<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 13:45:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çorum'da anız yangını: Bölgeye ekipler sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/corumda-aniz-yangini-bolgeye-ekipler-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/corumda-aniz-yangini-bolgeye-ekipler-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum'da yerleşim yeri yakınındaki tarlada çıkan anız yangınına itfaiye ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri müdahale ediyor. Yangının çevredeki alanlara yayılmaması için çalışmalar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çorum'da tarım arazisinde anız yangını çıktı. <strong>Çorum</strong>'da hasat sonrası bir tarım arazisinde başlayan <strong>anız</strong> yangını üzerine ekipler bölgeye sevk edildi. <strong>Yangın</strong>ın çevredeki alanlara yayılmasını önlemek amacıyla itfaiye ekipleri çalışma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçelievler Mahallesi Çamlık Caddesi'nde kısa süre önce hasat edilen bir tarlada henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri yönlendirildi.</p>

<h2><strong>Ekipler yangına müdahale ediyor</strong></h2>

<p>Yangın bölgesine ulaşan <strong>Çorum Belediyesi </strong>itfaiye ekipleri ile <strong>Orman İşletme Müdürlüğü</strong> ekipleri, anız alandaki alevlere müdahale etmeye başladı.</p>

<p>Ekipler, yangının kontrol altına alınması ve çevredeki alanlara sıçramaması için çalışmalarını sürdürüyor. Polis ekipleri de bölgede güvenlik önlemi alarak çalışmalara destek veriyor.</p>

<h3><strong>Ağaçlık alan ve yerleşim yerleri için önlem alındı</strong></h3>

<p>Yangının, içerisinde Çorum Şehitliği'nin de bulunduğu ağaçlık alana ve yakınındaki yerleşim bölgelerine ulaşmaması için ekipler tedbir aldı.</p>

<p>Bölgede yangının yayılma ihtimaline karşı çevrede inceleme yapılırken, ekiplerin müdahale çalışmalarının devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/corumda-aniz-yangini-bolgeye-ekipler-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/corumda-yerlesim-yeri-yakininda-cikan-aniz-yanginina-mudahale-ediliyor.png" type="image/jpeg" length="14954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sezaryen yaptırımlarına tepki: "Bir yanlışın çözümü başka bir yanlış olamaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sezaryen-yaptirimlarina-tepki-bir-yanlisin-cozumu-baska-bir-yanlis-olamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sezaryen-yaptirimlarina-tepki-bir-yanlisin-cozumu-baska-bir-yanlis-olamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçesiyle bazı hekimlere meslekten men ve maaş kesintisi yaptırımı uygulaması tartışma yarattı. Kararı değerlendiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Semra Özer, çözümün hekimleri cezalandırmak değil doğum sistemini iyileştirmek olduğunu belirterek, “Bir yanlışın çözümü başka bir yanlış olamaz. Sezaryeni cezalandırarak normal doğum oranını artıramazsınız” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde sezaryen oranının yüksek olduğu gerekçesiyle bazı hekimlere yönelik uygulanan meslekten men ve maaş kesintisi yaptırımları kamuoyunda ve sağlık camiasında tartışma konusu oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Semra Özer, 24 Saat Gazetesi’ne yaptığı açıklamada gereksiz sezaryenle mücadelenin cezalandırıcı uygulamalarla değil, normal doğumu destekleyen politikalarla mümkün olacağını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 04 At 10.33.45 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="678" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-103345-2.jpeg" width="452" /></p>

<h2><strong>"Bir yanlışın çözümü başka bir yanlış olamaz"</strong></h2>

<p>Gereksiz sezaryenlerin varlığını kabul ettiklerini ancak bunun çözümünün hekimleri cezalandırmak olmadığını vurgulayan Özer, "Bir şeyin, yanlışın çözümü ya da cezası başka bir yanlış olamaz. Gereksiz yapılan sezaryenlerin tek sorumlusu doktorlar değil. Dilimizde tüy bitti söylemekten; sezaryeni cezalandırarak ya da masrafını artırarak veya başka türlü yaptırımlarla normal doğum oranını artırma şansınız yok. Normal doğum oranını artırarak ancak bununla mücadele edebiliriz. Bunu söylemekten dilimizde tüy bitti ama dinleyenimiz yok" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sezaryen oranlarının yüksek olmasının en önemli nedenlerinden birinin hekimlerin üzerindeki baskı olduğuna dikkat çeken Özer, getirilen yeni yaptırımın bu baskıyı daha da artıracağını savunarak, "Bir sezaryen oranının yüksek olmasının en büyük sebeplerinden biri doktorların kendini baskı altında hissetmesi. Bu da yeni bir baskı türü. Dolayısıyla bir işe yarayacağını düşünmediğim gibi ayrıca da çok büyük haksızlık" dedi.</p>

<p>Altı ay meslekten men cezasının hekimler açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade eden Özer, "Bir doktora '6 ay maaş almayacaksın' demek... Düşünsenize senelik maaşınızın yarısının bir anda gittiğini düşünün. Bunun kredisi var, okul taksiti var. Ben bir ay iş değiştirmek yüzünden bir ay maaş alamamıştım, toparlamam iki senemi aldı. Bu doktorlar ne yapacak?" sözleriyle uygulamanın ekonomik etkilerine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilen cezanın hukuki açıdan da tartışmalı olduğunu dile getiren Özer, meslekten men kararının ancak Türk Tabipleri Birliği tarafından yürütülen ciddi soruşturmalar sonucunda uygulanabileceğini belirterek, "Yanlış karar veren hakimin maaşını altı ay kesebiliyor musunuz mesela? O yüzden verilen ceza çok yanlış. Ayrıca buna ceza verilmesi de yanlış. Meslekten meni benim bildiğim kadarıyla sadece TTB verebilir ve çok ciddi soruşturma ile TTB'deki kurulun verdiği kararla olabilir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Canan Karatay örneğini hatırlatan Özer, mevcut yaptırımın orantısız olduğunu savunarak, "Canan Karatay o kadar bizim şeker yükleme testlerimizin önünde engel oluşturdu. Ona bile topu topu 15 gün meslekten men cezası verildi. Bir doktorun sezaryen oranı yüksek diye altı ay meslekten men ne demek? Bir de hakaret eder gibi eğitime yollamak... Bu tamamen aşağılama ve finansal şiddettir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Gerekli-gereksiz ayrımı vaka bazında incelenmeli"</strong></h3>

<p>Gereksiz sezaryen ile tıbbi zorunluluk nedeniyle yapılan sezaryenin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Özer, bu değerlendirmenin ancak her vakanın ayrı ayrı incelenmesiyle mümkün olacağını söyleyerek, "Bu tamamen tıbbi bir şey. Böyle ciddi yaptırım yapacaksanız vakaları tek tek inceleyip 'Gerekli miydi, gereksiz miydi?' diye bir kurulun incelemesi gerekir" dedi.</p>

<p>Primer sezaryen oranı yüksek olan bazı hekimlerde gereksiz ameliyatların bulunabileceğini kabul ettiğini ifade eden Özer, buna rağmen çözümün cezalandırma olmadığını vurgulayarak, "Bir doktorun primer sezaryen oranı belli bir sayının üzerindeyse, ekstrem durumlar hariç bunların çoğu gereksizdir, kabul ediyorum. Ama bunun çözümü bu olamaz" diye konuştu.</p>

<p>Tıbbi açıdan gerekli sezaryenin, ameliyat yapılmadığı takdirde anne ya da bebeğin zarar göreceği durumlarda uygulandığını aktaran Özer, bazı kararların ise hekim yorumuna açık olduğuna işaret ederek, "Bir doktor diyebilir ki 'Bebeğin boynunda kordon var, bu doğumda sorun çıkarabilir, biz sezaryen yapalım.' Bana göre bu gereksizdir, başka biri için gerekli olabilir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Türkiye'de gereksiz sezaryenin yaygın olduğunun tartışmasız bir gerçek olduğunu dile getiren Özer, buna ilişkin örnek vererek, "Bebek iri diye sezaryen yapıyorlar, üç kilo iki yüz gram doğuyor. Tamam, biraz yanılma payı olabilir. Yüz kere 'iri bebek' diye sezaryen yaparsanız hepsi dört buçuk kilonun üstündedir, bir tanesi üç kilo iki yüz çıkar; bu da yanılma payı içerisindedir. Şimdi buna nasıl karar vereceksiniz?" dedi.</p>

<p>Gereksiz sezaryenlerin önüne geçebilmek için doğum korkusunun da ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Özer, "Kadının doğum korkularıyla psikoloğun çalışması gerekiyordu. Doğum ortamının düzgün bir şekilde ayarlanması gerekiyordu. Bunun için tek kişilik doğum odaları yapılması gerekiyordu. O yapılıyor mu? Şimdi bunun cezasını niye doktordan çıkartıyoruz?" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Doğum koşulları kötü olduğu için kadınlar sezaryeni tercih ediyor”</strong></h3>

<p>Türkiye’de sezaryen oranlarının yüksek olmasının temel nedeninin doğum koşulları olduğunu dile getiren Özer, mevcut sistemin kadınları normal doğumdan uzaklaştırdığını belirterek, “Doğum koşulları çok kötü. Ben mesela çok özel bir hizmet sunuyorum. Doğum koşullarını optimal hale getiriyorum. Tek başıma bu koşulları yaratmak için uğraşıyorum. Dolayısıyla maliyeti çok yükseğe geliyor. Devlet bunu çok rahatlıkla yapabilir ama yapamıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğumhanelerin fiziki şartlarının ve personel yetersizliğinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Özer, “Doğumhaneler tek kişilik odalara çevirilemiyor. Her gebeye bir ebe olacak şekilde bir istihdam yaratılamıyor. Çünkü her seferinde ‘Doğum nasılsa kendiliğinden oluyor. Kadınları bıraksak da hiçbir şey yapmasak da o bebekler doğacak’ diye düşünülüyor. Buna güvenerek yatırım yapılmıyor” dedi.</p>

<p>Doğum hizmetlerine yeterli yatırım yapılmadığını savunan Özer, robotik cerrahiyle doğum hizmetlerini karşılaştırarak, “Robotik cerrahi deseniz robot almak lazım, alet almak lazım, malzeme almak lazım; bunu anlatmak kolay. Ama doğumda hiçbir şey yapmadan doğumu beklemek lazım. Beklemenin masrafını anlatmanız çok zor. O yüzden de anlaşılmıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Olumsuz doğum deneyimlerinin kadınları sezaryene yönelttiğini söyleyen Özer, “Doğum koşulları kötü olduğu için kadınlar kötü doğumlar yapıyorlar. Birbirlerine kötü doğumlarını anlatıyorlar. Yeri geliyor hakarete maruz kalıyorlar, yeri geliyor gereksiz sezaryen oluyorlar, yeri geliyor gereksiz müdahalelerle karşılaşıyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kadınların doğum sürecinde maruz kaldıkları uygulamalara değinen Özer, “Mesela aç bırakılıyorlar, suni sancı takılıyor, epizyotomi dediğimiz kesi yapılıyor. Yanına eşini alamıyor, yalnız ve aç bir şekilde bekliyor, hareket etmesine izin verilmiyor. Bunları yaşayan kadınların doğumları kötü geçiyor. Kötü geçince de birbirlerine böyle anlatıyorlar. Başka kadınlar da doğumları kötü geçsin istemiyor, sezaryen istiyorlar. En basiti bu” dedi.</p>

<p>Doğum korkusuyla sezaryen talep eden kadınların da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özer, “Bu tarz korkularla ve imkânsızlıklar yüzünden sezaryen isteyen bir kadına ‘Hadi sezaryen yapmayın’ diyerek nasıl doğurtacaksınız? Karşınızda ‘Beni sezaryene alın’ diye bağıran bir kadın var. Kasılmaları geldikçe ağlıyor, bir köşeye siniyor. Hadi doğurtsun, nasıl doğurtacağız? Doktordan ne bekliyorlar?” diye konuştu.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 08 04 At 10.33.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-103345-1.jpeg" width="864" /></h3>

