<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 14:21:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş CHP'nin 103. yıl resepsiyonu için kararını verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-chpnin-103-yil-resepsiyonu-icin-kararini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-chpnin-103-yil-resepsiyonu-icin-kararini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 103'üncü kuruluş yıl dönümü kapsamında yarın CHP Genel Merkezi’nde düzenlenecek 9 Eylül Resepsiyonu ve kutlama programlarına katılmayacak. Belediye kaynakları, Yavaş’ın kararına ilişkin "Mevcut pozisyonunu muhafaza ediyor. Taraf olmayacak" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü vesilesiyle 9 Eylül Çarşamba günü Ankara’da bir dizi anma ve kutlama etkinliği organize edildi. Program, sabah saatlerinde Anıtkabir ziyareti ve çelenk sunma töreniyle başlayacak; akşam saat 19.00’da ise parti genel merkezinde geleneksel 9 Eylül Resepsiyonu gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Resepsiyonda yer almayacak</strong></h3>

<p>ANKA Haber Ajansı'ndan İleyda Özmen'in aktardığına göre, başkentin belediye başkanı Mansur Yavaş, hem gündüz düzenlenecek Anıtkabir programında hem de akşam genel merkezde verilecek resepsiyonda yer almayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın gerekçesine ilişkin değerlendirmede bulunan ABB kaynakları, Yavaş’ın son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler karşısında tarafsız duruşunu sürdürme kararlılığında olduğunu belirterek, <i>"Mevcut pozisyonunu muhafaza ediyor. Taraf olmayacak"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>CHP ile YENİ Parti arasındaki denge siyaseti</strong></h3>

<p>Mansur Yavaş, daha önce CHP Genel Merkezi'ne yönelik mutlak butlan kararına tepki göstermiş ve Özgür Özel'in bu karara itiraz amacıyla Güvenpark’ta düzenlediği bayramlaşma buluşmasına katılarak dayanışma mesajı vermişti.</p>

<p>Buna karşın Yavaş, geride kalan süreçte CHP ile YENİ Parti ekseninde cereyan eden saflaşmada herhangi bir siyasi tercihte bulunmayarak tarafsız çizgisini korudu. Nitekim dün gerçekleşen Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi başkanvekilliği seçiminde de CHP ve YENİ Parti meclis grupları ortak hareket ederek iş birliğini sürdürmüştü.</p>

<p>Yavaş’ın 9 Eylül kutlamalarına katılmama kararı, başkent siyasetinde iki yapı arasında dengede durma ve kurumsal mesafesini koruma stratejisinin bir yansıması olarak yorumlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-chpnin-103-yil-resepsiyonu-icin-kararini-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mansur-yavastan-huseyin-can-gunere-destek.png" type="image/jpeg" length="74348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuk Mızraklı 7 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-mizrakli-yaklasik-7-yil-sonra-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-mizrakli-yaklasik-7-yil-sonra-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Edirne Cezaevi önünde eşi Zeynep Mızraklı ve DEM Parti heyeti tarafından karşılanan Mızraklı’nın ilk olarak İstanbul’a, ardından Diyarbakır’a gitmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı <strong>Selçuk Mızraklı</strong>, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğunun ardından Edirne Cezaevi’nden tahliye edildi. Mızraklı’yı cezaevi çıkışında eşi <strong>Zeynep Mızraklı ile DEM Parti heyeti karşıladı.</strong></p>

<h2><strong>DEM Parti Heyeti cezaevi önünde karşıladı</strong></h2>

<p>Selçuk Mızraklı’nın tahliyesi için Edirne Cezaevi önünde DEM Parti heyeti de hazır bulundu.</p>

<p>Heyette DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar yer aldı.</p>

<h3><strong>İlk durak İstanbul olacak</strong></h3>

<p>Cezaevinden tahliye edilen Mızraklı’nın ilk olarak İstanbul’a gitmesi bekleniyor.</p>

<p>Mızraklı’nın İstanbul’da yazar İsmail Beşikçi’yi ziyaret edeceği ve Sırrı Süreyya Önder’in mezarına gideceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Ardından Diyarbakır’a gidecek</strong></h3>

<p>Mızraklı’nın İstanbul programının ardından Diyarbakır’a geçeceği kaydedildi.</p>

<p>Diyarbakır’da ilk olarak annesi ve babasının mezarlarını ziyaret etmesi beklenen Mızraklı’nın daha sonra Mehdi Zana, Tahir Demirtaş, Tahir Elçi, Mehmed Uzun ve İlhan Diken’in mezarlarını ziyaret edeceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Selçuk Mızraklı, 2019 yerel seçimlerinde HDP’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mızraklı, İçişleri Bakanlığı tarafından <strong>19 Ağustos 2019’da</strong> görevden alınmış ve aynı gün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanmıştı.</p>

<h3><strong>Son 5 yılını Demirtaş ile aynı koğuşta geçirdi</strong></h3>

<p>Mızraklı, cezaevindeki son 5 yılını eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşta geçirdi.</p>

<p>Mızraklı’nın tahliye edileceğini daha önce Demirtaş da kamuoyuna duyurmuştu.</p>

<h3><strong>Demirtaş tahliyeyi önceden duyurmuştu</strong></h3>

<p>Selahattin Demirtaş, QAD-Barış Meydanı için kaleme aldığı yazısında Mızraklı’nın tahliyesine ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>“Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti. Salı sabahı buradan çıkacak, akşamına da Diyarbakır Havaalanında olacak. Artık size emanettir.”</p>

<p>Mızraklı’nın tahliyesinin ardından İstanbul ve Diyarbakır’da gerçekleştireceği ziyaretlerin programı da belli oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-mizrakli-yaklasik-7-yil-sonra-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-44.jpeg" type="image/jpeg" length="88421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Başbakanı Üstel gemi kazası gündemiyle Ankara'da]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-ustel-gemi-kazasi-gundemiyle-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-ustel-gemi-kazasi-gundemiyle-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen trajik gemi kazasının ardından arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarını koordine etmek üzere Ankara’da üst düzey temaslarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KKTC Başbakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre Başbakan Ünal Üstel, beraberindeki KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ile birlikte Girne açıklarında yaşanan deniz kazasının ardından yürütülen adli, teknik ve askeri çalışmaları değerlendirmek üzere başkent Ankara'ya çıkarma yaptı.</p>

<h3><strong>Askeri ve adli erkanla arka arkaya temaslar</strong></h3>

<p>Ankara temasları kapsamında Başbakan Üstel, Türkiye’nin adli ve askeri karar vericileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Üstel ve heyeti; Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile görüşerek kazanın soruşturma boyutu ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri unsurlarının bölgede yürüttüğü teknik faaliyetleri ele aldı.</p>

<p>Başbakan Ünal Üstel, Ankara temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında düzenlenen üst düzey değerlendirme toplantısına katılıyor.</p>

<p>Denizde kaybolan kişilere en kısa sürede ulaşılabilmesi için devam eden çalışmalara katkı sunacak yeni teknik kapasiteler, ileri su altı teknolojileri ve süreci hızlandıracak alternatif arama yöntemleri masaya yatırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazaya karışarak batan geminin enkazının yüzeye çıkarılmasına yönelik mühendislik imkanları, teknik kabiliyetler ve atılabilecek yeni operasyonel adımlar değerlendirilecek.</p>

<h3><strong>Üstel: "Önceliğimiz kayıp insanlarımıza ulaşmak"</strong></h3>

<p>Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, hükümetin bir numaralı önceliğinin kayıp şahıslara hızla ulaşmak olduğunu vurguladı.</p>

<p>Üstel, kazanın ilk anından itibaren Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir dayanışma ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini belirterek; mevcut imkanların tahkim edilmesi, arama tarama sahasına her türlü ilave lojistik ve teknik kapasitenin entegre edilmesi yönündeki kararlılıklarını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-ustel-gemi-kazasi-gundemiyle-ankarada</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/girne-deki-gemi-faciasinda-dorduncu-gun-son-durum-ne.jpg" type="image/jpeg" length="99778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin ve teknoloji hisseleri ayrışıyor: Altınla ilişkisinde 9 yılın zirvesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-ve-teknoloji-hisseleri-ayrisiyor-altinla-iliskisinde-9-yilin-zirvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-ve-teknoloji-hisseleri-ayrisiyor-altinla-iliskisinde-9-yilin-zirvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin ile altın arasındaki korelasyon dokuz yıllık karşılaştırılabilir verilerde en yüksek seviyeye ulaştı. Bitcoin'in Nasdaq ile ilişkisi ise son bir yılın en düşük düzeyine geriledi. Veriler, Bitcoin'in teknoloji hisselerinden ayrışarak altına daha fazla yaklaştığını gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bitcoin</strong>'in piyasalardaki konumuna ilişkin tartışmalarda yeni bir gelişme öne çıktı. Dünyanın en büyük kripto parasının son dönemde teknoloji hisseleriyle ilişkisinin zayıfladığı görüldü.</p>

<p>Buna karşılık Bitcoin ile altın arasındaki korelasyon güçlendi. İki varlık arasındaki korelasyon 0,56'ya yükseldi. Bu seviye, dokuz yıllık karşılaştırılabilir veriler içinde en yüksek değer olarak kaydedildi.</p>

<p>Aynı dönemde Bitcoin'in Nasdaq ile korelasyonu son bir yılın en düşük seviyesine indi. Böylece Bitcoin'in altın ve teknoloji hisseleriyle hareketlerinde belirgin bir ayrışma ortaya çıktı.</p>

<h2><strong>Bitcoin ve altın arasındaki ilişki güçlendi</strong></h2>

<p>Bitcoin ile altın arasındaki korelasyonun 0,56 seviyesine çıkması dikkat çekti. Bu durum, iki varlığın fiyat hareketlerinin son dönemde daha fazla benzerlik gösterdiğine işaret etti.</p>

<p>Bitcoin'in Nasdaq ile ilişkisinin zayıflaması ise farklı bir tablo ortaya koydu. Kripto para, teknoloji hisseleriyle geçmiş dönemlerde görülen güçlü bağlantıdan uzaklaştı.</p>

<p>Bu değişim, Bitcoin'in piyasalardaki rolüne yönelik tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3><strong>Bitcoin için "dijital altın" tartışması yeniden başladı</strong></h3>

<p>Bitcoin uzun süredir "dijital altın" olarak tanımlanıyor. Ancak kripto paranın teknoloji hisseleriyle yüksek korelasyon gösterdiği dönemler de yaşandı.</p>

<p>Bu dönemlerde Bitcoin, değer saklama aracından çok risk iştahındaki değişimlere duyarlı bir yatırım aracı görünümü sergiledi.</p>

<p>Son veriler ise farklı bir tabloya işaret ediyor. Bitcoin'in teknoloji hisselerinden ayrışması ve altınla ilişkisinin güçlenmesi, "dijital altın" tartışmasını yeniden gündeme getirdi.</p>

<h3><strong>Bitcoin'in yatırım portföylerindeki rolü değişebilir</strong></h3>

<p>Altınla kurulan ilişkinin güçlenmesi kalıcı hale gelirse Bitcoin'in yatırım portföylerindeki konumu da değişebilir.</p>

<p>Özellikle kurumsal yatırımcılar açısından bu gelişmenin önemli sonuçları olabilir. Bitcoin, riskli teknoloji yatırımlarından farklı bir çeşitlendirme aracı olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Ancak mevcut veriler, Bitcoin'in kalıcı biçimde "dijital altın" haline geldiğini ortaya koymak için yeterli değil.</p>

<p>Bitcoin ile altın arasındaki ilişki daha önce de güçlenmişti. 2020'de korelasyon 0,6 seviyesine yaklaşmıştı. Ancak sonrasında iki varlık arasındaki ilişki yeniden zayıflamıştı.</p>

<p>Benzer bir hareket 2022'nin sonlarında da görüldü. Sıfıra yakın seviyelerden 0,5'e yükselen korelasyon daha sonra yeniden geriledi.</p>

<h3><strong>Bitcoin geçmişte de altınla güçlü korelasyon kurdu</strong></h3>

<p>Bitcoin ile altın arasındaki korelasyonun geçmişte yükselmesi kalıcı bir eğilime dönüşmedi.</p>

<p>Bu dönemlerin ardından Bitcoin'de güçlü yükselişler yaşansa da geçmişteki hareketler gelecekte aynı tablonun ortaya çıkacağını göstermiyor.</p>

<p>Bitcoin'in oynaklığı da altından belirgin biçimde yüksek. Likidite koşullarındaki değişimler, faiz beklentileri ve yatırımcıların risk iştahı kripto para fiyatlarında hızlı hareketlere neden olabiliyor.</p>

<h3><strong>Bitcoin fiyatında yüzde 30'luk yükseliş</strong></h3>

<p>Bitcoin'in değişen piyasa rolü mevcut koşullarda da test ediliyor. Kripto para, 2026'da gördüğü düşük seviyelerden yaklaşık yüzde 30 yükseldi.</p>

