<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 12:31:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de orman yangını: 200 karavanlık tatil köyü tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-orman-yangini-200-karavanlik-tatil-koyu-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-orman-yangini-200-karavanlik-tatil-koyu-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin Suffolk bölgesinde çıkan orman yangını nedeniyle 200 karavanın bulunduğu tatil köyü tahliye edildi. Yangının Sizewell Nükleer Santrali yakınına ilerlediği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İngiltere</strong>'nin <strong>Suffolk</strong> bölgesinde başlayan orman yangını, çevrede alınan önlemlerin artırılmasına neden oldu. Dunwich kenti yakınlarında çıkan yangın nedeniyle 200 araçlık karavan parkı tahliye edilirken, bazı yollar da güvenlik amacıyla kapatıldı.</p>

<p>Suffolk İtfaiye ve Kurtarma Hizmetlerinden yapılan açıklamada, yangının dün akşam yerel saatle 17.00'de başladığı belirtildi. Bölgeye farklı noktalardan itfaiye ekipleri sevk edilirken, söndürme çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.</p>

<h2><strong>Yangın nedeniyle tahliyeler yapıldı</strong></h2>

<p>Yangının oluşturduğu yoğun duman ve kül nedeniyle çevrede yaşayanlara kapı ve pencerelerini kapalı tutmaları yönünde uyarı yapıldı.</p>

<p>Yetkililer, yangının yayılma ihtimaline karşı bazı yolları ulaşıma kapattı. Önlemler kapsamında<strong> Cliff House Tatil Köyü</strong>'nde bulunan <strong>200 karavan</strong> ile bazı konaklama tesisleri boşaltıldı.</p>

<p>Tahliye edilen bölgelerde güvenlik tedbirleri devam ederken, ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Yangın Sizewell nükleer santrali yakınına ulaştı</strong></h3>

<p>İngiltere basınında yer alan haberlere göre, orman yangını <strong>Sizewell Nükleer Santrali </strong>yönüne ilerledi. Yangının santrale yaklaşık 4 kilometre kadar yaklaştığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede bulunan ekiplerin yangının ilerleyişini takip ettiği ve santral çevresinde gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Kuraklık riski yangın endişelerini artırdı</strong></h3>

<p>İngiltere'de bazı bölgelerde uzun süredir yağış görülmemesi, <strong>orman yangını</strong> riskini artıran faktörler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Ülkede bazı bölgelerin 43 gündür yağış almadığı ve İngiltere'nin yaklaşık yarısında kuraklık riskinin oluştuğu belirtilirken, çevre ajansları ve acil durum yetkilileri yangınların daha sık görülebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-orman-yangini-200-karavanlik-tatil-koyu-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ingilteredeki-orman-yangininda-tatilciler-tahliye-edildi.png" type="image/jpeg" length="55728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı açıkladı: Edremit, Ayvacık ve Kumluca'daki yangınlar kontrol altına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-acikladi-edremit-ayvacik-ve-kumlucadaki-yanginlar-kontrol-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-acikladi-edremit-ayvacik-ve-kumlucadaki-yanginlar-kontrol-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden beri çıkan 115 yangından 110'unun kontrol altına alındığını açıkladı. Edremit, Ayvacık ve Kumluca yangınları söndürülürken; Alanya ve Gömeç'te müdahale sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim Yumaklı</strong>, Orman Genel Müdürlüğü Yangın Yönetim Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye genelinde devam eden orman ve arazi yangınlarına ilişkin son verileri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Bakan Yumaklı, dünden bu yana <strong>69’u orman dışı olmak üzere toplam 115 yangına</strong> müdahale edildiğini belirterek, bu yangınlardan <strong>110’unun tamamen kontrol altına alındığını</strong> duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Üç noktad yangın söndürüldü</strong></h2>

<p>Yürütülen yoğun hava ve kara operasyonları sonucunda kritik bölgelerdeki alevlerin önünün kesildiğini belirten Yumaklı, <i>"Balıkesir-Edremit, Çanakkale-Ayvacık ve Antalya-Kumluca yangınları tamamen kontrol altına alındı"</i> dedi.</p>

<p>Devam eden diğer yangınlara ilişkin detayları paylaşan Bakan Yumaklı, Balıkesir-Gömeç, Antalya-Kaş ve Muğla-Seydikemer yangınlarında ekiplerin gece boyunca karadan, gün ışığıyla birlikte de havadan müdahalelerini kesintisiz sürdürdüğünü ifade etti. Gece saat 02.00 sıralarında Muğla Fethiye-Üzümlü’deki sık ormanlık alanda çıkan yeni yangına hızla müdahale edildiğini, enerjisinin büyük ölçüde düşürüldüğünü ve soğutma çalışmalarının başladığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Alanya'da Rüzgar Hızı Saatte 84 Kilometreye Ulaştı</strong></h2>

<p>Dün akşam saatlerinde başlayan Antalya-Alanya yangınındaki zorlu şartlara dikkati çeken Yumaklı, rüzgarın müdahale ekipleri üzerinde büyük risk oluşturduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Alanya'da saat 23.00 sıralarında rüzgarın hızı saatte 84 kilometreye kadar çıktı. Rüzgarın kararsız esmesi arkadaşlarımızın cephe hattını sağlıklı kurmasını zorlaştırdı. Tecrübeli ekiplerimiz sabaha kadar çok farklı stratejilerle yangının aşırı yayılmasını engelledi. Ancak tehlike henüz geçmiş değil; müdahalelerimiz gün boyunca sürecek.</i></p>
</blockquote>

<p>Mücadelenin son ateş sönene kadar süreceğini vurgulayan Bakan Yumaklı, sahada <strong>21</strong> yangın Söndürme uçağı <strong>69</strong> helikopter yaklaşık <strong>500</strong> arazöz <strong>3 bin 500den fazla</strong> orman personelinin çalıştığını aktardı.</p>

<h2><strong>Kıyı şeridi için uyarı</strong></h2>

<p>Düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgarın yangın riskini tırmandırdığını hatırlatan Yumaklı; özellikle <strong>Çanakkale’den Mersin’e kadar uzanan tüm kıyı şeridinde</strong> şiddetli rüzgarın etkili olacağını belirterek vatandaşlara şu çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Vatandaşlarımızdan dışarıda ateş yakmamalarını ve ateşe sebep olabilecek hiçbir faaliyette bulunmamalarını önemle rica ediyoruz. Yangınların yüzde 70'ten fazlası orman dışında başlayıp ormana sıçrıyor. Ayrıca yangın söndürme uzmanlık gerektirir; kamu görevlilerinin yönlendirmeleri dışında hiçbir vatandaşımızın yangın alanlarına girmemesini özellikle istirham ediyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-acikladi-edremit-ayvacik-ve-kumlucadaki-yanginlar-kontrol-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260730-42101590-42101586-b-a-l-i-k-e-s-i-r-e-d-r-e-m-i-t-c-a-n-a-k-k-a-l-e-a-y-v-a-c-i-k-a-n-t-a-l-y-a-k-u-m-l-u-c-a-y-a-n-g-i-n-l-a-r-i-t-a-m-a-m-e-n-k-o-n-t-r-o-l-a-l-t-i-n-a-a-l-i-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="45969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir Valisi Ustaoğlu: Gömeç ve Ayvalık’ta yangından 1250 hektar alan etkilendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/balikesir-valisi-ustaoglu-gomec-ve-ayvalikta-yangindan-1250-hektar-alan-etkilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/balikesir-valisi-ustaoglu-gomec-ve-ayvalikta-yangindan-1250-hektar-alan-etkilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Gömeç ve Ayvalık'ta devam eden orman yangınında 1250 hektarlık alanın etkilendiğini açıkladı. Altınoluk yangını kontrol altına alınırken, tahliye edilen 53 vatandaş KYK yurtlarına yerleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir’in Edremit, Gömeç ve Ayvalık ilçelerinde etkili olan orman yangınlarına müdahale aralıksız sürerken, Balıkesir Valisi <strong>İsmail Ustaoğlu</strong> afet bölgesinde yürütülen çalışmalara ve son duruma ilişkin kritik açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Edremit ilçesi Altınoluk Mahallesi Şahindere mevkiinde başlayan yangının tamamen <strong>kontrol altına alındığını</strong> ve soğutma çalışmalarının sürdüğünü müjdeleyen Vali Ustaoğlu, Gömeç ve Ayvalık kırsalındaki alevlerle mücadelenin ise hava ve kara unsurlarıyla devam ettiğini söyledi.</p>

<h2><strong>1250 hektarlık alan etkilendi: İki köy tedbiren tahliye edildi</strong></h2>

<p>Gömeç ilçesi Kumgedik Mahallesi’nde başlayan ve rüzgarın şiddetiyle 7 mahalle kırsalına yayılan yangının boyutuna değinen Vali Ustaoğlu, yer yer yanmamış cepler bulunmakla birlikte <strong>tahminen 1250 hektarlık bir alanın yangından etkilendiğini</strong> değerlendirdiklerini belirtti.</p>

<p>Tahliye süreçlerine ve vatandaşların durumuna dair detayları paylaşan Ustaoğlu şu bilgileri aktardı:</p>

<p><i>"Gece yarısı Hacıveliler ve Tıfıllar köylerimizde vatandaşlarımızı tedbir amaçlı tahliye ettik. 53 vatandaşımızı KYK yurtlarına yerleştirdik. Allah'a şükürler olsun köylerimizde herhangi bir can kaybı, zarar veya ziyan yaşanmadı; alevler yerleşim yerlerinin hemen kenarında durduruldu."</i></p>

<p>Söndürme çalışmalarında <strong>6 helikopter, 5 yangın söndürme uçağı, 44 arazöz</strong>, çok sayıda su ikmal aracı, itfaiye ve vatandaşların su tankerleriyle birlikte 900’ü aşkın personelin görev yaptığı bildirildi.</p>

<h2><strong>"En büyük tehdit rüzgar, nem oranının yüksek olması avantaj"</strong></h2>

<p>Sahadaki hava şartlarını değerlendiren Vali Ustaoğlu, en büyük zorluğun şiddetli rüzgar olduğunu belirterek; <i>"Şu an nem oranı biraz yüksek, bu durum bizim için avantaj teşkil ediyor. Rüzgarın da etkisini azaltmasıyla birlikte yangını kısa sürede kontrol altına almayı umuyoruz"</i> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının tamamen söndürülmesinin ardından AFAD, UMKE ve Tarım İl Müdürlüğü ekiplerince hasar ve zarar-ziyan tespit çalışmalarına başlanacağını kaydeden Ustaoğlu, devletin tüm kurumlarıyla sahadaki koordinasyonu sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Açıklamasının ardından Vali İsmail Ustaoğlu; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı <strong>Belgin Uygur</strong>, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, Balıkesir Orman Bölge Müdürü Musa Şen, Balıkesir İl Jandarma Komutanı Albay Murat Özer, Ayvalık Kaymakamı Ömer Çimşit ve Gömeç Kaymakamı Mehmet Nesip Mahir ile birlikte yangından etkilenen Tıfıllar Mahallesi’ne geçerek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/balikesir-valisi-ustaoglu-gomec-ve-ayvalikta-yangindan-1250-hektar-alan-etkilendi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/vali-ustaoglu-altinoluk-taki-yangin-bolgesinde-incelemelerde-bulundu-1785339176-147-small.jpg" type="image/jpeg" length="68523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bebeklikte şeker kısıtlaması beyni gelecekte demanstan koruyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bebeklikte-seker-kisitlamasi-beyni-gelecekte-demanstan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bebeklikte-seker-kisitlamasi-beyni-gelecekte-demanstan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de 65 bin kişi üzerinde yapılan araştırma, yaşamın ilk iki yılında şeker tüketimini kısıtlamanın yaşlılıkta demans riskini yüzde 23 azalttığını ve hastalığın ortaya çıkışını 2,5 yıl geciktirdiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşamın ilk iki yılında şeker tüketimini sınırlandırmanın, ilerleyen yaşlarda beyin sağlığı üzerinde koruyucu bir kalkan oluşturduğu ve demans (bunama) riskini belirgin oranda düşürdüğü tespit edildi.</p>

