<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 15:48:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin: Kremlin’de Arktik bölgesinin güvenliği ve stratejisi ele alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/putin-kremlinde-arktik-bolgesinin-guvenligi-ve-stratejisi-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/putin-kremlinde-arktik-bolgesinin-guvenligi-ve-stratejisi-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Güvenlik Konseyi toplantısında Arktik bölgesinin geliştirilmesi ve Rusya’nın bölgedeki ulusal güvenliğine yönelik stratejiyi ele aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin</strong>, ülkesinin Arktik bölgesine ilişkin çalışmalarını <strong>Güvenlik Konseyi </strong>üyeleriyle değerlendirdi. Kremlin Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantıda, bölgenin geliştirilmesi ve ulusal güvenliğin sağlanmasına yönelik strateji ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre Putin, Güvenlik Konseyi üyeleriyle bir araya gelerek Arktik bölgesine ilişkin çeşitli başlıklarda görüş alışverişinde bulundu. Toplantının ana gündemini, <strong>Arktik bölgesi</strong>nin geliştirilmesi ve bu bölgede Rusya’nın ulusal güvenliğinin sağlanmasına yönelik izlenecek strateji oluşturdu.</p>

<h2><strong>Arktik bölgesinin geliştirilmesi görüşüldü</strong></h2>

<p>Toplantıda Arktik bölgesinin kalkınmasına yönelik çalışmalar ile <strong>Rusya</strong>’nın bölgedeki güvenlik politikaları değerlendirildi. Bölgenin geliştirilmesine ilişkin stratejinin yanı sıra ulusal güvenliğin korunmasına yönelik başlıklar da toplantının gündeminde yer aldı.</p>

<p>Putin ve Güvenlik Konseyi üyeleri, Arktik bölgesine yönelik mevcut çalışmalar hakkında bilgi alırken, Rusya’nın bu bölgedeki güvenlik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>Askeri ve siyasi konular da gündemdeydi</strong></h3>

<p>Görüşmede Arktik bölgesiyle bağlantılı askeri ve siyasi meseleler de ele alındı. Bu kapsamda toplantıya katılan yetkililer, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini Putin’e sundu.</p>

<p>Putin’in Uzak Doğu Federal Bölgesi Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev ile yardımcısı Nikolay Patruşev de toplantıda Arktik bölgesine ilişkin konularda bilgi verdi.</p>

<h3><strong>Güvenlik stratejisi üzerinde istişare yapıldı</strong></h3>

<p>Toplantının bir diğer başlığını ise Arktik bölgesinde ulusal güvenliğin sağlanmasına yönelik strateji oluşturdu. Rusya yönetimi, bölgenin geliştirilmesiyle güvenlik politikalarının birlikte ele alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Kremlin</strong>’in açıklamasında, toplantıda ele alınan başlıkların ayrıntılarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı. Ancak görüşmenin Arktik bölgesinin geliştirilmesi ve Rusya’nın ulusal güvenliğinin sağlanmasına yönelik strateji çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/putin-kremlinde-arktik-bolgesinin-guvenligi-ve-stratejisi-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/putin-rusya-guvenlik-konseyi-ile-arktikte-ulusal-guvenligin-saglanmasini-gorustu.png" type="image/jpeg" length="94322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitapçı sadece dükkândan ibaret değil: Dünyada devlet kalkanı, Türkiye’de serbest piyasa kıskacı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kitapci-sadece-dukkandan-ibaret-degil-dunyada-devlet-kalkani-turkiyede-serbest-piyasa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kitapci-sadece-dukkandan-ibaret-degil-dunyada-devlet-kalkani-turkiyede-serbest-piyasa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suadiye Remzi Kitabevi’nin kapanacağını duyurması sonrası kitapçıların neslinin tükenmesi tekrar gündem oldu. Kitapçıların kapanmasında e-ticaret sitelerinin yaptığı indirimler ve satın alma alışkanlıklarının değişmesi gösterilse de dünyadaki örnekler, kitapçıların kent kültürü ve okur alışkanlıklarının beslenmesi adına kültür politikaları aracılığıyla devletler tarafından desteklendiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Büyükşehirlerdeki merkezi bölgelerde yüksek kira artışları ile çevrimiçi satış platformlarının yıkıcı indirim rekabeti, köklü fiziki kitabevlerinin kapanmasında başat rol oynuyor. Bunun son örneği ise İstanbul Suadiye’de bulunan Remzi Kitabevi oldu. Kitapseverlerin uğrak noktası olarak bilinen kitabevi, sadece bir satış noktasından ziyade buluşma ve zaman geçirme mekânı olarak hafızalarda yer etmişti.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Bagdat Caddesindeki Subesinin Kapanacagi Duyurulmustu Remzi Kitabevinden Yeni Aciklama Agfd" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bagdat-caddesindeki-subesinin-kapanacagi-duyurulmustu-remzi-kitabevinden-yeni-aciklama-agfd.webp" width="740" /></p>

<p dir="ltr">Dünyada bağımsız ve zincir kitapçıları korumak adına katı yasal ve mali koruma kalkanları bulunurken, Türkiye’de bu koruma oldukça sınırlı bir çerçevede kalıyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de 2019 yılında yapılan yasal düzenlemeyle basılı kitap ve süreli yayınların satışında KDV sıfırlandı. Ancak bu muafiyet yalnızca fiziki kitapçılara değil, internet sitelerine ve büyük zincirlere de uygulandığı için bağımsız kitapçılara herhangi bir rekabet avantajı sağlamıyor.</p>

<p dir="ltr">Bunun yanı sıra Türkiye Yayıncılar Birliği ve sektör temsilcilerinin yıllardır talep ettiği "Sabit Kitap Fiyatı Yasası" henüz yasalaşmış değil. Yasal boşluk nedeniyle e-ticaret platformları kitapları liste fiyatının yüzde 40 - yüzde 50 altına satabilirken; yüksek kira, personel ve stok maliyeti taşıyan cadde mağazaları bu fiyatlarla rekabet edemiyor. Ayrıca bağımsız kitabevlerini "kültürel miras" veya "kamu yararına alan" statüsüne alıp kira artışlarını denetleyen ya da sübvanse eden bir belediye veya bakanlık desteği de bulunmuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Dünya kitapçıları nasıl koruyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Türkiye'deki tablonun aksine, birçok ülke bağımsız kitapçıları ayakta tutmak için kapsamlı yasal ve idari tedbirler uyguluyor.</p>

<p dir="ltr">Fransa'da 1981'de yürürlüğe giren ve adını dönemin Kültür Bakanı Jack Lang’den alan Loi Lang (Lang Yasası), kitabın yayınlandığı tarihten itibaren liste fiyatının maksimum yüzde 5 altında satılmasına izin veriyor. Benzer model Almanya (Buchpreisbindungsgesetz), İspanya, İtalya, Avusturya ve Güney Kore'de de uygulanarak internet sitelerinin haksız indirim rekabeti yapması engelleniyor; okur kitabı her yerde aynı fiyata bulabildiği için semtindeki kitapçıyı tercih ediyor.</p>

<p dir="ltr">Fransa, e-ticaret devlerinin "ücretsiz veya sembolik kargo" avantajıyla fiziki dükkânları ezmesini önlemek amacıyla 35 Euro altındaki online kitap siparişlerine yasal minimum 3 euro kargo bedeli şartı getirdi.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Images 2026 08 20T133301.709" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-20t133301709.jpg" width="679" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Portekiz'de bulunan Neogotik ve Art Nouveau mimarisine sahip Livraria Lello 1906'dan beri faaliyette </i></p>

<p dir="ltr">İtalya, Fransa ve İspanya'da 18 yaşına giren gençlere devlet tarafından sağlanan 300-500 Euro değerindeki kültür kuponları, yalnızca yerel ve kayıtlı fiziki kültür mekanlarında (bağımsız kitapçılar, tiyatrolar, sergiler) harcanabilecek şekilde sınırlandırılarak doğrudan kitapçılara nakit akışı yaratıyor.</p>

<p dir="ltr">Paris ve Londra gibi metropollerde yerel yönetimler, kentin kültürel dokusunu korumak adına semt kitapçılarına belediye mülklerinde indirimli kira veya vergi indirimleri sağlıyor.</p>

<p dir="ltr">ABD ve İngiltere'de kurulan Bookshop.org gibi platformlar, tüketicinin internetten verdiği siparişin kârını doğrudan müşterinin seçtiği yerel bağımsız kitapçıya aktararak küçük işletmelerin çevrimiçi pazardan pay almasını sağlıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Madalyonun diğer yüzü: Rekabet hukuku ve tüketici refahı itirazı</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitapçıların korunması ve "Sabit Fiyat Yasası" talepleri kamuoyunda geniş yankı bulsa da meselenin hukuki ve iktisadi boyutunda güçlü bir karşı duruş yer alıyor. Serbest piyasa savunucuları ve tüketici örgütleri, konunun salt "kültürel nostalji" üzerinden okunamayacağını belirterek taban fiyat veya koruma duvarlarının tüketici aleyhine sonuçlar doğuracağını savunuyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, perakende satış fiyatının tedarikçi/yayıncı tarafından belirlenmesini (Yeniden Satış Fiyatının Tespiti) doğrudan "ağır rekabet ihlali" sayıyor. Rekabet Kurulu'nun eğitim ve yayıncılık sektörüne yönelik aldığı emsal kararlar, bayilere veya internet sitelerine asgari fiyat dayatılmasını ve indirim kısıtlaması getirilmesini piyasa rekabetini bozan eylemler olarak cezalandırıyor. Kurum, istisnai bir yasal muafiyet getirilmediği sürece fiyat rekabetinin korunmasının temel tüketici hakkı olduğunu vurguluyor.</p>

<p dir="ltr">Tüketici dernekleri ve federasyonları, sabit fiyat düzenlemesinin özellikle alım gücü kısıtlı öğrenciler ve Anadolu’da fiziki kitabevine erişimi bulunmayan taşradaki okurlar için açık bir mağduriyet yaratacağı görüşünde. İnternet indirimlerinin kültüre erişimi demokratikleştirdiğini belirten temsilciler, fiyatların yukarıda eşitlenmesi halinde okuma oranlarının düşeceği ve bandrolsüz korsan kitap/kaçak PDF kullanımının katlanacağı uyarısında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Tartışmanın uluslararası boyutunda ise İngiltere örneği öne çıkıyor. İngiltere’de 1900 yılından itibaren uygulanan sabit fiyat sistemi (Net Book Agreement), 1990’larda piyasa dinamiklerine dayanamayarak çökmüş; 1997’de İngiliz Rekabet Otoritesi (OFT) bu sistemi "tüketici refahını zedeleyen ve yapay fiyat artışı yaratan bir kartel" ilân ederek tamamen yürürlükten kaldırmıştı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Ateneo Grand Splendid 1500X610" class="detail-photo img-fluid" height="610" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ateneo-grand-splendid-1500x610.jpg" width="1500" />Arjantin Buenos Aires'te 1919'da inşa edilen tiyatro binası 2000'de El Ateneo Grand Splendid adıyla kitapçı olarak hizmet veriyor</i></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Belediyelerin kira desteğine Sayıştay engeli</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitapçıların kapanmasıyla birlikte gözler il ve ilçe belediyelerine çevrilirken, yerel yönetimlerin müdahale kapasitesi Türkiye’deki mevcut idari ve mali mevzuat sınırlarına çarpıyor. Belediyelerin özel mülklerdeki fahiş kira artışlarına doğrudan bütçeyle müdahale etme yetkisi bulunmazken, uzmanlar mevcut kanunlar dahilinde geliştirilebilecek dolaylı destek modellerine dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr">5393 sayılı Belediye Kanunu ve kamu mali yönetimi mevzuatı, kamu kaynaklarının şahıs veya şirket mülkiyetindeki özel ticari işletmelere doğrudan nakit sübvansiyonu olarak aktarılmasını yasaklıyor. Bağdat Caddesi gibi yüksek rant baskısı altındaki bölgelerde belediyelerin dükkân kirasını karşılaması veya desteklemesi, Sayıştay denetimlerinde doğrudan "kamu zararı ve zimmet" suçu kapsamına giriyor. Benzer şekilde, emlak vergisi muafiyeti gibi mali imtiyazlar da yerel meclislerin değil, TBMM'nin merkezi yetki alanında yer alıyor.</p>

<p dir="ltr">Mevzuat engellerine karşın yerel yönetimlerin elinde kullanabileceği önemli araçlar da mevcut. Belediyeler, mülkiyeti kendilerinde bulunan dükkân ve taşınmazları ihale ederken şartnameye "bağımsız kitapçı, sahaf veya kültürel mekân" şartı koyarak piyasa rayicinin çok altında sembolik bedellerle uzun vadeli kiralamalar yapabiliyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Images 2026 08 20T134152.159" class="detail-photo img-fluid" height="445" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-20t134152159.jpg" width="689" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Tokyo'da Kitap Mahallesi 1880'lerde kurulan Sanseido kitapçısına da ev sahipliği yapıyor</i></p>

<p dir="ltr">Belediyelerin kültür-sanat etkinlikleri bütçeleri kapsamında; yazar söyleşileri, atölyeler ve semt festivalleri yerel kitapçılarla ortaklaşa düzenlenerek bu işletmelere yasal çerçevede hizmet/etkinlik bedeli ödenebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyal yardım veya gençlik kartı projeleri üzerinden doğrudan "yalnızca anlaşmalı fiziki ve yerel kitapçılarda geçerli" bakiye tanımlanması mevzuata uygun bir nakit akışı sağlıyor. Ayrıca belediye kütüphaneleri ve kültür merkezleri için yapılacak kitap alımlarının, Kamu İhale Kanunu’nun doğrudan temin limitleri kapsamında büyük dağıtım tekelleri yerine doğrudan ilçedeki bağımsız kitapçılardan karşılanması yerel esnafı ayakta tutacak pratik çözümler arasında gösteriliyor. Ulaşımın yanında sosyal yardım ve market ödemelerinde de kullanılan İstanbulkart üzerinden bu desteğin yapılması teknik olarak mümkün.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Hatchards Bookshop Hatchards Piccadilly Shop Front Image Courtesy Of Hatchards 4D3Bbeed395C609Be9Cf498882Debd37" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hatchards-bookshop-hatchards-piccadilly-shop-front-image-courtesy-of-hatchards-4d3bbeed395c609be9cf498882debd37.jpg" width="640" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Oscar Wilde, Lord Byron ve Charles Dickens gibi yazarların müdavimi olduğu Hatchards 1797 beri Londra'da faaliyette</i></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Kitapçılar bireyin kentte "müşteri" değil "yurttaş" olarak var olmasını sağlıyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitabevlerinin kapanması yalnızca ticari bir iflas veya perakende sektöründeki daralma olarak değil, kentin kimliğini ve sosyal dokusunu doğrudan aşındıran sosyolojik bir kırılma olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar ve şehir sosyologları, bağımsız kitapçıların yok oluşunun kentsel hafıza ve kamusal yaşam üzerindeki derin etkilerine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Sosyolog Sharon Zukin’in 1982 tarihli ‘Loft Yaşamı: Kentsel Değişimde Kültür ve Sermaye’, 1995 tarihli ‘Şehirlerin Kültürleri’, 2010 tarihli Çıplak Şehir: Otantik Kentsel Mekânların Ölümü ve Yaşamı’ kitaplarında ele aldığı "ticari soylulaşma" kavramıyla açıkladığı süreç, Kadıköy, Beyoğlu, Beşiktaş gibi ilçelerde somut bir gerçekliğe dönüşüyor. Kültürel sermayenin yükselttiği caddeler hızla rant baskısına girerken, semte özgün ruhunu veren bağımsız kitapçıların yerini küresel kahve zincirleri veya fast-food restoranları alıyor. Bu durum, mahallenin ortak hafızasını silerek kenti tek tipleştiriyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyolog <strong>Ray Oldenburg</strong>’un 1989’da yayımlandığı ‘<strong>Harika Güzel Mekân</strong>’ isimli kitabında ev ve iş dışındaki "üçüncü mekân" tanımına en uygun alanlardan biri olan kitabevleri, modern kentin yoğun tüketim dayatmasından sıyrılabilen nadir bölgeler arasında yer alıyor. Bir şeyler satın alma zorunluluğu hissetmeden raflar arasında vakit geçirilebilen, sokağın gürültüsünden içeriye sığınılabilen bu alanlar, bireyin kentte "müşteri" değil "yurttaş" olarak var olmasını sağlıyor.</p>

