<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 12:51:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22-23 Ağustos hafta sonu hangi sınavlar var, sınav saatleri belli oldu mu? e-YDS, AÖF ve TUS ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/22-23-agustos-hafta-sonu-hangi-sinavlar-var-sinav-saatleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/22-23-agustos-hafta-sonu-hangi-sinavlar-var-sinav-saatleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[22-23 Ağustos 2026 hafta sonu sınav takvimi hangi oturumları kapsıyor, AÖF Yaz Okulu, e-YDS, Antrenör Temel Eğitim, TUS ve STS Tıp sınavları saat kaçta yapılacak? ÖSYM takvimine göre e-YDS 22 Ağustos Cumartesi, TUS ve STS Tıp ise 23 Ağustos Pazar günü uygulanacak. Anadolu Üniversitesi AÖF Yaz Okulu Sınavı ile Antrenör Temel Eğitim Sınavı da cumartesi günü gerçekleştirilecek. İşte sınav tarihleri ve adayların dikkat etmesi gereken saatler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>22-23 Ağustos 2026 hafta sonunda üniversite öğrencilerinden yabancı dil sınavına girecek adaylara, tıpta uzmanlık eğitimi için hazırlanan doktorlardan yurt dışı tıp diploması denklik sürecindeki adaylara kadar farklı grupları ilgilendiren sınavlar yapılacak. ÖSYM'nin güncel sınav takvimine göre <strong>e-YDS 2026/9 İngilizce</strong> 22 Ağustos Cumartesi günü, <strong>2026-TUS 2. Dönem</strong> ve <strong>2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem</strong> ise 23 Ağustos Pazar günü uygulanacak.</p>

<p>Hafta sonunun sınav programı yalnızca ÖSYM oturumlarından oluşmuyor. Anadolu Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen <strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı</strong> ile Antrenör Temel Eğitim Sınavı da 22 Ağustos Cumartesi günü adayların katılımıyla yapılacak. AÖF Yaz Okulu sınavı tek oturum halinde düzenlenirken Antrenör Temel Eğitim Sınavı için belirlenen sınav tarihi de 22 Ağustos olarak duyuruldu.</p>

<h2><strong>22 Ağustos Cumartesi günü hangi sınavlar var?</strong></h2>

<p>Cumartesi günü sınav takvimi üç farklı oturumdan oluşuyor. Adayların sınav giriş belgelerinde belirtilen bina ve salon bilgilerini önceden kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<p>22 Ağustos Cumartesi günü yapılacak sınavlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı:</strong> 09.30</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>e-YDS 2026/9 İngilizce:</strong> 13.45</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Antrenör Temel Eğitim Sınavı 2026/2:</strong> 14.00</p>
 </li>
</ul>

<p>AÖF Yaz Okulu Sınavı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinde yaz okuluna devam eden öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek. 2025-2026 öğretim yılı akademik takviminde sınav tarihi 22 Ağustos 2026 olarak yer alıyor. Sınavın tek oturum halinde yapılacağı ve öğrencilerin sınav giriş belgelerinde yer alan bilgileri esas alması gerektiği bildirildi.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-e54cc3c7f0afcfe7a89d87b6602b0751.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı saat kaçta?</strong></h3>

<p><strong>2026 AÖF Yaz Okulu Sınavı 22 Ağustos Cumartesi günü saat 09.30'da</strong> başlayacak. Yaz okulunda ders alan öğrenciler, sınava girecekleri bina, salon ve diğer oturum bilgilerini sınav giriş belgelerinden kontrol edebilecek.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi'nin sınav sürecine ilişkin bilgilerine göre yaz okulu sınavı, öğrencilerin yaz döneminde aldıkları derslere ilişkin değerlendirme sürecinin son aşamasını oluşturuyor. Sınav tarihi aynı zamanda yaz okulu döneminin tamamlandığı tarih olarak akademik takvimde yer alıyor.</p>

<p>Sınava girecek öğrencilerin yalnızca sınav tarihini bilmesi yeterli değil. Sınav giriş belgesinde belirtilen il, ilçe, bina ve salon bilgilerinin önceden kontrol edilmesi gerekiyor. Sınav günü geçerli kimlik belgesinin de öğrencinin yanında bulunması gerekiyor.</p>

<h3><strong>e-YDS 2026/9 ne zaman?</strong></h3>

<p>ÖSYM takviminde yer alan <strong>e-YDS 2026/9 İngilizce</strong>, 22 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Sınavın başlangıç saati <strong>13.45</strong> olarak belirlenirken adaylar için kritik sınav binasına giriş saati ise 13.30 olarak açıklandı. ÖSYM, <strong>13.30'dan sonra adayların sınav binalarına alınmayacağını</strong> duyurdu.</p>

<p>Elektronik Yabancı Dil Sınavı Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana'daki e-Sınav Uygulama Binalarında düzenlenecek. Sınav kapasitesi de bu merkezlerin kontenjanlarıyla sınırlandırıldı. ÖSYM'nin duyurusuna göre adayların sınava girecekleri bina ve salon bilgileri sınav giriş belgelerinde yer alıyor.</p>

<p>e-YDS'ye katılacak adaylar için sınav günü ulaşım planlaması özellikle önem taşıyor. Sınav binasına giriş için belirlenen son saatin 13.30 olması nedeniyle adayların sınav merkezine son dakikada ulaşmaya çalışmaması gerekiyor.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-47fd1a2210ed9d47c07efddb034483cf.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Antrenör Temel Eğitim Sınavı 22 Ağustos'ta</strong></h3>

<p>Cumartesi gününün bir diğer sınavı ise <strong>2026/2 Antrenör Temel Eğitim Sınavı</strong> olacak. Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen sınavın tarihi 22 Ağustos 2026 olarak belirlendi. Sınava kayıt sürecini tamamlayan adaylar, belirtilen tarihte sınava katılacak. Anadolu Üniversitesi'nin e-Sertifika duyurusunda da 2026 Yaz Dönemi Antrenörlük Temel Eğitimi Sınavı'nın 22 Ağustos'ta yapılacağı açıklandı.</p>

<p>Sınavın başlangıç saati <strong>14.00</strong> olarak duyuruldu. Sınav sonuçlarının ise 31 Ağustos 2026 tarihinde açıklanması planlanıyor. Sonuçların aday işlemleri sistemi üzerinden paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Bu sınava katılacak adayların da sınav giriş belgelerinde yer alan uyarıları ve sınav merkezi bilgilerini dikkate alması gerekiyor. Sınav kaydı oluşturulmayan adayların sınava katılamayacağı bilgisi de duyurularda yer aldı.</p>

<h2><strong>23 Ağustos Pazar günü hangi sınavlar var?</strong></h2>

<p>Pazar günü ise ÖSYM tarafından düzenlenen iki önemli sınav aynı tarihte yapılacak. <strong>2026-TUS 2. Dönem</strong> ile <strong>2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem</strong> 23 Ağustos Pazar günü uygulanacak.</p>

<p>ÖSYM'nin sınav takviminde her iki sınavın da tarihi 23 Ağustos 2026 olarak yer alıyor. Her iki sınavın sonuç tarihi ise 17 Eylül 2026 olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>TUS 2. Dönem sınavı saat kaçta?</strong></h3>

<p><strong>2026-TUS 2. Dönem sınavı 23 Ağustos Pazar günü saat 10.15'te</strong> başlayacak. ÖSYM, adayların saat <strong>10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacağını</strong> bildirdi. Bu nedenle TUS adaylarının sınav merkezlerine giriş işlemlerini son dakikaya bırakmaması gerekiyor.</p>

<p>TUS kapsamında Temel Tıp Bilimleri Testi ile Klinik Tıp Bilimleri Testi uygulanacak. ÖSYM'nin duyurusunda her iki test için de sınav binasına giriş açısından farklı saat uyarıları bulunuyor. Sabah oturumunda adayların 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, uzmanlık eğitimi programlarına yerleşmek isteyen hekimler açısından önemli bir sınav olarak uygulanıyor. 2026-TUS 2. Dönem sınavının ardından sonuçların 17 Eylül'de açıklanması planlanıyor.</p>

<p><img alt="Aof Sinav 2025" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/03/aof-sinav-2025.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>STS Tıp Doktorluğu sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>Yurt dışında tıp eğitimi alan ve Türkiye'de diploma denkliği sürecinde seviye tespit sınavına girmesi gereken adayları ilgilendiren <strong>2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem</strong> de 23 Ağustos Pazar günü yapılacak.</p>

<p>STS Tıp Doktorluğu sınavının ilk aşaması için adayların <strong>10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacağı</strong> açıklandı. İkinci aşama için ise sınav binasına giriş süresi <strong>14.30'da</strong> sona erecek.</p>

<p>Sınavın ikinci aşaması saat <strong>14.45'te</strong> başlayacak. Böylece pazar günü tıp alanındaki adaylar için sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki ayrı sınav süreci yürütülecek. ÖSYM'nin duyurusunda TUS'un Klinik Tıp Bilimleri Testi ile STS Tıp Doktorluğu'nun ikinci aşaması için de 14.30 sonrası giriş yapılamayacağı özellikle vurgulandı.</p>

<h3><strong>22-23 Ağustos sınav takvimi</strong></h3>

<p>Hafta sonundaki sınavları tarih ve saatleriyle birlikte özetlemek gerekirse program şöyle:</p>

<p><strong>22 Ağustos 2026 Cumartesi</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı:</strong> 09.30</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>e-YDS 2026/9 İngilizce:</strong> 13.45</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Antrenör Temel Eğitim Sınavı 2026/2:</strong> 14.00</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>23 Ağustos 2026 Pazar</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2026-TUS 2. Dönem:</strong> 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem:</strong> 14.45</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM'nin resmî sınav takviminde 22 Ağustos'ta e-YDS, 23 Ağustos'ta ise TUS ve STS Tıp sınavları bulunuyor.</p>

<h3><strong>Adayların sınav günü nelere dikkat etmesi gerekiyor?</strong></h3>

<p>Sınava girecek adayların en önemli kontrol noktası sınav giriş belgesi. ÖSYM, e-YDS adaylarının sınava girecekleri bina ve salon bilgilerinin bulunduğu belgeleri Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açtı. TUS ve STS Tıp adaylarının giriş belgeleri de ÖSYM tarafından yayımlandı.</p>

<p>Adayların sınav günü için şu kontrolleri önceden yapması gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınav giriş belgesindeki <strong>bina ve salon bilgisi</strong> kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçerli kimlik belgesi sınav günü hazır bulundurulmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezine ulaşım süresi önceden hesaplanmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>ÖSYM sınavlarında belirtilen <strong>son giriş saatleri</strong> dikkate alınmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>e-YDS için 13.30, TUS ve STS Tıp'ın sabah oturumu için 10.00, öğleden sonraki oturumlar için 14.30 sınırına özellikle dikkat edilmeli.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Ösym Hafta Sonu Sınav Takvimini Duyurdu" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/osym-hafta-sonu-sinav-takvimini-duyurdu.jpg" width="864" /></p>

<p>Özellikle ÖSYM sınavlarında sınavın başlangıç saatinden önce binaya giriş işlemlerinin tamamlanması gerekiyor. Sınav başlangıç saatini bilmek kadar, <strong>sınav binasına son giriş saatini</strong> bilmek de adayların mağduriyet yaşamaması açısından önem taşıyor. e-YDS için ÖSYM'nin yayımladığı duyuruda 13.30'dan sonra sınav binalarına giriş yapılamayacağı açıkça belirtildi.</p>

<p>Bu nedenle 22-23 Ağustos hafta sonunda sınava girecek adayların sınav giriş belgelerini sınavdan önce yeniden kontrol etmeleri ve ulaşım planlarını buna göre yapmaları gerekiyor. ÖSYM takvimine göre bir sonraki önemli merkezi sınav ise <strong>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür</strong> oturumu olacak ve 6 Eylül 2026'da gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/22-23-agustos-hafta-sonu-hangi-sinavlar-var-sinav-saatleri</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" type="image/jpeg" length="46848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maaşlar düzenli ödenmeyince eşi çalışmaya başladı; altı ay sonra kalp krizinden yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/maaslar-duzenli-odenmeyince-esi-calismaya-basladi-alti-ay-sonra-kalp-kriziyle-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/maaslar-duzenli-odenmeyince-esi-calismaya-basladi-alti-ay-sonra-kalp-kriziyle-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de Doruk Madencilik’te 13 yıl çalışan Bilal Demirel’in yaşadıkları, işçilerin haklarını ödemeyen patronların nelere neden olduklarının da göstergesi. Maaşların düzensizliği nedeniyle ailesinin geçimine katkı sağlamak için eşinin de çalışmaya başladığını anlatan Bilal Demirel, eşinin işe başladıktan altı ay sonra 36 yaşında kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiğini söyledi. Eşinin acısını içine gömen ve iki çocuğuyla Bartın’a dönen Demirel, alacakları için yıllardır mücadele ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir’de Doruk Madencilik’te 13 yıl çalışan Bilal Demirel’in yaşadıkları, işçilerin haklarını ödemeyen patronların nelere neden olduklarının da göstergesi. Aileye katkı için çalışan eşinin henüz 36 yaşında iken, işyerinde kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiğini anlatan Bilal Demirel, eşinin acısını içine gömerek iki çocuğuyla Bartın’a dönmüş. Yıllardır da alacakları için mücadele veriyor.</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Eylem1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-eylem1.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Eskişehir’deki Doruk Madencilik’te 2010 ile 2023 yılları arasında çalışan Bartınlı maden işçisi Bilal Demirel, yıllarca yerin altında çalıştı. Ancak TMSF’deki işlerinin 2022 yılı sonunda Sebahattin Yıldız’ın sahibi olduğu Yıldızlar SSS Holding’e devredilmesinin ardından maaşların düzenli ödenmemeye başlaması, Demirel ailesinin hayatını da değiştirdi. Eşinin aileye katkı için çalışmaya başladığını ve 36 yaşında iken, işyerinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiğini anlatan Bilal Demirel, iki çocuğu ile memleketi Bartın’a döndüğünü, haklarını aldıktan sonra emekliliğini doldurmak için yeniden çalışmaya başlayacağını söyledi.</p>

