>FTSO tarafından yapılan değerlendirmede, Ölüdeniz ve Fethiye'nin uluslararası ölçekteki gücünün sürdürülebilir hale getirilmesinin önemine dikkat çekildi. Bölgenin doğal yapısının korunmasıyla birlikte nitelikli büyümenin sağlanmasının öncelikli hedef olduğu bildirildi.</p>

<p>Ölüdeniz'in CV Villas araştırmasında Avrupa'nın en değerli 4. plajı olarak gösterilmesiyle birlikte, Fethiye'nin uluslararası turizm alanındaki yeri de açıklamada öne çıkarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupanin-en-degerli-plajlari-belli-oldu-fethiye-oludeniz-4-sirada</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fethiye-oludeniz.png" type="image/jpeg" length="85434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Özlem Özşahin görevinden istifa etti: "CHP’de siyaset yapma şansım yok"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozlem-ozsahin-gorevinden-istifa-etti-chpde-siyaset-yapma-sansim-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozlem-ozsahin-gorevinden-istifa-etti-chpde-siyaset-yapma-sansim-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilerek yasalaşan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” CHP’de istifaya neden oldu. CHP Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığı’na dört gün önce atanan Özlem Özşahin, partisinin yasaya verdiği desteği gerekçe göstererek görevinden ayrıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda “<strong>çerçeve yasa</strong>” olarak bilinen “<strong>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun</strong>”un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmasının ardından<strong> CHP’de ilk istifa geldi.</strong></p>

<p>CHP Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığı’na dört gün önce atanan <strong>Özlem Özşahin</strong>, partisinin yasaya verdiği destek nedeniyle görevinden istifa ettiğini açıkladı.</p>

<h2><strong>“CHP’de siyaset yapma şansım yok”</strong></h2>

<p>Özlem Özşahin, istifa kararının gerekçesini sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla duyurdu.</p>

<p>CHP çatısı altında siyaset yapmasının artık mümkün olmadığını belirten Özşahin, partisinin “çerçeve yasa” teklifine verdiği desteği eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özşahin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>“Çerçeve yasaya evet oyu veren CHP’de siyaset yapma şansım yoktur. Millete rağmen siyaset olmaz. Bu sebeple Çorum İl Kadın Kolları Başkanlığından istifa ediyorum.”</i></p>

<h3><strong>“Çerçeve yasa” Meclis’te kabul edilmişti</strong></h3>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan ve iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, TBMM Genel Kurulu’nda dün kabul edildi.</p>

<p>12 maddelik teklif, yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından 467 milletvekilinin “evet” oyuyla yasalaştı.</p>

<p>Yasanın kabul edilmesinin ardından CHP içinde de parti yönetiminin tutumuna yönelik eleştiriler sürerken, Özşahin’in istifası “çerçeve yasa” gerekçeli ilk istifa olarak gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozlem-ozsahin-gorevinden-istifa-etti-chpde-siyaset-yapma-sansim-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ozlem-ozsahin-4388jpg.webp" type="image/jpeg" length="12134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="80114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="85852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="31115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="86900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="41641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="12435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="15705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="69501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="65629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="53528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="57882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="13598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="79654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="78547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="88715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="34176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="98757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="81584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="30165"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