<p>Son rallide Bitcoin'in fiyatı 80 bin doların üzerine çıktı.</p>

<p>Altın ise yükselen faiz beklentilerinin oluşturduğu baskıya rağmen ons başına 4 bin 400 doların üzerinde işlem görmeye devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bitcoin'in gelecekteki yönünü piyasa koşulları belirleyecek</strong></h3>

<p>Bitcoin'in altınla yakınlaşmasının devam edip etmeyeceği ve Nasdaq'tan ayrışmanın kalıcı olup olmayacağı takip edilecek.</p>

<p>Bu iki eğilimin sürmesi halinde Bitcoin'in yatırımcılar nezdindeki konumuna ilişkin değerlendirmeler değişebilir.</p>

<p>Buna karşılık korelasyonların yeniden zayıflaması, mevcut tablonun geçici olduğunu gösterebilir. Bitcoin'in bundan sonraki performansı, piyasa koşullarındaki değişimlere vereceği tepki açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-ve-teknoloji-hisseleri-ayrisiyor-altinla-iliskisinde-9-yilin-zirvesi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/kripto-para-piyasasinda-yukselis-bitcoin-71-bin-dolar-sinirini-asti.jpg" type="image/jpeg" length="66966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Öğretmenlerin yüzde 89’u akran zorbalığına tanık, yüzde 24’ü okulunda suça karışan çocuk olduğunu söylüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-ogretmenlerin-yuzde-89u-akran-zorbaligina-tanik-yuzde-24u-okulunda-suca-karisan-cocuk-oldugunu-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-ogretmenlerin-yuzde-89u-akran-zorbaligina-tanik-yuzde-24u-okulunda-suca-karisan-cocuk-oldugunu-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen’in 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirdiği "Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri" araştırması, eğitim kurumlarındaki şiddet, akran zorbalığı ve güvenlik risklerinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Rapora göre öğretmenlerin yüzde 89,4’ü görev yaptığı okulda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 23,9’u ise okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" temasıyla hazırlanan kapsamlı rapor, sendikanın resmî internet sitesi ile 5 ayrı eğitim platformu üzerinden yürütülen anket çalışması sonucunda hazırlandı. Türkiye genelinde görev yapan 2 bin 296 öğretmenin katıldığı araştırma; akran zorbalığının yaygınlığı, siber şiddet, suça sürüklenen çocukların durumu, aile denetimi ve Millî Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) beklenen acil tedbirlere ışık tuttu.</p>

<h2><strong>Zorbalık en çok okul bahçesinde ve sınıfta yaşanıyor</strong></h2>

<p>Araştırma verilerine göre, öğretmenlerin yüzde 49,2’si akran zorbalığının görev yaptığı okulda "kısmen yaygın", yüzde 34,5’i ise "yaygın" olduğunu ifade etti. Zorbalığa doğrudan tanıklık ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 65,2, kısmen tanık olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 24,2 oldu. Böylece okullarda akran zorbalığına bir şekilde tanık olan eğitimcilerin oranı <strong>yüzde 89,4</strong> gibi kritik bir seviyeye ulaştı.</p>

<p>Öğrencilerin yaşadıkları baskıyı gizleme eğiliminde olduğu saptanan araştırmada, katılımcıların yüzde 26,6’sı mağdur çocukların maruz kaldıkları zorbalığı öğretmenlerine, idareye ya da ailelerine anlatmadığını aktardı.</p>

<p></p>

<p>Zorbalık tespit edildiğinde öğretmenlerin yüzde 81,8'i tarafların rehberlik birimiyle görüşmesini sağladığını, yüzde 81,7'si mağdur öğrenciyle birebir konuştuğunu, yüzde 78'i zorbalık uygulayan öğrenciyi uyardığını, yüzde 65'i ise durumu ailelere ilettiğini belirtti. Rehberlik servislerinin müdahale kapasitesini değerlendiren katılımcıların yüzde 16’sı ise mevcut şartlarda yeterli bir müdahalenin yapılamadığını bildirdi.</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre akran zorbalığının en sık yaşandığı alan yüzde 37,2 ile okul bahçesi olurken, bunu yüzde 19,5 ile sınıf içi, yüzde 16 ile sosyal medya ve dijital platformlar, yüzde 14,7 ile okul dışındaki çevre takip etti.</p>

<h2><strong>Dört okuldan birinde "suça karışan çocuk" var</strong></h2>

<p>Raporda yer alan en çarpıcı verilerden biri suça sürüklenen çocuklara ilişkin oldu. Katılımcı öğretmenlerin <strong>yüzde 23,9’u</strong> görev yaptığı okulda daha önce adli suça karışmış öğrenci bulunduğunu açıkladı. Yüzde 44,6’sı okulunda suça karışan öğrenci olmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgisinin bulunmadığını kaydetti.</p>

<p>Okula devam eden suça karışmış çocuklara yönelik "Rehberlik birimi tarafından bireysel rehabilitasyon çalışması yürütülüyor mu?" sorusuna öğretmenlerin yüzde 54,3’ü "evet", yüzde 16,7’si "hayır" cevabını verdi; yüzde 28,8'lik kesim ise bu süreçten haberdar olmadığını belirtti.</p>

<h3><strong>Şiddeti tetikleyen unsurlar: Ebeveyn ilgisizliği, sosyal medya ve çeteleşme</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin değerlendirmelerine göre çocukları şiddet ve suça sürükleyen unsurların başında aile içi denetimsizlik ile kontrolsüz dijital medya kullanımı yer aldı. Katılımcıların yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimi temel etken olarak görürken; bunu yüzde 82,6 ile sosyal medya içeriklerinin kışkırtıcı etkisi, yüzde 81,9 ile çeteleşme dinamikleri ve yüzde 81,1 ile madde kullanımı riski izledi. Ankette ayrıca şiddet içerikli dijital oyunlar yüzde 80,1, dışlanmışlık ve zayıf aidiyet hissi yüzde 77,8, akran baskısı ise yüzde 74,9 oranıyla çocukları suça ve saldırganlığa yönelten başlıca faktörler arasında sıralandı.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 59,4’ü şiddet eğilimi gösteren öğrencilerin ailelerinin okulla yeterli iş birliği yapmadığını kaydederken, yüzde 56’sı suça karışan çocukların aile çevrelerinde suç geçmişi bulunan bireylerin yer aldığını belirtti.</p>

<h3><strong>Sözlü şiddet zirvede, alet taşıma vakaları dikkat çekiyor</strong></h3>

<p>Okul içi ve çevresindeki güvenlik riskleri incelendiğinde; öğretmenlerin yüzde 52,7’si sözlü şiddetle "sık sık", yüzde 35,9’u ise "ara sıra" karşılaştığını beyan etti. Akran zorbalığıyla sık sık karşılaşma oranı yüzde 39,7, fiziksel şiddetle sık sık karşılaşma oranı ise yüzde 17,1 oldu.</p>

<p>Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımıyla düzenli (ara sıra veya sık sık) karşılaştığını bildirenlerin toplam oranı yüzde 9 seviyesinde kalırken; okula kesici veya delici alet getirilmesi vakalarıyla "nadiren" karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 37,8, daha düzenli karşılaştığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 13,1 olarak rapora yansıdı.</p>

<p>Öte yandan, öğretmenlerin yüzde 71,3’ü genel iklim açısından öğrencilerin kendilerini okulda güvende hissettiğini, yüzde 87,1’i ise olumlu ve sosyal bir okul atmosferinin şiddeti belirgin biçimde düşürdüğünü aktardı.</p>

<h3><strong>"Siber zorbalık gerçek dünyadaki çatışmaları körüklüyor"</strong></h3>

<p>Katılımcıların yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında kritik bir sorun haline geldiğine işaret etti. Öğretmenlerin yüzde 77,7’si sosyal medyanın öğrenciler arasındaki kavga ve çatışmaları tırmandırdığını, yüzde 69,8’i ise sanal zorbalık ile okul içindeki akran şiddeti arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>Velilerin çocuklarının internet ve sosyal medya kullanımını yeterince denetlediğine inanan öğretmenlerin oranının <strong>yalnızca yüzde 20</strong> düzeyinde kalması, tehlikenin boyutunu ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Bakanlıktan beklenenler: Caydırıcı yaptırımlar ve her 100 öğrenciye 1 rehber öğretmen</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubunda bulunan öğrencilere kesintisiz profesyonel psikolojik destek verilmesini, yüzde 90,5’i ise akran zorbalığını önleme eğitimlerinin müfredatta artırılmasını istedi. Mevcut rehberlik personeli sayısını yeterli bulan öğretmenlerin oranı yalnızca yüzde 25'te kaldı.</p>

<p>Suça karışan çocuklara yönelik cezalara ilişkin açık uçlu yanıtlarda, öğretmenlerin <strong>yüzde 42,3’ü caydırıcı, ağır ve tavizsiz yaptırımları</strong> savunurken; eğitici ve rehabilite edici yaklaşımları önceleyenlerin oranı yüzde 22,4 oldu. MEB'den beklenen öncelikli adımlarda ise <strong>yüzde 41,3 ile okul güvenliği, profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı ve giriş aramaları</strong> ilk sıraya yerleşti. Bunu yüzde 40,2 ile disiplin yönetmeliğinin sertleştirilmesi ve sınıf tekrarı yaptırımı takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Talip Geylan: "Öğrenciyi aile, okul ve dijital çevreyle birlikte ele almalıyız"</strong></h3>

<p>Araştırma bulgularını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okul şiddetinin tek bir nedene indirgenemeyecek çok boyutlu bir kriz olduğunu ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Öğrencinin davranışını içinde bulunduğu aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle bir bütün halinde değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Akran zorbalığının en çok okul bahçesinde yaşanması, teneffüs saatlerinde öğretmen ve personel görünürlüğünün artırılmasını, giriş-çıkışların sıkı denetlenmesini zorunlu kılmaktadır.</i></p>

<p><i>Rehberlik servislerimizin kadro ve altyapı eksiklikleri ivedilikle giderilmelidir. Okullarımızda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen/psikolojik danışman düşecek şekilde norm kadro planlaması yapılmalıdır. Aile eğitimleri sadece dönem başlarında değil, yıl boyunca periyodik olarak sürdürülmeli; disiplin mevzuatı caydırıcılığı sağlayacak şekilde revize edilmelidir."</i></p>
</blockquote>

<p>Geylan, hazırladıkları kapsamlı raporu Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili kamu otoritelerine ileterek güvenli okul ortamlarının tesisi için takipçi olacaklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-ogretmenlerin-yuzde-89u-akran-zorbaligina-tanik-yuzde-24u-okulunda-suca-karisan-cocuk-oldugunu-soyluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-c5de0f3f2eb2e5fee420316bf08ad5e1.webp" type="image/jpeg" length="58464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Serik'te orman yangını bilançosu: Evler ve tarım alanları zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-bilancosu-evler-ve-tarim-alanlari-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-bilancosu-evler-ve-tarim-alanlari-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesindeki orman yangını kontrol altına alındı. İlk belirlemelere göre 5 ev yanarken sera ve tarım arazileri de zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın <strong>Serik</strong> ilçesinde dün gece başlayan ve yerleşim alanları ile tarım arazilerine yayılan <strong>orman yangını </strong>ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangının ardından bölgede soğutma çalışmaları sürerken, alevlerin geride bıraktığı hasarın belirlenmesi için de çalışma başlatıldı.</p>

<h2><strong>Yangın kontrol altına alındı</strong></h2>

<p><strong>Deniztepesi Mahallesi</strong>'nin <strong>Yemişlitahta</strong> mevkisinde saat 23.30 sıralarında başlayan yangın, kısa sürede <strong>Sarıabalı Mahallesi</strong>'nin Hacıveliler ve Çiftlik mevkilerindeki ormanlık alanlar ile tarım arazilerine yayıldı.</p>

<p>Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda yangın kontrol altına alınırken, bölgede yeniden alevlenme ihtimaline karşı soğutma çalışmalarına devam ediliyor. Yangının etkilediği alanlarda oluşan zarar da ekipler tarafından inceleniyor.</p>

<h3><strong>5 ev yangında kullanılamaz hale geldi</strong></h3>

<p>İlk tespitlere göre Yemişlitahta mevkisinde bulunan 2'si metruk olmak üzere toplam 5 ev yangında yandı. Alevlerden plastik seraların ve tarım arazilerinin de etkilendiği belirlendi.</p>

<p>Jandarma, <strong>Orman Bölge Müdürlüğü</strong> ve Kaymakamlık ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarına başladı. Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekipleri ise yangından etkilenen vatandaşlarla görüşerek durumlarını değerlendiriyor.</p>

