<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Jul 2026 20:43:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'dan akaryakıt hamlesi: Benzin ihracatı yasağı yıl sonuna kadar uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-akaryakit-hamlesi-benzin-ihracati-yasagi-yil-sonuna-kadar-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-akaryakit-hamlesi-benzin-ihracati-yasagi-yil-sonuna-kadar-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya benzin ihracatı yasağı için yeni karar aldı. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, benzin ihracatına yönelik kısıtlamanın yıl sonuna kadar devam edeceğini, dizel ihracatına ilişkin yasağın ise iç piyasanın normale dönmesiyle kaldırılacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya benzin ihracatı yasağ</strong>ı konusunda yeni bir karar aldı. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, hükümet bünyesinde gerçekleştirilen koordinasyon toplantısında alınan kararla benzin ihracatına yönelik yasağın yıl sonuna kadar uzatıldığını duyurdu. Novak, dizel yakıt ihracatına uygulanan kısıtlamanın ise iç piyasadaki koşulların düzelmesiyle kaldırılacağını bildirdi.</p>

<h2><strong>Rusya benzin ihracatı yasağı yıl sonuna kadar sürecek</strong></h2>

<p>Aleksandr Novak, Omsk kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, hükümet bünyesindeki koordinasyon toplantısında benzin ihracatı yasağının yıl sonuna kadar devam etmesi yönünde karar alındığını söyledi. Kararın, iç piyasadaki dengelerin korunması amacıyla alındığını ifade etti.</p>

<p>Novak, dizel yakıt ihracatına uygulanan yasağın ise iç piyasanın toparlanmasına bağlı olarak sona ereceğini belirtti. Bu uygulamanın kaldırılmasıyla birlikte rafinerilerin üretim fazlası ve işleme hacmindeki düşüşten kaynaklanabilecek sorunlarla karşılaşmasının önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirdi.</p>

<p>İç piyasanın ihtiyaçlarının karşılanmasının ardından dizel yakıt ihracatının önem taşıdığını belirten Novak, bu sayede rafinerilerin tam kapasiteyle faaliyet göstermesinin mümkün olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Akaryakıt piyasasındaki gelişmelere ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>Novak, son dönemde lojistik alanında yaşanan değişikliklerin akaryakıt piyasasında geçici sıkıntılara neden olduğunu söyledi. Hükümetin iç piyasadaki istikrarın yeniden sağlanması amacıyla gerekli adımları attığını belirten Novak, sürecin yakından takip edildiğini kaydetti.</p>

<p>Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla Rusya'daki petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar nedeniyle ülkedeki çok sayıda tesis bakım sürecine alındı. Bu gelişmenin ardından Moskova ve St. Petersburg'un da aralarında bulunduğu çeşitli bölgelerde akaryakıt satışına yönelik bazı kısıtlamalar uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-akaryakit-hamlesi-benzin-ihracati-yasagi-yil-sonuna-kadar-uzatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-donetskte-belitskoye-yerlesim-birimini-ele-gecirdik.png" type="image/jpeg" length="95235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Torbalı’da çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-torbalida-cikan-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-torbalida-cikan-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Torbalı orman yangını nedeniyle bölgeye çok sayıda hava ve kara ekibi yönlendirildi. Ormanlık alanda çıkan yangının kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir Torbalı orman yangını</strong>, Kaplancık Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangının ardından ihbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Yangına havadan ve karadan müdahale sürdürülüyor.</p>

<h2><strong>Torbalı orman yangınına ekipler sevk edildi</strong></h2>

<p>Kaplancık Mahallesi yakınlarında çıkan Torbalı orman yangını sonrasında İzmir Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda müdahale başlatıldı. Çalışmalara 4 uçak, 6 helikopter, 25 arazöz, 6 su ikmal aracı ve 3 dozer katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İzmir orman yangınına müdahale devam ediyor</strong></h3>

<p>İzmir orman yangını için bölgeye yönlendirilen ekipler, alevleri kontrol altına almak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yangının söndürülmesine yönelik havadan ve karadan müdahale devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-torbalida-cikan-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 20:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/izmir-torbali.jpeg" type="image/jpeg" length="19752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Filenin Sultanları'na tebrik mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglundan-filenin-sultanlarina-tebrik-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglundan-filenin-sultanlarina-tebrik-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi yarı finalinde Çin'i 3-0 mağlup eden Filenin Sultanları'nı tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla <strong>Filenin Sultanları</strong>'nı tebrik etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi yarı final maçında karşılaştığı Çin'i 3-0 mağlup etti.</p>

<h2><strong>Kılıçdaroğlu'nun tebrik mesajı</strong></h2>

<p>Kılıçdaroğlu'nun tebrik mesajında "Yüreğinizle, emeğinizle, mücadelenizle finale yükseldiniz. A Milli Kadın Voleybol Takımımızı kutluyor, finalde üstün başarılar diliyorum" ifadeleri yer aldı. </p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yüreğinizle, emeğinizle, mücadelenizle finale yükseldiniz.<br />
<br />
A Milli Kadın Voleybol Takımımızı kutluyor, finalde üstün başarılar diliyorum. 🇹🇷 <a href="https://t.co/Ltz3OPMSID" rel="nofollow">pic.twitter.com/Ltz3OPMSID</a></p>
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) <a href="https://x.com/kilicdarogluk/status/2081024131672216002?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglundan-filenin-sultanlarina-tebrik-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/15902fc1-3701-4d5c-9048-b8b9990bc7e3jpg.webp" type="image/jpeg" length="64238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Formula 1 Macaristan Grand Prix'sinde pole pozisyonunu Lando Norris aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/formula-1-macaristan-grand-prixsinde-pole-pozisyonunu-lando-norris-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/formula-1-macaristan-grand-prixsinde-pole-pozisyonunu-lando-norris-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun 11. yarışı olan Macaristan Grand Prix'sine McLaren sürücüsü Lando Norris ilk cepte başlama hakkı kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Formula 1 Dünya Şampiyonası</strong>'nın 11. ayağı Macaristan Grand Prix'si sıralama turlarıyla devam etti. McLaren takımının Büyük Britanyalı pilotu Lando Norris, elde ettiği dereceyle müsabakaya ilk sırada başlama hakkı elde etti.</p>

<p>Başkent Budapeşte sınırları içerisinde yer alan 4,3 kilometrelik Hungaroring Pisti'nde 70 tur üzerinden düzenlenecek yarışın sıralama turları tamamlandı. Sıralama turlarında 1 dakika 17.207 saniyelik zaman kayden Norris, ilk sıranın sahibi oldu. 2025 dünya şampiyonu Norris, böylece bu sezondaki ilk pole pozisyonunu kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ferrari pilotları ikinci ve üçüncü sırayı paylaştı</strong></h2>

<p>Sıralama turlarının tamamlanmasıyla birlikte ilk üç sıra netleşti. Mücadelede ikinci ve üçüncü basamaklara Ferrari takımı pilotları yerleşti. Lando Norris'in 0.012 saniye gerisinde kalan Büyük Britanyalı sürücü Lewis Hamilton ikinci sırada yer alırken, liderin 0.238 saniye arkasında kalan Monakolu pilot Charles Leclerc ise üçüncülüğü elde etti.</p>

