<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 15:30:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da tarım krizi: Kuraklık ve sıcaklar üretimi etkiledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-tarim-krizi-kuraklik-ve-sicaklar-uretimi-etkiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-tarim-krizi-kuraklik-ve-sicaklar-uretimi-etkiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, kuraklık, aşırı sıcaklar ve orman yangınlarının tarım sektörünü olumsuz etkilediğini belirtti. Üretimdeki kaybın boyutuna ilişkin çalışmalar sürerken, desteklerin ele alınması için 27 Ağustos'ta valilerle toplantı yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>'da yaz aylarında etkili olan kuraklık, yüksek sıcaklıklar ve <strong>orman</strong> <strong>yangınları</strong>nın tarım sektöründeki etkileri gündemde. Tarım Bakanı Annie Genevard, ülkedeki <strong>tarımsal üretim</strong>in farklı düzeylerde zarar gördüğünü ve çiftçilerin yaşanan olumsuz hava koşullarının yükünü taşıdığını açıkladı.</p>

<h2><strong>Tarım sektörü zor bir dönemden geçiyor</strong></h2>

<p>Annie Genevard, yaz boyunca yaşanan hava olaylarının Fransa'daki tarım faaliyetlerini etkilediğini belirterek, sektörün zor bir süreçten geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Genevard, "Korkunç bir yaz geçiriyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransız çiftçilerin kuraklık, aşırı sıcaklar ve orman yangınları nedeniyle ciddi kayıplarla karşı karşıya kaldığını belirten Genevard, tarımsal üretimin ülkenin farklı bölgelerinde ve sektörlerinde değişen ölçülerde etkilendiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Üretimdeki kaybın boyutu henüz belirlenmedi</strong></h3>

<p>Tarım ürünlerindeki üretim kaybının toplam boyutuna ilişkin henüz net bir rakam bulunmadığını belirten Genevard, sahadaki durumun değerlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Meyve ve sebzelerde ürünlerin daha küçük boyutlarda yetişmesi nedeniyle fiyatlarda genel bir artış yaşanmadığını kaydeden Genevard, hava koşullarının üretim üzerindeki etkisinin bölgelere ve ürün türlerine göre farklılaştığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Valilerle yardım toplantısı yapılacak</strong></h3>

<p>Genevard, 27 Ağustos'ta valilerle bir araya gelerek sahadaki son durumu değerlendireceklerini açıkladı. Toplantıda tarım sektöründe yaşanan sorunların ele alınması ve bölgelere göre uygulanabilecek desteklerin görüşülmesi planlanıyor.</p>

<p>Kuraklık ve sıcak hava koşullarından etkilenen üreticilere yönelik yardım düzenlemelerinin, sektörlerin ve bölgelerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Aşırı sıcak alarmı sona erdi</strong></h3>

<p>Öte yandan Fransa'da aşırı sıcaklar nedeniyle uygulanan <strong>turuncu alarm</strong> tüm illerde sona erdi. Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France, 29 Temmuz'dan bu yana ilk kez ülkede aşırı sıcaklara ilişkin turuncu alarmın kaldırıldığını duyurdu.</p>

<p>Ancak yaz boyunca etkili olan kuraklık, yüksek sıcaklıklar ve orman yangınlarının tarım alanlarındaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerin sürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-tarim-krizi-kuraklik-ve-sicaklar-uretimi-etkiledi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransa-tarim-bakani-kuraklik-ve-yanginlar-yuzunden-tarim-sektorunun-22derin-bir-krizden22-gectigini-soyledi.png" type="image/jpeg" length="93213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Sıkı para politikasında değişiklik" iddialarına bakanlıktan yanıt geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/siki-para-politikasinda-degisiklik-iddialarina-bakanliktan-yanit-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/siki-para-politikasinda-degisiklik-iddialarina-bakanliktan-yanit-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, bir gazetede yer alan "Sıkı para politikasına 'kalibrasyon' hazırlığı" başlıklı haberdeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Açıklamada, ekonomi programında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki yorumların asılsız olduğu ve dezenformasyon niteliği taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, basında çıkan ve ekonomi yönetiminde politika değişikliğine gidileceğini öne süren haberlere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Kulis adı altındaki iddialar dezenformasyona dönüştü"</strong></h3>

<p>Bakanlık açıklamasında, haberin doğrudan konunun muhataplarına sorulmadan hazırlandığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Haberde 'Hazine ve Maliye Bakanlığına yakın reel sektör ve bankacılık kaynaklarına' dayandırılan birtakım iddialara 'kulis' adı altında yer verildiği ve bugün ise dezenformasyon haline dönüştürüldüğü görülmüştür."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Merkez Bankası uhdesindeki konular bakanlıkla ilişkilendirildi"</strong></h3>

<p>Açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yetki alanındaki başlıkların bakanlık üzerinden speküle edildiği belirtilerek şöyle denildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın uhdesinde bulunan para politikası araçları, döviz kuru politikası ile kredi büyüme limitlerine ilişkin konular bakanlığımızla ilişkilendirilmiş ve bu çerçevede ekonomi programında köklü değişiklik yapılacağı yönündeki yorumlar doğru değildir. Kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine neden olabilecek, bakanlığımız veya ilgili kurumlarca doğrulanmamış bu tür haberlere itibar edilmemesi önem taşımaktadır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/siki-para-politikasinda-degisiklik-iddialarina-bakanliktan-yanit-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hazine-yarin-iki-ihale-gerceklestirecek-3.png" type="image/jpeg" length="69081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'da yasaklı içerik yaptırımı: 3 platforma 11,1 milyon ruble ceza verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-yasakli-icerik-yaptirimi-3-platforma-111-milyon-ruble-ceza-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-yasakli-icerik-yaptirimi-3-platforma-111-milyon-ruble-ceza-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'da Google, Telegram ve Microsoft, yasaklı içerikleri kaldırmadıkları gerekçesiyle toplam 11,1 milyon ruble para cezasına çarptırıldı. Moskova'daki mahkeme, üç şirket hakkında ayrı ayrı karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>'da yabancı teknoloji şirketlerine yönelik yasal yaptırımlara bir yenisi eklendi. Başkent Moskova'daki Taganskiy Bölge Mahkemesi <strong>Google</strong>, <strong>Telegram</strong> ve <strong>Microsoft</strong> hakkında açılan davaları sonuçlandırarak şirketlere toplam 11,1 milyon ruble para cezası verilmesine hükmetti.</p>

<h2><strong>Üç şirkete ayrı ayrı ceza verildi</strong></h2>

<p>Mahkeme, platformlarda yer alan ve Rusya tarafından yasaklanan içeriklerin kaldırılmamasını gerekçe gösterdi. Karara göre Telegram ve Google'a 3,8'er milyon ruble, Microsoft'a ise 3,5 milyon ruble para cezası uygulandı.</p>

<p>Böylece üç şirkete verilen cezaların toplamı 11,1 milyon rubleye ulaştı. Mahkeme, şirketlerin ilgili yasal yükümlülüklere uymadığı değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Yabancı platformlara yönelik cezalar sürüyor</strong></h3>

<p>Rusya'da Google, Telegram ve Microsoft'un yanı sıra <strong>Apple</strong> ve <strong>TikTok</strong> gibi yabancı teknoloji şirketlerine de daha önce benzer gerekçelerle para cezaları verilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rus makamları, yasaklı içeriklerin kaldırılmaması ve ülkedeki yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle çeşitli internet platformlarına yönelik yaptırımlar uyguluyor. Şirketlere verilen cezaların yanı sıra bazı platformların ülkedeki faaliyetlerine yönelik farklı kısıtlamalar da bulunuyor.</p>

<h3><strong>Google'ın cezaları 29 milyar rubleyi aştı</strong></h3>

<p>Google'a 2021'in sonlarından bu yana cirosu üzerinden verilen <strong>para cezaları</strong>nın toplamının 29 milyar rubleyi geçtiği belirtiliyor. Şirketin Rusya'daki icra borcunun da 20 milyar rublenin üzerinde olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Google, Rusya'daki yasal düzenlemeler nedeniyle uzun süredir çeşitli para cezaları ve yaptırımlarla karşı karşıya bulunuyor. Son kararla birlikte şirkete uygulanan yaptırımlara bir yenisi daha eklenmiş oldu.</p>

<h3><strong>Telegram'a yönelik yaptırımlar da devam ediyor</strong></h3>

<p>Rusya'da Telegram'ın faaliyetlerine yönelik de çeşitli <strong>kısıtlama</strong>lar uygulanıyor. Moskova'daki mahkemelerin yalnızca 2026'nın ilk 6 ayında Telegram'a verdiği para cezalarının toplamının 100 milyon rubleyi aştığı bildiriliyor.</p>

<p>Son kararla Google, Telegram ve Microsoft'a verilen cezalar da ülkede yabancı internet platformlarına yönelik yasal uygulamaların sürdüğünü gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-yasakli-icerik-yaptirimi-3-platforma-111-milyon-ruble-ceza-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rusyadan-google-telegram-ve-microsofta-para-cezasi.png" type="image/jpeg" length="45821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda mahkeme Muzaffer Beyaz'ın tutuklanması talebini reddetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-mahkeme-muzaffer-beyazin-tutuklanmasi-talebini-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-mahkeme-muzaffer-beyazin-tutuklanmasi-talebini-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu İBB Davası’nın 66’ncı gününde, iş insanı Muzaffer Beyaz hakkında savcılığın talep ettiği tutuklama istemi İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oy çokluğuyla reddedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde yer alan duruşma salonunda görülen 53’ü tutuklu 414 sanıklı davanın 66’ncı gün oturumunda, iş insanı Seyfi Beyaz’ın ardından kardeşi Muzaffer Beyaz savunmasını yaptı.</p>

