<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2026 18:26:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lucas Torreira neden gündem oldu? Ünlü restorana ortak olduğu iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/lucas-torreira-neden-gundem-oldu-unlu-restorana-ortak-oldugu-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/lucas-torreira-neden-gundem-oldu-unlu-restorana-ortak-oldugu-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira, bu kez futboluyla değil İstanbul’daki yatırımıyla gündeme geldi. Torreira’nın Etiler’de sık sık ziyaret ettiği bir restoranın yüzde 49 hissesini yaklaşık 20 milyon TL karşılığında satın aldığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Galatasaray forması giyen </span><strong><span>Lucas Torreira</span></strong><span> hakkında dikkat çeken bir yatırım iddiası ortaya atıldı. Takvim’den Ufuk Özcan’ın haberine dayandırılan bilgilere göre Uruguaylı orta saha oyuncusu, İstanbul’un Etiler semtinde bulunan ve daha önce müşteri olarak sık sık ziyaret ettiği bir restorana ortak oldu.</span></p>

<p><img alt="Galatasaray'da Lucas Torreira'nın durumu belli oldu" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/1759650717758-321312.jpg" width="1600" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>LUCAS TORREIRA RESTORANA ORTAK MI OLDU?</span></h2>

<p><span>Lucas Torreira’nın gündeme gelmesinin nedeni, İstanbul’da yaptığı öne sürülen restoran yatırımı oldu.</span></p>

<p><span>Habere göre Torreira, Etiler’de ünlü isimlerin de tercih ettiği belirtilen restoranın </span><strong><span>yüzde 49 hissesini satın aldı</span></strong><span>. Uruguaylı futbolcunun söz konusu ortaklık için yaklaşık </span><strong><span>20 milyon TL ödeme yaptığı</span></strong><span> iddia edildi.</span></p>

<p><span>Torreira veya temsilcilerinden ortaklığa ilişkin kamuoyuna yansıyan resmi bir açıklama ise şu ana kadar bulunmuyor. Bu nedenle yüzde 49 hisse ve 20 milyon TL’lik bedel bilgileri haber kaynaklarının aktardığı iddia olarak öne çıkıyor.</span></p>

<p><img alt="Torreira’dan Kocaelispor maçının ardından mesaj: “Her şeye ve herkese karşı oynuyoruz”" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/aecb5e90-c395-4066-8a26-8a8c304cfd5a.jpg" width="1280" /></p>

<h2><span>TORREIRA RESTORANIN MÜDAVİMLERİ ARASINDAYDI</span></h2>

<p><span>İddianın dikkat çeken ayrıntılarından biri de Torreira’nın yatırım yaptığı belirtilen restoranla daha önceden tanışıyor olması.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Uruguaylı futbolcunun Etiler’deki mekanı birçok kez ziyaret ettiği ve restoranın yemeklerini beğendiği aktarıldı. Torreira’nın mekana olan ilgisinin daha sonra yatırım kararına dönüştüğü ileri sürüldü.</span></p>

<p><span>Böylece iddianın doğru olması halinde Torreira, daha önce müşteri olarak gittiği işletmenin yüzde 49 oranında ortağı haline geldi.</span></p>

<p><img alt="Torreira Galatasarayda Kariyerinin En Verimli Sezonunu Geciriyor" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/torreira-galatasarayda-kariyerinin-en-verimli-sezonunu-geciriyor.jpg" width="1002" /></p>

<h2><span>LUCAS TORREIRA'NIN YATIRIMI NE KADAR?</span></h2>

<p><span>Gündeme gelen haberlerde Lucas Torreira’nın restoran yatırımı için yaklaşık </span><strong><span>20 milyon TL</span></strong><span> ödediği belirtiliyor.</span></p>

<p><span>Bu bedelin karşılığında Torreira’nın işletmenin yüzde 49’luk hissesini aldığı öne sürülüyor. Ancak işletmenin adı, ortaklık sözleşmesinin ayrıntıları ve hisse devrinin tarihi konusunda kamuoyuna açık doğrulanmış bir belge bulunmuyor.</span></p>

<p><span>Bu nedenle yatırımın finansal detayları resmi açıklama yapılana kadar iddia kapsamında değerlendiriliyor.</span></p>

<p><img alt="Saldırıya uğrayan Galatasaraylı Yıldız Lucas Torreira'nın ifadesi ortaya çıktı" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-62c134f209a7c117791c8a524b6cbd1b.jpg" width="1800" /></p>

<h2><span>LUCAS TORREIRA NEDEN GÜNDEM OLDU?</span></h2>

<p><strong><span>Lucas <a href="https://www.transfermarkt.com/lucas-torreira/profil/spieler/318077" rel="nofollow">Torreira</a></span></strong><span>, Galatasaray’daki performansından bağımsız olarak İstanbul’daki yeni yatırımı nedeniyle gündeme geldi.</span></p>

<p><span>30 yaşındaki Uruguaylı futbolcunun Etiler’de bulunan bir restoranın yüzde 49 hissesini yaklaşık 20 milyon TL’ye aldığı iddiası kısa sürede spor ve magazin gündeminde geniş yer buldu. Torreira’nın söz konusu restoranın daha önce düzenli müşterilerinden biri olduğunun belirtilmesi de habere olan ilgiyi artırdı.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/lucas-torreira-neden-gundem-oldu-unlu-restorana-ortak-oldugu-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/atletico-mineirodan-torreira-aciklamasi-cok-istedik-ama-olmadi.jpg" type="image/jpeg" length="22854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gram altın bugün ne kadar? 28 Eylül 2026 gram altın fiyatlarında sert düşüş]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gram-altin-bugun-ne-kadar-28-eylul-2026-gram-altin-fiyatlarinda-sert-dusus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gram-altin-bugun-ne-kadar-28-eylul-2026-gram-altin-fiyatlarinda-sert-dusus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gram altın fiyatları 28 Eylül 2026 Pazartesi günü yatırımcıların gündeminde. Küresel altın fiyatlarında yaşanan sert geri çekilmenin ardından gram altın da değer kaybetti. Gün içinde 6 bin 500 TL seviyelerine kadar gerileyen gram altında “Gram altın ne kadar, bugün kaç TL?” soruları öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Gram altın, haftanın ilk işlem gününde ons altındaki düşüşün etkisiyle aşağı yönlü hareket etti. Serbest piyasa verilerine göre gram altının satış fiyatı gün içinde yaklaşık </span><strong><span>6 bin 530-6 bin 550 TL bandında</span></strong><span> işlem görürken, günlük kayıp yüzde 3 seviyesine yaklaştı. Fiyatlar piyasa koşullarına göre gün içerisinde değişiklik gösterebiliyor.</span></p>

<p><img alt="SON DAKİKA ALTIN FİYATLARI (18 AĞUSTOS 2026): Gram altın ve çeyrek altında düşüş! Canlı gram, çeyrek altın kaç lira?-2" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" width="1548" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>GRAM ALTIN BUGÜN NE KADAR?</span></h2>

<p><span>28 Eylül 2026 tarihli piyasa verilerinde gram altının satış fiyatı gün içerisinde 6 bin 500 TL seviyelerinde seyretti. Doviz.com verilerinde gram altın 6.542 TL civarında işlem görürken alış fiyatı yaklaşık 6.541 TL olarak kaydedildi. Gün içindeki fiyat aralığı ise yaklaşık </span><strong><span>6.518 TL ile 6.747 TL</span></strong><span> arasında gerçekleşti.</span></p>

<p><span>Investing verilerinde de gram altın yaklaşık 6.546 TL seviyesinde görülürken günlük değer kaybı yüzde 2,8'in üzerinde gerçekleşti. Gram altın gün içerisinde 6.522 TL seviyelerine kadar geriledi.</span></p>

<p><img alt="Altın fiyatlarında jeopolitik hareketlilik: Gram altın güne yükselişle başladı! İşte çeyrek altın ve güncel rakamlar-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-36.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>GRAM ALTIN NEDEN DÜŞTÜ?</span></h2>

<p><span>Gram altındaki düşüşte uluslararası piyasalarda ons altının sert değer kaybetmesi belirleyici oldu. Ons altın 28 Eylül'de 4.150 dolar seviyelerine kadar gerilerken günlük kayıp yüzde 3'e yaklaştı.</span></p>

<p><span>Küresel piyasalarda yükselen petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırması ve ABD Merkez Bankası'nın faizleri daha yüksek seviyelerde tutabileceği beklentilerinin güçlenmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Bloomberg HT, ons altında günün ilk bölümünde yüzde 1,5'in üzerinde kayıp yaşandığını aktardı.</span></p>

<p><span>Türkiye'de gram altının fiyatlamasında ons altının yanı sıra dolar/TL kuru da etkili oluyor. 28 Eylül sabahında dolar/TL yaklaşık 48,98 seviyesinde işlem gördü.</span></p>

<p><img alt="Altın fiyatlarında son dakika hareketliliği! Gram altın ve çeyrek altın ne kadar oldu? (10 Temmuz 2026 güncel rakamlar)-3" class="detail-photo img-fluid" height="906" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/altin-37.png" width="1602" /></p>

<h2><span>ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM</span></h2>

<p><span>Gram altındaki geri çekilme diğer altın türlerine de yansıdı. Bloomberg HT'nin gün içi verilerinde çeyrek altının satış fiyatı yaklaşık </span><strong><span>10 bin 690 TL</span></strong><span>, yarım altının satış fiyatı yaklaşık </span><strong><span>21 bin 370 TL</span></strong><span>, Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise yaklaşık </span><strong><span>42 bin 640 TL</span></strong><span> seviyelerinde kaydedildi.</span></p>

<p><span>Altın fiyatlarında kuyumcu, banka ve serbest piyasa arasında alış-satış makası nedeniyle farklı rakamlar görülebiliyor. Bu nedenle özellikle fiziki altın işlemlerinde ekrandaki spot fiyat ile kuyumcuda oluşan fiyat arasında fark bulunabiliyor.</span></p>

<p><img alt="Altın fiyatlarında jeopolitik hareketlilik: Gram altın güne yükselişle başladı! İşte çeyrek altın ve güncel rakamlar-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/altin-fiyatlari-dususe-gecti2.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>GRAM ALTIN SON BİR AYDA NE KADAR DEĞİŞTİ?</span></h2>

<p><span>Gram altında son dönemde dalgalı seyir dikkat çekiyor. Doviz.com verilerine göre gram altın 3 Eylül 2026'da </span><strong><span>7.007 TL</span></strong><span> ile son bir ayın en yüksek seviyesini görürken, 28 Eylül'de 6.518 TL civarına gerileyerek son bir ayın en düşük seviyesine indi. Aynı verilere göre gram altında haftalık kayıp yaklaşık yüzde 4, aylık kayıp ise yüzde 5'in üzerinde gerçekleşti.</span></p>

<p><span>Buna karşın gram altının yıllık değişimi pozitif bölgede kaldı. Aynı veri setinde yıllık yükseliş yaklaşık yüzde 30 seviyesinde hesaplandı.</span></p>

<p><img alt="Uzman isimden gram altın için alım fırsatı uyarısı-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/altin-fiyatlari-ne-kadar-oldu-2-mart-2026-guncel-gram-ceyrek-ve-ons-altin-fiyatlari.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>GRAM ALTIN FİYATLARI İÇİN HANGİ VERİLER TAKİP EDİLİYOR?</span></h2>