<p>Sezonun 11. mücadelesi olan Macaristan Grand Prix'si yarın Türkiye saati ile 16.00'da start alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/formula-1-macaristan-grand-prixsinde-pole-pozisyonunu-lando-norris-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/formula-1-macaristan-grand-prixsinde-pole-pozisyonunu-lando-norris-aldi.png" type="image/jpeg" length="21468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir merkezli yasa dışı bahis ağına operasyon: 20 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-merkezli-yasa-disi-bahis-agina-operasyon-20-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-merkezli-yasa-disi-bahis-agina-operasyon-20-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu kapsamında gözaltına alınan 34 şüpheliden 20'si tutuklandı. Soruşturmada 13 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, 1 şüpheli serbest bırakıldı. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu kapsamında gözaltına alınan 34 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20'si tutuklanırken, 13 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bir şüpheli ise ifadesinin ardından salıverildi.</p>

<h2><strong>Yasa dışı bahis operasyonunda 20 tutuklama</strong></h2>

<p>İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonun ardından adliyeye çıkarılan şüpheliler hakkında karar verildi. Hakimliğe sevk edilen kişilerden, aralarında suç örgütünün elebaşı olduğu öne sürülen H.P.'nin de bulunduğu 20 şüpheli tutuklandı. Diğer şüphelilerden 13'ü hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 1 kişi ifadesinin ardından serbest bırakıldı.</p>

<h3><strong>Firari şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan ancak henüz yakalanamayan şüphelilere yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Yetkililerin firari şüphelilerin yakalanmasına ilişkin süreci sürdürdüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Soruşturmada yaklaşık 2 milyar liralık para hareketi tespit edildi</strong></h3>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, 21 Temmuz'da İzmir merkezli 4 ilde yasa dışı bahis suç örgütüne yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Çalışmalarda, Buca'da öğrenci evi görünümündeki bazı adreslerin yasa dışı bahis faaliyetleri için kullanıldığı belirlendi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilere ait hesaplarda yaklaşık 2 milyar liralık para hareketi tespit edildi. Operasyonda bir ruhsatsız tabanca, çok sayıda dijital materyal, banka kartı ve SIM kart ele geçirilirken, toplam 34 şüpheli gözaltına alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-merkezli-yasa-disi-bahis-agina-operasyon-20-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/izmir-merkezli-yasa-disi-bahis-agina-operasyon.png" type="image/jpeg" length="41541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB paylaştı: Türk uçağından Danimarka F-35'ine yakıt ikmali]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-paylasti-turk-ucagindan-danimarka-f-35ine-yakit-ikmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-paylasti-turk-ucagindan-danimarka-f-35ine-yakit-ikmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MSB, NATO hava sahasında yürütülen "Dinamik Hedefleme" görevi kapsamında Türk Hava Kuvvetlerine ait KC-135R tanker uçağının, Danimarka Hava Kuvvetlerine ait F-35 savaş uçağına havada yakıt ikmali gerçekleştirdiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığının (MSB) sosyal medya hesabı üzerinden, NATO hava sahasında icra edilen "Dinamik Hedefleme" görevi çerçevesinde Türk Hava Kuvvetlerine ait KC-135R tanker uçağı ile Danimarka Hava Kuvvetlerine ait F-35 uçağına havada yakıt ikmali yapıldığı bildirildi.</p>

<h2><strong>"Birlikte daha güçlü, her zaman hazır"</strong></h2>

<p>Bakanlığın X hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Göklerdeki gücümüz NATO semalarında. NATO (Polonya) hava sahasında icra edilen 'Dinamik Hedefleme' görevine katılan Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 10'uncu Ana Jet Üs Komutanlığına ait KC-135R tanker uçağı, Danimarka Hava Kuvvetlerine ait F-35 uçağına havada yakıt ikmalini başarıyla gerçekleştirdi. Birlikte daha güçlü, her zaman hazır." </p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Göklerdeki gücümüz NATO semalarında… 🇹🇷 ✈️<br />
<br />
NATO (Polonya) hava sahasında icra edilen “Dinamik Hedefleme" görevine katılan Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 10'uncu Ana Jet Üs Komutanlığına ait KC-135R tanker uçağı, Danimarka Hava Kuvvetlerine ait F-35 uçağına havada yakıt… <a href="https://t.co/TIErlX8Mwp" rel="nofollow">pic.twitter.com/TIErlX8Mwp</a></p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2080990018714140761?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Söz konusu paylaşımda, göreve ilişkin görüntüler de yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-paylasti-turk-ucagindan-danimarka-f-35ine-yakit-ikmali</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/turk-ucagindan-danimarka-f-35ine-yakit-ikmali.png" type="image/jpeg" length="71239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bölgesel asgari ücret tartışmasına TÜRK-İŞ'ten sert tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bolgesel-asgari-ucret-tartismasina-turk-isten-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bolgesel-asgari-ucret-tartismasina-turk-isten-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asgari ücretin il veya bölge bazında belirlenmesine yönelik bazı işverenlerin talepleri tartışmaları beraberinde getirdi. TÜRK-İŞ'ten yapılan açıklamada, bölgesel asgari ücret önerisine sert tepki gösterildi. Açıklamada, “Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir” ifadesi yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışanın gelirini doğrudan etkileyen <strong>asgari ücret </strong>tartışmalarına yeni bir konu eklendi. Son dönemde bazı işverenler, yaşam giderleri ile ekonomik şartların şehirler ve bölgeler arasında farklılık gösterdiğini belirterek asgari ücretin de bu doğrultuda bölgesel olarak belirlenmesi gerektiğini savundu. Bu öneri ise <strong>TÜRK-İŞ</strong> tarafından eleştirildi.</p>

<p>Konfederasyon, bölgesel asgari ücret modelinin çalışanların gelirlerini daha da aşağı çekebileceğini ifade etti. Açıklamada, Türkiye'nin geçmiş yıllarda benzer bir uygulamayı hayata geçirdiği de hatırlatıldı. TÜRK-İŞ, asıl gündemin ücretlerin bölgelere göre ayrıştırılması değil, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde bir asgari ücretin sağlanması olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>TÜRK-İŞ'ten bölgesel asgari ücret tepkisi</strong></h2>

<p>TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, bazı işverenlerin dile getirdiği bölgesel asgari ücret önerisinin çalışanların yararına olmadığı öne sürüldü. Açıklamada, bu yaklaşımın temelinde işverenlerin maliyetlerini düşürme ve daha yüksek kazanç elde etme isteğinin bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Konfederasyon, bölgesel asgari ücret uygulamasının çalışanlar arasındaki ücret farklarını artırabileceğini belirtti. Ayrıca bu sistemin toplumsal eşitsizlikleri derinleştirebileceği ve sosyal gerilimleri artırabilecek sonuçlar doğurabileceği görüşüne yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, “Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir" ifadeleri yer aldı. </p>

<h3><strong>Türkiye'de bölgesel asgari ücret uygulaması daha önce hayata geçirildi</strong></h3>

<p>TÜRK-İŞ, bölgesel asgari ücret modelinin Türkiye açısından ilk kez gündeme gelmediğini belirtti.</p>

<p>Konfederasyonun açıklamasında, söz konusu uygulamanın 1960'lı yıllarda yürürlüğe konulduğu bilgisi paylaşıldı. Sistemin beklenen sonuçları vermemesi üzerine 1974 yılında ülke genelinde tek tip asgari ücret uygulamasına geçildiği ifade edildi.</p>

<p>TÜRK-İŞ, aradan yaklaşık altmış yıl geçmesine rağmen aynı modelin yeniden tartışmaya açılmasının çalışanların lehine bir sonuç doğurmayacağını değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TÜRK-İŞ'TEN mevcut asgari ücrete ilişkin değerlendirme</strong></h3>

