<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 13:30:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB: Çocukların okula uyum sürecine yönelik yeni bülten yayımladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-cocuklarin-okula-uyum-surecine-yonelik-yeni-bulten-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-cocuklarin-okula-uyum-surecine-yonelik-yeni-bulten-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB, çocukların okula uyum sürecine yönelik yeni bülteni yayımladı. Bültende ailelere oyun, etkinlik ve uyum sürecine ilişkin öneriler sunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)</strong>, okul öncesi eğitime devam eden çocukların ailelerine yönelik hazırladığı Aile Eğitim Bülteni'nin eylül sayısını yayımladı. “<strong>Maarifin Kalbinde Oyun</strong>” temasıyla hazırlanan bültende bu ay “Oyunla Güvenli Bir Başlangıç: Okula Uyum” konusu ele alındı.</p>

<p>MEB'in açıklamasında, Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından ailelerin bilinçlendirilmesi ve <strong>eğitim</strong> sürecine daha aktif katılımlarının desteklenmesi amacıyla her ay <strong>Aile Eğitim Bülteni</strong> hazırlandığı hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>Eylül sayısında okula uyum ele alındı</strong></h2>

<p>Bültenin eylül sayısında, çocukların <strong>okul</strong>a uyum sürecinin özelliklerine yer verildi. Bu süreçte oyunun destekleyici rolü ele alınırken çocukların okul yaşamını tanımalarına yardımcı olacak konular da işlendi.</p>

<p>Ayrıca sabah vedalarının daha kolay hale getirilmesi ve okuldan eve geçiş sürecinin desteklenmesiyle ilgili öneriler paylaşıldı. <strong>Okul-aile </strong>işbirliğinin önemi de bültende yer verilen başlıklar arasında bulunurken, uyum sürecini zorlaştırabilecek bazı tutumlara dikkat çekildi.</p>

<p>Ailelerin çocuklarının okula daha güvenli ve sağlıklı bir başlangıç yapmasına katkı sağlayabilmeleri amacıyla bültende çeşitli <strong>oyun ve etkinlik önerileri</strong> de sunuldu.</p>

<h3><strong>Bakan Tekin'den ailelere mesaj</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanı <strong>Yusuf</strong> <strong>Tekin</strong>, bültende yayımlanan yazısında okula başlamanın yalnızca çocuklar açısından değil, aileler bakımından da yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aileleri eğitim sürecinin önemli bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Tekin, çocukların güven duygusunun ailelerle birlikte güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Tekin, her çocuğun okula alışma şeklinin ve bu sürecin ne kadar süreceğinin farklı olabileceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Ailelere oyun ve günlük rutin önerileri</strong></h3>

<p>Çocukların okula başladığı ilk günlerde ailelerin de çeşitli sorularla karşı karşıya kalabileceğini belirten Tekin, bültende bu sürece yönelik önerilerin bir araya getirildiğini aktardı.</p>

<p>Bültende oyunun çocuklar açısından sunduğu imkanların yanı sıra günlük rutinler, vedalaşma anları ve okul dönüşleri gibi konulara ilişkin önerilerin bulunduğunu belirten Tekin, ailelerin çocuklarının duygularına alan açmasının ve ihtiyaç duydukları güveni hissettirmesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Tekin, çocukların kendi adımlarını atarken ailelerinin yanlarında olduğunu bilmelerinin önemli olduğunu belirterek, eylül sayısının ailelere bu süreçte yol göstermesini temenni etti.</p>

<p>Aile Eğitim Bülteni'nin eylül sayısına, <strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong>nın “meb.gov.tr” internet adresi üzerinden ulaşılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-cocuklarin-okula-uyum-surecine-yonelik-yeni-bulten-yayimladi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mebin-aile-egitim-bulteninin-eylul-sayisi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="86576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK'ten akademisyenlerin sosyal medya paylaşımlarına ilişkin yeni açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yokten-akademisyenlerin-sosyal-medya-paylasimlarina-iliskin-yeni-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yokten-akademisyenlerin-sosyal-medya-paylasimlarina-iliskin-yeni-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK), devlet üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının YouTube ve sosyal medya mecralarından elde ettiği dijital gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki "ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı" kapsamına alındığına yönelik kamuoyuna yansıyan değerlendirmelere ilişkin açıklamada bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazı basın-yayın organları ve sosyal medya platformlarında akademisyenlerin dijital içerik üreticiliği ve internet gelirlerine yönelik kısıtlamalar getirildiğine dair yer alan haberlerin ardından Yükseköğretim Kurulu yazılı bir açıklama yayımladı.</p>

<h2><strong>YÖK: "Mevcut durum bilgilendirme amaçlı paylaşıldı"</strong></h2>

<p>Gündeme gelen görüş yazısının arka planına açıklık getiren YÖK, sürecin bir devlet üniversitesinin resmi talebi üzerine başladığını bildirdi. Kurul açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kamuoyuna yansıyan görüş yazısı, bir devlet üniversitesinin başvurusu üzerine Kurulun mevzuat gereği görüş vermeye yetkili makama ilettiği talebe verilen cevaptır. Söz konusu görüş, devlet üniversitelerimizle bilgilendirme amacıyla paylaşılmıştır. Bu konuda Kurulumuz tarafından yapılan yeni bir düzenleme yoktur."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Tartışmanın odağında 657 sayılı kanun yer almıştı</strong></h3>

<p>Üniversitelere iletilen ve kamuoyunda tartışmalara yol açan yazıda; kamu görevlileri ile devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin YouTube, sosyal medya mecraları, internet siteleri ve mobil uygulamalardan elde ettikleri reklam ve telif gelirlerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan "ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yokten-akademisyenlerin-sosyal-medya-paylasimlarina-iliskin-yeni-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/4775972f3ac306159ede13b4080ec511a0c00cae2cdeb90c3157dfb8d0707216.png" type="image/jpeg" length="74604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu için "tutuksuz yargılanabilirdi" diyen Kılıçdaroğlu: "Yargının ne bağımsızlığı ne tarafsızlığı var"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-icin-tutuksuz-yargilanabilirdi-diyen-kilicdaroglu-yarginin-ne-bagimsizligi-ne-tarafsizligi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-icin-tutuksuz-yargilanabilirdi-diyen-kilicdaroglu-yarginin-ne-bagimsizligi-ne-tarafsizligi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’nin 103. kuruluş yıl dönümünde açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanarak görevinin başında olması gerektiğini vurgulayıp yargı bağımsızlığını eleştirirken; Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise parti içinde ikiliğe geçit vermeyeceklerini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 103. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk’e konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, muhalefet içi tartışmalara ve parti içi dengelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması gerektiğini ve görevinin başında olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını vurguladı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise CHP meclis gruplarında Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti propagandası yapılmasına ve parti içi ikiliğe tepki göstererek, kurumsal kimliğe uymayan isimlerin yollarını ayırması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu arasında "siyasi tutsak" tartışması</strong></h3>

<p>Kılıçdaroğlu’nun kendisi hakkındaki "Siyasi tutsak değil" nitelemesine daha önce tepki gösteren tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, durumunu şu ifadelerle dile getirmişti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ben siyasi tutukluyum, tutsağım. Ben, bu ülkenin 87 milyon yurttaşımız için verdiğim cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesinin siyasi esiriyim. Ancak Yaradan’a şükürler olsun ki milletin gözünde sokağa çıkamayan, caddelerde, meydanlarda dolaşamayan, toplumun vicdanına hapsolmuş siyasi bir beden değilim. Allah kimseyi 80 yaşında bu duruma düşürmesin."</i></p>
</blockquote>

<p>Genel Merkez’de Saygı Öztürk ile bir araya gelen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun tutukluluk sürecine yönelik tavrının değişmediğini belirterek şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Ben Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına da karşı çıktım. Evini ziyaret ettiğim gün neler söylediysem, bugün de aynı şeyi söylüyorum. O tutarlılık devam ediyor. Tutuksuz yargılanabilirdi. Kamu görevi yapıyordu. Dolayısıyla o, görevinin başında olmalı. Bunu defalarca söyledim. ‘Yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanıyor musunuz?’ derseniz, ‘Hayır, inanmıyorum’ diyorum. Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsız değil. Yargının ne bağımsızlığı, ne tarafsızlığı var."</i></p>
</blockquote>

<p>Kılıçdaroğlu ayrıca davanın seyrine ilişkin olarak, Ekrem İmamoğlu'nun davada aklanması, Mansur Yavaş'ın da CHP'de kalması durumunda ortak aday formülünün gündeme gelebileceği mesajını verdi.</p>

<h3><strong>"Hatalar kan davasına dönüştürülmemeli, 103. yılda birlik olmalıydık"</strong></h3>

<p>Kişisel ikbal ve koltuk hesapları üzerinden siyaset yürütmenin halkın sorunlarını çözemeyeceğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, muhalefet partilerinin dayanışma içerisinde bulunmasının zorunlu olduğunu belirtti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Siyasette eksiklikler, hatalar olabilir. Bunlar kan davasına dönüştürülmemeli. Sonuçta insanoğluyuz. Hata insana özgü bir kavramdır zaten. Yeri geldiğinde otururuz, konuşuruz. Ülkenin sorunları sadece beni ilgilendirmiyor ki. Siyasetle, muhalefet partilerinin hepsini ilgilendiriyor. Muhalefetin birlik, bütünlük içinde hareket etmesi lazım. Örneğin 103. yıl dönümünde birlik, beraberlik içinde olmamız gerekirdi."</i></p>
</blockquote>