<p dir="ltr">Kentsel kuramcı <strong>Jane Jacobs</strong>’ın 1961 tarihli ‘<strong>Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı</strong>’ kitabında öne sürdüğü "sokağın gözleri" teorisi uyarınca, vitrini sokağa bakan, yaya trafiğini yavaşlatan ve semt sakinlerini dışarı çeken bağımsız dükkânlar, caddelerin insani ve güvenli kalmasının temel şartı olarak öne çıkıyor. Semt kitapçılarının yerini kapalı kutu formatındaki mağazalara veya boş dükkânlara bırakması, sokak seviyesindeki canlılığı ve doğal sosyal denetim ağını zayıflatıyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyolog <strong>Eric Klinenberg</strong>’in 2018’de yayımlanan ‘<strong>Halkın Sarayları: Sosyal Altyapı Eşitsizlik, Kutuplaşma ve Kamusal Yaşamın Gerilemesiyle Mücadeleye Nasıl Yardımcı Olabilir?</strong>’ kitabında yer verdiği "sosyal altyapı" kavramına dahil olan kitabevleri; imza günleri, atölyeler ile mahalleliyi bir araya getiren kolektif temas noktaları işlevi görüyor. Bu ortak alanların çekilmesi, modern metropollerdeki sosyal kutuplaşmayı, yabancılaşmayı ve kronik yalnızlık hissini derinleştiriyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="The Strand Bookstore In New York" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/the-strand-bookstore-in-new-york.webp" width="670" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Manhattan’ın tarihi 'Kitapçılar Sırası' bölgesinde ayakta kalan tek kitapçı Strand 1927'de kuruldu</i></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Direnen kitapçılar nasıl dönüşüyor?</strong></h2>

<p dir="ltr">Fahiş kira artışları, dağıtımcı iskontolarındaki dengesizlik ve e-ticaret devlerinin yıkıcı fiyat rekabetine rağmen kepenk kapatmak istemeyen bağımsız kitabevleri, geleneksel perakendecilik kalıplarını kırarak yeni varoluş stratejileri geliştiriyor. Salt kitap satışı üzerinden dönen ciro modellerinin tıkandığı bir piyasada, ayakta kalmayı başaran işletmeler çok işlevli kültürel üretim merkezlerine evriliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İmzalı, nadir kitap satışı ve atölyeler nefes aldırıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Kitap satışındaki eriyen kâr marjlarını telafi etmek isteyen işletmeler mekânlarını nitelikli kafe ve tasarım atölyeleriyle birleştiriyor. İçecek ve yiyecek satışından sağlanan kâr payı, raflardaki yavaş satan kuramsal, edebi ve felsefi metinlerin stok maliyetini doğrudan sübvanse ediyor.</p>

<p dir="ltr">Bazı kitabevleri "müşteri" ilişkisini "okur topluluğu" bağına dönüştürerek sadakat, askıda kitap ve patronaj programları uyguluyor.</p>

<p dir="ltr">İngiltere'de Pages of Hackney veya İspanya'daki kitapçı kooperatifleri, mahalle sakinlerinden toplanan aylık düzenli aidatlar ve kitle fonlaması ile kira bütçesini güvenceye alıyor. Türkiye'de ise Kadıköy ve Beyoğlu hattındaki bağımsız mekânlar ile Robinson Crusoe 389’un geçmişte başlattığı ve bugün farklı bağımsızlarca sürdürülen önce öde sonra al, askıda kitap ve sadakat destek fonları, dükkânın sabit masraflarının doğrudan müdavimlerce karşılanmasını sağlıyor.</p>

<p dir="ltr">Dijital platformların fiyat kıramayacağı ve seri üretim bandrolü taşımayan alanlara yönelen bağımsızlar; ilk baskılar, ithaflı-imzalı nüshalar, süreli yayın arşivleri ve efemeralarla kataloglarını zenginleştiriyor.</p>

<p dir="ltr">Beyazıt Sahaflar Çarşısı ve Moda’daki bazı sahaflar, algoritmaların erişemediği koleksiyonluk parçalar, eski haritalar ve akademik birinci el kaynaklar üzerinden niş bir gelir alanı yaratarak zincir sitelerin yıkıcı indirim baskısını bertaraf ediyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="270A8C29 42B5 447D A587 2D5F947E1B66 Istock 1054414296" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/270a8c29-42b5-447d-a587-2d5f947e1b66-istock-1054414296.webp" width="1600" /></p>

<p dir="ltr">Kitabevleri sadece basılı kâğıdın el değiştirdiği satış noktaları olmaktan çıkıp yazarlarla yüz yüze söyleşilerin, yaratıcı yazarlık atölyelerinin, çocuk masal kulüplerinin ve felsefe seminerlerinin düzenlendiği "canlı deneyim alanlarına" dönüşüyor.</p>

<p dir="ltr">Paris'teki <strong><a href="https://www.shakespeareandcompany.com/?srsltid=AfmBOopUvzYoOxW6g9vwpsJju1n7NSSMuREG7Fzn5DJchwC5Z5qGnsUT" rel="nofollow">Shakespeare and Company</a></strong> ve büyükşehirlerdeki bağımsız kitapçılarda düzenlenen ücretli/katılımlı okuma atölyeleri, felsefe seminerleri ve çeviri kulüpleri, kitapçının kasasına yayıncılık iskontosundan bağımsız, sürdürülebilir bir nakit akışı sağlıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Algoritmalar sadece “çok satanları” gösteriyor, keşif duygusu zayıflıyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitabevlerinin yok oluşu, sadece kentsel ve iktisadi bir kayıp yaratmakla kalmıyor; okuma kültürünün zihinsel inşasını ve bireylerin bilişsel süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Bilişsel psikoloji ve nörobilim alanında yapılan güncel araştırmalar, algoritma tabanlı dijital alışveriş ile fiziksel bir kitabevi deneyimi arasındaki derin zihinsel uçurumu gözler önüne seriyor. E-ticaret platformlarının algoritmaları, kullanıcıları geçmiş arama verilerine hapsederek "filtre balonu" yaratırken; satış listelerinin ezici çoğunluğunu en çok satan popüler başlıklar oluşturuyor. Harvard Business School’dan Prof. Ryan Raffaelli’nin <strong><a href="https://www.library.hbs.edu/working-knowledge/why-independent-bookstores-haved-thrived-in-spite-of-amazon-com" rel="nofollow">araştırmaları </a></strong>ise bağımsız kitapçıların asıl gücünün "insan eliyle yapılan kürasyon" olduğunu kanıtlıyor. Kitapçılar, bağımsız yayınları ve niş eserleri görünür kılarak kültürel çeşitliliği korurken, okurun aramadığı bir kitapla rafta göz göze gelmesi beynin keşif ve ödül mekanizmalarını harekete geçiriyor.</p>

<p dir="ltr">Stavanger Üniversitesi’nden Prof. Anne Mangen ve ekibinin nörobilişsel alandaki <strong><a href="https://www.researchgate.net/publication/256563189_Reading_linear_texts_on_paper_versus_computer_screen_Effects_on_reading_comprehension" rel="nofollow">araştırması</a></strong>; sayfaları çevirerek, kâğıdın kalınlığını ve ağırlığını hissederek okumanın metindeki kronolojik akışı ve olay örgüsünü kavramada dijital ekranlara kıyasla istatistiksel olarak çok daha yüksek bir hafıza tutarlılığı sağladığını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Kaliforniya Los Angeles Üniversitesi (UCLA) nörolog Prof. Maryanne Wolf 2018 tarihli ‘Okur, Eve Dön: Dijital Dünyada Okuyan Beyin’ kitabında ekran okumasının insan beynini dikkat dağınıklığına ve yüzeysel taramaya programladığını; buna karşılık fiziksel metinle kurulan temasın analitik düşünme, empati ve çıkarım yapmayı sağlayan "derin okuma" devrelerini uyardığını vurguluyor. Kitabevleri, çocukların ve yetişkinlerin bu zihinsel kası kaybetmesini önleyen birer pratik alanı olarak öne çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">OECD’nin ‘<strong><a href="https://www.oecd.org/en/publications/21st-century-readers_a83d84cb-en.html" rel="nofollow">21. Yüzyıl Okurları</a></strong>’ raporu ve PISA <strong><a href="https://www.oecd.org/en/publications/does-the-digital-world-open-up-an-increasing-divide-in-access-to-print-books_54f9d8f7-en.html" rel="nofollow">verileri</a></strong>, fiziksel olarak zengin kitap ortamlarıyla temas eden çocukların akademik ve okuma becerilerinin çok daha gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor. Çocuğun bir ekranda kaydırma yapmak yerine kitabevinde raflara uzanması, kapakları inceleyerek kendi kitabını seçmesi, erken yaşta nesneyle duygusal bağ kurma ve bağımsız karar alma becerisini doğrudan pekiştiriyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><img alt="Images 2026 08 20T134638.661" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-20t134638661.jpg" width="678" /></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>"Beat Kuşağı" edebiyatının kalbi olarak bilinen City Lights' Book, 1953'te San Francisco'da kuruldu</i></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Tüketici açısından “uzun vadeli fiyat tuzağı": Yüksek fiyatlandırma ve tekelleşme riski</strong></h3>

<p dir="ltr">Çevrimiçi platformların sunduğu yüksek indirimler kısa vadede okurun bütçesine bir avantaj gibi görünse de iktisatçılar ve rekabet hukuku uzmanları bu tablonun uzun vadede tüketici aleyhine işleyen tehlikeli bir "fiyat tuzağı" barındırdığı konusunda uyarıyor. Kitabın e-ticarette bir yem olarak kullanılması, orta ve uzun vadede pazarın tekelleşmesine, alternatif kanalların silinmesine ve fiyat kontrol mekanizmalarının şirket algoritmalarına teslim olmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p dir="ltr">Sermaye gücü yüksek dev platformlar, fiziksel perakendecileri ve küçük e-ticaret sitelerini pazar dışına itmek amacıyla kitapları maliyetinin altına veya başa baş fiyatlarla satıyor.</p>

<p dir="ltr">E-ticaret devlerinin pazar payı kapmak için zararına satış stratejisini nasıl kullandığının en bilinen örneği, Amazon’un çocuk ürünleri perakendecisi Diapers.com’u satın alma sürecinde belgelendi. Şirketi bünyesine katmak için ilgili kategoride aylık 100 milyon dolar zarar etmeyi göze alarak fiyatları maliyetin yarısına indiren platform, rakibini iflasın eşiğine getirip satın aldıktan birkaç yıl sonra operasyonu kapatarak ürün fiyatlarını yeniden yükseltti. İktisatçılar, aynı stratejinin fiziki kitapçılara ve butik satıcılara karşı da işletildiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>ABD devi Amazon Fransızların köklü kitabevine karşı</strong></h2>

<p dir="ltr">Pazar hâkimiyeti kuran platformlar, iskonto şartlarını kabul etmeyen yayınevlerine ve daha ucuza kitap satmaya çalışan bağımsız satıcılara karşı görünmez yaptırımlar uyguluyor. 2014 yılında Amazon, e-kitap ve basılı kitap fiyatlandırmasında anlaşamadığı Fransız yayın devi Hachette’e karşı platform gücünü silah olarak kullandı; J.K. Rowling ve Stephen King gibi yazarların kitaplarındaki "Ön Sipariş" ve "Satın Al" butonlarını kaldırıp teslimat sürelerini kasten haftalarca geciktirdi. 2023 yılında ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve 17 eyaletin açtığı tarihi antitröst davasında da platformun başka sitelerde daha ucuza kitap/ürün satan satıcıları arama sonuçlarının en dibine iterek tüm internette fiyatları tek taraflı belirlediği mahkeme kayıtlarına girdi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“Şişirilmiş fiyat üzerinden” indirim riski</strong></h2>

<p dir="ltr">E-ticaret sitelerinin yayıncılardan talep ettiği iskonto oranları yüzde 60-65 seviyelerine tırmandıkça, yayınevleri bu yüksek indirim payını sübvanse edebilmek için kitapların etiket/liste fiyatlarını yapay biçimde yukarı çekmek zorunda kalıyor. Sonuç olarak okur, aslında "yüzde 50 indirimli" aldığını düşündüğü bir eseri, şişirilmiş liste fiyatı nedeniyle olması gereken reel perakende fiyatının üzerinde bir bedelle satın alıyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de sınav hazırlık ve eğitim yayıncılığı alanında bazı büyük yayıncı ve dağıtımcıların internet sitelerindeki dampingi önlemek adına "Bu fiyatın altına satılamaz" diyerek taban fiyat uygulaması, Rekabet Kurulu tarafından "Yeniden Satış Fiyatının Tespiti" gerekçesiyle milyonlarca liralık idari para cezalarıyla sonuçlandı. Bu durum, yürürlükteki 4054 sayılı Rekabet Kanunu kapsamında yasal bir istisna bulunmadığı sürece, e-ticaret sitelerinin yıkıcı fiyat kırmalarına karşı fiziki kitapçıları koruyacak bir taban fiyat mekanizmasının mevcut mevzuatla işletilemeyeceğini tescilliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>E-sipariş kentsel lojistik yükü, ekolojik ayak izi ve ambalaj israfını artırıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Çevrim içi kitap siparişlerinin sunduğu kapıya teslimat konforu, arka planda ciddi bir kentsel lojistik yükü, karbon salımı ve ambalaj atığı krizini beraberinde getiriyor. Okurun semtindeki kitapçıya yürüyerek veya toplu taşımayla ulaşarak temin edebileceği tek bir kitap, e-ticaret lojistiği devreye girdiğinde yüksek karbon ayak izine sahip karmaşık bir rotaya dönüşüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hızlı teslimat karbon ayak izini iki katına çıkarıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yapılan lojistik <strong><a href="https://dspace.mit.edu/entities/publication/85840c03-089b-4dbb-9fd5-775d6dd58cb1" rel="nofollow">araştırması</a></strong>, "hızlı ve tekil teslimat" içeren e-ticaret alışverişlerinin, toplu sevkiyat yapan fiziki perakendeye oranla kişi başına düşen karbon ayak izini yaklaşık iki katına çıkardığını ortaya koyuyor. Fiziki bir kitabevi, yayınevinden veya dağıtımcıdan tek seferde yüzlerce kitabı tek bir araçla teslim alarak lojistik verimlilik sağlarken; çevrimiçi alışverişte her bir kitap için ayrı bir motorlu kurye veya ticari van yola çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">Dünya Ekonomik Forumu (WEF) <strong><a href="https://www.weforum.org/publications/the-future-of-the-last-mile-ecosystem/" rel="nofollow">raporları</a></strong>, e-ticaretteki son kilometre teslimat araçlarının kentsel merkezlerdeki trafik sıkışıklığını yüzde 21, yerel emisyonları ise yüzde 30’un üzerinde artırdığını belgeliyor. İstanbul gibi metropollerde Kadıköy, Beşiktaş veya Şişli gibi yoğun sokaklarda tek bir kitap teslimatı için çalışan ticari araçlar hem hava kirliliğini hem de gürültü ve trafik yükünü tırmandırıyor.</p>

