<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 12:15:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen'den Çin uyarısı: "Ticaret açığı günde 1 milyar avroya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyenden-cin-uyarisi-ticaret-acigi-gunde-1-milyar-avroya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyenden-cin-uyarisi-ticaret-acigi-gunde-1-milyar-avroya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirdiği yıllık "Birliğin Durumu" konuşmasında Çin ile olan ticari dengesizliğe dikkat çekti. Birliğin Çin ile ticaret açığının günlük 1 milyar avroya tırmandığını belirten von der Leyen, bu durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda hitap eden AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Pekin yönetimiyle yürütülen ekonomik ilişkileri ve Avrupa sanayisinin karşı karşıya olduğu yapısal tehditleri değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin ile olan dış ticaret açığının kritik sınırları aştığını ifade eden von der Leyen, <i>"Çin'le ticaret açığımız artık günde 1 milyar avro. Bu durum sürdürülemez. Bazıları ikinci Çin şokunun yaklaştığını söylüyor ancak bu şok çoktan başladı."</i> ifadelerini kullandı. Çin kaynaklı haksız rekabet ve damping baskısının Avrupa genelindeki fabrikalarda ve üretim havzalarında derinden hissedildiğini aktaran AB Komisyonu Başkanı, mevcut sürecin kıta genelinde sanayisizleşmeye ve fabrika kapanmalarına yol açtığını kaydetti.</p>

<h3><strong>"Diyalog yetmez, eyleme geçeceğiz"</strong></h3>

<p>Ticari ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturtulması için Pekin yönetimiyle diplomatik temasların sürdüğünü ancak müzakerelerin artık somut neticeler doğurması gerektiğini bildiren von der Leyen, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Çok açık olmak istiyorum. İlişkilerimizi yeniden dengelemek için elimizdeki bütün araçları kullanacağız. Sözler iyidir ancak eylemler daha iyidir. Çin'deki zayıflayan iç talep, onların Avrupa pazarına olan ihtiyacını artırıyor. Dolayısıyla adil bir çözüm geliştirmek her iki tarafın da menfaatinedir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Kritik ham maddelerde yeni kuruluş geliyor</strong></h3>

<p>Avrupa’nın Çin'e olan stratejik bağımlılığının Birliğin güvenliğini doğrudan tehdit ettiğine dikkat çeken von der Leyen, AB'nin pek çok kritik ham maddede Çin'e yüzde 80'in üzerinde, bazı nadir toprak elementlerinde ise yüzde 90 düzeyinde bağımlı olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Bu asimetrik bağımlılığı kırmak amacıyla hiçbir AB ülkesinin tek başına yeterli olamayacağını belirten von der Leyen, ortak bir "Avrupa Kritik Hammaddeler Kuruluşu" kurulacağını duyurdu. Yeni yapının elektrikli araçlar, mikroçipler, bataryalar, yeşil dönüşüm teknolojileri ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan ham maddelerin güvenli tedarikini sağlayacağı ve ortak stratejik rezervler oluşturacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyenden-cin-uyarisi-ticaret-acigi-gunde-1-milyar-avroya-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/von-der-leyen-1.jpg" type="image/jpeg" length="31310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun’da narkotik operasyonu: 7 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/samsunda-narkotik-operasyonu-7-supheli-gozaltina-alindi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/samsunda-narkotik-operasyonu-7-supheli-gozaltina-alindi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da uyuşturucu operasyonu düzenlendi. İlkadım'daki çalışmada 7 şüpheli gözaltına alınırken 8 bin sentetik ecza hapı, 32,68 gram sentetik uyuşturucu ve 9 bin 650 lira ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Samsun</strong>'da uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmada 7 <strong>şüpheli</strong> gözaltına alındı. Operasyon, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İlkadım ilçesinde gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Ekipler şüphelileri takibe aldı</strong></h2>

<p>Narkotik ekipleri, ilçede uyuşturucu ticareti ve kullanımının önüne geçilmesine yönelik çalışma kapsamında belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi.</p>

<p>Çalışma kapsamında şüphelilerin üzerleri, kullandıkları araçlar ve ikametleri kontrol edildi. Gerçekleştirilen aramalarda uyuşturucu madde ve uyuşturucu kullanımında kullanılan çeşitli materyaller tespit edildi.</p>

<h3><strong>Aramalarda sentetik ecza ve uyuşturucu ele geçirildi</strong></h3>

<p>Şüphelilerin üzerlerinde, araçlarında ve adreslerinde yapılan aramalarda 8 bin sentetik ecza hapı bulundu. Aramalarda ayrıca 32,68 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi.</p>

<p>Ekipler, incelemeler sırasında uyuşturucu madde kullanımında kullanılan aparat ile hassas teraziye de el koydu.</p>

<p>Operasyonda ayrıca uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 9 bin 650 lira para ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>7 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında belirlenen 7 zanlı ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında uyuşturucu ticareti ve kullanımına yönelik yürütülen çalışma kapsamında gerekli işlemlerin sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/samsunda-narkotik-operasyonu-7-supheli-gozaltina-alindi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/samsunda-uyusturucu-operasyonunda-7-zanli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="14169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pera Müzesi’nde "Yazar-Editör Sohbetleri" başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pera-muzesinde-yazar-editor-sohbetleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pera-muzesinde-yazar-editor-sohbetleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pera Müzesi, Atlas Publishing Lab işbirliğiyle hayata geçirilen "Yazar-Editör Sohbetleri" serisini edebiyat ve sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Serinin ilk buluşmasında; çevirmen, şair ve araştırmacı Kıymet Erzincan Kına ile sanat pratiğini doğayla kurduğu temas üzerine inşa eden sanatçı Emine Boyner aynı sahnede bir araya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pera Müzesi tarafından yapılan açıklamaya göre etkinlik, 24 Eylül Perşembe günü saat 19.00'da Pera Müzesi Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek. Söyleşi; insanın doğayla, toprakla ve içinde nefes aldığı coğrafyayla kurduğu köklü, kadim bağları modern edebiyat ve sanat anlatılarının sınırlarını aşan çok katmanlı bir bakış açısıyla masaya yatırmayı hedefliyor.</p>

<p>Farklı yaratıcı disiplinlerden gelen iki ismi bir araya getirecek olan buluşmada Kıymet Erzincan Kına, metinler, edebiyat teorisi ve çeviri eksenindeki zengin deneyimlerini dinleyicilerle paylaşacak. Emine Boyner ise bitkiler, toprak, mekân, aidiyet ve beden arasındaki geçirgen ilişkilere odaklanan güncel sanat pratiği üzerinden sohbete görsel ve kavramsal bir boyut kazandıracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve sanat meraklılarına açık olacak etkinlik, ücretsiz olarak takip edilebilecek. Katılım için herhangi bir rezervasyon şartı aranmazken, salona girişlerin etkinlik saati öncesinde geliş sırasına göre yapılacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pera-muzesinde-yazar-editor-sohbetleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pera-muzesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="72590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bologna'da Domenico Tedesco dönemi erken bitti: Yerine gelen isim belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bolognada-domenico-tedesco-donemi-erken-bitti-yerine-gelen-isim-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bolognada-domenico-tedesco-donemi-erken-bitti-yerine-gelen-isim-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya Serie A ekiplerinden Bologna, sezona istediği başlangıcı yapamayan teknik direktör Domenico Tedesco ile yollarını ayırdı. Ligde geride kalan ilk 4 haftada galibiyet alamayan İtalyan çalıştırıcının görevine son verilirken, takımın başına vakit kaybetmeden İtalyan teknik adam Raffaele Palladino getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Serie A’da yeni sezona büyük hedeflerle giren ancak beklenen skorları alamayan Bologna'da fatura teknik heyete kesildi. Kırmızı-lacivertli kulüpten yapılan resmi açıklamada, 39 yaşındaki teknik adamla yolların ayrıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Takımın teknik direktörü Domenico Tedesco'nun görevine son verildi. Kulüp, sergilediği profesyonellik ve yetkinlikten dolayı kendisine içtenlikle teşekkür eder. Kendisine ve ekibine gelecekteki kariyerlerinde başarılar diler."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>İlk 4 haftada yalnızca 1 puan çıkarabildi</strong></h3>

<p>Geçtiğimiz sezon Süper Lig devi Fenerbahçe'yi çalıştıran İtalyan teknik direktörün Bologna macerası kısa sürdü. Bu sezon Serie A'da takımın başında çıktığı 4 lig müsabakasında 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet alan Tedesco, galibiyetle tanışamadan koltuğunu kaybetti.</p>