<p>Öte yandan Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partinin 103. yıl dönümü törenlerine katılmamasının genel merkezde bir kırgınlık meydana getirmediğini söyledi.</p>

<h3><strong>Müslim Sarı: "Bir partide olup başka bir parti için çalışamazsınız"</strong></h3>

<p>Parti teşkilatlarında ve belediye meclis gruplarında yaşanan iç tartışmalara ilişkin konuşan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti disiplinine ve kurumsal aidiyete vurgu yaparak çok sert uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hem bir partinin içerisindesiniz, hem de bir başka parti için çalışıyorsunuz. Böyle bir şeyi kabul etmemiz söz konusu değil. Böyle bir durumu hiçbir parti kaldıramaz. CHP’nin ilçe başkanı, belediyenin grup başkanı ama benim ilçe başkanım ilçe grubunu yönetemiyor. Böyle bir şey olabilir mi?"</i></p>
</blockquote>

<p>Belediye meclislerinde başka bir siyasi yapının propagandasının yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Partimizde siyaset yapmayı tercih ediyorlarsa, CHP’nin kurumsal kimliğine uygun hareket etmelerini bekliyoruz. Örneğin CHP belediye meclis gruplarında, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ya da Yeni Parti’nin broşürleri, posterleri olamaz. Bu arkadaşlarımız başka bir siyasal partinin faaliyetlerine katılamazlar, başka bir siyasal partinin propagandasını yapamazlar ya da belediye meclis üyesi olup da ondan sonra CHP üyelerinin istifa etmesi için baskı oluşturamazlar. Bu kurumsal kimlik içinde hareket etmelerini, eğer bunu yapamayacaklarsa da bir an önce yollarını ayırmalarını bekliyoruz. Belediye başkanlarımızı toplantıya çağıracağız. Arkadaşlarımızın siyasal aidiyetlerini net olarak göreceğiz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>AK Parti’ye geçişlere karşı "Yeni Parti" ile iş birliği formülü</strong></h3>

<p>Görüşmede parti yönetiminin en çok rahatsızlık duyduğu konulardan birinin CHP’den seçilen belediye başkanları ile belediye meclis üyelerinin AK Parti’ye geçmesi olduğunu aktaran Müslim Sarı, bu durumun önüne geçebilmek ve transferleri engellemek amacıyla Özgür Özel’in liderliğini yaptığı Yeni Parti ile de iş birliği zemininde temas kurulacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-icin-tutuksuz-yargilanabilirdi-diyen-kilicdaroglu-yarginin-ne-bagimsizligi-ne-tarafsizligi-var</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/20210805-kilicdaroglu-imamoglu.jpg" type="image/jpeg" length="83374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK: Üniversitelerin yeni teknoloji çalışmaları öne çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-universitelerin-yeni-teknoloji-calismalari-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-universitelerin-yeni-teknoloji-calismalari-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK, üniversitelerin yapay zeka, otonom sistemler, sürdürülebilir tarım ve derin teknoloji alanlarındaki haftanın öne çıkan çalışmalarını paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim Kurulu (YÖK)</strong>, üniversitelerde yürütülen teknoloji ve araştırma çalışmalarına ilişkin haftalık gelişmeleri açıkladı. Paylaşımda yapay zekadan otonom sistemlere, sürdürülebilir tarımdan sağlık araştırmalarına kadar farklı alanlardaki projeler yer aldı.</p>

<p><strong>Başkent Üniversitesi </strong>öğrencilerinin geliştirdiği yapay zeka destekli <strong>“yüz tanımalı otonom güvenlik devriye dronu”</strong>, önceden belirlenen alanlarda otonom olarak devriye gerçekleştirebiliyor. Dron, nesne, insan ve yüz tanıma işlemlerini gerçek zamanlı yaparken, yetkisiz bir kişinin tespit edilmesi halinde mobil uygulamaya anlık bildirim gönderebiliyor.</p>

<p>Sistem ayrıca tespit edilen kişinin konum bilgisini ve canlı görüntüsünü mobil uygulamaya aktarabiliyor.</p>

<h2><strong>Velaryon 2.0 dünya üçüncüsü oldu</strong></h2>

<p>Yıldız Teknik Üniversitesi CASMarine Takımı tarafından geliştirilen yapay zeka destekli otonom su altı aracı <strong>“Velaryon 2.0”</strong> da üniversitelerin öne çıkan çalışmaları arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüzde 80 yerlilik oranına sahip olan araç, Norveç'te düzenlenen <strong>TAC Challenge 2026</strong> yarışmasında dünya üçüncülüğü elde etti.</p>

<h3><strong>Nanorugose domateste virüsle mücadelede kullanıldı</strong></h3>

<p>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde (ISUBÜ) ise domates üretiminde ciddi kayıplara neden olan ToBRFV'ye karşı geliştirilen <strong>“Nanorugose”</strong> adlı biyopreparat üzerinde çalışma yürütüldü.</p>

<p>Nanoteknoloji ve RNA temelli olarak geliştirilen biyopreparat, laboratuvar ve sera denemelerinde tek uygulamanın ardından virüs miktarını yaklaşık 100 kat azalttı. Çalışmada ayrıca hastalık belirtilerinin önemli ölçüde hafiflediği görüldü.</p>

<h3><strong>Boğaziçi Üniversitesinin araştırması dergiye kapak oldu</strong></h3>

<p>Boğaziçi Üniversitesinde yürütülen bir araştırma da haftanın dikkat çeken akademik çalışmaları arasında gösterildi. Araştırmada beynin motivasyonel ve duygusal davranışları nasıl zıt yönlerde şekillendirdiği ortaya konuldu.</p>

<p>Çalışma, <strong>Journal of Neuroscience</strong> dergisinde yayımlandı ve derginin kapak görseli olarak seçildi.</p>

<h3><strong>Türk üniversitelerinden Finlandiya'daki çalışmaya işbirliği</strong></h3>

<p>Sabancı Üniversitesi, İstanbul Gedik Üniversitesi, Inovent AŞ ve GearUP işbirliğiyle Finlandiya'da düzenlenecek <strong>NORDEEP 2026</strong> kapsamında çalışma yürütülecek.</p>

<p>YÖK'ün paylaştığı haftanın öne çıkan çalışmaları arasında bu işbirliğinin yanı sıra üniversitelerde yapay zekanın eğitim ve kurumsal süreçlerde kullanımına yönelik yeni uygulamalar da yer aldı.</p>

<h3><strong>BARÜ AI platformu kullanıma sunuldu</strong></h3>

<p>Bartın Üniversitesi (BARÜ), eğitim, araştırma ve kurumsal süreçlerde yapay zekadan güvenli ve sürdürülebilir şekilde yararlanılması amacıyla <strong>“BARÜ AI”</strong> platformunu kullanıma açtı.</p>

<p>Böylece YÖK'ün haftalık paylaşımında üniversitelerin yapay zeka, otonom sistemler, tarım teknolojileri, nörobilim ve derin teknoloji alanlarındaki farklı çalışmaları öne çıkarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-universitelerin-yeni-teknoloji-calismalari-one-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yok-universitelerde-haftanin-one-cikan-calismalarini-paylasti.png" type="image/jpeg" length="57210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM Başkanı Özkaya: Tayfun Kahraman kararının gerekçesi yayımlanma sürecinde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aym-baskani-ozkaya-tayfun-kahraman-kararinin-gerekcesi-yayimlanma-surecinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aym-baskani-ozkaya-tayfun-kahraman-kararinin-gerekcesi-yayimlanma-surecinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Gezi Parkı davası hükümlüsü şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın ikinci bireysel başvurusunda hem "adil yargılanma hakkının" hem de "bireysel başvuru hakkının" ihlal edildiğine karar verildiğini belirterek, kararın gerekçesinin yayımlanma aşamasında olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı makamında ziyaret etti. Görüşmede anayasa yargısının işlevi, bireysel başvuru mekanizmasının sınırları ve yüksek yargı organları arasındaki görev dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<h3><strong>"AYM bir kanun yolu mahkemesi değildir"</strong></h3>

<p>Bireysel başvuru mekanizmasının niteliğine ve yargı organlarının anayasal sınırlarına değinen AYM Başkanı Özkaya; Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı mercileri arasında hiyerarşik bir astlık-üstlük ilişkisi bulunmadığını kaydetti. Her bir yargı kurumunun görev ve yetkilerinin Anayasa ve yasalarla sınırlandırıldığını hatırlatan Özkaya, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yargı kurumları görev ve yetkilerini bu anayasal çerçeve içerisinde yerine getirir ve kullanır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda bir kanun yolu mahkemesi gibi hareket etmemektedir. Mahkememiz kanuna uygunluk denetimi değil, anayasal denetim gerçekleştirmektedir."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Özkaya, günümüzde anayasa yargısının yalnızca normların Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen soyut bir mekanizma olmadığını, aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin korunmasında ve demokratik hukuk devletinin pekiştirilmesinde asli bir sorumluluk üstlendiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Tayfun Kahraman Kararı: "Görevimiz suçluluk tespiti değil, usul güvenceleridir"</strong></h3>

<p>Gezi Parkı davası kapsamında tutuklu bulunan şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın yaptığı ikinci bireysel başvuruya ilişkin süreci aktaran Kadir Özkaya, mahkemenin hak ihlali tespitine işaret etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Tayfun Kahraman'ın ikinci başvurusuna ilişkin olarak Mahkememiz hem adil yargılanma hakkının hem de bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şu anda yayımlanma sürecindedir. Anayasa Mahkemesi'nin görevi kişinin suçlu olup olmadığını belirlemek değil, yargılama sürecinde usule ilişkin anayasal güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını denetlemektir. Mahkememizin Kahraman ile ilgili verdiği ilk karar da bu kapsamda değerlendirilmelidir."</i></p>
</blockquote>

