<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 11:51:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tümer Metin canlı yayında pot kırdı! Bülent Uygun'un tepkisi gündem oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tumer-metin-canli-yayinda-pot-kirdi-bulent-uygunun-tepkisi-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tumer-metin-canli-yayinda-pot-kirdi-bulent-uygunun-tepkisi-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin Göztepe karşısında aldığı 2-1'lik yenilgiyi değerlendiren Tümer Metin, sarı-lacivertli takımın teknik direktörlüğüne talip olan isimler hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tümer Metin'in sözleri sırasında Bülent Uygun'un ekrana getirilmesi ve yaşananlar sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında Fenerbahçe'nin sahasında Göztepe'ye 2-1 mağlup olmasının ardından futbol yorumcusu Tümer Metin'in canlı yayındaki açıklamaları dikkat çekti. Tivibu Spor'da karşılaşmayı değerlendiren eski milli futbolcu, Fenerbahçe'yi şampiyon yapabileceğini söyleyen teknik direktör adaylarını eleştirdi. Metin'in konuşması sırasında aynı yayında bulunan Bülent Uygun'un ekrana gelmesi stüdyoda ilginç anların yaşanmasına neden oldu.</p>

<h2><strong>TÜMER METİN FENERBAHÇE İÇİN NE DEDİ?</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin Göztepe karşısındaki performansını ve şampiyonluk şansını değerlendiren Tümer Metin, sarı-lacivertli takımın mevcut kadrosuyla şampiyonluğa ulaşmasının zor olduğunu savundu. Tecrübeli yorumcu, teknik direktörlük görevini üstlenmek isteyen isimlerin iddialı açıklamalarına da tepki gösterdi.</p>

<p>Metin, Fenerbahçe'nin başına geçmesi halinde takımı şampiyon yapacağını söyleyen kişilerin gerçekçi davranmadığını belirterek bu tür vaatlerde bulunanların "yalan konuşuyor" olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>BÜLENT UYGUN'UN CANLI YAYINDAKİ GÖRÜNTÜSÜ DİKKAT ÇEKTİ</strong></h2>

<p>Tümer Metin'in açıklamaları sırasında yayın ekranında Bülent Uygun'a yer verilmesi dikkatlerden kaçmadı. Daha önce Fenerbahçe'nin teknik direktörlüğüne talip olduğunu açıklayan Uygun'un, Metin'in sözleri karşısında sessiz kalması sosyal medyada konuşuldu.</p>

<p>Moderatörün sözü Bülent Uygun'a yöneltmesinin ardından Metin, açıklamalarının yanlış anlaşılmaması için yeniden konuştu. Deneyimli yorumcu, sözlerinin daha önce önemli başarılar elde etmiş teknik direktörleri hedef almadığını belirtti.</p>

<h2><strong>TÜMER METİN SÖZLERİNİ BÜLENT UYGUN İÇİN DÜZELTTİ</strong></h2>

<p>Canlı yayında yaşananların ardından Tümer Metin, Bülent Uygun'un Sivasspor'daki teknik direktörlük dönemini hatırlattı. Uygun'un geçmişte takımını Avrupa kupalarına taşıdığını vurgulayan Metin, eleştirisinin başarılı çalışmalara imza atan isimlere yönelik olmadığını söyledi.</p>

<p>Metin, asıl tepkisinin herhangi bir göreve gelmeden Fenerbahçe'yi kesin olarak şampiyon yapacağını ileri süren teknik direktör adaylarına olduğunu anlattı. Böylece açıklamalarının Bülent Uygun'u doğrudan hedef almadığını ifade etti.</p>

<h2><strong>BÜLENT UYGUN FENERBAHÇE TEKNİK DİREKTÖRLÜĞÜ İÇİN NE SÖYLEMİŞTİ?</strong></h2>

<p>Bülent Uygun, daha önce yaptığı açıklamalarda Fenerbahçe'nin teknik direktörlüğünü üstlenmek istediğini açıkça dile getirmişti. Deneyimli çalıştırıcı, sarı-lacivertli takımın başına geçmesi halinde şampiyonluk hedefiyle hareket edeceğini belirtmişti.</p>

<p>Uygun, Fenerbahçe'ye ilişkin değerlendirmesinde "Makama değil şampiyonluğa talibiz" sözlerini kullanmıştı. Bu açıklaması nedeniyle Tümer Metin'in canlı yayındaki eleştirileri sırasında kameraların kendisine çevrilmesi dikkat çekti.</p>

<h2><strong>TÜMER METİN VE BÜLENT UYGUN ARASINDA NE YAŞANDI?</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin Göztepe mağlubiyetinin ardından gerçekleştirilen programda Tümer Metin'in açıklamaları ve Bülent Uygun'un sessizliği sosyal medyada gündeme geldi. İki isim arasında canlı yayında doğrudan bir tartışma yaşanmazken Metin, eleştirisinin kapsamını açıklayarak sözlerini netleştirdi.</p>

<p>Özellikle Fenerbahçe'nin teknik direktörlük koltuğuna yönelik açıklamalar ve şampiyonluk vaatleri, karşılaşmanın ardından yapılan futbol değerlendirmelerinin öne çıkan başlıklarından biri oldu.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">😆 Tümer Metin “Kim Fenerbahçe’yi şampiyon yaparım diyorsa yalan söylüyor.” diyor ve kameralar Bülent Uygun’a çevriliyor. https://t.co/nAuZk2K94A</p>
— BBO Sports (@bbosports) <a href="https://x.com/bbosports/status/2116783671331979294?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tumer-metin-canli-yayinda-pot-kirdi-bulent-uygunun-tepkisi-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/tumer-metin-bulent-uygun.webp" type="image/jpeg" length="41042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Diyarbakır Havalimanı'nda ILS kurulumu tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-diyarbakir-havalimaninda-ils-kurulumu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-diyarbakir-havalimaninda-ils-kurulumu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Havalimanı'nda ana pistin bakım nedeniyle kapatılmasının ardından kullanılan alternatif piste yeni ILS kuruldu. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, uçuş kontrollerinin 2 Kasım'da başlayacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır Havalimanı</strong>'nda ana pistte yürütülen bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle kullanılan alternatif piste yeni <strong>Aletli İniş Sistemi (ILS)</strong> kuruldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, cihaz montajlarının tamamlandığını ve sistemin uçuş kontrollerinin ardından devreye alınacağını bildirdi.</p>

<p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada <strong>havalimanı</strong>ndaki pist çalışmaları ile alternatif piste yönelik ILS kurulum sürecine ilişkin bilgi verdi. Ana pistin bakım ve onarım ihtiyacı nedeniyle kullanıma kapatıldığını hatırlatan Uraloğlu, uçuşların aksamaması ve yolcuların mağduriyet yaşamaması için ana piste paralel alternatif pistin hizmete alındığını belirtti.</p>

<h2><strong>Alternatif pistte yeni iniş sistemi kuruldu</strong></h2>

<p>Alternatif pistin ilk aşamada ana piste ait ILS üzerinden yürütülen "<strong>side step</strong>" uygulamasıyla kullanıldığını aktaran Uraloğlu, yeni pist için ayrı bir iniş sistemi kurulmasına yönelik çalışmaların da başlatıldığını kaydetti.</p>

<p>Kurulum sürecinin tamamlandığını bildiren Uraloğlu, "Bu piste özel yeni bir iniş sistemi kurulması için de çalışmalara başlanmıştı. Çalışmalarımız neticesinde, Diyarbakır Havalimanı'nda hizmete aldığımız alternatif piste yeni ILS'nin kurulumunu tamamladık. 12 Ekim'de altyapı çalışmalarını tamamladığımız sistemin cihaz montajlarını da 30 Ekim itibarıyla bitirdik" dedi.</p>

<h3><strong>Altyapı ve montaj çalışmaları tamamlandı</strong></h3>

<p>Yeni ILS'nin kurulumu için pist çevresinde kapsamlı altyapı çalışmaları gerçekleştirildi. Bu süreçte geniş çaplı hafriyat, kazı ve dolgu işlemleri yapıldı. Altyapı aşamasının 12 Ekim'de tamamlanmasının ardından sistemin cihazlarının montajı da 30 Ekim itibarıyla bitirildi.</p>

<p>Montaj işlemlerinin sona ermesiyle birlikte sistemin uçuş kontrol aşamasına geçildi. Uraloğlu, uçakların piste güvenli şekilde yaklaşmasına yardımcı olan ILS'nin gerekli kontrollerin tamamlanmasının ardından kullanılmaya başlanacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Uçuş kontrolleri 2 Kasım'da başlayacak</strong></h3>

<p>Sistemin hizmete alınmasından önce <strong>uçuş kontrolleri</strong>nin yapılacağını açıklayan Uraloğlu, bu aşamanın 2 Kasım'da başlatılmasının planlandığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, sürece ilişkin açıklamasında, "Cihaz montajlarının tamamlanmasıyla sistemde uçuş kontrol aşamasına geçildi. Uçakların piste güvenli yaklaşmasına yardımcı olan ILS'yi uçuş kontrollerinin ardından hizmete alacağız. Kontrollere 2 Kasım'da başlamayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kontrollerin tamamlanmasının ardından yeni ILS'nin alternatif pistte hizmet vermesi öngörülüyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-diyarbakir-havalimaninda-ils-kurulumu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/diyarbakir-havalimanina-yeni-aletli-inis-sistemi-kuruldu.png" type="image/jpeg" length="52696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[46. İstanbul Maratonu sona erdi: 7 yıllık rekor kırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/46-istanbul-maratonu-sona-erdi-7-yillik-rekor-kirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/46-istanbul-maratonu-sona-erdi-7-yillik-rekor-kirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada iki kıta arasında koşulan tek maraton unvanına sahip Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu'nda erkekler kategorisinde zafere ulaşan Kenyalı atlet Philimon Kiptoo Kipchumba, 2019 yılından bu yana kırılamayan parkur rekorunu tarihe gömerek bitiş çizgisine ilk sırada ulaştı ve toplamda 55 bin dolarlık büyük ödülün sahibi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyada iki kıta arasında koşulan tek maraton olma unvanına sahip Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu'nda erkekler kategorisinde zafer Kenyalı atlet Philimon Kiptoo Kipchumba'nın oldu. Kipchumba, 42 kilometrelik zorlu parkuru tarihi bir dereceyle tamamlayarak organizasyonun parkur rekorunu kırdı.</p>

<h3><strong>Tarihi rekor tarihe karıştı: 2 saat 9 dakika 44 saniyelik derece geride kaldı</strong></h3>

<p>Dünya Atletizm Birliği'nin (World Athletics) en üst seviye yol yarışları arasında gösterilen "Gold Label" statüsündeki maratonda erkekler kategorisine rekor damga vurdu.</p>

<p>Kenyalı atlet Philimon Kiptoo Kipchumba, Daniel Kibet tarafından 2019 yılında 2 saat 9 dakika 44 saniyelik dereceyle elde edilen parkur rekorunu geride bırakarak bitiş çizgisini ilk sırada geçti. Bu tarihi zaferle birlikte Kipchumba, 50 bin dolarlık birincilik ödülünün yanı sıra parkur rekoru kırdığı için verilen 5 bin dolarlık ek bonusun da sahibi oldu. Organizasyonda tüm kategorilerde dereceye giren sporculara dağıtılacak toplam para ödülü ise 12 milyon liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Asya'dan Avrupa'ya 45 bini aşkın katılımcı koştu</strong></h3>

<p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu Yakası girişinden saat 09.00'da start alan yarışta, atletler köprüyü geçerek Avrupa Kıtası'na adım attı. Beşiktaş ve Galata Köprüsü üzerinden Tarihi Yarımada'ya bağlanan koşucular, Bakırköy istikametine kadar uzanan sahil yolunu katettikten sonra Sultanahmet Meydanı'ndaki varış noktasına ulaştı.</p>

<p>Bu yıl 48'incisi gerçekleştirilen organizasyonda elit kategoride 27'si erkek, 16'sı kadın olmak üzere toplam 43 elit atlet ter döktü. İki kıtayı birleştiren dev koşu etkinliğine 143 farklı ülkeden toplam 45 bin 679 sporsever kayıt yaptırdı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/46-istanbul-maratonu-sona-erdi-7-yillik-rekor-kirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/maraton.jpg" type="image/jpeg" length="18003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Hrant Dink için yazılan öyküler bir arada: "Özgürlüğü Kanadında" raflarda]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-hrant-dink-icin-yazilan-oykuler-bir-arada-ozgurlugu-kanadinda-raflarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-hrant-dink-icin-yazilan-oykuler-bir-arada-ozgurlugu-kanadinda-raflarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaye Boralıoğlu’nun yayına hazırladığı ve çağdaş edebiyatın önde gelen 19 yazarının öyküleriyle katkı sunduğu Özgürlüğü Kanadında Hrant Dink İçin Öyküler kitabı, kolektif bir vicdan ve adalet çağrısıyla İletişim Yayınları tarafından yayımlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edebiyatımızın önde gelen 19 yazarı ile Hrant'ın Arkadaşları, 19 Ocak 2007'de katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in anısına ve mücadelesine adanan özel bir derlemede bir araya geldi. Gaye Boralıoğlu’nun yayına hazırladığı <i>"Özgürlüğü Kanadında: Hrant Dink İçin Öyküler"</i> başlıklı kitap, <a href="https://iletisim.com.tr/?srsltid=AYCX9vKx3qy5vtM_eMXsARmWUhuWYmj7tmqD5-zm9Wu9d8vEZS3I4NbG" rel="nofollow">İletişim Yayınları</a> etiketiyle okurlarla buluştu.</p>

