<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 19:43:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel: İktidara ulaştığımızda devlet adına Alevilerden rızalık alacağımıza söz veriyorum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-iktidara-ulastigimizda-devlet-adina-alevilerden-rizalik-alacagimiza-soz-veriyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozel-iktidara-ulastigimizda-devlet-adina-alevilerden-rizalik-alacagimiza-soz-veriyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mamak Belediyesi Kültür Merkezi ve Cemevi'nin temel atma töreninde Alevi toplumuna yönelik önemli mesajlar verdi. Özel, "İktidara ulaştığımızda devlet adına Aleviler'den rızalık alacağımıza söz veriyorum" diyerek cemevlerinin ibadethane olduğunu vurguladı ve Alevilerin Kültür Bakanlığı'na bağlanmasını "apaçık ayrımcılık" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı <strong>Özgür Özel,</strong> Mamak Belediyesi Kültür Merkezi ve Cemevi'nin temel atma törenine katıldı. Alevi toplumunun tarih boyunca uğradıkları haksızlıkları ve katliamları hatırlatan Özel, <i>"Bu ülkeyi yönetenlerin ve bundan sonra yönetecek olanların Alevi toplumuna rızalık borcu var. İktidara ulaştığımızda devlet adına Aleviler'den rızalık alacağımıza söz veriyorum"</i> ifadelerini kullandı. Cemevlerinin ibadethane olduğunu vurgulayan Özel, Alevilerin Kültür Bakanlığına bağlanmasının da ayrımcılıktır olduğunu kaydetti. Özel ayrıca, Madımak'ın utanç müzesi olması gerektiğini belirterek <i>"'Madımak Utanç Müzesi' tabelasının devlet eliyle asılacağı güne kadar bu mücadelede yanınızdayız"</i> dedi.</p>

<p>Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</p>

<p><i>"Başka bir yol kalmadığı için yeni bir yol açmak durumunda kaldık. Sizlerin yol vermesiyle, önümüzü açmasıyla, yanımızda durmasıyla yola düştük. </i></p>

<p><i>Mayasında hak ve eşitlik mücadelesi olan bir muhitteyiz. Bugün Kültür Merkezi ve Cemevimizin ilk harcını dökeceğiz. İçinde olması gereken ne varsa; aşevinden tutun kreşe kadar tüm yaşam alanlarının düşündüğü ve Alevi canlarımızın ibadetlerini en iyi şekilde yapacakları tüm alanların, her günün birlikte yaşanacağı bir mekanı tasarladıklarını, açılışını yapmak istediklerini ve bu açılışın Yeni Partili bir belediyenin ilk açılış töreni olmasını istediğini ifade etmişti belediye başkanımız. Bu tarihi süreçte ilk açılışımızı yapmak için bir aradayız. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Cemevleri canların bir olduğu, diri olduğu kapılardır. İnancın, hoşgörünün ve adaletin tesis edildiği mekanlardır. Birileri kulağını tıkasa da bizim için cemevleri ibadethanedir. </i></p>

<h3><strong>"Bu ülkeyi yönetenlerin ve bundan sonra yönetecek olanların Alevi toplumuna rızalık borcu var"</strong></h3>

<p><i>Geçtiğimiz aylarda Çorum'da Alevilik Kongresi kapsamında Rıza Şehri buluşması vardı. Rıza şehri sömürünün, adaletsizliğin olmadığı bir topluma yürüyüşün simgeleşmesidir. Bu şehir rızalık ve razılık üzerine kurulmuştur. Açık söylemek gerekirse; bu ülkeyi yönetenlerin ve bundan sonra yönetecek olanların Alevi toplumuna rızalık borcu vardır. Çünkü Aleviler çok acı çektiler, çok bedel ödediler. Kerbela'dan Çorum'a bu katliamlar devam etti.</i></p>

<p><i>Ama Alevi toplumu bu acıları sessizce yaşadı. Acıyı silahla değil, kalemle ve sözle yenme kararlılığı ile kimseye kötülük yapmadı. Sizler acıyı silahla değil sözle yenmeye çalışanlarsınız, sizler her çağın Kerbela'sında mazlumun yanında olanlarsınız. Mağdur oldunuz ama kimseyi bilerek mağdur etmediniz. Acı çektiniz ama kimseye acı çektirmediniz. </i></p>

<h3><strong>"Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinin harcında sizler varsınız"</strong></h3>

<p><i>Kurtuluş Savaşı'na çıktığında, Kurtuluş Savaşını yönetmek ve kuruluşu gerçekleştirmek için Ankara'ya gelen Gazi Mustafa Kemal, son olarak Hacı Bektaş'a uğradı, maddi ve manevi destek aldı. Sizler Kurtuluş Savaşı'nda Atatürk'ün arkasında dimdik durdunuz. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinin harcında sizler varsınız. </i></p>

<h3><i><strong>"</strong></i><strong>İktidara ulaştığımızda devlet adına Aleviler'den rızalık alacağımıza söz veriyorum"</strong></h3>

<p><i>Sizden Yeni Parti'nin genel başkanı olarak rızalık almaya geldim. Bu yürüyüş sonunda iktidara ulaştığımızda devlet adına Aleviler'den rızalık alacağımıza söz veriyorum. Son Alevi 'sorunum kalmadı' diyene kadar sorunları olduğunu kabul edecek, çözmek için mücadele edeceğiz. Toplumsal barışı, mutabakatı mutlaka sağlayacağız. Kürtlerin ve Türklerin sarsılmaz barışı için, Alevilerin ve Sünnilerin tamamen eşit vatandaşlar olarak hissetmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz.</i></p>

<h3><i><strong>"</strong></i><strong>Alevilerin Kültür Bakanlığına bağlanması apaçık ayrımcılıktır" </strong></h3>

<p><i>Bir kez daha kayda geçiririm ki camii ibadethaneyse cemevi de ibadethanedir. Alevilik kültür değil inançtır, semah müzik değil ibadettir. Sünnilerin Diyanet İşleri Başkanlığının Cumhurbaşkanlığına bağlanması, Alevilerin Kültür Bakanlığına bağlanması eşitliğe aykırıdır. Apaçık ayrımcılıktır. </i></p>

<h3><strong>"Madımak Utanç Müzesi' tabelasının devlet eliyle asılacağı güne kadar bu mücadelede yanınızdayız"</strong></h3>

<p><i>Madımak'ın bir utanç müzesi olacağı güne kadar, Madımak'a 'Madımak Utanç Müzesi' tabelasının devlet eliyle asılacağı güne kadar bu mücadelede yanınızdayız.</i></p>

<h3><strong>"Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan"</strong></h3>

<p><i>Yerel seçimleri kazandığımızdan beri saldırı altındayız. Bizi yolumuzdan döndürmek istedikleri için saldırı altındayız. Operasyonlarla, tehditlerle, şantajlarla saldırı altındayız. Ama ben onlara buradan cevap vereceğim; sizin gözünüzün içine baka baka haykırırım ki dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan!</i></p>

<p><i>Köhnemiş bir siyaseti, yenilgiye alışmış bir siyaseti, kendine çizilen alanlar içinde. yapılan bir siyaseti geride bıraktık. Yol cümlemizden uludur, yol yolculardan uludur. Önemli olan doğru yolda olmaktır. Hakkaniyetli bir yolda olmaktır. Bu yolu sizlerle birlikte yürüdüğüm için onur duyuyorum." </i></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-iktidara-ulastigimizda-devlet-adina-alevilerden-rizalik-alacagimiza-soz-veriyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-75.jpg" type="image/jpeg" length="35535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP İzmir'de 9 ilçeye yeni başkan görevlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-izmirde-9-ilceye-yeni-baskan-gorevlendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-izmirde-9-ilceye-yeni-baskan-gorevlendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Yönetim Kurulu, dokuz ilçe başkanlığına yeni görevlendirmeler yaptı. İl Başkanı Utku Gümrükçü, örgüt çalışmalarında herhangi bir aksaklığa izin vermeyeceklerini belirterek, partinin sahadaki çalışmalarını kesintisiz sürdüreceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP İzmir İl Yönetim Kurulu, gerçekleştirdiği toplantıda dokuz ilçe başkanlığı için yeni görevlendirme kararları aldı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP İzmir İl Başkanı <strong>Utku Gümrükçü</strong>, daha önce de dile getirdikleri gibi parti örgütünün hiçbir kademesinde ve saha faaliyetlerinde boşluk oluşmasına izin vermeyeceklerini söyledi.</p>

<p>Gümrükçü, <i>"Bugün aldığımız kararlar, İzmirlilere ve büyük örgütümüze verdiğimiz sözün arkasında durduğumuzun somut bir göstergesidir. Bizler, kişilere veya makam koltuklarına değil, Altıok’a, CHP’ye, İzmirli hemşehrilerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradeye, Kurucumuz ve Ebedi Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği tüm değerlere sadakatle bağlıyız"</i> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"102 yıllık çınardan 1-2 dal kırdık diye sevinenlerin planları suya düştü"</strong></h3>

<p>Yeni görevlendirmelerle birlikte yollarına örgütün içinden yetişen isimlerle devam edeceklerini belirten Gümrükçü, partinin köklü yapısına vurgu yaptı.</p>

<p>Gümrükçü, <i>"‘Ben olmazsam CHP olmaz’ diyenlerin, anlık bir rüzgarla koca bir çınarı yıkabileceklerini sananların ve özellikle parti elitleri arasından kişisel ikballeri uğruna partisini terk edenlerin planları tamamen suya düşmüştür. 102 yıllık bir çınardan 1-2 dal kırdıkları için sevinenler, bu dev çınarın her gün yeni ve taze filizler verdiğini, köklerinin savaş meydanlarında, Cumhuriyetin kuruluş harcında olduğunu unutmuşlardır"</i> dedi.</p>

