<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 21 Oct 2026 16:27:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ebola üç Afrika bölgesine yayıldı: Sağlık bakanları acil toplantı yapacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ebola-uc-afrika-bolgesine-yayildi-saglik-bakanlari-acil-toplanti-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ebola-uc-afrika-bolgesine-yayildi-saglik-bakanlari-acil-toplanti-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijerya’da ilk Ebola vakasının bildirilmesi üzerine Africa CDC harekete geçti. Afrika ülkelerinin sağlık bakanları, salgının yayılımını ve ortak müdahale adımlarını değerlendirmek üzere 28 Ekim’de çevrim içi toplantıda buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC)</strong>, Nijerya’da ilk Ebola vakasının bildirilmesinin ardından salgının yayılımını değerlendirmek amacıyla 28 Ekim’de Afrika ülkelerinin sağlık bakanlarının katılımıyla olağanüstü çevrim içi toplantı düzenleyecek.</p>

<h2><strong>Afrika ülkelerinin Sağlık Bakanları Ebola için toplanacak</strong></h2>

<p>Africa CDC Genel Direktörü Jean Kaseya, yaptığı açıklamada, 28 Ekim’de gerçekleştirilecek toplantıda <strong>Ebola salgını</strong>na karşı ortak müdahalenin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Ebola’nın Afrika’nın üç bölgesini etkilediğini ifade eden Kaseya, mevcut durumun acil müdahale ve üst düzey siyasi liderlik gerektirdiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>DSÖ’den bölge ülkelerine hazırlık uyarısı</strong></h3>

<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong>, <strong>Kongo Demokratik Cumhuriyeti</strong>’ndeki (KDC) salgının devam etmesi nedeniyle bölgedeki tüm ülkelere yüksek düzeyde hazırlıklarını sürdürmeleri tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Nijerya hükümeti, dün ülkede ilk <strong>Ebola</strong> vakasının tespit edildiğini duyurmuştu. Vakanın, bu ayın başlarında Uganda’dan gelen bir yolcuyla bağlantılı olduğu bildirilmişti. Hükümet, virüsle temas etmiş olabileceği değerlendirilen 44 kişiyi takibe almıştı.</p>

<p>Uganda ise temmuz ayında 20 vakanın kaydedildiği salgının sona erdiğini açıklamış, Nijerya’daki ilk vakanın ülkeden kaynaklandığı yönündeki iddiayı reddetmişti.</p>

<h3><strong>Kenya’da da Ebola vakaları bildirildi</strong></h3>

<p>Nijerya’nın yanı sıra Kenya’da da Uganda üzerinden seyahat eden kişilerle bağlantılı vakalar kaydedilmişti. Kenya’da şu ana kadar 9 vakanın bildirildiği belirtilmişti.</p>

<h3><strong>Ebola virüsü ilk kez 1976’da görüldü</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe neden olan <strong>Ebola virüsü</strong>, ilk kez 1976 yılında Sudan’ın <strong>Nzara</strong> kasabası ile KDC’nin Yambuku köyünde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı. KDC’deki salgının Ebola Nehri yakınındaki bir köyde başlaması nedeniyle hastalığa nehrin adı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Virüs, Aralık 2013’te Batı Afrika’da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 yılları arasında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşırken 11 binden fazla kişi hayatını kaybetti.</p>

<h3><strong>KDC’deki salgında 65 ölüm bildirildi</strong></h3>

<p>KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm açıklanmasının ardından ülkede 15 Mayıs’ta salgın ilan edilmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mayıs ayında ortaya çıkan “<strong>Bundibugyo</strong>” Ebola varyantının onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ebola-uc-afrika-bolgesine-yayildi-saglik-bakanlari-acil-toplanti-yapacak</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/africa-cdc-ebola-salgini-nedeniyle-olaganustu-toplanti-yapacak.png" type="image/jpeg" length="56994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Sahipsiz hayvanların güvenliği ve refahı gözetilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftci-sahipsiz-hayvanlarin-guvenligi-ve-refahi-gozetilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftci-sahipsiz-hayvanlarin-guvenligi-ve-refahi-gozetilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahipsiz sokak hayvanlarının toplanması, bakımı, kısırlaştırılması ve sahiplendirilmesine yönelik çalışmaları değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı <strong>Mustafa</strong> <strong>Çiftçi</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong> ile sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmaları değerlendirdiklerini bildirdi.</p>

<p>Çiftçi, toplantıda hayvanların usulüne uygun şekilde toplanması, barınaklardaki bakım şartları, kısırlaştırma ve sahiplendirme süreçleri ile illerde yürütülen denetim çalışmalarının ele alındığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmalar değerlendirildi</strong></h2>

<p>Görüşmede,<strong> atık gıdalar</strong>ın hayvan mamasına dönüştürülmesine yönelik çalışmalar da değerlendirildi. Çiftçi, mama üretim tesislerinde gelinen aşamanın da toplantının gündeminde yer aldığını aktardı.</p>

<h3><strong>Vatandaşların güvenliği ve hayvan refahı gözetilecek</strong></h3>

<p>Vatandaşların güvenliği ile <strong>sahipsiz hayvanlar</strong>ın bakım ve refahının birlikte gözetileceğini vurgulayan Çiftçi, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Anlayışımız nettir: Vatandaşımızın güvenliğini korurken sahipsiz hayvanlarımızın bakımını ve refahını da gözeteceğiz.</p>

<p>Bu konuda ihmale yer vermeden, ilgili bütün kurumlarımızla koordinasyon içinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">GÜVENLİ SOKAKLAR, KORUNAN CANLAR! 🇹🇷 Tarım ve Orman Bakanımız Sayın @ibrahimyumakli ile birlikte sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmaları değerlendirdik. Toplantımızda; hayvanların usulüne uygun şekilde toplanması, barınaklardaki bakım şartları, kısırlaştırma ve sahiplendirme süreçleri ile illerimizdeki denetim çalışmalarını ele aldık. Bu kapsamda, atık gıdaların hayvan mamasına dönüştürülmesine yönelik çalışmaları ve mama üretim tesislerinde gelinen aşamayı da değerlendirdik. Anlayışımız nettir: Vatandaşımızın güvenliğini korurken sahipsiz hayvanlarımızın bakımını ve refahını da gözeteceğiz. Bu konuda ihmale yer vermeden, ilgili bütün kurumlarımızla koordinasyon içinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. 🇹🇷 @TC_icisleri @TCTarim</p>
— Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) <a href="https://x.com/mustafaciftcitr/status/2112864854792871971?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftci-sahipsiz-hayvanlarin-guvenligi-ve-refahi-gozetilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/bakan-ciftci-sahipsiz-hayvanlarin-guvenligi-ve-refahi-gozetilecek.png" type="image/jpeg" length="34142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Eşref Fakıbaba nereli, hangi görevlerde bulundu? Fakıbaba İYİ Parti’den ve milletvekilliğinden neden ayrıldı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-esref-fakibaba-nereli-hangi-gorevlerde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-esref-fakibaba-nereli-hangi-gorevlerde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Eşref Fakıbaba kimdir, kaç yaşında ve ne doktoru? İYİ Parti’den ve Ankara milletvekilliğinden istifa ettiğini açıklayan Fakıbaba’nın siyasi geçmişi yeniden gündeme geldi. Peki, Fakıbaba hangi görevlerde bulundu, hangi partilerde yer aldı ve istifa kararını hangi gelişmenin ardından açıkladı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ahmet Eşref Fakıbaba, 21 Ekim 2026’da İYİ Parti’den ve Ankara milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun istifa çağrısının ardından kararını duyuran Fakıbaba’nın mesleği, yaşı ve siyasi geçmişi araştırılıyor.</p>

<h2><strong>Ahmet Eşref Fakıbaba neden istifa etti?</strong></h2>

<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yaptığı çağrıyla Ahmet Eşref Fakıbaba’yı partisinden ve milletvekilliğinden istifaya davet etti. Çağrının ardından Fakıbaba, istifa kararı aldığını açıkladı.</p>

<p>Fakıbaba, kararına ilişkin açıklamasında, “Genel başkanımız madem böyle istemiş, bunu yapacağım. Her işte bir hayır vardır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ahmet Eşref Fakıbaba" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/thumbs-b-c-cbce236d6ef85c4275972d1afaaddc75jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Ahmet Eşref Fakıbaba kimdir?</strong></h3>

<p>Ahmet Eşref Fakıbaba, 16 Aralık 1951’de Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. 1975 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Genel cerrahi uzmanlık eğitimini 1982 yılında tamamladı.</p>

<p>Meslek hayatında çeşitli hastanelerde hekimlik ve başhekimlik yapan Fakıbaba, 2004 yılında AK Parti’den Şanlıurfa Belediye Başkanı seçildi. 2009 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak yeniden aynı göreve geldi.</p>

<p>Daha sonra AK Parti’ye katılan Fakıbaba, Şanlıurfa milletvekilliği ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevlerinde bulundu. 2022 yılında AK Parti’den ayrılarak İYİ Parti’ye katıldı. 2023 genel seçimlerinde İYİ Parti’den Ankara milletvekili seçildi.</p>

<p><img alt="Ahmet Eşref Fakıbaba" class="detail-photo img-fluid" height="1098" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-21-161518.png" width="1820" /></p>

<h3><strong>Ahmet Eşref Fakıbaba kaç yaşında, nereli?</strong></h3>

<p>16 Aralık 1951 doğumlu Ahmet Eşref Fakıbaba, 21 Ekim 2026 itibarıyla 74 yaşındadır. Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğan Fakıbaba, belediye başkanlığı döneminde Şanlıurfa’da görev yaptı.</p>

<h3><strong>Ahmet Eşref Fakıbaba ne doktoru?</strong></h3>

<p>Ahmet Eşref Fakıbaba, genel cerrahi uzmanıdır. Tıp eğitimini Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladı. Uzmanlık eğitimini İstanbul Taksim İlk Yardım Hastanesinde aldı.</p>

<p>Fakıbaba, meslek hayatında farklı sağlık kuruluşlarında hekimlik ve başhekimlik yaptı.</p>

<p><img alt="Ahmet Eşref Fakıbaba" class="detail-photo img-fluid" height="828" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-21-161506.png" width="1094" /></p>

<h3><strong>Ahmet Eşref Fakıbaba hangi görevlerde bulundu?</strong></h3>

<p>Fakıbaba’nın siyasi kariyerindeki görevler ve tarihleri şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2004:</strong> AK Parti’den Şanlıurfa Belediye Başkanı seçildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2009:</strong> Bağımsız aday olarak Şanlıurfa Belediye Başkanı seçildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2013:</strong> AK Parti’ye katıldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2015:</strong> AK Parti’den Şanlıurfa milletvekili seçildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2017-2018:</strong> Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak görev yaptı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2018:</strong> AK Parti’den yeniden Şanlıurfa milletvekili seçildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2022:</strong> AK Parti’den ayrılarak İYİ Parti’ye katıldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2023:</strong> İYİ Parti’den Ankara milletvekili seçildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>21 Ekim 2026:</strong> İYİ Parti’den ve milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-esref-fakibaba-nereli-hangi-gorevlerde-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/thumbs-b-c-72da256cbb9f2b19351c3ce5f1cea967jpg.webp" type="image/jpeg" length="57479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 TOKİ kiralık konutları hangi ilçelerde? TOKİ kiralık konut kura sonuçları nereden sorgulanacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-toki-kiralik-konutlari-hangi-ilcelerde-toki-kiralik-konut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-toki-kiralik-konutlari-hangi-ilcelerde-toki-kiralik-konut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da kiralık sosyal konut için başvuru yapanların gözü, hak sahiplerini belirleyecek kura takvimine çevrildi. İlk etapta 1.071 konutun kiraya verilmesi planlanırken başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından çekiliş tarihi merak ediliyor. Peki, TOKİ kiralık konut kurası hangi gün yapılacak, sonuçlar nereden öğrenilecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’da kiralık sosyal konut projesine başvuranlar, TOKİ’nin kura takvimine ilişkin açıklamayı bekliyor. İlk etapta 1.071 konutun kiraya verilmesinin planlandığı projede başvurular 14-25 Eylül 2026 tarihleri arasında alındı. Kura çekiminin ekim ayı içinde yapılması öngörülürken kesin tarih ve saat henüz duyurulmadı.</p>

<h2><strong>TOKİ kiralık konut kurası ne zaman?</strong></h2>

<p>TOKİ İstanbul kiralık sosyal konut projesinde kura çekiminin Ekim 2026 içerisinde yapılması planlanıyor. Ancak çekilişin hangi gün ve saatte gerçekleştirileceğine ilişkin kesin bir takvim açıklanmadı.</p>

<p>Başvuru sahiplerinin kura tarihine ilişkin duyuruları TOKİ’nin resmî internet sitesi üzerinden takip etmesi gerekiyor. Kesin tarihin açıklanmasıyla birlikte hak sahiplerinin belirlenmesine ilişkin süreç de netleşecek.</p>

<h3><strong>TOKİ kiralık konut sonuçları nasıl öğrenilir?</strong></h3>

<p>Kura çekiminin tamamlanmasının ardından sonuçların TOKİ’nin resmî duyuruları ve ilgili e-Devlet hizmetleri üzerinden takip edilmesi bekleniyor. Başvuru sahipleri, hak sahipliği durumlarına ilişkin açıklamaları bu kanallardan kontrol edebilir.</p>

<p>Resmî sonuçlar yayımlanmadan hak sahipliği konusunda kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</p>

<p><img alt="TOKİ kura çekimi takvimi 2026: Bu hafta hangi ilde kura çekilecek?-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/toki12.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>İstanbul’da 1.071 kiralık konut hangi ilçelerde?</strong></h3>

<p>İstanbul’da ilk etapta kiraya verilmesi planlanan 1.071 sosyal konut, farklı ilçelerde dört grup halinde yer alıyor. Konutların dağılımı şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören:</strong> 360 konut</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Maltepe, Tuzla ve Kartal:</strong> 330 konut</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar:</strong> 291 konut</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Arnavutköy:</strong> 90 konut</p>
 </li>
</ul>

<p>Projede 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçenekleri bulunuyor. Konutların üç yıllığına kiralanması planlanıyor.</p>

