<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 14:42:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trendyol Süper Lig 2. hafta hakemleri açıklandı! İşte maçları yönetecek hakemler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trendyol-super-lig-2-hafta-hakemleri-aciklandi-iste-maclari-yonetecek-hakemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trendyol-super-lig-2-hafta-hakemleri-aciklandi-iste-maclari-yonetecek-hakemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK), Trendyol Süper Lig'in ikinci haftasında düdük çalacak hakemleri duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Süper Lig'</strong>de ikinci hafta mücadelesi, 21 Ağustos Cuma günü Erzurumspor FK ile <strong>Galatasaray </strong>arasında oynanacak karşılaşmayla başlayacak.<strong> Türkiye Futbol Federasyonu</strong> da haftadaki maçlarda görev yapacak hakemleri duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haftanın açılış karşılaşmasında Erzurumspor FK, Galatasaray'ı konuk edecek. İkinci hafta programındaki son mücadele ise 24 Ağustos Pazartesi günü Kocaelispor ile Amed Sportif Faaliyetler arasında oynanacak.</p>

<p>İkinci haftada Fenerbahçe sahasında Konyaspor'u ağırlarken Trabzonspor, Başakşehir'i kendi sahasında konuk edecek. Beşiktaş ise deplasmanda Alanyaspor ile karşılaşacak. </p>

<h2><strong>Görev alacak hakimler</strong></h2>

<p><strong>İşte Süper Lig'in 2. haftasında görev alacak hakemler:</strong></p>

<p>Erzurumspor FK-Galatasaray: Çağdaş Altay</p>

<p>Çaykur Rizespor-Samsunspor: Ömer Faruk Turtay</p>

<p>Arca Çorum FK-Kasımpaşa: Fatih Tokail</p>

<p>Fenerbahçe-TÜMOSAN Konyaspor: Atilla Karaoğlan</p>

<p>Eyüpspor-Gaziantep FK: Reşat Onur Çoşkunses</p>

<p>Trabzonspor-İstanbul Başakşehir: Ali Şansalan</p>

<p>Göztepe-Gençlerbirliği: Batuhan Kolak</p>

<p>Corendon Alanyaspor-Beşiktaş: Adnan Deniz Kayatepe</p>

<p>Kocaelispor-Amed Sportif Faaliyetler: Ümit Öztürk</p>

<p><img alt="Tff Hakem" height="1117" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tff-hakem.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trendyol-super-lig-2-hafta-hakemleri-aciklandi-iste-maclari-yonetecek-hakemler</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gornik-zabrze-fenerbahce-macinda-var-ve-saha-hakemleri-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="17797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: Uber Türkiye yöneticisi Ludovic Georges'e Turkuaz Kart verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-uber-turkiye-yoneticisi-ludovic-georgese-turkuaz-kart-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-uber-turkiye-yoneticisi-ludovic-georgese-turkuaz-kart-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Uber Türkiye Mobilite Genel Müdürü Ludovic Georges'e Turkuaz Kart teslim etti. Işıkhan, yatırımcıların destekleneceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Uber Türkiye Mobilite Genel Müdürü Ludovic Georges'e Turkuaz Kart teslim etti. Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Işıkhan'dan yatırım mesajı</strong></h2>

<p>Bakan Işıkhan, Ludovic Georges'e Turkuaz Kart'ın teslim edildiğini belirterek, Türkiye'nin istihdam kapasitesine katkı sunan yatırımcıların desteklenmeye devam edileceğini bildirdi.</p>

<p>Işıkhan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yatırım ortamımızın güçlenmesi için adımlarımızı atıyoruz. Uber Türkiye Mobilite Genel Müdürü Sayın Ludovic Georges’e Turkuaz Kartımızı teslim ettik. Ülkemizin istihdam kapasitesine katkı sağlayan yatırımcıları desteklemeye devam edeceğiz. İstikrar ve güven üreten merkez ülke konumumuzu güçlendirmeyi sürdüreceğiz."</p>

<h3><strong>Turkuaz Kart teslim edildi</strong></h3>

<p>Bakan Işıkhan'ın açıklamasında, Turkuaz Kart uygulaması kapsamında gerçekleştirilen teslimatın yatırım ve istihdam başlıklarıyla birlikte değerlendirildiği görüldü. Işıkhan, Türkiye'nin yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yatırım ortamımızın güçlenmesi için adımlarımızı atıyoruz.<br />
<br />
Uber Türkiye Mobilite Genel Müdürü Sayın Ludovic Georges’e Turkuaz Kartımızı teslim ettik.<br />
<br />
Ülkemizin istihdam kapasitesine katkı sağlayan yatırımcıları desteklemeye devam edeceğiz. İstikrar ve güven üreten merkez ülke… <a href="https://t.co/2HHaY8Hlub" rel="nofollow">pic.twitter.com/2HHaY8Hlub</a></p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://x.com/isikhanvedat/status/2090363459330297943?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-uber-turkiye-yoneticisi-ludovic-georgese-turkuaz-kart-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-isikhan-uber-turkiye-yoneticisi-ludovic-georgese-turkuaz-kart-verdi.jpeg" type="image/jpeg" length="18516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aleksey Batrakov kimdir, kaç yaşında? Galatasaray’ın transfer görüşmelerine başladığı Rus yıldızın kariyeri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aleksey-batrakov-kimdir-kac-yasinda-galatasarayin-transfer-gorusmelerine-basladigi-rus-yildizin-kariyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aleksey-batrakov-kimdir-kac-yasinda-galatasarayin-transfer-gorusmelerine-basladigi-rus-yildizin-kariyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aleksey Batrakov, Galatasaray’ın transferi için resmi görüşmelere başladığı isim olarak gündemin öne çıkan futbolcularından biri oldu. Lokomotiv Moskova altyapısından yetişen 21 yaşındaki Rus 10 numara; yaşı, skor katkısı ve 28 milyon euroluk güncel piyasa değeriyle dikkat çekiyor. Batrakov, 20 Ağustos 2026 itibarıyla sağlık kontrolleri ve transfer görüşmelerinin tamamlanması amacıyla İstanbul’a hareket etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray, orta sahadaki hücum gücünü artırmak için <strong>Aleksey Batrakov transferinde</strong> resmi aşamaya geçti. 20 Ağustos'ta gelen son bilgilere göre Lokomotiv Moskova, oyuncunun Galatasaray için sağlık kontrolünden geçmek ve kişisel sözleşme görüşmelerini sonuçlandırmak üzere İstanbul’a gittiğini açıkladı. Tarafların resmi görüşmelere başlamasıyla birlikte transferin tamamlanması için sağlık kontrolü ve sözleşme sürecinin sonuçlanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Aleksey Batrakov1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/aleksey-batrakov1.webp" width="1280" /></p>

<h2>ALEKSEY BATRAKOV KİMDİR?</h2>

<p>Aleksey Andreyeviç Batrakov, 9 Haziran 2005 tarihinde Rusya'nın Moskova bölgesindeki Orekhovo-Zuevo kentinde dünyaya geldi. 21 yaşındaki futbolcu 1,73 metre boyunda ve ağırlıklı olarak hücuma dönük orta saha, yani 10 numara pozisyonunda görev yapıyor. Sağ ayağını kullanan Batrakov, merkez orta saha ve sağ orta saha bölgelerinde de oynayabiliyor.</p>

<p>Futbola çok küçük yaşlarda Lokomotiv Moskova altyapısında başlayan Rus oyuncu, 2011 yılından bu yana kulübün bünyesinde bulunuyor. Lokomotiv'in verdiği bilgilere göre altyapı organizasyonlarında 27 gol ve 43 asist üreten Batrakov, genç takım seviyesinde şampiyonluk yaşarken 2023'te MFL'de sezonun oyuncusu seçildi.</p>

<p><img alt="Aleksey Batrakov3" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/aleksey-batrakov3.webp" width="1600" /></p>

<h3>ALEKSEY BATRAKOV HANGİ MEVKİDE OYNUYOR?</h3>

<p>Batrakov'un ana mevkisi hücuma dönük orta saha. Rus futbolcu özellikle forvet arkasında görev yaparken skor üretmesi, ceza sahasına girmesi ve hücum organizasyonlarının merkezinde yer almasıyla öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfermarkt verilerine göre Batrakov'un alternatif mevkileri merkez orta saha ve sağ orta saha. Genç oyuncunun çok yönlü orta saha profili, farklı hücum dizilişlerinde kullanılabilmesine imkân sağlıyor.</p>

<p><img alt="Aleksey Batrakov4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/aleksey-batrakov4.webp" width="1280" /></p>

<h3>LOKOMOTİV MOSKOVA KARİYERİ NASIL BAŞLADI?</h3>

<p>Aleksey Batrakov, Lokomotiv Moskova A Takımı'ndaki ilk Rusya Premier Lig maçına 31 Mart 2024'te Krasnodar karşısında çıktı. Karşılaşma 1-1 sona ererken genç orta saha profesyonel kariyerindeki yükseliş sürecini bu maçın ardından hızlandırdı.</p>

<p>2024/25 sezonunda Lokomotiv'in hücumdaki önemli oyuncularından birine dönüşen Batrakov, Rusya Premier Lig'de 29 karşılaşmada 14 gol kaydetti. Böylece henüz 20 yaşına gelmeden ligde çift haneli gol sayısına ulaşmayı başardı.</p>

<p><img alt="Aleksey Batrakov5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/aleksey-batrakov5.webp" width="1280" /></p>

<h3>BATRAKOV 2025/26 SEZONUNDA KAÇ GOL ATTI?</h3>

<p>Batrakov'un çıkışı 2025/26 sezonunda da devam etti. 21 yaşındaki orta saha Rusya Premier Lig'de 28 karşılaşmanın tamamına ilk 11'de başladı ve 13 gol kaydetti. Farklı istatistik sağlayıcılarında asist sayısında küçük farklılıklar bulunurken FootyStats ve FotMob verileri lig sezonunu 9 asist ve toplam 22 doğrudan gol katkısıyla tamamladığını gösteriyor.</p>

<p>Genç futbolcu sezon boyunca 2 bin 494 dakika ligde süre aldı. Batrakov'un arka arkaya iki sezonda çift haneli gol sayısına ulaşması, Avrupa kulüplerinin oyuncuya yönelik ilgisinin artmasında etkili oldu.</p>

