<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 15:09:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB okul güvenlik görevlisi alımı başladı mı? İŞKUR başvuru nasıl yapılır? Kimler başvurabilecek, başvuru şartları neler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR okullara güvenlik alımı için 81 ilde toplam 30 bin personelin görevlendirilmesi planlanırken adayların gözü başvuru takvimine çevrildi. Peki 30 bin güvenlik görevlisi alımı ne zaman başlayacak, İŞKUR başvuru ekranı açıldı mı ve hangi şartlar aranacak? 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yürütülen çalışmada kesin başvuru tarihi ve kontenjan dağılımı henüz resmî ilanla açıklanmadı. İşte son durum ve merak edilen ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması amacıyla planlanan <strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> için gözler İŞKUR ve ilgili bakanlıklardan yapılacak resmî açıklamalara çevrildi. Çalışma kapsamında 81 ilde okullarda görevlendirilmek üzere toplam 30 bin güvenlik personelinin istihdam edilmesi planlanıyor. Ancak 21 Ağustos 2026 itibarıyla adayların başvuru yapabileceği kesinleşmiş bir İŞKUR ilanı veya açıklanmış bir başvuru takvimi bulunmuyor.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının 14 Eylül 2026'da başlaması öncesinde gündeme gelen uygulamanın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmesi planlanıyor. Personel alımının İŞKUR üzerinden gerçekleştirilmesi beklenirken, başvuru tarihleri, il bazındaki kontenjanlar ve adaylarda aranacak kesin koşulların resmî ilanla netleşmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla sosyal medya veya internet sitelerinde yer alan belirli bir başlama tarihinin kesinleşmiş başvuru takvimi gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Resmî ilan yayımlanmadan adayların başvuru yapabileceği bir ekranın açıldığı söylenemez.</p>

<h2><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> için şu an kesin başvuru tarihi açıklanmış değil. İlgili kurumların çalışmayı yeni eğitim öğretim yılı öncesinde hayata geçirmeyi planladığı belirtilirken, ilanların hangi tarihte yayımlanacağına ilişkin resmî takvim henüz paylaşılmadı.</p>

<p>Çalışmanın 14 Eylül'de başlayacak eğitim öğretim yılı öncesinde uygulanması planlandığı için adayların özellikle ağustos ayının son günlerinde İŞKUR ve ilgili kurumların duyurularını takip etmesi önem taşıyor. Ancak eğitim döneminin başlangıç tarihi, başvuruların mutlaka belirli bir gün açılacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte ilanlarda görev yapılacak il, ilçe, okul, kontenjan, başvuru tarihleri, çalışma süresi ve adaylarda aranacak özel şartların açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İŞKUR okullara güvenlik alımı başvuruları başladı mı?</strong></h3>

<p>21 Ağustos 2026 itibarıyla <strong>İŞKUR okullara güvenlik alımı başvuruları başlamış değil</strong>. Türkiye genelindeki 30 bin kişilik planlama için adayların başvurabileceği kesinleşmiş bir ilan yayımlanmadı.</p>

<p>Daha önceki açıklamalarda başvuruların İŞKUR aracılığıyla yürütülmesinin planlandığı belirtiliyor. İlanların yayımlanmasının ardından adayların elektronik kanallardan veya İŞKUR'un belirleyeceği başvuru yönteminden işlemlerini gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Burada önemli nokta, <strong>İŞKUR'da yayımlanan her güvenlik görevlisi ilanının 30 bin okul güvenlik alımı kapsamında olmayacağıdır</strong>. Adayların ilan başlığını, işyerini, görev yerini ve programın kapsamını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>30 bin kişilik okul güvenliği çalışmasına ilişkin ilan yayımlandığında, hangi kontenjanların eğitim kurumları için ayrıldığı daha net biçimde görülebilecek.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-7f9555d483b4545d83042a85db539df5.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>30 bin güvenlik görevlisi hangi illerde çalışacak?</strong></h3>

<p>Planlama <strong>81 ili</strong> kapsıyor. Ancak mevcut durumda her il için kaç güvenlik görevlisi alınacağına ilişkin kesin kontenjan tablosu yayımlanmış değil.</p>

<p>Personel dağılımının okulların ihtiyaçlarına göre yapılması planlanıyor. Bu kapsamda okulun öğrenci kapasitesi, bulunduğu bölgenin özellikleri, mevcut güvenlik durumu ve fiziki koşullar gibi unsurların dikkate alınacağı aktarılıyor. İl ve okul bazındaki dağılımın ise valiliklerin koordinasyonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya veya diğer iller için şu aşamada belirli sayılar üzerinden kesin kontenjan açıklaması yapmak mümkün değil. İl kontenjanlarının resmî ilanla birlikte ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İllere göre kontenjanlar ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>İl ve okul bazındaki kontenjanların, İŞKUR ilanlarının yayımlanmasıyla birlikte açıklanması bekleniyor. Adayların yalnızca toplam 30 bin kişilik rakama bakarak kendi illerinde kaç kişilik kontenjan açılacağını öngörmesi mümkün değil.</p>

<p>Özellikle büyükşehirlerde okul sayısı ve öğrenci nüfusu daha yüksek olduğundan personel dağılımında ihtiyaç kriterlerinin belirleyici olması bekleniyor. Bununla birlikte kesin kontenjanlar açıklanmadan herhangi bir il için sayı vermek doğru olmayacaktır.</p>

<h3><strong>İŞKUR okul güvenlik görevlisi başvuru şartları belli oldu mu?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik alıma ilişkin <strong>kesin başvuru şartları henüz resmî ilanla açıklanmadı</strong>. Bu nedenle adayların internet üzerinde daha önceki TYP veya güvenlik görevlisi ilanlarında yer alan şartları doğrudan 2026 alımı için geçerli kabul etmemesi gerekiyor.</p>

<p>Planlanan istihdamın niteliğine göre güvenlik görevlisi adaylarında özel güvenlik mevzuatından kaynaklanan koşulların gündeme gelmesi mümkün. Ancak özel güvenlik kimlik kartı, yaş, eğitim, çalışma durumu veya diğer kriterlerin hangi kapsamda uygulanacağı yayımlanacak ilanda kesinleşecek.</p>

<p>Mevcut açıklamalarda adayların güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirileceği ve işe alım sürecindeki değerlendirmelerde ilgili kurumların görev alacağı belirtiliyor. Güvenlik soruşturmasının İçişleri Bakanlığı tarafından, mülakat sürecinin ise Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmesinin planlandığı aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle adayların resmî şartlar açıklanmadan kesin bir şart listesine göre başvuru hazırlığı yapmaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Özel güvenlik kimlik kartı şartı olacak mı?</strong></h3>

<p>Adayların en fazla araştırdığı konulardan biri de <strong>özel güvenlik kimlik kartı</strong> şartının bulunup bulunmayacağı. Ancak 30 bin kişilik okul güvenlik personeli istihdamı için yayımlanmış kesin başvuru kılavuzu olmadığı için bu konuda şu aşamada kesin hüküm vermek mümkün değil.</p>

<p>Güvenlik görevlisi olarak çalışmanın niteliği ve görev tanımı, başvuru ilanında belirlenecek. İlanın özel güvenlik mevzuatına tabi bir görev için hazırlanması halinde adaylardan geçerli özel güvenlik kimlik kartı istenmesi gündeme gelebilir.</p>

<p>Öte yandan planlamanın İŞKUR kapsamında hangi program üzerinden yürütüleceği ve görevlendirmenin hukuki niteliği de başvuru şartlarının belirlenmesinde önem taşıyacak.</p>

<p>Bu nedenle "<strong>silahlı veya silahsız özel güvenlik kartı kesinlikle zorunlu</strong>" şeklindeki ifadeler, resmî başvuru kılavuzu yayımlanmadan doğrulanmış bilgi olarak değerlendirilmemeli.</p>

<h3><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-9baeb0309c14220f6d45219769dbbc82.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İŞKUR 30 bin güvenlik alımı başvurusu nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Başvuru yöntemi, resmî ilan yayımlandığında kesinleşecek. Çalışmanın İŞKUR üzerinden yürütülmesi planlandığı için adayların ilanların İŞKUR'un resmî kanallarında yayımlanmasını beklemesi gerekiyor.</p>

<p>Başvuru ekranı açıldığında adayların genel olarak şu bilgileri kontrol etmesi gerekecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İlanın <strong>30 bin okul güvenlik personeli</strong> çalışması kapsamında olup olmadığı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev yapılacak il ve ilçe,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Okul veya kurum bilgisi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru başlangıç ve bitiş tarihi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim ve yaş şartları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenlik görevlisi kimlik kartı şartı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İŞKUR kayıt ve iş arayan statüsüyle ilgili koşullar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma süresi ve programın niteliği,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru için istenen belgeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seçim yönteminin nasıl uygulanacağı.</p>
 </li>
</ul>

<p>İlan yayımlandığında adayların yalnızca "güvenlik görevlisi" ifadesini araması yeterli olmayabilir. Başvuru ekranında ilan numarası ve görev yeri gibi bilgilerin de kontrol edilmesi önem taşıyacak.</p>

<h3><strong>Başvurular İŞKUR TYP üzerinden mi yapılacak?</strong></h3>

<p>Kamuoyunda 30 bin güvenlik görevlisi istihdamıyla ilgili olarak <strong>İŞKUR TYP</strong> ifadesi de kullanılıyor. Ancak programın kesin kapsamı ve uygulanacak yöntem resmî duyuruyla netleşmeden bu alımın bütün ayrıntılarıyla TYP kapsamında gerçekleşeceğini söylemek doğru değil.</p>

<p>Daha önceki haber ve açıklamalarda alımların İŞKUR aracılığıyla yapılacağı belirtilirken, TYP üzerinden uygulanması halinde başvuru ve katılımcı seçimine ilişkin kuralların ilgili programın şartlarına göre belirlenmesi gerekecek. </p>

<p>Bu ayrım adaylar açısından önemli. Çünkü İŞKUR üzerinden yapılan her kamu istihdamı aynı çalışma modeliyle yürütülmüyor. Dolayısıyla çalışma süresi, başvuru koşulları, seçim yöntemi ve ödeme esasları ancak resmî program ve ilan açıklandığında kesinleşebilir.</p>

<h3><strong>30 bin güvenlik alımı kadrolu mu olacak?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik planlama, şu aşamada <strong>kadrolu memur alımı</strong> olarak değerlendirilmemeli. Çalışmanın İŞKUR aracılığıyla yürütülmesinin planlanması, istihdamın niteliğinin ayrıca açıklanmasını gerektiriyor.</p>

<p>Dolayısıyla adayların "30 bin güvenlik görevlisi alınacak" bilgisini doğrudan devlet kadrosuna memur ataması şeklinde yorumlamaması gerekiyor. Görevlendirmenin çalışma modeli, süresi, ücretlendirme biçimi ve diğer koşulları yayımlanacak resmî ilanla birlikte netleşecek.</p>

<p>Bu ayrıntı özellikle kamu personeli alımlarını takip eden adaylar açısından önem taşıyor. Çünkü İŞKUR üzerinden gerçekleştirilen geçici veya program kapsamındaki istihdamlar ile 657 sayılı Kanun kapsamında yapılan memur atamaları aynı statüye sahip değil.</p>

<h3><strong>Okullarda güvenlik personeli ne yapacak?</strong></h3>

<p>Planlanan uygulamanın temel amacı eğitim kurumlarında fiziki güvenlik tedbirlerini güçlendirmek. Görevlendirilecek personelin okul giriş ve çıkışlarında öğrenci, veli ve ziyaretçi hareketliliğinin kontrol edilmesine katkı sağlaması planlanıyor.</p>