<p>Ayrılık kararının hemen ardından yeni patronunu belirleyen İtalyan ekibi, takımı bir diğer yerli çalıştırıcı Raffaele Palladino'ya emanet ettiğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bolognada-domenico-tedesco-donemi-erken-bitti-yerine-gelen-isim-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/fenerbahcenin-son-hocasi-tedesco-bolognanin-yeni-teknik-direktoru-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="81918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Satürn’ün güney kutbunda 10 kenarlı dev "dekagon" dalgası keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saturnun-guney-kutbunda-10-kenarli-dev-dekagon-dalgasi-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saturnun-guney-kutbunda-10-kenarli-dev-dekagon-dalgasi-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güneş Sistemi’nin dev gezegeni Satürn’ün güney kutbunda, bilim dünyasını heyecanlandıran 10 kenarlı devasa bir atmosfer dalgası keşfedildi. "Science Advances" dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, "dekagon" adı verilen ve son yıllarda güçlenerek ortaya çıkan bu yapı, gökbilimcilere dev bir gezegen hava modelinin sıfırdan gelişimini adım adım izleme imkânı sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güneş Sistemi’nin halkalı devi Satürn’ün güney kutbunda, bilim dünyasını heyecanlandıran devasa geometrik bir atmosfer dalgası keşfedildi. Saygın bilim yayını "Science Advances" dergisinde yer alan araştırmaya göre, "dekagon" (onkenar) adı verilen bu devasa yapının gezegenin farklı atmosfer katmanları boyunca dikey olarak uzandığı ve son yıllarda giderek güçlendiği tespit edildi. Kuzey kutbunda kırk yılı aşkın süredir gözlemlenen ünlü altıgenin (heksagon) aksine, güneyde sıfırdan oluşan bu on kenarlı dalga, gökbilimcilere devasa bir gezegen hava modelinin doğumunu ilk kez adım adım izleme imkânı sunuyor.</p>

<p>Satürn'ün kuzey kutup dairesinde 1980'lerden bu yana varlığı bilinen meşhur altıgen yapı, gezegenin en karakteristik ve kararlı atmosfer olaylarından biri olarak kabul ediliyordu. Ancak Bask Ülkesi Üniversitesi'nden (UPV/EHU) Agustín Sánchez-Lavega liderliğindeki uluslararası gökbilim ekibinin yaptığı son çalışma, güney kutbunda bambaşka bir dinamiğin devrede olduğunu ortaya koydu.</p>

<p id="p-rc_2006ec13b7aa21c9-33">Güney yarımküredeki bu yeni yapının 10 kenarlı olması ve sonradan oluşmaya başlaması, gaz devi gezegenlerin meteorolojik evrimine dair yerleşik kabulleri baştan aşağı değiştirdi. NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu verilerini geriye dönük olarak tarayan araştırmacılar, izin ilk olarak 2023 yılında belirdiğini ve geçen süre zarfında zayıf bir dalgadan belirgin bir poligona evrildiğini belgeledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Amatör gözlemciler fark etti, Hubble derinliğini kanıtladı</strong></h3>

<p id="p-rc_2006ec13b7aa21c9-34">Keşfin ilk güçlü ipuçları, 2024 yılında amatör gökbilimciler Trevor Barry ve Jean-Paul Oger ile çalışmanın başyazarı Agustín Sánchez-Lavega tarafından yer tabanlı teleskop görüntülerinde fark edildi. Yeryüzünden yapılan bu ilk tespitlerin ardından uzaydan yüksek çözünürlüklü gözlemler gerçekleştiren Hubble Uzay Teleskobu devreye alındı.</p>

<p>Hubble'ın farklı dalga boylarında aldığı görüntüler, yapının sadece bulutların üst katmanıyla sınırlı yüzeysel bir iz olmadığını; gezegenin derin atmosfer katmanları boyunca dikey olarak uzanan devasa bir jet akıntısı dalgası olduğunu netleştirdi.</p>

<p><img alt="Saturn1" class="detail-photo img-fluid" height="375" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saturn1.jpg" width="753" /></p>

<h3><strong>Kuzeydeki altıgen gibi kalıcı olacak mı?</strong></h3>

<p id="p-rc_2006ec13b7aa21c9-35">Gökbilimciler, güney kutbundaki bu 10 kenarlı dev dalganın kuzeydeki altıgen gibi onlarca yıl boyunca stabil kalacak kalıcı bir yapıya mı dönüşeceğini, yoksa mevsimsel değişimlerle sönümlenecek geçici bir fırtına paterni mi olduğunu anlamak için gözlemlerini derinleştiriyor.</p>

<p>Bilim insanları, dekagonun evrimini, iç sıcaklık dengelerini ve üç boyutlu rüzgâr yapısını aydınlatmak üzere Hubble Uzay Teleskobu’nun yanı sıra James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile çok katmanlı izleme programlarını sürdürmeyi planlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saturnun-guney-kutbunda-10-kenarli-dev-dekagon-dalgasi-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saturn.jpg" type="image/jpeg" length="19863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Seferihisar Belediyesi soruşturmasında yeni gelişme: 29 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-29-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-29-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de Seferihisar Belediyesi'ne yönelik rüşvet soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüphelinin adli işlemleri tamamlandı. Soruşturma kapsamında 29 kişi tutuklanırken, 17 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong>'in<strong> Seferihisar</strong> ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen “rüşvet” soruşturmasının dördüncü operasyonunda gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı. Şüphelilerden 17'si adli kontrol uygulanarak serbest bırakılırken, 1 kişi savcılık kararıyla serbest kaldı.</p>

<p>Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları sonucunda belediyeye yönelik dördüncü operasyon gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın, belediyenin inşaat ve imar süreçlerinde görev alan personel ile müteahhitler arasında bazı işlemlerin usulsüz biçimde gerçekleştirilmesi karşılığında elden veya banka aracılığıyla rüşvet alışverişi yapıldığı iddiaları üzerine başlatıldığı belirtildi. Çalışmada ayrıca belediyenin gerçekleştirdiği ihaleler ile doğrudan temin işlemlerinde de usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialar ele alındı.</p>

<p>Operasyon kapsamında aralarında Doğanbey Beldesi eski Belediye Başkanı Halil Çadır, Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya'nın da bulunduğu 48 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Listede ayrıca Seferihisar Belediyesi'nde müdür, mühendis, mimar ve farklı görevlerde çalışan personel ile çeşitli şirketlerin sahipleri, yöneticileri ve çalışanları yer aldı. Organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu değerlendirilen bazı şüpheliler hakkında da gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Şüphelilerin yakalanması ve soruşturmaya ilişkin delillere ulaşılması amacıyla 11 Eylül'de operasyon düzenlendi. Ekipler, belirlenen adreslere aynı anda baskın gerçekleştirirken şüphelilerin ev ve iş yerlerinde de aramalar yaptı. Operasyon sonucunda hakkında gözaltı kararı bulunan 48 kişiden 47'si yakalandı.</p>

<p>Emniyet birimlerindeki işlemleri tamamlanan 47 şüpheli, dün sabah saatlerinde adliyeye gönderildi. Savcılıkta alınan ifadelerin ardından 1 şüpheli serbest bırakıldı. Diğer şüphelilerden 36'sı tutuklanmaları, 10'u ise adli kontrol uygulanması talebiyle dün saat 16.00 sıralarında hakimliğe sevk edildi.</p>

<p>Hakimlikteki işlemlerin tamamlanmasının ardından aralarında Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer ile Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya'nın da bulunduğu 29 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. Doğanbey Beldesi eski Belediye Başkanı Halil Çadır'ın da aralarında yer aldığı 17 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-29-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/seferihisar-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme.jpeg" type="image/jpeg" length="23806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek'ten memur ve emekli maaşlarına zam açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsekten-memur-ve-emekli-maaslarina-zam-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsekten-memur-ve-emekli-maaslarina-zam-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmelerde bulunarak temel hedeflerinin dezenflasyon olduğunu söyledi. Şimşek, emekli ve kamu çalışanlarının maaş artışlarına ilişkin ise "Her zaman en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek</strong>, ekonomideki son gelişmeler ile<strong> Orta Vadeli Program</strong>'a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, enflasyonla mücadele sürecine ve kamu çalışanları ile emeklilerin maaş artışlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şimşek: OVP kamu için bağlayıcı, özel sektör için yol haritası</strong></h2>

<p>OVP'nin iki temel işlevi bulunduğunu belirten Şimşek, programın kamu açısından bağlayıcı, özel sektör açısından ise bir yol haritası niteliğinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Üç yıllık politika çerçevesini koruduklarını belirten Şimşek, ekonomideki temel hedeflerinin dezenflasyon olduğunu ifade etti.</p>

<p>Şimşek, "Temel hedefimiz dezenflasyon ama arzuladığımız hızda değil. Dış faktörler var" dedi.</p>

<p><img alt="Bakan Şimşek'ten memur ve emekli maaşlarına zam açıklaması-1" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6aaa517b29066eaba7b35e35jpg.webp" width="750" /></p>

<h3><strong>"Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu"</strong></h3>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, savaşların emtia fiyatlarında artışa neden olduğunu savundu.</p>

<p>Şimşek, "Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Emtia fiyatlarındaki artışın enflasyonu olumsuz etkilediğini belirten Şimşek, Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle bu etkinin görece daha fazla hissedildiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Emekli ve memur zammı için "en az enflasyon" mesajı</strong></h3>

<p>Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaş artışlarına ilişkin de değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Maaş zamlarında enflasyonun dikkate alındığını belirten Şimşek, "Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsekten-memur-ve-emekli-maaslarina-zam-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-7ebf398a2f5a32238dd4926eccbfb177jpg.webp" type="image/jpeg" length="44273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vecihi Hürkuş’un torunu dedesinin uçağıyla havalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/vecihi-hurkusun-torunu-dedesinin-ucagiyla-havalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/vecihi-hurkusun-torunu-dedesinin-ucagiyla-havalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk havacılık tarihinin öncülerinden Vecihi Hürkuş’un pilot torunu Lee Vecihi Maxson, dedesinin 1931 yılında tasarlayıp ürettiği ilk sertifikalı Türk yapımı uçak olan "Vecihi 14"ün replikasıyla Eskişehir semalarında buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_177fb29e8a8ec3e8-25">Sivrihisar Havacılık Merkezi Necati Artan Tesisleri’nde 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenecek SHG Airshow 2026, Türkiye’nin havacılık mirasını gökyüzüne taşıyacak çok özel bir buluşmaya sahne olmaya hazırlanıyor. Vecihi Hürkuş’un kızı Sevim Türkan Hürkuş Maxson’un ABD’de yaşayan pilot oğlu 65 yaşındaki Lee Vecihi Maxson, akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk ve teknik ekibi tarafından aslına sadık kalınarak yeniden üretilen "Vecihi 14" uçağıyla gösteri uçuşu yapmak üzere Eskişehir'e geldi.</p>

