<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 12:06:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Temelli'de helikopter kazasına ilişkin valilikten açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-temellide-helikopter-kazasina-iliskin-valilikten-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-temellide-helikopter-kazasina-iliskin-valilikten-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Sincan ilçesinde TUSAŞ tesislerinden kalkan R-44 tipi eğitim helikopterinin tarlaya düşmesi sonucu 2 personel yaralandı. Yaralılar kara ve hava ambulanslarıyla hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da TUSAŞ tesislerinden havalanan bir eğitim helikopteri, Sincan ilçesine bağlı Temelli Mahallesi yakınlarında araziye düştü. Kazada helikopterde bulunan 2 personel yaralandı.</p>

<h2><strong>Sincan Temelli mevkisinde yaşandı </strong></h2>

<p>Ankara-Eskişehir kara yolu Temelli mevkisindeki boş tarlaya henüz belirlenemeyen bir nedenle düşen helikopterin ardından bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Gelişmeye ilişkin <strong>Ankara Valiliği</strong> tarafından yapılan resmî açıklamada, kaza saatine ve personelin durumuna ilişkin şu bilgilere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün saat 10.02'de, Sincan ilçesine bağlı Temelli Mahallesi sınırları içerisinde TUSAŞ tesislerinden havalanan R-44 tipi eğitim helikopterinin düştüğü bilgisi alınmıştır.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İlk belirlemelere göre helikopterde bulunan iki personel kazadan yaralı olarak kurtarılmıştır. Olay yerindeki ilk müdahalelerinden sonra bir yaralı ambulansla diğer yaralı ise ambulans helikopterle hastaneye sevk edilmiştir.</i></p>

<p><i>Bölgeye sevk edilen İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gerekli güvenlik tedbirleri sağlanarak olay yeri emniyet altına alınmıştır. Kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik inceleme ve araştırma çalışmaları ilgili kurumlarca sürdürülmektedir."</i></p>
</blockquote>

<p>Kaza kırım ve inceleme ekiplerinin olay yerindeki çalışmaları devam etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-temellide-helikopter-kazasina-iliskin-valilikten-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-68692.png" type="image/jpeg" length="28440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege hububat ihracatçıları yılın ilk yarısını 554 milyon dolarla kapattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ege-hububat-ihracatcilari-yilin-ilk-yarisini-554-milyon-dolarla-kapatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ege-hububat-ihracatcilari-yilin-ilk-yarisini-554-milyon-dolarla-kapatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2026'nın ilk yarısında 554 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Birlik Başkanı Muhammet Öztürk, 1,4 milyar dolarlık yıl sonu hedefine ulaşacaklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ocak-haziran döneminde <strong>554 milyon dolarlık</strong> ihracat başarısına imza attı. 2025 yılını 1 milyar 185 milyon dolarlık dış satımla tamamlayan Birlik, yıl sonu hedeflerine doğru kararlılıkla ilerliyor.</p>

<h2><strong>Liderlik bitkisel yağlar ve kedi-köpek mamasında</strong></h2>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı <strong>Muhammet Öztürk</strong>, yılın ilk 6 ayında ürün grupları bazında elde edilen verileri paylaştı. Buna göre ihracatta en büyük payı <strong>245 milyon dolarla</strong> bitkisel yağlar grubu üstlendi.<strong>Küspe, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları</strong> 94 milyon dolarlık dış satıma ulaşan grupta değer bazında <strong>%29</strong>, miktar bazında ise <strong>%77</strong> oranında artış kaydedildi.</p>

<p>Türkiye’nin kedi ve köpek maması ihracatının <strong>%62’sini</strong> Birlik üyelerinin gerçekleştirdiğini vurgulayan Öztürk, ilk yarıda bu alanda <strong>45,5 milyon dolarlık</strong> satış yapıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Çikolatalı şekerlik ürünler </strong>yüzde 6’lık artışla <strong>55 milyon dolarlık</strong> ihracat hacmine ulaştı.</p>

<p>Yağlı tohumlar, hububattan mamul ürünler, gıda müstahzarları, hububat baharatları, değirmencilik ürünleri ve şekercilik mamullerinin de birliğin diğer kritik ihracat kalemleri arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>En çok ihracat yapılan ülke Cezayir oldu</strong></h2>

<p>2026 yılının ilk yarısında birliğin en fazla dış satım gerçekleştirdiği ülke <strong>63 milyon dolarla Cezayir</strong> oldu. Cezayir’i sırasıyla <strong>Libya, Suudi Arabistan, Rusya Federasyonu</strong> ve <strong>ABD</strong> takip etti.</p>

<p>Birlik üyelerinin Türkiye genelindeki liderliğine de dikkati çeken Öztürk; kedi-köpek maması, yaprak sarma, balık yemi, soya yağı, ekmeğe sürülen kakaolar ve ayçiçeği tohumu ihracatında Ege bölgesinin Türkiye birincisi olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yıl sonu hedefi 1,4 milyar dolar</strong></h2>

<p>Yılın ikinci yarısından itibaren dış satımda yeniden ivme kazanacaklarını belirten Birlik Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı için belirledikleri <strong>1,4 milyar dolarlık</strong> ihracat hedefine ulaşacaklarına inançlarının tam olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ege-hububat-ihracatcilari-yilin-ilk-yarisini-554-milyon-dolarla-kapatti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-86fd7759c64bffc334bb91fc8a6903ac.webp" type="image/jpeg" length="72871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 ilde FETÖ operasyonu: 51 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/22-ilde-feto-operasyonu-51-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/22-ilde-feto-operasyonu-51-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FETÖ'ye yönelik operasyonlar kapsamında 22 ilde düzenlenen baskınlarda 128 şüpheli gözaltına alındı. Adli işlemleri tamamlanan 51 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik Türkiye genelinde yeni operasyon gerçekleştirildi. 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 128 şüpheli yakalanırken, adli işlemleri tamamlanan 51 kişi tutuklandı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, operasyonların <strong>Jandarma Genel Komutanlığı </strong>Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>22 ilde FETÖ operasyonu düzenlendi</strong></h2>

<p>İl jandarma komutanlıkları tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında FETÖ'nün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik operasyonlar yapıldı.</p>

<p>Operasyonlarda yakalanan 128 şüphelinin gözaltına alındığı belirtilirken, şüphelilerin işlemlerinin ilgili birimler tarafından sürdürüldüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>51 şüpheli tutuklandı, 14 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi</strong></h3>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>nın açıklamasında, gözaltına alınan şüphelilerden 51'inin çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandığı bildirildi.</p>

<p>Ayrıca 14 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Şüphelilere yönelik suçlamalar açıklandı</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında yakalanan şüphelilerin, FETÖ'nün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, şüphelilerin örgüt içerisinde sorumlu kişilerle irtibatlı oldukları, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları ve sosyal medya üzerinden örgüt propagandası yaptıkları iddialarına yer verildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">22 ilde FETÖ'ye yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 128 şüpheli yakalandı.<br />
<br />
Şüphelilerden 51'i tutuklandı. 14'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet… <a href="https://t.co/8mgcBbdMO7" rel="nofollow">pic.twitter.com/8mgcBbdMO7</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2079838452430827864?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/22-ilde-feto-operasyonu-51-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fetoye-yonelik-22-ilde-duzenlenen-operasyonlarda-51-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="30436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM’den okul birincileri için kritik YKS 2026 uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osymden-okul-birincileri-icin-kritik-yks-2026-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osymden-okul-birincileri-icin-kritik-yks-2026-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026-YKS yerleştirme sürecinde okul birinciliği kontenjanından yararlanacak adaylar için bir uyarı yayımladı. AİS üzerindeki okul birinciliği bilgilerinde eksiklik olan adayların MEB e-Okul üzerinden düzeltme yaptırması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)</strong>, 2025-2026 eğitim ve öğretim yılında okul birincisi olan YKS adaylarını ilgilendiren hayati bir son dakika duyurusu yayımladı. ÖSYM'den yapılan açıklamada, <strong>okul birinciliği bilgilerinde eksiklik veya hata bulunan adayların bugün (22 Temmuz 2026) saat 16.00’ya kadar</strong> MEB e-Okul sisteminde gerekli düzeltmeleri yaptırmaları gerektiği bildirildi.</p>

<p>Peki, ÖSYM okul birinciliği bilgisi nasıl kontrol edilir? e-Okul düzeltme işlemleri nasıl yapılır? İşte 2026-YKS yerleştirme öncesi okul birincilerine yönelik duyurunun tüm detayları…</p>

<p><img alt="ÖSYM’den okul birincileri için kritik YKS 2026 uyarısı-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/2026-yks-ilk-oturumu-tamamlandi.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>Okul birinciliği verileri e-Okul’dan AİS sistemine aktarıldı</strong></h2>

<p>ÖSYM’nin resmî internet sitesi üzerinden yayımlanan duyuruya göre; ortaöğretim kurumlarının 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı okul birinciliği bilgileri, <strong>2026-YKS yerleştirme işlemlerinde kullanılmak üzere</strong> MEB e-Okul sisteminden <strong>16 Temmuz 2026</strong> tarihinde elektronik ortamda çekilerek ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi’ne (AİS) aktarıldı.</p>

<h3><strong>Bu süreden sonra düzeltme yapılamayacak</strong></h3>

<p>Adayların, AİS üzerindeki bilgilerini <strong>17-22 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında kontrol etmeleri gerektiği hatırlatılırken, hatalı veya eksik bilgiye sahip olan öğrenciler için uyarı yapıldı.</p>

<p>ÖSYM tarafından yapılan resmî açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote><i>"Okul birinciliği bilgisinde eksiklik veya hata olan adayların <strong>22 Temmuz 2026 saat 16.00'ya kadar</strong> MEB e-Okul sisteminde gereken düzeltmeleri yaptırmış olmaları gerekmektedir. Bu süre tamamlandıktan sonra okul birinciliği bilgisinde düzeltme, değişiklik yapılamayacaktır. Adayların bireysel olarak veya ortaöğretim kurumlarının doğrudan Başkanlığımıza yapacakları değişiklik, düzeltme talepleri kabul edilmeyecektir."</i></blockquote>

