<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 02 Oct 2026 15:55:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika Mechelen'de okulda bomba ihbarı: Öğrenciler tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcika-mechelende-okulda-bomba-ihbari-ogrenciler-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcika-mechelende-okulda-bomba-ihbari-ogrenciler-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika'nın Mechelen kentindeki Ursulinen okulunda bomba ihbarı üzerine 1700 öğrenci tahliye edildi. Polis ekipleri Sint-Jacobsstraat Sokağı'nı kapatarak eğitimli arama köpeğiyle okul binalarında inceleme yaparken, öğrenciler yakındaki Onze-Lieve-Vrouw-over-de-Dijle kilisesine götürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika</strong>'nın <strong>Mechelen</strong> kentinde bulunan Ursulinen okulunda bomba ihbarı yapılması üzerine güvenlik önlemleri artırıldı. Anaokulu, ilkokul ve ortaöğretim kademelerinde eğitim gören 1700 öğrenci, yetkililerin kontrolünde okuldan çıkarılarak güvenli bir bölgeye götürüldü.</p>

<h2><strong>Bomba ihbarı ses kaydıyla yapıldı</strong></h2>

<p>Öğle tatili sırasında okulu telefonla arayan bir kişinin, aynı mesajın tekrarlandığı bir ses kaydı üzerinden bomba <strong>ihbar</strong>ında bulunduğu bildirildi. İhbarın ardından polis ekipleri kısa sürede okul çevresine sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis, güvenlik amacıyla <strong>Sint-Jacobsstraat Sokağı</strong>'nı kapattı. Ardından eğitimli arama köpeğinin desteğiyle okul binalarında inceleme gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>1700 öğrenci kiliseye götürüldü</strong></h3>

<p>Okulda <strong>eğitim</strong> gören 1700 öğrenci, yetkililer tarafından güvenli şekilde tahliye edildi. Öğrenciler daha sonra okulun yakınında bulunan Onze-Lieve-Vrouw-over-de-Dijle kilisesine götürüldü.</p>

<p>Öğrencilerin geçici olarak kilisede bekletildiği sırada polis ekiplerinin okul ve çevresindeki incelemeleri sürdü. Yapılan ihbarın gerçek bir tehdide işaret edip etmediği ise henüz netlik kazanmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcika-mechelende-okulda-bomba-ihbari-ogrenciler-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/belcikada-bomba-ihbari-nedeniyle-1700-ogrenci-tahliye-edildi.png" type="image/jpeg" length="93609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Farklı düşünsek de milli konularda birleşmeliyiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-farkli-dusunsek-de-milli-konularda-birlesmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-farkli-dusunsek-de-milli-konularda-birlesmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Nevşehir'de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Türkiye'nin bölgesindeki çatışmalara rağmen güvenli bir konumda olduğunu belirten Uraloğlu, milli ve manevi konularda birlik çağrısı yaptı. Nevşehir çevre yolu ve havalimanı çalışmalarına ilişkin de bilgi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, Nevşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Merkezi Konferans Salonu'nda kentte faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının (<strong>STK</strong>) temsilcileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Toplantıda konuşan Uraloğlu, Türkiye'nin çevresindeki çatışmalara değinerek ülkenin bölgedeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Uraloğlu'ndan birlik ve beraberlik vurgusu</strong></h2>

<p>Türkiye'nin kuzeyinde savaşın, güneyinde ise sıcak çatışmaların devam ettiğini hatırlatan Uraloğlu, bu gelişmelerin ortasında Türkiye'nin güvenli bir ülke konumunda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Bunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği sayesinde gerçekleştiğini ifade eden Uraloğlu, Erdoğan'ın açıklamalarının yalnızca bölge ülkelerinde değil, dünya genelinde de takip edildiğini dile getirdi.</p>

<p>Kuzeydeki savaşın kısa sürede sona ermesinin beklendiğini ancak beş yılı geride bıraktığını belirten Uraloğlu, Orta Doğu'daki çatışmaların ve ciddi risklerin de sürdüğüne işaret etti. Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye'nin yoluna devam edeceğini kaydeden Uraloğlu, birlik ve beraberliğin önemini şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Allah'ın izniyle biz bütün kötü niyetlere rağmen yolumuza devam edeceğiz. Allah yolumuzu bahtımızı açık etsin. Bunun için de Cumhurbaşkanımızın dediği gibi iç safları birleştireceğiz, birlik beraberlik içinde olacağız. Elbette farklı düşüncelerimiz olacaktır. Hepimizin ismi ayrı ayrı, hepimizi Allah farklı yarattı ama milli ve manevi konularda hepimiz yek vücut olmalıyız.”</p>

<h3><strong>Nevşehir'e yapılan yatırımları anlattı</strong></h3>

<p>Nevşehir'in Anadolu'nun köklü kentlerinden biri ve Türkiye'nin önemli kültür merkezleri arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, AK Parti iktidarı döneminde <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı</strong>nın kentte hayata geçirdiği yatırımlara ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nevşehir'in çevresindeki tüm şehirlere bölünmüş yollarla bağlandığını aktaran Uraloğlu, kentte uzun süredir gündemde olan çevre yolunun yapım sürecinin de başladığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Çevre yolu ve havalimanı çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Çevre yolu </strong>projesinde kamulaştırma işlemleri için belediyelerle işbirliği yaptıklarını belirten Uraloğlu, çalışmanın fazla uzamadan tamamlanarak Nevşehir'e kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Havalimanındaki çalışmaların da önümüzdeki günlerde tamamlanacağını ifade eden Uraloğlu, hem havalimanının açılışının yapılacağını hem de çevre yolunun temelinin atılacağını belirtti. Uraloğlu, söz konusu yatırımların Nevşehir'e hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Toplantı, açıklamaların ardından basına kapalı olarak devam etti. Uraloğlu, toplantı öncesinde Nevşehir Belediyesini de ziyaret etti. Belediye Başkanı Rasim Arı, eşi Melek Arı ve belediye yöneticileri tarafından karşılanan Uraloğlu'nun ziyareti, STK temsilcileriyle yapılan buluşmadan önce gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-farkli-dusunsek-de-milli-konularda-birlesmeliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-nevsehirde-stk-temsilcileri-ile-bulustu.png" type="image/jpeg" length="56645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: “O şarlatanı ya sen durdur ya gelip biz durduracağız”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-o-sarlatani-ya-sen-durdur-ya-gelip-biz-durduracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-o-sarlatani-ya-sen-durdur-ya-gelip-biz-durduracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti lideri Özgür Özel, Mersin'de belediyelere düzenlenen operasyonda bir kadının gece kıyafetiyle görüntülerinin servis edilmesine tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Özel, "O şarlatanı ya sen durdur ya gelip biz durduracağız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti </strong>lideri <strong>Özgür Özel</strong>, Artvin'deki programı kapsamında Milli İrade Meydanı'nda vatandaşlara seslendi.</p>

<p>Konuşmasında "Biz bu yola çıkarken pusulamızı millete çevirdik" diyen Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Tehlike sırf belediyeyi kaybetmek değil; Artvin'in doğasını, derelerini, yaylalarını ve dokusunu korumaktır. Çok çile çektik, çok zorluklar gördük ama tüm sıkıntıları sizlerin desteğiyle aştık."</p>

<h2><strong>"Bir saat içinde tedbiri kaldırmışlar"</strong></h2>

<p><u><strong>İşte Özel'in açıklamalarından satır başları:</strong></u></p>

<p>*Göğe komşu toprakların, başı dik insanlarına; yiğit Artvin'e, güzel Artvin'e, canım Artvin'e selam olsun! Biz bu yola, yeni yola çıkarken pusulamızı millete çevirdik. Yolu millete sorduk. Pusula millettir, rota iktidardır. Çok çile çektik, çok zorluklar gördük. Çok engellere takıldık ama tüm sıkıntıları sizlerin desteğiyle aştık. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.</p>

<p>*YENİ Parti Atatürkçülerin, milliyetçilerin, cumhuriyetçilerin, vatanını, milletini, bayrağını, atasını seven herkesin yeni partisidir. Onun için, onun için tüm Artvinlileri, geçmişte hangi siyasi görüşte olurlarsa olsun, bu ülkenin birliğinden, bütünlüğünden, iyiliğinden, esenliğinden yana olanları; eşitlikten, kardeşlikten yana olanları; alın terine değer verenleri; emeklisine saygı duyanları; gençlerinin geleceğinden kaygı duyanları yeni partinin yeni yürüyüşüne, iktidar yürüyüşüne davet ediyorum Artvin'i. İktidar yürüyüşüne... Biraz önce söyledim; son yerel seçimlerde burada Bilgehan Başkan'a.</p>

<p>*Biz söyleyene kadar kimse konuşmuyordu. Yenisi çıktı, Ertan Aydın. Türkiye Yüzyılı kampanyasını yapan Ertan Aydın, borsada vatandaşı dolandırmış. Türkiye Yüzyılı geliyor diyenler, yüzyılın vurgununu yapmış. Hayati Yazıcı'nın oğlu bu işlere girmiş. Savcılık malvarlığına tedbir koymuş. Bir bakmışlar Hayati Yazıcı oğlu. 1 saat içinde tedbiri kaldırmışlar. Sonra da bu partinin adına AK Parti diyeceksiniz öyle mi? Yıkacağız AK Parti'nin kara düzenini.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Kimse millete kibir yapmasın"</strong></h3>

<p>*Bir tarafta 'Ailem Güvende' diye kendince operasyonlar yapacaksın, güya aileyi koruyacaksın. Öbür tarafta suçsuz günahsız insanların ev halini polis kamerasına çekip servis edeceksin. Allah sizden aileyi korusun, kadınları korusun, bu memleketi korusun, yazıklar olsun. Erdoğan'a buradan sesleniyorum. Adalet Bakanlığında gayriresmi olarak her haberi 'böyle yazın' diye, yalan yanlış yollayan, yalan yanlış fotoğraflar videolar yollayan, suçsuz günahsız insanların eşinin iffetiyle oynayan o şarlatanı ya sen durdur ya gelip biz durduracağız. Kimse bu memleketi sahipsiz sanmasın. Kimse millete kibir yapmasın, milleti karınca gibi görüp ezmeye kalkmasın. Karıncanın kardeşi bu meydandaki YENİ Partililerdir. Bundan sonra bir özel hayat görüntüsünü basına yollarsa o şarlatan, o bakanlığı biz basacağız milletvekilleri olarak. O şarlatan biliyor kendini. Uyuşturucu operasyonunda ilk ifadelerde yer alan, sonra adı çıkarılan, Bakan İstanbul'dan Ankara'ya gelirken yanına gelen oraya yerleşen, izzetle nefisle uğraşan o ahlaksız şahsın ağzını elimle yırtacağım.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-o-sarlatani-ya-sen-durdur-ya-gelip-biz-durduracagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ozgur-ozel-189.png" type="image/jpeg" length="50095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası yeni sezona başlıyor: Açılış konseri 9 Ekim'de AKM’de]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-yeni-sezona-basliyor-acilis-konseri-9-ekimde-akmde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-yeni-sezona-basliyor-acilis-konseri-9-ekimde-akmde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 2026-2027 sanat sezonuna 9 Ekim Cuma akşamı Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) vereceği açılış konseriyle merhaba diyor. İngiliz şef Duncan Ward yönetimindeki orkestraya, ödüllü piyanist Jan Lisiecki solist olarak eşlik edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, 2026–2027 sanat sezonunun perdesini 9 Ekim Cuma akşamı Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenecek açılış konseriyle aralıyor.</p>

<p>Sezon boyunca her cuma akşamı klasik müzik tutkunlarını AKM çatısı altında buluşturacak olan orkestra, açılış gecesinde İngiliz orkestra şefi Duncan Ward ile uluslararası sahnelerin aranan Kanadalı virtüöz piyanisti Jan Lisiecki’yi ağırlayacak.</p>

<h3><strong>Grieg ve Prokofiev ile görkemli açılış</strong></h3>

<p>Leonard Bernstein Müzik Ödülü sahibi Kanadalı genç piyanist Jan Lisiecki, açılış konserinin solisti olarak sahnede yer alacak. Lisiecki, Edvard Grieg’in müzik külliyatındaki tek ve en önemli piyano eseri olan <strong>La Minör Piyano Konçertosu, Op. 16</strong>’yı seslendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konserin ikinci yarısında ise İngiliz şef Duncan Ward yönetimindeki İDSO, II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde bestelenen ve tarihi prömiyeriyle klasik müzik literatürünün köşe taşlarından biri haline gelen Sergey Prokofiev’in <strong>5. Senfoni (Op. 100)</strong> adlı eserini dinleyicilerle buluşturacak.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Program:</strong></p>

