<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 11:52:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İkinci el otomobilde yılın ilk fiyat düşüşü kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ikinci-el-otomobilde-yilin-ilk-fiyat-dususu-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ikinci-el-otomobilde-yilin-ilk-fiyat-dususu-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araç alım-satım platformu arabam.com, ağustos ayına ilişkin İkinci El Motorlu Kara Taşıtları Aylık Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Yılın başından bu yana ilk kez ortalama ilan fiyatlarında düşüş kaydedilirken, reel gerileme yüzde 2,21 olarak hesaplandı. Sıfır araç kampanyaları ve değerli metallerdeki hareketlilik ikinci el pazarındaki talebi canlandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>arabam.com verilerine göre, temmuz ayında 917 bin 614 TL olan platformdaki ortalama ilan fiyatı, ağustosta 913 bin 817 TL'ye indi. Nominal bazda yüzde 0,42 gerileyen ilan fiyatları, enflasyondan arındırıldığında aylık bazda yüzde 2,21 oranında reel düşüş kaydetti.</p>

<h2><strong>En çok ilan verilen marka ve modeller hangileri?</strong></h2>

<p>Ağustos ayında satılık ilanlarında en çok yer alan markalar Renault, Fiat, Volkswagen, Ford, Opel, Hyundai, Peugeot, Toyota, BMW ve Citroen olarak sıralanırken öne çıkan modeller Renault Clio, Renault Megane, Fiat Egea, Toyota Corolla, Opel Astra, Ford Focus, Volkswagen Passat, Honda Civic, Volkswagen Polo ve Opel Corsa olarak kayda geçti.</p>

<h3><strong>1 milyon TL altı ağırlıkta</strong></h3>

<p>İlanların bütçe ve araç yaşına göre dağılımında ekonomik segmentin payı dikkat çekti:</p>

<p> 600 bin TL’ye kadar olan araçlar toplam ilanların yüzde 30'unu oluşturdu. 600 bin 1 TL ile 1 milyon TL arası araçların payı yüzde 27, 1 milyon 1 TL ile 1 milyon 400 bin TL arası yüzde 20, 1 milyon 400 bin 1 TL ile 1 milyon 700 bin TL arası yüzde 10, 1 milyon 700 bin TL ve üzeri araçlar ise yüzde 14 pay aldı.</p>

<p>5 yaşa kadar olan araçların payı 0,7 puanlık artışla yüzde 26,8'e ulaştı. İlanların yüzde 16,7'sini 6-9 yaş, yüzde 30,3'ünü 10-15 yaş, yüzde 10,9'unu 16-20 yaş ve yüzde 15,4'ünü 20 yaş ve üzerindeki araçlar oluşturdu.</p>

<h3><strong>Benzinli araç ilanlarında belirgin artış</strong></h3>

<p>Yakıt türlerine göre dağılımda benzinli motor seçeneğindeki yükseliş öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Benzin:</strong> Bir önceki aya göre 6,3 puan artış göstererek yüzde 45,3'e yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dizel:</strong> 4,7 puanlık düşüşle yüzde 36,5'e geriledi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>LPG:</strong> 1,4 puan kayıpla yüzde 14,8 seviyesinde kaldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alternatif Yakıtlar:</strong> Hibrit araçlar yüzde 2,3, tam elektrikli araçlar ise yüzde 1 pay aldı.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Oğuzhan: "Sıfırdaki kampanyalar ikinci eli de aşağı çekti"</strong></h3>

<p>Verileri değerlendiren arabam.com CEO'su Önder Oğuzhan, sıfır araç pazarındaki daralma ve kampanya baskısına işaret ederek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ağustos ayında altın ve gümüş fiyatlarındaki toparlanmanın da etkisiyle ikinci el piyasasında hareketlilik gözlemledik. Satışların temmuza kıyasla arttığını tahmin ediyoruz. Buna karşın Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre otomobil ve hafif ticari pazarı ağustosta yıllık bazda yüzde 20,28 daraldı. Sıfır araç tarafındaki indirim ve finansman kampanyaları ikinci el fiyatlarında gerilemeye yol açtı. Fiyat avantajını değerlendirmek isteyenler ve yatırımlarını nakde çevirenlerin talebi pazarı hareketlendirdi; bu tablonun eylül ayında da sürmesini öngörüyoruz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ikinci-el-otomobilde-yilin-ilk-fiyat-dususu-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-1a99304ab86cb18261764460e3d6eb8f.webp" type="image/jpeg" length="13826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC’de Ebola salgını büyüyor: WFP daha fazla kaynak talep etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-buyuyor-wfp-daha-fazla-kaynak-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-buyuyor-wfp-daha-fazla-kaynak-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ebola salgınıyla mücadele sürerken WFP, etkilenen topluluklara acil gıda yardımı ve daha fazla kaynak sağlanması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP)</strong>, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (<strong>KDC</strong>) doğusunda Ebola salgınının etkilediği topluluklara yönelik gıda yardımının artırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>BM’nin UN News sitesinde yer alan habere göre, WFP KDC Ülke Direktörü David Stevenson, ülkedeki salgının seyrine ve bölgedeki insani koşullara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Ebola ile mücadelede gıda desteği vurgusu</strong></h2>

<p>Stevenson, <strong>salgın</strong>ın kontrol altına alınması için yalnızca sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirtti. Ebola salgınından etkilenen bölgelerde yaşayan insanların aynı zamanda çatışmalar, yerinden edilme ve gıda sıkıntısıyla mücadele ettiğini aktardı.</p>

<p>Bölgedeki salgınla mücadelenin sağlık çalışmalarının ötesine taşınması gerektiğine dikkati çeken Stevenson, zor koşullarda yaşamını sürdüren toplulukların temel gıda ihtiyaçlarının da karşılanmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Stevenson, özellikle sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde gıda yardımının devamlılığının salgınla mücadele açısından kritik olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Ituri’de yüz binlerce kişi açlıkla karşı karşıya</strong></h3>

<p>KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde gıda krizinin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Stevenson, bölgede 500 binden fazla kişinin <strong>Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması</strong>'nın (IPC) 5 üzerinden 4. aşaması olan "acil durum" seviyesinde açlıkla karşı karşıya bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Bölgedeki gıda yetersizliğinin salgınla mücadeleyi daha da güçleştirdiğini belirten Stevenson, insani yardım ekiplerinin ulaşılması güç bölgelere de gıda ulaştırabilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Stevenson, Ebola salgınından en fazla etkilenen topluluklara destek sağlanabilmesi için daha fazla kaynağın acilen harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>KDC’de Ebola salgını ilan edildi</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe neden olabilen <strong>Ebola virüsü</strong>, ilk kez 1976 yılında <strong>Sudan</strong>’ın <strong>Nzara</strong> ve KDC’nin Yambuku kentlerinde aynı dönemde görülen salgınlarla tespit edildi.</p>

<p>Hastalığa, KDC’de <strong>Ebola Nehr</strong>i yakınındaki bir yerleşim bölgesinde ortaya çıkması nedeniyle bu nehrin adı verildi.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013’te Batı Afrika’da yeniden geniş çaplı şekilde yayılmaya başladı. Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 yılları arasında yaşanan salgında yaklaşık 30 bin kişi virüse yakalandı, 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ile 65 ölüm bildirilmesinin ardından ülkede 15 Mayıs’ta Ebola salgını ilan edildi.</p>

<h3><strong>Yeni varyant için tedavi ve aşı bulunmuyor</strong></h3>

<p>Sağlık yetkililerinin açıklamalarına göre, mayıs ayında tespit edilen <strong>"Bundibugyo"</strong> Ebola varyantına karşı henüz onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmuyor.</p>

<p>Salgının sağlık sorunlarının yanı sıra bölgedeki gıda krizini de ağırlaştırdığına dikkat çekilirken, WFP, özellikle yüksek risk altındaki topluluklara yönelik gıda yardımlarının artırılması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-buyuyor-wfp-daha-fazla-kaynak-talep-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/wfp-kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-ile-mucadelede-gida-yardimina-acil-ihtiyac-var.png" type="image/jpeg" length="74508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ailemde kanser var, bende de olur mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ailemde-kanser-var-bende-de-olur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ailemde-kanser-var-bende-de-olur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Ailemizde çok fazla kanser hastası var, bende de kanser çıkacak diye çok korkuyorum.” Ailesinde kanser öyküsü bulunan pek çok kişi benzer bir endişe yaşıyor. Peki ailede kanser görülmesi, kişinin de mutlaka kanser olacağı anlamına mı geliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Bu noktada sıklıkla birbiriyle karıştırılan “ailesel” ve “kalıtsal” kanser kavramlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Kalıtsal kanserler, tüm kanserlerin yalnızca yüzde 5-10’unu oluşturuyor ve ebeveynlerden aktarılan belirli genetik değişikliklerle ilişkili olarak ortaya çıkıyor. Ailesel kanserlerde ise tablo daha farklı. Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesinde genetik yatkınlığın yanı sıra ortak yaşam koşulları ve çevresel faktörler de rol oynayabiliyor.</span></p>

<p><span>Aile üyelerinin yalnızca genlerini değil; aynı sofrayı, evi, mahalleyi, yaşam alışkanlıklarını ve benzer çevresel maruziyetleri de paylaştığına dikkat çeken Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Bu nedenle ailede tekrarlayan kanserlerin önemli bir kısmı ‘ailesel’ olmakla birlikte ‘kalıtsal’ değildir” diyor.</span></p>

<p><span>Ailede kanser öyküsü bulunmasının tek başına kanser gelişeceği anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Sarıyıldız, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin risklerini daha doğru değerlendirebilmeleri ve yönetebilmeleri için 4 önemli adımı paylaşıyor.</span></p>

<p><strong><span>KANSERLE İLGİLİ BİLİNEN O BÜYÜK YANLIŞ!</span></strong></p>

<p><span>Toplumda kanserle ilgili bilinen en büyük yanlışlardan biri kanserlerin genetik olduğu inancı. Oysa tanı konulan tüm kanser vakalarının yalnızca yüzde 5 ile 10’u genetik. Bunun diğer bir anlamı her 100 kanser vakasından 90 ile 95’i ömrümüz boyunca hücrelerimizde biriken hasarların, çevresel etkenlerin ve yaşam tarzının ortak ürünü. Buna rağmen ailesinde kanser öyküsü olan pek çok kişi sıklıkla şikayetlerine göre değil, korkuyla şu soruyu soruyor: “Ailemde çok fazla kanser tanısı alan var, bende mi kanser olacağım?”</span></p>

<p><span>Bir ailede birden fazla kişide kanser görülmesinin, kanserin mutlaka kalıtsal olduğu anlamına gelmediğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Aile üyeleri yalnızca genetik özelliklerini değil; yaşam alanlarını, beslenme düzenlerini, alışkanlıklarını ve benzer çevresel maruziyetleri de paylaşır. Örneğin aynı evde büyüyen kardeşler yıllarca aynı sigara dumanına maruz kalabilir; benzer beslenme, kilo ve fiziksel aktivite alışkanlıkları geliştirebilir. Dolayısıyla aynı ailede birden fazla kanser vakasının görülmesi her zaman kalıtsal bir genetik değişikliğe işaret etmez. Bu nedenle ailede tekrarlayan kanserlerin önemli bir kısmı ‘ailesel’ olmakla birlikte ‘kalıtsal’ değildir” diyor.</span></p>

<p><strong><span>AİLESEL VE KALITSAL ARASINDAKİ TEHLİKELİ FARK!</span></strong></p>

<p><span>“Ailesel” ve “kalıtsal” kanser kavramları, sıklıkla birbiriyle karıştırılsa da farklı anlamlar taşıyor. Ailesel kanserlerde, aynı ailede birden fazla kanser vakasının görülmesinde ortak yaşam tarzı, çevresel maruziyetler ve genetik yatkınlık gibi birden fazla faktör rol oynayabiliyor. Kalıtsal kanser sendromlarında ise kişiye anne veya babasından aktarılan, doğuştan taşınan belirli bir genetik değişiklik söz konusu oluyor.</span></p>

<p><span>Bu iki kavramın birbirine karıştırılmasının gereksiz kaygıya ya da tam tersine risklerin göz ardı edilmesine yol açabileceği uyarısında bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Ailesel kanser öyküsü bulunan kişilerde yaşam tarzının düzenlenmesi ve kişiye uygun sağlık taramalarının ihmal edilmemesi önem taşıyor. Kalıtsal kanser sendromlarında ise kişinin taşıdığı genetik riske göre daha erken yaşta başlayan ve daha yakın aralıklarla uygulanan tarama programlarının yanı sıra gerekli durumlarda risk azaltıcı ilaç veya cerrahi seçenekler de değerlendirilebiliyor” diyor.</span></p>

<p><strong><span>BU LİSTEDEKİLERDEN BİRİ BİLE SİZDE VARSA… </span></strong></p>

<p><span>Tek başına "annemde kanser vardı" cümlesinin kanser riskini belirlemede yeterli olmadığını belirten Dr. Sarıyıldız, “Asıl belirleyici olan tanı yaşı, kanserin türü, akrabaların aynı soy hattında olup olmadığı ve belirli kanser kombinasyonlarıdır” diyor ve kanser riskinde kırmızı alarm anlamına gelen senaryoları sıralıyor; </span></p>

