<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 06 Nov 2026 12:40:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yağışlar İstanbul barajlarını doldurdu: Son 10 yılın en yüksek seviyesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yagislar-istanbul-barajlarini-doldurdu-son-10-yilin-en-yuksek-seviyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yagislar-istanbul-barajlarini-doldurdu-son-10-yilin-en-yuksek-seviyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'a içme suyu sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, ekim ayında başlayan yoğun yağışların ardından yüzde 61,5'e ulaştı. Böylece barajlardaki su seviyesi, son 10 yılın aynı dönemine ait verilerde en yüksek noktaya çıktı. Türkiye genelinde 2026 yılı yağış miktarı da son 115 yıllık ölçümlerde ikinci sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>'un içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda doluluk oranları, ekim ayının ortasından itibaren etkili olan yağışlarla yükseldi. <strong>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi </strong>(<strong>İSKİ</strong>) tarafından paylaşılan verilere göre, 13 Ekim akşamı başlayan ve 14 Ekim'de şiddetini artırarak sonraki günlerde devam eden yağışlar, barajlardaki su miktarına yansıdı.</p>

<p>14 Ekim'de yüzde 38,06 olarak ölçülen ortalama doluluk oranı, 23 günlük dönemde 23,44 puanlık artış gösterdi. Son ölçümlerde<strong> İstanbul barajlarının genel doluluk seviyesi</strong> yüzde 61,5 olarak belirlendi.</p>

<h2><strong>İstanbul barajlarında doluluk oranları ne kadar oldu?</strong></h2>

<p>İSKİ'nin güncel ölçümlerinde barajlar arasındaki doluluk oranlarının farklı seviyelerde olduğu görüldü. Istrancalar Barajı'nda doluluk yüzde 98,04'e ulaşırken Darlık Barajı'nda bu oran yüzde 95,19 olarak hesaplandı. Ömerli'de yüzde 83,11, Elmalı'da yüzde 80,84 ve Alibey'de yüzde 79,68 doluluk kaydedildi.</p>

<p>Diğer barajlardaki su seviyeleri ise Terkos'ta yüzde 50,45, Sazlıdere'de yüzde 40,75, Büyükçekmece'de yüzde 39,81 olarak ölçüldü. Doluluk oranının en düşük olduğu barajlar arasında yüzde 11,55 ile Kazandere ve yüzde 7,74 ile Pabuçdere yer aldı.</p>

<h3><strong>İstanbul'un su kaynaklarından alınan miktar açıklandı</strong></h3>

<p>İstanbul'un su ihtiyacının karşılanmasında barajların yanı sıra Melen ve Yeşilçay kaynaklarından da yararlanılıyor. Bu yıl Melen'den 463,54 milyon metreküp, Yeşilçay'dan ise 123,55 milyon metreküp su temin edildi. Böylece iki kaynaktan alınan toplam su miktarı 587,09 milyon metreküpe ulaştı.</p>

<p>İçme suyu arıtma tesislerinde işlenerek şebekeye aktarılan su miktarı ise yıl başından itibaren 976 milyon 89 bin metreküp olarak hesaplandı.</p>

<p>İstanbul'a su sağlayan baraj ve göletlerin toplam depolama kapasitesi 868 milyon 683 bin metreküp seviyesinde bulunuyor. Güncel ölçümlere göre bu kaynaklarda biriken su miktarı 533,75 milyon metreküp oldu. Kentte günlük su kullanımı da 5 Kasım itibarıyla 3 milyon 14 bin metreküp olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Son 10 yılın 6 kasım doluluk verileri açıklandı</strong></h3>

<p>İSKİ'nin geçmiş yıllara ait istatistikleri, 6 Kasım tarihindeki baraj doluluk oranlarının yıllara göre değişimini ortaya koydu. Buna göre 2016'da yüzde 37,31 olan doluluk oranı, 2017'de yüzde 56,21 olarak ölçüldü. 2018'de yüzde 49, 2019'da yüzde 41,12 ve 2020'de yüzde 29,27 seviyeleri kaydedildi.</p>

<p>Barajların doluluk oranı 2021'de yüzde 44,53, 2022'de yüzde 39,19 olarak hesaplandı. 2023 yılında yüzde 17,01'e kadar gerileyen oran, 2024'te yüzde 30,46, 2025'te ise yüzde 22,19 oldu. 6 Kasım 2026 itibarıyla yüzde 61,5 olarak ölçülen doluluk seviyesi, böylece son 10 yılın aynı dönemindeki en yüksek değer olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Türkiye'nin 2026 yağış miktarı 115 yıllık ölçümlerde ikinci sırada</strong></h3>

<p>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı'nda görev yapan meteoroloji mühendisi Adil Tek, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul barajlarındaki su seviyesinin yükselmesinde 14 Ekim'den itibaren etkili olan yağışların belirleyici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tek, yılın geri kalan bölümünde de yağış miktarının mevsim ortalamalarının üzerinde gerçekleşmesini beklediğini ve bu durumun barajlardaki doluluk oranlarını artırabileceğini belirtti.</p>

<p>Yağışların oluşumunda Orta Akdeniz, Marmara ve Karadeniz'deki deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin etkili olduğunu aktaran Tek, kuzeyden gelen soğuk hava akımlarını besleyen yüksek basınç sistemlerinin konumlarının da yağış miktarını etkilediğini söyledi. Sibirya, İskandinavya ve Azor yüksek basınç alanlarının Avrupa üzerindeki konumlanışının Doğu Akdeniz, İtalya, Yunanistan ve Türkiye'de yağışların artmasına katkı sağladığını kaydetti.</p>

<p>Tek, söz konusu bölgelerde yağış miktarı yükselirken Avrupa'nın bazı kesimlerinde daha az yağış görüldüğünü dile getirdi. Türkiye'de yaz mevsimindeki sıcaklıkların genel olarak mevsim normalleri civarında seyrettiğini belirten Tek, Avrupa'da ise yüksek sıcaklıkların etkili olduğunu ve kuraklık nedeniyle Tuna Nehri'nin su debisinde önemli düşüşler yaşandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>2026 yılı yağış miktarı 2010'un ardından ikinci sırada</strong></h3>

<p>Adil Tek, Kandilli Rasathanesi'nin 115 yıllık ölçüm kayıtlarına göre Türkiye'de 1 Ocak-5 Kasım dönemindeki toplam yağış miktarlarına ilişkin verileri de paylaştı.</p>

<p>Buna göre 2010 yılında aynı dönemde metrekareye 1059,1 kilogram yağış düştü. Bu değer, ölçümlerin yapıldığı dönem içerisindeki en yüksek miktar olarak kayıtlara geçti. 2026 yılında ise 1 Ocak-5 Kasım tarihleri arasında metrekare başına 1029,5 kilogram yağış ölçüldü. Böylece 2026, son 115 yıllık verilerde en fazla yağış alınan ikinci yıl oldu.</p>

<p>Kandilli Rasathanesi'nin kayıtlarında yüksek yağış miktarıyla öne çıkan diğer yıllar da yer aldı. 1997'de metrekareye 911,7 kilogram, 1981'de 899,7 kilogram ve 1951'de 858,1 kilogram yağış düştüğü bildirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yagislar-istanbul-barajlarini-doldurdu-son-10-yilin-en-yuksek-seviyesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/yagislar-istanbul-barajlarini-doldurdu.png" type="image/jpeg" length="76168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 37 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/14-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37-supheli-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/14-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37-supheli-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın merkezli 14 ilde yasa dışı bahis operasyonu düzenlendi. Operasyon kapsamında 37 kişi adliyeye sevk edildi. MASAK incelemesinde 40 kişinin hesaplarında 3 milyar 484 milyon liralık para hareketi tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>koordinesinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 37 şüpheli adliyeye gönderildi.</p>

<p><strong>İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele</strong> Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonun ardından zanlıların jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Soruşturmada diğer 3 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.</p>

<h2><strong>14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p>Aydın merkezli soruşturma kapsamında 3 Kasım'da 14 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Operasyonun gerçekleştirildiği iller arasında<strong> Aydın</strong>'ın yanı sıra <strong>Adana</strong>, <strong>Niğde</strong>, <strong>Antalya</strong>, <strong>Diyarbakır</strong>, <strong>Osmaniye</strong>, <strong>Sakarya</strong>, <strong>Kocaeli</strong>, <strong>Çorum</strong>, <strong>Kayseri</strong>, <strong>Ankara</strong>, <strong>Mersin</strong>, <strong>Bursa</strong> ve <strong>Balıkesir</strong> yer aldı.</p>

<p>Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen çalışmalara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri katıldı. Belirlenen adreslerde gerçekleştirilen operasyonlarda 37 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Hesaplarda 3,4 milyar liralık para hareketi belirlendi</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında<strong> Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK</strong>) tarafından 40 şüpheliye ait hesaplar incelendi. Yapılan incelemelerde hesaplara toplam 3 milyar 484 milyon liralık para girişi ve çıkışı olduğu tespit edildi.</p>

<p>Mali hareketlerin belirlenmesinin ardından yasa dışı bahis faaliyetlerinin önlenmesine yönelik soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. <strong>Gözaltı</strong>na alınan 37 kişinin jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasıyla şüpheliler adliyeye sevk edildi.</p>

<h3><strong>3 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında haklarında işlem yapılan diğer 3 zanlının yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Soruşturma, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda devam ediyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/14-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37-supheli-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/aydin-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-yakalanan-37-zanli-adliyede.png" type="image/jpeg" length="36304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suat Özçağdaş'tan MEB'de yolsuzluk iddiası: "Sadece tabure alımından 117 milyon lira zarar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suat-ozcagdastan-mebde-yolsuzluk-iddiasi-sadece-tabure-alimindan-117-milyon-lira-zarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suat-ozcagdastan-mebde-yolsuzluk-iddiasi-sadece-tabure-alimindan-117-milyon-lira-zarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2024 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin Sayıştay raporları üzerinden dikkat çeken iddialarda bulundu. MEB ihalelerinde 600 milyon lirayı aşan, bazı hesaplamalara göre 1 milyar liraya yaklaşan kamu zararı olduğunu öne süren Özçağdaş, yalnızca öğrenci taburesi alımından 117 milyon lira zarar oluştuğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, <strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong>'nda (MEB) yaşandığını iddia ettiği usulsüzlük ve kamu zararı iddialarını gündeme taşıdı. Parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Özçağdaş, bakanlığın 2024 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin denetim bulgularını değerlendirdi.</p>

<p>MEB'in Türkiye'nin en büyük bakanlığı olduğunu ve milyonlarca personeli bulunduğunu hatırlatan Özçağdaş, bakanlığın gerçekleştirdiği ihalelerde yüz milyonlarca liralık kamu zararı oluştuğunu ileri sürdü.</p>

<h2><strong>Suat Özçağdaş: "Sadece tabure alımından 117 milyon lira zarar"</strong></h2>

<p>Sayıştay raporlarına dikkat çeken Suat Özçağdaş, MEB'in gerçekleştirdiği ihalelerde denetim ekibinin 600 milyon lirayı aşan, bazı iddialara göre ise 1 milyar liraya yaklaşan usulsüzlük tespit ettiğini savundu.</p>

<p>Bakanlığın satın alma işlemlerini eleştiren Özçağdaş, öğrenci taburesi, masa ve sandalye alımlarını örnek gösterdi.</p>

<p>Özçağdaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Örneğin öğrenci taburesi almışlar. Sadece buradan 117 milyon kamuyu zarara uğratmışlar. Yine masa ve sandalyeden kamuyu 175 milyonluk zarara uğratmışlar. DMO'dan tedarik edilmeden fiyat bile sorulmadan alımlar yapılmış."</p>

<h3><strong>MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürü Karakullukçu'yu işaret etti</strong></h3>

<p>Özcağdaş, iddialar kapsamında <strong>MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih Karakullukçu</strong>'yu da eleştirdi.</p>

<p>Karakullukçu'nun daha önce AKP'den Sivas milletvekili aday adayı olduğunu belirten Özçağdaş, kendisinin eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın bakanlığı döneminde özel kalem müdürlüğü görevini yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Özcağdaş, Karakullukçu'nun geçmişteki görevlerine dikkat çekerek MEB'deki iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.</p>

<h3><strong>Özçağdaş’tan Bakan Tekin'e çağrı: "Çık, açıkla"</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e de seslenen Özçağdaş, iddialara ilişkin bakanlığın kamuoyuna açıklama yapmasını istedi.</p>

<p>Özcağdaş, şöyle konuştu:</p>

<p>"Senin Bakanlığında 1 milyara yakın yolsuzluk var. Çık, açıkla. Bu tespit edildikten sonra onu (Destek Hizmetleri Genel Müdürü) görevden almayarak suçun ortağısın."</p>

<p>Özçağdaş, söz konusu iddialara rağmen ilgili yöneticinin görevde tutulmasını da eleştirdi.</p>

<h3><strong>"Kamu kaynakları acımasızca ve korkusuzca soyulmaktadır"</strong></h3>

<p>MEB'e ilişkin denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılmamasını da eleştiren Özçağdaş, bakanlıkta yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlüklerin araştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özçağdaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bir organize suç örgütü anlayışıyla ülkenin kamu kaynakları acımasızca ve korkusuzca soyulmaktadır."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suat-ozcagdastan-mebde-yolsuzluk-iddiasi-sadece-tabure-alimindan-117-milyon-lira-zarar</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/221029.jpeg" type="image/jpeg" length="30867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: "Orman yangınlarına İHA'larla müdahale için çalışma başlattık"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-orman-yanginlarina-ihalarla-mudahale-icin-calisma-baslattik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-orman-yanginlarina-ihalarla-mudahale-icin-calisma-baslattik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadelede tespitten doğrudan müdahaleye geçiş için savunma sanayii ile su atabilen insansız hava araçları üzerinde çalışmaya başladıklarını duyururken, yapay zeka destekli Karar Destek Sistemi sayesinde riskli bölgelerin bir hafta önceden öngörüldüğünü ve yangınlarda kasıt tespit edilen kişilere söndürme maliyetlerinin fatura edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul'da basın mensuplarıyla bir araya gelerek orman yangınlarıyla mücadele, yapay zeka destekli izleme sistemleri, karbon yutak alanları ve savunma sanayii iş birliklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, halihazırda yangın tespiti amacıyla yararlanılan insansız hava araçlarının (İHA), doğrudan yangına su atarak müdahale edebilecek bir kabiliyete kavuşturulması için savunma sanayii kuruluşlarıyla ortak bir çalışma yürüttüklerini duyurdu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Dünyada henüz yok, savunma sanayimizle çalışmaya başladık"</strong></h3>