<p>Editörlüğünü Emre Bayın’ın, kapak illüstrasyonunu ve tasarımını Kemal Gökhan Gürses’in üstlendiği eser, edebiyat aracılığıyla kolektif vicdanı ve ortak yas alanını canlı tutmayı amaçlıyor.</p>

<h3><strong>Gaye Boralıoğlu: "Tedirginliği kalbinde, özgürlüğü kanadında güvercinler bu öykülerin arasındadolaşıyor"</strong></h3>

<p>Kitabın "İnattan Umuda, Umuttan Hakikate" başlıklı önsözünü kaleme alan yazar Gaye Boralıoğlu, hafızanın değişken yapısına karşın Hrant Dink'in toplumun ortak belleğinde silinmez bir yer edindiğine dikkat çekiyor. Dink cinayetinin yarattığı kamusal yasa ve edebiyatçıların bu kitaptaki buluşmasına değinen Boralıoğlu, önsözünde şu ifadelere yer veriyor:</p>

<p></p>

<blockquote>"Hafıza oyuncudur. Asla unutulmaz denilen anlar zamanın tozu dumanı içinde eskir, dağılır ve nihayet kaybolup gider. (...) 19 Ocak 2007'de katledilen Hrant Dink, hafızalarımızda bütün bu oyunlardan azade bir yer edindi. Onun samimiyeti, bilgeliği ve inadı, zamanları, mekânları ve hatta bireysel kimlikleri de aşarak yalnız onu tanıyanların kalbinde değil, bu memleketin semalarında tartışmasız bir yer kapladı. O yerde siyasi görüşüne, dinsel kimliğine, bireysel tercihlerine aldır-madan vicdanı olan herkes vardı.
<p></p>
Elbette ki Hrant Dink cinayeti kamusal bir yas içeriyordu; konu memleket meselesiydi ve derin tarihî kökleri vardı ama yas orada kalmadı. Tek tek insanlar bu hikâyeyi üçüncü tekil şahıs ağzından yazmak yerine, neredeyse kişisel meselesi haline getirdi. Hrant'ın anıları kendi anıları oldu, sözüne sahip çıktılar, uğradığı mağduriyeti damardan yaşadılar. Hrant'ı tanıyan tanımayan herkes onun hikâyesiyle özdeşleşti. Böylece, el ele vererek 'Buradayız Ahparig' diye haykırırken bir ortak hafıza alanı da yaratılmış oldu. Bu, farklılıkların birlikte yaşayabilmesi için bir imkândır, birbirimizin yüzüne utanmadan bakabileceğimiz bir gelecek kurmanın ihtimalidir. İnadın umuda, umudun hakikate dönebilmesinin uğurlu yoludur.

<p></p>
Şimdi bu kitapta bu kez edebiyatçılar 'Buradayız Ahparig' diye sesleniyorlar. Onun sözünden, sesinden, yok edilememiş varlığından ilham alarak kendi edebi dünyalarını yeniden kuruyorlar. Yazdıkları öykülerle Hrant'ın sözünü genişletirken, bir yandan da o büyük vicdan atlasının parçası oluyorlar.

<p></p>
Orada olanlar hatırlayacaktır, Hrant'ın on binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde akıldan çıkmayan görüntülerden biri de şuydu: Siyah yas elbiseleri içinde Ermeni gençlerin taşıdıkları tabutun etrafında bir anda onlarca beyaz güvercin belirmişti. Tedirginliği kalbinde, özgürlüğü kanadında güvercinler, uzun süre cenazeye eşlik etti, Hrant'ı ebedi yolculuğuna uğurladı. Bugün o güvercinler bu öykülerin arasında dolaşıyor; Hrant'ın ruhuna, o güzel ruha bizden de bir selam götürmek için."

<p></p>
</blockquote>

<p>"Özgürlüğü Kanadında" derlemesinde, Hrant'ın Arkadaşları'nın kaleme aldığı <i>"Hrant'ın Hikâyesi"</i> metninin yanı sıra Türkiye edebiyatının farklı kuşaklarından 19 yazarın kaleme aldığı öyküler yer alıyor:</p>

<p>Karin Karakaşlı – <i>An-Bul-İst'ten</i></p>

<p>Murathan Mungan – <i>Göğün, Yerin Sahipleri</i></p>

<p>Rıdvan Hatun – <i>Ardıç Kapıda Demirden İki Yılan</i></p>

<p>Sema Kaygusuz – <i>Karıncanın Yükü</i></p>

<p>Sevim Çiçek – <i>Geç de Olsa</i></p>

<p>Ayfer Tunç – <i>Köz ve Kül</i></p>

<p>Irmak Zileli – <i>Güvercin Sesi</i></p>

<p>Murat Gülsoy – <i>Ölünün Giysileri</i></p>

<p>Melisa Kesmez – <i>Babamın İstanbul'u</i></p>

<p>Murat Uyurkulak – <i>Nalbant</i></p>

<p>Selahattin Demirtaş – <i>Rantın Arması</i></p>

<p>Behçet Çelik – <i>Gülhane'de</i></p>

<p>Kerem Bakıcı – <i>Şuramda Bir Şeyler Var</i></p>

<p>Polat Özlüoğlu – <i>"Hoşça Kal Diyecektim"</i></p>

<p>Kamil Erdem – <i>Çiçekçinin Günlüğü'nden</i></p>

<p>Fethiye Çetin – <i>Bir Damla Gözyaşı</i></p>

<p>Şebnem İşigüzel – <i>Uzak Bahar</i></p>

<p>Figen Alkaç – <i>Gitmeyen Zaman</i></p>

<p>Ayşegül Devecioğlu – <i>Çıplak Ayakla</i></p>

<p id="p-rc_64d3ea7da4857e27-99">Eylem Ata – <i>Beni Uyandırın</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-hrant-dink-icin-yazilan-oykuler-bir-arada-ozgurlugu-kanadinda-raflarda</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/gemini-generated-image-tbki5ctbki5ctbki.jpg" type="image/jpeg" length="47052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın fiyatlarında sert düşüş! Gram altın 6.222 TL'yi gördü: Uzmanlardan yeni tahminler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlarinda-sert-dusus-gram-altin-6222-tlyi-gordu-uzmanlardan-yeni-tahminler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlarinda-sert-dusus-gram-altin-6222-tlyi-gordu-uzmanlardan-yeni-tahminler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, küresel piyasalarda artan satış baskısıyla son bir yılın en sert gerileme dönemlerinden birini yaşıyor. Ons altın 3.874 dolara kadar düşerken gram altın 6.222 TL seviyesini test etti. Yatırımcılar düşüşün devam edip etmeyeceğini araştırırken ekonomistlerden kısa vadeli risklere ve 2027 yılına ilişkin farklı değerlendirmeler geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanma, <strong>altın fiyatlarında sert düşüşe</strong> neden oldu. ABD'de teknoloji hisselerindeki satışlar, yükselen enerji maliyetleri ve Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentiler değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. 30 Ekim Cuma günü ons altın yüzde 3,6 gerileyerek 3.874 dolara kadar inerken, Türkiye'de gram altın da 6.222 TL seviyesini gördü.</p>

<p><img alt="Altın Fiyatları Yeniden Düşüşte: Gram Altın 6 Bin 425 Liraya Gerildi3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/altin-fiyatlari-yeniden-dususte-gram-altin-6-bin-425-liraya-gerildi3.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>ALTIN FİYATLARI NEDEN DÜŞÜYOR?</strong></h2>

<p>Altın piyasasındaki gerilemenin arkasında birden fazla küresel gelişme bulunuyor. Özellikle ABD'deki teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarından beklenen getiriyi sağlayamayacağına yönelik endişeler, hisse senedi piyasalarında satışları artırdı. Bu gelişme, yatırımcıların nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla altın pozisyonlarını azaltmasına da yol açtı.</p>

<p>Diğer taraftan petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Enflasyonun yüksek seyretmesi halinde Fed'in faiz indirimlerini erteleyebileceği, hatta faiz artırımına yönelebileceği beklentisi altın üzerindeki baskıyı güçlendirdi.</p>

<p>Faiz getirisi bulunmayan altın, ABD tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar açısından daha yüksek bir fırsat maliyeti oluşturabiliyor. Bu nedenle doların seyri ve ABD'den gelecek ekonomik veriler, altının kısa vadeli yönünde belirleyici olmaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="Altın Fiyatları Yeniden Düşüşte: Gram Altın 6 Bin 425 Liraya Gerildi2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/altin-fiyatlari-yeniden-dususte-gram-altin-6-bin-425-liraya-gerildi2.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>GRAM ALTIN VE ONS ALTIN NE KADAR DÜŞTÜ?</strong></h2>

<p>Uluslararası piyasalarda ons altın, Ekim 2025'ten bu yana görülen en düşük fiyat bölgesine geriledi. Ekim ayı boyunca ons altında yaşanan değer kaybı yüzde 7,3'e ulaşırken gram altındaki aylık düşüş yaklaşık yüzde 5,7 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ons altının 4.000 dolar sınırının altına inmesi Türkiye'deki altın fiyatlarına da yansıdı. Gram altın, son satış dalgasında 6.222 TL'ye kadar geriledi. Bu rakam gün içi görülen seviyeyi ifade ederken kuyumcu ve serbest piyasa satış fiyatları arasında farklılıklar oluşabiliyor.</p>

<h2><img alt="Çeyrek Altın-8" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/ceyrek-altin-8.jpg" width="864" /></h2>

<h2><strong>ALTINDA DİP GÖRÜLDÜ MÜ? EKONOMİSTTEN YENİ UYARI</strong></h2>

<p>Ekonomist Dr. Özgür Özcan, A Haber yayınında altın piyasasındaki gelişmeleri değerlendirerek düşüşün henüz sona erdiğinin söylenemeyeceğini belirtti. Özcan, altının önemli bir fiyat düzeltmesi yaşadığını ancak kısa vadede yeni satışların görülebileceğini ifade etti.</p>

<p>Önümüzdeki işlem haftasında zaman zaman tepki alımlarının ortaya çıkabileceğini kaydeden Özcan, genel görünümde dalgalanmanın devam etmesini beklediğini söyledi. Ekonomiste göre altın fiyatlarının yeniden yükselişe geçip geçmeyeceğini belirleyecek başlıca unsurlar Fed'in faiz politikası ve küresel piyasalardaki gelişmeler olacak.</p>

<p><img alt="Çeyrek Altın-6" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/ceyrek-altin-6.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>ONS ALTINDA 3.800 VE 3.900 DOLAR SEVİYELERİ ÖNE ÇIKIYOR</strong></h2>

<p>Altının kısa vadeli hareketine ilişkin teknik değerlendirmede bulunan Özgür Özcan, ons altında iki fiyat bölgesine dikkat çekti. Ekonomiste göre 3.800 dolar seviyesinin korunması önem taşıyor.</p>

<p>Ons altının bu seviyenin altına inmesi halinde satış baskısının derinleşebileceğini belirten Özcan, 3.900 doların yeniden aşılmasının ise toparlanma açısından olumlu bir gelişme olabileceğini değerlendirdi. Bununla birlikte söz konusu seviyelerin kesin bir yükseliş veya düşüş garantisi oluşturmadığına dikkat çekiliyor.</p>

<p><img alt="Gram Altın Çeyrek Altın Ve Cumhuriyet Altını Ne Kadar Oldu" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/gram-altin-ceyrek-altin-ve-cumhuriyet-altini-ne-kadar-oldu.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>ALTIN YENİDEN YÜKSELECEK Mİ? 2027 İÇİN 5 BİN DOLAR TAHMİNİ</strong></h2>

<p>Altın fiyatlarındaki sert düşüşe rağmen orta vadeli beklentilerde yükseliş senaryoları da bulunuyor. The Gold &amp; Silver Club (GSC) tarafından paylaşılan tahmine göre ons altın, 2027 yılının ilk çeyreğinde 4.900-5.000 dolar aralığına ulaşabilir.</p>

<p>Kuruluşun fiyat modeline dayanan bu öngörü, mevcut seviyelere göre yaklaşık yüzde 25'e varan bir yükseliş ihtimaline işaret ediyor. Ancak beklentinin gerçekleşmesi, küresel faizlerin seyrine, doların değerine ve yatırımcıların altına yönelik talebine bağlı olacak.</p>