<p>Bireysel başvuru dosyalarının adalet odaklı bir bakış açısıyla incelendiğinin altını çizen Özkaya, karar alma süreçlerinde uygulanan kriterleri paylaştı. İncelemelerde uluslararası insan hakları yaklaşımları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarındaki ilke ve standartların gözetildiğini belirten Özkaya; diğer ülkelerin anayasa mahkemesi içtihatları, Türkiye’deki yüksek yargı organlarının yerleşik kararları, raportörlerin raporları ve AYM’nin kurumsal birikiminin titizlikle değerlendirildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aym-baskani-ozkaya-tayfun-kahraman-kararinin-gerekcesi-yayimlanma-surecinde</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/68bebf19-fab6-42b4-b78a-53347368b47b.jpg" type="image/jpeg" length="98368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu duyurdu: Ankara-Samsun arasın YHT ile 2,5 saate inecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-duyurdu-ankara-samsun-arasin-yht-ile-25-saate-inecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-duyurdu-ankara-samsun-arasin-yht-ile-25-saate-inecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapım çalışmaları devam eden 293 kilometrelik Ankara-Samsun Hızlı Tren Projesi ile iki kent arasındaki seyahat süresinin 2,5 saate ineceğini ve yılda 12 milyon yolcunun taşınacağını açıkladı. Türkiye’nin kuzeyine yönelik ilk hızlı tren projesinde Delice-Çorum etabında çalışmaların sürdüğünü belirten Uraloğlu; yeni yüksek hızlı tren hattı projelerini paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara ile Samsun arasındaki seyahat süresini 2,5 saate düşürecek hızlı tren projesinde inşaat çalışmalarının hızla sürdüğünü açıkladı. 293 kilometrelik hattın Türkiye’nin kuzeyine yönelik ilk hızlı tren yolcu taşımacılığı projesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, hattın tamamlanmasıyla yıllık 12 milyon yolcu ve 14 milyon ton yük taşınacağını bildirdi. Uraloğlu ayrıca Samsun-Sarp projesiyle Karadeniz boyunca Samsun’dan Artvin’e kadar uzanan 6 ilin demir ağlarla birbirine bağlanacağını duyurdu.</p>

<p>Karadeniz Bölgesi’nin demir yolu altyapısını güçlendirecek stratejik yatırımlara ilişkin detayları paylaşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı ile Samsun-Sarp Demiryolu Hattı’ndaki son durumu aktardı.</p>

<h3><strong>Kırıkkale-Çorum hattı için çalışmalar başladı</strong></h3>

<p>293 kilometre uzunluğundaki Ankara-Samsun Hızlı Tren Hattı’nda inşaat sürecinin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirten Bakan Uraloğlu, Kırıkkale (Delice) - Çorum projesi ilk etabını oluşturan 120 kilometrelik hatta yapım çalışmaları fiilen başladı. Çorum - Merzifon ve Merzifon - Havza kesimlerinin ihale süreçleri nisan ayında tamamlandı. Havza - Samsun hattının son etabını oluşturan 70 kilometrelik güzergâhın 2027 Yılı Yatırım Programı’na alınması amacıyla resmi çalışmalar başlatıldı.</p>

<p>Uraloğlu, rayların kademeli olarak önce Havza’ya, ardından Samsun’a ulaştırılacağını ifade ederek projenin önemini şu sözlerle vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Raylar adım adım Havza'ya, oradan Samsun'a yürüyecek. Ankara merkezli bakıldığında bu hat, Türkiye'nin kuzeyine yapılan ilk hızlı tren yolcu taşımacılığı projesidir. Tamamlandığında Ankara-Samsun arası 2,5 saate inecek, yılda 12 milyon yolcu ve 14 milyon ton yük taşınacak."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Samsun-Sarp hattı ile 6 karadeniz ili birbirine bağlanacak</strong></h3>

<p>Samsun’un ardından Karadeniz sahil şeridi boyunca demir yolu ağını doğuya taşıyacak Samsun-Sarp Hızlı Tren Hattı projesine de değinen Bakan Uraloğlu; hattın sırasıyla <strong>Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin</strong> illerini kapsayacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin bölgesel entegrasyonu sağlayacağını ifade eden Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Treni Kırıkkale'den Çorum'a doğru yola çıkarttık, yapım çalışmalarını başlattık. Bu sene Çorum ile Havza arasının ihalesini yaptık. Önümüzdeki sene Havza ile Samsun arasının ihalesini yapacağız. Oradan sonra da inşallah memleketimiz Trabzon'a doğru yola çıkaracağız."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Trabzon hafif raylı sistemiyle günlük 150 bin yolcu taşınacak</strong></h3>

<p>Bölgedeki şehir içi raylı sistem yatırımlarına da dikkat çeken Bakan Uraloğlu, Trabzon’da şehir içi trafiği rahatlatmak amacıyla projelendirilen raylı sistem hattının temelinin 10 gün önce atıldığını hatırlattı. Söz konusu hattın işletmeye açılmasıyla birlikte kentte günde 150 bin vatandaşa modern, güvenli ve hızlı toplu taşıma imkânı sunulacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-duyurdu-ankara-samsun-arasin-yht-ile-25-saate-inecek</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-682cebfcb48645af222311c69e589d38.jpg" type="image/jpeg" length="34317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Yeni anayasa için çalışmalar kararlılıkla sürdürülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-yeni-anayasa-icin-calismalar-kararlilikla-surdurulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-yeni-anayasa-icin-calismalar-kararlilikla-surdurulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12 Eylül darbesinin demokrasi tarihindeki yerini değerlendirdi. Gürlek, 1982 Anayasası'nın geride bırakılması ve yeni anayasa hedefini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek,</strong> <strong>12 Eylül 1980 darbesi</strong>nin demokrasi tarihindeki en ağır olaylardan biri olduğunu belirterek, Türkiye'nin darbe döneminin izlerini taşıyan 1982 Anayasası'nı geride bırakması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 12 Eylül darbesinin, askeri vesayetin millet iradesini gasbederek sivil siyasetin kesintiye uğramasına yol açtığını belirtti. Darbenin Türkiye'nin siyasi, toplumsal ve hukuki hayatında derin izler bıraktığını kaydetti.</p>

<h2><strong>12 Eylül darbesine ilişkin değerlendirme</strong></h2>

<p>12 Eylül'ün, milli irade üzerinde <strong>vesayet</strong> oluşturmaya çalışan anlayışın demokrasi tarihindeki en ağır örneklerinden biri olduğunu belirten Gürlek, darbe döneminin Türkiye'nin hafızasında yerini koruduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefleri kapsamında vesayetçi anlayışı kurumsallaştıran ve <strong>darbe</strong> döneminin izlerini taşıyan 1982 Anayasası'nın tamamen geride bırakılmasının önemli hedeflerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>"Yeni anayasa tarihi sorumluluğumuz"</strong></h3>

<p>Gürlek, Türkiye'nin sivil bir anayasaya kavuşması gerektiğini belirterek, milletin ortak iradesini esas alan, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasanın hazırlanmasının gelecek nesillere karşı tarihi bir sorumluluk olduğunu vurguladı.</p>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, milli irade üzerinde herhangi bir vesayet odağının bulunmadığı, daha demokratik, güçlü ve müreffeh bir Türkiye hedefi doğrultusunda hareket edileceğini kaydetti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Demokrasi tarihimizin kara lekelerinden biri olan 12 Eylül 1980 darbesiyle askerî vesayet, milletimizin iradesini gasp etmiş; sivil siyaseti kesintiye uğratarak ülkemizin siyasi, toplumsal ve hukuki hayatında derin izler bırakmıştır.<br />
<br />
12 Eylül, millî iradenin üzerinde vesayet… <a href="https://t.co/90BJf9EK88" rel="nofollow">pic.twitter.com/90BJf9EK88</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2098687158341021736?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 12, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-yeni-anayasa-icin-calismalar-kararlilikla-surdurulecek</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adalet-bakani-gurlekten-12-eylul-darbesinin-46-yilina-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="63297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trio hakemlerinden Beşiktaş'ın iptal edilen golüne ortak yorum: "Pozisyon temiz goldü"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trio-hakemlerinden-besiktasin-iptal-edilen-golune-ortak-yorum-pozisyon-temiz-goldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trio-hakemlerinden-besiktasin-iptal-edilen-golune-ortak-yorum-pozisyon-temiz-goldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında Beşiktaş’ın Erzurumspor FK’yı 3-0 mağlup ettiği maçın 55. dakikasında Vaclav Cerny’nin iptal edilen golü tartışma yarattı. beIN SPORTS ekranlarında yayımlanan Trio programında pozisyonu masaya yatıran eski hakemler Bülent Yıldırım, Aleks Taşçıoğlu ve Seçim Demirel; pozisyonu değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında Beşiktaş’ın Erzurumspor FK’yı 3-0 mağlup ettiği karşılaşmanın 55. dakikasında yaşanan ve Vaclav Cerny’nin fileleri havalandırmasına rağmen faul gerekçesiyle iptal edilen gol pozisyonu spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. beIN SPORTS ekranlarında yayımlanan <i>Trio</i> programında bir araya gelen eski hakemler Bülent Yıldırım, Aleks Taşçıoğlu ve Seçim Demirel, pozisyonu kare kare inceleyerek sahadaki hakem kararının hatalı olduğu ve nizami golün geçersiz sayıldığı konusunda fikir birliğine vardı.</p>

