<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 17:39:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB: MKE ile PGZ arasında hava savunma alanında mutabakat imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-mke-ile-pgz-arasinda-hava-savunma-alaninda-mutabakat-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-mke-ile-pgz-arasinda-hava-savunma-alaninda-mutabakat-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) ile Polska Grupa Zbrojeniowa (PGZ) arasında hava savunma alanında mutabakat imzalandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Savunma Bakanlığı</strong>na bağlı <strong>Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE)</strong> ile Polonya'nın kamu iştiraki savunma sanayii grubu <strong>Polska Grupa Zbrojeniowa (PGZ)</strong> arasında hava savunma sistemleri alanında işbirliği yapılması için <strong>mutabakat</strong> <strong>zaptı</strong>na imza atıldı.</p>

<p>Polonya'nın Kielce kentinde düzenlenen <strong>34. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı MSPO</strong> kapsamında gerçekleştirilen imza töreniyle iki şirket arasındaki işbirliğinin çerçevesi belirlendi.</p>

<h2><strong>Hava savunma sistemlerinde ortak çalışma</strong></h2>

<p>Mutabakat kapsamında MKE ve PGZ, yakın menzilli hava savunma sistemlerinin entegrasyonuna yönelik çalışmalar gerçekleştirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraflar ayrıca <strong>mühimmat</strong>a ihtiyaç duymayan müdahale sistemleri olarak tanımlanan kinetik olmayan sistemler üzerinde de ortak çalışmalar yürütecek.</p>

<p>İşbirliğiyle mevcut hava savunma sistemlerinde bulunan kabiliyet boşluklarının giderilmesi ve farklı sistemlerin birbiriyle uyumlu şekilde çalışabilmesinin geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>İşbirliği ihracat pazarlarını da kapsıyor</strong></h3>

<p>MKE ile PGZ arasındaki mutabakat yalnızca Türkiye ve <strong>Polonya</strong> pazarlarıyla sınırlı kalmayacak. Potansiyel ihracat pazarları da işbirliğinin kapsamı içerisinde yer alacak.</p>

<p>Taraflar, hava savunma alanındaki mevcut kabiliyetlerini farklı kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik ortak çözümler geliştirmek amacıyla bir araya getirecek.</p>

<p>PGZ ile imzalanan mutabakat zaptı, MKE'nin <strong>TOLGA</strong> Yakın Hava Savunma Sistemi kapsamında Avrupa'da gerçekleştirdiği ikinci ülke işbirliği oldu.</p>

<h3><strong>TOLGA'nın Avrupa'daki işbirliği ağı genişliyor</strong></h3>

<p>MKE, 2026 yılında Macaristan merkezli HT Division ile TOLGA sisteminin insansız kara araçlarına entegrasyonuna yönelik mutabakat zaptı imzalamıştı.</p>

<p>Bu kapsamda TOLGA'nın 20 milimetrelik silah sistemi, HT Division tarafından geliştirilen 6x6 KATICA insansız kara aracına entegre edildi. Söz konusu entegrasyon, 15-19 Haziran tarihlerinde Paris'te düzenlenen EUROSATORY 2026 kapsamında duyuruldu.</p>

<p>MKE'nin PGZ ile imzaladığı yeni mutabakatla birlikte<strong> TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi</strong> kapsamında Avrupa'daki işbirliği ağı Polonya'yı da kapsayacak şekilde genişledi.</p>

<h3><strong>MKE, MSPO'da ürünlerini sergiliyor</strong></h3>

<p>MKE, bu yıl 34'üncü kez Polonya'nın Kielce kentinde düzenlenen MSPO'da farklı ürün ve kabiliyetlerini uluslararası heyetler ile sektör profesyonellerinin ziyaretine sunuyor.</p>

<p>Doğu Avrupa'nın önde gelen savunma sanayii organizasyonları arasında yer alan fuarda MKE'nin hava savunma sistemlerinin yanı sıra kara sistemleri ve mühimmat çözümleri de sergileniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-mke-ile-pgz-arasinda-hava-savunma-alaninda-mutabakat-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mke-polonyali-pgz-ile-hava-savunmasi-alaninda-mutabakat-zapti-imzaladi.png" type="image/jpeg" length="93799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Meclisi olağanüstü toplandı: Gemi kazası için komite kurulacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-meclisi-olaganustu-toplandi-gemi-kazasi-icin-komite-kurulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-meclisi-olaganustu-toplandi-gemi-kazasi-icin-komite-kurulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan Filo Jet gemisiyle ilgili Cumhuriyet Meclisi'nde araştırma komitesi kurulacağını açıkladı. Arama kurtarma çalışmaları da devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)</strong> Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında <strong>batan gemi</strong>ye ilişkin Cumhuriyet Meclisi'nde araştırma komitesi kurulacağını bildirdi. Üstel, kurulacak <strong>komite</strong>ye hükümet olarak tam destek vereceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KKTC Cumhuriyet Meclisi</strong>, Girne açıklarında batan gemi ve kayıp yolcuların durumunu görüşmek üzere olağanüstü toplandı.</p>

<h2><strong>Meclis'te araştırma komitesi kurulacak</strong></h2>

<p><strong>Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu</strong>'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başbakan Üstel, Filo Jet kazasına ilişkin polis soruşturmasının devam ettiğini hatırlattı.</p>

<p>Üstel, kazanın tüm yönleriyle ele alınması amacıyla Meclis bünyesinde araştırma komitesi kurulacağını belirterek, "Meclis'te araştırma komitesi kurulacak. Araştırma komitesine tam destek veriyoruz. Komitede Ulusal Birlik Partisinden 3, Cumhuriyetçi Türk Partisinden ise 2 milletvekili yer alacak" diye konuştu.</p>

<h3><strong>Kayıp yolcular için arama çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Girne</strong> açıklarında batan ve 14 yolcusuna henüz ulaşılamayan gemiye ilişkin arama çalışmalarının sürdüğünü belirten Üstel, ekiplerin çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Üstel, kayıp yolculara ulaşılması amacıyla yürütülen arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.</p>

<h3><strong>Üçüncü gemi pazar günü KKTC'de olacak</strong></h3>

<p>Başbakan Üstel, arama kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere İstanbul'dan hareket eden üçüncü geminin pazar akşamı KKTC'ye ulaşmasının beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Geminin KKTC'ye ulaştıktan sonra pazartesi günü arama çalışmalarına başlayacağını belirten Üstel, bölgede devam eden çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-meclisi-olaganustu-toplandi-gemi-kazasi-icin-komite-kurulacak</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kktc-cumhuriyet-meclisinde-batan-gemiyle-ilgili-arastirma-komitesi-kurulacak.png" type="image/jpeg" length="44911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OPEC petrol üretiminde yönünü değiştirdi: Irak'ta artış, İran'da düşüş]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/opec-petrol-uretiminde-yonunu-degistirdi-irakta-artis-iranda-dusus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/opec-petrol-uretiminde-yonunu-degistirdi-irakta-artis-iranda-dusus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), ağustos ayında ham petrol üretimini yükseltirken dünya genelindeki petrol talebine yönelik öngörülerinde de değişikliğe gitti. Örgütün günlük ham petrol üretimi, önceki döneme kıyasla 346 bin varil artarak 24 milyon 81 bin varil seviyesine çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü</strong>'nün (<strong>OPEC</strong>) <strong>günlük ham petrol üretimi</strong>, ağustosta bir önceki aya kıyasla 346 bin varil yükselerek 24 milyon 81 bin varile ulaştı.</p>

<p>OPEC'in aylık petrol piyasası raporunda yer alan verilere göre, ağustos ayında üretimini en fazla artıran ülke Irak oldu. Irak'ta günlük petrol üretimi 664 bin varillik artışla 3 milyon 378 bin varil seviyesine çıktı.</p>

<p>Irak'ın ardından üretim artışında Birleşik Arap Emirlikleri 54 bin varille, Kuveyt ise 49 bin varille sıralandı.</p>

<p>Ağustos ayında günlük üretimde en büyük gerileme İran'da yaşandı. Ülkenin üretimi 399 bin varil düşerek günlük 2 milyon 86 bin varile indi. Suudi Arabistan'ın günlük üretimi 75 bin varil azalırken, Libya'da bu düşüş 9 bin varil olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişmelerin ardından OPEC'in ağustos ayındaki günlük ham petrol üretimi, önceki aya göre 346 bin varil artış göstererek 24 milyon 81 bin varil oldu.</p>

<p>OPEC ile OPEC dışındaki bazı petrol üreticilerinin oluşturduğu OPEC+ grubunda da üretim yükseldi. Grubun günlük toplam ham petrol üretimi ağustosta 297 bin varil artarak 38 milyon 55 bin varile çıktı.</p>

<h2><strong>2026 petrol talebi tahmini aşağı çekildi</strong></h2>

<p>OPEC, küresel petrol talebine yönelik beklentilerinde 2026 ve 2027 yılları için farklı yönde revizyon yaptı. Örgüt, 2026 yılına ilişkin artış öngörüsünü azaltırken, 2027 tahminini yükseltti.</p>

<p>Yeni tahmine göre dünya genelindeki petrol talebinin 2026'da bir önceki yıla göre günlük yaklaşık 380 bin varil artması ve 105 milyon 840 bin varile ulaşması bekleniyor. OPEC, önceki raporunda 2026 yılı için günlük 580 bin varillik talep artışı öngörmüştü.</p>

<p>2026'da OECD dışındaki ülkelerin petrol talebinin günlük 490 bin varil yükselerek 59 milyon 700 bin varile çıkacağı tahmin ediliyor. OECD ülkelerinde ise talebin günlük 110 bin varil gerilemesi ve 46 milyon 140 bin varile düşmesi bekleniyor.</p>

<p>OPEC'in 2027 yılına ilişkin öngörüsünde ise küresel petrol talebinin 2026'ya göre günlük 2 milyon 360 bin varil yükselerek 108 milyon 190 bin varile ulaşacağı belirtildi. Bir önceki raporda gelecek yıl için günlük talep artışı 2 milyon 160 bin varil olarak tahmin edilmişti.</p>

<p>Gelecek yıl OECD dışı ülkelerde petrol talebinin günlük 1 milyon 920 bin varil artışla 61 milyon 620 bin varile ulaşması öngörülüyor. OECD ülkelerinde ise günlük 430 bin varillik yükselişle talebin 46 milyon 570 bin varile çıkması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/opec-petrol-uretiminde-yonunu-degistirdi-irakta-artis-iranda-dusus</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/opecin-gunluk-ham-petrol-uretimi-temmuzda-166-milyon-varil-artti.png" type="image/jpeg" length="22680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peskov: Ukrayna'ya askeri yük taşıyan gemiler hedef alınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-ukraynaya-askeri-yuk-tasiyan-gemiler-hedef-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/peskov-ukraynaya-askeri-yuk-tasiyan-gemiler-hedef-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna'ya askeri yük taşıdığı belirtilen gemilerin hedef alınmaya devam edeceğini söyledi. Peskov, Karadeniz'deki saldırıların Rusya-Türkiye ilişkilerini etkilemeyeceğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü<strong> Dmitriy Peskov</strong>, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Peskov, Ukrayna'ya askeri yük taşıdığı belirtilen <strong>gemi</strong>lere yönelik saldırıların süreceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Zelenskiy'nin uçağına yönelik iddiayı değerlendirdi</strong></h2>

<p>Peskov, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store'ın, ülkesini ziyaret eden Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir Zelenski</strong>y'i taşıyan uçağın Moldova'dan kalkışı sırasında İHA tarafından vurulma tehlikesi atlattığı yönündeki açıklamasını değerlendirdi.</p>

<p>Söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirten Peskov, böyle bir tehdidin yaşanmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İngiliz diplomatlara ilişkin soruşturma</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong>'da İngiliz diplomatlar hakkında bilgi topladığı ve <strong>Ukrayna</strong> ajanı olduğu iddiasıyla bir Rus vatandaşının gözaltına alınmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Peskov, Ukrayna'nın Batılı ülkeleri savaşa doğrudan dahil etmeye yönelik provokasyonlar yaptığını savundu.</p>