<h3><strong>“Meslekten men cezası doktor için çok ağır bir yaptırım”</strong></h3>

<p>Uygulanan yaptırımın bazı hekimlerin sezaryen kararını yeniden gözden geçirmesine neden olabileceğini ancak bunun kalıcı çözüm sağlamayacağını ifade eden Özer, “Bir miktar doktor ‘Sezaryen yaparsam lisansım elimden gidebilir, yarım senelik maaşım elimden gidecek’ diye iki kere düşünür sezaryene almadan önce. Belki onların bir miktar sezaryen oranını azaltabilir ama yine azaltmayacak” dedi.</p>

<p>Çalışma koşulları düzeltilmeden hekimlerden farklı sonuç beklenemeyeceğini vurgulayan Özer, “Karşısına gelen hasta kesimi belli, doktorun alışkanlıkları belli. Benimki gibi koşulları yaratması mümkün değil. En basitinden ebe olmadan benim yaptığım doğumları yapmam mümkün değil. O zaman o doktordan siz bu koşulları nasıl bekliyorsunuz? Gelen hastanın özel ebe tutacak parası yok. Doktor kendi cebinden mi ödeyecek?” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yüksek riskli gebelerle çalışan hekimlerin de bu uygulamadan endişe duyduğunu söyleyen Özer, “Bu benim gibi doktorları bile rahatsız eden bir uygulama. Ben çok yüksek riskli hastaları doğurtuyorum. Yarın bir gün bana da ‘Bu yüksek riskli hastaları niye doğurttun?’ diye bir yaptırım yapacaklar mı?” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Meslekten men cezasının hekimler açısından son derece ağır olduğunu dile getiren Özer, “Meslekten men cezası bir doktor için çok ağır bir cezadır. Bunu bir Kanun Hükmünde Kararname’nin bir maddesinin alt satırına uydurarak yapıyorlar. Kanunlara uyması bunun doğru olduğu anlamına gelmiyor” dedi.</p>

<h3><strong>“Normal doğum oranını artırmanın yolu cezadan değil, hazırlıktan geçiyor”</strong></h3>

<p>Sezaryen oranlarının düşürülmesi için öncelikle doğum hazırlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen Özer, “Bir kere doğum hazırlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması lazım. Her gebeye bir ya da iki ebenin tahsis edilmesi lazım” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum ortamlarının doğal doğumu destekleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Özer, “Doğum ortamlarının doğuma uygun bir vaziyete getirilmesi şart. Tek kişilik oda, eşinin yanına alınabilmesi, gereksiz müdahalelerden arınmış, doğal doğuma uygun fiziki ve uygulama düzenlemelerinin olduğu doğumhanelerin her yerde mümkün olması lazım” dedi.</p>

<p>Her sağlık kuruluşunda acil sezaryen imkânının da bulunması gerektiğini kaydeden Özer, “Her yerde doğum sırasında bir aksilik çıktığında acil sezaryene alma imkânlarının yaratılması lazım” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Toplumdaki doğum korkusunun azaltılmasının normal doğum oranlarını artıracağını vurgulayan Özer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bu koşullar oluşturulduktan sonra insanlara normal doğumun hiç de kötü bir şey olmadığı, çok keyifli bir şey olduğu anlatılmalı. Gerektiğinde epidural ve ebelerin desteğiyle ağrıyla mücadele edilebileceği gösterilmeli, toplumun doğum korkularını yenmeye çalışmamız lazım. Böyle normal doğum oranını artırabiliriz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ateş Çatıkkaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sezaryen-yaptirimlarina-tepki-bir-yanlisin-cozumu-baska-bir-yanlis-olamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-04-at-103345.jpeg" type="image/jpeg" length="37127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİGAD Dijital Medya Çalıştayı Iğdır’da düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tigad-dijital-medya-calistayi-igdirda-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tigad-dijital-medya-calistayi-igdirda-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği tarafından 6-10 Ağustos 2026 tarihlerinde Iğdır’da düzenlenecek Dijital Medya Çalıştayı, 81 ilden ve yurt dışı temsilciliklerinden 140 gazeteciyi bir araya getirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD), dijital medya ve internet gazeteciliğinin gündemini ele almak üzere Iğdır’da geniş katılımlı bir çalıştay gerçekleştirecek. Türkiye’nin 81 ilinden ve derneğin yurt dışı temsilciliklerinden 140 gazetecinin katılması planlanan organizasyon, 6-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenecek.</p>

<p>TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel öncülüğündeki programın yerel koordinasyonunu, TİGAD Iğdır İl Temsilcisi Halit Öztürk ve organizasyon komitesinde görev alan gazeteciler yürütecek. Etkinliğe medya mensuplarının yanı sıra bürokratların ve siyasetçilerin de katılması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Dijital gazeteciliğin sorunları ele alınacak</strong></h2>

<p>Çalıştayın mesleki oturumlarında dijital medyanın mevcut durumu, internet gazeteciliğinde yaşanan sorunlar ve sektörün geleceği değerlendirilecek. Gazetecilerin deneyimlerini paylaşacağı toplantılarda, mesleki dayanışmayı ve medya kuruluşları arasındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik çözüm önerileri üzerinde durulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Organizasyon, TİGAD tarafından farklı kentlerde gerçekleştirilen mesleki buluşmaların devamı niteliğini taşıyor. Dernek, Iğdır programını 13’üncü çalıştay olarak duyurdu.</p>

<h3><strong>Iğdır’ın kültürel değerleri de tanıtılacak</strong></h3>

<p>Program yalnızca mesleki toplantılarla sınırlı kalmayacak. Katılımcılar için düzenlenecek kültür gezilerinde Iğdır’ın tarihî mirası, doğal güzellikleri, turistik noktaları, yöresel mutfağı ve folklorik değerleri tanıtılacak.</p>

<p>Etkinlik kapsamında hazırlanacak haber ve içeriklerle kentin turizm potansiyelinin yerel ve ulusal basının yanı sıra TİGAD’ın yurt dışı temsilcileri aracılığıyla farklı ülkelerdeki okuyuculara ulaştırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Dört gün sürmesi planlanan buluşmanın, dijital gazetecilik alanındaki güncel tartışmalara katkı sağlaması ve farklı şehirlerden medya çalışanları arasındaki iletişimi güçlendirmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tigad-dijital-medya-calistayi-igdirda-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/61401852530203.webp" type="image/jpeg" length="73849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunus Kaya Apartmanı davası: Yargıtay'dan onama talebi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunus-kaya-apartmani-davasi-yargitaydan-onama-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunus-kaya-apartmani-davasi-yargitaydan-onama-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde Gaziantep'te 67 kişinin yaşamını yitirdiği Yunus Kaya Apartmanı davasında sanıklar Yunus Kaya ve Veysi Tekin'e verilen hapis cezalarının onanmasını talep etti. Dosyaya ilişkin nihai kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Gaziantep'te 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 67 kişinin yaşamını yitirdiği <strong>Yunus Kaya Apartmanı</strong> davasında sanıklara verilen hapis cezalarının onanmasını istedi. Dosyaya ilişkin nihai kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.</p>

<h2><strong>Yunus Kaya'ya 13 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti</strong></h2>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Gaziantep'in Nurdağı ilçesi Kurudere-1 Mahallesi'ndeki Yunus Kaya Apartmanı'nın yıkılması sonucu, aralarında 3 aylık bir bebeğin de bulunduğu 67 kişi hayatını kaybetmiş, 19 kişi yaralanmıştı.</p>

<p>İslahiye Ağır Ceza Mahkemesi'nde 8 Ekim 2025'te görülen karar duruşmasında, binanın müteahhidi Yunus Kaya'ya "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan, "iyi hal indirimi" uygulanarak 13 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti.</p>

<p>Mimari proje müellifi Veysi Tekin ise aynı suçtan 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılmış, hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.</p>

<p><img height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e7def263-bbac-4bdf-bb8a-08df99cfa60a.jpeg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Başsavcılığın itirazı reddedilmişti</strong></h3>

<p>İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık Yunus Kaya'nın birden fazla deprem dosyasında sanık olması, yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi ve daha önce kaçma girişiminde bulunduğu gerekçeleriyle iyi hal indiriminin uygulanmamasını ve cezanın en az 21 yıl olarak belirlenmesini istemişti.</p>

<p>Ancak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Taraflar kararı temyiz etti</strong></h3>

<p>Depremde yakınlarını kaybedenlerin avukatları, sanıkların "olası kastla ya da kasten öldürme" suçlarından cezalandırılmasını talep ederek kararı temyiz etti.</p>

<p>Sanık avukatları da verilen cezalara itiraz ederek temyiz başvurusunda bulundu.</p>

<h3><strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı sanıkların cezalarını uygun buldu</strong></h3>

<p>ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgilere göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı tebliğnamede sanıklar Yunus Kaya ve Veysi Tekin'e verilen hapis cezalarının onanmasını istedi.</p>

<p>Tebliğnamede, sanık avukatlarının suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, kusur tespitinin hatalı olduğu ve bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmediği yönündeki temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtildi.</p>

<p>Depremde yakınlarını kaybedenlerin avukatlarının, sanıkların "olası kastla ya da kasten öldürme" suçlarından ve iyi hal indirimi uygulanmaksızın cezalandırılması yönündeki taleplerinin de yerinde görülmediği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Son kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek</strong></h3>

<p>Bağlayıcı niteliği bulunmayan tebliğname, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne gönderildi. Davaya ilişkin nihai kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Yunus Kaya Apartmanı davasında, Nurdağı Belediyesi'nin eski AK Parti'li Meclis Üyesi ve binanın müteahhidi Yunus Kaya, mahkemedeki savunmasında tahliye ve beraatini talep etmişti.</p>

<p>Mahkeme, Kaya'yı "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunus-kaya-apartmani-davasi-yargitaydan-onama-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/4ad29536-e0bd-4824-964a-87b5f8ec8ab4.jpeg" type="image/jpeg" length="93758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASELSAN: Kızılötesi dedektörler farklı platformlarda kullanılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aselsan-kizilotesi-dedektorler-farkli-platformlarda-kullanilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aselsan-kizilotesi-dedektorler-farkli-platformlarda-kullanilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASELSAN, savunma sanayisinde kullanılmak üzere geliştirdiği milli kızılötesi dedektör ailesini tanıttı. Teknoloji, İHA ve çeşitli stratejik platformlarda görev yapacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ASELSAN</strong>, savunma sanayisinde kullanılan stratejik sistemlere yönelik geliştirdiği kızılötesi dedektör teknolojileri hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Şirketin sosyal hesabından yapılan paylaşımda, <strong>elektro-optik</strong> sistemlerin kritik bileşenlerinden olan kızılötesi dedektörlerin milli imkanlarla geliştirildiği belirtildi.</p>

<p>Paylaşımda, mikroelektronik alanındaki çalışmalar sayesinde Türkiye'nin kızılötesi dedektör üreten sınırlı sayıdaki ülkeler arasına girdiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Kızılötesi dedektörler farklı platformlarda kullanılıyor</strong></h2>

<p>ASELSAN tarafından geliştirilen dedektör ailesinin, farklı operasyon ihtiyaçlarına yönelik olarak soğutmalı ve soğutmasız seçeneklerle tasarlandığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu teknolojilerin, keşif ve gözetleme sistemleri, füze arayıcı başlıkları, hedefleme sistemleri ve insansız hava araçları gibi birçok savunma platformunda kullanıldığı bildirildi.</p>

<p>Tanıtım videosunda, yerli ana muharebe tankı <strong>ALTAY</strong>'a entegre edilen <strong>YAMGÖZ 200 </strong>gözetleme sistemi, <strong>ÇELİKKUBBE</strong>'nin orta katmanında görev yapan HİSAR sistemi ve Bayraktar <strong>KIZILELMA</strong>'da kullanılan <strong>TOYGUN</strong> sistemlerindeki elektro-optik teknolojilere yer verildi.</p>