 <ul>
  <li>
  <p>E. Grieg – <i>La Minör Piyano Konçertosu, Op. 16</i></p>
  </li>
  <li>
  <p><i>Ara</i></p>
  </li>
  <li>
  <p>S. Prokofiev – <i>Senfoni No. 5, Op. 100</i></p>
  </li>
 </ul>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-devlet-senfoni-orkestrasi-yeni-sezona-basliyor-acilis-konseri-9-ekimde-akmde</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-932e67b1edd6fcbabae644c2b7dbec1a-1.jpg" type="image/jpeg" length="13929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Güreli’nin çok yönlü sanat dünyası belgesel oldu: "Sıcak Bir Göz" dünya prömiyerini yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-gurelinin-cok-yonlu-sanat-dunyasi-belgesel-oldu-sicak-bir-goz-dunya-promiyerini-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-gurelinin-cok-yonlu-sanat-dunyasi-belgesel-oldu-sicak-bir-goz-dunya-promiyerini-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yönetmenliğini Gamze Terra’nın üstlendiği, Karina Film yapımı Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Güreli’nin müzikten sinemaya, resimden edebiyata uzanan üretim yolculuğunu ele alan belgeselin ardından gerçekleşen söyleşide sanatçı, çocukluk yıllarını, gazetecilik serüvenini, sinemaya olan tutkusunu ve yıllara yayılan üretim hikâyesini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yönetmenliğini <strong>Gamze Terra</strong>’nın üstlendiği, Karina Film yapımı <strong>Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli</strong>, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Mehmet Güreli’nin müzikten sinemaya, resimden edebiyata uzanan üretim dünyasına odaklanan belgeselin gösteriminin ardından film ekibi seyircilerin sorularını yanıtladı. Güreli de kendisine yöneltilen sorular üzerinden çocukluğundan sinemaya, gazetecilik yıllarından bugününe uzanan sanat hikâyesini anlattı. Güreli'nin kendi sorularımıza da yanıt aldığımız soru-cevap bölümünde yaptığı değerlendirmeleri 24 Saat için derledik.</p>

<p>Mehmet Güreli’yi Türkiye’nin geniş bir kesimi “<strong>Kimse Bilmez</strong>” şarkısıyla tanıdı. Aslında Güreli’nin hikâyesi bir şarkının çok ötesinde. Müziğin yanında resim yapan, yazan, film çeken, senaryo yazan, oyunculuk yapan, gazetecilik yapan Güreli’nin hayatında sanatın farklı alanları birbirinden hiç ayrılmadı. Birinde başlayan hikâye, başka bir alana uzanarak devam etti.</p>

<p><strong>Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli</strong> de tam olarak bu hikâyenin peşine düşüyor. Çocukluğundan bugüne uzanan sanat serüvenine bakarken, Güreli’nin farklı disiplinlerde üretme biçimini ve bütün bu alanların birbirine nasıl değdiğini anlatıyor. Ancak filmin de Güreli’nin kendisinin de altını çizdiği bir nokta var: Bu hikâyenin tamamını tek bir filme sığdırmak mümkün değil. Nitekim yönetmen Terra da, belgeselin Güreli'nin hayatının bütününü kapsamasının mümkün olmadığını belirtip, anlatısının farklı dönemlerde yeniden kurulabileceğine dikkat çekerek “Bu filmi bir daha çeksek kendisi gene aynı işleri anlatır ama bambaşka bir anlatıyla. Yani onun anlatısı bitmez. Anlatısından bir kesip sunduğumuzu düşünüyorum” dedi.</p>

<p><img alt="I M G 7500" class="detail-photo img-fluid" height="3456" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/i-m-g-7500.JPG" width="5184" /></p>

<h2><strong>“Belgeselde hayatımın onda biri yok”</strong></h2>

<p>Belgeselin hayatının yalnızca bir bölümüne baktığını söyleyen Güreli, kendi hikâyesinin farklı zamanlarda yeniden anlatılabileceğini belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Bir daha yapsak başka bir film çıkar. Ben 20 yıl önce çekseydim bazı şeyler eksik kalacaktı. 20 yıl sonra da yaparsam, ki sanmıyorum, yapabilirsem başka şeyler olacak. Belki bunları tekrarlamayacağım. Aynı işleri anlatsak bile bambaşka bir anlatı kurabiliriz. O yüzden bu film benim hayatımın tamamı değil, bir kesiti. Biliyorum ki başka bir zamanda, başka bir gözle bakıldığında başka şeyler çıkacak ortaya.”</p>
</blockquote>

<p>Güreli’nin sözünü ettiği bu büyük hikâyenin içinde belgeselin yapım süreci de önemli bir yerde duruyor. Çünkü film, birbirini uzun yıllardır tanıyan ve birlikte üreten bir ekibin çalışmasıyla ortaya çıkıyor.</p>

<blockquote>
<p>“Biz 30-40 yıldır beraberiz zaten. Beraber üretiyoruz, beraber çalışıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Hayatımı bir çatışma olarak görüyorum”</strong></h3>

<p>Güreli’ye yöneltilen sorulardan biri de sanat hayatındaki çatışmaların belgeselde neden daha fazla yer bulmadığı üzerineydi. Güreli, çatışmayı yalnızca sanat üretiminin parçası olarak değil, kendi hayatının tamamına yayılan bir durum olarak gördüğünü anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hayatımı bir çatışma olarak görüyorum. Birdenbire bir çalışma yaparak, bir senaryo ile çekmedik filmi. Arkadaşlar arasında, bizim evde çektik iki gün sürekli. Ben aklıma geleni söylüyordum aslında. Bazı cümleleri bir daha kayda girsek bir daha söylerim. Bazı cümlelerin ise güzel olmadığını düşünüyorum seyrederken. Ama hiç düzeltme yapmadık.”</p>
</blockquote>

<p>Belgeselin ortaya çıkışındaki bu doğallığın yanında Güreli, böyle bir ekibin bir araya gelmesinin ve üretimi sürdürmesinin de başlı başına bir mücadele olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Çatışma şu, zaten bunları bir araya getirirken canımız çıkıyor. Türkiye’de bu işi yapan herkes bilir. Belgesel çekmek, film çekmek başlıbaşına bir dert zaten. E bunu göze alan insanlar bir araya geliyor. Biz ne mutlu ki 5-6 kişiyiz. Bir ekipte gizli bir 10 kişimiz daha var.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Bunlar anekdot değil, hayatın parçaları”</strong></h3>

<p>Güreli’nin anlattığı hikâyeler arasında sinema tarihinin önemli isimlerinden <strong>Akira Kurosawa</strong> da var. Kurosawa üzerinden yalnızca bir yönetmeni değil, kendi yetiştiği sinema dünyasını ve o dünyadan kendisine kalanları anlatan Güreli, bu hikâyelerin “anekdot” olarak görülmesine de karşı çıkıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Ben belgeselde <strong>Kurosawa'yı </strong> fıkra diye anlatmadım. Kurosawa’nın filmleriyle büyüdük. Ama Kurosawa ölürken orada bütün Japonya uyuyordu. Amerika uyandı, üç tane yönetmen... O yüzden bazı şeyleri de anlatmak lazım. Bunlar anekdot değil. Bunlar hayatın parçaları ve çok önemli parçalar. Okullarda bunları öğretmek lazım aslında. Ama hocalar da bilmiyor ki öğretsinler.”</p>
</blockquote>

<p>Güreli’nin anlattığı hikâyelerden biri de <strong>Kagemusha</strong> filminin çekimleri sırasında Francis Ford Coppola ve George Lucas’ın Kurosawa’nın setine gitmesi. Sinema tarihinin bu buluşmasını da kendi hafızasının bir parçası olarak anlatan Güreli için geçmişten kalan bu hikâyeler, bugünün sanatçılarına aktarılması gereken bir miras.</p>

<h3><strong>“Hepsi”</strong></h3>

<p>Güreli’nin sanat hayatında müzik, sinema, resim ve edebiyat arasında bir tercih yapmak mümkün değil. Kendisine hangi alanı daha çok sevdiği sorulduğunda verdiği cevap da bunu tek kelimeyle anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Hepsi.”</p>
</blockquote>

<p>Bu cevabın ardında çocukluk yıllarından başlayan bir hikâye var. Babası ve ağabeyi ressam olan Güreli, film yapma isteğinin daha on yaşındayken başladığını anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Benim babam ressam. Abim ressam. Ve ben film yapacağım diye on yaşında tutturdum. Sonra hikâye de yazmaya başladım. Sonra resme daldım. Sonra filme daldım. Hepsini beraber götürdüğüm bir dönem var. Hâlâ böyleyim.”</p>
</blockquote>

<p>Güreli’nin söylediği gibi, aradan yıllar geçmesine rağmen bu durum değişmiş değil. Bugün de bir yandan film hazırlıyor, bir yandan resim çalışmalarını sürdürüyor:</p>

<blockquote>
<p>“Şu anda da film hazırlıyorum. Sergim var şu anda açık. Adana’da olanlara bile gelemeyebilir ama İstanbul’da bir sergim açık. Yani devam ediyoruz.”</p>
</blockquote>

<p><strong>“20 yılım bazılarına göre boşa harcandı”</strong></p>

<p>Güreli’nin sanat yolculuğunda kendi imkânlarıyla üretmeye çalıştığı yılların da ayrı bir yeri var. Paris’te yaptıkları film çalışmalarını anlatırken, ellerindeki bütün imkânları ortaya koydukları günleri hatırlıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Bir yerlerde bir para vardı. O parayı çektik, hepimiz ortak olarak harcadık. Bir ev tuttuk. O da gece gündüz filmde çalışırken... 4-5 film çekilir mi 10 günde? Biz çektik. Biz kendi kendimize varımızı yokumuzu koyduk. Gelip peynir ekmek yediğimiz oldu.”</p>
</blockquote>

<p>O günlerde maddi olarak zorlanırken bile kitaplardan vazgeçmediğini anlatan Güreli, kendi dünyasında kitapların nasıl bir yere sahip olduğunu da şöyle ifade ediyor:</p>

<blockquote>
<p>“Amazon’dan kitap getirirdim. Aylarca peynir ekmek yediğimi bilirler. Evde otururdum. Ama Amazon’dan istediğim kitap gelirdi bana. Bana yeterdi o.”</p>
</blockquote>

<p>Yıllar sonra geriye dönüp baktığında ise o dönemi kayıp olarak görmediğini özellikle vurguluyor:</p>

<blockquote>
<p>“Ve böylece bir 20 yılım bazılarına göre boşa harcandı. Bana göre çok iyi oldu.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Salah Birsel’le başlayan hikâye:</strong></p>

<p>Güreli’nin sanatla kurduğu ilişkinin temellerinde ailesinin yanı sıra dayısı Salah Birsel’in de önemli bir yeri var. Daha beş yaşındayken sinemayı öğrenmeye başladığını anlatan Güreli, Birsel’in kendisi için nasıl bir öğretmen olduğunu şöyle aktarıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Salah da sinema yazarıydı o zaman. <i>Batan</i> ve <i>Yeni Sabah</i>’ta yazıyordu. Henüz 5 yaşında her dakika Salah’a bir şey sorardım. Ama Salah hiç şikâyet etmeden cevap verdi. Muazzam bir öğretmendi. Ve o yüzden ben onun notlarını alırdım.”</p>
</blockquote>

<p>Çocuk yaşta yazmaya başlayan Güreli, Salah Birsel’in kendisine verdiği defterin de bu hikâyenin bir parçası olduğunu söylüyor:</p>

<blockquote>
<p>“O defter de Salah’ın hediyesi bana. Ben onun defterine başladım sonra 10 yaşında falan. ‘Hâlâ yazıyorum’ dedim belgeselde, hakikaten hâlâ yazıyorum.”</p>
</blockquote>

<p>Yıllar içerisinde Birsel’le ilişkisi yalnızca aile bağının ötesine geçerek yayıncı-yazar ilişkisine de dönüşüyor. Güreli, Birsel’in kitaplarını yayımladığı dönemi şöyle anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Salah bana Jean-Luc Godard üzerine Fransızca bir kitap getirmişti. Sonra Godard üzerine özel bir sayı hazırladım. Sonra Salah’ın editörü oldum. 8 kitabını bastım yayınevi olarak. Yani ilişkimiz bir yayıncı-yazar ilişkisiydi. Sonra yazar yazar olduk. Benim kitaplarımı, hikâyelerimi okurdu..”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“16 sene gazetecilik yaptım”</strong></h3>

<p>Mehmet Güreli’nin hayatında sanat kadar önemli bir başka alan da gazetecilik. 16 yıl boyunca gazetecilik yaptığını anlatan Güreli, bu yıllarda müzikten sinemaya uzanan farklı sayfalarda çalıştığını söyledi. Gazetecilik yıllarının 11 yılı Hürriyet’te geçen Güreli, dönemin Genel Yayın Yönetmeni <strong>Çetin Emeç</strong>’le yaşadığı bir anıyı da yıllar sonra hâlâ aynı sıcaklıkla anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çetin Emeç vardı. Hürriyet gazeteciliğinde çalıştığım 11 sene. Ben o sıralarda sinema günleri geldiği zaman sinema sayfası yaptırtıyorlardı bana. Anladılar ki ben delinin tekiyim. Her şeyi de anlıyorum. Önce müzik sayfası yaptırttılar. Sonra müzik sayfası çok tuttu. Sonra dediler ki bir dergi çıkardılar. Beni başına getirmek istediler. Ben kabul etmedim. Sonra bana sinema sayfası verdiler.”</p>
</blockquote>