<p>Peskov, "Ukraynalılar, Batılı ülkeleri savaşa doğrudan dahil etmek için provokasyonlar yaptı ve yapmaya devam edecek" dedi.</p>

<p>İngiltere ve Almanya'nın Kiev yönetimi üzerindeki kontrolünü kaybettiğini ileri süren Peskov, Ukrayna'nın cephede başarısız olduğunu ve bu nedenle terör eylemlerine yöneldiğini savundu.</p>

<h3><strong>"Yok edildi ve yok edilmeye devam edecek"</strong></h3>

<p>Peskov, gazetecilerin <strong>Karadeniz</strong>'deki gemilere yönelik saldırıların Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere etkisi olup olmayacağına ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Hayır, etkileyemez. Karadeniz'de gemilere saldırıları başlatan Rusya değil. Ukraynalılar, sivil altyapımıza ve ekonomik unsurlara saldırmaya başlayınca Pandora'nın kutusunu açtılar. Çok sayıda ticari gemi, Ukrayna ordusu için silah, mühimmat ve yakıt taşımak için kullanılıyor. Bunlar yok edildi ve yok edilmeye devam edecek."</p>

<p>Peskov böylece, Rusya'nın Ukrayna'ya askeri yük taşıdığı belirtilen ticari gemilere yönelik saldırıları sürdüreceği mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-ukraynaya-askeri-yuk-tasiyan-gemiler-hedef-alinacak</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukraynaya-askeri-yuk-tasiyan-gemileri-yok-etmeye-devam-edecegiz.png" type="image/jpeg" length="46300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Eylül 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Altının kilogram fiyatı geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/10-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-altinin-kilogram-fiyati-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/10-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-altinin-kilogram-fiyati-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altının kilogram fiyatı, Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) günü yüzde 1 düşüşle 6 milyon 765 bin liradan tamamladı. Standart altının kilogram fiyatı gün içinde 6 milyon 757 bin 500 lira ile 6 milyon 897 bin 800 lira arasında işlem gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong> Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) <strong>altının kilogram fiyatı</strong>, günün işlemlerinin ardından 6 milyon 765 bin lira olarak kaydedildi. Standart altının kilogram fiyatında önceki güne göre yüzde 1 düşüş yaşandı.</p>

<h2><strong>Altının kilogram fiyatı 6 milyon 765 bin liraya indi</strong></h2>

<p>KMKTP'de standart altının kilogram fiyatı, gün içerisinde en düşük 6 milyon 757 bin 500 lirayı gördü. Altının kilogram fiyatı gün içinde en yüksek 6 milyon 897 bin 800 lira seviyesine çıktı.</p>

<p>Gün sonunda 6 milyon 765 bin lirada kalan standart altının kilogram fiyatı, bir önceki işlem gününü 6 milyon 840 bin liradan tamamlamıştı.</p>

<h3><strong>KMKTP'de altın işlem hacmi 3,2 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 3 milyar 212 milyon 269 bin 811,11 lira olarak gerçekleşti. Piyasada gün boyunca işlem gören altının miktarı ise 469,64 kilogram oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm metaller dikkate alındığında piyasadaki toplam işlem hacmi 3 milyar 540 milyon 432 bin 664,47 lira seviyesinde kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Altın piyasasında günün en yüksek işlem hacmine ulaşan kurumlar arasında Vakıf Katılım Bankası ve Kuveyt Türk Katılım Bankası yer aldı.</p>

<p>Bu kurumları Turan Kıymetli Madenler, Çakmakçı Kıymetli Madenler ve NMGlobal Kıymetli Madenler takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/10-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-altinin-kilogram-fiyati-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="63850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Ali Çağatay hakkında tahliye kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ali-cagatay-hakkinda-tahliye-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ali-cagatay-hakkinda-tahliye-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılarak işkence gördüğü iddiasına ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle 26 Haziran’da tutuklanan gazeteci Ali Çağatay tahliye edildi. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, savcının tutukluluğun devamı yönündeki talebine rağmen Çağatay’ın tahliyesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın evinin önünden kaçırılarak işkence gördüğü iddiasına ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle 26 Haziran’da tutuklanan gazeteci <strong>Ali Çağatay </strong>tahliye edildi.</p>

<p>Çağatay hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlamalarıyla açılan davanın duruşması İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</p>

<h2><strong>Ali Çağatay hakim karşısına çıktı</strong></h2>

<p>Gazeteci Ali Çağatay, Erhan Karaal’ın kaçırılarak işkence gördüğü iddiasıyla ilgili sosyal medya paylaşımı nedeniyle açılan davada hakim karşısına çıktı.</p>

<p>Duruşmayı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu adına Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Güç de takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşmada savcı, Çağatay’ın <strong>tutukluluk halinin devamını</strong> talep etti.</p>

<p>Mahkeme ise gazetecinin tutuklu bulunduğu süreyi dikkate alarak <strong>tahliye edilmesine karar verdi.</strong></p>

<h3><strong>TGC: "Gazetecilik suç değildir"</strong></h3>

<p>Duruşmanın ardından açıklama yapan TGC Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Güç, Ali Çağatay’ın tahliye edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.</p>

<p>Güç, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, üyemiz gazeteci Ali Çağatay’ın özgür kalmasını sevinçle karşılıyoruz. Gazetecilik suç değildir” dedi.</p>

<h3><strong>TGC’den basın ve ifade özgürlüğü vurgusu</strong></h3>

<p>TGC, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi gerektiğini belirterek basın ve ifade özgürlüğünü zedeleyen uygulamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Çağatay’ın tahliye edilmesiyle birlikte davaya ilişkin yargı süreci ise devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ali-cagatay-hakkinda-tahliye-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b3fb7dcf-669f-45bd-a1bf-8fef7eea7d7c-w.jpeg" type="image/jpeg" length="86015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilecik Bozüyük'te orman yangını: Çöplükten ormana sıçrayan alevlere müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bilecik-bozuyukte-orman-yangini-coplukten-ormana-sicrayan-alevlere-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bilecik-bozuyukte-orman-yangini-coplukten-ormana-sicrayan-alevlere-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik’in Bozüyük ilçesinde çöplükte başlayan yangın, yakındaki ormanlık alana sıçradı. Bilecik orman yangınına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilecik’in Bozüyük ilçesine bağlı Hamidiye köyü yakınlarında çıkan yangın, ormanlık alana yayıldı. Henüz belirlenemeyen nedenle çöplükte başlayan Bozüyük yangını için bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bilecik orman yangını Hamidiye köyü yakınlarında başladı</strong></h2>

<p>Yangın, Bozüyük’e bağlı Hamidiye köyü yakınlarındaki çöplükte çıktı. Alevlerin kısa sürede çevredeki ormanlık alana ulaşması üzerine ekipler harekete geçti.</p>

<p>İhbarın ardından Bilecik Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ekipler bölgeye yönlendirildi. Ormana sıçrayan alevlerin ilerlemesini durdurmak ve yangını kontrol altına almak amacıyla çalışma başlatıldı.</p>

<h3><strong>Bozüyük yangınına havadan ve karadan müdahale</strong></h3>

<p>Bozüyük yangınına müdahale hem havadan hem de karadan devam ediyor. Ekipler, ormanlık alana yayılan alevleri kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yangının çöplükte hangi nedenle başladığı ise henüz bilinmiyor. Çıkış nedeninin, yangının kontrol altına alınmasının ardından yapılacak incelemelerle belirlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bilecik orman yangınının tamamen kontrol altına alındığına ilişkin henüz bir açıklama yapılmazken, bölgedeki müdahale sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bilecik-bozuyukte-orman-yangini-coplukten-ormana-sicrayan-alevlere-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/itfaiye.jpg" type="image/jpeg" length="94013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya orman yangınları bilançosu: 350 hektar alan zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-orman-yanginlari-bilancosu-350-hektar-alan-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-orman-yanginlari-bilancosu-350-hektar-alan-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde kontrol altına alınan orman yangınının ardından soğutma çalışmaları sürüyor. Yangında ilk belirlemelere göre yaklaşık 350 hektar alan zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın <strong>Kumluca</strong> ilçesinde 8 Eylül'de <strong>Toptaş Mahallesi</strong>'nde başlayan ve rüzgarın etkisiyle <strong>Güzören Mahallesi</strong>'ne yayılan orman yangını, ekiplerin çalışması sonucu kontrol altına alındı. Yangının ardından bölgede soğutma çalışmalarına devam ediliyor.</p>

<p>Yangında bazı evlerin yanı sıra sera ve tarım arazileri de zarar gördü. İlk belirlemelere göre yaklaşık <strong>350 hektarlık alan</strong>ın yangından etkilendiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kumluca'da soğutma çalışmaları sürüyor</strong></h2>

<p>Toptaş Mahallesi'nde başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle büyüyerek <strong>Güzören Mahallesi</strong>'ne sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangın bölgesinde soğutma çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Çalışmalar sırasında zaman zaman küçük çaplı yangınlar meydana gelirken, ekipler bu noktalara anında müdahale ediyor.</p>

<p>Soğutma çalışmalarına<strong> Kumluca Orman İşletme Müdürlüğü </strong>ekiplerinin yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ile ASAT'a bağlı su tankerleri de destek veriyor. Denizli, Bursa, Kütahya, Bucak ve diğer illerden gelen itfaiye ve yangın söndürme ekipleri de bölgede çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yangında ilk belirlemelere göre yaklaşık 350 hektar alanın zarar gördüğü kaydedildi.</p>

<p><img alt="Antalya'nın Kumluca Ilçesindeki Orman Yangınında Soğutma Çalışmaları Yapılıyor Iç" class="detail-photo img-fluid" height="898" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalyanin-kumluca-ilcesindeki-orman-yangininda-sogutma-calismalari-yapiliyor-ic.png" width="1438" /></p>

<h3><strong>Aksu'dan Kepez'e yayılan yangın kontrol altına alındı</strong></h3>

<p>Antalya'nın Aksu ilçesinde Karaöz Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda başlayan yangın da rüzgarın etkisiyle Kepez ilçesine yayıldı.</p>

<p>Karaöz, Hatipler, Yeşilkaraman, Kızıllı ve Çamlıca mahalleleri çevresinde etkili olan yangına ekipler yoğun şekilde müdahale etti. Üç gündür devam eden çalışmaların ardından yangın kontrol altına alındı.</p>

<p>Orman Genel Müdürlüğü tarafından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesap üzerinden yapılan açıklamada, yangının havadan ve karadan yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda kontrol altına alındığı belirtildi.</p>

<p>Bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğü belirtilen açıklamada, "Mücadelemize destek veren gönüllülerimize, kamu kurum ve kuruluşlarımıza, yerel yönetimlerimize ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Yeşil vatana hep birlikte sahip çıkıyoruz" denildi.</p>

<h3><strong>Çok sayıda kişi ve hane tahliye edildi</strong></h3>

<p>Antalya Valiliğinin dün yaptığı açıklamada, <strong>Aksu</strong>'nun Karaöz mevkisinde yangın nedeniyle 10 hane ve 25 kişinin tahliye edildiği bildirildi.</p>

<p>Yeşilkaraman Mahallesi'nde ise 69 hane, 18 ahır ve 256 kişinin, <strong>Kepez</strong> ilçesi <strong>Çamlıca Mahallesi</strong>'nde de 175 hane ve 439 kişinin tahliye edildiği kaydedildi.</p>

<p>Valilik açıklamasında, yangından etkilenen 47 vatandaştan 11'inin hastaneye sevk edildiği bilgisi de paylaşıldı.</p>

