<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 17:55:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM raporu: Dünyada her üç kişiden biri sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bm-raporu-dunyada-her-uc-kisiden-biri-saglikli-beslenmenin-maliyetini-karsilayamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bm-raporu-dunyada-her-uc-kisiden-biri-saglikli-beslenmenin-maliyetini-karsilayamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler’in “Küresel Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu” raporu, dünya genelinde 2,69 milyar kişinin sağlıklı beslenme imkânına sahip olmadığını ortaya koydu. Küresel açlık oranı 2025’te gerilese de uzmanlar, besleyici gıdaların daha erişilebilir hâle getirilmesi için acil adım atılması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya genelinde açlık oranı üst üste üçüncü yılda da düşüş kaydederken, sağlıklı gıdaya erişimde yaşanan sorunlar devam ediyor. Uzmanlar, 2,69 milyar kişinin sağlıklı bir beslenme düzeninin maliyetini karşılayamadığına dikkat çekerek meyve, sebze ve süt ürünlerinin fiyatlarının düşürülmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Türkiye’de 3,5 milyon insan sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyor</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler bünyesindeki beş kuruluş tarafından hazırlanan yıllık raporda, 2,69 milyar insanın enerji ve besin ihtiyaçlarını yeterli düzeyde karşılayacak bir beslenme düzenine ulaşamadığı belirtildi. Raporda, 2030 yılına kadar küresel sıfır açlık hedefine ulaşılabilmesi için "çok büyük" bir çalışma yürütülmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Küresel açlık oranı art arda üçüncü kez gerileyerek 2024’te yüzde 8,1 olan seviyeden yüzde 7,8’e düştü. Raporda, Afrika’da uzun süredir yükseliş gösteren açlık oranının da durma noktasına geldiği kaydedildi.</p>

<p>Buna karşın Gıda ve Tarım Örgütü Başekonomisti Maximo Torero, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamayan kişilerin oranının "son derece yüksek" seviyelerde kalmayı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye’de sağlıklı beslenme imkânına sahip olmayanların oranı yıllar içinde düşüş gösterse de 2025’te nüfusun yüzde 4’ünün, yaklaşık 3,5 milyon kişinin bütçesinin sağlıklı beslenmeye yetmediği belirtildi.</p>

<h2><strong>Hükûmetler yanlış gıdaları sübvanse ediyor, obezite oranı artıyor</strong></h2>

<p>Hükûmetlerin tarım ve gıda politikalarında et, süt ürünleri, meyve ve sebzeler yerine çoğunlukla tahıl ve nişasta ağırlıklı temel ürünlere destek verdiğini belirten Torero, "Bu, kalori anlamına gelir, ancak beslenme çeşitliliği anlamına gelmez" değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Torero, sübvanse edilen bu gıdaların tüketiminin obezitenin yanı sıra kanser ve diyabet gibi hastalıkların görülme oranları üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.</p>

<p>Rapora katkı sunan BM kuruluşlarından Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya genelinde yetişkinlerde obezite oranı 2012’de yüzde 12,1 iken 2024’te yüzde 16,2’ye çıktı. Türkiye’de ise aynı dönemde bu oran yüzde 15,3’ten yüzde 18,7’ye yükseldi.</p>

<h2><strong>Aç insan sayısının en yüksek olduğu kıta Afrika oldu; her 3 kişiden 2’si sağlıklı beslenmeyi karşılayamadı</strong></h2>

<p>Afrika’da 2025 yılı itibarıyla nüfusun yüzde 66,6’sı sağlıklı bir beslenme düzeninin maliyetini karşılayamıyor. Bu oranın Asya ve Latin Amerika’da kaydedilen seviyelerin iki katından fazla olduğu belirtildi.</p>

<p>Rapora göre 309 milyon aç insanın yaşadığı Afrika, ilk kez Asya’yı geride bırakarak en fazla aç insanın bulunduğu kıta hâline geldi.</p>

<p>Torero, açlık yaşayan kişi sayısındaki yükselişin büyük ölçüde Afrika’daki hızlı nüfus artışından kaynaklandığını söyledi. Bununla birlikte Torero, kıtada açlık çeken nüfus oranının "yıllardır ilk kez" düşmeye başladığını da ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bm-raporu-dunyada-her-uc-kisiden-biri-saglikli-beslenmenin-maliyetini-karsilayamiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/bozuk-para1.jpg" type="image/jpeg" length="94307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta narkotik operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarasta-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarasta-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta narkotik ekiplerinin düzenlediği operasyonda uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Gözaltına alınan 7 şüpheliden 5'i tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş</strong>'ta uyuşturucu madde ticareti ve kullanımına yönelik gerçekleştirilen operasyonda 7 şüpheli yakalandı. Operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili adli işlem başlatılırken, gözaltına alınan zanlılardan 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<h2><strong>Kahramanmaraş'ta uyuşturucu operasyonu düzenlendi</strong></h2>

<p><strong>Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü </strong>ekipleri, uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında kentte operasyon gerçekleştirdi.</p>

<p>Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. <strong>Operasyon</strong>da 7 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Ekiplerin adreslerde yaptığı aramalarda uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen çeşitli materyaller ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Operasyonda uyuşturucu maddeler ele geçirildi</strong></h3>

<p>Adreslerde gerçekleştirilen aramalarda 29 gram sentetik uyuşturucu, 199 gram sentetik kannabinoid, 466 sentetik ecza hapı, 225 gram skunk ile hassas terazi bulundu.</p>

<p>Ele geçirilen malzemeler incelemeye alınırken, şüphelilerin uyuşturucu madde ticareti ve kullanımıyla bağlantılarının belirlenmesine yönelik soruşturma başlatıldı.</p>

<h3><strong>5 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 5'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı.</p>

<p><strong>Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü</strong> ekiplerinin uyuşturucu madde ticaretinin ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarasta-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kahramanmarasta-uyusturucu-operasyonunda-5-zanli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="95114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC'de aşırı sıcak alarmı: Öğle saatlerinde açık alanda çalışma durduruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktcde-asiri-sicak-alarmi-ogle-saatlerinde-acik-alanda-calisma-durduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktcde-asiri-sicak-alarmi-ogle-saatlerinde-acik-alanda-calisma-durduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC'de aşırı sıcaklar nedeniyle çalışanları korumaya yönelik yeni tedbir alındı. 12.00-16.00 saatleri arasında güneş altında çalışma yasaklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC)</strong> aşırı sıcak hava koşulları nedeniyle çalışanların korunmasına yönelik yeni tedbir alındı. KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, belirlenen tarihler arasında öğle saatlerinde güneş altında çalışma yapılmasını yasakladı.</p>

<p>Bakanlığın kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girerken, uygulamanın aşırı sıcakların çalışan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla hayata geçirildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>KKTC’de öğle saatlerinde açık alanda çalışma durduruldu</strong></h2>

<p>KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından alınan karar kapsamında, <strong>22 Temmuz'dan 1 Ağustos'a kadar 12.00-16.00 saatleri arasında </strong>güneş altında çalışma yapılmasına izin verilmeyecek.</p>

<p>Kararla birlikte açık alanda faaliyet gösteren işverenlerin çalışma programlarını belirtilen saatlere göre yeniden düzenlemesi istendi.</p>

<p>KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, yaptığı açıklamada, <strong>"</strong>Aşırı sıcaklarda çalışanlarımızın sağlığını korumak önceliğimizdir" dedi.</p>

<h3><strong>İşverenlere sıcak hava tedbirleri çağrısı</strong></h3>

<p>Bakan Hasipoğlu, yaz aylarında artan sıcaklıkların çalışanların <strong>sağlık</strong> ve güvenliği açısından risk oluşturabileceğini belirtti.</p>

<p>Açık alanda çalışanların korunması amacıyla işverenlerin gerekli önlemleri eksiksiz uygulaması gerektiğini ifade eden Hasipoğlu, çalışma saatlerinin sıcak hava koşullarına uygun şekilde planlanmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Karar kapsamında inşaat, tarım ve benzeri açık alan faaliyetlerinde bulunan iş yerlerinde çalışanların sıcak havanın yoğun olduğu saatlerde korunması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>KKTC’de sıcaklık 43 dereceye kadar çıkacak</strong></h3>

<p>KKTC Meteoroloji Dairesi, önümüzdeki günlerde <strong>hava sıcaklıkları</strong>nın özellikle Ada'nın iç kesimlerinde yüksek seviyelere ulaşacağını açıkladı.</p>