<p><img alt="YKS SONUÇLARI AÇIKLANDI! 2026 ÖSYM AİS YKS sonuç sorgulama | YKS tercih tarihleri ne zaman?-2-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/o-s-y-m1.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>ÖSYM okul birinciliği bilgisi nasıl kontrol edilir?</strong></h2>

<p>Okul birincisi olan YKS adaylarının yerleştirme hak kaybı yaşamamaları için izlemesi gereken adımlar şöyle:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>ÖSYM'nin resmî aday işlemleri sayfası olan <strong><code><a href="https://ais.osym.gov.tr" rel="nofollow">https://ais.osym.gov.tr</a></code></strong>adresine giriş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. Kimlik Numarası ve Aday Şifresi ile sisteme oturum açın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim bilgileri sekmesinden <strong>"Okul Birinciliği"</strong> durumunuzu kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bilgilerinde hata veya eksiklik tespit eden adayların, <strong>zaman kaybetmeden mezun oldukları liseyle iletişime geçerek</strong> işlemi e-Okul sistemi üzerinden saat 16.00'ya kadar güncelletmesi gerekmektedir.</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="YKS SONUÇLARI AÇIKLANDI! 2026 ÖSYM AİS YKS sonuç sorgulama | YKS tercih tarihleri ne zaman?-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-0df436c59274b80a6a436454eacc04d6.jpg" width="864" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osymden-okul-birincileri-icin-kritik-yks-2026-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" type="image/jpeg" length="12439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi: "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılamaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-noroloji-dernegi-baskani-prof-dr-murat-terzi-beyin-sagligi-sadece-bir-gune-sigdirilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-noroloji-dernegi-baskani-prof-dr-murat-terzi-beyin-sagligi-sadece-bir-gune-sigdirilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, 22 Temmuz Dünya Beyin Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, beyin sağlığını korumanın anne karnında başladığını ve düzenli uyku, Akdeniz tipi beslenme ile egzersiz alışkanlıklarının tüm yaşama yayılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Nöroloji Federasyonu (WFN) tarafından ilan edilen <strong>22 Temmuz Dünya Beyin Günü</strong> kapsamında açıklamalarda bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı <strong>Prof. Dr. Murat Terzi</strong>, beyin sağlığını koruma bilincinin anne karnından itibaren başlaması gerektiğini ve tüm yaşam geneline yayılmasının şart olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye genelindeki nöroloji klinikleri ve Türk Nöroloji Derneği aracılığıyla kapsamlı farkındalık çalışmaları yürüttüklerini belirten Terzi; beslenme alışkanlıklarından fiziksel aktiviteye, çevresel faktörlerden dijital maruziyete kadar beyin sağlığını doğrudan etkileyen uyarılarda bulundu.</p>

<p>Beyin dokusunu ve işlevlerini olumsuz etkileyen çok sayıda etken olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Terzi, öne çıkan risk faktörlerini çevre kirliliği, yoğun elektromanyetik alanlar, fazla tuz ve sigara tüketimi, obezite ile yanlış beslenme alışkanlıkları. alede veya önceki kuşaklarda Alzheimer, Multipl Skleroz (MS) ve Parkinson gibi nörolojik hastalık öyküsünün bulunmasıolarak sıraladı.</p>

<h2><strong>Sağlıklı beyin için hayatî tavsiyeler</strong></h2>

<p>Beyin gelişiminin doğum öncesi dönemde başladığına işaret eden Terzi, koruyucu yaşam alışkanlıklarına ilişkin şu önerilerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ne kadar iyi bir beynimiz varsa, gelecek beyinlerimiz ve geleceğimiz o kadar iyi olacaktır. O nedenle özellikle çevresel faktörleri ve günlük yaşam aktivitelerini önemsiyoruz. Akdeniz tipi mutfak alışkanlığınız olsun; tuzsuz, yağsız, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi önemsiyoruz.</i></p>

<p><i>Tuz tüketimini azaltmak, sigara ve alkol gibi beyin sağlığını olumsuz etkileyecek unsurlardan uzak durmak, özellikle gün içinde daha az ekran maruziyeti, en azından kapalı ortamlarda, akşam evimizde uyurken Wi-Fi, telefon gibi bu elektromanyetik alanlardan uzak durmak beyin sağlığı açısından önemli. Anne karnından itibaren bunlara dikkat etmek, bebek dünyaya geldikten sonra bunu önemseyerek devam ettirmek lazım."</i></p>
</blockquote>

<p>Fiziksel aktivitenin beyin damar tıkanıklıkları ve beyin kanaması gibi hayati riskleri belirgin oranda azalttığını ifade eden Prof. Dr. Terzi, haftada en az 2-3 gün düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmasını önerdi.</p>

<p>Ayrıca tansiyon ve diyabet gibi sistemik hastalıkların kontrol altında tutulmasının önemine değinen Terzi, vücuttaki diğer organların sağlığının da doğrudan beyin sağlığıyla bağlantılı olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Yaşlı nüfus artışına dikkat çekti </strong></h2>

<p>Demografik yapıda yaşlı nüfus oranının artmasıyla birlikte Alzheimer, demans, Parkinson ve MS gibi hastalıkların görünürlüğünün arttığını kaydeden Terzi, bu rahatsızlıkların zihinsel, bilişsel ve fiziksel engelliliğe yol açabileceğini aktardı. Toplumsal farkındalık arttıkça koruyucu tedavilerin daha etkin uygulanabileceğini söyleyen Terzi, tanı almış hastalar için de ilaç tedavisi, fizyoterapi ve diyet programlarının bir bütün olarak yürütüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Erken belirtilerde vakit kaybetmeden nörolojiye başvurun"</strong></h2>

<p>22 Temmuz'un farkındalık açısından sembolik bir eşik olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Murat Terzi, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım.</i></p>

<p><i>Onun için diyoruz ki beyin sağlığınızı önemsiyoruz. Beyin sağlığı oldukça önemli. Beyin sağlığı, diğer organlarımız için de gerekli. Onun için hastalarımız için vereceğimiz en doğru mesaj bu: Beynimize iyi bakalım. Bununla ilgili herhangi bir problem hissediyorsak; baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü, görme kaybı gibi şikayetler var ise nöroloji kliniklerine mutlaka gidilmelidir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-noroloji-dernegi-baskani-prof-dr-murat-terzi-beyin-sagligi-sadece-bir-gune-sigdirilamaz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-662346f74c2d9f507431487a010608b4.webp" type="image/jpeg" length="16376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'den Küba'ya "insani yardım" sevkiyatı: İlk uçak Miami'den havalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdden-kubaya-insani-yardim-sevkiyati-ilk-ucak-miamiden-havalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdden-kubaya-insani-yardim-sevkiyati-ilk-ucak-miamiden-havalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Küba'ya yönelik 100 milyon dolarlık insani yardım taahhüdü kapsamındaki 60 milyon dolar değerindeki ilk yardım uçağı Miami'den kalktı. Gıda ve hijyen kitlerinden oluşan yardımın kiliseler aracılığıyla dağıtılacağı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Küba halkına yönelik mayıs ayında duyurulan 100 milyon dolarlık insani yardım taahhüdü kapsamında hazırlanan ilk yardım paketinin Florida eyaletine bağlı Miami kentinden kalkan kargo uçağıyla yola çıktığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Yardımlar kiliseler aracılığıyla dağıtılacak</strong></h2>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada; gıda ve hijyen kitlerinden oluşan yardım malzemelerinin, ülkedeki yerel kiliseler aracılığıyla yaklaşık 700 Kübalı aileye ulaştırılacağı ifade edildi.</p>

<p>ABD basınında yer alan haberlere göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından duyurulan 100 milyon dolarlık paket çerçevesinde gerçekleştirilen ilk sevkiyatın piyasa değerinin <strong>60 milyon dolar</strong> olduğu kaydedildi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, mayıs ayındaki açıklamasında Küba halkına doğrudan insani yardım teklifinde bulunmuş; yardımın kabulü halinde Katolik Kilisesi ve bağımsız kuruluşlar koordinasyonunda dağıtılacağını ve Küba halkının yönetimsel başarısızlıklar nedeniyle acil yardıma muhtaç olduğunu savunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Küba'dan bölgesel kriz uyarısı </strong></h3>