<h2><strong>Sorgu sürerken tutuklama talebi gelmişti</strong></h2>

<p>Muzaffer Beyaz’ın çapraz sorgusu devam ettiği esnada duruşma savcısı ara mütalaasını sunmuş; mevcut delil durumu ve mahkeme aşamasındaki beyanlarının önceki ifadeleriyle çeliştiği gerekçesiyle Beyaz hakkında tutuklama kararı verilmesini istemişti. Savcılığın sorgu bitmeden mütalaa vermesi salonda avukatların tepkisine neden olmuştu.</p>

<h3><strong>Oy çokluğuyla ret kararı</strong></h3>

<p>Tutuklama talebini değerlendirmek üzere duruşmaya 1 saatlik ara veren İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, kararını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme heyeti, kıdemli üye hakimin karşı oyuna karşılık oy çokluğuyla savcılığın Muzaffer Beyaz hakkındaki tutuklama talebinin reddine hükmetti. Kararın ardından duruşma diğer işlemlerle devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-mahkeme-muzaffer-beyazin-tutuklanmasi-talebini-reddetti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/1374295-2013079005.jpg" type="image/jpeg" length="42325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Financial Times Türkiye’deki gençlik şiddetini mercek altına aldı: Ekonomik güvensizlik, çeteleşme ve gelecek kaygısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/financial-times-turkiyedeki-genclik-siddetini-mercek-altina-aldi-ekonomik-guvensizlik-cetelesme-ve-gelecek-kaygisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/financial-times-turkiyedeki-genclik-siddetini-mercek-altina-aldi-ekonomik-guvensizlik-cetelesme-ve-gelecek-kaygisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye’de nisan ayında bir gün arayla meydana gelen iki silahlı okul saldırısından yola çıkarak gençler arasındaki şiddet dalgasını, çeteleşmeyi ve derinleşen gelecek kaygısını kapsamlı bir raporla ele aldı. Haberde, gençleri suça sürükleyen temel etkenlerin başında ekonomik güvensizlik, toplumsal dışlanma ve sosyal medyanın özendirici rolü olduğu vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nisan ayında Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 19 yaşındaki Ömer Ket'in 16 kişiyi yaralayıp intihar ettiği pompalı tüfekli saldırı ile bir gün sonra Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin 10 kişiyi öldürüp 15 kişiyi yaraladığı okul baskınlarını hatırlatan Financial Times (FT), daha önce okullarda toplu saldırıların nadir görüldüğü Türkiye'de gençlerin karşı karşıya olduğu sosyoekonomik tablonun boyutlarını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>OECD verileri: Yaşam memnuniyeti en dipte, üçte biri ne eğitimde ne istihdamda</strong></h3>

<p>TBMM’de kurulan Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarına da değinilen FT analizinde, uluslararası kuruluşların ve kamuoyu araştırmalarının verilerine yer verildi</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 73 ülkeyi kapsayan araştırmasında, Türkiye’deki 15 yaş grubu gençlerin yaşam memnuniyetinin en alt sırada yer aldığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 18-24 yaş grubundaki gençlerin yaklaşık üçte birinin ne eğitimde ne istihdamda ne de mesleki eğitimde (NEET) bulunduğu, bu oranın OECD ortalamasının iki katını aştığı kaydedildi.</p>

<p>Uzun yıllar süren çift haneli enflasyonun etkisiyle 2024 araştırmalarında 18-30 yaş grubunun yarısından fazlasının geleceğe karamsar baktığı, 2025 verilerinde ise gençler arasında en sık dile getirilen duygunun "öfke" olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>"Sosyal medyada çete liderleri kahraman gibi görünüyordu"</strong></h3>

<p>Raporda, İstanbul’da yaşayan ve bir suç örgütü adına araçtan silahla ateş açma girişiminde bulunan 15 yaşındaki "Mert" kod adlı çocuğun ifadelerine de yer verildi. Yargılanmayı bekleyen genç, çetelerin vaatlerine nasıl kandığını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yeterince para kazanıp sonra bu işten çıkmayı hayal ediyordum. Seyahat edeceğimi ve hayatın tadını çıkaracağımı düşünmüştüm. Sosyal medyada çete liderleri bana kahraman gibi görünüyordu; para, statü ve aidiyet vadediyorlardı. Ancak suç dünyası gerçekte çok daha karanlık. Şimdi avukatlarımın parasını ödemek ve aileme destek olmak için çalışacağım."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Ağır ceza davalarında yüzde 75 artış</strong></h3>

<p>Resmi verilerin suça sürüklenen çocuk sayısındaki tırmanışı teyit ettiği aktarılan haberde; Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre 2015 yılından bu yana çocuklar hakkında ağır ceza mahkemelerinde açılan dava sayısının yüzde 75 arttığı bildirildi.</p>

<p>Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'deki 100 bin kişi başına 3,2 olan cinayet oranının Latin Amerika ve ABD'nin altında kalmasına karşın, bazı komşu Avrupa ülkelerinin iki katından fazla olduğu ve çete şiddetinin günlük yaşamda güvenlik algısını bozduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi, kriminolog ve eski emniyet müdürü <strong>Muhammed Ferit Duman</strong> ise FT'ye yaptığı değerlendirmede, çetelerin zayıf kalan okullar ve sosyal hizmetlerin boşluğunu doldurarak gençlere yapay bir "koruma ve aidiyet" hissi sunduğunu; sosyal medyanın ise suç ağlarına kimlik, güç ve görünürlük katarak süreci hızlandırdığını söyledi.</p>

<h3><strong>Cezaların ağırlaştırılması ve yasaklar tartışılıyor</strong></h3>

<p>Hükümetin bu tablo karşısında 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanım yasağı getirdiği ve TBMM'nin ağustos ayında cinayetten hüküm giyen 15-18 yaş arası çocuklara müebbet hapis cezası verilebilmesinin önünü açtığı hatırlatıldı. Ancak haberde, uzmanların ve eleştirmenlerin bu tür sert adımların gençleri şiddete iten köklü sosyal ve ekonomik dinamikleri çözmekte yetersiz kalacağı yönündeki görüşlerine dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/financial-times-turkiyedeki-genclik-siddetini-mercek-altina-aldi-ekonomik-guvensizlik-cetelesme-ve-gelecek-kaygisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/7d2418c7-279d-49ce-af3f-22ac2304558c.png" type="image/jpeg" length="91354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ'dan 'çerçeve yasa' tepkisi: "PKK affına karşı çıkanlar mahkemelere sürükleniyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-cerceve-yasa-tepkisi-pkk-affina-karsi-cikanlar-mahkemelere-surukleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-cerceve-yasa-tepkisi-pkk-affina-karsi-cikanlar-mahkemelere-surukleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "çerçeve yasa"yı sert sözlerle eleştirdi. Düzenlemenin fiilen bir "PKK affı" olduğunu savunan Özdağ, "Türk askerlerinin şehit edilmesini kutlayan eylemlerle ilgili soruşturma dahi açılmazken, bu eylemlere, PKK affına karşı çıkan, 'Mehmetçik katillerine af yok' diyen yurttaşların mahkemelere sürüklendiğini görüyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Altındağ İlçe Başkanlığı'nın açılış törenine katıldı. Açılış kurdelesini kestikten sonra partililere ve basın mensuplarına hitap eden Özdağ, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis'ten geçen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Murat Karayılan'ın rahatlıkla dolaşabileceği hukuki çerçeve oluşturuluyor"</strong></h2>

<p>Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte ortaya çıkacak hukuki ve siyasi risklere dikkat çeken Özdağ, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"PKK'ya af yasası Cumhurbaşkanı tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi. Birçok değerli ceza hukukçusunun bu yasanın sakıncaları konusunda yazıları, dilekçeleri bulunmasına rağmen yasa imzalandı. PKK affı böylece yürürlüğe girmiş oldu. Bu yasanın uygulanması sırasında ortaya birçok hukuki ve siyasi sorunun çıkacağını çok net bir şekilde şimdiden görüyoruz. Mesela 'Bu yasada yapılan düzenlemeler, Murat Karayılan'ın yarın Ankara'da ve İstanbul'da sokakta rahatlıkla dolaşabileceği bir hukuki çerçeve oluşturuyor' görüşü kıymetli hukukçular tarafından dile getirilmeye başlandı bile.</i></p>

<p><i>Ancak mesele sadece bu af yasası değil. Bu af yasasıyla birlikte PKK ve Öcalan'ın taleplerini karşılayacak yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılacağı görülüyor ve bu anayasal ve yasal düzenlemeler yapılırken Abdullah Öcalan'ın önemli bir görev üstleneceği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yapmış olduğu son açıklamadan sonra netleşmiş durumda. Devlet Bahçeli, Öcalan'ın af yasası oluşurken üstlendiği işlevden övgüyle bahsederek, bundan sonra da katkıda bulunması için kendisine bir misyon ve unvan verilmesi gerektiğini ifade etti. Esasen PKK'lı terör örgütü şefleri, Avrupa'dan ve Kandil'den yapmış oldukları açıklamalarda, af yasasında bahis konusu olmayan üçüncü bir komisyondan ve bu komisyona başkanlık yapacak Öcalan'dan bahsetmeye başladılar bile."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Görüşlerimi paylaştığım için beş ay Silivri'de tutuklu kaldım"</strong></h3>

<p>Zafer Partisi olarak sürecin başından itibaren uyarılarını sürdürdüklerini belirten Özdağ, şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye şimdi Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i tartışır ve yıkıma sürüklerken, kurucu önderleri arasında, tırnak içinde, narko terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın da olduğu bir anayasa yapım süreci başlıyor demek ki. Bu konuda Zafer Partisi olarak görüşlerimizi son birkaç günde, son bir ayda değil, bu süreç başladığı günden itibaren Türkiye'nin her yerinde düzenlediğimiz mitinglerle, panellerle, konferanslarla, yürüyüşlerle Türk halkıyla paylaştık. Bu görüşlerimizi paylaştığımız için beş ay Silivri'de tutuklu olarak tutuldum ve hiç dahlim olmayan bir suç isnadıyla mahkum edildim. Ama bütün bu baskılar, tutuklamalar, Zafer Partisi'ni Türk milletine doğru bildiklerini söylemekten alıkoyamadı, bundan sonra da alıkoyamayacak."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Vatanseverlerin susturulmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz"</strong></h3>