<p><img alt="A A 20260916 42482433 42482431 V E C I H I H U R K U S U N T O R U N U D E D E S I N I N U C A G I N I N R E P L I K A S I Y L A U C T U" class="detail-photo img-fluid" height="491" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260916-42482433-42482431-v-e-c-i-h-i-h-u-r-k-u-s-u-n-t-o-r-u-n-u-d-e-d-e-s-i-n-i-n-u-c-a-g-i-n-i-n-r-e-p-l-i-k-a-s-i-y-l-a-u-c-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<p>Büyük gösteri öncesinde tesislerde antrenman uçuşlarını sürdüren Maxson’a, Cumhuriyet döneminin diğer büyük havacılık vizyoneri Nuri Demirağ’ın tasarladığı "Nu.D-36" uçağının replikasıyla Ali İsmet Öztürk eşlik etti. İki tarihi uçağın yan yana gerçekleştirdiği kol uçuşu, Türk havacılık tarihinde yaklaşık bir asır önce iz bırakan iki dev ismi 95 yıl sonra aynı gökyüzü rotasında yeniden bir araya getirdi.</p>

<p><img alt="A A 20260916 42482433 42482428 V E C I H I H U R K U S U N T O R U N U D E D E S I N I N U C A G I N I N R E P L I K A S I Y L A U C T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260916-42482433-42482428-v-e-c-i-h-i-h-u-r-k-u-s-u-n-t-o-r-u-n-u-d-e-d-e-s-i-n-i-n-u-c-a-g-i-n-i-n-r-e-p-l-i-k-a-s-i-y-l-a-u-c-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>"95 yıl sonra bu uçağı uçurabilmek inanılmaz bir duygu"</strong></h2>

<p id="p-rc_177fb29e8a8ec3e8-26">Dedesinin tasarladığı tarihi uçağın kokpitinde hissettiklerini paylaşan Lee Vecihi Maxson, dedesinin havacılık mücadelesini ve hatıralarını her zaman annesinden dinleyerek büyüdüğünü ifade etti. Maxson duygularını şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Uçağı İsmet Bey'in yapmış olması ve 95 yıl sonra bu uçağı uçurabilmek gerçekten inanılmaz bir duygu. Uçak çok güzel uçuyor. Gerçekten harika bir iş çıkarmışlar. Göründüğü kadar güzel uçuyor, çok iyi. Burada olmak gerçekten çok özel hissettiriyor. Hazırlıklar güzel geçti, gösteri beni çok heyecanlandırıyor. Airshow'u iple çekiyorum. Bu tarz eski uçakları uçurmak benim için çok iyi bir his."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260916 42482433 42482427 V E C I H I H U R K U S U N T O R U N U D E D E S I N I N U C A G I N I N R E P L I K A S I Y L A U C T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260916-42482433-42482427-v-e-c-i-h-i-h-u-r-k-u-s-u-n-t-o-r-u-n-u-d-e-d-e-s-i-n-i-n-u-c-a-g-i-n-i-n-r-e-p-l-i-k-a-s-i-y-l-a-u-c-t-u.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Vecihi Bey'in yanında uçuyormuşum gibi hissettim"</strong></h3>

<p id="p-rc_177fb29e8a8ec3e8-27">Gökyüzünde Nu.D-36 ile Maxson’ın kolunda uçan deneyimli akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk ise 42 yıllık profesyonel uçuş kariyerinin en duygusal anlarından birini yaşadığını kaydetti. Vecihi Hürkuş’un Türkiye için taşıdığı değeri vurgulayan Öztürk, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Müthiş bir his açıkçası, kelimelerle nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Türkiye'mizin, Türk milletimizin havacılık dalında çok şey borçlu olduğu bir insan, dedesi ve aynı ismi taşıyor. Ben az önce onun kolunda uçuyordum, iki numara olarak; müthiş bir histi. Gerçekten bir an Vecihi Bey'in yanında uçuyormuşum gibi hissettim. Bugüne kadar 42 senede yaptığım uçuşlardan çok farklıydı. Böyle bir hissi bana tattırdığı için de zaten Vecihi Bey'e çok teşekkür ediyorum. Benim için çok duygusal anlar, zamanlar. Tabii biz profesyonel havacılarız; duygularımızı bir köşeye bırakıp en emniyetli şekilde güzel bir uçuş alabilmesi için gayret ediyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Öztürk, 19-20 Eylül tarihlerindeki organizasyonun önceki yıllardan çok farklı bir manevi derinliğe sahip olduğuna dikkat çekerek, iki uçağın yan yana havada bulunmasının gelecek nesillere 100 yıl öncesinden güçlü ve ilham verici mesajlar bırakacağını, tüm havacılık tutkunlarının bu tarihi performansı kaçırmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="A A 20260916 42482433 42482410 V E C I H I H U R K U S U N T O R U N U D E D E S I N I N U C A G I N I N R E P L I K A S I Y L A U C T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260916-42482433-42482410-v-e-c-i-h-i-h-u-r-k-u-s-u-n-t-o-r-u-n-u-d-e-d-e-s-i-n-i-n-u-c-a-g-i-n-i-n-r-e-p-l-i-k-a-s-i-y-l-a-u-c-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/vecihi-hurkusun-torunu-dedesinin-ucagiyla-havalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260916-42482433-42482432-v-e-c-i-h-i-h-u-r-k-u-s-u-n-t-o-r-u-n-u-d-e-d-e-s-i-n-i-n-u-c-a-g-i-n-i-n-r-e-p-l-i-k-a-s-i-y-l-a-u-c-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="94605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: 2030'da havacılıkta karbon emisyonu yüzde 5 azaltılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-2030da-havacilikta-karbon-emisyonu-yuzde-5-azaltilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-2030da-havacilikta-karbon-emisyonu-yuzde-5-azaltilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Bakan Uraloğlu, sürdürülebilir havacılık yakıtıyla 2030 yılına kadar karbondioksit emisyonlarında yüzde 5 azaltım hedeflediklerini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu</strong>, havacılık sektörünün karbon emisyonlarının düşürülmesinde sürdürülebilir havacılık yakıtının (SAF) önemli bir rol üstlendiğini bildirdi. Uraloğlu, <strong>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü</strong> tarafından yayımlanarak yürürlüğe giren <strong>Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı'nın (SHT-SAF)</strong> Türkiye'nin düşük karbonlu havacılık dönüşümünde önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>2030 için yüzde 5 emisyon azaltımı hedefleniyor</strong></h2>

<p>Uraloğlu, Türkiye'nin sürdürülebilir havacılık yakıtının kullanımını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Bu yakıtların kullanımının yaygınlaştırılmasıyla havacılık faaliyetlerinin çevresel etkisinin azaltılması amaçlanıyor.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yıllara göre belirlenen <strong>emisyon</strong> <strong>azaltım</strong> hedeflerini de açıkladı. Buna göre 2026 yılında litre başına düşen asgari karbondioksit emisyon miktarı 13 gram olarak belirlendi. Bu uygulamayla litre başına emisyonlarda yüzde 0,5 oranında azaltım hedefleniyor.</p>

<p>Uraloğlu, 2030 yılı için ise sürdürülebilir havacılık yakıtı kullanımı sayesinde karbondioksit emisyonlarında <strong>yüzde 5 azaltım</strong> hedeflendiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>SAF mevcut uçak motorlarında kullanılabiliyor</strong></h3>

<p>Sürdürülebilir havacılık <strong>yakıt</strong>ının mevcut uçak motorlarında ek bir teknoloji değişikliğine ihtiyaç duyulmadan kullanılabildiğini belirten Uraloğlu, bu özelliğin emisyonların azaltılması açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Bu yakıtların kullanılmasıyla uçak filolarının tamamen yenilenmesi beklenmeden karbon emisyonlarının düşürülmesine katkı sağlanabiliyor. Uraloğlu, bu nedenle sürdürülebilir havacılık yakıtının havacılık sektöründeki düşük karbonlu dönüşüm çalışmalarında önemli bir seçenek olduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Uzun menzilli uçuşlarda batarya engeli</strong></h3>

<p>Uraloğlu, elektrikli ulaşım teknolojilerinin farklı ulaşım alanlarında yaygınlaştığını ancak mevcut teknolojiyle ticari havacılıkta aynı ölçekte uygulanamadığını belirtti.</p>

<p>Bataryaların ağırlığı ve enerji yoğunluğu nedeniyle uzun mesafeli uçuşlarda sıvı yakıtların önemini koruduğunu aktaran Uraloğlu, mevcut teknoloji üzerinden bir örnek verdi. Buna göre 50 ton yakıt tüketen uzun menzilli bir uçağın aynı uçuşu gerçekleştirebilmesi için yaklaşık <strong>2 bin 500 ton batarya</strong> taşıması gerekeceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Türkiye'de SAF üretim çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Türkiye'de sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine yönelik yatırımların kamu ve özel sektör işbirliğiyle ilerlediğini belirten Uraloğlu, farklı aşamalardaki projelerle üretim altyapısının geliştirilmesinin amaçlandığını bildirdi.</p>