<p>Toplantıda alınan karar doğrultusunda ilçe başkanlıklarına şu isimler görevlendirildi:</p>

<p>Aliağa İlçe Başkanlığına <strong>Engin Gündüz</strong>, Kiraz İlçe Başkanlığına <strong>Musa Yigen</strong>, Torbalı İlçe Başkanlığına <strong>Bekir Özel</strong>, Kınık İlçe Başkanlığına <strong>Salim Yılmaz</strong>, Narlıdere İlçe Başkanlığına <strong>Serkan Çağlar</strong>, Urla İlçe Başkanlığına <strong>Bülent Köklü</strong>, Kemalpaşa İlçe Başkanlığına <strong>Ozan Yalçın</strong>, Karaburun İlçe Başkanlığına <strong>Bülent Çumçum</strong> ve Konak İlçe Başkanlığına <strong>Emrah Kazımoğlu</strong> atandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-izmirde-9-ilceye-yeni-baskan-gorevlendirmesi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b0fb1815-7f3a-4604-a3ff-9e0ffb2553c2.jpg" type="image/jpeg" length="85372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray-Rennes maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-rennes-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-rennes-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray-Rennes maçı, 2 Ağustos 2026 Pazar günü saat 21.00’de oynanacak. Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren sarı-kırmızılı ekibin Rennes ile karşılaşacağı mücadele S Sport Plus ve TV100 ekranlarından canlı yayınlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray ile Fransa Ligue 1 temsilcisi Rennes, hazırlık maçında karşı karşıya gelecek. Futbolseverlerin yakından takip edeceği Galatasaray-Rennes mücadelesi, 2 Ağustos 2026 Pazar günü saat 21.00’de başlayacak. Sarı-kırmızılı ekip, yeni sezon öncesinde kadrosunun son durumunu görmek amacıyla önemli bir hazırlık sınavına çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Galatasaray yeni sezona çift idmanla hazırlanıyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e4x-m-galatasaray-yeni-sezon-hazirliklarini-cift-idmanla-surdurdu-yuzler-guluyor.webp" width="1280" /></p>

<h2>GALATASARAY-RENNES MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Galatasaray-Rennes hazırlık maçı, 2 Ağustos 2026 Pazar günü oynanacak. Karşılaşmanın başlama saati 21.00 olarak açıklandı.</p>

<p>Yeni sezon çalışmalarına devam eden Galatasaray, Rennes karşısında oyuncularının fiziksel durumunu ve takım içindeki uyumunu test etme fırsatı bulacak. Mücadele, teknik heyetin sezon öncesindeki kadro planlaması açısından da önem taşıyacak.</p>

<p><img alt="Kulüp doktorları derbi öncesi Osimhen için karar verdi-2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/0bad08a8-9d0f-42b8-b33d-de6ffec2adbd.webp" width="1600" /></p>

<h3>GALATASARAY YENİ SEZON HAZIRLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR</h3>

<p>Galatasaray, sezon öncesi hazırlık programı kapsamında oynadığı karşılaşmalarla oyuncularına maç temposu kazandırmayı hedefliyor. Rennes mücadelesinde yeni transferlerin ve kadroda yer alan genç futbolcuların performansı yakından takip edilecek.</p>

<p>Teknik heyetin karşılaşmada farklı oyuncu ve sistemleri denemesi bekleniyor. Hazırlık maçında yapılacak oyuncu değişiklikleriyle kadrodaki birçok isme süre verilmesi öngörülüyor.</p>

<p><img alt="Galatasaray’dan Osimhen'in sahalar dönmesi için yeni formül-1" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/juventus-galatasaray-aa.webp" width="930" /></p>

<h3>RENNES GALATASARAY İÇİN ÖNEMLİ BİR SINAV OLACAK</h3>

<p>Fransa Ligue 1 ekiplerinden Rennes, mücadele gücü ve fiziksel oyun yapısıyla dikkat çekiyor. Galatasaray’ın güçlü rakibi karşısında sergileyeceği performans, yeni sezon öncesindeki hazır olma düzeyi konusunda önemli veriler sunacak.</p>

<p>Karşılaşmanın resmî müsabaka niteliği taşımaması nedeniyle takımların oyuncu değişikliği ve taktik denemeler konusunda daha esnek hareket etmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Sane Fener" class="detail-photo img-fluid" height="1550" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/sane-fener.jpeg" width="2048" /></p>

<h3>GALATASARAY-RENNES MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p>Galatasaray-Rennes maçı, 2 Ağustos 2026 Pazar günü saat 21.00’de başlayacak. Hazırlık karşılaşması <strong>S <a href="https://www.ssportplus.com/" rel="nofollow">Sport</a> Plus ve TV100</strong> üzerinden canlı yayınlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-rennes-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/siyasi-liderlerden-galatasaray-icin-kutlama-mesajlari.jpg" type="image/jpeg" length="45142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüştü: Açıklama yarın yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorustu-aciklama-yarin-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorustu-aciklama-yarin-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Heyet, görüşmenin ardından adadan dönerken, görüşmeye ilişkin açıklamanın yarın yapılacağı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile üç saatlik görüşmenin ardından İmralı Adası’ndan döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti'nin yaptığı açıklamada, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Faik Özgür Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı Heyeti'nin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptıkları üç saatlik görüşmenin ardından İmralı Adası’ndan döndüğü ifade edildi.</p>

<p>İmralı Heyeti, görüşmeye ilişkin yarın açıklama yapacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-abdullah-ocalan-ile-gorustu-aciklama-yarin-yapilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/29152349-97a8-4d03-9f2e-36255ffcb42a.png" type="image/jpeg" length="37839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Premier Lig devi Osimhen için devrede: Galatasaray'ın istediği rakam belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/premier-lig-devi-osimhen-icin-devrede-galatasarayin-istedigi-rakam-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/premier-lig-devi-osimhen-icin-devrede-galatasarayin-istedigi-rakam-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'ın yıldız golcüsü Victor Osimhen, Avrupa kulüplerinin radarındaki yerini koruyor. İngiltere Premier Lig ekiplerinden Tottenham'ın Nijeryalı forvet için girişimlere hazırlandığı, sarı-kırmızılıların ise yaklaşık 65 milyon sterlinlik bonservis beklentisi olduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray'ın son iki Süper Lig şampiyonluğunda önemli pay sahibi olan Victor Osimhen'e Avrupa'nın önde gelen kulüplerinin ilgisi sürüyor. Daha önce Chelsea ve Manchester United ile adı anılan Nijeryalı golcü için bu kez Tottenham'ın devreye girdiği iddia edildi.</p>

<p>İngiliz basınından CaughtOffside'ın haberine göre Tottenham, Osimhen transferi için kulüp içinde gerekli sportif onayı aldı. Londra temsilcisinin, oyuncuyla kişisel şartlarda anlaşma sağlamanın büyük bir sorun oluşturmayacağını düşündüğü belirtildi.</p>

<p>Haberde, Tottenham'ın ilk etapta 50 ila 55 milyon sterlin seviyesinde bir teklif hazırlığında olduğu ifade edilirken, Galatasaray'ın ise yıldız futbolcu için yaklaşık 65 milyon sterlin bonservis talep ettiği aktarıldı.</p>

<p>Öte yandan iki kulüp arasında şu ana kadar resmi bir görüşme ya da doğrudan temasın gerçekleşmediği kaydedildi. Transfer döneminde kadrosuna önemli takviyeler yapan Tottenham'ın, mevcut oyuncu satışları gerçekleşmeden bu seviyede bir maliyetin altına girmesinin kolay olmadığı da öne sürüldü.</p>

<p>Geride kalan sezonda Galatasaray formasıyla 52 resmi karşılaşmada görev alan Victor Osimhen, 41 gol ve 10 asistlik performans sergiledi. Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Éric Chelle de daha önce yaptığı açıklamada Osimhen'i "dünyanın en iyi forveti" olarak nitelendirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/premier-lig-devi-osimhen-icin-devrede-galatasarayin-istedigi-rakam-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 18:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/0bad08a8-9d0f-42b8-b33d-de6ffec2adbd.webp" type="image/jpeg" length="97827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sezgin Tanrıkulu: Sinem Dedetaş'tan suç örgütü lideri çıkmaz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sezgin-tanrikulu-sinem-dedetastan-suc-orgutu-lideri-cikmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sezgin-tanrikulu-sinem-dedetastan-suc-orgutu-lideri-cikmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tutuklu Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ı cezaevinde ziyaret etti. Dedetaş hakkında yürütülen soruşturmayı eleştiren Tanrıkulu, cezaevi koşulları ve tutuklu sevk süreçlerine ilişkin iddiaları TBMM gündemine taşıyacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili <strong>Sezgin Tanrıkulu,</strong> Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı <strong>Sinem Dedetaş'ı</strong>ziyaretinin ardından,<i> </i><i>"Her şey olur; iyi mühendis olur, iyi sivil toplumcu olur, iyi belediye başkanı olur ama Sinem Dedetaş'tan bir suç örgütü lideri çıkmaz"</i> dedi. Tanrıkulu, cezaevi koşulları ile tutuklu ve hükümlülerin sevk süreçlerine ilişkin iddiaları da TBMM gündemine taşıyacağını açıkladı.</p>