<p>Okulların ihtiyaçlarına göre görev dağılımının değişmesi mümkün olacak. Güvenlik personelinin özellikle okul girişleri, çıkışları ve çevresinde güvenlik risklerinin erken fark edilmesine katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmanın, daha önce gündeme getirilen okul güvenliği modelindeki fiziki güvenlik ve erken müdahale uygulamalarını güçlendirmesi amaçlanıyor. Ancak personelin yetki ve sorumluluklarının kapsamı, görev tanımının yer alacağı resmî düzenleme veya ilanla birlikte daha açık hale gelecek.</p>

<h3><strong>Her okula bir güvenlik görevlisi mi alınacak?</strong></h3>

<p>Planlamanın kamuoyuna yansıyan hedeflerinden biri, okullarda en az bir güvenlik personelinin bulunmasını sağlamak. Ancak toplam 30 bin kişilik kontenjanın Türkiye'deki tüm okullara bire bir dağıtılacağı şeklinde kesin bir uygulama açıklanmış değil.</p>

<p>Personel ihtiyacının okulun öğrenci sayısı, bulunduğu bölge, güvenlik gereksinimi ve fiziki şartlarına göre belirlenmesi planlanıyor. Bu nedenle bazı okullarda bir, bazı ihtiyaç bölgelerinde ise daha fazla personel görevlendirilip görevlendirilmeyeceği resmî kontenjan planlamasıyla belli olacak.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-cda584ad5a5431e696db7659ce70d367.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Yeni eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>30 bin güvenlik görevlisi planlamasının zamanlamasında en önemli tarihlerden biri yeni eğitim öğretim yılının başlangıcı. <strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026'da başlayacak.</strong> Okullarda güvenlik tedbirlerinin bu tarihten önce güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ancak eğitim yılının başlangıç tarihinin yaklaşmış olması, 30 bin kişilik alımın başvuru tarihinin otomatik olarak belli olduğu anlamına gelmiyor. İŞKUR ilanı yayımlanmadan başvuru sürecinin başladığı kabul edilemez.</p>

<h3><strong>Adaylar hangi açıklamaları takip etmeli?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik okul güvenlik görevlisi alımına başvurmak isteyenlerin öncelikle İŞKUR, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacak açıklamaları takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle sosyal medya hesaplarında paylaşılan ve kaynağı belirtilmeyen "başvurular şu gün başlayacak" şeklindeki duyurulara karşı dikkatli olunması önem taşıyor. Resmî ilan yayımlandığında başvuru tarihleri, kontenjanlar, şartlar ve seçim yöntemi birlikte açıklanacak.</p>

<p><strong>21 Ağustos 2026 itibarıyla son durum:</strong> 81 ilde 30 bin güvenlik görevlisinin istihdam edilmesi planlanıyor; başvuruların İŞKUR üzerinden yürütülmesi bekleniyor ancak <strong>kesin başvuru tarihi, il kontenjanları ve nihai başvuru şartları henüz resmî ilanla açıklanmış değil.</strong></p>

<p>Bu nedenle adayların başvuru ekranının açıldığını gösteren resmî duyuru gelmeden herhangi bir işlem yapmaya çalışmaması ve kişisel bilgilerini kaynağı belirsiz internet sitelerine girmemesi gerekiyor. İlan yayımlandığında başvurunun hangi kanaldan, hangi tarihler arasında ve hangi koşullarla alınacağı kesin olarak görülebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-4f0470c2912fc75a9c683eb456b6da30.jpg" type="image/jpeg" length="63289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Lorenzo Lucca için transfer girişimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspordan-lorenzo-lucca-icin-transfer-girisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspordan-lorenzo-lucca-icin-transfer-girisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, Napoli’nin satış listesine koyduğu Lorenzo Lucca için girişimlere başladı. İtalyan kulübü bonservisle ayrılığa sıcak bakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor, forvet transferi çalışmaları kapsamında Napoli forması giyen Lorenzo Lucca için girişimlere başladı. İtalyan basınında yer alan haberlere göre bordo-mavililer, 25 yaşındaki golcünün transfer şartları hakkında Napoli ile temas kurdu.</p>

<p>İtalyan kaynaklarından CalcioNapoli24, gelişmeyi Corriere dello Sport'a dayandırırken, Trabzonspor'un Lucca'nın durumu ve transfer koşullarıyla ilgili son saatlerde ön araştırma yaptığı ve transfer için somut adım attığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Napoli kiralık transfere sıcak bakmıyor</strong></h2>

<p>Transferde dikkat çeken detay ise Napoli'nin Lucca için kiralama formülüne sıcak bakmaması. İtalyan ekibinin, oyuncuyu yeniden kiralık olarak göndermek yerine bonservisiyle elinden çıkarmayı tercih ettiği aktarılıyor.</p>

<p>Napoli'nin uygun bir bonservis teklifinin gelmesi halinde Lucca'nın ayrılığına onay verebileceği ifade edilirken, transferde belirleyici unsurun oyuncunun kendi tercihi olacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>35 milyon euroluk yatırım</strong></h2>

<p>Lorenzo Lucca, 2025 yılında Udinese'den Napoli'ye transfer oldu. Udinese, oyuncunun Napoli'ye geçişini 2025'te kiralama ve belirli şartların gerçekleşmesine bağlı zorunlu satın alma formülüyle duyurmuştu. Transferin toplam maliyetinin 35 milyon euro seviyesinde olduğu İtalyan kaynaklarında yer aldı. Napoli'nin Lucca için yaptığı yatırım nedeniyle oyuncuyu düşük bir bedelle göndermek istemediği ve gelecek teklifleri bu doğrultuda değerlendireceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>2.01 metrelik İtalyan santrfor</strong></h2>

<p>10 Eylül 2000 doğumlu olan Lucca, 2.01 metrelik boyuyla özellikle hava toplarındaki etkinliği ve fiziksel özellikleriyle öne çıkıyor. Santrfor, Serie A'da Udinese formasıyla dikkat çekmiş ve Napoli'nin hücum rotasyonuna dahil edilmişti. Serie A, Napoli'ye transferi sırasında Lucca'yı genç ancak Serie A tecrübesi bulunan bir forvet olarak tanımlamıştı. Lucca, 2025-26 sezonunun ikinci bölümünü Premier Lig ekiplerinden Nottingham Forest'ta kiralık olarak geçirdi. Forest, sezon sonunda oyuncunun Napoli'ye döneceğini açıkladı.</p>

<h2><strong>Fiorentina ve Lazio da takip etti</strong></h2>

<p>İtalyan basınındaki haberlere göre Lucca için daha önce Fiorentina ve Lazio'nun da girişimleri oldu. Trabzonspor'un devreye girmesiyle birlikte oyuncunun geleceği konusunda yeni bir seçenek ortaya çıktı. Bordo-mavililerin transferde nasıl bir teklif sunacağı henüz netlik kazanmazken, Napoli'nin bonservis beklentisi ve Lucca'nın Trabzonspor'a yönelik yaklaşımı sürecin kaderini belirleyecek.</p>

<h2><strong>Transferde kritik süreç</strong></h2>

<p>Trabzonspor'un Napoli ile temaslarının önümüzdeki günlerde daha da hızlanması bekleniyor. İtalyan kulübünün kalıcı transfere sıcak bakması, bordo-mavililerin ise hücum hattını güçlendirmek istemesi nedeniyle tarafların ekonomik şartlarda anlaşması halinde transferin gerçekleşme ihtimali bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspordan-lorenzo-lucca-icin-transfer-girisimi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lorenzo-lucca.jpg" type="image/jpeg" length="59154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Netanyahu için kırmızı bülten talep edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talep-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talep-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Küresel Sumud Filosu'na yönelik saldırıdaki rolleri nedeniyle Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten çıkarılması talebinde bulunulduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong>, İsrail Başbakanı Binyamin <strong>Netanyahu</strong> hakkında kırmızı bülten çıkarılması için talepte bulundu.</p>

<p>Adalet Bakanlığı, Netanyahu ile Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten düzenlenmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığına başvuru yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu talebe ilişkin açıklama, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından sosyal medya üzerinden yapıldı.</p>

<p>Gürlek, paylaşımında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında soykırım suçu kapsamında 14 Temmuz 2026 tarihinde yakalama emri çıkarıldığını belirtti.</p>

<h2><strong>"İnsanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz"</strong></h2>

<h3></h3>

<p><strong>Bakan Gürlek'in sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</strong></p>

<p><i>"Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir.</i></p>

<p><i>Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “Soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.</i></p>

<p><i>Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında “İnsanlığa Karşı Suç”, “Soykırım”, “Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “Kasten Yaralama”, “Eziyet”, “Mala Zarar Verme”, “Nitelikli Yağma” ve “Ulaşım Araçlarının Kaçırılması” suçlarından yargılanmaktadır.</i></p>

<p><i>Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.</i></p>

<p><i>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2090765048431985015?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talep-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/akin-gurlek-5.png" type="image/jpeg" length="80344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla’da Fethiye Balık Hali’nde restoran yangını: Çevredeki iş yerlerinin çatıları da zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-fethiye-balik-halinde-restoran-yangini-cevredeki-is-yerlerinin-catilari-da-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglada-fethiye-balik-halinde-restoran-yangini-cevredeki-is-yerlerinin-catilari-da-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Balık Hali’nde bir restoranda yangın çıktı. Yangında 1 kişi dumandan etkilenirken bazı iş yerlerinin çatılarında hasar oluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>’nın <strong>Fethiye</strong> ilçesinde bulunan Balık Hali’ndeki bir restoranda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler restoranın çatısını sararken, bitişikteki bazı işletmelere de sıçradı.</p>

<h2><strong>Alevler çevredeki iş yerlerinin çatısına sıçradı</strong></h2>

<p>Yangın, Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Fethiye <strong>Balık Hal</strong>i’ndeki restoranda çıktı. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangında alevler kısa sürede çatıyı kapladı.</p>

<p>Alevlerin restoranın bitişiğindeki bazı işletmelerin çatılarına sıçraması üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Yangının çevredeki iş yerlerine daha fazla zarar vermemesi için müdahale başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ekipler yangını söndürdü</strong></h3>

<p>İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekiplerinin yanı sıra sağlık ve polis ekipleri de gönderildi. İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucunda <strong>yangın</strong> kontrol altına alınarak söndürüldü.</p>

<p>Yangının tamamen söndürülmesinin ardından bölgede gerekli kontroller gerçekleştirildi. Ekiplerin müdahalesi sırasında dumandan etkilenen 1 kişi sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.</p>

<h3><strong>Restoran ve iş yerlerinde hasar oluştu</strong></h3>

<p>Yangın nedeniyle restoranda ve bitişiğindeki bazı işletmelerin çatı bölümlerinde hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-fethiye-balik-halinde-restoran-yangini-cevredeki-is-yerlerinin-catilari-da-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fethiyede-restoranda-cikan-yangin-sonduruldu.png" type="image/jpeg" length="70119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan Trabzon paylaşımı: “YENİ bir yolculuğun heyecanı”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-trabzon-paylasimi-yeni-bir-yolculugun-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-trabzon-paylasimi-yeni-bir-yolculugun-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Trabzon ziyareti öncesinde Trabzonlulara mesaj gönderdi. İmamoğlu, "Hemşehrilerim; genel başkanıma yaş fındığı, kara yemişi, patlıcan incirini ikram etmeyi unutmasın" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı <strong>Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti </strong>Genel Başkanı Özgür Özel'in Trabzon'da olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Trabzonlulara seslenen İmamoğlu, "Hemşehrilerim; genel başkanıma yaş fındığı, kara yemişi, patlıcan incirini ikram etmeyi unutmasın" dedi. </p>