<p>Üretim, pilot tesis, fizibilite ve planlama aşamasında bulunan çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye'nin sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında bölgesel üretim ve teknoloji merkezlerinden biri olması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Üretimde sürdürülebilirlik kriterleri gözetilecek</strong></h3>

<p>Uraloğlu, <strong>sürdürülebilir havacılık</strong> yakıtlarında yalnızca teknik standartların karşılanmasının yeterli olmadığını belirtti. Üretim süreçlerinde uluslararası sürdürülebilirlik kriterlerinin de dikkate alındığını aktardı.</p>

<p>Bu kapsamda <strong>sera gazı emisyonları</strong>nın azaltılmasının yanında su kaynaklarının korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi gibi unsurların da gözetildiğini belirten Uraloğlu, üretim sürecinde çevresel ve sosyal açıdan sürdürülebilir bir model oluşturulmasının amaçlandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-2030da-havacilikta-karbon-emisyonu-yuzde-5-azaltilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-uraloglundan-surdurulebilir-havacilikta-emisyon-azaltim-hedefi.png" type="image/jpeg" length="39791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Ekonomik Forumu açıkladı: Küresel cinsiyet eşitliğine ulaşmak 120 yıl alabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-ekonomik-forumu-acikladi-kuresel-cinsiyet-esitligine-ulasmak-120-yil-alabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunya-ekonomik-forumu-acikladi-kuresel-cinsiyet-esitligine-ulasmak-120-yil-alabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu, iş dünyası ve hükümetlerde kadınların liderlik pozisyonlarındaki temsilinin son yirmi yılda kaydettiği ilerlemeyi ve önündeki engelleri ortaya koydu. Dünya genelinde cinsiyet uçurumunun yüzde 69,2 oranında kapandığı belirtilen raporda, mevcut ilerleme hızıyla tam eşitliğin sağlanmasının ancak 120 yılda mümkün olabileceği hesaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) bu yıl 20'ncisini kamuoyuyla paylaştığı çalışma; 145 ülkede "ekonomik katılım ve fırsat", "eğitimsel kazanımlar", "sağlık ve hayatta kalma" ile "siyasi yetkilendirme" olmak üzere 4 temel kategoride cinsiyet temelli uçurumu mercek altına aldı. Yüzde 100 seviyesinin mutlak eşitliği temsil ettiği endekste, geçen yıla kıyasla yüzde 0,4'lük sınırlı bir artışla küresel cinsiyet farkının yüzde 69,2 oranında kapandığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>Siyasi güçlenme geriledi, karar mekanizmalarında temsil zayıf</strong></h2>

<p>Raporda, kadınların siyasi alandaki kazanımlarının 2006 yılından sonra hızlandığı, ancak 2016'dan itibaren bu eğilimin tersine dönerek duraklama ve gerileme dönemine girdiği vurgulandı. İş dünyasında üst yönetim kademelerine erişimde sayısal artış kaydedilmesine rağmen, en yüksek ekonomik ve siyasi etki gücüne sahip stratejik koltuklarda kadın varlığının yetersiz kaldığı görüldü.</p>

<p>Verilere göre kadınlar küresel ölçekte üst yönetici pozisyonlarının yalnızca yüzde 19,1'ini oluşturabiliyor. Siyasette ise kadınların üstlendiği bakanlık görevlerinin sadece 10'da 1'i yüksek etki ve karar alanına sahip stratejik bakanlıklar kategorisinde değerlendiriliyor. Geleceğin iş kollarında da tablo benzerlik gösteriyor; yapay zeka mühendisleri arasında kadınların oranı beşte birin altında kalırken, teknoloji şirketlerinin tüm operasyonel kademelerinde kadın istihdamının düşüklüğü dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>İzlanda liderliğini korudu, Avustralya ilk 10'a girdi</strong></h3>

<p>Küresel sıralamada İzlanda, yüzde 93'lük eşitlik oranıyla üst üste 17'nci kez zirvedeki yerini korudu. İskandinav ülkesini yüzde 87,2 ile Finlandiya ve yüzde 85,7 ile Norveç izledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Listenin devamında yüzde 84,5 ile Namibya, yüzde 84,2 ile İngiltere, yüzde 82,8 ile Yeni Zelanda, yüzde 82,3 ile İsveç, yüzde 81,9 ile Avustralya, yüzde 81,7 ile Almanya ve yüzde 81,4 ile İrlanda sıralandı. Avustralya, kaydettiği yapısal reformlarla bu yıl ilk kez dünyanın en eşitlikçi ilk 10 ülkesi arasına adını yazdırmayı başardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-ekonomik-forumu-acikladi-kuresel-cinsiyet-esitligine-ulasmak-120-yil-alabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yok510.webp" type="image/jpeg" length="45854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trafiğe yeni çıkan araç sayısı azaldı: Trafikteki toplam taşıt sayısı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trafige-yeni-cikan-arac-sayisi-azaldi-trafikteki-toplam-tasit-sayisi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trafige-yeni-cikan-arac-sayisi-azaldi-trafikteki-toplam-tasit-sayisi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in Ağustos 2026 Motorlu Kara Taşıtları verilerine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı aylık bazda yüzde 17,2, yıllık bazda ise yüzde 20,1 azaldı. Ağustos sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 911 bin 879'a ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (<strong>TÜİK</strong>), <strong>Ağustos 2026 </strong>dönemine ilişkin <strong>Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerini </strong>açıkladı. Verilere göre ağustos ayında 171 bin 887 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, yeni kayıtların yüzde 47,5'ini motosiklet, yüzde 38,4'ünü otomobil oluşturdu.</p>

<h2><strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı ağustosta 171 bin 887 oldu</strong></h2>

<p>Ağustos ayında trafiğe kaydı gerçekleştirilen toplam 171 bin 887 taşıtın dağılımında motosikletler yüzde 47,5 ile ilk sırada yer aldı. Otomobillerin payı yüzde 38,4, kamyonetlerin payı yüzde 9,6 olarak kaydedildi.</p>

<p>Yeni kayıtların yüzde 1,6'sını traktörler, yüzde 1,6'sını kamyonlar oluştururken minibüslerin payı yüzde 0,8, otobüslerin payı yüzde 0,4 ve özel amaçlı taşıtların payı yüzde 0,1 oldu.</p>

<h3><strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı aylık yüzde 17,2 azaldı</strong></h3>

<p>Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların toplam sayısı, bir önceki aya göre yüzde 17,2 geriledi. Sektörlere göre değerlendirildiğinde minibüs ve otobüs kayıtlarında artış görülürken diğer taşıt türlerinde düşüş yaşandı.</p>

<p>Minibüslerde aylık artış yüzde 12,2, otobüslerde ise yüzde 0,3 oldu. Özel amaçlı taşıt kayıtları yüzde 39,5, kamyon kayıtları yüzde 32, motosiklet kayıtları yüzde 18,2 azaldı.</p>

<p>Aynı dönemde otomobil kayıtları yüzde 16,1, kamyonet kayıtları yüzde 15,7 ve traktör kayıtları yüzde 15,5 geriledi.</p>

<h3><strong>Yeni taşıt kayıtları yıllık yüzde 20,1 düştü</strong></h3>

<p>Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,1 azaldı. Yıllık bazda otobüs ve minibüs kayıtlarında artış gerçekleşirken diğer taşıt türlerinde düşüş kaydedildi.</p>

<p>Otobüs kayıtları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9, minibüs kayıtları ise yüzde 0,7 arttı. Buna karşılık otomobil kayıtları yüzde 30,5, özel amaçlı taşıt kayıtları yüzde 14, motosiklet kayıtları yüzde 13,6 azaldı.</p>

<p>Traktör kayıtlarında yıllık düşüş yüzde 11,7, kamyon kayıtlarında yüzde 10,4 ve kamyonet kayıtlarında yüzde 4,7 oldu.</p>

<h3><strong>Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34,9 milyona ulaştı</strong></h3>

<p>Ağustos ayı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 911 bin 879 olarak kaydedildi. Bu taşıtların yüzde 51,7'sini otomobiller oluştururken motosikletlerin payı yüzde 21,8 oldu.</p>

<p>Kamyonetler toplam taşıtların yüzde 14,3'ünü, traktörler yüzde 6,7'sini, kamyonlar yüzde 3'ünü oluşturdu. Minibüslerin payı yüzde 1,6, otobüslerin payı yüzde 0,6 ve özel amaçlı taşıtların payı yüzde 0,3 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Ağustosta 917 bin 143 taşıtın devri yapıldı</strong></h3>

<p>Ağustos ayında 917 bin 143 motorlu kara taşıtının devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların yüzde 66,4'ünü otomobiller oluşturdu.</p>

<p>Devir işlemlerinde kamyonetlerin payı yüzde 13,7, motosikletlerin payı yüzde 12,5 ve traktörlerin payı yüzde 3 oldu. Kamyonların payı yüzde 1,9, minibüslerin yüzde 1,8, otobüslerin yüzde 0,5 ve özel amaçlı taşıtların yüzde 0,2 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>66 bin 48 otomobil ağustosta trafiğe kaydedildi</strong></h3>