<p>Söz konusu yardım sevkiyatının, Washington ile Havana yönetimleri arasındaki siyasi ve ekonomik baskıların arttığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>30 Ocak'ta</strong> ABD Başkanı Donald Trump, Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzaladı. Beyaz Saray, kararın ulusal güvenlik çıkarlarını koruma amacı taşıdığını belirtti. <strong>23 Haziran'da</strong> ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba ordusunun kontrolünde faaliyet gösteren ve ülke ekonomisinde kritik bir paya sahip olan GAESA adlı holding ile bağlantılı şirketlerin yaptırım listesine alındığını açıkladı. ABD’nin Küba’yı "çökmüş bir devlet" olarak nitelemesine karşılık veren Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD’nin askeri müdahale için gerekçe aradığını iddia ederek, olası bir müdahalede bölgesel bir kriz yaşanacağı uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdden-kubaya-insani-yardim-sevkiyati-ilk-ucak-miamiden-havalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-ace65b395544bbe3715812e7fc564f3b.jpg" type="image/jpeg" length="89243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dağ bisikletinde zorluklara karşı duran sporcu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dag-bisikletinde-zorluklara-karsi-duran-sporcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dag-bisikletinde-zorluklara-karsi-duran-sporcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık 30 antrenmanla hazırlanan dağ bisikletçimiz engellere karşı savaşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img align="right" alt="Srgrsfgb" class="detail-photo img-fluid" height="532" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/srgrsfgb.jpg" width="400" />Henüz 19 yaşında ve Hacettepe Üniversitesi BESYO’da 3’ncü sınıf öğrencisi.<br />
Herkesin zorlukları nedeniyle burun kıvırdığı Dağ Bisiklet Sporu ile 5 yıldan bu yana karşısına çıkan engelleri de aşmasını biliyor.<br />
Bu son 5 yıl içinde zor bir spor olan Dağ Bisikleti Balkan Şampiyonası'nda üçüncülüğü de mevcut.<br />
Bahsettiğimiz kişi MCT NOx MTB UCI Team sporcusu Çınar Serdaroğlu…<br />
Türkiye’de 15’den fazla şampiyonluğu bulunan genç dağ bisikletçisi başarılarını daha da büyütmeyi hedef aldı.<br />
Haftalık 30 saatini antrenmanlarda geçiren Çınar Serdaroğlu, hem Başkent Ankara’da hem de Türkiye’de başarılara imza atmak istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dağ (1)" class="detail-photo img-fluid" height="647" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dag-1.jpeg" width="599" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dag-bisikletinde-zorluklara-karsi-duran-sporcu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dag-2.jpeg" type="image/jpeg" length="96448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın Portakal'da Onur Ödülleri bu yıl Menderes Samancılar ve Tilbe Saran'a verilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-portakalda-onur-odulleri-bu-yil-menderes-samancilar-ve-tilbe-sarana-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-portakalda-onur-odulleri-bu-yil-menderes-samancilar-ve-tilbe-sarana-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Onur Ödülleri, Türk sinemasının usta oyuncusu Menderes Samancılar ile tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı Tilbe Saran'a verilecek. İki sanatçı ödüllerini 24 Ekim'de düzenlenecek açılış töreninde alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin en köklü sinema etkinliklerinden <strong>Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali</strong>, 24-31 Ekim tarihleri arasında 63'üncü kez sinemaseverlerle buluşacak. Festivalin bu yılki Onur Ödülleri, yarım asrı aşan sanat hayatıyla Türk sinemasının önemli oyuncularından <strong>Menderes Samancılar</strong> ile tiyatro, sinema, seslendirme ve eğitmenlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan <strong>Tilbe Saran</strong>a verilecek.</p>

<p>İki sanatçı, ödüllerini <strong>24 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek festivalin açılış töreninde</strong> alacak.</p>

<h2><strong>Altın Portakal'dan iki usta sanatçıya Onur Ödülü</strong></h2>

<p>Festival yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Menderes Samancılar ve Tilbe Saran'ın uzun yıllara yayılan sanat üretimleri, Türk sinema ve tiyatrosuna sundukları katkılar ve deneyimlerini yeni kuşak sanatçılara aktarmaları nedeniyle Onur Ödülü'ne layık görüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Menderes Samancılar 50 yılı aşkın süredir sinemada</strong></h3>

<p>Sanat hayatında 50 yılı geride bırakan Menderes Samancılar, bugüne kadar 100'ün üzerinde sinema filmi, televizyon dizisi ve dijital platform yapımında rol aldı. Türk sinemasının karakter oyuncuları arasında önemli bir yere sahip olan Samancılar, 1974 yılında Kelebek Gazetesi tarafından düzenlenen Foto Roman Kralı Yarışması'nda "Karakter Kralı" seçildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 07 22 11.32.42" class="detail-photo img-fluid" height="1392" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-22-113242.png" width="624" /></p>

<p>Oyuncu, sinemaya 1975 yılında Yılmaz Duru'nun yönettiği <strong>"İnce Memed Vuruldu"</strong> filmiyle adım attı.</p>

<p>Samancılar, kariyeri boyunca <strong>"Kara Çarşaflı Gelin", "Sis", "Zıkkımın Kökü", "Bereketli Topraklar Üzerinde", "Güneşi Gördüm", "Babamın Kanatları"</strong> ve <strong>"Kapı"</strong> gibi Türk sinemasında iz bırakan yapımlarda rol aldı.</p>

<h3><strong>Uluslararası yapımlarda da yer aldı</strong></h3>

<p>Menderes Samancılar, Türkiye'deki oyunculuk kariyerinin yanı sıra uluslararası yapımlarda da görev aldı. Oscar ödüllü yönetmen Claude Lelouch'un yanı sıra İran sinemasının önemli yönetmenleri Mohsen Makhmalbaf ve Bahman Ghobadi, Kürt-Fransız yönetmen Hiner Saleem ile İtalyan yönetmen Alberto Rondalli gibi isimlerle çalıştı.</p>

<p>Oyuncu, kariyeri boyunca çok sayıda ödülün de sahibi oldu. <strong>"Sis"</strong> filmiyle Antalya Altın Portakal'da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, <strong>"Zıkkımın Kökü"</strong> ile Adana Altın Koza'da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan Samancılar, <strong>"Babamın Kanatları"</strong> filmiyle de Antalya Altın Portakal, Adana Altın Koza, SİYAD ve Frankfurt Türk Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görüldü.</p>

<p>Samancılar ayrıca SİYAD Onur Ödülü, Frankfurt Türk Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülü ve Ankara Uluslararası Film Festivali Aziz Nesin Emek Ödülü'nü aldı.</p>

<h3><strong>Sinema kültürüne katkı sunmayı sürdürüyor</strong></h3>

<p>Oyunculuğunun yanı sıra sinema kültürünün gelişmesine yönelik çalışmalar da yürüten Samancılar, Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Yürütme Kurulu Başkanlığı görevini sürdürüyor.</p>

<p>Kuruluşunda öncü rol üstlendiği <strong>Şile Çocuk Yönetmenler Film Şenliği</strong> aracılığıyla çocukları ve genç sinemacıları sinemayla buluşturan sanatçı, şiir kitapları ve tiyatro çalışmalarıyla da üretimlerini farklı alanlarda sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 07 22 11.32.51" class="detail-photo img-fluid" height="1392" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-22-113251.png" width="808" /></p>

<h3><strong>Tilbe Saran'a tiyatro ve sinemadaki kariyeri için Onur Ödülü</strong></h3>

<p>Festivalin bir diğer Onur Ödülü sahibi Tilbe Saran ise tiyatro, sinema, seslendirme ve eğitmenlik alanlarındaki çalışmalarıyla Türk sahne sanatlarının öne çıkan isimleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Saran, kariyeri boyunca <strong>Kenter Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, İstanbul Şehir Tiyatroları, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu, Semaver Kumpanya, Tiyatro Pera ve Pürtelaş Tiyatro</strong> gibi topluluklarda 30'dan fazla oyunda sahne aldı.</p>

<p>Sanatçı ayrıca Genco Erkal yönetimindeki Dostlar Tiyatrosu'nun <strong>"Nâzım'a Armağan"</strong> projesinde de yer aldı.</p>

<h3><strong>Tilbe Saran'ın sinema kariyerinde dikkat çeken yapımlar</strong></h3>

<p>Saran, sinemada <strong>"Kırlangıç Fırtınası", "Kaç Para Kaç", "Korkuyorum Anne", "Beş Vakit", "Zenne", "Çekmeceler", "Yol Ayrımı", "Seni Buldum Ya"</strong> ve <strong>"Bergen"</strong> gibi filmlerdeki performanslarıyla dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçı, 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde <strong>"Zenne"</strong> filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.</p>

<h3><strong>Tiyatro sahnesinde çok sayıda ödül kazandı</strong></h3>

<p>Tilbe Saran, <strong>"Kral Lear", "Vanya Dayı", "Cesaret Ana", "Alacaklılar", "Tek Kişilik Şehir"</strong> ve <strong>"Abelard ve Heloise"</strong> gibi oyunlardaki performanslarıyla çok sayıda tiyatro ödülüne layık görüldü.</p>

<p>Saran'ın eğitim aldığı usta isimler arasında <strong>Yıldız Kenter, Haldun Dormen, Engin Uludağ ve Müjdat Gezen</strong>bulunuyor.</p>

<p>Oyuncular Sendikası'nın kuruluşundan itibaren aktif görev alan ve ikinci dönem genel sekreterliği görevini üstlenen Tilbe Saran, halen Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Sanatçı, 2016 yılından bu yana Muğla'nın Portakallık Köyü'nde bir ahırdan dönüştürdüğü atölyede düzenlediği eğitim ve paylaşım çalışmalarıyla farklı yaş ve meslek gruplarından insanları sanat etrafında buluşturuyor.</p>

<p><strong>63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Onur Ödülleri, 24 Ekim'deki açılış töreninde Menderes Samancılar ve Tilbe Saran'a takdim edilecek.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-portakalda-onur-odulleri-bu-yil-menderes-samancilar-ve-tilbe-sarana-verilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/0fd38c8e7192e4958de1ed995723245ecdb68e037404ac6cf2a53d02c13aad6f.jpg" type="image/jpeg" length="89383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çekirge artışı endişelendirdi: Uzmanlardan “Panik yapmayın” çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cekirge-artisi-endiselendirdi-uzmanlardan-panik-yapmayin-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cekirge-artisi-endiselendirdi-uzmanlardan-panik-yapmayin-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde başta İstanbul olmak üzere birçok ilde çekirgelerin daha sık görülmesi vatandaşları tedirgin etti. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ‘çekirge istilası’ iddialarını gündeme taşırken, 24 Saat Gazetesi’ne konuşan uzmanlar yaşanan artışın büyük ölçüde mevsim koşullarından kaynaklandığını belirterek, mevcut tabloyu ‘istilacı tür’ olarak değerlendirmenin doğru olmadığını ve panik oluşturacak bir durum bulunmadığını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde son günlerde çekirgelerin evlere kadar girmesi ve kent merkezlerinde daha sık görülmesi kamuoyunda endişeye neden oldu. Sosyal medyada peş peşe paylaşılan görüntüler kısa sürede geniş kitlelere ulaşırken, birçok kullanıcı yaşanan durumu ‘çekirge istilası’ olarak yorumladı.</p>

<p>Uzmanlar ise popülasyondaki artışın bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Artışın nedenine ilişkin farklı ihtimaller bulunsa da mevcut bulgular, sıcaklık ve yağış koşullarının çekirgelerin üreme sürecini hızlandırdığına işaret ediyor.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, çekirgelerin insan sağlığı açısından tehdit oluşturmadığını, doğadaki ekolojik dengenin önemli bir parçası olduğunu ve yetkisiz ilaçlama gibi müdahalelerin faydadan çok zarar getirebileceğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>“Mevcut tabloyu istila olarak değerlendirmek doğru olmaz”</strong></h2>