<h2><strong>GRAM ALTIN ALIM FIRSATI MI? UZMANDAN SEPET ÖNERİSİ</strong></h2>

<p>İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Elif Kaya, CNN Türk yayınında altın piyasasının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altındaki hızlı yükselişlerin ardından sert fiyat düzeltmeleri yaşanabileceğini anlatan Kaya, yatırımcıların uzun vadeli beklentilerle kısa vadeli riskleri birbirinden ayırması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kaya'ya göre 2027 yılında altının yeniden yükselmesini sağlayabilecek senaryolar arasında jeopolitik gerilimin azalması, enerji fiyatlarının gerilemesi ve Fed'in faiz indirimlerine yönelmesi bulunuyor. Ancak uluslararası gelişmelerin beklentilerin tersine ilerlemesi halinde altın üzerindeki satış baskısı devam edebilir.</p>

<p>Yatırımcıların bütün birikimlerini tek bir finansal araca yönlendirmemesi gerektiğine işaret eden Kaya, farklı yatırım araçlarından oluşan bir sepet oluşturulmasının önemini vurguladı. Kaya, altında yeni düşüşlerin yaşanabileceğini göz önünde bulundurarak uzun vadeli yatırım perspektifinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>GRAM ALTIN FİYATI NASIL BELİRLENİYOR?</strong></h2>

<p>Türkiye'de gram altının fiyatı, uluslararası piyasalardaki ons altın değeri ile dolar/TL kurunun birlikte hareket etmesiyle şekilleniyor. Dolayısıyla ons altında meydana gelen her düşüş, gram altına aynı oranda yansımayabiliyor.</p>

<p>Dolar kurunun yükselmesi, ons fiyatındaki gerilemenin gram altın üzerindeki etkisini sınırlandırabiliyor. Buna karşılık ons altındaki düşüşün devam etmesi ve kurun yatay seyretmesi, yurt içi altın fiyatlarında aşağı yönlü baskıyı artırabiliyor.</p>

<h2><strong>ALTIN FİYATLARI YENİ HAFTADA NE OLACAK?</strong></h2>

<p><a href="https://www.tcmb.gov.tr/" rel="nofollow">Altın</a> piyasalarında gözler 2 Kasım Pazartesi günü başlayacak yeni işlem haftasına çevrildi. Yatırımcılar, özellikle ons altında 3.800 ve 3.900 dolar seviyelerini, ABD'den gelecek ekonomik verileri ve Fed'in gelecek faiz kararlarına yönelik beklentileri takip edecek.</p>

<p>Ekonomistlerin değerlendirmelerinde kısa vadede düşüş riskinin sürdüğü, buna karşılık sert satışların ardından sınırlı toparlanmaların yaşanabileceği öne çıkıyor. Orta vadeli yükseliş tahminlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise enflasyon, faiz ve küresel piyasalardaki gelişmelere bağlı olacak.</p>

<p><strong>1 Kasım 2026 itibarıyla</strong> gram altın için öne çıkan 6.222 TL ve ons altın için 3.874 dolar rakamları, son işlem gününde kaydedilen fiyat seviyelerini ifade ediyor. Yeni haftada oluşacak fiyatlar piyasa koşullarına göre değişebileceğinden, altın alım ve satım kararlarında güncel alış-satış fiyatları ile fiyat makasının dikkate alınması önem taşıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlarinda-sert-dusus-gram-altin-6222-tlyi-gordu-uzmanlardan-yeni-tahminler</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/69df3b2b7cf79-1776237355jpg.webp" type="image/jpeg" length="87561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Ukrayna'da tren istasyonu ve gemi vuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-tren-istasyonu-ve-gemi-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-tren-istasyonu-ve-gemi-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da Konotop tren istasyonundaki demiryolu tesisleri ile askeri yük taşıyan bir geminin hedef alındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna'da askeri sevkiyat amacıyla kullanıldığını öne sürdüğü demiryolu tesisleri ile askeri yük taşıyan bir gemiye saldırı düzenlendiğini açıkladı. Bakanlığın açıklamasında, saldırıların Rus ordusunun Ukrayna'daki operasyonları kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Konotop'taki demiryolu tesisleri hedef alındı</strong></h2>

<p>Bakanlığın paylaştığı bilgilere göre, Sumi bölgesinde bulunan Konotop <strong>tren istasyonu</strong>ndaki demiryolu trafik kontrol tesisleri vuruldu. Açıklamada, söz konusu altyapının <strong>Ukrayna</strong> ordusuna ülkenin batı bölgelerinden silah ve askeri teçhizat taşınmasında kullanıldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırının hedefindeki tesislerin askeri sevkiyatın sağlanmasında rol oynadığını kaydetti. Açıklamada, saldırının sonuçlarına ilişkin başka bir ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<h3><strong>Askeri yük taşıyan gemiye İHA saldırısı</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, denizde <strong>askeri yük </strong>taşıdığı belirtilen bir geminin de hedef alındığını bildirdi. Söz konusu saldırının insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiği aktarıldı.</p>

<p>Bakanlık, geminin bulunduğu konum, saldırının ardından meydana gelen hasar veya olası can kayıpları hakkında bilgi paylaşmadı.</p>

<h3><strong>Rusya'da 235 Ukrayna İHA'sının düşürüldüğü bildirildi</strong></h3>

<p>Açıklamada, Ukrayna'nın gece saatlerinde Rusya'nın farklı bölgelerine insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediği de belirtildi. Rus hava savunma sistemlerinin <strong>Moskova</strong>'nın da aralarında bulunduğu çeşitli bölgelerde toplam 235 İHA'yı etkisiz hale getirdiği öne sürüldü.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, düşürüldüğünü bildirdiği İHA'ların hangi bölgelerde tespit edildiğine ilişkin ayrıntılı bir dağılım paylaşmadı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-tren-istasyonu-ve-gemi-vuruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/rusya-ukraynada-askeri-amacla-kullanilan-tren-istasyonu-ve-gemiyi-vurdugunu-bildirdi.png" type="image/jpeg" length="45641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erman Toroğlu Sözcü'den istifa etti! Canlı yayında İsmail Kartal göndermesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erman-toroglu-sozcuden-istifa-etti-canli-yayinda-ismail-kartal-gondermesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erman-toroglu-sozcuden-istifa-etti-canli-yayinda-ismail-kartal-gondermesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu, Sözcü TV ve Sözcü gazetesindeki görevlerinden ayrıldığını canlı yayında duyurdu. İstifa kararının nedenlerini açıklayan Toroğlu, kurum içindeki gelişmelere tepki gösterirken, "Ben İsmail Kartal değilim" sözleriyle de gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk futbolunun tanınmış yorumcularından <strong>Erman Toroğlu, Sözcü TV ve Sözcü gazetesinden istifa ettiğini</strong> açıkladı. 31 Ekim akşamı YouTube üzerinden yayımlanan "Maç Varsa Erman Hoca Var" programında ayrılık kararını duyuran Toroğlu, yaklaşık bir aydır yaşanan gelişmeleri değerlendirdiğini söyledi. Deneyimli yorumcu, yayın politikası ve çalışma koşullarına ilişkin rahatsızlıklarını dile getirerek Sözcü Medya Grubu ile yollarını ayırdığını bildirdi.</p>

<h2><strong>ERMAN TOROĞLU SÖZCÜ TV'DEN NEDEN İSTİFA ETTİ?</strong></h2>

<p>Erman Toroğlu, istifa kararının arkasında kurumda son dönemde yaşanan gelişmelerin bulunduğunu açıkladı. Sözcü gazetesinde yazarlık yaparken kendisine televizyon programı teklif edildiğini hatırlatan Toroğlu, başlangıçta planlanan yayın düzeninin zaman içerisinde değiştiğini ifade etti.</p>

<p>Televizyonda çalışmak amacıyla kuruma katıldığını belirten deneyimli yorumcu, programın YouTube üzerinden yayımlanmaya başlamasından ve yayıncılıkla ilgili bazı uygulamalardan rahatsız olduğunu söyledi. Toroğlu, çalışma prensiplerine uymayan koşullarda görevine devam etmek istemediğini vurguladı.</p>

<p>İstifa kararını yaklaşık bir aylık değerlendirme sürecinin ardından aldığını anlatan Toroğlu, yaşananların kendisi açısından sürdürülebilir olmadığını belirtti.</p>

<h2><strong>ERMAN TOROĞLU'NDAN İSMAİL KARTAL'A GÖNDERME</strong></h2>

<p>Erman Toroğlu'nun canlı yayındaki açıklamalarında en fazla dikkat çeken bölüm ise teknik direktör İsmail Kartal hakkında kullandığı ifadeler oldu.</p>

<p>Programın sunucusu Yasin Yıldırım, Toroğlu'ndan kararını yeniden değerlendirmesini istedi. Ancak deneyimli yorumcu, istifasının ani bir karar olmadığını belirterek <strong>"Ben İsmail Kartal değilim hocam"</strong> yanıtını verdi.</p>

<p>Toroğlu'nun sözleri, İsmail Kartal'ın daha önce istifa kararından vazgeçmesine yönelik bir gönderme olarak yorumlandı. Eski hakem, aldığı kararın kesin olduğunu ve görevine dönmeyi düşünmediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>SÖZCÜ'DEKİ İŞTEN ÇIKARMALARA DA DEĞİNDİ</strong></h2>

<p>Sözcü Medya Grubu'nda yaşanan personel değişiklikleri de Erman Toroğlu'nun açıklamalarında yer aldı. Kurumda yeni isimlerin göreve başladığı bir dönemde çalışanların işten çıkarılmasına dikkat çeken Toroğlu, kendi ayrılığının diğer çalışanlara katkı sağlayabileceğini dile getirdi.</p>

<p><strong>"Benim çıkmamla belki 10-15 kişi kurtulur"</strong> diyen Toroğlu, ayrılığının bazı çalışanların işlerini korumasına yardımcı olabileceğini düşündüğünü söyledi.</p>

<p>Sözcü gazetesinde yeniden yapılanma kapsamında yaklaşık 50 çalışanın işine son verildiğine ilişkin haberler de gündeme gelmişti. Toroğlu'nun açıklamaları, medya grubundaki personel değişikliklerinin tartışıldığı döneme denk geldi.</p>

<h2><strong>YILMAZ ÖZDİL VE GÜNEY ÖZTÜRK'E TEŞEKKÜR ETTİ</strong></h2>

<p>Erman Toroğlu, ayrılık açıklamasında Sözcü Medya Grubu'na katılma sürecinde kendisine destek veren isimleri de andı.</p>

<p>Yılmaz Özdil ve Güney Öztürk'ün kendisine televizyon programı teklif ettiğini belirten Toroğlu, birlikte çalıştığı isimlere teşekkür etti. Sözcü Medya Grubu'nun sahibi Burak Akbay'a da teşekkürlerini ileten deneyimli yorumcu, kuruma yönelik herhangi bir kırgınlık mesajı vermeden ayrılmak istediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>ERMAN TOROĞLU HANGİ KANALA GEÇECEK?</strong></h2>

<p>Erman Toroğlu'nun Sözcü TV ve Sözcü gazetesinden ayrılmasının ardından hangi kanalda yorumculuk yapacağı merak konusu oldu.</p>

<p>Uzun yıllardır futbol yorumculuğu yapan eski hakem, kariyeri boyunca farklı televizyon kanallarında görev aldı. Özellikle hakem kararları, Süper Lig karşılaşmaları ve Türk futbolunun gündemine ilişkin açıklamalarıyla tanındı.</p>

<p><strong>Erman Toroğlu'nun yeni adresi hakkında henüz doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</strong> Deneyimli yorumcu, istifa açıklamasında bundan sonraki süreçte kendi yoluna devam edeceğini belirtirken, yeni bir televizyon kanalı veya medya kuruluşuyla anlaşma yaptığını duyurmadı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Erman Toroğlu, Sözcü TV'de katıldığı canlı yayında istifa etti: “Benim beklemediğim, istemediğim durumlar yaşandı. Bazı yaptırımlara gelemem ben. Şunu da düşünüyorum, insanlar işten çıkarılıyorlar. Benim çıkmamlar belki 10-15 kişi kurtulur. Adiyos!” https://t.co/txIuiwKqMT</p>
— Kazım Kızıl (@kazimkizil) <a href="https://x.com/kazimkizil/status/2116676296277418075?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erman-toroglu-sozcuden-istifa-etti-canli-yayinda-ismail-kartal-gondermesi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/erman-toroglu-1.webp" type="image/jpeg" length="44502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor-Eyüpspor maçı saat kaçta, hangi kanalda? Amed maçı, Amed - Eyüp maçı canlı izle]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/amedspor-eyupspor-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-amed-maci-amed-eyup-maci-canli-izle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/amedspor-eyupspor-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-amed-maci-amed-eyup-maci-canli-izle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında Amedspor, bugün sahasında Eyüpspor'u konuk edecek. 1 Kasım 2026 Pazar günü saat 13.30'da başlayacak karşılaşma öncesinde Amedspor 20 puanla ikinci, Eyüpspor ise 3 puanla son sırada bulunuyor. Diyarbakır'da oynanacak mücadelenin muhtemel 11'leri, eksik futbolcuları ve maç öncesi istatistikleri belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de zirve mücadelesini sürdüren Amedspor, 10. hafta karşılaşmasında Eyüpspor ile karşı karşıya gelecek. Diyarbakır Stadyumu'nda oynanacak mücadele, 1 Kasım Pazar günü saat 13.30'da başlayacak. Teknik direktör Besnik Hasi yönetimindeki ev sahibi ekip, taraftarı önünde galibiyet serisini sürdürmeyi hedeflerken Mustafa Dalcı'nın çalıştırdığı Eyüpspor, ligdeki kötü gidişatına son vermek için mücadele edecek.</p>