<h3>ALEKSEY BATRAKOV'UN PİYASA DEĞERİ NE KADAR?</h3>

<p>Transfermarkt'ın 26 Mayıs 2026 tarihli son güncellemesine göre <strong>Aleksey Batrakov'un piyasa değeri 28 milyon euro</strong>. Bu değerle Batrakov, Rusya Premier Lig'in en yüksek piyasa değerine sahip oyuncuları arasında ilk sırada gösteriliyor.</p>

<p>Batrakov'un Lokomotiv Moskova ile sözleşmesi 30 Haziran 2029'a kadar devam ediyor. Rus kulübü, altyapısından yetişen oyuncuyla 9 Haziran 2025 tarihinde yeni sözleşme imzaladığını resmi olarak duyurmuştu.</p>

<h3>RUSYA MİLLİ TAKIMINDA DA FORMA GİYİYOR</h3>

<p>Batrakov, Rusya A Milli Takımı'ndaki ilk maçına 15 Kasım 2024 tarihinde Brunei karşısında çıktı ve milli formayla ilk golünü aynı karşılaşmada kaydetti. Transfermarkt'ın güncel profilinde genç orta sahanın Rusya Milli Takımı'nda 12 karşılaşmada 4 gole ulaştığı bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Kulüp seviyesindeki yükselişinin ardından milli takıma da düzenli şekilde dahil olan Batrakov, Rus futbolunun öne çıkan genç oyuncularından biri haline geldi. Lokomotiv ayrıca oyuncunun 2024 yılında Rusya Premier Lig'deki 21 yaş altı futbolcular arasında verilen “First Five” ödülünü kazandığını açıkladı.</p>

<h3>ALEKSEY BATRAKOV'UN GALATASARAY TRANSFERİNDE SON DURUM</h3>

<p>Batrakov konusunda ağustos ayının başında çıkan transfer haberleri ilk aşamada Lokomotiv Moskova tarafından yalanlanmıştı. Rus kulübü 2 Ağustos'ta Galatasaray'dan teklif almadığını ve görüşme yapılmadığını açıklamıştı. Ancak sonraki haftalarda süreç hızlandı ve oyuncu 18 Ağustos'ta Lokomotiv taraftarlarıyla yaptığı konuşmada Galatasaray'a gitmesinin yüksek ihtimal olduğunu söyledi.</p>

<p>20 Ağustos 2026'da ise transfer yeni bir aşamaya geçti. Galatasaray'ın resmi görüşmelere başladığı, Lokomotiv Moskova'nın da Batrakov'un sağlık kontrollerinden geçmek ve kişisel sözleşme görüşmelerini tamamlamak üzere İstanbul'a hareket ettiğini bildirdiği aktarıldı. Bu nedenle <strong>Aleksey <a href="https://www.transfermarkt.com/aleksey-batrakov/profil/spieler/720286" rel="nofollow">Batrakov</a> transferi</strong> mevcut durumda resmi görüşme ve sağlık kontrolü aşamasında bulunuyor; nihai transfer işlemlerinin tamamlandığına ilişkin resmi sonuç açıklaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aleksey-batrakov-kimdir-kac-yasinda-galatasarayin-transfer-gorusmelerine-basladigi-rus-yildizin-kariyeri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/98e49b0c-3068-4be0-84f3-71209a54831e.jpg" type="image/jpeg" length="92055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şekerli içecekler mide kanseri riskini 2,45 kat artırıyor: Uzmanlardan günlük tüketim uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor-uzmanlardan-gunluk-tuketim-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor-uzmanlardan-gunluk-tuketim-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan ve 112 bini aşkın kişinin verilerinin incelendiği kapsamlı araştırma, günde en az bir porsiyon şekerli veya gazlı içecek tüketenlerde mide kanseri riskinin 2,45 kat yükseldiğini ortaya koydu. Araştırmayı değerlendiren Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Altıntaş, sonuçların korku yerine beslenme alışkanlıklarını gözden geçirme fırsatı olarak görülmesi gerektiğini belirterek açıklanamayan kilo kaybı ve inatçı mide şikayetlerine karşı uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan araştırmada, "Nurses' Health Study" ve "Health Professionals Follow-Up Study" kapsamında takip edilen 112 bin 284 kişinin beslenme, yaşam tarzı ve sağlık verileri değerlendirildi. Gazlı içecekler, meyve aromalı içecekler, hazır limonata ve sporcu içeceklerini günde en az bir porsiyon tüketen bireylerde mide kanseri gelişme riski, ayda bir porsiyondan az tüketenlere göre <strong>2,45 kat daha yüksek</strong> bulundu. Araştırma sonuçları, yüksek fruktoz alımının da mide kanseri insidansındaki artışla doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi.</p>

<p>Uzun süreli takip periyodunda katılımcı grubundan 278 kişiye mide kanseri teşhisi konuldu.</p>

<h3><strong>Doç. Dr. Altıntaş: "Doğrudan neden-sonuç değil, yaşam tarzı uyarısı"</strong></h3>

<p>Araştırma bulgularını değerlendiren Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Altıntaş, çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve bulguların panik yaratmadan doğru okunması gerektiğini ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu çalışma şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasında belirgin bir ilişki ortaya koymaktadır; ancak tek başına şekerli içeceğin doğrudan kansere yol açtığı anlamına gelmez. Araştırma gözlemsel olduğu için kesin bir neden-sonuç mekanizması kuramayız. Ancak düzenli tüketimin metabolik ve sindirim sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında, bu ürünlerin sınırlandırılması en sağlıklı adımdır.</i></p>

<p><i>Mide kanseri; Helicobacter pylori enfeksiyonu, sigara, yüksek tuz, işlenmiş ve tütsülenmiş gıdalar, obezite ve genetik yatkınlık gibi çok sayıda faktörün birleşimiyle tetiklenir. Tek bir besine odaklanmak yerine bütünsel bir sağlıklı yaşam tarzı inşa edilmelidir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Açıklanamayan kilo kaybı ve inatçı şikayetleri ihmal etmeyin"</strong></h3>

<p>Mide kanserinin erken evrelerde belirgin semptom vermeyebileceğine işaret eden Altıntaş, erken tanı için kritik uyarı işaretlerini sıraladı:</p>

<p> Uzun süren mide ağrısı, şişkinlik, hazımsızlık, bulantı, iştahsızlık, erken doyma hissi, yutma güçlüğü ve kansızlık.</p>

<p>Diyet veya egzersiz olmadan yaşanan <strong>açıklanamayan hızlı kilo kaybı</strong> durumunda vakit kaybetmeden uzman hekim değerlendirmesine başvurulmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıvı ihtiyacının şekerli veya asitli içeceklerle değil, doğrudan su ile karşılanması gerektiği hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sekerli-icecekler-mide-kanseri-riskini-245-kat-artiriyor-uzmanlardan-gunluk-tuketim-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-a6b0c0fa71c815877bd34c117ba8beb6.webp" type="image/jpeg" length="30643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla'da yangın tedbirleri artırıldı: Açık alanlarda yeni kurallar getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-yangin-tedbirleri-artirildi-acik-alanlarda-yeni-kurallar-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglada-yangin-tedbirleri-artirildi-acik-alanlarda-yeni-kurallar-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'da yangın riskini azaltmak amacıyla açık alanlarda kaynak, spiral, taşlama ve kesme aletleriyle yapılacak çalışmalar için yeni kurallar getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla Valiliği</strong>, orman, tarım arazisi ve kırsal alanlarda çıkabilecek yangınların önlenmesi amacıyla yeni <strong>tedbirler</strong>i uygulamaya aldı. Valilik tarafından yayımlanan "Genel Emir" kapsamında, belirlenen açık alanlarda kaynak makinesi, spiral, taşlama ve kesme aletleri kullanılmadan önce ilgili kolluk birimlerine bilgi verilmesi zorunlu tutuldu.</p>

<p>Düzenlemenin, vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması ile yangın riskinin azaltılması amacıyla hayata geçirildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Tedbirler 31 ekim'e kadar uygulanacak</strong></h2>

<p>Yeni düzenleme, 18 Ağustos-31 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak. Bu dönemde il ve ilçe merkezleri dışında kalan mahalleler, orman köyleri ve açık alanlarda gerçekleştirilecek çalışmalarda belirlenen kurallara uyulması gerekecek.</p>

<p>Tarla, bağ, bahçe, zeytinlik, maden ocağı ve çiftlik gibi alanlarda yapılacak çalışmalarda kaynak makinesi, spiral, taşlama veya kesme aletleri kullanılmadan önce ilgili kolluk birimlerine bildirim yapılması şartı getirildi.</p>

<p>Bildirim işlemleri şahsen yapılabileceği gibi telefon aracılığıyla veya "Hayat 112" uygulaması üzerinden de gerçekleştirilebilecek.</p>

<h3><strong>Çalışma alanında yanıcı maddeler temizlenecek</strong></h3>

<p>Düzenleme kapsamında çalışma yapılacak alanın çevresinde yangın riskini azaltacak önlemler alınması da zorunlu hale getirildi.</p>

<p>Buna göre çalışma alanının en az 10 metre çevresinde bulunan kuru ot, anız, ahşap ve diğer yanıcı maddelerin temizlenmesi gerekiyor. Temizlik yapılamayan durumlarda ise doğal örtünün ıslatılarak yangına karşı daha dirençli hale getirilmesi şartı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu uygulamayla çalışma sırasında ortaya çıkabilecek kıvılcımların çevredeki yanıcı maddelere ulaşmasının önlenmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Yangın söndürme ekipmanı hazır bulundurulacak</strong></h3>

<p>Çalışmalar sırasında yangına ilk müdahaleye yönelik ekipmanların hazır tutulması da zorunlu olacak. Çalışma alanında en az 6 kilogramlık ABC tipi kuru kimyevi tozlu <strong>yangın</strong> söndürme tüpünün bulundurulması gerekiyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra yeterli miktarda su ve yangına müdahalede kullanılabilecek ekipmanların da çalışma süresince alanda hazır olması şartı getirildi.</p>

