<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 14:37:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Narin Güran dosyasında yeni gelişme: "Faili meçhul" başvurusu reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-dosyasinda-yeni-gelisme-faili-mechul-basvurusu-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-dosyasinda-yeni-gelisme-faili-mechul-basvurusu-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin Güran ailesinin cinayetin “faili meçhul” kapsamında yeniden incelenmesi talebi reddedildi. Adli kaynaklar, dosyadaki yargısal tespitleri değiştirecek yeni ve somut bir delile ulaşılamadığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır’da 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Güran ailesinin cinayetin <strong>“faili meçhul” kapsamında yeniden ele alınması</strong> talebi kabul edilmedi. Adli kaynaklar, dosyanın yeniden incelenmesini gerektirecek <strong>yeni ve somut bir delile ulaşılamadığını</strong> bildirdi.</p>

<p>Güran ailesi, Narin Güran’ın ölümüne ilişkin dosyanın yeniden değerlendirilmesi ve cinayetin “faili meçhul” kapsamında ele alınması talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvurmuştu.</p>

<h2><strong>Ailenin iddiaları ve alternatif senaryolar incelendi</strong></h2>

<p>Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre Adalet Bakanlığı, başvuruyu dosyada daha önce mahkumiyet kararları bulunduğu gerekçesiyle doğrudan reddetmedi.</p>

<p>Başvuruda ileri sürülen iddialar ve yeni olduğu belirtilen hususların tamamının değerlendirildiği belirtildi. Bu kapsamda aile fertleri ile başvuruda bulunan kişilerin dinlendiği, ileri sürülen tezler ve alternatif olay senaryolarının mevcut soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki delillerle karşılaştırıldığı aktarıldı.</p>

<p>Dosyanın teknik incelemeler, bilirkişi raporları ve yargı kararlarıyla birlikte değerlendirildiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>“Yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadı”</strong></h3>

<p>Yapılan incelemeler sonucunda, Narin Güran cinayetinin <strong>“faili meçhul” olduğunu ortaya koyan</strong> veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut bir olguya ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p>Adli kaynaklar, bu nedenle Güran ailesinin başvurusunun kabul edilmediğini belirtti.</p>

<h3><strong>Üç sanık hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet kararı onandı</strong></h3>

<p>Narin Güran dosyasında failler konusunda yargısal hükümlerin kurulduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Üç sanık hakkında verilen <strong>ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının Yargıtay tarafından onandığı</strong> belirtilirken, yapılan son değerlendirmelerde mevcut delil durumunu ve yargısal tespitleri değiştirecek yeni ve somut bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Bakanlık: Yeni deliller yetkili makamlarca değerlendirilecek</strong></h3>

<p>Adalet Bakanlığı’nın değerlendirmesinin, yargı mercilerinin bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yapıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın, ortaya çıkabilecek <strong>yeni ve somut bilgi veya delillerin yetkili adli makamlar tarafından değerlendirilmesi</strong>için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-dosyasinda-yeni-gelisme-faili-mechul-basvurusu-reddedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/12/narin-guran-davasi-4-sanik-icin-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi.jpeg" type="image/jpeg" length="59484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Bahçelievler’de okullara güvenlik desteği: 82 personel alınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-bahcelievlerde-okullara-guvenlik-destegi-82-personel-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-bahcelievlerde-okullara-guvenlik-destegi-82-personel-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahçelievler’deki 82 devlet okulunda görev yapacak 82 güvenlik personelinin belirlenmesi için mülakat süreci başladı. Başarılı olan adaylar, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okullarda göreve başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bahçelievle</strong>r’de devlet okullarında görev yapmak üzere <strong>istihdam</strong> edilecek güvenlik personellerinin belirlenmesi amacıyla mülakatlar başladı. İlçedeki 82 devlet okulunda görev yapacak 82 kişinin alınacağı süreç, ilgili kurumların işbirliğiyle yürütülüyor.</p>

<h2><strong>82 güvenlik personeli için başvurular alındı</strong></h2>

<p><strong>Bahçelievler Belediyesi</strong>, <strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, <strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı</strong>, <strong>İŞKUR</strong> ve <strong>Bahçelievler Kaymakamlığı </strong>işbirliğiyle yürütülen “Toplum Yararına Programlar” kapsamında güvenlik personeli istihdamı için çalışma başlatıldı.</p>

<p>İstihdam imkanına ilişkin duyuru, belediyenin <strong>BiKariyer Merkezi</strong>’ne daha önce iş başvurusunda bulunan ve güvenlik görevlisi olarak çalışmak isteyen kişilerin yanı sıra ilçedeki vatandaşlara SMS yoluyla iletildi.</p>

<p>Başvuruda bulunan ve proje kapsamında belirlenen şartları taşıyan adaylar, mülakatlara katılmak üzere Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu Kültür Merkezi’ne gelmeye başladı.</p>

<h3><strong>Güvenlik sertifikası bulunanlara öncelik verilecek</strong></h3>

<p>Mülakat sürecinin yarın da devam edeceği bildirildi. İşe alım aşamasında güvenlik görevlisi sertifikasına sahip adaylara öncelik tanınacağı belirtildi.</p>

<p>Adayların değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından mülakat sonuçlarının yaklaşık bir hafta içinde açıklanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Göreve 2026-2027 eğitim yılında başlayacaklar</strong></h3>

<p>Mülakat sonucunda başarılı bulunan adaylar, 2026-2027 eğitim öğretim yılında Bahçelievler’deki devlet okullarında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başlayacak.</p>

<p>İstihdam edilecek 82 güvenlik personelinin ilçedeki 82 devlet okulunda görev yapacağı bildirildi. Çalışmanın, okullarda güvenliğin desteklenmesi amacıyla yürütülen “<strong>Toplum Yararına Programlar</strong>” kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-bahcelievlerde-okullara-guvenlik-destegi-82-personel-alinacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bahcelievlerdeki-82-okulda-guvenlik-personeli-istihdam-edilecek.png" type="image/jpeg" length="30487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2030'da ekonomik güç dengesi değişiyor: Türkiye'nin dünya ekonomisindeki yeri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2030da-ekonomik-guc-dengesi-degisiyor-turkiyenin-dunya-ekonomisindeki-yeri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2030da-ekonomik-guc-dengesi-degisiyor-turkiyenin-dunya-ekonomisindeki-yeri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IMF'nin 2030 projeksiyonuna göre dünya ekonomisinin toplam büyüklüğü 150,3 trilyon dolara ulaşacak. ABD ve Çin zirvedeki yerini korurken Almanya ile Hindistan arasındaki fark 5 milyar dolara kadar inecek. Türkiye ekonomisinin ise 1,934 trilyon dolarlık nominal GSYH ile dünyanın 17. büyük ekonomisi olması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel ekonominin önümüzdeki dört yılda 25 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması beklenirken, IMF'nin 2030 yılına ilişkin tahminleri ülkelerin ekonomik sıralamasına dair tabloyu ortaya koydu.<strong> IMF'nin Dünya Ekonomik Görünümü</strong> tahminlerinde küresel nominal GSYH'nin 2030'da 150,3 trilyon dolara çıkacağı öngörüldü. Türkiye'nin de 1,934 trilyon dolarlık nominal GSYH ile dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasındaki yerini koruması bekleniyor.</p>

<h2><strong>2030'da dünya ekonomisinin büyüklüğü 150,3 trilyon dolar olacak</strong></h2>

<p>IMF projeksiyonlarına göre küresel nominal GSYH, 2030 yılında 150,3 trilyon dolara ulaşacak. Bu dönemde dünya ekonomisindeki sıralamanın ilk basamağında ABD'nin yer almaya devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>ABD ekonomisinin 2030'da 37,678 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. ABD'nin küresel ekonomiden alacağı payın ise yüzde 25,1 olması öngörülüyor.</p>

<p>Çin'in 26,047 trilyon dolarlık nominal GSYH ile ikinci sıradaki konumunu koruması beklenirken, ülkenin küresel ekonomideki payının yüzde 17,3 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Almanya ve Hindistan arasındaki fark 5 milyar dolara inecek</strong></h3>

<p>IMF'nin 2030 tahminlerinde sıralamanın üçüncü basamağında Almanya, dördüncü basamağında ise Hindistan bulunuyor. Ancak iki ülkenin ekonomik büyüklükleri arasındaki farkın oldukça sınırlı kalması bekleniyor.</p>

<p>Almanya'nın 2030'da 6,178 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edilirken, Hindistan için 6,173 trilyon dolarlık ekonomik büyüklük öngörülüyor. Böylece iki ülke arasındaki farkın 5 milyar dolar olması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her iki ülkenin de küresel ekonomide yüzde 4,1 paya sahip olacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında ilk 10</strong></h3>

<p>2030 projeksiyonunda Birleşik Krallık 5,148 trilyon dolarlık GSYH ile beşinci sırada yer alıyor. Japonya'nın 5,002 trilyon dolarla altıncı sırada bulunması bekleniyor.</p>

<p>Fransa'nın 4,004 trilyon dolarlık ekonomik büyüklükle yedinci, Brezilya'nın 3,204 trilyon dolarla sekizinci, İtalya'nın 3,046 trilyon dolarla dokuzuncu ve Kanada'nın 3,008 trilyon dolarla 10. sırada yer alacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu ülkelerin küresel ekonomideki paylarının sırasıyla yüzde 3,4, yüzde 3,3, yüzde 2,7, yüzde 2,1, yüzde 2,0 ve yüzde 2,0 olması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Türkiye ekonomisi 2030'da 17. sırada olacak</strong></h3>

<p>IMF'nin 2030 projeksiyonunda Türkiye ekonomisinin 1,934 trilyon dolarlık nominal GSYH ile 17. sırada bulunacağı öngörülüyor. Türkiye'nin küresel ekonomiden alacağı payın ise yüzde 1,3 seviyesinde olması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye'nin önünde Endonezya, Güney Kore, İspanya, Avustralya, Meksika ve Rusya bulunuyor. Endonezya'nın 2,082 trilyon dolarlık GSYH ile 16. sırada, Güney Kore'nin ise 2,267 trilyon dolarla 15. sırada yer alması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye'nin ardından ise Hollanda, Suudi Arabistan ve Polonya geliyor. Hollanda'nın 1,655 trilyon dolar, Suudi Arabistan'ın 1,650 trilyon dolar ve Polonya'nın 1,388 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>IMF'nin 2030 tahmininde ilk 20 ekonomi</strong></h3>

<p>IMF'nin projeksiyonuna göre 2030 yılında dünyanın en büyük 20 ekonomisi ve tahmini nominal GSYH büyüklükleri şöyle sıralanıyor:</p>

<p>ABD: 37,678 trilyon dolar – yüzde 25,1<br />
Çin: 26,047 trilyon dolar – yüzde 17,3<br />
Almanya: 6,178 trilyon dolar – yüzde 4,1<br />
Hindistan: 6,173 trilyon dolar – yüzde 4,1<br />
Birleşik Krallık: 5,148 trilyon dolar – yüzde 3,4<br />
Japonya: 5,002 trilyon dolar – yüzde 3,3<br />
Fransa: 4,004 trilyon dolar – yüzde 2,7<br />
Brezilya: 3,204 trilyon dolar – yüzde 2,1<br />
İtalya: 3,046 trilyon dolar – yüzde 2,0<br />
Kanada: 3,008 trilyon dolar – yüzde 2,0<br />
Rusya: 2,592 trilyon dolar – yüzde 1,7<br />
Meksika: 2,549 trilyon dolar – yüzde 1,7<br />
Avustralya: 2,484 trilyon dolar – yüzde 1,7<br />
İspanya: 2,472 trilyon dolar – yüzde 1,6<br />
Güney Kore: 2,267 trilyon dolar – yüzde 1,5<br />
Endonezya: 2,082 trilyon dolar – yüzde 1,4<br />
Türkiye: 1,934 trilyon dolar – yüzde 1,3<br />
Hollanda: 1,655 trilyon dolar – yüzde 1,1<br />
Suudi Arabistan: 1,650 trilyon dolar – yüzde 1,1<br />
Polonya: 1,388 trilyon dolar – yüzde 0,9</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2030da-ekonomik-guc-dengesi-degisiyor-turkiyenin-dunya-ekonomisindeki-yeri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-ekonomisi-1.png" type="image/jpeg" length="14704"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Bağımsız Maden-İş yöneticileri için tepki: "Açık bir gözdağı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-bagimsiz-maden-is-yoneticileri-icin-tepki-acik-bir-gozdagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-bagimsiz-maden-is-yoneticileri-icin-tepki-acik-bir-gozdagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti lideri Özgür Özel, Bağımsız Maden-İş Sendikası yöneticileri Gökay Çakır ve Başaran Aksu'nun tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Özel, tutuklamaları tüm emekçilere yönelik "açık bir gözdağı" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti</strong> Genel Başkanı<strong> Özgür Özel</strong>,<strong> Bağımsız Maden-İş</strong> Genel Başkanı <strong>Gökay Çakır </strong>ve Örgütlenme Uzmanı <strong>Başaran Aksu'</strong>nun tutuklanmasının ardından X hesabı üzerinden açıklama yaptı. </p>

<p>Tutuklama kararlarına tepki gösteren Özel, "Kimse emeği sahipsiz, emekçiyi yalnız sanmasın" dedi.</p>

<p></p>

<h2><strong>"Gökay Çakır ve Başaran Aksu derhal serbest bırakılmalı"</strong></h2>

<p>Özel'in paylaşımında şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması, hakkını arayan bütün emekçilere verilmek istenen açık bir gözdağıdır. İşçinin hakkını vermeyip, hakkını isteyen emekçiyi susturmaya kalkmak; Ak Parti’nin kara düzeninin geldiği noktadır.</p>