<p>Kirada oturan ve memleketlerinden uzakta yaşayan aile, düzenli gelirlerini kaybedince geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Demirel’in eşi de aile bütçesine katkı sağlamak için çalışmaya başladı. Ancak Demirel, eşini işe başladıktan yalnızca altı ay sonra kaybetti.</p>

<p>Sakarya Caddesi’ndeki Türkiye Maden İş üyesi maden işçilerinin eyleminde konuştuğumuz Bilal Demirel hüzünlü; “Hanım, ‘Ben sana yardım amaçlı çalışabilir miyim?’ dedi. Çalışabileceğini söyledim. Altı ay çalıştı, sonra kalp krizinden öldü. Öldüğünde 36 yaşındaydı” dedi.</p>

<h2><strong>“Önceden mutluyduk, maaşımız her ayın 8’inde yatıyordu”</strong></h2>

<p>Bilal Demirel, maden işletmesinin TMSF yönetiminde olduğu yıllarda ücretlerin düzenli ödendiğini, ailelerinin geçimini sağlamakta herhangi bir sorun yaşamadıklarını söyledi.</p>

<p>Demirel, “2016’dan 2022’ye kadar TMSF burayı çok güzel işletti. Her ayın 8’inde maaşlarımızı alıyorduk. Hiçbir sıkıntımız yoktu. Her türlü ihtiyacımızı gideriyorduk. Önceden daha mutluyduk” diye anlattı.</p>

<p>Ancak şirketin 2022 yılının aralık ayında Yıldızlar SSS Holding’e devredilmesinin ardından durumun değiştiğini belirten Demirel, ücretlerin düzenli ödenmediğini, bir ay yatarsa öbür ay yatırılmadığını ifade etti.</p>

<p>Demirel şunları aktardı:</p>

<p>“Ama bu şirket geldikten sonra maaş vermemeye başladı. Bizler de kirada oturuyoruz, gurbetçiyiz. Düzenli bir gelir olmayınca mutfak masrafını bile karşılayamadık. Düzensiz maaş olduğu için eşlerimiz çalışmak zorunda kaldı.”</p>

<p>Demirel, bu durumun yalnızca kendi ailesini değil, birçok maden işçisinin ailesini etkilediğini söyledi. Bazı işçilerin eşlerinin tarlalarda çalışmaya başladığını, geçim sıkıntısının aile içindeki ilişkileri de olumsuz etkilediğini şöyle ifade etti:</p>

<p>“Beypazarı’nda tarlalara giden var. Çoğunun eşi çalışmak zorunda kaldı. Aile içinde geçimsizlikler yaşandı, boşanan arkadaşlar da oldu.”</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Bilal Demirel" class="detail-photo img-fluid" height="1061" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-bilal-demirel.jpg" width="934" /></p>

<h3><strong>Eşi çalışırken hayatını kaybetti</strong></h3>

<p>Bilal Demirel’in eşi 1986 doğumluydu. Demirel, eşinin daha önce herhangi bir sağlık sorunu olmadığını belirterek, 15 Haziran 2023’te henüz 36 yaşındayken, çalıştığı işyerinde ani kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiğini anlattı.</p>

<p>Demirel, eşinin ölümünün ardından iki çocuğuyla birlikte memleketi Bartın’a dönmek zorunda kaldığını belirterek, çocuklarına bakacak kimsenin olmaması nedeniyle ailesinin yanına döndüğünü söyledi:</p>

<p>“Bartın’a geri döndüm. Çocuklara bakacak kimse olmadığı için. Ailem, annem babam oradaydı.”</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Eylem4" class="detail-photo img-fluid" height="1071" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-eylem4.jpg" width="1474" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İcra ‘Sebahattin Yıldız’ın sorumluluğu yok’ diyor!</strong></h3>

<p>Demirel, Eylül 2023’te işten ayrıldığında 275 bin lira civarında alacağı bulunduğunu söyledi. İşverenin yeraltında işçi çalıştırmayacağını ve alacakların üç taksitte ödeneceğini söylediğini aktaran Demirel, aylarca beklemesine rağmen parasını alamadığını ifade etti.</p>

<p>“O zaman ayrılırken 275 bin lira alacağım vardı. 2024’ün altıncı ayına kadar bekledim, yatırmadılar” diyen Demirel, daha sonra mahkemeye başvurduğunu ve davayı kazandığını söyledi. Bilirkişinin daha yüksek belirlediği alacağı için icra takibi başlandığını, ancak 9 ay geçmesine rağmen halen alamadığını belirten Demirel, “Elimde bir belge var, belgede diyor ki, ‘Sebahattin Yıldız üçüncü şahıs, sorumluluğu yok’. Doruk Madencilik faaliyetini durdurduğu için üzerinde varlık gözükmüyor. İyi de Doruk Madencilik de bu adamın değil mi?” dedi.</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Eylem2" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-eylem2.jpeg" width="2000" /></p>

<h3><strong>“200 kişiye ödeme yapıldı, bana yapılmadı”</strong></h3>

<p>Demirel’in anlatımına göre, 30 Mart 2024’te yaklaşık 200 işçinin kıdem tazminatı ve diğer alacakları ödendi, ancak memleketine döndüğü için kendisine ödeme yapılmadı.</p>

<p>Demirel, “2024’ün 30 Mart günü 200 kişiye tazminat yatırılıyor. Herkesin alacakları, kıdem tazminatları yattı. Ben memleket değiştirdiğim için bana yatmadı” dedi.</p>

<p>İşyerinde geçmişte yüzlerce kişinin yeraltında çalıştığını belirten Demirel, bugün üretimin büyük ölçüde durduğunu, bunun da işçilerin alacaklarını tahsil etmesini daha da zorlaştırdığını dile getirdi.</p>

<p>Demirel şunları söyledi:</p>

<p>“Yeraltında 500 kişi, bin kişi çalışıyordu, şimdi sucular çalışıyor, 10 kişi. Kömürü dışarıdan tedarik ediyorlar santral için. Doruk Madencilik çalışmadığı, yeraltını kapattığı için üzerinde mal gözükmüyor. İcra takibiyle de alamıyoruz paralarımızı.”</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Eylem1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-eylem1.jpeg" width="2000" /></p>

<h3><strong>“Patron ‘sabredin’ diyor da üç yıldır sabrediyorum”</strong></h3>

<p>Alacakları için düzenlenen eyleme katılmak üzere Bartın’dan yaklaşık 350 kilometre yol geldiğini anlatan Demirel, işverenin kendilerinden “sabır” istediğini şöyle anlattı:</p>

<p>“Sabahattin Bey, patron, bizden sabır istedi ya... Ben zaten 2023’te ayrılmışım. O zamandan beri zaten sabrediyorum. Üç sene sabretmişim. Çocukları evde bıraktım, buraya geldim eyleme katılmak için. 350 kilometre gelip hakkımı burada arıyorum.”</p>

<p>Demirel, işçilerin kimseden yardım ya da lütuf istemediğini, yalnızca yıllarca verdikleri emeğin karşılığını talep ettiklerini vurguladı.</p>

<p>Sebahattin Yıldız’ın açlık grevindeki işçilere “Hacıbaba’da yer ayırttım, gidin yemek yiyin” sözlerini hatırlatan Demirel, “Herkes burada emeğinin karşılığını istiyor, başka bir şey istemiyor. Bana yemek ısmarlamasın. Sen benim paramı ver, ben kendim yerim” dedi.</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Eylem3" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-eylem3.jpeg" width="2000" /></p>

<h3><strong>“Devlet devrettiği işyerini en az bir yıl denetlemeliydi”</strong></h3>

<p>Bilal Demirel, işletmenin devrinin ardından kamu kurumlarının işyerini daha yakından denetlemesi gerektiğini savundu. Devletin, işverenin ücretleri ve işçi haklarını düzenli olarak yerine getirip getirmediğini kontrol etmesi gerektiğinin altını çizen Demirel, “Devlet işyerini devrediyorsa onu bir sene gözetim altında tutmak zorunda. İşveren para veriyor mu, vermiyor mu? Vermiyorsa devlet geri alabilirdi, bu sıkıntılar da olmazdı” dedi.</p>

<p>Çalışma Bakanlığı’nın da en azından devirden sonraki ilk yıl işletmeyi denetlemesi gerektiğini ifade eden Demirel, maden işçilerinin ciddi biçimde mağdur olduğunu belirterek, “Keşke Çalışma Bakanlığı en azından bir sene denetleseydi. O zaman bunlar yaşanmaz işçi de mağdur olmazdı. İşçi çok mağdur burada” dedi.</p>

<p>Demirel, bazı işçilerin aylarca maaş alamadığını, CİMER’e yapılan şikâyetlerden de sonuç alınamadığını şöyle ifade etti:</p>

<p>“Burada belli, işçi üç ay maaşını alamamış. Demek ki burada denetimde bir sıkıntı var. CİMER’e şikâyet eden arkadaşlar da var ama hiçbir şey olmuyor.”</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Bilal Demirel" class="detail-photo img-fluid" height="1061" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-bilal-demirel.jpg" width="934" /></p>

<h3><strong>Yeraltında 13 yıl</strong></h3>

<p>13 yıl boyunca madende çalışan Demirel, yeraltı işçiliğinin yalnızca fiziksel olarak değil, taşıdığı sorumluluk açısından da zor olduğunu anlattı. Kendisi ustalık yapan Demirel, bir iş kazası yaşandığında sorumluluğun da ağır olduğunu söyledi.</p>

<p>“Yeraltı işçiliği zor, bir de sorumluluk isteyen bir şey. Yanında bir arkadaşın iş kazası geçirdiğinde sorumluluk ustada oluyor, ben ustaydım. Yeraltında çalışmanın her türlü zorluğu var” diyen Demirel, madenlerde 2008’den sonra mekanize sisteme geçilmesinin çalışma koşullarını belirli ölçüde iyileştirdiğini de sözlerine ekledi. Demirel, buna rağmen Çayırhan dışındaki birçok madende işçilerin haklarının tam olarak verilmediğini ifade etti. Demirel, “İşimi çok sevdim ama böyle bir durum oldu. Keşke bunlar hiç yaşanmasaydı” dedi.</p>

<p><img alt="Doruk Madencilik Bilal Demirel2" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-bilal-demirel2.jpg" width="1804" /></p>

<h3><strong>Çocuklarını okutuyor, emeklilik için yeniden çalışmaya hazırlanıyor</strong></h3>

<p>Eşini kaybettikten sonra iki çocuğuyla Bartın’a dönen Demirel’in 18 yaşındaki kızı Amasya’da havacılık eğitimi almaya hak kazandı. Oğlu ise Bartın Spor Lisesi’ni kazandı.</p>

<p>Çocuklarını yurda yerleştirdikten sonra yeniden çalışmayı düşündüğünü söyleyen Demirel, emekliliği için gereken eksik prim günlerini tamamlamak istediğini anlattı.</p>

<p>Yeraltı maden işçiliğinde emeklilik için gerekli şartlara yaklaştığını belirten Demirel, yaklaşık altı aylık çalışma açığını kapatarak emekli olmayı hedefliyor.</p>

<p>Demirel, bir yandan yeniden çalışarak çocuklarının geleceğini kurmaya, diğer yandan yıllardır alamadığı ücret ve tazminatını tahsil etmek için mücadele veriyor. Eşini 36 yaşında kaybeden, iki çocuğuyla memleketine dönmek zorunda kalan ve bugün yaklaşık 1 milyon liraya ulaşan alacakları için mücadele eden Demirel’in talebi ise tek cümlede özetleniyor:</p>

<p>“Borçluysan öde kardeşim. Ben nasıl elektrik, su faturamı ödüyorsam, o da ödesin. Bu kadar zulme gerek yok.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/maaslar-duzenli-odenmeyince-esi-calismaya-basladi-alti-ay-sonra-kalp-kriziyle-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/doruk-madencilik-bilal-demirel2.jpg" type="image/jpeg" length="91427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Aile ve Gençlik Fonu’ndan 19 bin 166 gence 2,1 milyar lira destek sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-aile-ve-genclik-fonundan-19-bin-166-gence-21-milyar-lira-destek-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-aile-ve-genclik-fonundan-19-bin-166-gence-21-milyar-lira-destek-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 19 bin 166 kişiye 2 milyar 180 milyon lira ödeme yapıldı. Fon kapsamında bugüne kadar 204 bin 678 gence kredi desteği sağlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı <strong>Mahinur</strong> <strong>Özdemir</strong> <strong>Göktaş</strong>, gençlerin evlilik sürecine ve aile kurumuna yönelik desteklerin sürdüğünü bildirdi. Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 19 bin 166 kişiye 2 milyar 180 milyon lira ödeme yapıldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Aile ve Gençlik Fonu’na 301 binden fazla başvuru</strong></h2>

