<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 19 Sep 2026 15:14:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ambargosunun sürdüğü Küba'da ulusal elektrik sistemi yeniden çöktü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ambargosunun-surdugu-kubada-ulusal-elektrik-sistemi-yeniden-coktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-ambargosunun-surdugu-kubada-ulusal-elektrik-sistemi-yeniden-coktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küba'da ulusal elektrik şebekesinin çökmesiyle milyonlarca kişi bir kez daha karanlıkta kaldı. Ocak ayından bu yana en az altıncı büyük kesintinin yaşandığı ülkede, başkent Havana'daki abonelerin yalnızca yüzde 5'ine enerji verilebildi; yakıt darlığı ve eski altyapı nedeniyle kesintilerin bazı bölgelerde 60 saati bulduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küba'da ulusal elektrik şebekesinin bir kez daha tamamen devre dışı kalması sonucu milyonlarca kişi elektriksiz kaldı. Ülke genelinde, ocak ayından bu yana yaşanan en az altıncı büyük sistem çöküşünün ardından başkent Havana’daki yaklaşık 862 bin abonenin yalnızca yüzde 5'ine kademeli olarak yeniden elektrik verilebildi.</p>

<p>Küba Enerji ve Maden Bakanlığı, 17 Eylül Cuma günü ulusal elektrik sisteminin tamamen çöktüğünü duyurdu. Bakanlık, kesintinin hemen ardından sistemin kademeli olarak devreye alınması amacıyla teknik çalışmaların başlatıldığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Arıza batıdan doğuya yayıldı</strong></h3>

<p>Kübalı yetkililerin verdiği bilgilere göre arıza, ülkenin batı ve orta kesimlerindeki yüksek gerilim iletim hatlarında meydana gelen teknik aksaklıkla başladı. Batı bölümünde başlayan zincirleme arıza kısa sürede Matanzas bölgesine yayıldı; ardından ülkenin doğusundaki elektrik ağı da sistemden ayrıldı. Küba'nın resmî gazetesi Granma ise olumsuz ve değişken hava koşullarının altyapıdaki yükü ve arızanın boyutunu daha da ağırlaştırdığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesinti sonrası yürütülen onarım faaliyetleri kapsamında, akşam saatlerinde 862 bin abonenin bulunduğu başkent Havana'da hanelerin sadece yüzde 5'ine enerji sağlanabildi. Camagüey, Pinar del Río ve Granma gibi eyaletlerde ise küçük ölçekli, bağımsız yerel dağıtım şebekeleri oluşturuldu. Çalışmalarda özellikle hastaneler ve acil kamu tesislerine öncelik verildi.</p>

<h3><strong>En son yakıt girişi Mart'ta kaydedildi</strong></h3>

<p>Küba'da elektrik altyapısındaki büyük arızalar son iki yılda belirgin biçimde artış gösterdi. Eski termik santrallerin yetersiz kalması, bakım-onarım için gereken yedek parçaların tedarik edilememesi ve yaşanan akut yakıt kıtlığı sistemi kırılgan kılan temel unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Özellikle ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ocak ayında Küba'ya dönük petrol ve enerji kısıtlamalarını sıkılaştırmasının ardından kriz derinleşti. Küba yönetimi kesintilerin ana nedeni olarak ABD ambargosunu işaret ederken, Washington tarafı aksaklıkların eskiyen altyapı ve devlet güdümlü merkezi ekonomik yapıdan kaynaklandığını savunuyor. Mart ayında bir Rus tankerinin ulaştırdığı sevkiyatın ardından ülkeye kayda değer yeni bir yakıt girişinin olmadığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Günlük hayat durma noktasında: Kesintiler 60 saati buluyor</strong></h3>

<p>Şebekenin normal şartlarda faal olduğu zaman dilimlerinde bile adanın birçok bölgesinde planlı kesintiler yapılıyor. Kimi yerleşimlerde kesinti sürelerinin 30 saati aştığı, yer yer 60 saate kadar tırmandığı belirtiliyor.</p>

<p>Kronikleşen enerji krizi; hanelerin yanı sıra ulaşım, hava trafiği, sanayi, sağlık altyapısı ve haberleşmeyi doğrudan felç ediyor. Elektriğin günlerce gelmemesi su teminini aksatırken, yemek pişirme imkânlarını ve dijital bağlantıyı da imkânsız hale getiriyor. Başkent Havana başta olmak üzere sokaktaki yurttaşlar, tekrarlayan karartmalar nedeniyle asgari yaşam koşullarını dahi sürdürmekte büyük zorluk yaşadıklarını aktarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ambargosunun-surdugu-kubada-ulusal-elektrik-sistemi-yeniden-coktu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kuba1-1.jpg" type="image/jpeg" length="71333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dilek Kaya İmamoğlu'ndan tahliye çağrısı: "Ekrem İmamoğlu’nu ve arkadaşlarını serbest bırakın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dilek-kaya-imamoglundan-tahliye-cagrisi-ekrem-imamoglunu-ve-arkadaslarini-serbest-birakin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dilek-kaya-imamoglundan-tahliye-cagrisi-ekrem-imamoglunu-ve-arkadaslarini-serbest-birakin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, 18 aydır cezaevinde bulunan İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının serbest bırakılması çağrısında bulundu. Haklarında somut bir delil bulunmadığını belirten Dilek Kaya İmamoğlu, "Milletin iradesini, milletin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu ve haksız tutsak edilen arkadaşlarını serbest bırakın" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, eşinin ve beraberindeki çalışma arkadaşlarının serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun önce diplomasının iptal edildiğini, ardından ise tutuklama sürecinin yaşandığını belirten Dilek Kaya İmamoğlu, cezaevinde geçen sürece ve hukuki duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Önce diplomasını iptal ettiniz, ardından tutukladınız. Siyasete girdiği ilk günden bu güne ülkesinin ve milletinin menfaatini her şeyin önünde tutarak gece gündüz çalışan Ekrem İmamoğlu’nu ve arkadaşlarını haklarında tek bir somut delil olmadan 18 aydır siyasi tutsak olarak cezaevinde tutuyorsunuz. Milletin iradesini, milletin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu ve haksız tutsak edilen arkadaşlarını serbest bırakın."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dilek-kaya-imamoglundan-tahliye-cagrisi-ekrem-imamoglunu-ve-arkadaslarini-serbest-birakin</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/03/dilek-imamoglu1.jpg" type="image/jpeg" length="76168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova'da konuşan Özgür Özel: "50+1 ile iktidar, 60+1 ile cumhurbaşkanlığı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-konusan-ozgur-ozel-501-ile-iktidar-601-ile-cumhurbaskanligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-konusan-ozgur-ozel-501-ile-iktidar-601-ile-cumhurbaskanligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'da süs bitkileri üreticileriyle buluşan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin iktidar hedeflerini açıklayarak "50+1 ile iktidar olmak, 60+1 ile Cumhurbaşkanı seçmek istiyoruz" dedi. Tarım arazilerindeki rant baskısına ve yüksek vergilere dikkat çeken Özel, üreticiler için KDV indirimi çağrısı yaparken iktidara geldiklerinde Türkiye Planlama Kurumu'nu kuracaklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yalova temasları kapsamında süs bitkileri üreticileriyle bir araya geldi. Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Özel; KDV oranları, tarım arazilerindeki rant baskısı, gıda enflasyonu ve planlama eksikliği konularında değerlendirmelerde bulunurken partisinin iktidar hedeflerini açıkladı.</p>

<h3><strong>"Yüzde 50+1 ile iktidar, yüzde 60+1 ile cumhurbaşkanı"</strong></h3>

<p>Konuşmasında YENİ Parti'nin siyasi yol haritasına ve hedeflerine değinen Özgür Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bizim YENİ Parti olarak üç hedefimiz var. Biri; 50+1, birisi 60+1. 50+1 ile iktidar olmak, 60+1 ile Cumhurbaşkanı seçmek istiyoruz. Sonra da güçlü bir Parlamenter Sisteme, denge ve denetleme sistemlerinde güçlü bir yeniden rejim inşasına ihtiyaç var. Kısa vadede memleketi peşkeş çeken ya da çektiren değil, bu memleketin bütün varlıklarını bir bütün halinde değerli gören bir anlayışa ihtiyaç var. Onun için de Atatürk’ün ve arkadaşlarının 100 yıl önce ortaya koyduğu vizyona sahip çıkan ve bugün yeniyi savunan anlayışa ihtiyaç var."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Süs bitkilerinde KDV çıkmazı: "Önce yüzde 8 talep edilmeli"</strong></h3>

<p>Üreticilerin en büyük sorunlarından birinin vergi yükü olduğunu belirten Özel, girdide yüzde 1 olan KDV oranının fatura kesilirken yüzde 20 olarak uygulandığını ifade etti. Avrupa örneklerine ve pandemi dönemindeki yüzde 8 uygulamasına işaret eden Özel, şu tavsiyede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Aslında olması gerekenin yüzde 1 olduğunu ve bu yüzde 1'in sektörü gerçekten kamçılayacağını, üretim iştahını artıracağını, ihracatta rekabet gücüne olumlu katkı sağlayacağını hep rapor ediyor arkadaşlar. Hep beraber bir 8 isteyin. 8'deki sonuç; aslında ödenen vergi, yapılan doğrudan yatırım, seracının serasını yenileme imkânlarını yarattığı görüldüğünde yüzde 1 daha kolay tartışılır olabilir. Ben yüzde 1 uygulanmasının doğru olduğunu savunuyorum ama bir dost tavsiyesi olarak önce yüzde 8'e almak lazım. 20'den 1'e inelim derken hep 20'de kalıyor."</i></p>
</blockquote>

<p>Türkiye'nin dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğuna da dikkat çeken Özel, 180 ülkeden 175'inde gıda enflasyonunun Türkiye'den daha düşük olduğunu belirterek, <i>"Avrupa'da yıllık gıda enflasyonu yüzde 1,9, bizde ise yüzde 35. Oysa ki beklenir bizde yüzde 1 olsun, onlarda daha yüksek olsun. Ne yapıldıysa, ne hatalar yapıldıysa toplamı bizi buraya getirdi"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Türkiye Planlama Kurumu kurulacak"</strong></h3>

<p>Tarımda ortalama yaşın yükseldiğini ve yaşanan krizlerin plansızlıktan kaynaklandığını dile getiren Özel, Devlet Planlama Teşkilatı'nın kapatılmasını eleştirerek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu iktidarın yaptığı en büyük hata Devlet Planlama Teşkilatı’nın önce adını değiştirmesi, onu Kalkınma Bakanlığı bünyesinde bir daire başkanlığına indirgemesi, sonra kapatması oldu. Şu anda Türkiye'de ne yaşanıyorsa hepsi plansızlıktan yaşanıyor. YENİ Parti olarak programımızda Türkiye Planlama Kurumu kurulması var. Atatürk’ün en vizyoner işidir; sıfırdan bir Cumhuriyet kuruyorsunuz ve bu Cumhuriyette her şeyin planlanması lazım. Programımızda her köye doğru bir köy statüsü getirmek, orada geçimini sağlayan insanları oraya bağlamak, öğretmen ve ziraat mühendisi görevlendirmek, mümkünse veteriner görevlendirmek ve köydeki yaşamı değerli, ulaşılabilir kılmak var."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Gerçekten tarım yapmak isteyen için arazi pahalı"</strong></h3>

<p>Peyzaj mimarlarının projelerdeki rolünün önemine değinen Özel, <i>"Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde peyzaj mimarının imzası olacak deniyorsa, bizim belediyelerimizin bunu araması yönünde bir takvim önlerine koyarak gerekli düzenlemeleri yapmalarını isteyeceğiz. YENİ Partili belediyeler için talimat yazarak peyzaj mimarlarının imzasının buralarda aranmasını sağlayacağız"</i> açıklamasında bulundu.</p>