<p><span>Gram altın fiyatlarının yönü açısından ons altın, dolar/TL kuru, ABD Merkez <a href="https://www.doviz.com/" rel="nofollow">Bankası</a>'nın faiz politikası, ABD enflasyon verileri ve küresel risk iştahı yakından takip ediliyor. Ons altındaki sert hareketler dolar/TL'deki değişimle birlikte Türkiye'deki gram altın fiyatına doğrudan yansıyabiliyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>28 Eylül 2026'da ons altındaki yüzde 3'e yaklaşan geri çekilme, gram altında da belirgin değer kaybına neden oldu. Yatırımcıların “gram altın bugün ne kadar?” ve “gram altın yükselir mi, düşer mi?” sorgularında özellikle güncel ons altın ve döviz kuru hareketlerini birlikte takip etmesi önem taşıyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gram-altin-bugun-ne-kadar-28-eylul-2026-gram-altin-fiyatlarinda-sert-dusus</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/tuik-finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-verilerinde-mevduat-ve-altin-one-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="55550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP’ten Bakan Tekin’e istifa çağrısı: Okullar savaş alanına döndü, derhal istifa et]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tipten-bakan-tekine-istifa-cagrisi-okullar-savas-alanina-dondu-derhal-istifa-et</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tipten-bakan-tekine-istifa-cagrisi-okullar-savas-alanina-dondu-derhal-istifa-et" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye’de bir öğretmenin okulda silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından Türkiye İşçi Partisi (TİP), Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısında bulundu. TİP, okullarda yaşanan saldırılara dikkat çekerek Bakan Tekin’i eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP), Osmaniye’de bir öğretmenin okulda silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirmesinin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e tepki gösterdi. Parti, okullarda öğretmen ve öğrencilere yönelik saldırıların arttığını belirterek Tekin’in istifa etmesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİP’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekildi. Açıklamada, “Her güne okullarda öğretmenlere ve öğrencilere dönük yeni bir silahlı saldırı haberiyle uyanıyoruz. Son olarak bugün Osmaniye'de bir öğretmen, okuldayken uğradığı saldırıda hayatını kaybetti. Tarikatların bakanı Yusuf Tekin, istifa etmen için daha kaç insanın can vermesi gerekiyor? Nasıl olsa zengin çocukları özel okulda güvenle okuyor diye mi rahatça koltuğunda oturmaya devam ediyorsun? Okullar savaş alanına döndü, derhal istifa et” ifadelerine yer verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tipten-bakan-tekine-istifa-cagrisi-okullar-savas-alanina-dondu-derhal-istifa-et</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tc-milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-sosyal-medya-hesabindan-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="14700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faik Öztrak, Kılıçdaroğlu’nun ihraç edildiği dernekten istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/faik-oztrak-kilicdaroglunun-ihrac-edildigi-dernekten-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/faik-oztrak-kilicdaroglunun-ihrac-edildigi-dernekten-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Faik Öztrak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sosyal Demokrasi Derneği üyeliğinden ihraç edilmesinin ardından dernek üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Öztrak, istifasının sosyal demokrasiye olan bağlılığından vazgeçtiği anlamına gelmediğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Faik Öztrak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sosyal Demokrasi Derneği Onur Kurulu kararıyla üyelikten çıkarılmasının ardından dernek üyeliğini sonlandırdığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztrak, yaptığı açıklamada dernekten ayrılma kararının gerekçelerini sosyal demokrasi anlayışı üzerinden ifade etti. Sosyal demokrat değerlerin siyasi hesaplara veya kişisel ilişkilere göre şekillendirilmemesi gerektiğini belirten Öztrak, istifasının bu değerlere bağlılığının bir göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Öztrak’ın dernek üyeliğinden istifa ettiğini duyurduğu açıklama şöyle:</p>

<p>“Sosyal demokrasi bir tabela, çevre ya da üyelik kartı değildir. Eşitliğe, özgürlüğe, çoğulculuğa ve demokrasiye duyulan sarsılmaz bağlılıktır. Sosyal demokrasi siyasi saiklere, kişisel ilişkilere ve günlük hesaplara göre eğilip bükülecek bir kavram değildir. Eleştirel düşüncenin, çoğulculuğun ve vicdanın yerine siyasi ikbal arayışı geçtiğinde geriye yalnızca içi boşaltılmış bir tabela kalır. Bir kurumdan ayrılmak, inandığım değerlerden vazgeçmek değildir. Bazen tam tersine, o değerlere sadakatin gereğidir. Bu nedenle Sosyal Demokrasi Derneği üyeliğimden istifa ediyorum. Dernekten ayrılıyorum; sosyal demokrasiden değil. Ben sosyal demokratım.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/faik-oztrak-kilicdaroglunun-ihrac-edildigi-dernekten-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/faik-oztrak-tan-ozgur-ozel-e-yanit-kimseye-tepeden-bakmadim.webp" type="image/jpeg" length="30519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nvidia'da hisse geri alım yetkisi arttı: Toplam tutar 235 milyar dolara çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nvidiada-hisse-geri-alim-yetkisi-artti-toplam-tutar-235-milyar-dolara-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nvidiada-hisse-geri-alim-yetkisi-artti-toplam-tutar-235-milyar-dolara-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'li çip üreticisi Nvidia, mevcut hisse geri alım programına 150 milyar dolarlık ek yetki verdi. Şirketin program kapsamında kullanabileceği toplam tutar 235 milyar dolara çıkarken, bu artışın tarihteki en büyük hisse geri alım yetkisi artırımı olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli çip üreticisi <strong>Nvidia</strong>, hisse geri alım programının kapsamını genişletti. Şirket yönetimi, program için 150 milyar dolarlık ilave yetki verilmesini onayladı.</p>

<h2><strong>Hisse geri alım programının toplam tutarı 235 milyar dolara ulaştı</strong></h2>

<p>Nvidia tarafından yapılan açıklamada, şirket yönetim kurulunun mevcut hisse geri alım programı çerçevesinde 150 milyar dolarlık ek yetkiye onay verdiği aktarıldı.</p>

<p>Yeni yetkiyle birlikte program kapsamında kullanılabilecek toplam tutarın 235 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Açıklamada, yapılan artışın tarihteki en büyük <strong>hisse</strong> geri alım yetkisi artırımı olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>Nvidia toplam yetkiyi 2028 mali yılına kadar kullanmayı planlıyor</strong></h3>

<p>Şirket açıklamasında, hisse geri alım programında kalan 235 milyar dolarlık toplam yetkinin 2028 mali yılına kadar kullanılmasının beklendiği kaydedildi.</p>

<p>Böylece Nvidia'nın mevcut program kapsamında kalan kaynağı önümüzdeki mali dönemlerde kullanması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Huang: Büyümemizi yapay zeka ve hızlandırılmış bilişim destekliyor</strong></h3>

<p><strong>Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) </strong>Jensen Huang da şirketin hisse geri alım programına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Huang, “Nvidia'nın büyümesi, <strong>yapay zeka</strong> ve hızlandırılmış bilişime yönelik nesilde bir kez görülen bir platform dönüşümünden güç alıyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirketin nakit üretme kapasitesinin, söz konusu dönüşümü destekleyen teknolojilere yatırım yapmalarının yanı sıra hissedarlara sermaye iadesinde bulunmalarına imkan verdiğini belirten Huang, verilen yeni yetkinin gelecekteki uzun vadeli fırsata yönelik güveni ortaya koyduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nvidiada-hisse-geri-alim-yetkisi-artti-toplam-tutar-235-milyar-dolara-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nvidia-hisse-geri-alim-programina-150-milyar-dolarlik-ek-yetki-verdi.png" type="image/jpeg" length="64130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye - İtalya maçı canlı izle: Milli maç saat kaçta, hangi kanalda, şifresiz mi? Bursa tribünü milli maça hazır]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-italya-maci-canli-izle-milli-mac-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi-bursa-tribunu-milli-maca-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-italya-maci-canli-izle-milli-mac-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi-bursa-tribunu-milli-maca-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında İtalya ile karşı karşıya geliyor. Türkiye - İtalya maçı 28 Eylül Pazartesi günü saat 21.45'te Bursa'da oynanacak. Kritik milli karşılaşmanın saati, yayın bilgileri, hakemi ve grup durumu futbolseverler tarafından araştırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi'nde ilk galibiyetini almak için İtalya karşısına çıkıyor. Türkiye - İtalya maçı bu akşam saat 21.45'te Bursa'daki Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu'nda başlayacak. Karşılaşmayı İngiltere Futbol Federasyonu'ndan Michael Oliver yönetecek.</span></p>

<p><img alt="Türkiye - ABD maçı dünya manşetlerinde: " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-milli-takim-1-423824.webp" t="" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>TÜRKİYE İTALYA MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</span></h2>

<p><span>Türkiye - İtalya UEFA Uluslar Ligi maçı, </span><strong><span>28 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 21.45'te</span></strong><span> başlayacak.</span></p>

<p><span>A Milli Takım, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'ta oynayacağı ikinci karşılaşmada İtalya'yı Bursa'da ağırlayacak. Grubun diğer maçında ise aynı saatte Belçika ile Fransa karşı karşıya gelecek.</span></p>

<p><img alt="A Milli Takım 24 yıl sonra Dünya Kupası sahnesinde: Gökhan Dinç'ten Avustralya maçı öncesi kritik analiz" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-c014905bcae0ce641c5fcbfd44608326-1.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>TÜRKİYE - İTALYA MAÇI NEREDE OYNANACAK?</span></h2>

<p><span>Milli karşılaşmaya Bursa'daki </span><strong><span>Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu</span></strong><span> ev sahipliği yapacak. Ay-yıldızlılar, taraftarının desteğiyle Uluslar Ligi'ndeki ilk puanlarını almak için sahaya çıkacak.</span></p>

<p><span>Türkiye, gruptaki ilk karşılaşmasında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. İtalya ise kendi sahasında Belçika karşısından 2-0'lık yenilgiyle ayrıldı. Böylece iki takım da ikinci hafta öncesinde puansız durumda bulunuyor.</span></p>

<p><img alt="A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın ablası hayatını kaybetti" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/e140c263-3d72-4414-86a0-ca373bcc4fb8.webp" width="800" /></p>

<h2><span>TÜRKİYE - İTALYA MAÇININ HAKEMİ KİM?</span></h2>

<p><span>Türkiye - İtalya mücadelesini İngiliz hakem </span><strong><span>Michael Oliver</span></strong><span> yönetecek. Oliver'ın yardımcılıklarını Stuart Burt ve James Mainwaring yapacak.</span></p>

<p><span>Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Darren England olacak.</span></p>

<p><img alt="A Milli Futbol Takımı Dünya Kupası hazırlıkları için Miami'de" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-b04067e1e2ab771a65a54d0cc009b1e4.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>TÜRKİYE İLE İTALYA DAHA ÖNCE KAÇ KEZ KARŞILAŞTI?</span></h2>

<p><span>Türkiye ile İtalya, bu mücadeleyle birlikte tarihlerinde 17. kez karşı karşıya gelecek. Ay-yıldızlı ekip, daha önce oynanan 16 maçta 5 beraberlik ve 11 mağlubiyet aldı.</span></p>

<p><span>Türkiye bu karşılaşmalarda İtalya filelerini 10 kez havalandırırken kalesinde 29 gol gördü. İki ülke son olarak 4 Haziran 2024'te hazırlık maçında karşılaşmış ve mücadele 0-0 sona ermişti.</span></p>

<p><img alt="A Milli Takım'ın Dünya Kupası rakipleri belli oldu! Türkiye Dünya Kupası'nda hangi takımlarla karşılaşacak?" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/kosova-turkiye-173726.webp" width="930" /></p>

<h2><span>TÜRKİYE'NİN UEFA ULUSLAR LİGİ FİKSTÜRÜ</span></h2>

<p><span>Türkiye, İtalya maçının ardından yoğun bir Uluslar Ligi programına girecek. Milliler 2 Ekim'de deplasmanda Belçika ile karşılaşacak, 5 Ekim'de ise bu kez İtalya'ya konuk olacak.</span></p>

<p><span>Ay-yıldızlılar kasım ayında Türkiye - Belçika ve Fransa - Türkiye karşılaşmalarıyla grup aşamasındaki mücadelesini sürdürecek.</span></p>

<p><img alt="A Milli-7" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/a-milli-7.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>TÜRKİYE İTALYA MAÇI HANGİ KANALDA, ŞİFRESİZ Mİ? CANLI İZLE</span></h2>

