<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 15:24:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındığını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-alican-uludag-gozaltina-alindigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-alican-uludag-gozaltina-alindigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Alican Uludağ sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile gözaltına alındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazeteci Alican Uludağ</strong> X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile gözaltına alındığını duyurdu.</p>

<p>Uludağ, gözaltı kararını "Gözaltına alınıyorum" sözleriyle duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gazeteci Alican Uludağ'ın gözaltı paylaşımı</strong></h2>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Gözaltına alınıyorum.</p>
— Alican Uludağ (@alicanuludag) <a href="https://x.com/alicanuludag/status/2079532168519319567?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-alican-uludag-gozaltina-alindigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/2b88c6c6-2651-4856-a1b0-d15572a60243.webp" type="image/jpeg" length="80053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beach clublar kıyıyı işgal ediyor, para vermeyen denize giremiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/beach-clublar-kiyiyi-isgal-ediyor-para-vermeyen-denize-giremiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/beach-clublar-kiyiyi-isgal-ediyor-para-vermeyen-denize-giremiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin sahil şeridinde beach club ve oteller kıyıları fiilen özelleştiriyor, giriş ücreti veya minimum harcama limiti ödemeyen vatandaşların denize erişimi engelleniyor. Hukukçular, kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu, işletmelerin ödediği “işgaliye” bedelinin bu uygulamayı meşrulaştırmadığını söylüyor. Avukat Gökhan Candoğan, sahillere erişimi engellenen vatandaşların haklarını korumak için başvurabileceği hukuki yolları 24'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz sezonunun başlamasıyla Ege ve Akdeniz sahil şeridinde yer alan işletmelerin uyguladığı giriş ücretleri ile minimum harcama limitleri, kumsallara ve denize erişimde engellere yol açıyor. İzmir’den Antalya kıyılarına uzanan hat genelinde vatandaşlar, kamusal alan olan sahillere serbestçe giremediklerini belirterek imza kampanyaları ve sosyal medya paylaşımlarıyla tepkilerini dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kişi başı 5 bin liraya varan giriş ücretleri isteniyor</strong></h2>

<p>2026 yaz sezonu öncesinde açıklanan fiyat tarifelerine göre, Ege ve Akdeniz kıyısındaki birçok beach clubta (sahil işletmesi) giriş ücretleri ve minimum harcama limitleri geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde otuzun üzerinde arttı. İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı, Ayayorgi Koyu ve Altınkum bölgelerindeki işletmelerde kişi başı giriş ve harcama limiti toplamı 5 bin liraya ulaşıyor.</p>

<p>Yapılan fiyat taramasına göre bazı işletmeler yalnızca giriş ücreti alırken, bazıları giriş ücretsiz olmakla birlikte belirli bir tutarın altında harcama yapılmasına izin vermiyor. Örnek vermek gerekirse, hafta sonu giriş ücreti 4 bin 500 liraya kadar çıkan bir işletmenin yanı sıra, giriş ücreti almayıp kişi başı 5 bin lira harcama şartı koşan bir başka işletme de bulunuyor. Kişi başı 2 bin ila 3 bin lira arasında değişen harcama limiti uygulayan orta segment tesisler de mevcut.</p>

<p>En yüksek fiyatların görüldüğü destinasyonların başında Bodrum geliyor. İlçedeki bazı lüks tesislerde kişi başı 230 Euroya varan minimum harcama talep edilirken, daha ekonomik seçeneklerde giriş ücretleri 750 liradan başlıyor. Marmaris, Fethiye ve Cunda gibi diğer popüler tatil bölgelerinde ise kişi başı giriş ücretleri ortalama bin lira seviyesinden başlıyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 3Dd977A7Baad62Defa9914C94234B543" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-3dd977a7baad62defa9914c94234b543.webp" width="1800" /></p>

<h3><strong>Para ödemeyen sahile giremiyor</strong></h3>

<p>Giriş ücreti ve harcama limitinin ötesinde, bazı işletmelerin kumsalı tamamen kapatarak vatandaşların ücretsiz denize girmesine izin vermediği yönünde çok sayıda şikâyet var. Antalya'nın Kemer ilçesindeki Ayışığı Koyu'nda bazı işletmelerin şezlong ve platformları denizin içine kadar yerleştirerek halkın kullanımına ayrılan alanı daralttığı, bölgeyi görüntüleyen bir vatandaşın paylaştığı görüntüler sosyal medyada gündem oldu. Bölge sakinleri, kıyı kanununun fiilen uygulanmadığını savunuyor.</p>

<p>Benzer bir örnek Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Gümüşlük'te yaşanıyor. Otuz yıldır halk plajı olarak kullanılan Çayıraltı'nın bir bölümünün özel işletmelere tahsis edilmesiyle birlikte bölge sakinleri, ilgili belediyeye plajın halka iadesi için imzalı dilekçe sundu. Konuya ilişkin açıklama yapan yerel yönetim, sahili işletmelere “tahsis ettiğini” açıkladı, ardından ise yetkinin kendinde olmadığını, bakanlıkta olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="New Folder 2025 Haziran 14 20250614 2 69501683 114104786" class="detail-photo img-fluid" height="844" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/new-folder-2025-haziran-14-20250614-2-69501683-114104786.webp" width="1500" /></p>

<h3><strong>Av. Candoğan: Vatandaşın sahile erişimini engelleyen her türlü unsur kanuna aykırıdır</strong></h3>

<p>Kıyılardaki işletmelerin hukuki durumunu ve yurttaşların kullanım haklarını değerlendiren Ankara Barosu Kent ve Çevre Merkezi Başkanı Avukat Gökhan Candoğan, Kıyı Kanunu'nun 6'ncı maddesi uyarınca suyun karaya değdiği noktadan itibaren kumsal, çakıllık veya kayalık alanlarda erişimi engelleyici hiçbir unsurun bulunamayacağını ifade etti. Candoğan, kanunda yer alan liman, iskele ve rıhtım gibi tesislere yönelik istisnaların da yapılış amaçları dışında kullanılamayacağını, dolayısıyla liman ruhsatı altında özel plaj işletilmesinin bu istisnaya dâhil edilemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Candoğan, “Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasında kalan doğal bant (kumsal, çakıllık ya da kayalık) tamamen kamuya açık olmak zorunda. Kanunun 6. maddesi bu alanda duvar, çit, parmaklık, tel örgü; hendek, kazık ve benzeri engelleri açıkça yasaklıyor. Şezlongun denize kadar dizilmesi fiilen bu bandı işgal etmek anlamına geliyor ve aynı hükmü ihlal ediyor. Anayasa’nın 43’üncü maddesi bu konuda doğrudan temel dayanağımızdır; kıyıya erişimin engellenmesi, vatandaşın anayasal hakkının ihlal edilmesi anlamına geliyor” sözlerini aktardı.</p>

<p><img alt="Chatgpt Image 21 Tem 2026 14 47 31" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/chatgpt-image-21-tem-2026-14-47-31.png" width="1536" /></p>

<h3><strong>“İşletme, hizmetini ücretlendirebilir ama kıyıya geçişi engelleyemez”</strong></h3>

<p>Giriş ücreti yerine getirilen alt harcama limitinin hukuki durumu değiştirmediğini aktaran Candoğan, bu uygulamanın kıyıya erişimi fiilen paralı hale getirdiğini ifade etti. Kıyı Kanunu’nun 8’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sahil şeridindeki turizm tesislerinin herkesin kullanımına açık olmak zorunda olduğunu hatırlatan Candoğan, kanunun 4’üncü maddesindeki tanım gereğince hiçbir kişiye veya gruba ayrıcalık tanınmaksızın herkesin eşit ve serbest kullanımının esas olduğunu belirtti. Candoğan, konunun sadece bir tüketici hakkı olmadığını, anayasal bir hakkın ihlali anlamına geldiğini vurgulayarak şöyle konuştu:</p>

<p>“İşletmenin şezlong kiralama gibi hizmetleri için ücret isteme hakkı ticari özgürlük kapsamındadır; ancak bu özgürlük kıyı gibi ortak kamu alanlarında kullanıldığında Kıyı Kanunu’nun emredici kurallarıyla sınırlanır. İşletme verdiği hizmetin ücretini alabilir ama kıyıya geçişi asla engelleyemez.”</p>

<p><img alt="Thumbs B C 4137Cd9Cfcf5De5540B765F3B1E48304" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-4137cd9cfcf5de5540b765f3b1e48304.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>“Ecrimisil ödeyen işletme kıyıda bulunma hakkını değil, işgalinin cezasını ödemiş oluyor”</strong></h3>

<p>Kamuoyunda ecrimisil (izinsiz kullanım tazminatı) ödeyen işletmelerin kıyıyı kapatma hakkına sahip olduğuna dair yanlış bir bilgi bulunduğunu dile getiren Candoğan, ecrimisilin Hazineye ait taşınmazları izinsiz kullanan kişilerden Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi uyarınca alınan bir işgal tazminatı olduğunu belirtti. Devletin bu bedeli alarak kişiyi yasal kullanıcı kabul etmediğini, sadece uğradığı zararı tahsil ettiğini aktaran Candoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ecrimisil ödeyen işletme kıyıda bulunma hakkını değil, yaptığı işgalin bedelini ödemiş oluyor. Resmi tahsis veya turizm izni bulunsa dahi durum değişmiyor. Kıyı Kanunu’nun 5’inci maddesindeki ‘herkesin eşit ve serbest yararlanması’ ilkesi doğrudan Anayasa’nın 43’üncü maddesinden kaynaklanıyor; hiçbir idari işlem, sözleşme ya da ödenen bedel bu anayasal güvenceyi ortadan kaldıramaz.”</p>

<h3><img alt="Thumbs B C E6903Cbc921Fc9C202387F29F98Bd30E" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-e6903cbc921fc9c202387f29f98bd30e.webp" width="1800" /></h3>

<h3><strong>“Denetim görevini yerine getirmeyen kurumlara tazminat davası açılabilir”</strong></h3>

<p>Denetim yetkisinin belediyeler, valilikler ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında paylaştırıldığını belirten Candoğan; İmar Kanunu’nun 32 ve 42’nci maddelerinin kaçak yapılara yıkım ve para cezası yetkisi verdiğini, Kıyı Kanunu’nun 15’inci maddesinin ise kıyıdaki engellerin beş gün içinde kaldırılmasını öngördüğünü kaydetti. Kanuna göre engeller kaldırılmazsa devlet gücüyle yıkılıyor ve yapılan masraf yüzde 20 fazlasıyla işletmeden tahsil ediliyor. Yetkilerin farklı kurumlara dağılması sebebiyle denetimin yetersiz kaldığını vurgulayan Candoğan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kıyı denetimi çok başlı bir yapıya sahip; belediye, valilik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetkileri zaman zaman çakışıyor, zaman zaman da denetimsiz alanlar yaratıyor. Hiçbir kurum sorumluluğu tek başına üstlenmediğinde saha denetimi etkisiz kalıyor. Hukuki açıdan şu nokta çok önemli: Görevini yapmayan ve denetim yürütmeyen kamu kurumlarına karşı idare mahkemelerinde tam yargı davası açılması mümkündür. Çünkü denetim eksikliği, tek başına devlet kurumlarının hukuki sorumluluğunu doğurur.”</p>

<blockquote>
<h3><i>Kıyıya erişimi engellenen vatandaş ne yapmalı?</i></h3>

<p><i>Beach club veya işletmeler tarafından sahile alınmayan ya da sadece denize girmek istediği halde giriş ücreti ödemeye zorlanan vatandaşların adım adım izlemesi gereken yasal süreç:</i></p>

<ul>
 <li><i>Birinci adım – Belgeleme: Engellemenin yaşandığı yer, saat ve işletme çalışanlarının ifadelerini içeren video kaydı alınmalı. İşletmenin tabelası, giriş noktası ve engelleme yapılan alan fotoğraflanmalı. Bu kayıtlar tüm yasal başvuruların temelini oluşturuyor.</i></li>
 <li><i>İkinci adım – Belediye zabıtası: Olay belediye ve yakın çevre sınırları içerisindeyse ilk muhatap belediye zabıtasıdır. Zabıta, Kıyı Kanunu’nun 13’üncü maddesi uyarınca denetim yetkisine sahiptir; tutanak tutabilir ve engelin kaldırılmasına karar verebilir. Belediyeye ALO 153 hattından ulaşılabilir.</i></li>
 <li><i>Üçüncü adım – İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü: İşletme turizm belgeli ise (işletmelerin büyük bölümü bu statüdedir) İl Müdürlüğü’ne yazılı şikâyet verilmeli. Turizm belgesinin askıya alınması veya iptal edilmesi, para cezasından daha caydırıcı bir yaptırımdır.</i></li>
 <li><i>Dördüncü adım – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Kıyı mevzuatının ana uygulayıcısı olan bu müdürlüğe aynı gün içinde fotoğraflar ve video kayıtlarıyla birlikte yazılı şikâyette bulunulmalıdır.</i></li>
 <li><i>Beşinci adım – Valilik: Belediye ve yakın çevre sınırları dışında kalan kıyılarda denetim yetkisi valiliktedir. Bu tür alanlarda birincil idari muhatap valiliktir.</i></li>
 <li><i>Altıncı adım – Kolluk kuvvetleri: 155 Polis İmdat veya 156 Jandarma İhbar hattı aranarak ya da en yakın karakola gidilerek durum tutanağa geçirilmelidir. Kolluk kuvvetlerinin kıyı mevzuatına göre doğrudan yaptırım yetkisi bulunmaz; bu adımın temel amacı engellemenin anlık olarak resmi kayda alınmasını sağlamaktır.</i></li>
</ul>

