<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 12:23:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankaragücü kötü gidişe son vermek istiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankaragucu-kotu-gidise-son-vermek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankaragucu-kotu-gidise-son-vermek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknik heyet ve futbolcular, yarın Serikspor karşısında galibiyet alarak Ankaragücü’nün kötü gidişatına son vermek için mücadele edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2’nci Lig’de oynadığı 2 maçta bir türlü hedeflediği sonuçlara ulaşamayan ve iki haftayı puansız kapatan Ankaragücü, kötü gidişe son vermek istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ligin ilk 2 haftasında son dakikalarda yediği gollerle sahadan 1-0’lık mağlubiyetlerle ayrılan ve şampiyonluk hedefi doğrultusunda yara alan Ankaragücü, Cumartesi günü Eryaman Stadı’nda saat 19.00’da Serikspor ile oynayacağı karşılaşmaya farklı bir atmosferde hazırlanıyor.</p>

<h3><strong>HIRSLI ÇALIŞMA ÖN PLANDA</strong></h3>

<p>Beştepe Tesisleri’nde teknik direktör Recep Karatepe yönetiminde çalışmalarını sürdüren Başkent ekibinde, futbolcuların antrenmanlardaki hırsı ve mücadeleci görüntüsü dikkat çekiyor.</p>

<p>Ankaragücü, Serikspor karşılaşmasının hazırlıklarına yarın gerçekleştireceği antrenmanla devam edecek. Başkent temsilcisi, taraftarı önünde oynayacağı mücadeleden galibiyetle ayrılarak ligdeki kötü başlangıcını geride bırakmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankaragucu-kotu-gidise-son-vermek-istiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ankaragucu-75.jpg" type="image/jpeg" length="98979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dost Katılım Bankası’nın kuruluşu tescil edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dost-katilim-bankasinin-kurulusu-tescil-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dost-katilim-bankasinin-kurulusu-tescil-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., 10 milyar TL kuruluş sermayeli Dost Katılım Bankası A.Ş.’nin kuruluş işlemlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tamamlanarak 16 Eylül 2026’da tescil edildiğini KAP’a bildirdi. Bankanın sermayesinin yüzde 99,99996’sı BİM’e ait olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.</strong>, 10 milyar TL kuruluş sermayeli <strong>Dost Katılım Bankası A.Ş.</strong>’nin kuruluş işlemlerinin tamamlandığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 11 Haziran 2026 tarihli kararıyla kuruluşuna izin verilen banka, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde 16 Eylül 2026 tarihinde tescil edildi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Dost Katılım Bankası’nın kuruluşu tescil edildi</strong></h2>

<p dir="ltr">BİM’in KAP açıklamasında, daha önce 17 Haziran 2026’da yapılan bildirimle BDDK’nin 11 Haziran 2026 tarihli ve 11470 sayılı kararı doğrultusunda 10 milyar TL kuruluş sermayeli Dost Katılım Bankası A.Ş.’nin kurulmasına izin verildiğinin duyurulduğu hatırlatıldı.</p>

<p dir="ltr">Söz konusu BDDK kararının 17 Haziran 2026 tarihli ve 33283 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı belirtildi.</p>

<p dir="ltr">BİM, bankanın kuruluş işlemlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tamamlandığını ve kuruluşun 16 Eylül 2026’da tescil edildiğini açıkladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>BİM’in bankadaki payı yüzde 99,99996</strong></h3>

<p dir="ltr">Dost Katılım Bankası’nın sermayesinin yüzde 99,99996’sı doğrudan BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.’ye ait olacak.</p>

<p dir="ltr">Bankadaki kalan yüzde 0,00004’lük pay ise BİM’in yüzde 100 bağlı ortaklıkları olan Desto Atık Yönetimi A.Ş., Dost Global Danışmanlık A.Ş., GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Es Global Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından eşit oranlarda üstlenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Böylece Dost Katılım Bankası’nın kuruluş sürecinin tamamlandığı bildirildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sırada BDDK faaliyet izni başvurusu var</strong></h3>

<p dir="ltr">Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından bankanın faaliyet gösterebilmesi için bir sonraki aşamaya geçilecek.</p>

<p dir="ltr">BİM tarafından yapılan açıklamaya göre, ilgili mevzuatta öngörülen süre içerisinde BDDK’ye faaliyet izni başvurusunda bulunulacak.</p>

<p dir="ltr">BİM, süreçte yaşanacak gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dost-katilim-bankasinin-kurulusu-tescil-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/21625a4d-8864-43eb-948c-71e4270a9b86jpg.webp" type="image/jpeg" length="33856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege Üniversitesi akademisyenlerinden güneşin sırrını çözen araştırma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ege-universitesi-akademisyenlerinden-gunesin-sirrini-cozen-arastirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ege-universitesi-akademisyenlerinden-gunesin-sirrini-cozen-arastirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mutlu Yıldız’ın MNRAS’ta yayımlanan araştırması, Güneş’in geçmişte yaklaşık 5,6 Dünya büyüklüğündeki kayalık bir gezegeni içine çektiğini ortaya koydu. Bilim dünyasında yıllardır çözülemeyen iç yapı uyuşmazlıklarına ışık tutan kayıp gök cismine Türk kültüründen esinlenilerek "Dev Dilek" adı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mutlu Yıldız'ın liderliğinde yürütülen ve Güneş sisteminin karanlıkta kalan geçmişine ışık tutan çığır açıcı araştırma, uluslararası astronomi dünyasında geniş yankı uyandırdı. Dünyanın önde gelen hakemli astrofizik dergilerinden <i>Monthly Notices of the Royal Astronomical Society</i>’de (MNRAS) yayımlanan çalışma, genç Güneş'in geçmişte 5 ila 10 Dünya kütlesinde kayalık bir gezegeni yuttuğunu ortaya koydu.</p>

<p>Ege Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre çalışma, modern Güneş modelleri ile gelişmiş uzay teleskopları ve spektrometrelerden elde edilen hassas ölçümler arasındaki tutarsızlıkları çözme hedefiyle başlatıldı. Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan ve izah edilemeyen "Güneş'in iç katmanlarındaki ses yayılma hızı anomalisi" ile "yüzeyinde ölçülen lityum miktarının kuramsal beklentilerin çok altında kalması" paradoksu, Türk astrofizikçinin geliştirdiği bilgisayar simülasyonlarıyla aydınlatıldı.</p>

<h3><strong>"Gezegen yutulması yıllardır çözülemeyen uyuşmazlığı açıklıyor"</strong></h3>

<p>Güneş'in evrimsel sürecini bilgisayar ortamında modelleyip iç yapıya ilişkin sismik ve kimyasal gözlem verileriyle karşılaştıran Prof. Dr. Mutlu Yıldız, araştırmanın bulgularına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Araştırmam, Dünya'dan birkaç kat daha büyük bir gezegenin genç Güneş'e düşmüş ve onun içinde kalıcı bir kimyasal iz bırakmış olabileceğini gösteriyor. Güneş'in geçmişten bugüne değişimini bilgisayarda modelleyip iç yapısına dair gözlemlerle karşılaştırdığımda, gezegen yutulması ihtimalinin bilim insanlarının yıllardır çözemediği bu uyuşmazlıkların büyük bir kısmını açıkladığını buldum."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Kayıp gezegene Türk kültüründen isim</strong></h3>

<p>Geliştirilen dinamik simülasyonlarda farklı senaryoları test eden Prof. Dr. Yıldız, iç yapı ve kimyasal bileşimle en kusursuz uyumu sağlayan modelin yaklaşık 5,6 Dünya büyüklüğündeki kayalık bir süper-Dünya olduğunu saptadı. Yıldız, literatüre kazandırılan bu kayıp gök cismine Türk mitolojisi ve kültüründen esinlenerek "Dev Dilek" ismini verdi.</p>

<p>İsimlendirme gerekçesini aktaran Prof. Dr. Yıldız, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dev, gezegenin büyüklüğüne, Dilek ise Merkür'ün eski Türk kültüründeki adıyla bağına işaret ediyor. Gezegenin kendisi tamamen yok olsa bile modeller, onun bıraktığı izlerin Güneş'in kalbinde milyarlarca yıl boyunca korunduğunu gösteriyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sırada parmak izlerini bağımsız olarak doğrulamak var"</strong></h3>

<p>Yıldız, çalışmanın güçlü bir kuramsal ve hesaplamalı temele oturduğuna işaret ederek nihai kanıt için yeni nesil gözlemlerin önemini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Güneş'in bir gezegeni yuttuğunu bugün yüzde 100 kanıtladığımızı söylemek doğru olmaz. Ancak modellerin işaret ettiği kimyasal izler gelecekteki gözlemlerle doğrulanabilirse, milyarlarca yıl önce gerçekleşmiş böyle bir olay için çok güçlü kanıt elde edilebilir. Şimdi sıradaki temel soru, bu parmak izlerini bağımsız olarak tespit edip edemeyeceğimizdir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ege-universitesi-akademisyenlerinden-gunesin-sirrini-cozen-arastirma</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gunes-1.webp" type="image/jpeg" length="95201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Veri merkezi ve askeri tesisler vuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-veri-merkezi-ve-askeri-tesisler-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-veri-merkezi-ve-askeri-tesisler-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri amaçlı veri merkezi, İHA üretim atölyeleri, askeri sanayi tesisleri, 2 gemi ve 2 köprünün vurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna'daki saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, askeri amaçlarla kullanılan bir veri merkezi ile çeşitli askeri sanayi tesisleri, gemiler ve altyapı noktalarının vurulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre Rus ordusu, <strong>Ukrayna</strong>'daki hedeflere yönelik operasyonlarını yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla (İHA) sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Kiev ve Kiev bölgesindeki hedefler vuruldu</strong></h2>