<p>23-29 Temmuz tarihlerini kapsayan hava tahminlerine göre, iç kesimlerde sıcaklıkların dönemin ilk ve son günlerinde <strong>41 ila 43 derece arasında</strong> olması bekleniyor.</p>

<p>Cuma, cumartesi ve pazar günlerinde ise sıcaklıkların iç kesimlerde 36-38 derece, sahil bölgelerinde ise 33-35 derece civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji verilerine göre rüzgarın genellikle güney ve batı yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi beklenirken, cuma ve cumartesi günlerinde bazı bölgelerde kuvvetli rüzgar görülebileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktcde-asiri-sicak-alarmi-ogle-saatlerinde-acik-alanda-calisma-durduruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kktcde-asiri-sicaklardan-dolayi-ogle-saatlerinde-gunes-altinda-calisma-yasaklandi.png" type="image/jpeg" length="50780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22 TEMMUZ 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/22-temmuz-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/22-temmuz-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KMKTP standart altın kilogram fiyatı, günün sonunda yüzde 1,5 yükselerek 6 milyon 238 bin liraya ulaştı. Altın kilogram fiyatı, gün içinde 6 milyon 175 bin lira ile 6 milyon 262 bin lira arasında işlem görürken, toplam işlem hacmi 2 milyar 942 milyon 441 bin 446,05 lira olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul </strong>Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası (KMKTP) verilerine göre, standart altının kilogram fiyatı günü yükselişle tamamladı. Gün içinde 6 milyon 175 bin lira ile 6 milyon 262 bin lira bandında işlem gören altın kilogram fiyatı, kapanışta yüzde 1,5 artışla 6 milyon 238 bin liraya çıktı.</p>

<h2><strong>KMKTP standart altın kilogram fiyatı günü yükselişle tamamladı</strong></h2>

<p>KMKTP standart altın kilogram fiyatı, önceki işlem günündeki 6 milyon 148 bin liralık kapanışın ardından yeni işlem gününü 6 milyon 238 bin liradan tamamladı.</p>

<p>Gün boyunca en düşük 6 milyon 175 bin lira, en yüksek ise 6 milyon 262 bin lira seviyeleri görüldü. Böylece standart altının kilogram fiyatı, günü yüzde 1,5 değer artışıyla kapattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 2,94 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>Altın piyasasında gerçekleşen toplam işlem hacmi 2 milyar 942 milyon 441 bin 446,05 lira oldu. Aynı dönemde işlem miktarı ise 471,63 kilogram olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Verilere göre, tüm metallerde oluşan toplam işlem hacmi de 2 milyar 942 milyon 441 bin 446,05 lira seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>KMKTP'de en fazla işlem yapan kurumlar belli oldu</strong></h3>

<p>KMKTP verilerine göre, gün içerisinde altın piyasasında en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar Kuveyt Türk Katılım Bankası, Dünya Katılım Bankası, Çakmakçı Kıymetli Madenler, Uğuras Kıymetli Madenler ile NMGlobal Kıymetli Madenler olarak sıralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/22-temmuz-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-36.jpg" type="image/jpeg" length="55310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da sıcaklık 44 dereceye çıktı: Bazı bölgelerde kırmızı alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ispanyada-sicaklik-44-dereceye-cikti-bazi-bolgelerde-kirmizi-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ispanyada-sicaklik-44-dereceye-cikti-bazi-bolgelerde-kirmizi-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'da aşırı sıcaklar nedeniyle bazı bölgelerde kırmızı alarm verildi. Sıcaklıkların 44 dereceyi aştığı ülkede vatandaşlara sağlık uyarısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İspanya</strong>'da etkili olan aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle birçok bölgede yüksek sıcaklık uyarıları yapıldı. İspanya Meteoroloji Enstitüsü (<strong>AEMET</strong>), bazı bölgelerde sıcaklıkların 44 derece ve üzerine çıkması nedeniyle "sıra dışı tehlike" seviyesinde uyarıda bulundu.</p>

<p>Ülkede sıcak havanın özellikle Valencia ve Alicante çevrelerinde etkili olduğu belirtilirken, yetkililer vatandaşlara dikkatli olunması çağrısı yaptı.</p>

<h2><strong>İspanya'da sıcaklıklar 44 dereceyi aştı</strong></h2>

<p>AEMET tarafından yapılan açıklamada, Valencia ve Alicante şehirlerinin güneyindeki kıyıların iç kesimlerinde sıcaklıkların <strong>42 derece ve üzerine çıktığı</strong> bildirildi.</p>

<p>Vega del Segura, Valle del Guadalentin, Lorca ve Aguilas bölgelerinde ise sıcaklıkların <strong>44 dereceyi aştığı</strong> kaydedildi.</p>

<p>Bu bölgeler için en üst seviye olan <strong>"kırmızı" sıcaklık uyarısı</strong> verilirken, İber Yarımadası ve Balear Adaları'nda 39 ila 42 derece arasındaki sıcaklıklar nedeniyle "turuncu" alarm seviyesine geçildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sağlık Bakanlığından sıcak hava uyarısı</strong></h3>

<p>İspanya Sağlık Bakanlığı, aşırı sıcakların oluşturabileceği sağlık risklerine karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, sıcak havalarda korunma önlemlerinin alınması, yeterli miktarda su tüketilmesi ve desteğe ihtiyaç duyan kişilere yardımcı olunması istendi.</p>

<h3><strong>Sıcak hava yangın riskini artırıyor</strong></h3>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkede bu yıl meydana gelen büyük yangınlara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Sanchez, ülke genelinde çıkan <strong>22 büyük yangında 100 bin hektardan fazla alanın zarar gördüğünü</strong> belirtti. Son 10 yıldaki yangınlarda yanan alanların yıllık ortalamasının da yaklaşık bu seviyede olduğunu ifade etti.</p>

<p>İspanya hükümetinin yangınlarla mücadele için gerekli tüm kaynakları devreye aldığını belirten Sanchez, iklim acil durumuna karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ispanyada-sicaklik-44-dereceye-cikti-bazi-bolgelerde-kirmizi-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ispanyada-sicaklik-44-dereceye-cikti-bazi-bolgelerde-kirmizi-alarm-verildi.png" type="image/jpeg" length="74324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynel Emre, yeni parti için tarih verdi "Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'na başvurumuzu yapıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zeynel-emre-yeni-parti-icin-tarih-verdi-onumuzdeki-gunlerde-icisleri-bakanligina-basvurumuzu-yapiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zeynel-emre-yeni-parti-icin-tarih-verdi-onumuzdeki-gunlerde-icisleri-bakanligina-basvurumuzu-yapiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin seçilmiş yönetiminin Parti Meclisi ve MYK toplantıları sona erdi. Toplantıların ardından açıklama yapan Parti Sözcüsü Zeynel Emre, yeni parti için hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu belirterek, "Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'na başvurumuzu yapıyoruz" dedi. Emre, yeni parti için genel merkez binası konusunda da ön anlaşma yapıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>CHP'nin seçilmiş yönetiminin gerçekleştirdiği Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantıları sona erdi. Toplantıların ardından açıklama yapan CHP'nin seçilmiş yönetiminin Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili <strong>Zeynel Emre</strong>, yeni parti kurulmasına ilişkin hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu açıkladı.</p>

<p>Emre, yeni parti için İçişleri Bakanlığı'na başvurunun önümüzdeki günlerde yapılacağını söyledi.</p>

<h2><strong>"Yeni bir yol açacağımızı ifade etmiştik"</strong></h2>

<p>Özgür Özel'in liderliğinde seçilmiş Parti Meclisi üyeleriyle bir araya geldiklerini belirten Emre, toplantıda bugüne kadar yapılan hazırlıkların ve bundan sonraki süreçte planlanan çalışmaların ele alındığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>''Bugün 11.00 itibarıyla burada Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde seçilmiş Parti Meclisi üyelerimizle buluştuk.</p>

<p>Ve Parti Meclisi üyelerimizle bugüne kadarki yapılan hazırlıkları, bundan sonraki planlanan süreçleri görüştük, konuştuk, anlattık ve kendilerinin değerlendirmelerini aldık, görüş, önerilerini aldık. Biliyorsunuz dün Genel Başkanımız içinde bulunduğumuz durum karşısında yeni bir yol açacağımızı, bu yöndeki hazırlıklarımızı tamamladığımızı ifade etmişti. Bu konudaki son hazırlıkları yapıyoruz.</p>