<p>Siyah-beyazlı ekibin maç boyunca kurduğu baskılı oyunda kritik bir dönüm noktası olan 55. dakikadaki tartışmalı pozisyonu mercek altına alan eski hakemlerin yorumları ve doğrudan ifadeleri şöyle:</p>

<h3><strong>Bülent Yıldırım: "Devam, bu pozisyon goldü"</strong></h3>

<p>Eski FIFA kokartlı hakem Bülent Yıldırım, ikili mücadeledeki fiziksel temasın futbolun doğal sınırları içerisinde kaldığını ve hakemin erken bir düdükle oyunu kestiğini belirterek pozisyonu "Devam, bu pozisyon goldü. Yanlış bir faul düdüğü. Normal bir ikili mücadeleydi. Temiz bir goldü" sözleriyle açıkladı. </p>

<p>Pozisyonda hücum faulü gerektirecek herhangi bir kural ihlali ya da dengesiz müdahale bulunmadığını aktaran Yıldırım, nizami bir golün hatalı bir düdükle engellendiğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>Aleks Taşçıoğlu: "Temas var, mücadele var; itme yok"</strong></h3>

<p>Pozisyondaki oyuncu temaslarını ve hareket dinamiğini analiz eden eski yardımcı hakem Aleks Taşçıoğlu, savunma ile hücum oyuncusu arasındaki temasın nizami sınırlar içinde kaldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Temas var, mücadele var. Bir itme yok. Sahada iptal değil de gol kararının verilmesi daha doğru olurdu."</i></p>
</blockquote>

<p>Taşçıoğlu, futbolda her fiziksel temasın faul olarak değerlendirilemeyeceğini, rakibi engelleyecek belirgin ve kural dışı bir itme hareketi gerçekleşmediği için hakemin golü vermesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Seçim Demirel: "Gol kararı daha doğru olurdu"</strong></h3>

<p>Eski hakem Seçim Demirel de pozisyonun genel değerlendirmesine katılarak hakemin düdüğünün hatalı olduğunu"Gol kararı daha doğru olurdu" sözleriyle teyit etti.</p>

<p>Beşiktaş’ın Emirhan, Leandro Trossard ve İlhan Fakılı’nın golleriyle sahadan 3-0 gibi net bir skorla galip ayrılmasına karşın; Vaclav Cerny’nin 55. dakikada iptal edilen golü ve maç genelinde verilen tartışmalı kararlar spor basınının ve yorumcuların ana gündem maddelerinden biri oldu. <i>Trio</i> ekibinin ortak görüşü, Cerny’nin attığı golün geçerli sayılması gerektiği yönünde tescillendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trio-hakemlerinden-besiktasin-iptal-edilen-golune-ortak-yorum-pozisyon-temiz-goldu</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-3-408979.webp" type="image/jpeg" length="95150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Spor yazarlarından Beşiktaş - Erzurumspor maçı değerlendirmesi: "Bu çizgi şampiyonluk çizgisi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlarindan-besiktas-erzurumspor-maci-degerlendirmesi-bu-cizgi-sampiyonluk-cizgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlarindan-besiktas-erzurumspor-maci-degerlendirmesi-bu-cizgi-sampiyonluk-cizgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'in 5. haftasında Erzurumspor FK'yı 3-0 mağlup ederek zirve yarışındaki iddiasını sürdüren Beşiktaş’ın ortaya koyduğu baskılı ve akıcı futbol spor basınında geniş yankı uyandırdı. Güntekin Onay, Attila Gökçe, Murat Özbostan, Fatih Doğan ve Cem Dizdar gibi kalemler; Vincenzo Italiano yönetimindeki siyah-beyazlıların derbi sonrası sahaya yansıttığı ciddiyeti, artan hücum zenginliğini ve tribünlerle yakalanan sinerjiyi mercek altına aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 5. haftasının açılış mücadelesinde Beşiktaş, Tüpraş Stadyumu’nda konuk ettiği Erzurumspor FK’yı Emirhan, Leandro Trossard ve İlhan Fakılı’nın golleriyle 3-0 mağlup ederek zirve yürüyüşünü sürdürdü. İptal edilen golleri, direkten dönen topları ve oyunun tamamına hükmeden temposuyla sahadan net bir galibiyetle ayrılan siyah-beyazlıların performansı, spor yazarlarının köşelerinde geniş yankı buldu. Usta kalemler, Vincenzo Italiano yönetimindeki Beşiktaş’ın yalnızca galip gelmediğini, sahaya koyduğu oyun gücü ve takım ruhuyla şampiyonluk mesajı verdiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmanın ardından önde gelen spor yazarlarının 90 dakikaya, Vincenzo Italiano’nun taktik planına ve oyuncu performanslarına ilişkin doğrudan değerlendirmeleri şöyle:</p>

<h2><strong>Güntekin Onay (Hürriyet): "Beşiktaş acımasız bir takım olma yolunda!"</strong></h2>

<p>Hürriyet gazetesi yazarı Güntekin Onay, Beşiktaş’ın yüksek iştahına ve hücum organizasyonundaki zenginliğe dikkat çekerek yeni transferlerin uyumunu şu sözlerle kaleme aldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Vaclav Cerny yine etkiliydi. 1 asisti ve 1 golü hakem kararlarına takıldı, 2 de akan oyunda pozisyonu vardı. Dün Beşiktaş adına sahanın en iyisi Leandro Trossard ilk golünü attı, atakları organize etti, 1 golü tartışmalı şekilde iptal oldu. Oyun zekası ve tekniği ile orta alanda savunma yardımıyla adeta tribündeki taraftarı mest etti. Beşiktaş’ta taşlar yerine oturdu. Dusan Vlahovic’in yokluğunda da farklı kazanabilmek değerli. Çorum ve dünkü Erzurumspor maçları şunu gösterdi ki Beşiktaş, bu iştahıyla, temposuyla kaliteyi de birleştirince iç sahada bu tip rakipler karşısında bu tip galibiyetleri daha fazla alacak."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Attila Gökçe (Milliyet): "Kartal'ın keyfi yerinde"</strong></h3>

<p>Milliyet yazarı Attila Gökçe, siyah-beyazlı ekibin orta saha dominasyonunu ve karşılaşmanın hakem kararlarını ele aldığı yazısında şu tespitleri paylaştı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Erzurumspor lige yeni çıktı, kadro sıkıntıları olduğunu biliyoruz. Nitekim Kartal, maçın başlama düdüğüyle baskıyı öne çıkardı, Oh ve Cerny ile iki net pozisyon yakaladı. 21’de Orkun Kökçü’nün korner atışına iyi yükselen Emirhan kafayla gol perdesini açtı. 27’de bu kez Oh’un asistinde Trossard sahne aldı, farkı ikiye çıkardı, kalitesini de kanıtladı. Orkun, Salih ve Olaitan merkezde oyunun kontrolünü sürekli ellerinde tuttular. Bu da konuk ekibin ilk yarıyı isabetli şut atamadan bitirmesine yol açtı. Ancak kaptan Orkun’un itirazdan sarı görmesini ona yakıştıramadım! Oh’un rakibi tarafından yere indirilmesi bence penaltıydı. Ortada kanıt var, VAR’dan yine tık yok!"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Murat Özbostan (Sabah): "Beşiktaş’ta değişen sadece oyun değil!"</strong></h3>

<p>Sabah gazetesi yazarı Murat Özbostan, sahadaki mücadele ile tribünler arasındaki bütünleşmeye işaret ederek Beşiktaş’ın verdiği kolektif mesaja odaklandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Beşiktaş güçlü bir oyun ortaya koydu. Neredeyse tek kale oynadı. Pozisyonlar buldu, rakamları altüst etti. Sayılmayan golleri dahi oldu. Oyunun büyük bölümünde rakibine üstünlüğünü kabul ettirdi. Beşiktaş taraftarı da takımın ortaya koyduğu bu mücadeleye karşılığını verdi. Sahadaki enerji tribünlere, tribünlerdeki coşku da yeniden sahaya yansıdı. Sonuçta Beşiktaş sadece 3 puan kazanmadı; birlikte oynayan, birlikte mücadele eden ve birbirine inanan bir takım görüntüsü verdi. Futbol uzun bir maraton. Bir maçla ne şampiyon olunur ne de hedeflerden vazgeçilir. Ancak bazı maçlar vardır ki takımın hangi yöne gittiğini gösterir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Fatih Doğan (Sabah): "Güven veriyor, bu çizgi şampiyonluk çizgisi"</strong></h3>

<p>Sabah gazetesinin bir diğer yazarı Fatih Doğan, derbi sonrasında takımın sahaya yansıttığı ciddiyetin altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Orta sahada Orkun ve Salih'in oyunu yönlendirmesiyle Beşiktaş hem tempoyu belirledi hem de rakibin geçiş imkanlarını kesti. Savunma hattı da maç boyunca kontrollü kaldı. İlhan Fakılı ile gelen 3-0, Beşiktaş'ın Erzurumspor'dan çok daha üstün olduğunu gösteren bir skor. Kaçan ve iptal edilen goller de dikkate alındığında skor daha da açılabilirdi. Daha önemlisi, derbiden sonra aynı ciddiyetle sahaya çıkılması. Beşiktaş artık sadece kazanan değil, oyunuyla da güven veren bir takım görüntüsünde. Bu çizgi şampiyonluk çizgisi…"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Cem Dizdar (Fanatik): "Beşiktaş oynatmadı"</strong></h3>