<p>Gece saatlerinde başkent <strong>Kiev</strong> ile Kiev bölgesinde çeşitli hedeflere saldırılar düzenlendiği belirtildi. Bu kapsamda İHA üretim atölyeleri ile bir askeri sanayi işletmesinin hedef alındığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, Ukrayna ordusuna istihbarat desteği sağlayan bir veri merkezinin de vurulduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Zaporijya'da sanayi tesisleri hedef alındı</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, <strong>Zaporijya</strong> bölgesinde de saldırıların gerçekleştirildiğini bildirdi. Bölgedeki "Zaporojstal" metalürji fabrikasının yanı sıra radyo elektronik sistemleri üreten bir işletmenin hedefler arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Odessa'da liman ve gemiler vuruldu</strong></h3>

<p>Açıklamada, <strong>Odessa</strong> bölgesinde limanların faaliyetlerini sağlayan bir trafo merkezinin de saldırılarda hedef alındığı belirtildi.</p>

<p>Bunun yanı sıra Odessa ve <strong>Çornomorsk</strong> limanlarında askeri yük taşıdığı belirtilen 2 geminin vurulduğu aktarıldı.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Dinyester Nehri üzerinde Romanya'dan askeri yüklerin sevk edilmesinde kullanılan 2 köprünün de saldırılarda vurulduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-veri-merkezi-ve-askeri-tesisler-vuruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukraynada-veri-merkezi-askeri-sanayi-tesisleri-ve-gemileri-vurduk.png" type="image/jpeg" length="18147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası soruşturması: 5 şüpheliye adli kontrol uygulandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-5-supheliye-adli-kontrol-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-5-supheliye-adli-kontrol-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası soruşturmasında gözaltına alınan 5 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca <strong>sermaye piyasası</strong>na yönelik yanıltıcı bilgi ve içerik paylaşımlarına ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 1 şüphelinin cezaevinde bulunduğu öğrenildi.</p>

<p><strong>Soruşturma</strong>, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını veya değerlerini etkileyebilecek, yatırımcıların kararlarını yönlendirebilecek yalan, yanlış ya da yanıltıcı bilgi ve içeriklerin sosyal medya hesaplarından paylaşılması üzerine yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Şüpheliler adliyeye sevk edildi</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında 6 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Şüphelilerden birinin cezaevinde bulunduğu, diğer 5 kişinin ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bulundukları şehirlerdeki adliyelere gönderildiği belirtildi.</p>

<p>Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.</p>

<h3><strong>5 şüpheliye yurt dışı yasağı getirildi</strong></h3>

<p>Sulh ceza hakimliği, 5 şüpheli hakkında <strong>adli kontrol </strong>uygulanmasına hükmetti. Karar doğrultusunda şüphelilere yurt dışına çıkış yasağı getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cezaevinde bulunan şüpheli hakkında ise herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadı.</p>

<h3><strong>11 sosyal medya hesabı inceleniyor</strong></h3>

<p><strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı t</strong>arafından daha önce yapılan açıklamada, başvurular üzerine sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemeye yönelik yalan, yanlış ya da yanıltıcı bilgi ve içerik paylaşan sosyal medya hesaplarının sahipleri hakkında <strong>Basın Suçları Soruşturma Bürosu</strong>nca soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.</p>

<p>Açıklamada, soruşturmanın ilk aşamasında 6 şüpheli için gözaltı talimatı verildiği ve 11 sosyal medya hesabı sahibinin kimliklerinin belirlenmesine yönelik çalışmaların kolluk birimlerince sürdürüldüğü aktarılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sermaye-piyasasi-sorusturmasi-5-supheliye-adli-kontrol-uygulandi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sermaye-piyasalarina-yonelik-yaniltici-paylasimlara-iliskin-sorusturmada-5-supheliye-adli-kontrol.png" type="image/jpeg" length="37903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanından 65 yaş üstü için grip uyarısı: "Basit bir enfeksiyon değil, zatürreye yol açabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-65-yas-ustu-icin-grip-uyarisi-basit-bir-enfeksiyon-degil-zaturreye-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-65-yas-ustu-icin-grip-uyarisi-basit-bir-enfeksiyon-degil-zaturreye-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, gribin 65 yaş ve üzeri bireylerde basit bir solunum yolu enfeksiyonu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, başta zatürre olmak üzere ölümcül komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Önmez, yaşlılarda ateş olmasa dahi genel durum bozukluğunun dikkate alınması ve yıllık grip aşısının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-27">Sonbahar mevsimiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonları artışa geçerken, uzmanlar özellikle ileri yaştaki bireyler için hayati uyarılarda bulundu. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, gribin 65 yaş ve üzerindeki kişilerde gençlere kıyasla çok daha ağır seyredebileceğine dikkati çekerek, hastalığın başta zatürre olmak üzere ölümcül komplikasyonları tetikleyebileceğini vurguladı.</p>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-28">Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 65 yaş üzerindeki bireyleri gribe bağlı ağır hastalık ve komplikasyonlar açısından yüksek risk grubunda tanımladığını hatırlatan Doç. Dr. Attila Önmez, yaşın ilerlemesiyle bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara verdiği yanıtın değiştiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Yalnızca birkaç gün sürecek basit bir salgın olarak görülmemeli"</strong></h3>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-29">İleri yaş grubunda altta yatan kronik rahatsızlıkların tabloyu hızla ağırlaştırabileceğini kaydeden Doç. Dr. Önmez, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Özellikle eşlik eden sağlık sorunlarının bulunması, hastalığın seyrini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle gribi ileri yaş grubunda yalnızca birkaç gün sürecek basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak değerlendirmemek gerekir. Başta zatürre olmak üzere ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Kalp hastalığı, diyabet, kronik akciğer veya böbrek rahatsızlığı bulunan bireylerde grip, mevcut kronik hastalığın kontrolünü de olumsuz etkileyebilir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ateşin olmaması hastalığın hafif olduğunu göstermez"</strong></h3>

<p>Grip tablosunun her zaman yüksek ateşle seyretmeyebileceğini, yaşlı bireylerde vücudun ateş tepkisi veremeyebileceğini ifade eden Önmez, ailelerin ve hasta yakınlarının genel durum değişikliklerini dikkatle izlemesi gerektiğini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Grip genellikle ani başlayan ateş, öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve boğaz ağrısıyla kendini göstermesine rağmen her tabloda yüksek ateş görülmeyebilir. Ateşin olmaması, hastalığın hafif olduğu anlamına gelmez. İştahsızlık, belirgin halsizlik, günlük aktivitelerde ani azalma veya genel durumda değişiklik de enfeksiyonun işareti olabilir. Kişinin normal durumundan belirgin şekilde farklılaşması, aileler açısından önemli bir uyarı kabul edilmeli."</i></p>
</blockquote>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-30">Doç. Dr. Önmez; nefes darlığı, göğüste ağrı veya baskı hissi, belirgin sersemlik, bilinç değişikliği, ciddi güçsüzlük, iyileşme başladıktan sonra ateş veya öksürüğün yeniden nüksetmesi durumlarında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>"Grip aşısı her yıl yenilenmeli"</strong></h3>

<p id="p-rc_bfa0590376d7ffed-31">Hastalıkla mücadelede en etkili koruyucu kalkanın aşı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Attila Önmez, grip virüslerinin yapısal değişime uğraması ve aşının sağladığı koruyuculuğun zamanla azalması nedeniyle aşılamanın her yıl hekim kontrolünde tekrarlanması gerektiğini belirtti. Aşının gribe yakalanma ihtimalini tamamen sıfırlamasa bile hastalığın ağır seyretmesini ve hayati komplikasyon riskini en aza indirdiğini kaydetti.</p>

<p>Önmez, risk grubundaki bireylerin grip sezonunda el hijyenine azami dikkat göstermesi, hasta kişilerle temasını sınırlandırması ve kalabalık ortamlarda kişisel koruyucu tedbirlere uyması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-65-yas-ustu-icin-grip-uyarisi-basit-bir-enfeksiyon-degil-zaturreye-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yasli-aa-1664399.jpg" type="image/jpeg" length="49134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Eryılmaz’ın "Eş Zaman İnsan" sergisi CerModern’de sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-eryilmazin-es-zaman-insan-sergisi-cermodernde-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-eryilmazin-es-zaman-insan-sergisi-cermodernde-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Özgür Eryılmaz’ın bellek, zaman ve mekân kavramlarını figüratif ve soyut anlatımlarla buluşturduğu "Eş Zaman İnsan" sergisi CerModern’de açıldı. İnsanın geçmişi ve şimdiki zamanı arasındaki katmanlı ilişkiyi irdeleyen sergi, 25 Ekim’e kadar başkentli sanatseverleri ağırlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanatçı Özgür Eryılmaz’ın birey, toplum, bellek ve zaman kavramları arasındaki dinamik bağları mercek altına aldığı "Eş Zaman İnsan" başlıklı kişisel resim sergisi, Ankara’nın çağdaş sanat merkezlerinden CerModern’de açıldı. İnsanın varoluşsal serüvenini katmanlı bir görsel dille irdeleyen sergi, düzenlenen açılışla başkentli sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</p>