<p>Tanrıkulu, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ile Silivri Cezaevi'ndeki İzmit Belediye Başkanı <strong>Fatma Kaplan Hürriyet,</strong> Seyhan Belediye Başkanı <strong>Oya Tekin,</strong> Gezi tutukluları <strong>Çiğdem Mater</strong> ve <strong>Mine Özerden'i,</strong> ayrıca <strong>Veli Ağbaba'nın</strong>tutuklu danışmanı <strong>Özlem Akyıldız'ı</strong> ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Tanrıkulu, cezaevlerindeki koşullara ve yürütülen soruşturmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Tanrıkulu, Sinem Dedetaş'ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, <i>"Kendisinin herkese selam ve sevgileri var. Sağlığı iyi. Tabii burası, yani 'kuyu tipi' denilen ağır bir cezaevi. Yüksek güvenlikli cezaevi tipinde yapılan bir cezaevi. Orada tek bir hücrede kendisi kalıyor önceki günden bu yana"</i>dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dedetaş'ın kamuoyuna mesaj ilettiğini aktaran Tanrıkulu, <i>"Öncelikle kendisine dayanışma gösteren, desteklerini esirgemeyen ve güvenen bütün Üsküdarlı yurttaşlar olmak üzere, bütün İstanbullulara ve Türkiye'den bütün yurttaşlara selam, sevgi ve teşekkürlerini iletti ve bu desteğin ve dayanışmanın, özellikle bu zor zamanda sürmesi gerektiği konusundaki dileklerini de paylaşmamı istedi"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Kadın siyasetçilerin cezaevinde tutulması kabul edilemez"</strong></h3>

<p>Tanrıkulu, Dedetaş'ın geçmiş görevlerine değinerek şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><i>"Şimdi Sinem Dedetaş çok iyi yetişmiş bir kadın, mühendis, sivil toplumcu... Kendi alanında çok önemli uzmanlıkları var. İstanbul gibi bir yerde Gemi İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığına seçilmiş, daha sonra beş yıl boyunca Şehir Hatları'nda genel müdürlük yapmış ve bütün bunların üzerine de 30 yıl sonra seçilmiş sosyal demokrat Üsküdar Belediye Başkanı. Şimdi Sinem Dedetaş'tan bir suç örgütü lideri çıkardılar. Her şey olur; iyi mühendis olur, iyi sivil toplumcu olur, iyi belediye başkanı olur ama Sinem Dedetaş'tan bir suç örgütü lideri çıkmaz. Bunu Türkiye de biliyor ve kendisinin de başkanı olduğu</i><i> </i><strong><i>Recep Tayyip Erdoğan</i></strong><i> </i><i>da biliyor."</i></p>

<p>Dedetaş'ın <i>"önemli bir siyasi aktör potansiyeli taşıdığı için hapiste olduğunu"</i> savunan Tanrıkulu, Dedetaş'ın<i> </i><i>"Bütün bu kumpaslarla baş edeceğiz, bundan herkes emin olsun"</i> dediğini aktardı.</p>

<p>Tanrıkulu, Silivri Cezaevi'nde de İzmit Belediye Başkanı Fatma Hürriyet Kaplan ile görüştüğünü belirterek, Kaplan'ın da "önemli bir siyasi aktör" olduğunu söyledi.<i> </i><i>"Bu siyasi aktörlüğü nedeniyle yaratılan itirafçılar, gizli tanıklar, inanılmaz kumpaslarla, inanılmaz yalan beyanlarla hapiste tutuluyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ve bu siyasi iktidarın bu kadın siyasetçileri bu şekilde hapiste tutması tabii ki kabul edilemez"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>Gezi tutuklularını da ziyaret etti</strong></h3>

<p>Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Çiğdem Mater ve Mine Özerden'i de ziyaret ettiğini belirten Tanrıkulu, <i>"Geçtiğimiz günlerde bulundukları Bakırköy Cezaevi'nden kendi iradeleri dışında Şakran Cezaevi'ne götürülmüşlerdi. Oradan yapılan itirazlar sonucunda şimdi Silivri'de tutuluyorlar. İkisi aynı odada, aynı hücrede bulunuyorlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var, Anayasa Mahkemesi kararı var ama ona rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyorlar. Herkese selam ve sevgilerini ilettiler, sağlıkları iyi"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Özlem Akyıldız işkence koşullarında buraya getirilmiş"</strong></h3>

<p>Tanrıkulu, yaklaşık bir ay önce başlatılan bir soruşturma kapsamında tutuklanan ve daha sonra Çorlu Karatepe Cezaevi'ne sevk edilen danışman Özlem Akyıldız'ın nakil sürecine ilişkin iddiaları da aktardı. Akyıldız'ın "insan onuruna yakışmayan ağır koşullarda" cezaevine getirildiğini öne süren Tanrıkulu, <i>"İnanılmaz kötü koşullarda, yani insan onuruna yakışmayan ağır, kötü koşullarda ve işkence koşullarında buraya kadar getirilmiş kendisi. Araca bindirilirken kendisine yapılan müdahaleden dolayı darbedilmiş aynı zamanda. Ayaklarındaki izler getirildiği revirde tespit edilmiş"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Naklin 9 saat sürdüğünü belirten Tanrıkulu, şunları söyledi:</p>

<p><i>"Sadece ilk bir saatinde bir tuvalet ihtiyacı giderilmiş. Sekiz saat boyunca tek kişilik bir kafes içerisinde, elleri kelepçeli bir biçimde buraya getirilmiş. Kelepçeleri açılmamış ve araç iki yerde durduğu halde tuvalet ihtiyacı dahi giderilmeden buraya kadar sekiz saat boyunca elleri kelepçeli tutularak getirilmiş. Buraya getirildiğinde de çok kötü koşullarda bir geceyi geçirmiş. Dört kişinin kalabileceği bir bekleme odasında 11 kişiyle birlikte kalmış. Çöp bidonunun yanında uzanmak ve birkaç saat uyumak zorunda kalmış. Sonra koğuşuna alınmış. Çok kötü koşullarda, yani ağır işkence, kötü muamele koşullarında tutuluyor."</i></p>

<p>Yaşananlar nedeniyle öfkeli olduğunu söyleyen Tanrıkulu, <i>"Onu dinlerken, cezaevinde dinlerken gözyaşlarıma hakim olamadım. Kendisi 30 yıllık devlet memuru, üç yaşında bir torun sahibi, 19 yıldır parlamentoda çalışan bir danışman" dedi. Yürütülen soruşturmaları eleştiren Tanrıkulu, "Ben buradan parlamentoda bulunan, özellikle Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bulunan AK Partililere sesleniyorum. Siz bu danışman arkadaşımızı her gün Plan ve Bütçe Komisyonu'nda gördünüz. Ona sadece bir milletvekiline yaptığı danışmanlıktan dolayı bu şekilde davranılıyorsa, bu koşulların adı işkencedir"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Konuyu Meclis'e taşıyacağım"</strong></h3>

<p>Konuyu TBMM gündemine taşıyacağını belirten Tanrıkulu, <i>"Bunu yarın soru önergesiyle parlamentonun gündemine taşıyacağım ve hafta içinde de parlamentoda konuşacağım. Bu düşmanlıktan vazgeçin. Eğer bir hesabınız varsa siyasetçilerle hesaplaşın, siyasetçilerle" dedi. Ayrıca, bir savcının ifade sırasında, "Sen ne söyledin ki Veli Ağbaba ile ilgili seni serbest bırakayım?" dediğini öne süren Tanrıkulu, "Bir savcı ifadesini aldığı bir şüpheliye bunu söyleyebilir mi? Ve cezaevine Mali Şube Müdürünü gönderip onu itirafçılığa zorlayabilir mi? Bunlar yapılıyor"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Bütün bunlar kayıtlara geçiyor"</strong></h3>

<p>Tanrıkulu,<i> </i><i>"Bütün bunlar kayıtlara geçiyor. Bunlar hem parlamento hafızasında hem bizim hafızamızda kalacak. Biz bu zalimliği unutmayacağız. Bu işkenceyi, bu kötü muameleyi yapanlardan mutlaka ama mutlaka, ama onların yaptığı gibi değil, hukuk kuralları içerisinde, adil bir biçimde hesap soracağız"</i> dedi.</p>

<p>Sinem Dedetaş'ın cezaevi sevk sürecine ilişkin soruyu da yanıtlayan Tanrıkulu, Dedetaş'ın önce Bakırköy Cezaevi'ne götürüldüğünü, daha sonra yeniden ring aracına bindirilerek nereye götürüleceğini bilmeden Çorlu Karatepe Cezaevi'ne sevk edildiğini belirterek,<i> </i><i>"Seçilmiş belediye başkanlarını bu şekilde cezaevinde tutmak, öç almak, intikam duygusuyla hareket etmek sonuçta bu Cumhuriyet'in tarihine yakışmaz. Ama bunu yapıyorlar. Bunun bir sonu var. O mücadeleyi biz açtığımız yeni yolda başlattık ve sürdüreceğiz. Bütün bunlardan hesap soracağız. Ama hukuk kuralları içerisinde ve adil bir biçimde"</i> diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sezgin-tanrikulu-sinem-dedetastan-suc-orgutu-lideri-cikmaz</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-ac06d28ce847b005b9ac2a0b82a7eda6.jpg" type="image/jpeg" length="76532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/burhaniye-belediye-baskani-ali-kemal-deveciler-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/burhaniye-belediye-baskani-ali-kemal-deveciler-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, 43 yıldır üyesi olduğu CHP'den istifa ettiğini açıkladı. Deveciler, kendisiyle birlikte 15 belediye meclis üyesinin de partiden ayrıldığını duyururken, mücadelesini "Sayın Özgür Özel'in liderliğinde" sürdüreceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğini açıkladı. Yaklaşık 43 yıldır partide görev yaptığını belirten Deveciler, yayımladığı dört sayfalık açıklamayla hem istifa kararını gerekçelendirdi hem de 15 belediye meclis üyesinin de kendisiyle birlikte partiden ayrıldığını duyurdu.</p>

<p>Deveciler, siyasi yaşamı boyunca CHP'nin birçok kademesinde görev aldığını hatırlatarak, aldığı kararın hayatındaki en zor kararlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Açıklamasında CHP'nin yalnızca bir siyasi parti değil, yaşamının ve siyasi mücadelesinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Deveciler, istifasının partinin temel ilkelerine ve geçmişte birlikte mücadele ettiği isimlere sırt çevirmek anlamına gelmediğini kaydetti.</p>

