<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 14:00:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da kültür-sanat alışkanlıkları değişiyor: En fazla kısıntı kafe ve restoranlarda]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-kultur-sanat-aliskanliklari-degisiyor-en-fazla-kisinti-kafe-ve-restoranlarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-kultur-sanat-aliskanliklari-degisiyor-en-fazla-kisinti-kafe-ve-restoranlarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) araştırmasına göre İstanbulluların yüzde 45,8’i son bir yılda herhangi bir kültür-sanat etkinliğine katılmadı. Kültür-sanat etkinliklerine katılımın önündeki en büyük engel yüzde 45 ile bilet ve giriş ücretlerinin yüksekliği olurken, kültür ve eğlence harcamalarında en fazla kısıntı restoran ve kafe gibi sosyal mekanlarda yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı <strong>İstanbul Planlama Ajansı</strong> (<strong>İPA</strong>), temmuz ayı İstanbul Barometresi kapsamında İstanbul’da kültür-sanat ve eğlence alışkanlıklarını araştırdı. 758 kişinin katıldığı çalışmada, kültür-sanat etkinliklerine katılım, harcamalarda yapılan kısıntılar ve dijital eğlence alışkanlıklarına ilişkin veriler ortaya konuldu.</p>

<h2><strong>İstanbul’da kültür-sanat etkinliklerine katılım oranı</strong></h2>

<p>Araştırmaya katılanların yüzde 45,8’i son bir yıl içerisinde herhangi bir kültür-sanat etkinliğine gitmediğini belirtti. Kültür-sanat etkinliklerine katılanlar arasında en fazla tercih edilen etkinlik ise yüzde 33,9 ile konserler oldu.</p>

<p>Konserlerin ardından yüzde 21,8 ile tiyatro ve stand-up etkinlikleri geldi. Sanat galerisi veya müze ziyaretleri yüzde 21,2 oranında tercih edilirken, kitap fuarı ve yazarlarla buluşmaların oranı yüzde 16,2 olarak kaydedildi.</p>

<p>Sokak festivali ve açık hava etkinliklerine katılım yüzde 16,1 olurken, film festivallerinin oranı yüzde 11,9 oldu. Tasarım, fotoğraf ve moda etkinlikleri yüzde 6,2, dans gösterileri yüzde 5,9, opera-bale ve klasik müzik dinletileri ise yüzde 5,7 oranında kaldı.</p>

<h3><strong>Kültür-sanat etkinliklerinde bilet fiyatları öne çıktı</strong></h3>

<p>İPA araştırmasında, İstanbulluların kültür-sanat etkinliklerine katılmasını zorlaştıran faktörler de ele alındı. Katılımcıların yüzde 45’i bilet ve giriş ücretlerinin yüksekliğini en önemli engel olarak gösterdi.</p>

<p>Kültür-sanat etkinliklerine katılımı zorlaştıran ikinci neden ise zaman yetersizliği oldu. Katılımcıların yüzde 38,1’i iş ve okul nedeniyle etkinliklere zaman ayıramadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>İstanbul’da kültür ve eğlence harcamaları azaldı</strong></h3>

<p>Araştırmada ekonomik koşulların kültür ve eğlence harcamalarına etkisi de incelendi. Son bir yıl içerisinde bu alandaki harcamalarında kısıntıya gidenlerin en fazla azalttığı kalem, yüzde 41,4 ile restoran ve kafe gibi sosyal mekan harcamaları oldu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 39,8’i ise kültür ve eğlence harcamalarının hiçbirinde kısıntı yapmadığını belirtti. Konser veya tiyatro bileti alımında tasarrufa gidenlerin oranı yüzde 37,6 olarak ölçüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sinema bileti harcamalarında kısıntıya gidenlerin oranı yüzde 37,2 oldu. Müze ziyaretlerinde bu oran yüzde 26 olarak belirlenirken, kitap, dergi ve dijital içerik alımlarında yüzde 25,9 seviyesinde kaldı. Yayın platformu aboneliklerinde harcamalarını azaltanların oranı ise yüzde 25,2 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Dijital içerik tercihlerinde zaman ve fiyat etkisi</strong></h3>

<p>İPA’nın İstanbul’da kültür-sanat ve eğlence alışkanlıkları araştırmasında dijital içeriklerin tercih edilme nedenlerine de yer verildi. Katılımcıların yüzde 56,9’u fiziksel olarak etkinliklere katılmayı tercih ettiğini ifade etti. Kültürel deneyimler yerine sosyal medya ve dijital içerikleri tercih edenlerin oranı ise yüzde 28,5 oldu.</p>

<p>Dijital içerikleri kültürel deneyimlere tercih eden katılımcıların yüzde 34,3’ü bunun nedenini “zaman kısıtlıyken dijital içeriğin çok daha pratik olması” şeklinde açıkladı. Dijital içeriklerin daha erişilebilir ve uygun fiyatlı olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 29,6 oldu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 18,1’i sosyal çevrenin de dijital içeriklere yönelmesini tercih nedenleri arasında gösterdi. Fiziksel mekanlara ulaşmanın zor veya yorucu olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 12,5 olarak ölçüldü.</p>

<h3><strong>İstanbulluların günlük dijital eğlence süresi 3 saat 8 dakika</strong></h3>

<p>Araştırmada İstanbulluların günlük dijital eğlence içeriklerine ayırdığı süre de hesaplandı. Buna göre katılımcıların dijital eğlence içeriklerine günlük ortalama 3 saat 8 dakika ayırdığı belirlendi.</p>

<p>İş, uyku, yemek ve çocuk bakımı dışında kalan günlük serbest zamanın ortalaması ise 3 saat 44 dakika olarak hesaplandı. Araştırmada, dijital eğlence için ayrılan süre ile toplam serbest zaman arasındaki farkın sınırlı olduğu görüldü.</p>

<p>İstanbul Barometresi’nin temmuz ayı çalışmasında İstanbul’da kültür-sanat alışkanlıkları, kültürel etkinliklere katılımın önündeki engeller, ekonomik koşullar nedeniyle yapılan harcama kısıntıları ve dijital eğlence tercihleri birlikte ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-kultur-sanat-aliskanliklari-degisiyor-en-fazla-kisinti-kafe-ve-restoranlarda</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-kultur-sanat-aliskanliklari-degisiyor-en-fazla-kisinti-kafe-ve-restoranlarda.png" type="image/jpeg" length="19121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı: 81 ilde dezenformasyona karşı kampanya başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskanligi-81-ilde-dezenformasyona-karsi-kampanya-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskanligi-81-ilde-dezenformasyona-karsi-kampanya-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, dezenformasyon ve dijital manipülasyona karşı 81 ilde açık hava kampanyası başlattı. Kampanyada vatandaşlara bilgiyi paylaşmadan önce kaynağını doğrulama çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı <strong>İletişim Başkanlığı </strong>bünyesindeki <strong>Dezenformasyon</strong>la Mücadele Merkezi, yanlış ve yanıltıcı bilgilere karşı yürüttüğü çalışmaları 81 ilde başlatılan açık hava kampanyasıyla sürdürüyor. Kampanya kapsamında hazırlanan mesaj ve görseller, Türkiye genelindeki meydan, cadde ve açık hava alanlarında vatandaşlarla buluşturulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kampanyada üç başlık öne çıktı</strong></h2>

<p>Dezenformasyonla mücadele kapsamında hazırlanan kampanyada vatandaşların dijital ortamda karşılaştıkları bilgileri sorgulamasına yönelik mesajlara yer verildi.</p>

<p>Çalışmada, “Dur, Düşün, Sorgula: Paylaşım yapmadan önce bilginin kaynağını doğrula”, “Gerçeğe Bak: Gösterilen algıya değil, somut hakikate odaklan” ve “Eksik Bilgiye Dikkat: Yarım ve eksik bilginin yanlış algı ürettiğini unutma” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Kampanyayla medya ve bilgi okuryazarlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların dijital platformlarda karşılaştıkları içeriklere karşı daha dikkatli yaklaşmasının sağlanması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Çalışmalar 7/24 sürdürülüyor</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı <strong>Burhanettin Duran</strong>, dezenformasyonla mücadelenin yalnızca kurumsal çalışmalarla sınırlı olmadığını belirtti. Duran, vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasının önemine dikkati çekerek Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin çalışmalarını 7 gün 24 saat sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Duran, dezenformasyonun günümüzde bilgi kirliliğinin ötesinde bir güvenlik konusu haline geldiğini belirterek merkezin yanlış bilgileri tespit etme ve kamuoyunu doğru bilgilendirme çalışmalarına devam ettiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Mesaj ve görseller açık hava mecralarında yer alacak</strong></h3>

<p>Kampanya kapsamında hazırlanan özel içeriklerin Türkiye genelindeki meydan, cadde ve çeşitli açık hava mecralarında vatandaşların karşısına çıkarılması planlanıyor.</p>

<p>Çalışmayla bilgi kirliliği, manipülasyon ve provokasyonlara karşı toplumsal farkındalığın artırılması amaçlanıyor. Kampanyanın, vatandaşların bilgi kaynağını kontrol etmesi ve paylaşım yapmadan önce içerikleri sorgulaması konusunda farkındalık oluşturması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Duran’dan vatandaşlara çağrı</strong></h3>

<p>Burhanettin Duran, dezenformasyonun etkilerinin azaltılmasında vatandaşların bilinçli hareket etmesinin önem taşıdığını belirtti. Duran, doğru bilgiye ulaşma hakkının korunması ve manipülatif içeriklerin etkisinin azaltılması için devlet kurumlarının çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.</p>