<p>Çetin Emeç’in kendisine söylediği bir cümleyi ise Güreli bugün hâlâ hatırlıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Çetin Bey dedi ki bana, ‘Sen sinemayla çok meşgulsün.’ Sinema festival günleri sayfamı hazırlıyordun. Bana ne dedi biliyor musunuz? ‘Git film seyret Mehmet’ dedi bana. Hayatta bunu yapabilecek bir genel yayın yönetmeniyle çalıştığım için çok mutluyum. Böyle insanlar da var. Onun saygısını bugün hala anlıyorum."</p>
</blockquote>

<p><img alt="I M G 7506" class="detail-photo img-fluid" height="3456" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/i-m-g-7506.JPG" width="5184" /></p>

<h3><strong>Yönetmen Terra: “Benim için de kendisini tekrar tanıdığım bir dönemdi”</strong></h3>

<p>Belgeselin yönetmeni <strong>Gamze Terra</strong> da Mehmet Güreli’yi yıllardır tanıyan isimlerden biri. Güreli ile uzun süredir birlikte çalışan Terra, bu kez onun hikâyesini bir belgesel aracılığıyla anlatmanın kendisi için de farklı bir deneyim olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Biz Mehmet abiyle uzun yıllardır zaten birlikte çalışıyoruz. Kendisinin kurgucusuyum. Şimdi de hayatının belgesel olmasına vesile olduğum için gerçekten çok mutluyum.”</p>
</blockquote>

<p>Terra’nın Güreli’yi uzun yıllardır tanıyor olması, belgesel sürecinde yeni şeylerle karşılaşmasına engel olmamış. Aksine Terra, Güreli’nin üretim dünyasının içine girdikçe daha önce bilmediği kitapları, filmleri ve çalışmalarıyla karşılaşmış:</p>

<blockquote>
<p>“Tabii ki de bir belgeseli yaparken aslında bir insanı deşiyorsunuz. Yeni yeni bilgiler çıkıyor. Benim de bilmediğim şeyler oluyor. Okumadığım kitap oluyor. İzlemediğim bir kısa filmi oluyor. Belgeseli oluyor. O yüzden benim için de kendisini tekrar tanıdığım bir dönemdi. Ve tekrar tekrar eserlerine baktığım bir dönemdi. Benim için de öğretici bir süreç oldu aynı zamanda.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-gurelinin-cok-yonlu-sanat-dunyasi-belgesel-oldu-sicak-bir-goz-dunya-promiyerini-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/nir-2.jpg" type="image/jpeg" length="18314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[81 ilde gıda denetimi: 61 milyon liralık ürün ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/81-ilde-gida-denetimi-61-milyon-liralik-urun-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/81-ilde-gida-denetimi-61-milyon-liralik-urun-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde 81 ilde düzenlenen “Gıda Güvenliği” operasyonunda 1.908 adres denetlendi. Toplam 3 bin 50 personelin katıldığı çalışmalarda piyasa değeri yaklaşık 61 milyon lira olan gıda, içecek, takviye edici ürün ve üretim materyalleri ele geçirilirken 73 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vatandaşların sağlığını korumak ve güvenilir gıdaya erişimini sağlamak amacıyla 81 ilde geniş kapsamlı bir <strong>“Gıda Güvenliği” operasyonu</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü</strong> Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, halk sağlığını tehlikeye atan ürünlerin piyasaya sunulmasının önüne geçilmesi hedeflendi.</p>

<h2><strong>3 bin 50 personel 1.908 adreste denetim yaptı</strong></h2>

<p>Operasyona, 81 il emniyet müdürlüğü bünyesindeki Güvenlik Şube Müdürlükleri ve Büro Amirliklerinde görev yapan 1.700 fikri mülkiyet suçları personeli ile Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerinden 1.350 personel katıldı. Toplam 3 bin 50 personelin görev aldığı çalışmalarda 1.908 adreste kontrol ve denetim gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Denetim</strong>ler sırasında gıda güvenliği açısından risk oluşturan ürünlerin yanı sıra bu ürünlerin hazırlanması ve piyasaya sunulmasında kullanılan materyaller de incelemeye alındı.</p>

<h3><strong>61 milyon liralık ürün ve üretim materyali ele geçirildi</strong></h3>

<p>Kontrollerde <strong>piyasa</strong> değeri yaklaşık 61 milyon lirayı bulan çok sayıda gıda, içecek ve takviye edici ürün bulundu. Üretim, dolum, etiketleme ve ambalajlama işlemlerinde kullanılan materyallere de el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahte, taklit ve tağşiş edilmiş ürünlerin yanı sıra sahte marka, etiket ve ambalaj kullanılarak satışa sunulan ürünlere yönelik yürütülen operasyonda 73 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.</p>

<h3><strong>Gıda güvenliğine yönelik denetimler sürecek</strong></h3>

<p>Vatandaşların sağlığını tehdit eden, gıda güvenliğini riske atan ve tüketicileri yanıltan kişi ve işletmelere karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. Halk sağlığının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla denetim ve operasyonların kesintisiz devam edeceği vurgulandı.</p>

<p>Operasyonda görev alan polisler, Güvenlik Daire Başkanlığı ve Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ile çalışmalara katkı sunan personel tebrik edilirken, <strong>Tarım ve Orman Bakanlığı </strong>Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğüne de teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">81 ilde düzenlenen “Gıda Güvenliği” operasyonunda;<br />
-Piyasa değeri yaklaşık 61 milyon TL olan sahte, taklit ve tahşiş edilmiş ürün ele geçirildi.<br />
-73 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.<br />
<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ile… <a href="https://t.co/Mg9IsyjvZA" rel="nofollow">pic.twitter.com/Mg9IsyjvZA</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2105979671309439294?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/81-ilde-gida-denetimi-61-milyon-liralik-urun-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/81-ilde-gida-denetimi-61-milyon-liralik-urun-ele-gecirildi.png" type="image/jpeg" length="44642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu Mersin'de: İlk durağı CHP İl Başkanlığı oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-mersinde-ilk-duragi-chp-il-baskanligi-old</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-mersinde-ilk-duragi-chp-il-baskanligi-old" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve iki belediye başkanının gözaltına alınmasının ardından geldiği Mersin'de CHP İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. Kılıçdaroğlu'nun kentte çeşitli temaslarda bulunması ve Büyükşehir Belediyesi önünde açıklama yapması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile iki belediye başkanının gözaltına alınmasının ardından gerçekleştirdiği Mersin ziyaretinde, CHP Mersin İl Başkanlığına gitti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile iki belediye başkanının gözaltına alınmasının ardından kente gelen Kılıçdaroğlu, programının ilk bölümünde CHP Mersin İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi.</p>

<p>İl başkanlığında parti yöneticileri ve milletvekilleriyle görüşerek değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu'nun, sonraki durağında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'in evlerine gitmesi planlanıyor.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun Mersin programını, Büyükşehir Belediyesi binası önünde yapacağı açıklamayla tamamlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-mersinde-ilk-duragi-chp-il-baskanligi-old</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-02-151830.png" type="image/jpeg" length="95069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu için yeni sözleşme hamlesi! Inter’den milli yıldıza teklif]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-yeni-sozlesme-hamlesi-interden-milli-yildiza-teklif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-yeni-sozlesme-hamlesi-interden-milli-yildiza-teklif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Inter, sözleşmesi 2027’de bitecek Hakan Çalhanoğlu için harekete geçti. İtalyan devinin milli yıldızla yeni kontrat görüşmesi planladığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">İtalya Serie A ekiplerinden Inter, milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu’nun geleceği için harekete geçti. İtalyan gazeteci Gianluca Di Marzio’nun aktardığı bilgilere göre Inter yönetimi, sözleşmesi Haziran 2027’de sona erecek olan 32 yaşındaki orta saha oyuncusuyla yeni kontrat konusunda görüşme gerçekleştirmeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Inter’de yeni sportif direktör Dario Baccin’in öncelikli gündem maddeleri arasında Çalhanoğlu’nun yanı sıra Federico Dimarco ve Carlos Augusto’nun sözleşme durumları da bulunuyor. Sky Sport da 12 Eylül’de Inter ile Çalhanoğlu’nun temsilcileri arasında görüşme planlandığını ve tarafların birlikte devam etme ihtimalini değerlendireceğini bildirmişti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çalhanoğlu'nun sözleşmesi 2027'de bitiyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Hakan Çalhanoğlu, Inter ile son olarak 2023 yılında sözleşmesini uzatmış ve mevcut anlaşma 2027 yılına kadar yenilenmişti.</p>

<p dir="ltr">Milli futbolcunun Inter'deki mevcut sözleşmesinin sona ermesine yaklaşık bir sezon kalırken, kulübün deneyimli orta sahayı daha uzun süre kadroda tutmak istediği belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Ancak taraflar arasında henüz tamamlanmış bir yeni sözleşme bulunmuyor. La Gazzetta dello Sport'un eylül ayında yayımladığı haberde de Çalhanoğlu'nun sözleşmesinin 2027'de sona ereceği ve yeni kontrat konusunda görüşmenin beklendiği aktarılmıştı. Çalhanoğlu aynı haberde, o tarihte kendisine yeni sözleşme konusunda henüz bir temas olmadığını söylemişti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Inter'den Çalhanoğlu için yeni temas</strong></h3>

<p dir="ltr">Di Marzio'nun aktardığı son bilgilerde ise sürecin yeni bir aşamaya taşınacağı ifade ediliyor. Inter yönetiminin Çalhanoğlu'nun menajeriyle temas kurarak yeni sözleşme için şartları masaya yatırması bekleniyor.</p>

<p dir="ltr">İtalyan basınında yer alan bazı haberlerde Inter'in yeni sözleşme konusunda maaş yapısını da yeniden değerlendirebileceği öne sürülüyor. Türkiye Gazetesi'nin 28 Eylül tarihli haberinde, İtalyan basınındaki iddialara dayanılarak Çalhanoğlu'ndan mevcut ücretinde indirime gitmesinin istenebileceği yazıldı. Bu ayrıntı henüz Inter tarafından resmi olarak doğrulanmış değil.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Inter'den daha önce net mesaj gelmişti</strong></h3>

<p dir="ltr">Inter Sportif Direktörü Piero Ausilio da Haziran 2026'da Hakan Çalhanoğlu'nun geleceğiyle ilgili yaptığı açıklamada, milli futbolcunun sözleşmesi bulunduğunu ve kulübün kendisini takımda tutmak istediğini söylemişti.</p>

<p dir="ltr">Çalhanoğlu ise 2026-27 sezonunun başlangıcında Inter formasıyla etkili bir performans ortaya koydu. Kulübün resmi internet sitesinde yer alan 30 Ağustos tarihli habere göre milli futbolcu, sezonun ilk iki lig maçında iki gol kaydetti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Milli yıldız için kritik süreç</strong></h3>

<p dir="ltr">Hakan Çalhanoğlu'nun Inter'deki geleceği açısından önümüzdeki dönemde yapılacak görüşmeler belirleyici olacak. Şu an için taraflar arasında yeni sözleşme konusunda tamamlanmış bir anlaşma bulunmazken, İtalyan kulübünün milli futbolcunun kontratını uzatmak için görüşme masasına oturmayı planladığı bildiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Çalhanoğlu'nun Inter'deki mevcut sözleşmesi <strong>30 Haziran 2027'de</strong> sona eriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-yeni-sozlesme-hamlesi-interden-milli-yildiza-teklif</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/hakancalhanogluinter1-941760.webp" type="image/jpeg" length="77483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meclis'e iki yeni yeşil pasaport teklifi: Hangi meslek grupları kapsama alınacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meclise-iki-yeni-yesil-pasaport-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meclise-iki-yeni-yesil-pasaport-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşil pasaport kapsamının genişletilmesine yönelik iki ayrı kanun teklifi TBMM gündemine taşındı. Tekliflerden biri belirli kıdem koşulunu sağlayan pilotları, diğeri ise TMMOB üyesi mühendis ve mimarları kapsıyor. Peki düzenlemeler hangi şartları getiriyor, teklifler yasalaştı mı ve mevcut durumda kimler hususi damgalı pasaport alabiliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda yeşil pasaport olarak bilinen <strong>hususi damgalı pasaportun kapsamının genişletilmesi</strong> için TBMM'ye iki ayrı kanun teklifi sunuldu. Tekliflerden biri pilotları, diğeri ise belirli kıdem koşulunu sağlayan mühendis ve mimarları kapsıyor.</p>

