<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 14:29:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK-AR açıkladı: Geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyonun üzerinde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-genis-tanimli-issiz-sayisi-11-milyonun-uzerinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-genis-tanimli-issiz-sayisi-11-milyonun-uzerinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR'ın Haziran 2026 işgücü verilerine ilişkin raporuna göre geniş tanımlı işsizlik yüzde 28,8'e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bine ulaştı. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4 olurken, resmi işsizlerin yüzde 82,9'unun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi </strong>(DİSK-AR),<strong> Türkiye İstatistik Kurumu</strong>'nun (TÜİK) Haziran 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerini değerlendirdi. Rapora göre, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,8'e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bine ulaştı.</p>

<p>TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 7,6 olarak hesaplandı. Dar tanımlı işsiz sayısı ise 2 milyon 688 bin kişi oldu.</p>

<h2><strong>Dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki fark açılıyor</strong></h2>

<p>DİSK-AR, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, Ocak 2022'de yaklaşık 11 puan olan farkın Haziran 2026 itibarıyla 21,2 puana yükseldiği belirtildi. DİSK-AR, dar tanımlı işsizlik gerilerken geniş tanımlı işsizliğin yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti.</p>

<p>Son iki yıllık dönemde dar tanımlı işsizlik oranının 1,6 puan azaldığı, geniş tanımlı işsizlik oranının ise 0,1 puan arttığı ifade edildi. Aynı dönemde dar tanımlı işsiz sayısı 571 bin kişi azalırken geniş tanımlı işsiz sayısı 162 bin kişi arttı.</p>

<h3><strong>5,1 milyon kişi iş aramaktan vazgeçti</strong></h3>

<p>Rapora göre geniş tanımlı işsizliğin yüksek seyretmesinde, zamana bağlı eksik istihdam ile iş aramayı bırakan ancak çalışmaya hazır olan kişilerin sayısındaki artış etkili oldu.</p>

<p>Haziran 2026 itibarıyla 3,9 milyon kişinin haftada 40 saatten az çalışmasına rağmen daha fazla çalışmak istediği belirtildi. Ayrıca 5,1 milyon kişinin çalışmak istemesine rağmen iş bulamadığı için iş aramaktan vazgeçtiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4</strong></h3>

<p>DİSK-AR'ın raporunda kadın işsizliğinin tüm göstergelerde erkeklerin üzerinde seyretmeye devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4 olarak hesaplanırken, gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 12,8 oldu. Genç kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 17,3 olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>Resmi işsizlerin yüzde 82,9'u işsizlik ödeneği alamıyor</strong></h3>

<p>Raporda işsizlik ödeneğinden yararlanamayan resmi işsizlerin oranına da dikkat çekildi.</p>

<p>DİSK-AR'ın hesaplamalarına göre Haziran 2026 itibarıyla resmi işsizlerin yüzde 82,9'u işsizlik ödeneğinden yararlanamadı. Buna göre yaklaşık 2,2 milyon işsiz, işsizlik ödeneği alamadı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-genis-tanimli-issiz-sayisi-11-milyonun-uzerinde</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/81443f4f-9a40-4697-b34a-800effc6a6e9.png" type="image/jpeg" length="48148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Rusya'nın saldırılarına tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Polonya hava sahasının ihlal edilmesine ilişkin açıklama yaptı. Macron, Rus saldırılarını kınarken Ukrayna ve müttefiklerine desteğin devam edeceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı <strong>Emmanuel Macron</strong>, Rusya'nın Polonya hava sahasını ihlal ettiği ve Ukrayna'ya yönelik saldırılarda bulunduğu yönündeki gelişmelerin ardından açıklama yaptı. Macron, Fransa'nın söz konusu saldırıları kınadığını belirterek, Ukrayna ve müttefiklerine verilen desteğin devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Polonya hava sahasının ihlal edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı, Rusya'nın Ukrayna'daki sivilleri hedef alan saldırılarını da eleştirdi.</p>

<h2><strong>Macron'dan Rusya'ya Polonya hava sahası tepkisi</strong></h2>

<p>Macron açıklamasında, "Fransa, Polonya hava sahasını ihlal eden ve Ukrayna’daki sivilleri öldüren Rus saldırılarını şiddetle kınıyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı, ülkesinin <strong>Ukrayna</strong>'ya ve <strong>Avrupa</strong>'daki müttefiklerine yönelik desteğinin süreceğini belirtti. Macron, yaşanan gelişmeler karşısında müttefiklerle dayanışmanın önemine vurgu yaptı.</p>

<h3><strong>Polonya'da enkaz parçaları tespit edildi</strong></h3>

<p><strong>Polonya</strong>'da, <strong>Rusya</strong>'nın Ukrayna'nın batısına yönelik yoğun füze saldırıları sırasında hava sahasına giren kimliği belirsiz bir cisme ait olduğu değerlendirilen parçalar bulundu.</p>

<p>Polonya İçişleri ve İdare Bakanlığından yapılan açıklamada, polis ekiplerinin bir tarlada yaklaşık 10 metre çapında bir çukur ve kimliği belirsiz cisme ait enkaz parçaları tespit ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi.png" type="image/jpeg" length="17586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Şehir Tiyatroları Açık Hava Yaz Oyunları başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-sehir-tiyatrolari-acik-hava-yaz-oyunlari-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-sehir-tiyatrolari-acik-hava-yaz-oyunlari-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Şehir Tiyatroları'nın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde düzenleyeceği Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında "Haramiler" ve "Yoldan Çıkan Oyun" sahnelenecek. Biletler 4 Ağustos Salı günü saat 11.00'de satışa çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi <strong><a href="https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/" rel="nofollow">Şehir Tiyatroları</a></strong>, her yaştan tiyatroseveri Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde buluşturacağı "Açık Hava Yaz Oyunları" ile ağustos ayında sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Sezon boyunca kapalı gişe oynayan ve izleyiciden büyük ilgi gören "Haramiler" ve "Yoldan Çıkan Oyun" adlı yapımlar, ağustos ayının sonunda açık havanın eşsiz atmosferinde sahnelenecek. Etkinliğin biletleri 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 11.00’den itibaren satışa sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Harami̇ler (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/haramiler-2.JPG" width="2000" /></p>

<h2><strong>Musahipzade Celal klasiği Harbiye'de </strong></h2>

<p>Ağustos ayı boyunca Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde seyirciyle buluşacak ilk yapım, Musahipzade Celal’in kaleme aldığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği <strong>"Haramiler"</strong> müzikali olacak. 25 Ağustos 2026 Salı günü saat 21.00’de sahnelenecek 16 yaş üzeri oyunda; Musahipzade Celal’in <i>Fermanlı Deli Hazretleri</i>, <i>Aynaroz Kadısı</i> ve <i>Atlı Ases</i> eserlerinden harmanlanan füzyon bir adaptasyon izleyiciye sunuluyor. Akrabası Şeyhülislam’ın kayırmasıyla devletin üst kademelerine yükselen Kadı Yakup Efendi’nin Saray’a uzanan ikbal yolculuğunun anlatıldığı oyunda; çürümüş bürokrasi, malı gasp edilen yetimler ve fırsatçı kadıların hikâyesi mizah ile müziğin harmanıyla sahneye taşınıyor. Yapımda Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Emre Ertunç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay ve Zafer Kırşan rol alıyor.</p>

<p><img alt="Yoldan Çıkan Oyun (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yoldan-cikan-oyun-1.JPG" width="2000" /></p>

<h2><strong>'Yoldan Çıkan Oyun' 27-28 Ağustos'ta </strong></h2>

<p>Açıkhava oyunlarının ikinci yapımı ise Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields’in yazdığı, Mehmet Ergen’in çevirdiği ve Lerzan Pamir’in yönettiği bol ödüllü komedi <strong>"Yoldan Çıkan Oyun"</strong> olacak. 27 ve 28 Ağustos 2026 tarihlerinde saat 21.00’de 13 yaş üzeri izleyicilerle buluşacak oyun, amatör bir tiyatro topluluğunun klasik bir cinayet oyununu sahneleme çabası sırasında yaşanan aksilikleri konu alıyor. Dekorun çökmesi, aksesuarların kaybolması ve unutulan repliklerle tam bir karmaşaya dönen gösteri, fiziksel komedi ile absürt mizahı bir araya getiriyor. Yapımda Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Serdar Orçin, Tarık Köksal ve Volkan Öztürk sahne alıyor.</p>