<p dir="ltr">İnsansız hava araçlarının yangın söndürme operasyonlarına doğrudan dahil edilmesine yönelik projeyi anlatan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Savunma sanayimizle beraber bir çalışmamız var, İHA'ların orman yangınlarında kullanılması konusu. Halihazırda tespit için kullanıyoruz, ama bu kastettiğim direkt müdahale amaçlı. Bu dünyada henüz yok. Bazı Çin menşeli birtakım uygulamaları görüyoruz ama orman yangınları zor coğrafyalarda çıkıyor. O uygulamalar ise daha düz ve kolay ulaşılabilir yerlerde. Biz gerçekten hava araçlarımız kadar etkili, su atabilen araçları insansız bir şekilde oluşturabilir miyiz? Savunma sanayimizle bu çalışmamıza başladık. Benim tahminim onların tecrübesiyle çok uzun zaman almaz ve dünyada bununla ilgili de Türkiye'nin ayrıca bir ekonomik getiri sağlayabileceği de bir şey oluşturmuş oluruz. Bu arada mevcutta tespit için kullandığımız İHA'lar ile ilgili gerçekten Baykar'a teşekkür ederim. Bayraktar TB2'lerle bu teknolojiyi biz de kullanıyoruz. İşin teknik boyutunda hala bize destek oluyorlar."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>"Riskli alanları bir hafta önceden görüyoruz"</strong></h3>

<p dir="ltr">Orman yangınlarının seyrini takip etmek ve ekipleri koordine etmek amacıyla yapay zeka temelli Karar Destek Sistemi'nin devreye alındığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Burada mevcut sistemleri gelişen teknolojiye entegre edip sürekli bir gelişim içindeyiz. Özetle hem yapay zeka hem diğer teknolojik gelişmeleri orman yangınlarında aktif olarak kullanıyoruz."</p>
</blockquote>

<p dir="ltr">Söz konusu modelleme sayesinde meteorolojik ve coğrafi risklerin bir hafta önceden belirlendiğini ve önlemlerin buna göre şekillendirildiğini kaydeden Bakan Yumaklı, yanan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılmasında ise bölgenin doğal ekosisteminin ve bitki örtüsünün esas alındığını vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Müdahale masraflarını yangını çıkaranlara rücu ettiriyoruz"</strong></h3>

<p dir="ltr">Yangınların nedenlerine değinen Yumaklı, orman yangınlarının yüzde 3'ünün kasıt sonucu çıktığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Bunları biz tespit etmiyoruz, kolluk güçleri tespit ediyor. Onların raporlarından çıkarıyoruz. Kahramanmaraş'ta torpil atılmıştı. Ormanda niye torpil atıyorsun? Bu kaza değil, kasıt. Bunların cezası gerçekten ağır. Biz o orman yangınıyla ilgili müdahalede sarf edilen maddi tutarı da bu yangını çıkaranlara rücu ettiriyoruz. Ceza alması için de sonuna kadar hukuk birimimiz takip ediyor."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>Dikilecek ağaçlarda karbon tutma kapasitesine bakılacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Bakan Yumaklı, tüm ormanların karbon tutma kapasitesine sahip olduğunu hatırlatarak yeni oluşturulacak karbon yutak ormanlarına ilişkin hedefleri şu sözlerle açıkladı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Bizim oluşturacağımız karbon yutak ormanlarında ağaç türü itibarıyla oraya dikilen fidanların ibreli ya da yapraklı olması ya da o ormana yapılacak bakım müdahaleleriyle karbon tutma kapasitesini daha da artıran orman alanlarından bahsediyoruz. Bu alanlar oluşturulurken karbon emisyonuna sebep olacak, atmosfere ayrıca karbon salımına sebep olacak ağaçlandırma çalışmalarından da uzak durulması gerekiyor. Bir taraftan salınan karbon miktarını azaltırken bir taraftan da yeni karbon yutak alanları oluşturarak emisyonu sıfırlamaya, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-orman-yanginlarina-ihalarla-mudahale-icin-calisma-baslattik</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1108609854-3640-2048-1920x0-80-1bfd1061c4074b908a9ae47980326035.jpg" type="image/jpeg" length="11241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri'nin sahipleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-attila-ilhan-edebiyat-odullerinin-sahipleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-attila-ilhan-edebiyat-odullerinin-sahipleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen 2026 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu; jüri değerlendirmesi sonucunda Roman Ödülü Belgrad Kanon adlı eseriyle Ebru Ojen'e, Şiir Ödülü Herkes Kendi İçine kitabıyla Ersun Çıplak'a, Senaryo Ödülü ise Kırık Şehir çalışmasıyla Raşel Meseri'ye takdim edildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr" id="p-rc_89fd288430b2f517-19">Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı (AİBSKV) tarafından Türk edebiyatının usta ismi Attilâ İlhan’ın anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen <strong>2026 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri</strong> sonuçlandı. Roman, şiir, senaryo ve vakıf özel teşvik kategorilerinde verilen ödülleri kazanan yazarlar ve eserleri kamuoyuna açıklandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Roman Ödülü Ebru Ojen'in oldu</strong></h3>

<p dir="ltr" id="p-rc_89fd288430b2f517-20">2026 Attilâ İlhan Roman Ödülü, İletişim Yayınları etiketiyle yayımlanan <strong>"Belgrad Kanon"</strong> adlı romanıyla yazar <strong>Ebru Ojen</strong>'e verildi.</p>

<p dir="ltr" id="p-rc_89fd288430b2f517-21">Roman dalında genç yazarları desteklemeyi amaçlayan <strong>İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü</strong>'nün sahibi ise <strong>"Bize Ait Bir Yer"</strong> adlı ilk kitabıyla <strong>İlgi Erpelit</strong> oldu.</p>

<p dir="ltr" id="p-rc_89fd288430b2f517-22">Attilâ İlhan Şiir Ödülü kategorisinde jüri, 2026 yılının büyük ödülüne <strong>"Herkes Kendi İçine"</strong> adlı şiir kitabıyla şair <strong>Ersun Çıplak</strong>'ı layık gördü.</p>

<p dir="ltr" id="p-rc_89fd288430b2f517-23">İlk şiir kitaplarının değerlendirildiği <strong>İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü</strong> ise Vapur Kitap tarafından basılan <strong>"Ölmeden Önceki Şeyler"</strong> adlı yapıtıyla <strong>Hüseyin Sönmez</strong>'e takdim edildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Senaryo ödülü Raşel Meseri'nin</strong></h3>

<p dir="ltr" id="p-rc_89fd288430b2f517-24">Sinema ve senaryo alanında verilen <strong>2026 Attilâ İlhan Senaryo Ödülü</strong>, hazırladığı <strong>"Kırık Şehir"</strong> başlıklı senaryo çalışmasıyla <strong>Raşel Meseri</strong>'ye verildi.</p>

<h3 dir="ltr"></h3><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-attila-ilhan-edebiyat-odullerinin-sahipleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/atilla-ilhan-1.webp" type="image/jpeg" length="84659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alarko Carrier'dan 183 çalışanı ilgilendiren karar: Gebze fabrikası kapanıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alarko-carrierdan-183-calisani-ilgilendiren-karar-gebze-fabrikasi-kapaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alarko-carrierdan-183-calisani-ilgilendiren-karar-gebze-fabrikasi-kapaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alarko Carrier, Gebze'de bulunan fabrikasında üretim faaliyetlerini 28 Şubat 2027 tarihi itibarıyla sonlandırmayı öngördüğünü duyurdu. Şirketin yeniden yapılanma planı doğrultusunda 183 çalışanın iş akdinin sona erdirilmesi kararlaştırıldı. İşten ayrılacak personele yapılacak kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin toplamda yaklaşık 293 milyon TL seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Şirketin Eskişehir'deki fabrikasında ise üretim faaliyetleri kesintisiz sürdürülecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alarko Carrier</strong> Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ALCAR), üretim faaliyetlerinin geleceğine ve şirketin organizasyonel yapısına ilişkin yeni bir düzenlemeye gitti. Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) iletilen açıklamada, Gebze fabrikasındaki üretimin tamamen sona erdirilmesinin planlandığı belirtildi. Kararla birlikte tesiste görev yapan çalışanların iş sözleşmelerinin hangi tarihlerde feshedileceğine ilişkin takvim de açıklandı. <strong>Gebze</strong> tesisinin şirketin toplam üretim maliyetleri içerisindeki payının yaklaşık yüzde 55 olduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>Gebze fabrikasında üretim neden durduruluyor?</strong></h2>

<p>Alarko Carrier Yönetim Kurulunun 5 Kasım 2026 tarihinde aldığı karar uyarınca, Gebze fabrikasındaki üretim mevcut siparişlerin tamamlanmasının ardından sonlandırılacak.</p>

<p>Tesiste Carrier markası altında klima santrali, çatı tipi klima ve fancoil üretimi gerçekleştiriliyor. Fabrikada üretilen ürünlerin tamamının Carrier markasını taşıması nedeniyle markaya yönelik üretim faaliyetlerinin sona erdirilmesiyle tesisin üretimi de durdurulacak.</p>

<p>Şirketin KAP'a gönderdiği açıklamada, söz konusu kararın Alarko Holding ile Carrier HVACR Investments B.V. arasında imzalanan pay alım sözleşmesi ve faaliyet ayrıştırma anlaşması çerçevesinde alındığı aktarıldı.</p>

<p>Gebze fabrikasında bulunan mevcut siparişler ile kabul edilmiş müşteri talepleri, belirlenen teslimat yükümlülüklerine uygun şekilde karşılanacak. Ürünlerin imalatı ve sevkiyatı tamamlandıktan sonra fabrikadaki üretim faaliyetleri sona erecek.</p>

<h3><strong>İşten çıkarmalar hangi tarihlerde yapılacak?</strong></h3>

<p>Üretimin durdurulması kararının ardından Alarko Carrier, şirket bünyesindeki operasyonel süreçleri ve çalışan organizasyonunu yeniden yapılandıracak.</p>

<p>Bu kapsamda üretim, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) ile destek departmanlarında çalışan toplam 183 kişinin iş sözleşmesi feshedilecek.</p>

<p>Çalışanların işten ayrılma süreci iki farklı takvim üzerinden yürütülecek. İlk aşamada 119 kişinin iş sözleşmesi 31 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. Kalan 64 çalışanın işten ayrılış işlemleri ise üretim ve ürün sevkiyat programına göre Şubat 2027'nin sonuna kadar kademeli olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>KAP açıklamasında, iş sözleşmesi feshedilecek personele 5 Kasım 2026 tarihinden başlayarak yasal ihbar süreleri esas alınmak suretiyle kişiye özel yazılı bildirim gönderilmesinin kararlaştırıldığı bilgisi paylaşıldı.</p>

<h3><strong>183 çalışana yaklaşık 293 milyon TL tazminat ödenecek</strong></h3>

<p>Üretimin sonlandırılması ve yeniden yapılanma kapsamında işten ayrılacak 183 personele yapılacak kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin toplam tutarının yaklaşık 293 milyon TL'ye ulaşması öngörülüyor.</p>

<p>Bununla birlikte Gebze fabrikasının faaliyetlerine son verilmesinden kaynaklanacak toplam maliyet henüz netlik kazanmadı. Çalışanlara yönelik diğer yükümlülükler ile tesisin kapatılması sırasında ortaya çıkacak giderler de hesaplamaya dahil edilecek.</p>

<p>Alarko Carrier, toplam finansal etkinin belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Hesaplamaların tamamlanmasının ardından kesinleşen tutarların şirketin ilgili finansal tablolarına aktarılacağı ve kamuoyuna gerekli bilgilendirmenin yapılacağı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Fabrikanın toplam üretim maliyetlerindeki payı</strong></h3>

<p>Şirketin KAP üzerinden paylaştığı verilerde, üretimi sona erecek Gebze tesisinin toplam üretim maliyetleri içerisindeki oranı da yer aldı. Buna göre fabrikanın üretim maliyetlerindeki payı yaklaşık yüzde 55 olarak hesaplandı.</p>

<p>Öte yandan 2025 yılına ilişkin veriler, Gebze'de imal edilen Carrier markalı ürünlerin satış gelirlerinin Alarko Carrier'ın toplam net satışlarının yaklaşık yüzde 13'üne karşılık geldiğini ortaya koydu.</p>

<p>Şirket, üretim faaliyetlerinin sonlandırılmasıyla birlikte mevcut kaynakların kullanımını yeniden düzenlemeyi planlıyor. Açıklamada, operasyonel süreçlerin daha verimli hale getirilmesi, işletme giderlerinin düşürülmesi ve maliyet yapısının iyileştirilmesi hedefleri doğrultusunda hareket edildiği belirtildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alarko-carrierdan-183-calisani-ilgilendiren-karar-gebze-fabrikasi-kapaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ekran-resmi-2026-11-06-122609.png" type="image/jpeg" length="52717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'da 8 kişiyi öldüren katil zanlısının ilk ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-8-kisiyi-olduren-katil-zanlisinin-ilk-ifadesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-8-kisiyi-olduren-katil-zanlisinin-ilk-ifadesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da iki öğretmenin de aralarında bulunduğu 8 kişinin hayatını kaybettiği ve bir kişinin ağır yaralandığı silahlı saldırıların şüphelisi Arif Sefa Özdemir'in ilk ifadesi ortaya çıktı; Eskişehir'de kendisini MİT görevlisi olarak tanıtıp araç gasbederken yakalanan zanlı, ilk üç cinayeti 11 bin euroluk biçerdöver borcu anlaşmazlığı, diğer beş kişiyi ise kaçarken araçlarını ele geçirmek amacıyla pompalı tüfekle vurduğunu itiraf etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Afyonkarahisar'da 5 Kasım'da meydana gelen, iki öğretmenin de aralarında bulunduğu 8 kişinin hayatını kaybettiği ve bir kişinin ağır yaralandığı silahlı saldırının şüphelisi Arif Sefa Özdemir'in (30) ilk ifadesine ulaşıldı. Eskişehir'de yakalanan şüpheli, ilk üç kişiyi biçerdöver satışı kaynaklı borç anlaşmazlığı, diğer beş kişiyi ise kaçarken araçlarını gasbetmek amacıyla öldürdüğünü ileri sürdü.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Afyonkarahisar'da 8 kişiyi öldüren katil zanlısının ilk ifadesi ortaya çıktı" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261105-42977647-42977642-a-f-y-o-n-k-a-r-a-h-i-s-a-r-d-a-s-i-l-a-h-l-a-v-u-r-u-l-a-n-8-k-i-s-i-o-l-d-u-1-k-i-s-i-y-a-r-a-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Cinayetler 11 bin euroluk borç tartışmasıyla başladı</strong></h3>

<p dir="ltr">İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) aktardığı bilgilere göre şüpheli Özdemir, geçen yıl Ahmet Uzel'den 40 bin euro karşılığında bir biçerdöver satın aldı. Aracın İzmir'de çalıştığı esnada yanarak kullanılamaz hale gelmesi üzerine taraflar arasında anlaşmazlık çıktı.</p>