<p><i>Yapılan başvuruların yanıtsız kalması veya reddedilmesi durumunda, idare mahkemelerinde iptal ve tazminat davası açılabilir. Bu davalarda Anayasa’nın 43’üncü maddesi doğrudan hukuki dayanak teşkil eder.</i></p>

<p><img alt="New Folder 2025 Haziran 14 20250614 2 69501963 114105277" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/new-folder-2025-haziran-14-20250614-2-69501963-114105277.webp" width="1500" /></p>
</blockquote>

<h3><strong>Devletin çözümü: Halk plajları</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, kıyı erişimindeki tartışmalara karşı 2019 yılından bu yana yalnızca bakanlık tarafından işletilen, ücretsiz girişli halk plajları uygulamasını sürdürüyor. Türkiye genelinde 20 noktada hizmet veren bu plajlara 2026 yılı sonu itibarıyla 3 yeni plajın daha ekleneceği açıklandı. Ancak eylemci grupların paylaştığı gözlemler, özellikle rağbet gören koy ve kıyılarda halka ayrılan alanların giderek daraldığına işaret ediyor.</p>

<h3><strong>Türkler tatil için yurt dışına gidiyor</strong></h3>

<p>Kıyı erişimindeki kısıtlamaların yanı sıra yükselen fiyatlar, Türk turistleri yurt içi tatil yerine yurt dışı destinasyonlara yönlendiriyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin açıkladığı verilere göre, Türkiye turizm gelirlerinde rekor kırılırken aynı dönemde yurt dışına çıkan Türk vatandaşı sayısı da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 13,1 artışla 2,9 milyon kişiye ulaştı. Resmî verilere göre yurt dışına giden Türk turistlerin kişi başı ortalama harcaması ise 758 dolar olarak hesaplandı.</p>

<p>Gazete Oksijen’in Akdeniz havzasındaki 25 tatil destinasyonunda dört ve beş yıldızlı, kahvaltı dahil 847 otelin fiyatları üzerinden gerçekleştirdiği alan araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin üç gece dört gün konaklama ve ulaşım maliyeti Mısır'da 84 bin lira olarak hesaplanırken aynı sürenin Bodrum'da 387 bin liraya mal olduğu belirlendi.</p>

<p><img alt="Images (1)-18" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-1-18.jpeg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Kıyılar halkındır" eylemleri sürüyor</strong></h3>

<p>Kıyı işgaline tepkiler yalnızca sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı kalmıyor; sahil kasabalarında düzenli eylemler örgütleniyor. Bodrum'un Gümüşlük beldesinde Gümüşlük Forumu ve Özgür Kıyılar Bodrum İnisiyatifi'nin öncülüğünde düzenlenen eylemlerde onlarca kişi bir araya gelerek "Kıyılar halkındır, işgali sonlandır" ve "Kanun çok net, hakkın için mücadele et" sloganlarıyla basın açıklaması yaptı. Katılımcılar, işgal edilen şezlongların üzerine döviz bırakarak plajdan ayrıldı.</p>

<p>Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte yeniden alevlenen protestolarda, eylemciler halka açık kıyılara masa, sandalye, şezlong ve şemsiye konularak erişimin fiilen engellendiğini, kıyının doğal yapısının da bu şekilde bozulduğunu dile getirdi. Benzer tepkiler Antalya'da da sahnelendi. Kentin Gündoğdu Halk Plajı'nda bir otele ait pankartın plaja asılması üzerine mahalle sakinleri jandarma gözetiminde pankartı indirdi; bölgedeki kullanım tartışması yakın zamanda yeniden gündeme geldi. Kemer'deki Ayışığı Koyu'nda da vatandaşlar, kıyı kanununun uygulanmadığını öne sürerek yetkililere çağrıda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemre Polat</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/beach-clublar-kiyiyi-isgal-ediyor-para-vermeyen-denize-giremiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/new-folder-2025-haziran-14-20250614-2-69501683-114104788.webp" type="image/jpeg" length="70099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karabük Safranbolu'da anız yangını: Bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/karabuk-safranboluda-aniz-yangini-bolgeye-cok-sayida-ekip-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/karabuk-safranboluda-aniz-yangini-bolgeye-cok-sayida-ekip-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük'ün Safranbolu ilçesinde anız ateşinden çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldı. İtfaiye, orman ekipleri ve yangın söndürme helikopteri alevleri kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Karabük</strong>'ün <strong>Safranbolu</strong> ilçesinde çıkan anız yangınına yönelik söndürme çalışmaları devam ediyor. Musalla Mahallesi mevkisindeki tarım arazisinde yakılan anız ateşi, rüzgarın etkisiyle kısa sürede çevredeki açık alana yayıldı.</p>

<p>Yangının büyümesi üzerine vatandaşların ihbarıyla birlikte ekipler bölgeye yönlendirildi. Kuru otların bulunduğu alanda etkisini artıran alevlerin kontrol altına alınması için farklı birimlerden ekipler çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>Anız ateşi açık araziye yayıldı</strong></h2>

<p>Yangın, <strong>Musalla Mahallesi</strong> mevkisinde bulunan tarlada yakılan anızın rüzgar nedeniyle çevreye sıçramasıyla başladı. Alevlerin kuru otlarla kaplı alana ulaşması, yangının kısa sürede genişlemesine neden oldu.</p>

<p>Bölgedeki arazi yapısının sarp ve kayalık olması nedeniyle, ekiplerin müdahale çalışmalarının zorlaştığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Yangına ekipler havadan ve karadan müdahale ediyor</strong></h3>

<p>İhbarın ardından olay yerine <strong>itfaiye</strong> ekipleri, Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı <strong>arazözler</strong> ve yangın söndürme helikopteri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadan yürütülen çalışmaların yanı sıra helikopterle havadan da müdahale edilen yangında, ekipler alevlerin kontrol altına alınması için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yetkililerin koordinasyonunda devam eden müdahale kapsamında, yangının çevredeki alanlara yayılmasının önlenmesi ve tamamen söndürülmesi için ekiplerin bölgede görev yaptığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/karabuk-safranboluda-aniz-yangini-bolgeye-cok-sayida-ekip-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/karabukte-aniz-atesinden-cikan-yangina-mudahale-ediliyor-1.png" type="image/jpeg" length="90981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’den en düşük emekli aylığı düzenlemesine şerh: "Kök aylıklar değişmiyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-en-dusuk-emekli-ayligi-duzenlemesine-serh-kok-ayliklar-degismiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-en-dusuk-emekli-ayligi-duzenlemesine-serh-kok-ayliklar-degismiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun CHP'li üyeleri, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasını öngören düzenlemeye muhalefet şerhi koydu. Şerhte, düzenlemenin emeklilerin kök aylıklarını değiştirmediği belirtilerek, “Bu bir zam değildir” denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun CHP'li üyeleri, en düşük emekli aylığının yükseltilmesini de içeren torba kanun teklifine ilişkin muhalefet şerhi hazırladı. Şerhte, en düşük emekli aylığının <strong>20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarılmasının bir zam olmadığı</strong> ve emeklilerin kök aylıklarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı belirtildi.</p>

<p>CHP'li komisyon üyeleri ayrıca, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve memur emeklilerine 16 bin 52 liralık seyyanen zammın yansıtılması yönündeki önergelerinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>CHP'den en düşük emekli aylığı düzenlemesine tepki</strong></h2>

<p>Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin hazırlanan muhalefet şerhinde, en düşük emekli aylığına yönelik düzenlemenin yanı sıra sosyal güvenlik sistemine ilişkin değişiklikler de eleştirildi.</p>

<p>Şerhte, TÜİK verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 32,11 seviyesinde olduğu belirtilirken, TÜRK-İŞ verilerine göre Haziran 2026 itibarıyla açlık sınırının 35 bin 759 lira, yoksulluk sınırının ise 116 bin 478 lira olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Bu düzenleme bir zam değildir”</strong></h3>

<p>CHP'li üyeler, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesine ilişkin düzenlemeyi şu ifadelerle değerlendirdi:</p>

<p><i>“Bu düzenleme bir zam değildir. Emeklilerin kendi kök aylıkları değişmemektedir. Bu miktar altındaki emekli aylıkları Hazine tarafından 23 bin 552 liraya tamamlanmaktadır.”</i></p>

<p>Şerhte, TBMM'nin görevinin sosyal devlet ilkesi doğrultusunda emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir aylığa ulaşabilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmak olduğu savunuldu.</p>

<p>CHP'li üyeler, <strong>“Çalışanların ve emeklilerin tasarruf ya da fedakarlık yapabilecek durumları kalmamıştır”</strong>değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>CHP'nin iki önergesi reddedildi</strong></h3>

<p>Muhalefet şerhinde, CHP Grubu tarafından komisyon görüşmeleri sırasında sunulan ancak kabul edilmeyen önergeler de yer aldı.</p>

<p>CHP'nin ilk önergesinde, <strong>en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılması</strong> talep edildi. Söz konusu önergenin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiği belirtildi.</p>

<p>İkinci önergede ise yaşlı yoksulluğunun önlenmesi ve düşük emekli aylıklarından kaynaklanan sorunların çözülmesi amacıyla, kalıcı sosyal politikalar hayata geçirilene kadar <strong>memurlara verilen 16 bin 52 liralık seyyanen zammın memur emeklilerine de yansıtılması</strong> istendi.</p>

<p>Bu önergenin de AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>CHP'den SGK'ya devlet katkısının kaldırılmasına tepki</strong></h3>

<p>CHP'nin muhalefet şerhinde, kanun teklifinin 17'nci maddesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81'inci maddesinde yapılması planlanan değişiklik de eleştirildi.</p>

<p>Düzenlemeyle, devletin her ay prim gelirlerinin yüzde 25'i oranında Sosyal Güvenlik Kurumu'na yaptığı katkının <strong>1 Ağustos 2026 itibarıyla kaldırılmasının</strong> hedeflendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şerhte, iktidarın düzenlemeyi ödemelerin yalnızca açık finansmanı olarak tek kalemde izlenmesini kolaylaştıracağı gerekçesiyle savunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>“Emekli aylıkları ve sağlık harcamaları baskı altına alınabilir”</strong></h3>

<p>CHP'li üyeler, devlet katkısının kaldırılmasının sosyal güvenlik sisteminin finansmanı açısından önemli bir değişiklik olduğunu savundu.</p>

<p>Şerhte, devlet katkısı zorunluluğunun kaldırılması ve yalnızca açık finansmanına dönülmesi halinde, sistemin açığını azaltmak ve bütçe üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla <strong>emekli aylıkları ile sağlık harcamalarının baskı altına alınabileceği</strong> öne sürüldü.</p>

<p>CHP, söz konusu düzenlemenin Anayasa'nın <strong>“sosyal hukuk devleti”</strong> ilkesini düzenleyen 2'nci maddesi ile <strong>“sosyal güvenlik hakkını”</strong> güvence altına alan 60'ıncı maddesine aykırı olduğunu savundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-en-dusuk-emekli-ayligi-duzenlemesine-serh-kok-ayliklar-degismiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/depositphotos-179348544-xl-6vaa-coverjpg.webp" type="image/jpeg" length="87511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, CHP'den ayrıldı: Yeni partiyi resmen duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-chpden-ayrildi-inceldigi-yerden-kopacaksa-buradan-kopacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-chpden-ayrildi-inceldigi-yerden-kopacaksa-buradan-kopacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Yargıtay'ın CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin dosyayı eylül ayında görüşeceği iddialarının ardından partisinin grup toplantısında "veda konuşması" yaptı. Özel, "Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım" derken, yeni partinin ilk adımını milletvekilleriyle attıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Yargıtay'ın CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin istinaf mahkemesinin "mutlak butlan" kararını eylül ayında görüşeceği iddialarının ardından partisinin grup toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özel, grup toplantısında "veda konuşması" yaparken, yeni partinin ilk adımını attıklarını duyurdu.</p>

<p>Özel'e destek için 80'in üzerinde CHP milletvekili grup toplantısında hazır bulundu. CHP lideri salona girerken, <strong>"Her son bir başlangıçtır"</strong> ifadelerini kullandı. Salonda "Hain Kemal" ve "İktidar" sloganları atıldı.</p>

<h2><strong>Özgür Özel yeni partiyi resmen duyurdu: Tarihi bir kavşaktayız</strong></h2>

<p>Konuşmasına CHP'li il başkanlarına ve milletvekillerine seslenerek başlayan Özel, Türkiye'nin ve partisinin tarihi bir kavşakta olduğunu söyledi.</p>

<p>Yeni partiyi resmen duyuran Özel, <i>"</i>"Bugün bu kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. <i>Yeni partimizi milletimizin seçtiği ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Bugün bu kürsüye CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da günlerini sayıyoruz!" </i>dedi.</p>