<p>YENİ bir yolculuğun heyecanı, coşkusu, Karadeniz’in güçlü kararlılığı sizlerle olsun. Sizleri çok seviyorum" mesajını gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Karadeniz’in güçlü kararlılığı sizlerle olsun"</strong></h2>

<p>İmamoğlu'nun mesajında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Hasret kaldım! Genel Başkanım Özgür Özel Trabzon’da. Karadeniz’e, yaylasına, köylerine selam olsun. Fındığa, çaya bereket olsun. Hemşehrilerim; genel başkanıma yaş fındığı, kara yemişi, patlıcan incirini ikram etmeyi unutmasın. YENİ bir yolculuğun heyecanı, coşkusu, Karadeniz’in güçlü kararlılığı sizlerle olsun. Sizleri çok seviyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-trabzon-paylasimi-yeni-bir-yolculugun-heyecani</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="76839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Türk öğrenciler uluslararası olimpiyatlarda 15 madalya kazandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turk-ogrenciler-uluslararasi-olimpiyatlarda-15-madalya-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turk-ogrenciler-uluslararasi-olimpiyatlarda-15-madalya-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk öğrenciler, 4 uluslararası olimpiyatta Türkiye’yi başarıyla temsil ederek toplam 15 madalya kazandı. Gençler bilgisayar, yapay zeka ve coğrafya alanlarında önemli dereceler elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı</strong> bünyesinde yürütülen <strong>2202 Bilim Olimpiyatları Programı </strong>kapsamında desteklenen Türk öğrenciler, farklı ülkelerde düzenlenen uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil etti. Öğrenciler, bilgisayar, yapay zeka ve coğrafya alanlarındaki 4 organizasyonda toplam 15 madalya kazanarak yarışmaları tamamladı.</p>

<h2><strong>Bilgisayar olimpiyatında 4 madalya kazanıldı</strong></h2>

<p>Özbekistan'ın Taşkent kentinde 97 ülkeden 375 öğrencinin katılımıyla düzenlenen 38. Uluslararası Bilgisayar Olimpiyatı'nda Türkiye'yi temsil eden öğrenciler 1 altın, 2 gümüş ve 1 bronz madalya elde etti.</p>

<p>Organizasyonda Ahmet Emre Gürdal altın madalyanın sahibi oldu. Ahmet Alp Orakçı ve Yunus Emre Artal gümüş madalya kazanırken, Noyan Cantürk bronz madalya aldı.</p>

<h3><strong>Avrupa Genç Bilgisayar Olimpiyatı’nda 4 madalya</strong></h3>

<p>Litvanya'nın Kaunas kentinde gerçekleştirilen 10. Avrupa Genç Bilgisayar Olimpiyatı'nda ise Türkiye 2 gümüş ve 2 bronz madalya kazandı. 25 ülkeden 100 öğrencinin katıldığı organizasyonda Mahmut Efe Micozkadıoğlu ile Osman Eymen Karaoğulları gümüş madalya elde etti.</p>

<p>Mahir Alp Taşkın ve Zehra Didar Menteşoğlu ise yarışmayı bronz madalyayla tamamladı.</p>

<h3><strong>Yapay zeka olimpiyatında 3 gümüş madalya</strong></h3>

<p>Kazakistan'ın Astana kentinde düzenlenen 3. Uluslararası Yapay Zeka Olimpiyatı'nda da Türk öğrenciler 3 gümüş madalya kazandı. Yarışmaya 108 ülkeden 473 öğrenci katıldı.</p>

<p>Türkiye adına yarışan Teoman Ata Korkmaz, Ahmet Alp Orakçı ve Mustafa Selim Özekinci, <strong>yapay zeka</strong> alanındaki organizasyonda gümüş <strong>madalya</strong> kazanan öğrenciler oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Coğrafya olimpiyatında 4 gümüş madalya</strong></h3>

<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'nda da Türk öğrenciler 4 gümüş madalya elde etti. Organizasyona 50 ülkeden 184 öğrenci katıldı.</p>

<p>Emir Kerem Kılıç, Mehmet Efe Benderlioğlu, Ege Çetin ve İhsan Kubilay Akyel, coğrafya alanındaki yarışmada gümüş madalya kazandı.</p>

<h3><strong>Kacır’dan öğrencilere tebrik</strong></h3>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı <strong>Mehmet</strong> <strong>Fatih</strong> <strong>Kacır</strong>, öğrencilerin elde ettiği sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında desteklenen gençlerin kazandıkları madalyalarla Türkiye'yi gururlandırdığını belirtti.</p>

<p>Kacır, uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi başarıyla temsil eden öğrencileri kutladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada da gençlerin bilim olimpiyatlarına katılımının desteklenmeye devam edeceği bildirildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🇹🇷 Gençlerimiz bilim olimpiyatlarından madalyalarla döndüler.<br />
<br />
TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında desteklediğimiz gençlerimiz kazandıkları madalyalarla bir kez daha göğsümüzü kabarttı.<br />
<br />
Özbekistan’ın Taşkent şehrinde düzenlenen 38. Uluslararası Bilgisayar… <a href="https://t.co/j4UrA1hXDQ" rel="nofollow">pic.twitter.com/j4UrA1hXDQ</a></p>
— Mehmet Fatih KACIR (@mfatihkacir) <a href="https://x.com/mfatihkacir/status/2090710056656347569?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turk-ogrenciler-uluslararasi-olimpiyatlarda-15-madalya-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turk-ogrenciler-4-uluslararasi-olimpiyattan-15-madalyayla-dondu.png" type="image/jpeg" length="32273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin yükselişe geçti: Son bir haftada yüzde 25 değer kazandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-yukselise-gecti-son-bir-haftada-yuzde-25-deger-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-yukselise-gecti-son-bir-haftada-yuzde-25-deger-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin fiyatı son 24 saatte yüzde 9'dan fazla yükselerek Mayıs 2026'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Saat 12.00 itibarıyla 78 bin 556 dolar seviyesinde işlem gören Bitcoin'in haftalık değer kazancı yüzde 25'e ulaşırken, küresel kripto para piyasasının toplam değeri 2 trilyon 600 milyar dolara yaklaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kripto para piyasasında<strong> Bitcoin</strong> öncülüğünde yükseliş yaşandı. Bitcoin fiyatı son 24 saat içinde yüzde 9'un üzerinde değer kazanarak Mayıs 2026'dan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Saat 12.00 itibarıyla 78 bin 556 dolar civarında işlem gören Bitcoin'in son bir haftadaki kazancı yüzde 25 olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>Bitcoin fiyatı 78 bin 556 dolara yükseldi</strong></h2>

<p>Coinmarketcap verilerine göre Bitcoin, son 24 saatte yüzde 9'dan fazla yükseldi. Böylece kripto para biriminin fiyatı Mayıs 2026'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bitcoin'in haftalık değer artışı ise yüzde 25'e ulaştı. Saat 12.00 itibarıyla Bitcoin 78 bin 556 dolar civarında işlem gördü.</p>

<p>Bitcoin'deki yükseliş, küresel kripto para piyasasının toplam değerine de yansıdı. Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri son 24 saatte yüzde 7,44 arttı.</p>

<p>Coinmarketcap verilerine göre toplam piyasa değeri 2 trilyon 600 milyar dolara yaklaştı.</p>

<h3><strong>Ethereum fiyatı da yükseldi</strong></h3>

<p>Bitcoin'deki yükseliş altcoin piyasasında da hareketlilik oluşturdu. Piyasa değeri bakımından ikinci sırada bulunan Ethereum'un fiyatı yaklaşık yüzde 7 arttı.</p>

<p>Ethereum, yaşanan yükselişin ardından 2 bin 433 dolar seviyesine çıktı.</p>

<p>Kripto para piyasasındaki yükselişte ABD tahvil faizlerindeki düşüş, Beyaz Saray'dan gelen siyasi destek ve vadeli işlem piyasalarındaki kitlesel likidasyon dalgası etkili oldu.</p>

<p>Yükselişte öne çıkan makroekonomik gelişmelerden biri, ABD Hazine Bakanlığının tahvil geri alım programını artıracağını açıklaması oldu. Bu açıklamanın ardından ABD tahvil faizlerinde düşüş görülürken, ABD doları da son 3 ayın en düşük seviyesine geriledi.</p>

<p>Faiz ve dolar tarafındaki gerilemenin Bitcoin gibi alternatif varlıklara yönelik ilgiyi artırdığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Trump'tan kripto para piyasasına destek mesajı</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'da Coinbase, Ripple ve Gemini gibi önde gelen kripto para şirketlerinin temsilcileriyle görüşmesi de piyasanın gündeminde yer aldı.</p>

<p>Trump, küresel jeopolitik rekabette Çin'in gerisinde kalmamak amacıyla kripto para sektörüne güçlü destek verileceğini belirtti. Trump ayrıca Kongre'ye, kripto varlıkları yasal bir çerçeveye oturtmayı amaçlayan "Berraklık Yasası" adlı kanun teklifinin hızlı şekilde onaylanması çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>Bitcoin yükselişi 3 milyar dolarlık pozisyonu tasfiye etti</strong></h3>

<p>Bitcoin fiyatındaki hızlı yükseliş, vadeli işlem piyasalarında düşüş yönünde pozisyon alan spekülatörlerin işlemlerini etkiledi. Son 24 saat içinde açığa satış pozisyonunda bulunan toplam 3 milyar dolar değerindeki kripto para pozisyonu zorunlu olarak tasfiye edildi.</p>

<p>Tasfiye edilen pozisyonların 1,8 milyar dolarlık bölümünü Bitcoin işlemleri oluşturdu. Vadeli işlem piyasasında gerçekleşen kitlesel tasfiye dalgasının Bitcoin fiyatındaki yukarı yönlü hareketi hızlandırdığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-yukselise-gecti-son-bir-haftada-yuzde-25-deger-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/kripto-para-piyasasinda-yukselis-bitcoin-71-bin-dolar-sinirini-asti.jpg" type="image/jpeg" length="98498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleymancılar operasyonunda gözaltına alınan Hilmi Tuna Kuriş'in kullandığı aracın bakan tahsisi olduğu ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilar-operasyonunda-gozaltina-alinan-hilmi-tuna-kurisin-kullandigi-aracin-bakan-tahsisi-oldugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilar-operasyonunda-gozaltina-alinan-hilmi-tuna-kurisin-kullandigi-aracin-bakan-tahsisi-oldugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Alihan Kuriş Suç Örgütü" soruşturması kapsamında firariyken Muğla'da yakalanan Hilmi Tuna Kuriş'in içinde bulunduğu araçtan 58 bin avro nakit para çıktı. Şüphelilerin kaçışta kullandığı lüks otomobilin, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğüne tahsisli olduğu ve mevzuata aykırı çakar sistemi takıldığı belirlenerek trafikten men edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen organize suç örgütü soruşturması çerçevesinde, örgüt elebaşı Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanmasına ilişkin yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Marmaris Kavşağı'nda yakalandı: Araçtan 58 bin euro çıktı</strong></h3>

<p>Muğla İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortak operasyonuyla şüpheli Hilmi Tuna Kuriş, Muğla'nın Menteşe ilçesindeki Marmaris Kavşağı'nda seyir halindeyken durdurularak gözaltına alındı.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin araç içerisinde gerçekleştirdiği detaylı aramalarda, yurt dışına kaçış hazırlığında kullanılacağı değerlendirilen <strong>58 bin avro</strong> nakit para ele geçirildi.</p>

<h3><strong>Eski İçişleri Bakanı adına geçiş üstünlüğü ve usulsüz çakar</strong></h3>