<p>TBMM kayıtlarına göre her iki teklif de <strong>İçişleri Komisyonu'nda</strong> bulunuyor. Dolayısıyla söz konusu meslek grupları için henüz yeni bir yeşil pasaport hakkı oluşmuş değil.</p>

<h2><strong>Pilotlara yeşil pasaport için 5 yıl şartı</strong></h2>

<p>30 Eylül 2026'da TBMM Başkanlığına gelen teklif, <strong>5 yıl fiili olarak uçuş hizmeti veren pilotlara</strong> hususi damgalı pasaport verilmesini amaçlıyor. Teklifin ilk imza sahibi Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk. Teklifin esas numarası 2/3897 ve 1 Ekim'de İçişleri Komisyonu'na sevk edildi.</p>

<p>Teklif metninde, hava yolu pilot lisansı alınış tarihinden itibaren 5 yıl fiilen uçuş hizmeti yapan pilotların kapsama alınması öngörülüyor.</p>

<p>Düzenlemede ayrıca bazı suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar bakımından hak sahipleri hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunmaması şartı yer alıyor. Teklifte, uygulamaya ilişkin usul ve esasların İçişleri Bakanlığınca yönetmelikle belirlenmesi öngörülüyor.</p>

<p>Teklifin gerekçesinde ise pilotların yurt dışındaki eğitim, uçuş testleri ve uçak teslim alma süreçlerinde vize işlemleriyle karşılaşmasının zaman ve maliyet oluşturduğu belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Tasarı Meclis'te: Bir meslek grubuna daha yeşil pasaport gündemde-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/edf25b02-272c-4d6e-a936-640d46b1c7aejpg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Mühendis ve mimarlar için 10 yıl kıdem şartı</strong></h3>

<p>28 Eylül 2026'da TBMM Başkanlığına sunulan ikinci teklifte ise <strong>TMMOB üyesi olan ve en az 10 yıl kıdeme sahip mühendis ve mimarlara</strong> hususi damgalı pasaport verilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Teklifin ilk imza sahibi Yeni Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu. 2/3888 esas numaralı teklif de 1 Ekim'de İçişleri Komisyonu'na sevk edildi ve TBMM kayıtlarında halen “Komisyonda” statüsünde bulunuyor.</p>

<p>Teklifin gerekçesinde mühendis ve mimarların yurt dışındaki eğitim, konferans, çalıştay ve teknik etkinliklere katılımının mesleki gelişim açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeşil pasaport hakkı şu an genişledi mi?</strong></h3>

<p>Hayır. Pilotlar, mühendisler ve mimarlar açısından yeni bir yeşil pasaport hakkı henüz yürürlüğe girmiş değil.</p>

<p>TBMM kayıtlarında her iki teklifin de son durumu <strong>“Komisyonda”</strong> olarak gösteriliyor. Tekliflerin yasalaşabilmesi için TBMM'deki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle mevcut durumda yalnızca tekliflerde öngörülen şartları taşıyan kişilerin başvuru yapabileceği şeklinde bir uygulama bulunmuyor.</p>

<p><img alt="MHP’den savunma sanayi çalışanlarına yeşil pasaport teklifi" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-700ab1a0c7e0e5678552f23e945b171a.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Mevcut durumda kimler yeşil pasaport alabiliyor?</strong></h3>

<p>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel bilgilerinde hususi damgalı pasaport hakkı, mevzuatta belirlenen çeşitli kamu görevlileri ve bazı özel statülere sahip kişiler için düzenleniyor. Bunlar arasında birinci, ikinci ve üçüncü derece kadrolarda bulunan devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile belirli şartları sağlayan belediye başkanları ve diğer hak sahipleri bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca mevzuatta belirlenen şartları taşıyan ihracatçılar ve avukatlar için de hususi damgalı pasaport uygulaması bulunuyor. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, hususi pasaportların harçtan muaf olduğunu, ancak başvuru sırasında pasaport defter bedelinin ödendiğini belirtiyor.</p>

<p>Dolayısıyla yeni teklifler, mevcut kapsamın dışında kalan <strong>pilotlar ile belirli şartları taşıyan mühendis ve mimarların</strong>da hususi damgalı pasaport alabilmesine yönelik yeni bir yasal düzenleme yapılmasını amaçlıyor.</p>

<p><img alt="Mali müşavirlere yeşil pasaport yolu açılıyor mu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/yesil-pasaport-nedir-yesil-pasaport-kimlere-verilecek.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Teklifler ne zaman sonuçlanacak?</strong></h3>

<p>Pilotlara yönelik 2/3897 esas numaralı teklif ile mühendis ve mimarlara yönelik 2/3888 esas numaralı teklifin TBMM İçişleri Komisyonu'ndaki süreci devam ediyor.</p>

<p>Tekliflerin komisyon ve Genel Kurul aşamalarında kabul edilmesi halinde düzenlemelerin kapsamı ve yürürlük tarihi kesinleşecek. Bu aşamaya kadar pilotlar, mühendisler ve mimarlar açısından tekliflerde yer alan şartların mevcut yeşil pasaport hakkı anlamına gelmediği dikkate alınmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meclise-iki-yeni-yesil-pasaport-teklifi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/yesil-pasaport-3.webp" type="image/jpeg" length="20567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30. İstanbul Tiyatro Festivali'nde edebiyat sahneye taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/30-istanbul-tiyatro-festivalinde-edebiyat-sahneye-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/30-istanbul-tiyatro-festivalinde-edebiyat-sahneye-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[22 Ekim – 3 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek 30. İstanbul Tiyatro Festivali, edebiyat ile tiyatronun kesişim noktasındaki başyapıtları sahneye taşıyor. Tolstoy'dan Haruki Murakami'ye, Oscar Wilde'dan Murat Gülsoy ve J. M. Coetzee'ye uzanan klasik ve çağdaş eserlerin modern uyarlamaları seyirciyle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-52">İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenecek olan <strong>30. İstanbul Tiyatro Festivali</strong>, edebiyat ile sahne sanatlarının güçlü bağını merkezine alan özel bir seçkiyi tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.</p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-53">Mehmet Birkiye’nin küratörlüğünde 22 Ekim – 3 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival; Murat Gülsoy'dan Tolstoy'a, Oscar Wilde'dan J. M. Coetzee'ye uzanan klasik ve çağdaş edebiyat yapıtlarını bugünün sahne estetiğiyle yeniden yorumlayacak.</p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-54">Festival programında dünya ve Türkiye edebiyatının iz bırakan eserlerinden uyarlanan 6 önemli yapım dikkat çekiyor:</p>

<p><strong>Ve Ateş Bizi Tüketiyor (31 Ekim - 1 Kasım | Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi)</strong></p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-55">Murat Gülsoy’un aynı adlı romanından Müge Oskay’ın serbest uyarlaması ve Mehmet Birkiye’nin rejisiyle sahneleniyor. İstanbul sokaklarında kaybolan ihtiyar bir adamın izinde hafıza ve kimlik sınırlarını tartışan yapım, mask ve kukla tiyatrosunun olanaklarıyla gerçeklikle rüyaların iç içe geçtiği atmosferik bir evren kuruyor.</p>

<p><strong>Kafes Arkası Günahkârları: Silahşör Kızı Rabia Hanım (24 - 25 Ekim | Asmalımescit Phebus Müzayede Evi)</strong></p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-56">İstanbul tarihçisi Reşad Ekrem Koçu’nun tefrikalarından Lara Lakay tarafından uyarlanan oyun, mekan odaklı sahnelemesiyle öne çıkıyor. Bedir Bedir’in oyunculuğu ve canlı müzik eşliğinde, 17. yüzyıl başındaki ahlak kalıplarını altüst eden Rabia Hanım ile genç aşıklar Yusuf ve Letaif'in skandallarla dolu öyküsü tarihi müzayede evinde açık artırmaya açılıyor.</p>

<p><strong>Elizabeth Costello (4 - 5 Kasım | Paribu Art)</strong></p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-57">Nobel ödüllü J. M. Coetzee’nin <i>Romancının Romanı</i> kitabından Saim Güveloğlu’nun uyarlayıp yönettiği yapım, Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü desteğiyle üretildi. Tansu Biçer, Tülin Özen, Defne Koldaş ve Sezer Arıçay’ı buluşturan oyun; sanatın, etiğin ve entelektüelin sorumluluğunu sahneye taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Requiem (11 - 12 Kasım | Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi)</strong></p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-58">90 yıllık geçmişe sahip Klaipėda Drama Tiyatrosu yapımı olan eseri, beş kez Golden Mask ödülü alan ünlü Rus yönetmen Dmitry Krymov yazıp yönetti. Haruki Murakami’nin <i>Sahilde Kafka</i>’sından Shakespeare’in <i>Hamlet</i> ve <i>Ofelya</i>’sına uzanan göndermeleri Rusya-Ukrayna savaşı ve günümüzün kayıp hikâyeleriyle harmanlıyor.</p>

<p><strong>Anna K. (18 - 19 Kasım | Alan Kadıköy)</strong></p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-59"><i>Prima Facie</i> oyunuyla tanınan Suzie Miller, Tolstoy’un ölümsüz romanı <i>Anna Karenina</i>’yı dijital çağın gerçekliğiyle yeniden kaleme alıyor. Sevgisiz evliliğini geride bırakan bir televizyon habercisinin özgürlük arayışını, sosyal medyadaki linç kültürü ve cinsiyetçi zorbalık üzerinden sahneye taşıyor.</p>

<p><strong>Kapanış Oyunu: Dorian Gray’in Portresi (3 Aralık | Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi)</strong></p>

<p>Oscar Wilde’ın başyapıtını Kerem Kurdoğlu ve Mehmet Birkiye serbest bir dille günümüze uyarlıyor. Salih Bademci, Engin Hepileri ve Yiğit Sertdemir’in rol aldığı yapım; gençlik, haz, kötülük ve vicdan kavramlarını bugünün dünyasından sorgulayarak festivalin kapanışını ve küratörlük devrini gerçekleştirecek.</p>

<p id="p-rc_fc07e39ed9647406-61">Festival Artı etkinlikleri kapsamında, sahnelenen uyarlamaların kaynak metinleri okurlarla buluşacak. Eylül Görmüş yürütücülüğünde düzenlenecek Kitap Kulübü buluşmaları; Murat Gülsoy’un <i>Ve Ateş Bizi Tüketiyor</i>, J. M. Coetzee’nin <i>Romancının Romanı</i> ve Oscar Wilde’ın <i>Dorian Gray’in Portresi</i> kitaplarını 2, 9 ve 30 Kasım tarihlerinde Fiba Salon İKSV’de sahnedeki yeni yorumlarıyla birlikte tartışmaya açacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/30-istanbul-tiyatro-festivalinde-edebiyat-sahneye-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tiyatro-8.jpg" type="image/jpeg" length="31855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pasaport neden gündem oldu? Yeşil pasaportta yeni dönem için teklifler Meclis’te]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pasaport-neden-gundem-oldu-yesil-pasaportta-yeni-donem-icin-teklifler-mecliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pasaport-neden-gundem-oldu-yesil-pasaportta-yeni-donem-icin-teklifler-mecliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pasaport ve yeşil pasaport aramaları yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. TBMM’ye sunulan yeni kanun teklifleriyle pilotlar, mühendisler ve mimarlara belirli şartlar altında hususi damgalı pasaport verilmesi önerildi. Teklifler İçişleri Komisyonu’nda bulunurken düzenleme henüz yasalaşmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>“Pasaport” kelimesinin 2 Ekim 2026 itibarıyla arama motorlarında öne çıkmasının arkasında, kamuoyunda </span><strong><span>yeşil pasaport</span></strong><span> olarak bilinen hususi damgalı pasaportun kapsamını genişletmeyi amaçlayan yeni kanun teklifleri bulunuyor. TBMM gündemine taşınan tekliflerde pilotların yanı sıra mühendis ve mimarların da belirli koşulları sağlamaları halinde yeşil pasaport alabilmeleri öngörülüyor. Ancak tekliflerin yasama süreci tamamlanmadığı için söz konusu meslek gruplarına şu aşamada yeni bir pasaport hakkı verilmiş değil.</span></p>

<p><img alt="AB'den 'yeşil pasaport' ve 'vize' açıklaması: " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/edf25b02-272c-4d6e-a936-640d46b1c7aejpg.webp" t="" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>PASAPORT NEDEN GÜNDEM OLDU?</span></h2>

<p><span>Pasaport aramalarındaki hareketlilik, TBMM’de peş peşe gündeme gelen </span><strong><span>Pasaport Kanunu değişikliği</span></strong><span> teklifleriyle hızlandı. Özellikle 30 Eylül’de Meclis Başkanlığına sunulan ve pilotları kapsayan teklifin 1 Ekim’de İçişleri Komisyonu’na sevk edilmesi, yeşil pasaport tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</span></p>