<p>Kimse emeği sahipsiz, emekçiyi yalnız sanmasın. Madencilerin alın terinin karşılığı kuruşu kuruşuna ödenene, mücadele arkadaşları özgürlüğüne kavuşana kadar bu meselenin takipçisi olacağız. Gökay Çakır ve Başaran Aksu masum emekçilerdir, ikisi de derhal serbest bırakılmalıdır."</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması, hakkını arayan bütün emekçilere verilmek istenen açık bir gözdağıdır.<br />
<br />
İşçinin hakkını vermeyip, hakkını isteyen emekçiyi susturmaya kalkmak; Ak Parti’nin kara düzeninin geldiği… <a href="https://t.co/a7Y64YIqDE" rel="nofollow">pic.twitter.com/a7Y64YIqDE</a></p>
— Özgür Özel (@eczozgurozel) <a href="https://x.com/eczozgurozel/status/2092925472078213133?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-bagimsiz-maden-is-yoneticileri-icin-tepki-acik-bir-gozdagi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ozgur-ozel-182.png" type="image/jpeg" length="72219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Ukrayna’da çok sayıda tesis hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-cok-sayida-tesis-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-cok-sayida-tesis-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’da askeri sanayi ve metalurji tesisleri ile petrol rafinerisi, lojistik merkezleri ve limanlardaki askeri unsurların hedef alındığını açıkladı. Saldırılarda Kiev ve çevresindeki bazı tesislerin yanı sıra Odessa bölgesindeki enerji altyapısının da vurulduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Rus ordusunun <strong>Ukrayna</strong>’da gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, saldırılarda askeri sanayi tesisleri, metalurji ve petrol tesisleri ile lojistik merkezleri ve liman altyapısının hedef alındığını duyurdu.</p>

<h2><strong>Kiev ve çevresindeki lojistik merkezler vuruldu</strong></h2>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna’daki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Başkent Kiev ve Kiev bölgesinde <strong>insansız hava aracı (İHA)</strong> üretim atölyesinin hedef alındığı bildirildi. Aynı bölgede bulunan 2 lojistik merkezin de saldırılarda vurulduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Metalurji tesisleri ve petrol rafinerisi hedef alındı</strong></h3>

<p>Açıklamada, Zaporijya ve Kriviy Rig kentlerinde askeri malzeme üretiminde kullanıldığı belirtilen metalurji tesislerinin hedef alındığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kremençug kentindeki petrol rafinerisinin de saldırı düzenlenen tesisler arasında bulunduğu ifade edildi. Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu saldırıların Ukrayna’nın askeri üretim ve lojistik kapasitesiyle bağlantılı tesislere yönelik gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Odessa ve çevresindeki limanlara saldırı</strong></h3>

<p>Bakanlığın açıklamasında <strong>Odessa</strong>, <strong>Yujnıy</strong> ve <strong>Reni</strong> <strong>limanları</strong>nda bulunan askeri depoların da hedef alındığı belirtildi.</p>

<p>Askeri yüklerin sevkiyatında kullanılan altyapı unsurlarının saldırıya uğradığı ifade edilirken, liman faaliyetleriyle bağlantılı bazı noktaların da hedefler arasında yer aldığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Odessa bölgesinde enerji unsurları da vuruldu</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, Odessa bölgesinde İHA ve güherçile üretimi yapılan atölyelerin de saldırılarda hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Ayrıca limanların faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan enerji altyapısının bazı unsurlarının vurulduğu bildirildi. Bakanlık, saldırılarda hedef alınan tesis ve altyapılara ilişkin açıklamasında operasyonların Ukrayna’daki <strong>askeri üretim</strong>, <strong>lojistik</strong> ve <strong>sevkiyat</strong> <strong>kapasitesi</strong>ne yönelik olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-cok-sayida-tesis-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rusya-ukraynada-askeri-sanayi-metalurji-petrol-ve-lojistik-tesisleri-ile-limanlari-vurduk.png" type="image/jpeg" length="10053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli maaş ve memur zammında yeni hesap ne? Ocak 2027 maaş zammı kesinleşti mi? İşte yüzde 8,5-10,5 senaryosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-ve-memur-zamminda-yeni-hesap-ne-ocak-2027</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-ve-memur-zamminda-yeni-hesap-ne-ocak-2027" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ocak 2027'de emekli maaş ve memur maaş zammı için hesaplamalar sürerken SGK Başuzmanı İsa Karakaş, mevcut enflasyon verileri ve beklentiler üzerinden yeni bir tahmin paylaştı. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 8,5 ile yüzde 10,5 arasında, memur ve memur emeklileri için ise yüzde 6,5 ile yüzde 8 arasında artış öngörülüyor. Peki emekli maaş zammı nasıl hesaplanacak, kesin oran ne zaman belli olacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ocak 2027'de emekli ve memurların gelirlerine yansıyacak artış için hesaplama süreci devam ediyor. Temmuz ayında başlayan ikinci 6 aylık enflasyon döneminin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle bugün itibarıyla kesin bir <strong>emekli maaş</strong> veya <strong>memur maaş</strong> zam oranından söz etmek mümkün değil. Ancak açıklanan enflasyon verileri ve yıl sonu beklentileri, önümüzdeki ocak ayında ortaya çıkabilecek tabloya ilişkin tahminlerin yapılmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın değerlendirmesine göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri için Ocak 2027'de yüzde 8,5 ile yüzde 10,5 arasında bir artış ihtimali bulunuyor. Memur ve memur emeklileri açısından ise yüzde 6,5 ile yüzde 8 arasında değişen bir zam senaryosu öne çıkıyor. Söz konusu oranların kesinleşmiş zamlar değil, mevcut veriler üzerinden yapılan tahminler olduğu özellikle belirtiliyor. </p>

<h2><strong>Ocak 2027 maaş zammında hangi veriler belirleyici olacak?</strong></h2>

<p>Yeni yılın ilk maaş artışının temel belirleyicilerinden biri, 2026'nın temmuz-aralık dönemindeki enflasyon olacak. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı son verilere göre Temmuz 2026'da tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 1,78 arttı. Böylece yıllık TÜFE yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. Ancak emekli ve memur maaşları açısından Ocak 2027 hesabının tamamlanması için yılın ikinci yarısındaki diğer aylara ilişkin verilerin de açıklanması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle ağustos, eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında açıklanacak enflasyon rakamları, ocak ayında uygulanacak artışın nihai seviyesini belirleyecek. Her yeni veri, mevcut tahminlerin yukarı veya aşağı yönlü değişmesine neden olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Merkez Bankası'nın enflasyon tahmini değişti</strong></h3>

<p>Maaş zamlarına yönelik beklentilerin şekillenmesinde Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon öngörüsü de etkili oluyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ağustos 2026'da yayımlanan Enflasyon Raporu kapsamında 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükseltti. Banka daha önce yüzde 26 olarak açıkladığı tahminini 2 puan yukarı çekti. </p>

<p>Bu tahmin, doğrudan Ocak 2027 maaş zammı anlamına gelmiyor. Çünkü SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak artışında dikkate alınacak temel veri, yılın ikinci yarısındaki gerçekleşmiş enflasyon olacak. Bununla birlikte yıl sonu enflasyon beklentileri, uzmanların olası zam oranlarını hesaplamasında önemli bir referans oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Parayı En Çok Neye Harcıyoruz? İşte Türkiye’nin Harcama Haritası!-(copy)-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 8,5-10,5 senaryosu</strong></h3>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 dönemindeki artışına ilişkin en çok konuşulan tahminlerden biri İsa Karakaş tarafından paylaşıldı. Karakaş, mevcut veriler ve kendi yıl sonu enflasyon beklentisi doğrultusunda emeklilerin yüzde 8,5 ile yüzde 10,5 civarında bir artışla karşılaşabileceğini belirtti.</p>

<p>Bu aralıkta alt senaryo yüzde 8,5 seviyesinde bulunurken, daha yüksek enflasyon gerçekleşmesi halinde artışın yüzde 10-10,5 bandına yaklaşabileceği değerlendiriliyor. Buradaki kritik nokta, bu oranların bugün itibarıyla kesinleşmemiş olması.</p>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklileri için hesaplama yapılırken Temmuz-Aralık 2026 döneminde gerçekleşecek toplam enflasyon dikkate alınacak. Dolayısıyla yalnızca tek bir aylık veriye bakılarak ocak ayında alınacak <strong>emekli maaş</strong> tutarını kesin biçimde hesaplamak mümkün değil.</p>

<h3><strong>Memur ve memur emeklilerinde hesaplama nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Memur ve memur emeklilerinin Ocak 2027'de alacağı artışın mekanizması SSK ve Bağ-Kur emeklilerinden farklı. Bu grupta toplu sözleşme kapsamında belirlenen artışın yanı sıra oluşması halinde enflasyon farkı da hesaplamaya dahil ediliyor.</p>

<p>İsa Karakaş'ın değerlendirmesinde memur ve memur emeklileri için Ocak 2027'de yüzde 6,5 civarından başlayıp yüzde 8'e yaklaşabilecek bir artış senaryosu öne çıkıyor.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>memur maaş</strong> hesabında yalnızca yıl sonu enflasyonuna bakılması yeterli değil. Toplu sözleşme hükümleri ile gerçekleşen enflasyon arasındaki farkın nasıl oluşacağı da nihai artışta belirleyici olacak.</p>

<p>Bu nedenle memurların bugün ellerindeki mevcut maaşı doğrudan yüzde 8 ile çarparak Ocak 2027'de alacakları tutarı kesinleştirmeleri doğru olmaz. Kesin hesap için ilgili dönemin tüm verilerinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Temmuz enflasyonu hesaplamaya nasıl yansıyor?</strong></h3>

<p>Temmuz ayı, Ocak 2027 zammının hesaplandığı ikinci 6 aylık dönemin ilk ayı olması nedeniyle önemli bir başlangıç verisi oluşturuyor. TÜİK verilerine göre Temmuz 2026'da aylık enflasyon yüzde 1,78 olarak kaydedildi.</p>

<p>Ancak bu rakam tek başına Ocak 2027 zammını göstermiyor. Ağustos'tan aralık ayına kadar açıklanacak beş aylık verinin de tabloya eklenmesi gerekiyor. Böylece altı aylık dönem tamamlandığında SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından uygulanacak artış oranı netleşecek.</p>

<p>Memurlar açısından ise aynı dönemde oluşan enflasyonun toplu sözleşme artışıyla birlikte değerlendirilmesi gerekecek.</p>

<p><img alt="banka banka para çekme tutarları- kurban bayramı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/bankalardan-yeni-karar-atm-lerde-para-krizi.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Maaş hesaplamalarında kesin oran ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>Ocak 2027'de uygulanacak zam oranlarının kesinleşmesi için 2026'nın ikinci yarısındaki enflasyon verilerinin tamamlanması gerekiyor. Bu nedenle ağustos ayında açıklanan veya henüz açıklanmamış gelecek dönem verileri üzerinden yapılan hesaplamalar yalnızca tahmin niteliğinde.</p>

<p>Yılın son ayına ilişkin enflasyon verisinin açıklanmasıyla birlikte Temmuz-Aralık döneminin toplam değişimi ortaya çıkacak. Ardından emekliler ve memurlar açısından uygulanacak artışlar daha net biçimde hesaplanabilecek.</p>

<p>Bu süreçte <strong>net maaş hesaplama</strong> yapmak isteyenlerin de mevcut ücretlerine tahmini zam oranlarını uygularken bunun bir senaryo olduğunu dikkate alması gerekiyor. Aynı şekilde <strong>maaş bordrosu</strong>, mevcut ücret ve diğer ödeme kalemleri üzerinden değerlendirilirken Ocak 2027'deki kesin oranların henüz belli olmadığı unutulmamalı.</p>

<h3><strong>Brüt maaş ile emekli maaşı hesabı aynı değil</strong></h3>

<p>Çalışanların ücretleriyle emekli aylıklarının hesaplanma yöntemi birbirinden farklı olduğu için <strong>brüt maaş hesaplama </strong>üzerinden yapılacak bir işlem, emekli aylığının Ocak 2027'de ne kadar olacağını doğrudan göstermez.</p>

<p>Brüt ücret, çalışanların bordrosundaki temel hesaplama kalemlerinden biri olurken emekli aylıklarında farklı mevzuat ve hesaplama unsurları devreye giriyor. Bu nedenle çalışanların <strong>net maaş hesaplama</strong> işlemi ile emeklilerin zam sonrası aylık hesabı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.</p>

<p>Benzer şekilde kamu çalışanlarının gelirinde de toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon farkı gibi unsurlar dikkate alınacağından, <strong>memur maaş</strong> hesabının yalnızca genel bir enflasyon oranıyla yapılması doğru sonuç vermeyebilir.</p>

<h3><strong>Kesin zam oranı için hangi veriler beklenecek?</strong></h3>

<p>Ocak 2027 maaş artışlarında bundan sonraki süreçte özellikle aylık TÜFE açıklamaları izlenecek. Temmuz verisinin ardından yılın kalan beş ayına ilişkin rakamlar ortaya çıktıkça tahmin aralıkları da daralacak.</p>

<p>Şu aşamada öne çıkan uzman senaryosu şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>SSK ve Bağ-Kur emeklileri:</strong> Yüzde 8,5 ile yüzde 10,5 arasında tahmin</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Memur ve memur emeklileri:</strong> Yüzde 6,5 ile yüzde 8 arasında tahmin</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026 yıl sonu enflasyon beklentisi:</strong> Merkez Bankası'nın son tahmini yüzde 28</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İsa Karakaş'ın yıl sonu enflasyon öngörüsü:</strong> Yüzde 29,5 civarı</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu oranlar kesinleşmiş maaş artışları değil, mevcut ekonomik veriler ve beklentiler üzerinden oluşturulan senaryolar. Gerçekleşecek enflasyonun tahminlerden farklı olması halinde Ocak 2027'deki artış oranları da değişebilir.</p>

<h3><strong>Emekli ve memurlar için gözler yılın kalan verilerinde</strong></h3>

<p>Ocak 2027 yaklaşırken <strong>emekli maaş</strong> ve <strong>memur maaş</strong> hesaplamalarındaki en önemli gelişmeler, yılın ikinci yarısında açıklanacak enflasyon verileri olacak. Temmuz ayı rakamının ardından henüz beş aylık veri bulunmadığı için bugün itibarıyla herhangi bir kesim için kesin zam oranı açıklanmış değil.</p>

<p>Nihai rakamlar ise 2026'nın ikinci yarısına ilişkin enflasyon verileri tamamlandıktan sonra belli olacak. Bu nedenle bugün yapılan <strong>maaş hesaplama</strong> işlemleri, kesin sonuçtan ziyade olası zam senaryolarını ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-ve-memur-zamminda-yeni-hesap-ne-ocak-2027</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-4.webp" type="image/jpeg" length="75886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO’dan üniversite işbirliği: Bilimsel bilgi iş dünyasıyla buluşturulacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/atodan-universite-isbirligi-bilimsel-bilgi-is-dunyasiyla-bulusturulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/atodan-universite-isbirligi-bilimsel-bilgi-is-dunyasiyla-bulusturulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Lokman Hekim Üniversitesi ile imzalanan protokolle akademik bilgi ile iş dünyasının deneyim ve üretim kapasitesini bir araya getirmeyi, ortak projeler ve yeni çalışmalar geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Ticaret Odası (<strong>ATO</strong>) ile <strong>Lokman Hekim Üniversitesi</strong> arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokolle üniversitede üretilen bilimsel bilgi ve akademik birikimin iş dünyasının deneyimi ve üretim gücüyle buluşturulması amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>ATO ve üniversite arasında protokol imzalandı</strong></h2>