<p>Duran, bu süreçte toplumun sağduyusunun ve bilgiye yaklaşım biçiminin de önemli olduğunu ifade ederek dezenformasyonla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini bildirdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Dezenformasyon, günümüzde sadece bir bilgi kirliliği değil, doğrudan bir millî güvenlik meselesidir.<br />
<br />
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, vatandaşlarımızın doğru bilgiye ulaşma hakkını korumak ve manipülasyonlara karşı kalkan olmak amacıyla,… <a href="https://t.co/jDPsqtM84E" rel="nofollow">pic.twitter.com/jDPsqtM84E</a></p>
— Burhanettin Duran (@burhanduran) <a href="https://x.com/burhanduran/status/2092154260397895966?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskanligi-81-ilde-dezenformasyona-karsi-kampanya-baslatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cumhurbaskanligi-iletisim-baskanligi-dezenformasyona-karsi-hakikat-seferberligi-baslatti.png" type="image/jpeg" length="19980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Nükleer enerji yarışmasında 42 takım finale kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-nukleer-enerji-yarismasinda-42-takim-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-nukleer-enerji-yarismasinda-42-takim-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması’nda 192 başvuru arasından 42 takım finale kaldı. Final sunumları 1-4 Eylül’de TENMAK İstanbul Çekmece yerleşkesinde yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı</strong> tarafından <strong>TEKNOFEST</strong> teknoloji yarışmaları kapsamında düzenlenen <strong>Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması</strong>’nda final aşamasına geçildi. Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki teknolojik kapasitesini geliştirmeyi ve genç araştırmacıların bu alandaki çalışmalarını desteklemeyi amaçlayan yarışmada <strong>42 takım </strong>finale kaldı.</p>

<h2><strong>192 takım yarışmaya başvurdu</strong></h2>

<p>Bu yıl üçüncüsü düzenlenen yarışmaya 15’i yurt dışından olmak üzere toplam 192 takım başvuru yaptı. Başvuruların değerlendirilmesinin ardından 97 takım Final Değerlendirme aşamasına geçti.</p>

<p>Final Değerlendirme Raporlarını 76 takım teslim etti. Yapılan son değerlendirmeler sonucunda ise 42 takım final sunumlarına katılmaya hak kazandı.</p>

<p>Finale kalan takımların 4’ünü okul takımları, 18’ini lisans takımları ve 20’sini profesyonel takımlar oluşturdu. Yurt dışından başvuran takımlar arasında Bangladeş’ten 2, Özbekistan’dan 1 ve Endonezya’dan 1 takım da finale kaldı.</p>

<h3><strong>Final sunumları TENMAK’ta yapılacak</strong></h3>

<p>Finale kalan 42 takım, <strong>1-4 Eylül</strong> tarihlerinde <strong>Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu</strong>’nun İstanbul Çekmece yerleşkesinde projelerini jüriye sunacak.</p>

<p>Yarışma, üç ana kategori altında toplam 10 farklı kategoride gerçekleştirilecek. Katılımcılardan özellikle Küçük Modüler Reaktör ve Mikro Modüler Reaktör gibi modüler sistemler ile çok amaçlı kullanıma uygun yenilikçi araştırma reaktörleri üzerine tasarımlar geliştirmeleri bekleniyor.</p>

<p>Final sunumlarının ardından yapılacak değerlendirmeler sonucunda 10 kategoride toplam 14 takım ödül almaya hak kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ödüller TEKNOFEST Güneydoğu’da verilecek</strong></h3>

<p>Yarışmada dereceye giren takımların ödülleri, 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa’da düzenlenecek <strong>TEKNOFEST</strong> kapsamında sahiplerine teslim edilecek.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı <strong>Alparslan</strong> <strong>Bayraktar</strong> da yarışmanın final aşamasına kalan gençleri tebrik etti. Bayraktar, final sunumlarına katılacak takımlara başarı dileyerek gençlerin nükleer enerji alanındaki çalışmalarının Türkiye’nin enerji hedeflerine katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Genç araştırmacılar nükleer enerjiye odaklandı</strong></h3>

<p>Yarışma kapsamında gençlerin nükleer enerji teknolojilerine yönelik yenilikçi projeler geliştirmesi hedefleniyor. Bu yılki başvurular, farklı eğitim ve meslek gruplarından takımların yarışmaya gösterdiği ilgiyi ortaya koydu.</p>

<p>Final aşamasına kalan takımlar, hazırladıkları tasarımları eylül ayının ilk günlerinde değerlendirme kuruluna sunacak. Yarışmanın sonuçları ise final değerlendirmelerinin tamamlanmasının ardından belirlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-nukleer-enerji-yarismasinda-42-takim-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nukleer-enerji-teknolojileri-tasarim-yarismasi-icin-geri-sayim-suruyor.png" type="image/jpeg" length="59386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kabine bugün Ahlat’ta toplanacak: Erdoğan ve Bahçeli bir araya gelecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kabine-bugun-ahlatta-toplanacak-erdogan-ve-bahceli-bir-araya-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kabine-bugun-ahlatta-toplanacak-erdogan-ve-bahceli-bir-araya-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat’ta toplanacak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin gündeminde “Terörsüz Türkiye” sürecindeki son gelişmelerin olması bekleniyor. Programa katılacak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da baş başa görüşmesi öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü etkinlikleri Bitlis’in Ahlat ilçesinde devam ederken, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi de bugün Ahlat’taki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplanacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık edeceği toplantının gündeminde PKK’nin silah bırakma sürecindeki son gelişmelerin bulunması bekleniyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de Ahlat’taki programa katılması ve Erdoğan ile baş başa görüşmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Kabine Ahlat’ta toplanacak</strong></h2>

<p>Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinlikler bugün de devam edecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı programın ardından Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Ahlat’taki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplanacak.</p>

<p>Kabine toplantısının ardından Erdoğan’ın toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklama yapması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kabinenin gündeminde PKK’nin silah bırakma süreci var</strong></h3>

<p>Toplantının ana gündem maddelerinden birinin, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreçte gelinen aşama olması bekleniyor.</p>

<p>Meclis’te kabul edilen düzenlemenin ardından PKK’nin fesih ve silah bırakma sürecinde yaşanan gelişmelerin Kabine toplantısında değerlendirilmesi bekleniyor. Sahadaki son durumun yanı sıra sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin gelişmelerin de ele alınacağı öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Erdoğan ve Bahçeli Ahlat’ta bir araya gelecek</strong></h3>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü kapsamında Ahlat’ta düzenlenecek programa katılacak.</p>

<p>Erdoğan ile Bahçeli’nin program kapsamında baş başa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor. Görüşmede, “Terörsüz Türkiye” sürecindeki son gelişmelerin yanı sıra siyasi gündemin de değerlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Erdoğan’ın toplantı sonrası açıklama yapması bekleniyor</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin Ahlat’taki toplantısının ardından gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı açıklamalara çevrilecek. Erdoğan’ın Kabine gündemindeki başlıklara ve süreçteki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kabine-bugun-ahlatta-toplanacak-erdogan-ve-bahceli-bir-araya-gelecek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kabine-ahlat-ta-toplanacak-erdogan-ve-bahceli-bir-araya-gelecekjpg.webp" type="image/jpeg" length="23348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı: 16’sı kırmızı bültenle aranan 60 suçlu Türkiye’ye getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-16si-kirmizi-bultenle-aranan-60-suclu-turkiyeye-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-16si-kirmizi-bultenle-aranan-60-suclu-turkiyeye-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlunun farklı ülkelerden yakalanarak Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, hakkında arama kararı bulunan ve <strong>yurt dışı</strong>nda olduğu belirlenen 60 kişinin yürütülen çalışmalar sonucunda yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Çalışmaların, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen iş birliği kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>60 aranan kişi Türkiye’ye getirildi</strong></h2>

<p>Bakanlığın paylaşımına göre Türkiye’ye getirilen kişilerden 16’sı kırmızı bültenle uluslararası seviyede, 44’ü ise ulusal seviyede aranıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakalanan kişilerin Gürcistan, Yunanistan, Almanya, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya’dan Türkiye’ye iade edildiği bildirildi.</p>

<p>En fazla iadenin 43 kişiyle Gürcistan’dan gerçekleştirildiği, Yunanistan’dan 5, Almanya ve Birleşik Krallık’tan 2’şer kişinin getirildiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Farklı birimlerin çalışmalarıyla takip edildi</strong></h3>

<p>Yurt dışında bulunan ve haklarında arama kararı olan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların Emniyet Genel Müdürlüğü <strong>Interpol-Europol </strong>Daire Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı görevlilerinin koordinasyonuyla sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p><strong>Operasyon</strong> ve takip süreçlerinde Kaçakçılık ve <strong>Organize Suçlarla Mücadele</strong>, <strong>İstihbarat</strong>, Narkotik Suçlarla Mücadele, <strong>Siber</strong>, <strong>Asayiş</strong> ve Terörle Mücadele birimlerinin de görev aldığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Uluslararası iş birliğiyle iadeleri sağlandı</strong></h3>

<p>Bakanlık açıklamasında, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan kişilerin izlerinin ilgili birimlerin çalışmalarıyla takip edildiği belirtildi.</p>

