<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 11:15:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir ayda Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu oldu: Heart FM’in hikâyesini Kaan Taylaner anlattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kaan-taylanerden-ankaranin-muzik-hafizasina-bir-yolculuk-heart-fm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kaan-taylanerden-ankaranin-muzik-hafizasina-bir-yolculuk-heart-fm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyo, değişen dinleme alışkanlıklarına ve peş peşe hayatımıza giren yeni mecralara rağmen Ankara’nın kültürel hafızasındaki yerini koruyor. Kaan Taylaner’in öncülüğünde 17 Ocak’ta yayın hayatına başlayan Heart FM, yalnızca bir ay içinde Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu oldu. Taylaner, 90’lı yılların müzik hafızasından başkentin değişen kültür hayatına, doğru şarkıyı seçmenin inceliklerinden radyonun dinleyiciyle kurduğu özel bağa uzanan Heart FM'in yolculuğunu 24 Saat'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir zamanlar hayatın sesiydi radyo. Sabah evden çıkarken, işe giderken, uzun bir yolculukta ya da gecenin sessizliğinde bir yerlerden mutlaka tanıdık bir ses yükselirdi. Televizyonun, MTV’nin, MP3’ün, dijital müzik platformlarının ardından radyonun devrinin kapandığı defalarca söylense de radyo, her defasında başka bir yerden yeniden hayatımıza girdi. Şimdi Ankara’da bu hikâyenin yeni sayfalarından biri <strong>Heart FM </strong>ile yazılıyor.</p>

<p>Radyo yalnızca şarkıların arka arkaya sıralandığı bir mecra değil, aynı zamanda bir dönemin sesini, ruhunu ve gündelik hayatını taşıyan kültürel bir hafıza alanı. Bir şarkının ilk notasını duyduğumuz anda yıllar öncesine dönmemiz, hiç beklemediğimiz bir parçayla bir anıyı yeniden hatırlamamız biraz da bundan. Radyo, dinleyicisiyle arasındaki mesafeyi korumadan, onun hayatının içine karışarak var oluyor. Belki de dijital dünyanın sınırsız seçenekleri arasında hala kendine bir yer bulabilmesinin nedeni de bu, ne dinleyeceğimizi tamamen bizim seçmediğimiz, bir sonraki şarkının ne olacağını bilmediğimiz o küçük sürpriz duygusu.</p>

<p>Ankara’nın radyo ile kurduğu ilişki ise başkentin kültürel geçmişinden bağımsız düşünülemez. 70’lerden 80’lere, 90’lardan bugüne müziğin, sahnenin ve eğlence hayatının değişimine tanıklık eden şehirlerden biri Ankara. Özellikle 90’lı yıllar, özel radyoların ve televizyonların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca müzik dinleme alışkanlıklarının değil, kentin gece hayatının ve kültürel dolaşımının da değiştiği bir dönem olarak hafızalarda yer ediyor. Bugün o yıllara duyulan özlemin yeniden yükselmesi de biraz bu yüzden anlamlı. Geçmişin şarkıları yalnızca nostalji olarak değil, bir dönemin yaşam biçimini hatırlatan kültürel bir arşiv olarak yeniden karşımıza çıkıyor.</p>

<p><strong>Radyocu Kaan Taylaner</strong>’in öncülüğünde, Sabri Çarmıklı’nın desteğiyle kurulan <strong>Heart FM</strong>, 17 Ocak’ta yayın hayatına başladı. Henüz bir ayını doldurmadan Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu haline gelen Heart FM, yalnızca müzik yayınıyla değil, 90’lı yıllara duyulan özlemden Ankara’nın kültürel hafızasına, radyoculuğun görünmeyen mutfağından günün ritmine kadar uzanan bir anlayışla yoluna devam ediyor. <strong>Kaan Taylaner</strong>, Heart FM’in hikayesinden yola çıkarak radyonun bugününü, geçmişini ve geleceğini<strong> 24 Saat'e anlattı. </strong></p>

<p><strong>Heart FM</strong>’in hikâyesi biraz da Ankara’nın değişen yüzüyle birlikte okunuyor. Bir yanda nüfusu milyonları aşan, trafiği günün her saatinde yaşayan ve kültürel ihtiyaçları giderek çeşitlenen bir başkent, diğer yanda 90’ların müziklerini, yabancı şarkılarını, kulüplerini, konserlerini ve o dönemin enerjisini hatırlayan bir dinleyici kitlesi var. Taylaner’in anlattığı Ankara, geçmişte olduğu gibi bugün de müzikle kurduğu ilişki üzerinden kendine özgü bir kültürel alan yaratmaya devam ediyor. <strong>Heart FM</strong>’in meselesi yalnızca geçmişe dönmek de değil. Dijital platformlara her gün binlerce yeni şarkının eklendiği, müziğe ulaşmanın hiç olmadığı kadar kolaylaştığı bir çağda radyoculuk yapmak, bu büyük müzik havuzunun içinden bir seçki oluşturmayı da beraberinde getiriyor. Bir şarkının neden çalındığı, ne zaman çalındığı, kaç saat sonra yeniden duyulacağı ve dinleyicide nasıl bir karşılık bulacağı; radyonun görünmeyen mutfağında uzun bir sürecin sonucuna dönüşüyor. Bu nedenle <strong>Heart FM</strong>’in kuruluş hikâyesi, bir radyonun yayın hayatına başlamasından biraz daha fazlasını anlatıyor. Bir yanda geçmişin müzik hafızası, diğer yanda bugünün hızla değişen dinleme alışkanlıkları var. Aradaki köprü ise hâlâ o tanıdık ses, radyo.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Heart FM’in hikâyesini Kaan Taylaner anlattı" class="detail-photo img-fluid" height="1436" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-31-141716.png" width="854" /></p>

<h2><strong>“Radyoyu hamam böceğine benzetiyorum”</strong></h2>

<p>Radyonun yıllardır farklı mecraların gölgesinde kaldığı düşünülse de Taylaner’e göre radyo hiçbir zaman kaybolmadı. Televizyonun ardından MTV’nin, MP3’ün ve Spotify’ın çıkışıyla defalarca “radyo öldü” denildiğini hatırlatan Taylaner, bugün gelinen noktada bunun tam tersinin yaşandığını söylüyor.</p>

<p>Taylaner, radyonun bütün bu dönüşümlere rağmen varlığını koruduğunu belirtiyor. Ona göre radyonun bu dayanıklılığını anlatmanın en iyi yolu ise oldukça sıra dışı bir benzetme:</p>

<blockquote>
<p><i>“Radyoyu hamam böceğine benzetiyorum. Biliyorsunuz, hamam böceği atom bombası atılsa bile radyasyona dayanıp yaşayan bir şey. Ben de radyoyu öyle görüyorum. Radyonun şu anda da bütün dünyadaki ivmesi yukarıyadoğru giderken Türkiye’deki ivmesi de yukarıya doğru gitmeye başladı.”</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Türkçe müzikte bir 90’lar özlemi var"</strong></h3>

<p>Heart FM’in müzik anlayışının merkezinde 90’lı yılların önemli bir yeri bulunuyor. Taylaner, bugün müzikten yaşam tarzına kadar pek çok alanda 90’lı yıllara yönelik güçlü bir özlem yaşandığını düşünüyor.</p>

<p>Taylaner, “90’ları yaşadığımız zamanlarda ‘70’ler, 80’ler bomba yıllardı’ diyorduk. ‘90’larda ne var?’ derken şimdi bakınca, 90’lı yılların aslında neredeyse Türkiye’nin en parlak yılları olduğunu görüyoruz” diyerek, o dönemde Türkiye’nin dünyanın önemli sanatçılarını ağırladığını hatırlatıyor.</p>

<p>Michael Jackson’dan Madonna’ya, Bon Jovi’den Guns N’ Roses’a uzanan konserleri anımsatan Taylaner, 90’lı yılların yalnızca müzik açısından değil, Türkiye’nin kültürel hayatı bakımından da ayrı bir dönem olduğunu söylüyor:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye için bambaşka yıllardı 90’lı yıllar. Özel televizyonlar açıldı, özel radyolar açıldı, özgürlük fırtınası esti... Ankara’da 90’lı yıllarda, hiç yoksa 9-10 tane büyük çaplı club’lar, disko’lar, yabancı müzik çalınan yerler vardı. Açık hava disko’ları… Gidecek yer seçerdik. Şu an Ankara’da öyle gidip yabancı müzik dinleyeceğimiz büyük clublar yok. Oysa o yıllarda dünyanın bütün büyük yıldızları Türkiye’ye geldiler. Michael Jackson’ından Madonna’sına, Bon Jovi’sinden Guns N’ Roses’ına inanılmaz bir konser fırtınası esti. Hiç göremediğimiz yıldızları stadlarda izleme şansı elde ettik.</p>

<p>O zamanlar Türk popu çok büyük patlama gösterdi yerli müzikte. Haâlihazırda şu anda bile yerli müzikte, Türkçe müzikte bir 90’lar özlemi var. Şu anda dinlediğimiz müziklerin de birçoğu 90’lı yıllara benzemeye başladı. Türkiye’de şu anda ciddi anlamda bir 90’lar etkisi yaşanıyor. Müzikte olsun, hayatlarda olsun en azından özlem var."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Bir ayda Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu</strong></h3>

<p>Heart FM’in gördüğü ilgi ise Taylaner için sürpriz değil, ancak hızının kendileri açısından şaşırtıcı olduğunu söylüyor. 17 Ocak’ta yayına başlayan radyo, yalnızca bir ay sonra Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu oldu:</p>

<blockquote>
<p>"Heart FM ‘i açtığımız zaman insanlar, “Uzun zamandır dinleyecek radyo kalmamıştı, radyo dinleyemiyorduk. Artık Heart FM var, bunu dinlemeye başladık” dediler. 17 Ocak’ta yayına çıktık. Bir ay sonrasında Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu Heart Fm oldu. Biz bunun olacağını zaten bekliyorduk ama bu kadar kısa sürede olmasını beklemiyorduk açıkçası. Çok enteresan datalar, araştırmalar, incelemeler geldi elimize. Bir ay kadar, hatta bir aydan kısa bir sürede Ankara’nın en çok dinlenen yabancı müzik radyosu oldu Heart FM."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Radyonun en yakın dostu: Trafik</strong></h3>

<p>Radyo ile Ankara trafiği arasındaki ilişki ise Heart FM’in hedef kitlesini anlamak açısından önemli. Taylaner’e göre radyonun esas dinlenildiği yer otomobiller:</p>

<blockquote>
<p>"Duyduğum kadarıyla başkent yeniden oluşturulurken 2 milyon kişiye ulaşır burası diye kurulmuş. Şu anda Ankara 7 milyonu geçmiş vaziyette. Korkunç bir göç dalgası aldı, özellikle depremden sonra. Şu anda 7 milyon kişinin yaşadığı bir şehirdeyiz ama bence Ankara 7 milyon kişi olduğunun farkında değil. Ankara’nın o kültür geçmişine çok daha fazla sahip çıkması gerekiyor, daha yenilerini yapması gerekiyor...</p>

<p>Artık Ankara’da 24 saat trafik var. Geçenlerde kızım yurt dışından geliyordu, onu havaalanından karşılamaya gittim. Gece saat 3.30-4. Gece 3.30-4’te trafik olur mu? Vardı. Ankara’da gece 3.30-4’te bile trafik vardı.Onun için, günün 24 saati trafik olduğu için insanlar otomobillerinde çok ciddi şekilde radyo dinliyorlar.</p>

<p>İkinci olarak ofislerde çok fazla dinleniyor. Akşam saatlerinden itibaren, özellikle saat 10’dan itibaren evde çok dinleme var. Yani evine dönen insanların, yemek bittikten sonra kendi kendine kalıp keyif yapacağı zamanlarda radyonun dinlenme sayısı pike ulaşıyor. Rush hour dediğimiz trafik saatleri var. Sabah saat 7-9 arası, akşam 17-19 arası… O saatlerde otomobillerde çok fazla dinleniliyor. Anlayacağınız radyonun esas dinlenilme yeri otomobiller.</p>

<p>Bizim için en yoğun trafik, rush hour dediğimiz saatlerde. Bu saatler radyonun da her zaman için ticari anlamda, reklam gelirleri açısından can damarıdır. O saatlerde reklam fiyatları daha yüksektir. Sabah saat 7-9, artık 10 da diyebiliriz, 7-10 arası, akşam da 17-19 arası."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Günde 60 bin yeni şarkı arasından seçim</strong></h3>

<p>Dijital platformların müzik dünyasını neredeyse sınırsız hale getirdiği bugünlerde radyoculuğun en önemli işlerinden biri de doğru şarkıyı seçmek. Taylaner, dijital mecralara<strong> her gün yaklaşık 60 bin yeni şarkı yüklendiğini </strong>belirtiyor.</p>

<p>Bu devasa havuzun içinden Heart FM’in playlist’ine girecek şarkıları seçmek ise oldukça titiz bir süreç:</p>

<blockquote>
<p>"Günümüzde dijital ortama, Spotify’a, Apple Music’e, Amazon’a günde 60 bin yeni şarkı geliyor. İnanılır gibi bir rakam değil. Hepsini dinlemek diye bir şey mevzubahis değil. Bizim de yurt dışında abonesi olduğumuz kuruluşlar var. Database’lerini kullandığımız Türkiye’de, yurt dışında yerler var. En çok dinlenilenleri oralardan keşfediyoruz. Günde sadece seçmek için hiç dinlemiyorsam 200-250 tane şarkı dinliyorum. 200-250 tane şarkıdan bizim playlist’imize haftalık 3 tane, 5 tane yeni şarkı giriyor. Çok ince eleyip sık dokuyoruz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Heart FM’de çalan şarkının beğenilmeme şansı yok”</strong></h3>

<p>Bir şarkının Heart FM playlist’ine girmesi için yalnızca radyocunun beğenmesi yeterli değil. Şarkının geniş bir dinleyici kitlesinin beğenisinden geçmiş olması gerekiyor:</p>

<blockquote>
<p>"Heart FM’de çalan şarkıyı dinleyen kişilerin beğenmeme şansı yok diyebilirim. Yani kişisel olarak beğenmeyebilir ama o şarkı mutlaka ki çok büyük bir kitle tarafından beğenilmiştir. Ancak öyle girebilir playlist’lerimize. İngiltere listelerinde, Amerika listelerinde, Avrupa listelerinde mutlaka milyonlarca kişinin zevkinden geçmiştir. Çünkü radyolarda şarkılar öyle seçiliyor. Şarkılar çalıyor ve bütün radyolar database’lerini ortak olarak paylaşıyorlar. A radyosu diyor ki “Biz bu hafta şu şu şu şu şarkıları çalmaya başladık.” Bir sürü, binlerce radyo bu datayı veriyor. “Biz bu şarkıyı beğendik, radyomuzdaki arkadaşlarla dinledik, bu şarkıları beğendik ve biz bu şarkıları çalmaya başladık” diye rapor ediyorlar.</p>

<p>Sonra o raporlardan haftalık bir liste ortaya çıkıyor, misal, “Bu hafta işte Sabrina Carpenter’la Madonna’nın şarkısı dünyada en çok radyolarda çalınmaya başlayan şarkı.”yazıyor yanına, diyor ki “Bu şarkıyı 300 küsur bin tane radyo bu hafta çalmaya başladı." O şarkı hit. Hit’leri biz bulup, onları seçip çalmaya gayret ediyoruz. Bizim çaldığımız şarkı çok fazla kişisel zevklerimize şey yapmak zorunda değil, “beğenmem” diye bir şey mevzubahis değil. Belki ben o şarkıyı hiç beğenmiyor olabilirim ama o şarkı belli ki hit, bu şarkı patlayacak. O şarkıları biliyoruz, o havuzun içerisinden seçiyoruz.</p>

<p>O şarkıların bir dönüş süresi var. Biz onlara rotasyon diyoruz. Mesela yeni bir şarkı geldiği zaman, 7-8 saatte bir aynı şarkıyı duyuyorsunuz. Birazcık daha gündemdeki yeri arttıkça, 5-6 saatte bir duymaya başlıyorsunuz. Türkiye’de biz bunu 3,5-4 saatle kısıtladık. Yurt dışındaki bu rakam 1,5 saat. Aynı şarkıyı tekrar tekrar duyma sayınız Amerika’da, Avrupa’da 1,5 saat. Hit bir şarkıysa, 1 numara gibi bir şarkıysa 1,5 saatte bir çalıyorlar Amerika’da, Avrupa’da. Bizde insanlar o kadar sık çalınmasını sevmiyorlar şarkıların. Onun için şarkı tuttukça, yükseldikçe, insanlar dinlemeye başladıkça daha sık çalınıyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Her şarkının bir ömrü var</strong></h3>