<p>Terör eylemlerini övenlere müsamaha gösterilirken affa itiraz edenlerin yargılandığını dile getiren Özdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu süreçte yine görüyoruz ki PKK affı ve Anayasa'nın değiştirilerek Türkiye'nin Yugoslavyalaştırılması, Lübnanlaştırılması, Iraklaştırılması, Türk milletinin etnisitelere ve mezheplere bölünmesine karşı çıkan aydınlar, siyasetçiler, vatandaşlar ağır bir baskı altına alınacaklar. Bundan dolayı PKK'nın, PKK yandaşlarının önü açılırken, hukuksuz açıklamaları ve eylemlerine hoşgörüyle yaklaşılırken, meydanlarda 12 kişiyi yakarak öldürmüş, bebekleri katletmiş birisi 'pişman değiliz' diye bağırırken, hakkında halkı kin ve düşmanlığa teşvikten soruşturma açılmazken, 15 Ağustos'ta PKK'nın lanet ve uğursuz terör eylemini kutlamak için Mersin'de, Adana'da, Ankara'da üç ilçede eylemler yapılırken, bu eylemlerle ilgili, yani Türk askerlerinin şehit edilmesini kutlayan eylemlerle ilgili soruşturma dahi açılmazken, bu eylemlere karşı çıkan, PKK affına karşı çıkan, 'Mehmetçik katillerine af yok' diyen yurttaşların mahkemelere sürüklendiğini görüyoruz. Özetle, PKK'nın, bölücülerin önü açılırken vatanseverlerin, Atatürkçülerin, Türk milliyetçilerinin baskılarla susturulmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Zafer Partisi olarak bu baskılara karşı, bu yıldırma çabalarına karşı, olası provokasyon girişimlerine karşı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>"Kimin kimi öldürdüğünü nereden biliyorsunuz?"</strong></h2>

<p>Yasa kapsamında tahliye edilecek kişi sayısına ve kanıt yetersizliklerine değinen Özdağ, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Tuncer Bakırhan bir televizyon programında yasa kapsamında 3 bin 400 PKK'lının serbest bırakılacağını açıkladı. Şimdi bu serbest bırakılacak olanlar herhalde komşunun bahçesinden erik çaldıkları için hapse girmediler. Terör eylemlerinden dolayı hapse girdiler. Bir de bu yasanın adam öldürenleri kapsamadığı söyleniyor. Kimin kimi öldürdüğünü nereden biliyorsunuz? Mesela şimdi Kuzey Irak'tan, Suriye'den, İran'dan Türkiye'ye gelecek olan PKK'lılar gelip 'Ben şu çatışmaya girdim, şu çatışmada bulunuyordum, şu çatışmada da şu pusuda da şöyle bir Türk askerini şehit ettim' diye açıklama mı yapacak? Tabii ki yapmayacak.</i></p>

<p><i>Bazıları halkı aldatmak için, 'Türk devleti kimin kimi öldürdüğünü, şehit ettiğini biliyor' diyor. Bu doğru değil. Tahminler var, o da kısmen. Ama hukuki bir kanıt yok. Bu anlamda hukuki kanıt olmadığı için, 'Ben bu eyleme katılmadım' diyenin ifadesi kabul edilecek. Ayrıca yine Tuncer Bakırhan, bu yasanın birinci etap olduğunu da ifade ediyor. Yani anlaşılan, bugün açıklanmayan ama ileride çıkacak bir başka af yasası daha olacak ve bugün kapsamayan suçlular da, ki onların sayıları çok daha az, büyük bir bölümü çıkıyor, onlarla kapsama ikinci yasayla alınacaklar."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-cerceve-yasa-tepkisi-pkk-affina-karsi-cikanlar-mahkemelere-surukleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2b55fe1e-1329-4ff0-9638-89b913bd8e79-w.jpeg" type="image/jpeg" length="96131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda İş İnsanı Muzaffer Beyaz için tutuklama talebi: İmamoğlu helallik istedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-is-insani-muzaffer-beyaz-icin-tutuklama-talebi-salonda-gerginlik-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-is-insani-muzaffer-beyaz-icin-tutuklama-talebi-salonda-gerginlik-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın 66'ncı gününde, iş insanı Muzaffer Beyaz'ın sorgusu sürerken savcılık çelişkili beyanlar gerekçesiyle tutuklama talep etti. Avukatlar sorgu esnasında mütalaa verilmesine tepki gösterirken, duruşmaya ara verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki salonda görülen duruşmada, Seyfi Beyaz'ın ardından kardeşi Muzaffer Beyaz savunma yaptı.</p>

<p>İddianamede 4 eylemde adının geçtiğini belirten Beyaz, <i>"6 No’lu eylemle ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Bildiklerim tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. İşlerim ve oğlumun yurt dışında okuması nedeniyle yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum"</i> dedi.</p>

<p>Savunmanın ardından söz alan Ekrem İmamoğlu ile Muzaffer Beyaz arasında ticari ilişkiler ve projelere dair şu diyalog gerçekleşti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İmamoğlu:</strong> <i>"2008'den beri tanışıyoruz, ortaklığımız var. Ortaklığınızdan razı mısınız? Herhangi bir hak, hukuk geçmiş midir aramızda?"</i></p>

 <p><strong>Beyaz:</strong> <i>"Razıyım. Öyle bir durum yok şu anda."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İmamoğlu:</strong> <i>"Köprülü kavşak yapımını zorla mı yaptınız?"</i></p>

 <p><strong>Beyaz:</strong> <i>"Yok, bir süreliğine yaptık. Biliyorsunuz."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İmamoğlu:</strong> <i>"Sıkıntı yaşadığında kapımı çalmakta bir zorluğun oldu mu?"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <p><strong>Beyaz:</strong> <i>"Son zamana kadar olmadı başkanım ama en son Bakırköy’de bize bayağı bir zulüm yapıldı ve orada size ulaşamadık biz."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İmamoğlu:</strong> <i>"Birebir benimle ya da yönettiğim kurumlarda bir sorun yaşadın mı?"</i></p>

 <p><strong>Beyaz:</strong> <i>"Yok."</i></p>
 </li>
</ul>

<p>Meydan Yakuplu'daki kültür merkezi projesi ve arazinin Adem Soytekin'e devri konusundaki soruya Beyaz, <i>"Bir sorun yok. 'Devret' demiştiniz, biz de devrettik"</i> dedi. İmamoğlu'nun <i>"Zorlama var mı burada size?"</i> sorusuna ise <i>"Zorlama yok ama devredebilirsiniz demiştiniz başkanım"</i> yanıtını verdi. Diyalog, tarafların karşılıklı helallik istemesiyle tamamlandı.</p>

<h3><strong>Sorgu sürerken savcılıktan tutuklama talebi</strong></h3>

<p>Muzaffer Beyaz'ın avukatlar tarafından sorgusu devam ettiği sırada duruşma savcısı ara mütalaasını açıkladı. Savcılık, mevcut delil durumu ve duruşma aşamasındaki beyanlarının önceki ifadeleriyle çeliştiği gerekçesiyle Beyaz hakkında tutuklama kararı verilmesini talep etti.</p>

<p>Sanık avukatları, sorgu işlemi tamamlanmadan ve ifadeleri yönlendirebilecek bir aşamada tutuklama mütalaası verilmesine itiraz etti. Yeniden söz verilen Beyaz, <i>"Savcılıkta verdiğim ifadeler aynen doğrudur"</i> dedi.</p>

<p>Mahkeme heyeti, tutuklama talebini değerlendirmek üzere duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından jandarma ekipleri Muzaffer Beyaz'ı duruşma salonunda bekleterek dışarı çıkmasına izin vermedi.</p>

<p>Avukatların mahkemenin böyle bir kararı olup olmadığını sorarak itiraz etmesi üzerine salona dönen Mahkeme Başkanı, <i>"Bizim böyle bir talimatımız yok"</i> açıklamasını yaptı. Açıklamanın ardından Beyaz salondan ayrıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-is-insani-muzaffer-beyaz-icin-tutuklama-talebi-salonda-gerginlik-yasandi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/1374295-2013079005.jpg" type="image/jpeg" length="95937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah Gül'den 'çerçeve yasa' yorumu: "Kürt meselesinin çözümünde yeni bir kapı açıldı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdullah-gulden-cerceve-yasa-yorumu-kurt-meselesinin-cozumunde-yeni-bir-kapi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdullah-gulden-cerceve-yasa-yorumu-kurt-meselesinin-cozumunde-yeni-bir-kapi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmede bulundu. Gül, söz konusu yasanın Kürt meselesinin çözümünde yeni bir kapı açtığını belirterek liderleri ve mutabakata zemin hazırlayan devlet görevlilerini tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_bb9026f42e3f807a-24">11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmede bulundu. Gül, söz konusu yasanın Kürt meselesinin çözümünde yeni bir kapı açtığını belirterek liderleri ve mutabakata zemin hazırlayan devlet görevlilerini tebrik etti.</p>