<p>İlgili ülkelerin kolluk kuvvetleriyle yapılan ortak çalışmalar sonucunda yakalanan kişilerin Türkiye’ye iadelerinin gerçekleştirildiği kaydedildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini bildirdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🔴 Kırmızı Bültenle Aranan 16,<br />
❌ Ulusal Seviyede Aranan 44 suçlu,<br />
<br />
Gürcistan(43), Yunanistan(5) Almanya(2), Birleşik Krallık(2), Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya'dan ülkemize geri getirildi.<br />
<br />
🔴 Kırmızı bültenle uluslararası… <a href="https://t.co/cFe842W1mi" rel="nofollow">pic.twitter.com/cFe842W1mi</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2092160047124017157?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-16si-kirmizi-bultenle-aranan-60-suclu-turkiyeye-getirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/16si-kirmizi-bultenle-aranan-60-suclu-turkiyeye-getirildi.png" type="image/jpeg" length="23274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den genişlemede 4 ayaklı reform stratejisi: "Birliğin için Truva Atı almamalıyız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-genislemede-4-ayakli-reform-stratejisi-birligin-icin-truva-ati-almamaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-genislemede-4-ayakli-reform-stratejisi-birligin-icin-truva-ati-almamaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Birliğin genişleme politikasını yeni küresel ve jeopolitik dinamiklere uyarlamak amacıyla kapsamlı bir reform paketi üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de düzenlenen konferansta konuşan Kos; iç kurumsal reformlar, demokratik güvenceler, kademeli entegrasyon ve geçiş tedbirleri olmak üzere 4 temel başlığın masada olduğunu vurgulayarak, "Truva atlarını içeri almamamız gerekiyor" uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_bcecd728bf1bef65-172">Euronews'in aktardığı bilgilere göre, Zagreb'deki Hırvatistan Büyükelçiler Konferansı'nda hitap eden Marta Kos, aday ülkelerin müzakere süreçlerinin son aşamasına yaklaştığı bir dönemde AB'nin de kendi kurumsal yapısını yeni katılımlara hazırlaması gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Genişleme politikasında 4 temel ayak</strong></h2>

<p>Genişleme mimarisinin güncellenmesi gerektiğini ifade eden Kos, AB liderlerine sunulacak önerilerin 4 ana başlık altında toplandığını kaydetti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>AB antlaşmalarında köklü bir değişikliğe gitmeden, kriz dönemlerinde karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve tek bir üyenin veto yetkisiyle tüm Birliği kilitleyebildiği alanların daraltılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni üyelerin tam katılım sonrasında hukukun üstünlüğü ve demokratik normlardan sapmasını engelleyecek caydırıcı denetim mekanizmalarının kurulması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aday ülkelere üyelik öncesinde belirli ekonomik ve kurumsal sektörlerde somut avantajlar sağlayan aşamalı geçiş modellerinin hayata geçirilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni üyeliklerin Birlik bütçesi, tek pazar dengeleri ve kurumlar üzerindeki etkilerini yönetmek üzere geçiş protokollerinin uygulanması.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>"Ne bugün ne de gelecekte Truva Atı istemiyoruz"</strong></h3>

<p id="p-rc_bcecd728bf1bef65-173">Yeni katılan ülkelerin sonradan Birlik değerlerinden uzaklaşmasını önleyecek mekanizmaların şart olduğunu vurgulayan Kos, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"AB'nin daha fazla üyeyle birlikte kriz dönemlerinde çok daha hızlı ve işlevsel hareket edebilmesi gerekiyor. Karar alma mekanizmalarında tek bir ülkenin diğerlerini kilitleyebildiği pürüzleri en aza indirmeliyiz.</i></p>

<p><i>Yeni üyelerin demokratik standartlardan ve hukukun üstünlüğünden geriye gidişini önleyecek güçlü güvencelere ihtiyacımız var. Birliğin içine 'Truva atlarını' almamamız gerekiyor; ne bugün ne de 10 ya da 20 yıl sonra."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Ya hep ya hiç" anlayışı bitiyor</strong></h3>

<p id="p-rc_bcecd728bf1bef65-174">Klasik üyelik modellerinin esnetilmesi gerektiğine dikkat çeken Kos, aday ülkeleri on yıllarca dışarıda bekletmek yerine süreç ilerledikçe fayda sağlayan dinamik bir modele geçilmesini savundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Genişleme sürecinde 'ya hep ya hiç' yaklaşımından artık uzaklaşmalıyız. Aday ülkelere tam üyelik öncesinde de somut kazanımlar sunacak kademeli entegrasyon formüllerini geliştirmeliyiz. Aynı zamanda AB bütçesinin, yeni katılımların ardından da Birliğin stratejik önceliklerini eksiksiz finanse edebilecek mali dayanıklılıkta tutulması şarttır."</i></p>
</blockquote>

<p>AB Komisyonunun genişleme reformlarına ilişkin ayrıntılı teklif paketini, <strong>15-16 Ekim 2026</strong> tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan AB Liderler Zirvesi öncesinde resmi olarak üye ülkelerin değerlendirmesine sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-genislemede-4-ayakli-reform-stratejisi-birligin-icin-truva-ati-almamaliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/1737997529074-son-haber-muhabir-psd-5-1.jpg" type="image/jpeg" length="12358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’nın güneyinde kasırga oldu: 300 ev zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransanin-guneyinde-kasirga-oldu-300-ev-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransanin-guneyinde-kasirga-oldu-300-ev-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın güneyindeki Aude vilayetinde kasırga etkili oldu. Yaklaşık 300 ev zarar görürken 40 kişi yaralandı, 2 bin hanede elektrik kesintisi yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Frans</strong>a’nın güneyindeki <strong>Aude</strong> vilayetinde etkili olan kasırga, yerleşim bölgelerinde hasara neden oldu. Şiddetli hava olayı nedeniyle çok sayıda ev zarar görürken, bazı yollar ulaşıma kapatıldı ve binlerce hanede elektrik kesintisi meydana geldi.</p>

<h2><strong>Kasırga Pomas kasabasını vurdu</strong></h2>

<p>Aude Valiliğinden yapılan açıklamaya göre <strong>kasırga</strong>, vilayetteki <strong>Pomas</strong> kasabasında etkili oldu. Şiddetli rüzgarın neden olduğu kasırga nedeniyle yaklaşık 300 evde maddi <strong>hasar</strong> meydana geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kasırganın ardından bölgede hasar tespit çalışmalarının yürütüldüğü bildirildi. Evlerin yanı sıra çevredeki altyapı ve ulaşım noktalarında da olumsuzluklar yaşandı.</p>

<h3><strong>40 kişi yaralandı</strong></h3>

<p>Vilayet genelinde kasırga nedeniyle meydana gelen olaylarda 40 kişi yaralandı. Yaralılardan 2’sinin durumunun ağır olduğu belirtildi.</p>

<p>Şiddetli hava koşullarının etkisiyle yaklaşık 2 bin hanede elektrik kesintisi yaşandı. Bazı yolların da güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatıldığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Korsika’da yıldırım yangına neden oldu</strong></h3>

<p>Fransa’nın güneyindeki <strong>Korsika Adası</strong>’nda da olumsuz hava koşulları nedeniyle başka bir olay meydana geldi. Ajaccio kenti yakınlarında yıldırım düşmesi sonucu yangın çıktı.</p>

<p>Yangının etkili olduğu bölgeden yaklaşık 200 kişinin tahliye edildiği bildirildi. Ekiplerin yangına müdahale çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Güney bölgeleri için şiddetli rüzgar uyarısı yapılmıştı</strong></h3>

<p>Fransız meteoroloji ajansı <strong>Meteo-France</strong>, ülkenin özellikle güney kesimlerinde etkili olması beklenen şiddetli rüzgarlara karşı daha önce uyarıda bulunmuştu.</p>

<p>Aude ve çevresinde yaşanan kasırganın ardından bölgede hava koşullarının etkileri takip edilirken, yetkililerin hasar ve güvenlik çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransanin-guneyinde-kasirga-oldu-300-ev-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransanin-guneyinde-etkili-olan-kasirga-hasara-yol-acti.png" type="image/jpeg" length="33486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel: "Emeklilik bir maliyet konusu değil temel bir haktır, piyasanın konusu haline geldi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-ferit-serkan-ongel-emeklilik-bir-maliyet-konusu-degil-temel-bir-haktir-piyasanin-konusu-haline-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-ferit-serkan-ongel-emeklilik-bir-maliyet-konusu-degil-temel-bir-haktir-piyasanin-konusu-haline-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal politikalar uzmanı Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel, Türkiye'deki mevcut emeklilik politikalarını ve sosyal güvenlik sistemindeki yapısal dönüşümü değerlendirdi. 1999, 2007 ve 2008 yıllarında hayata geçirilen reformlarla sosyal kazanımların piyasalaştırıldığını belirten Öngel; Türkiye'de en zengin yüzde 1'lik kesimin milli gelirin beşte birini elde ettiğine, çalışanların erken vergi dilimleriyle ezildiğine ve gençlerin emeklilik umudunu yitirdiğine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_307b98313f69b294-80">Sosyal politikalar uzmanı Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel, YENİ Parti tarafından İstanbul Güngören'de düzenlenen "Emek Buluşması" programının ardından Türkiye'deki sosyal güvenlik ve emeklilik politikalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öngel, sosyal güvenliğin bir "bütçe açığı ya da kara delik" olarak görülmesinin sistemi emekliyi yoksullaştıran bir mekanizmaya dönüştürdüğünü vurguladı.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel: " bir="" de="" emeklilik="" konusu="" maliyet="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dc612329-ec54-4cd8-b5a5-7d66f0b511e9.png" /></p>