<p><img alt="Yoldan Çıkan Oyun (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yoldan-cikan-oyun-2.JPG" width="2000" /></p>

<h3><strong>Biletler 4 Ağustos'ta satışa sunulacak</strong></h3>

<p>Açık Hava Yaz Oyunları'nın biletleri 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 11.00’den itibaren kurumun resmi web sitesi sehirtiyatrolari.ibb.istanbul, biletinial.com platformu ve İBB Şehir Tiyatroları mobil uygulaması üzerinden temin edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-sehir-tiyatrolari-acik-hava-yaz-oyunlari-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/haramiler-10.JPG" type="image/jpeg" length="21974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vefatının ikinci yılında Genco Erkal için yapılan anıt mezar açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/vefatinin-ikinci-yilinda-genco-erkal-icin-yapilan-anit-mezar-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/vefatinin-ikinci-yilinda-genco-erkal-icin-yapilan-anit-mezar-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun unutulmaz ismi Genco Erkal, vefatının ikinci yıl dönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki anıt mezarının açılışıyla anılacak. Tören, 31 Temmuz Cuma günü saat 17.15'te düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun duayen ismi, usta oyuncu ve yönetmen <strong>Genco Erkal</strong>, aramızdan ayrılışının ikinci yıl dönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı’nda düzenlenen özel bir törenle anılıyor.</p>

<p>İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla hayata geçirilen anıt mezarın açılış töreni, <strong>31 Temmuz Cuma günü saat 17.15’te</strong> merhum sanatçının kabri başında gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>31 Temmuz 2024 tarihinde hayatını kaybeden usta tiyatrocunun anısını yaşatmak amacıyla tasarlanan anıt mezarın açılış töreninde sanatçının ailesi, dostları ve sevenleri bir araya gelecek.</p>

<p>Törende; Genco Erkal’ın kızı <strong>Ayşe Sümer</strong>, anıt mezarı tasarlayan mimar <strong>Tuncay Çavdar</strong> ve mimar <strong>Özcan Arca</strong> konuşmacı olarak yer alarak merhum sanatçıya dair duygu ve düşüncelerini paylaşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/vefatinin-ikinci-yilinda-genco-erkal-icin-yapilan-anit-mezar-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/079e3f85-cc3c-9ce4-e7ef-16c3d753979a.jpg" type="image/jpeg" length="51805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinden zincirli protesto: İşçiler ve sendika yöneticileri gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinden-zincirli-protesto-isciler-ve-sendika-yoneticileri-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinden-zincirli-protesto-isciler-ve-sendika-yoneticileri-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları nedeniyle eylem yapan Türkiye Maden-İş üyesi işçiler ile sendika yöneticileri, holding binası önündeki zincirli protesto sırasında gözaltına alınd]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren <strong>Doruk Madencilik</strong>'te çalışan <strong>Türkiye Maden-İş</strong> üyesi işçiler, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları için başlattıkları eylemlerini sürdürüyor. İşçiler ile sendika yöneticileri, holding binası önünde gerçekleştirdikleri zincirli protesto sırasında gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>Madenciler holding binası önünde eylem başlattı</strong></h2>

<p><strong>Doruk Madencilik</strong>'te çalışan işçiler, kendilerine ödenmesi gereken ücret ve kıdem tazminatlarının ödenmemesi üzerine 27 Temmuz'da Yıldızlar SSS Holding binası önünde eylem başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşçiler, haklarının ödenmesi talebiyle eylemlerini sürdürürken bugün sabah saatlerinde holding binası önünde zincirli protesto gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>İşçiler ile sendika yöneticileri gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Zincirli protestonun ardından işçiler polis ablukasına alındı. Yaşanan arbede sırasında Türkiye Maden-İş üyesi işçiler ile sendika yöneticileri gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>İşçilerin eylemi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gözetiminde 16 Haziran 2026'da imzalanan protokole rağmen ödemelerin yapılmaması üzerine başladı.</p>

<p>Protokol kapsamında 23 Temmuz'da yapılması gereken ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine madenciler 27 Temmuz'da holding binası önünde eyleme geçti.</p>

<h3><strong>Bakanlıklar önünde de eylem yaptılar</strong></h3>

<p>Doruk Madencilik işçileri, holding binası önündeki eylemlerinin yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde de protestolarını sürdürdü.</p>

<p>Madenciler, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatlarının ödenmesini talep ediyor.</p>

<p>İşçilerin dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gerçekleştirdiği eylem sırasında madencilerden biri fenalaşarak baygınlık geçirdi.</p>

<p>Fenalaşan işçi, olayın ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<h3><strong>İşçiler ücret ve kıdem tazminatlarını istiyor</strong></h3>

<p>Doruk Madencilik işçileri, imzalanan protokole rağmen kendilerine yapılması gereken ödemelerin gerçekleştirilmediğini belirterek eylemlerini sürdürüyor. İşçiler, ücret ve kıdem tazminatı alacaklarının ödenmesini talep ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinden-zincirli-protesto-isciler-ve-sendika-yoneticileri-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/3858b2d8-5b30-4b1d-b0e8-af6d924df7a6jpg.webp" type="image/jpeg" length="30307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözaltına alınan Sinem Dedetaş'tan ilk mesaj: "Aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinan-sinem-dedetastan-ilk-mesaj-aklim-ve-kalbim-uskudarin-sokaklarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinan-sinem-dedetastan-ilk-mesaj-aklim-ve-kalbim-uskudarin-sokaklarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dün sabah düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sosyal medya hesabından Üsküdarlılara mesaj gönderdi. Dedetaş, "Olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dün sabah düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı <strong>Sinem Dedetaş</strong>, sosyal medya hesabından Üsküdarlılara mesaj gönderdi. Dedetaş, kendisine iletilen destek mesajlarının moral verdiğini belirterek, "Aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında"</strong></h2>

<p>Gözaltında bulunan <strong>Sinem Dedetaş</strong>'ın sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda, Üsküdarlılara seslenildi.</p>

<p>Dedetaş mesajında, "Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında" ifadelerine yer verdi.</p>

<h3><strong>"Olmayı hak ettiğim yer elbette nezarethane değildi"</strong></h3>

<p>Çalışma hayatını gözden geçirdiğini belirten Dedetaş, nezarethanede bulunmasının hayal ettiği ve hak ettiğini düşündüğü bir yer olmadığını ifade etti.</p>

<p>Dedetaş, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür."</p>

<h3><strong>"Destek olmak moral veriyor"</strong></h3>

<p>Üsküdarlılardan gelen destek mesajlarının avukatları aracılığıyla kendisine ulaştırıldığını belirten Dedetaş, bu mesajların kendisini mutlu ettiğini ve moral verdiğini söyledi.</p>

<p>Dedetaş, "Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek olmak moral veriyor" dedi.</p>

<h3><strong>"En yakın zamanda görüşmek ümidiyle"</strong></h3>

<p>Mesajını Üsküdarlılara sevgilerini ileterek tamamlayan Dedetaş, "En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dedetaş'ın mektubunun tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Sevgili komşularım,</p>

<p>Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında.Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek olmak moral veriyor.<br />
En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 07 30 13.34.13" class="detail-photo img-fluid" height="1402" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-133413.png" width="1334" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinan-sinem-dedetastan-ilk-mesaj-aklim-ve-kalbim-uskudarin-sokaklarinda</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1500456c-1d0b-4f29-9e41-3672e4b3c587.jpg" type="image/jpeg" length="61458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brieflyart, Türkiye basın tarihine ışık tutacak "İlklerin İnsanı Zeki Sözer" sergisine ev sahipliği yapacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/brieflyart-turkiye-basin-tarihine-isik-tutacak-ilklerin-insani-zeki-sozer-sergisine-ev-sahipligi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/brieflyart-turkiye-basin-tarihine-isik-tutacak-ilklerin-insani-zeki-sozer-sergisine-ev-sahipligi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brieflyart Sanat Galerisi, 6-21 Ağustos 2026 tarihleri arasında "İlklerin İnsanı Zeki Sözer" sergisine ev sahipliği yapacak. Sergi, gazeteci Zeki Sözer'in biyografisi aracılığıyla Türkiye'nin 70 yıllık medya tarihine ve sanat çalışmalarına ışık tutuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brieflyart Sanat Galerisi, <strong>6 - 21 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında Türkiye’nin ilk haber müdürü ve TRT’nin kurucu ekran habercilerinden <strong>Zeki Sözer</strong>’in 93 yıllık yaşam öyküsünü ve sanatla kurduğu ilişkiyi odak noktasına alan <i>"İlklerin İnsanı Zeki Sözer"</i> sergisine ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Sergi, Zeki Sözer’in kişisel arşivi, fotoğrafları ve resimleri üzerinden Türkiye medyasının yaklaşık yetmiş yıllık dönüşümünü ve siyasal tarihini kronolojik bir anlatıyla bir araya getiriyor.</p>

