<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 17:52:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Lig'de 2. haftanın hakemleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/super-ligde-2-haftanin-hakemleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/super-ligde-2-haftanin-hakemleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de 2. hafta karşılaşmalarında görev yapacak hakemler Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından açıklandı. Haftanın maçlarında düdük çalacak isimler netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de 2. hafta heyecanı yarın başlayacak. Karşılaşmalar 22 Ağustos Cumartesi, 23 Ağustos Pazar ve 24 Ağustos Pazartesi günü oynanacak. Müsabakalarda görev alacak hakemler, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) internet sitesinden duyuruldu.</p>

<p>İkinci haftada oynanacak karşılaşmalar ve bu maçlarda görev yapacak hakemler şöyle:</p>

<p><strong>Yarın</strong></p>

<p>21.30 Erzurumspor FK-Galatasaray: Çağdaş Altay</p>

<p><strong>22 Ağustos Cumartesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>19.00 Çaykur Rizespor-Samsunspor: Ömer Faruk Turtay</p>

<p>19.00 Çorum FK-Kasımpaşa: Fatih Tokail</p>

<p>21.30 Fenerbahçe-Konyaspor: Atilla Karaoğlan</p>

<p><strong>23 Ağustos Pazar</strong></p>

<p>19.00 Trabzonspor-İstanbul Başakşehir: Ali Şansalan</p>

<p>19.00 Eyüpspor-Gaziantep FK: Reşat Onur Coşkunses</p>

<p>21.30 Alanyaspor-Beşiktaş: Adnan Deniz Kayatepe</p>

<p>21.30 Göztepe-Gençlerbirliği: Batuhan Kolak</p>

<p><strong>24 Ağustos Pazartesi</strong></p>

<p>21.30 Kocaelispor-Amed Sportif Faaliyetler: Ümit Öztürk</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/super-ligde-2-haftanin-hakemleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/hakem1-1.jpg" type="image/jpeg" length="22561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: Mısır ve Suudi Arabistan ile Gazze ve Hürmüz'ü görüştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-fidan-misir-ve-suudi-arabistan-ile-gazze-ve-hurmuzu-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-fidan-misir-ve-suudi-arabistan-ile-gazze-ve-hurmuzu-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde Gazze barış planındaki aksaklıklar, Suriye'nin durumu ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı <strong>Hakan</strong> <strong>Fidan</strong>, bölgedeki gelişmelere ilişkin diplomatik temaslarını sürdürdü. Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile ayrı telefon görüşmeleri yaptı.</p>

<p>Bakan Fidan, görüşmelerin ardından sosyal medya hesabından açıklamada bulunarak, mevkidaşlarıyla ele alınan başlıklara ilişkin bilgi verdi.</p>

<h2><strong>Görüşmelerde Gazze barış planı ele alındı</strong></h2>

<p>Fidan, Mısırlı ve Suudi Arabistanlı mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde Gazze'deki son durumu değerlendirdiklerini belirtti.</p>

<p>Görüşmelerin önemli başlıklarından birini Gazze barış planının uygulanması oluşturdu. Fidan, planın hayata geçirilmesi sırasında yaşanan aksaklıkların değerlendirildiğini ve mevcut sorunların aşılması için atılabilecek adımların ele alındığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Suriye'deki gelişmeler de gündeme geldi</strong></h3>

<p>Telefon görüşmelerinde Suriye'deki son gelişmelerin de değerlendirildiğini aktaran Fidan, ülkenin huzur ve istikrara kavuşmasına yönelik Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan'ın desteğinin önemine işaret etti.</p>

<p>Fidan, Suriye'de huzur ve istikrarın sağlanmasına yönelik güçlü desteklerini yeniden vurguladıklarını kaydetti.</p>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı'ndaki durum değerlendirildi</strong></h3>

<p>Görüşmelerde bölgedeki önemli ulaşım güzergahlarından <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'ndaki son durum da ele alındı. Fidan, ihtilafa taraf ülkeler arasında sürdürülen müzakerelerde gelinen aşamanın da görüşmelerin gündeminde yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Fidan <strong>Türkiye</strong>, <strong>Mısır</strong> ve <strong>Suudi Arabistan</strong> arasındaki koordinasyonun devam edeceğini belirterek, "Bölgemizde barış ve refah isteyen üç kardeş ülke olarak, işbirliğimizi ve eş güdümümüzü her alanda güçlendirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-fidan-misir-ve-suudi-arabistan-ile-gazze-ve-hurmuzu-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/disisleri-bakani-fidan-misir-ve-suudi-arabistanli-mevkidaslariyla-telefonda-gorustu.png" type="image/jpeg" length="73437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Verilerle üniversiteye girişin son 10 yılı: Eğitimde fırsat eşitliği bozuldu, liselerde özel ve devlet makası açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/verilerle-universiteye-girisin-son-10-yili-egitimde-firsat-esitligi-bozuldu-liselerde-ozel-ve-devlet-makasi-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/verilerle-universiteye-girisin-son-10-yili-egitimde-firsat-esitligi-bozuldu-liselerde-ozel-ve-devlet-makasi-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM’nin 2016–2026 dönemini kapsayan 10 yıllık yerleştirme verileri, yükseköğretimde derinleşen yapısal krizi ve eğitimde fırsat eşitliğindeki aşınmayı gözler önüne serdi. Özel kolejler ile devlet Anadolu liseleri arasındaki lisans yerleştirme makası iki katına çıktı, ilk 3 tercihine yerleşebilenlerin oranı yüzde 40'a geriledi, mezun olduğu halde yeniden sınava girenlerin sayısı yarım milyona dayandı. 2026 sonuçlarına göre adayların yüzde 41,5’i tercih dahi yapmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) 2016–2026 yılları arasındaki resmi yerleştirme verileri, Türkiye’de yükseköğretim sisteminin ve fırsat eşitliğinin son 10 yılda geçirdiği dönüşümü gözler önüne seriyor. Veriler; vakıf üniversitelerinde doluluk oranının düştüğünü gösterirken, devlet liseleri ile özel kolejler arasındaki akademik uçurumu ve üniversite mezunlarının dinmeyen "yeniden sınav" arayışını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Yükseköğretim kontenjanları, 2016'da 852 bin seviyesindeyken 2023 yılında baraj uygulamasının kaldırılması ve artan taleple birlikte 923 bin 411 ile tarihi zirvesini gördü. Ancak plansız büyüyen bölümler, ikinci öğretimlerin kademeli kapatılması ve istihdam odaklı kısıtlamalar sonucunda toplam kontenjan 2026 itibarıyla 676 bin 999’a geriledi. Yükseköğretim sistemi son üç yılda yaklaşık yüzde 26,6’lık net bir kontenjan daralması yaşadı.</p>

<ul>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation">2016: 852.396 Kontenjan | 792.249 Yerleşen | 60.147 Boş</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation">2021: 858.116 Kontenjan | 688.727 Yerleşen | 169.399 Boş</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation">2023: 923.411 Kontenjan | 898.024 Yerleşen | 25.387 Boş</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation">2026: 676.999 Kontenjan | 631.966 Yerleşen | 45.033 Boş</p>
 </li>
</ul>

<h2 dir="ltr"><strong>Vakıf ve KKTC üniversiteleri boş kontenjan yüzde 40’a dayandı</strong></h2>

<p dir="ltr">Vakıf üniversitelerinde 2022 ve 2023 yıllarında yaşanan doluluk patlaması (boş kontenjan sırasıyla 4.106 ve 12.205'e kadar inmişti), artan eğitim ücretleri, enflasyonist baskı ve barınma maliyetleri nedeniyle tersine döndü.</p>

<p dir="ltr">2025 yılında vakıf üniversitelerindeki boş kontenjan sayısı 44 bin 412 ile rekor kırdı; 2026'da ise 35 bin 706 boş kontenjan kaydedildi.</p>

<p dir="ltr">2016'da 18 bin 266 kontenjanın 11.960'ını dolduran KKTC üniversiteleri, 2026'da 18 bin 013 kontenjanın 6 bin 458'ine denk gelen yüzde 35,8’i dolduramadı. 4 yıllık lisans programlarında boşluk oranı yüzde 40'a dayandı.</p>

<p dir="ltr">Buna karşın ekonomik kriz devlet üniversitelerine ve özellikle 2 yıllık ön lisans programlarına ilgiyi zirveye taşıdı. Devlet üniversiteleri ön lisans doluluk oranı 2024'te yüzde 100 olurken, 2026'da 216 bin 328 kontenjandan sadece 37'si boş kaldı. Uzmanlar ön lisansa olan ilginin artmasındaki arka planı eğitim süresinin kısalığıyle meslek yaşamına bir an önce atılabilme olanağı olduğunu değerlendiriyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Liselerde özel ve devlet makası açılıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">10 yıllık okul türü verileri, eğitimde fırsat eşitliğinin aleyhte bozulduğunu ve sınıfsal makasın açıldığını gösteriyor. 2016'da genel liselerin Anadolu lisesine dönüştürülmesinin ilk dönemlerinde, Anadolu lisesi mezunlarının lisans programlarına yerleşme oranı yüzde 41,4 seviyesindeydi, 291 bin adaydan 120 bin lisans bölümlerine yerleşti. Sayıları hızla artırılan Anadolu liselerinde bu başarı 2026 itibarıyla yüzde 18,4’e geriledi, yani 928 bin adaydan 171 bin lisans bölümlerine yerleşebildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Yabancı dilde eğitim veren özel liseler (kolejler), 2026'da sınava giren her 3 adayından birini doğrudan lisans programına yerleştirdi. Yüzde 32,4’e karşılık gelen bu orana göre 168 bin adaydan 54 bin 694 lisans bölümlerinde eğitim görmeye hak kazandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Meslek liseleri üniversiteden koptu</strong></h3>