<h3><strong>189 kişiye psikososyal destek sağlandı</strong></h3>

<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü</strong> tarafından Aksu'da yangından etkilenen vatandaşlara yönelik psikososyal destek çalışması yürütüldü. Bu kapsamda 48 hanede bulunan 189 kişiye psikososyal destek sağlandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü </strong>ekiplerinin yaptığı incelemelerde ise 3 binanın acil yıkılacak durumda olduğu tespit edildi. İncelemelerde ayrıca 13 binanın az hasarlı olduğu belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-orman-yanginlari-bilancosu-350-hektar-alan-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalyanin-kumluca-ilcesindeki-orman-yangininda-sogutma-calismalari-yapiliyor-1.png" type="image/jpeg" length="20530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın 6 aylık bilançosu açıklandı: 40 faili meçhul dosya aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakanliginin-6-aylik-bilancosu-aciklandi-40-faili-mechul-dosya-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakanliginin-6-aylik-bilancosu-aciklandi-40-faili-mechul-dosya-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, Akın Gürlek’in göreve başlamasının ardından geçen ilk 6 aya ilişkin verileri açıkladı. Bu dönemde yeniden değerlendirmeye alınan 638 faili meçhul dosyadan 40’ı aydınlatılırken, örgütlü, narkotik ve ekonomik suçlara yönelik 5 bin 35 operasyonda 25 bin 376 şüpheli tutuklandı. Arabuluculuğa gelen 1 milyon 135 bin 647 dosyanın 460 bin 595’i anlaşmayla sonuçlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı, Bakan <strong>Akın Gürlek</strong>’in göreve başlamasının ardından geçen ilk 6 aylık dönemde yürütülen çalışmalara ilişkin verileri açıkladı. Bakanlığın verilerine göre, ülke genelinde yeniden değerlendirmeye alınan 638 faili meçhul dosyadan 40’ı aydınlatıldı. Örgütlü, narkotik ve ekonomik suçlara yönelik operasyonlarda ise 25 bin 376 şüpheli tutuklandı.</p>

<p>Bakanlık tarafından açıklanan 6 aylık bilançoda adalet teşkilatının fiziki altyapısı, insan kaynağı, dijital dönüşüm, çocuk adaleti, infaz sistemi ve uluslararası adli iş birliği alanlarında yürütülen çalışmalar da yer aldı.</p>

<h2><strong>638 faili meçhul dosya yeniden incelendi</strong></h2>

<p>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan <strong>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı</strong> tarafından geçmiş yıllarda sonuçlandırılamayan cinayet ve kayıp kişi dosyalarının yeniden incelenmesi için çalışma başlatıldı.</p>

<p>Bu kapsamda ülke genelinde <strong>638 dosya yeniden değerlendirmeye alındı</strong>. 183 maktulün bulunduğu 171 dosya yeniden incelenirken, 44 dosya için özel çalışma ekipleri oluşturuldu.</p>

<p>Çalışmalar sonucunda <strong>46 maktul ve 7 yaralının bulunduğu 40 faili meçhul dosya aydınlatıldı</strong>. Bu dosyalar kapsamında 90 şüpheli tutuklanırken, 26 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı.</p>

<h3><strong>5 bin 35 operasyonda 25 bin 376 tutuklama</strong></h3>

<p>Örgütlü, narkotik ve ekonomik suçlarla mücadele kapsamında 81 ilde <strong>5 bin 35 operasyon</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyonlarda toplam <strong>56 bin 178 şüpheli hakkında işlem yapılırken</strong>, bunlardan 25 bin 376'sı tutuklandı. 10 bin 85 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.</p>

<p>Terör örgütlerine yönelik <strong>2 bin 386 operasyonun</strong> adli verilerinin de merkezi olarak takip edildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>7 yeni ihtisas dairesi kuruldu</strong></h3>

<p>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde farklı suç alanlarına yönelik 7 ayrı ihtisas dairesi oluşturuldu.</p>

<p>Kurulan birimler arasında Adli Emanet Daire Başkanlığı, Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Kamu Düzeni, Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Daire Başkanlığı ile Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığı yer aldı.</p>

<p>Ayrıca Terör Suçları Daire Başkanlığı ile Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Daire Başkanlığı da kuruldu.</p>

<h3><strong>12. Yargı Paketi yasalaştı</strong></h3>

<p>Yargı süreçlerinin hızlandırılması amacıyla hazırlanan <strong>12. Yargı Paketi</strong>, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.</p>

<p>Düzenlemeyle hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin 3 ayı geçmemesi, belirsiz alacak ve kısmi davalarda hak kayıplarının azaltılması hedeflendi.</p>

<p>Vesayet altındaki kişilerin mal varlıklarının satışında UYAP'a entegre elektronik satış portalı devreye alınırken, noterlik evraklarının güvenli elektronik imzayla mahkemelere gönderilmesinin önü açıldı.</p>

<p>Ses ve görüntü aktarımıyla duruşmalara katılımın kapsamı genişletilirken, bilirkişiye başvurulması sınırlandırıldı.</p>

<h3><strong>Çocuk adaletinde yeni düzenleme</strong></h3>

<p>Yasal düzenlemeyle <strong>“suça sürüklenen çocuk” (SSÇ)</strong> ifadesi <strong>“adli süreçteki çocuk” (ASÇ)</strong> olarak değiştirildi.</p>

<p>Ağır suçlarda ceza ve infaz rejiminin yeniden ele alınması, ailelerin bakım ve gözetim sorumluluklarının güçlendirilmesi ve sosyal inceleme raporlarının daha etkin kullanılması amacıyla yeni mekanizmalar oluşturuldu.</p>

<p>Çocukların dijital risklerden, bağımlılıktan ve ihmale bağlı risklerden korunmasına yönelik düzenlemeler de hayata geçirildi.</p>

<h3><strong>“Alo Adalet 135” pilot illerde başladı</strong></h3>

<p>Uzun süren dava ve soruşturmalara ilişkin vatandaşların başvurularını iletebilmesi amacıyla hazırlanan <strong>“Alo Adalet 135”</strong> hattı, 1 Eylül itibarıyla pilot illerde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Yapay zeka destekli ses tanıma ve seslendirme altyapısına sahip hattın aynı anda 1000 ila 1500 çağrıyı karşılayabilecek kapasitede olduğu belirtildi.</p>

<p>Uygulamanın ekim ayında Türkiye genelindeki adliyelerde hizmete alınması planlanıyor.</p>

<h3><strong>5,7 milyon e-Duruşma gerçekleştirildi</strong></h3>

<p>Adalet hizmetlerinde dijital dönüşüm kapsamında UYAP 3 projesiyle adalet portallarının altyapısı ve arayüzleri yenilendi.</p>

<p>Son 6 ayda 7 kurumla 11 yeni entegrasyon tamamlandı. Böylece 65 kurum ve kuruluşla gerçekleştirilen toplam entegrasyon sayısı 211'e ulaştı.</p>

<p>e-Duruşma sistemi 81 ilde ve tüm hukuk mahkemelerinde kullanılmaya başlandı. <strong>5 bin 831 hukuk mahkemesinde toplam 5 milyon 764 bin 548 e-Duruşma gerçekleştirildi.</strong></p>

<p>Ayrıca 841 bini aşkın mahkeme kararı ücretsiz erişime açıldı.</p>

<h3><strong>201 yeni adli yargı mahkemesi faaliyete geçti</strong></h3>

<p>Adalet teşkilatının fiziki altyapısının güçlendirilmesi kapsamında 6 aylık dönemde 30 farklı mahalde yaklaşık <strong>370 bin metrekare arsa tahsisi</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Adli yargıda 150, idari yargıda 4 yeni mahkemenin kurulmasına karar verilirken, <strong>201 adli yargı ve 3 idari yargı mahkemesi faaliyete geçti.</strong></p>

<p>Malatya Bölge Adliye Mahkemesi'nin kurulmasıyla bölge adliye mahkemesi sayısı 18'e yükseldi.</p>

<h2><strong>15 bin yeni personel için alım süreci başladı</strong></h2>

<p>Adalet teşkilatının insan kaynağının güçlendirilmesi amacıyla <strong>15 bin yeni personel</strong> için alım süreci başlatıldı.</p>

<p>Ayrıca 1038 hakim ve savcı yardımcısı atanmaya hak kazandı. Görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinin tamamlanmasıyla 1448 personel kariyerinde yeni bir aşamaya geçti.</p>

<h3><strong>e-Avukat ile 19 bin 807 görüntülü görüşme</strong></h3>

<p>5 Nisan'da başlayan <strong>e-Avukat uygulaması</strong> ile avukatların ceza infaz kurumlarında bulunan müvekkilleriyle görüntülü görüşmesine imkan sağlandı.</p>

<p>Uygulamaya 6 bin 301 avukat kayıt olurken, bu kapsamda <strong>19 bin 807 görüntülü görüşme</strong> gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Arabuluculukta 460 binden fazla dosyada anlaşma</strong></h3>

<p>Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri kapsamında son 6 ayda arabuluculuğa <strong>1 milyon 135 bin 647 dosya</strong> geldi.</p>

<p>Bu dosyaların <strong>460 bin 595'i anlaşmayla sonuçlandı.</strong></p>

<p>Sicile 779 yeni arabulucu kaydedilirken toplam arabulucu sayısı 50 bin 785'e ulaştı.</p>

<h3><strong>Güvenli Ödeme Sistemi'nde işlem hacmi 3 trilyon lirayı aştı</strong></h3>

<p>İkinci el araç satışlarında kullanılan Güvenli Ödeme Sistemi kapsamında 9 milyon 979 bin 881 işlem gerçekleştirildi.</p>

<p>Sistemdeki toplam işlem hacmi <strong>3 trilyon 37 milyar lira</strong> olarak açıklandı.</p>

<p>Noterlik ücretlerinin kredi kartıyla ödenmesi uygulamasında ise 72 milyon işlem gerçekleştirilirken işlem hacmi 103 milyar liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>44 ülkeye 563 iade talebi gönderildi</strong></h3>

<p>Uluslararası adli iş birliği kapsamında 44 ülkeye toplam <strong>563 iade talebi</strong> iletildi.</p>

<p>Bunların 377'si adi suçlar, 186'sı ise terör suçları kapsamında yapıldı. 30 ülkeden 211 kişinin Türkiye'ye iadesi gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Havalimanlarında 415 kişi hakkında işlem yapıldı</strong></h3>

<p>Antalya, İzmir Adnan Menderes, Sabiha Gökçen ve Esenboğa havalimanlarında 24 saat esasına göre nöbetçi savcı, hakim ve katip görevlendirildi.</p>

<p>Son 6 ayda havalimanlarında meydana gelen 385 adli olay kapsamında <strong>415 kişi hakkında işlem</strong> yapıldı.</p>

<h3><strong>136 bin kişiye adli destek sağlandı</strong></h3>

<p>Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri müdürlüklerinin hizmet ağı 81 ilde 183 adliyeye ulaştı.</p>

<p>Son 6 ayda <strong>136 bin 437 kişiye</strong> bilgilendirme, yönlendirme ve psikososyal destek sağlandı.</p>

<p>Adli Görüşme Odalarında 13 bin 162 ifade ve beyan alınırken, Çocuk Görüşme Merkezlerinde 9 bin 291 dosyada 191 bin 401 işlem gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>İcra dosyalarında 5,5 milyonluk tasfiye</strong></h3>

<p>İcra hizmetlerinde yürütülen dijitalleşme ve tasfiye çalışmaları kapsamında küçük miktarlı borçlarda <strong>5,5 milyon dosya</strong> tasfiye edildi.</p>

<p>e-Satış sistemi üzerinden 16 bin 110 dosya kapsamında 19 bin 394 taşınır ve taşınmaz mal elektronik ortamda satıldı.</p>

<p>Merkezi Takip Sistemi üzerinden 803 bin 255 dosya açılırken, iş yükünün yüzde 25 azaltıldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Adli Tıp Kurumu’nda 506 bin dosya incelendi</strong></h3>

<p>Adli Tıp Kurumu'nda son 6 ayda <strong>506 bin 522 adli dosya</strong> incelenerek mütalaa ve adli rapor düzenlendi.</p>