<p>Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan, son günlerde gözlenen popülasyon artışının tek başına ‘istila’ anlamına gelmediğini belirterek, “İnsanlar çekirgeleri görüyor, evlerine kadar girdiklerini söylüyor. Dolayısıyla popülasyonda bir artış olduğu gerçek. Ancak bunun nedenini doğru değerlendirmek gerekiyor. Bir görüş Balkanlar’dan göç ettikleri yönünde. Diğer görüş ise ülkemizde bulunan yerli türlerin sıcaklık ve yağış nedeniyle hızla çoğaldığı yönünde. Şu an elimizdeki veriler ikinci ihtimali daha güçlü gösteriyor. Bu nedenle mevcut tabloyu istilacı tür olarak değerlendirmek doğru olmaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çekirgelerin yaşam döngüsünün iklim koşullarından doğrudan etkilendiğini aktaran Özkan, bu yıl yaşanan hava şartlarının üremeyi hızlandırdığına dikkat çekerek, “Sıcaklık arttığında böceklerin gelişme süresi kısalıyor. Gelişme süresi kısaldıkça üreme hızları da artıyor. Bu yıl hem sıcaklıkların yüksek seyretmesi hem de yağışların uygun koşulları oluşturması nedeniyle popülasyonda artış yaşandı. Uygun çevre koşullarını bulan böcekler çok kısa sürede çoğalabiliyor” diye konuştu.</p>

<p>İstilacı tür kavramının bilimsel ölçütleri bulunduğunu hatırlatan Özkan, mevcut durumun bu kapsamda değerlendirilmesinin doğru olmayacağını vurgulayarak, “Bir canlının istilacı tür olarak değerlendirilebilmesi için bulunduğu bölgenin doğal faunasına ait olmaması, dışarıdan gelmesi ve ekonomik ya da ekolojik açıdan ciddi zarar oluşturması gerekir. Şu an elimizde bunu gösterecek herhangi bir veri bulunmuyor. O nedenle yaşanan artışı çekirge istilası olarak nitelendirmek bilimsel açıdan doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 22 At 11.22.29" class="detail-photo img-fluid" height="816" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-22-at-112229.jpeg" width="1224" /></p>

<h3><strong>“İnsan sağlığı açısından risk oluşturan bir durum söz konusu değil”</strong></h3>

<p>Vatandaşların paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum olmadığını ifade eden Özkan, çekirgelerin insan sağlığı açısından tehlike oluşturmadığını kaydederek, “Bu canlılar insanlara zarar veren ya da zehirli canlılar değil. Alışık olunmayan bir yoğunluk görüldüğü için insanlar doğal olarak endişeleniyor. Ancak insan sağlığı açısından risk oluşturan bir durum söz konusu değil. Bilgi kirliliği yerine bilimsel açıklamalara kulak verilmesi gerekiyor” dedi.</p>

<p>Çekirgelerin doğadaki besin zincirinin önemli halkalarından biri olduğunun altını çizen Özkan, ekolojik dengenin korunması gerektiğini belirterek, “Çekirgeler birçok kuş türü için önemli bir besin kaynağıdır. Doğada hiçbir canlı sebepsiz var olmaz. Her böceği zararlı olarak görüp ortadan kaldırmaya çalışırsanız bu kez biyolojik dengeyi bozarsınız. Doğa kendi dengesini büyük ölçüde kurabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Geçmişte yapılan yoğun ilaçlamaların olumsuz sonuçlar doğurduğunu anımsatan Özkan, yetkisiz müdahalelerden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, “Kahverengi kokarca ile mücadelede yoğun ilaçlamalar yapıldı ve bunun sonucunda arılar başta olmak üzere birçok faydalı canlı zarar gördü. Aynı hataları tekrar etmemeliyiz. Yetkili kurumlar zaten süreci takip ediyor. Vatandaşların paniğe kapılmasına gerek yok. Eve giren çekirgeleri öldürmek yerine dışarı bırakmaları bile yeterli olacaktır” uyarısında bulundu.</p>

<h3><strong>“Üreticilerden olağanüstü bir bildirim gelmedi”</strong></h3>

<p>Konuya ilişkin bir diğer değerlendirme de Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir’den geldi. İncefikir, son günlerde kamuoyunda oluşan endişenin tarımsal üretime yansıyan bir tablo oluşturmadığını belirterek, “Şu ana kadar üreticilerimizden ya da Ziraat Odalarından çekirgeler nedeniyle olağanüstü bir zarar yaşandığına ilişkin bize ulaşan herhangi bir bildirim olmadı. Eğer tarımsal üretimi etkileyecek boyutta bir sorun olsaydı bunu çok daha önce duyardık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çekirge görüldüğü her durumda tarımsal tehditten söz etmenin doğru olmayacağını vurgulayan İncefikir, “Toplumda çekirge denildiğinde bütün türlerin aynı olduğu düşünülüyor. Oysa doğada çok sayıda çekirge türü var ve bunların tamamı zararlı değil. Hatta bazı türler diğer zararlı böceklerle beslenerek doğal dengeye katkı sağlıyor. Bu nedenle her çekirgeyi tarım zararlısı olarak değerlendirmek doğru olmaz” diye konuştu.</p>

<p>Yetkili kurumların sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade eden İncefikir, gerekli görülmesi halinde müdahalenin gecikmeden yapılacağını kaydederek, “Tarım ve Orman Bakanlığının il ve ilçe teşkilatları sürekli arazi çalışmaları yürütüyor. Ekonomik zarar eşiğini aşan bir durum oluşması halinde gerekli mücadele yöntemleri zaten uygulanacaktır. Şu an için üreticileri paniğe sevk edecek bir tablo bulunduğunu söyleyemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Doğal yaşamın bir parçası”</strong></h3>

<p>Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkaya ise, bu yıl görülen çekirge yoğunluğunun iklim koşullarının etkisiyle ortaya çıkmış olabileceğini belirterek, “Son dönemde özellikle yağışların ardından oluşan nemli ortam ve yüksek sıcaklıklar birçok böcek türü için uygun üreme koşulları oluşturdu. Çekirgelerde görülen artışı da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kentleşmenin doğal yaşam alanlarını daraltmasının insanlarla yabani canlıların daha sık karşılaşmasına neden olduğunu vurgulayan Özkaya, “Eskiden kırsal alanlarda kalan birçok canlı artık şehirlerin çeperlerinde ya da yerleşim alanlarının hemen yakınında görülebiliyor. Bu nedenle insanlar geçmişe göre çekirgelerle daha fazla karşılaşıyor. Bu durum her zaman popülasyonda olağanüstü bir artış olduğu anlamına gelmeyebilir” diye konuştu.</p>

<p>Doğadaki canlı popülasyonlarının dönemsel olarak artış ve azalış gösterebildiğini ifade eden Özkaya, “Ekosistem kendi içinde sürekli bir denge kurmaya çalışır. Bazı yıllar belirli türlerde artış görülmesi doğanın olağan süreçlerinden biridir. Bu tür gelişmeleri değerlendirirken bilimsel verileri esas almak gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Bakanlık: Yerli tür, ekonomik zarar eşiği yok</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son günlerde görülen çekirgelerin Türkiye’de doğal olarak yaşayan bir çekirge türü olduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu türün istilacı olmadığı belirtilirken, tarımsal üretimde ekonomik zarara yol açacak bir yoğunluk tespit edilmediği ifade edildi. Bakanlığın 81 ilde yürüttüğü izleme ve saha inceleme çalışmaları kapsamında gelişmelerin yakından takip ettiği, mevcut verilere göre olağanüstü bir durumun bulunmadığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ateş Çatıkkaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cekirge-artisi-endiselendirdi-uzmanlardan-panik-yapmayin-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-22-at-112229-1.jpeg" type="image/jpeg" length="58552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan kredi kullananları ilgilendiren BSMV kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-kredi-kullananlari-ilgilendiren-bsmv-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-kredi-kullananlari-ilgilendiren-bsmv-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kredi sözleşmesinde BSMV ödemesinin tüketiciye ait olacağına dair açık hüküm bulunması halinde vergi kesintisinin haksız şart sayılamayacağına ve iade edilemeyeceğine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir tüketicinin kullandığı krediler nedeniyle kendisinden kesilen Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nin (BSMV) iadesi istemiyle açtığı davada önemli bir karara imza attı. Daire, kredi sözleşmesinde giderlerin tüketici tarafından ödeneceğine dair açık hüküm bulunması halinde BSMV kesintisinin haksız şart sayılamayacağına hükmederek, yerel mahkemenin iade kararını sonuca etkili olmamak üzere <strong>kanun yararına bozdu</strong>.</p>

<h2><strong>Süreç nasıl gelişti?</strong></h2>

<p>Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre bir tüketici, özel bir bankadan kullandığı 6 ayrı kredi kapsamında kendisinden tahsil edilen yaklaşık 5 bin liralık BSMV tutarının iadesi için icra takibi başlattı. Bankanın itirazı üzerine duran takibin devamı amacıyla tüketici dava açtı.</p>

<p>Davayı inceleyen <strong>Antalya 3. Tüketici Mahkemesi</strong>, bankanın itirazını haksız bularak icra takibinin devamına ve tutarın tüketiciye iadesine karar verdi.</p>

<p>Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay’a başvurdu.</p>

<h2><strong>Yargıtay: Sözleşmede açıkça yazıyorsa haksız şart sayılmaz</strong></h2>

<p>Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı'nın talebini kabul ederek yerel mahkemenin kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.</p>

<p>Kararda banka ve sigorta şirketlerinin yaptıkları işlemlerin BSMV'ye tabi olduğu hatırlatıldı.Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, tüketiciye önceden bildirilen ve müzakere edilen sözleşme şartlarının bağlayıcı olduğu vurgulandı. Dava konusu kredilerin kullanımı öncesinde imzalanan sözleşmede "tüketicinin vergileri ve giderleri ödeyeceğinin açıkça yer aldığı" tespit edildi. Bu doğrultuda BSMV'nin kredi kullanana yansıtılmasının mevzuata uygun olduğu belirtildi.</p>