<p>Konuşmasının tarihe not düşmek amacı taşıdığını belirten Özel, asıl tarihi konuşmasını yapılacak ilk seçimin akşamında yapacağını söyledi.</p>

<h3><strong>"Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak"</strong></h3>

<p>Özel, yaşanan sürecin ileride tarih tarafından değerlendirileceğini belirterek, <strong>"Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak"</strong> ifadelerini kullandı:</p>

<p><i>"Seçildikleri günden beri, seçildiğimiz günün ertesi sabahı ayrılıkları bir tarafa bıraktığımız, kol kola girdiğimiz, o günden bugüne yüzünü birlikte millete dönen, partisine ve birbirine hiç sırtını dönmemiş, bu partinin her bir tanesi mücadelenin en derinlerinden gelen bu partinin kıymetli evlatları, 74 il başkanım burada, seçilmiş il başkanlarım burada, hoş geldiniz!</i></p>

<p><i>NATO toplantısı yaklaşırken yüzlerce tutuklama yapıldı. Toplantı yapıldı. 29 gündür 10'u TEMA gönüllüsü, ÇYDD üyeleri, sendika üyeleri, gazeteciler... 100'ün üzerinde dostumuz içeride haksız yere tutuklu. Kendilerine dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Hepimizin yerine içeride yatanlar var.</i></p>

<p><i>Bakırköy Cezaevi'nde sevgili Mine Özerden ve sevgili Çiğdem Mater. Yıllardır Gezi sağ salim sonuçlansın, kimsenin burnu kanamasın diye mücadele eden dayanışmanın üyeleri. Nasıl Tayfun Kahraman, Sayın Kavala, Can Silivri'deler... Bakırköy Cezaevi'nde, hepimiz yerine, İstanbul'u korudukları için, Taksim'i korudukları için, o süreçte diyalog kanallarını açık tuttukları için ve üçer sefer beraat ettikleri halde; birinin vicdanında mahkum edildiği, zihninde, saplantılarında mahkum edildikleri, 'Darbe girişimi yapacaklardı bana' diye bir saplantıya mahkum edildikleri için cezaevinde tutuluyorlar. Sebepsiz yere İzmir Aliağa Şakran Cezaevi'ne sevk edildiler. Mine Özerden'in, Çiğdem Mater'in durumunu takip ediyoruz. En kısa zamanda kendilerini arkadaşlarımız ziyaret edecekler. Hem kendilerine bu büyük haksızlık için hem ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. </i></p>

<p><i>Mehmet Murat Çalık; annesinin gözyaşları, aylar süren beklemeleri, sürekli nükseden sağlık sorunlarıyla İzmir'de tutuldu ailesinden uzak, mahkemeler için Silivri'ye getirildi. Aynı Kocaeli Kandıra'dan getirilen Fatih Keleş, Necati Özkan, Serdal Taşkın ve Melih Geçek gibi. Mahkeme başkanının 'Burada kalacaksınız, bir daha sevk olmayacak, zulüm olmayacak' demesine, sözüne rağmen onlar da dün tekrar Buca'ya, Kandıra'ya sevk edildiler. Çile çekiyorlar, zulüm görüyorlar. Arkadaşlarımıza yapılan bu haksızlığı, mahkeme başkanının taahhüdüne, vermiş olduğu söze rağmen, kamuoyu önünde, tutanak altında, kayıt altında yaptığı ifadelere rağmen yapılan bu haksızlığı bir kez daha not ediyoruz.</i></p>

<p><i>Yapılan bir operasyon sırasında mesleğini yaptığı için ama esas olarak da Cumhuriyet Halk Partisi'nin yürüyüşüne inandığı için, TÜRMOB'un iki dönem genel başkanlığını yapan, her siyasi görüşten mali müşavirin görevlendirilmesini partimizde takdir ettiği, desteklerini ilettiği, 81 ilde sevgiyle anılan Emre Kartaloğlu Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde görev aldığı için; ve yine Avukat Ece Üner, sadece ve sadece bağış yaptığı, yaptığı bağışlardan sonra daha yüksek katkılar istendiği, verdiği parayı güçlükle geri aldığını ispatladığı halde, Ekrem Başkanımızın savunmasına yaptığı katkılar ve mücadelesine yaptığı destekten dolayı hedef alınan Ece Güner tutuklu olarak bulunuyorlar. Son grup toplantımızdan sonra tutuklandılar. Bütün tutuklu arkadaşlarımıza dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Onların masumiyetinin kefiliyiz. Onlara selamlar, sevgiler yolluyoruz grubumuzdan"</i></p>

<h3><strong>"Vakti gelmiş bir vedanın hüznünün taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım"</strong></h3>

<p><i>Bugün bu kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznünün taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıralısı bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum. Yıllar geçse de tarih sayfalarını her siyasi başarıyı yazacağını, bazı kumpasların ve onurlu duruşların torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz.</i></p>

<p><i>Her şey bitecek ama hatırlayacağız. Birileri gelir geçer, unutulur gider bu işler unutulur yapanın yaptığı yanına kar kalır diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!</i></p>

<p><i>AKP'nin kara düzeninin devam edeceği görüldüğünde eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola hemen orada çıkmadık. İl başkanıysa il başkanı, milletvekiliyse milletvekili... Bu milletin duygusal kopuşunu, başı önde yürüyen gençleri görenler, akşam ağızların bıçak açmadığını hatta beş yıldır kanalı değişmemiş kumandanın açılış düğmesine basılmadığını görenler bir tavır takındılar. Efendim televizyona çıktığında bir daha cumhurbaşkanı adayı genel başkan adayı </i><i>olmayacağım demek yerine ben aday olmadım, hiç olamdım, gösterirlerse olurum diyenler... 'Bunlara karşı bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. bu millet böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Parti yüzde 13-14'lerde... Büyük bir felaket gelecek' diyenler bir yola girdi. O gün yol ayrıldı. </i></p>

<p><i>O gün, CHP değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken 'bu delege yapısıyla değişim mümkün değil' diyordu. İki genel başkan adayının yarışıp da kazandığı kurultay mı var dediler. Salona girdik, üç kişiini başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü slogan hakim oldu. Delege sokağın sözünü dinle... Seçilenlerin hiçbirisi bu partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz bu partiye dışardan gelemedik, öz be öz evlatlarıydık. Tarihte ilk kez bir genel başkanı yarışmalı seçimle değiştirdik. Düzenin tekerine çomağı soktuk. Seçim ilerlerken hep sordular bize. 'Size gelip devletten konuşan var mı, derin yerlerden mesajlar geldi mi' Ben hep yok dedim. O zaman olmaz, size ne partiyi ne de düzeni vermezler dediler. Zararsız sistemin içinde olduğunu kanıtlayıp ancak öyle genel başkanlık oynayacaksın dediler.</i></p>

<p><i>Örgütleri kapatsan bu partinin oyu beş puan artar diyenlerin yerine örgütün kapısını açmadan sokağa ayak basmayan bir anlayış partide iktidara geldi. Yedi yıllık ilçe başkanıyla üçüncü kez tanışıp memnun olan yerine çayı demleyen emekçinin torununu adının bilenler iktidara geldi. Bizi ötekileştirdiler diyorlar. Değişimcinin cenazesine gelmeyip, düğününü şereflendirmeyip aksi tutumda olanları gördük. Bizi karpuz gibi yarıdan bölemezler. Biz bir bütünüz bu bütünü asla bozamazlar. Bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan bir bütündür. </i></p>

<p><i>Hepiniz şahitsiniz ki kurultay ardından yerel seçimler için sadece 4 ay vardı. Zaman kısaydı, yol uzundu. Esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip </i><i>değiştirmeyeceği milletin yeni bir kredi verip vermeyeceği orada belli olacaktı. </i><i>Şükürler olsun, 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi Cumhuriyet Halk Partisi birinci partiydi. Çoktan yapmamız gerektiği gibi AK Parti artık yenilmiş, yenilgiyi tatmış ve "13 kere yarıştım hep ben kazandım" diyen bir kibrin karşısına, "Hadi ya, bir kere yarıştık onda da biz kazandık" diyen bir özgüveni görmüştük. Maalesef, maalesef iki sınav geçilemedi. İki sınav geçilemedi. Bunlardan bir tanesi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin... Cumhuriyet Halk Partisi Demokrat Parti’ye yenildiğinde, 14 Mayıs 1950 gecesi yaverini çağırıp, birileri askeri kullanarak yönetimi devretmemeyi beklerken İsmet Paşa’dan, Demokrat Parti’ye yaverini yollayıp "Paşa devir teslime hazırdır" deyip, evladı Erdal’a yazdığı mektupta "Şüphesiz kişisel olarak en büyük yenilgim, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasisinin en büyük zaferidir. Hedeflediğimiz cemiyet hayatına demokrasi yerleşmiştir"diyebilen İsmet Paşa’ya, yıllardır kazanan, ilk kez kaybettiğinde demokratlığını gösteren İsmet Paşa’ya nasip olan bunu; kaybettiği ilk seçime kadar kazandığı 13 seçimde "milli irade, milli irade" deyip, kaybettiğinde "kirli irade"ye çeviren, bir tarafta milli iradeyi baş tacı yapıp öbür tarafta alaşağı etmeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan demokratlık sınavını geçemedi. Çünkü birisinin demokrat olup olmadığına seçimi kazandığı akşam bakmanın ne kıymeti var?</i></p>

<h3><strong>"Birisinin demokrat olup olmadığına kaybettiği akşam bakacaksın"</strong></h3>

<p><i>"Birisinin demokrat olup olmadığına kaybettiği akşam bakacaksın. Bir ikinci kayıp var, yine İsmet Paşa'dan. Öyle bir noktaya, öyle bir noktaya geldik ki, öyle bir noktaya geldik ki bazı gecikmiş vedalar olur. O geciken vedalar en sonunda doğru yere oturur. O noktaya oturduktan sonra dönüp de kaybedene, çekilene, bırakana "Ne yapıyor?" diye bakarlar. İşte öyle günlerin, öyle günlerin, yani hem seçimi kaybettiğinde rakibine teslim edebilmenin hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim ettiklerinin huzur bulmasının, onların bundan sonraki görevlerini yaparken diğer partilerle rekabet etmesinin, partilerini iktidara getirmesinin önünde bir engel olmamanın tarih önünde çok büyük bir onuru ve gururu vardır. O gururu 1970'lerde yaşayan ve yaşatan İsmet Paşa'ya selam olsun. Seçim zaferleri Ecevit kadar İsmet Paşa'nın partisine huzur veren yaklaşımının eseridir. Bunu kimse unutmasın.</i>"</p>

<h3><strong>"Arkadaşlarımı satmadım, satmayacağım"</strong></h3>

<p>Konuşmasında tutuklu bulunan CHP'li belediye başkanları ve diğer isimlere de değinen Özel, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve diğer CHP'li isimlere yönelik operasyonların partiyi "adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme" amacı taşıdığını öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Belediye başkanlarımıza ardı ardına operasyonlar başladı. Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı. Cumhurbaşkanı adayımızı alıp tutukladılar. Belediye başkanlarımızı, meclis üyelerimizi, kıymetli bürokratlarımızı aldılar, tutukladılar. O noktada millete "Bunlar casus, bunlar hırsız, bunlar yolsuz, bunlar terörist" damgaları vurmaya çalıştılar. Türkiye'nin en büyük belediyesini, Esenyurt'u kazanmışız, kayyum atayarak işe başladılar. Kayyum atayarak işe başladılar. Operasyonlarla Ekrem İmamoğlu gibi girdiği tüm seçimleri AK Parti'ye karşı kazanmış birisinin başarılarını kendisine de terör, yolsuzluk, hırsızlık, hızını alamayıp casus ve gayriahlaki suçlamalarla 1,5 yıl boyunca devletin televizyonu dahil birkaç muhalif, birkaç özgür yayıncılık yapan televizyon ve gazeteler dışında her türlü haysiyet suikastini servis ederek, önemli bir kısmında da özel ekiplerle üstünde tepinerek arkadaşlarımızı perişan etmeye çalıştılar. O Tayyip Erdoğan, "Dokunulmazlıkları kaldıracağım" diye iktidara gelip, 3 ay sonra "Bu yargıyla mı?" demiş Tayyip Erdoğan'ın bugüne getirdiği yargısını, arkadaşlarımıza yaptığı kumpaslara, haysiyet suikastlerine karşı önümüzde elbette ki bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını takip edeceğiz. Arkadaşlarımızın aklanması lazım, hatta "Aklanamazlar, partimizin bunlardan arınması lazım" diyecek genel başkan; Bağcıvan Abdullah Ağa'nın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı, olmadı, olmayacak!"</i></p>

<h3><strong>"Bizi karpuz gibi yarıdan bölemezler"</strong></h3>

<p>CHP içerisinde yaşanan tartışmalara da değinen Özel, partinin bölünmesine izin vermeyeceklerini söyledi:</p>

<p><i>Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım, kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür.</i></p>