<p dir="ltr">Özdemir ifadesinde; Uzel'in geçen hafta kendisinden kalan 11 bin euroyu talep ettiğini, kendi hesabına göre ise borcun 4 bin euro olduğunu öne sürdü. Telefon görüşmelerinde karşılıklı küfürleşme ve tehditlerin yaşandığını iddia eden şüpheli, ödeme yapma gerekçesiyle Uzel'i Afyonkarahisar'a çağırdı. Uzel'in, yanındaki Bekir Toprak ve Noman Toprak ile birlikte kente gelmesinin ardından Ayazini köyü çıkışında buluşma gerçekleşti. Çıkan tartışmada Özdemir, pompalı tüfekle ateş açarak üç kişiyi öldürdü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kaçarken karşılaştığı kişileri araçlarını almak için hedef aldı</strong></h3>

<p dir="ltr">Olay yerinden kaçmaya başlayan şüphelinin, kaçış güzergâhında karşılaştığı kişileri araçlarını ele geçirmek amacıyla vurduğu öğrenildi.</p>

<p dir="ltr">Özdemir'in saldırılarında Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61) ile Yukarıtandır Ortaokulu'nda görev yapan öğretmenler Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) hayatını kaybetti. Kent merkezinde silahlı saldırıya uğrayan Sevgi Postalcı'nın ise hastanedeki tedavisinin ağır yaralı olarak sürdüğü bildirildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kendini MİT görevlisi olarak tanıttı, Eskişehir'de yakalandı</strong></h3>

<p dir="ltr">Saldırıların ardından Eskişehir yönüne kaçan şüphelinin, kendisini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) personeli olarak tanıtıp 19 yaşındaki Talha Gökgöz'ün aracını silah zoruyla gasbettiği belirlendi.</p>

<p dir="ltr">Söz konusu aracın çamura saplanması üzerine başka bir otomobili gasbederek kaçışını sürdüren Özdemir, polis ve jandarma ekiplerinin düzenlediği ortak operasyonla yakalandı. Güvenlik güçlerine de ateş açtığı belirtilen şüpheli, işlemleri için Afyonkarahisar'a sevk edildi.</p>

<p dir="ltr">Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma devam ediyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-8-kisiyi-olduren-katil-zanlisinin-ilk-ifadesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261105-42977647-42977646-a-f-y-o-n-k-a-r-a-h-i-s-a-r-d-a-s-i-l-a-h-l-a-v-u-r-u-l-a-n-8-k-i-s-i-o-l-d-u-1-k-i-s-i-y-a-r-a-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="67882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Türkiye'nin iki ulaşım projesi uluslararası ödül kazandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-turkiyenin-iki-ulasim-projesi-uluslararasi-odul-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-turkiyenin-iki-ulasim-projesi-uluslararasi-odul-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aydın-Denizli Otoyolu ile Yusufeli Viyadüğü'nün Uluslararası Yol Federasyonundan ödül aldığını açıkladı. Uraloğlu, Türkiye'de devam eden otoyol ve tünel projelerine ilişkin de bilgi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, <strong>Uluslararası Yol Federasyonu (IRF) </strong>tarafından düzenlenen <strong>Küresel Yol Başarı Ödülleri Töreni</strong>'nde Türkiye'nin iki projesinin ödül kazandığını açıkladı.</p>

<p>ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Santa Clara kentinde gerçekleştirilen törende Aydın-Denizli Otoyolu ile Yusufeli Viyadüğü uluslararası alanda ödüllendirildi.</p>

<p>Uraloğlu, ödüllerin ardından Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, projelerin farklı kategorilerde başarı elde ettiğini belirtti. Bakan, "Gerek bakanlığımız gerek özel sektör temsilcilerimizle beraber 2 ödül aldık, ikisi de birbirinden kıymetliydi" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Aydın-Denizli Otoyolu proje finansmanı ödülünü aldı</strong></h2>

<p>Törende <strong>Aydın-Denizli Otoyolu</strong>, 'Proje Finansmanı' kategorisinde ödüle değer bulundu. Uraloğlu, otoyolun iki şehir arasındaki ulaşımı kolaylaştırdığını ve seyahat süresini önemli ölçüde azalttığını aktardı.</p>

<p>İki şehir arasında çok sayıda kavşağın bulunduğuna işaret eden Uraloğlu, mevcut güzergâhta 2-3 saate kadar ulaşan seyahat süresinin proje sayesinde kısaldığını kaydetti. Otoyolun bölgedeki ulaşım yoğunluğunu giderdiğini belirten Bakan, yolun daha düzenli ve güvenli hale getirildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Yusufeli Viyadüğü'nde yapım yöntemi değiştirildi</strong></h3>

<p><strong>Yusufeli</strong> <strong>Viyadüğü</strong> ise 'Yapım Metodolojisi' kategorisinde uluslararası ödül kazandı. Uraloğlu, projenin inşası sırasında sahadaki koşullara bağlı olarak köprünün yapısal modelinde değişikliğe gidildiğini anlattı.</p>

<p>İlk aşamada dengeli konsol yöntemiyle planlanan yapım sürecinin daha sonra itme-sürme yöntemine dönüştürüldüğünü belirten Uraloğlu, bu değişikliğin barajın su tutması için gereken sürenin kazanılmasını sağladığını söyledi. Böylece bir projenin tamamlanmasının diğer çalışmayı bekletmesinin önüne geçildiğini dile getirdi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, ödüllerin ardından <strong>Karayolları Genel Müdürlüğü</strong> çalışanlarına, projelerde görev alan müteahhit firmalara ve Bakanlık personeline teşekkür etti.</p>

<h3><strong>Türkiye'deki otoyol projelerinde çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>Ödül töreninde Türkiye'de yapımı devam eden ulaşım yatırımlarına da değinen Uraloğlu, <strong>Başakşehir-Nakkaş Otoyolu</strong>'nun gelecek yıl trafiğe açılmasının planlandığını bildirdi. <strong>Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu</strong>'nda da çalışmaların devam ettiğini aktardı.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, turizm bölgelerine ulaşımı destekleyecek Antalya-Alanya Otoyolu'nun yanı sıra Çanakkale Köprüsü'nü Kınalı'ya bağlayacak Kınalı-Malkara Otoyolu'nun da sürdürülen projeler arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Çok sayıda tünel projesinde çalışmalar devam ediyor</strong></h3>

<p>Uraloğlu, Türkiye genelinde farklı bölgelerde yürütülen tünel projeleri hakkında da bilgi verdi. Erzurum-Rize güzergâhındaki Kırık Tüneli, Kop Dağı Tüneli, Vauk Dağı Tüneli ve Geminbeli Tüneli'nin devam eden çalışmalar arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p>Geminbeli Tüneli'nin yakın zamanda hizmete açılacağını belirten Uraloğlu, Dallıkavak Tüneli'nin ise kısa süre önce ulaşıma kazandırıldığını söyledi. Bakan, Sertavul Tüneli'nin de devam eden projeler arasında bulunduğunu ifade ederek Türkiye'de çok sayıda ulaşım yatırımının sürdüğünü aktardı.</p>

<p>Törenin ardından Uraloğlu, IRF Global Yönetim Kurulu Başkanı Randell H. Iwasaki ile bir araya geldi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-turkiyenin-iki-ulasim-projesi-uluslararasi-odul-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/turkiyeye-kara-yolu-projelerinden-iki-uluslararasi-odul.png" type="image/jpeg" length="14264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK personel alımı yapacak: SGK personel alımı başvuruları ne zaman? Kimler başvurabilir, sözlü sınav ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sgk-personel-alimi-yapacak-sgk-personel-alimi-basvurulari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sgk-personel-alimi-yapacak-sgk-personel-alimi-basvurulari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu, taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 100 sosyal güvenlik denetmen yardımcısı alacağını duyurdu. 2025 veya 2026 KPSS puanıyla başvuru yapılabilecek alımda taban puan 70 olarak belirlendi. Hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme ve ilgili fakültelerden mezun adayları ilgilendiren ilan için başvuru süreci kasım ayında başlayacak. Peki SGK personel alımı başvuruları hangi tarihlerde yapılacak, yaş ve mezuniyet şartları neler?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2026 yılı personel alımı kapsamında 100 sosyal güvenlik denetmen yardımcısı istihdam edecek. Kurumun 6 Kasım 2026 tarihli duyurusuyla açıklanan alım, SGK'nın taşra teşkilatındaki Genel İdare Hizmetleri sınıfı kadroları için gerçekleştirilecek. Adaylar, 2025 veya 2026 KPSS sonuçlarıyla başvuru yapabilecek. İlanda aranan asgari KPSS puanı 70 olarak açıklandı.</p>

<p>Başvurular 9 Kasım 2026 Pazartesi günü başlayacak ve 22 Kasım 2026 Pazar günü saat 23.59'da sona erecek. Başvuru işlemleri elektronik ortamda alınacak. Personel seçimi ise yazılı sınav yapılmaksızın sözlü giriş sınavıyla gerçekleştirilecek.</p>

<h2><strong>SGK 100 personel alımı başvuruları ne zaman?</strong></h2>

<p>SGK sosyal güvenlik denetmen yardımcısı alımı için başvuru takvimi belli oldu. Adaylar, başvurularını <strong>9-22 Kasım 2026 </strong>tarihleri arasında gerçekleştirebilecek. Son başvuru günü saat 23.59'a kadar tamamlanmayan işlemler değerlendirmeye alınmayacak.</p>

<p>Başvurular, e-Devlet üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım hizmeti aracılığıyla yapılacak. Adaylar doğrudan Cumhurbaşkanlığı Kariyer Kapısı'nın işe alım platformuna da giriş yapabilecek.</p>

<p>Başvurunun tamamlanmasının ardından adayların e-Devlet sistemindeki “Başvurularınız” bölümünü kontrol etmesi gerekiyor. Ekranda “Başvuru Alındı” ibaresinin görülmesi, işlemin sisteme ulaştığını gösteriyor. Şahsen, posta veya kargo yoluyla yapılan başvurular kabul edilmeyecek.</p>

<p><img alt="Yalova SGK’da saldırı: Avukat Zekeriya Polat hayatını kaybetti" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/a00eba79-f250-439b-bb01-c7dafef0d48a-w.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>SGK personel alımı başvuru şartları neler?</strong></h3>

<p>SGK'nın yayımladığı ilana göre sosyal güvenlik denetmen yardımcısı kadrosuna başvuracak adayların eğitim, yaş ve KPSS koşullarını karşılaması gerekiyor. Başvuru yapabilmek için en az dört yıllık yükseköğretim programlarından mezun olma şartı aranıyor.</p>

<p>İlanda belirtilen öğrenim alanları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Hukuk fakülteleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Siyasal bilgiler fakülteleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İktisadi ve idari bilimler fakülteleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İktisat fakülteleri ve bölümleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İşletme fakülteleri ve bölümleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlgili fakültelerin sosyal hizmetler bölümleri</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu alanlara denkliği Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylanmış yurt içi veya yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar da başvuru yapabilecek. Yurt dışından mezun adayların denklik belgelerini başvuru sırasında sisteme yüklemesi gerekiyor.</p>

<p>Adaylarda ayrıca şu koşullar aranacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesinin A bendindeki genel şartları taşımak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Giriş sınavının yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görevini devamlı olarak yapmasına engel bir sağlık veya benzeri durumunun bulunmaması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2025 veya 2026 yılında yapılan KPSS'de ilan edilen puan türlerinden en az 70 puan almış olmak.</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Sgk Bağkur Gss Borç Yapılandırma" class="detail-photo img-fluid" height="655" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/sgk-bagkur-gss-borc-yapilandirma.webp" width="1200" /></h3>

<h3><strong>SGK alımında KPSS puan şartı kaç?</strong></h3>

<p>Sosyal güvenlik denetmen yardımcısı alımında KPSS taban puanı 70 olarak belirlendi. Adayların ÖSYM tarafından 2025 veya 2026 yılında gerçekleştirilen KPSS'ye girmiş ve ilan kapsamında kabul edilen puan türlerinden en az 70 almış olması gerekiyor.</p>

<p>SGK'nın yayımladığı kontenjan tablosunda kabul edilen puan türleri <strong>KPSS P39, P40, P41, P42, P43 ve P48</strong> olarak sıralandı. Dolayısıyla yalnızca herhangi bir KPSS puan türünde 70 ve üzeri puan almak başvuru için yeterli olmayacak. Adayların mezuniyet alanlarına uygun puan türü koşulunu da sağlaması gerekiyor.</p>

<p>Alım için toplam 100 kişilik kontenjan ayrılırken sözlü sınava en fazla 400 aday çağrılacak. Sınava katılacak adaylar, başvuru şartlarını karşılayanlar arasından ilgili KPSS puan türündeki başarı sıralamasına göre belirlenecek. Son sıradaki adayla aynı puana sahip olanların tamamı da sözlü sınava davet edilecek.</p>

<h3><strong>SGK personel alımında yaş sınırı kaç?</strong></h3>

<p>İlana göre adayların giriş sınavının yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olması gerekiyor. Bu nedenle başvuru yapmayı planlayanların yaş şartını 2026 yılının 1 Ocak tarihini esas alarak değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Adayların yaş koşulunun yanı sıra 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen genel memuriyet şartlarını da taşıması isteniyor. Bu şartlardan herhangi birini karşılamayanların başvuruları kabul edilmeyecek.</p>

<p><img alt="Sgk, Muayene Ve Ilaçlar Için Uygulanacak Katılım Paylarını Açıkladı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/sgk-muayene-ve-ilaclar-icin-uygulanacak-katilim-paylarini-acikladi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>SGK sosyal güvenlik denetmen yardımcısı sözlü sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>SGK personel alımında yazılı sınav aşaması bulunmuyor. Adaylar, KPSS puan sıralamasına göre belirlendikten sonra tek aşamalı sözlü giriş sınavına katılacak.</p>

<p>Sözlü sınavların <strong>28 Aralık 2026 ile 11 Ocak 2027</strong> tarihleri arasında yapılması planlanıyor. Sınav yeri, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü toplantı salonu olarak açıklandı.</p>

<p>Sözlü sınava çağrılacak adayların listesi ve sınav sürecine ilişkin duyurular SGK'nın resmî internet sitesi ile Kariyer Kapısı üzerinden ilan edilecek. Adayların sınav tarihleri ve diğer işlemler için bu kanallardaki açıklamaları takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Sosyal güvenlik denetmen yardımcısı ne iş yapar?</strong></h3>

<p>Sosyal güvenlik denetmen yardımcıları, SGK'nın taşra teşkilatında denetim ve inceleme faaliyetlerinde görev alıyor. Meslek personelinin çalışmaları, sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasının izlenmesi ve kurumun görev alanındaki denetim süreçlerinin yürütülmesiyle bağlantılı.</p>