<p>Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yasanın Türkiye için taşıdığı tarihi öneme dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p id="p-rc_bb9026f42e3f807a-25"><i>"Bugün Sayın Cumhurbaşkanının onayıyla Resmî Gazete’de yayımlanan yasa, Cumhuriyet tarihimizin önemli konularından biri olan Kürt meselesinin çözümünde yeni bir kapı açmıştır. Bu cesur adımı atan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi liderleri ve bu mutabakata arka planda zemin hazırlayan devlet görevlilerini tebrik ederim. Bu yasanın Türkiye için hayırlı olmasını diliyorum. İyi şeyler olacağına inancımı hep korudum."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="17Bc7Ce3 38C2 495A B2C6 4Fd692Dfd270 W" class="detail-photo img-fluid" height="362" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/17bc7ce3-38c2-495a-b2c6-4fd692dfd270-w.png" width="595" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdullah-gulden-cerceve-yasa-yorumu-kurt-meselesinin-cozumunde-yeni-bir-kapi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f0b698e4-70f2-44e6-9246-3ee855fab602.jpeg" type="image/jpeg" length="73686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan'da deniz ve hava gösterisi yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/teknofest-mavi-vatanda-deniz-ve-hava-gosterisi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/teknofest-mavi-vatanda-deniz-ve-hava-gosterisi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Türk donanmasının çeşitli gemi ve denizaltıları ile Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve AKINCI insansız hava araçları yarın İzmit Körfezi'nde vatandaşları selamlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TEKNOFEST</strong> <strong>Mavi</strong> <strong>Vatan</strong> etkinlikleri kapsamında <strong>Türk Deniz Kuvvetleri </strong>envanterindeki çeşitli platformlar ile insansız hava araçları yarın İzmit Körfezi'nde düzenlenecek selamlama geçişinde yer alacak. <strong>TCG Anadolu</strong>, <strong>TCG Heybeliada</strong>, <strong>TCG Derya</strong> ve <strong>TCG Preveze</strong>'nin de aralarında bulunduğu gemi ve denizaltılar körfez boyunca belirlenen güzergahı takip edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Deniz geçişi Yalova'dan başlayacak</strong></h2>

<p>Selamlama geçişinin sabah saat 08.00'de Yalova'dan başlaması planlanıyor. Deniz unsurları Altınova, Karamürsel, Ereğli, Ulaşlı, Halıdere, Değirmendere, Gölcük, Kavaklı, Başiskele, İzmit ve SEKA Park güzergahından ilerleyecek.</p>

<p>Geçişin saat 13.00'te Derince'de tamamlanması bekleniyor. Etkinlik kapsamında TCG Anadolu, TCG Heybeliada, TCG Derya ve TCG Preveze'nin yanı sıra TCG Salihreis başta olmak üzere Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki çeşitli gemi ve denizaltılar da geçişte yer alacak.</p>

<h3><strong>İnsansız hava araçları körfez semalarında olacak</strong></h3>

<p><strong>İzmit Körfezi</strong>'ndeki deniz geçişine hava unsurları da eşlik edecek. Saat <strong>13.00-14.00</strong> arasında deniz havacılığı uçakları, deniz karakol uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarının bölgede selamlama uçuşu yapması planlanıyor.</p>

<p><strong>Bayraktar TB2</strong>,<strong> Bayraktar TB3 </strong>ve <strong>AKINCI</strong> insansız hava araçlarının da bu uçuşlarda yer alacağı bildirildi. Böylece denizdeki askeri platformlarla hava araçlarının aynı etkinlik kapsamında vatandaşlarla buluşması sağlanacak.</p>

<h3><strong>Türk Yıldızları gösteri uçuşu yapacak</strong></h3>

<p>Etkinliğin hava gösterileri bölümünde Türk Yıldızları da görev alacak. Türk Yıldızları'nın saat 14.20 ile 14.30 arasında İzmit Körfezi üzerinde gösteri uçuşu gerçekleştirmesi planlanıyor.</p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenecek geçiş ve uçuşlarla vatandaşların Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki platformları ve yerli üretim insansız hava araçlarını görmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Vatandaşlara Türk bayrağı çağrısı</strong></h3>

<p>TEKNOFEST tarafından yapılan açıklamada, vatandaşlara "Türk Bayrağını Al, Körfeze Gel" çağrısı yapıldı. İzmit Körfezi çevresindeki vatandaşların kıyılardan deniz geçişini ve hava gösterilerini takip edebileceği belirtildi.</p>

<p>Etkinlik kapsamında deniz ve hava unsurlarının belirlenen saatlerde İzmit Körfezi'nde bulunması bekleniyor. Programın deniz geçişi, insansız hava araçlarının uçuşları ve <strong>Türk Yıldızları gösterisi</strong>yle gün boyunca sürmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/teknofest-mavi-vatanda-deniz-ve-hava-gosterisi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/teknofest-mavi-vatan-oncesi-izmit-korfezinde-govde-gosterisi.png" type="image/jpeg" length="17473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Bulut: "İletişim Başkanlığı günde 587 asgari ücretli maaşı harcıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-bulut-iletisim-baskanligi-gunde-587-asgari-ucretli-maasi-harciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-bulut-iletisim-baskanligi-gunde-587-asgari-ucretli-maasi-harciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın 2026 yılının ilk 7 ayında 3 milyar 495 milyon lira harcadığına dikkat çekti. Günlük harcamanın yaklaşık 16,5 milyon liraya ulaştığını belirten Bulut, "Her gün yaklaşık 587 asgari ücretlinin bir aylık maaşı kadar para harcanıyor. Millet tasarruf ederken iktidar savurganlık yapamaz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ocak-temmuz dönemine ait bütçe kullanım verilerini kamuoyuyla paylaşan YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, kamudaki harcama temposuna ve bütçe tercihlerine sert tepki gösterdi.</p>

<p>Açıklanan verilere göre kurum ocakta 550 milyon 21 bin TL, şubatta 401 milyon 857 bin TL, martta 402 milyon 156 bin TL, nisanda 510 milyon 546 bin TL, mayısta 528 milyon 185 bin TL, haziranda 544 milyon 724 bin TL ve temmuzda 557 milyon 625 bin TL harcama gerçekleştirdi. Böylece yedi aylık toplam fatura 3 milyar 495 milyon 114 bin TL'ye ulaştı.</p>

<p>Harcama rakamlarını zaman dilimlerine bölen Bulut; kurumun günde yaklaşık 16 milyon 486 bin TL, saatte 686 bin 933 TL ve dakikada yaklaşık 11 bin 449 TL harcadığını vurguladı. Bu tablonun, günlük bazda yaklaşık 587 asgari ücretlinin bir aylık maaşına, saatlik bazda ise 24,5 asgari ücretlinin gelirine karşılık geldiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Milyonlarca vatandaşın derin bir geçim mücadelesi verdiğini, kirasını, faturasını ve temel mutfak giderlerini karşılamakta zorlandığını dile getiren Bulut, iktidarın tasarruf çağrılarının yalnızca halka dayatıldığını savundu.</p>

<p>Bulut, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye’de milyonlarca vatandaş ay sonunu getirmeye çalışıyor. Asgari ücretlinin, emeklinin, işçinin, memurun geliri ortadayken iktidarın kamu kaynaklarını sınırsız bir harcama alanı gibi kullanması kabul edilemez. Vatandaşa ‘tasarruf edin’ diyenler, kendi harcamalarına gelince bunu unutuyor. Milletin vergileri iktidarın kara propagandasının bütçesi değildir; o para doğrudan halkın parasıdır. Millet geçinemezken, emekli pazardan eli boş dönerken, gençler gelecek kaygısı taşırken harcanan her kuruşun hesabı verilmelidir. Bu milyarlarca liranın nerelere, hangi hizmetlere ve hangi tanıtım faaliyetlerine harcandığı derhal açıklanmalıdır. Vatandaşın kemerini sıkanlar önce kendi savurganlığına son vermelidir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-bulut-iletisim-baskanligi-gunde-587-asgari-ucretli-maasi-harciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/cumhurbaskanligi-iletisim-baskanligindan-nato-zirvesine-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="25203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polis intiharları Meclis gündeminde: Murat Bakan'dan Bakan Çiftçi'ye soru önergesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/polis-intiharlari-meclis-gundeminde-murat-bakandan-bakan-ciftciye-soru-onergesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/polis-intiharlari-meclis-gundeminde-murat-bakandan-bakan-ciftciye-soru-onergesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan, bir günde dört farklı ilde dört emniyet mensubunun yaşamına son vermesine dikkat çekerek polis intiharlarını TBMM gündemine taşıdı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Bakan, son 6 yıldaki intihar istatistiklerinin, psikolojik destek mekanizmalarının ve çalışma koşullarının açıklanmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemde artış gösteren emniyet personeli intiharlarına ilişkin Meclis Başkanlığına soru önergesi sunan Murat Bakan, teşkilattaki ağır çalışma koşulları, mobbing ve psikolojik destek yetersizliklerine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>"Bu ölümler kader değil, yönetim zafiyeti"</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığı yönetimlerinin değişmesine rağmen emniyet mensuplarının yapısal sorunlarının çözülemediğini belirten Bakan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>*"Efkan Ala, Süleyman Soylu, Ali Yerlikaya, şimdi de Mustafa Çiftçi… Koltuk sahipleri değişti, isimler değişti; polisin çalışma düzeni değişmedi, özlük hakları sorunları değişmedi, o derin yalnızlığı ise hiç değişmedi. Sayın Çiftçi’ye göreve geldiğinde ‘Polisin sesine kulak verecek misiniz?’ diye sormuştum. Altı ay oldu. Bugün cevabı önümüzde duruyor: Bu Bakan da kendisinden öncekiler gibi, polisin beklentisini karşılayamadı. Bu ölümler kader mi? Değil. Bu ölümler yönetim zafiyeti… Hangi ülkede bir günde dört polis yaşamına son veriyor?</p>

<p>Van Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü Eğitim Büro Amirliğinde görevli polis memuru U. İ.; Ankara Keçiören İlçe Emniyet Müdürlüğü Belge Yönetimi ve Koordinasyon Büro Amirliğinde görevli polis memuru Y.B.; Hatay Dörtyol Devriye Ekipler Amirliğinde görevli polis memuru E.A.; Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Çarşı Polis Merkezi Amirliğinde görevli Çarşı ve Mahalle Bekçisi T.T.; Batman’da ise bir polis memurunun eşi yaşamına son vermiştir.</p>

