<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2026 17:28:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geleceğin bahriyelisi otonom sistemlerle yetişiyor: Deniz Kuvvetlerinde İDA dönüşümü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-kuvvetlerinde-ida-donusumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/deniz-kuvvetlerinde-ida-donusumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun Deniz Harp Okulu ve Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulunda insansız deniz aracı (İDA) eğitimine başlanacağını açıklaması, Deniz Kuvvetlerindeki teknolojik ve kurumsal dönüşümü yeniden gündeme taşıdı. Süreci değerlendiren Emekli Tümamiral Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel; İDA'ların eğitimdeki rolünü, deniz harbindeki etkisini, geleceğin subay profilini ve Türkiye'nin yerli İDA projelerini 24 Saat'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsansız ve otonom sistemlerin savaş alanındaki ağırlığı arttıkça, deniz kuvvetlerinin teşkilat yapısı kadar askerî eğitim anlayışı da dönüşüyor. Türk Deniz Kuvvetlerinin insansız deniz araçlarını Deniz Harp Okulu ve Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulunun eğitim müfredatına alması, geleceğin bahriyelilerinin yalnızca klasik denizcilik ve harp bilgisiyle değil; yapay zekâ, otonom sistemler ve insanlı-insansız platformların müşterek kullanımı gibi yeni yetkinliklerle yetiştirileceği bir dönemin kapısını aralıyor.</p>

<p>Geçmişte Uzun Ufuk Bütünleşik Deniz Gözetleme Sistemi dahil keşif ve gözetleme sistemlerinden sorumlu Komuta Kontrol Şube Müdürlüğü ile Kuvvet Plan Daire Başkanlığında görev yapan<strong> Emekli Tümamiral Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel</strong>, insansız deniz araçlarının (İDA) eğitim gündemine girmesini değerlendirdi. Deniz Harp Okulunda komutanlık görevinde de bulunan Özel, İDA'ların deniz harbindeki rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Özel; sürecin tarihsel gelişimini, geleceğin deniz subayı profilini ve otonom sistemlerin harekât ortamındaki kullanımını anlattı. Türkiye'nin yerli İDA projelerine de değinen Özel, insanlı ve insansız sistemlerin birlikte kullanılacağı yeni deniz harekâtına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>İNSANSIZ SİSTEMLERDE YAKLAŞIK 20 YILLIK DÖNÜŞÜM</strong></h2>

<p>Türk Deniz Kuvvetlerindeki insansız sistemler sürecinin tarihsel bir geçmişe dayandığını belirten Özel, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"İnsansız ve otonom sistemlerin bugün Deniz Harp Okulu ve Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulunun eğitim gündemine girmesini yalnızca yeni bir teknolojinin müfredata eklenmesi olarak görmüyorum. Bu gelişme, yaklaşık yirmi yıldır yakından takip ettiğim ve içerisinde görev aldığım daha kapsamlı bir teknolojik, doktriner ve kurumsal dönüşümün doğal sonucudur.</p>

<p>Meslek hayatımda 2005–2007 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığında, Uzun Ufuk Bütünleşik Deniz Gözetleme Sistemi dâhil keşif ve gözetleme sistemlerinden sorumlu Komuta Kontrol Şube Müdürü olarak görev yaptım. Daha sonra 2011–2012 döneminde Deniz Kuvvetleri projelerinin yürütülmesinden sorumlu Kuvvet Plan Daire Başkanlığı ve Plan Prensipler Başkanlığı görevlerini üstlendim. Bu görevler sırasında yalnızca mevcut ihtiyaçlarla değil, geleceğin Deniz Kuvvetlerinin nasıl bir yapıya sahip olması gerektiğiyle de ilgileniyorduk. İnsansız hava, su üstü ve su altı sistemleri de geleceğin kuvvet yapısı ve harekât ortamına ilişkin değerlendirmelerimizin doğal olarak bir parçasıydı."</p>
</blockquote>

<h3><img alt="Mesut Ozel 2" height="1083" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mesut-ozel-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /></h3>

<h3><strong>2050 ÖNGÖRÜLERİ 2020’LERDE GERÇEK OLDU</strong></h3>

<p>Açıklamalarına teknolojik gelişmelerin ivmesine dikkat çekerek devam eden Özel, süreci şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Özellikle 2010’lu yılların başlarında Deniz Kuvvetlerinin yaklaşık kırk yıllık perspektife uzanan strateji ve kuvvet yapısı çalışmalarında görev yaparken İsrailli fütürist Prof. David Passig’in 2050 adlı kitabını da okumuştum. Geleceğin teknolojilerine ve savaş ortamına ilişkin bazı öngörüleri o tarihte oldukça çarpıcı ve uzak bir geleceğe ait görünüyordu. Bugün beni asıl şaşırtan husus, 2050’li yıllarda yaygınlaşacağını düşündüğümüz insansız, otonom ve birbirleriyle ağ içinde çalışan sistemlerin önemli bölümünün daha 2020’li yıllarda savaş alanının günlük gerçekliği hâline gelmesidir.</p>

<p>Bunun tarihsel bir karşılığı da vardır: II. Dünya Savaşı radar, havacılık, elektronik ve roket teknolojilerinin gelişimini nasıl olağanüstü hızlandırdıysa, günümüzde Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar da insansız sistemler, yapay zekâ, ticari hazır teknolojiler ve otonom sistemler alanındaki inovasyonu hızlandırmaktadır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>ERSEV BAYRAKTAR’DAN 2015 STRATEJİSİNE VE BUGÜNE UZANAN SÜREÇ</strong></h3>

<p>Özel, Türk Deniz Kuvvetlerinin İDA konusundaki birikimi ile eğitim kurumlarındaki teknolojik farkındalığın gelişimine ilişkin şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Türk Deniz Kuvvetlerinin insansız deniz araçlarıyla ilgisi de bugün başlamış değildir. 2010’lu yıllarda bir deniz subayının öncülüğünde Ersev Bayraktar römorkörü üzerinden insansız deniz aracı kullanımına ilişkin deneysel çalışmalar yapılmıştı. Kuvvet karargâhındaki görevlerim sırasında da insansız sistemlerin strateji ve kuvvet planlama süreçlerindeki yerinin tartışılmasına ve bu alandaki projeksiyonların hazırlanmasına doğrudan tanıklık ettim. Daha sonra 2015 Türk Deniz Kuvvetleri Stratejisinde insansız hava, su üstü ve su altı araçlarının ağ merkezli harp anlayışı içinde geleceğin kuvvet yapısındaki yeri daha belirgin biçimde ortaya kondu.</p>
</blockquote>

<h3><strong>BUGÜNÜN İDA EĞİTİMİNİN TEMELLERİ YILLAR ÖNCE ATILDI</strong></h3>

<p>Eğitim sürecinde benzer bir devamlılığın bulunduğuna işaret eden Özel, Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevleri döneminde öğrencilerin klasik denizcilik eğitiminin yanı sıra yeni teknolojilerle erken yaşta tanışmalarına öncelik verdiklerini aktardı.</p>

<p>Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Öğrencilerimiz International One Metre sınıfı uzaktan kumandalı yelken yarışlarına katıldı; Bilim ve Robot Kulüplerinde insansız deniz araçlarına yönelik çalışmalar yapıldı, ulusal ve uluslararası bilim yarışmalarına iştirak edildi. İnsansız hava araçlarıyla ilk temaslardan biri de Fotoğraf Kulübü bünyesine bir drone alınmasıyla gerçekleşti. Dolayısıyla bugün İDA eğitimlerinin kurumsal bir müfredat hâline gelmesini, geçmişte başlayan teknolojik farkındalığın artık doktrin, eğitim ve profesyonel askerî yetkinlik düzeyine taşınması olarak görüyorum."</p>
</blockquote>

<p><img alt="Mesut Özel" height="465" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mesut-ozel.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>Emekli Tümamiral Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel</strong>, insansız deniz araçları, subay eğitimi ve geleceğin deniz harekâtına ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.</p>

<h2><strong>TÜRKİYE'NİN İDA EĞİTİMİ VE SUBAY PROFİLİ</strong></h2>

<p><strong>Deniz Harp Okulu’nda İDA eğitimlerinin başlaması geleceğin deniz subaylarının yetiştirilmesi açısından ne ifade ediyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel: </strong>Bunu yeni bir dersin müfredata eklenmesinden ziyade, geleceğin deniz subayı profilinin değişmesi olarak değerlendirmek gerekir. Geleceğin subayı yalnızca gemi kullanmayı, silah ve sensör sistemlerini bilmeyi değil, insanlı ve insansız platformları aynı harekât resmi içerisinde yönetebilmeyi de öğrenmelidir. Bahriyelilerin otonom sistemlerin çalışma mantığını, sensörleri, haberleşmeyi ve yapay zekâyı anlamaları önemlidir. Ayrıca bu sistemlerin harekât ortamındaki imkân ve sınırlamalarını da bilmeleri gerekir.</p>

<p>Deniz Harp Okulu öğrencilerinin kendi insansız deniz araçlarını tasarlamaları, yazılımlarını geliştirmeleri ve otonom seyir denemeleri yapmaları bu açıdan çok değerli bir başlangıçtır. Eğitim yalnızca kullanıcı yetiştirmemeli; teknolojiyi anlayan, sorgulayan ve gerektiğinde yeni kullanım konseptleri geliştirebilen subaylar yetiştirmelidir.</p>

<p>Geleceğin deniz subayı, giderek daha fazla bir sistem yöneticisi, teknoloji kullanıcısı ve taktik karar verici olacaktır.</p>

<h3><strong>İDA'LAR DENİZ HAREKÂTINI DEĞİŞTİRİYOR</strong></h3>

<p><strong>İDA’ların otonom hareket edebilmesi ve keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde kullanılması deniz harekâtını nasıl değiştirebilir?</strong></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel: </strong>Rusya-Ukrayna Savaşı, İDA’ların artık yardımcı unsurlar değil, deniz harbinin doğrudan asli unsurlarından biri olabileceğini açık biçimde gösterdi. Özellikle Karadeniz’de insansız su üstü ve kısmen su altında hareket eden araçların Rus Karadeniz Filosuna karşı yarattığı etki, klasik deniz gücü hesaplarının yeniden değerlendirilmesini gerektirdi. İDA’lar keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde uzun süre bölgede kalabilir; insan hayatını riske atmadan tehlikeli sahalara girebilir ve diğer sensörlerle sürekli veri alışverişinde bulunabilir. Bu durum, deniz resminin daha geniş bir alanda ve daha kesintisiz tutulmasını mümkün hâle getirecektir. İnsanlı ve insansız unsurların ağ içerisinde müştereken kullanılması, büyük platformlara dayanan klasik kuvvet yapısını giderek daha dağıtık bir yapıya dönüştürecektir. Dolayısıyla geleceğin deniz harekâtı, insanlı ve insansız sistemlerin birbirini tamamladığı ağ merkezli bir yapı içerisinde yürütülecektir.</p>

<h3><strong>EĞİTİMDE ÖNE ÇIKAN TEKNİK VE OPERASYONEL KONULAR</strong></h3>

<p><strong>Bahriyelilerin İDA eğitimlerinde hangi teknik ve operasyonel konular öne çıkmalı?</strong></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel: </strong>Eğitimin üç temel boyutu olması gerektiğini düşünüyorum: teknik yeterlilik, operasyonel kullanım ve karar verme yeteneği. Teknik tarafta otonom sistem yönetimi, yapay zekâ, sensör füzyonu, görüntü işleme, seyrüsefer sistemleri, veri bağları, elektronik harp, veri analizi ve özellikle siber güvenlik öne çıkmalıdır. Operasyonel eğitim ise münferit İDA kullanımından insanlı platformlarla müşterek harekâta ve zaman içinde sürü sistemlerinin kullanımına kadar uzanmalıdır. Bunun yanında bakım-tutum, arıza yönetimi, görev planlama ve sistemlerin sahada hızlı biçimde yeniden yapılandırılması da öğretilmelidir. İDA’ların kullanımının hukuki ve etik boyutları ile angajman kuralları da eğitimin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Çünkü iyi bir subay yalnızca sistemi kullanan kişi değil; sistemin hangi şartlarda, ne amaçla ve hangi sınırlar içerisinde kullanılacağına karar veren kişidir.</p>