<h3><strong>Yerli teknoloji gece ve zor hava koşullarında avantaj sağlayacak</strong></h3>

<p>ASELSAN'ın geliştirdiği kızılötesi dedektörlerin, milli platformların gece görüş ve hedef tespit yeteneklerini artırması hedefleniyor.</p>

<p>Kızılötesi teknolojiler, özellikle toz, duman ve sis gibi görüş koşullarının zorlaştığı durumlarda tehdit unsurlarının belirlenmesinde önemli rol oynuyor.</p>

<p>Bu teknolojiye sahip ülkeler, askeri sistemlerde daha yüksek algılama ve takip kabiliyetine ulaşarak operasyonel avantaj elde edebiliyor.</p>

<h3><strong>Kızılötesi dedektör teknolojisi stratejik öneme sahip</strong></h3>

<p>ASELSAN'ın yerli olarak ürettiği kızılötesi dedektörlerin, milli muharip uçak KAAN'ın elektro-optik sistemleri dahil olmak üzere çeşitli savunma projelerinde kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Dünyada sınırlı sayıda ülkenin üretebildiği bu teknolojinin, yüksek performanslı askeri sistemlerin temel bileşenleri arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Kızılötesi dedektörlerin savunma alanının yanı sıra sivil uygulamalarda da kullanılabildiği, teknolojinin ülkelerin elektronik ve savunma kabiliyetleri açısından önemli bir gösterge olduğu kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aselsan-kizilotesi-dedektorler-farkli-platformlarda-kullanilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-kizilotesi-dedektor-ureten-sayili-ulkeler-arasina-girdi.png" type="image/jpeg" length="82182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul günün ilk yarısını yükselişle tamamladı: BIST 100 endeksi 13.478 puana çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-gunun-ilk-yarisini-yukselisle-tamamladi-bist-100-endeksi-13478-puana-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-gunun-ilk-yarisini-yukselisle-tamamladi-bist-100-endeksi-13478-puana-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,51 oranında değer kazanarak 13.478,97 puana yükseldi. Teknoloji endeksinin öncülük ettiği alımlarla birlikte serbest piyasada dolar 47,56 TL, altının ons fiyatı ise 4 bin 50 dolar seviyelerinde işlem görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güne hafif geri çekilmeyle başlayan Borsa İstanbul, günün ilk yarısını primli kapattı. Piyasalarda teknoloji ve sanayi hisselerine gelen alımlar endeksi yukarı taşırken, yatırımcıların odağında döviz, altın ve brent petrol fiyatlarındaki hareketlilik yer aldı.</p>

<h2><strong>BIST 100 endeksinde günün ilk yarı performansı</strong></h2>

<p>Dün günü <strong>13.410,54 puan</strong> seviyesinden tamamlayan BIST 100 endeksi, yeni güne 11,10 puan ve yüzde 0,08 azalışla <strong>13.399,44 puandan</strong> başlangıç yaptı. Günün ilk yarısında en düşük 13.395,94 puanı, en yüksek ise 13.543,79 puanı test eden endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 68,43 puan ve <strong>yüzde 0,51 artışla 13.478,97 puana</strong> ulaştı.</p>

<p>Günün ilk yarısında BIST 100 bünyesindeki hisse senetlerinin <strong>54'ü prim yaparken, 44'ü değer kaybetti</strong>, 2 hisse ise yatay seyretti. Günün ilk yarısında işlem hacmiyle öne çıkan ve en çok tercih edilen hisse senetleri şunlar oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Türk Hava Yolları (THYAO)</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ASELSAN (ASELS)</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Akbank (AKBNK)</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Türk Altın İşletmeleri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Türkiye İş Bankası C (ISCTR)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Sektör endekslerinde teknolojigrubu öne çıktı </strong></h2>

<p>Günün ilk yarısında sektör endeksleri arasında en sert yükselişi teknoloji grubu gerçekleştirdi. Sektörel bazda gerçekleşen değişimler şu şekilde kayıtlara geçti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Teknoloji Endeksi:</strong> %2,87 artış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sanayi Endeksi:</strong> %0,55 artış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hizmetler Endeksi:</strong> %0,37 artış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mali Endeks:</strong> %0,05 azalış</p>
 </li>
</ul>

<p>Öte yandan, Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören 15 Mart 2028 vadeli gösterge tahvilin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi <strong>yüzde 38,09</strong>, bileşik getirisi ise <strong>yüzde 41,72</strong> seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Döviz, Altın ve Brent Petrol Piyasalarında Son Durum</strong></h2>

<p>İstanbul serbest piyasada ve uluslararası finans piyasalarında saat 13.00 itibarıyla kaydedilen güncel döviz kurları, altın ve petrol fiyatları ise şu şekilde şekillendi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dolar/TL:</strong> 47,5600 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Euro/TL:</strong> 54,7740 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ons Altın:</strong> 4.050 Dolar (%0,1 azalış)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Brent Petrol (Varil):</strong> 85,7 Dolar (%2,3 artış)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Euro/Dolar Paritesi:</strong> 1,1510</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sterlin/Dolar Paritesi:</strong> 1,3440</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dolar/Yen Paritesi:</strong> 157,9</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-gunun-ilk-yarisini-yukselisle-tamamladi-bist-100-endeksi-13478-puana-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/borsa-14.png" type="image/jpeg" length="58618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afşin-Elbistan Termik Santrali İçin "ÇED Olumlu" Kararının iptaline bakanlık ve şirketten temyiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afsin-elbistan-termik-santrali-icin-ced-olumlu-kararinin-iptaline-bakanlik-ve-sirketten-temyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afsin-elbistan-termik-santrali-icin-ced-olumlu-kararinin-iptaline-bakanlik-ve-sirketten-temyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çelikler Holding bünyesindeki Afşin Elbistan Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ, Afşin-Elbistan A Termik Santrali'ne yapılması planlanan 5. ve 6. ünite ilavesine ilişkin verilen "ÇED Olumlu" kararını iptal eden Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi kararını Danıştay'da temyiz etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş 4. İdare Mahkemesi, Afşin-Elbistan A Termik Santrali'ne ilave edilmesi planlanan 5. ve 6. ünitelere ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen "ÇED Olumlu" kararını hukuka aykırı bularak iptal etmişti. Mahkemenin iptal kararının ardından Bakanlık ve santrali işleten şirket, kararın öncelikle yürütmesinin durdurulması, ardından bozulması ve davanın reddedilmesi talebiyle Danıştay’a temyiz başvurusunda bulundu.</p>

<h2><strong>Şirket: "Bilirkişi raporu bilimsel teknikten yoksun"</strong></h2>

<p>Çelikler Holding bünyesindeki şirket tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, mahkeme kararının dayandırıldığı bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığı ve bilimsel yöntemlerden uzak hazırlandığı öne sürüldü.</p>

<p>Şirket dilekçesinde ekolojik değerlendirmenin tamamen yoruma dayalı olduğu, sağlık koruma bandı ve toprak derinliğine ilişkin tespitlerin somut veriden yoksun bulunduğu iddia edildi. Zemin etüdü ve kömür rezervine ilişkin değerlendirmelerin mühendislik standartlarına aykırı olduğu, ruhsatın geçersizliği yönündeki kararın hukuki dayanaktan yoksun kaldığı savunuldu. Afşin-Elbistan Havzası'nda yeterli kömür rezervinin mevcut olduğu, projenin Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında yer aldığı ve yeni ünitelerin devreye girmesiyle bölgede ilave istihdam sağlanacağı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Bakanlık: "Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldı"</strong></h2>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan temyiz başvurusunda ise idare mahkemesinin, bilirkişi raporuna yönelik sunulan itirazları dikkate almadan karar verdiği aktarıldı. Kararın eksik incelemeye dayandığını belirten Bakanlık, öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve iptal kararının bozulmasını talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın dilekçesinde; bilirkişi raporundaki meteoroloji ve biyoloji disiplinlerine ait değerlendirmelerin ÇED Raporu'nu bilimsel açıdan uygun bulduğu, diğer disiplinlerdeki olumsuz görüşlerin ise yeterli gerekçeden yoksun olduğu savunuldu. Atıksu arıtma tesisi kapasitesi, zemin etütleri, hava kalitesi modellemeleri ve emisyon hesaplamalarına dair iddialara yanıt veren Bakanlık, hazırlanan nihai ÇED Raporu’nun yürürlükteki mevzuata tamamen uygun olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afsin-elbistan-termik-santrali-icin-ced-olumlu-kararinin-iptaline-bakanlik-ve-sirketten-temyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/11/24saatdikdortgen.png" type="image/jpeg" length="62979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı: Kamu taşınmazı tahsis müzakeresi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kultur-ve-turizm-bakanligi-kamu-tasinmazi-tahsis-muzakeresi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kultur-ve-turizm-bakanligi-kamu-tasinmazi-tahsis-muzakeresi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda yapılan Kamu Taşınmazı Tahsis Müzakeresi'nde, turizm yatırımları ve taşınmaz tahsis süreçleri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı</strong>'nda <strong>Kamu Taşınmazı Tahsis Müzakeresi</strong> gerçekleştirildi. Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan başkanlığındaki toplantıda, turizm yatırımlarına yönelik tahsis süreçleri değerlendirildi.</p>

<p>Bakanlık toplantı salonunda düzenlenen müzakere öncesinde konuşan Alpaslan, yapılan başvuruların incelenme sürecinin tamamlandığını belirtti.</p>

<h2><strong>Turizm yatırımları için başvurular değerlendirildi</strong></h2>

<p>Alpaslan, gerekli belgeleri eksiksiz şekilde sunan yatırımcılarla müzakerelerin gerçekleştirileceğini ifade etti.</p>

<p>Toplantıda, Bodrum'da yapılması planlanan iki <strong>turizm</strong> yatırımına ilişkin değerlendirmelerde bulunulacağı aktarıldı. Ayrıca Bakanlığın kültür ve sanat yatırımlarına yönelik tahsis çalışmalarına da önem vereceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Taşınmaz tahsisleri için teklif alındı</strong></h3>

<p>Müzakerelerde, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında yürürlükte bulunan "Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda çalışmalar yapıldı.</p>

<p>Bu kapsamda, turizm yatırımcılarının başvurduğu taşınmazlara ilişkin sosyal ve teknik altyapıya katılım paylarının belirlenmesi amacıyla görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda yatırımcılardan teklifler alınırken, <strong>tahsis</strong> sürecine ilişkin değerlendirmelerin sürdürüldüğü aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kultur-ve-turizm-bakanligi-kamu-tasinmazi-tahsis-muzakeresi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kultur-ve-turizm-bakanligi-2.png" type="image/jpeg" length="45425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: "Delege sistemine dayalı eski örgütlenme biçimini terk ediyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-genel-baskani-ozgur-ozel-delege-sistemine-dayali-eski-orgutlenme-bicimini-terk-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-genel-baskani-ozgur-ozel-delege-sistemine-dayali-eski-orgutlenme-bicimini-terk-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin ilk grup toplantısında yeni örgütlenme modelini ve siyaset ilkelerini açıkladı. Siyasette geleneksel delege anlayışını sonlandırdıklarını belirten Özel, "Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefiyle partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme biçimini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu'nun görevini yerine getirmek için teknik bir görev olarak kalacak" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-31">YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin kuruluşunun ardından gerçekleştirilen kapalı grup toplantısının sonrasında bugün ilk kez grup toplantısında konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürsüye "Özgür Başkan" ve "İktidar" sloganlarıyla çıkan Özel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Bizler, girdiği ilk seçimleri kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hiç yenilmeyen, yenilgiyi bilmeyen, yenilgiye alışmayan, kazanan, kazanmaya söz veren, iktidara yürüyen kadrolarız. Kontrollü muhalefet olmayı reddeden, mağlubiyeti reddeden, kendine çizilen sınırlar içinde muhalefeti reddeden, bu yüzden de bir sivil darbenin hedefi olmuş ama pes etmemiş, boyun eğmemiş, geri çekilmemiş, teslim olmamış Kuvayımilliye ruhunun bugünkü temsilcileriyiz. Bu salonda son yaptığımız grup toplantısında nasıl bir yargı darbesine maruz kaldığımızı detaylarıyla anlatmıştım. Bu darbe pratiğine karşı verdiğimiz hukuki, siyasi, fiziki mücadeleye sizler, tüm milletimizle birlikte en yakından şahitsiniz. Bu mücadelenin içindesiniz, ta kendisisiniz."</p>
</blockquote>