<p><span>Aynı dönemde mühendis ve mimarların yeşil pasaport kapsamına alınmasına yönelik teklif de komisyon gündemine geldi. Böylece “yeşil pasaport kimlere verilecek?”, “mühendislere yeşil pasaport çıktı mı?” ve “pilotlar yeşil pasaport alabilecek mi?” gibi sorguların öne çıkmasına neden olan yeni bir süreç başladı.</span></p>

<p><img alt="CHP'li Ateş'ten TOBB yöneticilerine yeşil pasaport için kanun teklifi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-ccfa42462a8991c217fa32490fc69fe9.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>PİLOTLARA YEŞİL PASAPORT TEKLİFİ</span></h2>

<p><span>TBMM kayıtlarına göre 30 Eylül 2026 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan 2/3897 esas numaralı kanun teklifiyle, </span><strong><span>havayolu pilot lisansını aldıktan sonra en az 5 yıl fiilen uçuş hizmetinde bulunan pilotlara hususi damgalı pasaport verilmesi</span></strong><span> amaçlanıyor. Teklif 1 Ekim tarihinde TBMM İçişleri Komisyonu’na sevk edildi.</span></p>

<p><span>Teklifin gerekçesinde pilotların yurt dışında eğitim, uçuş testleri ve uçak teslim alma gibi mesleki süreçlere katılabildikleri ve bu seyahatlerde vize işlemleriyle karşılaşabildikleri belirtiliyor. Teklif yasalaşırsa koşulları karşılayan pilotlar yeşil pasaport hakkından yararlanabilecek.</span></p>

<p><img alt="MHP'den pilot ve kabin memurlarına yeşil pasaport için Meclis'e önerge" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/yesil-pasaport-3.webp" width="1280" /></p>

<h2><span>MÜHENDİS VE MİMARLARA YEŞİL PASAPORT VERİLECEK Mİ?</span></h2>

<p><span>Meclis gündemindeki bir diğer düzenleme mühendis ve mimarları ilgilendiriyor. Teklifte, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı odalara üye olan ve mesleğinde belirlenen kıdem şartını sağlayan mühendis ve mimarlara hususi damgalı pasaport verilmesi öneriliyor.</span></p>

<p><span>Gündeme gelen son tekliflerde </span><strong><span>en az 10 yıllık mesleki kıdem</span></strong><span> şartı öne çıkıyor. Düzenleme de diğer teklifler gibi İçişleri Komisyonu’nda bulunuyor ve henüz yürürlüğe girmiş değil.</span></p>

<p><img alt="Mali müşavirlere yeşil pasaport yolu açılıyor mu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/yesil-pasaport-nedir-yesil-pasaport-kimlere-verilecek.jpg" width="1280" /></p>

<h2><span>DOKTOR, ECZACI, MALİ MÜŞAVİR VE MUHTARLAR DA GÜNDEMDE</span></h2>

<p><span>Yeşil pasaport kapsamını genişletmeye yönelik tekliflerin yalnızca pilotlar, mühendisler ve mimarlarla sınırlı olmadığı görülüyor.</span></p>

<p><span>16 Eylül 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına gelen başka bir kanun teklifinde </span><strong><span>muhtarlar, mali müşavirler, eczacılar, doktorlar, mühendisler ve mimarlara</span></strong><span>, belirlenen kriterleri taşımaları halinde hususi damgalı pasaport verilebilmesi amaçlanıyor. Bu teklif de 1 Ekim 2026 itibarıyla İçişleri Komisyonu’nda bulunuyor.</span></p>

<p><span>Bu nedenle sosyal medyada veya haber başlıklarında görülen “yeşil pasaport kapsamı genişledi” ifadelerinin yürürlükte olan bir düzenleme ile kanun teklifini birbirinden ayırarak değerlendirilmesi gerekiyor.</span></p>

<p><img alt="yeşil pasaport-mali müşavir" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/1569272698644-lule.jpg" width="800" /></p>

<h2><span>YEŞİL PASAPORT YASASI ÇIKTI MI?</span></h2>

<p><span>Hayır. TBMM kayıtlarına göre söz konusu düzenlemeler </span><strong><span>kanun teklifi aşamasında</span></strong><span> ve İçişleri Komisyonu’nda bulunuyor. Henüz TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor.</span></p>

<p><span>Bir teklifin Meclis’e sunulması, düzenlemenin otomatik olarak yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Yasama sürecinde teklifin ilgili komisyonda görüşülmesi, ardından Genel Kurul aşamasından geçmesi ve kabul edilmesi halinde yürürlüğe ilişkin sürecin tamamlanması gerekiyor.</span></p>

<p><img alt="Yeşil Pasaport" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/yesil-pasaport.webp" width="750" /></p>

<h2><span>YEŞİL PASAPORT NEDİR?</span></h2>

<p><span>Yeşil pasaport, mevzuatta </span><strong><span>hususi damgalı pasaport</span></strong><span> olarak tanımlanıyor. Bordo pasaporttan farklı olarak belirli kamu görevlileri ve kanunda belirtilen şartları sağlayan bazı kişilere veriliyor.</span></p>

<p><span>Yeşil pasaportun en çok merak edilen özelliklerinden biri, bazı ülkelere kısa süreli seyahatlerde vize muafiyetinden yararlanılabilmesi. Ancak vize uygulamaları ülkelere göre değişebildiğinden seyahatten önce gidilecek ülkenin güncel giriş koşullarının kontrol edilmesi gerekiyor.</span></p>

<p><img alt="Tasarı Meclis'te: Bir meslek grubuna daha yeşil pasaport gündemde" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-700ab1a0c7e0e5678552f23e945b171a.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>2026 PASAPORT ÜCRETLERİ NE KADAR?</span></h2>

<p><span>Pasaport gündeminin yükselmesiyle birlikte “2026 pasaport ücretleri” ve “10 yıllık pasaport ne kadar?” sorguları da öne çıkıyor.</span></p>

<p><span>2026 yılı için umuma mahsus bordo pasaportta harç tutarları geçerlilik süresine göre değişiyor. Güncel tarifede 6 aylık pasaport harcı 2.806,50 TL, 1 yıllık pasaport harcı 4.103 TL, 2 yıllık pasaport harcı 6.698,50 TL, 3 yıllık pasaport harcı 9.516 TL ve üç yıldan uzun süreli pasaport harcı 13.410,40 TL olarak uygulanıyor. Pasaport defter bedeli ise 1.351 TL.</span></p>

<p><span>Buna göre 10 yıla kadar geçerli bordo pasaport için harç ve defter bedeli toplamı </span><strong><span>14.761,40 TL</span></strong><span> seviyesinde bulunuyor. Hususi ve hizmet damgalı pasaportlarda ise harç muafiyeti uygulanıyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>YEŞİL PASAPORT KİMLERE VERİLECEK?</span></h2>

<p><span>2 Ekim 2026 itibarıyla gündemdeki düzenlemelerin ortak noktası, yeşil pasaporttan yararlanabilecek meslek gruplarının genişletilmesi yönündeki teklifler.</span></p>

<p><span>Pilotlar için 5 yıllık fiili uçuş hizmeti, mühendis ve mimarlar için ise mesleki kıdem ve meslek örgütü üyeliği gibi koşullar üzerinde duruluyor. Bunun yanında doktor, eczacı, mali müşavir ve muhtarlar gibi farklı meslek gruplarını kapsayan başka teklifler de Meclis gündeminde bulunuyor.</span></p>

<p><span>Ancak mevcut aşamada </span><strong><span>“pilotlara, mühendislere veya mimarlara yeşil pasaport verilmeye başlandı” demek doğru değil.</span></strong><span> Düzenlemeler henüz teklif aşamasında bulunuyor. Pasaport aramalarındaki güncel yükselişin temel nedeni de Meclis’te başlayan bu yeni yasama süreci ve yeşil <a href="https://www.icisleri.gov.tr/" rel="nofollow">pasaport</a> kapsamının genişleyebileceğine ilişkin gelişmeler olarak öne çıkıyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pasaport-neden-gundem-oldu-yesil-pasaportta-yeni-donem-icin-teklifler-mecliste</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-700ab1a0c7e0e5678552f23e945b171a.jpg" type="image/jpeg" length="68837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: TEKNOFEST gençlerin üretkenliğini ortaya çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-ozvar-teknofest-genclerin-uretkenligini-ortaya-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-ozvar-teknofest-genclerin-uretkenligini-ortaya-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında üniversitelerin stantlarını ziyaret etti. Öğrencilerin ve akademisyenlerin geliştirdiği yapay zeka, otonom sistemler, insansız araçlar, roket, sağlık, elektrikli araç, kuantum ve robotik projelerini inceleyen Özvar, gençlerin bilgi ve deneyimlerini uygulamaya dönüştürmesinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) </strong>Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, TEKNOFEST Güneydoğu için Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda kurulan alanda üniversitelerin stantlarını ziyaret etti. Özvar, öğrenciler ve akademisyenlerin hazırladığı yerli ve özgün projeleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi edindi.</p>

<h2><strong>Üniversitelerin farklı alanlardaki projeleri sergileniyor</strong></h2>

<p>TEKNOFEST Güneydoğu'da üniversiteler, yapay zekadan otonom sistemlere, insansız hava ve deniz araçlarından roket teknolojilerine kadar farklı alanlardaki çalışmalarını ziyaretçilerle buluşturuyor.</p>

<p>Etkinlik alanında ayrıca sağlık teknolojileri, elektrikli araçlar, kuantum teknolojileri ve robotik alanlarında geliştirilen projeler de sergileniyor.</p>

<p>Prof. Dr. Özvar, stantlardaki projeleri öğrencilerden dinledi ve üniversitelerin bilimsel ve teknolojik çalışmalarına ilişkin ayrıntıları öğrencilerden aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Özvar: Öğrenciler bir yıl boyunca hazırladıkları projelerle yarıştı</strong></h3>

<p>TEKNOFEST'in gençlerin uzun süre üzerinde çalıştıkları projeleri ortaya koymaları açısından önemli bir imkan sağladığını belirten Özvar, etkinliğin öğrencilerin birbirleriyle yarışmasına da olanak tanıdığını söyledi.</p>

<p>Özvar, "Burada öğrencilerimiz gerçekten bir sene boyunca hazırlık yaptıkları projelerde birbirleriyle yarışma imkanı buldular. Ben bütün bu etkinliğe katılan, bu <strong>TEKNOFEST</strong> yarışmasına veya rekabete katılan öğrencilerimizi kutlarım" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Özvar: TEKNOFEST öğrencilerin öz güvenini ortaya çıkarıyor</strong></h3>

<p>Üniversite öğrencilerinin eğitim sırasında edindikleri bilgileri farklı bilgi ve deneyimlerle bir araya getirerek uygulamaya aktardığını ifade eden Özvar, TEKNOFEST'in bu sürece katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Özvar, "TEKNOFEST, bize aslında içimizde gizli saklı olan o öz güveni, başarabilme duygusunu ortaya çıkarıyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Öğrencilerin üniversitede öğrendikleri bilgileri üniversite dışındaki bilgilerle birleştirerek uygulamaya dönüştürdüklerini dile getiren Özvar, gençlerin dikkat çeken başarılara ulaşabildiğinin etkinlikte açık şekilde görüldüğünü söyledi.</p>

<h3><strong>TEKNOFEST gençlere bilim ve teknoloji yolunda deneyim kazandırıyor</strong></h3>

<p>Gençlerin ilerleyen dönemde Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik gelişiminde önemli görevler üstleneceğine inandığını belirten Özvar, yarışmalara katılan öğrencilerin bir bölümünün gelecekte <strong>Milli Teknoloji Hamlesi</strong>'nin yürütücülüğünü ve liderliğini üstlenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Özvar, bu gençlerin Türkiye'yi bilim, <strong>teknoloji</strong> ve <strong>inovasyon</strong> alanlarında daha ileriye taşıyacağını söyledi.</p>

<p>Üniversite öğrencilerinin sahip oldukları bilgi ve birikimi yalnızca akademik çalışmalarla sınırlı bırakmamaları gerektiğine de dikkati çeken Özvar, öğrencilerin farklı alanlarda üretken olmalarının önemini vurguladı.</p>

<p>Özvar, gençlere TEKNOFEST'in yanı sıra çevreleriyle daha fazla etkileşim kurmaları, kampüs dışına çıkmaları ve kendi alanlarında edindikleri bilgileri toplumla paylaşmaları tavsiyesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-ozvar-teknofest-genclerin-uretkenligini-ortaya-cikariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/yok-baskani-ozvar-teknofest-genclerin-uretkenligini-ortaya-cikariyor.png" type="image/jpeg" length="54961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon Koordinasyon Kurulu toplantısı tamamlandı: Taslak için ilgili kurumlara talimat verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-koordinasyon-kurulu-toplantisi-tamamlandi-taslak-icin-ilgili-kurumlara-talimat-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-koordinasyon-kurulu-toplantisi-tamamlandi-taslak-icin-ilgili-kurumlara-talimat-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fon Koordinasyon Kurulu'nun toplantısı tamamlandı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, "Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin taslak üzerinde çalışılmış ve nihai halinin verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatlar iletilmiştir" ifadeleri yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fon Koordinasyon Kurulu</strong>, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması ile atılabilecek ek adımların değerlendirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Kurul Başkanı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında bugün ikinci toplantısını gerçekleştirdi.</p>