<p>Konfederasyonun açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de yürürlükteki asgari ücret oldu.</p>

<p>TÜRK-İŞ, 2026 yılı itibarıyla asgari ücretin 28 bin 75 TL seviyesinde bulunduğunu anımsattı. Açıklamada, birçok çalışanın bu gelirle ailesinin tüm temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı vurgulandı.</p>

<p>Buna karşın bazı işverenlerin mevcut asgari ücret tutarını dahi yüksek bulduğunu öne süren TÜRK-İŞ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Ama gözünü kâr hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bolgesel-asgari-ucret-tartismasina-turk-isten-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bolgesel-asgari-ucret-tartismasina-turk-isten-sert-tepki.png" type="image/jpeg" length="63533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AFAD'dan 35 il için sarı ve turuncu kodlu uyarı: Samsun, Sinop, Ordu, Ankara ve İstanbul listede!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afaddan-35-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-uyari-samsun-sinop-ordu-ankara-ve-istanbul-listede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afaddan-35-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-uyari-samsun-sinop-ordu-ankara-ve-istanbul-listede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AFAD, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri doğrultusunda 13 il için "turuncu", 22 il için "sarı" kodlu uyarı yayınlandığını bildirerek ilgili haritayı paylaştı. Uyarı kapsama alanındaki illerde binlerce personel ve araç 7/24 esasıyla görev yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), resmi sosyal medya hesabı üzerinden Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden edinilen son veriler doğrultusunda güncellenen Türkiye haritasını kamuoyuna sundu. Paylaşılan haritada "turuncu" ve "sarı" kodla işaretlenen iller yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Turuncu ve sarı kodlu uyarı verilen iller açıklandı</strong></h2>

<p>Yayınlanan bilgilendirmeye göre, Samsun, Sinop ve Ordu’nun da içinde bulunduğu toplam 13 şehir için "turuncu" kodlu uyarı iletildi. Ankara, İstanbul ve Konya’nın da yer aldığı 22 şehir için ise "sarı" kodlu uyarı düzenlendi. Çalışmaların Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde ilgili tüm kurum ile kuruluşların işbirliği ve koordinasyonuyla yürütüldüğü ifade edildi.</p>

<h3><strong>Sahada binlerce personel görev yapıyor</strong></h3>

<p>Meteorolojik uyarı kapsamına alınan kentlerde koordinasyonu sağlamak ve yürütülen faaliyetlere destek sunmak amacıyla AFAD Başkanlığı tarafından daire başkanı düzeyinde atamalar yapıldı. Bu illerde ilgili kurum ve kuruluşlara bağlı 18 bin 705 personelin ve 8 bin 696 aracın kesintisiz (7/24) görev yaptığı duyuruldu.</p>

<h3><strong>Gelen ihbarlara ekipler müdahale etti</strong></h3>

<p>Süreç içerisinde şu ana kadar 514 ihbarın alındığı açıklandı. Yapılan bilgilendirmede şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Tüm ihbarlara TAMP kapsamında ilgili ekiplerimiz tarafından müdahale edilmiştir. Olumsuz hava olaylarından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor, vatandaşlarımızın meteorolojik bilgilendirmeleri takip etmelerini, yetkili merciler tarafından yapılan uyarıları dikkate almalarını, alınan tedbirlere riayet etmelerini önemle hatırlatıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afaddan-35-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-uyari-samsun-sinop-ordu-ankara-ve-istanbul-listede</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/afaddan-35-il-icin-sari-ve-turuncu-kodlu-uyari.png" type="image/jpeg" length="57076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan'dan YENİ Parti lideri Özgür Özel'e tebrik telefonu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-dan-yeni-parti-lideri-ozgur-ozele-tebrik-telefonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-dan-yeni-parti-lideri-ozgur-ozele-tebrik-telefonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi lideri Ali Babacan, YENİ Parti Genel Başkanı seçilen Özgür Özel'i telefonla arayarak tebrik etti. Babacan, görüşmede Özel'e yeni görevinde başarı dileklerini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i telefonla arayarak tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEVA Partisi lideri Ali Babacan, YENİ Parti'nin genel başkanlığına seçilen Özgür Özel'i arayarak, hayırlı olsun dileklerini iletti. Bununla birlikte, Babacan, Özgür Özel'e siyasi çalışmalarında başarılar diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-dan-yeni-parti-lideri-ozgur-ozele-tebrik-telefonu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ali-babacan-dan-yeni-parti-lideri-ozgur-ozele-tebrik-telefonu.png" type="image/jpeg" length="21196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor - Hull City maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Şifresiz mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konyaspor-hull-city-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konyaspor-hull-city-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konyaspor - Hull City maçı yayın bilgileri, karşılaşmayı takip etmek isteyen futbolseverler tarafından araştırılıyor. Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren iki takımın mücadelesi 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 18.30’da başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konyaspor ile İngiliz ekibi Hull City, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında karşı karşıya geliyor. Slovenya’da oynanacak Konyaspor - Hull City hazırlık maçı, 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü Türkiye saatiyle 18.30’da başlayacak. Karşılaşma, iki takımın teknik heyetine yeni sezon öncesinde kadronun son durumunu görme fırsatı verecek.</p>

<p><img alt="Trabzonspor, deplasmanda Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/69efaf4cf93a205161834feajpg.jpg" width="750" /></p>

<h2>KONYASPOR - HULL CITY MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Konyaspor - Hull City maçı, 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü oynanacak. Mücadelenin başlama saati 18.30 olarak açıklandı.</p>

<p>Karşılaşmaya Slovenya’nın Kidričevo kentinde bulunan Aluminij Sports Park Kidričevo Stadı ev sahipliği yapacak. Konyaspor, Slovenya kampındaki hazırlık programına Hull City karşılaşmasıyla devam edecek.</p>

<p><img alt="İlhan Palut: " camias="" konyaspor="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/ilhan-palut-3-yil-sonra-konyasporun-hocasi-oldu-cosu.webp" /></p>

<h3>KONYASPOR YENİ SEZON ÖNCESİ KADROSUNU TEST EDECEK</h3>

<p>Konyaspor, Hull City karşılaşmasında yeni sezon öncesi oyun planını ve kadro seçeneklerini test edecek. Teknik heyet, futbolcuların fiziksel durumunu yakından takip ederken yeni transferlerin takıma uyum sürecini de değerlendirecek.</p>

<p>Hazırlık maçlarında alınan sonuçlardan çok oyuncuların performansı, takımın saha içindeki uyumu ve teknik direktörün uygulamak istediği sistem ön plana çıkıyor. Hull City mücadelesi de Konyaspor’un sezon öncesi eksiklerini belirlemesi açısından önemli bir prova olacak.</p>

<p><img alt="Acun Ilıcalı'nın Hull City'si Premier Lig kapısında: Dev final için geri sayım başladı" class="detail-photo img-fluid" height="534" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/160528184331-mo-diame.jpg" width="860" /></p>

<h3>HULL CITY İÇİN YENİ SEZON PROVASI</h3>

<p>Hull City de Konyaspor karşılaşmasıyla hazırlıklarını sürdürecek. İngiliz ekibi, mücadelede farklı kadro ve taktik seçeneklerini deneme imkânı bulacak.</p>

<p>İki takımın da oyuncu değişikliklerine sıkça başvurması ve geniş kadrolarını değerlendirmesi bekleniyor. Karşılaşmada genç futbolcuların yanı sıra yeni transferlerin de süre alabileceği tahmin ediliyor.</p>