<h3><strong>TOKİ kiralık konut kiraları ne kadar?</strong></h3>

<p>Projede duyurulan başlangıç kira bedelleri daire tipine göre değişiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1+1 daire:</strong> 10.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2+1 daire:</strong> 12.000 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3+1 daire:</strong> 15.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4+1 daire:</strong> 18.000 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Konutların hangi başvuru sahiplerine tahsis edileceği ve kiralama işlemlerinin nasıl yürütüleceği, kura süreci ve ilgili resmî açıklamalar doğrultusunda netleşecek.</p>

<p><img alt="Toki Toplu Konut (7)" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/toki-toplu-konut-7.webp" width="1250" /></p>

<h3><strong>TOKİ kiralık sosyal konut başvuru şartları nelerdi?</strong></h3>

<p>İstanbul’daki kiralık sosyal konut projesi için başvurular 14-25 Eylül 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden alındı. Başvuru koşulları arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, 18 yaşını tamamlamak, İstanbul’da en az bir yıldır kesintisiz ikamet etmek, başvuru sahibi adına kayıtlı konut bulunmaması ve hane halkı aylık net gelirinin 100 bin TL’yi aşmaması gibi şartlar yer aldı.</p>

<p>Başvuru şartlarının tamamı ve değerlendirme ayrıntıları için TOKİ’nin ilgili resmî duyurusunun esas alınması gerekiyor. Başvuruda bulunmuş olmak tek başına hak sahipliği anlamına gelmiyor; sonuçlar kura ve resmî değerlendirme sürecinin ardından belli olacak.</p>

<h3><strong>TOKİ İstanbul kiralık konut kura tarihi açıklandı mı?</strong></h3>

<p>21 Ekim 2026 itibarıyla paylaşılan bilgilere göre kura için ekim ayı işaret ediliyor ancak kesin gün ve saat açıklanmış değil. Başvuru sahiplerinin TOKİ’nin resmî duyurularını takip etmesi ve sonuç sorgulaması için açıklanacak yönlendirmeleri beklemesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-toki-kiralik-konutlari-hangi-ilcelerde-toki-kiralik-konut</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/toki-toplu-konut-11.webp" type="image/jpeg" length="54766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da dumansız mekân arayan gençler harekete geçti: Kafelerde temiz hava artık piyango olmayacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-dumansiz-mekan-arayan-gencler-harekete-gecti-kafelerde-temiz-hava-artik-piyango-olmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-dumansiz-mekan-arayan-gencler-harekete-gecti-kafelerde-temiz-hava-artik-piyango-olmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da dumansız mekân arayışına giren gençler, “Dumansız Hava Kahramanları” kampanyasıyla sigara içilmeyen işletmeleri görünür kılıyor. Özel etiketlerle iyi uygulamaları teşvik eden Dumansız Gençlik Girişimi gönüllüleri, kafe ve restoranlarda tütün mevzuatına aykırı uygulamaları da belgeliyor. Hazırladıkları dijital haritayla dumansız mekânları kolayca bulunabilir hâle getirmeyi ve kampanyayı 81 ile yaymayı hedefleyen gençler, yürüttükleri çalışmaları ve taleplerini 24 Saat’e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahvesini içerken, arkadaşlarıyla sosyalleşirken ya da yalnızca kitabını okurken temiz hava solumak isteyen gençler, Ankara’da dumansız mekân arayışına girdi. Gençlerin birbirlerine sigara içilmeyen işletmeleri önermesiyle başlayan arayış, “<strong>Dumansız Hava Kahramanları</strong>” kampanyasına dönüştü. <strong>Dumansız Gençlik Girişimi </strong>gönüllüleri, dumansız hava hakkına saygı gösteren işletmeleri belirleyerek özel bir etiketle ödüllendiriyor, dijital haritada görünür kılıyor. Kampanyayı 81 ile yaymayı hedefleyen gençler, bir yandan da sahada tütün mevzuatına aykırı uygulamaları belgeliyor ve yeni yasal düzenlemelerin hazırlık sürecinde söz sahibi olmak istiyor.</p>

<p>Ankara’da özellikle kış bahçelerinde, camlarla çevrili alanlarda ve açılır-kapanır tavanlı mekânlarda karşılaşılan ihlaller, dumansız bir ortamda vakit geçirmek isteyenler için bu arayışı daha da önemli hale getiriyor. Gençler, bu kampanyayla sadece sigara içilmeyen bir masa bulmaya çalışmıyor, temiz havanın bir ayrıcalık değil, herkesin sahip olması gereken bir hak olduğunu hatırlatıyor. Bu nedenle kampanya, yasağa uyan işletmeleri öne çıkarırken diğer işletmelere de örnek olmayı amaçlıyor.</p>

<p>Girişimin çalışmaları mekân önerileriyle de sınırlı kalmıyor. Gönüllüler, tütün ürünlerinin satış noktalarında nasıl sergilendiğini, elektronik sigara gibi yeni nesil ürünlere erişimi ve sosyal medyadaki örtülü pazarlama yöntemlerini de izliyor. Sahadan topladıkları verileri karar alıcılarla paylaşan gençler, tütün kontrolüne ilişkin düzenlemelerin uygulanmasını ve mevzuattaki belirsizliklerin giderilmesini talep ediyor. Bir yandan dumansız mekânları haritalandırırken diğer yandan ihlalleri görünür kılmaya çalışan girişim, gençlerin kendi yaşam alanlarıyla ilgili kararlarda söz sahibi olmasını da hedefliyor.</p>

<p>Dumansız Gençlik Girişimi gönüllüleri, yürüttükleri çalışmaları, sahada karşılaştıkları sorunları ve taleplerini 24 Saat’e anlattı.</p>

<p><img alt="Thk Stickers 3" class="detail-photo img-fluid" height="1181" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/thk-stickers-3.png" width="1181" /></p>

<h2><strong>“Dumansız hava solumak bir tercih değil, yaşam hakkı”</strong></h2>

<p>Dumansız Gençlik Girişimi’nin (DGG) hikâyesi, gençlerin gündelik yaşamda karşılaştığı bir soruna yönelik itirazla başladı. Girişim, dumansız alanlara erişimi bir tercih meselesi olarak değil, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının parçası olarak ele alıyor. Gençlik Servisleri Merkezi (GSM) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ortaklığında yürütülen, Campaign for Tobacco-Free Kids Vakfı tarafından da desteklenen girişim, Türkiye’nin farklı illerinden 47 gönüllüden oluşuyor.</p>

<p>Gönüllüler, hareketin çıkış noktasını ve hedeflerini şöyle anlattı:</p>

<p><i>“Dumansız Gençlik Girişimi'nin hikâyesi, aslında bir itirazla ve bir hak arayışıyla başlıyor. Bizler, dumansız hava solumayı lüks veya ‘bir tercih’ olarak değil; sağlıklı, güvenli ve eşit bir geleceğin vazgeçilmez bir yaşam hakkı olarak gören bağımsız bir gençlik inisiyatifiyiz. Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunmasının, bütün toplumun iyi olma hâlini güvence altına aldığına inanıyoruz. Geleceğimizi tütün endüstrisinin kâr hırsına veya ihlallere bırakmak yerine, kararların tam merkezinde yer almak için sesimizi yükselterek bu yola çıktık.</i></p>

<p><i>Kimlerden oluştuğumuza gelirsek; bu hareketin ardında bir kurumsal zemin ve bir sivil dayanışma var. Girişimimiz, Gençlik Servisleri Merkezi (GSM) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ortaklığında yürütülmektedir. Çalışmalarımız aynı zamanda küresel ölçekte Campaign for Tobacco-Free Kids Vakfı tarafından da desteklenmektedir. Ancak bizim sahadaki asıl gücümüzü ve ruhumuzu yaratan şey genç gönüllülerdir; girişimimiz şu anda Türkiye'de birçok ilden aktif olarak toplamda 47 gönüllüden oluşmaktadır. Bizler sağlık profesyonelleri veya akademisyenler değiliz; bu sorunu adalet, kültür, hak ve sosyal yaşam boyutlarıyla ele alan, sahada omuz omuza çalışan bir nesiliz.”</i></p>

<p>Girişimin öncelikli hedefleri arasında çocukları ve gençleri hedef alan t<i>ütün pazarlama stratejilerine karşı mücadele etmek, elektronik sigara gibi yeni nesil ürünlerin gençler arasında normalleştirilmesini engellemek ve 4207 sayılı Kanun’un uygulanmasını güçlendirmek</i> bulunuyor. Gönüllüler, gençlerin yalnızca sorunları dile getiren değil, çözümün ve politikaların oluşturulmasında da söz sahibi olan bir güç olması gerektiğini savunuyor.</p>

<p><img alt="Ankara’da dumansız mekân arayan gençler harekete geçti: Kafelerde temiz hava artık piyango olmayacak-1" class="detail-photo img-fluid" height="706" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-20-145321.png" width="928" /></p>

<h3><strong>Sahadan veri topluyor, ihlalleri belgeliyorlar</strong></h3>

<p>DGG gönüllüleri, çalışmalarını <strong>gençlik öncülüğünde izleme yöntemiyle</strong> yürütüyor. Sahada veri topluyor, gözlemlerini belgeliyor, elde ettikleri bulgular doğrultusunda çözüm önerileri geliştiriyor ve bunları karar alıcılara ulaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gönüllüler, çalışma yöntemlerini şöyle açıkladı:</p>

<p><i>“Bizim sahadaki en büyük gücümüz, sorunları sadece konuşan değil; bizzat sahaya inip ‘gençlik öncülüğünde izleme’ metodolojisiyle kanıt toplayan, belgeleyen ve veriye dayalı konuşan dinamik bir hareket olmamızdır. Çalışmalarımızı tamamen sahadan veri toplamak, bu veriler ışığında çözüm önerileri geliştirmek ve bunları karar alıcılara ulaştırmak üzerine kurduk. İstiyoruz ki gençler sadece yaşadıkları sorunları dile getiren pasif şikayetçiler olmasın, aksine çözümün ve politikaların şekillenmesinde doğrudan söz sahibi olsunlar.”</i></p>

<p><img alt="Ankara’da dumansız mekân arayan gençler harekete geçti: Kafelerde temiz hava artık piyango olmayacak" class="detail-photo img-fluid" height="972" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-20-145304.png" width="1254" /></p>

<h3><strong>Okul çevrelerindeki satış noktaları mercek altında: Tütün ürünlerinin yüzde 93’sı mevzuata aykırı biçimde açıkça sergileniyor </strong></h3>

<p>Saha araştırmalarında okul çevrelerindeki satış noktalarına odaklanan gönüllüler, tütün ürünlerinin çocukların ilgisini çekebilecek ürünlerle yan yana satışa sunulmasını ve mevzuata aykırı biçimde sergilenmesini de izliyor. DGG’nin paylaştığı verilere göre, Türkiye’nin farklı kentlerindeki okul çevrelerinde yapılan gözlemlerde tütün ürünlerinin yüzde 93,6’sının mevzuata aykırı biçimde açıkça sergilendiği, işletmelerin yüzde 60,5’inde ise bu ürünlerin oyuncak ve şekerlemelerin hemen yanında satışa sunulduğu tespit edildi.</p>

<p><img alt="Ankara’da dumansız mekân arayan gençler harekete geçti: Kafelerde temiz hava artık piyango olmayacak-2" class="detail-photo img-fluid" height="1472" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-20-145336.png" width="2128" /></p>

<h3><strong>Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri de incelemeye alındı</strong></h3>

<p>Gönüllüler, satışı yasa dışı olmasına rağmen gençlerin erişebildiğini belirttikleri elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerini de incelemeye aldı. Kontrollü satın alma çalışmalarında perakende noktalarında ısıtılmış tütün ürünlerinin yüzde 92, elektronik sigaraların ise yüzde 60 oranında engel olmaksızın satıldığını ortaya koyduklarını bildirdi. Sınır illerinde yapılan çalışmalarda kaçak elektronik sigaraların yüzde 61,5 oranında tezgâhlarda açıkça sergilendiğini belirten gönüllüler, dijital mecralardaki pazarlama yöntemlerini de takip ediyor:</p>

<p>“Bir diğer büyük odak noktamız, satışı yasadışı olmasına rağmen gençler arasında bir salgın gibi yayılan elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünleridir. Yaptığımız kontrollü satın alma çalışmalarıyla, perakende noktalarında ısıtılmış tütün ürünlerinin yüzde 92, elektronik sigaraların ise yüzde 60 oranında hiçbir engel tanınmaksızın satıldığını ortaya koyduk. Sınır illerimizde de durum farksız; kaçak e-sigaraların yüzde 61,5 oranında tezgahlarda açıkça sergilendiğini raporladık. Bu kanıt toplama sürecini sadece sokakta değil; Instagram, TikTok ve Youtube gibi dijital mecralarda da sürdürüyor, endüstrinin e-sigaraları gençlere nasıl cazip hale getirdiğini adım adım izleyerek bu manipülasyonu ifşa etmeye devam ediyoruz.”</p>

<h3><strong>Gençlerin mekân önerisinden kampanyaya</strong></h3>

<p>DGG’nin “<strong>Dumansız Hava Kahramanları</strong>” kampanyası, gönüllülerin kendi aralarında dumansız işletmeleri birbirlerine önermesinden doğdu. Gençler, hem dumansız bir ortamda vakit geçirmek hem de bu uygulamayı benimseyen işletmelere müşteri olarak destek olmak istediklerini belirtti. Bu önerileri daha geniş kitlelere ulaştırma düşüncesiyle kampanyayı hayata geçirdiler.</p>

<p>Gönüllüler, kampanyanın amacını şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>“Tütün kontrolü alanındaki kamuoyu tartışmalarında genellikle yasak ihlalleri, denetimler ve karşılaşılan sorunlar öne çıkıyor. Oysa kuralları iyi uygulayan, müşterilerine dumansız bir ortam sunan işletmelerin de görünür olması gerekiyor. Biz bu kampanyayla, dumansız hava hakkına saygı gösteren işletmeleri ödüllendirerek iyi uygulamaları teşvik etmek, diğer işletmelere örnek oluşturmak ve yurttaşların dumansız ortamda vakit geçirebilecekleri mekânları tanımalarını sağlamak istiyoruz. Etiket uygulamasının hem işletmelerin yaklaşımını güçlendirmesini hem de yurttaşların mekân tercihlerini etkilemesini bekliyoruz.”</i></p>

