<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 12:14:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Torreira Fiorentina'ya dönüyor mu? Transferde anlaşma zemini oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/torreira-fiorentinaya-donuyor-mu-transferde-anlasma-zemini-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/torreira-fiorentinaya-donuyor-mu-transferde-anlasma-zemini-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalyan basınında yankı bulan bilgilere göre Torreira, İstanbul'dan ayrılmak ve yeniden Fiorentina forması giymek istiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray'ın Uruguaylı yıldızı Lucas Torreira'nın geleceğiyle ilgili sıcak saatler yaşanıyor. İtalya'dan gelen son haberler, deneyimli orta saha oyuncusunun Fiorentina'ya dönüş ihtimalinin giderek güçlendiğine işaret ediyor.</p>

<p>30 yaşındaki futbolcunun eski kulübüne dönmek istediği uzun süredir bilinirken, bu kez Torreira cephesinden Fiorentina'ya doğrudan mesaj gönderildi. Uruguaylı oyuncunun menajeri Pablo Bentancur'un, Fiorentina Sportif Direktörü Fabio Paratici ile temasa geçerek oyuncusunun Floransa'ya dönme arzusunu ilettiği bildirildi.</p>

<h2>Torreira kararını verdi</h2>

<p>Fiorentina'ya geri dönmeye oldukça sıcak bakan Uruguaylı futbolcunun, 2021-22 sezonunda başarılı bir dönem geçirdiği Floransa'ya yeniden gitmek istediğini kulüp yönetimine ulaştırıldığı belirtildi.</p>

<p>Torreira'nın bu isteği, transfer görüşmelerinde önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Fiorentina cephesinin de oyuncunun talebini tamamen geri çevirmediği, ancak transfer için kadroda bazı değişikliklerin yaşanmasını beklediği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Torreira'nın Fiorentina geçmişi</h2>

<p>Torreira, Fiorentina formasıyla 2021-22 sezonunda gösterdiği performansla İtalya'da büyük beğeni toplamıştı.</p>

<p>Arsenal'den kiralık olarak Fiorentina'ya gelen Uruguaylı orta saha, Floransa ekibinin önemli oyuncularından biri olmuş ve taraftarın sevgisini kazanmıştı. Bu nedenle olası transfer yalnızca sportif açıdan değil, Torreira'nın kulüple kurduğu bağ nedeniyle de dikkat çekiyor.</p>

<h2>Galatasaray'daki geleceği belirsizleşti</h2>

<p>2022 yılında Galatasaray'a transfer olan Torreira, sarı-kırmızılı formayla dört Süper Lig şampiyonluğunun yanı sıra Türkiye Kupası ve Süper Kupa zaferleri yaşadı. Uruguaylı oyuncu, dört sezonda Galatasaray'ın en istikrarlı isimlerinden biri haline geldi.</p>

<p>Buna karşın Torreira'nın geçtiğimiz günlerde geleceğiyle ilgili yaptığı, <strong>“Bir gün benim de burada maceram sona erecek”</strong> açıklaması da yeniden gündeme geldi. Bu sözler, Fiorentina iddialarının ardından ayrılık ihtimalini daha da güçlendiren bir detay olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/torreira-fiorentinaya-donuyor-mu-transferde-anlasma-zemini-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lucas-torreira-fiorentina.jpg" type="image/jpeg" length="55260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da tamirci Ali Değer 50 yıldır fotoğraf makinelerine hayat veriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-tamirci-ali-deger-50-yildir-fotograf-makinelerine-hayat-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-tamirci-ali-deger-50-yildir-fotograf-makinelerine-hayat-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk yıllarında babasının hediye ettiği makineyle fotoğrafla tanışan Ali Değer, yarım asırdır hem vizörün arkasında anı ölümsüzleştiriyor hem de atölyesinde zamana direnen fotoğraf makinelerini onarıyor. "Dünyada üretilen makinelerin çoğu elimden geçmiştir" diyen tecrübeli usta, makinelerin teknik bir cihazdan öte insan hafızasının taşıyıcısı olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'ndeki eğitimini yarıda bırakarak askere giden, ardından askeri bir fabrikada elektronik teknisyeni olarak çalışmaya başlayan Ali Değer'in elektroniğe duyduğu ilgi, fotoğraf makinelerine olan tutkusuyla birleşti. Zamanla tamir konusunda ustalaşan Değer, dünyanın farklı dönemlerine ait binlerce analog ve dijital gövdeye yeniden hayat verdi.</p>

<p><img alt="A A 20260819 42246689 42246673 Y A R I M A S I R D I R F O T O G R A F M A K I N E L E R I N E H A Y A T V E R I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260819-42246689-42246673-y-a-r-i-m-a-s-i-r-d-i-r-f-o-t-o-g-r-a-f-m-a-k-i-n-e-l-e-r-i-n-e-h-a-y-a-t-v-e-r-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Makinelerin insanlarla bir bağı var"</strong></h3>

<p>Fotoğraf makinelerinin yalnızca teknik aletler olmadığını belirten Ali Değer, mesleğine olan bağlılığını şu sözlerle ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ben fotoğraf makinelerinin insanların yaşamına tanıklık eden bir cihazdan öte, insanlarla bir bağı olduğunu düşünüyorum. İnsanların da onlarla bir bağı var. Bu nedenle benim için her makine önemlidir. Dil nasıl sözle bir şeyler anlatıyorsa fotoğraf da görsel olarak anlatıyor. İnsanlar fotoğrafı gördükleri zaman ondan bir anlam çıkarabiliyor ve sizin anlatmak istediğiniz düşünceye yakın bir ifade bulabiliyor. O fotoğraf da güçlü bir fotoğraf oluyor."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260819 42246689 42246675 Y A R I M A S I R D I R F O T O G R A F M A K I N E L E R I N E H A Y A T V E R I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260819-42246689-42246675-y-a-r-i-m-a-s-i-r-d-i-r-f-o-t-o-g-r-a-f-m-a-k-i-n-e-l-e-r-i-n-e-h-a-y-a-t-v-e-r-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Analog fotoğraf ölmedi, dijital onun üzerine inşa edildi"</strong></h3>

<p>Teknolojik dönüşümün analog ruhu yok etmediğini, mekanik tamiratın ise saf ustalık gerektirdiğini dile getiren Değer, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Tamamen analog makinelerde sistemi söktüğünüz zaman ustalığa ve tecrübeye bağlı bir tamirat yaparsınız. Teknoloji bir merdivenin basamakları gibi yükselerek gidiyor. Altta kalan basamakları reddetmemek lazım; analog fotoğraf orada ölmedi, onun üzerine dijital geldi. Teknoloji hız ve aktarım kolaylığı sağladı ancak profesyonel fotoğraf makineleri sunduğu optik zenginlikle her zaman ayrı bir yerde duruyor."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260819 42246689 42246677 Y A R I M A S I R D I R F O T O G R A F M A K I N E L E R I N E H A Y A T V E R I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260819-42246689-42246677-y-a-r-i-m-a-s-i-r-d-i-r-f-o-t-o-g-r-a-f-m-a-k-i-n-e-l-e-r-i-n-e-h-a-y-a-t-v-e-r-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Genç fotoğrafçılara tavsiye: "Pahalı makine iyi fotoğraf çekmez"</strong></h3>

<p>Fotoğrafçılığa adım atacak yeni nesle tavsiyelerde bulunan usta tamirci, önceliğin pahalı ekipmanlar değil, temel eğitim ve pratik olması gerektiğini vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Pahalı makine her zaman iyi fotoğraf çekmez. İyi kullanabiliyorsanız sadece size yardımcı olur. Yeni başlayanların doğrudan yüksek bütçeli gövdeler yerine orta seviye ekipmanlarla başlaması ve zamanla kendi ihtiyaçlarına göre sistemi geliştirmesi çok daha doğrudur."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260819 42246689 42246678 Y A R I M A S I R D I R F O T O G R A F M A K I N E L E R I N E H A Y A T V E R I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260819-42246689-42246678-y-a-r-i-m-a-s-i-r-d-i-r-f-o-t-o-g-r-a-f-m-a-k-i-n-e-l-e-r-i-n-e-h-a-y-a-t-v-e-r-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-tamirci-ali-deger-50-yildir-fotograf-makinelerine-hayat-veriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260819-42246689-42246671-y-a-r-i-m-a-s-i-r-d-i-r-f-o-t-o-g-r-a-f-m-a-k-i-n-e-l-e-r-i-n-e-h-a-y-a-t-v-e-r-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="90193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektrikli araç şarjında tüm zamanların tüketim rekoru kırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/elektrikli-arac-sarjinda-tum-zamanlarin-tuketim-rekoru-kirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/elektrikli-arac-sarjinda-tum-zamanlarin-tuketim-rekoru-kirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de elektrikli araç parkının büyümesi ve şarj altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte temmuz ayında elektrik tüketiminde tarihi bir rekor kırıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, elektrikli araç şarjı için temmuzda tüketilen elektrik miktarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 97 artarak 89 bin 947 megavatsaate ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_bad2e95adb468466-35">Ülke genelindeki istasyonlarda temmuz boyunca yaklaşık 3,33 milyon şarj işlemi gerçekleştirilirken, tüketim bir önceki aya (haziran) göre yüzde 24 yükselerek aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><img alt="Elektrikli Araç Şarj Soket Sayısı Haziranda 45 Bini Aştı-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="862" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/elektrikli-arac-sarj-soket-sayisi-haziranda-45-bini-asti.png" width="1588" /></p>

<h3 id="p-rc_bad2e95adb468466-36"><strong>Hızlı şarj (DC) noktaları tüketimin yüzde 85'ini sırtladı</strong></h3>

<p id="p-rc_bad2e95adb468466-37">Temmuz sonu itibarıyla Türkiye'deki toplam 46 bin 665 şarj noktasının yüzde 44'ünü (20 bin 461) oluşturan DC (hızlı şarj) noktaları, tüketim ve işlem yoğunluğunda başı çekti. Temmuzdaki elektrik tüketiminin <strong>yüzde 84,94'ü</strong> DC hızlı şarj noktalarında gerçekleşti.</p>

<p id="p-rc_bad2e95adb468466-39">Yapılan şarj işlemlerinin <strong>yüzde 79,08'i</strong> hızlı şarj istasyonlarında yapıldı.</p>

<h3><strong>Her 3 işlemden 2'si yeşil istasyonlarda yapıldı</strong></h3>

<p id="p-rc_bad2e95adb468466-40">Elektrikli araç ekosistemiyle birlikte temiz enerji dönüşümü de hız kazandı. Temmuz ayında yapılan yaklaşık 3,33 milyon şarj işleminin <strong>yüzde 65'i</strong> Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti (YEK-G) belgeli yeşil şarj istasyonlarında gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Şarj ağı 2,5 yılda 4 kata yakın büyüdü</strong></h3>

<p>Türkiye'nin şarj altyapısı son 2,5 yılda katlanarak arttı. <strong>2024 başında </strong>12 bin 84 nokta, <strong>2025 başında </strong>26 bin 462 nokta <strong>Temmuz sonu itibarıyla</strong> 46 bin 665 nokta <i>(26 bin 204 AC, 20 bin 461 DC)</i></p>

<h3><strong>Tüketimin yarısından fazlası 5 büyükşehirde</strong></h3>

<p>Şarj kaynaklı elektrik tüketiminin coğrafi dağılımında metropoller öne çıktı. İstanbul, toplam tüketimin yaklaşık <strong>yüzde 23'ünü</strong> tek başına karşılayarak zirvede yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_bad2e95adb468466-44">İstanbul'u sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya takip etti. Bu 5 ilde tüketilen elektrik miktarı yaklaşık <strong>45 bin 311 megavatsaate</strong> ulaşarak Türkiye genelindeki toplam tüketimin yüzde 50'sinden fazlasını oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/elektrikli-arac-sarjinda-tum-zamanlarin-tuketim-rekoru-kirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/elektrikli-araclarin-sarj-tuketimi-yilin-ilk-yarisinda-yuzde-1535-artti.png" type="image/jpeg" length="16430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Büyükelçisi Barrack'tan İsrail-Türkiye uyarısı: "Doğrudan askeri çatışma riski var"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-buyukelcisi-barracktan-israil-turkiye-uyarisi-dogrudan-askeri-catisma-riski-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-buyukelcisi-barracktan-israil-turkiye-uyarisi-dogrudan-askeri-catisma-riski-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in İdlib'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği hava saldırısının Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri çatışma riski barındırdığını açıkladı. Barrack, bölgedeki gerilimi düşürmek için Türkiye'nin de dahil edilebileceği çok dilli bir kriz mekanizması önerdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail'in <i>The Jerusalem Post</i> gazetesine konuşan Tom Barrack, İsrail savaş uçaklarının Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na gerçekleştirdiği 8 ayrı hava saldırısının ardından bölgede tırmanan tansiyonu değerlendirdi.</p>

<h3><strong>"Olaylar ciddi ve endişe verici"</strong></h3>

<p>Saldırının bölgesel bir krizi tetikleme potansiyeline dikkat çeken Büyükelçi Barrack, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dün yaşanan olaylar ciddi ve endişe vericiydi. Saldırı, Türkiye-Suriye ile İsrail arasında doğrudan askeri çatışma riski barındırıyor. Ancak can kaybı yaşanmaması ve durumun tırmanmaması bizi rahatlattı."</i></p>
</blockquote>

<p>İsrail-Suriye arasındaki çatışma önleme mekanizmasının yeniden devreye alınması için gizli diplomatik temasların sürdüğünü belirten Barrack, <i>"Türkiye, doğrudan veya dolaylı olarak bu sürece davet edilebilir"</i> diyerek; Türkçe, Arapça, İngilizce ve İbranice dillerine hakim personelin 24 saat esasıyla görev yapacağı ortak bir koordinasyon birimi kurulmasını önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Suriye radarları İsrail için tehdit değil"</strong></h3>