<p>Kıvılcımların çevreye yayılmasını önleyecek tedbirlerin alınması ve çalışma alanının sürekli gözetim altında tutulması da düzenlemede yer alan zorunluluklar arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Kurallara uymayanlara yaptırım uygulanacak</strong></h3>

<p>Muğla Valiliğinin yayımladığı Genel Emir kapsamında belirlenen kurallara aykırı hareket edenler hakkında <strong>yasal işle</strong>m uygulanacak.</p>

<p>Açıklamaya göre, düzenlemeye uymayan kişiler hakkında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 5326 sayılı <strong>Kabahatler Kanunu</strong> kapsamında idari ve adli yaptırımlar uygulanabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-yangin-tedbirleri-artirildi-acik-alanlarda-yeni-kurallar-getirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muglada-acik-alanlarda-kivilcim-cikarabilecek-calismalarda-bildirim-ve-tedbir-sarti-getirildi.png" type="image/jpeg" length="20707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Ankara'da 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-ankarada-49-supheli-hakkinda-adli-islem-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-ankarada-49-supheli-hakkinda-adli-islem-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'da fuhuş, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı soruşturmalarında 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>, <strong>Ankara</strong>'da fuhuş, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığına ilişkin yürütülen iki ayrı soruşturmanın detaylarını paylaştı. Gürlek, soruşturmalar kapsamında toplam 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, operasyonlarda çok sayıda şüphelinin yakalandığını bildirdi.</p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, başkentte toplumsal düzeni ve güvenliği olumsuz etkileyen, kadınların mağduriyetini istismar eden ve suç faaliyetlerinden gelir elde eden yapılara karşı çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<h2><strong>Etimesgut'taki soruşturmada 18 şüpheli yakalandı</strong></h2>

<p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaların Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün Asayiş ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele birimleriyle koordineli şekilde gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p><strong>Etimesgut</strong> bölgesindeki günübirlik evlerin fuhuş amacıyla kullanıldığı iddiasına yönelik soruşturmada 50 ayrı eylem tespit edildi. Çalışmalar kapsamında 29 kadın mağdur, 47 bilgi sahibi ve 21 şüpheli belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlenen operasyonlarda 18 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 6'sı tutuklanırken, 4 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin sürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Çankaya'daki eğlence mekanları soruşturuldu</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong>ların ikinci ayağında ise Çankaya bölgesinde faaliyet gösteren 5 eğlence mekanı mercek altına alındı. Bu soruşturma kapsamında insan ticareti, göçmen kaçakçılığı ile fuhşa teşvik, aracılık veya yer temin etme suçlarına ilişkin çalışma yürütüldü.</p>

<p>Bu kapsamda 28 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Operasyonlarda 26 şüpheli yakalanırken, 15 yabancı uyruklu kadın ile Türkiye'de yasal kalış hakkı bulunmayan 3 kişi tespit edildi.</p>

<p>Şüpheliler hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin yürütüldüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Bakan Gürlek'ten soruşturmalara ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki soruşturmaların adli makamlar ile güvenlik birimleri arasındaki koordinasyonla sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Gürlek, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüzün Asayiş ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele birimleriyle koordineli olarak önemli çalışmalar gerçekleştirilmiştir" dedi.</p>

<p>Gürlek, suç faaliyetlerinden gelir elde eden ve kadınları istismar eden yapılara yönelik çalışmaların devam edeceğini belirterek, "Buradan açıkça ifade etmek isterim, insanların çaresizliğini kazanç kapısına çevirenlere, kadınları istismar edenlere, fuhuş ve insan ticaretinden para kazananlara gözbebeğimiz başkentimiz Ankara'da rahat hareket edebilecekleri hiçbir alan bırakmayacağız" diye konuştu.</p>

<h3><strong>Suç gelirlerine yönelik inceleme yapılacak</strong></h3>

<p>Soruşturmalarda görev alan adli ve güvenlik birimlerine teşekkür eden Gürlek, suçtan elde edilen gelirlerin de takip edileceğini açıkladı.</p>

<p>Gürlek, "Vatandaşlarımız müsterih olsun, devletin nefesi, bu kirli düzenlerden menfaat sağlayanların üzerindedir. Suçtan kazanç sağlayanların kurdukları düzenler birer birer ortaya çıkarılacak, elde edilen suç gelirlerinin üzerine gidilecek ve sorumlular hakkında kanunların öngördüğü işlemler kararlılıkla uygulanacaktır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Başkentimizin huzurunu, güvenliğini ve toplumsal düzenini bozan; kadınların çaresizliğini istismar eden, insan ticareti ve fuhuş üzerinden haksız kazanç sağlayan yapılara göz yummayacağız. Ankara’da bu alanlarda oluşan her türlü yozlaşmaya karşı hukuk içerisinde kararlılıkla…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2090363556956983537?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-ankarada-49-supheli-hakkinda-adli-islem-baslatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-gurlek-ankarada-49-supheli-hakkinda-adli-islem-baslatildi.png" type="image/jpeg" length="74668"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Ağustos 2026 reyting sonuçları açıklandı mı? ABC1, AB ve Total sıralamasında kim zirvede?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/19-agustos-2026-reyting-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/19-agustos-2026-reyting-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Ağustos 2026 reyting sonuçları açıklandı. Çarşamba akşamı televizyon ekranlarında Doğanın Kanunu, MasterChef Türkiye, Var Mısın Yok Musun ve çeşitli sinema filmleri izleyiciyle buluştu. Günün reyting sıralamasında ABC1 ve Total kategorilerinin zirvesine Doğanın Kanunu yerleşirken, AB grubunda birincilik MasterChef Türkiye’nin oldu. Peki diğer yapımlar kaçıncı sırada yer aldı? İşte 19 Ağustos reyting sonuçlarında ABC1, AB ve Total sıralaması.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>19 Ağustos 2026 Çarşamba akşamına ait televizyon reyting sonuçları belli oldu. Farklı kanallarda dizi, yarışma, film ve haber programlarının ekrana geldiği gecede izleyici tercihlerine göre oluşan sıralamada <strong>Doğanın Kanunu</strong> ile <strong>MasterChef Türkiye</strong> öne çıktı.</p>

<p>Açıklanan sonuçlara göre Doğanın Kanunu, <strong>ABC1 ve Total</strong> kategorilerinde günün birincisi oldu. TV8 ekranlarında yayınlanan MasterChef Türkiye ise <strong>AB grubunda</strong> ilk sırada yer aldı. Var Mısın Yok Musun da üç kategoride üst sıralarda kendisine yer buldu.</p>

<p>19 Ağustos Çarşamba akşamında Star TV'de Doğanın Kanunu, TV8'de MasterChef Türkiye, ATV'de Var Mısın Yok Musun izleyici karşısına çıktı. TRT 1'de Uçuş Planı, Show TV'de Kod Adı: Olympus, NOW'da ise Recep İvedik 2 yayınlandı. Günün reyting listelerinde televizyon kanallarının ana haber bültenleri ve tekrar yayınları da yer aldı.</p>

<h2><strong>19 Ağustos 2026 reyting sonuçlarında zirvede kim var?</strong></h2>

<p>19 Ağustos Çarşamba gününün reyting sonuçlarında kategoriye göre lider yapımlar değişti. <strong>ABC1 ve Total'de Doğanın Kanunu</strong>, AB grubunda ise <strong>MasterChef Türkiye</strong> zirveye çıktı.</p>

<p>Star TV'nin yapımı ABC1 ve Total kategorilerinde ilk sırayı alırken, TV8'in yarışma programı AB grubunda birinciliği elde etti. Böylece iki yapım, farklı izleyici gruplarında gecenin öne çıkan programları oldu.</p>

<p>Var Mısın Yok Musun ise özellikle ABC1 ve Total listelerinde ilk üç içerisinde yer aldı. Haber bültenleri de günün sıralamasında üst basamaklarda görüldü.</p>

<h3><strong>ABC1 reyting sıralaması</strong></h3>

<p>19 Ağustos 2026 Çarşamba günü açıklanan <strong>ABC1 reyting sıralamasında</strong> Doğanın Kanunu ilk sırada yer aldı. MasterChef Türkiye ikinci, Var Mısın Yok Musun ise üçüncü oldu.</p>

<p>ABC1 kategorisinde ilk 10 sıradaki yapımlar şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Doğanın Kanunu – Star TV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye – TV8</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun – ATV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW Ana Haber – NOW</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doğanın Kanunu (Özet) – Star TV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uçuş Planı (Y.S) – TRT 1</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Ana Haber – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye Özet – TV8</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıcak Gelişme – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Show Ana Haber – Show TV</strong></p>
 </li>
</ol>

<p>Listenin ilk sırasında Doğanın Kanunu'nun yer alması, yapımın ABC1 kategorisinde gecenin en yüksek sıralamasını elde ettiğini gösterdi. MasterChef Türkiye de ikinci sırada yer alarak yarışma programları arasındaki güçlü konumunu korudu.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-f2f6e6100c08da1de9d199b38b6e91e1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AB grubunda reyting birincisi MasterChef Türkiye oldu</strong></h3>

<p>AB kategorisinde ise ABC1'den farklı bir tablo ortaya çıktı. <strong>MasterChef Türkiye</strong>, 19 Ağustos akşamının AB grubunda birinci sırada yer aldı.</p>

<p>Doğanın Kanunu ikinci sırayı alırken, NOW Ana Haber üçüncü oldu. Var Mısın Yok Musun dördüncü sırada yer aldı.</p>

<p>AB grubundaki ilk 10 sıralama şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye – TV8</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doğanın Kanunu – Star TV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW Ana Haber – NOW</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun – ATV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uçuş Planı (Y.S) – TRT 1</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Ana Haber – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye Özet – TV8</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Haber Gün Arası – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaprak Dökümü (Tkr) – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıcak Gelişme – Kanal D</strong></p>
 </li>
</ol>

<p>MasterChef Türkiye'nin ana bölümü listenin zirvesinde yer alırken programın özeti de yedinci sıradan listeye girdi. Doğanın Kanunu ise AB grubunda ikinci basamakta kaldı.</p>