<p><img alt="Kasımpaşa, evinde Amedspor ile 2-2 berabere kaldı" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6a9d8b9c5548acce712520c5jpg.jpg" width="750" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR EYÜPSPOR MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</strong></h2>

<p>Amedspor ile Eyüpspor arasındaki Süper Lig karşılaşması, 1 Kasım 2026 Pazar günü saat 13.30'da başlayacak. Ligin 10. haftasına dahil olan mücadeleye Diyarbakır Stadyumu ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Türkiye Futbol Federasyonunun hakem atamasına göre karşılaşmayı Alpaslan Şen yönetecek. Şen'in yardımcılıklarını İbrahim Çağlar Uyarcan ve Ogün Kamacı üstlenecek. Dördüncü hakem olarak ise Muhammet Ali Metoğlu görev yapacak.</p>

<p><img alt="Beşiktaş Amedspor2" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-amedspor2.webp" width="800" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR LİGDE İKİNCİ SIRADA</strong></h2>

<p>Süper Lig'e yükseldiği ilk sezonda üst sıralarda yer alan Amedspor, geride kalan 9 karşılaşmada 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi aldı. Diyarbakır temsilcisi, topladığı 20 puanla lider Galatasaray'ın 2 puan gerisinde ikinci sırada bulunuyor.</p>

<p>Amedspor, ligde oynadığı son karşılaşmada Samsunspor'u deplasmanda 2-1 mağlup etti. Öncesinde Konyaspor'u 1-0 yenen yeşil-kırmızılı ekip, son beş lig maçında 4 galibiyet ve 1 beraberlik elde etti.</p>

<p><img alt="Beşiktaş Amedspor" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-amedspor.webp" width="800" /></p>

<p>Besnik Hasi'nin öğrencileri, bu sezon sahasında oynadığı 5 Süper Lig maçından da galibiyetle ayrıldı. Amedspor, Eyüpspor karşısında kazanması halinde puanını 23'e yükseltecek ve üst sıralardaki konumunu güçlendirecek.</p>

<h2><strong>EYÜPSPOR SON ALTI MAÇINI KAYBETTİ</strong></h2>

<p>Eyüpspor, Süper Lig'de geride kalan 9 haftada yalnızca bir galibiyet elde etti. İstanbul temsilcisi, 3 puanla 18. ve son sırada yer alıyor.</p>

<p><img alt="Beşiktaş Amedspor 3" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-amedspor-3.webp" width="800" /></p>

<p>Sezonun üçüncü haftasında Alanyaspor'u mağlup eden Eyüpspor, ardından oynadığı altı lig karşılaşmasını da kaybetti. Son maçında Kasımpaşa'ya sahasında 1-0 yenilen takım, Diyarbakır deplasmanına galibiyet hasretini bitirme hedefiyle çıkacak.</p>

<p>Eyüpspor'un deplasman performansı da dikkat çekiyor. İstanbul ekibi, bu sezon dış sahada oynadığı dört Süper Lig karşılaşmasının tamamını gol atamadan kaybetti.</p>

<p><img alt="Beşiktaş Amedspor 6" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-amedspor-6.webp" width="800" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR EYÜPSPOR MAÇI MUHTEMEL 11'LERİ</strong></h2>

<p>Amedspor ile Eyüpspor'un karşılaşma öncesindeki muhtemel ilk 11'leri şekillendi. İki takımın teknik direktörlerinin son kararlarını maç saatine yakın vermesi beklenirken, açıklanacak resmî kadrolar bu tahminlerden farklı olabilir.</p>

<p><strong>Amedspor muhtemel 11:</strong> Alban Lafont, Umut Meraş, David Bates, Mehmet Yeşil, Ermal Krasniqi, Furkan Soyalp, Rayan Raveloson, Mohamed Khalil, Dia Saba, Samuel Ballet, Gift Orban.</p>

<p><strong>Eyüpspor muhtemel 11:</strong> Emre Bilgin, Arda, Zak Jules, Jawad El Yamiq, Talha Ülvan, Sabiri, Chandrel Massanga, David Costa, Konrad Michalak, Bilal Boutobba, Yusuf Barası.</p>

<p><img alt="Amedspor, sahasında Beşiktaş’ı 3-2 mağlup etti" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6ab02cd6242e1cf6f86a40abjpg.jpg" width="750" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR'DA HANGİ FUTBOLCULAR EKSİK?</strong></h2>

<p>Amedspor'da Eyüpspor karşılaşması öncesinde Mbaye Diagne ve Lumbardh Dellova kart cezaları nedeniyle forma giyemeyecek. Sakatlığı bulunan Dilhan Demir'in de maç kadrosunda yer alması beklenmiyor.</p>

<p>Yira Sor ve Muhammed Yıldırım'ın fiziksel durumları ise karşılaşma öncesinde takip ediliyor. Eyüpspor'da Lenny Pintor sakat oyuncular arasında gösteriliyor.</p>

<p>Amedspor'da Alban Lafont, Furkan Soyalp, Ermal Krasniqi ve Dia Saba sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Bu futbolcular, Eyüpspor karşısında sarı kart görmeleri halinde 7 Kasım'da oynanacak Galatasaray karşılaşmasında cezalı duruma düşecek.</p>

<p><img alt="Amedspor'un Süper Lig'deki Ilk Rakibi Erzurumspor Oldu" class="detail-photo img-fluid" height="886" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/amedsporun-super-ligdeki-ilk-rakibi-erzurumspor-oldu.png" width="1574" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR İLE EYÜPSPOR ARASINDAKİ MAÇLARDA KİM ÜSTÜN?</strong></h2>

<p>Amedspor, Eyüpspor ile oynadığı son sekiz lig karşılaşmasında 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet elde etti. Diyarbakır temsilcisinin bu süreçteki tek yenilgisi, Mart 2019'da oynanan ve Eyüpspor'un 3-1 kazandığı TFF 2. Lig karşılaşmasında yaşandı.</p>

<p>Eyüpspor ise Amedspor'a konuk olduğu beş lig maçından yalnızca birini kazandı. İstanbul ekibi, Diyarbakır'daki tek galibiyetini Nisan 2009'da 1-0'lık sonuçla elde etti.</p>

<p><img alt="Lafont Amedspor" class="detail-photo img-fluid" height="416" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/lafont-amedspor.jpg" width="757" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR'UN HÜCUM PERFORMANSI DİKKAT ÇEKİYOR</strong></h2>

<p>Amedspor, bu sezon Süper Lig'de ceza sahası dışından attığı gollerle öne çıkıyor. Diyarbakır temsilcisi, ilk dokuz haftada ceza sahası dışından çektiği 66 şutun 7'sini gole çevirdi.</p>

<p>Gift Orban ile Dia Saba arasındaki hücum bağlantısı da takımın performansında önemli rol oynuyor. Orban'ın ligde yaptığı üç asistin tamamında golü kaydeden oyuncu Dia Saba oldu.</p>

<p><img alt="Amedspor Konyaspor" class="detail-photo img-fluid" height="987" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/amedspor-konyaspor.png" width="1536" /></p>

<p>Amedspor'un Eyüpspor karşısında alacağı galibiyet, bir başka istatistik açısından da önem taşıyor. Diyarbakır temsilcisi, Süper Lig'e yükseldiği sezonun ilk 10 haftasında 23 puana ulaşarak Kocaelispor'un 1992-1993 sezonundan bu yana hiçbir yeni takımın gerçekleştiremediği bir başarıya imza atmayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="Amedspor, evinde Başakşehir’i 5-0 mağlup etti" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6aa6f2e8242e1cf6f86a2134jpg.jpg" width="750" /></p>

<h2><strong>AMEDSPOR EYÜPSPOR MAÇI HANGİ KANALDA, ŞİFRELİ Mİ?</strong></h2>

<p>Amedspor-Eyüpspor maçı, <strong>1 Kasım 2026 Pazar günü saat 13.30'da <a href="https://beinsports.com.tr/" rel="nofollow">beIN SPORTS 2</a> kanalından canlı yayınlanacak.</strong> Trendyol Süper Lig'in 10. haftasındaki karşılaşma, Digiturk üzerinden şifreli olarak izlenebilecek. Futbolseverler mücadeleyi uygun abonelikleriyle TOD dijital yayın platformundan da takip edebilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/amedspor-eyupspor-maci-saat-kacta-hangi-kanalda-amed-maci-amed-eyup-maci-canli-izle</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6aa6f2e8242e1cf6f86a2134jpg.jpg" type="image/jpeg" length="57983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon soruşturması kapsamında Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-sorusturmasi-kapsaminda-dunya-gazetesinin-sahibi-umut-guner-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-sorusturmasi-kapsaminda-dunya-gazetesinin-sahibi-umut-guner-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fon soruşturması kapsamında Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sabah gazetesinde yer alan habere göre fon soruşturması kapsamında Dünya gazetesinin sahibi Umut Güner gözaltına alındı.</p>

<p></p>

<p>Ayrıntılar geliyor...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-sorusturmasi-kapsaminda-dunya-gazetesinin-sahibi-umut-guner-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/umut-guner.jpg" type="image/jpeg" length="27683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş Sanat'ta 27. sezon 5 Kasım'da Mullova ve Borusan Filarmoni ile açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/is-sanatta-27-sezon-5-kasimda-mullova-ve-borusan-filarmoni-ile-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/is-sanatta-27-sezon-5-kasimda-mullova-ve-borusan-filarmoni-ile-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Sanat’ın 27. sezonu 5 Kasım’da keman virtüözü Viktoria Mullova ve Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) konseriyle başlarken, Maxim Vengerov’dan Paco Peña’ya, Musa Eroğlu’ndan Yeni Türkü’ye dünya ve Türkiye sahnelerinin usta isimleri İş Kuleleri Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İş Sanat, 27. sezon programına 5 Kasım Perşembe akşamı keman virtüözü Viktoria Mullova ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın (BİFO) ortak konseriyle başlıyor. Sezon boyunca dünyaca ünlü virtüözlerden flamenko ustalarına, senfonik orkestralardan edebiyat dinletilerine ve sahneye özel yerli projelere uzanan zengin programı barındıran etkinlikler İş Kuleleri Salonu'nda gerçekleşecek.</p>

<p><img alt="1790838269 Is Sanat Genel Muduru Defne Turac2" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1790838269-is-sanat-genel-muduru-defne-turac2.jpeg" width="1066" /></p>

<h3><strong>Defne Turaç: "Bütüncül ve dinamik bir akış oluşturduk"</strong></h3>

<p>Yeni sezonun kurgusuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İş Sanat Genel Müdürü Defne Turaç, programın çok sesli yapısına dikkat çekerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Yeni sezonu kurgularken hem her konserin kendi özgün gücünü koruduğu hem de birbirini tamamladığı bütüncül bir akış oluşturduk. Dünyaca ünlü orkestra ve solistlerden caz ve dünya müziğinin usta isimlerine, sahnemize özel projelerden genç yetenekleri desteklediğimiz Parlayan Yıldızlar konserlerine ve çocuk oyunumuza uzanan çok sesli bir program hazırladık. Bu sezon da İş Sanat’ın köklü çizgisini sürdürürken izleyicilerimize yeni keşifler ve anlamlı karşılaşmalar sunan dinamik bir sezon yaşatmayı amaçlıyoruz."</p>
</blockquote>

<p><img alt="1790836722 O X F O R D P H I L H A R M O N I C" class="detail-photo img-fluid" height="2001" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1790836722-o-x-f-o-r-d-p-h-i-l-h-a-r-m-o-n-i-c.jpg" width="1429" /></p>

<h3><strong>Sezon Viktoria Mullova ve BİFO ile açılıyor</strong></h3>

<p>İş Sanat, 27. sezonuna 5 Kasım Perşembe akşamı keman virtüözü Viktoria Mullova ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın (BİFO) konseriyle adım atıyor. Onursal şef Gürer Aykal yönetimindeki orkestranın eşlik edeceği açılışta Mullova, Beethoven’ın Re Majör Keman Konçertosu’nu seslendirecek.</p>