<p>Yangın sırasında evleri bölgede bulunan İbrahim ve Hatice Karaca çifti ile kızları Kiraz Karaca dumandan etkilendi. Üçünün de engelli olduğu belirtilen aile üyeleri, tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailenin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan yangına müdahale sırasında şarampole devrilen özel bir şirkete ait kepçenin sürücüsünün hastanedeki tedavisi de devam ediyor.</p>

<h3 dir="auto"><strong>Yangında evini kaybeden aileler yardım bekliyor</strong></h3>

<p>Yangın sırasında babası, annesi ve kız kardeşini kurtaran Süleyman Karaca, çocukluğunun da geçtiği ailesine ait evin alevler içinde kalışını gözyaşlarıyla izledi.</p>

<p>Karaca, "Annem, babam, ablam vardı burada. Onları kurtardık. Ev tamamen yandı. Yapacak bir şey yok, Allah'tan geldi. Sağlık durumları iyi. Annemle babam dışarıdaydı, ablam içerideydi. Onu kucaklayıp çıkardım. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Yangında evini kaybeden Kürşat Ateş de evin, hayatını kaybeden babasından kalan bir hatıra olduğunu belirterek yaşadıkları kaybın büyüklüğünü anlattı.</p>

<p>Ateş, "Evimiz, ağaçlarımız yandı. Acımız, zararımız büyük. Ev ve çevresindeki ağaçlar tamamen yandı" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-bilancosu-evler-ve-tarim-alanlari-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalya-serikteki-yanginda-olusan-hasarin-boyutu-inceleniyor.png" type="image/jpeg" length="41368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PISA 2025 sonuçlarını değerlendiren Bakan Tekin: "Tarihi bir başarıya imza attık"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pisa-2025-sonuclarini-degerlendiren-bakan-tekin-tarihi-bir-basariya-imza-attik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pisa-2025-sonuclarini-degerlendiren-bakan-tekin-tarihi-bir-basariya-imza-attik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin eğitim tarihinde bir ilke imza atarak fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Yusuf Tekin, dünya genelinde eş zamanlı olarak açıklanan PISA 2025 verilerinin ardından NSosyal hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin kaydettiği tarihi yükselişe dikkat çeken Tekin, paylaştığı videolu mesajında atılan reform adımlarının sahada somut karşılık bulduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>"Fen ve okumada OECD ortalamasını aştık, matematikte yakaladık"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin uluslararası eğitim göstergelerindeki performansını değerlendiren Bakan Tekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"PISA 2025'te tarihi bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık. Eğitimde attığımız kararlı adımların karşılığını almaya devam ediyoruz. Hedefimiz açık; eğitimde daha güçlü, başarılarıyla dünyada söz sahibi bir Türkiye."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Türkiye, açıklanan PISA 2025 sonuçlarında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının tamamında OECD üyesi ülkeler arasında puanını en fazla yükselten ülke konumuna yerleşmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pisa-2025-sonuclarini-degerlendiren-bakan-tekin-tarihi-bir-basariya-imza-attik</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/sinif-ogretmen.jpg" type="image/jpeg" length="56052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçiminde üçüncü turda da sonuç çıkmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-seciminde-ucuncu-turda-da-sonuc-cikmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-seciminde-ucuncu-turda-da-sonuc-cikmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının ardından yeniden toplanan Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılan belediye başkan vekilliği seçiminde heyecan doruğa çıktı. Gizli oylamayla yapılan üçüncü turda Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin 23, CHP/Yeni Parti adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy aldı. 24 oy olan salt çoğunluğa ulaşılamaması ve "salt çoğunluk hesabı" tartışmalarının ardından seçim, en çok oyu alanın kazanacağı dördüncü tura kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üsküdar Belediye Meclisi, 5 Ağustos’taki seçime ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin itirazı reddetmesi sonrası Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral başkanlığında toplandı. 5 Eylül’de çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen oturumda taraflar başkan vekilliği için adaylarını çıkardı.</p>

<p>Oylamada CHP/Yeni Parti Grubu CHP’li Meclis Üyesi Sibel Tan Çetinkaya’yı, Cumhur İttifakı ise AK Parti’li Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin’i aday gösterdi.</p>

<h3><strong>İlk iki turda 31 oya ulaşılamadı</strong></h3>

<p>Belediye Kanunu hükümleri uyarınca üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun (31 oy ve üzeri) arandığı ilk iki tur oylamada iki aday da gerekli oy sayısına ulaşamadı. Bunun üzerine üye tam sayısının salt çoğunluğunun arandığı üçüncü tura geçildi.</p>

<p>Üçüncü turda kullanılan 42 oyun dağılımı  <strong>Dündar Ziya Gültekin (Cumhur İttifakı / AK Parti)</strong> 23 oy, <strong>Sibel Tan Çetinkaya (CHP / Yeni Parti)</strong> 19 oy şeklinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Mecliste "salt çoğunluk" ve "Yüreğir emsali" tartışması</strong></h3>

<p>Oylamanın tamamlanmasının ardından meclis salonunda salt çoğunluk hesabına ilişkin usul tartışması yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Vefa Yunus Taylan, Adana Yüreğir’de daha önce yaşanan seçimi emsal gösterdi. Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın artık meclis üyesi olarak sayılamayacağını savunan Taylan; meclisin kalan 45 üyesi dikkate alındığında 23 oyun salt çoğunluğu sağladığını belirterek, Dündar Ziya Gültekin’in başkan vekilliğinin tescil edilmesini talep etti.</p>

<h3><strong>Başkanvekili Aral: "Danıştay kararı esas alınacak, 4. tura geçiyoruz"</strong></h3>

<p>AK Parti Grubu'nun itirazına yanıt veren Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral, mevzuat ve Danıştay içtihatları doğrultusunda hareket edeceğini açıkladı.</p>

<p>Salt çoğunluk eşiğinin 24 oy olduğunu ve bu sayıya ulaşılamadığını belirten Aral, seçimin en çok oyu alan adayın başkan vekili seçileceği dördüncü tur oylamayla tamamlanacağını duyurdu ve meclisi dördüncü tur oylamaya geçirdi.</p>

<h3><strong>Süreç nasıl gelişmişti?</strong></h3>

<p>İstanbul Valiliği, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 5 Ağustos'ta yapılan Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimine ilişkin meclis kararının yürütmesini durdurduğunu ve bu karara yapılan itirazın Bölge İdare Mahkemesince reddedildiğini duyurmuştu.</p>

<p>Valilik koordinasyonunda meclisin 5 Eylül Cumartesi günü toplanması kararlaştırılmış; ancak söz konusu oturumda meclis üye yeter sayısı sağlanamadığı için oylama bugüne ertelenmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-seciminde-ucuncu-turda-da-sonuc-cikmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yeni-partiden-uskudar-belediyesi-onunde-bulusma-cagrisi-hakkimiza-irademize-sahip-cikalim.jpg" type="image/jpeg" length="47228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Yıldızları Mısır'da: Piramitler üzerinde gösteri uçuşu yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-yildizlari-misirda-piramitler-uzerinde-gosteri-ucusu-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-yildizlari-misirda-piramitler-uzerinde-gosteri-ucusu-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Yıldızları, Mısır'daki El Alamein International Airshow kapsamında Mısır Piramitleri üzerinde gösteri uçuşu gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Hava Kuvvetleri</strong>nin akrobasi timi <strong>Türk Yıldızları</strong>, Mısır'da düzenlenen “El Alamein International Airshow” kapsamında gökyüzünde gerçekleştirdiği gösteriyle izleyenlere görsel şölen sundu. Türk Yıldızları'nın gösteri uçuşu, dünyanın en önemli tarihi mirasları arasında yer alan Mısır Piramitleri'nin üzerinde yapıldı.</p>

<h2><strong>Türk Yıldızları piramitlerin üzerinde uçtu</strong></h2>

<p><strong>Milli Savunma Bakanlığı</strong>nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türk Yıldızları'nın Mısır'daki hava gösterisi kapsamında gerçekleştirdiği uçuşa ilişkin görüntülere ve açıklamalara yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın paylaşımında, Türk Yıldızları'nın tarihi piramitlerin üzerinde gerçekleştirdiği gösterinin, Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi kabiliyetini yansıttığı belirtildi.</p>

<p>Paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dikkat, bu görüntüler yapay zekanın değil, gökyüzündeki cesaretimizin bir ürünüdür. Mısır'da gerçekleştirilen 'El Alamein International Airshow' kapsamında gökyüzüne yükselen Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz, dünyanın en görkemli tarihi miraslarından Mısır Piramitleri'nin üzerinde unutulmaz bir gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Binlerce yıllık tarihin semalarında Ay Yıldızın izini bırakan Türk Yıldızları, eşsiz gösterileriyle Mısırlı kardeşlerimizi selamladı. Tarih yerde, Türk Yıldızları göklerde"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Gösteri uçuşundan görüntüler paylaşıldı</strong></h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığının paylaşımında, Türk Yıldızları'nın <strong>Mısır Piramitleri</strong> üzerindeki gösteri uçuşuna ait görüntüler de yer aldı.</p>

<p>Tarihi piramitlerin üzerinde gerçekleştirilen akrobasi uçuşu, Türk Yıldızları'nın uluslararası hava gösterileri kapsamında gerçekleştirdiği dikkat çekici gösterilerden biri oldu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">⚠️ Dikkat! Bu görüntüler yapay zekânın değil, gökyüzündeki cesaretimizin bir ürünüdür! 🇹🇷<br />
<br />
Mısır’da gerçekleştirilen “El Alamein International Airshow” kapsamında gökyüzüne yükselen Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz, dünyanın en görkemli tarihî miraslarından Mısır Piramitleri'nin… <a href="https://t.co/Z1lWmvAAaL" rel="nofollow">pic.twitter.com/Z1lWmvAAaL</a></p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2097248758979293660?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 8, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-yildizlari-misirda-piramitler-uzerinde-gosteri-ucusu-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turk-yildizlari-misir-piramitlerinin-uzerinde-gosteri-ucusu-yapti.png" type="image/jpeg" length="80111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[80’ler akımı nasıl yapılıyor? Instagram 80’ler akımı adım adım nasıl yapılır? ChatGPT ile 80’ler fotoğrafı oluşturma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/80ler-akimi-nasil-yapiliyor-instagram-80ler-akimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/80ler-akimi-nasil-yapiliyor-instagram-80ler-akimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[80’ler akımı nasıl yapılır, Instagram’da viral olan bu nostaljik fotoğraflar hangi yapay zekâ aracıyla oluşturulur? Kullanıcıların günümüzde çekilmiş fotoğraflarını dönemin saç, kıyafet, ışık ve analog fotoğraf estetiğiyle yeniden yorumlayan trend, sosyal medyada hızla yayılıyor. Peki ChatGPT 80’ler prompt nasıl yazılır, 80’lerde nasıl görünürdüm diyenler fotoğraflarını nasıl dönüştürebilir ve 90’lar akımı nasıl yapılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Instagram ve TikTok’ta son dönemde öne çıkan <strong>80’ler akımı</strong>, kullanıcıların günümüzde çekilmiş fotoğraflarını yapay zekâ yardımıyla geçmiş yılların estetiğine dönüştürmesiyle dikkat çekiyor. Özellikle “80’lerde nasıl görünürdüm?” sorusuna yanıt arayan kullanıcılar, kendi fotoğraflarını dönemin saç modelleri, kıyafetleri, aksesuarları ve stüdyo atmosferiyle yeniden oluşturuyor.</p>

<p>Bir filtre uygulamasından daha kapsamlı sonuçlar sunan yapay zekâ araçları, fotoğraftaki kişinin temel yüz özelliklerini koruyarak istenen dönemin görsel özelliklerini görüntüye ekleyebiliyor. Bu nedenle <strong>80 ler akımı</strong>, yalnızca bireysel portrelerde değil, çift ve aile fotoğraflarında da uygulanabiliyor.</p>

<p>Akıma katılmak isteyenlerin en çok merak ettiği konuların başında ise <strong>Instagram 80’ler akımı nasıl yapılır</strong>, “ChatGPT ile 80’ler fotoğrafı nasıl oluşturulur?” ve “Hangi prompt kullanılmalı?” soruları geliyor.</p>

<h2><strong>80’ler akımı nedir?</strong></h2>

<p><strong>80’ler akımı</strong>, günümüzde çekilmiş bir fotoğrafın yapay zekâ aracılığıyla 1980’li yılların görsel anlayışına dönüştürülmesi esasına dayanıyor. Kullanıcı, fotoğrafını yükledikten sonra görüntünün hangi döneme ait görünmesini istediğini metin komutuyla belirleyebiliyor.</p>

<p>Ortaya çıkan görselde saç modelinden kıyafete, arka plandan ışıklandırmaya kadar farklı ayrıntılar dönemin estetiğine göre yeniden yorumlanabiliyor. Özellikle eski fotoğraf makinelerinden çıkmış hissi veren film grenleri ve stüdyo ışıkları, oluşturulan görüntünün nostaljik görünümünü güçlendiriyor.</p>