<p>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın İsrail'e yönelik saldırgan bir tutumu bulunmadığını ve yalnızca ülke egemenliğini korumayı amaçladığını belirten Barrack, Şam Havalimanı'na kurulan radar sistemlerine ilişkin Tel Aviv'in iddialarına karşı çıktı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Suriye'nin güvenli ve güvenilir bir iç havacılık sistemini sürdürebilmesi, işlevsel bir sivil radar kapsama alanına bağlıdır. Bu teknik gerekliliğin bir güvenlik sorunu teşkil etmediğine ve daha fazla görüşmenin konuyu herkesin memnuniyetine uygun şekilde netleştirmeye yardımcı olabileceğine inanmaya devam ediyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>ABD'nin Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi düşürmek ve kontrolsüz bir tırmanışın önüne geçmek istediğini vurgulayan Barrack, <i>"Başkan Donald Trump'ın planı, gerekli alan ve destek sağlandığı takdirde başarıya ulaşabilecek uygulanabilir bir yol sunmaktadır"</i> dedi.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyinde İdlib ilinin doğusunda yer alan ve atıl durumda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 ayrı hava saldırısı düzenlemiş; saldırılarda pist ve hangardaki kullanılmayan bir yapı hedef alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-buyukelcisi-barracktan-israil-turkiye-uyarisi-dogrudan-askeri-catisma-riski-var</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/trump-duyurdu-tom-barrackin-gorev-alani-genisletildi.jpg" type="image/jpeg" length="92681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanı çıktı mı? Altı Üstü İstanbul 11. bölüm ne zaman yayınlanacak, nereden izlenir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alti-ustu-istanbul-11-bolum-fragmani-cikti-mi-alti-ustu-istanbul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alti-ustu-istanbul-11-bolum-fragmani-cikti-mi-alti-ustu-istanbul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı, yeni bölüm ne zaman ekrana gelecek? ATV'nin sevilen dizisinin 10. bölümünde Esra'nın itirafıyla Ziyankâr'daki dengeler değişirken Uzay üzerindeki şüpheler arttı. Maç gününün yaklaşmasıyla birlikte Emir ve arkadaşları için yeni bir dönem başlarken, Uzay'ın yaptığı hamle Emir'i kritik bir kararın eşiğine getirdi. Peki 11. bölüm fragmanında hangi gelişmeler yaşanıyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ATV ekranlarında yayınlanan <strong>Altı Üstü İstanbul</strong> dizisinin 10. bölümü izleyiciyle buluşurken, bölümün ardından gözler yeni bölüm fragmanına çevrildi. Dizinin takipçileri özellikle Emir, Uzay ve arkadaşlarının yaşadığı gelişmelerin ardından “Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı?” sorusuna yanıt aramaya başladı.</p>

<p>Dizinin 10. bölümünün ardından <strong>11. bölüm fragmanı yayınlandı</strong>. Yeni bölüm tanıtımında Emir ile Uzay arasındaki gerilimin daha da yükseldiği görülürken, yaşanacak çatışmanın Ziyankâr'daki ilişkileri de etkileyeceği görülüyor. Fragmanda Emir'in Uzay'ın teklifini kabul etmeyerek ona saldırması dikkat çekiyor.</p>

<p>Yeni tanıtımda yaşanan bu olayın Emir'in arkadaşlarıyla arasındaki ilişkileri de zorlaştırdığı görülüyor. Böylece 10. bölümde başlayan gerilim, yeni bölümde daha büyük bir çatışmaya dönüşecek.</p>

<h2><strong>Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h2>

<p>Evet. <strong>Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanı yayınlandı.</strong> ATV'nin dizisine ilişkin yeni bölüm tanıtımında Emir ile Uzay arasında yaşanacak gerilime ilişkin önemli ipuçları yer alıyor.</p>

<p>Fragmanda Uzay'ın Emir'e yönelik bir teklif yaptığı görülürken, Emir bu teklifi kabul etmiyor. İki karakter arasındaki gerilim kısa sürede fiziksel bir çatışmaya dönüşüyor. Emir'in Uzay'a saldırmasının ardından ise genç adamın arkadaşlarıyla arasının açıldığı görülüyor.</p>

<p>Yeni bölüm fragmanı, 10. bölümde ortaya çıkan soru işaretlerinin devam edeceğini gösterirken özellikle Uzay'ın planları ve Emir'in vereceği kararın hikâyenin yönünü değiştirebileceğine işaret ediyor.</p>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul 11. bölüm ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Altı Üstü İstanbul'un yeni bölümü <strong>ATV yayın akışı doğrultusunda</strong> ekrana gelecek. Dizinin 10. bölümünün ardından 11. bölüm fragmanının yayınlanmasıyla birlikte izleyicilerin yeni bölümde yaşanacak gelişmelere ilişkin beklentisi de arttı.</p>

<p>Yeni bölümün yayın tarihi konusunda en güncel bilgi ATV'nin resmî yayın akışı üzerinden takip edilebilir. Dizinin yayın gününde veya saatinde değişiklik olması halinde kanalın duyurusu esas alınacak.</p>

<p>Özellikle fragmanın yayınlanmasının ardından dizinin takipçileri, Emir'in Uzay'a neden bu kadar sert tepki verdiğini ve bu hareketin arkadaş grubunda ne gibi sonuçlar doğuracağını araştırmaya başladı.</p>

<p><img alt="altı üstü istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144340.png" width="1222" /></p>

<h3><strong>10. bölümde Esra'nın itirafı dengeleri değiştirdi</strong></h3>

<p>Altı Üstü İstanbul'un 10. bölümünde hikâyenin merkezinde <strong>Esra'nın yaptığı itiraf</strong> yer aldı. Esra'nın açıkladığı gerçekler Ziyankâr'da dengeleri değiştirirken, Uzay üzerindeki şüphelerin de daha fazla yoğunlaşmasına neden oldu.</p>

<p>Emir ve arkadaşları, ortaya çıkan gelişmelerin ardından gerçeği anlamak için araştırmalarını sürdürdü. Yapılan araştırmaların yeni bölümde hangi sonuçlara ulaşacağı ise dizinin takipçileri tarafından merak ediliyor.</p>

<p>Esra'nın itirafıyla birlikte daha önce cevaplanmayan bazı sorular yeniden gündeme gelirken, karakterler arasındaki güven ilişkisi de sınanmaya başladı. Uzay'ın geçmişi ve yaşanan gelişmeler karşısındaki tavrı, hikâyenin önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Naz ve Sezen arasında geçmiş hesaplaşması</strong></h3>

<p>10. bölümde yalnızca Uzay ve Emir arasındaki gelişmeler değil, <strong>Naz ve Sezen arasındaki geçmiş hesaplaşması</strong> da öne çıktı.</p>

<p>Naz, Sezen'le geçmişe ilişkin bir yüzleşme yaşadı. Bu görüşmede öğrendiği bilgiler genç karakter üzerinde büyük bir etki bıraktı. Yaşadığı yıkımın ardından Naz'ın yanında olan isim ise Emir oldu.</p>

<p>Naz'ın öğrendiği gerçeklerin ilerleyen bölümlerde karakterlerin ilişkilerini nasıl etkileyeceği henüz netleşmezken, yaşanan yüzleşme dizinin hikâyesindeki geçmiş bağlantılarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Emir'in Naz'a destek olması ise iki karakter arasındaki bağın farklı bir boyut kazanmasına neden olurken, yeni bölüm fragmanında Emir'in başka bir çatışmanın merkezinde yer alması dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="altı üstü istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="628" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144000.png" width="1080" /></p>

<h3><strong>Uzay'ın üzerindeki baskı artıyor</strong></h3>

<p>10. bölümde yaşanan gelişmeler, <strong>Uzay'ın üzerindeki şüpheleri</strong> artırdı. Emir ve arkadaşlarının gerçeği araştırmaya başlaması, Uzay'ın hareket alanını daraltırken karakterin geçmişiyle ilgili soru işaretleri de büyüdü.</p>

<p>Öte yandan Uzay'ın annesinin son yaptıkları ve geçmişten gelen sorunlar, karakterin içinde bulunduğu durumu daha da zorlaştırdı. Uzay'ın bu baskı karşısında nasıl bir yol izleyeceği, 11. bölümün temel çatışmalarından biri olacak.</p>

<p>Fragmanda Emir ile Uzay'ın karşı karşıya gelmesi de bu gerilimin artık yeni bir aşamaya taşındığını gösteriyor. Emir'in Uzay'ın teklifini reddetmesinin ardından yaşanan saldırı, iki karakter arasındaki ilişkinin daha da sertleşmesine neden oluyor.</p>

<h3><strong>Uzay ve Melek planlarından vazgeçmedi</strong></h3>

<p>Bölüm boyunca yaşanan gelişmelere rağmen <strong>Uzay ve Melek kendi planlarını sürdürmeye devam etti</strong>. İkilinin attığı adımlar, Ziyankâr'daki dengelerin yeniden değişmesine neden olurken maç günü yaklaşırken olayların seyri de farklı bir noktaya taşındı.</p>

<p>Maç günü, karakterlerin planları açısından önemli bir dönüm noktası haline gelirken Hasan için bir araya gelen arkadaş grubu da yeni bir sınavla karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Uzay'ın maç günü yaptığı hamle Emir'i zor bir karar vermek zorunda bırakırken, 10. bölüm finali bu kararın yeni bölümde nasıl sonuçlanacağı sorusunu gündeme taşıdı.</p>

<p><img alt="altı üstü istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144324.png" width="1222" /></p>

<h3><strong>11. bölüm fragmanında Emir ve Uzay arasında ne olacak?</strong></h3>

<p>Yeni bölüm tanıtımında en fazla dikkat çeken gelişme <strong>Emir ile Uzay arasındaki karşılaşma</strong> oldu. Uzay'ın yaptığı teklifin Emir tarafından kabul edilmemesi sonrasında iki karakter arasında fiziksel bir kavga yaşanıyor.</p>

<p>Emir'in bu tepkisinin ardından arkadaşlarıyla arasının açılması, genç karakterin yeni bölümde yalnız kalma ihtimalini de gündeme getiriyor. Emir'in bir yandan Naz'a destek olmaya çalışırken diğer yandan Uzay'la yaşadığı gerilimle mücadele etmesi gerekecek.</p>

<p>Fragman, Emir'in vereceği kararın yalnızca kendisini değil, arkadaş grubundaki ilişkileri de etkileyebileceğini gösteriyor. Uzay'ın planlarıyla Emir'in gerçeği ortaya çıkarma çabası arasındaki mücadele ise hikâyenin ana eksenlerinden biri olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul'da yeni bölümde hangi gelişmeler yaşanacak?</strong></h3>

<p>11. bölüm fragmanında verilen ipuçlarına göre dizide birkaç farklı hikâye aynı anda ilerleyecek. Esra'nın itirafıyla başlayan süreç, Uzay hakkındaki şüphelerin daha da büyümesine neden olurken Emir'in aldığı tavır yeni bir çatışmayı beraberinde getirecek.</p>

<p>Naz'ın Sezen'le yüzleşmesinde öğrendiği bilgiler de karakterin yaşadığı değişimin devam etmesini sağlayacak. Emir'in Naz'a verdiği destek ise iki karakter arasındaki ilişki açısından önem taşıyor.</p>

<p>Diğer tarafta Uzay ve Melek'in planlarını sürdürmesi, Ziyankâr'daki dengelerin yeniden değişebileceğine işaret ediyor. Maç günü yaşanan olayların ardından Emir'in vereceği kararın ise arkadaş grubunun geleceği üzerinde etkili olması bekleniyor.</p>

<p>Böylece 10. bölümde ortaya çıkan sırlar ve çatışmalar, <strong>Altı Üstü İstanbul 11. bölümünde</strong> daha geniş bir hikâyeye dönüşecek.</p>

<p><img alt="altı üstü istanbul" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144356.png" width="1222" /></p>

<h3><strong>Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanı nereden izlenir?</strong></h3>

<p>Dizinin yeni bölüm tanıtımı ATV'nin yayın kanalları üzerinden izlenebiliyor. Ayrıca dizinin 11. bölüm fragmanına ATV'nin resmî YouTube kanalı üzerinden de ulaşılabiliyor.</p>

<p>Fragmanda yer alan sahneler yeni bölümün hikâyesine ilişkin ipuçları verse de bölümde yaşanacak gelişmelerin tamamı tanıtımda gösterilmiyor. Bu nedenle Emir'in Uzay'la yaşadığı çatışmanın nasıl sonuçlanacağı ve arkadaş grubunun bu olay karşısındaki tavrının ne olacağı yeni bölümde ortaya çıkacak.</p>

<p><strong>Altı Üstü İstanbul 11. bölüm fragmanında</strong> özellikle Emir ve Uzay arasındaki gerilim öne çıkarken, Esra'nın itirafıyla başlayan soruşturmanın da devam edeceği görülüyor. Naz'ın geçmişle yüzleşmesi, Uzay'ın planları ve maç günü yaşanan gelişmelerin ardından dizide yeni bölümün önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/6ZNRo5ovDHU?si=JBgSKuL5IGryvOHn" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alti-ustu-istanbul-11-bolum-fragmani-cikti-mi-alti-ustu-istanbul</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-23-144320.png" type="image/jpeg" length="96665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yenidoğanlarda yaz sıcaklığı tehlikesi: Sıvı kaybı ve sarılık uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yenidoganlarda-yaz-sicakligi-tehlikesi-sivi-kaybi-ve-sarilik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yenidoganlarda-yaz-sicakligi-tehlikesi-sivi-kaybi-ve-sarilik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem, yaz aylarında artan sıcaklıkların yenidoğan bebeklerde sıvı kaybı (dehidratasyon) riskini yükselttiğini belirterek aileleri uyardı. Öktem, fazla giydirme ve yetersiz beslenmenin sıvı kaybını hızlandırdığını, bu durumun sarılık riskini de tetikleyebileceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yenidoğan bebeklerde vücut sıvısı dengesinin yetişkinlere kıyasla çok daha hassas olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ahmet Öktem; fazla giydirme, yetersiz beslenme, emzirme sorunları, kusma ve ishal gibi etkenlerin ciddi klinik tablolara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Evde dikkat edilmesi gereken belirtiler</strong></h2>

<p>Bebeklerde sıvı kaybına işaret eden kritik bulguları sıralayan Doç. Dr. Öktem, ailelerin özellikle idrar takibi yapması gerektiğini belirtti. Oktem, <strong>6 saatten uzun süre idrar çıkışının olmaması</strong>, idrarın miktar olarak azalması ve koyu renkli olması, ağız kuruluğu, tükürük miktarında azalma ve ağlarken gözyaşının akmaması, ön bıngıldakta belirgin çöküklük ve cilt elastikiyetinin kaybolması, halsizlik, belirgin uyku hali ya da aşırı huzursuzluk bulgularına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. </p>

<p>İleri derece sıvı kayıplarında yalnızca beslenmenin yetersiz kalabileceğini hatırlatan Öktem, bu tür durumlarda damar yoluyla serum tedavisi gerekebileceğini ve zaman kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurulması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>"Oda sıcaklığı 22-24 derece, vücut ısısı 36,5-37,5 olmalı"</strong></h3>