<p>Gönüllüler, kampanyanın resmî bir sertifikasyon süreci olmadığını, iyi uygulamaları görünür kılmayı ve gençler arasında tavsiye kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan bir çalışma olduğunu belirtti. “<strong>Dumansız Hava Kahramanı</strong>” etiketi, işletmelerin camlarına ya da girişlerine asılabilecek şekilde hazırlanıyor. Böylece yurttaşların bir mekâna girmeden önce işletmenin dumansız hava hakkına saygı gösterdiğini kolayca fark etmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>İşletmeler nasıl belirleniyor?</strong></h3>

<p>Kampanyaya katılacak mekânlar, gençlerin doldurduğu “Dumansız Hava Kahramanları Mekân Gözlem Formu” aracılığıyla tespit ediliyor. İşletmelerin kapalı alanlarında geleneksel sigara ve elektronik sigara gibi yeni nesil ürünlerin kullanılmasına izin verilmemesi gerekiyor. Açık alanı bulunan işletmelerde ise alanın fiziksel niteliği ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınıyor. Tütün kullanımına ayrılmış bölgelerin mevzuata uygun olması ve dumansız alanları etkilememesi bekleniyor.</p>

<p>Gönüllüler, değerlendirme sürecini yalnızca işletme sahiplerinin beyanına dayandırmıyor. Mekânlarda küllük veya kül tablası bulunup bulunmadığı, tütün ürünü kullanımına ilişkin işaretler ve ortamın hava kalitesi gibi unsurlar inceleniyor. Gözlemler farklı zaman dilimlerinde tekrarlanıyor; işletme sahipleriyle görüşülüyor ve mekânları kullanan kişilerin geri bildirimleri de değerlendiriliyor.</p>

<p>Gönüllüler, “Bir mekânın kâğıt üzerinde değil, gerçekten dumansız olup olmadığını anlamak için çok yönlü bir ‘Mekân Gözlem’ metodolojisi uyguluyoruz” diyerek değerlendirme sürecinde saha gözlemleri ve yurttaş bildirimlerinin birlikte ele alındığını vurguladı.</p>

<p>Kampanya kapsamında <strong>Ankara’da Pastini Makarna, Alice’s House, Lokanta Hatti </strong>ve <strong>Rumeli İşkembecisi </strong>ile röportajlar gerçekleştirildi ve “Dumansız Hava Kahramanı” etiketleri işletmelere takdim edildi. Gönüllüler, başlangıçta işletmelerin kampanyayı tanıma sürecinden geçtiğini, iyi örneklerin görünür hâle gelmesi ve gençlerin bu mekânları tercih etmesiyle ilginin arttığını gözlemlediklerini aktardı.</p>

<h3><strong>Ankara’da kış bahçeleri ve açılır-kapanır tavanlara dikkat çektiler</strong></h3>

<p>Gönüllüler, Ankara’da dumansız mekân bulmayı zorlaştıran sorunlardan birinin<strong> kış bahçeleri</strong> ve<strong> açılır-kapanır tavanlı alanlarda </strong>sigara içme yasağının ihlal edilmesi olduğunu belirtti. Mevzuata göre bir alanın açık alan sayılabilmesi için tavanının tamamen açık olması gerektiğini ifade eden DGG gönüllüleri, açılır-kapanır tavanların bu alanları kendiliğinden açık alan hâline getirmediğine dikkat çekti.</p>

<p>Mekânsal haritalama çalışmalarında gençlerin yoğun kullandığı ve önceki saha araştırmalarından tanınan bölgelerdeki işletmeler <strong>Google My Maps üzerinden kaydediliyor.</strong> Gizli gözlem çalışmalarında işletmeler farklı zaman dilimlerinde, kimi zaman müşteri olarak ziyaret edilerek, kimi zaman da dışarıdan gözlemlenerek değerlendiriliyor.</p>

<p>Gönüllüler, şimdiye kadarki gözlemlerinde ihlallerin özellikle gençlerin yaşam alanlarına yakın kafe, bar ve restoranlarda, bilhassa masa oyunlarının oynandığı kafelerde yoğunlaştığını gördüklerini belirtti.</p>

<p>Denetimlerin etkinliğini azaltan sorunlara da değinen gönüllüler, işletmelerin denetim ekiplerinin geldiğini fark ederek küllükleri kaldırabildiğini, ortamı havalandırabildiğini veya ihlalleri geçici olarak gizleyebildiğini kaydetti. Mevzuattaki açık ve kapalı alan tanımlarının daha anlaşılır hâle getirilmesi ve yaptırımların caydırıcılığının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Dumansız mekânı 30 saniyede bulmak istiyoruz”</strong></h3>

<p>DGG gönüllüleri, kampanyayı dijital ortamda daha erişilebilir hâle getirmek için internet sitesi, sosyal medya hesapları ve Google Haritalar üzerinden kullanılabilecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Hazırlanması planlanan özel harita sayesinde dumansız bir mekân arayan kişilerin çevrelerindeki işletmeleri yaklaşık <strong>30 saniye içinde bulabilmesi amaçlanıyor.</strong></p>

<p>Gönüllüler, kampanyanın yalnızca kendi gözlemleriyle sınırlı kalmamasını, yurttaşların geri bildirimlerinin daha belirleyici olduğu ve herkesin katılımına açık bir sisteme dönüşmesini istediklerini belirtti. Kampanyanın sonuçları kapsamlı biçimde kamuoyuyla paylaşılmadan önce Kars, Muğla, Gaziantep ve İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinden de işletme önerileri aldıklarını aktaran gönüllüler, bu geri dönüşlerin dumansız mekânlara yönelik ihtiyacı ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Yurttaşların mekân tercihleri üzerindeki etkiyi henüz sayısal olarak ölçmediklerini belirten gönüllüler, aldıkları başvuruların ve gözlemledikleri davranış değişikliklerinin kampanyanın olumlu karşılık bulduğuna işaret ettiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Yeni yasa hazırlık sürecinde söz sahibi olmak istiyorlar</strong></h3>

<p>DGG gönüllüleri, saha çalışmalarından elde ettikleri bulguları Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu başta olmak üzere çeşitli kurumların ilgili bürokratlarıyla paylaştıklarını belirtti. Gönüllüler, bakanlıkların yürüttüğü yasal düzenleme çalışmalarına katkı sunmak ve taslakların hazırlanma sürecinde görüşlerinin dikkate alınmasını istiyor. Milletvekilleriyle görüşerek sahada karşılaştıkları sorunları, çözüm önerilerini ve mevzuatta yapılmasını gerekli gördükleri değişiklikleri aktarmayı da hedefliyorlar.</p>

<h3><strong>“En temel talebimiz, dumansız havanın bir hak olarak tanımlanması"</strong></h3>

<p>Gönüllülerin öncelikli talepleri arasında <strong>dumansız havanın bir hak olarak tanımlanması</strong>, bu hakkın kanun metninde açıkça yer alması, kapalı ve açık alan tanımlarının anlaşılır hâle getirilmesi ve elektronik sigara ile ısıtılmış tütün ürünlerinin kullanımının da açıkça yasak kapsamına alınması bulunuyor.</p>

<p>DGG gönüllüleri, “En temel talebimiz, dumansız havanın bir hak olarak tanımlanması ve bu hakkın kanun metninde açıkça yer alması” diyerek saha bulgularının yeni yasal düzenlemelere yansımasını beklediklerini belirtti.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 2De0088B2Ef983A8C026A732B0E83E11.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/thumbs-b-c-2de0088b2ef983a8c026a732b0e83e11jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Hedef 81 il</strong></h3>

<p>“Dumansız Hava Kahramanları” kampanyasını Ankara ve İstanbul’daki ilk çalışmaların ötesine taşımak isteyen gönüllüler, uygulamayı 81 ile yaygınlaştırmayı hedefliyor. Şu ana kadar beş farklı ilden daha mekân önerileri aldıklarını belirten DGG gönüllüleri, farklı illerdeki işletmeleri gözlemleyerek kampanyaya uygun mekânları belirlemeyi sürdürüyor.</p>

<p>Gönüllüler, işletmeleri dumansız alan oluşturmaya teşvik etmenin yanı sıra yurttaşların da bu hakkı sahiplenmesini istiyor. İşletme sahiplerine dumansız hava hakkına saygı gösterme ve uygulamalarını görünür kılma çağrısı yapan girişim, yurttaşları da dumansız mekânları tercih etmeye ve ihlalleri bildirmeye davet ediyor.</p>

<p>DGG gönüllüleri, hedeflerini “Önceliğimiz gençlerin yaşam alanlarının dumansız hâle gelmesi; nihai hedefimiz ise herkesin rahatça nefes alabildiği bir Türkiye” sözleriyle özetledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-dumansiz-mekan-arayan-gencler-harekete-gecti-kafelerde-temiz-hava-artik-piyango-olmayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/nvc.jpg" type="image/jpeg" length="88414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[123. dönem ÖGG sınavı giriş yerleri nasıl sorgulanır? ÖGG sınav sonuçları ne zaman açıklanacak? Sınav ve sonuç tarihi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/123-donem-ogg-sinavi-giris-yerleri-nasil-sorgulanir-ogg-sinav</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/123-donem-ogg-sinavi-giris-yerleri-nasil-sorgulanir-ogg-sinav" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[123. dönem Özel Güvenlik Temel Eğitim ve 99. dönem Yenileme Eğitimi Sınavı öncesinde adayların sınav merkezi ve salon bilgileri erişime açıldı. Sınava günler kala adayların giriş belgeleriyle ilgili ayrıntıları kontrol etmesi gerekiyor. Peki, sınav günü hangi belgeler istenecek ve sonuçlar için hangi tarih işaret edildi? İşte 2026 ÖGG sınavına ilişkin takvim ve sorgulama bilgileri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>123. Dönem Özel Güvenlik Temel Eğitim ve 99. Dönem Yenileme Eğitimi Sınavı için geri sayım başladı. Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) sınav takvimine göre adaylar, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 10.00’da sınava girecek. Sınav merkezi ve salon bilgileri ÖGNET üzerinden yayımlanırken sınav soruları ve cevap anahtarları için 27 Ekim, sonuçlar için ise 13 Kasım tarihi takvimde yer alıyor.</p>

<h2><strong>123. dönem ÖGG sınavı ne zaman?</strong></h2>

<p>123. Dönem Özel Güvenlik Temel Eğitim ve 99. Dönem Yenileme Eğitimi Sınavı, 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 10.00’da yapılacak. Sınava katılacak adayların, sınav öncesinde yerleştirme bilgilerini kontrol etmesi ve gerekli belgelerini hazırlaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>ÖGG sınav giriş yerleri açıklandı mı?</strong></h3>

<p>ÖGG sınavı için aday, okul ve salon yerleştirme sonuçları 2 Ekim 2026’da ÖGNET uygulaması üzerinden yayımlandı. Adaylar, sınava girecekleri merkez ve salon bilgilerine sistem üzerinden ulaşabiliyor.</p>

<p>Sınav günü karışıklık yaşamamak için yerleştirme bilgilerinin önceden kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>ÖGG sınav yeri nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>123. dönem ÖGG sınavına katılacak adaylar, sınav yeri bilgilerini Emniyet Genel Müdürlüğünün ÖGNET uygulaması üzerinden kontrol edebilir.</p>

<p>Sorgulama için şu adımlar izlenebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Emniyet Genel Müdürlüğünün resmî internet sitesine girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>ÖGNET uygulamasına ulaşarak sınavla ilgili duyuruları açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aday, okul ve salon yerleştirme bilgilerinizi kontrol edin.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Resmî duyuru:</strong> <a href="https://egm.gov.tr/ozelguvenlik/tum-adaylarin-ve-egitim-kurumlarinin-dikkatine-2-10-2" rel="nofollow">EGM ÖGG sınavı giriş yeri ve yerleştirme bilgileri</a></p>

<h3><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-7f9555d483b4545d83042a85db539df5.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>ÖGG sınavına girerken hangi belgeler gerekli?</strong></h3>

<p>Sınav öncesinde adayların T.C. kimlik kartlarını ve sınav giriş belgelerini hazır bulundurması gerekiyor. Sınav duyurusunda, T.C. kimlik kartı, sınav giriş belgesi ve optik cevap formundaki fotoğraflardan herhangi birinin adaya ait olmadığının belirlenmesi durumunda adayın sınava alınmayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların kimlik bilgilerini ve fotoğraflarını önceden kontrol etmesi, sınav belgelerini de sınav günü yanlarında bulundurması gerekiyor.</p>

<h3><strong>ÖGG sınav soruları ve cevap anahtarı ne zaman yayımlanacak?</strong></h3>

<p>123. dönem ÖGG sınavının soruları ve cevap anahtarlarının 27 Ekim 2026 tarihinde yayımlanması planlanıyor. Adaylar, yayımlanmasının ardından cevap anahtarını inceleyerek sınavda verdikleri yanıtları kontrol edebilecek.</p>

<h3><strong>123. dönem ÖGG sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>Özel Güvenlik 123. Dönem Temel Eğitim ve 99. Dönem Yenileme Eğitimi Sınavı sonuçlarının 13 Kasım 2026 tarihinde açıklanması bekleniyor. Adaylar, sonuçların ilan edilmesiyle birlikte EGM tarafından yayımlanacak resmî duyuruları takip edebilecek.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-9baeb0309c14220f6d45219769dbbc82.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 ÖGG sınav takvimi</strong></h3>

<p>123. dönem ÖGG sınavı için takvimde yer alan tarihler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2 Ekim 2026:</strong> Aday, okul ve salon yerleştirme sonuçlarının yayımlanması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>24 Ekim 2026:</strong> Temel eğitim ve yenileme eğitimi sınavı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>27 Ekim 2026:</strong> Sınav soruları ve cevap anahtarlarının yayımlanması</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Kasım 2026:</strong> Sınav sonuçlarının açıklanması</p>
 </li>
</ul>