<p>Akımın sosyal medyada ilgi görmesinin nedenlerinden biri de kullanıcıların kendilerini farklı bir dönemde hayal edebilmesi. “80’lerde nasıl görünürdüm?” sorusu, yapay zekâ sayesinde kişisel bir görsel deneyime dönüştürülebiliyor.</p>

<p><img alt="80’ler akımı" class="detail-photo img-fluid" height="984" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-130746.png" width="844" /></p>

<h3><strong>Instagram 80’ler akımı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>Instagram 80’ler akımı nasıl yapılır?</strong> sorusunun yanıtı için öncelikle yüzün net biçimde göründüğü bir fotoğraf seçmek gerekiyor. Ardından kullanılacak yapay zekâ aracına görsel yüklenerek istenen dönem ve tarz ayrıntılı biçimde tarif edilebiliyor.</p>

<p>Uygulama genel olarak şu adımlarla gerçekleştiriliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Fotoğrafınızı seçin:</strong> Yüzün net göründüğü, mümkünse yüksek çözünürlüklü bir fotoğraf kullanın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ChatGPT’yi açın:</strong> Telefon veya bilgisayar üzerinden ChatGPT’ye girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fotoğrafı yükleyin:</strong> Sohbet ekranındaki görsel/fotoğraf ekleme seçeneği üzerinden fotoğrafınızı ekleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Promptu yazın:</strong> Görselin 1980’lerin estetiğinde yeniden oluşturulmasını istediğinizi belirtin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ayrıntıları tanımlayın:</strong> Saç, kıyafet, ışık, arka plan ve fotoğraf dokusu gibi ayrıntıları komuta ekleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sonucu kontrol edin:</strong> Oluşturulan görseli inceleyerek değiştirmek istediğiniz ayrıntıları yeni bir komutla belirtebilirsiniz.</p>
 </li>
</ul>

<p>Burada önemli olan nokta, yalnızca “beni 80’lere götür” gibi kısa bir komut kullanmak yerine istenen görsel atmosferini mümkün olduğunca açık tarif etmek.</p>

<h3><strong>ChatGPT 80’ler prompt nasıl yazılır?</strong></h3>

<p><strong>ChatGPT 80’ler prompt</strong> arayan kullanıcılar için komutun ayrıntılı olması, istenen sonuca yaklaşmayı kolaylaştırabilir. Özellikle dönemin saç modelleri, kıyafetleri, fotoğraf stüdyosu, ışıklandırması ve analog görüntü dokusu prompt içerisinde açıkça belirtilebilir.</p>

<p>Örneğin kullanılabilecek temel bir komut şöyle:</p>

<blockquote>
<p>“Bu fotoğrafımı 1980’lerin ortalarında çekilmiş bir stüdyo portresi gibi yeniden oluştur. Yüz hatlarımı ve kimliğimi koru. Döneme uygun saç modeli, kıyafet ve aksesuarlar kullan. Analog film görünümü, hafif film grenleri, doğal stüdyo ışığı ve 1980’ler fotoğraf stüdyosu arka planı ekle. Görüntü gerçekçi ve döneme özgü görünsün.”</p>
</blockquote>

<p>Daha belirgin bir sonuç isteyenler prompt içerisinde belirli bir yıl da verebilir. Örneğin 1983, 1985 veya 1988 gibi bir yıl seçilerek dönemin farklı estetik özellikleri tarif edilebilir.</p>

<p><img alt="80’ler akımı" class="detail-photo img-fluid" height="1268" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-130828.png" width="1710" /></p>

<h3><strong>80’ler fotoğrafı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>80’ler fotoğrafı nasıl yapılır?</strong> sorusunun yanıtında yalnızca kıyafet ve saç modeline odaklanmak yeterli olmayabilir. Fotoğrafın genel atmosferi de dönemi yansıtacak şekilde tanımlanabilir.</p>

<p>Örneğin prompta şu unsurlar eklenebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>1980’ler stüdyo fotoğrafçılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Analog film dokusu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hafif film grenleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Döneme uygun saç modeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vatkalı ceket veya retro kıyafetler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dönem aksesuarları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Stüdyo fonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yumuşak flaş ışığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eski fotoğraf baskısı hissi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hafif renk solması</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu ayrıntılar, yapay zekânın yalnızca fotoğrafa eski bir renk filtresi uygulaması yerine daha kapsamlı bir dönem atmosferi oluşturmasına yardımcı olabilir.</p>

<h3><strong>80’lerde nasıl görünürdüm?</strong></h3>

<p>“<strong>80’lerde nasıl görünürdüm?</strong>” sorusu, akımın en sık kullanılan fikirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Burada kullanıcı kendi fotoğrafını temel alarak saç, kıyafet ve fotoğraf estetiğini 1980’lere uyarlayabiliyor.</p>

<p>Bunun için şu prompt kullanılabilir:</p>

<blockquote>
<p>“Bu fotoğraftaki kişiyi değiştirmeden, 1980’lerde yaşayan bir kişi gibi yeniden tasarla. Yüz hatlarını ve temel kimlik özelliklerini koru. 1980’lerin saç modeli, kıyafetleri ve aksesuarlarını kullan. Fotoğraf 1980’lerin bir stüdyosunda çekilmiş gibi görünsün. Analog film dokusu, hafif gren ve döneme uygun ışıklandırma kullan. Sonuç gerçekçi bir eski fotoğraf görünümünde olsun.”</p>
</blockquote>

<p>Kullanıcılar bu komutu kendi tarzlarına göre değiştirebilir. Örneğin kadın veya erkek modası, belirli bir saç modeli, spor giyim ya da dönemin klasik stüdyo portresi ayrıca tarif edilebilir.</p>

<p><img alt="80’ler akımı" class="detail-photo img-fluid" height="924" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-131049.png" width="950" /></p>

<h3><strong>Çiftler için 80’ler akımı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>80’ler akımı</strong> yalnızca tek kişilik fotoğraflarla sınırlı değil. Çiftler de birlikte çektirdikleri fotoğrafları dönemin estetiğine uyarlayabiliyor.</p>

<p>Çift fotoğrafı için örnek prompt şöyle:</p>

<blockquote>
<p>“Bu fotoğraftaki iki kişinin yüzlerini ve kimlik özelliklerini koruyarak görüntüyü 1985 yılında çekilmiş bir çift portresine dönüştür. İki kişiye de 1980’lerin saç modellerini, kıyafetlerini ve aksesuarlarını uygula. Fotoğraf stüdyo ortamında çekilmiş gibi görünsün. Analog film dokusu, hafif gren, döneme uygun ışık ve arka plan kullan. Kişilerin yüzlerini değiştirme ve görüntüyü gerçekçi tut.”</p>
</blockquote>

<p>Bu yöntemde özellikle “iki kişinin yüzlerini koru” gibi ifadeler kullanılması, görseldeki kişilerin temel özelliklerinin mümkün olduğunca korunmasını istemek açısından tercih edilebilir.</p>

<h3><strong>Aile fotoğrafıyla 80’ler akımı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Aile fotoğrafları da aynı yöntemle dönüştürülebilir. Bunun için fotoğrafın tamamını değiştirmek yerine kişilerin korunması ve yalnızca dönem estetiğinin eklenmesi istenebilir.</p>

<p>Örnek bir aile promptu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu aile fotoğrafındaki tüm kişileri ve yüz özelliklerini koru. Fotoğrafı 1980’lerde bir fotoğraf stüdyosunda çekilmiş gibi yeniden oluştur. Herkese döneme uygun kıyafet ve saç stilleri ekle. Analog film dokusu, hafif gren, stüdyo flaşı ve 1980’ler fotoğraf fonu kullan. Kişilerin sayısını, yüzlerini ve temel özelliklerini değiştirme.”</p>
</blockquote>

<p>Kalabalık fotoğraflarda yapay zekânın kişilerin yüzlerinde veya ellerinde değişiklikler yapabilmesi mümkün olduğundan, oluşturulan görüntünün sonradan kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="80’ler akımı" class="detail-photo img-fluid" height="1236" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-130916.png" width="1150" /></p>

<h3><strong>90’lar akımı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>90’lar akımı nasıl yapılır?</strong> sorusunun yanıtı da 80’ler trendine benzer. Temel yöntem aynı kalırken yapay zekâya 1990’ların estetik özellikleri tarif ediliyor.</p>

<p>Örneğin:</p>

<blockquote>
<p>“Bu fotoğrafımı 1990’larda çekilmiş bir stüdyo portresi gibi yeniden oluştur. Yüzümü ve kimliğimi koru. 1990’ların saç modeli, kıyafetleri ve aksesuarlarını kullan. Döneme uygun stüdyo arka planı, analog film dokusu ve hafif film grenleri ekle. Görüntü gerçekçi bir 1990’lar fotoğrafı gibi görünsün.”</p>
</blockquote>

<p>Böylece aynı fotoğraf üzerinden hem <strong>80’ler akımı</strong> hem de 90’lar versiyonu oluşturulabilir. Kullanıcı, iki farklı dönemin görsel anlayışını karşılaştırarak sosyal medyada paylaşabilir.</p>

<h3><strong>Yapay zekâ ile fotoğraf oluştururken nelere dikkat edilmeli?</strong></h3>

<p>Yapay zekâ ile nostaljik fotoğraf oluştururken yalnızca ortaya çıkacak görsele değil, fotoğrafın hangi platforma yüklendiğine de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle kişisel fotoğraflar üçüncü taraf uygulamalara yüklenirken uygulamanın istediği izinlerin incelenmesi önem taşıyor.</p>

<p>Fotoğraf yüklemeden önce şu noktalara dikkat edilebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Güvenilirliği bilinmeyen uygulamalara kişisel fotoğraf yüklemeyin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulamanın fotoğraflara erişim izinlerini kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mümkünse tüm galeri yerine yalnızca seçtiğiniz fotoğrafa erişim verin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kimlik, adres, telefon numarası veya başka hassas bilgilerin göründüğü fotoğrafları kullanmayın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oluşturulan görseli sosyal medyada paylaşmadan önce arka planda kişisel bilgi bulunup bulunmadığını kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kullandığınız yapay zekâ hizmetinin fotoğrafları nasıl işlediğine ilişkin gizlilik koşullarını inceleyin.</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="80’ler akımı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1270" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-131106.png" width="984" /></h3>

<h3><strong>80’ler akımı neden viral oldu?</strong></h3>

<p>80’ler akımının dikkat çekmesinde nostalji duygusunun yanı sıra yapay zekânın kişiselleştirilmiş görseller üretebilmesi de etkili oluyor. Kullanıcılar yalnızca geçmiş dönemlere ait hazır filtreleri kullanmak yerine kendi yüzleri ve fotoğrafları üzerinden farklı bir dönem tasarlayabiliyor.</p>

<p>Bu durum akımı özellikle sosyal medya paylaşımına uygun hale getiriyor. Aynı kişinin günümüzdeki fotoğrafı ile yapay zekâ tarafından oluşturulan 1980’ler versiyonu yan yana paylaşılabiliyor.</p>

<p>Akımın bir diğer özelliği ise farklı yaş gruplarına hitap etmesi. 80’leri yaşamış kullanıcılar için nostaljik bir deneyim sunarken, genç kullanıcılar açısından da “başka bir dönemde yaşasaydım nasıl görünürdüm?” sorusuna görsel bir yanıt veriyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>Instagram 80’ler akımı</strong>, yalnızca belirli bir fotoğraf filtresinden ibaret olmayan ve yapay zekânın kişiselleştirme özelliğini sosyal medya trendleriyle birleştiren bir içerik formatına dönüşüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/80ler-akimi-nasil-yapiliyor-instagram-80ler-akimi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-130912.png" type="image/jpeg" length="82944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediyesi başkan vekili seçiminde ikinci turda da sonuç çıkmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediyesi-baskan-vekili-seciminde-ikinci-turda-da-sonuc-cikmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediyesi-baskan-vekili-seciminde-ikinci-turda-da-sonuc-cikmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediyesi'nde tekrar gerçekleştirilen başkan vekili seçiminin ikinci turu da sonuçlandı. İlk oylamada AK Parti-MHP ittifakının adayı Dündar Ziya Gültekin 21 oy alırken, CHP-YENİ Parti'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 19 oyda kalmıştı. İkinci tur oylamada ise Gültekin'in oy sayısı 22'ye yükseldi. Çetinkaya da oyunu 20'ye çıkardı. Ancak ikinci turda da seçim sonuçlanmadı ve başkan vekilinin belirlenmesi için üçüncü tura geçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Belediyesi</strong>'nde başkan vekilinin belirlenmesi için yeniden gerçekleştirilen seçimde ilk tur oylamasının sonuçları belli oldu.</p>