<p>ATO'dan yapılan açıklamaya göre, iki kurum arasındaki işbirliğinin kapsamını belirleyen <strong>protokol</strong>, ATO Başkanlık makamında düzenlenen törenle imzalandı.</p>

<p>Törende protokole ATO Başkanı Gürsel Baran ile Lokman Hekim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Altuğ imza attı. Anlaşmayla üniversite ve iş dünyası arasındaki mevcut bağlantıların geliştirilmesi ve ortak çalışmaların artırılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Bilimsel bilgi iş dünyasıyla buluşturulacak</strong></h3>

<p>ATO Başkanı Baran, protokolün iki kurum arasında daha geniş kapsamlı bir işbirliğinin temelini oluşturacağını ifade etti.</p>

<p>Üniversitelerle yapılan çalışmaların Ankara'nın geleceğine yönelik önemli bir yatırım olduğunu belirten Baran, Lokman Hekim Üniversitesinde ortaya çıkan bilimsel bilgi ve akademik birikimin iş dünyasının deneyimi, üretim kapasitesi ve sahadaki ihtiyaçlarıyla bir araya getirilmesinin amaçlandığını söyledi.</p>

<p>Baran, bu işbirliğinden somut projeler, yeni fikirler ve katma değer sağlayacak çalışmalar ortaya çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Üniversite ve reel sektör işbirliği geliştirilecek</strong></h3>

<p>Baran, üniversitelerin laboratuvarlarında ve araştırma çalışmalarında üretilen bilginin reel sektörde karşılık bulmasının önemine dikkati çekti.</p>

<p>Bilimsel çalışmaların girişimlere dönüşmesi, yeni ürünlerin geliştirilmesi ve teknolojik yeniliklerin önünün açılması amacıyla üniversite ile iş dünyası arasındaki bağlantıların güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>ATO Başkanı Baran, üniversiteler ile iş dünyası arasındaki i<strong>şbirliği</strong>nin ekonomik ve <strong>teknolojik kalkınma</strong>nın önemli unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ankara'nın bilim ve teknoloji potansiyeline vurgu yapıldı</strong></h3>

<p>Ankara'nın üniversiteleri, araştırma merkezleri, sağlık kuruluşları, teknoparkları, sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla bilim, sağlık ve teknoloji alanlarında önemli bir kapasiteye sahip olduğunu belirten Baran, kentteki kurumlar arasındaki işbirliğinin bu potansiyelin değerlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Baran, Lokman Hekim Üniversitesinin de <strong>Ankara</strong> açısından önemli bir marka haline geldiğini belirterek, üniversite ile iş dünyası arasındaki ortak çalışmaların geliştirilmesinin önemine işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/atodan-universite-isbirligi-bilimsel-bilgi-is-dunyasiyla-bulusturulacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ankara-ticaret-odasi-baskani-gursel-baran.png" type="image/jpeg" length="55566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB duyurdu: Ankapark ücretsiz olarak halkın kullanımına açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abb-duyurdu-ankapark-ucretsiz-olarak-halkin-kullanimina-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abb-duyurdu-ankapark-ucretsiz-olarak-halkin-kullanimina-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABB, Ankapark’ın geleceğine ilişkin düzenlenen ankete 80 bini aşkın kişinin katıldığını ve katılımcıların yüzde 90’ından fazlasının alanın yeşil alan ve rekreasyon alanı olarak değerlendirilmesini istediğini açıkladı. ABB'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada "Ankaralıların iradesi doğrultusunda Ankapark, ücretsiz olarak halkımızın kullanımına açılmıştır" ifadeleri kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), yapımı ve işletilmesi uzun süre tartışma konusu olan Ankapark'ın son durumuna ilişkin açıklama yaptı. ABB, Ankaralıların katılımıyla gerçekleştirilen ankette vatandaşların yüzde 90'ından fazlasının alanın yeşil ve rekreasyon alanı olarak değerlendirilmesini istediğini belirterek, <strong>Ankapark'ın ücretsiz olarak halkın kullanımına açıldığını</strong> duyurdu.</p>

<p>ABB'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Ankapark'ın geleceğine ilişkin kararın Ankaralıların görüşleri doğrultusunda alındığı belirtildi.</p>

<h2><strong>80 binden fazla Ankaralı ankete katıldı</strong></h2>

<p>Belediyeden yapılan açıklamada, “Ankapark ne olmalı?” sorusuyla gerçekleştirilen ankete <strong>80 bini aşkın vatandaşın</strong>katıldığı bildirildi.</p>

<p>Ankete katılanların yüzde 90'ından fazlasının Ankapark'ın <strong>yeşil alan ve rekreasyon alanı</strong> olarak değerlendirilmesi yönünde görüş bildirdiği aktarıldı.</p>

<p>ABB, bu sonuç doğrultusunda Ankapark'ın <strong>ücretsiz olarak halkın kullanımına açıldığını</strong> açıkladı.</p>

<h3><strong>ABB: 801 milyon dolarlık kaynak heba edildi</strong></h3>

<p>Açıklamada, Ankapark'ın yapım sürecinden bugüne kadar geçen dönemde alınan kararlar ve harcanan kamu kaynaklarına da değinildi.</p>

<p>ABB, Ankapark için <strong>801 milyon dolarlık kamu kaynağının harcandığını</strong> ve bu kaynağın nasıl kullanıldığına ilişkin belgelerin kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti.</p>

<p>Belediyeden yapılan açıklamada, “Ankapark’ın yapımına başlanmasından bugüne kadar geçen süreçte; hangi kararların alındığı, ne kadar kamu kaynağı harcandığı ve Ankara halkının 801 milyon dolarlık kaynağının nasıl heba edildiği, tüm belgeleriyle kamuoyunun bilgisine sunulmuştur” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ankapark'a ilişkin belgeler internet sitesinde </strong></h3>

<p>ABB, Ankapark sürecine ilişkin bilgi ve belgelerin <strong>ankaparkgercekleri.com</strong> internet sitesinde yayımlandığını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, vatandaşların internet sitesi üzerinden Ankapark'ın geçmişine ilişkin süreci inceleyebileceği ve “Soru Sor” bölümü aracılığıyla merak ettikleri konuları belediyeye iletebileceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Yavaş'tan suç duyurusu açıklaması </strong></h3>

<p>ABB açıklamasında, Ankapark'ın yapımı ve oluştuğu belirtilen kamu zararına ilişkin daha önce hukuki süreç başlatıldığı da hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamaya göre Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sürecin başında kendisi de dahil olmak üzere sorumluluğu bulunan kişiler hakkında <strong>hukuki sorumluluklarının tespit edilmesi amacıyla suç duyurusunda bulundu.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Ankapark'a ilişkin açıklamanın tamamı şöyle: </strong></p>

<blockquote>
<p>"Ankapark’ın geleceğine ilişkin kararı Ankaralılarla birlikte aldık. 'Ankapark ne olmalı" sorusu üzerine gerçekleştirdiğimiz ankete 80 bini aşkın vatandaşımız katıldı; katılımcıların yüzde 90’ından fazlası Ankapark’ın yeşil alan ve rekreasyon alanı olarak değerlendirilmesi yönünde görüş bildirdi. Ankaralıların iradesi doğrultusunda Ankapark, ücretsiz olarak halkımızın kullanımına açılmıştır. Ankapark’ın yapımına başlanmasından bugüne kadar geçen süreçte; hangi kararların alındığı, ne kadar kamu kaynağı harcandığı ve Ankara halkının 801 milyon dolarlık kaynağının nasıl heba edildiği, tüm belgeleriyle kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.</p>

<p>Şeffaflık anlayışımız gereği Ankapark’a ilişkin tüm bilgi ve belgeler <a href="http://ankaparkgercekleri.com/" rel="nofollow">http://ankaparkgercekleri.com</a> internet sitesinde yayımlanmaktadır. Dileyen herkes site üzerinden bütün süreci inceleyebilir; ayrıca 'Soru Sor' bölümünden Ankapark’a ilişkin merak ettiği konuları doğrudan iletebilir. Kamuoyunun bilmesini isteriz ki; sürecin en başında, Ankapark’ın yapımı ve oluşan kamu zararına ilişkin olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş, kendisi de dahil olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin araştırılması ve varsa hukuki sorumluluklarının tespit edilmesi amacıyla suç duyurusunda bulunmuş; söz konusu başvuru takipsizlikle sonuçlanmıştır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abb-duyurdu-ankapark-ucretsiz-olarak-halkin-kullanimina-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/d6221bb5-d006-4c86-878d-6eccf7dfeebb-w.webp" type="image/jpeg" length="33587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Ağustos İstanbul elektrik kesintisi var mı? Bugün İstanbul elektrik kesintisi hangi ilçelerde, ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/27-agustos-istanbul-elektrik-kesintisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/27-agustos-istanbul-elektrik-kesintisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul elektrik kesintisi 27 Ağustos 2026 Perşembe günü BEDAŞ'ın planlı bakım, yatırım ve bağlantı çalışmaları nedeniyle bazı ilçelerde uygulanacak mı? Arnavutköy, Avcılar, Başakşehir, Beşiktaş, Esenyurt, Fatih, Güngören, Silivri ve Sultangazi başta olmak üzere farklı bölgelerde kesintiler için saat aralıkları belirlendi. Peki elektrikler ne zaman gelecek, hangi mahallelerde kesinti yaşanacak ve çalışmalar saat kaça kadar sürecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da 27 Ağustos 2026 Perşembe günü bazı ilçelerde planlı elektrik kesintileri uygulanıyor. Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ'nin (BEDAŞ) çalışma programında yer alan kesintiler; bakım, önleyici bakım, yatırım, dönüşüm, SCADA/OSOS ve abone-şube bağlantısı çalışmaları nedeniyle gerçekleştiriliyor. Kesintilerin başlangıç ve bitiş saatleri bölgeye göre değişirken, bazı noktalarda elektriklerin sabah saatlerinde, bazı bölgelerde ise akşam saatlerine doğru yeniden verilmesi planlanıyor. BEDAŞ'ın resmi kesinti sorgulama sistemi İstanbul Avrupa Yakası'ndaki planlı kesintileri ilçe ve bölge bazında yayımlıyor.</p>

<p>27 Ağustos programında Arnavutköy'den Silivri'ye, Avcılar'dan Sultangazi'ye kadar çok sayıda ilçede farklı çalışmalar bulunuyor. Bazı kesintiler birkaç saatle sınırlı kalırken, özellikle kapsamlı trafo merkezi ve önleyici bakım çalışmalarında kesinti süresi daha uzun olabiliyor. Güncel listelerde kesintilerin önemli bölümünün 09.00-17.00 saatleri arasında planlandığı görülüyor.</p>

<h2><strong>İstanbul'da elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h2>

<p>27 Ağustos'taki kesintilerin bitiş saati mahalle ve çalışma türüne göre farklılık gösteriyor. Bu nedenle İstanbul genelinde elektriklerin tek bir saatte gelmesi söz konusu değil.</p>

<p>Örneğin Arnavutköy'de bazı bölgelerde çalışma gece yarısı başlayıp sabah 06.00'da tamamlanırken, Bolluca Mahallesi'ndeki yatırım ve dönüşüm çalışması 09.00-17.00 saatleri arasında uygulanıyor. Avcılar'da Tahtakale'deki önleyici bakım çalışmasının 13.00'te, Gümüşpala ve Cihangir'deki çalışmaların ise 17.00'de tamamlanması planlanıyor. </p>

<p>Başakşehir ve Esenyurt'taki bazı bölgelerde çalışmaların 18.00'e kadar sürmesi öngörülüyor. Sultangazi'nin Cebeci Mahallesi'nde ise önleyici bakım çalışması nedeniyle kesinti 09.00-18.00 arasında planlandı.</p>

<h3><strong>Arnavutköy elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Arnavutköy'de 27 Ağustos için iki farklı çalışma dikkat çekiyor. <strong>Baklalı, Boyalık, Durusu, Karaburun, Tayakadın, Terkos ve Yeniköy</strong> mahallelerinde önleyici bakım çalışması nedeniyle 00.00-06.00 saatleri arasında elektrik kesintisi planlandı.</p>

<p>Bolluca Mahallesi'nde ise yatırım ve dönüşüm çalışması nedeniyle 09.00-17.00 saatleri arasında enerji kesintisi uygulanacak. Böylece ilçedeki çalışmalar gece ve gündüz farklı zaman aralıklarına yayılıyor.</p>

<h3><strong>Avcılar'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Avcılar'da 27 Ağustos programında <strong>Tahtakale, Gümüşpala ve Cihangir</strong> mahalleleri bulunuyor.</p>

<p>Tahtakale Mahallesi'nde önleyici bakım çalışması 09.00-13.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Gümüşpala'da kapsamlı trafo merkezi bakımı, Cihangir'de ise önleyici bakım çalışması nedeniyle elektrikler 09.00-17.00 arasında kesilecek. </p>

<p>Bu nedenle Avcılar'da yaşayanların kesinti saatlerini mahalle bazında kontrol etmesi gerekiyor. Aynı ilçe içerisinde farklı mahallelerde çalışmaların bitiş saatleri değişebiliyor.</p>

<h3><strong>Başakşehir'de elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Başakşehir'de 27 Ağustos tarihli programda <strong>Kayabaşı Mahallesi</strong> öne çıkıyor. Mahallede kapsamlı trafo merkezi bakımı nedeniyle 09.00-18.00 saatleri arasında elektrik kesintisi planlandı.</p>

<p>Başakşehir'de özellikle Kayabaşı bölgesinde yaşayanların gün içerisinde elektrikli cihaz ve iş planlarını kesinti saatlerine göre düzenlemesi gerekebilir.</p>

<h3><strong>Beşiktaş elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Beşiktaş'ta 27 Ağustos Perşembe günü <strong>Gayrettepe, Esentepe, Fulya ve Ulus</strong> mahallelerinde planlı çalışmalar bulunuyor.</p>