<p>Ağustos ayında trafiğe kaydı yapılan otomobil sayısı 66 bin 48 oldu. Yeni kaydedilen otomobillerde Renault yüzde 12,3'lük payla ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Renault'u yüzde 8,5 ile Volkswagen, yüzde 8,4 ile Hyundai ve yüzde 7,3 ile TOGG izledi. Toyota yüzde 7,2, Peugeot yüzde 5,8, Skoda yüzde 5,2 ve Mercedes-Benz yüzde 4,6 pay aldı.</p>

<p>Yeni otomobil kayıtlarında Citroen yüzde 4,3, Kia yüzde 4,2, Fiat yüzde 3,7, Nissan yüzde 3,4, Opel yüzde 3,1, Volvo yüzde 2,8, Dacia ve BMW yüzde 2,4'er, Chery yüzde 2,3, Audi yüzde 2, Honda yüzde 1,5 ve Jeep yüzde 1,2 paya sahip oldu. Diğer markaların toplam payı ise yüzde 7,4 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Ocak-ağustos döneminde 1,34 milyon taşıt trafiğe kaydedildi</strong></h3>

<p>Ocak-Ağustos 2026 döneminde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,1 azalarak 1 milyon 342 bin 134 oldu.</p>

<p>Aynı dönemde trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 23,1 artarak 41 bin 641'e yükseldi. Böylece yılın ilk sekiz ayında trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 300 bin 493 adet artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Yeni otomobillerde benzinli araçlar ilk sırada</strong></h3>

<p>Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan 600 bin 859 otomobilin yakıt türlerine göre dağılımında benzinli araçlar yüzde 40,8 ile ilk sırada yer aldı. Hibrit otomobillerin payı yüzde 32,1, elektrikli otomobillerin payı yüzde 18,1 oldu.</p>

<p>Aynı dönemde dizel otomobiller yüzde 7,8, LPG'li otomobiller ise yüzde 1,2 pay aldı. Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 18 milyon 37 bin 907 otomobilin yüzde 32'si dizel, yüzde 31'i benzinli ve yüzde 29,2'si LPG'li araçlardan oluştu. Hibrit otomobillerin payı yüzde 5, elektrikli otomobillerin payı yüzde 2,6 olarak kaydedildi. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı yüzde 0,2 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni otomobillerde 1300 ve altı motor hacmi öne çıktı</strong></h3>

<p>Ocak-Ağustos döneminde trafiğe kaydı yapılan 600 bin 859 otomobilin yüzde 31,5'inin motor silindir hacmi 1300 ve altında oldu.</p>

<p>Otomobillerin yüzde 16,7'si 1401-1500, yüzde 14,3'ü 1501-1600 ve yüzde 10,6'sı 1301-1400 motor silindir hacmine sahip araçlardan oluştu. 1601-2000 motor silindir hacmindeki otomobillerin payı yüzde 7,9, 2001 ve üzerindeki araçların payı ise yüzde 1 oldu.</p>

<h3><strong>Ocak-ağustos döneminde en fazla gri otomobil kaydedildi</strong></h3>

<p>Yılın ilk sekiz ayında trafiğe kaydı yapılan 600 bin 859 otomobilin renk dağılımında gri araçlar yüzde 41,5 ile ilk sırada bulundu. Gri otomobilleri yüzde 25,5 ile beyaz ve yüzde 12 ile siyah renkli otomobiller takip etti.</p>

<p>Mavi otomobillerin payı yüzde 9,9, yeşil otomobillerin payı yüzde 5,7, kırmızı otomobillerin payı yüzde 3,2 oldu. Kahverengi otomobiller yüzde 1,3, turuncu ve sarı otomobiller yüzde 0,3'er pay alırken, diğer renklerin toplam oranı yüzde 0,1 olarak kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trafige-yeni-cikan-arac-sayisi-azaldi-trafikteki-toplam-tasit-sayisi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yesilay-ve-78-event-bisiklet-turu-nedeniyle-istanbulda-trafik-duzenlemesi.png" type="image/jpeg" length="71812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ay’ın oluşumuna dair ezber bozan keşif: "Çarpışmadan yalnızca saatler sonra ortaya çıkmış olabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayin-olusumuna-dair-ezber-bozan-kesif-carpismadan-yalnizca-saatler-sonra-ortaya-cikmis-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayin-olusumuna-dair-ezber-bozan-kesif-carpismadan-yalnizca-saatler-sonra-ortaya-cikmis-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gökbilim ve gezegen bilimi dünyasında Ay’ın oluşum sürecine dair köklü kabulleri değiştirecek yeni bir araştırma yayımlandı. Çalışmaya göre Ay; yaklaşık 4,5 milyar yıl önce gerçekleşen kozmik çarpışmanın ardından aylar ya da yıllarca süren bir enkaz toplanmasıyla değil, çarpışmadan sadece saatler sonra büyük ölçüde tek parça halinde meydana gelmiş olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilim dünyasında uzun süredir kabul gören genel teoriye göre, Mars büyüklüğündeki "Theia" adlı proto-gezegenin erken dönemdeki Dünya’ya çarpması sonucunda ortaya çıkan devasa enerji kayaları eritip buharlaştırmıştı. Gök cisimlerinin tamamen bir akışkan (sıvı) gibi hareket ettiği kabul edilen bu geleneksel yaklaşımda, çarpışmayla uzaya saçılan kızgın enkaz diskinin zaman içerisinde kütleçekim etkisiyle yavaş yavaş birleşerek Ay'ı meydana getirdiği varsayılıyordu.</p>

<h2><strong>Kaya mukavemeti ve sıcaklık fiziği ezberleri bozdu</strong></h2>

<p>Gelişmiş bilgisayar simülasyonlarının kullanıldığı yeni çalışmada araştırmacılar, gök cisimlerinin mekanik dayanıklılığını ilk kez matematiksel modele dahil etti. Çarpışan iki gök cismindeki malzemenin sıcaklığa bağlı jeolojik yapısal mukavemetini hesaba katan bilim insanları, malzemenin direncini korumasının çarpışmanın nihai sonucunu doğrudan tayin ettiğini saptadı.</p>

<p>Simülasyon sonuçlarına göre, gök cisimlerinin çarpışma anındaki iç sıcaklığı kritik bir rol oynuyor. Dünya ve Theia'nın görece daha soğuk olduğu senaryolarda, malzemenin yapısal sağlamlığını koruması sayesinde devasa çarpışmanın gerçekleşmesinden yalnızca beş saat sonra sağlam, yekpare bir Ay'ın ortaya çıkabildiği tespit edildi. Sıcaklığın daha yüksek olduğu alternatif senaryolarda ise Theia'nın parçalanarak Dünya çevresinde klasik modeldeki gibi bir enkaz diski oluşturduğu yinelendi. Bu veriler, Ay'ın oluşum hızı ve biçimi ile erken Güneş Sistemi dönemindeki çarpışma zamanlaması arasında doğrudan bir bağlantı olabileceğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dünya ile Ay arasındaki kimyasal benzerlik sırrını koruyor</strong></h3>

<p>Yeni simülasyon yaklaşımı Ay'ın oluşum süresine ve dinamiklerine dair güçlü bir ışık tutsa da sistemin en büyük kozmik bilmecelerinden biri henüz tam olarak çözülebilmiş değil. Dünya ile Ay'ın manto tabakalarındaki kimyasal ve izotopik bileşimlerin gösterdiği olağanüstü benzerlik, Theia’nın özgün maddesinin nereye kaybolduğu sorusuyla birlikte gizemini korumayı sürdürüyor.</p>

<p>Araştırma heyeti, kaya fiziğini ve yapısal mukavemeti temel alan bu yeni jeofizik modellemenin, yalnızca Ay'ın kökenini değil, erken Güneş Sistemi’ndeki diğer gök cisimlerinin oluşum koşullarını da yeniden anlamlandırmak için önemli bir kapı araladığını kaydediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayin-olusumuna-dair-ezber-bozan-kesif-carpismadan-yalnizca-saatler-sonra-ortaya-cikmis-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/moon-2337106-1.jpg" type="image/jpeg" length="16232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Et ürünlerinde yeni standartlar yürürlüğe girdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-et-urunlerinde-yeni-standartlar-yururluge-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-et-urunlerinde-yeni-standartlar-yururluge-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Bakan Yumaklı, et ürünlerine yönelik yeni standartları açıkladı. Dönerin türü etikette belirtilecek, kanatlı eti dönerinde yağ oranı yüzde 15 olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı </strong>tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Et, <strong>Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği</strong>, <strong>Resmi</strong> <strong>Gazete</strong>'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle çiğ et, kıyma, kanatlı kıyma, hazırlanmış et karışımları, mekanik ayrılmış kanatlı eti ve et ürünlerinin üretim, ambalajlama ve piyasaya sunumuna ilişkin kurallar yeniden belirlendi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong> da düzenlemeye ilişkin yaptığı paylaşımda, et ürünlerinde güvenilirliği artırmaya yönelik yeni standartlar getirildiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Et ürünlerine farklı protein kaynaklarının eklenmesine sınır</strong></h2>

<p><strong>Yeni tebliğ </strong>kapsamında ürünlerin bileşimine ilişkin önemli bir değişiklik yapıldı. Buna göre et ürünlerine et, süt, yumurta ve yoğurt dışında protein veya azot kaynağı niteliği taşıyabilecek başka bileşenlerin katılması engellendi.</p>