<p dir="ltr">Küresel çevre örgütü Oceana’nın e-ticaret ambalaj atıklarına ilişkin <strong><a href="https://oceana.org/wp-content/uploads/sites/18/Oceana_AmazonPlasticReport_Final.pdf" rel="nofollow">araştırmaları</a></strong>, platformların yalnızca hava yastıkları, balonlu naylonlar ve plastik kargo poşetleri nedeniyle yılda yüz binlerce ton geri dönüştürülemeyen plastik atık ürettiğini gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Fiziki kitapçıda genellikle kese kâğıdıyla veya doğrudan çantaya konularak taşınan bir kitap; dijital sevkiyatta hasar görmemesi adına kat kat plastik balonlu naylona sarılıyor, büyük karton kutulara konuluyor ve plastik bantlarla mühürleniyor. Sipariş edilen 200 gramlık bir kitap için hacminin katbekat fazlası tek kullanımlık atık üretiliyor.</p>

<p dir="ltr" role="presentation">Fransa'nın 35 Euro altındaki online kitap siparişlerine yasal taban kargo ücreti olarak 3 euro zorunluluğu getirmesinin ardındaki temel yasal gerekçelerden birini de "çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel lojistik optimizasyonu" oluşturuyor. Yasa yapıcılar, bu adımla tekil ve gereksiz kargo sevkiyatlarının azaltılmasını, yerel mahalle hareketliliğinin teşvik edilmesini ve kentsel karbon salımının sınırlandırılmasını hedefliyor</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kitapci-sadece-dukkandan-ibaret-degil-dunyada-devlet-kalkani-turkiyede-serbest-piyasa</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gemini-generated-image-qloi3tqlo-1.jpg" type="image/jpeg" length="75910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesut Adlin kimdir, kaç yaşında? Mesut Adlin olayı nedir? Manifest ve Tolga Akış hakkında ne iddia etti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mesut-adlin-kimdir-kac-yasinda-mesut-adlin-olayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mesut-adlin-kimdir-kac-yasinda-mesut-adlin-olayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesut Adlin neden yeniden gündeme geldi, Manifest ve Tolga Akış hakkında hangi iddiaları ortaya attı? Manifest'in eski fotoğrafçısı, YouTube kanalında yayımladığı yaklaşık 15 dakikalık videoda grubun sözleşmeleri, gelir paylaşımı, üyelerin özel hayatlarına yönelik olduğu öne sürülen müdahaleler ve 2025'te yaşanan tartışmayla ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu. Adlin'in anlatımları ve paylaştığını belirttiği materyaller henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mesut Adlin, Manifest ile geçmişte yaptığı çalışmalar ve 2025 yılında hakkında gündeme gelen tartışmaların ardından bu kez yayımladığı yeni YouTube videosuyla yeniden gündemde. Müzik sektöründe fotoğrafçı olarak tanınan Adlin, yaklaşık 15 dakikalık videosunda Manifest grubu, grubun menajeri Tolga Akış ve çevredeki bazı isimlerle ilgili çeşitli iddialarda bulundu. Videoda sözleşmelerden gelir paylaşımına, grup üyelerinin özel hayatlarına yönelik olduğu öne sürülen müdahalelerden çalışma ilişkilerine kadar farklı başlıklar ele alındı.</p>

<p>Adlin, anlatımlarını desteklediğini belirttiği bazı mesajlaşma ekran görüntüleri, ses kayıtları ve videoları da izleyicilerle paylaştı. Ancak videoda dile getirilen iddiaların önemli bölümü Adlin'in kendi beyanlarına dayanıyor. Söz konusu materyallerin tamamının bağımsız şekilde doğrulandığına ilişkin kamuya açık bir bilgi bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Mesut Adlin kimdir?</strong></h2>

<p>Mesut Adlin, özellikle müzik ve eğlence sektöründeki fotoğraf çalışmalarıyla tanınan bir fotoğrafçı. Kariyeri boyunca Edis, Mabel Matiz, Zeynep Bastık ve Gülşen gibi sanatçılarla çeşitli projelerde çalışan Adlin, Manifest'in de yükseliş döneminde fotoğraf çalışmalarını gerçekleştiren isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Manifest'in müzik sektöründe görünürlüğünün arttığı dönemde grubun basın, sosyal medya ve tanıtım çalışmalarında kullanılan bazı fotoğraflarda Adlin'in imzası bulunuyordu. Bu çalışma ilişkisi nedeniyle fotoğrafçının adı, grubun ilk dönemlerinden itibaren Manifest ile birlikte anıldı.</p>

<p>Ancak Adlin ile grubun profesyonel ilişkisi 2025 yılında sosyal medyada başlayan tartışmaların ardından sona erdi. Yaşanan gelişmeler sonrasında Manifest, Adlin ile planlanan çekimlerin iptal edildiğini açıklamıştı.</p>

<h3><strong>Mesut Adlin ile Manifest arasındaki ilişki neden sona erdi?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in Manifest ile ilişkisinin kamuoyunda tartışılmasına yol açan süreç Ağustos 2025'te başladı. O dönemde sosyal medya platformlarında Adlin'e ait olduğu öne sürülen bazı mesajlaşmalar paylaşıldı ve fotoğrafçı hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi.</p>

<p>Söz konusu yazışmaların reşit olmayan bir kişiyle iletişim içerdiği öne sürüldü. Tartışmanın büyümesi üzerine Manifest, Adlin ile gerçekleştirilmesi planlanan çekimleri iptal ettiğini duyurdu. Grubun menajerliğini yapan Tolga Akış da o dönemde yaptığı açıklamada, sektörde farklı kişilerle iletişim halinde olduklarını ancak yanlış gördükleri davranışları savunmayacaklarını ifade etti.</p>

<p>Adlin ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Fotoğrafçı, karşısındaki kişinin yaşını öğrendiğinde iletişimi sonlandırdığını, sosyal medyada yayılan konuşmaların bağlamından koparıldığını ve kendisine yönelik anlatımın gerçeği tam olarak yansıtmadığını savundu.</p>

<p>Böylece Adlin ile Manifest arasındaki çalışma ilişkisi sona ererken, konu bir süre sosyal medyanın gündeminde kaldı. Yaklaşık bir yıl sonra yayımlanan yeni video ise eski tartışmanın yanı sıra bu kez Manifest'in çalışma düzenine ilişkin yeni iddiaları gündeme taşıdı.</p>

<p><img alt="mesut adlin-1" class="detail-photo img-fluid" height="1202" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151454.png" width="976" /></p>

<h3><strong>Mesut Adlin videosunda ne dedi?</strong></h3>

<p>Adlin'in yaklaşık 15 dakikalık videosundaki en dikkat çekici bölümlerden biri Manifest üyelerinin sözleşmeleriyle ilgili oldu. Fotoğrafçı, grubun üyeleriyle uzun süreli sözleşmeler yapıldığını ve bu sözleşmelerin gelir paylaşımı bakımından üyelerin aleyhine olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Adlin'in anlatımına göre sözleşmelerin süresi 10 yıl olarak belirlendi. Dijital müzik platformlarından elde edilen gelirler, konser kazançları ve marka anlaşmalarının dağılımı konusunda da çeşitli iddialar ortaya atıldı.</p>

<p>Fotoğrafçı, Spotify ve YouTube gelirlerinin dağılımına ilişkin olarak grubun yönetim tarafının belirleyici olduğunu ileri sürerken, konser gelirlerinde Manifest üyelerinin her birine yüzde 10 pay verildiğini iddia etti. Marka iş birliklerinden elde edilen gelirlerde üyelerin payının da yönetim tarafından belirlendiğini savundu.</p>

<p>Adlin ayrıca Manifest için yaptığı bazı fotoğraf çalışmalarının uluslararası bir yayın olan Rolling Stone'da kullanıldığını, buna karşın bu çalışmalar nedeniyle kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürdü.</p>

<h3><strong>Manifest üyelerinin özel hayatlarıyla ilgili ne iddia etti?</strong></h3>

<p>Videonun bir diğer bölümünde Manifest üyelerinin özel hayatları ve grup yönetiminin bu ilişkilere yaklaşımı ele alındı.</p>

<p>Adlin, Sueda Uluca ile Berkcan Güven arasındaki ilişkinin grup yönetimi tarafından Manifest'in imajına uygun bulunmadığını öne sürdü. Fotoğrafçının anlatımına göre Berkcan Güven'e ilişkinin grup açısından sorun oluşturduğunu belirten bir mesaj iletildi ve ilişkinin devam etmesi durumunda Sueda Uluca'nın gruptan çıkarılmasının gündeme getirildiği iddia edildi.</p>

<p>Adlin benzer bir sürecin Hilal Yelekçi ile Agah Uz arasındaki ilişki konusunda da yaşandığını ileri sürdü. Fotoğrafçı, Hilal'in ilişkiyi sürdürmesi halinde Manifest'in geleceğinin tehlikeye gireceği yönünde bir yaklaşım ortaya konulduğunu ve diğer grup üyelerinin bu konuda Hilal ile konuştuğunu savundu.</p>

<p>Adlin, söz konusu süreçlerin bazı grup üyeleri üzerinde baskı oluşturduğunu ileri sürerek bu uygulamaları mobbing olarak nitelendirdi.</p>

<p>Bu iddiaların grup üyelerinin özel yaşamlarıyla ilgili olması nedeniyle, kamuoyuna yansıyan bilgilerin kişilerin kendi açıklamaları ve doğrulanabilir belgeler üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor. Adlin'in videosunda yer verdiğini belirttiği materyallerin tamamının bağımsız doğrulaması ise mevcut değil.</p>

<h3><strong>Videoda hangi isimler geçiyor?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in açıklamalarında yalnızca Manifest ve Tolga Akış'ın değil, müzik ve sosyal medya dünyasından farklı isimlerin de adı geçti.</p>

<p>Bunlar arasında Berkcan Güven, Gizem Kaya, Zeybik ve Pango da bulunuyor. Adlin, 2025 yılında kendisi hakkında ortaya atılan suçlamalar sırasında kamuoyu önünde sergilenen tavır ile bazı kişilerin özel mesajlardaki yaklaşımı arasında farklılık olduğunu iddia etti.</p>

<p>Fotoğrafçı, bazı kişilerin kamuoyu önünde kendisine mesafeli davranırken özel yazışmalarda destek mesajları gönderdiğini öne sürdü. Videoda Gizem Kaya'ya ait olduğu iddia edilen bazı yazışmaların da gösterildiği belirtildi.</p>

<p>Adlin ayrıca Pango ile ilgili olduğu öne sürülen bazı mesaj ve ses kayıtlarından söz etti. Emircan İğrek'in isminin de bazı konuşmalarda geçtiğini ileri sürdü.</p>

<p><img alt="mesut adlin" class="detail-photo img-fluid" height="1202" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151503.png" width="976" /></p>

<h3><strong>2025'teki Mesut Adlin olayı neydi?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in bugün yeniden gündeme gelmesinin arka planında 2025 yılında yaşanan sosyal medya tartışması bulunuyor.</p>

<p>Ağustos 2025'te Adlin'e ait olduğu öne sürülen bazı yazışmalar sosyal medyada yayıldı. Yazışmaların reşit olmayan bir kişiyle iletişim içerdiği iddiası üzerine fotoğrafçı hakkında yoğun eleştiriler yöneltildi.</p>

<p>Manifest, tartışmaların ardından Adlin ile yapılması planlanan çekimleri iptal etti. Tolga Akış da kamuoyuna yansıyan açıklamasında sektörde çok sayıda kişiyle iletişim halinde olduklarını ancak yanlış olduğunu düşündükleri davranışları savunmayacaklarını belirtti.</p>

<p>Adlin ise suçlamaları kabul etmedi. Karşısındaki kişinin yaşını öğrendiğinde iletişimi kestiğini ve paylaşılan konuşmaların bütünlüğünün bozulduğunu savundu. Fotoğrafçı ayrıca hakkındaki iddiaların araştırılması amacıyla hukuki girişimlerde bulunduğunu ve bazı kişiler hakkında şikâyette bulunduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Dolayısıyla 2025'teki olay, Adlin ile Manifest arasındaki profesyonel ilişkinin sona ermesine neden oldu.</p>

<h3><strong>Yeni video neden gündem oldu?</strong></h3>

<p>Yeni videonun kısa sürede dikkat çekmesinin temel nedeni, Adlin'in yaklaşık bir yıl önce kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların ardından bu kez Manifest'in çalışma düzeni ve grup yönetimi hakkında konuşması oldu.</p>

<p>Fotoğrafçı, geçmişte grup içerisinde bulunduğu döneme ilişkin kendi deneyimlerini aktarırken sözleşmeler, gelir dağılımı, özel hayat ve sektör içindeki ilişkiler konusunda çeşitli iddialar ortaya attı. Bu iddiaların bazılarını ekran görüntüleri, ses kayıtları ve videolarla desteklediğini belirtti.</p>

<p>Böylece 2025 yılında Adlin'i merkeze alan tartışma, 2026'da farklı bir boyuta taşındı. Sosyal medyada videodan alınan bölümlerin paylaşılmasıyla birlikte Manifest üyelerinin çalışma koşulları ve grubun yönetim modeli de tartışılmaya başladı.</p>

<p><img alt="mesut adlin" class="detail-photo img-fluid" height="602" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151444.png" width="976" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tolga Akış ve Manifest cephesinden açıklama var mı?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in yeni videosunda Tolga Akış ve Manifest hakkında çok sayıda iddia gündeme getirilirken, söz konusu yeni iddialara ilişkin tarafların kapsamlı bir yanıtı kamuoyuna yansımış değil.</p>

<p>Bu nedenle özellikle sözleşmeler, gelir paylaşımı, özel hayatlara müdahale ve çalışma ilişkilerine dair anlatımların değerlendirilmesinde karşı tarafın açıklamalarının da dikkate alınması gerekiyor.</p>

<p>Bir iddianın video içerisinde görüntü, mesaj veya ses kaydıyla desteklendiğinin söylenmesi de tek başına içeriğin gerçekliğini kanıtlamıyor. Kayıtların bütünlüğü, tarihleri, tarafları ve bağlamı gibi unsurların bağımsız biçimde incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Mesut Adlin'in yeni videosu bu yönüyle yalnızca magazin gündeminin değil, müzik sektöründeki sanatçı-yönetim ilişkilerinin de tartışılmasına neden oldu. Ancak ortaya atılan iddiaların doğruluğunun kesinleşmesi için ilgili kişilerin açıklamaları ve varsa hukuki süreçlerin sonuçları önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mesut-adlin-kimdir-kac-yasinda-mesut-adlin-olayi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151438.png" type="image/jpeg" length="90885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danimarka ABD’nin UCM yaptırım kararına tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/danimarka-abdnin-ucm-yaptirim-kararina-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/danimarka-abdnin-ucm-yaptirim-kararina-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danimarka, ABD’nin UCM Başkanı Tomoko Akane ve üst düzey yetkililerini yaptırım listesine alma kararına tepki gösterdi. Kopenhag, mahkemenin bağımsızlığına desteğini yineledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Danimarka</strong>, ABD’nin <strong>Uluslararası Ceza Mahkemesi </strong>Başkanı Tomoko Akane ile mahkemenin üst düzey yetkililerine yönelik yaptırım kararından duyduğu rahatsızlığı açıkladı. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, ülkesinin UCM’nin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve dürüstlüğüne tam destek verdiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>Danimarka’dan UCM’ye destek mesajı</strong></h2>

<p>Danimarka Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Rasmussen’in değerlendirmelerine yer verdi. Rasmussen, ABD’nin Akane ve <strong>UCM</strong>’nin üst düzey yetkililerini yaptırım listesine dahil etme kararına ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Rasmussen, “ABD'nin UCM Başkanı Akane ve üst düzey yetkilileri yaptırım listesine alma kararını derin bir endişeyle karşılıyoruz” dedi.</p>