<h3><strong>"İnceldiği yerden kopacaksa buradan kopacak"</strong></h3>

<p><i>İnceldiği yerden kopacaksa buradan kopacak. Ya CHP'li gibi davranılacak ya da saraydan alınan talimatla oturulacak. Başkası yok, böyle bir şey yok! Dünyanın lafını duyduk senelerce bir kez cevap vermedik. Şaşırıyor musunuz sokakta sel olup akanlara? Şaşırın! Kabaran duygu iktidara yürüme duygusudur. Siz de dört kişi davullu zurnalı esnaf ziyareti yapmaya kalkıyorsunuz. Doğru yolu milletle bulan bir yolda ilerliyoruz.</i></p>

<p><i>Bu partinin evlatları, bu ülkenin kurucu partisi olduğunun bu partinin Atatürk'ün emaneti olduğunun farkındadır. İl başkanlarını suikastlara feda etmiş, hapislere atılıp işkenceler görmüş, darbeler, saldırılar görmüş bir partidi.r bu büyük mirasın her satırına her emekçisine her neferine ezbere bildiğimiz hatırasının geçmişteki her gününe sonuna kadar sahip çıkıyoruz. ancak artık partimiz butlanla saray duvarları arasına sıkışmış bir işgalin altındadır. Atatürk'ün mirasını korumanın sorumluluğu da bizim omuzlarınızdadır. Binayı terk ettik ama mirası alıp çıktık. yetki, görev bizdedir. Cumhuriyeti kuran geleneğin anlayışı bizimledir. O ninadan çıktı. geride teslimiyetleri, hüzünleri bıraktık. Karşımıza onura iktidara yürüyüşü aldık. bir rahmet başladı ve doluya döndü. Haksız yere üzerimize sıkılan biber gazlarından ve kulaklarımızda duymak istemediğimiz o kendi arkadaşlarımızın teslimiyet sözlerinden arınarak adım adım ilerledik. Meclis'e geldik, o günden sonra mücadeleyi adım adım büyüttük. Sarayla uzalaşanların ya da uzlaşanla uzlaşmanın noktası değildir. İşgal altındaki Istanbul'da saray kuklası bir paşa olmak yerine kurtuluş mücadelesi veren Atatürk'ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur.</i></p>

<p><i>Siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu sessizliği geride bırakıyor bunları yapanları karşımıza alıyoruz. Bu bir ayrılık, vazgeçiş değil. Türkiye'de daha güçlü şekilde iktidar yürüyüşünü sürdürme adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir makam demokrasiden ileride hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Herkesin haberi olsun buradan ilan ederiz dosta ve olmayana, biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz biz bu ülkenin yarınları için ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz. Üç günlük dünyada şerefini değil de koltuklarını </i><i>düşünenler geride kalsınlar. </i></p>

<p><i>Yeni partimizi milletimizin seçtiği ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Bugün bu kürsüye CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da günlerini sayıyoruz!"</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-chpden-ayrildi-inceldigi-yerden-kopacaksa-buradan-kopacak</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/24saatsondak-254.gif" type="image/jpeg" length="80862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yatırımcıların gözü Orta Doğu ve ABD’de: Gümüş fiyatları toparlanacak mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yatirimcilarin-gozu-orta-dogu-ve-abdde-gumus-fiyatlari-toparlanacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yatirimcilarin-gozu-orta-dogu-ve-abdde-gumus-fiyatlari-toparlanacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz haftaki kayıpların ardından gümüş fiyatları toparlanma işaretleri gösterse de güçlü dolar ve yüksek faiz öngörüleri gümüş piyasası üzerinde baskı oluşturuyor. Güncel rakamlarda ons gümüş 58,70 dolara, gram gümüş ise 89,56 TL seviyesine yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Piyasalarda gümüş fiyatları son günlerde denge arama sürecini sürdürüyor ancak yukarı yönlü ataklar kalıcılık sağlayamıyor. Geçen haftalık süreci yüzde 6,6 oranında kayıpla geride bırakan ons gümüş fiyatı, bugün yüzde 4’ün üzerinde artış göstererek 58,70 doları gördü. İç piyasada ise gram gümüş fiyatı 89,56 TL seviyesine ulaştı. Satış baskısının hissedildiği piyasada yatırımcıların dikkati ABD Merkez Bankası (Fed) faiz adımları ile Orta Doğu merkezli gelişmelere çevrilmiş durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Güçlü dolar ve ABD faiz kararı gümüş fiyatları üzerinde baskı yaratıyor</strong></h2>

<p>Analistlerin değerlendirmelerine göre Amerikan dolarındaki tırmanış ve faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde korunacağı tahmini gümüş fiyatları için baskı unsuru olmayı sürdürüyor. Orta Doğu coğrafyasındaki jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini tırmandırması, enflasyonun yüksek kalacağı beklentisini kuvvetlendiriyor. Bu durum Fed'in faiz oranlarını uzun dönem yüksek tutabileceği ihtimalini öne çıkarıyor. Faiz getirisi sunmayan varlıklardan olan gümüş fiyatları ile altın, yüksek faiz ortamından olumsuz etkileniyor ve yaşanan her yükseliş hamlesinde satışlar tekrar ivme kazanıyor.</p>

<h3><strong>Gümüş piyasası teknik göstergeler ve aşağı yönlü riskler</strong></h3>

<p>Fiyat hareketlilikleri, yatırımcı tarafının her yükseliş adımı sonrasında satış pozisyonu almayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Analistler gümüş piyasası süreçlerinin iki ayrı dinamikle şekillendiğini ifade ederken, mevcut koşullarda aşağı yönlü risklerin daha baskın durduğu aktarılıyor. Bununla birlikte jeopolitik hamlelerin dengeleri değiştirebileceğine dikkat çekiliyor. Orta Doğu bölgesinde tansiyonun gerilemesi ya da ABD tarafında faiz beklentilerinin düşmesi halinde dolar baskısının hafifleyebileceği, bu durumun da gümüş fiyatları açısından destek oluşturabileceği öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatları için kritik seviye: 57 dolar desteği</strong></h3>

<p>Piyasa uzmanları kısa vadeli süreçte 57 dolar bandını en kritik destek eşiği olarak nitelendiriyor. Analistlerin aktardığı risk analizlerine göre 57 dolar seviyesinin muhafaza edilmesi durumunda gümüş fiyatları tarafındaki yatay seyir korunabilir. Ancak gümüş fiyatları 57 doların altına gerilerse satış dalgasının hız kazanabileceği ve fiyatlarda daha net bir geri çekilme sürecinin başlayabileceği kaydediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yatirimcilarin-gozu-orta-dogu-ve-abdde-gumus-fiyatlari-toparlanacak-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gumus-piyasasinda-alarm-zilleri.jpg" type="image/jpeg" length="72145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov: NATO'nun Ukrayna'daki askeri varlığı kabul edilemez]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-sozcusu-peskov-natonun-ukraynadaki-askeri-varligi-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-sozcusu-peskov-natonun-ukraynadaki-askeri-varligi-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Peskov, Ukrayna topraklarında NATO askeri varlığının kabul edilemeyeceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy Peskov</strong>, <strong>NATO</strong> askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması ihtimaline ilişkin açıklamalarda bulundu. Peskov, böyle bir gelişmeye izin vermeyeceklerini belirterek, Rusya'nın bu konudaki tutumunu yineledi.</p>

<p>Moskova'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Peskov, Avrupa Birliği'nin (AB) <strong>Ukrayna</strong>'ya NATO askerleri göndermeyi planladığı yönündeki iddiaları değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Peskov'dan Ukrayna'da NATO varlığı iddialarına yanıt</strong></h2>

<p>Peskov, Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin konuşlandırılmasının <strong>Rusya</strong> açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Kremlin Sözcüsü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu, kabul edilemez. Bu tür eylemlere izin veremeyiz. Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin konuşlandırılmasına izin verilmemesi için özel askeri operasyonu yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Peskov ayrıca, İngiltere'de yeni Başbakan Andy Burnham'ın göreve başlamasının ardından Moskova ile Londra arasındaki ilişkilerin iyileşme ihtimaliyle ilgili soruya da yanıt verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kremlin Sözcüsü, "Böyle bir umudumuz yok. Kendisiyle temaslar planlanmıyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Rusya'dan askeri tatbikat açıklaması</strong></h3>

<p><strong>İngiltere Savunma Bakanlığı</strong>nın, Rusya'ya ait bir askeri geminin İngiltere'nin güney kıyıları açıklarında gerçek mühimmat kullanarak tatbikat yaptığı yönündeki açıklaması da Peskov'a soruldu.</p>

<p>Peskov, Rus ordusunun gerçekleştirdiği tatbikatların uluslararası deniz hukuku çerçevesinde yapıldığını savundu.</p>

<h3><strong>Peskov, Rusya'nın Ukrayna konusundaki tutumunu yineledi</strong></h3>

<p>Rusya'nın Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Vladimir Ladanov'un, Ukrayna'nın Odessa Limanı'na yönelik saldırıda 4 Hint denizcinin hayatını kaybetmesi nedeniyle Hindistan Dışişleri Bakanlığına çağrılmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Peskov, Hindistan tarafıyla temasların devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Peskov, konuya ilişkin olarak, "Hindistan'a Ukrayna konusundaki pozisyonumuzu, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Kiev yönetimi için silah sevkiyatı yapan gemilere saldırılar düzenlediğini ve düzenlemeye devam edeceğini izah ediyoruz" dedi.</p>

<h3><strong>Wildberries saldırısı iddiasına Kremlin yanıtı</strong></h3>

<p>Peskov, Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla (<strong>İHA</strong>) saldırı düzenlediği Rusya merkezli e-ticaret platformu Wildberries'in orduya sevkiyat yaptığı yönündeki iddiaları da değerlendirdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, söz konusu iddiayı reddederek, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Kiev yönetimi, sivil unsurlara saldırılar düzenlemeye devam ediyor. Bu, Kiev yönetiminin terörist özünü gösteriyor. Durum, Wildberries ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin kayıplara uğramasından dolayı basit değil. Rus hükümeti, bu konuyla ilgileniyor."</p>

<p>Peskov ayrıca, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel'in Rusya'ya ziyaret gerçekleştireceği iddiasıyla ilgili de açıklama yaptı.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, "Bu bilgiye sahip değilim. Bu tür ziyaretler, genellikle gizli şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle konuyla ilgili bir şeyler söyleyemem" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-sozcusu-peskov-natonun-ukraynadaki-askeri-varligi-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-nato-askerlerinin-ukraynaya-konuslandirilmasina-izin-veremeyiz.png" type="image/jpeg" length="36627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite tercihleri için gözler YÖK Atlas tercih sihirbazı sisteminde: YKS tercih robotu ve 2026 taban puanları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/universite-tercihleri-icin-gozler-yok-atlas-tercih-sihirbazi-sisteminde-yks-tercih-robotu-ve-2026-taban-puanlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/universite-tercihleri-icin-gozler-yok-atlas-tercih-sihirbazi-sisteminde-yks-tercih-robotu-ve-2026-taban-puanlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM tarafından 2026 YKS sonuçları duyuruldu. Üniversite adayları, YÖK Atlas 2026 tercih sihirbazı ve yks tercih robotu platformları üzerinden üniversite taban puanları ile başarı sıralamaları verilerini araştırmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026-YKS</strong> maratonunda sınav sonuçları aşamasının tamamlanmasıyla birlikte milyonlarca aday ve aile için üniversite tercihleri heyecanı başladı. Geleceklerini şekillendirmek adına ön lisans (2 yıllık) ve lisans (4 yıllık) programları hedefleyen öğrenciler, arama motorlarında "<strong>2026 üniversite taban puanları</strong>", "YKS tercihleri ne zaman" ve "YKS sıralama" sorgulamalarını yoğunlaştırdı. Tercih listelerini hazırlama aşamasındaki adayların yalnızca puanları değil, başarı sıralamaları verilerini esas alması gerekiyor. ÖSYM, <strong>YÖK ve yök atlas 2026 </strong>kaynaklarından elde edilen son dakika verileri doğrultusunda güncel taban puanları ve tercih kılavuzu detayları netleşti.</p>

<h2><strong>YÖK Atlas 2026 tercih robotu nasıl kullanılır ve ne işe yarar?</strong></h2>

<p>Yükseköğretim Kurulu tarafından adayların kullanımına sunulan yök atlas 2026 platformu, üniversite tercihlerini bilimsel verilere dayanarak planlamak isteyen adaylar için resmi kılavuz görevi görüyor. Adaylar ösym giriş e-devlet, ösym e devlet giriş veya osym e devlet kapısı kanalıyla ais osym gov tr adresinden işlemlerini sürdürürken, yokatlas sistemi üzerinden Lisans Atlası ve Önlisans Atlası modüllerine erişebiliyor.</p>

<p>Platform bünyesinde geçmiş dönem yerleştirme verileri, üniversite taban puanları 2026 öncesi rakamlar, kontenjanlar, yerleşen adayların net ortalamaları ve lise türü dağılımları sunuluyor. Adayların tercih listelerini kurgularken sadece kendi sıralamalarına yakın olanları değil, yök atlas tercih sihirbazı filtrelerini kullanarak alt ve üst bantlardaki programları kapsayan dengeli bir liste yapmaları tavsiye ediliyor.</p>