<p>Hasan Ferit Alnar’ın geleneksel Türk müziği makamlarını senfonik yapıyla harmanlayan "Prelüd ve İki Dans" eseriyle başlayacak gece, konserin ikinci yarısında Çaykovski’nin 5. Senfonisi ile tamamlanacak.</p>

<p><img alt="1790836729 Yeni Y L Konseri 21.09" class="detail-photo img-fluid" height="1999" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1790836729-yeni-y-l-konseri-2109.jpg" width="1428" /></p>

<h3><strong>Dünya sahnelerinin yıldızları İstanbul’a geliyor</strong></h3>

<p>Sezon boyunca klasik müzikten dünya müziğine kadar uluslararası alanda saygın pek çok isim İş Kuleleri Salonu’na konuk olacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Paco Peña Flamenco Dans Topluluğu (9 Aralık Çarşamba):</strong> Flamenko gitarının yaşayan efsanesi Paco Peña, Sadler’s Wells Tiyatrosu’nda prömiyerini yapan, Jude Kelly rejisi ve Fernando Romero koreografisiyle sahnelenen "Solera" projesini 9 kişilik dev ekibiyle sahneye taşıyacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Lisette Oropesa ile Yeni Yıl Konseri (5 Ocak Salı):</strong> Metropolitan Opera’nın Küba asıllı Amerikalı yıldız sopranosu Lisette Oropesa, Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası eşliğinde Verdi’den Bernstein’a uzanan bel canto repertuvarıyla sahnede olacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Estrella Morente (27 Ocak Çarşamba):</strong> Flamenko müziğinin güçlü sesi Morente, 13 yıl aradan sonra Nina Simone, Édith Piaf ve Chavela Vargas’a saygı duruşunda bulunduğu "De Estrella a Estrellas" projesiyle İstanbul seyircisiyle buluşacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Maxim Vengerov &amp; Oxford Filarmoni (17 Şubat Çarşamba):</strong> Eleştirmenlerin yaşayan en büyük kemancılar arasında gösterdiği Maxim Vengerov, Beethoven’ın 200. ölüm yılına adanan gecede şef Marios Papadopoulos yönetimindeki orkestrayla sahne alacak. Bach’ın iki keman için konçertosunda Vengerov’a genç Türk kemancı Deniz Şensoy eşlik edecek.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="1790836729 Youn Sun Nah 21.09" class="detail-photo img-fluid" height="2001" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1790836729-youn-sun-nah-2109.jpg" width="1429" /></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Youn Sun Nah (2 Nisan Cuma):</strong> Vokal cazın sınırlarını zorlayan Güney Koreli sanatçı, 25 yıllık kariyerinin 13. albümü olan ve tümü kendi bestelerinden oluşan "Lost Pieces"ın turnesi kapsamında konser verecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Michel Camilo &amp; Tomatito (21 Nisan Çarşamba):</strong> Otuz yılı aşan ortaklıklarıyla 4 albüme ve Grammy ödüllerine imza atan ikili, Karayip cazı ile flamenkonun tutkusunu buluşturacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Schönbrunn Sarayı Orkestrası (13 Mayıs Perşembe):</strong> Guido Mancusi yönetimindeki Avusturyalı topluluk, Strauss ailesi, Mozart ve Schubert eserleriyle 19. yüzyıl Viyana valslerini İstanbul’a taşıyacak.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="1790836720 Musa Ero Lu" class="detail-photo img-fluid" height="2001" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1790836720-musa-ero-lu.jpg" width="1429" /></p>

<h3><strong>Musa Eroğlu ve Yeni Türkü İş Sanat sahnesinde</strong></h3>

<p>İş Sanat, bu sezon kendi sahnesine özel olarak tasarlanan iki büyük yerli prodüksiyona ev sahipliği yapıyor. 17. yüzyıl halk şiirinin büyük ustası Karacaoğlan’ın mirası, 19 Kasım Perşembe akşamı Musa Eroğlu’nun sesinde can bulacak. "Karacaoğlan İzinden" konserinde usta sanatçıya Yediveren Orkestrası’nın yanı sıra Ayfer Vardar, Feryal Öney ve Erdem Şimşek eşlik edecek.</p>

<p>Türkçe müziğin simge topluluklarından Yeni Türkü ise Murathan Mungan sözleriyle hafızalara kazınan şarkılarını 14 Nisan Çarşamba akşamı "Olmasa Mektubun" başlıklı konserde seslendirecek. Konsere konuk sanatçı olarak Zuhal Olcay ve Kalben katılacak.</p>

<p><img alt="1790838035 Yeni Turku" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1790838035-yeni-turku.jpeg" width="1080" /></p>

<h3><strong>Edebiyat dinletileri ve genç yeteneklerin konserleri ücretsiz </strong></h3>

<p>İş Sanat’ın gelenekselleşen şiir ve hikâye dinletileri serisi, 9 Kasım Pazartesi akşamı düzenlenecek Attila İlhan Şiir Dinletisi ile başlayacak. Metin düzenlemesini Atilla Birkiye’nin, müzik direktörlüğünü Serdar Yalçın’ın, sahne uygulamasını ise Mehmet Birkiye’nin üstlendiği edebiyat akşamları, sezon boyunca ücretsiz olarak takip edilebilecek.</p>

<p>Genç müzisyenlere profesyonel sahne deneyimi sunan ve 2002 yılından bu yana 170’i aşkın genci ağırlayan "Parlayan Yıldızlar" konserleri de kasım ayından itibaren ücretsiz olarak müzikseverlere açık olacak.</p>

<p>Çocuk izleyiciler için ise Sait Faik’in öyküsünden ilhamla Yekta Kopan tarafından yazılan ve Lerzan Pamir’in yönettiği müzikli çocuk oyunu "Hişt Hişt!", 21-22 Kasım tarihlerinde yeniden sahnede olacak.</p>

<p><strong>Bilet ve İndirim Bilgileri</strong></p>

<p>İş Sanat 27. sezon etkinliklerinin biletleri Biletix ve İş Sanat Ana Gişe üzerinden satışa sunuldu. Etkinliklerde İş Bankası kart sahiplerine, öğrencilere ve 65 yaş üzeri sanatseverlere özel indirim oranları uygulanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/is-sanatta-27-sezon-5-kasimda-mullova-ve-borusan-filarmoni-ile-aciliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/victoria.webp" type="image/jpeg" length="64045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silva karşısında seçimi kaybeden sağcı Flavio Bolsonaro'nun eski Mossad ajanıyla ABD'ye kaçtığı iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/silva-karsisinda-secimi-kaybeden-sagci-flavio-bolsonaronun-eski-mossad-ajaniyla-abdye-kactigi-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/silva-karsisinda-secimi-kaybeden-sagci-flavio-bolsonaronun-eski-mossad-ajaniyla-abdye-kactigi-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brezilya'da devlet başkanlığı seçimini kaybettikten sonra hakkında yurt dışı yasağı kararı çıkan Senatör Flavio Bolsonaro'nun, eski bir Mossad ajanının refakatinde minibüsler ve özel jetle Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtığı yönündeki "Alba Operasyonu" iddiaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Devlet Başkanı Lula da Silva firarı utanç verici olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brezilya’da devlet başkanlığı seçimlerinde solcu lider Luiz Inacio Lula da Silva’ya karşı mağlup olan aşırı sağcı Senatör Flavio Bolsonaro'nun, hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ve pasaportuna el konulma kararı öncesinde eski bir İsrail istihbarat servisi (Mossad) ajanı refakatinde ülkeden kaçarak ABD'ye sığındığı öne sürüldü.</p>

<p>CNN Brasil tarafından yayımlanan ve güvenlik kamerası kayıtlarına dayandırılan soruşturma haberinde; iki minibüs, özel bir jet ve eski bir istihbarat görevlisinin yer aldığı organizasyonun "Alba Operasyonu" kod adıyla daha seçim kampanyası sürecinde planlandığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Özel jetle firar etti</strong></h3>

<p>Ortaya çıkan güvenlik kamerası kayıtları ve istihbarat iddialarına göre, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro, eşi ve iki kızıyla birlikte Brezilya'nın güney sınırındaki Tancredo Neves Uluslararası Köprüsü üzerinden kara yoluyla Arjantin'e geçti.</p>

<p>Kaçış planında 19 Ekim tarihinde Brezilya'ya giriş yaptığı tespit edilen eski bir Mossad ajanının, Bolsonaro ailesine Arjantin sınırına kadar bizzat refakat ettiği bildirildi.</p>

<p>Aile, Arjantin tarafındaki Puerto Iguazu kentine geçtikten sonra Arjantin merkezli Baires Fly şirketi tarafından işletilen Gulfstream G400 tipi özel bir jete bindi.</p>

<p>Uçağın Arjantin'den havalandıktan sonra Ekvador üzerinden nihai rota olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaştığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Lula da Silva: "Utanç verici"</strong></h3>

<p>Hakkında yolsuzluk ve kara para aklama suçlamaları bulunan Bolsonaro'nun pasaportuna el konulması yönündeki yargı kararının tebliğ edilmesinden hemen önce gerçekleşen firar, Brezilya siyasetinde infiale yol açtı. Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, yargı sürecinden kaçmak amacıyla yasa dışı biçimde ülkeyi terk eden Senatör Bolsonaro'nun bu hamlesini "utanç verici" sözleriyle değerlendirdi.</p>

<p>Brezilya Federal Yüksek Mahkemesi (STF), Flavio Bolsonaro hakkında babasının yaşam öyküsünü anlatan "Dark Horse (Karanlık At)" adlı biyografik yapımın yasa dışı kaynaklarla finanse edilmesi iddiasıyla kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Ülkenin önde gelen yayın organları O Estado de S. Paulo ve O Globo ise Bolsonaro'nun, yakın dostu ve avukatı Willer Tomaz ile bağlantılı bir diğer kara para aklama dosyasında da baş şüpheliler arasında yer aldığını kamuoyuna duyurmuştu.</p>

<h3>Beyaz Saray'dan giriş izni açıklaması</h3>

<p>Seçim yenilgisinin ardından ülkeden kaçış iddiaları uluslararası diplomatik krize dönüşürken, ABD Başkanı Donald Trump Brezilya'daki seçimlerin şeffaflığına yönelik şüphelerini dile getirdi. Trump, seçim sonuçlarını tartışmalı bulduğunu ifade ederek Flavio Bolsonaro ve ailesinin Amerika Birleşik Devletleri topraklarına girişine izin verildiğini açıkladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/silva-karsisinda-secimi-kaybeden-sagci-flavio-bolsonaronun-eski-mossad-ajaniyla-abdye-kactigi-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/flavio-bolsonaro-reu-2499269.jpg" type="image/jpeg" length="82967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOBİ'lere finansman desteği: Nefes Kredisi başvuruları yeniden alınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kobilere-finansman-destegi-nefes-kredisi-basvurulari-yeniden-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kobilere-finansman-destegi-nefes-kredisi-basvurulari-yeniden-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB Nefes Kredisi başvuruları 3 Kasım'da yeniden başlayacak. KOBİ'lere 50 milyar liralık ek finansman sağlanacak, firma başına limit 5 milyon liraya çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla hazırlanan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni başvuru süreci başlıyor.</p>

<p><strong>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)</strong>, <strong>Kredi Garanti Fonu (KGF)</strong> ve bankaların ortak çalışmasıyla yürütülen program kapsamında işletmeler, 3 Kasım Salı gününden itibaren kredi başvurusu yapabilecek.</p>

<p>Yeni finansman paketinde firma başına kullanılabilecek tutar 5 milyon liraya yükseltildi. Program çerçevesinde KOBİ'lere ilave 50 milyar lira kaynak aktarılması planlanıyor.</p>

<h2><strong>Başvurular 8 banka üzerinden alınacak</strong></h2>

<p>TOBB'a bağlı oda ve borsalara üye işletmeler, yeni <strong>kredi</strong> döneminden yararlanabilecek. Başvurular DenizBank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, VakıfBank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası aracılığıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p>Özkaynak Kefalet Programı kapsamında sunulan finansman desteğiyle işletmelerin işletme sermayesi ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Firma başına kredi limiti 5 milyon liraya çıkarıldı</strong></h3>

<p>8 Haziran'da kullanıma sunulan <strong>TOBB Nefes Kredisi</strong> kapsamında bugüne kadar KOBİ'lere toplam 45 milyar lira kredi kullandırıldı. Yeni başvuru döneminde bu tutara ek olarak 50 milyar liralık <strong>finansman</strong> sağlanacak.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle bir işletmenin kullanabileceği azami kredi tutarı 5 milyon liraya yükseltildi. Önceki dönemlerde krediden yararlanan firmalar da toplam kullandıkları tutarı 5 milyon liraya tamamlayacak şekilde ek finansman talep edebilecek.</p>