<p>Danimarka’nın UCM’nin çalışmalarına yönelik desteğini sürdüreceğini belirten Rasmussen, mahkemenin etkinliğinin devam etmesi için uluslararası düzeyde çalışmalar yürüttüklerini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>AB ve BM’de ortak çalışma yürütülecek</strong></h3>

<p>Rasmussen, UCM’nin etkinliğinin korunması amacıyla <strong>Avrupa Birliği (AB)</strong> ve <strong>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey</strong>i’nde benzer görüşlere sahip ülkelerle işbirliğinin sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Danimarkalı Bakanın açıklaması, ABD’nin UCM yetkililerine yönelik yeni yaptırım kararının ardından geldi. Washington yönetimi, daha önce de mahkemenin bazı yetkililerine yaptırım uygulamıştı.</p>

<h3><strong>ABD’nin UCM’ye yönelik yaptırımları</strong></h3>

<p>UCM, 21 Kasım 2024’te Gazze’de işlendiği belirtilen savaş suçları kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.</p>

<p>Bu kararın ardından ABD, Haziran 2025’te UCM Başsavcısı Kerim Han’ı yaptırım listesine aldı. Washington yönetimi, Ağustos 2025’te ise İsrail’e yönelik tutumları gerekçesiyle UCM üyesi 4 kişiye daha yaptırım uyguladı.</p>

<p>ABD, 18 Ağustos’ta aldığı yeni kararla UCM Başkanı Japon yargıç Tomoko Akane ile mahkemenin üst düzey yetkililerinden Abdoulaye Seye’yi de yaptırım listesine ekledi.</p>

<h3><strong>Trump’tan UCM’ye yönelik eleştiriler</strong></h3>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong>, daha önce yaptığı açıklamalarda UCM’yi eleştirmiş ve müttefik ülkelere mahkemeden ayrılmaları çağrısında bulunmuştu. Washington ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin <strong>İsrail</strong> ve <strong>Gazze </strong>savaşıyla ilgili aldığı kararların ardından daha da belirgin hale geldi.</p>

<p>Danimarka’nın son açıklamasıyla birlikte Kopenhag yönetimi, UCM’nin bağımsızlığı ve çalışmalarının sürdürülmesine yönelik desteğini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/danimarka-abdnin-ucm-yaptirim-kararina-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/danimarkadan-abdnin-ucm-yetkililerine-yonelik-yaptirimlarina-tepki.png" type="image/jpeg" length="26601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD yaptırımları sonrası İran'dan dolar mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-yaptirimlari-sonrasi-irandan-dolar-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-yaptirimlari-sonrasi-irandan-dolar-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin yeni yaptırım kararlarıyla karşı karşıya kalan İran'dan, küresel ticarette dolara olan bağımlılığın azaltılması yönünde çağrı yapıldı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yaptırımların etkisini sınırlamak amacıyla ülkelerin ticari işlemlerde kendi para birimlerinin kullanımını artırabileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, <strong>ABD</strong>'nin <strong>Tahran</strong> yönetimine yönelik yeni yaptırımlarına karşı ekonomik alanda karşılık verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bağdat'taki İran Büyükelçiliğinde İranlı ve Iraklı iş insanlarıyla görüşen Kalibaf, yaptırımların ekonomik etkilerini sınırlamak amacıyla alternatif ticaret yöntemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Bu yolda mülkümüzü ve yerimizi koruyacağız"</strong></h2>

<p>Tahran yönetiminin ne savaş yanlısı olduğunu ne de savaş aradığını belirten Kalibaf, şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz ancak Müslümanlar olarak İslam ümmetinde tek bir ilkeye inanıyoruz: İnsanların gelip şerefimize ve haysiyetimize ayak basmasına ve gitmesine izin vermeyeceğiz. Bu yolda mülkümüzü ve yerimizi koruyacak, şerefimizi ve haysiyetimizi savunacağız." </p>

<h3><strong>"Haksız yaptırımlara karşı planlama yapmalıyız"</strong></h3>

<p>Kalibaf, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlarına şu sözlerle işaret etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Müslüman ülkelerin kaynaklarına ve hammaddelerine dikkat ederseniz, düşmanlarımızın bunları yağmalamaya geldiğini fark edeceksiniz. Dolayısıyla bu şartlar altında, haksız yaptırımlara karşı planlama yapmalı ve bunların üstesinden gelebilmeliyiz. Bugün, ulusal para birimleriyle ticaret işlemleri yapmak ve Amerikan para birimine darbe vurmak mümkündür."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-yaptirimlari-sonrasi-irandan-dolar-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iran-13.png" type="image/jpeg" length="46812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB okul güvenlik görevlisi alımı başladı mı? İŞKUR başvuru nasıl yapılır? Kimler başvurabilecek, başvuru şartları neler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR okullara güvenlik alımı için 81 ilde toplam 30 bin personelin görevlendirilmesi planlanırken adayların gözü başvuru takvimine çevrildi. Peki 30 bin güvenlik görevlisi alımı ne zaman başlayacak, İŞKUR başvuru ekranı açıldı mı ve hangi şartlar aranacak? 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yürütülen çalışmada kesin başvuru tarihi ve kontenjan dağılımı henüz resmî ilanla açıklanmadı. İşte son durum ve merak edilen ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması amacıyla planlanan <strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> için gözler İŞKUR ve ilgili bakanlıklardan yapılacak resmî açıklamalara çevrildi. Çalışma kapsamında 81 ilde okullarda görevlendirilmek üzere toplam 30 bin güvenlik personelinin istihdam edilmesi planlanıyor. Ancak 21 Ağustos 2026 itibarıyla adayların başvuru yapabileceği kesinleşmiş bir İŞKUR ilanı veya açıklanmış bir başvuru takvimi bulunmuyor.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının 14 Eylül 2026'da başlaması öncesinde gündeme gelen uygulamanın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmesi planlanıyor. Personel alımının İŞKUR üzerinden gerçekleştirilmesi beklenirken, başvuru tarihleri, il bazındaki kontenjanlar ve adaylarda aranacak kesin koşulların resmî ilanla netleşmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla sosyal medya veya internet sitelerinde yer alan belirli bir başlama tarihinin kesinleşmiş başvuru takvimi gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Resmî ilan yayımlanmadan adayların başvuru yapabileceği bir ekranın açıldığı söylenemez.</p>

<h2><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> için şu an kesin başvuru tarihi açıklanmış değil. İlgili kurumların çalışmayı yeni eğitim öğretim yılı öncesinde hayata geçirmeyi planladığı belirtilirken, ilanların hangi tarihte yayımlanacağına ilişkin resmî takvim henüz paylaşılmadı.</p>

<p>Çalışmanın 14 Eylül'de başlayacak eğitim öğretim yılı öncesinde uygulanması planlandığı için adayların özellikle ağustos ayının son günlerinde İŞKUR ve ilgili kurumların duyurularını takip etmesi önem taşıyor. Ancak eğitim döneminin başlangıç tarihi, başvuruların mutlaka belirli bir gün açılacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte ilanlarda görev yapılacak il, ilçe, okul, kontenjan, başvuru tarihleri, çalışma süresi ve adaylarda aranacak özel şartların açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İŞKUR okullara güvenlik alımı başvuruları başladı mı?</strong></h3>

<p>21 Ağustos 2026 itibarıyla <strong>İŞKUR okullara güvenlik alımı başvuruları başlamış değil</strong>. Türkiye genelindeki 30 bin kişilik planlama için adayların başvurabileceği kesinleşmiş bir ilan yayımlanmadı.</p>

<p>Daha önceki açıklamalarda başvuruların İŞKUR aracılığıyla yürütülmesinin planlandığı belirtiliyor. İlanların yayımlanmasının ardından adayların elektronik kanallardan veya İŞKUR'un belirleyeceği başvuru yönteminden işlemlerini gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Burada önemli nokta, <strong>İŞKUR'da yayımlanan her güvenlik görevlisi ilanının 30 bin okul güvenlik alımı kapsamında olmayacağıdır</strong>. Adayların ilan başlığını, işyerini, görev yerini ve programın kapsamını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>30 bin kişilik okul güvenliği çalışmasına ilişkin ilan yayımlandığında, hangi kontenjanların eğitim kurumları için ayrıldığı daha net biçimde görülebilecek.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-7f9555d483b4545d83042a85db539df5.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>30 bin güvenlik görevlisi hangi illerde çalışacak?</strong></h3>

<p>Planlama <strong>81 ili</strong> kapsıyor. Ancak mevcut durumda her il için kaç güvenlik görevlisi alınacağına ilişkin kesin kontenjan tablosu yayımlanmış değil.</p>

<p>Personel dağılımının okulların ihtiyaçlarına göre yapılması planlanıyor. Bu kapsamda okulun öğrenci kapasitesi, bulunduğu bölgenin özellikleri, mevcut güvenlik durumu ve fiziki koşullar gibi unsurların dikkate alınacağı aktarılıyor. İl ve okul bazındaki dağılımın ise valiliklerin koordinasyonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya veya diğer iller için şu aşamada belirli sayılar üzerinden kesin kontenjan açıklaması yapmak mümkün değil. İl kontenjanlarının resmî ilanla birlikte ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İllere göre kontenjanlar ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>İl ve okul bazındaki kontenjanların, İŞKUR ilanlarının yayımlanmasıyla birlikte açıklanması bekleniyor. Adayların yalnızca toplam 30 bin kişilik rakama bakarak kendi illerinde kaç kişilik kontenjan açılacağını öngörmesi mümkün değil.</p>

<p>Özellikle büyükşehirlerde okul sayısı ve öğrenci nüfusu daha yüksek olduğundan personel dağılımında ihtiyaç kriterlerinin belirleyici olması bekleniyor. Bununla birlikte kesin kontenjanlar açıklanmadan herhangi bir il için sayı vermek doğru olmayacaktır.</p>

<h3><strong>İŞKUR okul güvenlik görevlisi başvuru şartları belli oldu mu?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik alıma ilişkin <strong>kesin başvuru şartları henüz resmî ilanla açıklanmadı</strong>. Bu nedenle adayların internet üzerinde daha önceki TYP veya güvenlik görevlisi ilanlarında yer alan şartları doğrudan 2026 alımı için geçerli kabul etmemesi gerekiyor.</p>

<p>Planlanan istihdamın niteliğine göre güvenlik görevlisi adaylarında özel güvenlik mevzuatından kaynaklanan koşulların gündeme gelmesi mümkün. Ancak özel güvenlik kimlik kartı, yaş, eğitim, çalışma durumu veya diğer kriterlerin hangi kapsamda uygulanacağı yayımlanacak ilanda kesinleşecek.</p>

<p>Mevcut açıklamalarda adayların güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirileceği ve işe alım sürecindeki değerlendirmelerde ilgili kurumların görev alacağı belirtiliyor. Güvenlik soruşturmasının İçişleri Bakanlığı tarafından, mülakat sürecinin ise Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmesinin planlandığı aktarılıyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların resmî şartlar açıklanmadan kesin bir şart listesine göre başvuru hazırlığı yapmaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Özel güvenlik kimlik kartı şartı olacak mı?</strong></h3>

<p>Adayların en fazla araştırdığı konulardan biri de <strong>özel güvenlik kimlik kartı</strong> şartının bulunup bulunmayacağı. Ancak 30 bin kişilik okul güvenlik personeli istihdamı için yayımlanmış kesin başvuru kılavuzu olmadığı için bu konuda şu aşamada kesin hüküm vermek mümkün değil.</p>

<p>Güvenlik görevlisi olarak çalışmanın niteliği ve görev tanımı, başvuru ilanında belirlenecek. İlanın özel güvenlik mevzuatına tabi bir görev için hazırlanması halinde adaylardan geçerli özel güvenlik kimlik kartı istenmesi gündeme gelebilir.</p>

<p>Öte yandan planlamanın İŞKUR kapsamında hangi program üzerinden yürütüleceği ve görevlendirmenin hukuki niteliği de başvuru şartlarının belirlenmesinde önem taşıyacak.</p>

<p>Bu nedenle "<strong>silahlı veya silahsız özel güvenlik kartı kesinlikle zorunlu</strong>" şeklindeki ifadeler, resmî başvuru kılavuzu yayımlanmadan doğrulanmış bilgi olarak değerlendirilmemeli.</p>

<h3><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-9baeb0309c14220f6d45219769dbbc82.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İŞKUR 30 bin güvenlik alımı başvurusu nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Başvuru yöntemi, resmî ilan yayımlandığında kesinleşecek. Çalışmanın İŞKUR üzerinden yürütülmesi planlandığı için adayların ilanların İŞKUR'un resmî kanallarında yayımlanmasını beklemesi gerekiyor.</p>

<p>Başvuru ekranı açıldığında adayların genel olarak şu bilgileri kontrol etmesi gerekecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İlanın <strong>30 bin okul güvenlik personeli</strong> çalışması kapsamında olup olmadığı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev yapılacak il ve ilçe,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Okul veya kurum bilgisi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru başlangıç ve bitiş tarihi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim ve yaş şartları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenlik görevlisi kimlik kartı şartı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İŞKUR kayıt ve iş arayan statüsüyle ilgili koşullar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma süresi ve programın niteliği,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru için istenen belgeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seçim yönteminin nasıl uygulanacağı.</p>
 </li>
</ul>

<p>İlan yayımlandığında adayların yalnızca "güvenlik görevlisi" ifadesini araması yeterli olmayabilir. Başvuru ekranında ilan numarası ve görev yeri gibi bilgilerin de kontrol edilmesi önem taşıyacak.</p>

<h3><strong>Başvurular İŞKUR TYP üzerinden mi yapılacak?</strong></h3>

<p>Kamuoyunda 30 bin güvenlik görevlisi istihdamıyla ilgili olarak <strong>İŞKUR TYP</strong> ifadesi de kullanılıyor. Ancak programın kesin kapsamı ve uygulanacak yöntem resmî duyuruyla netleşmeden bu alımın bütün ayrıntılarıyla TYP kapsamında gerçekleşeceğini söylemek doğru değil.</p>

<p>Daha önceki haber ve açıklamalarda alımların İŞKUR aracılığıyla yapılacağı belirtilirken, TYP üzerinden uygulanması halinde başvuru ve katılımcı seçimine ilişkin kuralların ilgili programın şartlarına göre belirlenmesi gerekecek. </p>

<p>Bu ayrım adaylar açısından önemli. Çünkü İŞKUR üzerinden yapılan her kamu istihdamı aynı çalışma modeliyle yürütülmüyor. Dolayısıyla çalışma süresi, başvuru koşulları, seçim yöntemi ve ödeme esasları ancak resmî program ve ilan açıklandığında kesinleşebilir.</p>

<h3><strong>30 bin güvenlik alımı kadrolu mu olacak?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik planlama, şu aşamada <strong>kadrolu memur alımı</strong> olarak değerlendirilmemeli. Çalışmanın İŞKUR aracılığıyla yürütülmesinin planlanması, istihdamın niteliğinin ayrıca açıklanmasını gerektiriyor.</p>

<p>Dolayısıyla adayların "30 bin güvenlik görevlisi alınacak" bilgisini doğrudan devlet kadrosuna memur ataması şeklinde yorumlamaması gerekiyor. Görevlendirmenin çalışma modeli, süresi, ücretlendirme biçimi ve diğer koşulları yayımlanacak resmî ilanla birlikte netleşecek.</p>

<p>Bu ayrıntı özellikle kamu personeli alımlarını takip eden adaylar açısından önem taşıyor. Çünkü İŞKUR üzerinden gerçekleştirilen geçici veya program kapsamındaki istihdamlar ile 657 sayılı Kanun kapsamında yapılan memur atamaları aynı statüye sahip değil.</p>

<h3><strong>Okullarda güvenlik personeli ne yapacak?</strong></h3>

<p>Planlanan uygulamanın temel amacı eğitim kurumlarında fiziki güvenlik tedbirlerini güçlendirmek. Görevlendirilecek personelin okul giriş ve çıkışlarında öğrenci, veli ve ziyaretçi hareketliliğinin kontrol edilmesine katkı sağlaması planlanıyor.</p>