<p><a href="https://yokatlas.yok.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>YÖK ATLAS'A GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN...</strong></a></p>

<h3><img height="880" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yok-atlas.png" width="1576" /></h3>

<h3><strong>200 puanla hangi üniversiteye girebilirim 2026 ve 2 yıllık bölümler taban puanları</strong></h3>

<p>Tercih maratonunda adayların puan ve başarı sıralaması aralıklarına göre değerlendirebileceği ön lisans ve lisans seçenekleri şu şekilde sıralanıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>200-220 Puan Aralığı:</strong> Devlet üniversitelerindeki iki yıllık bölümler ile vakıf üniversitelerinin burslu programları öne çıkıyor. Bilgisayar Programcılığı, Adalet, Fizyoterapi, Bankacılık ve Sigortacılık, Çocuk Gelişimi, İç Mekan Tasarımı, Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri ve burslu Ağız ve Diş Sağlığı bölümleri bu bantta yer alıyor.</p>

<p><strong>220-250 Puan Aralığı: </strong>Ön lisans düzeyinde Tıbbi Görüntüleme Teknikleri (Radyoloji), Ameliyathane Hizmetleri, Gıda Teknolojisi ve İklimlendirme-Soğutma Teknolojisi öne çıkarken; açıköğretim fakültelerinde İlahiyat, İşletme, İktisat ve Kamu Yönetimi bölümleri tercih edilebiliyor.</p>

<p><strong>250-280 Puan Aralığı:</strong> Sosyoloji, Tarih, İktisat, İşletme, Rekreasyon, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo Televizyon ve Sinema gibi devlet üniversitesi lisans programları ile vakıf üniversitelerinin burslu Hemşirelik bölümleri listelere eklenebiliyor.</p>

<p><strong>280-300 Puan Aralığı: </strong>Burslu Psikoloji ve Mimarlık programları, devlet üniversitelerindeki Sınıf Öğretmenliği, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Felsefe, Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile bazı Bilgisayar Mühendisliği alanları tercih imkanı sunuyor.</p>

<p><strong>300 Puan ve Üzeri: </strong>Devlet üniversitelerinde Psikoloji, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR), Hemşirelik, Beslenme ve Diyetetik, İngilizce Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği ile Bilgisayar Mühendisliği programları öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>4 yıllık bölümlerde başarı sıralamaları ve ÖSYM YKS baraj şartları</strong></h3>

<p>Lisans programı tercihlerinde yalnızca taban puanları dikkate almak yeterli olmuyor. Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği, Eczacılık, Mimarlık, Mühendislik ve Öğretmenlik gibi bölümlerde uygulanan başarı sırası barajlarının ösym aday işlemleri sistemi ve yks tercih kılavuzu 2026 üzerinden kontrol edilmesi önem arz ediyor. Uzmanlar, tercih sürecinde geçmiş yılların başarı sıralamaları verilerine dayanarak hareket edilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/universite-tercihleri-icin-gozler-yok-atlas-tercih-sihirbazi-sisteminde-yks-tercih-robotu-ve-2026-taban-puanlari</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/o-s-y-m-y-o-k.png" type="image/jpeg" length="90150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Özdağ'dan 'yeni parti' açıklaması: "Yeni bir yürüyüşü başlatıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozdagdan-yeni-parti-aciklamasi-yeni-bir-yuruyusu-baslatiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozdagdan-yeni-parti-aciklamasi-yeni-bir-yuruyusu-baslatiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, dün yaşanan il başkanlığı tartışmasının ardından Özgür Özel'in kuracağı yeni parti için tutulan binanın önünde açıklama yaptı. Özdağ, "Özgür Özel'in liderliğinde yürüyoruz" derken, "Yeni bir yolu, yeni bir yürüyüşü sizlerle başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Samsun İl Başkanı <strong>Mehmet Özdağ</strong>, dün CHP Samsun İl Başkanlığı binasında yaşanan tartışmanın ardından Özgür Özel'in kuracağı yeni parti için tutulan binanın önünde açıklama yaptı. Özdağ, yeni parti sürecine ilişkin mesaj verirken, CHP'nin seçilmiş yönetimi olarak mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>CHP Samsun'da Mehmet Özdağ ile Mehmet Pank karşı karşıya geldi</strong></h2>

<p>CHP Samsun'da dün dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>

<p>CHP Genel Merkezi'nin görevlendirdiği belirtilen Mehmet Pank ile CHP'nin seçilmiş Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, il başkanlığı binasında karşı karşıya geldi.</p>

<p>Yaşanan tartışmanın ardından Özdağ, il başkanlığı makamını devretmediklerini belirterek, delegelerin verdiği yetkiyle mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Atanmış darbeci görevlileri muhatap kabul etmedik"</strong></h3>

<p>Yeni parti için tutulan binanın önünde konuşan Mehmet Özdağ, dün yaşananlara ilişkin sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Özdağ,<i> "Mutlak butlanın atanmış darbeci görevlileri il başkanlığına geldiler. Kendilerini muhatap kabul etmedik ve gönderdik. İl başkanlığı makamını kendilerine teslim etmedik, bize delegelerin verdiği bayrağı bırakmadık" </i>dedi.</p>

<h3><strong>"İktidar umudumuzu yanımıza aldık"</strong></h3>

<p>CHP İl Başkanlığı binasından ayrılırken büyük bir mirası yanlarına aldıklarını belirten Özdağ, Mustafa Kemal Atatürk'ün altı ilkesine vurgu yaptı.</p>

<p>Özdağ, <i>"Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik. Bu ilkeleri yanımıza aldık, çünkü bu ilkeler bizim kimliğimiz, bizim pusulamız. İktidar umudumuzu yanımıza aldık"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Bu umut bir binadan, bir makamdan ibaret değil"</strong></h3>

<p>Özdağ, CHP'nin iktidar umudunun herhangi bir bina ya da makamla sınırlı olmadığını belirterek, mücadelelerinin Samsun'un her noktasında devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Özdağ,<i> "Hiç kimsenin, hiçbir makamın, hiçbir kararın bu umudu kırmasına izin vermeyeceğiz. Bu umut bir binadan, bir makamdan ibaret değil. Samsun'un her sokağında, her evinde, her yüreğinde bu umudu diri tutacağız" i</i>fadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mehmet Özdağ'dan Özel ve İmamoğlu'na destek mesajı</strong></h3>

<p>Özdağ, yeni parti sürecine ilişkin açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na da destek mesajı verdi.</p>

<p>Özdağ, <strong>"</strong><i>Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde yürüyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu ve tutsak tüm arkadaşlarımızı yalnız bırakmıyoruz"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Özgür Özel bizi nereye çağırıyorsa orada olacağız"</strong></h3>

<p>Laik, sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde mücadele edeceklerini belirten Özdağ, Özgür Özel'in çağrısı doğrultusunda hareket edeceklerini söyledi.</p>

<p>Özdağ,<i> "Genel Başkanımız bizi nereye çağırıyorsa orada olacağız. Samsun'un tüm demokratik kamuoyu ile birlikte, iktidar yolunda mücadeleyi birlikte öreceğiz" </i>diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Yeni bir yolu, yeni bir yürüyüşü başlatıyoruz"</strong></h3>

<p>Mehmet Özdağ, açıklamasının sonunda yeni parti için tutulan binaya dikkat çekerek yeni bir mücadele sürecinin başladığını söyledi.</p>

<p>Özdağ, <i>"Şimdi, Özgür Özel İletişim Ofisi'nde yeni bir yolu, yeni bir yürüyüşü sizlerle başlatıyoruz. Bu bina değişebilir. Adres değişebilir. Ama duruşumuz değişmeyecek. Samsun'un iradesi değişmeyecek" </i>ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozdagdan-yeni-parti-aciklamasi-yeni-bir-yuruyusu-baslatiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6e4277e1-586e-4af4-b666-e571bd525e3e.jpg" type="image/jpeg" length="24898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin İran operasyonlarında kaynak kısıtlaması yaşadığı iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-iran-operasyonlarinda-kaynak-kisitlamasi-yasadigi-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-iran-operasyonlarinda-kaynak-kisitlamasi-yasadigi-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik operasyon planlarıyla ilgili yeni bir iddia gündeme geldi. Washington Post'a konuşan yetkili, kaynak yetersizliği nedeniyle saldırıların genişletilmesinde sınırlamalar yaşanabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'nin İran'a yönelik hava operasyonlarının kapsamını artırma hazırlığında olduğu, ancak kaynak yetersizliği nedeniyle çeşitli kısıtlamalarla karşılaşabileceği iddia edildi. The Washington Post'a konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, ABD'nin hava savunma sistemleri ve uzun menzilli mühimmat stoklarında azalma yaşandığını ileri sürdü.</p>

<p>Yetkili, olası yeni operasyonlar kapsamında bölgeye daha fazla asker ve savaş uçağı gönderilmesi konusunda da kapasite sorunları bulunduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ABD’nin saldırı kapasitesi için kaynak sorunu iddiası</strong></h2>

<p>ABD'nin<strong> İran</strong>'a yönelik saldırılarını genişletme ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkili, operasyonların sürdürülebilirliği konusunda kaynak sıkıntısı yaşandığını iddia etti.</p>

<p>ABD'nin hava savunma unsurları ile uzun menzilli mühimmat stoklarının azaldığını belirten yetkili, bölgedeki askeri faaliyetler nedeniyle yeni konuşlandırmalar konusunda da sınırlamalar bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Yetkili, "Operasyonları güvenli bir şekilde sürdürmek için yeterli kaynağımız yok ve <strong>Beyaz</strong> <strong>Saray</strong>'ın bunun farkında olduğunu sanmıyorum" dedi.</p>

<h3><strong>ABD’nin iran planında mühimmat ve askeri kapasite gündemde</strong></h3>

<p>İsrail basınında daha önce yer alan haberlerde, ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığı ve bu kapsamda Orta Doğu'ya <strong>yakıt ikmal uçakları </strong>ile ek savaş uçakları göndermeye başladığı öne sürülmüştü.</p>

<p>Washington Post'a konuşan yetkilinin değerlendirmeleri ise olası operasyonların askeri kaynaklar açısından bazı sınırlamalarla karşılaşabileceği yönündeki iddiaları gündeme getirdi.</p>

<h3><strong>ABD-İran geriliminde karşılıklı saldırılar sürüyor</strong></h3>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilimi sona erdirmek amacıyla Washington ve <strong>Tahran</strong> arasında 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalanmıştı. Mutabakat kapsamında nihai anlaşmaya ulaşılması için 60 günlük müzakere süreci öngörülmüştü.</p>

<p>Ancak ABD ordusu 8 Temmuz'da İran'a yönelik yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara karşılık olarak çevre ülkelerde bulunan ABD üslerini hedef alan misilleme saldırıları düzenlemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-iran-operasyonlarinda-kaynak-kisitlamasi-yasadigi-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/wp-abd-irana-saldirilarin-genisletilmesi-konusunda-kisitlamalarla-karsi-karsiya.png" type="image/jpeg" length="18354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtulmuş'tan "çerçeve yasa" trafiği: Bahçeli ile görüştü, sırada DEM Parti ve Kılıçdaroğlu var]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-trafigi-bahceli-ile-gorustu-sirada-dem-parti-ve-kilicdaroglu-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-trafigi-bahceli-ile-gorustu-sirada-dem-parti-ve-kilicdaroglu-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlıkları sürdürülen "Çerçeve Yasa" için siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştiriyor. Kurtulmuş, ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya gelirken, gün içinde DEM Parti Eş Genel Başkanları ve Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında gündeme gelen <strong>"Çerçeve Yasa"</strong>hazırlıklarıyla ilgili siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurtulmuş, bu kapsamda ilk ziyaretini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yaptı.</p>

<h2><strong>Kurtulmuş, Bahçeli ile görüştü</strong></h2>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmesi yaklaşık <strong>45 dakika</strong> sürdü.</p>

<p>Meclis'te gerçekleşen görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3><strong>Sırada DEM Parti görüşmesi var</strong></h3>

<p>Kurtulmuş, Bahçeli'nin ardından DEM Parti Eş Genel Başkanları <strong>Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ı</strong> DEM Parti Grup Toplantı Salonu'nda ziyaret edecek.</p>

<p>Kurtulmuş'un siyasi parti temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmeler kapsamında "Çerçeve Yasa" hazırlıkları ve süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Yeni Yol Grubu ile de görüşecek</strong></h3>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti görüşmesinin ardından <strong>Yeni Yol Grubu</strong> ile makamında bir araya gelecek.</p>

<p>Kurtulmuş'un programında, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong> ile görüşme de bulunuyor. Görüşmenin saat <strong>16.00'da Mermerli Salon'da</strong> yapılacağı öğrenildi.</p>

<h3><strong>Görüşmelerin ardından açıklama yapılmayacak</strong></h3>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un gün içerisinde gerçekleştireceği görüşmelerin ardından basın mensuplarına herhangi bir açıklama yapmayacağı öğrenildi.</p>

<h3><strong>"Çerçeve Yasa" hazırlıkları temmuz ayında tamamlanacaktı</strong></h3>