<p dir="ltr">Devlet okulları, özel okullarla akademik yarışta sadece merkezi LGS puanıyla en üst dilimden öğrenci alan fen liseleri ve sosyal bilimler liseleri ile tutunabildi. Fen liselerinde lisans yerleştirme oranı ise yüzde 42,3 olurken sosyal bilimler liselerinde yüzde 45,2 olarak yansıdı.</p>

<p dir="ltr">2016'da sınavsız geçiş hakkıyla yükseköğretime 300 bini aşkın öğrenci gönderen meslek liseleri, sınavsız geçişin kaldırılması ve AYT barikatı nedeniyle 4 yıllık lisans yarışından tamamen çekildi; Ticaret, Endüstri, Sağlık gibi köklü meslek liselerinden lisansa yerleşen öğrenci sayısı her okul türü için yılda bin kişinin altına indi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Dershaneden dönüşme temel lise balonu söndü</strong></h3>

<p dir="ltr">Dershanelerin dönüşümüyle ortaya çıkan standart "Özel Liseler" (Temel Liseler), 2019'da 164 bin başvuru ve 43 bin lisans yerleşimiyle zirve yapmıştı. Dönüşüm takviminin tamamlanması ve ekonomik koşullar nedeniyle bu kategori 2026'da 10 bin adaya ve 934 lisans yerleşimine kadar gerileyerek fiilen kapandı. Özel öğretim pazarı tamamen yüksek bütçeli yabancı dilli kolejler ve özel fen liselerine kaydı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sınava başvuruda mezun yığılması son 10 yılda arttı</strong></h3>

<p dir="ltr">Öğrenim durumu verileri, üniversiteye girişin artık lise son sınıf öğrencileri arasındaki bir yarış olmaktan çıktığını kanıtlıyor. 2016'da üniversiteye yerleşenlerin çoğunluğu lise son sınıf öğrencisiyken, 2026'da tablo tersine döndü: Yerleşenlerin 378 bini mezuna kalanlardan, yalnızca 218 bini son sınıf öğrencilerinden oluştu. 2016’da ise sınava girenlerin 467 bin son sınıf, 299 bin mezun olarak yansıdı.</p>

<p dir="ltr">Halihazırda bir üniversite bitirmiş veya okurken yeniden sınava girenlerin sayısı her yıl 400 bin ile 550 bin arasında seyrediyor. 2026'da üniversite mezunu ya da kayıtlı olduğu halde yeniden sınava girip yerleşenlerin sayısı 113 bini aştı. Bu durum, üniversite mezuniyetinin istihdam sağlamadığına ve gençlerin memnuniyetsizlik sarmalında sürekli diploma arayışında olduğuna işaret ediyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İlk tercihe yerleşme oranı düştü</strong></h3>

<p dir="ltr">ÖSYM'nin tercih sırası istatistikleri, gençlerin istedikleri ilk sıralardaki bölümlere yerleşme şansının giderek azaldığını ortaya koyuyor. 2021 yılında adayların yüzde 27,52'si ilk tercihlerine yerleşirken, bu oran 2023'te yüzde 24,88'e, 2026'da ise yüzde 19,36'ya kadar geriledi. Yüksek puan yığılmaları ve daralan kontenjanlar, adayları açıkta kalmamak adına listenin alt sıralarındaki "garanti" tercihlere yönelmek zorunda bıraktı.</p>

<p dir="ltr">Yükseköğretim verilerinde dikkat çeken göstergelerden biri, üniversiteye girme hakkını elde eden yüz binlerce adayın tercih aşamasında sistemden çekilmesi oldu.</p>

<p dir="ltr">2016 yılında tercih yapma hakkı olan adayların yüzde 30’una denk gelen 587 bin kişi tercih bildiriminde bulunmazken, baraj puanı uygulamasının kaldırıldığı 2022 yılında bu oran kısa süreliğine yüzde 26,6’ya geriledi. Ancak büyükşehirlerde derinleşen barınma krizi, fırlayan vakıf üniversitesi ücretleri ve mezun istihdamındaki daralma, gençleri yeniden tercihten uzaklaştırdı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>2026’da adayların yarıya yakını tercih yapmadı</strong></h3>

<p dir="ltr">2024 yılında tercih yapmayanların sayısı 1 milyon 85 binle tarihi rekor kırarken, 2026 yerleştirme sonuçlarında puanı hesaplanan 2 milyon 187 bin adayın tam 908 bin 308’i yüzde 41,5’i tercih formunu boş bıraktı.</p>

<p dir="ltr">Tercih yapmama eğilimi özellikle lise son sınıf düzeyinde alarm verici boyutlara ulaştı. 2026'da puanı hesaplanan 766 bin lise son sınıf öğrencisinin yüzde 54,3’ününe denk gelen 416 bin öğrenci daha ilk yılında tercih yapmaktan vazgeçerek mezuna kalmayı seçti. Anadolu Liselerinde tercih yapmayanların oranı yüzde 44,5, Devlet fen liselerinde ise yüzde 43,4 olarak kayıtlara geçti. Bu tablo; barajların kalkmasının tek başına eğitime erişimi sağlamadığını, gençlerin ya hedefledikleri nitelikli bölümler gelmediği için ya da şehir dışındaki eğitim masraflarını karşılayamayacakları gerekçesiyle üniversite kapısından gönüllü olarak geri döndüğünü gösteriyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Her yıl yaklaşık 65 bin aday eğitimini yarıda bırakıp sınava tekrar giriyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırdıktan sonra çeşitli gerekçelerle kaydını sildirerek yeniden sınava giren ve yerleşen gençlerin sayısı son 10 yılda kayda değer bir artış sergiledi. 2016’da sınava başvuran 46 bin 906 kayıt sildirmiş adayın 19 bin 668’i yeniden yerleşti. 2020’de başvuran 49 bin 584 adayın 20 bin 560’ı yeniden yerleşti. 2022’te puanı hesaplanan 67 bin 320 adayın 21 bin 660’ı sisteme geri döndü. 2024’te başvuran kayıt sildirmiş aday sayısı 65 bini aşarken, yerleşen sayısı 29 bin 604 ile 10 yılın zirvesine ulaştı. 2026’da puanı hesaplanan 56 bin 879 kayıt sildirmiş adayın 19 bin 989’u yeniden bir yükseköğretim programına yerleşti. Özellikle 2022–2024 periyodunda fırlayan büyükşehir kiraları, yurt yetersizlikleri ve hayat pahalılığı nedeniyle şehir dışındaki üniversitelerinden kaydını sildirip memleketine dönen ya da açıköğretime geçiş yapan aday sayısında artış yaşandı. Her yıl ortalama 50 ila 65 bin genç, başladığı üniversite veya bölümün istihdam sağlamayacağını görerek eğitimini yarıda bırakıyor ve sınava tekrar giriyor. Kaydını sildirip yeniden yerleşenlerin yerleşim profili incelendiğinde; 2026'da yerleşen 19 bin 989 adayın yalnızca 4 bin 079’u örgün lisansa geçebilirken, 7 bin 314’ü örgün ön lisansa, 8 bin 596’sı ise Açıköğretim Fakültelerine kayıt yaptırdı. Bu dağılım, üniversiteyi terk eden gençlerin örgün 4 yıllık eğitim yerine daha kısa süreli ya da uzaktan modellerle iş gücüne katılmaya çalıştığını somutlaştırıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"İlk 3 tercih" eridi: Adaylar hayallerine değil, listenin altına yerleşti</strong></h3>

<p dir="ltr">ÖSYM'nin tercih sırası dağılım istatistikleri, üniversite adaylarının yerleşme eğilimlerinde "hedef odaklılıktan" "puanın yettiği yere sığınma" refleksine geçildiğini somut verilerle ortaya koyuyor. Bir adayın en çok istediği ve listenin en başına yazdığı ilk 3 tercihe yerleşme oranlarının kümülatif toplamı, son yıllarda dramatik bir düşüş kaydetti 2021 yılında üniversiteye yerleşen her iki adaydan biri (yüzde 52,02) ilk 3 tercihinden birine girerken, 2026 yılında bu oran yüzde 40,24'e kadar geriledi. İlk 3 tercihe yerleşme payında yaklaşık 12 puanlık net bir kayıp yaşandı. 2021'de adayların yüzde 27,52'si en çok istediği 1. tercihine yerleşebilirken, bu oran 2025'te yüzde 20,49'a, 2026'da ise yüzde 19,36 ile yüzde 20 barajının altına indi.Kontenjanlardaki daralma, barajsız sistemdeki aşırı puan yığılması ve ikinci öğretimlerin kapatılması; adayları 24 tercihlik listenin 10. sırasından sonrasına kadar inen "güvenli/garanti" alternatiflere yerleşmeye zorladı. 2026'da yerleşenlerin yaklaşık yüzde 60'ı, ilk 3 hedefinin dışındaki alt sıra tercihlerine kayıt hakkı kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/verilerle-universiteye-girisin-son-10-yili-egitimde-firsat-esitligi-bozuldu-liselerde-ozel-ve-devlet-makasi-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/universite-aa-2316087-1.jpg" type="image/jpeg" length="31028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir’de gümrük kaçağı ilaç operasyonu: 6 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-gumruk-kacagi-ilac-operasyonu-6-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-gumruk-kacagi-ilac-operasyonu-6-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticaretine yönelik operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda 92 bin 604 ilaç ve 15 bin imalat malzemesi ele geçirilirken, ürünlerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 11 milyon 248 bin lira olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong>’de gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticaretini ve sevkiyatını yaptıkları öne sürülen kişilere yönelik çalışma gerçekleştirildi. <strong>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında 6 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>İki ilçede adresler ve araçlar arandı</strong></h2>