<p>Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada, Birleşik Krallık merkezli geniş kapsamlı <strong>UK Biobank</strong> veritabanına kayıtlı yaklaşık <strong>65 bin kişinin</strong> sağlık profilleri ve geçmiş beslenme verileri detaylıca incelendi.</p>

<h2><strong>Şeker kısıtlaması döneminde doğanlarda demans riski yüzde 23 daha düşük</strong></h2>

<p>Araştırmada, İngiltere'de İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulanan şeker kısıtlaması ve bu kısıtlamanın kaldırılmasının ardından toplumun beslenme alışkanlıklarında yaşanan şeker artışının uzun vadeli etkileri analiz edildi.</p>

<p>Elde edilen bulgulara göre hayatlarının ilk iki yılında şeker kısıtlaması döneminde büyüyen bireylerde, ilerleyen yaşlarda <strong>bunama görülme oranının yüzde 23 düştüğü</strong> saptandı. Bu gruptaki kişilerde demans teşhisinin, kısıtlamaya maruz kalmayan gruba kıyasla ortalama <strong>2,5 yıl daha geç</strong> konulduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>"Erken yaştaki beslenme beyin sağlığı için kalıcı fayda sağlıyor"</strong></h2>

<p>Araştırma ekibinde yer alan bilim insanı <strong>Jiazhen Zheng</strong>, elde edilen sonuçların erken çocukluk dönemi beslenmesinin hayat boyu süren nörolojik etkilerini gözler önüne serdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bulgularımız, yaşamın en erken dönemlerinde şeker tüketimini sınırlamanın beyin sağlığı için kalıcı ve uzun vadeli faydalar sağlayabileceğini açıkça gösteriyor."</i></p>
</blockquote>

<p>Uzmanlar, bebeklik ve erken çocukluk evresindeki düşük şekerli beslenme modelinin yalnızca metabolik sağlığı korumakla kalmayıp, sinir sisteminin gelişim dönemindeki hücresel yıpranmayı da engelleyerek yaşlılık döneminde beyni nörodejeneratif hastalıklara karşı daha dirençli kıldığını vurguluyor.</p>

<p>Söz konusu araştırmanın detaylı sonuçları, nöroloji alanının saygın bilimsel yayınlarından <strong>Neurology</strong> dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bebeklikte-seker-kisitlamasi-beyni-gelecekte-demanstan-koruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-30t120628786.jpg" type="image/jpeg" length="74331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabiha Gökçen Havalimanı Avrupa'da büyüme sıralamasında ilk sırada yer aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sabiha-gokcen-havalimani-avrupada-buyume-siralamasinda-ilk-sirada-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sabiha-gokcen-havalimani-avrupada-buyume-siralamasinda-ilk-sirada-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabiha Gökçen Havalimanı, 2026 yılının ilk yarısındaki yolcu trafiği artışıyla Avrupa'nın büyük havalimanları arasında büyüme lideri oldu. Havalimanı, yolcu sayısını yüzde 6,4 artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı</strong>, Uluslararası Havalimanları Konseyi Avrupa (<strong>ACI Europe</strong>) tarafından yayımlanan 2026 yılının ilk yarısına ilişkin hava trafiği raporunda önemli bir başarı elde etti. Havalimanı, "Major Airports" (Büyük Havalimanları) kategorisinde Avrupa'nın en hızlı büyüyen havalimanı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ tarafından yapılan açıklamaya göre, Sabiha Gökçen Havalimanı yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yolcu sayısını yüzde 6,4 artırdı. Havalimanı, 40 milyonun üzerinde yolcu ağırlayan Avrupa havalimanları arasında en yüksek büyüme oranına sahip oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sabiha Gökçen'in yolcu trafiği artış gösterdi</strong></h2>

<p>ACI Europe raporunda yer alan verilere göre, Avrupa genelindeki <strong>havalimanları</strong>nda yolcu trafiği 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 yükseldi.</p>

<p>Avrupa havalimanlarında yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,3 olarak gerçekleşen büyüme oranı, ikinci çeyrekte yüzde 1,3 seviyesinde oldu. Aynı dönemde iç hat yolcu trafiğinde yüzde 3, uluslararası yolcu trafiğinde ise yüzde 2,5 artış yaşandı.</p>

<h3><strong>Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme kaydetti</strong></h3>

<p>Türkiye genelindeki havalimanlarında <strong>yolcu</strong> trafiği yılın ilk altı ayında yüzde 2,8 arttı. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yüzde 6,4'lük büyüme oranı, hem Avrupa hem de Türkiye genelindeki artış oranlarını geride bıraktı.</p>

<p>Havalimanının yolcu trafiğindeki yükselişi, Avrupa'daki büyük havalimanları kategorisindeki sıralamasına da yansıdı. Sabiha Gökçen, bu kategoride en yüksek büyüme oranına ulaşan havalimanı oldu.</p>

<h3><strong>Avrupa'daki büyük havalimanları sıralaması açıklandı</strong></h3>

<p>ACI Europe raporuna göre, "<strong>Major Airports</strong>" kategorisinde Sabiha Gökçen Havalimanı'nın ardından yüzde 4,4 büyümeyle Barselona Havalimanı, yüzde 4,2 büyümeyle Madrid Havalimanı yer aldı.</p>

<p>Listede İstanbul Havalimanı yüzde 1,6 büyüme oranıyla, Roma Fiumicino Havalimanı ise yüzde 0,3 büyümeyle sıralandı. Sabiha Gökçen Havalimanı, yılın ilk yarısındaki performansıyla Avrupa'nın önde gelen havalimanları arasında büyüme oranıyla öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sabiha-gokcen-havalimani-avrupada-buyume-siralamasinda-ilk-sirada-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/istanbul-sabiha-gokcen-havalimani-avrupanin-en-hizli-buyuyen-havalimani-oldu.png" type="image/jpeg" length="95282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmit ve Dilovası'ndaki firmalara çevre cezası: Toplam tutar 5,4 milyon lirayı aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmit-ve-dilovasindaki-firmalara-cevre-cezasi-toplam-tutar-54-milyon-lirayi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmit-ve-dilovasindaki-firmalara-cevre-cezasi-toplam-tutar-54-milyon-lirayi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de çevre cezası kapsamında, İzmit ve Dilovası ilçelerinde çevre mevzuatına aykırı hareket ettiği belirlenen iki firmaya toplam 5 milyon 474 bin 757 lira idari para cezası verildi. Aynı toplantıda toplu taşıma denetimlerine ilişkin cezalar da karara bağlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kocaeli</strong>'de <strong>çevre cezası</strong> kararı, Büyükşehir Belediyesi İl Encümen Toplantısı'nda alındı. Kent genelinde gerçekleştirilen denetimlerde çevre mevzuatına aykırı uygulamalar tespit edilen İzmit ve Dilovası'nda faaliyet gösteren iki firmaya toplam 5 milyon 474 bin 757 lira idari para cezası uygulanması onaylandı. Toplantıda ayrıca toplu taşıma araçlarına yönelik denetimlerin sonuçları da açıklandı.</p>

<h2><strong>Kocaeli'de çevre cezası kararı encümende onaylandı</strong></h2>

<p>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, İl Encümen Toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Hafriyat Denetim Şube Müdürlüğü ekiplerinin kent genelinde yürüttüğü denetimlerde hazırlanan işlemler değerlendirildi. Çevre mevzuatına aykırı uygulamalara ilişkin idari para cezaları encümen kararıyla onaylandı.</p>

<h3><strong>İzmit ve Dilovası'ndaki iki firmaya milyonlarca lira ceza</strong></h3>

<p>Denetimlerde tespit edilen aykırılıklar nedeniyle İzmit ilçesinde faaliyet gösteren bir firmaya 3 milyon 128 bin 439 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi.</p>

<p>Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren bir firmaya ise 2 milyon 346 bin 318 lira idari para cezası verilmesi encümen tarafından onaylandı.</p>

<p>Böylece çevre mevzuatına aykırı uygulamalar nedeniyle iki firmaya uygulanan toplam idari para cezası 5 milyon 474 bin 757 lira oldu.</p>

<h3><strong>Çevre mevzuatına aykırı uygulamalar denetimlerde belirlendi</strong></h3>

<p>İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Hafriyat Denetim Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kent genelinde gerçekleştirilen denetimlerde çevre mevzuatına aykırı uygulamalar tespit edildi.</p>

<p>Hazırlanan denetim raporlarının değerlendirilmesinin ardından iki firmaya yönelik idari para cezaları İl Encümeni tarafından karara bağlandı.</p>

<h3><strong>Toplu taşıma denetimlerinde de ceza uygulandı</strong></h3>

<p>İl Encümen Toplantısı'nda yalnızca çevre denetimlerine ilişkin kararlar değil, toplu taşıma denetimlerinin sonuçları da ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamaya göre, toplu taşıma denetimleri kapsamında 146 toplu taşıma aracına toplam 540 bin 930 lira ceza uygulandı.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesinin paylaştığı bilgilere göre, hem çevre mevzuatına ilişkin denetimler hem de toplu taşıma kontrolleri sonucunda alınan idari yaptırım kararları İl Encümen Toplantısı'nda onaylanarak yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmit-ve-dilovasindaki-firmalara-cevre-cezasi-toplam-tutar-54-milyon-lirayi-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/izmit-ve-dilovasindaki-firmalara-cevre-cezasi.png" type="image/jpeg" length="40995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağır cezalar etkili oldu: Trafikte saldırı olayları yüzde 51 azaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/agir-cezalar-etkili-oldu-trafikte-saldiri-olaylari-yuzde-51-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/agir-cezalar-etkili-oldu-trafikte-saldiri-olaylari-yuzde-51-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikle trafikte magandalığa getirilen 180 bin TL ceza ve men kararları etkisini gösterdi. Trafikteki yaralama, tehdit ve hakaret olayları yüzde 51,6 oranında azaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trafikte yaşanan kasten yaralama, tehdit ve hakaret gibi asayiş olaylarında, sert caydırıcı yaptırımların ve yoğunlaştırılan denetimlerin ardından geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 51,6 oranında büyük bir düşüş</strong> kaydedildi.</p>

<p>Kamuoyunda "trafikte magandalık" ve "saldırgan sürüş" olarak bilinen eylemlerin önüne geçmek amacıyla hazırlanan <strong>7574 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</strong>, 27 Şubat 2026 tarihinde <a href="http://resmigazete.gov.tr" rel="nofollow">Resmî Gazete</a>’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 id="p-rc_168c97b7f06701cd-143"><strong>Saldırgan sürücüye 180 bin TL ceza ve çifte men</strong></h2>