<h2 id="p-rc_4ccc024b955da75b-32"><strong>"Biz YENİ Parti'yi iktidar olsun diye kurduk"</strong></h2>

<p>Partinin kuruluş sürecine değinen Özel, hedeflerinin yalnızca bir siyasi oluşum kurmak değil, iktidara yürümek olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-33">"Biz de istikameti egemenliğin gerçek sahiplerine, halkımıza, milletimize sorduk. 60 günde 22 il gezdik. Vatandaşlarımızla el ele tutuştuk. Ve göz hizasında onlarla dertleştik, dinledik, önerilerini, talimatlarını aldık. Umutsuz olanlara, korkanlara, 'Aman ha geri çekilmeyin, teslim olmayın, teslim etmeyin, bizi bırakmayın.' diyenlere dedik ki: 'Hiç endişe etmeyin. Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız.' Günü geldiğinde millet 'artık yeter' dediğinde, millet artık 'yeni bir yolu açın, benim umutlarımı karartmayın, benim umudum olun, sizinle birlikte yürüyeceğim, yanınızda duracağım, arkanızda duracağım, size sahip çıkacağım, bir yol açın' dediğinde artık bu talimattan sonra yeni yolu açmayı bir görev bildik. Yeni partimizi 24 Temmuz günü milletin talimatıyla, milletin vekilleriyle, 91 arkadaşımızla birlikte kurduk. Şimdi asıl görevimiz yarını birlikte kurmaktır. Ortak geleceğimizi birlikte planlamak, birlikte kurmaktır. Çünkü biz yeni partiyi bir partimiz olsun diye kurmadık. Biz yeni partiyi iktidar olsun, milleti iktidara getirsin diye kurduk. Bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurulan YENİ Parti, bir umudun, bir yürüyüşün, bir kuruluşun, bir dirilişin ve geleceğe yönelik olarak bu toplumun tüm mağdurlarının, tüm mazlumlarının, gelecekten ümidi kalmamış olanların ama bu olana bitene yüreği dayanmayan, teslim olmayı, geri çekilmeyi asla kabullenmeyenlerin ortak yürüyüşüdür."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Adını YENİ koyduk, bütçesini de millet koymuştur"</strong></h2>

<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-34">YENİ Parti'nin tüzük ve bütçe yapısının doğrudan halk tarafından şekillendiğini kaydeden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-35">"Tarihte hepimiz ve milletimiz şahittir ki tarihte kuruluşunu, ismini ve bütçesini bizzat milletin belirlediği başka bir siyasi parti yoktur. Bu kuruluşun bir benzerliği, Samsun'dan başlayıp Ankara'ya ulaşan, Ankara'da hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kuran, hem kuruluş gününü Sivas Kongresi kabul eden, Türkiye'nin ilk partisini kuran ve sadece ve sadece millete soran, milletten talimat alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yürüyüşünden esinlenen, örnek alan, o yoldan başka yol tanımayan, milletten başka kimsenin egemenliğini kabul etmeyen bir yürüyüştür. Millet istediği için partimizi kurduk. Millet, 'Yeni olsun.' dedi. 'Yeni parti.' dedi. Adını kendi koydu. Adını Yeni koyduk. Şimdi de bütçesini onların bağışlarıyla oluşturuyoruz. Yeni Parti'nin kuruluş talimatını da, adını da, bütçesini de millet koymuştur. Millet belirlemiştir. Bu yüce çatı altında hatırlatmak isterim ki demokrasi tarihi, bütçe hakkının ete kemiğe büründüğü, binalar kurduğu, içine girdiği parlamentoları oluşturduğu tarihtir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"YENİ Parti'nin millete karşı sorumluluğu var"</strong></h2>

<p>Hesap verilebilir ve katılımcı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade eden YENİ Parti Genel Başkanı, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-36">"Bir tek adamın bildiği gibi para toplayıp, bildiği gibi hizmet etmesine karşı, verilecek vergiye de yapılacak hizmete de biz karar vereceğiz yaklaşımı; bütçeyi, bütçe hakkını ve verdiği verginin arkasını aramayı, yani gelişmiş bir demokrasi anlayışını oluşturmuştur. Parlamentolar bütçeden, bütçe hakkından temel alırlar. Nerede bir yapı varsa, onu kuranlar bütçesini belirliyorsa, onu izliyorsa, denetliyorsa orada demokrasi vardır, kalkınma vardır, başarı vardır. Yeni Parti'nin bundan sonraki yürüyüşünde; kurduran millete, adını koyan millete, bütçesini veren millete karşı tam sorumluluk vardır. Tam hesap verme vardır. Tüm bu sebeplerle yeni parti tavanda değil, tabanda kurulmuştur. Millete rağmen değil, milletle birlikte kurulmuştur. Yeni parti, Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyasetin partisidir. Bu partide 'Oyu bize verin, yetkiyi bize verin ya da üye olun, kenara çekilin, gerisini bize bırakın' anlayışı yoktur. Bu partiyi millet kurmuştur. Bu partiye yön verecek, istikamet tayin edecek yegane güç de milletin kendisidir. Bu partinin kapıları, vatanını, milletini seven, demokrasiye, adalete ve ortak geleceğimize inanan bütün demokratlara sonuna kadar açıktır. Bugünün Türkiye'si, dünün Türkiye'si değildir. Dünün siyaset anlayışı da bugünün Türkiye'sine kâfi değildir. Yeni partimiz, yeni nesil bir siyasetin partisidir. Milletle tepeden konuşan, tepeden bakan, üstten üstten cümleler kuran siyasetçilerin partisi değildir. Milleti dinleyen siyaset anlayışının, ülkeye demokrasi vadedenlerin bunu sokağa, mahalleye, eve, köye, bucağa giderek dinlediği ve başlattığı bir siyasi hareketin partisidir. Ve bunları yapabilmek için bu ülkeye ne vaat ediyorsak onu önce kendi evimizde kurmayı, kendi evimizde hayata geçirmeyi temel prensibimiz olarak belirledik. Siyasette katılımcılık vaat edebilmenin tek şartı vardır. Önce katılımcılığı kendi partinizde sağlayacaksınız. Adalet vaat etmenin ülkeye tek şartı vardır. Önce adaleti kendi partinizde, kendi evinizde hakim kılacaksınız. Bizim yeni nesil siyaseti kurma iddiamız bir vaatten ibaret değildir. Yeni siyaset, yeni ilkelerle kurulur. İşte bugün bu toplantıda Yeni Parti'nin bu çatı altında sizlerle birlikte yaptığı ilk toplantısında, yeni partinin siyaset ilkelerini hep birlikte Türkiye'ye ve dünyaya ilan edeceğiz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Mahalle meclislerinin esas olduğu yeni bir örgütlenme modeli kuruyoruz"</strong></h2>

<p>Siyasi örgütlenmede tabanın merkeze alınacağını belirten Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-37">"Emin olun ki bu yürüyüş arzu ettiğiniz sona ya da ara durağa vardığında, biz başardığımızda, Türkiye'de demokrasiyle gelmiş, demokrasinin imkanlarıyla iktidarını perçinlemiş, sonra adım adım demokrasiyi geriletip otoriterleşmeyi sağlamış, günün sonunda bütün dünyanın 'Acaba Türkiye'de serbest seçimler bir daha olacak mı?' sorusunu ortaya koymuş bir iktidarı biz hep birlikte yendiğimizde, bütün dünya Türkiye örneğini, Türkiye'de iktidarı değiştiren bu yeni nesil siyaseti, kapsayıcı, akışkan örgütlenme modelimizi, şeffaf, hesap veren mali durumumuzu ve örgütlenmeden iktidar yürüyüşüne kadar partiye gelen herkesin bu yükün bir tarafından, ucundan tutabildiği, taşıyabildiği, kendini ait, sahibi hissettiği kurucu bir siyaseti dünya siyaset tarihe kazımak, sizin için, benim için bundan sonra sadece an meselesidir, sandığa ulaşma meselesidir. Önce örgütlenme modelimizden başlayalım. Eski nesil örgütlenme anlayışını kökten değiştirecek bir adıma atıyoruz. Çünkü demokrasi sadece sandığa gidip oy vermek değildir. Demokrasi, yurttaşlar kendini siyasetin öznesi olarak hissettiğinde sağlam temellere oturmuş olur. Belki de siyasetin çok uzun yıllardır unutturduğu şey de budur. Biz, insanlarımızın farklılıklarından güç alan ama onları ortak bir gelecek hayalinde buluşturmayı başaran bir siyasete talibiz. Belki de siyaset bundan sonra, yeni partiden sonra sadece yeni partiler için değil, Türkiye siyasetindeki bütün kurumlar ve tüm kişiler için de bugünden sonra geri dönmeyecek bir kazanıma sahip olacak. İşte Yeni Parti üyeliği bunun ilk adımıdır. Yeni Parti üyeliği; siyasi karar süreçlerine ortak olmak, sorumluluk üstlenmek, hesap sormak ve hesap verebilmek üzerine kuruludur. Yeni Parti olarak demokratik katılımı esas alan yeni bir örgütlenme modeli çalıştık ve milletimize aşılıyoruz. Bu örgütlenme modelinin asli unsuru, Yeni Parti'nin eskisi olmayan, her birisi yeni, kıdemlisi olmayan, her biri bir diğerini kıdemli, sözü başkansından geri olmayan, sesi daha az çıkmayan,iddiası kimsenin gerisinde olmayan, herkesin birbirine eşit, yepyeni üyeleridir. Üye sayısı, nüfuzu ve imkânları müsait olan tüm mahallelerimizde mahalle meclislerinin esas olduğu yeni bir örgütlenme modelini kuruyoruz. İstisnasız olarak örgütlendiğimiz tüm ilçelerde temel siyaset organı artık ilçe yönetimi, ilçe yönetim kurulu, ilçe başkanı değil, sizlerin, üyelerin oluşturduğu ilçe meclisleridir. Örgütlendiğimiz 81 ilin tamamında il meclislerinin kurulması, siyasetin de orada kurulması, orada tartışılması, orada yönetilmesi, orada yapılması, sahaya yayılması, orada değerlendirilmesi esastır. Toplumun tüm kesimlerinin, işçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, iş insanlarının, esnafların, sivil toplum ve akademi dünyasının, kadınların ve elbette gençlerin politikalarımızı belirleyeceği, hayata geçireceği siyaset zemini ilçe ve il meclislerimizdir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Delege sistemine dayalı örgütlenme biçimini terk ediyoruz"</strong></h2>