<p>Tarım arazilerindeki spekülasyonlara da değinen Özel, plan güvencesi olmadığı için arazilerin rant beklentisiyle toplandığını ifade ederek, <i>"Gerçekten tarım yapmak isteyen için arazi pahalı. İmar planı değişikliği umudu olanlar açısından araziler kelepir fiyatta kalıyor, bunları topluyorlar. Şehirlere 50, 75 yıllık planlarla bakabilen, kamucu perspektifle rant üzerinden değil ülkenin menfaatleri üzerinden planlama yapan bir anlayışa ihtiyaç var"</i> diye konuştu.</p>

<p>Özel, kivi başta olmak üzere Yalova'nın tarımsal potansiyeline sahip çıkacaklarını ve hazırladıkları çözüm önerilerini seçim beyannamesine ile hükümet programına yansıtacaklarını belirterek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-konusan-ozgur-ozel-501-ile-iktidar-601-ile-cumhurbaskanligi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozgur-ozel2-7.jpg" type="image/jpeg" length="59040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Birileri ihanet planlama teşkilatı diye bir teşkilat kurmuş" diyen Gürsel Tekin'den yeniden yapılanma mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/birileri-ihanet-planlama-teskilati-diye-bir-teskilat-kurmus-diyen-gursel-tekinden-yeniden-yapilanma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/birileri-ihanet-planlama-teskilati-diye-bir-teskilat-kurmus-diyen-gursel-tekinden-yeniden-yapilanma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkeme kararıyla görev süresi sona eren CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, kararın pazartesi günü tebliğ edilmesini beklediklerini belirterek genel merkezle temaslarının sürdüğünü söyledi. Parti içinde "İhanet Planlama Teşkilatı" adını verdiği bir yapıyla mücadele ettiklerini öne süren Tekin, il başkanlığı için yeni yapılanma kararını Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve genel merkezin vereceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mahkeme kararıyla görev süresi sona eren CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İl Başkanlığı'nda düzenlenen rozet takma töreni öncesinde açıklamalarda bulundu. Tekin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile il başkanı ataması konusunu görüşüp görüşmediğine ilişkin, mahkeme kararının büyük olasılıkla pazartesi sabahı tebliğ edileceğini belirterek, genel merkez ve genel başkan ile temaslarının sürdüğünü ve önümüzdeki günlerde yeniden yapılanmaya dair kararın verileceğini söyledi.</p>

<p>Bir yıl önce 103 yıllık tarihi olan bir partiye operasyon yapılabileceğinin düşünülmediğini ifade eden Tekin, CHP ve SHP geleneğinin itiraz kültürü nedeniyle "Kurultaylar Partisi" olarak anıldığını hatırlattı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun demokratik tutumuna işaret eden Tekin, Kılıçdaroğlu'nun kendi rakibini grup başkanı yapabilecek özgüvene sahip olduğunu ve aday olmak isteyenlerin engellenmemesi yönünde tavır aldığını dile getirdi.</p>

<p>2018 yılından itibaren sıcak siyasetin dışında kaldığını, bir otobüsle sahada partiyi anlatıp derin yoksulluk, uyuşturucu ve kayıp çocuklar konularında raporlar hazırladıklarını aktaran Tekin, sürecin başlangıcına dair şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Günün sonunda kapımız çalındı. Dediler ki tabii sosyal medyada, haberlerde sürekli tartışma konusu: 'Cumhuriyet Halk Partisi mahkemelere düşmüş'. Mahkemelere düşürenler de tamamen o dönem kendisini farklı tanımlayan, 'Değişimciyim' diyen insanların olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Sonra öyle bir noktaya geldi ki mahkeme karar verecek. Karar vermeden önce, 'Hani bize tuzak kuruldu, haberimiz yoktu' diyenlere şunu da söyleyeyim: Bütün belgeler bizde mevcut. Defalarca da açıkladım."</i></p>
</blockquote>

<p>Önceki yönetimin listesinin istenmesine rağmen verilmediğini, seçim kurulunun da 5 yılı geçtiği için arşivinde belgenin olmadığını bildirdiğini aktaran Tekin, mahkemenin baroya devir uyarısı üzerine 50 gün içinde seçim yapılması gerektiğinin bildirildiğini belirtti. Partinin barolara teslim edilmemesi amacıyla kendisi dahil dört kişinin görev üstlendiğini, psikolojik baskılar nedeniyle iki kişinin çekildiğini, kalan iki arkadaşıyla mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi.</p>

<h3><strong>"İhanet planlama teşkilatı diye bir teşkilat kurmuş"</strong></h3>

<p>Genel merkez ile sorunları sulh yoluyla çözmek istediklerini ancak farklı bir yapıyla karşılaştıklarını öne süren Tekin, şu iddialarda bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bir fark ettik ki sözde kendimize göre hani bir sulh yapalım, partimizin genel merkezini arayalım, sorunları çözelim derken büyük bir sorunla, büyük bir çeteleşme ile karşı karşıya olduğumu gördüm partimizin. İhanet Planlama Teşkilatı diye bir teşkilat kurmuş. O teşkilat aklınıza gelebilecek her türlü kötülükleri organize etmiş. Biz geldiğimiz günden itibaren partimize herhangi bir zarar ziyan gelmesin diye elimizden geleni yaptık. Merdivenlerimiz kırıldı, koltuklarımız kırıldı, bilgisayarlar çalındı. Aklınıza gelebilecek ne kadar kötülük varsa bunların hepsi yapıldı. Defter teslim edilmedi, mali işler teslim edilmedi. Sosyal medya halen teslim edilmedi. Önümüzde bir tek şey vardı: İcra yoluyla bunları almak. Dedim ki: 'Asla icrayla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne hiçbir şey yaptırmayacağız kardeşim, bütün kötülüklere rağmen.'"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Arabamı satarak çalışanların maaşlarını ödedim"</strong></h3>

<p>Süreç boyunca maddi ve manevi güçlükler yaşadıklarını ifade eden Tekin, kendisi ve yanındakiler hakkında ortaya atılan "maaş alıyorlar" iddialarına tepki gösterdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Öyle bir durum oldu ki hani AKP'den, buradan, şuradan maaş alan diyen o haysiyetsizlere seslenmek istiyorum: Hiç hayatımda unutmam, yılbaşı dönemidir, kimse kapının önünden geçmiyor. Arabamı satarak çalışanların maaşlarını ödedim. 10 ay, 10 ay... Arkadaşlarım, işimizi gücümüzü bıraktık. Baba ocağını, ata ocağını muhafaza etmek için asker gibi geldik burada. Zaman zaman aç kaldık, zaman zaman tok kaldık. Zaman zaman simitçi kardeşlerimiz bize acıyarak simitlerini getirdi."</i></p>
</blockquote>

<p>Hakkında çıkarılan "300 daire ve 17 istasyon sahibi olduğu" iddialarının itibarsızlaştırma amaçlı olduğunu belirten Tekin, 43 yıllık siyasi hayatında hiç itirafçı arkadaşı olmadığını, geçmişteki itirafçıların tamamının geçmiş dönemdeki yöneticilerin iş ortakları olduğunu öne sürdü.</p>

<h3><strong>"Bilgi sızdıranları bulup partiden atacağım"</strong></h3>

<p>MASAK raporlarında para karşılığı haber yapan gazetecilerin yer aldığını iddia eden Tekin, parti içi yoldaşlık hukukuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Cumhuriyet Halk Partisi bir yol yoldaşlığı hukukuyla kurulan bir siyasi partidir. Biraz önce söyledim ya, savaş meydanlarında savaşarak yöneticilerimiz birbirlerini tanımışlar. Son dönemlerde sosyal medyalarda birbirini eleştiren, birbirine acı laflar söyleyen... Bütün bunları asla ve asla hiçbir arkadaşıma yakıştırmıyorum. Hele hele bu MASAK raporlarında olan, parayla haber yapan gazetecilere bilgi sızdıran aşağılık kim varsa onları bulup da partiden atacağım kardeşim. Olduğunu da biliyorum. O geçmiş dönemdeki kötü alışkanlıkların tamamını çöpe attık. Ya birbirimize yoldaş olacağız, elbette birbirimize itiraz edeceğiz, farklı düşüneceğiz. Ama aile bütünlüğümüzü muhafaza etmenin bir tek yolu var: Birbirimize yoldaşlık hukuku kuracağız. Tıpkı Atatürk gibi, tıpkı İnönü gibi."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>İl başkanlığı atamasıaçıklaması</strong></h3>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile il başkanlığı konusunda bir görüşme gerçekleştirip gerçekleştirmediğine yönelik soruya Tekin, şu yanıtı verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bize mahkeme kararı çıktı ama büyük olasılıkla pazartesi sabahı bize tebliğ edilir. Genel merkez yönetimiyle, genel başkanla zaten temasımız var. Herhangi bir sorunumuz yok. Önümüzdeki günlerde partimizin genel başkanı, genel merkezi yeniden bir yapılanma konusunda kararını verecektir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/birileri-ihanet-planlama-teskilati-diye-bir-teskilat-kurmus-diyen-gursel-tekinden-yeniden-yapilanma-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-4-9.jpg" type="image/jpeg" length="31872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'den SPK ve Şimşek'e fon tepkisi: "Müdahale için neden 10 ay beklendi?"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-spk-ve-simseke-fon-tepkisi-mudahale-icin-neden-10-ay-beklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-spk-ve-simseke-fon-tepkisi-mudahale-icin-neden-10-ay-beklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SPK tarafından tasfiyesi yürütülen 131 yatırım fonuna ilişkin basın toplantısı düzenleyen YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, soruşturmanın kapsamının genişletilmesini istedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e müdahalede neden 10 ay gecikildiğini soran Özlale, "Yalnızca fon yöneticilerini gözaltına almak yetmez. Talimatları kim verdi, menfaati kim sağladı? Bu dosyanın üzeri sadece tasfiye kararıyla kapatılamaz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partisinin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi adına Zeytinburnu İlçe Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası ile Ziraat Bankası'nın görevlendirilmesine değinen Özlale, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmaması ve geriye dönük tüm karar zincirinin araştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Toplumun her alanındaki ahlaki çöküntünün son mağduru küçük yatırımcı oldu"</strong></h3>

<p>Sermaye piyasasında yaşananların derin bir toplumsal şoka yol açtığını ifade eden Özlale, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Toplumun her alanında etkisini gördüğümüz ahlaki çöküntünün ve denetlenmeyen bürokratik gücün son mağduru maalesef tasarrufu eriyen küçük yatırımcı olmuştur. Son dönemin belki de en çalkantılı haftasını geride bıraktığımız bu günlerde yaşananlar yalnızca bir sermaye piyasası krizi değildir. Bu, geçim krizinin ortasında ayakta kalmaya çalışan milyonlarca insanın umududur. Çaresizliğinin ve kıt kanaat biriktirdiği parasının istismar edilmesidir. Maaşıyla ay sonunu getiremeyen emeklinin, ücreti kirasına ve mutfağa yetmeyen çalışanın, ailesinden aldığı sınırlı harçlıkla geçinmeye çalışan gencin, çocuğuna biraz daha fazla harçlık vermek için çalışan anne ve babanın hayatta kalma çabasının istismar edilmesidir. Bu düzen vatandaşın zengin olma arzusunu değil, daha fazla yoksullaşmama çabasını sömürmüştür. Bunun sorumlusu, geçim sıkıntısını kazanca çevirenler ile bütün bunlar yaşanırken görevini yapmayan ya da yapmak istemeyen kamu otoritesidir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Bakan Şimşek'e: "Kurumlar görevini yapmadı mı?"</strong></h3>