<p><img alt="1785398678 Whats App Image 2026" class="detail-photo img-fluid" height="1180" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1785398678-whats-app-image-2026.jpg" width="1582" /></p>

<h2><strong>70 yıllık medya dökümü sergide yer alacak</strong></h2>

<p>1958 yılında Ankara’da gazeteciliğe başlayan Zeki Sözer’in yaşam öyküsü; Demokrat Parti döneminden 27 Mayıs’a, TRT’nin kuruluş yıllarından Babıâli dönemine, Avrupa yayınlarından özel televizyon yayıncılığına uzanan bir dönemi kapsıyor.</p>

<p>Sergide Sözer'in mesleki kariyerindeki şu dönüm noktaları arşiv fotoğrafları, belgeler ve kupürlerle sunuluyor. Türkiye'de henüz televizyon yayıncılığının bulunmadığı dönemde BBC'nin davetiyle Londra'da prodüktörlük eğitimi alan Sözer, Örsan Öymen ile birlikte TRT’nin ilk haftalık haber programını hazırlayan ekipte yer aldı. TRT Haber Dairesi Başkanlığı görevinin ardından Abdi İpekçi'nin davetiyle Milliyet gazetesi kadrosuna katılan Sözer, Türk basınında <i>"Haber Müdürü"</i> unvanını alan ilk isim oldu. Ardından Milliyet’in Avrupa baskılarını yönetti ve Frankfurt temsilciliğini yürüttü. Sözer, meslek hayatının ilerleyen dönemlerinde TV8 Genel Yayın Yönetmenliği görevinde bulundu.</p>

<p><img alt="1785398678 Whatsapp Image 2026 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1082" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1785398678-whatsapp-image-2026-1.jpg" width="1548" /></p>

<h2><strong>Gazetecilikten sahneye ve tuvale uzanan yaşam</strong></h2>

<p>Sergi, yalnızca mesleki deneyimleri değil; Sözer'in Karacabey'de başlayan çocukluk yıllarından II. Dünya Savaşı dönemindeki Anadolu günlerine, İran-Irak Savaşı’nı takip ettiği muhabirlik yıllarından emeklilik sonrası dâhil olduğu tiyatro ve pastel resim çalışmalarına kadar uzanan çok katmanlı yaşamını içeriyor. Sözer'in son yıllarında ürettiği pastel tablolar da sergilenen seçkide yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergiye; <strong>Melih Aşık, Namık Koçak, Nazım Alpman, Mehmet Turan Akköprülü, Özdemir İnce, Pınar Türenç ve Tufan Türenç</strong> de Zeki Sözer’i anlatan kısa yazılı metinleriyle katkı sağladı.</p>

<p>Brieflyart Sanat Galerisi’nde düzenlenecek sergi, 6 Ağustos – 21 Ağustos 2026 tarihleri arasında pazartesi günleri hafta içi ve cumartesi 11.00 – 19.00 saatleri arasında ve pazar günü 13.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/brieflyart-turkiye-basin-tarihine-isik-tutacak-ilklerin-insani-zeki-sozer-sergisine-ev-sahipligi-yapacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/adsiz-tasarim-2026-07-30t134839642.png" type="image/jpeg" length="71827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM: Kongo'da Ebola salgını gıda güvensizliğini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bm-kongoda-ebola-salgini-gida-guvensizligini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bm-kongoda-ebola-salgini-gida-guvensizligini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin doğusunda devam eden Ebola salgını, bölgede yaşanan gıda krizini daha da ağırlaştırıyor. BM Dünya Gıda Programı, milyonlarca kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), <strong>Kongo Demokratik Cumhuriyeti</strong>'nin (KDC) doğusunda süren <strong>Ebola</strong> salgınının bölgede yaşanan gıda sorunlarını daha da ağırlaştırdığını bildirdi. WFP İcra Direktör Yardımcısı Carl Skau, salgının mevcut krizin üzerine eklenen yeni bir sorun haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>KDC'nin Ituri eyaletine yaptığı ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Skau, ülkede gıda güvensizliğinin <strong>Ebola salgını</strong>ndan önce de ciddi seviyelerde olduğunu belirtti. Yaklaşık 5 milyon kişinin acil düzeyde gıda güvensizliği yaşadığı, bazı bölgelerde ise durumun felaket seviyesine ulaştığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Ebola salgını gıda tedarikini etkiliyor</strong></h2>

<p><strong>WFP</strong> yetkilileri, Ebola salgınının bölgede pazarları ve tedarik yollarını olumsuz etkilediğini belirtti. Bu durumun, insanların temel gıda ürünlerine ulaşmasını zorlaştırdığı ve açlıkla mücadeleyi daha karmaşık hale getirdiği ifade edildi.</p>

<p>Carl Skau, salgınla mücadele sürecinde ihtiyaç sahibi kişilere düzenli gıda desteği sağlanmasının önemli olduğunu vurguladı. <strong>Gıda</strong> desteğinin yetersiz kalması durumunda insanların sağlık önlemlerinden önce günlük beslenme ihtiyaçlarını düşünmek zorunda kalabileceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Doğu Kongo'da milyonlarca kişi açlık riskiyle karşı karşıya</strong></h3>

<p>WFP verilerine göre, KDC'nin doğusunda yıllardır devam eden çatışmalar nedeniyle yaklaşık 10 milyon kişi kriz veya acil seviyede açlıkla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>Ebola salgınının merkez üssü olarak gösterilen Ituri eyaletinde ise 1,9 milyon kişinin gıda güvensizliğinden etkilendiği bildirildi. Salgından etkilenen 48 sağlık bölgesinde 2,7 milyondan fazla kişinin <strong>akut gıda güvensizliği </strong>yaşadığı, 628 bin kişinin ise acil insani yardıma ihtiyaç duyduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kongo'daki ebola salgınında can kayıpları arttı</strong></h3>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vakanın ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edildi.</p>

<p>Sağlık yetkilileri, mevcut salgının nadir Ebola varyantlarından biri olan "<strong>Bundibugyo</strong>" virüsünden kaynaklandığını belirtti. Söz konusu varyant için onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebola virüsü ilk olarak 1976 yılında Sudan'ın <strong>Nzara</strong> kasabasında ve KDC'nin Yambuku köyünde görülen salgınlarla ortaya çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bm-kongoda-ebola-salgini-gida-guvensizligini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/wfp-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salgini-gida-krizini-derinlestiriyor.png" type="image/jpeg" length="84348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Türkiye ve Moldova ekonomik ilişkileri güçlenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-turkiye-ve-moldova-ekonomik-iliskileri-guclenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-turkiye-ve-moldova-ekonomik-iliskileri-guclenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Moldova arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, serbest ticaret anlaşmasının (STA) genişletilmesi ve karşılıklı yatırımların artırılması konusunda görüşmeler gerçekleştirildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanı Ömer Bolat</strong>, Moldova Başbakan Yardımcısı ve Ekonomik Kalkınma ve Dijitalleşme Bakanı Eugen Osmochescu ile Moldova Savunma Bakanı Anatolie Nosatii başkanlığındaki heyetle bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye ile Moldova arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alındı.</p>

<p>Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, görüşmenin <strong>Türkiye-Moldova </strong>1. Savunma Sanayisi İşbirliği Toplantısı kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. Toplantıda, iki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmasının mevcut durumu ve genişletilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Türkiye ve Moldova arasında STA görüşmeleri sürecek</strong></h2>

<p>Görüşmede, 2016 yılından bu yana yürürlükte bulunan <strong>serbest ticaret anlaşması</strong>nın iki ülke arasındaki ticarete katkı sağladığı ifade edildi. <strong>STA</strong>'nın kapsamının genişletilmesine yönelik görüşmelerin Türkiye ve Moldova'nın ortak çıkarları doğrultusunda yürütülmesi konusunda mutabakata varıldı.</p>

<p>Türkiye ile Moldova arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılında 1 milyar doları aştığı bildirildi. Taraflar, ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi için yeni adımlar atılması konusunda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>Karşılıklı yatırımlar ve ekonomik işbirliği ele alındı</strong></h3>