<p>Düzenlemeyle ürünlerin içeriğinin değiştirilerek et miktarının farklı bileşenlerle artırılmasının önüne geçilmesi hedeflenirken, üretim süreçlerinde kullanılabilecek maddeler de belirli kurallara bağlandı.</p>

<h3><strong>Sucuk, pastırma ve kavurmaya yeni kurallar getirildi</strong></h3>

<p>Sucuk, pastırma ve kavurma gibi geleneksel et ürünlerinin üretiminde de yeni hükümler getirildi. Bu ürünlerde tütsüleme işlemi ile fıstık ve peynir gibi çeşni maddelerinin kullanımına izin verilmeyecek.</p>

<p>Ayrıca burger ürününün tanımı ve üretim kriterleri de tebliğ kapsamında belirlendi. Burgerlerin, köfte ürünleri için belirlenen kriterlere uygun biçimde hazırlanması zorunlu hale getirildi.</p>

<h3><strong>Dönerin türü etikette açıkça belirtilecek</strong></h3>

<p>Döner ürünlerinde tüketicilerin ürünün niteliğini daha kolay anlayabilmesi için etiketleme konusunda da yeni bir uygulama başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bundan böyle dönerin üretim biçiminin etikette açık şekilde yer alması gerekecek. Bu kapsamda ürünler "yaprak döner", "yaprak-kıyma döner" veya "kıyma döner" ifadelerinden uygun olanıyla tanımlanacak.</p>

<h3><strong>Tavuk dönerde yağ oranı yüzde 15'e indirildi</strong></h3>

<p>Hazırlanmış kanatlı eti karışımları ile kanatlı eti dönerinde mevcut yağ oranına ilişkin sınır da değiştirildi. Yeni düzenlemeyle söz konusu ürünlerde izin verilen yağ oranı yüzde 20'den yüzde 15'e düşürüldü.</p>

<p>Bunun yanında nişasta ve soya gibi dolgu maddelerinin ürün miktarını artırmak amacıyla kullanılmasını engellemek için çeşitli sınırlamalar getirildi. Böylece ürünlerin bileşimine ilişkin üretim kriterleri daha belirgin hale getirildi.</p>

<h3><strong>İşletmelere 31 Mart 2027'ye kadar süre verildi</strong></h3>

<p>Tebliğin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren gıda işletmecilerinin yeni kurallara geçişi için süre tanındı. Bu işletmelerin, düzenlemede yer alan hükümlere 31 Mart 2027'ye kadar uyum sağlaması gerekiyor.</p>

<p>Bakan Yumaklı, düzenlemeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, <strong>Türk Gıda Kodeksi </strong>kapsamında et ürünlerine yönelik yeni standartlar oluşturulduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🥩 Türk Gıda Kodeksi ile güvenilir gıda için kararlı adımlar atmaya devam ediyoruz. Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği doğrultusunda et ürünlerinde yeni standartlar belirledik.<br />
<br />
❌ Ürün ağırlığını artırmak için etin içine soya ve nişasta katılması gibi… <a href="https://t.co/555JwcUYLO" rel="nofollow">pic.twitter.com/555JwcUYLO</a></p>
— İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) <a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/2100117596028690881?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-et-urunlerinde-yeni-standartlar-yururluge-girdi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-yumakli-et-urunlerine-yonelik-yeni-standartlarin-belirlendigini-bildirdi.png" type="image/jpeg" length="95798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temmuz 2026'da ücretli çalışan sayısı ne kadar oldu? TÜİK açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-2026da-ucretli-calisan-sayisi-ne-kadar-oldu-tuik-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-2026da-ucretli-calisan-sayisi-ne-kadar-oldu-tuik-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde toplam ücretli çalışan sayısı Temmuz 2026'da yıllık bazda yüzde 1,7 arttı. Ücretli çalışan sayısı 16 milyon 393 bin 563 kişiye ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (<strong>TÜİK</strong>), Temmuz 2026'ya ilişkin Ücretli Çalışan İstatistikleri'ni açıkladı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında ücretli çalışan sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artarak 16 milyon 393 bin 563 kişiye çıktı.</p>

<h2><strong>Ücretli çalışan sayısı yıllık yüzde 1,7 arttı</strong></h2>

<p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında ücretli çalışan sayısı Temmuz 2026'da yıllık bazda yüzde 1,7 yükseldi. Geçen yılın temmuz ayında 16 milyon 114 bin 128 kişi olan ücretli çalışan sayısı, bu yılın aynı ayında 16 milyon 393 bin 563 olarak kaydedildi.</p>

<p>Böylece söz konusu üç sektörde ücretli çalışan sayısında bir yıllık dönemde artış gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı azaldı</strong></h3>

<p>Ücretli çalışan sayısındaki yıllık değişim sektörlere göre farklılık gösterdi. Temmuz 2026'da sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,5 azaldı.</p>

<p>Aynı dönemde inşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı yüzde 3,5 yükseldi. Ticaret-hizmet sektöründe ise yıllık artış yüzde 3,1 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Ücretli çalışan sayısında aylık değişim olmadı</strong></h3>

<p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında ücretli çalışan sayısı Temmuz 2026'da bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişmedi.</p>

<p>Sektörler bazında değerlendirildiğinde ise aylık değişimler farklı oranlarda gerçekleşti. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzde 0,1 gerilerken, inşaat sektöründe herhangi bir değişim yaşanmadı.</p>

<h3><strong>Ticaret-hizmet sektöründe aylık artış kaydedildi</strong></h3>

<p>Temmuz ayında ticaret-hizmet sektöründeki ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzde 0,1 arttı. Böylece aylık bazda sanayi sektöründe sınırlı düşüş, inşaat sektöründe değişim olmaması ve ticaret-hizmet sektöründe artış görüldü.</p>

<p>TÜİK'in açıkladığı verilere göre üç sektörün toplamında ücretli çalışan sayısının aylık değişimi ise yüzde 0 olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-2026da-ucretli-calisan-sayisi-ne-kadar-oldu-tuik-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ucretli-calisan-sayisinda-son-durum.png" type="image/jpeg" length="90886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Togg fiyatları Eylül 2026: Togg T10X ve T10F Eylül 2026 fiyatları ne kadar, kredi kampanyaları neler?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/togg-fiyatlari-eylul-2026-togg-t10x-ve-t10f-eylul-2026-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/togg-fiyatlari-eylul-2026-togg-t10x-ve-t10f-eylul-2026-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Togg'un Eylül 2026 itibarıyla satışta bulunan T10X ve T10F modellerinde farklı menzil, çekiş ve donanım seçenekleri bulunuyor. Markanın resmi fiyat listesinde modellerin teslim fiyatları versiyona göre değişirken, finansman tarafında da belirli modeller için sıfır faizli kredi seçenekleri sunuluyor. İşte Togg'un güncel fiyatları, modellerin öne çıkan özellikleri ve Eylül ayındaki finansman seçenekleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin elektrikli otomobil markası Togg, Eylül 2026 döneminde T10X ve T10F modelleriyle satışlarını sürdürüyor. SUV gövde tipindeki T10X ile fastback tasarıma sahip T10F, farklı menzil ve donanım seçenekleriyle kullanıcıların karşısına çıkıyor.</p>

<p>Togg'un resmi fiyat listesinde yer alan teslim fiyatları versiyona göre değişiyor. T10X'in başlangıç fiyatı 1 milyon 909 bin 48 TL olurken, T10F'in başlangıç fiyatı 1 milyon 884 bin 980 TL olarak açıklanıyor. Fiyatların 15 Haziran 2026'dan itibaren geçerli olduğu ve araç teslim tarihinde geçerli fiyatın esas alınacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Togg Eylül 2026 fiyat listesi</strong></h2>

<p>Togg'un resmi fiyat listesine göre T10X ve T10F'in farklı versiyonları bulunuyor. T10X tarafında dört, T10F tarafında ise dört farklı versiyon satış listesinde yer alıyor.</p>

<h3><strong>Togg T10X fiyatları</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>T10X V1 RWD Standart Menzil:</strong> 1.909.048 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>T10X V1 RWD Uzun Menzil:</strong> 2.219.668 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>T10X V2 RWD Uzun Menzil:</strong> 2.411.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>T10X V2 4More Obsidiyen:</strong> 3.218.137 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu fiyatlar Togg'un resmi fiyat listesinde teslim fiyatı olarak yer alıyor. Anahtar teslim fiyatına ÖTV, KDV, MTV, plaka ve tescil masrafları dahil edilirken trafik sigortası ve kasko dahil edilmiyor.</p>

<h3><strong>Togg T10F fiyatları</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>T10F V1 RWD Standart Menzil:</strong> 1.884.980 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>T10F V1 RWD Uzun Menzil:</strong> 2.195.600 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>T10F V2 RWD Uzun Menzil:</strong> 2.370.930 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>T10F V2 4More:</strong> 3.217.937 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>T10F'in resmi fiyat listesinde de fiyatların 15 Haziran 2026'dan itibaren geçerli olduğu belirtiliyor. Araç teslim tarihinde geçerli fiyatın esas alınacağı, trafik sigortası ve kaskonun ise anahtar teslim fiyatına dahil olmadığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="TOGG" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2023/11/togg.jpeg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Togg için Eylül 2026 kredi seçenekleri neler?</strong></h3>