<p>Yaz aylarında bebek bakımında yapılan en yaygın hatalardan birinin aşırı giydirme olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Öktem, ortam ve vücut ısısı yönetimine ilişkin şu kuralları aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Yaz günlerinde oda sıcaklığı 22-24 derece arasında tutulmalı. Klima veya vantilatörle ortam havalandırılabilir ancak hava akımı doğrudan bebeğe temas etmemeli. Genel kuralımız, anne ve babanın evde giydiğinin yaklaşık bir kat fazlasının bebeğe giydirilmesidir.</p>

<p>Ailelerin bebeğin vücut sıcaklığını yalnızca el ve ayaklarına dokunarak değerlendirmesi yanıltıcıdır; dolaşım tam gelişmediği için bu bölgeler soğuk hissedilebilir. Bebeğin üşüdüğü zannedilerek kat kat giydirilmesi sıvı kaybına yol açar. Ölçümler termometreyle yapılmalı, göğüs ve ense kontrol edilmelidir. Yenidoğan bir bebeğin ideal vücut ısısı 36,5 ile 37,5 derece arasında olmalıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Sıvı kaybı sarılık riskini artırıyor</strong></h3>

<p>Sıvı alımındaki düşüşün doğrudan boşaltım sistemini etkilediğine işaret eden Öktem, <i>"Sıvı alımı azaldığında bebeğin idrar ve kaka çıkışı da azalır. Bu durum, vücuttaki bilirubinin atılmasını güçleştirerek sarılığın derinleşmesine neden olabilir. Bebeklerin en geç 2-3 saatte bir düzenli beslendiğinden ve yeterli süt aldığından emin olunmalıdır"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yenidoganlarda-yaz-sicakligi-tehlikesi-sivi-kaybi-ve-sarilik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-8a128c27cfba7476ce68b662e0849882-2.webp" type="image/jpeg" length="16424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[250 bin TL evlilik kredisi kimlere veriliyor? Evlilik kredisi başvuru şartları neler? Faizsiz kredi için yaş sınırı kaç?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/250-bin-tl-evlilik-kredisi-kimlere-veriliyor-evlilik-kredisi-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/250-bin-tl-evlilik-kredisi-kimlere-veriliyor-evlilik-kredisi-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evlilik kredisi başvuru şartları güncellenirken Aile ve Gençlik Fonu kapsamında sağlanan faizsiz kredi tutarı yaş gruplarına göre 200 bin ve 250 bin TL olarak uygulanıyor. Gelir şartında da değişikliğe gidilerek son 6 aylık ortalama gelir sınırı asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına çıkarıldı. Peki 250 bin TL evlilik kredisi kimlere veriliyor, gelir hesabı nasıl yapılıyor, başvurular nereden gerçekleştiriliyor ve geri ödeme şartları neler?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlenecek gençlere sağlanan <strong>faizsiz evlilik kredisi</strong> için uygulanan şartlarda 2026 yılı itibarıyla önemli değişiklikler yapıldı. Destek kapsamında kredi tutarı yaş gruplarına göre 200 bin TL ve 250 bin TL olarak belirlenirken, başvuru sahiplerinin gelirine ilişkin sınır da genişletildi.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, başvuru sırasında eşlerin her ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde kredi tutarı <strong>250 bin TL</strong> olarak uygulanıyor. Eşlerden en az birinin 26-29 yaş aralığında olması durumunda ise destek tutarı <strong>200 bin TL</strong> oluyor. Gelir değerlendirmesinde dikkate alınan son 6 aylık ortalama gelir sınırı da asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına yükseltildi.</p>

<p>Destek, Aile ve Gençlik Fonu'nun “Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi” kapsamında uygulanıyor. Bakanlığın güncel e-hizmet sayfasında da başvuruların e-Devlet üzerinden alınabildiği, değerlendirme, onay, eğitim ve ödeme süreçlerinin sistem üzerinden takip edildiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>250 bin TL evlilik kredisi kimlere veriliyor?</strong></h2>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında kredi miktarı başvuru tarihindeki yaş durumuna göre belirleniyor. <strong>Her iki eş adayının da 18-25 yaş arasında olması halinde 250 bin TL faizsiz kredi</strong> uygulanıyor.</p>

<p>Eşlerden en az birinin 26-29 yaş aralığında bulunması halinde ise kredi tutarı <strong>200 bin TL</strong> olarak belirleniyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2026 yılı için yapılan düzenlemeyle bu tutarları artırarak daha yüksek kredi desteği sağlamaya başladı.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre yaş gruplarına göre kredi tutarları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Her iki eş 18-25 yaş arasında:</strong> 250 bin TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eşlerden en az biri 26-29 yaş arasında:</strong> 200 bin TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Buradaki yaş değerlendirmesi başvuru sırasında dikkate alınıyor. Bakanlık tarafından yayımlanan uygulama duyurusunda 18-25 yaş grubunun “26 yaşını doldurmamış” gençleri kapsadığı da belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" bo="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/e-v-l-i-l-i-k.jpg" /></p>

<h3><strong>Evlilik kredisi gelir sınırı ne kadar oldu?</strong></h3>

<p>Evlilik kredisi başvurularında yapılan önemli değişikliklerden biri de gelir şartında gerçekleşti. Önceki uygulamada çiftlerin başvurudan önceki son 6 aylık gelir ortalamasının <strong>asgari ücretin 2,3 katını aşmaması</strong> şartı bulunuyordu.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle bu sınır <strong>asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı</strong>. Böylece gelir şartı açısından başvuru kapsamının genişletilmesi hedeflendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, değişikliğin daha fazla genç çiftin fondan yararlanabilmesi amacıyla yapıldığını açıkladı.</p>

<p>Gelir değerlendirmesinde yalnızca tek bir maaş kalemi üzerinden hareket edilmiyor. Başvurunun değerlendirilmesinde çiftlerin son 6 aylık gelir durumuna ilişkin kriterler esas alınıyor. Bu nedenle başvuru yapacak çiftlerin kendi gelir durumlarını güncel şartlara göre değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Evlilik kredisi geri ödeme şartları nasıl?</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında onaylanan evlilik kredisi <strong>48 ay vadeli</strong> olarak sunuluyor. Bunun ilk <strong>24 ayında geri ödeme yapılmıyor</strong>. Böylece kredi kullanan çiftlere iki yıllık geri ödemesiz dönem tanınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın güncel açıklamalarında kredi desteğinin 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz şekilde uygulandığı belirtiliyor. Geri kalan dönemde kredi faizsiz olarak taksitler halinde ödeniyor.</p>

<p>Bu uygulama, evlilik sonrasında çiftlerin ilk yıllarda karşılaşabileceği masraflar dikkate alınarak geri ödeme yükünün başlangıçta ertelenmesini sağlıyor.</p>

<h3><strong>Çocuk sahibi olan çiftlere ödeme kolaylığı</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu'nda çocuk sahibi olan çiftler için de geri ödeme kolaylığı bulunuyor. <strong>48 aylık kredi dönemi içerisinde çocuk sahibi olan çiftlerin geri ödemeleri, talep etmeleri halinde her çocuk için 12 aya kadar ertelenebiliyor.</strong></p>

<p>Bakanlığın bazı açıklamalarında çocuk sayısına bağlı olarak farklı kolaylıkların uygulanmasına ilişkin ayrıntılar da paylaşılmış durumda. Haziran 2026 tarihli bir il müdürlüğü duyurusunda ilk çocukta 12 aylık, ikinci çocukta ise kalan borcun hibe edilmesine yönelik uygulama bilgisi yer alıyor. Ancak bu nedenle başvuru sahiplerinin kendi durumlarına uygulanacak güncel ödeme ve erteleme koşullarını başvuru sistemi ile Bakanlığın resmî duyurularından kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla çocuk sahibi olan çiftlerin yalnızca kredi tutarına değil, geri ödeme döneminde ortaya çıkabilecek erteleme imkanlarına ilişkin güncel kurallara da dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Evlilik Işlemleri" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/evlilik-islemleri.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Evlilik kredisi başvuru şartları neler?</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında kredi desteğinden yararlanmak isteyen çiftlerin proje kapsamında belirlenen şartları taşıması gerekiyor. Başvuruların değerlendirilmesinde yaş, gelir, ikamet ve taşınmaz sahipliği gibi kriterler dikkate alınıyor.</p>

<p>Başvuru sürecinde öne çıkan temel kriterler arasında şunlar bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ve Türkiye'de ikamet etmek,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru tarihinde belirlenen yaş şartlarını taşımak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çiftlerin son 6 aylık gelir ortalamasının belirlenen gelir sınırını aşmaması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Belirlenen şartlara göre taşınmaz sahibi veya hissedarı olmamak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru sırasında evlilik tarihine ilişkin belirlenen süre şartını karşılamak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmetlerine katılmayı kabul etmek,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Proje kapsamında belirlenen diğer başvuru koşullarını yerine getirmek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru şartlarının tamamı, güncel uygulama ve başvuru kılavuzu üzerinden kontrol edilmeli. Bakanlığın Aile ve Gençlik Fonu sayfasında proje hakkında başvuru kılavuzu ve duyuruların yayımlandığı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Evlilik kredisi başvurusu nereden yapılır?</strong></h3>

<p><strong>Aile ve Gençlik Fonu başvuruları e-Devlet üzerinden gerçekleştiriliyor.</strong> Bakanlığın açıklamasına göre başvurular ayrıca Aile ve Gençlik Fonu'nun internet sitesi üzerinden de başvuru ekranına yönlendirilerek yapılabiliyor.</p>

<p>Başvuru sürecinde eş adaylarının sistemdeki işlemleri tamamlaması gerekiyor. Başvurunun ardından şartları taşıyan çiftlerin başvuruları değerlendirmeye alınıyor. Uygun bulunan çiftler için eğitim ve danışmanlık süreci ile kredi ödeme aşamaları devam ediyor.</p>

<p>Başvuru ve süreç takibi için:</p>

<p><a href="https://ailegenclikfonu.aile.gov.tr" rel="nofollow">Aile ve Gençlik Fonu resmî başvuru ve bilgi sayfası</a></p>

<p>Ayrıca Bakanlığın e-hizmet sayfasında, değerlendirme, onay, eğitim ve ödeme süreçlerinin takip edilebildiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Evlilik-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/evlilik-2.webp" width="863" /></p>

<h3><strong>Evlilik kredisi ne zaman ödeniyor?</strong></h3>

<p>Kredi başvurusunun onaylanması tek başına ödemenin hemen yapılacağı anlamına gelmiyor. Başvuru sürecinde gerekli şartların yerine getirilmesi, eğitim ve danışmanlık sürecinin tamamlanması ve evlilik sonrasında gerekli bildirimin yapılması gerekiyor.</p>

<p>Bakanlığın açıklamalarına göre kredi desteği, başvurusu onaylanan çiftlerin gerekli süreçleri tamamlamasının ardından uygulanıyor. Aile ve Gençlik Fonu'nun güncel sisteminde başvuru değerlendirmesi, onay, eğitim ve ödeme aşamalarının takip edilmesi mümkün.</p>

<p>Bu nedenle başvuru sahiplerinin yalnızca başvurunun kabul edilip edilmediğini değil, sistemdeki sonraki işlem adımlarını da düzenli şekilde kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Evlilik kredisinden kaç kez yararlanılabilir?</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamındaki evlilik kredisi desteği, aynı çift için sürekli kullanılabilen bir kredi türü değil. Proje kapsamında destekten <strong>bir kez yararlanılabiliyor</strong>.</p>

<p>Bu nedenle başvuru yapacak çiftlerin yaş ve gelir şartları başta olmak üzere tüm kriterleri başvuru öncesinde kontrol etmesi önem taşıyor. Yanlış veya eksik bilgiyle yapılan başvuruların değerlendirme sürecinde sorun yaşanmaması için resmî başvuru kılavuzunun esas alınması gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026'da evlilik kredisi şartlarında hangi değişiklikler yapıldı?</strong></h3>

<p>2026 yılı itibarıyla uygulamanın en önemli değişiklikleri kredi tutarı ve gelir kriterinde görüldü. Bakanlığın açıklamasına göre 18-25 yaş grubundaki çiftler için kredi tutarı <strong>250 bin TL'ye</strong>, 26-29 yaş grubundaki gençler için ise <strong>200 bin TL'ye </strong>yükseltildi.</p>

<p>Aynı düzenlemeyle son 6 aylık gelir değerlendirmesinde kullanılan sınır da asgari ücretin 2,3 katından <strong>2,5 katına </strong>çıkarıldı. Ayrıca 48 aylık dönem içerisinde çocuk sahibi olan çiftler için her çocukta 12 aya kadar geri ödeme ertelemesi imkanı getirildi.</p>

<p>Bakanlığın Ağustos 2026'da yayımlanan Aile ve Gençlik Fonu sayfasında da projenin güncel başvuru, duyuru ve ödeme süreçlerinin sistem üzerinden takip edilebildiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Evlilik-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/02/evlilik-1.jpeg" width="864" /></p>

<p>Sonuç olarak <strong>250 bin TL faizsiz evlilik kredisi</strong>, başvuru sırasında her iki eşin de 18-25 yaş arasında olması halinde uygulanıyor. Eşlerden en az birinin 26-29 yaş aralığında bulunması durumunda kredi tutarı 200 bin TL olarak belirleniyor. Gelir şartında ise son 6 aylık ortalama gelir için asgari ücretin 2,5 katı sınırı uygulanıyor. Başvurular e-Devlet üzerinden ve Aile ve Gençlik Fonu'nun resmî internet sitesi aracılığıyla yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/250-bin-tl-evlilik-kredisi-kimlere-veriliyor-evlilik-kredisi-basvuru</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/2025-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi-evlilik-oranlari-duserken-bosanmalar-artti.jpg" type="image/jpeg" length="46821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper El Nino alarmı: 1950'den bu yana yaşanacak en güçlü hava olayına dair merak edilen 10 soru]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/super-el-nino-alarmi-1950den-bu-yana-yasanacak-en-guclu-hava-olayina-dair-merak-edilen-10-soru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/super-el-nino-alarmi-1950den-bu-yana-yasanacak-en-guclu-hava-olayina-dair-merak-edilen-10-soru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), sonbahar ve kış aylarında "çok güçlü" bir El Nino yaşanma ihtimalinin yüzde 90'ı aştığını, yüzde 69 olasılıkla da 1950'den bu yana kaydedilen en şiddetli hava olayının gerçekleşeceğini duyurdu. Peki El Nino nedir? Türkiye El Nino'dan nasıl etkilenecek? İşte El Nino'ya dair merak edilenler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), sonbahar ve kış mevsimlerinde çok güçlü bir El Nino yaşanma ihtimalinin yüzde 90'dan fazla olduğunu, 1950'den bu yana kaydedilen en güçlü El Nino olma olasılığının ise yüzde 69 seviyesinde bulunduğunu açıkladı. Küresel iklimi ve ekonomileri sarsmaya hazırlanan meteorolojik olayın detayları 10 başlıkta derlendi.</p>