<p>Bakan Göktaş, <strong>Aile ve Gençlik Fonu</strong>'nun Türkiye'nin yer altı kaynaklarından elde edilen gelirlerle finanse edildiğini belirtti. 2024 yılında pilot illerde başlatılan uygulamanın 2025'te Türkiye genelinde yaygınlaştırıldığını aktaran Göktaş, bugüne kadar fona yapılan başvuruların 301 bin 623'e ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Göktaş, gençlerin başvurularını Aile ve Gençlik Fonu'nun internet sitesi veya e-Devlet üzerinden yapabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Yaşa göre kredi desteği uygulanıyor</strong></h3>

<p>Fondan daha fazla genç çiftin yararlanabilmesi amacıyla ocak ayında kredi tutarlarında düzenleme yapıldı. Buna göre çiftlerin her ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında bulunmaları halinde ise 200 bin lira kredi desteği sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Onaylanan başvurular kapsamında verilen krediler 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz olarak uygulanıyor. Gelir şartında da değişikliğe gidilirken, son 6 aya ilişkin gelir değerlendirmesinde aranan sınır asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına yükseltildi.</p>

<h3><strong>Çocuk sahibi olan çiftlere geri ödeme desteği</strong></h3>

<p>Fon kapsamında çocuk sahibi olan genç çiftler için de geri ödeme kolaylığı bulunuyor. 48 aylık süre içerisinde ilk çocuğunu dünyaya getiren çiftlerin geri ödemeleri 12 ay süreyle ertelenirken, bu süreye ilişkin <strong>borç</strong> tutarı hibe ediliyor.</p>

<p>İkinci çocuğun da aynı süreç içerisinde dünyaya gelmesi halinde kalan borcun tamamının hibe edilmesi imkanı sağlanıyor. Bu düzenlemeyle birlikte toplam vade süresi 60 aya kadar uzayabiliyor.</p>

<p>Bakan Göktaş'ın verdiği bilgilere göre, bugüne kadar tek çocuk sahibi olan 17 bin 853 çift <strong>geri ödeme</strong> ertelemesinden yararlandı. İki veya daha fazla çocuk sahibi olan 302 çift ise borcunun tamamının hibe edilmesi hakkından faydalandı.</p>

<h3><strong>18 binden fazla çocuk dünyaya geldi</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında desteklenen 17 bin 885 çiftin 18 bin 191 çocuğunun dünyaya geldiği bildirildi. Bakan Göktaş, fonun gençlerin aile kurma süreçlerini desteklemeyi amaçladığını belirtti.</p>

<p>Bugüne kadar evlilik yolundaki 204 bin 678 gence toplam 18 milyar 974 milyon lira kredi desteği sağlandı. Maddi desteğin yanı sıra gençlere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri de yürütülüyor.</p>

<p>Bu kapsamda bugüne kadar 249 bin 86 gence eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle <strong>destek</strong> verildiği açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-aile-ve-genclik-fonundan-19-bin-166-gence-21-milyar-lira-destek-saglandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/aile-ve-genclik-fonu-kapsaminda-19-bin-166-gence-odeme-yapildi.png" type="image/jpeg" length="49604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapasite kullanım oranı ne kadar oldu? Ağustos 2026 verileri açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kapasite-kullanim-orani-ne-kadar-oldu-agustos-2026-verileri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kapasite-kullanim-orani-ne-kadar-oldu-agustos-2026-verileri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapasite kullanım oranı, Ağustos 2026'da imalat sanayisinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış veride aylık bazda 0,4 puan gerileyerek yüzde 73,5 seviyesine indi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı da 0,3 puan azaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası </strong>(TCMB), Ağustos 2026 dönemine ilişkin<strong> imalat sanayisi kapasite kullanım oranı</strong> verilerini yayımladı. Buna göre imalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı, ağustosta hem mevsimsel etkilerden arındırılmış hem de arındırılmamış verilerde bir önceki aya göre geriledi.</p>

<p>İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, ağustos ayında temmuza kıyasla 0,4 puan düştü. Temmuzda yüzde 73,9 olan oran, ağustosta yüzde 73,5 olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece kapasite kullanım oranında aylık bazda düşüş gerçekleşti. Ağustos ayındaki oran, imalat sanayisindeki kapasite kullanımının söz konusu dönemdeki seviyesini ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı geriledi</strong></h2>

<p>Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranında da ağustosta düşüş kaydedildi. Temmuz ayında yüzde 73,8 olarak ölçülen oran, ağustosta 0,3 puanlık azalışla yüzde 73,5'e geriledi.</p>

<p>Böylece mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ile arındırılmamış oran ağustos ayında aynı seviyede gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Kapasite kullanım oranı verileri 2 bin 12 iş yerinin yanıtlarıyla hesaplandı</strong></h3>

<p>Ağustos ayına ilişkin kapasite kullanım oranı sonuçları, İktisadi Yönelim Anketi'ne katılan iş yerlerinden alınan yanıtlar üzerinden oluşturuldu.</p>

<p>TCMB'nin açıkladığı verilere göre ağustos ayında toplam 2 bin 12 iş yerinin ankete verdiği yanıtlar değerlendirmeye alındı. Bu yanıtlar üzerinden imalat sanayisine ilişkin kapasite kullanım oranları hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>2026'da kapasite kullanım oranı ağustosta yüzde 73,5'e indi</strong></h3>

<p>2026 yılı boyunca açıklanan kapasite kullanım oranları incelendiğinde oran ocak ayında yüzde 74,1 olarak kaydedildi. Şubatta yüzde 73,5, martta yüzde 73,3, nisanda yüzde 73,8 ve mayısta yüzde 74,2 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Haziran ayında yüzde 74,5 olan kapasite kullanım oranı, temmuzda yüzde 73,9'a geriledi. Ağustos ayında ise yüzde 73,5 olarak ölçüldü.</p>

<h3><strong>2025 ve 2026 kapasite kullanım oranları karşılaştırması</strong></h3>

<p>Verilere göre 2025 yılında kapasite kullanım oranı ocakta yüzde 74,6, şubatta yüzde 74,5 ve martta yüzde 74,4 olarak gerçekleşti. Nisan ayında yüzde 74,3, mayısta yüzde 75,0 ve haziranda yüzde 74,6 seviyeleri kaydedildi.</p>

<p>2025 yılının temmuz ayında yüzde 74,2 olan kapasite kullanım oranı, ağustosta yüzde 73,5 oldu. Eylül ayında yüzde 74,0, ekimde yüzde 74,2, kasımda yüzde 74,4 ve aralıkta yüzde 74,4 olarak hesaplandı.</p>

<p>2026 yılının ağustos ayındaki yüzde 73,5'lik kapasite kullanım oranı, 2025 yılının aynı ayındaki yüzde 73,5 seviyesinde gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kapasite-kullanim-orani-ne-kadar-oldu-agustos-2026-verileri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kapasite-kullanim-orani.png" type="image/jpeg" length="83294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar ruh sağlığını da tehdit ediyor: Öfke patlamaları, uykusuzluk ve manik atak uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklar-ruh-sagligini-da-tehdit-ediyor-ofke-patlamalari-uykusuzluk-ve-manik-atak-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklar-ruh-sagligini-da-tehdit-ediyor-ofke-patlamalari-uykusuzluk-ve-manik-atak-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Hülya Ensari, aşırı sıcak ve yüksek nemin beyindeki duygu ve uyku düzenleme mekanizmalarını doğrudan bozarak öfke patlamalarına yol açtığını ve bipolar bozukluk ile manik atak riskini tırmandırdığını belirterek, özellikle psikiyatrik ilaç kullanan bireylerin sıvı dengesi ve uyku düzeni konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ruh ve Sinir Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hülya Ensari, aşırı sıcak ve yüksek nemin yalnızca fiziksel sağlığı değil, doğrudan ruhsal dengeyi de bozduğunu belirtti. Beyinde ısı, uyku ve duygu düzenleme mekanizmalarının ortak çalıştığına dikkat çeken Ensari; sıcaklık artışının dürtü kontrolünü zayıflattığını, öfke patlamalarına yol açtığını ve bipolar bozukluk ile manik atak riskini tırmandırdığını vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Hülya Ensari, yaz aylarında trafikte ve günlük yaşamda artan gerginliklerin yalnızca psikolojik yorgunluktan kaynaklanmadığını, sürecin nörobiyolojik bir arka planı olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"Isı ve duygu düzenleme beyinde ortak mekanizmayla çalışıyor"</strong></h2>

<p>Vücut ısısı ile duygu durumunun beyinde iç içe geçmiş sistemlerle yönetildiğini belirten Prof. Dr. Ensari, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sıcak havalarda artan tartışmalar, trafikte kısalan sabırlar ve ani parlamalar sadece psikolojik yorgunlukla açıklanamaz. Isı düzenlemesi ile duygu ve uyku düzenlemesi beyinde aynı mekanizmalar üzerinden yürütülür. Bu nedenle sıcağın ruhsal duruma etkisi dolaylı değil, doğrudan bir etkidir.</i></p>

<p><i>Sıvı-elektrolit kaybı, artan uyarılmışlık ve bozulan uyku kalitesi bir araya geldiğinde; beynin mantıklı kararlar alan ve dürtü denetiminden sorumlu prefrontal bölge işlevleri geriler, tehdit algısı öne çıkar. Öfke patlaması, beyindeki fren mekanizmasının zayıfladığı, gaz mekanizmasının ise güçlendiği nörobiyolojik bir denge bozukluğudur. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını engelleyip bedenin soğumasını durdurarak bu tabloyu daha da ağırlaştırır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Bipolar ve manik ataklar yaz aylarında zirve yapıyor</strong></h3>

<p>Uykuya geçişin fizyolojik olarak vücut çekirdek ısısının düşmesine bağlı olduğunu hatırlatan Ensari, sıcak gecelerin uykusuzluğu tetiklediğini ve bunun psikiyatrik tablolarda kritik bir risk oluşturduğunu kaydetti. Uykusuzluğun özellikle bipolar bozuklukta manik atağı tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğu ve yaz aylarında bu rahatsızlığa bağlı hastane yatışlarının zirveye ulaştığı aktarıldı.</p>

<p>Antipsikotik, antidepresan, antikolinerjik ve uyarıcı türü psikiyatrik ilaç kullanan kişilerin sıcak havalarda sıvı-elektrolit kaybına karşı çok daha hassas olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>Sıcak havalarda ruhsal ve fiziksel dengeyi korumak için 7 kural</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Ensari, aşırı sıcakların ruhsal yıpratıcılığını en aza indirmek için önerilerini sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yatak Odasını Serinletin:</strong> Uyku alanını serin tutun; imkân yoksa yatmadan önce en az 1-2 saat havalandırın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yatmadan Önce Ilık Duş:</strong> Ilık su, cilt damarlarını genişleterek çekirdek vücut ısısının düşmesini ve uykuya dalmayı kolaylaştırır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alkolü Sınırlandırın:</strong> Akşam saatlerinde sıvı kaybını ve uyarılmışlığı artıran alkol tüketiminden kaçının.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıvı Alımını Yayın:</strong> Günlük su tüketimini tek bir seferde değil, gün içine eşit yayarak tamamlayın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kritik Saatlerde Dışarı Çıkmayın:</strong> 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalmamaya özen gösterin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Acil Belirtileri Takip Edin:</strong> Psikiyatrik ilaç kullanan yakınlarınızda bilinç bulanıklığı (konfüzyon), konuşma güçlüğü veya terlemenin aniden kesilmesi durumunda derhal acil servise başvurun.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doktorunuza Danışın:</strong> İlaçları kendi kararınızla kesinlikle bırakmayın; doz ve saat planlamasını hekim kontrolünde yapın.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklar-ruh-sagligini-da-tehdit-ediyor-ofke-patlamalari-uykusuzluk-ve-manik-atak-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-21t114250949.jpg" type="image/jpeg" length="22538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: İzmir merkezli 4 ilde organize suç operasyonunda 28 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-izmir-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonunda-28-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-izmir-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonunda-28-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 4 ilde düzenlenen organize suç operasyonunda 28 şüphelinin gözaltına alındığını, soruşturma kapsamında çok sayıda silah, mühimmat ve uyuşturucu hap ele geçirildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>, İstanbul ve İzmir'de yürütülen <strong>soruşturma</strong>lar kapsamında organize suç yapılanmalarına yönelik operasyonlar düzenlendiğini duyurdu.</p>

<p>İstanbul'daki soruşturmada turistik bölgelerde yabancı turistleri hedef alan hırsızlık şebekesinin, İzmir'deki soruşturmada ise iki organize suç örgütünün deşifre edildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>İstanbul’da turistleri hedef alan hırsızlık şebekesi ortaya çıkarıldı</strong></h2>

<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, turistik bölgelerde faaliyet gösteren bir hırsızlık şebekesine yönelik çalışma yapıldı. Şüphelilerin tramvay, durak ve yaya geçitlerinde gruplar halinde hareket ettiği ve özellikle yabancı turistleri “sıkıştırma ve perdeleme” yöntemiyle hedef aldığı belirlendi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında çoğunluğu yabancı uyruklu 32 <strong>şüpheli</strong> tespit edildi. Yapılan incelemelerde, şebekenin 25 ayrı eylem gerçekleştirerek günlük yaklaşık 400 bin lira haksız kazanç elde ettiği belirlendi.</p>

