<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 13:19:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SPK duyurdu: 130 yatırım fonu tasfiye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/spk-duyurdu-130-yatirim-fonu-tasfiye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/spk-duyurdu-130-yatirim-fonu-tasfiye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul'da yaşanan gelişmelerin ardından piyasa istikrarını sağlamak amacıyla kritik kararlar aldı. 7 portföy yönetim şirketine ait tüm fonlar TEFAS işlemlerine kapatılırken, listedeki 130 yatırım fonunun tasfiyesine ve kredili işlemlerde özkaynak koruma oranının 2 Ekim'e kadar yüzde 20'ye düşürülmesine karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul piyasalarında son dönemde yaşanan olağandışı gelişmelerin ardından yatırımcıların hak ve menfaatlerini korumak amacıyla geniş kapsamlı bir dizi olağanüstü tedbir kararı aldı. Kurul; 7 portföy yönetim şirketinin bünyesindeki tüm fonları TEFAS işlemlerine kapatırken, 130 yatırım fonunun belirlenecek yöntemle tasfiye edilmesine hükmetti. Eş zamanlı olarak piyasadaki likidite baskısını hafifletmek adına kredili işlemlerdeki özkaynak koruma oranı geçici olarak esnetildi.</p>

<p>SPK tarafından yapılan duyuruda, kararların sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf, etkin ve istikrarlı bir ortamda işleyişini temin etmek ve yatırımcı mağduriyetlerinin önüne geçmek gayesiyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde alındığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kredili işlemlerde özkaynak oranı yüzde 20'ye çekildi</strong></h3>

<p>Piyasalarda teminat tamamlama çağrıları ve zorunlu satış baskılarını azaltmayı hedefleyen düzenleyici kurum, kredili sermaye piyasası aracı işlemlerine ilişkin kritik bir esneklik getirdi. Mevzuatta asgari yüzde 35 olarak uygulanan özkaynak koruma oranı, <strong>2 Ekim 2026</strong> tarihine kadar geçici süreyle <strong>yüzde 20</strong> olarak revize edildi. Bu adımla aracı kurumlar ve yatırımcılar nezdinde likidite kaynaklı sert fiyat hareketlerinin dengelenmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>7 şirketin fonları TEFAS'a kapatıldı, 130 fon için tasfiye süreci başladı</strong></h3>

<p>Alınan yaptırım ve tedbir kararları kapsamında, portföy yönetim sektörünün önde gelen 7 şirketinin kurucusu olduğu tüm yatırım fonlarının Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'ndaki (TEFAS) alım ve satım işlemleri tamamen durduruldu.</p>

<p>Karardan etkilenen 7 portföy yönetim şirketi şunlar oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tera Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pusula Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hedef Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Atlas Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>A1 Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pardus Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.</p>
 </li>
</ul>

<p>Kurul, söz konusu şirketlerin portföyünde yer alan ve aralarında kamuoyunun yakından takip ettiği fonların da bulunduğu toplam <strong>130 yatırım fonunun</strong>, SPK tarafından belirlenecek usul ve yöntemler doğrultusunda resmen tasfiye edilmesine karar verdi. Tasfiye sürecinin detayları ve yatırımcı alacaklarının takvimine ilişkin yol haritasının Kurulca ayrıca ilan edileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/spk-duyurdu-130-yatirim-fonu-tasfiye-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/spkden-uzaktan-kimlik-tespitinde-duzenleme-yabanci-musteriler-icin-yeni-donemjpg.webp" type="image/jpeg" length="42588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarık Akan Bakırköy'de düzenlenen programla anıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarik-akan-bakirkoyde-duzenlenen-programla-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarik-akan-bakirkoyde-duzenlenen-programla-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarık Akan, aramızdan ayrılışının 10. yıl dönümünde memleketi ve yaşam alanı olan Bakırköy’de binlerce hemşehrisinin katıldığı anlamlı bir törenle anıldı. Bakırköy Belediyesi, İBB Kültür ve sanatçının bizzat kurucusu olduğu Özel Taş Okul iş birliğiyle düzenlenen "Meydanda Tarık Akan" etkinliğinde, usta oyuncunun sinema serüveni, toplumsal duruşu ve eğitime kazandırdığı değerler aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda gerçekleştirilen programda; Akan’ın sinema kariyerine damga vuran kült filmlerinden kesitler dev ekranlara yansıtıldı, bu yapımlarla özdeşleşen hafızalara kazınmış film müzikleri seslendirildi. Romantik jön rollerinden toplumsal gerçekçi sinemanın sarsıcı karakterlerine uzanan yolculuğuyla Türk sinemasında derin izler bırakan usta sanatçının hayat verdiği karakterler, Bakırköylülerin yoğun katılımıyla yeniden canlandı.</p>

<h3><strong>Taş Okul Korosu ve Onur Akın sahnedeydi</strong></h3>

<p>Tarık Akan’ın yalnızca bir sinema emekçisi değil, aynı zamanda eğitime ve çocuklara adanmış bir aydın olduğunu simgeleyen etkinlikte, sanatçının kuruculuğunu üstlendiği tarihi Taş Mektep’in öğrencileri sahne aldı. Taş Okul Korosu’nun seslendirdiği parçalar izleyicilere duygusal anlar yaşatırken, gecenin devamında usta sanatçı Onur Akın sahneye çıkarak sevilen ezgilerini Tarık Akan anısına seslendirdi.</p>

<h3><strong>"Yalnızca bir sinema devi değil, kıymetli bir komşumuzdu"</strong></h3>

<p>Gecede katılımcılara hitap eden Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Tarık Akan’ın Bakırköy için taşıdığı özel anlama dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Tarık Akan denildiğinde hepimizin zihninde farklı bir film, farklı bir karakter canlanıyor. Kimi zaman Hababam Sınıfı’nın unutulmaz Damat Ferit’i, kimi zaman romantik filmlerin mütevazı jönü, kimi zaman ise hayatın gerçeklerini ve insan hikâyelerini beyaz perdeye taşıyan güçlü bir sanatçı… Ama Tarık Akan bizim için yalnızca Yeşilçam’ın büyük bir ustası değildi. O, aynı zamanda bir Bakırköylüydü. Bu semtin sokaklarında yürümüş, bu semtin insanlarıyla aynı havayı solumuş, hayatının önemli bir bölümünü Bakırköy’le paylaşmış çok kıymetli bir komşumuzdu. Bugün onu anarken yalnızca Türk sinemasının dev bir çınarını değil, kendi mahallemizden çıkmış bir komşumuzu da anıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Gerçek sanatçıların ömrü fikirleriyle devam eder"</strong></h3>

<p>Tarık Akan’ın eğitime verdiği önemin altını çizen Başkan Ovalıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Eğitime ve çocuklara verdiği değerin en somut göstergesi olan Taş Okul’un kuruluşunda üstlendiği rol, onun geride yalnızca filmler değil, geleceğe uzanan köklü değerler bırakmak istediğini gösteriyor. Bugün Taş Okul Korosu’nun bizlerle olması bu açıdan çok anlamlı. Çünkü bir sanatçının en güzel mirası, kendisinden sonra gelen nesillere ilham verebilmesidir. Tarık Akan filmleriyle hafızamızda, duruşuyla gönlümüzde, yetişen çocuklarla geleceğimizde yaşamaya devam ediyor. Gerçek sanatçıların ömrü, bıraktıkları eserlerle ve fikirlerle devam eder. Bize bıraktığı sanat mirası ve insanlara dokunan hayatı için kendisini 10. yılında bir kez daha saygı, sevgi ve minnetle anıyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarik-akan-bakirkoyde-duzenlenen-programla-anildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2840af6b-55f1-4249-b2d5-08227f5a4ef6-w.jpeg" type="image/jpeg" length="92291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 ilde suç örgütlerine yönelik operasyon: 13 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-13-supheli-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-13-supheli-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli Kocaeli, Bolu ve Tekirdağ'da suç örgütlerine yönelik operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü </strong>Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 11 olaya karıştıkları belirlenen suç örgütü üyesi şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü. Ekipler, şüphelilerin yakalanmasının yanı sıra soruşturma kapsamında suç unsuru oluşturabilecek delillerin ele geçirilmesi amacıyla da çalışma yaptı.</p>