<ul>
 <li><span>Yakın akrabada 50 yaşından önce konulmuş meme, kolon, rahim ya da yumurtalık kanseri tanısı, </span></li>
 <li><span>Anne ya da baba tarafında, aynı soy hattında iki ve daha fazla akrabada aynı ya da ilişkili kanser türü, </span></li>
 <li><span>Tek bir kişide birden fazla bağımsız kanser; örneğin meme, yumurtalık, kolon, rahim, </span></li>
 <li><span>Her iki memede ya da her iki böbrekte ayrı ayrı ortaya çıkmış tümörler, </span></li>
 <li><span>Erkekte meme kanseri, </span></li>
 <li><span>Herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri, genç yaşta pankreas ya da mide kanseri, </span></li>
 <li><span>Ardışık üç kuşakta tekrar eden tanılar,</span></li>
 <li><span>Ailede daha önce saptanmış bir gen değişikliği; BRCA1, BRCA2, Lynch sendromu genleri ya da TP53 gibi, </span></li>
 <li><span>Kolonda çok sayıda polip öyküsü ya da nadir tümör türleri.</span></li>
</ul>

<p><span>Bu listedeki maddelerden bir tanesinin dahi varlığında aile öyküsünün ayrıntılı alınması gerektiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Hatta gerekiyorsa genetik danışmanlığa yönlendirilmelidir. Ancak hiçbiri yoksa, aile öyküsündeki üç dört vaka çoğu zaman yaş, çevre ve tesadüflerin toplamıdır” diyor. </span></p>

<p><strong><span>KANSERDE EN TEHLİKELİ YANILGI “NASIL OLSA GENETİK”</span></strong></p>

<p><span>Kalıtsal kanser sendromları içinde en iyi tanınanlar, meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 gen değişiklikleri ile kolon ve rahim kanseriyle ilişkili Lynch sendromu olduğunu ifade eden Dr. Erkan Sarıyıldız, “Ancak bu gen değişikliklerini taşımak da yüzde yüz kanser riski anlamına gelmez. Aynı gen değişikliğini taşıyan iki kız kardeşten biri hastalanırken diğeri ömrünü hastalanmadan tamamlayabilir” ifadelerini kullanıyor. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Dr. Erkan Sarıyıldız , ailesinde kanser öyküsü olan kişilerde en yaygın ve zararlı yanılgılardan biri “nasıl olsa genetik” denilerek yaşam tarzı değişikliklerinin önemsenmemesi. Kalıtsal yükü olan kişilerde bile sigara, alkol, bel çevresinde biriken yağ, hareketsizlik, işlenmiş gıda ağırlıklı beslenme ve kronik uyku bozukluğunun riski yükselttiğini, bu etkenlerin düzeltildiğinde riskin anlamlı şekilde azaldığını ifade ediyor.</span></p>

<p><strong><span>AİLEDE KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR İÇİN RİSKİ YÖNETEN 4 ADIM </span></strong></p>

<ol>
 <li><span>Aile ağacınızı yazın ve burada anne-baba tarafının olduğu üç kuşakta bulunan kanser türü, tanı yaşı, yaşayan ve vefat eden akrabaları not edin. Bu bilgiyi hekiminize götürün ve standart taramanın sizin için yeterli olup olmadığını sorun. </span></li>
 <li><span>Yukarıdaki listede bulunan kırmızı alarm durumlarından biri varsa genetik danışmanlık alın. </span></li>
 <li><span>Sigarayı bırakın, alkolü sınırlayın, bel çevrenizi kontrol altında tutun, haftada en az 150 dakika hareket edin. </span></li>
</ol>

<ol>
 <li><span>HPV ve Hepatit B aşılarını aile öyküsünden bağımsız olarak, bazı kanser </span><span>türlerinden korunmanın önemli bir parçası olarak değerlendirin.</span></li>
</ol>

<p><span>Aile öyküsünün bir tehdit olmadığını, doğru okunduğunda bir yol haritası olduğunu belirten Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız “Sorulması gereken soru "bende de olacak mı" değil, "benim için doğru tarama hangisi ve ne zaman başlamalı" sorusudur. Kanserin erken yakalandığında büyük ölçüde tedavi edilebildiği bir çağdayız. Aile öyküsü bize tam da bu şansı sağlayan bilgiyi verir. Onu korkuya değil, sağlıklı yaşam planına dönüştürmek gerekir” diyor. </span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ailemde-kanser-var-bende-de-olur-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/k-a-n-s-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="13001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor'da Şenol Güneş iddiası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-senol-gunes-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-senol-gunes-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da teknik direktör arayışı sürerken, Şenol Güneş’in futbol yapılanmasında farklı bir görev üstlenebileceği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor'da teknik direktör arayışı sürerken, bordo-mavili takımın eski teknik direktörlerinden Şenol Güneş'in kulüpte farklı bir görev üstlenebileceği iddia edildi.</p>

<p>Trabzonspor'da Fatih Tekke ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör arayışları devam ederken, Şenol Güneş'in ismi yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Trabzon'da yayın yapan bazı yerel medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, Güneş'in doğrudan teknik direktörlük görevini üstlenmesinden ziyade futbol yapılanmasında görev alabileceği öne sürüldü.</p>

<p>Söz konusu iddialarda, Güneş'in sportif direktör veya futbol yapılanmasında koordinasyonu sağlayacak bir pozisyonda değerlendirilmesinin gündeme geldiği, Hüseyin Çimşir'in ise saha içindeki görevlerden sorumlu olabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başkan Doğan, Güneş'le görüşülmediğini açıklamıştı</strong></h2>

<p>Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, 3 Eylül'de yaptığı açıklamada Şenol Güneş'in teknik direktörlük için gündemlerinde olmadığını ve bu kapsamda kendisiyle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmediğini belirtmişti.</p>

<p>Doğan, yeni teknik direktörün yabancı olmasının beklendiğini de ifade etmişti.</p>

<p>Bu açıklamanın ardından Güneş'in kulüpte farklı bir görevde değerlendirilebileceğine ilişkin iddiaların gündeme gelmesi dikkati çekti.</p>

<h2><strong>Son görevinden Mart 2025'te ayrılmıştı</strong></h2>

<p>Trabzonspor'un efsane isimleri arasında yer alan Şenol Güneş, bordo-mavili takımda teknik direktör olarak çeşitli dönemlerde görev yaptı.</p>

<p>Güneş, son olarak 2024-2025 sezonunda Trabzonspor'u çalıştırdı. Deneyimli teknik adam ile kulüp arasındaki sözleşme 12 Mart 2025'te karşılıklı olarak feshedildi.</p>

<p>Trabzonspor'un teknik direktör arayışının devam ettiği süreçte, Şenol Güneş'le ilgili ortaya atılan yeni iddiaların önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Şu ana kadar Trabzonspor Kulübü tarafından Güneş'in sportif direktör veya başka bir görevde görevlendirileceğine ilişkin resmi açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-senol-gunes-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/senol-gunes1.jpg" type="image/jpeg" length="32819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mario Tiago Paixao: “Edebiyat dünyayı yansıtır”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mario-tiago-paixao-edebiyat-dunyayi-yansitir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mario-tiago-paixao-edebiyat-dunyayi-yansitir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Portekizli yazar ve akademisyen Mário Tiago Paixao, Türkiye'de yayımlanan ilk şiir kitabı "İftira ve Diğer Gözlemler"in yanı sıra yazarlığını, Türkiye ile Portekiz arasındaki edebi ve kültürel bağlara ilişkin görüşlerini anlattı. İki toplum arasında özlem, misafirperverlik ve iletişim biçimleri bakımından gördüğü yakınlığın edebiyata da yansıdığını belirten Paixao, "Edebiyat dünyayı yansıtır; ya da istersek dünya edebiyatı yansıtır diyebiliriz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şiir yazmaya ergenlik yıllarında başlayan Paixao, o dönemde kaleme aldığı metinleri yayımlamak gibi bir düşüncesinin olmadığını anlattı. Yazma eylemini bir araştırma biçimi olarak tanımlayan Paixao, "Benim için yazmak araştırmaktır. Daha sonra somutlaşan kitap da bu araştırmanın sonucu ya da en azından araştırmanın ön sonucu" dedi.</p>

<h3><strong>"Bu şehir, Atatürk'ün şehri"</strong></h3>

<p>Ankara'da yaşayan ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Portekizce dersleri veren Paixao, "Türkiye'yi çok seviyorum, Ankara'yı da çok seviyorum. Bu şehir, Atatürk'ün şehri" dedi. Atatürk tarafından kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde ders vermenin kendisi için özel olduğunu ifade eden yazar, Ankara’nın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını, ancak kendi hayatında özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Yazarlığı açısından Türkiye deneyiminin en güçlü tarafının ise başka bir dilin içinde yaşamak olduğunu belirtti.</p>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (2)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-2.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Kelimeleri yeniden sorgulamak</strong></h3>

<p>Başka bir dilin içinde yaşamanın ana diline bakışını değiştirdiğini söyleyen Paixao, Türkçe şiir yazmadığını ve Portekizce şiirlerinde Türkçe kelimeler kullanmadığını belirtti. Bu deneyimin kendi dilindeki kelimeleri yeniden sorgulamasını sağladığını ifade eden Paixao, "Bence Türkiye'nin yazarlığım üzerindeki geçmişteki ve bugün de devam eden en büyük etkisi bu" dedi. Türkiye'deki kültür-sanat çevresiyle temasını anlatan Paixao, Portekiz Büyükelçiliği'nde kültür ataşesi ve Instituto Camões'in Türkiye temsilcisi olarak görev yapması nedeniyle Türk sanatçılar, entelektüeller ve kültür dünyasından isimlerle yakın iletişim içinde bulunduğunu söyledi.</p>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (4)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-4.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>"Siyam ikizi" gibi doğan iki kitap</strong></h3>

<p>Aynı dönemde ortaya çıkan "İftira ve Diğer Gözlemler" ile Portekiz'de yayımlanan "Estudo de Caso"yu "siyam ikizleri"ne benzeten Paixao, iki kitabın birlikte doğduğunu ancak farklı yönlerde geliştiğini anlattı. "İftira ve Diğer Gözlemler"in diğer kitabın çevirisi olmadığının altını çizen Paixao, eserin gözlem ile iftira kavramları arasındaki ilişkiyi araştıran bağımsız bir çalışma olduğunu ve Portekizce yazılmasına rağmen başından itibaren yalnızca Türkiye'de yayımlanmak üzere kaleme alındığını ifade etti.</p>

<h3><strong>"Buna inanmazsam yazmayı bırakırım"</strong></h3>

<p>Türkiye'de ilk kez bir kitabının yayımlanmasının kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Paixao'nun Portekiz'de yayımlanmış beş kitabı bulunuyor. "Do Corpo ao Algoritmo, da Planta ao Relógio" adlı son kitabıyla 2025 Oxalá Şiir Ödülü'nü kazanan Paixao, en iyi eserinin her zaman bir sonraki kitabı olacağına inandığını belirterek, "Buna inanmazsam yazmayı bırakırım" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (1) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2540" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-1-1.webp" width="1650" /></h3>

<h3><strong>"Bengi benim ortak yazarımdır"</strong></h3>

<p>Kitabın Türkçe çevirisini eşi Bengi Paixao'nun yaptığını belirten Paixao, yazım ve çeviri süreçlerinin neredeyse eş zamanlı ilerlediğini anlattı. Kendisinin kaleme aldığı sayfaların eşi tarafından hemen Türkçeye aktarıldığını söyleyen yazar, Bengi Paixao'nun kendisini herkesten daha iyi tanımasının şiirlerin ardındaki anlamların Türkçede korunmasında önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Saramago, Pessoa, Cervantes ve Unamuno gibi yazarların eserlerini daha önce Türkçeye kazandıran Bengi Paixao'nun çeviri deneyimine dikkat çeken Paixao, "Bengi benim ortak yazarımdır. Son kitapta ben yazarım ama o da yazardır" diye konuştu. Çevirmenin yalnızca metni bir dilden diğerine aktaran kişi olmadığını belirten Paixao, çevirinin esere ikinci bir hayat kazandırdığını da ifade etti.</p>

<h3><strong>Pessoa'nın açtığı kapı</strong></h3>

<p>İki ülke arasındaki kültürel ilişkilerde edebiyatın daha güçlü bir rol oynayabileceğini düşünen Paixao, Fernando Pessoa'nın Türk okurlar için Portekiz edebiyatına açılan önemli kapılardan biri olduğunu belirtti. Pessoa'nın eserlerinin büyük bölümünün Türkçeye çevrildiğini hatırlatan Paixão, çağdaş Portekiz şiirinin de Türkiye'de daha fazla tanınmasını istediğini söyledi. Edebi etkileşimin karşılıklı gelişmesini istediğini belirten Paixao, Türk yazarların ve özellikle şairlerin Portekiz'de daha geniş bir okur kitlesine ulaşmasını arzuladığını ifade etti.</p>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (3)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-3.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>"Edebiyat dünyayı yansıtır…"</strong></h3>

<p>Türkiye ile Portekiz'in şiir gelenekleri arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu söyleyen Paixao, buna rağmen iki toplum arasında güçlü bir psikolojik yakınlık gördüğünü belirtti. Özlem, misafirperverlik ve insanlar arasındaki iletişim biçimlerini bu yakınlığın örnekleri arasında gösteren Paixao, "Edebiyat dünyayı yansıtır; ya da istersek dünya edebiyatı yansıtır diyebiliriz" dedi. Yabancı bir yazarı okurken yalnızca ortak noktaların aranmaması gerektiğini vurgulayan Paixao, "Ötekini, farklı olanı aramalıyız. Bir şeyler kazanıp hayatımıza katmamızı sağlayan şey farklılıktır" diye konuştu. Türkiye ile Portekiz arasındaki edebi diyaloğun da bu farklılıklarla zenginleşebileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Ehlileştirilmeye direnmek"</strong></h3>