<p>İstanbul'da 35 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonla şebekenin faaliyetlerine son verildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>İzmir’de iki organize suç örgütüne operasyon</strong></h3>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada ise “Forza” ve “Yalı” isimli taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç örgütü mercek altına alındı.</p>

<p>Soruşturmanın, 19 Eylül 2025'te Emircan Övüç'ün öldürülmesinin ardından derinleştirildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde iki grup arasında 8 aylık süreçte 8 farklı şiddet eylemi gerçekleştirildiği tespit edildi.</p>

<p>Toplam 59 örgüt mensubunun belirlendiği soruşturmada, bu kişilerin 27'sinin cezaevinde bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>4 ilde 39 adrese eş zamanlı operasyon</strong></h3>

<p><strong>İzmir</strong> merkezli 4 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 39 adrese baskın düzenlendi. <strong>Operasyon</strong>larda 28 şüpheli yakalanırken örgüt yöneticilerinin de gözaltına alındığı bildirildi.</p>

<p>Firari durumda bulunan 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmatın yanı sıra uyuşturucu haplar ve çeşitli suç unsurlarının ele geçirildiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bakan Gürlek: Suç örgütlerine geçit verilmeyecek</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında turizm bölgeleri ve spor tribünlerinin suç faaliyetleri için kullanılmasına izin verilmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Gürlek, "Kimse İstanbul'un turizm hareketliliğini hırsızlık için, taraftar kimliğini ve spor tribünlerini de silahlı hesaplaşmalar için güvenli alan olarak göremez" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı ve güvenlik güçleriyle koordinasyon içinde çalışmaların devam edeceğini belirten Gürlek, organize suç yapılanmalarının yöneticileri, üyeleri ve bağlantılarının yanı sıra suç gelirlerine yönelik de işlemlerin sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Şehirlerimizin huzurunu bozan, vatandaşlarımızın ve ülkemizi ziyaret eden misafirlerimizin güvenliğini tehdit eden, şiddeti ve suçu kazanç kapısına dönüştüren organize yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. İstanbul ve İzmir’de bugün gerçekleştirilen iki önemli…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2090689045655323097?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-izmir-merkezli-4-ilde-organize-suc-operasyonunda-28-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbul-ve-izmirde-organize-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonlar-duzenlendi.png" type="image/jpeg" length="83023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Ünlüce CHP'den ayrıldı: Yeni adresi YENİ Parti oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unluce-chpden-ayrildi-yeni-adresi-yeni-parti-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unluce-chpden-ayrildi-yeni-adresi-yeni-parti-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de YENİ Parti'ye katıldığını duyurdu. X hesabı üzerinden açıklama yapan Ünlüce, "Gücümü her zaman olduğu gibi siz hemşehrilerimden alarak, şehrime ve vatanıma layıkıyla hizmet etmeyi sürdüreceğim" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özgür Özel </strong>tarafından kurulan <strong>YENİ Parti</strong>'ye katılımlar devam ediyor. Son olarak, bir Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de YENİ Parti'ye katıldı.</p>

<h2><strong>"Ayrılık da sevdaya dahil"</strong></h2>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajda, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldığını duyurdu.</p>

<p><strong>Ünlüce'nin paylaşımında şunlar kaydedildi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Bugün itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum ve Yeni Parti’ye katılıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi “ayrılık da sevdaya dahil.”</i></p>

<p><i>Dün olduğu gibi bugün de tek gayem; Yeni Parti çatısı altında kimseyi ötekileştirmeden, dayanışma ve adaletle ‘hep birlikle’ güzel bir gelecek inşa etmek olacak. Hiçbir zaman değişmeyecek bir şey var: Gücümü her zaman olduğu gibi siz hemşehrilerimden alarak, şehrime ve vatanıma layıkıyla hizmet etmeyi sürdüreceğim."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Bugün itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum ve Yeni Parti’ye katılıyorum.<br />
<br />
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi “ayrılık da sevdaya…</p>
— Ayşe Ünlüce (@ayseunluce) <a href="https://x.com/ayseunluce/status/2090708476129403305?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unluce-chpden-ayrildi-yeni-adresi-yeni-parti-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/24saatsondak-271.gif" type="image/jpeg" length="17904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[21 Ağustos Cuma namazı saatleri belli oldu mu? 21 Ağustos 2026 İstanbul, Ankara ve İzmir'de namaz vakti ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/21-agustos-cuma-namazi-saatleri-belli-oldu-mu-21-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/21-agustos-cuma-namazi-saatleri-belli-oldu-mu-21-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21 Ağustos 2026 Cuma namazı saat kaçta? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın namaz vakitleri esas alınarak İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere illerde Cuma namazının vakitleri belirlendi. İstanbul'da 13.12, Ankara'da 12.57, İzmir'de 13.20'de kılınacak Cuma namazının farzı iki rekâttan oluşuyor. Peki Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekât ve ne kadar sürer? İşte 21 Ağustos Cuma günü için namaz vakitleri ve merak edilen ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>21 Ağustos 2026 Cuma günü için namaz vakitleri belli oldu. Cuma namazını camide cemaatle kılmak isteyenler, bulundukları il ve ilçeye göre öğle vakti esas alınarak belirlenen saatlerde camilere gidecek. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın namaz vakitleri takviminde yer alan bilgilere göre bugün İstanbul'da Cuma namazı <strong>13.12</strong>, Ankara'da <strong>12.57</strong>, İzmir'de ise <strong>13.20</strong>'de kılınacak.</p>

<p>Cuma namazı, öğle namazı vaktinde camide cemaatle kılınıyor. Namazın öncesinde hutbe okunurken cemaatin hutbeyi dinlemesi gerekiyor. Hutbenin tamamlanmasının ardından kamet getirilerek iki rekâtlık Cuma namazının farzı cemaatle eda ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Din İşleri Yüksek Kurulu kaynaklarında da Cuma namazının farzının iki rekât olduğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong>21 Ağustos Cuma namazı saat kaçta?</strong></h2>

<p>21 Ağustos Cuma günü namaz vakitleri illere göre farklılık gösteriyor. Bunun temel nedeni, Cuma namazının öğle namazı vaktinde kılınması ve öğle vaktinin güneşin konumuna bağlı olarak şehirden şehre değişmesi.</p>

<p>Bugün için öne çıkan üç büyükşehirde Cuma namazı saatleri şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> 13.12</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ankara:</strong> 12.57</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzmir:</strong> 13.20</p>
 </li>
</ul>

<p>Diğer şehirlerde de Cuma namazının vakti ilgili ilin öğle namazı vaktine göre belirleniyor. İlçe bazında da birkaç dakikalık farklılıklar oluşabildiği için vatandaşların yaşadıkları yerleşim yerini esas alarak Diyanet'in namaz vakitleri ekranından kontrol yapması gerekiyor.</p>

<p><a href="https://namazvakitleri.diyanet.gov.tr" rel="nofollow">Diyanet İşleri Başkanlığı namaz vakitleri ekranı</a></p>

<h3><strong>Cuma namazı kaç rekât?</strong></h3>

<p>Cuma namazının <strong>farzı iki rekâttır</strong>. Bunun yanında Cuma namazından önce ve sonra kılınan sünnet namazları bulunuyor.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Din İşleri Yüksek Kurulu, Cuma namazının farzından önce dört rekât, farzından sonra da dört rekât olmak üzere sekiz rekât sünnet bulunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte farzdan sonraki sünnetin altı rekât kılınabileceğine ilişkin farklı bir fıkhî görüşün de bulunduğu aktarılıyor.</p>

<p>Diyanet'in namaz ilmihalinde ise yaygın uygulama; dört rekât ilk sünnet, iki rekât farz ve dört rekât son sünnet şeklinde açıklanıyor. Bu uygulamaya göre Cuma namazı, sünnetleriyle birlikte <strong>10 rekât</strong> olarak kılınıyor.</p>

<p>Dolayısıyla “Cuma namazı kaç rekât?” sorusunun cevabında farz ile sünnetin birbirinden ayrılması gerekiyor. Cuma'nın zorunlu farz bölümü iki rekâtken, sünnetler eklendiğinde kılınan rekât sayısı mezhep ve uygulamaya göre farklı şekilde ele alınabiliyor.</p>

<h3><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-66f7f7902a90944164aca966f57cb410.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Cuma namazı nasıl kılınır?</strong></h3>

<p>Cuma namazının kılınışında ilk aşama, öğle vaktinin girmesiyle birlikte dört rekâtlık ilk sünnetin kılınmasıdır. Bu namaz, öğle namazının ilk sünnetine benzer şekilde eda edilir.</p>

<p>Ardından camide ezan okunur ve imam hutbe için minbere çıkar. Hutbe iki bölümden oluşur ve cemaat bu sırada hutbeyi dinler. Diyanet kaynaklarında da hutbe sırasında konuşulmaması ve hutbenin dinlenmesi gerektiği belirtiliyor. </p>

<p>Hutbenin tamamlanmasının ardından kamet getirilir. İmam cemaate iki rekât Cuma namazının farzını kıldırır. Bu bölüm Cuma namazının temel farzıdır. İmam, farz namazında Fatiha ve zamm-ı sureyi sesli okur.</p>

<p>Farzın tamamlanmasının ardından dört rekâtlık son sünnet kılınır. Diyanet'in açıklamalarında Cuma namazının genel kılınış sırası dört rekât ilk sünnet, iki rekât farz ve dört rekât son sünnet şeklinde veriliyor.</p>

<h3><strong>Cuma namazı ne kadar sürer?</strong></h3>

<p>Cuma namazının tamamının kaç dakika süreceği için bütün camiler açısından geçerli sabit bir süre bulunmuyor. Süre; hutbenin uzunluğu, imamın kıraati, namaz öncesi ve sonrası uygulamalar ile kişinin yalnızca farzı mı yoksa sünnetleriyle birlikte mi namaz kıldığına göre değişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle Cuma namazına yetişmek isteyenlerin yalnızca ilan edilen namaz saatini değil, camideki hutbe ve namaz düzenini de dikkate alması gerekiyor. Özellikle büyük şehirlerde merkezi camilerde yoğunluk oluşabileceğinden namaz vaktinden önce camide bulunmak daha uygun olabilir.</p>

<h3><strong>Cuma namazı kimlere farz?</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Din İşleri Yüksek Kurulu'na göre Cuma namazı; <strong>akıllı, buluğ çağına erişmiş, sağlıklı, hür ve mukim Müslüman erkeklere</strong> farzdır. Kadınlar, yolcular, hürriyeti kısıtlı olanlar ve cemaate katılmasına engel olacak ölçüde mazereti bulunan kişiler Cuma namazını kılmakla yükümlü değildir.</p>

<p>Diyanet, bu grupların Cuma namazına katılmaları halinde kıldıkları namazın geçerli olduğunu ve ayrıca öğle namazı kılmalarının gerekmediğini de belirtiyor. Dolayısıyla Cuma namazının yükümlülüğü kişinin durumuna göre değerlendirilmelidir. </p>

<h3><strong>Cuma namazında hutbenin önemi nedir?</strong></h3>

<p>Cuma namazını diğer günlük farz namazlardan ayıran unsurlardan biri hutbedir. Namaz öncesinde imam tarafından okunan hutbede cemaate dinî ve ahlaki konularda bilgi ve tavsiyeler verilir.</p>

<p>Hutbe sırasında cemaatin konuşmaması ve dikkatini hutbeye vermesi gerekir. Diyanet'in Cuma namazının kılınışına ilişkin bilgilendirmelerinde de dört rekât ilk sünnetin ardından ezan okunması, imamın minbere çıkarak hutbe vermesi ve hutbeden sonra iki rekât farzın cemaatle kılınması şeklindeki sıra açıklanıyor.</p>

<p>Bu nedenle Cuma namazına gidecek kişilerin yalnızca farzın başlayacağı saate göre değil, hutbenin başlangıcını da dikkate alarak camiye ulaşması gerekiyor.</p>

<h3><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-0598b2cf725113e627a51a95c3300f09.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Zuhr-i âhir namazı Cuma namazının parçası mı?</strong></h3>

<p>Bazı camilerde Cuma namazının ardından <strong>zuhr-i âhir</strong> adı verilen dört rekâtlık bir namazın kılındığı görülebiliyor. Ancak bu namazın Cuma namazının zorunlu bir bölümü olup olmadığı konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Din İşleri Yüksek Kurulu, zuhr-i âhir namazını Cuma namazının geçerli olmaması ihtimaline karşı bazı âlimlerin ihtiyaten kılınmasını önerdiği bir namaz olarak açıklıyor. Kurul ayrıca, Hanefi mezhebinde fetvaya esas kabul edilen görüşe göre bir şehirde birden fazla camide Cuma namazı kılınmasının mümkün olduğunu ve bu durumda ayrıca zuhr-i âhir kılınmasının gerekmediğini belirtiyor.</p>

<p>Diyanet'in Kur'an-ı Kerim açıklamalarında da zuhr-i âhirin sünnette ve sahabe uygulamasında Cuma namazının tamamlayıcı bir unsuru olarak dayanağının bulunmadığı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>21 Ağustos Cuma günü namaz için dikkat edilmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Cuma namazına gideceklerin bulundukları il ve ilçenin namaz vaktini kontrol etmesi, camiye hutbe başlamadan önce ulaşması ve hutbe sırasında sessizliği koruması gerekiyor.</p>