<p>Emniyet İntiharları Dijital Anıtı’nın verilerine göre 2025 yılında 82, 2026 yılında şu ana kadar 51 intihar vakası kaydedilmiştir. Buna göre çalışan emniyet mensuplarında ortalama dört günde bir intihar vakası yaşanmaktadır. Bu rakamlar, Emniyet Teşkilatı’nda yaşanan intiharların münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi, nedenlerinin bilimsel ve kurumsal biçimde araştırılması ve etkili önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır."*</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>İçişleri Bakanlığına Yöneltilen Sorular</strong></h3>

<p>YENİ Parti İzmir Milletvekili Murat Bakan'ın, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye yönelttiği sorular şunlar oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>2020-2026 yılları arasında EGM bünyesinde görev yapan personel arasında gerçekleşen intihar vakalarının yıllara, rütbelere, yaş gruplarına, görev birimlerine ve illere göre dağılımı nedir?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aynı dönemde görev sırasında veya görev dışında intihar girişiminde bulunan emniyet personeli sayısı kaçtır? Bu personelin kaçına psikolojik ve psikiyatrik destek sağlanmıştır?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kayıtlara göre 2020-2026 yıllarında meydana gelen vakaların kaçında personel, kaçında personelin eşi veya birinci derece yakını yaşamını yitirmiştir?</p>
 </li>
 <li>
 <p>İntihar vakalarının nedenlerini araştırmak amacıyla hazırlanmış kapsamlı bir risk analizi veya bilimsel çalışma bulunmakta mıdır? Varsa sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetlerinden yılda kaç personel yararlanmaktadır? Bu hizmetlerden yararlananların toplam personel sayısına oranı nedir?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Son 5 yılda kaç emniyet personeli mesleki stres, tükenmişlik veya benzeri psikolojik sorunlar sebebiyle sağlık kuruluşlarına ya da EGM psikolojik destek birimlerine başvurmuştur?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağır çalışma saatleri, fazla mesai, dinlenme süreleri, izin kısıtlamaları ile amir tahakkümü ve mobbing kaynaklı sorunların tespiti ve çözümüne yönelik bir çalışma yapılmış mıdır?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emniyet personelinin ailelerinin yaşadığı ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunların personel üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla destek programları yürütülmekte midir?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Personelin ekonomik sorunlarının, borçluluk durumunun ve mesleki baskıların intihar vakaları üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırma var mıdır?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emniyet teşkilatı personelinin yaşam hakkını korumak, intiharların önüne geçmek ve bu ölümleri istatistik olmaktan çıkarmak amacıyla takvime bağlanmış somut ve yeni bir politika çalışması bulunmakta mıdır?</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/polis-intiharlari-meclis-gundeminde-murat-bakandan-bakan-ciftciye-soru-onergesi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/09/murat-bakan.jpeg" type="image/jpeg" length="61377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yılmaz Büyükerşen'in acı günü: Kardeşi Güzin Büyükerşen hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yilmaz-buyukersenin-aci-gunu-kardesi-guzin-buyukersen-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yilmaz-buyukersenin-aci-gunu-kardesi-guzin-buyukersen-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in kardeşi Güzin Büyükerşen vefat etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce yayımladığı taziye mesajında, Büyükerşen ailesine başsağlığı diledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir'de uzun yıllar belediye başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in kardeşi Güzin Büyükerşen yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="9B9E8736 C52C 45F5 B1B7 1E1Bc82F813F W" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9b9e8736-c52c-45f5-b1b7-1e1bc82f813f-w.jpg" width="1920" /></p>

<h3><strong>Başkan Ayşe Ünlüce'den taziye mesajı</strong></h3>

<p>Güzin Büyükerşen'in vefatının ardından bir taziye mesajı yayımlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kıymetli Hocamız Yılmaz Büyükerşen’in sevgili kardeşi Güzin Büyükerşen’i kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Merhumeye Allah’tan rahmet, başta değerli Hocamız Yılmaz Büyükerşen olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yilmaz-buyukersenin-aci-gunu-kardesi-guzin-buyukersen-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-23-165506.png" type="image/jpeg" length="35347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kartlı ödemelerde temmuz verileri arttı: Harcamalar 2,97 trilyon liraya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kartli-odemelerde-temmuz-verileri-artti-harcamalar-297-trilyon-liraya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kartli-odemelerde-temmuz-verileri-artti-harcamalar-297-trilyon-liraya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de kartlı ödemelerde temmuz ayında artış yaşandı. Kredi, banka ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödeme tutarı 2,97 trilyon liraya ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de kartlı ödemelerde temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre artış kaydedildi. Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre <strong>kredi kartı</strong>, <strong>banka kartı</strong> ve ön ödemeli kartlarla yapılan ödemelerin toplam tutarı yüzde 37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar liraya çıktı.</p>

<h2><strong>Toplam kart sayısı 476,2 milyona ulaştı</strong></h2>

<p>Temmuz ayı itibarıyla Türkiye'de kredi kartı sayısı 151,7 milyon, banka kartı sayısı 223,2 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 101,3 milyon olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Geçen yılın aynı dönemine kıyasla kredi kartı sayısı yüzde 11, banka kartı sayısı yüzde 4 arttı. Ön ödemeli kart sayısında ise yüzde 3 düşüş yaşandı. Böylece Türkiye'deki toplam kart sayısı yüzde 4 yükselerek 476,2 milyona ulaştı.</p>

<h3><strong>Kartlı ödemeler 2,97 trilyon liraya çıktı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında kartlarla gerçekleştirilen ödemelerin 2 trilyon 541,8 milyar liralık bölümünü kredi kartları oluşturdu. Banka kartlarıyla 425,8 milyar lira, ön ödemeli kartlarla ise 7,3 milyar liralık ödeme yapıldı.</p>

<p>Ödeme tutarı geçen yılın aynı ayına göre kredi kartlarında yüzde 38, banka kartlarında yüzde 39 arttı. Ön ödemeli kartlarla yapılan ödemelerde ise yüzde 43'lük gerileme görüldü.</p>

<h3><strong>Kartlı ödeme sayısı 2 milyara yükseldi</strong></h3>

<p>Temmuz ayında kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödeme sayısı yüzde 11 artarak 2 milyara ulaştı.</p>

<p>Bu ödemelerin 1 milyar 181,3 milyonu kredi kartlarıyla, 783,5 milyonu banka kartlarıyla ve 33,2 milyonu ön ödemeli kartlarla gerçekleştirildi.</p>

<p>Kredi kartı ve banka kartıyla yapılan ödeme sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 arttı. <strong>Ön ödemeli kartlar</strong>la yapılan ödeme sayısında ise yüzde 35 azalma kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İnternetten kartlı ödemeler 908,9 milyar liraya ulaştı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında internet üzerinden gerçekleştirilen kartlı ödemelerin tutarı yıllık bazda yüzde 34 artarak 908,9 milyar liraya yükseldi. İnternetten yapılan ödemelerin toplam kartlı ödemeler içerisindeki payı yüzde 30 oldu.</p>

<p>İnternet üzerinden gerçekleştirilen kartlı ödeme sayısı da yüzde 11 artarak 258,7 milyona ulaştı. Bu ödemelerin toplam ödeme sayısı içindeki payı yüzde 13 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Temassız ödemelerde de artış yaşandı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında <strong>temassız kartlı ödeme</strong> sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 1 milyar 336,8 milyona çıktı.</p>

<p>Temassız ödeme tutarı ise yüzde 44 artışla 1 trilyon 15,3 milyar liraya ulaştı. Verilere göre temmuz ayında mağaza içinde yapılan her 5 kartlı ödemenin 4'ü temassız yöntemle gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kartli-odemelerde-temmuz-verileri-artti-harcamalar-297-trilyon-liraya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kartli-odemeler-temmuzda-3-trilyon-liraya-yaklasti.png" type="image/jpeg" length="95507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan: "4 kişilik ailenin 100 bin liranın altında geçinmesi imkânsız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-4-kisilik-ailenin-100-bin-liranin-altinda-gecinmesi-imkansiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-4-kisilik-ailenin-100-bin-liranin-altinda-gecinmesi-imkansiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, semt pazarında bir esnafın emekli maaşları ve geçim şartlarına ilişkin sorusuna yanıt verdi. Babacan, "Satın alma gücüne bakılırsa normalde 100 bin TL'nin altında bir maaşla dört kişilik bir ailenin geçinmesi imkânsız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gerçekleştirdiği semt pazarı ziyaretinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.</p>

<h3><strong>"20-25 bin lirayla geçinmek mümkün değil"</strong></h3>

<p>Ziyaret sırasında bir pazarcı esnafının, <i>"Eski ekonomi bakanı olarak şu ülkede şu enflasyona göre emeklinin kaç para alması lazım?"</i> sorusu üzerine Babacan, mevcut maaş seviyelerinin yetersizliğine işaret ederek <i>"20 bin-25 bin lirayla geçinmek imkânsız"</i> yanıtını verdi.</p>

<h3><strong>"Yoksulluk sınırı 100 bin TL civarında"</strong></h3>

<p>Esnafın <i>"Kaç para olması lazım Başkanım?"</i> şeklindeki devam sorusunu yanıtlayan Babacan, Türk-İş verilerine ve yoksulluk sınırına atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Satın alma gücüne bakılırsa normalde 100 bin TL'nin altında bir maaşla dört kişilik bir ailenin geçinmesi imkânsız. Dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 100 bin TL civarında. Bunun altında kazanıyorsan almak istediğini alamazsın, mümkün değil; sınır o şu anda. Bu sınırı her ay araştırma yapan Türk-İş söylüyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-4-kisilik-ailenin-100-bin-liranin-altinda-gecinmesi-imkansiz</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-16189.png" type="image/jpeg" length="40466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" ve Türk vatandaşlığı vurgusu: "Ortak zemin anayasal vatandaşlıktır"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-terorsuz-turkiye-ve-turk-vatandasligi-vurgusu-ortak-zemin-anayasal-vatandasliktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-terorsuz-turkiye-ve-turk-vatandasligi-vurgusu-ortak-zemin-anayasal-vatandasliktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci ve çıkarılan çerçeve yasaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sürecin üniter milli yapı, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve demokratik gelişim açısından önemine değindi. Bahçeli, tüm vatandaşların eşit hak ve sorumluluklar temelinde buluşacağı ortak zeminin Anayasa'da tanımlanan Türk vatandaşlığı olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, <i>Türkgün Gazetesi</i>’ne verdiği mülakatta "Terörsüz Türkiye" süreci, çıkarılan çerçeve yasa, bölgesel gelişmeler, hak ve özgürlükler ile Anayasal vatandaşlık kavramına dair açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>"Ortak zeminimiz anayasamızda ifade bulmuş Türk vatandaşlığıdır"</strong></h2>