<p>Gayrettepe, Esentepe ve Fulya'da kapsamlı trafo merkezi bakımı nedeniyle 09.00-17.00 arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Ulus Mahallesi'nde ise yatırım ve SCADA/OSOS çalışması aynı saat aralığında gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Esenyurt'ta elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Esenyurt'ta 27 Ağustos programında <strong>İncirtepe, Akevler, Talatpaşa ve Yeşilkent</strong> mahalleleri yer alıyor. Bu bölgelerde abone ve şube bağlantısı çalışmaları nedeniyle 09.00-17.00 saatleri arasında elektrik kesintisi planlandı.</p>

<p>Ayrıca <strong>Bahçeşehir 1. Kısım ve Bahçeşehir 2. Kısım</strong> mahallelerinde kapsamlı trafo merkezi bakımı nedeniyle 09.00-18.00 arasında kesinti öngörülüyor. Bahçeşehir 2. Kısım için ayrıca 09.00-12.30 saatleri arasında ayrı bir bakım çalışması kaydı bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle aynı mahallede farklı çalışma kayıtlarının bulunması, kesinti saatlerinin bölgesel olarak değişebileceği anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Eyüpsultan'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Eyüpsultan'da <strong>Akşemsettin, Mimar Sinan, Ayazağa ve Işıklar</strong> mahalleleri için planlı kesintiler bulunuyor.</p>

<p>Akşemsettin'de önleyici bakım çalışması 09.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek. Mimar Sinan ve Ayazağa'da kapsamlı trafo merkezi bakımı 09.00-17.00, Işıklar'da ise önleyici bakım çalışması yine 09.00-17.00 saatleri arasında uygulanacak.</p>

<h3><strong>Fatih'te elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Fatih'te <strong>Karagümrük</strong> Mahallesi'nde 09.00-17.00 saatleri arasında abone ve şube bağlantısı çalışması yapılacak.</p>

<p>Aynı bölgede İ Şerif ve Karagümrük mahallelerini kapsayan yatırım ve dönüşüm çalışması için de 10.00-18.00 saatleri arasında kesinti planlandı. Bu nedenle Fatih'teki bazı bölgelerde elektrik kesintisinin akşam saatlerine kadar devam etmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Güngören'de çok sayıda bölgede kesinti</strong></h3>

<p>27 Ağustos programında kesinti kaydı açısından öne çıkan ilçelerden biri Güngören. <strong>Abdurrahman Nafiz Gürman, Haznedar, Sanayi, Şirinevler, Mehmet Nesih Özmen, Bahçelievler, Merkez, Soğanlı ve Mareşal Çakmak </strong>mahallelerinde farklı çalışmalar bulunuyor.</p>

<p>Abdurrahman Nafiz Gürman ve Mehmet Nesih Özmen'de bazı bakım çalışmaları 09.00-17.00 arasında yapılacak. Haznedar, Sanayi ve Şirinevler'deki bazı bağlantı çalışmalarında da aynı saat aralığı öngörülüyor.</p>

<p>Merkez Mahallesi'nde iki farklı çalışma için 09.00-13.00 ve 11.00-15.00 saatleri belirlenirken, Soğanlı, Haznedar ve Mareşal Çakmak'ta 10.00-14.00 arasında kesinti planlandı. </p>

<h3><strong>Silivri'de elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Silivri'de de 27 Ağustos günü farklı bölgelerde planlı çalışmalar yapılacak. <strong>Yeni Mahallesi</strong> ile <strong>Bekirli, Fener ve Kurfallı </strong>bölgelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında kesintiler bulunuyor.</p>

<p>Ortaköy ve Ortaköy Merkez'de kapsamlı trafo merkezi bakımı yine 09.00-17.00 arasında gerçekleştirilecek. Selimpaşa Mahallesi'nde ise abone ve şube bağlantısı çalışması nedeniyle 10.00-17.00 arasında elektrik kesintisi uygulanacak. </p>

<h3><strong>Sultangazi'de elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Sultangazi'de 27 Ağustos'ta <strong>50. Yıl, Karadeniz, Esentepe ve Cebeci</strong> mahalleleri için farklı çalışma kayıtları bulunuyor.</p>

<p>50. Yıl Mahallesi'nde önleyici bakım nedeniyle 09.00-17.00 arasında kesinti planlandı. Karadeniz ve 50. Yıl'da bazı abone ve şube bağlantısı çalışmaları da 10.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. 50. Yıl ve Esentepe'de başka bir bağlantı çalışması da aynı saat aralığında yapılacak. </p>

<p>Cebeci Mahallesi'nde ise önleyici bakım çalışması 09.00-18.00 saatleri arasında sürecek. Bölgede kesintiden etkilenecek sokaklar arasında 2. Cebeci, 2537, 2557, 2558, 2559, 2560, 2561, 2562, 2564, 2565, 2567, 2586/1, 2586/2, Eski Edirne Asfaltı, P ve Çanakkale Şehitleri sokakları bulunuyor.</p>

<h3><strong>İstanbul elektrik kesintisi listesi nasıl kontrol edilir?</strong></h3>

<p><a href="https://www.bedas.com.tr/elektrik-kesintisi-sorgulama" rel="nofollow">BEDAŞ'ın resmi kesinti sorgulama ekranı</a> üzerinden İstanbul Avrupa Yakası'ndaki planlı elektrik kesintileri ilçe bazında kontrol edilebiliyor. Kesinti kayıtlarında çalışma türü, başlangıç-bitiş saati ve etkilenen bölgelere ilişkin bilgiler yer alıyor. </p>

<p>Elektrik kesintilerinde çalışma programının sahadaki koşullara göre değişebilmesi nedeniyle vatandaşların özellikle uzun süreli kesintilerde güncel duyuruları takip etmesi önem taşıyor. Planlı kesinti ile plansız arıza aynı durum olmadığı için, arıza kaynaklı kesintilerde elektriklerin dönüş saati planlı programdan farklı olabilir.</p>

<h3><strong>27 Ağustos'ta elektrik kesintisi yaşanacak ilçeler</strong></h3>

<p>27 Ağustos 2026 tarihli BEDAŞ kayıtlarında İstanbul Avrupa Yakası'nın çok sayıda ilçesinde planlı çalışma bulunuyor. Öne çıkan ilçeler ve bazı etkilenen bölgeler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Arnavutköy:</strong> Bolluca, Baklalı, Boyalık, Durusu, Karaburun, Tayakadın, Terkos, Yeniköy</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avcılar:</strong> Tahtakale, Gümüşpala, Cihangir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başakşehir:</strong> Kayabaşı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beşiktaş:</strong> Gayrettepe, Esentepe, Fulya, Ulus</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Esenyurt:</strong> İncirtepe, Akevler, Talatpaşa, Yeşilkent, Bahçeşehir 1. Kısım, Bahçeşehir 2. Kısım</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eyüpsultan:</strong> Akşemsettin, Mimar Sinan, Ayazağa, Işıklar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fatih:</strong> Karagümrük, İ Şerif</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güngören:</strong> Abdurrahman Nafiz Gürman, Haznedar, Sanayi, Şirinevler, Mehmet Nesih Özmen, Bahçelievler, Merkez, Soğanlı, Mareşal Çakmak</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Silivri:</strong> Yeni, Bekirli, Fener, Kurfallı, Ortaköy, Ortaköy Merkez, Selimpaşa</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultangazi:</strong> 50. Yıl, Karadeniz, Esentepe, Cebeci</p>
 </li>
</ul>

<p>Kesintilerin tamamı aynı saatlerde gerçekleşmediği için vatandaşların kendi mahalle ve sokaklarına ilişkin kaydı ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>27 Ağustos Perşembe günü uygulanacak kesintiler ağırlıklı olarak bakım, yatırım, dönüşüm, trafo merkezi ve abone bağlantı çalışmalarından kaynaklanıyor. Elektriklerin ne zaman geleceği ise çalışmanın bulunduğu bölgeye göre değişiyor. Bu nedenle <strong>İstanbul elektrik kesintisi</strong> için yalnızca ilçe adına bakmak yerine BEDAŞ'ın kesinti sorgulama ekranındaki mahalle ve saat bilgisinin esas alınması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/27-agustos-istanbul-elektrik-kesintisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/i-s-t-a-n-b-u-l.webp" type="image/jpeg" length="95037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tavşan Adası’na giriş yasaklandı mı? 2026 Tavşan Adası’na neden girilemiyor? Tavşan Adası nerede?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tavsan-adasina-giris-yasaklandi-mi-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tavsan-adasina-giris-yasaklandi-mi-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tavşan Adası’na giriş neden yasak? İstanbul’un Prens Adaları grubundaki küçük adalardan Balıkçı Adası, tarihi kalıntıları ve çevresindeki deniz ekosistemi nedeniyle koruma altında tutuluyor. 2021’de ada ve çevresindeki yaklaşık 7,76 kilometrekarelik alan “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilirken, bölgede mercan restorasyonu ve deniz canlılarının izlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Peki adaya neden izin verilmiyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un güneyindeki Prens Adaları’nın en küçük üyelerinden biri olan <strong>Tavşan Adası</strong>, sahip olduğu tarihi ve doğal değerler nedeniyle diğer adalardan farklı bir koruma statüsüne sahip. Haritalarda resmi adı Balıkçı Adası olarak geçen ada, yerleşime açık bir turizm merkezi olmadığı gibi koruma kararları nedeniyle izinsiz girişlere de kapalı tutuluyor. </p>

<p>Yaklaşık 90 metre boyutlarında, kayalık ve üzerinde sürekli yerleşim bulunmayan ada, İstanbul Adaları’nın en güneyinde ve İstanbul’a en uzak konumdaki adalarından biri. Adalar Belediyesi'nin verdiği bilgilere göre adanın “Tavşan Adası” olarak anılmasının nedeni ise bölgede tavşanların bulunması.</p>

<p>Ancak adanın dikkat çekici özelliği yalnızca ismini aldığı hayvanlar değil. Tavşan Adası'nın üzerinde Bizans dönemine uzanan tarihi manastır kalıntıları bulunurken, ada çevresindeki deniz alanı da mercanlar ve farklı deniz canlıları açısından önem taşıyor. Bu nedenle koruma, adanın kara bölümünün yanı sıra çevresindeki deniz ekosistemini de kapsıyor.</p>

<h2><strong>Tavşan Adası nerede bulunuyor?</strong></h2>

<p>Tavşan Adası, İstanbul'un Adalar ilçesine bağlı Prens Adaları grubunda yer alıyor. Adalar Belediyesi'nin verdiği bilgilere göre İstanbul limanına yaklaşık 13,5 deniz mili uzaklıkta bulunan ada, grubun en güneyindeki ve İstanbul'a en uzak adası konumunda. Kaşıkadası'ndan biraz daha büyük olan Tavşan Adası'nın üzerinde yaklaşık 40 metre yüksekliğinde bir tepe bulunuyor.</p>

<p>Adanın resmi adı Balıkçı Adası olsa da halk arasında uzun süredir Tavşan Adası olarak biliniyor. Bunun temel nedeni, adada tavşanların bulunması. Günümüzde de ada üzerinde tavşanların yaşadığı belirtiliyor. Bununla birlikte bölgede sürekli bir insan yerleşimi bulunmuyor.</p>

<p>Bu özellikleri nedeniyle Tavşan Adası, Büyükada, Heybeliada veya Burgazada gibi ziyaretçilerin yoğun şekilde kullandığı yerleşim alanlarından farklı bir konumda bulunuyor.</p>

<h3><strong>Tavşan Adası neden koruma altında?</strong></h3>

<p>Tavşan Adası'ndaki koruma kararının temelinde birden fazla unsur bulunuyor. Bunların başında adanın tarihi mirası ve çevresindeki deniz ekosistemi geliyor.</p>

<p>Ada, Bizans döneminden kalma manastır kalıntılarıyla tarihi açıdan önem taşıyor. Adalar Belediyesi de Tavşan Adası'nı tarihi bir manastırın bulunduğu ada olarak tanımlıyor.</p>

<p>Bunun yanında ada ve çevresindeki deniz alanı 2021 yılında yaklaşık <strong>7,76 kilometrekarelik bir bölgeyi kapsayacak şekilde “Kesin Korunacak Hassas Alan”</strong> statüsüne alındı. Bu kararın ardından bölgede yalnızca koruma statüsünün uygulanması değil, aynı zamanda deniz canlılarının izlenmesi ve ekosistemin desteklenmesine yönelik çalışmalar da sürdürüldü.</p>

<p>Dolayısıyla Tavşan Adası'ndaki giriş kısıtlamasını yalnızca adadaki tarihi kalıntılarla açıklamak yeterli değil. Koruma alanının deniz bölümünü de kapsaması, bölgedeki insan faaliyetlerinin sınırlandırılmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p><img alt="tavşan adası" class="detail-photo img-fluid" height="880" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-133630.png" width="1576" /></p>

<h3><strong>Adada Bizans döneminden kalan manastır bulunuyor</strong></h3>

<p>Tavşan Adası'nın tarihi geçmişi oldukça eskiye uzanıyor. Ada, tarihsel kaynaklarda Neandros adıyla da anılıyor ve Bizans döneminde bir manastıra ev sahipliği yaptığı biliniyor.</p>

<p>Adalar ve İstanbul hakkında bilgi veren kaynaklarda, Aziz İgnatios tarafından adada bir manastır kurulduğu ve günümüzde bu yapıdan geriye harabe niteliğinde kalıntıların kaldığı belirtiliyor.</p>

<p>Bu tarihi miras, adanın arkeolojik açıdan da önem taşımasına neden oluyor. Dolayısıyla adanın kontrolsüz ziyaretlere açılması, hem tarihi kalıntıların fiziksel olarak zarar görmesi hem de koruma çalışmalarının sekteye uğraması açısından risk oluşturabilir.</p>

<p>Tavşan Adası'nın bugün üzerinde yerleşim bulunmayan, küçük ve kayalık bir kara parçası olması da tarihi alanın doğal koşulları içinde korunmasını mümkün kılıyor.</p>

<h3><strong>Deniz alanı neden ayrıca korunuyor?</strong></h3>

<p>Tavşan Adası çevresindeki koruma kararının önemli bir bölümünü deniz ekosistemi oluşturuyor. Bölgedeki mercan toplulukları ve bunların oluşturduğu habitat, deniz canlıları açısından önemli bir yaşam alanı niteliği taşıyor.</p>