<p><img alt="A A 20260917 42492299 42492297 O Z G U R E R Y I L M A Z I N E S Z A M A N I N S A N S E R G I S I C E R M O D E R N D E A C I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42492299-42492297-o-z-g-u-r-e-r-y-i-l-m-a-z-i-n-e-s-z-a-m-a-n-i-n-s-a-n-s-e-r-g-i-s-i-c-e-r-m-o-d-e-r-n-d-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="800" /></p>

<p>Sergide; Eryılmaz’ın insanın geçmişiyle, hafızasıyla, çevresiyle ve "öteki" kavramıyla kurduğu çok boyutlu ilişkileri sorguladığı seçkin eserler bir araya geliyor. Sanatsal pratiğinde figüratif anlatımı geometrik ve soyut mekânsal kurgularla buluşturan sanatçı; geçmiş ile şimdiki zaman, bireysel olanla toplumsal olan ve gerçeklik ile kurmaca arasındaki sınırları tuval üzerinde yeniden tanımlıyor.</p>

<h3><strong>Zaman doğrusal değil, katmanlı bir alan</strong></h3>

<p>"İnsan yalnızca içinde bulunduğu anda mı yaşar?" sorusunu odak noktasına alan "Eş Zaman İnsan", geçmişe ve bugüne ait yaşantı ve deneyimleri aynı kompozisyonda buluşturuyor. Eserlerde zaman, klasik ve doğrusal bir akıştan ziyade; farklı anların, anıların ve duygu durumlarının aynı düzlemde bir arada var olabildiği katmanlı bir hafıza alanı olarak kurgulanıyor.</p>

<p>Bireysel bellek ile toplumsal ilişkilerin iç içe geçtiği sergide izleyiciler, hem kendi içsel zamanlarıyla yüzleşme hem de modern insanın mekân ve hafıza içindeki konumunu sorgulama imkânı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Eryılmaz’ın özgün üslubuyla şekillenen "Eş Zaman İnsan" sergisi, <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihine kadar CerModern’de ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-eryilmazin-es-zaman-insan-sergisi-cermodernde-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42492299-42492296-o-z-g-u-r-e-r-y-i-l-m-a-z-i-n-e-s-z-a-m-a-n-i-n-s-a-n-s-e-r-g-i-s-i-c-e-r-m-o-d-e-r-n-d-e-a-c-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="34705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Babacan'dan Menderes, Zorlu ve Polatkan için anma mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacandan-menderes-zorlu-ve-polatkan-icin-anma-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacandan-menderes-zorlu-ve-polatkan-icin-anma-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi lideri Ali Babacan, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı vefat yıl dönümlerinde andı. Babacan, milli iradeye yönelik müdahalelerin unutulmaması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Demokrasi ve Atılım Partisi </strong>(<strong>DEVA Partisi</strong>) Genel Başkanı <strong>Ali Babacan</strong>, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı andı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Babacan'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Vefatlarının yıl dönümünde Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle anıyorum. Demokrasi tarihimizin acı günlerini unutmuyor, milli iradeye yönelik her türlü müdahaleyi bir kez daha lanetliyorum."</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Vefatlarının yıl dönümünde Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyorum.<br />
<br />
Demokrasi tarihimizin acı günlerini unutmuyor, millî iradeye yönelik her türlü müdahaleyi bir kez daha lanetliyorum.</p>
— Ali Babacan (@alibabacan) <a href="https://x.com/alibabacan/status/2100491333852946679?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacandan-menderes-zorlu-ve-polatkan-icin-anma-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fef40ea3-1ec7-48f9-80c1-31cb430df055jpg.webp" type="image/jpeg" length="97462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne ve baba tutuklanmıştı: 11 aylık bebeği arama çalışmaları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/anne-ve-baba-tutuklanmisti-11-aylik-bebegi-arama-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/anne-ve-baba-tutuklanmisti-11-aylik-bebegi-arama-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Divriği ilçesinde 10 Eylül günü çadırdan kaybolan 11 aylık Büşra Balıkçı’nın bulunması için başlatılan arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Anne ve babanın da aralarında yer aldığı 6 şüphelinin tutuklandığı adli sürecin gölgesinde devam eden çalışmalarda AFAD, komando ve jandarma ekipleri sarp araziyi yapay zekâ destekli insansız hava araçları ve iz takip köpekleriyle karış karış tarıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü İncedere Yaylası kırsalında yoğunlaşan çalışmalarda güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri teyakkuz halini koruyor. Bölgedeki arama tarama faaliyetlerinde AFAD, jandarma asayiş timleri ve komandolardan oluşan toplam 93 uzman personel, 10 arazi aracı ve özel eğitimli 2 iz takip köpeği görev alıyor.</p>

<h3><strong>Bölgeye giriş-çıkışlar kontrol altında</strong></h3>

<p>Çalışmaların yürütüldüğü geniş yayla arazisi jandarma ekipleri tarafından güvenlik çemberine alınırken, stratejik noktalarda kontrol noktaları oluşturuldu. Yaylaya giriş ve çıkışlar jandarmanın izni ve kimlik kontrolleri eşliğinde sağlanıyor.</p>

<p>Havadan termal ve yapay zekâ analiz kabiliyetine sahip İHA'larla taranan, karadan ise komando timlerinin yaya olarak adım adım aradığı arazide şu ana kadar kayıp bebeğe ait herhangi bir somut ize veya bulguya ulaşılamadı.</p>

<h3><strong>Anne ve baba dahil 6 kişi cezaevinde</strong></h3>

<p>10 Eylül günü hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı’nın (27) 11 aylık kızı Büşra'yı çadırda bulamadığı yönündeki ihbarı üzerine başlatılan çok yönlü adli soruşturmada önemli kararlar alınmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltına alınan 12 şüpheliden veteriner hekim ile A.Ç. jandarmadaki sorgularının ardından serbest bırakılmış; adliyeye sevk edilen anne Elif Balıkçı, baba Yusuf Balıkçı (42), amca M.R.B., hala R.B. ile akrabalar Ö.B. ve M.B. nöbetçi hâkimlikçe tutuklanmıştı. Şüphelilerden K.D., M.D. ve İ.B. ise adli kontrol kararıyla salıverilmişti. Soruşturma kapsamında Diyarbakır'da yakalanan 1 şüphelinin de Divriği'ye getirilme işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Soruşturma sürecinde anne Elif Balıkçı'nın savcılık ifadesinde kızını eşi Yusuf Balıkçı'nın öldürüp araziye bıraktığını öne sürmesi üzerine İncedere Yaylası'nda jandarma eşliğinde yer gösterme işlemi yapılmıştı. Ancak annenin işaret ettiği arazide yürütülen kazı ve arama tarama çalışmalarında iddiaları doğrulayacak hiçbir bulgu tespit edilememişti.</p>

<p>Babanın suçlamaları kesin bir dille reddettiği, annenin ise ifadelerini değiştirmeye devam ettiği dosya üzerinde Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle Sulh Ceza Hakimliğince getirilen yayın yasağı kararı yürürlükte bulunuyor. Ekipler, arazi şartlarının zorluğuna rağmen yayla ve çevresindeki arama operasyonlarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/anne-ve-baba-tutuklanmisti-11-aylik-bebegi-arama-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260917-42492178-42492176-s-i-v-a-s-t-a-k-a-y-b-o-l-a-n-11-a-y-l-i-k-b-e-b-e-g-i-a-r-a-m-a-c-a-l-i-s-m-a-l-a-r-i-s-u-r-u-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="12489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan Fed’e faiz çağrısı: “Hemen düşürün"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-fede-faiz-cagrisi-hemen-dusurun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-fede-faiz-cagrisi-hemen-dusurun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Fed’in politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmesinin ardından faizlerin yüzde 1 veya daha düşük seviyeye indirilmesi çağrısında bulundu. Trump, ABD’nin kredi değerliliğinin yüksek olduğunu savunurken ticaret açığını da “kayıp” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">ABD Başkanı <strong>Donald Trump, </strong>ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini 25 baz puan artırmasının ardından faiz oranlarının yüzde 1 veya daha düşük seviyeye indirilmesi çağrısında bulundu. Trump, ABD’nin dünyanın “açık ara en iyi kredi değerliliğine” sahip olduğunu savunurken, ülkenin ticaret açığını da “kayıp” olarak nitelendirdi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Fed politika faizini yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti</strong></h2>

<p dir="ltr">Fed, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti.</p>

<p dir="ltr">Karar oy birliğiyle alınırken Fed, enflasyonun yüksek seyretmeye devam ettiğine dikkat çekti. Banka, faiz artışının enflasyonun yüzde 2 hedefine daha hızlı dönmesini destekleyeceğini bildirdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Trump’tan faizlerin yüzde 1’e indirilmesi çağrısı</strong></h3>

<p dir="ltr">Fed’in kararının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, ABD’de faiz oranlarının yüzde 1 veya daha düşük seviyede olması gerektiğini savundu.</p>

<p dir="ltr">Trump, ABD’nin yüksek kredi değerliliğine sahip olduğunu ve ülke ekonomisinin yeni yatırımlarla büyüdüğünü belirterek faizlerin düşürülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p dir="ltr">Trump açıklamasında, “ABD'de faiz oranları yüzde 1 veya daha düşük olmalı, çünkü biz açık ara dünyanın en iyi kredi değerliliğine sahip ülkesiyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ticaret açığını “kayıp” olarak nitelendirdi</strong></h3>