<h2><strong>"Sosyal güvenlik harcamaları kısılarak sermayeye transfer ediliyor"</strong></h2>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-81">1999, 2007 ve 2008 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerin emeklilik sistemini insanca yaşama standartlarından uzaklaştırdığını kaydeden Prof. Dr. Öngel, ANKA Haber Ajansı'ndan Beril Kaleli'ye şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_307b98313f69b294-82"><i>"Türkiye'nin en temel meselelerinden biri, emeklilik hakkını da kapsayan sosyal güvenlik alanında yaşanan dönüşümdür. Toplumun geçmişten gelen en temel kazanımlarının giderek kaybolduğu ve aslında piyasanın konusu haline geldiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Emeklilik, priminin tamamen bireylerin kendileri tarafından karşılandığı bir katkı modeline evrildi.</i></p>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-83"><i>Bu dönüşümün temel mantığı; devletlerin sosyal güvenlik harcamalarını kısarak oradan elde ettikleri tasarrufları geniş sermaye kesimlerine transfer edebilecekleri bir mekanizma inşa etmeleridir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sosyal güvenlik 'açık' değil, bir 'hak' meselesidir"</strong></h3>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-84">Yıllarca sürdürülen "sosyal güvenlik kara deliği" söylemini eleştiren Öngel, devletin önceliğinin bütçe dengesi değil yurttaşın refahı olması gerektiğinin altını çizdi:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_307b98313f69b294-85"><i>"Sosyal güvenlik kara delik diye yıllarca ana akım tarafından propaganda yapıldı. Geldiğimiz noktada esas sorun, emeklinin hayatını idame ettiremediği, emeklisinin yoksul olduğu bir toplumsal formdur. Bir devletin 'sosyal güvenlikte açık vermiyoruz' diyerek övüneceği bir durum olamaz; çünkü sosyal güvenlik bir açık meselesi değil, anayasal bir hak meselesidir.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-86"><i>Sosyal güvenlik yalnızca primlerle değil, devletin bütçe destek politikalarıyla yürütülmelidir. Kaynakları toplumun geniş kitlelerinin refahını sağlayacak şekilde dağıtan, sosyal güvenliği bir maliyet kalemi olarak değil bir öncelik olarak gören kamusal bir yaklaşıma ihtiyaç var."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yüzde 1'lik kesim milli gelirin 5'te 1'ini alıyor"</strong></h3>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-87">Gelir dağılımındaki uçuruma ve vergi sistemindeki adaletsizliğe dikkat çeken Öngel, yeni kuşakların yaşadığı hak kaybını şu sözlerle özetledi:</p>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-88">Türkiye'de nüfusun yüzde 1'lik en üst gelir grubunun, toplam milli gelirin 4'te 1'i ila 5'te 1'ini elde eder hale geldiği belirten Öngel kurumların yüksek sermaye gruplarını kolladığı, ücretli çalışanların ise yılın çok erken aylarında üst vergi dilimlerine girerek ağır bir vergi yükü altında kaldığı kaydetti.</p>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-90">Öngel yeni jenerasyonun bir önceki kuşağın sahip olduğu kazanılmış haklardan mahrum kaldığı ve gençlerin emeklilik umudunu büyük ölçüde yitirdiği ifade etti.</p>

<h3><strong>"Toplumun kurtarıcılara değil, örgütlü dayanışmaya ihtiyacı var"</strong></h3>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-91">Emeklilerin yürüttüğü hak mücadelesinin tüm toplumun geleceğini ilgilendirdiğini belirten Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel, örgütlenme çağrısında bulunarak sözlerini tamamladı:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_307b98313f69b294-92"><i>"Örgütlü toplumlar haklarından bu kadar kolay vazgeçmezler. Bugün Türkiye'de sendikaların büyük oranda sessiz kaldığı, yalnızca birkaç sendikanın ses çıkarabildiği ve geniş kesimlerin örgütlü kanallardan yoksun bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz.</i></p>

<p id="p-rc_307b98313f69b294-93"><i>İnsanlar tek tek kişilere inanarak sorunların kurtarıcılar üzerinden çözüleceğini düşünüyor. Oysa toplumun güvenebileceği en temel güç birbirleridir; örgütlü mücadele ve dayanışmadır. Haklara yeniden sahip çıkmanın yolu bu dayanışmayı hatırlamaktan geçiyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-ferit-serkan-ongel-emeklilik-bir-maliyet-konusu-degil-temel-bir-haktir-piyasanin-konusu-haline-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/20210508-emekli-a-a.jpg" type="image/jpeg" length="58823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da kanola üretiminde destek dönemi: 443 üreticiye yüzde 50 hibe]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-kanola-uretiminde-destek-donemi-443-ureticiye-yuzde-50-hibe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-kanola-uretiminde-destek-donemi-443-ureticiye-yuzde-50-hibe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin 2025-2026 üretim sezonunda yüzde 50 hibe ile sağladığı kanola tohumu desteğinden 443 üretici yararlandı. Dağıtılan 1200 torba kanola tohumu, yaklaşık 24 bin dekar tarım arazisinde üretime dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara </strong>Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) k<strong>anola tohumu desteği </strong>kapsamında 2025-2026 üretim sezonunda Polatlı, Sincan ve Haymana'daki üreticilere yüzde 50 hibe yöntemiyle toplam 1200 torba tohum dağıtıldı. Destek kapsamında Ankara genelinde yaklaşık 24 bin dekar alanda kanola üretimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Hasat döneminde üreticilerin tarlalarında yapılan saha incelemelerinde bitki gelişimi, yetiştiricilik uygulamaları, verim ve ürün kalitesine ilişkin çalışmalar gerçekleştirildi. Destek kapsamında üreticilerin alternatif ürünlere yönelmesi ve tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması hedeflendi.</p>

<h2><strong>Ankara'da kanola tohumu desteği yüzde 50 hibe ile verildi</strong></h2>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen kanola tohumu desteği, 2025-2026 üretim sezonunda üç ilçedeki üreticilere ulaştırıldı. Polatlı, Sincan ve Haymana'da toplam 443 üreticiye yüzde 50 hibe ile 1200 torba kanola tohumu dağıtıldı.</p>

<p>Dağıtılan tohumlar yaklaşık 24 bin dekar tarım arazisinde toprakla buluşturuldu. Üretim alanlarında yapılan kontrollerde bitkilerin gelişim durumu, yetiştiricilik uygulamaları, verim ve ürün kalitesi yerinde incelendi.</p>

<h3><strong>Çiftçimiz dekar başına 14 milyar lira gelir elde etti</strong></h3>

<p>ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu, belediye tarafından Türkiye'de ilk kez kanola desteği sağlandığını belirtti.</p>

<p>Zobu, şu ifadeleri kullandı: </p>

<blockquote>
<p>"Polatlı, Sincan ve Haymana ilçelerimizde 2025 yılı eylül ayında kanola tohumu ekimini gerçekleştirdik. Kanola bitkisinin su tüketimi az olduğu için tercih ediliyor. Türkiye’de ilk defa bir belediye olarak bunun desteğini yaptık ve bugün de hasatlarını gerçekleştirdik. Maksimum üç kez sulamayla maksimum verim elde edebiliyorlar. Çiftçimiz dekar başına 14 bin lira gelir elde etti. Biz bu yıl için de ihalemizi gerçekleştirdik. İnşallah eylülün ilk haftası yüzde 50 hibe ile desteklerimizi gerçekleştireceğiz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kanola üretiminde en büyük pay Polatlı'nın</strong></h3>

<p>Kanola tohumu desteğinin en büyük bölümü Polatlı'daki üreticilere sağlandı. İlçede 407 üreticiye 1099 torba tohum dağıtıldı ve yaklaşık 21 bin 980 dekarlık alanda kanola üretimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Sincan'da 25 üreticiye 66 torba kanola tohumu verildi. Bu destekle yaklaşık 1320 dekarlık alanda üretim yapıldı. Haymana'da ise 11 üreticiye 34 torba tohum dağıtıldı ve yaklaşık 680 dekarlık tarım alanında kanola üretimi gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>24 bin dekar alanda kanola üretimi </strong></h3>

<p>Ankara genelinde yaklaşık 24 bin dekarlık tarım alanında kanola üretimi yapıldı. Üretim sezonu boyunca tarlalarda gerçekleştirilen kontrollerle bitkilerin gelişimi ve yetiştiricilik uygulamaları takip edildi.</p>

<p>Hasat dönemindeki saha çalışmalarında ise elde edilen verim ve ürün kalitesine ilişkin sonuçlar ekipler tarafından yerinde incelendi. Böylece kanola tohumu desteği kapsamında üretim sürecinin farklı aşamalarında saha kontrolleri gerçekleştirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-kanola-uretiminde-destek-donemi-443-ureticiye-yuzde-50-hibe</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ankarada-kanola-uretiminde-destek-donemi.png" type="image/jpeg" length="74502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osman Kavala davasında AİHM kararı açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osman-kavala-davasinda-aihm-karari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osman-kavala-davasinda-aihm-karari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan Osman Kavala'nın dosyasına ilişkin kararını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi</strong> (<strong>AİHM</strong>) Büyük Dairesi, 2017 yılından bu yana cezaevinde bulunan <strong>Osman Kavala</strong>'nın ikinci başvurusunu karara bağladı.</p>

<p>25 Ağustos Salı günü açıklanan karar, Fransa'nın Strazburg kentindeki İnsan Hakları Binası'nda gerçekleştirilen kamuya açık oturumda duyuruldu.</p>

<p>Cumhuriyet'in haberine göre Büyük Daire, Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kararı AİHM Başkanı Mattias Guyomar açıkladı.</p>

<h2><strong>"Osman Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalı"</strong></h2>