<h2><strong>4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p>Yürütülen çalışmaların ardından operasyonun <strong>İstanbul</strong> merkezli olmak üzere <strong>Kocaeli</strong>, <strong>Bolu</strong> ve <strong>Tekirdağ</strong>'ı da kapsaması kararlaştırıldı. Dört ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonla, 11 olaya karıştıkları tespit edilen suç örgütü üyesi şüphelilere yönelik işlem yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında ekipler tarafından toplam 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yakalanmasıyla birlikte soruşturma kapsamında yürütülen operasyonun gözaltı aşaması tamamlandı.</p>

<h3><strong>13 şüpheli adliyeye sevk edildi</strong></h3>

<p><strong>Gözaltı</strong>na alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. İşlemlerin sona ermesinin ardından 13 şüpheli, gerekli prosedürlerin tamamlanmasıyla birlikte adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Böylece İstanbul merkezli Kocaeli, Bolu ve Tekirdağ'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan toplam 13 şüpheli adli sürece gönderilmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-13-supheli-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-merkezli-4-ilde-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonda-13-zanli-adliyeye-gonderildi.png" type="image/jpeg" length="46211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[22. TÜRSAK Çocuk Filmleri Festivali Ankara'da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/22-tursak-cocuk-filmleri-festivali-ankarada-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/22-tursak-cocuk-filmleri-festivali-ankarada-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sinema ve Audiovisüel Kültür Vakfı (TÜRSAK) tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Çocuk Filmleri Festivali, 19-23 Eylül tarihleri arasında Ankara’da çocuklarla buluşmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleşecek etkinlik, dopdolu film seçkisi ve eğitici atölyeleriyle başkentli miniklere kapılarını açacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beş gün boyunca Podium AVM ev sahipliğinde yürütülecek program kapsamında ücretsiz film gösterimlerinin yanı sıra yaratıcı drama, kukla yapımı, yazarlık, sosyal medya içerik üretimi ve film okuma atölyeleri düzenlenecek; "Kakapo Neyin Peşinde? Hikaye, Oyun ve Sohbet" başlıklı özel etkinlik minik izleyicilerle buluşacak.</p>

<h2><strong>İlk iki günün programı: Sevilen karakterler beyaz perdede</strong></h2>

<p>Festivalin açılış günü olan <strong>19 Eylül'de</strong> çocukların ilgiyle takip ettiği "Pırıl: Saklı Robotlar", "İbi: Uzay Görevi" ve "Kardeş Takımı 3" filmleri perdede olacak. Gösterimlerin yanı sıra çocukların bedensel ifade ve el becerilerini destekleyen yaratıcı drama ve kukla atölyeleri yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>20 Eylül programında</strong> ise "Süper 1 Takım", "Kutup Kahramanları" ile miniklerin gözdesi "Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı" filmleri seyirciyle buluşurken; gün boyu sürecek drama ve kukla etkinlikleri minik sinemaseverlere yaratıcı deneyimler sunmaya devam edecek.</p>

<h3><strong>Atölyeler ve film okumaları gerçekleştirilecek</strong></h3>

<p>Festivalin ikinci yarısında sanatsal üretim odaklı atölyeler ağırlık kazanacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>21 Eylül:</strong> "Dino Ailesi", "Arnie &amp; Barney Şapşik Kardeşler" ve "Kardeş Takımı 3" gösterimlerinin yanı sıra çocuklara yönelik sosyal medya içerik üretimi ve yazarlık atölyeleri düzenlenecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22 Eylül:</strong> "Uzaylı Dostum Flik", "Cesur Kirpi" ve "Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı" filmleri gösterilecek; program "Kakapo Neyin Peşinde? Hikaye, Oyun ve Sohbet" buluşması ile yazarlık çalışmalarıyla zenginleşecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23 Eylül:</strong> Kapanış gününde "Pırıl: Saklı Robotlar", "İbi: Uzay Görevi" ve "Süper 1 Takım" yeniden minik izleyicilerin karşısına çıkacak. Festival, "Kakapo Neyin Peşinde?" etkinliği ve çocukların izledikleri yapımları eleştirel gözle analiz etmelerini sağlayan "Film Okuma Atölyesi" ile noktalanacak.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/22-tursak-cocuk-filmleri-festivali-ankarada-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sinema-5.jpg" type="image/jpeg" length="59621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da sahte gıda operasyonu: 838 kilo hileli süt ürünü ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sahte-gida-operasyonu-838-kilo-hileli-sut-urunu-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sahte-gida-operasyonu-838-kilo-hileli-sut-urunu-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Yenimahalle'de düzenlediği sahte gıda operasyonunda, piyasa değeri yaklaşık 400 bin lira olan 838 kilogram hileli ve niteliği değiştirilmiş süt ürünü ele geçirildi. Halk sağlığını tehdit eden ürünler imha edilirken iş yeri sahibi hakkında adli işlem başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, halk sağlığını hiçe sayarak piyasaya hileli ve sahte süt ürünleri süren bir işletmeye operasyon düzenledi. Yenimahalle ilçesinde gerçekleştirilen baskında, piyasa değeri yaklaşık 400 bin lira olan 838 kilogram niteliği değiştirilmiş süt ve süt ürünü ele geçirilerek imha edildi.</p>

<p>Başkentte halk sağlığının korunması ve sahte gıda ticaretinin önlenmesine yönelik denetimlerini aralıksız sürdüren Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, şüpheli A.A.’ya ait bir iş yerinde sahte gıda satışı yapıldığını tespit etti. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Piyasa değeri yaklaşık 400 bin lira</strong></h3>

<p>KOM Şube Müdürlüğü, Yenimahalle İlçe Jandarma Komutanlığı ve Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda söz konusu adrese ortak baskın düzenlendi. İş yeri ve depolarında yapılan kapsamlı aramalarda; içeriği bozulmuş, mevzuata aykırı şekilde niteliği değiştirilmiş ve piyasa değeri yaklaşık 400 bin lira olarak hesaplanan toplam 838 kilogram sahte süt ve süt ürünü ele geçirildi.</p>

<h3><strong>Hileli ürünler imha edildi, adli süreç başlatıldı</strong></h3>

<p>Halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturan kaçak ve sahte ürünler, Yenimahalle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından el konularak imha edildi. İş yeri sahibi A.A. hakkında "kamu sağlığını tehlikeye düşürmek" ve ilgili gıda mevzuatına muhalefet suçlarından adli işlem başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sahte-gida-operasyonu-838-kilo-hileli-sut-urunu-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42493065-42493064-b-a-s-k-e-n-t-t-e-h-a-l-k-s-a-g-l-i-g-i-n-i-t-e-h-l-i-k-e-y-e-a-t-a-n-838-k-i-l-o-g-r-a-m-s-u-t-v-e-s-u-t-u-r-u-n-u-e-l-e-g-e-c-i-r-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="11739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli güreşçiler Alperen Atar ve Alperen Tokgöz’den Rusya’da çifte bronz madalya]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-guresciler-alperen-atar-ve-alperen-tokgozden-rusyada-cifte-bronz-madalya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-guresciler-alperen-atar-ve-alperen-tokgozden-rusyada-cifte-bronz-madalya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’nın Grozni kentinde düzenlenen Uluslararası Ahmet Kadirov Güreş Turnuvası'nda milli sporcular Alperen Atar ve Alperen Tokgöz bronz madalya kazandı. Serbest stilde mücadele eden ay-yıldızlı güreşçiler, zorlu organizasyonda kürsüye çıkarak Türkiye'ye çifte madalya sevinci yaşattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nin başkenti Grozni'de düzenlenen Uluslararası Ahmet Kadirov Güreş Turnuvası'nda milli sporcular Alperen Atar ve Alperen Tokgöz bronz madalya kazanarak podyuma çıktı.</p>