<p dir="ltr">ABD’nin ticaret açığına da değinen Trump, ticaret açığı verilen ülkelerin çoğuyla ticaretin durdurulması halinde ABD’nin yılda en az 1,5 trilyon dolar kazanacağını öne sürdü.</p>

<p dir="ltr">Trump, “Açık” kelimesinin “kayıp” kelimesinin farklı bir ifadesi olduğunu savundu. ABD’nin dünyanın neredeyse her ülkesini “sırtında taşıdığını” ileri süren Trump, mevcut durumun devam edemeyeceğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Trump’tan Fed’e “hemen” faiz indirimi çağrısı</strong></h3>

<p dir="ltr">Trump, açıklamasının sonunda Fed’e yönelik faiz indirimi çağrısını yineledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Trump, “Amerika Birleşik Devletleri için faiz oranlarını düşürün, hem de hemen” ifadelerini kullandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Fed’in 2026 enflasyon beklentisi yüzde 3,7</strong></h3>

<p dir="ltr">Fed’in yeni ekonomik projeksiyonlarında 2026 sonu için federal fon oranına ilişkin medyan tahmin yüzde 4,1’e yükseldi.</p>

<p dir="ltr">Kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunun ise 2026 sonunda yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-fede-faiz-cagrisi-hemen-dusurun</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9f72ea7d-912f-412d-9bfc-9d37dfaaf78f.png" type="image/jpeg" length="50106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadir İnanır’ın üç vasiyeti bugün açılıyor: Jülide Kural’dan miras tartışmalarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kadir-inanirin-uc-vasiyeti-bugun-aciliyor-julide-kuraldan-miras-tartismalarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kadir-inanirin-uc-vasiyeti-bugun-aciliyor-julide-kuraldan-miras-tartismalarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadir İnanır’ın vefatının ardından gündeme gelen miras paylaşımında en kritik aşamaya gelindi. Usta sanatçının 2015 ve 2022 yıllarında noter huzurunda hazırladığı üç ayrı vasiyetname bugün Beykoz Adliyesi’nde resmi olarak açılıyor. Kamuoyunda ve aile çevresinde başlayan miras tartışmalarına ilişkin ilk kez konuşan 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural, "Ben acımı yaşıyorum. Kadir bir vasiyetname hazırlamış, buna saygı duymak lazım" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kadir İnanır'ın ardından bıraktığı mal varlığının paylaşımına dair yasal süreç işlemeye başladı. Sanatçının 2015 yılında kaleme aldığı ilk vasiyeti ile 2022 yılında noter kanalıyla tanzim ettiği iki ayrı vasiyetnamesinin içeriği, Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde mirasçıların katılımıyla okunacak. Mahkemede yapılacak resmi açılışın ardından gayrimenkuller, banka hesapları ve özel arşivlerin nasıl paylaştırılacağı netlik kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Kadir’e yakışır dili kaybetmeyelim"</strong></h2>

<p>Vasiyetnamelerin içeriğine dair basında yer alan iddialar ve aile içi miras tartışmalarına yönelik değerlendirmede bulunan oyuncu Jülide Kural, polemiklerin uzağında kalmak istediğini belirtti. İnanır’ın iradesine saygı duyulması gerektiğinin altını çizen Kural, şu açıklamalarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ben acımı yaşıyorum. Kim ne konuşursa konuşsun ben ne yorum yapacağım ne de konuşacağım. Kadir çok gönlü zengin bir insandı. Ömür boyu ailesine çok fazla destek oldu. Herkes kendi kararını kendi veriyor. Kendisi bir vasiyetname hazırlamış. Buna saygı duymak lazım; Kadir’e olan saygının bir devamlılığı olarak. Zaten hukuk devreye girecektir. Kadir’e yakışır bir dili hiçbir zaman kaybetmeyelim."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Hukuki süreç resmen başlıyor</strong></h3>

<p>İnanır’ın 11 kardeşinden yalnızca birinin hayatta olduğu ve yasal mirasçı statüsünde çok sayıda yeğeninin bulunduğu süreçte, mahkemenin vasiyetnameleri açıp ilgililere tebliğ etmesiyle birlikte miras taksimi resmiyet kazanacak.</p>

<p>Vasiyetnamelerde saklı pay oranları ve mal paylaşımı detaylarının ortaya çıkmasıyla, yasal mirasçıların itiraz veya tenkis davası açıp açmayacağı adliyedeki işlemlerin tamamlanmasının ardından kesinleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kadir-inanirin-uc-vasiyeti-bugun-aciliyor-julide-kuraldan-miras-tartismalarina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/5336080a21b06f10a5633a8a5b2c6573.jpg" type="image/jpeg" length="63270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Ümit 'Sis ve Gece' romanının izinsiz diziye uyarlandığını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-umit-sis-ve-gece-romaninin-izinsiz-diziye-uyarlandigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-umit-sis-ve-gece-romaninin-izinsiz-diziye-uyarlandigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Ümit, 1996 yılında yayımlanan kült eseri "Sis ve Gece" romanının İran’da kendisinden herhangi bir izin alınmadan ve haber verilmeden dizi filme uyarlandığını açıkladı. Yönetmenliğini Muhammed Hüseyin Mehdeviyan’ın üstlendiği yapımın "Karga" adıyla seyirciyle buluştuğunu belirten Ümit, duruma sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yazar Ahmet Ümit, telif hakları ve edebi mülkiyet ihlaline ilişkin gelişmeyi X (eski adıyla Twitter) platformundaki şahsi hesabı üzerinden duyurdu. İran’da çekilen yapıma ait bazı sahne kesitlerini takipçileriyle paylaşan Ümit, projenin hiçbir aşamasında kendisine danışılmadığını ve yasal onay mekanizmalarının işletilmediğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Bana sorulmadan, izin alınmadan çekilmiş"</strong></h3>

<p>Eserinin izinsiz olarak başka bir ülkenin televizyon sektöründe yapımlaştırılmasına duyduğu şaşkınlığı ve tepkiyi dile getiren Ahmet Ümit, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bu da başıma geldi. İran'da Sis ve Gece romanım, bana sorulmadan, izin alınmadan, yönetmen Muhammed Hüseyin Mehdeviyan tarafından Karga adında dizi film yapılmış. Ne demeliyim şimdi ben bu durumda?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Dizinin yönetmeni Muhammed Hüseyin Mehdeviyan</strong></h3>

<p>Romandan ekrana aktarılan ve İran’da "Karga" ismiyle yayına giren projenin yönetmen koltuğunda, İran sinemasının tanınan isimlerinden Muhammed Hüseyin Mehdeviyan oturuyor. Türkiye'de daha önce 2007 yılında Turgut Yasalar yönetmenliğinde beyaz perdeye de aktarılan ve istihbarat teşkilatı ekseninde geçen psikolojik ve siyasi derinlikli "Sis ve Gece" romanının, İran uyarlamasında kaynak belirtilip belirtilmediği ve olayın uluslararası telif hukuku boyutuna taşınıp taşınmayacağı ise edebiyat ve sanat çevrelerinde merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahmet-umit-sis-ve-gece-romaninin-izinsiz-diziye-uyarlandigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ahmet-umit.webp" type="image/jpeg" length="69506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’den 'akaryakıt zammı' çıkışı: “Çiftçinin girdi maliyeti katlandı”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-akaryakit-zammi-cikisi-ciftcinin-girdi-maliyeti-katlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-akaryakit-zammi-cikisi-ciftcinin-girdi-maliyeti-katlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akaryakıt fiyatlarının 100 lirayı aşmasının çiftçi, üretici ve hayvancılıkla uğraşanların maliyetlerini artırdığını söyledi. Gürer, yem, gübre, ilaç, tohum ve su giderlerindeki artışa dikkat çekerek üreticilere destek verilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">CHP Niğde Milletvekili <strong>Ömer Fethi Gürer</strong>, akaryakıt fiyatlarının 100 lirayı aşmasının çiftçi ve üreticilerin maliyetlerini artırdığını belirterek, tarımsal üretimde ciddi sorunlar yaşandığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Mazot zammının yalnızca tarımı değil, akaryakıtın kullanıldığı nakliye ve sanayi başta olmak üzere birçok sektörü etkilediğini belirten Gürer, üreticilere yönelik destek ve teşviklerin artırılması çağrısında bulundu.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“Mazot fiyatı bir yılda katlandı”</strong></h2>

<p dir="ltr">Gürer, bir yıl önce traktörün tarlaya girdiği dönemde depoya konulan mazotun fiyatının önemli ölçüde arttığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">Hasat edilen ürünlerin taşınmasında kullanılan kamyonet, kamyon ve TIR’ların yakıt maliyetlerinin de yükseldiğine dikkat çeken Gürer, hayvancılık yapan üreticilerin de artan mazot ve nakliye giderlerinden etkilendiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Gürer, “Bu durumda yalnız mazot artışı dahi çiftçi, üretici, hayvancılık yapanı vurdu. Yem, gübre, ilaç, tohum, su giderleri de önemli ölçüde arttı. Kamu ürün alım fiyatları ise enflasyon altında belirlendi. Bu koşullarda üretimde ciddi sıkıntılar oluştu” dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Mazotun etkisi tarımdan sanayiye yayılacak”</strong></h3>

