<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 15:32:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ambalaj küçülüyor fiyat aynı kalıyor: 'Gizli zam' tuzağına karşı birim fiyat uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ambalaj-kuculuyor-fiyat-ayni-kaliyor-gizli-zam-tuzagina-karsi-birim-fiyat-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ambalaj-kuculuyor-fiyat-ayni-kaliyor-gizli-zam-tuzagina-karsi-birim-fiyat-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan üretim maliyetleri ve piyasalardaki fiyat hareketleri, bazı ürünlerde doğrudan fiyat artışının yanı sıra farklı uygulamaları da gündeme getiriyor. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, piyasada giderek yaygınlaşan ambalaj küçültme uygulamaları, hukuki süreçler, haksız ticari yaptırımlar ve tüketicilerin alması gereken önlemler hakkında 24 Saat'e konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Piyasalarda artan maliyetler ve fiyat dalgalanmaları, üreticileri doğrudan fiyat artışının yanı sıra örtülü fiyat politikalarına yönlendiriyor. Son dönemde tüketici gündeminde sıkça yer alan "gizli zam" ve "malzemenin kalitesizleştirilmesi", raf fiyatı değişmese de tüketicinin alım gücünü doğrudan etkileyen yöntemler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>İktisat literatüründe ambalaj küçültme yoluyla yapılan gizli zam; ürünün satış fiyatı sabit tutulurken ağırlık, hacim veya miktarının düşürülmesi olarak tanımlanıyor. Tüketicideki psikolojik fiyat eşiğini aşmamak amacıyla uygulanan bu yöntemde, ürün ambalajının dış görünümü neredeyse hiç değiştirilmiyor. Böylece raf fiyatında bir artış görmeyen tüketici, birim maliyet bazında daha az ürün satın alarak gizli bir fiyat artışıyla karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, son dönemde artış gösteren ambalaj küçültme uygulamaları, bu alandaki idari yaptırımlar ve tüketicilerin hukuki haklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>Gizli zamda psikolojik fiyat eşiği</strong></h2>

<p>Üreticilerin doğrudan fiyat artışına gitmeleri halinde tüketicinin bunu kısa sürede fark edebildiğini belirten Güllü, gramajın azaltılmasıyla fiyatın sabit tutulmasının ise ilk aşamada fiyat algısını koruduğunu vurguladı.</p>

<p>Son zamanlarda tüketicinin fiyat algısının yok olduğuna dikkat çeken Güllü, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Buna rağmen bilinçli tüketiciler, fiyat değişikliğini fark edebiliyor. Üreticiler doğrudan fiyat artışına gittiğinde tüketiciler bunu anında anlayabiliyor ve satın alma kararlarını değiştirebiliyor. Buna karşılık ürünün gramajını azaltıp fiyatını sabit tutmak, ilk bakışta fiyat algısının korunmasını sağlıyor. Bu uygulama ise "gizli zam" olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Buradaki temel amaç, tüketicinin psikolojik fiyat eşiğini aşmamak. Örneğin 99 TL'ye satılan bir ürünün fiyatının 129 TL'ye yükselmesi tüketicinin dikkatini çekerken, aynı ürünün 1 kilogram yerine 850 gram olarak satılması çoğu zaman fark edilmiyor. Fiyat değişmemiş gibi görünse de tüketici aynı ücreti ödeyerek daha az ürün satın almış oluyor."</p>
</blockquote>

<p>Güllü, yalnızca ürün gramajının azaltılmasının tek başına ayıplı mal kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ancak eski ambalajın kullanılmaya devam edilmesi, tüketiciyi yanıltabilecek ifadelere yer verilmesi veya gramaj değişikliğinin fark edilmeyecek şekilde gizlenmesi halinde "aldatıcı ticari uygulama" iddiasının gündeme gelebileceğini aktardı.</p>

<p>Bu tür durumlarda tüketicilerin Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak seçimlik haklarını kullanabileceğini ekleyen Güllü, ayrıca Ticaret Bakanlığı ile Reklam Kurulu'na ihbar ve şikâyette bulunulabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Haksız ticari uygulama cezaları ve idari yaptırımlar</strong></h3>

<p>Avukat Güllü, Reklam Kurulu tarafından uygulanan idari para cezalarının temel amacının ihlallerin önüne geçmek olduğunu söyledi.Tekrarlanan ihlallerde daha ağır yaptırımların uygulanmasının caydırıcılığı artırabileceğini vurgulayan Güllü, toplatma, satışın durdurulması ve kamuoyuna duyuru gibi uygulamaların tüketicilerin bilgilendirilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Gizli zam uygulamaları ile malzemenin kalitesizleştirilmesi yöntemlerinin haksız ticari uygulama kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güllü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Haksız ticari uygulamalar, tüketicilere sunulan bir ürünün adet, uzunluk, ağırlık, alan, hacim gibi ölçü birimlerinde değişiklik yapılmasına rağmen, bu değişiklik yapılmamış izlenimi oluşturan yanıltıcı ambalajlama uygulamaları şeklinde ortaya çıkıyor.</p>

<p>Haksız ticari uygulamalar bakımından ise aykırılığın ülke genelinde gerçekleşip gerçekleşmemesi ya da reklam yoluyla yapılıp yapılmamasına göre uygulanan idari para cezaları değişiyor. Buna göre, 2025 yılında 79 bin 161 TL ile 31 milyon 808 bin 530 TL arasında uygulanan idari para cezaları, 2026 yılında 99 bin 339 TL ile 39 milyon 916 bin 524 TL arasında uygulanabiliyor.</p>

<p>Görüldüğü üzere, haksız ticari uygulamalara yönelik idari para cezaları tutar olarak düşük değildir. Ancak buna rağmen, yaptırımların işletmenin büyüklüğü, faaliyet hacmi ve cirosu dikkate alınarak belirlenmesi daha etkili bir caydırıcılık sağlayabilir."</p>
</blockquote>

<h3><img alt="İbrahim Güllü" height="872" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ibrahim-gullu.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1300" /></h3>

<h3><strong>"Fransa'da uygulanan sarı etiket, kalite düşüşünü göstermiyor"</strong></h3>

<p>Öte yandan, Fransa'da uygulanan sarı uyarı etiketine ilişkin konuşan Güllü, söz konusu uygulamada "azalan gramajın tüketiciye bildirildiğini ancak ürün içeriğinde yapılan değişikliklerin gösterilmediğini" söyledi.</p>

<p>Güllü, ürün içeriğinin değiştirilmesi, daha düşük kaliteli hammaddenin kullanılması, protein oranının azaltılması veya yağ içeriğinin değiştirilmesi gibi malzemenin kalitesizleştirilmesi uygulamalarının bu sistemde yer almadığına dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye'de gramaj, içerik ve reçete değişikliklerinin birlikte takip edilebildiği dijital bir sistem kurulmasının teknik açıdan mümkün olduğunu ekleyen Güllü, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Sarı etiket uygulaması, ürünün gramajındaki değişikliği gösteriyor ancak kalite düşüşü hakkında bilgi vermiyor.</p>

<p>Fransa'da kullanılan sarı uyarı etiketi, tüketicileri gramaj azalması konusunda bilgilendiriyor. Ancak ürün içeriğinin değiştirilmesi, daha düşük kaliteli hammadde kullanılması, protein oranının azaltılması veya kullanılan yağın değiştirilmesi gibi malzemenin kalitesizleştirilmesi (skimpflation) uygulamalarını göstermiyor.</p>

<p>Türkiye, gramaj değişikliği, içerik değişikliği ve reçete değişikliği bilgilerini birlikte sunan dijital bir sistem kurarak bu alanda Avrupa'nın önüne geçebilir. Türkiye, böyle bir sistemi hayata geçirebilecek teknik altyapıya ve nitelikli insan kaynağına sahiptir. Bu kapasite sayesinde söz konusu sistemin uygulanması rahatlıkla mümkün olabilir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Gramaj değişikliği yapıldığında tüketiciye zorunlu bir uyarı gösterilmeli"</strong></h3>

<p>Öte yandan, e-ticaretteki gizli zammın daha da tehlikeli olduğunu vurgulayan Güllü, sanal internet rafında gramaj bilgisinin görünmez hale geldiğini belirtti.</p>

<p>Güllü, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p>"Online marketlerde tüketiciler çoğu zaman yalnızca satın almak istedikleri ürünün fotoğrafını, fiyatını ve kampanya bilgisini görüyor. Gramaj bilgisi ise genellikle açıklama bölümünde küçük puntolarla veya dikkat çekmeyecek şekilde yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle, gramaj değişikliği yapıldığında tüketiciye zorunlu bir uyarı gösterilmeli. Ayrıca eski gramaj bilgisi ile son değişiklik tarihi de ekranda açık ve görünür şekilde yer almalı.</p>

<p>Gramaj değişikliğine ilişkin bu bilginin, tüketicide farkındalık oluşuncaya kadar belirli bir süre gösterilmesi önem taşıyor. Örneğin eski gramaj bilgisinin yaklaşık 6 ay boyunca ürün sayfasında yer alması, tüketicinin değişikliği daha kolay fark etmesini sağlayabilir."</p>
</blockquote>

<p></p>

<h3><strong>"Dijital bir barkod sistemi kurulabilir"</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği'nde uygulanan Dijital Ürün Pasaportu benzeri bir altyapının Türkiye'de de oluşturulabileceğini söyleyen Güllü, dijital bir barkod sisteminin kurulabileceğini ifade etti.</p>

<p>Avukat Güllü, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"'Telefonunu okut, ürünün geçmişini gör' sloganıyla barkod tabanlı bir uygulama geliştirilebilir.</p>

<p>Bu sistem teknik olarak uygulanabilir. Barkod okutulduğunda, ürünün son bir yıldaki gramaj değişiklikleri, içerik değişiklikleri, fiyat geçmişi ve üretici tarafından yapılan açıklamalar tek bir ekranda görüntülenebilir.</p>

<p>Böyle bir sistem hem tüketicinin bilinçli karar vermesini destekler hem de şeffaf hareket eden üreticilerin korunmasına katkı sağlar."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Enflasyonu TÜİK hesaplıyor, vatandaş ise kasada hissediyor"</strong></h3>