<p>Türkiye Güreş Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, uluslararası takvimde yer alan prestijli organizasyonda serbest stil kategorisinde mindere çıkan ay-yıldızlı güreşçiler madalya mücadelesi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Serbest stilde iki kürsü başarısı</strong></h3>

<p>Kıyasıya karşılaşmalara sahne olan turnuvada serbest stil 86 kiloda Türkiye'yi temsil eden Alperen Atar ile 97 kiloda mücadele eden Alperen Tokgöz, rakiplerini geride bırakarak sıkletlerinde üçüncü oldu ve bronz madalyanın sahibi oldu.</p>

<p>Şampiyonada 125 kiloda ay-yıldızlı mayoyla mindere çıkan milli sporcu Doğan Uzun ise madalya mücadelesini 5. sırada tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-guresciler-alperen-atar-ve-alperen-tokgozden-rusyada-cifte-bronz-madalya</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gures-aa.webp" type="image/jpeg" length="34054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi duyurdu: İsmail Namık Gedik’in naaşı Menderes’in yanına nakledilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftci-duyurdu-ismail-namik-gedikin-naasi-menderesin-yanina-nakledilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftci-duyurdu-ismail-namik-gedikin-naasi-menderesin-yanina-nakledilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından hayatını kaybeden eski İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik’in naaşının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana nakledilmesine karar verildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, eski Başbakan <strong>Adnan Menderes,</strong> eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın ölüm yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında konuştu. Çiftçi, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından hayatını kaybeden eski İçişleri Bakanı <strong>İsmail Namık Gedik</strong>'in naaşının Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'ndan alınarak Adnan Menderes Anıtmezarı'nın bulunduğu alana nakledileceğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi, kararın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla alındığını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın dünkü imzasıyla merhum İçişleri Bakanımız İsmail Namık Gedik'in naaşının Adnan Menderes Anıtmezarı'nın bulunduğu bu alana nakledilerek defnedilmesi kararlaştırılmıştır" dedi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Mustafa Çiftçi: Gedik'in naaşı Anıtmezar'a taşınacak</strong></h2>

<p dir="ltr">Anma programında Menderes, Zorlu, Polatkan ve Gedik'i anan Çiftçi, bu isimlerin Türkiye'nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi, "Milletlerin tarihinde bazı isimler vardır; ömürleri kendi zamanlarını aşar. Bir milletin hafızasında yaşadığı acıların, verdiği mücadelenin ve uğruna bedel ödediği değerlerin sembolüne dönüşür" ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İsmail Namık Gedik'in ölümü yeniden gündemde</strong></h3>

<p dir="ltr">Konuşmasında 27 Mayıs 1960 darbesine de değinen Çiftçi, dönemin İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik'in darbenin ilk günlerinde hayatını kaybettiğini hatırlattı.</p>

<p dir="ltr">Gedik'in ölümünün dönemin darbecileri tarafından "intihar" olarak duyurulduğunu belirten Çiftçi, bu anlatıyı kabul etmediklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi, Gedik için "27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi" ifadesini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idamlarını hatırlattı</strong></h3>

<p dir="ltr">Mustafa Çiftçi, Yassıada yargılamalarına da değindi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın 16 Eylül 1961'de, Adnan Menderes'in ise 17 Eylül 1961'de idam edildiğini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Çiftçi, "Darağacına gönderilen üç devlet adamıydı fakat asıl hesaplaşma milletin iradesiyleydi" dedi.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi konuşmasında, Menderes, Zorlu, Polatkan ve Gedik'in hatıralarının aradan geçen yıllara rağmen devam ettiğini savundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Milletin hafızasını idam edemezsiniz"</strong></h3>

<p dir="ltr">Çiftçi, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p dir="ltr">"Onlar zannettiler ki Menderes'i, Zorlu'yu, Polatkan'ı ve Gedik'i ortadan kaldırınca bu irade de ortadan kalkacak. Oysa bu aziz milletin gönlüne yerleşmiş sevgiyi darağacına çekemezsiniz. Bu milletin hafızasını idam edemezsiniz."</p>

<h3 dir="ltr"><strong>27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a darbe ve müdahalelere vurgu</strong></h3>

<p dir="ltr">Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin siyasi tarihinde 27 Mayıs 1960'tan 15 Temmuz 2016'ya kadar yaşanan darbe ve müdahalelere de değindi.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi, milletin kendi değerleri ve iradesi uğruna mücadele eden isimleri unutmayacağını belirterek, vesayet ve darbe dönemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Zulüm bir insanın sesini susturabilir"</strong></h3>

<p dir="ltr">Menderes, Polatkan, Zorlu ve Gedik'in hatıralarının yıllar geçtikçe güçlendiğini savunan Çiftçi, "Zaman zalimin hükmünü aşındırmış, mazlumun hatırasını ise büyütmüştür. Çünkü zulüm bir insanın sesini susturabilir fakat hakikatin sesini susturmaya muktedir olamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İsmail Namık Gedik'in naaşı Cebeci'den nakledilecek</strong></h3>

<p dir="ltr">Çiftçi, konuşmasının sonunda İsmail Namık Gedik'in naaşının nakledilmesine ilişkin kararı kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Gedik'in naaşının Cebeci Asri Mezarlığı'ndan alınarak Adnan Menderes Anıtmezarı'nın bulunduğu alana nakledilip defnedilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Çiftçi, karar nedeniyle Erdoğan'a teşekkür ederek, "Şehitlerimizin aziz hatırasına gösterdiği bu büyük vefa dolayısıyla muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftci-duyurdu-ismail-namik-gedikin-naasi-menderesin-yanina-nakledilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-123404.png" type="image/jpeg" length="44630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD istihbaratı: Çin'in F-35 teknolojisine erişme riski değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-istihbarati-cinin-f-35-teknolojisine-erisme-riski-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-istihbarati-cinin-f-35-teknolojisine-erisme-riski-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD istihbaratı, Suudi Arabistan'a planlanan F-35 satışında Çin'in casusluk veya askeri işbirliği yoluyla teknolojiye erişme riskini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD istihbarat</strong> yetkilileri, Çin'in casusluk faaliyetleri yürütmesi ya da Suudi Arabistan ile askeri ve güvenlik alanında kurduğu işbirliğinden yararlanması halinde ABD'nin F-35 teknolojisine ulaşabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>New York Times</strong>'ın (NYT) isimlerinin açıklanmasını istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, istihbarat birimleri, Suudi Arabistan'a yapılması planlanan <strong>F-35 satışı</strong>nın beraberinde getirebileceği güvenlik risklerine ilişkin farklı değerlendirmeler hazırladı.</p>

<h2><strong>İstihbarat birimleri güvenlik risklerini değerlendirdi</strong></h2>

<p>ABD'li yetkililer, istihbarat analistlerinin Çin'in Suudi Arabistan'da gerçekleştirebileceği casusluk faaliyetleri veya iki ülke arasındaki askeri ve <strong>güvenlik işbirliği</strong>ni kullanarak F-35 teknolojisini ele geçirebileceği değerlendirmesini yaptığını aktardı.</p>

<p>Söz konusu değerlendirmeler, Suudi Arabistan'a planlanan F-35 satışının ABD açısından oluşturabileceği güvenlik risklerine odaklandı.</p>

<h3><strong>DIA raporunda Çin'in üs erişimi ele alındı</strong></h3>

<p><strong>ABD Savunma Bakanlığı</strong>na (<strong>Pentagon</strong>) bağlı <strong>Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA)</strong> tarafından konuya ilişkin hazırlanan raporda, Çin ordusunun Suudi Arabistan'daki üslere erişimi değerlendirildi.</p>