<p>Gerekçeli kararda şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Taraflar arasındaki sözleşmelerde yer alan düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Resmi Gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-kredi-kullananlari-ilgilendiren-bsmv-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fotoramio-77.jpg" type="image/jpeg" length="83778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bill Gates ve vakıf yetkililerinin Epstein ile 30 kez görüştüğü ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bill-gates-ve-vakif-yetkililerinin-epstein-ile-30-kez-gorustugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bill-gates-ve-vakif-yetkililerinin-epstein-ile-30-kez-gorustugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bill & Melinda Gates Vakfının yürüttüğü bağımsız incelemede, Bill Gates ve vakıf yetkililerinin 2011-2014 yılları arasında cinsel suçlardan hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile yaklaşık 30 kez görüştüğü ortaya çıktı. Raporda yasa dışı bir faaliyete rastlanmadığı kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli hukuk firması WilmerHale'in yürüttüğü bağımsız incelemede, aralarında Bill Gates’in de yer aldığı çok sayıda Bill &amp; Melinda Gates Vakfı yetkilisinin, 2011-2014 yılları arasında Jeffrey Epstein ile yaklaşık <strong>30 kez görüştüğü</strong> belirlendi.</p>

<p>Bill &amp; Melinda Gates Vakfının talebi doğrultusunda WilmerHale tarafından hazırlanan ve yaklaşık beş ay süren inceleme kapsamında, aralarında Bill Gates’in de bulunduğu 50’den fazla mevcut ve eski vakıf çalışanıyla mülakat gerçekleştirildi, kapsamlı belge taraması yapıldı.</p>

<p>Açıklanan raporda, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunan Epstein ile temasların 2011 yılında başladığı belirtildi.</p>

<p>Görüşmelerin temelinde iki ana konunun yer aldığı aktarıldı.  Yüksek gelir grubundaki bağışçıların katkılarını küresel sağlık projelerine yönlendirmeyi amaçlayan bir fon kurulması fikri, Epstein’ın vakıf yönetimiyle tanıştırdığı ve daha sonra vakıftan çocuk felciyle mücadele kapsamında hibe alan sivil toplum kuruluşuyla ilişkiler konuşuldu</p>

<p>Raporda, 2011-2014 yıllarında Bill Gates’in de aralarında bulunduğu 10 vakıf yöneticisi ve çalışanının Epstein ile yaklaşık 30 toplantı gerçekleştirdiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantılardan birinin vakfın ana kampüsünde, bazılarının ise Epstein’ın Manhattan’daki konutunda yapıldığı bildirildi. Bunlar arasında Aralık 2014’te Epstein’ın New York'taki evinde Bill Gates, vakıf çalışanları ve potansiyel bağışçıların katılımıyla düzenlenen bir kahvaltı toplantısının da bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Yürütülen incelemede; bu temasların tamamen hayırseverlik ve bağış projeleri çerçevesinde şekillendiği, yasa dışı faaliyetlere dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı ve vakıf tarafından Epstein’a bir ödeme yapılmadığı vurgulandı.</p>

<p>Bill Gates’in, görüşmelerin başladığı 2011 yılında Epstein’ın daha önceden cinsel suçtan mahkûm edilmiş olmasının doğurabileceği itibar riskinin farkında olduğu; vakıf çalışanlarının da bu ilişkinin yaratacağı riskleri üst yönetime ve Gates’e defalarca ilettiği kaydedildi. İki vakıf çalışanının, Gates veya vakıf yönetimine bilgi vermeksizin Epstein ile hassas bilgileri ve elektronik posta yazışmalarını paylaştığı, bu durumun vakıf iç politikalarının açık bir ihlali olduğu tespit edildi.</p>

<h2><strong>Jeffrey Epstein olayının geçmişi</strong></h2>

<p>En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki çok sayıda kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturma suçlamalarıyla tutuklanan milyarder Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde ölü bulunmuştu.</p>

<p>Soruşturma dosyalarında siyaset, iş ve sanat dünyasından dünyaca ünlü isimlerin adı geçmiş; ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Adalet Bakanlığı yaptıkları incelemeler sonucunda, Epstein’ın hücresinde intihar ettiği yönünde resmi açıklama yapmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bill-gates-ve-vakif-yetkililerinin-epstein-ile-30-kez-gorustugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fotoramio-76.jpg" type="image/jpeg" length="46443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranı yüzde 73,9'a düştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imalat-sanayisinde-kapasite-kullanim-orani-yuzde-739a-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imalat-sanayisinde-kapasite-kullanim-orani-yuzde-739a-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapasite kullanım oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıkladığı temmuz ayı verilerine göre gerileme gösterdi. İmalat sanayisi kapasite kullanım oranı, mevsimsel etkilerden arındırılmamış verilerde yüzde 73,9, mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerde ise yüzde 73,8 olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin kapasite kullanım oranı verilerini yayımladı. İmalat sanayisinde faaliyet gösteren 1.985 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi'ne verdiği yanıtlar doğrultusunda hazırlanan sonuçlara göre, imalat sanayisi kapasite kullanım oranı hem mevsimsel etkilerden arındırılmış hem de arındırılmamış verilerde bir önceki aya göre düşüş gösterdi.</p>

<h2><strong>Kapasite kullanım oranı temmuz ayında geriledi</strong></h2>

<p>TCMB tarafından açıklanan verilere göre, imalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı, temmuz ayında önceki aya kıyasla 0,5 puan azaldı. Böylece oran yüzde 73,8 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı da temmuz ayında gerileme kaydetti. Haziran ayında yüzde 74,5 olarak açıklanan oran, temmuz döneminde 0,6 puan düşerek yüzde 73,9 seviyesine indi.</p>

<h3><strong>TCMB verilerine göre imalat sanayisinde son tablo</strong></h3>

<p>TCMB'nin yayımladığı verilere göre, temmuz ayı sonuçları İktisadi Yönelim Anketi kapsamında imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1.985 iş yerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda oluşturuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklanan verilere göre mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı yüzde 73,8 olurken, mevsimsel etkilerden arındırılmamış oran yüzde 73,9 olarak hesaplandı. Böylece her iki veri setinde de bir önceki aya göre gerileme kaydedildi.</p>

<h3><strong>2026 yılında kapasite kullanım oranının aylara göre seyri</strong></h3>

<p>TCMB'nin paylaştığı verilere göre mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı yılın ilk aylarında farklı seviyelerde gerçekleşti. Ocak ayında yüzde 74,1 olarak kaydedilen oran, şubat ayında yüzde 73,5'e, mart ayında ise yüzde 73,3'e geriledi.</p>

<p>Nisan ayında oran yüzde 73,8'e yükselirken, mayıs ayında yüzde 74,2 olarak hesaplandı. Haziran ayında yüzde 74,5 seviyesine çıkan kapasite kullanım oranı, temmuz ayında yeniden gerileyerek yüzde 73,9 oldu.</p>

<h3><strong>2025 ve 2026 verileri karşılaştırıldı</strong></h3>

<p>TCMB'nin yayımladığı tabloda 2025 ve 2026 yıllarına ait aylık kapasite kullanım oranı verileri de yer aldı.</p>

<p>Buna göre 2025 yılının ocak ayında kapasite kullanım oranı yüzde 74,6 seviyesinde bulunurken, aynı ayda 2026 yılı verisi yüzde 74,1 olarak kaydedildi. Şubat ayında oran 2025'te yüzde 74,5, 2026'da yüzde 73,5 oldu. Mart ayında 2025 yılı için yüzde 74,4, 2026 yılı için yüzde 73,3 seviyesi açıklandı.</p>

<p>Nisan ayında kapasite kullanım oranı 2025 yılında yüzde 74,3, 2026 yılında ise yüzde 73,8 olarak gerçekleşti. Mayıs ayında 2025 yılı verisi yüzde 75,0 olurken, 2026 yılında yüzde 74,2 olarak kaydedildi. Haziran ayında oran 2025 yılında yüzde 74,6, 2026 yılında yüzde 74,5 seviyesinde yer aldı. Temmuz ayında ise 2025 yılı için yüzde 74,2 olan kapasite kullanım oranı, 2026 yılında yüzde 73,9 olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>TCMB temmuz ayı kapasite kullanım oranı verilerini yayımladı</strong></h3>

<p>TCMB'nin temmuz ayına ilişkin açıkladığı kapasite kullanım oranı verileri, imalat sanayisinde hem mevsimsel etkilerden arındırılmış hem de arındırılmamış göstergelerde bir önceki aya göre gerilemeye işaret etti. İmalat sanayisinde faaliyet gösteren 1.985 iş yerinden elde edilen verilerle hazırlanan İktisadi Yönelim Anketi sonuçları doğrultusunda yayımlanan istatistiklerde, temmuz ayı itibarıyla mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı yüzde 73,9, mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ise yüzde 73,8 olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imalat-sanayisinde-kapasite-kullanim-orani-yuzde-739a-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/imalat-sanayisinde-kapasite-kullanim-orani-yuzde-739a-dustu.png" type="image/jpeg" length="83425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerli turistlerin harcaması arttı! TÜİK'ten ilk çeyrek turizm verileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yerli-turistlerin-harcamasi-artti-tuikten-ilk-ceyrek-turizm-verileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yerli-turistlerin-harcamasi-artti-tuikten-ilk-ceyrek-turizm-verileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK yurt içi turizm verilerine göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt içinde ikamet eden 11 milyon 520 bin kişi seyahate çıktı. Yurt içi turizm harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artarak 102 milyar 312 milyon 286 bin TL'ye yükselirken, toplam seyahat sayısı 14 milyon 168 bine ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ocak-mart dönemini kapsayan Hanehalkı Yurt İçi Turizm istatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre, yılın ilk çeyreğinde yurt içinde ikamet eden milyonlarca kişi seyahat gerçekleştirdi. Aynı dönemde yurt içi turizm harcamaları, seyahat sayısı, geceleme sayısı, seyahat amaçları ve konaklama tercihleri de belli oldu.</p>