<p><span>Türkiye - İtalya maçı </span><strong><span>28 Eylül Pazartesi saat 21.45'te ATV'den canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.</span></strong><span> Futbolseverler A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki kritik İtalya karşılaşmasını <a href="https://www.atv.com.tr/" rel="nofollow">ATV</a> canlı yayınından takip edebilecek.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-italya-maci-canli-izle-milli-mac-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi-bursa-tribunu-milli-maca-hazir</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/081411d5-bcf2-4047-977f-73caa479559c.jpg" type="image/jpeg" length="67873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu'da kooperatife zimmet soruşturması: 9 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/boluda-kooperatife-zimmet-sorusturmasi-9-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/boluda-kooperatife-zimmet-sorusturmasi-9-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu'da Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü zimmet soruşturması kapsamında S.S. Köroğlu Yöresel Ürünler Üretim ve Pazarlama Kooperatifi yöneticileri ile kooperatifle iş yapan firmalara yönelik operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bolu</strong>'da, <strong>Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından yürütülen “zimmet” soruşturması kapsamında operasyon gerçekleştirildi. Soruşturmanın, Bolu Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren S.S. Köroğlu Yöresel Ürünler Üretim ve Pazarlama Kooperatifi yöneticileri ile kooperatifle iş yapan firmaları kapsadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda 9 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde de arama yapıldı.</p>

<h2><strong>Soruşturma kooperatif yöneticileri ve firmaları kapsıyor</strong></h2>

<p>Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, belediye bünyesinde faaliyet gösteren S.S. Köroğlu Yöresel Ürünler Üretim ve Pazarlama Kooperatifinin yöneticileri hakkında soruşturma başlattı.</p>

<p>Başsavcılığın yürüttüğü çalışmanın kapsamına, kooperatifle iş yapan firmalar da dahil edildi. Soruşturma “zimmet” suçlaması üzerinden sürdürülürken, <strong>jandarma</strong> ekipleri de yürütülen soruşturma doğrultusunda harekete geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Jandarma ekipleri 9 şüpheliyi gözaltına aldı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında jandarma ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında 9 zanlı gözaltına alınarak jandarma birimlerine götürüldü.</p>

<p>Ekiplerin <strong>operasyon</strong> kapsamında şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde arama gerçekleştirdiği bildirildi. Böylece soruşturma kapsamında hem şüphelilerin yakalanmasına hem de ev ve iş yerlerinde arama yapılmasına yönelik işlemler gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor</strong></h3>

<p>Operasyonda gözaltına alınan 9 şüphelinin <strong>jandarma</strong>daki işlemlerinin devam ettiği belirtildi. Şüphelilere yönelik işlemlerin, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında sürdüğü aktarıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında kooperatif yöneticileri ile kooperatifle iş yapan firmalara ilişkin incelemenin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/boluda-kooperatife-zimmet-sorusturmasi-9-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/boluda-zimmet-sorusturmasinda-9-zanli-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="77885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsviçre göllerinde kuraklık etkisi: Su seviyeleri rekor düzeyde geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-gollerinde-kuraklik-etkisi-su-seviyeleri-rekor-duzeyde-geriledi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-gollerinde-kuraklik-etkisi-su-seviyeleri-rekor-duzeyde-geriledi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre'de etkili olan kuraklık ve aşırı sıcaklar, Untersee ve Zürih göllerindeki su seviyelerini rekor düzeyde düşürdü. Bazı su kaynakları tamamen kurudu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İsviçre</strong>'nin doğusunda etkili olan kuraklık, göllerdeki su miktarını ciddi ölçüde azalttı. Özellikle Untersee ve Zürih göllerinde su seviyeleri daha önce kaydedilen değerlerin altına indi.</p>

<h2><strong>Sıcak hava ve kuraklık gölleri etkiledi</strong></h2>

<p>İsviçre'nin resmi haber ajansı <strong>Keystone-SDA</strong>'nın haberine göre, ülkede etkisini gösteren aşırı sıcaklar ve uzun süren yağış eksikliği göllerdeki su seviyelerinin gerilemesine neden oldu.</p>

<p>Untersee ile <strong>Zürih</strong> göllerinde ölçülen seviyelerin şimdiye kadar görülmeyen derecede düştüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Untersee'de kuraklığın etkisi daha belirgin hale geldi</strong></h3>

<p>Aylardır süren kuraklığın etkileri, özellikle <strong>Konstanz Gölü</strong>'nün batı bölümünü oluşturan Untersee'de daha belirgin şekilde ortaya çıktı.</p>

<p>Yaz ayları boyunca çok sayıda noktada teknelerin suyun çekilmesi nedeniyle karaya oturduğu görüldü. Mannenbach-Salenstein limanında ise haziran ayından bu yana yaşanan <strong>su</strong> azalmasının etkisi açık şekilde gözlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Su seviyesi rekorun da altına geriledi</strong></h3>

<p>Untersee'de 23 Eylül tarihinde yapılan ölçümde su seviyesinin, şimdiye kadar kaydedilen en düşük değerin 4 santimetre daha altına indiği bildirildi.</p>

<p>Thurgau kantonundaki su kaynaklarının da genel olarak tarihsel açıdan en düşük seviyelere gerilediği, bazı su kaynaklarının ise tamamen kuruduğu aktarıldı. Öte yandan göllerdeki su seviyelerinin önümüzdeki haftalarda daha da azalmasının beklendiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-gollerinde-kuraklik-etkisi-su-seviyeleri-rekor-duzeyde-geriledi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/isvicrede-etkili-olan-kuraklik-nedeniyle-gollerdeki-su-seviyeleri-rekor-seviyede-dustu.png" type="image/jpeg" length="50227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna'dan Donetsk açıklaması: 176 kilometrekarelik alan yeniden kontrol edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukraynadan-donetsk-aciklamasi-176-kilometrekarelik-alan-yeniden-kontrol-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukraynadan-donetsk-aciklamasi-176-kilometrekarelik-alan-yeniden-kontrol-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna, Donetsk bölgesinde Rus ordusuna karşı sürdürülen Vivaldi karşı saldırısında toplam 176 kilometrekarelik alanda yeniden kontrol sağlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ukrayna </strong>ordusunun <strong>Donetsk</strong> bölgesinde Rus birliklerine yönelik sürdürdüğü karşı saldırıya ilişkin yeni bilgiler paylaşıldı. Ukrayna tarafı, operasyon kapsamında 176 kilometrekarelik bir bölgede kontrolün yeniden sağlandığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Biletskiy karşı saldırının son durumunu açıkladı</strong></h2>

<p>Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 3. Kolordu Komutanı Andrii Biletskiy, sosyal medya hesabında yayımladığı görüntülü mesajda, Donetsk bölgesinde Rus ordusuna karşı devam eden operasyonun son durumunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biletskiy, “Vivaldi” adı verilen karşı saldırının son günlerdeki aşamasında 51 kilometrekarelik alanın yeniden kontrol altına alındığını ifade etti. <strong>Operasyon</strong> sırasında 250 Rus askerinin de esir alındığını belirtti.</p>

<h3><strong>Vivaldi operasyonunda 176 kilometrekarelik alan geri alındı</strong></h3>

<p><strong>Biletskiy</strong>, karşı saldırının başlamasından bu yana toplam 176 kilometrekarelik bölgede yeniden kontrol sağlandığını kaydetti.</p>

<p>Biletskiy, “Böylece ‘Vivaldi’nin üçüncü aşaması sona erdi ve bu tüm operasyon için bir dönüm noktası oldu.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Zelenskiy de Donetsk'teki karşı saldırıya işaret etmişti</strong></h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Donetsk bölgesindeki Liman şehri istikametinde Rus birliklerine karşı bir karşı saldırı yürüttüğünü duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukraynadan-donetsk-aciklamasi-176-kilometrekarelik-alan-yeniden-kontrol-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ukrayna-donetsk-bolgesinde-176-kilometrekarelik-alanda-yeniden-kontrolu-sagladik.png" type="image/jpeg" length="90494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtulmuş'tan dokunulmazlık açıklaması: “Meclis Başkanlığı'nın inisiyatifi yok”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-dokunulmazlik-aciklamasi-meclis-baskanliginin-inisiyatifi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-dokunulmazlik-aciklamasi-meclis-baskanliginin-inisiyatifi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sermaye piyasası işlemlerine yönelik yürütülen soruşturmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yeni anayasa çalışmalarına ilişkin “tam zamanı” mesajı veren Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen sürecin siyasi irade ve kararlılıkla devam ettiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş</strong>, Portekiz’e yapacağı resmi ziyaret öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, fon soruşturması, yeni anayasa çalışmaları, bölgesel savunma iş birlikleri ve terörle mücadele süreci başta olmak üzere gündemde bulunan çeşitli konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Yatırımcıların mağduriyetine neden olan fon soruşturmasını “fevkalade hassas ve affedilemez bir mesele” şeklinde tanımlayan Kurtulmuş, ekonomik güven ortamının korunmasının ve yürütülen hukuki sürecin büyük bir titizlikle sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İsrail’in saldırgan tutumlarına karşı Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik girişimleri “tarihi bir başarı” olarak nitelendiren Kurtulmuş, 28. Dönem TBMM’nin sivil nitelikte yeni bir anayasa hazırlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Kurtulmuş, bölgede yaşanan istikrarsızlık karşısında gündeme gelen Mekke Savunma Anlaşması’nın herhangi bir savunma paktının yerine geçmek amacı taşımadığını, bölge ülkelerinin güvenliğinin sağlanması açısından bir ihtiyaç olarak değerlendirildiğini ifade etti.</p>

<p><u><strong>Kurtulmuş'un açıklamasında şunlar kaydedildi:</strong></u></p>

<p>"(Fon soruşturması) Cuma günü yaptığımız yıllık faaliyet değerlendirme toplantımızda da paylaştım. Bu, fevkalade hassas bir konu, çok büyük bir kitleyi ilgilendiriyor. Bu insanların tamamı 3-5 kuruş biriktirdikleri helal paralarından kazanç elde etmek için borsaya yatırım yapmışlar, bunların paraları üzerinde kim spekülasyon yaptı, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır.</p>

<p>Gerçekten bir de helalleşmesinin nasıl yapılacağının mümkün olmadığı bir konu. Yani bir fonda çok sayıda insanın gelecek hayalleri birikiyor, siz o gelecek hayallerine el koyuyorsunuz. Bu affedilemez fevkalade ciddi bir meseledir. Ümit ederim ki Türkiye ekonomisinin, sadece dar bir alanında, borsanın da dar bir alanında etkili olur ve kısa süre içerisinde alınan tedbirler sonuçlarını vererek de Borsa İstanbul selamete kavuşmuş olur.</p>

<p>Tabi bu meselenin yapılan yolsuzluk ve spekülasyonlar boyutunun dışında bir başka önemli kısmı da ekonomik güvenlik meselesidir. Bu tür meseleler kendi konusunun dışında etkilere sahip olmaması lazım. Bunun için de ilgili bakanlık tedbirlerini zamanında, vaktinde aldı. Bu tedbirleri belki daha da artırarak Türkiye'de ekonomik güvenlik konusunda en ufak bir tartışmanın gündeme gelmeyeceği bir sürecin yönetilmesi gerekiyor. Aynı şekilde savcılığa intikal etmiş olan bu meselede de savcılıkların son derece titiz, son derece kapsamlı, detaylı çalışmalarla kısa süre içerisinde soruşturmalarını tamamlamaları ve davaların açılmasının temin edilmesi lazım. Ümit ederim ki herkes tarafından titizlikle takip edilen bu konuda yapanın yanına kar kalmayacak bir kararlılıkla meselenin üstüne gidilecektir.</p>

<p>Bunlar artık bütün teferruatıyla incelenmeli. Kimsenin mağdur edilmeyeceği tedbirler oluşturulmalıdır. Zaten bizim borsamız öyle çok geniş ve derin bir borsa değil, dar bir borsa. Diğerleriyle kıyasladığınızda hatta çok büyük derinliği olmayan bir borsa. Bu borsada ortaya çıkacak en ufak bir şey yanlış dalgalanmalara sebep olabilir. Yabancı yatırımcının ve içeride de yerli yatırımcının yatırım arzusunun zedelenmemesi lazım. Bence işin hukuki boyutu kadar ekonomik güvenlik kısmının da önemli olduğunu görüyoruz.</p>

<h2><strong>"Fezlekeler geldiğinde izlenecek süreç belli"</strong></h2>

<p>Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının nasıl kaldırılacağı bellidir. Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif yoktur. Mahkemelerden dosyalar geldiği zaman bildiğiniz gibi şu anda 1096 dokunulmazlık dosyası Meclisteki Karma Komisyonda bulunuyor. Gelen tezkere derhal Meclis Başkanlığı tarafından teamül gereği Karma Komisyona havale edilir, Karma Komisyon da eğer isterse bu dosyaları gündeme alır, bu dosyalar üzerinden bir meclis araştırması başlatabilir.</p>