<p>Bu kapsamda bugünkü toplantıda da görüş alışverişinde bulunduk. Parti Meclisi toplantısı bittikten sonra da yine seçilmiş Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz ve Cumhurbaşkanı Aday Ofisi'ndeki görevli arkadaşlarla birlikte bir toplantı daha gerçekleştirdik. Bu toplantı devam ediyor, bitmek üzere. Bu kapsamda da sizleri bilgilendireceğim değerli arkadaşlar."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'na başvurumuzu yapıyoruz"</strong></h3>

<p>Yeni parti çalışmalarına ilişkin tarih veren Zeynel Emre, hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu belirterek, <strong>"Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'na başvurumuzu yapıyoruz"</strong> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emre, yeni partinin siyasi çizgisinin Altı Ok ve Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası doğrultusunda şekilleneceğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Hazırlıklarımız tamamlanmak üzere. Önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı'na başvurumuzu yapıyoruz. Evet, biz Altı Ok'a sıkı sıkıya bağlıyız. Atatürk'ün bize bıraktığı mirasa, bize çizdiği, bize verdiği ödeve sıkı sıkıya bağlıyız. Bu kapsamda yolumuzda yürümeye devam edeceğiz. Biz yerel seçimde Türkiye İttifakı söylemini kullanmıştık. Bu gerçekten Türkiye'de demokrasiye inanan, bu ülkenin Cumhuriyetle devam etmesini isteyen, bu ülkenin bir zümrenin, bir kesimin, bir ailenin ülkesi değil; 85 milyonun ortak ülkesi ve devleti olduğunu bilen, buna inanan tüm yurttaşlarımızla birlikte çıktığımız bu yolda yürümeye devam edeceğiz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Genel merkez binası konusunda ön anlaşma yapıldı"</strong></h3>

<p>Zeynel Emre, kurulacak yeni partinin genel merkez binasına ilişkin de bilgi verdi.</p>

<p>Emre, "Genel Merkez binası konusunda ön anlaşma yapıldı. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde de bunun duyurusu zaten yapılacak." dedi</p>

<h3><strong>CHP yönetimine yönelik eleştiriler</strong></h3>

<p>Konuşmasında CHP'nin mevcut sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Emre, çok sayıda belediye başkanı, belediye başkan yardımcısı ve parti yöneticisinin "örgüt kurma", "ihaleye fesat" ve "rüşvet" gibi suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığını savundu.</p>

<p>Emre, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından CHP'nin karşı karşıya kaldığı hukuki süreci eleştirerek, partiye yönelik "butlan" kararının Türk hukuk tarihinde görülmemiş bir uygulama olduğunu öne sürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Çok sayıdaki belediye başkanımız, belediye başkan yardımcısı ve görevli arkadaşları sürekli Türk Ceza Kanunu anlamında örgüt kuran, bu kapsamda suç işleyen ve sürekli ihaleye fesat, rüşvet ve benzeri suçlamalarla temelsiz, delilsiz bir şekilde suçlayan bir süreci gördük.</p>

<p>Şimdi bizim siyasal yaşamımıza baktığımız zaman, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi üç büyükşehri elinde bulunduran, ilk seçimde kazanan, ilk yerel seçimde kazanan partiler siyasal yaşamımıza baktığımızda devam eden genel seçimde de ya iktidar olmuştur ya koalisyon ortağı olmuştur. Bunun tek istisnası 2023 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimidir.</p>

<p>Bakın tek istisnası budur. Bunun dışında elinde İstanbul, Ankara, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını bulunduran tüm siyasi partiler devam eden ilk genel seçimde ya iktidar ya iktidarın ortağı olmuştur. Sayın Erdoğan şu sözü boşuna söylememiştir: "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder." derdi.</p>

<p>Dikkat ederseniz bizim 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen kurultayımızdan sonra 31 Mart 2024 tarihine kadar partimizin kurultayına yönelik ne bir ciddi suçlama olmuştur, ne televizyon programlarında bu tartışılmıştır, ne bununla ilgili bir dava açılmıştır. Ne zaman ki 31 Mart 2024 seçimlerindeki sonuçlar görülmüş, şaibeli iddia ettiği yönetim tarafından aday gösterilen bir büyükşehir belediye başkanı, seç- adayı seçimi kaybettikten sonra böyle saçma sapan bir davayı onunla getirmiş.</p>

<p>Türk hukuk tarihinde olmayan bir uygulamayla karşı karşıya bırakılmıştır Cumhuriyet Halk Partisi. 3 yıl sonrasında, bir kurultaydan 3 yıl sonrasında yaklaşık olarak bir butlan kararı... Çok açık bir şekilde sarayla iş birliği içerisinde olan bir üslup, bir dil, bir yaklaşımla karşı karşıya bırakıldık.</p>

<p>Türk hukuk tarihinde olmayan bir uygulamayla karşı karşıya bırakılmıştır Cumhuriyet Halk Partisi. 3 yıl sonrasında, bir kurultaydan 3 yıl sonrasında yaklaşık olarak bir butlan kararı... Çok açık bir şekilde sarayla iş birliği içerisinde olan bir üslup, bir dil, bir yaklaşımla karşı karşıya bırakıldık.</p>

<p>Bakın değerli arkadaşlar, önceki yönetimi hakim oldukları medyayla, televizyon kanallarıyla; aynı isimler, aynı kişiler o zaman FETÖ'cü, PKK'lı vesaire diye terör örgütleriyle ilişkili olarak gösterenlerin bugün geldiğimiz noktada bu butlan yönetimine yönelik algı oluşturmak açısından övgüleri, destekleri hakikaten ibretliktir.</p>

<p>Görmek isteyen gözlere durumu göstermektedir, duymak isteyen kulaklara da aslında çok açık bir şekilde durumu duyurmaktadır. Biz bu butlan kararı geldikten sonra bütün süreci şeffafça yürüttük ve sizlerle paylaştık. Dedik ki vatandaşımızın bizden beklentisine öncelikle partiyi geri almak için yapılması gereken her şeyi yapmak...</p>

<p>Biz bu kapsamda imza topladık kurultay delegelerimizden. Kanunen yapılması lazım, kurultay yapılmadı. Parti Meclisi sayısı itibarıyla düşmüş olduğu çok açıktır. 28 istifayla 40'ın altına düştüğünde tüzük gereği Parti Meclisi ortadan kalkmıştır, kurultay yapılmalıdır; o karar dinlenmemiştir.</p>

<p>Gelinen noktada 50'den fazla il başkanı arkadaşımız çok haksız bir şekilde görevden alınmıştır. Ki bunların önemli bir kısmı yine önceki dönem zamanında, şimdiki butlancıları da destekleyen insanlardır. Ama geldiğimiz noktada tercihini ülke sevdasından, millet sevdasından alan ve bu milleti hak ettiği iktidar için buluşturmak için gece gündüz çalışan, kendi illerinde başarılı olmuş ve buna karşın görevden alındığı gibi haksız bir şekilde disiplin uygulamasına maruz bırakılmış, gerekçesiz bir şekilde ihraç edilmiş il başkanlarımız, örgüt emekçileri..."</p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zeynel-emre-yeni-parti-icin-tarih-verdi-onumuzdeki-gunlerde-icisleri-bakanligina-basvurumuzu-yapiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/55c846c6-a66e-4bcf-9991-46091c10f4a9.jpg" type="image/jpeg" length="74261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ersun Yanal'dan İsmail Kartal açıklaması: “Bu coşkuyu yaratamazsa kalamaz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ersun-yanaldan-ismail-kartal-aciklamasi-bu-coskuyu-yaratamazsa-kalamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ersun-yanaldan-ismail-kartal-aciklamasi-bu-coskuyu-yaratamazsa-kalamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin eski teknik direktörlerinden Ersun Yanal, sarı-lacivertli ekibin Gornik Zabrze’yi 1-0 mağlup ettiği müsabakanın ardından teknik direktör İsmail Kartal ve kulüpteki sürece dair değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe</strong> haberi ve teknik direktör<strong> İsmail Kartal </strong>hakkındaki gelişmeler futbol kamuoyunda yakından takip ediliyor. UEFA Şampiyonlar Ligi mücadelesinde Polonya temsilcisi Gornik Zabrze ile karşı karşıya gelen sarı-lacivertliler, Anderson Talisca tarafından kaydedilen golle sahadan 1-0 galip ayrıldı. Karşılaşmanın ardından Asist Analiz YouTube yayınında müsabakayı ve gündemi ele alan teknik adam Ersun Yanal, İsmail Kartal'a dair dikkat çeken ifadeler kullandı.</p>