<h3><strong>Total reyting sıralamasında Doğanın Kanunu zirvede</strong></h3>

<p><strong>Total reyting sonuçlarında</strong> gecenin birincisi yine Doğanın Kanunu oldu. Star TV yapımının ardından MasterChef Türkiye ikinci, Var Mısın Yok Musun üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Total kategorisinin ilk 10'u şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Doğanın Kanunu – Star TV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye – TV8</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun – ATV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doğanın Kanunu (Özet) – Star TV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW Ana Haber – NOW</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uçuş Planı (Y.S) – TRT 1</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Ana Haber – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gelinim Mutfakta – Kanal D</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun Özet – ATV</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Daha 17 (Tkr) – Kanal D</strong></p>
 </li>
</ol>

<p>Doğanın Kanunu'nun ana bölümü Total kategorisinde ilk sırada bulunurken, programın özeti de dördüncü basamakta yer aldı. MasterChef Türkiye ikinci sıradan takip etti. Var Mısın Yok Musun ise üçüncü sırada kendisine yer buldu.</p>

<h3><strong>19 Ağustos akşamında hangi programlar yayınlandı?</strong></h3>

<p>Çarşamba akşamı televizyon kanallarında farklı türlerde yapımlar izleyiciyle buluştu. Star TV'de Doğanın Kanunu yayınlanırken TV8'de MasterChef Türkiye ekranlara geldi. ATV'de Var Mısın Yok Musun izleyici karşısına çıktı.</p>

<p>TRT 1 yayın akışında Uçuş Planı yer alırken, Show TV'de Kod Adı: Olympus yayınlandı. NOW ekranlarında ise Recep İvedik 2 izleyiciyle buluştu.</p>

<p>Reyting listelerinde yalnızca ana yapımlar değil, bazı programların özet bölümleri, haber bültenleri ve tekrar yayınları da yer aldı. Bu durum, 19 Ağustos akşamının reyting sıralamasında farklı türde içeriklerin birlikte değerlendirilmesine yansıdı.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-232b23330888b735590d52e14c27a2ff.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>19 Ağustos reyting sonuçlarının dikkat çeken tablosu</strong></h3>

<p>Günün üç ana kategorisi birlikte değerlendirildiğinde Doğanın Kanunu iki farklı kategoride zirvede bulunurken, MasterChef Türkiye bir kategoride birinciliği aldı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Reyting kategorisi</th>
   <th>1. sıradaki yapım</th>
   <th>2. sıradaki yapım</th>
   <th>3. sıradaki yapım</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>ABC1</strong></td>
   <td>Doğanın Kanunu</td>
   <td>MasterChef Türkiye</td>
   <td>Var Mısın Yok Musun</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>AB</strong></td>
   <td>MasterChef Türkiye</td>
   <td>Doğanın Kanunu</td>
   <td>NOW Ana Haber</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Total</strong></td>
   <td>Doğanın Kanunu</td>
   <td>MasterChef Türkiye</td>
   <td>Var Mısın Yok Musun</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu tabloya göre Doğanın Kanunu, 19 Ağustos Çarşamba gününde <strong>ABC1 ve Total kategorilerinin lideri</strong> oldu. MasterChef Türkiye ise üç kategorinin tamamında ilk iki sırada yer alarak dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Reyting sonuçlarında haber bültenleri de üst sıralarda yer aldı</strong></h3>

<p>Günün listelerinde televizyon kanallarının haber programları da dikkat çeken sıralamalara ulaştı. NOW Ana Haber, ABC1 kategorisinde dördüncü, AB grubunda üçüncü ve Total kategorisinde beşinci sırada yer aldı.</p>

<p>Kanal D Ana Haber ise ABC1'de yedinci, AB'de altıncı, Total'de yedinci sırada bulundu. Show Ana Haber de ABC1 kategorisinde ilk 10'a girerek onuncu sırada yer aldı.</p>

<p>Böylece 19 Ağustos reyting listelerinde yalnızca dizi ve yarışma programları değil, haber yayınları da önemli sıralamalarda kendisine yer buldu.</p>

<h3><strong>19 Ağustos 2026 reyting sonuçlarında son durum</strong></h3>

<p>19 Ağustos Çarşamba akşamının sonuçlarına göre <strong>Doğanın Kanunu ABC1 ve Total'de birinci</strong>, MasterChef Türkiye ise <strong>AB grubunda birinci</strong> oldu. İki yapım, üç ana reyting kategorisinin tamamında ilk iki sırada yer aldı.</p>

<p>Var Mısın Yok Musun da ABC1 ve Total kategorilerinde üçüncü sıraya yerleşirken AB grubunda dördüncü oldu. Haber bültenleri, program özetleri ve tekrar yayınları da farklı kategorilerde ilk 10 içerisinde yer aldı.</p>

<p>Böylece 19 Ağustos 2026 Çarşamba gününün televizyon reyting tablosunda <strong>Doğanın Kanunu ile MasterChef Türkiye </strong>öne çıkan iki yapım olarak kayıtlara geçti. ABC1, AB ve Total kategorilerindeki sıralama, izleyici gruplarına göre birinciliğin değişebildiğini ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/19-agustos-2026-reyting-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/reytingg.png" type="image/jpeg" length="19376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Gürsel Erol, 'Genel Başkanlık' iddialarına yanıt verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gursel-erol-genel-baskanlik-iddialarina-yanit-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gursel-erol-genel-baskanlik-iddialarina-yanit-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Gürsel Erol, son dönemde yaptığı açıklamaların genel başkanlık adaylığı şeklinde yorumlandığını belirterek böyle bir planlaması veya beklentisi olmadığını açıkladı. Erol, CHP'nin güçlü bir kadro ve ortak akılla iktidara taşınması gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi </strong>(CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, partisinin dinamikleri ve şahsına yönelik ortaya atılan "genel başkan adaylığı" iddialarına ilişkin X hesabı üzerinden yanıt verdi.</p>

<p>Son dönemde yaptığı açıklama ve girişimlerin farklı yorumlandığını belirten Erol, "Böyle bir planlamamın veya beklentimin bulunmadığını açıkça belirtmek isterim" dedi.</p>

<h2><strong>"Partimizi iktidara taşıyacak ortak aklı yeniden inşa etmektir"</strong></h2>

<p>CHP'li Gürsel Erol'un paylaşımında şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"CHP Genel Başkanlığı, kişisel beklentilerin ötesinde, partimizin kurumsal kimliğini ve tarihsel sorumluluğunu temsil eden son derece önemli bir makamdır. Ancak CHP’nin geleceğini, toplumdaki karşılığını ve siyasal etki gücünü yalnızca genel başkanlık makamı üzerinden değerlendirmek de doğru değildir.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte asıl sorumluluğumuz, içinde bulunduğumuz krizden çıkarak, tarihimizde olduğu gibi partimizi güçlü ve bütünlüklü bir kadro hareketine dönüştürmektir. Siyasi sorumluluk, kişisel bir gelecek planlaması yapmak değil; partimiz için kurumsal, kalıcı ve toplumda karşılık bulacak bir çıkış yolu ortaya koyabilmektir.</p>

<p>Bu çerçevede yaptığım açıklamalar ve girişimler, basında ve sosyal medyada genel başkanlık adaylığı şeklinde yorumlanmış olsa da böyle bir planlamamın veya beklentimin bulunmadığını açıkça belirtmek isterim. Önceliğimiz; CHP’yi yeniden toplumun umudu hâline getirmek, toplumda karşılığı ve itibarı bulunan isimlerle güçlü bir kadro oluşturmak ve partimizi iktidara taşıyacak ortak aklı yeniden inşa etmektir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gursel-erol-genel-baskanlik-iddialarina-yanit-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/12/gursel-erol-7.jpg" type="image/jpeg" length="57125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ermenistan'da 'dördüncü cumhuriyet' dönemi: Paşinyan'dan 'Gerçek Ermenistan' vurgusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ermenistanda-dorduncu-cumhuriyet-donemi-pasinyandan-gercek-ermenistan-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ermenistanda-dorduncu-cumhuriyet-donemi-pasinyandan-gercek-ermenistan-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, hükümet toplantısında yaptığı açıklamada ülkenin çatışma mantığından barış mantığına geçiş yaptığını belirterek "Dördüncü Cumhuriyet" aşamasına adım atıldığını bildirdi. "Gerçek Ermenistan" ideolojisinin resmi devlet vizyonu haline geldiğini savunan Paşinyan; kabinede yapay zeka, uluslararası ticaret ve sosyal refah odaklı yeni bakanlık yapılanmalarını teklif etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ermenistan Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan Başbakan Nikol Paşinyan, hükümetin yeni dönem hedeflerini, devlet felsefesini ve bakanlıkların teşkilat yapısındaki dönüşüm planlarını paylaştı.</p>

<h2><strong>"Üçüncü cumhuriyet çatışma, dördüncü cumhuriyet barış mantığı üzerine kuruldu"</strong></h2>

<p>Yeni hükümetin şekillenmesiyle birlikte ülkenin ideolojik bir kırılma yaşadığını dile getiren Paşinyan, devletin varlık amacının yeniden tanımlandığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Mevcut hükümetimizle birlikte nihayetinde 'Gerçek Ermenistan' ideolojisi zafer kazandı ve ülkenin resmi ideolojisi haline geldi. Ermenistan bu gelişmeyle tarihindeki 'Dördüncü Cumhuriyet' aşamasına geçmiştir.</i></p>

<p><i>Üçüncü Cumhuriyet, ilk günden itibaren çatışma ve anlaşmazlık mantığı üzerine inşa edilmişti. Dördüncü Cumhuriyet ise barış mantığıyla şekillenmekte ve oluşturulmaktadır. Bu sadece çatışma ile barış arasındaki bir tercih farkı değil; devletin işlevsel anlamının, ne amaçla var olduğunun ve üstlendiği pratik misyonun baştan aşağı değişmesidir."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Kabinede yapısal değişiklik teklifi </strong></h3>