<p>Gramaj değişikliklerinin istatistiksel yöntemlerle enflasyon hesaplamalarına belirli ölçüde yansıtılabildiğini ifade eden Güllü, tüketicinin ise günlük alışverişte aynı bedelle daha az ürün aldığı için hayat pahalılığını doğrudan hissettiğini dile getirdi. Güllü, temel gıda ürünlerinde malzemenin kalitesizleştirilmesi uygulamalarının da hissedilen enflasyonu etkileyen unsurlar arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>"Enflasyonu TÜİK hesaplıyor, vatandaş ise kasada hissediyor" diyen Güllü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde bazı firmalar, satışlarını korumak ve ürün fiyatının tüketici nezdinde yüksek olduğu algısını oluşturmamak amacıyla gramaj değişikliğine gidebiliyor.</p>

<p>İstatistiksel yöntemlerle gramaj değişiklikleri enflasyon hesaplamalarına belirli ölçüde yansıtılabiliyor. Ancak enflasyon sepetindeki ürünlerde yapılan değişiklikler, hesaplanan enflasyon oranlarını etkileyebiliyor. Buna karşın vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı gerçek, aynı parayla daha az ürün satın alabiliyor olması.</p>

<p>Bu nedenle tüketicinin hissettiği hayat pahalılığı, resmi enflasyon verilerinden daha yüksek algılanabiliyor. Zaman zaman TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarının gerçek hayatı tam olarak yansıtmadığı yönündeki eleştirilerin nedenlerinden biri de bu durum olabiliyor. Özellikle temel gıda ürünlerinde görülen malzemenin kalitesizleştirilmesi uygulamaları, tüketicinin hissettiği enflasyonu artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Tüketicilere 'gizli zamma' karşı öneriler</strong></h3>

<p>Bununla birlikte, Güllü, tüketicilerin alışveriş sırasında yalnızca ürün fiyatına değil, birim fiyat bilgisine de dikkat etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Tüketicilere yönelik öneriler ise şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Gramajı mutlaka kontrol edin.</li>
 <li>Kilogram ve litre fiyatlarını karşılaştırın.</li>
 <li>Eski ambalaj ile yeni ambalajı kıyaslayın.</li>
 <li>Kampanyalı ürünlerde miktarı kontrol edin.</li>
 <li>Barkod ve etiket bilgilerini inceleyin.</li>
 <li>Şüpheli durumları Ticaret Bakanlığı'na bildirin.</li>
 <li>Alışveriş fişlerini saklayın.</li>
</ul>

<p>Güllü, tüketicinin korunması için yalnızca fiyat değişikliklerinin değil, gramaj ve içerik değişikliklerinin de açık, anlaşılır ve kolay fark edilebilir şekilde duyurulmasının önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca etkin denetim, şeffaf bilgilendirme ve dijital izlenebilirlik uygulamalarının hem tüketici güveni hem de adil rekabet açısından önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ambalaj-kuculuyor-fiyat-ayni-kaliyor-gizli-zam-tuzagina-karsi-birim-fiyat-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tuketici-gizli-zam.webp" type="image/jpeg" length="43212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: IPARD-III kapsamında 634,3 milyon lira hibe ödemesi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-ipard-iii-kapsaminda-6343-milyon-lira-hibe-odemesi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-ipard-iii-kapsaminda-6343-milyon-lira-hibe-odemesi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD-III Programı kapsamında temmuz ayında üretici ve yatırımcıların hesaplarına toplam 634,3 milyon lira hibe desteği aktarıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong>, <strong>IPARD-III</strong> Programı kapsamında gerçekleştirilen temmuz ayı hibe ödemelerine ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<h2><strong>Temmuz ayı hibe ödemeleri açıklandı</strong></h2>

<p>sosyal medya hesabından paylaşım yapan Yumaklı, kırsal kalkınmayı desteklemeye yönelik ödemelerin üretici ve yatırımcılara ulaştırıldığını belirtti.</p>

<p>Yumaklı, "IPARD III Programı kapsamında temmuz ayında toplam 634,3 milyon lira hibe ödemesini üreticilerimizin ve yatırımcılarımızın hesaplarına aktardık. Kırsalı kalkındıran, üretime güç katan tüm girişimcilerimize hayırlı ve bereketli olsun" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Desteklerin büyük bölümü tarımsal yatırımlara ayrıldı</strong></h3>

<p>Paylaşımda yer alan bilgilere göre,<strong> tarımsal işletm</strong>elerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar için 514 milyon 996 bin lira hibe desteği sağlandı.</p>

<p>Çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme yatırımlarına 72 milyon 270 bin lira destek verilirken, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik fiziki varlık yatırımları için 39 milyon 427 bin lira ödeme yapıldı.</p>

<h3><strong>Yerel kalkınma stratejilerine de destek verildi</strong></h3>

<p>IPARD-III Programı kapsamında LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanmasına yönelik projeler için de kaynak ayrıldı.</p>

<p>Bu kapsamda, <strong>LEADER</strong> yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması amacıyla 7 milyon 602 bin lira <strong>hibe</strong> desteği sağlandığı bildirildi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, IPARD-III Programı kapsamında kırsal kalkınmayı desteklemeye yönelik hibe ödemelerini sürdürdü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🌱 Kırsal kalkınmaya ve üreticilerimize desteğimiz artarak devam ediyor.<br />
<br />
🤝 IPARD III Programı kapsamında Temmuz ayında toplam 634,3 Milyon TL hibe ödemesini üreticilerimizin ve yatırımcılarımızın hesaplarına aktardık.<br />
<br />
Kırsalı kalkındıran, üretime güç katan tüm… <a href="https://t.co/zqeTbTXoSK" rel="nofollow">pic.twitter.com/zqeTbTXoSK</a></p>
— İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) <a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/2085305056450973786?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-ipard-iii-kapsaminda-6343-milyon-lira-hibe-odemesi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ipard-iii-programi-kapsaminda-kirsaldaki-ureticiler-ile-yatirimcilara-temmuzda-6343-milyon-lira-odendi.png" type="image/jpeg" length="18954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den 'çerçeve yasa' yorumu: "Kazanan Türkiye olacaktır"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftciden-cerceve-yasa-yorumu-kazanan-turkiye-olacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftciden-cerceve-yasa-yorumu-kazanan-turkiye-olacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TBMM Başkanlığı'na sunulan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin açıklama yaptı. Çiftçi, teklifin terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi yolunda tarihi bir adım olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye hedefinden dönüş yoktur.  Kazanan devletimiz, kazanan milletimiz, kazanan Türkiye olacaktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, TBMM Başkanlığı'na sunulan "<strong>Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi</strong>"ni değerlendirdi.</p>

<p>Çiftçi, "Terörsüz Türkiye, devletimizin sarsılmaz iradesidir. Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan teklifin geniş bir mutabakatla Gazi Meclisimizin takdirine sunulması, terörün ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarılması yolunda tarihi bir adımdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Şehitlerimizin hatırası ve hukukun üstünlüğü temel ölçümüzdür"</strong></h2>

<p>Açıklamasında sürecin temel ilkelerine de değinen Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde atılan adımın milletin çözüm iradesini ve devletin kararlılığını ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Çiftçi, şehitlerin hatırası, gazilerin fedakârlıkları, devletin güvenliği, milletin birliği ve hukukun üstünlüğünün süreçte atılan her adımın değişmez ölçüsü olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Kazanan Türkiye olacaktır"</strong></h3>

<p>Bakan Çiftçi'nin açıklamasının tamamı şöyle:</p>

<blockquote>
<p>"Terörsüz Türkiye, devletimizin sarsılmaz iradesidir. Kapsamlı istişareler neticesinde hazırlanan 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin, geniş bir mutabakatla Gazi Meclimizin takdirine sunulması; terörün ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarılması yolunda tarihi bir adımdır.</p>

<p>Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli liderliğinde atılan bu adım; milletimizin çözüm iradesini, devletimizin kudretini ve ortak geleceğimize duyduğumuz güçlü inancı ortaya koymaktadır. Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin fedakarlıkları ile milletimizin birliği, devletimizin güvenliği ve hukukun üstünlüğü; bu süreçte attığımız her adımın değişmez ölçüsüdür.</p>

<p>Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtaracak, milli birlik ve beraberliğimizi daha da perçinleyecek, ülkemizde ve bölgemizde huzuru güçlendireceğiz. Terörsüz Türkiye hedefinden dönüş yoktur. Kazanan devletimiz, kazanan milletimiz, kazanan Türkiye olacaktır. Kanun teklifinin aziz milletimiz, devletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Rabbim, birlik ve kardeşliğimizi daim; devletimizi güçlü, milletimizi her türlü fitne ve tehditten emin eylesin."</p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftciden-cerceve-yasa-yorumu-kazanan-turkiye-olacaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/7c1ef6f6-6573-4a53-b2bc-efa363ba6407-w.jpeg" type="image/jpeg" length="21429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin fındık ihracatı: 11 ayda 2,4 milyar dolar gelir elde edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-findik-ihracati-11-ayda-24-milyar-dolar-gelir-elde-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-findik-ihracati-11-ayda-24-milyar-dolar-gelir-elde-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2025-2026 fındık ihracat sezonunun ilk 11 ayında 186 bin 400 ton fındık ihraç ederek 2 milyar 400 milyon doları aşkın gelir elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği</strong>, 2025-2026 fındık ihracat sezonunun ilk 11 ayına ilişkin ihracat verilerini paylaştı.</p>

<p>Yapılan yazılı açıklamaya göre, 1 Eylül 2025 ile 31 Temmuz 2026 tarihlerini kapsayan dönemde yurt dışına toplam 186 bin 400 ton fındık ihraç edildi. Söz konusu ihracattan 2 milyar 400 milyon 360 bin 66 dolar gelir sağlandı.</p>

<h2><strong>Önceki sezonun verileriyle karşılaştırıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, bir önceki ihracat sezonunun aynı dönemine ait rakamlara da yer verildi.</p>

<p>Buna göre, önceki dönemde 295 bin 46 ton fındık ihracatı karşılığında 2 milyar 433 milyon 755 bin 328 dolar gelir elde edilmişti.</p>

<p>Veriler, iki dönem arasındaki ihracat miktarı ve gelir rakamlarını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>İhracat verileri birlik tarafından paylaşıldı</strong></h3>