<p>Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticaretinin ve sevkiyatının önlenmesi amacıyla çalışma başlattı.</p>

<p>Ekiplerin yürüttüğü soruşturma kapsamında Karabağlar ve <strong>Buca</strong> ilçelerinde belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Operasyonda 8 ikamet, depo ve iş yeri ile 2 araçta arama yapıldı.</p>

<p>Gerçekleştirilen aramalarda, <strong>gümrük</strong> kaçağı olduğu değerlendirilen ilaç ve bu ürünlerin imalatında kullanıldığı belirtilen çeşitli malzemeler bulundu.</p>

<h3><strong>92 bin 604 ilaç ele geçirildi</strong></h3>

<p>Aramalarda toplam 92 bin 604 <strong>steroid</strong> etken maddesi içeren <strong>ilaç</strong> ele geçirildi. Bunun yanı sıra 15 bin imalat malzemesine de el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyon kapsamında 6 şüpheli ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında yürütülen adli sürecin devam ettiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Ele geçirilen ürünlerin değeri 11 milyon lirayı aştı</strong></h3>

<p>Operasyonda ele geçirilen ilaç ve imalat malzemelerinin toplam piyasa değerinin yaklaşık 11 milyon 248 bin lira olduğu belirtildi.</p>

<p>Güvenlik ekiplerinin çalışmasının, gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren<strong> ilaçların ticareti</strong> ve sevkiyatının önlenmesine yönelik gerçekleştirildiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-gumruk-kacagi-ilac-operasyonu-6-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmirde-gumruk-kacagi-ilac-operasyonunda-6-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="93257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 AĞUSTOS 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/20-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/20-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı yüzde 1,3 artarak 6 milyon 880 bin liraya yükseldi. Altın piyasasında gün boyunca 5,7 milyar liranın üzerinde işlem hacmi oluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Altın fiyatlarında</strong> gün sonu verileri belli oldu. <strong>Borsa İstanbul </strong>Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) işlem gören standart altının kilogram fiyatı, önceki kapanışa göre 85 bin lira yükselerek 6 milyon 880 bin liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KMKTP'deki standart altın işlemlerinde gün içinde en düşük fiyat 6 milyon 849 bin lira olarak kaydedildi. Günün en yüksek seviyesi ise 6 milyon 915 bin lira oldu.</p>

<p>Standart altının kilogram fiyatı, günü yüzde 1,3 değer kazanarak 6 milyon 880 bin liradan tamamladı. Altının kilogram fiyatı bir önceki işlem gününde 6 milyon 795 bin lira seviyesinde kapanmıştı.</p>

<h2><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 5,7 milyar lirayı aştı</strong></h2>

<p>KMKTP verilerine göre gün içerisinde altın işlemlerinde toplam 5 milyar 768 milyon 630 bin 741,54 liralık işlem hacmine ulaşıldı. Aynı işlemlerde toplam işlem miktarı 836,80 kilogram olarak gerçekleşti.</p>

<p>Borsada tüm metaller üzerinden hesaplanan toplam işlem hacmi ise 5 milyar 794 milyon 446 bin 129,46 lira seviyesinde kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Günün altın piyasası işlemlerinde en yüksek işlem hacmine ulaşan kurumlar da belli oldu. Sıralamada NMGlobal Kıymetli Madenler, QNB Bank, Dünya Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası ve Çakmakçı Kıymetli Madenler yer aldı.</p>

<p>KMKTP'deki gün sonu verileri, standart altının kilogram fiyatındaki yükselişin yanı sıra piyasadaki işlem hacmi ve işlem miktarını da ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/20-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="50890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Kremasti’de orman yangını: Havadan ve karadan müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-kremastide-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-kremastide-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Mora Yarımadası'ndaki Kremasti bölgesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale başlatıldı. Yetkililer ayrıca Attika ve Mora Yarımadası'nın da aralarında bulunduğu birçok bölge için yüksek yangın riski uyarısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan'da <strong>Mora Yarımadası</strong>'nın <strong>Lakonia</strong> iline bağlı Kremasti bölgesinde ormanlık alanda yangın çıktı. Yangının söndürülmesi için bölgeye ekipler sevk edildi.</p>

<p>Yunanistan İtfaiye Teşkilatının açıklamasına göre, <strong>yangın</strong>a karadan müdahale başlatılırken havadan da destek sağlandı. Söndürme çalışmalarında 1 helikopter ve 3 uçak görev aldı.</p>

<h2><strong>Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor</strong></h2>

<p>Kremasti bölgesinde çıkan orman yangınını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor. Kara ekiplerinin yürüttüğü söndürme faaliyetlerine hava araçları da destek veriyor.</p>

<p>Yetkililer, yangının seyriyle ilgili gelişmeleri takip ederken, bölgedeki müdahale çalışmaları devam ediyor.</p>

<h3><strong>Birçok bölge için yüksek yangın riski uyarısı</strong></h3>

<p>Öte yandan <strong>Yunanistan</strong> Sivil Koruma Genel Sekreterliği, yarın için çeşitli bölgelerde yangın riskinin yüksek olacağı uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Attika, Viotia, Ftiotis, Preveza, Korint, Mora Yarımadası ve <strong>İyon Adalar</strong>ı'nın da aralarında bulunduğu bölgelerde vatandaşlardan dikkatli olmaları istendi.</p>

<p>Yetkililer, yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-kremastide-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanda-lakonia-ilinin-kremasti-bolgesinde-orman-yangini-cikti.png" type="image/jpeg" length="67869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen'den MEB'e çağrı: “Öğretmen açığı kadrolu atamalarla giderilsin”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-mebe-cagri-ogretmen-acigi-kadrolu-atamalarla-giderilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-mebe-cagri-ogretmen-acigi-kadrolu-atamalarla-giderilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesini eleştirdi. Açıklamada, öğretmen açığının kadrolu ve güvenceli atamalarla giderilmesi, okulların bütçe ve personel ihtiyaçlarının ise kamusal kaynaklarla karşılanması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikas</strong>ı'ndan (<strong>Eğitim Sen</strong>), Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) yayımladığı "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" Genelgesi'ne ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2></h2>

<h2><strong>"MEB'e çağrımız net..."</strong></h2>

<p>Açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Eğitim Sen olarak yıllardır altını çiziyoruz, eğitim iktidarların kendi siyasal ve ideolojik hedeflerine göre biçimlendireceği bir alan değildir. Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil, insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır.</p>

<p>Çocukların ihtiyacı, kendilerine ne düşüneceklerinin öğretildiği, ideolojik yönlendirmeye ve tek tipleştirmeye dayalı bir eğitim sistemi değil; bilimsel bilgiye ulaşabildikleri, düşünmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi ve üretmeyi öğrenebildikleri, farklılıkların eşit ve özgür biçimde var olabildiği, demokratik katılımı ve birlikte yaşamı esas alan özgür ve demokratik bir eğitim ortamıdır. Eğitim Sen olarak eğitim sisteminin kamusal, parasız, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkını güvence altına alan bir yapıya kavuşturulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.</p>

<p>MEB'e çağrımız nettir: Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin.</p>

<p>Eğitim, çocukların ve toplumun geleceğidir. Bu gelecek tekçi, piyasacı ve merkezi politikalarla değil; öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve eğitim bileşenlerinin demokratik katılımıyla kurulmalıdır. Eğitim Sen, eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını, çocukların üstün yararını ve herkes için eşit, özgür, nitelikli kamusal eğitim hakkını savunmaya devam edecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-mebe-cagri-ogretmen-acigi-kadrolu-atamalarla-giderilsin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/egitim-sen-logo-1.jpg" type="image/jpeg" length="60196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da toplu taşıma araçları denetlendi: 82 binden fazla ceza kesildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-toplu-tasima-araclari-denetlendi-82-binden-fazla-ceza-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-toplu-tasima-araclari-denetlendi-82-binden-fazla-ceza-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da toplu taşıma araçlarına yönelik 7 aylık denetimlerin sonuçları açıklandı. Polis ekipleri 223 bin 606 araç kontrol ederken, 82 bin 582 araç ve sürücüsü hakkında idari para cezası uyguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü</strong> ekipleri, kent genelinde toplu taşıma araçlarına yönelik trafik kontrollerini yıl boyunca sürdürüyor.</p>

<p>1 Ocak-31 Temmuz dönemini kapsayan denetimlerde <strong>özel halk otobüsleri </strong>ve <strong>minibüsler</strong> kontrol edilirken, trafik kurallarına aykırı hareket ettiği belirlenen araç ve sürücüler hakkında işlem yapıldı.</p>

<h2><strong>7 ayda 223 binden fazla araç kontrol edildi</strong></h2>

<p>Trafik ekiplerinin yılın ilk yedi ayında gerçekleştirdiği çalışmalarda 6 bin 819 özel halk otobüsü denetlendi. Aynı dönemde 216 bin 787 minibüs de ekipler tarafından kontrol edildi.</p>

<p>Denetimlerde toplu taşıma araçlarının yanı sıra sürücülerin de<strong> Karayolları Trafik Kanunu </strong>kapsamında belirlenen kurallara uyup uymadığı incelendi. Böylece yılın ilk yedi ayında toplam 223 bin 606 toplu taşıma aracı denetimden geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>82 bin 582 araç ve sürücü hakkında işlem yapıldı</strong></h3>