<p>Bugün için İstanbul, Ankara ve İzmir'deki vakitler şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>İl</th>
   <th>Cuma namazı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>İstanbul</td>
   <td><strong>13.12</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ankara</td>
   <td><strong>12.57</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İzmir</td>
   <td><strong>13.20</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>İl ve ilçeler arasındaki vakit farklılıkları nedeniyle bu üç şehir dışındaki yerlerde yaşayanların kendi konumlarına göre Diyanet'in namaz vakitleri ekranını kontrol etmesi gerekiyor. Böylece Cuma namazının başlangıç saatine ilişkin güncel bilgi doğrudan resmî kaynaktan görülebiliyor.</p>

<p>Cuma namazının farzı iki rekât olarak cemaatle kılınırken, öncesinde ve sonrasında sünnet namazları bulunuyor. Kılınış sırasının ve yükümlülük şartlarının değerlendirilmesinde ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nın güncel dinî bilgilendirmeleri esas alınabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/21-agustos-cuma-namazi-saatleri-belli-oldu-mu-21-agustos</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-aa878b3075698d6ae2e284391326147a.jpg" type="image/jpeg" length="60600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB: 48 ülkedeki 172 Türk şehitliği kayıt altına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-48-ulkedeki-172-turk-sehitligi-kayit-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-48-ulkedeki-172-turk-sehitligi-kayit-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSB Harita Genel Müdürlüğünün yaklaşık bir yıl süren çalışmasıyla 48 ülkede bulunan 172 Türk şehitliği ve anıtı haritalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Savunma Bakanlığı (MSB)</strong> Harita Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Türkiye dışında bulunan Türk şehitlikleri ve anıtları tek bir harita üzerinde toplandı. Yaklaşık bir yıl süren araştırmalar sonucunda 48 ülkedeki 172 şehitlik ve anıt belirlenerek “Yurtdışı Türk Şehitlikleri ve Anıtları Haritası” hazırlandı.</p>

<h2><strong>172 şehitlik ve anıt kayıt altına alındı</strong></h2>

<p><strong>Harita Genel Müdürlüğü </strong>personelinin yürüttüğü çalışma, farklı ülkelerde bulunan Türk şehitliklerinin tespit edilmesi ve tarihsel bilgilerinin doğrulanması amacıyla gerçekleştirildi. Hazırlanan haritada, vatan toprağından uzakta bulunan 172 şehitlik ve anıtın konumlarına yer verildi.</p>

<p>Çalışma, Harita Genel Müdürlüğü Basım Şube Müdürü Yarbay Fatih Kalle'nin koordinasyonunda Grafik Tasarımcı Özgün Tükle, Kıdemli Başçavuş Özgür Köstekli ve kurum personelinin katkılarıyla hazırlandı. <strong>Harita</strong>, Harita Genel Müdürlüğünün internet sitesi üzerinden erişime sunuldu.</p>

<h3><strong>Tarihsel veriler farklı kurumlardan doğrulandı</strong></h3>

<p>Çalışmanın hazırlık aşamasında Dışişleri Bakanlığı ve <strong>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA)</strong> ile veri toplama çalışmaları yürütüldü. Elde edilen bilgilerin tarihsel açıdan doğrulanması için Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Milli Savunma Üniversitesi ve Arşiv ve Askeri Tarih Daire Başkanlığından (ATASE) destek alındı.</p>

<p>Yarbay Fatih Kalle, bazı şehitliklerin resmi olarak bilinmediğini ve özellikle köylerde ya da eski harp sahalarında henüz tespit edilemeyen mezarların bulunabileceğini belirtti. Kalle, bu nedenle haritanın ilerleyen dönemlerde güncellenebileceğini ve yeni şehitliklerin tespit edilmesi halinde çalışmaya dahil edilebileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Haritada tarihi figürlere de yer verildi</strong></h3>

<p>Hazırlanan çalışmada yalnızca şehitliklerin konumları gösterilmedi. Şehitlerin kullandığı üniformalar, savaş araçları ve döneme ait farklı unsurların da gerçeğe uygun şekilde resmedilmesi için çalışma yürütüldü.</p>

<p>Şehitliklerin haritadaki gösteriminde, gerçek dünyadaki biçimlerinin esas alındığı belirtildi. Yemen ve Hindistan gibi bölgelerde görev yapan Mehmetçiklere ait tarihi görseller de haritada yer aldı.</p>

<p>Çalışmada Osmanlı döneminde kullanılan gemiler, uçaklar ve farklı savaş araçlarının görsellerine de yer verildi. Osmanlı gemilerine ilişkin çizimlerde Prof. Dr. İdris Bostan'ın “Kürekli ve Yelkenli Osmanlı Gemileri” adlı eserinden yararlanıldı.</p>

<p>İngiltere'deki Brookwood Türk Hava Şehitliği'nde hayatını kaybeden askerlerin kullandığı uçaklar da gerçek modelleri ve kuyruk numaralarıyla haritada gösterildi. Bunun yanında yurt dışında görev yaparken şehit olan diplomatlar, askeri personel, güvenlik görevlileri ve sivil personel de çalışmada yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mezarı bulunmayan şehitler de unutulmadı</strong></h3>

<p>Haritada, şehitlik ve mezar taşlarının bulunmadığı bazı isimlere ilişkin görsel unsurlar da kullanıldı. Akdeniz'de Refah şilebi ve TCG Kocatepe gemilerinde görev sırasında hayatını kaybeden ancak bugün bir mezar taşı bulunmayan şehitler için ilgili gemilerin görselleri çalışmaya eklendi.</p>

<p>Haritanın görsel bölümünde Osmanlı dönemindeki süvariler ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk askerlerinin bulunduğu bölgeler de işlendi. Rusya Federasyonu sınırları içerisindeki ve bugün Trans Sibirya olarak bilinen demir yolu hattı da dönemin tarihsel olaylarına atıf yapacak şekilde haritada gösterildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-48-ulkedeki-172-turk-sehitligi-kayit-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/48-ulkedeki-172-turk-sehitligi-ve-aniti-ozel-bir-calismayla-haritalandi.png" type="image/jpeg" length="51130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ümit Kervan'dan kalp sağlığı için "altın formül" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-umit-kervandan-kalp-sagligi-icin-altin-formul-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-umit-kervandan-kalp-sagligi-icin-altin-formul-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Ümit Kervan, kalp-damar hastalıklarının gelişiminde yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını belirterek, obezite ve hareketsizliğin baypas imkânı kalmayan ileri evre kalp yetmezliklerine ve nakil sürecine zemin hazırladığını vurguladı. Kervan, kalbi korumanın altın formülünün obeziteden ve metabolik hastalıklardan uzak durmak olduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı'na açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ümit Kervan; sağlıksız beslenme, tütün kullanımı, yetersiz uyku ve sedanter (hareketsiz) yaşamın zamanla diyabet ve metabolik sendromu tetiklediğini, sürecin sonunda ise ilk ve en ağır hasarı kalp-damar sisteminin aldığını kaydetti.</p>

<h3><strong>"Baypas yapamıyor, kalp nakline mecbur kalıyoruz"</strong></h3>

<p>Dünya genelindeki ölümlerin yaklaşık üçte birinin kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklandığına dikkat çeken Prof. Dr. Kervan, kronik süreçlerin kalp nakline uzanan tablosunu şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Obezite yalnızca fazla kilo demek değildir; metabolik ve kardiyovasküler hastalıklar demektir. Metabolik bozulmaya bağlı olarak diyabet gelişiyor, diyabet ise yaygın koroner damar tıkanıklıklarına yol açıyor. Damar yapısı ileri derecede bozulduğunda artık baypas ameliyatı dahi yapamıyor, çaresiz kalıyoruz ve tek seçenek olarak kalp nakline yönelmek zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla kalp nakli, önlenebilir kronik ve metabolik hastalıkların nihai bir sonucudur."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Modern yaşamın getirdiği riskler: Hareketsizlik ve kilo artışı</strong></h2>

<p>Kısa mesafelerde dahi araç ve asansör kullanımının alışkanlık haline gelmesiyle günlük fiziksel aktivitenin ciddi oranda düştüğünü hatırlatan Kervan, risk faktörlerinin uzun yıllar kontrolsüz kalmasının kalpte geri dönüşü olmayan yapısal hasarlar bıraktığını belirtti. Kalp sağlığını korumanın en etkili yolunun riskleri henüz ortaya çıkmadan engellemek olduğunu ifade eden Kervan, "Kalbinize iyi bakmanın altın formülü obeziteden uzak durmaktır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Bağışlanan her kalp nakil için uygun olmayabiliyor"</strong></h2>

<p>Kalp yetmezliği tedavisinde donör temininin hayati bir diğer boyut olduğuna değinen Prof. Dr. Kervan, organ nakli süreçlerine ilişkin verileri paylaştı. Kervan, Türkiye'de beyin ölümü gerçekleşen vakalarda ailelerin yaklaşık dörtte birinin organ bağışına onay verdiği bildirdi.</p>

<p>Aile onayı verilse dahi her kalbin nakledilemediğini belirten Kervan; donörün yaşı, ölüm sebebi, travma geçmişi, kalbin durma süresi, koroner damarlardaki darlıklar, kalp kasılma fonksiyonları ve organ yağlanması gibi etkenlerin nakil uygunluğunu doğrudan belirlediğini aktardı.</p>

<p>Hekimlikte önceliğin zarar vermemek olduğunu hatırlatan Kervan, doğru hastaya en uygun organın nakledilmesinin operasyon başarısı ve yaşam süresi açısından zorunlu olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-umit-kervandan-kalp-sagligi-icin-altin-formul-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-399900da08cbe15d3501faae894b5b16.webp" type="image/jpeg" length="70077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[E-Devlet giriş sorunu mu var? E-Devlet neden açılmıyor? 21 Ağustos E-Devlet ne zaman düzelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/e-devlet-giris-sorunu-mu-var-e-devlet-neden-acilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/e-devlet-giris-sorunu-mu-var-e-devlet-neden-acilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[E-Devlet çöktü mü? 21 Ağustos 2026 Cuma günü platforma erişmek isteyen bazı kullanıcılar, giriş işleminin tamamlanmaması, sayfanın yüklenmemesi ve yeniden giriş ekranına yönlendirilmesi gibi sorunlarla karşılaşıyor. Peki e-Devlet neden açılmıyor, yaşanan erişim probleminin nedeni belli oldu mu ve sistem ne zaman normale dönecek? İşte e-Devlet Kapısı'ndaki erişim sorununa ilişkin güncel durum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>E-Devlet çöktü mü? sorusu, 21 Ağustos 2026 Cuma günü platforma erişim sağlamaya çalışan kullanıcıların yaşadığı sorunların ardından gündeme geldi. E-Devlet Kapısı'na giriş yapmak isteyen bazı kullanıcıların kimlik doğrulama aşamasından sonra sayfanın yüklenmediği, hata verdiği veya yeniden giriş ekranına yönlendirdiği bildiriliyor.</p>

<p>Web sitesi ve mobil uygulamada yaşandığı belirtilen problemler nedeniyle kullanıcılar kamu hizmetlerine erişmekte güçlük çekiyor. Ancak mevcut bilgiler doğrultusunda yaşanan sorunun nedenine ilişkin yetkili kurum tarafından yapılmış kesin bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>E-Devlet Kapısı üzerinden çok sayıda kamu hizmetine ulaşılması nedeniyle platformda yaşanan teknik problemler kullanıcıların farklı işlemlerini de etkileyebiliyor. Sisteme giriş yapmaya çalışanların karşılaştığı hata, yüklenme ve bağlantı sorunlarının geçici olup olmadığı ise gün içindeki gelişmelere göre netleşecek.</p>

<h2><strong>E-Devlet'e neden giriş yapılamıyor?</strong></h2>

<p>21 Ağustos itibarıyla yaşanan erişim sorununun kesin nedeni henüz açıklanmış değil. Bu nedenle problemin doğrudan belirli bir teknik nedenden kaynaklandığını söylemek mümkün değil.</p>

<p>Kullanıcıların bildirdiği sorunlar arasında giriş ekranının açılmaması, kimlik doğrulamasının ardından işlemin tamamlanamaması, sayfanın yanıt vermemesi ve sistemin yeniden giriş ekranına göndermesi bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erişim problemlerinin teknik altyapıdaki geçici bir aksaklıktan, sistem yoğunluğundan veya farklı bir teknik çalışmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda şu aşamada resmî bir bilgi paylaşılmış değil.</p>

<p>Bu nedenle e-Devlet'teki sorunun nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak yerine, yetkili kurumlardan gelecek açıklamaların takip edilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kullanıcılar hangi sorunlarla karşılaşıyor?</strong></h3>

<p>21 Ağustos Cuma günü e-Devlet'e erişmeye çalışan kullanıcıların yaşadığı sorunlar aynı şekilde ortaya çıkmayabiliyor. Bazı kullanıcılar internet sitesine ulaşabilirken giriş işlemi sırasında problem yaşayabiliyor. Bazı kullanıcılarda ise sayfanın yüklenmemesi veya yeniden giriş ekranına dönülmesi gibi durumlar görülebiliyor.</p>

<p>Özellikle kimlik doğrulama sonrasında işlemin tamamlanamaması, kullanıcı açısından hesabına giriş yapılmadığı izlenimi oluşturuyor. Bu durumda sorunun doğrudan şifre veya T.C. kimlik numarasından kaynaklandığı sonucuna varılmaması gerekiyor.</p>