<p>Görüşmede, iki ülke arasındaki yatırımlar da gündeme geldi. Türkiye'nin Moldova'da 53 milyon dolarlık yatırımı bulunurken, ülkede 1154 Türk şirketinin faaliyet gösterdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moldova'nın ise Türkiye'de faaliyet gösteren 278 şirket aracılığıyla yaklaşık 2 milyon dolarlık yatırımının bulunduğu aktarıldı. Tarafların, yatırım teşvikleri kapsamında karşılıklı yatırımların artırılması yönündeki çalışmaların sürdürülmesi konusunda görüş birliğine vardığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Türk firmalarının Moldova'daki projeleri devam edecek</strong></h3>

<p>Türkiye merkezli firmaların Moldova'da bugüne kadar 55 proje kapsamında 756 milyon dolarlık müteahhitlik hizmeti gerçekleştirdiği bildirildi.</p>

<p><strong>Moldova</strong> tarafının, Türk şirketlerinin önümüzdeki dönemde konut, alışveriş merkezi, altyapı ve üstyapı projelerinde yer almaya devam etmesinin önemine dikkat çektiği belirtildi.</p>

<p>Görüşmede ayrıca Karma Ekonomik Komisyon toplantıları, gümrük alanındaki işbirliği, karşılıklı uçuşların artırılması ve savunma sanayisi alanındaki ortak projeler de ele alınan konular arasında yer aldı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Türkiye-Moldova Serbest Ticaret Anlaşması genişliyor:<br />
İkili ticarette yeni dönem<br />
<br />
(30.07.2026) <a href="https://t.co/I6BAIqvydO" rel="nofollow">pic.twitter.com/I6BAIqvydO</a></p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://x.com/ticaret/status/2082754481981202791?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-turkiye-ve-moldova-ekonomik-iliskileri-guclenecek</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/turkiye-ve-moldova-iki-ulke-arasindaki-serbest-ticaret-anlasmasini-genisletme-gorusmeleri-yapacak.png" type="image/jpeg" length="91909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Hisarcık ilçe teşkilatı YENİ Parti'ye geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-hisarcik-ilce-teskilati-yeni-partiye-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-hisarcik-ilce-teskilati-yeni-partiye-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Hisarcık İlçe Başkanı Recep Önlü ve ilçe teşkilatı yöneticileri, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı. Önlü, istifanın yönetimsel değil, "tabandan gelen bir istifa" olduğunu belirterek, "YENİ Parti iktidar yürüyüşündedir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde CHP İlçe Başkanı <strong>Recep Önlü</strong> ve ilçe teşkilatı yöneticileri, partilerinden istifa ederek <strong>YENİ Parti'</strong>ye katıldı.</p>

<p>Önlü, yaptığı açıklamada, CHP'de siyaset yapma imkanlarının engellendiğini savunarak istifa ettiklerini belirtti. Önlü, "Mutlak butlan kararı ile CHP'nin iktidar yolunun kesilmesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapma şansı vermeyenler bizim istifamıza neden olmuşlardır. Bu istifa yönetimsel bir istifa değildir. Halkın tabandan gelen istifadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldıklarını belirten Önlü, "Bu parti için köy köy dolaştık, köy köy oy toplamaya çalıştık, bu kırsalda, bu zor şartlarda mücadele ettik" diye konuştu.</p>

<h2><strong>Önlü'den CHP'li vekil Ali Fazıl Kasap'a tepki</strong></h2>

<p>Önlü, açıklamasında CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap'ı da eleştirdi. Kasap'ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik sözlerine tepki gösteren Önlü, Kasap'a Hisarcık ilçesini ne sıklıkla ziyaret ettiğini ve ilçedeki etkinliklere katılıp katılmadığını sordu.</p>

<p>Önlü, "Ali Fazıl Kasap'a soruyorum: Siz, 2023 yılından bu yana, seçildiğiniz günden bu yana Hisarcık ilçesini kaç kez ziyaret ettiniz? Sorarım size Ali Fazıl Kasap. Hangi düğünümüze teşrif ettiniz? Hangi cenazemize katıldınız? Doktor olduğunuz halde, milletvekili olduğunuz halde hangi sağlık sorunlarıyla ilgilendiniz?" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"YENİ Parti iktidar yürüyüşündedir"</strong></h3>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yürüyüşünün arkasında olduklarını söyleyen Önlü, buna karşın CHP'deki mevcut yönetimi eleştirdi.</p>

<p>Önlü, "Genel Başkanımız Özgür Özel'in yürüyüşünün arkasındayız. Fakat sizler, tarihin çöplüğünde, siyaset çöplüğünde yok olup gideceksiniz. YENİ Parti iktidar yürüyüşündedir" dedi.</p>

<p>YENİ Parti'nin çiftçinin, işçinin, emeklinin ve esnafın yanında olduğunu savunan Önlü, "Yepyeni, üreten bir Türkiye'de YENİ Parti iktidarına hazır olun" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-hisarcik-ilce-teskilati-yeni-partiye-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-132349.png" type="image/jpeg" length="78533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arkadaşlık Günü bugün mü? 30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü en güzel kısa, anlamlı mesajları ve dostluk sözleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arkadaslik-gunu-bugun-mu-30-temmuz-dunya-arkadaslik-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arkadaslik-gunu-bugun-mu-30-temmuz-dunya-arkadaslik-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arkadaşlık Günü ne zaman kutlanıyor? Her yıl 30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü, dostluk ve dayanışmanın önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanıyor. Peki 30 Temmuz Arkadaşlık Günü neden kutlanıyor? İşte bu özel güne ilişkin bilgiler ile sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz yeni, kısa ve anlamlı Arkadaşlık Günü mesajları ile dostluk sözleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Her yıl <strong>30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü</strong>, dostluk, dayanışma ve insanlar arasındaki karşılıklı anlayışın önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanıyor. Birleşmiş Milletler tarafından resmî olarak kabul edilen bu özel günde, birçok kişi arkadaşlarına güzel dileklerini iletmek, sosyal medya hesaplarında anlamlı paylaşımlar yapmak veya sevdiklerine kısa bir not göndermek istiyor. Peki <strong>Arkadaşlık Günü ne zaman kutlanıyor, neden önem taşıyor?</strong> İşte 30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü hakkında bilgiler ve paylaşabileceğiniz yeni mesajlar.</p>

<h2><strong>Arkadaşlık Günü Ne Zaman Kutlanıyor?</strong></h2>

<p><strong>Dünya Arkadaşlık Günü</strong>, her yıl <strong>30 Temmuz</strong> tarihinde kutlanıyor.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen bu özel gün, toplumlar arasında dostluk, dayanışma, karşılıklı saygı ve barış kültürünün gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Arkadaşlık Günü fikrinin temelleri ise 1958 yılında Paraguay'da başlatılan bir girişime dayanıyor. Zaman içinde uluslararası düzeyde benimsenen gün, bugün birçok ülkede çeşitli etkinlikler ve kutlamalarla anılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="arkadaşlık günü-2" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-132330.png" width="2392" /></p>

<h3><strong>30 Temmuz Arkadaşlık Günü Neden Kutlanıyor?</strong></h3>

<p>Dünya Arkadaşlık Günü, bireyler ve toplumlar arasındaki dostluk bağlarını güçlendirmeyi teşvik etmek amacıyla kutlanıyor.</p>

<p>Bu özel gün, farklı kültürlerden insanların ortak değerlerde buluşmasına, karşılıklı anlayışın artmasına ve sosyal dayanışmanın desteklenmesine dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Yenilenmiş telefon satışlarının 2026'da bir milyonu aşması bekleniyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-2da63d8d4190ac45a97b71114bea068a.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>30 Temmuz Arkadaşlık Günü İçin Yeni Mesajlar</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Gerçek dostluk, zaman geçtikçe değerini kaybetmeyen en kıymetli bağlardan biridir. İyi ki hayatımdasın. Dünya Arkadaşlık Günü kutlu olsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hayatın her döneminde yanında güvenle yürüyebildiğim bir dost olduğun için teşekkür ederim. Nice güzel anıları birlikte biriktirmemiz dileğiyle.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dostluk; aynı yolda yürümek değil, gerektiğinde birbirine güç verebilmektir. İyi ki varsın. Arkadaşlık Günün kutlu olsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Birlikte paylaştığımız her an, yıllar geçse de en güzel hatıralar arasında yer alacak. Dostluğumuzun hep sürmesi dileğiyle.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hayatı güzelleştiren şeylerden biri de güvenebileceğin gerçek dostlara sahip olmaktır. İyi ki arkadaşım oldun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mesafeler değişebilir ama samimi dostluklar hep aynı sıcaklığı taşır. Güzel dostluğumuzun hiç eksilmemesi dileğiyle.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yanımda olduğun her an için teşekkür ederim. Sağlık, mutluluk ve dostluğumuzun uzun yıllar sürmesi dileğiyle.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dostluk, en zor günlerde bile insanın yüzünü güldüren en değerli hazinedir. Dünya Arkadaşlık Günün kutlu olsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hayatın telaşı içinde birbirimizi unutmadan nice güzel günlerde buluşabilmek dileğiyle. İyi ki varsın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir dostun varlığı bazen en güzel cümlelerden daha anlamlıdır. Güzel dostluğumuz daim olsun.</p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="arkadaşlık günü-3" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-132232.png" width="2392" /></h2>