<p>Görev kapsamında verilen yetki ve sorumluluklar çerçevesinde iş yerlerinde inceleme yapılması, sigortalılık işlemlerinin kontrol edilmesi ve kayıt dışı istihdamla mücadele çalışmalarına katkı sunulması gibi faaliyetler yürütülebiliyor. Denetmen yardımcıları, mesleki görevlerini ilgili mevzuat ve kurumun görev dağılımı doğrultusunda yerine getiriyor.</p>

<p><img alt="SGK'dan prim borçlarına yeni düzenleme: Borçlar silinecek mi?" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/1747632040334-sgktrrmgdr.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>SGK 100 personel alımı başvuru takvimi</strong></h3>

<p>2026 yılı sosyal güvenlik denetmen yardımcısı alımına ilişkin açıklanan takvim şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Alınacak personel:</strong> 100 sosyal güvenlik denetmen yardımcısı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başvuru başlangıcı:</strong> 9 Kasım 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son başvuru tarihi:</strong> 22 Kasım 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son başvuru saati:</strong> 23.59</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS şartı:</strong> İlgili puan türlerinden en az 70</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kabul edilen KPSS puanları:</strong> P39, P40, P41, P42, P43 ve P48</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sözlü sınav tarihleri:</strong> 28 Aralık 2026-11 Ocak 2027</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sözlü sınava çağrılacak aday sayısı:</strong> En fazla 400</p>
 </li>
</ul>

<p>Adaylar, başvuru koşullarının tamamını ve mezuniyet alanlarına ilişkin ayrıntıları SGK'nın yayımladığı resmî sınav ilanından kontrol edebilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sgk-personel-alimi-yapacak-sgk-personel-alimi-basvurulari</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/sgknin-saglik-uygulama-tebligi.jpg" type="image/jpeg" length="89663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Spor yazarları Freiburg yenilgisini yazdı: Mücadele vardı ama eksikler tabelayı belirledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlari-freiburg-yenilgisini-yazdi-mucadele-vardi-ama-eksikler-tabelayi-belirledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlari-freiburg-yenilgisini-yazdi-mucadele-vardi-ama-eksikler-tabelayi-belirledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Konferans Ligi'nde Freiburg'a sahasında 1-0 mağlup olan Trabzonspor'un performansını köşelerine taşıyan spor yazarları, takımın ilk yarıdaki tutuk oyununu dersine çalışmayan tembel bir öğrenciye benzetirken, kaçan net fırsatlara, orta alandaki organizasyon aksaklıklarına ve kadrodaki eksiklerin oyuna olumsuz etkisine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">UEFA Konferans Ligi'nin 3. haftasında sahasında Alman temsilcisi Freiburg'a 1-0 mağlup olan Trabzonspor'un sergilediği oyun ve kaçan fırsatlar spor basınının usta kalemleri tarafından mercek altına alındı. Yazarlar; ilk yarıdaki tutuk başlangıcı, kaçan net pozisyonları ve eksik oyuncuların yarattığı üretkenlik krizini köşelerine taşıdı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Trabzonspor 535909" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/trabzonspor-535909.webp" width="930" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Aksal Yavuz (Milliyet): "Sağlık Olsun… Bu Maçın Hakkı Beraberlikti"</strong></h3>

<p dir="ltr">Karşılaşmada girilen fırsatlara ve oyunun hakkına değinen Aksal Yavuz, Trabzonspor'un ikinci yarıdaki mücadelesiyle yenilgiyi hak etmediğini belirtti:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Trabzonspor evinde mağlup oldu olmasına da Salah ile girdikleri iki net pozisyonu değerlendirebilseydiler, galip gelmeleri işten bile değildi. Salah gibi bir oyuncu bu iki pozisyondan birini gole çevirememişse; futbol tanrıları Backhaus’un savunduğu kaleyi Salah’ın gazabından korumuş olmasındandır! Zira Salah çok daha zor pozisyonlarda fileleri bulmuştur. Trabzonspor, bilhassa ikinci yarıda oynadığı oyunla, verdiği mücadeleyle mağlubiyeti hak etmedi... Dürüst olmak gerekirse; bu maçın hakkı beraberlikti. Netice itibariyle, Trabzonspor sadece bir mağlubiyet almış oldu, bir yenilgiyle çok da bir şey kaybetmediler, sağlık olsun deyip bundan sonra oynayacakları maçlarda bu mağlubiyeti telafi etmenin yollarını aramalılar…"</p>
</blockquote>

<p dir="ltr"></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Halil Özer (Milliyet): "Dersini Hiç Çalışmayan Tembel Öğrenci Gibiydi"</strong></h3>

<p dir="ltr">Bordo-mavili ekibin maça başlangıçtaki konsantrasyon eksikliğini ve bireysel performansları sert bir dille eleştiren Halil Özer, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Trabzonspor kaybettiği maçta dersini hiç çalışmayan tembel öğrenci gibiydi. Ne takım hazırdı ne taraftar. Aldığı iki galibiyetin verdiği garip bir rahatlık ve umursamazlıkla çıkmışlar sahaya. İlk yarım saat takımımız neredeyse orta alanı geçemedi. Salah’ı hiç ama hiç kullanamadı. Aksine savunmada bol hata yaptı. Mustafa çok kötü bir günündeydi. Golde de onun hatası var... Yenilginin sorumlusu tabii ki Salah değil. Özellikle Saviola dün hiç bir şey yapamadı. Mendy yetersizdi. Muçi bekleneni hiç veremedi. Onuachu ise sert Alman defansı arasında kayboldu. Reis’in yaptığı değişiklikler de çok verimli olamayınca Trabzonspor üç puanı kendi evinde bıraktı."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>İskender Günen (Sabah): "Eksikler Sonuçta Belirleyici Oldu"</strong></h3>

<p dir="ltr">Takımın hücum kurgusundaki aksamalara ve kilit oyuncuların yokluğuna dikkat çeken İskender Günen, organizasyon eksikliğini vurguladı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Bu maçta bir kez daha görüldü ki, top üçüncü bölgeye taşındığında sistemi çalıştıran oyuncular, Franculino ve Aral. Onuachu'ya, kenardan istediği toplar gelmediğinde dün olduğu gibi takımı 10 kişi oynatmakta. Orta alanda rakibe baskı yapan, top kazanma becerisi olan ve aldığı topla dikey oynama alışkanlığına sahip Folcarelli bu maçta arandı. İkinci yarıda yoğun bir baskı oluşsa da üretkenlikten uzak olmanın en büyük nedeni ise top üçüncü bölgeye geldiğinde bir türlü gerekli organizasyonların yapılamamasıydı. Salah, rakibin tatlı sert oyunundan dolayı etkisiz kaldı ve iki net gol pozisyonundan yararlanamadı."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>Olcay Çakır (Fanatik): "Mücadele Tabelaya Sığmadı…"</strong></h3>

<p dir="ltr">Trabzonspor'un skoru eşitlemek için ortaya koyduğu eforu takdir eden ancak kadro darlığının altını çizen Olcay Çakır, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Dün akşam yine başlangıçta oyuna giremeyen bir Trabzonspor izledik. Golü kalesinde gördükten sonra toparlanan, sorumluluk alan bir takım çıktı ortaya. Salah’la kaçan fırsatlar ise hikâyeyi daha dramatik hale getirdi. Freiburg iyi takım. Hatları birbirine yakın, blokları arasında yaşam alanı bırakmıyor. Buna rağmen Trabzonspor özellikle son bölümde yerden, havadan, kenardan, merkezden her yolu denedi. Pozisyon da buldu. Eksik olan, bütün bu çabayı tabelaya taşıyacak goldü. Açık konuşayım; Trabzonspor bütün oyuncuları ve güçlü alternatifleriyle sahada olsaydı bu maçın hikâyesi farklı yazılabilirdi. Bunu teselli olsun diye söylemiyorum. Mücadeleyi, kazanma arzusunu yeterli buldum; seçeneklerin sınırlılığı ise oyunu değiştirme imkânını daralttı."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlari-freiburg-yenilgisini-yazdi-mucadele-vardi-ama-eksikler-tabelayi-belirledi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/trabzonspor-melih-kabasakal-mohamed-salah-228034.webp" type="image/jpeg" length="65778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye ikinci asrın en önemli projesi olacak"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmus-terorsuz-turkiye-ikinci-asrin-en-onemli-projesi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmus-terorsuz-turkiye-ikinci-asrin-en-onemli-projesi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye sürecinin Cumhuriyet'in ilk yüzyılındaki en önemli sorunlardan birinin çözümüne yönelik olduğunu belirtti. Sürecin Türkiye Modeli adıyla dünyadaki üniversitelerde çatışma çözümü derslerinde ele alınacağını ifade eden Kurtulmuş, bunun 86 milyonu ilgilendiren milli bir mesele olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı <strong>Numan Kurtulmuş</strong>, Turgut Özal Kongre Merkezi'nde düzenlenen İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Terörsüz Türkiye süreci konusunda konuşan Kurtulmuş, "Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesi buydu, ikinci asrının da en önemli projesi bu olacaktır. Eninde sonunda başaracağız" dedi.</p>

<h3><strong>"İnönü Üniversitesi, Türkiye'nin köklü ve yerleşik üniversitelerinden"</strong></h3>

<p><u><strong>İşte TBMM Başkanı Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları:</strong></u></p>

<p>"İnönü Üniversitesinin kuruluşu dün gibi yakın bir tarihteydi. Artık Türkiye'nin köklü, yerleşik üniversitelerinden birisi. 32 bini aşan öğrencisiyle fevkalade büyük bir seviyeye gelmiş vaziyette. Ayrıca tıp alanı başta olmak üzere birçok alanda da önemli atılımları gerçekleştiren bir üniversitemiz. Şimdiye kadar bu üniversitede kuruluşundan bu yana emeği geçen herkese şükranlarımızı ifade ediyorum. Bütün arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca depremden sonra da iki kez Malatya'ya gelme imkanım oldu. O büyük yıkıntıyı, o fevkalade hüzünlü günleri, o zor günleri yakından biliyorum. Bugün geldiğimde de şunu artık övünerek ifade edebiliriz ki bu hepinizin gücü, Türkiye'nin gücü, 86 milyonun gücü, o büyük yıkıntılarda tahrip olmuş Malatya'da bugün artık modern bir şehir haline doğru, yenilenmiş bir Malatya'ya doğru hızla gelişim kaydedildiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum."</p>

<h3><strong>Terörsüz Türkiye süreci</strong></h3>

<p>"Öncelikle herhalde hepimiz kabul ederiz ki birinci asrını geride bıraktığımız Cumhuriyet'imizin birinci asrının en yakıcı, en zor, en ağır sorunu terörle ilgili sorunumuzdur. Fevkalade büyük bedeller ödenmiş, on binlerce insanımız ölmüş, binlerce insanımız şehit olmuş, Türkiye 2,3 trilyon doların üstünde büyük bir ekonomik kayba neden olan bir belayla karşı karşıya kalmıştı. Hatta bunun da ötesinde zaman zaman milletimizin de umutlarının yıkıldığı, Türkiye'de ayrışma, bölünme senaryolarının gündeme geldiği çok zor, çok çetin dönemler de geride kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en zor sorunu olan terör meselesini çözmek için bir yola çıktık ve önemli bir merhaleyi geride bıraktık. İnşallah en kısa süre içerisinde tamamıyla terörün geride kaldığı, buradaki hatıraların, buradaki birikimlerin, müktesebatın sadece bizim için tarihsel hafıza niteliği taşıdığı günlere inşallah ulaşacağız."</p>

<h3><strong>"Türkiye Modeli dünyada ders olarak okutulacak"</strong></h3>

<p>"Konuşmamı iki bölüme ayıracağım. Birinci bölümde önümüze koyduğumuz ve bugüne kadar getirdiğimiz bu model 'Türkiye Modeli' adını verdiğimiz bir modeldir. Dünyadaki bütün çatışma çözümleri örneklerinden fevkalade şekilde ayrışan ve bir akademisyen olarak söylüyorum, başından itibaren de meselenin içinde olan birisi olarak söylüyorum, bundan sonra da dünyanın birçok üniversitesinde çatışma çözümleri alanında ders olarak okutulacak bir süreci yönetiyoruz. Bu süreç Türkiye Modeli'dir.</p>

<p>Kendi birikimlerimiz üzerinde başlatmış olduğumuz bu husus, öncelikle Türkiye'nin bizzat kendisine güvenmesinin somut bir sonucudur ve bu bize fevkalade güçlü bir başlangıcı nasip etmiştir. Bu sürecin ikinci temel alametifarikası bu sadece siyasetin dar kalıpları içerisinde hapsedilecek bir ya da birkaç partinin siyasi projesi olarak gündeme getirilebilecek bir mesele değildir. Öncelikle 86 milyonumuzun her bir ferdini ilgilendiren, siyaset üstü demiyorum, o lafı sevmiyorum ama bizatihi dar parti siyasetinin dışında olan bir konudur ve bu özelliğiyle de Türkiye'nin milli bir meselesi olarak cereyan etmiştir. Bu mana kadar da bütün siyasi partilere, sürece başından beri destek veren bütün toplumsal kesimlere buradan bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Burada hiçbir grup bunu bir siyasi argüman olarak kullanmamış, iç siyasetin bir tartışma meselesi haline getirmemiş, bu sürece destek verenler, sürecin nasıl başarıya ulaşması mümkündür sorusundan yola çıkarak müktesebatında ne varsa onu ortaya koymaya çalışmışlardır."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmus-terorsuz-turkiye-ikinci-asrin-en-onemli-projesi-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmustan-12-eylul-darbesi-paylasimi.png" type="image/jpeg" length="26937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Spor yazarları Celtic - Beşiktaş maçını yazdı: İskoçlara top göstermedik ama yazık oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlari-celtic-besiktas-macini-yazdi-iskoclara-top-gostermedik-ama-yazik-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlari-celtic-besiktas-macini-yazdi-iskoclara-top-gostermedik-ama-yazik-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi'nde Celtic'e deplasmanda 3-2 mağlup olan Beşiktaş'ın sahadaki performansını değerlendiren usta spor yazarları; Emmanuel Agbadou'nun sebep olduğu bireysel hataya, Vincenzo Italiano'nun geciken oyuncu değişikliklerine, 60'ıncı dakikadan sonra belirginleşen fiziksel tükenmişliğe ve takımın hem ligde hem de Avrupa'da yaşadığı denge sorununa dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">UEFA Avrupa Ligi'nin 4. haftasında İskoçya deplasmanında Celtic'e 3-2 mağlup olan Beşiktaş, sergilediği dalgalı performans ve bireysel hatalarla spor basınının usta kalemlerinin hedefindeydi. Yazarlar; Emmanuel Agbadou'nun sebep olduğu kırılma anını, Teknik Direktör Vincenzo Italiano'nun oyuna müdahale zamanlamasını ve 60. dakikadan sonra baş gösteren fiziksel düşüşü köşelerine taşıdı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Attila Gökçe (Milliyet): "Yine Italiano! Bu takım ağır yükü taşımakta zorlanıyor"</strong></h3>