<p>Son yıllarda Tavşan Adası ve yakınındaki Sivriada çevresinde gorgon mercanlarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütüldü. Yapılan çalışmalarda <strong>700'ün üzerinde gorgon mercanı kolonisi</strong> üzerinde nakil ve restorasyon gerçekleştirildiği bildirildi. Sarı gorgonlar üzerinde yapılan uzun dönemli izlemelerde ise yaklaşık yüzde 80 oranında yaşama başarısı kaydedildi.</p>

<p>2026 yılının başında ise mor mercan popülasyonlarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir restorasyon programı başlatıldığı açıklandı. İlk izleme döneminde nakledilen kolonilerin canlılığını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<p>Bu çalışmalar, Tavşan Adası çevresindeki korumanın yalnızca karadaki tarihi eserlerin korunmasından ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Deniz tabanındaki canlı yaşamının devamlılığı da alan yönetiminin önemli unsurları arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Tavşan Adası'na giriş neden yasak?</strong></h3>

<p><strong>Tavşan Adası'na izinsiz giriş yapılamamasının temel nedeni, bölgenin koruma statüsü ve hassas ekolojik yapısı. </strong>Koruma alanında tarihi kalıntıların yanı sıra deniz canlıları ve mercan habitatları da bulunuyor.</p>

<p>Bölgede yürütülen çalışmaların bilimsel araştırma, restorasyon, izleme ve alan yönetimi çerçevesinde sürdürüldüğü bildiriliyor. Bu nedenle ada, klasik anlamda ziyaretçilerin günübirlik gidip denize girebildiği veya gezi yapabildiği bir turizm noktası olarak değerlendirilmiyor.</p>

<p>Giriş kısıtlaması sayesinde tarihi kalıntıların korunması, doğal yaşamın insan faaliyetlerinden mümkün olduğunca uzak tutulması ve bilimsel çalışmaların kontrollü şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bu durum, “Tavşan Adası'na neden gidilmiyor?” sorusunun da temel yanıtını oluşturuyor. Ada fiziksel olarak ulaşılabilir olsa da koruma statüsü nedeniyle herkesin serbestçe ziyaret edebileceği bir alan değil.</p>

<h3><strong>Tavşan Adası'nda mercan restorasyonu yapılıyor</strong></h3>

<p>Bölgedeki koruma çalışmalarının dikkat çeken başlıklarından biri mercan restorasyonu. Tavşan Adası ve Sivriada çevresindeki gorgon mercanlarının farklı dönemlerde nakledilerek uygun alanlarda yeniden yaşamaya devam etmesinin sağlanmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Deniz tabanındaki insan kaynaklı atıkların temizlenmesi de koruma faaliyetlerinin bir başka ayağını oluşturuyor. Çeşitli çalışmalar kapsamında hayalet ağların denizden çıkarıldığı ve deniz ekosisteminin üzerindeki baskının azaltılmaya çalışıldığı bildiriliyor.</p>

<p>Mercan restorasyonunun yalnızca tek bir canlı türünü korumaya yönelik olmadığı, mercanların oluşturduğu habitatla bağlantılı deniz ekosisteminin bütününün desteklenmesini hedeflediği de aktarılıyor.</p>

<p>Bu nedenle Tavşan Adası çevresindeki deniz alanı, İstanbul'un yakınında olmasına rağmen insan faaliyetlerinin sınırlandırıldığı önemli doğal alanlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="tavşan adası" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0105-22-4-20230816-2-59897511-91929506jpg.webp" width="750" /></p>

<h3><strong>Tavşan Adası'nda yerleşim var mı?</strong></h3>

<p>Tavşan Adası'nda günümüzde sürekli yaşayan bir nüfus bulunmuyor. Adalar Belediyesi adayı ağaçsız, çıplak ve kayalık bir kara parçası olarak tanımlıyor ve adanın meskun olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Adanın küçük olması ve doğal koşulları da yerleşim açısından elverişli bir yapı ortaya koymuyor. Bu nedenle Tavşan Adası'nın kullanım biçimi, Büyükada veya Heybeliada'daki günlük yaşamdan tamamen farklı.</p>

<p>Adayı özel kılan unsurlar daha çok tarihi geçmişi, doğal yapısı ve çevresindeki deniz yaşamı. Koruma kararları da bu özelliklerin geleceğe aktarılmasını hedefliyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'un en küçük adalarından biri koruma altında</strong></h3>

<p>Tavşan Adası, İstanbul'un yoğun nüfuslu merkezine yakın olmasına rağmen şehir hayatından oldukça farklı bir yapıya sahip. Resmi adı Balıkçı Adası olan bölge, yerleşimden uzak ve küçük bir kara parçası olarak varlığını sürdürüyor. </p>

<p>Adanın üzerindeki Bizans dönemine ait manastır kalıntıları tarihi değerini artırırken, çevresindeki deniz alanında gerçekleştirilen mercan restorasyonu ve izleme çalışmaları doğal önemini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2021 yılında yaklaşık 7,76 kilometrekarelik alanın “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsüne alınmasıyla birlikte koruma faaliyetleri daha kapsamlı bir çerçeveye taşındı. Günümüzde Tavşan Adası çevresinde bilimsel çalışmalar, restorasyon ve izleme faaliyetleri devam ediyor.</p>

<p>Tavşan Adası'na girişin yasak olmasının tek nedeni bulunmuyor. Tarihi kalıntıların korunması, mercan habitatlarının ve deniz canlılarının zarar görmemesi, hassas alan statüsünün gerektirdiği denetimin sürdürülmesi ve bilimsel çalışmaların kontrollü biçimde yürütülmesi, giriş kısıtlamasının arkasındaki temel unsurları oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tavsan-adasina-giris-yasaklandi-mi-2026</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1532005087.jpg" type="image/jpeg" length="51010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-2027 dizi sezonu ne zaman başlayacak? Taşacak Bu Deniz, Uzak Şehir, Yeraltı yeni sezon ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-dizi-sezonu-ne-zaman-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-dizi-sezonu-ne-zaman-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diziler ne zaman başlayacak 2026? Yaz döneminde sezon finaline giren yapımlar için yeni yayın dönemi yaklaşırken izleyiciler Uzak Şehir, Yeraltı, Taşacak Bu Deniz ve Sevdiğim Sensin dizilerinin yeni sezon tarihlerini araştırıyor. Peki hangi dizinin yayın tarihi kesinleşti, hangileri için henüz resmi açıklama yapılmadı? Taşacak Bu Deniz için açıklanan tarih ne? Uzak Şehir, Yeraltı ve Sevdiğim Sensin ne zaman ekrana dönecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Televizyon kanallarında yeni yayın döneminin başlamasına kısa süre kala sezon finali yapan dizilerin ekrana dönüş tarihleri de gündeme geldi. Yaz aylarında ekranlara ara veren birçok yapım için yeni sezon hazırlıkları sürerken, bazı dizilerin çekimleri başladı. İzleyiciler ise özellikle <strong>Uzak Şehir, Yeraltı, Taşacak Bu Deniz ve Sevdiğim Sensin </strong>yapımlarının yeni bölümlerinin ne zaman yayınlanacağını araştırıyor.</p>

<p>Yeni yayın döneminde dizilerin önemli bölümünün eylül ayı içerisinde izleyiciyle buluşması bekleniyor. Ancak her yapımın yayın takvimi aynı tarihe denk gelmiyor. Bazı diziler için yeni sezon tarihi açıklanırken, bazı yapımların dönüş günü konusunda henüz resmi duyuru yapılmış değil.</p>

<p>Mevcut bilgiler içerisinde tarihi netleşen yapımlardan biri <strong>Taşacak Bu Deniz</strong> oldu. Dizinin ikinci sezonunun ilk bölümü için yayın tarihi ve saat bilgisi paylaşılırken, diğer üç yapımın yeni sezon başlangıçlarıyla ilgili kesin tarih açıklaması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Diziler 2026'da ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p>Televizyonlarda yeni sezon hazırlıkları ağustos ayının son günlerinde hız kazanırken, dizilerin yeni bölümleri ağırlıklı olarak eylül ayından itibaren ekrana gelecek. Yaz döneminde sezon finali yapan yapımların bir bölümü çekimlere başladı, bir bölümü ise yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor.</p>

<p>Türkiye'de televizyon dizilerinin yeni yayın dönemine çoğunlukla eylül ayında başlaması nedeniyle, 2026-2027 sezonunda da benzer bir takvimin uygulanması bekleniyor. Bununla birlikte kesin yayın günü, dizinin bağlı olduğu kanalın programı ve yapımın çekim takvimine göre değişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni sezon için genel bir tarih aralığı vermek mümkün olsa da, her dizi açısından resmi kanal duyurusunun esas alınması gerekiyor. Şu aşamada bazı yapımlar için yalnızca eylül veya ekim ayına yönelik beklentiler bulunuyor.</p>

<p><img alt="Uzak Sehir2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/uzak-sehir2.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Uzak Şehir yeni sezon ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşan <strong>Uzak Şehir</strong> için yeni sezon hazırlıkları başladı. Başrollerinde Ozan Akbaba ve Sinem Ünsal'ın yer aldığı dizinin yeni sezon çekimlerinin başlaması, yapımın ekrana dönüş hazırlıklarının sürdüğünü gösteriyor.</p>

<p>Ancak dizinin yeni sezon ilk bölümünün hangi gün yayınlanacağı konusunda henüz resmi bir tarih açıklanmış değil. Bu nedenle Uzak Şehir'in dönüş günü için kesin bir tarih vermek şu aşamada mümkün görünmüyor.</p>

<p>Mevcut yayın dönemi planlamasına göre dizinin yeni sezonunun eylül ayı içerisinde başlaması bekleniyor. Özellikle eylül ayının ikinci haftası öne çıkan dönemlerden biri olsa da bu bilgi kesin yayın tarihi olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Kanal D'nin yeni sezon yayın akışını netleştirmesiyle birlikte dizinin ilk bölüm tarihi de kesinlik kazanacak. İzleyicilerin bu süreçte kanalın resmi duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="1102" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124757.png" width="1020" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz yeni sezon tarihi açıklandı mı?</strong></h3>

<p>Yeni sezon tarihi kesinleşen yapımlardan biri <strong>Taşacak Bu Deniz</strong> oldu. TRT 1 ekranlarında yayınlanan dizinin ikinci sezonu için başlangıç tarihi duyuruldu.</p>

<p>Buna göre <strong>Taşacak Bu Deniz 2. sezon ilk bölümü 18 Eylül 2026 Cuma günü saat 20.00'de</strong> ekrana gelecek.</p>

<p>Başrollerinde Deniz Baysal ve Ulaş Tuna Astepe'nin yer aldığı yapım böylece yeni sezon yayın takvimi açıklanan diziler arasında yer aldı. İzleyiciler, sezon finalinin ardından hikâyenin devamında yaşanacak gelişmeleri yeni bölümlerle takip edecek.</p>

<p>Dizinin yayın gününün cuma olması, yeni sezon döneminde de haftalık yayın düzeninin devam edeceğini gösteriyor. İlk bölüm için açıklanan tarih ve saat ise şu aşamada yapımın yeni sezonuna ilişkin en net bilgiler arasında bulunuyor.</p>

<p><img alt="Sevdiğim Sensin" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ekran-resmi-2026-03-13-101710.webp" width="1250" /></p>

<h3><strong>Sevdiğim Sensin yeni sezon ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p><strong>Sevdiğim Sensin</strong>, 15. bölümün ardından sezon finali yaparak ekranlara ara verdi. Dizinin ikinci sezon hazırlıkları izleyicilerin ilgisini çekerken, yeni sezonun ne zaman başlayacağı da araştırılıyor.</p>

<p>Ancak mevcut durumda dizinin ikinci sezon ilk bölümü için açıklanmış kesin bir yayın tarihi bulunmuyor. Bu nedenle sosyal medya paylaşımlarında veya çeşitli platformlarda yer alan tarihlerin resmi yayın takvimi olarak kabul edilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Dizinin yeni sezonunun eylül veya ekim aylarında başlaması bekleniyor. Fakat bu tarih aralığı bir beklentiyi ifade ediyor; kesin yayın günü ancak ilgili kanal veya yapım ekibi tarafından yapılacak açıklamayla netleşecek.</p>

<p>Sevdiğim Sensin'in yeni sezon yayın tarihi belli olduğunda ilk bölümün hangi gün ve saatte ekrana geleceği de yayın akışıyla birlikte kesinleşecek.</p>

<p><img alt="yeraltı dizi" class="detail-photo img-fluid" height="1034" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-07-101751.webp" width="1038" /></p>

<h3><strong>Yeraltı yeni sezon ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Yeni sezon tarihi merak edilen yapımlardan bir diğeri de <strong>Yeraltı</strong> dizisi. Dizinin ikinci sezonunun ne zaman başlayacağı konusunda henüz resmi bir yayın tarihi açıklanmış değil.</p>

<p>Yapımın yeni sezonunun 2026 yılının eylül veya ekim aylarında izleyiciyle buluşması bekleniyor. Ancak bu dönem için henüz kesin bir gün belirlenmediği için izleyicilerin resmi açıklamayı beklemesi gerekiyor.</p>

<p>Yeni sezon çekimleri ve yayın hazırlıklarıyla ilgili gelişmelerin önümüzdeki dönemde netleşmesi beklenirken, kanalın yayın akışını açıklamasıyla birlikte dizinin dönüş tarihi de belli olacak.</p>

<p>Dolayısıyla Yeraltı için şu aşamada paylaşılabilecek en doğru bilgi, ikinci sezonun hazırlıklarının gündemde olduğu ancak yayın başlangıç tarihinin henüz kesinleşmediği yönünde.</p>

<p><img alt="Tasacak Bu Deniz-1" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/tasacak-bu-deniz-1.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>Hangi dizinin yeni sezon tarihi kesinleşti?</strong></h3>

<p>2026-2027 televizyon sezonu öncesinde dizilerin dönüş tarihleri farklı aşamalarda bulunuyor. Mevcut bilgiler değerlendirildiğinde, adı geçen yapımlar arasında yayın günü ve saati kesin olarak açıklanan dizi <strong>Taşacak Bu Deniz</strong> oldu.</p>