<h2><strong>Ersun Yanal'dan seçim ve yönetim değerlendirmesi</strong></h2>

<p>Kulüpte gerçekleştirilen seçim sürecine ve yönetim kararlarına değinen Ersun Yanal, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Seçimler yapıldı artık bunun arkasını önünü konuşmak Fenerbahçe'ye zarar verir. Neden zarar verir? Artık kim olacağı, neden olduğu, nasıl olduğunu tartışmak Fenerbahçe'ye zarar verir."</p>

<h3><strong>"Neye saygı duymak zorundayım?"</strong></h3>

<p>Sözlerine yönetime gösterilmesi gereken saygı vurgusuyla devam eden Yanal, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Herkes şunu bilmeli, Ben bugün Fenerbahçe'yi desteklesem de desteklemesem de saygı duymak zorundayım. Neye saygı duymak zorundayım? Fenerbahçe yönetim kurulu kongreyle gelen bir yönetim kurulunun seçimini eleştirebilirsin, düşünmeyebilirsin ama şu anda seçime saygı duymak zorundasın. Olur ya da olmazı tartışmak gelecek olan beklentinin nasıl gerçekleştiğine bağlı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Fenerbahçe'ye Mourinho geldi, olmadı"</strong></h3>

<p>Teknik direktör İsmail Kartal'ın takımdaki geleceğine ve saha içi atmosferine dikkat çeken Yanal, sarı-lacivertli kulüpteki beklentiyi şu sözlerle aktardı:</p>

<p>"Eğer İsmail Kartal - deneyimli olduğunu düşünüyorum- bu coşkuyu ve bu coşkulu takımı yaratamazsa orada kalamaz. Burada hiç kimse kalamaz. Kim gelirse gelsin... Fenerbahçe'ye Mourinho geldi, olmadı. Neden olmadı? O coşkuyu ve heyecanı o tribüne aktaramayan hiç kimse devam edemez."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ersun-yanaldan-ismail-kartal-aciklamasi-bu-coskuyu-yaratamazsa-kalamaz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ersun-yanaldan-ismail-kartal-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="15233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den İngiltere'ye Ukrayna kararı: 90 milyar avroluk kredi programına dahil oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-ingiltereye-ukrayna-karari-90-milyar-avroluk-kredi-programina-dahil-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-ingiltereye-ukrayna-karari-90-milyar-avroluk-kredi-programina-dahil-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB ülkeleri, İngiltere'nin Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları için hazırlanan 90 milyar avroluk kredi programına katılımını onayladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği (AB)</strong> üyeleri, Ukrayna'ya yönelik savunma desteklerini kapsayan kredi programında İngiltere'nin yer almasına karar verdi. AB Konseyi, İngiltere'nin <strong>Ukrayna Destek Kredisi </strong>mekanizmasına katılımını onayladı.</p>

<p>AB Konseyinden yapılan açıklamada, İngiltere'nin programa dahil edilmesiyle Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları kapsamında daha geniş kaynaklardan tedarik sağlayabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İngiltere, Ukrayna destek kredisi programına dahil oldu</strong></h2>

<p>AB tarafından oluşturulan mekanizma kapsamında Ukrayna'nın 2026 ve 2027 yıllarındaki acil savunma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla toplam <strong>90 milyar avroluk kredi programı</strong> uygulanacak.</p>

<p>Açıklamada, Ukrayna'nın AB ülkeleri, Avrupa Ekonomik Alanı (AEA)-Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkeleri ve programa dahil edilen diğer üçüncü ülkelerin yanı sıra İngiltere merkezli savunma sanayisi şirketlerinden de kredi finansmanıyla savunma ürünleri temin edebileceği ifade edildi.</p>

<p>İngiltere'nin programa katılımının, üçüncü ülkelerin dahil edilmesi için belirlenen şartları karşıladığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>AB ve İngiltere'den Ukrayna'ya destek mesajı</strong></h3>

<p>AB Konseyi Dönem Başkanı İrlanda'nın Dışişleri ve Ticaret Bakanı Helen McEntee'nin değerlendirmesine yer verilen açıklamada, AB ile İngiltere'nin Ukrayna'ya yönelik desteğini sürdürme konusunda ortak hareket ettiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, "Bugünkü onay, AB ile İngiltere'nin, Rusya'nın yasa dışı saldırganlık savaşını sona erdirmek ve kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışı sağlamak için Ukrayna'yı gerektiği sürece destekleme konusundaki ortak kararlılığını yansıtıyor" denildi.</p>

<h3><strong>Karar resmi sürecin ardından yürürlüğe girecek</strong></h3>

<p>AB Konseyinin İngiltere'nin programa katılımına ilişkin kararının yazılı prosedürle resmileştirilmesinin ardından yürürlüğe gireceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-ingiltereye-ukrayna-karari-90-milyar-avroluk-kredi-programina-dahil-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ab-ingilterenin-ukraynaya-yonelik-90-milyar-avroluk-kredi-programina-katilimini-onayladi.png" type="image/jpeg" length="16536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan İran'a Hürmüz Boğazı tehdidi: "Köprü ve elektrik santralini vururuz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-irana-hurmuz-bogazi-tehdidi-kopru-ve-elektrik-santralini-vururuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-irana-hurmuz-bogazi-tehdidi-kopru-ve-elektrik-santralini-vururuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik olası saldırılarına ilişkin açıklamasında, böyle bir durumda ABD'nin Tahran ve çevresindeki altyapı tesislerini hedef alacağını belirtti. Trump, paylaşımında, "ABD, bir köprüyü ya da elektrik santralini bombalayarak imha edecek" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik olası saldırılarına karşılık, ülkenin altyapı tesislerinin hedef alınacağını duyurdu.</p>

<p>Truth Social hesabı üzerinden açıklama yapan Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere ateş açması durumunda ABD'nin bir köprü ya da elektrik santralini bombalayacağını ifade etti.</p>

<p>Trump, paylaşımında başkent Tahran ile çevresinde bulunan altyapı tesislerinin de olası hedefler arasında yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"ABD, bir köprüyü ya da elektrik santralini bombalayarak imha edecek"</strong></h2>

<p>Trump'ın İran'a yönelik paylaşımında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"<i>Bundan böyle İran İslam Cumhuriyeti, Hürmüz Boğazı'nda bir gemiye füze, roket, insansız hava aracı ya da başka herhangi bir araç veya silahla ateş ettiği her seferde, ABD, başkent Tahran'ın içinde veya yakınında bulunanlar da dahil olmak üzere BİR KÖPRÜYÜ YA DA ELEKTRİK SANTRALİNİ bombalayarak imha edecektir. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!</i>"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-irana-hurmuz-bogazi-tehdidi-kopru-ve-elektrik-santralini-vururuz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/trump-iranin-2024ten-bu-yana-tutuklu-bulunan-abd-vatandasini-serbest-biraktigini-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="27594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtulmuş'tan 'çerçeve yasa' açıklaması: "Genel af ve şahsa af niteliğinde olmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-genel-af-ve-sahsa-af-niteliginde-olmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-genel-af-ve-sahsa-af-niteliginde-olmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Yasanın geçici ve müstakil olacağını belirten Kurtulmuş, "Örgütün silahlarını bıraktığının tespit ve teyidi bu yasanın içinde olmalıdır. Asla genel bir af ve şahsa af niteliğinde olmamalıdır" dedi. Kurtulmuş, düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını temenni ettiklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Başkanı <strong>Numan Kurtulmuş</strong>, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan süreç kapsamında hazırlıkları sürdürülen çerçeve yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>İki gün boyunca siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştiren Kurtulmuş, temaslarının ardından TBMM Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Çerçeve yasanın kapsamına ilişkin bilgi veren Kurtulmuş, düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını temenni ettiklerini söyledi.</p>