<p>Raporda bunun yanı sıra, Suudi Arabistan'ın telekomünikasyon altyapısında Çin teknolojisinin kullanılması konusu da ele alındı.</p>

<p>ABD ve Suudi Arabistan'ın F-35 teknolojisinin bulunduğu tesislerin güvenliğini sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin değerlendirmelerin bulunduğu raporda, Çin'in casusluk faaliyetleri ya da Riyad ile askeri ve güvenlik alanındaki işbirliği aracılığıyla bu teknolojiye ulaşabileceği riskine işaret edildi.</p>

<h3><strong>F-35 tesislerine erişim sınırlandırılacak</strong></h3>

<p>Raporda, F-35 teknolojisinin bulunduğu alanlara yalnızca ABD'li ve Suudi Arabistanlı personel ile yüklenicilerin erişiminin olması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Özellikle F-35'in gelişmiş radar ve gözetleme teknolojisinin korunmasına yönelik endişelerin değerlendirildiği raporda, Riyad'ın Çinli askeri ve istihbarat personeliyle temaslarını sınırlandırması gerektiğinin altı çizildi.</p>

<h3><strong>Huawei ve ZTE ekipmanları da sorgulandı</strong></h3>

<p>Raporda ayrıca, Suudi Arabistan'ın Çin merkezli teknoloji şirketleri Huawei ve ZTE'ye ait ekipmanları telekomünikasyon altyapısından, yönlendirici sistemlerden ve savunma tesislerinden çıkarıp çıkarmayacağına ilişkin sorular gündeme getirildi.</p>

<p>Söz konusu raporun, diğer <strong>istihbarat</strong> birimlerinden gelen değerlendirmelerle birlikte çeşitli ABD kurumlarının yanı sıra Kongre ofislerine de gönderildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-istihbarati-cinin-f-35-teknolojisine-erisme-riski-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nyt-abd-istihbarati-cinin-suudi-arabistan-uzerinden-f-35-teknolojisine-erisebilecegini-iddia-etti.png" type="image/jpeg" length="76039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ay'da Kolezyum'dan büyük ölçüde yeni bir dev kriter keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayda-kolezyumdan-buyuk-olcude-yeni-bir-dev-kriter-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayda-kolezyumdan-buyuk-olcude-yeni-bir-dev-kriter-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA'nın Ay Keşif Uydusu, Ay'ın görünür yüzeyinde 222 metre çapında ve 43 metre derinliğinde devasa yeni bir krater tespit etti. Roma'daki Kolezyum'dan daha büyük olan ve Güneş sisteminde yakın dönemde oluştuğu bilinen en büyük çarpışma izi sayılan "McGetchin Krateri", kurulması planlanan kalıcı Ay üslerinin güvenliği açısından kritik veriler sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı'nın (NASA) Ay Keşif Uydusu (LRO), Ay'ın görünür yüzeyinde yaklaşık iki yıl önce meydana gelen şiddetli bir çarpışmanın sonucunda açılan devasa yeni bir krater tespit etti. Çapı yaklaşık 222 metre, derinliği ise 43 metre olan dik kenarlı bu çukur, Güneş sisteminde yakın tarihte meydana geldiği bilinen en büyük çarpışma krateri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>NASA'dan paylaşılan bilgilere göre, Mayıs 2024'te bir asteroit veya kuyruklu yıldız parçasının Ay yüzeyine çarpmasıyla oluşan dev çukur, o dönem ne Dünya'daki yer teleskopları ne de uzay gözlemevleri tarafından fark edilebildi. Çarpışmanın izi, Ay Keşif Uydusu'nun topladığı devasa veri akışının geriye dönük taranması sonucunda ilk olarak Ağustos 2025'te fark edildi; yapılan yüksek çözünürlüklü görüntüleme ve topografik analizlerin ardından keşif bu yılın başlarında kesin olarak doğrulandı.</p>

<h2><strong>Roma'daki tarihi Kolezyum'dan daha büyük</strong></h2>

<p>Tespit edilen kraterin boyutu, Ay yüzeyinde modern uzay çağı boyunca kaydedilmiş en büyük göktaşı izi niteliğinde. Uzmanlar, yeni kraterin NASA'nın Ay Keşif Uydusu tarafından yaklaşık 10 yıl önce keşfedilen önceki rekor kraterin tam üç katı büyüklüğünde olduğuna dikkati çekiyor. Kraterin genişliği, İtalya'nın başkenti Roma'daki dünyaca ünlü tarihi amfitiyatro Kolezyum'un ölçülerini geride bırakıyor.</p>

<p>Güneş sistemindeki son dönem çarpışma dinamiklerini altüst eden kratere, Houston Ay ve Gezegen Enstitüsü'nün eski direktörlerinden gezegen bilimci Thomas McGetchin'in adı verildi.</p>

<h3><strong>Artemis ve Ay üsleri için kritik risk göstergesi</strong></h3>

<p>Gezegen bilimciler ve astrofizikçiler, Ay yüzeyinde bu denli büyük bir krater oluşturacak ölçekteki bir çarpışmanın ortalama 132 yılda bir meydana geldiğini hesaplıyor. İstatistiki olarak ender rastlanan bu doğa olayı, özellikle NASA'nın Artemis programı kapsamında Ay yüzeyinde kalıcı astronot üsleri ve yerleşim modülleri kurmaya hazırlandığı kritik bir dönemde kilit bir bilgi kaynağı sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, "McGetchin Krateri"nin oluşum geometrisi ve etrafa saçılan moloz tabakasını (ejekta) inceleyerek hem olası meteorit tehditlerine karşı Ay yüzeyi koruma kalkanı mimarisini geliştirecek hem de Ay'ın zemin dayanıklılığına ilişkin yeni modeller oluşturacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayda-kolezyumdan-buyuk-olcude-yeni-bir-dev-kriter-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ay-1.jpg" type="image/jpeg" length="47451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile Rum Yönetimi Lideri Hristodulidis ara bölgede bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ara-bolgede-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ara-bolgede-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile GKRY Lideri Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler kontrolündeki ara bölgede bir araya geldi. BM İyi Niyet Misyon Ofisi'nde basına kapalı yürütülen kritik görüşmenin ardından Erhürman'ın Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde açıklama yapması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) kontrolündeki ara bölgede bir araya geldi. İki liderin adadaki son gelişmeleri ve temas süreçlerini ele alacağı kritik görüşme saat 11.00 itibarıyla başladı.</p>

<p>KKTC Cumhurbaşkanlığından edinilen bilgilere göre, ada diplomasisi açısından büyük önem taşıyan liderler buluşması, Lefkoşa'da ara bölgede yer alan BM İyi Niyet Misyon Ofisi'nde (Good Offices Mission) gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>Görüşmenin ardından açıklama bekleniyor</strong></h3>

<p>BM yetkililerinin koordinasyonunda yürütülen basına kapalı toplantıda; adadaki güven artırıcı önlemler, geçiş kapılarının durumu ve Ada'nın geleceğine ilişkin temas zeminlerinin ele alınması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirvenin tamamlanmasının ardından KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'ne geçerek basına ve kamuoyuna yönelik kapsamlı bir değerlendirmede bulunacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-rum-yonetimi-lideri-hristodulidis-ara-bolgede-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dca4db58-fcb9-42c4-838f-a547fe38db40.png" type="image/jpeg" length="82606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Meis Adası ziyaretine ilişkin MSB'den açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-basbakani-micotakisin-meis-adasi-ziyaretine-iliskin-msbden-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-basbakani-micotakisin-meis-adasi-ziyaretine-iliskin-msbden-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Yunanistan Başbakanı  Miçotakisin Meis Adası ziyareti kapsamında askeri unsurlarla yaptığı görüşmelere ilişkin tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısı kapsamında gazetecilerle bir araya geldi. Toplantı, Milli Savunma Bakanlığı Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Basın Bilgilendirme Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Aktürk, konuşmasının başında 11 Eylül’de Iğdır’da yaşanan askeri araç kazasında hayatını kaybederek şehit olan Sözleşmeli Er Ziyar Koparan’ı andı. Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü, şehit Koparan için başsağlığı mesajını iletti.</p>