<h3><strong>Kredilerde vade ve faiz oranları açıklandı</strong></h3>

<p>TOBB Nefes Kredisi kapsamında kullandırılacak finansmanın vadesi, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil en fazla 48 ay olacak.</p>

<p>Faiz oranları ise vade süresine göre farklılık gösterecek. Buna göre 24 aya kadar olan kredilerde yıllık yüzde 36, 24 ayı aşan vadelerde ise yıllık yüzde 34 faiz uygulanacak.</p>

<h3><strong>Hisarcıklıoğlu: KOBİ'lerin finansman ihtiyacı açıkça görüldü</strong></h3>

<p>TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, programın ilk aşamasında 5 ay içinde KOBİ'lere 45 milyar lira finansman ulaştırıldığını belirtti. Gelen başvuruların işletmelerin krediye duyduğu ihtiyacı ortaya koyduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, yeni dönemde 50 milyar liralık kaynağın devreye alınacağını ve firma başına limitin artırıldığını bildirdi.</p>

<p>Hisarcıklıoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gördüğümüz talep, reel sektörün Nefes Kredisi'ne ne kadar ihtiyacı olduğunu açıkça gösterdi. Şimdi 50 milyar liralık yeni dilimi açıyor, firma başına limiti 5 milyon liraya çıkarıyoruz. KOBİ'lerimiz üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam ettikçe biz de yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu programın hayata geçmesinde emeği geçen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, KGF Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm bankalarımıza teşekkür ediyorum."</i></p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kobilere-finansman-destegi-nefes-kredisi-basvurulari-yeniden-alinacak</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/tobb-nefes-kredisinde-yeni-dilim-basvurulari-3-kasimda-baslayacak.png" type="image/jpeg" length="24536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan İngiltere kararı: İki askeri kuvveti terör örgütü saydı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-ingiltere-karari-iki-askeri-kuvveti-teror-orgutu-saydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-ingiltere-karari-iki-askeri-kuvveti-teror-orgutu-saydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı, İngiltere Kraliyet Donanması ve Hava Kuvvetlerini terör örgütü, MI6'yı ise düşman grup olarak tanımladığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> ile <strong>İngiltere</strong> arasındaki gerilimde yeni bir gelişme yaşandı. İran Dışişleri Bakanlığı, İngiltere'nin deniz ve hava kuvvetlerine yönelik aldığı kararı yayımladığı bildiriyle duyurdu. Açıklamada <strong>Kraliyet Donanması</strong> ve <strong>Kraliyet Hava Kuvvetleri</strong>nin "terör örgütü", MI6'nın ise "düşman grup" olarak kabul edileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>İran kararın gerekçesini İngiltere'nin adımlarına bağladı</strong></h2>

<p>İran Dışişleri Bakanlığının bildirisinde, kararın İngiltere'nin son bir yılda İran'a yönelik gerçekleştirdiği belirtilen eylemlere karşılık alındığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, İngiltere'nin <strong>Devrim Muhafızları Ordusu</strong>nu 2026 Devlet Tehditleri Yasası kapsamına alma girişimi de söz konusu adımlar arasında gösterildi. Bu gelişmelerin ardından İran'ın, 1 Kasım 2026 itibarıyla MI6'yı "düşman grup" olarak kabul edeceği, Kraliyet Donanması ile Kraliyet Hava Kuvvetlerini ise "terör örgütü" şeklinde tanımlayacağı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Tahran mütekabiliyet ilkesine işaret etti</strong></h3>

<p><strong>İran Dışişleri Bakanlığı</strong>, kararın uluslararası hukuk kuralları ve mütekabiliyet ilkesi doğrultusunda alındığını bildirdi.</p>

<p>Bildiride yer alan ifadelerle İngiltere'nin deniz ve hava kuvvetleri ile dış istihbarat servisine yönelik Tahran yönetiminin tutumu resmen duyurulmuş oldu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-ingiltere-karari-iki-askeri-kuvveti-teror-orgutu-saydi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/irandan-ingiltere-karari-iki-askeri-kuvveti-teror-orgutu-saydi.png" type="image/jpeg" length="86868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'nın petrol rafinerisi hedef alındı: İHA saldırısında yangın çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyanin-petrol-rafinerisi-hedef-alindi-iha-saldirisinda-yangin-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyanin-petrol-rafinerisi-hedef-alindi-iha-saldirisinda-yangin-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın Rusya'nın Nijniy Novgorod bölgesine düzenlediği bildirilen İHA saldırısında 100'den fazla hava aracı düşürüldü. Rafinerinin bulunduğu bölgede yangın çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>'nın <strong>Nijniy Novgorod </strong>bölgesi, gece ve sabah saatlerinde çok sayıda insansız hava aracının hedefi oldu. Bölge Valisi Gleb Nikitin, hava savunma sistemlerinin 100'den fazla İHA'yı etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Saldırılarda Kstovo bölgesindeki bir sanayi tesisinin zarar gördüğü bildirildi.</p>

<h2><strong>Bölgeye 100'den fazla İHA gönderildiği açıklandı</strong></h2>

<p>Nijniy Novgorod Bölge Valisi Gleb Nikitin, yazılı açıklamasında bölgenin gece boyunca ve sabah saatlerinde yoğun <strong>İHA</strong> saldırılarına maruz kaldığını belirtti. Nikitin, hava savunma sistemlerinin müdahalesi sonucunda 100'den fazla insansız hava aracının düşürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Kstovo bölgesinde bulunan bir sanayi tesisinde önemli ölçüde hasar oluştuğunu aktaran Nikitin, ilk tespitlere göre olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Rafinerinin bulunduğu bölgede yangın görüntüleri paylaşıldı</strong></h3>

<p>Sosyal medya platformlarında yayımlanan görüntülerde, Nijegorodnefteorgsintez petrol rafinerisinin yer aldığı sanayi bölgesinde büyük bir <strong>yangın</strong> çıktığı görüldü. Kayıtlarda tesisten yoğun siyah duman yükseldiği dikkati çekti.</p>

<p>Saldırının ardından rafinerinin hasar aldığı öne sürülürken, tesisin durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3><strong>Rafinerinin yıllık kapasitesi 17 milyon ton</strong></h3>

<p>Rusya'nın büyük <strong>petrol</strong> <strong>işleme</strong> <strong>tesisleri</strong> arasında bulunan Nijegorodnefteorgsintez, yılda yaklaşık 17 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahip. Tesiste benzin, dizel ve havacılık yakıtı üretiliyor.</p>

<p>Rafineri, daha önce de Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının saldırılarında hedef alınmıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyanin-petrol-rafinerisi-hedef-alindi-iha-saldirisinda-yangin-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/rusyanin-nijniy-novgorod-bolgesine-yogun-iha-saldirisi-duzenlendi.png" type="image/jpeg" length="98599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Maratonu başladı: İşte kapanan yollar ve alternatif güzergahlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-maratonu-basladi-iste-kapanan-yollar-ve-alternatif-guzergahlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-maratonu-basladi-iste-kapanan-yollar-ve-alternatif-guzergahlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Maratonu nedeniyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Avrasya Tüneli ve Galata Köprüsü başta olmak üzere kentin birçok ana arteri çift yönlü araç trafiğine kapatılırken, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri sürücüleri Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim köprüleri ile belirlenen alternatif kara yolu hatlarına yönlendiriyor. İşte İstanbul Maratonu kapanan yollar ve alternatif güzergahlar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da düzenlenen maraton organizasyonu sebebiyle kentin ana ulaşım arterlerinde geniş kapsamlı trafik tedbirleri devreye alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Avrasya Tüneli ve Galata Köprüsü başta olmak üzere Avrupa ve Anadolu yakasındaki çok sayıda cadde, sokak ve bağlantı yolu çift yönlü olarak araç geçişine kapatıldı.</p>

<p>Yetkililer, maraton bitimine kadar sürecek kısıtlamalar süresince sürücülerin mağduriyet yaşamaması adına belirlenen alternatif arterlerin ve köprülerin kullanılmasını tavsiye ediyor.</p>

<p>Trafik düzenlemesi doğrultusunda Boğaz geçiş koridorlarında uygulanan ana kapanışlar şu şekilde gerçekleşti:</p>

<ul>
 <li><strong>15 Temmuz Şehitler Köprüsü:</strong> Köprüye katılım sağlayan güney ve kuzey tüm bağlantı kolları maraton süresince araç trafiğine kapatıldı.</li>
 <li><strong>Avrasya Tüneli:</strong> Tünel, her iki yakadan girişler dahil olmak üzere çift yönlü araç trafiğine tamamen durduruldu.</li>
 <li><strong>Galata Köprüsü:</strong> Tarihi Yarımada ile Beyoğlu aksını bağlayan köprü çift taraflı ulaşıma kapatıldı.</li>
</ul>

<h3><strong>Avrupa Yakası’nda trafiğe kapatılan noktalar</strong></h3>

<p>Avrupa Yakası’nda Beşiktaş, Beyoğlu ve sahil hattı boyunca yarış güzergâhında yer alan noktalar kademeli olarak ulaşıma kapatıldı:</p>

<ul>
 <li><strong>Bağlantı ve Katılım Noktaları:</strong> Güney Zincirlikuyu ayrımı, Gayrettepe Melas Otel önü D-100 güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu ve Sait Çiftçi D-100 güney katılımları, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 kuzey katılımı, TAT Towers önü, metrobüs durakları, Balmumcu tünel girişi ve Balmumcu Kavşak.</li>
 <li><strong>Sahil ve Tarihi Yarımada Hattı:</strong> Ragıp Gümüşpala, Reşadiye, Kennedy ve Rauf Orbay caddeleri ile Havuzlu Kavşak Alt Geçidi, Ankara, Alemdar, Divanyolu, Ahırkapı, Genç Osman, Gazi Mustafa Kemalpaşa, Namık Kemal caddeleri ve Aksakal Sokağı.</li>
 <li><strong>Beşiktaş ve Beyoğlu Güzergâhı:</strong> Merkez Komutanlığı, Yıldız, Serencebey, Dolmabahçe, Kabataş, Salı Pazarı, Fındıklı, Tophane, Kemeraltı, Perşembe Pazarı, Boğazkesen, Kadırgalar Caddesi altbaş ışıklar; Ressam Hamdibey, Bostancı Veli, Abbasağa, Mete Kavşağı Bedri Karafakihoğlu, İnebolu, Akyol ve Hasfırın sokakları.</li>
 <li><strong>Meydan ve Cadde Çıkışları:</strong> Sabancı Lisesi, Çiğdem, Beşiktaş İskele, İnönü Caddesi AKM ve MKE önü, Ortaköy dönüşleri, Beşiktaş Meydanı, Karaköy Meydanı, Deniz Liman çıkışı, Revani Sokağı gelişi, Mebusan Yokuşu başı, Boğazkesen Caddesi Defterdar Yokuşu gidişleri.</li>
 <li><strong>Kritik Arterler:</strong> Çırağan, Tersane, Meclis-i Mebusan, Dolmabahçe, Kemeraltı, Necatibey ve Dolmabahçe Gazhane caddeleri; Barbaros Bulvarı Merkez Komutanlığı ışıklardan iniş istikameti ile Beşiktaş Meydan-Yıldız ışıklar arası; Ortaköy Meydanı ve Palangalar Işıklar'dan Beşiktaş Meydanı yönü; Refik Saydam Caddesi ve Atatürk Köprüsü'nden Perşembe Pazarı'na giriş; Şişhane Meydanı'ndan Bankalar Caddesi'ne giriş ve Dereboyu Caddesi Muvakkit Sokağı girişi.</li>
</ul>

<h3><strong>Anadolu Yakası’nda trafiğe kapatılan yollar</strong></h3>

<p>Anadolu Yakası'nda köprüye bağlanan ana kollar ve sahil ilçelerindeki kavşaklarda geçiş izni verilmiyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Köprü ve Otoyol Katılımları:</strong> Kuzey Uzunçayır rampa kapama noktası, Kuzey Ünalan Ataşehir Sabiha Gökçen ayrımları, Kısıklı Caddesi ve Mahir İz Caddesi Altunizade Köprüsü üzerinden D-100 kuzey ve güney katılımları, Kuşbakışı Caddesi Petrol-İş önü D-100 güney bağlantısı ve Tophanelioğlu Caddesi D-100 kuzey katılımı.</li>
 <li>
 <p><strong>Bağlantı Aksları:</strong> Şile Yolu'nun Libadiye Kavşağı ile Kısıklı Caddesi arasındaki bölümü, Avrasya Tüneli D-100 kuzey yolu girişleri ile Mahir İz Caddesi, Fahrettin Kerim Gökay Caddesi ve Akagündüz Sokağı kavşağı.</p>
 </li>
 <li><strong>Boğaz Çevresi Güzergâhı:</strong> Beylerbeyi Abdullahağa Caddesi'nden 15 Temmuz Şehitler Köprüsü kuzey yönüne bağlantı, Gümüşyolu Caddesi Baba Nakkaş Sokağı kesişimi, Yalıboyu Caddesi Beylerbeyi Çamlıca Caddesi kesişimi, Abdullahağa Caddesi'nin Kuzguncuk ve Eski Çınar sokakları kesişimlerinden Beylerbeyi istikameti; Kısıklı Caddesi, Bağlaryolu Sokağı ve Nurbaba Sokağı kavşağından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yönü.</li>
</ul>