<p>Mobil uygulama üzerinden işlem yapmak isteyen kullanıcılar da benzer erişim problemleriyle karşılaşabiliyor. Sorunun kapsamı ve etkilediği kullanıcı grubu zaman içinde değişebileceğinden, sistemin farklı zamanlarda yeniden kontrol edilmesi öneriliyor.</p>

<p><img alt="E Devlet" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/e-devlet.jpeg" width="864" /></p>

<h3><strong>E-Devlet çöktü mü?</strong></h3>

<p>Mevcut kullanıcı bildirimleri e-Devlet Kapısı'nda erişim problemi yaşandığını gösteriyor. Ancak sistemin tamamen çöktüğünü söylemek için resmî bir açıklama veya tüm kullanıcıları kapsayan doğrulanmış bir teknik bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Platforma bazı kullanıcıların erişebilmesi, problemin tüm sistemin tamamen devre dışı kaldığı anlamına gelmediğini de gösteriyor. Erişim sorunu belirli kullanıcı gruplarında, belirli işlemlerde veya belirli zaman aralıklarında ortaya çıkabilir.</p>

<p>Bu nedenle “e-Devlet tamamen çöktü” şeklinde kesin bir ifade kullanmak yerine, <strong>e-Devlet Kapısı'nda erişim ve giriş sorunları yaşandığı</strong> bilgisini aktarmak daha doğru olacaktır.</p>

<h3><strong>E-Devlet ne zaman düzelecek?</strong></h3>

<p>E-Devlet Kapısı'ndaki problemin tamamen ne zaman giderileceğine ilişkin şu an için açıklanmış kesin bir saat bulunmuyor.</p>

<p>Teknik sorunların giderilme süresi, problemin kaynağına ve kapsamına göre değişebiliyor. Bu nedenle belirli bir saat vererek sistemin şu zamanda kesin olarak düzeleceğini söylemek mümkün değil.</p>

<p>Kullanıcılar belirli aralıklarla yeniden giriş yapmayı deneyebilir. Sorunun devam etmesi halinde farklı bir tarayıcı veya cihaz üzerinden bağlantı kurulması da denenebilir. Ancak bu yöntemlerin sorunu kesin olarak çözeceği yönünde bir garanti bulunmuyor.</p>

<h3><strong>E-Devlet'e giriş yapmak isteyenler ne yapabilir?</strong></h3>

<p>Erişim sorunu yaşayan kullanıcıların öncelikle problemin kendi internet bağlantılarından mı yoksa platformdan mı kaynaklandığını kontrol etmesi mümkün. İnternet bağlantısının çalıştığından emin olduktan sonra e-Devlet Kapısı'na yeniden erişim denenebilir.</p>

<p>Sorun devam ediyorsa şu adımlar uygulanabilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bir süre bekledikten sonra e-Devlet'e yeniden giriş yapılabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Web sitesi yerine mobil uygulama üzerinden erişim denenebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mobil uygulamada sorun yaşanıyorsa internet tarayıcısından giriş yapılabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Farklı bir internet bağlantısı veya cihaz üzerinden erişim kontrol edilebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tarayıcıda oluşabilecek geçici önbellek ve bağlantı sorunları giderildikten sonra yeniden deneme yapılabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Platforma ilişkin resmî duyurular takip edilebilir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu adımlar, problemin kullanıcının cihazı veya bağlantısından kaynaklanması durumunda yardımcı olabilir. Ancak sorun e-Devlet altyapısından kaynaklanıyorsa kullanıcı tarafındaki değişiklikler erişimi sağlamayabilir.</p>

<h3><strong>E-Devlet giriş ekranı nerede?</strong></h3>

<p>E-Devlet Kapısı'na giriş yapmak isteyen kullanıcılar, platformun resmî internet sitesi üzerinden işlem yapabiliyor. Giriş sırasında T.C. kimlik numarası ve e-Devlet şifresinin yanı sıra sistemde sunulan diğer kimlik doğrulama yöntemleri de kullanılabiliyor.</p>

<p><a href="https://www.turkiye.gov.tr" rel="nofollow">e-Devlet Kapısı resmî giriş ekranı</a></p>

<p>Erişim sorunu nedeniyle giriş yapılamıyorsa aynı işlemin tekrar tekrar denenmesi yerine bir süre beklenmesi daha uygun olabilir. Özellikle kamu hizmetlerine yönelik acil bir işlem yapılması gerekiyorsa sistemin normale dönüp dönmediği belirli aralıklarla kontrol edilebilir.</p>

<h3><strong>E-Devlet'teki erişim sorununun nedeni açıklandı mı?</strong></h3>

<p>21 Ağustos 2026 Cuma günü itibarıyla paylaşılan bilgilerde yaşanan erişim probleminin kesin nedenine ilişkin doğrulanmış bir resmî açıklama bulunmuyor. Bu nedenle sistemdeki sorunun teknik arıza, yoğunluk, bakım çalışması veya başka bir altyapı probleminden kaynaklandığını kesin bir bilgi gibi aktarmak doğru olmaz.</p>

<p>Erişim probleminin kapsamına ilişkin yeni bir resmî açıklama yapılması halinde sorunun nedeni ve çözüm süreci daha net ortaya çıkacak.</p>

<p>Şu aşamada kullanıcıların karşılaştığı temel sorun, e-Devlet Kapısı'nda giriş ve sayfa yükleme işlemlerinin bazı durumlarda normal şekilde tamamlanamaması. Sistemin ne zaman tamamen normale döneceği ise henüz açıklanmış değil.</p>

<h3><strong>E-Devlet'te yaşanan sorunla ilgili son durum</strong></h3>

<p>21 Ağustos 2026 itibarıyla e-Devlet Kapısı'na erişmeye çalışan bazı kullanıcıların giriş ve yüklenme sorunları yaşadığı görülüyor. Bununla birlikte, sistemin tüm kullanıcılar açısından tamamen kullanılamaz durumda olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Sorunun kaynağı ve giderilme zamanı konusunda resmî açıklama yapılmadığı için kullanıcıların kesin olmayan bilgilere itibar etmemesi gerekiyor. E-Devlet hizmetlerine erişim ihtiyacı bulunanların resmî platform üzerinden bağlantıyı belirli aralıklarla yeniden kontrol etmesi ve yapılacak resmî duyuruları takip etmesi önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/e-devlet-giris-sorunu-mu-var-e-devlet-neden-acilmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dmmden-22e-devlet-kapisina-siber-saldiri-iddiasina-yalanlama.jpg" type="image/jpeg" length="58543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleymancılar'a operasyon: Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilara-operasyon-alihan-kurisin-kardesi-hilmi-tuna-kuris-ile-erhan-yilmaz-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilara-operasyon-alihan-kurisin-kardesi-hilmi-tuna-kuris-ile-erhan-yilmaz-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Alihan Kuriş Suç Örgütü" soruşturması kapsamında aranan ve yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu tespit edilen Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun açıklarında düzenlenen operasyonla yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, soruşturma kapsamında firari olarak aranan şüphelilerin kaçış planının güvenlik birimlerinin koordineli çalışmasıyla engellendiği duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İstanbul Emniyeti tespit etti, Muğla ekipleri yakaladı</strong></h3>

<p>Bakanlık tarafından paylaşılan bilgilere göre, daha önce tutuklanan örgüt elebaşı Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz'ın yasa dışı yollarla yurt dışına firar etme arayışında olduğu belirlendi.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı teknik ve fiziki takip neticesinde zanlıların Muğla'da saklandıkları adres tespit edildi. Bilgi paylaşımının ardından harekete geçen Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelileri Marmaris'in Bozburun mevkiinde düzenledikleri operasyonla gözaltına aldı.</p>

<h3><strong>Dosyada 32 şüpheli tutuklanmıştı</strong></h3>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı suç örgütü soruşturması çerçevesinde daha önce gerçekleştirilen ilk dalga operasyonda 38 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Adliyeye sevk edilen şüphelilerden elebaşı Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu <strong>32 kişi tutuklanarak</strong> cezaevine gönderilmiş, <strong>6 şüpheli hakkında ise adli kontrol</strong> kararı uygulanmıştı. Bozburun'da yakalanan 2 firari şüphelinin de emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilara-operasyon-alihan-kurisin-kardesi-hilmi-tuna-kuris-ile-erhan-yilmaz-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/accd8eec-708e-46bd-9b64-ca7415d4554e.webp" type="image/jpeg" length="91039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti'den İsrail'e Batı Şeria tepkisi: “Şiddetle kınıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ak-partiden-israile-bati-seria-tepkisi-siddetle-kiniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ak-partiden-israile-bati-seria-tepkisi-siddetle-kiniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla İsrail'in işgalci politikalarına bir kez daha tepki gösterdi. Çelik, Batı Şeria'nın bir bölgesinde yeni işgalci-yerleşimci konut inşaatı için ihale açma planını "şiddetle kınadığını" vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İsrail'</strong>in işgalci politikalarına karş<strong>ı AK Parti</strong>'den bir kez daha "kınama" mesajı yayımlandı.</p>

<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yeni yerleşim konutları için ihale açma planına X hesabı üzerinden tepki gösterdi.</p>

<p>Açıklamada, "İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın bir bölgesinde daha yeni işgalci-yerleşimci konut inşaatı için ihale açma planını şiddetle kınıyoruz" ifadesi yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Tüm ülkeler ortak ve somut adımlar atmalı"</strong></h2>

<p>Çelik'in açıklamasında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Netanyahu şebekesinin Batı Şeria’yı “Gazzeleştirme”ye dönük soykırım politikası devam ediyor.</p>

<p>İsrail’in yasa dışı yerleşim yerlerini genişleterek Filistinlileri vatansızlaştırmaya dönük saldırganlığı mekansal soykırımdır.</p>

<p>“Yerleşim” ve “yerleşimci” kavramları yanlıştır; bu işgalcilik, hırsızlık ve soykırımcı şiddettir.</p>

<p>İsrail’in Batı Şeria’da yürürlüğe koymaya çalıştığı E1 planı soykırımcı şiddetin yeni ve tehlikeli bir aşamasıdır.</p>

<p>İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın bir bölgesinde daha yeni işgalci-yerleşimci konut inşaatı için ihale açma planını şiddetle kınıyoruz.</p>

<p>Bu saldırganlık, Batı Şeria'yı fiilen ikiye bölmeyi ve Doğu Kudüs'ü izole etmeyi hedeflemektedir. Bu da iki devletli çözüm perspektifini yok etme amacı taşımaktadır.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız yıllardır BM başta olmak üzere pek çok zeminde “İsrail’in sınırları neresidir?” diye sorarak bu işgalciliğe tüm dünyanın dikkatini çekmektedir.</p>

<p>İsrail uluslararası toplumun tüm kurallarını çiğnemektedir. İsrail’in adımları sadece Gazze ve Batı Şeria’yı değil, tüm insanlığı ve kuralları hedef almaktadır. Adına “yerleşim” ve “yerleşimci” denilen işgalcilik, hırsızlık ve soykırımcılığa herkes karşı çıkmalıdır.</p>

<p>Buna karşı tüm ülkeler ortak ve somut adımlar atmalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ak-partiden-israile-bati-seria-tepkisi-siddetle-kiniyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-35527b0ec85823db3b3463444b7c160b-3.jpg" type="image/jpeg" length="95518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara tarihine yeni bilgiler eklenecek: Bahçelievler-Emek'teki Frig Tümülüsü'nde ilk kazı başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tarihine-yeni-bilgiler-eklenecek-bahcelievler-emekteki-frig-tumulusunde-ilk-kazi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tarihine-yeni-bilgiler-eklenecek-bahcelievler-emekteki-frig-tumulusunde-ilk-kazi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Ankara’nın Bahçelievler-Emek bölgesinde yer alan Frig Dönemi Batı Nekropolü'ndeki BT10 Tümülüsü’nde ilk kez bilimsel kazı çalışmalarının başlatıldığını duyurdu. MÖ 800-550 yıllarına tarihlenen tümülüsteki kazıların tamamlanmasının ardından bölge, arkeopark olarak kültür turizmine kazandırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, başkentin kadim geçmişine ışık tutacak önemli bir arkeolojik projeyi hayata geçirdi. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya platformu NSosyal üzerinden yaptığı paylaşımla bugüne kadar hiç kazılmamış olan Frig tümülüsündeki bilimsel sürecin başladığını açıkladı.</p>

<p><img alt="Ankara tarihine yeni bilgiler eklenecek: Bahçelievler-Emek'teki Frig Tümülüsü'nde ilk kazı başladı-1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260821-42265091-42265088-f-r-i-g-d-o-n-e-m-i-b-a-t-i-n-e-k-r-o-p-o-l-u-n-d-e-y-e-r-a-l-a-n-b-t10-t-u-m-u-l-u-s-u-n-d-e-b-i-l-i-m-s-e-l-k-a-z-i-l-a-r-a-b-a-s-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Friglerin defin gelenekleri ve yaşamına ışık tutacak</strong></h3>

<p>MÖ 800 ila 550 yıllarına tarihlenen BT10 Tümülüsü'nde yürütülecek çalışmaların detaylarını paylaşan Bakan Ersoy, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ankara'nın 2 bin 800 yıllık Frig mirasında yeni bir sayfa açıyoruz. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, Bahçelievler-Emek bölgesindeki Frig Dönemi Batı Nekropolü'nde yer alan ve bugüne kadar hiç arkeolojik kazı yapılmamış BT10 Tümülüsü'nde bilimsel kazı çalışmalarını başlattık.</i></p>