<p>Radyo yayıncılığında şarkıların ne sıklıkta çalındığı da başlı başına bir strateji. Taylaner, bunu “rotasyon” olarak adlandırıyor. Yeni bir şarkı ilk döneminde daha seyrek çalınırken, gündemdeki yeri arttıkça dönüş süresi kısalıyor. Taylaneri, hiçbir şarkının sonsuza kadar aynı yoğunlukta kalmadığını da ekliyor:</p>

<blockquote>
<p>"Sık duyduğunuz şarkılar 1,5-2 ay içerisinde değişiyor. Bir ömrü var her şeyin. O şarkının da ömrü bitiyor. Sonra sizin o 3,5-4 saatte bir duyduğunuz şarkıyı bir anda 10 saatte bir duymaya başlıyorsunuz. Bir müddet sonra 24 saatte bir duyuyorsunuz. Sonra haftada bir duymaya başlıyorsunuz. Öyle yavaş yavaş gidiyor. Eğer şansı varsa Gold dediğimiz kategoriye giriyor, haftada bir duyuyorsunuz o şarkıyı."</p>

<p>Listelerimizi yaparken saatlere göre akışlarımız var bizim. Yani insanların daha hareketli müziğe ihtiyaç duyduklarını, enerjiye ihtiyaç duyduklarını düşündüğümüz saatlerde müzikler daha hareketli oluyor ki bu genellikle söylediğim gibi rush hour’larda oluyor. Trafik saatlerinde oluyor. Trafik saatlerinde insanlar daha enerjik, sabahleyin hazırlanırken daha hareketli bir şeyler dinlemek istiyorlar, daha enerjik… Günlük olaylar da etkileyebiliyor. Misal akşam Met Gala olmuş, Met Gala’daki olaylardan bahsediyorsun, orada çalınan bir şey olabiliyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Radyoda mikrofonun arkası tiyatroda sahne gibi</strong></h3>

<p>Radyoculuğun dışarıdan yalnızca müzik ve konuşmadan ibaret görünse de işin önemli bir kısmı mikrofonun arkasında yaşanıyor. Taylaner’e göre radyocunun en büyük sorumluluklarından biri, kendi ruh halini dinleyiciye taşımamak:</p>

<blockquote>
<p>"En son Michael Jackson’ın filmi Michael gösterime girdi. Bir anda Michael Jackson bütün dünyada patladı. Bütün listelerde 40 yıldan sonra tekrardan aynı şarkılar, Michael Jackson şarkıları gündeme gelmeye başladı. Radyoda çalınma sayıları artmaya başladı. Günlük olaylar da etkiliyor, saatler etkiliyor. Bizim kendi zevkimize yer bırakmıyoruz. Radyoda mikrofonun arkası tiyatroda sahne gibi. O gün senin birçok sıkıntın olabilir. Günlük gaileler, borcun vardır, iş yerinde sıkıntın vardır, arkadaşınla sıkıntın olabilir, eşinle sıkıntın olabilir, çocuklarla ilgili bir şeylerin olabilir ama biz mikrofonun arkasına geçtiğimiz anda onların hepsinin bitmesi lazım. Hiçbir zaman için bizim “Ya kusura bakmayın ben bugün birazcık canım sıkkın, size birazcık sıkkın bir sesle yayın yapıyorum, kusura bakmayın” deme şansımız yok. Çünkü adam açtığı zaman senden senin her zamanki o enerjini bekliyor. Biz o enerjiyi korumak zorundayız, her zaman."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Radyonun büyüsü sürprizinde</strong></h3>

<p>Heart FM’in yalnızca müzikten oluşmamasının da dinleme sürelerini artırdığını belirten Taylaner; yarışmalar, “Tarihte Bugün”, müzik ve eğlence dünyasından haberler ve “Ankara Etkinlik Takvimi” gibi içeriklerle dinleyiciye farklı bir akış sunduklarını söylüyor.</p>

<p>Taylaner, burada radyonun en önemli avantajlarından birinin ise sürpriz olduğunu düşünüyor:</p>

<blockquote>
<p>"Yarışmalar var, Tarihte Bugün dediğimiz programımız var, müzik eğlence dünyası haberleri var, Ankara Etkinlik Takvimi diye bir programımız var. Ankara’da neler var akşamları onları veriyoruz. Tabii bir sürü şey var, sadece müzikle değil. Müziklerde de çok güzel bir seçkimiz var, çok iyi bir akışımız var.<strong> 15 minute listener</strong> dedikleri bir şey vardır. Dinleyiciyi 15 dakika yakalayabiliyorsan çok başarılı bir radyosun derler. Heart Fm ‘in dinlenme süreleri 3,5-4 saatlerden aşağı değil. Dinleyen kişi 3,5-4 saatten aşağı dinlemiyor. Dinlenme süreleri çok uzun çünkü çok güzel bir akışımız var. Yani bir anda çok dinamik bir şarkının arkasından 80’lerden çok dinamik bir şarkı gelebiliyor. Bir anda rock bir şarkı çalabiliyor, bir anda cazımsı bir şarkı çalabiliyor. Radyonun büyüsü de o zaten. Radyoyu güzel yapan şey o. Yani bir sonraki çalacak şarkının ne olduğunu bilmiyorsun. Şaşırtıyor seni. Spotify’da, Apple’da kendi yaptığın playlist’i dinlediğin zaman kendi dizdiğin şarkıları aynı sırada dinliyorsun. Bir heyecanı yok, bir sürprizi yok ama radyoda bir sonra ne çalacağını bilmiyorsun. Tam bir anda gidiyorsun hiç beklemediğin bir şarkı bir anda seni 80’lere geri götürüyor, 90’lara geri götürüyor. “Aaa ne çalıyor!” diye telefon ediyorsun arkadaşına da diyorsun ki “Bak radyoda ne çalıyor” diye. Onun için radyonun büyüsü çok farklı."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Türkiye’nin müzik zevki Amerika’dan ziyade Avrupa’ya daha yakın"</strong></h3>

<p>Heart FM’in müzik seçkisinde Fransızca ve İtalyanca şarkıların da yer alması tesadüf değil. Taylaner, Türkiye’nin müzik zevkinin Amerika’dan çok Avrupa’ya yakın olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Taylaner, Özellikle 70’li ve 80’li yıllarda Almanya’da yaşayan Türklerin Türkiye’ye taşıdığı müziğin etkisine dikkat çekiyor. Boney M ve ABBA gibi grupların Türkiye’deki popülerliğini de bu kültürel dolaşımla ilişkilendiriyor:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye’nin müzik zevki Amerika’dan ziyade Avrupa’ya daha yakın. 70’li 80’li yıllarda Almanya besliyordu. Bunun da sebebi Almanya’da çalışan işçiler, oraya gidip gelen insanların getirdiği müziklerdi. O zaman Türkiye’deki en çok dinlenilen gruplara bak, Boney M’lerdir, ABBA’lardır, Avrupa müziğidir. Çünkü dinlenen şeyler oradan geliyordu. Amerika’dan çok fazla gelmiyordu plaklar. Onun için Türkiye’nin müzik zevkinde Fransızcanın, Almancanın demiyorum, Fransızcanın, İtalyancanın çok büyük etkisi vardır. Türkiye’nin geçmişinde de hakikaten Fransızca İtalyanca çok kullandığımız, Türkçeye geçen kelimeleri olduğu için Fransızca İtalyancayı çok seviyoruz. Bizim dinleyicilerimiz de… Diğer radyolarda dinlediğin zaman Fransızca veya İtalyanca şarkı yoktur. Hepsi ya İngilizcedir ya da Türkçe müzik olarak Türkçe müziktir. Bizde İtalyanca ve Fransızca çok güzel şarkılar var. Kasikleden de gündemde olan Fransızca İtalyanca şarkılar var. O da bize ayrı bir lezzet katıyor."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kaan-taylanerden-ankaranin-muzik-hafizasina-bir-yolculuk-heart-fm</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-31-142139.png" type="image/jpeg" length="88352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[9. Uluslararası SOLO Çağdaş Dans Festivali Ankara’da gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/9-uluslararasi-solo-cagdas-dans-festivali-ankarada-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/9-uluslararasi-solo-cagdas-dans-festivali-ankarada-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CerModern tarafından organize edilen 9. Uluslararası SOLO Çağdaş Dans Festivali, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkeden 21 dansçıyı iki gün boyunca Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. Festivalin program danışmanlarından Özgür Adam İnanç, açılış konuşmasında solo dansın sahnedeki en güçlü ve dürüst ifade biçimlerinden biri olduğunu belirtirken, koreograf ve dans eğitmeni Galip Emre festivalin dokuz yılda önemli bir gelişim gösterdiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş dansın özgün örneklerini solo performanslarıyla sahneye taşıyan 9. SOLO Çağdaş Dans Festivali, CerModern Açık Hava Sahnesi’nde düzenlendi. Festivalde sahne performanslarının yanı sıra atölyeler, seminerler, sanatçı buluşmaları ve müzik etkinliklerine de yer verildi. Festivalin program danışmanlığını Deniz Alp, Özgür Adam İnanç ve Galip Emre yürütürken, koordinatörlüğünü Esma Meydan üstlendi.</p>

<h3><img alt="9. Solo Dans Festivali (2)" class="detail-photo img-fluid" height="846" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9-solo-dans-festivali-2.webp" width="1280" /></h3>

<h2><strong>"Sahnede hiçbir şeyi saklayamazsınız"</strong></h2>

<p>Festival kapsamında konuşan program danışmanlarından Özgür Adam İnanç, solo dansın çağdaş dans içindeki konumuna değinerek, “Solo, çağdaş dansın en güçlü, aynı zamanda en dürüst talebi. Sahnede yapayalnızsınızdır, hiçbir şey saklayamazsınız” dedi. Festivalin yalnızca performanslardan oluşmadığını belirten İnanç, farklı ülkelerden gelen sanatçıların iki gün boyunca Ankaralı izleyicilerle buluştuğunu, müzik, söyleşi ve atölyelerle festivalin sanatçılar ve izleyiciler için bir buluşma alanına dönüştüğünü ifade etti.</p>

<h3><img alt="9. Solo Dans Festivali (6)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9-solo-dans-festivali-6.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>“SOLO Dans gençlik çağına vardı”</strong></h3>

<p>Koreograf ve dans eğitmeni Galip Emre, solo dansa odaklanan bir festival düzenlemenin başlangıçta kolay olmadığını belirtti. Festivalin dokuz yıllık geçmişine dair değerlendirmede bulunan Emre, “İlk sene bir bebekti elimizde. Şimdi gerçekten gençlik çağına vardı diyebilirim. Dokuz senenin sonunda solo dans gerçekten büyüdü” diye konuştu. Dünyada solo dansa özel festival sayısının sınırlı olduğunu belirten Emre, Ankara’daki organizasyonun dokuzuncu yılına ulaşmasının bu açıdan önemli olduğunu vurguladı.</p>

<h3><img alt="9. Solo Dans Festivali (3)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9-solo-dans-festivali-3.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Genç dansçılardan atölyelere yoğun ilgi</strong></h3>

<p>Festival kapsamında gündüz saatlerinde düzenlenen atölyelerin de önemli bir işlev üstlendiğini belirten Emre, yurt dışından gelen sanatçıların gerçekleştirdiği çalışmalara özellikle genç dansçıların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. İlk yıllara kıyasla Türkiye’de çağdaş dans alanında üretilen çalışmaların geliştiğini kaydeden Emre, dansçıların bakış açılarının ve kavramsal düşünce biçimlerinin zaman içinde değiştiğini ifade etti. Festivalin Türkiye’den ve yurt dışından sanatçılar arasında iletişim kurulmasına katkı sağladığını dile getiren Emre, bu buluşmalar sayesinde dansçıların farklı ülkelerdeki sanat çevreleriyle bağlantılar kurduğunu belirtti. Solo dans festivalinin izleyici kitlesinin gelişmesine de katkıda bulunduğunu vurgulayan Emre, Ankara’da artık solo dans denildiğinde izleyicilerin neyle karşılaşacaklarını daha iyi bildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2018 yılında ilk kez düzenlenen SOLO Çağdaş Dans Festivali, dokuzuncu yılında da Türkiye’den ve dünyanın farklı coğrafyalarından çağdaş dans sanatçılarını Ankara’da bir araya getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/9-uluslararasi-solo-cagdas-dans-festivali-ankarada-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9-solo-dans-festivali-5.webp" type="image/jpeg" length="13190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Benzin ve LPG'ye zam geldi mi? 1 Eylül İstanbul, Ankara ve İzmir'de güncel akaryakıt fiyatları ne kadar oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/1-eylul-guncel-akaryakit-fiyatlari-ne-kadar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/1-eylul-guncel-akaryakit-fiyatlari-ne-kadar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Eylül 2026 akaryakıt fiyatları belli oldu mu? Ağustos ayında geçici olarak sıfırlanan motorin ÖTV'sinin yeniden devreye girmesiyle mazotun litre fiyatında artış yaşandı. KDV dahil yaklaşık 3,60 TL'lik yükseliş sonrasında İstanbul, Ankara ve İzmir'de motorin fiyatları 80 TL'nin üzerine çıktı. Peki benzin ve LPG'de değişiklik oldu mu, güncel pompa fiyatları ne kadar?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında 1 Eylül 2026 itibarıyla yeni tarife yürürlüğe girdi. Ağustos ayında geçici olarak sıfırlanan motorin ÖTV'sinin belirlenen takvim doğrultusunda yeniden uygulanmasıyla birlikte mazotun litre fiyatı yükseldi. Vergi düzenlemesinin pompa fiyatlarına yansımasıyla motorin, İstanbul, Ankara ve İzmir'de 80 TL sınırının üzerine çıktı. </p>

<p>Motorindeki artışın ardından araç sahiplerinin en çok merak ettiği konular arasında <strong>1 Eylül 2026 akaryakıt fiyatları</strong>, motorine gelen zam miktarı ve benzin ile LPG fiyatlarında değişiklik olup olmadığı yer aldı. Güncel pompa fiyatlarında şehir, bölge ve dağıtım şirketine bağlı olarak küçük farklılıklar görülebiliyor.</p>

<h2><strong>Motorine ne kadar zam geldi?</strong></h2>

<p>1 Eylül itibarıyla motorin ÖTV'sindeki artış pompaya yansıdı. ÖTV tutarındaki 3 TL'lik yükselişin KDV etkisiyle birlikte tüketiciye yansıyan toplam artış yaklaşık 3,60 TL oldu. Böylece özellikle dizel araç kullananların litre başına ödediği yakıt maliyeti yükseldi.</p>

<p>Ağustos ayında geçici olarak sıfırlanan motorin ÖTV'sinin yeniden devreye girmesi, fiyat artışının temel nedenini oluşturdu. Vergi kaynaklı değişiklik gece yarısından itibaren pompa fiyatlarına yansırken, üç büyük şehirde motorin fiyatları yeniden 80 TL seviyesinin üzerine çıktı.</p>

<p>Fiyatların belirlenmesinde yalnızca vergiler değil, uluslararası petrol fiyatları, döviz kuru, rafineri fiyatları ve dağıtım şirketlerinin uyguladığı fiyatlar da etkili oluyor. Bu nedenle aynı kentte dahi istasyonlar arasında küçük fiyat farkları görülebiliyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'da benzin, motorin ve LPG fiyatları ne kadar?</strong></h3>

<p>İstanbul'da akaryakıt fiyatları Avrupa ve Anadolu yakasında farklılık gösteriyor. 1 Eylül itibarıyla motorinin litre fiyatı Avrupa Yakası'nda 81 TL'nin üzerine çıkarken, Anadolu Yakası'nda da 80 TL sınırını aştı.</p>

<p>Güncel fiyatlar şöyle:</p>

<p><strong>İstanbul Avrupa Yakası</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Benzin: <strong>74,34 TL</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Motorin: <strong>81,08 TL</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>LPG: <strong>33,79 TL</strong></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>İstanbul Anadolu Yakası</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Benzin: <strong>74,20 TL</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Motorin: <strong>80,94 TL</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>LPG: <strong>33,19 TL</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Böylece iki yaka arasındaki motorin fiyat farkı yaklaşık 14 kuruş oldu. Benzin ve LPG fiyatlarında ise motorindeki vergi artışına bağlı yeni bir değişiklik görülmedi.</p>

<h3><strong>Ankara'da motorin kaç TL oldu?</strong></h3>

<p>Başkent Ankara'da da zam sonrası motorin fiyatı 82 TL seviyesini aştı. Güncel listelerde benzinin litre fiyatı 75,32 TL, motorinin litre fiyatı 82,20 TL ve LPG'nin litre fiyatı 33,89 TL olarak yer aldı.</p>