<p>Bu dönemde 14 bin 221 otopsi, 10 bin 239 ölü muayenesi, 240 bin 322 adli muayene ve 75 bin 790 DNA incelemesi gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Cezaevlerinde 135 bin 575 kişi kurslara katıldı</strong></h3>

<p>Ceza infaz kurumlarında son 6 ayda <strong>8 bin 587 kurs</strong> düzenlendi. Bu kurslara 135 bin 575 hükümlü ve tutuklu katıldı.</p>

<p>İşyurtları bünyesinde 56 bin 963 hükümlü ve tutuklunun üretime katıldığı, 4 bin 234 hükümlü ve tutuklunun ise kamu ve özel sektör iş birlikleriyle gerçek çalışma ortamında mesleki deneyim kazandığı belirtildi.</p>

<h3><strong>AİHM'de 428 başvuru için savunma hazırlandı</strong></h3>

<p>Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde 2026 yılında <strong>428 başvuruda savunma</strong> hazırlandı.</p>

<p>Savunma süreci devam eden derdest başvuru sayısı 5 bin 151 olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Afet ve acil durumlar için ADAS geliştirildi</strong></h3>

<p>Mart ayında kurulan Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Dairesi Başkanlığı tarafından <strong>Adalet Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Sistemi (ADAS)</strong> geliştirildi.</p>

<p>Sistemle 81 ilde afet riskleri, sığınak ve bina kapasiteleri, lojistik imkanlar ile arama-kurtarma ekipleri gibi kritik verilerin tek ekrandan yönetilmesine yönelik dijital altyapı oluşturulması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Uluslararası Adalet Zirvesi İstanbul'da yapılacak</strong></h3>

<p>Türkiye'nin uluslararası adalet alanındaki çalışmalarının ele alınacağı <strong>Uluslararası Adalet Zirvesi'nin 8-9 Ekim 2026'da İstanbul'da</strong> düzenlenmesi planlanıyor.</p>

<p>Zirvede 4 kıtadan 70 ülkenin adalet bakanları, başsavcıları, baro temsilcileri ve uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcilerinin bir araya gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakanliginin-6-aylik-bilancosu-aciklandi-40-faili-mechul-dosya-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-dcca0dd8253cb2619aa468162aa52964jpg.webp" type="image/jpeg" length="23742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım gündemi: 'Sağlık toplantısı' iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-aziz-yildirim-gundemi-saglik-toplantisi-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-aziz-yildirim-gundemi-saglik-toplantisi-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'den yapılan açıklamada, "Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım, haberde iddia edildiği şekilde herhangi bir toplantı gerçekleştirmemiştir" ifadesi yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe</strong>'den yapılan açıklamada, Başkan<strong> Aziz Yıldırım'</strong>ın sağlık heyeti ve sponsor hastane yetkilileriyle toplantı gerçekleştirdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Söz konusu iddia gerçeği yansıtmıyor"</strong></h2>

<p><strong>Fenerbahçe'den yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: </strong></p>

<p>"Bugün bir medya mecrasında, Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın sağlık heyetimiz ve Medicana Hastanesi yetkilileriyle, futbolcularımızın sağlık raporları ve sahaya dönüş süreçlerine ilişkin bir toplantı gerçekleştirdiği yönünde ifadeler kullanılmıştır.</p>

<p>Söz konusu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım, haberde iddia edildiği şekilde herhangi bir toplantı gerçekleştirmemiştir.</p>

<p>Kulübümüzün sağlık heyeti ile sağlık sponsorumuz Medicana, futbolcularımızın sağlık süreçlerinin yönetiminde koordinasyon ve iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Haberde ima edildiği şekilde taraflar arasında tıbbi değerlendirme ve süreçlerin yönetimine ilişkin herhangi bir sorun bulunmamaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-aziz-yildirim-gundemi-saglik-toplantisi-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/aziz-yildirim-fenerbahce.png" type="image/jpeg" length="93259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Riskli Takip Sistemi 81 ilde devreye alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebelerin ve lohusaların takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla Riskli Takip Sistemi'nin (RİTAS) 81 ilde devreye alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı <strong>Kemal</strong> <strong>Memişoğlu</strong>, <strong>gebeler</strong> ile lohusaların takip süreçlerine yönelik yeni uygulamaya ilişkin bilgi verdi. Memişoğlu, <strong>Riskli Takip Sistemi</strong>'nin (RİTAS) 81 ilde devreye alındığını bildirdi.</p>

<h2><strong>RİTAS 81 ilde devrede</strong></h2>

<p>Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>RİTAS</strong>'ın gebelerin ve <strong>lohusa</strong>ların takip süreçlerinin daha etkin ve güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla uygulamaya alındığını belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, paylaşımında anne ve anne adaylarına ulaşılacak telefon numarasını açıkladı.</p>

<p>Memişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kıymetli anne ve anne adayları, bu numarayı bir yere not edin: 0312 577 78 78. Gebelerimizin ve lohusalarımızın takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla Riskli Takip Sistemi'ni 81 ilimizde devreye aldık. </i></p>

<p><i>Artık koordinatör ebelerimiz, anne ve bebeklerimizin sağlık süreçlerini yakından takip etmek için sizleri 0312 577 78 78 numaralı hattımız üzerinden arayacak. Sağlıklı nesiller için gebelikten lohusalığa uzanan bu özel yolculukta annelerimizin daima yanındayız."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Koordinatör ebeler takip yapacak</strong></h3>

<p>RİTAS kapsamında koordinatör ebelerin anne ve bebeklerin sağlık süreçlerini yakından takip etmek için gebeler ve lohusalarla iletişime geçeceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kıymetli anne ve anne adayları, bu numarayı bir yere not edin: 0312 577 78 78.<br />
<br />
Gebelerimizin ve lohusalarımızın takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla Riskli Takip Sistemi’ni (RİTAS) 81 ilimizde devreye aldık.<br />
<br />
Artık koordinatör ebelerimiz, anne ve…</p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2098017814380429342?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gebeler-ve-lohusalar-icin-riskli-takip-sistemi-81-ilde-devreye-alindi.png" type="image/jpeg" length="74636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı yatırımcıdan hazirandan bu yana en güçlü çıkış]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimcidan-hazirandan-bu-yana-en-guclu-cikis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimcidan-hazirandan-bu-yana-en-guclu-cikis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yabancı yatırımcılar, eylülün ilk haftasında hisse senetlerinde satış yaparken tahvil piyasasında alıma yöneldi. TCMB verilerine göre 4 Eylül haftasında hisselerde 647,6 milyon dolarlık satış gerçekleşti ve hazirandan bu yana en yüksek haftalık yabancı çıkışı kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB) veriler<strong>i, yabancı yatırımcıların</strong> 4 Eylül haftasında hisse senedi ve tahvil piyasalarındaki işlemlerinde yön değişikliğine gittiğini ortaya koydu. Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde satış gerçekleştirirken tahvil piyasasında net alım yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yabancı yatırımcı hisselerde 647,6 milyon dolarlık satış yaptı</strong></h2>

<p>Yurt dışında yerleşik yabancı yatırımcıların hisse senedi satışları, 4 Eylül ile sona eren haftada 647,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu tutarla birlikte haziran ayından bu yana haftalık bazda en yüksek yabancı çıkışı görüldü.</p>

<p>Bir önceki haftada ise yabancı yatırımcıların hisse senedi işlemlerinde 329 milyon dolarlık alım yaptığı kaydedilmişti. Böylece iki hafta arasında hisse senedi işlemlerinin yönü değişti.</p>

<h3><strong>Yabancı yatırımcı tahvil piyasasında alım yaptı</strong></h3>

<p>Hisse senetlerinde satış gerçekleştiren yabancı yatırımcılar, aynı hafta tahvil piyasasında ise net alıcı oldu. 4 Eylül haftasında tahvil piyasasına yönelik net alım 150 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Yabancı yatırımcılar bir önceki haftada tahvil piyasasında 80 milyon dolarlık satış yapmıştı. Böylece tahvil işlemlerinde de önceki haftaya kıyasla farklı yönde bir hareket görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimcidan-hazirandan-bu-yana-en-guclu-cikis</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="79079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ressam Baran Kamiloğlu "Haymatlos" ile anlatıyor: Modern kentte aidiyet meselesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/baran-kamiloglu-haymatlos-ile-anlatiyor-ayni-sehrin-icinde-bile-yasanabilen-bir-yurtsuzluk-hali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/baran-kamiloglu-haymatlos-ile-anlatiyor-ayni-sehrin-icinde-bile-yasanabilen-bir-yurtsuzluk-hali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Baran Kamiloğlu, “Haymatlos” serisinde yurtsuzluk kavramını coğrafi bir kopuşun ötesine taşıyarak modern kentte aidiyet, emek ve mülkiyet ilişkilerine odaklanıyor. Toplumcu gerçekçi bir çizgide üretim yapan Kamiloğlu, aynı kentte yaşayan insanların sınıfsal ayrışmalar nedeniyle birbirlerinden uzaklaşmasını ve bazı grupların giderek görünmezleşmesini eserleri üzerinden tartışmaya açıyor. “Haymatlos”, izleyiciyi “Ben nereye aidim?” sorusuyla baş başa bırakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir yere ait olamamak yalnızca yurdundan, doğduğun coğrafyadan ya da yaşadığın şehirden kopmakla mı ilgili? Aynı kentin içinde yaşarken de kendine ait bir alan bulamamak, toplumun giderek daha görünmez bir parçasına dönüşmek mümkün mü? Sanatçı <strong>Baran Kamiloğlu</strong>, “<strong>Haymatlos</strong>” serisiyle tam da bu soruların peşine düşüyor. Almanca kökenli “<strong>haymatlos</strong>” kavramını coğrafi yurtsuzluğun ötesine taşıyan Kamiloğlu,<strong> aidiyet, emek </strong>ve <strong>mülkiyet</strong> kavramları üzerinden modern kentte bireyin kendisine, çevresine ve yaşadığı topluma yabancılaşma hâlini ele alıyor. Sanatçının toplumcu gerçekçi bir çizgide şekillenen üretim pratiğinin yeni durağı olan seri, bir yere ait olamama duygusunu yalnızca fiziksel bir kopuş üzerinden değil, aynı şehirde yaşayan insanların birbirlerine ve kendi hayatlarına ne ölçüde yabancılaştıkları üzerinden tartışmaya açıyor.</p>

<p>Kamiloğlu’nun sergisi, <strong>haymatlos</strong> kavramını yalnızca yerinden edilme veya fiziksel bir yurtsuzluk hâli olarak okumuyor. Serginin çıkış noktası, aynı coğrafyayı paylaşan insanların dahi toplumsal sınıflar, emek koşulları ve mülkiyet ilişkileri nedeniyle birbirlerinden uzaklaşabileceği fikrine dayanıyor. Bir başka deyişle sergi, yurtsuzluğu yalnızca sınırların, göçün ya da zorunlu yer değiştirmelerin yarattığı bir durum olarak değil; insanın doğduğu, çalıştığı ve yaşamını sürdürdüğü yerde bile kendisine ait bir alan bulamaması üzerinden düşünüyor. Modern kentin yapısının giderek keskinleşen sınıfsal ayrımları, bireyin yaşadığı yere duyduğu aidiyeti de dönüştürüyor. Kent büyüdükçe ve farklı yaşam biçimleri arasındaki mesafe arttıkça, aynı sokakları paylaşan insanların birbirlerinin hayatlarına temas etme ihtimali de azalıyor. “<strong>Haymatlos</strong>”, bu görünmez sınırların içinde kalan bireyin kendisine ve toplumuna yabancılaşmasını, giderek anonimleşmesini ve yaşadığı kentin içinde bile yersiz yurtsuz kalmasını görünür kılmaya çalışıyor.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos1-1" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos1-1.png" width="2502" /></p>

<h2><strong>"Haymatlos kavramını coğrafi değil aidiyet anlamı üzerinden incelemeye çalıştım"</strong></h2>