<p>Siyasi kariyerinde 5 dönem Burhaniye İlçe Başkanlığı, 1 dönem Belediye Meclis Üyeliği, 3 dönem Yüksek Disiplin Kurulu Üyeliği, 13 kez Kurultay Delegeliği, 2002-2007 yılları arasında Balıkesir Milletvekilliği, 2014-2018 yılları arasında CHP Genel Sayman Yardımcılığı ve 2019'dan itibaren iki dönem Burhaniye Belediye Başkanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Deveciler, bundan sonraki süreçte de siyasi mücadelesini sürdüreceğini belirtti.</p>

<h2><strong>15 belediye meclisi üyesiyle birlikte istifa etti</strong></h2>

<p>Deveciler, açıklamasında şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün siz değerli hemşerilerimizin teveccühüyle ikinci dönem Burhaniye Belediye Başkanı olarak göreve devam etmekteyim. Ancak bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulunduğu tabloyu büyük bir üzüntü ve kaygıyla takip ediyorum. Yargı kararıyla ortaya çıkan mutlak butlan sureciyle birlikte partimizin demokratik iradesine ağır bir müdahalede bulunulmuştur. Bu süreç, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yüz yıllık köklü demokratik geleneğine, örgüt iradesine ve milyonların emeğine zarar vermiştir. Bugün geldiğimiz noktada, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş felsefesinden ve demokratik kimliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığını görmekteyiz. 43 yıllık siyasi birikimim, inandığım değerler ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk gereği; büyük bir üzüntü içerisinde ancak güçlü bir inançla Belediye Başkanı olarak şahsım ve toplam 15 Belediye Meclis Üyemiz ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettik.</p>

<p>Ancak herkes çok iyi bilmelidir ki; Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerinden, kurucu değerlerinden ve Cumhuriyet'e olan bağlılığımdan asla istifa etmiyorum. Benim mücadelem; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet'e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve sosyal hukuk devleti anlayışına bağlı kalarak devam edecektir. Bugün aldığımız karar, inandığımız değerlerden vazgeçmek değil; o değerleri daha güçlü savunmak için yeni bir mücadele yoluna çıkmaktır."</p>

<h2><strong>"Aydınlık yarınlar için mücadeleye devam"</strong></h2>

<p>Deveciler, siyasi mücadelesini bundan sonraki süreçte de sürdüreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu nedenle; demokrasi, hukuk, adalet ve halkın refahı için ortaya konulan mücadeleyi, Sayın Özgür Özel'in liderliğinde sürdürme kararı aldım. Sayın Özgür Özel'in ortaya koyduğu değişim iradesi, demokrasiye olan bağlılığı ve halkın beklentilerine cevap verme kararlılığı; ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni siyaset anlayışının önemli bir göstergesidir. Bizler de bu yürüyüşün bir parçası olarak; halkın iktidarını kurmak, demokrasiyi güçlendirmek, adaleti yeniden tesis etmek ve ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımak için mücadele etmeye devam edeceğiz.</p>

<p>İnanıyorum ki bugün yaşanan bu süreç kalıcı olmayacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi, bir gün mutlaka gerçek sahiplerinin iradesiyle yeniden ayağa kalkacaktır. Ancak bizim mücadelemiz bugün de yarın da devam edecektir. 43 yıllık siyasi yolculuğum boyunca bana güvenen, destek veren, yanımda duran, iyi günde kötü günde birlikte yürüdüğümüz tüm dostlarıma, aileme ve tüm Burhaniye halkına gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerin sevgisi, güveni ve desteği benim en büyük gücüm olmuştur. Çünkü bizim yolumuz; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği çağdaş, demokratik, laik ve tam bağımsız Türkiye yoludur. Çünkü bizim sorumluluğumuz halkımızadır. Çünkü bizim mücadelemiz, milletimizin aydınlık yarınları içindir. Ve bugün yeni bir yürüyüşün başlangıcındayız. Nazım Hikmet'in dizelerinde olduğu gibi; 'Dinleyip diyecek sözümüz çok, fakat uzun söze vaktimiz yok... Yürüyelim... Arkadaşlar'. Biz sözümüzü söyledik. Şimdi halkımızla birlikte yürüme, mücadele etme ve geleceği hep birlikte kurma zamanıdır. Çünkü bu yol; umudun yolu, demokrasiye inananların yolu, millet iradesine güvenenlerin yoludur. Saygılarımla."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/burhaniye-belediye-baskani-ali-kemal-deveciler-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/34407d0f-f73c-4d27-8847-ab6421846168.jpg" type="image/jpeg" length="62395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yusuf Tekin duyurdu: Öğretmenlerin mesleki gelişimi dijital sistemle takip edilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yusuf-tekin-duyurdu-ogretmenlerin-mesleki-gelisimi-dijital-sistemle-takip-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yusuf-tekin-duyurdu-ogretmenlerin-mesleki-gelisimi-dijital-sistemle-takip-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi kapsamında hayata geçirilen yeni uygulamalarla öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerinin veriye dayalı olarak izleneceğini açıkladı. Yeni sistemle eğitim programlarının elde edilen analizler doğrultusunda sürekli güncellenmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlerin mesleki gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen dijital uygulamaların kullanılmaya başlandığını duyurdu.</p>

<p>Tekin, Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi kapsamında Öğrenme Kayıt Deposu ile Öğretmen Eğitimi İzleme ve Değerlendirme Sisteminin tek bir yapı altında birleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Yeni dijital altyapı sayesinde öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerinin veriye dayalı analizlerle takip edileceğini ifade eden Tekin, elde edilen veriler doğrultusunda eğitim programlarının sürekli iyileştirileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Tekin ayrıca, Dinamik Ders Dili Projesi kapsamında hazırlanan Teknoloji Odaklı Öğrenme Senaryolarının öğretmenlerin erişimine açıldığını bildirdi.</p>

<p>Söz konusu uygulamayla öğretmenlerin yenilikçi eğitim yaklaşımlarını daha etkin kullanmalarının ve teknolojiyi ders süreçlerine daha verimli şekilde entegre etmelerinin amaçlandığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yusuf-tekin-duyurdu-ogretmenlerin-mesleki-gelisimi-dijital-sistemle-takip-edilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fb9ebcd2-3d75-4f14-b774-445ca2f8e298.webp" type="image/jpeg" length="66943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKOM'dan İstanbul için sıcak hava uyarısı: Termometreler 34 dereceyi görebilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akomdan-istanbul-icin-sicak-hava-uyarisi-termometreler-34-dereceyi-gorebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akomdan-istanbul-icin-sicak-hava-uyarisi-termometreler-34-dereceyi-gorebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da hafta sonu etkili olan serin ve rüzgârlı havanın yerini yeni haftayla birlikte yeniden sıcak hava alacak. AKOM, sıcaklıkların gün gün artacağını bildirirken, uzmanlar özellikle hafta ortasından itibaren yüksek sıcaklık ve kuvvetli rüzgâr nedeniyle dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da hafta sonunun serin ve rüzgârlı havasının ardından yeni haftada sıcaklıklar yeniden yükselişe geçiyor. Afet Koordinasyon Merkezi'nin (AKOM) değerlendirmesine göre kentte etkisini sürdüren poyrazın ardından hava sıcaklıkları kademeli olarak artacak.</p>

<p>Bugün kent genelinde parçalı bulutlu bir gökyüzü beklenirken hava sıcaklığının 30 dereceye kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Poyrazın zaman zaman kısa süreli fırtına şeklinde eseceği, rüzgâr hızının saatte 40 ila 60 kilometreye ulaşabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Yetkililer, özellikle deniz ulaşımını kullanacak vatandaşlar ile açık alanlarda bulunacak kişilerin kuvvetli rüzgâra karşı tedbirli olmalarını istedi.</p>

<h3><strong>Hafta boyunca sıcaklıklar yükselecek</strong></h3>

<p>AKOM'un tahminlerine göre İstanbul'da sıcaklıklar hafta boyunca düzenli şekilde artış gösterecek.</p>

<p>Pazartesi günü en yüksek sıcaklığın 31 derece olması beklenirken, salı, çarşamba ve perşembe günleri 32 derece, cuma ve cumartesi günleri ise 33 derece ölçülmesi bekleniyor. Bazı noktalarda ise termometrelerin 34 dereceyi göstermesi öngörülüyor.</p>

<p>Hafta boyunca kentte yağış beklenmezken, havanın az bulutlu ve parçalı bulutlu olacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Prof. Dr. Orhan Şen'den uyarı</strong></h3>

<p>CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye'nin yeni bir sıcak hava dalgasının etkisine gireceğini belirterek İstanbul'da hafta içinde sıcaklıkların 34 dereceye kadar yükselebileceğini söyledi.</p>