<p>Ankara'daki fiyatlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Benzin:</strong> 75,32 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Motorin:</strong> 82,20 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>LPG:</strong> 33,89 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Motorindeki artışın ardından Ankara, üç büyük şehir arasında litre fiyatının 82 TL seviyesini geçtiği kentlerden biri oldu. İstasyona ve dağıtım firmasına göre pompa fiyatında küçük değişiklikler yaşanabileceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>İzmir'de akaryakıt fiyatları ne kadar?</strong></h3>

<p>İzmir'de de 1 Eylül itibarıyla motorin fiyatı 82 TL'nin üzerine çıktı. Güncel pompa fiyatlarında benzinin litresi 75,60 TL, motorinin litresi 82,47 TL, LPG'nin litresi ise 33,79 TL olarak yer aldı.</p>

<p>İzmir'deki güncel fiyatlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Benzin:</strong> 75,60 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Motorin:</strong> 82,47 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>LPG:</strong> 33,79 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Üç büyük şehir arasında verilen fiyatlar karşılaştırıldığında motorinin en yüksek olduğu kent İzmir oldu. İstanbul Avrupa Yakası'nda 81,08 TL, Ankara'da 82,20 TL ve İzmir'de 82,47 TL seviyesine ulaşan motorin fiyatları, dizel araç sahiplerinin yakıt giderlerini doğrudan etkiledi.</p>

<h3><strong>Benzin ve LPG'ye zam geldi mi?</strong></h3>

<p>1 Eylül 2026 itibarıyla yapılan vergi kaynaklı artış motorin grubuna yansıdı. Benzin ve LPG tarafında ise aynı kapsamda yeni bir zam veya indirim uygulanmadı. Bu nedenle üç büyük şehirde söz konusu ürünlerin fiyatları önceki seviyelerine yakın şekilde devam ediyor.</p>

<p>İstanbul Avrupa Yakası'nda benzinin litre fiyatı 74,34 TL, LPG'nin litre fiyatı 33,79 TL olarak listelenirken Ankara'da bu rakamlar sırasıyla 75,32 TL ve 33,89 TL oldu. İzmir'de ise benzin 75,60 TL, LPG 33,79 TL seviyesinde bulunuyor. </p>

<p>Dolayısıyla 1 Eylül'de akaryakıt tabelalarında öne çıkan değişiklik motorinde gerçekleşti. Benzin veya otogaz kullanan sürücüler açısından bugün itibarıyla aynı kapsamda bir fiyat artışı söz konusu değil.</p>

<h3><strong>1 Eylül 2026 güncel akaryakıt fiyatları</strong></h3>

<p>İstanbul, Ankara ve İzmir'deki güncel rakamlar toplu olarak şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Şehir / Bölge</th>
   <th>Benzin</th>
   <th>Motorin</th>
   <th>LPG</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>İstanbul Avrupa Yakası</td>
   <td>74,34 TL</td>
   <td>81,08 TL</td>
   <td>33,79 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İstanbul Anadolu Yakası</td>
   <td>74,20 TL</td>
   <td>80,94 TL</td>
   <td>33,19 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ankara</td>
   <td>75,32 TL</td>
   <td>82,20 TL</td>
   <td>33,89 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İzmir</td>
   <td>75,60 TL</td>
   <td>82,47 TL</td>
   <td>33,79 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Fiyatlar dağıtım şirketleri ve istasyonlara göre değişebildiği için tabloda yer alan rakamlar genel pompa seviyelerini gösteriyor. Özellikle akaryakıt fiyatlarında serbest piyasa koşulları nedeniyle aynı il içerisinde farklı satış fiyatlarıyla karşılaşılması mümkün. </p>

<h3><strong>Akaryakıt fiyatlarını hangi faktörler belirliyor?</strong></h3>

<p>Türkiye'de benzin, motorin ve LPG fiyatları yalnızca vergi düzenlemelerinden etkilenmiyor. Uluslararası petrol piyasalarındaki hareketler, döviz kuru, rafineri fiyatları ve dağıtım maliyetleri de pompa fiyatlarının oluşumunda rol oynuyor.</p>

<p>Bu nedenle ÖTV kaynaklı bir artışın yanı sıra Brent petrol fiyatındaki değişimler veya döviz kurundaki hareketlilik de önümüzdeki dönemde akaryakıt tabelalarında yeni değişikliklere neden olabilir. Güncel fiyatlar ayrıca dağıtım firmalarının ve istasyonların uygulamalarına bağlı olarak farklılaşabiliyor.</p>

<p>1 Eylül itibarıyla ise akaryakıt piyasasındaki temel gelişme motorine uygulanan ÖTV artışının pompa fiyatlarına yansıması oldu. Motorinin üç büyük kentte 80 TL seviyesini aşmasıyla birlikte özellikle yüksek kilometre yapan ve dizel araç kullanan sürücüler açısından yakıt maliyeti yeniden yükseldi. Benzin ve LPG'de ise aynı gün için yeni bir zam veya indirim bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/1-eylul-guncel-akaryakit-fiyatlari-ne-kadar-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/akaryakit-8.webp" type="image/jpeg" length="84890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kök hücre bağışı çağrısı: "Yanlış bilgiler gönüllülüğün önüne geçiyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlardan-kok-hucre-bagisi-cagrisi-yanlis-bilgiler-gonullulugun-onune-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlardan-kok-hucre-bagisi-cagrisi-yanlis-bilgiler-gonullulugun-onune-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BİNSENDER Başkanı Çiğdem Kuzucu, dernek bilim kurulu üyeleri Hematolog Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz ve Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, kök hücre bağışıyla ilgili yanlış bilgilerin gönüllülüğün önüne geçtiğine dikkat çekti. Uzmanlar, bağışın sanıldığı kadar ağır ve ağrılı olmadığını vurgulayarak gönüllü bağışçı çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lösemi tedavisinde önemli bir yere sahip kök hücre nakli için gönüllü bağışçıların sayısının artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, kök hücre bağışının sanıldığı gibi ağır, çok ağrılı veya ciddi riskler taşıyan bir işlem olmadığını vurgularken, toplumdaki yanlış bilgilerin gönüllülüğün önüne geçtiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>“Bilgisizlik korkuyu, korku ise çekimserliği büyütüyor”</strong></h2>

<p>Lösemi hastalarına destek olmak ve hastalık konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla faaliyet gösteren Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER), kök hücre bağışına ilişkin yanlış bilinenler ve gönüllü bağışçılığın önemi konusunda açıklamalarda bulundu.</p>

<p>BİNSENDER Başkanı <strong>Çiğdem Kuzucu</strong>, dernek bilim kurulu üyeleri<strong> Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz</strong> ve<strong> Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı</strong> ile birlikte kök hücre bağışının lösemi tedavisindeki rolünü değerlendirdi.</p>

<p>Kuzucu, toplumda kök hücre bağışına ilişkin yanlış ve eksik bilgilerin önemli bir çekince oluşturduğunu belirterek, “Bilgisizlik korkuyu, korku ise çekimserliği büyütüyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>“Bir Silgi Bir Umut” projesi geliyor</strong></h3>

<p>BİNSENDER Başkanı Kuzucu, lösemi ve kök hücre bağışı konusunda toplumda yerleşen önyargıları gidermek amacıyla “Bir Silgi Bir Umut” adlı bir proje hazırladıklarını açıkladı.</p>

<p>Projenin sahada karşılaştıkları ihtiyaçlardan ortaya çıktığını belirten Kuzucu, lösemi ve hematolojik hastalıklarla ilgili doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasını amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Kuzucu, projenin aynı zamanda yetişkin lösemi hastalarının daha görünür hale gelmesine ve kök hücre bağışçılığında bilinçli gönüllülük anlayışının güçlendirilmesine katkı sağlamasını hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>“Bir Silgi Bir Umut” projesindeki silginin sembolik bir anlam taşıdığını ifade eden Kuzucu, yanlış bilgilerin yerine doğru bilginin, korkunun yerine cesaretin ve kayıtsızlığın yerine dayanışmanın konulmasını amaçladıklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TÜRKÖK'te bağışçı sayısı 1,2 milyonu geçti</strong></h3>

<p>Kök hücre bağışçısı adayı olmanın önemli bir gönüllülük kararı olduğunu vurgulayan Kuzucu, adayların sürecin sorumluluğunu bilerek hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bir kişinin sisteme kaydolduktan aylar veya yıllar sonra doku uyumu sağlanan bir hasta için uygun bağışçı olarak belirlenebileceğini belirten Kuzucu, bu aşamada yeniden doğrulama testleri ve sağlık kontrollerinin yapıldığını aktardı.</p>

<p>Kuzucu, bağışçı adayının hasta için uygun verici olduğu kesinleştikten ve hastanın nakil hazırlıkları başladıktan sonra süreçten vazgeçmesinin hasta açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>TÜRKÖK'teki bağışçı havuzuna ilişkin verileri de paylaşan Kuzucu, 2024 yılında 107 bin 214 yeni kök hücre bağışçı adayı kaydedildiğini, Haziran 2026 itibarıyla toplam sayının 1 milyon 231 bini aştığını söyledi.</p>

<p>Kuzucu, bugüne kadar 36 bin 905 hasta-bağışçı eşleşmesi gerçekleştiğini ve 8 bin 500 kişiden kök hücre toplandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>“Bazen bir kişinin harekete geçmesi yeter”</strong></h3>

<p>Kök hücre bağışında en sık karşılaştıkları duygunun korku olduğunu belirten Kuzucu, bu korkunun çoğunlukla yanlış veya eksik bilgilerden kaynaklandığını söyledi.</p>

<p>Sağlıklı bireylerin kök hücre, kan veya trombosit bağışçısı olmasının hiç tanımadıkları bir hastanın tedavisinde kritik bir rol oynayabileceğini belirten Kuzucu, bir kişinin kararının bir hastanın yaşamında önemli bir değişiklik yaratabileceğini vurguladı.</p>

<p>Kuzucu, “Ben tek başıma ne değiştirebilirim?” düşüncesine karşılık, bazen bir hayatın yönünü değiştirmek için yalnızca bir kişinin harekete geçmesinin yeterli olabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Uzmanlardan kök hücre bağışıyla ilgili yanlış bilgiler için uyarı</strong></h3>

<p>BİNSENDER Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, kök hücre bağışının toplumda halen ağır ve korkutucu bir işlem olarak algılanmasının önemli bir sorun olduğunu söyledi.</p>

<p>Kök hücre bağışının mutlaka omurilikten ve çok ağrılı bir yöntemle yapıldığı yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını belirten Tekgündüz, kök hücrelerin çoğu durumda periferik kandan toplanabildiğini ifade etti.</p>

<p>Bazı hastalarda kemik iliğinden kök hücre toplama yönteminin tercih edilebildiğini belirten Tekgündüz, hangi yöntemin uygulanacağının tıbbi gerekliliklere göre belirlendiğini ve bağışçının güvenliğinin öncelikli olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Kök hücre bağışı ameliyat gerektiren bir süreç değil”</strong></h3>

<p>Yanlış veya eksik bilgilerin insanların bağışçı olmaktan vazgeçmesine neden olabildiğini belirten Tekgündüz, kök hücre bağışının gönüllülük esasına dayandığını ve kişinin süreçten vazgeçme hakkının bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Ancak hasta için uygun verici belirlendikten ve nakil süreci başladıktan sonra zamanlamanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Tekgündüz, bağışçı adaylarının tereddütlerini eşleşme sonrasına bırakmadan uzmanlara sorması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tekgündüz, bağışçının sağlık durumunda veya kararında meydana gelen değişiklikleri zamanında bildirmesinin de önemli olduğunu belirterek, nakil sürecinde kaybedilen birkaç günün dahi hastanın tedavi planını etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Lösemi sadece çocuklarda görülmüyor</strong></h3>

<p>Hematolog Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı ise löseminin yalnızca çocukluk çağında görülen bir hastalık olduğu yönündeki düşüncenin yanlış olduğunu belirtti.</p>

<p>Löseminin erişkinlerde ve ileri yaşlarda da ortaya çıkabildiğini ifade eden Sarı, hastalık tanısının mutlaka umutsuz bir tablo anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>Sarı, son yıllarda hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, hücresel tedaviler ve kök hücre nakli alanındaki gelişmeler sayesinde geçmişte tedavisi daha zor olan bazı lösemi türlerinde başarılı sonuçlar alınabildiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Uzmanlardan gönüllü bağışçı çağrısı</strong></h3>

<p>Uzmanlar, kök hücre bağışı konusunda karar vermek isteyen kişilerin sosyal medyada veya çevreden edinilen doğrulanmamış bilgiler yerine sağlık uzmanlarından ve yetkili kurumlardan bilgi almasının önemine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kök hücre bağışının bir hastanın tedavisinde kritik bir fırsat oluşturabileceğini belirten uzmanlar, uygun kişileri bilinçli ve gönüllü şekilde bağışçı olmaya davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlardan-kok-hucre-bagisi-cagrisi-yanlis-bilgiler-gonullulugun-onune-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-18.png" type="image/jpeg" length="44737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Rusya'nın saldırılarında 12 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyanin-saldirilarinda-12-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyanin-saldirilarinda-12-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı VolodimirZelenskiy, Rusya'nın Ukrayna genelinde düzenlediği hava saldırılarında 12 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin yaralandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, Rusya'nın gece saatlerinde <strong>Ukrayna</strong>'nın farklı bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında 12 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin yaralandığını bildirdi.</p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun başkent Kiev ve çevresi başta olmak üzere çok sayıda bölgeyi füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çok sayıda bölge saldırılara hedef oldu</strong></h2>

<p>Saldırılar sonucunda konutların ve sivil altyapının zarar gördüğünü aktaran Zelenskiy, <strong>Kiev</strong>'in yanı sıra Odessa, Herson, Donetsk, Zaporijya, Harkiv, Çernigiv, Jitomir, Sumi ve Dnipro bölgelerinde de saldırıların gerçekleştiğini kaydetti.</p>

<p>Zelenskiy, saldırılarda biri Hindistan vatandaşı olmak üzere toplam 12 kişinin yaşamını yitirdiğini, onlarca kişinin de yaralandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Rusya 218 saldırı İHA'sı kullandı</strong></h3>

<p><strong>Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı </strong>tarafından yapılan açıklamada da Rusya'nın son 24 saat içinde ülkeye yönelik farklı türlerde hava saldırıları düzenlediği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, saldırılarda balistik, seyir ve gemisavar füzelerinin yanı sıra 218 Şahed tipi saldırı İHA'sı ve sahte hedef olarak kullanılan insansız hava araçlarının kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Saldırıların başlıca hedeflerinin <strong>Odessa</strong> ve Kiev bölgeleri olduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Ukrayna hava savunması 199 hedefi etkisiz hale getirdi</strong></h3>

<p>Ukrayna hava savunma unsurlarının 5 İskender-M/KN-23/S-400 balistik füzesi, 2 S8000 "Banderol" mühimmatı, 5 Kalibr seyir füzesi ile 187 Şahed, Gerbera ve diğer türlerdeki İHA'yı imha ettiği veya elektronik harp sistemleriyle etkisiz hale getirdiği bildirildi. Açıklamada, böylece toplam 199 hava hedefinin etkisiz hale getirildiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hava araçlarının parçaları 10 noktaya düştü</strong></h3>

<p>Ukrayna Genelkurmay Başkanlığının açıklamasında, imha edilen hava araçlarına ait parçaların 10 farklı noktaya düştüğü bildirildi. <strong>Rusya</strong>'ya ait füze ve saldırı İHA'larının ise 28 noktada isabet kaydettiği aktarıldı.</p>

<p>Bazı Rus füzelerinin hedeflerine ulaşmadan düştüğü belirtilen açıklamada, söz konusu füzelerin düştüğü yerlerin belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyanin-saldirilarinda-12-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ukrayna-rusyanin-gece-duzenledigi-saldirilarda-12-kisi-hayatini-kaybetti.png" type="image/jpeg" length="73770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKOM tarih verdi: İstanbul'a sağanak yağış geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akom-tarih-verdi-istanbula-saganak-yagis-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akom-tarih-verdi-istanbula-saganak-yagis-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi'nin haftalık hava tahmin raporu yayımlandı. Rapora göre İstanbul'da cuma gününe kadar yağış beklenmezken, sıcaklıkların 28-30 derece arasında seyretmesi öngörülüyor. Cuma günü ise kent genelinde gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKOM'un yayımladığı haftalık hava tahmin raporuna göre İstanbul'da hafta boyunca ağırlıklı olarak güneşli hava etkili olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentte cuma gününe kadar önemli bir yağış beklenmezken, sıcaklıkların 28-30 derece civarında seyredeceği tahmin ediliyor.</p>