<p>Meclis henüz tatilde, bu konu Meclise gelmiş değil, herhangi bir fezleke oluşmuş değil. Fezlekeler geldiğinde de izlenecek süreç bellidir.</p>

<p>Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın bu 16’ncı konuşması. Her konuşmasını dikkatle, titizlikle dinledik. Allah razı olsun, milletimiz adına şükranlarımı bir kez daha ifade ediyorum. Bu konuşması, diğer 15 konuşmasının çok üstünde ve son derece iddialı bir konuşmaydı. Hangi açıdan iddialı? İnsanlık cephesinin kararlılığını vurgulayan ve soykırımcı Netanyahu ve çetesinden hesap sorulması konusundaki küresel vicdanı dile getiren bir konuşma yaptı. Bundan dolayı da siyonist lobinin ve siyonist lobinin görevlendirdiği Netanyahu çetesinin bundan rahatsız olması gayet doğaldır. Meseleye biraz buradan bakıyorum. “Bir köşeye sıkışmışlığın verdiği çaresizlik…” Netanyahu'nun konuşmasının psikolojik özeti bu; yüz ifadeleri, seçtiği cümleler, hatta ve hatta vücut diline baktığınız zaman hakikaten köşeye sıkışmışlığın verdiği bir çaresizlikle konuşuyor. Belki yaklaşan seçimler de onun için bir büyük baskı oluşturuyor. Üstüne üstlük bir de ifade ettiğiniz gibi şimdiye kadar Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki en yoğun protestoya muhatap oluyor. Birkaç sayılı ülke dışında hemen hemen bütün ülkeler salonu terk ediyor. Salondan çıkarken de insanlar sesli, gürültülü bir şekilde tepkilerini dile getiriyor.</p>

<p>Bu, şimdiye kadar hiç olmamış bir şey. Bir tarafta, siyonist ideolojinin geldiği nokta açısından, büyük bir nefret oluştuğunu görüyor, bir taraftan da bir savaş suçlusu olarak ilan edilmiş bir hükümet başkanı olarak akıbetinin ne olacağını o salondaki reaksiyonla görüyor. Çok net söylüyorum, salondaki reaksiyon, 7 Ekim saldırılarından sonra İsrail’in yaptığı soykırımlara karşı insanlığın vicdanının uyanışa geçmesidir. Artık hesap sorma vaktinin yaklaştığının göstergesidir.</p>

<p>İsrail hükümeti, siyonist rejim oluşturduğu nefret dalgasında boğulacağını görüyor. Netanyahu'nun burada Türkiye'yi hedef alması, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması da bundan dolayıdır. Çünkü 7 Ekim’in hemen ertesi gününden itibaren, yani İsrail'in saldırıları başladığından itibaren en güçlü reaksiyonu ortaya koyan Türkiye'dir, Sayın Cumhurbaşkanımızdır, bizlerizdir. Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas dünyanın hiçbir parlamentosunda konuşmadı, geldi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuştu. Rahmetli İsmail Haniye'nin cenaze törenine en yüksek katılımı sağlayan Türkiye oldu. Bendeniz, Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Dışişleri Bakanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımızdan oluşan yaklaşık 35 kişilik bir heyetle oraya gittik. Her platform da konu ne olursa olsun mutlaka meseleyi İsrail'in soykırımına ve işlediği insanlık suçlarına getirdik.</p>

<p>Bu süreçte 7 Ekim'den bu yana katıldığım bütün uluslararası toplantılarda gördüğüm şudur. İlk başta biz reaksiyonumuzda yalnız kalıyorduk. Çoğu ülke siyonist lobinin gücünden korktuğu için gık dahi çıkaramıyordu, delegasyonlar susuyordu. Şimdi zaman içerisinde bunun hızlı bir şekilde nasıl yön değiştirdiğini gördük.Hangi uluslararası toplantıya gidersek gidelim neredeyse İsrail lehine konuşacak tek tük ülke dışında kimse kalmadı. Herkes bizim ortaya koyduğumuz noktaya geldi. Bu aslında Türkiye'nin diplomasi alanındaki büyük bir başarısıdır. İnşallah soykırımcı çetenin de cezalandırıldığını görmek nasip olur.</p>

<h3><strong>"Böyle ağır bir insanlık suçunun kimse yanında durmak istemiyor"</strong></h3>

<p>İki sene oldu zannediyorum, Netanyahu’ya uluslararası birçok platformda sahip çıkıldığı bir dönemde, bir konuşmamda dedim ki “Bir müddet sonra birçok kimse bırakın Netanyahu ile yan yana fotoğraf çektirmeyi, Netanyahu'nun olduğu binaya dahi girmek istemeyeceklerdir.” Bugün oraya geldik. Böyle ağır bir insanlık suçunun kimse yanında durmak istemiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ama şunu da görmemiz lazım. Netanyahu bu çok agresif bir politika izledi. İsrail devletinin siyonist ideolojiden vazgeçmesi mümkün değil. Zaman zaman İzak Rabin gibi sosyal demokratlar da İsrail'de yönetimde oldular, Filistinlilere daha çok hak tanıyan, insan hakları ve özgürlükleri konusunda daha duyarlı olan yönetimler geldi ama sonuç itibarıyla İsrail'de devlet politikası olarak hep siyonizm benimsendi. Siyonizme direkt karşı olan, siyonizmi hedef alan herhangi birisinin de İsrail'de çok uzun soluklu kalması mümkün olmadı. Bunu bilmek lazım. Ama öyle görünüyor ki bu hükümetin işi, oldukça zor.</p>

<h3><strong>"Sahada olup biteni izlemek devletin resmi güvenlik kurullarının görev ve sorumluluğu"</strong></h3>

<p>Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun oluşmasında nasıl müzakereci bir yöntem izlediysek bunda da aynı yöntemi izleyeceğiz. Orada bir rapor hazırlamak hatta yasal hazırlıkları, teklifleri yapmak gibi bir sorumluluğumuz vardı. Burada Meclisin sorumluluğu, tabiri caizse bir “üçüncü göz” olarak sürecin nasıl devam ettiğini millet adına takip etmektir, bunun izlemesini gerçekleştirmektir. Bu süreçle ilgili uygulamaya dönük kararlar da bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki Kurul tarafından alınacaktır. Biz komisyonu, ümit ediyorum en kısa süre içerisinde, oluştururuz. Mecliste grubu bulunan partilerin hepsinin temsil edileceği bir yapının olması, oluşması lazım.</p>

<p>Bu süreçte Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturulan Kurulla da işbirliği halinde, onlarla da temas halinde eğer bir yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkarsa bunun oluşmasıyla ilgili süreci yönetmek ve hepsinden önemlisi de millet adına bu sürecin sahiplenilmesini temin etmektir. Eskisi kadar böyle yoğun bir çalışma temposu olmayacağı aşikar.</p>

<p>Sahada olup biteni izlemek devletin resmi güvenlik kurullarının görev ve sorumluluğu. Bu yasada üç önemli emniyet sibobu var. Bunlardan birisi sahadaki gözlemler sonucu örgütün silah bıraktığı ve kendisini feshettiğinin tespit ve tescili, sonrasında Milli Güvenlik Kurulu kararının ortaya çıkması. Bu karar ortaya çıkmadan Mecliste 467 oyla kabul edilmiş olan yasa yürürlüğe girmeyecektir. Çok net. İkincisi, bu söylediğiniz uygulamaya dönük olan hususların gerçekleştirilmesi, tek tek dosyaların incelenmesi Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşan bakanlarımızın da içinde olduğu, devletin kurumlarının da içinde olduğu bu Kurul tarafından gerçekleştirilecek. Mecliste oluşacak olan izleme kurulu ise yürütmeye dönük herhangi bir görevi ve sorumluluğu olmayacak, sadece süreci izleyecek, gerekirse yasal düzenleme teklifleri üzerinde çalışacak.</p>

<h3><strong>"Terör meselesi en kısa süre içerisinde geride kalacak"</strong></h3>

<p>Alt komisyonlar, zaten yasal olarak kurula verilmiş yetkilerden birisidir. Kurul dilediği alt komisyonu kurar. Çünkü çok kapsamlı bir iş gerçekleştirilecek. Silahların tespiti bir tarafta, yasal düzenlemeler, infazla ilgili düzenlemeler… Bütün bunlar çok detaylı bir çalışmayı gerekiyor. Bunların hepsiyle ilgili ilk toplantıdan sonra açıklandığı gibi bazı alt kurulların oluşması kaçınılmaz. “Siyaset ağırdan mı alıyor?” meselesine gelince… Sürece ilişkin bir teklifi açık söyleyeyim 467 oyla kabul etmiş olan bir parlamento, Türkiye siyasetinin merkezi, Türkiye siyasetinin kalbi bu konuyu asla ağırdan almayacağını da deklare etmiş demektir.</p>

<p>Evet, 467 oy alındı, büyük bir destek var, kamuoyu desteği var… Ama bazı çevrelerin de bu işten hiç hoşlanmadığını, bu işin olmaması için seferber olduklarını gayet iyi biliyoruz. Onların da bu süreci akamete uğratmak için yapacağı, kullanacağı enstrümanlardan birisi de siyaseti itibarsızlaştırmaktır. “Siyaset bu işi yapmıyor, yapmak istemiyor, burada siyasi oyun oynanıyor” gibi birtakım art niyetli dedikodular ortaya çıkarılıyor. Allah aşkına dünyanın hangi yerinde siyaset bu kadar büyük bir sorumluluğu üstüne almıştır. Türkiye’de siyaset üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdi, bundan dolayı katılan siyasi partilerin tamamına bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bir sürü riskler alındı. Rapor hazırlandı, yasa hazırlandı, kabul edildi… Kolaylıkla gelinmedi buralara. Arkasında bir sürü siyasi kararlılık, çok ciddi emek var, çok ciddi çaba var. Bu süreçte Türkiye siyaseti, bir demokratik müzakere ortamını ortaya koydu. Her partinin farklı fikri vardı ama sonuçta partiler ortak noktalarda uzlaşmayı başardılar. Dolayısıyla siyaseti itibarsızlaştırmak için “Kararsızlar, işi zamana yayıyorlar” şeklindeki eleştirilerin tamamının art niyetli olduğunu düşünüyorum. Açıkçası her şey tıkır tıkır kendi süreci içerisinde işliyor. İnşallah örgüt bir an evvel silahları bıraktığını gösterir, bu tespit ve teyit edilir, tabi bundan daha da önemli olan şey zihinlerindeki silahları bırakırlar ve artık silahın olmadığı, sözün olduğu ve insanların birlikte barış içinde yaşadığı bir süreci başlatırız.</p>

<p>“Eldeki silahı bırakmak değil, zihinlerdeki silahı bırakmak.” Herkesin ayrılıkçı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi, bazı çevrelerin de ayrımcı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi lazım. Yeni dönem, hiç şüphesiz yeni bir dili gerektiriyor, yeni bir anlayışı gerektiriyor. Buna uygun hareket edilmesi, herkesin menfaatinedir. Türkiye kararını vermiştir. Terör meselesi en kısa süre içerisinde geride kalacaktır. Kim bu sürece çomak sokmaya çalışırsa kaybedecektir. Terörsüz Türkiye konusunda devletin bütün birimlerinin kararlılığı kesindir, buradan asla taviz verilmeyecektir.</p>

<p>Dünyadaki bütün çatışma çözümleri süreçlerini biliyoruz, detaylı bir şekilde çalıştık. Bu kadar kısa süre içerisinde sonuç alınması, herhalde dünyadaki en önemli örnek Türkiye örneğidir. Burada, siyasetin devreye girmiş olması, müzakereci bir üslubun benimsenmiş olması, devlet kurumları arasında tam eksiksiz bir koordinasyonun temin edilmiş olması gibi birçok faktör söz konusu. Ayrıca bölgesel gelişmeler de bu sürece çok ciddi destek vermiştir. Örneğin Suriye'de PYD'nin hızlı ve etkili bir şekilde Şara yönetimiyle entegre olma süreci Suriye'de PYD/YPG üzerinden oluşacak olan bir çatışma ortamını ortadan kaldırmıştır.</p>