<p>Tasfiyenin hızla tamamlanmasının gerekliliğine işaret eden ancak asıl meselenin denetimsizlik olduğunu savunan Özlale, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e seslendi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Şimdi burada Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek'e sormak isteriz. Kasım 2025'te dönemin SPK Başkanı ile birlikte fonlarda manipülasyon olduğunu ve buna izin vermeyeceğinizi söylediniz. Buna rağmen kapsamlı müdahale için yaklaşık 10 ay beklendi. Bu sürede şüphe konusu yapılar ve fonlar 4-5 kat büyüdü. Yüz binlerce yeni ve küçük yatırımcı sisteme girdi. 10 ay önce önlem alsaydınız eğer çok daha küçük olacak olan bu mali enkaz, bugün devasa bir boyuta ulaştı. Sayın Şimşek, konuyu yeterince ciddiye mi almadınız? Kurumlar mı görevini yapmadı? Aşamadığınız siyasi ya da bürokratik engeller mi vardı? Yoksa bu fonlarda yüksek miktarda birikimleri olduğu konusunda kamuoyunda ciddi şüpheler olan siyasetçi ve bürokratların biraz daha kazandıktan sonra sistemden güvenli bir şekilde çıkmasını mı beklediniz? Burada SPK'nın yayınladığı düzenleme takvimi de gecikmeyi açıklayamamaktadır. Yani bu 10 aylık gecikmeyi SPK'nın düzenleme takvimi hiçbir şekilde açıklayamamaktadır. Sermaye piyasası paydaşları açısından bağlayıcı kurallar ancak 28 Ağustos'ta yayınlanmıştır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yalnızca fon yöneticilerini gözaltına almak yetmez"</strong></h3>

<p>Soruşturmanın kapsamının genişletilmesi çağrısında bulunan Özlale, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Sermaye Piyasası Kanunu piyasa dolandırıcılığını suç olarak düzenlemektedir. Yalnızca işlemleri yapan fon yöneticilerinin adını sıralamak, onları gözaltına almak yetmez. Talimatları kim verdi? Menfaati kim sağladı? Bu mekanizmayı kim kurdu, kim korudu, kim görmezden geldi? Soruşturma gözaltı ve yurt dışı yasağı ile sınırlı kalırsa eğer eksik kalacaktır. Patronlardan siyasi destekçilere kadar bütün talimat ve menfaat zinciri de ciddiyetle soruşturulmalıdır. Onlarca hissede şüpheli işlemler yapılırken ve bunları taşıyan fonlar bu ölçekte büyürken gözetim mekanizmasının neden çalışmadığı hala kocaman bir soru işaretidir. Yedi şirkete ait 131 tane fon söz konusu. SPK içindeki olası ihmal ve kusurlar da bağımsız bir şekilde araştırılmalıdır. Hangi tarihte, hangi bulguya ulaşıldığı ve müdahalenin neden geciktiği belge ve tarih açıklanmalıdır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Önceki ve mevcut SPK kararları geriye dönük incelenmeli"</strong></h3>

<p>Söz konusu fonların geçmişten bugüne aldığı onayların incelenmesini isteyen Özlale, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu fonların TEFAS'ta işlem görmesine imkan veren kararlardan halka arz işlemlerine, değerleme raporlarının kabulünden şirketlerin unvan ve faaliyetlerinin değişikliklerine, ortaklık yapılarının finansal yeterlilik değerlendirmelerine kadar her aşamada kamu otoritelerinin imzası vardır. Önceki ve mevcut SPK yönetimleri döneminde verilen bütün bu kararlar geriye dönük incelenmelidir. Finansal ve kurumsal yeterliliği tartışmalı yapılara hangi gerekçeyle izin verildiği açıklanmalıdır. Olası çıkar birliktelikleri araştırılmalıdır. Kamu adına imza atan hiç kimse denetim dışında kalmamalıdır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>BDDK ve MASAK'a çağrı: "Sistemden kimler para çıkararak çıktı?"</strong></h3>

<p>Sürecin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Mali Suçları Araştırma Kurulu'nu (MASAK) da ilgilendirdiğini belirten Özlale, bankacılık ve mal varlığı tedbirlerine ilişkin şu soruları yöneltti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu yapının çevresindeki bazı finans kuruluşları sahiplerinin aynı zamanda bankalarda ortak veya yönetici olması meseleyi sermaye piyasasının dışına çıkarmaktadır. Bu bankalara ilişkin kuruluş, pay devri ve ortaklık izinleri hangi tarihlerde, hangi değerlendirmeler sonucunda verildi? Ortakların geçmişleri ve haklarında iddialar yeterince araştırıldı mı? O yüzden BDDK Başkanı ve kurul üyelerinin sorumlulukları da ortaya çıkartılmalıdır. MASAK'a da burada önemli bir iş düşmektedir. Şüpheli işlemlerle bağlantılı kişilerin mal varlıkları ve banka hesapları üzerinde bloke, dondurma veya başka koruyucu tedbirler uygulandı mı? Sistemden daha önce kimler, hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda para çıkararak çıktı? Ayrıcalıklı bilgiye erişenlerin kazançları zamanında güvenceye alınmış mıdır? Fonlar nitelikli yatırımcılara açılmadan önce içeride kimlerin bulunduğu, daha önce kimlerin kazanç elde ettiği siyasi etkiden uzak bir şekilde incelenmelidir."</i></p>
</blockquote>

<p>Özlale, şüphe altındaki bazı sahip ve yöneticilerin halen finansal kuruluşların yönetim kurullarında bulunmasına ilişkin olarak da <i>"SPK, BDDK ve ilgili kurumlar bu kişilerin görevlerini sürdürmesine neden izin vermektedir?"</i> diye sordu.</p>

<h3><strong>"Bu dosyanın üzeri tasfiye ile kapatılamaz"</strong></h3>

<p>YENİ Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını kaydeden Özlale, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"SPK, 131 fonun tasfiyesine giden sürecin eksiksiz kronolojisini ve müdahaledeki gecikmenin nedenlerini açıklamalıdır. Şüpheli işlemlere ilişkin soruşturma bütün talimat ve menfaat zincirine uzanmalı. SPK içindeki olası ihmal ve kusurlar bağımsız biçimde araştırılmalıdır. Geçmiş SPK yönetimlerinin fon, TEFAS, halka arz ve diğer izinleriyle BDDK'nın banka izinleri geriye dönük incelenmelidir. MASAK'ın mal varlıkları ve hesaplar hakkında aldığı tedbirler açıklanmalı, yatırımcıların alacaklarını koruyacak önlemler gecikmeden alınmalıdır. Kamu eliyle yapılacak hiçbir satın almada geçmiş zararlar milletimize ödenmemelidir. Bizim Yeni Parti olarak son sözümüz şudur. Türkiye bu filmi AK Parti iktidarında daha önce de görmüştür. Kombassan'da, Yimpaş'ta, Çiftlik Bank'ta ve daha bir sürü skandalda, SPK skandalında isimler değişmiş, araçlar değişmiş, hikayeler değişmiş fakat küçük tasarruf sahibinin güvenini istismar eden düzen değişmemiştir. Biz burada mağduru, küçük yatırımcıyı, parasını bu çetelere kaptıranları sorgulamayacağız. Parasını, emeğini ve geleceğini korumaya çalışan vatandaşı suçlamayacağız. Düzeni kuranları, o düzenden kazananları ve o düzene göz yumanları sorgulayacağız. Kamu otoritesinin görevi özel zararları kamulaştırmak değildir. Görevi küçük yatırımcının hakkını korumak, sorumlulukları ortaya çıkarmak ve kamu adına atılan her imzanın hesabını sormaktır. Bu dosyanın üzeri tasfiye ile kapatılamaz. Sorumlular hesap verene, küçük yatırımcının hakkı korunana ve bütün karar zinciri ortaya çıkarılana kadar Yeni Parti olarak bu meselenin takipçisi olacağız."</i></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-spk-ve-simseke-fon-tepkisi-mudahale-icin-neden-10-ay-beklendi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fotoramio-3.jpg" type="image/jpeg" length="57477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siyasilerden Gaziler Günü mesajı: "Hiçbir gazimizi geride bırakmayacağız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/siyasilerden-gaziler-gunu-mesaji-hicbir-gazimizi-geride-birakmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/siyasilerden-gaziler-gunu-mesaji-hicbir-gazimizi-geride-birakmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yayımladıkları mesajlarla kahraman gazileri anan devlet erkânı ve siyasi parti liderleri, bağımsızlık ve minnet vurgusu yaptı. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler gazilerin millet için yaşayan birer ilham kaynağı olduğunu belirtirken; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, YENİ Parti Lideri Özgür Özel, İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu ve ABB Başkanı Mansur Yavaş da birlik, beraberlik ve gazilerin haklarının korunması mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>19 Eylül Gaziler Günü ve Mustafa Kemal Atatürk’e Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından "Gazi" unvanı ile "Mareşal" rütbesi verilişinin yıl dönümü dolayısıyla devlet erkânı ve siyasi parti liderleri yayımladıkları mesajlarla gazilerin fedakârlıklarını andı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: "Gazilerimiz ilham kaynağımızdır"</strong></h3>

<p>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, yayımladığı geniş kapsamlı mesajda gazilerin milletin bağımsızlığı, egemenliği, birlik ve beraberliğinin en güçlü temsilcileri olduğunu belirtti. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır güvenliğinden terörle mücadeleye, Mavi Vatan'dan Gök Vatan'a kadar görevini üstün bir gayretle yürüttüğünü vurgulayan Güler, mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kahraman gazilerimiz, sizler, her bir silah arkadaşıma cesaret veren; gençlerimize vatan sevgisini öğreten; milletimizin birlik ve beraberliğini güçlendiren canlı birer ilham kaynağısınız. Sizlerin büyük yiğitlikler ortaya koyarak yazdığınız destanlar, bizlere vatanın yalnızca üzerinde yaşadığımız bir toprak parçası olmadığını; gerektiğinde uğrunda can verilen ve her şart altında korunması gereken mukaddes bir emanet olduğunu hatırlatmaktadır. Bu mukaddes emaneti korumak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle yad ediyor, hayattaki kahramanlarımıza sağlık ve esenlikler diliyorum."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Fedakârlıkları daima yaşayacak"</strong></h3>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis tarafından Atatürk'e gazilik unvanı verilişinin yıl dönümüne işaret ederek, <i>"Türkiye Büyük Millet Meclisimiz tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e 'Gazi' ve 'Müşir' unvanlarının verilişinin yıl dönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyorum. Vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin huzuru için canlarını ortaya koyan kahraman gazilerimizin cesareti ve fedakârlığı milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır"</i> paylaşımında bulundu.</p>

<h3><strong>Özgür Özel: "Hiçbir gazimizi geride bırakmayacağız"</strong></h3>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazilerin haklarının korunması gerektiğine vurgu yaptığı açıklamasında, <i>"Vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin huzuru uğruna büyük fedakârlıklar gösteren kahraman gazilerimiz, milletimizin gönlünde daima müstesna bir yere sahiptir. Gazilerimize olan borcumuzun yanında minnet sözleri yetersiz kalır. Onlara verdiğimiz söz; haklarını eksiksiz teslim etmek, hiçbir gazimizi geride bırakmamaktır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi minnetle anıyorum"</i> dedi.</p>

<h3><strong>Müsavat Dervişoğlu: "Gazilik onurlu bir hatıradır"</strong></h3>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gaziliğin önemine dikkat çekerek, <i>"Gazilik, vatan uğruna verilen mücadelenin ve gösterilen fedakârlığın onurlu bir hatırasıdır. Vatan uğruna canını ortaya koyan, bayrağımız için bedel ödeyen kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ebediyete irtihal eden tüm gazilerimize Allah’tan rahmet; hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur diliyorum"</i> değerlendirmesini yaptı.</p>