<p>Fanatik gazetesi yazarı Cem Dizdar ise siyah-beyazlıların ilk yarıdaki yoğun presine ve Teknik Direktör Vincenzo Italiano’nun kenardaki müdahalelerine değindiği yazısında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"İlk devreye bakarak ‘Erzurum oynamaya gelmemiş’ diyeceklere ‘Hayır, Beşiktaş oynatmadı’ diye karşılık vereceklerin tespiti daha doğru olacaktır. Nefes dahi aldırmadığı ilk devrede Beşiktaş iki gol atıp iki, üç gol için de atma sınırına gelirken hayli efor harcamıştı. Ki, 40’lara doğru durumu tespit eden Vincenzo Italiano saha çizgisine kadar gelip, ‘Sakin, sakin’ diye çırpınırken yakalandı kameralara! Çünkü yol uzundu ve doğru kullanılan enerjiye büyük ihtiyaç duyulacaktı. Beşiktaş kendini oyuna kaptırıp; Orkun, Olaitan ve Trossard işbirliğinde akarken, Serkan Özbalta da oyuncularının cılız hücum girişimlerini alkışlarla destekliyordu."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/spor-yazarlarindan-besiktas-erzurumspor-maci-degerlendirmesi-bu-cizgi-sampiyonluk-cizgisi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/leandro-trossard-913017.webp" type="image/jpeg" length="35090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlandı: 2027 yatırımlarında yeni projeler sınırlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-2027-yatirimlarinda-yeni-projeler-sinirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-2027-yatirimlarinda-yeni-projeler-sinirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni projelere tasarruf kapsamında sınırlama getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi</strong>, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla <strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlandı. Genelgede, kamu yatırımlarının gelecek dönemdeki politika ve hedeflere azami katkı sağlayacak şekilde planlanmasına ilişkin esaslar belirlendi.</p>

<h2><strong>Kamu yatırımlarında tasarruf ve verimlilik önceliği</strong></h2>

<p>Genelgede, vatandaşların refah ve mutluluğunun artırılması amacıyla 2024-2028 döneminde <strong>On İkinci Kalkınma Planı</strong>'nın uygulandığı belirtildi. Plan kapsamında makroekonomik istikrarın korunması, üretimin artırılması ve toplumun refah seviyesinin yükseltilmesinin amaçlandığı kaydedildi.</p>

<p>Sürdürülebilir büyümenin sağlanması doğrultusunda kamu harcamalarında tasarruf yapılması, enflasyonun düşürülerek fiyat istikrarının korunması ve yurt içi tasarrufların artırılması öncelikler arasında gösterildi.</p>

<p>Ayrıca cari işlemler açığının azaltılması, kamu mali dengeleri ile <strong>mali disiplinin</strong> daha da güçlendirilmesi ve böylece makroekonomik ve finansal istikrarın korunması hedeflendi.</p>

<p>Bu amaçlar doğrultusunda kamu hizmetlerinin hızının ve kalitesinin artırılması için kamu yatırımlarına ayrılan kaynakların, gelecek dönemde uygulanacak politikalara mümkün olan en yüksek katkıyı sağlayacak şekilde tahsis edilmesi ve verimli kullanılması temel ilke olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>İktisadi ve sosyal altyapı yatırımlarına öncelik verilecek</strong></h3>

<p>Genelgede, <strong>kamu yatırım</strong> harcamalarında mümkün olan en yüksek düzeyde tasarruf sağlanacağı, buna karşılık kalkınma potansiyelini destekleyen iktisadi ve sosyal altyapı yatırımlarına öncelik verilmesinin sürdürüleceği bildirildi.</p>

<p>Kamu yatırımlarının özel sektör yatırımlarını tamamlayacak şekilde bütüncül bir anlayışla planlanacağı belirtildi. Özel sektörün yenilikçi ve üretken yatırımları ile ticareti destekleyen kamu yatırım önceliklerinin belirleneceği, iş, üretim, yatırım ve yaşam koşullarını iyileştiren nitelikli altyapı yatırımlarına ağırlık verileceği kaydedildi.</p>

<p>Kamu yatırımlarına ayrılan kaynakların, öncelikli sosyal ihtiyaçları karşılayan ve üretken faaliyetleri destekleyen altyapı alanlarına yönlendirilmesi öngörüldü.</p>

<p>Bununla birlikte yatırımların maliyet etkin, verimli ve zamanında tamamlanmasına, mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılmasına ve yatırım harcamalarının ekonomik ve sosyal faydaya mümkün olan en kısa sürede dönüşmesine azami özen gösterileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>2027 yatırım programında yeni projelere sınırlama</strong></h3>

<p>Genelgede, <strong>2027 Yılı Kamu Yatırım Programı</strong> hazırlanırken On İkinci Kalkınma Planı ile buna bağlı olarak hazırlanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'daki amaç, politika, öncelik ve mali çerçevenin esas alınacağı bildirildi.</p>

<p>OVP ile uyumlu olmak şartıyla kamu idarelerinin stratejik planlarının da dikkate alınacağı belirtildi.</p>

<p>Proje bazında ödenek teklif ve tahsislerinde ise devam eden öncelikli projelerden en kısa sürede tamamlanabilecek olanlara öncelik verileceği kaydedildi.</p>

<p>Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu haller dışında 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı'na yeni proje alınmayacağı vurgulandı. Mevcut kamu sabit sermaye stokundan en yüksek kapasitede yararlanılabilmesi için gerekli bakım ve onarımlara önem verileceği belirtildi.</p>

<p>Vatandaşların acil ihtiyaçlarına ve ekonomide katma değer artışına doğrudan katkı sağlamayan projelerin ise teklif edilmeyeceği bildirildi.</p>

<h3><strong>Yatırım teklifleri KaYa üzerinden iletilecek</strong></h3>

<p>Genelgede, tüm kuruluşların 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı hazırlıkları kapsamında <strong>2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi</strong>nde yer alan öncelik, esas ve yatırım tavanlarını dikkate almaları gerektiği belirtildi.</p>

<p>Kuruluşların, belirlenen tavanlar içinde kalmak şartıyla Strateji ve Bütçe Başkanlığının 17 Haziran 2026 tarihli Yatırım Talepleri Duyurusu kapsamında gönderdikleri yatırım tekliflerinde proje bazında değişiklik önerileri bulunması halinde bunları ivedilikle <strong>Kamu Yatırımları Bilgi Sistemi (KaYa)</strong> üzerinden Strateji ve Bütçe Başkanlığına iletmeleri istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genelgenin ekinde ayrıca <strong>2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi</strong> ile yatırım tavanlarına ilişkin tablolara yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-2027-yatirimlarinda-yeni-projeler-sinirlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2027-2029-donemi-kamu-yatirim-programi-hazirliklari-genelgesi-resmi-gazetede.png" type="image/jpeg" length="43050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna'da liman ve fabrikalar hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukraynada-liman-ve-fabrikalar-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukraynada-liman-ve-fabrikalar-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da 4 metalürji fabrikası ile Çornomorsk Limanı'ndaki altyapı tesisleri, 2 kuru yük gemisi ve bir römorkörün hedef alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, <strong>Ukrayna</strong>'da askeri amaçlarla kullanıldığı belirtilen liman, gemi ve metalürji fabrikalarının hedef alındığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, <strong>Rusya Silahlı Kuvvetleri</strong>nin Ukrayna'daki faaliyetlerine ilişkin bilgi verildi. Açıklamaya göre Rus ordusu, gece saatlerinde Ukrayna'daki çeşitli hedeflere havadan, karadan ve denizden yüksek hassasiyetli silahlar ile <strong>insansız hava araçlarıyla (İHA)</strong> saldırılar düzenledi.</p>

<h2><strong>4 metalürji fabrikası hedef alındı</strong></h2>

<p>Saldırılarda <strong>Zaporijya</strong>,<strong> Dnipro</strong> ve<strong> Kriviy Rig</strong> kentlerinde bulunan 4 metalürji fabrikasının vurulduğu bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu tesislerin saldırıların hedefleri arasında yer aldığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çornomorsk Limanı'na saldırı</strong></h3>

<p>Açıklamada, <strong>Çornomorsk Limanı</strong>'na yönelik saldırıya ilişkin de bilgi paylaşıldı.</p>

<p>Buna göre limanda askeri yüklerin sevkiyatında kullanıldığı belirtilen altyapı tesisleri hedef alındı. Saldırıda ayrıca 2 kuru yük gemisi ile bir römorkörün vurulduğu bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, gece gerçekleştirilen saldırıların havadan, karadan ve denizden yüksek hassasiyetli silahlar ile İHA'lar kullanılarak düzenlendiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukraynada-liman-ve-fabrikalar-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusyaukraynada-askeri-amacla-kullanilan-liman-gemi-ve-metalurji-fabrikalarini-vurduk.png" type="image/jpeg" length="80561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nihat Kahveci 3-0’lık Erzurumspor galibiyetini değerlendirdi: "Nazar değmesin, Beşiktaş'ta her şey yolunda"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nihat-kahveci-3-0lik-erzurumspor-galibiyetini-degerlendirdi-nazar-degmesin-besiktasta-her-sey-yolunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nihat-kahveci-3-0lik-erzurumspor-galibiyetini-degerlendirdi-nazar-degmesin-besiktasta-her-sey-yolunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın Erzurumspor FK’yı 3-0 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından siyah-beyazlı ekibin performansını değerlendiren eski futbolcu ve spor yorumcusu Nihat Kahveci, takımın sahadaki oyun gücüne ve taraftara verdiği güvene dikkat çekti. Beşiktaş’ta işlerin yolunda gittiğini belirten Kahveci, siyah-beyazlı taraftarların rahat ve keyifle maç izleme konforuna eriştiğini vurgulayarak, camianın artık şampiyonluk ihtimalini güçlü bir şekilde konuşabileceği bir döneme girdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de Erzurumspor FK karşısında alınan net 3-0'lık galibiyetin ardından değerlendirmelerde bulunan Nihat Kahveci, takımın kolektif oyun anlayışı ve yükselen bireysel performansları mercek altına aldı.</p>