<p><strong>Denetimler</strong> sonucunda kurallara aykırı hareket ettiği tespit edilen 3 bin 692 özel halk otobüsü ile 78 bin 890 minibüs ve sürücüsü hakkında idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Böylece özel halk otobüsleri ile minibüsler ve sürücülerine yönelik toplam 82 bin 582 idari işlem gerçekleştirildi. Cezalar, <strong>Karayolları Trafik Kanunu</strong>'nun ilgili maddeleri kapsamında kesildi.</p>

<h3><strong>Toplu taşıma araçlarına yönelik kontroller sürüyor</strong></h3>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin kent genelindeki toplu taşıma denetimleri yılın devam eden döneminde de sürdürülüyor. Yapılan kontrollerde toplu taşıma araçlarının trafik kurallarına uygun şekilde faaliyet göstermesi ve sürücülerin ilgili <strong>mevzuata</strong> uyması denetleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-toplu-tasima-araclari-denetlendi-82-binden-fazla-ceza-kesildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-yilin-ilk-7-ayinda-82-bin-582-toplu-tasima-aracina-yonelik-para-cezasi.png" type="image/jpeg" length="24067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne 70 bin doz Ebola aşısı gönderilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-kongo-demokratik-cumhuriyetine-70-bin-doz-ebola-asisi-gonderilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-kongo-demokratik-cumhuriyetine-70-bin-doz-ebola-asisi-gonderilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınına karşı yeni adım atıldı. İlk etapta gönderilecek 70 bin doz Ervebo aşısının bir bölümü klinik araştırmalarda, kalan kısmı ise ön saflarda görev yapan çalışanlarda kullanılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) </strong>Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Uluslararası Aşı Temini Koordinasyon Grubunun (ICG), <strong>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne (KDC) </strong>70 bin doz <strong>Ervebo aşısı</strong> gönderilmesi yönündeki kararına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Ghebreyesus, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kararın salgınla mücadele açısından önemine dikkat çekti. Gönderilecek aşıların bir bölümünün klinik araştırmada, kalan kısmının ise salgınla mücadelede görev yapan ön saflardaki çalışanlarda kullanılacağını belirtti.</p>

<h2><strong>70 bin doz aşının kullanım alanı belirlendi</strong></h2>

<p>DSÖ Genel Direktörü, toplam 70 bin doz Ervebo aşısının 20 bininin Bundibugyo virüs hastalığı üzerindeki etkilerin araştırılması amacıyla yürütülecek Faz 3 klinik denemesine ayrılacağını bildirdi.</p>

<p>Kalan 50 bin dozun ise Acil Durumlar İçin Bilimsel Danışma Grubunun (SAGE) tavsiyeleri doğrultusunda salgınla mücadelede görev alan ön saflardaki çalışanlara uygulanması planlanıyor.</p>

<p>Ghebreyesus, Ervebo'nun daha önce <strong>Ebola virüsü</strong>nün Zaire türü olarak bilinen Ebola virüsünün neden olduğu salgınlarda kullanılmak üzere ruhsatlandırıldığını ve kullanımının tavsiye edildiğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>Ervebo'nun Bundibugyo virüsündeki etkisi araştırılıyor</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, Ervebo'nun insanlarda Bundibugyo virüsüne karşı koruyuculuk sağlayıp sağlamadığının henüz bilinmediğini belirtti. Buna karşın erken dönem laboratuvar ve hayvan çalışmalarından elde edilen verilerin aşının belirli düzeyde koruma sağlayabileceğine işaret ettiğini aktardı.</p>

<p>Ghebreyesus, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ervebo'nun insanlarda Bundibugyo virüsüne karşı koruyucu olup olmadığı bilinmiyor. Erken laboratuvar ve hayvan verileri, bir miktar koruma sağlayabileceğini gösteriyor."</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, <strong>aşı</strong> desteğinin küresel dayanışmanın hayata geçirilmesine yönelik önemli bir örnek olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>DSÖ'den salgına karşı kapsamlı mücadele</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, DSÖ, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), KDC'deki yetkililer ve diğer ortakların salgının kontrol altına alınması için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda hastalığın daha yakından izlenmesi, vakaların hızlı şekilde tespit edilmesi, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, toplumun sürece dahil edilmesi ve aşılama çalışmalarının desteklenmesine yönelik faaliyetlerin devam edeceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>KDC'de Ebola salgını ilan edilmişti</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe neden olan <strong>Ebola virüsü</strong> ilk kez 1976 yılında Sudan'ın <strong>Nzara</strong> kasabası ile KDC'nin Yambuku köyünde eş zamanlı görülen salgınlarla tespit edilmişti. Virüs, KDC'deki salgının Ebola Nehri yakınlarında ortaya çıkması nedeniyle bu isimle anılmaya başladı.</p>

<p>Virüs, Aralık 2013'te Batı Afrika'da da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında yaşanan salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaştı ve 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün bildirilmesinin ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edildi.</p>

<p>Sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre, mayıs ayında ortaya çıkan <strong>Bundibugyo</strong> Ebola varyantına karşı henüz onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-kongo-demokratik-cumhuriyetine-70-bin-doz-ebola-asisi-gonderilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dso-ebola-salgininin-goruldugu-kdc-ve-ugandaya-seyahat-ve-ticaret-kisitlamasi-onermiyor.png" type="image/jpeg" length="29390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı yatırımcı dokuz haftalık tahvil alımını sonlandırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimci-dokuz-haftalik-tahvil-alimini-sonlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimci-dokuz-haftalik-tahvil-alimini-sonlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışı yerleşik yatırımcılar, 14 Ağustos haftasında Türk hisse senetlerinde yaklaşık son altı haftanın en yüksek alımını yaptı. Yatırımcıların hisse senetlerindeki alımı 176,1 milyon dolar olurken, özel sektör tahvillerine yönelik alımları 445,9 milyon dolara ulaştı. Buna karşılık, devlet iç borçlanma senetlerinde dokuz hafta süren alım eğilimi aynı haftada yerini satışa bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB), Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri kapsamında 14 Ağustos haftasına ilişkin verileri yayımladı. Açıklanan rakamlara göre yabancı yatırımcılar, hafta boyunca hisse senedi ve özel sektör tahvillerine yönelirken devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) satış gerçekleştirdi.</p>

<p>Yurt dışında yerleşik yatırımcıların hisse senedi alımı 176,1 milyon dolar olarak hesaplandı. Aynı dönemde Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) kapsamında 445,9 milyon dolarlık alım yapılırken DİBS tarafında 306,2 milyon dolarlık satış gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yabancı yatırımcı hisse alımını 176,1 milyon dolara çıkardı</strong></h2>

<p>Yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasındaki işlemlerinde önceki haftaya kıyasla belirgin bir artış kaydedildi. Bir önceki hafta 1,5 milyon dolar seviyesinde bulunan hisse alımı, 14 Ağustos haftasında 176,1 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Bu rakamla birlikte yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi alımı son bir buçuk ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Yatırımcıların hisse senedi stoku da aynı dönemde 40 milyar 779,5 milyon dolardan 41 milyar 721,6 milyon dolara çıktı.</p>

<h3><strong>Yabancı yatırımcı DİBS'te satışa geçti</strong></h3>

<p>DİBS piyasasında ise önceki haftalarda görülen alım eğilimi değişti. Yurt dışı yerleşik yatırımcıların dokuz haftadır devam eden DİBS alımları, 14 Ağustos haftasında yerini satışa bıraktı.</p>

<p>Yatırımcılar söz konusu haftada 306,2 milyon dolarlık DİBS satışı gerçekleştirdi. Bir önceki hafta 505 milyon dolarlık tahvil alımı yapan yabancı yatırımcıların DİBS stoku da 18 milyar 488,7 milyon dolardan 18 milyar 143 milyon dolara geriledi.</p>

<h3><strong>Özel sektör tahvillerinde 445,9 milyon dolarlık alım</strong></h3>

<p>Yurt dışı yerleşik yatırımcıların işlem yaptığı bir diğer alan ise özel sektör tahvilleri oldu. 14 Ağustos haftasında Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) için 445,9 milyon dolarlık alım gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu işlemler sonucunda ÖST stoku 4 milyar 74,4 milyon dolar seviyesinden 4 milyar 503,7 milyon dolara yükseldi. Böylece haftalık verilerde yabancı yatırımcıların hisse senedi ve ÖST tarafında alım, DİBS tarafında ise satış yaptığı görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimci-dokuz-haftalik-tahvil-alimini-sonlandirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="13268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da “belediye eş başkanları görevden alındı” iddiasına DEM Parti'den yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/diyarbakirda-belediye-es-baskanlari-gorevden-alindi-iddiasina-dem-partiden-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/diyarbakirda-belediye-es-baskanlari-gorevden-alindi-iddiasina-dem-partiden-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, "Diyarbakır'daki dört belediye eş başkanının görevlerinden alındığına" ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (<strong>DEM Parti</strong>) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, bazı basın-yayın organlarında "Diyarbakır'da dört belediye eş başkanının görevden alındığı" yönündeki iddialara yanıt verdi.</p>

<p>Açıklamada, "Son günlerde bazı basın-yayın organlarında, Diyarbakır'da dört belediye eş başkanının görevden alındığı yönünde haberler yayımlandığı, söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığı" ifadeleri yer aldı. </p>