<p>Devlet mekanizmasını küresel eğilimlere ve yeni ekonomik hedeflere uyarlamak amacıyla hükümet yapısında revizyon önerdiklerini duyuran Paşinyan, dış politikanın ticaret diplomasisiyle entegre edilmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığı'nın adının <strong>Dışişleri ve Uluslararası Ticaret Bakanlığı olarak değiştirileceğini açıkladı</strong>. Mevcut sanayi bakanlığının ismi güncellenecek ve bakanlık bünyesinde özel bir <strong>Yapay Zeka Ofisi</strong> kurulacak. <strong>Çalışma ve Refah Bakanlığı </strong>Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı yeniden yapılandırılarak adı sosyal kalkınmayı ve refahı önceleyen bir yaklaşımla revize edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ermenistanda-dorduncu-cumhuriyet-donemi-pasinyandan-gercek-ermenistan-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-978d1e0336bc7e6fb41e8be97c0d401b.webp" type="image/jpeg" length="54626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİK ve SGK arasında yeni işbirliği: Tıbbi ürün alımları elektronik ortamda yürütülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kik-ve-sgk-arasinda-yeni-isbirligi-tibbi-urun-alimlari-elektronik-ortamda-yurutulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kik-ve-sgk-arasinda-yeni-isbirligi-tibbi-urun-alimlari-elektronik-ortamda-yurutulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KİK ve SGK, yurt dışından temin edilen beşeri tıbbi ürünlerin alım süreçlerinin elektronik ortamda yürütülmesi için işbirliği protokolü imzaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumu (KİK)</strong> ile <strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)</strong>, yurt dışından yapılacak beşeri tıbbi ürün alımlarında ve bu ürünlerin teminine yönelik hizmetlerde elektronik süreçlerin kullanılmasına yönelik işbirliği yaptı. <strong>Protokol</strong>, SGK Başkanı Yunus Elitaş ile KİK Başkanı Hamdi Güleç tarafından imzalandı.</p>

<p>İmzalanan protokolle, yurt dışından gerçekleştirilecek tıbbi ürün alımlarında ihale ve temin süreçlerinin elektronik ortamda yürütülmesi hedefleniyor. Bu kapsamda çeşitli işlemlerin <strong>Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP)</strong> üzerinden SGK'nin kullanımına sunulması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tıbbi ürün alımlarında elektronik süreç başlayacak</strong></h2>

<p>Protokol kapsamında ilan ve ihale dokümanlarının hazırlanması ve yayımlanması işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Teyit, bildirim ve tebligat süreçlerinin yanı sıra doğrudan temin, elektronik ihale ve elektronik eksiltme işlemleri de EKAP altyapısı üzerinden yürütülebilecek.</p>

<p>Ayrıca dinamik alım sistemi ile ilerleyen dönemde geliştirilecek yeni modüllerin de SGK'nin kullanımına sunulacağı belirtildi. Böylece yurt dışından yapılacak tıbbi ürün alımlarında farklı aşamaların tek bir elektronik altyapı üzerinden yürütülmesi sağlanacak.</p>

<h3><strong>Dinamik alım sistemi protokolün odağında</strong></h3>

<p>Protokolde özellikle kritik tedavilerde kullanılan ve yurt dışından temin edilen ilaçların tedarik sürecindeki zaman unsuru öne çıktı. Bu nedenle dinamik alım sisteminin <strong>işbirliği</strong>nin önemli başlıklarından biri olduğu belirtildi.</p>

<p>Sistem kapsamında tedarikçilerin ön yeterlilik başvuruları ile yeterlilik değerlendirmelerinin EKAP üzerinden dijital olarak tamamlanması planlanıyor. Böylece tedarik süreçlerinde yürütülen bürokratik işlemlerin daha kısa sürede tamamlanması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Tedarik sürecinde izlenebilirlik hedefleniyor</strong></h3>

<p>Elektronik sistemle birlikte tedarik zincirinin farklı aşamalarının takip edilebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Yapılan açıklamada, süreçlerde tam izlenebilirliğin yanı sıra şeffaflık ve güvenliğin sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.</p>

<p><strong>KİK</strong> ve <strong>SGK</strong> arasındaki işbirliğiyle kamu alımlarında dijital dönüşüm çalışmalarının da güçlendirilmesi planlanıyor. Elektronik altyapının kullanılmasıyla tıbbi ürünlerin temin süreçlerinin daha düzenli ve takip edilebilir şekilde yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Tıbbi ürünlerin kesintisiz temini amaçlanıyor</strong></h3>

<p>Gerçekleştirilen işbirliği kapsamında, özellikle tedavilerde ihtiyaç duyulan tıbbi ürünlerin temin süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Yapılan açıklamada, ürünlerin ihtiyaç sahiplerine tedavilerini aksatmayacak şekilde ulaştırılmasına katkı sağlanmasının hedeflendiği bildirildi.</p>

<p>Protokolle birlikte yurt dışından beşeri tıbbi ürün ve ilgili hizmet alımlarında elektronik ihale, doğrudan temin, elektronik eksiltme ve dinamik alım sistemi gibi süreçlerin EKAP üzerinden yürütülmesinin önü açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kik-ve-sgk-arasinda-yeni-isbirligi-tibbi-urun-alimlari-elektronik-ortamda-yurutulecek</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor.png" type="image/jpeg" length="92839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-YKS sonuçlarını değerlendiren YÖK Başkanı Özvar: Aileler üniversiteye güveniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-yks-sonuclarini-degerlendiren-yok-baskani-ozvar-aileler-universiteye-guveniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-yks-sonuclarini-degerlendiren-yok-baskani-ozvar-aileler-universiteye-guveniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, devlet üniversitelerinde doluluk oranının yüzde 99,52'ye ulaştığını duyurdu. Dünyada yükseköğretime ilginin azaldığı bir dönemde Türkiye'deki tablonun güven göstergesi olduğunu belirten Özvar, ön lisans programlarında yalnızca 37 boş kontenjan kaldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarının ardından değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, elde edilen verilerin yalnızca bir istatistik olmadığını, gençlerin ve ailelerin geleceğe duyduğu umudu yansıttığını vurguladı.</p>

<h3><strong>"Aileler çocuklarının geleceğini üniversitelerde görüyor"</strong></h3>

<p>Devlet üniversitelerindeki yüksek yerleşme oranına dikkat çeken Prof. Dr. Erol Özvar, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gençlerimiz yükseköğretimle daha iyi bir gelecek umudu taşıyor; ailelerimiz de çocuklarının geleceğini üniversitelerimizde görüyor. Devlet üniversitelerimizde yüzde 99,52'ye ulaşan doluluk oranı, bu güvenin ve umudun çok açık bir göstergesidir.</i></p>

<p><i>Dünyanın birçok gelişmiş yükseköğretim sisteminde üniversite kayıtlarının gerilediği bir dönemde üniversitelerimize gösterilen bu yüksek teveccüh son derece kıymetlidir. Bize düşen görev, bu umudu korumak, güçlendirmek ve gençlerimize nitelikli bir eğitimle karşılık vermektir. Üniversitelerimize duyulan güvene; daha yüksek kalite, daha güçlü araştırma ve daha fazla istihdam imkanıyla yanıt vereceğiz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Özvar ayrıca, Türkiye genelindeki üniversite ağı ve merkezi yerleştirme sisteminin sunduğu güçlü "erişilebilirlik" ve fırsat eşitliğinin Türk yükseköğretiminin temel direği olduğunu belirtti.</p>

<p>YÖK tarafından paylaşılan 2026-YKS resmi yerleştirme verilerine göre devlet üniversitelerindeki 481 bin 684 kontenjanın <strong>479 bin 392'si doldu</strong>.  Devlet üniversitelerinde genel doluluk oranı <strong>yüzde 99,52</strong> olarak gerçekleşti. Lisans programlarında doluluk oranı <strong>yüzde 99,15</strong> oldu. Ön lisans programlarında doluluk <strong>yüzde 99,98</strong>'e ulaşırken, ülke genelinde yalnızca <strong>37 kontenjan boş kaldı</strong>.</p>

<h3><strong>"Dünyada daralma yaşanırken Türkiye çekim gücünü koruyor"</strong></h3>

<p>YÖK açıklamasında, küresel yükseköğretim sisteminde yaşanan düşüş eğilimine ve OECD verilerine de dikkat çekildi: 2024 verilerine göre OECD üyesi ülkelere giden yeni uluslararası öğrenci sayısı yüzde 13 azalarak 1,8 milyona geriledi. Düşüş oranları Kanada'da yüzde 39, Avustralya'da yüzde 22, İngiltere'de yüzde 14 ve ABD'de yüzde 12 oldu.</p>

<p>ABD'de lisans öğrenci sayısı 2010-2021 yılları arasında yüzde 15 gerilerken, son yıllardaki sınırlı toparlanmaya rağmen zirve noktaların gerisinde kaldı.</p>

<p>Küresel daralmaya rağmen Türkiye'nin hem yerli hem de uluslararası öğrenciler için güvenli, kültürel açıdan zengin ve erişilebilir bir merkez olma vasfını koruduğu vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-yks-sonuclarini-degerlendiren-yok-baskani-ozvar-aileler-universiteye-guveniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-92d7c3eb5753e55c374aa20e401b9f28.webp" type="image/jpeg" length="63654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nde 50'den fazla sarsıntı yaşandı: Okan Tüysüz ve Fatih Altan büyük deprem ihtimalini değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/marmara-denizi-adalar-aciklarinda-50den-fazla-sarsinti-yasandi-okan-tuysuz-ve-fatih-altandan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/marmara-denizi-adalar-aciklarinda-50den-fazla-sarsinti-yasandi-okan-tuysuz-ve-fatih-altandan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika deprem İstanbul: Marmara Denizi Adalar açıklarında peş peşe meydana gelen 50'den fazla sarsıntıyı Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dakika deprem İstanbul haberleri mega kentte yaşayan milyonlarca vatandaşın gündeminde ilk sırada yer alıyor. AFAD son depremler ve Kandilli Rasathanesi verilerine göre Marmara Denizi Adalar açıklarında 24 saat içinde 50'den fazla mikrodeprem kaydedildi. Sarsıntıların ardından "İstanbul'da büyük deprem mi olacak?", "Adalar Fayı kırılıyor mu?" soruları art arda gelirken; yer bilimciler Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan kritik değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Marmara Denizi'nde dün öğleden sonra başlayan sismik hareketlilik devam ediyor. AFAD kayıtlarına göre dün saat 13.00'ten bu yana Adalar açıklarında derinlikleri 7 ila 15 kilometre arasında değişen 50'yi aşkın deprem meydana geldi. Bölgede ölçülen en yüksek sarsıntı 3,2 büyüklüğünde kaydedilirken; peşinden 2,9, 2,8, 2,7 ve 2,6 büyüklüklerinde mikro depremler izlendi.</p>