<p dir="ltr">Akaryakıt fiyatlarındaki artışın başta tarım olmak üzere yakıt kullanılan tüm sektörlerde maliyetleri artıracağını savunan Gürer, bu durumun tüketici fiyatlarına da yansıyacağını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Gürer, üretim maliyetlerindeki artışın yalnızca tarımla sınırlı kalmayacağını belirterek, sanayiden nakliyeye kadar birçok alanda fiyat artışları yaşanacağını ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çiftçinin girdi maliyetlerine dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">Çiftçinin ürettiği ürünün alım fiyatının enflasyon karşısında yeterince artmadığını belirten Gürer, tarımsal girdilerdeki yükselişin üretimin sürdürülebilirliğini zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre tarımsal desteklerin verilmesi gerektiğini belirterek, üreticilerin artan maliyetler karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Mazotun etkilediği her kesim için destekler sağlanmalı”</strong></h3>

<p dir="ltr">Gürer, artan mazot fiyatlarının nakliyeciler, sürücüler ve vatandaşlar üzerinde de gelir kaybına neden olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Çiftçi, besici, üretici, esnaf, emekli ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sorunlara yönelik çözüm üretilmesi gerektiğini söyleyen Gürer, “Mazotun etkilediği her kesim için destekler sağlanmalıdır” dedi.</p>

<p dir="ltr">Gürer ayrıca destek ve teşviklerin yanı sıra borçların ötelenmesi ve ekonomik gelirleri daralan emekli ile dar gelirli vatandaşlara yönelik acil çözümler oluşturulması gerektiğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-akaryakit-zammi-cikisi-ciftcinin-girdi-maliyeti-katlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fc221375-36b1-4a91-89b2-64c6b1dbc031-w.jpeg" type="image/jpeg" length="18705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasan Atilla Uğur kimdir, nereli? Hasan Atilla Uğur savcı mı, asker mi? Hasan Atilla Uğur Oğuzhan Uğur'un babası mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hasan-atilla-ugur-kimdir-nereli-hasan-atilla-ugur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hasan-atilla-ugur-kimdir-nereli-hasan-atilla-ugur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında karar verilen isimler arasında emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur da bulunuyor. Gelişmenin ardından Uğur'un doğum tarihi, askeri kariyeri, Kaşif Kozinoğlu ile cezaevindeki ilişkisi ve Oğuzhan Uğur'la olan bağı yeniden araştırılmaya başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gözaltı kararları verildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan ile Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı alındı.</p>

<p>17 Eylül 2026 itibarıyla Hasan Atilla Uğur hakkında verilen gözaltı kararının henüz infaz edilmediği bildirildi. Soruşturma kapsamında diğer üç şüpheli hakkında ise gözaltı işlemlerinin gerçekleştirildiği açıklandı.</p>

<p>Gelişmenin ardından Hasan Atilla Uğur'un kim olduğu, kaç yaşında olduğu, nereli olduğu ve Oğuzhan Uğur ile akrabalık bağı olup olmadığı araştırılmaya başlandı.</p>

<h2><strong>Hasan Atilla Uğur kimdir?</strong></h2>

<p>Hasan Atilla Uğur, <strong>19 Aralık 1957 tarihinde Ankara'da</strong> doğdu. Uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan Uğur, emekli Jandarma Albay olarak biliniyor. Askeri kariyerinin önemli bölümünü jandarma teşkilatında geçirdi.</p>

<p>Uğur, 1975 yılında Kuleli Askeri Lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Kara Harp Okulu'na başlayan Uğur, 1979 yılında Jandarma Teğmen rütbesiyle mezun oldu. Daha sonra Piyade Okulu ve Jandarma Subay Okulu'nda eğitim aldı ve Foça'da komando eğitimi gördü.</p>

<p>1981 yılından itibaren başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde Jandarma Birlik Komutanlığı görevlerinde bulundu.</p>

<p><img alt="HASAN ATİLLA UĞUR" class="detail-photo img-fluid" height="1404" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-111542.png" width="2162" /></p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur kaç yaşında, nereli?</strong></h3>

<p>19 Aralık 1957 doğumlu Hasan Atilla Uğur, <strong>Ankara doğumlu</strong>. 17 Eylül 2026 itibarıyla 68 yaşında olan Uğur, 19 Aralık 2026'da 69 yaşına girecek.</p>

<p>Uğur, 2007 yılında Jandarma Albay rütbesindeyken kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nden emekli oldu. Emekliliğinin ardından siyasi faaliyetlerde bulundu ve çeşitli kitaplar kaleme aldı.</p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur'un askeri kariyerinde hangi görevler vardı?</strong></h3>

<p>Hasan Atilla Uğur'un askeri kariyerinde jandarma birliklerindeki görevlerin yanı sıra istihbarat alanındaki görevleri de yer aldı.</p>

<p>Uğur'un biyografisine göre 2002-2004 yılları arasında <strong>Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı</strong> görevini yürüttü. 2005-2007 yılları arasında ise Çanakkale Eğitim Alay Komutanlığı görevinde bulundu.</p>

<p>Uğur ayrıca 1999 yılında Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Abdullah Öcalan'ın İmralı Adası'ndaki sorgu sürecinde görev yapan isimlerden biri olarak biliniyor. Bu döneme ilişkin deneyimlerini daha sonraki yıllarda kitaplarında da anlattı.</p>

<p><img alt="HASAN ATİLLA UĞUR-1" class="detail-photo img-fluid" height="810" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-111517.png" width="1420" /></p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur, Oğuzhan Uğur'un babası mı?</strong></h3>

<p>Evet. Hasan Atilla Uğur, <strong>BaBaLa TV'nin kurucusu ve içerik üreticisi Oğuzhan Uğur'un babasıdır</strong>. Oğuzhan Uğur'un yanı sıra Tuğrul Uğur da Hasan Atilla Uğur'un çocukları arasında yer alıyor.</p>

<p>Oğuzhan Uğur'un dijital yayıncılık alanında tanınmasının ardından babasının askeri geçmişi de çeşitli dönemlerde gündeme geldi. Hasan Atilla Uğur, oğlunun bazı yayınlarına da konuk oldu.</p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur ve Kaşif Kozinoğlu'nun bağlantısı ne?</strong></h3>

<p>Hasan Atilla Uğur ile Kaşif Kozinoğlu'nun ilişkisi yalnızca Silivri Cezaevi dönemine dayanmıyor. Uğur'un daha önce yaptığı açıklamalara göre iki ismin yolları Kara Harp Okulu yıllarında kesişti. Daha sonraki yıllarda Tunceli'deki görevleri sırasında da aynı bölgede bulundular.</p>

<p>İki isim daha sonra Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderildi. Uğur ve Kozinoğlu burada aynı koğuşta kaldı. Kozinoğlu, <strong>12 Kasım 2011'de</strong> Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetti.</p>

<p>Uğur, Kozinoğlu'nun cezaevindeki son saatlerine ilişkin yıllar içinde çeşitli açıklamalar yaptı. Eylül 2026'da soruşturmanın yeniden gündeme gelmesiyle bu açıklamalar da yeniden haber konusu oldu.</p>

<p><img alt="HASAN ATİLLA UĞUR" class="detail-photo img-fluid" height="1446" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-111328.png" width="950" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Atilla Uğur hakkında neden gözaltı kararı verildi?</strong></h3>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma, Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin süreci kapsıyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık açıklamasına göre Hasan Atilla Uğur hakkında karar verilmiş ancak kararın infazı henüz gerçekleşmemişti.</p>

<p>Gözaltı kararı, soruşturma kapsamında uygulanan bir adli işlem niteliğinde. Uğur hakkında bu aşamada kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.</p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur savcı mı?</strong></h3>

<p>Hasan Atilla Uğur <strong>savcı değil, emekli Jandarma Albaydır</strong>. Askeri kariyeri Türk Silahlı Kuvvetleri ve jandarma teşkilatı bünyesinde geçti.</p>

<p>“Savcı” ifadesi ise Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında hakkında gözaltı kararı verilen diğer iki isimden kaynaklanıyor. Soruşturma kapsamında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan hakkında da gözaltı kararı verildi.</p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur ve Ali Fuat Yılmazer bağlantısı var mı?</strong></h3>

<p>Hasan Atilla Uğur ile Ali Fuat Yılmazer farklı kurumlardaki görevleriyle bilinen isimlerdir. Uğur'un kariyeri Jandarma ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde şekillenirken Ali Fuat Yılmazer, Emniyet teşkilatındaki istihbarat görevleriyle tanındı.</p>

<p>Bu nedenle iki ismin aynı kişi olduğu ya da aynı görev geçmişine sahip bulunduğu yönünde bir bilgi bulunmuyor. Hasan Atilla Uğur'un biyografisinde Ali Fuat Yılmazer ile doğrudan bir görev ilişkisi de yer almıyor.</p>

<p><img alt="HASAN ATİLLA UĞUR" class="detail-photo img-fluid" height="908" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-111505.png" width="1244" /></p>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur'un kitapları neler?</strong></h3>

<p>Hasan Atilla Uğur emekliliğinin ardından yazarlık çalışmaları da yaptı. Kitapları arasında <strong>“Abdullah Öcalan'ı Nasıl Sorguladım”</strong> ve <strong>“Dün Bugün Yarın”</strong> gibi eserler bulunuyor.</p>