<h3><strong>El Nino nedir?</strong></h3>

<p>İspanyolca "erkek çocuk" anlamına gelen El Nino, ekvatoral Pasifik’in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla gelişen küresel bir hava olayıdır. NOAA, bu bölgedeki (Nino 3.4) okyanus sıcaklığının 5 ardışık 3 aylık dönem boyunca normalin 0,5 derece üzerinde kalması durumunda El Nino koşullarının oluştuğunu kabul etmektedir.</p>

<h3><strong>Mevcut El Nino ne zaman başladı ve ne kadar sürecek?</strong></h3>

<p>2 ila 7 yılda bir meydana gelen ve ortalama 1 yıl süren El Nino döngüsünde son süreç haziran ayında resmen başladı. Pasifik’teki deniz suyu sıcaklığının kasım-aralık-ocak döneminde zirve yapması beklenirken, koşulların 2027'nin ilkbahar aylarında kademeli olarak zayıflayacağı öngörülüyor.</p>

<h3><strong>2026-27 El Nino'sunu geçmiştekilerden farklı kılan ne?</strong></h3>

<p>Deniz suyu sıcaklığının normallerin 2 derece üzerine çıktığı dönemler "Çok güçlü El Nino" veya "Süper El Nino" (1982-83, 1997-98, 2015-16 gibi) olarak adlandırılıyor. Geçtiğimiz temmuz ayında suların normalden 2 derece sıcak olduğu tespit edilirken, bu anomalinin ekim-kasım-aralık döneminde 2,5 derecenin üzerine çıkması bekleniyor. Bu tablo, mevcut olayın yalnızca bir Süper El Nino olmakla kalmayıp, yüzde 69 ihtimalle tarihin en güçlüsü olacağını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Hava sıcaklıklarını ve aşırı olayları nasıl tetikliyor?</strong></h3>

<p>Güçlü bir El Nino, küresel ortalama sıcaklığı 0,2 derece artırıyor. Yeryüzünün üçte birini kaplayan Pasifik'te ısınan deniz yüzeyi buharlaşmayı artırarak atmosfere devasa miktarda ısı ve su buharı yüklüyor. Bu durum bazı bölgelerde aşırı sıcaklara, bazılarında ise şiddetli fırtına ve yağış sistemlerine yol açıyor. Batı Pasifik'teki normal yağış düzeni doğuya kayarak binlerce kilometre uzaktaki jet akımlarını ve basınç dengelerini değiştiriyor.</p>

<h3><strong>Hangi bölgeler en fazla etkilenecek?</strong></h3>

<p>Tropikal kuşakta en şiddetli şekilde hissedilen El Nino'nun olası coğrafi etkileri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Peru ve Ekvador:</strong> Aşırı yağış, sel, heyelan ve kıyı taşkınları</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güney Afrika, Kolombiya, Endonezya ve Avustralya:</strong> Şiddetli kuraklık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hindistan:</strong> Muson yağmurlarında azalma</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ABD:</strong> Güneyde yağışlı, kuzeyde sıcak koşullar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Brezilya:</strong> Güneyde sel, kuzeyde kuraklık</p>

 <p></p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Tarım, orman yangınları ve gıda güvenliği tehlikede</strong></h3>

<p>Sıcaklık artışına bağlı olarak orman yangını riskleri tırmanırken, asıl büyük darbe tarımsal üretime vuruluyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Güney ve Güneydoğu Asya, Orta Amerika, Karayipler, Sahel ve Güney Afrika'da kuraklık riskinin yüzde 50'yi aştığını duyurdu. Dünya Gıda Programı (WFP), güçlenen bu tablonun 2027 sonuna kadar en az 49 milyon kişiyi akut gıda güvensizliğine sürükleyebileceği uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Küresel Ekonomiye Trilyonlarca Dolarlık Fatura</strong></h3>

<p>Geçmişteki örnekler, El Nino'nun küresel ekonomiye trilyonlarca dolar kaybettirdiğini ortaya koyuyor. Dartmouth College'ın <i>Science</i> dergisinde yayımlanan 2023 tarihli çalışmasına göre, 1997-98'deki El Nino takip eden 5 yıl içinde küresel gelirde yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık kayba yol açmıştı.</p>

<h3><strong>Türkiye El Nino'dan nasıl etkilenecek?</strong></h3>

<p>Türkiye, El Nino'nun doğrudan en sert etkilerinin görüldüğü hat üzerinde yer almıyor; ancak Akdeniz havzası genel olarak bu dönemlerde daha sıcak ve kurak bir sonbahar-kış eğilimi sergiliyor. Uzmanlar, bu durumun Türkiye'de sıcaklık anomalilerinin sürmesine ve uzayan yangın sezonu sebebiyle orman yangını riskinin artmasına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>El Nino ile La Nina arasındaki fark nedir?</strong></h3>

<p>El Nino'nun tam zıt fazı olan "La Nina" (kız çocuğu), ekvatoral Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin altına inmesiyle oluşuyor ve küresel sıcaklıkları düşürme eğilimi gösteriyor. Bu iki zıt döngü arasında her zaman doğrudan geçiş olmuyor; aralarda nötr doğal hava koşulları da hakim olabiliyor.</p>

<h3><strong>İklim Değişikliği ile Bağlantısı Var mı?</strong></h3>

<p>Bilim dünyasında iklim krizi ile El Nino'nun şiddeti arasında doğrudan bir fikir birliği tam olarak sağlanmasa da son araştırmalar küresel ısınmanın bu olayları tetiklediğini gösteriyor. Imperial College London tarafından yapılan bir çalışma, El Nino kaynaklı deniz yüzeyi sıcaklık aşırılıklarının 1960 öncesi seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 10 oranında güçlendiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/super-el-nino-alarmi-1950den-bu-yana-yasanacak-en-guclu-hava-olayina-dair-merak-edilen-10-soru</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-19t114355683.jpg" type="image/jpeg" length="23176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hac yedek kontenjan sorgulama nasıl yapılır? 2027 hac boş kontenjan başvurusu ne zaman? Diyanet hac ek kayıt takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hac-yedek-kontenjan-sorgulama-nasil-yapilir-2027-hac</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hac-yedek-kontenjan-sorgulama-nasil-yapilir-2027-hac" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 hac boş kontenjan başvuruları ne zaman başlayacak, ek kayıt hakkı bulunan adaylar hangi tarihlerde işlem yapabilecek? Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan takvime göre hac kesin kayıt döneminin tamamlanmasının ardından boş kalan kontenjanlar için yeni bir süreç başlayacak. Peki hac yedek sırası bulunan adaylar ek kayıtlarını nasıl yapacak, başvuru tarihleri ne zaman sona erecek ve e-Devlet hac sorgulama işlemi nasıl gerçekleştirilecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027 yılı hac organizasyonunda kesin kayıt sürecinin tamamlanmasının ardından gözler <strong>hac boş kontenjan başvuruları </strong>için belirlenen tarihlere çevrildi. Hac kurasında sırası bulunan ancak kesin kayıt döneminde kayıt yaptıramayan adaylar, boş kalan kontenjanlardan yararlanabilmek için uygulanacak ek kayıt takvimini araştırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından paylaşılan takvime göre 2027 hac organizasyonunda kesin kayıt işlemleri 30 Temmuz-18 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.</p>

<p>Kesin kayıt süresinin sona ermesiyle birlikte kullanılmayan kontenjanların belirlenmesi ve bunların kura sıralamasına göre değerlendirilmesi için yeni aşamaya geçilecek. <strong>2027 hac boş kontenjanları için ek kayıt süreci 24 Ağustos 2026'da başlayacak ve 1 Eylül 2026'da sona erecek.</strong></p>

<p>Bu süreç özellikle hac kurasında yedek sırada bulunan adaylar açısından önem taşıyor. Kesin kayıtların tamamlanmasının ardından oluşabilecek boşlukların mevcut kura sıralaması dikkate alınarak doldurulması planlanıyor.</p>

<h2><strong>Hac boş kontenjan başvuruları ne zaman?</strong></h2>

<p>Diyanet'in açıkladığı takvime göre <strong>2027 hac boş kontenjanları için ek kayıt işlemleri 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü başlayacak.</strong> Adaylara verilen süre 1 Eylül 2026 Salı günü sona erecek.</p>

<p>Böylece kesin kayıt döneminde kullanılmayan kontenjanların değerlendirilmesi için yaklaşık bir haftalık ek kayıt takvimi uygulanacak. Hac kurasında yedek durumda bulunan adayların bu tarihler arasında yapılacak duyuruları takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Ek kayıt sürecinde hangi adayların boş kontenjanlardan yararlanabileceği, daha önce gerçekleştirilen hac kurasında oluşan sıralama üzerinden belirlenecek. Bu nedenle yedek sırası bulunan adayların kura sonuçlarındaki durumlarını ve kendilerine tanımlanan hakları resmî kanallardan kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="hac" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-0f40844502ce39a5e805c1a98d7f60c0jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Hac kesin kayıtları ne zaman sona erdi?</strong></h3>

<p>2027 yılı hac organizasyonunda kesin kayıt dönemi <strong>18 Ağustos 2026 itibarıyla tamamlandı</strong>. Kesin kayıt hakkı elde eden adaylara işlemlerini gerçekleştirmeleri için 30 Temmuz'dan itibaren süre tanındı.</p>

<p>Bu dönemde kayıt işlemlerini tamamlayan adayların hac organizasyonundaki yerleri kesinleşirken, kayıt hakkı bulunduğu halde çeşitli nedenlerle işlem yapmayan adaylardan kalan kontenjanların durumu da ek kayıt aşamasında ele alınacak.</p>

<p>Kesin kayıt döneminin sona ermesi, hac kurası sürecinin tamamen bittiği anlamına gelmiyor. Boş kalan kontenjanların değerlendirilmesi için yedek sırası bulunan adayların dikkate alınacağı yeni aşama 24 Ağustos'ta başlayacak.</p>

<h3><strong>Boş kontenjanlar kimlere verilecek?</strong></h3>

<p>2027 hac organizasyonunda boş kalan kontenjanların değerlendirilmesinde <strong>daha önce gerçekleştirilen hac kurasında oluşan sıralama</strong> esas alınacak.</p>

<p>Bu nedenle ek kayıt döneminde yeniden genel bir hac kurası yapılması beklenmiyor. Kesin kayıt sürecinde yerini kullanmayan adayların oluşturduğu boşluklar, mevcut kura sırasındaki adayların durumuna göre değerlendirilecek.</p>

<p>Hac kurasında yedek sırada bulunan adaylar açısından burada kritik nokta, yalnızca kura sonucunun değil, ek kayıt dönemindeki resmî duyuruların da takip edilmesi. Kontenjan sayısı kesin kayıtların tamamlanmasının ardından netleşeceğinden, hangi sıradaki adayların kayıt hakkı elde edeceği de boş kontenjanların miktarına bağlı olacak.</p>

<p>Bu nedenle yedek durumdaki adayların sosyal medya paylaşımları veya resmî olmayan listeler yerine Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan bilgileri esas alması gerekiyor.</p>

<p><img alt="hac-4" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-e24ff240950f0445b47ad589eb6bd820jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2027 hac yedek sırası nasıl takip edilir?</strong></h3>

<p>Hac kurasında kesin kayıt hakkı elde edemeyen veya yedek durumda bulunan adaylar, kendilerine ilişkin kayıt ve kura bilgilerini <strong>e-Devlet Kapısı</strong> üzerinden takip edebiliyor.</p>

<p>Adayların sorgulama yaparken kullandıkları bilgilerin güncel olması ve resmî sistemlerde yer alan sonuçların esas alınması gerekiyor. Ek kayıt hakkı elde edilip edilmediğine ilişkin bilgiler de Diyanet'in açıklamaları doğrultusunda takip edilecek.</p>

<p><strong>2027 hac boş kontenjan sorgulama ekranına</strong> aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşılabilir:</p>

<p><a href="https://hac.gov.tr/HacDurumSorgulama/HacDurumSorgulama.aspx" rel="nofollow">2027 Hac Durum Sorgulama – Diyanet</a></p>

<p>Adaylar, sistem üzerinden kendi hac durumlarını kontrol ederek kura ve kayıt sürecindeki konumları hakkında bilgi edinebilir.</p>

<h3><strong>Hac ek kayıtlarında yeni kura çekilecek mi?</strong></h3>

<p>2027 hac ek kayıt sürecinde temel alınacak kriter, daha önce yapılan kura sonucunda oluşan sıralama olacak. Dolayısıyla boş kontenjanların dağıtımı için yeni bir kura çekilmesi yerine mevcut sıralamanın kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Bu uygulamada kesin kayıt döneminin ardından ortaya çıkan boşlukların sayısı önem taşıyor. Boş kontenjan sayısı arttıkça yedek sıralamasında daha geride bulunan adayların da kayıt hakkı elde etme ihtimali bulunabilecek. Ancak hangi sıraya kadar işlem yapılacağı, kesin kayıtların ardından ortaya çıkacak kontenjan durumuna göre netleşecek.</p>

<p>Bu nedenle adayların yalnızca “yedek sıradayım” bilgisine bakarak kesin kayıt hakkı kazandığını düşünmemesi gerekiyor. Kayıt hakkının resmî sistem ve Diyanet duyuruları üzerinden doğrulanması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hac ek kayıtları hangi tarihte sona erecek?</strong></h3>

<p>Diyanet tarafından açıklanan takvime göre <strong>2027 hac ek kayıt süreci 1 Eylül 2026 Salı günü sona erecek.</strong> Bu tarihten sonra boş kontenjanlara ilişkin işlemlerde yeni bir takvim veya duyuru yayımlanıp yayımlanmadığının yine Başkanlığın resmî kanallarından kontrol edilmesi gerekecek.</p>

<p>Adayların ek kayıt süresini kaçırmamak için 24 Ağustos'tan itibaren kayıt durumlarını düzenli şekilde kontrol etmesi önem taşıyor. Özellikle yedek sıralamasında bulunan kişiler için bu dönem, kesin kayıt döneminde kullanılmayan kontenjanlardan yararlanabilmek açısından belirleyici olacak.</p>