<p>Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan verilere göre, 2025-2026 sezonunun 11 aylık döneminde gerçekleştirilen ihracatla Türkiye'nin fındık dış satımı devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birlik, sezonun 1 Eylül 2025-31 Temmuz 2026 dönemine ait ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-findik-ihracati-11-ayda-24-milyar-dolar-gelir-elde-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-findik-ihracatindan-11-ayda-24-milyar-dolar-gelir-sagladi.png" type="image/jpeg" length="61443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'da silahlı kavga: Meslektaşını vuran avukat yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-silahli-kavga-meslektasini-vuran-avukat-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-silahli-kavga-meslektasini-vuran-avukat-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar silahlı kavga olayında avukat U.Ç, tartıştığı meslektaşı G.K’yi tabancayla yaraladı. Olayın ardından kaçan şüpheli yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar’ın Ali İhsan Paşa Mahallesi’nde iki avukat arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Tabancayla vurulan G.K. yaralanırken, olay yerinden kaçan meslektaşı U.Ç. polis ekiplerince yakalandı.</p>

<h2><strong>Afyonkarahisar silahlı kavga olayında avukat yaralandı</strong></h2>

<p>Olay, Ali İhsan Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre avukat U.Ç. ile meslektaşı G.K. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı.</p>

<p>Kısa sürede büyüyen tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine U.Ç, yanında bulunan tabancayla G.K’ye ateş etti. Silahın isabet ettiği avukat yaralanırken, çevredekilerin ihbarıyla bölgeye sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi.</p>

<p>Sağlık görevlileri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan G.K, daha sonra ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı avukatın sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Silahlı kavga sonrası kaçan şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p>Afyonkarahisar silahlı kavga olayının ardından U.Ç. bölgeden uzaklaştı. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda kaçan avukat kısa süre içinde yakalandı.</p>

<p>Ekiplerin olay yerindeki incelemelerinde silahlı saldırının gerçekleştiği alan ve çevresindeki bulgular değerlendirildi. İki meslektaş arasında başlayan tartışmanın nedeni ise henüz açıklanmadı.</p>

<p>Afyonkarahisar asayiş gündemine yansıyan olayla ilgili incelemede, tarafların ifadeleri ve elde edilen deliller doğrultusunda kavganın çıkış nedeninin netleştirilmesi bekleniyor. Yakalanan U.Ç. hakkındaki adli süreç yetkili makamların değerlendirmesiyle şekillenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-silahli-kavga-meslektasini-vuran-avukat-yakalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/acil.jpg" type="image/jpeg" length="47646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Orhangazi’deki lastik tamirhanesi yangını söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-orhangazideki-lastik-tamirhanesi-yangini-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bursa-orhangazideki-lastik-tamirhanesi-yangini-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın Orhangazi ilçesindeki oto lastik tamirhanesinde çıkan yangın, dışarıda bulunan lastiklere sıçradı. İtfaiyenin müdahalesiyle alevler söndürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa’nın Orhangazi ilçesinde faaliyet gösteren bir oto lastik tamirhanesinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyerek iş yerinin dışındaki lastiklere ulaşan alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bursa yangın ihbarı Küçük Sanayi Sitesi Kavşağı’ndan geldi</strong></h2>

<p>Orhangazi yangın, Bursa-Yalova kara yolu üzerindeki Küçük Sanayi Sitesi Kavşağı’nın karşısında bulunan bir akaryakıt istasyonu yerleşkesinde meydana geldi. Yerleşke içindeki oto lastik tamirhanesinde başlayan alevler, iş yerinin dışında bulunan lastiklere de sıçradı.</p>

<p>Yanıcı malzemelerin etkisiyle kısa sürede büyüyen Bursa yangın sırasında yoğun duman oluştu. Tamirhaneden yükselen duman, Orhangazi’nin birçok noktasından görüldü.</p>

<h3><strong>Orhangazi yangın itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü</strong></h3>

<p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, büyüyen alevlere müdahale etti. Ekiplerin çalışmasıyla Orhangazi yangın kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü. Yangının ardından yeniden alevlenme ihtimaline karşı iş yeri ve çevresindeki lastiklerin kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Oto lastiklerin bulunduğu işletmelerde çıkan yangınlar, yoğun duman ve alevlerin çevredeki alanlara sıçrama ihtimali nedeniyle hızlı müdahale gerektiriyor. Bu tür olayların ardından ekipler, yangın bölgesinde çevre güvenliğini sağlarken hasarın boyutuna ilişkin inceleme de yürütüyor.</p>

<p>Bursa Orhangazi’deki oto lastik tamirhanesi yangınının neden başladığı henüz bilinmiyor. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-orhangazideki-lastik-tamirhanesi-yangini-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/agency/aa/bursa-orhangazideki-lastik-tamirhanesi-yangini-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="57434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayali Kumpanya yeni sezona hazırlanıyor: Romeo ve Juliet meddah geleneğiyle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hayali-kumpanya-yeni-sezona-hazirlaniyor-romeo-ve-juliet-meddah-gelenegiyle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hayali-kumpanya-yeni-sezona-hazirlaniyor-romeo-ve-juliet-meddah-gelenegiyle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın bağımsız tiyatro topluluklarından Hayali Kumpanya, 2026-2027 sezonuna ödüllü oyunlarını yeniden sahneye taşıyarak ve yeni bir prömiyerle giriyor. Topluluğun Genel Sanat Yönetmeni Barış Bölükbaşı, William Shakespeare'in Romeo ve Juliet oyununu orijinal metnine hiçbir ekleme yapmadan, tek kişilik bir meddah anlatısına dönüştürdü. Bölükbaşı ile Hayali Kumpanya'nın kuruluş hikâyesini, Ankara'da bağımsız tiyatro yapmanın koşullarını ve yeni sezon planlarını konuştuk.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın bağımsız tiyatro topluluklarından Hayali Kumpanya, 2026–2027 tiyatro sezonuna yeni projeler, ödüllü yapımlar ve oyunculuk atölyeleriyle girmeye hazırlanıyor. Sahnelediği yapımlarla dikkat çeken topluluk, yeni sezonda William Shakespeare’in dünyaca ünlü eseri "Romeo ve Juliet"i geleneksel Türk tiyatrosunun meddah formuyla sahneye taşıyarak Ankaralı sanatseverlerin karşısına çıkacak.</p>

<p>Genel Sanat Yönetmenliğini Barış Bölükbaşı’nın üstlendiği Hayali Kumpanya, yeni sezonda hem ödüllü oyunlarını yeniden seyirciyle buluşturmayı hem de "Atölye Kumpanya" bünyesindeki eğitimlerle Ankara’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Geçtiğimiz sezon sahnelenen Şoför Nebahat tiyatroseverlerden yoğun ilgi görürken, Varildeki Adam oyunu XXVI. Direklerarası Seyirci Ödülleri'nde "Komedi Oyunu" ödülüne layık görüldü. Topluluk, yeni sezonda bu iki yapımı yeniden repertuara alırken, Bölükbaşı'nın yıllar süren bir çalışmanın ürünü olan "Romeo ve Juliet'in Hikâyesi" adlı tek kişilik oyunu da prömiyerini yapacak.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 06 At 14.15.23" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-06-at-141523.jpeg" width="1536" /></p>

<h2><strong>Orta oyunundan Hayali Kumpanya'ya</strong></h2>

<p>Tiyatro hayatına 1999 yılında başlayan Barış Bölükbaşı, "Orta oyununu deneyimlediğimde ne kadar büyülü bir yapısı olduğunu keşfettim" diyerek anlatıyor bu tanışmayı: "Batılılaşma döneminin başlangıcından bugüne kadarki Türk tiyatrosunun bir kimliğinin olmadığını; oradan oraya savrulan, ne yaptığını bilmeyen, saman alevi gibi parlayıp sönen bir durumda olduğunu gördüm. Oysa orta oyunu terk edilmemiş olsaydı bugün dünyada tiyatro alanında ekol sahibi bir ülke olabilirdik. Hatta dünya tiyatrosuna yön veren, ilham veren, özenilen bir ülke bile olabilirdik" diyen Bölükbaşı, bu düşüncelerin kendisini geleneksel Türk tiyatrosunun içine daha fazla çektiğini belirtiyor. Hayali Kumpanya'yı 2009 yılında "geleneksel Türk tiyatrosu üzerine atölye çalışmaları yapmak ve sahnelediği oyunlarla orta oyununun hem seyircide hem de icracılarda yeni bir heyecan yaratmasını sağlamak amacıyla" kurduğunu söylüyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 05 At 12.01.19 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="735" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-05-at-120119-4.jpeg" width="960" /></p>

<p>Yine de "Ben kurtarıcı değilim" diyen Bölükbaşı, kuruluş amacını şöyle özetliyor: "Bu farkındalığı meslektaşlarımda yaratabilirsem birileri kalem oynatır, yetkin kişiler yeni bir reji boyutu getirir, koreograflar ufkumuzu açar; oyuncunun ve seyircinin refleksleriyle kendi ulusal tiyatromuzun temellerini atarız. Ben yapamam ama hep birlikte yapabiliriz." Bu süreçte topluluğun Türk tiyatrosuna dört özgün orta oyunu kazandırdığını, ancak bunu sürdürmenin kolay olmadığını belirten Bölükbaşı, Şoför Nebahat ve Varildeki Adam'ın doğrudan orta oyunu formunda olmadığını, ama "yıllardır süren geleneksel tiyatro serüvenimizin etkisiyle, biçem olarak orta oyunu geleneğimizden mutlaka izler taşıdıklarını" ekliyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 05 At 12.01.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-05-at-120119-1.jpeg" width="1200" /></p>

<p><strong>“Ankara seyircisi için tiyatro er meydanıdır”</strong></p>

<p>Başkentte ödeneksiz bir özel tiyatro olarak faaliyet göstermenin getirdiği zorluklara değinen Bölükbaşı, buna karşılık Ankara'da olmayı bir avantaj olarak görüyor: "Ankara bana göre bir tiyatro kentidir. Söylenildiğinin ya da sanıldığının aksine bir seyirci kıtlığı yok; Ankara'da çok ciddi bir tiyatro izleyicisi var." Ankara seyircisinin çoğunlukla devlet tiyatrolarını ve İstanbul'dan turneyle gelen oyunları tercih ettiğini belirten Bölükbaşı, bunun nedenini kalite talebine bağlıyor: "Ankara'da insanlar parasını ödese bile hiçbir alanda kaliteyi hak ettiği anlamda satın alamıyor. Ankara'daki özel tiyatroların ciddi bir özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyorum."</p>