<p>Guyomar, "Karar, tespit edilen ihlallerin ciddiyeti göz önüne alındığında, davalı devletin başvuranın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmektedir" ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte, AİHM Başkanı, Türkiye'nin Osman Kavala'ya tazminat ödemesini de hükmetti</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cumhuriyet.com.tr</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osman-kavala-davasinda-aihm-karari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/24saatsondak-273.gif" type="image/jpeg" length="86953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 ilde eş zamanlı terör operasyonu: 14 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-es-zamanli-teror-operasyonu-14-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-es-zamanli-teror-operasyonu-14-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 4 ilde DEAŞ’ın finansal yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı. 20 adreste yapılan aramalarda dijital materyal ve dokümanlara el konuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong> merkezli yürütülen soruşturma kapsamında terör örgütü DEAŞ’ın finansal yapılanmasına yönelik operasyon gerçekleştirildi. İstanbul’un yanı sıra <strong>Kocaeli</strong>, <strong>Adana</strong> ve <strong>Adıyaman</strong>’da düzenlenen operasyonlarda 14 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>20 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından DEAŞ’ın finansal yapılanmasına ilişkin çalışma başlatıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, çatışma bölgelerinde öldürülen örgüt mensuplarına finansman sağladığı ve DEAŞ adına para topladığı belirlenen Serdar Soylu ile örgüte para transferi gerçekleştirdiği tespit edilen kişiler takip edildi.</p>

<p>Elde edilen bilgiler doğrultusunda 15 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.</p>

<h3><strong>14 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Gözaltı</strong> kararlarının ardından İstanbul’da 17, Kocaeli, Adana ve Adıyaman’da ise birer adres olmak üzere toplam 20 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Operasyonlarda 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. <strong>Şüpheli</strong>lerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konuldu.</p>

<h3><strong>1 şüphelinin yakalanması için çalışma sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan 15 şüpheliden 1’inin firari olduğu belirlendi. Söz konusu şüphelinin yakalanması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerle ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-es-zamanli-teror-operasyonu-14-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbul-merkezli-4-ilde-deasa-yonelik-operasyonda-14-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="50577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kripto para piyasasında Bitcoin hareketliliği: 4 milyar dolarlık pozisyon silindi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kripto-para-piyasasinda-bitcoin-hareketliligi-4-milyar-dolarlik-pozisyon-silindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kripto-para-piyasasinda-bitcoin-hareketliligi-4-milyar-dolarlik-pozisyon-silindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin yeniden 80 bin dolar seviyesinin üzerine çıkarken kripto para piyasasının toplam değeri 2 trilyon 700 milyar dolara ulaştı. Bitcoin son 24 saatte yüzde 4'ten fazla değer kazanırken, düşüş yönlü vadeli işlemlerde 4 milyar dolardan fazla pozisyon tasfiye edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bitcoin </strong>öncülüğünde<strong> kripto para piyasasında</strong> son dönemin güçlü yükselişlerinden biri yaşandı. Bitcoin'in 80 bin dolar eşiğini yeniden aşmasıyla birlikte küresel kripto para piyasasının toplam değeri son 24 saatte yüzde 3,44 artarak 2 trilyon 700 milyar dolara yükseldi.</p>

<p>CoinMarketCap verilerine göre Bitcoin, son 24 saatte yüzde 4'ten fazla değer kazandı. TSİ 08.20 itibarıyla 80 bin 545 dolardan işlem gören Bitcoin'in haftalık değer artışı yüzde 26'ya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bitcoin 80 bin dolar seviyesini yeniden aştı</strong></h2>

<p>Bitcoin'in fiyatındaki yükseliş son günlerde hız kazandı. Son 24 saatte yüzde 4'ten fazla değer kazanan kripto para, 80 bin 545 dolar seviyesine çıktı.</p>

<p>Bitcoin ağustos ayında yüzde 28 değer kazanırken, Kasım 2024'ten bu yana en yüksek aylık kazancına yöneldi. Piyasa değeri açısından ikinci sırada bulunan Ethereum da yaklaşık yüzde 1 yükselerek 2 bin 503 dolar seviyesine ulaştı.</p>

<h3><strong>Kripto para piyasasında 4 milyar dolarlık tasfiye</strong></h3>

<p>Kripto para piyasasındaki yükselişin hızlanmasında vadeli işlemlerdeki pozisyonların tasfiyesi de etkili oldu. Bitcoin'in geçen hafta üç gün içerisinde yüzde 20'den fazla değer kazanmasının ardından düşüş yönlü pozisyonlarda 4 milyar dolardan fazla vadeli işlem tasfiye edildi.</p>

<p>Fiyatların yükselmesiyle short pozisyonların kapanması, piyasanın yukarı yönlü hareketinin hız kazanmasına eşlik etti. Böylece Bitcoin'deki yükseliş kripto para piyasasının genel değerinde de artış oluşturdu.</p>

<h3><strong>ABD Hazine Bakanı Bessent'in açıklamaları takip edildi</strong></h3>

<p>Kripto para piyasasındaki hareketlilikte makroekonomik gelişmeler de gündeme geldi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ülkenin uzun vadeli devlet tahvili geri alımlarını iki katına çıkaracağını açıkladı.</p>

<p>Bu adımın ardından tahvil faizlerinde kısa süreli düşüş yaşanırken riskli varlıklara yönelik talep yeniden arttı. Küresel enflasyon ve yükselen kamu borçlarına ilişkin endişelerin de arzı sınırlı varlıklara yönelik ilgiyi artırdığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Bitcoin'de kurumsal talep yeniden arttı</strong></h3>

<p>Kripto para piyasasında kurumsal yatırımcıların Bitcoin'e yönelik ilgisi de arttı. ABD'de işlem gören spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına geçen hafta net 1,92 milyar dolarlık giriş gerçekleşti.</p>

<p>Söz konusu tutarın, Bitcoin'in önceki döngüsünde zirveye ulaştığı ekim ayından bu yana kaydedilen en yüksek haftalık fon girişi olduğu belirtildi.</p>

<p>Buna karşın dünyanın en büyük kurumsal Bitcoin yatırımcısı olarak gösterilen MicroStrategy'nin son iki haftada yeni alım gerçekleştirmemesi dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Kripto para piyasasında temkinli görünüm sürüyor</strong></h3>

<p>Bitcoin'deki hızlı yükselişe rağmen piyasalarda temkinli yaklaşımın korunduğu belirtildi. Bitcoin'in ekim ayından bu yana uzun süreli bir durgunluk yaşadığına dikkat çekilirken, Ocak 2023'teki benzer yükselişin ardından fiyatlarda önce gerileme görüldüğü ve daha sonra 200 günlük hareketli ortalamadan destek alındığı aktarıldı.</p>

<p>Bitcoin, 2008 finansal krizinin ardından bankalar, devletler veya aracılar olmadan çalışabilecek bağımsız bir dijital para sistemi oluşturma hedefiyle geliştirildi. Kripto paranın arzı algoritmik olarak 21 milyon adetle sınırlandırılmış durumda.</p>

<h3><strong>Bitcoin arzı 21 milyon adetle sınırlı</strong></h3>

<p>Piyasada 20 milyondan fazla Bitcoin dolaşımda bulunuyor. Bitcoin'in toplam arzının 21 milyon adetle sınırlandırılması, merkez bankalarının para arzını artırabilme kapasitesiyle karşılaştırılıyor.</p>

<p>Bitcoin'in sınırlı arz yapısı, yatırımcılar tarafından finansal sistemde yaşanabilecek krizlere ve enflasyona karşı bir korunma aracı olarak değerlendiriliyor. Kripto para piyasasındaki son yükselişle birlikte Bitcoin'in haftalık kazancı yüzde 26'ya ulaşırken, toplam piyasa değeri de 2 trilyon 700 milyar dolara çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kripto-para-piyasasinda-bitcoin-hareketliligi-4-milyar-dolarlik-pozisyon-silindi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/kripto-para-piyasasinda-yukselis-bitcoin-71-bin-dolar-sinirini-asti.jpg" type="image/jpeg" length="26592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karahantepe'de 11 bin yıllık heykel bulundu: Bakan Ersoy duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/karahantepede-11-bin-yillik-heykel-bulundu-bakan-ersoy-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/karahantepede-11-bin-yillik-heykel-bulundu-bakan-ersoy-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karahantepe'de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda 11 bin yıllık kompozit heykel bulunduğunu açıkladı. Yaklaşık 70 santimetre yüksekliğindeki eserin leoparın sırtında oturan bir insanı betimlediği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Karahantepe</strong>'de yürütülen arkeolojik kazılarda 11 bin yıllık <strong>kompozit heykel</strong> gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamında gerçekleştirilen 2026 yılı kazılarında bulunan eserin daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip olduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakan Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Karahantepe'deki keşfe ilişkin bilgi verdi. Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaştığı belirtilen heykelin 70 santimetre yüksekliğinde olduğu aktarıldı.</p>

<h2><strong>Karahantepe'de 11 bin yıllık heykel bulundu</strong></h2>

<p>Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen 2026 yılı kazılarında ortaya çıkarılan kompozit heykelin, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip olduğu belirtildi. Heykelin yaklaşık 11 bin yıllık olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserin günümüze kadar korunarak ulaşan yaklaşık 70 santimetre yüksekliğinde bir yapı olduğu bildirildi. Heykelde leoparın sırtında oturan bir insan figürünün betimlendiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>11 bin yıllık kompozit heykelin bulunduğu alan</strong></h3>

<p>Kompozit heykel, 3 metre çapındaki bir yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulundu. Söz konusu yapının zemininin yassı taşlarla kaplı olduğu belirtildi.</p>

<p>Karahantepe'deki kazılarda ortaya çıkarılan eserin, yapının duvarı boyunca uzanan bölümde bulunması keşfin ayrıntıları arasında yer aldı. Heykelin yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaştığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Bakan Ersoy keşfi duyurdu</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda keşfe ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Geleceğe Miras Projemiz kapsamında yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulduk. Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaşan 70 santimetre yüksekliğindeki heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor. Bu özel eser, 3 metre çapında, zemini yassı taşlarla kaplanmış bir yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulundu.</p>

<p>İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni soruların kapısını aralayan keşfin bilim dünyasında geniş yankı uyandıracağına inanıyorum. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum."</p>