<p><img alt="Besiktas 452024" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-452024.webp" width="930" /></p>

<h3><strong>"Beşiktaşlı taraftarlarda rahat maç izleme lüksü var"</strong></h3>

<p>Siyah-beyazlıların sahaya yansıttığı akıcı futboldan övgüyle bahseden Kahveci, taraftarların tribünde ve ekran başında hissettiği güven duygusunu şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Beşiktaş’ta şu an nazar değmesin her şey yolunda. Herhangi bir büyük takım taraftarı bir maçını izlediğinde nasıl keyif alırım, rahat izleyeyim diyorsa şu anda Beşiktaşlı taraftarlarda bunun lüksü var. Kıymeti bilinsin, ona göre de maçlar izlenilsin."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="Besiktas 744870" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-744870.webp" width="930" /></p>

<h3><strong>Hücum hattına ve Emirhan’a tam not</strong></h3>

<p>Takımın hücum aksiyonlarındaki zenginliğe ve oyuncuların form grafiğine değinen Kahveci, hücumdaki üretkenliğe işaret ederek, Fenerbahçe derbisinde sinyalleri verilen oyunun sahaya yansıdığını, 83’üncü dakikada oyundan çıkana kadar sahadaki her atakta yer alıp sezonun ilk golünü atan oyuncuların katkısıyla Beşiktaş taraftarının mutlu bir hafta sonu yaşadığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç oyuncu Emirhan’ın yükselen grafiğine de ayrı bir parantez açan tecrübeli yorumcu, takım içi uyumun bireysel performansı yukarı taşıdığını belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Emirhan iyi oynuyor vallahi. Gol attı diye de demiyorum. Bu sene bütün oynadığı maçlara baktığımda zaten ayağı da temiz. Akıllı çıkıyor. Vincenzo da onu istiyor. Forveti de takip etsin, önceliği de iyi kazanıyor. Kesinlikle iyi oynuyor. Yanındaki takım arkadaşının iyi olması, ondan aldığın özgüven sana da yansıyor."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="Besiktas 3 408979" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-3-408979.webp" width="930" /></p>

<h3><strong>"Şampiyonluk ihtimali artık sorulabilir"</strong></h3>

<p>Beşiktaş’ın lig yarışındaki iddiasını değerlendiren Kahveci, ortaya konan futbolun camiadaki inancı pekiştirdiğini belirterek sözlerini şöyle noktaladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün bence Beşiktaş taraftarlarına, ki şu an başka takım taraftarları da bizi izliyor, böyle bir soru sorma lüksünü elde ettik: ‘Sizce Beşiktaş’ın şampiyonluk ihtimali yüzde kaç?’ Bunu daha önce soramadık, anladın mı? Bu önemli bir soru."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="Besiktas 1 802394" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas-1-802394.webp" width="930" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nihat-kahveci-3-0lik-erzurumspor-galibiyetini-degerlendirdi-nazar-degmesin-besiktasta-her-sey-yolunda</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/n-i-h-a-t-k-a-h-v-e-c-i.webp" type="image/jpeg" length="65349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS Alan Bilgisi oturumu başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-alan-bilgisi-oturumu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-alan-bilgisi-oturumu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Alan Bilgisi oturumları, sabah saat 10.15’te uygulanan ilk sınavla başladı. Adayların kamu kurumlarındaki A Grubu kadrolara yerleşebilmek adına katıldığı maratonun ilk etabında Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanlarındaki sorular yanıtlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) takvimi doğrultusunda organize edilen KPSS Alan Bilgisi oturumları yurt genelindeki sınav merkezlerinde eş zamanlı olarak yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İlk oturum 12.45’te tamamlanacak</strong></h2>

<p>Sınav merkezlerinde saat 10.00’dan sonra binalara aday alımı kapatılırken, birinci oturum saat 10.15 itibarıyla başladı. Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri testlerinin yer aldığı sabah etabı, saat 12.45’te sona erecek.</p>

<h3><strong>Öğleden sonra Hukuk, İktisat ve Maliye oturumu yapılacak</strong></h3>

<p>Günün ikinci sınav oturumu ise öğleden sonra uygulanacak. Saat 14.45’te başlayacak ikinci etapta adaylara Hukuk, İktisat ve Maliye testleri yöneltilecek. İlgili alanlara yönelik bilginin ölçüleceği öğleden sonraki oturum saat 17.15’te tamamlanacak.</p>

<p>Adayların öğleden sonraki sınav için binalara giriş kurallarına ve saat sınırlamalarına dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Sonuçlar 2 yıl geçerli olacak</strong></h3>

<p>Oturumlarda adaylara her test için çoktan seçmeli 40 soru yöneltiliyor. Sınav süreleri testlerin niteliğine göre farklılık gösterirken; istatistik testi için 60 dakika, diğer tüm alan testlerinin her biri için ise 50'şer dakika cevaplama süresi tanınıyor.</p>

<p>ÖSYM takvimine göre KPSS Alan Bilgisi sınav sonuçları <strong>7 Ekim 2026</strong> tarihinde adayların erişimine açılacak. Sınavdan elde edilecek puanlar, açıklanma tarihinden itibaren iki yıl boyunca kamu kurumlarının alımlarında geçerliliğini koruyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-alan-bilgisi-oturumu-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kpss-maratonu-6-eylulde-baslayacak.png" type="image/jpeg" length="29368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[STM'den otonom sistemler için saha testi: Yeni sistemler görev yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/stmden-otonom-sistemler-icin-saha-testi-yeni-sistemler-gorev-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/stmden-otonom-sistemler-icin-saha-testi-yeni-sistemler-gorev-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[STM'den otonom sistemler için saha testi gerçekleştirildi. TUNGA-X, TOGAN ve diğer milli sistemler farklı operasyonel senaryolarda test edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM)</strong> tarafından milli imkanlarla geliştirilen yeni otonom sistemler, farklı operasyonel senaryolar kapsamında gerçekleştirilen saha testlerinden geçti.</p>

<p>Yapılan çalışmalarda, tehdit oluşturan İHA'lara karşı tespit, takip ve imha kabiliyetlerine sahip radar destekli Avcı Dron TUNGA-X görev aldı. Bunun yanı sıra kritik tesislerin uzaktan ve kesintisiz şekilde gözetlenmesine yönelik <strong>TOGAN ve NEST Akıllı Yuva Sistemi entegrasyonu</strong> da sahada test edildi.</p>

<h2><strong>TUNGA-X tehdit İHA'lara karşı test edildi</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen saha faaliyetlerinde Avcı Dron TUNGA-X'in, radar desteğiyle tehdit İHA'ları tespit etme, takip etme ve imha etme kabiliyetleri değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Testlerde ayrıca farklı sistemlerin birbiriyle entegrasyonuna yönelik çalışmalar da gerçekleştirildi. Bu kapsamda kritik tesislerin uzaktan ve kesintisiz gözetlenmesine yönelik TOGAN ile NEST Akıllı Yuva Sistemi'nin birlikte çalışması sahada denendi.</p>

<h3><strong>TOGAN-M ve SpecDrone entegrasyonları da değerlendirildi</strong></h3>

<p>Saha testlerinde Mini Gözcü<strong> İHA TOGAN-M'nin Akıllı Yuva Sistemi </strong>ile entegrasyonu da farklı senaryolar üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Bunun yanında sinyal istihbaratı görevlerine yönelik TOGAN/SpecDrone entegrasyonu da testlerde kabiliyetlerini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Milli çözümler sahada doğrulandı</strong></h3>

<p>Gerçekleştirilen testlerin ardından STM'nin farklı alanlardaki <strong>milli çözümler</strong>inin sahadaki kabiliyetleri doğrulandı.</p>

<p>Bu kapsamda şirketin tehdit İHA'larla mücadele, otonom keşif-gözetleme, kritik tesis güvenliği ve sinyal istihbaratı alanlarında geliştirdiği sistemler farklı operasyonel senaryolarda test edilmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/stmden-otonom-sistemler-icin-saha-testi-yeni-sistemler-gorev-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/stmnin-otonom-sistemleri-sahada-gucunu-gosterdi.png" type="image/jpeg" length="68960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargılanması yeniden başlayan Seçil Erzan: "Tehdit ve darp edildim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yargilanmasi-yeniden-baslayan-secil-erzan-tehdit-ve-darp-edildim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yargilanmasi-yeniden-baslayan-secil-erzan-tehdit-ve-darp-edildim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen ve aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu dolandırıcılık davasında çarptırıldığı 102 yıl 4 ay hapis cezası istinaf mahkemesince bozulan Seçil Erzan, yeniden hâkim karşısına çıktı. HSK kararıyla kapatılan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi yerine davayı devralan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada Erzan, baskı altında hareket ettiğini belirterek tahliyesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin usul eksiklikleri gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozmasının ardından davanın yeniden görülmesine başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Seçil Erzan ile bazı müştekiler ve taraf avukatları katıldı.</p>

<h2><strong>Mahkeme değişikliği tutanağa geçirildi</strong></h2>

<p>Duruşmanın başlangıcında, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Dairesi’nin kararı doğrultusunda ilk kararı veren İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin faaliyetlerinin 3 Temmuz itibarıyla durdurulduğu belirtildi. Mahkemeye ait kesinleşmemiş, kanun yolu incelemesinden dönen ve derdest tüm dosyalarla birlikte davanın İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’ne devredildiği resmi tutanağa bağlandı.</p>