<p>Aktürk, Orta Doğu’da yaşanan son gelişmeler hakkında da açıklamalarda bulundu. Suudi Arabistan’a düzenlenen İHA saldırısı ile Husilerin gerçekleştirdiği eylemleri kınayan Aktürk, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden girişimlerin sonlandırılması gerektiğini söyledi. Kızıldeniz ve Babülmendep’teki Husi tehdidinin devam ettiğine işaret eden Aktürk, söz konusu durumun bölge güvenliğinin yanı sıra uluslararası deniz ticareti ve küresel istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti. İsrail’in Lübnan, Suriye ve Filistin’e yönelik aynı dönemde gerçekleştirdiği saldırıların bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırdığını belirten Aktürk, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticaret ve iş ilişkilerinin sonlandırılmasına yönelik Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada’nın öncülüğünde 12 ülke tarafından atılan adımları memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.</p>

<p>İsrail’in Gazze’de yerinden edilen Filistinlilerin barındığı kamplar ile Lübnan’ın güneyindeki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılarını sürdürdüğünü aktaran Aktürk, uluslararası topluma yalnızca açıklamalarla yetinmeyerek somut ve caydırıcı önlemler alma çağrısında bulundu. Bölgedeki barış ve huzurun tesis edilmesi için İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylemlerine bir an önce son vermesi gerektiğini vurgulayan Aktürk, Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.</p>

<h2><strong>"TSK’NIN ULUSLARARASI TATBİKAT VE EĞİTİM FAALİYETLERİ DEVAM EDİYOR"</strong></h2>

<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat programına ilişkin bilgi veren Aktürk, 7 Eylül’de Tunus’ta başlayan Phoenix Express Deniz Güvenliği ile 8 Eylül’de Bulgaristan’da başlatılan Triton Mayın Harekâtı tatbikatlarının 18 Eylül tarihinde tamamlanacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aktürk, Portekiz’de 31 Ağustos’ta başlayan REPMUS İnsansız Deniz Sistemlerinin Denenmesi, 14 Eylül’de Özbekistan’da başlayan Sonsuz Kardeşlik-V Özel Kuvvet ve 11 Eylül’de Romanya’da başlayan Burebista Fiilî Hava Tatbikatının 25 Eylül’de sona ereceğini bildirdi. Romanya’da 16 Eylül’de başlayan Eastern Shield Hava/Dron Savunma Tatbikatının ise 2 Ekim’e kadar sürdürüleceğini kaydetti. TSK’nın 21-25 Eylül tarihleri arasında İtalya’da NATO Dynamic Guard-II, 21 Eylül-1 Ekim döneminde Azerbaycan’da Birliğin Gücü ve 24-25 Eylül’de NATO Kısa Süreli İkaz (SNEX) tatbikatlarına iştirak etmesinin planlandığını belirtti.</p>

<h3><strong>"DENİZKURDU-I TATBİKATI 20-24 EYLÜL’DE YAPILACAK"</strong></h3>

<p>Aktürk, Denizkurdu-I Su Üstü Harekatı Tatbikatı’nın 20-24 Eylül tarihlerinde Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de icra edileceğini açıkladı. Çok tehditli bir harekat ortamında karar verme kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve müşterek çalışabilirlik yöntemlerinin test edilmesinin tatbikatın amaçları arasında yer aldığını aktaran Aktürk, Seçkin Gözlemci Günü faaliyetlerinin 24 Eylül’de Doğu Akdeniz’de TCG Anadolu’da gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Millİ Savunma Bakanlığı</strong>'ndan (MSB) yapılan açıklamada, <strong>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis</strong>'in <strong>Meis Adası</strong> ziyaretine tepki gösterildi.</p>

<p>Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Yunanistan Başbakanı'nın beraberindeki heyetle Meis Adası'na gerçekleştirdiği ziyaret ve burada konuşlu askeri unsurlarla yaptığı temaslar tarafımızca yakından takip edilmiştir. Ülkemiz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir. Türkiye kıyılarına son derece yakın konumda bulunan Meis’in gayriaskeri statüsüne aykırı fiili durum oluşturulmasına yönelik girişimlerin uluslararası yükümlülüklerle bağdaşmadığını ve ülkemiz tarafından kabul edilmeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz."</p>

<p></p>

<div id="gtx-trans" style="left:19px; position:absolute; top:1222.49px">
<div class="gtx-trans-icon"></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-basbakani-micotakisin-meis-adasi-ziyaretine-iliskin-msbden-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2e7a829f-9923-4f8c-8292-31b6c89fb265.webp" type="image/jpeg" length="16361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankaragücü kötü gidişe son vermek istiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankaragucu-kotu-gidise-son-vermek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankaragucu-kotu-gidise-son-vermek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknik heyet ve futbolcular, yarın Serikspor karşısında galibiyet alarak Ankaragücü’nün kötü gidişatına son vermek için mücadele edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2’nci Lig’de oynadığı 2 maçta bir türlü hedeflediği sonuçlara ulaşamayan ve iki haftayı puansız kapatan Ankaragücü, kötü gidişe son vermek istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ligin ilk 2 haftasında son dakikalarda yediği gollerle sahadan 1-0’lık mağlubiyetlerle ayrılan ve şampiyonluk hedefi doğrultusunda yara alan Ankaragücü, Cumartesi günü Eryaman Stadı’nda saat 19.00’da Serikspor ile oynayacağı karşılaşmaya farklı bir atmosferde hazırlanıyor.</p>

<h3><strong>HIRSLI ÇALIŞMA ÖN PLANDA</strong></h3>

<p>Beştepe Tesisleri’nde teknik direktör Recep Karatepe yönetiminde çalışmalarını sürdüren Başkent ekibinde, futbolcuların antrenmanlardaki hırsı ve mücadeleci görüntüsü dikkat çekiyor.</p>

<p>Ankaragücü, Serikspor karşılaşmasının hazırlıklarına yarın gerçekleştireceği antrenmanla devam edecek. Başkent temsilcisi, taraftarı önünde oynayacağı mücadeleden galibiyetle ayrılarak ligdeki kötü başlangıcını geride bırakmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankaragucu-kotu-gidise-son-vermek-istiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ankaragucu-75.jpg" type="image/jpeg" length="23734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dost Katılım Bankası’nın kuruluşu tescil edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dost-katilim-bankasinin-kurulusu-tescil-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dost-katilim-bankasinin-kurulusu-tescil-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., 10 milyar TL kuruluş sermayeli Dost Katılım Bankası A.Ş.’nin kuruluş işlemlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tamamlanarak 16 Eylül 2026’da tescil edildiğini KAP’a bildirdi. Bankanın sermayesinin yüzde 99,99996’sı BİM’e ait olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.</strong>, 10 milyar TL kuruluş sermayeli <strong>Dost Katılım Bankası A.Ş.</strong>’nin kuruluş işlemlerinin tamamlandığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 11 Haziran 2026 tarihli kararıyla kuruluşuna izin verilen banka, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde 16 Eylül 2026 tarihinde tescil edildi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Dost Katılım Bankası’nın kuruluşu tescil edildi</strong></h2>

<p dir="ltr">BİM’in KAP açıklamasında, daha önce 17 Haziran 2026’da yapılan bildirimle BDDK’nin 11 Haziran 2026 tarihli ve 11470 sayılı kararı doğrultusunda 10 milyar TL kuruluş sermayeli Dost Katılım Bankası A.Ş.’nin kurulmasına izin verildiğinin duyurulduğu hatırlatıldı.</p>