<p>Toplantıda, yatırımcıların yararına hayata geçirilebilecek ilave düzenlemeler ve adımlar değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İletişim Başkanlığı'ndan açıklama</strong></h2>

<p>İletişim Başkanlığı'ndan 500 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren süreç ile ilgili şu açıklama yapıldı:</p>

<p>"İkinci Fon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Başkanlığı’nda toplanmıştır. Toplantıda Sermaye Piyasası Kurulu’nun 30.09.2026 tarihli kararları çerçevesinde hesaplanacak net yatırım tutarı hesap yöntemine ilişkin ilgili kurumların çalışmaları ile Kurulun aynı tarihte fon hesaplarına ilişkin aldığı ödeme kararına yönelik ikincil düzenlemeler ve ödeme takvimi değerlendirilmiştir.</p>

<p>Devamında çalışmaları bir süredir devam eden Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin taslak üzerinde çalışılmış ve nihai halinin verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatlar iletilmiştir. Ele alınan bütün düzenlemelerde vatandaşlarımıza herhangi bir ek yük getirilmemesine yönelik anlayış vurgulanmıştır. İlgili kurumlarımız ile fon piyasasının belirli ve sınırlı bir bölümünde ortaya çıkan sorunun çözümüne ilişkin sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adalet gözetilerek gerekli çalışmalar hızlı ve etkili bir şekilde sürdürülecektir.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İkinci Fon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Başkanlığı’nda toplanmıştır.<br />
<br />
Toplantıda Sermaye Piyasası Kurulu’nun 30.09.2026 tarihli kararları çerçevesinde hesaplanacak net yatırım tutarı hesap yöntemine ilişkin ilgili kurumların çalışmaları ile Kurulun aynı tarihte… <a href="https://t.co/9qiJCuTL5A" rel="nofollow">pic.twitter.com/9qiJCuTL5A</a></p>
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) <a href="https://x.com/iletisim/status/2105960253544161724?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-koordinasyon-kurulu-toplantisi-tamamlandi-taslak-icin-ilgili-kurumlara-talimat-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/fon-koordinasyon-kurulu.png" type="image/jpeg" length="80130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorin fiyatı düşecek mi? Motorin fiyatı ne kadar olacak? 2 Ekim güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/motorin-fiyati-dusecek-2-ekim-guncel-benzin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/motorin-fiyati-dusecek-2-ekim-guncel-benzin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında 1 Ekim'deki ÖTV düzenlemesinin ardından yeni bir değişiklik gündemde. Küresel petrol piyasalarında yaşanan hareketlilik sürerken motorin fiyatları için indirim beklentisi oluştu. Peki motorine ne kadar indirim gelecek, yeni fiyatlar ne zaman pompaya yansıyacak ve İstanbul, Ankara ile İzmir'de güncel akaryakıt fiyatları ne kadar?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında 1 Ekim'de yaşanan zamların ardından motorin fiyatları için yeni bir değişiklik bekleniyor. Küresel petrol piyasalarındaki hareketlilik devam ederken, motorinin litre fiyatında indirim yapılacağına ilişkin beklenti oluştu.</p>

<p>Brent petrolün varil fiyatı 101 dolar seviyesinin üzerinde işlem görürken, petrol piyasalarındaki gelişmeler Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını da etkiliyor.</p>

<h2><strong>Motorine ne kadar indirim bekleniyor?</strong></h2>

<p>Eşel mobil sisteminin 1 Ekim'de sona ermesinin ardından akaryakıt ürünlerine zam gelmişti. Benzin, motorin ve LPG fiyatlarında yaşanan artışın ardından motorin için bu kez indirim beklentisi ortaya çıktı.</p>

<p>Ekonomim'in haberine göre motorinin litre fiyatına <strong>3 Ekim Cumartesi günü 2 lira 22 kuruş indirim</strong> gelmesi bekleniyor. İndirimin gerçekleşmesi halinde motorin fiyatları satış noktalarında yeniden değişecek.</p>

<p>Akaryakıt fiyatları, petrol fiyatlarının yanı sıra döviz kuru ve vergi düzenlemelerindeki değişikliklere bağlı olarak da güncellenebiliyor.</p>

<h3><strong>1 Ekim'de akaryakıta zam gelmişti</strong></h3>

<p>Eşel mobil sisteminin sona ermesiyle 1 Ekim'de akaryakıt fiyatlarında artış yaşanmıştı. Motorine <strong>3,60 lira</strong>, benzine <strong>4,23 lira</strong>, LPG'ye ise yaklaşık <strong>1,48 lira</strong> zam gelmişti.</p>

<p>Yeni zamların ardından motorin fiyatı bazı kentlerde 98 liranın üzerine çıkarken, benzin fiyatları da 84 lira seviyesini aştı.</p>

<h3><strong>İstanbul, Ankara ve İzmir'de güncel akaryakıt fiyatları</strong></h3>

<p>1 Ekim itibarıyla paylaşılan güncel fiyatlar bölgelere göre değişiklik gösteriyor. İstanbul'un Avrupa ve Anadolu yakasında farklı fiyatlar uygulanırken Ankara ve İzmir'deki fiyatlar da ayrı seviyelerde bulunuyor.</p>

<p><strong>İstanbul Avrupa Yakası</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Benzin: 84,60 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>Motorin: 97,20 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>LPG: 41,20 TL</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>İstanbul Anadolu Yakası</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Benzin: 86,50 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>Motorin: 97,10 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>LPG: 40,60 TL</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Ankara</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Benzin: 85,60 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>Motorin: 98,30 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>LPG: 41,29 TL</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>İzmir</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Benzin: 85,90 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>Motorin: 98,60 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>LPG: 41,20 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Brent petrol 100 doların üzerinde</strong></h3>

<p>Küresel petrol piyasalarında Ortadoğu'daki gelişmeler fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar, enerji tesislerine yönelik saldırılar ve Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları piyasadaki belirsizliği artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin ciddi şekilde yavaşlaması ve petrol sevkiyatlarındaki düşüş de arz endişelerini güçlendiriyor. Brent petrolün varil fiyatı 101,77 dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Petrol fiyatlarının savaş öncesindeki yaklaşık 70 dolar seviyesinden 100 doların üzerine çıkması, akaryakıt fiyatları üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.</p>

<p>Motorine beklenen indirimin 3 Ekim'de uygulanması halinde güncel fiyatların yeniden değişmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/motorin-fiyati-dusecek-2-ekim-guncel-benzin</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/guncel-akaryakit.webp" type="image/jpeg" length="49423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan Irak'a çağrı: Uçuş kısıtlamaları kaldırılsın]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-iraka-cagri-ucus-kisitlamalari-kaldirilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-iraka-cagri-ucus-kisitlamalari-kaldirilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım adımlarına tepki göstererek Irak'a iki ülke arasındaki uçuşların yeniden başlatılması çağrısında bulundu. Bakanlık, havayollarına yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını ve hava ulaşımında normal koşullara dönülmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran Dışişleri Bakanlığı</strong>, Irak ile İran arasındaki uçuşların yeniden yapılması yönünde çağrıda bulundu. Bakanlığın yazılı açıklamasında, iki ülkenin havayollarına yönelik kısıtlamaların sona erdirilmesi ve hava ulaşımının normal koşullara dönmesi istendi.</p>

<h2><strong>İran'dan ABD'nin yaptırım adımlarına tepki</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasında, ABD'nin <strong>İran</strong>'a yönelik yaptırım uygulamaları "yasa dışı ve insanlık dışı" olarak değerlendirildi. Söz konusu adımların ülkelerin ulusal egemenliğine saygı ilkesini ihlal ettiği ve temel insan hakları standartlarına aykırı olduğu savunuldu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca yaptırımların, ülkeler arasındaki dostane ilişkileri, özellikle de komşu devletler arasındaki ilişkileri zedelemeye yönelik tehlikeli bir komplo oluşturduğu öne sürüldü.</p>

<h3><strong>Uçuş kısıtlamalarının çeşitli grupları etkilediği belirtildi</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, İran ve Irak halkları arasındaki tarihi, dini ve kültürel bağlara işaret etti. İki ülke arasındaki mevcut ilişkilerin de hatırlatıldığı açıklamada, <strong>sivil havacılık </strong>trafiğine getirilen kısıtlamaların ortak çıkar ve kaygılarla bağdaşmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Uçuşlar</strong>ın sınırlandırılmasının iki ülkede bulunan binlerce kutsal mekan ziyaretçisi, hasta, öğrenci ve ekonomik aktivist açısından ciddi sorunlara neden olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, bu durumun İran ve Irak arasındaki stratejik ve iyi komşuluk ilişkilerinin niteliğiyle açık biçimde çeliştiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İran'dan Irak'a normalleşme talebi</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı, Irak'ın ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Bakanlık, ekonomik terörizm ve ABD'nin kışkırtmaları karşısında iki ülkenin çıkarlarını gözeten adımlar atılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada, <strong>İran</strong> ve <strong>Irak</strong> havayollarının uçuşlarına getirilen kısıtlamaların kaldırılması ve iki ülke arasındaki hava ulaşımında normal koşullara dönülmesi için uygun kararların alınması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-iraka-cagri-ucus-kisitlamalari-kaldirilsin</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/irandan-iraka-cagri-ucus-kisitlamalari-kaldirilsin.png" type="image/jpeg" length="34791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: Gelecek hafta tahvil ve kira sertifikası satışı yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-gelecek-hafta-tahvil-ve-kira-sertifikasi-satisi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-gelecek-hafta-tahvil-ve-kira-sertifikasi-satisi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığının gelecek haftaki iç borç ihraç takvimi belli oldu. Bakanlık, 5 ve 6 Ekim'de 4 doğrudan satış ile 4 tahvil ihalesi gerçekleştirecek. Programda farklı vadelerde devlet tahvilleri, altın tahvili, kira sertifikaları ve dolar cinsi devlet tahvili yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>nın gelecek haftaki <strong>iç borçlanma</strong> programı belli oldu. Buna göre Bakanlık, 5 ve 6 Ekim tarihlerinde toplam 8 borçlanma işlemi yapacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>5 Ekim'de iki tahvil yeniden ihraç edilecek</strong></h2>

<p>Bakanlığın iç borç ihraç takviminde yer alan bilgilere göre, 5 Ekim Pazartesi günü 2 yıl (707 gün) vadeli, 6 ayda bir sabit kupon ödemeli <strong>devlet tahvili </strong>yeniden ihraç edilecek.</p>

<p>Aynı gün 5 yıl (1652 gün) vadeli ve 6 ayda bir sabit kupon ödemeli devlet tahvilinin de yeniden ihracı yapılacak.</p>

<p>Pazartesi günkü program kapsamında ayrıca 2 yıl (728 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli altın tahvili ile 6 ayda bir kira ödemeli altına dayalı kira sertifikasının doğrudan satışı gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bunun yanında 6 ayda bir kira ödemeli <strong>Türk Lirası Referans Endeksli Kira Sertifikası</strong>na (TLREFK) endeksli kira sertifikası da doğrudan satış yöntemiyle yatırımcılara sunulacak.</p>

<h3><strong>6 Ekim'de iki tahvil için yeniden ihraç yapılacak</strong></h3>

<p>Bakanlığın 6 Ekim Salı günü düzenleyeceği işlemler arasında 4 yıl (1435 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli TLREF'ye endeksli devlet tahvili bulunuyor. Aynı gün 8 yıl (2912 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli devlet tahvili de yeniden <strong>ihraç</strong> edilecek.</p>

<p>Salı gününün programında ayrıca 1 yıl (364 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli dolar cinsi devlet tahvilinin doğrudan satışı yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-gelecek-hafta-tahvil-ve-kira-sertifikasi-satisi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/hazine-haftaya-4-dogrudan-satis-ve-4-tahvil-ihalesi-gerceklestirecek.png" type="image/jpeg" length="96810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Yerin altını bilmeden güvenli kent kuramayız”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yerin-altini-bilmeden-guvenli-kent-kuramayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yerin-altini-bilmeden-guvenli-kent-kuramayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu'ndan Dr. N. Yıldırım Gündoğdu ve Ziya Orhan Derinsu, deprem güvenliğinin yalnızca binadan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Deprem açısından yalnızca fayların nerede olduğunu bilmek yeterli değil. Deprem dalgalarının geçtiği zeminin özelliklerini de bilmemiz gerekir” dedi. Oda olarak, ayrıntılı yer bilimleri çalışmalarının kent planlamasına yansıtılması ve mesleğin karar alma mekanizmalarında daha etkin yer almasını istediklerinin de altını çizdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir binanın güvenliği yalnızca kolonlarından, kirişlerinden ya da kullanılan betonun niteliğinden ibaret değil. O binanın üzerinde yükseldiği zeminin nasıl bir yapıya sahip olduğu, deprem dalgalarını nasıl taşıdığı ve yer altında hangi koşulların bulunduğu da en az yapı kadar önemli. Tam da bu noktada, çoğu yurttaşın adını duyduğu ancak ne yaptığını ayrıntılı olarak bilmediği jeofizik mühendisliği devreye giriyor.</p>