<p>Yapılan açıklamada, kamuoyunun ve basın kuruluşlarının seçilmişlerle ilgili yalnızca parti ile kurulun yayımladığı resmi bilgilendirmeleri esas alması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Basın-yayın organlarının da kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkına saygı göstererek, söylenti ve duyumlar üzerinden haber yapmak yerine Partimizin ve Kurulumuzun resmi açıklamalarını esas almaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/diyarbakirda-belediye-es-baskanlari-gorevden-alindi-iddiasina-dem-partiden-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/758773e8-72b0-487a-bf33-b282c6ef95fb-1.jpeg" type="image/jpeg" length="37649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika'da 3 bin hektar zarar gördü: Meclis Komisyonu olağanüstü toplandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-3-bin-hektar-zarar-gordu-meclis-komisyonu-olaganustu-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-3-bin-hektar-zarar-gordu-meclis-komisyonu-olaganustu-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika'da ülke tarihinin en büyük orman yangınıyla mücadele sürerken Federal Meclis İçişleri Komisyonu olağanüstü toplantı yaptı. Yangına hazırlık, hava araçlarının yetersizliği ve kurumlar arasındaki koordinasyon gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika</strong>'da 14 Ağustos'ta başlayan ve günlerdir devam eden orman yangını siyasi gündemin de merkezine yerleşti. <strong>Federal Meclis İçişleri Komisyonu</strong>, yangına ilişkin hazırlık ve müdahale sürecini değerlendirmek amacıyla yaz tatiline ara vererek toplandı.</p>

<p>Toplantıda, ülkenin bu ölçekteki <strong>orman yangınları</strong>yla mücadele konusunda yeterli hazırlığa sahip olup olmadığı ele alındı. Milletvekilleri, daha önce yapılan risk uyarılarının ardından gerekli tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını gündeme getirdi.</p>

<h2><strong>Hava araçları ve koordinasyon tartışılıyor</strong></h2>

<p>Komisyon toplantısında Belçika'nın havadan yangın söndürme imkanlarının yetersiz olduğu yönündeki değerlendirmeler öne çıktı. Yangına müdahale sırasında itfaiye, polis, Savunma ve Sivil Koruma birimleri arasındaki koordinasyon da tartışılan konular arasında yer aldı.</p>

<p>İçişleri Bakanı Bernard Quintin'in toplantıda milletvekillerinin yangına müdahale süreci ve hazırlıklara ilişkin sorularını yanıtlaması bekleniyor.</p>

<p>Muhalefet milletvekilleri ise <strong>İklim Riski Değerlendirme Merkezinin (Cerac) </strong>yaklaşık 1,5 yıl önce yayımladığı rapora dikkat çekti. Raporda orman yangını riskine ilişkin uyarılar bulunduğunu belirten muhalefet, hükümetin bu değerlendirmelerin ardından yeterli hazırlığı yapmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yangın 14 Ağustos'ta başladı</strong></h3>

<p>Belçika'nın <strong>Liege</strong> vilayetinde bulunan <strong>Hautes Fagnes </strong>doğa koruma alanında başlayan yangın, 14 Ağustos'tan bu yana bölgede etkisini sürdürüyor. Ülkenin en büyük ve en eski doğa koruma alanlarından biri olan bölgedeki yangın nedeniyle Almanya sınırındaki bazı noktalar ile Belçika'daki yerleşimlerden tahliyeler gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Yangın</strong>ın geniş bir alana yayılması üzerine Belçika, Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizmasını devreye aldı. Bunun ardından çeşitli Avrupa ülkeleri, yangın söndürme çalışmalarına hava araçları ve ekiplerle destek verdi.</p>

<h3><strong>Yaklaşık 3 bin hektar zarar gördü</strong></h3>

<p>Alevlerin hızlı şekilde ilerlemesi sonucunda yaklaşık 3 bin hektarlık alan yangından etkilendi. Son günlerde yangının ilerleyişi durdurulmuş olsa da bölgede söndürme çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Yetkililerin dikkat çektiği risklerden biri de toprağın altında devam eden yanma. Yer altında süren yangının yeni alevlenmelere neden olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Hautes Fagnes'teki yangın, Belçika'da daha önce en büyük orman yangını olarak kayıtlara geçen 2011'deki yangını da geride bıraktı. 2011 yılında yaklaşık 1400 hektarlık alan zarar görmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-3-bin-hektar-zarar-gordu-meclis-komisyonu-olaganustu-toplandi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/belcikadaki-buyuk-orman-yangini-nedeniyle-meclis-komisyonu-olaganustu-toplandi.png" type="image/jpeg" length="77198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piyasalarda dolar-euro hareketliliği: Dolar üç ayın dibine yaklaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/piyasalarda-dolar-euro-hareketliligi-dolar-uc-ayin-dibine-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/piyasalarda-dolar-euro-hareketliligi-dolar-uc-ayin-dibine-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanlığının tahvil piyasasındaki satış baskısını azaltmaya yönelik adımıyla uzun vadeli faizlerde gerileme görüldü. Bu gelişmeyle dolar üç ayın en düşük seviyelerine yaklaşırken, dolar endeksi 98,723 seviyesine indi ve euro son üç ayın en yüksek değerine ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD doları</strong>, ABD Hazine Bakanlığının tahvil piyasasında yaşanan sert satışları sınırlamak amacıyla attığı adımların ardından değer kaybetti. <strong>Dolar endeksi </strong>üç ayın en düşük seviyesine yaklaşırken, euro son üç ayın en yüksek seviyesine yükseldi.</p>

<h2><strong>Dolar endeksi üç ayın en düşük seviyesini gördü</strong></h2>

<p>Dolar endeksi 98,723 seviyesine gerileyerek 14 Mayıs'tan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Euro da dolar karşısında 1,1692 seviyesine yükselerek mayıs ayının ortasından bu yana en yüksek değerine ulaştı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığının tahvil piyasasına yönelik adımları sonrasında döviz piyasasında doların zayıfladığı görüldü. Eurodaki yükseliş de dolar karşısındaki hareketin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>ABD tahvil faizinde gerileme yaşandı</strong></h3>

<p>ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi, haftanın başında yüzde 5,337 seviyesine çıkarak 19 yılın en yüksek değerine ulaşmıştı. Hazine Bakanlığının uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırması ve borçlanmanın daha büyük bölümünü kısa vadeye yönlendirmesinin ardından söz konusu faiz yaklaşık yüzde 5,20 seviyesine geriledi.</p>

<p>Tahvil faizindeki düşüş, Hazine Bakanlığının piyasalardaki satış baskısını azaltmaya yönelik adımlarının ardından gerçekleşti. Uzun vadeli tahvil faizlerinde görülen hareketlilik doların seyrinde de etkili oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Doların gerilemesi yene destek verdi</strong></h3>

<p>ABD dolarındaki değer kaybı Japon yenininin dolar karşısındaki hareketini de destekledi. Dolar/yen paritesi 158,41 seviyesinde işlem gördü.</p>

<p>Döviz piyasasında doların zayıflamasıyla birlikte yen tarafındaki hareketlilik de takip edildi. Paritedeki son durum 158,41 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Fed tutanaklarında faiz artışı mesajı</strong></h3>

<p>ABD Merkez Bankasının (Fed) temmuz ayında gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin yayımlanan tutanaklar, üyelerin enflasyon konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergilediğini ortaya koydu. Tutanaklarda bazı üyelerin faiz artışına açık olduğu görüldü.</p>

<p>Bununla birlikte son dönemde enflasyon, istihdam ve ekonomik aktiviteye ilişkin açıklanan zayıf veriler, yakın vadede faiz artırılacağı yönündeki beklentilerin sınırlanmasına neden oldu. Böylece Fed'in para politikasına ilişkin değerlendirmelerde hem enflasyon görünümü hem de ekonomik verilere ilişkin gelişmeler öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/piyasalarda-dolar-euro-hareketliligi-dolar-uc-ayin-dibine-yaklasti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abd-hazine-bakanligi-125-milyar-dolarlik-tahvil-ihrac-edecek.png" type="image/jpeg" length="93339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BDDK: KKM'de bakiye 4 milyon liraya indi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kkmde-bakiye-4-milyon-liraya-indi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kkmde-bakiye-4-milyon-liraya-indi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BDDK'nin haftalık verilerine göre, kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında düşüş devam etti. KKM bakiyesi geçen hafta 47 milyon lira azalarak 51 milyon liradan 4 milyon liraya geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK)</strong> 14 Ağustos tarihli haftalık bülteni, bankacılık sektöründeki son duruma ilişkin verileri ortaya koydu. Buna göre toplam kredi hacmi ve mevduatlarda yükseliş kaydedilirken, kur korumalı <strong>Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarının (KKM</strong>) büyüklüğü geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Toplam kredi hacmi 27,6 trilyon lirayı aştı</strong></h2>

<p><strong>Banka</strong>ların kullandırdığı toplam kredi miktarı bir haftalık dönemde 201 milyar 298 milyon lira yükseldi. Böylece sektörün toplam kredi hacmi 27 trilyon 683 milyar 273 milyon liraya ulaştı.</p>

<p>Bankacılık sektöründeki toplam <strong>mevduat</strong> da aynı dönemde artış gösterdi. Bankalar arası mevduatın da dahil edildiği toplam tutar 528 milyar 905 milyon liralık yükselişle 31 trilyon 810 milyar 6 milyon liraya çıktı.</p>

<h3><strong>Tüketici kredilerinde artış kaydedildi</strong></h3>

<p>Tüketici kredilerinin toplam büyüklüğü 23 milyar 266 milyon liralık artışla 3 trilyon 446 milyar 536 milyon liraya yükseldi.</p>

<p>Bu kredilerin dağılımında konut kredileri 821 milyar 956 milyon lira, taşıt kredileri 41 milyar 352 milyon lira ve ihtiyaç kredileri 2 trilyon 583 milyar 229 milyon lira olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Taksitli ticari kredilerde de artış görüldü. Söz konusu kredi türünün toplam tutarı bir haftada 15 milyar 719 milyon lira yükselerek 4 trilyon 220 milyar 991 milyon liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Bireysel kredi kartı alacakları 3,4 trilyon liraya çıktı</strong></h3>