<p>Şen, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sıcaklıkların 45 dereceye, İç Ege'de ise 40 derecenin üzerine çıkmasının beklendiğini ifade etti. Ölçülen değerlerin gölgede kaydedildiğini hatırlatan Şen, hissedilen sıcaklığın çok daha yüksek olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Pazartesi ve salı günleri rüzgârın geçici olarak zayıflayacağını belirten Şen, bunun yangın bölgelerindeki soğutma çalışmaları açısından önemli bir fırsat oluşturacağını söyledi. Çarşamba gününden itibaren ise hem sıcaklıkların hem de rüzgârın yeniden güç kazanacağı uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, yüksek sıcaklık ve kuvvetli rüzgârın etkili olacağı günlerde vatandaşların özellikle orman yangını riskini artırabilecek davranışlardan kaçınmaları gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akomdan-istanbul-icin-sicak-hava-uyarisi-termometreler-34-dereceyi-gorebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/images-4-8.jpg" type="image/jpeg" length="24005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ertuğrul Doğan'dan Salah iddialarına yanıt: Şu an böyle bir anlaşma yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ertugrul-dogandan-salah-iddialarina-yanit-su-an-boyle-bir-anlasma-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ertugrul-dogandan-salah-iddialarina-yanit-su-an-boyle-bir-anlasma-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili kulübün 59. kuruluş yıl dönümü etkinliğinde yeni sezon transfer planlamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğan, Mohamed Salah ile ilgili çıkan transfer iddialarını da bir kez daha yalanladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili kulübün 59. kuruluş yıl dönümü kapsamında Papara Park'ta düzenlenen etkinlikte basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını değerlendiren Doğan, hem kadro planlamasına hem de gündemdeki isimlere ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>"Eksik olan bölgelere transfer yapacağız"</strong></h3>

<p>Yeni sezonda zirve yarışının içinde yer almak istediklerini belirten Doğan, transfer çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</p>

<p>"Hocamızla konuşuyoruz çok. 11 transfer yaptık ama eksik olan bölgeler neyse buralara da yapmaya devam edeceğiz. Hocamızın da da bizim de niyetimiz, bu sezon zirve yarışının içinde olmak. İyi bir kadro kurduk. Eksiklerimiz var, onları da tamamlayacağız."</p>

<h3><strong>"Nwaiwu için beklediğimiz teklif gelmedi"</strong></h3>

<p>Nijeryalı futbolcu Nwaiwu'nun olası transferine ilişkin soruyu da yanıtlayan Doğan, şu ana kadar beklentilerini karşılayan bir teklif almadıklarını ifade etti.</p>

<p>"Beklediğimiz teklif gelmedi şu ana kadar. Belli bir rakamın çıkması lazım, öyle düşünüyoruz biz. Dolayısıyla bu rakamlarla şu an satmayı düşünmüyoruz. Artarsa konuşacağız."</p>

<h3><strong>"Bazı genç transferleri kiralık göndereceğiz"</strong></h3>

<p>Genç oyuncu transferleriyle ilgili planlamaya da değinen Trabzonspor Başkanı, alınacak her futbolcunun A takımda kalmayacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bunların hepsini takımda olacakmış gibi düşünmeyin. Bir kısmını da alıp, geliştirebileceğimiz takımlara kiralayacağız. Belki kalacak, durumuna göre. Hepsine hocamız karar verecek ama her aldığımızı takımda duracakmış gibi düşünmeyin. Akçaabat ya da Hekimoğlu'ndan bir tanesini bir üst lige çıkarsa aldığımız oyuncuları onlara da vereceğiz. O planlamayla alınıyor bunlar."</p>

<h3><strong>Salah sorusuna yanıt</strong></h3>

<p>Ertuğrul Doğan, adı Trabzonspor ile anılan Mohamed Salah hakkında çıkan transfer iddialarına da açıklık getirdi. Doğan, Mısırlı yıldızla ilgili herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını vurguladı.</p>

<p>"Dün söyledim, şu anda öyle bir anlaşma yok."</p>

<p>Bir basın mensubunun "Süreç devam ediyor mu?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:</p>

<p>"Süreç devam ediyor demedim ben hiç. Şu an böyle bir anlaşma yok."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ertugrul-dogandan-salah-iddialarina-yanit-su-an-boyle-bir-anlasma-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/c8e43d75-0725-4233-9286-0c986f233fba.jpg" type="image/jpeg" length="33255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zaporijya Nükleer Santrali'nde İHA saldırısı: Personel koridoru hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zaporijya-nukleer-santralinde-iha-saldirisi-personel-koridoru-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zaporijya-nukleer-santralinde-iha-saldirisi-personel-koridoru-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nde İHA saldırısı gerçekleşti. Rosatom, santraldeki personel geçiş koridorunun hedef alındığını ve işletmenin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong> Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, <strong>Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nde (NGS)</strong> bulunan üniteler arasındaki personel geçiş koridorunun insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla hedef alındığını söyledi.</p>

<p>Likhachev, yaptığı yazılı açıklamada, Zaporijya NGS ve santralin bulunduğu Energodar kentine yönelik saldırıların sürdüğünü belirtti. Gece saatlerinde düzenlenen saldırıda, santral içerisindeki üniteler arasında personelin geçişi için kullanılan koridorun vurulduğunu aktardı.</p>

<h2><strong>İHA saldırısı reaktör bölümüne yakın noktada gerçekleşti</strong></h2>

<p>Rosatom Genel Müdürü Likhachev, saldırının üçüncü ünitenin reaktör bölümüne birkaç metre mesafede gerçekleştiğini aktardı.</p>

<p>Saldırı sırasında herhangi bir patlama meydana gelmediğini belirten Likhachev, <strong>santral</strong>in güvenli şekilde işletilmeye devam ettiğini kaydetti. Yetkililer, olayın ardından santraldeki çalışmaların mevcut güvenlik önlemleri kapsamında sürdüğünü kaydetti.</p>

<h3><strong>Energodar'da elektrik ve su kesintileri yaşandı</strong></h3>

<p>Santralin bulunduğu Energodar kentinde hafta başında birkaç gün boyunca <strong>elektrik kesintileri </strong>yaşandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Likhachev, kentte elektrik ve su tedarikinin belirli saatlerde sağlandığını ifade etti. Bölgedeki altyapı hizmetlerinin devamlılığı için çalışmaların sürdüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Rosatom'dan UAEA açıklaması geldi</strong></h3>

<p>Likhachev, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (<strong>UAEA</strong>) <strong>Zaporijya Nükleer Güç Santrali</strong>'nin güvenliğine yönelik çalışmalarını değerlendirdi.</p>

<p>UAEA'nın santralin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin faaliyetlerini yetersiz bulduklarını belirten Likhachev, UAEA Başkanı Rafael Grossi'nin Energodar ve santral sahasını ziyaret etmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>Zaporijya Nükleer Güç Santrali savaşın başından beri gündemde</strong></h3>

<p>Zaporijya Nükleer Güç Santrali, Avrupa'nın en büyük nükleer santrali olarak biliniyor.</p>

<p>Rus ordusu, <strong>Ukrayna</strong>'daki savaşın başlamasının ardından Mart 2022'de santralin kontrolünü ele geçirmişti. Santral, savaş sürecinde güvenlik endişeleri nedeniyle uluslararası kuruluşların ve kamuoyunun yakından takip ettiği bölgeler arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zaporijya-nukleer-santralinde-iha-saldirisi-personel-koridoru-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rosatom-zaporijya-nukleer-guc-santralinde-personel-gecis-koridoru-iha-ile-vuruldu.png" type="image/jpeg" length="18086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beluk Apartmanı kararının gerekçesi açıklandı: Mahkeme "olası kast" değil "bilinçli taksir" dedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/beluk-apartmani-kararinin-gerekcesi-aciklandi-mahkeme-olasi-kast-degil-bilincli-taksir-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/beluk-apartmani-kararinin-gerekcesi-aciklandi-mahkeme-olasi-kast-degil-bilincli-taksir-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde Adana'da 10 kişinin yaşamını yitirdiği Beluk Apartmanı davasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, sanıkların sonucu öngördüğünü ancak sonucu kabullendiklerine dair somut delil bulunmadığını belirterek "bilinçli taksir" hükmünü uyguladı; pişmanlık göstermedikleri gerekçesiyle de iyi hal indirimi yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Adana'nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde bulunan Beluk Apartmanı A Bloku'nun yıkılması sonucu 10 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada, binanın teknik uygulama sorumlusu Abdullah Yeldan ile belediye çalışanları mimar Fatoş Sakarya ve inşaat mühendisi Füsun Gamsız, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Eski İmar Müdürü Alim Erdoğan ile eski İmar Müdür Yardımcısı Sitare Koçoğlu da aynı suçtan 6'şar yıl hapis cezası aldı. Mahkeme, diğer üç kamu görevlisi sanığın beraatine karar verdi.</p>

<p>ANKA Haber Ajansı muhabirinin ulaştığı mahkemenin 43 sayfalık gerekçeli kararında, sanık savunmalarına, katılan ve tanık beyanlarına, bilirkişi raporlarına yer verildi.</p>

<p><strong>Belediye görevlileri de kusurlu tespit edildi </strong></p>

<p>Binanın yıkılmasında zeminden kaynaklı bir etken bulunmadığı, binadan alınan beton ve çelik numunelerinin de yapının inşa edildiği dönemde yürürlükte bulunan 1975 Deprem Yönetmeliği hükümlerini karşılamadığı belirtilen gerekçeli kararda, "Yapıdaki kusurlu imalattan, yapı müteahhidi S.S. Yeni Akkent Konut Yapı Kooperatifi ile Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS) Abdullah Yeldan sorumludur" denildi.</p>

<p>Bilirkişi raporundaki, "İlgili belediye görevlileri (yapı ruhsatı-yapı kullanma izni düzenleyen daire) sorumludur" tespitine atıf yapılan kararda, belediye görevlileri Alim Erdoğan, Sitare Koçoğlu, Fatoş Sakarya ve Füsun Gamsız'ın da "kusurlu yapıya ruhsat ve yapı kullanma izni verilmesi sürecindeki sorumlulukları nedeniyle kusurlu oldukları" aktarıldı.</p>

<p>Gerekçeli kararda, 4'ü kamu görevlisi olmak üzere 5 sanığın eylemlerinin, "olası kastla öldürme" suçunu mu, yoksa "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu mu oluşturduğu da değerlendirildi.</p>