<p>Bu eserlerde askeri kariyeri, İmralı süreci ve yakın dönem Türkiye'sine ilişkin kendi tanıklıklarını ve değerlendirmelerini aktardı.</p>

<h3><strong>Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında son durum</strong></h3>

<p>17 Eylül 2026 itibarıyla Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında <strong>Hasan Atilla Uğur, Hasan Ataman Yıldırım, Ali İşgören ve Necip Doğan hakkında gözaltı kararı</strong> bulunuyor.</p>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre Hasan Ataman Yıldırım, Ali İşgören ve Necip Doğan hakkında gözaltı işlemleri gerçekleştirildi. Hasan Atilla Uğur hakkındaki gözaltı kararının ise henüz infaz edilmediği bildirildi.</p>

<p>Soruşturmanın devamında şüphelilerin ifadeleri ve savcılık işlemleri sonrasında verilecek adli kararlar, dosyanın sonraki aşamasını belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hasan-atilla-ugur-kimdir-nereli-hasan-atilla-ugur</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-111444.png" type="image/jpeg" length="51417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla'da "Sokaklar Güvende" operasyon: 42 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-sokaklar-guvende-operasyon-42-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglada-sokaklar-guvende-operasyon-42-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla merkezli "Sokaklar Güvende" operasyonunda yeni nesil suç örgütleri ve yasa dışı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 42 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> koordinesinde, yeni nesil suç örgütleri ile yasa dışı yapılanmaların ortaya çıkarılmasına yönelik çalışma başlatıldı. Operasyon kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ile Özel Harekat şube müdürlüklerinde görevli ekipler çalışma yürüttü.</p>

<p>Ekiplerin çalışmaları sonucunda <strong>Muğla</strong>'nın Menteşe, Fethiye, Bodrum, Marmaris ve Milas ilçelerinin yanı sıra <strong>İstanbul</strong>, <strong>Ankara</strong>, <strong>İzmir</strong>, Gaziantep, Mardin, Kocaeli ve Aydın'da aynı anda operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Menteşe'de uyuşturucu ticareti soruşturması</strong></h2>

<p>Menteşe'deki çalışmalarda, yurt dışında kırmızı bültenle aranan O.K'nin yaşı küçük kişileri kullanarak uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptırdığı belirlendi. Ayrıca bu kişinin örgüt adına eylemler gerçekleştirdiği ve suç işlemek amacıyla birlikte hareket ettikleri tespit edilen şüphelilere yönelik çalışma yapıldı.</p>

<p>Fethiye'de ise silahla kasten öldürmeye teşebbüs olayına ilişkin şüphelilere yönelik <strong>operasyon</strong> düzenlendi. Çalışmada, olayın şüphelilerine ulaşım ve maddi destek sağladığı, aynı zamanda olayda azmettirici konumunda bulunduğu değerlendirilen kişilere odaklanıldı.</p>

<p>Bodrum'daki operasyonda faiz karşılığında borç para veren ve borçlarını nitelikli yağma yoluyla tahsil eden şüpheliler hedef alındı. Bunun yanı sıra arsa sahiplerini "imar açma" vaadiyle dolandırdığı belirlenen kişiler hakkında da işlem yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Marmaris ve Milas'ta silah operasyonu</strong></h3>

<p>Marmaris'te ruhsatsız silah temin ederek bu silahlarla çeşitli <strong>asayiş</strong> olaylarına karıştığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Milas'taki çalışmalarda ise sosyal medya hesaplarından silah paylaşımı yapan ve suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak çeşitli suçlara karıştığı tespit edilen şüpheliler hedef alındı.</p>

<h3><strong>Operasyonda silah ve uyuşturucu ele geçirildi</strong></h3>

<p>Düzenlenen operasyonlarda 2 ruhsatsız tabanca, 2 tüfek, 415 fişek, 3 şarjör ve 2 bıçağın yanı sıra 9 çek, 8 dekont ile bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>

<p>Operasyonların sonucunda toplam 42 <strong>şüpheli</strong> gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 17'si Muğla'da, 3'ü ise Fethiye'de adliyeye sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-sokaklar-guvende-operasyon-42-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/muglada-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonda-42-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="62486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevdan Bir Ateş 3. bölüm fragmanı yayınlandı mı? 3. bölüm fragmanı ne zaman? Sevdan Bir Ateş yeni bölümde neler olacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sevdan-bir-ates-3-bolum-fragmani-yayinlandi-mi-3-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sevdan-bir-ates-3-bolum-fragmani-yayinlandi-mi-3-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Show TV'nin yeni dizisi Sevdan Bir Ateş'in 2. bölümüyle birlikte gözler yeni bölümden gelecek gelişmelere çevrildi. Mirza, Leyla ve Hüma ile birlikte yola çıkarken Kapadokya'daki düğün hazırlıkları da devam etti. Bölüm finalinde yaşanan gelişme ise hikâyedeki dengeleri değiştirdi. İzleyiciler şimdi Sevdan Bir Ateş 3. bölüm fragmanının yayınlanıp yayınlanmadığını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Show TV ekranlarında yayınlanan Sevdan Bir Ateş, 2. bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Dizinin son bölümünde Mirza, Leyla ve Hüma ile birlikte yola çıkarken geçmişte yaşananların etkisi yeniden gündeme geldi. Kapadokya'da ise Mirza'nın dönüşü beklenirken düğün hazırlıkları devam etti.</p>

<p>Bölümün finalinde Leyla'nın Mirza'nın düğününü basmasıyla birlikte hikâyede yeni bir aşamaya geçildi. Bu gelişmenin ardından dizinin takipçileri, Sevdan Bir Ateş 3. bölüm fragmanının yayınlanıp yayınlanmadığını ve yeni bölümde neler yaşanacağını araştırmaya başladı.</p>

<h2><strong>Sevdan Bir Ateş yeni bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h2>

<p>Sevdan Bir Ateş 3. bölüm fragmanı, 17 Eylül 2026 itibarıyla henüz yayınlanmadı. Yeni bölüm fragmanının, dizinin yayınlandığı Show TV ekranlarında ve kanalın resmi dijital platformlarında paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Fragmanın yayınlanmasının ardından 3. bölümde yaşanacak gelişmelere ilişkin yeni detaylar da ortaya çıkacak. Özellikle 2. bölümün finalinde Leyla'nın düğüne gelmesi sonrasında Mirza'nın nasıl bir karar vereceği yeni bölümün merak edilen noktaları arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Sevdan Bir Ateş" class="detail-photo img-fluid" height="774" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-105930.png" width="1200" /></p>

<h3><strong>Sevdan Bir Ateş 3. bölüm fragmanı nasıl izlenir?</strong></h3>

<p>Sevdan Bir Ateş'in yeni bölüm fragmanı yayınlandığında fragmana Show TV'nin resmi kanalları üzerinden ulaşılabilecek. Dizinin fragmanları televizyon yayınlarının yanı sıra YouTube gibi resmi dijital kanallarda da izleyiciyle buluşuyor.</p>

<p>Fragmanın yayınlanmasıyla birlikte yeni bölümde Mirza, Leyla ve Hüma arasında yaşanacak gelişmeler daha net görülebilecek.</p>

<p><img alt="Sevdan Bir Ateş" class="detail-photo img-fluid" height="796" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-110050.png" width="1114" /></p>

<h3><strong>Sevdan Bir Ateş son bölümde neler oldu?</strong></h3>

<p>Dizinin 2. bölümünde Mirza, Leyla ve Hüma'yı tren istasyonunda bırakmayarak onlarla birlikte yola çıktı. Leyla bir an önce sınırın ötesine geçmek isterken Mirza ise yaşananların ardından nasıl hareket edeceği konusunda karar vermeye çalıştı.</p>

<p>Mirza'nın yaşadığı ikilemde Hüma'nın da önemli bir yeri vardı. Leyla ile Nasim'in kızı olduğunu düşündüğü Hüma'nın yanında bulunan Mirza, geçmişte yaşananlarla yeniden yüzleşmek zorunda kaldı.</p>

<p>Bir yandan Leyla ile arasındaki geçmişin etkisi devam ederken diğer yandan Hüma'nın hayatındaki yerini anlamaya çalışan Mirza'nın Türkiye'ye dönüşü de yaklaşmaya başladı.</p>

<h3><strong>Mirza'nın düğünü için hazırlıklar tamamlandı</strong></h3>

<p>Mirza'nın Türkiye'ye döndüğü gün evlenecek olması, hikâyedeki gerilimi farklı bir noktaya taşıdı. Kapadokya'da düğün günü yaklaşırken Vuslat, Destan ve Macide de Mirza'nın nerede olduğunu ve ne zaman döneceğini öğrenmeye çalıştı.</p>

<p>Mirza'nın bebeği bulup geri döneceğini söylemesiyle birlikte düğün hazırlıkları sırasında aile içindeki dengeler değişmeye başladı. Mirza'nın yokluğu, düğün öncesinde yaşanan belirsizliği artırdı.</p>

<p>Bu sırada Leyla ile Mirza arasındaki geçmiş de yeniden hikâyenin merkezine taşındı. İkilinin yüzleşmesi ise Türkiye'ye dönüş sonrasına kaldı.</p>

<p><img alt="Sevdan Bir Ateş" class="detail-photo img-fluid" height="796" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-110110.png" width="1114" /></p>