<p>Bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasının önemine işaret eden Bahçeli, kategorik ve kolektif hak taleplerinin ulus devlet yapısına zarar vereceğini savunarak şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Bireysel hak ve özgürlüklerin anayasada belirtilen istisnai durumlar dışında kısıtlanması söz konusu değildir. Bu yönüyle devlet-birey ilişkisini düzenleyen ve bireyi devlet gücüne karşı koruyan bireysel hak ve özgürlüklerin kategorik/kolektif haklar çerçevesinde mahiyetinin değişmesi, vatandaşlık kimliğinin içini boşaltan, devletin üniter ve milli yapısını zedeleyen, etnik ve mezhepsel siyasetin ayrıştırıcı diline hukuki bir koruma isteyen talepler demetine haiz olacaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, hak ve özgürlüklerin, demokratik gelişimin aynı zamanda da üniter milli yapımızın ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin teminat altında olduğu bir mutabakatı, milli birlik ve dayanışmayı mümkün kılan iklimi tesis edecektir. Bu bağlamda tüm vatandaşlarımızı eşit hak ve sorumluluklar temelinde ortak bir zeminde buluşturmayı savunuyoruz. Bu ortak zemin Türk milletinin tarihi ve siyasi mutabakatıyla oluşmuş, anayasamızda ifade bulmuş Türk vatandaşlığıdır. Hep birlikte Türkiye olmanın yolu, devletin üniter ve milli çatısı altında milli birlik ve beraberlik ruhuyla, toplumsal dayanışma ve kaynaşma arzusuyla bir arada yaşama iradesidir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"PKK’nın açıklamalarında özerklik ve federasyon talebinin olmaması önemli bir adım"</strong></h3>

<p>Bahçeli, terörün ve şiddetin sona ermesinin demokratik siyaset alanını açacağını belirterek PKK'nın silah bırakma ve fesih sürecine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Terörün ve şiddetin olduğu yerde insanların hür iradesinden, insan haklarından ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Terör ve şiddetin gölgesinde demokratik siyaset daralır, alternatif çözüm yolları tıkanır ve siyasi katılım süreçleri sağlıklı bir zeminde ilerlemez. O sebeple ‘ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset’ dedik ve herkesi Türkiye için bir olmaya davet ettik.</p>

<p>PKK terörünün sona ermesi, demokrasinin güçlenmesi için bir fırsat olacaktır. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda PKK’nın fesih ve silah bırakma kararına yönelik açıklamalarda ayrı bir devlet, federasyon, özerklik ya da kültüralist taleplerin yer almaması Türkiye’de yeni bir başlangıç için önemli bir adım olmuştur. Bu husus Türkiye’de etnikçi, mezhepçi ve Türk milli kimliğini aşındıran sair kimlikçi siyasetin de tasfiye edilmesini sağlayan bir gelişmedir."</p>
</blockquote>

<p>Bahçeli, Türk vatandaşlığının birleştirici niteliğine dair, <i>"Türk vatandaşlığı, Türkiye’de nesep asabiyetine dayanan etnik unsurları Türk siyasal aidiyetine bağlayan ve Türk kimliğini siyasal şemsiye formuna dönüştüren bir işleve sahiptir. Bu yönüyle vatandaşlık, ‘verili’ değil ‘iradî’ olup; her bir vatandaşın aidiyetini tahkim eden demokratik siyasetin birleştirici unsurudur"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca iç güvenliği değil; ekonomik, diplomatik ve bölgesel istikrarı da kapsadığını belirten Bahçeli, "Türk barışı" kavramına dikkat çekti. Suriye, Irak ve Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesi, toprak bütünlüklerinin korunması ve illegal silahlı yapıların tamamen ortadan kaldırılması gerektiği kaydeden Bahçeli Orta Koridor, Kalkınma Yolu Projesi, Turan Koridoru (Yolu) ve enerji nakil hatlarının başarısının bölgedeki güvenlik ortamına bağlı olduğu ifade etti. Bahçeli Güvenlik harcamalarından tasarruf edilecek kaynakların eğitim, teknoloji, üretim, altyapı ve sosyal kalkınmaya yönlendirilmesinin sürdürülebilir kalkınmayı hızlandıracağı belirtti.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye'nin terörle mücadeledeki deneyimini bölgesel barışın inşasında diplomatik bir avantaja dönüştüreceğini belirterek, sürecin Cumhuriyetin ikinci yüzyılında güçlü devlet, güçlü ekonomi ve etkin dış politika hedeflerini sağlamlaştıracağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-terorsuz-turkiye-ve-turk-vatandasligi-vurgusu-ortak-zemin-anayasal-vatandasliktir</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/85672dd3-ad11-4851-9a7e-ad73833cabbc.jpg" type="image/jpeg" length="78430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eylemlerinin 9. gününde madencilerden bakanlığa çağrı: "Garantörlüğün gereğini yapın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eylemlerinin-9-gununde-madencilerden-bakanliga-cagri-garantorlugun-geregini-yapin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eylemlerinin-9-gununde-madencilerden-bakanliga-cagri-garantorlugun-geregini-yapin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin, ödenmeyen maaş ve tazminat alacakları için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı eylem 9’uncu gününe girdi. Gözaltılara ve kısmi ödeme tekliflerine tepki gösteren işçiler, tüm alacaklar eksiksiz tahsil edilene kadar nöbeti terk etmeyeceklerini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan ve haklarını alamadıkları gerekçesiyle Ankara'ya gelen Doruk Madencilik ile Elazığ Eti Gümüş maden işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Sendika Yöneticisi Çetin: "Gözaltılar bizi yıldıramaz, ince hesaplar tutmayacak"</strong></h2>

<p>Eylem alanında madencilerle birlikte açıklama yapan Bağımsız Maden İş Sendikası Yöneticisi <strong>Volkan Çetin</strong>, Genel Başkan Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun 20 saati aşkın süredir gözaltında tutulduğunu hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Gökay Çakırları, Başaran Aksuları tutuklasalar da burada onlarca, yüzlerce Gökay Çakır, Başaran Aksular çıkacaktır. Biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Enerji Bakanlığının şikâyetçi olma ihtimali nedeniyle arkadaşlarımızın ifadesini almayıp bekletiyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Holding, Elazığ’dan gelen Eti Gümüş madencilerinin ödemelerini bu hafta yapacağını, Doruk Madencilik işçilerine ise kısmi ödeme yapacağını iletti. Şirket bazısının parasını yatırarak işçiyi bölmeye çalışıyor. Bu hesaplar tutmayacak. Elazığ’daki madenci arkadaşlarımız 'Bizim paramızın yatması yetmez, tüm arkadaşlarımızın hakkı ödenene kadar buradayız' diyor. Tek bir işçinin bir kuruşu kalmayana kadar buradan ayrılmayacağız."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Masada garantör oldunuz, gereğini yapın"</strong></h3>

<p>Bakanlığın çevik kuvvet ekipleri ve araçlarla çevrildiğini belirten Doruk Madencilik işçisi <strong>Ersin Furuncu</strong>, bakanlık yetkililerine garantörlük sorumluluğunu hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>*"Enerji Bakanlığı elimizi uzatacağımız kadar yakın ama ulaşamayacağımız kadar uzak. Ankara’nın ayazında -5 derecede sabah şafağında 110 madenci gözaltına alındığında da yılmadık, bugün sıcakta da sabrımızı sınıyorlar. Madenci yer altında 8 saat dünyayla iletişimsiz kalır, sabretmeyi en iyi biz biliriz.</p>

<p>Biz bakanlığa 'Parayı siz ödeyin' demiyoruz. Siz ortak mutabakatta 'Biz masadayız, bu şirket bu parayı ödeyecek' diyerek garantör oldunuz. Şirket yasalara ve sözlerine uymadı. Lütfen garantörlüğünüzün gereğini yapın ve bu paranın tahsilatını sağlayın."*</p>
</blockquote>

<h3><strong>Eti Gümüş Temsilcisi Yıldız: "Bizi görmezden gelemezsiniz"</strong></h3>

<p>Eyleme Elazığ'dan katılan Eti Gümüş Temsilcisi <strong>Mehmet Yıldız</strong> ise dayanışma vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sayın Bakanım, neden bizi görmezden geliyorsunuz? Siz bizi görmezseniz kim görecek? Bir arkadaşımızın bir kuruşu kalsa dahi biz buradan gitmiyoruz. Bütün işçilerin tüm ödemeleri eksiksiz yapılmadan bu alandan ayrılmayacağız."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eylemlerinin-9-gununde-madencilerden-bakanliga-cagri-garantorlugun-geregini-yapin</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-297860.png" type="image/jpeg" length="60565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Uluslararası Porsuk Festivali 2-6 Eylül'de başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehir-uluslararasi-porsuk-festivali-2-6-eylulde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eskisehir-uluslararasi-porsuk-festivali-2-6-eylulde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından "2026 Eskişehir Yılı" kapsamında ilk kez düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali'nin lansmanı yapıldı. Eskişehir’in simgesi Porsuk Çayı etrafında kültür, sanat ve müziği buluşturacak festival, kentin kurtuluş günü olan 2 Eylül'de kapılarını açacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aktif Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen lansmana Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Festival Direktörü ve Sözcüsü Murat Danacı, ETİ Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü Dilge Berktaş, Cassaba Modern Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusufcan Değişme, Espark AVM Yetkilisi Ecem Kaderoğlu Özdağ, belediye bürokratları ve basın mensupları katıldı.</p>