<p><img alt="hac-5" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-50c30a7359bcd7ccc6bd8db0c5104a22jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2027 hac sürecinde adayların dikkat etmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Hac organizasyonunda kayıt hakkı bulunan adayların işlem tarihlerini takip etmesi kadar, bilgilerini resmî kaynaklardan doğrulaması da önem taşıyor. Ek kayıt döneminde adayların özellikle şu başlıklara dikkat etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>24 Ağustos 2026:</strong> Hac boş kontenjanları için ek kayıt süreci başlayacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1 Eylül 2026:</strong> Ek kayıt süreci sona erecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hac kurasında oluşan sıralama boş kontenjanların değerlendirilmesinde esas alınacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adaylar kayıt ve kura durumlarını resmî sistemlerden kontrol edecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ek kayıt hakkına ilişkin güncel duyurular Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından takip edilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Resmî olmayan sosyal medya listeleri yerine kurumun açıkladığı bilgiler esas alınacak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle yedek sırası bulunan adayların kendileri için açıklanan kayıt durumunu kontrol etmesi gerekiyor. Boş kontenjanların sayısı kesin kayıtların tamamlanması sonrasında ortaya çıkacağından, ek kayıt hakkı elde edecek adayların sıralaması da bu tabloya göre şekillenecek.</p>

<h3><strong>Hac boş kontenjan sürecinde sıradaki aşama ne?</strong></h3>

<p>2027 hac organizasyonunda kesin kayıt dönemi tamamlandıktan sonra sıradaki aşama, kullanılmayan kontenjanların belirlenmesi ve yedek sıralamasına göre değerlendirilmesi olacak. <strong>24 Ağustos'ta başlayacak ek kayıt süreci 1 Eylül'de tamamlanacak.</strong></p>

<p>Bu tarihler arasında hac kurasında yedek durumda bulunan adayların kayıt durumlarını takip etmesi gerekiyor. Ek kayıt hakkı elde eden adaylar için uygulanacak işlemlerin ayrıntıları da Diyanet'in resmî duyuruları üzerinden netleşecek.</p>

<p>Sonuç olarak <strong>2027 hac boş kontenjan başvuruları 24 Ağustos 2026'da başlayacak ve 1 Eylül 2026'da sona erecek. </strong>Kesin kayıt sürecinde kullanılmayan kontenjanların doldurulmasında mevcut hac kura sıralaması esas alınacak. Hac kurasında yedek durumda bulunan adayların, kendileriyle ilgili gelişmeleri e-Devlet ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmî kanallarından takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hac-yedek-kontenjan-sorgulama-nasil-yapilir-2027-hac</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-2a4f667c9aa0604ba08ba2b4711112f5jpg.webp" type="image/jpeg" length="71747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Nil virüsü Orta Yunanistan’a ulaştı: Yeni vaka Thiva’da görüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bati-nil-virusu-orta-yunanistana-ulasti-yeni-vaka-thivada-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bati-nil-virusu-orta-yunanistana-ulasti-yeni-vaka-thivada-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakalarının görüldüğü bölgelere yenisi eklendi. Orta Yunanistan’daki ilk vaka Thiva kentinde tespit edilirken bölgede sivrisineklere karşı ilaçlama başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>’da <strong>Batı Nil virüs</strong>üne yönelik vaka takibi sürerken virüsün Orta Yunanistan bölgesine de ulaştığı bildirildi. Yunan basınında yer alan bilgilere göre, Thiva kentinde 65 yaşın altında bir kişide Batı Nil virüsü tespit edildi.</p>

<p>Şiddetli baş ağrısı şikayetiyle <strong>Thiva</strong> Hastanesine başvuran hastaya yapılan laboratuvar testleri sonucunda virüs tanısı konuldu. Herhangi bir kronik rahatsızlığının bulunmadığı belirtilen hastanın sağlık durumunun iyi olduğu aktarıldı.</p>

<h2><strong>Thiva çevresinde sivrisineklere karşı ilaçlama başladı</strong></h2>

<p>Vakanın belirlenmesinin ardından <strong>Orta Yunanistan</strong> Bölge Yönetimine bağlı ekipler harekete geçti. Thiva ve çevresinde sivrisineklere karşı acil ve hedefli ilaçlama çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>Bölgede daha önce yürütülen sivrisineklerle mücadele programının da günlük olarak devam ettiği bildirildi. Çalışmaların, virüsün sivrisinekler aracılığıyla yayılmasının önlenmesine yönelik sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Yunanistan’da 65 vaka tespit edildi</strong></h3>

<p><strong>Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) </strong>verilerine göre, ülkede yılbaşından 5 Ağustos’a kadar toplam 65 Batı Nil virüsü vakası tespit edildi. Aynı dönemde virüs nedeniyle 65 yaşın üzerinde 6 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Batı Nil virüsü vakalarının özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu dönemlerde takip edildiği ülkede, yeni vakaların ortaya çıkmasıyla birlikte yerel yönetimler tarafından sivrisineklere karşı mücadele çalışmaları yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Thiva’da tespit edilen vakanın ardından bölgedeki sivrisinek mücadelesinin yoğunlaştırılması da bu kapsamda değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Geçen yıl vaka sayısı 96’ya yükseldi</strong></h3>

<p>Yunanistan’da Batı Nil virüsüne ilişkin veriler, vakaların önceki yıllarda da görüldüğünü gösteriyor. Geçen yıl ağustos ayına kadar ülkede 35 vaka kaydedilmişti.</p>

<p>2025 yılının tamamında ise <strong>Batı Nil virüsü</strong> vaka sayısı 96’ya yükseldi. Aynı yıl virüs nedeniyle 10 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Bu yılın 5 Ağustos’a kadar açıklanan verilerinde 65 vakanın kaydedilmesi, ülkede virüs vakalarının yaz döneminde yakından takip edildiğini gösterdi. Thiva’da ortaya çıkan yeni vaka ile birlikte virüsün görüldüğü bölgeler arasına Orta Yunanistan da dahil oldu.</p>

<p>Bölgedeki ekiplerin sivrisineklere karşı yürüttüğü ilaçlama ve mücadele çalışmalarının devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bati-nil-virusu-orta-yunanistana-ulasti-yeni-vaka-thivada-goruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanda-bati-nil-virusunun-yayilim-alani-genisliyor.png" type="image/jpeg" length="31574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 Ağustos reyting sonuçlarında kim birinci oldu? Fenerbahçe-Lyon maçı kaçıncı oldu? Total, AB ve ABC1 sıralaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/18-agustos-reyting-sonuclarinda-kim-birinci-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/18-agustos-reyting-sonuclarinda-kim-birinci-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 Ağustos 2026 reyting sonuçları belli oldu mu, dünün reyting birincisi hangi yapım oldu? TRT 1'de yayınlanan Fenerbahçe-Lyon karşılaşması, ATV'deki Var Mısın Yok Musun ve TV8'deki MasterChef Türkiye'nin mücadele ettiği salı akşamının izlenme sonuçları açıklandı. Peki maç, yarışma programları ve diğer yapımlar Total, AB ve ABC1 gruplarında hangi sırada yer aldı? İşte 18 Ağustos Salı reyting sıralaması.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>18 Ağustos 2026 Salı gününe ait <strong>reyting sonuçları açıklandı</strong>. Televizyon ekranlarında spor ve yarışma programlarının öne çıktığı gecede TRT 1'de yayınlanan Fenerbahçe-Lyon UEFA Şampiyonlar Ligi play-off karşılaşması, <strong>Total, AB ve ABC1 gruplarının tamamında zirvede</strong> yer aldı. Böylece salı akşamının reyting birincisi, Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarındaki kritik mücadelesi oldu.</p>

<p>ATV'nin <strong>Var Mısın Yok Musun</strong> programı Total kategorisinde ikinci sıraya yerleşirken, TV8 ekranlarında yayınlanan <strong>MasterChef Türkiye</strong> üçüncü oldu. Üst sosyoekonomik grupları ifade eden AB ve ABC1 kategorilerinde ise MasterChef Türkiye ikinci sıraya yükseldi. Var Mısın Yok Musun, AB'de beşinci, ABC1'de dördüncü sırada yer aldı.</p>

<h2><strong>18 Ağustos reyting sonuçlarında zirve Fenerbahçe-Lyon maçının</strong></h2>

<p>Salı akşamının yayın akışında futbol karşılaşması, yarışma programları ve ana haber bültenleri aynı saatlerde izleyiciyle buluştu. TRT 1'de ekranlara gelen <strong>Fenerbahçe-Lyon UEFA Şampiyonlar Ligi Karşılaşması</strong>, üç ana reyting kategorisinde de ilk sırayı aldı.</p>

<p>Futbolseverlerin yoğun ilgi gösterdiği karşılaşmanın ardından TRT 1'de yayınlanan <strong>Avrupa Stüdyosu</strong> da listelerde üst sıralarda kendisine yer buldu. Maçın reyting performansı, gecenin diğer yapımlarının sıralamasında da belirleyici oldu.</p>

<p>Fenerbahçe-Lyon mücadelesinin Total, AB ve ABC1 kategorilerinin tamamında birinci olması, 18 Ağustos akşamının en dikkat çekici sonucu olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Total reyting sıralamasında kimler ilk 10'da?</strong></h3>

<p>18 Ağustos 2026 Salı günü <strong>Total reyting grubunda</strong> Fenerbahçe-Lyon karşılaşması birinci sırada yer aldı. ATV'nin Var Mısın Yok Musun programı ikinci, MasterChef Türkiye ise üçüncü oldu.</p>

<p>Total kategorisindeki ilk 10 sıralama şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Fenerbahçe-Lyon UEFA Şampiyonlar Ligi Karşılaşması</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun</strong> – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye</strong> – TV8</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı</strong> – Star TV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW Ana Haber</strong> – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avrupa Stüdyosu</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avrupa Stüdyosu</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Ana Haber</strong> – Kanal D</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıcak Büfe</strong> – Kanal D</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun Özet</strong> – ATV</p>
 </li>
</ol>

<p>Listenin ilk üç sırasındaki tablo, spor ve yarışma programları arasındaki rekabeti ortaya koydu. Fenerbahçe-Lyon maçı zirveyi alırken, Var Mısın Yok Musun genel izleyici grubunda ikinci, MasterChef Türkiye üçüncü sırada kaldı.</p>

<p><img alt="Masterchef Kim Gitti 29 Kasım" class="detail-photo img-fluid" height="426" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-kim-gitti-29-kasim.jpg" width="640" /></p>

<h3><strong>AB grubunda MasterChef Türkiye ikinci sıraya çıktı</strong></h3>

<p>AB reyting grubunda da gecenin lideri değişmedi. Fenerbahçe-Lyon karşılaşması birinci olurken <strong>MasterChef Türkiye ikinci sırada</strong> yer aldı.</p>

<p>TRT 1'in maç sonrası programı Avrupa Stüdyosu üçüncü ve dördüncü sıralarda kendisine yer bulurken, Var Mısın Yok Musun beşinci oldu. Böylece MasterChef Türkiye, Total'deki üçüncülüğünün ardından AB grubunda bir basamak yükseldi.</p>

<p>18 Ağustos Salı AB ilk 10 sıralaması şöyle gerçekleşti:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Fenerbahçe-Lyon UEFA Şampiyonlar Ligi Karşılaşması</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye</strong> – TV8</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avrupa Stüdyosu</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avrupa Stüdyosu</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun</strong> – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW Ana Haber</strong> – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye Özet</strong> – TV8</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Ana Haber</strong> – Kanal D</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı</strong> – Star TV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaprak Dökümü</strong> – Kanal D</p>
 </li>
</ol>

<p>AB grubundaki sonuçlarda dikkat çeken ayrıntılardan biri, futbol karşılaşmasının ardından yayınlanan Avrupa Stüdyosu'nun da üst sıralarda bulunması oldu.</p>

<p><img alt="yayın akışı-6" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-bd49eeeb166c8a798940652699bcb18c.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>ABC1 reytinglerinde MasterChef ikinci, Var Mısın Yok Musun dördüncü</strong></h3>

<p><strong>ABC1 reyting sonuçlarında</strong> da zirve Fenerbahçe-Lyon karşılaşmasının oldu. MasterChef Türkiye ikinci sırayı alırken, Avrupa Stüdyosu üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>ATV'nin Var Mısın Yok Musun programı ise ABC1 grubunda dördüncü oldu. NOW Ana Haber beşinci sırada bulunurken, listenin devamında Avrupa Stüdyosu'nun bir diğer yayını, Kanal D Ana Haber ve Var Mısın Yok Musun Özet yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABC1 grubundaki ilk 10 yapım şu şekilde sıralandı:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Fenerbahçe-Lyon UEFA Şampiyonlar Ligi Karşılaşması</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye</strong> – TV8</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avrupa Stüdyosu</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun</strong> – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW Ana Haber</strong> – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avrupa Stüdyosu</strong> – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D Ana Haber</strong> – Kanal D</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Var Mısın Yok Musun Özet</strong> – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı</strong> – Star TV</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıcak Büfe</strong> – Kanal D</p>
 </li>
</ol>

<p>Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe-Lyon karşılaşması, üç temel izleyici grubunun tamamında birinci olarak salı gecesine damgasını vurdu.</p>

<h3><strong>MasterChef Türkiye reytinglerde kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>TV8'in yarışma programı <strong>MasterChef Türkiye</strong>, 18 Ağustos Salı günü özellikle AB ve ABC1 gruplarında güçlü bir sonuç elde etti. Program her iki kategoride de ikinci sırada yer aldı.</p>

<p>Total grubunda ise üçüncü olan MasterChef Türkiye, Fenerbahçe-Lyon maçının ve Var Mısın Yok Musun'un arkasında kaldı. Böylece yarışma programı üç kategoride de ilk üç içerisinde yer almayı başardı.</p>

<p>MasterChef Türkiye'nin farklı izleyici gruplarındaki sıralaması şöyle oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Total:</strong> 3. sıra</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>AB:</strong> 2. sıra</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ABC1:</strong> 2. sıra</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tablo, programın özellikle AB ve ABC1 gruplarındaki izleyici performansının dikkat çektiğini gösterdi.</p>

<h3><strong>Var Mısın Yok Musun reytinglerde kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>ATV'de yayınlanan <strong>Var Mısın Yok Musun</strong>, Total grubunda ikinci sıraya çıkarak gecenin dikkat çeken yarışmalarından biri oldu.</p>

<p>Programın AB grubundaki sırası beş, ABC1 grubundaki sırası ise dört olarak açıklandı. Yarışmanın özet bölümü de Total ve ABC1 listelerinde ilk 10 içerisinde yer aldı.</p>

<p>Programın üç ana kategorideki sıralaması şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Total:</strong> 2. sıra</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>AB:</strong> 5. sıra</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ABC1:</strong> 4. sıra</p>
 </li>
</ul>