<h2><strong>Yurt içi turizmde seyahat sayısı yüzde 12 arttı</strong></h2>

<p>TÜİK yurt içi turizm verilerine göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt içinde ikamet eden 11 milyon 520 bin kişi seyahate çıktı.</p>

<p>Ocak, şubat ve mart aylarını kapsayan dönemde bir ve daha fazla geceleme kaydıyla ülke içinde gerçekleştirilen toplam seyahat sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış göstererek 14 milyon 168 bine yükseldi.</p>

<p>Söz konusu dönemde seyahate çıkanlar toplam 73 milyon 622 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme süresi ise 5,2 gece olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yurt içi turizm harcamaları 102,3 milyar TL oldu</strong></h3>

<p>Yurt içi turizm harcamaları, 2026 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artış gösterdi.</p>

<p>Verilere göre yerli turistlerin yurt içinde gerçekleştirdiği toplam seyahat harcaması 102 milyar 312 milyon 286 bin TL olarak hesaplandı.</p>

<p>Toplam harcamaların 94 milyar 552 milyon 386 bin TL'sini kişisel harcamalar oluşturdu. Bu tutar toplam harcamaların yüzde 92,4'üne karşılık geldi. Paket tur harcamaları ise 7 milyar 759 milyon 900 bin TL ile toplamın yüzde 7,6'sını oluşturdu.</p>

<p>Açıklanan verilere göre seyahat başına yapılan ortalama harcama 7 bin 221 TL olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>Yeme içme harcamaları ilk sırada yer aldı</strong></h3>

<p>Yurt içi turizm harcamaları içinde en yüksek pay yeme ve içme harcamalarına ait oldu.</p>

<p>Harcama türleri incelendiğinde toplam seyahat harcamalarının yüzde 30,9'unu yeme ve içme harcamaları oluşturdu. Ulaştırma harcamaları yüzde 27,6 ile ikinci sırada yer alırken, giyecek ve hediyelik eşya harcamalarının payı yüzde 12,4 olarak kaydedildi.</p>

<p>Geçen yılın aynı dönemine göre yeme ve içme harcamalarında yüzde 29,1, ulaştırma harcamalarında yüzde 30,1 ve giyecek ile hediyelik eşya harcamalarında yüzde 62,2 artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Seyahatlerin büyük bölümü yakınları ziyaret amacıyla yapıldı</strong></h3>

<p>TÜİK yurt içi turizm istatistiklerine göre seyahate çıkış nedenleri arasında ilk sırayı yakınları ziyaret aldı.</p>

<p>Verilere göre seyahatlerin yüzde 68,1'i yakınları ziyaret amacıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Seyahat nedenleri arasında ikinci sırada yüzde 22,3 ile gezi, eğlence ve tatil yer aldı. Sağlık amacıyla yapılan seyahatler ise yüzde 4,1 ile üçüncü sırada bulundu.</p>

<h3><strong>Yerli turistler en çok arkadaş veya akraba evinde konakladı</strong></h3>

<p>Konaklama tercihleri incelendiğinde, yılın ilk çeyreğinde en fazla geceleme arkadaş veya akraba evlerinde yapıldı.</p>

<p>Bu dönemde arkadaş veya akraba evinde toplam 59 milyon 228 bin geceleme gerçekleşti.</p>

<p>Konaklama türleri arasında ikinci sırada 5 milyon 652 bin geceleme ile oteller yer aldı. Kendi evinde yapılan konaklamalar ise 5 milyon 461 bin geceleme ile üçüncü sırada kaydedildi.</p>

<p>TÜİK tarafından yayımlanan Hanehalkı Yurt İçi Turizm verileri, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt içinde gerçekleştirilen seyahatlerin sayısı, harcamaları, seyahat amaçları ve konaklama tercihlerine ilişkin güncel tabloyu ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yerli-turistlerin-harcamasi-artti-tuikten-ilk-ceyrek-turizm-verileri</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yerli-turistlerin-harcamasi-artti.png" type="image/jpeg" length="78708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası: Reel Kesim Güven Endeksi 101,2 seviyesine geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-reel-kesim-guven-endeksi-1012-seviyesine-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-reel-kesim-guven-endeksi-1012-seviyesine-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkez Bankası, temmuz ayına ilişkin Reel Kesim Güven Endeksi verilerini açıkladı. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, 0,8 puan azalarak 101,2 seviyesine geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB), imalat sanayisinde faaliyet gösteren işletmelerin beklentilerini yansıtan <strong>temmuz ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE)</strong> sonuçlarını yayımladı.</p>

<p>İktisadi Yönelim Anketi kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren 1985 iş yerinden alınan yanıtlar değerlendirilerek endeks verileri oluşturuldu.</p>

<h2><strong>Reel kesim güven endeksi temmuzda 101,2 seviyesine indi</strong></h2>

<p>TCMB verilerine göre, mevsimsellikten arındırılmış<strong> Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), </strong>temmuz ayında 0,8 puan azalarak 101,2 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Mevsimsellikten arındırılmamış RKGE ise aynı dönemde bir önceki aya göre 1,3 puan düşüş göstererek 102,2 seviyesine geriledi.</p>

<p>Endeksi oluşturan değerlendirmelerde bazı göstergeler yükseliş yönünde etkili olurken, bazı başlıklardaki gerilemeler endeksteki düşüşte belirleyici oldu.</p>

<h3><strong>İhracat ve üretim beklentileri endeksi destekledi</strong></h3>

<p>Anket sonuçlarına göre, gelecek üç aya ilişkin <strong>ihracat</strong> sipariş miktarı, toplam istihdam, üretim hacmi ve mevcut mamul mal stokuna yönelik değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkiledi.</p>

<p>Buna karşılık sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut toplam sipariş miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeks üzerinde aşağı yönlü etki oluşturdu.</p>

<h3><strong>İşletmelerin sipariş ve üretim değerlendirmeleri açıklandı</strong></h3>

<p>Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bildiren işletmelerin oranındaki yükselişin önceki aya göre güçlendiği görüldü.</p>

<p>İç piyasa sipariş miktarında ise azalış bildiren işletmelerin ağırlığının arttığı belirtildi. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğunu ifade edenlerin oranında da artış yaşandı.</p>

<p>Mevcut mamul mal stoklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğunu belirten işletmelerin oranındaki artış eğilimi ise önceki aya göre zayıfladı.</p>

<h3><strong>Gelecek dönem üretim ve istihdam beklentileri güçlendi</strong></h3>

<p>Gelecek üç aya ilişkin beklentilerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyen işletmelerin oranı yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İç piyasa siparişlerinde artış beklentisi ise önceki aya göre geriledi. Gelecek üç aydaki istihdam beklentilerinde artış yönlü görünüm güçlenirken, gelecek 12 aylık dönemde sabit sermaye yatırım harcamalarına yönelik olumlu beklentiler zayıfladı.</p>

<h3><strong>Yıllık üfe beklentisi yüzde 31,3 oldu</strong></h3>

<p>Anket sonuçlarına göre, ortalama birim maliyetlerde son üç ayda ve gelecek üç ayda artış bekleyen işletmelerin oranındaki yükseliş eğilimi önceki aya göre azaldı.</p>

<p>Gelecek üç aya ilişkin satış fiyatı artışı beklentilerinde de gerileme görüldü. Gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık <strong>Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) </strong>beklentisi ise bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 31,3 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>İşletmelerin üretimi kısıtlayan faktörleri belli oldu</strong></h3>

<p>Temmuz ayında ankete katılan işletmelerin yüzde 56,9'u üretimlerini kısıtlayan herhangi bir faktör bulunmadığını bildirdi.</p>

<p>Üretimlerini sınırlayan en önemli unsurun talep yetersizliği olduğunu belirten işletmelerin oranı ise yüzde 12,7 olarak kaydedildi.</p>

<p>Talep yetersizliğini mali imkansızlıklar, ham madde ve ekipman yetersizliği, iş gücü eksikliği ile diğer faktörler takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-reel-kesim-guven-endeksi-1012-seviyesine-geriledi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/reel-kesim-guven-endeksi-temmuzda-1012ye-geriledi.png" type="image/jpeg" length="49372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Temelli'de eğitim helikopteri düştü: 2 yaralı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-temellide-egitim-helikopteri-dustu-2-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-temellide-egitim-helikopteri-dustu-2-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Sincan ilçesine bağlı Temelli bölgesinde eğitim uçuşu yapan TUSAŞ'a ait Robinson R44 tipi helikopter düştü. Kazada 2 kişi yaralanırken, olay yerine sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın Sincan ilçesine bağlı Temelli bölgesinde eğitim uçuşu yapan TUSAŞ'a ait bir helikopter düştü. İlk belirlemelere göre kazada can kaybı yaşanmazken, helikopterde bulunan iki kişi yaralandı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, AFAD ve diğer acil müdahale ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kaza kırım ekipleri inceleme başlattı</strong></h2>

<p>Helikopterin düşüş nedeninin belirlenmesi amacıyla kaza kırım ekipleri bölgede inceleme başlattı. Kazaya ilişkin teknik değerlendirmelerin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Düşen helikopterin <strong>Robinson R44</strong> tipi olduğu öğrenildi. Söz konusu helikopterlerin, kamu personeline yönelik temel helikopter eğitimlerinde TUSAŞ Uçuş Okulu tarafından kullanıldığı kaydedildi.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-temellide-egitim-helikopteri-dustu-2-yarali</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1ab8451e-809d-49b9-a57f-9744a4b13d0c-w.png" type="image/jpeg" length="76601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 Temmuz 2026 Borsa İstanbul BIST 100 Endeksi güne yükselişle başladı! Sektör endekslerinde son durum ne?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/22-temmuz-2026-borsa-istanbul-bist-100-endeksi-gune-yukselisle-basladi-sektor-endekslerinde-son-durum-ne</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/22-temmuz-2026-borsa-istanbul-bist-100-endeksi-gune-yukselisle-basladi-sektor-endekslerinde-son-durum-ne" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul BIST 100 endeksi, haftanın üçüncü işlem gününe yüzde 0,26 yükselişle 14.010,38 puandan başladı. Borsa İstanbul'da bankacılık endeksi gerilerken holding endeksi değer kazandı. Sektör endeksleri arasında en yüksek artış inşaatta görülürken, en fazla düşüş menkul kıymet yatırım ortaklığı endeksinde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da işlem gören <strong>BIST 100 endeksi</strong>, haftanın üçüncü işlem gününe yükselişle başladı. Önceki işlem gününü düşüşle tamamlayan endeks, açılışta 36,25 puanlık artış kaydederek 14.010,38 puana yükseldi. Açılış verileriyle birlikte bankacılık ve holding endekslerinin performansı ile sektör endekslerindeki değişimler de belli oldu.</p>