<h3><strong>İNSAN-MAKİNE İŞ BİRLİĞİ VE KARAR ALMA SÜREÇLERİ</strong></h3>

<p><strong>İnsansız sistemlerin yaygınlaşması taktik karar alma süreçlerini ve insan-makine iş birliğini nasıl şekillendirecek?</strong></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel: </strong>Geleceğin komutanının temel problemi bilgi eksikliğinden ziyade, çok büyük miktardaki bilgiyi doğru ve zamanında değerlendirmek olacaktır. Yapay zekâ ve otonom sistemler tehditleri sınıflandırabilir, alternatif hareket tarzları önerebilir ve komutanın karar süresini önemli ölçüde kısaltabilir. Ancak algoritmanın sunduğu sonucun mutlaka doğru olduğu varsayılmamalıdır; komutanın mesleki bilgisi, tecrübesi ve sezgisel durum muhakemesi önemini koruyacaktır. Özellikle ölümcül kuvvet kullanımı gibi kritik kararlarda son sözün insanda kalması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle geleceğin subay eğitiminde teknoloji kadar liderlik, karakter, etik ve belirsizlik altında karar verme becerilerine de yatırım yapılmalıdır. Amerikan Deniz Harp Okulunda teknoloji eğitiminin yanında Stoacı düşünce, öz denetim ve zor şartlarda muhakeme gibi konulara önem verilmesini de bu açıdan anlamlı buluyorum.</p>

<p><img height="910" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mesut-ozel-1.jpg" width="700" /></p>

<h3><strong>YERLİ İDA TEKNOLOJİLERİ VE DENİZ KUVVETLERİNİN İHTİYAÇLARI</strong></h3>

<p><strong>Türkiye’nin yerli İDA teknolojileri ve Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaçları birlikte değerlendirildiğinde hangi görevler öne çıkabilir?</strong></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Mesut Özel: </strong>Önümüzdeki dönemde öncelikle istihbarat, keşif ve gözetleme; mayın karşı tedbirleri; liman ve üs savunması; kuvvet koruma; denizaltı savunma harbi ve su üstü harbi görevlerinde İDA kullanımının yaygınlaşacağını düşünüyorum. Türkiye’de MARLİN, SANCAR, ULAQ, SALVO ve sürü kabiliyetine yönelik ALBATROS-S gibi farklı projelerin ortaya çıkması, tek tip bir araçtan ziyade görev ihtiyacına göre şekillenen bir insansız sistem ailesine doğru gidildiğini göstermektedir. Didim/Aydın’da İDA Grup Komutanlığına yönelik altyapı oluşturulması ve farklı deniz üslerinde İDA altyapısının planlanması da bu sistemlerin geçici bir proje değil, kuvvet yapısının kalıcı bir unsuru hâline geldiğini göstermektedir. Özellikle Ege gibi sürekli keşif ve gözetleme ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde, barış ve gerginlik dönemlerinde İDA’lardan yoğun biçimde yararlanılması mümkündür. Bir kriz veya silahlı çatışmada ise bu sistemler sahilden veya denizdeki görev gruplarından sevk edilerek insanlı unsurlarla birlikte kullanılabilir. Burada asıl mesele daha fazla İDA edinmek değil; İDA’ları teşkilat, doktrin, eğitim, komuta-kontrol ve insanlı platformlarla müşterek harekât bakımından bütünleşik bir kuvvet yapısına dönüştürmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-kuvvetlerinde-ida-donusumu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/oe.jpg" type="image/jpeg" length="26143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TTB’den MEDULA düzenlemesine tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ttbden-medula-duzenlemesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ttbden-medula-duzenlemesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği, 1 Eylül 2026 itibarıyla MEDULA sistemi üzerinden hekimlere getirilen tıbbi işlem kayıtlarını elektronik imza ile kontrol ve onaylama yükümlülüğünün kaldırılmasını istedi. TTB, yüzlerce verinin hekimler tarafından tek tek denetlenmesinin sağlık hizmetine ayrılması gereken zaman ve emeği azaltabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Türk Tabipleri Birliği </strong>(TTB),<strong> Sağlık Bakanlığı </strong>ve <strong>Sosyal Güvenlik Kurumu</strong>’na (SGK) başvurarak, MEDULA sistemi üzerinden hekimlere getirilen tıbbi işlem kayıtlarını elektronik imza ile kontrol ve onaylama yükümlülüğünün sonlandırılmasını istedi. TTB, uygulamanın hekimlerin asli görevleri dışında kalan işlemler nedeniyle sağlık hizmetine ayrılan zaman ve emeği kısıtlayabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>TTB’den Sağlık Bakanlığı ve SGK’ye başvuru</strong></h2>

<p dir="ltr">TTB, kamu sağlık kurumları ile SGK arasındaki elektronik veri ve faturalandırma işlemlerinin yürütüldüğü <strong>MEDULA sistemi</strong> üzerinden hekimlere getirilen kontrol ve onay yükümlülüğüne ilişkin Sağlık Bakanlığı ve SGK’ye yazı gönderdi.</p>

<p dir="ltr">22 Eylül 2026 tarihinde gönderilen yazılarda, 1 Eylül 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanan düzenlemenin hekimler ve hastalar açısından yaratabileceği olası mağduriyetlere dikkat çekildi.</p>

<p dir="ltr">TTB, uygulamanın değerlendirilerek sonlandırılmasını talep etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hekimlerden elektronik imza ile kontrol ve onay isteniyor</strong></h3>

<p dir="ltr">TTB’nin yazısında, MEDULA sisteminde yapılan değişiklikle hekimlerden tıbbi işlemlere ilişkin kayıtları şahsi elektronik imzalarını kullanarak kontrol etmeleri ve onaylamalarının istendiği belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Tabip odalarına ulaşan başvurulara da değinilen yazıda, hatalı, eksik veya mükerrer kayıtların tespit edilmesi durumunda ret işlemi yapılmayarak konunun hastanelerin bilgi işlem birimlerine bildirilmesi yönünde sözlü talimatlar verildiği aktarıldı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>TTB: Hekimlerin asli görevi sağlık hizmeti sunmak</strong></h3>

<p dir="ltr">TTB, hekimlerin asli görev ve sorumluluğunun hastaların teşhis, tedavi ve takip süreçlerini mesleki etik, bilimsel bilgi ve mesleki gerekler doğrultusunda yürütmek olduğunu vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Birlik, faturalandırma, dönem sonlandırma, idari ve mali kontroller ile bunlara ilişkin teknik veri işlemlerinin sağlık hizmeti sunumundan farklı bir iş alanı oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Yüzlerce verinin tek tek denetlenmesi zaman kaybına yol açabilir”</strong></h3>

<p dir="ltr">TTB, hekimlerin görev tanımları ve mesleki yetkinlikleri dışında kalan bir konuda yüzlerce veriyi tek tek denetleyerek elektronik imza ile onaylamasının, sağlık hizmetine ayrılması gereken zaman ve emeği kısıtlayabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Yazıda, söz konusu uygulamanın <strong>sağlık hizmetinin niteliği ve sürekliliği açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği</strong> ifade edildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>TTB uygulamanın sonlandırılmasını istedi</strong></h3>

<p dir="ltr">TTB, Sağlık Bakanlığı ve SGK’den MEDULA sistemindeki yeni uygulamanın hekimler ve hastalar açısından yaratabileceği olası mağduriyetlerin değerlendirilmesini istedi.</p>

<p dir="ltr">Birlik ayrıca uygulamanın hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılıklarının incelenerek sonlandırılması talebinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ttbden-medula-duzenlemesine-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6a320bed-8143-4499-95e0-a7c4f0e8d4ce-w.png" type="image/jpeg" length="17375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasası soruşturması: 11 şüphelinin mal varlığına el konuldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sermaye-piyasasi-sorusturmasi-11-suphelinin-mal-varligina-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sermaye-piyasasi-sorusturmasi-11-suphelinin-mal-varligina-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Emre Tezmen ve Muhammed Yarız'ın da aralarında bulunduğu 11 şüphelinin mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin adliyedeki işlemleri de devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar sürüyor. <strong>Soruşturma</strong> kapsamında 11 şüphelinin mal varlıklarına el konulması kararı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>11 şüphelinin mal varlıklarına el konuldu</strong></h2>

<p>Savcılık tarafından sulh ceza hakimliğine yapılan başvuruda, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'ın da aralarında bulunduğu <strong>11 şüpheli</strong>nin mal varlıklarına el konulması talep edildi.</p>

<p>Talebi değerlendiren sulh ceza hakimliği, soruşturma kapsamında 11 şüphelinin mal varlıklarına el konulmasına hükmetti.</p>

<h3><strong>Gözaltındaki şüphelilerin adliye işlemleri sürüyor</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan <strong>Tera Yatırım Yönetim Kurulu</strong> üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı'nın adliyedeki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p>

<p><strong>Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'deki (KTLEV)</strong> piyasa dolandırıcılığı soruşturması kapsamında yakalanan 20 şüphelinin adliyedeki işlemlerinin de sürdüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>MASAK'tan mali verilerin incelenmesi istendi</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Eylül'de Mali Suçları Araştırma Kuruluna (<strong>MASAK</strong>) gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bu şirketlerin alt şirketlerinde görev yapan yöneticilere ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.</p>

<p>Müzekkerede şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi istendi. Ayrıca yöneticilerin 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdiği para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş ve çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi talep edildi.</p>

<h3><strong>Soruşturmada bazı şüpheliler tutuklandı</strong></h3>

<p>Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi ile Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen tutuklanmıştı.</p>

<p>Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın da tutuklandığı bildirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sermaye-piyasasi-sorusturmasi-11-suphelinin-mal-varligina-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-11-zanlinin-mal-varligina-el-konuldu.png" type="image/jpeg" length="33544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 Eylül 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı, haftanın üçüncü işlem gününü yüzde 0,5 düşüşle 6 milyon 748 bin liradan tamamladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul </strong>Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) <strong>standart altının kilogram fiyatı</strong>, gün sonunda 6 milyon 748 bin lira seviyesine geriledi. Standart altının kilogram fiyatında günlük bazda yüzde 0,5 düşüş kaydedildi.</p>

<p>KMKTP'de işlem gören standart altının kilogram fiyatı gün içinde en düşük 6 milyon 726 bin lirayı, en yüksek ise 6 milyon 790 bin 999 lirayı gördü.</p>

<p>Gün sonunda 6 milyon 748 bin liraya gerileyen standart altının kilogram fiyatı, bir önceki işlem gününü 6 milyon 780 bin liradan tamamlamıştı.</p>

<h2><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 3,3 milyar lirayı aştı</strong></h2>

<p>KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 3 milyar 320 milyon 84 bin 584,55 lira olarak kaydedildi.</p>

<p>Gün boyunca gerçekleştirilen altın işlemlerinin miktarı ise 491,53 kilogram oldu.</p>

<p>Tüm metallerin toplam işlem hacmi de 3 milyar 419 milyon 723 bin 302,75 lira seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Altın piyasasında günün en yüksek işlem hacmine ulaşan kurumlar arasında Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türkiye İş Bankası, Aizona Kıymetli Madenler, Vakıf Katılım Bankası ve Uğuras Kıymetli Madenler yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece standart altının kilogram fiyatı günü 6 milyon 748 bin liradan tamamlamış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/altin-39.png" type="image/jpeg" length="29866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugün TV’de ne var? 23 Eylül 2026 Kanal D, ATV, Star TV, TRT 1, TV8 ve NOW yayın akışı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bugun-tvde-ne-var-23-eylul-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bugun-tvde-ne-var-23-eylul-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TV yayın akışı 23 Eylül 2026 Çarşamba günü ekrana gelecek yapımları belli oldu. Günün programında dizi, yarışma, gündüz kuşağı ve haber bültenleri izleyiciyle buluşacak. Akşam kuşağında ATV’de Aşk ve Taht yeni bölümüyle ekrana gelirken, Show TV’de Sevdan Bir Ateş, TV8’de MasterChef Türkiye ve Star TV’de Tuzlu Kahve yer alacak. İşte Kanal D, ATV, Star TV, Show TV, TRT 1, NOW ve TV8’in güncel yayın akışı…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TV yayın akışı 23 Eylül 2026</strong> Çarşamba günü televizyon ekranlarında yer alacak yapımları merak eden izleyiciler tarafından araştırılıyor. Gün boyunca haber programları, gündüz kuşağı yapımları, diziler ve yarışma programları farklı kanallarda izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Akşam kuşağında ise <strong>ATV’de Aşk ve Taht</strong>, <strong>Show TV’de Sevdan Bir Ateş</strong>, <strong>TV8’de MasterChef Türkiye</strong>, <strong>TRT 1’de Evlilik Güzeldir</strong> ve <strong>NOW’da Anne Yarısı</strong> ekrana gelecek. Star TV’de ise Tuzlu Kahve'nin tekrar bölümü yayınlanacak.</p>