<h3><strong>Mansur Yavaş: "Her zaman yanınızdayız"</strong></h3>

<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yayımladığı mesajda gazilerin fedakârlığın simgesi olduğunu belirterek, <i>"Gazilerimiz, bu vatanın onuru; cesaretin ve fedakârlığın yaşayan simgesidir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı minnet ve saygıyla anıyorum. 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun. Her zaman yanınızdayız"</i> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/siyasilerden-gaziler-gunu-mesaji-hicbir-gazimizi-geride-birakmayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gazi-aa-1917870.jpg" type="image/jpeg" length="23310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC açıklarındaki gemi kazasında can kaybı 15'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-aciklarindaki-gemi-kazasinda-can-kaybi-15e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-aciklarindaki-gemi-kazasinda-can-kaybi-15e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girne açıklarında batan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisinin enkazında sürdürülen arama çalışmalarında bir kişinin daha naaşına ulaşıldı. Acı haberi duyuran KKTC Başbakanı Ünal Üstel, faciada can kaybının 15'e yükseldiğini, kayıp 13 kişiyi arama faaliyetlerinin ise aralıksız devam ettiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisine yönelik sürdürülen arama-kurtarma çalışmalarında bir kişinin daha cansız bedenine ulaşıldığını açıkladı. Bulunan son naaşla birlikte deniz faciasında hayatını kaybedenlerin sayısı 15'e yükselirken, kayıp sayısı 13'e geriledi.</p>

<p>Girne Limanı ile Mersin'in Taşucu Limanı arasında sefer yaparken 30 Ağustos Pazar günü batan ve enkazı Girne açıklarında 554 metre derinlikte tespit edilen yüksek hızlı yolcu gemisinde kaybolan kişileri arama faaliyetleri çok yönlü olarak devam ediyor.</p>

<h3><strong>Üstel: "Devletimiz tüm imkânlarını seferber etmiştir"</strong></h3>

<p>Çalışmalara ilişkin resmî açıklama yapan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kayıplara ulaşmak amacıyla ekiplerin aralıksız görev yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Girne açıklarında meydana gelen deniz faciasında kayıp olarak aranan bir insanımızın daha naaşına ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin sayısı 15’e yükseldi, kayıp sayısı 13’e düştü. Hayatını kaybeden insanımıza Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyoruz. Naaşın kimlik tespiti için gerekli işlemler başlatılmıştır. Devletimiz, facianın meydana geldiği ilk andan itibaren tüm imkanlarını seferber etmiş durumdadır. Diğer kayıplarımıza ulaşmak için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. İnancımız, en kısa sürede tüm kayıplarımıza ulaşacağımız yönündedir."</i></p>
</blockquote>

<p>554 metre derinlikteki enkaz bölgesinde yürütülen teknik operasyonların yanı sıra, kimliği henüz açıklanmayan kurbanın kimlik tespit sürecinin sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-aciklarindaki-gemi-kazasinda-can-kaybi-15e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gemi-girne.webp" type="image/jpeg" length="73859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü için Ulus Atatürk Heykeli'nde tören düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/19-eylul-gaziler-gunu-icin-ulus-ataturk-heykelinde-toren-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/19-eylul-gaziler-gunu-icin-ulus-ataturk-heykelinde-toren-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Ankara'da Anıtkabir ve Ulus Atatürk Anıtı'nda tören düzenlendi. Gazilik makamının Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyet kararlılığının simgesi olduğunu belirten Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk yalnızca bir Başkomutan değil, gazilik makamının Türk milletindeki şerefini ve onurunu en yüce şekilde temsil eden eşsiz bir şahsiyettir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Ankara'da Anıtkabir ziyareti ve Ulus Atatürk Anıtı önünde resmî anma töreni düzenlendi. Türkiye Muharip Gaziler Derneği heyetinin Anıtkabir'e çelenk bırakmasıyla başlayan anma programı, Ulus Zafer Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen törenle devam etti.</p>

<p>Törene; Ankara Vali Yardımcısı Gürkan Demirkale, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekilleri, üst düzey askeri ve emniyet yetkilileri, şehit ve gazi derneklerinin temsilcileri, çok sayıda gazi ve vatandaş katıldı.</p>

<p>Ulus'taki program; Ankara Valiliği, Türk Silahlı Kuvvetleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Muharip Gaziler Derneği, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) ve Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneği (TEMUD) çelenklerinin anıta sunulmasıyla başladı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla sürdü.</p>

<h2><strong>Yumuk: "Malazgirt'ten Kıbrıs'a değişmeyen Türk askerinin ruhudur"</strong></h2>

<p>Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk, gazilerin "Ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışının temsilcileri olduğunu belirterek vatan savunmasının bir namus meselesi olduğunu kaydetti. Türk askerinin vatan sevgisinin çağlar boyu değişmediğini vurgulayan Yumuk, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Kimi zaman evladınızdan, kimi zaman annenizden, kimi zaman sevdiklerinizden ayrıldınız ama hiçbir zaman vatanınızdan ayrılmadınız. Çünkü sizler biliyordunuz ki vatan varsa biz varız, vatan varsa hepimiz varız. Bayrak varsa biz varız, bağımsızlık varsa biz varız. İşte bu anlayış Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Kurtuluş Savaşı'ndan Kıbrıs Barış Harekâtı'na, terörle mücadeleden 15 Temmuz'a kadar değişmeden devam eden Türk askerinin ruhudur. Günümüzde ise silahlar değişti, savaşların şekli değişti ama Türk askerinin vatan sevgisi hiç değişmedi. Çünkü bu milletin tarihinde vatan için fedakârlık vardır, bayrak için mücadele vardır, hürriyet için ölümü göze almak vardır. Ve Mehmet Âkif'in unutulmaz mısrası bu ruhu tek başına anlatır: 'Bir hilâl uğruna, ya Râb, ne güneşler batıyor!'"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Gazilik makamını en yüce şekilde temsil eden şahsiyet"</strong></h3>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gazilik unvanının tarihsel anlamına işaret eden Yumuk, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gazilik; bayrağın yere düşmemesi için kendini siper etmektir. Ve bu şerefli makamın en büyük temsilcilerinden biri; milletimizin bağımsızlık mücadelesine önderlik eden, Türk ordusunun Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. O da bu milletin bir evladı olarak cepheden cepheye koştu. Çanakkale'de milletin önünde yürüdü, Sakarya'da ordunun başında savaştı, Büyük Taarruz'la Türk milletinin kaderini değiştiren o büyük yürüyüşü başlattı ve bu mücadelenin sonunda milletimiz tarafından kendisine 'Gazi' ve 'Mareşal' unvanları verildi. Bu nedenle Gazi Mustafa Kemal Atatürk yalnızca bir Başkomutan değil, gazilik makamının Türk milletindeki anlamını, şerefini ve onurunu en yüce şekilde temsil eden eşsiz bir şahsiyettir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Bizim karakterimizde teslimiyet yoktur"</strong></h3>

<p>Konuşmasının son bölümünde genç nesillere çağrıda bulunan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk, emanete sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Biz gaziler bugün buradayız ama yarın bu emaneti sizler taşıyacaksınız. İşte bu yüzden sizden tek bir şey istiyoruz. Bayrağınıza, vatanınıza, Cumhuriyetinize sahip çıkın ve unutmayın, bir milletin geçmişine sahip çıkması, geleceğine sahip çıkmasıdır. Biz inanıyoruz ki ay-yıldızlı bayrağımız göklerde dalgalanmaya, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşamaya, Türk milleti hür ve bağımsız olarak var olmaya devam edecektir. Çünkü bizim tarihimizde esaret yoktur. Bizim karakterimizde teslimiyet yoktur ve bunun adı Türk milletidir. Gaziler Günümüz kutlu olsun. Ne mutlu bu vatan için mücadele edenlere, ne mutlu bayrağın gölgesinde özgürce yaşayanlara, Ne mutlu Türk'üm diyene."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/19-eylul-gaziler-gunu-icin-ulus-ataturk-heykelinde-toren-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ulus-heykeli.jpg" type="image/jpeg" length="63002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Genç: "Türkiye’nin PISA'da ortalaması yükseliyor ama çocuklar arasındaki eğitim makası açılıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-genc-turkiyenin-pisada-ortalamasi-yukseliyor-ama-cocuklar-arasindaki-egitim-makasi-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-genc-turkiyenin-pisada-ortalamasi-yukseliyor-ama-cocuklar-arasindaki-egitim-makasi-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pazarören Köy Enstitüsü yerleşkesinde PISA 2025 verilerini değerlendiren YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Türkiye genel ortalamasının yükselmesine rağmen sosyoekonomik katmanlar arasındaki eğitim makasının açıldığını söyledi. En avantajlı ve en dezavantajlı öğrenciler arasında 81 puanlık fark bulunduğunu belirten Genç, her dört öğrenciden birinin ise materyal eksikliği çeken okullarda eğitim gördüğüne dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yer alan tarihi Pazarören Köy Enstitüsü yerleşkesinde düzenlediği basın toplantısında PISA 2025 sonuçlarını ve Türkiye’nin eğitim politikalarını değerlendirdi. 1940 yılında kurulan Pazarören’in, kırsaldaki çocukları nitelikli eğitimle buluşturma vizyonunun simgesi olduğunu belirten Genç, aradan geçen 86 yıla rağmen fırsat eşitliğinin hâlâ temel bir sorun olarak varlığını koruduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>"OECD genelinde makas daralırken bizde açıldı"</strong></h2>

<p>Türkiye'nin PISA 2025’teki ortalama puan artışının olumlu ancak tablonun tamamını yansıtmaktan uzak olduğunu belirten Aşkın Genç, sosyoekonomik katmanlar arasındaki uçuruma dikkat çekti. Genç, "Türkiye’nin PISA’daki puanlarının yükselmesi elbette önemlidir. Ancak aynı rapor bize başka bir gerçeği daha söylüyor: Sosyoekonomik olarak en avantajlı yüzde 25’lik gruptaki çocuklarla en dezavantajlı yüzde 25’lik gruptaki çocukların fen bilimleri başarısı arasında 81 puanlık fark var. Daha önemlisi, bu fark 2015’ten 2025’e Türkiye’de büyümüş. OECD genelinde makas daralırken bizde açılmış. Türkiye’nin ortalaması yükseliyor ama çocuklar arasındaki eğitim makası da açılıyorsa, yalnızca ortalamayı konuşarak bu tabloyu açıklayamayız" dedi.</p>

<h3><strong>"Çocuk zor koşullara rağmen başarıyor, sorun başlangıç şartlarında"</strong></h3>

<p>Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 32’sinin uluslararası sosyoekonomik ölçekte en dezavantajlı dilimde yer aldığını vurgulayan Genç, bu grubun fen bilimleri puanının 466 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti. OECD'nin de bunu benzer sosyoekonomik koşullardaki öğrenciler arasındaki en yüksek sonuçlardan biri olarak nitelendirdiğini aktaran Genç, "Yani karşımızdaki mesele çocuklarımızın yeteneğinin ya da kapasitesinin düşük olması değil. Çocuk, zor koşullara rağmen başarabiliyor. Bizim tartışmamız gereken, neden aynı ülkenin içinde başlangıç koşulları arasındaki farkı yeterince azaltamadığımızdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Dört öğrenciden birinin okulunda materyal eksikliği var"</strong></h3>

<p>Okulların fiziki ve materyal yetersizliklerinin doğrudan eğitimi aksattığını belirten Genç, PISA raporundaki çarpıcı verileri paylaştı. 2022 yılında eğitim materyali eksikliğinin öğretimi aksattığını bildiren okullardaki öğrenci oranının yüzde 15 olduğunu, 2025’te ise bu oranın yüzde 60 artışla yüzde 24’e yükseldiğini ifade eden Genç, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Bugün neredeyse her dört öğrenciden biri; ders kitabı, bilişim ekipmanı, kütüphane veya laboratuvar malzemesi eksikliğinin eğitimi aksattığı bildirilen bir okulda eğitim görüyor. Öğrencilerin yüzde 14’ünün ise fiziki altyapı eksikliğinin öğretimi aksattığı okullarda yer aldığı kaydedildi. Üç yılda 15’ten 24’e çıkan bir göstergeden söz ediyoruz. Müfredatı değiştirmek kadar, o müfredatın uygulanacağı okulun imkanlarını da konuşmak zorundayız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Çocuk yoksulluğu riski 3yüzde 36,8 seviyesinde"</strong></h3>