<p>Togg'un resmi finansman sayfasında Eylül ayına ilişkin farklı kredi seçenekleri yer alıyor. Kampanyalarda model ve versiyona göre kredi tutarı, vade ve faiz oranı değişiyor.</p>

<p>Resmi finansman bilgilerinde <strong>T10X V2 için 700 bin TL 10 ay vadeli yüzde 0 faizli</strong> ve <strong>600 bin TL 12 ay vadeli yüzde 0 faizli</strong> seçenekler bulunuyor. T10X 4More için ise <strong>1 milyon 500 bin TL 10 ay vadeli yüzde 0 faizli</strong> finansman seçeneği yer alıyor.</p>

<p>Togg'un internet sitesinde ayrıca T10F V2 için <strong>900 bin TL 10 ay vadeli yüzde 0 faizli</strong>, <strong>800 bin TL 12 ay vadeli yüzde 0 faizli</strong> finansman seçeneği açıklanıyor. T10F V2 için 2 milyon 325 bin TL'ye kadar 48 ay vadeli yüzde 3,29 faizli seçenek de listeleniyor.</p>

<p>Togg, anlaşmalı bankalarda belirli modeller için yüzde 100 finansman desteğinin de uygulanabildiğini belirtiyor. Ancak kredilendirilebilecek toplam tutarın araç versiyonu, fiyatı ve bankaya göre değişebileceği; bankaların kredi kullandırma konusunda nihai yetkiye sahip olduğu belirtiliyor.</p>

<p><img alt="togg T10X-2" class="detail-photo img-fluid" height="968" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-16-111817.png" width="1414" /></p>

<h3><strong>Togg T10X'in özellikleri neler?</strong></h3>

<p>Togg'un elektrikli SUV modeli T10X, arkadan itişli ve dört tekerlekten çekişli seçeneklerle sunuluyor. Resmi Togg sayfasında T10X'in uzun menzil seçeneği için <strong>523 kilometreye kadar WLTP menzil</strong> bilgisi veriliyor. Modelde 180 kW DC şarj desteği bulunurken, yüzde 20'den yüzde 80'e şarj süresi yaklaşık 26,5 dakika olarak açıklanıyor.</p>

<p>T10X'in arkadan itişli seçeneğinde 218 PS güç bulunuyor. Togg ayrıca modelin 4More Obsidiyen versiyonunu dört tekerlekten çekiş sistemiyle satışa sunuyor.</p>

<p>Araçta bağlantılı akıllı cihaz özelliklerinin yanı sıra uçtan uca ekran deneyimi, kablosuz şarj, elektrikli ve hafızalı koltuklar gibi donanımlar bulunuyor. Togg'un resmi teknik bilgilerinde T10X'in 7 hava yastığı ve gelişmiş sürücü destek sistemleriyle donatıldığı da belirtiliyor.</p>

<p><img alt="togg T10F" class="detail-photo img-fluid" height="968" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-16-111913.png" width="1414" /></p>

<h3><strong>Togg T10F'in menzili kaç kilometre?</strong></h3>

<p>Togg'un ikinci seri üretim modeli T10F, fastback gövde yapısıyla T10X'ten ayrılıyor. Modelin uzun menzil seçeneği <strong>623 kilometreye kadar WLTP menzil</strong> sunuyor. T10F'te 180 kW DC şarj desteği bulunuyor ve yüzde 20'den yüzde 80'e şarj süresi 26,5 dakika olarak açıklanıyor.</p>

<p>T10F'in arkadan itişli versiyonu 218 PS güç ve 350 Nm tork üretirken, çift motorlu AWD seçeneği 435 PS güç ve 700 Nm tork değerlerine ulaşıyor. T10F'in AWD versiyonunda 0-100 km/s hızlanma süresi 4,1 saniye olarak veriliyor.</p>

<p>Modelin bagaj hacmi ise 505 litre. İç mekânda 12,3 inç dijital gösterge ekranı, 29 inç bilgi-eğlence ekranı ve 8 inç dokunmatik kumanda ekranından oluşan 41,3 inçlik uçtan uca ekran deneyimi bulunuyor.</p>

<h3><strong>Togg T10X ve T10F arasındaki farklar neler?</strong></h3>

<p>T10X ve T10F aynı markanın elektrikli otomobil modelleri olsa da gövde yapıları farklı. T10X SUV gövdeye sahipken T10F fastback formunda tasarlanıyor.</p>

<p>Menzil açısından resmi Togg verilerinde T10F'in uzun menzil seçeneği 623 kilometreye kadar çıkarken T10X'in uzun menzil seçeneği 523 kilometreye kadar ulaşıyor. Her iki modelde de 218 PS'lik arkadan itişli seçenek bulunuyor. Çift motorlu versiyonlarda ise 435 PS güç ve 700 Nm tork değerleri sunuluyor.</p>

<p>Dolayısıyla iki model arasındaki temel farklar gövde tipi, menzil seçenekleri, donanım seviyeleri ve fiyatlandırmada ortaya çıkıyor.</p>

<p><img alt="Togg 4More" class="detail-photo img-fluid" height="968" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-16-112030.png" width="1206" /></p>

<h3><strong>Togg 4More nedir?</strong></h3>

<p>Togg'un 4More versiyonları çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli seçeneklerden oluşuyor. T10F 4More, 435 PS güç ve 700 Nm tork üretiyor. Resmi Togg verilerine göre modelin 0-100 km/s hızlanma süresi 4,1 saniye, WLTP menzili ise 523 kilometre.</p>

<p>T10X tarafında ise 4More Obsidiyen versiyonu bulunuyor. Bu versiyon Togg'un resmi fiyat listesinde 3 milyon 218 bin 137 TL teslim fiyatıyla yer alıyor.</p>

<h3><strong>Togg'un gelecek modelleri arasında neler var?</strong></h3>

<p>Togg, mevcut T10X ve T10F modellerinin yanı sıra daha küçük segmentlerde yeni elektrikli otomobiller geliştirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.</p>

<p>Mayıs 2026'da Togg ile CATL iştiraki CAIT arasında yeni B segmenti ailesi için stratejik teknoloji iş birliği açıklandı. Togg'un açıklamasına göre iki şirket ortak bir platform geliştirecek ve bu kapsamda <strong>üç modelin 2027 yılının ortasından itibaren kademeli olarak Türkiye'deki kullanıcılarla buluşturulması hedefleniyor.</strong></p>

<p>Kamuoyunda T6X adıyla anılan model hakkında ise kesin satış fiyatı ve satış tarihi konusunda resmi bir fiyat listesi bulunmuyor. Bu nedenle T6X için belirli bir satış fiyatını güncel Togg fiyat listesine dahil etmek mümkün değil.</p>

<p>Togg'un mevcut modelleri arasında ise Eylül 2026 itibarıyla T10X ve T10F satışta bulunuyor. Güncel fiyatlar ve finansman koşulları Togg'un resmi internet sitesindeki fiyat ve satış-finansman sayfalarından takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/togg-fiyatlari-eylul-2026-togg-t10x-ve-t10f-eylul-2026-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-5e4be01ba3488a383bde61421cf5b494.jpg" type="image/jpeg" length="73243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir'de tarihi eser kaçakçılığı operasyonu: Helenistik döneme ait sikkeler ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-helenistik-doneme-ait-sikkeler-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-helenistik-doneme-ait-sikkeler-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, Helenistik döneme ait olduğu belirlenen 46 adet sikke ile tarihi eser niteliğinde bir kılıç ele geçirildi. Kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığına yönelik "Anadolu Mirası Operasyonları" kapsamında 1 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yürüttükleri istihbari çalışmalar sonucunda Odunpazarı ilçesinde ikamet eden bir şahsın elinde bulundurduğu tarihi eserleri satmak amacıyla piyasada müşteri arayışında olduğunu tespit etti.</p>

<p>Kültür varlıklarının korunması amacıyla başlatılan "Anadolu Mirası Operasyonları" doğrultusunda şüphelinin adresine baskın düzenleyen ekipler, zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin evinde ve eklentilerinde gerçekleştirilen detaylı aramalarda, Helenistik döneme ait 46 adet sikke, tarihi nitelik taşıyan 1 adet kılıç ile izinsiz kazı ve tespit faaliyetlerinde kullanılan 2 adet define arama çubuğu ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muhafaza altına alınan tarihi eserler incelenmek üzere Eskişehir Müze Müdürlüğü'ne teslim edilirken, gözaltındaki zanlının jandarma karakolundaki adli işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-helenistik-doneme-ait-sikkeler-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aa-20260916-42482119-42482118-eskisehirde-46-sikke-ve-tarihi-eser-niteliginde-kilic-ele-gecirildi-1.jpg" type="image/jpeg" length="47829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuzlu Kahve 3. bölüm izle: Tuzlu Kahve 3. bölümde neler oldu? İşte son bölüm izleme ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuzlu-kahve-3-bolum-izle-tuzlu-kahve-3-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuzlu-kahve-3-bolum-izle-tuzlu-kahve-3-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Star TV’nin yeni dizisi Tuzlu Kahve, 3. bölümüyle ekranlara geldi. Derin ve Mehmet arasındaki yakınlaşmanın yeni bir aşamaya taşındığı bölümde, ailelerin dahil olduğu gelişmeler de hikâyenin yönünü değiştirdi. Bölümü kaçıran veya yeniden izlemek isteyen izleyiciler, Tuzlu Kahve’nin 3. bölümüne ilişkin özet ve resmî izleme seçeneklerini araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Star TV ekranlarında yayınlanan <strong>Tuzlu Kahve 3. bölüm</strong> ile izleyici karşısına çıktı. Dizinin yeni bölümünde Derin ve Mehmet arasındaki ilişkinin giderek ciddileşmesi hikâyenin merkezindeki gelişmelerden biri olurken, çevrelerindeki kişilerin müdahaleleri de olayların seyrini değiştirdi.</p>