<h2><strong>Sürücüler için açık alternatif güzergâhlar</strong></h2>

<p>Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, kapatılan yolların çevresindeki sürücüleri kademeli olarak şu alternatif güzergâhlara yönlendiriyor:</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Bölge / Kapanan Hat</th>
   <th>Kullanılabilecek Alternatif Güzergâhlar</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Kıtalararası Geçişler</strong></td>
   <td>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (FSM), Yavuz Sultan Selim Köprüsü (YSS)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Avrupa Yakası Sahil &amp; Tarihi Yarımada</strong></td>
   <td>D-100 kara yolu, Yeni Havaalanı Caddesi, Ekrem Kurt Bulvarı, 10. Yıl Caddesi, Atatürk Köprüsü, Atatürk Bulvarı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Beşiktaş &amp; Şişli &amp; Beyoğlu Çevresi</strong></td>
   <td>Büyükdere Caddesi, Balmumcu, Levent, Sarıyer, Palangalar Caddesi, Taksim, Maçka, Tarlabaşı Bulvarı, Unkapanı Köprüsü, Defterdar Yokuşu, Divan Kavşağı, Asker Ocağı Caddesi, Okçu Musa Caddesi, Kuruçeşme</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Anadolu Yakası Bağlantıları</strong></td>
   <td>Nuhkuyusu Caddesi, Çamlıca Bağlantı Yolu, Ünalan, Ataşehir hattı</td>
  </tr>
 </tbody>
</table><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-maratonu-basladi-iste-kapanan-yollar-ve-alternatif-guzergahlar</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/maraton.jpg" type="image/jpeg" length="63378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Uçum'dan yeni anayasa çıkışı: "TBMM temsili kurucu iradedir, süreç AYM denetimine tabi olamaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-ucumdan-yeni-anayasa-cikisi-tbmm-temsili-kurucu-iradedir-surec-aym-denetimine-tabi-olamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-ucumdan-yeni-anayasa-cikisi-tbmm-temsili-kurucu-iradedir-surec-aym-denetimine-tabi-olamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM'nin milli egemenliğin tek meşru sahibi halk adına "temsili kurucu irade" sıfatıyla yeni anayasa yapmaya tam yetkili olduğunu vurgularken, bu yapım sürecinde alınacak kararların ve kabul edilecek metnin Anayasa Mahkemesi'nin şekli veya esastan denetimine tabi tutulamayacağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni ve sivil bir anayasa yapma yetkisini ve sürecin hukuki boyutlarını Anadolu Ajansı için kaleme aldı. TBMM'nin gücünü doğrudan asli kurucu irade olan halktan aldığını vurgulayan Uçum, yeni anayasa yapım sürecinde Meclis'in mevcut anayasal normlarla sınırlı tutulamayacağını ve Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bu süreci şeklen veya esastan denetleme yetkisi bulunmadığını belirtti.</p>

<h3><strong>"Milli egemenliğin tek meşru sahibi halktır"</strong></h3>

<p>Yeni anayasa tartışmalarının odağındaki "kurucu iktidar" kavramını değerlendiren Mehmet Uçum, darbe dönemlerinde ortaya çıkan yapıların dokunulmaz kabul edilmesini eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yeni anayasa yapma yetkisi, asli kurucu irade olan halkın verdiği görevden doğar. Milli egemenliğin tek meşru sahibi halk, anayasa yapma hakkına ve gücüne sahiptir. Gayrimeşru ve hukuk dışı bir güç olan darbecilerin yaptığı anayasanın ilga edilemeyeceğini ileri sürmek, milli egemenliği ve demokrasiyi reddetmek demektir."</p>
</blockquote>

<p>Öğretideki klasik "asli ve tali kurucu iktidar" ayrımının eskidiğini savunan Uçum, yeni anayasa yapımını yalnızca olağanüstü dönemlere bağlayan görüşlerin meşruiyet taşımadığını ifade etti:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_c3e0b34bb6869a9d-19">"Olağanüstü dönem asli kurucu iktidar örnekleri çerçevesinde savaşlar, darbeler, ülkelerin zora dayalı parçalanması sürecinde ortaya çıkan hukuk boşluğunda gücü ele geçiren odakların yaptıkları anayasaları meşru ve dokunulmaz görmek, bu sorunların özüdür. Bu sorunlara rağmen asli kurucu iktidar görüşüne dayanılarak TBMM’nin yeni anayasa yapma yetkisi olmadığını savunanlar görülüyor. Bunlara göre yeni anayasa yapma yetkisi sadece savaşlar, darbeler, ülkelerin zorla parçalanması sonucu ortaya çıkan egemendedir. Bu yaklaşım, demokrasi ve halk karşıtı bir konuma sürüklenmek demektir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"TBMM'nin iradesi norm üstü bir temsil iradesidir"</strong></h3>

<p>TBMM'nin yalnızca kanun yapan veya anayasa değiştiren "kurulmuş" bir organ olmadığını, aynı zamanda sosyolojik meşruiyet taşıdığını belirten Uçum, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_c3e0b34bb6869a9d-20">"TBMM, halkın seçmen sıfatıyla kullandığı oylarla temsil yetkisini verdiği ve bunun doğrudan ve görgül olarak saptandığı en üst mercidir. Yani TBMM’nin halkın temsil edildiği yer olduğunu tespit etmek için hukuksal bir kurala bakmak gerekli değildir. TBMM, bu özelliğiyle yeni anayasa yapma iradesini ortaya koyduğu anda, yeni anayasa yapmak bakımından cari anayasal düzen normlarıyla bağlı değildir çünkü bu karardan sonra yeni anayasa yapımı bakımından artık eski anayasal düzene göre 'kurulu' bir organ değil toplumsal ve siyasi meşruiyet fonksiyonunu kullanan temsili kurucu iradedir."</p>
</blockquote>

<p>Meclis'in temsil gücünün anayasal normların da üzerinde olduğunu kaydeden Uçum, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_c3e0b34bb6869a9d-21">"TBMM'nin iradesi, sadece cari anayasayla kurulmuş bir iktidar iradesi değildir. TBMM'nin iradesi, sadece anayasal normdan doğan norm iradesi değildir. TBMM’nin iradesi, aynı zamanda cari anayasadan önce de var olan sonra da var olacak halkın yani asli kurucu olan halkın toplumsal ve siyasal temsilciliğinden kaynaklanan 'norm üstü bir temsil iradesi'dir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Değiştirilmezlik ilkesi ve tarihsel birikim temel güvencedir"</strong></h3>

<p>Yeni anayasa sürecinde kazanılmış hakların ve kurucu ilkelerin korunması konusuna da değinen Uçum, Şili örneğini hatırlatarak tarihsel devamlılığın önemine dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_c3e0b34bb6869a9d-22">"Tarihsel, sosyal, siyasal ve hukuksal birikim temel güvencedir. Olağan koşullarda hiçbir yeni anayasa toplumun tarihsel ve ulusal özellikleri, demokratik kazanımları ve hak birikimleri göz ardı edilerek yapılamaz. Devamlılığın güvencesi olan 'değiştirilmezlik ilkesi' de bu kapsamda dikkate alınacak bir ilkedir. Devamlılığı dikkate almayan bir yeni anayasa yapımının halk tarafından benimsenmesi pratik olarak mümkün değildir. Buna ilişkin çarpıcı örnek, Şili’de 2022'nin eylül ayında yüzde 62 oyla reddedilen yeni anayasadır. Oysa Şili halkı, 2020’de yeni anayasanın yapılmasını yüzde 80’le desteklemişti."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Süreçteki hiçbir karar ve işlem AYM denetimine tabi olamaz"</strong></h3>

<p>TBMM'nin yeni anayasa sürecinde ikili bir nitelik kazandığını belirten Uçum, Anayasa Mahkemesi'nin denetim yetkisine ilişkin sınırları net ifadelerle çizdi:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_c3e0b34bb6869a9d-23">"TBMM, yeni anayasa yapım sürecinde ikili bir niteliğe kavuşur. Biri cari anayasa tarafından 'kurulmuş iktidar' niteliğidir. Diğeri asli kurucu irade olan halk tarafından görevlendirilmiş 'temsili kurucu irade' niteliğidir. TBMM, yeni anayasa yapım sürecinde eş zamanlı olarak bu iki niteliğin gerektirdiği fonksiyonları kendi mecralarında ayrı ayrı yerine getirir... Temsili kurucu irade olarak yeni anayasa yapım sürecini yürütürken AYM denetimine bağlı olmayacaktır çünkü iki ayrı mecra, iki ayrı nitelik söz konusudur."</p>
</blockquote>

<p>Uçum, Meclis'in mevcut anayasanın 175. maddesindeki usulü tercih etmesi durumunda dahi AYM'nin denetim hakkı doğmayacağını vurguladı:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_c3e0b34bb6869a9d-24">"TBMM, mevcut anayasanın 175. maddesindeki usule göre yeni anayasanın yapılmasını tercih etse bile bu durum yeni anayasanın kabulüne anayasa değişikliği statüsü kazandırmaz, AYM’nin şekli denetim yetkisini devreye sokmaz... Açık ya da örtük kararın ya da kanunun ve nihayetinde kabul edilecek yeni anayasanın şeklen de olsa AYM denetimine tabi olmayacağı izahtan varestedir çünkü TBMM’nin yeni anayasaya ilişkin yapacağı faaliyetler mevcut anayasayla kurulmuş iktidar faaliyeti olmadığı için mevcut anayasanın bir organı olan anayasa yargısının da denetimi dışındadır. Yani tüm bu süreçlerde TBMM tarafından cari norm dışında verilen kararlar söz konusudur. Bu nedenle yeni anayasa yapım sürecindeki hiçbir karar ve işlem, hiçbir şekilde AYM denetimine tabi olamaz."</p>
</blockquote>

<p>AYM'nin yeni anayasayı esastan denetleyebileceği yönündeki görüşleri "abesle iştigal" olarak niteleyen Mehmet Uçum, yazısını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Anayasa değişikliğini dahi sadece şeklen denetleyebilen yani esastan denetim yasağına tabi olan AYM’nin, TBMM’nin yapacağı yeni anayasayı esastan denetleyebileceğini ileri sürmek, Cumhuriyet'in yerine oligarşik bir anayasa yargısı rejiminin varlığını kabul etmek demektir. Böyle bir görüşün ise hiçbir kıymeti olmaz."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-ucumdan-yeni-anayasa-cikisi-tbmm-temsili-kurucu-iradedir-surec-aym-denetimine-tabi-olamaz</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b506ddd9-814e-4c65-b1fa-9fa6e2bef78c.webp" type="image/jpeg" length="63810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de Filistin'e destek eylemlerinde 139 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-filistine-destek-eylemlerinde-139-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-filistine-destek-eylemlerinde-139-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin başkenti Londra'da hükümet tarafından yasaklı örgüt listesine alınan Palestine Action grubuna destek vermek amacıyla ABD Büyükelçiliği önünde oturma eylemi yapan göstericilere polis sert müdahalede bulunurken, altı saat süren eylemde 139 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere'nin başkenti Londra'da, İsrail ile ticari ve askeri bağları bulunan şirketlere yönelik protestoları sebebiyle hükümet tarafından yasaklı örgüt ilan edilen Palestine Action grubuna destek amacıyla düzenlenen oturma eyleminde tansiyon yükseldi. Nine Elms bölgesindeki ABD Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen gösteriye müdahale eden polis, 139 kişiyi gözaltına aldı.</p>

<h3><strong>ABD Büyükelçiliği önünde oturma eylemi</strong></h3>

<p>Londra'nın Nine Elms semtinde bulunan ABD Büyükelçiliği binası önünde toplanan yüzlerce gösterici, Palestine Action'a yönelik faaliyet yasağının derhal kaldırılmasını talep etti. "Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum" yazılı döviz ve pankartlar taşıyan eylemciler, sefarethane çevresinde oturma eylemi başlattı.</p>

<p>Eylemi organize eden Defend Our Juries grubu, gösteriye yaklaşık 400 kişinin katıldığını bildirirken; güvenlik güçlerinin bazı eylemcileri sadece boş pankart taşıdıkları gerekçesiyle dahi gözaltına aldığını, protestoda kullanılan cansız mankenlere dahi el konulduğunu duyurdu.</p>