<p>Adayların sınav öncesinde EGM ve ÖGNET üzerinden yapılacak duyuruları takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/123-donem-ogg-sinavi-giris-yerleri-nasil-sorgulanir-ogg-sinav</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-4f0470c2912fc75a9c683eb456b6da30.jpg" type="image/jpeg" length="64545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gelinim Mutfakta puanları açıklandı mı? Gelinim Mutfakta’da bugün kim kazandı? 20 Ekim puanları da belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-puanlari-aciklandi-mi-gelinim-mutfakta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-puanlari-aciklandi-mi-gelinim-mutfakta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanal D’nin Gelinim Mutfakta yarışmasında 21 Ekim Çarşamba günü gelinler, Etli Çıtır Külah yemeğiyle günün birincisi olmak için yarıştı. Puanlama öncesinde Tuğba’ya verilen 4 puanlık ceza, günlük sıralamayı etkileyebilecek gelişmeler arasında yer aldı. Yarışmanın takipçileri ise çeyrek altının sahibini ve dört yarışmacının gün sonunda kaç puan alacağını araştırıyor. İşte son bölümde öne çıkanlar ve önceki günlerin sonuçları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanal D ekranlarında yayınlanan Gelinim Mutfakta’nın 21 Ekim 2026 Çarşamba tarihli bölümünde Cemile, Beyza, Tuğba ve Almeda, günün yemeği Etli Çıtır Külah ile kayınvalidelerden yüksek puan almaya çalıştı. Tuğba’ya verilen 4 puanlık ceza da bölümün dikkat çeken gelişmeleri arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Gelinim Mutfakta bugün çeyrek altını kim kazandı?</strong></h2>

<p>21 Ekim tarihli bölümde günün birincisi ve çeyrek altını kazanan yarışmacı, paylaşılan bilgilerde henüz açıklanmadı. Cemile, Beyza, Tuğba ve Almeda’nın günlük puanları netleştiğinde sıralama da belli olacak.</p>

<p>Tuğba’ya, kayınvalide Sevilay’ın alışveriş listesine bakması nedeniyle 4 puan ceza verildi. Cezanın gün sonundaki sıralamaya etkisi, diğer yarışmacıların aldığı puanlarla birlikte ortaya çıkacak.</p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 21 Ekim puan durumu</strong></h3>

<p>21 Ekim Çarşamba günü yayınlanan bölümün puan tablosunda yarışmacıların toplamları henüz açıklanmadı.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Cemile:</strong> Puanı açıklanmadı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyza:</strong> Puanı açıklanmadı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuğba:</strong> Puanı açıklanmadı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Almeda:</strong> Puanı açıklanmadı</p>
 </li>
</ul>

<p>Günün birincisi ve çeyrek altının sahibi, puanlama tamamlandıktan sonra belli olacak.</p>

<p><img alt="gelinim mutfakta" class="detail-photo img-fluid" height="1056" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-21-161627.png" width="1114" /></p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 20 Ekim puan durumu</strong></h3>

<p>Yarışmanın 20 Ekim Salı günü yayınlanan bölümünde Almeda, 16 puanla günün birincisi oldu ve çeyrek altını kazandı. Günün sıralaması şöyle gerçekleşti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Almeda:</strong> 16 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuğba:</strong> 15 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyza:</strong> 14 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cemile:</strong> 10 puan</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 19 Ekim puan durumu</strong></h3>

<p>19 Ekim Pazartesi günü yayınlanan bölümde ise Cemile, 17 puan alarak günün birincisi oldu ve çeyrek altını kazandı. Haftanın ilk günündeki puan tablosu şöyleydi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Cemile:</strong> 17 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuğba:</strong> 16 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyza:</strong> 14 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Almeda:</strong> 13 puan</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-puanlari-aciklandi-mi-gelinim-mutfakta</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-21-161607.png" type="image/jpeg" length="20594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası Finansal Hesaplar Raporu yayımlandı: Finansal açıkta son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-finansal-hesaplar-raporu-yayimlandi-finansal-acikta-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-finansal-hesaplar-raporu-yayimlandi-finansal-acikta-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkez Bankası'nın 2026 yılı ikinci çeyrek Finansal Hesaplar Raporu'na göre, yurt içi yerleşik sektörlerin finansal varlıkları 237 trilyon TL, yükümlülükleri ise 255 trilyon TL oldu. Finansal varlıklar ile yükümlülükler arasındaki fark 18 trilyon TL'ye ulaşırken net finansal pozisyon açığının GSYH'ye oranı yüzde 24,7'ye çıktı. Türkiye'de toplam borcun milli gelire oranı ise yüzde 92 olarak hesaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TCMB</strong>'nin 21 Ekim 2026'da yayımladığı <strong>Finansal Hesaplar Raporu</strong>, Türkiye ekonomisinin finansal durumuna ve sektörlerin borçluluk yapısına ilişkin verileri ortaya koydu. Rapora göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 237 trilyon TL olarak kaydedildi. Aynı dönemde finansal yükümlülükler 255 trilyon TL'ye ulaştı. Net finansal pozisyon açığının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı da önceki çeyreğe kıyasla yükseldi.</p>

<h2><strong>Finansal varlıklar ile yükümlülükler arasında 18 trilyon TL fark</strong></h2>

<p>TCMB verilerine göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yurt içi yerleşik sektörlerin finansal yükümlülükleri toplam varlıklarını geride bıraktı. Finansal varlıklar 237 trilyon TL seviyesinde kalırken yükümlülükler 255 trilyon TL olarak hesaplandı. İki kalem arasındaki fark 18 trilyon TL'ye ulaştı.</p>

<p>Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH'ye oranı da söz konusu dönemde artış gösterdi. Önceki çeyreğe göre 1,97 puan yükselen oran, yüzde 24,7 seviyesine çıktı. Böylece ülkenin net finansal pozisyon açığının milli gelire oranında önceki çeyreğe kıyasla artış kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Türkiye ekonomisinin net borçlanma oranı yüzde 4,6'ya düştü</strong></h3>

<p>Finansal Hesaplar Raporu'nda sektörlerin net finansal işlemlerine ilişkin göstergeler de yer aldı. Buna göre, yurt içi yerleşik sektörlerin net borçlanmasının GSYH'ye oranı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 10,2 olarak gerçekleşti. İkinci çeyrekte ise bu oran yüzde 4,6'ya geriledi.</p>

<p>İki çeyrek arasındaki değişim, net borçlanma oranında 5,6 puanlık düşüşe karşılık geldi. Böylece sektörlerin net finansal işlemler üzerinden hesaplanan borçlanma oranı, yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe göre daha düşük seviyede kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hane halkının finansal varlıklarında para ve mevduat ilk sırada</strong></h3>

<p>TCMB'nin sektörel finansal bilanço verileri, hane halkının varlık ve yükümlülüklerinin dağılımını da gösterdi. Rapora göre, hane halkının finansal varlıkları içerisinde para ve mevduat yüzde 54'e yakın payla en büyük kalem oldu.</p>

<p>Hane halkının finansal yükümlülüklerinde ise krediler belirleyici konumda yer aldı. Bu kalem, hane halkının toplam finansal yükümlülüklerinin tamamına yakınını oluşturdu.</p>

<p>Sektörlerin net finansal pozisyonları incelendiğinde, hane halkı ile dünyanın geri kalanının yurt içindeki diğer sektörlerden alacaklı olduğu görüldü. Finansal olmayan kuruluşlar ve genel yönetim ise diğer sektörlere karşı borçlu konumda bulundu.</p>

<h3><strong>Hisse senedi ve öz kaynakların payı yüzde 46 oldu</strong></h3>

<p>Finansal olmayan kuruluşların finansal bilançolarında hisse senedi ve öz kaynaklar önemli bir yer tuttu. Söz konusu kalemlerin bu kuruluşların toplam finansal varlıkları içindeki payı yüzde 46 olarak belirlendi.</p>

<p>Hisse senedi ve öz kaynakların finansal yükümlülükler içerisindeki oranı ise yüzde 44 düzeyinde gerçekleşti. Böylece bu kalemler, finansal olmayan kuruluşların hem varlık hem de yükümlülük yapısında öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Türkiye'de toplam borcun GSYH'ye oranı yüzde 92 olarak hesaplandı</strong></h3>

<p>TCMB raporunda Türkiye'deki yerleşik sektörlerin borçluluk oranları, diğer ülkelerdeki seviyelerle de karşılaştırıldı. Raporda, Türkiye'de yerleşik sektörlerin toplam borçluluğunun diğer ülkelere kıyasla düşük seviyede olduğu belirtildi.</p>

<p>Kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun GSYH'ye oranı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 92 olarak hesaplandı. Söz konusu oran, bir önceki çeyreğe göre sınırlı ölçüde geriledi.</p>

<p>İkinci çeyrek verileri, Türkiye ekonomisinde net finansal pozisyon açığının milli gelire oranında artış yaşandığını, buna karşılık kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun GSYH'ye oranında düşüş kaydedildiğini ortaya koydu. TCMB'nin raporu, hane halkı, finansal olmayan kuruluşlar ve genel yönetim gibi sektörlerin finansal pozisyonlarına ilişkin göstergeleri de içerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-finansal-hesaplar-raporu-yayimlandi-finansal-acikta-son-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/merkez-bankasi-faiz-karari-1.jpg" type="image/jpeg" length="44548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Sokak hayvanlarına yönelik çalışmalar değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-sokak-hayvanlarina-yonelik-calismalar-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-sokak-hayvanlarina-yonelik-calismalar-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yaptığı görüşmede sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmaları değerlendirdi. Toplantıda bakımevleri, kısırlaştırma, rehabilitasyon ve atık gıdalardan hayvan maması üretimi konuları görüşüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong>, İçişleri Bakanı <strong>Mustafa</strong> <strong>Çiftçi</strong> ile sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmaları değerlendirdiklerini açıkladı. Görüşmede hayvan bakımevleri, kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçleri ile atık gıdaların hayvan mamasına dönüştürülmesi ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmalar görüşüldü</strong></h2>

<p>Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ziyaret ederek <strong>sahipsiz sokak hayvanları</strong>na yönelik yürütülen çalışmaları kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini bildirdi.</p>

<p>Yumaklı, görüşmede <strong>hayvan</strong> bakımevlerinin fiziki koşullarının yanı sıra kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerinin de ele alındığını belirtti.</p>

<h3><strong>Atık gıdaların hayvan mamasına dönüştürülmesi gündemde</strong></h3>

<p>Toplantıda, <strong>atık gıdaları</strong>n değerlendirilerek hayvan mamasına dönüştürülmesine yönelik uygulanabilir modellerin hayata geçirilmesi üzerinde duruldu.</p>

<p>Yumaklı, vatandaşların can güvenliğinin sağlanmasıyla sahipsiz hayvanların yaşam hakkı ve refahının korunmasının öncelikleri arasında olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Kurumların sorumluluklarına vurgu yaptı</strong></h3>

<p>İlgili kurumların sorumluluklarını etkin şekilde yerine getirmesi gerektiğini belirten Yumaklı, sahada somut sonuçlar üreten ve toplumsal hassasiyetleri gözeten bir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İçişleri Bakanımız Sayın @mustafaciftcitr’yi ziyaret ederek, sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürüttüğümüz çalışmaları kapsamlı şekilde değerlendirdik. Toplantımızda; hayvan bakımevlerinin fiziki şartları, kısırlaştırma ve rehabilitasyon süreçlerini ele alırken, atık gıdaların değerlendirilerek hayvan mamasına dönüştürülmesine yönelik uygulanabilir modellerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Önceliğimiz; vatandaşlarımızın can güvenliğini teminat altına alırken, sahipsiz hayvanların yaşam hakkını ve refahını korumaktır. İlgili tüm kurumlarımızın sorumluluklarını etkin bir şekilde yerine getirdiği, sahada somut sonuçlar üreten ve toplumsal hassasiyetleri gözeten bir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz.</p>
— İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) <a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/2112866694704025603?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-sokak-hayvanlarina-yonelik-calismalar-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/bakan-yumakli-sokak-hayvanlarina-yonelik-calismalar-degerlendirildi.png" type="image/jpeg" length="35956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanada Başbakanı Mark Carney'den Türkiye'ye resmi ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kanada-basbakani-mark-carneyden-turkiyeye-resmi-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kanada-basbakani-mark-carneyden-turkiyeye-resmi-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine 22-23 Ekim tarihlerinde Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ziyaret kapsamında Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini ve çeşitli alanlarda işbirliği anlaşmalarının imzalanmasının planlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran</strong>, <strong>Kanada Başbakanı Mark Carney</strong>'nin Türkiye ziyaretine ilişkin açıklama yaptı. Duran, Carney'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle 22-23 Ekim tarihlerinde Türkiye'de temaslarda bulunacağını bildirdi. Resmi ziyaret kapsamında iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve işbirliğinin farklı alanlarda ilerletilmesi gündeme gelecek.</p>

<h2><strong>Kanada Başbakanı'nın Türkiye ziyareti 22 Ekim'de başlayacak</strong></h2>

<p>Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin iki günlük resmi ziyaret için Türkiye'ye geleceğini duyurdu. 22-23 Ekim tarihlerini kapsayan ziyaretin, Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli bir gündem oluşturması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duran, ziyaret dolayısıyla iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine çıkarılmasının öngörüldüğünü belirtti. Görüşmelerde mevcut işbirliğinin değerlendirilmesi ve ilişkilerin daha ileriye taşınması için atılabilecek adımların ele alınması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkiler stratejik ortaklık seviyesine çıkarılacak</strong></h3>

<p>Kanada Başbakanı Mark Carney'nin Türkiye ziyareti kapsamında iki ülke arasındaki işbirliğinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi planlanıyor. Görüşmelerde ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik seçeneklerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler de ele alınacak.</p>

<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ziyaret sırasında yapılacak görüşmelerin gündemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Ziyaret çerçevesinde yapılacak görüşmelerde, Türkiye ile Kanada arasındaki işbirliği tüm veçheleriyle değerlendirilecek, münasebetlerin daha da geliştirilmesi için atılabilecek adımlar ele alınacak, ayrıca güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ziyaret kapsamında ikili işbirliğine ilişkin çeşitli alanlarda anlaşmaların imzalanması da planlanmaktadır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Mark Carney'nin Türkiye ziyaretinde işbirliği anlaşmaları gündemde</strong></h3>