<p id="p-rc_168c97b7f06701cd-144">Söz konusu yasal düzenlemeyle birlikte trafikte güvenlik felsefesi kökten değişti. Trafikte başka bir aracı saldırı amacıyla ısrarla takip eden veya bu amaçla araçtan inerek taşkınlık yapan sürücülere yönelik ağır yaptırımlar getirildi. Bu kapsamda <strong>180 bin TL</strong> idari para cezası, aracın <strong>30 gün süreyle</strong> trafikten menedilmesi, sürücü belgesinin <strong>60 gün süreyle</strong> geri alınması öngörülüyor.</p>

<p id="p-rc_168c97b7f06701cd-148">hükme bağlandı. Ayrıca sürücü belgesi geri alınan kişilere psikoteknik değerlendirme zorunluluğu da getirildi.</p>

<h2><strong>Olay sayısı 4 bin 806'dan 2 bin 328'e geriledi</strong></h2>

<p>Yasal düzenlemenin sahada tavizsiz uygulanması amacıyla İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong>'nin talimatıyla 81 ilde denetimler en üst seviyeye çıkarıldı. Kamuoyuna yansıyan şiddet görüntülerinin ardından güvenlik güçlerine süratli müdahale talimatı verildi.</p>

<p>Alınan sıkı tedbirler ve rekor cezalar kısa sürede istatistiklere yansıdı. Emniyet Genel Müdürlüğü polis sorumluluk bölgesinde: <strong>27 Şubat - 28 Temmuz 2025</strong> tarihlerinde <strong>4 bin 806</strong> olarak kayıtlara geçen olay sayısı, <strong>27 Şubat - 28 Temmuz 2026</strong> döneminde <strong>2 bin 328'e</strong> geriledi.</p>

<p id="p-rc_168c97b7f06701cd-149">Böylece trafikte yaşanan kasten yaralama, tehdit ve hakaret olayları <strong>2 bin 478 azalarak</strong> geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 51,6 oranında geriledi</strong>.</p>

<h2 id="p-rc_168c97b7f06701cd-150"><strong>Denetimler 81 İlde Kesintisiz Sürecek</strong></h2>

<p id="p-rc_168c97b7f06701cd-151">İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre; sürücülerin ve yolcuların can güvenliğini tehdit eden, kamu düzenini bozan saldırgan davranışlara karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilecek. Uygulama ve denetimlerin 81 il genelinde gece-gündüz kesintisiz sürdürüleceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/agir-cezalar-etkili-oldu-trafikte-saldiri-olaylari-yuzde-51-azaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-9df036916db45364697eec5d8ba6824b.webp" type="image/jpeg" length="99666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul İstinaf Mahkemesi: 10 yılda 2 milyon 320 bin dosyada karar verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-istinaf-mahkemesi-10-yilda-2-milyon-320-bin-dosyada-karar-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-istinaf-mahkemesi-10-yilda-2-milyon-320-bin-dosyada-karar-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, faaliyete geçtiği 2016 yılından bu yana milyonlarca dosyayı inceledi. İstinaf mahkemesinde 2 milyon 320 bin 142 dosya sonuçlandırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi</strong>, faaliyete geçtiği 20 Temmuz 2016'dan bu yana milyonlarca dosyanın incelemesini tamamladı. İlk derece mahkemelerinin kararlarını inceleyen istinaf mahkemesi, bugüne kadar gelen 2 milyon 694 bin 35 dosyanın 2 milyon 320 bin 142'sini karara bağladı.</p>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yargıdaki iş yükünün azaltılması ve yerel mahkemeler tarafından verilen kararların yeniden değerlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. <strong>Mahkeme</strong>de 37 ceza ve 64 hukuk dairesi olmak üzere toplam 101 daire görev yapıyor.</p>

<h2><strong>Hukuk dairelerinde 1,2 milyon dosya sonuçlandırıldı</strong></h2>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerine 2016 yılından bu yana toplam 1 milyon 493 bin 414 dosya ulaştı. Bu dosyalar hakkında onama, bozma, görevsizlik, yetkisizlik ve birleştirme kararları verildi.</p>

<p>Hukuk dairelerinde 10 yıllık süreçte 1 milyon 247 bin 938 dosya karara bağlandı. 2026 yılı içinde hukuk dairelerine gelen yeni dosya sayısı ise 116 bin 429 olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ceza dairelerinde 1 milyonun üzerinde dosya karara bağlandı</strong></h3>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi <strong>ceza daireleri</strong>ne 2016'dan itibaren ulaşan dosya sayısı 1 milyon 200 bin 621 oldu. Ceza dosyalarında da onama, bozma, görevsizlik, yetkisizlik ve birleştirme yönünde kararlar verildi.</p>

<p>Ceza daireleri, 10 yıllık dönemde toplam 1 milyon 72 bin 204 dosyayı sonuçlandırdı. 2026 yılında ceza dairelerine gelen yeni dosya sayısı ise 107 bin 567 olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>İstinafta 212 FETÖ dosyasının incelemesi sürüyor</strong></h3>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, <strong>hukuk</strong> ve ceza dairelerine gelen toplam 2 milyon 694 bin 35 dosyanın 2 milyon 320 bin 142'si hakkında karar verildi.</p>

<p>Öte yandan FETÖ soruşturmaları kapsamında açılan dosyaların önemli bölümünün karara bağlandığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, incelemesi devam eden 212 FETÖ dosyasının bulunduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-istinaf-mahkemesi-10-yilda-2-milyon-320-bin-dosyada-karar-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-10-yilda-2-milyondan-fazla-dosyayi-karara-bagladi.png" type="image/jpeg" length="85739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivasspor’da hedef play-off: İsmet Taşdemir transfer tahtasına kilitlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sivassporda-hedef-play-off-ismet-tasdemir-transfer-tahtasina-kilitlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sivassporda-hedef-play-off-ismet-tasdemir-transfer-tahtasina-kilitlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, Kayseri kampında yaptığı açıklamada transfer tahtasının açılması halinde hedeflerinin play-off potası olduğunu belirtti. Taşdemir, yıldız oyuncu Rey Manaj'ın da takımda kaldığını doğruladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig ekiplerinden <strong>Ekenler Beton Sivasspor</strong>, 2026-2027 sezonu hazırlıklarına Kayseri Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde gerçekleştirdiği antrenmanlarla devam ediyor.</p>

<p>Kırmızı-beyazlı ekibin deneyimli teknik direktörü <strong>İsmet Taşdemir</strong>, kamp sürecini, takımın son durumunu ve transfer tahtasındaki belirsizliği Anadolu Ajansı’na değerlendirdi. Taşdemir, transfer engelinin kalkması ve gerekli takviyelerin yapılması halinde ana hedeflerinin sezonu play-off potasında tamamlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="A A 20260730 42101010 42101009 S I V A S S P O R D A I L K H E D E F P L A Y O F F A K A L M A K" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260730-42101010-42101009-s-i-v-a-s-s-p-o-r-d-a-i-l-k-h-e-d-e-f-p-l-a-y-o-f-f-a-k-a-l-m-a-k.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"A, B ve C planlarımızı hazırladık"</strong></h2>

<p>Kamp ortamından son derece memnun kaldıklarını ve geç toplanmalarına rağmen çalışmaların büyük bölümünü tamamladıklarını belirtip takım kurgusuna değinen İsmet Taşdemir, transfer yasağına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Transfer tahtasının açılması için yönetimimiz ve şehrin önde gelenleri yoğun bir çaba sarf ediyor. Biz de teknik ekip olarak A, B ve C planlarımızı hazırladık. Tahta açılmazsa nasıl bir yol izleyeceğimiz, gençlerimizi ne kadar kullanıp onlara ne kadar sorumluluk yükleyebileceğimiz üzerine çalışıyoruz. Diğer taraftan tahta açılırsa kimleri alabileceğimizin hazırlığını yaptık. Ancak dürüst olmak gerekirse şu an için süreç zor görünüyor. Yine de elimizdeki mevcut kadroyla iyi bir kamp dönemi geçirdik ve lige hazırız diyebilirim."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>"Transfer açılırsa hedef play-off potası"</strong></h2>

<p>Sivasspor’un Türk futbolundaki köklü geçmişine vurgu yapan tecrübeli çalıştırıcı, kulübün geçici bir darboğazdan geçtiğini ancak buradan güçlenerek çıkacağını belirterek hedeflerini şöyle özetledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sivasspor yıllarca Süper Lig'de başarılı sezonlar geçirmiş bir camia. Kulüplerde zaman zaman böyle sıkıntılar yaşanabilir. Amacımız bu süreci olabildiğince çabuk atlatmak. Kadromuz kısıtlı, hatta kamp sürecinde iki sağ bekimiz birden sakatlandı. Eğer transfer tahtamız açılır ve gerekli noktalara takviye yapabilirsek, sezonu en azından play-off potası içinde tamamlamak istiyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Rey Manaj takımda kaldı: "Mücadele etmeyi tercih etti"</strong></h2>

<p>Takımın yıldız golcüsü <strong>Rey Manaj</strong>’ın geleceğine de değinen Taşdemir, oyuncunun takımdaki duruşunu takdir ederek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Rey Manaj çok kaliteli bir oyuncu. Birçok talibi olmasına rağmen Sivas’ta kalmayı ve Sivas için mücadele etmeyi tercih etti. İnşallah bu istek ve arzusu sahaya da yansıyacaktır. Ancak sadece Manaj ile olmuyor; sonuçta oyun 11 kişiyle oynanıyor. Bu döngüyü çok doğru şekilde oturtmamız şart."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sivassporda-hedef-play-off-ismet-tasdemir-transfer-tahtasina-kilitlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260730-42101010-42101007-s-i-v-a-s-s-p-o-r-d-a-i-l-k-h-e-d-e-f-p-l-a-y-o-f-f-a-k-a-l-m-a-k.jpg" type="image/jpeg" length="32605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PMYO 2026 başvuruları ne zaman başlayacak? Polislik için TYT kaç puan gerekir? PMYO boy şartı ve başvuru takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pmyo-2026-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-polislik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pmyo-2026-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-polislik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 PMYO taban puanları belli oldu mu? YKS 2026 sonuçlarının açıklanmasının ardından polis olmayı hedefleyen adaylar PMYO taban puanları 2026, TYT polislik puanı, başvuru tarihleri ve başvuru şartlarını araştırıyor. Peki polislik için TYT'den kaç puan gerekir, 2026 PMYO başvuruları ne zaman başlayacak ve Polis Akademisi başvuru kılavuzu yayımlandı mı? İşte resmî açıklamalar doğrultusunda son durum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS 2026 sonuçlarının açıklanmasının ardından <strong>Polis Meslek Yüksekokulu (PMYO)</strong> başvurularına hazırlanan adaylar, <strong>2026 PMYO taban puanları</strong>, <strong>TYT polislik puanı</strong>, başvuru tarihleri ve başvuru şartlarına ilişkin araştırmalarını sürdürüyor. Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yayımlanacak 2026 PMYO başvuru kılavuzu beklenirken, adaylar polislik başvurularında uygulanacak TYT puan barajı, yaş ve boy şartı ile fiziki yeterlilik sürecine ilişkin ayrıntıları merak ediyor.</p>