<p>Açıklamasının son bölümünde geleneksel delege yapısının kaldırılacağını duyuran Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_4ccc024b955da75b-38">"İlçe ve il meclislerindeki komisyonlarımız, kurullarımız, yeni gelen her üyenin, her bir üyemizin yetkinliğine, etkinliğine, ayıracağı zamana, verebileceği emeğe göre onları kapsayan, onları çalıştıran, onların çalışmalarına destek veren ve siyasetin gücünü onlardan alan dinamik yapılar olarak siyaset sahasında bazı hususları oluşturacaktır. Yeni Parti'ye yeni katılan bir üye, 'Seçimler geçti, birazcık bekle, birazcık seni tarayalım, bir görev veririz.' yerine kendini içinde bulduğu dinamik, akışkan, kapsayıcı ve sürekli siyaset yapan, siyaset üreten bir modele dâhil olacak. Modelin kendisi zaten yeni üyeyi ya da şikayet edeni kendi içine çekecek, kendi safına çekecek, iktidarın değişmesini beklemek yerine değiştirenlerden, değişmesi için çaba sarf edenlerden biri haline getirecektir. Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefiyle partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme biçimini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu'nun görevini yerine getirmek için teknik bir görev olarak kalacak. Yeni partimizde her bir üye ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı doğrudan seçecek. Yeni Parti, Türkiye'de siyaset yapış biçimini değiştirecek, Türkiye'de siyasetin yapılış biçimini değiştirecektir. Artık üyeleri geri plana atan eski nesil siyaset anlayışı sona erecek, üyelerin söz, yetki ve karar sahibi olduğu yeni nesil siyaset, Yeni Parti ile birlikte kurulacaktır. Bizim partimizin gücü liderinden, yöneticilerinden değil, partimizin gücü örgütünden ve bilhassa her bir üyesinden gelecektir. Geçtiğimiz son grup toplantısında, zamanı gelmiş, başka çaresi kalmamış bir ayrılıktan hemen önce nasıl son bir teklifse bütün üyelerle yapılacak bir genel başkan seçiminin son çare olduğunu söyledim ve buna cevap alamadım. Ya da 'Efendim, mümkün değil.' diyenlere, yani mümkün görmeyenlere, o yüzden de iktidar değiştirmek yerine kendine muhalefeti sadece mümkün görenlere bu siyasetin nasıl mümkün olacağını görmek için Yeni Parti'yi izlemeye davet ediyorum."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-genel-baskani-ozgur-ozel-delege-sistemine-dayali-eski-orgutlenme-bicimini-terk-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-316735.png" type="image/jpeg" length="41255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Çerçeve yasa' teklifinin ismi netleşti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifinin-ismi-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifinin-ismi-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasa teklifinin adı netleşti. Teklifin, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" adıyla TBMM'ye sunulması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasa teklifinin adı belli oldu. Meclis'e sunulması beklenen teklifin <strong>"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi"</strong> adını taşıyacağı belirtildi.</p>

<p>Teklif, TBMM Başkanlığı'na sunulmadan önce AKP milletvekillerinin imzasına açıldı. Düzenlemenin kısa süre içerisinde Meclis'e sunulması ve hızla Adalet Komisyonu gündemine alınması planlanıyor.</p>

<h2><strong>Çerçeve yasa teklifi AKP milletvekillerinin imzasına açıldı</strong></h2>

<p>Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, dün AKP Genel Başkanvekili Efkan Âlâ, Grup Başkanı Abdullah Güler ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile çerçeve yasa teklifi üzerinde uzun görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Toplantıların bir bölümüne DEM Parti'nin İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ın da katıldığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Partilerle teklif için görüşmeler yapıldı</strong></h3>

<p>Kulislere yansıyan bilgilere göre, taslak üzerinde geniş bir uzlaşının sağlandığı ve TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin çoğundan imza alınmasının hedeflendiği ifade edildi.</p>

<p>AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in Yeni Parti, CHP ve Yeni Yol grup yöneticileriyle görüştüğü aktarıldı.</p>

<p>İYİ Parti dışındaki siyasi parti gruplarının taslağa yaklaşımının olumlu olduğu belirtilirken, bazı itiraz ve çekinceler nedeniyle kimi partilerin ortak imza vermeye sıcak bakmadığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Teklif AKP ve MHP imzasıyla da sunulabilir</strong></h3>

<p>AKP milletvekillerinin imzaya açılan teklife bugün akşam saatlerine kadar imza vermesinin beklendiği belirtildi.</p>

<p>Siyasi parti gruplarından ortak imza alınamaması halinde teklifin AKP ve MHP gruplarının imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Teklifin adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" olarak belirlendi</strong></h3>

<p>Habertürk'ün edindiği bilgilere göre, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasa teklifinin adı <strong>"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi"</strong> olarak belirlendi.</p>

<p>Teklifin TBMM'ye sunulmasının ardından Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi ve yasama sürecinin hızla başlatılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifinin-ismi-netlesti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f890f21d-b9bf-462a-9737-e8c8bf33693d-w.jpeg" type="image/jpeg" length="23971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk Kez Ev Alacaklara Konut Kredisi çıktı mı? İlk Evim Konut Kredisi Başvuru nasıl yapılacak? İlk Evim kredisi şartları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ilk-kez-ev-alacaklara-konut-kredisi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ilk-kez-ev-alacaklara-konut-kredisi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlk Evim konut kredisi çıktı mı, 1.20 faizli konut kredisi başvuruları ne zaman başlayacak? İlk kez ev sahibi olmak isteyen vatandaşların yakından takip ettiği kredi kampanyasına ilişkin son durum merak ediliyor. İlk Evim kredisi başvuru şartları, başvuru tarihi, kampanyaya katılacak bankalar ve resmi açıklamalar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk kez ev sahibi olmak isteyen vatandaşların gündeminde yer alan <strong>İlk Evim konut kredisi</strong> kampanyasına ilişkin araştırmalar sürüyor. Son dönemde kamuoyunda konuşulan <strong>1.20 faizli konut kredisi</strong> iddiaları sonrası gözler hükümet ve ilgili kurumların yapacağı açıklamalara çevrildi. Ancak mevcut durumda İlk Evim konut kredisi adıyla yürürlüğe giren veya başvuruları başlayan resmî bir kredi kampanyası bulunmuyor. Başvuru tarihleri, şartlar ve kampanyaya katılacak bankalar ise henüz açıklanmadı.</p>

<p>Konut fiyatları ve mevcut kredi faiz oranlarının yüksek seyretmesi nedeniyle uygun finansman desteği bekleyen vatandaşlar, yeni bir konut kredisi paketinin hayata geçirilip geçirilmeyeceğini araştırıyor. Özellikle "İlk Evim kredisi çıktı mı?", "Başvurular başladı mı?" ve "1.20 faizli kredi verilecek mi?" soruları arama motorlarında en çok sorgulanan başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>İlk Evim Konut Kredisi Çıktı Mı?</strong></h2>

<p>Mevcut durumda <strong>İlk Evim konut kredisi</strong> adıyla duyurulan ve yürürlüğe giren resmî bir kredi kampanyası bulunmuyor.</p>

<p>Sosyal medya ve çeşitli platformlarda <strong>1.20 faiz oranıyla konut kredisi verileceğine</strong> yönelik iddialar yer alsa da, hükümet veya ilgili kamu kurumları tarafından bu konuda resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bu nedenle başvuruları başlamış bir kampanya veya kesinleşmiş uygulama henüz bulunmuyor.</p>

<h3><strong>İlk Evim Konut Kredisi Başvuruları Ne Zaman Başlayacak?</strong></h3>

<p>İlk Evim konut kredisi için şu an itibarıyla resmî başvuru süreci başlamadı.</p>

<p>Yeni bir kredi destek paketinin açıklanması hâlinde başvuruların;</p>

<ul>
 <li>e-Devlet üzerinden,</li>
 <li>Kampanyaya dahil edilecek kamu bankaları aracılığıyla,</li>
 <li>Yetkilendirilecek finans kuruluşları üzerinden</li>
</ul>

<p>alınması bekleniyor.</p>

<p>Ancak başvuru tarihleri ve başvuru ekranına ilişkin herhangi bir resmî takvim henüz açıklanmış değil.</p>

<p><img alt="KKTC emlak piyasasında kayıt dışılığa karşı yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/0fd1bb72-20af-487b-9a0c-aeaded703728.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>1.20 Faizli Konut Kredisi İddialarında Son Durum</strong></h3>

<p>Kamuoyunda gündeme gelen <strong>1.20 faizli konut kredisi</strong> beklentisi, ilk kez ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Ancak bugün itibarıyla;</p>

<ul>
 <li>Faiz oranı kesinleşmedi.</li>
 <li>Kampanya resmen duyurulmadı.</li>
 <li>Başvurular başlamadı.</li>
 <li>Resmî şartlar açıklanmadı.</li>
</ul>

<p>Dolayısıyla kamuoyunda konuşulan faiz oranları şu an için resmî nitelik taşımıyor.</p>

<h3><strong>İlk Evim Kredisi Şartları Açıklandı Mı?</strong></h3>

<p>2026 yılına ilişkin İlk Evim konut kredisinin başvuru şartları henüz ilan edilmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte geçmiş yıllarda benzer destek programlarında öne çıkan kriterler arasında şu koşullar yer alıyordu:</p>

<ul>
 <li>İlk kez konut sahibi olmak,</li>
 <li>Belirlenen gelir kriterlerini karşılamak,</li>
 <li>Bankaların kredi değerlendirme şartlarını sağlamak,</li>
 <li>Kampanya kapsamında belirlenen konut kriterlerine uygun bir taşınmaz satın almak.</li>
</ul>

<p>Ancak bu kriterler yeni kampanya için resmî şartlar niteliği taşımıyor. Kesin başvuru koşulları yalnızca yetkili kurumların açıklamasıyla netleşecek.</p>

<p><img alt="Emlak vergisinde süre doldu, cezalı ödemeler başladı: Geciktirene aylık yüzde 3,5 faiz" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/para-43.webp" width="1920" /></p>

<h3><strong>İlk Evim Konut Kredisi Veren Bankalar Hangileri?</strong></h3>

<p>Şu an için <strong>İlk Evim konut kredisi</strong> kapsamında kredi kullandıracağı açıklanan herhangi bir banka bulunmuyor.</p>

<p>Yeni destek paketinin yürürlüğe girmesi durumunda kampanyaya katılacak kamu bankaları veya diğer finans kuruluşları, faiz oranları ve kredi koşullarıyla birlikte resmî olarak duyurulacak.</p>

<p>Bu nedenle mevcut aşamada belirlenmiş banka listesi bulunmuyor.</p>

<h3><strong>İlk Evim Kredisi Ödeme Planı Belli Oldu Mu?</strong></h3>

<p>İlk Evim konut kredisine ilişkin;</p>

<ul>
 <li>kredi üst limiti,</li>
 <li>vade süresi,</li>
 <li>aylık taksit tutarları,</li>
 <li>ödeme planı,</li>
 <li>faiz oranı</li>
</ul>

<p>gibi ayrıntılar henüz açıklanmadı.</p>

<p>Kampanyanın hayata geçirilmesi durumunda tüm finansman detaylarının ilgili bankalar ve kamu kurumları tarafından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Emlak sektöründe yeni dönem: Elektronik doğrulama satılık ilanlarda zorunlu olacak" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/1768983346123-yeni-proje-17.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>Konut Kredisi Kampanyasında Resmî Açıklamalar Bekleniyor</strong></h3>

<p>İlk kez ev sahibi olmak isteyen vatandaşların beklentisi sürerken, yeni bir düşük faizli konut kredisi paketine ilişkin gözler hükümetin ve ekonomi yönetiminin yapacağı olası açıklamalara çevrilmiş durumda.</p>

<p>Yetkili kurumlar tarafından resmî bir kampanya duyurulması hâlinde başvuru tarihleri, faiz oranları, kredi üst limiti, vade seçenekleri ve başvuru şartları netlik kazanacak. Şu an itibarıyla kamuoyunda dolaşan bilgiler resmî açıklamalarla doğrulanmış değil.</p>