<p>Bankaların bireysel kredi kartlarından kaynaklanan alacakları, haftalık bazda yüzde 2 arttı. Toplam kredi kartı alacağı 3 trilyon 430 milyar 409 milyon lira seviyesine yükseldi.</p>

<p>Bu tutarın 1 trilyon 271 milyar 119 milyon lirası taksitli <strong>kredi kartı </strong>borçlarından oluşurken, 2 trilyon 159 milyar 290 milyon liralık bölüm taksitsiz borçlardan meydana geldi.</p>

<p>Bankacılık sektörünün takipteki alacaklarında da artış yaşandı. 14 Ağustos itibarıyla takipteki alacakların toplamı önceki haftaya kıyasla 5 milyar 433 milyon lira yükselerek 833 milyar 304 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Bankalar, takipteki alacakların 621 milyar 551 milyon liralık kısmı için özel karşılık ayırdı.</p>

<h3><strong>Yasal öz kaynaklar 5,9 trilyon liraya ulaştı</strong></h3>

<p>Bankacılık sisteminin <strong>yasal öz kaynakları</strong>nda da haftalık bazda yükseliş kaydedildi. Öz kaynaklar 12 milyar 805 milyon liralık artışla 5 trilyon 935 milyar 934 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında ise düşüş sürdü. KKM'nin toplam büyüklüğü bir haftada 47 milyon lira azaldı.</p>

<p>Bir önceki hafta 51 milyon lira seviyesinde bulunan KKM bakiyesi, son verilerle birlikte 4 milyon liraya geriledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kkmde-bakiye-4-milyon-liraya-indi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kkm-bakiyesinde-sona-yaklasildi.png" type="image/jpeg" length="68334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kandilli duyurdu: İstanbul Adalar açıklarında 117 deprem meydana geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kandilli-duyurdu-istanbul-adalar-aciklarinda-117-deprem-meydana-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kandilli-duyurdu-istanbul-adalar-aciklarinda-117-deprem-meydana-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Adalar'ın güneyinde önceki gün başlayan sismik hareketlilik bugün öğle saatlerine kadar devam etti. Bölgede bu süre içerisinde 117 ayrı sarsıntı kaydedilirken, Kandilli Rasathanesi depremlerin büyüklüklerinin 0,7 ile 3,1 arasında değiştiğini açıkladı. Rasathane, aynı bölgede yoğunlaşan bu hareketliliğin bir mikrodeprem dizisi oluşturduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kandilli Rasathanesi</strong>, <strong>İstanbul Adalar</strong>'ın güneyinde başlayan sismik hareketliliğe ilişkin yeni bir değerlendirme yayımladı.</p>

<p>Rasathane tarafından yapılan açıklamada, bugün öğle saatlerine kadar yaklaşık 20 kilometrelik yarıçap içerisinde büyüklüğü 0,7 ile 3,1 arasında değişen toplam 117 sarsıntının kayıtlara geçtiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Kandilli'den mikrodeprem dizisi değerlendirmesi</strong></h2>

<p>Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından sosyal medya üzerinden paylaşılan bilgilendirmede, bölgede meydana gelen depremlerin zaman ve konum açısından belirli bir alanda yoğunlaştığı ve mikrodeprem dizisi şeklinde geliştiği aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, düşük büyüklüklere sahip bu tür deprem kümelenmelerinin aktif tektonik bölgelerde dönemsel olarak ortaya çıkabildiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son iki günde meydana gelen ve kaynak mekanizması belirlenebilen sarsıntıların ise normal bileşenli oblik doğrultu atımlı özellik gösterdiği bildirildi. Benzer kaynak mekanizmalarının görülmesinin, depremlerin aynı faylanma geometrisi içerisinde meydana geldiğine işaret ettiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Sismik hareketlilik 24 saat takip ediliyor</strong></h3>

<p>Kandilli Rasathanesi, söz konusu sismik hareketliliğin KRDAE Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi tarafından kesintisiz şekilde izlendiğini açıkladı. Takip çalışmalarında depremlerin konumu, derinliği, büyüklüğü ve kaynak mekanizmasına ilişkin verilerin değerlendirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kandilli-duyurdu-istanbul-adalar-aciklarinda-117-deprem-meydana-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/deprem12.webp" type="image/jpeg" length="12630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TUS tercih ekranı açıldı mı, 2026 uzmanlık dalı değişikliği tercihleri nasıl yapılır? ÖSYM AİS ekranına nasıl girilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tus-tercih-ekrani-acildi-mi-2026-uzmanlik-dali-degisikligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tus-tercih-ekrani-acildi-mi-2026-uzmanlik-dali-degisikligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-TUS 1. dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri ne zaman başladı, adaylar tercihlerini nasıl yapacak? ÖSYM’nin duyurusuna göre uzmanlık dalı değişikliği için tercih süreci 20 Ağustos 2026 saat 14.00’te başladı ve 23 Ağustos 2026 saat 23.59’da sona erecek. Peki TUS tercih ekranı nerede, adaylar hangi adımları izlemeli ve 2026-TUS uzmanlık dalı değişikliği tercih kılavuzu nereden görüntülenebilir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri</strong>, adayların erişimine açıldı. ÖSYM tarafından yürütülen süreç kapsamında, 2026-TUS 1. Dönem sonuçlarına göre uzmanlık dalını değiştirmek isteyen adaylar tercihlerini elektronik ortamda gerçekleştirebilecek. Tercih işlemleri 20 Ağustos 2026 saat 14.00’te başladı ve 23 Ağustos 2026 Pazar günü saat 23.59’da sona erecek.</p>

<p>Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) kapsamında daha önce bir uzmanlık dalına yerleşmiş olup mevzuatta belirtilen koşullar doğrultusunda uzmanlık dalı değişikliği yapmak isteyen adaylar için ayrı bir tercih süreci yürütülüyor. ÖSYM’nin sınav grubuna ilişkin yayımladığı bilgilerde de uzmanlık dalı değişikliği işlemlerinin TUS yerleştirme süreçlerinden ayrı olarak duyurulduğu görülüyor.</p>

<p>Adayların tercih işlemlerini ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden bireysel olarak tamamlaması gerekiyor. Tercih yapılmadan önce yayımlanan kılavuzda yer alan koşulların, program bilgilerinin ve kontenjanların dikkatle incelenmesi önem taşıyor.</p>

<h2><strong>2026-TUS uzmanlık dalı değişikliği tercihleri ne zaman başladı?</strong></h2>

<p>2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri <strong>20 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 14.00 itibarıyla</strong> başladı.</p>

<p>Tercih dönemi kısa bir zaman aralığında gerçekleştirilecek. Adaylar işlemlerini <strong>23 Ağustos 2026 Pazar günü saat 23.59’a kadar</strong> tamamlayabilecek. Bu tarihten sonra sistemin tercih işlemlerine kapanması nedeniyle adayların tercih listelerini son ana bırakmadan oluşturması gerekiyor.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, normal TUS tercihleri ile uzmanlık dalı değişikliği tercihlerinin aynı süreç olmadığı. 2026-TUS 1. Dönem için genel uzmanlık tercihleri 7-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında alınmış, yerleştirme sonuçları ise 21 Mayıs’ta açıklanmıştı.</p>

<p>Dolayısıyla 20 Ağustos’ta başlayan süreç, sınava giren tüm adayların yeniden tercih yapacağı genel TUS yerleştirmesi değil; <strong>uzmanlık dalı değişikliği</strong> kapsamında yürütülen özel tercih işlemi niteliğinde.</p>

<h3><strong>TUS uzmanlık dalı değişikliği tercihi nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Adayların tercih işlemlerini ÖSYM’nin AİS platformu üzerinden gerçekleştirmesi gerekiyor. ÖSYM’nin önceki uzmanlık dalı değişikliği duyurularında da işlemlerin AİS üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresi kullanılarak bireysel olarak yapılacağı belirtilmişti. Örneğin 2025-TUS 2. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri de aynı sistem üzerinden alınmış ve adaylardan kılavuzdaki kuralları incelemeleri istenmişti.</p>

<p>Tercih sürecinde genel olarak şu adımlar izleniyor:</p>

<ol>
 <li>
 <p>ÖSYM’nin AİS sistemine girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. kimlik numaranız ve aday şifrenizle hesabınıza giriş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aktif tercih dönemleri arasında yer alan <strong>2026-TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği</strong> tercih işlemini seçin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kılavuzda yer alan program ve kontenjan bilgilerini inceleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tercih etmek istediğiniz uzmanlık dallarını ve kurumları sıralayın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tercih listenizi göndermeden önce tüm bilgileri kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tercih bildirimini sistem üzerinden tamamlayın ve işlemin kaydedildiğini doğrulayın.</p>
 </li>
</ol>

<p>Adayların burada yalnızca tercih ekranındaki program isimlerine göre karar vermemesi gerekiyor. Tercih kılavuzunda yer alan özel koşullar ve ilgili açıklamalar da dikkate alınmalı.</p>

<h3><strong>2026-TUS tercih ekranına nereden girilir?</strong></h3>

<p><strong>2026-TUS uzmanlık dalı değişikliği tercih ekranı</strong>, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden kullanılabiliyor.</p>

<p><a href="https://ais.osym.gov.tr/?utm_source" rel="nofollow">ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</a></p>