<p dir="ltr">Siyah-beyazlı takımın fiziksel tükenmişliğine ve teknik heyetin oyuncu tercihlerine sert eleştiriler yönelten Attila Gökçe, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Italiano Kasımpaşa maçından sonra Celtic sınavında da çaktı… Bal yapmayan arı misali dişe dokunan tek vuruş yapamayan Trossard’ı ve kötü günündeki Cerny’yi sabırla oyunda tuttu. Zavallı Oh, net pozisyon üretemeyen arkadaşları yüzünden boşuna koştu, net bir şut atamadan Vlahoviç’le değişti. Laf aramızda dillere destan Olaitan da penaltı dışında her fırsatı harcadı. Oynadığı sürece takımın en iyisi Salih Özcan’dı. Bireysel değerlendirmelerin dışında, takımca fiziksel bir düşüşe tanık olduk… Oyun 1 saati doldurduğunda yorgunluklar sırıtıyordu. Savunmada Emirhan ayakta duran adamdı. Maçın ötesinde Italiano, fiziksel düşüşte çıkış yollarını bulmalı. Oynattığı oyun güzel de… Bu takım, ağır yükü taşımakta zorlanmaya başladı, dikkat!"</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>Fatih Doğan (Sabah): "Agbadou’yla başlayan hatalar silsilesi"</strong></h3>

<p dir="ltr">Celtic Park'taki yenilginin temelinde savunma zafiyetleri ve geç gelen hamlelerin yattığını vurgulayan Fatih Doğan, şunları kaydetti:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Beşiktaş, Celtic Park'ta 3-2 mağlup ayrılırken Agbadou'yla başlayan, verilmeyen kırmızı kartla devam eden, düşen orta sahayı toparlamakta geç kalan Italiano'nun hatalar silsilesinin faturasını ödedi. Maçın kırılma noktalarından biri de Italiano'nun oyuna müdahale zamanlamasıydı. Celtic'in baskısı yükselirken Beşiktaş'ın orta saha direncini artıracak hamleler gecikti. Orkun Kökçü'nün yokluğunda organizasyon yükünün paylaşılması gerekirken takımın merkezdeki bağlantıları zayıfladı. Yenilgi, Beşiktaş'ın Avrupa yürüyüşünde telafisi olan ama önemli bir yara."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>Turgay Demir (Fotomaç): "Çok yazık oldu! İskoçlara top göstermedik ama kaybettik"</strong></h3>

<p dir="ltr">İlk yarıdaki oyun üstünlüğünün skora yansıtılamamasını ve kanat oyuncularının etkisizliğini eleştiren Turgay Demir, kaçan fırsatın altını çizdi:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"İlk yarıda çok sakin ama etkili bir Beşiktaş vardı. Tüm istatistikler bizi işaret ediyordu. Deyim yerindeyse İskoçlara top göstermedik ama buna rağmen neredeyse hiç pozisyon da üretemedik. Olaitan'ı sekiz numaraya, Trossard'ı ise on numara pozisyonuna çeken Italiano'nun bu tercihleriyle orta sahaya enerji, ön bölgeye de oyun aklı takviyesi yapılmıştı. Kanatlardaki Cerny ve Poku biraz etkili olabilseler, şu deplasmanda güle oynaya üç-beş gollü bir galibiyet almak işten bile değildi. Cerny döküldü... Poku, penaltıyı aldığı pozisyondaki şık hareketleri dışında sahada yoktu. Bu kadar iyi oynayıp böyle kaybetmek gerçekten üzüntü verici... Şu maçı kazanan bir Beşiktaş, ilk sekiz hedefine çok yaklaşmış olacaktı... Yazık oldu..."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>Cem Dizdar (Fanatik): "Anlaşılmaz bir tedirginlik, dağılmış bir düzen"</strong></h3>

<p dir="ltr">Takımın psikolojik kırılganlığını ve ligden taşınan baskıyı irdeleyen Cem Dizdar, Beşiktaş'ın acilen dengesini bulması gerektiğine dikkat çekti:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Milli takımın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın’ın Beşiktaş dönemine dair, ‘Gördünüz mü benim aldıklarımı?’ dediklerinden Emmanuel Agbadou’nun epeydir yaşadığı sorunlardan birine daha takılınca maç yeniden dengeye geldi. Ancak sorun tam da bu dakikalarda başlıyordu Beşiktaş’ta. Sorun, yenilen o golden daha çok ligden gelen tedirginlikle 60’tan sonra Beşiktaş’ın ne tür bir reaksiyon vereceğindeydi. Tempo iyice düşüp anlaşılmaz bir tedirginlik takıma egemen olduğunda maç da 2-1’e geldi durduk yere. Maçı anlatan Özkan Öztürk’ün dile getirdiği gibi: Nereden nereye geldi maç? Dağılmıştı düzen bir kere... Görülüyor ki Beşiktaş, dengesini bulabilmiş değil! Ne ligde ne de Avrupa’da."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlari-celtic-besiktas-macini-yazdi-iskoclara-top-gostermedik-ama-yazik-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/6aecfa08242372ca50175695jpg.jpg" type="image/jpeg" length="61556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşacak Bu Deniz bu akşam var mı? Taşacak Bu Deniz yeni bölüm saat kaçta? Oruç diziden ayrılıyor mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tasacak-bu-deniz-bu-aksam-var-mi-tasacak-bu-deniz-yeni-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tasacak-bu-deniz-bu-aksam-var-mi-tasacak-bu-deniz-yeni-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taşacak Bu Deniz dizisinin yeni bölümü için beklenen yayın tarihi geldi. TRT 1’in 6 Kasım Cuma akşamı yayın akışında yer alan yapım, 37. bölümüyle ekrana çıkmaya hazırlanıyor. Oruç’un uçurumdan atılmasının ardından karakterin hikâyesinde nasıl bir gelişme yaşanacağı ve Eleni ile ilişkisinin hangi noktaya geleceği yeni bölümün öne çıkan başlıkları arasında. Peki Taşacak Bu Deniz bu akşam var mı, saat kaçta başlayacak? Dizinin konusu ve oyuncu kadrosunda kimler bulunuyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TRT 1 ekranlarında yayınlanan <strong>Taşacak Bu Deniz</strong>, 6 Kasım 2026 Cuma akşamı yeni bölümüyle izleyici karşısına çıkacak. Karadeniz'de iki düşman aile arasındaki mücadeleyi aşk, intikam ve geçmişten gelen sırlarla birleştiren dizi, bu akşam 37. bölümünü yayınlayacak. Son bölümde Oruç Furtuna'nın vurulmasının ardından uçurumdan atılmasıyla yarım kalan hikâyenin yeni bölümde nasıl ilerleyeceği merak konusu.</p>

<p>TRT 1'in yayın bilgilerine göre Taşacak Bu Deniz, her cuma saat 20.00'de ekrana geliyor. Dizinin 37. bölümü de 6 Kasım Cuma günü saat 20.00'de TRT 1'de yayınlanacak.</p>

<h2><strong>Taşacak Bu Deniz bu akşam yayınlanacak mı?</strong></h2>

<p>Evet. <strong>Taşacak Bu Deniz, 6 Kasım 2026 Cuma akşamı yeni bölümüyle TRT 1'de yayınlanacak.</strong> Dizinin 37. bölümü saat 20.00'de başlayacak. Yapımın yayın günü ve saatiyle ilgili TRT 1'in resmî sayfasında da cuma 20.00 bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Diziyi televizyon ekranından takip edemeyen izleyiciler, TRT 1'in resmî internet sitesi üzerinden canlı yayın seçeneğini kullanabilecek. Bölümün yayınlanmasının ardından geçmiş bölümlere ve bölüm içeriklerine de kanalın resmî sayfasından ulaşılabilecek.</p>

<p><img alt="Taşacak Bu Deniz-9" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-29-102339.png" width="1044" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz 37. bölümde neler olacak?</strong></h3>

<p>Dizinin 37. bölümünde Koçari ve Furtuna aileleri arasındaki gerilim yeniden tırmanıyor. Oruç'un uçurumdan atılması, iki aile arasındaki mücadeleyi daha da sert bir noktaya taşıyor. Bu gelişmenin ardından Adil'in hayatının Oruç'un durumuna bağlı hale gelmesi, hikâyedeki dengeleri değiştirecek olayların önünü açıyor.</p>

<p>Adil'i kurtaran Cengiz, Eleni'nin minnetini kazanırken Adil'in beklemek gibi bir niyeti bulunmuyor. Attığı adım ise zaten kendisine öfkeli olan Esme ile arasındaki gerilimi artırıyor. İki karakterin geçmişten gelen duyguları ve aileler arasındaki düşmanlık, yeni bölümde bir kez daha karşı karşıya gelecek.</p>

<p>Bölümün dikkat çeken diğer gelişmesi Eleni ve Oruç cephesinde yaşanacak. TRT 1'in paylaştığı bölüm özetine göre Oruç, yaptığı sürpriz pazarlıkla hedefine yaklaşacak ancak Eleni için veda vakti gelecek. Birbirlerini sevmelerine rağmen ayrılmak zorunda kalabilecek iki karakterin hikâyesinde yeni bir döneme girilecek.</p>

<p>Hapisten çıkan Orhan da al yazmanın oyalarına işlenen sırrı ortaya çıkarmak için harekete geçecek. Esme'nin kaderini değiştirebilecek bu gelişme, aileler arasındaki hesaplaşmaya yeni bir boyut kazandıracak. Koçari ve Furtuna aileleri arasındaki çatışmalar sürerken İso ile Fadime ise birbirlerini seçen iki karakter olarak öne çıkacak.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="1258" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-23-102102.png" width="928" /></p>

<h3><strong>Oruç diziden ayrılıyor mu?</strong></h3>

<p>Taşacak Bu Deniz'de Oruç Furtuna karakterine hayat veren Burak Yörük'ün diziden ayrılacağı yönündeki iddialar, son bölümlerde yaşanan gelişmelerin ardından yeniden gündeme geldi. Karakterin önce vurulması, ardından uçurumdan atılması, izleyicilerin Oruç'un hikâyesinin sona erip ermediğini sorgulamasına neden oldu.</p>

<p>Burak Yörük, 2. Sayfa muhabirine yaptığı açıklamada dizinin başlangıcından bu yana oyuncu kadrosundaki farklı isimler hakkında da ayrılık haberleri çıktığını belirterek bu iddiaların fazla ciddiye alınmaması gerektiğini söyledi. Ancak oyuncunun açıklaması, Oruç karakterinin dizideki geleceğine ilişkin kesin bir yanıt içermiyor.</p>

<p>TRT 1 ve yapım şirketi OGM Pictures tarafından da Burak Yörük'ün diziden ayrılacağına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Oruç'un hikâyeden ayrıldığına dair iddiaları doğrulanmış bilgi olarak değerlendirmek mümkün değil. Karakterin akıbetine ilişkin yeni gelişmelerin 37. bölümde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="1258" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-23-102128.png" width="928" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz dizisinin konusu ne?</strong></h3>

<p>Taşacak Bu Deniz, Karadeniz'in zorlu coğrafyasında yaşayan Koçari ve Furtuna aileleri arasındaki uzun yıllara dayanan düşmanlığı konu alıyor. İki aile arasındaki kan davası, geçmişte yaşanan bir aşk hikâyesi ve saklanan sırlarla iç içe ilerliyor.</p>

<p>Hikâyenin merkezinde Adil Koçari ile Esme Furtuna bulunuyor. Geçmişte birbirlerine büyük bir aşkla bağlı olan ikili, aileleri arasındaki husumet nedeniyle karşı karşıya geliyor. Adil ile Esme'nin ilişkisi, yıllardır süren çatışmaların ve intikam hesaplarının gölgesinde şekilleniyor.</p>

<p>Yunanistan'dan gerçek annesini bulmak amacıyla Karadeniz'e gelen Eleni Miryano'nun yolu ise doktor Oruç Furtuna ile kesişiyor. Farklı dünyalardan gelen Eleni ve Oruç, iki düşman ailenin ortasında beklenmedik bir aşka sürükleniyor. Bu ilişki, aileler arasındaki mücadeleyi daha karmaşık hale getirirken karakterlerin geçmişleriyle yüzleşmelerine de zemin hazırlıyor.</p>

<p>Dizide aile bağları, intikam, aşk, sırlar ve hayatta kalma mücadelesi temel hikâye unsurları arasında yer alıyor. Karadeniz'in sert doğası ve bölgenin kültürel atmosferi de yapımın anlatısında önemli bir yer tutuyor.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="826" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124746.png" width="1250" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz oyuncuları kimler?</strong></h3>

<p>TRT 1'in dizisinde başrolleri Ulaş Tuna Astepe, Deniz Baysal, Burak Yörük ve Ava Yaman paylaşıyor. Yönetmenliğini Çağrı Bayrak'ın üstlendiği yapımın senaryosu Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem tarafından kaleme alınıyor.</p>

<p>Dizinin öne çıkan oyuncuları ve canlandırdıkları karakterler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ulaş Tuna Astepe – Adil Koçari:</strong> Koçari ailesinin asi ve lider ruhlu ismi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Baysal – Esme Furtuna:</strong> Geçmişi ve ailesiyle yaşadığı çatışmalar arasında kalan Esme.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Burak Yörük – Oruç Furtuna:</strong> Furtuna ailesinin oğlu, savaşçı ve şifacı kimliğiyle öne çıkan karakter.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ava Yaman – Eleni Miryano:</strong> Gerçek annesini bulmak için Karadeniz'e gelen ve iki aile arasındaki çatışmanın ortasında kalan genç kadın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Aytek Şayan – Şerif Furtuna:</strong> Aile içindeki hesapları ve stratejik hamleleriyle öne çıkan isim.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeşim Ceren Bozoğlu – Zarife Furtuna:</strong> Ailesi için mücadele eden, sert ve güçlü karakter.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Onur Dilber – Gezep:</strong> Koçari ailesinden, öfkeli ve hareketli kişiliğiyle dikkat çeken karakter.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gamze Süner Atay – Şirin Furtuna</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdem Şanlı – İso</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zeynep Atılgan – Fadime Koçari</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Burcu Cavrar – Hicran</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="Taşacak Bu Deniz" class="detail-photo img-fluid" height="664" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-29-102142.png" width="1380" /></h2>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz 37. bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h3>

<p>Taşacak Bu Deniz'in 37. bölüm fragmanları TRT 1'in resmî internet sitesinde ve dizinin resmî dijital kanallarında paylaşıldı. Fragmanlarda Oruç ve Eleni arasındaki ilişkinin geleceğine, Adil ile Esme'nin yaşadığı gerilime ve iki aile arasındaki mücadelenin yeni aşamasına ilişkin görüntüler yer alıyor.</p>

<p>37. bölümün fragmanlarını ve yeni bölümle ilgili duyuruları TRT 1'in resmî dizi sayfasından takip etmek mümkün.</p>