<h3></h3>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Karahantepe’de 11 bin yıllık benzersiz bir heykeli gün yüzüne çıkarttık!<br />
<br />
Geleceğe Miras Projemiz kapsamında yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulduk.<br />
<br />
Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaşan… <a href="https://t.co/TOuB5xxrPf" rel="nofollow">pic.twitter.com/TOuB5xxrPf</a></p>
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) <a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2092145042634817809?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h3></h3>

<h3><strong>Geleceğe Miras Projesi kapsamında ortaya çıkarıldı</strong></h3>

<p>11 bin yıllık kompozit heykel, Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı kazıları sırasında bulundu. Kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserin, leoparın sırtında oturan insan figürünü betimlediği aktarıldı.</p>

<p>Yaklaşık 70 santimetre yüksekliğindeki heykelin bulunduğu yapının çapının 3 metre olduğu, zeminin ise yassı taşlarla kaplandığı belirtildi. Eserin yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, paylaşımında keşfe ilişkin olarak Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, kazı heyeti, bilim insanları ve sahada görev yapan ekiplere teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/karahantepede-11-bin-yillik-heykel-bulundu-bakan-ersoy-duyurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/arkeolojik-kazida-11-bin-yillik-kompozit-heykel-bulundu.png" type="image/jpeg" length="36028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AHESEN'den bakanlığa çağrı : "Yeni yönetmelik binlerce ASM çalışanını işsizlikle karşı karşıya bırakıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahesenden-bakanliga-cagri-yeni-yonetmelik-binlerce-asm-calisanini-issizlikle-karsi-karsiya-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahesenden-bakanliga-cagri-yeni-yonetmelik-binlerce-asm-calisanini-issizlikle-karsi-karsiya-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Sağlık Bakanlığı’nın yeni yönetmeliğiyle Aile Sağlığı Merkezleri'nde (ASM) esnek mesainin kaldırılmasının ve grup kriterlerinin değiştirilmesinin binlerce ebe, hemşire ve tıbbi sekreter için işini kaybetme riski doğurduğunu açıkladı. Yetersiz kalan cari gider ödeneklerine ve artan işletme maliyetlerine dikkat çeken Kandemir, eylül ayı öncesinde acil revizyon çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile hekimliği sisteminde yürürlüğe girmesi planlanan yeni mevzuat düzenlemeleri birinci basamak sağlık hizmetlerinde endişe yarattı. AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, A, B ve C grubu aile sağlığı merkezlerinde ek personel istihdamını sağlayan mevcut ödeneğin tehlikeye girdiğini belirterek sahadaki sorunları kamuoyuyla paylaştı.</p>

<h3><strong>"Esnek mesainin kaldırılması ek personel istihdamını tehdit ediyor"</strong></h3>

<p>Yeni yönetmelikteki çalışma saati kriterlerinin karşılanamaması durumunda ASM’lere aktarılan ek ödeneklerin kesilebileceğini vurgulayan Dr. Ahmet Kandemir, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yeni yönetmelikle ASM’lerde esnek mesainin kaldırılması, A, B ve C grubu merkezlerde ek personel çalıştırılmasını sağlayan mevcut sistem açısından ciddi bir kriz yaratabilir. Çalışma saatlerine ilişkin yeni kriterler karşılanamadığında merkezlere sağlanan ek ödenekler kesilecek. Bu durum binlerce ebe, hemşire ve tıbbi sekreterin işsiz kalmasına yol açabilir.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Ödeneğin kesilmesi yalnızca sağlık emekçilerini değil, doğrudan vatandaşın aldığı hizmeti etkileyecektir. Ek personel istihdamının sürdürülememesi, aile sağlığı merkezlerinde verilen hizmetin niteliğini düşürecek ve vatandaşın birinci basamak sağlık hizmetine erişimini ciddi biçimde aksatacaktır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Cari gider ödemeleri artan enflasyonist maliyetleri karşılamıyor"</strong></h3>

<p>ASM’lerin ekonomik sürdürülebilirliğinin hızla zayıfladığına işaret eden Kandemir, maliyet kalemlerindeki artışa dikkat çekti. Kandemir kira, elektrik, doğalgaz/yakıt, tıbbi sarf malzemeleri ve destek personeli giderlerinin hızla arttığı belirterek aile hekimlerine merkezleri idare edebilmeleri için ödenen cari gider desteğinin mevcut enflasyonist artışlar karşısında eridiği ifade etti.</p>

<p>Kandemir, ekonomik baskı altındaki merkezlerin, yeni yönetmelikle doğabilecek ek mali yükleri taşıyamayacağı kaydetti.</p>

<h3><strong>"Eylül ayı öncesi acil düzenleme yapılmalı"</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanlığı'na mağduriyetlerin önlenmesi için açık çağrıda bulunan AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, sözlerini şöyle noktaladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sağlık Bakanlığı’nın uygulama tamamen hayata geçmeden önce aile hekimleri ve ASM çalışanlarını mağdur etmeyecek kapsayıcı bir düzenleme yapmasını talep ediyoruz. Aile sağlığı merkezlerinin sürdürülebilirliği, vatandaşın birinci basamak sağlık hakkı açısından hayati önemdedir. Gerekli önlemler alınmazsa binlerce sağlık çalışanı işini kaybedecek ve ASM’lerde sunulan sağlık hizmetinin kalitesi telafi edilemez şekilde düşecektir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahesenden-bakanliga-cagri-yeni-yonetmelik-binlerce-asm-calisanini-issizlikle-karsi-karsiya-birakiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/tip-bayrami-doktor.webp" type="image/jpeg" length="63204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’nin yeni yaptırım kararına İran’dan yanıt: "Tamamen hazırız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-yeni-yaptirim-kararina-irandan-yanit-tamamen-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-yeni-yaptirim-kararina-irandan-yanit-tamamen-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Ali Madanizadeh, ABD’nin yeni yaptırım paketine karşı hazırlıklı olduklarını belirterek, Tahran’ın ekonomik ve ticari bağlantılarının kesilemeyeceğini savundu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptırımları “en büyük mali saldırı” olarak nitelendirerek İran’ın önünde küresel izolasyon veya ekonomiye yeniden katılma seçeneklerinin bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Ali Madanizadeh, ABD’nin Tahran’ı küresel ekonomiden izole etmeyi amaçlayan yeni yaptırım paketine karşı hazırlıklı olduklarını açıkladı. Madanizadeh, ABD’nin İran’ın mali ve ticari kanallarını tamamen kesemeyeceğini belirterek, farklı senaryolara karşı iki yıllık bir plan hazırladıklarını söyledi.</p>

<p>ABD yönetiminin İran’a yönelik ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırım kararlarının ardından İran’dan ilk açıklama geldi. İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Ali Madanizadeh, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, yaptırımların ülke ekonomisi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>İran: ABD yaptırımlarına karşı hazırlıklıyız</strong></h3>

<p>Madanizadeh, İran hükümetinin ABD yaptırımlarına karşı uzun süredir hazırlık yaptığını belirterek, ülke ekonomisinin karşılaşabileceği farklı senaryolara yönelik iki yıllık bir plan oluşturulduğunu söyledi.</p>

<p>“Bu yaptırımlar bizim için yeni değil” diyen Madanizadeh, küresel mali sistemin ABD’nin İran’ın ekonomik ve ticari kanallarını tamamen kesmesine imkan verecek bir yapıda olmadığını savundu.</p>

<p>İranlı Bakan, ABD’nin geçmişte de benzer girişimlerde bulunduğunu ancak bunların başarısız olduğunu belirterek, <strong>“Bizim de kendi araçlarımız var ve bu oyunun kurallarını biliyoruz”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>İran ekonomisindeki baskıyı kabul etti</strong></h3>

<p>Madanizadeh, yaptırımların İran ekonomisi üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. İranlı Bakan, son dönemde artan enflasyon, döviz baskısı ve ekonomik sorunların halk üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın diğer ülkelerin liderleriyle görüşerek İran’la ekonomik ilişkilerini kesmelerini istemesine de değinen Madanizadeh, İran’ın ekonomik bağlantılarının <strong>“bir veya iki telefon görüşmesiyle”</strong> ortadan kaldırılamayacağını söyledi.</p>

<p>Madanizadeh, finansal işlemlerin ve ticaret yollarının kısıtlanması ihtimaline karşı alternatiflerin hazırlandığını belirtti.</p>

<h3><strong>ABD: İran’ın önünde iki seçenek var</strong></h3>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yeni yaptırım paketini İran’a karşı bugüne kadar uygulanan <strong>“en büyük mali saldırı”</strong> olarak nitelendirdi.</p>

<p>Bessent, ABD’nin İran’ın dünya genelindeki finansal bağlantılarını hedef alacağını açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı da dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı sektörlerine yönelik yeni yaptırım kararları aldı.</p>

<p>Yaklaşık <strong>60 kişi, kuruluş ve geminin</strong> de yaptırım kapsamına alındığı bildirildi.</p>