<p>Adayların sisteme giriş yaptıktan sonra hesaplarında kendilerine tanımlanan ilgili tercih işlemini seçmeleri gerekiyor. Kullanıcı adı ve şifreyle giriş yapılmasının ardından tercih ekranında yer alan programların kontrol edilmesi ve seçimlerin kılavuzdaki koşullara göre yapılması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM, TUS tercih süreçlerinde adayların tercihlerini elektronik ortamda bireysel olarak gerçekleştirmesini esas alıyor. 2026-TUS 1. Dönem genel tercih işlemlerinde de adayların AİS üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle tercih yapabilecekleri açıklanmıştı.</p>

<p><img alt="Sınav sistemi değişiyor mu? Bakan Tekin'den LGS ve YKS açıklaması" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-4b32671bca0912fbf54a000354e8529d.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026-TUS uzmanlık dalı değişikliği tercih kılavuzu yayımlandı mı?</strong></h3>

<p>Evet, adayların tercih sürecinde yararlanması gereken <strong>2026-TUS 1. Dönem Uzmanlık Dalı Değişikliği İçin Tercih Kılavuzu</strong> yayımlandı.</p>

<p>Kılavuz, adayların tercih işlemlerinde uyması gereken temel kuralların yanı sıra tercih edilebilecek programlara ilişkin bilgilerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Bu nedenle tercih ekranına geçmeden önce kılavuzun tamamının incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM’nin TUS süreçlerinde kılavuz ve tabloları ayrı şekilde yayımladığı görülüyor. 2026-TUS 1. Dönem genel tercih döneminde de “Tercih Kılavuzu ve Tablolar” başlığı altında genel bilgiler, temel ilke ve kurallar ile uzmanlık öğrencisi kontenjanları paylaşılmıştı.</p>

<p><a href="https://www.osym.gov.tr/SinavGrubu/Menu/872?utm_source" rel="nofollow">ÖSYM’nin TUS sınav sayfası ve güncel duyuruları</a></p>

<p>Kılavuzda yer alan özel koşulların gözden geçirilmesi özellikle önem taşıyor. Bir programın tercih listesinde bulunması, her aday tarafından koşulsuz şekilde tercih edilebileceği anlamına gelmeyebileceğinden adayların ilgili açıklamaları kendi durumları açısından değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<h2>Tercih listesinde hangi bilgiler kontrol edilmeli?</h2>

<p>Uzmanlık dalı değişikliği için tercih listesi hazırlanırken yalnızca bölüm adına bakılması yeterli değil. Adayların programın bağlı olduğu kurum, kontenjan ve varsa özel koşullarını birlikte değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Tercih öncesinde özellikle şu bilgiler kontrol edilebilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Tercih edilecek uzmanlık dalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim verilecek kurum</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlgili programın kontenjan bilgisi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kılavuzda belirtilen özel koşullar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın ilgili programa yönelik şartları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tercih sıralaması</p>
 </li>
 <li>
 <p>AİS üzerinde kaydedilen son tercih listesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kontrollerin amacı yalnızca tercih listesini oluşturmak değil, adayın kendi koşullarıyla tercih ettiği program arasındaki uyumu da değerlendirmek.</p>

<p><img alt="Tus 2. Dönem Sınav Giriş Belgesi Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="868" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tus-2-donem-sinav-giris-belgesi-yayimlandi.png" width="1540" /></p>

<h3><strong>TUS uzmanlık dalı değişikliği tercihlerinde kılavuz neden önemli?</strong></h3>

<p>Uzmanlık dalı değişikliği, normal TUS tercih sürecinden farklı kuralları bulunan bir işlem olduğu için kılavuzun incelenmesi kritik önem taşıyor. ÖSYM’nin daha önceki TUS uzmanlık dalı değişikliği duyurularında da adayların tercihlerini kılavuzdaki kurallara göre yapması gerektiği açıkça belirtilmişti.</p>

<p>Bu nedenle adayların yalnızca sosyal medya paylaşımları, haber metinleri veya tercih ekranındaki bilgilerle işlem yapması yerine doğrudan ÖSYM tarafından yayımlanan güncel kılavuzu esas alması gerekiyor.</p>

<p>Özellikle kontenjan, program ve özel koşullara ilişkin ayrıntılar tercih kararının doğrudan parçası olabilir. Resmî belgede yer alan bir şartın gözden kaçırılması, tercih listesinin adayın beklentisini karşılamamasına yol açabileceğinden bütün açıklamaların okunması gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026-TUS uzmanlık dalı değişikliği tercihleri ne zaman sona erecek?</strong></h3>

<p><strong>2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri 23 Ağustos 2026 Pazar günü saat 23.59’da sona erecek.</strong></p>

<p>Böylece adayların tercihlerini tamamlamak için 20 Ağustos saat 14.00’ten 23 Ağustos saat 23.59’a kadar süresi bulunuyor. Son gün ve son saat bilgisi nedeniyle adayların işlemlerini tercih döneminin son dakikalarına bırakmaması önem taşıyor.</p>

<p>Tercih listesinin oluşturulması ile tercih işleminin sistemde tamamlanması aynı şey olmadığı için adayların son aşamada bildirim işleminin gerçekleştiğini ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM’nin TUS takviminde sınavın farklı aşamaları için ayrı tercih ve yerleştirme tarihleri bulunuyor. 2026-TUS 1. Dönem genel yerleştirme süreci Mayıs ayında, ek yerleştirme süreci ise Haziran ayında gerçekleştirilmişti. </p>

<p><img alt="ösym sınav" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-8ea2ecf70e33bb6faaf9e2a16264a844.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Tercih sonrası süreç nasıl işleyecek?</strong></h3>

<p>Tercih döneminin tamamlanmasının ardından ÖSYM tarafından yerleştirme işleminin yürütülmesi bekleniyor. Yerleştirmenin hangi tarihte açıklanacağına ilişkin kesin bilgi için adayların ÖSYM’nin TUS duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM’nin önceki uzmanlık dalı değişikliği süreçlerinde tercihlerin alınmasının ardından yerleştirme sonuçları ayrıca duyuruldu. Örneğin 2025-TUS 2. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri 11-15 Mart 2026 tarihlerinde alınmış, yerleştirme sonuçları daha sonra ÖSYM tarafından açıklanmıştı.</p>

<p>Bu nedenle 2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği sürecinde de adayların tercih aşamasından sonra ÖSYM’nin sonuç duyurusunu takip etmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>2026-TUS 1. Dönem uzmanlık dalı değişikliği tercihleri için son tarih 23 Ağustos 2026 saat 23.59.</strong> Adayların tercihlerini tamamlamadan önce güncel ÖSYM kılavuzundaki kuralları, program bilgilerini ve varsa özel koşulları incelemesi; işlem sonrasında da tercih bildiriminin sisteme doğru şekilde kaydedildiğini kontrol etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tus-tercih-ekrani-acildi-mi-2026-uzmanlik-dali-degisikligi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" type="image/jpeg" length="32425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-dusuk-borclulugumuz-ekonomimize-onemli-bir-esneklik-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-dusuk-borclulugumuz-ekonomimize-onemli-bir-esneklik-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, düşük borç seviyesinin Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek</strong>, X sosyal medya hesabı üzerinden, Türkiye'nin borç stoku verilerine ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>"Düşük borçluluk ekonomimizin direncini artıran önemli bir unsurdur" diyen Şimşek, "Zorlu küresel koşullarla mücadelede düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Düşük borçluluk ekonomimizin direncini artıran önemli bir unsur"</strong></h2>

<p>Bakan Şimşek'in paylaşımında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Düşük borçluluk ekonomimizin direncini artıran önemli bir unsurdur. Kamu, finansal sektör, özel sektör ve hanehalkının toplam borcunun milli gelire oranı ülkemizde yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229’un ve dünya ortalaması yüzde 306’nın oldukça altındadır. Kamu borcunun GSYH’ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir. Brüt dış borç stoku ikinci çeyrek itibarıyla 539 milyar dolar gerçekleşirken milli gelire oranının yüzde 31,8 ile yatay seyretmesini bekliyoruz. Zorlu küresel koşullarla mücadelede düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor."</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Düşük borçluluk ekonomimizin direncini artıran önemli bir unsurdur.<br />
<br />
Kamu, finansal sektör, özel sektör ve hanehalkının toplam borcunun milli gelire oranı ülkemizde yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229’un ve dünya ortalaması yüzde 306’nın oldukça altındadır.… <a href="https://t.co/UgiwS0QArn" rel="nofollow">pic.twitter.com/UgiwS0QArn</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2090398274851049922?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-dusuk-borclulugumuz-ekonomimize-onemli-bir-esneklik-sagliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/mehmet-simsek-ve-fatih-karahan-londrada-yatirimcilara-seslenecek-1.jpg" type="image/jpeg" length="89921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umman ve Japonya'dan Hürmüz Boğazı mesajı: Deniz ulaşımı güvence altına alınmalı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umman-ve-japonyadan-hurmuz-bogazi-mesaji-deniz-ulasimi-guvence-altina-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umman-ve-japonyadan-hurmuz-bogazi-mesaji-deniz-ulasimi-guvence-altina-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Umman ve Japonya, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvence altına alınması ve bölgedeki gerilimin azaltılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Umman</strong> Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile <strong>Japonya</strong> Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, başkent Maskat'ta bir araya gelerek bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı</strong>'nın güvenliği, bölgesel gerilim ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ele alındı.</p>

<p>Busaidi, Hürmüz Boğazı'nda kalıcı güvenliğin yalnızca deniz ulaşımının korunmasıyla sağlanamayacağını belirterek bölgede uzun vadeli barışın oluşturulması gerektiğini ifade etti. Ummanlı Bakan, mevcut sorunların çatışma yerine itidal ve diplomasi yoluyla ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Umman gerilimin azaltılmasını istedi</strong></h2>