<p>Okulların ihtiyaçlarına göre görev dağılımının değişmesi mümkün olacak. Güvenlik personelinin özellikle okul girişleri, çıkışları ve çevresinde güvenlik risklerinin erken fark edilmesine katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmanın, daha önce gündeme getirilen okul güvenliği modelindeki fiziki güvenlik ve erken müdahale uygulamalarını güçlendirmesi amaçlanıyor. Ancak personelin yetki ve sorumluluklarının kapsamı, görev tanımının yer alacağı resmî düzenleme veya ilanla birlikte daha açık hale gelecek.</p>

<h3><strong>Her okula bir güvenlik görevlisi mi alınacak?</strong></h3>

<p>Planlamanın kamuoyuna yansıyan hedeflerinden biri, okullarda en az bir güvenlik personelinin bulunmasını sağlamak. Ancak toplam 30 bin kişilik kontenjanın Türkiye'deki tüm okullara bire bir dağıtılacağı şeklinde kesin bir uygulama açıklanmış değil.</p>

<p>Personel ihtiyacının okulun öğrenci sayısı, bulunduğu bölge, güvenlik gereksinimi ve fiziki şartlarına göre belirlenmesi planlanıyor. Bu nedenle bazı okullarda bir, bazı ihtiyaç bölgelerinde ise daha fazla personel görevlendirilip görevlendirilmeyeceği resmî kontenjan planlamasıyla belli olacak.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-cda584ad5a5431e696db7659ce70d367.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Yeni eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>30 bin güvenlik görevlisi planlamasının zamanlamasında en önemli tarihlerden biri yeni eğitim öğretim yılının başlangıcı. <strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026'da başlayacak.</strong> Okullarda güvenlik tedbirlerinin bu tarihten önce güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ancak eğitim yılının başlangıç tarihinin yaklaşmış olması, 30 bin kişilik alımın başvuru tarihinin otomatik olarak belli olduğu anlamına gelmiyor. İŞKUR ilanı yayımlanmadan başvuru sürecinin başladığı kabul edilemez.</p>

<h3><strong>Adaylar hangi açıklamaları takip etmeli?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik okul güvenlik görevlisi alımına başvurmak isteyenlerin öncelikle İŞKUR, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacak açıklamaları takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle sosyal medya hesaplarında paylaşılan ve kaynağı belirtilmeyen "başvurular şu gün başlayacak" şeklindeki duyurulara karşı dikkatli olunması önem taşıyor. Resmî ilan yayımlandığında başvuru tarihleri, kontenjanlar, şartlar ve seçim yöntemi birlikte açıklanacak.</p>

<p><strong>21 Ağustos 2026 itibarıyla son durum:</strong> 81 ilde 30 bin güvenlik görevlisinin istihdam edilmesi planlanıyor; başvuruların İŞKUR üzerinden yürütülmesi bekleniyor ancak <strong>kesin başvuru tarihi, il kontenjanları ve nihai başvuru şartları henüz resmî ilanla açıklanmış değil.</strong></p>

<p>Bu nedenle adayların başvuru ekranının açıldığını gösteren resmî duyuru gelmeden herhangi bir işlem yapmaya çalışmaması ve kişisel bilgilerini kaynağı belirsiz internet sitelerine girmemesi gerekiyor. İlan yayımlandığında başvurunun hangi kanaldan, hangi tarihler arasında ve hangi koşullarla alınacağı kesin olarak görülebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-4f0470c2912fc75a9c683eb456b6da30.jpg" type="image/jpeg" length="64284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Lorenzo Lucca için transfer girişimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspordan-lorenzo-lucca-icin-transfer-girisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspordan-lorenzo-lucca-icin-transfer-girisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, Napoli’nin satış listesine koyduğu Lorenzo Lucca için girişimlere başladı. İtalyan kulübü bonservisle ayrılığa sıcak bakıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor, forvet transferi çalışmaları kapsamında Napoli forması giyen Lorenzo Lucca için girişimlere başladı. İtalyan basınında yer alan haberlere göre bordo-mavililer, 25 yaşındaki golcünün transfer şartları hakkında Napoli ile temas kurdu.</p>

<p>İtalyan kaynaklarından CalcioNapoli24, gelişmeyi Corriere dello Sport'a dayandırırken, Trabzonspor'un Lucca'nın durumu ve transfer koşullarıyla ilgili son saatlerde ön araştırma yaptığı ve transfer için somut adım attığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Napoli kiralık transfere sıcak bakmıyor</strong></h2>

<p>Transferde dikkat çeken detay ise Napoli'nin Lucca için kiralama formülüne sıcak bakmaması. İtalyan ekibinin, oyuncuyu yeniden kiralık olarak göndermek yerine bonservisiyle elinden çıkarmayı tercih ettiği aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Napoli'nin uygun bir bonservis teklifinin gelmesi halinde Lucca'nın ayrılığına onay verebileceği ifade edilirken, transferde belirleyici unsurun oyuncunun kendi tercihi olacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>35 milyon euroluk yatırım</strong></h2>

<p>Lorenzo Lucca, 2025 yılında Udinese'den Napoli'ye transfer oldu. Udinese, oyuncunun Napoli'ye geçişini 2025'te kiralama ve belirli şartların gerçekleşmesine bağlı zorunlu satın alma formülüyle duyurmuştu. Transferin toplam maliyetinin 35 milyon euro seviyesinde olduğu İtalyan kaynaklarında yer aldı. Napoli'nin Lucca için yaptığı yatırım nedeniyle oyuncuyu düşük bir bedelle göndermek istemediği ve gelecek teklifleri bu doğrultuda değerlendireceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>2.01 metrelik İtalyan santrfor</strong></h2>

<p>10 Eylül 2000 doğumlu olan Lucca, 2.01 metrelik boyuyla özellikle hava toplarındaki etkinliği ve fiziksel özellikleriyle öne çıkıyor. Santrfor, Serie A'da Udinese formasıyla dikkat çekmiş ve Napoli'nin hücum rotasyonuna dahil edilmişti. Serie A, Napoli'ye transferi sırasında Lucca'yı genç ancak Serie A tecrübesi bulunan bir forvet olarak tanımlamıştı. Lucca, 2025-26 sezonunun ikinci bölümünü Premier Lig ekiplerinden Nottingham Forest'ta kiralık olarak geçirdi. Forest, sezon sonunda oyuncunun Napoli'ye döneceğini açıkladı.</p>

<h2><strong>Fiorentina ve Lazio da takip etti</strong></h2>

<p>İtalyan basınındaki haberlere göre Lucca için daha önce Fiorentina ve Lazio'nun da girişimleri oldu. Trabzonspor'un devreye girmesiyle birlikte oyuncunun geleceği konusunda yeni bir seçenek ortaya çıktı. Bordo-mavililerin transferde nasıl bir teklif sunacağı henüz netlik kazanmazken, Napoli'nin bonservis beklentisi ve Lucca'nın Trabzonspor'a yönelik yaklaşımı sürecin kaderini belirleyecek.</p>

<h2><strong>Transferde kritik süreç</strong></h2>

<p>Trabzonspor'un Napoli ile temaslarının önümüzdeki günlerde daha da hızlanması bekleniyor. İtalyan kulübünün kalıcı transfere sıcak bakması, bordo-mavililerin ise hücum hattını güçlendirmek istemesi nedeniyle tarafların ekonomik şartlarda anlaşması halinde transferin gerçekleşme ihtimali bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspordan-lorenzo-lucca-icin-transfer-girisimi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lorenzo-lucca.jpg" type="image/jpeg" length="45183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Netanyahu için kırmızı bülten talep edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talep-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talep-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Küresel Sumud Filosu'na yönelik saldırıdaki rolleri nedeniyle Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten çıkarılması talebinde bulunulduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong>, İsrail Başbakanı Binyamin <strong>Netanyahu</strong> hakkında kırmızı bülten çıkarılması için talepte bulundu.</p>

<p>Adalet Bakanlığı, Netanyahu ile Afek Moskovitch hakkında kırmızı bülten düzenlenmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığına başvuru yaptı.</p>

<p>Söz konusu talebe ilişkin açıklama, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından sosyal medya üzerinden yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, paylaşımında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında soykırım suçu kapsamında 14 Temmuz 2026 tarihinde yakalama emri çıkarıldığını belirtti.</p>

<h2><strong>"İnsanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz"</strong></h2>

<h3></h3>

<p><strong>Bakan Gürlek'in sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</strong></p>

<p><i>"Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir.</i></p>

<p><i>Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “Soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.</i></p>

<p><i>Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında “İnsanlığa Karşı Suç”, “Soykırım”, “Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “Kasten Yaralama”, “Eziyet”, “Mala Zarar Verme”, “Nitelikli Yağma” ve “Ulaşım Araçlarının Kaçırılması” suçlarından yargılanmaktadır.</i></p>

<p><i>Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.</i></p>

<p><i>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2090765048431985015?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-netanyahu-icin-kirmizi-bulten-talep-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/akin-gurlek-5.png" type="image/jpeg" length="55197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla’da Fethiye Balık Hali’nde restoran yangını: Çevredeki iş yerlerinin çatıları da zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-fethiye-balik-halinde-restoran-yangini-cevredeki-is-yerlerinin-catilari-da-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglada-fethiye-balik-halinde-restoran-yangini-cevredeki-is-yerlerinin-catilari-da-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Balık Hali’nde bir restoranda yangın çıktı. Yangında 1 kişi dumandan etkilenirken bazı iş yerlerinin çatılarında hasar oluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>’nın <strong>Fethiye</strong> ilçesinde bulunan Balık Hali’ndeki bir restoranda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler restoranın çatısını sararken, bitişikteki bazı işletmelere de sıçradı.</p>

<h2><strong>Alevler çevredeki iş yerlerinin çatısına sıçradı</strong></h2>

<p>Yangın, Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Fethiye <strong>Balık Hal</strong>i’ndeki restoranda çıktı. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangında alevler kısa sürede çatıyı kapladı.</p>

<p>Alevlerin restoranın bitişiğindeki bazı işletmelerin çatılarına sıçraması üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Yangının çevredeki iş yerlerine daha fazla zarar vermemesi için müdahale başlatıldı.</p>

<h3><strong>Ekipler yangını söndürdü</strong></h3>

<p>İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekiplerinin yanı sıra sağlık ve polis ekipleri de gönderildi. İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucunda <strong>yangın</strong> kontrol altına alınarak söndürüldü.</p>

<p>Yangının tamamen söndürülmesinin ardından bölgede gerekli kontroller gerçekleştirildi. Ekiplerin müdahalesi sırasında dumandan etkilenen 1 kişi sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Restoran ve iş yerlerinde hasar oluştu</strong></h3>

<p>Yangın nedeniyle restoranda ve bitişiğindeki bazı işletmelerin çatı bölümlerinde hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-fethiye-balik-halinde-restoran-yangini-cevredeki-is-yerlerinin-catilari-da-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fethiyede-restoranda-cikan-yangin-sonduruldu.png" type="image/jpeg" length="30482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan Trabzon paylaşımı: “YENİ bir yolculuğun heyecanı”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-trabzon-paylasimi-yeni-bir-yolculugun-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-trabzon-paylasimi-yeni-bir-yolculugun-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Trabzon ziyareti öncesinde Trabzonlulara mesaj gönderdi. İmamoğlu, "Hemşehrilerim; genel başkanıma yaş fındığı, kara yemişi, patlıcan incirini ikram etmeyi unutmasın" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı <strong>Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti </strong>Genel Başkanı Özgür Özel'in Trabzon'da olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Trabzonlulara seslenen İmamoğlu, "Hemşehrilerim; genel başkanıma yaş fındığı, kara yemişi, patlıcan incirini ikram etmeyi unutmasın" dedi. </p>

<p>YENİ bir yolculuğun heyecanı, coşkusu, Karadeniz’in güçlü kararlılığı sizlerle olsun. Sizleri çok seviyorum" mesajını gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Karadeniz’in güçlü kararlılığı sizlerle olsun"</strong></h2>

<p>İmamoğlu'nun mesajında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Hasret kaldım! Genel Başkanım Özgür Özel Trabzon’da. Karadeniz’e, yaylasına, köylerine selam olsun. Fındığa, çaya bereket olsun. Hemşehrilerim; genel başkanıma yaş fındığı, kara yemişi, patlıcan incirini ikram etmeyi unutmasın. YENİ bir yolculuğun heyecanı, coşkusu, Karadeniz’in güçlü kararlılığı sizlerle olsun. Sizleri çok seviyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-trabzon-paylasimi-yeni-bir-yolculugun-heyecani</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="57687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Türk öğrenciler uluslararası olimpiyatlarda 15 madalya kazandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turk-ogrenciler-uluslararasi-olimpiyatlarda-15-madalya-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turk-ogrenciler-uluslararasi-olimpiyatlarda-15-madalya-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk öğrenciler, 4 uluslararası olimpiyatta Türkiye’yi başarıyla temsil ederek toplam 15 madalya kazandı. Gençler bilgisayar, yapay zeka ve coğrafya alanlarında önemli dereceler elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı</strong> bünyesinde yürütülen <strong>2202 Bilim Olimpiyatları Programı </strong>kapsamında desteklenen Türk öğrenciler, farklı ülkelerde düzenlenen uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil etti. Öğrenciler, bilgisayar, yapay zeka ve coğrafya alanlarındaki 4 organizasyonda toplam 15 madalya kazanarak yarışmaları tamamladı.</p>

<h2><strong>Bilgisayar olimpiyatında 4 madalya kazanıldı</strong></h2>

<p>Özbekistan'ın Taşkent kentinde 97 ülkeden 375 öğrencinin katılımıyla düzenlenen 38. Uluslararası Bilgisayar Olimpiyatı'nda Türkiye'yi temsil eden öğrenciler 1 altın, 2 gümüş ve 1 bronz madalya elde etti.</p>

<p>Organizasyonda Ahmet Emre Gürdal altın madalyanın sahibi oldu. Ahmet Alp Orakçı ve Yunus Emre Artal gümüş madalya kazanırken, Noyan Cantürk bronz madalya aldı.</p>

<h3><strong>Avrupa Genç Bilgisayar Olimpiyatı’nda 4 madalya</strong></h3>

<p>Litvanya'nın Kaunas kentinde gerçekleştirilen 10. Avrupa Genç Bilgisayar Olimpiyatı'nda ise Türkiye 2 gümüş ve 2 bronz madalya kazandı. 25 ülkeden 100 öğrencinin katıldığı organizasyonda Mahmut Efe Micozkadıoğlu ile Osman Eymen Karaoğulları gümüş madalya elde etti.</p>

<p>Mahir Alp Taşkın ve Zehra Didar Menteşoğlu ise yarışmayı bronz madalyayla tamamladı.</p>

<h3><strong>Yapay zeka olimpiyatında 3 gümüş madalya</strong></h3>

<p>Kazakistan'ın Astana kentinde düzenlenen 3. Uluslararası Yapay Zeka Olimpiyatı'nda da Türk öğrenciler 3 gümüş madalya kazandı. Yarışmaya 108 ülkeden 473 öğrenci katıldı.</p>

<p>Türkiye adına yarışan Teoman Ata Korkmaz, Ahmet Alp Orakçı ve Mustafa Selim Özekinci, <strong>yapay zeka</strong> alanındaki organizasyonda gümüş <strong>madalya</strong> kazanan öğrenciler oldu.</p>

<h3><strong>Coğrafya olimpiyatında 4 gümüş madalya</strong></h3>

<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'nda da Türk öğrenciler 4 gümüş madalya elde etti. Organizasyona 50 ülkeden 184 öğrenci katıldı.</p>