<p>Oylamada AK Parti-MHP grubunun adayı Dündar Ziya Gültekin 22 oy aldı. Ancak bir pusulada ismin “Düdar” şeklinde yazılması üzerine bu oya itiraz edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP-YENİ Parti grubunun adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 20 oy aldı. Çetinkaya'nın aldığı oylardan biri için de itirazda bulunuldu.</p>

<p>Çetinkaya'nın adının yazılı olduğu bir başka pusulada ise ismin sonuna nokta konulduğu gerekçesiyle oy geçersiz kabul edildi.</p>

<p>İtirazların ardından yapılan değerlendirmede, ilk tur için geçerli oy sayısı üzerinden AKP-MHP'nin adayı 21 oy, CHP-YENİ Parti'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy aldı.</p>

<h2><strong>CHP'DEN AK PARTİ'YE GEÇEN ÜYE KİM?</strong></h2>

<p>İki oyun geçersiz sayılmasının ardından ilk tur sonuçları tutanağa geçirildi. Salt çoğunluğa ulaşılamaması nedeniyle başkan vekili seçimi ikinci tur oylamayla devam etti.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi'nde AKP-MHP ile CHP-YENİ Parti gruplarının 21'er üyesi bulunuyor. Buna karşın AKP-MHP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin'in 22 oy alması dikkat çekti.</p>

<p>Gültekin'e verilen fazladan oyun hangi üyeden geldiği ise henüz netlik kazanmadı.</p>

<h3><strong>İKİNCİ TURDA DA GÜLTEKİN ÖNDE</strong></h3>

<p>Başkan vekili seçiminin ikinci turunda adayların aldığı oylar da belli oldu.</p>

<p>AK Parti-MHP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin 22 oyda kaldı. CHP-YENİ Parti'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 20 oy aldı.</p>

<p>İkinci turda da Gültekin'in üstünlüğü devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediyesi-baskan-vekili-seciminde-ikinci-turda-da-sonuc-cikmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yeni-partiden-uskudar-belediyesi-onunde-bulusma-cagrisi-hakkimiza-irademize-sahip-cikalim.jpg" type="image/jpeg" length="55205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir’de 3 yaşındaki Elif Mavi’nin ölümüne neden olan sürücü tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-3-yasindaki-elif-mavinin-olumune-neden-olan-surucu-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-3-yasindaki-elif-mavinin-olumune-neden-olan-surucu-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan anne ve 3 yaşındaki kızına çarparak Elif Mavi Avli’nin ölümüne neden olan sürücü F.A.B., hakkında verilen "ev hapsi" kararına Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yaptığı itiraz üzerine tutuklanarak cezaevine gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Seda ve Çolpan sokaklarının kesişiminde 3 Eylül tarihinde meydana gelen trajik kazanın ardından adli süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Yolun karşısına geçmeye çalışan Merve Avli ile doğum gününden bir gün sonra kazaya kurban giden 3 yaşındaki kızı Elif Mavi Avli’ye çarpan sürücü hakkında verilen adli kontrol kararı kaldırıldı.</p>

<h2><strong>Başsavcılık "ev hapsi" kararına aynı gün itiraz etti</strong></h2>

<p>Kazanın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan 40 yaşındaki sürücü F.A.B. hakkında sulh ceza hakimliğince "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, karara aynı gün itirazda bulundu. Başsavcılığın itiraz dilekçesinde; kamera görüntüleri, kaza tespit tutanakları, ölü muayene raporu ve bilirkişi incelemeleri bir arada değerlendirildiğinde adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı, eylemin ağırlığı karşısında şüphelinin tutuklanması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>Mahkeme itirazı kabul etti, sürücü cezaevine gönderildi</strong></h3>

<p>İtirazı değerlendiren Asliye Ceza Mahkemesi, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığına ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağına kanaat getirerek başsavcılığın talebini kabul etti.</p>

<p>Hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sürücü F.A.B., polis ekiplerince yeniden gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen zanlı, nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Başsavcılık, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<h3><strong>Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybetmişti</strong></h3>

<p>Facia, 3 Eylül'de F.A.B. idaresindeki 26 AFU 319 plakalı otomobilin karşıdan karşıya geçen anne ile kızına çarpmasıyla gerçekleşmişti. Çevredekiler tarafından hızla özel bir hastaneye, ardından sevk edildiği Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan 3 yaşındaki Elif Mavi Avli, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı.</p>

<p>Talihsiz çocuğun kazadan yalnızca bir gün önce, 2 Eylül'de 3. yaş gününün kutlandığı öğrenilmişti. Minik Elif Mavi'nin cenazesi, 100. Yıl Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Eskişehir Asri Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-3-yasindaki-elif-mavinin-olumune-neden-olan-surucu-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/videoframe-643.png" type="image/jpeg" length="82080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KYK yurt ücretleri 2026-2027 belli oldu mu, Tip 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ne kadar? Tip 6 yurdun özellikleri neler?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kyk-yurt-ucretleri-2026-2027-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kyk-yurt-ucretleri-2026-2027-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tip 6 KYK yurdu ne kadar, 2026-2027 eğitim öğretim döneminde KYK yurt ücretleri belli oldu mu? 8 Eylül 2026’da yurt başvuru sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencilerin gündeminde oda tipleri ve aylık ücretler yer aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yeni dönem ücretleri henüz açıklanmazken, geçen yıl Tip 1’den Tip 6’ya kadar yurt ücretleri 750 TL ile 1.250 TL arasında uygulanmıştı. Peki yeni dönem için hangi bilgiler belli?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için <strong>KYK yurt başvuru sonuçları</strong> bugün açıklandı. Yükseköğrenim eğitimi sırasında devlet yurtlarında kalmaya hak kazanan öğrenciler için şimdi kayıt süreci başladı. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte öğrencilerin en çok araştırdığı konuların başında ise <strong>KYK yurt ücretleri</strong> ve yurtların oda tipleri geliyor.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, yurt hakkı kazanan öğrencilerin kayıt işlemlerini tamamlaması için son tarih <strong>10 Eylül 2026 Perşembe saat 23.00</strong> olarak belirlendi. Kayıt işleminin tamamlanabilmesi için öğrencilerin öncelikle ilk kayıt ücretini ödemesi, ardından e-Devlet üzerinden taahhütname onayını gerçekleştirmesi gerekiyor.</p>

<p>Ancak öğrencilerin merak ettiği <strong>2026-2027 KYK yurt aylık ücretleri</strong> konusunda henüz yeni dönem rakamları resmi olarak açıklanmış değil. Bu nedenle Tip 6 yurt için 2026-2027 döneminde kesin olarak uygulanacak aylık ücret şu aşamada bilinmiyor.</p>

<h2><strong>2026-2027 KYK yurt ücretleri açıklandı mı?</strong></h2>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı yurt başvuru ve sonuç duyurularında yeni dönem aylık yurt ücretlerine ilişkin bir ücret tablosu yayımlanmış görünmüyor. Bu nedenle öğrencilerin internet ortamında karşılaştığı farklı rakamların resmi ücret olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Yeni ücretler resmi olarak açıklandığında Tip 1, Tip 2, Tip 3, Tip 4, Tip 5 ve Tip 6 yurtlar için aylık ödenecek tutarlar da netleşecek.</p>

<p>Şu aşamada öğrencilerin dikkate alması gereken temel noktalar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2026-2027 aylık KYK yurt ücretleri henüz resmi olarak açıklanmadı.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçen yıl oda tiplerine göre farklı ücretler uygulanıyordu.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tip 6 için geçen yıl aylık ücret <strong>1.250 TL</strong> idi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni dönemde uygulanacak ücretin geçen yılki rakamla aynı olacağına ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yurt hakkı kazanan öğrencilerin kayıt işlemlerini <strong>10 Eylül 2026 saat 23.00'e kadar</strong> tamamlaması gerekiyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="KYK yurt ücretlerine yüzde 40 zam! İşte yeni fiyatlar..." class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/1756977680555-1656700269137-ezgifcom-gif-maker-2.jpeg" width="800" /></h3>

<h3><strong>Geçen yıl KYK yurt ücretleri ne kadardı?</strong></h3>

<p>Yeni dönem ücretleri açıklanmadığı için öğrencilerin karşılaştırma yapabileceği son resmi dönem ücretleri önem taşıyor. Verilen bilgilere göre önceki dönemde KYK yurt ücretleri oda tipine göre 750 TL ile 1.250 TL arasında değişiyordu.</p>

<p>Geçen yıl uygulanan aylık ücretler şöyleydi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tip 1 KYK yurdu:</strong> 750 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 2 KYK yurdu:</strong> 850 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 3 KYK yurdu:</strong> 850 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 4 KYK yurdu:</strong> 1.050 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 5 KYK yurdu:</strong> 1.150 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 6 KYK yurdu:</strong> 1.250 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu rakamlar <strong>2026-2027 dönemi için kesinleşmiş fiyatlar değildir</strong>. Yeni dönem ücretleri Bakanlık tarafından duyurulduğunda öğrencilerin ödeyeceği aylık tutarlar buna göre güncellenecek.</p>

<h3><strong>Tip 6 KYK yurdu ne kadar?</strong></h3>

<p>Öğrencilerin en çok araştırdığı konulardan biri <strong>Tip 6 KYK yurdu ücreti</strong> oldu. Geçen yıl Tip 6 yurtlar için aylık ücret 1.250 TL olarak uygulanıyordu.</p>

<p>Ancak 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yeni ücret henüz resmi olarak açıklanmadığından, Tip 6 KYK yurdunda kalacak öğrencilerin bu yıl kesin olarak 1.250 TL ödeyeceğini söylemek mümkün değil.</p>

<p>Tip 6 yurtlar genel olarak daha düşük oda kapasitesi ve daha fazla oda içi imkanla ilişkilendiriliyor. Bununla birlikte yurtların fiziksel özellikleri aynı olmayabileceğinden, yalnızca oda tipine bakılarak her yurtta birebir aynı imkanların bulunduğu sonucuna varılmaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KYK yurt tipleri nasıl farklılaşıyor?</strong></h3>

<p>KYK yurtlarında Tip 1'den Tip 6'ya kadar farklı kategoriler bulunuyor. Bu sınıflandırmada odaların kapasitesi, fiziksel özellikleri ve yurtta sunulan imkanlar dikkate alınıyor.</p>

<p>Genel olarak oda tipleriyle ilgili öne çıkan özellikler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tip 1 ve Tip 2:</strong> Daha yüksek öğrenci kapasitesine sahip odaların bulunduğu yurtlar arasında değerlendiriliyor. Temel barınma imkanlarının yanı sıra güvenlik ve beslenme hizmetleri sunuluyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 3 ve Tip 4:</strong> Oda kapasitesi ve fiziksel imkanlar bakımından orta grupta değerlendiriliyor. Odalarda çalışma alanları ve bazı yurtlarda buzdolabı gibi imkanlar bulunabiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tip 5 ve Tip 6:</strong> Daha düşük kişi kapasiteli odalar ve daha gelişmiş oda imkanlarıyla öne çıkabiliyor. Bazı yurtlarda banyo ve tuvalet oda içerisinde bulunabiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Burada önemli nokta, oda tiplerinin her yurtta aynı fiziksel düzen anlamına gelmemesi. Öğrencilerin yerleştirildikleri yurdun kendine özgü imkanlarını ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="kyk yurt" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2023/12/kyk-yurt.jpg" width="720" /></p>

<h3><strong>KYK ilk kayıt ücreti nedir?</strong></h3>

<p>Yurt hakkı kazanan öğrenciler için yalnızca aylık yurt ücreti değil, ilk kayıt sırasında ödenmesi gereken <strong>ilk kayıt ücreti </strong>de bulunuyor.</p>

<p>Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'nün açıklamasına göre ilk kayıt ücreti sabit bir tutar değil. Bu ödeme içerisinde öğrencinin yurda yerleştiği güne göre hesaplanan gün bazındaki yatak ücreti ile güvence bedeli bulunuyor. GSB'nin güncel açıklamasında kayıt sürecinde ilk kayıt ücretinin ödenmesi ve ardından e-Devlet üzerinden taahhütname onayının yapılması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>İlk kayıt ücretinin tutarı öğrenciden öğrenciye değişebiliyor. Bakanlığın ödeme sisteminde öğrencinin T.C. kimlik numarasıyla sorgulama yapıldığında ödenmesi gereken tutar görüntüleniyor.</p>

<p>Bu nedenle öğrencilerin internette yer alan sabit ilk kayıt ücreti rakamlarına göre işlem yapmaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KYK yurt kaydı için son tarih ne zaman?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı KYK yurt sonuçları 8 Eylül 2026 tarihinde açıklandı. Yurt hakkı kazanan öğrencilerin kayıtlarını tamamlaması için verilen süre ise 10 Eylül 2026 Perşembe günü saat 23.00'te sona erecek.</p>