<p>Böylece Var Mısın Yok Musun, genel izleyici grubunda MasterChef Türkiye'nin önüne geçerken AB ve ABC1 gruplarında rakibinin gerisinde kaldı.</p>

<p><img alt="Spor yazarlarından Fenerbahçe-Lyon maçı yorumu: " s="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nathan-ake-fenerbahce-929406.webp" /></p>

<h3><strong>Fenerbahçe-Lyon maçı reytinglerde kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>18 Ağustos Salı akşamının en çok izlenen yayını <strong>Fenerbahçe-Lyon karşılaşması</strong> oldu. TRT 1'den canlı yayınlanan UEFA Şampiyonlar Ligi play-off mücadelesi, Total, AB ve ABC1 kategorilerinin üçünde de birinci sıraya yerleşti.</p>

<p>Karşılaşmanın yayınlandığı gecede futbolun yanı sıra maç öncesi ve sonrası yayınlanan programlar da reyting listelerinde üst sıralarda yer aldı. Avrupa Stüdyosu'nun özellikle AB ve ABC1 gruplarında ilk sıralarda bulunması, maç yayınını çevreleyen yayın kuşağının da izleyici çektiğini ortaya koydu.</p>

<p>Fenerbahçe-Lyon karşılaşması 18 Ağustos gecesinde yalnızca spor yayınları arasındaki değil, tüm televizyon programları arasındaki reyting yarışının da lideri oldu.</p>

<h3><strong>18 Ağustos 2026 reyting sonuçları</strong></h3>

<p>Salı gününün reyting tablosuna genel olarak bakıldığında üç kategoride de aynı yapımın zirvede bulunduğu görülüyor. Fenerbahçe-Lyon karşılaşması Total, AB ve ABC1 gruplarında birinci olurken, yarışma programları kendi kategorilerinde üst sıralarda yer aldı.</p>

<p><strong>MasterChef Türkiye</strong>, Total'de üçüncü, AB ve ABC1'de ikinci olurken; <strong>Var Mısın Yok Musun</strong> Total'de ikinci, AB'de beşinci ve ABC1'de dördüncü sıraya yerleşti.</p>

<p>Dolayısıyla 18 Ağustos 2026 Salı reyting yarışının kazananı üç ana kategoride de <strong>Fenerbahçe-Lyon karşılaşması</strong> oldu. Reyting listelerinde maçın ardından izleyici tercihleri kategorilere göre farklılaşırken, MasterChef Türkiye özellikle AB ve ABC1'de öne çıktı; Var Mısın Yok Musun ise Total grubundaki ikinciliğiyle dikkat çekti.</p>

<p>Reyting sıralamaları, televizyon kanallarının aynı akşam farklı türlerdeki içeriklerle ulaştığı izleyici kitlesini karşılaştırmak açısından önem taşırken, 18 Ağustos gecesinin tablosunda futbol yayınının belirgin üstünlüğü görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/18-agustos-reyting-sonuclarinda-kim-birinci-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/18-reyting.webp" type="image/jpeg" length="68936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları İstanbul'da unvan korumaya çıkıyor: Hedef üst üste ikinci Avrupa Şampiyonluğu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-istanbulda-unvan-korumaya-cikiyor-hedef-ust-uste-ikinci-avrupa-sampiyonlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-istanbulda-unvan-korumaya-cikiyor-hedef-ust-uste-ikinci-avrupa-sampiyonlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda sahaya çıkacak olan A Milli Kadın Voleybol Takımı, ev sahibi avantajını kullanarak üst üste ikinci kez Avrupa'nın zirvesine yerleşmeyi hedefliyor. 2023 yılında Brüksel'de elde edilen tarihi altın madalyanın ardından Filenin Sultanları, İstanbul'da unvanını korumak için mücadele edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa voleybolunun en prestijli turnuvası niteliğindeki CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası, 34. kez sporseverlerle buluşuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 4 ülkenin ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilecek dev organizasyonda, grup maçları ve final etabına İstanbul ev sahipliği yapacak.</p>

<h2><strong>Hedef 2023 dublesini tekrarlamak</strong></h2>

<p>2023'te Belçika'da düzenlenen finalde Sırbistan'ı 3-2 mağlup ederek tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonu olan ay-yıldızlı ekip, aynı yıl FIVB Voleybol Milletler Ligi (VNL) zaferi de yaşamıştı.</p>

<p>2026 yazına da VNL şampiyonluğuyla başlayan milli takım, İstanbul'da düzenlenecek finallerde kupayı kaldırarak 2023'te gerçekleştirdiği çifte zafer başarısını tekrarlamak istiyor.</p>

<h3><strong>Son 4 turnuvanın tamamında kürsüde</strong></h3>

<p>İstikrarlı grafiğiyle dikkat çeken Türkiye, katıldığı son 4 Avrupa Şampiyonası'nın tamamında madalya kazanma başarısı gösterdi. 2017'de bronz madalya, 2019'da gümüş madalya, 2021'de bronz madalya, 2023'te altın madalya kazandı.</p>

<p>Ay-yıldızlılar, son 5 turnuvanın tamamında en az yarı final oynayarak kıta voleybolunun en istikrarlı ekiplerinden biri olduğunu kanıtladı.</p>

<h3><strong>2003 kırılma noktası oldu: 17. katılım, 6 madalya</strong></h3>

<p>İlk kez 1949'da düzenlenen turnuvaya 1963'te dahil olan ve bugüne kadar toplam 17 kez katılım sağlayan Türkiye için 2003 yılında Ankara'da düzenlenen şampiyona dönüm noktası oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2003'ten itibaren düzenlenen 12 turnuvanın tamamında yer alan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın şampiyona tarihinde 1 altın, 2 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam <strong>6 madalyası</strong> bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-istanbulda-unvan-korumaya-cikiyor-hedef-ust-uste-ikinci-avrupa-sampiyonlugu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-3580cd9a8191e4b2f27d9b7f08a57f2b.webp" type="image/jpeg" length="44630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PMYO fiziki yeterlilik sınavı ne zaman, sınav tarihleri belli oldu mu? 2026 PMYO sınav giriş belgesi nasıl alınır?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pmyo-fiziki-yeterlilik-sinavi-ne-zaman-sinav-tarihleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pmyo-fiziki-yeterlilik-sinavi-ne-zaman-sinav-tarihleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PMYO parkur sınavı ne zaman yapılacak, 2026 yılı 25. Dönem PMYO fiziki yeterlilik sınavının tarihi açıklandı mı? Polis Akademisi Aday İşlemleri Sistemi’nde 2026 PMYO giriş sınavı başvuru süreci 13 Ağustos’ta tamamlanırken adayların gözü sınav takvimine çevrildi. Peki parkur sınavı hangi gün başlayacak, sınav merkezi ve giriş belgesi nereden öğrenilecek? İşte Polis Akademisi’nin güncel duyuruları ve süreçle ilgili merak edilenler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 yılı <strong>25. Dönem PMYO giriş sınavı</strong> kapsamında uygulanacak fiziki yeterlilik sınavının tarihi, 19 Ağustos 2026 itibarıyla Polis Akademisi Başkanlığı tarafından henüz resmî olarak açıklanmadı. Polis Akademisi Aday İşlemleri Sistemi’nde 2026 PMYO giriş sınavı başvurusunun 7 Ağustos’ta başlayıp 13 Ağustos’ta tamamlandığı görülürken, adayların parkur sınavı için beklediği tarih ve sınav merkezi duyurusunun henüz yayımlanmadığı anlaşılıyor.</p>

<p>PMYO adayları için bundan sonraki süreçte en önemli gelişme, Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yapılacak sınav merkezi ve tarih ilanı olacak. Sınava katılacak adayların hangi gün ve hangi merkezde fiziki yeterlilik sınavına gireceği, Başkanlığın resmî duyurusu ve Aday İşlemleri Sistemi üzerinden takip edilebilecek.</p>

<h2><strong>2026 PMYO parkur sınavı tarihi açıklandı mı?</strong></h2>

<p>19 Ağustos 2026 Çarşamba günü itibarıyla <strong>2026 PMYO parkur sınavı için kesin bir tarih açıklanmış değil</strong>. Bu nedenle adayların belirli bir günü kesin sınav tarihi olarak değerlendirmemesi gerekiyor.</p>

<p>Polis Akademisi’nin mevcut Aday İşlemleri Sistemi’nde 2026 yılı PMYO giriş sınavı başvuru dönemi 7 Ağustos 2026 saat 08.00’de başlayıp 13 Ağustos 2026 saat 17.00’de sona ermiş görünüyor. Başvurunun tamamlanmasının ardından gözler fiziki yeterlilik aşamasına ilişkin yeni duyuruya çevrildi.</p>

<p>Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, geçmiş yıllardaki sınav tarihleri üzerinden 2026 için kesin bir gün belirlenemeyecek olması. Dolayısıyla parkur sınavının ağustos ayının son günlerinde veya eylül ayının ilk günlerinde yapılacağı yönündeki değerlendirmeler, Polis Akademisi tarafından açıklanmış resmî tarih olarak kabul edilmemeli.</p>

<p><img alt="polis-7" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-6d35d62bf766b8ebde391d47f7dda70bjpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>PMYO sınav giriş belgesi nereden alınacak?</strong></h3>

<p>Adayların sınavla ilgili en önemli takip noktası<a href="https://ais.pa.edu.tr" rel="nofollow"> Polis Akademisi Başkanlığının resmî internet sitesi ve <strong>Aday İşlemleri Sistemi</strong> o</a>lacak.</p>

<p>Polis Akademisi’nin AİS ekranında 2026 PMYO giriş sınavı başvurusu hâlihazırda listeleniyor. Adayların sınav tarihi, sınav merkezi ve kendileri için yayımlanacak diğer bilgileri sistem üzerinden takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Sınav tarihleri açıklandığında adayların özellikle şu bilgileri kontrol etmesi önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Fiziki yeterlilik sınavının yapılacağı tarih</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın sınava çağrılacağı gün ve saat</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav giriş belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınava ilişkin özel talimatlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerekli belge ve ekipman bilgileri</p>
 </li>
</ul>

<p>Polis Akademisi tarafından yapılacak duyuruların takip edilmesi, adayların sınav günüyle ilgili yanlış veya güncelliğini yitirmiş bilgiler üzerinden hareket etmesini önleyecek.</p>

<h3><strong>PMYO fiziki yeterlilik sınavında kaç puan gerekiyor?</strong></h3>

<p>PMYO giriş sürecinde fiziki yeterlilik sınavı, adayların bedeni kabiliyetlerinin ve fiziki yapılarının değerlendirilmesi amacıyla uygulanıyor. Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliği'ne göre fiziki yeterlilik sınavında adayların performansı 100 puan üzerinden değerlendiriliyor. <strong>60 puanın altında kalan adaylar başarısız sayılıyor</strong> ve mülakat aşamasına geçemiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınavın ayrıntıları ise yalnızca puanlamadan ibaret değil. Yönetmelikte, adayların fiziki hareket kabiliyetlerinin Başkanlık tarafından belirlenen alan ve kriterler doğrultusunda ölçüleceği belirtiliyor. Fiziki yeterlilik sınavına ilişkin yönetmelikte yer almayan diğer düzenlemeler ise sınav öncesinde Polis Akademisi tarafından hazırlanacak talimatla belirleniyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların sosyal medya veya farklı internet kaynaklarında yer alan eski parkur bilgilerini doğrudan 2026 sınavının kesin kuralları olarak değerlendirmemesi gerekiyor. 2026 yılına ilişkin parkur talimatı ve uygulanacak kriterler Polis Akademisi tarafından yayımlandığında esas alınması gereken belge bu duyuru olacak.</p>

<p><img alt="polis-8" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-35.jpeg" width="596" /></p>

<h3><strong>Parkur sınavından sonra hangi aşama var?</strong></h3>

<p>PMYO giriş süreci yalnızca fiziki yeterlilik sınavından oluşmuyor. Fiziki yeterlilik aşamasında başarılı olan adaylar, sonraki aşama olan <strong>mülakat sınavına</strong> katılma hakkı elde ediyor.</p>

<p>Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliği'nde mülakat sınavının 100 puan üzerinden değerlendirildiği ve adayın başarılı sayılabilmesi için en az 70 puan alması gerektiği belirtiliyor. Mülakat değerlendirmesinde adayın konu hakkındaki bilgi düzeyi, kendisinden isteneni kavrama becerisi, özgüveni, ifade yeteneği ve beden dilini kullanma becerisi dikkate alınıyor.</p>

<p>Dolayısıyla 25. Dönem PMYO adayları açısından sınav süreci genel olarak ön sağlık kontrolü, fiziki yeterlilik ve ardından mülakat aşamalarından oluşuyor. Ancak her aşamanın hangi tarihte ve hangi merkezde gerçekleştirileceği, Polis Akademisi tarafından yapılacak resmî sınav duyurularıyla netleşecek.</p>

<h3><strong>PMYO parkur sınavında hangi kurallar uygulanacak?</strong></h3>

<p>Fiziki yeterlilik sınavının ayrıntılı uygulama esasları, Başkanlık tarafından sınavdan önce hazırlanacak talimat doğrultusunda belirleniyor. Yönetmelik, sınavın adayların fiziki kabiliyetlerini değerlendirmeye yönelik olarak uygulanacağını ve kriterlerin Başkanlık tarafından belirleneceğini ifade ediyor.</p>

<p>Bu nedenle 2026 yılı için parkurun etapları, süreleri, puanlama sistemi veya herhangi bir etapta uygulanacak cezalar konusunda Polis Akademisi tarafından yayımlanacak güncel talimatın beklenmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle önceki dönemlere ait parkur videoları ve puan tabloları adaylar için hazırlık açısından fikir verebilse de bunların 25. Dönem PMYO sınavında birebir uygulanacağı sonucuna varılamaz. Resmî sınav talimatı yayımlandığında adayların hazırlıklarını bu belgeye göre güncellemesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="polis" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-4b5e027cda5af3fe56787a4cf54dcb81jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Sınav tarihi ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>Polis Akademisi, 2026 PMYO başvuru sürecini tamamlamış durumda. Aday İşlemleri Sistemi'nde başvuru tarihleri 7-13 Ağustos 2026 olarak yer alıyor.</p>

<p>Bundan sonraki aşamada sınava katılmaya hak kazanan adayların sınav merkezi ve tarih bilgilerini öğrenebilmesi için yeni bir duyurunun yayımlanması bekleniyor. Ancak <strong>19 Ağustos 2026 itibarıyla Polis Akademisi tarafından açıklanmış kesin bir PMYO parkur sınavı başlangıç tarihi bulunmadığı için</strong> “şu gün yapılacak” şeklinde kesin bir tarih vermek doğru değil.</p>