<h3><strong>Prof. Dr. Okan Tüysüz: "Fay ölü değil diri ancak büyük deprem habercisi değil"</strong></h3>

<p>Yaşanan sismik aktivitenin teknik analizini yapan Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, hareketliliğin tek başına büyük bir felaketin öncüsü sayılamayacağını belirtti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Mevcut veriler fayın aktif olduğunun dışında herhangi bir olağanüstülük göstermiyor. Bu durum, fayın ölü değil diri olduğunun ve deprem üretme potansiyeli taşıdığının somut kanıtıdır; ancak kesinlikle büyük bir depremin doğrudan işaretçisi olarak okunamaz.</i></p>

<p><i>Yaşanan tabloya tam anlamıyla bir 'deprem fırtınası' diyebilmemiz için sürecin biraz daha izlenmesi gerekir. Depremler çok küçük ölçekli olduğu için fayın enerjisini boşalttığı söylenemez. Yalnızca ilgili hat üzerinde stres biriktiğini ve fay düzleminin küçük kırılmalar yaşadığını gösteriyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan: "3'ün altındaki depremler normal, panik yapacak durum yok"</strong></h3>

<p>İstanbul Arel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan ise sarsıntıların büyüklük derecesine dikkat çekti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Marmara'daki hareketlilik Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı için elbette titizlikle takip edilmelidir. Ancak şimdiye kadar kaydedilen sarsıntıların 3 ve altında kalması sevindirici bir tablodur. Büyüklükler 4-5 seviyesine çıksaydı alarm durumuna geçmemiz gerekirdi.</i></p>

<p><i>Tektonik kökenli bu mikrodepremler gayet normaldir; bir deprem fırtınası ya da fayın enerjisini tamamen boşaltması söz konusu değildir. Vatandaşlarımızın şu aşamada paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum bulunmuyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/marmara-denizi-adalar-aciklarinda-50den-fazla-sarsinti-yasandi-okan-tuysuz-ve-fatih-altandan</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/88933425-7da7-4a90-ac7b-401b09403b0bpng.webp" type="image/jpeg" length="94429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank Sanat ve Açık Diyalog İstanbul'dan "Çağdaş Sanat ve Küratörlük" programı başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanat-ve-acik-diyalog-istanbuldan-cagdas-sanat-ve-kuratorluk-programi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanat-ve-acik-diyalog-istanbuldan-cagdas-sanat-ve-kuratorluk-programi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbank Sanat ile Açık Diyalog İstanbul iş birliğiyle düzenlenen "Çağdaş Sanat ve Küratörlük" Seminer Programı, 8. yılında kapılarını açıyor. Billur Tansel direktörlüğünde 12 aya yayılan ve 158 saatlik kapsamlı bir müfredat sunan programa başvurular 14 Eylül'e kadar devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş sanat alanında küratöryel pratiği teorik, eleştirel ve uygulamalı boyutlarıyla ele alan "Çağdaş Sanat ve Küratörlük" <strong><a href="https://www.akbanksanat.com/program/cagdas-sanat-ve-kuratorluk-seminer-programi-ekim-2026-haziran-2027" rel="nofollow">eğitim programı,</a></strong> araştırma ve saha odaklı yapısıyla yeni dönem katılımcılarını kabul etmeye başladı.</p>

<p>Direktörlüğünü Billur Tansel'in üstlendiği programda çağdaş sanatın güncel tartışmaları; küratöryel düşünce, sergi kurgusu, araştırma yöntemleri ve ideolojik çerçeve oluşturma süreçleriyle birlikte ele alınacak. Türkçe ve İngilizce olarak yürütülecek seminerlerde, uluslararası sanat platformunda tanınan aktörler katılımcılarla buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim sürecinde bienaller, galeriler, müzeler ve sanat fuarlarına ilişkin örnek vaka analizlerinin yanı sıra atölye çalışmaları ve kurum ziyaretleri gerçekleştirilecek. Katılımcılara çeşitli sanat kurumlarında staj ve deneyim olanakları da sunulacak.</p>

<p>Program takvimine göre <strong>Ekim 2026 - Haziran 2027 ayları arasındaki </strong>9 aylık dönemde dijital platform üzerinden 65 seminer, 9 bitirme projesi atölyesi ve 5 kurum ziyareti olmak üzere toplam 158 saat eğitim verilecek.</p>

<p>Eğitimi takip eden 3 aylık süreçte katılımcılar bireysel bitirme projelerini hazırlayarak jüriye sunacak.</p>

<p>Proje değerlendirmesinde başarılı bulunan katılımcılar resmi bitirme belgesi almaya hak kazanacak. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanat-ve-acik-diyalog-istanbuldan-cagdas-sanat-ve-kuratorluk-programi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/akbank-sanat.jpeg" type="image/jpeg" length="86923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor'da Fenerbahçe maçı hazırlıkları sürüyor: İlhan Palut'tan transfer mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konyasporda-fenerbahce-maci-hazirliklari-suruyor-ilhan-paluttan-transfer-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konyasporda-fenerbahce-maci-hazirliklari-suruyor-ilhan-paluttan-transfer-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşacak olan TÜMOSAN Konyaspor, kritik maçın hazırlıklarını sürdürdü. Antrenman öncesi açıklamalarda bulunan teknik direktör İlhan Palut, zorlu deplasmandan puanla dönmek için en iyi şekilde mücadele edeceklerini ve kadroya iyi bir kanat oyuncusu katmak istediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşil-beyazlı ekip, 22 Ağustos Cumartesi günü Kadıköy'de oynayacağı Fenerbahçe mücadelesinin taktik çalışmalarına devam etti. Murat Kurum Tesisleri'ndeki antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan teknik direktör İlhan Palut, takımın son durumu ve hedeflerine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Çaykur Rizespor maçının üzerine koyarak mücadele edeceğiz"</strong></h2>

<p>Lige Çaykur Rizespor karşısında alınan penaltı golü mağlubiyetiyle başladıklarını hatırlatan Palut, sezon başı kamp sürecindeki aksaklıklara değindi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Lige iyi bir başlangıç yapmak istiyorduk ancak penaltı golüyle kaybettik. Sezon öncesi kampında yaşanan bazı eksikler ve sakatlıklar takımın tam anlamıyla ritim bulmasına engel oldu; bu nedenle henüz istediğimiz seviyeye ulaşamadık. Ancak takımımın yavaş yavaş toparlanmasını ve hafta hafta daha iyi bir performans sergilemesini bekliyorum.</i></p>

<p><i>Fenerbahçe deplasmanları her zaman zordur. Çıkacağız ve sahada en iyi şekilde mücadele edeceğiz. Özellikle mücadele gücü anlamında Çaykur Rizespor karşılaşmasının üzerine koyarak Kadıköy'den iyi bir sonuçla ayrılmak istiyoruz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Transferde öncelik kanat hattı</strong></h3>

<p>Kadro planlaması ve transfer çalışmalarına ilişkin de bilgi veren deneyimli teknik adam, hücum hattını güçlendirmek istediklerini vurguladı. Palut, takıma doğrudan katkı sağlayacak kaliteli bir kanat oyuncusunu kadroya katmak için yönetimin transfer çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konyasporda-fenerbahce-maci-hazirliklari-suruyor-ilhan-paluttan-transfer-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-1014efc62f59e119e5d0a9229311cb6c.webp" type="image/jpeg" length="36285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı: Tüketicinin korunmasına 13,1 milyar lira harcandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasina-131-milyar-lira-harcandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasina-131-milyar-lira-harcandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026'nın ilk 6 ayında tarım, kırsal kalkınma ve tüketicinin korunması gibi programlar için 239,9 milyar lira harcadı. Tüketicinin korunmasına ayrılan kaynak 13,1 milyar lira oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım</strong> <strong>ve</strong> <strong>Orman</strong> <strong>Bakanlığı</strong>, 2026 yılının ilk yarısında tarım, <strong>kırsal</strong> <strong>kalkınma</strong>, toprak ve su kaynaklarının kullanımı ile tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalar için toplam 239 milyar 883,6 milyon lira harcadı. Tüketicinin korunmasına yönelik program kapsamında kullanılan kaynak ise 13 milyar 84 milyon 307 bin lira oldu.</p>

<p>Bakanlığın 2026 yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu'na göre, söz konusu faaliyetler için yıl başında 541 milyar 840,5 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kaynağın ilk 6 aylık dönemde 239 milyar 883,6 milyon lirası kullanıldı. Geçen yılın aynı dönemindeki toplam harcama 195 milyar 207 milyon lira olarak kaydedilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tarım programına 120,7 milyar lira harcandı</strong></h2>

<p>Bakanlığın yılın ilk yarısındaki harcamalarında en yüksek pay tarım programına ayrıldı. Bu kapsamda 120 milyar 705,3 milyon lira kaynak kullanıldı.</p>

<p>Program kapsamında hayvansal, bitkisel ve su ürünleri üretiminin desteklenmesinin yanı sıra tarımsal araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütüldü.</p>

<p>Bitkisel ürünlerde arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik harcama yaklaşık 87 milyar liraya ulaştı. Hayvansal ürünlerin arz güvenliğine yönelik çalışmalar için ise yaklaşık 24 milyar lira kullanıldı.</p>

<h3><strong>Tüketicinin korunmasına 13,1 milyar lira ayrıldı</strong></h3>

<p>Tarım programının ardından en yüksek harcama tüketicinin korunması programında gerçekleştirildi. Bu alanda yılın ilk 6 ayında 13 milyar 84 milyon 307 bin lira harcama yapıldı.</p>

<p>Program kapsamında gıda ve yem güvenilirliğinin sağlanması, bitki sağlığının korunması ile hayvan sağlığı ve refahına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Tüketicinin korunması programında bitki sağlığı ile hayvan sağlığı ve refahına yönelik faaliyetler için yaklaşık 7 milyar 440 milyon 45 bin lira kaynak kullanıldı. <strong>Gıda</strong> güvenilirliğine ilişkin çalışmaların harcaması ise yaklaşık 5 milyar 644 milyon 262 bin lira oldu.</p>