<p>Operasyonda durdurulan araca ilişkin yapılan sicil ve teknik incelemelerde 34 plakalı, 2024 model Volvo S90 marka aracın "San Sistem Lojistik" adlı şirket adına kayıtlı olduğu, ancak eski İçişleri Bakanı <strong>İdris Naim Şahin</strong> adına 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğü hakkına sahip olarak tahsis edildiği saptandı.</p>

<p>Otomobilin hem ön hem de arka cam iç kısımlarına mevzuata aykırı biçimde izinsiz ışıklı ve sesli uyarı (çakar) sistemlerinin yerleştirildiği tespit edildi.</p>

<p>Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince uygulanan cezai işlemler kapsamında söz konusu lüks araç <strong>1 ay süreyle trafikten men</strong> edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin emniyetteki adli ve idari işlemleri çok yönlü olarak sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilar-operasyonunda-gozaltina-alinan-hilmi-tuna-kurisin-kullandigi-aracin-bakan-tahsisi-oldugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fotoramio-85.jpg" type="image/jpeg" length="58824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB ücretli öğretmenlik başvurusu nereden yapılır? Ücretli öğretmenlik başvuru şartları neler, kimler başvurabilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ucretli-ogretmenlik-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-ucretli-ogretmenlik-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ücretli öğretmenlik başvuruları 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin ihtiyaçlarına göre alınmaya devam ediyor. Peki e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır, kimler başvurabilir ve görevlendirmeler ne zaman belli olacak? İlçe millî eğitim müdürlüklerinin yayımladığı ilanlara göre başvuru tarihleri aynı değil. İşte MEB ücretli öğretmenlik başvuru ekranı, adaylarda aranan şartlar, öncelik sırası ve sonuç sürecine ilişkin ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde <strong>ücretli öğretmenlik başvuruları</strong> farklı il ve ilçelerde alınmaya başladı. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla ders ücreti karşılığında yapılacak görevlendirmelerde ülke genelinde tek bir başvuru takvimi uygulanmıyor. Başvurular, ilgili ilçe millî eğitim müdürlüklerinin ihtiyaçlarına ve yayımladıkları duyurulara göre farklı tarihlerde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı hazırlıkları kapsamında bazı ilçelerde başvurular temmuz ayında başlarken, ağustos ayında da yeni ilanlar yayımlanmaya devam ediyor. Örneğin Kırklareli Vize İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 17 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı duyuruyla ders ücreti karşılığında öğretmenlik başvurularının alınmaya başladığını bildirdi. Şanlıurfa Halfeti'de ise başvurular daha erken bir tarihte tamamlanırken, İzmir Güzel Konak ve İstanbul Şile gibi ilçelerde de ağustos ayında başvuru süreçleriyle ilgili duyurular yayımlandı.</p>

<p>Bu nedenle "<strong>Ücretli öğretmenlik başvuruları başladı mı?</strong>" sorusunun Türkiye genelinde tek bir tarih üzerinden yanıtlanması mümkün değil. Adayların görev yapmak istedikleri ilçe millî eğitim müdürlüğünün güncel duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Ücretli öğretmenlik başvuruları başladı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için <strong>ücretli öğretmenlik başvuruları birçok il ve ilçede başladı</strong>. Ancak başvuru tarihleri ilçeden ilçeye değişiyor. Bazı müdürlükler yalnızca e-Devlet üzerinden başvuru kabul ederken, bazı ilçeler elektronik başvurunun yanı sıra form ve belge teslimi de isteyebiliyor.</p>

<p>Karaköprü İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 2026-2027 eğitim öğretim yılında merkez ve kırsal mahallelerdeki okullarda görevlendirilmek üzere ücretli öğretmenlik başvurularının e-Devlet üzerinden alınacağını duyurdu. Vize İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü de başvuruların adayların kendi e-Devlet hesapları üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirileceğini açıkladı.</p>

<p>Öte yandan bazı ilçelerde süreç farklı yürütülebiliyor. Örneğin İzmir Güzel Konak'ta ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirmesi için 14-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında başvuru alınacağı ve adaylardan belirli belgelerin ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilmesinin istendiği duyuruldu.</p>

<p>Bu durum, adayların yalnızca genel internet aramalarına göre hareket etmemesi gerektiğini gösteriyor. Başvuru yapılacak ilçe tarafından yayımlanan güncel ilan, aday için esas alınmalı.</p>

<p><img alt="Öğretmenlerin Il Içi Isteğe Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/ogretmenlerin-il-ici-istege-bagli-yer-degistirme-duyurusu-yayimlandi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026-2027 e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu</strong>, başvuru kabul eden il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerinin duyurusunda belirtilen sistem üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Adayların öncelikle e-Devlet'e giriş yapması ve Millî Eğitim Bakanlığı hizmetleri içerisinde ücretli öğretmenlik başvuru ekranını bulması gerekiyor. Başvuru sırasında adayın kişisel bilgileri, iletişim bilgileri, öğrenim durumu ve mezuniyet bilgileri sistem üzerinden kontrol ediliyor. Görev yapmak istenen ilçe ve branş tercihleri de başvurunun niteliğine göre sisteme giriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı ilçeler e-Devlet başvurusunu tek başına yeterli kabul ederken bazıları ayrıca kendi başvuru formunun doldurulmasını veya belgelerin teslim edilmesini şart koşuyor. Bu nedenle e-Devlet üzerinden başvuru yapılmış olması her ilçe için sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Örneğin Emet İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, adayların hem e-Devlet üzerinden başvuru yapmasını hem de istenen belgeleri müdürlüğe teslim etmesini şart koştuğunu duyurdu. Müdürlük, iki işlemi tamamlamayan adayların görevlendirilmeyeceğini açıkladı.</p>

<p>Bu nedenle başvuru yapacak adayların şu sırayı izlemesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Görev yapılmak istenen <strong>ilçe millî eğitim müdürlüğünün güncel ilanı</strong> kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlanda belirtilen tarihler içerisinde e-Devlet başvurusu yapılmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenim ve mezuniyet bilgilerinin sistemde doğru olduğu kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstenen branş ve görev alanları dikkatli şekilde seçilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlçe ayrıca belge veya form istiyorsa bunlar belirtilen tarihte teslim edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvurunun tamamlandığına ilişkin sistem bilgisi kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görevlendirme sonucu için ilçe millî eğitim müdürlüğünün duyuruları takip edilmeli.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik başvuru şartları neler?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlikte şartlar ve önceliklendirme, ilgili mevzuat ile ilçe millî eğitim müdürlüklerinin ilanlarında belirtiliyor. Bu nedenle bütün Türkiye için her ayrıntının aynı olduğu tek bir başvuru şartları listesi bulunmuyor.</p>

<p>Bununla birlikte ilçe duyurularında adayların öğrenim durumu, alan uygunluğu, formasyon durumu ve ihtiyaç bulunan branşlar üzerinden değerlendirildiği görülüyor.</p>

<p>Mustafakemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün 2026-2027 duyurusunda görevlendirmede genel öncelik sırası şu şekilde açıklandı:</p>

<ol>
 <li>
 <p>Eğitim Fakültesi mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim Fakültesi dışındaki fakültelerden mezun olup formasyonu bulunanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Branşa uygun diğer lisans mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Lisans mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ön lisans mezunları</p>
 </li>
</ol>

<p>Ancak bu sıralama bütün ilçelerde aynı şekilde uygulanacağı anlamına gelmiyor. Adayların başvuru yapacakları ilçe tarafından yayımlanan kılavuzdaki değerlendirme kriterlerini incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Yurt dışında eğitim alan adaylar açısından da diploma denkliği önemli bir konu. Bazı ilçe duyurularında yurt dışı mezunlarından denklik belgesi istenebildiği belirtiliyor. Başvuru sırasında hangi belgelerin talep edileceği yine ilgili müdürlüğün ilanına göre değişebiliyor.</p>

<p><img alt="Öğretmen adaylarına yönelik hazırlık eğitiminin usul ve esasları belirlendi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-0e4912e8543137bed6ec7c3eab0e64ea-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Kimler ücretli öğretmen olarak görevlendirilebilir?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik, kadrolu veya sözleşmeli öğretmen atamasıyla aynı statüde değil. İhtiyaç bulunan eğitim kurumlarında derslerin boş kalmaması amacıyla ders ücreti karşılığında görevlendirme yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle e-Devlet üzerinden başvuru yapmak <strong>kesin olarak görevlendirileceği anlamına gelmiyor</strong>. Vize İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü de 2026-2027 duyurusunda başvurunun adaylara doğrudan görevlendirme hakkı sağlamadığını, görevlendirmelerin ihtiyaç, alan, başvuru şartları ve ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacağını açıkça belirtti.</p>

<p>Görevlendirmelerde temel belirleyici unsurlar arasında okul ve branş ihtiyacı, adayın mezuniyeti, alanı ve ilgili ilçe tarafından belirlenen değerlendirme kriterleri bulunuyor. Bu nedenle başvuru yapan adayların yalnızca başvuru işlemini tamamlaması yeterli olmayabilir.</p>

<h3><strong>Hangi belgeler isteniyor?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik başvurularında istenen belgeler ilçeye göre farklılaşabiliyor. Bazı müdürlükler tüm işlemleri elektronik ortamda yürütürken bazıları görevlendirme öncesinde veya başvuru sırasında fiziki belge talep edebiliyor.</p>

<p>2026-2027 yılı için yayımlanan ilçe duyurularında örnek olarak şu belgeler istenebiliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Diploma, mezuniyet veya çıkış belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Formasyon belgesi, varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adli sicil kaydı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kimlik belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru formu veya dilekçe</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yurt dışı mezunları için denklik belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bazı ilçelerde KPSS sonuç belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlçe müdürlüğünün ilanında belirtilen diğer belgeler</p>
 </li>
</ul>

<p>Güçlükonak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 14-28 Ağustos tarihleri arasındaki başvuru sürecinde adaylardan başvuru formu, güncel adli sicil kaydı, nüfus cüzdanı fotokopisi, diploma veya mezuniyet belgesi ve varsa formasyon belgesini istedi.</p>

<p>Eskişehir'in bazı ilçelerinde yayımlanan başvuru formlarında ise KPSS sonuç belgesinin de istenebildiği görülüyor. Bu nedenle adayların internet üzerinde farklı ilçelere ait belge listelerini kendi başvuruları için doğrudan geçerli kabul etmemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik başvuruları ne zaman bitiyor?</strong></h3>

<p><strong>Ücretli öğretmenlik başvurularında Türkiye genelinde tek bir son başvuru tarihi bulunmuyor.</strong> Her ilçe kendi ihtiyaç durumuna ve çalışma takvimine göre tarih belirleyebiliyor.</p>

<p>Örneğin Mustafakemalpaşa'da başvurular 20 Temmuz-14 Ağustos 2026 arasında alınırken, Güçlükonak'ta 14-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında başvuru yapılabileceği duyuruldu. Vize'de ise başvurular 17 Ağustos itibarıyla alınmaya başlandı.</p>

<p>Bu nedenle ağustos ayının son günlerine yaklaşılırken başvuru yapmak isteyenlerin kendi ilçelerindeki ilanları kontrol etmesi gerekiyor. Bir ilçede başvurular sona ermişken başka bir ilçede sürecin yeni başlamış olması mümkün.</p>

<p>Ayrıca öğretmen ihtiyacının eğitim öğretim yılı içerisinde değişmesi halinde yeni görevlendirmeler yapılabiliyor. Dolayısıyla ilk başvuru dönemini kaçıran adayların da görev yapmak istedikleri ilçe müdürlüğünün sonraki duyurularını takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Öğretmen adaylarına yönelik hazırlık eğitiminin usul ve esasları belirlendi-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-5af2a49666238bbf9aebc1cd934af386.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>Başvuru sonuçları için de Türkiye genelinde tek bir açıklama tarihi bulunmuyor. Görevlendirme işlemleri, başvuruların tamamlanmasının ardından ilgili ilçe millî eğitim müdürlüklerince yürütülüyor.</p>