<p>Şiirin bugün de değerini koruduğunu, ancak bu değerin hız veya verimlilik üzerinden ölçülemeyeceğini belirten Paixao, şiirin sosyal medya ya da yapay zeka ile bu alanlarda rekabet etmek zorunda olmadığını söyledi. Instagram, Facebook veya yapay zekadan daha hızlı ve daha verimli olmaya çalışmanın şiirin gücünü oluşturmadığını ifade etti. Asıl gücün insanı durmaya ve düşünmeye yöneltmede yattığını belirten Paixao, kelimelerin farklı biçimlerde kullanılabileceğini, şiirin bir şeyi açıklamak ya da yalnızca güzel görünmek zorunda olmadığını söyledi. Bu belirsizlikle çalışmasının ve verimliliğe direnmesinin şiiri güçlü kıldığını savunan Paixao, sosyal medyada popülerleşen, siyasi söylemleri süsleyen veya ehlileştirilen şiirin bu gücü kaybettiğini öne sürdü.</p>

<p>Kendi yazma biçimini de bu noktada konumlandıran Paixao, "Ben de yazarken bunu yapmaya çalışıyorum: Ehlileştirilmeye direnmek" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mario-tiago-paixao-edebiyat-dunyayi-yansitir</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-1.webp" type="image/jpeg" length="42138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’dan Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek’e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eski-icisleri-bakani-mehmet-agardan-ankara-emniyet-muduru-maksut-yukseke-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eski-icisleri-bakani-mehmet-agardan-ankara-emniyet-muduru-maksut-yukseke-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek’i makamında ziyaret etti. Görüşmeyi sosyal medya hesabından duyuran İl Emniyet Müdürü Yüksek, Ağar’a ziyareti dolayısıyla teşekkürlerini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne ziyarette bulunarak İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek ile bir araya geldi.</p>

<h3><strong>Yüksek: "Kendilerine şükranlarımı sunarım"</strong></h3>

<p>Görüşmenin ardından Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden ziyarete ilişkin bir paylaşımda bulundu. Yüksek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"İçişleri Eski Bakanı Sayın Mehmet Ağar, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ziyaret etmiştir. Nazik ziyaretlerinden dolayı kendilerine şükranlarımı sunarım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunan Mehmet Ağar; Türk siyasi tarihine "Susurluk kazası" olarak geçen sürecin ardından açılan davada yargılanmış, 1990'lı yıllardaki faili meçhul cinayetler ve derin devlet iddialarıyla ilgili soruşturmalarda da adı sıkça gündeme gelmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eski-icisleri-bakani-mehmet-agardan-ankara-emniyet-muduru-maksut-yukseke-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/c0b3f613-bd30-4293-ac37-99a17f2eba2c.webp" type="image/jpeg" length="74353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin Eurofighter yolculuğu: Türk pilotlar Eurofighter Typhoon'a nasıl hazırlanıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-pilotlar-eurofighter-typhoona-nasil-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-pilotlar-eurofighter-typhoona-nasil-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin Eurofighter Typhoon tedarikinde yeni aşamaya geçilirken, uçakları kullanacak Türk pilotların eğitim süreci de başladı. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, F-16'dan Eurofighter'a geçecek tecrübeli pilotların yaklaşık 6 ila 8 aylık bir eğitimden geçeceğini belirtti. Fazla, İngiltere'deki dört aşamalı programın ayrıntılarını 24 Saat'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin <strong>Eurofighter Typhoon savaş uçağı </strong>tedarikinde, pilot eğitimleriyle birlikte yeni bir aşamaya geçildi. Türk Hava Kuvvetlerinde F-16'larda görev yapan, harbe hazır ve tecrübeli pilotlar arasından seçilen personel; İngiltere'de Eurofighter'a geçiş eğitimi alıyor.</p>

<p>Türkiye ile İngiltere arasında 20 adet yeni üretim Tranche 4 Eurofighter Typhoon için yürütülen tedarik sürecinde; uçakların yanı sıra eğitim, teknik destek ve lojistik ihtiyaçlar da programın birer parçası olarak ilerliyor. Pilot ve teknik personelin İngiltere'deki eğitimleri de bu kapsamda yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Almanya</strong>,<strong> İspanya</strong>,<strong> İngiltere</strong> ve <strong>İtalya</strong> ortaklığındaki konsorsiyum tarafından üretilen Eurofighter Typhoon; çift motorlu yapısı, gelişmiş sensör füzyonu ve art yakıcı (afterburner) kullanmadan ses hızının üzerine çıkabilmesini sağlayan "süperseyir" yeteneğiyle öne çıkıyor. Uçak, gelişmiş aviyonik sistemleri ve görüş ötesi füze kapasitesiyle hava-hava ve hava-yer görevlerini icra edebiliyor.</p>

<p><strong>Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla</strong>, Türk pilotların Eurofighter'a geçiş sürecini 24 Saat'e anlattı. Fazla, F-16'dan gelen tecrübeli pilotlar için "eğitimin sıfırdan pilot yetiştirme programı olmadığını", doğrudan yeni savaş uçağına geçiş ve harbe hazırlık üzerine kurulduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>TESLİMATLAR 2030'DA BAŞLIYOR</strong></h2>

<p>Tedarik ve eğitim sürecindeki resmi takvimi aktaran Fazla, yürütülen çalışmaları şöyle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye ile İngiltere arasında 20 adet yeni üretim Tranche 4 Eurofighter uçağının tedariki kapsamındaki temel anlaşma 27 Ekim 2025'te Ankara'da, teknik ve lojistik destek sözleşmesi ise 25 Mart 2026'da Londra'da imzalandı. Anlaşmaların ardından BAE Systems üretimi başlattı. Yeni üretilecek uçakların ilk 8'inin 2030 yılında, ikinci paketteki 6 uçağın 2031 yılında, son 6 uçağın ise 2032 yılında Türkiye'ye teslim edilmesi planlanıyor. F-16 pilotlarımızın İngiltere’deki eğitimi ise Ağustos 2026 itibarıyla başladı."</p>
</blockquote>

<h3><strong>KATAR VE UMMAN ENVANTERİNDEKİ UÇAKLARDA SON DURUM</strong></h3>

<p>Öte yandan, Katar ve Umman envanterindeki uçakların devir sürecine ilişkin bölgesel gelişmelere dikkat çeken Fazla, mevcut duruma dair şu bilgileri verdi:</p>

<blockquote>
<p>"İki ülkeden 12’şer adet olmak üzere toplam 24 ikinci el uçağın 2026 yılı içinde teslim edilmesi planlanıyordu. Ancak bölgede devam eden savaş nedeniyle Katar ve Umman ellerindeki uçakları bu aşamada devretmiyor. Bölgede güvenlik şartlarının normale dönmesi durumunda sürecin hızlanması ve teslimatların 2027 içinde gündeme gelmesi bekleniyor."</p>
</blockquote>

<p>Emekli Savaş Pilotu Hüseyin Fazla, Eurofighter tedariki ve eğitim maratonuna ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.</p>

<h3><strong>TÜRKİYE'NİN EUROFIGHTER TEDARİK SÜRECİ </strong></h3>

<p><strong>Türkiye'nin Eurofighter Typhoon tedarikinde gelinen son aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla:</strong> Türkiye ile İngiltere arasında 20 adet yeni üretim Tranche 4 Eurofighter Typhoon savaş uçağının tedariki kapsamında temel anlaşma 27 Ekim 2025'te Ankara'da imzalandı. Bu süreçte Eurofighter konsorsiyumunun <strong>Almanya</strong>, <strong>İspanya</strong> ve <strong>İtalya </strong>tarafından da desteklenen yapısı içerisinde uçak, ekipman ve mühimmat tedariki planlandı. Uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi ise Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey tarafından 25 Mart 2026'da Londra'da imzalandı. Bu anlaşmaların ardından BAE Systems, Türk Hava Kuvvetleri için sipariş edilen 20 Eurofighter'ın üretimine başlandığını duyurdu. Yeni üretilecek uçakların ilk 8'inin 2030 yılında, ikinci paketteki 6 uçağın 2031 yılında, son 6 uçağın ise 2032 yılında Türkiye'ye teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Böylece 20 yeni Eurofighter'ın 2032 yılı sonuna kadar kademeli olarak Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi öngörülüyor. Bunun yanında Katar ve Umman'ın mevcut envanterlerinde bulunan Eurofighter'ların Türkiye'ye devredilmesine yönelik ayrı bir süreç de devam ediyor. Her iki ülkeden 12'şer olmak üzere toplam 24 uçağın Türkiye'ye verilmesi gündemde. Bu uçakların 2026 yılı içerisinde teslim edilmesi öngörülüyordu. Ancak bölgede devam eden savaş nedeniyle Katar ve Umman'ın ellerindeki Eurofighter'ları bu aşamada Türkiye'ye vermeleri, en azından savaş sona erene ve Körfez'de güvenlik şartları normale dönene kadar pek olası görünmüyor. Savaşın sona ermesi halinde süreç hızlanabilir ve 2027 içerisinde teslimat gündeme gelebilir.</p>

<h3><strong>TÜRK PİLOTLARIN EUROFIGHTER EĞİTİMİ BAŞLADI</strong></h3>

<p><strong>Türkiye'nin alacağı Eurofighter'ları kullanacak pilotlar nasıl hazırlanıyor? Eğitimlerin içeriğinden bahsedebilir misiniz?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla: </strong>Türk Hava Kuvvetleri, Eurofighter uçaklarında harbe hazırlık eğitimi için F-16'larda harbe hazır ve tecrübeli pilotlar arasından seçim yaptı. Bu pilotların İngiltere'deki eğitim süreci Ağustos 2026 itibarıyla başladı.<br />
Burada önemli olan nokta, bu pilotların sıfırdan savaş pilotu olarak yetiştirilmiyor olması. F-16 gibi yüksek performanslı, modern bir savaş uçağında görev yapan tecrübeli pilotlar, Eurofighter'a geçiş için hızlandırılmış bir eğitim programına alınıyor. Bu program "Short Conversion Course" olarak adlandırılıyor. Yani temel amaç, zaten savaş uçağı kullanma tecrübesine sahip pilotun yeni uçağın sistemlerine, uçuş karakteristiğine, silahlarına ve taktiklerine uyum sağlaması.<br />
Bir başka ifadeyle Türk Hava Kuvvetlerinde harbe hazır bir F-16 pilotunun Eurofighter eğitiminde hedef, yeniden pilot yetiştirmek değil, pilotu yeni savaş uçağına hazırlamak.</p>

<p>Eğitim sonunda pilotun Eurofighter'ı emniyetli şekilde uçurmasının yanında radar, sensör, silah ve görev sistemlerini kullanabilmesi ve uçağın kendine özgü taktiklerini öğrenmesi hedefleniyor. Kısacası, Taktik Dönüşüm olarak da isimlendirilen bu eğitimle birlikte F-16’dan Eurofighter’a geçiş sağlanıyor.</p>

<p><img alt="Hüseyin Fazla" height="1872" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/huseyin-fazla.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /></p>

<h3><strong>F-16'DAN EUROFIGHTER'A GEÇİŞ 4 AŞAMADA GERÇEKLEŞECEK</strong></h3>

<p><strong>Harbe hazır bir F-16 pilotunun Eurofighter'a geçiş eğitimi hangi aşamalardan oluşuyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla: </strong>Harbe hazır bir pilot için F-16'dan Eurofighter'a geçiş eğitimi ortalama 6 ila 8 ay sürüyor ve dört ana aşamadan oluşuyor. İlk aşamada akademik yer eğitimi veriliyor. Tahminen 7-8 hafta süren ilk bölümde pilotlar uçağın sistemlerini, sensörlerini, aviyoniklerini ve görev sistemlerini öğreniyor. Eurofighter'a özgü kokpit özellikleri de yine aynı süreçte ele alınıyor. İkinci aşama sentetik eğitim ve simülatör süreci. Aşağı yukarı 6-8 haftayı kapsayan dönemde normal uçuş prosedürlerinden acil durumlara kadar çok sayıda senaryo çalışılıyor. Üçüncü aşamada gerçek uçuşlara geçiliyor. Ortalama 4-6 haftalık periyotta pilotlar öğretmen pilotlarla birlikte uçuyor, Eurofighter'ın uçuş karakterini öğreniyor ve gerekli yeterlilikleri tamamladıktan sonra solo uçuşlara başlıyor. Son aşamayı ise taktik ve silah sistemlerine uyum eğitimi oluşturuyor. Genel olarak 8-10 hafta süren nihayi bölümde hava-hava ve hava-yer görevleri, radar ve sensörlerin kullanımı ile silah sistemleri üzerinde duruluyor.</p>

<h3><strong>EUROFIGHTER'IN KOKPİTİ F-16'DAN FARKLI</strong></h3>

<p><strong>F-16'dan gelen bir pilotun ilk olarak hangi farklılıklara uyum sağlaması gerekiyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla: </strong>F-16 ve Eurofighter'ın kokpit düzenleri ve bazı uçuş sistemleri birbirinden farklı. Bu nedenle ilk aşamada pilotların yeni uçağın kumanda ve görev sistemlerine alışması gerekiyor. Eurofighter'da pilotun kokpit içerisindeki bazı işlevleri sesli komutla yönetmesine imkan sağlayan Direct Voice Input, yani doğrudan sesli komut sistemi bulunuyor. Pilotların bu sisteme de uyum sağlaması gerekiyor.</p>

<p>Sensörler konusunda da F-16'dan farklı bir yapı söz konusu. Eurofighter'da radar ile kızılötesi arama ve takip sistemi olarak kullanılan IRST'nin birlikte çalışması, pilotun hedef ve çevre hakkındaki bilgileri daha bütünlüklü değerlendirmesine imkan sağlıyor. Burada sensör füzyonu dediğimiz yapı devreye giriyor. Farklı sensörlerden gelen bilgilerin bir araya getirilmesiyle pilotun karşısındaki hava resmini daha kapsamlı şekilde değerlendirmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><img height="1874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-231713.png" width="1500" /></h3>