<h3><strong>Kısa Arkadaşlık Günü Mesajları</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>İyi ki yollarımız kesişti. Arkadaşlık Günün kutlu olsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerçek dostluk en güzel zenginliktir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İyi ki varsın, iyi ki dostumsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dostluğumuzun hiç eksilmemesi dileğiyle.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Birlikte nice güzel anılara.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Her zaman yanımda olduğun için teşekkür ederim.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dostluğumuz yıllar geçtikçe daha da güzelleşsin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>En güzel anılar, gerçek dostlarla birikir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sağlık, mutluluk ve dostluk hep seninle olsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nice güzel 30 Temmuzlara.</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="arkadaşlık günü" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-132227.png" width="2392" /></h3>

<h3><strong>Sosyal Medyada Paylaşılabilecek Dostluk Sözleri</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Dostluk, mesafelerle değil güvenle ölçülür.</p>
 </li>
 <li>
 <p>En güzel yol arkadaşlığı, kalpten kurulan dostluktur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerçek dostlar, hayatın en değerli armağanıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güzel dostluklar, zamanı değil sevgiyi büyütür.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Paylaşılan mutluluk çoğalır, paylaşılan dostluk kalıcı olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dostluk, karşılık beklemeden yanında olabilmektir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hayatın en güzel hikâyeleri, gerçek dostlarla yazılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İyi dostlar, en sessiz anlarda bile birbirini anlayandır.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Arkadaşlık Günü Nasıl Kutlanır?</strong></h3>

<p>Dünya Arkadaşlık Günü'nde birçok kişi arkadaşlarına mesaj göndererek, telefonla arayarak ya da sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak bu özel günü kutlamayı tercih ediyor. Küçük bir teşekkür mesajı, birlikte geçirilen güzel anıları hatırlatan bir not veya samimi bir kutlama paylaşımı da dostluğun önemini ifade etmenin en yaygın yolları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arkadaslik-gunu-bugun-mu-30-temmuz-dunya-arkadaslik-gunu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/arkadaslik-gunu-1.png" type="image/jpeg" length="20326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Kavuncu belediye soruşturmalarında gözaltı görüntülerinin yayınlanmasına tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-kavuncu-belediye-sorusturmalarinda-gozalti-goruntulerinin-yayinlanmasina-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-kavuncu-belediye-sorusturmalarinda-gozalti-goruntulerinin-yayinlanmasina-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyondaki gözaltı usullerini eleştirerek, "Gözaltı görüntülerinin servis edilmesi itibar suikastıdır; lekeleme yürüyüşü bir suç ve hak ihlalidir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Sözcüsü <strong>Buğra Kavuncu</strong>, Etimesgut Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen kolluk operasyonu ve gözaltı süreçlerine ilişkin sosyal medya hesabından sert bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Süreç içerisinde uygulanan yöntemleri eleştiren Kavuncu, operasyonların masumiyet karinesini ve temel insan haklarını hiçe sayan bir <strong>"itibar suikastına"</strong> dönüştüğünü savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Kurgulanmış görüntülerin servis edilmesinin gerekçesi nedir?"</strong></h2>

<p>Gözaltı süreçlerindeki usullere ve kamuoyuna sunulan servis görüntülere dikkati çeken Buğra Kavuncu, paylaşımında şu soruları ve eleştirileri yöneltti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Emniyet’in gerçekleştirdiği operasyonlar ve gözaltı süreçleri her geçen gün sertleşiyor ve itibar suikastı gerçekleştiriliyor. Mesela adeta kurgulanmış gözaltı görüntülerinin ısrarla servis edilmesinin gerekçesi nedir? Seçilmiş bir belediye başkanının bu şekilde gözaltına alınmasıyla ne amaçlanıyor? Lekeleme Yürüyüşü bir suçtur ve hak ihlalidir."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"Gözaltındaki kişinin telefon verileri nasıl birilerinin eline geçiyor?"</strong></h2>

<p>Kavuncu, soruşturma gizliliğinin ve kişisel verilerin korunmasının ihlal edildiğine işaret ederek tepkisini şu sözlerle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Daha da ileri taşıyalım: Gözaltına alınan bir kişinin, emniyete güvenerek verdiği telefon şifresinin ardından, telefonundaki görüntüler, yazışmalar vb. nasıl hızlıca birilerinin eline geçiyor? Hukuk mekanizmalarının tamamen yok edilmesiyle otoriterliğin ötesine geçen yönetim anlayışı tescil ediliyor. Bu yolun sonu yol değil."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-kavuncu-belediye-sorusturmalarinda-gozalti-goruntulerinin-yayinlanmasina-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6560ba38-25ba-4f2b-95c4-bc01ad8f.jpg" type="image/jpeg" length="69665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Keçiören’de "Üretici Pazarları" ile doğrudan satış dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/keciorende-uretici-pazarlari-ile-dogrudan-satis-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/keciorende-uretici-pazarlari-ile-dogrudan-satis-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Keçiören Belediyesi'nin "Üretici Pazarları" uygulamasıyla taze ve doğal ürünler aracısız olarak halkla buluşuyor. Haftanın 3 günü kurulan pazarlar hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de aile bütçesine nefes aldırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, yerel üreticileri desteklemek ve vatandaşların sağlıklı, taze gıdaya uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamak amacıyla başlattığı <strong>"Üretici Pazarları"</strong> uygulamasını sürdürüyor. Aracıları ortadan kaldıran sistem sayesinde çiftçiler ve el emeği üreticileri mahsullerini doğrudan tüketiciye sunarken, aile bütçelerine de önemli bir katkı sağlanıyor.</p>

<p><img alt="6Da685B4 Ba7F 4B4D 927F 9361E1007Ffc W" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6da685b4-ba7f-4b4d-927f-9361e1007ffc-w.jpg" width="2400" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım üreticilerine ve evinde el emeği ürün hazırlayan vatandaşlara <strong>ücretsiz tezgah ve satış alanı</strong> tahsis eden belediye, hem üreticinin emeğinin karşılığını almasını hem de tüketicinin enflasyona karşı korunmasını hedefliyor.</p>

<h2><strong>Haftanın 3 günü farklı semtlerde kuruluyor</strong></h2>

<p>Taze sebze, meyve ve el yapımı doğal ürünlerin yer aldığı Üretici Pazarları, haftanın üç günü hizmet sunacak.  Pazar <strong>Pazartesi</strong> Bağlum Semt Pazarı'nda, <strong>Çarşamba:</strong> Etlik Semt Pazarı'nda, <strong>Cumartesi:</strong> Bademlik Semt Pazarı'nda açılacak.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/keciorende-uretici-pazarlari-ile-dogrudan-satis-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/45d25392-140b-484c-a096-1ab99b8b83b2-w.jpg" type="image/jpeg" length="38807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LÖSEV Gençliği’nden Güvenpark’ta eylemlerini sürdüren gazi ve şehit yakınlarına destek ziyareti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/losev-gencliginden-guvenparkta-eylemlerini-surduren-gazi-ve-sehit-yakinlarina-destek-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/losev-gencliginden-guvenparkta-eylemlerini-surduren-gazi-ve-sehit-yakinlarina-destek-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark'ta eylem yapan er şehit yakınları ve gazileri LÖSEV Gençliği ziyaret etti. Hastalığı yenen gençler, "Sizler vatanı, bizler lösemiyi yendik; sizler Türk milletinin kahramanlarısınız" diyerek gazilere destek verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark'ta oturma eylemi başlatan er şehit yakınları ve gazilere destek ziyaretleri devam ediyor. Hak mücadelelerini sürdüren gazileri ve şehit ailelerini son olarak <strong>LÖSEV Gençliği</strong> ziyaret etti.</p>