<h3><strong>Metropolitan Polisi: Altı saatte 139 kişi gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Londra Metropolitan Polisi tarafından yapılan resmi açıklamada, yerel saatle 13.00'te (TSİ 16.00) başlayan gösterilere yönelik güvenlik güçlerinin müdahale ettiği ve yaklaşık altı saatlik süre zarfında 139 eylemcinin gözaltına alındığı bildirildi. Emniyet yetkilileri, gözaltı işlemlerinin sürdüğünü ve yasaklı örgüt propagandası kapsamına giren faaliyetlere müsamaha gösterilmeyeceğini kaydetti.</p>

<p>İngiliz terörle mücadele mevzuatında "yasaklı örgüte destek vermek veya propagandasını yapmak" suçlaması 14 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Buna karşın Defend Our Juries öncülüğünde örgütlenen eylemcilerin, ifade özgürlüğünün kısıtlandığına dikkat çekmek amacıyla bilinçli olarak kendilerini gözaltına aldırdıkları ve katılımcılar arasında çok sayıda yaşlı İngiliz vatandaşının da bulunduğu gözlemlendi.</p>

<p>İngiltere'de İsrail ile iş birliği yapan şirketlerin tesislerine yönelik doğrudan eylemleriyle bilinen Palestine Action, Haziran 2025'te Brize Norton Hava Üssü'ne düzenlediği baskınla gündeme gelmişti. Eylemciler üs tellerini keserek askeri kargo uçaklarının motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve uçakların üzerine Filistin bayrağı yerleştirmişti.</p>

<p>Söz konusu olayın ardından dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper'ın başlattığı prosedür çerçevesinde Palestine Action, Temmuz 2025'te yasaklı örgütler listesine alındı. Grubun yasal statüsüne yönelik itirazları inceleyen İngiltere Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat tarihinde İçişleri Bakanlığı'nın yasaklama kararını hukuka aykırı bularak yasağın kaldırılması yönünde hüküm verdi. Ancak hükümete temyiz başvuru hakkı tanınması sebebiyle karar nihai olarak yürürlüğe girmedi ve kolluk kuvvetleri gruba destek verenlere yönelik gözaltı uygulamalarını sürdürmeye devam etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-filistine-destek-eylemlerinde-139-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/eylem-ingiltere.webp" type="image/jpeg" length="75651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadıköy'de istifa sesleri: Guendouzi'den Göztepe yenilgisi sonrası itiraf]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kadikoyde-istifa-sesleri-guendouziden-goztepe-yenilgisi-sonrasi-itiraf</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kadikoyde-istifa-sesleri-guendouziden-goztepe-yenilgisi-sonrasi-itiraf" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'in 10. haftasında evinde Göztepe'ye 2-1 kaybederek zirve yarışında ağır bir darbe alan Fenerbahçe'de tribünler maç sonu "Yönetim istifa" tezahüratlarıyla ayağa kalkarken, sarı-lacivertli takımın Fransız orta sahası Matteo Guendouzi içinde bulundukları tablonun çok zor olduğunu ve bu kriz ortamından çıkabilmek adına sahada çok daha fazlasını yapmak zorunda olduklarını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında sahasında Göztepe’yi ağırlayan Fenerbahçe, 1-0 öne geçtiği mücadeleden 2-1’lik mağlubiyetle ayrılarak şampiyonluk yarışında ağır bir yara aldı. Konuk ekibin art arda bulduğu iki golün ardından tribünlerde tansiyon yükselirken, Kadıköy’de uzun süre "Yönetim istifa" tezahüratları yankılandı. Karşılaşma sonrası sarı-lacivertli futbolcular Matteo Guendouzi ve Oppong'un yaptığı açıklamalar camiadaki krizin boyutunu gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="Guendouzi1 443564-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/guendouzi1-443564.webp" width="930" /></p>

<h3><strong>Guendouzi: "Yaşadığımız durum çok zor, daha iyisini yapmak zorundayız"</strong></h3>

<p>Karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Fenerbahçe'nin Fransız orta saha oyuncusu Matteo Guendouzi, takımın girdiği darboğazı kabul ederek özeleştiride bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Ne söylenir bilmiyorum. Şu an yaşadığımız durum, çok zor bir durum. Yediğimiz ilk gole kadar iyi bir maç ortaya koyduk. Yarattığımız şansları değerlendirmeliydik. İkinci golü atabilseydik maçın kilidini çözmüş olurduk, maçı bitirebilirdik. Onlar gol attıktan sonra işler zor noktaya geldi. Zor bir durumdayız. Bu durumdan çıkmak için daha iyisini yapmak zorundayız."</p>
</blockquote>

<p>Mücadelenin ardından konuşan bir diğer isim Oppong ise taraftarların yaşadığı hayal kırıklığını paylaştıklarını ifade ederek, "Zor bir maçtı. Kazanmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık ama maalesef istediğimiz neticeyi elde edemedik. Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Çok daha iyisi olabilirdi" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="Oppong 771002-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/oppong-771002.webp" width="930" /></p>

<h3><strong>Kadıköy'de yönetim ve futbolculara yoğun protesto</strong></h3>

<p>Mücadelenin son bölümünde Göztepe'nin 2 dakikada bulduğu 2 golle geriye düşen sarı-lacivertlilerde tribünler adeta isyan etti. Karşılaşmanın son düdüğüne kadar sarı-lacivertli tribünlerden koro halinde "Yönetim istifa" tezahüratları yükselirken, taraftarlar sahada varlık gösteremeyen futbolcuları da ıslıklarla protesto etti. İç sahadaki bu kritik kayıp, sarı-lacivertli kulüpte hem saha içi hem de yönetimsel bazda yeni bir tartışma dalgası başlattı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kadikoyde-istifa-sesleri-guendouziden-goztepe-yenilgisi-sonrasi-itiraf</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/guendouzi2-716586.webp" type="image/jpeg" length="98891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağcılar'da inşaat temeli kazısında çatlaklar oluşan 4 bina boşaltıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bagcilarda-insaat-temeli-kazisinda-catlaklar-olusan-4-bina-bosaltildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bagcilarda-insaat-temeli-kazisinda-catlaklar-olusan-4-bina-bosaltildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bağcılar'da temel kazısı ve inşaat çalışmaları esnasında bitişikteki binaların duvarlarında derin çatlaklar oluşması ve çatırdama sesleri duyulması üzerine panik yaşayan mahalle sakinleri sokağa dökülürken, belediye ekiplerinin yaptığı ilk inceleme sonrası 2 bina mühürlendi ve risk taşıyan komşu 2 bina ile birlikte toplam 4 yapı tedbiren tahliye edilerek sokak trafiğe kapatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'un Bağcılar ilçesinde devam eden bir inşaat çalışması sırasında çevredeki binalarda çatlaklar meydana gelmesi ve çatırdama seslerinin duyulması mahallede paniğe yol açtı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin yaptığı incelemelerin ardından 2 bina mühürlenirken, bitişikteki 2 bina da tedbiren tahliye edildi. Risk nedeniyle sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı.</p>

<h3><strong>Duvarlarda çatlaklar oluştu</strong></h3>

<p>Olay, Bağcılar Kazım Karabekir Mahallesi 262. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sokak üzerinde bulunan bir inşaat alanında zemin ve kazı çalışmaları sürdüğü esnada, şantiyenin bitişiğinde yer alan binanın duvarlarında derin çatlaklar oluşmaya başladı.</p>

<p>İnşaatın hemen yan tarafındaki bir başka binadan da çatırdama sesleri gelmesi üzerine bina sakinleri büyük panik yaşayarak kendi imkânlarıyla kendilerini sokağa attı. Çevredekilerin durumu bildirmesiyle bölgeye kısa sürede çok sayıda itfaiye, zabıta, polis ve ilçe belediyesine bağlı teknik ekipler sevk edildi.</p>

<h3><strong>2 bina mühürlendi, 2 bina tedbiren tahliye edildi</strong></h3>

<p>Olay yerine ulaşan belediyeye bağlı imar ve teknik inceleme ekipleri, çatlakların meydana geldiği yapılarda detaylı kontroller gerçekleştirdi. Yapılan ilk tespitlerde inşaatın etrafındaki iki yapıda belirgin yapısal ve kısmi çatlaklar bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Teknik ekiplerin değerlendirmesi sonucunda taşıyıcı sisteminde risk saptanan 2 bina zabıta ekiplerince mühürlenerek boşaltıldı. Güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkaran yetkililer, mühürlenen yapıların bitişiğindeki 2 binayı da olası bir çökme ve kayma tehlikesine karşı tedbiren tahliye etti. Böylece sokakta toplam 4 bina güvenlik gerekçesiyle boşaltılmış oldu.</p>

<h3><strong>Sokak giriş-çıkışlara kapatıldı</strong></h3>

<p>Tahliyelerin tamamlanmasının ardından polis ve zabıta ekipleri, güvenlik şeritleri çekerek 262. Sokak'ın giriş ve çıkışlarını tamamen trafiğe kapattı. Çevrede geniş güvenlik önlemleri alınırken, evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşların konaklama ve barınma ihtiyaçları için belediye koordinasyonunda çalışma yürütüldüğü öğrenildi.</p>

<p>İnşaat alanındaki kazı ve çalışmalar tamamen durdurulurken, binaların zemin hareketliliği ve statik durumuna ilişkin inceleme başlatıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bagcilarda-insaat-temeli-kazisinda-catlaklar-olusan-4-bina-bosaltildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/bagcilar-da-insaat-nedeniyle-2-binada-catlak-20384478-sd.jpg" type="image/jpeg" length="58145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Stanimir Stoilov Fenerbahçe zaferinin perde arkasını anlattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/stanimir-stoilov-fenerbahce-zaferinin-perde-arkasini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/stanimir-stoilov-fenerbahce-zaferinin-perde-arkasini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'in 10. haftasında deplasmanda Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup eden Göztepe'de teknik direktör Stanimir Stoilov, tarihi geri dönüşün perde arkasını açıklayarak devre arasında futbolcularına sarı-lacivertli rakibe gereğinden fazla saygı göstermemeleri ve ritmi artırmaları yönünde talimat verdiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında deplasmanda Fenerbahçe'yi geriden gelerek 2-1 mağlup eden Göztepe'de teknik direktör Stanimir Stoilov, tarihi galibiyetin ardından karşılaşmayı değerlendirdi. Karşılaşmanın ikinci yarısında ortaya koydukları geri dönüşün perde arkasını anlatan Bulgar teknik adam, devre arasında soyunma odasında yaptığı konuşmanın maçın kaderini değiştirdiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>"Devre arası oyuncularıma ritmi artırmamız gerektiğini söyledim"</strong></h2>

<p>Zorlu ve sert bir doksan dakikayı geride bıraktıklarını ifade eden Stanimir Stoilov, iki ekibin de kazanmak adına açık bir futbol sergilediğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Çok zor ve sert bir maçtı. Dışarıdan izlemesi zevkliydi. İki takım da iyi oynadı, oynamak istedi ve gol fırsatları yakaladı. Fenerbahçe ilk yarıda yakaladığı fırsatı gole çevirdi. Devre arası oyuncularıma 'Ritmi artırmalıyız, rakibe topu vermemeliyiz, inisiyatif vermemeliyiz, gereğinden fazla saygı göstermemeliyiz' dedim. Bununla birlikte ikinci yarıda sahada bambaşka bir Göztepe oldu ve aradığımız golleri bulduk. Oyun seviyemizi her geçen gün yukarı çekiyoruz. Çok mutluyuz, çok değerli bir galibiyetti."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Fenerbahçe'nin arkadaki boşluklarını değerlendirdik"</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'nin kaliteli ayaklara sahip güçlü bir ekip olduğunun altını çizen tecrübeli çalıştırıcı, sahaya belirli bir taktiksel planla çıktıklarını aktardı. Maç öncesi yaptıkları analizlerin karşılığını aldıklarını belirten Stoilov, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Kazandıktan sonra 'plan tuttu' demek elbette çok kolay. Ancak bizim sahada net bir stratejimiz vardı. Fenerbahçe'nin savunma arkasındaki boşluklarını değerlendirmek ve kendi arka alanımızı sağlam kapatmak zorundaydık. Her teknik adam rakibini detaylıca analiz eder; zayıf yönleri kullanmak ve güçlü yönleri kısıtlamak ister. Biz de bunu başardık. Tüm Göztepe ailesini tebrik ediyorum. Biz her zaman kenetlenmeliyiz; beraber olunca beraber kazanıyor, beraber kaybediyoruz. Bu birlikteliği asla bırakmamalıyız."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/stanimir-stoilov-fenerbahce-zaferinin-perde-arkasini-anlatti</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/stoilov-475925.webp" type="image/jpeg" length="91902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="13298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="52659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="98452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="37931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="47553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="64393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="57610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="10953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="99476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="87978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="83115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="15764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="33441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="72165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="78524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="72519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="55926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="57006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="93758"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