<p>İhtiyaç duyulan branş ve okullar belirlendikten sonra adayların başvuruları değerlendirmeye alınıyor. Görevlendirme yapılan kişilere bazı ilçelerde telefon veya SMS yoluyla bilgi verilebilirken, sonuçların ilçe millî eğitim müdürlüğünün internet sitesinden duyurulması da mümkün.</p>

<p>Adayların başvuru sırasında kullandıkları telefon numarası ve iletişim bilgilerinin güncel olması bu nedenle önem taşıyor.</p>

<p>Bununla birlikte "başvuru yaptım, kesin görevlendirilirim" şeklinde bir değerlendirme yapılmaması gerekiyor. Resmî duyurularda da başvurunun tek başına görevlendirme hakkı oluşturmadığı açıkça belirtiliyor.</p>

<h3><strong>MEB ücretli öğretmenlik başvurusu için hangi ekran kullanılacak?</strong></h3>

<p>Başvuru yapmak isteyen adayların ilk olarak <a href="https://www.turkiye.gov.tr/milli-egitim-bakanligi" rel="nofollow"><strong>e-Devlet üzerinden Millî Eğitim Bakanlığı hizmetlerini</strong></a> kontrol etmesi gerekiyor. Ancak bazı ilçelerin kendi internet sitelerinde ayrıca başvuru formu veya kılavuz yayımlaması nedeniyle yalnızca e-Devlet ekranını kontrol etmek yeterli olmayabilir.</p>

<p>Karaköprü İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 2026-2027 ücretli öğretmenlik başvurularının e-Devlet üzerinden alınacağını duyururken, Emet İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü hem e-Devlet başvurusunu hem de gerekli belgelerin teslimini şart koştu.</p>

<p>Dolayısıyla adayların başvuru yapmadan önce görev almak istedikleri ilçe için şu üç bilgiyi mutlaka kontrol etmesi gerekiyor:</p>

<p><strong>Başvuru tarihi, başvuru yöntemi ve belge teslim şartı.</strong></p>

<p>Bu üç başlık, ilçeler arasında farklılık gösterebildiği için başvuru sürecinde yaşanabilecek eksikliklerin önüne geçmek açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik başvurularının yoğunlaşmasının temel nedenlerinden biri yeni eğitim öğretim yılı hazırlıkları. Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler için 19 Ağustos 2026 tarihli <strong>2026/70 sayılı genelgeyi</strong> yayımladı. Genelge, Bakanlığa bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda yeni eğitim öğretim yılı öncesindeki hazırlıkların yürütülmesine ilişkin usul ve işlemleri kapsıyor.</p>

<p>Bu süreçte okulların öğretmen ihtiyacının belirlenmesi, norm ve ders yüklerinin değerlendirilmesi ve ihtiyaç bulunan alanlarda görevlendirmelerin yapılması gündeme geliyor. Ücretli öğretmenlik başvuruları da ilçe bazındaki öğretmen ihtiyacına göre bu sürecin parçalarından birini oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Adaylar başvuru öncesinde ne yapmalı?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında ücretli öğretmenlik yapmak isteyen adayların başvuru sürecinde en önemli noktası, görev almak istedikleri ilçenin resmî duyurusunu esas almak.</p>

<p>Başvuru öncesinde adayların:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Görev yapmak istediği <strong>ilçe millî eğitim müdürlüğünün</strong> internet sitesini kontrol etmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>2026-2027 eğitim öğretim yılına ait ilanı bulması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru başlangıç ve bitiş tarihlerini kontrol etmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>e-Devlet başvurusunun zorunlu olup olmadığını incelemesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiziki belge teslimi gerekip gerekmediğine bakması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mezuniyet ve formasyon bilgilerinin doğru olduğundan emin olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstenen belgeleri ilan edilen tarihe kadar hazırlaması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru tamamlandıktan sonra sonuç ve görevlendirme duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="MEB’in Öğretmen Bilgi Servisi'ne 4 ayda 350 binden fazla başvuru" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ogretmen-sinif2.jpg" width="864" /></p>

<p>MEB'in il ve ilçe teşkilatlarının iletişim bilgilerine Bakanlığın resmî internet sitesindeki "İl-İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri" bağlantısından ulaşılabiliyor.</p>

<p>Sonuç olarak <strong>2026-2027 ücretli öğretmenlik başvuruları Türkiye genelinde başlamış durumda ancak tüm ilçeler için aynı tarihte yürütülmüyor</strong>. Ağustos 2026 itibarıyla farklı ilçelerde başvurular alınmaya devam ederken, bazı yerlerde süreç tamamlandı. Bu nedenle adayların genel bir son başvuru tarihi beklemek yerine görev yapmak istedikleri ilçenin güncel duyurusunu takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle e-Devlet üzerinden başvuru yapıldıktan sonra ilçe tarafından ayrıca belge teslimi istenip istenmediğinin kontrol edilmesi önemli. Çünkü bazı ilçelerde yalnızca elektronik başvuru yeterli olurken bazı müdürlükler başvuru formu ve belgelerin ayrıca teslim edilmesini şart koşuyor. Görevlendirmeler ise başvuru sayısından bağımsız olarak okul ve branş ihtiyacı, adayların alanları ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ucretli-ogretmenlik-basvuru</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fb9ebcd2-3d75-4f14-b774-445ca2f8e298.webp" type="image/jpeg" length="65848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Ünlüce'nin ardından Eskişehir'de üç belediye başkanı YENİ Parti'ye geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unlucenin-ardindan-eskisehirde-uc-belediye-baskani-yeni-partiye-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unlucenin-ardindan-eskisehirde-uc-belediye-baskani-yeni-partiye-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin ardından Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ve Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller de CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı; böylece kentte CHP'li 9 belediyeden 8'i YENİ Parti saflarına geçmiş oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin ardından Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ve Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller de CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'ye katıldı. Son katılımlarla birlikte Eskişehir'de CHP'li 9 belediyeden 8'i YENİ Parti'ye geçmiş oldu.</p>

<p>Eskişehir yerel yönetiminde dikkat çeken bir siyasi geçiş süreci yaşandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin partiden ayrılmasının ardından üç ilçe başkanı daha Cumhuriyet Halk Partisi üyeliklerini sonlandırarak YENİ Parti saflarına katıldıklarını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çifteler Belediye Başkanı <strong>Zehra Konakcı</strong>, Seyitgazi Belediye Başkanı <strong>Uğur Tepe</strong> ve Alpu Belediye Başkanı <strong>Gürbüz Güller </strong>CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye geçti.<strong> </strong>Yaşanan toplu geçişlerin ardından Sivrihisar Belediye Başkanı <strong>Habil Dökmeci</strong> ise görevine CHP çatısı altında devam etme kararı aldı.</p>

<p>İstifa ve katılım kararlarına ilişkin belediye başkanları kamuoyuna yönelik açıklamalarda bulundu:</p>

<h3><strong>Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe:</strong></h3>

<blockquote>
<p><i>"Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’nin öncülüğünde ve YENİ Parti Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in çağrısıyla, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizi sonlandırarak YENİ Parti saflarında yolumuza devam etme kararı aldık. Bizler için asıl olan Seyitgazi’mize hizmet etmek ve hemşerilerimizin güvenine layık olmaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve değerlerinden taviz vermeden çalışmaya devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote>

<p><strong>Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Cumhuriyet Halk Partisi, ailemden devraldığım en onurlu miras oldu. Bu kültüre ve gönül bağıyla bağlı olduğum partime, değişen siyasi şartlar ve fikir ayrılıkları nedeniyle veda ediyorum. Bu ayrılık, savunduğum değerlerden bir kopuş değil; aksine o değerleri daha güçlü yaşatabilme gayretidir. Sayın Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'nin kapsayıcı, yenilikçi ve 'Türkiye İttifakı' vizyonuyla yolumuza devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unlucenin-ardindan-eskisehirde-uc-belediye-baskani-yeni-partiye-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e976d6eb-c4f1-4fb4-97b4-faa64161.jpg" type="image/jpeg" length="57570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Panama Kanalı’nda El Nino tedbiri: Günlük geçişler 32 gemiye düşürülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/panama-kanalinda-el-nino-tedbiri-gunluk-gecisler-32-gemiye-dusurulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/panama-kanalinda-el-nino-tedbiri-gunluk-gecisler-32-gemiye-dusurulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Panama Kanalı’nda yağışların azalması ve El Nino'nun olası etkileri nedeniyle gemi geçişlerine kısıtlama getiriliyor. 15 Eylül'den itibaren günlük geçiş sayısı 32 ile sınırlandırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Panama Kanal İdaresi</strong>, kanal havzasında yağış miktarının düşmesi nedeniyle gemi geçişlerinde geçici düzenlemeye gidileceğini açıkladı. Yeni uygulamayla kanalın günlük geçiş kapasitesinin mevcut seviyeye göre yüzde 11 azaltılması planlanıyor.</p>

<h2><strong>İlk kısıtlamalar 3 Eylül’de başlayacak</strong></h2>

<p>Kanal yönetiminin açıklamasına göre, gemi geçişlerine yönelik ilk kısıtlamalar 3 Eylül'de uygulanmaya başlanacak. Düzenlemenin ardından 15 Eylül'den itibaren günlük geçiş sayısı 32 gemiyle sınırlandırılacak.</p>

<p>Alınan kararın, kanal havzasındaki su kaynaklarının korunması ve olası kuraklık etkilerinin yönetilmesi amacıyla uygulamaya konulduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Küresel ticaretin önemli güzergahlarından biri</strong></h3>

<p><strong>Atlantik</strong> ve <strong>Pasifik</strong> okyanuslarını birbirine bağlayan Panama Kanalı, dünya deniz ticaretinde önemli bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Kanal üzerinden küresel deniz ticaretinin yüzde 3'ünden fazlası gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Su seviyelerinde yaşanan değişiklikler, kanaldan geçen gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ve günlük geçiş kapasitesini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kanal yönetimi, yağış miktarındaki düşüşe bağlı olarak çeşitli tedbirler uyguluyor.</p>

<h3><strong>Geçen ay gemilerin yük taşıma kapasitesi sınırlandırılmıştı</strong></h3>

<p>Panama Kanalı'nın bu yıl normal seviyelerin altında <strong>yağış</strong> alması nedeniyle yönetim, geçen ay su seviyesindeki düşüşü kontrol altında tutmak amacıyla gemilerin daha az yük taşımasını gerektiren kısıtlamalar getirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemenin de kanal havzasındaki su seviyesinin korunmasına yönelik tedbirlerin bir parçası olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>El Nino etkisi yakından takip ediliyor</strong></h3>

<p><strong>Pasifik Okyanusu</strong>'ndaki yüzey sıcaklıklarının yükselmesinin <strong>kuraklık</strong> ve <strong>sıcaklık</strong> artışları gibi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda El Nino hava olayının da kanalın su kaynakları üzerindeki olası etkileri takip ediliyor.</p>