<p>Kayıt işlemi için öğrencilerin izlemesi gereken süreç şu şekilde:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>İlk kayıt ücretini ödemek</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>e-Devlet üzerinden yurt taahhütnamesini onaylamak</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Kayıt işleminin tamamlandığını kontrol etmek</p>
 </li>
</ol>

<p>GSB, ilk kayıt ücretinin ödenmesinin ardından e-Devlet'teki taahhütname onayının yapılmasıyla yurt kayıt işleminin tamamlanacağını belirtiyor.</p>

<h3><strong>Aylık KYK yurt ücreti nasıl ödeniyor?</strong></h3>

<p>KYK yurt ücretleri aylık olarak ödeniyor. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü, yurt ücretlerinin ayın 1'i ile son iş günü saat 16.00'ya kadar ödenebildiğini belirtiyor. Ödemeler Ziraat ATM'leri, KYK'nın çevrim içi ödeme ekranı veya Ziraat internet bankacılığı üzerinden yapılabiliyor.</p>

<p>Öğrencilerin ayrıca yıllık veya altı aylık şekilde ileri tarihli toplu yurt ücreti ödemesi yapamadığı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="KYK yurt başvuru sonuçları belli oldu mu? 2025 KYK yurt başvuru sonuçları nasıl öğrenilir?" class="detail-photo img-fluid" height="1079" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/kyk1.webp" width="1920" /></p>

<h3><strong>2026-2027 KYK yurt ücretleri ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>Yeni dönem ücretlerinin ne zaman açıklanacağı konusunda şu aşamada Bakanlık tarafından kesin bir tarih paylaşılmış değil. Bu nedenle Tip 6 başta olmak üzere tüm oda tiplerinin güncel aylık ücretleri için resmi duyurunun beklenmesi gerekiyor.</p>

<p>Öğrencilerin özellikle sosyal medya veya çeşitli internet sitelerinde paylaşılan yeni ücret iddialarını resmi açıklama yapılmadan kesin rakam olarak değerlendirmemesi önem taşıyor.</p>

<p>Şu an için bilinen en güncel durum şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>KYK yurt sonuçları:</strong> 8 Eylül 2026'da açıklandı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yurt kayıtlarının son günü:</strong> 10 Eylül 2026, saat 23.00.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026-2027 aylık yurt ücretleri:</strong> Henüz resmi olarak açıklanmadı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geçen yıl Tip 6 ücreti:</strong> 1.250 TL.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlk kayıt ücreti:</strong> Yurda ve yerleşme tarihine göre değişiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlk kayıt işlemi:</strong> Ücret ödemesi ve e-Devlet taahhütname onayıyla tamamlanıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Dolayısıyla <strong>“Tip 6 KYK yurdu 2026-2027 döneminde ne kadar?”</strong> sorusunun bugün itibarıyla kesin yanıtı bulunmuyor. 1.250 TL, önceki dönemde uygulanan ücret olurken yeni eğitim öğretim yılı için geçerli rakamın Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yapılacak resmi açıklamayla netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kyk-yurt-ucretleri-2026-2027-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/607de261-03c3-44f3-bca2-26da448e6b08.jpg" type="image/jpeg" length="37259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jandarmadan 28 ilde narkotik operasyonu: 80 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jandarmadan-28-ilde-narkotik-operasyonu-80-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jandarmadan-28-ilde-narkotik-operasyonu-80-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarma ekiplerinin 28 ilde düzenlediği uyuşturucu operasyonlarında 140 şüpheli yakalandı. 80 şüpheli tutuklanırken 548 kilogram uyuşturucu ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı</strong> Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, uyuşturucuyla mücadele kapsamında 28 ilde operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>İl jandarma komutanlıklarının yürüttüğü çalışmalara 6 bin 285 personel katıldı. <strong>Operasyon</strong>larda uyuşturucu ticareti ve yasa dışı kenevir ekimiyle bağlantılı olduğu belirlenen 140 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>Operasyonlarda 548 kilogram uyuşturucu ele geçirildi</strong></h2>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>nın açıklamasına göre, uyuşturucu madde satıcıları ile yasa dışı kenevir ekimi yapan kişilere yönelik operasyonlarda önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>

<p>Aramalarda 548 kilogram uyuşturucu ile 2 milyon 788 bin uyuşturucu hap bulundu. Ele geçirilen maddelerle ilgili ekipler tarafından gerekli işlemler başlatıldı.</p>

<p>Operasyonların, uyuşturucu maddelerin üretimi, temini ve satışına ilişkin faaliyetlerin tespit edilmesine yönelik yürütülen çalışmalar sonucunda gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>140 şüpheliden 80'i tutuklandı</strong></h3>

<p>Operasyonlar kapsamında yakalanan 140 şüpheli, jandarma ekiplerindeki işlemlerinin ardından <strong>adli</strong> makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 80'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Diğer 60 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verildi. Böylece operasyon kapsamında yakalanan şüphelilerin tamamı hakkında adli süreç başlatılmış oldu.</p>

<h3><strong>Uyuşturucu ticaretine ilişkin faaliyetler tespit edildi</strong></h3>

<p>Yürütülen <strong>soruşturma</strong>larda şüphelilerin uyuşturucu üretimine finansal kaynak sağladıkları ve uyuşturucu madde ticaretini organize şekilde gerçekleştirdikleri belirlendi.</p>

<p>Ekiplerin incelemelerinde bazı şüphelilerin <strong>sosyal medya platformları</strong> ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde satışında bulunduğu da tespit edildi. Yasa dışı kenevir ekimiyle bağlantılı faaliyetler de operasyonların kapsamına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jandarma ekiplerinin farklı illerde gerçekleştirdiği operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve diğer deliller, soruşturma kapsamında değerlendirmeye alındı.</p>

<h3><strong>Bakan Çiftçi'den operasyonlara ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyonlarda görev yapan jandarma personelini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tebrik etti.</p>

<p>Çiftçi, paylaşımında, "Milletimizin huzuruna, gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceğine uzanan zehirli elleri kırmakta kararlıyız. Uyuşturucu baronlarından sokak satıcılarına, yasa dışı ekim yapanlardan bu kirli ticaretin her halkasına kadar zehir tacirlerinin peşini bırakmayacağız" dedi.</p>

<p>Uyuşturucuyla mücadelenin sürdürüleceğini belirten Çiftçi, milletin huzurunu hedef alan faaliyetlere karşı gerekli çalışmaların devam edeceğini ifade etti. 28 ilde düzenlenen operasyonların ardından uyuşturucu ticareti ve yasa dışı ekimle bağlantılı kişilere yönelik adli süreç de sürüyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">28 İlde “Uyuşturucu Madde Satıcılarına ve Yasa Dışı Kenevir Ekimine” yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda;<br />
-548 kg uyuşturucu madde ile<br />
-2 milyon 788 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi.<br />
-1 milyon 751 bin adet kök kenevir ve skunk imha edildi.… <a href="https://t.co/wEtImcbibh" rel="nofollow">pic.twitter.com/wEtImcbibh</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2097232906603069905?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 8, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jandarmadan-28-ilde-narkotik-operasyonu-80-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/28-ildeki-uyusturucu-operasyonlarinda-80-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="10948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fotoğrafın anlamı ve temsili yeniden tartışmaya açılıyor: Alkan Avcıoğlu’nun "Kameranın Ölümü" Maçka Sanat Galerisi'nde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fotografin-anlami-ve-temsili-yeniden-tartismaya-aciliyor-alkan-avcioglunun-kameranin-olumu-macka-sanat-galerisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fotografin-anlami-ve-temsili-yeniden-tartismaya-aciliyor-alkan-avcioglunun-kameranin-olumu-macka-sanat-galerisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ ve görsel sanatlar alanındaki çalışmalarıyla uluslararası ölçekte tanınan sanatçı Alkan Avcıoğlu’nun "Kameranın Ölümü / The Death of the Camera" başlıklı kişisel sergisi, 15 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. Sergi, Roland Barthes’ın edebiyat kuramındaki sarsıcı tezini vizöre taşıyarak fotoğrafik imgenin tekil bakış açısını ve kameranın görüntü üzerindeki mutlak iktidarını sorguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-54">Yapay zekâ ve görsel sanatlar alanındaki çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan sanatçı ve yönetmen Alkan Avcıoğlu’nun "Kameranın Ölümü / The Death of the Camera" başlıklı kişisel sergisi, 15 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. DIFOART iş birliğiyle gerçekleşen sergi, Roland Barthes’ın edebiyat teorisindeki sarsıcı tezini görsel kültüre taşıyarak kameranın görüntü üzerindeki mutlak iktidarını sorguluyor.</p>

<p><img alt="Fotoğrafın anlamı ve temsili yeniden tartışmaya açılıyor: Alkan Avcıoğlu’nun " kameran="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/the-death-of-the-camera-1-1.jpg" /></p>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-55">Maçka Sanat Galerisi, yeni sanat sezonunu çağdaş sanatın ve dijital estetiğin güncel meselelerini merkezine alan güçlü bir projeyle açıyor. Alkan Avcıoğlu'nun yapay zekâ modelleri ve yenilikçi üretim teknikleriyle geliştirdiği son dönem çalışmalarını bir araya getiren "Kameranın Ölümü", fotoğrafik imgenin dünyayı görme ve gösterme alışkanlıklarına kökten bir eleştiri getiriyor.</p>

<h3><strong>Barthes’ın edebiyat kuramından görsel sanatlara: Kameranın iktidarı bitti mi?</strong></h3>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-56">Sergi, teorik çıkış noktasını Fransız düşünür Roland Barthes’ın modern edebiyat ve eleştiri kuramında çığır açan <i>"Yazarın Ölümü"</i> kavramından alıyor. Barthes’ın yazarın metnin tek anlam kaynağı olma niteliğini kaybettiği yönündeki tezini fotoğraf mecrasına uyarlayan Avcıoğlu, <i>"Yazar metnin anlamı üzerindeki hâkimiyetini kaybediyorsa, kameranın da görüntü üzerindeki belirleyici rolü sona erebilir mi?"</i> sorusunun izini sürüyor.</p>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-57">Sergide yer alan işlerde fotografik imge; tek bir bakış açısına hapsolmuş, durağan ve belirli bir ana ait bir kayıt olmaktan çıkıyor. Sanatçının geliştirdiği çok katmanlı yöntemlerle farklı ölçekler, açılar ve perspektifler aynı görüntünün yüzeyinde iç içe geçiyor. Bildik ve tanıdık mekânlar, ilk bakışta zihinde canlanan referans noktalarından uzaklaşarak daha karmaşık, muğlak ve değişken yapılara evriliyor.</p>

<p><img alt="Fotoğrafın anlamı ve temsili yeniden tartışmaya açılıyor: Alkan Avcıoğlu’nun " kameran="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/the-death-of-the-camera-3-1.jpg" /></p>

<h3><strong>İzleyiciyi içine alan katmanlar</strong></h3>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-58">Tek bir bakış açısıyla kavranması imkânsız hale gelen modern dünyanın karmaşasını yansıtan sergi, görüntünün salt gerçekliği temsil eden pasif bir araç olamayacağını vurguluyor. İmgeler, gerçekliği yansıtmanın ötesine geçerek kendi bağımsız gerçekliklerini inşa ediyor.</p>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-59">Bu kurgu doğrultusunda izleyici, yapıtın karşısında konumlanan dışsal bir gözlemci olmaktan çıkarak görselin içine dahil olan, çok katmanlı yapının içinde gezinen ve görüntüyü zaman boyutuyla deneyimleyen bir aktöre dönüşüyor. "Kameranın Ölümü", fotoğrafın neyi gösterdiğinden ziyade izleyicinin görüntüyü nasıl okuduğuna, nasıl algıladığına ve görme biçimlerinin dünyayı anlama pratiğini nasıl dönüştürdüğüne odaklanıyor.</p>

<h3><strong>Yapay zekâ sanatında uluslararası bir öncü: Alkan Avcıoğlu</strong></h3>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-60">1982 İzmir doğumlu olan Alkan Avcıoğlu; sinema eleştirmenliği, müzik, felsefe ve akademik alandaki çok disiplinli geçmişini yapay zekâ, hareketli görüntü ve ses ekseninde üretime dönüştüren uluslararası bir sanatçı. Avcıoğlu, geliştirdiği özgün estetik dille Paris Photo, Art Basel, Zona Maco ve PhotoVogue gibi köklü sanat fuarlarında yapıtları sergilenen ilk yapay zekâ sanatçıları arasında yer aldı.</p>