<p>Diğer yapımlarda ise durum şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Uzak Şehir:</strong> Yeni sezon çekimleri başladı; kesin yayın tarihi açıklanmadı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Taşacak Bu Deniz:</strong> 2. sezon ilk bölümü 18 Eylül 2026 Cuma saat 20.00'de yayınlanacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sevdiğim Sensin:</strong> 2. sezon tarihi henüz açıklanmadı; eylül-ekim döneminde başlaması bekleniyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeraltı:</strong> 2. sezon yayın tarihi henüz açıklanmadı; eylül-ekim döneminde başlaması bekleniyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu takvim, resmi olarak açıklanan bilgiler ile henüz kesinleşmemiş beklentilerin birbirinden ayrılması açısından önem taşıyor. Özellikle yayın tarihi açıklanmayan diziler için belirli bir günü kesinmiş gibi değerlendirmemek gerekiyor.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-0f48d1f05d8952cad905ef3459d61572.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Yeni sezon dizilerinde yayın takvimi nasıl şekillenecek?</strong></h3>

<p>Eylül ayının yaklaşmasıyla birlikte televizyon kanallarının haftalık yayın akışları da yeniden şekillenecek. Yeni sezon dizileri için yalnızca çekimlerin tamamlanması değil, tanıtım kampanyaları ve yayın günü planlaması da takvimin belirlenmesinde etkili olacak.</p>

<p>Bazı dizilerin fragmanlarının yayınlanması veya oyuncuların çekimlerden görüntüler paylaşması, yeni sezon hazırlıklarının başladığını gösterse de tek başına kesin yayın tarihi anlamına gelmiyor. Yayın günü ve saati konusunda kanal tarafından yapılacak açıklama belirleyici olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle izleyicilerin özellikle eylül ayının ilk haftalarından itibaren kanalların yayın akışlarını takip etmesi gerekiyor. Dizilerin yeni bölümlerinin hangi gün ekrana geleceği, sezon başlangıçları yaklaştıkça daha net bir tablo ortaya çıkaracak.</p>

<p><img alt="TV yayın akışı 18 Nisan 2025 18 Nisan Cuma akşamı TV'de ne var Bugün hangi diziler var 18 Nisan Cuma hangi kanalda ne var 2025 TV yayın akışı Cuma günü sinema ve dizi önerileri Prime time yayın akışı Hangi diziler Cuma günü yayınlanıyor Survivor 2025 saat" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/thumbs-b-c-4caa5cfd42d88490297569091b4e24b8.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 yeni sezonunda izleyicileri hangi tarihler bekliyor?</strong></h3>

<p>2026-2027 televizyon sezonu öncesinde dizilerin ekrana dönüş hazırlıkları devam ediyor. Yaz aylarında sezon finali yapan yapımların büyük bölümü için yeni bölümlerin eylül ayından itibaren yayınlanması beklenirken, bazı dizilerde yayın tarihi ekim ayına sarkabilecek.</p>

<p>Şu an için kesin tarihi açıklanan yapım <strong>Taşacak Bu Deniz</strong> olurken, Uzak Şehir, Sevdiğim Sensin ve Yeraltı için resmi başlangıç tarihleri henüz netleşmiş değil.</p>

<p>İzleyicilerin aradığı “Diziler ne zaman başlayacak 2026?” sorusunun yanıtı bu nedenle tek bir tarihten oluşmuyor. Her yapımın yayın planı ayrı belirleniyor. Önümüzdeki günlerde kanalların yeni sezon yayın akışlarını açıklamasıyla birlikte Uzak Şehir, Yeraltı ve Sevdiğim Sensin'in dönüş tarihleri de netlik kazanabilir.</p>

<p>Şimdilik açıklanan en net tarih ise <strong>Taşacak Bu Deniz'in 18 Eylül 2026 Cuma günü saat 20.00'de ikinci sezonuyla ekranlara dönecek olması</strong>. Diğer yapımların yayın tarihleri için resmi kanal ve yapım duyurularının takip edilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-dizi-sezonu-ne-zaman-baslayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-bd49eeeb166c8a798940652699bcb18c.jpg" type="image/jpeg" length="69011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da kuvvetli rüzgar ve yağış uyarısı: 23 vilayette turuncu alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-kuvvetli-ruzgar-ve-yagis-uyarisi-23-vilayette-turuncu-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-kuvvetli-ruzgar-ve-yagis-uyarisi-23-vilayette-turuncu-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da etkili olan şiddetli rüzgarlar nedeniyle turuncu alarm verilen vilayetlerin sayısı 23’e yükseltildi. Meteoroloji, saatte 110 kilometreyi aşabilecek rüzgarların yanı sıra dolu ve kuvvetli yağış uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>’da şiddetli hava koşulları etkisini sürdürürken, meteoroloji yetkilileri rüzgar nedeniyle turuncu alarm kapsamındaki vilayetlerin sayısını artırdı. Meteo-France, ülkenin farklı bölgelerinde saatte 110 kilometreyi aşması beklenen rüzgarlara karşı vatandaşları uyardı.</p>

<h2><strong>Turuncu alarm verilen vilayet sayısı 23’e çıktı</strong></h2>

<p>Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France, hafta başında ülkenin güneyinde etkili olan kasırganın ardından şiddetli rüzgarların devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Şiddetli rüzgarlar nedeniyle daha önce <strong>12 vilayet</strong>te uygulanan <strong>turuncu alarm</strong>ın kapsamı genişletildi. Turuncu alarm verilen vilayetlerin sayısı 23’e çıkarıldı.</p>

<p>Meteo-France tarafından yapılan değerlendirmede, bazı bölgelerde rüzgar hızının saatte 110 kilometrenin üzerine çıkabileceği belirtildi. Şiddetli rüzgarlara 2 ila 5 santimetre büyüklüğünde dolu yağışının eşlik edebileceği aktarıldı.</p>

<p>Meteoroloji yetkilileri ayrıca saatte 30 milimetreye ulaşabilecek yağışlara karşı da uyarıda bulundu. Kuvvetli rüzgar, dolu ve yağışın aynı dönemde etkili olabileceği bölgelerde hava koşullarının yakından takip edilmesi gerektiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Korsika’da sıcaklık 40 dereceye ulaşacak</strong></h3>

<p><strong>Meteo-France</strong>, Fransa’nın Akdeniz’de bulunan Korsika Adası için de sıcak hava uyarısında bulundu. Adada sıcaklıkların 40 dereceye kadar yükselmesinin beklendiği belirtildi.</p>

<p>Korsika’da yüksek sıcaklıkların yanı sıra sıcak rüzgarların da etkili olacağı ifade edildi. Böylece ülkenin bazı bölgelerinde kuvvetli rüzgar ve yağış, bazı bölgelerinde ise yüksek sıcaklıkların etkili olması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Kasırgada 300’den fazla ev zarar gördü</strong></h3>

<p>Fransa’nın güneyindeki Aude vilayetinin Pomas kasabası hafta başında kasırganın etkisi altında kalmıştı. <strong>Kasırga</strong> nedeniyle bölgede 300’den fazla ev zarar görürken, 40 kişi yaralanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu bildirilmişti. Güney bölgelerinde yaşanan bu olayın ardından Meteo-France, şiddetli rüzgar riskine karşı uyarılarını sürdürdü.</p>

<p>Fransa’da hava koşullarının önümüzdeki günlerde de takip edilmesi beklenirken, turuncu alarm kapsamındaki bölgelerde kuvvetli rüzgar, dolu ve yağış riskinin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-kuvvetli-ruzgar-ve-yagis-uyarisi-23-vilayette-turuncu-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransada-23-vilayette-siddetli-ruzgarlar-nedeniyle-turuncu-alarm-verildi.png" type="image/jpeg" length="27601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB yurt sonuçları ne zaman açıklanacak? 2026-2027 başvuru tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-yurt-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-2026-2027-basvuru-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-yurt-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-2026-2027-basvuru-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB yurt başvuru sonuçları için tarih belli oldu. 2026-2027 akademik yılı İBB öğrenci yurtları başvuruları tamamlanırken, üniversite öğrencilerinin merakla beklediği sonuçlar 4 Eylül itibarıyla açıklanacak. Asil listede yer alan öğrenciler 4-6 Eylül’de ön kayıt, 16-19 Eylül’de ise kesin kayıt yaptıracak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’</strong>nin (<strong>İBB</strong>) 2026-2027 akademik yılında üniversite öğrencilerine yönelik sağlayacağı<strong> yurt</strong> hizmeti için başvurular sona erdi. 18 Ağustos’ta başlayan İBB öğrenci yurtları başvuru süreci, 25 Ağustos’ta tamamlandı. Başvuruların değerlendirilmesinin ardından sonuçlar 4 Eylül’den itibaren açıklanacak.</p>

<p>Bu yıl İBB’ye bağlı 16 öğrenci yurdunda barınma hizmeti verilecek. Yurtların 11’i Avrupa Yakası’nda, 5’i ise Anadolu Yakası’nda bulunuyor.</p>

<h2><strong>İBB yurt başvuru sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h2>

<p>İBB yurtları için başvuru ekranlarının kapanmasının ardından değerlendirme aşamasına geçildi. Başvurular sırasında öğrenciler tarafından sunulan bilgi ve belgeler incelenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerlendirme sonucunda asil listede yer alarak barınma hakkı kazanan öğrenciler, 4-6 Eylül tarihleri arasında yurt.ibb.istanbul üzerinden ön kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.</p>

<p>İBB öğrenci yurtları başvuru sonuçlarının bu süreçte ilgili internet adresinden duyurulması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İBB öğrenci yurtlarına kimler başvurdu?</strong></h3>

<p>2026-2027 akademik yılı için İBB yurtlarına başvuracak öğrencilerde belirli şartlar arandı. Başvuru yapabilmek için öncelikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma ve İstanbul’da örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı bulunma koşulları getirildi.</p>

<p>Başvuru şartları arasında öğrencinin ailesinin, yani anne ve babasının İstanbul il sınırları dışında ikamet etmesi de yer aldı. Bunun yanı sıra öğrencilerin zorunlu staj dışında brüt asgari ücretin bir buçuk katından fazla ücretle bir işte çalışmaması şartı arandı.</p>

<p>Kamu personeli olmayan ve 30 yaşını doldurmamış öğrencilerin de İBB yurtları için başvuru yapmasına imkan sağlandı.</p>

<h3><strong>İBB yurtları bu yıl 16 yurtta hizmet verecek</strong></h3>

<p>İBB’nin 2026-2027 akademik yılında üniversite öğrencilerine sunacağı barınma hizmeti toplam 16 yurtta gerçekleştirilecek. Bu yurtların 11’i İstanbul’un Avrupa Yakası’nda, 5’i ise Anadolu Yakası’nda hizmet verecek.</p>

<p>İstanbul’daki üniversitelere Türkiye’nin farklı illerinden yerleşme hakkı kazanan öğrenciler, yeni akademik dönem için İBB Yurtları’na başvuruda bulundu.</p>

<p>Başvuru sürecinin 18 Ağustos’ta başlamasının ardından öğrencilerden alınan başvurular 25 Ağustos’ta sona erdi.</p>

<h3><strong>İBB yurtlarında kesin kayıtlar 16-19 Eylül'de yapılacak</strong></h3>

<p>Asil listeden İBB yurtlarında kalma hakkı kazanan öğrencilerin ön kayıt işlemlerinin ardından kesin kayıt aşamasına geçilecek. Öğrenciler, gerekli evraklarla birlikte 16-19 Eylül tarihleri arasında barınma hakkı kazandıkları yurda giderek kesin kayıt işlemlerini tamamlayabilecek.</p>

<p>Kesin kayıt işlemlerini tamamlayan öğrenciler, kayıt yaptırdıkları yurtta kalmaya başlayabilecek. Kesin kayıt sırasında öğrencilerden yurt.ibb.istanbul adresinde belirtilen belgelerin teslim edilmesi istenecek.</p>

<h3><strong>İBB yurtlarında boş kalan kontenjanlar yedek listeden doldurulacak</strong></h3>

<p>Asil listede yer aldığı halde kesin kayıt işlemi için belirtilen tarihler arasında yurda gelmeyen öğrencilerin yerine yedek listedeki adaylar çağrılacak.</p>

<p>Bu kapsamda kesin kayıt sürecinin tamamlanmasının ardından oluşabilecek boş kontenjanlar için yedek listedeki öğrenciler değerlendirilecek.</p>

<p>İBB öğrenci yurtları için 2026-2027 akademik yılı başvuru süreci tamamlanırken, öğrenciler başvuru sonuçlarını 4 Eylül’den itibaren yurt.ibb.istanbul adresinden takip edebilecek. Ön kayıt işlemleri 4-6 Eylül, kesin kayıt işlemleri ise 16-19 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-yurt-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-2026-2027-basvuru-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ibb-yurdu.png" type="image/jpeg" length="64733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim yapılarında enerji ve su verimliliği için yeni işbirliği yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-yapilarinda-enerji-ve-su-verimliligi-icin-yeni-isbirligi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-yapilarinda-enerji-ve-su-verimliligi-icin-yeni-isbirligi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokolle eğitim yapılarında enerji ve su verimliliğinin artırılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve çevre dostu yapıların yaygınlaştırılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı </strong>ile <strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)</strong>, eğitim yapılarında çevresel sürdürülebilirliğin artırılması amacıyla işbirliği yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki bakanlık arasında imzalanan protokolle yeni eğitim yapılarının projelendirme, yapım ve uygulama süreçlerinde enerji ve su verimliliğinin yanı sıra kaynakların etkin kullanımının esas alınması planlanıyor.</p>

<h2><strong>Eğitim yapılarında yeşil bina kriterleri uygulanacak</strong></h2>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Murat Kurum’un talimatları doğrultusunda yürütülen işbirliği kapsamında Bakanlık Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü ile MEB İnşaat ve Emlak Genel Müdürlüğü arasında <strong>protokol</strong> imzalandı.</p>

<p>Protokol kapsamında yurt içinde ve yurt dışında hayata geçirilecek eğitim yapılarında çevresel sürdürülebilirlik esas alınacak. Projelerin tasarımından yapımına kadar farklı aşamalarda enerji ve su verimliliği ile kaynakların etkin kullanımına yönelik uygulamalara yer verilecek.</p>

<h3><strong>YeS-TR ve YeS-INT kriterleri esas alınacak</strong></h3>

<p>İşbirliği kapsamında MEB İnşaat ve Emlak Genel Müdürlüğünün yürüteceği projelerde çevreye duyarlı teknolojiler ve sürdürülebilir tasarım ilkeleri kullanılacak.</p>