<p>Yine Amerika ve İsrail'in İran'a saldırısıyla birlikte İran'ın kuzey bölgelerindeki PJAK unsurlarının silahlandırılması meselesi de yine Türkiye'nin çok ciddi bir şekilde verdiği destekle başarısız oldu ve PJAK da bizim açımızdan bir risk olmaktan çıktı. Ama hepsinden önemlisi 2-3 hafta evvel bize ziyarete gelmişti Irak Meclis Başkanı Halbusi… Sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Irak Başbakanı ez-Zeydi ile Birleşmiş Milletler marjında görüştü. Halbusi basın toplantısında da ifade etti: “Biz Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge meselesini ciddiye alıyoruz ve bunu sadece bir temenni olarak değil bizim için de hayati bir mesele olarak görüyoruz.” Eylül ayının sonunda ya da ekimin hemen başında Irak'taki bütün silahlı unsurların silahlarını devlet kurumlarına teslim etmesiyle ilgili süreç de kabul edildi.</p>

<p>Ümit ediyorum ki Irak'ta da silahlı milislerin hızlı bir şekilde devlete entegrasyonu temin edilirse, bizim sadece Terörsüz Türkiye değil terörsüz bölge dediğimiz şey de yavaş yavaş gerçekleşmeye başlar. Bu işten rahatsız olan başta İsrail olmak üzere birtakım provokatif unsurların varlığını biliyoruz. Herkes çok dikkatli olsun. Söz kolaydır, sözü herkes söyler, söylenen sözün eylem olarak bir karşılığı yoksa bir önemi yok. Mühim olan sahada bunların gerçekleştirilmesi, yürürlüğe geçmesi ve barış ve kardeşlik üzerine kurulu yeni bir dönemin tesis edilmesidir."</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-dokunulmazlik-aciklamasi-meclis-baskanliginin-inisiyatifi-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/numan-kurtulmus-25.png" type="image/jpeg" length="14400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanatçı Moni’den "Askıda" bir dünya: Terk edilmiş nesnelerin hafızasına bir yolculuk]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanatci-moniden-askida-bir-dunya-terk-edilmis-nesnelerin-hafizasinda-bir-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanatci-moniden-askida-bir-dunya-terk-edilmis-nesnelerin-hafizasinda-bir-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Moni’nin "Askıda" sergisi, gündelik hayatın geride bıraktığı nesneleri sarma, çözme ve yeniden bir araya getirme eylemleri üzerinden başka hikâyelere dönüştürüyor. Sergi mekânını bir tür sualtı dünyasına çeviren sanatçı, buluntu nesnelerden pıynar dallarına, manken başlarından kıyıya vurmuş eşyalara uzanan malzemelerle hafıza, dönüşüm, kimlik ve zamansızlık üzerine tekinsiz ama davetkar bir dünya kuruyor. Moni, "Askıda"yı ve 1990’lardan bugüne taşıdığı üretim pratiğini 24 Saat’e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Her nesnenin hikayesi bir gün sonlanır. Bir evden çıkarılır, bir köşeye bırakılır, bir kıyıya vurur, bir başkasının hayatının kıyısından geçer. Sonra birinin karşısına çıkar, yeniden anlam ve hikaye kazanır. Sanat dünyasında Moni lakabıyla tanınan Salim Özgilik'in <strong>Adrift / Askıda </strong>sergisi tam da bu yeniden karşılaşmaların, çözülmelerin ve birbirine eklemlenen hikâyelerin peşinden gidiyor.</p>

<p><strong>Belm’art Space</strong>’in beyaz galeri duvarları, sanatçının müdahalesiyle bildiğimiz sergileme mekânından uzaklaşarak karanlık, yön duygusunun silindiği, kimi zaman bir sualtı dünyasını andıran başka bir ekosisteme dönüşüyor. Tavandan sarkan işler, birbirine bağlanan nesneler, dallar, kumaşlar ve ışıklar arasında izleyici yalnızca eserlerin karşısında duran bir göz olmaktan çıkıyor, serginin kurduğu dünyanın içine giriyor.</p>

<p>Moni için bu dönüşüm aslında serginin ilk meselesiyle, <strong>mekânla</strong> başlıyor.</p>

<p><img alt="Askıda Moni26'1" class="detail-photo img-fluid" height="1632" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni261.png" width="2504" /></p>

<h2><strong>Moni: “Beyaz kutu dönüşmeliydi”</strong></h2>

<p>Belm’art Space için ilk duyduğunda burayı “bir apartmanın 2. katında, girintili çıkıntılı, labirent gibi beyaz bir kutu” olarak tarif edilen bir galeri olarak düşündüğünü anlatan Moni, alışılmışın dışındaki mekânlarda üretmeye ve sergilemeye alışkın olduğu için başlangıçta bu alandan emin olmadığını söylüyor. Bir yandan da atölyesinde su altında sergilemeyi düşündüğü işler üzerinde çalışan sanatçı, mekânın kendi özelliklerini başka bir dünyanın başlangıç noktasına dönüştürüyor:</p>

<blockquote>
<p>“Mekândaki gergi tavan, labirent vari girinti çıkıntılar, kemerler ve boşluklardan kendine özgü bir gizemi taşıyan bir öte dünya çıkarabilir miyim diye düşündüm ve su altını galeriye taşımaya karar verdim. Beyaz kutu dönüşmeliydi.”</p>
</blockquote>

<p>Moni’ye göre her mekânın kendine ait bir ışığı ve dili bulunuyor. Önemli olan ise o dilin nasıl kullanılacağı. <i>Adrift / Askıda</i> da biraz buradan hareket ediyor: Sanatçının deyimiyle:</p>

<blockquote>
<p>“Bana göre yanlış bir yere başka yanlışlar eklemek gibi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'3" class="detail-photo img-fluid" height="1646" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni263.png" width="2504" /></p>

<h3><strong>Bitmiş hikâyeler yeniden sarılıyor</strong></h3>

<p>Moni’nin üretim pratiğinde 1990’lardan bu yana önemli bir yere sahip olan <strong>sarma ve çözme eylemi</strong>, <i>Adrift / Askıda</i>’da da serginin temel hareketlerinden birine dönüşüyor. Sanatçı için bu eylem sabit bir yöntem değil, yaşamla birlikte değişen, yeni karşılaşmalarla dönüşen bir anlatı biçimi. Moni, sarma ve çözme eylemlerinin belki de tamamen bir tesadüf ya da kendi tesadüflere verdiği tepkinin ürünü olduğunu söylüyor:</p>

<blockquote>
<p><i>“Yaşamın kendisi gibi sanatsal anlatı, biriktirdikleriniz, deneyimledikleriniz ve gördükleriniz ile evriliyor”</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'11" class="detail-photo img-fluid" height="1646" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni2611.png" width="2504" /></p>

<p>Yıllar önce terk edilmiş bir evde bulduğu eski elbise ve kumaş parçalarının, yeniden kullanılmak üzere hazırlanmış yumakların ve taşıdıkları hafızanın daha sonra İMÇ’deki kolektif üretim ve paylaşım ortamıyla buluştuğunu anlatan sanatçı, bu sürecin <strong>Moni’25</strong> sergisinin odağına dönüştüğünü belirtiyor. O sergide hazırladığı renkli yumakları bu kez çözmeye ve başka şeyleri onlarla sarmaya, birleştirmeye başladığını aktarıyor:</p>

<blockquote>
<p><i>“Bitmiş gibi görünen hikâyeden yeni hikâyeler yaratmak istedim. Daha önce kullandığım malzeme ve anlatım dili başka nesnelerle buluştu. Bir anlamda kendini tüketerek yenilenen, zamanın doğrusallığıyla biraz alay eden, onu kurcalayan başka anlatılar, yeni işler ortaya çıktı ve başka uzamlara hükmetmeye başladılar. Ben çözerek ve sararak buna aracı oldum.” </i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Çöpe bırakılan nesneden ortak hafızaya</strong></h3>

<p><i>Adrift / Askıda</i>’nın dünyasını oluşturan nesnelerin önemli bir bölümü sanatçının çevresinde karşılaştığı, kullanılmış, terk edilmiş ya da bir kenara bırakılmış gündelik eşyalardan oluşuyor. Moni için bu nesnelerin değerini belirleyen şey yalnızca biçimleri değil, taşıdıkları geçmiş.</p>

<p>Sanatçı, işlevini tamamladığı için atılan ya da bir başkasının işine yarayabileceği düşüncesiyle kenara konulan nesnelerin taşıdığı hafızanın, onları bulan kişiye geçtiğini söylüyor:</p>

<blockquote>
<p>“İşini bitirdiği, işlevini tamamladığı için atılmış veya belki başkalarının bir işine yarar diye bir kenara konulmuş nesnelerin taşıdığı hafıza, onu bulan ve şu ya da bu şekilde yeniden kullanmayı düşünen kişiye taşınıyor. Bu gayri ihtiyari seçki, o nesneyi beğenme, ilginç bulma ve yeniden kullanma dürtüsü aslında ortak hafızanın ta kendisi.</p>

<p>Yani bazı şeyler kendiliğinden oluyor ve siz buna sadece yön veriyorsunuz. Anlatmak istediğiniz şeyin bir parçası veya kendisi olmasına öncülük ediyorsunuz. O nesnelerde kendinizden bir şeyler gördüğünüz için topluyor ve kendi dünyanızla kurduğu ilişkiyi başkalarına aktarmak, paylaşma üzere onarıyor, yorumluyor ve dönüştürüyorsunuz. "</p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'2" class="detail-photo img-fluid" height="1646" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni262.png" width="2504" /></p>

<p>Burada sanatçının rolü de nesneyi tamamen kontrol etmekten çok ona yön vermek. Moni, bazı şeylerin kendiliğinden olduğunu, sanatçının ise yalnızca onların yönünü değiştirdiğini anlatıyor. Nesnelerde kendinden bir şey gördüğü için onları topladığını ve kendi dünyasıyla kurdukları ilişkiyi başkalarına aktarmak, paylaşmak üzere onardığını, yorumladığını ve dönüştürdüğünü söylüyor.</p>

<p>Sergideki manken başları da bu karşılaşmalardan birinin ürünü. Moni, ilk kez bir arkadaşının evinde gördüğü bu manken başlarına “hemen gözlerinin parladığını” söylüyor. Yan tarafta yaşayan Rus komşusunun bunları kuaförlük eğitiminde kullandığını, kurs sonunda saçları kötü kesilmiş manken başlarını çöpe bıraktığını öğreniyor. Arkadaşı<strong> Efe Ünsal</strong> da bu başları sanatçı için topluyor.</p>

<p>Sonrasında manken başları atölyede bir süre “yaşıyor”. Atölyede bir süre yaşadılar ve biriktirdiğim, bulduğum, topladığım başka şeylerle bir araya geldiler. Ben orkestra ettim, yön verdim, buluşturdum, birbirine bağladım. Başka şeylere dönüşmelerine öncülük ettim.</p>

<p><img alt="Askıda Moni26'5" class="detail-photo img-fluid" height="1646" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni265.png" width="2504" /></p>

<h3><strong>"Los Angeles’ın Kaş’a, denizin Ankara’ya, dağın suya taşındığı gibi"</strong></h3>

<p>Sergide pıynar ağacı ve zeytin dalları gibi yaşanılan coğrafyaya ait unsurların buluntu nesnelerle birleşmesi, Adrift / Askıda’nın yalnızca bir galeri mekânında kurulmuş bir dünya olmadığını gösteriyor. Sanatçının farklı coğrafyalarda yaşama deneyimi de işlerin hafızasına karışıyor.</p>

<p>Moni’ye göre yaşanılan yer, karşılaşılan nesneler ve deneyimlenen anlar insanı kaçınılmaz olarak şekillendiriyor:</p>

<blockquote>
<p><i>“Ben bir şeyleri toplarken nereye gideceğini ve nasıl kullanacağımı her zaman bilmiyorum ama biriktiriyorum. Atölyede bir köşede diğerlerinin yanında bekliyorlar, bir projenin kendisi veya parçası olmak üzere. Çok sık yer değiştirmenin, çok farklı şeylere maruz kalmanın ek bir </i><i>özgürlük alanı açtığını düşünüyorum. Her an başka bir yerde olabilmeye, her gün başka bir gerçekliğe uyanmaya çok alıştım zaman içinde.</i></p>