<p>Bu yılki <strong>El Nino</strong> etkisinin kayıtlara geçen en şiddetli iklim olaylarından biri olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Kanal yönetimi ise yağış miktarı ve su seviyelerindeki değişikliklere göre geçiş kapasitesinde yeni düzenlemeler yapabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/panama-kanalinda-el-nino-tedbiri-gunluk-gecisler-32-gemiye-dusurulecek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/panama-kanalinda-gunluk-gemi-gecisleri-el-nino-nedeniyle-azaltilacak.png" type="image/jpeg" length="96525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan Netanyahu'nun açıklamasına tepki: "Kimse bu topraklara mesaj vermeye kalkışamaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-netanyahunun-aciklamasina-tepki-kimse-bu-topraklara-mesaj-vermeye-kalkisamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-netanyahunun-aciklamasina-tepki-kimse-bu-topraklara-mesaj-vermeye-kalkisamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına sert tepki gösterdi. Netanyahu'nun "Türkiye'ye mesaj verdik" sözlerini açık bir tahrik ve küstahlık olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, Ankara'nın milli çıkarlar doğrultusunda kararlı ve soğukkanlı bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun 18 Ağustos'ta Suriye'nin İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısı ve ardından gelen açıklamalar, Türkiye-İsrail hattında tansiyonu yükseltti. Ankara'nın saldırıyı Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğü ihlali olarak kınamasının ardından, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun eylemi "Türkiye'ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık" sözleriyle savunması tepkilere yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Hiçbir devlet Türkiye'yi hizaya çekemez"</strong></h3>

<p>Netanyahu'nun ifadelerine yazılı bir açıklamayla yanıt veren Kemal Kılıçdaroğlu, kullanılan diplomatik dil ve üslubu kabul edilemez olarak değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırı ve Başbakan Netanyahu'nun 'Türkiye'ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık' sözleri; Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğine karşı açık bir tahrik, kaba bir saygısızlık ve bölgesel barışa yönelik doğrudan bir tehdittir.</i></p>

<p><i>Hiçbir devlet, hele ki İsrail, Türkiye Cumhuriyeti'ni 'hizaya çekmek' ya da 'ayar vermek' gibi bir dil kullanamaz. Bu üslup, egemen bir devlete yönelik kabul edilemez bir kibir ve küstahlıktır. Türkiye, tarih boyunca bağımsızlığını ve onurunu korumuş bir millettir; kimse bu topraklara 'mesaj' vermeye kalkışamaz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Coğrafyayı cehenneme çevirme kastı taşıyor"</strong></h3>

<p>İsrail yönetiminin saldırgan politikalarının tüm Orta Doğu için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><i>"Milli çıkarlarımız ve bölgesel istikrar, bu tür küstahlıklara karşı kararlı, soğukkanlı ve son derece net bir tutum takınmayı gerektirir. Bu yaşananlar tarihe kara bir leke olarak geçecek basit bir hareket değildir; şayet engel olunmazsa bütün coğrafyayı cehenneme çevirme kastını açıkça ilan etmiş bir ülkenin aktif saldırganlığıdır."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-netanyahunun-aciklamasina-tepki-kimse-bu-topraklara-mesaj-vermeye-kalkisamaz</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/90973c6e-c74d-4c82-b5ad-548ecd9e7efa.webp" type="image/jpeg" length="22493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Rusya’da petrol rafinerisi ve askeri havaalanı hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyada-petrol-rafinerisi-ve-askeri-havaalani-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyada-petrol-rafinerisi-ve-askeri-havaalani-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya'daki Perm Petrol Rafinerisi ve Marinovka Askeri Havaalanı'nın yanı sıra Krasnodar bölgesindeki bir İHA noktasının hedef alındığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, Rusya topraklarındaki farklı hedeflere yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı. Zelenskiy, Perm Petrol Rafinerisi, Marinovka Askeri Havaalanı ve Krasnodar bölgesindeki bir İHA tesisinin hedef alındığını belirtti.</p>

<h2><strong>Perm Petrol Rafinerisi hedef alındı</strong></h2>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong>Ukrayna</strong> sınırına 1600 kilometreden fazla uzaklıkta bulunan Perm Petrol Rafinerisi'nin gece saatlerinde hedef alındığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırının Rusya'nın enerji altyapısında yer alan tesise yönelik gerçekleştirildiğini belirten Zelenskiy, Rusya'nın farklı bölgelerindeki askeri hedeflere yönelik operasyonların da devam ettiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Marinovka Askeri Havaalanı’na saldırı</strong></h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı, Volgograd bölgesindeki <strong>Marinovka Askeri Havaalanı</strong>'nın da uzun menzilli hava saldırısıyla hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Zelenskiy ayrıca Karadeniz'de de saldırılar kapsamında sonuçlar elde edildiğini belirtti. Ancak açıklamasında bu saldırıların ayrıntılarına ilişkin bilgi vermedi.</p>

<h3><strong>Krasnodar bölgesindeki İHA noktası vuruldu</strong></h3>

<p>Zelenskiy'nin açıklamasına göre Krasnodar bölgesinde, Rus ordusunun Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı İHA'ların fırlatıldığı ve depolandığı bir nokta da hedef alındı.</p>

<p>Ukrayna tarafı, söz konusu merkezin Rus ordusunun insansız hava araçlarını operasyonlarda kullanması açısından önemli bir nokta olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Daha önce Ahtubinsk havaalanı da hedef alınmıştı</strong></h3>

<p>Zelenskiy, son günlerde Rusya'nın Astrahan bölgesindeki Ahtubinsk Askeri Havaalanı'na da saldırı düzenlendiğini hatırlattı. Ukrayna sınırına yaklaşık 600 kilometre uzaklıktaki havaalanına yönelik saldırıda bir Su-34 savaş uçağının hasar gördüğüne ilişkin bilgi aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy, son saldırılara ilişkin olduğu belirtilen bir görüntüyü de sosyal medya hesabından paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyada-petrol-rafinerisi-ve-askeri-havaalani-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ukrayna-rusyada-bir-petrol-rafinerisi-ile-marinovka-askeri-havaalanina-saldirilar-duzenledik.png" type="image/jpeg" length="97435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP lideri Bahçeli'den İsrail'e sert uyarı: “Türkiye'nin sabrını sınamayın”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Devlet Bahçeli, "İsrail'in Türkiye'yi kışkırtmaktan ve sabrını sınamaktan vazgeçmesi" gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong>, Suriye'deki gelişmeler ve İsrail'in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bahçeli, bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin milli güvenliği açısından da yakından takip edildiğini belirtti.</p>

<h2><strong>"Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir"</strong></h2>

<p><strong>İşte MHP lideri Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:</strong></p>

<p>"Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.</p>

<p>18 Ağustos 2026 tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur.</p>

<p>İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye karşıtlığını her geçen gün daha da tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybeden İsrail yönetimine çağrımız nettir.</p>

<p>Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya millî güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir.</p>

<p>İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamleleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışları ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımları dikkatle takip edilmektedir. İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır.</p>

<p>Türkiye’nin amacı İsrail dâhil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir.</p>

<p>Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır.</p>

<p>İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur.</p>

<h3><strong>"Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır"</strong></h3>

<p>İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.</p>

<p>Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir.</p>

<p>İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkâr açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.</p>

<p>Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de, hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir.</p>

<p>Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir.</p>

<p>Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır.</p>

<p>Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hâle getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir “huzur kuşağı” oluşturmaktır.</p>

<p>Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır.</p>

<p>İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askerî müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir.</p>

<p>İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dinî veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile birlikte bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır.</p>

<p>Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiilî sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebî unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir.</p>

<p>Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır.</p>

<p>Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesi önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular yaratacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılması esas olmalıdır.</p>

<p>Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir.</p>

<h3><strong>"Uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir"</strong></h3>

<p>Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insanî ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasî, ticarî ve dinî grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir.</p>

<p>Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e koşulsuz desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir. Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayatî bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.</p>

<p>İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askerî faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dinî ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir.</p>

<p>Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin millî güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir. Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır.</p>

<h3><strong>Bahçeli'den iki devletli çözüm vurgusu</strong></h3>

<p>1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasî geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır.</p>

<p>Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasî çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür.</p>

<h3><strong>"Sınırların güvence altına alınmasını arzu ediyoruz"</strong></h3>

<p>Türkiye bakımından da mesele, Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı değildir. İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır.</p>

<p>Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem millî güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır.</p>

<p>İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasî, ekonomik, diplomatik ve hukukî araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hâle getirilmesi anlamında ele alınmalıdır.</p>

<p>Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir.</p>

<p>Bu bağlamda Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik koşulsuz siyasî ve askerî destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır.</p>

<p>Zira koşulsuz siyasî ve askerî destek İsrail’i daha güvenli hâle getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir.</p>

<p>Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini; toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz.</p>

<h3><strong>"Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir"</strong></h3>

<p>İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir.</p>

<p>Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve millî birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak; Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek; Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta millî haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir.</p>

<p>Orta Doğu’nun geleceği, askerî üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır.</p>

<p>Türkiye’nin tarihî tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkân vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukukî girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır.</p>

<p>Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir.</p>

<p>Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır.</p>

<h3><strong>İşte Bahçeli’nin 7 maddelik yol haritası</strong></h3>

<p><strong>Bu kapsamda bize göre;</strong></p>

<p>1.Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan “Mekke Anlaşması” ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de “Kudüs Paktı” önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle “İslam Barış Gücüne” dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>2.Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.</p>

<p>3.Orta Doğu'da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hâl almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.</p>

<p>4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan “Ankara Deklarasyonu" ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik olası bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.</p>

<p>5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.</p>

<p>6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulmalıdır.</p>

<p>7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak “Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması” oluşturulmalıdır. “Barış için İsrail’in Çevrelenmesi” politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir.</p>

<p>Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır. Bu hususlar, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir.</p>

<p>Kalıcı çözüm, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihî tecrübesi, askerî caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir.</p>

<p>Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür.</p>

<p>Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/85672dd3-ad11-4851-9a7e-ad73833cabbc.jpg" type="image/jpeg" length="47360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK: Geleceğin mesleklerine yönelik 58 programa 16 bin 406 öğrenci yerleşti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-gelecegin-mesleklerine-yonelik-58-programa-16-bin-406-ogrenci-yerlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-gelecegin-mesleklerine-yonelik-58-programa-16-bin-406-ogrenci-yerlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-YKS’de yapay zeka, veri bilimi, dijital sağlık, enerji ve sürdürülebilirlik gibi alanlara yönelik yeni programlar öğrencilerden ilgi gördü. 58 programa 16 bin 406 öğrenci yerleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim Kurulu (YÖK)</strong>, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin yeni programların tercih durumunu açıkladı. Son üç yılda açılan ve 2026-YKS yerleştirme verileri bulunan 58 programa toplam 16 bin 406 aday kayıt hakkı elde etti.</p>

<h2><strong>16 yeni program ilk kez öğrencilerle buluştu</strong></h2>

<p>2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan 7 lisans ve 9 ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni program bu yıl öğrenci kabul etti. Yeni programlar arasında yapay zeka, finansal teknoloji, biyoteknoloji ve genetik gibi güncel teknoloji ve bilim alanlarına yönelik bölümler dikkat çekti.</p>

<p>Lisans düzeyinde Tarih ve Yapay Zeka, Felsefe ve Yapay Zeka, İşletme ve <strong>Yapay Zeka</strong>, Finansal Teknoloji, Biyoteknoloji ve Genetik, Paramedik ile Balıkçılık Teknolojisi programları tercih kılavuzuna eklendi.</p>

<p>Ön lisans programlarında ise Yapay Zeka Destekli Web Tasarımı ve Kodlama, Yapay Zeka Destekli Tasarım ve Animasyon, Dijital Oyun Teknolojileri, Mobil Güvenlik Teknolojileri, İlaç Üretim Teknolojisi, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, Laboratuvar Hayvanları ve Balıkçılık Teknolojisi bölümleri ilk kez öğrenci aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yapay zeka programlarına yüksek başarı sıralamasından tercih</strong></h3>