<h3><strong>F-16'DAN EUROFIGHTER'A GEÇİŞTE UÇUŞ KARAKTERİ DEĞİŞİYOR</strong></h3>

<p><strong>Pilotların yalnızca kokpite değil, Eurofighter'ın farklı uçuş karakterine de alışması gerekiyor. Bu geçişte hangi noktalar öne çıkıyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla: </strong>F-16'nın aerodinamik yapısı ile Eurofighter'ın delta kanat ve kanart yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle F-16'dan gelen pilotun yeni uçağın uçuş karakterini ve aerodinamik limitlerini iyi tanıması gerekiyor.<br />
Özellikle yüksek hücum açısındaki uçuş karakteri, iniş açısı ve pistteki frenleme mesafesi gibi konularda pilotların yeni uçağa alışması gerekiyor.</p>

<p>Eurofighter'ın yüksek irtifadaki uçuş özellikleri ve transonik ile süpersonik hızlardaki davranışı da eğitim kapsamında ele alınıyor. Bunun yanında Eurofighter'ın süperseyir özelliği bulunuyor. Yani uçak, art yakıcıyı kullanmadan süpersonik hızlara çıkabiliyor. F-16'dan gelen pilot açısından bu da farklı bir hızlanma ve kumanda deneyimi anlamına geliyor.<br />
Stall ve spin kurtarma usulleri, yüksek irtifa uçuşları ve uçağın kontrol dışına çıkması halinde kullanılabilecek otomatik kurtarma sistemi de eğitim kapsamında çalışılıyor.</p>

<h3><strong>"BU SİSTEM, SIRADAN BİR UÇUŞ SİMÜLATÖRÜNÜN ÖTESİNDE"</strong></h3>

<p><strong>⁠Eurofighter pilotlarının eğitiminde kullanılan simülatörün teknik özellikleri neler? Bu sistemi diğer uçuş simülatörlerinden ayıran unsurlar hangileri?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla:</strong> Eurofighter Typhoon uçuş eğitiminde kullanılan en önemli eğitim yardımcılarından biri, sentetik eğitim sistemi olarak da bilinen EBT (Emulated/Full Flight Simulator) mimarisidir. Bu sistem, sıradan bir uçuş simülatörünün ötesinde, uçağın fiziksel ve aviyonik davranışlarını mümkün olduğunca gerçek uçuşa yakın şekilde taklit eden kompleks bir eğitim ortamı sunuyor.</p>

<p>Simülatörde gerçek Eurofighter kokpitinde kullanılan donanımlar da bulunuyor. Kokpitteki tuşlar, çok fonksiyonlu MFD ekranları, HOTAS olarak adlandırılan gaz kolu ve lövye üzerindeki kumanda ve sviçler ile pedalların sertliği gerçek uçaktaki yapıyla aynı olacak şekilde tasarlanmış durumda.</p>

<p>Sistemin önemli özelliklerinden biri de 360 derece kubbe mimarisi. Pilot, yüksek çözünürlüklü projeksiyonlarla oluşturulan tam kubbe görsel sisteminin ortasındaki gerçek Typhoon kokpitinde eğitim alıyor. Bu sayede pilot başını çevirdiğinde kanat uçlarını, motor hava alıklarını ve arka gövdeyi gerçek uçuşa benzer bir görüş açısıyla görebiliyor.</p>

<p>Eurofighter simülatörünü farklılaştıran bir diğer unsur ise G-Seat ve G-Suit entegrasyonu. Klasik simülatörlerde olduğu gibi bütün kabinin hareket ettirilmesi yerine, pilotun oturduğu koltuğun hareketini ve fiziksel baskıyı taklit eden G-Seat sistemi kullanılıyor.</p>

<p>Pilot yüksek G kuvveti oluşturan bir manevra yaptığında koltuğun tabanı hareket ederek gerçek uçuşta oluşan fiziksel etkiyi taklit ediyor. Aynı anda emniyet kemerleri sıkılaşıyor, G-Suit'in sırt ve bacak bölümleri şişiyor ve anti-G elbisesi basınca göre hava ile doluyor. Böylece pilot yalnızca görsel olarak değil, fiziksel olarak da yüksek G kuvvetine maruz kalma hissini deneyimliyor.</p>

<h3><img alt="Eurofighter Typhoon" height="617" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/eurofighter-typhoon.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></h3>

<h3><strong>SİMÜLATÖRDE 'ACİL DURUMLAR' DA ÇALIŞILIYOR</strong></h3>

<p><strong>Son olarak, F-16'dan gelen tecrübeli bir pilot açısından simülatör eğitiminin asıl amacı nedir? Özellikle acil durum eğitimleri nasıl yürütülüyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. Hüseyin Fazla:</strong> F-16'dan gelen harbe hazır ve tecrübeli bir pilot için simülatör eğitimi, yalnızca kokpitteki düğmelerin ve sviçlerin yerini öğrenmekten ibaret değil. Buradaki temel amaç, Eurofighter'ın uçuş limitlerinin, acil durum prosedürlerinin ve kask entegrasyonu gibi yeni sistemlerin pilotun kas hafızasına yerleştirilmesi.</p>

<p>F-16 pilotlarının simülatörde en fazla zaman ayırdığı bölümlerden biri de acil durum senaryolarında uygulanacak kontrol listesi prosedürlerinin öğrenilmesi. Gerçek uçakta denenmesi mümkün olmayan veya hayati risk taşıyan arıza ve acil durumlar simülatör ortamında defalarca uygulanabiliyor.</p>

<p>Pilot, farklı uçak arızalarında hangi prosedürü hangi sırayla uygulayacağını burada öğreniyor. Senaryoların tekrar tekrar çalışılması, gerçek uçuş sırasında karşılaşılabilecek bir arıza veya acil durumda pilotun doğru tepkiyi daha hızlı verebilmesini amaçlıyor. Dolayısıyla simülatör eğitiminin hedefi yalnızca pilotu Eurofighter kokpitine alıştırmak değil; normal uçuşun yanı sıra olağan dışı durumlarda da uçağı güvenli şekilde yönetebilecek seviyeye ulaştırmak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-pilotlar-eurofighter-typhoona-nasil-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/eurofighter-1.png" type="image/jpeg" length="11066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş'tan CHP'nin kuruluş yıl dönümü için kutlama mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavastan-chpnin-kurulus-yil-donumu-icin-kutlama-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavastan-chpnin-kurulus-yil-donumu-icin-kutlama-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'nin 103. kuruluş yıl dönümü kutlama programına katılıp katılmayacağına yönelik tartışmaların ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir kutlama mesajı yayımladı. CHP’yi "Türkiye’nin en köklü siyasi partisi" olarak nitelendiren Yavaş, partinin bir asrı aşan kurumsal hafızasına ve Cumhuriyet tarihindeki kurucu rolüne vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 9 Eylül'deki 103. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri öncesinde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın törenlere katılıp katılmayacağı konusu siyaset kulislerinde hareketlilik yarattı. Tartışmalar sürerken Yavaş, kişisel sosyal medya hesabından kurumsal ve kapsamlı bir kutlama metni paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"CHP, bir asrı aşan siyasi mirasın temsilcisidir"</strong></h2>

<p>Mansur Yavaş, yayımladığı mesajda CHP’nin köklerinin doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna dayandığını hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Cumhuriyet Halk Partisi; kökleri Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan kurumsal yapısı, geleneği ve bir asrı aşan siyasi birikimiyle Türkiye’nin en köklü siyasi partisidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan, Cumhuriyetin temel değerlerini ve çağdaş Türkiye idealini kuşaktan kuşağa taşıyan büyük bir siyasi mirasın temsilcisidir. Değişen dönemler, şartlar ve kadrolar boyunca kurumsal hafızasını koruyarak Türkiye’nin siyasal yaşamında önemli sorumluluklar üstlenmiş; Cumhuriyetimizin tarihine tanıklık etmekle kalmayıp bu tarihin şekillenmesinde de önemli bir yere sahip olmuştur."</i></p>
</blockquote>

<p>Mesajının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve partinin bugüne taşınmasında rol alan tüm kadroları anan Yavaş, <i>"103 yıllık bu köklü geleneğin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük kurumsal mirasın oluşmasında ve bugünlere taşınmasında emeği bulunan herkesi de saygı ve minnetle anıyorum"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Resepsiyona katılmayacağı gündeme gelmişti</strong></h3>

<p>Yavaş'ın mesajının öncesinde kulislerde resepsiyona katılım üzerinden polemik yaşanmıştı. Fatih Atik, Mansur Yavaş’ın kutlamalara katılmayacağını kamuoyuna duyururken, Genel Merkez’in belediye başkanlarına yönelik resmî bir davet protokolü oluşturmadığını öne sürmüştü.</p>

<p>CHP Genel Merkezi kaynakları ise Yavaş'ın davet almasına rağmen katılmama kararı vermiş gibi gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığını dile getirmişti. Atik ayrıca Yavaş’a yakın çevrelere dayandırdığı kulis bilgisinde, ABB Başkanı’nın CHP ile siyasetteki yeni hareketlenmeler (Yeni Parti) arasında tarafsız konumunu koruma eğiliminde olduğunu iddia etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavastan-chpnin-kurulus-yil-donumu-icin-kutlama-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/90d1c392-eec3-4c0b-93bb-a093eafa7a40-w.jpg" type="image/jpeg" length="43116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hull City’de Acun Ilıcalı’dan Chelsea maçı öncesi sürpriz vaat]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hull-cityde-acun-ilicalidan-chelsea-maci-oncesi-surpriz-vaat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hull-cityde-acun-ilicalidan-chelsea-maci-oncesi-surpriz-vaat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Premier Lig’de sezona rüya gibi bir başlangıç yaparak ilk 3 haftada kalesinde tek bir gol dahi görmeyen Hull City'de kulüp sahibi Acun Ilıcalı, 12 Eylül'de oynanacak Chelsea maçı öncesi soyunma odasını ateşleyecek bir vaatte bulundu. Takımının play-off maçlarıyla birlikte üst üste 6 resmi maçtır gol yemediğini hatırlatan Ilıcalı, "Eğer bu şekilde devam edebilirsek onları Las Vegas'a göndermeyeceğim, Las Vegas'ı onlara getireceğim" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere Premier Lig'in 4. haftasında dev rakibi Chelsea’yi ağırlamaya hazırlanan Hull City, lige yaptığı savunma ağırlıklı müthiş başlangıçla Ada futbolunun gündemine oturdu. Kulübün sahibi Acun Ilıcalı, sosyal medya hesabından yaptığı esprili ve iddialı paylaşımla takımın yakaladığı seriye dikkat çekti.</p>

<h2><strong>"İngiltere’nin ilk 4 liginde gol yemeyen tek takımız"</strong></h2>

<p>Chelsea maçı öncesi camiaya ve futbol dünyasına seslenen Acun Ilıcalı, takımının başarısının tesadüf olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Chelsea'ye karşı önümüzdeki zorlu maçı göz önünde bulundurarak, İngiltere'nin ilk dört liginde üç maçın ardından henüz gol yememiş tek takım olmamıza şaşıran herkese şunu hatırlatmak isterim: Geçen sezonki üç play-off maçımızda da gol yememiştik. Bu da üst üste altı maçlık temiz sayfa anlamına geliyor. Ve yarı final öncesi yaptığım Las Vegas gezisi vaadini hatırlayarak, o zamandan beri hâlâ gol yemediğimizi söyleyebilirim. Tek söyleyebileceğim, eğer bu şekilde devam edebilirsek, onları Las Vegas'a göndermeyeceğim... Las Vegas'ı onlara getireceğim."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Premier Lig'de 3 maçta sıfır gol, 7 puan</strong></h3>

<p>Premier Lig’in ilk üç haftasında kalesini adeta gole kapatan turuncu-siyahlı ekip, güçlü rakiplerine karşı topladığı 7 puanla dikkat çekici bir grafik çizdi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1. Hafta:</strong> Hull City 2 - 0 Manchester United</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2. Hafta:</strong> Coventry City 0 - 1 Hull City</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3. Hafta:</strong> Hull City 0 - 0 Aston Villa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Hull City, savunmadaki bu kusursuz grafiğini 12 Eylül Cumartesi günü sahasında ağırlayacağı Chelsea karşısında da sürdürmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hull-cityde-acun-ilicalidan-chelsea-maci-oncesi-surpriz-vaat</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-22t161939219.jpg" type="image/jpeg" length="63367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TUSAŞ AR-GE’de liderliğini sürdürdü: Yatırımlarını yüzde 26,6 artırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tusas-ar-gede-liderligini-surdurdu-yatirimlarini-yuzde-266-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tusas-ar-gede-liderligini-surdurdu-yatirimlarini-yuzde-266-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TUSAŞ, Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması'nda 65,2 milyar liralık AR-GE yatırımıyla liderliğini korudu. Şirketin harcaması yüzde 26,6 arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ)</strong>, teknoloji ve inovasyon alanındaki yatırımlarıyla Türkiye’nin AR-GE sıralamasında zirvedeki konumunu korudu. Şirket, 2025 yılı verileri üzerinden hazırlanan Türkiye <strong>Ar-Ge 500 Araştırması</strong>'nda gerçekleştirdiği 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 liralık AR-GE harcamasıyla listenin ilk sırasında yer aldı.</p>