<p>Lösemiyle mücadele edip hastalığı yenerek sağlığına kavuşan gençler, Güvenpark'taki elem alanına gelerek gazilerle bir araya geldi ve dayanışma mesajları verdi.</p>

<h2><strong>"Siz terörle mücadele ettiniz, biz lösemi canavarıyla"</strong></h2>

<p>Ziyarette söz alan iyileşmiş gençler ve çocuklar, gazilerin vatan savunmasında gösterdiği direnç ile kendilerinin amansız hastalık karşısındaki yaşam mücadeleleri arasında güçlü bir bağ kurduklarını ifade etti.</p>

<p>LÖSEV Gençliği adına yapılan ortak açıklamada, birlik ve beraberlik vurgusu öne çıkarılarak şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sizleri en iyi biz anlarız. Siz yıllarca terörle mücadele ettiniz, vatanın bölünmez bütünlüğü için savaştınız, hayatınızı hiçe saydınız. Bizler de lösemi canavarı ile yıllarca mücadele ettik, çocukluğumuzu yaşayamadık. Yeniden hayata tutunabilmek ve sağlıklı günlere kavuşabilmek için var gücümüzle mücadele ettik. Kimi kardeşimiz kolunu, bacağını, kimi gözünü veya karaciğerini kaybetti. Ama yılmadık, bir gün bile teslim olmadık. Sonunda zafer bizim oldu."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>"En yüksek mertebelerde mutlu yaşamı hak ediyorsunuz"</strong></h2>

<p>Açıklamada, LÖSEV Kurucusu Dr. Üstün Ezer’in kanseri yenen gençleri "kahraman" olarak tanımladığı hatırlatılarak gazilere hitaben şu mesaj paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bizler de sizleri kahramanlarımız olarak ziyaret ediyoruz. Sizler de terör canavarını yenerek vatanımızı korudunuz. Bütün Türk milletinin kahramanısınız. En yüksek mertebelerde en güzel ve mutlu yaşamı hak ediyorsunuz. Sizlere destek olmak ve moral vermek üzere yanınızdayız. Unutmayınız ki bütün Türk milletinin kalbindesiniz. Sizi seviyor ve mücadelenizde başarılar diliyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Güvenpark'taki nöbet alanında gerçekleşen buluşma, gaziler ve şehit yakınları tarafından duygusal anlarla karşılanırken, gençler gazilere moral vererek mücadelelerinde başarı dileklerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/losev-gencliginden-guvenparkta-eylemlerini-surduren-gazi-ve-sehit-yakinlarina-destek-ziyareti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/d4782e84-30db-4539-9dc8-a76942290185-w.png" type="image/jpeg" length="21225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş açıkladı: Açlık sınırı 37 bin liraya dayandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-liraya-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-liraya-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş'in temmuz ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı aylık bazda yüzde 3,30 artarak 36 bin 939 liraya, yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 liraya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk-İş Konfederasyonu</strong>'nun temmuz ayı araştırmasına göre, Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden <strong>açlık sınırı,</strong> bir önceki aya göre yüzde 3,30 artarak 36 bin 939 lira 87 kuruşa yükseldi. Dört kişilik ailenin gıda, kira, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel giderlerini kapsayan<strong> yoksulluk sınırı </strong>ise 120 bin 325 liraya ulaştı.</p>

<h2><strong>Açlık sınırı bir ayda bin 181 lira arttı</strong></h2>

<p>Türk-İş'in araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması olarak hesaplanan açlık sınırı temmuz ayında 36 bin 939 lira 87 kuruş oldu.</p>

<p>Haziran ayında 35 bin 758 lira 88 kuruş olarak hesaplanan açlık sınırı, bir ayda 1.180 lira 99 kuruş arttı. Böylece aylık artış oranı yüzde 3,30 olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Açlık sınırı asgari ücreti 8 bin 864 lira aştı</strong></h3>

<p>2026 yılında 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak uygulanan net asgari ücret, temmuz ayında dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda ihtiyacını karşılamak için gereken tutarın altında kaldı.</p>

<p>Türk-İş verilerine göre açlık sınırı, net asgari ücreti 8 bin 864 lira 37 kuruş aştı. Böylece dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması, tek bir asgari ücretten yaklaşık yüzde 31,6 daha yüksek seviyeye ulaştı.</p>

<h3><strong>Yoksulluk sınırı 120 bin lirayı geçti</strong></h3>

<p>Araştırmada, gıda harcamalarının yanı sıra giyim, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderler de hesaplandı.</p>

<p>Bu kapsamda dört kişilik bir ailenin aylık toplam zorunlu harcamasını ifade eden yoksulluk sınırı, temmuz ayında 120 bin 325 lira 30 kuruş olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>Bekar çalışanın yaşama maliyeti 47 bin 758 lira</strong></h3>

<p>Türk-İş araştırmasında bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de hesaplandı.</p>

<p>Buna göre bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti temmuz ayında 47 bin 758 lira 39 kuruş olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Gıda harcamalarında yıllık artış yüzde 39,85</strong></h3>

<p>Araştırmaya göre gıda harcamalarındaki yükseliş son 12 aylık dönemde yüzde 39,85'e ulaştı.</p>

<p>Gıda harcamalarındaki yıllık ortalama artış yüzde 40,60 olarak hesaplanırken, ocak-temmuz dönemindeki artış oranı ise yüzde 22,54 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-liraya-dayandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-09-120439.png" type="image/jpeg" length="29837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şerefiye Sarnıcı’nda düzenlenen "Derinden Gelen Sesler"in Ağustos programı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/serefiye-sarnicinda-duzenlenen-derinden-gelen-seslerin-agustos-programi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/serefiye-sarnicinda-duzenlenen-derinden-gelen-seslerin-agustos-programi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Kültür AŞ işletmesindeki 1600 yıllık Şerefiye Sarnıcı, "Derinden Gelen Sesler" konser serisiyle ağustos ayında da müzikseverleri ağırlıyor. Sarnıçta akustik, musiki, opera ve klasik müzik performansları sahnelenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un 1600 yıllık köklü tarihine tanıklık eden en önemli yapılardan biri olan <strong>Şerefiye Sarnıcı</strong>, büyüleyici mimarisi ve doğal akustiğiyle ağustos ayında da sanatseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ bünyesinde düzenlenen <strong>“Derinden Gelen Sesler”</strong> konser serisi; akustik tınılardan klasik Türk musikisine, operadan klasisizmin seçkin eserlerine uzanan geniş bir yelpazeyi tarihi atmosferle buluşturuyor.</p>

<p>Tarihi sarnıcın doğal yankı ve akustik yapısını performansa dönüştüren seri, mekanı yaşayan bir kültür-sanat merkezine dönüştürürken dinleyicilere zamanın ve mekanın sınırlarını aşan çok katmanlı bir müzik deneyimi vadediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="B6352Bb3 D0Ae 4F94 B52A 2028Eeea9A15 W" class="detail-photo img-fluid" height="1467" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/b6352bb3-d0ae-4f94-b52a-2028eeea9a15-w.jpg" width="2200" /></p>

<h2><strong>Ağustos ayı etkinlik takvimi</strong></h2>

<p>Sarnıcın sütunları arasında yankılanacak konser serisinde ağustos ayı boyunca sahne alacak performanslar şu şekilde planlandı:</p>

<h3><strong>Akustik Akşamlar</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>7 Ağustos Cuma (20.30):</strong> <i>Suyun Sesine Karışan Şarkılar</i> – Ezgi Barhan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>8 Ağustos Cumartesi (20.30):</strong> <i>Sarnıçta Akustik Bir Akşam</i> – Doa</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Zamansız Nağmeler (Musiki)</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>14 Ağustos Cuma (20.30):</strong> <i>Klasik Türk Musikisi Kanun Resitali</i> – Turgut Özüfler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15 Ağustos Cumartesi (20.30):</strong> <i>Doğu Batı Divanı</i> – TriOrient</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16 Ağustos Pazar (20.30):</strong> <i>Ustalara Saygı Konseri</i> – 2 Saz 1 Ses</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Perde Açılıyor: Opera</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>22 Ağustos Cumartesi (20.30):</strong> <i>Bir Opera Gecesi</i></p>

 <p><i>(Solistler: Dilara Ataibiş, Kaan Mert Özbelen / Piyano: Gizem Dalkılıç)</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23 Ağustos Pazar (20.30):</strong> <i>Opera Başyapıtları</i></p>