<p>Devlet Tiyatroları'na duyulan ilgiyi ucuz bilete değil, garantili bir deneyime bağlıyor: "İzlediği oyunu beğenmese bile seyirci başından sonuna kadar bir tiyatro deneyimi yaşıyor. İzlediği oyunda hiçbir şey baştan savma değil; emek harcanmış, özenilmiş... Bir sonraki Devlet Tiyatroları oyununa gözü kapalı biletini alıyor." İstanbul'dan gelen oyunlara duyulan ilgiyi de "ünlü görme fetişi" olarak görmüyor: "Orada da güvenli bir limana gidiyor seyirci; daha önce televizyonda, sinemada gördüğü, bildiği oyuncuların oyunlarını tercih ediyor. İnsanlar dolandırılmaktan ve zamanlarının çalınmasından endişe ediyor." "Kaliteli oyun" derken görkemli dekor ya da pahalı kostümü kastetmediğini vurguluyor: "Kostümsüz, dekorsuz da kaliteli oyun yapılabilir. Kaliteli oyun; baştan savma yapılmamış, kafa yorulmuş, üzerine düşünülmüş, çalışılmış, özen gösterilmiş bir oyundur."</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 05 At 12.01.19 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="712" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-05-at-120119-3.jpeg" width="960" /></p>

<p>Seyircinin güvendiği alana yöneldiğini belirten Bölükbaşı, özel tiyatroların özeleştiri yapması gerektiğine dikkat çekerek şunları söylüyor: "Ankara seyircisi son zamanlarda profil olarak biraz değişse de tiyatroyu en bilinçli izleyen seyircidir. Yıllardır İstanbul tiyatrolarının bir söylemi vardır; 'Bir de Ankara seyircisinin önüne çıksın' derler. Yani Ankara Türk tiyatro camiası için bir er meydanıdır. Seyirci özel tiyatroya güvenirse, o özel tiyatro seyirci sıkıntısı çekmez. Ankara'da belki de en büyük sorunumuz, seyircinin güvenini kazanamamamızdır."</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 06 At 14.15.25" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-06-at-141525.jpeg" width="1462" /></p>

<p><strong>“Shakespeare'in tek bir kelimesine bile dokunmadık”</strong></p>

<p>Yeni sezonda prömiyer yapacak "Romeo ve Juliet'in Hikâyesi" adlı tek kişilik meddah oyununun kökeni, Hayali Kumpanya'nın yalnızca geleneksel tiyatro yaptığı yıllara uzanıyor. Bölükbaşı, bu çabayı Osmanlı dönemi yazarı Teodor Kasap'ın İşkilli Memo ve Pinti Hamit oyunlarını Fransız oyun yazarı Molière'den uyarlama motivasyonuyla ilişkilendiriyor: "Kasap, batılılaşmayla birlikte Türk tiyatrosunun yok sayılıp geleneksel tiyatronun yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde, bu iki Molière uyarlamasıyla geleneksel tiyatronun Batı dramaturjisiyle de yapılabileceğini göstermek istemiş. Biz de aynı düşüncedeydik."</p>

<p>Bölükbaşı, metnin özgün dilini koruma kararını en zorlayıcı kısım olarak tanımlıyor: "Herkes tarafından bilinen bir eserin bu şekle adaptasyonu oldukça riskli. Shakespeare oyunlarında anlatılan konular kadar, nasıl anlatıldığı da önemli; yani Shakespeare'in o büyülü dili... Ne yaparsanız yapın, Shakespeare'in dili olmadan her şey biraz sası kalacaktır. Sadece yazarın kelimeleri kullanıldı. İnsanlara bu hikâyeyi Shakespeare anlatacak; çünkü tamamen onun kelimeleri kullanıldı, hiçbir ekleme yapılmadı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 06 At 14.15.24 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-06-at-141524-1.jpeg" width="1462" /></p>

<p><strong>Yeni sezonda 4 oyun planlanıyor</strong></p>

<p>Hayali Kumpanya'nın yeni sezon planlamasında ödüllü yapımlar da yer alıyor. XXIV. Direklerarası Seyirci Ödülleri'nde "Özel Ödül" kazanan Şoför Nebahat'i küçük değişikliklerle yeniden repertuara aldıklarını belirten Bölükbaşı, "İki buçuk sezon oynadı ama hâlâ seyircisini tam olarak bulduğunu düşünmüyorum. Daha uzun yıllar oynayabilir diye umuyorum" diyor. Geçen sezon "Komedi Oyunu" ödülünü alan Varildeki Adam da sahnelenmeye devam edecek; bu iki yapıma, prömiyeri yapılacak Romeo ve Juliet'in Hikâyesi eklenecek.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 06 At 14.15.24" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-06-at-141524.jpeg" width="1462" /></p>

<p>Öte yandan topluluk, tiyatroya ilgi duyan yetişkinlere yönelik hobi oyunculuk eğitimleri ile konservatuvar ve güzel sanatlar fakültelerine hazırlık derslerinin verildiği Atölye Kumpanya'nın yeni dönem kayıtlarını da başlattı. Hayali Kumpanya'nın yeni sezon oyun takvimi, prömiyer tarihleri ve Atölye Kumpanya başvurularına ilişkin duyurular, topluluğun sosyal medya hesapları ve hayalikumpanya.com adresinden takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemre Polat</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hayali-kumpanya-yeni-sezona-hazirlaniyor-romeo-ve-juliet-meddah-gelenegiyle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cemree-4.jpg" type="image/jpeg" length="76720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'ye "çok iyi" dereceli yeşil bina sertifikası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmye-cok-iyi-dereceli-yesil-bina-sertifikasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmmye-cok-iyi-dereceli-yesil-bina-sertifikasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Ulusal Yeşil Bina Sertifika Sistemi (YeS-TR) kapsamında "çok iyi" dereceli yeşil bina sertifikası almaya hak kazandı. Sertifika, TBMM Ana Binası ile Halkla İlişkiler Binası için düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Ulusal Yeşil Bina Sertifika Sistemi (YeS-TR) kapsamında, <strong>TBMM Ana Binası ve Halkla İlişkiler Binası </strong>"çok iyi" derecesinde sertifikalandırıldı.</p>

<p>TBMM Başkanlığı'nın sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonu doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar sonucunda, sertifikasyon için gerekli kriterlerin karşılandığı bildirildi.</p>

<h2><strong>Çalışmalar altı ana başlıkta yürütüldü</strong></h2>

<p>Çalışmalar, "Enerji Kullanımı ve Verimliliği", "İç Ortam Kalitesi", "İnovasyon", "Su ve Atık Yönetimi", "Yapı Malzemesi ve Yaşam Döngüsü" ile "Bütünleşik Bina Tasarımı ve Yönetimi" olmak üzere altı ana başlık altında yürütüldü.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 08 06 15.02.29" class=" detail-photo img-fluid" height="1590" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-06-150229.png" width="2484" /></p>

<h3><strong>Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik öne çıktı</strong></h3>

<p>Yürütülen çalışmalar kapsamında enerji verimliliğinin artırılması, doğal kaynak tüketiminin azaltılması, su yönetimi ve atık geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi ile kullanıcı sağlığı ve iç ortam konforunun iyileştirilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışmalar sayesinde çevresel etkilerin azaltılması ve sürdürülebilir bina yönetiminin güçlendirilmesi hedeflendi.</p>

<h3><strong>YeS-TR Türkiye'nin ilk yerli yeşil bina sertifika sistemi</strong></h3>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından geliştirilen Ulusal Yeşil Bina Sertifika Sistemi (YeS-TR), binaların enerji ve doğal kaynakları verimli kullanmasını, çevresel etkilerini azaltmasını ve iklim dostu kriterlere göre yönetilmesini amaçlayan Türkiye'nin ilk yerli yeşil bina sertifikasyon sistemi olarak uygulanıyor.</p>

<p>Sistem, yapıların ve yerleşim alanlarının tüm yaşam döngüsünü sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda değerlendiriyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmye-cok-iyi-dereceli-yesil-bina-sertifikasi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f6cd7f91-285c-4cf2-82ae-56d59e9322cb-w.jpeg" type="image/jpeg" length="49317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya Kulu'daki yangında traktör kullanılamaz hale geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konya-kuludaki-yanginda-traktor-kullanilamaz-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konya-kuludaki-yanginda-traktor-kullanilamaz-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya’nın Kulu ilçesinde arazide çalışma yapan traktörde yangın çıktı. İtfaiyenin söndürdüğü Kulu yangın olayında araç kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya’nın Kulu ilçesine bağlı Fevziye Mahallesi’nde tarım arazisinde çalışan traktör, henüz belirlenemeyen nedenle alev aldı. Sürücünün müdahalesine rağmen büyüyen Konya yangın olayında can kaybı ya da yaralanma bildirilmezken traktörde ağır hasar oluştu.</p>

<h2><strong>Kulu yangın olayında sürücü ekiplerden yardım istedi</strong></h2>

<p>Mustafa Baran’ın kullandığı 42 ABL 244 plakalı traktördeki yangın, arazide çalışma yapıldığı sırada başladı. Araçtan yükselen alevleri fark eden Baran, yangını kendi imkânlarıyla kontrol altına almaya çalıştı.</p>

<p>Müdahalenin sonuç vermemesi üzerine durum itfaiye ekiplerine bildirildi. İhbarın ardından Fevziye Mahallesi’ndeki araziye sevk edilen ekipler, traktörü saran alevlere müdahale etti.</p>

<h3><strong>Konya yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü</strong></h3>