<p>Yerin altını adeta bir “röntgen” gibi tahribatsız yöntemlerle inceleyen jeofizik mühendisleri; zeminin özelliklerinden faylara, yer altı suyundan maden ve enerji kaynaklarına, tünel ve barajlardan mevcut yapıların incelenmesine kadar geniş bir alanda çalışıyor. 6 Şubat depremleri ise deprem güvenliğinin yalnızca bina güvenliğiyle sınırlı olmadığını, yerel zemin koşullarının ve bilimsel veriye dayalı kent planlamasının önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Ziya Orhan Derinsu3" class="detail-photo img-fluid" height="981" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ziya-orhan-derinsu3.jpg" width="917" /><i>Ziya Orhan Derinsu</i></p>

<p>Geçtiğimiz günlerde Gazeteciler Cemiyeti’ni de ziyaret eden TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu'ndan Dr. N. Yıldırım Gündoğdu ve Ziya Orhan Derinsu ile odalarının 40. yılını kutladığı, Türkiye'de jeofizik eğitiminin 100. yılına hazırlandığı bir dönemde, mesleğin deprem güvenliğinden enerji ve su kaynaklarına uzanan rolünü, kentlerin neden ayrıntılı yer bilimleri verilerine ihtiyaç duyduğunu ve afetler yaşanmadan önce nelerin yapılması gerektiğini konuştuk...</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Dr. N. Yıldırım Gündoğdu 2" class="detail-photo img-fluid" height="829" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/dr-n-yildirim-gundogdu-2.jpg" width="919" /><i>Dr. N. Yıldırım Gündoğdu</i></p>

<p>“Bizim mücadelemiz, afet olduktan sonra kayıpları saymak yerine, afet öncesinde kayıpları önleyebilecek bilimsel çalışmaları yaygınlaştırmaktır” diyen Dr. N. Yıldırım Gündoğdu ve Ziya Orhan Derinsu’nun 24 Saat Gazetesi’nin sorularını yanıtladı:</p>

<p><strong><i>Jeofizik mühendisliği nedir? Bir yurttaşın anlayacağı şekilde, ne iş yaptığınızı nasıl anlatırsınız?</i></strong></p>

<p>Jeofizik mühendisliğini en basit hâliyle, yerin altının ve mühendislik yapılarının fiziksel parametrelerini jeofizik yöntemler ile tahrip etmeden araştıran; elde ettiği verilerle modeller oluşturan ve yorumlayan bir mühendislik dalı olarak tanımlayabiliriz. Nasıl ki bir doktor vücudumuzun organlarını, kemiklerin, dokuların veya damar durumunu doğrudan göremediği için röntgen, MR veya ultrason gibi yöntemlerden yararlanıyorsa, biz de yerin ve yapıların araştırmasını jeofizik yöntemler ile inceliyoruz.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Jeofizik Zemin Dolgu Araştırması Ile Elde Edilen 2D Elektronik Model" class="detail-photo img-fluid" height="880" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/jeofizik-zemin-dolgu-arastirmasi-ile-elde-edilen-2d-elektronik-model.jpeg" width="3200" /><i>3 boyutlu bir fay düzlemi</i></p>

<h2><strong>‘Yalnız binayı değil, üzerinde yükseldiği zemini de tanımak zorundayız’</strong></h2>

<p>Ancak işimiz yalnızca bir “görüntü” elde etmek değil. Ölçümü planlıyor, veriyi topluyor, işliyor, modelliyor ve mühendislik açısından değerlendiriyoruz. Bu anlamda sadece ölçmek işimizin sadece bir kısmı... Zeminin özelliklerinden yer altı suyuna, faylara; maden, petrol ve doğal gaz aramalarından jeotermal kaynaklara; tünellerden barajlara ve mevcut yapıların incelenmesine kadar geniş bir alanda çalışıyoruz. Türkiye’de bunun yurttaşa en doğrudan dokunan yönlerinden biri ise deprem ve yapı güvenliği. Çünkü bir yapıyı değerlendirirken yalnızca binayı değil, üzerinde yükseldiği zemini de tanımak zorundayız.</p>

<p><strong><i>Bu, doktor-röntgen benzetmesini biraz açar mısınız?</i></strong></p>

<p>Bu benzetmeyi özellikle kullanıyoruz çünkü yaptığımız işi herkesin anlayabileceği bir dille anlatıyor. Fakat jeofizik mühendisliği yalnızca “filmi çekmek” gibi düşünülmemelidir. Hangi yöntemin hangi problem için kullanılacağına karar vermek, ölçümü doğru tasarlamak, veriyi değerlendirmek ve yer altının nasıl bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymak da işimizin parçasıdır. Her sahaya veya yapıya farklı yöntem ve yöntem parametreleri ile tasarım yapılmalıdır.</p>

<p><img alt="Jeofizik 3 Boyutlu Fay Düzlemi" class="detail-photo img-fluid" height="1100" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/jeofizik-3-boyutlu-fay-duzlemi.jpeg" width="1500" /></p>

<p style="text-align:center"><i>Zemin dolgu araştırması ile elde edilen 2D elektronik model</i></p>

<h3><strong>"Sadece görüntü oluşturmuyor, o görüntünün ne söylediğini de değerlendiriyoruz"</strong></h3>

<p>Sismik yöntemlerle tabakaların dalga hızlarını, olası petrol kapanlarını, deprem dalgalarının davranışını, elektrik yöntemlerle suya doygun bölgeleri, boşlukları, fayları, arkeolojik yapıları veya elektromanyetik yöntemler ile jeotermal araştırmaları, derin kabuk araştırmalını araştırabiliyoruz. Yer ve yapı radarı ile yakın yüzey zemin özelliklerini, kolonları, kirişleri tahribatsız tarayabiliyoruz. Tüm bu yöntemlerimiz frekans ve ortam bağımlı olarak mikro ölçekten makro ölçeklere kadar uygulanmaktadır. Sahaya uygun yöntem ve parametreleri jeofizik mühendisi belirlemelidir. Verilerimizden iki ve üç boyutlu modeller oluşturuyor ve bunların ne anlattığını mühendislik açısından yorumluyoruz. Dolayısıyla biz yalnızca görüntüyü oluşturan değil, o görüntünün ne söylediğini değerlendiren taraftayız.</p>

<p><strong><i>Jeofizik mühendisliği hayatımızın hangi noktalarında var ama biz çoğu zaman fark etmiyoruz?</i></strong></p>

<p>Yaşadığımız binanın zemininden kullandığımız yer altı suyuna, tünellerden barajlara, madenlerden petrol ve doğal gaza, jeotermal enerji kaynaklarına kadar geniş bir uygulama alanımız var.</p>

<p>Temel ihtiyacımız olan suyu bulabiliyoruz, bir karayolu veya demir yolu inşa edilmeden, tünel açılmadan önce güzergâhtaki yer altı koşullarını, bir barajda su sızıntısına neden olabilecek zayıf bölgeleri, bir maden sahasında cevherin uzanımını araştırıyoruz. Petrol ve doğal gaz aramalarında olası yüksek verimli noktaların belirlenmesine, jeotermal sahalarda sistemin anlaşılmasına katkı sağlıyoruz. Ama yurttaşa en doğrudan dokunan nokta deprem ülkesi olduğumuz gerçeği ile üzerinde yaşadığımız zeminin doğru tanınmasıdır.</p>

<p style="text-align:center"><i><strong><img alt="Jeofizik Hatay Deprem Sonrası Sismik Çalışma1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/jeofizik-hatay-deprem-sonrasi-sismik-calisma1.jpeg" width="1200" /></strong>Hatay- deprem sonrası sismik çalışma</i></p>

<p><strong><i>Bir binanın yapılacağı zeminin değerlendirilmesinde jeofizik mühendisi tam olarak ne yapar? </i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir yapı yapılmadan önce zeminin farklı derinliklerdeki özelliklerini, tabakaların kalınlıklarını, dalga hızlarını, olası zayıf ve su içeren bölgelerini ve zeminin hâkim titreşim periyodunu belirleyebiliyoruz. Bunun için sismik kırılma, yüzey dalgası analizleri, elektrik yöntemler ve mikrotremor gibi tekniklerden yararlanıyoruz. Yaptığımız modeller ile zemini daha kapsamlı tanıyabiliyoruz. Bu sayede ortaya çıkarttığımız parametreler ve zeminin dinamik bir yük altında nasıl davranacağı, yapının nasıl tasarlanacağına temel oluşturmaktadır. Bu durum doğrudan yapı sağlığını ilgilendirir.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Jeofizik Hatay Deprem Sonrası Sismik Çalışma2" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/jeofizik-hatay-deprem-sonrasi-sismik-calisma2.jpeg" width="1200" /><i>Hatay- deprem sonrası sismik çalışma</i></p>

<h3><strong>"Deprem güvenliği sadece yapı güvenliğinden ibaret değil"</strong></h3>

<p><strong><i>6 Şubat depremlerinden sonra jeofizik mühendisliği açısından hangi eksiklikler daha görünür hâle geldi? Bugün hâlâ yapılması gerekenler neler?</i></strong></p>

<p>6 Şubat depremleri, deprem güvenliğinin yalnızca bina güvenliğinden ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. Çok geniş bir bölgede meydana gelen bu depremler, yerel zemin koşullarının, yapılaşma kararlarının ve afet öncesi hazırlıkların ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Özellikle farklı zemin koşullarına sahip bölgelerde yapılaşma kararlarının yalnızca genel değerlendirmelerle değil, yerel ölçekte elde edilen bilimsel verilerle desteklenmesi gerektiği daha belirgin hâle geldi. Bugün hâlâ üzerinde durulması gereken konulardan biri, kentlerin tamamını kapsayan ayrıntılı yer bilimleri araştırmalarının yaygınlaştırılmasıdır. Bir kentin yalnızca belirli bölgelerinde yapılan çalışmalarla bütün yerleşim alanlarının zemin özelliklerini temsil etmek her zaman mümkün değildir. Özellikle hızlı yapılaşmanın olduğu bölgelerde, güncel ve ayrıntılı yer altı verilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bugün kentlerin tamamını kapsayan ayrıntılı yer bilimleri çalışmalarının yaygınlaştırılmasına, verilerin güncel tutulmasına ve planlama süreçlerine gerçekten yansıtılmasına ihtiyaç var. Sadece yeni yapılacak binaların değil, mevcut yapı stokunun bulunduğu alanların da zemin koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Kurumlar arasında veri paylaşımı ve süreklilik de önemli.</p>

<p><strong><i>Sohbetimizde “Doğal afetlerde bir canımızı daha kaybetmek istemiyoruz” demiştiniz. Jeofizik mühendislerinin afetlerdeki rolü nedir?</i></strong></p>

<p>Doğal olayları engelleyemeyiz; ancak bunların afete dönüşmesini ve yaratacağı kayıpları azaltmak için bilimsel veriden yararlanabiliriz. Jeofizik mühendisliğinin önemli yeteneklerinden biri de riskleri afet meydana gelmeden önce ortaya koymaya katkı sağlamaktır.</p>

<h3><strong>Afet riskini azaltmada jeofizik mühendislerini önemi</strong></h3>

<p>Deprem açısından yalnızca fayların nerede olduğunu bilmek yeterli değildir. Deprem dalgalarının geçtiği zeminin özelliklerini de bilmemiz gerekir. Çünkü aynı deprem farklı zeminlerde farklı etkiler oluşturabilir. Bunu yer altı modelleri ile ortaya koyabiliyoruz.</p>

<p>Bir diğer örnek heyelan: Olası heyelan bölgelerinde zayıf tabakaları, kayan yüzeyi gösteren modeller ortaya çıkarıyoruz. Önlem alınmasında bu bilgiler kullanılıyor.</p>

<p>Hedef afet riskini azaltmaksa burada jeofizik mühendislerinin rolü büyüktür. Yer altıyla ilgili bir mühendislik kararı verilecekse, o kararı destekleyecek verinin jeofizik mühendisi tarafından ölçülmesi ve yorumlanması gerekir. Elbette jeofizik mühendisliği tek başına bütün afet risklerini ortadan kaldırmaz. Ancak jeoloji, inşaat ve diğer mühendislik disiplinleriyle birlikte çalıştığında, tehlikelerin önceden belirlenmesine ve doğru önlemlerin alınmasına önemli katkı sağlar. Bizim mücadelemiz, afet olduktan sonra kayıpları saymak yerine, afet öncesinde kayıpları önleyebilecek bilimsel çalışmaları yaygınlaştırmaktır.</p>