<p><img alt="Acun Ilıcalı'nın Hull City'si Premier Lig kapısında: Dev final için geri sayım başladı-1" class="detail-photo img-fluid" height="416" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/hullls.jpg" width="757" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>KONYASPOR - HULL CITY MAÇI HANGİ KANALDA, ŞİFRESİZ Mİ?</h3>

<p>Konyaspor - Hull City hazırlık maçı, 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 18.30’dan itibaren <strong><a href="https://www.tv8bucuk.com/tv8-5-canli-yayin" rel="nofollow">TV8</a>,5 ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak</strong>. Futbolseverler karşılaşmayı televizyon üzerinden ücretsiz şekilde takip edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konyaspor-hull-city-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/adil-demirbag-nagalo-332015.webp" type="image/jpeg" length="48455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Menteşe’de orman yangını: Müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-mentesede-orman-yangini-mudahale-suruyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mugla-mentesede-orman-yangini-mudahale-suruyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Menteşe'de tarım alanında başlayan ve ormana yayılan yangını kontrol altına almak için hava ve kara ekipleri müdahale çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla Menteşe</strong>'de çıkan orman yangınına ekipler tarafından havadan ve karadan müdahale ediliyor. Bölgede söndürme çalışmaları devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alevlerin yükseldiği adres Yenice Mahallesi oldu. Muğla Menteşe'nin Yenice Mahallesi'ndeki tarım arazisinde başlayan yangın rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.</p>

<h2><strong>Muğla Menteşe'de ekiplerin müdahalesi devam ediyor</strong></h2>

<p>Yangın ihbarının ardından bölgeye çok sayıda ekip yönlendirildi. İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğü hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler alevleri söndürmek için zamanla yarışıyor. Alevlere havadan ve karadan müdahale eden ekipler, yangını kontrol altına almaya çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-mentesede-orman-yangini-mudahale-suruyor-1</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mugla-mentesede-orman-yangini.png" type="image/jpeg" length="10524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüş piyasasında yeni haftanın rotası: Fed, büyüme ve enflasyon verilerine kilitlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gumus-piyasasinda-yeni-haftanin-rotasi-fed-buyume-ve-enflasyon-verilerine-kilitlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gumus-piyasasinda-yeni-haftanin-rotasi-fed-buyume-ve-enflasyon-verilerine-kilitlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüş vadeli işlemleri, haftalık bazda yüzde 4,67 değer kazanarak 58,656 dolar seviyesine ulaştı. 60 dolar eşiğinde dirençle karşılaşan piyasada yeni haftanın seyrini Fed kararı ile ABD büyüme ve enflasyon verileri şekillendirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>COMEX’te işlem gören temmuz vadeli gümüş kontratı, 20–24 Temmuz haftalık periyodunda 2,618 dolarlık artış kaydederek 58,656 dolara ulaştı. Elde edilen yüzde 4,67’lik haftalık yükseliş, 8 Mayıs’la biten haftadan bu yana gerçekleşen en güçlü performans olarak kayıtlara geçti. İki haftalık düşüş eğilimini sonlandıran gümüş, son altı işlem gününün beşini artıda kapattı. Yılbaşından bu tarafa yaşanan toplam değer kaybı ise yüzde 16,37 seviyesinde gerçekleşti. Fiyatlar, 26 Ocak’taki 115,08 dolarlık rekor seviyenin yaklaşık yüzde 49 gerisinde seyrediyor.</p>

<h2><strong>İlk günlerde gelen alımlarla ivme kazandı</strong></h2>

<p>Haftaya 56 dolar seviyelerinde başlayan gümüş piyasasında, spot fiyatlar 20 Temmuz Pazartesi günü yüzde 1,2’lik artışla ons başına 56,55 dolara çıktı. Petrol fiyatlarındaki tırmanış ve faiz baskısına rağmen, dip seviyelerden gelen alımlar kayıpların bir kısmını telafi etti.</p>

<p>Haftalık yükseliş trendinin ana gövdesi salı ve çarşamba günleri oluştu. Spot gümüş salı günü yüzde 4,1 değer kazanarak 58,72 dolara ulaştı. ABD ve İran arasındaki diplomatik temas ihtimalinin öne çıkması, petrolden kaynaklanan enflasyon kaygılarını geçici olarak düşürdü.</p>

<h3><strong>Satışların yoğunlaştığı kritik sınır</strong></h3>

<p>Çarşamba günü dolardaki zayıflama ve teknik alımların sürmesiyle yükseliş devam etti. Spot fiyat yüzde 2 artarak 59,98 dolara çıkarken, COMEX kontratı günü 60,019 dolardan kapattı. Böylelikle gümüş, dört işlem gününde yaklaşık yüzde 7,4 oranında prim yaptı.</p>

<p>60 dolar seviyesi, satışların arttığı psikolojik bir direnç noktasına dönüştü. Fiyatın bu seviyeleri test etmesi, önceki haftalarda 55 doların altına gerileyen piyasada kısa vadeli resmi değiştirdi. Ancak yüksek tahvil getirileri yükselişin kalıcı olmasını engelledi.</p>

<h3><strong>Petrol tırmanışı piyasayı baskıladı</strong></h3>

<p>Brent petrolün perşembe günü 100 dolar bandını aşması gümüşte haftanın en sert satış dalgasını getirdi. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, ABD’de enflasyonun yeniden hız kazanabileceği ve Fed’in faiz artışına gidebileceği beklentisini güçlendirdi.</p>

<p>Spot gümüş perşembe günü yüzde 3,8 gerileyerek 57,44 dolara indi. Faiz getirisi sunmayan değerli metaller; ABD tahvil faizlerindeki tırmanış ve güçlenen dolar nedeniyle baskı altında kaldı. Fiyatın 60 dolar üzerinde tutunamaması da kısa vadeli pozisyonların kapatılmasını hızlandırdı.</p>

<h3><strong>Haftanın son gününde dengelenme arayışı</strong></h3>

<p>Petrol fiyatlarında cuma günü yaşanan yüzde 4’ü aşan düşüş, enflasyon baskısına dair endişeleri bir miktar rahatlattı. Spot gümüş yüzde 0,8 toparlanarak 58,11 dolara çıktı. COMEX kontratı ise günü yüzde 1,48 artışla 58,656 dolardan tamamladı.</p>

<p>Cuma günü gerçekleşen tepki alımları haftalık kazancın korunmasını sağlasa da 60 dolar eşiği yeniden aşılamadı. Piyasa yeni haftaya 57–60 dolar arasındaki dar bantta girdi. Petrol, dolar endeksi ve tahvil getirileri fiyatlamaların ana belirleyicisi olmayı sürdürüyor.</p>

<h3><strong>"Fed kararı ana eşik"</strong></h3>

<p>Fed, 28–29 Temmuz tarihlerinde para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Faiz kararı 29 Temmuz Çarşamba günü TSİ 21.00’de kamuoyuna duyurulacak. Fed Başkanı’nın basın toplantısı ise saat 21.30’da başlayacak.</p>

<p>Piyasalarda Fed’in politika faizini sabit tutacağı öngörülüyor. Buna karşın vadeli işlemler, eylül toplantısında bir faiz artırımı olasılığını yüzde 80’in üzerinde fiyatlıyor. Fed’in enerji fiyatları ve enflasyona ilişkin kullanacağı üslup, gümüşün 60 dolar sınırını yeniden test edip etmeyeceğini belirleyecek.</p>