 <p><i>(Solist: Berk Dalkılıç / Piyano: Gizem Dalkılıç)</i></p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Klasik Buluşmalar</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>28 Ağustos Cuma (20.30):</strong> <i>Lirik Melodilere Uzanan Yolculuk</i> – Sular ve Sesler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>29 Ağustos Cumartesi (20.30):</strong> <i>Klasik ve Romantik Dönem Seçkileri</i> – Trio MySia</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>30 Ağustos Pazar (20.30):</strong> <i>Zafer Senfonisi</i></p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Biletler Sarnıç gişelerinde</strong></h2>

<p>Müzikseverlerin yoğun ilgi göstermesi beklenen konserlerin biletleri, Şerefiye Sarnıcı müze girişinde yer alan bilet gişeleri (kiosk) üzerinden temin edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/serefiye-sarnicinda-duzenlenen-derinden-gelen-seslerin-agustos-programi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/edc9ab5b-dcdd-463a-a00e-7ae7a5106d45-w.jpg" type="image/jpeg" length="46168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı: 9 ilde orman yangını uyarısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-9-ilde-orman-yangini-uyarisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-9-ilde-orman-yangini-uyarisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, orman yangını riski bulunan 9 ilde cep telefonu kullanıcılarına uyarı mesajı gönderdi. Vatandaşlardan yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınmaları istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı</strong>, orman yangını riski yüksek bölgelerde yaşayan vatandaşlara yönelik uyarı mesajı yayımladı.</p>

<p><strong>Çanakkale</strong>, <strong>Balıkesir</strong>, <strong>İzmir</strong>, <strong>Manisa</strong>, <strong>Aydın</strong>, <strong>Muğla</strong>, <strong>Antalya</strong>, <strong>Mersin</strong> ve <strong>Adana</strong>'da sinyal veren cep telefonu kullanıcılarına yangın riskine karşı dikkatli olunması yönünde bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu illerde orman yangını açısından yüksek risk bulunduğu belirtilerek, vatandaşların yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınmaları istendi.</p>

<h2><strong>Riskli illerde cep telefonlarına uyarı gönderildi</strong></h2>

<p><strong>Orman yangını</strong> açısından hassas bölgelerde bulunan cep telefonu kullanıcılarına gönderilen mesajda, açık alanlarda ateş yakılmaması ve olası yangın belirtilerinde hızlı şekilde ihbarda bulunulması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık tarafından gönderilen uyarı mesajında, "Dikkat, bulunduğunuz alanda orman yangını riski çok yüksektir. Yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınalım. Açık alanda ateş yakmayalım. En küçük duman veya alev gördüğünüzde, 112'yi derhal arayalım. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz" ifadelerine yer verildi.</p>

<h3><strong>Vatandaşlara yangınlara karşı dikkatli olma çağrısı</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, yüksek sıcaklıklar ve <strong>kuraklık</strong> nedeniyle yangın riskinin arttığı dönemlerde vatandaşların daha duyarlı hareket etmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Yetkililer, özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, yangına sebep olabilecek faaliyetlerden uzak durulması ve görülen duman ya da alevlerin vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-9-ilde-orman-yangini-uyarisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/orman-yangini-riski-tasiyan-9-ildeki-vatandaslarin-cep-telefonlarina-uyari-mesaji.png" type="image/jpeg" length="95299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramankazan Belediyesi'nden gençlere YKS tercih desteği]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kahramankazan-belediyesinden-genclere-yks-tercih-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kahramankazan-belediyesinden-genclere-yks-tercih-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramankazan Belediyesi, YKS tercih maratonundaki üniversite adayları için Mavi Ay Birimi'nde ücretsiz danışmanlık hizmeti başlattı. 10 Ağustos'a kadar sürecek programda uzmanlar adaylara rehberlik edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_b6402747948431a3-68">Kahramankazan Belediyesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından kritik tercih maratonuna giren üniversite adaylarını yalnız bırakmıyor. Belediye tarafından başlatılan <strong>"YKS Tercih Danışmanlığı"</strong> hizmeti kapsamında gençler, geleceklerini şekillendirecek olan bu süreçte uzman rehberlerden profesyonel destek alıyor.</p>

<h2 id="p-rc_b6402747948431a3-69"><strong>Danışmanlık hizmeti 10 Ağustos'a kadar sürecek</strong></h2>

<p>Adayların puanları, başarı sıralamaları ve kişisel hedefleri doğrultusunda en doğru tercih listesini oluşturmayı hedefleyen rehberlik programı, <strong>29 Temmuz - 10 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında hizmet verecek.</p>

<p id="p-rc_b6402747948431a3-70">Öğrenciler ve veliler, haftanın her günü <strong>13.00 - 16.00</strong> saatleri arasında Kahramankazan Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren <strong>Mavi Ay Birimi’ne</strong> başvurarak ücretsiz danışmanlık hizmetinden yararlanabilecek. Süreç boyunca Mersin Eğitim Kurumları'nın uzman eğitmenleri adaylara birebir rehberlik sağlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başkan Çırpanoğlu: "Geleceğinizi birlikte şekillendiriyoruz"</strong></h2>

<p>Eğitime ve gençliğe yapılan yatırımların önemine dikkati çeken Kahramankazan Belediye Başkanı <strong>Selim Çırpanoğlu</strong>, tercih döneminde doğru yönlendirmenin kritik bir rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Gençlerin heyecanına ortak olduklarını belirten Başkan Çırpanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Üniversite tercih dönemi, öğrencilerimizin geleceğini şekillendiren en önemli süreçlerden biridir. Bu süreçte gençlerimizin doğru ve bilinçli kararlar alabilmeleri için uzman desteği sunuyoruz. Tüm öğrencilerimize tercih döneminde ve kurulacak yeni üniversite yaşamlarında başarılar diliyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kahramankazan-belediyesinden-genclere-yks-tercih-destegi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f2c90632-30a8-4832-8783-157dcb2ed058-w.jpeg" type="image/jpeg" length="19022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cam balkonlar sökülecek mi? Cam balkon yaptırmak için hangi şartlar aranacak? Yeni düzenleme neleri kapsıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cam-balkonlar-sokulecek-mi-cam-balkon-yaptirmak-icin-sartlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cam-balkonlar-sokulecek-mi-cam-balkon-yaptirmak-icin-sartlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cam balkon düzenlemesi nedir, cam balkonlar sökülecek mi? Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hazırladığı yönetmelik taslağı, cam balkon, çardak ve kameriye gibi ruhsat gerektirmeyen uygulamalara ilişkin yeni kurallar öngörüyor. Peki yeni cam balkon düzenlemesi neleri kapsıyor, tüm kat maliklerinin onayı zorunlu olacak mı ve mevcut cam balkonlar için nasıl bir süreç işleyecek? İşte taslağın öne çıkan ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan <strong>yönetmelik değişikliği taslağı</strong>, cam balkon başta olmak üzere ruhsat gerektirmeyen bazı yapı uygulamalarına ilişkin yeni kurallar öngörüyor. Taslakta özellikle <strong>açılır-kapanır cam balkon sistemleri</strong>, çardak ve kameriye gibi uygulamalarda kat maliklerinin onayı, mimari bütünlük ve güvenlik kriterlerine yönelik düzenlemeler yer alıyor. Taslağın gündeme gelmesinin ardından "Cam balkonlar sökülecek mi?" ve "Yeni cam balkon yaptırmak için hangi şartlar gerekecek?" soruları kamuoyunda araştırılmaya başlandı.</p>

<h2><strong>Cam Balkon Düzenlemesi Nedir?</strong></h2>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan yönetmelik taslağı, yapı ruhsatı gerektirmeyen bazı uygulamalarda ortak kurallar oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>Taslak kapsamında cam balkon sistemleri, çardak, kameriye ve benzeri yapıların belirli teknik ve hukuki şartlara uygun şekilde yapılması hedefleniyor. Düzenlemenin temel amacı; binaların mimari bütünlüğünün korunması, ortak yaşam alanlarında standart oluşturulması ve güvenlik şartlarının güçlendirilmesi olarak belirtiliyor.</p>

<p>Taslak düzenleme henüz yürürlüğe girmediği için kesin uygulama esasları resmî düzenlemenin yayımlanmasının ardından netleşecek.</p>

<p><img alt="cam balkon-2" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-130219.png" width="2392" /></p>