<h3><strong>İlk Evim Konut Kredisi</strong></h3>

<ul>
 <li><strong>Kampanya:</strong> İlk Evim Konut Kredisi</li>
 <li><strong>Başvurular Başladı mı?</strong> Hayır.</li>
 <li><strong>1.20 Faiz Oranı Kesinleşti mi?</strong> Hayır.</li>
 <li><strong>Başvuru Tarihi Açıklandı mı?</strong> Hayır.</li>
 <li><strong>Başvuru Şartları Açıklandı mı?</strong> Hayır.</li>
 <li><strong>Kampanyaya Dahil Bankalar Belli Oldu mu?</strong> Hayır.</li>
 <li><strong>Resmî Durum:</strong> Yetkili kurumlardan yeni açıklama bekleniyor.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ilk-kez-ev-alacaklara-konut-kredisi-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/konut-satislari-subat-ayinda-yukselise-gecti-tuik-guncel-emlak-verilerini-acikladi-1.jpg" type="image/jpeg" length="29929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altı Üstü İstanbul 9. Bölüm Fragmanı yayınlandı mı? Altı Üstü İstanbul 9. Bölüm ne zaman, son bölümde neler oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alti-ustu-istanbul-9-bolum-fragmani-yayinlandi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alti-ustu-istanbul-9-bolum-fragmani-yayinlandi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altı Üstü İstanbul 9. bölüm fragmanı yayınlandı mı? ATV'nin ilgiyle takip edilen dizisinin yeni bölüm tanıtımı izleyiciyle buluştu. Altı Üstü İstanbul yeni bölüm fragmanı, 9. bölümde yaşanacak gelişmelere dair önemli ipuçları verirken, yeni bölümün yayın tarihi, konusu ve oyuncu kadrosu da merak konusu oldu. İşte Altı Üstü İstanbul 9. bölüm fragmanı izle aramalarına yanıt niteliğindeki tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ATV ekranlarında yayınlanan Altı Üstü İstanbul dizisinin 8. bölümünün ardından merakla beklenen 9. bölüm fragmanı izleyiciyle paylaşıldı. "Herkes rahat olsun, hesabı sorulacak!" sloganıyla yayınlanan yeni tanıtımda Emir'in intikam planı, Tarık ile Galip arasındaki gerilim ve karakterler arasında yaşanacak yeni hesaplaşmalar öne çıktı. Dizinin 9. bölümü gelecek pazartesi saat 20.00'de ATV ekranlarında yayınlanacak.</p>

<p>İlk bölümünden bu yana hikâyesi ve oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Altı Üstü İstanbul, her hafta yeni bölümüyle izleyicileri ekran başına toplamayı sürdürüyor. Son bölümün ardından yayınlanan yeni fragman ise sosyal medyada ve arama motorlarında en çok araştırılan konular arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="altı üstü istanbul-3" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144320.png" width="1222" /></p>

<h2><strong>Altı Üstü İstanbul 9. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı?</strong></h2>

<p>Evet. Altı Üstü İstanbul dizisinin merakla beklenen <strong>9. bölüm fragmanı</strong> yayınlandı.</p>

<p>Yeni tanıtım, 8. bölümün ardından izleyiciyle buluşurken dizide yaşanacak yeni gelişmelere ilişkin önemli ipuçları verdi. Fragmanda kullanılan "Herkes rahat olsun, hesabı sorulacak!" sloganı, yeni bölümde hesaplaşmaların ön plana çıkacağını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul Yeni Bölümde Neler Olacak?</strong></h3>

<p>Yayınlanan tanıtıma göre Emir, Uzay'dan intikam almak için harekete geçiyor. Amacına ulaşabilmek için mahalledeki birçok kişiyi etrafında toplamaya çalışan Emir, yeni bölümde büyük bir mücadeleye hazırlanıyor.</p>

<p>Diğer yandan Tarık, Galip'i kendi tarafına çekebilmek için girişimlerini sürdürüyor. Ancak Galip'in taviz vermeyen tutumu, taraflar arasındaki gerilimin daha da yükselmesine neden oluyor.</p>

<p>Fragmanda yer alan yüzleşme sahneleri, karakterler arasındaki ilişkilerin geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğini ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>Fragmanda Dikkat Çeken Diyaloglar</strong></h3>

<p>9. bölüm tanıtımında öne çıkan bazı diyaloglar yeni bölümde yaşanacak gelişmelere ilişkin önemli ipuçları verdi.</p>

<p>Özellikle;</p>

<ul>
 <li>
 <p>"Herkes rahat olsun, hesabı sorulacak!"</p>
 </li>
 <li>
 <p>"Paraları yaktığın gibi seni de yakarım."</p>
 </li>
 <li>
 <p>"Çocuğunu mahvedeceksiniz."</p>
 </li>
</ul>

<p>sözleri, karakterler arasındaki çatışmanın giderek büyüyeceğini gösteriyor.</p>

<p>Yeni bölümde ihanetler, hesaplaşmalar ve beklenmedik gelişmeler hikâyenin merkezinde yer alacak.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/F1g_NJwNC2g?si=Aj0_onPKoOlaiBUb" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul 9. Bölüm Ne Zaman Yayınlanacak?</strong></h3>

<p>ATV'nin sevilen dizisinin yeni bölümü önümüzdeki <strong>Pazartesi günü saat 20.00'de</strong> izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Yeni bölümde 8. bölümde yaşanan gelişmelerin ardından oluşan gerilimin nasıl sonuçlanacağı ekranlara taşınacak.</p>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul Dizisinin Konusu</strong></h3>

<p>Altı Üstü İstanbul, İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde yaşayan Emir ve arkadaşlarının yaşam mücadelesini konu alıyor.</p>

<p>Dizide güç, para, sadakat, ihanet ve dostluk temaları ön plana çıkarken karakterler aldıkları kararlarla hem kendi geleceklerini hem de çevrelerindeki insanların hayatlarını etkiliyor.</p>

<p>İstanbul'un farklı yüzünü ekrana taşıyan yapım, aksiyon ve dram unsurlarını bir araya getirerek izleyiciye sürükleyici bir hikâye sunuyor.</p>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul Oyuncu Kadrosu</strong></h3>

<p>Dizinin oyuncu kadrosunda şu isimler yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Nehir Erdoğan</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlker Aksum</p>
 </li>
 <li>
 <p>Feyyaz Duman</p>
 </li>
 <li>
 <p>Rahimcan Kapkap</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öykü Gürman</p>
 </li>
 <li>
 <p>Elçin Zehra İrem</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kaan Çakır</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yüsra Geyik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Berk Ali Çatal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cem Söküt</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sacide Taşaner</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sena Mia Kalıp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sezer Arıçay</p>
 </li>
 <li>
 <p>Efe Can Taşdelen</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halil İbrahim Kurum</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doğan Can Sarıkaya</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kaan Akkaya</p>
 </li>
 <li>
 <p>Can Kızıltuğ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>İpek Çiçek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oğulcan Çiftçioğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şebnem Dokurel</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soner Cuger</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yusuf Baymaz</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="altı üstü istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144324.png" width="1222" /></h3>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul 9. Bölüm Hakkında Öne Çıkan Bilgiler</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dizi:</strong> Altı Üstü İstanbul</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bölüm:</strong> 9. Bölüm</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal:</strong> ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yayın Günü:</strong> Pazartesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yayın Saati:</strong> 20.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fragman:</strong> Yayınlandı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öne Çıkan Gelişme:</strong> Emir'in intikam planı ve Tarık-Galip gerilimi yeni bölümün merkezinde yer alıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Yeni bölüm fragmanının yayınlanmasıyla birlikte dizinin takipçileri, 9. bölümde yaşanacak gelişmeleri yakından takip etmeye başladı. Fragmanda verilen ipuçlarına göre karakterler arasındaki gerilim daha da artarken, hikâyenin yeni bölümde önemli kırılma noktalarına sahne olması bekleniyor. Resmî yayın takvimine göre Altı Üstü İstanbul'un yeni bölümü pazartesi akşamı ATV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alti-ustu-istanbul-9-bolum-fragmani-yayinlandi-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144350.png" type="image/jpeg" length="29942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nem yüzde 95'e ulaşacak: İstanbul'da rekor sıcaklık için tarih verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nem-yuzde-95e-ulasacak-istanbulda-rekor-sicaklik-icin-tarih-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nem-yuzde-95e-ulasacak-istanbulda-rekor-sicaklik-icin-tarih-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre hava sıcaklıklarında bugün önemli bir değişiklik beklenmezken, İstanbul’da çarşamba gününden itibaren nem ve sıcaklığın tavan yapacağı bildirildi. NTV Meteoroloji Editörü Dilek Çalışkan, sıcak hava dalgasının 13 Ağustos'a kadar süreceğini ve cuma günü termometrelerin 35 dereceyi göreceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul bu yaz dönemi boyunca etkili olan poyraz Rüzgarı sayesinde mevsim standartlarına kıyasla daha serin günler geçirdi. Ancak poyrazın etkisini kaybetmesiyle birlikte mega kentte yılın en sıcak ve bunaltıcı günlerinin yaşanacağı tarih netleşti.</p>

<h2><strong>Termometreler 35 dereceyi görecek, nem yüzde 95'e ulaşacak</strong></h2>

<p>Piyasadaki son meteorolojik tahminleri aktaran NTV Meteoroloji Editörü Dilek Çalışkan, sıcak hava dalgasının <strong>13 Ağustos’a kadar</strong> etkisini sürdüreceğini belirtti. İstanbul'da bu hafta yüksek sıcaklıkla birleşen nem oranının hissedilen sıcaklığı oldukça artıracağını vurgulayan Çalışkan, bağıl nemin <strong>yüzde 90 ile 95</strong> seviyelerine çıkacağını duyurdu.</p>

<p>Sıcaklık artışının gün gün tırmanacağını kaydeden Çalışkan, İstanbul'da çarşamba günü 33 derece civarında seyredecek termometrelerin, cuma gününe gelindiğinde 35 dereceye yükseleceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ege ve Marmara hattında sert poyraz: Orman yangını riskine dikkat!</strong></h2>

<p>Sıcak hava dalgasının yanı sıra rüzgarın yapısına ilişkin uyarılarda da bulunan Dilek Çalışkan, özellikle orman yangını tehdidine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Çanakkale - Manisa hattında</strong> poyrazın çok sert ve kuru estiğini belirten Çalışkan, bu bölgelerde sert rüzgarın orman yangını tehlikesini üst seviyede tuttuğunu aktardı. İzmir’in iç kesimlerinde yangın riskinin bu hafta boyunca devam edeceğini bildiren Çalışkan, Antalya genelinde ise yangın riskinin bu hafta gerilediğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nem-yuzde-95e-ulasacak-istanbulda-rekor-sicaklik-icin-tarih-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-c3ad36b9c9288f82924fe13d46d90aa4.webp" type="image/jpeg" length="51073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı: İl müdürleri koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-il-mudurleri-koordinasyon-toplantisi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-il-mudurleri-koordinasyon-toplantisi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı İl Tarım ve Orman Müdürleri Koordinasyon Toplantısı Ankara'da yapıldı. Toplantıda tarım sigortaları, üretim planlaması ve destekler ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı</strong> tarafından düzenlenen İl Tarım ve Orman Müdürleri Koordinasyon Toplantısı, Ankara'da gerçekleştirildi. Toplantıda tarım ve orman sektörünün geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alınarak değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>TARSİM tarafından yapılan açıklamaya göre, Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong>'nın başkanlığındaki toplantıya bakan yardımcıları, ilgili genel müdürler, <strong>TARSİM</strong> yetkilileri ve 81 ilin tarım ve orman müdürleri katıldı.</p>

<h2><strong>Tarım sektörüne ilişkin başlıklar değerlendirildi</strong></h2>

<p>Toplantıda kırsal kalkınma programları, tarımsal üretim planlaması, <strong>tarım</strong> <strong>kredileri</strong>, tarım sigortaları ve destekleme uygulamaları başta olmak üzere sektöre yönelik çalışmalar görüşüldü.</p>

<p>Katılımcılar, Türkiye'nin tarım ve orman alanındaki mevcut durumu ile gelecek döneme ilişkin yürütülecek çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>Tarım sigortaları oturumunda saha önerileri paylaşıldı</strong></h3>

<p>Program kapsamında gerçekleştirilen "Tarım Sigortaları" başlıklı oturumda, <strong>il tarım</strong> ve orman müdürleri tarafından sahada elde edilen tespitler ve çözüm önerileri aktarıldı.</p>