<p>Emir Kerem Kılıç, Mehmet Efe Benderlioğlu, Ege Çetin ve İhsan Kubilay Akyel, coğrafya alanındaki yarışmada gümüş madalya kazandı.</p>

<h3><strong>Kacır’dan öğrencilere tebrik</strong></h3>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı <strong>Mehmet</strong> <strong>Fatih</strong> <strong>Kacır</strong>, öğrencilerin elde ettiği sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında desteklenen gençlerin kazandıkları madalyalarla Türkiye'yi gururlandırdığını belirtti.</p>

<p>Kacır, uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi başarıyla temsil eden öğrencileri kutladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada da gençlerin bilim olimpiyatlarına katılımının desteklenmeye devam edeceği bildirildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🇹🇷 Gençlerimiz bilim olimpiyatlarından madalyalarla döndüler.<br />
<br />
TÜBİTAK Bilim Olimpiyatları Programı kapsamında desteklediğimiz gençlerimiz kazandıkları madalyalarla bir kez daha göğsümüzü kabarttı.<br />
<br />
Özbekistan’ın Taşkent şehrinde düzenlenen 38. Uluslararası Bilgisayar… <a href="https://t.co/j4UrA1hXDQ" rel="nofollow">pic.twitter.com/j4UrA1hXDQ</a></p>
— Mehmet Fatih KACIR (@mfatihkacir) <a href="https://x.com/mfatihkacir/status/2090710056656347569?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turk-ogrenciler-uluslararasi-olimpiyatlarda-15-madalya-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turk-ogrenciler-4-uluslararasi-olimpiyattan-15-madalyayla-dondu.png" type="image/jpeg" length="99879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin yükselişe geçti: Son bir haftada yüzde 25 değer kazandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-yukselise-gecti-son-bir-haftada-yuzde-25-deger-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-yukselise-gecti-son-bir-haftada-yuzde-25-deger-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin fiyatı son 24 saatte yüzde 9'dan fazla yükselerek Mayıs 2026'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Saat 12.00 itibarıyla 78 bin 556 dolar seviyesinde işlem gören Bitcoin'in haftalık değer kazancı yüzde 25'e ulaşırken, küresel kripto para piyasasının toplam değeri 2 trilyon 600 milyar dolara yaklaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kripto para piyasasında<strong> Bitcoin</strong> öncülüğünde yükseliş yaşandı. Bitcoin fiyatı son 24 saat içinde yüzde 9'un üzerinde değer kazanarak Mayıs 2026'dan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Saat 12.00 itibarıyla 78 bin 556 dolar civarında işlem gören Bitcoin'in son bir haftadaki kazancı yüzde 25 olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>Bitcoin fiyatı 78 bin 556 dolara yükseldi</strong></h2>

<p>Coinmarketcap verilerine göre Bitcoin, son 24 saatte yüzde 9'dan fazla yükseldi. Böylece kripto para biriminin fiyatı Mayıs 2026'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı.</p>

<p>Bitcoin'in haftalık değer artışı ise yüzde 25'e ulaştı. Saat 12.00 itibarıyla Bitcoin 78 bin 556 dolar civarında işlem gördü.</p>

<p>Bitcoin'deki yükseliş, küresel kripto para piyasasının toplam değerine de yansıdı. Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri son 24 saatte yüzde 7,44 arttı.</p>

<p>Coinmarketcap verilerine göre toplam piyasa değeri 2 trilyon 600 milyar dolara yaklaştı.</p>

<h3><strong>Ethereum fiyatı da yükseldi</strong></h3>

<p>Bitcoin'deki yükseliş altcoin piyasasında da hareketlilik oluşturdu. Piyasa değeri bakımından ikinci sırada bulunan Ethereum'un fiyatı yaklaşık yüzde 7 arttı.</p>

<p>Ethereum, yaşanan yükselişin ardından 2 bin 433 dolar seviyesine çıktı.</p>

<p>Kripto para piyasasındaki yükselişte ABD tahvil faizlerindeki düşüş, Beyaz Saray'dan gelen siyasi destek ve vadeli işlem piyasalarındaki kitlesel likidasyon dalgası etkili oldu.</p>

<p>Yükselişte öne çıkan makroekonomik gelişmelerden biri, ABD Hazine Bakanlığının tahvil geri alım programını artıracağını açıklaması oldu. Bu açıklamanın ardından ABD tahvil faizlerinde düşüş görülürken, ABD doları da son 3 ayın en düşük seviyesine geriledi.</p>

<p>Faiz ve dolar tarafındaki gerilemenin Bitcoin gibi alternatif varlıklara yönelik ilgiyi artırdığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Trump'tan kripto para piyasasına destek mesajı</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'da Coinbase, Ripple ve Gemini gibi önde gelen kripto para şirketlerinin temsilcileriyle görüşmesi de piyasanın gündeminde yer aldı.</p>

<p>Trump, küresel jeopolitik rekabette Çin'in gerisinde kalmamak amacıyla kripto para sektörüne güçlü destek verileceğini belirtti. Trump ayrıca Kongre'ye, kripto varlıkları yasal bir çerçeveye oturtmayı amaçlayan "Berraklık Yasası" adlı kanun teklifinin hızlı şekilde onaylanması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bitcoin yükselişi 3 milyar dolarlık pozisyonu tasfiye etti</strong></h3>

<p>Bitcoin fiyatındaki hızlı yükseliş, vadeli işlem piyasalarında düşüş yönünde pozisyon alan spekülatörlerin işlemlerini etkiledi. Son 24 saat içinde açığa satış pozisyonunda bulunan toplam 3 milyar dolar değerindeki kripto para pozisyonu zorunlu olarak tasfiye edildi.</p>

<p>Tasfiye edilen pozisyonların 1,8 milyar dolarlık bölümünü Bitcoin işlemleri oluşturdu. Vadeli işlem piyasasında gerçekleşen kitlesel tasfiye dalgasının Bitcoin fiyatındaki yukarı yönlü hareketi hızlandırdığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-yukselise-gecti-son-bir-haftada-yuzde-25-deger-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/kripto-para-piyasasinda-yukselis-bitcoin-71-bin-dolar-sinirini-asti.jpg" type="image/jpeg" length="84745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süleymancılar operasyonunda gözaltına alınan Hilmi Tuna Kuriş'in kullandığı aracın bakan tahsisi olduğu ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilar-operasyonunda-gozaltina-alinan-hilmi-tuna-kurisin-kullandigi-aracin-bakan-tahsisi-oldugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilar-operasyonunda-gozaltina-alinan-hilmi-tuna-kurisin-kullandigi-aracin-bakan-tahsisi-oldugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "Alihan Kuriş Suç Örgütü" soruşturması kapsamında firariyken Muğla'da yakalanan Hilmi Tuna Kuriş'in içinde bulunduğu araçtan 58 bin avro nakit para çıktı. Şüphelilerin kaçışta kullandığı lüks otomobilin, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğüne tahsisli olduğu ve mevzuata aykırı çakar sistemi takıldığı belirlenerek trafikten men edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen organize suç örgütü soruşturması çerçevesinde, örgüt elebaşı Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in yakalanmasına ilişkin yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı.</p>

<h3><strong>Marmaris Kavşağı'nda yakalandı: Araçtan 58 bin euro çıktı</strong></h3>

<p>Muğla İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortak operasyonuyla şüpheli Hilmi Tuna Kuriş, Muğla'nın Menteşe ilçesindeki Marmaris Kavşağı'nda seyir halindeyken durdurularak gözaltına alındı.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin araç içerisinde gerçekleştirdiği detaylı aramalarda, yurt dışına kaçış hazırlığında kullanılacağı değerlendirilen <strong>58 bin avro</strong> nakit para ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Eski İçişleri Bakanı adına geçiş üstünlüğü ve usulsüz çakar</strong></h3>

<p>Operasyonda durdurulan araca ilişkin yapılan sicil ve teknik incelemelerde 34 plakalı, 2024 model Volvo S90 marka aracın "San Sistem Lojistik" adlı şirket adına kayıtlı olduğu, ancak eski İçişleri Bakanı <strong>İdris Naim Şahin</strong> adına 2030 yılına kadar geçiş üstünlüğü hakkına sahip olarak tahsis edildiği saptandı.</p>

<p>Otomobilin hem ön hem de arka cam iç kısımlarına mevzuata aykırı biçimde izinsiz ışıklı ve sesli uyarı (çakar) sistemlerinin yerleştirildiği tespit edildi.</p>

<p>Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince uygulanan cezai işlemler kapsamında söz konusu lüks araç <strong>1 ay süreyle trafikten men</strong> edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin emniyetteki adli ve idari işlemleri çok yönlü olarak sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suleymancilar-operasyonunda-gozaltina-alinan-hilmi-tuna-kurisin-kullandigi-aracin-bakan-tahsisi-oldugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fotoramio-85.jpg" type="image/jpeg" length="26313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB ücretli öğretmenlik başvurusu nereden yapılır? Ücretli öğretmenlik başvuru şartları neler, kimler başvurabilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ucretli-ogretmenlik-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-ucretli-ogretmenlik-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ücretli öğretmenlik başvuruları 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin ihtiyaçlarına göre alınmaya devam ediyor. Peki e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır, kimler başvurabilir ve görevlendirmeler ne zaman belli olacak? İlçe millî eğitim müdürlüklerinin yayımladığı ilanlara göre başvuru tarihleri aynı değil. İşte MEB ücretli öğretmenlik başvuru ekranı, adaylarda aranan şartlar, öncelik sırası ve sonuç sürecine ilişkin ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde <strong>ücretli öğretmenlik başvuruları</strong> farklı il ve ilçelerde alınmaya başladı. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla ders ücreti karşılığında yapılacak görevlendirmelerde ülke genelinde tek bir başvuru takvimi uygulanmıyor. Başvurular, ilgili ilçe millî eğitim müdürlüklerinin ihtiyaçlarına ve yayımladıkları duyurulara göre farklı tarihlerde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı hazırlıkları kapsamında bazı ilçelerde başvurular temmuz ayında başlarken, ağustos ayında da yeni ilanlar yayımlanmaya devam ediyor. Örneğin Kırklareli Vize İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 17 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı duyuruyla ders ücreti karşılığında öğretmenlik başvurularının alınmaya başladığını bildirdi. Şanlıurfa Halfeti'de ise başvurular daha erken bir tarihte tamamlanırken, İzmir Güzel Konak ve İstanbul Şile gibi ilçelerde de ağustos ayında başvuru süreçleriyle ilgili duyurular yayımlandı.</p>

<p>Bu nedenle "<strong>Ücretli öğretmenlik başvuruları başladı mı?</strong>" sorusunun Türkiye genelinde tek bir tarih üzerinden yanıtlanması mümkün değil. Adayların görev yapmak istedikleri ilçe millî eğitim müdürlüğünün güncel duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Ücretli öğretmenlik başvuruları başladı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için <strong>ücretli öğretmenlik başvuruları birçok il ve ilçede başladı</strong>. Ancak başvuru tarihleri ilçeden ilçeye değişiyor. Bazı müdürlükler yalnızca e-Devlet üzerinden başvuru kabul ederken, bazı ilçeler elektronik başvurunun yanı sıra form ve belge teslimi de isteyebiliyor.</p>

<p>Karaköprü İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 2026-2027 eğitim öğretim yılında merkez ve kırsal mahallelerdeki okullarda görevlendirilmek üzere ücretli öğretmenlik başvurularının e-Devlet üzerinden alınacağını duyurdu. Vize İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü de başvuruların adayların kendi e-Devlet hesapları üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirileceğini açıkladı.</p>

<p>Öte yandan bazı ilçelerde süreç farklı yürütülebiliyor. Örneğin İzmir Güzel Konak'ta ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirmesi için 14-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında başvuru alınacağı ve adaylardan belirli belgelerin ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilmesinin istendiği duyuruldu.</p>

<p>Bu durum, adayların yalnızca genel internet aramalarına göre hareket etmemesi gerektiğini gösteriyor. Başvuru yapılacak ilçe tarafından yayımlanan güncel ilan, aday için esas alınmalı.</p>

<p><img alt="Öğretmenlerin Il Içi Isteğe Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/ogretmenlerin-il-ici-istege-bagli-yer-degistirme-duyurusu-yayimlandi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026-2027 e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu</strong>, başvuru kabul eden il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerinin duyurusunda belirtilen sistem üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Adayların öncelikle e-Devlet'e giriş yapması ve Millî Eğitim Bakanlığı hizmetleri içerisinde ücretli öğretmenlik başvuru ekranını bulması gerekiyor. Başvuru sırasında adayın kişisel bilgileri, iletişim bilgileri, öğrenim durumu ve mezuniyet bilgileri sistem üzerinden kontrol ediliyor. Görev yapmak istenen ilçe ve branş tercihleri de başvurunun niteliğine göre sisteme giriliyor.</p>

<p>Bazı ilçeler e-Devlet başvurusunu tek başına yeterli kabul ederken bazıları ayrıca kendi başvuru formunun doldurulmasını veya belgelerin teslim edilmesini şart koşuyor. Bu nedenle e-Devlet üzerinden başvuru yapılmış olması her ilçe için sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Örneğin Emet İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, adayların hem e-Devlet üzerinden başvuru yapmasını hem de istenen belgeleri müdürlüğe teslim etmesini şart koştuğunu duyurdu. Müdürlük, iki işlemi tamamlamayan adayların görevlendirilmeyeceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle başvuru yapacak adayların şu sırayı izlemesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Görev yapılmak istenen <strong>ilçe millî eğitim müdürlüğünün güncel ilanı</strong> kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlanda belirtilen tarihler içerisinde e-Devlet başvurusu yapılmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenim ve mezuniyet bilgilerinin sistemde doğru olduğu kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstenen branş ve görev alanları dikkatli şekilde seçilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlçe ayrıca belge veya form istiyorsa bunlar belirtilen tarihte teslim edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvurunun tamamlandığına ilişkin sistem bilgisi kontrol edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görevlendirme sonucu için ilçe millî eğitim müdürlüğünün duyuruları takip edilmeli.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik başvuru şartları neler?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlikte şartlar ve önceliklendirme, ilgili mevzuat ile ilçe millî eğitim müdürlüklerinin ilanlarında belirtiliyor. Bu nedenle bütün Türkiye için her ayrıntının aynı olduğu tek bir başvuru şartları listesi bulunmuyor.</p>

<p>Bununla birlikte ilçe duyurularında adayların öğrenim durumu, alan uygunluğu, formasyon durumu ve ihtiyaç bulunan branşlar üzerinden değerlendirildiği görülüyor.</p>

<p>Mustafakemalpaşa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün 2026-2027 duyurusunda görevlendirmede genel öncelik sırası şu şekilde açıklandı:</p>

<ol>
 <li>
 <p>Eğitim Fakültesi mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim Fakültesi dışındaki fakültelerden mezun olup formasyonu bulunanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Branşa uygun diğer lisans mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Lisans mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ön lisans mezunları</p>
 </li>
</ol>

<p>Ancak bu sıralama bütün ilçelerde aynı şekilde uygulanacağı anlamına gelmiyor. Adayların başvuru yapacakları ilçe tarafından yayımlanan kılavuzdaki değerlendirme kriterlerini incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Yurt dışında eğitim alan adaylar açısından da diploma denkliği önemli bir konu. Bazı ilçe duyurularında yurt dışı mezunlarından denklik belgesi istenebildiği belirtiliyor. Başvuru sırasında hangi belgelerin talep edileceği yine ilgili müdürlüğün ilanına göre değişebiliyor.</p>