<p>İşte <strong>Kanal D, ATV, Star TV, Show TV, TRT 1, NOW ve TV8’in 23 Eylül 2026 Çarşamba günü yayın akışı…</strong></p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-4.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>Kanal D yayın akışı</strong></h2>

<p>Kanal D'nin 23 Eylül Çarşamba günü yayın programında gündüz kuşağı, diziler ve ana haber bülteni yer alıyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>09.00</strong> Neler Oluyor Hayatta?</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>11.00</strong> Yaprak Dökümü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.45</strong> Gelinim Mutfakta</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.45</strong> Üç Kız Kardeş</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.30</strong> Kanal D Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Haysiyet (Tekrar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23.15</strong> Daha 17</p>
 </li>
</ul>

<p>Kanal D'nin akşam kuşağında saat 20.00'de Haysiyet'in tekrar bölümü yayınlanırken, saat 23.15'te Daha 17 ekrana gelecek.</p>

<p><img alt="yayın akışı-3" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-6.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>Star TV yayın akışı</strong></h2>

<p>Star TV'de gün içerisinde gündüz kuşağı programları ve dizilerin tekrar bölümleri ekrana gelecek.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>09.30</strong> Songül ile Uğur ile Sana Değer</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.30</strong> Fazilet Hanım ve Kızları</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.00</strong> Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> Star Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Tuzlu Kahve (Tekrar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.30</strong> Çirkin (Tekrar)</p>
 </li>
</ul>

<p>Star TV'nin akşam yayınında saat 20.00'de Tuzlu Kahve'nin tekrar bölümü, ardından saat 22.30'da Çirkin'in tekrar bölümü izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><img alt="Yayın Akışı-4" class="detail-photo img-fluid" height="547" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/yayin-akisi-4.jpg" width="820" /></p>

<h2><strong>ATV yayın akışı</strong></h2>

<p>ATV'nin 23 Eylül yayın akışında sabah haberleri, gündüz kuşağı programları, ana haber ve akşam dizisi bulunuyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>08.00</strong> Kahvaltı Haberleri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.00</strong> Müge Anlı ile Tatlı Sert</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.00</strong> atv Gün Ortası</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14.00</strong> Altı Üstü İstanbul</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.00</strong> Esra Eron’da</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> atv Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Aşk ve Taht (Yeni bölüm)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23.20</strong> Güneşin Doğduğu Yer</p>
 </li>
</ul>

<p>ATV'nin akşam kuşağında saat 20.00'de <strong>Aşk ve Taht yeni bölümüyle</strong> ekranlara gelecek.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-2.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>Show TV yayın akışı</strong></h2>

<p>Show TV'de 23 Eylül Çarşamba günü gündüz kuşağı programlarının yanı sıra akşam saatlerinde Sevdan Bir Ateş yayınlanacak.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>09.00</strong> Sevdan Bir Ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12.30</strong> Buse Varol ile Gelin Evi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.00</strong> Muhtemel Aşk</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.25</strong> Show Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Sevdan Bir Ateş (Yeni bölüm)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>00.15</strong> Sevdan Bir Ateş</p>
 </li>
</ul>

<p>Show TV'nin ana haber bülteninin ardından saat 20.00'de <strong>Sevdan Bir Ateş'in yeni bölümü</strong> ekrana gelecek.</p>

<p><img alt="yayın akışı-5" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-46b954100156b348d9a1a81005484f26.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>TRT 1 yayın akışı</strong></h2>

<p>TRT 1'in gündüz yayınında dizi ve programlar, akşam kuşağında ise Evlilik Güzeldir yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>07.30</strong> Kalk Gidelim</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.30</strong> Alişan ile Hayata Gülümse</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.15</strong> Seksenler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.55</strong> Evlilik Güzeldir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>17.30</strong> Lingo Türkiye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Evlilik Güzeldir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23.15</strong> Gönül Dağı</p>
 </li>
</ul>

<p>TRT 1'de saat 20.00'de Evlilik Güzeldir ekrana gelirken, saat 23.15'te Gönül Dağı yayınlanacak.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/channels4-profile-3.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>NOW TV yayın akışı</strong></h2>

<p>NOW'da 23 Eylül Çarşamba günü sabah kuşağından gece programlarına kadar farklı yapımlar ekrana gelecek.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>08.00</strong> Çalar Saat</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.45</strong> Çağla ile Yeni Bir Gün</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12.30</strong> Şevkat Yerimdar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.30</strong> En Hamarat Benim</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.30</strong> Anne Yarısı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00</strong> NOW Ana Haber</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> Anne Yarısı (Tekrar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22.15</strong> Anne Yarısı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>00.15</strong> Anne Yarısı</p>
 </li>
</ul>

<p>NOW'un akşam kuşağında ana haberin ardından saat 20.00'de Anne Yarısı'nın tekrar bölümü yayınlanacak.</p>

<p><img alt="yayın akışı-1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/unnamed-16.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>TV8 yayın akışı</strong></h2>

<p>TV8'in 23 Eylül yayın akışında sabah ve gündüz programlarının ardından akşam saatlerinde MasterChef Türkiye bulunuyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>07.15</strong> Ebru ile 8’de Sağlık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>08.30</strong> Oynat Bakalım</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>09.00</strong> Doktor Aksoy</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>11.30</strong> MasterChef Türkiye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.00</strong> Zuhal Topal’la Yemekteyiz</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00</strong> MasterChef Türkiye (Yeni bölüm)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>00.15</strong> Zuhal Topal’la Yemekteyiz</p>
 </li>
</ul>

<p>TV8'de saat 20.00'de <strong>MasterChef Türkiye yeni bölümü</strong> izleyici karşısına çıkacak. Yarışmanın ardından saat 00.15'te Zuhal Topal’la Yemekteyiz yayınlanacak.</p>

<p><img alt="yayın akışı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-0f48d1f05d8952cad905ef3459d61572.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>23 Eylül 2026 akşamı hangi diziler var?</strong></h2>

<p>23 Eylül Çarşamba akşamında kanalların yayın akışında farklı dizi ve program seçenekleri bulunuyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>20.00 — ATV:</strong> Aşk ve Taht (Yeni bölüm)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 — Show TV:</strong> Sevdan Bir Ateş (Yeni bölüm)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 — TRT 1:</strong> Evlilik Güzeldir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 — TV8:</strong> MasterChef Türkiye (Yeni bölüm)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 — Star TV:</strong> Tuzlu Kahve (Tekrar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 — NOW:</strong> Anne Yarısı (Tekrar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.00 — Kanal D:</strong> Haysiyet (Tekrar)</p>
 </li>
</ul>

<p>Gece kuşağında ise Kanal D'de Daha 17, ATV'de Güneşin Doğduğu Yer, TRT 1'de Gönül Dağı ve Star TV'de Çirkin'in tekrar bölümü ekrana gelecek.</p>

<p><img alt="yayın akışı-6" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-bd49eeeb166c8a798940652699bcb18c.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>Bugün TV'de ne var?</strong></h2>

<p><strong>23 Eylül 2026 Çarşamba günü TV yayın akışında</strong> haber programlarından gündüz kuşağı yapımlarına, dizilerden yarışma programlarına kadar farklı içerikler bulunuyor.</p>

<p>Özellikle akşam saatlerinde yeni bölümlerini takip etmek isteyen izleyiciler için ATV'de <strong>Aşk ve Taht</strong>, Show TV'de <strong>Sevdan Bir Ateş</strong> ve TV8'de <strong>MasterChef Türkiye</strong> öne çıkıyor. Kanal D, Star TV ve NOW'un akşam yayınında ise tekrar bölümleri yer alıyor.</p>

<p>Yayın akışlarında gün içinde değişiklik yapılabileceğinden, programların yayın saatlerinde yaşanabilecek olası değişiklikler için kanalların resmi yayın bilgileri takip edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bugun-tvde-ne-var-23-eylul-2026</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-f2f6e6100c08da1de9d199b38b6e91e1.jpg" type="image/jpeg" length="66142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hiç çıkılmayan bir yolculuğun hikâyesi: "Geldik Ankara’ya"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bir-annenin-izinden-hafizaya-yolculuk-geldik-ankaraya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bir-annenin-izinden-hafizaya-yolculuk-geldik-ankaraya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yönetmen Abdullah Sağlam’ın yazıp yönettiği “Geldik Ankara’ya”, demans yaşayan bir kadının hafızasında yeniden kurulan Ankara’ya uzanıyor. Yönetmenin annesinin yaşadığı süreçten ilham alan film, geçmiş ile bugün arasındaki değişen ilişkiyi küçük ayrıntılar üzerinden anlatıyor. Geçmişin insanın üzerinde bıraktığı izlerin hafızadan bağımsız yaşayabildiğini gösteren filmin yönetmeni Sağlam, filmin çıkış hikâyesini, hafıza ve Ankara’nın filmdeki yerini 24 Saat’e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazı yolculuklar bir yere ulaşmak için değil, hafızada hâlâ yaşayan bir yere yeniden varmak için başlıyor. Ankara’ya hiç gitmeden “<strong>Geldik Ankara’ya</strong>” diyebilmek de belki tam olarak böyle bir yolculuğun cümlesi oluyor. Abdullah Sağlam’ın yazıp yönettiği <i>Geldik Ankara’ya</i>, demans yaşayan Selma’nın hafızasında gerçek ile hatıra arasındaki sınırın giderek silikleştiği bir dünyaya bakıyor.</p>

<p>Selma, Ankara’ya gideceğine inanarak hazırlanıyor, kıyafetlerini, çantasını ve takılarını özenle seçiyor. Bir broşun bile geçmişten bugüne uzanan bir anlam taşıdığı bu hazırlığın ardından bakıcısı Gül, onu pencerenin önüne getiriyor. Selma dışarı bakıp “Geldik Ankara’ya” dediğinde ise seyirci için yolculuğun hiç başlamadığını biliyoruz. Fakat Selma için Ankara çoktan varılmış bir yer. Film tam da bu noktada, hafızanın kaybolurken geride bıraktığı izlere, insanın geçmişiyle bugün arasında kurduğu değişen ilişkiye ve bir şehrin zihinde yeniden kurulma biçimine odaklanıyor.</p>

<p>Filmin bu kişisel ve duygusal çıkış noktası ise Yönetmen Sağlam’ın annesinin yaşadığı süreç. Sağlam, annesinin deneyimlerinden yola çıktığını ancak bir noktadan sonra bu hikâyeden ayrılarak Selma’yı kendi geçmişi, hayatı ve arzuları olan kurmaca bir karakter olarak kurduğunu söylüyor. Yönetmen Sağlam, annesinin yaşadıklarının filme nasıl dönüştüğünü, hafızanın hikâyedeki yerini ve “Geldik Ankara’ya”nın ardındaki yolculuğu<strong> 24 Saat’e anlattı.</strong></p>

<p><img alt="Geldik Ankaraya6" class="detail-photo img-fluid" height="1154" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya6.jpeg" width="1220" /></p>

<h2><strong>"Annem benim için hikâyenin duygusal çıkış noktası oldu"</strong></h2>

<p>Sağlam, filmin çıkış noktasının annesi olduğunu söylerken kendisini en çok etkileyen şeyin insanın geçmişiyle bugünü arasında kurduğu ilişkinin zamanla değişmesi olduğunu belirtiyor:</p>