<p>İtfaiyenin çalışması sonucu Kulu yangın tamamen söndürüldü. Ekipler, yeniden alevlenme ihtimaline karşı traktör ve çevresinde kontrollerini sürdürdü. Yangın nedeniyle araç kullanılamaz hale gelirken olayın tarım arazisinin diğer bölümlerine sıçramadan kontrol altına alınması daha geniş çaplı zararın önüne geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım alanlarında kullanılan traktörlerde motor bölümü, elektrik tesisatı ve yakıt sistemi çevresinde başlayan alevler kısa sürede büyüyebiliyor. Bu nedenle araçlarda duman ya da yanık kokusu fark edildiğinde motorun durdurulması, güvenli mesafeye geçilmesi ve itfaiyeye haber verilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Konya’nın Kulu ilçesinde meydana gelen traktör yangınının kesin çıkış nedeninin yapılacak incelemenin ardından netleşmesi bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konya-kuludaki-yanginda-traktor-kullanilamaz-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/itfaiye.jpg" type="image/jpeg" length="28315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekirdağ Ergene’de zincirleme trafik kazası: 29 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tekirdag-ergenede-zincirleme-trafik-kazasi-29-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tekirdag-ergenede-zincirleme-trafik-kazasi-29-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde yolcu otobüsü, iki işçi servisi ve otomobilin karıştığı zincirleme trafik kazasında hafif yaralanan 29 kişi hastanelere kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde dört aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Vakıflar Mahallesi’ndeki Ergene trafik kazasında 29 kişi hafif yaralanırken, yaralıların büyük bölümü tedavilerinin ardından taburcu edildi.</p>

<h2><strong>Ergene trafik kazasında dört araç birbirine çarptı</strong></h2>

<p>Ergene kaza haberi, Vakıflar Mahallesi’nde aynı yönde ilerleyen araçların çarpışmasıyla yaşandı. S.T. yönetimindeki yolcu otobüsü, önünde seyreden iki işçi servis minibüsü ile otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle otobüs, servis araçları ve otomobilde bulunan toplam 29 kişi hafif şekilde yaralandı.</p>

<p>Tekirdağ trafik kazası ihbarının ardından bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri yönlendirildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk edildi. Hastanelerde kontrol ve tedavi altına alınan yaralıların büyük bölümünün ayakta tedavileri tamamlandıktan sonra taburcu edildiği öğrenildi.</p>

<h3><strong>Tekirdağ kaza incelemesi polis ve jandarma tarafından yürütülüyor</strong></h3>

<p>Polis ve jandarma ekipleri, Ergene trafik kazasının meydana geldiği alanda inceleme yaptı. Araçların çarpışma sırası ve kazanın kesin nedeni, ekiplerin çalışması sonucunda netlik kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yolcu otobüsü ve işçi servislerinin karıştığı kazalarda araçlardaki kişi sayısının fazla olması, olay yerindeki sağlık müdahalesi ve sevk sürecini daha önemli hale getiriyor. Bu tür zincirleme kazalarda sürücülerin takip mesafesini koruması ve trafik akışındaki ani değişikliklere karşı dikkatli olması, genel yol güvenliği açısından önem taşıyor.</p>

<p>Tekirdağ Ergene’de 29 kişinin yaralandığı kazayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tekirdag-ergenede-zincirleme-trafik-kazasi-29-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/agency/aa/tekirdag-ergenede-zincirleme-trafik-kazasi-29-kisi-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="97958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes Belediye Başkanı Çiçek'in avukatından açıklama: "Müvekkilim henüz ifade bile vermedi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediye-baskani-cicekin-avukatindan-aciklama-muvekkilim-henuz-ifade-bile-vermedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediye-baskani-cicekin-avukatindan-aciklama-muvekkilim-henuz-ifade-bile-vermedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menderes Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek ve avukatı Atalay Aksay açıklamalarda bulundu. Aksay, sosyal medyada dolaşan yazışmaların sahte olduğunu savunurken, "Müvekkilim henüz ifade dahi vermedi" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Menderes Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı<strong> İlkay Çiçek'</strong>in eşi <strong>Melek Çiçek</strong>, sosyal medyada yayılan iddialara tepki gösterdi.</p>

<p>Melek Çiçek, yapay zekâyla oluşturulduğunu öne sürdüğü içeriklerin kaldırılmasını isteyerek, "Ben öncelikle bir anneyim ve eşim. Elinizi vicdanınıza koyun. İki tane evladım var. Adaletin yerini bulmasını istiyorum, eşime güvenim sonsuz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Avukatı: Müvekkilim henüz ifade vermedi</strong></h2>

<p>İlkay Çiçek'in avukatı Atalay Aksay ise dosyada gizlilik kararı bulunduğunu belirterek soruşturmanın içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşamayacağını söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Üç gündür çeşitli basın organlarında müvekkilimin en savunmasız hâlinde, kendini savunamayacak, gözaltında olduğu bir durumda, henüz ifadesi alınmamışken, iddianame düzenlenmemişken, bir hüküm mevcut değilken kamuoyu önünde resmen infaz edildi. Özellikle yaratılmış, hatta emek sarf edilmeden, eğer diline, tekniğine bakarsanız bir kişi tarafından oluşturulmuş sahte yazışmalardan dolayı tüm kamuoyunda linç edildi. Bu konuyla alakalı olarak 12 Haziran 2026'da müvekkile Irak ülkesine ait bir telefondan gelen şantaj mesajı üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştuk. Akabinde delilleri de ibraz edip bir bilirkişi raporu talep ettik. Ancak soruşturma devam ederken gözaltı sürecinden sonra sanki salt bu sebeple gözaltına alınmışız gibi, sanki soruşturmanın özü bu mesajlarmış, bu yazışmalarmış gibi bir algı oluştu. Henüz müvekkilim ifade dahi vermedi. Dosya gizli olduğundan dosyanın içeriğine de hâkim değiliz. Bildiğimiz tek şey var. Teknik bir kişi olmadan herhangi biriniz, herhangi bir vatandaş da bu mesajlara baktığında karşılıklı, aynı gün içerisinde, içinde bir zaman damgası olmadan, sadece 'bugün' yazan 461 karşılıklı yazışmanın ve aynı dil bilgisi hatalarıyla oluşturulmuş sahte bir delildir. Herkesin yapabileceği şekilde 'de, da' ların iki tarafta da aynı şekilde yanlış yazılması, 'mısın, musun' soru eklerinin yanlış yazılması ama en spesifiği, içerisinde 'mahvederim' kelimesinin her iki tarafta da aynı şekilde yanlış yerden bölünmesi ikinci bir kişiye zahmet bile edilmeksizin aynı taraf, bir kişi, her iki yazışmayı da, 461 yazışma metnini aynı gün aralığında yapıp aynı gün içerisinde de bunu kayda almış. Bunun gibi teknik anlamda bir bilirkişinin ortaya çıkaracağı birçok daha hata varken maalesef tüm kamuoyunda linç edildik ve kendimizi savunamayacak, hatta soruşturmaya odaklanmamız gereken bir anda."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sahte yazışmalarla linç edildi"</strong></h3>

<p>Sosyal medyada dolaşan yazışmaların gerçek olmadığını öne süren Aksay, aynı dil bilgisi hatalarının her iki tarafta da yer almasının ve mesajların teknik özelliklerinin tek kişi tarafından oluşturulduğunu gösterdiğini iddia etti.</p>

<p>Aksay, 12 Haziran 2026'da Irak numaralı bir telefondan gelen şantaj mesajı nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını ve bilirkişi incelemesi talep ettiklerini de açıkladı.</p>

<h3><strong>"Masumiyet karinesi gözetilmeli"</strong></h3>

<p>Açıklamasında "lekelenmeme hakkı" ve "masumiyet karinesi" ilkelerine vurgu yapan Aksay, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkı kadar yayılan bilgilerin doğruluğunun da önem taşıdığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu açıklamayı yapma sebebimiz aslında sadece müvekkilim değil. Herhangi bir vatandaş bugün bir üçüncü kişi adına bu özgürlüklerden, lekelenmeme hakkından, masumiyet karinesinden vazgeçersek yarın bu hepimiz için hayati önem arz eder. O yüzden bu insanın belediye başkanından önce bir vatandaş olduğu, mahallede komşu olduğu, bir baba olduğu, bir eş olduğu, ailesinin olduğu ve belediye başkanlığı süreci bittikten sonra da bu hayatına devam etmesi gerektiğini unutmamamız lazım. Elbette kamuoyunun bilgi alma hakkı var. Elbette bu çok önemli. Ama bilgi alma hakkı kadar bunun doğru ve doğrulanabilir olması da gerekiyor. Aksi hâlde sosyal medya linciyle beraber daha bir savunma veremeden toplumda ceza algısı oluşuyor ve bu beklenti sonucu, ondan sonra ne savunma yaparsak yapalım, herhangi birimizin başına gelebileceği gibi yargısız infaza uğruyoruz. Ne olur bu insanların Anayasa'yla güvence altına alınan lekelenmeme hakkına, masumiyet karinesine dikkat edelim. Çünkü günün sonunda her birimizin buna ihtiyacı olabilir.""</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Yayın yasağı ve bilirkişi başvurusu yapılacak</strong></h3>

<p>Avukat Atalay Aksay, sosyal medyada yer alan içeriklere ilişkin yayın yasağı ve kısıtlama kararı için başvuracaklarını açıkladı.</p>