<p>Adayların bu süreçte Polis Akademisi Başkanlığının resmî duyurularını ve Aday İşlemleri Sistemi'ni düzenli olarak kontrol etmesi gerekiyor. Sınav tarihi açıklandığında adayın kişisel sınav bilgileri de ilgili sistem üzerinden takip edilebilecek.</p>

<h3><strong>25. Dönem PMYO adayları şimdi ne yapmalı?</strong></h3>

<p>Fiziki yeterlilik sınavına hazırlanan adayların öncelikle resmî duyuruyu beklemesi ve sınav tarihini doğrulamadan hareket etmemesi önem taşıyor. Bunun yanında fiziki yeterlilik sınavında kullanılacak parkurun güncel talimatı yayımlandığında etaplar ve değerlendirme kriterleri dikkatle incelenmeli.</p>

<p>Adayların takip etmesi gereken başlıca kaynaklar şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Polis Akademisi Başkanlığının resmî internet sitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Polis Akademisi Aday İşlemleri Sistemi</p>
 </li>
 <li>
 <p>2026 PMYO giriş sınavına ilişkin resmî duyurular</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yayımlanacak sınav giriş belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>2026 yılı fiziki yeterlilik sınavı talimatı</p>
 </li>
</ul>

<p>Polis Meslek Yüksekokulları Giriş Yönetmeliği de fiziki yeterlilik sınavının temel çerçevesini ortaya koyuyor. Buna göre sınavda 60 puanın altında kalan adaylar başarısız kabul edilirken, başarılı adaylar mülakat aşamasına geçebiliyor.</p>

<p>Sonuç olarak, 19 Ağustos 2026 itibarıyla 25. Dönem PMYO parkur sınavının kesin tarihi henüz açıklanmış değil.<strong> </strong>Adayların ağustos sonu veya eylül başı gibi geçmiş dönemlerden hareketle yapılan tahminleri kesin tarih olarak kabul etmemesi gerekiyor. Sınav günü, merkezi ve giriş belgesi Polis Akademisi tarafından resmî olarak duyurulduğunda süreç netleşecek. Adayların tarih açıklanana kadar AİS ve Polis Akademisi duyurularını takip etmesi en güvenilir yol olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pmyo-fiziki-yeterlilik-sinavi-ne-zaman-sinav-tarihleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-1b2a7b8c941c5eaa98b363896c8db783jpg.webp" type="image/jpeg" length="52858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de çevre dostu soğutma projesi: Klimaların atık ısısı yapay zekayla toprağa aktarılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-cevre-dostu-sogutma-projesi-klimalarin-atik-isisi-yapay-zekayla-topraga-aktarilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-cevre-dostu-sogutma-projesi-klimalarin-atik-isisi-yapay-zekayla-topraga-aktarilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de Yaşar Üniversitesi tarafından yürütülen yapay zeka destekli projeyle, binaların soğutulması sırasında ortaya çıkan atık ısının spiral borular aracılığıyla yer altına aktarılması, böylece hem enerji verimliliğinin artırılması hem de kentlerdeki ısı adası etkisinin düşürülmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'de Yaşar Üniversitesi bünyesinde yürütülen yeni projeyle, binaların soğutulması esnasında ortaya çıkan atık ısının dış hava yerine toprağın derinliklerine verilmesi hedefleniyor. Yapay zeka destekli tasarımla hayata geçirilen sistem sayesinde, hem enerji tasarrufu sağlanması hem de kentlerdeki "ısı adası" etkisinin azaltılması amaçlanıyor.</p>

<p>Yaz aylarında binaları serinletmek amacıyla yoğunlaşan klima kullanımı, dış ortama üflenen sıcak hava nedeniyle şehirlerdeki sıcaklık artışını ve kentsel ısı adası etkisini tetikliyor. Bu çevresel soruna yer altının doğal serinliğini kullanarak alternatif bir çözüm geliştirmek amacıyla Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tutar'ın yürütücülüğünde yeni bir mühendislik projesi başlatıldı.</p>

<p>Proje ekibinde Enerji Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Dr. Öğretim Üyesi Aslı Tiktaş ve araştırmacı Yağız Ali İlmi Güçlü yer alıyor.</p>

<h3><strong>Atık ısı spiral borularla toprağın derinliklerine itilecek</strong></h3>

<p>Geliştirilen yöntem; yaşam alanlarının soğutulması esnasında oluşan atık ısının, spiral formdaki özel boru hatları aracılığıyla toprağın derinliklerine transfer edilmesini kapsıyor. Bu sayede soğutma işlemi gerçekleşirken dış ortama sıcak hava salınımının tamamen engellenmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Tasarımda derin öğrenme algoritmaları kullanılıyor</strong></h2>

<p>Sistemin kurulumu ve optimizasyonu derin öğrenme tabanlı yapay zeka algoritmalarıyla modelleniyor. Projede toprağın termofiziksel yapısı ve ısıl iletkenliği, kullanılacak boruların çapı, uzunluğu ve kıvrım sayıları, soğutucu akışkanın debisi ve sıcaklık değerleri eş zamanlı olarak analiz ediliyor:​​​​​​.</p>

<p>Bu çoklu analizler sonucunda en düşük elektrik tüketimiyle maksimum soğutma performansını sunan optimum tasarım parametreleri tespit ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Prof. Dr. Tutar: "Yüz binlerce senaryoyu kısa sürede analiz ediyoruz"</strong></h2>

<p>Projeye ilişkin teknik detayları paylaşan Prof. Dr. Mustafa Tutar, önceki çalışmalarda parametrelerin birbirinden kopuk ele alındığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gelişmiş bilgisayar benzetimlerini derin öğrenme tabanlı yapay zeka yöntemleriyle birleştirdik. Bu sayede büyük veri kümeleri üzerinden yüz binlerce tasarım senaryosunu kısa sürede analiz ederek, en yüksek soğutma performansını en düşük maliyetle sağlayan optimum sistemi önceden belirleyebiliyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Tutar ayrıca toprağın sınırlı bir ısıl enerji depolama kapasitesi olduğunu hatırlatarak, uzun vadede toprağın aşırı ısınmasını önlemeye yönelik koruyucu modellemeler üzerinde de çalıştıklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-cevre-dostu-sogutma-projesi-klimalarin-atik-isisi-yapay-zekayla-topraga-aktarilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-f79f1ca20545516929856dde1bfe70ce.webp" type="image/jpeg" length="57661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin temmuz yağış haritası belli oldu: Bazı illerde üç katını aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-temmuz-yagis-haritasi-belli-oldu-bazi-illerde-uc-katini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-temmuz-yagis-haritasi-belli-oldu-bazi-illerde-uc-katini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde temmuz ayı yağışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 92, uzun yıllar ortalamasına göre ise yüzde 18 yükseldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2026 yılı temmuz ayı yağış raporuna göre metrekareye ortalama 18,4 kilogram yağış düştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde 2026 yılı temmuz ayına ilişkin yağış verileri belli oldu.<strong> Meteoroloji</strong> Genel Müdürlüğünün Alansal Yağış Raporu'nda yer alan verilere göre, temmuz ayında Türkiye genelinde metrekareye ortalama 18,4 kilogram yağış kaydedildi. Uzun yıllar temmuz ayı yağış normali 15,6 kilogram olurken geçen yılın aynı döneminde bu miktar 9,6 kilogram olarak ölçüldü.</p>

<h2><strong>Temmuz ayı yağışları geçen yıla göre yüzde 92 arttı</strong></h2>

<p>Meteoroloji verilerine göre Türkiye genelindeki temmuz ayı yağışları, uzun yıllar ortalamasına kıyasla yüzde 18 artış gösterdi. Geçen yılın temmuz ayıyla karşılaştırıldığında ise yağış miktarındaki artış yüzde 92'ye ulaştı.</p>

<p>Antalya, Mersin, Osmaniye, Karaman, Konya, Kırıkkale, Çorum, Amasya, Samsun ve Kastamonu çevrelerinde yağış miktarı bazı bölgelerde normal değerlerin üç katından fazla oldu.</p>

<p>Ege ve Güneydoğu Anadolu dışındaki bölgelerde temmuz yağışları uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Akdeniz Bölgesi'nde ise ölçülen yağış miktarı normal değerlerin iki katından fazla oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bazı bölgelerde temmuz yağışları yüzde 80'den fazla azaldı</strong></h3>

<p>Yağış dağılımında bölgesel farklılıklar da görüldü. Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin büyük bölümünde yağışlar uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 80'den fazla azaldı.</p>

<p>İç Anadolu'nun batı kesimleri ile Doğu Anadolu'nun güney bölgelerinde de yağış miktarlarında belirgin düşüş kaydedildi. Aksaray, Nevşehir, Yozgat, Artvin, Gümüşhane, Alanya, Gazipaşa, Silifke, Adana ve Hatay çevrelerinde de yağışlar normal seviyelerin yüzde 80'inden fazla altında kaldı.</p>

<h3><strong>Osmaniye'de 31 yılın temmuz yağış rekoru kaydedildi</strong></h3>

<p>İller bazındaki verilere göre temmuz ayında en yüksek yağış Ardahan'da ölçüldü. Ardahan'da metrekareye 115,8 kilogram yağış düştü. Buna karşılık Batman, Mardin, Siirt ve Şanlıurfa'da temmuz boyunca yağış kaydedilmedi.</p>

<p>Temmuz ayında normal değerine kıyasla en fazla artış Osmaniye'de görüldü. Kentte yağış miktarı normal seviyenin dört katından fazla gerçekleşti ve son 31 yılın en yüksek temmuz ayı yağışı kaydedildi.</p>

<p>Batman, Mardin, Siirt ve Şanlıurfa'da son 66 yılın, Diyarbakır'da son 22 yılın ve Şırnak'ta son 16 yılın en düşük temmuz yağışı ölçüldü.</p>

<h3><strong>Türkiye'de temmuz ayında ortalama 3,6 gün yağış görüldü</strong></h3>

<p>Türkiye genelinde temmuz ayı boyunca ortalama yağışlı gün sayısı 3,6 olarak hesaplandı. 1991-2020 dönemindeki verilere göre temmuz ayı yağışlı gün sayısı normali ise 3,2 gün olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Doğu Karadeniz'in kıyı kesimleri ile Ardahan ve Kars çevrelerinde yağışlı gün sayısı 10 ila 15 gün arasında değişti.</p>

<p>İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Batman, Şırnak, Siirt, Adıyaman ve Malatya çevrelerinde ise temmuz ayında yağış görülmedi.</p>

<h3><strong>Üç bölgede yağışlar geçen yıla göre iki katın üzerine çıktı</strong></h3>

<p>Bölgesel verilere göre temmuz ayında en fazla yağış Karadeniz'de kaydedildi. Bölgede metrekareye ortalama 42,2 kilogram yağış düştü. Karadeniz'deki yağış miktarı normaline göre yüzde 19, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 87 arttı.</p>

<p>Akdeniz Bölgesi'nde metrekareye 16,7 kilogram yağış ölçüldü. Bölgenin temmuz ayı yağış normali 8,2 kilogram olurken yağış miktarı hem normale hem de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'den fazla yükseldi.</p>

<p>İç Anadolu Bölgesi'nde metrekareye 15,6 kilogram yağış düştü. Bölgedeki yağışlar normaline göre yüzde 53, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 100'den fazla arttı.</p>

<p>Doğu Anadolu Bölgesi'nde temmuz ayında metrekareye 16,8 kilogram yağış kaydedildi. Yağış miktarı normaline göre yüzde 9, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 15 artış gösterdi.</p>

<p>Marmara Bölgesi'nde metrekareye 22,2 kilogram yağış düştü. Bölgedeki yağışlar uzun yıllar normali seviyesinde gerçekleşirken geçen yılın temmuz ayına kıyasla yüzde 100'den fazla artış kaydedildi.</p>

<p>Ege Bölgesi'nde temmuz ayında metrekareye 3,5 kilogram yağış düştü. Bu miktar normalin yüzde 67, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 34 altında kaldı.</p>

<p>Güneydoğu Anadolu'da ise metrekareye yalnızca 0,2 kilogram yağış ölçüldü. Bölgedeki yağışlar normaline göre yüzde 87, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 78 azaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-temmuz-yagis-haritasi-belli-oldu-bazi-illerde-uc-katini-asti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiyenin-temmuz-yagis-haritasi-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="99822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akdeniz Oyunları 20. kez İtalya'nın Taranto kentinde düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akdeniz-oyunlari-20-kez-italyanin-taranto-kentinde-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akdeniz-oyunlari-20-kez-italyanin-taranto-kentinde-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz ülkelerini spor çatısı altında buluşturan Akdeniz Oyunları, 21 Ağustos-3 Eylül 2026 tarihlerinde İtalya'nın Taranto kentinde 20. kez gerçekleştirilecek. 1951'de Mısır'ın İskenderiye kentinde başlayan organizasyona 26 ülkeden yaklaşık 5 bin sporcunun katılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>20. Akdeniz Oyunları'nda sporcular 32 spor dalında mücadele edecek. Açılış töreni 21 Ağustos'ta Taranto'daki Iacovone Stadı'nda yapılacak, müsabakalar 22 Ağustos'ta başlayacak ve 3 Eylül'deki kapanış töreniyle tamamlanacak.</p>

<h3><strong>Fikir 1948'de doğdu, ilk oyunlar 1951'de yapıldı</strong></h3>

<p>Organizasyonun temelleri ve kurumsal yapısına ilişkin bilgiler şöyle aktarıldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Akdeniz Oyunları fikri, 1948 Londra Olimpiyatları sırasında Mısır Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Muhammed Taher Paşa tarafından gündeme getirildi. Akdeniz ülkelerindeki sporcuları bir araya getirmeyi amaçlayan organizasyonun ilki, 1951'de Mısır'ın İskenderiye kentinde gerçekleştirildi. İlk oyunlara 10 ülkeden 734 sporcu katıldı. Akdeniz Oyunları'nın kurumsal yapısını güçlendirmek amacıyla 1961'de Uluslararası Akdeniz Oyunları Komitesi (ICMG) kuruldu. Komitenin kuruluş tarihi 16 Haziran 1961 olarak kayıtlara geçti."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Türkiye iki kez ev sahipliği yaptı</strong></h2>

<p>Türkiye, organizasyon tarihinde iki kez ev sahipliği üstlendi. 6. organizasyon 1971'de İzmir'de yapıldı. 14 ülkeden 1362 sporcunun katıldığı etkinlik, Türkiye'nin ilk ev sahipliği oldu. İzmir'in ardından 42 yıl sonra 17. Akdeniz Oyunları Mersin'de düzenlendi. Organizasyonda 24 ülkeden 3 binden fazla sporcu yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın sporcular ise organizasyona ilk kez 1967 yılında Tunus'ta dahil oldu ve 38 kadın sporcu yarıştı.</p>