<p>Türkiye'de genel nüfusun yüzde 27,9'unun, çocukların ise yüzde 36,8'inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğuna işaret eden Genç, çocuklardaki riskin genel nüfustan 8,9 puan daha fazla olduğunu belirtti. Neredeyse her üç çocuktan birinin bu koşullarda yaşadığını hatırlatan Genç, fırsat eşitliğinin okul kapısından önce başladığını ve çözümün her yerleşim yerinde nitelikli devlet okullarını güvence altına almaktan geçtiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Pazarören'in sorduğu soru 86 yıl sonra hâlâ masada"</strong></h3>

<p>AK Parti iktidarının 24 yıllık döneminde sınav isimlerinin, müfredatların ve sistemlerin defalarca değiştirildiğini ancak eşitsizlik tablosunun değişmediğini kaydeden Aşkın Genç, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Pazarören’e baktığınızda 86 yıl önce sorulan sorunun ne kadar açık olduğunu görüyorsunuz: Eğitime ulaşmakta güçlük çeken çocuğa devlet nasıl ulaşacak? Bugün şartlar değişti ancak devletin sorumluluğu değişmedi. 24 yılda sınavın adını değiştirmek kolaydı. Müfredatlar, sınav sistemleri, eğitim modelleri değişti ama bütün bu değişikliklerin sonunda hâlâ çocuklar arasındaki 81 puanlık başarı farkını, okullar arasındaki imkan farkını, yüzde 53’lük devamsızlık verisini ve yüzde 36,8’lik çocuk yoksulluğu riskini konuşuyoruz. Asıl mesele yeni bir sınavın adını koymak değil; Türkiye’nin neresinde doğarsa doğsun her çocuğun nitelikli bir devlet okuluna ulaşabildiği bir eğitim düzeni kurabilmektir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-genc-turkiyenin-pisada-ortalamasi-yukseliyor-ama-cocuklar-arasindaki-egitim-makasi-aciliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-3-12.jpg" type="image/jpeg" length="43643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, dün ikramını geri çevirdiği YENİ Parti üyesi Canan Uzer ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-dun-ikramini-geri-cevirdigi-yeni-parti-uyesi-canan-uzer-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-dun-ikramini-geri-cevirdigi-yeni-parti-uyesi-canan-uzer-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa programı sırasında dün miting yürüyüşünde ikramını geri çevirdiği parti üyesi Canan Uzer ile bugün yeniden bir araya geldi. Özel, beraberindeki parti heyetiyle birlikte Uzer’in getirdiği börekle kahvaltı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'da Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde dün gerçekleştirilen miting öncesindeki yürüyüş esnasında, YENİ Parti Kadın Kolları üyesi Canan Uzer Genel Başkan Özgür Özel’e börek ikramında bulunmuş ancak Özel bu ikramı geri çevirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Özgür Özel 2-2" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozgur-ozel-2-2.jpeg" width="4160" /></p>

<p>Günün ardından Özel, partili Canan Uzer ile bugün tekrar buluştu. Buluşmada Genel Başkan Özgür Özel’e; YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ve Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da eşlik etti. Özel ve beraberindeki heyet, Canan Uzer’in ikram ettiği börekle kahvaltı yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-dun-ikramini-geri-cevirdigi-yeni-parti-uyesi-canan-uzer-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozgur-ozel1-7.jpeg" type="image/jpeg" length="82342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den belediye başkanlarına "karne" sistemi: "Başarısızsa bir daha aday olmayacak"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-belediye-baskanlarina-karne-sistemi-basarisizsa-bir-daha-sday-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-belediye-baskanlarina-karne-sistemi-basarisizsa-bir-daha-sday-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, yerel yönetimlere ilişkin 2027 yol haritasını açıkladı. Belediye başkanlarının proje, bütçe ve insan kaynağı yönetimi gibi kriterlerle ölçüleceği bir karne sistemine geçileceğini belirten Sarı, "O belediye başkanı da bilecek ki bu performansa göre bir daha aday olup olmayacağı belli olacak. Başarısızsa bir daha aday olmayacak" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, CHP'nin yerel yönetimlere ilişkin oluşturduğu yeni yol haritasını açıkladı. ANKA Haber Ajansı'na konuşan Sarı, sonbaharda belediye başkanları ve meclis üyeleriyle toplantılar yapılacağını, 2027'de ise belediye başkanlarının performanslarının ölçüleceğini belirtti.</p>

<p>16 Eylül'de gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında son üç ayda yaşanan gelişmeleri değerlendirdiklerini ve önümüzdeki döneme ilişkin bir yol haritası oluşturduklarını aktaran Sarı, yerel yönetimlere ilişkin çalışmaların sonbahar ve 2027 programı kapsamında sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Türkiye'yi 13 alt bölgeye böldük"</strong></h2>

<p>Sonbaharda yapılacak toplantılara ilişkin bilgi veren Sarı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sonbaharda biz hep yapmayı istediğimiz bir belediye başkanları toplantısı yapacağız. Aynı zamanda belediye meclis üyeleriyle ilgili olarak da Türkiye'yi 13 alt bölgeye böldük ve bu 13 alt bölgede belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyeleriyle bölge toplantıları yapacağız."</i></p>
</blockquote>

<p>CHP'nin yerel yönetimlere ilişkin ayrı bir programının bulunmadığını belirten Sarı, 2027 yılında bir yerel yönetim programı hazırlayacaklarını belirterek, <i>"Yerel yönetimlerde son derece önemli politikaları yasalaştırmak ve bir referans noktası oluşturabilmek açısından kendi yerel yöneticilerimize bir yerel yönetim programı çalışması yapacağız"</i> dedi.</p>

<p>Yerel yönetim reformu konusunda da bir alternatif geliştirmeyi hedeflediklerini bildiren Sarı, <i>"Zaten hükümetin ve parlamentonun gündeminde böyle bir çalışma var. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel yönetimleri çok önemsediğimizi gösterir biçimde bir yerel yönetim reformu alternatifi oluşturmak istiyoruz"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Belediye başkanlarımıza karne vermek istiyoruz"</strong></h3>

<p>2027 programı kapsamında belediye başkanlarının performanslarının ölçüleceği bir sistem oluşturulacağını ve bu sistemin aday belirleme sürecinde doğrudan rol oynayacağını vurgulayan Sarı, geçmiş süreçlere atıfta bulunarak şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Belediye başkanlarımızla ilgili bunlara karne vermek istiyoruz. Yani özellikle aday belirleme süreçlerinde biliyorsunuz çok talihsiz süreçler yaşadık CHP olarak. Yani başka partiye, özellikle AKP'ye geçişler, aday belirleme süreçleriyle ilgili öz eleştiriler de yapmıştık bu süreçte. Bu adayları belirleyen arkadaşlarımızın da öz eleştirileri yapmasını istiyorduk. Daha somut, daha objektif, daha ölçülebilir bazı kriterler oluşturabilmek açısından bir performans yönetimi sistemi oluşturacağız."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Başarısızsa bir daha aday olmayacak"</strong></h3>

<p>Performans karnesinde uygulanacak kriterleri detaylandıran Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Proje yönetimi, para yönetimi, insan kaynağı yönetimi, halkla ilişkiler gibi birçok önemli konuda, belirlediğimiz konularda objektif kriterlerde ölçülebilir hedefler koyup bu hedeflere bu belediye başkanlarının ne kadar yakınsadığını, ne kadar uyduğunu ölçmek istiyoruz. Belediye başkanlarımızla ilgili bunlara karne vermek istiyoruz. O belediye başkanı da bilecek ki bu performansa göre bir daha aday olup olmayacağı belli olacak. Başarısızsa bir daha aday olmayacak. Objektif, kişiye bağlı olmayan, onun adamı, bunun adamı olduğu için seçilmeyen, gerçekten bizim belirlediğimiz kriterlere uygun hareket ettiği sürece o görevi yapabilecek belediye başkanları seçmek istiyoruz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Genel merkez ile belediyeler arasındaki ilişki çerçevesini netleştirmek istediklerini dile getiren Sarı, <i>"Belediye başkanlarımız parti politikalarını uygulayacak. Onu belirleyecek olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi. Dolayısıyla biz bir programla hem belediye başkanlarımızın programlarının uygulamalarının içeriklerini belirlemiş oluyoruz, çerçevelemiş oluyoruz. Hem de bu belediye başkanlarımızın siyasal aidiyetlerini çok daha net biçimde çizecek bir mekanizma geliştirmek istiyoruz. Bir belediye başkanının bir dahaki dönem neden yeniden belediye başkanı adayı gösterileceğine ilişkin bir referans noktası oluşturmak istiyoruz"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Liyakatli kadrolar için "bürokrasi havuzu"</strong></h3>

<p>2027 planları arasında belediyelerin üst yönetimleri için bir havuz oluşturma hazırlığı olduğunu da duyuran Sarı, <i>"Daha liyakatli kadroları, belediyelerin üst düzey yönetimlerini tavsiye edebilecek bir bürokrasi havuzu, bir bürokratlar havuzu oluşturmayı düşünüyoruz"</i> dedi.</p>

<p>Sarı, hem büyükşehir hem de ilçe belediyelerini kapsayacak bu çalışmalarla partinin 2027 boyunca yerel yönetimler alanında kapsamlı adımlar atacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-belediye-baskanlarina-karne-sistemi-basarisizsa-bir-daha-sday-olmayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/muslim-sari.jpg" type="image/jpeg" length="54750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi Kentler Birliği toplantısında konuşan Yavaş: "5-6 bin yıl önceki yaşanmışlıkları satın alabilecek sermaye yok"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarihi-kentler-birligi-toplantisinda-konusan-yavas-5-6-bin-yil-onceki-yasanmisliklari-satin-alabilecek-sermaye-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarihi-kentler-birligi-toplantisinda-konusan-yavas-5-6-bin-yil-onceki-yasanmisliklari-satin-alabilecek-sermaye-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihi Kentler Birliği 2026 Yılı II. Olağan Meclis Toplantısı için Kayseri'de bir araya gelen ABB ve TKB Başkanı Mansur Yavaş ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, kültürel miras ve dayanışma vurgusu yaptı. Anadolu'nun binlerce yıllık birikimine dikkat çeken Yavaş, "5-6 bin yıl önceki yaşanmışlıkları satın alabilecek hiçbir sermaye yoktur" derken, Büyükkılıç ise yerel yönetimler arasında el ele vererek kenetlenmenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarihi Kentler Birliği (TKB) 2026 Yılı II. Olağan Birlik Meclis Toplantısı, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) ve TKB Başkanı Mansur Yavaş'ın başkanlığında Kayseri'de gerçekleştirildi. İkinci gün oturumları, TKB Başkanı Mansur Yavaş ile toplantıya ev sahipliği yapan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ın açılış konuşmalarıyla başladı.</p>

<p>Toplantıda, Türkiye'nin sahip olduğu somut ve somut olmayan kültürel mirasın korunması, Millî Mücadele rotasının oluşturulması ve yerel yönetimler arasındaki işbirliği konuları öne çıktı.</p>

<p><img alt="Tarihi Kentler Birliği 2026 Yılı II. Olağan Meclis Toplantısı için Kayseri'de bir araya gelen ABB ve TKB Başkanı Mansur Yavaş ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, kültürel miras ve dayanışma vurgusu yaptı. Anadolu'nun binlerce yıllık" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/f15fd13c-7c4a-41ac-b79b-2bf8d5e8c4cc-w.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Yavaş: "5-6 bin yıllık yaşanmışlığı satın alabilecek hiçbir sermaye yok"</strong></h3>

<p>Tarihi Kentler Birliği'ne üye 500'e yakın belediyenin her birinin kendine özgü kültürel ve tarihi değerleri barındırdığını vurgulayan Mansur Yavaş, belediye başkanlarının bu mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla bir araya geldiğini kaydetti. Anadolu coğrafyasının binlerce yıllık kültürel zenginliğine dikkat çeken Yavaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Somut olmayan kültür mirası canlandırabildiğimiz takdirde ben dünya yüzünde Anadolu'dan, Türkiye'den daha zengin bir yer olduğunu düşünmüyorum. Mutlaka o ileri medeniyete ulaşmış dediğimiz zengin ülkelerin birtakım varlıkları olabilir ama buradaki gibi dün müzeyi gezerken gördük, 5 bin 6 bin yıl önceki yaşanmışlıkları satın alabilecek hiçbir sermaye, hiçbir bedel yoktur. Bu coğrafya öyle bir coğrafyadır. Bizler de onun için buradayız, onun için bir aradayız. Katılım dört dörtlük. Bu demek ki Tarihi Kentler Birliği üyelerinin inancını gösteriyor. Başarılı olacağı konusundaki kararlılıklarını da gösteriyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Milli Mücadele rotası için bilgiler toplanıyor</strong></h3>