<p><i>“Benim için filmin çıkış noktası annemdi. Onun yaşadığı süreçte beni en çok etkileyen şey, insanın geçmişiyle bugünü arasında kurduğu ilişkinin zamanla değişmesi oldu. Bazen çok küçük bir detay, bir eşya ya da bir alışkanlık insan için çok büyük bir anlam taşıyabiliyor. Bu da bana hafıza üzerine düşünme fırsatı verdi.”</i></p>

<p>Ancak Sağlam’ın amacı annesini birebir anlatmak değil. Bir noktadan sonra annesinin yaşadıklarından ayrılarak Selma’yı kendi hayatı ve geçmişi olan bir karakter olarak düşünmeye başladığını anlatan yönetmen, bu ayrımı özellikle koruduğunu söylüyor:</p>

<p><i>“Ama filmde annemi birebir anlatmak istemedim. Bir noktadan sonra onun yaşadıklarından ayrılıp Selma’yı kendi hayatı, kendi geçmişi ve kendi arzuları olan bir karakter olarak düşünmeye başladım. Annem benim için hikâyenin duygusal çıkış noktası oldu, Selma ise kurmaca bir karaktere dönüştü. Bu ayrımı korumaya özellikle dikkat ettim.”</i></p>

<h3><strong>"Bir yolculuktan çok geçmişe hazırlanmak"</strong></h3>

<p>Selma’nın Ankara’ya gitmek için yaptığı hazırlıklar, filmin hafızaya dair anlatısının en güçlü parçalarından birini oluşturuyor. Kıyafet seçimi, çantanın hazırlanması, takıların takılması ve broşun özenle seçilmesi, yalnızca bir kadının yolculuk hazırlığı olarak kalmıyor. Selma’nın kim olduğuna, geçmişte nasıl bir hayat sürdüğüne ve kendisini hangi ayrıntılarla var ettiğine dair küçük ipuçlarına dönüşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Geldik Ankaraya4" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya4.jpeg" width="1258" /></p>

<p>Sağlam’a göre burada hazırlanan şey yalnızca bir yolculuk değil:</p>

<p><i>“Bence burada hazırlanan şey yalnızca bir yolculuk değil, bu daha çok insanın kendi geçmişine yeniden hazırlanması gibi. Selma için Ankara sadece gidilecek bir şehir değil, hayatının önemli bir bölümünün geçtiği, kendisini ait hissettiği bir yer.”</i></p>

<p>Bu nedenle kıyafetlerini seçmesi, çantasını hazırlaması ve takılarını takmasının kendisi için önemli olduğunu belirten Sağlam, bu ayrıntıların Selma’nın hâlâ kim olduğunu hatırlatan unsurlar olduğunu söylüyor:</p>

<p><i>“Bunların hepsi onun hâlâ kim olduğunu hatırlatan şeyler. Aslında seyirci de bu hazırlık sırasında Selma'nın geçmişine dair küçük parçalar görmeye başlıyor. Biz ona ‘geçmişte şöyle bir kadındı’ demiyoruz; eşyaları ve davranışları üzerinden bunu hissettirmeye çalışıyoruz.”</i></p>

<h3><strong>“Ankara burada bir hafıza mekânına dönüşüyor”</strong></h3>

<p>Filmin kırılma noktası ise Selma’nın pencerenin önünde söylediği “<strong>Geldik Ankara’ya</strong>” cümlesi. Seyirci, fiziksel olarak Ankara’ya gidilmediğini biliyor. Fakat film tam da burada iki ayrı gerçekliği yan yana getiriyor: Dışarıdan bakıldığında değişmeyen bir ev ve Selma’nın zihninde çoktan varılmış bir Ankara.</p>

<p>Sağlam, Ankara’nın filmde gerçek bir şehir olmaktan çıkarak bir <strong>hafıza mekânına</strong> dönüştüğünü söylüyor:</p>

<p><i>“Benim için Ankara burada gerçek bir şehir olmaktan çıkıp bir hafıza mekânına dönüşüyor. Selma fiziksel olarak Ankara’ya gitmiyor ama onun zihninde Ankara’ya ulaşmış durumda.”</i></p>

<p><img alt="Geldik Ankaraya3" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya3.jpeg" width="1258" /></p>

<p>“Geldik Ankara’ya” cümlesini de bu nedenle önemli bulduğunu belirten yönetmen, Gül’ün Selma’yı kandırmaktan çok onun gerçekliğine yaklaşmaya çalıştığını ifade ediyor:</p>

<p><strong>“Gül aslında Selma’yı kandırmaktan çok, onun ulaşamadığı bir yere ulaşabilmesi için kendi gerçekliğini bir süreliğine onun gerçekliğine yaklaştırıyor.”</strong></p>

<p>Sağlam’a göre filmdeki en önemli meselelerden biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor:</p>

<p><i>“Belki de filmdeki en önemli şey şu: Bizim gerçek olarak kabul ettiğimiz şey ile Selma’nın gerçek olarak yaşadığı şey aynı olmak zorunda değil. O anda Selma için gerçekten Ankara’ya gelinmiş olabilir.”</i></p>

<h3><strong>"Bakım veren kişinin görünmeyen hayatını da anlatmak istedim"</strong></h3>

<p>Selma’nın Ankara’ya ulaştığını düşündüğü o anın ardından film, seyirciyi büyük bir duygunun içinde bırakmak yerine yeniden gündelik hayatın içine çekiyor. Gül, Selma’ya üzgün bir şekilde bakıyor, “Size kahve yapayım” diyor. Kahve hazırlanıyor ve ardından elektrik süpürgesinin sesi duyuluyor. Bir anda hafızanın, özlemin ve Ankara’nın içinden çıkıp ev işlerinin sıradanlığına dönüyoruz.</p>

<p>Sağlam, bu geçişin bakım veren kişinin görünmeyen hayatını anlatmak açısından önemli olduğunu söylüyor:</p>

<p><i>“Evet, burada biraz da bakım veren kişinin görünmeyen hayatını anlatmak istedim. Gül'ün yaptığı şey aslında çok büyük bir fedakârlık ama onun hayatında bu artık gündelik bir rutine dönüşmüş durumda.”</i></p>

<p><img alt="Geldik Ankaraya8" class="detail-photo img-fluid" height="904" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya8.png" width="2182" /></p>

<p>Selma’nın yaşadığı büyük duygunun hemen ardından Gül’ün kahve yapması ve evin işlerine devam etmesi, bakım veren kişi açısından hayatın durmadığını gösteriyor:</p>

<p><i>“Çünkü bakım veren kişi için hayat durmuyor. Bir yandan karşısındaki insanın duygusunu taşımaya çalışıyor, bir yandan da evin işlerini yapmak zorunda.”</i></p>

<p>Bu nedenle elektrik süpürgesinin sesinin filmde özellikle önemli olduğunu belirten Sağlam, bu sesi şöyle açıklıyor:</p>

<p><i>“Büyük bir duygunun ardından hayatın kaldığı yerden devam etmesi gibi.”</i></p>

<h3><strong>“Hastalığı onun hayatının bir parçası ama bütün kimliği değil”</strong></h3>

<p>Geldik Ankara’ya yalnızca demans hastalığına odaklanan bir film değil. Selma’nın hastalığından önce de bir hayatı, alışkanlıkları, zevkleri, eşyaları ve kendisine ait bir dünyası var. Film, hafızanın silikleştiği bir yerde bile bu izlerin tamamen ortadan kalkmadığı fikrinin peşinden gidiyor.</p>

<p>Sağlam için Selma’yı yalnızca hastalığı üzerinden tanımlamamak özellikle önemli:</p>

<p><i>“Benim için bu çok önemliydi. Selma'yı sadece demans yaşayan yaşlı bir kadın olarak kurmak istemedim. Hastalığı onun hayatının bir parçası ama bütün kimliği değil.”</i></p>

<p><img alt="Geldik Ankaraya4" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya4.jpeg" width="1258" /></p>

<p>Selma’nın nasıl giyindiğinden eşyalarına verdiği öneme kadar pek çok ayrıntının geçmişteki kadına dair izler taşıdığını söyleyen Sağlam, hazırlanma sahnesinde de bunu hissettirmeye çalıştığını belirtiyor:</p>

<p><i>“Çünkü Selma'nın bugününü anlamak için onun geçmişte nasıl bir kadın olduğunu da hissetmemiz gerekiyor.”</i></p>

<p>Ve burada filmin hafızaya bakışı bir kez daha belirginleşiyor:</p>

<p><i>“Bir anlamda hafızasını kaybediyor olabilir ama hayatının izleri tamamen ortadan kalkmıyor. Bedeninde, alışkanlıklarında, eşyalarında ve davranışlarında yaşamaya devam ediyor.”</i></p>

<h3><strong>"Onun hatırladığı Ankara, kendi hayatının Ankara'sı”</strong></h3>

<p>Filmde Ankara’ya yapılan yolculuk aslında hiçbir zaman gerçekleşmiyor ancak bu, Selma’nın yolculuk yapmadığı anlamına da gelmiyor. Çünkü bazen bir koku, bir eşya, bir cümle ya da bir alışkanlık insanı yıllar öncesine götürebiliyor. Sağlam, filmde kendisini en çok ilgilendiren meselelerden birinin de bu olduğunu söylüyor:</p>

<p><i>“Sanırım filmde beni en çok ilgilendiren meselelerden biri bu. Fiziksel olarak gitmek zorunda değiliz. Bazen bir anı, bir koku, bir eşya ya da bir cümle insanı yıllar öncesine götürebiliyor.”</i></p>

<p><img alt="Geldik Ankaraya7" class="detail-photo img-fluid" height="904" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya7.png" width="2182" /></p>

<p>Selma’nın hatırladığı Ankara’nın gerçek Ankara’yla birebir örtüşmek zorunda olmadığını belirten Sağlam, onun hafızasında kalan şehrin kendi hayatıyla kurduğu ilişkiden doğduğunu anlatıyor:</p>

<p><i>“Selma için Ankara'nın gerçek Ankara'yla birebir örtüşmesi gerekmiyor. Onun hatırladığı Ankara, kendi hayatının Ankara'sı.”</i></p>

<p>Bu nedenle seyircinin gördüğü ev ile Selma’nın zihninde gördüğü yer arasında bir mesafe bulunuyor. Yönetmen, seyircinin filmin sonunda tam da bu mesafeyi düşünmesini istiyor:</p>

<p><i>“Bir yere ulaşmak bazen fiziksel olarak oraya gitmekten çok daha başka bir şey olabilir.”</i></p>

<h3><strong>“Hafıza tamamen kaybolan bir şey değil, şekil değiştiren bir şey”</strong></h3>

<p><i>Geldik Ankara’ya</i> yalnızca Selma’nın hafızasını değil, hafızanın kendisini de sorguluyor. Sağlam, filmi yaparken hafıza kavramına bakışının değiştiğini anlatıyor.</p>

<p><i>“Filmi yaparken hafızayı daha çok bir şeyi hatırlamak ya da unutmamak üzerinden düşünüyordum. Sonrasında bunun çok daha karmaşık olduğunu fark ettim.”</i></p>

<p><img alt="Geldik Ankaraya1" class="detail-photo img-fluid" height="904" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/geldik-ankaraya1.png" width="2182" /></p>

<p>İnsanın hatırlamadığı bir şeyi bile davranışları ve alışkanlıkları üzerinden yaşamaya devam edebileceğini söyleyen yönetmen, filmde de bunu anlatmaya çalıştığını belirtiyor:</p>

<p><i>“Hafıza sadece geçmişte yaşananları saklamak değil. İnsan bazen hatırlamadığı bir şeyi bile davranışlarıyla, alışkanlıklarıyla yaşamaya devam ediyor. Filmde de bunu anlatmaya çalıştım. Belki de hafıza tamamen kaybolan bir şey değil; şekil değiştiren bir şey. Bu filmi yaparken benim için en ilginç taraflarından biri bu oldu.”</i></p>

<h3><strong>"Bazı şeyleri bilmediğinde seyirci kendi hafızasıyla karakter arasında bir bağ kurabiliyor"</strong></h3>

<p>Selma’nın Ankara’ya dair geçmişi, ailesi, hayatı ve Gül’le ilişkisi filmde görünenin çok daha ötesine uzanıyor. Sağlam da hikâyenin daha geniş bir anlatıya dönüşebileceğini kabul ederken, bu geçmişin tamamını seyirciye anlatmamayı bilinçli olarak tercih ettiğini söylüyor:</p>