<h2><strong>"Yasa geçici ve müstakil olacak"</strong></h2>

<p>Çerçeve yasanın bütün siyasi partilerin ortak mutabakatıyla hazırlanmasını temenni ettiklerini belirten Kurtulmuş, düzenlemenin geçici ve müstakil bir yasa olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurtulmuş, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Geçen yıl 5 Ağustos'ta burada başladığımız komisyon çalışmaları, 21 uzun toplantıyla yüzlerce insanın dinlendiğim istişareler sonucunda müşterek bir rapor hazırladı. Bu rapor bizim için bir yol haritası ve rehber niteliği taşıdı. Oradaki partilerin tamamının ittifakıyla oluştu bu rapor. Terör örgütünün silahları bıraktığını ilan etmesiyle yeni bir süreç başladı. 27 Nisan'da ortaya konulan silahsız döneme girilmesi iradesi, komisyon raporunun da oluşmasıyla ortak noktaya geldi. Yasal düzenlemenin de bütün partilerin ortak mutabakatıyla olmasını temenni ederiz. Bu yasa geçici ve müstakil bir yasa olacaktır. Bu yasa kritik bir eşik tanımlayacak; örgütün silahlarını bıraktığının tespit ve teyidi bu yasanın içinde olmalıdır. Asla genel bir af ve şahsa af niteliğinde olmamalıdır</i></p>

<p><i>Yaz aylarında örgüt mensuplarının silkah bırakarak ülkeye gelmesini sağlamak, silah faliyetlerini sonlandırmayı sağlamak için yol açıcı, kapsayıcı şekilde gündeme getirilmeli. Bün siyasi partilerle yaptığımız görüşmelerde aşağı yukarı aynı anlayış görülüyor. Bütün partilerin çalışmalarını hızlandırmasını temenni ederiz. Umuyoruz ki Meclis tatile gelmeden evvel bu çalışmayı yaparak Meclis'i tatile çıkarmak mümkün olur. Devletin güvenlik birimlerinin yapacağı gözlemler ara ara sunulacaktı. Bu yine değerlendirilecektir. Partiler arası bir müzakere yapılacak, konuşulacak ve yasanın nihai hâli öyle değerlendirilecek."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yeni parti kurulursa görüşlerini almak görevimdir"</strong></h3>

<p>Kurtulmuş, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in yeni parti kuracağını açıklamasının ardından, kurulacak yeni partinin de çerçeve yasa sürecinde görüşlerinin alınıp alınmayacağına ilişkin soruyu da yanıtladı.</p>

<p>Kurtulmuş, komisyonda CHP'li milletvekillerinin de destek verdiğini belirterek, Özgür Özel ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in katkılarının değerli olduğunu söyledi.</p>

<p>Kurtulmuş, <strong>"Eğer yeni bir parti kurarlarsa onların da görüşlerini almak görevimdir"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Numan Kurtulmuş, çerçeve yasa hazırlıkları kapsamında iki gün boyunca siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Kurtulmuş'un ilk görüşmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile olurken, ardından DEM Parti, Yeni Yol Partisi ve CHP'nin başına "mutlak butlan" kararıyla geldiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü.</p>

<p>Kılıçdaroğlu ile görüşme, Kılıçdaroğlu'nun milletvekili olmaması nedeniyle TBMM Mermerli Salon'da gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>DEM Parti'den Öcalan'ın statüsü ve iletişim koşulları vurgusu</strong></h3>

<p>Kurtulmuş'un DEM Parti ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından partiden yapılan açıklamada, çerçeve yasada Abdullah Öcalan'ın statüsü ile özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasının "hayati önem taşıdığı" ifade edildi.</p>

<h3><strong>Dervişoğlu'ndan çerçeve yasaya tepki</strong></h3>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise Kurtulmuş'un ziyaretinden önce yaptığı açıklamada sürece tepki gösterdi.</p>

<p>Dervişoğlu, <strong>"Türk milletinin mi, yoksa İmralı'nın mı onayına sunacaksınız?"</strong> ifadelerini kullanarak çerçeve yasa hazırlıklarını eleştirdi.</p>

<p>Görüşmenin ardından açıklama yapan Dervişoğlu, kapalı kapılar ardında yürütülen hazırlıkların kendileri tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, "İçeriğini terör örgütünün dayatmasıyla Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti'ne dayatılan ve TBMM'yi de sürece alet eden bir düzenlemeye sonuna kadar karşı olacağız" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-genel-af-ve-sahsa-af-niteliginde-olmamali</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/d5e9d225-1daf-4dca-b1cc-20dfb255d918.webp" type="image/jpeg" length="47452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da narkotik operasyonu: 4 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-4-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-4-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Çankaya ilçesinde uyuşturucu imalatına yönelik operasyonda çok sayıda uyuşturucu hap, ham madde ve üretim ekipmanı ele geçirildi. 4 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara</strong>'da uyuşturucu madde imalatına yönelik düzenlenen operasyonda 4 <strong>şüpheli</strong> gözaltına alındı. Emniyet Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından <strong>Çankaya</strong> ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda, uyuşturucu üretiminde kullanıldığı değerlendirilen çeşitli maddeler ve ekipmanlar ele geçirildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, operasyon kapsamında ele geçirilen malzemelere ilişkin bilgiler paylaşıldı.</p>

<h2><strong>Ankara'da uyuşturucu üretimine yönelik operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p><strong>Emniyet</strong> ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında Çankaya ilçesinde uyuşturucu madde imalatına yönelik operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyonda, 358 bin 100 uyuşturucu hap üretilebilecek 107 kilo 430 gram pregabalin ham maddesi ile 334 kilogram bonzai üretilebilecek 3 kilo 340 gram ham madde ele geçirildi.</p>

<p>Ekiplerin adreslerde yaptığı aramalarda ayrıca<strong> </strong>30 bin 520 uyuşturucu hap, 29 bin 730 boş kapsül, 1 hap basım makinesi ve 7 hassas terazi bulundu.</p>

<h3><strong>Ele geçirilen malzemeler incelemeye alındı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong>da yakalanan 4 şüpheli hakkında gerekli adli işlemlerin başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Yetkililer tarafından ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve üretim ekipmanlarının incelendiği, soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Ankara'da Uyuşturucu Madde İmalatına yönelik Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda;<br />
-358 bin 100 adet uyuşturucu hap üretilebilecek 107 kilo 430 gram pregabalin ham maddesi ile<br />
-334 kilo bonzai üretilebilecek 3 kilo 340 gram A.M. ham maddesi ele geçirildi.<br />
<br />
Emniyet… <a href="https://t.co/vddWsV8Hzb" rel="nofollow">pic.twitter.com/vddWsV8Hzb</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2079906442807525676?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-4-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ankaradaki-uyusturucu-operasyonunda-4-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="19729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanatçı Onur Akın CHP'den istifa etti: Akın’dan Özgür Özel’e destek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanatci-onur-akin-chpden-istifa-etti-akindan-ozgur-ozele-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanatci-onur-akin-chpden-istifa-etti-akindan-ozgur-ozele-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Onur Akın, CHP üyeliğinden istifa ettiğini X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşım ile duyurdu. Özel'e destek veren Akın, "Baba ocağına bağrımıza taş basarak ve büyük bir hüzünle veda ediyoruz. Bir gün döneceğiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanatçı <strong>Onur Akın</strong>, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Yolun açık olsun Özgür Özel"</strong></h2>

<p>Akın, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><i>"Baba ocağına bağırımıza taş basarak ve büyük bir hüzünle veda ediyoruz. Bir gün döneceğiz… Ama şimdilik yeni, yepyeni umutlarla ve ülkemizin geleceği için seninleyiz. Yolun açık olsun Özgür Özel."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Baba ocağına bağırımıza taş basarak ve büyük bir hüzünle veda ediyoruz..Bir gün döneceğiz…Ama şimdilik yeni ,yepyeni umutlarla ve ülkemizin geleceği için seninleyiz..Yolun açık olsun Özgür Özel 🙏🏻🙏🏻✌️✌️❤️❤️👏👏👏 <a href="https://x.com/eczozgurozel?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@eczozgurozel</a> <a href="https://x.com/ekrem_imamoglu?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@ekrem_imamoglu</a> <a href="https://x.com/Onuraknfc?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Onuraknfc</a> <a href="https://x.com/hashtag/ozgurozel?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ozgurozel</a> <a href="https://t.co/t6sq4rPLWw" rel="nofollow">pic.twitter.com/t6sq4rPLWw</a></p>
— Onur Akın (@onurakinresmi) <a href="https://x.com/onurakinresmi/status/2079648037173924023?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanatci-onur-akin-chpden-istifa-etti-akindan-ozgur-ozele-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/raw-onur-akin-chpye-cok-destek-verdim-ama-buraya-kadar-847619760.jpg" type="image/jpeg" length="89913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözaltına alınmıştı: Gazeteci Alican Uludağ adli kontrolle serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinmisti-gazeteci-alican-uludag-adli-kontrolle-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinmisti-gazeteci-alican-uludag-adli-kontrolle-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltındaki gazeteci Alican Uludağ'ın, karakola düzenli imza atması ve yurt dışına çıkmaması yönündeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmasına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazeteci Alican Uludağ</strong>, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımının ardından "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla gözaltına alınmışı.</p>