<p><i>MÖ 800-550 yıllarına tarihlenen tümülüsten elde edilecek bulguların Friglerin defin geleneklerine, günlük yaşamına ve Ankara'nın kadim tarihine yeni veriler sunmasını bekliyoruz. Toprağın altındaki mirasımızı bilimle gün yüzüne çıkarıyor, koruyarak geleceğe taşıyoruz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260821 42265091 42265089 F R I G D O N E M I B A T I N E K R O P O L U N D E Y E R A L A N B T10 T U M U L U S U N D E B I L I M S E L K A Z I L A R A B A S L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260821-42265091-42265089-f-r-i-g-d-o-n-e-m-i-b-a-t-i-n-e-k-r-o-p-o-l-u-n-d-e-y-e-r-a-l-a-n-b-t10-t-u-m-u-l-u-s-u-n-d-e-b-i-l-i-m-s-e-l-k-a-z-i-l-a-r-a-b-a-s-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Bölgeye yeni arkeopark kazandırılacak</strong></h3>

<p>Kazı çalışmalarının Prof. Dr. Atakan Akçay başkanlığındaki bilim heyeti tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirten Ersoy, projenin nihai hedefini de açıkladı. Kazıların ve koruma süreçlerinin tamamlanmasının ardından bölgede inşa edilecek arkeopark ile başkentin kültür turizmi rotasına yeni bir açık hava müzesi ve ziyaret noktası eklenecek.</p>

<p><img alt="A A 20260821 42265091 42265087 F R I G D O N E M I B A T I N E K R O P O L U N D E Y E R A L A N B T10 T U M U L U S U N D E B I L I M S E L K A Z I L A R A B A S L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260821-42265091-42265087-f-r-i-g-d-o-n-e-m-i-b-a-t-i-n-e-k-r-o-p-o-l-u-n-d-e-y-e-r-a-l-a-n-b-t10-t-u-m-u-l-u-s-u-n-d-e-b-i-l-i-m-s-e-l-k-a-z-i-l-a-r-a-b-a-s-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tarihine-yeni-bilgiler-eklenecek-bahcelievler-emekteki-frig-tumulusunde-ilk-kazi-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260821-42265091-42265086-f-r-i-g-d-o-n-e-m-i-b-a-t-i-n-e-k-r-o-p-o-l-u-n-d-e-y-e-r-a-l-a-n-b-t10-t-u-m-u-l-u-s-u-n-d-e-b-i-l-i-m-s-e-l-k-a-z-i-l-a-r-a-b-a-s-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="85016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Gümrüklerde 7 ayda 71,9 milyar liralık kaçak eşya yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-gumruklerde-7-ayda-719-milyar-liralik-kacak-esya-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-gumruklerde-7-ayda-719-milyar-liralik-kacak-esya-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri, 2026'nın ilk 7 ayında 3 bin 901 operasyonda 71,9 milyar liralık kaçak eşya ve uyuşturucu madde yakaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza</strong> Genel Müdürlüğü ekiplerinin kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürüttüğü operasyonlara ilişkin veriler açıklandı.</p>

<p>2026 yılının ocak-temmuz döneminde gerçekleştirilen 3 bin 901 farklı operasyonda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artışla 71 milyar 913 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalandı.</p>

<h2><strong>7 ayda 41,3 ton uyuşturucu madde ele geçirildi</strong></h2>

<p>Gümrükler Muhafaza ekiplerinin yılın ilk 7 ayında gerçekleştirdiği operasyonlarda çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. Yakalamalar arasında 41,3 ton uyuşturucu maddenin yanı sıra 1 milyon 727 bin adet makine aksamı, 923 bin 858 adet elektrik ve elektronik eşya ile 4 milyon 865 bin adet tıbbi malzeme yer aldı.</p>

<p><strong>Operasyon</strong>larda bunların yanı sıra tütün mamulleri, tarihi eser, akaryakıt ve tekstil ürünleri gibi farklı kategorilerde kaçak eşya da ele geçirildi. Çalışmaların risk analiz sistemleri, teknolojik kontrol altyapısı ve Gümrükler Muhafaza personelinin yürüttüğü denetimler üzerinden sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Temmuz ayında 8 milyar 165 milyon liralık yakalama</strong></h3>

<p>Gümrükler Muhafaza ekipleri, yalnızca temmuz ayında 469 farklı olayda 8 milyar 165 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde yakaladı. Bu tutarın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31 artış gösterdiği bildirildi.</p>

<p>Temmuz operasyonlarında 3,3 ton uyuşturucu madde, 73 bin 347 adet tıbbi malzeme, 2,5 ton akaryakıt ve 84 araç ele geçirildi. Yakalamalar arasında farklı türlerde <strong>kaçak ticari ürünleri</strong>n de bulunduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kaçakçılıkla mücadele operasyonları sürüyor</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, kaçakçılığın önlenmesine yönelik çalışmalarını gümrük kapıları ve diğer kontrol noktalarında sürdürüyor. Operasyonlarda <strong>ticari eşya</strong>nın yanı sıra uyuşturucu madde kaçakçılığına yönelik tespit ve müdahalelere de ağırlık veriliyor.</p>

<p>Bakanlığın açıkladığı verilere göre, 2026 yılının ilk 7 ayında yakalanan ürün ve maddelerin toplam değerinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 72'lik artış kaydedildi. Temmuz ayındaki operasyonlarda ise 8 milyar 165 milyon liralık yakalama gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Operasyonlarda farklı ürün grupları ele geçirildi</strong></h3>

<p>Gümrükler Muhafaza ekiplerinin operasyonlarında ele geçirilen ürünler geniş bir çeşitlilik gösterdi. Makine aksamı, elektrik ve elektronik ürünler ile tıbbi malzemelerin yanı sıra akaryakıt, tütün mamulleri, tekstil ürünleri ve tarihi eserler de yakalamalar arasında yer aldı.</p>

<p>Yürütülen çalışmalarla kaçak ticaretin önlenmesi, ticari faaliyetlerde haksız rekabetin engellenmesi ve toplum sağlığını tehdit eden ürünlerin ülkeye girişinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Uyuşturucu maddelerin gümrüklerden geçirilmesine yönelik girişimlere karşı da operasyonlar devam ediyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinden kaçakçılık ve uyuşturucuya geçit yok.<br />
<br />
(21.08.2026) <a href="https://t.co/Ee2OpR015h" rel="nofollow">pic.twitter.com/Ee2OpR015h</a></p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://x.com/ticaret/status/2090674425817428399?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-gumruklerde-7-ayda-719-milyar-liralik-kacak-esya-yakalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gumruklerde-7-ayda-719-milyar-liralik-kacak-esya-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="64315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapı ruhsatı verilerinde ikinci çeyrek tablosu: Bina ve daire sayısı azaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yapi-ruhsati-verilerinde-ikinci-ceyrek-tablosu-bina-ve-daire-sayisi-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yapi-ruhsati-verilerinde-ikinci-ceyrek-tablosu-bina-ve-daire-sayisi-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in 2026 yılı ikinci çeyrek Yapı İzin İstatistikleri'ne göre yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2,0, daire sayısı yüzde 9,5 ve toplam yüzölçüm yüzde 7,4 geriledi. Yapı kullanma izin belgesi verilen binalarda ise bina, daire ve yüzölçüm göstergelerinde artış kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu </strong>(<strong>TÜİK</strong>), Nisan-Haziran 2026 dönemine ilişkin <strong>Yapı İzin İstatistikleri </strong>verilerini açıkladı. Verilere göre ikinci çeyrekte yapı ruhsatı verilen binaların sayısı, daire sayısı ve toplam yüzölçümü geçen yılın aynı dönemine göre azalırken, yapı kullanma izin belgesi verilen binalarda aynı göstergelerde artış görüldü.</p>

<p>2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,0 düştü. Aynı dönemde yapı ruhsatı verilen daire sayısında yüzde 9,5, toplam yüzölçümde ise yüzde 7,4 azalış gerçekleşti.</p>

<p>Yapı ruhsatı verilerindeki değişim, bina sayısı, daire sayısı ve toplam yüzölçüm göstergelerine yansıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yapı ruhsatlarında en büyük pay belediyelerin oldu</strong></h2>

<p>İkinci çeyrekte yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçümün yüzde 78,2'si belediyeler tarafından gerçekleştirildi. Diğer yetkili idarelerin toplam yüzölçüm içindeki payı ise yüzde 21,8 olarak kaydedildi.</p>

<p>Yapı ruhsatı verilen binalar kullanım amacına göre incelendiğinde en yüksek yüzölçüm payının iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalara ait olduğu görüldü.</p>

<p>Bu binalar, 37,6 milyon metrekarelik yüzölçümle toplam içinde yüzde 71,1 pay aldı. İki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binaları 4,5 milyon metrekareyle sanayi binaları ve depolar takip etti.</p>

<h3><strong>Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların yüzölçümü yüzde 5,8 arttı</strong></h3>

<p>Yapı kullanma izin belgesi verilen binalarda ise ikinci çeyrekte yıllık bazda artış kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı yüzde 10,7 ve toplam yüzölçüm yüzde 5,8 yükseldi.</p>

<p>Böylece yapı ruhsatı verilen binalardaki düşüşün aksine yapı kullanma izin belgesi verilen binalarda üç temel göstergede de artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Yapı kullanma izin belgelerinde belediyelerin payı yüzde 79,4 oldu</strong></h3>

<p>2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen toplam yüzölçümün yüzde 79,4'ü belediyeler tarafından verildi. Diğer yetkili idarelerin payı ise yüzde 20,6 seviyesinde kaldı.</p>

<p>yapı kullanma izin belgelerinde konut binaları öne çıktı</p>

<p>Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanım amacına göre dağılımında en yüksek yüzölçüm payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalara ait oldu.</p>

<p>Bu gruptaki binaların yüzölçümü 19,4 milyon metrekare olarak hesaplanırken, toplam içindeki payı yüzde 67,9 oldu. Sanayi binaları ve depolar ise 3,6 milyon metrekarelik yüzölçümle ikinci sırada yer aldı.</p>

<h3><strong>Yapı ruhsatı yüzölçümü takvim etkisinden arındırılmış veride de geriledi</strong></h3>

<p>Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 5,1 azaldı. Aynı seride daire sayısı yüzde 11,4, toplam yüzölçüm ise yüzde 9,4 geriledi.</p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise bir önceki çeyrekle karşılaştırıldığında bina sayısı yüzde 0,3 arttı. Buna karşılık daire sayısı yüzde 4,9, toplam yüzölçüm yüzde 2,1 azaldı.</p>

<h3><strong>Yapı kullanma izin belgelerinde arındırılmış veriler arttı</strong></h3>

<p>Takvim etkilerinden arındırılmış seriler, yapı kullanma izin belgesi verilen binalarda yıllık bazda artış olduğunu gösterdi. İkinci çeyrekte bina sayısı yüzde 11,8, daire sayısı yüzde 8,2 ve toplam yüzölçüm yüzde 4,4 yükseldi.</p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde de bir önceki çeyreğe göre artış görüldü. Bu kapsamda yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 5,4, daire sayısı yüzde 4,8 ve toplam yüzölçüm yüzde 2,8 arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yapi-ruhsati-verilerinde-ikinci-ceyrek-tablosu-bina-ve-daire-sayisi-azaldi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yapi-ruhsati-verilerinde-ikinci-ceyrek-tablosu.png" type="image/jpeg" length="78286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vergi borçlarına 72 aya varan taksitlendirmede son gün 31 Ağustos: İşte başvuru şartları ve detaylar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/vergi-borclarina-72-aya-varan-taksitlendirmede-son-gun-31-agustos-iste-basvuru-sartlari-ve-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/vergi-borclarina-72-aya-varan-taksitlendirmede-son-gun-31-agustos-iste-basvuru-sartlari-ve-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yürütülen vergi borçlarını tecil ve taksitlendirme düzenlemesinde başvuru sürecinde sona gelindi. 72 aya varan vade ve yıllık yüzde 29 tecil faizi imkanı sunan yapılandırmadan faydalanmak isteyen mükelleflerin 31 Ağustos Pazartesi gününe kadar işlemlerini tamamlaması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelir İdaresi Başkanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, vergi dairelerince takip edilen ve vadesi 5 Haziran itibarıyla geldiği halde 16 Haziran'a kadar ödenmemiş kamu alacakları için sağlanan taksitlendirme kolaylığı devam ediyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 93E8Da997F1943121F83E746Bd0A30D6" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-93e8da997f1943121f83e746bd0a30d6.webp" width="864" /></p>

<h2><strong>Hangi borçlar kapsamda, hangileri hariç tutuldu?</strong></h2>

<p>Düzenleme kapsamında taksitlendirilebilecek ve hariç tutulan kamu alacakları şu şekilde netleşti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kapsamdaki Borçlar:</strong> Gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi (KDV), harçlar, trafik para cezaları, ecrimisil, adli para cezaları ve KYK öğrenim kredisi borçları.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kapsam Dışı Kalanlar:</strong> Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), 2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine ilişkin geçici vergiler, bu vergilere ait vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri/zamları ile söz konusu beyannamelere ait damga vergileri tecil kapsamına alınmadı.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Vergi borçlarına 72 aya varan taksitlendirmede son gün 31 Ağustos: İşte başvuru şartları ve detaylar-3" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-21t110658256.jpg" width="596" /></p>

<h3><strong>72 aya varan vade, yüzde 29 tecil faizi ve teminat kolaylığı</strong></h3>