<p><strong>Taşacak Bu Deniz 37. bölüm:</strong> 6 Kasım 2026 Cuma<br />
<strong>Yayın saati:</strong> 20.00<br />
<strong>Yayın kanalı:</strong> TRT 1</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/4kitR2HWeVA?si=RSvEya-MLMqGaUCN" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tasacak-bu-deniz-bu-aksam-var-mi-tasacak-bu-deniz-yeni-bolum</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-29-102350.png" type="image/jpeg" length="63197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 Kasım reyting sonuçları: Total, AB ve ABC1 birincisi hangi yapım? Halef, Sevdiğim Sensin ve Muhtemel Aşk kaçıncı oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/5-kasim-reyting-sonuclari-total-ab-ve-abc1-birincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/5-kasim-reyting-sonuclari-total-ab-ve-abc1-birincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 Kasım Perşembe akşamı televizyon ekranlarında futbol karşılaşmaları ile diziler ve eğlence programları aynı reyting yarışında buluştu. Trabzonspor-Freiburg ve Celtic-Beşiktaş mücadelelerinin yanı sıra Halef: Köklerin Çağrısı, Sevdiğim Sensin ve Güneşin Doğduğu Yer de izleyici karşısına çıktı. Peki gecenin en çok izlenen yapımı hangisi oldu? Halef ve Sevdiğim Sensin kaçıncı sırada yer aldı? İşte Total, AB ve ABC1 kategorilerinin sonuçları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>5 Kasım 2026 reyting sonuçları</strong> açıklandı. Perşembe akşamı televizyon ekranlarında futbol karşılaşmaları ile dizi ve programlar arasında yaşanan izlenme yarışında, TRT 1'de yayınlanan Trabzonspor-Freiburg UEFA Avrupa Konferans Ligi karşılaşması üç kategoride de ilk sıraya yerleşti. Celtic-Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi mücadelesi ise Total, AB ve ABC1 listelerinde ikinci oldu.</p>

<p>Diziler arasındaki rekabette ATV'de yayınlanan Güneşin Doğduğu Yer, Star TV'nin Sevdiğim Sensin ve NOW ekranlarındaki Halef: Köklerin Çağrısı öne çıkan yapımlar arasında yer aldı. MasterChef Türkiye de özellikle AB ve ABC1 kategorilerinde ilk 10'a girdi.</p>

<h2><strong>5 Kasım 2026 reyting birincisi hangi yapım oldu?</strong></h2>

<p>5 Kasım Perşembe gününün reyting sonuçlarında futbol karşılaşmaları üç izleyici grubunda da ilk iki sırayı paylaştı. Trabzonspor-Freiburg karşılaşması Total, AB ve ABC1 kategorilerinin tamamında birinci olurken Celtic-Beşiktaş mücadelesi ikinci sırada yer aldı.</p>

<p>Diziler ve gündüz kuşağı programları ise kategorilere göre farklı sıralamalarda kendine yer buldu. Esra Erol'da, Müge Anlı ile Tatlı Sert ve NOW Ana Haber de ilk 10 listelerinde üst sıralara çıktı.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-ac3c476b83459ff41e589168255cf046.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>5 Kasım 2026 Total reyting sonuçları</strong></h3>

<p>Total kategorisinde Trabzonspor-Freiburg karşılaşması zirvede yer aldı. Celtic-Beşiktaş mücadelesi ikinci sıraya yerleşirken ATV'de yayınlanan Esra Erol'da üçüncü oldu.</p>

<p><strong>5 Kasım 2026 Total ilk 10 sıralaması:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Trabzonspor-Freiburg UEFA Avrupa Konferans Ligi Karşılaşması – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Celtic-Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi Karşılaşması – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Esra Erol'da – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müge Anlı ile Tatlı Sert – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güneşin Doğduğu Yer – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sevdiğim Sensin – Star TV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halef: Köklerin Çağrısı – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ozan Gündoğdu ile NOW Ana Haber – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>ATV Ana Haber – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güneşin Doğduğu Yer (Özet) – ATV</p>
 </li>
</ol>

<h3><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-85cd286ef8e3b8189eda50da8dad7695.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>5 Kasım 2026 AB reyting sonuçları</strong></h3>

<p>AB izleyici grubunda da ilk iki sıra değişmedi. Trabzonspor-Freiburg karşılaşması birinci, Celtic-Beşiktaş mücadelesi ikinci oldu. Haber programlarının da üst sıralarda yer aldığı listede Ozan Gündoğdu ile NOW Ana Haber üçüncü sıraya yükseldi.</p>

<p><strong>5 Kasım 2026 AB ilk 10 sıralaması:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Trabzonspor-Freiburg UEFA Avrupa Konferans Ligi Karşılaşması – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Celtic-Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi Karşılaşması – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ozan Gündoğdu ile NOW Ana Haber – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müge Anlı ile Tatlı Sert – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güneşin Doğduğu Yer – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sevdiğim Sensin – Star TV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halef: Köklerin Çağrısı – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>MasterChef Türkiye – TV8</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halef: Köklerin Çağrısı (Özet) – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>Esra Erol'da – ATV</p>
 </li>
</ol>

<h3><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-232b23330888b735590d52e14c27a2ff.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>5 Kasım 2026 ABC1 reyting sonuçları</strong></h3>

<p>ABC1 kategorisinde de futbol karşılaşmaları ilk iki sıradaki yerini korudu. Müge Anlı ile Tatlı Sert üçüncü sıraya yerleşirken Güneşin Doğduğu Yer dördüncü oldu. Halef: Köklerin Çağrısı ise listenin dokuzuncu sırasında yer aldı.</p>

<p><strong>5 Kasım 2026 ABC1 ilk 10 sıralaması:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Trabzonspor-Freiburg UEFA Avrupa Konferans Ligi Karşılaşması – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Celtic-Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi Karşılaşması – TRT 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müge Anlı ile Tatlı Sert – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güneşin Doğduğu Yer – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ozan Gündoğdu ile NOW Ana Haber – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>Esra Erol'da – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sevdiğim Sensin – Star TV</p>
 </li>
 <li>
 <p>ATV Ana Haber – ATV</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halef: Köklerin Çağrısı – NOW</p>
 </li>
 <li>
 <p>MasterChef Türkiye – TV8</p>
 </li>
</ol>

<h3><img alt="yayın akışı-6" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-bd49eeeb166c8a798940652699bcb18c.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Halef, Sevdiğim Sensin ve Güneşin Doğduğu Yer kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>Perşembe akşamının dizi rekabetinde yapımların sıralaması izleyici kategorilerine göre değişti. Güneşin Doğduğu Yer, Total listesinde beşinci, AB'de beşinci ve ABC1'de dördüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Star TV'nin Sevdiğim Sensin dizisi üç kategoride de ilk 10'a girmeyi başardı. Yapım Total ve AB listelerinde altıncı, ABC1 kategorisinde ise yedinci sıraya yerleşti.</p>

<p>NOW ekranlarında yayınlanan Halef: Köklerin Çağrısı ise Total ve AB kategorilerinde yedinci, ABC1 kategorisinde dokuzuncu oldu. Dizinin özet bölümü de AB kategorisinde dokuzuncu sırada yer aldı.</p>

<p>MasterChef Türkiye, AB ve ABC1 listelerinde onuncu sıranın üzerinde yer alarak iki kategoride de ilk 10'a girdi. Total kategorisinde ise ilk 10'da bulunmadı.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-ab966ca732539435266069339ae1ae5b.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>5 Kasım reyting sonuçlarında öne çıkan yapımlar</strong></h3>

<p>Gecenin sonuçlarında TRT 1'de yayınlanan iki futbol karşılaşmasının üç kategoride de ilk iki sırayı alması öne çıktı. ATV yapımları Total listesinde güçlü bir sıralama elde ederken haber programları da farklı izleyici gruplarında ilk sıralarda yer aldı.</p>

<p>Dizi tarafında ise Güneşin Doğduğu Yer, Sevdiğim Sensin ve Halef: Köklerin Çağrısı üç kategoride de ilk 10'a girdi. Böylece 5 Kasım Perşembe gecesinin reyting tablosunda futbol karşılaşmaları zirveyi paylaşırken diziler kendi kategorilerinde sıralandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/5-kasim-reyting-sonuclari-total-ab-ve-abc1-birincisi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/thumbs-b-c-4caa5cfd42d88490297569091b4e24b8.jpg" type="image/jpeg" length="21405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Kemal Bey'in Erdoğan'la bir anlaşma yaptığını düşünüyorum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-kemal-beyin-erdoganla-bir-anlasma-yaptigini-dusunuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-kemal-beyin-erdoganla-bir-anlasma-yaptigini-dusunuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısında pazar günü 800 bin üyenin katılımıyla genel başkanlık önseçimi yapacaklarını duyururken, gündemdeki fon soruşturmasında hükümete erken seçim ve istifa çağrısında bulundu; Kemal Kılıçdaroğlu'nun anayasa ve dokunulmazlık çıkışını eleştirerek tutuklu eski vekil Serkan Topal'ın cezaevinden gönderdiği mektubu kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen haftalık grup toplantısında konuştu. Saat 11.30'da başlayan toplantıda Özel; fon soruşturması, anayasa tartışmaları, partinin hafta sonu yapılacak genel başkanlık seçimi ve yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p dir="ltr">Özel, konuşmasının son bölümünde Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan önceki dönem Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın kendisine gönderdiği el yazılı mektubu kürsüden okudu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Bu Pazar 800 Bin Üyeyle Genel Başkanımızı Seçiyoruz"</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ve parti içi seçim takvimine değinen Özgür Özel, genel başkanın doğrudan üyeler tarafından belirleneceğini belirterek şunları kaydetti:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"AK Parti faizcilerin vurguncuların partisi olmuşken, Yeni Parti emeklilerin, çiftçinin partisidir. Zeytine, yaşanan sıkıntılara bolca değindik. Yeni Parti keyiften değil zaruretten kuruldu. Dertler bitsin diye kurduk. Yeni Parti kurulduğunda, 'Neyi yeni?' dediler. Adını millet koydu, millet istedi kurduk. İsmimize saldırdılar, kaybettiler. Para yoktu, bütçemizi milletimiz oluşturdu. Yeni Parti'de esas kararı üyeler verecek. Üyeler geldi ilçe başkanlarını, il başkanlarını seçtiler. Sıra geldi genel başkan seçimine."</p>
</blockquote>

<p dir="ltr">Seçim sürecine ilişkin meydan okumasını yineleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Bunların hepsi yaşanırken bir yanda da 'delegenin iradesi' diyorlar. Bunlar kimin yerine delege? Üyenin yerine delege. O zaman haziran sonunda dedim ki, 'Hiçbir yere gitmem, gel bütün üyeyle seçime girelim, gel yarışalım' dedim. Şimdi buradan nispet olsun diye değil, bu pazar 81 ilde 900'den fazla ilçede 800 bin üyeyle Yeni Parti'nin genel başkanını seçiyoruz. Yeni Parti kendi evinde yapmadığını Türkiye'ye önermez. Bir yerde meydan okuyorsa o sözünü yemez."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>"Dokunulmazlıkları Kaldırırım, Bunun İçin Anayasa'yı Değiştiririm Diyor"</strong></h3>

<p dir="ltr">Anayasa değişikliği tartışmalarına ve mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkanlığı'na dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Butlancılar şimdi 'Anayasa'yı değiştirmeye varım' diyor. Bütün partilerin karşı çıktığı anlaşmayı imzalarım diyor. Mehmetçiği Yemen'e yollarım diyor. Erdoğan'ın Trump'la yaptığı anlaşmada 'Ben de varım' diyor. Dokunulmazlıkları kaldırırım, bunun için Anayasa'yı değiştiririm diyor. Nasıl Selahattin Demirtaş'ın içeri girmesini kolaylaştırdıysa şimdi Yeni Partili kadrolar için yaparım diyor. O günlerde söylemiştim, niyet kurultay olsa biz buradayız ama yapmayacaklar. Uzattıkça uzattılar."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>"Milletin Devlete Emanet Ettiği Paralara Çöktüler"</strong></h3>

<p dir="ltr">Gündemdeki fon soruşturmasına ve ekonomik verilere işaret eden Özgür Özel, hükümete yönelik şu eleştirilerde bulundu:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Fon vurgunun üstünden 48 gün geçti. Milletin devlete emanet ettiği paralara Tayyip Bey'in atadığı kadrolar çöktü. Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu. Bütünüyle AKP kadrolarının büyük bir operasyonu. 'Türkiye Yüzyılı' dediler ya, bu Türkiye Yüzyılı'nda yüzyılın vurgunudur. Ve bunun başındaki isim, hiç kimse kıvırmasın oradan buradan, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Çünkü Tayyip Bey'in bu soruya iki cevabı var. Bu yaşananları biliyor muydun, bilmiyor muydun? 'Biliyordum' derhal istifa et, milleti nasıl soyarsın? 'Bilmiyordum' derhal seçime götür. Ülkeyi yöneteceklere emanet et, burnunun dibindeki bu soygunu nasıl görmüyorsun? Borsa çökmüştür, toplam 86 milyon vatandaşımız bu yükün altında kalmıştır."</p>
</blockquote>

<p dir="ltr">Soruşturmada adı geçen bürokratların durumuna dikkat çeken Özel, kriz masasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Servetine servet katanların tamamı neredeyse AKP'li. Atadıklarını koruyan kollayan da Erdoğan. Masada liste var, listenin içinde bakanlar var milletvekilleri var parti yöneticiler var ama Erdoğan'da çıt yok. 245 kişilik ana listeyi yayınlamıyor. 80 kişilik o listeyi ne yalanlıyor ne doğruluyor ama bir yandan 'Merak etmeyin, çözeceğim masa kurdum' diyor. Kurdu masayı, masa burada. Masanın burasındaki Yunus Arıcı, Takasbank Genel Müdürü gözaltına alındı, adli kontrolle evde duruyor. Bakın bu daha ilk toplantı. Kuzuyu kurda emanet etmişler. Burada SPK Başkanı Mahmut Sütçü, masada oturuyor. Gözaltında, hapiste görevden almalar. Borsa İstanbul Genel Müdürü tutuklu, burada oturuyor. Erdoğan'ın fon krizini çözecek masası, masada oturanlar adaya tek tek veda ediyor. Bir şey dikkatimi çekti, bakın uzakta oturanlar gidiyor. Bir de yakında oturanlar var. Erdoğan'a kim en yakın? Galiba Adalet Bakanı Akın (Gürlek). Sayın Erdoğan, sakın ha uzaktakileri adadan yollayarak bu işten çıkamazsın, biraz yaklaş bakalım yakın yakın... En yakındakilere gel görelim. O en yakındakilere koruyarak bu milletin gönlünde asla affedilmezsin. Bu işin kurgucuları en yakında otururken uzaktan üç beş bürokratla bu işten kurtulamazsın. Millet her şeyin farkındadır."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>"Yargı Bağımsızsa Ya Her Yere Yasak Ya da Hiçbir Yere Değil"</strong></h3>