<p>Uludağ hakkında haftada dört gün karakola imza verme yükümlülüğü ile yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>AYRINTILAR GELİYOR...</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinmisti-gazeteci-alican-uludag-adli-kontrolle-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/2b88c6c6-2651-4856-a1b0-d15572a60243.webp" type="image/jpeg" length="93606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'da otluk alan yangını: 2 bağ evi zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-otluk-alan-yangini-2-bag-evi-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-otluk-alan-yangini-2-bag-evi-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da otluk alanda çıkan yangına 8 itfaiye aracı, arazöz, dozer ve helikopterle müdahale ediliyor. Yangında iki bağ evi zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Afyonkarahisar</strong>'da otluk alanda yangın çıktı. Bayraktepe Mezarlığı'nın üst kısmında bulunan engebeli arazide henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangın, kısa sürede çevredeki alanlara yayıldı.</p>

<p>Yangının fark edilmesinin ardından bölgeye itfaiye ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, alevlerin daha geniş bir alana yayılmasını önlemek amacıyla çalışma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Afyonkarahisar'daki yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor</strong></h2>

<p>Otluk alandaki yangına müdahale için bölgeye <strong>8 itfaiye aracı, Orman İşletme Müdürlüğü</strong>ne ait<strong> 2 arazöz, dozer </strong>ve yangın söndürme helikopteri gönderildi.</p>

<p>Yangın söndürme çalışmalarına ekipler hem havadan hem de karadan destek verirken, engebeli arazi nedeniyle müdahalenin kontrollü şekilde sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Ekipler, yangının çevredeki alanlara sıçramaması için bölgede yoğun çalışma yürütüyor.</p>

<h3><strong>Alevler Bağlar mevkisine ulaştı</strong></h3>

<p>Yangının Bağlar mevkisine sıçraması sonucu bölgede bulunan <strong>iki bağ evinin zarar gördüğü</strong> öğrenildi.</p>

<p>Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekiplerin bölgede inceleme ve söndürme çalışmalarına devam ettiği bildirildi. </p>

<section dir="auto">
<p>Afyonkarahisar'da otluk bölgede meydana gelen yangın, ekiplerin havadan ve karadan gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu kontrol altına alınarak söndürüldü.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-otluk-alan-yangini-2-bag-evi-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/afyonkarahisarda-otluk-alanda-cikan-yangina-mudahale-ediliyor.png" type="image/jpeg" length="69802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cemil Tugay'dan 'yeni parti' açıklaması: "Bir süre daha bağımsız kalacağım"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cemil-tugaydan-yeni-parti-aciklamasi-bir-sure-daha-bagimsiz-kalacagim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cemil-tugaydan-yeni-parti-aciklamasi-bir-sure-daha-bagimsiz-kalacagim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Mutlak butlan" kararı sonrası CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Özgür Özel'in yeni parti kurulacağı yönündeki açıklamasının ardından nasıl bir pozisyon alacağına ilişkin konuştu. Tugay, "Bir süre daha bağımsız kalacağım. Belediye başkanlığı görevime odaklanacağım" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Mutlak butlan" kararı sonrası CHP'den yaklaşık iki ay önce istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in yeni parti kurulacağı yönündeki açıklamasının ardından değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Tugay, Özgür Özel'in dün CHP Grup Başkanı olarak yaptığı veda konuşması ve yeni parti kurulacağına ilişkin açıklamasının ardından kendisinin nasıl bir pozisyon alacağı sorusuna yanıt verdi.</p>

<h2><strong>Cemil Tugay: "Bir süre daha bağımsız kalacağım"</strong></h2>

<p>Cemil Tugay, yeni parti sürecinde şimdilik herhangi bir partiye katılmayacağını belirterek, "Bir süre daha bağımsız kalacağım. Belediye başkanlığı görevime odaklanacağım" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Özgür Özel, dün gerçekleştirdiği grup toplantısında yeni parti kuracağını açıklamıştı.</p>

<p>Özel, yeni oluşumun ilk adımının milletvekilleriyle atılacağını belirterek, sosyal demokratların yanı sıra muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları ve liberal demokratları <strong>"Türkiye ittifakı"</strong> çatısı altında buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Yeni partinin kuruluş sürecinin doğru bir takvim ve ölçeklendirme içerisinde yürütüleceğini belirten Özel, belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri başta olmak üzere hiç kimseye "Neden geçmedin?" şeklinde baskı yapılmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Özel, şunları söyledi:</strong></p>

<p><i>"Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Yeni partimizi milletimizin seçtiği ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz.</i></p>

<p><i>Bugün bu kürsüye CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da günlerini sayıyoruz!</i></p>

<p><i>Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce yüzde 5 parti yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarla birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak; Atatürk'le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.</i></p>

<p><i>Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken; doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlendirilmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız. Buradan önemle ricamdır: Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte, doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse, belediye başkanına "Sen niye geçmedin?", belediye meclis üyesine "Hala niye buradasın?", filanca kişiye "Hala niye orada değilsin?" demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere, kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim: Ben yeni partide yokum. "Özgür Özel'le, arkadaşlarıyla birlikte değilim" diye kulağınızla duymadığınız herkes, emin olun ki bizimle birliktedir, bizimle birliktedir. Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz, hepimiz...</i>"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cemil-tugaydan-yeni-parti-aciklamasi-bir-sure-daha-bagimsiz-kalacagim</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/18323800-4499-4f1a-8c4b-5c1860d6471bjpg.webp" type="image/jpeg" length="59044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Firmaların döviz varlıkları arttı: Net döviz pozisyonu açığında son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/firmalarin-doviz-varliklari-artti-net-doviz-pozisyonu-aciginda-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/firmalarin-doviz-varliklari-artti-net-doviz-pozisyonu-aciginda-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Firmaların net döviz pozisyonu açığı mayıs ayında 1 milyar 857 milyon dolar gerileyerek 204 milyar 415 milyon dolara inerken, kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası ise 9 milyar 911 milyon dolara ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Firmaların net döviz pozisyonu açığı rakamları Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası </strong>(TCMB) tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan verilere göre, finansal kesim haricinde kalan şirketlerin döviz varlıkları mayıs döneminde bir önceki aya kıyasla 3 milyar 175 milyon dolar seviyesinde yükseliş kaydetti. Aynı zaman diliminde yükümlülük kalemleri ise 1 milyar 319 milyon dolar artış gösterdi. Yaşanan bu değişimle beraber reel sektörün döviz açık pozisyonunda gerileme kaydedildi.</p>

<h2><strong>Varlık kalemlerindeki artış ve firmaların net döviz pozisyonu açığı</strong></h2>

<p>Şirketlerin varlık detayları incelendiğinde; türev varlıklarda 1 milyar 568 milyon dolar, yurt içi bankalarda tutulan mevduatta 1 milyar 19 milyon dolar ve yurt dışı doğrudan sermaye yatırımlarında 736 milyon dolarlık yükseliş gerçekleşti.</p>

<p>Buna karşın menkul kıymet değerleri 128 milyon dolar, ihracat alacakları ise 19 milyon dolar geriledi. Böylelikle toplam döviz varlık tutarı aylık bazda 3 milyar 175 milyon dolarlık artış kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yükümlülük tarafındaki seyir ve firmaların net döviz pozisyonu açığı</strong></h3>

<p>Borç ve yükümlülük tarafında yurt dışından temin edilen nakdi krediler 1 milyar 124 milyon dolar, yurt içi kaynaklı nakdi krediler 698 milyon dolar ve türev yükümlülükler 145 milyon dolar artış gösterdi. İthalat borçlarında ise 649 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Tüm bu hareketlerin sonucunda toplam yükümlülük tutarı 1 milyar 319 milyon dolar yükseldi.</p>

<p>Vade dağılımına bakıldığında, mayıs ayında yurt içinden temin edilen kısa vadeli krediler 123 milyon dolar, uzun vadeli krediler ise 576 milyon dolar arttı. Yurt dışı kaynaklı kredilerde ise kısa vadeli borçlar 440 milyon dolar azalırken, uzun vadeli krediler 916 milyon dolar artış kaydetti.</p>