<p>İktidar tarafından <strong>"Terörsüz Türkiye"</strong> adıyla yürütülen süreç kapsamında hazırlanan "Çerçeve Yasa" çalışmalarının temmuz ayına kadar tamamlanarak TBMM gündemine getirilmesi bekleniyordu.</p>

<p>Bu kapsamda geçen hafta DEM Parti İmralı Heyeti'nden <strong>Pervin Buldan ve Mithat Sancar</strong>, AKP Genel Başkanvekili <strong>Efkan Ala</strong>, AKP Grup Başkanı <strong>Abdullah Güler</strong> ve MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong> ile görüşmüştü.</p>

<h3><strong>DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan ile görüştü</strong></h3>

<p>Söz konusu görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK lideri <strong>Abdullah Öcalan</strong> ile dün, 20 Temmuz'da bir görüşme gerçekleştirmişti.</p>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş'un siyasi parti liderleri ve Meclis gruplarıyla yaptığı görüşmelerin, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan <strong>"Çerçeve Yasa"</strong> çalışmalarına ilişkin siyasi partilerin görüşlerinin değerlendirilmesi amacı taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-trafigi-bahceli-ile-gorustu-sirada-dem-parti-ve-kilicdaroglu-var</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-21-141650.png" type="image/jpeg" length="19302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: "Bugün kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bugun-kursuye-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznunu-tasiyarak-ciktim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bugun-kursuye-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznunu-tasiyarak-ciktim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım" diyerek tarihe not düşen bir konuşma gerçekleştirdiğini belirtti ve partinin değişim sürecine vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin ve parti içi süreçlere dair açıklamalarda bulundu. Kürsüye "vakti gelmiş bir vedanın hüznüyle" çıktığını belirten Özel, 80'in üzerinde milletvekili ve 74 il başkanının katıldığı toplantıda partinin değişim sürecini ve mahkeme kararlarını değerlendirdi.</p>

<h2><strong>"Tarihe not düşen bir konuşma yapmaya geldim"</strong></h2>

<p>Konuşmasının başlangıcında salondaki partilileri ve il başkanlarını selamlayan Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıralısı bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum. Yıllar geçse de tarih sayfalarını her siyasi başarıyı yazacağını, bazı kumpasların ve onurlu duruşların torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>"Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak"</strong></h2>

<p>Siyasi süreçlere ve yaşanan gelişmelere değinen Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Her şey bitecek ama hatırlayacağız. Birileri gelir geçer, unutulur gider bu işler unutulur yapanın yaptığı yanına kar kalır diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!"</p>
</blockquote>

<p>CHP’deki değişim kurultayı sürecine ve sonrasında yaşananlara atıfta bulunan Özel, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"AKP'nin kara düzeninin devam edeceği görüldüğünde eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola hemen orada çıkmadık... 'Bunlara karşı bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Parti yüzde 13-14'lerde... Büyük bir felaket gelecek' diyenler bir yola girdi. O gün yol ayrıldı.</p>

<p>O gün, CHP değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken 'bu delege yapısıyla değişim mümkün değil' diyordu. İki genel başkan adayının yarışıp da kazandığı kurultay mı var dediler. Salona girdik, üç kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü slogan hakim oldu. Delege sokağın sözünü dinle... Tarihte ilk kez bir genel başkanı yarışmalı seçimle değiştirdik. Düzenin tekerine çomağı soktuk."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bugun-kursuye-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznunu-tasiyarak-ciktim</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-16967.png" type="image/jpeg" length="48148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM 2026 sınav takvimi duyuruldu: KPSS ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 ve KPSS ön lisans başvuru ne zaman 2026?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-ortaogretim-basvuru-ne-zaman-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-ortaogretim-basvuru-ne-zaman-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lise düzeyinde eğitimini tamamlayan ve mezuniyet aşamasında olan yüz binlerce adayın merakla beklediği KPSS ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 sorusu ÖSYM tarafından duyurulan takvimle yanıt buldu. Devlet kadrolarında görev almayı hedefleyen adayların takibinde yer alan ortaöğretim KPSS başvuru ne zaman 2026 takvimi, geç başvuru süreci ve KPSS ne zaman sorularının tüm ayrıntıları netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu kurum ve kuruluşlarında görev alma hayali kuran lise mezunu vatandaşların odaklandığı<strong> 2026 yılı Kamu Personel Seçme Sınavı takvimi </strong>resmiyet kazandı. <strong>ÖSYM </strong>tarafından yayımlanan çalışma takvimi doğrultusunda, ortaöğretim düzeyinde gerçekleştirilecek oturuma katılacak adaylar için KPSS ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 dönemi, sınav oturum günü ve değerlendirme sonuçlarının ilan edileceği tarihler açıklığa kavuştu. Devlete bağlı kurumların lise mezuniyeti aradığı kadrolara yerleşmek üzere hazırlıklarını sürdüren adaylar, ÖSYM'nin duyurduğu tarihler doğrultusunda sınav işlemlerini gerçekleştirebilecek.</p>

<h2><strong>Ortaöğretim KPSS başvuru ne zaman 2026 takvimi ve başvuru ekran</strong></h2>

<p>Sınav maratonuna dahil olmak isteyen adayların arama motorlarında en çok araştırdığı ortaöğretim kpss başvuru ne zaman 2026 süreci 27 Ağustos 2026 tarihinde başlayacak. Adayların takvim planlamasında kritik bir yere sahip olan bu işlemler, 8 Eylül 2026 günü saat 23.59'a kadar devam edecek. İlan edilen resmi takvime göre kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 tarih aralığını kaçıran ya da belirtilen günlerde işlemlerini tamamlayamayan adaylar için esneklik sağlayan geç başvuru imkanı sunulacak. Buna göre geç başvuru günü 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde uygulanacak.</p>

<p>Adaylar kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 dönemi dahlindeki tüm müracaatlarını dijital platformlar üzerinden sağlayabilecek. Sınava girmek isteyen kişiler, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) platformu olan ais.osym.gov.tr internet adresi veya ÖSYM AİS mobil uygulaması kanalıyla T.C. Kimlik Numarası ve şifrelerini girerek işlemlerini online olarak bitirebilecekler. Bireysel olarak gerçekleştirilecek müracaatların ardından sınav ücretinin ödenmesiyle kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 süreci eksiksiz tamamlanmış olacak.</p>

<h3><strong>Lise mezunları için sınav oturumu: KPSS ne zaman yapılacak?</strong></h3>

<p>Sınav hazırlıklarını sürdüren binlerce adayın cevabını aradığı kpss ne zaman sorusu da kurumun açıkladığı takvim kapsamında kesinleşti. Ortaöğretim düzeyindeki KPSS oturumu, 25 Ekim 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek. Adayların kpss ne zaman düzenlenecek sorusunun yanı sıra merak ettiği değerlendirme ve ilan takvimi de belli oldu. 25 Ekim tarihinde tamamlanacak oturumun ardından sınav sonuçları 19 Kasım 2026 tarihinde ÖSYM'nin resmi sonuç açıklama platformu üzerinden adayların erişimine sunulacak.</p>

<p>Devlet bünyesinde yer alan çeşitli kamu kurumlarının lise mezunu personel alımlarına başvurmak isteyen adayların kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 tarihlerine dikkat etmesi ve süreçleri zamanında tamamlaması gerekiyor. Katılım sağlayacak adaylar kpss ne zaman sorusunun yanıtı olan 25 Ekim 2026 tarihine kadar çalışmalarına devam edecek.</p>

<h3><strong>Ortaöğretim KPSS başvuru ne zaman 2026 için başvuru şartları ve detaylar</strong></h3>

<p>Kamu Personel Seçme Sınavı Ortaöğretim oturumuna katılmak isteyen lise düzeyindeki adayların dikkat etmesi gereken temel şartlar ÖSYM Kılavuzu ile aktarılıyor. Sınava, ortaöğretim kurumlarından (lise ve dengi okullar) mezun olanlar ile sınavın geçerlilik süresi içerisinde mezun olabilecek durumda bulunan öğrenciler katılabiliyor. Adayların başvuru yaparken öğrenim durumlarını sistem üzerinde eksiksiz ve doğru bir şekilde güncellemeleri, kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 tarihleri arasında işlemlerin aksamadan tamamlanması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Sınava girecek kişilerin ortaöğretim kpss başvuru ne zaman 2026 süresi dahlinde başvuru formunu doldurup onaylamasının ardından sınav ücretini ÖSYM'nin belirlediği anlaşmalı bankalar veya ÖSYM Ödemeler Sistemi (odeme.osym.gov.tr) üzerinden yatırmaları şart koşuluyor. Başvuru yapılmasına rağmen ödemesi gerçekleştirilmeyen kayıtlar geçersiz sayılıyor. Normal başvuru tarihlerini kaçıran adaylar için kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 geç başvuru günlerinde ücret ödemeleri artırımlı olarak tahsil ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Adayların odağındaki soru: KPSS ne zaman ve sınav sonuçları nasıl kullanılacak?</strong></h3>

<p>Lise mezuniyetiyle kamuda memur, hizmetli, zabıta, koruma ve güvenlik görevlisi, teknisyen gibi çeşitli pozisyonlarda istihdam edilmek isteyenler için kpss ne zaman sorusunun yanıtı büyük bir dönüm noktası anlamı taşıyor. 25 Ekim 2026 Pazar günü tek oturum halinde uygulanacak olan sınavda adaylara Genel Yetenek ve Genel Kültür testleri yöneltilecek. Sınavda elde edilecek P94 puan türü, iki yıl boyunca geçerliliğini koruyarak kamu kurumlarının açıkladığı merkezi ve kurumsal alımlarda tercih aşamasında kullanılabilecek.</p>

<p>Adayların kpss ne zaman yapılacak sorusuna odaklanarak yürüttüğü hazırlık dönemi, 19 Kasım 2026 tarihinde sonuçların açıklanmasıyla yerini tercih ve yerleştirme heyecanına bırakacak. Bu süreçte adayların hak kaybı yaşamaması adına kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 ile ortaöğretim kpss başvuru ne zaman 2026 duyurularını yakından takip etmesi ve kayıt adımlarını ÖSYM AİS üzerinden zamanında sağlaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-ortaogretim-basvuru-ne-zaman-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" type="image/jpeg" length="73721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim sırasında ‘güneş çarpması’ şüphesiyle hastaneye kaldırılan askeri öğrenci Veli Bilgin hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sirasinda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-veli-bilgin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sirasinda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-veli-bilgin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'daki Hava Kuvvetleri Komutanlığı 18'inci Ana Üs Komutanlığı'nda düzenlenen eğitim sırasında güneş çarpması nedeniyle rahatsızlanan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi Veli Bilgin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Aynı eğitimde rahatsızlanan 3 öğrencinin tedavisi sürerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yalova'daki Hava Kuvvetleri Komutanlığı 18'inci Ana Üs Komutanlığı'nda düzenlenen eğitim sırasında rahatsızlanan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi <strong>Veli Bilgin</strong>, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Cumhuriyet’in <u><strong><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-sehit-oldu-2522608" rel="nofollow" target="_blank">haberine</a></strong></u> göre, aynı eğitim sırasında rahatsızlanan 3 öğrencinin tedavisi devam ederken, olayla ilgili <strong>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.</strong></p>

<h2><strong>Eğitim sonrası çok sayıda öğrencide güneş çarpması belirtileri görüldü</strong></h2>

<p>Olayın, Hava Harp Okulu öğrencilerinin okul öncesi askeri eğitim kapsamında katıldığı yaz kampında meydana geldiği belirtildi.</p>

<p>Eğitimin ardından en az 10 askeri öğrencide <strong>güneş çarpması belirtileri</strong> görüldü. Rahatsızlanan öğrencilerden 4'ü hastaneye sevk edildi.</p>

<h3><strong>Veli Bilgin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı</strong></h3>

<p>Hastaneye kaldırılan öğrenciler arasında bulunan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi <strong>Veli Bilgin</strong>, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.</p>

<p>Aynı eğitim sırasında rahatsızlanan 3 öğrencinin ise hastanedeki tedavileri sürüyor. Tedavi gören öğrencilerden birinin yabancı uyruklu olduğu öğrenildi.</p>

<h3><strong>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı</strong></h3>

<p>Olayın ardından <strong>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında eğitim sırasında yaşananlara ilişkin inceleme yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Geçen yıl İskenderun'da iki asker hayatını kaybetmişti</strong></h3>