<p dir="ltr">Gizlilik kararları ve ifade sızıntıları üzerinden yürütülen soruşturmaları eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Fon meselesinde gizlilik kararı var, bir ifade sızıyor mu? Neden AK Parti'ye dokunuyor. Bizim belediye soruşturmalarında olsun, başka şeyler olsun aynı gizlilik kararı var ama muhalefeti yıpratacak ifadeler özel özel veriliyor. Bu yargı bağımsızsa, eşitse ya her yere yasak ya da hiçbir yere değil. Bu itibar suikastını yapanlar birazcık utansın. Emir Sarıgül ifade veriyor, konu Almanya'da birisi ifade vermiş neyse neymiş, ilk gün olayla ilişkisini kesmişiz olayla partimizin. Adam ifade veriyor, ilk ifadede 'Babam Özgür Özel'e para verdi.' Ağustos ayında Vakko'da atkı, satılıyor mu sorsunlar! Bu ifadeyi alıyorlar, fon konuşulmasın, Sarıgül odur budur."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>Serkan Topal'ın Cezaevinden Gönderdiği Mektup</strong></h3>

<p dir="ltr">Özgür Özel, konuşmasının son bölümünde Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan önceki dönem Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın mektubunu okudu. Topal'ın mektubunda şu ifadeler yer aldı:</p>

<blockquote dir="ltr">
<p dir="ltr">"Tarihe not düşmek için tüm halkımızın bilmesini isterim ki; Tutuklu olmamın tek bir sebebi var; O da, Sayın Özgür Özel ile siyaset yapmamdır. Şöyle ki birileri senaryo yazdı, bizi de figüran sandılar. Çünkü bizi tanımıyorlar. Tüm halkımız şunu çok iyi bilsin ki; 100 soruşturma geçirsem de, 100 yıl hapis yatsam da, Tarihe CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturmuş Sayın Özgür Özel'e iftira atan bir kişi olarak geçmeyeceğim.</p>

<p dir="ltr">Tarihe yol arkadaşına iftira atan, onu satan birisi olarak geçmektense ölmeyi tercih ederim. Çünkü biz Tarihin Mavi Gözlü Dev olarak andığı 'Ya İstiklal, Ya Ölüm!' diyen Mustafa Kemal'in devrimci ruhunu, 'Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!' diye haykıran Denizlerin çelik iradesini taşıyoruz.</p>

<p dir="ltr">Ne iftiracılara, ne de kumpasçılara asla boyun eğmeyeceğim. Bundan sonra hakkımda hangi senaryo yazılırsa yazılsın, hangi iftira atılırsa atılsın, hangi kumpas kurulursa kurulsun Asla kimseye iftira atmayacağım. Bu senaryodaki içeriklerin tamamı yalandır, iftiradır. Hedef Sayın Özgür Özel'dir. Hedef bana sorulan 10 sorunun 8'inin konusu olan Sayın Özgür Özel'dir."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-kemal-beyin-erdoganla-bir-anlasma-yaptigini-dusunuyorum</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/c1174fbe-ae8d-4638-9fd5-8df9cc17c515.jpg" type="image/jpeg" length="51400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halef bitiyor mu, final kararı açıklandı mı? Halef yeni bölüm fragmanı yayınlandı mı? Halef son bölüm izle]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/halef-bitiyor-mu-final-karari-aciklandi-mi-halef-yeni-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/halef-bitiyor-mu-final-karari-aciklandi-mi-halef-yeni-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NOW TV'nin Halef: Köklerin Çağrısı dizisi, yeni bölüm fragmanıyla yeniden gündeme geldi. Tanıtımda yer alan “Bütün dünya gelse seni artık benden alamaz” sözü dikkat çekerken, dizinin 44. bölümde final yapacağı yönündeki iddialar da konuşulmaya devam ediyor. Peki Halef final mi yapıyor, yeni bölüm ne zaman yayınlanacak? Halef son bölüm full izle tek parça seçeneğine nereden ulaşılabilir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NOW TV ekranlarında yayınlanan <strong>Halef: Köklerin Çağrısı</strong>, yeni bölüm fragmanının yayımlanmasıyla gündeme geldi. Biran Damla Yılmaz ve İlhan Şen'in başrollerinde yer aldığı dizinin tanıtımında kullanılan “Bütün dünya gelse seni artık benden alamaz” sözleri, karakterler arasındaki ilişkilerin nasıl ilerleyeceğine ilişkin yeni soruları beraberinde getirdi.</p>

<p>Dizinin yeni fragmanı izleyicilerle buluşurken bir süredir gündemde olan final iddiaları da yeniden konuşuluyor. Daha önce Halef'in 44. bölümde ekranlara veda edeceği öne sürülmüştü. Ancak dizinin final yapacağına ilişkin kanal veya yapım şirketinden doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Halef yeni bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h2>

<p>Evet. <strong>Halef: Köklerin Çağrısı yeni bölüm fragmanı</strong> yayımlandı. Dizinin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan tanıtımda, “Bütün dünya gelse seni artık benden alamaz” ifadesi öne çıktı.</p>

<p>Fragmanda yer alan sözler, dizinin merkezindeki karakterler arasındaki duygusal gerilimin yeni bölümde de devam edeceğine işaret ediyor. Serhat, Yıldız ve Melek arasındaki gelişmelerin hangi yönde ilerleyeceği ise yeni bölümde ortaya çıkacak.</p>

<p>Tanıtımda dikkat çeken cümlenin hangi karakter tarafından, hangi olayın ardından söylendiğine ilişkin paylaşımda ayrıntılı bilgi verilmedi. Bu nedenle sözlerin hikâyedeki karşılığının yeni bölümde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Halef3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/halef3.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Halef final mi yapıyor, 44. bölümde mi bitecek?</strong></h3>

<p>Halef dizisi hakkında son dönemde ortaya atılan iddialarda, yapımın 44. bölümde final yapabileceği öne sürüldü. Dizinin devam etmesi yönünde yapım şirketinin isteği bulunduğu, kanal yönetiminin ise final kararında ısrarcı olduğu da iddialar arasında yer aldı.</p>

<p>Dizinin reyting performansının final sürecinde etkili olabileceği yönündeki yorumlar da gündeme geldi. Ayrıca başrol oyuncusu Biran Damla Yılmaz ile eski sevgilisi Abdurrahman Aydın arasında yaşandığı öne sürülen gerilimin de dizinin geleceğiyle ilişkilendirildiği iddia edildi. Ancak bu iddiaların final kararıyla bağlantısı doğrulanmış değil.</p>

<p><strong>Halef'in 44. bölümde sona ereceği bilgisi henüz resmiyet kazanmadı.</strong> NOW TV veya yapım şirketi tarafından kesin bir final tarihi açıklanmadığı sürece dizinin biteceğini kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmek mümkün değil.</p>

<h3><img alt="Halef2" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/halef2.webp" width="750" /></h3>

<h3><strong>Halef son bölüm izle: Full izle tek parça nereden izlenir?</strong></h3>

<p>Halef: Köklerin Çağrısı'nın yayımlanan bölümlerini yeniden izlemek isteyenler, dizinin resmi yayın platformu NOW TV üzerinden bölüm arşivine ulaşabiliyor. İzleyiciler, platformdaki bölüm sayfasından yayımlanmış bölümleri takip edebiliyor.</p>

<p>Halef son bölüm izle ve Halef son bölüm full izle tek parça araması yapanlar için resmi bağlantılar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Halef son bölüm izle:</strong> <a href="https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/izle" rel="nofollow">https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/izle</a></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halef yeni bölüm fragmanı izle:</strong> <a href="https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/fragmanlar" rel="nofollow">https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/fragmanlar</a></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW TV canlı yayın:</strong> <a href="https://www.nowtv.com.tr/canli-yayin" rel="nofollow">https://www.nowtv.com.tr/canli-yayin</a></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halef resmi X hesabı:</strong> <a href="https://x.com/halefdizi" rel="nofollow">https://x.com/halefdizi</a></p>
 </li>
</ul>

<p>Bölümlerin platformdaki erişim durumu ve yayınlanan içerikler NOW TV'nin resmi sayfasından kontrol edilebilir. Resmi olmayan sitelerdeki izleme bağlantıları yerine kanalın kendi yayın adresinin tercih edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Halef Dizi" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/halef-dizi.webp" width="1220" /></p>

<h3><strong>Halef yeni bölüm ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Halef: Köklerin Çağrısı, perşembe akşamları NOW TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Dizinin yeni bölüm yayın saati 20.00 olarak duyuruluyor. Yayın akışında olası bir değişiklik yaşanması halinde güncel programın NOW TV'nin resmi yayın akışından takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Yeni bölüm fragmanının yayımlanmasıyla birlikte izleyiciler, tanıtımda öne çıkan sözlerin hikâyedeki karşılığını ve karakterlerin alacağı kararları bekliyor.</p>

<h3><strong>Halef dizisinin konusu ve oyuncu kadrosu</strong></h3>

<p>Halef: Köklerin Çağrısı, aile bağları, geçmişten gelen hesaplaşmalar ve karakterler arasındaki çatışmalar etrafında şekillenen bir hikâyeyi ekrana taşıyor. Serhat, Yıldız ve Melek'in yaşamları üzerinden ilerleyen olaylar, dizinin temel hikâye çizgisini oluşturuyor.</p>

<p>Dizinin başrollerinde Biran Damla Yılmaz ve İlhan Şen yer alıyor. Yeni bölüm tanıtımında öne çıkan diyaloglar da karakterler arasındaki ilişkilerin hikâyenin ilerleyen bölümlerinde belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor.</p>

<p><img alt="halef dizi-1" class="detail-photo img-fluid" height="836" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-21-122205.png" width="1312" /></p>

<h2><strong>Halef hakkında sıkça sorulan sorular</strong></h2>

<h3><strong>Halef yeni bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h3>

<p>Evet. Halef: Köklerin Çağrısı'nın yeni bölüm fragmanı yayımlandı. Tanıtımda “Bütün dünya gelse seni artık benden alamaz” sözü öne çıktı.</p>

<h3><strong>Halef final mi yapıyor?</strong></h3>

<p>Dizinin 44. bölümde final yapacağı yönünde iddialar bulunuyor. Ancak kanal veya yapım şirketinden kesinleşmiş bir final açıklaması yapılmadı.</p>

<h3><strong>Halef son bölüm full izle tek parça nereden izlenir?</strong></h3>

<p>Dizinin yayımlanan bölümleri NOW TV'nin resmi internet sitesindeki Halef bölüm arşivinden izlenebilir: <a href="https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/izle" rel="nofollow">https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/izle</a></p>

<h3><strong>Halef yeni bölüm hangi gün yayınlanıyor?</strong></h3>

<p>Dizi, yayın takvimine göre perşembe akşamları saat 20.00'de NOW TV ekranlarında yayınlanıyor.</p>

<h3><strong>Halef yeni bölüm fragmanı nereden izlenir?</strong></h3>

<p>Yeni bölüm fragmanına NOW TV'nin resmi fragmanlar sayfasından ulaşılabilir: <a href="https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/fragmanlar" rel="nofollow">https://www.nowtv.com.tr/Halef-Koklerin-Cagrisi/fragmanlar</a></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/halef-bitiyor-mu-final-karari-aciklandi-mi-halef-yeni-bolum</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-25-125942.png" type="image/jpeg" length="74000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şamil Tayyar'dan 'Fatma Betül Sayan Kaya'  açıklaması: "Daha büyük sürprizlere hazır olun"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/samil-tayyardan-fatma-betul-sayan-kaya-aciklamasi-daha-buyuk-surprizlere-hazir-olun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/samil-tayyardan-fatma-betul-sayan-kaya-aciklamasi-daha-buyuk-surprizlere-hazir-olun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın fon soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından eski AKP milletvekili Şamil Tayyar'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Tutuklama kararını operasyonun en önemli gelişmesi olarak değerlendiren Tayyar, adli sürecin yanı sıra idari ve siyasi alanda da büyük gelişmeler yaşanabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sermaye piyasalarında ortaya çıkan fon soruşturmasında eski bakan <strong>Fatma Betül Sayan Kaya</strong>'nın tutuklanması siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. Soruşturma kapsamında Kaya'nın eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında adli kontrol tedbiriuygulanırken, eski AKP milletvekili Şamil Tayyar'dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.</p>

<p>Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasını fon operasyonunun en önemli kararlarından biri olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="Fon soruşturmasında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ve Fatma Betül Sayan Kaya adliyede" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/fon2.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Fatma Betül Sayan Kaya hangi suçlamalarla tutuklandı?</strong></h2>

<p>Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya, "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamalarıyla tutuklandı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Kaya'nın eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p>

<h3><strong>Şamil Tayyar'dan fon operasyonu hakkında dikkat çeken açıklama</strong></h3>

<p>Tutuklama kararının ardından X hesabından paylaşım yapan Şamil Tayyar, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki kararın operasyonun sonuçları bakımından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Kaya'nın "suç örgütü üyesi" olarak tanımlanmasına özellikle dikkat çeken Tayyar, soruşturmanın ilerleyensüreçte farklı alanlarda da sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.</p>

<h3><strong>"Adli değil, idari ve siyasi alanda da sürprizler olacak"</strong></h3>

<p>Şamil Tayyar, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da sürece ilişkin önemli adımlaratabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanması, sonuçları itibariyle fon operasyonundaki en “derin” karardır. </i></p>

<p><i>Kaya’nın “suç örgütü üyesi” olarak tanımlanması, kararın dikkat çekici en önemli yanıdır. Yaptıklarıbelki yarına kaldı ama kimsenin yanına kalmadı, kalmayacak.</i></p>