<h3><strong>Seçil Erzan: "Kimsenin iradesini fesada uğratmadım"</strong></h3>

<p>Yeniden hâkim karşısında savunma yapan sanık Seçil Erzan, yaşanan sürecin kendi kontrolü dışında geliştiğini iddia etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hiç kimsenin iradesini fesada uğratmadım. Her şey kendi iradem dışında, baskı altında gelişti. Müştekilere ödeme yapabilmek adına sahip olduğum her şeyi sattım. Belirtilen faiz oranlarıyla kimsenin kandırılması mümkün değildir. Bu süreçte tehdit edildim, darbedildim ve soruşturma aşamasında savcılığa verdiğim ifadeler bağlamından koparıldı. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."</i></p>
</blockquote>

<p>Suçlamaları reddederek beraatini ve tahliyesini talep eden Erzan’a karşılık söz alan müşteki avukatları, yerel mahkemenin daha önce verdiği mahkûmiyet kararında direnmesini istedi. Duruşma savcısı ise mevcut delil durumu doğrultusunda tutukluluk halinin sürmesi yönünde mütalaa verdi.</p>

<h3><strong>Arda Turan ve Fernando Muslera’nın da aralarında olduğu isimler için uzlaştırma kararı</strong></h3>

<p>Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti; suçun vasıf ve mahiyeti, dosyadaki mevcut delil durumu, isnat edilen eylemlerin ceza sınırları ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyet ayrıca davanın müştekileri arasında yer alan Arda Turan, Fernando Muslera, Volkan Bahçekapılı, Bülent Çeviker, İnci Çeviker, İsmail İbrahim Çağlar, Musa Mert Çetin, Ömer Kahraman, Uğur Gözaçan, Nurettin Gözaçan, Fatih Altıntaş, Mert Zeydanlı, Deniz Güzel, Evrim Pınar Güzel ve Melis Özsüt Şener yönünden gönderilen uzlaştırma raporlarının dönüşünün beklenmesine ve akıbetlerinin sorulmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksik hususların giderilmesi amacıyla <strong>9 Ekim 2026</strong> tarihine ertelendi.</p>

<h3><strong>Davanın geçmişi</strong></h3>

<p>İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Aralık 2025 tarihinde karara bağladığı davada Seçil Erzan’ı 27 müştekiye yönelik "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ve "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı. Mahkeme; sanıklardan Ali Yörük’e 15 yıl 1 ay 15 gün, Atilla Yörük’e 7 yıl 6 ay 17 gün, Nur Erkasap’a 9 yıl 4 ay 15 gün, Hüseyin Eligül’e 5 yıl 2 ay, Nazlı Can’a 4 yıl 5 ay 20 gün, Süleyman Arslan’a ise tefecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verirken, aralarında banka yöneticilerinin de bulunduğu bazı sanıkların beraatine hükmetmişti.</p>

<p>Gerekçeli kararın ardından itirazları inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin karar kurarken birleşen dava dosyalarının ayrıntılarına yeterince yer vermediğini, bu durumun denetim güçlüğü oluşturduğunu ve yargılama sırasında bazı usul kurallarının işletilmediğini tespit ederek mahkûmiyet hükümlerini usulden bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için yerel mahkemeye göndermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yargilanmasi-yeniden-baslayan-secil-erzan-tehdit-ve-darp-edildim</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/09/secil-erzan-in-avukati-biraz-da-para-alanlar-konussun.webp" type="image/jpeg" length="48346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta özel halk otobüsü ile iş makinesi çarpıştı: 5 yaralı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-ozel-halk-otobusu-ile-is-makinesi-carpisti-5-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-ozel-halk-otobusu-ile-is-makinesi-carpisti-5-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Beşiktaş’ta İETT bünyesinde hizmet veren özel halk otobüsü ile iş makinesinin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan yaralıların tedavisi sürerken, kaza nedeniyle Ahmet Adnan Saygun Caddesi’nde aksayan trafik araçların kaldırılmasıyla normale döndü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaza, Beşiktaş ilçesine bağlı Ulus Mahallesi Ahmet Adnan Saygun Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde seyir halinde olan 34 HO 2425 plakalı İETT özel halk otobüsü ile aynı güzergahta ilerleyen bir iş makinesi henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın şiddetiyle iş makinesinde bulunan 2 kişi ile özel halk otobüsündeki 3 yolcu yaralandı. Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaralılara ilk müdahale kaza yerinde sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Ambulanslara alınan 5 yaralı, çevre hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</p>

<p>Kaza nedeniyle Ahmet Adnan Saygun Caddesi üzerinde trafik akışı bir süre kontrollü olarak sağlandı. Güzergâhta oluşan araç yoğunluğu, kazaya karışan halk otobüsü ile iş makinesinin ekiplerin çalışması sonucu çekici yardımıyla yoldan kaldırılmasının ardından yeniden olağan akışına kavuştu.</p>

<p>Polis ekipleri kazanın meydana geliş sebebine ilişkin inceleme başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-ozel-halk-otobusu-ile-is-makinesi-carpisti-5-yarali</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/otobus-kaza-1.webp" type="image/jpeg" length="49871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[39. Ahilik Haftası kutlamaları 14 Eylül’de Kırşehir'de başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/39-ahilik-haftasi-kutlamalari-14-eylulde-kirsehirde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/39-ahilik-haftasi-kutlamalari-14-eylulde-kirsehirde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda bu yıl 39’uncusu düzenlenen Ahilik Haftası kutlamaları, 14 Eylül Pazartesi günü ahiliğin tarihsel merkezi Kırşehir’de başlıyor. Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü organizesinde gerçekleştirilecek etkinlikler; alın terini, dürüstlüğü, dayanışmayı ve yüksek ticaret ahlakını simgeleyen asırlık Ahilik mirasını yaşatıp gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Bir hafta sürecek kutlamaların açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırşehir genelinde 14-20 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek kutlama programı, esnaf kahvaltılarından kortej yürüyüşlerine, bilimsel sempozyumlardan kooperatif fuarlarına kadar geniş bir takvimle esnaf ve sanatkârları vatandaşlarla buluşturacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İlk gün programı 05.45’te başlayacak</strong></h2>

<p>Kutlamaların ilk günü, 14 Eylül sabahı saat 05.45’te Ahi Evran-ı Veli Külliyesi’nde esnaf kahvaltısı, türbe ziyareti ve dualarla karşılanacak. Kırşehir Kalesi’nden geleneksel top atışının yapılmasının ardından Cacabey Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakılacak.</p>

<p>Külliyede icra edilecek ikinci ziyaret ve duanın akabinde, kentin ana caddelerinde esnaf flamaları ve Türk bayrakları eşliğinde görkemli bir kortej yürüyüşü gerçekleştirilecek. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da yer alacağı yürüyüşün ardından Cacabey Meydanı’nda resmi açılış programı düzenlenecek. Bakan Bolat açılış konuşmasında, ahilik kültürünün iktisadi ve ahlaki değerlerine dikkat çekerek bakanlığın esnafa sunduğu destek mekanizmaları ile hayata geçirilen "Ahi Esnaf Beratı" uygulamasına dair ayrıntıları paylaşacak. Açılışın ardından vatandaşlara geleneksel ahi pilavı, helvası ve şerbeti ikram edilecek.</p>

<p>Günün devamında Ahi Külliyesi’nde Okçuluk Turnuvası yapılacak, Kırşehir Valiliği makam ziyareti gerçekleştirilecek ve Müftülük Konferans Salonu’nda "Ahilik Kültürü ve Girişimcilik" kitabı eğitim programının başlangıcı verilecek. Esnaf ziyaretleriyle sürecek gün, Cacabey Meydanı’ndan gerçekleştirilecek TRT Müzik canlı yayınıyla noktalanacak.</p>

<h3><strong>Kadın Kooperatifleri Fuarı da gerçekleşecek</strong></h3>

<p>Hafta boyunca Kırşehir; uluslararası öğrenci buluşmalarına, tiyatro oyunlarına, halk konserlerine ve mesleki yarışmalara ev sahipliği yapacak. Üretici kadınların el emeği ürünlerini sergileyeceği Kadın Kooperatifleri Fuarı’nın yanı sıra ahilik felsefesinin çağdaş iktisat bilimine katkılarının ele alınacağı akademik sempozyumlar da programda yer alacak.</p>

<h3><strong>Yılın ahisi, kalfası ve çırağı 19 Eylül’de ödüllendirilecek</strong></h3>

<p>39. Ahilik Haftası’nın resmi ödül töreni 19 Eylül Cumartesi günü Cacabey Meydanı’nda düzenlenecek. Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Bölüğü ile Bando Takımı konserlerinin ve helikopter uçuş gösterilerinin yer alacağı törende; mesleğinde temayüz eden isimlere "Yılın Çırağı", "Yılın Kalfası" ve "Yılın Ahisi" unvanları ile Ahilik Hizmet ve Onur Ödülleri takdim edilecek.</p>