<h2><strong>2026 PMYO Taban Puanları Belli Oldu Mu?</strong></h2>

<p>30 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla <strong>2026 PMYO taban puanları</strong> Polis Akademisi Başkanlığı tarafından henüz açıklanmadı.</p>

<p>Polis Meslek Yüksekokulu başvurularında uygulanacak taban puan, kontenjan sayısı, başvuru takvimi ve diğer şartlar, Polis Akademisi tarafından yayımlanacak resmî başvuru kılavuzuyla kesinleşecek.</p>

<p>Bu nedenle adayların yalnızca Polis Akademisi Başkanlığının resmî duyurularını takip etmeleri gerekiyor.</p>

<p><img alt="Sağlık gerekçesiyle meslekten çıkarılan polisler genel idare hizmetleri sınıfına atanacak" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-39664a8f9756ed2f367d91313567e6cc.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Polislik İçin TYT'den Kaç Puan Gerekiyor?</strong></h3>

<p>2026 yılına ilişkin resmî puan şartı henüz ilan edilmedi.</p>

<p>Ancak önceki yıllarda yayımlanan PMYO başvuru kılavuzları dikkate alındığında, genel adaylar için <strong>en az 250 ham TYT puanı</strong>, şehit veya vazife malulü olanların eş ve çocukları için ise <strong>200 ham TYT puanı</strong> şartı uygulanmıştı.</p>

<p>2026 yılında uygulanacak puan barajı ise Polis Akademisi Başkanlığının yayımlayacağı resmî ilanla netlik kazanacak.</p>

<h3><strong>PMYO Başarı Puanı Nasıl Hesaplanıyor?</strong></h3>

<p>PMYO'ya başvurabilmek için yalnızca TYT puanını almak yeterli olmuyor.</p>

<p>Başvurusu kabul edilen adaylar, fiziki yeterlilik sınavına ve sözlü mülakata katılıyor. Nihai yerleştirme puanı ise farklı aşamalardan alınan puanların belirli oranlarda hesaplanmasıyla oluşturuluyor.</p>

<h3>Nihai başarı puanı şu şekilde hesaplanıyor:</h3>

<ul>
 <li>
 <p>TYT ham puanının <strong>%25'i</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Fiziki yeterlilik sınavı puanının <strong>%25'i</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Sözlü mülakat puanının <strong>%50'si</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu hesaplamanın ardından adaylar başarı puanlarına göre sıralanıyor ve kontenjan dâhilinde PMYO'ya yerleştiriliyor.</p>

<h3><img alt="Polis3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/polis3.webp" width="864" /></h3>

<h3><strong>2026 PMYO Başvuruları Ne Zaman Başlayacak?</strong></h3>

<p>2026 yılı PMYO başvuru takvimi henüz Polis Akademisi Başkanlığı tarafından duyurulmadı.</p>

<p>Önceki yıllardaki başvuru takvimi dikkate alındığında, ön başvuruların <strong>Ağustos ayının ilk haftasında</strong> başlaması bekleniyor. Ancak başvuru tarihleri kesinleşmiş değil.</p>

<p>Resmî başvuru tarihleri ve başvuru ekranı, Polis Akademisi Başkanlığının yayımlayacağı başvuru kılavuzu ile ilan edilecek.</p>

<h3><strong>PMYO Başvurusu Nasıl Yapılacak?</strong></h3>

<p>Başvuru sürecinin başlamasının ardından adaylar, Polis Akademisi Başkanlığının resmî internet sistemi üzerinden ön başvurularını gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Başvurunun ardından şartları sağlayan adaylar, fiziki yeterlilik sınavı, sözlü mülakat ve güvenlik soruşturması gibi aşamalara katılacak.</p>

<p>Tüm süreç, Polis Akademisinin yayımlayacağı resmî başvuru kılavuzunda yer alan takvim doğrultusunda yürütülecek.</p>

<h3><img alt="sözleşme anlaşma çalışma" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-169b3e7cf114500e44784b52ae86ca86-1.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>2026 PMYO Başvuru Şartları Neler?</strong></h3>

<p>Polis Akademisinin önceki yıllarda uyguladığı kriterlere göre adaylarda şu temel şartlar aranıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınavın yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla <strong>18 yaşını tamamlamış ve 26 yaşından gün almamış olmak.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>İlanda belirtilen <strong>TYT ham puanını</strong> almak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erkek adaylarda <strong>en az 167 cm</strong>, kadın adaylarda <strong>en az 162 cm</strong> boya sahip olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beden Kitle İndeksi (BKİ)</strong> değerinin <strong>18 ile 27</strong> arasında bulunması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Silah taşımaya engel hukuki bir durumunun bulunmaması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yazlık üniforma giyildiğinde görünen bölgelerde yönetmeliğe aykırı dövme veya kalıcı izin bulunmaması.</p>
 </li>
</ul>

<p>2026 yılına ilişkin kesin başvuru şartları ise Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yayımlanacak resmî kılavuzla kesinleşecek.</p>

<h3><strong>2026 PMYO Taban Puanları Ne Zaman Kesinleşecek?</strong></h3>

<p>PMYO 2026 taban puanı, kontenjan sayısı, başvuru tarihleri ve diğer tüm ayrıntılar, Polis Akademisi Başkanlığının yayımlayacağı resmî başvuru ilanıyla açıklanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuru sürecinde herhangi bir hak kaybı yaşanmaması için adayların yalnızca resmî kurum tarafından yapılan açıklamaları esas alarak işlemlerini belirtilen tarihler içerisinde tamamlamaları gerekiyor.</p>

<p><img alt="Polis2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/polis2.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 PMYO Başvuru Süreci</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>2026 PMYO taban puanları <strong>henüz açıklanmadı.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Kesin puan barajı Polis Akademisi tarafından ilan edilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçmiş yıllarda genel adaylar için <strong>250 ham TYT puanı</strong> uygulanmıştı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şehit veya vazife malulü eş ve çocukları için önceki yıllarda <strong>200 ham TYT puanı</strong> şartı uygulanmıştı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuruların önceki yıllardaki takvime benzer şekilde <strong>Ağustos ayında</strong> başlaması bekleniyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru süreci Polis Akademisinin resmî internet sistemi üzerinden yürütülecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>YKS 2026 sonuçlarının açıklanmasının ardından PMYO başvuru sürecine ilişkin araştırmalar hız kazandı. Polis Akademisi Başkanlığı tarafından 2026 PMYO başvuru kılavuzu henüz yayımlanmazken, taban puanı, kontenjan, başvuru tarihleri ve diğer şartlara ilişkin kesin bilgiler resmî ilanla duyurulacak. Başvuru sürecine ilişkin gelişmeler açıklandıkça haberde yer alan bilgiler güncellenecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pmyo-2026-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-polislik</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/emniyet-genel-mudurlugu-duyurdu-binlerce-polisin-gorev-yeri-degisti.jpg" type="image/jpeg" length="91618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğanın Kanunu yeni bölüm fragmanı çıktı mı? Doğanın Kanunu 9. bölüm ne zaman? Doğanın Kanunu son bölüm nereden izlenir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/doganin-kanunu-yeni-bolum-fragmani-cikti-mi-doganin-kanunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/doganin-kanunu-yeni-bolum-fragmani-cikti-mi-doganin-kanunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğanın Kanunu 9. bölüm fragmanı yayınlandı mı? Star TV ekranlarında yayınlanan dizinin son bölümünün ardından izleyiciler Doğanın Kanunu yeni bölüm fragmanı, yeni bölüm tarihi ve 9. bölüm tanıtımına ilişkin gelişmeleri araştırıyor. Peki Doğanın Kanunu 9. bölüm fragmanı yayımlandı mı, yeni bölüm tanıtımı ne zaman paylaşılacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Star TV ekranlarında yayınlanan <strong>Doğanın Kanunu</strong>, 29 Temmuz 2026 tarihinde izleyiciyle buluşan son bölümünde yaşanan gelişmelerin ardından gündemde yer aldı. Bölümde Yaman'ın geçmişiyle yüzleşmesi, Doğa ile ilişkisine dair aldığı karar ve final sahnesinde yaşanan olaylar dikkat çekti. Son bölümün ardından izleyiciler, <strong>"Doğanın Kanunu 9. bölüm fragmanı yayınlandı mı?"</strong> ve <strong>"Yeni bölüm fragmanı ne zaman yayınlanacak?"</strong> sorularına yanıt aramaya başladı.</p>

<h2><strong>Doğanın Kanunu 9. Bölüm Fragmanı Yayınlandı Mı?</strong></h2>

<p>30 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla <strong>Doğanın Kanunu 9. bölüm fragmanı</strong> Star TV tarafından henüz yayımlanmadı.</p>

<p>Kanalın resmî internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yeni bölüm tanıtımına ilişkin herhangi bir paylaşım bulunmuyor. Fragman yayımlandığında yeni bölümde yer alacak sahnelere ilişkin ilk görüntüler de izleyicilerle paylaşılacak.</p>

<p><img alt="doğanın kanunu-1" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-02-104757.png" width="1068" /></p>

<h3><strong>Doğanın Kanunu Yeni Bölüm Fragmanı Ne Zaman Yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Star TV tarafından 9. bölüm fragmanının yayın tarihine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Yeni bölüm tanıtımları, yayıncı kanalın planlamasına göre son bölümün ardından veya yeni bölüm yayın gününe kısa süre kala paylaşılabiliyor. Bu nedenle 9. bölüm fragmanının yayınlanacağı tarih ve saate ilişkin kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Fragmana ilişkin duyurular, Star TV'nin resmî internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılacak.</p>

<p><img alt="doğanın kanunu" class="detail-photo img-fluid" height="782" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-02-104827.png" width="1370" /></p>

<h3><strong>Doğanın Kanunu Son Bölümde Neler Oldu?</strong></h3>

<p>Son bölümde Yaman, geçmişine ilişkin gizlediği gerçeklerin ortaya çıkmasının ardından önemli bir karar aldı. Yaşanan gelişmeler sonrasında Doğa ile yalnızca profesyonel bir ilişki sürdürmek şartıyla çiftliğe geri döndü.</p>

<p>Bu süreçte Doğa'nın çiftliğe kabul ettiği Muzaffer ile Semra'nın gerçek amacı da ortaya çıktı. İkilinin, babalarından kalan mirasın Hulusi Arcalı tarafından ellerinden alındığını düşündükleri ve bu nedenle çiftliğe geldikleri öğrenildi.</p>

<p>Çiftlikte yaşanan gelişmeler, olayların seyrini değiştiren yeni gelişmelere zemin hazırladı.</p>

<h3><strong>Doğanın Kanunu Son Bölüm Finalinde Yaşanan Gelişmeler</strong></h3>

<p>Bölümün finalinde çete üyeleri Doğa'yı bayıltarak kaçırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğa'nın kaçırıldığını fark eden Yaman ise vakit kaybetmeden botla denize açılarak yatın bulunduğu noktaya ulaştı. Aynı sırada Hulusi'ye fidye mesajı gönderildi. Bölüm, Yaman ile Doğa'nın yatta karşı karşıya kaldığı olaylarla sona erdi.</p>

<p><img alt="doğanın kanunu" class="detail-photo img-fluid" height="782" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-02-104840.png" width="1370" /></p>