<h3><strong>‘Amacımız, deprem bilincini doğru bilgiyle oluşturmak’ </strong></h3>

<p><strong><i>Deprem okuryazarlığı konusunda bir çalışma yapmak istediğinizi belirtmiştiniz. Bunu biraz açar mısınız?</i></strong></p>

<p>Deprem okuryazarlığını, toplumun depremi yalnızca korkulan bir felaket olarak değil, bilimsel olarak anlaşılması ve hazırlık yapılması gereken bir doğal olay olarak görmesi şeklinde tanımlayabiliriz. Özellikle sosyal medyada çok fazla bilgi dolaşıyor ve bunların tamamı doğru değil.</p>

<p>Biz deprem nedir, faylar nasıl çalışır, zemin depremi nasıl etkiler, yapı güvenliği neden önemlidir ve doğru bilgiye nereden ulaşılır gibi konuları herkesin anlayabileceği bir dille anlatmak istiyoruz. Bunun eğitim kurumlarında, yerel yönetimlerde, mahallelerde ve medya aracılığıyla yaygınlaşması önemli. Deprem okuryazarlığı yalnızca deprem çantası hazırlamak değildir; yaşadığımız bölgenin risklerini bilmek, oturduğumuz binanın güvenliğini önemsemek ve bilimsel bilgiyle hareket etmek de bunun parçasıdır. Amacımız deprem bilincini doğru bilgiyle oluşturmaktır.<img alt="Jeofizik Sismik Hızlardan Elde Edilen Harikat" class="detail-photo img-fluid" height="1312" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/jeofizik-sismik-hizlardan-elde-edilen-harikat.jpeg" width="1600" /></p>

<p style="text-align:center"><i>Bir bölgede yapılan sismik çalışmaya ait sismik hızlardan elde edilen harita</i></p>

<p><strong><i>Mesleğinizin önündeki en önemli sorun nedir? Yetki, mevzuat, istihdam, kamudaki örgütlenme mi?</i></strong></p>

<p>Öncelikle jeofizik mühendisliğinin, ülkenin ihtiyaç duyduğu temel mühendislik disiplinlerinden biri olarak kabul edilmesi gerekiyor. Buranın altını kalın çizgiyle çiziyoruz: Türkiye bir deprem ülkesidir ve bununla baş edebilmemiz için, güvenli yapılaşma, dirençli kentler için jeofizik mühendisliği bu ülkenin en ihtiyaç duyduğu mesleklerden biridir.</p>

<p>Ayrıca enerji, su, yenilenebilir enerji gibi önemli ihtiyaçlarımıza da çözüm sunan bir mesleğin karar alma ve denetim mekanizmalarında yerinin daha fazla olması gerekir. Bu çalışmaların yapıldığı kamu kurumlarında ve yerel yönetimlerde yeterli jeofizik mühendisi istihdamı önemli. Çünkü bir jeofizik ölçümün ve modelin niteliğini bu alanda uzman kişilerin değerlendirmesi gerekir.</p>

<p>Bunun yanında mesleki sorumlulukların açık tanımlanması ve mevzuatın nitelikli uygulamayı sağlayacak biçimde işlemesi gerekiyor. Dolayısıyla yetki, mevzuat ve istihdamı birlikte ele almak gerekiyor.</p>

<p><strong><i>Jeofizik mühendislerinin Türkiye’de daha etkin rol alması için ne değişmeli? Oda olarak öncelikli talebiniz nedir?</i></strong></p>

<p>Türkiye bir deprem ülkesi ve jeofizik mühendisliği kamusal güvenlik açısından önemli bir mühendislik alanı. Kamu kurumlarında ve yerel yönetimlerde görev ve sorumluluklarımızın daha etkin tanımlanmasını, yeterli sayıda jeofizik mühendisi istihdam edilmesini istiyoruz. Deprem öncesi hazırlık, kentsel dönüşüm, imar planlaması, afet risklerinin belirlenmesi ve büyük mühendislik projelerinde mesleğimizin etkin biçimde yer alması gerekiyor. Benzer şekilde maden, jeotermal, petrol, doğal gaz ve hidrokarbon araştırmalarında birincil meslek dallarından birisi jeofizik mühendisliğidir.</p>

<p>Oda olarak önceliklerimizden biri, mesleğin yasal ve kurumsal çerçevesinin güçlendirilmesi ve nitelikli jeofizik çalışmaların yaygınlaştırılması… Bu, kamu yararı ve güvenli yaşam alanları açısından bir zorunluluktur.</p>

<p><img alt="Jeofizik Cemiyet Ziyaret" class="detail-photo img-fluid" height="870" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/jeofizik-cemiyet-ziyaret.jpg" width="1416" /><strong><i>Bugün bu röportajı okuyan bir yurttaşın jeofizik mühendisliği konusunda aklında kalmasını istediğiniz tek şey nedir?</i></strong></p>

<p>Bu mesleğin bu ülke için önemi aklında kalsın isteriz. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası, odamız, meslek örgütümüz bu yıl 40. yaşını kutluyor. Ayrıca 2027, Türkiye’de Jeofizik Eğitiminin 100. yılı. 40 yıllık bir emekten, cumhuriyet ile yaşıt bir gelişimden bahsediyoruz. Doğal kaynaklar için, güvenli kentler için, yenilebilir enerji için ülkemizin bu mesleğe ve bu mesleği yapacak gençlerine ihtiyacı var.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yerin-altini-bilmeden-guvenli-kent-kuramayiz</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ozel-haber-manset-kopyasi-1.png" type="image/jpeg" length="52245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İklim Tamkan’dan Ferdi Zeyrek anısına üç şehirde konser: Geliri çocukların eğitimine bağışlanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iklim-tamkandan-ferdi-zeyrek-anisina-uc-sehirde-konser-geliri-cocuklarin-egitimine-bagislanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iklim-tamkandan-ferdi-zeyrek-anisina-uc-sehirde-konser-geliri-cocuklarin-egitimine-bagislanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz yıl vefat eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eğitim ve dayanışma vizyonu, Ferdi Zeyrek Vakfı çatısı altında sürüyor. Dünyaca ünlü piyanist ve klavsen virtüözü İklim Tamkan, geliri tamamen dezavantajlı çocukların eğitimine bağışlanacak üç ayaklı turnesine 14 Ekim'de İzmir Sahne Tozu Tiyatrosu'nda başlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’in anısı, çocuklara, gençlere ve kültüre adanmış projelerle yaşamaya devam ediyor. Uluslararası alanda tanınan piyanist ve klavsen yorumcusu İklim Tamkan; İzmir, İstanbul ve Manisa’yı kapsayan özel bir turne düzenliyor. Turnenin tüm geliri, dezavantajlı çocukların eğitim yolculuğuna destek veren<a href="https://ferdizeyrekvakfi.org/" rel="nofollow"> Ferdi Zeyrek Vakfı</a>’na aktarılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İlk konser 14 Ekim'de İzmir Sahne Tozu Tiyatrosu'nda</strong></h3>

<p>Üç şehri kapsayan konser dizisinin ilk buluşması, sanatçının memleketi İzmir’de gerçekleşecek. <strong>14 Ekim 2026 Çarşamba</strong> akşamı saat <strong>20.00’de</strong>, Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi ev sahipliğinde düzenlenecek konserin biletleri Biletix üzerinden genel satışa açıldı.</p>

<p>Elde edilecek tüm bilet gelirleri, Ferdi Zeyrek Vakfı’nın eğitim bursları ve sosyal dayanışma projelerinde kullanılacak.</p>

<h3><strong>Bach'tan Sakamoto'ya uzanan özel seçki</strong></h3>

<p>İzmir Karşıyaka doğumlu İklim Tamkan, Ferdi Zeyrek’in hatırası için hazırladığı repertuvarda klasik miras ile çağdaş tınıları bir araya getiriyor. Konserde; Johann Sebastian Bach, Frédéric Chopin, Wolfgang Amadeus Mozart, Erik Satie, Gurdjieff–de Hartmann, Ryuichi Sakamoto, Arno Babajanyan gibi bestecilerin hafıza, kayıp ve umut temalarını işleyen eserleri seslendirilecek.</p>

<h3><strong>"Kaybın hafızaya, hafızanın değere dönüşmesi"</strong></h3>

<p>Konseri yalnızca bir anma gecesi olarak değil, kolektif bir dayanışma köprüsü olarak tanımlayan İklim Tamkan, projeye dair yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>"Bu konser; kaybın hafızaya, hafızanın değere, değerin ise devamlılığa dönüşmesi fikrine dayanıyor. Ferdi Zeyrek’in mirası, bir çocuğun eğitim yolculuğuna eşlik eden somut bir iyilik çağrısıdır."</p>
</blockquote>

<p>Ferdi Zeyrek Vakfı, eğitimden sosyal yardımlara uzanan faaliyetleriyle her çocuğun eşit imkânlarla hayata başlaması adına yürüttüğü çalışmalara bu konser serisiyle yeni kaynak yaratmayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iklim-tamkandan-ferdi-zeyrek-anisina-uc-sehirde-konser-geliri-cocuklarin-egitimine-bagislanacak</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ferdi-zeyrek-3.jpg" type="image/jpeg" length="29169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC'de batan Filo Jet soruşturması: 9 şüphelinin gözaltı süresi uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktcde-batan-filo-jet-sorusturmasi-9-suphelinin-gozalti-suresi-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktcde-batan-filo-jet-sorusturmasi-9-suphelinin-gozalti-suresi-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC'de Girne açıklarında 30 Ağustos'ta batan "Filo Jet" isimli yolcu gemisine ilişkin soruşturma sürüyor. "Tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlaması bulunan 9 zanlının gözaltı süresi 7 gün daha uzatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (<strong>KKTC</strong>) <strong>Girne</strong> açıklarında batan yolcu gemisine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Olay kapsamında gözaltına alınan 9 zanlının gözaltı süresi 7 gün daha uzatıldı.</p>

<h2><strong>9 zanlı yeniden mahkemeye çıkarıldı</strong></h2>

<p>Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasına yönelik <strong>soruşturma</strong>da gözaltındaki zanlılar, yeniden Girne Kaza Mahkemesi'nin karşısına çıktı.</p>

<p>"Tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlaması yöneltilen 9 zanlı hakkında mahkeme, gözaltı süresinin 7 gün daha devam etmesine karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Filo Jet Girne'ye dönerken battı</strong></h3>

<p>KKTC'deki <strong>Girne Limanı </strong>ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer düzenleyen "<strong>Filo Jet</strong>" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den ayrıldı.</p>

<p>Geminin hareketinden kısa süre sonra ön bölümünden su almaya başlaması üzerine Girne Limanı'na geri dönmeye çalıştığı, bu sırada ise geminin battığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktcde-batan-filo-jet-sorusturmasi-9-suphelinin-gozalti-suresi-uzatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/kktcde-batan-gemiye-iliskin-sorusturmada-zanlilarin-gozalti-suresi-7-gun-daha-uzatildi.png" type="image/jpeg" length="61825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uraloğlu'ndan fon soruşturması mesajı: "Suçluyu koruma noktasında olmadık, olmayacağız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uraloglundan-fon-sorusturmasi-mesaji-sucluyu-koruma-noktasinda-olmadik-olmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uraloglundan-fon-sorusturmasi-mesaji-sucluyu-koruma-noktasinda-olmadik-olmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, fon tasfiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ucu nereye dokunursa dokunsun suçlunun korunmayacağını vurgulayan Uraloğlu,  "Suçluyu koruma noktasında olmadık, olmayacağız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu</strong>, yaşanan<strong> fon soruşturmasına</strong> ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p>

<p>Soruşturmada, mağdurların korunacağını vurgulayan Uraloğlu, "Ucu nereye dokunursa dokunsun gereği yapılacak, suçluyu koruma noktasında olmadık, olmayacağız" dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ekonomimizi sarsacak bir boyutta değil"</strong></h2>

<p><u><strong>İşte Uraloğlu'nun açıklamalarından satır başları:</strong></u></p>

<p>"Fon soruşturmasında mağdurları koruyacağız. Ucu nereye dokunursa dokunsun gereği yapılacak, suçluyu koruma noktasında olmadık, olmayacağız. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz gerekli açıklamaları yapıyor bize.</p>

<p>Bir yandan tedbirler alınacak ama bir yandan da 86 milyonun kaynakları oraya aktırılmayacak kimse kusura bakmasın. Ekonomimizi sarsacak bir boyutta olmadığını söylemek istedim."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uraloglundan-fon-sorusturmasi-mesaji-sucluyu-koruma-noktasinda-olmadik-olmayacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="43302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="87707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="19990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="74106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="61539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="84109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="19430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="87270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="94574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="32450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="40712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="75423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="15780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="82465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="65851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="56257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="82105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="12869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="31233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="85658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="19302"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