<h3><strong>"2026 bir milat olsun istedik"</strong></h3>

<p>Lansmanda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, festivalin kentin kültürel hafızasındaki önemine vurgu yaparak şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Eskişehir her türlü kutlamayı hak eden bir şehir. 2026’da bütün şehri birleştiren ve bir araya getiren bir festivale ihtiyacımız olduğunu düşündük, 2026 bir milat olsun dedik. Bütün şehrin sanat ve kültür dünyasını bir araya getiren, hem yurt içinden hem de yurt dışından sanatçılarımızın katılacağı büyük bir festivale hazırlandık. Birleştirici gücümüzün Porsuk Nehri olduğuna karar verdik.</p>

<p>2 Eylül, Eskişehir’in bağımsızlık ve kurtuluş günü; yani hepimiz için çok özel bir tarih. Aynı tarihte Tepebaşı Belediyemizin Pişmiş Toprak Sempozyumu da başlayacak. Her iki etkinliği ortak bir anlayışla buluşturarak kent belleğini güçlü bir şölenle yaşatacağız."</p>
</blockquote>

<p><img alt="A24F7658 D267 434C A48F Cfd080E2" class="detail-photo img-fluid" height="850" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a24f7658-d267-434c-a48f-cfd080e2.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>20 ülkeden sanatçılar festivale katılacak</strong></h3>

<p>Festival Direktörü Murat Danacı, kentin 20 yılı aşkın süredir özlemini duyduğu organizasyonu hayata geçirdiklerini belirterek festivalin Kentpark, Porsuk Bulvarı Adalar mevkisi, Sümerpark, İskele26, Haldun Dormen Sahnesi ile Sanat ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşeceğini, Almanya, ABD, Azerbaycan, Belarus, Bulgaristan, Çin, Finlandiya, Galler, Güney Kore, Hindistan, Mısır, İtalya, Romanya, İngiltere, Rusya, Belçika, Avusturya, Tataristan (Kazan), KKTC ve Kuzey Makedonya olmak üzere 20 farklı ülkeden sanatçı ve topluluk sahne alacağını aktardı. </p>

<p>Festivade nehir temalı atölyeler, açık hava konserleri, ödüllü tiyatro oyunları, heykel çalışmaları, resim sergileri ve çocuk etkinlikleri düzenlenecek.</p>

<p>2026 Eskişehir Yılı kapsamında ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin ana sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten ETİ Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü Dilge Berktaş ise "Kökleri 1961 yılında Eskişehir’de atılan bir marka olarak doğduğumuz şehrin kültürel ve sosyal yaşamına katkı sunmayı her zaman çok kıymetli bulduk. 2-6 Eylül günleri arasında Eskişehir birbirinden renkli etkinliklere, önemli sanatçılara, gün boyu sürecek aktivitelere ve görsel şölenlere ev sahipliği yapacak. Biz de ETİ olarak festival boyunca farklı alanlarda katılımcılara keyifli deneyimler sunmak için festivalde yer alacağız. Tüm Eskişehirlileri ve şehrimizi ziyaret edecek misafirlerimizi ETİ alanına bekliyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Festival destekçilerinden Cassaba Modern Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusufcan Değişme de "Eskişehir Porsuk Festivali'nde destek olmak, bir parçası olmak bizim için büyük bir mutluluk. Umarız ki çok güzel bir festival geçiririz. Biz inanıyoruz ki Eskişehir'in bir parçası olarak sosyal ve kültürel bu etkinliklerin, festivallerin, şölenlerin şehrin birlikteliği ve gelişmesinde çok önemli bir payı var. Cassaba Modern olarak önümüzdeki süreçte her zaman şehrimizin yanındayız. Festivalde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. İyi bir festival diliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Festival destekçilerinden Espark AVM Yetkilisi Ecem Kaderoğlu Özdağ ise şunları söyledi:</p>

<p>"Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Espark olarak yıllardır bu şehrin buluşmalarına, heyecanına ve değişen yüzüne eşlik ediyoruz. Bu nedenle de Porsuk Festivali'nin sponsorları arasında yer almak bizim için bir iş birliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Eskişehir'e değer katan her güzel fikrin de yanında olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Şehirlerin birçok önemli noktası var ama onları asıl özel kılan şeyin de etrafında biriken hikâyeler olduğunu düşünüyoruz. Porsuk da Eskişehir'in en güzel hikâyelerinin başladığı yerlerden biri. Eminim burada bulunan herkesin Porsuk ile ilgili bir hikâyesi, bir anısı vardır. Çok yakında da Porsuk Festivali ile bu hikâyelere yenilerini ekliyor olacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehir-uluslararasi-porsuk-festivali-2-6-eylulde-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/68d30ace-a5a7-4f1e-8039-7482cad3.jpg" type="image/jpeg" length="19600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1,32 trilyon liralık bütçe açığına CHP'li Dinçer'den tepki: "Kemer sıkma halka, israf saraya"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/132-trilyon-liralik-butce-acigina-chpli-dincerden-tepki-kemer-sikma-halka-israf-saraya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/132-trilyon-liralik-butce-acigina-chpli-dincerden-tepki-kemer-sikma-halka-israf-saraya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, merkezi yönetim bütçe açığının ocak-temmuz döneminde 1,32 trilyon lirayı aşmasına ve Cumhurbaşkanlığı ile bağlı kurumların 6 aylık harcamasının 100 milyar lirayı geçmesine sert tepki gösterdi. Dinçer, "Kemer sıkma politikası hep aynı kesime uygulanıyor, israf ve bolluk ise hep aynı çevrelerde sürüyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, yayımladığı yazılı açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı bütçe gerçekleşmeleri ile Cumhurbaşkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı’nın harcama verilerini değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Bütçe açığı 7 ayda 1,32 trilyon liraya ulaştı</strong></h2>

<p>Merkezi yönetim bütçe dengesindeki bozulmaya dikkat çeken Dinçer, şu verileri paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ocak-temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe açığı <strong>1 trilyon 320 milyar 940 milyon TL</strong> seviyesine ulaştı.</p>

<p>Temmuzda bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,8 artışla 1 trilyon 790 milyar 502 milyon TL'ye çıkarken, gelirler yüzde 28,8 artışla 1 trilyon 412 milyar 397 milyon TL'de kaldı. Temmuz ayı bütçe açığı <strong>378 milyar 105 milyon TL</strong> olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Üç kurumun günlük harcaması 557 milyon lira</strong></h3>

<p>Bütçe açığı büyürken saray ve bağlı idarelerin harcamalarındaki artışa işaret eden Dinçer, Cumhurbaşkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı’nın 2026'nın ilk 6 ayındaki toplam harcamasının <strong>100 milyar 358 milyon TL</strong>'yi bulduğunu belirtti.</p>

<p>Dinçer, 6 aylık süre boyunca Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 88 milyar 934 milyon TL, Cumhurbaşkanlığı'nın 8 milyar 486 milyon TL, İletişim Başkanlığı'nın 2 milyar 937 toplam günlük harcama ortalamasının <strong>557 milyon TL</strong>'ye denk geldiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Açığın faturası zamlar ve vergilerle vatandaşa yükleniyor"</strong></h3>

<p>Ortaya çıkan tablonun kamu maliyesinin kontrolden çıktığının göstergesi olduğunu belirten Dinçer, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu iki tablo yan yana konulduğunda iktidarın önceliklerinin nerede olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Devletin kasası her ay daha büyük bir açıkla kapanıyor, giderler gelirlerden neredeyse iki kat hızlı büyüyor. Bu, kamu maliyesinin kontrolden çıktığının resmi itirafıdır. Açığın faturası ise zamlarla, dolaylı vergilerle ve enflasyonla yine vatandaşın sırtına yükleniyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"İtibardan tasarruf olmaz anlayışı ihtişamı besliyor"</strong></h3>

<p>Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşadığı ekonomik darboğazı hatırlatan Dinçer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Diyanet İşleri Başkanlığı tek başına günde ortalama yaklaşık 500 milyon lira harcarken, milyonlarca emekli aldığı zammın markete kaç gün yeteceğini hesaplıyor, asgari ücretli fiyat etiketine bakmaya çekiniyor. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ anlayışıyla savunulan bu harcama düzeni, ülkenin gerçek ihtiyaçlarını değil, iktidarın kendi ihtişam algısını besliyor.</p>

<p>Bu ülkede kemer sıkma politikası hep aynı kesime uygulanıyor, israf ve bolluk ise hep aynı çevrelerde sürüyor. CHP olarak bu israf düzenini Meclis kürsüsünden sormaya, halkın hakkını halka geri istemeye devam edeceğiz. Bu tablo bir bilanço değil, bir tercih meselesidir. Ve bu tercih, milyonlarca yurttaşın aleyhine işliyor."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/132-trilyon-liralik-butce-acigina-chpli-dincerden-tepki-kemer-sikma-halka-israf-saraya</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dc787487-04a8-4c96-90c9-80779c3143d1-w.png" type="image/jpeg" length="18713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKOM: İstanbul'da sıcaklıklar 36 dereceye kadar çıkacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akom-istanbulda-sicakliklar-36-dereceye-kadar-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akom-istanbulda-sicakliklar-36-dereceye-kadar-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKOM, Afrika ve Basra kökenli sıcak hava dalgalarının İstanbul başta olmak üzere yurdun büyük bölümünde etkili olacağını açıkladı. Kentte önümüzdeki 7-10 gün boyunca sıcaklıkların 33-36 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>'da sıcak hava etkisini artıracak. <strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM)</strong>, yayımladığı haftalık hava tahmin raporunda Afrika ve Basra kökenli sıcak hava dalgalarının kentte etkili olacağını bildirdi. Sıcaklıkların hafta boyunca yükselmesi, yağışın ise görülmemesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>İstanbul'da sıcaklıklar 36 dereceye çıkacak</strong></h2>