<p>Önceliklerinin İlkay Çiçek'in özgürlüğü olduğunu belirten Aksay, daha sonra bağımsız bilirkişi raporunu kamuoyuyla paylaşarak oluşan algıyı değiştirmeye çalışacaklarını ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>"<i>Bugün bir yayın yasağı başvurusu yapacağız. Ama aynı zamanda bu olaylarla ilgili savcılık tarafından bir bilirkişi raporu alınsaydı, bugüne kadar üzerinden aşağı yukarı iki buçuk ay geçti, çok daha güçlü kanıtlarla önünüze gelecektik. Ama bu aşamada kendimiz bir bilirkişi incelemesi yaptırıp yine basına bunları göndereceğiz. Kısıtlama kararı aldıracağız. Odaklandığımız şey şu anda müvekkilimin özgürlüğü. Ama müvekkilim şu anda özgür kalsa bile şu yaşadığı utancı mahalledeki insanların yüzüne bakamayacak kadar zor bir duruma soktu. O yüzden özgürlüğümüzün peşindeyiz. Önce ifademizi vereceğiz, dosyayla ilgili savunmalarımızı yapacağız. Bu arada hiçbir soruya karşı veremeyeceğimiz bir cevabımız yok. Her şeyimiz hazır. Ama odaklandığımız nokta müvekkilimin öncelikle özgürlüğü, hemen akabinde de sosyal medyada ve ulusal basında yaratılan bu algıyı kırmaya, dağıtmaya çalışacağız</i>"</p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediye-baskani-cicekin-avukatindan-aciklama-muvekkilim-henuz-ifade-bile-vermedi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/baskan-fotograf-1024x679.jpg" type="image/jpeg" length="55750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: 5 ilde 92 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-5-ilde-92-bagimsiz-bolum-agir-hasarli-veya-yikik-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-5-ilde-92-bagimsiz-bolum-agir-hasarli-veya-yikik-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Mersin'deki orman yangınları sonrası hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını ve 92 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olarak belirlendiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <strong>Murat</strong> <strong>Kurum</strong>, orman yangınlarından etkilenen illerde yürütülen hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda <strong>Muğla</strong>, <strong>Antalya</strong>, <strong>Aydın</strong>, <strong>Balıkesir</strong> ve <strong>Mersin</strong>'de meydana gelen yangınların ardından yapılan incelemelerin sonuçlarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Kurum, paylaşımında, "Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Mersin'de 92 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edildi. Bugüne kadar olduğu gibi yine milletimizin yanında olacak ve yaraları hızlı bir şekilde saracağız. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun" dedi.</p>

<h2><strong>En fazla hasar Muğla'da belirlendi</strong></h2>

<p>Bakan Kurum'un paylaştığı verilere göre, yangınlardan etkilenen bölgelerde toplam 92 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık durumda olduğu tespit edildi.</p>

<p>Hasar dağılımına göre Muğla'da 43, Antalya'da 20, Aydın'da 20, Balıkesir'de 6 ve Mersin'de 3 bağımsız bölüm zarar gördü.</p>

<p>Yapılan incelemelerde ağır hasar alan veya yıkılan 92 bağımsız bölümün 58'inin konut olduğu öğrenildi.</p>

<h3><strong>Ekipler sahada incelemelerini sürdürdü</strong></h3>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, sıcaklık ve rüzgarın etkisini artırdığı 29 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında meydana gelen orman yangınlarının ardından Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ekiplerinin bölgelerde çalışma yürüttüğü belirtildi.</p>

<p>Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, yangından etkilenen Antalya'nın <strong>Kumluca</strong> ilçesi Yazır Mahallesi ile Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki Bayır, Çatak, Dereköy ve Sarıyer mahallelerinde incelemelerde bulundu.</p>

<h3><strong>Koordinasyon toplantısında son durum değerlendirildi</strong></h3>

<p>Bulut, gerçekleştirilen koordinasyon toplantısında bölgedeki son durumu değerlendirdi ve vatandaşların taleplerini dinledi.</p>

<p>Ziyareti sırasında Bakan Kurum ile telefon görüşmesi yapan Bulut, sahadaki çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bakan Kurum ise vatandaşlara yönelik yaptığı değerlendirmede, diğer afetlerde olduğu gibi bu süreçte de devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğunu belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Orman yangınlarından etkilenen 5 şehrimizde hasar tespit çalışmalarımızı tamamladık.<br />
<br />
Muğla, Antalya, Aydın, Balıkesir ve Mersin'de 92 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edildi.<br />
<br />
Bugüne kadar olduğu gibi yine milletimizin yanında olacak ve yaraları hızlı bir… <a href="https://t.co/xBvnv8da3f" rel="nofollow">pic.twitter.com/xBvnv8da3f</a></p>
— Murat KURUM (@murat_kurum) <a href="https://x.com/murat_kurum/status/2085304192063643955?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-5-ilde-92-bagimsiz-bolum-agir-hasarli-veya-yikik-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/orman-yanginindan-etkilenen-5-ilde-hasar-tespit-calismalari-tamamlandi.png" type="image/jpeg" length="11818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevi başında hayatını kaybeden Gazeteci Barış Selçuk vefatının 32. yılında anıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gorevi-basinda-hayatini-kaybeden-gazeteci-baris-selcuk-vefatinin-32-yilinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gorevi-basinda-hayatini-kaybeden-gazeteci-baris-selcuk-vefatinin-32-yilinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de Karabağlar Belediyesi ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti iş birliğiyle düzenlenen törende, görevi başında yaşamını yitiren gazeteci Barış Selçuk, adını taşıyan parkta düzenlenen anma programı ve fotoğraf sergisiyle yad edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Barış Selçuk Parkı'nda gerçekleşen anma törenine Selçuk'un ailesi, meslektaşları, İzmir Gazeteciler Cemiyeti yöneticileri ve vatandaşlar katıldı. Anma programı, Selçuk'un yaşamından ve gazetecilik serüveninden kesitler sunan fotoğraf sergisinin gezilmesi ve parka karanfil bırakılmasıyla sona erdi.</p>

<h2><strong>"Gazeteci kalemini eğmeyen, doğrunun yanında durandır"</strong></h2>

<p>Törende konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kentsel hafıza ve basın özgürlüğü vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gazeteci emektir, yürektir, cesarettir. Gazeteci, herkese ve her şeye rağmen kalemini eğmeyen, doğrunun, halkın ve özgür haberin yanında durandır. Meslek ilkeleri, cesareti ve halkın haber alma hakkına olan bağlılığıyla meslektaşlarının kaleminde yaşamaya ve onlara örnek olmaya devam ediyor. Kentler sadece binalardan ibaret değildir; kimliğiyle, kültürüyle, geçmişiyle ve değerleriyle yaşar. Bu parkta Barış Selçuk'un adıyla birlikte emeği, cesareti ve halkın haber alma özgürlüğü yaşatılıyor. Karabağlar'da değişimi yalnızca fiziksel yapılarla değil, ortak değerlerimizle inşa ediyoruz."</p>

<h3><strong>Ailesi ve meslektaşları Barış Selçuk'u anlattı</strong></h3>

<p>Anma programında aile adına söz alan ağabeyi Savaş Selçuk, kardeşinin çocukluk ve gençlik yıllarını aktardı. Ağabey Selçuk konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Aramızda 4 yaş vardı. Esprili, eğlenceli, sevgi dolu, devrimci ve yurtsever bir çocuktu. 33 yaşına bile girmeden aramızdan ayrıldı. Geride sayısız anı, dostluk, sevgi ve hoş bir seda bıraktı."</i></p>
</blockquote>

<p>İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen ile gazeteciler Esen Evran, Muhittin Akbel ve Esat Erçetingöz de Barış Selçuk ile olan çalışma anılarını paylaşarak, Selçuk’un ilkeli duruşunun ve haber tutkusunun genç gazetecilere ilham vermeyi sürdürdüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gorevi-basinda-hayatini-kaybeden-gazeteci-baris-selcuk-vefatinin-32-yilinda-anildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f1113ce6-ab00-4977-89f9-165d9a812788-w.jpg" type="image/jpeg" length="11539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demetevler Başkent Oyun Dünyası’na ilk ayda 10 bin başvuru]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/demetevler-baskent-oyun-dunyasina-ilk-ayda-10-bin-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/demetevler-baskent-oyun-dunyasina-ilk-ayda-10-bin-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Demetevler Parkı’nda hizmete açtığı Başkent Oyun Dünyası, ilk ayında 10 bin başvuru alarak 5 bin çocuğu güvenli, hijyenik ve ücretsiz oyun alanlarıyla buluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 3-10 yaş arasındaki çocuklara yönelik Demetevler Parkı’nda hizmete açtığı Başkent Oyun Dünyası ile çocukları ücretsiz, güvenli ve eğitici oyun ortamıyla buluşturuyor. Yaklaşık bir ay önce kapılarını açan merkeze 10 bin başvuru yapılırken, 5 bin çocuk tesisten yararlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların sosyal ve zihinsel gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Başkent Oyun Dünyası, modern donanımı ve 90 dakikalık seans sistemiyle hizmet veriyor. Tamamı sağlığa uygun malzemelerle tasarlanan merkezde çocuklara uzman gözetmenler eşlik ediyor.</p>

<p>Merkezdeki hijyen ve güvenlik uygulamaları şu esaslara göre yürütülüyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Her 90 dakikalık oyun seansının ardından 30 dakika boyunca alan dezenfekte ediliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çocukların rahat hareket edebilmesi adına her seans belirli kontenjan dahilinde kabul ediliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çocuklar oyun alanındayken veliler kendileri için ayrılan bölümde sunulan ikramlar eşliğinde bekleyebiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Merkez bünyesinde yer alan alanlar ve yürütülen faaliyetler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çocukların yaratıcılık, problem çözme ve iletişim becerilerini artırmayı hedefliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Drama çalışmaları ve masal okuma seansları düzenleniyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Ankara'da ikamet eden aileler, 3-10 yaş arasındaki çocukları için <a href="http://oyunparki.ankara.bel.tr" rel="nofollow"><strong>oyunparki.ankara.bel.tr</strong></a> adresi üzerinden online randevu alarak tesisten haftada bir kez ücretsiz faydalanabiliyor.</p>

<p>Ayrıca Demetevler Başkent Sosyal Tesisi’ndeki düğün organizasyonlarına katılan ailelerin çocukları da oyun alanını ücretsiz kullanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/demetevler-baskent-oyun-dunyasina-ilk-ayda-10-bin-basvuru</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6781ced7-afc3-4f07-a54e-c4a402fd79de-w.jpg" type="image/jpeg" length="55723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Yeşilçam Film Geceleri başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-yesilcam-film-geceleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-yesilcam-film-geceleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, usta oyuncu Kadir İnanır anısına 7-16 Ağustos 2026 tarihlerinde Atatürk Çocukları ve Doğal Yaşam Parkı'nda ücretsiz "Yeşilçam Film Geceleri" düzenliyor; etkinlik "Selvi Boylum Al Yazmalım" gösterimiyle başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 7-16 Ağustos 2026 tarihlerinde Atatürk Çocukları ve Doğal Yaşam Parkı'nda Kadir İnanır anısına "Yeşilçam Film Geceleri" düzenliyor. Ücretsiz açık hava gösterimlerinde Başkentlilere patlamış mısır ikram edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABB, yaz akşamlarını kültür ve sanat etkinlikleriyle renklendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Atatürk Çocukları ve Doğal Yaşam Parkı, Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır anısına hazırlanan özel bir film seçkisine ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Her akşam saat <strong>20.00'de</strong> başlayacak ücretsiz açık hava gösterimlerinin açılışı, Kadir İnanır'ın Türkan Şoray ile başrolünü paylaştığı kült yapım <i>"Selvi Boylum Al Yazmalım"</i> ile yapılacak.</p>