<h2><strong>BIST 100 endeksi açılışta yükseldi</strong></h2>

<p>BIST 100 endeksi, güne önceki kapanışın 36,25 puan üzerinde başladı. Endeks, yüzde 0,26 değer kazanarak 14.010,38 puana ulaştı.</p>

<p>Bir önceki işlem gününde satış ağırlıklı bir görünüm sergileyen Borsa İstanbul, günü yüzde 0,69 değer kaybıyla 13.974,14 puandan tamamlamıştı. Yeni işlem gününün açılışında ise endeks yeniden 14 bin puan seviyesinin üzerine çıktı.</p>

<h3><strong>Borsa İstanbul'da bankacılık ve holding endekslerinin seyri belli oldu</strong></h3>

<p>Açılış verilerine göre Borsa İstanbul'nda bankacılık endeksi yüzde 0,05 oranında geriledi. Holding endeksi ise yüzde 0,17 yükseliş kaydetti.</p>

<p>Endekslerdeki değişimle birlikte yatırımcıların yakından takip ettiği sektör performansları da işlem gününün başlangıcında şekillendi.</p>

<h3><strong>Sektör endekslerinde en fazla yükseliş inşaatta görüldü</strong></h3>

<p>Sektör endeksleri arasında günün açılışında en yüksek artış yüzde 1,07 ile inşaat endeksinde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı verilere göre en fazla gerileyen sektör endeksi ise yüzde 1,34 düşüşle menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.</p>

<p>küresel piyasalarda bilanço sezonu takip ediliyor</p>

<p>Orta Doğu'da devam eden jeopolitik belirsizliklere rağmen hız kazanan bilanço sezonunda teknoloji şirketlerine yönelik iyimserliklerin küresel piyasalardaki toparlanmayı desteklediği belirtildi.</p>

<p>Küresel piyasalardaki gelişmeler, yeni işlem gününde yatırımcıların izlediği başlıklar arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>BIST 100 endeksinde takip edilecek veriler ve teknik seviyeler</strong></h3>

<p>Analistler, gün içerisinde yurt içinde reel kesim güven endeksi ile kapasite kullanım oranının takip edileceğini ifade etti. Yurt dışında ise ABD'de açıklanacak haftalık mortgage başvurularının izleneceği belirtildi.</p>

<p>Teknik açıdan değerlendirildiğinde, BIST 100 endeksi için 14.100 ve 14.200 puan seviyelerinin direnç, 13.900 ve 13.800 puan seviyelerinin ise destek konumunda bulunduğu kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/22-temmuz-2026-borsa-istanbul-bist-100-endeksi-gune-yukselisle-basladi-sektor-endekslerinde-son-durum-ne</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-9.jpg" type="image/jpeg" length="33424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Rubio'dan 'İran' mesajı: "Müzakerelerde ciddilerse biz de ciddiyiz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakani-rubiodan-iran-mesaji-muzakerelerde-ciddilerse-biz-de-ciddiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakani-rubiodan-iran-mesaji-muzakerelerde-ciddilerse-biz-de-ciddiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'ın İran krizi için diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü belirterek, "Eğer ciddilerse biz de ciddiyiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanı <strong>Marco Rubio</strong>, Washington'ın İran krizi için diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü ancak Tahran'ın müzakerelerde ciddi davranmadığını söyledi. Rubio, ABD'nin diplomasiye bağlılığını koruduğunu belirterek, İran'ın ciddi olması halinde Washington'ın da müzakerelere hazır olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Rubio: "Eğer ciddilerse biz de ciddiyiz"</strong></h2>

<p>Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında açıklamalarda bulunan Rubio, ABD'nin diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Rubio, "Şu anda yaşadığımız sorun, onların görüşmeler konusunda ciddi olmamaları. Eğer ciddilerse biz de ciddiyiz. Eğer değillerse, çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını korumak için gerekeni yapacağız" dedi.</p>

<h3><strong>ABD'den Hürmüz Boğazı mesajı</strong></h3>

<p>Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sağlamasına izin verilemeyeceğini savundu. Böyle bir durumun uluslararası deniz ticareti açısından tehlikeli bir emsal oluşturacağını belirten Rubio, Orta Doğu'da bir devletin uluslararası bir su yolunu kontrol ederek geçiş ücreti talep etmesinin ve ödeme yapılmadığında gemileri hedef almasının dünyanın başka bölgelerinde de benzer uygulamalara yol açabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>İran'la ateşkes için arabuluculuk girişimleri sürüyor</strong></h3>

<p>Diplomatik temaslar kapsamında İran ile ABD arasındaki geçici ateşkes anlaşmasının devam ettirilmesine yönelik arabuluculuk girişimleri de sürüyor.</p>

<p>Batı medyasına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran'ın haziran ayında ABD ile imzalanan geçici ateşkes anlaşmasını kurtarmak amacıyla arabulucular tarafından önerilen 10 günlük ateşkes teklifini pazartesi günü aldığını söyledi.</p>

<p>İran İçişleri Bakanı İskender Momeni de diplomatik temaslar kapsamında arabulucu ülkelerden Pakistan'ı ziyaret ederek İslamabad yönetiminden girişimlerini sürdürmesini istedi.</p>

<p>Ancak diplomatik çabalara rağmen bölgedeki çatışmaların devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>ABD'den İran'a 11'inci gece hava saldırısı</strong></h3>

<p>ABD Ordusu, İran'daki askeri hedeflere yönelik yeni hava saldırıları düzenledi. İran'ın yarı resmi haber ajansı, İran hava savunma sistemlerinin başkent Tahran üzerinde devreye girdiğini ve kentte sabaha karşı patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.</p>

<p>İran'ın resmi haber ajansı ise Çabahar ve Konarak kentlerinde patlamalar meydana geldiğini, ülkenin tek nükleer enerji santralinin bulunduğu Buşehr kentinde de iki patlama sesi duyulduğunu aktardı.</p>

<p>İran daha önce Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD askeri noktalarını hedef almıştı. Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine yönelik saldırı da uluslararası enerji piyasalarında endişeye neden olmuştu.</p>

<p>Tahran yönetimi ayrıca Bahreyn'de bölgesel veri merkezi bulunan Amazon'a ait altyapıyı vurduğunu öne sürdü. Amazon ise iddiaya ilişkin açıklama yapmadı.</p>

<h3><strong>Trump: 18 ABD askeri hayatını kaybetti</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, çatışmaların başlamasından bu yana 18 ABD askerinin hayatını kaybettiğini doğruladı.</p>

<p>Trump, hayatını kaybeden askerlerden dördünün son günlerde Ürdün ve Irak'taki ABD üslerine düzenlenen İran saldırılarında öldüğünü söyledi.</p>

<h3><strong>Husilerden Kızıldeniz'de deniz ablukası açıklaması</strong></h3>

<p>Yemen merkezli Husiler ise Suudi Arabistan'a yönelik olarak Kızıldeniz'de deniz ablukası uygulamaya başladıklarını duyurdu.</p>

<p>Husiler, denizcilik şirketlerine gönderdikleri uyarıda Suudi petrolünü yükleyen veya boşaltan tüm gemilerin hedef alınacağını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığını tehdit etmesi nedeniyle Kızıldeniz, son haftalarda Suudi petrolünün dünya piyasalarına ulaştırılmasında başlıca alternatif güzergâhlardan biri haline gelmişti.</p>

<p>Trump ise Husilerin şu ana kadar Babülmendep Boğazı'nı kapatmadığını belirterek, "Şu ana kadar böyle bir şey olmadı. Eğer böyle bir şey olursa, bununla biz ilgileniriz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakani-rubiodan-iran-mesaji-muzakerelerde-ciddilerse-biz-de-ciddiyiz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/460f889c-37ce-4442-936b-0f5922030020-1.png" type="image/jpeg" length="99023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’den Neil El Aynaoui hamlesi! N’Golo Kante’nin yerine Faslı yıldız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-neil-el-aynaoui-hamlesi-ngolo-kantenin-yerine-fasli-yildiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-neil-el-aynaoui-hamlesi-ngolo-kantenin-yerine-fasli-yildiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin, yüksek maliyeti nedeniyle N’Golo Kante ile yollarını ayırması halinde AS Roma forması giyen Neil El Aynaoui’yi kadrosuna katmak istediği öne sürüldü. Sarı-lacivertlilerin, 25 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusunu daha genç ve uzun vadeli bir seçenek olarak değerlendirdiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turu ilk maçında Gornik Zabrze’yi Anderson Talisca’nın golüyle 1-0 mağlup eden Fenerbahçe, bir yandan rövanş karşılaşmasına hazırlanırken diğer yandan transfer çalışmalarını sürdürüyor. Sarı-lacivertli ekibin orta saha için gündemine aldığı son ismin AS Roma’da forma giyen Neil El Aynaoui olduğu iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>FENERBAHÇE’DEN NEIL EL AYN_AOUI TRANSFERİ İÇİN SÜRPRİZ HAMLE</h2>

<p>Transfer Feed’de yer alan habere göre Fenerbahçe yönetimi, Fas Milli Takımı’nın da formasını giyen Neil El Aynaoui’yi transfer listesinin üst sıralarına aldı. Sarı-lacivertlilerin, oyuncunun kulübü AS Roma ile transfer şartlarını araştırdığı ileri sürüldü.<br />
Merkez orta saha bölgesinde görev yapan El Aynaoui, ihtiyaç halinde ön libero ve sekiz numara pozisyonlarında da oynayabiliyor. Fizik gücü, top kazanma becerisi ve iki yönlü oyunuyla öne çıkan Faslı futbolcunun Fenerbahçe’nin orta saha planlamasına uygun bir profil olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="Aynaoui 1" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/aynaoui-1.webp" width="1478" /></p>