<h3><strong>9. Bölümde Neler Yaşanacak?</strong></h3>

<p>Doğanın Kanunu'nun 9. bölümüne ilişkin resmî fragman henüz paylaşılmadığı için yeni bölümde yaşanacak gelişmelere ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>9. bölüm fragmanının yayımlanmasının ardından yeni bölümde işlenecek olaylara ilişkin ilk resmî bilgiler de izleyicilerle paylaşılmış olacak.</p>

<p><img alt="doğanın kanunu" class="detail-photo img-fluid" height="1238" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-02-104811.png" width="2078" /></p>

<h3></h3>

<h3><strong>Doğanın Kanunu Hangi Kanalda Yayınlanıyor? Doğanın Kanunu Nereden İzlenir?</strong></h3>

<p><strong>Doğanın Kanunu</strong>, yayın gününde <strong>Star TV</strong> ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Dizinin yayınlanan bölümleri ve yeni bölüm fragmanları, <a href="https://www.startv.com.tr" rel="nofollow">Star TV'nin resmî internet sitesi</a> ile kanalın resmî dijital platformları üzerinden izlenebiliyor. Ayrıca bölüm özetleri ve tanıtım videoları da Star TV'nin resmî sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşılıyor. İzleyiciler, yeni bölüm ve fragman duyurularını bu resmî kanallar üzerinden takip edebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/doganin-kanunu-yeni-bolum-fragmani-cikti-mi-doganin-kanunu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-02-104749.png" type="image/jpeg" length="53885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankırı'da yerin 150 metre altındaki tarihi tuz mağarası etkinlik merkezine dönüştürüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-yerin-150-metre-altindaki-tarihi-tuz-magarasi-etkinlik-merkezine-donusturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-yerin-150-metre-altindaki-tarihi-tuz-magarasi-etkinlik-merkezine-donusturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'da Hititlerden günümüze ulaşan Yer Altı Tuz Şehri'nde yerin 150 metre altında oluşturulan 300 kişilik konferans salonu kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Kapasitesi 600 kişiye çıkarılacak olan dev tuz mağarası sıra dışı atmosferiyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><img alt="A A 20260730 42101005 42101004 H I T I T L E R D E N B E R I K U L L A N I L A N T U Z M A G A R A S I K U L T U R V E S A N A T I N Y E N I A D R E S I O L D U" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260730-42101005-42101004-h-i-t-i-t-l-e-r-d-e-n-b-e-r-i-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-u-z-m-a-g-a-r-a-s-i-k-u-l-t-u-r-v-e-s-a-n-a-t-i-n-y-e-n-i-a-d-r-e-s-i-o-l-d-u.jpg" width="1200" />Çankırı'da Hititler döneminden beri kaya tuzu çıkarılan ve <strong>"Yer Altı Tuz Şehri"</strong> olarak anılan tarihi tuz mağarası, yerin yaklaşık 150 metre altında düzenlenen sosyal ve kültürel etkinliklerle adından söz ettiriyor.</p>

<p></p>

<p>Çankırı Belediyesi tarafından doğal kaya tuzu bloklarının arasında inşa edilen <strong>300 kişilik konferans salonu</strong>; tiyatro gösterilerinden stand-up şovlarına, panellerden defilelere kadar pek çok organizasyona ev sahipliği yapıyor. Mağaranın özgün atmosferi korunarak tasarlanan salona modern ses ve ışık sistemleri entegre edildi.</p>

<p><img alt="A A 20260730 42101005 42101000 H I T I T L E R D E N B E R I K U L L A N I L A N T U Z M A G A R A S I K U L T U R V E S A N A T I N Y E N I A D R E S I O L D U" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260730-42101005-42101000-h-i-t-i-t-l-e-r-d-e-n-b-e-r-i-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-u-z-m-a-g-a-r-a-s-i-k-u-l-t-u-r-v-e-s-a-n-a-t-i-n-y-e-n-i-a-d-r-e-s-i-o-l-d-u.jpg" width="1200" /></p>

<p>Projenin devamında salon kapasitesini artıracaklarını belirten Çankırı Belediye Başkanı <strong>İsmail Hakkı Esen</strong>, Yer Altı Tuz Şehri'ni her yıl yeni yatırımlarla büyüttüklerini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Dünyada örneği olmayan bir komplekse imza attıklarını ifade eden Başkan Esen, yürütülen yeni projeyi şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dünyada başka bir benzeri yok. Yerin 150 metre altında, tuz madeninin içinde bir konferans salonu düşünün. Eski alanın bir buçuk katı büyüklüğünde, daha yüksek, daha derin ve sahnenin daha rahat görülebileceği 600 kişilik çok amaçlı yeni bir alan oluşturacağız. Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks ve kompozisyon olacak. Ziyaretçilerimiz adeta bir şok etkisi yaşayacak. Çankırı'nın Ankara'ya yakın olmasını hep bir avantaj olarak değerlendirmek istedik, şu anda bu hedefimiz avantaja dönmüş durumda."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-yerin-150-metre-altindaki-tarihi-tuz-magarasi-etkinlik-merkezine-donusturuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260730-42101005-42100998-h-i-t-i-t-l-e-r-d-e-n-b-e-r-i-k-u-l-l-a-n-i-l-a-n-t-u-z-m-a-g-a-r-a-s-i-k-u-l-t-u-r-v-e-s-a-n-a-t-i-n-y-e-n-i-a-d-r-e-s-i-o-l-d-u.jpg" type="image/jpeg" length="36680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde jüri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/33-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivalinde-juri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/33-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivalinde-juri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jüri üyeleri açıklandı. Jüri başkanlığını oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay üstlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin en köklü sinema etkinliklerinden 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jüri üyeleri açıklandı. Bu yıl Altın Koza ödüllerini belirleyecek jüriye oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay başkanlık edecek.</p>

<h2><img height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fa3a0400-e608-468a-a779-ef3f3dd488aa-w.png" width="1600" /><strong>Altın Koza jürisinde yedi isim yer alacak</strong></h2>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nın jüri kadrosu belli oldu.</p>

<p>Türk sinemasının prestijli ödülleri arasında yer alan Altın Koza için yarışacak filmleri değerlendirecek jüriye oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay başkanlık edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zuhal Olcay'a jüri üyeleri olarak oyuncular Şebnem Bozoklu ve Salih Bademci, yönetmen Erdem Tepegöz, senarist Nilgün Öneş, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ile sinema yazarı ve akademisyen Ayça Çiftçi eşlik edecek.</p>

<h3><strong>Sinemanın farklı alanlarından deneyimli isimler</strong></h3>

<p>Yaklaşık 60 yıllık geçmişiyle Türkiye'nin en köklü festivalleri arasında yer alan Adana Altın Koza Film Festivali, bu yıl da sinemanın farklı disiplinlerinden isimleri jüri çatısı altında buluşturacak.</p>

<p>Jüri başkanı Zuhal Olcay, 1983 yılında "İhtiras Fırtınası" filmiyle başladığı sinema kariyerinde "Amansız Yol", "Gizli Yüz", "Hiçbiryerde" ve "Dünden Sonra Yarından Önce" gibi yapımlardaki performanslarıyla çok sayıda ödüle layık görüldü. Olcay, tiyatro ve müzik alanındaki çalışmalarıyla da Türkiye'nin tanınan sanatçıları arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Şebnem Bozoklu ve Salih Bademci jüri üyeleri arasında</strong></h3>

<p>Oyuncu Şebnem Bozoklu, sinema, televizyon ve dijital platform projelerindeki performanslarıyla jüri kadrosunda yer alırken, Salih Bademci de sinema ve televizyonun yanı sıra tiyatro sahnesindeki çalışmalarıyla jüriye katkı sunacak.</p>

<p>Yönetmen Erdem Tepegöz ise ilk uzun metraj filmi "Zerre" ile Moskova Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Film ödülü başta olmak üzere birçok uluslararası başarı elde etti.</p>

<h3><strong>Nilgün Öneş ve Gökhan Tiryaki de jüride</strong></h3>

<p>Senarist Nilgün Öneş, "İkinci Bahar", "Yabancı Damat", "Hatırla Sevgili" ve "Bu Kalp Seni Unutur mu?" gibi Türk televizyon tarihine damga vuran dizilerin senaryolarına imza attı.</p>

<p>Görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ise Nuri Bilge Ceylan filmleri başta olmak üzere "Kış Uykusu", "Bir Zamanlar Anadolu'da", "Üç Maymun", "İklimler", "Issız Adam", "Kelebeğin Rüyası" ve "Sarmaşık" gibi ödüllü yapımlarda görev aldı.</p>

<p>Sinema yazarı ve akademisyen Ayça Çiftçi de film eleştirileri, akademik çalışmaları ve bağımsız sinema alanındaki katkılarıyla jüri üyeleri arasında bulunacak.</p>

<h3><strong>Altın Koza Film Festivali başvuruları sürüyor</strong></h3>

<p>Festival yönetimi, yarışma kategorileri için başvuruların 17 Ağustos 2026 tarihine kadar devam edeceğini duyurdu.</p>

<p>Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Belgesel Film Yarışması ve Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması başvuruları festivalin resmi internet sitesi üzerinden kabul ediliyor.</p>

<p>Uluslararası Kısa Film, Ulusal Kısa Film, Ulusal Öğrenci Kısa Film ve bu yıl ilk kez düzenlenecek Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması başvuruları ise FilmFreeway platformu üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>Altın Koza'da ilk kez yapay zekâ kısa film yarışması</strong></h3>

<p>Bu yıl festival programına ilk kez eklenen Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması, değişen sinema teknolojileri ve yeni anlatım biçimlerine yönelik açılımıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Festivalde yarışacak filmlerin önümüzdeki haftalarda açıklanması beklenirken, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Türkiye sinemasının yeni yapımlarını sektör profesyonelleri ve sinemaseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/33-uluslararasi-adana-altin-koza-film-festivalinde-juri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-113549.png" type="image/jpeg" length="76266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı" Ankara'da düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fikri-mulkiyet-suclari-ve-halk-sagligi-calistayi-ankarada-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fikri-mulkiyet-suclari-ve-halk-sagligi-calistayi-ankarada-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EGM ve AA iş birliğiyle Ankara'da düzenlenen çalıştayda, sahte ve taklit ürünlerin halk sağlığına etkileri ile kolluk kuvvetlerinin marka koruma süreçlerindeki rolü ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Şube Müdürlüğü ile Anadolu Ajansı (AA) iş birliğiyle Ankara'da <strong>"Fikri Mülkiyet Suçları ve Halk Sağlığı Çalıştayı"</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Ankara'da bir otelde düzenlenen organizasyon kapsamında, kamu sağlığı ve fikri mülkiyet koruma süreçlerinin adli yönlerinin ele alındığı <strong>"Halk Sağlığında Kolluk Kuvvetiyle İşbirliğinin Önemi"</strong> başlıklı panel düzenlendi.</p>

<p><img alt="20260730 2 75419995 127784155 Preview" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/20260730-2-75419995-127784155-preview.jpg" width="1024" /></p>