<p><img alt="Öğretmen adaylarına yönelik hazırlık eğitiminin usul ve esasları belirlendi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-0e4912e8543137bed6ec7c3eab0e64ea-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Kimler ücretli öğretmen olarak görevlendirilebilir?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik, kadrolu veya sözleşmeli öğretmen atamasıyla aynı statüde değil. İhtiyaç bulunan eğitim kurumlarında derslerin boş kalmaması amacıyla ders ücreti karşılığında görevlendirme yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle e-Devlet üzerinden başvuru yapmak <strong>kesin olarak görevlendirileceği anlamına gelmiyor</strong>. Vize İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü de 2026-2027 duyurusunda başvurunun adaylara doğrudan görevlendirme hakkı sağlamadığını, görevlendirmelerin ihtiyaç, alan, başvuru şartları ve ilgili mevzuat doğrultusunda yapılacağını açıkça belirtti.</p>

<p>Görevlendirmelerde temel belirleyici unsurlar arasında okul ve branş ihtiyacı, adayın mezuniyeti, alanı ve ilgili ilçe tarafından belirlenen değerlendirme kriterleri bulunuyor. Bu nedenle başvuru yapan adayların yalnızca başvuru işlemini tamamlaması yeterli olmayabilir.</p>

<h3><strong>Hangi belgeler isteniyor?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik başvurularında istenen belgeler ilçeye göre farklılaşabiliyor. Bazı müdürlükler tüm işlemleri elektronik ortamda yürütürken bazıları görevlendirme öncesinde veya başvuru sırasında fiziki belge talep edebiliyor.</p>

<p>2026-2027 yılı için yayımlanan ilçe duyurularında örnek olarak şu belgeler istenebiliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Diploma, mezuniyet veya çıkış belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Formasyon belgesi, varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adli sicil kaydı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kimlik belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru formu veya dilekçe</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yurt dışı mezunları için denklik belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bazı ilçelerde KPSS sonuç belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlçe müdürlüğünün ilanında belirtilen diğer belgeler</p>
 </li>
</ul>

<p>Güçlükonak İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 14-28 Ağustos tarihleri arasındaki başvuru sürecinde adaylardan başvuru formu, güncel adli sicil kaydı, nüfus cüzdanı fotokopisi, diploma veya mezuniyet belgesi ve varsa formasyon belgesini istedi.</p>

<p>Eskişehir'in bazı ilçelerinde yayımlanan başvuru formlarında ise KPSS sonuç belgesinin de istenebildiği görülüyor. Bu nedenle adayların internet üzerinde farklı ilçelere ait belge listelerini kendi başvuruları için doğrudan geçerli kabul etmemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik başvuruları ne zaman bitiyor?</strong></h3>

<p><strong>Ücretli öğretmenlik başvurularında Türkiye genelinde tek bir son başvuru tarihi bulunmuyor.</strong> Her ilçe kendi ihtiyaç durumuna ve çalışma takvimine göre tarih belirleyebiliyor.</p>

<p>Örneğin Mustafakemalpaşa'da başvurular 20 Temmuz-14 Ağustos 2026 arasında alınırken, Güçlükonak'ta 14-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında başvuru yapılabileceği duyuruldu. Vize'de ise başvurular 17 Ağustos itibarıyla alınmaya başlandı.</p>

<p>Bu nedenle ağustos ayının son günlerine yaklaşılırken başvuru yapmak isteyenlerin kendi ilçelerindeki ilanları kontrol etmesi gerekiyor. Bir ilçede başvurular sona ermişken başka bir ilçede sürecin yeni başlamış olması mümkün.</p>

<p>Ayrıca öğretmen ihtiyacının eğitim öğretim yılı içerisinde değişmesi halinde yeni görevlendirmeler yapılabiliyor. Dolayısıyla ilk başvuru dönemini kaçıran adayların da görev yapmak istedikleri ilçe müdürlüğünün sonraki duyurularını takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Öğretmen adaylarına yönelik hazırlık eğitiminin usul ve esasları belirlendi-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-5af2a49666238bbf9aebc1cd934af386.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>Başvuru sonuçları için de Türkiye genelinde tek bir açıklama tarihi bulunmuyor. Görevlendirme işlemleri, başvuruların tamamlanmasının ardından ilgili ilçe millî eğitim müdürlüklerince yürütülüyor.</p>

<p>İhtiyaç duyulan branş ve okullar belirlendikten sonra adayların başvuruları değerlendirmeye alınıyor. Görevlendirme yapılan kişilere bazı ilçelerde telefon veya SMS yoluyla bilgi verilebilirken, sonuçların ilçe millî eğitim müdürlüğünün internet sitesinden duyurulması da mümkün.</p>

<p>Adayların başvuru sırasında kullandıkları telefon numarası ve iletişim bilgilerinin güncel olması bu nedenle önem taşıyor.</p>

<p>Bununla birlikte "başvuru yaptım, kesin görevlendirilirim" şeklinde bir değerlendirme yapılmaması gerekiyor. Resmî duyurularda da başvurunun tek başına görevlendirme hakkı oluşturmadığı açıkça belirtiliyor.</p>

<h3><strong>MEB ücretli öğretmenlik başvurusu için hangi ekran kullanılacak?</strong></h3>

<p>Başvuru yapmak isteyen adayların ilk olarak <a href="https://www.turkiye.gov.tr/milli-egitim-bakanligi" rel="nofollow"><strong>e-Devlet üzerinden Millî Eğitim Bakanlığı hizmetlerini</strong></a> kontrol etmesi gerekiyor. Ancak bazı ilçelerin kendi internet sitelerinde ayrıca başvuru formu veya kılavuz yayımlaması nedeniyle yalnızca e-Devlet ekranını kontrol etmek yeterli olmayabilir.</p>

<p>Karaköprü İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, 2026-2027 ücretli öğretmenlik başvurularının e-Devlet üzerinden alınacağını duyururken, Emet İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü hem e-Devlet başvurusunu hem de gerekli belgelerin teslimini şart koştu.</p>

<p>Dolayısıyla adayların başvuru yapmadan önce görev almak istedikleri ilçe için şu üç bilgiyi mutlaka kontrol etmesi gerekiyor:</p>

<p><strong>Başvuru tarihi, başvuru yöntemi ve belge teslim şartı.</strong></p>

<p>Bu üç başlık, ilçeler arasında farklılık gösterebildiği için başvuru sürecinde yaşanabilecek eksikliklerin önüne geçmek açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik başvurularının yoğunlaşmasının temel nedenlerinden biri yeni eğitim öğretim yılı hazırlıkları. Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler için 19 Ağustos 2026 tarihli <strong>2026/70 sayılı genelgeyi</strong> yayımladı. Genelge, Bakanlığa bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda yeni eğitim öğretim yılı öncesindeki hazırlıkların yürütülmesine ilişkin usul ve işlemleri kapsıyor.</p>

<p>Bu süreçte okulların öğretmen ihtiyacının belirlenmesi, norm ve ders yüklerinin değerlendirilmesi ve ihtiyaç bulunan alanlarda görevlendirmelerin yapılması gündeme geliyor. Ücretli öğretmenlik başvuruları da ilçe bazındaki öğretmen ihtiyacına göre bu sürecin parçalarından birini oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Adaylar başvuru öncesinde ne yapmalı?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında ücretli öğretmenlik yapmak isteyen adayların başvuru sürecinde en önemli noktası, görev almak istedikleri ilçenin resmî duyurusunu esas almak.</p>

<p>Başvuru öncesinde adayların:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Görev yapmak istediği <strong>ilçe millî eğitim müdürlüğünün</strong> internet sitesini kontrol etmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>2026-2027 eğitim öğretim yılına ait ilanı bulması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru başlangıç ve bitiş tarihlerini kontrol etmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>e-Devlet başvurusunun zorunlu olup olmadığını incelemesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiziki belge teslimi gerekip gerekmediğine bakması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mezuniyet ve formasyon bilgilerinin doğru olduğundan emin olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstenen belgeleri ilan edilen tarihe kadar hazırlaması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru tamamlandıktan sonra sonuç ve görevlendirme duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="MEB’in Öğretmen Bilgi Servisi'ne 4 ayda 350 binden fazla başvuru" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ogretmen-sinif2.jpg" width="864" /></p>

<p>MEB'in il ve ilçe teşkilatlarının iletişim bilgilerine Bakanlığın resmî internet sitesindeki "İl-İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri" bağlantısından ulaşılabiliyor.</p>

<p>Sonuç olarak <strong>2026-2027 ücretli öğretmenlik başvuruları Türkiye genelinde başlamış durumda ancak tüm ilçeler için aynı tarihte yürütülmüyor</strong>. Ağustos 2026 itibarıyla farklı ilçelerde başvurular alınmaya devam ederken, bazı yerlerde süreç tamamlandı. Bu nedenle adayların genel bir son başvuru tarihi beklemek yerine görev yapmak istedikleri ilçenin güncel duyurusunu takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle e-Devlet üzerinden başvuru yapıldıktan sonra ilçe tarafından ayrıca belge teslimi istenip istenmediğinin kontrol edilmesi önemli. Çünkü bazı ilçelerde yalnızca elektronik başvuru yeterli olurken bazı müdürlükler başvuru formu ve belgelerin ayrıca teslim edilmesini şart koşuyor. Görevlendirmeler ise başvuru sayısından bağımsız olarak okul ve branş ihtiyacı, adayların alanları ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ucretli-ogretmenlik-basvuru</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fb9ebcd2-3d75-4f14-b774-445ca2f8e298.webp" type="image/jpeg" length="85303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşe Ünlüce'nin ardından Eskişehir'de üç belediye başkanı YENİ Parti'ye geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unlucenin-ardindan-eskisehirde-uc-belediye-baskani-yeni-partiye-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unlucenin-ardindan-eskisehirde-uc-belediye-baskani-yeni-partiye-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin ardından Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ve Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller de CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı; böylece kentte CHP'li 9 belediyeden 8'i YENİ Parti saflarına geçmiş oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin ardından Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ve Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller de CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'ye katıldı. Son katılımlarla birlikte Eskişehir'de CHP'li 9 belediyeden 8'i YENİ Parti'ye geçmiş oldu.</p>

<p>Eskişehir yerel yönetiminde dikkat çeken bir siyasi geçiş süreci yaşandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin partiden ayrılmasının ardından üç ilçe başkanı daha Cumhuriyet Halk Partisi üyeliklerini sonlandırarak YENİ Parti saflarına katıldıklarını duyurdu.</p>

<p>Çifteler Belediye Başkanı <strong>Zehra Konakcı</strong>, Seyitgazi Belediye Başkanı <strong>Uğur Tepe</strong> ve Alpu Belediye Başkanı <strong>Gürbüz Güller </strong>CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye geçti.<strong> </strong>Yaşanan toplu geçişlerin ardından Sivrihisar Belediye Başkanı <strong>Habil Dökmeci</strong> ise görevine CHP çatısı altında devam etme kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstifa ve katılım kararlarına ilişkin belediye başkanları kamuoyuna yönelik açıklamalarda bulundu:</p>

<h3><strong>Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe:</strong></h3>

<blockquote>
<p><i>"Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’nin öncülüğünde ve YENİ Parti Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in çağrısıyla, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimizi sonlandırarak YENİ Parti saflarında yolumuza devam etme kararı aldık. Bizler için asıl olan Seyitgazi’mize hizmet etmek ve hemşerilerimizin güvenine layık olmaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve değerlerinden taviz vermeden çalışmaya devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote>

<p><strong>Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Cumhuriyet Halk Partisi, ailemden devraldığım en onurlu miras oldu. Bu kültüre ve gönül bağıyla bağlı olduğum partime, değişen siyasi şartlar ve fikir ayrılıkları nedeniyle veda ediyorum. Bu ayrılık, savunduğum değerlerden bir kopuş değil; aksine o değerleri daha güçlü yaşatabilme gayretidir. Sayın Özgür Özel liderliğindeki YENİ Parti'nin kapsayıcı, yenilikçi ve 'Türkiye İttifakı' vizyonuyla yolumuza devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayse-unlucenin-ardindan-eskisehirde-uc-belediye-baskani-yeni-partiye-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e976d6eb-c4f1-4fb4-97b4-faa64161.jpg" type="image/jpeg" length="46661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Panama Kanalı’nda El Nino tedbiri: Günlük geçişler 32 gemiye düşürülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/panama-kanalinda-el-nino-tedbiri-gunluk-gecisler-32-gemiye-dusurulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/panama-kanalinda-el-nino-tedbiri-gunluk-gecisler-32-gemiye-dusurulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Panama Kanalı’nda yağışların azalması ve El Nino'nun olası etkileri nedeniyle gemi geçişlerine kısıtlama getiriliyor. 15 Eylül'den itibaren günlük geçiş sayısı 32 ile sınırlandırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Panama Kanal İdaresi</strong>, kanal havzasında yağış miktarının düşmesi nedeniyle gemi geçişlerinde geçici düzenlemeye gidileceğini açıkladı. Yeni uygulamayla kanalın günlük geçiş kapasitesinin mevcut seviyeye göre yüzde 11 azaltılması planlanıyor.</p>

<h2><strong>İlk kısıtlamalar 3 Eylül’de başlayacak</strong></h2>

<p>Kanal yönetiminin açıklamasına göre, gemi geçişlerine yönelik ilk kısıtlamalar 3 Eylül'de uygulanmaya başlanacak. Düzenlemenin ardından 15 Eylül'den itibaren günlük geçiş sayısı 32 gemiyle sınırlandırılacak.</p>

<p>Alınan kararın, kanal havzasındaki su kaynaklarının korunması ve olası kuraklık etkilerinin yönetilmesi amacıyla uygulamaya konulduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Küresel ticaretin önemli güzergahlarından biri</strong></h3>

<p><strong>Atlantik</strong> ve <strong>Pasifik</strong> okyanuslarını birbirine bağlayan Panama Kanalı, dünya deniz ticaretinde önemli bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Kanal üzerinden küresel deniz ticaretinin yüzde 3'ünden fazlası gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Su seviyelerinde yaşanan değişiklikler, kanaldan geçen gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ve günlük geçiş kapasitesini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kanal yönetimi, yağış miktarındaki düşüşe bağlı olarak çeşitli tedbirler uyguluyor.</p>

<h3><strong>Geçen ay gemilerin yük taşıma kapasitesi sınırlandırılmıştı</strong></h3>

<p>Panama Kanalı'nın bu yıl normal seviyelerin altında <strong>yağış</strong> alması nedeniyle yönetim, geçen ay su seviyesindeki düşüşü kontrol altında tutmak amacıyla gemilerin daha az yük taşımasını gerektiren kısıtlamalar getirmişti.</p>

<p>Yeni düzenlemenin de kanal havzasındaki su seviyesinin korunmasına yönelik tedbirlerin bir parçası olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>El Nino etkisi yakından takip ediliyor</strong></h3>

<p><strong>Pasifik Okyanusu</strong>'ndaki yüzey sıcaklıklarının yükselmesinin <strong>kuraklık</strong> ve <strong>sıcaklık</strong> artışları gibi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda El Nino hava olayının da kanalın su kaynakları üzerindeki olası etkileri takip ediliyor.</p>

<p>Bu yılki <strong>El Nino</strong> etkisinin kayıtlara geçen en şiddetli iklim olaylarından biri olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Kanal yönetimi ise yağış miktarı ve su seviyelerindeki değişikliklere göre geçiş kapasitesinde yeni düzenlemeler yapabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/panama-kanalinda-el-nino-tedbiri-gunluk-gecisler-32-gemiye-dusurulecek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/panama-kanalinda-gunluk-gemi-gecisleri-el-nino-nedeniyle-azaltilacak.png" type="image/jpeg" length="37059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan Netanyahu'nun açıklamasına tepki: "Kimse bu topraklara mesaj vermeye kalkışamaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-netanyahunun-aciklamasina-tepki-kimse-bu-topraklara-mesaj-vermeye-kalkisamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-netanyahunun-aciklamasina-tepki-kimse-bu-topraklara-mesaj-vermeye-kalkisamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına sert tepki gösterdi. Netanyahu'nun "Türkiye'ye mesaj verdik" sözlerini açık bir tahrik ve küstahlık olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, Ankara'nın milli çıkarlar doğrultusunda kararlı ve soğukkanlı bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun 18 Ağustos'ta Suriye'nin İdlib kırsalında bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısı ve ardından gelen açıklamalar, Türkiye-İsrail hattında tansiyonu yükseltti. Ankara'nın saldırıyı Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğü ihlali olarak kınamasının ardından, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun eylemi "Türkiye'ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık" sözleriyle savunması tepkilere yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Hiçbir devlet Türkiye'yi hizaya çekemez"</strong></h3>