<p dir="ltr">Söz konusu BDDK kararının 17 Haziran 2026 tarihli ve 33283 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı belirtildi.</p>

<p dir="ltr">BİM, bankanın kuruluş işlemlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tamamlandığını ve kuruluşun 16 Eylül 2026’da tescil edildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>BİM’in bankadaki payı yüzde 99,99996</strong></h3>

<p dir="ltr">Dost Katılım Bankası’nın sermayesinin yüzde 99,99996’sı doğrudan BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.’ye ait olacak.</p>

<p dir="ltr">Bankadaki kalan yüzde 0,00004’lük pay ise BİM’in yüzde 100 bağlı ortaklıkları olan Desto Atık Yönetimi A.Ş., Dost Global Danışmanlık A.Ş., GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Es Global Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından eşit oranlarda üstlenildi.</p>

<p dir="ltr">Böylece Dost Katılım Bankası’nın kuruluş sürecinin tamamlandığı bildirildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sırada BDDK faaliyet izni başvurusu var</strong></h3>

<p dir="ltr">Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından bankanın faaliyet gösterebilmesi için bir sonraki aşamaya geçilecek.</p>

<p dir="ltr">BİM tarafından yapılan açıklamaya göre, ilgili mevzuatta öngörülen süre içerisinde BDDK’ye faaliyet izni başvurusunda bulunulacak.</p>

<p dir="ltr">BİM, süreçte yaşanacak gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dost-katilim-bankasinin-kurulusu-tescil-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/21625a4d-8864-43eb-948c-71e4270a9b86jpg.webp" type="image/jpeg" length="60114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Üniversitesi akademisyenlerinden güneşin sırrını çözen araştırma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ege-universitesi-akademisyenlerinden-gunesin-sirrini-cozen-arastirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ege-universitesi-akademisyenlerinden-gunesin-sirrini-cozen-arastirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mutlu Yıldız’ın MNRAS’ta yayımlanan araştırması, Güneş’in geçmişte yaklaşık 5,6 Dünya büyüklüğündeki kayalık bir gezegeni içine çektiğini ortaya koydu. Bilim dünyasında yıllardır çözülemeyen iç yapı uyuşmazlıklarına ışık tutan kayıp gök cismine Türk kültüründen esinlenilerek "Dev Dilek" adı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mutlu Yıldız'ın liderliğinde yürütülen ve Güneş sisteminin karanlıkta kalan geçmişine ışık tutan çığır açıcı araştırma, uluslararası astronomi dünyasında geniş yankı uyandırdı. Dünyanın önde gelen hakemli astrofizik dergilerinden <i>Monthly Notices of the Royal Astronomical Society</i>’de (MNRAS) yayımlanan çalışma, genç Güneş'in geçmişte 5 ila 10 Dünya kütlesinde kayalık bir gezegeni yuttuğunu ortaya koydu.</p>

<p>Ege Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre çalışma, modern Güneş modelleri ile gelişmiş uzay teleskopları ve spektrometrelerden elde edilen hassas ölçümler arasındaki tutarsızlıkları çözme hedefiyle başlatıldı. Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan ve izah edilemeyen "Güneş'in iç katmanlarındaki ses yayılma hızı anomalisi" ile "yüzeyinde ölçülen lityum miktarının kuramsal beklentilerin çok altında kalması" paradoksu, Türk astrofizikçinin geliştirdiği bilgisayar simülasyonlarıyla aydınlatıldı.</p>

<h3><strong>"Gezegen yutulması yıllardır çözülemeyen uyuşmazlığı açıklıyor"</strong></h3>

<p>Güneş'in evrimsel sürecini bilgisayar ortamında modelleyip iç yapıya ilişkin sismik ve kimyasal gözlem verileriyle karşılaştıran Prof. Dr. Mutlu Yıldız, araştırmanın bulgularına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Araştırmam, Dünya'dan birkaç kat daha büyük bir gezegenin genç Güneş'e düşmüş ve onun içinde kalıcı bir kimyasal iz bırakmış olabileceğini gösteriyor. Güneş'in geçmişten bugüne değişimini bilgisayarda modelleyip iç yapısına dair gözlemlerle karşılaştırdığımda, gezegen yutulması ihtimalinin bilim insanlarının yıllardır çözemediği bu uyuşmazlıkların büyük bir kısmını açıkladığını buldum."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Kayıp gezegene Türk kültüründen isim</strong></h3>

<p>Geliştirilen dinamik simülasyonlarda farklı senaryoları test eden Prof. Dr. Yıldız, iç yapı ve kimyasal bileşimle en kusursuz uyumu sağlayan modelin yaklaşık 5,6 Dünya büyüklüğündeki kayalık bir süper-Dünya olduğunu saptadı. Yıldız, literatüre kazandırılan bu kayıp gök cismine Türk mitolojisi ve kültüründen esinlenerek "Dev Dilek" ismini verdi.</p>

<p>İsimlendirme gerekçesini aktaran Prof. Dr. Yıldız, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dev, gezegenin büyüklüğüne, Dilek ise Merkür'ün eski Türk kültüründeki adıyla bağına işaret ediyor. Gezegenin kendisi tamamen yok olsa bile modeller, onun bıraktığı izlerin Güneş'in kalbinde milyarlarca yıl boyunca korunduğunu gösteriyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sırada parmak izlerini bağımsız olarak doğrulamak var"</strong></h3>

<p>Yıldız, çalışmanın güçlü bir kuramsal ve hesaplamalı temele oturduğuna işaret ederek nihai kanıt için yeni nesil gözlemlerin önemini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Güneş'in bir gezegeni yuttuğunu bugün yüzde 100 kanıtladığımızı söylemek doğru olmaz. Ancak modellerin işaret ettiği kimyasal izler gelecekteki gözlemlerle doğrulanabilirse, milyarlarca yıl önce gerçekleşmiş böyle bir olay için çok güçlü kanıt elde edilebilir. Şimdi sıradaki temel soru, bu parmak izlerini bağımsız olarak tespit edip edemeyeceğimizdir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ege-universitesi-akademisyenlerinden-gunesin-sirrini-cozen-arastirma</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gunes-1.webp" type="image/jpeg" length="97117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Veri merkezi ve askeri tesisler vuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-veri-merkezi-ve-askeri-tesisler-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-veri-merkezi-ve-askeri-tesisler-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri amaçlı veri merkezi, İHA üretim atölyeleri, askeri sanayi tesisleri, 2 gemi ve 2 köprünün vurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna'daki saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, askeri amaçlarla kullanılan bir veri merkezi ile çeşitli askeri sanayi tesisleri, gemiler ve altyapı noktalarının vurulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre Rus ordusu, <strong>Ukrayna</strong>'daki hedeflere yönelik operasyonlarını yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla (İHA) sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Kiev ve Kiev bölgesindeki hedefler vuruldu</strong></h2>

<p>Gece saatlerinde başkent <strong>Kiev</strong> ile Kiev bölgesinde çeşitli hedeflere saldırılar düzenlendiği belirtildi. Bu kapsamda İHA üretim atölyeleri ile bir askeri sanayi işletmesinin hedef alındığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, Ukrayna ordusuna istihbarat desteği sağlayan bir veri merkezinin de vurulduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Zaporijya'da sanayi tesisleri hedef alındı</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, <strong>Zaporijya</strong> bölgesinde de saldırıların gerçekleştirildiğini bildirdi. Bölgedeki "Zaporojstal" metalürji fabrikasının yanı sıra radyo elektronik sistemleri üreten bir işletmenin hedefler arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Odessa'da liman ve gemiler vuruldu</strong></h3>