<h2><strong>Kuzeyden kuvvetli rüzgar esecek</strong></h2>

<p>Raporda, rüzgarların kuzeyli yönlerden zaman zaman kuvvetli şekilde esmesinin beklendiği belirtildi.</p>

<p>Kuzeyden gelecek serin havanın sıcaklıkların daha fazla yükselmesini engelleyeceği ifade edilirken, İstanbul'da hava sıcaklıklarının 28-30 derece aralığında kalacağı öngörüldü.</p>

<p><img alt="Cfe8B088 8Cd2 477A 96F9 C7A78F777B69" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cfe8b088-8cd2-477a-96f9-c7a78f777b69.webp" width="1448" /></p>

<h3><strong>AKOM cuma gününü işaret etti</strong></h3>

<p>İstanbul'da haftanın ilerleyen günlerinde hava koşullarında değişiklik yaşanması bekleniyor.</p>

<p>AKOM'un tahminlerine göre cuma günü kentte <strong>gök gürültülü sağanak yağış</strong> etkili olacak.</p>

<p>İstanbulluların cuma günü için yağış ihtimalini dikkate alarak planlarını yapmaları ve güncel hava tahminlerini takip etmeleri bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akom-tarih-verdi-istanbula-saganak-yagis-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4095f846-f393-426f-ac69-411b8a9e5c87.webp" type="image/jpeg" length="79672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çayönü Tepesi’nde 9 bin yıllık madencilik işliği ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cayonu-tepesinde-9-bin-yillik-madencilik-isligi-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cayonu-tepesinde-9-bin-yillik-madencilik-isligi-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi’nde 2026 yılı kazıları kapsamında yaklaşık 9 bin yıllık bir madencilik işliği bulundu. MÖ 6900-6800 yıllarına tarihlenen alanda ham ve yarı işlenmiş malakit parçaları, işlenmiş malakit örnekleri, bakır boncuklar ve çeşitli bakır nesneler ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında sürdürülen kazılarda önemli bir arkeolojik keşfe ulaşıldı.</p>

<p>Yaklaşık 5 metrekarelik alanda tespit edilen işliğin, MÖ 6900-6800 yılları arasına tarihlendiği belirtildi. Kazı çalışmalarında ham ve yarı işlenmiş malakit parçalarının yanı sıra işlenmiş malakit örnekleri, bakır boncuklar ve farklı bakır nesneler bulundu.</p>

<p>Alanın içinde ayrıca taşlarla döşenmiş bir çalışma bölümü belirlendi.</p>

<h2><strong>İşliğin üzerinin örtülü olduğu değerlendiriliyor</strong></h2>

<p>Arkeolojik çalışmalar sırasında işliğin çevresinde en az altı dikme deliği tespit edildi. Araştırmacılar, bu izlerin çalışma alanının geçmişte bir örtüyle kapatılmış olabileceğine işaret ettiğini değerlendiriyor.</p>

<p>İşliğin merkezinde 18 malakit örneği bulunurken, işlik ve yakın çevresindeki toplam malakit örneği sayısının yaklaşık 24-25 olduğu açıklandı. Daha geniş çalışma alanında tespit edilen malakit ve bakır buluntularının sayısının ise yaklaşık 42 olduğu bildirildi.</p>

<h3><strong>Bakır üretiminin farklı aşamalarına ait buluntular bulundu</strong></h3>

<p>Çayönü Tepesi’ndeki keşfin en dikkat çekici yönlerinden biri, buluntuların üretim sürecinin farklı aşamalarını temsil etmesi oldu.</p>

<p>Ham maddeden yarı işlenmiş malzemeye ve işlenmiş ürüne kadar uzanan buluntular, malakit ve bakırın Çayönü’nde yalnızca temin edilerek kullanılmadığını, belirli alanlarda üretim ve işleme faaliyetlerinin de gerçekleştirildiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu veriler, Neolitik dönemde bölgede gerçekleştirilen madencilik ve metal işçiliğine ilişkin önemli bilgiler sunuyor.</p>

<h3><strong>Çayönü’nde bakır kullanımının geçmişi 9 bin yıl öncesine uzanıyor</strong></h3>

<p>Çayönü Tepesi’nde bakır ve malakit kullanımına ilişkin arkeolojik izlerin MÖ 9100’lere kadar uzandığı belirtildi.</p>

<p>MÖ 6900-6800 yıllarına tarihlenen yeni işlik ise bölgedeki madencilik ve üretim faaliyetlerinin yaklaşık 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğuna ilişkin yeni kanıtlar ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çayönü’nde farklı Neolitik dönemlere ait buluntular</strong></h3>

<p>2026 yılı kazılarında yalnızca madencilik faaliyetlerine ilişkin bulgular elde edilmedi. Yerleşmenin kültürel sürekliliğine dair yeni veriler de ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Batı alanda gerçekleştirilen çalışmalarda Çanak Çömlekli Neolitik Dönem’in erken evreleri ile Proto-Hassuna kültürüne ait çanak çömlek örnekleri bulundu.</p>

<p>MÖ 6800-6600 yıllarına tarihlenen bu buluntuların kesin kronolojisinin belirlenmesi için Karbon-14 ve diğer arkeometrik analizlerin sürdürüleceği bildirildi.</p>

<h3><strong>Bakan Ersoy: Yeni veriler ortaya çıkmaya devam ediyor</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Mehmet Nuri Ersoy,</strong> Çayönü Tepesi’ndeki keşfin ardından yaptığı açıklamada, bilimsel kazıların geçmişe ilişkin yeni veriler ortaya çıkarmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Çayönü Tepesi’nde sürdürülen çalışmaların, bölgedeki erken dönem madencilik, üretim teknolojileri ve Neolitik toplumların ekonomik faaliyetlerinin anlaşılması açısından önemli arkeolojik veriler sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cayonu-tepesinde-9-bin-yillik-madencilik-isligi-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2f914859-97df-4f00-b233-c40529669bc4-1.webp" type="image/jpeg" length="28060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin'den çatışma mesajı: Kışkırtıcı unsurlar ortadan kaldırılmalı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/putinden-catisma-mesaji-kiskirtici-unsurlar-ortadan-kaldirilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/putinden-catisma-mesaji-kiskirtici-unsurlar-ortadan-kaldirilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ŞİÖ Zirvesi'nde silahlı çatışmaları kışkırtan unsurların ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>, silahlı çatışmalara yol açan unsurların ortadan kaldırılması için gereken çabanın gösterilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kremlin Sarayından yapılan açıklamaya göre Putin, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen <strong>Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) </strong>Zirvesi'ne katıldı. Zirvede konuşan Putin, örgütün güçlenmesini ve genişlemesini sürdürdüğünü belirtti.</p>

<h2><strong>Putin'den ŞİÖ'nün konumuna ilişkin açıklama</strong></h2>

<p>Putin, ŞİÖ'nün yalnızca Avrasya'da değil, dünya genelinde de önemli bir bölgesel örgüt konumunda olduğunu söyledi.</p>

<p>Örgütün üye ülkelerinde dünya nüfusunun neredeyse yarısının yaşadığını belirten Putin,<strong> küresel gayrisafi hasıla</strong>nın üçte birinin de ŞİÖ üyesi ülkelere ait olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>ŞİÖ ülkeleri arasında işbirliği vurgusu</strong></h3>

<p>ŞİÖ'nün önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Putin, üye ülkelerin farklı alanlarda işbirliğini geliştirdiğini kaydetti.</p>

<p>Putin, bu işbirliğinin Avrasya bölgesinde barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu belirtti. Rusya'nın ŞİÖ ülkeleriyle ticaret hacminin geçen yıl 400 milyar doları aştığını aktaran Putin, karşılıklı ödemelerde ulusal para birimlerinin kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Putin, Rusya'nın örgüte üye ülkelerle gerçekleştirdiği işlemlerde ulusal para birimlerinin kullanım oranının yüzde 98'in üzerinde olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Rusya Göçebe Oyunları'na ev sahipliği yapacak</strong></h3>

<p>Putin, gelecek yıl <strong>Rusya</strong>'ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin Göçebe Oyunları'na ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi.</p>

<p>Uluslararası Birleşmiş Kültürler Forumu'nun da Rusya'da gerçekleştirileceğini belirten Putin, bu etkinliklere ilişkin hazırlıkların sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı'nın 1 Eylül 1939'da başladığını hatırlatan Putin, silahlı çatışmaların önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Putin, "Silahlı çatışmaları kışkırtan unsurları ortadan kaldırmak için elimizden geleni yapmalıyız. Çalışmalarımız bu yönde" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/putinden-catisma-mesaji-kiskirtici-unsurlar-ortadan-kaldirilmali</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/putin-catismalari-kiskirtan-unsurlari-ortadan-kaldirmak-icin-elimizden-geleni-yapmaliyiz.png" type="image/jpeg" length="81571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten "Alo Adalet 135" paylaşımı: Ankara, İzmir ve Kayseri'de başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-alo-adalet-135-paylasimi-ankara-izmir-ve-kayseride-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-alo-adalet-135-paylasimi-ankara-izmir-ve-kayseride-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni adli yıl kapsamında hayata geçirilen Alo Adalet 135 hattının Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak hizmete başlayacağını açıkladı. Uygulama kapsamında 5 yılı aşan dava dosyaları ile 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşların doğrudan başvuru yapabileceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek</strong>, <strong>Alo Adalet 135 </strong>hattının 2026-2027 Adli Yılı'nın ilk gününde pilot uygulama olarak devreye alınacağını açıkladı. Gürlek, yeni uygulama üzerinden 5 yılı aşan dava dosyaları ve 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşların doğrudan başvuruda bulunabileceğini belirtti. Alo Adalet 135, ilk aşamada Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde hizmet verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Alo Adalet 135 hangi adliyelerde hizmet verecek?</strong></h2>

<p>Bakan Gürlek'in açıklamasına göre Alo Adalet 135 hattı, yeni adli yılın ilk günü saat 10.00 itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak hizmet vermeye başlayacak.</p>

<p>Gürlek, uygulamanın vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti. Pilot uygulamanın ilerleyen süreçte Türkiye genelindeki adliyelere yaygınlaştırılmasının planlandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Alo Adalet 135 ile hangi dosyalar için başvuru yapılabilecek?</strong></h3>

<p>Alo Adalet 135 üzerinden belirli süreyi aşan dava ve soruşturma dosyaları için başvuru yapılabilecek. Buna göre 5 yılı aşan dava dosyaları ile 3 yılı aşan soruşturma dosyaları kapsamında vatandaşların doğrudan başvuruda bulunmasına imkan sağlanacak.</p>

<p>Bakan Gürlek, yeni uygulamayla yargı hizmetlerinin daha erişilebilir, etkin ve hızlı hale getirilmesine yönelik yeni bir adım atıldığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Alo Adalet 135 uygulaması Türkiye geneline yayılacak</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, yeni adli yıl kapsamında başlatılan Alo Adalet 135 pilot uygulamasının en kısa sürede Türkiye genelinde uygulanacağını bildirdi.</p>

<p>Gürlek, uygulamanın yargılamaların makul sürede tamamlanmasına katkı sağlamasını ve adaletin zamanında tecelli etmesine yardımcı olmasını hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda ilk uygulama Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde başlayacak.</p>

<h3><strong>Bakan Gürlek'ten Alo Adalet 135 açıklaması</strong></h3>

<p>Gürlek, X hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılma hedefiyle yargı hizmetlerini daha erişilebilir, etkin ve hızlı hale getirecek yeni adımlar attıklarını belirtti.</p>

<p>Paylaşımda şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Yeni adli yılın ilk günü olan bugün saat 10.00 itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerimizde pilot olarak hizmet vermeye başlayacak 135 Alo Adalet ile 5 yılı aşan dava dosyaları, 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşlarımız doğrudan başvuruda bulunabilecek. Yeni adli yılla birlikte başlattığımız bu pilot uygulamayı, en kısa sürede Türkiye geneline yaygınlaştıracağız."</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Cumhurbaşkanımız Sayın <a href="https://x.com/RTErdogan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@RTErdogan</a>’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefiyle yargı hizmetlerimizi daha erişilebilir, etkin ve hızlı hâle getirecek yeni adımlar atıyoruz.<br />
<br />
Bu anlayışla 2026-2027 Adli Yılı’na, vatandaşlarımızın adalete erişimini… <a href="https://t.co/rpuudp7rP4" rel="nofollow">pic.twitter.com/rpuudp7rP4</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2094669985033465857?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-alo-adalet-135-paylasimi-ankara-izmir-ve-kayseride-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/akin-gurlek-5.png" type="image/jpeg" length="59028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Şükran Soner hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-sukran-soner-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-sukran-soner-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar Şükran Soner, 60 yıla yayılan gazetecilik kariyerinin ardından 80 yaşında hayatını kaybetti. Gazeteciliğe 1966 yılında Cumhuriyet’te başlayan Soner, başta emek ve işçi hakları olmak üzere eğitim, demokrasi ve toplumsal haklar üzerine çalışmalarıyla tanınıyordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar <strong>Şükran Soner</strong>, 60 yıllık meslek hayatının ardından yaşamını yitirdi. Emek ve işçi hakları, eğitim, demokrasi ve insan hakları alanlarında yaptığı haber ve yazılarla tanınan Soner’in vefatı, gazetecilik ve sendika dünyasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Mesleğe verdiği katkılar nedeniyle <strong>Gazeteciler Cemiyeti </strong>tarafından 2024 yılında <strong>Meslek Onur Ödülü</strong>ne layık görülen Soner, gazeteciliğin yanı sıra sendikal mücadele ve sivil toplum çalışmalarında da aktif görevler üstlendi.</p>

<p><img alt="Şükran Soner-2" class="detail-photo img-fluid" height="892" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-01-102947.png" width="1584" /></p>

<h2><strong>Şükran Soner kimdir?</strong></h2>

<p>1946 yılında Priştine’de doğan Şükran Soner, 1956 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Gazeteciliğe 1966 yılında Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başlayan Soner, burada işçi ve eğitim sayfalarını hazırladı.</p>

<p>12 Mart sürecinde Cumhuriyet’teki diğer yazarlarla birlikte işten çıkarılan Soner, bir yıl sonra Nadir Nadi döneminde gazeteye yeniden döndü. 1990 yılında Nadir Nadi’nin ölümünün ardından gazeteden ayrılanlar arasında yer alan Soner, daha sonra yeniden Cumhuriyet’e dönerek yazarlığını sürdürdü.</p>

<h3><strong>Emek ve işçi hakları üzerine yazdı</strong></h3>

<p>Şükran Soner’in gazetecilik yaşamının merkezinde işçi sınıfı, sendikal mücadele ve çalışma hayatı yer aldı. Cumhuriyet’te uzun yıllar <strong>“İşçinin Evreninden”</strong> başlığıyla yazan Soner; işçi eylemlerini, grevleri ve çalışma hayatındaki dönüşümleri sahadan takip ederek okurlarına aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin yakın tarihindeki toplumsal ve siyasi gelişmelere gazeteci kimliğiyle tanıklık eden Soner, emek hareketlerini de uzun yıllar boyunca yakından izledi.</p>

<p><img alt="Şükran soner-3" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gorsel-2026-09-01-091539320-rv44jpg.webp" width="820" /></p>

<h3><strong>TGS Genel Başkanlığı yaptı</strong></h3>

<p>Gazetecilik faaliyetlerinin yanı sıra meslek örgütlenmelerinde de aktif rol alan Soner, 1970’li yıllarda iki dönem Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Eğitim Sekreterliği görevini yürüttü. 1999 genel kurulunda yeniden TGS yönetimine giren Soner, Genel Başkan Vekilliği görevini üstlendi.</p>

<p>2001 yılındaki genel kurulda ise Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı seçildi.</p>

<p>Soner ayrıca İnsan Hakları Derneği, Ada Dostları Derneği ve Ekonomik Toplumsal Tarih Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarının kuruculuk ve yönetim kadrolarında görev aldı.</p>

<h3><strong>2026’ya kadar yazmayı sürdürdü</strong></h3>

<p>Şükran Soner, 2026 yılına kadar Cumhuriyet’te köşe yazılarını sürdürdü. Siyasetten toplumsal meselelere, dış politikadan emek dünyasına uzanan geniş bir yelpazede görüşlerini okurlarıyla paylaşmaya devam etti.</p>

<h3><strong>Şükran Soner’in kitapları</strong></h3>

<p>Gazeteciliğinin yanı sıra kitaplarıyla da tanınan Şükran Soner; anı, gezi ve araştırma türlerinde eserler kaleme aldı.</p>