<h3><strong>Kısa vadeli göstergeler ve firmaların net döviz pozisyonu açığı</strong></h3>

<p>Mayıs ayı sonu itibarıyla kısa vadeli döviz varlıkları 150 milyar 983 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler ise 141 milyar 72 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.</p>

<p>Kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası bir önceki aya göre 2 milyar 693 milyon dolar artışla 9 milyar 911 milyon dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu dönemde kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içerisindeki payı yüzde 36 olarak hesaplandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/firmalarin-doviz-varliklari-artti-net-doviz-pozisyonu-aciginda-son-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/doviz-dolar-euro-sterlin-4.jpg" type="image/jpeg" length="15559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD açıklaması: Kullanılmayan silahların devreye alındığını öne sürdü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abd-aciklamasi-kullanilmayan-silahlarin-devreye-alindigini-one-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abd-aciklamasi-kullanilmayan-silahlarin-devreye-alindigini-one-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Şikarçi, ABD'nin İran'a karşı 3. Dünya Savaşı için ayırdığı silahları kullandığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, ABD ile yaşanan gerilime ilişkin açıklamalarda bulundu. Şikarçi, ABD'nin İran'a karşı "3. Dünya Savaşı için ayırdığı tüm silahları kullandığını" iddia etti.</p>

<p>İran basınında yer alan haberlere göre Şikarçi, ABD ve İsrail ile yaşanan çatışma sürecine yönelik değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>İran'dan ABD ve İsrail'e yönelik suçlamalar</strong></h2>

<p>Şikarçi, <strong>ABD</strong> ve <strong>İsrail</strong>'in 2025 yılında yaşanan 12 günlük çatışma sürecinde İran'ı kısa sürede yenmeyi ve bölmeyi hedeflediğini öne sürdü.</p>

<p>İranlı yetkili, bu süreçte İran'ın "Sadık Vaat 1 ve 2" operasyonlarıyla hedefler belirlediğini ve savaş sürecine ilişkin bir değerlendirme ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Şikarçi, ABD ve İsrail'in hem son protestolar hem de 28 Şubat'ta başlayan saldırılar sırasında benzer hedeflerle hareket ettiğini savundu.</p>

<h3><strong>Şikarçi: Daha önce kullanılmayan silahlar İran'a karşı kullanıldı</strong></h3>

<p>İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü, dünyada daha önce denenmiş ancak kullanılmamış birçok silahın İran'a karşı kullanıldığını iddia etti.</p>

<p>Şikarçi, ABD'nin çatışma sürecinde sahip olduğu askeri kapasitenin büyük bölümünü kullandığını öne sürerek, "ABD'nin, 3. Dünya Savaşı için ayırdığı tüm silahları İran'a karşı kullandığını" söyledi.</p>

<h3><strong>Bölgedeki gerilim devam ediyor</strong></h3>

<p>ABD ve İsrail ile <strong>İran</strong> arasındaki gerilim, askeri faaliyetler ve karşılıklı açıklamalarla gündemdeki yerini koruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraflardan gelen açıklamalarda çatışma süreçlerine ilişkin farklı değerlendirmeler yapılırken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abd-aciklamasi-kullanilmayan-silahlarin-devreye-alindigini-one-surdu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-abd-3-dunya-savasi-icin-ayirdigi-silahlari-irana-karsi-kullandi.png" type="image/jpeg" length="77736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[S&P Global'den Merkez Bankası faiz kararı tahmini: Politika faizinde "bekle-gör" dönemi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sp-globalden-merkez-bankasi-faiz-karari-tahmini-politika-faizinde-bekle-gor-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sp-globalden-merkez-bankasi-faiz-karari-tahmini-politika-faizinde-bekle-gor-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkez Bankası faiz kararı öncesinde değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence, TCMB'nin temmuz toplantısında politika faizini sabit bırakarak bekle-gör yaklaşımını sürdüreceğini öngördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Merkez bankası faiz kararı </strong>tarihi yaklaşırken uluslararası finans kurumlarının öngörüleri belirginleşmeye başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 23 Temmuz tarihinde açıklayacağı karar öncesinde, S&amp;P Global Market Intelligence Avrupa Ekonomisi Direktör Yardımcısı Andrew Birch değerlendirmelerde bulundu. BNE Intellinews tarafından aktarılan S&amp;P analizine göre, haziran ayı ortasından itibaren dünya genelindeki enerji fiyatı beklentilerindeki düşüş enflasyonist riskleri bir miktar yatıştırdı. Buna karşın temmuz ayı ortasında Orta Doğu'da tırmanan gerginlikler ve yaşanan çatışmalar olumlu havanın sınırlı kalmasına yol açtı.</p>

<h2><strong>Merkez Bankası faiz kararı ve enerji piyasalarındaki gelişmeler</strong></h2>

<p>Bölgede tırmanan askeri hareketlilik, küresel düzeydeki enerji maliyetlerinin 2026 senesinin ikinci yarısında daha aşağı seviyelerde dengeleneceği yönündeki tahminleri zayıflattı. Enerji piyasasında meydana gelen süreçlerin, TCMB tarafından para politikası adımlarında yakından izlenecek konular arasında bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Merkez Bankası faiz kararı için dördüncü çeyrek vurgusu</strong></h3>

<p>S&amp;P yetkilisi Andrew Birch, TCMB'nin faiz indirim adımlarına tekrar dönme noktasında bazı işaretler sunduğunu fakat para politikasındaki temkinli tutumunu sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Birch, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Temmuz ayında enflasyonda yaşanacak olası bir gevşemenin hemen yeni bir faiz indirim döngüsünü tetiklemesi beklenmiyor. Ancak enflasyon önümüzdeki aylarda düşmeye devam ederse, Merkez Bankası dördüncü çeyrekte yapılabilecek bir faiz indirimi için zemin hazırlamaya başlayabilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Piyasaların Merkez Bankası faiz kararı beklentisi</strong></h3>

<p>Ekonomistler ile küresel finans kurumlarının ortak görüşü de TCMB'nin 23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu (PPK) oturumunda faiz oranlarında bir değişime gitmeyeceği yönünde netleşti. Merkez Bankası'nın bekle-gör stratejisini devam ettirerek sonbahar dönemi öncesinde uluslararası enerji piyasalarındaki durumları ve aylık enflasyonun ana seyrini gözlemlemeyi sürdüreceği öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberg</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sp-globalden-merkez-bankasi-faiz-karari-tahmini-politika-faizinde-bekle-gor-donemi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/sp-500u-sarsan-dusus.jpg" type="image/jpeg" length="35471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika Büyükelçisi Van de Velde: “Türkiye de Avrupa’dır”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcika-buyukelcisi-van-de-velde-turkiye-de-avrupadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcika-buyukelcisi-van-de-velde-turkiye-de-avrupadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Türkiye’nin Avrupa ailesinin bir parçası olduğunu ve ilişkilerin somut adımlarla ilerletilmesi gerektiğini belirterek, “Sürekli Türkiye’nin kimliğini tartışmak yerine, geleceği birlikte şekillendirmemizi sağlayacak pratik koşulları oluşturmalıyız. Sonuç açık: Türkiye de Avrupa’dır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyükelçi Van de Velde ve eşi Helene Van de Velde’nin ev sahipliğinde, Büyükelçilik Konutu’nda düzenlenen resepsiyona Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, diplomatik misyon temsilcileri, iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<h3><img alt="Belcika Milli Gunu (2)-3" class="detail-photo img-fluid" height="789" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-milli-gunu-2-3.webp" width="1280" /><strong>Ticaret hacmi 13 milyar avroya ulaştı</strong></h3>

<p>Türkiye-Belçika ilişkilerinin son bir yılda belirgin bir ivme kazandığını söyleyen Van de Velde, mayıs ayında düzenlenen Belçika Ekonomi Heyeti’nin bu gelişimin en somut göstergesi olduğunu belirtti. Van de Velde, “Belçika, bugün Türkiye'deki 8. büyük yabancı yatırımcı; Türkiye de Avrupa Birliği içerisindeki 5. büyük ticaret ortağımızdır. İkili ticaret hacmimiz yaklaşık 13 milyar avroya ulaşıyor ve Türkiye’de 700’den fazla Belçikalı şirket faaliyet gösteriyor. Hedefimiz ticareti, yatırımları ve ortaklıkları daha da artırmak” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Gümrük Birliği’nin güncellenmesine destek</strong></h3>