<p>Her sanığın görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği vurgulanan kararda, "Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihatları ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında, sanıkların öngörülebilir bu sonuca rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıkları, bu nedenle 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği" belirtildi. Kararda, "Somut dosyamız yönünden sanıkların neticeyi öngördükleri, fakat söz konusu neticeyi kabul ettiklerine dair dosyaya yansıyan somut bir delil bulunmamaktadır" denildi.</p>

<p><strong>"Pişmanlık göstermedikleri için iyi hal uygulanmadı" </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5 sanık hakkında "iyi hal indirimi" uygulanmamasının gerekçesi de şu ifadelerle açıklandı:</p>

<p>"Dosyamız yönü itibarıyla sanıkların inkara yönelik savunmaları göz önüne alındığında gerçeğin ortaya çıkması hususunda herhangi bir yardımda bulunmadıkları, söz konusu eylem sonrasında ortaya çıkan zararı gidermedikleri, yargılama sürecinde pişmanlıklarını gösterebilecek herhangi bir davranış sergilememeleri hususu göz önüne alınmakla anılan sanıklar hakkında TCK'nin 62. maddesinin uygulanması cihetine gidilmemiştir."</p>

<p>Öte yandan, belediye görevlisi sanıklar Can Mustafa Eren, Halil Yılmaz ve Abdullah Sancar'ın, "kusurlu beton ve demir imalatından dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı" gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği aktarıldı.</p>

<p>Mahkeme heyeti, 15 yıl hapis cezası alan sanıklar Abdullah Yeldan, Fatoş Sakarya ve Füsun Gamsız hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarmıştı. Gerekçeli kararda, Yeldan'ın 3 Temmuz'da tutuklandığı bilgisi yer alırken, diğer sanıklar hakkında çıkarılan yakalama kararının sürdüğü görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/beluk-apartmani-kararinin-gerekcesi-aciklandi-mahkeme-olasi-kast-degil-bilincli-taksir-dedi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/4376666b-f6f4-4dcd-b767-bdce6b6bf298.jpeg" type="image/jpeg" length="98444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da işsizlik arttı: İşsiz sayısı 3 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-issizlik-artti-issiz-sayisi-3-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-issizlik-artti-issiz-sayisi-3-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da işsizlik temmuz ayında arttı. Federal İş Ajansı verilerine göre işsiz sayısı 3 milyonu aşarken, iş gücü piyasasındaki zayıf görünüm devam etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Almanya'</strong>da işsizlik rakamları temmuz ayında yükseldi. Federal İş Ajansı'nın (BA) açıkladığı verilere göre, ülkede işsiz sayısı bir önceki aya göre 71 bin artarak 3 milyon 7 bine çıktı. <strong>İşsizlik</strong> oranı ise 0,2 puanlık artışla yüzde 6,4 seviyesine yükseldi.</p>

<p>Federal İş Ajansı, iş gücü piyasasındaki zayıf seyrin devam ettiğini açıkladı. Kurum, işverenlerin yeni personel talebinin düşük seviyede kaldığını ve açık iş pozisyonlarında gerileme yaşandığını belirtti.</p>

<h2><strong>İş gücü piyasasında zayıf görünüm sürüyor</strong></h2>

<p>Federal İş Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Daniel Terzenbach, temmuz ayında işsizlik ve eksik istihdamdaki artışın mevsimsel etkilerle bağlantılı olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Terzenbach, son aylarda iş gücü piyasasındaki zayıf görünümün devam ettiğini belirterek, işverenlerin yeni çalışan arayışının sınırlı kaldığını söyledi. Temmuz ayında <strong>Federal İş Ajansı</strong>'na kayıtlı açık iş pozisyonu sayısının 653 bin olduğu bildirildi.</p>

<h3><strong>İşsizlik maaşı alanların sayısı açıklandı</strong></h3>

<p>Almanya'da yaklaşık 1 milyon 108 bin kişinin işsizlik maaşı aldığı açıklandı. Çalışabilir durumda olup vatandaşlık parası (<strong>Bürgergeld</strong>) alanların sayısının ise geçen yılın aynı dönemine göre 121 bin azalarak 3 milyon 775 bine düştüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Mesleki eğitim kontenjanlarında düşüş yaşandı</strong></h3>

<p>Almanya'da mesleki eğitim piyasasında da düşüş yaşandığı görüldü. İş ve işçi bulma kurumlarına çıraklık eğitimi için başvuran aday sayısı 418 bin olurken, işverenler tarafından bildirilen eğitim kontenjanı 437 bin olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Açıklanan verilere göre, <strong>mesleki eğitim kontenjanları</strong> geçen yılın temmuz ayına göre 35 bin azaldı. İş gücü piyasasındaki durgunluğun, eğitim ve istihdam olanaklarına da yansıdığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-issizlik-artti-issiz-sayisi-3-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/almanyada-issiz-sayisi-temmuzda-3-milyonu-asti.png" type="image/jpeg" length="37941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor-Udinese maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Şifresiz mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-udinese-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-udinese-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, yeni sezon hazırlıkları kapsamında İtalya Serie A ekiplerinden Udinese ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin Avusturya kampındaki son hazırlık maçı, 2 Ağustos 2026 Pazar günü saat 17.30’da başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor ile Udinese, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında 2 Ağustos Pazar günü kozlarını paylaşacak. Avusturya’nın Schladming kasabasında kamp yapan bordo-mavili ekip, kamp programındaki son karşılaşmasında İtalyan temsilcisi karşısında sahaya çıkacak. Trabzonspor-Udinese maçının başlama saati 17.30 olarak açıklandı.</p>

<p><img alt="Trabzonspor, Konyaspor’u 2-1 yenerek Türkiye Kupası’nı kazandı" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/6a10b2ecd000e1f873ff422cjpg.jpg" width="750" /></p>

<h2>TRABZONSPOR-UDINESE MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Trabzonspor-Udinese hazırlık maçı, 2 Ağustos 2026 Pazar günü oynanacak. Karşılaşma Türkiye saatiyle 17.30’da başlayacak.</p>

<p>Bordo-mavililer, Udinese karşılaşmasıyla birlikte 23 Temmuz’da başlayan Avusturya kampını tamamlayacak. Mücadele, teknik heyetin yeni sezon öncesinde oyuncuların son durumunu görmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h3>TRABZONSPOR’UN AVUSTURYA KAMPI SONA ERİYOR</h3>

<p>Trabzonspor, ikinci etap kamp çalışmalarını 23 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında Avusturya’nın Schladming kasabasında gerçekleştirdi. Bordo-mavili takımın kamp dönemi hazırlık maçı programında Eintracht Frankfurt, Al-Sadd ve Udinese karşılaşmaları yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknik heyetin Udinese karşılaşmasında farklı oyunculara süre vermesi ve lig öncesindeki kadro planlamasına yönelik son değerlendirmelerini yapması bekleniyor. Maçta alınacak sonuçtan çok takımın fiziksel durumu ve oyun planının sahaya yansıması ön planda olacak.</p>

<h3>TRABZONSPOR-UDINESE MAÇI HANGİ KANALDA, ŞİFRESİZ Mİ?</h3>

<p>Trabzonspor-Udinese maçı, <strong>H<a href="https://www.htspor.com/" rel="nofollow">T Spor</a></strong> ekranlarından canlı yayınlanacak. HT Spor; Türksat 42 derece doğu uydusunda 11837 dikey frekansı ve 30000 sembol oranıyla izlenebiliyor. Kanal ayrıca Digiturk 75, D-Smart 79, Tivibu 87, Kablo TV 227 ve Turkcell TV+ platformlarında yer alıyor. HT Spor’un Türksat uydu yayını şifresiz olarak takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-udinese-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-sifresiz-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/trabzonspor-1-9940202-1.webp" type="image/jpeg" length="54712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'den Lübnan'ın güneyine saldırı: Askeri araç hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/israilden-lubnanin-guneyine-saldiri-askeri-arac-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/israilden-lubnanin-guneyine-saldiri-askeri-arac-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes sürecine rağmen bölgede yeni bir saldırı yaşandı. Lübnan'ın güneyindeki İHA saldırısında askeri aracın hedef alındığı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İsrail</strong> ordusunun, Lübnan ile İsrail arasında yürütülen ateşkes süreci ve çerçeve anlaşmasına rağmen ülkenin güneyine yönelik saldırı gerçekleştirdiği aktarıldı. Saldırının, <strong>Bint Cubeyl </strong>bölgesinde sivil bir araca eşlik eden Lübnan ordusuna ait askeri aracı hedef aldığı belirtildi.</p>

<p>Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait insansız hava aracı (<strong>İHA</strong>), Bint Cubeyl ilçesine bağlı Kefre beldesinde hareket halindeki sivil araç ile ona eşlik eden askeri araca saldırı düzenledi.</p>

<h2><strong>Lübnan ordusundan yaralı asker açıklaması</strong></h2>

<p>Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, saldırı sırasında askeri araçta bulunan 2 personelin yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, olayda <strong>Lübnan</strong> ordusuna mensup 5 askerin hafif şekilde yaralandığı ifade edildi. Yaralı askerlerin durumuna ilişkin bilgi verilirken, saldırının ardından bölgede gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı ve incelemelerin sürdüğü kaydedildi.</p>

<h3><strong>Güney Lübnan'da yeni patlamalar yaşandı</strong></h3>

<p>NNA'nın aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki bazı bölgelerde de faaliyetlerini sürdürdü.</p>

<p>İsrail güçlerinin Merceyun ilçesine bağlı Taybe beldesi ile Bint Cubeyl ilçesindeki Kunin beldesinde patlamalar gerçekleştirdiği belirtildi. Patlama seslerinin güney Lübnan'daki farklı noktalardan duyulduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanı sıra İsrail ordusunun Sur kentine bağlı Mansuri beldesinde bulunan terk edilmiş bir eve ses bombası attığı bildirildi. İsrail'e ait bir İHA'nın ise sabah saatlerinden itibaren Beyrut semalarında alçak irtifada uçuş yaptığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Ateşkes anlaşmasına rağmen bölgedeki hareketlilik sürüyor</strong></h3>