<p>Yeni açılan yapay zeka odaklı disiplinler arası programlar, yüksek başarı sıralamasında yer alan adayların da tercihlerinde yer buldu.</p>

<p>İşletme ve Yapay Zeka programını ilk 1000'den 10 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 7'si ilk 500'de, biri ise ilk 100'de yer aldı. Felsefe ve Yapay Zeka programına ilk 1000'den 3 öğrenci yerleşirken, bu öğrencilerin 2'si ilk 500 içerisinde bulundu.</p>

<p>Tarih ve Yapay Zeka programını da ilk 1000'de yer alan bir aday tercih etti.</p>

<h3><strong>En fazla tercih sağlık ve dijital teknoloji programlarına</strong></h3>

<p>Yeni programlar arasında en fazla öğrenci Tıbbi Veri İşleme Teknikerliği bölümüne yerleşti. Bu programa 1042 öğrencinin kayıt hakkı kazandığı bildirildi.</p>

<p>Tıbbi Veri İşleme Teknikerliği'ni 1014 öğrenciyle Ofis Teknolojileri ve Veri Yönetimi, 902 öğrenciyle Veri Bilimi ve Analitiği, 661 öğrenciyle Büyük Veri Analistliği ve 659 öğrenciyle Yenilenebilir Enerji Teknikerliği izledi.</p>

<p>Sağlık ve dijital teknolojileri bir araya getiren programlardan Tele-Sağlık Teknikerliği'ni 533, Dijital Sağlık Sistemleri Teknikerliği'ni ise 504 öğrenci kazandı. Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi programına 496 öğrenci yerleşti.</p>

<h3><strong>Yazılım ve bilişim alanlarında da ilgi yüksek</strong></h3>

<p><strong>Yazılım ve bilişim</strong> alanındaki yeni programlar da adayların tercihleri arasında yer aldı. Ön-Yüz Yazılım Geliştirme programına 444, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme programına 437 ve Yazılım Geliştirme programına 433 öğrenci kayıt hakkı elde etti.</p>

<p>Kurumsal Bilişim Uzmanlığına 353, Bilgi Güvenliği Teknolojisine 320, Bilişim Sistemleri ve Teknolojilerine 312, Bulut Bilişim Operatörlüğüne ise 266 öğrenci yerleşti.</p>

<h3><strong>Enerji ve sürdürülebilirlik programları da tercih edildi</strong></h3>

<p>Yenilenebilir enerji ve çevre alanındaki programlara da öğrencilerin ilgisi görüldü. Yenilenebilir Enerji Teknikerliği programına 659, Elektrik Enerjisi Üretim, İletim ve Dağıtımına 630 öğrenci yerleşti.</p>

<p>Su ve Atık Yönetimi Teknikerliği 301, Yeşil ve Ekolojik Bina Teknikerliği 272, Çevresel Ölçüm ve İzleme Sistemleri Teknikerliği 249 öğrenci tarafından tercih edildi. Alternatif Enerji Kaynakları Teknolojisi programına 195, Karbon Yönetimi Teknikerliğine 177, Hidrojen ve Enerji Depolama Teknikerliğine ise 138 öğrenci yerleşme hakkı kazandı.</p>

<h3><strong>Özvar: Geleceğin ihtiyaçlarına yönelik programlar geliştiriyoruz</strong></h3>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimdeki dönüşüm kapsamında geleceğin mesleklerine yönelik açılan programlara gösterilen ilginin öğrencilerin tercihlerinde karşılık bulduğunu belirtti.</p>

<p>Yapay zeka, veri bilimi, dijital tarım, dijital sağlık, enerji ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda yeni programlar açtıklarını belirten Özvar, bu alanlarda ihtiyaç duyulan insan kaynağının yetiştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Özvar, yüksek başarı sıralamasındaki öğrencilerin yeni programları ilk yıllarından itibaren tercih etmesinin, gençlerin teknolojik ve ekonomik dönüşümü takip ettiğini gösterdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-gelecegin-mesleklerine-yonelik-58-programa-16-bin-406-ogrenci-yerlesti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gelecegin-mesleklerine-yonelik-acilan-programlara-16-bin-ogrenci-yerlesti.png" type="image/jpeg" length="82264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevlid Kandili 2026 ne zaman, hangi gün? 24 Ağustos ne kandili? Diyanet takvimine göre Mevlid Kandili tarihi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mevlid-kandili-2026-ne-zaman-hangi-gun-24-agustos-ne-kandili-diyanet-takvimine-gore-mevlid-kandili-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mevlid-kandili-2026-ne-zaman-hangi-gun-24-agustos-ne-kandili-diyanet-takvimine-gore-mevlid-kandili-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevlid Kandili 2026 tarihi, kandili idrak etmek isteyen vatandaşların gündeminde. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 dini günler takvimine göre Mevlid Kandili ne zaman, hangi gün? İşte tüm detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mevlid Kandili için geri sayım başladı. Diyanet'in resmi dini günler takviminde yer alan bilgilere göre 2026 yılının Mevlid Kandili hangi gününe denk geliyor. 21 Ağustos Cuma günü itibarıyla kandile 3 gün kalırken, “Mevlid Kandili ne zaman, hangi gün?” soruları da öne çıkan aramalar arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-66f7f7902a90944164aca966f57cb410.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MEVLİD KANDİLİ 2026 NE ZAMAN, HANGİ GÜN?</h2>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2026 dini günler listesine göre <strong>Mevlid Kandili 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü</strong> idrak edilecek. Böylece Mevlid Kandili, bu yıl ağustos ayının son haftasına denk gelecek.</p>

<p>Hicri takvime göre Rebîülevvel ayında idrak edilen Mevlid Kandili, İslam dünyasında Hz. Muhammed'in doğumunun anıldığı önemli dini geceler arasında bulunuyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-011b4ffd22aa33c8d0940090a03cbb26.jpg" width="864" /></p>

<h3>MEVLİD KANDİLİ NEDİR, NE ANLAMA GELİYOR?</h3>

<p>“Mevlid” kelimesi sözlükte “doğum yeri ve zamanı” anlamına geliyor. İslam kültüründe ise özellikle Hz. Muhammed'in doğumunu, bu vesileyle gerçekleştirilen programları ve kaleme alınan eserleri ifade etmek için kullanılıyor.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Mevlid Kandili'nin Hz. Muhammed'in doğum yıl dönümü dolayısıyla Rebîülevvel ayının 12. gecesinde idrak edildiğini belirtiyor. Kandil dolayısıyla Kur'an-ı Kerim tilaveti, dua, naat ve çeşitli dini programlar düzenlenmesi de asırlardır devam eden gelenekler arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-9448cf475d5ae4b1dba20fb30676d085.jpg" width="864" /></p>

<h3>MEVLİD KANDİLİ'NDE NELER YAPILIR?</h3>

<p>Mevlid Kandili'nde camilerde ve farklı platformlarda Kur'an-ı Kerim tilavetleri, dualar ve Hz. Muhammed'in hayatını ve mesajlarını konu alan programlar gerçekleştiriliyor. Diyanet'in açıklamalarında da Mevlid programlarının Peygamber sevgisinin canlı tutulması ve Hz. Muhammed'in hayatı ile güzel ahlakının daha iyi anlaşılması açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Din İşleri Yüksek Kurulu ayrıca Kur'an ve Sünnet'te Mevlid Kandili'ne özel olarak emredilmiş belirli bir ibadet şeklinin bulunmadığını, buna karşın Müslümanların bu geceyi nafile ibadetler ve dualarla değerlendirdiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-ddee0dd1e9f01e6f043b141531b110f1.jpg" width="864" /></p>

<h3>2026 YILINDA SIRADAKİ KANDİL HANGİSİ?</h3>

<p>21 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla takvimdeki en yakın kandil <strong>Mevlid Kandili</strong> olacak. Mevlid Kandili'nin ardından 2026 yılı içerisindeki bir sonraki kandil ise <strong>10 Aralık 2026 Perşembe günü Regaib Kandili</strong> olarak idrak edilecek. Aynı tarih, Diyanet takviminde üç ayların başlangıcı olarak da yer alıyor.</p>

<p><img alt="Miraç Kandili Nedir Berat Gecesinin Onemi-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/berat-kandili-nedir-berat-gecesinin-onemi.jpg" width="716" /></p>

<h3>MEVLİD KANDİLİ 2026 TARİHİ</h3>

<p>Diyanet'in resmi takvimine göre <strong><a href="https://www.diyanet.gov.tr/tr-TR" rel="nofollow">Mevlid Kandili</a> 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü</strong> idrak edilecek. Mevlid Kandili'nin ardından yılın son kandili olan Regaib Kandili ise 10 Aralık 2026 Perşembe gününe denk gelecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mevlid-kandili-2026-ne-zaman-hangi-gun-24-agustos-ne-kandili-diyanet-takvimine-gore-mevlid-kandili-tarihi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-f01020951a9d293ca2be8d4e3e2aaa29.jpg" type="image/jpeg" length="24521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Trabzon’da: “YENİ Parti’yi iktidar olsun diye kurduk"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-trabzonda-yeni-partiyi-iktidar-olsun-diye-kurduk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-trabzonda-yeni-partiyi-iktidar-olsun-diye-kurduk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti lideri Özgür Özel, partisinin kuruluşunun ardından Karadeniz’deki ilk ziyaretini Trabzon’a gerçekleştirdi. Trabzon Havalimanı'nda partililer tarafından karşılanan Özel, "YENİ Parti'nin muhalefet değil iktidar hedefiyle kurulduğunu" belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><strong>YENİ Parti</strong> lideri <strong>Özgür Özel</strong>, partisinin kurulmasının ardından <strong>Karadeniz’</strong>deki ilk ziyaretini Trabzon’a yaptı. </p>

<p>Trabzon Havalimanı'nda partililer tarafından alkışlarla karşılanan Özel, Trabzon’un en fazla ziyaret çağrısı aldıkları kentlerden biri olduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Karadeniz programının Rize, Artvin ve Giresun ile süreceğini duyurdu.</p>

<h2><strong>"YENİ Parti bir muhalefet partisi değil, bunu herkes bilsin"</strong></h2>

<p><strong>İşte Özel'in açıklamalarından satır başları:</strong></p>

<p><i>Gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyoruz. Bugün Trabzon'dayız. Bir tarafımızda il başkanımız, bir tarafımızda milletvekilimiz, arkamızda örgütümüz. YENİ Parti olarak büyük bir enerjiyle, yeni bir enerjiyle Karadeniz'de Trabzon'dan başlıyoruz.</i></p>

<p><i>Partimiz kurulduktan beri herhalde üçüncü il ziyaretimiz bu ve Karadeniz'e ilk ziyaretimiz. Yeni parti yeni bir heyecanla hele hele en çok nerede heyecan var derseniz, en çok çağrı aldığımız bizim burada gelin bizim buradan başlayın diye en çok çağrı aldığımız illerin başında Trabzon var, Rize var, Artvin var, Giresun var. Karadeniz'e başlıyoruz.</i></p>

<p><i>Bugün yarın Trabzon ve Rize'deyiz. Önümüzdeki hafta Artvin'de ardından Giresun'da da olacağız. Türkiye'nin dört bir yanındaki büyük heyecanı burada da yaşıyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.</i></p>

<p><i>İlk başta birkaç ay hep birlikte büyük üzüntüler çektik. Çok üzüldük, çok kırıldık, çok kızdık. Ama YENİ Parti ile birlikte artık tüm bunları geride bıraktık. Önümüze bakıyoruz. Trabzon'un, Karadeniz'in güzel insanlarına Karadeniz'in YENİ partisini getirdik. Trabzon'un YENİ Partisini getirdik.</i></p>