<h3><strong>Bölüm finalinde Leyla düğünü bastı</strong></h3>

<p>Sevdan Bir Ateş'in 2. bölüm finalinde Leyla'nın Mirza'nın düğününe gelmesi dikkat çeken gelişme oldu. Mirza'nın karşısına çıkan Leyla ile birlikte geçmişte yaşananlar yeniden gündeme gelirken düğün sırasında kritik bir karar aşamasına gelindi.</p>

<p>Final sahnesinin ardından Mirza'nın vereceği kararın yeni bölümdeki gelişmeler açısından belirleyici olması bekleniyor. Leyla'nın ortaya çıkmasıyla birlikte Mirza'nın düğünle ilgili nasıl hareket edeceği de 3. bölümün öne çıkan sorularından biri olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sevdan Bir Ateş yeni bölümde ne olacak?</strong></h3>

<p>Sevdan Bir Ateş 3. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadığı için yeni bölümde yaşanacak gelişmeler konusunda resmi olarak açıklanmış yeni bir detay bulunmuyor.</p>

<p>Ancak 2. bölüm finalinde yaşananlar, yeni bölümün başlangıç noktasını ortaya koyuyor. Leyla'nın düğüne gelmesinin ardından Mirza'nın vereceği karar, hem düğün sürecini hem de iki karakterin geçmişte yaşadıklarıyla ilgili gelişmeleri etkileyebilir.</p>

<p>Fragmanın yayınlanmasıyla birlikte yeni bölümün hikâyesine ilişkin daha fazla ayrıntının paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sevdan-bir-ates-3-bolum-fragmani-yayinlandi-mi-3-bolum</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-110118.png" type="image/jpeg" length="94951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek'ten Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlekten-kasif-kozinoglunun-olumuyle-ilgili-sorusturmaya-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlekten-kasif-kozinoglunun-olumuyle-ilgili-sorusturmaya-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildiğini, bunlardan 3’ünün İstanbul ve Ankara’da düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındığını açıkladı.  Gürlek, "Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız" ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, eski MİT Görevlisi <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>'nun şüpheli ölümüne ilişkin olarak yürütülen soruşturma hakkında X hesabı üzerinden paylaşım yaptı.</p>

<p>Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümün karanlıkta bırakılmayacağını vurgulayan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir."</p>

<h2><strong>"Hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız"</strong></h2>

<p>Gürlek'in sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p><i>"Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız.</i></p>

<p><i>MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Soruşturma kapsamında bugün; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir.</i></p>

<p><i>İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir.</i></p>

<p><i>Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelenmektedir.</i></p>

<p><i>Aradan geçen süre ne olursa olsun; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçler kararlılıkla yürütülmektedir."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız.<br />
<br />
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm… <a href="https://t.co/f6I1hbcQCL" rel="nofollow">https://t.co/f6I1hbcQCL</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2100489382008410199?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlekten-kasif-kozinoglunun-olumuyle-ilgili-sorusturmaya-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/akin-gurlekten-yargida-dijitallesme-mesaji-e-durusma-icin-yeni-adim.jpg" type="image/jpeg" length="18374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Snap CEO'su Spiegel: Snapchat'te kullanım süresi sınırlandırılabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/snap-ceosu-spiegel-snapchatte-kullanim-suresi-sinirlandirilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/snap-ceosu-spiegel-snapchatte-kullanim-suresi-sinirlandirilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Snap CEO'su Evan Spiegel, Meta'nın genç kullanıcılar için sosyal medya kullanımına zaman sınırı getirilmesi çağrısına ilişkin Snapchat'te benzer bir uygulamanın değerlendirildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli sosyal medya şirketi Snap Inc.'in Üst Yöneticisi (CEO) <strong>Evan Spiegel</strong>, <strong>Facebook</strong>'un çatı şirketi <strong>Meta</strong> tarafından gündeme getirilen sosyal medya kullanımına yönelik zaman sınırlaması önerisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Spiegel, Snapchat'te varsayılan olarak zaman kısıtlaması uygulanmasına sıcak baktıklarını ifade etti.</p>

<p>Spiegel, BBC'ye verdiği röportajda şirket bünyesindeki sosyal medya platformu <strong>Snapchat</strong>'e yönelik değerlendirmelerde bulundu. Meta'nın genç kullanıcıların sosyal medya kullanımına ilişkin önerisinin hatırlatılması üzerine Spiegel, Snapchat'in de bu yönde bir uygulamayı değerlendirdiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Snapchat için zaman kısıtlaması gündemde</strong></h2>

<p>Meta'nın, genç kullanıcılar açısından <strong>sosyal medya platformları</strong>nda varsayılan kullanım süresi sınırı uygulanması yönündeki çağrısına katılıp katılmadığı sorulan Spiegel, Snapchat'te böyle bir tedbiri hayata geçirmeye istekli olduklarını söyledi.</p>

<p>Spiegel, söz konusu konunun şirket içerisinde görüşüldüğünü aktarırken, çalışmaların ayrıntılarını şu aşamada paylaşamayacağını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Spiegel'den sektör değerlendirmesi </strong></h3>

<p>Spiegel, değerlendirmesinde bu tür bir uygulamanın sosyal medya sektöründeki standartların oluşmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Snapchat yöneticisi, söz konusu adımın genel olarak faydalı olacağı görüşünü de paylaştı.</p>

<p>Spiegel'in açıklaması, Meta'nın genç kullanıcıların sosyal medya platformlarında geçirdiği süreye yönelik yeni sınırlamalar getirilmesi çağrısının ardından geldi.</p>

<h3><strong>Meta'nın uzlaşma sürecinde yeni önlemler alındı</strong></h3>

<p>Meta, sosyal medya platformlarının "çocukların ruh sağlığına zarar verdiği" iddiasıyla ABD'de açılan davada 26 Ağustos'ta uzlaşmaya gitmişti.</p>

<p>Uzlaşma kapsamında verilen dilekçede Meta'nın, genç kullanıcıların sosyal medya platformlarındaki günlük kullanım sürelerine sınır getirmeyi ve gece saatlerinde kullanımı engelleyecek kısıtlamalar uygulamayı taahhüt ettiği belirtilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dilekçede ayrıca çocukların platformlara veya yaş sınırlamasına tabi içeriklere erişimini engellemeye yönelik geliştirilmiş yaş doğrulama yöntemlerinin uygulanması ve ebeveynlerle velilerin çocuklarını <strong>çevrim içi</strong> ortamda korumasına yardımcı olacak ek araçların kullanıma sunulmasının zorunlu hale getirilmesinin planlandığı ifade edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/snap-ceosu-spiegel-snapchatte-kullanim-suresi-sinirlandirilabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/abdli-sosyal-medya-platformu-snapchat-gencler-icin-zaman-kisitlamasi-getirebilir.png" type="image/jpeg" length="38449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yarısı Bizden başvurusu nereden yapılır? Yarısı Bizden kampanyası son tarih, hibe ve kredi desteği ne kadar?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yarisi-bizden-basvurusu-nereden-yapilir-yarisi-bizden-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yarisi-bizden-basvurusu-nereden-yapilir-yarisi-bizden-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'daki riskli yapıların dönüşümünü destekleyen Yarısı Bizden Kampanyası için yeni takvim açıklandı. Daha önce 2026 yılı sonunda tamamlanması planlanan uygulamanın süresi bir yıl daha uzatıldı. Kampanyadan yararlanmak isteyen hak sahipleri için dönüşüm sürecinin hangi aşamalardan oluştuğu, sağlanan desteklerin tutarı ve kredi geri ödeme koşulları önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da riskli yapıların kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesi amacıyla uygulanan Yarısı Bizden Kampanyası'nda süre uzatıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7 Eylül'deki Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl sonunda sona ermesi planlanan kampanyanın <strong>31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldığını</strong> duyurdu.</p>

<p>Böylece İstanbul'da riskli yapısını dönüştürmek isteyen hak sahipleri, kampanyanın mevcut koşulları çerçevesinde 2027 yılı sonuna kadar süreçlerini sürdürebilecek. Bakan Murat Kurum da kampanyanın yeni süresinin 31 Aralık 2027 olduğunu açıkladı.</p>

<h2><strong>Yarısı Bizden Kampanyası uzatıldı mı?</strong></h2>

<p>Yarısı Bizden Kampanyası'nın süresi <strong>31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldı.</strong> Daha önce kampanyanın 2026 yılı sonunda sona ermesi planlanıyordu.</p>

<p>Uzatma kararı 7 Eylül 2026'da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Kabine Toplantısı sonrasında duyuruldu. Açıklamaya göre İstanbul'da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlar 2027 yılında da kampanyadan faydalanabilecek.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da 8 Eylül'de yaptığı açıklamada yeni sürenin 31 Aralık 2027 olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Yarısı Bizden başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Yarısı Bizden Kampanyası, standart bir e-Devlet başvurusundan ziyade riskli yapının tespitinden ruhsat ve hak sahipliği işlemlerine kadar ilerleyen bir dönüşüm süreci üzerinden yürütülüyor.</p>