<p>Soner’in eserleri arasında “Düşler Kuruyorum”, “Biz de Çocuktuk 1”, “Bizim 68’liler”, “Tito’nun Çocuklarından Atatürk’ün Gençliğine Göçün Göbeğinde” ve “İşçiyim Haksızım” bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-sukran-soner-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whats-app-image-2025-01-10-at-204304.jpeg" type="image/jpeg" length="73839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den kırtasiye fiyatlarna tepki: Birinci sınıf öğrencisinin masrafı 7 bin lirayı buldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-kirtasiye-fiyatlarna-tepki-birinci-sinif-ogrencisinin-masrafi-7-bin-lirayi-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-kirtasiye-fiyatlarna-tepki-birinci-sinif-ogrencisinin-masrafi-7-bin-lirayi-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye fiyatlarına dikkat çekerek birinci sınıfa başlayacak bir öğrencinin yalnızca temel kırtasiye ihtiyaçlarının 7 bin lirayı bulduğunu söyledi. Kış, okul masraflarının aile bütçesine yük oluşturduğunu ve zincir marketlerin kırtasiye sektöründeki payının küçük esnafı zorladığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Mersin Milletvekili<strong> Gülcan Kış</strong>, 7 Eylül'de başlayacak uyum haftası ve 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ürünlerindeki fiyat artışlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Kış, birinci sınıfa başlayacak bir öğrencinin yalnızca temel kırtasiye ihtiyaçlarının yaklaşık <strong>7 bin liraya</strong> mal olduğunu belirterek, okul masraflarının ailelerin bütçesi üzerindeki baskısına dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Okul çantası 2 bin liraya, matara bin liraya çıktı</strong></h2>

<p>Kış'ın verdiği fiyat örneklerine göre ortalama bir okul çantasının fiyatı 2 bin liraya kadar çıkarken, bir düzine kurşun kalemin 326 lira, bir silginin 40 lira olduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Gülcan Kış-6" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/60e8b16c-915e-44a5-8927-945d82b26737-w.png" width="900" /></p>

<p>Kareli ve çizgili 80 yaprak defterlerden oluşan bir setin yaklaşık 700 liraya, ortalama bir su matarası fiyatının ise bin liraya kadar çıktığı ifade edildi.</p>

<p>Kış, temel kırtasiye ihtiyaçlarının yanı sıra okul kıyafeti, ayakkabı, beslenme ve servis gibi giderlerin de ailelerin karşısına çıktığını belirtti.</p>

<h3><strong>“Asgari ücretin yaklaşık dörtte biri daha okul açılmadan gidiyor”</strong></h3>

<p>Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatan Kış, bir öğrencinin başlangıç kırtasiye masrafının asgari ücretin yaklaşık dörtte birine denk geldiğini söyledi.</p>

<p>Kış, “Milyonlarca aile daha ayın başında kirasını, faturasını, mutfak masrafını nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Şimdi buna okul masrafı eklendi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kırtasiye masraflarının eğitim yılı boyunca devam ettiğine dikkat çeken Kış, kalem, defter ve diğer malzemelerin ihtiyaç oldukça yeniden alınması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Eğitim daha okulun kapısında eşitsiz başlıyor”</strong></h3>

<p>Eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca okul ve derslik koşullarıyla sınırlı olmadığını savunan Kış, ailelerin ekonomik durumunun çocukların eğitim hayatına başlangıcında belirleyici hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Kış, bazı öğrencilerin ihtiyaç duyduğu tüm malzemeleri alabilirken bazı öğrencilerin defter ve kalem gibi temel ihtiyaçlarını dahi eksik karşılamak zorunda kaldığını belirterek, bunun eğitimde eşitsizliği derinleştirdiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Zincir marketler kırtasiyecileri zorluyor</strong></h3>

<p>Kış, okul alışverişi döneminde zincir marketlerin kırtasiye ürünlerindeki satışlarını artırmasının mahalle esnafı üzerinde baskı oluşturduğunu da dile getirdi.</p>

<p>Defter, kalem, boya malzemeleri ve oyun hamuru gibi çok sayıda ürünün zincir marketlerde satışa sunulduğunu belirten Kış, yıl boyunca kira, vergi ve personel giderlerini karşılayan küçük kırtasiyecilerin büyük zincirlerle rekabet etmekte zorlandığını söyledi.</p>

<p>Kış, kırtasiye esnafının desteklenmesi gerektiğini belirterek, aksi halde mahalle kırtasiyeciliğinin ve küçük ölçekli kırtasiye işletmelerinin yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını savundu.</p>

<h3><strong>“Çocuk da veli de esnaf da korunmalı”</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı'na çağrıda bulunan Kış, yeni eğitim yılı öncesinde hem ailelerin hem de kırtasiye esnafının desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kış; kırtasiye ürünlerindeki vergi yükünün azaltılması, dar gelirli ailelere doğrudan eğitim ve kırtasiye desteği sağlanması ve okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Zincir marketlerin okul ve kırtasiye ürünleri satışının küçük esnaf üzerindeki etkisinin de değerlendirilmesini isteyen Kış, eğitim için gerekli ürünlerin lüks olmadığını vurguladı.</p>

<p>Kış, eğitim hakkının ailelerin ekonomik gücüne bağlı olmaması gerektiğini belirterek, çocukların okula eksik malzemeyle, ailelerin borç hesabıyla, kırtasiye esnafının ise kepenk kapatma endişesiyle başlamaması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-kirtasiye-fiyatlarna-tepki-birinci-sinif-ogrencisinin-masrafi-7-bin-lirayi-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-71ab81b166dd32978882e8e7ecfb2d72jpg.webp" type="image/jpeg" length="73291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan kiracılar ve ev sahipleri için emsal depozito kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-kiracilar-ve-ev-sahipleri-icin-emsal-depozito-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-kiracilar-ve-ev-sahipleri-icin-emsal-depozito-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, kiralanan taşınmazın satılması halinde depozitonun iadesinden kimin sorumlu olduğuna ilişkin önemli bir karar verdi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, eski ev sahibinin depozitoyu yeni malike devrettiğini kanıtlaması gerektiğine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yargıtay, kiracı ile ev sahibi arasındaki depozito uyuşmazlıklarına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Kiracının oturduğu taşınmazın satılması halinde depozitonun kim tarafından ödeneceği konusunda karar veren Yargıtay, belirli koşullarda sorumluluğun taşınmazın eski sahibinde olduğuna hükmetti.</p>

<h2><strong>300 dolarlık depozito için dava açıldı</strong></h2>

<p>Dava konusu olayda kiracı, taşınmazın satılmasının ardından daha önce ödediği <strong>300 dolarlık depozitonun</strong> kendisine iade edilmesini talep etti.</p>

<p>Eski ev sahibi ise kiracıyla bu konuda anlaşma yaptıklarını savunarak davanın reddedilmesini istedi.</p>

<p><img alt="Kiracılar için çifte emsal karar: Yargıtay fazla kira iadesinin önünü açtı, fahiş vekâlet ücretini iptal etti" class="detail-photo img-fluid" height="868" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yargitaydan-satin-alinan-evin-kira-ucretinin-odenmesine-iliskin-karar.png" width="1574" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İlk derece mahkemesi davayı reddetti</strong></h3>

<p>İlk derece mahkemesi, taşınmazın davacı kiracının eşine satıldığını belirledi.</p>

<p>Mahkeme, bu nedenle davanın taşınmazın eski sahibine değil yeni sahibine yöneltilmesi gerektiğine karar verdi ve davayı <strong>pasif husumet yokluğu</strong> gerekçesiyle reddetti.</p>

<h3><strong>Adalet Bakanlığı kararı kanun yararına temyiz etti</strong></h3>

<p>Kararın ardından Adalet Bakanlığı devreye girdi. Bakanlık, kararı kanun yararına temyiz ederek eski taşınmaz sahibinin depozitoyu kiracıya iade edip etmediğini kanıtlaması gerektiğini savundu.</p>

<p>Bakanlığın başvurusunda, depozitonun yeni malike devredilip devredilmediğinin de ortaya konulması gerektiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı bozdu</strong></h3>

<p>Başvuruyu değerlendiren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı'nın talebini kabul etti ve yerel mahkemenin kararını bozdu.</p>

<p>Daire, taşınmazın eski sahibinin depozito bedelini yeni sahibine devrettiğini <strong>kanıtlaması gerektiğine</strong> dikkat çekti.</p>

<p>Yargıtay kararında, yapılacak inceleme sonucuna göre depozito sorumluluğunun taşınmazın eski sahibinde olduğunun değerlendirilebileceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Taşınmaz satılınca depozito ne olacak?</strong></h3>

<p>Kararla birlikte taşınmazın el değiştirmesi durumunda depozitonun akıbetinin belgelendirilmesinin önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Yargıtay'ın değerlendirmesine göre eski ev sahibinin, kiracının ödediği depozitoyu yeni malike devrettiğini ortaya koyması gerekiyor. Bu durum kanıtlanamazsa depozitoya ilişkin sorumluluk eski mal sahibi açısından gündeme gelebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-kiracilar-ve-ev-sahipleri-icin-emsal-depozito-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/c6d2a0cb-d677-4847-ba8d-f22a936beb25.webp" type="image/jpeg" length="10524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BIST 100'de satış baskısı sürüyor: Borsa İstanbul güne ekside başladı - 1 Eylül 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bist-100de-satis-baskisi-suruyor-borsa-istanbul-gune-ekside-basladi-1-eylul-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bist-100de-satis-baskisi-suruyor-borsa-istanbul-gune-ekside-basladi-1-eylul-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftanın ikinci işlem gününe(1 Eylül Salı) yüzde 0,06 düşüşle 14.324,75 puandan başladı. Dün yüzde 2,10 değer kaybeden BIST 100'de bankacılık ve holding endeksleri ise güne sınırlı yükselişle girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da <strong>BIST 100 endeksi,</strong> dünkü yüzde 2,10'luk kaybın ardından 1 Eylül Salı gününe sınırlı düşüşle başladı. Endeks, önceki kapanış olan 14.334,06 puana kıyasla 9,31 puan gerileyerek 14.324,75 puana indi. Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,13, holding endeksi ise yüzde 0,01 değer kazandı.</p>

<h2><strong>Borsa İstanbul'da BIST 100 güne düşüşle başladı</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul BIST 100 endeksinde açılış itibarıyla yüzde 0,06'lık düşüş kaydedildi. Endeks, bir önceki işlem gününü 14.334,06 puandan tamamlamasının ardından 14.324,75 puan seviyesine geriledi.</p>

<p>Sektör endekslerinde ise farklı yönlerde hareket görüldü. Açılışta en yüksek artış yüzde 0,58 ile kimya, petrol ve plastik sektöründe gerçekleşti. Gayrimenkul yatırım ortaklığı endeksi ise yüzde 1,64'lük düşüşle en fazla gerileyen sektör oldu.</p>

<h3><strong>Borsa İstanbul'da küresel piyasa baskısı takip ediliyor</strong></h3>

<p>Küresel piyasalarda risk algısının yüksek seyretmesinde Fed'in faiz artırımına gideceğine ilişkin beklentiler, Orta Doğu'da yükselen jeopolitik gerilim ve tahvil piyasalarında yeniden artan satış baskısı etkili oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden başlaması, petrol arzına yönelik endişeleri artırdı. Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatları yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Petrol fiyatlarındaki yükselişin yatırımcıların riskli varlıklara yönelik ilgisini olumsuz etkilediği belirtildi.</p>

<h3><strong>BIST 100 endeksinde petrol ve faiz gündemi</strong></h3>

<p>Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin artması ve petrol fiyatlarının yükselmesi, küresel borsalarda düşüş ve tahvil faizlerinde yükseliş yönündeki hareketleri beraberinde getiriyor. Enflasyonist baskılara ilişkin endişelerin artması da Fed'in faiz artırımına yönelik beklentilerin güçlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Fed yetkililerinin açıklamalarında da para politikasına ilişkin "şahin" değerlendirmeler öne çıkıyor. Para piyasalarında yapılan fiyatlamalarda Fed'in ekim ayında faiz artıracağı beklentisi kesin gözüyle değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>SPK'dan borsa dışı pay satışlarına yeni sınırlama</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul gündeminde Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) borsa dışındaki pay satışlarına yönelik düzenlemesi de yer aldı. SPK, fiili dolaşım oranını dikkate alarak bazı ortaklıkların paylarının borsa dışında satışına yüzde 2 ve yüzde 4 oranında sınır getirdi.</p>

<p>Belirlenen oranların üzerinde gerçekleştirilecek pay devirleri için SPK onayı zorunlu hale getirildi.</p>

<h3><strong>Borsa İstanbul'da bugün hangi veriler takip edilecek?</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul'da yatırımcıların yurt içinde imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verisini takip etmesi bekleniyor. Küresel piyasalarda ise ABD'de JOLTS açık iş sayısı, dünya genelindeki imalat sanayi PMI verileri ve Avro Bölgesi enflasyonu gündemin öne çıkan verileri arasında bulunuyor.</p>

<p>BIST 100 endeksinde teknik seviyeler de takip ediliyor. Endeks için 14.200 ve 14.100 puan destek, 14.400 ve 14.500 puan ise direnç seviyeleri olarak belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bist-100de-satis-baskisi-suruyor-borsa-istanbul-gune-ekside-basladi-1-eylul-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="43899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul elektrik kesintisi: 1 Eylül’de hangi ilçelerde olacak, elektrikler ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-elektrik-kesintisi-1-eylulde-hangi-ilcelerde-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-elektrik-kesintisi-1-eylulde-hangi-ilcelerde-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul elektrik kesintisi 1 Eylül 2026 Salı günü BEDAŞ tarafından yayımlanan çalışma programıyla gündeme geldi. Arnavutköy, Bağcılar, Başakşehir, Beylikdüzü, Esenyurt, Silivri ve Sultangazi’de bazı mahalle ve sokaklarda bakım, yatırım, trafo merkezi ve şebeke çalışmaları nedeniyle planlı kesintiler uygulanacak. Peki elektrikler saat kaçta gelecek, kesintiler hangi bölgeleri kapsıyor ve çalışmalar ne zaman tamamlanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da 1 Eylül 2026 Salı günü bazı ilçelerde planlı elektrik kesintileri uygulanacak. Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ’nin (BEDAŞ) çalışma programında yer alan bilgilere göre kesintiler; bakım, trafo merkezi çalışmaları, yatırım ve dönüşüm, abone ve şube bağlantısı ile şebeke yenileme faaliyetleri nedeniyle gerçekleştirilecek.</p>

<p>Günün çalışma programında <strong>Arnavutköy, Bağcılar, Başakşehir, Beylikdüzü, Esenyurt, Silivri ve Sultangazi </strong>bulunuyor. Kesintilerin süresi bölgedeki çalışmanın niteliğine göre değişirken bazı noktalarda elektrik kesintisi 09.00’da başlayıp 17.00’de sona erecek, bazı bölgelerde ise 18.00’e kadar devam edecek.</p>

<p>Kesintiler ilçe genelini kapsayan bir uygulama şeklinde değil, BEDAŞ tarafından belirtilen mahalle, cadde ve sokaklarla sınırlı olarak planlanıyor. Bu nedenle aynı ilçede yaşayan vatandaşların kendi mahalle ve sokaklarına ilişkin duyuruyu dikkate alması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Arnavutköy’de elektrik kesintisi hangi bölgelerde?</strong></h2>

<p>BEDAŞ programına göre <strong>Arnavutköy’de 1 Eylül Salı günü 10.00 ile 18.00 saatleri arasında</strong> bazı bölgelerde elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<p>Baklalı Mahallesi’nde Aksoylu ve Boyalık Baklalı sokakları ile Boyalık Mahallesi’nde Akarca, Akın, Akçiçek, Atak, Boyalık Baklalı, Dahi, Dursunköy Boyalık, Enderun, Hacı Salim Ağa, Hamza Yerlikaya, Keklik, Millet, Nazar, Petek, Saygı, Sorgun Çıkmazı, Tarım, Telağacı, Ulu, Uluçam, Yeşil Çimen, Yukarı, Şehit Ali Yılmaz ve Şehit İzzet sokakları çalışmadan etkilenecek.</p>

<p>Söz konusu kesintinin nedeni <strong>önleyici bakım çalışması</strong> olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>Bağcılar’da elektrikler saat kaçta gelecek?</strong></h3>

<p>Bağcılar’da 1 Eylül günü farklı mahallelerde birden fazla çalışma yürütülecek. Kesintilerin önemli bölümü <strong>09.00 ile 17.00 saatleri arasında</strong> uygulanacak.</p>

<p>Yenimahalle Mahallesi’nde 1541, 1542, 1543 ve 1544. sokaklar ile Dökümcüler ve Mevlana sokaklarında kapsamlı trafo merkezi bakımı yapılacak. Aynı çalışma kapsamında Göztepe Mahallesi’nin bazı bölümleri de kesintiden etkilenecek.</p>