<p>Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini amaçlayan ziyaret çerçevesinde, ikili işbirliğinin farklı alanlarına yönelik anlaşmaların imzalanması da planlanıyor. Burhanettin Duran'ın açıklamasına göre, anlaşmaların ziyaret kapsamında yapılacak temasların başlıklarından biri olması öngörülüyor.</p>

<p>İki günlük resmi ziyaret boyunca tarafların ikili ilişkileri değerlendirmesi, işbirliğinin geliştirilmesi için atılabilecek adımları görüşmesi ve güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunması bekleniyor. Ziyaretin temel hedefleri arasında Türkiye-Kanada ilişkilerinin stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmesi de bulunuyor.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, savunma ve güvenlik alanındaki iş birliklerini güçlendirerek bölgemizin barışına, huzuruna ve istikrarına katkı sunmaya devam ediyor. Katar’ın başkenti Doha’da Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan “Bedir” Mutabakat Zaptı, dost ve kardeş ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi açısından önemli bir adım oldu. Askerî üretimde iş birliğinin teşvik edilmesini, dört ülkenin askerî kabiliyetlerinin geliştirilmesini, teknik askerî eğitim ve araştırma-geliştirme (AR-GE) alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesini amaçlayan bu mutabakatın, savunma alanındaki dayanışmamızı daha da güçlendireceğine inanıyorum. Bu önemli mutabakatın ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.</p>
— Burhanettin Duran (@burhanduran) <a href="https://x.com/burhanduran/status/2112888925991645302?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kanada-basbakani-mark-carneyden-turkiyeye-resmi-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/kanada-basbakani-mark-carneyden-turkiyeye-resmi-ziyaret.png" type="image/jpeg" length="91117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Sansüre hayır! Habere özgürlük!" eylemlerinin yer ve saatleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sansure-hayir-habere-ozgurluk-eylemlerinin-ysaatleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sansure-hayir-habere-ozgurluk-eylemlerinin-ysaatleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basın meslek örgütlerinin “Sansüre hayır! Habere özgürlük!” çağrısıyla 24 Ekim Cumartesi günü birçok ilde düzenleyeceği eylem ve basın açıklamalarının yer ve saatleri belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aralarında Gazeteciler Cemiyeti’nin de yer aldığı basın meslek örgütleri, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için 24 Ekim Cumartesi günü birçok kentte bir araya gelecek. TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılında gerçekleştirilecek eylemlerin buluşma noktaları ve saatleri duyuruldu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 21 At 15.14.07" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-21-at-151407.jpeg" width="1378" /></p>

<p>Eylem programı şöyle:</p>

<p><strong>Adana:</strong> Sanatçılar Parkı Basın Anıtı önü – 13.00</p>

<p><strong>Ankara:</strong> Kolej Kavşağı’ndan Sakarya Caddesi’ne yürüyüş ve açıklama – 14.00</p>

<p><strong>Antalya:</strong> Attalos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüş – 14.00</p>

<p><strong>Bursa:</strong> Osmangazi Şehreküstü Meydanı – 14.00</p>

<p><strong>Diyarbakır:</strong> Adliye önünden BTK önüne yürüyüş – 14.00</p>

<p><strong>Eskişehir:</strong> Köprübaşı – 14.00</p>

<p><strong>İstanbul:</strong> Kadıköy Boğa Heykeli’nden meydana yürüyüş ve açıklama – 13.00</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İzmir:</strong> Kıbrıs Şehitleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden limana yürüyüş – 14.00</p>

<p><strong>Kocaeli:</strong> İzmit Uğur Mumcu Parkı – 14.00</p>

<p><strong>Van:</strong> Sanat Sokağı’ndan kent meydanına yürüyüş ve açıklama – 14.00</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sansure-hayir-habere-ozgurluk-eylemlerinin-ysaatleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/sansure-hayir-habere-ozgurluk.png" type="image/jpeg" length="68097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emtia piyasalarında bakır ve altın ayrıştı: Bakır yükseldi, altın geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emtia-piyasalarinda-bakir-ve-altin-ayristi-bakir-yukseldi-altin-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emtia-piyasalarinda-bakir-ve-altin-ayristi-bakir-yukseldi-altin-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakır fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 15,8 artarken son 12 aylık yükseliş yüzde 30'u aştı. Yapay zekâ veri merkezleri, elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve savunma harcamalarındaki artış bakır talebini desteklerken altın fiyatlarında aynı dönemde düşüş görüldü. ABD'nin işlenmiş bakıra yönelik gümrük vergisi önerisi ise küresel ticarete ilişkin belirsizlikleri gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda<strong> bakır </strong>ve<strong> altın fiyatları </strong>farklı yönlerde hareket etti. Yapay zekâ altyapılarının genişlemesi, enerji iletim sistemlerine yönelik yatırımlar ve savunma sanayisindeki harcamalar bakıra olan talebi destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Bakır fiyatları yılbaşından bu yana yükseliş kaydederken altın tarafında değer kaybı yaşandı. ABD'nin işlenmiş bakıra yönelik gümrük vergisi planı da metal piyasalarının gündemindeki konular arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Bakır fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 15,8 yükseldi</strong></h2>

<p>Bakır fiyatları, yılın başından itibaren yüzde 15,8 değer kazanırken son 12 aylık dönemdeki artış yüzde 30'un üzerine çıktı. Metalin geniş kullanım alanı ve enerji altyapısındaki dönüşüm, küresel ölçekte bakır ihtiyacını artıran faktörler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı artıyor. Elektrik şebekelerinin modernizasyonuna yönelik yatırımlar da bakır kullanımını destekliyor. Savunma sanayisine ayrılan bütçelerdeki küresel artış, metale yönelik talebi etkileyen diğer unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Elektronik, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde kullanılan bakır, enerji iletim sistemlerinden elektronik donanımlara kadar pek çok alanda değerlendiriliyor. Bu geniş kullanım alanı, bakırı sanayi üretimi ve ekonomik faaliyetler açısından önemli ham maddelerden biri haline getiriyor.</p>

<p>Küresel sanayi şirketleri ve hükümetler açısından bakır tedarikinin kesintisiz sürmesi de önem taşıyor. Artan kullanım alanları, güvenilir tedarik kaynaklarına duyulan ihtiyacı güçlendirirken sanayi yatırımlarındaki değişimler bakır piyasasının seyrinde etkili oluyor.</p>

<h3><strong>Altın fiyatları bakırın aksine değer kaybetti</strong></h3>

<p>Bakır piyasasında yükseliş yaşanırken altın fiyatlarında yılbaşından bu yana düşüş kaydedildi. Geleneksel olarak güvenli liman varlıkları arasında değerlendirilen altının vadeli işlemlerinde yılbaşından itibaren yüzde 4,11, son bir yıllık dönemde ise yüzde 4,52 kayıp görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Spot altın fiyatları da benzer bir seyir izledi. Spot piyasada altının fiyatı son bir yılda yüzde 4,89 gerilerken yılbaşından bu yana yaşanan düşüş yaklaşık yüzde 4 olarak hesaplandı.</p>

<p>Bakır ve altının farklı yönlerde hareket etmesi, iki emtianın fiyat performansları arasındaki ayrışmayı ortaya koydu. Bakırda sanayi üretimi, enerji altyapısı ve teknoloji yatırımlarıyla bağlantılı talep öne çıkarken altın fiyatları belirtilen dönemlerde düşüş gösterdi.</p>

<h3><strong>ABD'nin bakır vergisi önerisi piyasaların gündeminde</strong></h3>

<p>Bakır fiyatlarını etkileyebilecek gelişmeler arasında ABD'nin dış ticaret politikası da bulunuyor. ABD Ticaret Bakanlığı, işlenmiş bakıra 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yüzde 15 gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir teklif sundu.</p>

<p>Söz konusu öneri hakkında henüz nihai karar açıklanmadı. Verginin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin belirsizlik sürerken olası düzenlemenin küresel bakır ticareti ve ABD'deki talep üzerindeki etkileri piyasalarda takip ediliyor.</p>

<p>Önerinin yürürlüğe girmesi durumunda ABD'ye gönderilen işlenmiş bakır ürünlerinin maliyetlerinde artış yaşanabilecek. Böyle bir gelişme, uluslararası ticaret akışlarında değişikliklere ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine yol açabilecek.</p>

<h3><strong>Bakır talebinde enerji ve savunma yatırımları öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Yapay zekâ altyapılarının geliştirilmesi, elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve savunma sanayisindeki yatırımlar, bakır talebini etkileyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı ve enerji iletim sistemlerine yönelik çalışmalar, bakırın kullanım alanlarının önemini artırıyor.</p>

<p>Bakırın elektronik, inşaat ve ulaştırma sektörlerinde yaygın biçimde kullanılması, metalin sanayi faaliyetleriyle bağlantısını güçlendiriyor. Küresel ölçekte artan altyapı ve teknoloji yatırımları, bakıra yönelik talebin seyrinde etkili olurken ABD'nin gümrük vergisi önerisi de ticaret koşullarına ilişkin belirsizlikleri gündemde tutuyor.</p>

<p>Yılbaşından bu yana bakır fiyatlarında yüzde 15,8 yükseliş, altın fiyatlarında ise farklı piyasalarda yaklaşık yüzde 4 seviyesinde düşüş kaydedilmesi, iki emtianın belirtilen dönemde farklı bir performans sergilediğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emtia-piyasalarinda-bakir-ve-altin-ayristi-bakir-yukseldi-altin-geriledi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakir-fiyatlari-fed-oncesinde-geriledi.png" type="image/jpeg" length="62844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 ilde narkotik operasyonu: 17 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-narkotik-operasyonu-17-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-narkotik-operasyonu-17-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda 22 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 17’si tutuklanırken, 5 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Batman Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> koordinesinde, <strong>İl Emniyet Müdürlüğü</strong> Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından uyuşturucu ticareti yapan ve kullanan kişilere yönelik operasyon gerçekleştirildi. Batman merkezli operasyon <strong>Van</strong>, <strong>Mersin</strong> ve <strong>Hakkari</strong>’de eş zamanlı olarak düzenlendi.</p>

<p>Operasyon kapsamında gözaltına alınan 22 <strong>şüpheli</strong>nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>

<h2><strong>17 şüpheli tutuklandı</strong></h2>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, cumhuriyet savcılığındaki sorgularının ardından hakimliğe çıkarıldı. Şüphelilerden 17’si hakimlikçe tutuklanırken, 5 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Operasyonda uyuşturucu maddeler ele geçirildi</strong></h3>

<p>Düzenlenen <strong>operasyon</strong>larda 24 kilo 619,4 gram sentetik uyarıcı, 12,9 gram eroin ve 7 kilo 400 gram sentetik uyuşturucu ele geçirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-narkotik-operasyonu-17-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/batman-merkezli-uyusturucu-operasyonunda-yakalanan-17-zanli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="73153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Taner Kışlalı, ölümünün 27’nci yılında evinin önünde düzenlenen törenle anıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-taner-kislali-olumunun-27nci-yilinda-evinin-onunde-duzenlenen-torenle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-taner-kislali-olumunun-27nci-yilinda-evinin-onunde-duzenlenen-torenle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci, akademisyen ve eski Kültür Bakanı Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, katledilişinin 27’nci yılında Ankara’daki evinin önünde düzenlenen törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akademisyen, gazeteci ve eski Kültür Bakanı <strong>Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı</strong>, 21 Ekim 1999’da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmesinin 27’nci yılında anıldı. Ankara’da Kışlalı’nın evinin önünde düzenlenen törene YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti Milletvekilleri Umut Akdoğan, Aliye Timisi Ersever, Aliye Coşar, Fethi Açıkel, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, YENİ Parti Ankara İl Başkanı İbrahim Karaca, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, gazeteciler Işık Kansu ve Mustafa Balbay katıldı.</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende Kışlalı’nın kızı Nilhan Nur Kışlalı, Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler ve Özgür Özel konuşma yaptı. Törende Cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve Atatürkçülük vurgusu öne çıktı.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 10 21 15.42.54" class="detail-photo img-fluid" height="1616" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-21-154254.png" width="3202" /></p>

<h2><strong>Nilhan Nur Kışlalı: “Bu ülke ağır bedellerin ülkesi”</strong></h2>

<p>Anma programında ilk konuşmayı Ahmet Taner Kışlalı’nın kızı Nilhan Nur Kışlalı yaptı. Babası öldürüldüğünde henüz 29 günlük olduğunu belirten Kışlalı, babasını tanıma fırsatı bulamadığını ancak yokluğuyla geçen bir hayat yaşadığını söyledi.</p>

<p>Her yıl 21 Ekim’de babasının anıldığını ifade eden Nilhan Nur Kışlalı, ailesinin bu kaybın acısıyla her gün yaşadığını dile getirdi. Kışlalı, geride kalan ailelerin ve çocukların yaşadığı kayıpların yalnızca bir anma günüyle sınırlı olmadığını vurguladı:</p>