<p>Ekonomi ve iş dünyası portalı Turkishtime tarafından bu yıl 13’üncü kez hazırlanan araştırmada, Türkiye’nin ihracat sıralamasında yer alan ilk 500 şirket ile AR-GE merkezine sahip kuruluşların 2025 yılı faaliyetleri değerlendirildi. Araştırmaya dahil edilen şirketlerin toplam AR-GE yatırımı ise 257 milyar 875 milyon liraya ulaştı.</p>

<h2><strong>TUSAŞ’ın AR-GE yatırımı yüzde 26,6 arttı</strong></h2>

<p>Araştırmada şirketlerin <strong>AR-GE</strong> harcamalarının yanı sıra bu alanda çalışan <strong>personel sayıları</strong>, patent ve faydalı model başvuruları ile tasarım tescili ve marka verileri de dikkate alındı.</p>

<p>TUSAŞ, söz konusu değerlendirmede 65,2 milyar lirayı aşan AR-GE yatırımıyla liderliğini devam ettirdi. Şirketin AR-GE harcamasındaki yıllık artış ise yüzde 26,6 olarak kaydedildi.</p>

<p>Bu sonuç, TUSAŞ’ın havacılık ve uzay teknolojilerinin yanı sıra araştırma, geliştirme ve yenilik çalışmalarına ayırdığı kaynağı artırdığını gösterdi.</p>

<h3><strong>Faydalı model tescilinde de ilk sırada</strong></h3>

<p>TUSAŞ, araştırmanın fikri ve sınai <strong>mülkiyet</strong> göstergelerinde de üst sıralarda yer aldı. Şirket, 2025 yılı içinde 43 faydalı model tescili alarak bu kategoride de zirveye çıktı.</p>

<p><strong>Patent</strong> sıralamasında ise 66 patentle dördüncü sırada bulunan TUSAŞ, geliştirdiği teknolojilerin ticarileştirilmesi ve korunması konusunda da önemli bir performans sergiledi.</p>

<p>Araştırmada kullanılan farklı göstergeler, şirketlerin yalnızca AR-GE için yaptığı harcamaları değil, bu çalışmaların ortaya çıkardığı fikri ve teknolojik çıktıları da ortaya koydu.</p>

<h3><strong>AR-GE ürünleri ihracatında üçüncü oldu</strong></h3>

<p>Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu yıl ilk kez “AR-GE Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi de oluşturuldu.</p>

<p>TUSAŞ, 2023-2025 döneminde AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiği ürünlerden 58 milyar 932 milyon liralık ihracat geliri elde ederek söz konusu sıralamada üçüncü basamakta yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kategoride savunma ve havacılık sanayisi şirketlerinin toplam ihracatı 245,1 milyar liraya ulaştı. Sektör, otomotivin ardından AR-GE ürünleriyle en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektör oldu.</p>

<h3><strong>TUSAŞ’ta 5 bin 100 AR-GE personeli görev yapıyor</strong></h3>

<p>AR-GE merkezlerinde oluşturulan istihdam da araştırmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Özellikle savunma ve havacılık sektöründeki şirketler, AR-GE personeli <strong>istihdam</strong>ında öne çıktı.</p>

<p>TUSAŞ, 5 bin 100 AR-GE çalışanıyla sektördeki en yüksek istihdam oranlarından birine sahip olurken, bu çalışanların 1190’unu kadın personel oluşturdu. Şirket, toplam AR-GE çalışanı sayısı bakımından sektörün ikinci büyük istihdam sağlayıcısı oldu.</p>

<p>TUSAŞ’ın elde ettiği sonuçlar, şirketin teknoloji geliştirme ve inovasyon çalışmalarına yönelik yatırımlarını sürdürdüğünü gösterdi. AR-GE harcamalarındaki artış, patent ve faydalı model tescilleri ile AR-GE ürünlerinden elde edilen ihracat rakamları, şirketin Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendiren göstergeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tusas-ar-gede-liderligini-surdurdu-yatirimlarini-yuzde-266-artirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tusas-652-milyar-liralik-ar-ge-harcamasiyla-zirvede-yer-aldi.png" type="image/jpeg" length="49306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den İzmir'in kurtuluşu mesajı: “Sonuna kadar sahip çıkacağız”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-izmirin-kurtulusu-mesaji-sonuna-kadar-sahip-cikacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-izmirin-kurtulusu-mesaji-sonuna-kadar-sahip-cikacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarını andı. Özel, mesajında Cumhuriyet ve bağımsızlık vurgusu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti</strong> lideri<strong> Özgür Özel</strong>, İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıldönümü nedeniyle X sosyal medya hesabı üzerinden bir mesaj yayımladı.</p>

<h2><strong>Özgür Özel'den İzmir'in kurtuluşu mesajı</strong></h2>

<p>Özel'in mesajında şu ifadeler yer aldı: </p>

<p><i>"9 Eylül 1922, işgale boyun eğmeyen milletimizin zafer tarihidir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.</i></p>

<p><i>Cumhuriyet’e, bağımsızlığa ve bu toprakları bize vatan yapan kahramanların mirasına sonuna kadar sahip çıkacağız.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İzmir’in kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun."</i></p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">9 Eylül 1922, işgale boyun eğmeyen milletimizin zafer tarihidir.<br />
<br />
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.<br />
<br />
Cumhuriyet’e, bağımsızlığa ve bu toprakları bize vatan yapan kahramanların mirasına sonuna… <a href="https://t.co/i76kZc8yeU" rel="nofollow">pic.twitter.com/i76kZc8yeU</a></p>
— Özgür Özel (@eczozgurozel) <a href="https://x.com/eczozgurozel/status/2097585448230990313?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-izmirin-kurtulusu-mesaji-sonuna-kadar-sahip-cikacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ozgur-ozel-182.png" type="image/jpeg" length="72560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklanan "Vanlı Kara Haydar"ın ifadesi ortaya çıktı: Düğünde takılan altınları iade ettiğini ileri sürdü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tutuklanan-vanli-kara-haydarin-ifadesi-ortaya-cikti-dugunde-takilan-altinlari-iade-ettigini-ileri-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tutuklanan-vanli-kara-haydarin-ifadesi-ortaya-cikti-dugunde-takilan-altinlari-iade-ettigini-ileri-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada "Vanlı Kara Haydar" lakabıyla bilinen Mehmet Fatih Tançalan, fenomen eşi Çağla Öz ile yaptığı ve kilolarca altının takıldığı görkemli düğünün ardından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı. Savcılığın "Dubai üzerinden mail order yöntemiyle kara para aklama" tespiti yaptığı Tançalan'ın, hakimlik sorgusunda "Düğündeki altınları kuyumcudan kiraladık, sonra iade ettik; masrafları da sponsorlar karşıladı" şeklindeki savunması tutuklanmasını engelleyemedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van'da sosyal medya fenomeni Çağla Öz ile evlenen Mehmet Fatih Tançalan’ın, gelinin boynundan beline ve bileklerine kadar takılan kilolarca altınla gündem olan düğünü yargıya taşındı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ve polis ekipleriyle olan temaslarının ardından Van Cumhuriyet Başsavcılığı geniş kapsamlı bir tahkikat başlattı.</p>

<p>Başsavcılık; Tançalan hakkında "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla işlem başlattı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince Muradiye ilçesindeki ikametinde gözaltına alınan şüpheli için Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) da detaylı mali inceleme raporu talep edildi.</p>

<h3><strong>Savcılık: "Gelir düzeyi ile harcamalar uyuşmuyor, Dubai’den mail order izi var"</strong></h3>

<p>Emniyetteki sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüpheli hakkında savcılığın hazırladığı sevk yazısında dikkat çeken mali tespitler yer aldı:</p>

<p>Şüphelinin resmî mali profili ile lüks yaşam tarzı, nişan ve düğün merasimlerinde sergilenen aşırı harcamalar arasında açık bir çelişki bulunduğu ve bunun kaynağı belirsiz serveti kanıtlar nitelikte olduğu belirtildi.</p>

<p>Tançalan’ın Dubai merkezli mali kanallar üzerinden "mail order" yöntemiyle kaynağı izah edilemeyen gelirleri ülkeye soktuğuna dair bilgilerin bulunduğu, sık sık yurt dışına çıkış yapması sebebiyle somut kaçma şüphesinin bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>"Altınlar kiralıktı, eşimin sponsorları ödedi"</strong></h3>

<p>Hakim karşısında savunma yapan Mehmet Fatih Tançalan, hakkındaki suçlamaları reddederek düğün sürecine dair şu iddialarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Düğün sırasında polislerin yanına sadece teşekkür etmek için gitmiştim. Emniyet teşkilatını küçük düşürme amacım yoktu, o esnada video çekildiğini dahi bilmiyordum. Eşim sosyal medyada tanınan biridir ve yapılan paylaşımlar tamamen etkileşim odaklıdır. Fenomenlere kolaylık sağlandığı için oturma izni alabilmek adına Dubai'de araç kiralama şirketi kurdum. Düğünün tüm masrafları eşimin reklam yüzü olduğu şirketlerin sponsorluklarıyla karşılandı. Takılan altınları ise Muradiye'deki tanıdık bir kuyumcudan emanet olarak kiraladık ve düğün biter bitmez iade ettik."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Hakimlik: "Sponsorluğa dair hiçbir belge yok"</strong></h3>

<p>Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, şüphelinin ziynet eşyalarının ve düğün giderlerinin "sponsorluk sözleşmeleriyle temin edildiği" yönündeki savunmasını dosyada hiçbir somut belge ve delile dayanmadığı gerekçesiyle inandırıcı bulmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut delil durumu, isnat edilen suç için kanunda öngörülen ceza miktarı ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı kanaatine varan mahkeme heyeti; Mehmet Fatih Tançalan'ın "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tutuklanan-vanli-kara-haydarin-ifadesi-ortaya-cikti-dugunde-takilan-altinlari-iade-ettigini-ileri-surdu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-2026-09-09t111447915.jpg" type="image/jpeg" length="47646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026/2 öğretmen il dışı yer değiştirme başvuruları başladı mı? Öğretmen il dışı tayin başvurusu nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/20262-ogretmen-il-disi-yer-degistirme-basvurulari-basladi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/20262-ogretmen-il-disi-yer-degistirme-basvurulari-basladi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öğretmen il dışı yer değiştirme takvimi 2026/2, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan duyuruyla netleşti. Aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlere bağlı olarak il değiştirmek isteyen öğretmenler için başvurular iki aşamalı yürütülecek. Peki öğretmenlerin iller arası mazerete bağlı yer değiştirme başvuruları ne zaman yapılacak, tercih süreci nasıl işleyecek ve atama sonuçları ne zaman açıklanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), <strong>2026 yılı 2. dönem öğretmenlerin iller arası mazerete bağlı yer değiştirme</strong> duyurusunu yayımladı. Resmî eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik durumu ve diğer nedenlere bağlı olarak gerçekleştireceği il dışı yer değiştirme işlemleri iki aşamalı olarak yapılacak.</p>

<p>MEB’in Personel Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan duyuruya göre ilk aşamada mazeret durumuna ilişkin ön başvurular alınacak. Bu aşamada başvurusu onaylanan öğretmenler ikinci aşamada tercih yapabilecek. Birinci aşamada başvuru yapmayan veya başvurusu onaylanmayan öğretmenler ise tercih aşamasına geçemeyecek.</p>

<h2><strong>Öğretmen il dışı yer değiştirme başvuruları ne zaman?</strong></h2>

<p><strong>2026/2 öğretmen il dışı yer değiştirme ön başvuruları 9 Eylül 2026 tarihinde başladı.</strong> Birinci aşamadaki başvurular 14 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 16.00'da sona erecek.</p>

<p>Bu aşamada öğretmenlerin elektronik başvuru formunu doldurması ve mazeret durumunu gösteren belgeleri görev yaptıkları eğitim kurumuna teslim etmesi gerekiyor. Başvurular eğitim kurumu, ilçe ve il millî eğitim müdürlükleri tarafından incelenerek onaylanacak veya gerekçesiyle reddedilecek.</p>

<p>MEB, başvuruların son günlere bırakılmaması konusunda da öğretmenleri uyardı. Hatalı veya eksik belge nedeniyle başvurusu reddedilen öğretmenlerin sürenin bitmesi nedeniyle yeniden başvuru yapamayabileceği belirtildi.</p>

<h3><strong>2026/2 öğretmen il dışı yer değiştirme takvimi</strong></h3>

<p>MEB tarafından açıklanan takvime göre 2026/2 dönemi öğretmenlerin iller arası mazerete bağlı yer değiştirme süreci şu tarihlerde gerçekleştirilecek:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>İşlem</th>
   <th>Tarih</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Birinci aşama ön başvuru</td>
   <td>9-14 Eylül 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ön başvuru ve onay sürecinin bitişi</td>
   <td>14 Eylül 2026, 16.00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İkinci aşama tercih başvurusu</td>
   <td>16-17 Eylül 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tercih ve onay sürecinin bitişi</td>
   <td>17 Eylül 2026, 16.00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Atamalar</td>
   <td>18 Eylül 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tebligat ve ilişik kesme</td>
   <td>18 Eylül 2026</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Buna göre öğretmenlerin il dışı mazerete bağlı yer değiştirme işlemlerinde <strong>atama sonuçları 18 Eylül 2026 tarihinde </strong>açıklanacak. Aynı gün tebligat ve ilişik kesme işlemleri de gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="Öğretmenlerin ek ders ücretlerinde yeni düzenleme: Resmi Gazete'de yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fb9ebcd2-3d75-4f14-b774-445ca2f8e298.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>İkinci aşama tercih başvuruları ne zaman?</strong></h3>