<h3><strong>Takvim istisnaları: 1993 Fransa ve 2022 Cezayir</strong></h3>

<p>Normal şartlarda dört yıllık periyotlarla düzenlenen oyunlarda takvim değişiklikleri şu şekilde kaydedildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"1993'te Fransa'nın Languedoc-Roussillon bölgesinde düzenlenen organizasyon, 1991 Atina Oyunları'nın yalnızca iki yıl sonrasında gerçekleştirildi. Takvim değişikliğinin nedeni, olimpiyat öncesi dönemde uluslararası spor takviminin yoğunluğu ve Akdeniz Oyunları'nın olimpiyatlardan sonraki yılda yapılmasının tercih edilmesi oldu. 2021'de Cezayir'in Oran kentinde yapılması planlanan 19. organizasyon ise Kovid-19 salgını nedeniyle 2022'ye ertelendi."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Taranto 2026'daki yenilikler: Padel ve 3x3 basketbol</strong></h3>

<p>İtalya; Napoli (1963), Bari (1997) ve Pescara'nın (2009) ardından dördüncü kez ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Taranto 2026 programındaki branşlara dair detaylar paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Taranto 2026'nın en dikkat çekici yeniliklerinden biri, padelin Akdeniz Oyunları programına dahil edilmesi olacak. Padel, organizasyon tarihinde ilk kez resmi bir spor dalı olarak yer alacak. Padel sporcuları erkekler, kadınlar ve karma çiftler kategorilerinde madalya mücadelesi verecek.</i></p>

<p><i>Taranto 2026'nın bir başka dikkat çekici özelliği, 3x3 basketbol müsabakalarının uluslararası sıralama açısından önem taşıması olacak. Taranto'daki 3x3 basketbol turnuvası, Uluslararası Basketbol Federasyonunun (FIBA) tanıdığı ve Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları'na kota yolunda kullanılan resmi sıralamaya puan veren organizasyon niteliği taşıyacak.</i></p>

<p><i>Taranto 2026 programında beyzbol5, frizbi ve kick boks gösteri sporu olarak yer aldı. Uluslararası Akdeniz Oyunları Komitesi, söz konusu üç branşı gösteri sporları olarak onayladı."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akdeniz-oyunlari-20-kez-italyanin-taranto-kentinde-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-19t112232602.jpg" type="image/jpeg" length="51086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[25 yıl hapis yatan Grup Ekin'in solisti Metin Turan tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/25-yil-hapis-yatan-grup-ekinin-solisti-metin-turan-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/25-yil-hapis-yatan-grup-ekinin-solisti-metin-turan-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat İsmail Topkaya, 25 yıl hapis yatan Grup Ekin'in solisti ve yazar Metin Turan'ın tahliye edildiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İleri derecede görme kaybı yaşayan Grup Ekin solisti ve yazar <strong>Metin Turan,</strong> cezaevinden çıktı.</p>

<p>Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Turan'ın tahliye edildiğini avukatı İsmail Topkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla açıkladı.</p>

<p>Topkaya'nın paylaşımında <strong>"Müjde… Sesi ile sözü ile devrimci tutsak müvekkilim Metin Turan tahliye oldu"</strong> ifadeleri yer aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Müjde .... sesi ile sözü ile DEVRİMCİ TUTSAK müvekkilim METİN TURAN TEHLİYE OLDU. <a href="https://t.co/oIrwo1FKli" rel="nofollow">pic.twitter.com/oIrwo1FKli</a></p>
— av.ismailtopkaya (@AIsmailtopkaya) <a href="https://x.com/AIsmailtopkaya/status/2089700190412280255?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 18, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/25-yil-hapis-yatan-grup-ekinin-solisti-metin-turan-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/25-yil-hapis-yatan-grup-ekinin-solisti-metin-turan-tahliye-edildi.png" type="image/jpeg" length="25660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KVKK'dan müşteri verilerini koruyamayan firmaya 500 bin lira ceza]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kvkkdan-musteri-verilerini-koruyamayan-firmaya-500-bin-lira-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kvkkdan-musteri-verilerini-koruyamayan-firmaya-500-bin-lira-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), fidye yazılımı (ransomware) saldırısına maruz kalan otomotiv güvenlik ve elektronik sistemleri üreticisi şirkete, veri güvenliğine yönelik teknik ve idari tedbirleri almadığı gerekçesiyle 500 bin TL idari para cezası kesti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Veri sorumlusu konumundaki otomotiv şirketinin KVKK’ye yaptığı veri ihlali bildiriminin ardından başlatılan inceleme sonuçlandı. Şirket sunucularına sızan fidye yazılımının sistemlerdeki dosyaları şifrelediği, yetkisiz kişilerin verilere erişim sağladığı ve bu verilerin internet ortamında yayımlandığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>Çalışanların sağlık verileri ve müşteri bilgileri sızdırıldı</strong></h2>

<p>Yapılan incelemelere göre siber saldırıdan müşteri ve tedarikçi temsilcileri kimlik ve iletişim bilgileri, mevcut ve eski çalışanlarının Kimlik, iletişim bilgileri, izin kayıtları ve bazı sağlık verileri etkilendi.</p>

<p>Şirket, ihlalden etkilenen ilgili kişilere e-posta yoluyla bilgilendirme yapıldığını kuruma iletti.</p>

<h3><strong>Saldırı insan kaynakları hizmet sağlayıcısı üzerinden gerçekleşti</strong></h3>

<p>KVKK tarafından yürütülen teknik incelemede, siber saldırının şirketin insan kaynakları yazılım hizmeti aldığı üçüncü taraf hizmet sağlayıcısına ait bir kullanıcı hesabının ele geçirilmesiyle başladığı belirlendi.</p>

<p>Kararda, veri sorumlularının yalnızca kendi bünyelerindeki değil, hizmet aldıkları veri işleyenlerin de yeterli siber güvenlik tedbirlerini uyguladığını denetlemekle yükümlü olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>KVKK kararının gerekçesi: Ağ hareketleri zamanında tespit edilmedi</strong></h3>

<p>KVKK, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini hatırlatarak bilgi sistemlerinin düzenli olarak izlenmemesi, ağ üzerindeki olağan dışı şüpheli hareketlerin zamanında tespit edilememesi, kötü amaçlı yazılımlara karşı yeterli koruma kalkanının sağlanamamasını ihmaller olarak sıraladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekli teknik ve idari tedbirleri eksik bıraktığı hüküm altına alınan şirkete 500 bin lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kvkkdan-musteri-verilerini-koruyamayan-firmaya-500-bin-lira-ceza</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kvkkden-bankaya-22calisana-hakaret-eden-musterinin-telefon-gorusme-kaydi-verilsin22-talimati.png" type="image/jpeg" length="70387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCDD Taşımacılık 7 ana hattın yemekli vagonları için ihaleye çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-tasimacilik-7-ana-hattin-yemekli-vagonlari-icin-ihaleye-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-tasimacilik-7-ana-hattin-yemekli-vagonlari-icin-ihaleye-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğü, aralarında Doğu ve Güney ekspreslerinin de bulunduğu 7 ana hat trenindeki yemekli vagonların 2 yıl süreyle kiralanarak işletilmesi amacıyla ihaleye çıkacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TCDD Taşımacılık AŞ'nin yemekli vagon işletmeciliğine ilişkin ihale ilanı Resmî Gazete'de yayımlandı. İlan kapsamında, Türkiye'nin önemli yolcu ve turizm hatlarında hizmet veren trenlerdeki yemekli vagonlar özel işletmecilere kiralanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki yıllığına kiralama yoluyla işletilmesi planlanan yemekli vagonların yer aldığı ekspresler Ankara Ekspresi, Doğu Ekspresi, Güney Ekspresi, Van Gölü Ekspresi, 4 Eylül Mavi Treni, İzmir Mavi Treni, Konya Mavi Treni olarak sıralandı.</p>

<h3><strong>Teklifler İçin Son Gün 9 Eylül</strong></h3>

<p>Yalnızca yerli isteklilere açık olan ihale, <strong>kapalı zarf usulü</strong> teklif alma yöntemiyle gerçekleştirilecek. İstekliler tekliflerini, <strong>9 Eylül Çarşamba günü saat 10.30'a kadar</strong> TCDD Taşımacılık AŞ İhale Komisyonu Başkanlığına teslim edebilecek</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-tasimacilik-7-ana-hattin-yemekli-vagonlari-icin-ihaleye-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/fc42dfac-9ec6-4c75-b9d4-05c90a0d76bf.jpg" type="image/jpeg" length="62150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: 596 Aile Destek Merkezinden 3,3 milyon kişi faydalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-596-aile-destek-merkezinden-33-milyon-kisi-faydalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-596-aile-destek-merkezinden-33-milyon-kisi-faydalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 596 Aile Destek Merkezinden bugüne kadar yaklaşık 3,3 milyon kişinin yararlandığını açıkladı. Merkezlerde kadınlara yönelik meslek edindirme, kişisel gelişim ve aile eğitimleri düzenleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı <strong>Mahinur Özdemir Göktaş</strong>,<strong> Aile Destek Merkezlerinin (ADEM)</strong> kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. 2012 yılından bu yana faaliyet gösteren merkezlerde kadınların psikososyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel gelişimlerine yönelik çeşitli kurs ve eğitimler gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Göktaş, ADEM'lerin aile, kadın ve çocukların desteklenmesine yönelik yürütülen çalışmalar içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Merkezlerde gerçekleştirilen faaliyetlerle kadınların farklı alanlarda kendilerini geliştirmelerinin ve toplumsal yaşama daha fazla katılım sağlamalarının hedeflendiğini aktardı.</p>

<h2><strong>596 merkezde kadınlara yönelik eğitimler düzenleniyor</strong></h2>

<p>Aile Destek Merkezlerinde kadınların ihtiyaçlarına yönelik farklı eğitim programları uygulanıyor. Merkezlerin faaliyetlerinde aile bütünlüğünün korunması, <strong>psikososyal destek</strong>, kişisel gelişim ve meslek edinme gibi başlıklar öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurs ve eğitimlerin içeriği hazırlanırken bölgesel koşullar ve yerel ihtiyaçların da dikkate alındığı belirtiliyor. Meslek edindirme kursları usta öğreticiler tarafından verilirken, kursiyerlere yönelik çeşitli eğitim programları, konferanslar ve seminerler de düzenleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda çocuk yetiştirmenin önemi, madde bağımlılığı, kadına yönelik şiddet, çocuk ihmali ve istismarıyla mücadele, meslek edindirme ve katma değer üretimi gibi konularda teorik ve uygulamalı çalışmalar gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>ADEM'lerden 3,3 milyon kişi yararlandı</strong></h3>

<p>Bakan Göktaş, kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayan 596 ADEM'den bugüne kadar yaklaşık 3,3 milyon kişinin faydalandığını belirtti.</p>

<p>Merkezlerde kadınların mesleki beceriler kazanmasının yanı sıra aile, sağlık ve kişisel gelişim alanlarında da bilgi edinmelerine yönelik programlar düzenleniyor. Böylece kursiyerlerin hem mesleki becerilerini geliştirmeleri hem de farklı sosyal alanlarda desteklenmeleri amaçlanıyor.</p>

<p>Göktaş, ADEM'lerde yapılan çalışmaların kadınların güçlenmesine katkı sağlayacağına inandıklarını ve kadınların ekonomik yaşam içerisinde daha fazla yer almasını hedeflediklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>Çocuklar için oyun ve bakım odaları oluşturuluyor</strong></h3>

<p>ADEM'lerde düzenlenen kurs ve etkinliklere katılan kadınların çocuklarıyla ilgili bakım ihtiyacının karşılanabilmesi amacıyla çocuk bakım ve oyun odaları da oluşturuluyor.</p>

<p>Bu alanlarda <strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong> tarafından görevlendirilen uzmanların eşliğinde çocuklara yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Uygulamayla çocukların güvenli bir ortamda vakit geçirmesi ve ebeveynlerin merkezlerdeki eğitimlere daha rahat katılabilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Çocukların merkezlerde düzenlenen etkinliklerden yararlanmasıyla gelişimlerinin desteklenmesine de katkı sağlanıyor.</p>

<h3><strong>Aile İletişim Atölyeleriyle ortak etkinlikler yapılıyor</strong></h3>

<p>ADEM'lerde oluşturulan Aile İletişim Atölyeleri kapsamında ailelerin çocuklarıyla birlikte katılabileceği çeşitli faaliyetler düzenleniyor. <strong>Eğitim</strong>, <strong>seminer</strong> ve atölyelerin yanı sıra açık alan ve salon etkinlikleri ile yarışmalar da gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Bakan Göktaş, Aile ve Nüfus 10 yılı kapsamında aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdiklerini bildirdi. ADEM'lerdeki faaliyetlerin de bu çalışmalar kapsamında sürdürüldüğünü aktardı.</p>

<p>Merkezlerde düzenlenen faaliyetlerde kaynakların verimli kullanılmasına ve atıkların azaltılmasına da önem veriliyor. Kullanılan kaynakların daha etkin değerlendirilmesi ve ortaya çıkan atıkların geri kazanılması amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Kadınların ürettiği ürünler kermeslerde satılıyor</strong></h3>

<p>ADEM'lerde düzenlenen kurslarda kadınlar tarafından hazırlanan ürünlerin satışına yönelik de çalışmalar yapılıyor. Bakan Göktaş, kurslarda ortaya çıkarılan ürünlerin kadınlara ait olduğunu belirtti.</p>

<p>Kadınlara belirli dönemlerde düzenlenen kermeslerde ürünlerini satışa sunma imkanı sağlanıyor. Bu uygulamayla kadınların kendi emekleriyle hazırladıkları ürünlerden gelir elde etmelerine imkan tanınıyor.</p>

<p>Aile Destek Merkezlerinde yürütülen eğitim, kurs ve sosyal faaliyetlerle kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesinin yanı sıra ailelerin ve çocukların da çeşitli programlardan faydalanması sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-596-aile-destek-merkezinden-33-milyon-kisi-faydalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/aile-destek-merkezlerinde-bugune-kadar-yaklasik-33-milyon-kisi-yararlandi.png" type="image/jpeg" length="44576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="89705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="10004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="11511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="97665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="86176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="21470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="86318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="86829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="47625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="19645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="53531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="92206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="73748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="35530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="43582"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="30249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="53739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="23441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="33865"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