<h2><strong>Szeitszam: "İlk hedef kamu güvenliğini sağlamak"</strong></h2>

<p>Moderatörlüğünü Avukat Muazzez Korutürk'ün üstlendiği panele konuşmacı olarak katılan ZEISS Marka Koruma Uzmanı <strong>Frank Szeitszam</strong>, fikri mülkiyet ihlalleriyle mücadelede güven unsuru ve kamu kolluğuyla stratejik ortaklığın kritik rol oynadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güven tesisinin operasyonel başarılardaki en temel nokta olduğunu vurgulayan Szeitszam, Kurumsal dünyada beklentilerin sahadaki gerçeklere göre şekillendiğini belirten Szeitszam, emniyet birimleriyle yürütülen koordinasyonun sahte ve niteliksiz ürünlerin piyasaya sürülmesini engellemedeki etkisine değindi. Soruşturma süreçlerinin ve mücadele sonuçlarının kamuoyuna duyurulmasının caydırıcılık açısından büyük etkiler yarattığını aktardı.</p>

<p>Süreçteki asıl amacın ticari kaygılardan ziyade kamu güvenliğini tesis etmek olduğunu belirten Szeitszam, başarının en net göstergesinin toplum sağlığının korunması olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Çalıştay kapsamında, halk sağlığını tehdit eden taklit ve sahte ürünlerle mücadelede emniyet teşkilatı, yargı mensupları ve özel sektör temsilcileri arasındaki koordinasyonun artırılmasına yönelik oturumlar gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fikri-mulkiyet-suclari-ve-halk-sagligi-calistayi-ankarada-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/20260730-2-75419995-127784157-preview.jpg" type="image/jpeg" length="86570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ücretli öğretmenlik başvuruları başladı mı? 2026 ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır? Kimler başvurabilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ucretli-ogretmenlik-basvurulari-basladi-mi-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ucretli-ogretmenlik-basvurulari-basladi-mi-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ücretli öğretmenlik başvuruları başladı mı? 2026-2027 ücretli öğretmenlik başvuru süreci yaklaşırken öğretmen adayları e-Devlet ücretli öğretmenlik başvuru ekranı, başvuru tarihleri ve şartlarını araştırıyor. Peki ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır, kimler başvurabilir, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri başvuruları hangi takvime göre alıyor? İşte MEB'in uyguladığı süreç ve başvuru detayları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde <strong>ücretli öğretmenlik başvuruları</strong>, öğretmen adaylarının gündemindeki yerini aldı. Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, ihtiyaç duydukları branşlar için ders ücreti karşılığında görevlendirme süreçlerini başlatırken, başvuru yapmak isteyen adaylar <strong>e-Devlet ücretli öğretmenlik başvuru ekranı</strong>, başvuru tarihleri ve gerekli şartlara ilişkin detayları araştırıyor.</p>

<h2><strong>Ücretli Öğretmenlik Başvuruları Ne Zaman Yapılıyor?</strong></h2>

<p>Ücretli öğretmenlik başvurularında Türkiye genelinde geçerli tek bir başvuru takvimi bulunmuyor.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı uygulamasına göre başvuru tarihleri, her <strong>il ve ilçe milli eğitim müdürlüğünün</strong> öğretmen ihtiyacına göre ayrı ayrı belirleniyor. Bu nedenle başvurular bazı ilçelerde Temmuz ayında başlarken, birçok ilçe Ağustos ayı boyunca başvuru almaya devam ediyor.</p>

<p>İhtiyacın sürmesi durumunda bazı il ve ilçelerde eğitim öğretim yılı başladıktan sonra da ücretli öğretmenlik başvuruları kabul edilebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların görev almak istedikleri il veya ilçenin resmi internet sitesi ile milli eğitim müdürlüklerinin duyurularını düzenli olarak takip etmeleri gerekiyor.</p>

<p><img alt="Dmm’den %22E Devlet Kapısı'na Siber Saldırı” Iddiasına Yalanlama" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dmmden-22e-devlet-kapisina-siber-saldiri-iddiasina-yalanlama.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>e-Devlet Ücretli Öğretmenlik Başvurusu Nasıl Yapılır?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik başvurularının büyük bölümü<a href="https://www.turkiye.gov.tr" rel="nofollow"> <strong>e-Devlet</strong></a> sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Başvuru süreci genel olarak şu adımlardan oluşuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>e-Devlet sistemine T.C. kimlik numarası ve şifre ile giriş yapılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama bölümüne <strong>"Ücretli Öğretmenlik Başvurusu"</strong> yazılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Milli Eğitim Bakanlığı başvuru ekranı açılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mezuniyet bilgileri kontrol edilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pedagojik formasyon bilgisi sisteme işlenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev alınmak istenen ilçe veya ilçeler seçilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru formu onaylanarak kayıt tamamlanır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı ilçe milli eğitim müdürlükleri ise e-Devlet başvurusunun yanı sıra kendi internet siteleri üzerinden yayımladıkları <strong>online ön başvuru formunun</strong> da doldurulmasını isteyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların yalnızca e-Devlet başvurusuyla yetinmeyip ilgili ilçe milli eğitim müdürlüğünün duyurularını da incelemeleri önem taşıyor.</p>

<p><img alt="MEB'den " hayalet="" s="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/okul12.jpg" /></p>

<h3><strong>Ücretli Öğretmenlik Başvuru Şartları Neler?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmen görevlendirmelerinde adaylardan belirli genel şartları taşımaları isteniyor.</p>

<p>Başvuru sürecinde aranan temel şartlar şu şekilde sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu haklarından mahrum bulunmamak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğretmenlik görevini yapmaya engel adli sicil kaydının bulunmaması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev yapmaya engel sağlık sorununun olmaması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erkek adaylar için askerlikle ilişiğinin bulunmaması (yapılmış, tecilli veya muaf olmak).</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yurt dışı mezunları için YÖK tarafından diploma denkliğinin kabul edilmiş olması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlgili milli eğitim müdürlüğünün talep ettiği diğer belgeleri eksiksiz sunmak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru sürecinde istenebilecek belgeler il ve ilçelere göre farklılık gösterebildiğinden adayların ilgili milli eğitim müdürlüğünün yayımladığı başvuru duyurusunu incelemeleri gerekiyor.</p>

<p><img alt="Sınıf Öğretmen" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/sinif-ogretmen.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Hangi Bölüm Mezunlarına Öncelik Veriliyor?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmen görevlendirmelerinde öncelik, öğretmen yetiştiren yükseköğretim programlarından mezun adaylara veriliyor.</p>

<p>Değerlendirme sürecinde genel olarak şu sıralama esas alınıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Eğitim Fakültesi mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pedagojik formasyona sahip Fen-Edebiyat Fakültesi mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Branş ihtiyacına göre diğer lisans mezunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İhtiyacın devam etmesi halinde ön lisans mezunları</p>
 </li>
</ul>

<p>Ön lisans mezunları arasında özellikle <strong>Çocuk Gelişimi</strong> programı mezunları öncelikli değerlendirilebiliyor. Ancak nihai görevlendirme, ilgili il veya ilçedeki öğretmen ihtiyacına göre belirleniyor.</p>

<h3><strong>Görevlendirme Süreci Nasıl İşliyor?</strong></h3>

<p>Başvurular tamamlandıktan sonra il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, okullardan gelen öğretmen ihtiyacını dikkate alarak değerlendirme yapıyor.</p>

<p>Görevlendirmeler; branş ihtiyacı, mezuniyet durumu, başvuru şartlarının uygunluğu ve ilgili ilçedeki ders yükü gibi kriterler doğrultusunda gerçekleştiriliyor.</p>

<p>İhtiyaç oluşması halinde adaylarla il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından iletişime geçiliyor ve gerekli belgelerin teslim edilmesi isteniyor.</p>

<p>Görevlendirme süreci, eğitim öğretim yılı boyunca ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçlara göre devam edebiliyor.</p>

<p><img alt="Öğretmen Sınıf1" class="detail-photo img-fluid" height="380" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/ogretmen-sinif1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Ücretli Öğretmenlik Başvurularında Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></h3>

<p>Başvuru yapacak adayların süreci sorunsuz tamamlayabilmeleri için şu noktalara dikkat etmeleri öneriliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Başvuru yapılacak il veya ilçenin resmi duyurularını düzenli takip etmek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>e-Devlet başvurusunu eksiksiz tamamlamak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlçe milli eğitim müdürlüğü tarafından istenmesi halinde online ön başvuru formunu doldurmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Belgelerin güncel ve eksiksiz olduğundan emin olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru sonrasında milli eğitim müdürlüğünün iletişim duyurularını takip etmek.</p>
 </li>
</ul>

<h2><img alt="Öğretmenler İçin Sınıf Yönetimi Tüyoları" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/ogretmenler-icin-sinif-yonetimi-tuyolari.jpg" width="864" /></h2>

<h2><strong>2026 Ücretli Öğretmenlik Başvuru Süreci</strong></h2>

<ul>
 <li>
 <p>Başvurular il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin takvimine göre yürütülüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvurular ağırlıklı olarak <strong>Temmuz ve Ağustos</strong> aylarında alınıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İşlemler <strong>e-Devlet</strong> üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bazı ilçeler ek online başvuru formu talep edebiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görevlendirmeler öğretmen ihtiyacına göre yapılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru tarihleri ve istenen belgeler il ve ilçelere göre farklılık gösterebiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde "ücretli öğretmenlik başvuruları", "e-Devlet ücretli öğretmenlik başvurusu", "ücretli öğretmenlik başvuru şartları", "MEB ücretli öğretmenlik başvurusu" ve "ücretli öğretmenlik başvurusu nasıl yapılır" aramaları öğretmen adaylarının en çok araştırdığı konular arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ucretli-ogretmenlik-basvurulari-basladi-mi-2026</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/hatayda-cocuklar-konteyner-sinifta-montla-oturuyor.PNG" type="image/jpeg" length="35514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Karagümrük’te hedef yeniden Süper Lig: Bolu kampı sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-karagumrukte-hedef-yeniden-super-lig-bolu-kampi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fatih-karagumrukte-hedef-yeniden-super-lig-bolu-kampi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig hazırlıklarını Bolu'da sürdüren Fatih Karagümrük'te Teknik Direktör Stanojevic ve kaptan Biraschi, yeni sezondaki tek hedeflerinin şampiyon olarak yeniden Süper Lig'e yükselmek olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig ekiplerinden <strong>Fatih Karagümrük</strong>, 2026-2027 sezonu hazırlıklarına Bolu’da gerçekleştirdiği ikinci etap kamp çalışmalarıyla devam ediyor.</p>

<p>Bolu Dağı'ndaki bir otelde konaklayan kırmızı-siyahlı ekip, teknik direktör <strong>Aleksandar Stanojevic</strong> yönetiminde antrenmanlarını sürdürüyor. Karaçayır Mahallesi'ndeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sahasında yapılan antrenman; ısınma koşusu ve istasyon çalışmalarının ardından teknik ve taktik ağırlıklı idmanla tamamlandı.</p>

<h2><strong>Stanojevic: "Tek hedefimiz yeniden Süper Lig'e yükselmek"</strong></h2>