<p>Sanatçının kariyerinde öne çıkan 2025 yılında Christie’s tarafından düzenlenen ilk yapay zekâ sanat müzayedesinde işleriyle yer aldı.</p>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-62">2025’te sinema tarihinin yapay zekâ ile üretilen ilk uzun metraj belgeseli olma özelliğini taşıyan ve 25’i aşkın uluslararası festivalde gösterilen <i>"Post Truth"</i> filminin yönetmenliğini üstlendi.</p>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-63">Dünyaca ünlü Kanadalı fotoğrafçı Edward Burtynsky ile ortaklaşa hayata geçirdiği çevre ve endüstri odaklı sergiyle uluslararası dijital sanat platformu Lumen Prize'da finalist oldu. New York ve Paris'in ardından Edirne Bienali'nde sergilenen söz konusu ortak proje, 10 Ekim 2026'da Çanakkale Bienali kapsamında Troya Müzesi'nde sanatseverlerle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_a51820929e5e05fd-64">'Kameranın Ölümü / The Death of the Camera', <strong>15 Eylül – 31 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fotografin-anlami-ve-temsili-yeniden-tartismaya-aciliyor-alkan-avcioglunun-kameranin-olumu-macka-sanat-galerisinde</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/the-death-of-the-camera-2-1.jpg" type="image/jpeg" length="11456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’nun 'İmamoğlu siyasi tutuklu değil' sözlerine Sezgin Tanrıkulu'ndan tepki: "Akıl tutulması"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglunun-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-sozlerine-sezgin-tanrikulundan-tepki-akil-tutulmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglunun-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-sozlerine-sezgin-tanrikulundan-tepki-akil-tutulmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekrem İmamoğlu için yaptığı “Siyasi tutuklu değildir” değerlendirmesine tepki gösterdi. Tanrıkulu, İmamoğlu’nun tutukluluğunun siyasi bağlamdan bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili <strong>Sezgin Tanrıkulu</strong>, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu için kullandığı <strong>“Siyasi tutuklu değildir”</strong> ifadelerine tepki gösterdi.</p>

<p>Tanrıkulu, İmamoğlu’nun tutuklanmasının yalnızca yöneltilen suçlamalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin siyasi bağlamının da dikkate alınması gerektiğini savundu.</p>

<h2><strong>“Siyasi tutukluluk için suçlamanın siyasi olması şart değil”</strong></h2>

<p>Tanrıkulu, bir kişinin siyasi tutuklu olarak değerlendirilmesi için hakkındaki suçlamaların doğrudan “siyasi” nitelikte olmasının gerekmediğini söyledi.</p>

<p>Tutuklamanın gerçekleştiği siyasi ortamın, kişinin siyasi faaliyetlerinin, iktidarla ilişkisinin ve tutuklamanın zamanlamasının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, hukuki gerekçelerin siyasi bağlamdan bağımsız ele alınamayacağını ifade etti.</p>

<p>Tanrıkulu, “Bir kişinin siyasi tutuklu olarak değerlendirilmesi için mutlaka ‘siyasi nedenlerle tutuklandığının’ açıkça yazılmış olması gerekmez” dedi.</p>

<h3><strong>“İmamoğlu aday gösterilmesinin hemen ardından tutuklandı”</strong></h3>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun durumunun siyasi tutukluluk açısından açık bir örnek olduğunu savunan Tanrıkulu, tutuklamanın zamanlamasına dikkat çekti.</p>

<p>İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesinin hemen ardından gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Tanrıkulu, sürecin siyasi gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Kent uzlaşısı” vurgusu</strong></h3>

<p>Tanrıkulu, İmamoğlu hakkındaki suçlamalar arasında İstanbul yerel seçimleri dönemindeki <strong>“Kent Uzlaşısı”</strong> çalışmalarının da bulunduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu çalışmaların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kürtlerin belediye meclislerine taşınmasına yönelik faaliyetler kapsamında değerlendirildiğini savunan Tanrıkulu, İmamoğlu’nun bu kapsamda suçlandığını ve yargılamanın sürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>“En güçlü siyasi aktörlerden biri olduğu dönemde tutuklandı”</strong></h3>

<p>İmamoğlu hakkındaki yargı süreçlerinin siyasi konumundan bağımsız ele alınamayacağını savunan Tanrıkulu, “Çünkü burada siyasi gerçeklik son derece açıktır” dedi.</p>

<p>Tanrıkulu, İmamoğlu’nun iktidarın değişmesi açısından en güçlü siyasi aktörlerden biri olduğu bir dönemde ve Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkmasının hemen ardından tutuklandığını ileri sürdü.</p>

<h3><strong>“Siyasi tutuklu değil demek akıl tutulmasıdır”</strong></h3>

<p>Tanrıkulu, İmamoğlu’nun tutukluluğunu yalnızca hakkındaki suçlamaların başlıkları üzerinden değerlendirmenin siyasi bağlamı göz ardı etmek anlamına geleceğini söyledi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu’nun “İmamoğlu siyasi tutuklu değildir” değerlendirmesine tepki gösteren Tanrıkulu, “Ekrem İmamoğlu'nun, içinde bulunduğu bu yargılama koşulları itibarıyla siyasi tutuklu olmadığını söylemek, kelimenin tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tanrıkulu ayrıca, bu yaklaşımın muhalefet iddiasındaki kişiler açısından kabul edilemez olduğunu savunarak, söz konusu tutumun iktidarın politikalarının sözcülüğüne kadar varabileceğini ileri sürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglunun-imamoglu-siyasi-tutuklu-degil-sozlerine-sezgin-tanrikulundan-tepki-akil-tutulmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7634d2a1-0f3a-4382-b55e-c6d742275d35.webp" type="image/jpeg" length="27077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’ın alacağı "Aşil Kalkanı"nın kodlarının İsrail'de kalmasına muhalefet ve basından tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanin-alacagi-asil-kalkaninin-kodlarinin-israilde-kalmasina-muhalefet-ve-basindan-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanin-alacagi-asil-kalkaninin-kodlarinin-israilde-kalmasina-muhalefet-ve-basindan-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’ın İsrail ile imzaladığı yaklaşık 3 milyar avro değerindeki çok katmanlı "Aşil Kalkanı" hava ve füze savunma sisteminde Atina’nın yazılım kaynak koduna erişiminin olmayacağının ortaya çıkması, ülkede siyasi krize yol açtı. İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel’in söz konusu açıklaması sonrası muhalefet partileri Savunma Bakanı Nikos Dendias’a sert tepki gösterirken, basında Yunanistan’ın İsrail’e stratejik ve teknolojik açıdan "rehin kaldığı" yorumları yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan ile İsrail arasında 31 Ağustos’ta Tel Aviv’de imzalanan ve ülkenin hava savunma doktrinini kökten değiştirmesi hedeflenen "Aşil Kalkanı" tedarik projesi, Atina'da teknik ve egemenlik tartışmalarının odağına oturdu. İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel’in Kathimerini gazetesine verdiği röportajda sarf ettiği ifadeler, Atina yönetiminin kamuoyuna verdiği taahhütlerle çeliştiğini gözler önüne serdi.</p>

<h3><strong>"Kaynak kodu lisansa dahil değil" açıklaması fitili ateşledi</strong></h3>

<p>İsrailli yetkili Moşe Patel’in Kathimerini’ye yaptığı mülakatta, Yunanistan’ın "Aşil Kalkanı"nın komuta ve kontrol kabiliyetlerine ait kaynak koduna (source code) erişip erişemeyeceğine ilişkin soruya, <strong>"Hayır, çünkü kaynak kodu anlaşmanın kullanım lisansına dahil değildi"</strong> yanıtını vermesi Atina’da şok etkisi yarattı.</p>

<p>Yunan basınında yer alan iddialara göre Kathimerini gazetesi, internet sitesinde yayımladığı röportajdan Patel’in bu kritik yanıtını bir süre sonra yayından kaldırdı. Ardından gelen tepkiler ve İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yapılan yeni bilgilendirmenin ardından metin; "teknoloji transferi" ile "yazılım ve teknolojinin ortak kullanımı" gibi daha diplomatik ifadeler eklenerek revize edildi.</p>

<h3><strong>Muhalefetten Bakan Dendias’a belgeli yaylım ateşi</strong></h3>

<p>PASOK Savunmadan Sorumlu Milletvekili Mihalis Katrinis, Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın 23 Temmuz 2026’daki meclis konuşmasında, <i>"Yunan Silahlı Kuvvetleri için alınacak sistemlerin kaynak koduna tam erişim sağlanmaması halinde tedarikin ilerlemeyeceğini"</i> açıkça beyan ettiğini hatırlattı. Katrinis, 1 Eylül itibarıyla meclise soru önergesi verdiklerini vurgulayarak; <i>"3 milyar avroluk bu projede kaynak kodunun mülkiyeti kime ait olacak? Hükümet anlaşmanın tüm teknik ve hukuki hükümlerini derhal şeffaf biçimde açıklamalıdır"</i> çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>ELAS: "Ülke savunmada dışa bağımlı hale gelecek"</strong></p>

<p>Eski Başbakan Aleksis Çipras liderliğindeki Yunan Sol İttifakı (ELAS), Yunanistan’ın ulusal komuta-kontrol sisteminin kaynak koduna sahip olmamasının ulusal egemenliği zedeleyeceğini bildirdi. Parti, sistem üzerinde tam bağımsız denetim kurulamaması halinde Atina’nın savunma mimarisinde tamamen dış tedarikçiye kilitleneceğine (vendor lock-in) dikkat çekti.</p>

<p><strong>Yanis Varufakis’ten "utanç verici" tepkisi</strong></p>

<p>Eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis ise İsrail ile imzalanan anlaşmanın ahlaki ve stratejik boyutunu eleştirerek, <i>"Yunan halkının ezici çoğunluğu soykırımcı politikalara karşıyken, yönetici elitlerimizin bu rezil anlaşmayla ülkemizi lekelemesine izin verdik"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Basında "bulanık tablo" ve bağımlılık uyarısı</strong></h3>

<p>Yunanistan’ın köklü yayın organlarından <strong>To Vima</strong>, "Aşil Kalkanı’nda kaynak kodu konusunda bulanık tablo" başlığıyla yayımladığı analizde, İsrailli yetkilinin açıklamalarının hükümetin önceki tezleriyle taban tabana zıt olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Efimerida ton Syntakton</strong> ise İsrail tarafının "teknoloji transferi" ve "ortak kullanım" ifadelerini öne çıkarmasına rağmen kaynak kodunun fiziki teslimine hiçbir resmi belgede yer verilmediğini yazarak Atina’nın teknolojik bir açmaza sürüklendiğini aktardı.</p>

<h3><strong>3 milyar avroluk pakette neler var?</strong></h3>

<p>Tel Aviv'de 31 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan yaklaşık 3 milyar avro bütçeli anlaşma, Yunanistan hava sahasında çok katmanlı ve entegre bir savunma kalkanı oluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında; Rafael üretimi uzun menzilli balistik füze önleme sistemi <strong>David's Sling (Davud Sapanı)</strong> ile IAI tarafından geliştirilen orta ve uzun menzilli <strong>Barak MX</strong> füze bataryaları ana vurucu gücü oluştururken, kısa ve orta menzildeki tehditlere karşı <strong>SPYDER</strong> hava savunma sistemleri devreye girecek. Tehditlerin erken tespiti ve takibi için IAI'nın çok görevli <strong>MMR radarları</strong> kullanılırken, tüm bu katmanların koordinasyonu ve sahadaki ortak yönetimi ise Rafael liderliğinde kurulacak yeni <strong>Ulusal Komuta-Kontrol (C2)</strong> altyapısıyla sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak koduna erişimin kısıtlı olması, olası bir kriz anında ya da yazılım güncellemesi ihtiyacında Atina'nın üretici şirkete ve İsrail devletinin onayına doğrudan muhtaç kalacağı endişelerini zirveye taşımış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanin-alacagi-asil-kalkaninin-kodlarinin-israilde-kalmasina-muhalefet-ve-basindan-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-b65d7624d8a8df606bc545d42dc96450.webp" type="image/jpeg" length="21643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de Roma maçı öncesi Asensio belirsizliği: Kartal için kritik viraj]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-roma-maci-oncesi-asensio-belirsizligi-kartal-icin-kritik-viraj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-roma-maci-oncesi-asensio-belirsizligi-kartal-icin-kritik-viraj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'de Roma maçı öncesi Asensio belirsizliği sürüyor. İspanyol yıldızın durumu ve İsmail Kartal'ın geleceği kritik maçta netleşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 18 yıl sonra lig aşamasında mücadele edecek Fenerbahçe, ilk hafta maçında İtalya temsilcisi Roma'yı konuk edecek. Sarı-lacivertlilerde gözler bir yandan sakatlığı bulunan Marco Asensio'nun durumuna çevrilirken, diğer yandan teknik direktör İsmail Kartal'ın sahaya süreceği kadro merak konusu oldu.</p>