<h3><strong>Kırsal kalkınma için 12,8 milyar lira kullanıldı</strong></h3>

<p>Bakanlığın ilk yarıdaki harcamalarında kırsal kalkınma da önemli bir yer tuttu. Bu program kapsamında 12 milyar 854 milyon 952 bin lira harcama gerçekleştirildi.</p>

<p>Kırsal kalkınmanın desteklenmesine yönelik faaliyetler için 3 milyar 489,1 milyon lira kullanılırken, diğer faaliyetlere 5 milyar 622,5 milyon lira kaynak ayrıldı.</p>

<p>Tarımsal eğitim, yayım, <strong>yayın</strong> ve danışmanlık faaliyetleri için ise 3 milyar 743,4 milyon lira harcama yapıldı.</p>

<h3><strong>Toprak ve su kaynakları için 1,4 milyar lira harcandı</strong></h3>

<p><strong>Toprak ve Su Kaynakları</strong>nın Kullanımı programı kapsamında yılın ilk 6 ayında 1 milyar 447,4 milyon lira kaynak kullanıldı.</p>

<p>Bu harcamanın yaklaşık 217 milyon 495 bin lirası su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalara ayrıldı. Toprağın ve arazinin korunması ile geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde ise yaklaşık 1 milyar 260 milyon lira harcama gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasina-131-milyar-lira-harcandi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasi-icin-6-ayda-131-milyar-lira-harcadi.png" type="image/jpeg" length="29676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'den İsrail'in "Ebu Zuhur'da Türk askeri konuşlanacak" iddiasına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suriyeden-israilin-ebu-zuhurda-turk-askeri-konuslanacak-iddiasina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suriyeden-israilin-ebu-zuhurda-turk-askeri-konuslanacak-iddiasina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, İsrail'in İdlib'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne Türk askerlerinin konuşlandırılacağı gerekçesiyle düzenlediği saldırıya tepki göstererek iddiaları yalanladı. Saldırının hiçbir meşru zemini olmadığını vurgulayan Şeybani, üssün Suriye Hava Kuvvetleri için hazırlandığını belirtti ve gerçek bir siyasi irade oluşması durumunda İsrail ile müzakerelerin yeniden başlayabileceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde yer alan ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği 8 hava saldırısının ardından diplomatik yankılar sürüyor.</p>

<h3><strong>"Kalıcı Türk askeri varlığı planı yok"</strong></h3>

<p>Axios'a açıklamalarda bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, İsrail tarafına Ebu Zuhur'da Türk askeri üssü kurulması veya Türk kuvvetlerinin bölgeye konuşlandırılması yönünde herhangi bir niyet olmadığını önceden açıkça ilettiklerini kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Burada bir Türk üssü kurma, kalıcı Türk askeri varlığı oluşturma veya Türk kuvvetlerini bölgeye konuşlandırma yönünde hiçbir plan bulunmuyordu. Tesis henüz faaliyete geçmedi ve büyük ölçüde boştur. Türk askeri yetkililer daha önce eğitim ve geniş kapsamlı askeri iş birliği kapsamında üssü ziyaret etmişti; ancak sahada herhangi bir Türk askeri yığınağı yoktur. Üs, Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere yenilenmektedir."</i></p>
</blockquote>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının hemen ardından Şam yönetiminin üste Türk askeri varlığına izin vermek üzere olduğunu iddia etmişti.</p>

<h3><strong>Türkiye iddiaları kesin dille yalanlamıştı</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamaları reddederek, söz konusu tezlerin Suriye'nin egemenliğini ihlal eden hukuksuz saldırıları meşrulaştırma çabası olduğunu duyurmuştu. Açıklamada, Türkiye'nin bölgede istikrar ve güvenlik için Suriye hükümetiyle meşru iş birliğini kararlılıkla sürdüreceği vurgulanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İsrail taahhütlerinden geri adım attı, müzakerelere açığız"</strong></h3>

<p>ABD arabuluculuğunda yaklaşık bir yıldır süren temaslarda güvenlik anlaşması taslağı üzerinde kağıt üzerinde mutabakat sağlandığını ancak İsrail'in taahhütlerinden caydığını hatırlatan Şeybani, diplomasi kapısını açık bıraktı:</p>

<p><i>"Biz İsrail'in güvenlik kaygılarını dikkate aldığımız gibi, İsrail de Suriye'nin egemenliğini, yayılmacı askeri operasyonlara dair endişelerini ciddiyetle ele almalıdır. Gerçek bir siyasi irade gösterilirse müzakereler yeniden başlayabilir. Her iki tarafın güvenliğini teminat altına alan, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyan bir mutabakata varılabilir. Sürekli askeri saldırılar İsrail'e uzun vadeli güvenlik getirmeyeceği gibi bölgesel istikrarsızlığı körüklemektedir."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suriyeden-israilin-ebu-zuhurda-turk-askeri-konuslanacak-iddiasina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-50109fc565932a5697371f3db650ccf1-1.webp" type="image/jpeg" length="31052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özdemir Turgut Haymana Belediye Başkanlığına adaylığını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozdemir-turgut-haymana-belediye-baskanligina-adayligini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozdemir-turgut-haymana-belediye-baskanligina-adayligini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haymana’da daha önce 10 yıl belediye başkanlığı görevinde bulunan Özdemir Turgut, düzenlediği basın açıklamasında Haymana Belediye Başkanlığına aday olduğunu duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haymana’da uzun yıllardır siyaset ve yerel yönetim alanında çalışmalar yürüten eski Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut, basın mensuplarıyla bir araya gelerek adaylık kararını kamuoyuna açıkladı. Turgut, geçmiş dönemde gerçekleştirilen projeleri hatırlatırken yeni dönemde ilçenin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Özdemir Turgut’tan Haymana Belediye Başkanlığı adaylığı açıklaması</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında Haymana ve ilçe halkına hizmet etmeyi uzun yıllardır temel hedef olarak gördüğünü belirten Özdemir Turgut, görev yaptığı dönemlerin ardından da ilçeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Turgut, siyasi ve toplumsal görüş ayrımı yapmadan Haymanalıların yanında olmaya çalıştıklarını belirterek, belediye başkanlığı döneminde de hizmet anlayışlarını eşitlik ilkesi üzerine kurduklarını söyledi.</p>

<p>AK Parti mensubu olduğunu hatırlatan Turgut, Haymana’ya yönelik çalışmalarında siyasi ayrım gözetmediklerini ifade ederek belediyenin kapılarının vatandaşlara açık tutulduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Haymana Belediye Başkanlığı dönemindeki projeler</strong></h3>

<p>Yaklaşık 10 yıllık belediye başkanlığı döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi, bakanlıklar ve bürokrasiyle koordineli çalışmalar yürüttüklerini belirten Turgut, Haymana’da gerçekleştirilen çeşitli projeleri de basın mensuplarıyla paylaştı.</p>

<p>Turgut; Ankara-Haymana bölünmüş yolu, ilçeye doğal gazın kazandırılması, Milli Park ve şehitlik çalışmaları ile Haymana’nın tarihi öneminin daha geniş çevrelerde tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Kapalı pazar yeri, Haymana kaplıca suyunun uluslararası düzeyde tesciline yönelik çalışmalar ve taziye çadırlarının da kendi dönemlerinde hayata geçirilen hizmetler arasında olduğunu ifade eden Turgut, turizm ve spor alanında da çeşitli projeler gerçekleştirdiklerini aktardı.</p>

<p>Festival organizasyonları, tohum eleme tesisi, Halk Eğitim Merkezi binası ve Gençlik Merkezi gibi çalışmaların yanı sıra Aile Yaşam Merkezi ile itfaiye teşkilatı için yer tahsislerinin yapıldığını belirten Turgut, ilçenin fiziki şartlarını iyileştirmenin yanında vatandaşlarla doğrudan iletişime önem verdiklerini söyledi.</p>

<h3><strong>Haymana için kalkınma projeleri hazırlanıyor</strong></h3>

<p>Haymana için çalışmalarını halen sürdürdüğünü ve tamamlanması gereken projelerin takibini yaptığını ifade eden Özdemir Turgut, bundan sonraki süreçte ilçenin ekonomik gelişimine odaklanacaklarını açıkladı.</p>

<p>Yeni dönemde temel hedeflerinin Haymana ve Haymana halkının gelir seviyesini artırmak olduğunu söyleyen Turgut, ilçeden göçü azaltacak ve ekonomik hareketliliğin doğrudan vatandaşlara yansımasını sağlayacak projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti.</p>

<p>Uzman bir ekiple hazırlıkların tamamlandığını aktaran Turgut, yeni kalkınma projelerinin ayrıntılarını önümüzdeki günlerde belirli aralıklarla kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Haymana Belediye Başkanlığına adaylığımı açıklıyorum”</strong></h3>

<p>Haymanalıların kendisine gösterdiği ilgi ve desteğin ardından yeniden yola çıktığını dile getiren Özdemir Turgut, konuşmasının sonunda belediye başkanlığına aday olduğunu resmen açıkladı.</p>

<p>Turgut, “Saygıdeğer hemşehrilerimin teveccühü ile tekrar bir yola çıktık. Bu kader birliğini, Haymana ve Haymanalıların sevgisini görmezden gelmem mümkün değildir. Allah’ın izniyle önümüzdeki seçimlerde Haymana Belediye Başkanlığına adaylığımı sizlerin huzurunda açıklıyorum. Yolumuz açık, Haymanamız için hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir Turgut’un Haymana Belediye Başkanlığı adaylığıyla birlikte ilçeye yönelik yeni kalkınma projelerinin ayrıntılarının da önümüzdeki süreçte açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozdemir-turgut-haymana-belediye-baskanligina-adayligini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-20-at-121435.jpeg" type="image/jpeg" length="35016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mazot fiyatlarında küresel baskı sürüyor: Mehmet Şimşek'ten eşel mobil açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mazot-fiyatlarinda-kuresel-baski-suruyor-mehmet-simsekten-esel-mobil-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mazot-fiyatlarinda-kuresel-baski-suruyor-mehmet-simsekten-esel-mobil-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel enerji piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, ham petrol fiyatlarındaki gerilemeye rağmen taşımacılık aksamaları ve rafineri kesintilerinin mazot fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek</strong>, küresel enerji piyasalarındaki son gelişmeleri ve Türkiye'de uygulanan akaryakıt politikalarını X hesabı üzerinden değerlendirdi.</p>