<p>"Bu ülke ne yazık ki ağır bedellerin ülkesi. Bu ülke ne yazık ki ağır sınavların ülkesi. Aslında yıllardır bu anmalarda ben konuşma yapmıyordum. Dün geceye kadar da bugün konuşmak gibi bir niyetim yoktu. Dün gece babalarını kısa süre önce kaybetmiş üç arkadaşımla bir aradaydım. Onların acılarını dinlerken 27 yıldır kimi zaman içime gömdüğüm, kimi zaman gömemediğim bütün duyguların bir anda yüzeye çıktığını hissettim. Babam öldürüldüğünde ben yalnızca 29 günlüktüm. Onu hatırlamıyorum ama onun yokluğunu bilmediğim bir hayatım da olmadı. 27 yıldır her 21 Ekim’de babamı anıyoruz. Türkiye onun adını yılda bir kez, bir gün anıyor fakat biz yokluğuyla her gün yaşıyoruz. ‘Zamanla geçer, zamanla azalır’ denir oysa bazı acılar ne geçiyor ne de azalıyor. İnsan sadece büyüyor ve o acıyla yaşamayı öğreniyor. Bunu en iyi böyle bir kaybı yaşamış olanlar bilir. İnsanlar acımıza ortak olmak istediklerinde, çoğu zaman hemen bir teselli ekleme ihtiyacı hissediyorlar. ‘Ne güzel bir isim bıraktı. Çok şanslısınız. Çok özel bir insandı. O artık ölümsüz.’ Elbette bunların hepsini biz de biliyoruz. Babamın bıraktığı isimle, düşünceleriyle, mirasıyla gurur duyuyoruz. Ama bazen sanki yaşadığımız bu kaybın mutlaka bir karşılığı, bir ödülü olmak zorundaymış gibi konuşuyoruz. Sanki o ödül olmadan bu acının ağırlığını kabul etmek mümkün değilmiş gibi. Bunu yalnızca başkaları yapmıyor. Biz de 27 yıldır kendimize aynı şeyleri söylüyoruz. Her defasında ne kadar şanslı olduğumuzu hatırlatma ihtiyacı duyuyoruz. Çünkü bütün bunları bir kenara bıraktığınızda geriye çok yalın, çok ağır bir gerçek kalıyor: Bir insan öldürüldü, bir aile hayatının geri kalanını o yoklukla yaşamak zorunda bırakıldı, bir çocuk babasını tanıma şansı bile bulamadı. Hiçbir büyük isim, hiçbir gurur bu gerçeği değiştirmiyor.</p>

<p><img alt="Ahmet Taner Kışlalı, ölümünün 27’nci yılında evinin önünde düzenlenen törenle anıldı" class="detail-photo img-fluid" height="1616" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-21-154235.png" width="3202" /></p>

<h3><strong>“Yaşananları bileceğiz, hatırlayacağız ama alışmayacağız”</strong></h3>

<p>Nilhan Nur Kışlalı, konuşmasında geçmişte yaşanan siyasi cinayetlerin ve adaletsizliklerin toplumsal hafızada tutulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ülkede yaşanan tutuklamalara, kayyım kararlarına ve hak kayıplarına değinen Kışlalı, adaletsizliğin sıradanlaşmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Kışlalı, Cumhuriyet’in geleceğine sahip çıkmak için geçmişin bütün gerçekleriyle hatırlanması gerektiğini belirterek, yaşananlara alışmama çağrısı yaptı.</p>

<p>"Babamın da aralarında olduğu aydınlara yönelik pes peşe işlenen suikastların ardından Türkiye’nin artık karanlığı geride bırakacağına, aydınlık bir döneme gireceğine inananlar vardı. Aradan 27 yıl geçti, biz ise bugün giderek kararan ülkemizde çoğalarak aydınlığı aramaya devam ediyoruz. Bu arayıştan uzaklaşmak da mümkün değil. Dünyanın en uzak köşesine de gitseniz ülkenizin yaşadıklarından kaçamıyorsunuz. Çünkü insan evi yanarken ‘Ben başka yerdeyim’ diyemiyor. İşte bu yüzden bugün burada, babamın öldürüldüğü bu evin önünde yalnızca onu anmak için toplandığımızı düşünmüyorum. Biz burada unutmamak için de toplanıyoruz. Çünkü geçmişi unutmak yalnızca kaybettiklerimizi unutmak değildir, aynı zamanda yaşananların yeniden yaşanmasına sessiz kalmaktır. Geçmişi bilmeyen geleceğine yön veremez. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in geleceğine sahip çıkacaksak geçmişimizi de bütün gerçeklikleriyle hatırlamak zorundayız. Yaşananları bileceğiz, hatırlayacağız ve en önemlisi alışmayacağız. Her gün arda ardına gelen tutuklama haberlerine alışmayacağız. Kayyım kararlarına alışmayacağız. Her gün elimizden birer birer alınan haklarımıza alışmayacağız. Haksızlığın sıradanlaşmasına, adaletsizliğin hayatımızın olağan bir parçası haline gelmesine izin vermeyeceğiz. Her yeni haksızlığı, ilk defa yaşanıyormuş gibi aynı ciddiyetle, aynı vicdanla karşılayacağız. Çünkü bu ülkenin en büyük kayıplarından biri, yaşadığı adaletsizliklere artık şaşırmamaya başlamasıdır. Biz bu ülkenin geçmişinin, bugününün ve geleceğinin yalnızca gücü elinde tutanlar tarafından yazılmasına izin vermeyeceğiz."</p>

<h3><strong>Haldun Güler: “Kışlalı’nın mirasını yaşatmaya devam edeceğiz”</strong></h3>

<p>Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, konuşmasında Ahmet Taner Kışlalı’nın akademik çalışmaları, kitapları, yazıları ve kamu görevleriyle Türkiye’nin düşünce hayatında önemli izler bıraktığını ifade etti.</p>

<p>Kışlalı’nın Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik ilkelerine bağlılığına dikkat çeken Güler, onun düşünsel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı.</p>

<p>Çankaya Belediyesi olarak kültür, sanat ve eğitim alanındaki çalışmalarla özgür düşünen ve sorgulayan kuşakların yetişmesine katkı sunmayı sürdüreceklerini belirten Güler, Kışlalı’yı saygıyla andı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>“Sözlerimin başında, hukuksuz biçimde tutuklu bulunduğu için bugün aramızda olamayan Çankaya Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Can Güner’in de Ahmet Taner Kışlalı’yı saygı ve özlemle andığını belirtiyor, Kışlalı ailesine ve sizlere selamlarını iletiyorum. Ahmet Taner Kışlalı; yetiştirdiği öğrencilerle, kaleme aldığı yazıları, ufuk açan kitapları ve üstlendiği kamusal görevlerle ülkemizin düşünce hayatında derin izler bıraktı. Bilgisini toplumla paylaştı, doğrularını cesaretle savundu. Cumhuriyet’e, demokrasiye ve laikliğe duyduğu inançtan hiçbir zaman vazgeçmedi. Onun düşüncesinde Cumhuriyet, her kuşağın emek vererek geliştireceği ortak bir sorumluluktu. Atatürk’ün açtığı yolda yürümek; akla ve bilime güvenmeyi, özgür düşünceyi savunmayı, geleceği cesaretle kurmayı gerektiriyordu. Kışlalı’yı aramızdan alanlar, düşüncelerini de susturabileceklerini sandılar. Oysa bugün burada buluşmamız, onun bıraktığı mirasın yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Bu mirası gençlerle buluşturmak, sorgulayan ve özgürce düşünen kuşaklar yetişmesine katkı sunmak hepimizin görevidir. Çankaya Belediyesi olarak kültürle, sanatla ve eğitimle bu sorumluluğu yerine getirmek için çalışmayı sürdüreceğiz. Her çocuğun eşit fırsatlara sahip olduğu, herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye umudunu büyüteceğiz. Yaşamını Cumhuriyet’in aydınlanma değerlerine adamış Ahmet Taner Kışlalı’yı, saygıyla anıyorum."</i></p>

<h3><strong>Özgür Özel’den Cumhuriyet Gazetesi ve ADD vurgusu</strong></h3>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile Cumhuriyet gazetesinin Cumhuriyet değerlerinin korunması ve Atatürkçü düşüncenin yaşatılması açısından üstlendiği role değindi.</p>

<p>Kışlalı’nın yaşamı boyunca savunduğu düşüncelerin önemine dikkat çeken Özel, bu iki kurumun yıllar boyunca sürdürdüğü mücadeleyi takdir ettiğini belirtti. Özel, Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkılması ve Atatürk’ün hedeflerinin ülkeyi yönetme ilkeleri arasında yer alması gerektiğini ifade etti:</p>

<p><i>"Bugünlerde hep çok konuşuyoruz, ‘Tarihin doğru tarafında durmak önemli’ diye. Ahmet Taner Kışlalı nerede durduysa bugün o iki koca kurumun bütün Cumhuriyet’i ayakta tutma, Atatürkçülerin bir arada durması, Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan değerlere sahip çıkmak ve önümüzdeki süreçte yeniden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflerini önümüze koyduğu hedefleri ülkeyi yönetme ilkeleri olarak belirleyecek olan bir iktidarın hep beraber kurulma noktasında, Cumhuriyet gazetesinin ve ADD’nin o günden bugüne nasıl ayakta durduklarını, nasıl bir mücadele verdiklerini bugün de bu anlamlı anmada varlıklarıyla ve altını çizdikleri önemli ve hepimiz açısından hiç unutmamamız gereken gerçeklerle onlarla birlikte olduğumuz için büyük memnuniyet duyuyorum. ADD’nin ve Cumhuriyet gazetesinin kurucularından bugüne kadar onu ayakta tutan ve bize tüm mücadelelerimizde hem güç veren hem hep doğru yönü gösteren birer pusula işlevi gören bu iki köklü, kurumu saygıyla selamlıyorum.</i>"</p>

<h3><strong>“Siyasette aşağıdan yukarıya rıza üretmek önemli”</strong></h3>

<p>Ahmet Taner Kışlalı’nın siyaset hayatına katılma sürecini anlatan Özel, eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in Kışlalı’yı milletvekilliğine davet etmesini ve ardından 37 yaşında Kültür Bakanı olarak görevlendirmesini hatırlattı.</p>

<p>Özel, bu süreçte parti örgütünün görüşünün alınmasına dikkat çekerek siyasetin yalnızca yukarıdan verilen kararlarla değil, tabanın rızası ve katılımıyla yürütülmesinin önemini vurguladı:</p>

<p><i>"Buraya gelirken 1970’lerde girdiği iki yerel, ikisi genel seçimde partisini birinci parti yapmış Ecevit‘in yazılarından fark ettiği, tanıdığı, tanıştığı birisini, 37 yaşında Kültür Bakanı yapmak üzere milletvekilliğine davet edişini, onu İzmir gibi partinin en güçlü olduğu yerden aday yapacakken İzmir il yönetiminin iradesini onlara, ‘Ahmet Taner Kışlalı’yı size yolluyorum, sahip çıkın’ diye telefon açmak yerine, ‘Böyle yapsak nasıl görürsünüz’ diye sorup örgütün görüşünü alıp ondan sonra Ahmet Taner Kışlalı gibi bir değeri önce milletvekili, sonra 37 yaşında Bakan yapışını hatırlayarak önümdeki notlardan bunları okuyarak buraya doğru geldim. Bu açıdan siyasetin yukarıdan aşağıya bastırarak, dayatarak kendi kararları, kendi pazarlıklarıyla değil aşağıdan yukarıya rıza üreterek yapıldığında ancak böyle büyük başarıların elde edilebildiğini herhalde hatırlamak, özümsemek önemli."</i></p>

<h3><strong>“Konuşması yorgunluğumuzu unutturdu, cesaretimizi kamçıladı”</strong></h3>

<p>Özel, Nilhan Nur Kışlalı’nın konuşmasının kendisini derinden etkilediğini belirtti. Kışlalı’nın babasını tanımadan büyümesinin ve ailesinin 27 yıldır yaşadığı kaybın, anma törenlerinde kullanılan bazı teselli ifadelerinin ötesinde bir gerçeği ortaya koyduğunu ifade etti:</p>

<p><i>"Bu açıdan örneğin Ahmet Taner Kışlalı’nın ismini taşıyan bu mahallenin bir mahalle meclisinde her şeyi tartışmasını, Çankaya’nın ilçe meclisinde bu fikirlerin olgunlaşmasını, Ankara’nın il meclislerinden yukarıya doğru bir siyasetin örülmesinin ve yükselmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha üstlendiğim sorumlulukla burada yaşadım, duydum, gördüm. Ama hiç şüphe yok burada eksik olan, aramızda olması gereken, seçilmiş gencecik bir avukatın şu anda Kırşehir’de bir cezaevinde bulunuyor olmasının hatırlattıklarıyla çok önemli konuşmalar dinledik. Ama ben de duyduğumda fark ettim ki biz babasını tanıyoruz ama kızı, babasını tanımadan büyüdü. Ve bu anmaların klasik söylemlerinin bazen ne kadar onlar açısından boş olabildiğini, çok nazik konuşmasıyla, o niyetle değil ama hepimizin yüzüne bir tokat gibi vurdu. Gerçekten önemli kayıplar, onların ne değerde oldukları, onu birbirimize hatırlatmamız, sonra dönüp aileye teselli vermek için kurduğumuz cümleler, bir yerde çok önemli cümleler olabiliyor ama bambaşka bir boşluğa işaret edebiliyor. Bu boşluğu ne doldurabilir? 29 günlükken babasız kalmış bir kızın bugün de bizim neleri hatırlamamız gerektiğini, nasıl bir mücadele vermemiz gerektiğini, ne kadar kalabalık olmamız gerektiğini, ne kadar kararlı olmamız gerektiğini hatırlatan o nazik ve kıymetli konuşması benim açımdan son derece öğretici oldu. Bir yandan babasını kaybetmiş, yakın zamanda üç arkadaşıyla oturduktan sonra, 27 yıl sonra burada bir konuşma yapmaya karar vermesi ve o yaptığı konuşmanın içeriği hepimiz açısından çok kıymetli. Açıkçası güç verdi, hatırlattı, yorgunluğumuzu unutturdu, kararlılığımızı ve cesaretimizi kamçıladı."</i></p>

<h3><strong> “Atatürk’ün yolunda yürüyen bir iktidarın genel başkanı olarak gelmek istiyorum”</strong></h3>

<p>Daha önce farklı görevleri sırasında Ahmet Taner Kışlalı anmalarına katıldığını belirten Özel, bu törene YENİ Parti Genel Başkanı olarak katılmasının kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Kışlalı’nın Atatürkçülük ve Kemalizm üzerine görüşlerini bir öğüt ve vasiyet olarak kabul ettiklerini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Hatırasının önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Katıksız Atatürkçülüğü, Kemalizm’e yaptığı vurgular ve bunun ‘mış gibi’ yapılamayacak olmasıyla ilgili bütün düşünce ve görüşlerini kendimize bir kez daha bir nasihat, bir öğüt, bir vasiyet olarak aldığımızı ifade etmek isterim.”</p>