<p>Geçen yıl temmuz ayında da Hatay'ın İskenderun ilçesindeki Deniz Er Eğitim Alayı'nda benzer bir olay yaşanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim sırasında yüksek ateş ve bulantı şikâyetleri yaşayan iki asker, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti. Otopsi raporlarında askerlerin ölüm nedenlerinin <strong>aşırı sıvı kaybına bağlı çoklu organ yetmezliği</strong> olduğu belirlenmişti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sirasinda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-veli-bilgin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/35951de1-4ada-4f92-8859-e74324f9b97c.webp" type="image/jpeg" length="16557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İPA: İstanbulluların yarısından fazlası dışarıda yediği gıdaya güvenmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ipa-istanbullularin-yarisindan-fazlasi-disarida-yedigi-gidaya-guvenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ipa-istanbullularin-yarisindan-fazlasi-disarida-yedigi-gidaya-guvenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı'nın "Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim" araştırmasına göre İstanbulluların yüzde 51,4'ü dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulmuyor. Gıda güvenliği açısından en yüksek güveni yüzde 37,5 ile küçük esnaf lokantaları ve aile işletmeleri alırken, seyyar tezgahlara güven oranı yüzde 7,4'te kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) "Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim" araştırması, İstanbulluların dışarıda tükettikleri gıdalara yönelik güven algısını ortaya koydu. Araştırmaya göre İstanbulluların yüzde 51,4'ü dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulmazken, güvenenlerin oranı yüzde 21,1'de kaldı.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İPA tarafından hazırlanan İstanbul Barometresi'nin haziran ayı sayısında tematik araştırma konusu "Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim" oldu. Araştırma, İstanbul'un farklı sosyo-ekonomik gruplarını temsil eden 761 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>İstanbulluların yarısından fazlası dışarıda yediği gıdaya güvenmiyor</strong></h2>

<p>Araştırmaya katılanların yüzde 21,1'i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 51,4'ü güvenmediğini söyledi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 27,5'i ise dışarıda tükettiği gıdaya yönelik güven konusunda "ne güveniyorum ne güvenmiyorum" yanıtını verdi.</p>

<h3><strong>İstanbulluların yüzde 32,7'si dışarıda hiç yemek yemiyor</strong></h3>

<p>Araştırmada İstanbulluların restoran, kafe ve seyyar satıcılardan yemek yeme sıklığı da incelendi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 26,4'ü haftada birden fazla kez dışarıda yemek yediğini belirtirken, yüzde 40,9'u ayda birkaç kez dışarıdan yemek tükettiğini söyledi.</p>

<p>İstanbulluların yüzde 32,7'si ise dışarıda hiç yemek yemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gıda güvenliğinde en çok küçük esnaf lokantalarına güveniliyor</strong></h3>

<p>İstanbulluların farklı yeme-içme noktalarına yönelik güven algısında ilk sırayı küçük esnaf lokantaları ve aile işletmesi restoranları aldı.</p>

<p>Bu işletmelere gıda güvenliği açısından güvenenlerin oranı yüzde <strong>37,5</strong> olarak ölçüldü.</p>

<p>Zincir restoran ve kafalara güven oranı yüzde 17,2 olurken, yemek uygulamaları üzerinden verilen siparişlere güven yüzde 17 olarak belirlendi.</p>

<p>Gıda güvenliği açısından en düşük güven ise seyyar tezgahlarda görüldü. Seyyar tezgahlara güvenenlerin oranı yalnızca yüzde <strong>7,4</strong> oldu.</p>

<h3><strong>Mutfak alışverişinde ilk tercih süpermarketler</strong></h3>

<p>Araştırmaya göre İstanbulluların yüzde 81'i mutfak alışverişlerinde süpermarketleri tercih ediyor.</p>

<p>Semt pazarlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 34 olarak ölçüldü.</p>

<p>Tüketicilerin alışveriş sırasında en fazla dikkat ettiği konu ise ürünlerin son kullanma tarihi oldu. Katılımcıların yüzde <strong>64,9'u</strong> alışveriş yaparken son kullanma tarihini kontrol ettiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Her 5 kişiden 1'i gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşadı</strong></h3>

<p>Araştırmada dışarıda tüketilen gıdaların sağlık üzerindeki etkileri de ele alındı.</p>

<p>Katılımcıların yüzde <strong>20'si</strong>, son bir yıl içinde dışarıda tükettiği bir gıdanın ardından bulantı, kusma veya ishal gibi gıda kaynaklı sağlık sorunları yaşadığını belirtti.</p>

<h3><strong>Sağlık sorunu yaşayanların çoğu şikâyette bulunmadı</strong></h3>

<p>Gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşadığını belirten katılımcıların yüzde 53,3'ü herhangi bir tıbbi veya hukuki süreç başlatmadı ve yaşadığı sorunun kendiliğinden geçmesini bekledi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 30,3'ü hastaneye başvurduğunu, yüzde 11,2'si reçetesiz ilaç aldığını söyledi.</p>

<p>Restorana şikâyette bulunanların oranı yüzde 4,6 olurken, ilgili kuruma bildirim yapanların oranı yüzde 2,6'da kaldı. Sosyal medyada paylaşım yaparak şikâyetini dile getirenlerin oranı ise yüzde 0,7 olarak ölçüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ipa-istanbullularin-yarisindan-fazlasi-disarida-yedigi-gidaya-guvenmiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/restoran-1.jpg" type="image/jpeg" length="42284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna saldırılarında Belgorod'da 8 kişi yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukrayna-saldirilarinda-belgorodda-8-kisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukrayna-saldirilarinda-belgorodda-8-kisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Belgorod bölgesinde Ukrayna saldırıları sonrası bilanço açıklandı. Bölge yetkilileri, saldırılarda 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 77 kişinin yaralandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya'nın <strong>Belgorod</strong> Bölgesi'nde Ukrayna tarafından düzenlendiği belirtilen saldırılarda can kaybı yaşandığı bildirildi. Belgorod Bölgesi Vali Vekili Aleksandr Şuvayev, son 24 saat içerisinde gerçekleştirilen saldırılarda 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 77 kişinin yaralandığını duyurdu.</p>

<p>Şuvayev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Belgorod bölgesine çok namlulu roketatar, topçu sistemleri ve insansız hava araçlarıyla (İHA) toplam 153 saldırı gerçekleştirdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Belgorod'daki saldırılarda can kaybı ve yaralı sayısı açıklandı</strong></h2>

<p>Belgorod Bölgesi Vali Vekili Şuvayev, saldırıların ardından bölgede meydana gelen kayıplara ilişkin bilgi verdi. Şebekino kentinde yolcu taşıyan bir otobüsün hedef alındığını belirten Şuvayev, saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiğini, 23 kişinin ise yaralandığını aktardı.</p>

<p>Şuvayev, bölgede yaşanan saldırıların toplam bilançosuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Biri çocuk 8 kişi hayatını kaybetti, 77 kişi yaralandı. Bunlar arasında ağır yaralı olanlar da var" denildi.</p>

<h3><strong>Rusya'da İHA saldırıları sonrası farklı bölgelerden açıklamalar geldi</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong>'nın Krasnodar bölgesindeki operasyon merkezinden yapılan açıklamada, hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilen İHA parçalarının Soçi kentinde düşmesi sonucu bir çocuğun yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Vladimir Bölgesi Valisi Aleksandr Avdeyev de İHA'nın çok katlı bir binaya isabet etmesi sonucu yangın çıktığını açıkladı. Avdeyev, olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Rusya Savunma Bakanlığı 209 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini açıkladı</strong></h3>

<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong> tarafından yapılan açıklamada ise Ukrayna'ya ait olduğu belirtilen 209 İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği duyuruldu.</p>

<p>Açıklamada, etkisiz hale getirilen İHA'ların Moskova, <strong>Azak Denizi </strong>ve Karadeniz çevresi başta olmak üzere farklı bölgelerde tespit edildiği bilgisi paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukrayna-saldirilarinda-belgorodda-8-kisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-ukraynanin-belgorod-bolgesine-duzenledigi-saldirilarda-8-kisi-oldu.png" type="image/jpeg" length="49534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti, KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerini Meclis gündemine taşıdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-khklarla-ihrac-edilen-kamu-emekcilerini-meclis-gundemine-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-khklarla-ihrac-edilen-kamu-emekcilerini-meclis-gundemine-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin göreve iade talepleri ile Ankara'da düzenlenmek istenen Adalet Nöbeti'ne yönelik polis müdahalesini TBMM gündemine taşıdı. Çiçek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'e iki ayrı soru önergesi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, KHK'larla kamu görevlerinden ihraç edilen emekçilerin göreve iade talepleri ile Ankara'da düzenlenmek istenen Adalet Nöbeti'ne yönelik müdahaleyi TBMM gündemine taşıdı.</p>

<p>Çiçek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına iki ayrı soru önergesi sundu.</p>

<h2><strong>Adalet Nöbeti'ne müdahale Meclis gündeminde</strong></h2>

<p>Çiçek'in önergelerinde, KESK tarafından 17 Temmuz 2026'da gerçekleştirilmek istenen 24 saatlik Adalet Nöbeti'ne yönelik kolluk müdahalesi ve gözaltılar gündeme getirildi.</p>

<p>Çiçek, KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin yıllardır sonuçlanmayan göreve dönüş taleplerinin yanı sıra eylem sırasında yaşandığını belirttiği müdahalenin gerekçesini de İçişleri ve Adalet bakanlarına sordu.</p>

<h3><strong>"KHK rejiminin yarattığı tahribat giderilmedi"</strong></h3>

<p>DEM Partili Çiçek, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hâl döneminde çıkarılan KHK'larla on binlerce kamu emekçisinin görevlerinden ihraç edildiğini belirtti.</p>

<p>Çiçek, ihraçların herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın ve etkili bir savunma imkânı tanınmadan gerçekleştirildiğini savunarak, aradan geçen yıllara rağmen KHK uygulamalarının yarattığı hukuki, ekonomik ve toplumsal sorunların giderilmediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>KESK: 2 bini aşkın kamu emekçisi görevine iade edilmedi</strong></h3>

<p>Çiçek, KESK'in verilerine göre konfederasyona bağlı sendikaların üyesi <strong>4 bin 259 kamu emekçisinin</strong> ihraç edildiğini, <strong>2 bini aşkın emekçinin ise hâlen görevine iade edilmediğini</strong> belirtti.</p>

<p>İhraç edilen kamu emekçilerinin "İşimizi Geri İstiyoruz, Adalet Nöbetindeyiz" sloganıyla 17 Temmuz'da Ankara'da 24 saatlik Adalet Nöbeti gerçekleştirmek istediğini aktaran Çiçek, eyleme müdahale edildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Adalet Nöbeti'ne biber gazı ve fiziksel güçle müdahale edildi"</strong></h3>

<p>Çiçek'in açıklamasına göre, kamu emekçilerinin Adalet Bakanlığı önünde yapmak istediği basın açıklaması engellendi. KESK Genel Merkezi önünde sürdürülmek istenen Adalet Nöbeti'ne de kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiçek, müdahale sırasında biber gazı ve fiziksel güç kullanıldığını, bazı kamu emekçilerinin yaralandığını ve sendika yöneticileri ile üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığını belirtti.</p>

<p>KESK Genel Merkezi'nin giriş ve çıkışlarının engellendiğini ve basın çalışanlarının alandan uzaklaştırıldığını da öne süren Çiçek, yaşananların Meclis'te araştırılmasını istedi.</p>

<h3><strong>İçişleri Bakanı'na "müdahale talimatı" sorusu</strong></h3>

<p>Cengiz Çiçek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye verdiği soru önergesinde, Adalet Nöbeti'ne yönelik müdahale talimatının Bakanlığın bilgisi dahilinde verilip verilmediğini sordu.</p>

<p>Çiçek ayrıca, kamu emekçilerinin eyleminin hangi gerekçeyle engellendiğinin açıklanmasını isterken, müdahalenin toplantı ve gösteri hakkı ile sendikal hakların ihlali olup olmadığını gündeme getirdi.</p>

<p>Çiçek, müdahalede görev alan kolluk personeli hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığını ve KESK Genel Merkezi çevresindeki polis ablukasının gerekçesini de sordu.</p>

<p>Basın çalışanlarının alandan uzaklaştırılmasına ilişkin de soru yönelten Çiçek, bu uygulamayla kolluk müdahalesinin kamuoyundan gizlenmesinin amaçlanıp amaçlanmadığını Bakan Çiftçi'ye iletti.</p>

<h3><strong>Adalet Bakanı Gürlek'e KHK'lıların göreve iadesi soruldu</strong></h3>

<p>Çiçek, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sunduğu önergede ise KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin göreve dönüş taleplerini gündeme getirdi.</p>

<p>Çiçek, haklarında beraat, takipsizlik veya göreve dönüşlerini gerektiren yargı kararları bulunan kamu emekçilerinin dosyalarının neden sonuçlandırılmadığını sordu.</p>

<h3><strong>"KHK'lı emekçiler için yasal düzenleme yapılacak mı?"</strong></h3>

<p>DEM Partili Çiçek, Adalet Bakanı Gürlek'e ayrıca KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin <strong>geriye dönük tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesi</strong> için kapsamlı bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağını sordu.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltilen sorular:</strong></p>

<p><i>"1. KHK hukuksuzluğuna karşı düzenlenen barışçıl Adalet Nöbeti’ne müdahale talimatı bilginiz dâhilinde mi verilmiştir?</i></p>

<p><i>2. Anayasal haklarını barışçıl biçimde kullanan kamu emekçilerinin eylemi hangi gerekçeyle engellenmiştir? Bu müdahale, toplantı ve gösteri hakkı ile sendikal hakların açık bir ihlali değil midir?</i></p>

<p><i>3. Barışçıl eyleme biber gazı ve fiziksel güçle müdahale eden kolluk görevlileri hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Kolluk şiddetinin demokratik hak arama mücadelesini bastırmanın bir aracı hâline getirilmesi Bakanlığınızın politikası mıdır?</i></p>