<p>Birinci aşamadaki başvurusu onaylanan öğretmenler için ikinci aşama <strong>16 Eylül 2026 tarihinde</strong> başlayacak. Tercih başvuruları 17 Eylül 2026 saat 16.00'da sona erecek.</p>

<p>Bu aşamada öğretmenler, atanmak istedikleri ilde alanları itibarıyla boş bulunan ve muhtemel boşalacak eğitim kurumlarını sistem üzerinden görebilecek. Birinci aşamada başvurusu onaylanan öğretmenler, tercih ekranında kendilerine sunulan eğitim kurumları arasından seçim yapabilecek.</p>

<p>Öğretmenler, mazeretlerinin bulunduğu ilde tercihe açılan eğitim kurumlarının tamamını tercih listesine ekleyebilecek. Ancak muhtemel boşalacak kurumlar arasında yer aldığı halde atamalar sonucunda norm kadrosunda boşluk oluşmayan kurumlara yönelik tercihler değerlendirmeye alınmayacak.</p>

<h3><strong>Öğretmen il dışı tayin başvurusu nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Başvurular, <strong>MEBBİS veya Personel Genel Müdürlüğünün internet sitesi</strong> üzerinden Elektronik Başvuru Formu doldurularak yapılacak. Öğretmenler başvuru sonrasında mazeret durumuna ilişkin belgelerini görev yaptıkları eğitim kurumu müdürlüğüne teslim edecek.</p>

<p>Eğitim kurumu müdürlükleri teslim edilen belgeleri inceleyecek ve gerekli belgeleri başvuru sistemine yükleyecek. Uygun bulunan başvurular onaylanırken şartları karşılamayan başvurular gerekçesi belirtilerek reddedilecek.</p>

<p>Başvuruların onay ve ret işlemlerinin elektronik ortamda takip edilmesi gerekiyor. MEB, özellikle başvurunun son günlerinde işlem yapan öğretmenlerin belge veya başvuru hataları nedeniyle mağduriyet yaşamaması için sürecin erken tamamlanmasını istiyor.</p>

<h3><strong>Öğretmen il dışı yer değiştirme hangi mazeretleri kapsıyor?</strong></h3>

<p>2026/2 kapsamında iller arası yer değiştirme işlemleri belirli mazeret durumlarına bağlı olarak gerçekleştirilecek. Duyuruda yer alan başlıca mazeretler şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Aile birliği</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sağlık</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Can güvenliği</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Engellilik durumu</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diğer nedenler</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Aile birliği mazeretinde eşin görev yaptığı il, ilgili mevzuatta belirtilen şartlar çerçevesinde tercih edilebilecek. Sağlık mazeretinde ise öğretmenin kendisi, eşi, çocuğu veya belirli şartları taşıyan anne, baba ya da vasi tayin edilen kardeşinin sağlık durumuna ilişkin belgeler dikkate alınacak.</p>

<p>Engellilik durumuna bağlı başvurularda öğretmenin kendisinin en az yüzde 40 engelli olması veya eş, bakmakla yükümlü olunan çocuk, anne ya da babanın ağır engelli olduğunun ilgili sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Can güvenliği mazeretinde ise ilgili mevzuat kapsamında alınmış mahkeme kararı veya valilik onayı gibi belgeler aranıyor. Diğer nedenler kapsamında da eş veya çocuğun vefatı, eşin emekli olması ya da terör eylemleri nedeniyle şehitlik veya malullük gibi durumlar için özel düzenlemeler bulunuyor.</p>

<h3><img alt="Öğretmenlerin Il Içi Isteğe Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/ogretmenlerin-il-ici-istege-bagli-yer-degistirme-duyurusu-yayimlandi.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Atamalar hangi kritere göre yapılacak?</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin yer değiştirmeleri, tercih edilen eğitim kurumları dikkate alınarak <strong>hizmet puanı üstünlüğüne göre </strong>gerçekleştirilecek.</p>

<p>Hizmet puanlarının eşit olması halinde öğretmenlikteki hizmet süresi daha fazla olan kişiye, bunun da eşit olması halinde öğretmenliğe daha önce başlayan kişiye öncelik verilecek. Eşitliğin devam etmesi durumunda atama bilgisayar kurasıyla belirlenecek.</p>

<p>Hizmet puanı hesabında ise tercih başvurularının son günü olan <strong>17 Eylül 2026</strong> esas alınacak. Hizmet süresinin hesabında da <strong>30 Eylül 2026</strong> tarihi dikkate alınacak.</p>

<h3><strong>2026/2 öğretmen il dışı atama sonuçları ne zaman?</strong></h3>

<p>MEB takvimine göre <strong>2026/2 öğretmenlerin iller arası mazerete bağlı yer değiştirme sonuçları 18 Eylül 2026 tarihinde</strong> açıklanacak. Sonuçlar Personel Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yayımlanacak.</p>

<p>Ataması gerçekleştirilen öğretmenlerin tebligat, görev yerinden ayrılma ve yeni görev yerine başlama işlemleri de MEB tarafından belirlenen takvim doğrultusunda yürütülecek.</p>

<p>Aile birliği mazereti kapsamında başvurup tercih ettiği kurumlara atanamayan öğretmenler için de duyuruda ayrıca düzenleme yer alıyor. Boş kontenjanların tamamını tercih ettiği halde hizmet puanı yetersizliği nedeniyle yer değiştiremeyen veya alanında kontenjan açılmadığı için tercih yapamayan bazı öğretmenler için, şartları karşılamaları halinde Bakanlık tarafından aile birliğinin başka bir ilde sağlanmasına yönelik çalışma yapılabilecek.</p>

<p>Sağlık mazereti kapsamında başvurup ataması gerçekleşmeyen öğretmenler için de belirli şartlarda Bakanlık tarafından ayrıca değerlendirme yapılabilecek. Can güvenliği mazereti nedeniyle ataması gerçekleşmeyenlerin ise öğretmen ihtiyacı bulunan başka bir eğitim kurumuna atanmasına ilişkin düzenleme bulunuyor.</p>

<p><img alt="Sınıf Öğretmen" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/sinif-ogretmen.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026/2 öğretmen il dışı yer değiştirmede dikkat edilmesi gerekenler</strong></h3>

<p>MEB duyurusunda yer değiştirme sürecinde bazı özel şartlara da yer verildi. Buna göre <strong>21 Eylül 2026 tarihi itibarıyla 65 yaşını dolduracak öğretmenlerin</strong> bu kapsamda iller arası mazerete bağlı yer değiştirme başvuruları kabul edilmeyecek.</p>

<p>Ayrıca sözleşmeli öğretmenlikte üç yıllık çalışma süresini 14 Eylül 2026'ya kadar tamamlayan ve kadroya geçen öğretmenlerin de gerekli MEBBİS güncellemelerinin başvuru süresi içinde yapılması halinde başvuru sürecine dahil olabileceği belirtildi.</p>

<p>MEB'in 2026/2 duyurusunda, daha önceki bazı yer değiştirme işlemleri nedeniyle başvuru yapamayacak öğretmen grupları da ayrıca sıralandı. Bu nedenle başvuru yapacak öğretmenlerin yalnızca takvimi değil, duyuruda belirtilen başvuru şartlarını ve mazeretlerine ilişkin belge koşullarını da kontrol etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/20262-ogretmen-il-disi-yer-degistirme-basvurulari-basladi-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/meb-den-ogretmenlere-zorunluluk-onluk-kilavuzu-yayimlandijpg.webp" type="image/jpeg" length="78179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve Kolombiya’dan işbirliği: İki mutabakat zaptı imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ve-kolombiyadan-isbirligi-iki-mutabakat-zapti-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-ve-kolombiyadan-isbirligi-iki-mutabakat-zapti-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve Kolombiya, kritik mineraller ve sivil nükleer işbirliği alanlarında iki mutabakat zaptı imzaladı. Taraflar ilişkilerin güçlendirilmesi mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong> ve <strong>Kolombiya</strong> arasında stratejik öneme sahip iki alanda yeni işbirliği adımı atıldı. Taraflar, kritik mineraller ile sivil nükleer işbirliğini kapsayan iki <strong>mutabakat</strong> zaptı imzaladı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kolombiya temasları kapsamında Barranquilla kentini ziyaret etti. Rubio, burada Kolombiya Dışişleri Bakanı Omar Bula Escobar ile bir araya geldi.</p>

<p>İki bakanın katıldığı imza töreninde Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella da yer aldı. Görüşmelerin ardından kritik <strong>mineraller</strong> ve<strong> sivil nükleer </strong>işbirliğine ilişkin anlaşmalar imzalandı.</p>

<h2><strong>İki ülke arasında yeni işbirliği alanları</strong></h2>

<p>İmzalanan mutabakatlarla, ABD ve Kolombiya’nın özellikle kritik öneme sahip doğal kaynaklar ile sivil nükleer teknoloji alanlarında birlikte çalışmasının önü açıldı.</p>

<p>Marco Rubio, törende yaptığı konuşmada <strong>Washington</strong> ile <strong>Bogota</strong> arasındaki ilişkilerin yeniden geliştirilmesi için önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Rubio, ABD ile Kolombiya arasındaki "doğal ilişkileri yeniden tesis etme ve yeni bir işbirliği aşamasına geçirme fırsatı" bulunduğunu söyledi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı, iki ülkenin önünde yapılması gereken çok sayıda çalışma bulunduğunu belirterek Kolombiya’nın son yıllarda karşı karşıya kaldığı sorunlara da değindi.</p>

<h3><strong>Rubio’dan Kolombiya yönetimine mesaj</strong></h3>

<p>Rubio, Kolombiya hükümetinin önceki dönemden devraldığı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. ABD’de kendi yönetimlerinin göreve geldiği dönemde benzer bir tabloyla karşılaştığını söyleyen Rubio, geçmiş döneme ilişkin eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Rubio, "Ne yazık ki bu hükümet bir dizi felaketler ve kötü kararlar devraldı ve biz de bir buçuk yıl önce iktidara geldiğimizde aynı şeyi hissediyorduk. Ama siz son dört yılın hatalarıyla yüzleşiyorsunuz ve bununla yüzleşmeniz gerekiyor" dedi.</p>

<p>Rubio’nun açıklamaları, ABD’nin Kolombiya ile ilişkilerinde yeni bir işbirliği sürecine ağırlık verme yaklaşımını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Espriella’dan ABD ile ilişkiler vurgusu</strong></h3>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı <strong>Abelardo de la Espriella</strong> ise iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel niteliğine dikkat çekti.</p>

<p>Espriella, ABD ile Kolombiya arasındaki yakınlığın geçmişte yaşanan kesintilere rağmen güçlü şekilde devam ettiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kolombiya Cumhurbaşkanı, "Dört yıl boyunca kesintiye uğramış olan tarihsel ve yakın ilişkimizi (yeniden) başlatıyoruz. Ancak bu ilişki, daha derinlerde, Kolombiya’nın temelinde her zaman vardı çünkü ABD bizim ortağımız olmuştur" diye aktardı.</p>

<p>Espriella, Washington ile Bogota’nın ortak hareket etmesinin ülkesine çeşitli alanlarda katkı sağlayacağını ifade etti. İki ülkenin işbirliğinin kalkınma, güvenlik ve ilerleme açısından önemli sonuçlar doğuracağını vurguladı.</p>

<p>Kritik mineraller ve sivil nükleer işbirliği kapsamında imzalanan mutabakatların, ABD ile Kolombiya arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde farklı alanlarda daha da geliştirilmesine zemin oluşturması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ve-kolombiyadan-isbirligi-iki-mutabakat-zapti-imzalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/abd-ve-kolombiya-kritik-mineraller-ve-sivil-nukleer-isbirligi-alanlarinda-mutabakat-zapti-imzaladi.png" type="image/jpeg" length="62273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir’de bugün konser var mı? 9 Eylül İzmir ücretsiz konser nerede, saat kaçta? Bugünkü etkinlik takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-bugun-konser-var-mi-9-eylul-izmir-ucretsiz-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-bugun-konser-var-mi-9-eylul-izmir-ucretsiz-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de bugün konser var mı, 9 Eylül 2026 İzmir etkinlikleri neler soruları, kentin kurtuluşunun 104. yıl dönümünde araştırılıyor. Gün boyunca yürüyüş, tören, süvari birliklerinin geçişi ve hava gösterisi düzenlenirken akşam saatlerinde fener alayı gerçekleştirilecek. Kutlamaların ardından ise İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenecek konser için müzikseverler Kültürpark’ta buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’in kurtuluşunun 104. yıl dönümü nedeniyle kentte 9 Eylül 2026 Çarşamba günü sabah saatlerinden geceye kadar uzanan geniş kapsamlı bir etkinlik programı uygulanıyor. <strong>İzmir 9 Eylül etkinlikleri</strong> kapsamında Zafer Yürüyüşü, resmi törenler, süvari birliklerinin yürüyüşü, SOLOTÜRK gösterisi ve Fener Alayı düzenlenecek.</p>

<p>Günün müzik programında ise farklı noktalarda askeri bando konserleri gerçekleştirilecek. Akşamın ilerleyen saatlerinde İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Çim Alan'da yapılacak konserle günün etkinlik programı devam edecek.</p>

<h2><strong>İzmir’de bugün kimin konseri var?</strong></h2>

<p><strong>9 Eylül 2026 Çarşamba günü İzmir’de ana konser programında Model sahne alacak.</strong> İzmir Enternasyonal Fuarı'nın Çim Konserleri kapsamında gerçekleştirilecek konser, saat <strong>21.30'da Kültürpark Çim Alan'da</strong> başlayacak.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanan programa göre Model, İzmir'in kurtuluşunun 104. yıl dönümü kapsamında düzenlenen gecenin konser bölümünde sahneye çıkacak. Çim Konserleri programında 9 Eylül için Model'in adı yer alırken konserlerin 21.30-23.00 saatleri arasında gerçekleştirileceği açıklandı.</p>