<p>Özel, sözlerini geleceğe ilişkin siyasi hedefini dile getirerek tamamladı. Kışlalı anmasına bir gün Atatürk’ün yolunda yürüyen bir iktidar partisinin genel başkanı olarak katılmayı umduğunu belirten Özel, bu yöndeki sözünü törene katılanlarla paylaştı.</p>

<h3><strong>Kışlalı Anıtı’na çiçek bırakıldı</strong></h3>

<p>Evinin önünde düzenlenen törenin ardından Özgür Özel; Ahmet Taner Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı, kızı Nilhan Nur Kışlalı, gazeteci Işık Kansu ve ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt ile birlikte Ahmet Taner Kışlalı Parkı’ndaki anıta yürüdü.</p>

<p>Parkta saygı duruşunda bulunulmasının ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kışlalı’nın anıtına çiçek bırakıldı. Tören, Kışlalı’nın düşünsel mirasının ve Cumhuriyet değerlerinin yaşatılmasına yönelik mesajlarla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-taner-kislali-olumunun-27nci-yilinda-evinin-onunde-duzenlenen-torenle-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6170fff74e3fe10fcca7c34fjpg.webp" type="image/jpeg" length="69982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında "Bedir Mutabakat Zaptı" imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-katar-endonezya-ve-pakistan-arasinda-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-katar-endonezya-ve-pakistan-arasinda-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Millî Savunma Bakanlığı, Bakan Yaşar Güler’in Katar ziyareti kapsamında Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında Bedir Mutabakat Zaptı’nın imzalandığını açıkladı. İmza törenine dört ülkeden üst düzey savunma yetkilileri katılırken Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de törende yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Katar ziyareti sırasında Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında Bedir Mutabakat Zaptı’nın imzalandığını duyurdu.</p>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, dört ülke arasındaki mutabakatın Katar’daki ziyaret kapsamında imzalandığı bildirildi. Törende Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya’yı temsilen üst düzey savunma yetkilileri hazır bulundu.</p>

<p><img alt="Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında " bedir="" mutabakat="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/b80796437d98d514b6e6c64485a2badejpg.webp" zapt="" /></p>

<h2><strong>Bedir Mutabakat Zaptı’na dört ülkeden imza</strong></h2>

<p>MSB’nin açıklamasına göre Bedir Mutabakat Zaptı, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdulrahman bin Hasan Al Sani, Endonezya Savunma Bakanı Yardımcısı Yusuf Jauhari ve Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asıf tarafından imzalandı.</p>

<p>Mutabakat, Türkiye ile üç ülke arasındaki savunma alanındaki temaslar kapsamında imza altına alındı.</p>

<p><img alt="Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında " bedir="" mutabakat="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/5787764ca4c42f9a1bad0c2685ea9dfejpg.webp" zapt="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Halık Görgün de imza törenine katıldı</strong></h3>

<p>Bedir Mutabakat Zaptı’nın imza töreninde Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de yer aldı.</p>

<p><strong>Bakanlıktan yapılan açıklamada, mutabakata ilişkin şu ifadeler yer aldı:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Söz konusu mutabakat, askeri üretim alanında işbirliğini teşvik etmeyi, dört ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmeyi, ayrıca teknik askeri eğitim, araştırma ve geliştirme konularında işbirliğini desteklemeyi amaçlıyor. Bu girişim, modern savunma sistemlerinin gelişimiyle uyumlu çözüm ve sanayi kollarının oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Mutabakata, dolunay anlamına gelen 'Bedir' ismi verilmiştir; zira bu mutabakat sayesinde dört ülke birbirini tamamlamakta olup, anlaşma büyük bir askeri ve ekonomik önem taşımaktadır.</p>

<p>Mutabakat, imzacısı olan ülkeler için kayda değer bir ekonomik öneme sahiptir. Her bir ülkenin askeri üretim alanındaki kabiliyetlerinden yararlanılarak işbirliği ve entegrasyon sağlanacak, savunma sanayisi kapasiteleri geliştirilecek ve böylece müttefik ve dost ülkelerin ihtiyaçları karşılanabilecektir. Ayrıca bu mutabakat; katılımcı ülkeler arasındaki askeri işbirliği ufkunu genişletmeye, savunma sanayisi sektöründeki ilişkilerini geliştirmeye ve güvenlik ile istikrarı destekleyip ortak hedeflere ulaşılmasını sağlayacak şekilde çok taraflı işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunacaktır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-katar-endonezya-ve-pakistan-arasinda-bedir-mutabakat-zapti-imzalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/thumbs-b-c-d5213cfe49b3b9cfaa5fd5f23a19ff97jpg.webp" type="image/jpeg" length="78191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Valisi Davut Gül’den sel ve su baskınlarına ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-valisi-davut-gulden-sel-ve-su-baskinlarina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-valisi-davut-gulden-sel-ve-su-baskinlarina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 14 Ekim'de etkili olan sağanak yağışın ardından başlatılan çalışmalar sürüyor. Vali Davut Gül, sel ve su baskınlarında 7 kişinin hayatını kaybettiğini, arama kurtarma faaliyetlerinin tamamlandığını ve zarar tespit çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Afette bazı bölgelere metrekareye 272 kilogram yağış düştüğü belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Valisi Davut Gül</strong>, kentte sağanak yağışın yol açtığı sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalara ilişkin son bilgileri paylaştı. Gül, 14 Ekim'de etkisini artıran yağış sırasında bazı bölgelerde metrekareye 272 kilogram yağış düştüğünü açıkladı. Söz konusu miktarın, 1942 yılından bu yana İstanbul'da ölçülen en yüksek yağış olarak kayıtlara geçtiğini aktaran Gül, afet sonrasında sahada görev yapan ekiplerin çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<h2><strong>İstanbul'daki sel felaketinde 7 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Vali Davut Gül, sel ve su baskınları nedeniyle yaşamını yitiren 7 kişi için başsağlığı mesajı yayımladı. Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet dileyen Gül, ailelerine ve yakınlarına sabır temennisinde bulundu.</p>

<p>Afetin ilk anından itibaren Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda çalışmaların başlatıldığını belirten Gül, farklı kurumların da müdahale sürecine katıldığını kaydetti. Arama kurtarma ve ilk müdahale faaliyetlerinde 9 bin 217 personelin görev aldığını bildiren Gül, destek çalışmalarına katılan personel sayısının ise 38 bine ulaştığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Sel ve su baskınları sonrası 5 bin 280 araç kullanıldı</strong></h3>

<p>İstanbul'da sağanak yağışın ardından yürütülen müdahale çalışmalarında çok sayıda araç ve ekipman görev yaptı. Vali Gül'ün paylaştığı bilgilere göre, çalışmalar sırasında 5 bin 280 araç ve iş makinesinin yanı sıra 14 bottan yararlanıldı.</p>

<p>Arama kurtarma faaliyetlerinin tamamlandığını belirten Gül, afetin ardından zarar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. AFAD koordinasyonunda ve ilgili kurumların katılımıyla sürdürülen çalışmalarda oluşan hasarlar belirleniyor. Tespit edilen zararlar doğrultusunda vatandaşlara yönelik destek ve ödeme süreçleri de devam ediyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'da sel felaketinin ardından hasar tespit çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Vali Davut Gül, afetin yol açtığı hasarların giderilmesi ve vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Yürütülen faaliyetlerin temel başlıkları arasında zararların belirlenmesi, gerekli desteklerin sağlanması ve afetten etkilenen bölgelerdeki sorunların giderilmesi yer alıyor.</p>

<p>İlgili kurumların koordinasyonuyla devam eden süreçte, tespit edilen zararların ardından vatandaşlara yönelik destek ve ödemeler gerçekleştiriliyor. Gül, afetin etkilerinin giderilmesi ve vatandaşların normal yaşamlarına dönebilmesi amacıyla çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ayazağa'da kentsel dönüşüm ofisi açıldı</strong></h3>

<p>İstanbul'da sel ve su baskınlarının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında kentsel dönüşüm ve altyapı faaliyetleri de gündeme geldi. Vali Gül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Ayazağa'da Kentsel Dönüşüm Ofisi açıldığını duyurdu.</p>

<p>Gül'ün açıklamasına göre, binalarını yenilemek isteyen vatandaşlar için TOKİ aracılığıyla veya "Yarısı Bizden" kampanyası kapsamında dönüşüm imkanı sunulacak. Böylece talepte bulunan vatandaşların binalarının yenilenmesine yönelik süreç yürütülecek.</p>

<p>Öte yandan İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından dere ıslah çalışmalarına başlandığı bildirildi. Söz konusu çalışmalar, afetin ardından devam eden müdahale ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında sürdürülüyor.</p>

<h3><strong>Vali Davut Gül'den afet çalışmalarına katılanlara teşekkür</strong></h3>

<p>Vali Davut Gül, İstanbul'daki afet sürecinde destek veren kişi ve kurumlara teşekkür etti. Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bakanların yanı sıra koordinasyon çalışmalarını yürüten AFAD'a da teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Açıklamada, arama kurtarma ve ilk müdahale faaliyetlerinde görev alan kurum ve kuruluşlar, sahadaki ekipler, destek personeli, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler de anıldı. Gül, afet sürecinde yürütülen çalışmalara katkı sağlayan tüm kesimlere özverileri nedeniyle teşekkür etti.</p>

<p>Vali Gül, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Devletimizin tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanında olmaya, yaralarımızı birlikte sarmaya devam edeceğiz. Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle afetler yaşatmasın."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-valisi-davut-gulden-sel-ve-su-baskinlarina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/istanbul-valisi-davut-gulden-sel-ve-su-baskinlarina-iliskin-aciklama.png" type="image/jpeg" length="89890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya’dan ABD’ye dizel sevkiyatı: İlk tanker yarın yola çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-abdye-dizel-sevkiyati-ilk-tanker-yarin-yola-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-abdye-dizel-sevkiyati-ilk-tanker-yarin-yola-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’dan ABD’ye dizel sevkiyatında ilk adım atılıyor. Aleksandr Novak, 40 bin ton dizel taşıyacak ilk tankerin 22 Ekim’de hareket etmesinin planlandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, <strong>St. Petersburg</strong>’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya ile ABD arasında dizel sevkiyatına yönelik sözleşmelerin imzalanması sürecinde son aşamaya gelindiğini bildirdi.</p>

<p>İlk sevkiyatın 40 bin ton kapasiteli tankerle gerçekleştirileceğini belirten Novak, "İlk tankerin yarın, 22 Ekim'de limandan ABD'ye doğru hareket etmesi planlanıyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dizel sevkiyatının devam etmesi planlanıyor</strong></h2>

<p><strong>Sevkiyatlar</strong>ın ilerleyen dönemde de devam edeceğini ifade eden Novak, "İki lider arasındaki anlaşmalar doğrultusunda ABD'nin dizel ihtiyacını imkanlarımız ölçüsünde karşılayacağız" dedi.</p>

<h3><strong>Rusya dizel ihracatını yıl sonuna kadar artırmayı hedefliyor</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong>’nın <strong>dizel ihracatı</strong>nı yıl sonuna kadar yeniden önceki seviyesine çıkarabileceğini belirten Novak, sevkiyat miktarının petrol rafinerilerinin üretim kapasitesine bağlı olarak aşamalı şekilde artırılacağını kaydetti.</p>

<p>Novak, ihracatta yıl sonuna kadar tam toparlanma sağlanması durumunda diğer ülkelere de önceki miktarlarda dizel sevkiyatı yapılabileceğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-abdye-dizel-sevkiyati-ilk-tanker-yarin-yola-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rusyadan-abdye-dizel-tasiyan-ilk-tankerin-yarin-yola-cikmasi-planlaniyor.png" type="image/jpeg" length="74198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum'dan Özel'e 'Ayazağa' yanıtı: "Sorumlusu doğrudan belediyelerdir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurumdan-ozele-ayazaga-yaniti-sorumlusu-dogrudan-belediyelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurumdan-ozele-ayazaga-yaniti-sorumlusu-dogrudan-belediyelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul Ayazağa’da yaşanan sel felaketine ilişkin eleştirileri nedeniyle Özgür Özel’e tepki gösterdi. Projenin 2022 yılında Sarıyer Belediyesi’nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla hayata geçirildiğini belirten Kurum, selin nedenleri arasında dere ıslahı eksikliği ve yetersiz altyapıyı gösterdi. Kurum, 500 bin sosyal konut projesi ve belediyelerle yürütülen çalışmalar hakkında da açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı<strong> Murat Kurum</strong>, İstanbul Ayazağa’da yaşanan sel felaketi üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarını eleştiren Kurum, Ayazağa’daki projenin Sarıyer Belediyesi’nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla 2022 yılında uygulamaya geçtiğini söyledi.</p>

<p>TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurum, sel felaketinin nedenleri arasında dere yataklarının ıslah edilmemesi ve altyapı yetersizliğinin bulunduğunu savundu. Söz konusu eksikliklerden belediyelerin sorumlu olduğunu ileri süren Kurum, Özel’in açıklamalarını da eleştirdi.</p>

<h2><strong>Ayazağa’daki projeyi İBB onayladı</strong></h2>

<p>Bakan Murat Kurum, Ayazağa’daki projeye ilişkin değerlendirmesinde, projenin 2022 yılında CHP’li Sarıyer Belediyesi’nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla uygulamaya alındığını belirtti.</p>

<p>İBB’nin projede ortaklığı bulunduğunu ifade eden Kurum, arsa kaynaklı yaklaşık 1 milyar 100 milyon lira değerinde mülkiyet ortaklığının söz konusu olduğunu söyledi.</p>

<p>Bakanlık olarak projeye dahil olmalarının nedenini de açıklayan Kurum, bölgede 950 hak sahibi vatandaşın bulunduğunu ve ruhsat sürecinin uzaması nedeniyle kendilerine başvurulduğunu kaydetti. Kurum, vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve evlerine bir an önce kavuşabilmesi amacıyla ruhsat sürecini yürüttüklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Selin nedeni altyapı ve dere ıslahı eksikliği”</strong></h3>

<p>Ayazağa’daki sel felaketine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Kurum, bölgede dere ıslahı ve altyapı çalışmalarının yeterli düzeyde yapılmadığını öne sürdü.</p>