<h2><strong>"Küresel enerji piyasalarında olağanüstü bir dönemden geçiyoruz"</strong></h2>

<p>Şimşek'in açıklamasında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Küresel enerji piyasalarında olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Savaş dönemi zirvesine göre belirgin şekilde gerileyen ham petrol fiyatlarına rağmen taşımacılıktaki aksamalar ve rafineri kesintilerinin yol açtığı arz sıkışıklığı nedeniyle mazot fiyatları üzerindeki baskı sürüyor. Mazot Brent petrol marjı uzun dönem ortalamasının yaklaşık 5 katına çıkarak varil başına 100 dolar seviyelerinde seyrediyor. Mazotta eşel mobil kapsamında attığımız son adımla, bu olağanüstü küresel şokun vatandaşlarımıza yansımasını sınırlıyor aynı zamanda bütçe disiplinini korumaya devam ediyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Küresel enerji piyasalarında olağanüstü bir dönemden geçiyoruz.<br />
<br />
Savaş dönemi zirvesine göre belirgin şekilde gerileyen ham petrol fiyatlarına rağmen taşımacılıktaki aksamalar ve rafineri kesintilerinin yol açtığı arz sıkışıklığı nedeniyle mazot fiyatları üzerindeki baskı… <a href="https://t.co/Te4QSU3W1c" rel="nofollow">pic.twitter.com/Te4QSU3W1c</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2090353590829277394?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mazot-fiyatlarinda-kuresel-baski-suruyor-mehmet-simsekten-esel-mobil-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/mehmet-simsek-ve-fatih-karahan-londrada-yatirimcilara-seslenecek-1.jpg" type="image/jpeg" length="96422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'da Batı Nil virüsü yayılıyor: Vaka sayısı 157'ye yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakaları 157'ye yükseldi, 13 kişi hayatını kaybetti. EODY Başkanı Vasilakopulos, artışta iklim koşullarının etkili olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) </strong>Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, ülkede Batı Nil virüsü vakalarındaki artışın bu yıl etkili olan iklim koşullarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Vasilakopulos, özellikle sıcaklık ve yağışların sivrisinek popülasyonundaki artışta etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Yunanistan'da 12-19 Ağustos tarihleri arasında 47 Batı Nil virüsü vakası kaydedildi. Böylece yılın başından bu yana tespit edilen vaka sayısı 157'ye yükseldi. Ülkede virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 13 oldu. Virüsün en fazla görüldüğü bölge, başkent Atina'nın da bulunduğu Attika olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Vakalardaki artışta iklim koşulları etkili oldu</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Vasilakopulos, Attika bölgesinin bu yıl mevsim normallerinin üzerinde sıcak bir kış geçirdiğine dikkat çekti. Şiddetli yağışların ardından oluşan durgun suların sivrisineklerin çoğalmasına uygun ortam oluşturduğunu belirten Vasilakopulos, bu durumun vaka sayısındaki artışta etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Vasilakopulos, "Bu yılki (vaka sayılarındaki) büyük artış muhtemelen 2026'da hakim olan özel iklim koşullarından kaynaklanıyor. Çok fazla yağış da oldu. Şiddetli yağışın yaşandığı bölgelerde durgun sular oluştu. Sivrisinek popülasyonu aşırı arttı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yunanistan'a güneyden gelen göçmen kuşların da vaka artışında etkili olabileceğini belirten Vasilakopulos, ancak temel nedenin bu yılki iklim koşulları olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Sivrisineklere karşı ilaçlama yapılıyor</strong></h3>

<p>Vasilakopulos, bahar aylarında belirlenen protokoller kapsamında <strong>ilaçlama</strong> çalışmalarının gerçekleştirildiğini, virüs tespit edilen bölgelerde ise yeniden ilaçlama yapıldığını aktardı.</p>

<p>Vasilakopulos, "Tüm sivrisinekleri yok etmek adına aşırı miktarda ilaçlama yapamayız. Zira bu şekilde sivrisineklerle birlikte doğal flora ve faunadaki birçok canlıyı da öldürmüş oluruz, ki böyle bir şey istemeyiz" diye konuştu.</p>

<p>Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ilaçlama çalışmalarının toksik etkiler nedeniyle daha zor yürütüldüğünü belirten Vasilakopulos, kullanılacak ilaç miktarının insanlar, hayvanlar ve diğer canlılar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Yunanistan Avrupa'da ikinci sırada</strong></h3>

<p>Vasilakopulos, yaklaşık 60 milyon nüfusa sahip İtalya'nın Avrupa'da Batı Nil virüsü vakalarının en fazla görüldüğü ülke olduğunu belirtti. Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip Yunanistan'ın ise İtalya'nın ardından ikinci sırada bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Yunanistan'da hastalığa ilişkin epidemiyolojik takip çalışmalarının iyi yürütüldüğünü belirten Vasilakopulos, vaka sayısının diğer ülkelere kıyasla yüksek görünmesinin nedenlerinden birinin de bu takip sistemi olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Vasilakopulos, "Ülke olarak Batı Nil virüsü vakalarının epidemiyolojik takibini iyi yapıyoruz. Belki bizdeki vaka sayısının diğer ülkelerden fazla çıkmasının nedeni de budur" dedi.</p>

<h3><strong>Ülkeler arası işbirliği çağrısı</strong></h3>

<p>Batı Nil virüsüyle mücadelede ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine değinen Vasilakopulos, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi için ülkeler arasındaki işbirliğinin gerekli olduğunu söyledi.</p>

<p>Vasilakopulos, "Bulaşıcı hastalıklarda, bulaşmayı önleyebilmek adına ülkeler arası işbirliği son derece önemlidir” diye söyledi.</p>

<p>Batı Nil virüsünün Avrupa'ya 2010 yılında geldiğini belirten Vasilakopulos, iklim değişikliğinin etkisiyle vaka sayılarının gelecek yıllarda artabileceğini ifade etti.</p>

<p>Vasilakopulos, "Bence iklim değişikliğiyle birlikte her yıl daha çok vakamız olacak. Bu nedenle toplumlar olarak, mücadele için ortak faaliyetlerle mümkün olduğunca işbirliği yaparak kendimizi korumalıyız" açıklamasında bulundu.</p>

<h3><strong>Virüs bazı gruplar için daha tehlikeli</strong></h3>

<p>Vasilakopulos, <strong>Batı Nil virüsü </strong>bulaşan kişilerin yüzde 80'inde herhangi bir belirti görülmediğini belirtti. Virüsün özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi sorunu yaşayan kişiler açısından tehlikeli olabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Yunanistan'da sıcak mevsimin uzun sürmesi nedeniyle vaka sayılarının ekim ayından itibaren düşüşe geçebileceğini söyleyen Vasilakopulos, bu döneme kadar virüsten korunmak için bazı önlemlerin alınmasını önerdi.</p>

<p>Bu kapsamda sinek kovucu kullanılması, vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesi, durgun sulardan uzak durulması ve vantilatör kullanılarak sineklerin uzaklaştırılması tavsiye edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="96366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş'ten öğretmenlere önlük düzenlemesine tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-ogretmenlere-onluk-duzenlemesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-ogretmenlere-onluk-duzenlemesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesinde yer alan öğretmenlere önlük giyme ve kılık-kıyafet düzenlemesine Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay tepki gösterdi. Genelgenin yönetmelik ve kanunun üzerinde olamayacağını belirten Özbay, "Eğitimde denetlenmesi gereken öğretmenin kıyafeti değil, bakanlığın politikalarıdır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan <i>"2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler"</i> konulu genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük şartı eğitim sendikalarının tepkisini çekti.</p>

<p>Bakanlık genelgesinde öğretmenlerin giyimine ilişkin şu ifadelere yer verilmişti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Öğretmenlerin kılık ve kıyafetlerinde mesleğin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini göz önünde bulundurmaları; kıyafet seçimlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edilmesinin esas olduğu ve eğitim çalışanlarının görev sırasında önlük giymeleri gerekmektedir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Özbay: "Teşvik, genelgeyle zorunluluğa dönüştürülemez"</strong></h3>

<p>Düzenlemeye ilişkin yazılı bir açıklama yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, kılık-kıyafet yönetmeliğinde önlük zorunluluğu bulunmadığını hatırlatarak şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Normlar hiyerarşisi açıktır; genelge kanunun ve yönetmeliğin üzerinde değildir. Üst hukuk normlarında bulunmayan yeni bir yükümlülük genelgeyle yaratılamaz. Daha önce 'önlük teşvik edilecek' diyen Bakanlık, bugün teşviki genelgeyle dayatmaya ve zorunluluğa dönüştürmeye çalışıyor. Öğretmenin kıyafetini takip etmek için il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerini harekete geçiren bakanlık, kendi asıl sorumluluklarını yerine getirmiyor. Kalabalık sınıflar, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik sorunu ve okullardaki temizlik/güvenlik personeli yetersizliği çözülmeyi bekliyor."</p>

<h3><strong>"Eğitim dayatmalarla yönetilemez"</strong></h3>

<p>Öğretmenin mesleki onuruna ve özerkliğine vurgu yapan Özbay, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Açıkça söylüyoruz; eğitimde denetlenmesi gereken öğretmenin kıyafeti değil, bakanlığın politikalarıdır. Öğretmenin görev yerinin, branşının, kıyafetinin ve çalışma düzeninin idarenin sınırsız tasarruf alanı haline getirilmesine izin vermeyeceğiz. Öğretmen ne giyeceğini, mesleğini ve sorumluluğunu bilir. Öğretmen talimat memuru değildir; eğitim, dayatmalarla yönetilemez."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-ogretmenlere-onluk-duzenlemesine-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" type="image/jpeg" length="94933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="23038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="78089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="97171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="57139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="36136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="63304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="18762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="27467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="18836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="30463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="21650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="23876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="94736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="41661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="58585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="63715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="33953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="84986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="25427"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