<p><i>Belki bu yüzden dağda bulduğum kuru çalılar, kıyıya vurmuş nesneler, terk edilmiş palet ve maskeler ile beyaz bir galeri mekânında ne işim var demedim. Mekân ile yeni bir ilişki kurmalarına, mekânı d</i><i>önüştürmelerine ve d</i><i>önüşerek kendi hikâyelerini oluşturmalarına sebep oldum.”</i></p>
</blockquote>

<p>Bu dönüşüm yalnızca nesnelerle sınırlı kalmıyor. Galerinin kendisi de serginin malzemesine dönüşüyor. Duvarlar ve tavan boyanıyor, yeni duvarlar örülüyor, zemin koyulaştırılıyor, perdeler yaptırılıyor. Yönetmen Başar Kalıpçı ve sergi tasarımcısı Rifat Kino’nun desteğiyle projeksiyon ve ışıklar ekleniyor.</p>

<p>İşlerin bir bölümü duvarlara asılmak yerine tavandan sallandırılıyor. Antrede açılan iki yuvarlak konkav pencereden içerisi dışarıdan izlenebiliyor:</p>

<blockquote>
<p>“İçeriyi dışarıya, dışarıyı içeriye taşıdık. Los Angeles’ın Kaş’a, denizin Ankara’ya, dağın suya taşındığı gibi. Nereden geldiğiniz veya nereye geldiğiniz önemini yitirmeli ve nerede olduğunuza, ne hissettiğinize bakabilmeliydiniz.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'10" class="detail-photo img-fluid" height="1608" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni2610.png" width="2504" /></p>

<h3><strong>“Sarmak bazen saklamak anlamına da gelebiliyor"</strong></h3>

<p>Sarmak, bir şeyi görünür kılmak kadar saklamak anlamına da gelebiliyor. Moni’nin işlerinde bu saklama hâli, çözülme başladığında yeni bir anlatının kapısını açıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Sarmak bazen saklamak anlamına da gelebiliyor. Çözerken saklananın ipuçları beliriyor ve buluştuğu, birleştiği yeni nesnelerle yeni gizemler, başka anlatılar ortaya çıkarıyor. Bazen aynı hikâyeyi başka bir şekilde anlatmanın önünü açıyor. Başka şeyleri içinde saklıyor.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'12-1" class="detail-photo img-fluid" height="1042" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni2612-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Sanatçı için üretim de zaten tek bir soruya verilmiş son cevaptan ibaret değil. Bir sorunsaldan yola çıkılırken başka sorular ortaya çıkıyor, hikâyenin yönü değişiyor, biçimler dönüşüyor.</p>

<p>Moni, bu dönüşümün kendisini ise sanatın önemli bir parçası olarak görüyor:</p>

<blockquote>
<p>“Süreç içinde yola çıktığınız sorunsal başka soruların ortaya çıkmasına, hikâyenin yön değiştirmesine, yeni biçimlere bürünmesine sebep oluyor. Bu yolculuğun kendisi güzel. Yaratıcı olmanın, üretmenin, paylaşmanın ve birlikte deneyimlemenin dayanılmaz hafifliği. Sanatın ta kendisi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Zamanın doğrusallığı ortadan kalkıyor"</strong></h3>

<p><i>Adrift / Askıda</i>’da insan bedeni doğrudan karşımıza çıkmasa da bedenlerin, yaşanmışlıkların ve geride kalan izlerin hissi mekânın tamamına yayılıyor. Yas, zamansızlık ve cinsiyetsizlik gibi kavramlar da bu atmosferin içinde birbirine karışıyor.</p>

<p>Moni, insanın toplu yaşamaya güdümlü bir tür olarak belirli aralıklarla aynı yerde buluşma ihtiyacının ve arayışının yaptığımız her şeyde belirleyici olduğunu söylüyor:</p>

<blockquote>
<p>“Toplu yaşamaya güdümlü bir tür olarak insan için, aralıklarla aynı yerde buluşma ihtiyacı ve arayışı, yaptığımız her şeyde çok belirleyici. Tarif ederken zorlandığımız bir haz, bir arınma hali.</p>

<p>Beklenmedik şeylere duyulan ilgi, unutulmuş veya gözden kaybolmuş şeylerle karşılaşmaya duyulan merak aslında zamanın doğrusallığını ortadan kaldırıyor. Kimlik, cinsiyet, tür, mekân ve tercih tanımlamaları birbirine giriyor ve yeni formlarla karşımıza çıkıyor.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'4" class="detail-photo img-fluid" height="1646" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni264.png" width="2504" /></p>

<h3><strong>İzleyici de bu dünyanın parçası</strong></h3>

<p>Moni, <i>Adrift / Askıda</i>’yı yalnızca karşıdan bakılacak bir yerleştirme olarak kurmuyor. Serginin oluşum süreci de bunun göstergesi. Yerleştirme üzerinde çalışmadan önce mekânı iki kez ziyaret eden sanatçı, yerleşme planlarını, üç boyutlu çizimleri ve videoları masaüstüne koyarak neredeyse altı ay boyunca mekânın içinde zihinsel olarak yaşamış:</p>

<blockquote>
<p>“Yerleştirmeyi oluşturan işler, asıldıkları yer, baktıkları yön, renk ve ışık ilişkileri son halini mekânda aldı. İzleyicinin kendini yabancı hissetmeyeceği, kırılgan ve nazlı olmayan, dokunma ve arasında dolaşma isteği, merakı yaratabilen, izleyicinin hareketleriyle kıpırdayan, ışığı değişen ve her noktasında başka bir yönü keşfedilmeye açık olan bir mekân yerleştirmesi ortaya koymaya çalıştım.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda Moni26'9" class="detail-photo img-fluid" height="1608" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/askida-moni269.png" width="2504" /></p>

<p>Moni’nin yaratıkları bu yüzden hem yabancı hem tanıdık olmalı. İzleyiciyi ürkütmekten çok meraklandırmalı:</p>

<blockquote>
<p>“Hem çok yabancı hem de o kadar tanıdık gelmeliydi yaratıklarım. Merak uyandırırken düşündürmeli, yaşadığım ve paylaşıma açtığım deneyimleri, denizin altını, dağın üstünü, içerideki ile dışarıdakini birlikte yaşatmak, paylaşmak ve hissettirmek istedim.</p>

<p>Karamsar ve ürperti uyandıran değil, izleyici ile konuşan, davetkâr ve sevimli bir öte dünya yaratmayı hedefledim. Her yönünden bakılabilen, mekân içinde bir işlevselliği olan, arasına girilebilen, dokunulabilen ve izleyiciye kendi sessizliğini, kendi anını, kendi imgelemini kurgulama ve yaşama fırsatı veren bir deneyim.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Askıda-Moni26'13" class="detail-photo img-fluid" height="1676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-28-162227.png" width="2478" /></p>

<h3><strong>"Her şeyin kalıcı olması gerekmediğini, yok etmenin yapmak kadar önemli olduğunu düşünüyorum"</strong></h3>

<p>Moni’nin 1980’lerin ikinci yarısından bugüne uzanan üretim pratiğine bakıldığında <strong>Adrift / Askıda</strong>, yalnızca yeni bir sergi değil, sanatçının yıllardır peşinden gittiği meselelerin başka bir biçimde yeniden ortaya çıkışı olarak okunuyor.</p>

<p>Performans ve happeninglerden buluntu nesnelere, sarma eyleminden yerleştirmeye uzanan bu hatta değişmeyen şey ise sanatın kesin, kalıcı ve değişmez olmak zorunda olmadığı düşüncesi.</p>

<p><img alt="Askıda-Moni26'14" class="detail-photo img-fluid" height="1632" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-28-162240.png" width="1076" /></p>

<p>Moni, sanatın herkes tarafından ve her yerde yapılabilecek bir oyun ve deneyim olduğunu düşünüyor. Sanatın toplanan, biriktirilen, takas edilen ve speküle edilen bir meta olmanın ötesine geçmesi gerektiğini söylüyor. Her şeyin kalıcı olmak zorunda olmadığını, her zaman beğenilmek ya da iyi malzeme kullanmak gerekmediğini, <strong>yok etmenin de yapmak kadar önemli olduğunu</strong> vurguluyor ve belki de <i>Adrift / Askıda</i>’nın bütün dünyasını tek bir hareket dizisinde topluyor:</p>

<blockquote>
<p>“Sanatın bir oyun olduğunu, herkes tarafından ve her yerde yapılabileceğini; toplanan, biriktirilen ve takas edilen, speküle edilen bir meta olmaktan öte bir deneyim olması gerektiğini; her şeyin kalıcı olması gerekmediğini, hep beğenilmek, iyi malzeme kullanmak zorunda olmadığımızı, yok etmenin yapmak kadar önemli olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Bozmak ve yapmak, çözmek ve sarmak, kendini yenilemek, yeniden keşfetmek, başkasına aktarmak ve ortaya atmanın rahatlığından söz ediyorum. Sadece ve en önemli nokta, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanatci-moniden-askida-bir-dunya-terk-edilmis-nesnelerin-hafizasinda-bir-yolculuk</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozel-haber-manset-kopyasi.png" type="image/jpeg" length="25232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Kabine toplantısı başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-kabine-toplantisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-kabine-toplantisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Kabine'nin gündeminde, fon soruşturmasında atılması planlanan hukuki ve idari adımlar ile Terörsüz Türkiye sürecindeki gelişmeler bulunuyor. Toplantıda ayrıca 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı ve Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamındaki temaslarının yanı sıra bölgesel gelişmelerin değerlendirilmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan</strong>’ın başkanlık edeceği Kabine toplantısında, <strong>fon soruşturması </strong>kapsamında gündeme gelmesi beklenen hukuki ve idari düzenlemeler ile Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ele alınacak. Toplantının dış politika başlığında ise Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) temaslarından elde edilen sonuçlar değerlendirilecek.</p>

<h2><strong>Fon soruşturmasındaki gelişmeler masada</strong></h2>

<p>Kabine'nin gündeminde, son dönemde öne çıkan konular arasında bulunan fon soruşturmasında gelinen son durumun değerlendirilmesi bekleniyor. Erdoğan, ABD ziyaretinin ardından yaptığı açıklamalarda benzer sorunların tekrar yaşanmaması amacıyla hukuki ve idari alanda bazı düzenlemelerin gündeme alınacağı mesajını vermişti.</p>

<p>Bu doğrultuda ilgili bakanlıkların yürüttüğü çalışmalar ile hayata geçirilmesi planlanan düzenlemeler ve adımların Kabine üyelerine aktarılması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Terörsüz Türkiye sürecindeki son durum değerlendirilecek</strong></h3>

<p>Toplantıda ele alınması beklenen bir diğer başlık ise Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında sürecin ulaştığı aşama olacak. Güvenlik birimlerinin sahadan elde ettiği bilgiler ile örgütün silah bırakma takvimi çerçevesinde yürütülen çalışmalar Kabine gündeminde değerlendirilecek.</p>

<p>Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) açıklaması beklenirken, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktanın da toplantıda masaya yatırılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-kabine-toplantisi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-kabine-toplantisi-basladi.png" type="image/jpeg" length="84137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: Yemen'de çatışmalarda can kaybı 838'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-yemende-catismalarda-can-kaybi-838e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-yemende-catismalarda-can-kaybi-838e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yemen'de çatışmaların 6 Ağustos'tan bu yana devam eden bilançosu ağırlaşıyor. DSÖ verilerine göre can kaybı 838'e, yaralı sayısı 3 bin 643'e yükselirken, ülkede şüpheli kolera vakaları da 7 bin 784'e ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong>, Yemen'de 6 Ağustos'ta şiddetlenen çatışmaların yol açtığı can kaybı ve yaralanmalara ilişkin son verileri paylaştı. Örgütün verilerine göre, çatışmaların başladığı tarihten bu yana 838 kişi yaşamını yitirirken, yaralı sayısı 3 bin 643'e ulaştı.</p>