<h3><strong>Cam Balkonlar Sökülecek Mi?</strong></h3>

<p>Taslak yönetmelikte, mevcut tüm cam balkonların zorunlu olarak söküleceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son günlerde sosyal medya ve çeşitli platformlarda yer alan "cam balkonlar sökülecek" yönündeki paylaşımların aksine, taslak metinde mevcut uygulamaların toplu şekilde kaldırılmasını öngören bir düzenleme yer almıyor.</p>

<p>Taslakta ağırlıklı olarak bundan sonra yapılacak uygulamalara ilişkin usul ve esaslar düzenleniyor.</p>

<h3><strong>Yeni Cam Balkon Yaptırmak İçin Hangi Şartlar Gerekecek?</strong></h3>

<p>Taslak düzenlemeye göre yeni yapılacak cam balkon uygulamalarında daha kapsamlı kurallar uygulanması planlanıyor.</p>

<p>Buna göre;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tüm kat maliklerinin bireysel rızasını gösteren <strong>ıslak imzalı muvafakatname</strong> alınması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Binanın mimari bütünlüğünü koruyacak ortak tasarım ve malzemenin kullanılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kullanılacak sistemlerin can ve mal güvenliği bakımından standartlara uygun olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ortak alanları etkileyen uygulamalarda keyfî değişikliklerin önlenmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>öngörülüyor.</p>

<p>Bu şartların, yönetmeliğin yürürlüğe girmesi hâlinde uygulanması planlanıyor.</p>

<p><img alt="cam balkon-3" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-130036-1.png" width="2392" /></p>

<h3><strong>Tüm Kat Maliklerinin Onayı Zorunlu Mu Olacak?</strong></h3>

<p>Taslak yönetmelikte yer alan düzenlemeye göre cam balkon ve benzeri uygulamalar için <strong>tüm kat maliklerinin bireysel muvafakati</strong> aranması öngörülüyor.</p>

<p>Bu kapsamda yalnızca apartman yönetiminin kararı değil, kat maliklerinin ayrı ayrı onay vermesi planlanan şartlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Kesin uygulama ise yönetmeliğin resmî olarak yürürlüğe girmesiyle birlikte belli olacak.</p>

<h3><strong>Mevcut Cam Balkon Sahiplerini Neler Bekliyor?</strong></h3>

<p>Taslak düzenleme, mevcut cam balkonların tamamı için otomatik bir söküm süreci öngörmüyor.</p>

<p>Bununla birlikte kat maliklerinin onayı alınmadan yapılan, binanın dış cephesini değiştiren veya güvenlik riski oluşturduğu değerlendirilen uygulamalar hakkında ilgili mevzuat kapsamında inceleme yapılabilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Bu süreçlerde uygulanacak usuller, yürürlüğe girecek nihai yönetmelik hükümleri doğrultusunda belirlenecek.</p>

<p><img alt="cam balkon" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-130028.png" width="2392" /></p>

<h3><strong>Düzenlemenin Amacı Ne?</strong></h3>

<p>Bakanlık tarafından hazırlanan taslağın temel amaçları arasında şu başlıklar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Binalarda mimari bütünlüğün korunması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görüntü kirliliğinin azaltılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Can ve mal güvenliğinin artırılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kat maliklerinin ortak haklarının korunması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ruhsat gerektirmeyen uygulamalarda ortak standart oluşturulması.</p>
 </li>
</ul>

<p>Taslak düzenleme ile ülke genelinde benzer uygulamalarda ortak esasların oluşturulması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Yönetmelik Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?</strong></h3>

<p>30 Temmuz 2026 itibarıyla söz konusu düzenleme <strong>taslak</strong> aşamasında bulunuyor.</p>

<p>Taslağın yürürlüğe girebilmesi için ilgili mevzuat sürecinin tamamlanması ve resmî olarak yayımlanması gerekiyor. Nihai metinde değişiklik yapılması da mümkün olabileceğinden, uygulanacak kesin hükümler resmî düzenleme yayımlandıktan sonra netlik kazanacak.</p>

<p><img alt="cam balkon" class="detail-photo img-fluid" height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-130017.png" width="2392" /></p>

<h3><strong>Cam Balkon Düzenlemesiyle İlgili Öne Çıkanlar</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Düzenleme şu an <strong>taslak</strong> aşamasında bulunuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mevcut cam balkonların toplu şekilde sökülmesini öngören bir hüküm bulunmuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni cam balkon uygulamalarında tüm kat maliklerinin onayının aranması planlanıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mimari bütünlük ve güvenlik kriterlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kesin hükümler, yürürlüğe girecek resmî yönetmelikle belli olacak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan yönetmelik taslağı, cam balkon ve benzeri uygulamalara ilişkin yeni kurallar öngörüyor. Taslakta kat maliklerinin onayı, mimari bütünlük ve güvenlik şartlarına ilişkin düzenlemeler yer alırken, mevcut cam balkonların zorunlu olarak söküleceğine dair herhangi bir hüküm bulunmuyor. Düzenlemeye ilişkin nihai uygulama esasları, yönetmeliğin resmî olarak yürürlüğe girmesiyle kesinleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cam-balkonlar-sokulecek-mi-cam-balkon-yaptirmak-icin-sartlar</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/cam-balkon-1.png" type="image/jpeg" length="75664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB’den Türkiye-Irak ilişkilerine ilişkin mesaj: "Güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz sürüyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msbden-turkiye-irak-iliskilerine-iliskin-mesaj-guvenlik-alanindaki-is-birligi-kesintisiz-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msbden-turkiye-irak-iliskilerine-iliskin-mesaj-guvenlik-alanindaki-is-birligi-kesintisiz-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSB'den yapılan açıklamada, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türkiye ziyareti sonrasında iki ülke arasında imzalanan anlaşmaların bölgesel istikrar ve güvenlik açısından önem taşıdığı bildirildi. Türkiye ile Irak arasındaki güvenlik iş birliğinin kesintisiz sürdüğü belirtilen açıklamada, sınır güvenliği ve terörle mücadelede ortak koordinasyonun kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığından (MSB), <strong>Irak</strong> Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türkiye ziyareti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelerin ardından <strong>Türkiye</strong>-<strong>Irak</strong> arasında imzalanan anlaşmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu temaslar ve imzalanan anlaşmaların iki ülke arasındaki ilişkilerinin yanı sıra bölgesel istikrar ve güvenlik açısından önemli bir adım olduğu kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen iş birliğinin terörle mücadelede elde edilen başarıların önemli unsurlarından biri olduğu vurgulandı. Güvenlik alanındaki iş birliğinin kesintisiz sürdüğü belirtilen açıklamada, ortak mekanizmaların işletildiği, sınır güvenliği ile terörle mücadeleye yönelik koordinasyonun kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi. </p>

<h2><strong>"Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde sürüyor"</strong></h2>

<p><strong>MSB'nin açıklamasında şunlar kaydedildi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Irak Başbakanının ülkemizi ziyareti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeler ve müteakiben imzalanan anlaşmalar ülkemiz, Irak ile bölgesel istikrar ve güven açısından önem taşımaktadır. Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen iş birliği, terörle mücadelede elde edilen başarının önemli unsurlarından biri olmuştur. Irak ile güvenlik alanındaki iş birliği kesintisiz şekilde devam etmektedir. Ortak mekanizmalar işletilmekte, sınır güvenliği ve terörle mücadeleye yönelik koordinasyon kararlılıkla sürdürülmektedir.</p>

<p>Daha önce de iki ülke arasında gerçekleştirilen toplantılarda; sınır güvenliği, terörle mücadele, savunma sanayii alanlarında eşgüdüm ve iş birliğinin arttırılması konularında mutabık kalınmıştır. Son dönemde gerçekleştirilen temaslarda ekonomi ve enerji alanındaki iş birliği ön plana çıkarken, güvenlik alanında daha önce oluşturulan mekanizmalar etkin şekilde işlemeye devam etmektedir. Türkiye ile Irak arasındaki iş birliğinin güçlenmesi, bölgesel istikrarın yanı sıra Irak Türkmenlerinin güvenliği ve refahı açısından da büyük önem taşımaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msbden-turkiye-irak-iliskilerine-iliskin-mesaj-guvenlik-alanindaki-is-birligi-kesintisiz-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-46c6a74af9acf506975c1de9fec02eb1jpg.webp" type="image/jpeg" length="74280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="57396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="16256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="71251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="72219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="31599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="31291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="52158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="39494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="96036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="15439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="75485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="20139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="63705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="84979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="12533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="81715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="90495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="59874"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