<p>Fed’in temkinli duruşunu sürdürmesi ve yakın vadede faiz artışına kapıyı kapalı tutması dolar ve tahvil faizlerini sınırlayabilir. Daha şahin bir enflasyon mesajı ise yüksek faiz döneminin uzayacağı beklentisini güçlendirerek gümüş üzerinde yeni bir satış baskısı oluşturabilir.</p>

<h3><strong>ABD tarafında veri trafiği yoğunlaşıyor</strong></h3>

<p>Fed kararının ardından 30 Temmuz Perşembe günü ABD’nin ikinci çeyrek büyüme verisi ilan edilecek. Aynı gün haziran ayı kişisel gelir ve harcamalar verileri ile Fed’in yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksleri yayımlanacak. Veriler TSİ 15.30’da açıklanacak.</p>

<p>Güçlü büyüme ve yüksek enflasyon göstergeleri, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini destekleyebilir. Büyümenin yavaşlaması ve fiyat baskısının azalması ise değerli metaller açısından daha uygun bir faiz ortamı yaratabilir.</p>

<p>31 Temmuz Cuma günü ikinci çeyrek İstihdam Maliyeti Endeksi duyurulacak. Ücret ve yan hak maliyetlerini ölçen veri, hizmet enflasyonunun kalıcılığı açısından izlenecek. Açıklama TSİ 15.30’da yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kısa vadeli teknik seviyeler</strong></h3>

<p>Gümüşte yeni haftanın ilk direnç bölgesi 60 dolar çevresinde bulunuyor. COMEX kontratının çarşamba günü 60,019 dolardan kapanması, bu seviyenin yön açısından önemini artırdı. 60 dolar üzerindeki kapanışlar toparlanmanın güç kazandığına işaret edebilir.</p>

<p>Aşağı yönlü sarkmalarda 57,4–57,8 dolar aralığı ilk destek bölgesi konumunda. Satışların derinleşmesi halinde 16 Temmuz’da görülen 55,898 dolarlık vadeli işlem kapanışı yeniden gündeme gelebilir. Bu seviyenin altı, haftalık toparlanmanın büyük kısmının geri verilmesi anlamına gelecek.</p>

<p>Petrolün yeniden 100 dolar üzerine çıkması, doların güçlenmesi ve tahvil faizlerinin yükselmesi aşağı yönlü riski artırabilir. Fed’den gelecek yumuşak mesajlar ve enerji fiyatlarındaki gerileme ise 60 dolar sınırının tekrar denenmesini sağlayabilir.</p>

<h3><strong>Fiziksel talep ve arz açığı piyasayı destekliyor</strong></h3>

<p>Kısa vadeli fiyatlamalar faiz ve enerji görünümüne bağlı olsa da fiziksel piyasa gümüşü desteklemeye devam ediyor. Silver Institute, küresel gümüş piyasasının 2026’da üst üste altıncı kez arz açığı vermesini bekliyor. Yıl için öngörülen açık 46,3 milyon ons seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Küresel gümüş talebinin 2026’da yüzde 2 azalarak 1,11 milyar onsa gerilemesi bekleniyor. Sanayi talebinde yüzde 3’lük düşüş öngörülürken maden üretiminin yatay kalacağı tahmin ediliyor. Yüksek fiyatlar güneş paneli sektöründe gümüş kullanımını azaltırken veri merkezleri, yapay zekâ ve otomotiv uygulamaları talebi destekliyor.</p>

<p>Arz açığı uzun vadeli görünümü desteklese de yeni haftadaki yönü makroekonomik veriler belirleyecek. Yatırımcıların gündeminde sırasıyla Fed kararı, ABD büyümesi, kişisel tüketim harcamaları enflasyonu, İstihdam Maliyeti Endeksi, petrol fiyatları ve tahvil faizleri yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gumus-piyasasinda-yeni-haftanin-rotasi-fed-buyume-ve-enflasyon-verilerine-kilitlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gumus-fiyatlarinda-yon-yukari-mi-abd-iran-anlasmasi-sonrasi-yeni-tahminler.jpg" type="image/jpeg" length="34875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'de hava durumu alarmı: Meteoroloji'den Rize, Trabzon ve Artvin için sarı kodlu uyarı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dogu-karadenizde-hava-durumu-alarmi-meteorolojiden-rize-trabzon-ve-artvin-icin-sari-kodlu-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dogu-karadenizde-hava-durumu-alarmi-meteorolojiden-rize-trabzon-ve-artvin-icin-sari-kodlu-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz'in doğu kesimleri için gök gürültülü sağanak uyarısında bulundu. Yarın Rize, Trabzon'un doğusu ve Artvin'in kıyı bölgesinde yerel kuvvetli yağışların etkili olacağı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji </strong>Genel Müdürlüğü tarafından <strong>hava durumuna</strong> ilişkin yazılı bir bilgilendirme yapıldı. Yapılan açıklamaya göre, yarın <strong>Doğu Karadeniz</strong>'in doğu bölgelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Doğu Karadeniz'in doğusu için gök gürültülü sağanak uyarısı</strong></h2>

<p>Bölgede yaşanacak yağışların belirli alanlarda şiddetini artıracağı öngörülüyor. Meteoroloji tahminlerine göre söz konusu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlar; Rize genelinde, Trabzon'un doğu ilçelerinde ve Artvin'in kıyı hattında yerel olarak kuvvetli şekilde gerçekleşecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı vatandaşların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Yağışlarla birlikte meydana gelebilecek ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı, yağış esnasında şiddetli rüzgar ile fırtına ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dogu-karadenizde-hava-durumu-alarmi-meteorolojiden-rize-trabzon-ve-artvin-icin-sari-kodlu-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/karadeniz-firtina.png" type="image/jpeg" length="73377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları finalde! A Milli Kadın Voleybol Takımı Çin'i 3-0 devirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-finalde-a-milli-kadin-voleybol-takimi-cini-3-0-devirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-finalde-a-milli-kadin-voleybol-takimi-cini-3-0-devirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filenin Sultanları, 2026 FIVB Milletler Ligi yarı final müsabakasında ev sahibi Çin'i 3-0 mağlup ederek finale adını yazdırdı. Türkiye, şampiyonluk maçında Brezilya ile karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong>, 2026 FIVB Milletler Ligi yarı finalinde <strong>Çin</strong> ile mücadele etti. Ev sahibi rakibini set vermeden geçen milli takım, organizasyonda final aşamasına yükselmeyi başardı.</p>

<h2><strong>A Milli Kadın Voleybol Takımı Çin'i 3-0 mağlup etti</strong></h2>

<p>Karşılaşma boyunca üstünlüğünü koruyan ay-yıldızlı ekip, müsabakadan galibiyetle ayrıldı. Müsabakanın setleri 25-21, 25-15 ve 25-20'lik skorlarla tamamlandı. Bu sonuçla birlikte <strong>Türkiye</strong>, ev sahibi<strong> Çin</strong> karşısında sahadan 3-0'lık net bir galibiyetle ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Filenin Sultanları'nın final rakibi Brezilya</strong></h3>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 Milletler Ligi finalinde Brezilya ile eşleşti. Türkiye ile Brezilya arasında oynanacak olan final mücadelesi, yarın Türkiye saati ile 14.30'da başlayacak.</p>