<p>Toplumcu gerçekçi bir çizgide üretmeye çalıştığını söyleyen <strong>Baran Kamiloğlu</strong>, çalışmalarında toplumsal bir sorun teşkil ettiğini düşündüğü konulara yöneldiğini belirtiyor. “<strong>Haymatlos</strong>”un da bu meselelerden biri olan aidiyet kavramıyla kurduğu ilişkiden doğduğunu ifade eden Kamiloğlu, kavramı alışılmış anlamının dışına taşımayı tercih ediyor.</p>

<p>Kamiloğlu, serinin ortaya çıkışındaki düşünsel zemini şöyle anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Genel olarak çalışmalarıma toplumcu gerçekçi bir çizgide yön vermeye çalışıyorum. Toplumsal bir sorun teşkil ettiğini düşündüğüm konulara yöneliyorum. Aidiyet meselesi de bu konulardan biri. Sanatçının bir derdi olmalı bence. Haymatlos da coğrafi anlamda kopuşun da ötesine işaret ediyor ve aidiyet meselesini açıklayan bir kavram. Kavramı asıl anlamından ziyade daha geniş bir çerçevede ele alıp çalışmaları da o çizgide üretmeye çalışıyorum. Üretimlerimden herkesin farklı çıkarımlar yapmalarını istiyorum, bu sebeple haymatlos kavramını herkes tarafından bilinen coğrafi anlamıyla değil de aidiyet kavramı üzerinden incelemeye çalıştım.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos2-1" class="detail-photo img-fluid" height="1626" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos2-1.png" width="2502" /></p>

<h3><strong>"Modern kent insanları birbirinden uzaklaştırıyor"</strong></h3>

<p>Serginin açıklamasında, aynı coğrafyada yaşayan insanların dahi toplumsal sınıflar nedeniyle birbirlerine yabancılaşabileceğine dikkat çekiliyor. Kamiloğlu’na göre modern kentin bugünkü yapısı bu yabancılaşmayı daha da derinleştiriyor:</p>

<blockquote>
<p>“Neoliberal çağda modern kentin katmanlı yapısı insanları birbirinden uzaklaştırıyor” diyen Kamiloğlu, farklı toplumsal sınıfların karşılaşma ve kesişme alanlarının giderek ortadan kalktığını belirtiyor. Ona göre bu durum, yalnızca fiziksel bir ayrışmayı değil, insanların birbirlerinin hayatlarına temas etme ihtimalinin de azalmasını beraberinde getiriyor.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos6" class="detail-photo img-fluid" height="1626" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos6.png" width="2502" /></p>

<p>Kamiloğlu bu düşüncesini, “Bu sebeple farklı sınıfların kesişme noktaları yok oluyor veya hiç var olamıyor” sözleriyle ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos3-1" class="detail-photo img-fluid" height="1576" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos3-1.png" width="2332" /></p>

<h3><strong>“Kendine ait bir oda” bulamamak</strong></h3>

<p>Serginin kavramsal dünyasında öne çıkan ifadelerden biri de “<strong>kendine ait bir oda</strong>” fikri. Ancak Kamiloğlu için bu oda, dört duvardan oluşan fiziksel bir mekânı karşılamıyor. Sergideki diğer unsurlar gibi bu ifade de bireyin toplum içerisindeki konumuna dair daha geniş bir metafor olarak ele alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamiloğlu, “Plastik olarak çalışmalarımdaki elemanlar nasıl ilk anlamlarını temsil etmiyorsa ‘kendine ait bir oda’ ifadesi de fiziksel bir mekâna atıfta bulunmuyor” diyerek odanın sergideki sembolik karşılığına işaret ediyor.</p>

<p>Böylece “oda”, yalnızca sahip olunan bir evin veya kişisel alanın değil, bireyin kendisini güvende, görünür ve ait hissedebileceği bir yaşam alanının karşılığına dönüşüyor.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos9" class="detail-photo img-fluid" height="1664" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos9.png" width="2502" /></p>

<h3><strong>Aidiyet, emek ve mülkiyet aynı hikâyede buluşuyor</strong></h3>

<p>“Haymatlos”un temel kavramlarından olan aidiyet, emek ve mülkiyet ise Kamiloğlu’nun çalışmalarında birbirinden bağımsız başlıklar olarak değil, birbirini tamamlayan ilişkiler içerisinde ele alınıyor.</p>

<p>Sanatçı, bu kavramları aynı çerçevede değerlendirme biçimini şöyle açıklıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Aidiyet, emek ve mülkiyet kavramlarına aynı çerçevede bakmaktansa, bunları birbirlerini tamamlayan şeyler olarak ele aldım. Ayrıca bu kavramların aralarındaki ilişkileri görünür kılmaya çalıştım.”</p>
</blockquote>

<p>Bu yaklaşım, serginin “bir yere ait olmak” fikrini yalnızca duygusal bir mesele olmaktan çıkarıp bireyin yaşadığı kent, verdiği emek ve sahip olabildiği alanlarla birlikte düşünmesine imkân tanıyor.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos5-1" class="detail-photo img-fluid" height="1576" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos5-1.png" width="2332" /></p>

<h3><strong>Kentte görünmezleşen hayatlar</strong></h3>

<p>Modern kentin kıyısında kalan ve zamanla anonimleşen gruplar da serinin önemli meselelerinden birini oluşturuyor. Kamiloğlu, bu kesimlerin görünmezliğinin tesadüfi olmadığını, sıradanlığın içine yerleşen yaşam döngüsünün onları giderek daha fazla görünmez kıldığını düşünüyor.</p>

<p>Sanatçı, bu görünmezliği eserlerinde doğrudan görünür kılmaya çalıştığını belirterek şöyle diyor:</p>

<blockquote>
<p>“Anonimleşen kesimlerin toplumsal bir soruna işaret ettiğini düşünüyorum. Çünkü sıradanlık içindeki bir yaşam döngüsü bu grupları mecburi bir görünmezliğe itmekte. Bu grupları da resimlerin ana konusu yaparak, görünür kılmaya çalıştım.”</p>
</blockquote>

<p>Böylece sergide anonimleşen birey, yalnızca bir figür olmaktan çıkarak kentin içerisinde var olduğu hâlde görünmeyen insanların ortak temsiline dönüşüyor.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos11" class="detail-photo img-fluid" height="1642" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos11.png" width="2502" /></p>

<h3><strong>Gerçek kişilerden çok kavramların izinde</strong></h3>

<p>Kamiloğlu, seriyi üretirken belirli insanlar, mekânlar ya da kentte karşılaştığı tekil durumları doğrudan resmetmekten ziyade kavramın kendisine yoğunlaştığını söylüyor. Sanatçı, eserlerde karşılaşılan insan, mekân ve durumların gerçek hayattan birebir karşılıklar olmaktan çok metaforik bir işlev taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>“Durumlar, insanlar ve mekânlardan çok kavram üzerine yoğunlaşmaya çalıştım” diyen Kamiloğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:</p>

<blockquote>
<p>“Buradaki insan, mekân veya durumlar tamimiyle metafordan ibaret. Eserin ardındaki duyguya herkesin farklı şekilde yaklaşması benim için en ideali.”</p>
</blockquote>

<p>Bu nedenle sergi, izleyiciye tek bir okuma biçimi dayatmıyor. Kamiloğlu’nun amacı, eserlerin karşısında duran kişinin kendi deneyimi ve kendi aidiyet duygusu üzerinden başka bir anlam kurabilmesi.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos10" class="detail-photo img-fluid" height="1530" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos10.png" width="2502" /></p>

<h3><strong>Fiziksel değil, duygusal bir yoksunluk</strong></h3>

<p>“<strong>Haymatlos</strong>” kelimesi bugün göç, mültecilik ve zorunlu yer değiştirme gibi fiziksel yerinden edilme deneyimlerini de çağrıştırıyor. Ancak Kamiloğlu’nun serisinde kavram, bu anlamın ötesinde daha içsel bir hâle dönüşüyor.</p>

<p>Sanatçı, “Haymatlos kelime olarak daha çok fiziksel yoksunluğu anlatırken ben bu sergide daha çok bu kavramı duygusal bir yoksunluk olarak değerlendirmeye çalıştım” diyor.</p>

<p>Bu yönüyle sergi, fiziksel olarak yerinden edilmemiş bir insanın da yaşadığı kent içerisinde kendisini yurtsuz, dışarıda veya ait olmadığı bir hayatın içinde hissedebileceği fikrine alan açıyor.</p>

<p><img alt="Baran Kamiloğlu Haymatlos4-1" class="detail-photo img-fluid" height="1576" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baran-kamiloglu-haymatlos4-1.png" width="2332" /></p>

<h3><strong>Serginin son sözü izleyicide</strong></h3>

<p>Kamiloğlu, “<strong>Haymatlos</strong>”ta izleyiciye kesin cevaplar vermekten ya da serginin sınırlarını baştan belirlemekten özellikle kaçınıyor. Onun için eser, sanatçının üretim sürecini tamamladığı anda bitmiyor, izleyiciyle karşılaştığında ise yeniden oluşmaya devam ediyor:</p>

<blockquote>
<p>“Bu ve daha önceki sergilerimde izleyiciye keskin sınırlar koymayı amaçlamadım. Daha ziyade, resimlerimin yapıldıktan sonra da izleyici ile oluşum sürecine devam etmesi benim için daha önemli.”</p>
</blockquote>

<p>Belki de bu nedenle “<strong>Haymatlos</strong>”un asıl sorusu, yalnızca “Nereye aidim?” değil. Aynı zamanda insanın kendi yaşadığı kentte ne kadar yer bulabildiği, emeğinin ve varlığının ne kadar görünür olduğu ve bütün bu ilişkilerin içerisinde kendisine gerçekten ait bir alan açıp açamadığı.</p>

<p>Kamiloğlu’nun serisi, <strong>haymatlos</strong> olma halini bir coğrafyadan kopuşun ötesine taşıyarak<strong> şehrin içinde yaşanabilen bir yurtsuzluk hâli</strong> olarak yeniden düşünmeye çağırıyor.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 09 10 14.47.14" class="detail-photo img-fluid" height="1670" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-10-144714.png" width="2426" /></p>

<p>Ressam Baran Kamiloğlu’nun <strong>“Hay-Mat-Los: Aidiyetsizlik Üzerine”</strong> adlı sergisi, <strong>8-25 Eylül tarihine dek Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde</strong> sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/baran-kamiloglu-haymatlos-ile-anlatiyor-ayni-sehrin-icinde-bile-yasanabilen-bir-yurtsuzluk-hali</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nur11jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="36402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Niğde'de otomobil ile motosikletin çarpıştığı kazada 1 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nigdede-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nigdede-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Niğde trafik kazası olayında Yukarı Kayabaşı Mahallesi’nde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü yaralandı. Yaralı sürücü hastanede tedavi altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Niğde’de otomobil ile motosikletin çarpışması bir kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Niğde trafik kazası sonrası olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, yaralanan motosiklet sürücüsü ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p>

<h2><strong>Niğde kaza Yukarı Kayabaşı Mahallesi’nde meydana geldi</strong></h2>

<p>Niğde kaza, Yukarı Kayabaşı Mahallesi Vali Ünal Özgödek Caddesi’nde meydana geldi. Sürücülerin kimlikleri henüz öğrenilemeyen 51 NA 565 plakalı otomobil ile 33 ACT 334 plakalı motosiklet cadde üzerinde çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın ardından çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Niğde trafik kazası nedeniyle yaralanan motosiklet sürücüsüne sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi.</p>

<h3><strong>Niğde trafik kazasında yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı</strong></h3>

<p>Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü, ambulansla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülerek tedavi altına alındı.</p>

<p>Yaralının sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Otomobil ve motosiklet sürücülerinin kimlikleri ile çarpışmanın hangi koşullarda meydana geldiğine ilişkin bilgiler de henüz açıklanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Niğde kaza sonrası ekipler bölgeye sevk edildi</strong></h3>