<p><i>“Selma'nın Ankara'ya dair geçmişi, ailesi, hayatı ve Gül'le olan ilişkisi çok daha geniş bir hikâyeye dönüşebilirdi. Ama ben bu filmde özellikle o geçmişin tamamını anlatmamayı tercih ettim. Çünkü Selma'nın hayatını bütün ayrıntılarıyla bilmemize gerek olmadığını düşündüm. Bazı şeyleri bilmediğinde, seyirci kendi hafızasıyla karakter arasında bir bağ kurabiliyor.”</i></p>

<p>Kısa film olmasının da bu açıdan kendisi için bir avantaj olduğunu belirten Sağlam, büyük olayların yerine küçük anları tercih ettiğini ifade ediyor:</p>

<p><i>“Kısa film olması da bu açıdan benim için bir avantajdı. Hikâyeyi büyük olaylarla değil, küçük anlarla anlatmak istedim. Bir kadının hazırlanması, bir fotoğrafa bakması, kahve içmesi, pencerenin önüne gelmesi... Aslında filmde çok basit görünen şeylerin altında onun koca bir hayatı var.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bir-annenin-izinden-hafizaya-yolculuk-geldik-ankaraya</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nyujpg.jpeg" type="image/jpeg" length="81417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'deki El Nino araştırması: 9 ayda 451 bin ölüm yaşanabileceği öngörüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abddeki-el-nino-arastirmasi-9-ayda-451-bin-olum-yasanabilecegi-ongoruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abddeki-el-nino-arastirmasi-9-ayda-451-bin-olum-yasanabilecegi-ongoruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan araştırmada, El Nino kaynaklı aşırı sıcakların Haziran 2026-Şubat 2027 döneminde 451 bin ölümle ilişkilendirilebileceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'de Chicago Üniversitesine bağlı <strong>Climate Impact Lab </strong>tarafından yayımlanan araştırmada, El Nino'nun neden olduğu aşırı sıcakların olası etkileri incelendi. Araştırmada, Haziran 2026 ile Şubat 2027 sonu arasındaki dönemde sıcaklık kaynaklı 451 bin ölümün El Nino ile ilişkilendirilebileceği öngörüsüne yer verildi.</p>

<h2><strong>El Nino aşırı sıcaklarla birlikte farklı riskleri artırıyor</strong></h2>

<p>Araştırmada, <strong>El Nino </strong>kaynaklı aşırı sıcakların yalnızca yüksek sıcaklıklara neden olmadığı belirtildi. Söz konusu hava olayının kuraklık, orman yangınları ve su kaynaklarında azalma gibi sonuçlara yol açabildiği aktarıldı.</p>

<p>Ayrıca aşırı sıcaklarla bağlantılı gelişmelerin gıda güvensizliğini artırabileceği ve enerji fiyatlarında yükselişe neden olabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>9 aylık dönemde 451 bin ölüm öngörüsü</strong></h3>

<p>Araştırmada, Haziran 2026'dan Şubat 2027 sonuna kadar El Nino nedeniyle 451 bin kişinin hayatını kaybedebileceği tahmin edildi. Bu dönemde <strong>sıcaklık</strong> kaynaklı ölümlerin El Nino ile bağlantılı olabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p>Çalışmada ayrıca aşırı sıcakların etkisinin bölgeler arasında farklılık gösterebileceği belirtildi. Düşük gelirli nüfusun yaşadığı bölgelerin yüksek sıcaklıklara karşı daha savunmasız olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>En yüksek ölüm sayısı Sahra çevresinde bekleniyor</strong></h3>

<p>Araştırmada en yüksek ölüm sayısının Sahra Çölü çevresindeki bölgelerde görülmesinin beklendiği kaydedildi. Bu bölgelerde El Nino kaynaklı sıcaklıkların etkisiyle 66 bin 800 kişinin hayatını kaybedebileceği öngörüldü.</p>

<p><strong>Sahra Çölü </strong>çevresindeki bölgelerin ardından Güney ve Güneydoğu Asya'nın geldiği belirtildi. Araştırmada bu bölgelerin de aşırı sıcaklıkların oluşturduğu risklere karşı hassas olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>El Nino nasıl oluşuyor?</strong></h3>

<p>El Nino, ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal seviyelerin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan bir hava olayı olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu hava olayı, sıcaklık ve yağış düzenlerinde değişikliklere yol açabiliyor. Araştırmada da El Nino'nun oluşturduğu aşırı sıcaklıkların farklı bölgelerde ekonomik ve çevresel etkilerinin yanı sıra can kayıplarına neden olabileceği değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abddeki-el-nino-arastirmasi-9-ayda-451-bin-olum-yasanabilecegi-ongoruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/el-nino-kaynakli-sicaklar-9-ayda-451-bin-kisinin-olumune-neden-olabilir.png" type="image/jpeg" length="18659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'den yılın ilk 8 ayında 178 ülkeye halı ihracatı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyeden-yilin-ilk-8-ayinda-178-ulkeye-hali-ihracati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyeden-yilin-ilk-8-ayinda-178-ulkeye-hali-ihracati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2026'nın ilk 8 ayında 178 ülkeye toplam 1 milyar 738 milyon dolarlık halı ihracatı gerçekleştirdi. İhracatta 1 milyar 347 milyon dolarla makine halısı ilk sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin halı ihracatı</strong>, yılın ilk 8 ayında 178 ülkeye ulaştı. Bu dönemde gerçekleştirilen toplam ihracatın değeri 1 milyar 738 milyon dolar olurken, 337,5 milyon metrekare ve 542 bin tonluk sevkiyat hacmine ulaşıldı.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, yazılı açıklamasında küresel ekonomik dalgalanmalara karşın Türk halı sektörünün gücünü koruduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>Halı ihracatında makine halısı ilk sırada</strong></h2>

<p>İskender Kaplan, Türkiye'nin halı ihracatının 8 aylık dönemde ulaştığı sevkiyat miktarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Kaplan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Türkiye geneli halı ihracatımızda 8 aylık süreçte toplam 337,5 milyon metrekare ve 542 bin tonluk devasa bir sevkiyat hacmine ulaştık. Ürün gruplarımıza baktığımızda, ihracatımızın amiral gemisi yine makine halısı oldu. Toplam ihracatımızın 1 milyar 347 milyon dolarlık bölümünü makine halısı oluştururken, 306 milyon dolarlık tüfte halı, 77 milyon dolarlık el dokuma halısı ve 8 milyon dolarlık kilim ihracatı gerçekleştirdik. 178 ülkeye ulaşan ihracat ağımızda bölgesel bazda 526 milyon dolarla Amerika ülkeleri ilk sırada yer aldı. Orta Doğu ülkelerine 429 milyon dolar, Avrupa Birliği ülkelerine ise 285 milyon dolarlık ihracat yaptık."</p>

<h3><strong>Türkiye'nin halı ihracatı 178 ülkeye ulaştı</strong></h3>

<p>Türkiye'nin ilk 8 aydaki halı ihracatında 178 ülkelik bir ihracat ağı oluştu.</p>

<p>Bölgesel dağılımda Amerika ülkeleri 526 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Bu bölgeyi 429 milyon dolarlık ihracatla Orta Doğu ülkeleri, 285 milyon dolarlık ihracatla Avrupa Birliği ülkeleri takip etti.</p>

<p>Ürün grupları bazında ise makine halısının ardından 306 milyon dolarlık tüfte halı ihracatı geldi. El dokuma halısı ihracatı 77 milyon dolar, kilim ihracatı ise 8 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Halı ihracatında Gaziantep öne çıktı</strong></h3>

<p>Türkiye'nin halı ihracatında Gaziantep önemli bir paya sahip oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, Gaziantep'in halı ihracatında önemli bir konumda bulunduğunu belirterek kentin ihracatta önemli sonuçlara ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Kaplan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Halı ihracatımızın 1 milyar 227 milyon dolarlık aslan payını tek başına Gaziantep üstlendi. Bu dönemde İstanbul'dan 356 milyon dolar, Uşak'tan ise 62 milyon dolarlık halı ihracatına imza atıldı."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyeden-yilin-ilk-8-ayinda-178-ulkeye-hali-ihracati</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiyeden-yilin-ilk-8-ayinda-178-ulkeye-hali-ihracati.png" type="image/jpeg" length="40198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 37 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa merkezli 4 ilde yasa dışı bahis operasyonu düzenlendi. 37 şüphelinin yakalandığı operasyonda 3 milyar 915 milyon liralık hesap hareketi tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şanlıurfa</strong> merkezli olmak üzere <strong>Antalya</strong>, <strong>Balıkesir</strong> ve <strong>Hatay</strong>'da yasa dışı bahse yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 37 şüpheli yakalanırken, şüphelilerin hesaplarında 3 milyar 915 milyon liralık hesap hareketi olduğu belirlendi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre operasyon, <strong>Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele</strong> Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda gerçekleştirildi. Çalışmalar, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (<strong>MASAK</strong>) koordinesinde sürdürüldü.</p>

<h2><strong>Operasyon 4 ilde gerçekleştirildi</strong></h2>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında yasa dışı bahis ve bağlantılı suçlara yönelik çalışma yürütüldü. Çalışmaların ardından operasyonların merkezi Şanlıurfa olmak üzere Antalya, Balıkesir ve Hatay'da gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Operasyonların, "Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'a muhalefet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik düzenlendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>37 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong>larda 37 şüphelinin yakalandığı açıklandı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıkları ve bu faaliyetlerden elde edilen paranın nakline aracılık ettikleri tespit edildi.</p>

<p>Şüphelilerin banka ve finans hesapları üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde toplam 3 milyar 915 milyon liralık hesap hareketi bulunduğu belirlendi.</p>

<h3><strong>Soruşturma MASAK koordinesinde yürütüldü</strong></h3>

<p>Operasyona ilişkin çalışmaların Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü bildirildi. Süreç, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ile MASAK'ın koordinasyonunda gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililerin açıklamasında, operasyonların yasa dışı bahis faaliyetleri ile bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin nakline aracılık edilmesine yönelik olduğu aktarıldı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Şanlıurfa merkezli 4 ilde "Yasa Dışı Bahis" suçuna yönelik düzenlenen operasyonlarda 3 milyar 915 milyon TL hesap hareketi bulunan 37 şüpheli yakalandı.<br />
<br />
Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ve MASAK… <a href="https://t.co/5tmoSrf74J" rel="nofollow">pic.twitter.com/5tmoSrf74J</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2102738906412183790?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yasa-disi-bahis-operasyonlarinda-37-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="70196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiğli Belediye Meclis üyelerinden “AK Parti’ye geçiş” iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cigli-belediye-meclis-uyelerinden-ak-partiye-gecis-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cigli-belediye-meclis-uyelerinden-ak-partiye-gecis-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Çiğli Belediye Meclisi’nin CHP, Yeni Parti ve bağımsız üyeleri, son günlerde gündeme gelen parti değişikliği iddialarına ilişkin ortak açıklama yaptı. Meclis üyeleri, “AK Parti’ye geçmek gibi bir düşüncemiz, kararımız veya girişimimiz yoktur” diyerek söylentileri yalanladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çiğli Belediye Meclisi’nde CHP, Yeni Parti ve bağımsız olarak görev yapan meclis üyeleri, son günlerde kamuoyuna yansıyan parti değişikliği iddiaları üzerine ortak açıklama yayımladı.</p>

<p>Meclis üyeleri, özellikle AK Parti’ye geçiş yapılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek siyasi tutumlarının net olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>“AK Parti’ye geçmek gibi bir düşüncemiz yok”</strong></h2>

<p>Ortak açıklamada, meclis üyelerinin herhangi bir parti değişikliği konusunda girişiminin bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Cumhuriyet Halk Partisi, Yeni Parti ve Bağımsız Çiğli Belediye Meclis Üyeleri olarak açıkça ifade ediyoruz; AK Parti’ye geçmek gibi bir düşüncemiz, kararımız veya girişimimiz yoktur.”</p>