<p>Antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sırp teknik adam <strong>Aleksandar Stanojevic</strong>, kamp sürecinin planladıkları doğrultuda ilerlediğini ve çalışmaları sakatlık yaşanmadan tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kampı 1-2 gün içerisinde noktalandıracaklarını belirten Stanojevic, kadro yapısına ve yeni transferlere dair şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Görevim oyuncularımı en iyi şekilde hazırlamak ve en hazır şekilde sahaya çıkarmak. Tek hedefimiz yeniden Süper Lig'e yükselmek. Mevcut kadrodan memnunum. Elbette her teknik direktör kaliteli oyuncuların takıma katılmasını ister. Şartlar oluşursa 1-2 transfer daha olabilir ancak şu an elimizdeki kadroya güveniyoruz. Ligde güçlü ekipler var ve geçen sezondan farklı bir yarış olacak; ancak bizim odağımız kendi takımımız."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Kaptan Biraschi: "Adaptasyon süreci çok hızlı geçti"</strong></h2>

<p>Takım kaptanı <strong>Davide Biraschi</strong> ise yeni katılan oyuncuların takıma kısa sürede uyum sağlamasından memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</p>

<p>Takım içindeki havanın olumlu olduğunu vurgulayan İtalyan savunmacı şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yeni arkadaşlarımızın adaptasyon süreci oldukça hızlı geçti. Bunda hem oyuncuların tecrübesi hem de takım içindeki olumlu atmosfer etkili oldu. Ortaya güçlü bir birliktelik çıktı ve bundan dolayı çok mutluyuz. Ben her zaman maç maç ilerlemeye inanırım. Diğer takımların ne yaptığına değil, kendi oyunumuza ve gelişimimize odaklanmalıyız."</i></p>
</blockquote>

<p>Geçen sezon yaşanan küme düşme üzüntüsünü geride bıraktıklarını da ekleyen Biraschi, <i>"İkinci yarıda iyi bir performans sergilememize rağmen ligde kalmayı başaramadık. Bunu geride bıraktık. Önümüzde yeni bir sezon var ve hedefimiz çok net: Şampiyon olup yeniden Süper Lig'e yükselmek"</i> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-karagumrukte-hedef-yeniden-super-lig-bolu-kampi-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/705261.webp" type="image/jpeg" length="98476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MasterChef ana kadroya kim girdi? 29 Temmuz'da 11. önlüğü hangi yarışmacı aldı? 29 Temmuz 2026 TV8 sonucu açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/masterchef-ana-kadroya-kim-girdi-29-temmuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/masterchef-ana-kadroya-kim-girdi-29-temmuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MasterChef ana kadroya giren 11. yarışmacı kim oldu? 29 Temmuz 2026 MasterChef sonucu sonrasında izleyiciler, TV8 ekranlarında yayınlanan yeni bölümde ana kadroya katılan ismi araştırıyor. Peki MasterChef ana kadroya kim girdi, 11. önlüğü hangi yarışmacı kazandı ve MasterChef 2026 ana kadro listesinde şimdiye kadar hangi isimler yer aldı? İşte son bölümde yaşananlar ve güncel ana kadro listesi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TV8 ekranlarında yayınlanan <strong>MasterChef Türkiye 2026</strong>, 29 Temmuz Çarşamba akşamı yeni bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu ve Danilo Zanna'nın jüri üyeliğini yaptığı yarışmada ana kadroya girebilmek için üçüncü gruptaki yarışmacılar mutfağa çıktı. İki etap sonunda gecenin en başarılı tabağını hazırlayan yarışmacı, MasterChef 2026 ana kadrosuna katılan 11. isim oldu. Bölümü kaçıran izleyiciler ise "<strong>MasterChef ana kadroya kim girdi?</strong>" ve "<strong>29 Temmuz MasterChef sonucu</strong>" sorularına yanıt arıyor.</p>

<h2><strong>MasterChef Ana Kadroya Giren 11. Yarışmacı Kim Oldu?</strong></h2>

<p>29 Temmuz 2026 tarihli MasterChef Türkiye bölümünde ilk etap sonunda başarılı performans sergileyen yarışmacılar ikinci tura yükseldi.</p>

<p>İkinci etapta mücadele eden isimler şu şekilde sıralandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yalçın</li>
 <li>Tolgahan</li>
 <li>Sultan</li>
 <li>Türkan</li>
 <li>Muhammed</li>
 <li>Tolga</li>
 <li>Gül</li>
 <li>Kübra</li>
</ul>

<p>Şeflerin yaptığı değerlendirme sonucunda gecenin en başarılı tabağını hazırlayan <strong>Tolga</strong>, MasterChef Türkiye 2026'nın <strong>ana kadrosuna giren 11. yarışmacısı</strong> oldu.</p>

<p>Böylece Tolga, ana kadro önlüğünü kazanarak yarışmaya ilk 11 içerisinde devam etme hakkı elde etti.</p>

<p><img alt="Masterchef Türkiye2" class="detail-photo img-fluid" height="442" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-turkiye2.webp" width="765" /></p>

<h3><strong>29 Temmuz MasterChef Bölümünde Neler Yaşandı?</strong></h3>

<p>MasterChef Türkiye'nin 29 Temmuz tarihli bölümünde eleme turunu geçen üçüncü grup ilk kez ana kadro mücadelesi verdi.</p>

<p>İki aşamalı formatta gerçekleştirilen yarışmada ilk etap sonunda başarılı bulunan yarışmacılar final etabına yükseldi. Final turunda hazırlanan tabaklar jüri üyeleri Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu ve Danilo Zanna tarafından lezzet, sunum, teknik ve yaratıcılık kriterlerine göre değerlendirildi.</p>

<p>Yapılan puanlamanın ardından Tolga, gecenin kazananı olarak ana kadroya katılan yeni isim oldu.</p>

<h3><strong>MasterChef 2026 Ana Kadroya Giren Yarışmacılar</strong></h3>

<p>29 Temmuz bölümü sonunda MasterChef Türkiye 2026 ana kadrosunda yer alan ilk 11 yarışmacı şu isimlerden oluşuyor:</p>

<ul>
 <li>Batuhan</li>
 <li>Nilay</li>
 <li>Hasan</li>
 <li>Şirin Gül</li>
 <li>Enes</li>
 <li>Eyüpcan</li>
 <li>Demirhan</li>
 <li>Nurten</li>
 <li>Şadi</li>
 <li>Burçin</li>
 <li>Tolga</li>
</ul>

<p>Ana kadro seçimleri, önümüzdeki bölümlerde yapılacak mücadelelerle devam edecek.</p>

<p><img alt="Masterchef Kim Elendi 15 Kasım Kim Gitti" class="detail-photo img-fluid" height="479" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-kim-elendi-15-kasim-kim-gitti.webp" width="720" /></p>

<h3><strong>MasterChef'te Ana Kadro Seçimleri Nasıl Devam Edecek?</strong></h3>

<p>Ana kadro belirleme süreci grup grup gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Her bölümde yarışmacılar önce ilk etapta şeflerin istediği yemeği hazırlıyor. Bu turu geçen isimler ikinci etapta yaratıcılık oyununa çıkıyor. İkinci etap sonunda gecenin en başarılı tabağını hazırlayan yarışmacı, MasterChef Türkiye 2026 ana kadrosuna katılmaya hak kazanıyor.</p>

<p>Bu sistem, ana kadro tamamen oluşuncaya kadar her yeni bölümde devam ediyor.</p>

<h3><strong>MasterChef Yeni Bölüm Ne Zaman?</strong></h3>

<p>TV8'in yayın akışına göre MasterChef Türkiye'nin yeni bölümü <strong>30 Temmuz 2026 Perşembe</strong> günü saat <strong>20.00'de </strong>ekranlara gelecek.</p>

<p>Yeni bölümde ana kadroya katılacak <strong>12. yarışmacı</strong> belli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/masterchef-ana-kadroya-kim-girdi-29-temmuz</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-kim-gitti-29-kasim.jpg" type="image/jpeg" length="26324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-megavati-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-megavati-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin elektrik kurulu gücü haziran sonu itibarıyla 126 bin 113 megavata yükseldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının payı yüzde 62,7 olurken, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kapasitesi 42 bin 491 megavata ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin <strong>elektrik</strong> üretim kapasitesindeki artış haziran ayında da devam etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının verilerine göre, ülkenin toplam elektrik kurulu gücü haziran sonu itibarıyla 126 bin 113 megavata ulaştı.</p>

<p>Elektrik kurulu gücünde yenilenebilir enerji kaynaklarının ağırlığı artarken, güneş enerjisi kapasitesindeki yükseliş dikkat çekti. Güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı 27 bin 210 megavat ile yüzde 21,6 olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>Yenilenebilir enerjinin payı yüzde 62,7 oldu</strong></h2>

<p>Haziran sonu itibarıyla Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücünün 79 bin 62 megavatlık bölümünü yenilenebilir <strong>enerji kaynakları</strong> oluşturdu. Bu kapasite, toplam kurulu gücün yüzde 62,7'sine karşılık geldi.</p>

<p>Yerli kaynakların elektrik kurulu gücü içindeki payı ise yüzde 71,9 seviyesinde gerçekleşti. Güneş ve rüzgar enerjisindeki kapasite artışı, yenilenebilir kaynakların toplam içindeki payının yükselmesinde etkili oldu.</p>

<h3><strong>Güneş ve rüzgar kapasitesi 42 bin megavatı geçti</strong></h3>

<p>Elektrik kurulu gücünde güneş enerjisi 27 bin 210 megavat ile yüzde 21,6'lık paya ulaştı. Rüzgar enerjisinde ise kurulu güç 15 bin 281 megavat olarak kayıtlara geçti ve toplam içindeki payı yüzde 12,1 oldu.</p>

<p>Güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 33,7'ye yükselirken, iki kaynağın toplam kapasitesi 42 bin 491 megavata ulaştı.</p>

<h3><strong>Hidroelektrik en yüksek paya sahip kaynak oldu</strong></h3>

<p>Kaynak bazında elektrik kurulu gücü dağılımında hidroelektrik santraller ilk sırada yer aldı. Hidroelektrik kaynakların kurulu gücü 32 bin 344 megavat olurken, toplam kapasite içindeki payı yüzde 25,6 olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Doğal gaz santralleri</strong>nin kurulu gücü 25 bin 21 megavat ile yüzde 19,9 seviyesinde gerçekleşti. Yerli kömür santralleri 11 bin 565 megavat ve yüzde 9,2 paya sahip olurken, ithal kömür santrallerinin kapasitesi 10 bin 466 megavat ve yüzde 8,3 olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>Diğer enerji kaynaklarının kapasitesi açıklandı</strong></h3>