<p>İsrail ordusu, 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları düzenlemiş ve ülkenin güneyindeki bazı bölgelerde operasyonlar gerçekleştirmişti.</p>

<p>Lübnan yönetimi, söz konusu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu geçtiğini açıklamıştı. İsrail ile Lübnan arasında ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda ateşkes sürecine ilişkin çeşitli kararlar alınmıştı.</p>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da başlayan geçici ateşkesin üç hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ardından 14-15 Mayıs tarihlerinde yapılan görüşmelerin sonucunda ateşkesin 45 gün daha devam etmesi kararlaştırılmıştı.</p>

<h3><strong>Lübnan'daki saldırılara ilişkin bilanço paylaşıldı</strong></h3>

<p><strong>Lübnan Sağlık Bakanlığı </strong>tarafından yapılan son açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana gerçekleştirdiği saldırılarda 4 bin 333 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p>Öte yandan İsrail ile Lübnan arasında Washington'da gerçekleştirilen doğrudan müzakerelerin beşinci turunun ardından 26 Haziran'da çerçeve anlaşmasının imzalandığı belirtildi. Buna rağmen bölgede zaman zaman karşılıklı saldırı iddiaları ve gerilim devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/israilden-lubnanin-guneyine-saldiri-askeri-arac-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/israil-ordusunun-lubnanin-guneyine-duzenledigi-iha-saldirisinda-5-lubnan-askeri-yaralandi.png" type="image/jpeg" length="18815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB, Farabi Alt Geçidi'ni genç grafiti sanatçılarına açtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya'daki Farabi Alt Geçidi'ni genç grafiti sanatçılarına açtı. Kent Estetiği Daire Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte alt geçidin duvarları renkli çalışmalarla süslenirken, DJ performansları da etkinliğe festival havası kattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kent estetiğini güçlendirmek ve kamusal alanları daha canlı bir görünüme kavuşturmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Çankaya'daki Farabi Alt Geçidi, bir kez daha genç grafiti sanatçılarına açıldı.</p>

<p>ABB Kent Estetiği Daire Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlikte grafiti sanatçıları, özgün çalışmalarını alt geçidin duvarlarına yansıttı. Renkli çalışmaların yanı sıra DJ performanslarının da yer aldığı etkinlik, Başkentli gençleri sanat ve müzikle bir araya getirdi.</p>

<p><img alt="Abb, Farabi Alt Geçidi'ni Genç Grafiti Sanatçılarına Açtı 3" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti-3.png" width="2262" /></p>

<h2><strong>Farabi Alt Geçidi sanat galerisine dönüştü</strong></h2>

<p>Ulaşım noktası olmanın ötesine geçen Farabi Alt Geçidi, sanatçıların çalışmalarıyla açık hava sanat galerisi görünümüne kavuştu. Renkli duvarlar ve müzik eşliğinde bir araya gelen gençler, sanat dolu bir gün geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Abb, Farabi Alt Geçidi'ni Genç Grafiti Sanatçılarına Açtı 6" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti-6.png" width="2262" /></p>

<h3><strong>"Ankara gri şehir görüntüsünden uzaklaşsın istiyoruz"</strong></h3>

<p>Etkinliğe katılan ABB Kent Estetiği Daire Başkanı Esra Durlu, projenin gençlerin talepleri doğrultusunda hayata geçirildiğini belirtti.</p>

<p>Durlu, yetenekli gençlerin alt geçitte grafiti çalışmalarına başladığını ve belediye olarak kendilerine destek verdiklerini ifade ederek, "Ankara bu gri şehir görüntüsünden artık uzaklaşsın istiyoruz, renklenelim istiyoruz. Çocuklar da bize destek verdiler, çok yetenekliler. Bu işin tüm Ankara'da yayılmasını çok istiyoruz. Gençlerle bu çalışmaları artıracağız" dedi.</p>

<p><img alt="Abb, Farabi Alt Geçidi'ni Genç Grafiti Sanatçılarına Açtı 7" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti-7.png" width="2262" /></p>

<h3><strong>Mahalle muhtarlarından projeye destek</strong></h3>

<p>Etkinliğe mahalle muhtarları da destek verdi. Çankaya Mahallesi Muhtarı Canan Akman, çalışmanın mahallede büyük ilgi gördüğünü belirterek, projenin gönüllü sanatçılar ve Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun emeğiyle hayata geçirildiğini söyledi.</p>

<p>Mebusevleri Mahallesi Muhtarı Sultan Eda Uluyurt ise "Kim demiş Ankara gri diye? Ankara'yı canlandırdık" sözleriyle etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Birlik Mahallesi Muhtarı Elif Demirdağ da kent estetiği ve altyapının bir bütün olduğunu belirterek, "Sadece altyapıya değil insan ruhuna iyi gelen bazı yaratıcı çalışmalara da yer vermek çok güzel oluyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Abb, Farabi Alt Geçidi'ni Genç Grafiti Sanatçılarına Açtı 1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti-1.png" width="2262" /></p>

<h3><strong>Grafiti sanatçıları eserlerini duvarlara taşıdı</strong></h3>

<p>Etkinlikte farklı teknik ve tasarımlarla çalışan grafiti sanatçıları, Farabi Alt Geçidi'nin duvarlarını renklendirdi. Rap müzik performansları da sanatçılara ve etkinliğe katılanlara eşlik etti.</p>

<p><img alt="Abb, Farabi Alt Geçidi'ni Genç Grafiti Sanatçılarına Açtı 2" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti-2.png" width="2262" /></p>

<p>Grafiti sanatçısı Esop, yaklaşık 10-15 yıldır sokakları boyadığını belirterek, son dönemde belediyenin desteğiyle düzenlenen etkinliklerde daha fazla çalışma yaptıklarını söyledi. Esop, bu tür etkinliklerin hem sanatçılar hem de kent için canlılık oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Etkinliğe katılan müzisyen ve rap sanatçısı Ali Mercan ise hip hop kültürünü içine alan sanat çalışmalarını sevdiğini belirterek, grafitinin sokağı anlattığını söyledi. Mercan, Farabi Alt Geçidi'ndeki çalışmaları "mükemmel" olarak nitelendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abb-farabi-alt-gecidini-genc-grafiti-sanatcilarina-acti-5.png" type="image/jpeg" length="65391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Havran İlçe Başkanlığı'na Muhterem Dönmez atandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-havran-ilce-baskanligina-muhterem-donmez-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-havran-ilce-baskanligina-muhterem-donmez-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Havran İlçe Başkanlığı görevine, daha önce de ilçe başkanlığı yapan Muhterem Dönmez atandı. Dönmez, yeni dönemde parti örgütünü güçlendireceklerini ve vatandaşlarla daha güçlü iletişim kuracaklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Havran İlçe Başkanlığı görevine, daha önce de aynı görevi yürüten <strong>Muhterem Dönmez</strong> atandı. Dönmez, göreve başlamasının ardından yaptığı açıklamada parti örgütünü güçlendirmek için çalışacaklarını belirterek birlik ve beraberlik mesajı verdi.</p>

<h2><strong>Saha çalışmaları artırılacak</strong></h2>

<p>Yeni dönemde ilçe genelindeki saha çalışmalarını artıracaklarını ifade eden Dönmez, vatandaşlarla daha güçlü iletişim kuracaklarını söyledi.</p>

<p>Dönmez, yerel sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yürüteceklerini belirterek, parti örgütünün sahadaki etkinliğini artırmayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Serkan Sarı'dan Dönmez'e tebrik telefonu</strong></h3>

<p>Atamanın ardından CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Muhterem Dönmez'i telefonla arayarak yeni görevini tebrik etti. Sarı, Dönmez'e görevinde başarı dileyerek çalışmalarında kolaylıklar temennisinde bulundu.</p>

<h3><strong>Daha önce de ilçe başkanlığı yaptı</strong></h3>

<p>Havran'ın Dereören Mahallesi'nde doğup büyüyen Muhterem Dönmez, daha önce CHP Havran İlçe Başkanlığı görevini yürütmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dönmez, yeni görevlendirmenin CHP Havran İlçe Örgütü için hayırlı olmasını dileyerek parti içindeki dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-havran-ilce-baskanligina-muhterem-donmez-atandi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/havran-chp-ilce-baskanligina-muhterem-donmez-atandi-6a6e2fb1494d8.jpg" type="image/jpeg" length="65644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Seferihisar'da düzensiz göç operasyonu: 34 göçmen yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-seferihisarda-duzensiz-goc-operasyonu-34-gocmen-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-seferihisarda-duzensiz-goc-operasyonu-34-gocmen-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Seferihisar ilçesi açıklarında gerçekleştirilen çalışmada lastik bot içerisindeki 34 düzensiz göçmen yakalandı. Operasyonda 2 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong>'in <strong>Seferihisar</strong> ilçesi açıklarında düzensiz göç girişimine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin çalışması sonucu, deniz yoluyla yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 34 düzensiz göçmen yakalandı.</p>

<p>Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Akvaryum Koyu'nda bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu yönünde ihbar alındı. İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri ile <strong>Sahil Güvenlik </strong>botu sevk edildi.</p>

<h2><strong>Sahil güvenlik ekipleri lastik botu durdurdu</strong></h2>

<p>Ekiplerin bölgede gerçekleştirdiği kontroller sırasında hareket halindeki lastik bot tespit edildi. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durdurulan botta yapılan incelemede, aralarında 1 çocuğun da bulunduğu 34 düzensiz göçmenin olduğu belirlendi.</p>