<p>Bina bazlı dönüşümde genel süreç şu aşamalardan oluşuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Riskli yapı tespiti:</strong> Bina için Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kuruluşlar aracılığıyla riskli yapı tespiti yaptırılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kat malikleri kararı:</strong> Dönüşüm için gerekli çoğunlukla karar alınması ve yükleniciyle anlaşılması gerekiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Proje ve ruhsat:</strong> Yeni yapıya ilişkin mimari proje hazırlanıyor ve gerekli ruhsat işlemleri tamamlanıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kat irtifakı:</strong> Yeni yapıya ilişkin tapu ve kat irtifakı işlemleri gerçekleştiriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hak sahipliği başvurusu:</strong> Gerekli belgelerle ilgili belediyeye başvurularak hak sahipliği işlemleri yürütülüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sözleşme aşaması:</strong> Uygun bulunan hak sahipleriyle hibe taahhütnamesi ve kredi sözleşmesi imzalanıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu nedenle kampanyadan yararlanmak isteyenlerin yalnızca bir başvuru formu doldurması yeterli olmuyor; yapının dönüşümüne ilişkin teknik ve hukuki sürecin de tamamlanması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Tüketici Kredilerinde 3 Trilyon Tl Sınırı Konut Kredisi Borcuna En Sadık Iller Belli Oldu" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/tuketici-kredilerinde-3-trilyon-tl-siniri-konut-kredisi-borcuna-en-sadik-iller-belli-oldu.jpg" width="716" /></p>

<h3><strong>Yarısı Bizden desteği ne kadar?</strong></h3>

<p>Kampanyanın mevcut bina bazlı uygulamasında bir konut için sağlanan destek modeli <strong>875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL tahliye desteği</strong> şeklinde uygulanıyor. Böylece ilk konut için toplam destek tutarı 1 milyon 875 bin TL'ye ulaşıyor.</p>

<p>Mevcut destek kalemleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Konut:</strong> 875 bin TL hibe</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konut:</strong> 875 bin TL kredi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tahliye desteği:</strong> 125 bin TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlk konut için toplam:</strong> 1 milyon 875 bin TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Diğer konutlar için ise hibe yerine kredi desteği uygulanıyor. Güncel kaynaklarda birden fazla bağımsız bölüm için uygulanan destek tutarlarının ayrıca düzenlendiği belirtiliyor.</p>

<p>Kampanyanın 2027 yılına uzatılmasıyla birlikte <strong>bu destek tutarlarını değiştiren yeni bir açıklama yapılmadı.</strong> Bu nedenle yeni bir resmi düzenleme açıklanana kadar mevcut tutarlar esas alınıyor.</p>

<h3><strong>Yarısı Bizden iş yeri desteği ne kadar?</strong></h3>

<p>Kampanya kapsamında iş yerleri için de hibe ve kredi desteği bulunuyor. Mevcut uygulamada ilk iş yeri için <strong>475 bin TL hibe ve 475 bin TL kredi</strong> olmak üzere toplam 950 bin TL destek sağlanıyor.</p>

<p>Diğer iş yerleri için ise kredi desteği uygulanıyor.</p>

<p>Desteklerin bağımsız bölümün niteliğine ve kampanya kapsamındaki hak sahipliği durumuna göre değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Yarısı Bizden kredisi ne zaman ödenmeye başlanıyor?</strong></h3>

<p>Kampanya kapsamındaki kredi desteğinin geri ödeme koşulları da hak sahipleri açısından önem taşıyor. Mevcut uygulamada kredi geri ödemesinin <strong>yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra</strong> başlaması öngörülüyor.</p>

<p>Kredi için vade süresi <strong>10 yıl, yani 120 ay</strong> olarak uygulanıyor. Geri ödeme koşullarına ilişkin ayrıntılar imzalanan kredi sözleşmesinde yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle hak sahiplerinin kendilerine sunulan sözleşmedeki ödeme planını ve güncel uygulama esaslarını ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Konut Satışlarında Düşüş Sinyali" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/konut-satislarinda-dusus-sinyali.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Yarısı Bizden desteği nasıl ödeniyor?</strong></h3>

<p>Kampanyada destek ödemeleri inşaatın ilerleme aşamalarına bağlı olarak gerçekleştiriliyor. Bina bazlı dönüşümde destek tutarının tamamı başlangıçta tek seferde ödenmiyor.</p>

<p>Mevcut uygulamada ödemeler yapının inşaat seviyesine göre hakedişler üzerinden gerçekleştiriliyor. Böylece yapım sürecindeki ilerleme dikkate alınarak destek ödemeleri yükleniciye aktarılıyor.</p>

<p>Tahliye desteği ise ayrı bir kalem olarak uygulanıyor. Binadaki bağımsız bölümün kullanım durumuna göre ödeme hak sahibi veya kiracı açısından değerlendirilebiliyor.</p>

<h3><strong>Yarısı Bizden'den kimler yararlanabilir?</strong></h3>

<p>Kampanya, İstanbul'daki riskli yapıların dönüştürülmesine yönelik uygulanıyor. Bu nedenle öncelikle yapının kampanya kapsamında değerlendirilebilecek <strong>riskli yapı</strong> niteliğini taşıması gerekiyor.</p>

<p>Dönüşüm sürecinde;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Riskli yapı tespitinin yapılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kat maliklerinin gerekli çoğunlukla karar alması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni proje ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hak sahipliği tespitinin yapılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerekli sözleşmelerin imzalanması</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi aşamaların tamamlanması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kampanya kapsamında bugüne kadar İstanbul'da <strong>435 bin 683 bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığı, 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığı</strong> Bakanlık tarafından açıklandı.</p>

<p><img alt="Bakanlık harekete geçti: Satılık konut ilanlarına e-devlet yetki doğrulama zorunluluğu geliyor" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1766906300286-yeni-proje-2025-12-28-t-101816623.jpeg" width="800" /></p>

<h3><strong>Yarısı Bizden için yeni son tarih ne zaman?</strong></h3>

<p>Yarısı Bizden Kampanyası'nın yeni son tarihi <strong>31 Aralık 2027</strong> olarak açıklandı. Böylece 2026 sonunda sona ermesi planlanan uygulama bir yıl daha devam edecek.</p>

<p>Ancak kampanyaya ilişkin teknik işlemlerin yalnızca başvuru tarihinden ibaret olmadığı dikkate alındığında, riskli yapı tespiti, maliklerin anlaşması, proje, ruhsat ve hak sahipliği gibi aşamaların tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Kampanyanın destek tutarları, uygulama esasları veya başvuru koşullarında yeni bir değişiklik yapılması halinde güncel bilgiler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın resmi duyuruları üzerinden takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yarisi-bizden-basvurusu-nereden-yapilir-yarisi-bizden-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/konut-satislari-subat-ayinda-yukselise-gecti-tuik-guncel-emlak-verilerini-acikladi-2.jpg" type="image/jpeg" length="55697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li İnan Akgün Alp’ten Ermenistan sınırının açılması için çağrı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-inan-akgun-alpten-ermenistan-sinirinin-acilmasi-icin-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-inan-akgun-alpten-ermenistan-sinirinin-acilmasi-icin-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Şahnalar köyünde Ermenistan sınırının yeniden açılması çağrısında bulundu. Alp, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerindeki sorunların kalıcı barışa dönüşmesiyle sınır kapısının açılmasını ve bölgeden ticaretin başlamasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">CHP Kars Milletvekili<strong> İnan Akgün Alp</strong>, Ermenistan sınırında bulunan Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Şahnalar köyünde yaptığı açıklamada, Ermenistan sınırının yeniden açılması çağrısında bulundu.</p>

<p dir="ltr">Alp, açıklamasını 1920 yılında Kars’ın kurtuluşu sırasında dedeleri tarafından havaya uçurulduğunu belirttiği eski köprünün bulunduğu noktada yaptı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“Bu köprünün tarihî bir önemi var”</strong></h2>

<p dir="ltr">Köprünün kendisi açısından tarihî bir öneme sahip olduğunu belirten Alp, Kars’ın kurtuluşu sırasında bölgedeki ikmal yollarını kesmek amacıyla köprünün havaya uçurulduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Alp, “Kars’ın kurtuluşu sırasında 1920 yılında buradan gelen ikmal yollarını kesebilmek için benim dedelerim tarafından bu köprünün yerinde bulunan eski köprü havaya uçurulmuştu. Bundan sonra Kars’ın kurtuluşu gerçekleşti” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>“106 yıl sonra Ermenistan kapısının açılmasını talep ediyorum”</strong></h3>

<p dir="ltr">Aradan geçen 106 yılın ardından aynı noktadan Ermenistan sınırının açılması çağrısında bulunan Alp, geçmişte yaşanan acıların ardından bugün bölge halkının huzur ve refahının öncelenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Alp, “106 yıl sonra ben Kars milletvekili olarak bu köprü üzerinden Ermenistan kapısının açılmasını talep ediyorum. 106 yıl önce biz burada şehit verdik. Bugün o acılarımızın yerine halkımızın huzurunu ve refahını önceliyoruz” diye konuştu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerine dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilere de değinen Alp, iki ülke arasındaki sorunların kalıcı barışa dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Alp, Azerbaycan-Ermenistan sorunlarının kalıcı bir barışa evrilmesiyle Ermenistan sınırının yeniden açılmasını ve bu güzergâh üzerinden ticaretin başlamasını istediklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">CHP'li Alp, “Azerbaycan’la olan sorunlar kalıcı bir barışa evrilerek Ermenistan sınırının tekrar açılmasını ve bu hattan ticaretin başlamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-inan-akgun-alpten-ermenistan-sinirinin-acilmasi-icin-cagri</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-105348.png" type="image/jpeg" length="24316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="18047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="81236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="77729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="53237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="91990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="18863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="71538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="65994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="29989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="49628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="28146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="98030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="91265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="17636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="23547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="98498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="37569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="91760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="96036"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