<h2><strong>Son bir haftada 164 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>DSÖ'nün <strong>Yemen</strong>'deki Çatışmaların Tırmanışına İlişkin Durum Raporu'nda 19-26 Eylül arasındaki gelişmelere yer verildi. Bu dönemde çatışmalar nedeniyle 164 kişinin öldüğü, 645 kişinin ise yaralandığı kaydedildi.</p>

<p>Söz konusu verilerin eklenmesiyle birlikte 6 Ağustos'tan itibaren çatışmalarda yaşamını yitirenlerin toplamı 838'e, yaralananların sayısı da 3 bin 643'e çıktı.</p>

<p>Örgüt, hayatını kaybedenler ile yaralananların asker ya da sivil olduğuna ilişkin herhangi bir ayrıntı paylaşmadı.</p>

<h3><strong>Yemen'de kolera vakaları da yükselişe geçti</strong></h3>

<p>Çatışmaların yol açtığı insani tabloya kolera ve akut sulu ishal vakalarındaki artış da eklendi. <strong>DSÖ</strong>, Yemen'de devam eden çatışmaların yanı sıra salgın hastalıkların yayılımında da yükseliş görüldüğüne dikkat çekti.</p>

<p>Raporda yer alan verilere göre, ağustos ayının başında 6 bin 134 olarak kayıtlara geçen şüpheli kolera vakaları, 38. epidemiyolojik hafta itibarıyla 7 bin 784'e çıktı. Kolera nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da aynı süreçte 7'den 22'ye yükseldi.</p>

<p>Aden kentinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı iki kampta kolera alarmı verildi. Bunun üzerine DSÖ ile <strong>Yemen Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığı</strong>, vakaların belirlenmesi amacıyla hızlı müdahale ekiplerini görevlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Beş vilayette kolera bulaşı arttı</strong></h3>

<p>DSÖ raporunda, <strong>Yemen</strong>'in Ebyen, Lahic, Dali, Aden ve Taiz vilayetlerinde kolera bulaşının artış gösterdiği belirtildi. Şüpheli vakaların yaklaşık yüzde 60'ının hızlı tanı testlerinden geçirildiği, test uygulanan kişilerin yüzde 70'inde sonuçların pozitif çıktığı aktarıldı.</p>

<p>Çatışmalarda yaralanan 4 bin 400'den fazla kişinin tedavi gördüğü hastaneler ise aynı zamanda salgın hastalıklarla mücadele ediyor. Bu durumun, aşılama faaliyetleri ve rutin sağlık hizmetlerinde görev yapan personelin yanı sıra tıbbi malzeme ve diğer kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturduğu bildirildi.</p>

<h3><strong>Veriler Yemen'deki gerçek bilançoyu tam yansıtmayabilir</strong></h3>

<p>Raporda çatışmalara ilişkin ölüm ve yaralanma rakamlarının<strong> Yemen Sağlık Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezi</strong>nin kayıtlarından elde edildiği bilgisi de yer aldı.</p>

<p>Husilerin kontrolündeki bölgelerden verilere ulaşılamaması nedeniyle açıklanan sayıların Yemen'deki toplam can kaybı ve yaralanmaların tamamını göstermeyebileceği belirtildi. Bu nedenle mevcut rakamların, gerçek bilançonun asgari seviyesini ifade ettiği kaydedildi.</p>

<p>Yemen'de temmuz ayından itibaren yeniden şiddetlenen çatışmaların, sahadaki kontrol durumunda da önemli değişikliklere yol açtığı aktarıldı.</p>

<p>İran tarafından desteklenen Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batı kesimine doğru ilerledi. Bu süreçte Kızıldeniz kıyısında bulunan Muha gibi kentlerin yanı sıra Babulmendeb'e ulaşan hatlar da Husilerin kontrolüne geçti.</p>

<p>Husilerin, Taiz'e bağlı Kızıldeniz kıyısındaki Muha'nın ardından Babulmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ve Zubab'ı da ele geçirmesiyle çatışmaların yaşandığı sahadaki kontrol dengesi belirgin biçimde değişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-yemende-catismalarda-can-kaybi-838e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/dso-yemende-6-agustostan-bu-yana-catismalarda-838-kisi-hayatini-kaybetti.png" type="image/jpeg" length="65559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM YKS ek tercih sonuçları: Özel üniversitelerde kontenjanlar dolmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osym-yks-ek-tercih-sonuclari-ozel-universitelerde-kontenjanlar-dolmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osym-yks-ek-tercih-sonuclari-ozel-universitelerde-kontenjanlar-dolmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 YKS ek tercih sonuçları ÖSYM tarafından erişime açıldı. Ek yerleştirme kapsamında bir yükseköğretim programına yerleşen adaylar, sonuç bilgilerine ÖSYM'nin internet sitesindeki sonuç ekranından ulaşabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026 YKS ek tercih sonuçları</strong>, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından duyuruldu. 2026-YKS kapsamında 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yükseköğretim programlarına yönelik ek yerleştirme süreci tamamlandı.</p>

<p>ÖSYM tarafından yapılan duyuruda, ek yerleştirme işlemlerinin sonuçlandırıldığı bildirildi. Ek yerleştirme kapsamında herhangi bir yükseköğretim programına yerleşen adaylar, yerleştirme bilgilerini ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden kontrol edebilecek.</p>

<h2><strong>2026 YKS ek tercih sonuçları nereden öğrenilecek?</strong></h2>

<p>2026 YKS ek tercih sonuçlarını görüntülemek isteyen adayların ÖSYM'nin sonuç ekranına giriş yapması gerekiyor. Adaylar, sonuçlarına T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek.</p>

<p>Ek yerleştirme sonucunu öğrenmek isteyen adaylar, ÖSYM'nin internet adresinde yer alan sonuç sistemini kullanabilecek.</p>

<h3><strong>YKS ek yerleştirme sonuç belgesi basılmayacak</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin duyurusuna göre, ek yerleştirme sonuçları için ayrıca basılı bir sonuç belgesi hazırlanmayacak. Sonuç belgeleri adayların ikamet adreslerine de gönderilmeyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaylar, 2026 YKS ek yerleştirme sonuçlarını yalnızca ÖSYM'nin sonuç ekranı üzerinden görüntüleyebilecek.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">2026-YKS: Ek Yerleştirme Sonuçları Açıklandı<a href="https://t.co/X10gALvyK5" rel="nofollow">https://t.co/X10gALvyK5</a> <a href="https://t.co/Zxgl3EQSAO" rel="nofollow">pic.twitter.com/Zxgl3EQSAO</a></p>
— ÖSYM (@OSYMbaskanligi) <a href="https://x.com/OSYMbaskanligi/status/2104549432515797495?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osym-yks-ek-tercih-sonuclari-ozel-universitelerde-kontenjanlar-dolmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="92662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan-Subianto görüşmesi: Türkiye-Endonezya işbirliği ele alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-subianto-gorusmesi-turkiye-endonezya-isbirligi-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-subianto-gorusmesi-turkiye-endonezya-isbirligi-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ile telefonda görüştü. Görüşmede ikili ilişkiler, ticaret, savunma sanayii ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile <strong>Endonezya </strong>Cumhurbaşkanı <strong>Prabowo Subianto</strong> arasında telefon görüşmesi yapıldı. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut durumu ve farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik konular ele alınırken, bölgesel ve küresel meseleler de değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Türkiye-Endonezya ilişkileri görüşmenin gündeminde yer aldı</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasına göre Erdoğan ve Subianto'nun görüşmesinde, <strong>Türkiye</strong> ile Endonezya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler masaya yatırıldı.</p>

<p>Erdoğan, görüşme sırasında iki ülkenin uluslararası platformlarda ortaya koyduğu dayanışmadan memnuniyet duyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu dayanışmanın devam ettirilmesinin Türkiye ve Endonezya açısından karşılıklı fayda sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>İki ülke arasındaki ilişkilerin uluslararası alandaki dayanışmayla birlikte ilerletilmesine yönelik yaklaşım da görüşmenin başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Ticaret ve savunma sanayiinde işbirliği öne çıktı</strong></h3>

<p>Türkiye ile Endonezya arasındaki işbirliğinin çeşitli alanlarda daha da geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Erdoğan, özellikle ticaret ve savunma sanayii alanlarını öne çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin bu başlıkların yanı sıra birçok farklı alanda ilerletilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Türkiye ve Endonezya'nın işbirliğini geliştirmeye yönelik adımlar atmayı sürdüreceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Erdoğan, Subianto'yu COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti</strong></h3>

<p>Telefon görüşmesinde Antalya'da düzenlenecek <strong>COP31 Liderler Zirvesi</strong> de gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto'yu Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-subianto-gorusmesi-turkiye-endonezya-isbirligi-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-endonezya-cumhurbaskani-subianto-ile-telefonda-gorustu.png" type="image/jpeg" length="56275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Patateste üretim kaybı, ekmekte maliyet artışı: Gıda fiyatlarında kış gündemi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/patateste-uretim-kaybi-ekmekte-maliyet-artisi-gida-fiyatlarinda-kis-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/patateste-uretim-kaybi-ekmekte-maliyet-artisi-gida-fiyatlarinda-kis-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarının yaklaşması, temel gıda ürünlerinde üretim koşulları ve artan maliyetlerin fiyatlar üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı. Avrupa'da yaşanan kuraklık ve yüksek sıcaklıklar patates üretiminde düşüşe neden olurken, enerji, iş gücü ve taşımacılık giderlerindeki yükseliş de ekmek fiyatları açısından maliyet baskısını artırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kış sezonunun yaklaşması, tarımsal üretimde yaşanan gelişmeler ile artan işletme giderlerinin temel gıda ürünlerinin fiyatlarına olası etkisini gündeme getirdi. Avrupa'daki kuraklık ve su kaynaklarında yaşanan sıkıntıların yanı sıra aşırı hava koşulları, enerji, işçilik ve taşıma maliyetlerindeki yükselişle birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Söz konusu gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekmek, patates, zeytinyağı ve yeşil yapraklı sebzeler dahil çeşitli temel gıda ürünlerinde fiyat hareketlerine yansıyabileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Sıcak hava patates tarlalarında kayıp yarattı</strong></h2>

<p>Avrupa ülkeleri ile İngiltere'de yaz döneminde etkili olan yüksek sıcaklıklar, patates tarlalarındaki üretimi olumsuz etkiledi. Yurt dışındaki tarım raporlarında, bölgenin toplam patates üretiminin beklentilerin yaklaşık 3,5 milyon ton altında gerçekleşebileceğine ilişkin öngörüler yer aldı.</p>

<p>Rekoltedeki gerilemenin kış döneminde piyasaya sunulan patates miktarı üzerinde baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Talebin yüksek kalması durumunda fiyatlarda yukarı yönlü hareket ihtimali artarken, ithalat süreçleri ve tedarik zincirinde meydana gelebilecek sorunların da fiyatlara yansıması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Fırınların giderleri ekmek maliyetini yukarı çekiyor</strong></h3>

<p>Ekmek ve unlu mamullerde fiyatların oluşumunda buğday üretiminin yanı sıra fırınların üretim giderleri de etkili oluyor. Enerji kullanımı, çalışan maliyetleri ve ürünlerin taşınmasına ilişkin giderlerdeki küresel yükseliş, fırınların maliyet yapısı üzerinde baskı oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maliyetlerdeki artışın kış döneminde ekmek ve unlu mamullerin raf fiyatlarına yansıyabileceği öngörülürken, fırıncılık sektöründeki gelişmeler takip ediliyor.</p>

<h3><strong>Kakao üretiminde iklim koşulları öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Kakao üretiminde de hava şartları, ürün miktarı açısından belirleyici unsurlar arasında bulunuyor. Üretim bölgelerinde yaşanan kuraklık kadar aşırı yağışlar da verim üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.</p>

<p>Hava koşullarının üretimi azaltması halinde kakao arzında daralma yaşanabileceği belirtilirken, arz tarafındaki gelişmelerin çikolata fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Zeytinyağında üretim için yağışlar izleniyor</strong></h3>

<p>Akdeniz ülkelerinde görülen kuraklık ve yüksek sıcaklıklar, zeytinyağı üretiminin seyri açısından önem taşıyor. Özellikle İspanya'daki yağış miktarının yeni sezonda ortaya çıkacak üretim tablosu açısından yakından takip edildiği belirtiliyor.</p>