<p>Bessent, ABD Başkanı Trump’ın dünya liderleriyle görüşerek Tahran’la ekonomik ilişkilerini kesmeleri yönünde özel taleplerde bulunacağını söyledi.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı, İran’ın önünde <strong>“tamamen küresel izolasyon”</strong> veya küresel ekonomiye yeniden katılma seçeneklerinin bulunduğunu savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-yeni-yaptirim-kararina-irandan-yanit-tamamen-haziriz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/65164d48-fb42-488c-9792-6d879aa00c2d.png" type="image/jpeg" length="17081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhammed Yalçın: Bir ev, sayısız fırça darbesi, tek bir hayal]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muhammed-yalcin-bir-ev-sayisiz-firca-darbesi-tek-bir-hayal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muhammed-yalcin-bir-ev-sayisiz-firca-darbesi-tek-bir-hayal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Ulus semtindeki "Yahudi Mahallesi" olarak bilinen bölgede yaşayan 39 yaşındaki doğuştan zihinsel engeli bulunan ressam Muhammed Yalçın, tuval bulamayınca fırçasını yıllardır yaşadığı evin duvarlarına yöneltti. "Tuval yok, bu duvarları yaptım ben" diyen Yalçın, babası Hasan Yalçın ile birlikte resim çalışmalarını ve resimleriyle iç içe yaşadığı evin geleceğine dair kaygılarını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da Yahudi Mahallesi'nde bulunan eski evlerden biri, renkleriyle öne çıkıyor. Evin iç ve dış duvarlarının neredeyse tamamı insan, çiçek, kedi ve uğur böceği figürlerinden oluşan resimlerle kaplı. Muhammed Yalçın, çalışmalarını görmek isteyenlerin her gün evin kapısını çaldığını söyledi.</p>

<p><img alt="Muhammed Yalcin Ressam Haber (10)-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muhammed-yalcin-ressam-haber-10-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yalçın'ın resimle tanışması, okul yıllarında aldığı iş eğitimi sırasında öğretmenlerinin yönlendirmesiyle oldu. Ressam Harun Antakyalı'nın desteğiyle bu alanda ilerleyen Yalçın, Antakyalı ile birlikte okulunun kantin duvarlarını da boyadı. Bu çalışma, okulda bir sergi açılmasına vesile oldu. Antakyalı'nın atölyesinde bir sene çalışan Yalçın, tuval bulamadığı dönemlerde zamanla evin duvarlarını boyamaya başladı.</p>

<h3><strong>"Tuval yok, bu duvarları yaptım ben"</strong></h3>

<p>En çok insan, çiçek, uğur böceği ve kedi figürleri çizdiğini anlatan Yalçın, "Tuval yok, bu duvarları yaptım ben" dedi. En sevdiği renklerin mavi, sarı ve kırmızı olduğunu belirten Yalçın, tuvali olduğunda öğleden akşama kadar ara vermeden çalıştığını, boya sıkıntısı yaşamadığını ancak asıl ihtiyacının tuval olduğunu söyledi.</p>

<h3><img alt="Muhammed Yalcin Ressam Haber (15)-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muhammed-yalcin-ressam-haber-15-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>"Malzeme sıkıntısı var, yer sıkıntısı var, atölye sıkıntısı var"</strong></h3>

<p>Muhammed'in üretme isteğini anlatan baba Hasan Yalçın, "Malzemesi olursa her gün resim yapar. Hiç durmaz. Çok üretir" dedi. Muhammed'in çalışma koşullarına da değinen Yalçın, "Hem malzeme sıkıntısı var hem yer sıkıntısı var hem de atölye sıkıntısı var" diye konuştu. Resmin oğlunun sosyal hayatındaki etkisini anlatan Hasan Yalçın, "Muhammed çok değişti. Eskisinden bu kadar konuşmazdı. Resim yapmaya başladıktan sonra sosyalleşti, insanlarla konuşmaya başladı" ifadelerini kullandı. Hasan Yalçın, Muhammed'in yıllar içinde sergiler açtığını ve çalışmalarının çeşitli haber ve televizyon programlarına konu olduğunu, ancak bu görünürlüğün kalıcı bir desteğe dönüşmediğini söyledi.</p>

<h3><img alt="Muhammed Yalcin Ressam Haber (8) (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muhammed-yalcin-ressam-haber-8-1-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Herkes tanıyor ama kimse somut destek vermiyor</strong></h3>

<p>Evde kiracı olarak yaşadıklarını belirten Hasan Yalçın, tarihi dokusuyla dikkat çeken yapının olası bir kentsel dönüşüm kapsamında yıkılmasından endişe ettiklerini söyledi. Bugüne kadar belediyelerden aradıkları desteği bulamadıklarını kaydeden Yalçın, "Ankara'nın bütün belediye başkanları bunu tanır. Herkes tanır bunu" dedi. Ailenin yaşadığı süreci anlatan Yalçın, "Muhammed için biz her şeye katlanıyoruz ama işte bir yere de varamıyoruz" dedi.</p>

<h3><img alt="Muhammed Yalcin Ressam Haber (12)-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muhammed-yalcin-ressam-haber-12-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Evi korumak ve kalıcı bir iz bırakmak istiyorlar</strong></h3>

<p>Hasan Yalçın, ailenin evin geleceğine ilişkin beklentisini anlatırken, "Bizim amacımız bu evi güçlendirmek ve ayakta tutmak. Muhammed'in burada kalıcı bir izi olsun istiyoruz" dedi. Evin Muhammed için taşıdığı anlama değinen Yalçın, "Burayı bırakamaz. Burayı bıraktığında işi de biter, üretimi de biter. İnsanlar Muhammed'i buradan tanıyor" diye konuştu. Yalçın, ailenin uzun vadeli hayalinin evi belediye desteğiyle korumak ve Muhammed'in eserlerinin yaşatılacağı bir müzeye ya da sanat alanına dönüştürmek olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muhammed-yalcin-bir-ev-sayisiz-firca-darbesi-tek-bir-hayal</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ffeeer.jpg" type="image/jpeg" length="87029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da yasa dışı bahis soruşturması: 13 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-yasa-disi-bahis-sorusturmasi-13-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-yasa-disi-bahis-sorusturmasi-13-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasına yönelik soruşturmada Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ’ye el konuldu. Yaklaşık 17,9 milyar liralık para transferi tespit edilirken 13 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>’da yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ hakkında işlem yapıldı.</p>

<p>Şirket üzerinden 2024-2025 yıllarında yaklaşık 17,9 milyar liralık para transferi gerçekleştirildiği belirlenirken, <strong>soruşturma</strong> kapsamında 13 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>Soruşturmanın kapsamı genişletildi</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından Dinamikpay ve şirket yetkilileri hakkında soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçları kapsamında yürütüldüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>17,9 milyar liralık para transferi tespit edildi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında MASAK raporları, Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez</strong> <strong>Bankası</strong> ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği tespitleri incelendi. Finansal hareket analizleri ve dijital <strong>incelemeler</strong>den elde edilen bulgular da soruşturma dosyasına dahil edildi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, şirketin 2024-2025 döneminde yaklaşık 17,9 milyar liralık para transferi hacmine ulaştığı belirlendi.</p>

<p>Elde edilen verilerin, işlemlerin münferit para hareketlerinden ibaret olmadığını gösterdiği değerlendirildi. Soruşturma kapsamında, merkezinde ödeme kuruluşunun bulunduğu organize ve çok katmanlı bir finansal yapılanma bulunduğu yönünde tespitler yapıldı.</p>

<h3><strong>İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon</strong></h3>

<p>MASAK analizleri ve TCMB denetimleri kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı <strong>Siber Suçlarla Mücadele </strong>Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul ve <strong>Ankara</strong>’da eş zamanlı <strong>operasyon</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyonda şirket yetkililerinin de aralarında bulunduğu 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Çok sayıda mal varlığına el konuldu</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında suç tarihinden sonra edinildiği ve suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlıklarına yönelik de işlem yapıldı.</p>

<p>Bu kapsamda 8 araç, 33 konut ve 50 arsaya el konuldu. Ayrıca 126 banka ve kripto para hesabına bloke uygulandı.</p>

<p>Dinamikpay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ hakkında da İstanbul Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda el koyma işlemi gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>3 şüphelinin yakalanması için çalışma sürüyor</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında 2 şüphelinin yurt dışında olduğu, 1 şüphelinin ise adresinde bulunamadığı belirlendi. Söz konusu 3 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-yasa-disi-bahis-sorusturmasi-13-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-yasa-disi-bahis-gelirlerini-aklama-operasyonunda-13-supheli-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="80304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy’den Erdoğan’a teşekkür: "İlişkilerimizin temelinde güçlü desteğiniz var"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiyden-erdogana-tesekkur-iliskilerimizin-temelinde-guclu-desteginiz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiyden-erdogana-tesekkur-iliskilerimizin-temelinde-guclu-desteginiz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü dolayısıyla ilettiği mesaj için teşekkür ederek, Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin iki ülke arasındaki “benzeri görülmemiş derecede güçlü ilişkilerin” merkezinde yer aldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı<strong> Volodimir Zelenskiy</strong>, Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü dolayısıyla gönderdiği mesaj için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Zelenskiy, Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğin iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin temelinde yer aldığını belirtti.</p>

<h2><strong>Zelenski’den Erdoğan’a Bağımsızlık Günü teşekkürü</strong></h2>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zelenskiy, Erdoğan’ın Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü dolayısıyla ilettiği “içten dilekler” için minnettar olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>“Ukrayna’nın egemenliğine güçlü bağlılığınız var”</strong></h3>

<p>Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğe dikkat çeken Zelenskiy, bu yaklaşımın iki ülke arasındaki ilişkilerin temelinde yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy, Türkiye’nin desteğinin “benzeri görülmemiş derecede güçlü ilişkilerin” merkezinde bulunduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Türkiye’nin arabuluculuk çabalarına övgü</strong></h3>

<p>Zelenskiy açıklamasında Türkiye’nin Ukrayna-Rusya savaşı kapsamındaki diplomatik girişimlerine de değindi.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı, Rusya’nın elindeki Ukraynalıların ülkelerine dönmelerinin sağlanmasında Erdoğan’ın kişisel katkısını ve Türkiye’nin barışın sağlanmasına yönelik arabuluculuk çabalarını takdir ettiklerini söyledi.</p>