<p>Demirkapı Mahallesi’nde 1651, 1652, 1653, 1654 ve 1655. sokaklar ile Maslak Sokak; Fatih Mahallesi’nde 1759. Sokak; Göztepe Mahallesi’nde ise 2343, 2344, 2345, 2346, 2347, 2348, 2349, 2351, 2352, 2353, 2354, 2356, 2358 ve 2360. sokaklar ile Maslak Sokak çalışma kapsamında bulunuyor.</p>

<p>Demirkapı Mahallesi’ndeki 1592, 1593, 1594, 1595, 1596, 1607, 1608 ve 1610. sokaklar ile Bağcılar Asfaltı; Yenimahalle Mahallesi’ndeki 1540, 1545, 1546, 1547 ve 1550. sokaklar ile Bağcılar Asfaltı, Dökümcüler ve Şehit Güntay Polat sokaklarında da aynı saat aralığında kesinti uygulanacak.</p>

<p>Fatih Mahallesi’nde 1808, 1814 ve 1822. sokaklar ile Maslak Sokak; Göztepe Mahallesi’nde 2313, 2317, 2318, 2319, 2320, 2321, 2322, 2323, 2324, 2325 ve 2326. sokaklar ile Maslak Sokak’ta ise <strong>yatırım ve dönüşüm çalışmaları</strong>nedeniyle elektrik kesilecek.</p>

<h3><strong>Başakşehir’de elektrik kesintisi saatleri</strong></h3>

<p>Başakşehir’de 1 Eylül günü farklı saat aralıklarında çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Başak Mahallesi’nde Ertuğrul Gazi ve Yeşil Vadi sokaklarında <strong>09.00-14.00</strong> saatleri arasında kapsamlı trafo merkezi bakımı yapılacak. Aynı ilçede Altınşehir Mahallesi’nde Bademli, Cihan ve Gökpınar sokakları ile Şahintepe Mahallesi’ndeki İstiklal Sokak’ta <strong>09.00-12.00</strong> arasında abone ve şube bağlantısı çalışması nedeniyle kesinti uygulanacak.</p>

<p>Başak Mahallesi’nde Yeşil Vadi Sokak ve mahallenin bazı bölümlerinde kapsamlı trafo merkezi bakımının <strong>09.00-18.00 </strong>saatleri arasında sürmesi planlanıyor.</p>

<p>Altınşehir Mahallesi’nde Akgöl ve Alev sokaklarında <strong>11.00-14.00</strong>, Kahraman, Koçak ve Kübra sokaklarında ise <strong>12.00-15.00</strong> arasında abone ve şube bağlantısı çalışmaları nedeniyle elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<h3><strong>Beylikdüzü ve Esenyurt’ta elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Beylikdüzü’nde 1 Eylül günü <strong>09.00-17.00 saatleri arasında</strong> Adnan Kahveci Mahallesi’nin Alize, Burçak ve Şeyma sokaklarında elektrik kesintisi uygulanacak. Kesintinin nedeni yatırım ve dönüşüm çalışmaları olarak bildirildi.</p>

<p>Esenyurt’ta ise Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’nde 2299. Sokak ile Gökevler Mahallesi’nde 2245, 2312, 2317, 539, 545, 546, 550, 551 ve 564. sokaklar ile Özdemir Sokak çalışma kapsamında bulunuyor. Bu bölgelerde <strong>09.00-17.00 saatleri arasında</strong> SCADA ve OSOS yatırım çalışmaları nedeniyle elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<h3><strong>Silivri’de hangi mahallelerde elektrik kesilecek?</strong></h3>

<p>Silivri, 1 Eylül çalışma programında geniş bir bölgenin yer aldığı ilçelerden biri. Ortaköy Mahallesi’nde 400. Sokak ile çok sayıda sokakta <strong>09.00-17.00 saatleri arasında</strong> yatırım ve dönüşüm çalışmaları nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Çalışmadan Acıyonca, Adakale, Akbayram, Aladağlar, Ayazma, Bahçelievler, Barbaros Hayrettin Paşa, Bigados, Celal Bayar, Cümle, Garanti, Göktuğ, Güvenç, Hakanbey, Hakem, Halim, Handegül, Harbiye, Harun Çorbacıoğlu, Hekimbaşı, Hoşsohbet, Hümayun, Hisaryanı, Kaleler, Karameşe, Kasapoğlu, Kumrulu, Kuruçay, Kürdan, Manastır, Morsümbül, Muhtar Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk, Midye Çıkmazı, Okan, Postane, Sezer, Seçil, Tatlıpınar, Tavşan, Tezer, Tiftik, Yenibülbül, Zırh, Ödev, Ökten ve İncesu sokakları etkilenecek. Selimpaşa Mahallesi’ndeki Ortaköy Sokak da kesinti kapsamında bulunuyor.</p>

<p>Fevzipaşa Mahallesi’nde Gölet Caddesi, Gülbağlar Sokak ve Çil Sokak’ta aynı saatlerde kapsamlı trafo merkezi bakımı yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatih Mahallesi’nde Mustafa Bingöl Sokak ile Yeni Mahallesi’nde Abdülhalik Renda ve Erkin Balaban sokaklarında da <strong>09.00-17.00</strong> saatleri arasında abone ve şube bağlantısı çalışması gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kavaklı Mahallesi’nde Fulya ve Pamukova sokaklarında <strong>09.20-17.20</strong> arasında kapsamlı trafo merkezi bakımı yapılacak. Akören Mahallesi’nde Sultan Çeşme Sokak’ta <strong>09.30-17.30</strong> saatleri arasında kapsamlı havai hat bakım çalışması nedeniyle elektrik kesilecek.</p>

<p>Danamandıra Mahallesi’nde ise çok sayıda sokakta <strong>10.00-18.00 saatleri arasında</strong> ekonomik ömrünü tamamlayan şebeke unsurlarının yenilenmesine yönelik yatırım çalışmaları gerçekleştirilecek. Aynı saatlerde Mandıra ve Uğur Saltan sokakları ile bazı sokakların belirli bölümleri de çalışma programında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Sultangazi’de elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Sultangazi’de 1 Eylül günü <strong>10.00-18.00 saatleri arasında</strong> İsmetpaşa Mahallesi’nde 49, 50 ve 51. sokaklar ile Eski Edirne Asfaltı’nda abone ve şube bağlantısı çalışması nedeniyle kesinti uygulanacak.</p>

<p>Aynı saatlerde İsmetpaşa Mahallesi’ndeki 81, 83, 85 ve 92. sokaklarda da çalışma yapılacak. Yunus Emre Mahallesi’nde 1391. Sokak ise <strong>10.00-18.00 saatleri arasında</strong> önleyici bakım çalışması nedeniyle elektrik kesintisinden etkilenecek.</p>

<h3><strong>Elektrik kesintileri ne zaman sona erecek?</strong></h3>

<p>1 Eylül 2026 tarihli BEDAŞ çalışma programında yer alan kesintilerin <strong>tahmini başlangıç ve bitiş saatleri</strong>, çalışmanın gerçekleştirileceği bölgeye göre değişiyor. Gün içindeki en erken planlanan kesintiler 09.00’da başlarken, bazı bölgelerde çalışmalar 18.00’e kadar sürecek.</p>

<p>Kesintinin sona ermesi, ilgili bakım veya yatırım çalışmasının tamamlanmasına bağlı olduğundan verilen saatler çalışma programındaki planlamayı gösteriyor. Elektriğin kesintinin ardından yeniden verilmesiyle ilgili süreç de saha çalışmasının tamamlanmasına göre şekilleniyor.</p>

<p>Vatandaşların kendi adreslerini kontrol ederken yalnızca ilçe adına değil, <strong>mahalle ve sokak bilgisine</strong> de bakması önem taşıyor. Çünkü aynı ilçede farklı bölgeler için farklı saatlerde ve farklı nedenlerle kesinti uygulanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-elektrik-kesintisi-1-eylulde-hangi-ilcelerde-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/eylul-istanbul.webp" type="image/jpeg" length="60610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Eylül İstanbul su kesintisi ne zaman bitecek, sular saat kaçta gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/1-eylul-istanbul-su-kesintisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/1-eylul-istanbul-su-kesintisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Eylül İstanbul su kesintisi hangi ilçelerde uygulanıyor, kesintiler ne zaman sona erecek? İSKİ’nin güncel duyurularına göre İstanbul’un bazı bölgelerinde arıza, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle su hizmetinde geçici aksamalar yaşanıyor. İlçe ve mahalle bazında değişen kesintilerin tahmini bitiş saatleri de vatandaşların araştırdığı başlıklar arasında bulunuyor. Peki bugün İstanbul’da hangi bölgelerde su kesintisi var ve sular saat kaçta gelecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da 1 Eylül 2026 Salı günü bazı ilçe ve mahallelerde su kesintileri uygulanıyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) kesinti kayıtlarında yer alan çalışmaların başlangıç ve tahmini bitiş saatleri bölgeye göre değişiklik gösteriyor. Bu nedenle su hizmetinde yaşanan kesintilerin İstanbul genelini kapsayan tek bir uygulama olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>İSKİ tarafından yayımlanan kayıtlarda su kesintilerinin nedenleri arasında şebeke arızaları, bakım ve onarım çalışmaları gibi teknik işlemler yer alıyor. Kesintiden etkilenen mahalleler ile çalışmaların tamamlanması için öngörülen saatler İSKİ’nin resmi sistemi üzerinden takip edilebiliyor.</p>

<p>Özellikle sabah saatlerinde suyu kesilen vatandaşlar, kesintinin kendi mahallelerini kapsayıp kapsamadığını ve tahmini su verme saatini kontrol etmek istiyor. İSKİ kayıtlarında yer alan bilgiler, ilçe ve mahalle bazında değerlendirildiğinde daha sağlıklı sonuç veriyor.</p>

<h2><strong>1 Eylül 2026 İstanbul’da su kesintisi var mı?</strong></h2>

<p>Evet. 1 Eylül Salı günü İstanbul’un bazı bölgelerinde su kesintileri bulunuyor. Kesintiler farklı nedenlerle gerçekleştirilen çalışmalar nedeniyle ortaya çıkarken, her bölgedeki uygulamanın süresi de aynı değil.</p>

<p>İstanbul’un geniş su dağıtım ağı nedeniyle bir ilçede belirli mahallelerde su kesintisi yaşanırken aynı ilçenin diğer bölgelerinde normal su hizmeti devam edebiliyor. Bu nedenle yalnızca ilçe adına bakılarak kesintinin ilçenin tamamını etkilediği sonucuna varılmaması gerekiyor.</p>

<p>İSKİ’nin kesinti kayıtlarında her çalışma için başlangıç zamanı ve tahmini bitiş saati veriliyor. Çalışmanın niteliğine bağlı olarak bu süreler değişebildiğinden, vatandaşların güncel duyuruları takip etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Kesintilerin nedeni ne?</strong></h3>

<p>1 Eylül tarihli kesintilerin arkasında farklı teknik çalışmalar bulunabiliyor. Şebeke üzerinde meydana gelen arızaların giderilmesi, mevcut altyapının bakımının yapılması veya çeşitli onarım işlemleri sırasında su akışı geçici olarak durdurulabiliyor.</p>

<p>Su kesintisinin nedeni, İSKİ’nin ilgili kaydında ayrıca belirtiliyor. Böylece vatandaşlar yalnızca kesintinin saatini değil, çalışmanın hangi nedenle gerçekleştirildiğini de öğrenebiliyor.</p>

<p>Arıza kaynaklı kesintilerde ekiplerin müdahalesinin ardından şebekenin yeniden devreye alınması gerekiyor. Planlı bakım ve onarım çalışmalarında ise belirlenen çalışma programına göre su akışı geçici süreyle durdurulabiliyor.</p>

<h3><strong>Sular ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>İstanbul’da 1 Eylül günü yaşanan kesintiler için suyun yeniden verileceği saatler bölgeye göre farklılık gösteriyor. İSKİ tarafından açıklanan saatler <strong>tahmini bitiş zamanı</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Teknik çalışmanın planlanandan uzun sürmesi halinde kesintinin süresi uzayabilir. Bunun yanı sıra çalışma tamamlandıktan sonra şebekenin yeniden basınç kazanması da suyun hanelere ulaşmasının zaman almasına neden olabilir.</p>

<p>Bu nedenle İSKİ kayıtlarında yer alan tahmini saat, suyun her adrese kesin olarak o dakikada ulaşacağı anlamına gelmiyor. Özellikle yüksek kesimlerde veya şebekenin yeniden basınçlandırılmasının zaman aldığı bölgelerde suyun geliş saati farklılaşabilir.</p>

<h3><strong>İstanbul’da kesinti hangi bölgeleri etkiliyor?</strong></h3>

<p>1 Eylül tarihli İSKİ kayıtları mahalle bazında takip ediliyor. Kesintilerin kapsamı çalışmanın yapıldığı şebeke hattına ve teknik müdahalenin niteliğine göre değişiyor.</p>

<p>Bu nedenle İstanbul’da bugün su kesintisi olup olmadığını öğrenmek isteyenlerin kendi ilçe ve mahallelerini kontrol etmesi gerekiyor. Bir ilçede kayıt bulunması, o ilçedeki bütün mahallelerin aynı anda susuz kalacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Vatandaşların özellikle çalışma saatlerini kontrol etmesi, günlük planlamalarını buna göre yapabilmeleri açısından önem taşıyor. Kesintinin uzun sürmesi beklenen bölgelerde içme ve kullanım suyu ihtiyacının önceden karşılanması da günlük yaşam açısından kolaylık sağlayabilir.</p>

<h3><strong>İSKİ su kesintisi nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>İstanbul’da su kesintisi yaşanan bölgeler, <a href="http://iski.istanbul/abone-hizmetleri/ariza-kesinti/" rel="nofollow"><strong>İSKİ’nin resmi internet sitesindeki kesinti ve arıza kayıtları</strong></a>ndan kontrol edilebiliyor. Vatandaşlar ilgili ekranda ilçe ve mahalle bilgilerini inceleyerek kendi bölgelerindeki çalışmanın durumunu görebiliyor.</p>

<p>Kesinti ekranında çalışmanın nedeni, başlangıç zamanı ve tahmini bitiş saati gibi bilgiler yer alabiliyor. Gün içerisinde meydana gelen yeni arızalar sisteme eklendiği için sabah saatlerinde yapılan sorgulama ile günün ilerleyen saatlerinde yapılan sorgulama arasında farklılık oluşması mümkün.</p>

<p>Bu nedenle su kesintisi devam eden vatandaşların resmi kaydı belirli aralıklarla yeniden kontrol etmesi, güncel durumu takip etmek açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Kesinti süresi neden değişebiliyor?</strong></h3>

<p>Su şebekelerinde gerçekleştirilen çalışmaların süresi, arızanın boyutuna ve müdahale sırasında karşılaşılan teknik koşullara göre değişebiliyor. Özellikle boru veya bağlantı noktalarındaki arızalarda ekiplerin çalışma sırasında farklı bir soruna müdahale etmesi gerekebiliyor.</p>

<p>Bunun yanında onarım tamamlandıktan sonra suyun şebekeye yeniden verilmesiyle birlikte hatların normal çalışma koşullarına dönmesi gerekiyor. Bu süreç de bazı bölgelerde tahmini sürenin uzamasına yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle İSKİ tarafından açıklanan bitiş saatlerinin kesin bir teslim saati olarak değil, çalışmanın tamamlanmasının öngörüldüğü zaman olarak değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Vatandaşlar nelere dikkat etmeli?</strong></h3>

<p>Su kesintisinin yaşandığı bölgelerde vatandaşların öncelikle İSKİ’nin güncel açıklamasını kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle arıza kaynaklı kesintilerde ilk duyurunun ardından yeni bir tahmini bitiş saati paylaşılabilir.</p>

<p>Kesinti sırasında muslukların açık bırakılmaması da su yeniden verildiğinde yaşanabilecek ani akışın önlenmesine yardımcı olabilir. Su hizmeti geri geldiğinde ise ilk dakikalarda şebekedeki suyun durumunun kontrol edilmesi ve gerekli kullanımın daha sonra yapılması tercih edilebilir.</p>

<p>Ancak bu konuda uygulanması gereken özel bir işlem bulunup bulunmadığı konusunda İSKİ’nin güncel duyuruları esas alınmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>1 Eylül İstanbul su kesintilerinde son durum</strong></h3>

<p><strong>1 Eylül 2026 Salı günü İstanbul’un bazı bölgelerinde su kesintileri devam ediyor.</strong> İSKİ tarafından yayımlanan kayıtlarda kesintilerin etkilediği mahalleler, çalışmaların başlangıç zamanları ve tahmini tamamlanma saatleri bölge bazında gösteriliyor.</p>