<p>Akdeniz havzasındaki hava koşullarının üretim miktarına etkisi, gelecek dönemde zeytinyağı fiyatlarının yönünü belirleyebilecek faktörler arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Su sıkıntısı yeşil yapraklı sebzeleri de etkiliyor</strong></h3>

<p>Ispanak ve marul gibi yeşil yapraklı sebzelerin üretiminde hava şartlarından kaynaklanan sorunlar öne çıkıyor. Yüksek sıcaklık ve su yetersizliği üretimde verim kaybına neden olurken, zararlıların yol açtığı kayıplar da üreticilerin karşılaştığı problemler arasında bulunuyor.</p>

<p>Kış dönemine girilirken farklı tarım ürünlerinde ortaya çıkan üretim kayıpları ile maliyetlerdeki yükselişin, arz koşulları üzerinden marketlerdeki ürün fiyatlarını etkileyebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/patateste-uretim-kaybi-ekmekte-maliyet-artisi-gida-fiyatlarinda-kis-gundemi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/patates-1.png" type="image/jpeg" length="21427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Ahmet Oryal Kadıbeşegil yarın son yolculuğuna uğurlanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ahmet-oryal-kadibesegil-yarin-son-yolculuguna-ugurlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ahmet-oryal-kadibesegil-yarin-son-yolculuguna-ugurlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[84 yaşında İzmir’de hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Ahmet Oryal Kadıbeşegil, yarın düzenlenecek cenaze töreninin ardından Karşıyaka Doğançay Kabristanı’nda toprağa verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk basınının deneyimli isimlerinden Ahmet Oryal Kadıbeşegil için yarın İzmir’de cenaze töreni düzenlenecek. Kadıbeşegil’in cenazesi, 29 Eylül Salı günü Bostanlı Beşikçioğlu Camisi’nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Karşıyaka Doğançay Kabristanı’nda defnedilecek.</p>

<p>Uzun yıllar siyaset muhabirliği yapan, basın kuruluşlarında çeşitli yöneticilik görevleri üstlenen ve siyasi danışmanlık görevlerinde de bulunan Kadıbeşegil önceki gün 84 yaşında İzmir’de yaşamını yitirmişti.</p>

<h2><strong>Ahmet Oryal Kadıbeşegil kimdir?</strong></h2>

<p>1942 yılında dünyaya gelen Ahmet Oryal Kadıbeşegil, sanatçı, yazar ve ressam Fahrunnisa Kadıbeşegil ile Ziraat Mühendisi Seyfettin Kadıbeşegil’in oğluydu.</p>

<p>Sarar İlkokulu, Ankara Koleji, Kabataş Lisesi ve Bursa Koleji’nde eğitim gören Kadıbeşegil, daha sonra Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İtalyan Filolojisi bölümünde öğrenim gördü.</p>

<p>Gazeteciliğe 1959 yılında başlayan Kadıbeşegil; Hakimiyet, Yeni Ulus ve Günaydın gazetelerinin yanı sıra Türk Haberler Ajansı ve Ulusal Basın Ajansı’nda çalıştı. Meslek yaşamı boyunca siyaset muhabiri, istihbarat şefi, parlamento büro şefi ve temsilci olarak görev yaptı.</p>

<p>Günaydın Gazetesi’nde “06 Ankara” başlığı altında siyasi kulis yazıları kaleme alan Kadıbeşegil, 1977 yılında yayımlanan “Bitli Yorgan” başlıklı haberiyle de dönemin siyasi gündeminde adından söz ettirdi.</p>

<p>Kadıbeşegil, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde öğrenciyken Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun kuruluşunda yer aldı. 1968 döneminde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki öğrenci hareketlerinde ve çeşitli sol gençlik örgütlerinin Dev-Genç çatısı altında birleşmesi sürecinde aktif görev üstlendi.</p>

<p>5 Ocak 1978’de kurulan Bülent Ecevit hükümetinde Orman Bakanı Vecdi İlhan’ın danışmanlığını yapan Kadıbeşegil, ilerleyen yıllarda SHP Genel Başkanı Erdal İnönü ile CHP genel başkanları Deniz Baykal ve Hikmet Çetin’e de danışmanlık yaptı.</p>

<p>1999 yılında İzmir’e yerleşen Kadıbeşegil, gazetecilik ve yazarlık çalışmalarını burada da devam ettirdi. Yeni Asır Gazetesi’nde Erkin Usman’ın köşesine katkıda bulundu, 9 Eylül Gazetesi’nde haftalık yazılar yazdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadıbeşegil’in “06 Ankara”, “Stratejik Bataklık”, “Türkiye Nerede Yanlış Yaptı?” ve “Siyaset Kaybettiği Değerleri Bulabilir mi?” adlı dört kitabı yayımlandı.</p>

<p>Parlamento Muhabirleri Derneği üyesi olan Ahmet Oryal Kadıbeşegil, Sürekli Basın Kartı sahibiydi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ahmet-oryal-kadibesegil-yarin-son-yolculuguna-ugurlanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ahmet-oryal-kadibesegil.jpg" type="image/jpeg" length="23098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye'deki öğretmen cinayetinde yayın yasağı: RTÜK'ten açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osmaniyedeki-ogretmen-cinayetinde-yayin-yasagi-rtukten-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osmaniyedeki-ogretmen-cinayetinde-yayin-yasagi-rtukten-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye 2. Sulh Ceza Hâkimliği, bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin olayla bağlantılı olarak haber, röportaj, eleştiri ve benzeri içeriklerin yayımlanmasına yasak getirdi. RTÜK ise mahkeme kararına aykırı yayınların tespit edilmesi halinde 6112 sayılı Kanun çerçevesinde gerekli işlemlerin uygulanacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu</strong> (RTÜK),<strong> Osmaniye</strong>'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı verildiğini duyurdu.</p>

<p>RTÜK tarafından yapılan açıklamada, Osmaniye 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28 Eylül 2026 tarihli, 2026/5294 D. İş sayılı kararı doğrultusunda, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma dosyasına konu olay hakkında yayın yasağı uygulanmasına karar verildiği bildirildi.</p>

<p>Mahkeme kararında, soruşturmaya konu olayla bağlantılı olarak hazırlanacak her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri içeriklerin görsel medya, sosyal medya platformları ve internet üzerinden yayımlanmasının yasaklandığı ifade edildi.</p>

<p>Kararın; toplum sağlığı ve genel ahlakın, milli güvenlik ile kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin engellenmesi ve yargı gücünün otoritesi ile tarafsızlığının güvence altına alınması amacıyla alındığı belirtildi.</p>

<p>RTÜK, medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu mahkeme kararında yer alan hükümlere riayet etmesi gerektiğini açıkladı.</p>

<p>Kurul açıklamasında ayrıca, yayın yasağına aykırı içerik yayımlanması durumunda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında gerekli işlemlerin uygulanacağı kaydedildi.</p>

<p><strong>RTÜK'ten yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</strong></p>

<p><i>"Osmaniye 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.</i></p>

<p><i>Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır.</i></p>

<p><i>Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Osmaniye 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.<br />
<br />
Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, millî güvenliğin,… <a href="https://t.co/eSEKnwcKQJ" rel="nofollow">pic.twitter.com/eSEKnwcKQJ</a></p>
— RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU (@rtukkurumsal) <a href="https://x.com/rtukkurumsal/status/2104551568611615213?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osmaniyedeki-ogretmen-cinayetinde-yayin-yasagi-rtukten-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a5c2f967-7b01-42bc-8811-03a133486fba.jpg" type="image/jpeg" length="61566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 45 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/3-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-45-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/3-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-45-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin merkezli 3 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik operasyon düzenlendi. Yurt dışı kaynaklı bahis siteleri üzerinden gerçekleştirilen işlemler kapsamında 45 şüpheli gözaltına alınırken, operasyonlarda silah, fişek ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>nın koordinasyonunda,<strong> İl Emniyet Müdürlüğü</strong> Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yasa dışı bahis faaliyetlerine ilişkin çalışma yürütüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şüphelilerin yasa dışı bahis faaliyetleri ortaya çıkarıldı</strong></h2>

<p>Yürütülen incelemelerde, şüphelilerin yurt dışı merkezli yasa dışı bahis siteleri üzerinden bahis oynanmasına olanak sundukları ve para transferlerine aracılık yaptıkları tespit edildi.</p>

<p>Ekiplerin çalışmasında, <strong>şüpheli</strong>ler tarafından gerçekleştirilen 43 bin 986 işlem incelendi. Söz konusu işlemlerin toplam hacminin 400 milyon 333 bin 693 liraya ulaştığı belirlendi.</p>

<h3><strong>3 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi</strong></h3>

<p>Elde edilen bilgiler doğrultusunda <strong>Mardin</strong>'in yanı sıra <strong>Aydın</strong> ve <strong>Çorum</strong>'da eş zamanlı operasyon yapıldı. <strong>Operasyon</strong> kapsamında 45 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Aramalarda silah ve dijital materyaller bulundu</strong></h3>

<p>Şüphelilere ait adreslerde gerçekleştirilen aramalarda 2 uzun namlulu silah ile 177 fişek ele geçirildi. Bunun yanı sıra çok sayıda dijital materyale de el konuldu. <strong>Gözaltı</strong>na alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/3-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-45-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mardin-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-45-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="96766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOKİ'den 46 ilde arsa satışı: Açık artırma tarihleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tokiden-46-ilde-arsa-satisi-acik-artirma-tarihleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tokiden-46-ilde-arsa-satisi-acik-artirma-tarihleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOKİ, 46 ilde toplam 383 arsayı açık artırma yöntemiyle satışa sunuyor. 29-30 Eylül'de gerçekleştirilecek satışlarda yüzde 25 peşinat ve 48 ay vade imkanı bulunurken, peşin alımlarda yüzde 15 indirim uygulanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı</strong> Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (<strong>TOKİ</strong>), farklı kullanım alanlarına ayrılan arsalar için açık artırma düzenleyecek.</p>

<h2><strong>Arsalar farklı kullanım alanları için satışa sunulacak</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre alıcılar; konut, ticaret, turizm, eğitim, tarım, sanayi, spor ve kentsel çalışma alanlarının yanı sıra plansız alan, rekreasyon, depolama, akaryakıt istasyon alanı, lojistik tesis ve ağaçlandırılacak alan niteliğindeki taşınmazlara sahip olabilecek.</p>

<p>Satışlarda yüzde 25 peşinat ve 48 ay vade imkanı sağlanırken, bazı <strong>taşınmazlar</strong> doğrudan peşin bedelle alıcı bulacak. Peşin ödeme tercih edenlere ise yüzde 15 indirim uygulanacak.</p>

<h3><strong>383 arsanın muhammen bedeli 10,3 milyar lirayı aşıyor</strong></h3>

<p>Toplam büyüklüğü 1 milyon 684 bin 690 metrekare olan 383 arsanın muhammen bedeli 10 milyar 358 milyon 647 bin 195 lira olarak belirlendi.</p>

<p><strong>Satış</strong> kapsamındaki arsalar Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bolu, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Konya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Van, Yozgat ve Zonguldak'ta bulunuyor.</p>

<h3><strong>Açık artırmalar 29-30 Eylül'de yapılacak</strong></h3>

<p>Açık artırmalar, 29 ve 30 Eylül tarihlerinde saat 10.30'da Ankara Bilkent Otel ile TOKİ İstanbul Hizmet Binası'nda gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Satışla ilgili detaylı bilgilere ve “www.toki.gov.tr” “muzayede.emlakyonetim.com.tr" internet adreslerinden ulaşılabilecek. Ayrıntılı bilgi için ayrıca "444 84 34" numaralı telefon hattı kullanılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tokiden-46-ilde-arsa-satisi-acik-artirma-tarihleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/toki-46-ilde-383-arsayi-acik-artirmayla-satacak.png" type="image/jpeg" length="44127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="94937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="82002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="58787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="99395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="70749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="42480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="76716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="94831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="57704"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="25285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="29918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="56251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="77868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="90151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="46517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="99045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="96675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="80934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="79895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="56389"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