<p>Biyokütle enerjisinin toplam elektrik kurulu gücündeki payı 2 bin 428 megavat kapasiteyle yüzde 1,9 oldu. <strong>Jeotermal enerji kaynakları</strong>nın kurulu gücü ise 1798 megavat olarak kaydedilirken, toplam içindeki payı yüzde 1,4 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, elektrik kurulu gücündeki artışa ilişkin yaptığı değerlendirmede, güneş ve rüzgar enerjisinde elde edilen gelişmelerin enerji alanındaki dönüşümün önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün haziran ayında 126 bin megavat sınırını geçtiğini belirterek, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kapasitesinin 42 bin 491 megavata ulaştığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-megavati-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/turkiyenin-elektrik-kurulu-gucu-126-bin-megavati-gecti.png" type="image/jpeg" length="74587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Var Mısın Yok Musun Tuğçe ne kadar kazandı? 29 Temmuz 2026'da banka teklifini kabul etti mi, kutusundan ne çıktı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/var-misin-yok-musun-tugce-ne-kadar-kazandi-29-temmuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/var-misin-yok-musun-tugce-ne-kadar-kazandi-29-temmuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Var Mısın Yok Musun Tuğçe ne kadar kazandı? 29 Temmuz 2026 Var Mısın Yok Musun sonucu sonrası izleyiciler, yarışmacı Tuğçe'nin banka teklifini kabul edip etmediğini, Tuğçe'nin kutusundan ne çıktı sorusunun yanıtını ve yarışmadan kaç TL ile ayrıldığını araştırıyor. Peki Var Mısın Yok Musun banka teklifi kaç TL oldu, masada hangi ödüller kaldı ve yarışmanın sonucu nasıl şekillendi? İşte ATV ekranlarında yayınlanan son bölümün tüm ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ATV ekranlarında Esra Erol'un sunumuyla yayınlanan <strong>Var Mısın Yok Musun</strong>, 29 Temmuz 2026 Çarşamba akşamı yeni bölümüyle izleyiciyle buluştu. Yarışmanın bu bölümünde yarışmacı <strong>Tuğçe</strong>, kutu seçimleri ve banka teklifleriyle ilerleyen mücadelede son ana kadar heyecan yaşadı. Programı kaçıran izleyiciler ise "Var Mısın Yok Musun Tuğçe ne kadar kazandı?", "29 Temmuz Var Mısın Yok Musun sonucu" ve "Tuğçe'nin kutusundan ne çıktı?" sorularına yanıt aramaya başladı.</p>

<h2><strong>Var Mısın Yok Musun 29 Temmuz sonucu belli oldu mu?</strong></h2>

<p>29 Temmuz 2026 tarihli bölümde yarışan Tuğçe, oyun boyunca yüksek tutarlı ödüllerin önemli bölümünü masada tutmayı başardı. Yarışmanın ilerleyen dakikalarında kritik karar anı geldi.</p>

<p>Masada yalnızca iki kutu kalmasının ardından banka tarafından yapılan <strong>345 bin TL</strong> tutarındaki teklif, yarışmanın seyrini değiştirdi. Uzun değerlendirme sürecinin ardından Tuğçe, riski artırmak yerine banka teklifini kabul etmeyi tercih etti.</p>

<p>Böylece yarışmacı <strong>345 bin TL</strong> ödülle yarışmadan ayrıldı.</p>

<h3><strong>Banka Teklifi Kaç TL Oldu?</strong></h3>

<p>Yarışmanın son aşamasında Hamdi Bey tarafından yarışmacıya <strong>345 bin TL</strong> banka teklifi sunuldu.</p>

<p>Masada biri düşük, diğeri ise büyük ödül olmak üzere iki farklı seçenek bulunuyordu. Bu tablo karşısında garanti ödülü değerlendiren Tuğçe, teklifi kabul ederek yarışmayı tamamladı.</p>

<p>Kararın ardından yarışmanın sonucu kesinleşmiş oldu.</p>

<p><img alt="Var Mısın Yok Musun 9 Temmuz Dilek" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-10-130719.png" width="1352" /></p>

<h3><strong>Tuğçe'nin Kutusundan Ne Çıktı?</strong></h3>

<p>Banka teklifinin kabul edilmesinin ardından yarışmanın en merak edilen anlarından biri kutuların açılması oldu.</p>

<p>Tuğçe'nin yarışma boyunca elinde tuttuğu kutu açıldığında içerisinde <strong>500 TL</strong> bulunduğu görüldü.</p>

<p>Bu sonuçla birlikte yarışmacının banka teklifini kabul ederek doğru stratejik kararı verdiği ortaya çıktı. Eğer teklif reddedilmiş olsaydı Tuğçe yarışmadan yalnızca <strong>500 TL</strong> ile ayrılacaktı.</p>

<h3><strong>Masada Hangi Ödüller Kalmıştı?</strong></h3>

<p>Karar anına gelindiğinde yarışmada yalnızca iki kutu bulunuyordu.</p>

<p>Masada kalan ödüller şöyleydi:</p>

<ul>
 <li><strong>500 TL</strong></li>
 <li><strong>750 bin TL</strong></li>
</ul>

<p>Bir yanda yarışmanın en düşük ödüllerinden biri, diğer yanda ise gecenin en yüksek tutarlarından biri yer alıyordu. Bu nedenle banka tarafından yapılan teklif yarışmanın en kritik anlarından biri olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>29 Temmuz Var Mısın Yok Musun Sonucu Nasıl Şekillendi?</strong></h3>

<p>Yarışma boyunca yaptığı kutu seçimleriyle avantajını koruyan Tuğçe, yüksek ödülleri uzun süre oyun içinde tutmayı başardı. Son iki kutuya gelindiğinde oluşan yüksek risk nedeniyle banka tarafından 345 bin TL teklif edildi.</p>

<p>Yarışmacı, olası büyük ödül ihtimalini değerlendirse de garanti kazancı tercih ederek teklifi kabul etti. Program sonunda kendi kutusunda 500 TL'nin bulunması, verilen kararın maddi açıdan avantaj sağladığını gösterdi.</p>

<p>Böylece 29 Temmuz 2026 tarihli bölüm, Tuğçe'nin <strong>345 bin TL</strong> kazanmasıyla tamamlandı.</p>

<h3><strong>Var Mısın Yok Musun Yeni Bölüm Ne Zaman?</strong></h3>

<p>ATV'nin ilgiyle takip edilen yarışması <strong>Var Mısın Yok Musun</strong>, yayın akışına göre yeni bölümüyle <strong>30 Temmuz 2026 Perşembe</strong> akşamı ekranlara gelmeye devam edecek.</p>

<p>Program, haftanın <strong>salı, çarşamba ve perşembe</strong> günleri yeni bölümleriyle izleyiciyle buluşuyor.</p>

<p><img alt="Var Mısın Yok Musun 9 Temmuz Dilek" class="detail-photo img-fluid" height="436" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-10-130609.png" width="786" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>29 Temmuz 2026 Var Mısın Yok Musun:</strong></h3>

<ul>
 <li>Yarışmacı: <strong>Tuğçe</strong></li>
 <li>Banka teklifi: <strong>345 bin TL</strong></li>
 <li>Kazandığı ödül: <strong>345 bin TL</strong></li>
 <li>Kendi kutusundan çıkan tutar: <strong>500 TL</strong></li>
 <li>Masada kalan büyük ödül: <strong>750 bin TL</strong></li>
 <li>Yayın tarihi: <strong>29 Temmuz 2026</strong></li>
 <li>Yeni bölüm: <strong>30 Temmuz 2026 Perşembe</strong></li>
</ul>

<p>Bu bölümün ardından "Var Mısın Yok Musun Tuğçe ne kadar kazandı", "Var Mısın Yok Musun 29 Temmuz sonucu", "Tuğçe kutusundan ne çıktı", "Var Mısın Yok Musun banka teklifi" ve "Var Mısın Yok Musun son bölüm" anahtar kelimeleri arama motorlarında en çok araştırılan konular arasında yer aldı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/var-misin-yok-musun-tugce-ne-kadar-kazandi-29-temmuz</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-10-130618.png" type="image/jpeg" length="94091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: "Son 3 yılda yapay zeka odaklı 70'e yakın program açıldı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-ozvar-son-3-yilda-yapay-zeka-odakli-70e-yakin-program-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-ozvar-son-3-yilda-yapay-zeka-odakli-70e-yakin-program-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK Başkanı Erol Özvar, son 3 yılda geleceğin mesleklerine yönelik 70'e yakın yeni program açıldığını, bu yıl ise 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini açıkladı. Özvar, yapay zeka bağlantılı program kapasitesinin 171 üniversitede 785'e ulaşarak 7 kat büyüdüğünü belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_7c21fc7edc29914a-105">Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı <strong>Prof. Dr. Erol Özvar</strong>, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik başlatılan kapsamlı dönüşüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Özvar, son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm odaklı <strong>70'e yakın yeni programın</strong> üniversitelere kazandırıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_7c21fc7edc29914a-106">YÖK tarafından yapılan açıklamaya göre; bu yıl 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam <strong>16 yeni program</strong> 2026-2027 eğitim-öğretim yılında ilk kez öğrenci kabul edecek.</p>

<h2 id="p-rc_7c21fc7edc29914a-107"><strong>Yapay zeka yalnızca mühendislik değil: Sosyal bilimlerle bütünleşiyor</strong></h2>

<p id="p-rc_7c21fc7edc29914a-108">Yeni açılan programların "yapay zeka", "finansal teknolojiler", "biyoteknoloji", "dijital oyun teknolojileri", "mobil güvenlik", "ilaç üretimi", "hayvancılık teknolojileri" ve "balıkçılık" gibi kritik stratejik alanlarda yoğunlaştığını belirten YÖK Başkanı Özvar, yükseköğretimin üretim ve teknoloji ihtiyaçlarıyla tam uyum hedeflediğini aktardı.</p>

<p id="p-rc_7c21fc7edc29914a-109">Özellikle bu yıl tercih kılavuzunda yer alacak olan; <strong>Tarih ve Yapay Zeka, Felsefe ve Yapay Zeka, İşletme ve Yapay Zeka</strong> programlarının altını çizen Özvar, yapay zekanın yalnızca bir mühendislik disiplini olmaktan çıkarılarak sosyal ve yönetim bilimleriyle bir arada ele alındığı disiplinler arası yeni bir eğitim modeline geçildiğini vurguladı.</p>

<h2 id="p-rc_7c21fc7edc29914a-114"><strong>171 üniversitede 785 program: Kapasite 7 kat büyüdü</strong></h2>

<p id="p-rc_7c21fc7edc29914a-115">Yapay zeka odaklı eğitim hamlesinin bilançosunu paylaşan Erol Özvar, bu alandaki dönüşümün üniversitelerde güçlü bir karşılık bulduğunu belirtti. Yapay zekayla ilişkili program sayısının <strong>171 üniversitede 785'e ulaştığını</strong> açıklayan Özvar, söz konusu alanlardaki eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde <strong>7 kat büyüdüğünü</strong> ve programların ilk mezunlarını vermeye başladığını kaydetti.</p>

<h2><strong>"Geleceğin mesleklerini broşürlerden değil, doğrudan çalışanlardan dinliyorlar"</strong></h2>

<p>Aday öğrencilere YKS tercih döneminde bu stratejik programları dikkatle incelemeleri tavsiyesinde bulunan Özvar, yeni bölümlerin tanıtımı için sahada aktif çalışma yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p id="p-rc_7c21fc7edc29914a-116">Üniversitelerde kurulan <strong>Bilim İletişimi Ofisleri</strong> koordinasyonunda Türkiye genelinde "Bilim Kafeler" ve çeşitli bilim iletişimi etkinliklerinin düzenlendiğini aktaran YÖK Başkanı, akademisyenlerin, sektör temsilcilerinin, mezunların ve öğrencilerin adaylarla bir araya getirildiğini; gençlerin geleceğin mesleklerini broşürlerden değil, sahada bizzat çalışan kişilerden dinleme fırsatı yakaladığını vurguladı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-ozvar-son-3-yilda-yapay-zeka-odakli-70e-yakin-program-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-88b5bbf119d29cc9c1e0942ae65ea600.webp" type="image/jpeg" length="97474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="49710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="77936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="52406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="77238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="57794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="12221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="44080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="30895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="58453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="19564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="11984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="56498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="43467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="53893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="26161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="54599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="75629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="91926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="20798"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