<p>İstanbul’da suyu kesilen vatandaşların yalnızca ilçe bilgisine bakmak yerine kendi mahallelerini kontrol etmesi gerekiyor. Kesinti kayıtları gün içerisinde değişebildiğinden, yeni arızalar sisteme eklenebilir veya çalışması tamamlanan bölgeler listeden çıkarılabilir.</p>

<p>Suyun ne zaman geleceği konusunda ise İSKİ’nin sisteminde yer alan <strong>tahmini bitiş saatleri</strong> dikkate alınmalı. Teknik çalışmanın seyrine bağlı olarak bu saatlerde değişiklik yaşanabileceği için güncel kayıtların takip edilmesi, 1 Eylül’deki su kesintileri hakkında en doğru bilgiye ulaşmanın yolu olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/1-eylul-istanbul-su-kesintisi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-16.webp" type="image/jpeg" length="99341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Microsoft 365'te erişim sorunu: Dünya genelinde e-posta trafiği aksadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/microsoft-365te-erisim-sorunu-dunya-genelinde-e-posta-trafigi-aksadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/microsoft-365te-erisim-sorunu-dunya-genelinde-e-posta-trafigi-aksadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Microsoft'un bulut altyapısındaki teknik sorun dünya genelinde e-posta hizmetlerini etkiledi. Sistemlerin kademeli olarak normale döndüğü bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Microsoft</strong>'un bulut altyapısında meydana gelen teknik problem, dünya genelinde e-posta hizmetlerinde geniş kapsamlı erişim sorunlarına neden oldu.</p>

<p>Pazartesi akşamından itibaren <strong>Microsoft 365 </strong>kurumsal müşterileri ve bireysel kullanıcılar, oturum açma işlemlerinin yanı sıra e-posta gönderme ve alma konusunda sorun yaşadı.</p>

<p>Sistemlerin aşamalı olarak yeniden çalışmaya başladığı bildirilirken, bazı kullanıcıların hizmetlere erişiminde yaşanan problemlerin henüz tamamen giderilemediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Milyonlarca kullanıcı e-posta sorunuyla karşılaştı</strong></h2>

<p>Küresel çapta etkili olan kesintinin ardından Microsoft tarafından yapılan açıklamada, etkilenen sistemlerin kademeli biçimde yeniden devreye alındığı ve kullanıcıların büyük bölümünün hizmetlere tekrar ulaşabildiği bildirildi.</p>

<p>Pazartesi akşamından itibaren dünya genelinde milyonlarca kullanıcı, Microsoft 365 hizmetlerinde çeşitli sorunlarla karşılaştı. Kurumsal müşterilerin yanı sıra bireysel kullanıcıların da etkilendiği aksaklıkta, oturum açma işlemleri ile <strong>e-posta </strong>gönderme ve alma süreçlerinde problemler yaşandı.</p>

<h3><strong>Posta kutuları senkronize edilemedi</strong></h3>

<p>Çok sayıda kullanıcı, posta kutularının senkronizasyonunun gerçekleşmediğini ve uygulamanın kilitlendiğini bildirdi.</p>

<p>Microsoft, yaşanan küresel kesintinin <strong>Exchange Online </strong>bulut altyapısından kaynaklandığını açıkladı. Şirket, merkezi kimlik doğrulama ve bağlantı bileşenlerinden birinde ortaya çıkan teknik problemin posta sunucularına erişimi engellediğini duyurdu.</p>

<h3><strong>Microsoft'tan onarım çalışması</strong></h3>

<p>Şirket teknisyenlerinin gece boyunca karşı önlemleri devreye aldığı ve sorun yaşanan sunucular için özel onarım işlemleri gerçekleştirdiği bildirildi.</p>

<p>Microsoft, telemetri verilerinin sistemlerde önemli ölçüde toparlanmaya işaret ettiğini belirtti. <strong>Veri </strong>trafiğinin de aşamalı olarak normal kanallara yönlendirildiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>E-posta birikmelerinin temizlenmesi bekleniyor</strong></h3>

<p>Microsoft tarafından yapılan değerlendirmeye göre, hizmetlerin büyük bölümü yeniden erişilebilir hale gelse de bazı kullanıcıların sorunların tamamen giderilmesi için beklemesi gerekecek.</p>

<p>Şirket, dünya genelinde oluşan e-posta birikmelerinin tamamen temizlenmesi ve <strong>senkronizasyon</strong> işlemlerinin yeniden kararlı biçimde çalışması sonrasında hizmetlerin normale dönmesinin beklendiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/microsoft-365te-erisim-sorunu-dunya-genelinde-e-posta-trafigi-aksadi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/microsoftun-e-posta-servisindeki-kuresel-aksaklik-kademeli-gideriliyor.png" type="image/jpeg" length="93128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir elektrik kesintisi bugün hangi ilçelerde olacak, elektrikler ne zaman gelecek? 1 Eylül elektrik kesinti saatleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-elektrik-kesintisi-bugun-hangi-ilcelerde-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-elektrik-kesintisi-bugun-hangi-ilcelerde-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir elektrik kesintisi 1 Eylül 2026 Salı günü GDZ Elektrik tarafından yayımlanan plan doğrultusunda bazı ilçelerde uygulanacak? Bayındır, Bornova, Çeşme, Dikili, Foça, Karaburun, Karşıyaka, Kemalpaşa, Kiraz, Ödemiş, Seferihisar, Urla, Konak, Menderes, Çiğli ve Bayraklı’da belirlenen bölgelerde çalışma yapılacağı duyuruldu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’de elektrik dağıtım şebekesinde gerçekleştirilecek çalışmalar nedeniyle 1 Eylül 2026 Salı günü bazı ilçelerde planlı elektrik kesintileri uygulanacak. GDZ Elektrik tarafından paylaşılan çalışma programında 16 ilçede farklı mahalle ve bölgelerin kesintiden etkileneceği görülüyor. Kesintilerin başlangıç ve bitiş saatleri bölgeye göre değişirken, bazı noktalarda elektrik kesintisi gün boyunca devam edecek.</p>

<p>Kent genelindeki programda özellikle <strong>Bayındır, Bornova, Çeşme, Foça, Karaburun, Kemalpaşa, Kiraz ve Ödemiş </strong>gibi ilçelerde uzun süreli çalışmalar öne çıkıyor. Bunun yanında Karşıyaka, Konak ve Çiğli gibi daha merkezi ilçelerin bazı mahallelerinde de belirli saat aralıklarında enerji kesintisi planlanıyor.</p>

<p>Vatandaşların günlük planlarını yaparken kendi mahallelerinin kesinti saatlerini dikkate alması gerekiyor. Çalışma programındaki saatler bölgelere göre farklılık gösterdiği için aynı ilçe içerisinde dahi tüm mahallelerin aynı anda kesintiden etkilenmesi söz konusu değil.</p>

<h2><strong>1 Eylül İzmir elektrik kesintisi hangi ilçelerde var?</strong></h2>

<p>GDZ Elektrik'in 1 Eylül tarihli çalışma programında yer alan kesintiler, ilçelere ve mahallelere göre farklı saatlerde uygulanacak. Bazı bölgelerde çalışmalar sabah saatlerinde başlayıp öğleden sonra sona ererken, bazı noktalarda kesintilerin 17.00’ye kadar sürmesi planlanıyor.</p>

<p>Günün en uzun süreli kesintilerinden bazıları Bayındır, Bornova, Çeşme, Foça, Kemalpaşa, Kiraz, Ödemiş ve Menderes'te bulunuyor. Bu ilçelerde belirli bölgelerde yaklaşık 8 saatlik çalışma programları yer alıyor.</p>

<h3><strong>Bayındır ve Bornova’da elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Bayındır'da Camii ve Hisarlık bölgelerinde elektrik kesintisi <strong>09.00-17.00</strong> saatleri arasında uygulanacak. Bu bölgelerde çalışma süresinin yaklaşık 8 saat olması bekleniyor.</p>

<p>Bornova'da ise birden fazla bölge çalışma programında yer alıyor. Eğridere ve Evka 4 için <strong>09.00-17.00</strong>, Kızılay için <strong>09.30-15.30</strong> saatleri arasında kesinti planlandı. İnönü bölgesinde ise daha kısa süreli bir çalışma bulunuyor ve enerji kesintisinin <strong>15.30-15.45</strong> arasında gerçekleşmesi öngörülüyor.</p>

<p>Bornova'daki programın farklı saat aralıklarına bölünmesi nedeniyle ilçede yaşayanların yalnızca ilçe adına bakmak yerine kendi bölgelerinin çalışma saatlerini kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Çeşme, Dikili ve Foça’da kesinti saatleri</strong></h3>

<p>İzmir'in turizm merkezlerinden Çeşme'de Alaçatı bölgesi de 1 Eylül elektrik kesintisi programında yer aldı. Buradaki çalışmanın <strong>09.00-17.00</strong> saatleri arasında yapılması planlanıyor.</p>

<p>Dikili'de Demirtaş bölgesinde <strong>10.00-13.00</strong>, Bahçeli bölgesinde ise <strong>14.00-17.00</strong> saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Foça'nın Ilıpınar bölgesinde ise çalışma saatleri <strong>09.00-17.00</strong> olarak açıklandı. Böylece bu bölgede yaşayanların gün içerisinde uzun süreli elektrik kesintisine karşı hazırlıklı olması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Karaburun ve Karşıyaka’da hangi bölgeler etkilenecek?</strong></h3>

<p>Karaburun'da Mordoğan ve İskele bölgeleri için farklı saatlerde çalışma planlandı. Mordoğan'da kesinti <strong>10.00-15.00</strong>, İskele'de ise <strong>10.30-13.00</strong> arasında uygulanacak.</p>

<p>Karşıyaka'da ise daha kısa süreli iki ayrı çalışma bulunuyor. Zübeyde Hanım bölgesinde <strong>09.30-11.30</strong>, Mustafa Kemal bölgesinde ise <strong>11.30-12.00</strong> saatleri arasında elektrik kesintisi yapılması planlanıyor.</p>

<p>Bu nedenle Karşıyaka'daki kesintiler, diğer bazı ilçelerdeki uzun süreli çalışmalardan farklı olarak daha dar zaman aralıklarında gerçekleşecek.</p>

<h3><strong>Kemalpaşa, Kiraz ve Ödemiş elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Kemalpaşa'da Bağyurdu 29 Ekim bölgesinde elektrik kesintisinin <strong>09.00-17.00</strong> saatleri arasında sürmesi bekleniyor.</p>

<p>Kiraz'ın Sarısu bölgesinde çalışma <strong>09.15-17.15</strong> saatleri arasında gerçekleştirilecek. Programdaki saatlere göre bu bölge, kesintinin en geç sona ereceği noktalardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Ödemiş'te Ertuğrul bölgesi için belirlenen çalışma saatleri ise <strong>09.00-17.00</strong> olarak açıklandı.</p>

<p>Özellikle uzun süreli kesinti uygulanacak bölgelerde elektrikle çalışan cihazların güvenli şekilde kapatılması ve çalışma süresince gerekli önlemlerin alınması önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Seferihisar ve Urla’da elektrikler kesilecek mi?</strong></h3>

<p>Seferihisar'da Turgut bölgesinde elektrik kesintisinin <strong>10.00-16.00</strong> saatleri arasında uygulanması planlanıyor.</p>

<p>Urla'da ise iki farklı bölge için çalışma programı bulunuyor. Çamlıçay'da <strong>09.30-16.30</strong>, Altıntaş'ta ise <strong>10.00-17.00</strong> arasında elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<p>Urla'da yaşayanların özellikle öğle ve öğleden sonra saatlerinde planlanan çalışmalar nedeniyle kendi bölgelerini kontrol etmeleri gerekiyor.</p>

<h3><strong>Konak, Menderes ve Çiğli’de kesinti saatleri</strong></h3>

<p>Konak'ta Cengiz Topel bölgesinde <strong>09.00-10.00</strong>, Çınarlı bölgesinde ise <strong>10.00-13.00</strong> saatleri arasında çalışma yapılacak.</p>

<p>Menderes'in Bulgurca bölgesinde kesinti <strong>09.00-17.00</strong> saatleri arasında planlandı.</p>

<p>Çiğli'nin Balatçık bölgesinde ise elektrik kesintisinin <strong>09.00-13.00</strong> arasında uygulanması bekleniyor.</p>

<p>Merkez ilçelerdeki çalışmaların bir bölümünün birkaç saatle sınırlı olması, bazı bölgelerde ise daha uzun sürmesi nedeniyle kesinti süreleri mahalle bazında değişiklik gösteriyor.</p>

<h3><strong>Bayraklı’da hangi mahallelerde elektrik kesilecek?</strong></h3>

<p>Bayraklı'da Manavkuyu ve Adalet bölgeleri için farklı çalışma saatleri belirlendi. Manavkuyu'da elektrik kesintisi <strong>09.00-17.00</strong> arasında uygulanacak.</p>

<p>Adalet bölgesindeki çalışma ise <strong>08.30-13.30</strong> saatleri arasında gerçekleştirilecek. Böylece Bayraklı'daki iki bölge için farklı başlangıç ve bitiş saatleri ortaya çıkıyor.</p>

<h3><strong>1 Eylül İzmir elektrik kesintisi programı</strong></h3>

<p>GDZ Elektrik tarafından yayımlanan programa göre bugün kesinti planlanan başlıca bölgeler ve saatleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Bayındır – Camii:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bayındır – Hisarlık:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bornova – Eğridere:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bornova – Evka 4:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bornova – Kızılay:</strong> 09.30-15.30</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bornova – İnönü:</strong> 15.30-15.45</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çeşme – Alaçatı:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dikili – Demirtaş:</strong> 10.00-13.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dikili – Bahçeli:</strong> 14.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Foça – Ilıpınar:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Karaburun – Mordoğan:</strong> 10.00-15.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Karaburun – İskele:</strong> 10.30-13.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Karşıyaka – Zübeyde Hanım:</strong> 09.30-11.30</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Karşıyaka – Mustafa Kemal:</strong> 11.30-12.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kemalpaşa – Bağyurdu 29 Ekim:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kiraz – Sarısu:</strong> 09.15-17.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ödemiş – Ertuğrul:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Seferihisar – Turgut:</strong> 10.00-16.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Urla – Çamlıçay:</strong> 09.30-16.30</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Urla – Altıntaş:</strong> 10.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konak – Cengiz Topel:</strong> 09.00-10.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konak – Çınarlı:</strong> 10.00-13.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Menderes – Bulgurca:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çiğli – Balatçık:</strong> 09.00-13.00</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bayraklı – Manavkuyu:</strong> 09.00-17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bayraklı – Adalet:</strong> 08.30-13.30</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Elektrikler kesildiğinde ne yapılmalı?</strong></h3>

<p>Planlı bakım ve şebeke çalışmaları sırasında elektrik kesintisi yaşayan abonelerin, enerji yeniden verildiğinde oluşabilecek ani gerilim değişimlerine karşı elektronik cihazlarını korumaya yönelik önlem alması faydalı olabilir.</p>

<p>Kesinti öncesinde bilgisayar, televizyon ve benzeri hassas elektronik cihazların fişlerinin çekilmesi tercih edilebilir. Elektrik yeniden geldiğinde ise cihazların kontrollü şekilde çalıştırılması önerilir.</p>

<p>Kesinti saatlerinde değişiklik yaşanabileceği için vatandaşların güncel bilgileri dağıtım şirketinin resmi kanallarından takip etmesi gerekiyor. Çalışmanın planlanandan erken tamamlanması veya teknik koşullar nedeniyle sürenin değişmesi halinde bölgedeki enerji durumu da güncellenebilir.</p>

<p><strong>1 Eylül 2026 İzmir elektrik kesintisi programında 16 ilçede farklı mahalle ve bölgeler yer alıyor.</strong> Kesinti süreleri 15 dakikadan yaklaşık 8 saate kadar değişirken, özellikle 17.00’ye kadar çalışma planlanan bölgelerde yaşayanların gün içerisindeki elektrik ihtiyacını buna göre planlaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-elektrik-kesintisi-bugun-hangi-ilcelerde-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/izmir-elektrik-4.webp" type="image/jpeg" length="57110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir’de sular ne zaman gelecek? İzmir su kesintisi bugün hangi ilçelerde? İZSU 1 Eylül 2026 kesinti listesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-sular-ne-zaman-gelecek-izmir-su-kesintisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-sular-ne-zaman-gelecek-izmir-su-kesintisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir su kesintisi 1 Eylül 2026 Salı günü kent genelinde farklı ilçelerde etkili oluyor. İZSU tarafından yayımlanan güncel bilgilere göre Bayraklı, Bornova, Foça, Narlıdere, Tire, Torbalı ve Urla’da belirli mahallelerde farklı saat aralıklarında su kesintileri uygulanıyor. Peki İzmir’de sular ne zaman gelecek, hangi ilçelerde kesinti var ve kesintiler kaç saat sürecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’de <strong>1 Eylül 2026 su kesintileri</strong> farklı ilçelerde yaşayan vatandaşların gündeminde. İZSU tarafından paylaşılan güncel kesinti programında Bayraklı’dan Urla’ya kadar birçok bölgede belirli saatlerde su hizmetinin kesileceği bildirildi. Kesintilerin bir bölümü kısa süreli olurken, bazı mahallelerdeki çalışmaların birkaç saat devam etmesi planlanıyor.</p>