<p>Türkiye, Belçika ve Avrupa Birliği arasındaki ekonomik bağlara değinen Van de Velde, “Türkiye, Belçika ve Avrupa Birliği aynı ekonomik bütünlüğün parçası. Belçika, AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesini açıkça destekliyor. Ortak pazarlar, tedarik zincirleri ve üretim ağları, Türkiye ile AB’nin rekabet gücünü birbirine bağlıyor. Siyasi farklılıklar ele alınmalı, ancak ortak refahımızın temelini oluşturan serbest pazarı zayıflatmamalı” dedi.</p>

<h3><strong>Made in Europe Türkiye’yi dışlamamalı</strong></h3>

<p>AB Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında gündeme gelen “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye’yi dezavantajlı duruma düşürmemesi gerektiğini belirten Van de Velde, “Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirmesi meşru bir hedef. Ancak ‘Made in Europe’ yaklaşımı, Avrupa’ya ekonomik ve stratejik olarak bu kadar yakın olan Türkiye’yi dezavantajlı duruma düşürmemeli” değerlendirmesinde bulundu.<strong> </strong></p>

<h3><img alt="Belcika Milli Gunu (1) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="890" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-milli-gunu-1-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Türkiye’nin savunma sanayisi ortak güvenlik için kritik</strong></h3>

<p>Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisindeki önemine değinen Van de Velde, “Belçika, Türkiye’nin Avrupa SAFE mekanizmasına tam katılımını destekliyor. Türkiye’nin savunma sanayisi olmadan ortak savunma gücümüz zayıflardı. Belçika savunma kapasitesini artırırken, Türk savunma şirketlerini de diğer Avrupalı ortaklarla birlikte değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.<strong> </strong></p>

<h3><strong>“Türkiye de Avrupa’dır”</strong></h3>

<p>Türkiye’nin Avrupa ailesinin bir parçası olduğunu vurgulayan Van de Velde, “Sürekli Türkiye’nin kimliğini tartışmak yerine, geleceği birlikte şekillendirmemizi sağlayacak pratik koşulları oluşturmalıyız. Türkiye, 1952’den bu yana NATO üyesi, Avrupa Konseyi’nin ilk üyeleri arasında yer aldı ve 1960’lardan bu yana Avrupa iç pazarıyla giderek daha sıkı bağlar geliştirdi. Dolayısıyla sonuç açık: Türkiye de Avrupa’dır” dedi.</p>

<h3><strong>“Eskişehir, Belçika’nın Türkiye’deki gözdesi olsun”</strong></h3>

<p>Eskişehir ve Emirdağ’ın Türkiye-Belçika ilişkilerindeki özel yerine değinen Van de Velde, “Belçika’daki yaklaşık 300 bin kişilik Türk toplumunun önemli bir bölümü köklerini Afyonkarahisar’a bağlı Emirdağ’a dayandırıyor. Bu nedenle Eskişehir’in Belçika’nın Türkiye’deki gözdesi olmasını istiyorum” diye konuştu.</p>

<h3><img alt="Belcika Milli Gunu (3)-1" class="detail-photo img-fluid" height="862" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-milli-gunu-3-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Göktaş: “Türk toplumu iki ülke arasında köprü görevi görüyor”</strong></h3>

<p>Türkiye ile Belçika arasındaki köklü ve insani bağlara dikkat çeken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Belçika’da yaşayan 300 bini aşkın Türk toplumu, 62 yıldır ülkelerimiz arasındaki dostluğun en güçlü temelini oluşturuyor. Vatandaşlarımız, Belçika’nın sosyal, ekonomik ve kültürel hayatına katkı sunarken iki ülke arasında da köprü görevi görüyor. Dedemin Emirdağ’dan Belçika’ya göçüyle başlayan kendi aile hikâyem de bu bağların değerini yakından görmemi sağladı” dedi.</p>

<h3><strong>“Daha güçlü ve kurumsal bir ortaklığa ihtiyacımız var”</strong></h3>

<p>Türkiye-Belçika savunma iş birliği ile Türkiye-AB ilişkilerine değinen Göktaş, “Belçika’nın Türk savunma sanayisine gösterdiği ilgiyi memnuniyetle karşılıyoruz. Bu iş birliğinin ülkelerimizin savunma kapasitesine ve NATO’nun caydırıcılığına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye-AB ilişkilerinde ise daha geniş, güçlü ve kurumsal bir ortaklığa ihtiyaç duyuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><img alt="Belcika Milli Gunu (1)-3" class="detail-photo img-fluid" height="790" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-milli-gunu-1-3.webp" width="1024" /></h3>

<h3><strong>“Türkçe, Erik Dalı oynamaktan daha zor”</strong></h3>

<p>Vize süreçlerini kolaylaştırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Van de Velde, Türkiye’de görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti de dile getirerek, “Türkiye’de görev yapmak benim için büyük bir mutluluk. Bu ülkeye âşık oldum ve Türkçe öğrenmeye başladım. Ancak itiraf etmeliyim ki Türkçe, Erik Dalı oynamaktan daha zor” dedi.</p>

<p>Bakan Göktaş da Van de Velde’nin performansının Türkiye-Belçika dostluğunun samimi ruhunu yansıttığını söyledi. Büyükelçi Van de Velde, davetlilerin yoğun isteği üzerine bir kez daha Erik Dalı oynadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Belcika Milli Gunu (2) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="827" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-milli-gunu-2-1.webp" width="1280" />Gece boyunca konuklara Belçika mutfağından lezzetlerin yanı sıra Belçika çikolatası ve yerel içecekler ikram edildi. Konuşmaların ardından Eda Toprak sahne aldı; Nikbinler grubunun solisti Berika Karadağ ise mini bir konser verdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde DJ Doğukan Manço performans sergiledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcika-buyukelcisi-van-de-velde-turkiye-de-avrupadir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/belcika-milli-gunu-2-2.webp" type="image/jpeg" length="64402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiye ilişkin ilk değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglundan-yeni-partiye-iliskin-ilk-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglundan-yeni-partiye-iliskin-ilk-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in yeni parti kurulacağı yönündeki açıklamasının ardından kendisini destekleyen milletvekilleriyle yaptığı toplantıda, "Atatürk'ün partisine sahip çıkmak isteyen kalır. Kimlerin, kaç kişinin gittiğiyle ilgilenmiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>CHP Genel Başkanı <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>'nun, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in "yeni partimizi kuruyoruz" açıklamasının ardından yeni parti sürecine ilişkin ilk değerlendirmesini yaptığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıçdaroğlu'nun, kendisini destekleyen milletvekilleriyle CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği toplantıda, Özgür Özel'in yeni parti açıklamasını değerlendirdiği belirtildi.</p>

<h2><strong>"Atatürk'ün partisine sahip çıkmak isteyen kalır"</strong></h2>

<p><strong>ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgilere göre </strong>Kılıçdaroğlu, toplantıda CHP'den ayrılacak isimlere ilişkin olumsuz bir değerlendirme yapmayacaklarını söyledi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun, "Atatürk'ün partisine sahip çıkmak isteyen kalır. Kimlerin, kaç kişinin gittiğiyle ilgilenmiyoruz. Partimizde kalan arkadaşlarımız baştacıdır" ifadelerini kullandığı öğrenildi.</p>

<h3><strong>"Ayrılanlar hakkında olumsuz yorum yapmayacağız"</strong></h3>

<p>Yeni parti kurma sürecine ilişkin değerlendirmesinde Kılıçdaroğlu'nun, CHP'den ayrılacak isimler hakkında olumsuz yorum yapmayacaklarını belirttiği aktarıldı.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun, "Ayrılan arkadaşlarımız hakkında ise olumsuz yorum yapmayacağız" dediği öğrenildi.</p>

<h3><strong>"Bizim derdimiz iktidarla"</strong></h3>

<p>Kılıçdaroğlu'nun toplantıda, CHP'nin iktidara yönelik eleştirilerini sürdüreceği mesajını verdiği belirtildi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmesinde, "Bizim derdimiz iktidarla, iktidarı eleştirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandığı öğrenildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglundan-yeni-partiye-iliskin-ilk-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/691ee220-6d82-4aaf-91ca-dd53057e653c.png" type="image/jpeg" length="31616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="90350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="59083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="32991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="34526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="46808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="29008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="34046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="98436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="15525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="47098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="11881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="93746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="12346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="14952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="14650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="63121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="94836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="19897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="42446"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