<h3><strong>İkinci şampiyonluk hedefi</strong></h3>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, Brezilya karşısında galip gelmesi durumunda organizasyon tarihinde ikinci kez Milletler Ligi şampiyonluğuna ulaşmış olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-finalde-a-milli-kadin-voleybol-takimi-cini-3-0-devirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/filenin-sultanlari-7.png" type="image/jpeg" length="59282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'de çevrim içi üyelik için tarih açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partide-cevrim-ici-uyelik-icin-tarih-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partide-cevrim-ici-uyelik-icin-tarih-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, çevrim içi üyelik sisteminin gelecek çarşamba günü kullanıma açılacağını, bağışların ise önümüzdeki hafta itibarıyla alınmaya başlanacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti </strong>Sözcüsü <strong>Zeynel Emre</strong>, partinin örgütlenme ve mali yapılanma sürecine dair konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözcü Emre, çevrim içi üyelik sisteminin gelecek çarşamba günü itibarıyla kullanıma açılacağını duyurdu.</p>

<h2><strong>"Önümüzdeki hafta itibarıyla bağışlar yapılabilecek"</strong></h2>

<p><strong>Zeynel Emre'nin açıklamasında şunlar kaydedildi:</strong></p>

<p>"Birincisi, binamız hazırlanıyor değerli arkadaşlar çok hızlı bir şekilde. Birkaç hafta içerisinde binamıza geçmiş olacağız. İkincisi, Türkiye'nin her yerinden sürekli üye olmak isteyenler ve bağış yapmak isteyenleri duyuyoruz. Herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Bu dayanışma duyguları gerçekten bizi gelecek açısından büyük cesaretlendiriyor, umudumuzu pekiştiriyor. Orada da önümüzdeki Çarşamba günü online üye alabiliyor olacağız. Yine üyelik de yapabiliyor olacağız. Ve bununla birlikte de önümüzdeki hafta itibarıyla bağışlar yapılabilecek. Biz resmi hesapları oluşturduk. Buraların tescili lazım, onlar da hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ve önümüzdeki hafta oralardan duyduğunuz hesap numaraları -ki bunun altını özellikle çiziyorum malum çok dolandırıcılık vakası olabiliyor- resmi hesaplardan duyurduğumuz şekliyle gerekli destekleri yapın."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partide-cevrim-ici-uyelik-icin-tarih-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a373d2f8-b478-43e6-83a7-54819472e62f.webp" type="image/jpeg" length="42924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maden-İş Başkanı Akçul: "Kritik madenler kamu eliyle işletilmeli, KİT'lerdeki taşerona kadro verilmeli"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/maden-is-baskani-akcul-kritik-madenler-kamu-eliyle-isletilmeli-kitlerdeki-taserona-kadro-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/maden-is-baskani-akcul-kritik-madenler-kamu-eliyle-isletilmeli-kitlerdeki-taserona-kadro-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementlerinin kamu eliyle işletilmesi gerektiğini vurgularken, KİT'lerde çalışan 85 bin taşeron işçinin kadroya alınması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Maden İşçileri Sendikası'nın (Maden-İş) <strong>13. Olağan Genel Kurulu</strong>, teşkilat mensupları, delegeler ve konfederasyon yöneticilerinin katılımıyla Ankara'da gerçekleştirildi.</p>

<p>Genel Kurul'un açılışında konuşan Maden-İş Genel Başkanı <strong>Nurettin Akçul</strong>, küresel düzeyde kritik mineraller ile ham madde güvenliğinin stratejik önem kazandığı bir dönemden geçildiğini belirterek Türkiye’nin madencilik politikalarına ve çalışma hayatının kronik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Eskişehir Beylikova tarihi bir fırsat"</strong></h2>

<p>Dünyada kritik mineraller yarışının özellikle nadir toprak elementleri odağında tırmandığına işaret eden Akçul, Çin'in ardından dünyanın en büyük ikinci rezervinin Eskişehir Beylikova'da yer aldığını hatırlattı. Söz konusu kaynağın stratejik hamlelerle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Akçul, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yenilenebilir enerjiden uzay teknolojilerine kadar geleceğin tüm kritik sektörleri bu elementlere ihtiyaç duymaktadır. Ülkemizde bulunan bu büyük potansiyel, milletimiz adına tarihi bir fırsattır. Bizim anlayışımız nettir; bu kaynaklar milli ve yerli politikalar doğrultusunda kamu işletmeciliği yoluyla ekonomimize kazandırılmalıdır. Stratejik madenlerimiz yabancı sektörlerin eline bırakılmadan, bu alandaki karar da üretim de Türkiye'nin olmalıdır."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>KİT’lerdeki 85 bin taşeron işçi için kadro çağrısı</strong></h2>

<p>Çalışma hayatındaki mağduriyetlere de dikkat çeken Akçul, taşerondan kadroya geçiş sürecinde Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nde (KİT) çalışan yaklaşık 85 bin emekçinin kapsam dışı bırakılmasını eleştirdi. Bu durumun bir adalet ve eşitlik sorunu olduğunu belirten Akçul, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Taşeron işçilerinin yüzde 90'ına verilen bir hak, yüzde 10'luk kısımdaki KİT çalışanından esirgendi. KİT çalışanlarına reva görülen bu adil olmayan anlayışı şiddetle kınıyor, bu haksızlığın ivedilikle giderilmesini talep ediyoruz. Yıllardır ertelenen bu mağduriyet artık sona erdirilmelidir."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Sendikal örgütlenmedeki yetki itirazlarına çözüm talebi</strong></h2>

<p>Sendikal örgütlenmenin önündeki hukuki engellerin çalışma barışını zedelediğini dile getiren Akçul; çoğunluk tespiti yapılmasına rağmen işveren itirazları nedeniyle Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yetki süreçlerinin yıllarca süren davalara takıldığını aktardı. Yargı süreçleri uzadıkça örgütlü yapının dağılma noktasına geldiğini vurgulayan Maden-İş Genel Başkanı, itirazların kısa sürede karara bağlandığı yeni ve etkin bir hukuki mekanizmanın kurulması gerektiğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/maden-is-baskani-akcul-kritik-madenler-kamu-eliyle-isletilmeli-kitlerdeki-taserona-kadro-verilmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/3eb40af7-817b-4b6a-96f0-98f35369d904-w.jpg" type="image/jpeg" length="76710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hindistan'da sınav skandalı istifa getirdi: Eğitim bakanı görevinden ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hindistanda-sinav-skandali-istifa-getirdi-egitim-bakani-gorevinden-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hindistanda-sinav-skandali-istifa-getirdi-egitim-bakani-gorevinden-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da 2 milyon öğrenciyi etkileyen sınav sızıntısı skandalının ardından başlayan kitlesel eylemler, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifası ve hükümetin tazminat kararlarıyla sona erdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hindistan'da haziran ortasından bu yana devam eden ve milyonlarca öğrenciyi sokağa döken kitlesel protestolar, Eğitim Bakanı <strong>Dharmendra Pradhan</strong>’ın istifasıyla sonuçlandı. Başbakan <strong>Narendra Modi</strong>'nin istifayı kabul etmesi üzerine, eylemleri organize eden gençlik hareketi gösterileri sonlandırdığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülke tarihinin en büyük üniversite ve meslek yüksekokulu giriş sınavlarında yaşanan soru sızıntısı iddiaları, yaklaşık <strong>2 milyon öğrenciyi</strong> doğrudan etkilemiş ve sürecin ardından bazı öğrenci intiharları yaşanmıştı.</p>