<p>Eğitim yapılarının değerlendirilmesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından geliştirilen <strong>YeS-TR</strong> ve <strong>YeS-INT </strong>yeşil bina değerlendirme kriterleri esas alınacak. Bu kriterlere uygun şekilde inşa edilen yapıların yeşil bina kapsamında sertifikalandırılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Yeşil bina sistemi birçok kriteri kapsıyor</strong></h3>

<p>YeS-TR, binaların çevresel ve enerji performansını farklı başlıklar üzerinden değerlendiren bütüncül bir yeşil bina sertifika sistemi olarak uygulanıyor.</p>

<p>Sistem kapsamında <strong>enerji</strong> <strong>verimliliği</strong>, su kullanımı, malzeme ve kaynak yönetimi, iç ortam kalitesi, ulaşım, çevresel etkiler ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi çeşitli kriterler dikkate alınıyor.</p>

<p>Bu kapsamda eğitim yapılarının yalnızca enerji tüketimi açısından değil, su kullanımı ve kaynakların verimli değerlendirilmesi gibi farklı alanlarda da belirlenen kriterlere uygun olması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Enerji ve su tasarrufu hedefleniyor</strong></h3>

<p>Yeşil sertifikalı yapıların yaygınlaştırılmasıyla binalarda enerji ve su tüketiminin azaltılması amaçlanıyor. Uygulamalar kapsamında yüzde 30’a varan enerji tasarrufu ve yüzde 40’a varan <strong>su tasarrufu</strong> hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca çevre dostu yapıların yaygınlaştırılmasıyla karbon emisyonlarında yüzde 35’e varan azaltım sağlanması öngörülüyor. Böylece eğitim yapılarında sürdürülebilir tasarım anlayışının daha geniş bir alanda uygulanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-yapilarinda-enerji-ve-su-verimliligi-icin-yeni-isbirligi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/egitim-yapilarinda-yesil-donusum-donemi-basliyor.png" type="image/jpeg" length="39786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Politico: CIA direktörü Moskova'ya gitti, Rusya'yı "Baltıklar ve İran" için uyardı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/politico-cia-direktoru-moskovaya-gitti-rusyayi-baltiklar-ve-iran-icin-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/politico-cia-direktoru-moskovaya-gitti-rusyayi-baltiklar-ve-iran-icin-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli haber sitesi Politico, CIA Direktörü John Ratcliffe'in Moskova'ya önceden duyurulmayan sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdiğini ileri sürdü. Habere göre Ratcliffe, Rus yetkililere Ukrayna savaşının çıkmaza girdiğini belirterek özellikle Baltık ülkelerine yönelik gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmaları ve İran'a askeri desteği azaltmaları yönünde net mesajlar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-160">Politico'nun konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı özel haberine göre, CIA Direktörü John Ratcliffe salı günü Rusya'nın başkenti Moskova'da temaslarda bulundu. Ziyarette, Rusya’nın ABD’nin NATO müttefiklerine yönelik doğrudan veya dolaylı yeni saldırı girişimlerine girişmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>Baltık Ülkeleri ve NATO'nun 5. Maddesi Masada</strong></h3>

<p>Haberde, Ratcliffe’in Moskova’daki temaslarının merkezinde Rusya’nın Estonya, Letonya ve Litvanya başta olmak üzere Baltık ülkelerine dönük olası provokatif eylemleri ve gerilimi tırmandırma potansiyelinin yer aldığı kaydedildi.</p>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-161">Son dönemde Rusya ile Ukrayna arasında cephe hattının derinliklerine uzanan İHA ve füze saldırılarının yoğunlaştığına işaret edilen haberde, Moskova’nın Ukrayna’ya destek sağlayan NATO ülkelerine yönelik tehditlerini artırdığı aktarıldı.</p>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-162">NATO Antlaşması'nın <i>"bir üyeye yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını"</i> hükme bağlayan 5. maddesinin altı çizilirken; Rusya'nın Avrupa'daki müttefiklere karşı sabotaj ve siber operasyonlar gibi hibrit savaş unsurlarını devreye sokma riskine karşı uyarıldığı belirtildi.</p>

<h3 id="p-rc_f633e3004ff95c60-163"><strong>İran'a askeri desteğin kesilmesi istendi</strong></h3>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-164">Politico'ya konuşan kaynaklar ve İngiliz bir yetkili, görüşmelerde İran dosyasının da geniş yer tuttuğunu aktardı. Ratcliffe’in Rusya’dan Tahran yönetimine yönelik silah ve savunma teknolojisi transferini sınırlandırmasını istediği, ayrıca genişletilmesi gündemde olan ABD yaptırımları karşısında Moskova'nın "aşırı tepki vermemesi" gerektiği telkininde bulunduğu öne sürüldü.</p>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-165">ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de 25 Ağustos Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile ekonomik ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik yaptırımların genişletilebileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<h3><strong>Trump: "Yarı rutin bir ziyaret, amacımız savaşın bitmesi"</strong></h3>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-166">Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump ise görüşmenin NATO'nun kararlılığını test etmeyle ilgili olduğu iddialarını reddetti. Ziyareti <i>"yarı rutin bir temas"</i> olarak tanımlayan Trump, asıl gündemin Ukrayna'daki savaşı sonlandırmak olduğunu belirterek, <i>"Ukrayna ile savaşın sona erdiğini görmek istiyoruz"</i> açıklamasını yaptı.</p>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-167">Rusya tarafında ise Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, temasların güvenlik ve istihbarat birimleri arasındaki temaslar kapsamında gerçekleştiğini teyit ederken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ratcliffe ile görüşmediğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Diplomatik misyonlarda CIA formülü</strong></h3>

<p id="p-rc_f633e3004ff95c60-168">Politico, CIA Direktörü John Ratcliffe'in Rusya konusunda Trump yönetimi içinde daha "şahin" bir yaklaşıma sahip olduğunu vurguladı. Ratcliffe'in bu misyonunun, Trump yönetiminin istihbarat başkanını kritik diplomatik dosyalarda devreye sokma stratejisinin bir parçası olduğu ifade edildi. Ratcliffe'in mayıs ayında da Küba'ya gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Senatörü James Lankford da ziyareti olumlu bir diplomatik adım olarak değerlendirerek, <i>"Konuşmamakla işler daha iyiye gitmez"</i> yorumunda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/politico-cia-direktoru-moskovaya-gitti-rusyayi-baltiklar-ve-iran-icin-uyardi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0e7d0fce-9814-4d19-a0c7-db79f3135629-w.png" type="image/jpeg" length="53473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın toplanan bağış miktarını ve güncel üye sayısını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-toplanan-bagis-miktarini-ve-guncel-uye-sayisini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-toplanan-bagis-miktarini-ve-guncel-uye-sayisini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İzmir'in Gaziemir ilçesinde yaptığı açıklamalarda partinin güncel üye sayısı, toplanan bağış miktarı, belediye başkanı katılımları, ekonomik veriler ve seçim takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziemir İlçe Başkanlığı ziyaretinde Günaydın’a YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şılancı, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve partililer eşlik etti. Günaydın, buradaki programın ardından Gaziemir Belediyesi'ni de ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"244 belediye başkanı bizimle, 500 milyona yaklaşan bağış toplandı"</strong></h3>

<p>Partinin kuruluş sürecine, üye yapısına ve toplanan bağış miktarına değinen Gökhan Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Biz ya kumpasın içinde kalıp çürüyecektik ya da içinden çıkıp milletin önüne yeni bir hedef koyacaktık. Aslında bu bizden çok milletin planıydı. 24 Mayıs’ta bu memleketin en köklü ve birinci partisine polis, biber gazı ve plastik mermiyle girdi. Dünya demokrasisi adına utanç günüdür. Ancak altında kalınmadı. Hep beraber Anadolu’ya çıktık ve yürüdük. Yalnızca 2 ay sonra 24 Temmuz’da partimizi kurduk. YENİ Parti 1 aylık bir parti. Bir gün evvel 503 bin üyemiz vardı, şu an muhtemelen 600 bin üyesi olan bir siyasi partiyiz. İnanıyorum ki kısa sürede 1 milyon üyeyi geçeceğiz. Üyelerimizin yüzde 70’i CHP’den bize gelen seçmen, yüzde 30’u daha önce bir siyasi partiye üye olmayan yurttaşlarımız.</i></p>

<p><i>Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız’ dediler. Evet paramız yok. Biz otobüslerin üzerinde çok konuşmalar yaptık. Ama bir sokağın köşesinde bir bank bulup üzerine çıkabildiyseniz ve yurttaş sizi sevgiyle sarıp sarmalamışsa o bank, 50 otobüs ediyor. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı. Tokak’ın Çevrecik kasabasında bir vatandaş gelip ‘Paramız yok diye üzülmeyin, bir adım geri atmayın. Sizin için tosun besliyorum’ dedi. Anadolu’da bu memleket için tosun besleyenler kaldığı sürece hiç kimse bu memlekete yan gözle bakamaz, kimse bu cumhuriyeti yıkamaz. Her türlü engelleme ve tehdide rağmen 244 belediye başkanımız bizimledir. Geri kalan arkadaşlarımızla da yollarımız beraber akıyor. Çünkü bu yol, cumhuriyet ve demokrasinin yoludur."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ekonomi adına söyleyebilecekleri olumlu bir şey kalmamış"</strong></h3>

<p>Ekonomik göstergeleri değerlendiren ve asgari ücret ile emekli maaşlarına ilişkin verileri paylaşan Günaydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Demek ki 10 milyon asgari ücretli açlık sınırın altında. Emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarıldı, ortalaması da 25-26 bin lira. Yani emeklilerin yüzde 85-90’ı açlık sınırının altında. 'Faiz sebep, enflasyon sonuç' diyerek olmayan bir teoriyi bu memlekete dayatarak; faizi, enflasyonu, kuru eş zamanlı zıplatmayı başarabilmiş bir ordu var. Bu işin mimarı, Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunların tamamı, bu ülkenin ekonomik olarak iflasının görüntüleridir. Üreten sektörler artık memlekette kalamıyor. Türkiye’nin en köklü sektörü tekstil Mısır'a gitmek zorunda kalıyor. Çünkü bu maliyetlerle üretim yapamıyor, kur nedeniyle ürettiği ürünü ihraç edemiyor. Türkiye’de işsizlik rakamı 12 milyonu aşmış durumda. Ekonomi adına söyleyebilecekleri olumlu bir şey kalmamış."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"Türkiye geleceğini kaybediyor"</strong></h2>

<p>Adalet mekanizması ve gençlerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Günaydın, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye’de ‘Adalete güveniyor musunuz’ sorusuna yüzde 18 ‘Evet’ diyor. Yani AKP'ye ya da MHP’ye oy verenlerin önemli bir kısmı da adalete güvenmiyor. Türkiye geleceğini kaybediyor. 10 gence ‘İmkanınız olsa yurt dışına gider misiniz’ diye soruyorsunuz. 10 çocuktan 9’u ‘Fırsatını bulsam hemen yurt dışına giderim’ diyor. Gençler üniversiteye gidemiyorlar, yurt ve burs bulamıyorlar, mülakatlarda eleniyorlar. Bırakın ev almayı, bir ev kiralayamıyorlar. Evlenemiyorlar. Son 10 yıl içinde Türkiye’de evlenme sayısı düşüyor, boşanma sayısı artıyor. Bu, ülkenin yaşadığı derin bunalımı ortaya koyuyor."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"Partimizi Nisan 2027’de seçime girecek şekilde inşa ediyoruz"</strong></h2>

<p>Partinin seçim yeterliliği ve hazırlık sürecine ilişkin takvimi açıklayan Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"İtiraz ediyoruz çünkü bu ülkenin yaşanacak hali kalmadı. İtirazımıza ‘Evet diyerek’ yanımıza gelen vatandaş, ‘Artık bana bu memleketi nasıl düzelteceğini anlat’ diyor. Demek ki bizim yeni derdimiz inşa etmek. Adaleti yeniden tesis etmek, insanları üretir kılmak. Bunun yanında barışı sevgiyi ve demokrasiyi bu memlekete egemen kılmak. Biz artık birilerinin bize bağırmasından, kendi küçük kariyer planı için memleketin insanını bölen anlayıştan bıktık. Biz, refahtan pay alan bir memleket kurmak istiyoruz. YENİ Parti bunu yapacak. Bir yokuşun ortasına kadar tırmandık. Bütün halkımıza dönüp şunun güvencesini verelim: Hangi engeli çıkarıp kumpas kurarlarsa kursunlar YENİ Parti bunu aşacaktır. Tek gücümüz milletimizin kendisidir. 6 ay sonra YENİ Parti seçime girebilecek duruma gelecek. Yani partimizi Nisan 2027’de seçime girecek şekilde inşa ediyoruz. Erken ya da baskın seçim olursa? İsterlerse yarın yapsınlar. YENİ Parti var, yedek parti var, dost parti var, millet var. Her gün bir yerdeyiz. ‘Dışarı çıkamayacaksınız, halkın gözüne bakamayacaksınız’ diyorlardı ya Allah kimseyi yanında 300 koruma olmadan halkın arasına çıkamayan siyasetçi konumuna düşürmesin. Bizim kimseyle özel bir kavgamız yok, biz yolumuza bakıyoruz. O yolda karşımızda Cumhur İttifakı bloğu var. O bloğu iktidardan indirmedikten sonra bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Biz bunu yapacağız."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-grup-baskanvekili-gokhan-gunaydin-toplanan-bagis-miktarini-ve-guncel-uye-sayisini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/76b9461b-5d56-41ab-a38b-8047de4126a1-w.jpg" type="image/jpeg" length="42200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Nallıhan'da orman yangınlarına karşı köylere su tankerleri dağıtıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-nallihanda-orman-yanginlarina-karsi-koylere-su-tankerleri-dagitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-nallihanda-orman-yanginlarina-karsi-koylere-su-tankerleri-dagitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Nallıhan ilçesinde orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini artırmak ve kırsal mahallelerdeki olası yangınlara ilk müdahaleyi hızlandırmak amacıyla ORKÖY Projesi kapsamında su tankerleri dağıtımı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nallıhan Orman İşletme Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen "Su Tankeri Dağıtım Programı"na ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri ve mahalle muhtarları yoğun katılım gösterdi.</p>