<p>Meclis üyeleri, her birinin kendi siyasi iradesi ve siyasi konumu konusunda net olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>“Çiğli halkının menfaatlerinin yanında olacağız”</strong></h3>

<p>Açıklamada, meclis üyelerinin önceliğinin kişisel siyasi hesaplar değil, Çiğli ve Çiğli halkının çıkarları olduğu vurgulandı.</p>

<p>Çiğli halkının verdiği görevin sorumluluğuyla hareket edeceklerini belirten meclis üyeleri, çalışmalarını bu anlayış doğrultusunda sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Çiğli’de “istikrar ve şeffaflık” vurgusu</strong></h3>

<p>Ortak açıklamada, Çiğli’nin ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.</p>

<p>Çiğli’nin kişisel siyasi hesaplardan ziyade <strong>istikrar, güven, şeffaflık ve vatandaşların sorunlarına odaklanan bir Belediye Meclisi’ne</strong> ihtiyaç duyduğu ifade edildi.</p>

<p>Meclis üyeleri, siyasetin yalnızca seçim dönemlerinde verilen sözlerden ibaret olmadığını belirterek, zor dönemlerde ortaya konulan tutumun ve verilen sözlerin arkasında durmanın önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>“Asılsız iddialara itibar edilmesin”</strong></h3>

<p>Açıklamanın sonunda kamuoyuna da çağrıda bulunuldu.</p>

<p>Meclis üyeleri, kamuoyunda dolaşan ve gerçek dışı olduğunu belirttikleri iddialara itibar edilmemesini istedi.</p>

<p>Ortak metnin tamamı şöyle:</p>

<blockquote>
<p>"Son günlerde Çiğli Belediye Meclis Üyeleri üzerinden çeşitli siyasi parti değişikliklerine ilişkin söylentiler kamuoyunda yer almaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, Yeni Parti ve Bağımsız Çiğli Belediye Meclis Üyeleri olarak açıkça ifade ediyoruz; AK Parti’ye geçmek gibi bir düşüncemiz, kararımız veya girişimimiz yoktur. Her birimiz kendi siyasi irademiz ve durduğumuz yer konusunda netiz. Çiğli halkının bize verdiği görevin sorumluluğuyla, kişisel siyasi hesapların değil, Çiğli’nin ve Çiğli halkının menfaatlerinin yanında olmaya devam edeceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiğli’nin ihtiyacı; kişisel hesaplar değil, istikrar, güven, şeffaflık ve halkın sorunlarına odaklanan bir Belediye Meclisidir. Siyaset, sadece seçim dönemlerinde verilen sözlerden ibaret değildir. Asıl önemli olan, zor zamanlarda ortaya konulan duruş ve verilen sözlerin arkasında durabilmektir. Kamuoyunda dolaşan asılsız iddialara itibar edilmemesini, siyasi duruşumuzla ilgili açıklamalarımızın esas alınmasını önemle rica ediyoruz." </p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cigli-belediye-meclis-uyelerinden-ak-partiye-gecis-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/image-bdb457ed1751e086b6b1c1365d4eb3843367c8c6-1.png" type="image/jpeg" length="18685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yusuf Tekin imzaladı: Bazı okullarda ders saatleri 30 dakikaya inecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yusuf-tekin-imzaladi-bazi-okullarda-ders-saatleri-30-dakikaya-inecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yusuf-tekin-imzaladi-bazi-okullarda-ders-saatleri-30-dakikaya-inecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığının, Bakan Yusuf Tekin'in imzasıyla valiliklere ilettiği yazıda, bazı okullarda ders sürelerinin 30 dakikaya kadar düşürülebileceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong> (<strong>MEB</strong>), 81 ilin valiliğine “İkili Eğitimde Ders Saati Süreleri” başlıklı bir yazı iletti.</p>

<p><strong>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin</strong>'in imzasını taşıyan ve 9 Eylül 2026 tarihli yazıda, 2026-2027 eğitim öğretim döneminde belirli koşulları karşılayan okullarda ders süresinin 40 dakikadan 30 dakikaya kadar düşürülebileceği bildirildi.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan düzenlemeden; yık-yap programına dahil edilerek eğitim faaliyetlerini başka bir okul binasında sürdüren, güçlendirme çalışmaları sebebiyle farklı bir binaya taşınan ve öğrenci sayısındaki yoğunluk nedeniyle ikili eğitime geçen resmi ilköğretim ile ortaöğretim kurumlarının yararlanabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu okullarda ders sürelerinin kısaltılması kendiliğinden gerçekleşmeyecek. Uygulamanın hayata geçirilip geçirilmeyeceğine, valiliklerin yapacağı planlama doğrultusunda karar verilecek.</p>

<h2><strong>40 dakikalık ders süresi 30 dakikaya kadar düşürülebilecek</strong></h2>

<p>İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarında mevcut uygulama kapsamında bir dersin süresi 40 dakika olarak uygulanıyor. İkili eğitimin gerçekleştirildiği ilköğretim kurumlarında ise teneffüslerin en az 10 dakika olması gerekiyor.</p>

<p>Bakanlığın yayımladığı yeni düzenlemede, 2026-2027 eğitim öğretim yılı boyunca kapsam içerisinde bulunan okullarda 40 dakikalık derslerin 30 dakikaya kadar kısaltılabileceği ifade edildi.</p>

<p>Bu düzenlemeyle, aynı okul binasının sabah ve öğleden sonra farklı öğrenci grupları tarafından kullanıldığı ya da fiziki kapasite nedeniyle yoğunluğun oluştuğu kurumlarda günlük ders programının daha esnek hazırlanabilmesine imkan tanınması öngörüldü.</p>

<p>Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce hazırlanan söz konusu yazı, 81 ilin valiliğine gönderildi.</p>

<p>Yazıda, Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ile Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği kapsamında ders sürelerine ilişkin mevcut kuralların bulunduğu hatırlatıldı. Ayrıca olağanüstü koşullarda eğitim ve öğretimin yürütülmesine yönelik Bakanlık tarafından farklı düzenlemelerin yapılabileceği belirtildi.</p>

<p>Uygulamanın, yalnızca 2026-2027 eğitim öğretim döneminde ve belirtilen koşulları sağlayan resmi okullarla sınırlı olarak hayata geçirilmesi öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yusuf-tekin-imzaladi-bazi-okullarda-ders-saatleri-30-dakikaya-inecek</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tc-milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-sosyal-medya-hesabindan-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="81541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda Busenaz Sürmeneli finale yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-avrupa-boks-sampiyonasinda-busenaz-surmeneli-finale-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-avrupa-boks-sampiyonasinda-busenaz-surmeneli-finale-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo yarı finalinde Rus Nadezhda Golubeva'yı 3-2 mağlup ederek finale yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgaristan'da düzenlenen <strong>2026 Avrupa Boks Şampiyonası</strong>'nda 70 kilo kategorisinde mücadele eden <strong>Busenaz Sürmeneli</strong>, yarı final karşılaşmasını kazanarak şampiyonada final hakkı elde etti.</p>

<h2><strong>Busenaz Sürmeneli 70 kiloda finale çıktı</strong></h2>

<p>Başkent Sofya'daki Asics Arena'da gerçekleştirilen organizasyonun gündüz seansında ringe çıkan Busenaz Sürmeneli, 70 kilo yarı finalinde Rusya'dan Nadezhda Golubeva ile karşılaştı.</p>

<p>Milli boksör, rakibini 3-2'lik skorla geçerek 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda finale yükselen isim oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son Avrupa şampiyonu unvanını taşıyan Busenaz Sürmeneli, bu sonuçla Avrupa şampiyonalarında üst üste ikinci kez finale çıkma başarısı gösterdi.</p>

<h3><strong>Sürmeneli'nin kariyerinde olimpiyat ve dünya şampiyonlukları bulunuyor</strong></h3>

<p>Kariyerinde bir olimpiyat şampiyonluğu bulunan Busenaz Sürmeneli, dünya şampiyonalarında ise üç kez zirveye çıktı. Milli boksörün kariyerinde ayrıca bir Avrupa şampiyonluğu bulunuyor.</p>

<p>Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda bir kez daha şampiyonluk mücadelesi verecek.</p>

<h3><strong>Busenaz Sürmeneli finalde İngiliz rakibiyle karşılaşacak</strong></h3>

<p>Busenaz Sürmeneli'nin Avrupa Boks Şampiyonası finalindeki rakibi İngiltere'den Chantelle Reid olacak.</p>

<p>Son dünya üçüncüsü unvanına sahip Chantelle Reid ile Busenaz Sürmeneli arasındaki final karşılaşması, 25 Eylül Cuma günü yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-avrupa-boks-sampiyonasinda-busenaz-surmeneli-finale-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2026-avrupa-boks-sampiyonasinda-busenaz-surmeneli-finale-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="73579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek: Fon soruşturmasında 63 kişi hakkında adli işlem yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-63-kisi-hakkinda-adli-islem-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-63-kisi-hakkinda-adli-islem-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akın Gürlek, fon soruşturmasında 63 kişi hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Şüphelilerin mal varlıklarına tedbir uygulanırken para transferlerine de önlem alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>, <strong>fon ve sermaye piyasaları</strong>nda vatandaşları mağdur eden işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili açıklama yaptı. Gürlek, soruşturma kapsamında bugüne kadar 63 kişi hakkında adli işlem gerçekleştirildiğini belirterek, şüphelilerin mal varlıklarına yönelik tedbirlerin uygulandığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Fon soruşturmasında 63 kişi hakkında işlem yapıldı</strong></h2>

<p>Akın Gürlek, vatandaşların iyi niyetle yatırdığı paraların heba edilmesine izin verilmeyeceğini belirtti. Fon ve sermaye piyasalarında vatandaşları mağdur eden işlemlere karşı hukukun bütün imkânlarının kullanıldığını ifade eden Gürlek, soruşturmanın devam ettiğini aktardı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında bugüne kadar 63 kişi hakkında <strong>adli işlem</strong> yapıldığı belirtilirken, şüphelilere yönelik hukuki sürecin sürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Şüphelilerin mal varlıklarına tedbir uygulandı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına yönelik tedbirlerin uygulandığı açıklandı. Para transferleri ile malvarlığı devirlerinin önüne geçilmesi amacıyla ilgili kurumlara da gerekli bildirimlerin yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Atılan adımların, <strong>soruşturma</strong> kapsamında değerlendirilen para ve malvarlığı hareketlerine yönelik olduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Mağdur yatırımcıların hakları korunacak</strong></h3>

<p>Akın Gürlek, mağduriyet yaşayan vatandaşların haklarının sonuna kadar korunacağını ifade etti. Gürlek, iyi niyetli yatırımcıların istismar edilmesine karşı hukuki sürecin sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Fon ve sermaye piyasalarında vatandaşları mağdur eden işlemlere ilişkin soruşturmanın ilgili kurumların çalışmalarıyla devam ettiği bildirildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Vatandaşımızın dişinden tırnağından artırarak, iyi niyetle yatırdığı paraların heba edilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz!<br />
<br />
Fon ve sermaye piyasalarında vatandaşlarımızı mağdur eden işlemlere karşı hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanıyoruz.<br />
<br />
Soruşturma kapsamında… <a href="https://t.co/1JZS4AWER1" rel="nofollow">pic.twitter.com/1JZS4AWER1</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2102737918741651897?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-63-kisi-hakkinda-adli-islem-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-63-kisi-hakkinda-adli-islem-yapildi-dedi.png" type="image/jpeg" length="70102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel’den Mansur Yavaş’ın istifasına ilişkin ilk açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozelden-mansur-yavasin-istifasina-iliskin-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozelden-mansur-yavasin-istifasina-iliskin-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini açıklamasının ardından YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel konuştu. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile görüşmesinin ardından açıklama yapan Özel, Yavaş’ın kararına saygı duyduklarını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
YENİ Parti Genel Başkan<strong>ı Özgür Özel</strong>, Anahtar Parti Genel Başkanı <strong>Yavuz Ağıralioğlu</strong>’nu partisinin genel merkezinde ağırladı.</p>

<p>Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, <strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş</strong>’ın CHP’den istifa etmesini değerlendirdi. Özel, Yavaş’ın aldığı karara saygı duyduklarını belirtti.</p>