<p>İZSU kayıtlarında yer alan bilgilere göre bugün Bayraklı Soğukkuyu’da yaklaşık 1 saatlik, Bornova Erzene’de 2 saatlik kesinti öngörülüyor. Bornova’nın Barbaros, Birlik ve Rafet Paşa mahallelerinde ise kesinti süresi yaklaşık 8 saate kadar çıkıyor.</p>

<p>Foça, Narlıdere, Tire, Torbalı ve Urla’da da farklı saatlerde su kesintileri uygulanıyor. Vatandaşların günlük planlarını yaparken kendi mahallelerine ilişkin başlangıç ve tahmini bitiş saatlerini dikkate almaları gerekiyor.</p>

<h2><strong>İzmir’de bugün hangi ilçelerde su kesintisi var?</strong></h2>

<p>İZSU’nun 1 Eylül tarihli duyurularında yer alan bilgilere göre bugün su kesintisi uygulanacak bölgeler arasında <strong>Bayraklı, Bornova, Foça, Narlıdere, Tire, Torbalı ve Urla</strong> bulunuyor.</p>

<p>Kesintilerin başlangıç ve bitiş saatleri ilçeden ilçeye, hatta aynı ilçe içerisindeki mahallelere göre değişiklik gösteriyor. Bu nedenle İzmir genelinde tek bir kesinti saatinden söz etmek mümkün değil.</p>

<p>Bazı bölgelerde arızaya veya çalışmaya bağlı olarak kısa süreli su kesintisi öngörülürken, bazı noktalarda hizmetin yeniden sağlanmasının daha uzun sürmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Bornova’da su kesintisi kaç saat sürecek?</strong></h3>

<p>Bornova’da bugün birden fazla bölgede kesinti bulunuyor. İZSU verilerine göre <strong>Erzene Mahallesi’nde 09.00 ile 11.00 saatleri arasında yaklaşık 2 saat</strong> su kesintisi uygulanacak.</p>

<p>İlçedeki daha uzun süreli kesinti ise Barbaros, Birlik ve Rafet Paşa mahallelerinde yaşanıyor. Bu bölgelerde kesintinin <strong>01.34 ile 09.34 saatleri arasında yaklaşık 8 saat</strong> sürmesi planlandı.</p>

<p>Böylece Bornova’da kesintilerin mahalle bazında farklı saatlerde gerçekleştiği görülüyor. Vatandaşların özellikle uzun süreli kesintinin uygulandığı bölgelerde su ihtiyaçlarını önceden planlamaları önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Bayraklı Soğukkuyu’da sular ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Bayraklı’nın Soğukkuyu bölgesinde de kısa süreli bir kesinti duyuruldu. İZSU kayıtlarına göre <strong>01 Eylül saat 08.47’de başlayan kesintinin 09.47’de sona ermesi</strong> planlanıyor.</p>

<p>Buna göre Soğukkuyu’da yaklaşık 1 saat boyunca su hizmetinde kesinti yaşanması bekleniyor. Çalışmanın planlanan zamanda tamamlanması halinde bölgeye yeniden su verilmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Narlıdere’de hangi mahallelerde su kesilecek?</strong></h3>

<p>Narlıdere’de bugün Atatürk ve 2. İnönü mahallelerini ilgilendiren bir kesinti bulunuyor. İZSU tarafından paylaşılan bilgilendirmede <strong>07.15 ile 10.15 saatleri arasında yaklaşık 3 saatlik</strong> su kesintisi yapılacağı belirtildi.</p>

<p>Kesintiden etkilenen mahallelerde yaşayanların özellikle sabah saatlerinde su kullanımına ilişkin planlarını kesinti programına göre yapması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Foça’da su kesintisi saat kaçta bitecek?</strong></h3>

<p>Foça’nın Kemal Atatürk ve Mareşal Fevzi Çakmak mahallelerinde de bugün su kesintisi uygulanıyor.</p>

<p>İZSU’nun duyurusuna göre kesinti <strong>08.47’de başlayacak ve 11.30’a kadar</strong> devam edecek. Bu bölgelerde toplam kesinti süresinin yaklaşık 3 saat olması bekleniyor.</p>

<p>Çalışmanın tamamlanmasının ardından suyun yeniden şebekeye verilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Tire ve Torbalı’da su kesintisi saatleri</strong></h3>

<p>İzmir’in Tire ilçesinde Paşa Mahallesi de bugünkü kesinti programında yer alıyor. Buradaki su kesintisinin <strong>08.30 ile 10.30 saatleri arasında yaklaşık 2 saat</strong> sürmesi öngörülüyor.</p>

<p>Torbalı’da ise Pamukyazı Mahallesi için daha uzun süreli bir kesinti bildirildi. İZSU kayıtlarına göre bölgede <strong>09.00 ile 13.00 saatleri arasında yaklaşık 4 saat</strong> su kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Bu iki ilçede de vatandaşların belirtilen saat aralıklarını dikkate alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Urla’da sular ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Urla’nın İskele Mahallesi’nde de 1 Eylül tarihli kesinti bulunuyor. İZSU tarafından açıklanan programa göre kesinti <strong>09.04’te başlayacak ve 13.04’e kadar</strong> devam edecek.</p>

<p>İskele Mahallesi’ndeki çalışmanın yaklaşık 4 saat sürmesi planlanıyor. Çalışmanın planlanan sürede tamamlanması halinde su hizmetinin 13.04 itibarıyla yeniden sağlanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>1 Eylül 2026 İzmir su kesintisi listesi</strong></h3>

<p>İZSU’nun paylaştığı mevcut bilgilere göre bugün için öne çıkan kesintiler şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>İlçe</th>
   <th>Mahalle/Bölge</th>
   <th>Başlangıç</th>
   <th>Bitiş</th>
   <th>Tahmini süre</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Bayraklı</strong></td>
   <td>Soğukkuyu</td>
   <td>08.47</td>
   <td>09.47</td>
   <td>1 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bornova</strong></td>
   <td>Erzene</td>
   <td>09.00</td>
   <td>11.00</td>
   <td>2 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Bornova</strong></td>
   <td>Barbaros, Birlik, Rafet Paşa</td>
   <td>01.34</td>
   <td>09.34</td>
   <td>8 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Foça</strong></td>
   <td>Kemal Atatürk, Mareşal Fevzi Çakmak</td>
   <td>08.47</td>
   <td>11.30</td>
   <td>3 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Narlıdere</strong></td>
   <td>Atatürk, 2. İnönü</td>
   <td>07.15</td>
   <td>10.15</td>
   <td>3 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Tire</strong></td>
   <td>Paşa</td>
   <td>08.30</td>
   <td>10.30</td>
   <td>2 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Torbalı</strong></td>
   <td>Pamukyazı</td>
   <td>09.00</td>
   <td>13.00</td>
   <td>4 saat</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Urla</strong></td>
   <td>İskele</td>
   <td>09.04</td>
   <td>13.04</td>
   <td>4 saat</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><strong>Su kesintileri belirtilen saatten önce sona erebilir mi?</strong></h3>

<p>İZSU tarafından verilen saatler, mevcut çalışma ve arıza durumuna göre belirlenen tahmini zaman aralıklarını gösteriyor. Çalışmanın planlanandan önce tamamlanması halinde suyun daha erken verilmesi mümkün olabilir.</p>

<p>Bununla birlikte onarımın beklenenden uzun sürmesi halinde kesintinin bitiş saatinde değişiklik yaşanabilir. Ayrıca suyun yeniden verilmesinin ardından şebekenin normal basıncına ulaşması nedeniyle bazı bölgelerde hizmetin kademeli olarak normale dönmesi söz konusu olabilir.</p>

<p>Bu nedenle vatandaşların yalnızca kesintinin başlangıç saatine değil, İZSU tarafından yapılan güncel duyurulara da dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>İzmir’de bugün su kesintisi yaşanacak bölgeler</strong></h3>

<p>1 Eylül 2026 Salı günü İZSU tarafından duyurulan programda <strong>Bayraklı Soğukkuyu, Bornova Erzene, Bornova Barbaros-Birlik-Rafet Paşa, Foça Kemal Atatürk-Mareşal Fevzi Çakmak, Narlıdere Atatürk-2. İnönü, Tire Paşa, Torbalı Pamukyazı ve Urla İskele</strong> bölgeleri yer alıyor.</p>

<p>Kesintilerin tamamı aynı saatte başlamıyor ve bitmiyor. Bu nedenle özellikle suya ihtiyaç duyulan saatlerde kesintiden etkilenebilecek mahallelerde yaşayanların ilgili zaman aralığını dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>Mevcut İZSU kayıtlarına göre bugün en uzun süreli kesinti <strong>Bornova Barbaros, Birlik ve Rafet Paşa mahallelerinde yaklaşık 8 saat</strong> olarak öne çıkıyor. Diğer bölgelerde ise kesintilerin yaklaşık 1 ila 4 saat arasında sürmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-sular-ne-zaman-gelecek-izmir-su-kesintisi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/izmir-su-9.webp" type="image/jpeg" length="27210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALTIN FİYATLARI: Cumhuriyet altını, gram altın, çeyrek altın ve ons altın bugün kaç lira? - 1 EYLÜL 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-cumhuriyet-altini-gram-altin-ceyrek-altin-ve-ons-altin-bugun-kac-lira-1-eylul-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-cumhuriyet-altini-gram-altin-ceyrek-altin-ve-ons-altin-bugun-kac-lira-1-eylul-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gram altın fiyatı, 1 Eylül Salı gününe değer kaybıyla başlarken saat 09.50 itibarıyla 6 bin 881 liradan işlem görüyor. Altın fiyatları tarafında çeyrek altın 11 bin 237 lira, Cumhuriyet altını ise 44 bin 754 lira seviyesinde bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gram altın fiyatı</strong>, <strong>ons altındaki</strong> düşüşün etkisiyle haftanın ikinci işlem gününe (1 Eylül Salı) satıcılı başladı. <strong>Altın fiyatları</strong> önceki kapanışa göre gerilerken gram altın saat 09.50 itibarıyla yüzde 0,3 değer kaybederek 6 bin 881 liraya indi. Piyasanın diğer önemli ürünlerinden çeyrek altın 11 bin 237 liradan, Cumhuriyet altını ise 44 bin 754 liradan satılıyor.</p>

<h2><strong>Gram altın ne kadar? Güncel altın fiyatı belli oldu</strong></h2>

<p>Gram altın ne kadar sorusunun yanıtı yeni işlem gününün başlangıcında belli oldu. Gram altın, saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışına göre yüzde 0,3 düşüşle 6 bin 881 lira seviyesinden işlem görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gram altın, dün ons altındaki gerilemeye paralel olarak değer kaybetmişti. Günü önceki kapanışa göre yüzde 0,1 azalışla 6 bin 902 liradan tamamlayan gram altın, yeni günde de düşüşünü sürdürdü.</p>

<h3><strong>Çeyrek altın ve Cumhuriyet altını fiyatları</strong></h3>

<p>Altın fiyatları içerisinde yatırımcıların takip ettiği çeyrek altın ve Cumhuriyet altınının satış fiyatları da belli oldu. Çeyrek altın yeni işlem gününde 11 bin 237 liradan satılıyor.</p>

<p>Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 44 bin 754 lira olarak kaydedildi. Böylece günün başlangıcında gram altın, çeyrek altın ve Cumhuriyet altınının fiyatları aşağı yönlü seyir gösterdi.</p>

<h3><strong>Ons altın ne kadar? </strong></h3>

<p>Ons altın fiyatı da yeni işlem gününde düşüş eğilimini sürdürüyor. Dün yüzde 0,1 değer kaybederek 4 bin 449 dolara gerileyen ons altın, yeni günde yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 433 dolardan alıcı buluyor.</p>

<p>Ons altındaki hareket, gram altın fiyatında da etkisini gösterdi. Gram altın dün günü 6 bin 902 liradan tamamlarken yeni işlem gününde 6 bin 881 liraya geriledi.</p>

<h3><strong>Altın fiyatları neden düşüyor?</strong></h3>

<p>Altın fiyatları üzerinde küresel piyasalardaki gelişmeler etkili oluyor. Orta Doğu'da gerilimin yeniden yükselmesi, enflasyon endişelerinin artmasına ve küresel tahvil faizlerinin yükselmesine neden oluyor.</p>

<p>ABD ile İran arasında yeniden başlayan doğrudan saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat riskleri de petrol fiyatlarında yükselişe yol açtı. Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı 91 doların üzerine çıktı.</p>

<p>Petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme getirmesi, doların güçlenmesi ve yükselen faizlerin alternatif maliyeti artırması, ons altın fiyatı üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında gözler ABD verilerinde</strong></h3>

<p>ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikalarına ilişkin beklentiler açısından bugün açıklanacak ekonomik aktivite göstergeleri takip edilecek. Ülkede ekonomik aktivitenin güçlü seyrini koruduğuna ilişkin göstergelerin, Fed'in para politikasına yönelik sıkılaşma beklentilerini destekleyebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Yurt içinde ise imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verisi izlenecek. Yurt dışında ABD'de JOLTS açık iş sayısı, dünya genelinde imalat sanayi PMI verileri ve Avro Bölgesi enflasyonu başta olmak üzere yoğun veri gündemi takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-cumhuriyet-altini-gram-altin-ceyrek-altin-ve-ons-altin-bugun-kac-lira-1-eylul-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-35.jpg" type="image/jpeg" length="86073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB'den Melih Gökçek ve ailesi hakkında suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abbden-melih-gokcek-ve-ailesi-hakkinda-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abbden-melih-gokcek-ve-ailesi-hakkinda-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan’ın, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlıspor yöneticileri ile bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğu bildirildi. Başvurunun 7 Ağustos 2026’da Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na yapıldığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı<strong> Melih Gökçek</strong> hakkında yürütülen tartışmalara yeni bir gelişme eklendi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı <strong>Nadi Türkaslan</strong>’ın, Gökçek, ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlıspor yöneticileri ile bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Başvuruda, adı geçen kişiler hakkında <strong>“suç örgütü”</strong> iddiasının da yer aldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Gökçek ailesinin yurtdışı şirketlerine ilişkin iddialar gündeme gelmişti</strong></h2>

<p>Gazeteci <strong>Murat Ağırel</strong>, geçtiğimiz günlerde Melih Gökçek ailesinin yurtdışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığı yönündeki iddiaları gündeme taşıyan bir haber yayımlamıştı.</p>

<p>Haberde, Gökçek ailesinin Almanya'nın Düsseldorf kentinde bina, Velbert kentinde ise AVM için anlaşmalar yaptığına ilişkin iddialara yer verilmişti.</p>

<p>Bu haberlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Melih Gökçek hakkında soruşturma başlattığı belirtilmişti.</p>

<h3><strong>Gökçek: “Allah’ın izniyle adaletine teslim ediyorum”</strong></h3>

<p>Soruşturma haberinin ardından açıklama yapan Melih Gökçek ise hakkındaki iddialara ilişkin, <strong>“Allah'ın izniyle adaletine teslim ediyorum”</strong> ifadelerini kullanmıştı.</p>

<h3><strong>Suç duyurusu 7 Ağustos’ta yapıldı</strong></h3>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nadi Türkaslan’ın söz konusu suç duyurusunu <strong>7 Ağustos 2026 tarihinde Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na</strong> yaptığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuruda Melih Gökçek ve ailesinin yanı sıra Beyaz TV Ankara ve Osmanlıspor yöneticileri ile ihaleye fesat karıştırdığı öne sürülen bazı kişilerin de yer aldığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Nadi Türkaslan ayrıntıları bugün açıklayacak</strong></h3>

<p>Suç duyurusunun içeriğinde yer alan iddiaların ve başvurunun kapsamının bugün kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Nadi Türkaslan’ın, suç duyurusuna ilişkin ayrıntıları <strong>saat 13.00’te</strong> açıklayacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abbden-melih-gokcek-ve-ailesi-hakkinda-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7cf03241-6a1e-43b0-94d0-123f0c769bc2.jpg" type="image/jpeg" length="29518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="45837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="19939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="72536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="40224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="92406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="14283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="59316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="38445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="90274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="44215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="67212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="98277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="12365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="81228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="23030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="94854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="42120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="28976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="36444"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