<p>Özgür Özel’in eleştirilerine tepki gösteren Kurum, belediyelerin kendi sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin sorgulanması gerektiğini savundu. Kurum, yaşanan felaketin ardından vatandaşların ve esnafın zarar gördüğünü belirterek altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Özgür Bey, sokakta duyduğuna inanmaya çalışan bir siyaset yürütüyor. Algısiyaseti dediğimiz, duyduğunu iftira atarak, yalan söyleyerek siyaset yapmagirişiminde bulunuyor. Hep söylüyoruz, bugüne kadar attığı tüm iftiralarabaktığınızda, işte deprem bölgesinde senet imzalattılar dediler, Ayazağa'dakiselin sebebi Bakanlık dediler. Ama gelinen süreçte biz ne deprem bölgesindevatandaşımıza senet imzalattık ne de Ayazağa'daki selin sebebi biziz. Özgür Bey daha Ayazağa'ya gitmedi. Orada vatandaşlarımız vefat etti, yüzlerce esnafımızın malına, canına zarar geldi. Bunun sebebinin derelerin ıslahedilmemesi, altyapının yetersiz olması ve bu altyapıya ilişkin gerekli iradeninkonulmadığı bir süreci yaşıyoruz. Bunun da sorumlusu doğrudan belediyelerdir.Belediyelerin yapmadığı işi soracağına, hesap sorması gerekirken yine iftiraatarak, algı üretmeye çalışarak siyaset yapmaya çalışıyor ama şunusöylemeliyiz ki bu yaptığı girişimler hiçbir şekilde belediyelerin yolsuzluklarınıörtemeyecek.</i></p>

<p><i>Özgür Bey'in rahatsız olduğu konu, iki yılda deprem bölgesinde 455 bin konutunbitirilmesi. Özgür Bey'in rahatsız olduğu konu, iktidarı muhalefeti tüm belediyebaşkanlarıyla görüşüp kentsel dönüşüm noktasında bir irade ortaya koymamızve işte bugün bütün Avrupa'nın sıkıntı çektiği konut krizine ilişkin gerek sosyalkonut, gerek deprem konutu, gerek kentsel dönüşüm konutuyla birlikte iradeortaya koymamızdır. Özgür Bey bunlardan rahatsız. Kendisi bu konuda herhangibir irade ortaya koymadığı için aynaya dönüp bakması gerekirken maalesefyine algı siyasetiyle, polemik siyasetiyle yolsuzluklarının üstünü örtmeye çalışıyor."</i></p>

<h3><strong>“500 bin sosyal konutun 80 bini bitme aşamasında”</strong></h3>

<p>Bakan Kurum, 500 bin sosyal konut projesinin takvimine ilişkin soruyu da yanıtladı.</p>

<p>Projede yaklaşık 80 bin konutun bitme aşamasına geldiğini belirten Kurum, kalan konutların ihale süreçlerinin etaplar halinde sürdürüldüğünü söyledi.</p>

<p>Kurum, daha önce açıklanan takvim doğrultusunda konutların 2028 yılında hak sahiplerine teslim edilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Deprem konutlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurum, deprem bölgesindeki konutların teslim edildiğini belirterek sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarının devam edeceğini kaydetti:</p>

<p><i>"500 bin sosyal konut projesiyle ilgili takvim var mı?" sorusuna "500 binsosyal konutun yaklaşık 80 bini bitme aşamasına geldi. Diğer konutları da etapetap ihale ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi 2028 yılında vatandaşlarımıza bukonutları teslim edeceğiz. Deprem konutları bitti. Deprem konutlarının tesliminiyaptık. Hem deprem konutları hem sosyal konutlarla birlikte biz devatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz"</i></p>

<h3><strong>“Belediyelere baskı veya vaatte bulunmadık”</strong></h3>

<p>Muhalefet partilerinin yönettiği belediyelere proje desteği ve İller Bankası kredisi verilmediği yönündeki iddialar da Bakan Kurum’a soruldu.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın kent için hizmet üretmek amacıyla bakanlıkla çalışma isteğini dile getirdiğini belirten Kurum, İzmir Büyükşehir Belediyesi dahil hiçbir belediyeye siyasi parti değişikliği karşılığında baskı yapılmadığını veya vaat verilmediğini savundu:</p>

<p><i>"İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız açıkladı, 'Ben hizmet etmek istiyorum,İzmir'e yararlı işler yapmak istiyorum.' dedi. Buna ilişkin de bizlerle birlikteçalışma isteğini net bir şekilde ifade etti. Ne İzmir Büyükşehir Belediyesine ne deAK Parti'ye katılan hiçbir belediyeye biz bir baskı veya vaat vermedik. 'Çalışmakistiyorsanız kapımız bizim açık.' dedik. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu herkeseifade ediyor ve bu çerçevede gelen herkesle milletimizin refahı için çalışıyoruz.Bu arzu ve istekle projelerimizi hayata geçiriyoruz. Sahada ne söylüyorsakbugüne kadar o sözleri tuttuk, tutmaya devam edeceğiz. Özgür Bey, belediyebaşkanlarının bizimle görüşmesinden rahatsız. Zannediyor ki bakanlıkta bizbelediye başkanlarına baskı yapıyoruz, belediye başkanlarına bir vaattebulunuyoruz. Bunların tamamı yalan. Biz, gelen her belediye başkanınabakanlığımızın yetkileri dâhilinde yapılması gereken işlerle ilgili eşit vehakkaniyet çerçevesinde davranıyoruz."</i></p>

<h3><strong>COP31’E BM üyesi ülkeler katılacak</strong></h3>

<p>Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi’ne ilişkin soruları da yanıtlayan Kurum, organizasyonun Birleşmiş Milletler kapsamında düzenlendiğini belirtti.</p>

<p>Kurum, BM’ye üye ve Birleşmiş Milletler Sekretaryasına dahil olmuş ülkelerin organizasyona katılabileceğini ifade ederek zirvenin uluslararası iklim diplomasisi açısından önemine işaret etti.</p>

<h3><strong>Ayazağa’daki yapıların yıkımı sürüyor</strong></h3>

<section aria-label="DIL content" dir="auto">
<p>Bakan Kurum,<i> "Dere yataklarına yapılan konutlar var. Bunlarla ilgili de bir ıslahçalışması olacak mı" şeklindeki soruyu yanıtlarken de "Tespit ettiğimizAyazağa’daki yapıların yıkımını Valiliğimiz koordinasyonunda gerçekleştiriyoruz.Maalesef bugüne kadar bir irade ortaya konulmamış. İnşallah belediye desorumluluklarını yerine getirecek" </i>ifadelerini kullandı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurumdan-ozele-ayazaga-yaniti-sorumlusu-dogrudan-belediyelerdir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6149e58f-f811-4327-af89-34d24b470b96-w.png" type="image/jpeg" length="14926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sergen Yalçın’ın imza töreninin tarihi ve saati belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sergen-yalcinin-imza-toreninin-tarihi-ve-saati-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sergen-yalcinin-imza-toreninin-tarihi-ve-saati-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nda teknik direktörlük görevine getirilen Sergen Yalçın için imza töreni yarın yapılacak. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenecek tören, Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde saat 14.00'te başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>A Milli Futbol Takımı</strong>'nın yeni teknik direktörü <strong>Sergen Yalçın</strong> için imza töreni düzenlenecek. Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) duyurusuna göre tören, yarın Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde gerçekleştirilecek.</p>

<h2><strong>Sergen Yalçın'ın imza töreni saat 14.00'te başlayacak</strong></h2>

<p>Sergen Yalçın için düzenlenecek imza törenine ev sahipliği yapacak Orhan Saka Konferans Salonu'ndaki program, saat 14.00'te başlayacak. Törenin adresi, TFF'nin Riva'da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da törene katılacak</strong></h3>

<p>A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Sergen Yalçın'ın imza töreninde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da yer alacak. TFF tarafından yapılan açıklamada, törenin yeri ve başlama saati hakkında bilgi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sergen-yalcinin-imza-toreninin-tarihi-ve-saati-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/sergen-yalcinin-imza-toreninin-tarihi-ve-saati-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="90168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[S&P’den Türkiye ekonomisi için enflasyon, faiz ve büyüme tahmini]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/spden-turkiye-ekonomisi-icin-enflasyon-faiz-ve-buyume-tahmini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/spden-turkiye-ekonomisi-icin-enflasyon-faiz-ve-buyume-tahmini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye’nin kredi notunun yükseltilmesi için enflasyonun beklentilerden daha hızlı gerilemesi, döviz rezervlerinin güçlenmesi ve Türk lirasına güvenin korunması gerektiğini bildirdi. Kurum, 2026 sonunda politika faizinin en az yüzde 35 olmasını beklerken Türkiye ekonomisine ilişkin enflasyon ve büyüme tahminlerini de paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>S&amp;P Global Ratings</strong>, Türkiye ekonomisinin görünümüne ve kredi notuna ilişkin değerlendirmesinde enflasyonla mücadele, döviz rezervleri ve Türk lirasına duyulan güvenin önemine dikkat çekti. Kurumun Türkiye Lider Analisti Karen Vartapetov, dezenflasyon sürecinin beklenenden daha güçlü ilerlemesinin kredi notunu olumlu etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>S&amp;P, nisan ayında yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B”, not görünümünü ise “durağan” seviyesinde teyit etmişti. Kuruluş, 16 Ekim’de açıklanması beklenen yeni kredi notu kararını duyurmazken mevcut not ve görünümün korunduğunu bildirdi.</p>

<h2><strong>Türkiye'nin kredi notunun yükselmesi için hangi şartlar gerekiyor?</strong></h2>

<p>S&amp;P Global Ratings, Türkiye’nin kredi notunda olası bir artış için enflasyondaki gerilemenin beklentileri aşmasını, uluslararası rezervlerin yeterli seviyeye ulaşmasını ve Türk lirasına yönelik güvenin sürmesini önemli koşullar arasında gösterdi.</p>

<p>Karen Vartapetov, dezenflasyon sürecinin devam etmesini beklediklerini ifade etti. Tek haneli enflasyon hedefini iddialı olarak nitelendiren Vartapetov, düşük çift haneli enflasyon oranlarının daha gerçekçi bir hedef olduğunu değerlendirdi.</p>

<p>Vartapetov, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının rezerv birikimini sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Hane halkının tasarruflarını döviz yerine Türk lirasında değerlendirmeye devam etmesinin ve ekonomi politikalarında ani değişikliklere gidilmemesinin daha yüksek kredi notuyla uyumlu olacağını kaydetti.</p>

<h3><strong>S&amp;P'nin yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 35</strong></h3>

<p>S&amp;P Global Ratings’in temel senaryosuna göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılının sonuna kadar faiz indirimlerini sürdürebilir. Kuruluş, politika faizinin yıl sonunda en az yüzde 35 düzeyinde bulunacağını öngörüyor.</p>

<p>Karen Vartapetov, faiz indirimlerinin 2027 yılında da devam edebileceğini belirtti. Bununla birlikte faiz politikasına ilişkin beklentilerin, başta petrol olmak üzere enerji fiyatlarındaki değişimlerden etkilenebileceğine işaret etti.</p>

<h3><strong>Türkiye'de enflasyon tahminini enerji fiyatları etkiledi</strong></h3>

<p>S&amp;P, Orta Doğu’daki savaşın neden olduğu enerji fiyatlarındaki şokun Türkiye için manşet enflasyon tahminini yaklaşık 7 puan artırdığını bildirdi.</p>

<p>Buna karşın iç talepteki zayıflamanın şirketlerin maliyet artışlarını tüketici fiyatlarına yansıtmasını güçleştirdiği belirtildi. Vartapetov, hizmet enflasyonunda da yavaşlamaya işaret eden gelişmeler bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Para politikasının etkilerinin daha belirgin hale geldiğini kaydeden Vartapetov, küresel enerji fiyatları ve dış ekonomik koşullar nedeniyle Merkez Bankasının temkinli yaklaşımını sürdürmesinin gerekebileceğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>S&amp;P'nin 2026 ve 2027 enflasyon ve büyüme tahminleri</strong></h3>

<p>S&amp;P Global Ratings’in öngörülerine göre Türkiye’de ortalama enflasyonun 2026 yılında yüzde 30,9, 2027 yılında ise yüzde 21,7 olması bekleniyor. Kuruluş, ekonomik büyümenin 2026’da yüzde 3 seviyesinde gerçekleşeceğini, 2027’de yüzde 3,7’ye çıkacağını tahmin ediyor.</p>

<p>Faiz beklentilerinde ise Merkez Bankasının yıl sonuna kadar indirimlere devam edebileceği ve politika faizinin 2026 sonunda en az yüzde 35 düzeyinde olacağı öngörüsü öne çıkıyor. S&amp;P, faiz indirimlerinin 2027’de de sürebileceğini değerlendiriyor.</p>

<h3><strong>Türk lirasına güven ve fon tasfiyeleri izleniyor</strong></h3>

<p>Karen Vartapetov, Türkiye’de bazı yatırım fonlarında geçen ay başlayan tasfiye sürecinin finansal piyasalara geniş ölçekte yayıldığını gösteren güçlü kanıtlar bulunmadığını belirtti.</p>

<p>Tasfiye edilen fonlardan çıkan kaynakların Türk lirası cinsinden banka mevduatlarına yöneldiğini aktaran Vartapetov, bu gelişmenin TL’ye duyulan güven açısından olumlu olduğunu ifade etti. Ancak soruşturmanın sürdüğünü hatırlatarak yatırımcıların zararlarının nasıl karşılanacağının ve sürecin güven üzerindeki olası etkilerinin takip edilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>S&amp;P, cari açığın büyümesi ve hane halkının yeniden dövize yönelmesinin ise Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilecek riskler arasında bulunduğu uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/spden-turkiye-ekonomisi-icin-enflasyon-faiz-ve-buyume-tahmini</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sp-global-beklentisini-acikladi.png" type="image/jpeg" length="51687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="64467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="19298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="25954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="18084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="41422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="53426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="17034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="38878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="81010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="30319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="26099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="89574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="64887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="97886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="80100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="83129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="22917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="23766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="78486"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