<p>Taksitlendirme şartları mükelleflerin ödeme gücüne göre esnetildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Vade Süreleri:</strong> KDV borçları azami <strong>12 ay</strong>, KDV dışındaki diğer tüm kamu alacakları ise <strong>72 aya kadar</strong> taksitlendirilebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Faiz Oranı:</strong> Taksitlendirilen tutarlara yıllık <strong>yüzde 29 tecil faizi</strong> uygulanacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10 Milyon TL Teminatsız Limit:</strong> Toplam borcu 10 milyon lirayı aşmayan mükelleflerden herhangi bir teminat talep edilmiyor. Borcu 10 milyon lirayı aşan mükelleflerin ise yalnızca aşan tutarın yarısı oranında teminat göstermesi yeterli sayılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Vergi borçlarına 72 aya varan taksitlendirmede son gün 31 Ağustos: İşte başvuru şartları ve detaylar" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Başvurular dijitalden alınıyor, ilk taksit 30 Eylül'de</strong></h3>

<p>Mükelleflerin fiziki olarak vergi dairelerine gitmesine gerek kalmadan işlemler dijital kanallar üzerinden yapılabiliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Elektronik Başvuru:</strong> Başvurular <code>gib.gov.tr</code>, <strong>Dijital Vergi Dairesi</strong> (<code>dijital.gib.gov.tr</code>) ve <strong>e-Devlet</strong> kapısı üzerinden tamamlanabiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ödeme Takvimi:</strong> Taksitlendirilen borçların <strong>birinci taksiti 30 Eylül'e kadar</strong> ödenecek. Kalan taksitler ise takip eden aylarda periyodik olarak tahsil edilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İhlal Şartı:</strong> Bir takvim yılı içerisinde en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi tecili bozmayacak; ancak ikiden fazla taksitin aksatılması halinde yapılandırma iptal edilecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Yetkililer, sistem yoğunluğu yaşanmaması adına mükelleflerin başvurularını 31 Ağustos son gününe bırakmaması yönünde uyarıda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/vergi-borclarina-72-aya-varan-taksitlendirmede-son-gun-31-agustos-iste-basvuru-sartlari-ve-detaylar</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-21t110641751.jpg" type="image/jpeg" length="93778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Askerin koşulları tartışma yaratmıştı: 250 günlük görevin ardından USS Abraham Lincoln ABD'ye dönüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/askerin-kosullari-tartisma-yaratmisti-250-gunluk-gorevin-ardindan-uss-abraham-lincoln-abdye-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/askerin-kosullari-tartisma-yaratmisti-250-gunluk-gorevin-ardindan-uss-abraham-lincoln-abdye-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasındaki askeri tansiyon devam ederken, yaklaşık 250 gündür bölgede kesintisiz görev yapan ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln üssüne dönüş yoluna geçti. Görev süresinin uzaması nedeniyle mürettebatın moral ve psikolojik durumu tartışma konusu olan geminin yerini, dün bölgeye intikal eden USS George Washington devraldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NBC News'in ABD'li savunma yetkililerine dayandırdığı habere göre, Orta Doğu sularında uzun süredir caydırıcılık ve devriye görevi yürüten "USS Abraham Lincoln" uçak gemisi görevini tamamlayarak ana üssüne doğru yola çıktı.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 9399F2Bc0B99213B04C0Ce1908B4168B" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-9399f2bc0b99213b04c0ce1908b4168b.webp" width="864" /></p>

<h3><strong> Birkaç hafta içinde dönüş bekleniyor</strong></h3>

<p>ABD'li yetkili, geminin birkaç gündür dönüş rotasında seyrettiğini ve birkaç hafta içinde Kaliforniya'daki San Diego Limanı'na ulaşmasının planlandığını belirtti.</p>

<p>USS Abraham Lincoln'ün Orta Doğu'daki görevini devralacak olan <strong>USS George Washington</strong> uçak gemisi dün itibarıyla bölgeye giriş yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın arka planında, yaklaşık 250 gündür açık denizde aralıksız görev yapan askeri personelin tükenmişlik ve psikolojik durumuna ilişkin tartışmaların etkili olduğu belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), personelin dinlendirilmesi ve operasyonel verimliliğin korunması amacıyla bölgeye yeni filoyu intikal ettirerek nöbet değişimini başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/askerin-kosullari-tartisma-yaratmisti-250-gunluk-gorevin-ardindan-uss-abraham-lincoln-abdye-donuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-69c34ac89e6ecba98c5aba148f0385ee.webp" type="image/jpeg" length="79984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK'in iş gücü verileri belli oldu: İstihdam ve çalışılan saat arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuikin-is-gucu-verileri-belli-oldu-istihdam-ve-calisilan-saat-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuikin-is-gucu-verileri-belli-oldu-istihdam-ve-calisilan-saat-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK İşgücü Girdi Endeksleri verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde istihdam endeksi yıllık bazda yüzde 1,7, çalışılan saat endeksi yüzde 2,7 ve brüt ücret-maaş endeksi yüzde 35,8 yükseldi. Aynı dönemde saatlik işgücü maliyeti endeksi de yüzde 34 arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (TÜİK), 2026 yılının nisan-haziran dönemine ilişkin<strong> İşgücü Girdi Endeksleri </strong>verilerini açıkladı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamını kapsayan verilere göre istihdam, çalışılan saat ve brüt ücret-maaş endekslerinde yıllık artış kaydedildi. Saatlik işgücü maliyeti ve saatlik kazanç göstergelerinde de yıllık ve çeyreklik yükseliş gerçekleşti.</p>

<h2><strong>İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,7 arttı</strong></h2>

<p>İşgücü Girdi Endeksleri kapsamında sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplam istihdam endeksi, 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 yükseldi.</p>

<p>Sektörlere göre bakıldığında istihdam endeksi sanayide yüzde 2,2 gerilerken, inşaat sektöründe yüzde 5,0 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 3,1 arttı.</p>

<h3><strong>Çalışılan saat endeksi yüzde 2,7 yükseldi</strong></h3>

<p>Toplam sektörler itibarıyla çalışılan saat endeksi, 2026 yılı ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,7 artış gösterdi. Bu dönemde sanayide çalışılan saat endeksi yüzde 0,2 yükselirken, inşaatta yüzde 7,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 3,1 artış görüldü.</p>

<p>Çalışılan saat endeksinde en yüksek yıllık artış inşaat sektöründe kaydedildi.</p>

<h3><strong>Brüt ücret-maaş endeksi yüzde 35,8 arttı</strong></h3>

<p>Brüt ücret-maaş endeksi, 2026'nın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 35,8 yükseldi. Sanayi sektöründeki artış yüzde 33,2 olarak hesaplanırken, inşaat sektöründe yüzde 38,3, ticaret-hizmet sektörlerinde ise yüzde 37,1 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilerde üç sektör grubunda da brüt ücret-maaş endeksinin yıllık bazda arttığı görüldü.</p>

<h3><strong>İstihdam endeksi çeyreklik yüzde 0,8 yükseldi</strong></h3>

<p>İstihdam endeksinde çeyreklik bazda da artış kaydedildi. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında endeks, 2026'nın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8 arttı.</p>

<p>Bu dönemde sanayi sektöründe istihdam endeksi yüzde 0,1 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 2,1 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 0,9 yükseldi.</p>

<h3><strong>Çalışılan saat endeksi çeyreklik yüzde 1,2 arttı</strong></h3>

<p>Toplam çalışılan saat endeksi, ikinci çeyrekte bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 1,2 artış gösterdi. Sanayi sektöründe yüzde 0,5 yükselen endeks, inşaat sektöründe yüzde 7,1 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 0,3 arttı.</p>

<p>Brüt ücret-maaş endeksi, 2026'nın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 8 yükseldi. Sektörel verilerde sanayi yüzde 6,8, inşaat yüzde 13,4 ve ticaret-hizmet sektörleri yüzde 8,1 artış gösterdi.</p>

<p>İnşaat sektöründe çeyreklik brüt ücret-maaş endeksi artışı yüzde 13,4 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 34 yükseldi</strong></h3>

<p>Saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2026 yılı ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 34 arttı. Sanayi sektöründe yüzde 34,0 olan artış oranı, inşaat sektöründe yüzde 30,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 35,3 olarak kaydedildi.</p>

<p>Saatlik kazanç endeksi de yıllık bazda yükseldi. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında endeks, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,3 arttı.</p>

<p>Sektörler arasında yıllık artış sanayide yüzde 33,0, inşaatta yüzde 28,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 33,0 oldu.</p>

<h3><strong>Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti yüzde 42,9 yükseldi</strong></h3>

<p>Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, yıllık bazda yüzde 42,9 artış gösterdi. Bu göstergede sanayi sektöründeki yükseliş yüzde 38,8, inşaat sektöründeki artış yüzde 36,5 ve ticaret-hizmet sektörlerindeki yükseliş yüzde 47,2 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Saatlik işgücü maliyeti endeksi, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 7 yükseldi. Sanayi sektöründe yüzde 6,5, inşaat sektöründe yüzde 5,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 8,0 artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Saatlik kazanç endeksi üç aylık dönemde yüzde 6,8 yükseldi</strong></h3>

<p>Saatlik kazanç endeksi, 2026'nın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 6,8 arttı. Sanayi sektöründeki artış yüzde 6,2 olurken, inşaatta yüzde 5,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 7,7 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksinde çeyreklik artış yüzde 8,2 oldu. Sanayi sektöründe yüzde 7,6 ve inşaat sektöründe yüzde 4,5 yükselen endeks, ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 9,6 arttı.</p>

<p>TÜİK'in 2026 yılı ikinci çeyrek verilerinde istihdam ve çalışılan saat endekslerinin yanı sıra brüt ücret-maaş, saatlik kazanç ve işgücü maliyeti göstergelerinde de yıllık ve çeyreklik değişimler kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuikin-is-gucu-verileri-belli-oldu-istihdam-ve-calisilan-saat-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tuikin-is-gucu-verileri-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="59980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İvedik OSB'de Türkiye-Kırgızistan iş ve yatırım zirvesi: Sanayi ve ticarette yeni ortaklıklar masada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ivedik-osbde-turkiye-kirgizistan-is-ve-yatirim-zirvesi-sanayi-ve-ticarette-yeni-ortakliklar-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ivedik-osbde-turkiye-kirgizistan-is-ve-yatirim-zirvesi-sanayi-ve-ticarette-yeni-ortakliklar-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İvedik Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen "Türkiye-Kırgızistan İş ve Yatırım Toplantısı"nda iki ülke arasındaki ticari potansiyel ve sanayi yatırımları ele alındı. Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, Türk sanayicilerinin Kırgızistan'daki yatırımlarını desteklemeye hazır olduklarını belirtirken, heyet İvedik OSB'deki ileri teknoloji üretim tesislerini yerinde inceledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İvedik OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya; İvedik OSB Bölge Müdürü Fatih Öztepe, Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, diplomatik heyet ve bölgede faaliyet gösteren sanayici firmaların temsilcileri katıldı.</p>

<h2><strong>"İvedik OSB'nin üretim gücü yeni pazarlara kapı açacak"</strong></h2>

<p>Toplantının açılışında konuşan İvedik OSB Bölge Müdürü Fatih Öztepe, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki iktisadi köprülerin sanayi odaklı büyümesi gerektiğine işaret etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye ile Kırgızistan arasında geliştirilecek ticari ve ekonomik ilişkiler, her iki ülkenin iş dünyası açısından kritik fırsatlar barındırıyor. İvedik OSB bünyesindeki firmalarımızın küresel pazarlardaki ihracat ve teknoloji başarıları, yeni ortaklıklar için güçlü bir potansiyel oluşturuyor. Güçlü üretim altyapımız, nitelikli sanayi gücümüz ve uluslararası tecrübemizle iki ülke arasında kalıcı ticari bağlantılar kurmaya hazırız."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Büyükelçi Kazakbaev: "Doğrudan yatırımların ve ortaklıkların destekçisiyiz"</strong></h3>

<p>Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev ise Türk sanayisinin deneyim ve üretim kapasitesinin altını çizerek Kırgız pazarına yatırım çağrısında bulundu:</p>

<p><i>"Türk iş dünyasının üretim gücü ve tecrübesi bizim için çok kıymetli. Türk firmalarının Kırgızistan'da hayata geçireceği tüm iş ve doğrudan yatırım faaliyetlerinin sonuna kadar destekçisiyiz. Amacımız yalnızca karşılıklı ticaret hacmini artırmak değil; ortak üretim tesisleri kurmak, doğrudan yatırımları teşvik etmek ve iki kardeş ülke arasında uzun vadeli stratejik ortaklıklar inşa etmektir."</i></p>

<h3><strong>Üretim tesislerine yerinde inceleme</strong></h3>

<p>İstişare toplantısının ardından Büyükelçi Kazakbaev ve beraberindeki heyet, İvedik OSB'de faaliyet gösteren sanayi tesislerini ziyaret etti. Gerçekleştirilen saha turunda, bölge firmalarının üretim hatları, Ar-Ge süreçleri ve yüksek teknolojili ürün gamı hakkında diplomatik heyete kapsamlı teknik sunumlar yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ivedik-osbde-turkiye-kirgizistan-is-ve-yatirim-zirvesi-sanayi-ve-ticarette-yeni-ortakliklar-masada</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f-827-429311241185.jpg" type="image/jpeg" length="92997"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="51013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="50336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="95354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="37255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="39306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="60945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="96375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="43483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="32610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="14378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="39401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="61617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="42099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="93512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="86388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="69760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="32681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="41982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="63942"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