<p>Törene Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu, AK Parti Nallıhan İlçe Başkan Vekili Hüseyin Armağan, MHP Nallıhan İlçe Başkanı Ferhat Efe, Nallıhan Orman İşletme Müdürü Abdullah Günaçar ve bölge muhtarları katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nallıhan Orman İşletme Müdürü Abdullah Günaçar, programda yaptığı konuşmada ORKÖY desteklerinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Proje kapsamında orman yangınlarında kullanılmak üzere su tankerlerimizin dağıtımını gerçekleştirdik. Dağıtılan bu tankerler, yangınlarla mücadelede hem yerel halkımızın hızlı hareket etmesine hem de profesyonel ekiplerimizin sahadaki çalışmalarına büyük bir destek sağlayacaktır."</i></p>
</blockquote>

<p>Su tankerleri, özellikle itfaiye ve arazözlerin ulaşmakta güçlük çekebileceği sarp ve orman içi köylerde ilk müdahalenin yerel imkanlarla ivedilikle yapılabilmesini sağlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-nallihanda-orman-yanginlarina-karsi-koylere-su-tankerleri-dagitildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260827-42317915-42317912-n-a-l-l-i-h-a-n-d-a-o-r-m-a-n-y-a-n-g-i-n-l-a-r-i-y-l-a-m-u-c-a-d-e-l-e-y-e-s-u-t-a-n-k-e-r-i-d-e-s-t-e-g-i.jpg" type="image/jpeg" length="66174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esnaf kredisi faiz indirim oranları değişti: Vergi ve SGK borcu olanlara yeni formül]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/esnaf-kredisi-faiz-indirim-oranlari-degisti-vergi-ve-sgk-borcu-olanlara-yeni-formul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/esnaf-kredisi-faiz-indirim-oranlari-degisti-vergi-ve-sgk-borcu-olanlara-yeni-formul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkbank tarafından esnaf ve sanatkarlara kullandırılan Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinde faiz indirimi oranları ve başvuru kriterleri yeniden düzenlendi. Resmi kararla birlikte; vergi ve SGK prim borcu sebebiyle kredi kriterlerini tam karşılayamayan esnaf için iki yeni alternatif ödeme ve indirim modeli hayata geçirilirken, kaybolmaya yüz tutan geleneksel meslek kollarına tanınan muafiyet süresi 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Esnaf ve sanatkarların finansmana erişimini kolaylaştıran Hazine ve Maliye Bakanlığı faiz destekli Halkbank kredilerinde önemli bir mevzuat değişikliğine gidildi. Yeni düzenleme, özellikle kamu borcu bulunan işletmelerin kredi musluklarından mahrum kalmamasını ve kademeli faiz desteğinden yararlanmasını hedefliyor.</p>

<h2><strong>Vergi ve SGK borcu şartına yeni düzenleme</strong></h2>

<p>Mevcut mevzuat uyarınca esnaf ve sanatkarların Hazine destekli düşük faizli kredi kullanabilmesi için en fazla 15 gün önce alınmış güncel belgeyle vadesi geçmiş vergi borcu ile SGK prim borcunun bulunmaması ya da mevcut borçların yapılandırılmış olması şartı aranıyordu.</p>

<p>Yayımlanan yeni kararla, bu koşulu tam olarak sağlayamayan esnaf ve sanatkarların krediye erişebilmesi amacıyla iki ayrı seçenek sunuldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1. Krediden Borç Mahsubu Seçeneği:</strong> Kredi tutarının azami yüzde 25'ine karşılık gelen kısmı, Hazine faiz desteğiyle doğrudan ilgili vergi dairesine veya SGK'ya borçlu adına yatırılacak. Bu kapsamda mahsup edilecek tutar yıllık 300 bin lirayı aşamayacak. Borcun faizine yönelik Hazine indirim oranı yüzde 25 olarak uygulanacak ve borç kapatıldıktan sonra kalan kredi tutarı esnafa kullandırılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2. Kademeli Faiz İndirim Oranları:</strong> Kriterleri tam karşılayamayan işletmelere sağlanan Hazine faiz desteği oranları revize edildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <ul>
  <li>
  <p><strong>Yüzde 50</strong> olan faiz indirim oranı <strong>yüzde 40</strong>'a,</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>Yüzde 100</strong> olan faiz indirim oranı <strong>yüzde 80</strong>'e,</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>Yüzde 60</strong> olan faiz indirim oranı ise <strong>yüzde 48</strong>'e düşürülerek uygulanacak.</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Unutulmaya yüz tutan mesleklere 2027 sonuna kadar tam muafiyet</strong></h3>

<p>Kültürel miras niteliği taşıyan ve kaybolmaya yüz tutan geleneksel meslek kollarını icra eden ustalara yönelik pozitif ayrımcılık genişletildi.</p>

<p>Karara göre; el dokuma, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma, ahşap oyma, kaşıkçılık ve yorgancılık gibi geleneksel ve sanatsal mesleklerde faaliyet gösteren esnafa kullandırılan kredilerde borçsuzluk şartı aranmaması uygulaması <strong>31 Aralık 2027</strong> tarihine kadar uzatıldı. Daha önce 31 Aralık 2026 olarak belirlenen muafiyet süresi böylece 1 yıl daha uzatılmış oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/esnaf-kredisi-faiz-indirim-oranlari-degisti-vergi-ve-sgk-borcu-olanlara-yeni-formul</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/meclise-sunuldu-borclarin-silinmesi-icin-kanun-teklifi.jpg" type="image/jpeg" length="25543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SDG'nin feshine ilişkin MSB'den ilk açıklama: "Gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sdgnin-feshine-iliskin-msbden-ilk-aciklama-gelismeleri-memnuniyetle-karsiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sdgnin-feshine-iliskin-msbden-ilk-aciklama-gelismeleri-memnuniyetle-karsiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Afyonkarahisar’da düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında terörle mücadele, sınır güvenliği, Suriye’deki gelişmeler, NATO görevleri ve Ege’deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakanlık, SDG’nin feshedilmesini “tek devlet, tek ordu” anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ordusuna desteğinin devam edeceğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Savunma Bakanlığı</strong> (MSB), Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümü kapsamında Afyonkarahisar’da basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda TSK’nın yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin son gelişmeler paylaşılırken, gazetecilerin soruları da yanıtlandı.</p>

<p>Toplantıda terörle mücadeleden sınır güvenliğine, Suriye’deki gelişmelerden Yunanistan’ın Ege’deki faaliyetlerine ve savunma sanayii çalışmalarına kadar birçok başlık gündeme geldi.</p>

<h2><strong>MSB: TSK’nın Suriye ordusuna desteği devam edecek</strong></h2>

<p>Bakanlık, Suriye’de faaliyet gösteren SDG’nin feshedilmesine ilişkin değerlendirmesinde, bu gelişmenin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>MSB açıklamasında, <strong>“tek devlet, tek ordu”</strong> anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile ‘tek devlet, tek ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir.”</p>

<p>Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye ordusuna yönelik desteğinin de süreceğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, TSK’nın Suriye’deki olumlu gelişmelerin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hale getirilmesi ve Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla mevcut askeri iş birliği anlaşması kapsamında desteğini sürdüreceği belirtildi.</p>

<h3><strong>MSB’den Rodos’taki İHA üssü iddiasına tepki</strong></h3>

<p>Toplantıda Yunanistan’ın Rodos Adası’na İHA üssü kuracağı yönündeki iddialar da gündeme geldi.</p>

<p>MSB, Rodos’un gayriaskeri statüsünün uluslararası antlaşmalarla güvence altına alındığını belirterek, adaya İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın bu statünün ihlali anlamına geleceğini savundu:</p>

<p>"Rodos Adası'nın gayriaskeri statüsü, uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişim, Yunanistan'ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır. Bu çerçevede, Rodos'ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın, Ada'nın gayriaskeri statüsünün ihlali anlamına geleceği gibi Ege'de barış ve istikrara, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği açıktır. Türkiye, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edecektir."</p>

<h3><strong>Bir haftada 550 kişi sınırda yakalandı</strong></h3>

<p>Terörle mücadele ve sınır güvenliğine ilişkin son verileri de paylaşan MSB, son bir haftada sınırları yasa dışı yollarla geçmeye çalışan <strong>550 kişinin yakalandığını</strong>, 807 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini açıkladı.</p>

<p>Yakalananlar arasında bir terör örgütü mensubunun da bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Böylece 1 Ocak’tan bu yana sınırdan yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısının <strong>9 bin 80</strong>, engellenenlerin sayısının ise <strong>47 bin 384</strong> olduğu bildirildi.</p>

<p>Hakkari hudut hattında yürütülen arama-tarama faaliyetlerinde ise <strong>20 kilogram 460 gram uyuşturucu madde</strong> ele geçirildiği açıklandı.</p>

<h3><strong>5 PKK’lı teslim oldu</strong></h3>

<p>Terörle mücadele kapsamında hafta içerisinde <strong>5 PKK’lı teröristin teslim olduğu</strong> bildirilerek sınır güvenliğine ilişkin, "Son bir haftada, biri terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 550 şahıs yakalanmış 807 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı dokuz bin 80, engellenen kişi sayısı da 47 bin 384 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Hakkari hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 20 kilogram (20 bin 460 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MSB, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin ve ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>İsrail’e “somut ve etkili tedbir” çağrısı</strong></h3>

<p>MSB, İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırıları ile bölgedeki politikalarına da tepki gösterdi.</p>

<p>Bakanlık, İsrail’in tutumunun bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu savundu.</p>

<p>Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail hükümetinin bölgesel ve küresel barış ile istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında <strong>“somut ve etkili tedbirler”</strong> alması gerektiği belirtildi.</p>

<h3><strong>NATO görevi kapsamında iki F-16 Letonya’ya gitti</strong></h3>

<p>NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında Estonya’da konuşlu iki F-16 savaş uçağının 21 Ağustos’ta Letonya’ya intikal ettiği bildirildi.</p>

<p>MSB, söz konusu görevin NATO’nun kolektif savunma ve caydırıcılık faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Ayrıca Türkiye’nin 2026-2032 yılları arasında Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) Karargahı’na ikinci kez ev sahipliği yapacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>TSK’nın savunma sanayii faaliyetleri</strong></h3>

<p>Toplantıda yerli savunma sanayii ürünlerine ilişkin gelişmeler de paylaşıldı.</p>

<p>MPT-76MH Milli Piyade Tüfeği’nin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı, Modern Makineli Tüfeğin helikopter kullanımına yönelik hava kalifikasyon testlerinin başarıyla gerçekleştirildiği açıklandı.</p>

<p>BAYKAR tarafından geliştirilen <strong>KALKAN dikey iniş-kalkışlı insansız hava aracının</strong> ise TCG Anadolu ve TCG Burgazada’da deniz şartlarında test uçuşlarının gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Kerpe’deki Patriot sistemleri için MSB’den açıklama</strong></h3>

<p>Yunanistan’ın Kerpe Adası’nda bulunan Patriot hava savunma sistemlerini Girit’e taşıma kararına ilişkin de değerlendirme yapıldı.</p>

<p>MSB, gayriaskeri statüdeki adaların hukuki durumunun Lozan ve Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini belirterek, Yunanistan’ın adaları antlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğunu savundu.</p>

<p>Bakanlık, Patriot sistemlerinin Kerpe’den taşınması kararını mevcut uygulamadan geri dönüş yönünde <strong>“olumlu bir adım”</strong> olarak değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sdgnin-feshine-iliskin-msbden-ilk-aciklama-gelismeleri-memnuniyetle-karsiliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/msb-6.jpeg" type="image/jpeg" length="17836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara 19 Mayıs Stadı’nda son dokunuşlar: Çatıda 30 dağcı çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-19-mayis-stadinda-son-dokunuslar-catida-30-dagci-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-19-mayis-stadinda-son-dokunuslar-catida-30-dagci-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıl sonuna doğru hizmete girmesi beklenen  19 Mayıs Stadı'nda hazırlıklar sürüyor. 285 metrelik çelik çatının tamamlanması için 30 tecrübeli dağcı görev başında]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkent Ankara’ya yeni bir soluk getirmesi amacıyla yapımına başlanan 51 bin 50 kişilik 19 Mayıs Stadı’ndaki inşaat çalışmalarında sona gelindi.<br />
Büyük bir özenle hazırlanan stadın 285 metrelik çelik çatı açıklığı, dünyadaki en uzun çelik çatı açıklıklarından biri olma özelliğini taşıyor. Çatı çalışmalarında güvenliğin sağlanması amacıyla mevcut işçiler koruma altına alınırken, bu kez Dağcılık Federasyonu’na bağlı tecrübeli dağcılar devreye girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dağcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="790" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dagci-1.jpg" width="1392" /></p>

<h1><strong>Kaza Riskine Karşı Dağcılar Görevde</strong></h1>

<p>İnşaatı gerçekleştiren şirket, çatı yüksekliği nedeniyle herhangi bir kazanın yaşanmaması için Dağcılık Federasyonu’ndan yardım istedi. Bu talep üzerine, çelik çatı inşaatı konusunda da deneyimli 30 dağcı çalışmalara başladı.<br />
Çatıdaki bölümlerin birbirine bağlanması ve açıklıkların giderilmesi çalışmalarını titizlikle sürdüren dağcıların, görevlerini en geç 10 gün içerisinde tamamlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="H Qf Wfu D W Q A Aza Sq" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/h-qf-wfu-d-w-q-a-aza-sq.jpg" width="2048" /></p>

<h2><strong>Çevre Düzenlemesi Sürüyor</strong></h2>

<p>Bir yandan çatı çalışmalarını tamamlamaya çalışan inşaat şirketi, diğer yandan stadın çevre düzenlemesi için gece gündüz çalışmalarını sürdürüyor. Stadın çevresine dikilecek ağaçlarla birlikte çevre düzenlemesinin de kısa sürede tamamlanması planlanıyor.<br />
Bu arada tribünlere monte edilecek koltuklarla ilgili çalışmaların da çözüme kavuşturulduğu bildirildi.<br />
Alınan son bilgilere göre, 19 Mayıs Stadı’nın hizmete girmesinin ekim ayı sonu ile kasım ayı ortası arasında gerçekleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Fotoğraf: Cemre Polat</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-19-mayis-stadinda-son-dokunuslar-catida-30-dagci-calisiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1000462063.jpg" type="image/jpeg" length="65769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="64098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="64479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="37603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="28799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="73195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="90925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="95447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="68624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="22335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="74342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="19922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="57705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="88556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="26122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="99271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="22816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="45722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="73151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="67770"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