<p>Polis ekipleri Niğde trafik kazasının meydana geldiği Vali Ünal Özgödek Caddesi’ne sevk edilirken, olayın ayrıntılarının yapılacak incelemeyle netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Otomobil ve motosikletlerin aynı trafik ortamını paylaştığı kent içi yollarda, özellikle kavşak ve yoğun araç hareketliliğinin bulunduğu noktalarda sürücülerin çevre kontrolünü koruması trafik güvenliği açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nigdede-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/nigdede-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="67122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OpenAI: Yapay zeka güvenliğinde zorunlu düzenlemeler getirilmeli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/openai-yapay-zeka-guvenliginde-zorunlu-duzenlemeler-getirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/openai-yapay-zeka-guvenliginde-zorunlu-duzenlemeler-getirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OpenAI, ABD Kongresine ileri düzey yapay zeka sistemleri için zorunlu ulusal güvenlik düzenlemeleri getirme çağrısında bulundu. Şirket, ortak test standartları ve bağımsız güvenlik değerlendirmeleri istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli <strong>yapay zeka</strong> şirketi <strong>OpenAI</strong>, ileri düzey yapay zeka sistemlerinin güvenliğine ilişkin yeni bir düzenleme çağrısı yaptı. Şirket, ABD Kongresinden yapay zeka sistemleri için zorunlu ulusal güvenlik düzenlemeleri oluşturmasını istedi.</p>

<p><strong>OpenAI Küresel İlişkiler Şefi Chris Lehane</strong>, şirketin internet sitesinde yayımlanan açıklamasında Kongreye yönelik taleplerini aktardı.</p>

<h2><strong>OpenAI'dan Kongreye düzenleme çağrısı</strong></h2>

<p>Lehane, açıklamasında, "Kongreden zorunlu, kapasite bazlı ulusal güvenlik yapay zeka güvenliği düzenlemeleri getirmesini talep ediyoruz" dedi.</p>

<p>Yapay zekanın gelişiminin yalnızca gönüllü taahhütlerle sınırlandırılamayacağını belirten Lehane, teknoloji alanındaki ilerlemelere paralel olarak yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ortak test ve güvenlik standartları önerisi yapıldı</strong></h3>

<p>Lehane, yetkinlik temelli bir düzenleme yaklaşımı çağrısında bulundu. Bu kapsamda ortak test standartları ile bağımsız güvenlik değerlendirmelerinin uygulanmasını isteyen Lehane, daha güçlü <strong>siber güvenlik</strong> önlemlerinin alınması ve ciddi olayların zorunlu olarak bildirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>OpenAI yetkilisi, söz konusu düzenlemelerin yapay zeka teknolojisinin gelişimiyle ortaya çıkabilecek yetkinliklere göre şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Yapay zeka geliştirilmesine ortak sınır belirlemesi  gerekiyor</strong></h3>

<p>Lehane ayrıca hükümetlerin, yapay zeka geliştirilmesinin yavaşlatılması veya durdurulması gereken noktaya ilişkin ortak bir sınır belirlemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>OpenAI'ın da kabul edilemez risklerin ortaya çıkması durumunda yapay zeka sistemlerini geliştirmeyi veya kullanmayı durduracağını vurgulayan Lehane, yapay zeka güvenliği konusunda zorunlu düzenlemelerin önemine dikkati çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/openai-yapay-zeka-guvenliginde-zorunlu-duzenlemeler-getirilmeli</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/openaidan-abd-kongresine-yapay-zeka-sistemleri-icin-zorunlu-ulusal-guvenlik-duzenlemeleri-cagrisi.png" type="image/jpeg" length="97939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nun anıt kararına MSB'den tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-parlamentosunun-anit-kararina-msbden-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-parlamentosunun-anit-kararina-msbden-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığından (MSB), Avrupa Parlamentosu’nun Strazburg’da bulunan binasında, 1974 yılında yaşamını yitiren Kıbrıslı Rumlar için anıt oluşturulmasına yönelik karara tepki gösterildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığından (MSB), Avrupa Parlamentosu’nun Strazburg’da yer alan binasında 1974 yılında yaşamını yitiren Kıbrıslı Rumlar için anıt yapılmasına ilişkin karara tepki gösterildi. Bakanlık, açıklamasında, Kıbrıs Barış Harekatı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaları kabul etmediğini bildirdi. </p>

<p>Açıklamada şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir."</p>

<p>MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İstanbul'da Milli Savunma Üniversitesi Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı'nda haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi.</p>

<p>Tuğamiral Aktürk, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığımız, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğimizin koordinatörlüğünde, 7-10 Eylül tarihleri arasında 42 ülkeden alanında uzman 542 iletişimcinin katıldığı NATO İletişimciler Konferansı’na ev sahipliği yapmıştır. NATO’nun stratejik iletişim kapasitesinin geliştirilmesi, dezenformasyona karşı dayanıklılığın artırılması ve müttefikler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunulan söz konusu konferansta, güncel güvenlik ortamına ilişkin iletişim yaklaşımları, stratejik iletişimin geleceğine yönelik eğilimler, değişen bilgi ve iletişim ortamının beraberinde getirdiği fırsat ve sınamalar, bilişsel alandaki gelişmeler ile yapay zekâ araçlarından etkin şekilde yararlanılmasına ilişkin hususlar ele alınmıştır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"2 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur"</strong></h2>

<p>Terörle mücadele konusuna değinen Aktürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur. Sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 790 şahıs yakalanmış, 887 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 10 bin 445, engellenen kişi sayısı da 49 bin 394 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Iğdır ve Hakkari hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 7 kilogram (6 bin 784 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."</p>

<h3><strong>MSB'den AP'nin anıt kararına tepki</strong></h3>

<p>Toplantının ardından basın mensuplarının soruları MSB tarafından yanıtlandı. Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Fransa Strazburg'dakı binasına "1974'de hayatını kaybeden Kıbrıslı Rum kurbanlar anıtı" yapma kararına ilişkin değerlendirmelerin sorulmasının ardından şu yanıt verildi:</p>

<p>"Kıbrıs Türk halkını sistematik saldırı ve katliamlardan kurtaran, Ada’ya barış ve huzur getiren 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz. Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihi gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir.</p>

<p>Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-parlamentosunun-anit-kararina-msbden-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2e7a829f-9923-4f8c-8292-31b6c89fb265.webp" type="image/jpeg" length="54722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS Alan Bilgisi ne zaman yapılacak? KPSS Alan Bilgisi sınav giriş belgesi nasıl alınır? KPSS Sınav tarihi ve saatleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-alan-bilgisi-ne-zaman-yapilacak-kpss-alan-bilgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-alan-bilgisi-ne-zaman-yapilacak-kpss-alan-bilgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS Alan Bilgisi oturumları için geri sayım başladı. Lisans düzeyindeki adayların katılacağı sınav üç oturum halinde gerçekleştirilecek. Sınava girecek adaylar bir yandan oturumların tarih ve saatlerini kontrol ederken diğer yandan sınav giriş belgelerindeki bina ve salon bilgilerini araştırıyor. Peki KPSS Alan Bilgisi sınavı ne zaman, saat kaçta başlayacak ve adayların sınav binalarında bulunması gereken saatler hangileri?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi oturumları için sınav tarihi yaklaşırken adayların sınav günüyle ilgili hazırlıkları da hızlandı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından uygulanacak sınav, 12 ve 13 Eylül 2026 tarihlerinde üç ayrı oturum halinde yapılacak.</p>

<p>Alan Bilgisi sınavına girecek adayların sınava katılacakları bina ve salon bilgileri ÖSYM tarafından belirlendi. Sınava giriş belgeleri 3 Eylül 2026 saat 10.30'dan itibaren erişime açıldı. Adaylar belgelerine ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ulaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>KPSS Alan Bilgisi sınavı ne zaman?</strong></h2>

<p>2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi sınavları <strong>12-13 Eylül 2026</strong> tarihlerinde gerçekleştirilecek. Sınav cumartesi günü iki, pazar günü ise bir oturum olmak üzere toplam üç oturum şeklinde uygulanacak.</p>

<p>İlk günün sabah oturumunda Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri testleri uygulanacak. Aynı gün öğleden sonra ise Hukuk, İktisat ve Maliye testleri yapılacak.</p>

<p>Pazar günkü üçüncü oturumda ise İşletme, Muhasebe ve İstatistik testleri yer alacak. Adayların yalnızca başvuru yaptıkları oturumlara katılmaları gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınavı saat kaçta?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin sınav kılavuzunda yer alan programa göre KPSS Alan Bilgisi oturumlarının başlangıç saatleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026 Cumartesi – 1. oturum:</strong> Saat <strong>10.15</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026 Cumartesi – 2. oturum:</strong> Saat <strong>14.45</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Eylül 2026 Pazar – 3. oturum:</strong> Saat <strong>10.15</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Birinci ve üçüncü oturum sabah, ikinci oturum ise cumartesi günü öğleden sonra yapılacak.</p>

<p><img alt="LGS merkezi sınavı yarın yapılacak" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/282311a9-d33f-4c1e-bd70-a42467bb3fe4.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi 1. oturumda hangi dersler var?</strong></h3>

<p>12 Eylül Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak ilk oturumda <strong>Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</strong> alanlarına ilişkin testler uygulanacak.</p>

<p>Adayların sınav giriş belgelerinde belirtilen bina ve salonda hazır bulunması gerekiyor. ÖSYM, bu oturum için adayların <strong>saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacağını</strong> açıkladı. Bu nedenle sınav saatinden önce bina girişinde bulunmak gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi 2. oturum saat kaçta?</strong></h3>

<p>Alan Bilgisi'nin ikinci oturumu yine 12 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilecek. <strong>Hukuk, İktisat ve Maliye</strong> testlerinden oluşan oturum saat <strong>14.45'te</strong> başlayacak.</p>

<p>ÖSYM'nin sınava giriş belgesi duyurusunda, ikinci oturuma katılacak adayların <strong>saat 14.30'dan sonra sınav binalarına alınmayacağı</strong> belirtildi. Adayların bu saati özellikle dikkate alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi 3. oturum saat kaçta?</strong></h3>

<p>Üçüncü ve son Alan Bilgisi oturumu <strong>13 Eylül 2026 Pazar günü saat 10.15'te</strong> yapılacak. Bu oturumda <strong>İşletme, Muhasebe ve İstatistik</strong> testleri uygulanacak.</p>

<p>Pazar günü yapılacak oturum için de adayların sınav binasına giriş saatine dikkat etmesi gerekiyor. ÖSYM, üçüncü oturumda <strong>saat 10.00'dan sonra sınav binalarına aday alınmayacağını</strong> duyurdu.</p>

<p><img alt="Sınav sistemi değişiyor mu? Bakan Tekin'den LGS ve YKS açıklaması" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-4b32671bca0912fbf54a000354e8529d.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınav giriş belgesi nereden alınır?</strong></h3>

<p>KPSS Alan Bilgisi sınava giriş belgeleri <strong>3 Eylül 2026 saat 10.30'dan itibaren</strong> erişime açıldı. Adaylar belgelerini ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle alabiliyor.</p>

<p>Sınava giriş belgesinde adayın sınava gireceği <strong>bina, salon ve sınav yeri</strong> bilgileri bulunuyor. Bu nedenle adayların yalnızca sınav tarihini ve başlangıç saatini değil, belgede yazan sınav merkezini de önceden kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin duyurusuna göre sınava giriş belgesinin üzerinde adayın fotoğrafının bulunması gerekiyor. Belge üzerindeki bilgilerin sınav günü yanında bulundurulması da sınav kuralları açısından önem taşıyor.</p>

<h3>KPSS Alan Bilgisi sınavında adaylar saat kaçtan sonra alınmayacak?</h3>

<p>ÖSYM'nin duyurusunda üç oturum için sınav binasına son giriş saatleri ayrıca açıklandı.</p>