<p><i>4. KESK Genel Merkezi’nin kolluk ablukasına alınması, kamu emekçilerinin örgütlü mücadelesini baskı ve zor yoluyla sindirme politikasının bir parçası değil midir?</i></p>

<p><i>5. Basın emekçilerinin alandan uzaklaştırılmasıyla kolluk şiddetinin kamuoyundan gizlenmesi mi amaçlanmıştır?"</i></p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yöneltilen sorular:</strong></p>

<p><i>"1. KHK hukuksuzluğuna karşı işlerini ve haklarını talep eden kamu emekçilerinin Bakanlığınız önünde açıklama yapması, Bakanlığınızın talebi üzerine mi engellenmiştir?</i></p>

<p><i>2. Haklarında beraat, takipsizlik veya göreve dönüşlerini gerektiren yargı kararları bulunan kamu emekçilerinin dosyaları neden gecikmeksizin sonuçlandırılmamaktadır? KHK’lı emekçilerin görevlerine iade edilmemesi, yargı kararlarının etkisizleştirilmesi ve hukuksuz cezalandırmanın sürdürülmesi değil midir?</i></p>

<p><i>3. Sendikal faaliyetleri, demokratik haklarını kullanmaları ve emek mücadelesi yürütmeleri nedeniyle ihraç edilen kamu emekçilerinin geriye dönük tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesi ve uğradıkları zararların karşılanması için bütünlüklü bir yasal düzenleme hazırlanacak mıdır?"</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-khklarla-ihrac-edilen-kamu-emekcilerini-meclis-gundemine-tasidi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/5864a3ab-bd99-4f06-aaa5-71fa0960f6c4.webp" type="image/jpeg" length="38684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Ulaştırmada AR-GE ve inovasyon odaklı çalışmalar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-ulastirmada-ar-ge-ve-inovasyon-odakli-calismalar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-ulastirmada-ar-ge-ve-inovasyon-odakli-calismalar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı dergisinin yeni sayısı yayımlandı. "Ulaştırmada AR-GE ve İnovasyon" temasıyla hazırlanan 4'üncü sayıda, ulaştırma sektöründeki teknolojik gelişmeler ve yenilikçi çalışmalar değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, Bakanlık tarafından hazırlanan hakemli Ulaştırma ve Altyapı dergisinin dördüncü sayısının yayımlandığını açıkladı. Yeni sayıda ulaştırma alanındaki araştırma-geliştirme çalışmaları ve yenilikçi uygulamalar ele alındı.</p>

<p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada derginin son sayısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ulaştırma ve haberleşme alanlarının artık yalnızca insan, yük ve veri aktarımını sağlayan sistemler olmadığını belirten Uraloğlu, bu alanların teknolojik gelişim, ekonomik büyüme ve küresel rekabet açısından önemli bir konuma geldiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Dergide ulaştırmanın geleceğine yönelik çalışmalar yer aldı</strong></h2>

<p>Ulaştırma ve Altyapı dergisinin dördüncü sayısında "<strong>Ulaştırmada AR-GE ve İnovasyon</strong>" başlığı kapsamında hazırlanan akademik çalışmalara yer verildi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, veri temelli analizler ve yenilikçi yöntemlerle hazırlanan bilimsel içeriklerin, ulaştırma sektörünün geleceğine yönelik yeni bakış açıları sunduğunu belirtti.</p>

<p>Dergide, ulaştırma sistemlerinin planlanması, işletilmesi ve geliştirilmesine yönelik ekonomik, teknolojik ve yönetimsel yaklaşımların kapsamlı şekilde değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Bilimsel çalışmalar ulaştırma sektörüne katkı sağlayacak</strong></h3>

<p>Uraloğlu, derginin akademik çevrelere katkı sunacağını ve yeni araştırmalar için kaynak oluşturacağını ifade etti.</p>

<p>Yeni sayıda yer alan çalışmaların ulaştırma sektöründeki dönüşüm sürecine ışık tuttuğunu belirten Uraloğlu, araştırma-geliştirme faaliyetleri ve teknoloji odaklı projelerin ülkenin geleceği açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, ulaştırma alanında bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve yenilikçi çözümler ortaya koyan çalışmaların ülkenin gelişimine katkı sağlayan değerli adımlar olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-ulastirmada-ar-ge-ve-inovasyon-odakli-calismalar-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ulastirma-ve-altyapi-dergisinin-4-sayisinda-ar-ge-ve-inovasyon-vurgusu.png" type="image/jpeg" length="24772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fitch, Merkez Bankası faiz kararı öngörüsünü duyurdu: 2026 sonu faiz tahmini kaç oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fitch-merkez-bankasi-faiz-karari-ongorusunu-duyurdu-2026-sonu-faiz-tahmini-kac-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fitch-merkez-bankasi-faiz-karari-ongorusunu-duyurdu-2026-sonu-faiz-tahmini-kac-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" ve görünümünü "durağan" olarak teyit etmesinin ardından değerlendirmelerde bulundu. Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Erich Arispe Morales, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizlikler ile yüksek jeopolitik risklere karşın dayanıklılığını koruduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Erich Arispe Morales, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve parametreleri üzerine mesajlar paylaştı. ABD-İran savaşının ilk evresinde Türkiye'nin uluslararası rezervlerinde düşüş yaşandığını belirten Morales, sonrasında ise bir miktar toparlanma gerçekleştiğini aktardı.</p>

<p>Morales, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Uluslararası rezervler toparlanmış olsa da hala savaş öncesi seviyelerin altında kalmaya devam ediyor. Enflasyonist baskıların da biraz daha azaldığını gördük. Ancak hala yüksek derecede jeopolitik belirsizliğin hakim olduğu bir durumdayız. Bu durumun sadece Türkiye için değil, diğer gelişmekte olan piyasalar için de enflasyon ve dış dengeler açısından etkileri olabilir."</p>

<h2><strong>"Türkiye ekonomisinin görece dayanıklı olduğunu düşünüyoruz"</strong></h2>

<p>Savaş koşullarının bölge ekonomilerinde siyasi belirsizlik yarattığına değinen Morales, şunları kaydetti:</p>

<p>"Öte yandan, artan belirsizliğe ve rezervlerdeki düşüşe rağmen, Türkiye'nin politika düzenlemeleri enflasyon beklentileriyle ilgili kazanımları korumak veya önemli bir tersine dönüşü engellemek yönünde. Ayrıca, pozitif dolarizasyonun yüzde 38 seviyesinde nispeten istikrarlı şekilde seyrettiğini gördük. Merkez Bankası yetkilileri ve ekonomi yönetiminin verdiği mesaj, enflasyonu sürdürülebilir şekilde düşürme programına yönelik taahhüdün devam ettiği yönünde. Dolayısıyla, bence önemli olan bu. Devam eden küresel belirsizlikler karşısında Türkiye ekonomisinin görece dayanıklı olduğunu düşünüyoruz. Uzun vadede bakıldığında da Türkiye ekonomisi diğer ekonomilere kıyasla makroekonomik dengesizlikler karşısında dayanıklı kaldı."</p>

<h3><strong>Enflasyon ve bankacılık sektörünün durumu değerlendirildi</strong></h3>

<p>Türkiye'de enflasyon rakamlarının yüksek seyrettiğini fakat yavaşlama işaretlerinin sürdüğünü belirten Morales, "Yüzde 30'un üzerindeki enflasyonun yavaşlamasının biraz zaman alabileceğini dikkate almak gerekiyor" dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı bankacılık yapısı, dış finansmana ulaşım kapasitesi ve enflasyonu düşürmeyi destekleyen politikaların önemine değinen Morales, reel faiz oranlarının Türk lirası varlıkları desteklediğini vurguladı. Morales, "Dolayısıyla, Türkiye'ye dış şoklara karşı dayanma kapasitesi kazandıran unsurlar arasında politikalardan kaynaklanan finansmana erişim imkanı ve bankacılık sektörünün sağlığı yer alıyor" ifadesini kullandı.</p>

<h3><strong>Türkiye'nin uluslararası rezervleri yakından takip ediliyor</strong></h3>

<p>Kredi notunda olası pozitif kararlar için uluslararası rezervlerde kalıcı iyileşmenin şart olduğunu ifade eden Morales, şöyle konuştu:</p>

<p>"Türkiye için nispeten yüksek olan dış finansman ihtiyaçlarıyla birleştirildiğinde rezervlerdeki iyileşmenin kalıcı olması çok önemli. Türkiye'nin rezervlerinin yıl sonu itibarıyla mevcut seviyenin biraz daha üzerinde olmasını bekliyoruz ama bu iyileşmenin kalıcılığı belirleyici. Ayrıca, olası bir not artışı için zaman içinde enflasyonda belirgin şekilde düşüşü destekleyecek ve ödeme dengesi riskini azaltacak sıkı politika ayarlarının sürdürülmesi de bir diğer kritik unsur. Dış şokların ve siyasi belirsizliklerin yaşanabileceği bir ortamda güveni sürdürmek için bunun önemli olduğunu düşünüyorum."</p>

<h3><strong>Fitch, Merkez Bankası faiz kararı ve politika faizi beklentisi</strong></h3>

<p>Merkez Bankası para politikası kararlarına ilişkin öngörülebilirliğin önemine dikkati çeken Morales, bankanın gevşeme adımlarını atarken jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarını göz önünde tuttuğunu kaydetti. Morales, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Muhtemelen yılın ilerleyen dönemlerinde para politikasında bir miktar gevşeme bekliyoruz. Bu, jeopolitik risklerin azalacağı ve daha düşük enerji fiyatları varsayımına dayanıyor. Öngörümüz, Merkez Bankası'nın toplamda 200 baz puan indirime giderek politika faizini 2026 sonunda yüzde 35'e çekeceği yönünde."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fitch-merkez-bankasi-faiz-karari-ongorusunu-duyurdu-2026-sonu-faiz-tahmini-kac-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/fitch-ratings.jpg" type="image/jpeg" length="67703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD’nin saldırılardaki asker kayıplarını kamuoyundan sakladığını iddia etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-abdnin-saldirilardaki-asker-kayiplarini-kamuoyundan-sakladigini-iddia-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-abdnin-saldirilardaki-asker-kayiplarini-kamuoyundan-sakladigini-iddia-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD Savunma Bakanlığının İran saldırılarındaki asker kayıplarına ilişkin gerçek bilgileri paylaşmadığını öne sürdü. Pentagon ise daha önce yaklaşık 100 kişinin yaralandığını doğrulamıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran Devrim Muhafızları </strong>Ordusu, ABD Savunma Bakanlığının İran ile yaşanan çatışmalarda meydana gelen askeri kayıplara ilişkin açıklamalarını eleştirdi. Yapılan açıklamada, Pentagon'un bazı saldırılarda yaşanan kayıpları kamuoyundan gizlediği iddia edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, özellikle Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırılarda hayatını kaybeden asker sayısının, ABD makamlarının açıkladığı rakamdan daha fazla olduğu öne sürüldü.</p>

<h2><strong>İran'dan Pentagon'un açıklamalarına yönelik iddia</strong></h2>

<p><strong>İran</strong> tarafı, ABD Savunma Bakanlığının askeri kayıplara ilişkin bilgileri sınırlı şekilde paylaştığını savundu. Açıklamada, İran saldırıları sırasında çok sayıda ABD askerinin yaşamını yitirdiği ve bu bilgilerin gizlendiği iddia edildi.</p>

<p>Söz konusu açıklamalar, ABD basınında yer alan bazı haberlerin ardından geldi. New York Times gazetesi, Pentagon'un İran'ın ABD güçlerine yönelik bazı saldırıları ve bu saldırılarda çok sayıda askerin yaralandığı bilgilerini kamuoyuyla paylaşmadığını öne sürmüştü.</p>

<h3><strong>Pentagon yaklaşık 100 yaralı olduğunu açıklamıştı</strong></h3>

<p>İran'ın <strong>ABD</strong> üslerine yönelik saldırılarında yaklaşık 100 Amerikan askerinin yaralandığı iddiaları gündeme gelirken, Pentagon Sözcüsü Sean Parnell konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parnell, 7 Temmuz'dan bu yana yaklaşık 100 kişinin "bir dereceye kadar yaralandığının tespit edildiğini" ve yaralananların yüzde 96'sının görevlerine geri döndüğünü belirtmişti.</p>

<p>ABD makamları ise yaşanan saldırılarda 3 ABD askerinin yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-abdnin-saldirilardaki-asker-kayiplarini-kamuoyundan-sakladigini-iddia-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-devrim-muhafizlari-ordusu-abd-savunma-bakanligi-asker-kayiplarini-gizliyor.png" type="image/jpeg" length="25925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="66426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlatırken, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco’nun Yunan cuntasına yaptığı uyarıdan harekat sabahına kadar yaşanan, kayıtlara geçmeyen birçok ayrıntıyı ilk ağızdan aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlattı. Akkoç, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="67975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="93894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="61756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="80906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="22099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="20710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="41197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="38775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="29627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="68012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="73880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="73958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="71571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="14482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="30755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="29199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="19007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="43898"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