<p><i>Artık YENİ Parti bir muhalefet partisi değil, bunu herkes bilsin. YENİ Partiyi biz bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk. Trabzon'un sesini duysun, Karadeniz'in sesini duysun, sorunlarını çözsün diye kurduk.</i></p>

<h3><strong>"Geride bırakılmış herkesi yanımıza alacağız"</strong></h3>

<p>Artık her sene gelip "çay üreticisinin sıkıntısını biliyoruz, fındık üreticisinin derdini duyuyoruz" demeye değil; "çözüyoruz" demeye geldik. YENİ Parti böyle bir partidir.</p>

<p><i>YENİ Parti elbette Cumhuriyet Halk Partililerin YENİ Partisi ama bütün demokratların yeni partisidir. Karadeniz'in yeni partisidir, iktidar partisidir YENİ Parti. 25 yıllık yorulmuş bir iktidar var. Onlarla da uğraşmaya, didişmeye niyetimiz yok artık. Artık önümüzde yol haritamızı anlatmaya, iktidarımızı nasıl kuracağımızı, nasıl yöneteceğimizi anlatmaya, yüzleri nasıl güldüreceğimizi anlatmaya ihtiyaç var.</i></p>

<p><i>Bundan sonra yapılmayanı yapacağız. Geride bırakılmış herkesi yanımıza alacağız. Kimseyi kıyıda köşede bırakmayacağız. Milliyetçilerin de yeni partisi, bütün demokratların, bütün Karadeniz'in yeni partisi, muhafazakarların yeni partisi, Lazların da yeni partisi, Kürtlerin de yeni partisi.</i></p>

<p><i>Bütün Türkiye'nin yeni partisi yola çıktı. Bütün sorunları hep birlikte kardeşlikle çözeceğiz. Omuz omuza çözeceğiz, kol kola çözeceğiz. Hedefimiz 100 yıl önce olduğu gibi 100 yıl sonra bir büyük kalkınmayı hep birlikte başlatmaktır. Yoksulluğu bitirmektir, işsizliği bitirmektir, herkesin yüzünü güldürmektir.</i></p>

<p><i>YENİ Partimiz Karadeniz'e hayırlı uğurlu olsun. Trabzon'da bundan sonra yeni partimizle birlikte en güzel günleri hep birlikte yaşayacağız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-trabzonda-yeni-partiyi-iktidar-olsun-diye-kurduk</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ozgur-ozel-trabzon.png" type="image/jpeg" length="18855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Menteşe'de kızılçam ormanında yangın]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-mentesede-kizilcam-ormaninda-yangin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mugla-mentesede-kizilcam-ormaninda-yangin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Çiftlik Mahallesi'nde kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanlık alanda yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edilirken alevleri kontrol altına almak için havadan ve karadan yoğun müdahale başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla'nın Menteşe ilçesi Çiftlik Mahallesi sınırlarındaki kızılçam ormanında saat 11.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.</p>

<p>Ormanlık alandan yükselen yoğun dumanı fark eden mahalle sakinlerinin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbarın ardından Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri bölgeye yönlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rüzgarın etkisiyle yayılma riski bulunan alevlerin yerleşim yerlerine ulaşmasını engellemek ve yangını tamamen kontrol altına almak amacıyla ekiplerin hem havadan hem de karadan söndürme çalışmaları aralıksız sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-mentesede-kizilcam-ormaninda-yangin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/alanyada-ormanlik-alanda-cikan-yangin-sonduruldu.png" type="image/jpeg" length="59416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlık duyurdu: LED lamba ve 32 inç televizyon için toplatma kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-duyurdu-led-lamba-ve-32-inc-televizyon-icin-toplatma-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-duyurdu-led-lamba-ve-32-inc-televizyon-icin-toplatma-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü, denetimlerde enerji verimliliği kriterlerini karşılamadığı belirlenen Birlux marka LED lamba ile Onvo marka 32 inç televizyon için toplatma kararı aldı. İki ürünün piyasaya arzının durdurulması, piyasadaki ürünlerin toplanması ve geri çağrılması kararlaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü tarafından piyasada bulunan iki elektrikli ürüne ilişkin toplatma duyurusu yayımlandı. 21 Ağustos 2026 tarihli resmi ilanlarda yer alan bilgilere göre Birlux marka 9W LEDO 09 model LED lamba ile Onvo marka OV32150 model 32 inç televizyonun enerji verimliliği kriterlerini karşılamadığı tespit edildi. Kararlar kapsamında ürünlerin piyasaya arzının durdurulması ve mevcut ürünlerin geri çağrılması istendi.</p>

<h2><strong>Birlux LED lamba için toplatma kararı</strong></h2>

<p>Toplatma kararlarından biri <strong>Birlux markalı 9W LEDO 09 model LED lambaya</strong> yönelik oldu. Yapılan denetimlerde ürünün ilgili teknik mevzuatta yer alan enerji verimliliği kriterlerini karşılamadığı belirlendi.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 11 Şubat 2026 tarihli ve 7705431 sayılı kararı doğrultusunda ürünün piyasaya arzının ivedilikle durdurulmasına karar verildi. Karar kapsamında piyasada bulunan ürünlerin toplanması, piyasadan çekilmesi ve geri çağrılması da hükme bağlandı.</p>

<h3><strong>Birlux LED lambanın üreticisi belli oldu</strong></h3>

<p>Resmi ilanda Birlux marka LED lambanın üreticisi Ledolet Elektrik Elektronik Bilgisayar Tasarım ve Bilişim Teknoloji Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi olarak belirtildi.</p>

<p>Toplatma kararının kapsamındaki ürünün bilgileri Birlux marka 9W LEDO 09 model LED lamba olarak açıklandı. Ürünle ilgili tespit edilen husus ise enerji verimliliği kriterlerinin karşılanmaması oldu.</p>

<p>Ürünü elinde bulunduranların kullanımı bırakması ve LED lambayı Parseller Mahallesi Abdullah Azam Caddesi No: 9/1 Ümraniye/İstanbul adresine göndermesi istendi.</p>

<h2><strong>Onvo 32 inç televizyon için de toplatma kararı verildi</strong></h2>

<p>Toplatma kararının diğer ürünü ise Onvo marka OV32150 model 32 inç televizyon oldu. İstanbul İl Müdürlüğünün denetimleri sonucunda söz konusu televizyonun da enerji verimliliği kriterlerini karşılamadığı belirlendi.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 29 Ocak 2026 tarihli ve 7553240 sayılı kararıyla Onvo televizyonun piyasaya arzının durdurulmasına karar verildi. Kararda piyasada bulunan ürünlerin toplanması, piyasadan çekilmesi ve geri çağrılması da yer aldı.</p>

<h3><strong>Toplatılan Onvo televizyon modeli hangisi?</strong></h3>

<p>Toplatma kararı Onvo markasının tüm televizyonlarını kapsamıyor. Resmi ilanda kararın OV32150 model 32 inç televizyona yönelik olduğu belirtildi.</p>

<p>Ürünün üreticisi Onvo Elektronik Anonim Şirketi olarak açıklanırken, tespit edilen durum enerji verimliliği kriterlerinin karşılanmaması şeklinde kayda geçti.</p>

<p>Söz konusu televizyonu elinde bulunduranların ürünü kullanmayı bırakmaları ve Mimaroba Mahallesi Emirşah Sokak No: 8 İç Kapı No: 1 Büyükçekmece/İstanbul adresine göndermeleri istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong> </strong><strong>Bakanlıktan toplatma kapsamındaki ürünler için uyarı</strong></h3>

<p>Resmi ilanlarda Birlux LED lamba ve Onvo televizyonu elinde bulunduran kişi ve kurumlara yönelik kullanım uyarısı da yer aldı. Teknik mevzuata ve teknik şartlara uygun olmadığı belirtilen ürünlerin kullanımının derhal bırakılması istendi.</p>

<p>Kullanımın sonlandırılmasının ardından ürünlerin, ilanlarda belirtilen üretici firma adreslerine gönderilmesi gerektiği bildirildi.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından ürün güvenliğine ilişkin ihbar ve şikâyetlerin iletilebildiği ALO 130 Ürün Güvenliği İhbar ve Şikâyet Hattı da tüketicilerin kullanımına sunuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-duyurdu-led-lamba-ve-32-inc-televizyon-icin-toplatma-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/televizyon-1.png" type="image/jpeg" length="85267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jandarmadan 20 ilde narkotik operasyonu: 41 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jandarmadan-20-ilde-narkotik-operasyonu-41-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jandarmadan-20-ilde-narkotik-operasyonu-41-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarma ekiplerinin 20 ilde düzenlediği operasyonlarda 580 kilogram uyuşturucu madde ve 62 bin 180 uyuşturucu hap ele geçirildi. 60 şüpheliden 41'i tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda 20 ilde uyuşturucu operasyonları düzenlendi. <strong>İl Jandarma Komutanlıkları</strong>nın yürüttüğü çalışmalara 660 narkotik ve asayiş ekibi ile 3 bin 960 personel katıldı.</p>

<p><strong>Operasyon</strong>larda uyuşturucu madde ticareti yaptığı, yasa dışı kenevir ve skunk yetiştirdiği ve sosyal medya ile mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu sattığı belirlenen şüphelilere yönelik işlem yapıldı.</p>

<h2><strong>580 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi</strong></h2>

<p>20 ilde düzenlenen operasyonlarda 580 kilogram uyuşturucu madde ve 62 bin 180 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ekiplerin çalışmaları kapsamında ayrıca 6 milyon 747 bin kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.</p>

<p>Operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak şüphelilerin faaliyetlerine yönelik incelemeler de sürdürüldü. <strong>Jandarma</strong> ekiplerinin operasyonları, uyuşturucu madde ticareti ve yasa dışı ekim faaliyetlerine yönelik gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>60 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p>Operasyonlar kapsamında toplam 60 <strong>şüpheli</strong> yakalandı. <strong>Adli işlemleri</strong> tamamlanan şüphelilerden 41'i tutuklanırken, 19 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<p>Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin uyuşturucu madde ticaretini organize şekilde yürüttükleri belirlendi. Bazı şüphelilerin ise yasa dışı kenevir ve skunk ekimi yaptığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sosyal medya üzerinden uyuşturucu satışı tespit edildi</strong></h3>

<p>Jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturmalarda, şüphelilerin uyuşturucu maddelerin satışında sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamalarını kullandığı da belirlendi.</p>

<p>Operasyonlarda görev alan Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timlerinin çalışmalarıyla şüphelilerin faaliyetlerine ilişkin bilgiler değerlendirildi. Elde edilen bulgular doğrultusunda farklı illerde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Uyuşturucuyla mücadele operasyonları sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı</strong>, sokak satıcıları, uyuşturucu imalatçıları ve yasa dışı uyuşturucu ekim faaliyetlerine yönelik çalışmaların devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>Operasyonların Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">20 İlde “Uyuşturucu Madde Satıcılarına ve Yasa Dışı Kenevir Ekimine” yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda;<br />
-580 kg uyuşturucu madde ile<br />
-62 bin 180 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.<br />
-6 milyon 747 bin adet kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.… <a href="https://t.co/UsEzWPQ1sC" rel="nofollow">pic.twitter.com/UsEzWPQ1sC</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2090710558894932198?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jandarmadan-20-ilde-narkotik-operasyonu-41-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/jandarmadan-20-ilde-narkotik-operasyonunda-41-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="60888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="72630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="20199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="42846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="65773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="50910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="73874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="77302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="47901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="25390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="61073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="36395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="29916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="85822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="42524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="97650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="95319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="63300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="19265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="28754"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