<p><strong>12 Eylül Cumartesi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <ol>
  <li>
  <p>oturum için <strong>10.00'dan sonra</strong></p>
  </li>
 </ol>
 </li>
 <li>
 <ol start="2">
  <li>
  <p>oturum için <strong>14.30'dan sonra</strong></p>
  </li>
 </ol>
 </li>
</ul>

<p><strong>13 Eylül Pazar:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>3. oturum için <strong>10.00'dan sonra</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu saatlerden sonra adaylar sınav binalarına alınmayacak. Dolayısıyla sınav başlangıç saatinden önce sınav binasında bulunmak gerekiyor.</p>

<h3>KPSS Alan Bilgisi oturumları hangi derslerden oluşuyor?</h3>

<p>2026 KPSS Alan Bilgisi oturumlarının dağılımı şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1. oturum:</strong> Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2. oturum:</strong> Hukuk, İktisat, Maliye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3. oturum:</strong> İşletme, Muhasebe, İstatistik</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM'nin sınav takviminde Alan Bilgisi sınavlarının 12 ve 13 Eylül tarihlerinde yapılacağı, sınav sonuçlarının ise <strong>7 Ekim 2026</strong> tarihinde açıklanacağı bilgisi yer alıyor.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi oturumlarının sonuçları <strong>7 Ekim 2026</strong> tarihinde açıklanacak. Sonuçlar ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden adayların erişimine sunulacak.</p>

<p>Böylece 12-13 Eylül tarihlerindeki sınavların ardından adaylar puanlarını ekim ayında öğrenebilecek. KPSS Lisans sürecinde Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ise 6 Eylül 2026'da gerçekleştirilmişti.</p>

<p><img alt="Ösym Ve Merkezi Sınavlar Tarihi Kitabı Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınav tarihleri ve saatleri</strong></h3>

<p>2026 KPSS Lisans Alan Bilgisi için adayların takip etmesi gereken temel bilgiler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026:</strong> Alan Bilgisi 1. oturum, 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026:</strong> Alan Bilgisi 2. oturum, 14.45</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Eylül 2026:</strong> Alan Bilgisi 3. oturum, 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>7 Ekim 2026:</strong> KPSS Lisans Alan Bilgisi sonuçlarının açıklanması</p>
 </li>
</ul>

<p>Adayların sınav günü yaşanabilecek ulaşım ve bina giriş yoğunluğunu da hesaba katarak sınav merkezlerine erken gitmesi gerekiyor. Özellikle ÖSYM'nin belirlediği <strong>10.00 ve 14.30 son giriş saatleri</strong> nedeniyle sınav başlangıç saatini beklemek yerine daha erken saatlerde sınav binasında olunması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-alan-bilgisi-ne-zaman-yapilacak-kpss-alan-bilgisi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" type="image/jpeg" length="74624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TGS ağustosta 92 bin 161 uçuşa hizmet verdi: 15 milyon 336 bin yolcuya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tgs-agustosta-92-bin-161-ucusa-hizmet-verdi-15-milyon-336-bin-yolcuya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tgs-agustosta-92-bin-161-ucusa-hizmet-verdi-15-milyon-336-bin-yolcuya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[THY'nin yer hizmetleri iştiraki TGS, Ağustos 2026'da 92 bin 161 uçuş ve 15 milyon 336 bin 188 yolcuya hizmet vererek aylık bazda tarihi rekora ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Hava Yollarının (THY)</strong> yer hizmetleri iştiraki <strong>Turkish Ground Services (TGS)</strong>, ağustos ayında önemli bir başarıya imza attı. Şirket, bir ay içerisinde hizmet verdiği uçuş ve yolcu sayısında kuruluşundan bu yana aylık bazdaki en yüksek seviyeye ulaştı.</p>

<h2><strong>TGS ağustosta rekor kırdı</strong></h2>

<p>TGS'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şirketin operasyonel mükemmeliyet anlayışı, güçlü insan kaynağı ve dünya standartlarındaki hizmet kalitesiyle başarılarını sürdürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, TGS'nin ağustos ayında hizmet verdiği tüm <strong>istasyonlar</strong>da toplam 92 bin 161 uçuşa hizmet sunduğu kaydedildi. Aynı dönemde hizmet verilen yolcu sayısının ise 15 milyon 336 bin 188 olduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Uçuş ve yolcu sayısında tüm zamanların zirvesi</strong></h3>

<p>Şirket tarafından yapılan değerlendirmede, ağustos ayındaki rakamların kuruluşundan bu yana aylık bazda ulaşılan en yüksek <strong>uçuş</strong> ve <strong>yolcu</strong> sayıları olduğu belirtildi.</p>

<p>TGS'nin açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kuruluşumuzdan bu yana aylık bazda tüm zamanların en yüksek uçuş ve yolcu rakamlarına ulaştık. 2025 yılı Ağustos ayına kıyasla, operasyonel süreçlerimizde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerle Ağustos 2026’da yüzde 6,6 verimlilik artışı sağladık. Bu tarihi başarı, sahadaki özverinin, güçlü ekip ruhumuzun ve iş ortaklarımızla kurduğumuz sürdürülebilir işbirliğinin en somut göstergesi oldu. Rekorlarla büyüyen bu başarı yolculuğuna katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyoruz. Birlikte büyüyor ve geleceğe birlikte değer katıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Ağustosta yüzde 6,6 verimlilik artışı</strong></h3>

<p><strong>TGS</strong>, ağustos ayında elde edilen sonuçlarla birlikte operasyonel süreçlerde gerçekleştirilen iyileştirmelerin de etkisini ortaya koydu. Şirket, 2025 yılının ağustos ayıyla karşılaştırıldığında Ağustos 2026'da yüzde 6,6 verimlilik artışı sağlandığını açıkladı.</p>

<p>Şirket, ulaşılan tarihi rekorun sahadaki çalışanların özverisi, ekip ruhu ve iş ortaklarıyla sürdürülen işbirliğinin sonucu olduğunu belirtti. TGS, bu başarıya katkı sağlayan çalışanlarına, iş ortaklarına ve müşterilerine teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tgs-agustosta-92-bin-161-ucusa-hizmet-verdi-15-milyon-336-bin-yolcuya-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thynin-yer-hizmetleri-istiraki-tgsden-agustosta-ucus-ve-yolcu-sayisinda-rekor.png" type="image/jpeg" length="13260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimi: İlk ara tatil, yarıyıl tatili ve yaz tatili ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-egitim-ogretim-yili-takvimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-egitim-ogretim-yili-takvimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrencilerin ara tatil ve yarıyıl tatili tarihleri belli oldu. Milyonlarca öğrenci yeni eğitim döneminde ders ve sınavların yanı sıra iki ara tatil ile yarıyıl tatilinde dinlenme fırsatı bulacak. Peki ilk ara tatil hangi tarihte başlayacak, sömestr tatili ne zaman yapılacak ve öğrenciler yaz tatiline hangi gün çıkacak? İşte MEB’in açıkladığı 2026-2027 okul takviminin ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için öğrencilerin merak ettiği tatil tarihleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan çalışma takvimiyle netleşti. Birinci dönem ara tatili, yarıyıl tatili ve ikinci dönem ara tatilinin yanı sıra eğitim öğretim yılının sona ereceği tarih de takvimde yer aldı.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacak. Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için uyum eğitimleri ise 7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Birinci dönem 22 Ocak 2027 Cuma günü tamamlanacak.</p>

<p>Öğrenciler ve veliler ise özellikle ara tatil ve yarıyıl tatili tarihlerini araştırıyor. MEB'in yayımladığı resmi takvim, 2026-2027 eğitim öğretim yılı boyunca uygulanacak tatil dönemlerini tarihleriyle ortaya koyuyor.</p>

<h2><strong>2026-2027 ilk ara tatil ne zaman?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk ara tatili kasım ayında yapılacak. MEB takvimine göre birinci dönem ara tatili <strong>16 Kasım 2026 Pazartesi günü başlayacak</strong> ve <strong>20 Kasım 2026 Cuma günü sona erecek</strong>.</p>

<p>Ara tatilin ardından öğrenciler yeniden ders başı yaparak birinci dönemin kalan bölümüne devam edecek. Birinci dönem, 22 Ocak 2027 Cuma günü karne verilmesiyle tamamlanacak.</p>

<h3><strong>Yarıyıl tatili ne zaman 2027?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının yarıyıl tatili ocak ayında başlayacak. Öğrenciler <strong>25 Ocak 2027 Pazartesi günü</strong> yarıyıl tatiline çıkacak.</p>

<p>Sömestr tatili <strong>5 Şubat 2027 Cuma günü</strong> sona erecek. İkinci dönem ise <strong>8 Şubat 2027 Pazartesi günü</strong> başlayacak. Böylece öğrenciler yaklaşık iki haftalık yarıyıl tatilinin ardından yeniden okullara dönecek.</p>

<p>Birinci dönemin tamamlanmasıyla birlikte öğrencilerin karneleri de 22 Ocak 2027 Cuma günü verilecek. Böylece karne günü ile yarıyıl tatilinin başlangıcı arasında hafta sonunun da bulunduğu bir dönem oluşacak.</p>

<p><img alt="İBB'nin 2026-2027 eğitim dönemi okul kayıt desteği başlıyor" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9c5f183e4acedb66c06ca49ec781f932jpg.webp" width="1120" /></p>

<h3><strong>2027 ikinci ara tatil ne zaman?</strong></h3>

<p>Eğitim öğretim yılının ikinci ara tatili mart ayında gerçekleştirilecek. MEB'in çalışma takvimine göre ikinci dönem ara tatili <strong>8 Mart 2027 Pazartesi günü başlayacak</strong>.</p>

<p>Ara tatilin son günü ise <strong>12 Mart 2027 Cuma</strong> olacak. Öğrenciler hafta sonunun ardından 15 Mart Pazartesi günü yeniden ders başı yapacak.</p>

<p>Bu tatil, ikinci dönemin ortasında öğrencilerin ve öğretmenlerin kısa bir dinlenme süreci geçirmesine imkan sağlayacak.</p>

<h3><strong>2026-2027 okullar ne zaman kapanacak?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı <strong>25 Haziran 2027 Cuma günü</strong> sona erecek. Böylece öğrenciler ikinci dönemin tamamlanmasının ardından yaz tatiline çıkacak.</p>

<p>Okulların kapanmasıyla birlikte öğrenciler için yaklaşık üç aylık yaz tatili dönemi başlayacak. Yeni eğitim öğretim yılının başlangıç tarihi ise 2027-2028 yılına ilişkin MEB çalışma takviminin yayımlanmasıyla netleşecek.</p>

<h3><strong>2026-2027 okul takvimi</strong></h3>

<p>MEB'in açıkladığı eğitim öğretim yılı takvimindeki başlıca tarihler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>7-11 Eylül 2026:</strong> Okul öncesi ve 1. sınıflar için uyum eğitimleri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14 Eylül 2026:</strong> Birinci dönemin başlangıcı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16-20 Kasım 2026:</strong> Birinci dönem ara tatili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22 Ocak 2027:</strong> Birinci dönemin sona ermesi ve karne günü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>25 Ocak-5 Şubat 2027:</strong> Yarıyıl tatili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>8 Şubat 2027:</strong> İkinci dönemin başlangıcı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>8-12 Mart 2027:</strong> İkinci dönem ara tatili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>25 Haziran 2027:</strong> Eğitim öğretim yılının sona ermesi</p>
 </li>
</ul>

<p>MEB tarafından yayımlanan 2026-2027 eğitim öğretim yılı çalışma takviminde öğretmenlerin mesleki çalışmalarının da 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacağı belirtilmişti.</p>

<p><img alt="MEB'ten okullara " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abede536-1119-418c-96ef-dc34257ba72c.jpg" /></p>

<h3><strong>Öğrenciler için tatil dönemi nasıl ilerleyecek?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenciler bir eğitim yılı içinde iki ara tatil ve bir yarıyıl tatili yapacak. İlk ara tatil kasım ayında, yarıyıl tatili ocak ve şubat aylarında, ikinci ara tatil ise mart ayında uygulanacak.</p>