<p><i>Bekleyin. Sadece adli değil idari ve siyasi alanda da büyük sürprizlere hazır olun. CumhurbaşkanımızRecep Tayyip Erdoğan “hesaplaşma” için tüm kapıları araladı."</i></p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanması, sonuçları itibariyle fon operasyonundaki en “derin” karardır. Bırakın iktidar tabanını, muhalefet bile ekseriyetle tutuklama kararının çıkacağına inanmıyordu. Kaya’nın “suç örgütü üyesi” olarak tanımlanması, kararın dikkat çekici en önemli yanıdır. Yaptıkları belki yarına kaldı ama kimsenin yanına kalmadı, kalmayacak. Bekleyin. Sadece adli değil idari ve siyasi alanda da büyük sürprizlere hazır olun. Cumhurbaşkanımız @RTErdogan “hesaplaşma” için tüm kapıları araladı.</p>
— Şamil Tayyar (@samiltayyar27) <a href="https://x.com/samiltayyar27/status/2118582511324295357?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/samil-tayyardan-fatma-betul-sayan-kaya-aciklamasi-daha-buyuk-surprizlere-hazir-olun</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/1632583004693-samil-tayyar.jpg" type="image/jpeg" length="60372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD seçimleri piyasaları sarstı: 4 trilyon dolar silindi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-secimleri-piyasalari-sarsti-4-trilyon-dolar-silindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-secimleri-piyasalari-sarsti-4-trilyon-dolar-silindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Kongre ara seçimlerinin ardından küresel piyasalarda teknoloji şirketlerinin hisselerine yönelik satışlar hız kazandı. Demokratların yapay zeka alanındaki yatırımlara sınırlama getirebileceği yönündeki kaygılar, dünya genelindeki borsalarda toplam 4 trilyon dolarlık değer kaybına yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Kongre</strong> ara seçimlerinin ardından ortaya çıkan siyasi gelişmeler ve uluslararası riskler, küresel finans piyasalarında satış baskısını artırdı. Demokrat Partinin Kongrenin her iki kanadında da çoğunluğu sağlaması, yapay zeka sektörüne yönelik yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği beklentisini güçlendirdi. ABD'de bu alandaki yatırımların sınırlandırılabileceğine ilişkin kaygılar, başta teknoloji şirketleri olmak üzere dünya genelindeki hisse senedi piyasalarını etkiledi.</p>

<p>ABD piyasalarında teknoloji şirketleriyle başlayan satışlar, kısa sürede diğer ülke borsalarına da yayıldı. İşlemler sırasında yaşanan değer kayıpları sonucunda küresel hisse senedi piyasalarının toplam piyasa değerinde yaklaşık 4 trilyon dolarlık düşüş kaydedildi.</p>

<h2><strong>Piyasalara yapay zeka etkisi</strong></h2>

<p>ABD'de satışların hızlanmasında Demokrat Partili Temsilciler Meclisi üyesi Yassamin Ansari'nin yapay zeka sektörüne ilişkin değerlendirmeleri etkili oldu. Ansari, yapay zeka faaliyetlerinin daha kapsamlı kurallara tabi tutulması gerektiğini savunurken, ileri düzey yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesine belirli bir süre ara verilmesini de gündeme getirdi. Bu görüşlerin diğer Kongre üyelerinden destek bulması, sektöre yönelik düzenleme ihtimalini piyasalarda öne çıkardı.</p>

<p>Yapay zeka alanında uygulanabilecek olası kısıtlamalar, şirketlerin gelecek dönem yatırım planlarına ilişkin beklentileri de etkiledi. Özellikle veri merkezlerinin kurulması ve yarı iletken ürünlere yönelik talebin devam etmesi konusunda soru işaretleri oluştu. Son yıllarda teknoloji sektöründeki büyümenin önemli unsurlarından biri haline gelen yapay zeka yatırımlarının yavaşlayabileceği değerlendirmeleri, ilgili şirketlerin hisselerinde satışları artırdı.</p>

<h3><strong>Çip üreticilerinin hisselerinde çift haneli kayıplar görüldü</strong></h3>

<p>ABD borsalarında teknoloji şirketlerinin öncülük ettiği düşüş, Nisan 2025'te Donald Trump'ın gümrük tarifelerini duyurmasından bu yana görülen en sert günlük gerileme olarak kayıtlara geçti. Satışlardan özellikle yarı iletken üreticileri ve veri merkezi alanında faaliyet gösteren şirketler etkilendi.</p>

<p>Çip sektörünün önde gelen şirketlerinden Marvell Technology'nin hisseleri yüzde 16,43 gerilerken, Broadcom'da yüzde 10,43, Intel'de yüzde 10,33 ve Nvidia'da yüzde 9,26 değer kaybı yaşandı. Qualcomm da finansal sonuçlarının beklentileri karşılamasına rağmen gelecek döneme ilişkin kâr tahminlerinin zayıf bulunması nedeniyle yüzde 9,49 düşüş kaydetti. Veri merkezi işletmecilerinden Applied Digital'in hisseleri ise yüzde 14,69 geriledi.</p>

<p>Teknoloji hisselerinde yoğunlaşan satışlar, ABD'nin ana borsa endekslerine de yansıdı. S&amp;P 500 endeksi günü yüzde 4,36, Nasdaq yüzde 5,52 ve Dow Jones yüzde 3,44 kayıpla tamamladı.</p>

<h3><strong>ABD'deki düşüş Avrupa ve Asya piyasalarına yayıldı</strong></h3>

<p>ABD borsalarında yaşanan gerilemenin ardından Avrupa piyasalarında da teknoloji şirketlerinin hisseleri değer kaybetti. Yarı iletken sektörünün önemli şirketlerinden ASML'nin hisselerinde yüzde 6,6 düşüş görüldü. İtalya, İngiltere ve Almanya borsaları günü kayıpla tamamlarken, Fransa'nın CAC 40 endeksi diğerlerinden ayrılarak yükseliş kaydetti.</p>

<p>Asya piyasalarında da satış eğilimi yeni işlem gününde devam etti. Güney Kore'de teknoloji ve yarı iletken şirketlerinin ağırlıkta olduğu Kospi endeksinde kayıplar yüzde 8 seviyesine yaklaştı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksinde de yüzde 6,2'lik gerileme yaşandı.</p>

<h3><strong>Piyasalar ABD istihdam verisine odaklandı</strong></h3>

<p>Hisse senedi piyasalarındaki hareketliliğin yanı sıra enerji piyasalarında da jeopolitik gelişmeler takip edildi. ABD ile İran arasındaki gerilimin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığına ilişkin riskler, petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi. Ocak vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,7 artışla 99,9 dolara yükselerek 100 dolar seviyesine yaklaştı.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki olası etkileri, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentilerini de gündemde tuttu. Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin ve Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack'ın faizlerin bir süre daha kısıtlayıcı seviyelerde tutulmasına yönelik açıklamaları, piyasalarda yakından izlendi.</p>

<p>Küresel piyasalarda yatırımcıların gündemindeki bir diğer önemli başlık ise ABD'de açıklanacak ekim ayı tarım dışı istihdam verisi oldu. Bugün saat 16.30'da duyurulması beklenen verinin, ABD iş gücü piyasasının mevcut durumuna ilişkin göstergeler sunması bekleniyor. Açıklanacak rakamların, Fed'in önümüzdeki dönemde uygulayacağı faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması öngörülüyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-secimleri-piyasalari-sarsti-4-trilyon-dolar-silindi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/abd-secimleri-piyasalari-sarst.png" type="image/jpeg" length="76236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[34 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 63 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/34-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-63-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/34-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-63-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarmanın 34 ilde havadan ve karadan yürüttüğü operasyonlarda 81 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Şüphelilerden 63'ü tutuklanırken, 2 bin 116 düzensiz göçmen İl Göç İdaresi müdürlüklerine teslim edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma Genel Komutanlığı </strong>koordinesinde 34 ilde göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar düzenlendi. İnsansız Hava Araçları (<strong>JİHA</strong>) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıklarına bağlı asayiş, otoyol ve komando timleriyle karadan yürütülen çalışmalar sonucunda 81 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Şüphelilerden 63'ü tutuklanırken, 18'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<h2><strong>34 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi</strong></h2>

<p>Operasyonlar, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığının koordinasyonunda gerçekleştirildi. Çalışmalara JİHA'lar havadan destek verirken, <strong>İl Jandarma Komutanlıkları</strong>nın asayiş, otoyol ve komando timleri de karadan görev aldı.</p>

<p>Yürütülen faaliyetler kapsamında göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik çok sayıda noktada işlem yapıldı. <strong>Operasyonlar</strong>da 81 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 63'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Diğer 18 kişi hakkında ise adli kontrol hükümleri devreye alındı.</p>

<h3><strong>111 araç ve 10 bot ele geçirildi</strong></h3>

<p><strong>Jandarma</strong> ekiplerinin 34 ilde gerçekleştirdiği operasyonlarda göçmen kaçakçılığında kullanıldığı belirlenen araç ve deniz taşıtları da ele geçirildi. Çalışmalar sonucunda 111 araç ile 10 bot ve bot motoruna el konuldu.</p>

<p>Havadan ve karadan yürütülen denetimlerde, yasa dışı göç faaliyetlerinde kullanılan ulaşım araçları da incelemeye alındı. Ele geçirilen araç ve botlar, operasyonların ardından ilgili işlemler için muhafaza altına alındı.</p>

<h3><strong>2 bin 116 düzensiz göçmen yakalandı</strong></h3>

<p>Operasyonlar sırasında yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 2 bin 116 düzensiz <strong>göçmen</strong> de yakalandı. İşlemleri yapılan göçmenler, İl Göç İdaresi müdürlüklerine teslim edildi. Yakalanan kişiler hakkında sınır dışı işlemlerinin derhal başlatıldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Göçmen kaçakçılığıyla mücadele sürecek</strong></h3>

<p>Yürütülen çalışmalarla düzensiz <strong>göç</strong> ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine karşı mücadelenin devam ettiği belirtildi. Açıklamada, ülkenin huzuru, güvenliği ve kamu düzeninin korunması amacıyla operasyonların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.</p>

<p>Mücadelenin insan haklarını esas alan, kamu düzeninden taviz vermeyen ve milli menfaatleri gözeten bir anlayışla yürütüldüğü kaydedildi. Operasyonlarda görev alan Jandarma personeline, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığına ve çalışmalara katkı sağlayanlara teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">34 ilde "Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele" kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 81 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Göçmen kaçakçılığı organizatörlerden; -63'ü tutuklandı. -18'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; 34 ilde, İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları asayiş, otoyol ve komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarda; -111 araç ile -10 bot ve bot motoru ele geçirildi. Ayrıca, yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 2 bin 116 düzensiz göçmen yakalanarak İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edildi ve sınır dışı işlemleri derhal başlatıldı. Ülkemizin huzuru, güvenliği ve kamu düzeni için düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine karşı mücadelemizi; insan haklarını esas alan, kamu düzeninden taviz vermeyen ve milli menfaatlerimizi gözeten bir anlayışla kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.</p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2118613799582241277?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/34-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-63-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/34-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonunda-63-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="33453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK-AR açıkladı: İşçilerin 10 aylık ücret kaybı 2,7 trilyon liraya dayandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-iscilerin-10-aylik-ucret-kaybi-27-trilyon-liraya-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-iscilerin-10-aylik-ucret-kaybi-27-trilyon-liraya-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR'ın Kasım 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu'na göre, 2026'nın ilk 10 ayında 17 milyondan fazla sigortalı işçinin vergi kesintileri ve enflasyon nedeniyle yaşadığı toplam ücret kaybı 2 trilyon 696 milyar 156 milyon liraya ulaştı. Ortalama brüt ücreti 66 bin 576 lira olarak hesaplanan bir işçinin ekim ayındaki toplam kaybı ise 34 bin 231 lira oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Kasım 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu yayımladı. Rapora göre, 2026 yılının ilk 10 ayında 17 milyonun üzerindeki sigortalı işçinin ücretlerinde vergi kesintileri ve enflasyon kaynaklı toplam kayıp 2,7 trilyon liraya yaklaştı.</p>

<p>İşçilerin ücretlerindeki erimenin temel nedenleri arasında yüksek enflasyon ve gelir vergisi sistemindeki kesintiler gösterildi.</p>

<h2><strong>İşçilerin 10 aylık ücret kaybı 2 trilyon 696 milyar lira</strong></h2>

<p>DİSK-AR'ın raporunda, ortalama kayıtlı işçi ücretleri üzerinden yapılan hesaplamalara göre, 2026'nın ilk 10 ayında sigortalı işçilerin yaşadığı birikimli ücret kaybının en az 2 trilyon 696 milyar 156 milyon lira olduğu belirtildi.</p>

<p>Rapora göre bu kaybın 1 trilyon 478 milyar liradan fazlası enflasyondan, yaklaşık 1 trilyon 218 milyar lirası ise vergi kaynaklı kesintilerden oluştu.</p>

<p>Böylece vergi ve enflasyonun işçi ücretleri üzerindeki toplam etkisinin 2,7 trilyon liraya yaklaştığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>İşçinin alım gücü 14 bin 326 lira azaldı</strong></h3>

<p>Raporda, Ekim 2026 itibarıyla yıllık değil, yılın ilk 10 ayını kapsayan enflasyon oranının yüzde 27,52 olarak gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p>Bu dönemde enflasyonun etkisiyle ortalama işçi ücretinin satın alma gücünde 14 bin 326 liralık kayıp meydana geldiği hesaplandı.</p>

<p>DİSK-AR, enflasyonun işçilerin elde ettiği ücretin gerçek değerini düşürdüğüne ve çalışanların alım gücünü önemli ölçüde aşındırdığına dikkat çekti.</p>

<h3><strong>İşçinin ekim ayındaki toplam kaybı 34 bin 231 lira</strong></h3>

<p>Raporda Ocak-Ekim 2026 dönemi için ortalama işçi ücretinin brüt giydirilmiş tutarı 66 bin 576 lira olarak esas alındı.</p>

<p>Vergi ve kesinti yükünün yıl içinde artan vergi dilimleri nedeniyle yükseldiği belirtilirken, ekim ayında toplam vergi ve kesinti tutarının 19 bin 905 liraya ulaştığı kaydedildi.</p>

<p>Enflasyon kaynaklı 14 bin 326 liralık satın alma gücü kaybı da eklendiğinde, ortalama 66 bin 576 lira brüt ücret üzerinden hesaplanan işçinin ekim ayındaki toplam kaybı 34 bin 231 liraya çıktı.</p>

<h3><strong>Vergi dilimleri ücret kaybını artırdı</strong></h3>

<p>DİSK-AR raporunda, çalışanların yıl içerisinde üst vergi dilimlerine geçmesinin ücretler üzerindeki kesinti yükünü artırdığına dikkat çekildi.</p>

<p>Hesaplamaya göre işçiler yılın dördüncü ayında ikinci, sekizinci ayında ise üçüncü vergi dilimine girdi.</p>

<p>Bu durumun yıl ilerledikçe çalışanların eline geçen net ücretin azalmasına neden olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>DİSK-AR: "İşçi sınıfının 2,7 trilyon liralık ücreti erimiştir"</strong></h3>

<p>Raporda, enflasyon ve gelir vergisi sisteminin işçilerin gelir dağılımındaki konumunu olumsuz etkilediği savunuldu.</p>

<p>DİSK-AR, toplam kaybın boyutuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"Yılın onuncu ayında birikimli olarak 2,7 trilyon liraya yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 2 trilyon 696 milyar liralık ücreti erimiştir."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-iscilerin-10-aylik-ucret-kaybi-27-trilyon-liraya-dayandi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-09-120439.png" type="image/jpeg" length="73352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="12972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="79318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="34891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="70100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="21825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="69175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="34138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="58833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="82289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="39101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="28794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="23530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="13432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="65510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="16902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="22911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="12983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="39831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="65407"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