<h2><strong>“Aldığı kararın kendisine ve ülkemize hayırlı olmasını dilerim”</strong></h2>

<p>Mansur Yavaş’ın istifasına ilişkin konuşan Özgür Özel, kararın Yavaş ve Türkiye açısından hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Özel, Yavaş’ın bundan sonraki süreçte alacağı kararlara saygılı olduklarını ifade ederek şöyle konuştu:</p>

<p>“Aldığı kararın kendisine ve ülkemiz için hayırlı olsun. Alacağı karara saygılıyız.”</p>

<p>Özel ayrıca siyasette hiçbir değerin kişisel aidiyet üzerinden tüketilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Yavaş gibi bir siyasetçinin, atanmış butlan yönetiminin siyasetine alet edilmesi söz konusu olamaz” </strong></h3>

<p>Özgür Özel, Mansur Yavaş gibi bir siyasetçinin siyasi tartışmaların konusu haline getirilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Özel açıklamasında, “Hiçbir değer ‘ya benimsin ya kara toprağın’ denilebilecek ve böyle israf edilebilecek bir durumda değil Türkiye’de” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmiş bir isim olduğunu belirten Özel, açıklamasında “Mansur Yavaş gibi bir siyasetçinin, seçimsiz gelmiş, iktidar tarafından atanmış butlan yönetiminin kaprisleriyle terbiye edilmesi, oranın siyasetine alet edilmesi söz konusu olamaz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Herkesi YENİ Parti’ye davet etmiştim”</strong></h3>

<p>Gazetecilerin Yavaş’ın bundan sonraki siyasi rotasına ilişkin sorularını da yanıtlayan Özel, daha önce yaptığı çağrıya dikkat çekti.</p>

<p>Özel, herkesi YENİ Parti’ye davet ederken kimseyi partiye katılmaya zorlamayacağını daha önce de söylediğini belirterek, “Ben herkesi YENİ Parti’ye davet ederken kimseye gelmesi için zorlamayacağımı o gün de söylemiştim” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Mansur Yavaş, 23 Eylül 2026’da yaptığı açıklamayla CHP üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyurdu.</p>

<p>Yavaş, kararını açıklarken muhalefetin birbirini tüketmek yerine ortak ilkeler etrafında bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini ise bağımsız olarak sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Yavaş’ın ardından Ankara’daki bazı ilçe belediye başkanları da CHP’den ayrıldıklarını açıklamıştı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozelden-mansur-yavasin-istifasina-iliskin-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozgur-ozel-den-mansur-yavas-in-olasi-adayligina-iliskin-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="97977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: 10 yıl vadeli ESG tahvili için 4 finans kuruluşuna yetki verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-10-yil-vadeli-esg-tahvili-icin-4-finans-kurulusuna-yetki-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-10-yil-vadeli-esg-tahvili-icin-4-finans-kurulusuna-yetki-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 dış finansman programı kapsamında 10 yıl vadeli dolar cinsinden ESG tahvili ihracı için 4 finans kuruluşunu yetkilendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>, 2026 yılı dış finansman programı kapsamında yeni bir <strong>tahvil ihracı</strong> için dört finans kuruluşuna yetki verdi. Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan açıklamada, ABD doları cinsinden 10 yıl vadeli sürdürülebilir tahvil ihracına ilişkin detaylar paylaşıldı.</p>

<h2><strong>ESG tahvili ihracı için 4 finans kuruluşu yetkilendirildi</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, 2026 yılı dış finansman programı çerçevesinde ABD doları cinsinden 10 yıl vadeli bir ESG tahvili ihracı gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Söz konusu ihraç kapsamında <strong>BNP Paribas</strong>, <strong>Citibank</strong>,<strong> ING Bank </strong>ve<strong> JP Morgan</strong> yetkilendirildi. Dört finans kuruluşu, Bakanlığın belirlediği tahvil ihracı sürecinde görev alacak.</p>

<h3><strong>Tahvil sürdürülebilir finansman kapsamında ihraç edilecek</strong></h3>

<p>Açıklamada, ihraç edilecek tahvilin <strong>ESG</strong> kapsamında sürdürülebilir özellik taşıyacağı belirtildi. Tahvilin vadesi ise 10 yıl olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek işlem,<strong> 2026 yılı dış finansman programı</strong> kapsamında yürütülecek. Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan açıklamada tahvil ihracına ilişkin yetkilendirmenin gerçekleştirildiği bilgisi yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-10-yil-vadeli-esg-tahvili-icin-4-finans-kurulusuna-yetki-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hazine-ve-maliye-bakanligi-esg-tahvili-ihraci-icin-4-finans-kurulusuna-yetki-verdi.png" type="image/jpeg" length="74137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk küçük modüler reaktörü ne zaman devreye girecek? Bakan Bayraktar açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-ilk-kucuk-moduler-reaktoru-ne-zaman-devreye-girecek-bakan-bayraktar-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-ilk-kucuk-moduler-reaktoru-ne-zaman-devreye-girecek-bakan-bayraktar-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin nükleer enerji çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak ilk küçük modüler reaktörün (SMR) 2030'ların ilk yarısında devreye alınmasını umduklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında gerçekleştirilen Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bayraktar, Türkiye'nin nükleer enerji, küçük modüler reaktör (SMR), enerji altyapısı ve kritik maden çalışmalarına ilişkin</p>

<h2><strong>Türkiye'nin ilk SMR'si için 2030'ların ilk yarısı hedefleniyor</strong></h2>

<p>Türkiye Nükleer Enerji AŞ'nin (TÜNAŞ), ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile SMR alanında işbirliği anlaşması imzaladığını belirten Bayraktar, anlaşmanın Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerini de kapsayacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de nükleer enerji alanında mevcut bir sanayi kapasitesi bulunduğunu belirten Bayraktar, çalışmaların teknoloji boyutunda da yer almak istediklerini söyledi.</p>

<p>Küçük modüler reaktörler (SMR) için öngörülen takvime ilişkin soru üzerine Bayraktar, şöyle konuştu:</p>

<p>"2030'ların ilk yarısında inşallah Türkiye'de ilk SMR'yi görürüz diye ümit ediyorum. Bu konuda küresel bir yarış var. Ama henüz şu anda bir reaktör görmüş değiliz. Dolayısıyla biz Türkiye de bu işin bir çıkış aşamasında olsun istiyoruz." </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayraktar ayrıca SMR yatırımı yapacaklara yönelik belirli teşvik ve muafiyetleri içerebilecek bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını bildirdi.</p>

<h3><strong>Nükleer enerjide yeni iş birliği fırsatları değerlendiriliyor</strong></h3>

<p>Kanada ile nükleer enerji alanında işbirliği imkanlarının ele alındığını aktaran Bayraktar, elektrifikasyon açısından nükleer enerjinin önemli olduğunu belirterek projelerin mümkün olan en kısa sürede devreye alınmasını istediklerini ifade etti.</p>

<p>Fransız EDF'nin nükleer enerji alanında yetkin bir şirket olduğunu dile getiren Bayraktar, şirketle yakın zamanda bir işbirliği anlaşması yapmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p>Bayraktar, nükleer enerji alanındaki işbirliklerinin yalnızca yatırımlarla sınırlı olmadığını belirterek işletme ve güvenlik konularında tecrübe paylaşımının da önem taşıdığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Veri merkezlerinin enerji talebi için 2035 öngörüsü</strong></h3>

<p>Türkiye'deki veri merkezlerinin enerji ihtiyacına ilişkin de değerlendirmede bulunan Bayraktar, bu alandaki talebin 2035'lere doğru 5-10 teravatsaat seviyesine ulaşmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, enerji alanındaki çalışmalar kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik projeler hakkında da bilgi verdi.</p>

<p>KKTC'ye gaz ulaştırılması amacıyla deniz çalışmalarına başlandığını belirten Bayraktar, yabancı şirketlerin de inşaat sürecine ilgi gösterdiğini aktardı.</p>

<p>KKTC'nin elektrik sorununu kalıcı biçimde çözmek istediklerini ifade eden Bayraktar, altyapının ileride Doğu Akdeniz'de bulunabilecek gazın Türkiye'ye taşınmasına imkan verecek şekilde planlandığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Ulaşımda elektrifikasyon için 2035 hedefi</strong></h3>

<p>Kalkınma Yolu projesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, "Projeyi gerçekten kalkınma yolu yapacak şey enerji hatları" dedi.</p>

<p>Bu kapsamda doğal gaz ve petrol boru hatlarının yanı sıra elektrik ara bağlantısı kurmak istediklerini belirten Bayraktar, söz konusu enerji hatlarından sağlanabilecek milyarlarca dolarlık yıllık gelirle Kalkınma Yolu altyapısının finanse edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de otomobil sayısındaki artışla birlikte akaryakıt talebinin de yükseldiğine işaret eden Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığın sona ermesi açısından ulaşımda elektrifikasyonun kritik olduğunu belirtti.</p>

<p>Bayraktar, artan petrol talebinin yönetilebilmesi için 2035'e kadar 13 milyon elektrikli araca ihtiyaç duyulduğunu, bu araçlar için de en az 1,3 milyon şarj istasyonunun gerekli olacağını söyledi.</p>

<p>Bu hedef doğrultusunda 2035'e kadar dağıtım şebekesine 50 milyar dolar, iletim şebekesine ise 30 milyar dolar altyapı yatırımı yapılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-ilk-kucuk-moduler-reaktoru-ne-zaman-devreye-girecek-bakan-bayraktar-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiyenin-ilk-kucuk-moduler-reaktoru.png" type="image/jpeg" length="14005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı, Mansur Yavaş'ın istifanın 'ortak karar' olduğu iddialarını yalanladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-mansur-yavasin-istifanin-ortak-karar-oldugu-iddialarini-yalanladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-mansur-yavasin-istifanin-ortak-karar-oldugu-iddialarini-yalanladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın istifa öncesinde kahvaltıda bir araya geldiği ve CHP’den ayrılma kararının ortak alındığı yönündeki iddialar CHP tarafından yalanlandı. Yapılan açıklamada, yakın zamanda böyle bir kahvaltı buluşmasının gerçekleşmediği ve istifa kararının ortak bir karar olmadığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı<strong> Mansur Yavaş</strong>’ın CHP’den istifa ettiğini açıklamasının ardından, istifanın perde arkasına ilişkin çeşitli iddialar gündeme geldi.</p>

<p dir="ltr">Nefes Gazetesi’nin internet sitesinde Fatih Ergin imzasıyla yayımlanan “İstifanın perde arkası” başlıklı haberde, Yavaş’ın CHP Sözcüsü Müslim Sarı ile kahvaltıda bir araya geldiği ve istifa kararının bu görüşmede ortak şekilde alındığı ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">CHP cephesinden söz konusu iddialara ilişkin açıklama geldi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“Yakın zamanda böyle bir kahvaltı yapılmadı”</strong></h2>

<p dir="ltr">Açıklamada, Müslim Sarı ile Mansur Yavaş’ın yakın zamanda kahvaltı amacıyla bir araya gelmediği belirtildi.</p>

<p dir="ltr">CHP tarafından yapılan açıklamada, haberde söz edilen buluşmanın, Sarı’nın CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemde Mansur Yavaş ile gerçekleştirdiği rutin görüşmelerden biri olabileceği ifade edildi.</p>

<p dir="ltr">Açıklamada, “Yakın bir süre zarfında böyle bir kahvaltılı buluşma olmamıştır” denildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“İstifa kararı ortak karar değildi”</strong></h3>

<p dir="ltr">CHP açıklamasında, haberin bir diğer iddiası olan Mansur Yavaş’ın istifasının Müslim Sarı ile birlikte alınan ortak bir karar olduğu yönündeki ifadelerin de gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p dir="ltr"><i>“Yine haberde belirtilen ‘istifa kararının ortak karar olduğu’ kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.”</i></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p dir="ltr">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yaptığı açıklamayla CHP üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyurmuştu.</p>

<p dir="ltr">Yavaş, açıklamasında muhalefetin birbirini tüketmek yerine ortak ilkeler etrafında yan yana gelmesi gerektiğini belirtmiş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevini sürdüreceğini ifade etmişti.</p>