<h2><strong>Protestolar geniş çaplı gençlik hareketi dönüştü</strong></h2>

<p>Başkent Yeni Delhi merkezli başlayan gösteriler, zamanla eğitim reformu taleplerini aşarak; işsizlik, ekonomik fırsat eşitsizliği ve hükümetin hesap verebilirliğine yönelik geniş çaplı bir toplumsal muhalefet dalgasına dönüştü. Eylemler, Başbakan Modi’nin 2014’te göreve gelmesinden bu yana karşılaştığı en büyük gençlik hareketlerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Hafta başında parlamentoya yürümek isteyen protestoculara polisin sert müdahalesi tepkileri artırırken, hükümet yetkilileri ile eylemleri yöneten <strong>"Hamam Böceği Halk Partisi" (CJP)</strong> adlı gençlik hareketi temsilcileri masaya oturdu.</p>

<h2><strong>CJP: "Tüm taleplerimiz kabul edildi"</strong></h2>

<p>Görüşmelerin ardından açıklama yapan CJP Sözcüsü <strong>Ashutosh Ranka</strong>, hükümetin temel şartları kabul ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Tüm taleplerimiz kabul edildi. Protestocuları derhal ve barışçıl şekilde eylemleri sonlandırmaya çağırıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Uzlaşı kapsamında Bakan Pradhan'ın istifası kabul edildi.</p>

<p>Soru sızıntıları ve bağlantılı intiharlar nedeniyle hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine <strong>10 milyon rupi</strong> tazminat ödenecek. Gösterilere katılan protestocular hakkında herhangi bir adli işlem yapılmayacak.</p>

<h2><strong>Pradhan: "Ülke gençliğinin taleplerine saygı duyuyorum"</strong></h2>

<p>X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla görevinden ayrıldığını duyuran 57 yaşındaki eski Bakan Dharmendra Pradhan ise mesajında, <i>"Ülke gençliğinin beklentilerine, duygularına ve meşru taleplerine derin saygı duyuyorum"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Resmi taahhüt metninin önümüzdeki hafta yayınlanması beklenirken, istifa haberinin ardından Yeni Delhi sokaklarında toplanan binlerce öğrenci kutlama yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hindistanda-sinav-skandali-istifa-getirdi-egitim-bakani-gorevinden-ayrildi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/3ba200e6-abd8-4364-b582-903f9ee48c85.jpg" type="image/jpeg" length="31508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2009'dan bu yana ilk ziyaret: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Şam’da]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2009dan-bu-yana-ilk-ziyaret-bm-genel-sekreteri-antonio-guterres-samda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2009dan-bu-yana-ilk-ziyaret-bm-genel-sekreteri-antonio-guterres-samda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, resmi temaslar kapsamında Suriye'nin başkenti Şam'a gitti. 2009'dan bu yana ülkeye yapılan ilk genel sekreter düzeyindeki ziyarette siyasi geçiş süreci ve diplomatik ilişkiler ele alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri <strong>Antonio Guterres</strong>, resmi temaslarda bulunmak üzere Suriye’nin başkenti Şam’a gitti. Bu ziyaret, 2009 yılından bu yana görevdeki bir BM Genel Sekreteri tarafından Suriye’ye gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret olma niteliği taşıyor.</p>

<p>Guterres’in ziyareti, ülkede 14 yıl süren iç savaşın ardından Suriye’nin uluslararası diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etme çabalarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.</p>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA’da yer alan bilgilere göre, BM Genel Sekreteri Guterres ve beraberindeki heyeti havalimanında Suriye Dışişleri Bakanı <strong>Esad Hasan Şeybani</strong> karşıladı.</p>

<p>BM Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından daha önce duyurulan programa göre Guterres, Şam temasları kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı <strong>Ahmed Şara</strong> ile bir araya gelecek. Ziyaret süresince hükümet yetkilileri ve sivil toplum temsilcileriyle de görüşmeler gerçekleştirilecek.</p>

<p>Guterres’in temasları çerçevesinde <strong>i</strong>şgal altındaki Golan Tepeleri’nde görev yapan BM Ateşkes Gözlem Gücü’nün (UNDOF) merkezine saha ziyareti yapılması planlanıyor.</p>

<p>Birkaç gün sürmesi öngörülen ziyaret kapsamında Guterres’in pazartesi günü Suriye’nin yeni parlamentosuna hitap etmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>BM'den "siyasi geçiş ve egemenlik" mesajı</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından yapılan açıklamada, ziyaret vesilesiyle Suriye’de siyasi geçiş süreci, ülkenin toparlanması ve egemenliğine saygı gösterilmesi mesajlarının öne çıkarılacağı belirtildi.</p>

<p>Öte yandan, geçmişteki El Kaide bağlantıları gerekçesiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) yaptırım listesinde bulunan Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hakkındaki kısıtlamalar geçen yıl kaldırılmıştı.</p>

<p>Ziyaret, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Şam ziyareti sırasında konakladığı otelin yakınlarında meydana gelen bombalı saldırılardan haftalar sonra düzenleniyor. Suriye makamları, söz konusu saldırıların sorumlularının tespit edildiğini ve IŞİD bağlantılı şüphelilerin gözaltına alındığını duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2009dan-bu-yana-ilk-ziyaret-bm-genel-sekreteri-antonio-guterres-samda</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f92b1528-21b9-41d9-ab3a-9ef52e242d88.png" type="image/jpeg" length="59231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet Partisi Lideri Arıkan Güvenpark’ta eylemleri süren gazi ve şehit yakınlarını ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saadet-partisi-lideri-arikan-guvenparkta-eylemleri-suren-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saadet-partisi-lideri-arikan-guvenparkta-eylemleri-suren-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, Güvenpark'ta eşit özlük hakları talebiyle 13 gündür oturma eylemi yapan gazi ve şehit yakınlarını ziyaret ederek taleplerinin Meclis'e taşınacağını açıkladı. Arıkan ayrıca YENİ Parti'nin kuruluşunu ve siyasi dengeleri değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı <strong>Mahmut Arıkan</strong>, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları talebiyle Ankara Güvenpark’ta oturma eylemi yapan er şehit yakınları ve gazileri eylemlerinin 13. gününde ziyaret etti.</p>

<p>Ziyaret sırasında hem eylemi sürdüren temsilciler hem de Mahmut Arıkan açıklamalarda bulundu. Arıkan, ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak yeni kurulan YENİ Parti’ye ilişkin de değerlendirmeler yaptı.</p>

<p><img alt="Videoframe (7)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-7.png" width="1280" /></p>

<h2><strong>Erdem Çerçioğlu: "Dört senedir bu eşitsizliğin kalkması için mücadele ediyoruz"</strong></h2>

<p>Ziyarette konuşan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı <strong>Erdem Çerçioğlu</strong>, 13 Temmuz saat 11.00’de başlattıkları basın açıklaması ve oturma eyleminin detaylarını paylaşarak şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sıvasız evlerden çıkan kahramanlarımızla bir aradasınız. Bizim özlük haklarımızda eşitsizlik var. Biz, bu eşitsizliği kaldırmak için bir araya gelmiş kahramanlarız. Şehitliğin ve gaziliğin rütbesi olmaz. Şehit olduğunuzda aynı şehitlikte, paşa da aynı yerde, asker de aynı yerde yatıyor. Bu eşitsizlik ortadan kalksın diye dört senedir bir mücadele veriyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Dünyanın hiçbir yerinde şehit ailesi ve gazilerin hak aramak zorunda kalmadığını savunan Çerçioğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tatile girmeden önce özlük haklarına ilişkin düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eylem alanında bulunan gazilerden biri, <i>"Eğer özlük haklarımızı veremiyorlarsa benim ayağımı geri versinler"</i> sözleriyle tepkisini dile getirirken, bir diğer gazi ise <i>"Vatana bedel vermiş, bedelsiz gazilerin ayaklarını, gözlerini, tekerlekli sandalyeye mahkum edilmiş sosyal haklarımızı istiyoruz"</i> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Mahmut Arıkan: "Bu mücadele 600 milletvekili için bir ayıptır"</strong></h2>