<h3><strong>9 Eylül İzmir konseri saat kaçta, nerede?</strong></h3>

<p><strong>Model konseri saat 21.30'da başlayacak.</strong> Konserin adresi ise <strong>Kültürpark Çim Alan</strong> olarak açıklandı.</p>

<p>Konser, 5-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 95. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın Çim Konserleri programı kapsamında gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 9 Eylül gecesindeki konserin Model tarafından verileceğini duyurdu.</p>

<p><img alt="Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Mor Ve Ötesi Konseriyle Sona Erdi7" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi7.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>9 Eylül İzmir konseri ücretsiz mi?</strong></h3>

<p><strong>İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamındaki Çim Konserleri ücretsiz olarak düzenleniyor.</strong> Ancak konser alanına ulaşmak isteyenlerin fuarın giriş koşullarını dikkate alması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin duyurusunda Çim Konserleri'nin ücretsiz olduğu, fuar giriş ücretlerinin ise ayrıca belirlendiği açıklandı.</p>

<h3><strong>İzmir’de bugün başka konser var mı?</strong></h3>

<p>9 Eylül kutlamaları kapsamında Model konserinin yanı sıra farklı noktalarda <strong>askeri bando konserleri</strong> de düzenlenecek.</p>

<p>Hava Eğitim Komutanlığı Bando Komutanlığı saat <strong>18.00'de Konak Atatürk Meydanı-Hükümet Konağı önünde</strong>, Donanma Komutan Yardımcılığı Bando Komutanlığı ise saat <strong>18.00'de Agora AVM'de</strong> konser verecek.</p>

<p>Ege Ordusu Bölge Bando Komutanlığı'nın konseri ise saat <strong>18.30'da Gaziemir Optimum AVM'de</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>9 Eylül İzmir Fener Alayı saat kaçta?</strong></h3>

<p>İzmir'in kurtuluş yıl dönümü programındaki <strong>Fener Alayı saat 20.15'te</strong> başlayacak. Kortej, <strong>Konak Pier'den</strong> hareket ederek Cumhuriyet Meydanı ve Gündoğdu Meydanı güzergahında ilerleyecek.</p>

<p>Fener Alayı'nın ardından gece programında Kültürpark'taki Model konseri gerçekleştirilecek. Böylece 9 Eylül kutlamalarının akşam bölümü müzik programıyla devam edecek.</p>

<h3><strong>SOLOTÜRK İzmir gösterisi saat kaçta?</strong></h3>

<p>9 Eylül İzmir kutlamalarının dikkat çeken etkinliklerinden <strong>SOLOTÜRK gösterisi saat 18.00-18.40 arasında Gündoğdu Meydanı'nda</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Gösteriden önce saat 17.00'de Cumhuriyet Meydanı'ndan hareket edecek süvari birlikleri, 1. Kordon üzerinden Gündoğdu Meydanı'na ilerleyecek.</p>

<p><img alt="TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası, 24 Eylül’de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Tiyatro Salonu’nda cazseverlerle buluşuyor. Cazın unutulmaz eserlerinin özgün düzenlemeleriyle sahneye taşınacağı konser, TRT Radyo-3’ten canlı yayınlanacak." class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/akm-trt.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>9 Eylül İzmir etkinlikleri saat saat</strong></h3>

<p>İzmir'in kurtuluşunun 104. yıl dönümü kapsamında hazırlanan ana programda gün boyunca farklı etkinlikler düzenlenecek:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Saat</th>
   <th>Etkinlik</th>
   <th>Yer</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>09.00</strong></td>
   <td>104. Yıl Zafer Yürüyüşü</td>
   <td>Basmane Karakolu önü – Cumhuriyet Meydanı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>10.00</strong></td>
   <td>Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu</td>
   <td>Cumhuriyet Meydanı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>10.30</strong></td>
   <td>Hükümet Konağı'na bayrak çekilmesi</td>
   <td>Konak Atatürk Meydanı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>11.15</strong></td>
   <td>104. Yıl Kutlama Töreni</td>
   <td>Cumhuriyet Meydanı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>17.00-17.30</strong></td>
   <td>Süvari birliklerinin yürüyüşü</td>
   <td>Cumhuriyet Meydanı – 1. Kordon – Gündoğdu</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>18.00-18.40</strong></td>
   <td>SOLOTÜRK gösterisi</td>
   <td>Gündoğdu Meydanı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>20.15</strong></td>
   <td>Fener Alayı</td>
   <td>Konak Pier – Cumhuriyet Meydanı – Gündoğdu</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>21.30</strong></td>
   <td><strong>Model konseri</strong></td>
   <td><strong>Kültürpark Çim Alan</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Programın ana etkinlikleri İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Valiliği tarafından 9 Eylül kutlamaları kapsamında hazırlandı.</p>

<h3><strong>9 Eylül'de İzmir'de ücretsiz etkinlikler neler?</strong></h3>

<p>Gün içerisinde yalnızca konser değil, halka açık çeşitli etkinlikler de gerçekleştirilecek. Zafer Yürüyüşü, SOLOTÜRK gösterisi ve Fener Alayı 9 Eylül programının öne çıkan etkinlikleri arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu'nda saat <strong>19.45'te Çok Güzel Hareketler 2 </strong>gösterisi de ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bunun yanında Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'nde (APİKAM) saat 18.00'de <strong>“İzmir'in Kurtuluş Bayramı”</strong>başlıklı söyleşi ve sergi programı düzenlenecek. Programda İzmir'in geçmiş yıllardaki 9 Eylül kutlamaları fotoğraf ve belgeler üzerinden anlatılacak.</p>

<h3><strong>9 Eylül İzmir etkinlikleri nerede?</strong></h3>

<p>İzmir'deki 9 Eylül etkinlikleri kentin farklı noktalarına yayılıyor. Zafer Yürüyüşü Basmane'den başlayıp Cumhuriyet Meydanı'na ulaşırken, resmi törenler Cumhuriyet Meydanı ve Konak Atatürk Meydanı'nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Akşam saatlerinde Gündoğdu Meydanı SOLOTÜRK gösterisine, Konak Pier ise Fener Alayı'nın başlangıcına ev sahipliği yapacak. Gecenin konser programı ise Kültürpark Çim Alan'da tamamlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-bugun-konser-var-mi-9-eylul-izmir-ucretsiz-konser</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/29-ekim-izmir-konser.webp" type="image/jpeg" length="84520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS 2026/2 tercihleri ne zaman yapılacak? KPSS 2026/2 memur alımı ne zaman? KPSS 2026/2 kılavuzu yayınlandı mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-20262-tercihleri-ne-zaman-yapilacak-kpss-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-20262-tercihleri-ne-zaman-yapilacak-kpss-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS 2026/2 merkezi atama süreci, kamu kurumlarında görev almak isteyen adayların gündeminde yer alıyor. Yılın ikinci merkezi yerleştirmesi için ÖSYM takviminde yer alan tarih belli olurken, adayların gözü şimdi tercih kılavuzuna çevrildi. Peki KPSS 2026/2 tercih kılavuzu yayınlandı mı, merkezi atama ne zaman başlayacak ve adaylar tercihlerini nasıl yapacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KPSS puanıyla kamu kurum ve kuruluşlarında görev almak isteyen adayların beklediği <strong>2026 yılının ikinci merkezi yerleştirme süreci</strong> için takvim netleşti. ÖSYM'nin 2026 yılı yerleştirme planında KPSS-2026/2 tercih dönemi için tarih belirlenirken, kadro ve pozisyonların ayrıntılarının yer alacağı tercih kılavuzu henüz yayımlanmadı.</p>

<p>ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'nde 2026 KPSS oturumlarına ilişkin işlemler devam ederken adaylar bir yandan sınav sonuçlarını bekliyor, diğer yandan yılın ikinci merkezi ataması için tercih sürecini takip ediyor. Özellikle lisans, ön lisans ve ortaöğretim düzeyindeki adaylar, <strong>KPSS 2026/2 tercihleri ne zaman başlayacak</strong> sorusunun yanıtını araştırıyor.</p>

<h2><strong>KPSS 2026/2 tercihleri ne zaman olacak?</strong></h2>

<p>ÖSYM'nin 2026 yılı yerleştirme takvimine göre <strong>KPSS-2026/2 tercihleri 17 Aralık 2026'da başlayacak ve 24 Aralık 2026'da sona erecek.</strong> Böylece yılın ikinci merkezi yerleştirmesi için adayların tercih işlemlerini gerçekleştireceği dönem kesinleşmiş oldu.</p>

<p>Tercih sürecinde adaylar, ÖSYM tarafından yayımlanacak kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonlar arasından puanları ve mezuniyet koşulları doğrultusunda seçim yapacak. Tercih işlemlerinin ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>KPSS 2026/2 tercih kılavuzu yayınlandı mı?</strong></h3>

<p><strong>KPSS 2026/2 tercih kılavuzu henüz yayımlanmadı.</strong> Dolayısıyla şu aşamada hangi kamu kurumunun kaç kişilik kadro açacağı, kadroların hangi illerde bulunacağı ve pozisyonlar için hangi nitelik kodlarının aranacağı kesinleşmiş değil.</p>

<p>Kılavuzun yayımlanmasıyla birlikte adayların tercih edebileceği kadro ve pozisyonlar ayrıntılı şekilde görülebilecek. Bu nedenle sosyal medya veya farklı internet sitelerinde yer alan tahmini kontenjanların resmi kadro sayısı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)-2" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></p>

<h3><strong>Merkezi atamada hangi kadrolar yer alacak?</strong></h3>

<p>KPSS merkezi yerleştirmelerinde kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonları için adaylardan tercih alınıyor. Ancak <strong>2026/2 döneminde hangi kurumların hangi unvanlarda personel talep edeceği henüz açıklanmış değil.</strong></p>

<p>Kılavuz yayımlandığında kurum, kadro unvanı, kontenjan, öğrenim düzeyi, mezuniyet alanı ve diğer özel şartlar adayların erişimine sunulacak. Adayların tercih listelerini oluştururken yalnızca KPSS puanına değil, ilgili kadronun nitelik şartlarına da dikkat etmesi gerekecek.</p>

<h3><strong>2026 KPSS sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>2026 KPSS'nin farklı öğrenim düzeylerine yönelik oturumları yıl içerisinde farklı tarihlerde gerçekleştiriliyor. Lisans düzeyindeki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu <strong>6 Eylül 2026'da</strong> yapıldı. Alan Bilgisi oturumları ise <strong>12-13 Eylül 2026 </strong>tarihlerinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>ÖSYM takvimine göre 2026-KPSS Lisans sonuçları <strong>7 Ekim 2026'da</strong> açıklanacak. Ön lisans sınavı <strong>4 Ekim 2026'da</strong>, ortaöğretim sınavı ise <strong>25 Ekim 2026'da</strong> uygulanacak. Bu sınavların sonuçları sırasıyla <strong>30 Ekim 2026</strong> ve <strong>19 Kasım 2026 </strong>tarihlerinde açıklanacak.</p>

<p>Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise <strong>1 Kasım 2026'da</strong> yapılacak ve sonuçları <strong>25 Kasım 2026'da</strong> ilan edilecek.</p>

<h3><strong>KPSS 2026/2 merkezi atama nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Merkezi yerleştirmede adaylar, ÖSYM tarafından yayımlanan tercih kılavuzundaki kadro ve pozisyonlar arasından tercihlerini belirliyor. Tercih sıralaması adayların yerleşme sürecinde önem taşıyor.</p>

<p>Adayların tercih yapabilmesi için öncelikle ilgili kadronun öğrenim ve nitelik koşullarını taşıması gerekiyor. Kılavuzda belirtilen şartları karşılamayan bir kadronun tercih edilmesi, aday açısından yerleştirme bakımından hak kaybına yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle kılavuz yayımlandığında yalnızca kadro sayısına değil, <strong>nitelik kodlarına, mezuniyet şartlarına ve özel koşullara</strong> da dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)-3" class="detail-photo img-fluid" height="351" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/d3834dd2-2acc-4b91-91c7-d9f8a9804ab1.png" width="536" /></p>

<h3><strong>KPSS 2026/2 kılavuzu ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından <strong>KPSS 2026/2 tercih kılavuzunun yayımlanacağı kesin gün henüz açıklanmadı.</strong> Ancak tercihlerin 17 Aralık'ta başlayacak olması nedeniyle kılavuzun tercih döneminden önce yayımlanması gerekiyor.</p>

<p>Kılavuz yayımlandığında adaylar; hangi kurumlarda kadro bulunduğunu, toplam kontenjanları, pozisyonların bulunduğu illeri, öğrenim düzeylerini ve başvuru için gerekli nitelikleri ayrıntılı olarak görebilecek.</p>