<p>Busaidi, Umman'ın <strong>deniz güvenliği</strong> konusunda uluslararası hukuka bağlılığını sürdüreceğini söyledi. Daha fazla çatışma ve gerilime karşı olduklarını belirten Busaidi, bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenlerinin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Umman'ın Japonya başta olmak üzere uluslararası ortaklarıyla diyalog ve barışçıl çözüm arayışlarını sürdüreceğini belirten Busaidi, bölgesel ve küresel belirsizliklerin arttığı dönemde güvene dayalı ilişkilerin öneminin daha da yükseldiğini kaydetti.</p>

<p>İki bakan, bölgedeki tansiyonun düşürülmesine yönelik siyasi bir çözüm bulunmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'nda gemilerin serbest geçişinin korunması gerektiği konusunda görüş birliği ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Japon şirketlerinin Umman ilgisi arttı</strong></h3>

<p>Görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler de gündeme geldi. Busaidi, Japon şirketlerinin Umman'daki yatırımlarına ve farklı sektörlerdeki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Japon firmalarının enerji, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu teknolojiler, lojistik ve altyapı alanlarında Umman'a yönelik ilgisinin arttığını belirten Busaidi, bu katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Ummanlı Bakan ayrıca Japonya ile <strong>Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) </strong>ülkeleri arasında yürütülen serbest ticaret anlaşması görüşmelerinden olumlu sonuç çıkmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>Busaidi, söz konusu anlaşmanın hayata geçirilmesinin iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımları geliştirebileceğini, aynı zamanda tedarik zincirlerinin güvenliğine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Japonya'dan enerji işbirliği vurgusu</strong></h3>

<p>Japonya Dışişleri Bakanı Toşimitsu, Umman ile farklı alanlarda yürütülen işbirliğini daha ileri taşımak istediklerini belirtti. Umman'ın Japonya'ya ham petrol ve sıvılaştırılmış <strong>doğal gaz</strong> konusunda istikrarlı ve uzun vadeli tedarik sağlamasından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Toşimitsu, iki ülkenin temiz enerji alanındaki ortak çalışmalarını geliştirme konusunda kararlı olduğunu söyledi. Hidrojen ve amonyak başta olmak üzere yeni enerji kaynaklarının geliştirilmesinin de işbirliği alanları arasında bulunduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Japonya'dan Hürmüz ve Babulmendeb çağrısı</strong></h3>

<p>Japonya'nın <strong>Orta Doğu</strong>'daki mevcut şartlar karşısında ekonomik dayanıklılığını ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla kapsamlı bir işbirliği planı hazırladığını aktaran Toşimitsu, İran konusunda da değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Toşimitsu, İran'la ilgili gelişmeler açısından “son derece kritik” bir aşamadan geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Japon Bakan, bölgedeki tansiyonun kısa sürede düşürülmesi için diplomatik temasların artırılması gerektiğini söyledi. Toşimitsu ayrıca Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarında deniz ulaşımının serbest şekilde devam etmesinin güvence altına alınmasını ve bu konuda Japonya ile Umman arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umman-ve-japonyadan-hurmuz-bogazi-mesaji-deniz-ulasimi-guvence-altina-alinmali</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umman-hurmuz-bogazinda-guvenligin-yolu-kalici-bolgesel-baristan-geciyor.png" type="image/jpeg" length="72540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bıçaklı saldırıda yaralanan Melih Meriç'in sağlık durumu hakkında açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bicakli-saldirida-yaralanan-melih-mericin-saglik-durumu-hakkinda-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bicakli-saldirida-yaralanan-melih-mericin-saglik-durumu-hakkinda-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bıçaklı saldırı sonucu yaralanan YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’in hastanedeki tedavisi sürüyor. Meriç’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, enfeksiyon riskine karşı hekimlerin önerisi doğrultusunda bu aşamada hastane ziyaretlerinin yapılmaması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bıçaklı saldırı nedeniyle yaralanan <strong>YENİ Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç</strong>’in hastanedeki tedavi süreci devam ediyor. Meriç’in sosyal medya hesabından paylaşılan son bilgilendirmede, enfeksiyon ihtimaline karşı bu aşamada ziyaretçi kabul edilmeyeceği duyuruldu.</p>

<p>18 Ağustos Salı günü Gaziantep Şahinbey'de CHP Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş’in gerçekleştirdiği bıçaklı saldırıda yaralanan YENİ Parti Milletvekili Melih Meriç’in sağlık durumuna ilişkin yeni bir açıklama yapıldı. Meriç, saldırının ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı.</p>

<p>Meriç’in sosyal medya hesabından yapılan bilgilendirme şöyle:</p>

<p>"Sayın Melih Meriç’in tedavisi hastanede devam etmekte olup sağlık durumu hekimlerimizin yakın takibi altındadır. Tedavi sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesi ve enfeksiyon riskinin önlenmesi amacıyla hekimlerimizin önerileri doğrultusunda hastane ziyaretlerinin bu aşamada gerçekleştirilmemesini önemle rica ediyoruz. Bu süreçte arayan, soran, geçmiş olsun dileklerini ileten, mesaj gönderen ve desteklerini paylaşan tüm vatandaşlarımıza, siyasi parti temsilcilerine, kamu görevlilerine ve yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Sağlık durumuna ilişkin gelişmeler, doğrulanmış bilgiler doğrultusunda kamuoyuyla paylaşılacaktır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">KAMUOYUNA DUYURU<br />
<br />
Sayın Melih Meriç’in Sağlık Durumu Hakkında<br />
<br />
Sayın Melih Meriç’in tedavisi hastanede devam etmekte olup sağlık durumu hekimlerimizin yakın takibi altındadır.<br />
<br />
Tedavi sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesi ve enfeksiyon riskinin önlenmesi amacıyla, hekimlerimizin… <a href="https://t.co/Y1N07xE2Ja" rel="nofollow">pic.twitter.com/Y1N07xE2Ja</a></p>
— Melih Meriç (@melih_meric) <a href="https://x.com/melih_meric/status/2090364768959783236?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bicakli-saldirida-yaralanan-melih-mericin-saglik-durumu-hakkinda-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bicakli-saldirida-yaralanan-melih-mericin-saglik-durumu-hakkinda-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="83557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsviçre hava savunmasını güçlendiriyor: Parlamentodan 970 milyon franklık kaynak istendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-hava-savunmasini-guclendiriyor-parlamentodan-970-milyon-franklik-kaynak-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-hava-savunmasini-guclendiriyor-parlamentodan-970-milyon-franklik-kaynak-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre hükümeti, artan tehditler nedeniyle hava savunma sistemini güçlendirmek için parlamentodan 970 milyon İsviçre frangı ek kaynak talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İsviçre hükümeti</strong>, hava savunma kapasitesini artırmak amacıyla <strong>parlamento</strong>dan <strong>ek bütçe </strong>talebinde bulundu. Kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberine göre, hükümet artan tehdit durumunu gerekçe göstererek hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesini planlıyor.</p>

<p>Parlamentodan istenen 970 milyon İsviçre frangının, silahların teslimat tarihlerinin güvence altına alınması için üreticilere yapılacak ön ödemelerde kullanılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Kısa ve orta menzilli savunmaya kaynak ayrılacak</strong></h2>

<p>Talep edilen ek kaynağın önemli bölümü kara tabanlı hava savunma sistemlerine ayrılacak. Buna göre 250 milyon İsviçre frangı kısa menzilli, 650 milyon İsviçre frangı ise orta menzilli kara tabanlı hava savunması için kullanılacak.</p>

<p>Hükümet tarafından yapılan açıklamada, "Söz konusu fonlar, silahların teslimat tarihlerini güvence altına almak için ön ödemeler yapmak amacıyla kullanılacak. Özellikle 250 milyon İsviçre frangı kısa menzilli kara tabanlı hava savunması ve 650 milyon <strong>İsviçre frangı </strong>ise orta menzilli kara tabanlı hava savunması için ayrıldı" ifadelerine yer verildi.</p>

<h3><strong>Radar ve mini İHA savunmasına da yatırım yapılacak</strong></h3>

<p>İsviçre'nin planı kapsamında radar sistemleri ile mini <strong>insansız hava araçları</strong>na karşı kullanılacak savunma sistemlerine de 70 milyon İsviçre frangı kaynak ayrılması planlanıyor.</p>

<p>Açıklamada, savunma ekipmanı üreticilerinin giderek daha yüksek miktarlarda ön ödeme talep ettiği belirtildi. Bu ödemelerin yapılmaması halinde bazı tedariklerin birkaç yıl gecikebileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ek kaynak vergi gelirleriyle finanse edilecek</strong></h3>

<p>İsviçre hükümeti, talep edilen 970 milyon franklık ek kaynağın finansmanına ilişkin de açıklama yaptı. Buna göre, kurumlar vergisinden elde edilen gelirlerdeki artış ve federal hükümetin gelir tahminlerindeki iyileşme, söz konusu kredinin karşılanmasına imkan sağlayacak.</p>

<p>Hükümet, artan tehditler karşısında hava savunma kapasitesini güçlendirmek için ihtiyaç duyulan silah ve sistemlerin teslimat süreçlerini güvence altına almayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-hava-savunmasini-guclendiriyor-parlamentodan-970-milyon-franklik-kaynak-istendi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/isvicre-hukumeti-hava-savunma-sistemini-guclendirmek-icin-ek-970-milyon-isvicre-frangi-talep-ediyor.png" type="image/jpeg" length="16331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="27805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="87196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="59897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="42086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="10200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="15160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="66996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="58600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="64725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="29032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="51127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="43785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="35184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="68958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="59419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="84744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="86168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="79373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="98947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="63922"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