<p>Konuşmasında aynı zamanda "Milli Mücadele Rotası" projesini hayata geçirdiklerini aktaran Yavaş, gittikleri her bölgede Cumhuriyet'in kuruluş dönemine ait izleri araştırdıklarını söyledi. Kayseri'de kurulan ilk uçak fabrikasını ve şartlarını dinlediğinde kurucu değerlerin önemini bir kez daha anladığını belirten Yavaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Cumhuriyet'in ilk yıllarında burada bir uçak fabrikası kurulduğunu, bu fabrikayı kurarken yedek parçalarının limandan buralara nasıl getirildiğini sizden dinleyince, Cumhuriyet'imizin ilk yıllarında bu ülkeyi bize vatan kılan İstiklal Harbi kahramanları Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının hangi şartlarda bu ülkeyi bize emanet ettiğini bilip bizlerin de Cumhuriyet'e ve bu ülkeyi kuranlara şükranlarımızı sunarken Cumhuriyet'in ve demokrasinin de kıymetini bilmek zorunda olduğumuzu bir daha anladım. Akşehir'de de benzerini yaşamıştık; Sakarya Meydan Muharebesi öncesi şartlar orada müzakere edilmişti. Dolayısıyla her gittiğimiz yerde binlerce yıllık geçmişin yanında Milli Mücadele Rotasına ait bilgileri topluyoruz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Cc97E641 Bf50 4109 8A0D 2E0F7F1Db8Ed W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cc97e641-bf50-4109-8a0d-2e0f7f1db8ed-w.jpeg" width="1600" /></p>
</blockquote>

<h2><strong>Büyükkılıç: "Ufak ayrıntılarda boğulmadan kenetlenelim"</strong></h2>

<p>Ev sahibi sıfatıyla söz alan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise Yavaş'a teşekkür ederek, kentin hayırseverlik, hoşgörü ve dayanışma kültürüyle öne çıktığını belirtti. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Büyükkılıç, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kayseri'miz hayırseverler şehri; devletiyle, milletiyle, askeriyle, siviliyle dayanışma içerisinde olan bir şehir. Her zaman ay yıldızlı Türk bayrağımıza, vatanımıza, devletimize bağlı olmanın onurunu taşıyoruz. İnşallah terörsüz Türkiye'yle başta Kayseri ve Anadolu coğrafyası olmak üzere Ortadoğu'da Türkiye şaha kalkacak. Teröre harcanan o kaynakların artık ekonomiye ve yatırıma yönelmesiyle Türkiye'miz çok daha güçlü biçimde büyüyecektir. Birbirimize sahip çıkalım, birbirimizle kenetlenelim, dayanışalım. Ufak ayrıntılar üzerinde yoğunlaşarak karşı karşıya gelmemeye özen gösterelim. Tarihi Kentler Birliği bunun güzel bir örneğini sergiledi. Dayanışma içerisinde çok değerli Başkanımızın önderliğiyle burada el ele veriyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından Tarihi Kentler Birliği Meclis Toplantısı basına kapalı olarak sürdürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarihi-kentler-birligi-toplantisinda-konusan-yavas-5-6-bin-yil-onceki-yasanmisliklari-satin-alabilecek-sermaye-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ccf4b8ac-0bb2-413e-9d69-9ab21c9492a5-w.jpeg" type="image/jpeg" length="16073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Millwall–West Ham maçı hangi kanalda, saat kaçta? Dockers Derby 14 yıl sonra]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/millwall-west-ham-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-dockers-derby-14-yil-sonra</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/millwall-west-ham-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-dockers-derby-14-yil-sonra" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Millwall ile West Ham United, İngiltere Championship'in 8. haftasında Londra derbisinde karşı karşıya geliyor. Son dört lig maçını kazanan ve haftaya lider giren West Ham, The Den deplasmanında serisini sürdürmeye çalışacak. “Dockers Derby” olarak bilinen tarihi rekabet, iki takımın 2012'den bu yana ilk resmi buluşmasına sahne olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Millwall ile West Ham United, Championship'in 8. haftasında bugün karşılaşacak. The Den'da oynanacak mücadele Türkiye saatiyle 14.30'da başlayacak ve S Sport Plus üzerinden canlı yayımlanacak. West Ham 7 maçta topladığı 14 puanla haftaya lider girerken, Millwall'ın 10 puanı bulunuyor.</p>

<p><img alt="Millwall Westham 3" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/millwall-westham-3.webp" width="1230" /></p>

<h2>MILLWALL WEST HAM MAÇINDA DOCKERS DERBY 14 YIL SONRA GERİ DÖNÜYOR</h2>

<p>İngiliz futbolunun köklü Londra rekabetlerinden Millwall–West Ham derbisi uzun bir aranın ardından yeniden oynanacak. İki takım en son 4 Şubat 2012'de Championship'te karşı karşıya gelmiş, West Ham mücadeleyi 2-1 kazanmıştı.</p>

<p>“Dockers Derby” adıyla anılan rekabetin kökleri iki kulübün Thames çevresindeki tersane ve liman işçisi topluluklarıyla olan tarihsel bağlantılarına dayanıyor. The Den'daki bugünkü karşılaşma, iki ekibin yaklaşık 14 yıl sonra ilk resmi buluşması olacak.</p>

<p><img alt="Millwall West Ham 2" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/millwall-west-ham-2.webp" width="1500" /></p>

<h2>WEST HAM LİGDE DÖRT MAÇTIR KAZANIYOR</h2>

<p>Nuno Espírito Santo yönetimindeki West Ham, Championship'te yakaladığı seriyle zirveye yükseldi. Londra ekibi Wolverhampton Wanderers, Derby County, Bolton Wanderers ve Wrexham karşılaşmalarını kazanarak üst üste dört lig galibiyeti aldı.</p>

<p>West Ham son lig maçında Wrexham'ı 6-0 mağlup etti. Ancak takımın tüm kulvarlardaki yenilmezlik serisi hafta içinde oynanan İngiltere Lig Kupası maçında sona erdi. Fulham, London Stadium'daki karşılaşmayı 3-2 kazanarak West Ham'ı kupanın dışına itti.</p>

<p><img alt="Millwall" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/millwall.webp" width="1500" /></p>

<h2>MILLWALL MIDDLESBROUGH DEPLASMANINDAN PUANLA DÖNDÜ</h2>

<p>Millwall ise derbi öncesindeki son lig maçında Middlesbrough ile deplasmanda 2-2 berabere kaldı. Alex Neil'in ekibi Tairyk Arconte ve Lyndon Dykes'ın golleriyle ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı ancak Middlesbrough ikinci yarıda iki gol bularak skoru eşitledi.</p>

<p>Millwall son beş lig karşılaşmasında bir galibiyet, bir beraberlik ve üç yenilgi aldı. Bu süreçte Bolton Wanderers'ı 4-0 mağlup eden Londra temsilcisi, Blackburn Rovers ve Southampton deplasmanlarından yenilgiyle ayrıldı.</p>

<p><img alt="Westham" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/westham.webp" width="1200" /></p>

<h2>WEST HAM'DA VELTMAN FORMA GİYEMEYECEK</h2>

<p>West Ham cephesinde maç öncesinde Joël Veltman'ın durumu netleşti. Teknik direktör Nuno Espírito Santo, Wrexham karşılaşmasında darbe alan Hollandalı savunmacının Millwall deplasmanında forma giyemeyeceğini açıkladı.</p>

<p><img alt="Westham Millwall" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/westham-millwall.webp" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaleci Alphonse Areola ile Tomáš Souček'in durumlarında ise olumlu gelişme yaşandığı belirtildi. Nuno, iki oyuncunun iyileşme sürecinin sürdüğünü söylerken kadrodaki bazı isimlerin de maç öncesinde fiziksel testlerden geçeceğini ifade etti.</p>

<p>Kesin ilk 11'ler maç saatine yakın açıklanacak. Bu nedenle iki takımın olası kadro tercihlerini resmi ilk 11 duyurusu yapılmadan kesin bilgi olarak değerlendirmemek gerekiyor.</p>

<p><img alt="Milwall" class="detail-photo img-fluid" height="799" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/milwall.webp" width="1200" /></p>

<h2>MILLWALL WEST HAM MAÇI HANGİ KANALDA?</h2>

<p><strong>Millwall–West Ham maçı 19 Eylül Cumartesi günü saat 14.30'da The Den'da oynanacak. İngiltere Championship'in 8. hafta mücadelesi Türkiye'de <a href="https://www.ssportplus.com/" rel="nofollow">S Sport Plus</a> üzerinden canlı yayımlanacak.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/millwall-west-ham-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-dockers-derby-14-yil-sonra</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/millwall-westham.webp" type="image/jpeg" length="45019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7. İdil Biret Festivali sona erdi: Muğla'nın üç ilçesinde klasik müzik yankılandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-idil-biret-festivali-sona-erdi-muglanin-uc-ilcesinde-klasik-muzik-yankilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-idil-biret-festivali-sona-erdi-muglanin-uc-ilcesinde-klasik-muzik-yankilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından dünyaca ünlü piyanist İdil Biret’in anısına düzenlenen 7. İdil Biret Festivali; Datça, Bodrum ve Menteşe'de gerçekleştirilen konserlerle tamamlandı. Dört gün süren müzik şöleninde usta virtüözler ve genç yetenekler aynı sahnede buluşarak klasik müziğin seçkin eserlerini sanatseverlerin beğenisine sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından dünyaca ünlü piyanist İdil Biret'in anısına düzenlenen 7. İdil Biret Festivali, Datça, Bodrum ve Menteşe ilçelerinde gerçekleştirilen konserlerin ardından tamamlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası öncülüğünde hayata geçirilen organizasyon, dört gün boyunca klasik müziğin seçkin repertuvarını sanatseverlerle buluştururken usta isimler ile genç yetenekleri aynı sahnede bir araya getirdi.</p>

<h2><strong>Açılış Datça'da yapıldı</strong></h2>

<p>Festivalin açılış konseri Datça'da düzenlendi. Gecede Türkiye'nin önde gelen piyanistlerinden Hande Dalkılıç, Şostakoviç'in 2. Piyano Konçertosu'nu icra etti. 2025 Uluslararası Klasik Müzik Ödülleri'nde (ICMA) "Discovery Award" ödülüne layık görülen genç piyanist Can Saraç ise Beethoven'ın 4. Piyano Konçertosu'nu seslendirdi. Solistlere, Şef Deniz Oliveira Erdinç yönetimindeki Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşlik etti.</p>

<h3><strong>Oda müziği toplulukları Bodrum ve Menteşe'de sahne aldı</strong></h3>

<p>Datça'daki açılışın ardından etkinlik takvimi Menteşe ve Bodrum'da devam etti. İrina Nikotina (keman), Julya Krepak (çello) ve Aslı Tuncay'dan (piyano) oluşan Barcarol Trio, 15 Eylül'de Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi terasında dinleyicilerin karşısına çıktı. Festivalin Bodrum ayağında ise flüt virtüözü Halit Turgay, Rüzgar Turgay (keman) ve Deniz Akalın'dan (piyano) oluşan Hitit Trio sahne alarak müzikseverlere oda müziği dinletisi sundu.</p>