<p>ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'nde şu anda 2026 KPSS Lisans ve Alan Bilgisi oturumlarına ilişkin işlemler bulunuyor; 2026/2 merkezi yerleştirme kılavuzu ise henüz sistemde yer almıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KPSS 2026/2 merkezi atama takvimi</strong></h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>İşlem</th>
   <th>Tarih</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>KPSS-2026/2 tercih başlangıcı</td>
   <td><strong>17 Aralık 2026</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>KPSS-2026/2 tercih bitişi</td>
   <td><strong>24 Aralık 2026</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tercih kılavuzu</td>
   <td><strong>Henüz yayımlanmadı</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Adayların merkezi atama sürecinde ÖSYM tarafından yapılacak resmi duyuruları takip etmesi gerekiyor. Özellikle tercih kılavuzunun yayımlanmasıyla birlikte <strong>KPSS 2026/2 memur alımı kapsamında açılacak kadro ve pozisyonlar</strong> kesinlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-20262-tercihleri-ne-zaman-yapilacak-kpss-2026</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="80401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turgutluspor'da teknik direktörlüğe 22 yaşındaki Zeynep Mestan geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turgutlusporda-teknik-direktorluge-22-yasindaki-zeynep-mestan-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turgutlusporda-teknik-direktorluge-22-yasindaki-zeynep-mestan-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Süper Amatör Küme ekiplerinden Turgutluspor, yeni sezon öncesinde dikkat çeken bir transfere imza atarak teknik direktörlük koltuğuna 22 yaşındaki Zeynep Mestan’ı getirdi. Kulüp binasında düzenlenen törenle resmî sözleşmeyi imzalayan Mestan, kırmızı-siyahlı ekibin yeni dönemdeki teknik liderliğini üstlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Manisa’nın köklü temsilcilerinden Turgutluspor, yeni sezon yapılanması kapsamında sıra dışı ve yenilikçi bir kararla genç futbol insanı Zeynep Mestan ile el sıkıştı. Süper Amatör Küme’de mücadele eden kırmızı-siyahlı kulüp, genç teknik direktörle varılan anlaşmayı resmen duyurdu.</p>

<h2><strong>"Yeni yapılanmanın liderliğini üstlenecek"</strong></h2>

<p>Turgutluspor Kulübü'nden yapılan resmî bilgilendirmede, genç teknik direktöre duyulan güven vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kulübümüz, yeni sezon yapılanması ve hedefleri doğrultusunda teknik direktörlük görevi için Zeynep Mestan ile anlaşmaya varmış bulunmaktadır. Kulübümüzde başlatılan yeni oluşumun ve teknik yapılanmanın liderliğini üstlenecek olan Zeynep Mestan'a kırmızı-siyahlı armamız altında başarılar diler; bu yeni dönemin camiamız, kulübümüz ve tüm taraftarlarımız için hayırlı olmasını temenni ederiz."</i></p>
</blockquote>

<p>Kulüp tesislerinde gerçekleşen imza töreninde sözleşmeye imza atan Mestan, takımın başında ilk antrenman planlamalarına başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Zeynep Mestan kimdir?</strong></h3>

<p>Turgutluspor’un dümenine geçen Zeynep Mestan, 2004 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kayıtlarında faal futbolculuk geçmişi de bulunan Mestan’ın kariyeri Ege bölgesinin çeşitli kulüplerinde şekillendi.</p>

<p>Futbol yolculuğuna 2019 yılında Karşıyaka Beden Eğitimi ve Spor Eğitim Merkezi Spor altyapısında adım attı.</p>

<p>Kadın futbol liglerinde Konak Belediyespor, Bornova Hitab Spor, Soma Zafer Spor ve Gençlik ile Bornova Genç Yıldızlar Spor formalarını terletti.</p>

<p>TFF bilgi bankasında genç çalıştırıcının son lisanslı futbolcu kaydı Bornova Genç Yıldızlar Spor kulübünde yer alıyor.</p>

<p>Henüz 22 yaşında erkek futbolunda A takım seviyesinde teknik sorumluluk üstlenen Mestan, Türk amatör futbolunun en genç teknik direktörlerinden biri olarak tarihe geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turgutlusporda-teknik-direktorluge-22-yasindaki-zeynep-mestan-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/92eb0539-2e9e-460a-8710-d35a7ad457a0.webp" type="image/jpeg" length="83770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan dört bakanlığa "nafaka" çağrısı: "Verileri kamuoyuyla paylaşın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformundan-dort-bakanliga-nafaka-cagrisi-verileri-kamuoyuyla-paylasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformundan-dort-bakanliga-nafaka-cagrisi-verileri-kamuoyuyla-paylasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'ndaki süresiz yoksulluk nafakası düzenlemesini iptal etmesinin ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu , dört ayrı bakanlığa resmî bilgi edinme başvurusunda bulundu. Platform; nafaka ödeyen ve alan kişilerin sayısının, ödeme sürelerinin ve miktarlarının şeffaf biçimde açıklanmasını talep etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Meclis'e gelecek yeni düzenlemede hâkime süre takdiri yetkisi tanınacağını, ancak gerekirse yine süresiz nafak]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasına yönelik iptal kararı ve hükümetin yasal düzenleme hazırlıkları üzerine Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) harekete geçti. Platform; Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na eş zamanlı bilgi edinme başvurusu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuruda, Türkiye'de yoksulluk nafakasına ilişkin bütüncül bir veri tabanının tutulup tutulmadığı sorularak; nafaka alan ve ödeyen yurttaşların sayısı, bağlanan ortalama nafaka miktarları ve ödeme sürelerine dair somut istatistiklerin kamuoyuna ilan edilmesi istendi.</p>

<h2><strong>"Nafaka ayrıcalık değil, ekonomik güvencedir"</strong></h2>

<p>KCDP İstanbul Temsilcisi Avukat Cansu Albayrak, nafaka mekanizmasının boşanma sonrası ortaya çıkan derin ekonomik eşitsizliği dengelemeyi amaçlayan temel bir hak olduğunu vurguladı.</p>

<p>Evlilik süresince kadınların üstlendiği karşılıksız bakım emeği sebebiyle iş hayatından uzaklaşmak zorunda kaldığını veya gelir yaratma kapasitesinin zayıfladığını hatırlatan Albayrak, konunun yalnızca "kaç yıl ödenecek" tartışmasına indirgenemeyeceğini savundu.</p>

<h3><strong>"Kaç kişinin mağdur olduğunu gösteren bir tablo yok"</strong></h3>

<p>Kamuoyunda yürütülen "süresiz nafaka mağduriyeti" söylemlerinin resmi ve bilimsel verilerden yoksun olduğunu ifade eden Avukat Cansu Albayrak, bakanlıklara çağrıda bulunarak şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kaç kişinin gerçekten ne kadar süreyle, hangi miktarda nafaka ödediğini gösteren kapsamlı bir tabloyu kamuoyuna sunmadan bu tartışmayı sağlıklı yürütmek mümkün değildir. Bakanlıklara çağrımız nettir: Elinizdeki verileri kamuoyuyla paylaşın. Kaç kişi mağdur, hangi koşullarda mağdur, mevcut sistem hangi noktalarda aksıyor; bunları bilimsel verilerle ortaya koyalım."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Bakan Gürlek: "Hâkime takdir yetkisi verilecek, süresiz ihtimali korunacak"</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasal hazırlığı sürdürülen nafaka reformuna dair yaptığı son açıklamada süresiz nafaka uygulamasının mevcut haliyle "hakkaniyete ve vicdana aykırı" sonuçlar doğurabildiğini belirtmişti.</p>

<p>Üzerinde çalışılan taslak metinde mahkeme hâkimlerine geniş bir takdir yetkisi tanınacağını aktaran Bakan Gürlek; hâkimlerin tarafların yaş, ekonomik durum, evlilik süresi ve istihdam şartlarını gözeterek nafaka süresini sınırlandırabileceğini, fakat zaruri gördükleri özel durumlarda yine süresiz nafakaya hükmedebileceklerini bildirdi.</p>

<p>Söz konusu yasal düzenlemenin Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunularak yasalaşma sürecinin başlatılması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformundan-dort-bakanliga-nafaka-cagrisi-verileri-kamuoyuyla-paylasin</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kadin-orgutleri-12-yargi-paketine-karsi-20-kentte-eylemde.jpg" type="image/jpeg" length="42152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO, Türkiye’nin yerli insansız savaş uçağı tanıttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nato-turkiyenin-yerli-insansiz-savas-ucagi-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nato-turkiyenin-yerli-insansiz-savas-ucagi-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen insansız muharip hava aracı ANKA III’ü resmi sosyal medya hesaplarından "yeni nesil gizli İnsansız Muharip Hava Aracı" vurgusuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığı</strong>, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen <strong>insansız muharip hava aracı ANKA III’ü</strong> resmi sosyal medya hesaplarından paylaştı. İttifak, ANKA III’ü "yeni nesil gizli <strong>İnsansız Muharip Hava Aracı</strong> (UCAV)" olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="NATO, Türkiye’nin yerli insansız savaş uçağı tanıttı-1" class="detail-photo img-fluid" height="642" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/698fee14-0969-40e6-ba61-35b814248480-w.png" width="1200" /></p>

<h2><strong>"Uygulamada NATO 3.0: Türkiye'nin ANKA III'ü"</strong></h2>

<p>NATO tarafından yapılan paylaşımda, Ankara Zirvesi'nde alınan kararlar doğrultusunda Müttefik ülkelerin savunma sanayisi üretim kabiliyetlerini artırdığına ve Avrupa ile Kanada'daki müttefiklerin ortak güvenlik için daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Uygulamada NATO 3.0: Türkiye'nin ANKA III'ü. TUSAŞ tarafından geliştirilen yeni nesil gizli İnsansız Muharip Hava Aracı (UCAV). İşte NATO 3.0 budur. Bu, her zamankinden daha güçlü bir İttifak anlamına geliyor. NATO teslim eder."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="NATO, Türkiye’nin yerli insansız savaş uçağı tanıttı-2" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9f0b2c1c-24bd-4e1d-bd6d-f0ba4d7a5d35-w.png" width="1200" /></p>

<h3><strong>Düşük radar görünürlüğü ve ileri teknoloji</strong></h3>

<p>TUSAŞ imzası taşıyan ANKA III, "uçan kanat" yapısı ve radarda düşük görünürlük (stealth) özellikleri sayesinde yüksek hayatta kalma kabiliyetine sahip yeni nesil bir insansız muharip hava platformu olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nato-turkiyenin-yerli-insansiz-savas-ucagi-tanitti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/3047742f-8568-4f86-ac37-04402d37b4ee-w.png" type="image/jpeg" length="88661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: AfD’nin Almanya’daki yükselişi sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-afdnin-almanyadaki-yukselisi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-afdnin-almanyadaki-yukselisi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Saksonya-Anhalt seçimlerinde yüzde 43,8 oy alan AfD’nin başarısını “çok büyük bir başarı” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong>, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül’de gerçekleştirilen Eyalet Meclisi seçimlerinde <strong>Almanya için Alternatif Partisinin (AfD)</strong>, birinci parti olmasının ardından değerlendirmede bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda AfD’nin seçim performansını övdü ve partinin yükselişine dikkat çekti.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Trump’tan AfD’ye destek mesajı</strong></h2>
</section>

<p>Saksonya-Anhalt’taki seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Trump, AfD’yi Almanya’daki “popülist parti” olarak nitelendirdi.</p>

<p>AfD’nin seçimlerde elde ettiği sonucu “çok büyük bir başarı” olarak değerlendiren Trump, partinin yükselişinde göç politikalarının etkili olduğunu savundu.</p>

<p>Trump paylaşımında, “Nihayet, Almanya'ya büyük zarar veren o son derece berbat göçmenlik kurallarından ve düzenlemelerinden bıktılar” dedi.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca AfD’nin Almanya’da yükselişini sürdürdüğünü belirterek ülkenin mevcut göç politikalarına daha fazla tahammül göstermeyeceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>AfD yüzde 43,8 oyla birinci oldu</strong></h3>

<p>Saksonya-Anhalt’ta 6 Eylül’de düzenlenen <strong>Eyalet Meclisi </strong>seçimlerinde aşırı sağcı AfD, yüzde 43,8 oy alarak ilk sırada yer aldı.</p>

<p>AfD seçimleri kazanmasına rağmen tek başına hükümet kurabilmek için gerekli çoğunluğa ulaşamadı. Bu nedenle eyalette hükümetin hangi partilerin desteğiyle kurulacağı seçim sonrasında önemli bir gündem maddesi haline geldi.</p>

<p>Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise 2021’deki seçime kıyasla oy oranında 19,9 puanlık düşüş yaşayarak yüzde 17,2 ile ikinci parti oldu.</p>

<h3><strong>SPD üçüncü sırada yer aldı</strong></h3>

<p>Sosyal Demokrat Parti (SPD), bir önceki seçime göre oylarını 0,9 puan artırdı. Parti, yüzde 9,3 oy oranıyla Saksonya-Anhalt seçimlerinde üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış Partisi (BSW) </strong>ise yüzde 5,3 oy alarak Eyalet Meclisi’ne girmeye hak kazandı.</p>

<p>Seçim sonuçları, AfD’nin eyaletteki siyasi ağırlığını önemli ölçüde artırdığını gösterirken partinin tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamaması koalisyon seçeneklerini gündeme getirdi.</p>

<h3><strong>AfD ile koalisyon tartışması</strong></h3>

<p>Alman medyasında yer alan haberlere göre BSW dışındaki siyasi partiler, AfD ile hükümet kurmayı reddediyor.</p>

<p>Bu nedenle eyalette hükümetin kurulmasına ilişkin farklı senaryolar değerlendiriliyor. Bunlardan biri, BSW’nin AfD’yi hükümet dışında kalarak dışarıdan desteklediği bir yönetimin oluşturulması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Saksonya-Anhalt’ta seçimlerin ardından hükümetin nasıl şekilleneceği konusunda partiler arasındaki görüşmelerin belirleyici olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-afdnin-almanyadaki-yukselisi-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/trump-almanyada-afdnin-eyalet-secimindeki-zaferinin-cok-buyuk-bir-basari-oldugunu-belirtti.png" type="image/jpeg" length="47918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="52185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="29943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="45456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="60132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="44183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="92752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="99133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="90517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="85252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="44583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="88192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="77860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="78514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="41181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="26483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="69725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="83477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="82613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="47146"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