<p>Oturumda, <strong>tarım</strong> sigortalarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmeler yapılırken, illerden gelen görüşler de ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü ile katılımcılar arasında karşılıklı görüş alışverişi gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-il-mudurleri-koordinasyon-toplantisi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tarim-ve-orman-bakanligi-3.png" type="image/jpeg" length="97225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karadeniz'de Türk sahipli gemilere dronlu saldırı: Dışişleri'nden acil tedbir çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/karadenizde-turk-sahipli-gemilere-dronlu-saldiri-disislerinden-acil-tedbir-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/karadenizde-turk-sahipli-gemilere-dronlu-saldiri-disislerinden-acil-tedbir-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Karadeniz'de Türk sahipli Yaşar ve Nadezhda isimli sivil gemilerin insansız hava araçlarıyla saldırıya uğramasına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, saldırılarda Türk vatandaşlarının da yaralandığını belirterek Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için acil tedbir çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanlığı</strong>, Karadeniz'de Türk sahipli <strong>Yaşar</strong> ve <strong>Nadezhda</strong> isimli sivil gemilere yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sivil gemileri de etkileyerek Karadeniz'de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulduğunu bildirdi.</p>

<h2><strong>Türk sahipli iki gemiye İHA saldırısı</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerin 3 Ağustos akşamı Novorossisk Limanı'ndan ayrılmalarının ardından insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı belirtildi.</p>

<p>Saldırılarda aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu bazı personelin yaralandığı aktarılan açıklamada, vatandaşların sağlık durumlarının yakından takip edildiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>"Can güvenliği birinci önceliğimiz"</strong></h3>

<p><strong>Dışişleri Bakanlığı</strong> açıklamasında, saldırıda yaralanan Türk vatandaşlarının can güvenliğinin birinci öncelik olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bakanlık, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın tüm uyarılara rağmen sivil gemileri de etkilediğine dikkat çekerek, çatışmaların Karadeniz'de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Karadeniz'de tırmanmanın çok boyutlu yansımaları olacaktır"</strong></h3>

<p>Açıklamada, önleyici tedbirlerin alınmaması halinde Karadeniz'deki gerilimin gıda güvenliği başta olmak üzere çok boyutlu olumsuz sonuçlara yol açabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>Dışişleri Bakanlığı</strong>, savaşan taraflar başta olmak üzere ilgili tüm aktörlere Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.</p>

<p><strong>Açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli sivil gemilerin dün (3 Ağustos) akşam Novorossisk Limanı'ndan ayrıldıktan sonra insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradığı ve aralarında vatandaşlarımızın da bulunduğu bir grup personelin yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın can güvenliği birinci önceliğimiz olup durumları yakından takip edilmektedir.</p>

<p>Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, tüm uyarılarımıza rağmen sivil gemileri de etkileyen şekilde Karadeniz’de giderek yayılmasından ciddi endişe duyulmaktadır. Önleyici tedbirler alınmadığı takdirde Karadeniz'deki tırmanmanın gıda güvenliği dahil çok boyutlu menfi yansımaları olacaktır. Bu itibarla, savaşan taraflar başta olmak üzere, ilgili tüm aktörlere Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için somut tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi yönündeki çağrımızı yineliyoruz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/karadenizde-turk-sahipli-gemilere-dronlu-saldiri-disislerinden-acil-tedbir-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-2669f29f8715250d89aabbe6114cad50jpg.webp" type="image/jpeg" length="71787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da su seviyeleri düştü: 3 nükleer reaktör devre dışı bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-su-seviyeleri-dustu-3-nukleer-reaktor-devre-disi-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-su-seviyeleri-dustu-3-nukleer-reaktor-devre-disi-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da sıcak hava dalgası ve kuraklık enerji üretimini etkiledi. Su seviyelerindeki düşüş nedeniyle 3 nükleer reaktör geçici olarak devre dışı bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>'da uzun süredir etkili olan sıcak hava dalgası ve kuraklık, enerji üretiminde kullanılan su kaynaklarını etkiledi. Ülkedeki bazı nükleer santrallerde soğutma süreçleriyle ilgili alınan önlemler kapsamında 3 reaktörün faaliyetinin durdurulduğu bildirildi.</p>

<p>Yerel basında elektrik dağıtım şirketi EDF'nin açıklamalarına dayandırılan haberlere göre, aşırı sıcaklıklar nedeniyle Meuse ve Moselle nehirlerindeki su seviyelerinde düşüş yaşandı.</p>

<h2><strong>Nükleer santrallerde su seviyeleri nedeniyle önlem alındı</strong></h2>

<p>Nehir debilerindeki azalma ve uygulamaya alınan çevresel su düzenlemeleri kapsamında EDF, bazı nükleer santrallerde üretim faaliyetlerine yönelik tedbirler aldı.</p>

<p>Bu kapsamda <strong>Chooz</strong> <strong>Nükleer</strong> <strong>Santrali</strong>'nde bulunan 2 reaktör ile Ardennes Santrali'ndeki 1 reaktörün faaliyetleri durduruldu.</p>

<p>Ayrıca sıcak hava dalgasının etkisiyle Bugey 3, Tricastin 4 ve Saint-Alban reaktörlerinde de elektrik üretiminin azaltıldığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Fransa elektrik üretiminde nükleer enerji önemli yer tutuyor</strong></h3>

<p>Fransa'da <strong>elektrik üretimi</strong>nin büyük bölümü <strong>nükleer</strong> santrallerden karşılanıyor. Ülke genelindeki 57 nükleer reaktör, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Santrallerde kullanılan soğutma sistemleri ise büyük ölçüde yakınlarında bulunan nehir ve denizlerden alınan su kaynaklarıyla çalışıyor. Bu nedenle su seviyelerindeki değişimler, nükleer tesislerin faaliyetlerini doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<h3><strong>Kuraklık alarmı ülke genelinde sürüyor</strong></h3>

<p>Mayıs ayından bu yana birçok sıcak hava dalgasının etkisi altında kalan Fransa'da, haziran ayında sıcaklık ortalamaları rekor seviyelere ulaştı.</p>

<p>Temmuz ayında yaşanan sıcak hava dalgasının ise ülke tarihindeki en uzun üçüncü sıcak hava dalgası olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Avrupa Kuraklık Gözlemevi</strong> verilerine göre, temmuz ayının ikinci ve üçüncü haftasında Fransa ana karasındaki toprakların yüzde 96,5'i kuraklık etkisi altında kaldı.</p>

<p>Ülkedeki vilayetlerin büyük bölümünde farklı seviyelerde su kullanım kısıtlamaları uygulanırken, yalnızca üç vilayette herhangi bir kısıtlama bulunmadığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-su-seviyeleri-dustu-3-nukleer-reaktor-devre-disi-birakildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransada-asiri-sicakliklar-nedeniyle-3-nukleer-reaktor-faaliyetini-durdurdu.png" type="image/jpeg" length="36502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mert Çetinkaya: "Galatasaray, NBA Avrupa projesinin en büyük adayı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mert-cetinkaya-galatasaray-nba-avrupa-projesinin-en-buyuk-adayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mert-cetinkaya-galatasaray-nba-avrupa-projesinin-en-buyuk-adayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Mecit Mert Çetinkaya, sarı-kırmızılıların kurulması planlanan NBA Avrupa projesinin en büyük adayı olduğunu belirterek; transfer çalışmaları, Aslantepe projesi ve bütçe hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray Kulübü Basketboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Mecit Mert Çetinkaya</strong>, sarı-kırmızılı kulübün basketbol şubesindeki yeni sezon planlamaları, tesisleşme adımları ve transfer süreçlerine ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Gelecek sezon hayata geçirilmesi planlanan <strong>NBA Avrupa</strong> organizasyonu hakkında konuşan Mecit Mert Çetinkaya, Galatasaray'ın bu projenin içerisinde yer alacağına inandığını ifade etti. Sunumların yapıldığını ve olumlu karşılandığını belirten Çetinkaya, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"NBA Avrupa, önümüzdeki sene başlanması planlanan bir proje ve Galatasaray bu projenin en büyük adaylarından biri. Hatta şu an bence tek adayı. Bundan önceki yönetimde Sayın Can Natan'ın olağanüstü çabasıyla bir yere getirdiği bir pozisyondayız. Onlara gerekli sunumları yaptık ve kabul gördük. Şu an sadece iş planı hakkında bazı müzakereler var. Maddi konularda anlaşmaya çalışıyoruz. Basketbol AŞ'nin kurulması gerekiyor. Şirketin hisselerinin bazı fonlar tarafından alınması, bizim NBA'den hisse almamız gerekiyor. Bunun tamamen netleşmesi için biraz daha süre var. Galatasaray'ın NBA Avrupa'ya katılması basketbolda çağ atlaması, bambaşka bir evreye geçmesi demek. Eğer bu işin matematiğini de uydurabilirsek umarım önümüzdeki sene Galatasaray NBA Avrupa'da yer alan ilk Türk takımı olacak."</i></p>
</blockquote>

<p>Kulübün tesisleşme hamlelerine değinen Çetinkaya, Aslantepe projesinin amatör branşlara büyük fayda sağlayacağını kaydetti. Projenin yaklaşık 3 yıl süreceğini ancak ilk etapta basketbol salonunun tamamlanacağını belirten Çetinkaya, başkan önderliğinde finansmanın organize edildiğini ve inşaat çalışmalarına başlandığını dile getirdi.</p>

<p>Göreve geldikten sonra İtalyan başantrenör <strong>Gianmarco Pozzecco</strong> ile yola devam etme kararı aldıklarını açıklayan Çetinkaya, Genel Menajerlik görevine ise <strong>Özgün Önver</strong>'i getirdiklerini aktardı. Takım kurgusunda oyuncu kalitesinin yanı sıra karaktere de önem verdiklerini vurgulayan Çetinkaya, kadroya katılan isimlerle ilgili bilgiler verdi. İç transferde Buğrahan Tuncer ile sözleşme yenilenirken, Şehmuz Hazer kadroya dahil edildiğini ifade eden Çetinkaya Metu, Pierre ve Nikolic takviyeleri gerçekleştirildi. Kadroya 1 oyun kurucu ve 2 pivot (5 numara) olmak üzere toplam <strong>3 oyuncu daha</strong> transfer edilececeğini belirtti.  Bir 5 numara transferinin imza aşamasında olduğu bildirildi.</p>

<p>Transfer süreçlerinin zorluğuna da değinen Çetinkaya, <i>"Bir Avrupa Ligi oyuncusunu Şampiyonlar Ligi'nde oynayan bir takıma transfer ederken zorluklar çekiyorsunuz. Metu transferinde Osimhen devreye girdi, Şehmuz'un transferinde Özgün'ün çok büyük katkısı oldu"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bütçeyi sponsorluklar ve tribün gelirleriyle artırmayı hedeflediklerini söyleyen Çetinkaya, mevcut sponsor sayısını artırmak için imzaların atılacağını belirtti. Kadın basketbol takımının bu sezon çok kuvvetli kurulduğunu ifade eden Çetinkaya, hem Avrupa hem de Türkiye Ligi'nde çift kupa hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu ve ekibiyle geçmişe dayanan çalışma arkadaşlığı olduğunu hatırlatan Çetinkaya, ilişkilerin olumlu seyrettiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mert-cetinkaya-galatasaray-nba-avrupa-projesinin-en-buyuk-adayi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0247b0c63d5fc94d809a01e33f09897c-840-750x499.jpg" type="image/jpeg" length="75405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Munzur Vadisi Milli Parkı’nda yangın: Vali Aygöl'den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/munzur-vadisi-milli-parkinda-yangin-vali-aygolden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/munzur-vadisi-milli-parkinda-yangin-vali-aygolden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içindeki Venk bölgesinde çıkan orman yangınına ekiplerin müdahalesi sürüyor. Yaklaşık 2 hektarlık alanda etkili olan yangına 50'nin üzerinde personelle müdahale edilirken, soğutma çalışmaları için helikopter desteği de talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tunceli'de Munzur Vadisi Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan Venk bölgesinde dün akşam saatlerinde çıkan orman yangınına ekiplerin müdahalesi devam ediyor. Henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangının yaklaşık 2 hektarlık alanda etkili olduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>Ekipler bölgeye sevk edildi</strong></h2>

<p>Bölgeden yükselen dumanları fark eden yurttaşların ihbarı üzerine Orman İşletme Müdürlüğü, jandarma, AFAD, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ile Munzur Arama Kurtarma Derneği (MUDAK) ekipleri bölgeye sevk edildi.</p>