<p>Açıklamada, <strong>Odessa</strong> bölgesinde limanların faaliyetlerini sağlayan bir trafo merkezinin de saldırılarda hedef alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanı sıra Odessa ve <strong>Çornomorsk</strong> limanlarında askeri yük taşıdığı belirtilen 2 geminin vurulduğu aktarıldı.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Dinyester Nehri üzerinde Romanya'dan askeri yüklerin sevk edilmesinde kullanılan 2 köprünün de saldırılarda vurulduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-veri-merkezi-ve-askeri-tesisler-vuruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukraynada-veri-merkezi-askeri-sanayi-tesisleri-ve-gemileri-vurduk.png" type="image/jpeg" length="88578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası soruşturması: 5 şüpheliye adli kontrol uygulandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-5-supheliye-adli-kontrol-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-5-supheliye-adli-kontrol-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası soruşturmasında gözaltına alınan 5 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca <strong>sermaye piyasası</strong>na yönelik yanıltıcı bilgi ve içerik paylaşımlarına ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 1 şüphelinin cezaevinde bulunduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Soruşturma</strong>, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını veya değerlerini etkileyebilecek, yatırımcıların kararlarını yönlendirebilecek yalan, yanlış ya da yanıltıcı bilgi ve içeriklerin sosyal medya hesaplarından paylaşılması üzerine yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Şüpheliler adliyeye sevk edildi</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında 6 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu, diğer 5 kişinin ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bulundukları şehirlerdeki adliyelere gönderildiği belirtildi.</p>

<p>Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.</p>

<h3><strong>5 şüpheliye yurt dışı yasağı getirildi</strong></h3>

<p>Sulh ceza hakimliği, 5 şüpheli hakkında <strong>adli kontrol </strong>uygulanmasına hükmetti. Karar doğrultusunda şüphelilere yurt dışına çıkış yasağı getirildi.</p>

<p>Cezaevinde bulunan şüpheli hakkında ise herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadı.</p>

<h3><strong>11 sosyal medya hesabı inceleniyor</strong></h3>

<p><strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı t</strong>arafından daha önce yapılan açıklamada, başvurular üzerine sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemeye yönelik yalan, yanlış ya da yanıltıcı bilgi ve içerik paylaşan sosyal medya hesaplarının sahipleri hakkında <strong>Basın Suçları Soruşturma Bürosu</strong>nca soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.</p>

<p>Açıklamada, soruşturmanın ilk aşamasında 6 şüpheli için gözaltı talimatı verildiği ve 11 sosyal medya hesabı sahibinin kimliklerinin belirlenmesine yönelik çalışmaların kolluk birimlerince sürdürüldüğü aktarılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-5-supheliye-adli-kontrol-uygulandi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sermaye-piyasalarina-yonelik-yaniltici-paylasimlara-iliskin-sorusturmada-5-supheliye-adli-kontrol.png" type="image/jpeg" length="29177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanından 65 yaş üstü için grip uyarısı: "Basit bir enfeksiyon değil, zatürreye yol açabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-65-yas-ustu-icin-grip-uyarisi-basit-bir-enfeksiyon-degil-zaturreye-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-65-yas-ustu-icin-grip-uyarisi-basit-bir-enfeksiyon-degil-zaturreye-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, gribin 65 yaş ve üzeri bireylerde basit bir solunum yolu enfeksiyonu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, başta zatürre olmak üzere ölümcül komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Önmez, yaşlılarda ateş olmasa dahi genel durum bozukluğunun dikkate alınması ve yıllık grip aşısının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-27">Sonbahar mevsimiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonları artışa geçerken, uzmanlar özellikle ileri yaştaki bireyler için hayati uyarılarda bulundu. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, gribin 65 yaş ve üzerindeki kişilerde gençlere kıyasla çok daha ağır seyredebileceğine dikkati çekerek, hastalığın başta zatürre olmak üzere ölümcül komplikasyonları tetikleyebileceğini vurguladı.</p>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-28">Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 65 yaş üzerindeki bireyleri gribe bağlı ağır hastalık ve komplikasyonlar açısından yüksek risk grubunda tanımladığını hatırlatan Doç. Dr. Attila Önmez, yaşın ilerlemesiyle bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara verdiği yanıtın değiştiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Yalnızca birkaç gün sürecek basit bir salgın olarak görülmemeli"</strong></h3>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-29">İleri yaş grubunda altta yatan kronik rahatsızlıkların tabloyu hızla ağırlaştırabileceğini kaydeden Doç. Dr. Önmez, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Özellikle eşlik eden sağlık sorunlarının bulunması, hastalığın seyrini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle gribi ileri yaş grubunda yalnızca birkaç gün sürecek basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak değerlendirmemek gerekir. Başta zatürre olmak üzere ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Kalp hastalığı, diyabet, kronik akciğer veya böbrek rahatsızlığı bulunan bireylerde grip, mevcut kronik hastalığın kontrolünü de olumsuz etkileyebilir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ateşin olmaması hastalığın hafif olduğunu göstermez"</strong></h3>

<p>Grip tablosunun her zaman yüksek ateşle seyretmeyebileceğini, yaşlı bireylerde vücudun ateş tepkisi veremeyebileceğini ifade eden Önmez, ailelerin ve hasta yakınlarının genel durum değişikliklerini dikkatle izlemesi gerektiğini vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Grip genellikle ani başlayan ateş, öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve boğaz ağrısıyla kendini göstermesine rağmen her tabloda yüksek ateş görülmeyebilir. Ateşin olmaması, hastalığın hafif olduğu anlamına gelmez. İştahsızlık, belirgin halsizlik, günlük aktivitelerde ani azalma veya genel durumda değişiklik de enfeksiyonun işareti olabilir. Kişinin normal durumundan belirgin şekilde farklılaşması, aileler açısından önemli bir uyarı kabul edilmeli."</i></p>
</blockquote>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-30">Doç. Dr. Önmez; nefes darlığı, göğüste ağrı veya baskı hissi, belirgin sersemlik, bilinç değişikliği, ciddi güçsüzlük, iyileşme başladıktan sonra ateş veya öksürüğün yeniden nüksetmesi durumlarında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>"Grip aşısı her yıl yenilenmeli"</strong></h3>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-31">Hastalıkla mücadelede en etkili koruyucu kalkanın aşı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Attila Önmez, grip virüslerinin yapısal değişime uğraması ve aşının sağladığı koruyuculuğun zamanla azalması nedeniyle aşılamanın her yıl hekim kontrolünde tekrarlanması gerektiğini belirtti. Aşının gribe yakalanma ihtimalini tamamen sıfırlamasa bile hastalığın ağır seyretmesini ve hayati komplikasyon riskini en aza indirdiğini kaydetti.</p>

<p>Önmez, risk grubundaki bireylerin grip sezonunda el hijyenine azami dikkat göstermesi, hasta kişilerle temasını sınırlandırması ve kalabalık ortamlarda kişisel koruyucu tedbirlere uyması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-65-yas-ustu-icin-grip-uyarisi-basit-bir-enfeksiyon-degil-zaturreye-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yasli-aa-1664399.jpg" type="image/jpeg" length="21642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Eryılmaz’ın "Eş Zaman İnsan" sergisi CerModern’de sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-eryilmazin-es-zaman-insan-sergisi-cermodernde-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-eryilmazin-es-zaman-insan-sergisi-cermodernde-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Özgür Eryılmaz’ın bellek, zaman ve mekân kavramlarını figüratif ve soyut anlatımlarla buluşturduğu "Eş Zaman İnsan" sergisi CerModern’de açıldı. İnsanın geçmişi ve şimdiki zamanı arasındaki katmanlı ilişkiyi irdeleyen sergi, 25 Ekim’e kadar başkentli sanatseverleri ağırlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanatçı Özgür Eryılmaz’ın birey, toplum, bellek ve zaman kavramları arasındaki dinamik bağları mercek altına aldığı "Eş Zaman İnsan" başlıklı kişisel resim sergisi, Ankara’nın çağdaş sanat merkezlerinden CerModern’de açıldı. İnsanın varoluşsal serüvenini katmanlı bir görsel dille irdeleyen sergi, düzenlenen açılışla başkentli sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</p>