<p>Ekipler tarafından güvenli şekilde karaya çıkarılan düzensiz göçmenler, işlemleri yapılmak üzere ilgili birimlere teslim edildi. Bölgede güvenlik önlemleri alınırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Operasyon kapsamında 2 şüpheli gözaltına alındı</strong></h3>

<p><strong>Seferihisar İlçe Jandarma Komutanlığ</strong>ı ekipleriyle koordineli yürütülen çalışmalar kapsamında, göçmen kaçakçılığı faaliyetinde bulunduğu değerlendirilen 2 şüpheli tespit edildi.</p>

<p>Karada yakalanan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere jandarma ekiplerine teslim edildi. Yetkililer, deniz yoluyla gerçekleştirilen düzensiz göç hareketlerine karşı kontrollerin ve operasyonların devam ettiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Düzensiz göçmenler il göç idaresine teslim edildi</strong></h3>

<p>Yakalanan düzensiz göçmenler, gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.</p>

<p>Sahil Güvenlik ekiplerinin, yasa dışı geçişlerin önlenmesi amacıyla <strong>Ege Denizi</strong>'nde yürüttüğü denetim ve takip faaliyetlerinin sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-seferihisarda-duzensiz-goc-operasyonu-34-gocmen-yakalandi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmir-aciklarinda-34-duzensiz-gocmen-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="21600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’de gıda israfının gizli faturası: İsraf edilen su Keban Barajı’nı aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-gida-israfinin-gizli-faturasi-israf-edilen-su-keban-barajini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-gida-israfinin-gizli-faturasi-israf-edilen-su-keban-barajini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su Politikaları Derneği'nin "Çöpe Giden Sularımız" raporu, Türkiye'de her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıdanın israf edilmesiyle 26,6 milyar metreküp suyun da boşa harcandığını ortaya koydu. Rapora göre gıda israfıyla kaybedilen su, tarımsal sulamada kullanılan suyun yaklaşık dörtte birine denk geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İklim değişikliğinin etkileriyle su krizinin derinleştiği Türkiye'de gıda israfı, yalnızca ekonomik kayıplara değil, büyük bir su kaybına da yol açıyor. Su Politikaları Derneği'nin (SPD) yayımladığı "Çöpe Giden Sularımız" raporuna göre, ülkede her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıdanın çöpe gitmesiyle birlikte 26,6 milyar metreküp su da boşa harcanıyor.</p>

<p>Raporda, iklim krizinin etkileri giderek ağırlaşırken su varlıklarının plansız ve sürdürülemez tüketiminin ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>Türkiye her yıl Keban Barajı'ndan fazla su kaybediyor</strong></h2>

<p>Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız ile İkinci Başkan Dr. Hasan Hüseyin Doğan tarafından hazırlanan raporda, Türkiye'nin gıda kaybı ve israfı nedeniyle her yıl Keban Barajı'nın aktif depolama hacminden daha fazla su kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Rapora göre gıda israfıyla boşa harcanan su miktarı, tarımsal sulamada kullanılan toplam suyun yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.</p>

<p><img alt="Ankara Su Kesintisi-4" class="detail-photo img-fluid" height="876" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ankara-su-kesintisi-4.png" width="1564" /></p>

<h3><strong>Ekmek israfının su faturası İstanbul ve Ankara'ya eşit</strong></h3>

<p>Türkiye'de her gün yaklaşık 12 milyon, yılda ise 4 milyar 380 milyon ekmeğin çöpe gittiği belirtilen raporda, yalnızca ekmek israfının yol açtığı su kaybının İstanbul ve Ankara'nın bir yıllık toplam su tüketimine eşit olduğu ifade edildi.</p>

<p>Rapora göre çöpe giden ekmeklerle birlikte her yıl 1 ila 1,5 milyar metreküp arasında "sanal su" da kaybediliyor.</p>

<h3><strong>23 milyon ton gıda çöpe gidiyor</strong></h3>

<p>SPD verilerine göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bu israfın ekonomik karşılığı ise 43,3 milyar dolara ulaşıyor.</p>

<p>Kişi başına düşen yıllık gıda israfının 93 ila 102 kilogram arasında değiştiği belirtilen raporda, israfın yalnızca bireysel tüketim tercihlerinden kaynaklanmadığına dikkat çekildi.</p>

<h3><strong>"Daha fazla tüket, tüketemediğini at" anlayışı eleştirildi</strong></h3>

<p>Raporda, gıda israfının arkasında tüketime dayalı ekonomik düzenin de bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. SPD, toplumun "daha fazla tüket, tüketemediğini at" anlayışına sürüklendiğini ve bu durumun doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.</p>

<p>Artan nüfus ve iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte su ve toprağın her geçen gün daha stratejik kaynaklar haline geldiği vurgulanan raporda, doğal varlıkların korunmasının geleceğin en önemli gündemlerinden biri olduğu ifade edildi.</p>

<p><img alt="Su Kesintisi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="703" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/su-kesintisi-1.webp" width="1250" /></p>

<h3><strong>Bir kilogram sığır eti için 15 bin 500 litre su kullanılıyor</strong></h3>

<p>Raporda farklı ürünlerin üretiminde kullanılan su miktarlarına ilişkin çarpıcı verilere de yer verildi.</p>

<p>Buna göre, 1 kilogram sığır eti üretimi için 15 bin 500 litre, bir hamburger için 2 bin 400 litre, bir çift deri ayakkabı için 8 bin litre, karton bardakta bir fincan kahve için ise 208 litre su kullanılıyor.</p>

<h3><strong>Pilav ve makarna israfı Ankara'nın suyunu tehdit ediyor</strong></h3>

<p>Rapora göre pilav ve makarnanın yalnızca yüzde 5 ila 10'unun israf edilmesi durumunda bile boşa giden su miktarı, Ankara'nın yıllık içme ve kullanma suyu ihtiyacının yüzde 55'ine denk geliyor.</p>

<p>Gıdaların çöpe gitmesindeki en büyük neden ise yüzde 74,4 ile bozulma olarak öne çıkıyor. Bozulmayı, son kullanma tarihinin geçmesi ve ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Türkiye'de kişi başına düşen kullanılabilir su 1300 metreküpe geriledi</strong></h3>

<p>Raporda, Türkiye'de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının yaklaşık 1300 metreküpe kadar gerilediği ve ülkenin artık "su azlığı" yaşayan ülkeler arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<p>İklim değişikliği ve artan nüfusun su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekilen raporda, 2030 yılına kadar 15 havzada su açığı oluşmasının beklendiği hatırlatıldı.</p>

<h3><strong>SPD'den gıda israfını önleme çağrısı</strong></h3>

<p>Su Politikaları Derneği, gıda israfının önlenmesinin yeni su kaynakları yaratmak kadar kritik bir kamu politikası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Dernek; bireysel tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi, gıda bankacılığının yaygınlaştırılması ve gıda israfını azaltacak kamusal politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-gida-israfinin-gizli-faturasi-israf-edilen-su-keban-barajini-asti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-a32d57a0e6097bacaaac98e03dbf8332jpg.webp" type="image/jpeg" length="50171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Washington'da orman yangını: Acil durum ilan edildi, tahliyeler başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-washingtonda-orman-yangini-acil-durum-ilan-edildi-tahliyeler-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-washingtonda-orman-yangini-acil-durum-ilan-edildi-tahliyeler-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Washington eyaletinde etkili olan orman yangınları nedeniyle acil durum ilan edildi. Spokane kentinde binlerce kişi için tahliye süreci başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'nin Washington eyaletinde etkisini artıran orman yangınları nedeniyle acil durum ilan edildi. Yangınların yerleşim bölgelerini tehdit etmesi üzerine bölgede <strong>tahliye</strong> çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>CNN'in haberine göre, <strong>Washington</strong> eyaletinin <strong>Spokane</strong> kentinde hızla yayılan yangınlar nedeniyle binlerce aile için tahliye emri verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Washington'da yangınlara karşı acil durum ilan edildi</strong></h2>

<p>Yetkililer, eyalette devam eden orman yangınları nedeniyle acil durum kararı alırken, yangın söndürme çalışmalarına destek sağlamak amacıyla <strong>Washington Ulusal Muhafızları</strong> da bölgeye gönderildi.</p>

<p>Acil durum ekipleri, yangınların daha fazla alana yayılmasını önlemek ve tehdit altındaki bölgelerde güvenliği sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Binlerce hane elektriksiz kaldı</strong></h3>

<p>Yangınların etkili olduğu bölgelerde altyapı sorunları da yaşandı. Yetkililer, 13 binden fazla hanenin elektrik hizmetinden mahrum kaldığını açıkladı.</p>

<p>Yaklaşık 5 bin yapının <strong>yangın</strong> tehdidi altında olduğu belirtilirken, ekiplerin özellikle yerleşim alanlarına yakın bölgelerde yoğun çalışma yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Washington genelinde çok sayıda yangınla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Yetkililer, Washington eyaleti genelinde en az 10 büyük orman yangınıyla mücadele edildiğini bildirdi. Yılın başından bu yana eyalette 425 bin dönümden fazla alanın yangınlardan etkilendiği açıklandı.</p>

<p>Yerleşim bölgelerinde etkili olan yangınlara ilişkin görüntülerde, bazı evlerin alevlerin arasında kaldığı ve yoğun dumanın gökyüzünü kapladığı görüldü. Ekiplerin yangınları kontrol altına almak için müdahaleleri devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-washingtonda-orman-yangini-acil-durum-ilan-edildi-tahliyeler-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdnin-washington-eyaletinde-orman-yanginlari-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi.png" type="image/jpeg" length="27721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="54049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="11553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="23910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="35909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="22024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="72396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="76523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="14775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="40205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="36636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="92423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="27011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="36300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="94566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="23713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="29742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="41801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="56002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="94631"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