<p>Netanyahu'nun ifadelerine yazılı bir açıklamayla yanıt veren Kemal Kılıçdaroğlu, kullanılan diplomatik dil ve üslubu kabul edilemez olarak değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırı ve Başbakan Netanyahu'nun 'Türkiye'ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık' sözleri; Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğine karşı açık bir tahrik, kaba bir saygısızlık ve bölgesel barışa yönelik doğrudan bir tehdittir.</i></p>

<p><i>Hiçbir devlet, hele ki İsrail, Türkiye Cumhuriyeti'ni 'hizaya çekmek' ya da 'ayar vermek' gibi bir dil kullanamaz. Bu üslup, egemen bir devlete yönelik kabul edilemez bir kibir ve küstahlıktır. Türkiye, tarih boyunca bağımsızlığını ve onurunu korumuş bir millettir; kimse bu topraklara 'mesaj' vermeye kalkışamaz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Coğrafyayı cehenneme çevirme kastı taşıyor"</strong></h3>

<p>İsrail yönetiminin saldırgan politikalarının tüm Orta Doğu için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><i>"Milli çıkarlarımız ve bölgesel istikrar, bu tür küstahlıklara karşı kararlı, soğukkanlı ve son derece net bir tutum takınmayı gerektirir. Bu yaşananlar tarihe kara bir leke olarak geçecek basit bir hareket değildir; şayet engel olunmazsa bütün coğrafyayı cehenneme çevirme kastını açıkça ilan etmiş bir ülkenin aktif saldırganlığıdır."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-netanyahunun-aciklamasina-tepki-kimse-bu-topraklara-mesaj-vermeye-kalkisamaz</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/90973c6e-c74d-4c82-b5ad-548ecd9e7efa.webp" type="image/jpeg" length="24643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Rusya’da petrol rafinerisi ve askeri havaalanı hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyada-petrol-rafinerisi-ve-askeri-havaalani-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyada-petrol-rafinerisi-ve-askeri-havaalani-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya'daki Perm Petrol Rafinerisi ve Marinovka Askeri Havaalanı'nın yanı sıra Krasnodar bölgesindeki bir İHA noktasının hedef alındığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, Rusya topraklarındaki farklı hedeflere yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı. Zelenskiy, Perm Petrol Rafinerisi, Marinovka Askeri Havaalanı ve Krasnodar bölgesindeki bir İHA tesisinin hedef alındığını belirtti.</p>

<h2><strong>Perm Petrol Rafinerisi hedef alındı</strong></h2>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong>Ukrayna</strong> sınırına 1600 kilometreden fazla uzaklıkta bulunan Perm Petrol Rafinerisi'nin gece saatlerinde hedef alındığını bildirdi.</p>

<p>Saldırının Rusya'nın enerji altyapısında yer alan tesise yönelik gerçekleştirildiğini belirten Zelenskiy, Rusya'nın farklı bölgelerindeki askeri hedeflere yönelik operasyonların da devam ettiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Marinovka Askeri Havaalanı’na saldırı</strong></h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı, Volgograd bölgesindeki <strong>Marinovka Askeri Havaalanı</strong>'nın da uzun menzilli hava saldırısıyla hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Zelenskiy ayrıca Karadeniz'de de saldırılar kapsamında sonuçlar elde edildiğini belirtti. Ancak açıklamasında bu saldırıların ayrıntılarına ilişkin bilgi vermedi.</p>

<h3><strong>Krasnodar bölgesindeki İHA noktası vuruldu</strong></h3>

<p>Zelenskiy'nin açıklamasına göre Krasnodar bölgesinde, Rus ordusunun Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı İHA'ların fırlatıldığı ve depolandığı bir nokta da hedef alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna tarafı, söz konusu merkezin Rus ordusunun insansız hava araçlarını operasyonlarda kullanması açısından önemli bir nokta olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Daha önce Ahtubinsk havaalanı da hedef alınmıştı</strong></h3>

<p>Zelenskiy, son günlerde Rusya'nın Astrahan bölgesindeki Ahtubinsk Askeri Havaalanı'na da saldırı düzenlendiğini hatırlattı. Ukrayna sınırına yaklaşık 600 kilometre uzaklıktaki havaalanına yönelik saldırıda bir Su-34 savaş uçağının hasar gördüğüne ilişkin bilgi aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy, son saldırılara ilişkin olduğu belirtilen bir görüntüyü de sosyal medya hesabından paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-rusyada-petrol-rafinerisi-ve-askeri-havaalani-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ukrayna-rusyada-bir-petrol-rafinerisi-ile-marinovka-askeri-havaalanina-saldirilar-duzenledik.png" type="image/jpeg" length="12868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP lideri Bahçeli'den İsrail'e sert uyarı: “Türkiye'nin sabrını sınamayın”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP lideri Devlet Bahçeli, "İsrail'in Türkiye'yi kışkırtmaktan ve sabrını sınamaktan vazgeçmesi" gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong>, Suriye'deki gelişmeler ve İsrail'in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bahçeli, bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin milli güvenliği açısından da yakından takip edildiğini belirtti.</p>

<h2><strong>"Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir"</strong></h2>

<p><strong>İşte MHP lideri Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:</strong></p>

<p>"Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.</p>

<p>18 Ağustos 2026 tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur.</p>

<p>İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye karşıtlığını her geçen gün daha da tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybeden İsrail yönetimine çağrımız nettir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya millî güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir.</p>

<p>İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamleleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışları ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımları dikkatle takip edilmektedir. İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır.</p>

<p>Türkiye’nin amacı İsrail dâhil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir.</p>

<p>Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır.</p>

<p>İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur.</p>

<h3><strong>"Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır"</strong></h3>

<p>İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.</p>

<p>Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir.</p>

<p>İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkâr açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.</p>

<p>Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de, hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir.</p>

<p>Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkânsız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir.</p>

<p>Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumu açıktır.</p>

<p>Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hâle getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir “huzur kuşağı” oluşturmaktır.</p>

<p>Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır.</p>

<p>İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askerî müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir.</p>

<p>İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dinî veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile birlikte bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır.</p>

<p>Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiilî sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebî unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir.</p>

<p>Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır.</p>

<p>Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesi önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular yaratacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılması esas olmalıdır.</p>

<p>Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir.</p>

<h3><strong>"Uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir"</strong></h3>

<p>Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insanî ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasî, ticarî ve dinî grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir.</p>

<p>Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e koşulsuz desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir. Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayatî bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.</p>

<p>İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askerî faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dinî ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir.</p>

<p>Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin millî güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir. Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır.</p>

<h3><strong>Bahçeli'den iki devletli çözüm vurgusu</strong></h3>

<p>1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasî geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır.</p>

<p>Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasî çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür.</p>

<h3><strong>"Sınırların güvence altına alınmasını arzu ediyoruz"</strong></h3>

<p>Türkiye bakımından da mesele, Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı değildir. İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır.</p>

<p>Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem millî güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır.</p>

<p>İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasî, ekonomik, diplomatik ve hukukî araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hâle getirilmesi anlamında ele alınmalıdır.</p>

<p>Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir.</p>

<p>Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir.</p>

<p>Bu bağlamda Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik koşulsuz siyasî ve askerî destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır.</p>

<p>Zira koşulsuz siyasî ve askerî destek İsrail’i daha güvenli hâle getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir.</p>

<p>Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini; toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz.</p>

<h3><strong>"Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir"</strong></h3>

<p>İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir.</p>

<p>Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır.</p>

<p>Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve millî birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak; Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek; Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta millî haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir.</p>

<p>Orta Doğu’nun geleceği, askerî üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır.</p>

<p>Türkiye’nin tarihî tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkân vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukukî girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır.</p>

<p>Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir.</p>

<p>Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır.</p>

<h3><strong>İşte Bahçeli’nin 7 maddelik yol haritası</strong></h3>

<p><strong>Bu kapsamda bize göre;</strong></p>

<p>1.Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan “Mekke Anlaşması” ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de “Kudüs Paktı” önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle “İslam Barış Gücüne” dönüştürülmesi sağlanmalıdır.</p>

<p>2.Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.</p>

<p>3.Orta Doğu'da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hâl almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.</p>

<p>4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan “Ankara Deklarasyonu" ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik olası bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.</p>

<p>5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir “Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu” oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.</p>

<p>6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” kurulmalıdır.</p>

<p>7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak “Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması” oluşturulmalıdır. “Barış için İsrail’in Çevrelenmesi” politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir.</p>

<p>Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır. Bu hususlar, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir.</p>

<p>Kalıcı çözüm, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır.</p>

<p>Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihî tecrübesi, askerî caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir.</p>

<p>Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür.</p>

<p>Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mhp-lideri-bahceliden-israile-sert-uyari-turkiyenin-sabrini-sinamayin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/85672dd3-ad11-4851-9a7e-ad73833cabbc.jpg" type="image/jpeg" length="36863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK: Geleceğin mesleklerine yönelik 58 programa 16 bin 406 öğrenci yerleşti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-gelecegin-mesleklerine-yonelik-58-programa-16-bin-406-ogrenci-yerlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-gelecegin-mesleklerine-yonelik-58-programa-16-bin-406-ogrenci-yerlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-YKS’de yapay zeka, veri bilimi, dijital sağlık, enerji ve sürdürülebilirlik gibi alanlara yönelik yeni programlar öğrencilerden ilgi gördü. 58 programa 16 bin 406 öğrenci yerleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim Kurulu (YÖK)</strong>, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin yeni programların tercih durumunu açıkladı. Son üç yılda açılan ve 2026-YKS yerleştirme verileri bulunan 58 programa toplam 16 bin 406 aday kayıt hakkı elde etti.</p>

<h2><strong>16 yeni program ilk kez öğrencilerle buluştu</strong></h2>

<p>2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan 7 lisans ve 9 ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni program bu yıl öğrenci kabul etti. Yeni programlar arasında yapay zeka, finansal teknoloji, biyoteknoloji ve genetik gibi güncel teknoloji ve bilim alanlarına yönelik bölümler dikkat çekti.</p>

<p>Lisans düzeyinde Tarih ve Yapay Zeka, Felsefe ve Yapay Zeka, İşletme ve <strong>Yapay Zeka</strong>, Finansal Teknoloji, Biyoteknoloji ve Genetik, Paramedik ile Balıkçılık Teknolojisi programları tercih kılavuzuna eklendi.</p>

<p>Ön lisans programlarında ise Yapay Zeka Destekli Web Tasarımı ve Kodlama, Yapay Zeka Destekli Tasarım ve Animasyon, Dijital Oyun Teknolojileri, Mobil Güvenlik Teknolojileri, İlaç Üretim Teknolojisi, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, Laboratuvar Hayvanları ve Balıkçılık Teknolojisi bölümleri ilk kez öğrenci aldı.</p>

<h3><strong>Yapay zeka programlarına yüksek başarı sıralamasından tercih</strong></h3>

<p>Yeni açılan yapay zeka odaklı disiplinler arası programlar, yüksek başarı sıralamasında yer alan adayların da tercihlerinde yer buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşletme ve Yapay Zeka programını ilk 1000'den 10 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 7'si ilk 500'de, biri ise ilk 100'de yer aldı. Felsefe ve Yapay Zeka programına ilk 1000'den 3 öğrenci yerleşirken, bu öğrencilerin 2'si ilk 500 içerisinde bulundu.</p>

<p>Tarih ve Yapay Zeka programını da ilk 1000'de yer alan bir aday tercih etti.</p>

<h3><strong>En fazla tercih sağlık ve dijital teknoloji programlarına</strong></h3>

<p>Yeni programlar arasında en fazla öğrenci Tıbbi Veri İşleme Teknikerliği bölümüne yerleşti. Bu programa 1042 öğrencinin kayıt hakkı kazandığı bildirildi.</p>

<p>Tıbbi Veri İşleme Teknikerliği'ni 1014 öğrenciyle Ofis Teknolojileri ve Veri Yönetimi, 902 öğrenciyle Veri Bilimi ve Analitiği, 661 öğrenciyle Büyük Veri Analistliği ve 659 öğrenciyle Yenilenebilir Enerji Teknikerliği izledi.</p>

<p>Sağlık ve dijital teknolojileri bir araya getiren programlardan Tele-Sağlık Teknikerliği'ni 533, Dijital Sağlık Sistemleri Teknikerliği'ni ise 504 öğrenci kazandı. Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi programına 496 öğrenci yerleşti.</p>

<h3><strong>Yazılım ve bilişim alanlarında da ilgi yüksek</strong></h3>

<p><strong>Yazılım ve bilişim</strong> alanındaki yeni programlar da adayların tercihleri arasında yer aldı. Ön-Yüz Yazılım Geliştirme programına 444, Arka-Yüz Yazılım Geliştirme programına 437 ve Yazılım Geliştirme programına 433 öğrenci kayıt hakkı elde etti.</p>

<p>Kurumsal Bilişim Uzmanlığına 353, Bilgi Güvenliği Teknolojisine 320, Bilişim Sistemleri ve Teknolojilerine 312, Bulut Bilişim Operatörlüğüne ise 266 öğrenci yerleşti.</p>

<h3><strong>Enerji ve sürdürülebilirlik programları da tercih edildi</strong></h3>

<p>Yenilenebilir enerji ve çevre alanındaki programlara da öğrencilerin ilgisi görüldü. Yenilenebilir Enerji Teknikerliği programına 659, Elektrik Enerjisi Üretim, İletim ve Dağıtımına 630 öğrenci yerleşti.</p>

<p>Su ve Atık Yönetimi Teknikerliği 301, Yeşil ve Ekolojik Bina Teknikerliği 272, Çevresel Ölçüm ve İzleme Sistemleri Teknikerliği 249 öğrenci tarafından tercih edildi. Alternatif Enerji Kaynakları Teknolojisi programına 195, Karbon Yönetimi Teknikerliğine 177, Hidrojen ve Enerji Depolama Teknikerliğine ise 138 öğrenci yerleşme hakkı kazandı.</p>

<h3><strong>Özvar: Geleceğin ihtiyaçlarına yönelik programlar geliştiriyoruz</strong></h3>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimdeki dönüşüm kapsamında geleceğin mesleklerine yönelik açılan programlara gösterilen ilginin öğrencilerin tercihlerinde karşılık bulduğunu belirtti.</p>

<p>Yapay zeka, veri bilimi, dijital tarım, dijital sağlık, enerji ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda yeni programlar açtıklarını belirten Özvar, bu alanlarda ihtiyaç duyulan insan kaynağının yetiştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Özvar, yüksek başarı sıralamasındaki öğrencilerin yeni programları ilk yıllarından itibaren tercih etmesinin, gençlerin teknolojik ve ekonomik dönüşümü takip ettiğini gösterdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-gelecegin-mesleklerine-yonelik-58-programa-16-bin-406-ogrenci-yerlesti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gelecegin-mesleklerine-yonelik-acilan-programlara-16-bin-ogrenci-yerlesti.png" type="image/jpeg" length="42474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="53095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="49360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="36448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="68835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="39189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="80933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="43236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="21396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="67217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="87241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="27892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="14244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="19403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="27037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="64720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="95221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="85094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="23601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="25687"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