<p>Gazilerin ve şehit yakınlarının taleplerini dinleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Güvenpark’ta yaşanan durumun mevcut sistem ve siyaset kurumu açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Arıkan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"86 milyon insanımızın rahat bir şekilde başını yastığa koyabilmeleri için gözlerini kırpmadan fedakarlık yapmış insanlarımızı günlerdir şu yağmurun altında hak arama mücadelesi vermek zorunda bırakan zihniyet, çürümüş bir zihniyettir. Gazilerimiz çok bir şey istemiyorlar; sadece verdikleri mücadeleden, organlarından, candan dolayı kısmen de olsa haklarının iade edilmesini istiyorlar. Bugün Türkiye'deki problem adil paylaşım problemidir."</i></p>
</blockquote>

<p>Meclis kapanmadan önce konuyu gündeme getireceklerini belirten Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sizin buraya gelmeniz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki 600 milletvekili için ayıp olarak yeter. 13 gündür burada mücadele vermeniz, Ankara'daki bütün siyasetçiler için, parti ayırtmaksızın söylüyorum, en büyük ayıp; iktidar vekillerinin, iktidar yetkililerinin ayıbıdır. Saadet Partisi olarak gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerekse dışarıda elimizden gelen ne gerekirse yapacağız."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>YENİ Parti değerlendirmesi ve "Yüzde 50+1" vurgusu</strong></h2>

<p>Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mahmut Arıkan, CHP’den ayrılan 91 milletvekilinin kuruculuğunu yaptığı YENİ Parti’nin kuruluşuna ilişkin soruları yanıtladı. Siyasetin dinamik bir yapıda olduğunu belirten Arıkan, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye'de siyaset çok dinamik bir şekilde ilerliyor. YENİ Parti dün itibarıyla kuruldu. Ben, yapacağı çalışmaların ülkemiz için, memleketimiz için hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Yüzyıllık tarihimize baktığımızda bunun birçok örneği var. 1980 darbesinden sonra siyasette seçim barajı yüzde 10 olmuştu. 2017'deki referandumdan sonra seçim barajı yüzde 50 artı 1. Bunu dikkate alarak hareket etmek, siyaset üretmek, bugünkü sistemi değiştirmek için mücadele eden partiyle alakalı cümle kurmayı ben önemsiyorum."</i></p>
</blockquote>

<p>Olası ittifak senaryolarına ilişkin soru üzerine ise Arıkan, <i>"Biraz zamana bırakmak lazım. Şu an için çok yeni gelişmeler. Ama yine söylüyorum, 50 artı 1 seçim barajını unutmadan hareket etmekte fayda var"</i> yanıtını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saadet-partisi-lideri-arikan-guvenparkta-eylemleri-suren-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-358024.png" type="image/jpeg" length="69981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da konuşan Kılıçdaroğlu'ndan 'Siyasi Ahlak Yasası' çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-konusan-kilicdaroglundan-siyasi-ahlak-yasasi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-konusan-kilicdaroglundan-siyasi-ahlak-yasasi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki üye katılım töreninde yaptığı konuşmada CHP'nin kimsesizlerin kimsesi olduğunu belirterek; siyasi ahlak yasası, toplumsal kesimlerin hakları, düşünce özgürlüğü ve tutuklu isimlerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı tarafından Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde düzenlenen üye katılım töreninde açıklamalarda bulundu. Toplantıda CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu yer aldı.</p>

<p><img alt="Videoframe 285994" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-285994.png" width="1280" /></p>

<h2><strong>Gürsel Tekin: "Sorun yalan ve yanlış bilgi aktaranlar"</strong></h2>

<p>Programda konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, parti içi süreçlere ve kurultay davalarına değinerek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Partilerin en büyük sorunu nedir, biliyor musunuz? Yalan ve yanlış bilgi aktaranlardır. Yalan ve yanlış bilgiler maalesef bizi bu duruma getirdi. Bizim rakiplerimiz tarihimizin hiçbir döneminde Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerine bir tek olumsuz cümle kullanmamışlardı. Sayın Kılıçdaroğlu'na çok ağır laflar ettiler. Ama Sayın Kılıçdaroğlu'na en azılı rakibi bir gün 'Yolsuzluk yapıyorsun, hırsızlık yapıyorsun' dedi mi? Bugünkü kavganın sebebi müteahhitlerle müşahitler arasındaki ayrışmadır. Biz müşahit doğduk, müşahit olarak ölmeye hazırız."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Kılıçdaroğlu: "Devleti soymaya değil, insanlara hizmet etmeye geliyoruz"</strong></h2>

<p>Gürsel Tekin’in ardından kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, partinin temel felsefesi ve toplumsal kesimlerle ilişkisi üzerine mesajlar verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ülkenin sorunları var, biz bu sorunları çözmeye talibiz. Çözmeye; malı götürmeye değil, devleti soymaya değil, beşli çetelere hizmet etmeye değil, bu ülkenin saf ve masum insanlarına hizmet etmek için yola çıkacağız. Mustafa Kemal der ki: 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.' Biz lüks mahallelerde değil, o insanların yanında olmak zorundayız. Biz çöpten kâğıt toplayanların, evlere temizliğe giden kadınların, taşeron işçilerin partisiyiz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>"Siyasi Ahlak Yasası Meclis'e yeniden sunulacak"</strong></h2>

<p>Siyasette şeffaflık ve erdem vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, Siyasi Ahlak Kanunu teklifinin yeniden gündeme getirileceğini ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset köşeyi dönme aracı değildir. Çalan, çırpan, köşeyi dönen siyasetçi istemiyoruz. Siyasi Ahlak Kanunu çıkacak. Teklifi yeniden Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri Meclis'e verecekler. Sarayda oturan zata da sesleniyorum. Eğer siyasi ahlakı savunuyorsan, o zaman sen de destek vereceksin."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Selahattin Demirtaş niye hapiste?</strong></h3>

<p>Konuşmasında yargı kararları ve düşünce özgürlüğüne de temas eden Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değil. Neden insanlar düşüncelerinden ötürü hapiste? Buna karşı çıkıyoruz. Selahattin Demirtaş niye hapiste? Can Atalay siyasi düşüncesi nedeniyle neden hapiste? Tayfun Kahraman neden içeride? İnsanların düşüncelerine saygı duyacaksınız. Düşünce özgürlüğü isterken medyaya da özgürlük istiyoruz. Medyanın özgür, doğru, bağımsız ve ahlaki temelde yayın yapması lazım."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-konusan-kilicdaroglundan-siyasi-ahlak-yasasi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-206858.png" type="image/jpeg" length="45215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="77542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="92168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="37209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="21248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="94969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="90810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="78029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="19479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="17414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="71001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="87759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="65090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="56552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="33043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="47277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="90047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="10759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="84710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="30746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="66203"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