<p><img alt="A A 20260917 42492299 42492297 O Z G U R E R Y I L M A Z I N E S Z A M A N I N S A N S E R G I S I C E R M O D E R N D E A C I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42492299-42492297-o-z-g-u-r-e-r-y-i-l-m-a-z-i-n-e-s-z-a-m-a-n-i-n-s-a-n-s-e-r-g-i-s-i-c-e-r-m-o-d-e-r-n-d-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="800" /></p>

<p>Sergide; Eryılmaz’ın insanın geçmişiyle, hafızasıyla, çevresiyle ve "öteki" kavramıyla kurduğu çok boyutlu ilişkileri sorguladığı seçkin eserler bir araya geliyor. Sanatsal pratiğinde figüratif anlatımı geometrik ve soyut mekânsal kurgularla buluşturan sanatçı; geçmiş ile şimdiki zaman, bireysel olanla toplumsal olan ve gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırları tuval üzerinde yeniden tanımlıyor.</p>

<h3><strong>Zaman doğrusal değil, katmanlı bir alan</strong></h3>

<p>"İnsan yalnızca içinde bulunduğu anda mı yaşar?" sorusunu odak noktasına alan "Eş Zaman İnsan", geçmişe ve bugüne ait yaşantı ve deneyimleri aynı kompozisyonda buluşturuyor. Eserlerde zaman, klasik ve doğrusal bir akıştan ziyade; farklı anların, anıların ve duygu durumlarının aynı düzlemde bir arada var olabildiği katmanlı bir hafıza alanı olarak kurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel bellek ile toplumsal ilişkilerin iç içe geçtiği sergide izleyiciler, hem kendi içsel zamanlarıyla yüzleşme hem de modern insanın mekân ve hafıza içindeki konumunu sorgulama imkânı buluyor.</p>

<p>Özgür Eryılmaz’ın özgün üslubuyla şekillenen "Eş Zaman İnsan" sergisi, <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihine kadar CerModern’de ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-eryilmazin-es-zaman-insan-sergisi-cermodernde-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42492299-42492296-o-z-g-u-r-e-r-y-i-l-m-a-z-i-n-e-s-z-a-m-a-n-i-n-s-a-n-s-e-r-g-i-s-i-c-e-r-m-o-d-e-r-n-d-e-a-c-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="96362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan'dan Menderes, Zorlu ve Polatkan için anma mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacandan-menderes-zorlu-ve-polatkan-icin-anma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacandan-menderes-zorlu-ve-polatkan-icin-anma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi lideri Ali Babacan, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı vefat yıl dönümlerinde andı. Babacan, milli iradeye yönelik müdahalelerin unutulmaması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Demokrasi ve Atılım Partisi </strong>(<strong>DEVA Partisi</strong>) Genel Başkanı <strong>Ali Babacan</strong>, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı andı.</p>

<p>Babacan'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Vefatlarının yıl dönümünde Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle anıyorum. Demokrasi tarihimizin acı günlerini unutmuyor, milli iradeye yönelik her türlü müdahaleyi bir kez daha lanetliyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Vefatlarının yıl dönümünde Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyorum.<br />
<br />
Demokrasi tarihimizin acı günlerini unutmuyor, millî iradeye yönelik her türlü müdahaleyi bir kez daha lanetliyorum.</p>
— Ali Babacan (@alibabacan) <a href="https://x.com/alibabacan/status/2100491333852946679?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacandan-menderes-zorlu-ve-polatkan-icin-anma-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fef40ea3-1ec7-48f9-80c1-31cb430df055jpg.webp" type="image/jpeg" length="64212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne ve baba tutuklanmıştı: 11 aylık bebeği arama çalışmaları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/anne-ve-baba-tutuklanmisti-11-aylik-bebegi-arama-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/anne-ve-baba-tutuklanmisti-11-aylik-bebegi-arama-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Divriği ilçesinde 10 Eylül günü çadırdan kaybolan 11 aylık Büşra Balıkçı’nın bulunması için başlatılan arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne ve babanın da aralarında yer aldığı 6 şüphelinin tutuklandığı adli sürecin gölgesinde devam eden çalışmalarda AFAD, komando ve jandarma ekipleri sarp araziyi yapay zekâ destekli insansız hava araçları ve iz takip köpekleriyle karış karış tarıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü İncedere Yaylası kırsalında yoğunlaşan çalışmalarda güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri teyakkuz halini koruyor. Bölgedeki arama tarama faaliyetlerinde AFAD, jandarma asayiş timleri ve komandolardan oluşan toplam 93 uzman personel, 10 arazi aracı ve özel eğitimli 2 iz takip köpeği görev alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bölgeye giriş-çıkışlar kontrol altında</strong></h3>

<p>Çalışmaların yürütüldüğü geniş yayla arazisi jandarma ekipleri tarafından güvenlik çemberine alınırken, stratejik noktalarda kontrol noktaları oluşturuldu. Yaylaya giriş ve çıkışlar jandarmanın izni ve kimlik kontrolleri eşliğinde sağlanıyor.</p>

<p>Havadan termal ve yapay zekâ analiz kabiliyetine sahip İHA'larla taranan, karadan ise komando timlerinin yaya olarak adım adım aradığı arazide şu ana kadar kayıp bebeğe ait herhangi bir somut ize veya bulguya ulaşılamadı.</p>

<h3><strong>Anne ve baba dahil 6 kişi cezaevinde</strong></h3>

<p>10 Eylül günü hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı’nın (27) 11 aylık kızı Büşra'yı çadırda bulamadığı yönündeki ihbarı üzerine başlatılan çok yönlü adli soruşturmada önemli kararlar alınmıştı.</p>

<p>Gözaltına alınan 12 şüpheliden veteriner hekim ile A.Ç. jandarmadaki sorgularının ardından serbest bırakılmış; adliyeye sevk edilen anne Elif Balıkçı, baba Yusuf Balıkçı (42), amca M.R.B., hala R.B. ile akrabalar Ö.B. ve M.B. nöbetçi hâkimlikçe tutuklanmıştı. Şüphelilerden K.D., M.D. ve İ.B. ise adli kontrol kararıyla salıverilmişti. Soruşturma kapsamında Diyarbakır'da yakalanan 1 şüphelinin de Divriği'ye getirilme işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Soruşturma sürecinde anne Elif Balıkçı'nın savcılık ifadesinde kızını eşi Yusuf Balıkçı'nın öldürüp araziye bıraktığını öne sürmesi üzerine İncedere Yaylası'nda jandarma eşliğinde yer gösterme işlemi yapılmıştı. Ancak annenin işaret ettiği arazide yürütülen kazı ve arama tarama çalışmalarında iddiaları doğrulayacak hiçbir bulgu tespit edilememişti.</p>

<p>Babanın suçlamaları kesin bir dille reddettiği, annenin ise ifadelerini değiştirmeye devam ettiği dosya üzerinde Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Sulh Ceza Hakimliğince getirilen yayın yasağı kararı yürürlükte bulunuyor. Ekipler, arazi şartlarının zorluğuna rağmen yayla ve çevresindeki arama operasyonlarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/anne-ve-baba-tutuklanmisti-11-aylik-bebegi-arama-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42492178-42492176-s-i-v-a-s-t-a-k-a-y-b-o-l-a-n-11-a-y-l-i-k-b-e-b-e-g-i-a-r-a-m-a-c-a-l-i-s-m-a-l-a-r-i-s-u-r-u-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="17861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="25383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="50706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="39966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="71701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="54112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="18307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="63235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="23261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="74965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="35879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="56084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="89677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="70646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="11807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="81144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="80825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="97624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="77562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="18755"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