<p>AKOM'un haftalık tahminlerine göre, İstanbul'da önümüzdeki 7-10 günlük dönemde çoğunlukla güneşli hava hakim olacak. Bugünden itibaren yükselmesi beklenen sıcaklıkların <strong>33-36 derece </strong>aralığına ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Kentte sıcak hava dalgasının hafta boyunca etkisini sürdürmesi beklenirken, özellikle gündüz saatlerinde sıcaklıkların yüksek seviyelerde seyredeceği öngörülüyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'da gün gün sıcaklık tahmini</strong></h3>

<p>İstanbul'da yarın sıcaklıkların en düşük 22, en yüksek 33 derece olması bekleniyor. 20 Ağustos Perşembe günü ise sıcaklıkların 23 ila 35 derece arasında değişeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>21 Ağustos Cuma günü kentte sıcaklıkların 22-31 derece, 22 Ağustos Cumartesi günü 22-32 derece, 23 Ağustos Pazar günü ise 23-33 derece aralığında olması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>24 Ağustos Pazartesi günü için yapılan tahminlerde ise İstanbul'da en düşük sıcaklığın 23, en yüksek sıcaklığın 34 derece olması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Yağış beklenmiyor</strong></h3>

<p>Hafta boyunca İstanbul'da havanın çoğunlukla az bulutlu ve açık olması bekleniyor. AKOM'un tahminlerine göre kentte söz konusu dönemde yağış görülmeyecek.</p>

<p><strong>Afrika</strong> ve <strong>Basra kökenli</strong> sıcak hava dalgalarının İstanbul'un yanı sıra Türkiye'nin büyük bölümünde etkili olması beklenirken, sıcaklıkların önümüzdeki günlerde yüksek seviyelerde seyretmesi öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akom-istanbulda-sicakliklar-36-dereceye-kadar-cikacak</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/akomdan-istanbul-icin-sicak-hava-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="64230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Demir: "Böyle devlet adamları kolay yetişmiyor, Genel Başkan'ın aday olmasını isterim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-demir-boyle-devlet-adamlari-kolay-yetismiyor-genel-baskanin-aday-olmasini-isterim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-demir-boyle-devlet-adamlari-kolay-yetismiyor-genel-baskanin-aday-olmasini-isterim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, partisinin Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında kurultay takvimi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığı ve YENİ Parti ile yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Merkezinde gerçekleşen basın buluşmasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Danışmanı Atakan Sönmez katıldı. Demir, gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.</p>

<p><img alt="710133C7 0Aa3 41Cb 8945 4B07Af88" class="detail-photo img-fluid" height="850" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/710133c7-0aa3-41cb-8945-4b07af88.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>"Genel Başkan'ın aday olması noktasında desteğimi açıkça ifade ediyorum"</strong></h2>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaklaşan kurultayda aday olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Deniz Demir şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu soru Genel Başkan'a televizyon programında soruldu, cevabını verdi. Ben o cevaptan sonra herhangi bir değerlendirme yapmam yanlış olur. Delegeler adayı gösterir. Dışarıdan kimse gelip 'siz aday olun' demez. Benim şahsi kanaatim, tabii ki Genel Başkanımızın aday olmasını isterim, canı gönülden. Genel Başkanımızın yaptığı çalışmalar, özellikle helalleşme noktasında gösterdiği adımlar bugün yüzde 48 gibi bir oya ulaştı. Son yerel seçimlerdeki başarısı, Genel Başkan'ın emeğinin, CHP'ye oy vermeyen kesimlerin attığı adımların bir sonucu. Genel Başkan'ın emeğini ortaya koymamız lazım. Böyle devlet adamları kolay yetişmiyor. Ben Genel Başkan'ın bu süreçte aday olması noktasında desteğimi açıkça ifade ediyorum."</i></p>
</blockquote>

<p>Kurultay süreci ve örgüt yapılanmasına dair takvimi de aktaran Demir, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Komisyon kurduk, Genel Başkan'a bilgi veriyoruz. Genel Başkan karar aşamasında. Eylül ayında takvimin açıklanacağını düşünüyorum. Mahalle kongrelerini başlatıp sonrasında büyük kurultayın yapılmasıyla devam edecek. Ama tarih veremeyiz. Büyük bir çoğunlukla il değişimi yaptık. Bartın ili dışında 80 ilin il başkanlığı tamamlandı. Bizimle eşgüdümle çalışacak il başkanlıkları, ilçe yönetimleri atandı. Örgütsel anlamda yapılan çalışmalarla yakın zamanda saha çalışmalarına başlayacağız."</i></p>
</blockquote>

<p>Parti içi tartışmaları değerlendiren Demir, <i>"Parti içinde böyle şeylerin olması, hele de Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde, normaldir. Parti içerisinde ayrışmalar da olur, sonra tekrar bir araya gelmeler de olur"</i> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Menderes’te yaşananlara sebep olan kişiler hakkında soruşturma başlatılacak"</strong></h3>

<p>İzmir'in Menderes ilçesindeki Başkan Vekilliği seçimi sürecinde CHP ve YENİ Parti arasında yaşananlara değinen Demir, yaşananları "yol kazası" olarak nitelendirerek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Keşke yaşanmasaydı. Ama yaşananlara sebep olan kişiler hakkında soruşturma başlatılacak. Bu olayın yaşanmasına kim sebep olduysa partimiz gerekli disiplin sürecini başlatıp cezasını verecektir. İnşallah böyle şeyler bir daha yaşanmaz. İki taraf da CHP kimliği ile seçime girmiş ve CHP'nin sayesinde belediye başkanı ve meclis üyesi seçilmiştir. Herkesin öncelikle bu kimlik altında sorumluluğu taşıması lazım. Bundan sonra daha hassas olacağız."</i></p>
</blockquote>

<p>Belediye meclislerindeki yapıya ilişkin tespitte bulunan Demir, <i>"İki taraf da meclis üyelikleri noktasında tam kontrol sağlayamamış. Orada da maalesef ikili bir yapı oluştu. Kimi Cumhuriyet Halk Partisi'ni, kimi YENİ Parti'yi temsilen meclis üyesi. YENİ Parti yokken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi döneminde Beykoz Belediye Başkanı AK Parti'ye geçti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'ye geçti. Bunları da konuşmak lazım. Maalesef insanın olduğu yerde böyle sıkıntılar oluyor"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun duruma tepkisini aktaran Demir, <i>"Hiçbir partilimiz YENİ Parti'yi hedef alan sözlerde bulunmuyor. Biz işimize odaklandık. Genel Başkanımız çok üzüldü. Böyle bir yol kazası. İki tarafın diyalog zeminine gelmeyip iki aday çıkarması bu sonucun oluşmasına neden oldu. Genel Başkanımız gerekli talimatları verdi. Bu olaya kim neden olduysa haklarında gerekli disiplin işlemleri başlatılacak"</i> dedi.</p>

<h2><strong>"YENİ Parti düşmanımız değil"</strong></h2>

<p>YENİ Parti ile iş birliği ve olası ittifak ihtimallerine yönelik sorulara yanıt veren Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"İki taraf bir araya gelmediği, anlaşmadığı sürece böyle şeyler yaşanır maalesef. Herkesin özen ve dikkat etmesi gerekiyor. Şimdilik il başkanları, ilçe başkanları düzeyinde görüşme olursa bu sıkıntıların ortaya çıkacağını düşünmüyorum. Tabii genel başkanlar konusunda bağlayıcı bir şey söylemem doğru olmaz. YENİ Parti bizim düşmanımız değil. Siyaset ne getirir, ne götürür zaman bilir. Bizim ileride bir seçim olduğunda belki aynı adayı destekleyebiliriz, başka kararlar alabiliriz. O yüzden bu sorumlulukla davranılması gerekiyor. Kimsenin kimseyi incitmemesi, bir araya gelme koşullarını ortadan kaldıracak eylemlerde bulunmaması gerektiğinin altını çiziyorum. Siyaset bu, hep beraber göreceğiz."</i></p>
</blockquote>

<p>İttifak matematiğine değinen Demir, <i>"Yüzde 50 artı 1'i alamayan seçimi kazanamıyor. AK Parti bile MHP ile birlikte Cumhur İttifakı oluşumuna gitti. Genel Başkanımız daha önce İYİ Parti'nin seçime girebilmesi için İYİ Parti'ye 15 milletvekili gönderdi. Bu da demokrasinin çok büyük bir adımıdır"</i> dedi.</p>

<p>CHP üyelerinin başka siyasi partilere üyelik çağrısı yapması veya paylaşımlarını yaymasına dair yaptırım sorusunu yanıtlayan Demir, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Eğer siz Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olup başka bir partinin paylaşımlarını yaparsanız, başka bir partinin üyelik çağrısını yaparsanız, bu her partide parti etiğine ve disiplinine uymaz. Ben olsam da aynı yaptırım uygulanır, bir başkası da olsa bu yaptırım uygulanır. Bir başka partinin paylaşımlarını yapıyorsanız bunun da adresi bellidir. Bir sürü büyük sorun varken bunu ilk gündeme alıp ön plana çıkarmak doğru değil. Gerekli çalışmaları ilgili arkadaşlar yapar. Uygulanacak yaptırım bellidir. Her parti üyesi de bunu bilir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-demir-boyle-devlet-adamlari-kolay-yetismiyor-genel-baskanin-aday-olmasini-isterim</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/71c5197b-a5f6-4488-9cdd-5e43c182.jpg" type="image/jpeg" length="70056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="79040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="36994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="69410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="82627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="39201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="85109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="66336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="61675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="87520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="77693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="31507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="59403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="19170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="28730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="11345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="23268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="75966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="63920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="98789"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