<p>Fenerbahçe ile Roma arasındaki karşılaşma, 10 Eylül Perşembe günü saat 19.45'te Kadıköy'de oynanacak. Sarı-lacivertli ekip, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en önemli organizasyonunda uzun bir aranın ardından çıktığı ilk lig aşaması maçında güçlü rakibi karşısında galibiyet arayacak.</p>

<h1><strong>Asensio'nun Roma maçında forma giymesi zor</strong></h1>

<p>Fenerbahçe'nin yıldız oyuncusu Marco Asensio, sakatlığının ardından bireysel çalışmalarını sürdürüyor. Kulübün son antrenman bilgilendirmelerinde de bireysel çalışmaların devam ettiği görülürken, Asensio'nun henüz takımla çalışmalara başlamadığı bildirildi.</p>

<p>İspanyol futbolcunun sakatlığıyla ilgili son dönemde çeşitli iddialar gündeme gelmiş, Fenerbahçe Kulübü ise 3 Eylül'de Asensio'nun sağlık durumuna ilişkin ortaya atılan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıklamıştı. Asensio da ameliyat olacağı yönündeki haberleri yalanlayarak kısa süre içinde takıma döneceğini belirtmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bugün itibarıyla Asensio'nun henüz takım antrenmanına katılmamış olması, Roma karşılaşmasında forma giyme ihtimalini ciddi biçimde azaltıyor.</p>

<h2><strong>Asensio'nun yokluğunda Greenwood planı</strong></h2>

<p>Asensio'nun yokluğu, Fenerbahçe'nin hücum organizasyonundaki en önemli soru işaretlerinden birini oluşturuyor. Anderson Talisca'nın da takımdan ayrılmasıyla 10 numara pozisyonunda alternatif arayan İsmail Kartal'ın, Roma karşısında Mason Greenwood'u bu bölgede değerlendirmeyi planladığı belirtiliyor. Kartal'ın orta sahada N'Golo Kante ile İsmail Yüksek'e görev vermesi, Greenwood'u ise forvet arkasında kullanması bekleniyor. Greenwood'un 10 numarada başlaması halinde Dorgeles Nene'nin sağ kanatta görev alabileceği ifade ediliyor. Bir başka senaryoda ise kanatta Kerem Aktürkoğlu'nun değerlendirilmesi gündemde. Kartal'ın nihai tercihini Roma karşılaşması öncesindeki antrenmanlarda netleştirmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Guendouzi de yok</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'nin Roma karşısındaki kadro planını zorlaştıran bir diğer gelişme ise Matteo Guendouzi'nin cezası.</p>

<p>Lyon eşleşmesinde yaşanan olaylar nedeniyle UEFA'dan iki maç ceza alan Fransız orta saha, Roma karşılaşmasında forma giyemeyecek. Bu durum Kartal'ı orta saha kurgusunda değişikliğe zorlayacak.</p>

<p> Beşiktaş derbisinde görev yapan bazı isimlerin kulübeye çekilmesinin planlandığı ve Kartal'ın Roma karşılaşmasına farklı bir 11'le çıkabileceği ileri sürüldü. İrfan Can Kahveci'nin yerine İsmail Yüksek'in, Guendouzi'nin yokluğunda ise Kante'nin merkezde görev yapması seçenekler arasında gösteriliyor.</p>

<h3>Roma karşısında muhtemel 11</h3>

<p>Basına yansıyan son bilgiler doğrultusunda Fenerbahçe'nin Roma karşısında sahaya şu kadroyla çıkması bekleniyor:</p>

<p><strong>Ederson; Nelson Semedo, Milan Skriniar, Nathan Ake, Archie Brown; N'Golo Kante, İsmail Yüksek; Dorgeles Nene, Mason Greenwood, Kerem Aktürkoğlu/Oğuz Aydın; Romelu Lukaku/Vedat Muriqi.</strong></p>

<p></p>

<h3><strong>İsmail Kartal için "son şans" tartışması</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'de Roma karşılaşmasının sportif öneminin yanında teknik direktör İsmail Kartal açısından da kritik bir eşik olduğu değerlendiriliyor. Sarı-lacivertlilerin Beşiktaş karşısında sahasında 2-1 mağlup olması, Kartal üzerindeki baskıyı artırdı.  Kartal ise Roma karşılaşmasına büyük önem veriyor. Güncel haberlerde deneyimli teknik adamın rakibini yoğun biçimde analiz ettiği ve oyuncularından mücadele gücü yüksek bir performans istediği aktarılıyor.</p>

<h3><strong>Kadıköy'de kritik gece</strong></h3>

<p>Fenerbahçe, Roma karşısında hem Şampiyonlar Ligi lig aşamasına iyi bir başlangıç yapmak hem de Beşiktaş yenilgisinin oluşturduğu olumsuz havayı dağıtmak istiyor.</p>

<p>Asensio'nun yokluğu ve Guendouzi'nin cezası Kartal'ın planlarını sınırlarken, gözler özellikle Greenwood'un 10 numara pozisyonunda nasıl bir performans göstereceğine çevrilecek.</p>

<p>Fenerbahçe açısından Roma maçı yalnızca Avrupa arenasındaki ilk sınav olmayacak. Kadıköy'deki mücadele, Asensio'nun dönüşünü bekleyen, hücumdaki yıldız eksikliğini farklı bir sistemle kapatmaya çalışan ve Beşiktaş yenilgisinin ardından yeniden ayağa kalkmak isteyen sarı-lacivertliler için sezonun ilk büyük kırılma noktalarından biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-roma-maci-oncesi-asensio-belirsizligi-kartal-icin-kritik-viraj</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ismail-kartal-marco-asensio.webp" type="image/jpeg" length="53008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakim karşısına çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tugamiral-turker-erturk-hakim-karsisina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tugamiral-turker-erturk-hakim-karsisina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada dolaşıma giren televizyon programındaki ifadeleri gerekçe gösterilerek "basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan emekli Tuğamiral Türker Ertürk’ün yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada suçlamaları reddeden Ertürk, sözlerinin bağlamından koparıldığını belirterek beraatini ve tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Türker Ertürk, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşma salonunda sanık avukatları hazır bulundu.</p>

<h3><strong>Ertürk: "Görüntüler bağlamından koparılmış siyasi öngörülerdir"</strong></h3>

<p>Kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından savunmasını yapan sanık Ertürk, suçlamaları kabul etmeyerek yargılamaya konu olan video kesitlerinin geçmiş yıllara ait olduğunu savundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"İddianameye konu görüntüler 3,5 yıl önce katıldığım bir televizyon programındaki konuşmamdan kesilerek oluşturulan 2 videodan ibarettir. Bu kesitler sosyal medya hesapları üzerinden kasıtlı şekilde bağlamından koparılarak paylaşılmıştır. Konuşmamda kimseyi tehdit etmedim; ortada korku ya da tehdit yaratan somut bir delil de yoktur.</i></p>

<p><i>Söz konusu konuşma seçim öncesinde yapılmıştır. İfadelerimin tam manasıyla anlaşılabilmesi için videonun tamamının izlenmesi gerekir. 9 yıl ve 3,5 yıl önceki değerlendirmelerim tamamen şahsi siyasi analizlerim ve öngörülerimden ibarettir. Suç işleme kastım bulunmamaktadır. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum."</i></p>
</blockquote>

<p>Sanık avukatları da söz alarak müvekkillerinin ifadelerinin ifade özgürlüğü ve siyasi eleştiri sınırlarında kaldığını savundu, tahliye ve beraat talebinde bulundu.</p>

<p>Cumhuriyet savcısının görüşünü alan mahkeme heyeti, dosyadaki delil durumu ve eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle Türker Ertürk’ün tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.</p>

<h3><strong>6 yıla kadar hapis talebi</strong></h3>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, soruşturmanın hukuki zeminine ve isnat edilen suçun vasfına dair dikkat çeken tespitlere yer veriliyor.</p>

<p>İddianamede, şüphelinin konuşmaların üzerinden uzun süre geçtiği yönündeki beyanlarına değinilerek; dijital mecralarda ve görsel basında yer alan içeriğin yayından kaldırılmayıp erişilebilir kalmasının "temadi eden suç" kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Hukuka aykırı durumun ilk adli müdahale olan gözaltı işlemiyle kesildiği, bu tarihin yasal suç tarihi olarak kabul edildiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddianamede sanığın, <i>"iktidarın değişmesi halinde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dahil tüm Türk halkının zorluk yaşayacağı, demokratik girişimle iktidarın düşmemesi halinde ise halkın uluslararası girişimlerle cezalandırılacağını"</i> iddia ettiği ve program sunucusunun bu durumun bir bedeli olacağına yönelik yorumunu onaylayarak halka yönelik sair tehditte bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Canlı yayında geniş kitlelere ulaştırılan ifadelerin halk arasında panik yaratacak somut isnatlar içerdiği kaydedilerek, sanık Ertürk’ün Türk Ceza Kanunu kapsamında "basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tugamiral-turker-erturk-hakim-karsisina-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-amiral-turker-erturk-hakkinda-tutuklama-karari-verildi.png" type="image/jpeg" length="81665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’dan '100. gün' mesajı: "İddianame bekliyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/buca-belediye-baskani-gorkem-dumandan-100-gun-mesaji-iddianame-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/buca-belediye-baskani-gorkem-dumandan-100-gun-mesaji-iddianame-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, tutukluluğunun 100. gününde cezaevinden açıklama yaptı. Duman, 100 gündür iddianame beklediklerini belirterek adalete ve devlet kurumlarına olan inancının tam olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında <strong>Buca Belediyesi</strong>’ne yönelik operasyon sonrasında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, tutukluluğunun 100. gününde yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Kırklar F Tipi Cezaevi’nden açıklamada bulunan Duman, 100 gündür iddianamenin hazırlanmasını beklediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“100 gündür iddianame bekliyoruz”</strong></h2>

<p>Görkem Duman, açıklamasına tutukluluğunun 100. gününe dikkat çekerek başladı.</p>

<p>Duman, “Bugün 100. gün, 100 gündür iddianame bekliyoruz” ifadelerini kullanarak soruşturmanın tamamlanmasını ve iddianamenin hazırlanmasını beklediklerini söyledi.</p>

<h3><strong>“Adalete inancımız tam”</strong></h3>

<p>Devlet kurumlarına ve adli makamlara güveninin tam olduğunu vurgulayan Duman, adalete ve devlete karşı sorumluluklarının bilincinde olduklarını ifade etti.</p>

<p>Duman, masumiyetinin ortaya çıkması ve yeniden görevine dönerek hizmet vermesi için soruşturmanın tamamlanmasını beklediğini belirtti.</p>

<h3><strong>“Görevimizin başına dönmek için gün sayıyorum”</strong></h3>

<p>Buca’ya ve İzmir’e hizmet etmeye devam etmek istediğini dile getiren Duman, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Masumiyetimizin ortaya çıkması ve bir an önce görevimizin başına dönerek vatanımıza ve milletimize hizmet edebilmemiz için soruşturmanın tamamlanarak, iddianamenin hazırlanmasını bekliyoruz.”</p>

<p>Duman, “Buca’ya, İzmir’e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek için gün sayıyorum” dedi.</p>

<h3><strong>Buca halkına selam gönderdi</strong></h3>

<p>Açıklamasının sonunda Buca halkına, Türkiye genelindeki vatandaşlara ve dostlarına selamlarını ileten Duman, özellikle “Büyük Ailem Buca” şeklinde hitap ettiği ilçe halkına sevgilerini gönderdi.</p>

<p>Duman, devlet kurumlarına ve adli sürece olan inancını yineleyerek soruşturmanın tamamlanmasını beklediğini ifade etti.</p>

<p><strong>Duman'ın açıklamasının tamamı şöyle: </strong></p>

<p><i>"Bugün 100. gün, 100 gündür iddianame bekliyoruz. İlk gün de belirttiğimiz gibi Devletimize, kurumlarına ve adli makamlara inancımız tamdır ve adalete, devlete karşı boynumuz her zaman kıldan incedir. Masumiyetimizin ortaya çıkması ve bir an önce görevimizin başına dönerek vatanımıza ve milletimize hizmet edebilmemiz için soruşturmanın tamamlanarak, iddianamenin hazırlanmasını bekliyoruz. Buca’ya, İzmir’e ve Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek için gün sayıyorum. Başta Kıymetli Büyük Ailem Buca olmak üzere, tüm milletimize ve dostlarımıza selam ve sevgilerimle.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/buca-belediye-baskani-gorkem-dumandan-100-gun-mesaji-iddianame-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/af5407b3-b36f-47dd-b871-caa3a875a045-1jpg.webp" type="image/jpeg" length="15270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="30666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="63856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="34848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="63296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="30823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="70841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="95460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="98947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="47627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="53250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="68556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="43652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="62152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="13401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="72674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="41466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="38137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="89808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="35781"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