<p dir="ltr">Yavaş’ın istifasının ardından Ankara’daki bazı ilçe belediye başkanları da CHP üyeliklerinden ayrıldıklarını ve görevlerine bağımsız olarak devam edeceklerini açıklamıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-mansur-yavasin-istifanin-ortak-karar-oldugu-iddialarini-yalanladi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4d67f4a7-f0b6-400b-81fb-beac9b6fe110.png" type="image/jpeg" length="64819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbulluların dijital alışkanlıkları araştırıldı: İnternete erişimde cep telefonu zirvede]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbullularin-dijital-aliskanliklari-arastirildi-internete-erisimde-cep-telefonu-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbullularin-dijital-aliskanliklari-arastirildi-internete-erisimde-cep-telefonu-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı’nın ağustos ayı İstanbul Barometresi araştırması, İstanbulluların dijital alışkanlıklarını ortaya koydu. Araştırmaya göre internete erişimde cep telefonu açık ara ilk sırada yer alırken, katılımcıların yüzde 55,6’sı son 3 ay içinde internetten mal veya hizmet satın aldı. İstanbulluların yüzde 47,7’si ise son üç ayda yapay zeka araçlarını kullandığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı<strong> İstanbul Planlama Ajansı </strong>(İPA), İstanbul Barometresi’nin ağustos ayı verilerini yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ayın tematik araştırmasında <strong>“İstanbul’un Dijital Vatandaşlık Profili: İnternet Erişim Araçları ve Dijital Beceriler”</strong> başlığı ele alındı.</p>

<p>751 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada, İstanbulluların dijital dünyayla ilişkisi internet erişimi, yapay zeka kullanımı, online alışveriş ve dijital platform abonelikleri üzerinden incelendi.</p>

<h2><strong>İstanbullular internete en çok cep telefonundan giriyor</strong></h2>

<p>Araştırmada internete erişim için kullanılan araçlar arasında cep telefonu ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Katılımcıların <strong>yüzde 98,8’i</strong> internete cep telefonu aracılığıyla eriştiğini belirtti.</p>

<p>Diğer internet erişim araçları ise şöyle sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Dizüstü bilgisayar: <strong>Yüzde 31,5</strong></li>
 <li>Tablet: <strong>Yüzde 27,9</strong></li>
 <li>Masaüstü bilgisayar: <strong>Yüzde 24,5</strong></li>
</ul>

<p>Veriler, cep telefonunun İstanbulluların günlük internet kullanımında en yaygın erişim aracı olduğunu gösterdi.</p>

<h3><strong>İstanbulluların yüzde 47,7’si yapay zeka kullanıyor</strong></h3>

<p>Araştırmada katılımcılara yapay zeka araçlarını kullanıp kullanmadıkları da soruldu.</p>

<p>Son üç ay içerisinde internet kullanan katılımcıların <strong>yüzde 47,7’si yapay zeka araçlarını kullandığını</strong>, yüzde 52,3’ü ise kullanmadığını ifade etti.</p>

<p>Yapay zeka kullananların kullanım amaçlarında ise özel kullanım öne çıktı.</p>

<p>Katılımcıların:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Yüzde 77,3’ü</strong> yapay zekayı özel amaçlarla,</li>
 <li><strong>Yüzde 36,8’i</strong> mesleki amaçlarla,</li>
 <li><strong>Yüzde 25,5’i</strong> eğitim amacıyla kullandığını belirtti.</li>
</ul>

<h3><strong>İstanbulluların yüzde 55,6’sı son 3 ayda internetten alışveriş yaptı</strong></h3>

<p>Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de internet üzerinden gerçekleştirilen alışverişler oldu.</p>

<p>Katılımcıların <strong>yüzde 55,6’sı</strong> son üç ay içerisinde internet üzerinden mal veya hizmet satın aldığını söyledi.</p>

<p>Alışveriş sıklığına ilişkin diğer sonuçlar ise şöyle:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Son 3 ay içinde alışveriş yapanlar: <strong>Yüzde 55,6</strong></li>
 <li>3 ay ile 1 yıl arasında alışveriş yapanlar: <strong>Yüzde 9,3</strong></li>
 <li>1 yıldan daha uzun süre önce alışveriş yapanlar: <strong>Yüzde 5,6</strong></li>
 <li>İnternet üzerinden hiç alışveriş yapmayanlar: <strong>Yüzde 29,5</strong></li>
</ul>

<p><img alt="E25Eac67 642B 4101 9443 4194F684E7Bf W" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/e25eac67-642b-4101-9443-4194f684e7bf-w.jpeg" width="2158" /></p>

<h3><strong>İstanbulluların yüzde 47,5’inin dijital platform aboneliği yok</strong></h3>

<p>Araştırmada dijital platform kullanımı ve abonelikleri de incelendi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 47,5’i herhangi bir dijital platforma aboneliğinin bulunmadığını ifade etti.</p>

<p>Herhangi bir platforma aboneliği bulunan katılımcılar arasında en yaygın hizmet grubu ise film, dizi ve spor yayın platformları oldu.</p>

<h3><strong>En çok film, dizi ve spor platformları tercih ediliyor</strong></h3>

<p>Dijital hizmetlere abone olan İstanbulluların tercihleri arasında film, dizi ve spor yayın hizmetleri ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Araştırmadaki dijital platform kullanım oranları şöyle:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Film, dizi veya spor yayın hizmetleri: <strong>Yüzde 41,3</strong></li>
 <li>Müzik yayın hizmetleri: <strong>Yüzde 35,3</strong></li>
 <li>Oyun hizmetleri: <strong>Yüzde 10,6</strong></li>
 <li>Hava durumu, dil öğrenme ve benzeri uygulamalar: <strong>Yüzde 9,1</strong></li>
 <li>Online haber siteleri: <strong>Yüzde 6,2</strong></li>
 <li>Sağlıkla ilgili uygulamalar: <strong>Yüzde 4,9</strong></li>
</ul>

<p><img alt="43F4Fa53 B3D6 4A59 Be4E 07319D1D4E0F W" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/43f4fa53-b3d6-4a59-be4e-07319d1d4e0f-w.jpeg" width="2158" /></p>

<h3><strong>İstanbul’un dijital profili ortaya çıktı</strong></h3>

<p>İPA’nın 751 katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırma, İstanbulluların dijital alışkanlıklarında cep telefonunun belirgin ağırlığını ortaya koyarken, yapay zeka kullanımının da önemli bir seviyeye ulaştığını gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbullularin-dijital-aliskanliklari-arastirildi-internete-erisimde-cep-telefonu-zirvede</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-1.jpeg" type="image/jpeg" length="86350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli boksör Hatice Akbaş Avrupa Boks Şampiyonası'nda adını finale yazdırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-boks-sampiyonasinda-adini-finale-yazdirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-boks-sampiyonasinda-adini-finale-yazdirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda milli boksör Hatice Akbaş, 51 kilo yarı finalinde Polonyalı Natalia Kuczewka'yı 5-0 yenerek finale yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bulgaristan</strong>'da gerçekleştirilen <strong>2026 Avrupa Boks Şampiyonası</strong>'nda Türkiye'yi 51 kiloda temsil eden Hatice Akbaş, yarı final karşılaşmasından galibiyetle ayrılarak şampiyonada finale çıktı.</p>

<h2><strong>Hatice Akbaş 51 kiloda finale yükseldi</strong></h2>

<p>Başkent Sofya'daki Asics Arena'nın ev sahipliği yaptığı organizasyonun gündüz seansında ringe çıkan Hatice Akbaş, 51 kilo yarı finalinde Polonya'dan Natalia Kuczewka ile karşı karşıya geldi.</p>

<p>25 yaşındaki milli boksör, yarı final mücadelesinde rakibini 5-0 mağlup ederek 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda finale yükselen isim oldu.</p>

<h3><strong>"Babama çok teşekkür ederim"</strong></h3>

<p>Finale çıktığı için mutluluğunu dile getiren Hatice, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu maç çeyrek final maçıma göre daha rahat geçti. Şu an finaldeyiz. İnşallah altını alacağıma canıgönülden inanıyorum. Benim bütün başarılarım 54 kiloda oldu. Kariyerimin hepsi 54 kiloda. Şu an yeni bir sıkletteyim ama ona rağmen çok iyi performans sergilediğimi düşünüyorum. Gerçekten hiçbir şey bizi yıldıramaz. Babam şu an köşemde değil, ayrıyız ama ben kalplerimizin bir olduğunu düşünüyorum. Ona çok teşekkür ediyorum. Buradan teşekkür etmek istediğim bir de Elif Şeker Hocam var. Bu süreci onunla birlikte geçirdim."</p>

<h3><strong>Kariyerinde ilk kez 51 kiloda mücadele ediyor</strong></h3>

<p>Kariyerinde ilk kez 51 kilo kategorisinde mücadele eden Hatice Akbaş, büyükler kategorisindeki Avrupa şampiyonalarında da ilk kez final aşamasına ulaştı.</p>

<p>Milli boksörün kariyerinde olimpiyat gümüş madalyası ve dünya şampiyonluğu bulunuyor.</p>

<h3><strong>Hatice Akbaş finalde İspanyol rakibiyle karşılaşacak</strong></h3>

<p>2026 Avrupa Boks Şampiyonası finalinde Hatice Akbaş'ın rakibi İspanya'dan Laura Fuertes Fernandez olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz Oyunları şampiyonu olan Laura Fuertes Fernandez ile Hatice Akbaş arasındaki final karşılaşması, 25 Eylül Cuma günü yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-boks-sampiyonasinda-adini-finale-yazdirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/milli-boksor-hatice-akbas-avrupa-boks-sampiyonasinda-adini-finale-yazdirdi.png" type="image/jpeg" length="77627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek: Fon soruşturmasında mağduriyetler için yeni adımlar atılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-magduriyetler-icin-yeni-adimlar-atilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-magduriyetler-icin-yeni-adimlar-atilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı’nın süreci yakından takip ettiğini belirtti. Gürlek, ilgili kurumlarla toplantıların sürdüğünü ve mağduriyetlerin giderilmesine yönelik gerekli adımların kısa süre içerisinde atılacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda fon soruşturmasına ilişkin yürütülen çalışmalara dair bilgi verdi. Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın süreci yakından takip ettiğini belirterek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile konu hakkında toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade etti.</p>

<h2><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan süreci yakından takip ediyor</strong></h2>

<p>Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon soruşturmasına ilişkin gelişmeleri yakından izlediğini belirtti. Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yapılan görüşmelerde sürecin ele alındığını aktardı.</p>

<p><strong>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)</strong> Başkanı ile <strong>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)</strong> Başkanı'nın da katıldığı toplantılarda, soruşturmanın tüm yönleriyle değerlendirildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Mağduriyetlerin giderilmesi için adımlar atılacak</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayla ilgili çalışmaların sürdüğünü belirterek, mağduriyetlerin giderilmesine yönelik gerekli adımların kısa süre içerisinde atılacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürecin devam eden bir çalışma olduğunu belirten Gürlek, benzer durumların dünyanın farklı yerlerinde de yaşandığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Yargı sürecin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacak</strong></h3>

<p>Gürlek, yargının sürece ilişkin çalışmalarını hukukun verdiği yetkiler kapsamında sürdüreceğini kaydetti. <strong>Yargı</strong> olarak sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesine ve sistemin korunmasına katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sayın Cumhurbaşkanımız fon soruşturmasını yakından takip ediyor. Hazine ve Maliye Bakanımızla bu konuda toplantılar yapıyoruz. SPK Başkanımızın ve BDDK Başkanımızın katıldığı toplantılarda süreci tüm yönleriyle değerlendiriyoruz.<br />
<br />
İnşallah kısa süre içerisinde mağduriyetlerin… <a href="https://t.co/FjDTJVL7QK" rel="nofollow">pic.twitter.com/FjDTJVL7QK</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2102721533210755209?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-magduriyetler-icin-yeni-adimlar-atilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adalet-bakani-akin-gurlek.png" type="image/jpeg" length="32510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="81498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="24004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="51731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="10557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="96182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="64744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="20231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="99835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="27482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="59790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="53927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="14809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="25936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="13634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="63515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="87780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="70576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="76299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="80395"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