<p>Eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından ise 25 Haziran 2027 Cuma günü yaz tatili başlayacak. MEB'in resmi çalışma takviminde yer alan tarihler, Türkiye genelindeki eğitim kurumları için 2026-2027 eğitim öğretim yılının temel takvimini oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-egitim-ogretim-yili-takvimi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9af11edb-574a-4b49-ac18-632d00ade430.webp" type="image/jpeg" length="25928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Eylül 2026 bu akşam televizyonda ne var? 10 Eylül Kanal D, ATV, Show TV, Star TV, TRT 1, TV8, NOW yayın akışı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/10-eylul-2026-bu-aksam-televizyonda-ne-var-10-eylul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/10-eylul-2026-bu-aksam-televizyonda-ne-var-10-eylul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 Eylül 2026 Perşembe günü televizyon ekranlarında dizi, yarışma, eğlence ve spor yayınları izleyiciyle buluşacak. Akşam kuşağında hangi yapımların yer aldığı ve programların saatleri televizyon izleyicileri tarafından araştırılıyor. TRT 1’deki futbol karşılaşması ise günün yayın akışındaki spor seçeneğini oluşturuyor. Peki bugün hangi kanalda ne var, diziler saat kaçta başlayacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>10 Eylül 2026 Perşembe günü televizyon kanallarının yayın programı belli oldu. Gün içerisinde haber, magazin, gündüz kuşağı ve tekrar yapımları ekranlara gelirken, akşam saatlerinde dizi, yarışma ve spor yayınları öne çıkıyor.</p>

<p>Televizyon karşısında akşamını geçirmek isteyen izleyiciler özellikle “Bu akşam hangi diziler var?”, “Bugün televizyonda ne var?” ve “10 Eylül TV yayın akışı” aramalarını yapıyor. Kanalların yayın programlarında gün içinde değişiklik yaşanabildiği için özellikle prime time saatlerindeki yapımlar yakından takip ediliyor.</p>

<p>TRT 1’in resmi yayın akışında da 10 Eylül Perşembe günü saat 19.45’te Fenerbahçe-Roma karşılaşmasının yer aldığı görülüyor. Mücadelenin ardından saat 22.00’de Maç Sonu programı yayınlanacak.</p>

<h2><strong>Bu akşam TV'de ne var?</strong></h2>

<p>10 Eylül Perşembe akşamında ulusal kanalların programları farklı yapımlarla şekilleniyor. Kanal D, ATV, Show TV, Star TV ve NOW TV'de dizi ve yapımlar ekrana gelirken, TV8'de MasterChef Türkiye yer alıyor.</p>

<p>TRT 1 ise akşam kuşağında futbol karşılaşmasına ayrılmış durumda. Günün öne çıkan yayınlarının başlangıç saatleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kanal D:</strong> 20.00 Haysiyet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ATV:</strong> 20.00 Mercan Köşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Show TV:</strong> 20.00 Muhtemel Aşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Star TV:</strong> 20.00 Sevdiğim Sensin</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TRT 1:</strong> 19.45 Fenerbahçe-Roma</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW TV:</strong> 20.00 Başka Bir Sen</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TV8:</strong> 20.00 MasterChef Türkiye</p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-4.jpg" width="900" /></h2>

<h2><strong>Kanal D yayın akışı</strong></h2>

<p>Kanal D'nin 10 Eylül Perşembe programında sabah ve gündüz kuşağında farklı dizi ve programlar bulunuyor. Akşam saatlerinde ise Haysiyet ekran başındaki izleyicilerle buluşacak.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>07.00</strong> Haysiyet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>09.00</strong> Yaprak Dökümü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>11.30</strong> Daha 17</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14.00</strong> Gelinim Mutfakta</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.45</strong> Arka Sokaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.30</strong> Kanal D Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Haysiyet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23.15</strong> Daha 17</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>02.00</strong> Haysiyet</p>
 </li>
</ul>

<p>Kanal D'nin prime time yayınında saat 20.00'de Haysiyet yer alıyor. Yapımın ardından gece kuşağında Daha 17 ekrana gelecek.</p>

<h2><img alt="yayın akışı-5" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-46b954100156b348d9a1a81005484f26.jpg" width="864" /></h2>

<h2><strong>TRT 1 yayın akışı</strong></h2>

<p>TRT 1'in 10 Eylül 2026 Perşembe yayınında gündüz kuşağında Evlilik Güzeldir, Alişan ile Hayata Gülümse, Seksenler ve Gönül Dağı bulunuyor. Akşam saatlerinde ise futbol karşılaşması yayınlanacak.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>06.00</strong> Turgay Başyayla ile Lezzetli Tavsiye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>06.50</strong> Evlilik Güzeldir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.30</strong> Alişan ile Hayata Gülümse</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.15</strong> Seksenler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.00</strong> Gönül Dağı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.45</strong> Fenerbahçe-Roma</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.00</strong> Maç Sonu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.30</strong> Evlilik Güzeldir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>02.05</strong> Gönül Dağı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>04.45</strong> Seksenler</p>
 </li>
</ul>

<p>Fenerbahçe-Roma karşılaşması saat 19.45'te başlayacak. Maçın ardından 22.00'de Maç Sonu programı ekrana gelecek.</p>

<h2><img alt="Yayın Akışı-4" class="detail-photo img-fluid" height="547" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/yayin-akisi-4.jpg" width="820" /></h2>

<h2><strong>ATV yayın akışı</strong></h2>

<p>ATV'de günün ilk saatlerinde Kahvaltı Haberleri ve Müge Anlı ile Tatlı Sert yayınlanırken, gündüz kuşağında farklı programlar izleyiciyle buluşacak. Akşam kuşağında ise Mercan Köşk yer alıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>08.00</strong> Kahvaltı Haberleri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.00</strong> Müge Anlı ile Tatlı Sert</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.00</strong> atv Gün Ortası</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14.00</strong> Aşk ve Taht</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.00</strong> Esra Erol'da</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> atv Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Mercan Köşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23.20</strong> A.B.İ.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>02.20</strong> Aşk ve Taht</p>
 </li>
</ul>

<p>ATV'nin akşam programında saat 20.00'de Mercan Köşk bulunuyor. Dizinin ardından 23.20'de A.B.İ. yayınlanacak. Güncel yayın akışında da Mercan Köşk'ün 20.00 kuşağında yer aldığı görülüyor.</p>

<h2><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-2.jpg" width="900" /></h2>

<h2><strong>Show TV yayın akışı</strong></h2>

<p>Show TV'nin Perşembe programında gündüz kuşağında dizi ve programlar yer alırken, akşam saatlerinde Muhtemel Aşk ekrana gelecek.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>06.00</strong> Siyah Kalp</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>09.30</strong> Sevdan Bir Ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12.30</strong> Buse Varol ile Gelin Evi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.00</strong> Kuzey Yıldızı İlk Aşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.45</strong> Show Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Muhtemel Aşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>00.15</strong> Sevdan Bir Ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>02.45</strong> Lodos Zühtü</p>
 </li>
</ul>

<p>Show TV'de 20.00 kuşağında Muhtemel Aşk yayınlanacak. Gece saatlerinde ise Sevdan Bir Ateş ve Lodos Zühtü programda bulunuyor.</p>

<h2><img alt="yayın akışı-3" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-6.jpg" width="900" /></h2>

<h2><strong>Star TV yayın akışı</strong></h2>

<p>Star TV'de sabah saatlerinde Aramızda Kalsın ve Songül ve Uğur ile Sana Değer yayınlanacak. Günün akşam programında ise Sevdiğim Sensin yer alıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>07.00</strong> Aramızda Kalsın</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>09.30</strong> Songül ve Uğur ile Sana Değer</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.30</strong> Güzel Köylü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.00</strong> Didem Arslan Yılmaz'la Vazgeçme</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> Star Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Sevdiğim Sensin</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>00.15</strong> Tuzlu Kahve</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>03.00</strong> Güzel Köylü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Star TV'nin prime time yayınında saat 20.00'de Sevdiğim Sensin izleyici karşısına çıkacak.</p>

<h2><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-3.jpg" width="900" /></h2>

<h2><strong>NOW TV yayın akışı</strong></h2>

<p>NOW TV'nin 10 Eylül Perşembe yayınında sabah kuşağından geceye kadar farklı yapımlar bulunuyor. Akşam saatlerinde Başka Bir Sen, ardından Sekizinci Aile ekrana gelecek.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>07.15</strong> İlk Bakış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>08.00</strong> Çalar Saat</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.45</strong> Çağla ile Yeni Bir Gün</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12.30</strong> Kirli Sepeti</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.30</strong> En Hamarat Benim</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.30</strong> Karagül</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> NOW Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Başka Bir Sen</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.30</strong> Sekizinci Aile</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23.30</strong> Başka Bir Sen</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>01.45</strong> Aşk Yeniden</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>03.45</strong> İnadına Aşk</p>
 </li>
</ul>

<p>NOW TV'de akşam kuşağının ilk yapımı saat 20.00'de Başka Bir Sen olacak. Saat 22.30'da Sekizinci Aile, 23.30'da ise Başka Bir Sen yeniden yayınlanacak.</p>

<p><img alt="yayın akışı-1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/unnamed-16.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>TV8 yayın akışı</strong></h2>

<p>TV8'de günün yayınında sağlık, eğlence ve yarışma programları bulunuyor. Kanalın prime time kuşağında ise MasterChef Türkiye yer alıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>07.15</strong> Ebru ile 8'de Sağlık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>08.30</strong> Oynat Bakalım</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>09.00</strong> MasterChef Türkiye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.00</strong> Doktor Aksoy</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.00</strong> Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> MasterChef Türkiye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>00.15</strong> Zuhal Topal'la Yemekteyiz</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>02.30</strong> Doktor Aksoy</p>
 </li>
</ul>

<p>MasterChef Türkiye saat 20.00'de yeni bölümüyle TV8 ekranlarında olacak. Yarışmanın ardından Zuhal Topal'la Yemekteyiz ve Doktor Aksoy yayınlanacak.</p>

<h3><strong>10 Eylül 2026 Perşembe akşamı hangi diziler var?</strong></h3>

<p>10 Eylül Perşembe akşamı dizi seçenekleri farklı kanallara dağılıyor. Kanal D'de Haysiyet, ATV'de Mercan Köşk, Show TV'de Muhtemel Aşk, Star TV'de Sevdiğim Sensin ve NOW TV'de Başka Bir Sen ekrana gelecek.</p>

<p>TRT 1'de ise dizi yerine saat 19.45'te Fenerbahçe-Roma karşılaşması yayınlanacak. TV8'de aynı saatte MasterChef Türkiye izleyici karşısında olacak.</p>

<h3><strong>Bu akşam hangi kanalda hangi dizi var?</strong></h3>

<p>10 Eylül 2026 Perşembe akşamının prime time programları ve başlangıç saatleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>20.00 – Kanal D:</strong> Haysiyet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 – Show TV:</strong> Muhtemel Aşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 – ATV:</strong> Mercan Köşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 – Star TV:</strong> Sevdiğim Sensin</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.45 – TRT 1:</strong> Fenerbahçe-Roma</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 – NOW TV:</strong> Başka Bir Sen</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 – TV8:</strong> MasterChef Türkiye</p>
 </li>
</ul>

<p>Yayın akışlarında gün içinde kanal kaynaklı değişiklikler yapılabileceğinden, özellikle canlı yayınlar ve program başlangıç saatleri için ilgili kanalın güncel duyurularının takip edilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/10-eylul-2026-bu-aksam-televizyonda-ne-var-10-eylul</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yayin-akisi-10.png" type="image/jpeg" length="93858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="30423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="27191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="74129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="69416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="32489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="66210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="79024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="16721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="25432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="44032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="22959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="80539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="46505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="14177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="58086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="64890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="67507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="67667"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