<h2><strong>Gösterim Takvimi</strong></h2>

<ul>
 <li>
 <p><strong>7 Ağustos Cuma (20.00):</strong> Selvi Boylum Al Yazmalım</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>8 Ağustos Cumartesi (20.00):</strong> Tosun Paşa</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>9 Ağustos Pazar (20.00):</strong> Süt Kardeşler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10 Ağustos Pazartesi (20.00):</strong> Mavi Boncuk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>11 Ağustos Salı (20.00):</strong> Şabanoğlu Şaban</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12 Ağustos Çarşamba (20.00):</strong> Bizim Aile</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Ağustos Perşembe (20.00):</strong> Sev Kardeşim</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14 Ağustos Cuma (20.00):</strong> Hababam Sınıfı Tatilde</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15 Ağustos Cumartesi (20.00):</strong> Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16 Ağustos Pazar (20.00):</strong> Neşeli Günler</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-yesilcam-film-geceleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/67cd0900-c93b-46f5-884f-88cee336b584-w.jpg" type="image/jpeg" length="41151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Uğur Mumcu’nun ailesiyle görüştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakani-akin-gurlek-ugur-mumcunun-ailesiyle-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakani-akin-gurlek-ugur-mumcunun-ailesiyle-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek; katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu, oğlu Özgür Mumcu ve avukat Turgut Kazan ile Adalet Bakanlığı'nda görüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1993 yılında Ankara'da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun ailesi ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adalet Bakanlığında gerçekleşen görüşmeye, katledilen gazeteci Uğur Mumcu’nun eşi <strong>Güldal Mumcu</strong>, oğlu <strong>Özgür Mumcu</strong> ve ailenin avukatı <strong>Turgut Kazan</strong> katıldı.</p>

<p><img alt="Aedc76C8 9940 4038 93Ab 81Fb03C59126 W 1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/aedc76c8-9940-4038-93ab-81fb03c59126-w-1.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakani-akin-gurlek-ugur-mumcunun-ailesiyle-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e44055f0-1cfd-4a74-8f2b-ab95270ec309-w.jpg" type="image/jpeg" length="40237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ'dan 'çerçeve yasa' tepkisi: "PKK ile barış yapılmaz, terör örgütleri yok edilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-cerceve-yasa-tepkisi-pkk-ile-baris-yapilmaz-teror-orgutleri-yok-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-cerceve-yasa-tepkisi-pkk-ile-baris-yapilmaz-teror-orgutleri-yok-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM'ye sunulan "çerçeve yasa" teklifine sert tepki göstererek PKK ile barış yapılamayacağını söyledi ve CHP Lideri Özgür Özel ile AK Parti Milletvekili Tuğrul Türkeş başta olmak üzere siyasi isimlere düzenlemeye karşı durmaları yönünde çağrıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM Başkanlığı'na sunulan "çerçeve yasa" teklifine ve yürütülen sürece sert tepki gösterdi. Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Özdağ, teklifin adalet anlayışını sorgulayarak CHP lideri Özgür Özel, AK Parti Milletvekili Tuğrul Türkeş ve muhalefet partilerine çağrıda bulundu.</p>

<p>Özdağ, basın toplantısında terör örgütü PKK'nın tarih boyunca gerçekleştirdiği katliamları hatırlatarak, örgütün ASALA'nın misyonunu devraldığını savundu. Konuşmasında doğrudan alıntılarla öne çıkan başlıklar şu şekilde gerçekleşti:</p>

<h2><strong>"PKK ile barış yapılmaz"</strong></h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına ve yürütülen sürece değinen Ümit Özdağ, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bütün bunların ışığında biz de Öcalan'a hak ettiği statüyü, yani bebek katili ve vatan haini statüsünü tekrar veriyoruz. Bölücü terörü ve kahpe teröristleri yüceltmeye gayret edenler olduğunu ağır bir üzüntüyle görüyoruz. Bu yol terörsüz bir Türkiye'ye mi çıkar, yoksa teröre teslim olmuş bir Türkiye'ye mi çıkar? Bu soruların cevabını veremeyen ve teröre yandaş olanlar, milletimizin vicdanında ve adalet muhasebesinde zanlı olarak kalacaklardır. Savaşın bir hukuku, ahlakı ve adaleti vardır. En kanlı savaşlarda bile sivillerin korunması esastır. PKK ile barış yapanlara seslenmek istiyorum: PKK ile barış yapılmaz. PKK, çünkü sivilleri katleden bir terör örgütüdür. Terör örgütleriyle barış yapılmaz; terör örgütleri ancak ezilir, çökertilir ve yok edilir. Teslim olurlar."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"PKK üyesi olup suça karışmaması mümkün mü?"</strong></h2>

<p>Sözde suça karışmamış örgüt üyelerinin serbest kalacağı yönündeki söylemleri eleştiren Özdağ, adalet sistemine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Şimdi bize diyorlar ki: 'Bu insanları affedin ve bütünleşin. Onlar normal hayata dönsünler.' Sözde bomba patlatmayan, pusu kurmayan, köy basmayan, kurşun atmayan, karakol basmayan terör örgütü üyeleri serbest kalacakmış. Suç işlememişler, suça bulaşmamışlar. Peki bunları yapmayınca suça bulaşmamış mı oluyorlar? Yaralı terörist taşımadılar mı? Erzak, silah ve cephane getirmediler mi, temin etmediler mi? Gösterilere katılmadılar mı? Yani bir insanın PKK üyesi olup suça karışmaması mümkün mü?"</i></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p><i>"Şu anda cezaevlerinde bulunan adli mahkumların suçu ne, yeterince adam öldürmemeleri mi? Bu nasıl bir adalet anlayışı? Peki bu arada PKK ile ortak eylem yapan değişik terör örgütleri var. Bu terör örgütleri deseler ki, 'Bu eylemlerden dolayı PKK'yı affettiniz, biz niye affedilmiyoruz?', ne diyeceksiniz?"</i></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p><i>"Özgür Bey, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devletin tasfiyesine ortak olmayın. Zaten Öcalan komisyonuna oturarak, komisyonun çıkardığı rapora imza atarak işlerin bu noktaya gelmesine katkı sağladınız. Hem diyorsunuz ki biz muhalefet partisiyiz hem de Erdoğan'ın önümüzdeki seçimleri kazanma stratejisinin en önemli parçası olan Öcalan ve PKK'yla pazarlık sürecine ve bu sürecin sonucu olan yasaya 'evet' diyeceksiniz. Bu nasıl bir muhalefet olacak?"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p><i>"Sayın Türkeş, Tuğrul Bey, babanız rahmetli Alparslan Türkeş'in kemiklerini sızlatmayacağınızdan eminim. Babanızın oğlu gibi davranacağınızdan eminim. Rahmetli Erbakan Hoca'nın oğlu Sayın Erbakan bu tasarıya 'hayır' derken ve referandum isterken, herhalde Başbuğ Türkeş'in oğlu da bu yasaya 'evet' demeyecektir."</i></p>
</blockquote>

<blockquote>
<p><i>"Ve yine unutmadan, 10 yaşından beri tanıdığım, kendisine de ağabey dediğim Sayın İlhan Kesici, partiniz bu yasaya evet diyormuş. Sizin 'evet' demeyeceğinizden eminim."</i></p>
</blockquote>

<p>İhracına imza atmayan partilere teşekkür eden Özdağ, destekçilerini hafta sonu düzenlenecek etkinliğe davet etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bütün İYİ Partili kardeşlerimi ve tabii Yeniden Refah Partili kardeşlerimi Cumartesi günü saat 13.30'da Güvenpark'ta, gazilerimizi ellerimizde Türk bayraklarıyla ziyarete davet ediyorum."</i></p>
</blockquote>

<p>Çerçeve yasa ile gazilere yönelik düzenlemenin aynı anda Meclis’e getirilmesini de değerlendiren Özdağ, <i>"Gazilerimizin sorunları ne yazık ki çözülmedi. Söylediğiniz gibi aynı anda getirilmesi de etik değildir, kabul edilemez. Gazilerimiz mali mücadele ya da ekonomik mücadele vermiyorlar; onlar var olma mücadelesi veriyorlar. Yanlarındayız"</i> dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-cerceve-yasa-tepkisi-pkk-ile-baris-yapilmaz-teror-orgutleri-yok-edilir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2b55fe1e-1329-4ff0-9638-89b913bd8e79-w.jpeg" type="image/jpeg" length="23642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: Tekstilde 6 yeni meslek alanı için yeterlilik çalışması yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-tekstilde-6-yeni-meslek-alani-icin-yeterlilik-calismasi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-tekstilde-6-yeni-meslek-alani-icin-yeterlilik-calismasi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, MYK ile ASKON arasında imzalanan protokolle tekstil sektöründe 6 yeni meslek alanına yönelik ulusal meslek standardı ve ulusal yeterlilik çalışmalarının yürütüleceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mesleki Yeterlilik Kurumu </strong>(MYK) ile <strong>Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği</strong> (ASKON) arasında "Ulusal Meslek Standardı ve Ulusal Yeterlilik Hazırlama İşbirliği Protokolü" imzalandı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, imza törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, MYK Başkanı Aşkın Tören ve ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın katıldı.</p>

<p>MYK ile ASKON arasında 3 Nisan'da başlayan çalışmalar kapsamında düzenlenen "Tekstil Sektöründe Adil, Yeşil ve Dijital Dönüşüm İçin Stratejik Bir Araç Olarak Yetkinlikler Çalıştayı" ile sektörün gelecekte ihtiyaç duyacağı meslek alanları ele alındı.</p>

<p>Çalıştayda, tekstil sektörünün dönüşüm sürecinde gerekli olacak bilgi, beceri ve yetkinlik ihtiyaçları değerlendirildi.</p>