<h3><strong>“Barışı yakınlaştırma çabalarını takdir ediyoruz”</strong></h3>

<p>Zelenskiy, Türkiye’nin Ukrayna ile ilişkilerinin yanı sıra savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalarını da olumlu değerlendirdi.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı, Türkiye’nin barışı yakınlaştırmaya yönelik çalışmalarının önemine işaret ederek Erdoğan’a teşekkürlerini yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiyden-erdogana-tesekkur-iliskilerimizin-temelinde-guclu-desteginiz-var</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/df06d2f1-785f-4cba-a6fd-21037409edc0.png" type="image/jpeg" length="67497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TED'den "Lise mezunlarına yapay zeka ehliyeti verilsin" önerisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tedden-lise-mezunlarina-yapay-zeka-ehliyeti-verilsin-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tedden-lise-mezunlarina-yapay-zeka-ehliyeti-verilsin-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eğitim Derneği’nin (TED) düşünce kuruluşu TEDMEM, "Eğitimde Yapay Zeka: Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri" başlıklı kapsamlı raporunu yayımladı. 11 ülkedeki uygulamaların Türkiye ile karşılaştırıldığı raporda; yapay zeka okuryazarlığını kazanmış, teknolojiyi güvenli, etik ve öz denetimli kullanabilen gençlere lise mezuniyetinde "Yapay Zeka Ehliyeti" verilmesini önerdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD, Çin, Güney Kore, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere küresel uygulamaların mercek altına alındığı raporda, Türkiye'de yapay zeka kullanan her 10 kişiden 4'ünün 25 yaş altında olduğu kaydedildi. Yapay zekanın yalnızca akademik amaçlarla değil, duygusal kaygı ve yalnızlıkların paylaşıldığı bir araca dönüştüğüne işaret edilen raporda, gençlerin karşı karşıya kaldığı bilişsel, duygusal ve dijital riskler ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>"Ödev odaklı sistem yetersiz: Sınıf içi yazma ve münazara şart"</strong></h3>

<p>Yapay zeka araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel ölçme-değerlendirme yöntemlerinin işlevini yitirdiği belirtilen raporda şu politika tavsiyeleri sıralandı:</p>

<p>Yalnızca teorik okuryazarlık eğitiminin yeterli olmadığı, teknolojiyi etik ve öz denetimli biçimde yönetebilen öğrencilerin lise sonunda resmi bir ehliyet ile belgelendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ev ödevlerinin azaltılarak yazma etkinliklerinin doğrudan sınıf ortamında yapılması, sözlü anlatım, münazara ve tartışma odaklı değerlendirmelerin müfredattaki ağırlığının artırılması önerildi. Dönüşümün başarısının insan kaynağına dayandığı vurgulanarak, öğretmenlerin yapay zeka yetkinliklerinin sürekli mesleki gelişim programlarıyla güncellenmesi gerektiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260825 42299622 42299615 T E D M E M I N R A P O R U N D A L I S E M E Z U N L A R I N A Y A P A Y Z E K A E H L I Y E T I V E R I L M E S I O N E R I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260825-42299622-42299615-t-e-d-m-e-m-i-n-r-a-p-o-r-u-n-d-a-l-i-s-e-m-e-z-u-n-l-a-r-i-n-a-y-a-p-a-y-z-e-k-a-e-h-l-i-y-e-t-i-v-e-r-i-l-m-e-s-i-o-n-e-r-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>TED Genel Başkanı Pehlivanoğlu: "Duygularımızı makinelere devrediyoruz"</strong></h3>

<p>Rapora ilişkin açıklamalarda bulunan TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, gençlerin dijital bağımlılık ve kontrolsüz yapay zeka kullanımı nedeniyle ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"İnsanlar ve gençler iç dünyalarını, yalnızlıklarını ve duygusal yüklerini makinelere devrediyorlar. Bu durum; geleneklerimizi, milli birlikteliğimizi ve aile yapımızı korumanın önündeki en büyük tehditlerden biridir. İnsan olma özelliklerimizi algoritmalara devredemeyiz.</i></p>

<p><i>Türkiye, yayımlanan strateji belgeleriyle dünyayla eşdeğer bir başlangıç iradesi sergiledi. Ancak asıl mesele belge açıklamak değil, bu belgelerin sınıflardaki etkisini takip edip süreci başarıyla yönetmektir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yeterlilik değil, yetkinlik çağındayız"</strong></h3>

<p>Eğitim sisteminin 3 aşamalı bir yaklaşımla yapılandırılması gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"21. yüzyılda ülkenin bekasını ilgilendiren teknolojik dönüşümlere ayak uydurmak için sadece yeterlilik yetmez; yetkinliğe sahip olmamız gerekir. Birinci halkada güvenle kullanan öğrenciler, ikinci halkada bu donanımı kazandıran öğretmenler, üçüncü halkada ise bu uzmanlığı üreten üniversiteler yer almalıdır.</i></p>

<p><i>Eğer yapay zeka ehliyetiyle çocuklarımızı anaokulundan lise sona kadar derslerin içine yedirilmiş etik bilinciyle yetiştirirsek; kavrama, analiz, sentez ve değerlendirme yetkinliklerini kazandırabiliriz. Teknolojiden korkmayacağız, teknolojinin esiri olmayacağız; teknolojiyi yönetecek seviyeye geleceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tedden-lise-mezunlarina-yapay-zeka-ehliyeti-verilsin-onerisi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nvidiadan-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-sermayesi-icin-finans-kuruluslariyla-isbirligi.png" type="image/jpeg" length="82551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı: Yurt başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/genclik-ve-spor-bakanligi-yurt-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/genclik-ve-spor-bakanligi-yurt-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 akademik yılı için GSB yurt başvurularının başladığını duyurdu. Öğrenciler başvurularını 29 Ağustos Cumartesi saat 23.59’a kadar e-Devlet üzerinden yapabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Bakanı <strong>Osman Aşkın Bak</strong>, üniversite öğrencilerinin 2026-2027 akademik yılında yararlanabileceği GSB yurtları için başvuru sürecinin başladığını duyurdu.</p>

<p>İlk kez üniversitelerin örgün eğitim programlarına kayıt yaptıran öğrenciler ile ara sınıf öğrencileri başvurularını <strong>e-Devlet </strong>üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>

<h2><strong>GSB yurt başvuruları e-Devlet üzerinden yapılacak</strong></h2>

<p>Bakan Bak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni akademik yıl öncesinde <strong>yurt</strong> <strong>başvuruları</strong>nın başladığını bildirdi. Öğrencilerin başvurularını e-Devlet Kapısı üzerinden tamamlayabileceği belirtildi.</p>

<p>Başvurular için son tarih 29 Ağustos Cumartesi günü saat 23.59 olarak açıklandı. Öğrencilerin belirtilen tarihe kadar başvuru işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Öğrencilerin sosyal ve ekonomik durumu değerlendirilecek</strong></h3>

<p>Yurt başvurusu sırasında öğrencilerden sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin bilgiler alınacak. Başvuruların tamamlanmasının ardından öğrencilerin beyanları farklı kamu kurumlarından elde edilen verilerle karşılaştırılarak değerlendirilecek.</p>

<p>Değerlendirme sürecinde 12 kamu kurum ve kuruluşuyla koordinasyon sağlanacak. Yükseköğretim Kurulu, ÖSYM, Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü, <strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı</strong>, <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>, <strong>Adalet Bakanlığı</strong> ve <strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong> sürece dahil olacak kurumlar arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Yerleştirmede gelir ve başarı kriterleri dikkate alınacak</strong></h3>

<p>Başvuruların değerlendirilmesi sırasında öğrencilerin ailelerinin ekonomik ve sosyal durumları ile akademik başarıları dikkate alınacak. Bu kriterler üzerinden yapılan değerlendirmelerin ardından yurt yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecek.</p>

<p>Gelir durumu ve sosyal koşulların yanı sıra öğrencilerin eğitim ve başarı durumları da yerleştirme sürecinde değerlendirilecek. Başvuruların sonuçlandırılmasının ardından öğrencilerin yurtlara yerleştirme işlemleri yapılacak.</p>

<h3><strong>Ara sınıf öğrencileri de başvurabilecek</strong></h3>

<p>2026-2027 akademik yılında örgün yükseköğretim programlarına ilk kez kayıt yaptıracak öğrencilerin yanı sıra ara sınıflarda eğitimine devam eden öğrenciler de <strong>GSB yurtları </strong>için başvuru yapabilecek.</p>

<p>Öğrencilerin başvuru sürecinde bilgilerini eksiksiz ve doğru şekilde beyan etmeleri gerekiyor. Başvuruların değerlendirilmesinde ilgili kamu kurumlarından alınan veriler de kullanılacak.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sevgili Gençler,<br />
<br />
📣<a href="https://x.com/hashtag/GSBYurtlar%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#GSBYurtları</a> için başvuru süreci an itibarıyla başladı!🏢<br />
<br />
Hepinize hayırlı, uğurlu olsun.🇹🇷🙋🏻‍♂️<br />
<br />
📌Başvurularınızı 29 Ağustos Cumartesi günü saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden yapabilirsiniz. <a href="https://t.co/XGkeMrlBcj" rel="nofollow">pic.twitter.com/XGkeMrlBcj</a></p>
— Dr. Osman Aşkın Bak (@OA_BAK) <a href="https://x.com/OA_BAK/status/2092146159254897053?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/genclik-ve-spor-bakanligi-yurt-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/genclik-ve-spor-bakanligi-yurt-basvurulari-basladi.png" type="image/jpeg" length="96681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="74206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="86544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="85895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="53881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="56218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="19208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="92743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="73730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="34210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="17230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="28020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="15214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="96175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="91355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="63797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="23911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="22228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="74082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="64968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="24986"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