<h3><strong>Kapanış konserinde İdil Biret Kadansı yorumlandı</strong></h3>

<p>Festivalin kapanış konseri Menteşe'deki Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Şef Münif Akalın yönetimindeki Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde sahneye çıkan piyanist Cem Babacan, Saint-Saëns'ın 2. Piyano Konçertosu'nu seslendirdi. Konserde yer alan genç piyanist Tuna Bilgin ise Mozart'ın 22 No'lu K. 482 Mi bemol majör Piyano Konçertosu'nu bizzat İdil Biret'in kaleme aldığı kadans ile yorumladı.</p>

<h3><strong>Ahmet Aras: "Muğla kültür ve sanatıyla dünyaya açılıyor"</strong></h3>

<p>Festivalin tamamlanmasının ardından değerlendirmede bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, İdil Biret'in adını taşıyan organizasyonun yedinci kez düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klasik müziğin usta isimleri ile geleceğin yeteneklerini üç ilçede halkla buluşturduklarını aktaran Aras, Muğla'nın yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, sahip olduğu kültürel ve sanatsal birikimle de dünyaya açılan bir kent olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-idil-biret-festivali-sona-erdi-muglanin-uc-ilcesinde-klasik-muzik-yankilandi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whats-app-image-2026-09-18-at-110118-1-1100x650.jpeg" type="image/jpeg" length="53573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor-Kasımpaşa maçı sonrası Emre Belözoğlu: "Defansımızın yürekli oyunu beni mutlu ediyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konyaspor-kasimpasa-maci-sonrasi-emre-belozoglu-defansimizin-yurekli-oyunu-beni-mutlu-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konyaspor-kasimpasa-maci-sonrasi-emre-belozoglu-defansimizin-yurekli-oyunu-beni-mutlu-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında sahasında TÜMOSAN Konyaspor ile 0-0 berabere kalan Kasımpaşa'da teknik direktör Emre Belözoğlu, savunmanın ortaya koyduğu yürekli mücadeleden memnun olduğunu söyledi. Üçüncü bölgede üretkenlik sıkıntısı çektiklerini belirten Belözoğlu, ligde mağlubiyet almadan yola devam etmenin önemine vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında sahasında TÜMOSAN Konyaspor ile 0-0 berabere kalan Kasımpaşa'da teknik direktör Emre Belözoğlu, mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda oynanan ve golsüz eşitlikle sona eren karşılaşmayı değerlendiren Belözoğlu, takımının ortaya koyduğu mücadeleden memnun olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"Üçüncü bölgeyi daha efektif kullanabilirdik"</strong></h2>

<p>Müsabakanın ilk anlarında istedikleri oyunu sahaya yansıtamadıklarını belirten Belözoğlu, oyunun genel gidişatına dair şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"İlk 10 dakika çok iyi değildik. Sonrasında işler fena gitmedi. İkinci yarıya da çok iyi başladık. Üretkenlikte sıkıntılarımız vardı. Lig çok zor. Geldiğimiz nokta gayet memnuniyet verici. Defansımızın bu kadar yürekli oynaması beni mutlu ediyor. Hücumda da beklentilerimiz biraz daha fazla. Üçüncü bölgeyi daha efektif kullanabilirdik."</p>

<h3><strong>"Mağlubiyet almadan devam etmek önemli"</strong></h3>

<p>Takımının gelişim sürecine ve mücadele gücüne dikkat çeken genç teknik adam, oyuncularının ortaya koyduğu eforu överek sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bütün oyuncularıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Geçen sezona göre daha genç ve dinamik bir takım var. Ligde mağlubiyet olmadan yola devam etmek önemli. Oyuncularımı iyi mücadele ettikleri için tebrik ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konyaspor-kasimpasa-maci-sonrasi-emre-belozoglu-defansimizin-yurekli-oyunu-beni-mutlu-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260918-42509939-42509936-k-a-s-i-m-p-a-s-a-t-u-m-o-s-a-n-k-o-n-y-a-s-p-o-r-m-a-c-i-n-i-n-a-r-d-i-n-d-a-n.jpg" type="image/jpeg" length="45794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kasımpaşa maçı sonrası İlhan Palut: "Kazanmaya daha yakın olan taraf bizdik"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasimpasa-maci-sonrasi-ilhan-palut-kazanmaya-daha-yakin-olan-taraf-bizdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasimpasa-maci-sonrasi-ilhan-palut-kazanmaya-daha-yakin-olan-taraf-bizdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda 0-0 berabere kalan TÜMOSAN Konyaspor'da teknik direktör İlhan Palut, puanların paylaşıldığı maçta galibiyete daha yakın taraf olduklarını söyledi. Üçüncü bölgedeki bitiricilik sorununa dikkat çeken deneyimli teknik adam, A Millî Takım'a davet edilen kaptan Adil Demirbağ'ı da tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında deplasmanda Kasımpaşa ile golsüz berabere kalan TÜMOSAN Konyaspor'da teknik direktör İlhan Palut, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda oynanan ve 0-0 eşitlikle tamamlanan mücadeleyi yorumlayan Palut, sahadan galibiyetle ayrılabilecek fırsatları yakaladıklarını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Üçüncü bölgede daha bitirici olmalıydık"</strong></h3>

<p>Lige istedikleri başlangıcı yapamadıklarını ve toparlanma sürecinde olduklarını belirten İlhan Palut, karşılaşmanın ilk 25 dakikasında etkili bir oyun sergilediklerini aktardı. Maçın genel dengesine değinen deneyimli teknik adam, "Müsabakaya iyi başladık, pozisyonlar bulduk ve 25 dakika bu oyunu sürdürdük. İlk yarının sonlarına doğru Kasımpaşa dengeyi sağladı. İkinci yarı ise dengeli bir mücadeleye sahne oldu. Beraberliğin adaletli bir sonuç olarak görülebileceği bir karşılaşma ancak bizim kazanmaya daha yakın olduğumuz bir oyundu. Eksiğimiz, üçüncü bölgede daha bitirici olmak ve bu anları daha fazla gol pozisyonuna çevirebilmekti. Bu alanlarda çok istediğimiz noktada değildik." ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Kaptan Adil Demirbağ'a Millî Tebrik</strong></h3>

<p>Yeşil-beyazlı ekibin takım kaptanı Adil Demirbağ'ın A Millî Futbol Takımı'nın aday kadrosuna davet edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Palut, oyuncusunun disiplinine ve çalışma azmine dikkat çekti. Palut, "Adil'in gerçekten inançlı çalışmasını, ne istediğini bilmesini ve disiplinini gördüm. Bunun karşılığını aldığını görmek beni en az Adil kadar mutlu etti. İnşallah millî takıma daha fazla oyuncu veririz. Bunu başarabileceğine inancımız olan başka isimler de var. Adil'i tebrik ederim, inşallah devamı gelir." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Teknik direktör İlhan Palut, liglere millî maçlar dolayısıyla verilen aranın ardından taraftarlarına sahada daha agresif ve mücadeleci bir Konyaspor izletmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasimpasa-maci-sonrasi-ilhan-palut-kazanmaya-daha-yakin-olan-taraf-bizdik</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260918-42509983-42509981-k-a-s-i-m-p-a-s-a-t-u-m-o-s-a-n-k-o-n-y-a-s-p-o-r-m-a-c-i-n-i-n-a-r-d-i-n-d-a-n.jpg" type="image/jpeg" length="41197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Kültür Yolu Festivali başladı: 42 mekânda 518 etkinlik sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-kultur-yolu-festivali-basladi-42-mekanda-518-etkinlik-sanatseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-kultur-yolu-festivali-basladi-42-mekanda-518-etkinlik-sanatseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 19’uncu durağı olan Ankara’da 9 gün sürecek kültür-sanat maratonu başladı. 42 farklı mekânda 518 etkinliğin düzenleneceği festivalin açılışını CSO Ada Ankara’daki sergileri ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tüm başkentlileri ve ziyaretçileri etkinliklere davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin bu yılki 19'uncu durağı <strong><a href="http://24saatgazetesi.com/ankara-haberleri">Ankara </a></strong>oldu. Başkent, 19-27 Eylül tarihleri arasında beşinci kez festivale ev sahipliği yapıyor. Konserlerden sergilere, tiyatro ve opera temsillerinden çocuk oyunlarına ve gastronomi buluşmalarına kadar uzanan 518 etkinlik, kentin 42 farklı mekânında sanatseverlerle buluşuyor. Festivalin açılışını CSO Ada Ankara'daki dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tüm Ankaralıları ve kenti ziyaret eden misafirleri etkinliklere katılmaya davet etti.</p>

<h3><strong>Bakan Ersoy CSO Ada Ankara’daki sergileri inceledi</strong></h3>

<p>Program kapsamında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy; "Ankara Resimleniyor", "Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması", "Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu" ile ASELSAN'ın "İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu" sergilerini gezdi. "Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu" sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo ile birlikte yapan Ersoy, bu dört serginin festivalin amaçladığı kültür ve sanat atmosferini yansıttığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Geleneksel sanatlar, genç tasarımlar ve ileri dönüşüm aynı çatıda</strong></h3>

<p>İkinci kez düzenlenen "Ankara Resimleniyor" projesiyle farklı üsluplara sahip ressamların kentin tarihi ve mimari dokusunu tuvale taşıdığını belirten Bakan Ersoy, Ankara'nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanı taşıması nedeniyle bu belgesel nitelikli çalışmanın özel bir anlam taşıdığını vurguladı. "Başkent Ankara" temalı afiş tasarım yarışmasıyla genç tasarımcıların kente bakışının görünür kılındığını aktaran Ersoy, Kore geleneksel halk sanatı "Minhwa" ile geleneksel Türk minyatürünün ortak bir sergide buluşmasının iki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendirdiğini kaydetti. ASELSAN'ın ileri dönüşüm sergisinde ise işlevini tamamlamış endüstriyel atıkların sanatçılar eliyle beş farklı hayvan heykeline dönüştürülerek çevre duyarlılığı oluşturduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festival boyunca müzik ve sahne sanatları alanında geniş bir takvim uygulanacak. Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası, Filistinli vokalist Nai Barghouti ile CSO Ada Ankara'da sahne alacak. Dünyaca ünlü Royal Philharmonic Orchestra, Şef Vasily Petrenko yönetiminde piyanist Elisabeth Leonskaja'ya eşlik edecek. Ankara Devlet Opera ve Balesi, Mozart'ın "Don Giovanni" operasını piyanolu konser versiyonuyla izleyiciye sunarken, Azerbaycan klasik müziğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli anısına "İki Devlet Bir Sahne 'Kardeş Ezgiler'" konseri düzenlenecek. Başkent Millet Bahçesi'ndeki ana sahnede ise Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz dinleyicilerle buluşacak, alanda çocuklar için özel bir "Çocuk Köyü" yer alacak. Festival programında ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme ile 12 söyleşi yer alıyor.</p>

<h3><strong>Somut olmayan kültürel miras ve müzeler rotası</strong></h3>

<p>15 Temmuz Demokrasi Müzesi'nde açılan "Yaşayan Miras Ankara Sergisi", Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kayıt altına alınan ebru, tezhip, hüsnühat, dokuma ve deri işlemeciliği gibi alanlardaki ustaların eserlerini bir araya getiriyor. Ankara'da Somut Olmayan Kültürel Miras Envanteri'ne kayıtlı 67 unsur, 1129 miras taşıyıcısı sanatçı ve 5 "Yaşayan İnsan Hazinesi" bulunurken, festival süresince 9 gün boyunca ustalardan uygulamalı atölyeler ve kısa film gösterimleri sunulacak. Eş zamanlı olarak Ankara Etnografya Müzesi'nde "Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri", Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nde ise Taviloğlu Koleksiyonu'ndan 50 eseri kapsayan "Ah Güzel İstanbul" sergisi ziyarete açık olacak.</p>