<h2><strong>6 meslek için ulusal standart hazırlanacak</strong></h2>

<p>Çalıştay sonucunda öncelikli çalışma alanları arasında tekstil izlenebilirlik uzmanı, sürdürülebilir tasarım uzmanı, dijital tekstil ürün geliştirme uzmanı, <strong>tekstil</strong> geri dönüşüm operatörü, akıllı tekstil üretim sistemleri uzmanı ve kumaş/malzeme teknoloğu meslekleri belirlendi.</p>

<p>Protokol kapsamında söz konusu mesleklere yönelik ulusal meslek standartları ve ulusal yeterliliklerin hazırlanacağı bildirildi.</p>

<p>Hazırlanacak çalışmaların, sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların katkılarıyla yürütüleceği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Nitelikli iş gücünün geliştirilmesi hedefleniyor</strong></h3>

<p>Protokolle birlikte tekstil sektörünün yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün geliştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, MYK ve ASKON arasında imzalanan işbirliği protokolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Işıkhan, MYK aracılığıyla ülkenin mesleki yeterliliklerini belirleyerek çalışma hayatının gelişimine katkı sunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün imzalanan protokol sayesinde, tekstil sektöründe yeşil ve dijital dönüşümün ihtiyaç duyduğu 6 öncelikli meslek alanına yönelik ulusal meslek standardı ve ulusal yeterlilik hazırlama çalışmaları yürüteceğiz. </i></p>

<p><i>Tekstil izlenebilirlik uzmanı, sürdürülebilir tasarım uzmanı, dijital tekstil ürün geliştirme uzmanı, tekstil geri dönüşüm operatörü, akıllı tekstil üretim sistemleri uzmanı, kumaş/malzeme teknoloğu, bu alanlarda işgücü piyasamızın ihtiyaç duyduğu yeni yetkinliklerin kazandırılmasına, nitelikli işgücü kapasitemize ve sanayi üretimimize katkı sağlayacağız. Mesleki Yeterlilik Kurumumuza ve Anadolu Aslanları İş Adamları Derneğine kıymetli katkıları için teşekkür ediyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-tekstilde-6-yeni-meslek-alani-icin-yeterlilik-calismasi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/myk-ile-askon-arasinda-tekstil-sektorune-yonelik-isbirligi-protokolu-imzalandi.png" type="image/jpeg" length="33020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos ayında ücretsiz film gösterimleri başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-beyoglu-sinemasinda-agustos-ayinda-ucretsiz-film-gosterimleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-beyoglu-sinemasinda-agustos-ayinda-ucretsiz-film-gosterimleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Kültür tarafından hazırlanan ağustos seçkisiyle İBB Beyoğlu Sineması, yerli ve yabancı sinemanın ödüllü ve ses getiren yapımlarını ücretsiz olarak izleyicilerle buluşturuyor. Programda kült klasiklerden bilimkurguya, komediden çocuk matinelerine uzanan geniş bir seçki yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftanın altı günü kapılarını açan İBB Beyoğlu Sineması’nın ağustos takvimi 7 Ağustos'ta Çağan Irmak’ın "Issız Adam" filmiyle başlıyor. Ay boyunca yetişkinler için akşam ve öğle seanslarının yanı sıra her pazar günü çocuklar için "Çocuk Matinesi" gösterimleri düzenlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinliklerin ücretsiz biletlerine ve detaylı program bilgilerine İBB Beyoğlu Sineması’nın sosyal medya hesapları üzerinden erişilebilecek.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Tarih</strong></td>
   <td><strong>Saat</strong></td>
   <td><strong>Film Adı</strong></td>
   <td><strong>Yönetmen</strong></td>
   <td><strong>Tür </strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>7 Ağustos Cuma</strong></td>
   <td>19.00</td>
   <td>Issız Adam</td>
   <td>Çağan Irmak</td>
   <td>Drama / Romantik</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>8 Ağustos Cumartesi</strong></td>
   <td>19.00</td>
   <td>Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice)</td>
   <td>Joe Wright</td>
   <td>Romantik Drama</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>9 Ağustos Pazar</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>Kayıp Prenses</td>
   <td>Oleg Malamuzh</td>
   <td>Çocuk Filmi (7+)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>14 Ağustos Cuma</strong></td>
   <td>19.00</td>
   <td>Yıldızlararası (Interstellar)</td>
   <td>Christopher Nolan</td>
   <td>Bilimkurgu / Macera</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>15 Ağustos Cumartesi</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>Astronot (The Astronaut)</td>
   <td>Jess Varley</td>
   <td>Gerilim / Bilimkurgu</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>16 Ağustos Pazar</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>WALL·E</td>
   <td>Andrew Stanton</td>
   <td>Çocuk Filmi (5+)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>21 Ağustos Cuma</strong></td>
   <td>19.00</td>
   <td>Hamnet</td>
   <td>Chloé Zhao</td>
   <td>Drama / Tarih</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>22 Ağustos Cumartesi</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>Bir Konuşabilse... (Lost in Translation)</td>
   <td>Sofia Coppola</td>
   <td>Drama / Komedi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>23 Ağustos Pazar</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>Arco</td>
   <td>Ugo Bienvenu</td>
   <td>Çocuk Filmi (8+)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>28 Ağustos Cuma</strong></td>
   <td>19.00</td>
   <td>Ölümlü Dünya</td>
   <td>Ali Atay</td>
   <td>Komedi / Aksiyon</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>29 Ağustos Cumartesi</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>Bir Düşüşün Anatomisi (Anatomy of a Fall)</td>
   <td>Justine Triet</td>
   <td>Suç / Drama</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>30 Ağustos Pazar</strong></td>
   <td>15.00</td>
   <td>İnanılmaz Aile (The Incredibles)</td>
   <td>Brad Bird</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-beyoglu-sinemasinda-agustos-ayinda-ucretsiz-film-gosterimleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/24-11-08-beyoglu-sinemasi-ibb.jpg" type="image/jpeg" length="96570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank Sanat'ın "Okuma & İzleme Buluşmaları" Postane İstanbul'da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanatin-okuma-izleme-bulusmalari-postane-istanbulda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanatin-okuma-izleme-bulusmalari-postane-istanbulda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbank Sanat’ın yeni etkinlik serisi "Okuma & İzleme Buluşmaları", Ağustos ve Eylül aylarında Postane İstanbul’da sinemaseverlerle buluşuyor. Dr. Cahide Ezgi Yıldız ve Ezgi Emel yönetiminde gerçekleşecek programda; Köpek Dişi, İlgi Alanı ve Oslo, 31 Ağustos filmlerinin gösteriminin ardından psikanaliz, felsefe ve sosyoloji odaklı analiz söyleşileri düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akbank Sanat’ın sinemada farklı anlatı biçimlerini inceleyen yeni etkinlik serisi "Okuma &amp; İzleme Buluşmaları: Hikâyelerle Yüzleşmek: Sinemada Kırılma Noktaları" Ağustos ve Eylül aylarında Postane İstanbul’da gerçekleşecek. Dr. Cahide Ezgi Yıldız ve yazar, yayıncı Ezgi Emel yönetiminde düzenlenecek programda film gösterimlerinin ardından analiz ve tartışma oturumları yapılacak.</p>

<p>Program kapsamında Yorgos Lanthimos imzalı <i>Köpek Dişi</i> (Dogtooth), Jonathan Glazer’ın yönettiği <i>İlgi Alanı</i> (The Zone of Interest) ve Joachim Trier’ın <i>Oslo, 31 Ağustos</i> (Oslo, August 31st) filmleri izleyiciyle buluşacak. Psikanaliz, felsefe ve sosyoloji perspektifinden ele alınacak gösterimlerin ardından düzenlenecek söyleşilerde insan ruhu ve toplum yapısına dair sorular irdelenecek.</p>

<p>Etkinlik biletleri Postane İstanbul’un internet sitesi üzerinden temin edilirken, detaylı bilgilere Akbank Sanat'ın <a href="https://www.akbanksanat.com/" rel="nofollow">internet </a>adresinden ulaşılabiliyor.</p>

<p><strong>7 Ağustos 2026 | Köpek Dişi (Dogtooth)</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>20.30 - 22.10:</strong> Film Gösterimi (<i>Yunanistan, 2009, 97’, Yön: Yorgos Lanthimos</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.25 - 23.10:</strong> Analiz ve Tartışma (Cahide Ezgi Yıldız &amp; Ezgi Emel)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İçerik:</strong> Film; egemen gücün mekân, beden ve arzu üzerindeki mutlak kontrolünü radikal bir görsellikle işleyerek otorite, bastırılmış cinsellik ve manipülasyon temalarını merkezine alır.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>14 Ağustos 2026 | İlgi Alanı (The Zone of Interest)</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>20.30 - 22.15:</strong> Film Gösterimi (<i>İngiltere, Polonya, ABD, 2023, 105’, Yön: Jonathan Glazer</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.30 - 23.15:</strong> Analiz ve Tartışma (Cahide Ezgi Yıldız &amp; Ezgi Emel)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İçerik:</strong> Yapım; Auschwitz toplama kampının yanı başındaki konforlu evlerinde yaşayan Höss ailesinin gündelik hayatı üzerinden kolektif inkârı ve kötülüğün sıradanlığını ele alır.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>4 Eylül 2026 | Oslo, 31 Ağustos (Oslo, 31. august)</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>20.00 - 21.35:</strong> Film Gösterimi (<i>Norveç, 2011, 95’, Yön: Joachim Trier</i>)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>21.50 - 22.35:</strong> Analiz ve Tartışma (Cahide Ezgi Yıldız &amp; Ezgi Emel)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İçerik:</strong> Eser; klinikten bir günlüğüne ayrılan Anders’in şehirle ve eski dostlarıyla yeniden bağ kurma çabası üzerinden varoluşsal yalnızlığı ve bireysel yabancılaşmayı işler.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanatin-okuma-izleme-bulusmalari-postane-istanbulda-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/adsiz-tasarim-2026-08-06t132817144.png" type="image/jpeg" length="84851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="99236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="79294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="28340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="81956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="24954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="33387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="43580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="31691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="79038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="81711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="39471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="40719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="58154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="45050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="76525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="29931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="15655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="79126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="64814"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