<h3>N’GOLO KANTE İLE YOLLAR AYRILABİLİR</h3>

<p>Transfer iddiasının ayrıntılarında Fenerbahçe’nin, maaş maliyeti yüksek olan N’Golo Kante ile yollarını ayırmayı değerlendirdiği belirtildi. Fransız yıldızın takımdan ayrılması durumunda oluşacak bütçenin daha genç ve uzun vadeli bir orta saha oyuncusu için kullanılmasının planlandığı aktarıldı.<br />
Bu doğrultuda listenin ilk sıralarına Neil El Aynaoui’nin eklendiği öne sürüldü. Ancak Fenerbahçe veya AS Roma cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3>ROMA 2025 YILINDA KADROSUNA KATTI</h3>

<p>2 Temmuz 2001’de Fransa’nın Nancy kentinde dünyaya gelen Neil El Aynaoui, profesyonel kariyerinde Nancy ve Lens formaları giydi. Genç orta saha oyuncusu, 2025 yazında yaklaşık 23 milyon avroluk bonservis bedeliyle Lens’ten AS Roma’ya transfer oldu.<br />
İtalyan temsilcisiyle 30 Haziran 2030’a kadar sözleşmesi bulunan El Aynaoui’nin güncel piyasa değeri 23 milyon avro olarak gösteriliyor. Bu nedenle Fenerbahçe’nin olası transferde yüksek bir bonservis talebiyle karşılaşabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h3>NEIL EL AYN_AOUI’NİN GEÇEN SEZONKİ PERFORMANSI</h3>

<p>Neil El Aynaoui, geçen sezon AS Roma formasıyla tüm kulvarlarda 34 karşılaşmada görev aldı. Faslı orta saha oyuncusu bu mücadelelerde 2 gol ve 2 asistlik skor katkısı sağladı.<br />
25 yaşındaki futbolcu, Roma’da düzenli ilk 11 oyuncusu olmakta zorlanmasına rağmen Fas Milli Takımı’nda önemli bir rol üstlendi. Orta sahadaki enerjisi ve farklı pozisyonlarda görev yapabilmesi, Fenerbahçe’nin oyuncuya olan ilgisinin temel nedenleri arasında gösteriliyor.</p>

<h3>FENERBAHÇE NEIL EL AYN_AOUI TRANSFERİNDE ROMA’NIN KARARINI BEKLİYOR</h3>

<p>Fenerbahçe’nin Neil El <a href="https://ajansspor.com/haber/ngolo-kantenin-yerine-fasli-yildiz-neil-el-aynaoui-731076" rel="nofollow">Aynaoui</a> transferi için resmî adım atıp atmayacağı, N’Golo Kante’nin geleceği ve AS Roma’nın bonservis beklentisine göre netlik kazanacak. Sarı-lacivertli yönetimin, orta saha rotasyonunu gençleştirmek amacıyla Faslı futbolcunun durumunu yakından takip ettiği iddia ediliyor.<br />
Roma ile uzun süreli sözleşmesi bulunan El Aynaoui konusunda kiralama, satın alma opsiyonu veya bonservisli transfer seçeneklerinin gündeme gelebileceği belirtilirken, taraflardan şu ana kadar doğrulama gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-neil-el-aynaoui-hamlesi-ngolo-kantenin-yerine-fasli-yildiz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/aynaoui-2.webp" type="image/jpeg" length="89243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkında soruşturma açılmıştı: Diyanet'ten 'Halil Konakcı' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hakkinda-sorusturma-acilmisti-diyanetten-halil-konakci-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hakkinda-sorusturma-acilmisti-diyanetten-halil-konakci-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Hazırlar, vaiz Halil Konakcı hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla yürütülen soruşturmanın devam ettiğini açıkladı. Hazırlar, FETÖ'ye ilişkin soruya ise "İfsat hareketi diyoruz, örgütlü din istismarı diyoruz, örgütten darbeye diyoruz" yanıtını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı <strong>Hüseyin Hazırlar</strong>, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Hazırlar, vaiz <strong>Halil Konakcı </strong>hakkında "<strong>halkı kin ve düşmanlığa tahrik"</strong> suçlamasıyla yürütülen soruşturmanın sürdüğünü söyledi.</p>

<h2><strong>Halil Konakcı hakkındaki soruşturma sürüyor</strong></h2>

<p>CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'ın Halil Konakcı'ya ilişkin sorusunu yanıtlayan Hazırlar, <strong>"</strong>Halil Konakcı'yla alakalı soruşturma devam ediyor" dedi.</p>

<p>Hazırlar ayrıca, "<strong>Mehmet Ali Çavuşlu</strong>" isminde bir personellerinin bulunmadığını belirtti. Kamuoyunda <strong>"Cübbeli Ahmet" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün </strong>ise Diyanet personeli olmadığını söyledi.</p>

<p>Komisyonda manevi danışmanların eğitimlerine ilişkin de bilgi veren Hazırlar, danışmanların sertifikalı eğitim aldığını ifade etti.</p>

<p>Hazırlar, Diyanet personeline medya okuryazarlığı, dijital dünyanın çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri ile sağlıklı kimlik gelişimi gibi başlıklarda eğitim verildiğini aktardı.</p>

<h3><strong>"FETÖ ile mücadelede en etkin Diyanet olmalıydı"</strong></h3>

<p>Komisyon toplantısında FETÖ ile mücadele konusunda da değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>AKP Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Diyanet'in 15 Temmuz öncesinde FETÖ'ye karşı daha etkili bir din dili kullanması gerektiğini savundu.</p>

<p>Osmanlı döneminde devlete karşı çıkan dini gruplar için "mülhit" ve "zındık" gibi kavramların kullanıldığını belirten Öz, FETÖ için de toplumda karşılık bulacak dini bir tanımlama yapılmasının etkili olabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Terörist tipine uymuyor çünkü namaz kılıyor"</strong></h3>

<p>Öz, FETÖ mensuplarına yönelik "terörist" tanımlamasının toplumdaki algı açısından yeterli olmayabileceğini savundu.</p>

<p>Öz, "Terörist diyorsunuz, bu insanların kafasında teröristsin bir tipi var, o tipe uymuyor çünkü adam namaz kılıyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Diyanet'ten 'FETÖ' yanıtı: "İfsat hareketi diyoruz"</strong></h3>

<p>Mehmet Emin Öz'ün değerlendirmesine yanıt veren Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar, kurumun FETÖ'ye ilişkin kullandığı ifadeleri anlattı.</p>

<p>Hazırlar, <strong>"Biz ifsat hareketi diyoruz, örgütlü din istismarı diyoruz, örgütten darbeye diyoruz"</strong> dedi.</p>

<p>Hazırlar, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın FETÖ konusunda daha önce de açıklamalarda bulunduğunu belirterek, kurumun bu konudaki söylemini sürdürdüğünü ifade etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hakkinda-sorusturma-acilmisti-diyanetten-halil-konakci-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ab6997f1-eede-4a33-b22d-86fd58e8888b.webp" type="image/jpeg" length="43905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Demokrat Partisi'nden yeni parti açıklaması sonrası Özgür Özel'e destek: "Boş şans Özgür!"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-demokrat-partisinden-yeni-parti-aciklamasi-sonrasi-ozgur-ozele-destek-bos-sans-ozgur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-demokrat-partisinden-yeni-parti-aciklamasi-sonrasi-ozgur-ozele-destek-bos-sans-ozgur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu'nun merkez sol grubu Avrupa Demokrat Partisi, çok sayıda milletvekiliyle birlikte CHP'den ayrılarak yeni parti kuracağını açıklayan Özgür Özel için destek mesajı yayımladı. Mesajda, yaşanan süreç "dramatik bir adım" olarak nitelendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Birliği'nin (AB) yasama organı Avrupa Parlamentosu'nun (AP) sosyal demokrat grubu Avrupa Demokrat Partisi, CHP'den ayrılarak yeni bir parti kuracağını duyuran Özgür Özel'e destek mesajı yayımladı.</p>

<h2><strong>"Tarih kimin nerede durduğunu unutmayacaktır"</strong></h2>

<p>Avrupa Demokrat Partisi’nin resmî X hesabından yapılan paylaşımda, "Bol şans, Özgür" ifadesinin yer aldığı bir görsel kullanıldı. Yayımlanan mesajda şu ifadeler yer aldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Tarih kimin nerede durduğunu unutmayacaktır. Bu yeni başlangıcın, Türkiye'nin Erdoğan'ın özgürlükler üzerindeki amansız baskısıyla ve demokrasi yerine kişisel iktidarı seçen ürkek ve korkak liderlerin suç ortaklığıyla damgalanan karanlık bir dönemden çıkmasına yardımcı olmasını dileriz."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"Ağır saldırının ardından gelen dramatik bir adım"</strong></h2>

<p>Açıklamanın devamında, Türkiye'deki siyasi gelişmelere ve CHP içerisinde yaşanan sürece değinilerek şu değerlendirmelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Özgür Özel, CHP'ye veda etti ve milletvekili grubunun çoğunluğuyla birlikte yeni bir siyasi partinin kurulduğunu duyurdu. Bu dramatik adım, CHP'nin seçilmiş yönetiminin yargı yoluyla görevden alınmasının, demokratik çoğulculuğa ve halihazırda Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla hedef alınan muhalefete yönelik bir başka ağır saldırının ardından geldi."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-demokrat-partisinden-yeni-parti-aciklamasi-sonrasi-ozgur-ozele-destek-bos-sans-ozgur</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fotoramio-75.jpg" type="image/jpeg" length="78778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="66418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="73391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="31541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="27412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="43570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="49140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="29173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="11258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="96939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="42528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="55361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="27089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="52598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="11695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="18142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="76989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="33392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="47473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="24753"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