<h3><strong>Başkentin gastronomi mirası festival rotasında</strong></h3>

<p>Festivalin gastronomi ayağında oluşturulan "Ankara Lezzet Noktaları Seçkisi" kapsamında kentin önde gelen 50'yi aşkın restoranı listeye alındı. Mehmet Yalçınkaya'nın ev sahipliğinde Cüneyt Asan, Asuman Kerkez, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Erdoğan ve Kemal Can Yurttaş kentin geleneksel lezzet duraklarını ziyaret edecek. Oluşturulan danışma kurulları koordinasyonunda şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmalarıyla kentin köklü mutfak kültürü tanıtılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-kultur-yolu-festivali-basladi-42-mekanda-518-etkinlik-sanatseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ankara-kultur-yolu-1.jpg" type="image/jpeg" length="26236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya'da narkotik operasyonu: 26 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konyada-narkotik-operasyonu-26-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konyada-narkotik-operasyonu-26-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya Emniyet Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen kapsamlı "Narko-Mercek" operasyonunda, 1 tondan fazla bonzai üretimine olanak sağlayacak ham madde ile binlerce uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyon kapsamında 354 kişi sorgulanırken, zehir ticaretine karıştığı belirlenen 26 şüpheli gözaltına alındı. Hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 7 firari hükümlü de yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde uyuşturucu imalatı, sevkiyatı ve sokak düzeyindeki satış faaliyetlerinin engellenmesine yönelik yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından düğmeye bastı. Özel harekât ekiplerinin de destek verdiği "Narko-Mercek" operasyonu çerçevesinde önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baskın yapılan adreslerde ve şüphelilerin üzerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, yasa dışı laboratuvar ortamlarında çoğaltılmaya hazır kritik ham maddeler ile satışa hazır uyuşturucular ele geçirildi. Aramalarda yaklaşık 1 ton 78 kilogram sentetik kannabinoid üretimini sağlayabilecek ham madde, 7 kilogram kullanıma hazır sentetik kannabinoid, 17 bin 333 uyuşturucu hap üretiminde kullanılabilecek etken madde, 5 kilogram 200 gram uyuşturucu hap katkı maddesi, 3 kilogram 110 gram eroin ile satışa hazır 1229 adet sentetik ecza ve hap bulundu.</p>

<h3><strong>7 cezaevi firarisi yakalandı</strong></h3>

<p>Sokak güvenliğini sağlamak amacıyla eş zamanlı olarak yürütülen alan denetimlerinde toplam 354 şahsın Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgulaması gerçekleştirildi. Uyuşturucu ticareti ve imalatıyla doğrudan bağlantılı olduğu tespit edilen 26 zanlı gözaltına alınarak emniyete götürüldü.</p>

<p>Uygulamalar sırasında ayrıca çeşitli suçlardan aranan ve haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 7 firari şahıs yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Gözaltına alınan 26 şüphelinin emniyetteki ifade ve tahkikat işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konyada-narkotik-operasyonu-26-gozalti</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42510915-42510911-k-o-n-y-a-d-a-u-y-u-s-t-u-r-u-c-u-o-p-e-r-a-s-y-o-n-u-n-d-a-26-s-u-p-h-e-l-i-g-o-z-a-l-t-i-n-a-a-l-i-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="54816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de her dört çocuktan biri yapay zekadan "duygusal tavsiye" alıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-her-dort-cocuktan-biri-yapay-zekadan-duygusal-tavsiye-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-her-dort-cocuktan-biri-yapay-zekadan-duygusal-tavsiye-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi ve EU Kids Online Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Engin Kurşun, Türkiye'deki 10-16 yaş grubundaki çocukların yapay zekâ teknolojilerini Avrupa'daki akranlarına kıyasla çok daha hızlı benimsediğini açıkladı. Araştırmanın ön bulgularına göre Türkiye'de çocukların yarısı ödevlerini yapay zekâya yaptırırken, her dört çocuktan biri ise bu teknolojiden duygusal tavsiye alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Çevrimiçi Çocuklar (EU Kids Online) ağı tarafından Nisan 2025 ile Nisan 2026 tarihleri arasında, Türkiye dahil 19 Avrupa ülkesinde 10-16 yaş grubundaki 28 bin 465 çocuğun katılımıyla yürütülen geniş kapsamlı araştırmanın sonuçları yayımlandı. Millî Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü desteğiyle yürütülen Türkiye saha çalışmasının ön analizleri ise çarpıcı verileri gün yüzüne çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnternette güvenlik algısı düştü: Yüzde 65'ten yüzde 48'e geriledi</strong></h2>

<p>Araştırmanın çocukların internete erişim modellerini modellerini, dijital becerilerini, üretken yapay zekâ kullanımını ve ebeveyn denetimlerini ele aldığını belirten Prof. Dr. Kurşun, çevrimiçi güvenlik hissiyatındaki düşüşe dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, çocukların çevrimiçi ortamdaki güvenlik algısındaki düşüş. İnternette kendini güvende hisseden çocukların oranı yüzde 48'e geriledi; 2020 yılında bu oran yüzde 65 seviyesindeydi. Son bir ay içinde internette kendisini rahatsız veya tedirgin eden bir şeyle karşılaştığını söyleyen çocukların oranı ise son 5 yıl içerisinde yüzde 7'den yüzde 23'e çıktı."</i></p>
</blockquote>

<p>Raporda ayrıca ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu iletişim biçiminin değiştiği, ailelerin sorunları doğrudan çocukla konuşarak çözmek yerine teknik izleme ve filtreleme araçlarına başvurduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>Türkiye ve Avrupa karşılaştırması: Yalnızca 10 çocuktan biri yapay zekâya uzak</strong></h3>

<p>Türkiye'de toplanan verilerin 10-16 yaş arası 1.330 çocuğu kapsayan ön analizine göre yerel dinamiklerin Avrupa ortalamasından ciddi şekilde ayrıştığı görüldü:</p>

<p>Araştırmaya göre Türkiye'de yapay zekâyı hiç kullanmayan çocuk oranı 10'da 1 düzeyindeyken, Avrupa genelinde bu oran yaklaşık 3'te 1 seviyesinde kalıyor.</p>

<p>Türkiye'deki çocukların yüzde 50'si (yarısı) okul ödevlerini yapay zekâya yazdırıyor. Avrupa'da bu oran 3'te 1 seviyesinde seyrediyor.</p>

<p>Kendini internette güvende hisseden çocukların oranı Avrupa'da yüzde 48 iken, Türkiye'deki çocuklarda bu oran yüzde 32'ye kadar geriliyor.</p>

<h3><strong>"Dört çocuktan biri yapay zekâdan duygusal tavsiye alıyor"</strong></h3>

<p>Avrupa ve Türkiye karşılaştırmalı nihai raporun ekim ayında kamuoyuna sunulacağını bildiren Prof. Dr. Engin Kurşun, yapay zekânın sadece bir ödev aracı olmaktan çıkıp duygusal bir sığınağa dönüştüğü uyarısında bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo çok daha derin bir dönüşüme işaret ediyor. Çocuklarımız yapay zekâyı Avrupa'daki akranlarından çok daha hızlı benimsedi; onda dokuzu bu teknolojiyi aktif olarak kullanıyor. Ancak asıl üzerinde durmamız gereken, her dört çocuğumuzdan birinin yapay zekâdan duygusal tavsiye alıyor olması ve yüzde 60'ının dijital dünyada bir suç ya da sahte görüntü (deepfake) mağduru olmaktan korkmasıdır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-her-dort-cocuktan-biri-yapay-zekadan-duygusal-tavsiye-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/californiada-cocuklarin-internet-guvenligini-artirmayi-ongoren-yasalar-imzalandi.png" type="image/jpeg" length="82495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Askerî Komitesi Kopenhag’da toplandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nato-askeri-komitesi-kopenhagda-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nato-askeri-komitesi-kopenhagda-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO'nun en yüksek askerî karar organı olan Askerî Komite, 32 müttefik ülkenin genelkurmay başkanlarını Danimarka'nın başkenti Kopenhag’da bir araya getirdi. Rusya-Ukrayna savaşı, artan hibrit tehditler, hava sahası ihlalleri ve savunma sanayisi üretiminin masaya yatırıldığı zirvede Türkiye’yi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO Askerî Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone başkanlığında gerçekleştirilen kritik toplantıya, 32 üye ülkenin genelkurmay başkanlarının yanı sıra NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus Grynkewich ile NATO Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanı (SACT) Oramiral Pierre Vandier katıldı.</p>

<h2><strong>Dragone: "Ankara Zirvesi kararlarını sahaya yansıtacağız"</strong></h2>

<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan Amiral Giuseppe Cavo Dragone, Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa-Atlantik güvenliği üzerindeki derin etkilerine işaret etti. Sabotaj girişimleri, siber saldırılar ve müttefik hava sahalarına yönelik ihlallerin arttığına dikkat çeken Dragone, İttifak'ın bu tehditlere birlik içinde karşılık verdiğini belirtti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Müttefikler, caydırıcılık ve savunmaya yönelik bütün araçlarını güçlendirerek uyum ve birlik içinde karşılık verdi. NATO, özellikle entegre hava ve füze savunmasını güçlendirmeye devam ediyor. Ukrayna egemenliği ve bağımsızlığı için mücadelesini sürdürürken desteğimiz de kararlılıkla sürecek."</i></p>
</blockquote>

<p>Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın savunma harcamalarında daha fazla sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Dragone, toplantının 7-8 Temmuz'daki Ankara Zirvesi'nde alınan kararların askerî planlamasına odaklanacağını belirterek, <i>"Bütçe taahhütlerinden kabiliyetlerin sahaya sürülmesine geçerken müttefik ülkelerin genelkurmay başkanları olarak gerekli çalışmaları yürüteceğiz"</i> ifadelerini kullandı. Dragone ayrıca, toplantı kapsamında NATO Askerî Komitesinin bir sonraki başkanının da seçileceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Danimarka Savunma Bakanı Bruus: "Üretim, caydırıcılıktır"</strong></h3>

<p>Danimarka Savunma Bakanı Jeppe Bruus, güvenlik ortamının hızla bozulduğuna, Rusya'nın bir yandan askerî kapasitesini artırırken diğer yandan hibrit saldırılarına devam ettiğine işaret etti.</p>

<p>Müttefiklerin insansız hava araçları, yapay zekâ, tedarik zincirleri ve ortak eğitim alanlarında işbirliğini hızlandırması gerektiğini belirten Bruus, modern savaş dinamiklerine uyumda Ukrayna’nın saha tecrübelerinin hayati rol oynadığını kaydetti. Savunma sanayisi kapasitesinin artırılması çağrısında bulunan Bruus, <i>"Üretim, caydırıcılıktır"</i> vurgusu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Caydırıcılık bir takım disiplinidir"</strong></h3>

<p>Toplantıya ev sahipliği yapan Danimarka Genelkurmay Başkanı Orgeneral Michael Wiggers Hyldgaard ise caydırıcılığın üç temel sacayağının "kabiliyet, güvenilirlik ve iletişim" olduğunu ifade etti. Kullanılamayan bir gücün caydırıcılık yaratamayacağını hatırlatan Hyldgaard, hasım odakların NATO'nun gerektiğinde derhal harekete geçeceğine kesinlikle inanması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Caydırıcılık, nihayetinde bir takım disiplinidir. Bu odada yapılan çalışmalar, müttefiklerin analizlerini müttefiklerin ortak eylemine dönüştürüyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Komite yılda üç kez toplanıyor</strong></h3>

<p>Kuzey Atlantik Konseyi’ne askerî konularda konsensüse dayalı tavsiyeler sunan NATO Askerî Komitesi, genelkurmay başkanları seviyesinde yılda üç kez bir araya geliyor. Bu toplantılardan ikisi Brüksel’deki NATO karargâhında, üçüncüsü ise dönüşümlü olarak müttefik bir ülkenin ev sahipliğinde icra ediliyor. Kopenhag'daki oturumlarda Türkiye'yi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nato-askeri-komitesi-kopenhagda-toplandi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nato-romanyadaki-iha-dusurme-operasyonu-ispanyadaki-merkezden-koordine-edildi.png" type="image/jpeg" length="59697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="24270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="22554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="94843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="32000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="61110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="22864"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="10066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="63346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="57088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="66286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="23485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="76678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="52247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="24814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="96514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="27541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="47739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="39536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="82187"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