<p>20 Eylül Pazar günkü kapanış etkinlikleriyle tamamlanacak haftanın ayrıntılı program akışına Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünün resmi internet adresi (<code>esnafkoop.ticaret.gov.tr</code>) üzerinden erişilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/39-ahilik-haftasi-kutlamalari-14-eylulde-kirsehirde-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-1-19.jpg" type="image/jpeg" length="40349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dervişoğlu’ndan 12 Eylül mesajı: "Millet iradesi hiçbir vesayetin gölgesinde kalmayacak"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-12-eylul-mesaji-millet-iradesi-hicbir-vesayetin-golgesinde-kalmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-12-eylul-mesaji-millet-iradesi-hicbir-vesayetin-golgesinde-kalmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbenin millet iradesine vurulmuş kara bir leke olduğunu vurguladı. Türk milletinin emeği ve inancıyla inşa edilen iradesinin hiçbir vesayete boyun eğmeyecek kadar güçlü olduğunu belirten Dervişoğlu, darbe sürecinde yaşamını yitirenleri rahmetle anarak demokrasiyi hiçe sayan anlayışı lanetledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki en ağır antidemokratik kırılmalardan biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümünde siyaset kurumundan tepki mesajları geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı anma ve kınama mesajında milli egemenlik ve demokrasi vurgusu yaptı.</p>

<h3><strong>"Millet iradesini hiçe sayan zihniyeti lanetliyorum"</strong></h3>

<p>12 Eylül’ün Türk demokrasisinde açtığı tahribata dikkat çeken Dervişoğlu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"12 Eylül, millet iradesine düşürülmüş kara bir lekedir. Bu büyük milletin emekle, inançla ve fedakarlıkla yoğrulmuş iradesi, hiçbir darbenin ve hiçbir vesayetin gölgesinde kalmayacak kadar güçlüdür.</i></p>

<p><i>12 Eylül darbesi sonrasında yaşanan acı süreçte hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, millet iradesini hiçe sayan zihniyeti lanetliyorum. Allah, Türk milletine bir daha böylesi kara günler yaşatmasın."</i></p>
</blockquote>

<p>Darbe mahkemelerinin, idamların, işkencelerin ve temel hak gasplarının 46 yıldır toplum hafızasında silinmeyen izler bıraktığını hatırlatan değerlendirmeler kapsamında Dervişoğlu; Türkiye’nin geleceğinin ancak kayıtsız şartsız millet iradesi, hukukun üstünlüğü ve tam demokrasi ekseninde korunabileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-12-eylul-mesaji-millet-iradesi-hicbir-vesayetin-golgesinde-kalmayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/musavat-dervisoglu-aa-2220812.jpg" type="image/jpeg" length="33084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Kazakistan'dan yeni adım: Göç alanında anlaşma imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ve-kazakistandan-yeni-adim-goc-alaninda-anlasma-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ve-kazakistandan-yeni-adim-goc-alaninda-anlasma-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Kazakistan arasında göç alanında geri kabul anlaşması imzalandı. Anlaşmayla iki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki temelinin güçlendirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kazakistan</strong> ve <strong>Türkiye</strong> arasında geri kabul anlaşması imzalandı. <strong>Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)</strong> İçişleri Bakanları 3. Toplantısı kapsamında Kazakistan'da bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, başkent Astana'nın ardından Türkistan şehrine geçti. Çiftçi, burada Kazakistan İçişleri Bakanı Yerjan Sadenov ile görüştü.</p>

<h2><strong>İki ülkenin güvenlik işbirliği ele alındı</strong></h2>

<p><strong>Mustafa Çiftçi</strong>, Türkistan'da Hoca Ahmet Yesevi Türbesi ve Ahmet Yesevi Üniversitesini ziyaret etti. Çiftçi daha sonra Kazakistan İçişleri Bakanı Yerjan Sadenov ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmede, Türkiye ve Kazakistan'ın kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi. Sınır aşan suçlarla mücadele, <strong>siber suçlar</strong>ın önlenmesi ve arama faaliyetleri görüşmenin öne çıkan konuları arasında yer aldı.</p>

<p>Taraflar ayrıca göç güvenliği, personel eğitimi ve ilgili birimler arasında doğrudan işbirliğinin geliştirilmesi konularını da ele aldı.</p>

<h3><strong>Geri kabul anlaşması imzalandı</strong></h3>

<p>Görüşmenin ardından Kazakistan ile Türkiye arasında geri kabul anlaşması imzalandı. Anlaşma, iki ülke topraklarında bulunmak için yasal dayanağı olmayan kişilerin geri gönderilmesine ilişkin usullerin belirlenmesini kapsıyor.</p>

<p>Anlaşmayla birlikte iki ülke arasındaki göç alanındaki işbirliğinin hukuki temelinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Kazakistan'dan işbirliği vurgusu yapıldı</strong></h3>

<p>Kazakistan İçişleri Bakanı Yerjan Sadenov, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin kardeşlik bağları ve yüksek düzeyde karşılıklı güven temelinde ilerlediğini belirtti.</p>

<p>Bu durumun iki ülke kurumları arasındaki somut işbirliğine de yansıdığını ifade eden Sadenov, imzalanan geri kabul <strong>anlaşma</strong>sının işbirliğinin geliştirilmesi yönünde atılan yeni bir adım olduğunu kaydetti. Sadenov, iki ülke arasındaki güvenlik alanındaki işbirliğinin önemine de dikkati çekti.</p>

<h3><strong>Kurumlar arası doğrudan iletişim geliştirilecek</strong></h3>

<p>Türkiye ve Kazakistan, gelecek dönemde kurumlar arasındaki doğrudan iletişimin geliştirilmesi konusunda <strong>mutabık</strong> kaldı. Taraflar ayrıca deneyim paylaşımının artırılması ve güvenliğe ilişkin güncel konularda ortak çalışmaların güçlendirilmesi yönünde anlaşmaya vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geri kabul anlaşmasının, iki ülke arasında <strong>göç</strong> alanındaki işbirliğine hukuki zemin sağlaması ve tarafların topraklarında bulunmak için yasal dayanağı olmayan kişilerin geri gönderilmesine ilişkin süreçleri belirlemesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ve-kazakistandan-yeni-adim-goc-alaninda-anlasma-imzalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kazakistan-ve-turkiye-geri-kabul-anlasmasi-imzaladi.png" type="image/jpeg" length="17077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Açık Tenis Turnuvası finalinde Zverev Shelton karşı karşıya gelecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-acik-tenis-turnuvasi-finalinde-zverev-shelton-karsi-karsiya-gelecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-acik-tenis-turnuvasi-finalinde-zverev-shelton-karsi-karsiya-gelecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sezonun son grand slam tenis turnuvası olan ABD Açık’ta tek erkekler finalinin adı belli oldu. Dünya 1 numarası Alman raket Alexander Zverev ile kariyerinin ilk grand slam finaline ulaşan ev sahibi ABD’li Ben Shelton, New York’ta şampiyonluk kupası için karşı karşıya gelecek. Yarı finalde Rus rakibi Karen Khachanov’u set vermeden 3-0 mağlup eden Zverev ile vatandaşı Frances Tiafoe’yi geriden gelerek 3-1 yenen Shelton, yarın TSİ kupayı kaldırmak için korta çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>New York’un Flushing Meadows kortlarında düzenlenen turnuvada tek erkekler yarı final karşılaşmaları tamamlandı. İki güçlü raketin kıyasıya mücadelesine sahne olan eşleşmeler sonunda Alexander Zverev tecrübesiyle, Ben Shelton ise yüksek tempolu oyunuyla finale uzanan taraf oldu.</p>

<h2><strong>Dünya 1 numarası Zverev set vermeden finale çıktı</strong></h2>

<p>Günün ilk yarı final randevusunda dünya 1 numarası Alexander Zverev, Rus raket Karen Khachanov ile karşılaştı. Karşılaşma boyunca servis oyunlarındaki hakimiyetini koruyan Alman tenisçi, kritik anlardaki soğukkanlı oyunuyla üstünlüğü elden bırakmadı.</p>

<p>Mücadeleyi 6-3, 7-6 ve 7-6'lık setlerle 3-0 kazanan Zverev, turnuva boyunca sürdürdüğü istikrarlı grafiği finale taşıdı. Khachanov’un özellikle ikinci ve üçüncü setlerdeki dirençli oyununa karşın tie-break bölümlerinde hata yapmayan Zverev, adını finale yazdırarak New York’ta zirve yürüyüşünü sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ben Shelton’dan kariyerinin ilk Grand Slam finali</strong></h3>

<p>Turnuvanın diğer yarı final mücadelesi ise iki ABD’li raketin heyecan verici çekişmesine sahne oldu. Genç yetenek Ben Shelton, tecrübeli vatandaşı Frances Tiafoe karşısında maça tutuk başlayarak ilk seti 4-6 kaybetti.</p>

<p>İlk setin ardından servis hızını ve hücum temposunu artıran 23 yaşındaki Shelton, sonraki setlerde oyuna ağırlığını koydu. Kalan setleri 6-3, 6-3 ve 7-5 kazanarak korttan 3-1’lik galibiyetle ayrılan genç tenisçi, kariyerinde ilk kez bir grand slam turnuvasında finale yükselmenin sevincini yaşadı. Shelton, Arthur Ashe Stadyumu’nu dolduran tribünlerin coşkulu desteğiyle tarihi bir eşiği geride bıraktı.</p>

<h3><strong>Kupa yarın sahibini buluyor</strong></h3>

<p>Turnuvanın zirvesinde yer alan Alexander Zverev ile ev sahibi seyircinin desteğini arkasına alan Ben Shelton arasındaki şampiyonluk maçı yarın oynanacak. İki raket, sezonun son grand slam zaferini kazanmak adına kortta kozlarını paylaşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-acik-tenis-turnuvasi-finalinde-zverev-shelton-karsi-karsiya-gelecek</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tenis-5.webp" type="image/jpeg" length="87524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="66568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="99158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="59032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="15062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="58213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="13435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="17205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="28033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="55405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="51808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="67831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="58275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="30093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="83213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="36967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="53493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="93230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="26867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="13497"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