<p>Yangın bölgesinde incelemelerde bulunan Tunceli Valisi Şefik Aygöl, ekiplerin çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Munzur Vadisi Milli Parkı’nda Yangın: Vali Aygöl'den Açıklama Geldi1" class="detail-photo img-fluid" height="1576" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/munzur-vadisi-milli-parkinda-yangin-vali-aygolden-aciklama-geldi1.png" width="2648" /></p>

<h3><strong>"Yangın 2 hektarlık alanda minimize şekilde devam ediyor"</strong></h3>

<p>Vali Aygöl, yangının Munzur Vadisi'nin 27. kilometresindeki Venk Köprüsü bölgesinde çıktığını belirterek, ekiplerin ihbarın ardından müdahaleye başladığını söyledi.</p>

<p>Yangının yaklaşık 2 hektarlık alanda devam ettiğini belirten Aygöl, şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Munzur Vadisi'nin 27. kilometresindeyiz. Venk Köprüsü dediğimiz bölgedeyiz. Dün saat 16.46 itibarıyla 112'ye bir yangın ihbarı yapıldı. Daha sonra arkadaşlarımızın, ekiplerimizin müdahalesi başladı. Dünden beri alana müdahale ediyoruz. Alanımız 5 hektarlık bir alan ancak yangının olduğu bölge 2 hektarlık bir alanda, şu anda yangın devam ediyor. Çok minimize bir şekilde devam ediyor, rüzgar yok. Onun için etrafa çok sıçramasını beklemediğimiz bir durum mevcut."</i></p>

<h3><strong>Yangına helikopter destekli müdahale</strong></h3>

<p>Gece boyunca ekiplerin bölgede teyakkuz halinde olduğunu belirten Aygöl, yangının soğutma çalışmalarına destek amacıyla helikopter takviyesi talep edildiğini açıkladı.</p>

<p>Aygöl, <i>"Orman Bölge Müdürümüz ve Orman Genel Müdürümüzle temaslar kuruldu. Daha çok soğutmaya yönelik olarak helikopter takviyesi talep edildi, birazdan müdahaleler yapılacak. Allah'a çok şükür, arkadaşlarımız gece sabaha kadar nöbet şeklinde işi takip ettiler, ufak ufak müdahale ettiler" </i>ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Yangın örtü yangını şeklinde ilerliyor"</strong></h3>

<p>Bölgedeki orman yapısına dikkat çeken Aygöl, Munzur Vadisi'nin meşe ağaçlarından oluşan geniş ormanlık alanlara sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Meşe ağaçlarının yanmasının daha zor olduğunu ifade eden Aygöl, yangının şu ana kadar daha çok örtü yangını şeklinde ilerlediğini söyledi:</p>

<p><i>"Bölgemizin hem Güneydoğu hem Doğu Anadolu'da en fazla ormanlık alana sahip bir bölge. Ancak bizim ormanımızın güzel bir özelliği var. Malumunuz ağaç çeşidi olarak meşe ağaçlarından oluşuyor. Meşe ağaçları da yanması en zor ağaç çeşidi olarak biliniyor. Bu, teknik olarak arkadaşlarımızın verdiği bilgiler doğrultusunda ifade ettiğim bir husus. Şu ana kadar oluşan yanık yerleri de daha çok örtü yangını şeklinde oluştu. Bütün ekiplerimiz, şu anda 50'nin üzerinde personelimizle müdahale ediliyor"</i></p>

<p><img alt="Munzur Vadisi Milli Parkı’nda Yangın: Vali Aygöl'den Açıklama Geldi2" class="detail-photo img-fluid" height="1576" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/munzur-vadisi-milli-parkinda-yangin-vali-aygolden-aciklama-geldi2.png" width="2648" /></p>

<h3><strong>"Sarp arazide insan gücüyle müdahale ediliyor"</strong></h3>

<p>Yangın bölgesine karadan ulaşımın mümkün olmadığını ve ekiplerin zorlu arazi koşullarında müdahale ettiğini belirten Aygöl, hava araçlarıyla da müdahaleye başlanacağını söyledi.</p>

<p>Yangının çıkış nedenine ilişkin teknik incelemenin sürdüğünü belirten Aygöl, bölgenin piknik alanı olmadığını ifade ederek şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"İnsan gücüyle müdahale ediyoruz. Ancak birazdan hava gücümüzle oraya müdahalelere başlayacağız yeniden. Burası piknik alanı değil. Burası karayla irtibatı olan bir alan olmadığı için arkadaşlarımızın ilk değerlendirmesi, özellikle şu an dağ sarımsağının toplandığı bir dönemdeyiz. Köylülerimizin, vatandaşımızın bu hususta o dağ sarımsağı ile ilgili olarak oraya çıktıklarını değerlendiriyoruz. Ama teknik incelememiz devam ediyor. Teknik incelemeden sonra net bir şekilde ortaya koymuş olacağız"</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/munzur-vadisi-milli-parkinda-yangin-vali-aygolden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/munzur-vadisi-milli-parkinda-yangin-vali-aygolden-aciklama-geldi3.png" type="image/jpeg" length="34863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden mevsimlik tarım işçileri için "sağlık ve kültür buluşması"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-mevsimlik-tarim-iscileri-icin-saglik-ve-kultur-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-mevsimlik-tarim-iscileri-icin-saglik-ve-kultur-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ile Şereflikoçhisar Belediyesi iş birliğinde, Şereflikoçhisar ilçesi Karabük Mahallesi’nde yaşayan mevsimlik tarım işçilerine yönelik "Sağlık ve Kültür Buluşması" etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında işçilere sağlık taraması ve eğitimi verilirken, çocuklar için açık hava sineması kuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Şereflikoçhisar Belediyesi, mevsimlik tarım işçileri ile ailelerinin çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak ile iş kazaları ve meslek hastalıklarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir çalışmaya imza attı.</p>

<h2><strong>Mobil duş, hijyen kiti ve genel sağlık taraması sağlandı</strong></h2>

<p>Şereflikoçhisar’ın Karabük Mahallesi'nde gerçekleştirilen programda, tarım işçilerine ve ailelerine yönelik <strong>"iş sağlığı ve güvenliği"</strong> ile <strong>"ilk yardım"</strong> eğitimleri verildi. Ayrıca tarımsal faaliyetlerde güvenli pestisit kullanımı, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve doğru ilaçlama yöntemlerine dair bilgilendirmeler yapıldı.</p>

<p>ABB sağlık ekipleri tarafından genel sağlık taramalarından geçirilen tarım işçilerine kişisel bakım ürünlerinin yer aldığı hijyen kitleri dağıtıldı. Temel hijyen ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla bölgeye <strong>mobil duş hizmeti</strong> sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda çocuklar da unutulmadı. Çocukların sosyal gelişimine katkı sağlamak amacıyla açık alana kurulan tır ekranında sinema filmi gösterimi gerçekleştirildi ve çocuklara çeşitli oyuncaklar hediye edildi.</p>

<h2><strong>"Mevsimlik tarım işçileri üretime büyük katkı sağlıyor"</strong></h2>

<p>Mevsimlik tarım işçilerinin zorlu iklim ve yaşam şartlarında alın teri döktüğünü belirten <strong>ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz</strong>, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Üreten, üretimde alın teri olan emekçi kardeşlerimle burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Zor iklim şartlarında çalışan, birçok şeye göğüs geren işçilerimiz için Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak koruyucu sağlık hizmeti sağlıyoruz. Bugün aileleri ve çocukları, sağlık hizmetleri ve çeşitli etkinliklerle buluşturduk."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"Ben ve biz ayrımı olmadan hizmet etmeye  devam edeceğiz"</strong></h2>

<p>Sosyal belediyecilik anlayışına dikkat çeken <strong>Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak</strong> ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yönettiğimiz ilin ve ilçenin tamamında, sosyal belediyecilik anlayışımız doğrultusunda herkese hizmet götürmek zorundayız. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bu hizmeti sunmak için geldik. Buradaki hizmetler Ankara’nın tamamında her kesimden insana yapılan hizmetlerdir. Ben ve biz ayrımı olmadan herkese hizmet etmeye devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-mevsimlik-tarim-iscileri-icin-saglik-ve-kultur-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2d12089a-19fc-421b-bb53-b83cd479.jpg" type="image/jpeg" length="39845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güner: "Hukuka ve adalete inancımız tam"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cankaya-belediye-baskan-vekili-haldun-guner-hukuka-ve-adalete-inancimiz-tam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cankaya-belediye-baskan-vekili-haldun-guner-hukuka-ve-adalete-inancimiz-tam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediye Meclisi, Belediye Başkan Vekili Haldun Güler başkanlığında toplandı. Yürütülen hukuki sürece ilişkin konuşan Güler, adaletin tecelli edeceğine inandıklarını belirterek, belediye hizmetlerinin ve projelerin aksamadan devam edeceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çankaya Belediye Meclisi, 3. dönem 154. birleşimini Belediye Başkan Vekili <strong>Haldun Güler</strong> başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantı salonunda, tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile meclis üyelerine destek veren dövizler yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meclis kürsüsünde açıklamalarda bulunan Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, yaşanan hukuki sürece ve belediyenin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img adalete="" alt="Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güner: " hukuka="" inanc="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/52e19aad-f81c-4f4d-8289-ced2d48f9eb6-w.jpeg" ve="" /></p>

<h2><strong>"Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz"</strong></h2>

<p>Açılış konuşmasında hukukun üstünlüğüne vurgu yapan Güler, sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bizler hukukun üstünlüğüne ve adaletin tecelli edeceğine olan inancımızı koruyoruz. Hepimizin ortak temennisi Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Can Güner’in en kısa sürede görevine dönerek Çankaya halkının kendisine emanet ettiği görevi kaldığı yerden sürdürmesidir. Belediye Başkanımızın, Meclis Üyesi arkadaşlarımızın ve Belediyemizin değerli çalışanlarının hak ettikleri şekilde aklanacaklarına yürekten inanıyoruz. Belediyecilik kişisel değil kurumsal bir sorumluluktur. Bugün burada üstlendiğim sorumluluk, bu emaneti Sayın Başkanımız görevine dönene kadar aynı anlayışla taşımaktan ibarettir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Başlattığımız hiçbir proje yarım kalmayacak"</strong></h3>

<p>Belediye hizmetlerinin ve projelerin kesintisiz şekilde devam edeceğini altını çizerek belirten Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sayın Hüseyin Can Güner Başkanımızın göreve başladığı günden bu yana ortaya koyduğu yönetim anlayışı doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz. Başlattığımız hiçbir proje yarım kalmayacak, hiçbir hizmet aksamayacak ve Çankaya’nın bir günü dahi kaybedilmeyecektir. Meclis üyelerimizden bürokratlarımıza, memurlarımızdan işçilerimize kadar her bir çalışma arkadaşımız Çankaya halkına hizmet etme sorumluluğuyla görev başındadır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Çankaya'nın geleceğinin tarafındayız"</strong></h3>

<p>Güler, dayanışma ve sağduyu vurgusu yaptığı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bizler kişisel tartışmaların değil Çankaya’nın geleceğinin tarafıyız. İnanıyoruz ki adalet yerini bulacak, gerçekler ortaya çıkacak ve Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner başta olmak üzere bu süreçten etkilenen tüm arkadaşlarımız görevlerinin başına başları dik bir şekilde döneceklerdir. O güne kadar bizlere düşen görev Cumhuriyet’in ilçesi Çankaya’nın hizmetlerini kesintisiz sürdürmek ve Sayın Başkanımızın emanetine sahip çıkmaktır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cankaya-belediye-baskan-vekili-haldun-guner-hukuka-ve-adalete-inancimiz-tam</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6d9eb03c-fecb-4046-811b-ef80354c3d5b-w.jpeg" type="image/jpeg" length="19285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="50400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="15651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="25862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="66082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="29158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="11047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="12487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="54119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="21131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="14405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="32007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="37406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="29604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="69661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="77835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="74172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="60448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="31306"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