<p>3. bölümün ardından diziyi kaçıran izleyiciler, <strong>“Tuzlu Kahve 3. bölüm izle”</strong>, “Tuzlu Kahve 3. bölüm tek parça izle” ve “Star TV Tuzlu Kahve son bölüm izle” gibi aramalarla bölümün internet üzerindeki resmî yayın seçeneklerini araştırmaya başladı.</p>

<h2><strong>Tuzlu Kahve 3. bölümde neler yaşandı?</strong></h2>

<p>Tuzlu Kahve’nin 3. bölümünde Derin ile Mehmet arasındaki yakınlaşma daha belirgin hale geldi. İki karakterin birbirlerini daha yakından tanımaya başlaması, çevrelerindeki kişilerin de dikkatini çekti.</p>

<p>Derin ve Mehmet arasındaki ilişkinin gelişmesiyle birlikte Elit'in rahatsızlığı da arttı. Elit, Candan ile birlikte bu yakınlaşmanın önüne geçebilmek için yeni planlar yapmaya başladı.</p>

<p>Bölümde iki ailenin bir araya gelmesi de önemli gelişmelerden biri oldu. Geçmişten gelen meselelerin ve aileler arasındaki ilişkilerin yeniden gündeme gelmesi, Derin ve Mehmet'in yaşadığı süreci de etkiledi.</p>

<h3><strong>Derin ve Mehmet arasında neler oldu?</strong></h3>

<p>Derin ile Mehmet'in birbirlerine karşı ilgilerinin giderek belirginleşmesi, 3. bölümün öne çıkan hikâyelerinden biri oldu. Mehmet'in uzun süre yurt dışında kaldıktan sonra ailesinin yanına dönmesiyle başlayan süreç, Derin'le olan ilişkisi üzerinden farklı bir noktaya taşındı.</p>

<p>Derin'in Mehmet'e karşı hislerinin güçlenmesi, ikilinin çevresindeki kişilerin de harekete geçmesine neden oldu. Özellikle Elit'in bu yakınlaşmadan duyduğu rahatsızlık, Candan'ın da dahil olduğu yeni gelişmelerin yaşanmasına yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet'in Aybüke ile bir araya getirilmesine yönelik planlar da bölümde gündeme geldi. Böylece Derin ve Mehmet arasındaki ilişki yalnızca iki karakter arasındaki bir yakınlaşma olmaktan çıkarak ailelerin de dahil olduğu bir sürece dönüştü.</p>

<p><img alt="Tuzlu Kahve dizi" class="detail-photo img-fluid" height="912" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-110356.png" width="1980" /></p>

<h3><strong>İki ailenin tanışmasıyla neler değişti?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve 3. bölümde Derin ve Mehmet'in ailelerinin tanışması da hikâyenin önemli gelişmeleri arasında yer aldı. Ailelerin bir araya gelmesiyle birlikte geçmişte yaşanan sorunlar ve karakterlerin birbirleriyle olan bağlantıları yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Bu buluşma sırasında yaşanan beklenmedik gelişmeler, hem Derin hem de Mehmet açısından yeni bir dönemin başlamasına neden oldu. Ailelerin beklentileri ile iki karakterin kendi kararları arasındaki gerilim de bölümün ilerleyen sahnelerinde öne çıktı.</p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve 3. bölüm izle: Bölüm nereden izlenir?</strong></h3>

<p><strong>Tuzlu Kahve 3. bölüm</strong>, dizinin yayıncısı Star TV'nin resmî dijital kanalları üzerinden takip edilebilir. İzleyiciler, Star TV'nin Tuzlu Kahve için hazırladığı resmî sayfadan bölüme ve diziyle ilgili yayınlanan diğer içeriklere ulaşabilir.</p>

<p>Bölümün tamamını internet üzerinden izlemek isteyenlerin, üçüncü taraf siteler yerine dizinin yayıncısının resmî platformlarını tercih etmesi gerekiyor.</p>

<p><a href="https://www.startv.com.tr/dizi/tuzlu-kahve" rel="nofollow"><strong>Tuzlu Kahve 3. bölüm izleme ekranına Star TV'nin resmî sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.</strong></a></p>

<h3><strong>Star TV canlı yayın nasıl izlenir?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve'yi televizyon yayınından takip etmek isteyen izleyiciler, <strong>Star TV canlı yayın</strong> seçeneğini kullanabilir. Star TV'nin internet üzerindeki canlı yayın hizmeti üzerinden kanalın güncel yayın akışı takip edilebiliyor.</p>

<p>Dizinin yeni bölümlerini yayın saatinde izlemek isteyenler için canlı yayın seçeneği, bölümün televizyon ekranındaki yayınını takip etme imkânı sunuyor.</p>

<p><img alt="Tuzlu Kahve dizi" class="detail-photo img-fluid" height="912" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-110320.png" width="1980" /></p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve oyuncuları ve karakterleri</strong></h3>

<p>Star TV ekranlarında yayınlanan <i>Tuzlu Kahve</i> dizisinin oyuncu kadrosunda Nebahat Çehre, Eda Ece, Buğra Gülsoy, Binnur Kaya ve Şevval Sam gibi isimler yer alıyor. Dizide oyuncuların canlandırdığı karakterler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Nebahat Çehre</strong> – Feryal İpekli</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eda Ece</strong> – Derin Kutaygil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Buğra Gülsoy</strong> – Mehmet Aydınoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Binnur Kaya</strong> – Hatun Aydınoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şevval Sam</strong> – Candan Aydınoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yasemin Ergene</strong> – Elit İpekli</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ceren Moray</strong> – Aybüke Destan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Enis Arıkan</strong> – Taylan Kutaygil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sarp Apak</strong> – Murat Aydınoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hatice Aslan</strong> – Türkan Destan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nergis Kumbasar</strong> – Tiraje Kutaygil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Melis Fis</strong> – İpek Aydınoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İrem Kahyaoğlu</strong> – Meryem</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nazlı Tosunoğlu</strong> – Şengül</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nazlı Senem Ünal</strong> – Beste</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Elit Andaç Çam</strong> – Melodi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şeyla Halis</strong> – İrma</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gökçe Özyol</strong> – Adem</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cengiz Bozkurt</strong> – Ünver İpekli</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nevra Serezli</strong> – Sitare Kutaygil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Settar Tanrıöğen</strong> – Osman Aydınoğlu</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Tuzlu Kahve 4. bölümde ne olacak?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve'nin 3. bölümünün ardından hikâyenin devamında Derin ve Mehmet arasındaki ilişkinin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu. İki karakterin yakınlaşmasına karşı çıkan kişilerin planları ise yeni bölümde yaşanabilecek gelişmeler açısından önem taşıyor.</p>

<p>Ailelerin sürece dahil olmasıyla birlikte ortaya çıkan sorunların nasıl sonuçlanacağı da dizinin sonraki bölümünde yanıt bulması beklenen başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Tuzlu Kahve'nin yeni bölümüyle ilgili fragman, tanıtım ve özel sahne içerikleri yayınlandıkça izleyiciler Star TV'nin resmî kanalları üzerinden güncel gelişmeleri takip edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuzlu-kahve-3-bolum-izle-tuzlu-kahve-3-bolum</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tuzlu-kahve-4.webp" type="image/jpeg" length="89631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK açıkladı: 2025'te sektörlerin bilanço ve net kar verileri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-2025te-sektorlerin-bilanco-ve-net-kar-verileri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-2025te-sektorlerin-bilanco-ve-net-kar-verileri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in Sektör Bilançoları 2025 istatistiklerine göre 1 milyon 150 bin 191 firmanın toplam aktif büyüklüğü 123 trilyon 970 milyar 539 milyon liraya ulaştı. İmalat sektörü 873 milyar 989 milyon liralık net karla ilk sırada yer alırken, ulaştırma ve depolama sektörü 107 milyar 223 milyon liralık net zarar açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kurumlar Vergisi mükelleflerinin bilanço ve gelir tablolarından yararlanarak hazırladığı Sektör Bilançoları 2025 sonuçlarını yayımladı. İstatistiklere göre 1 milyon 150 bin 191 firmanın toplam aktif büyüklüğü 123 trilyon 970 milyar 539 milyon lira olurken, firmaların toplam net satışları 107 trilyon 724 milyar 696 milyon lira olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Sektör bilançolarında en fazla firma ticaret sektöründe</strong></h3>

<p>TÜİK'in 2025 Sektör Bilançoları sonuçlarında firma sayılarının sektörlere göre dağılımında ilk sırada toptan ve perakende ticaret yer aldı. Sektörde faaliyet gösteren firma sayısı 356 bin 973 olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İmalat sektöründeki toplam firma sayısı ise 185 bin 933 oldu. Böylece toplam 1 milyon 150 bin 191 firmanın önemli bir bölümü toptan ve perakende ticaret ile imalat sektörlerinde faaliyet gösterdi.</p>

<h3><strong>2025'te en yüksek aktif büyüklük imalat sektöründe</strong></h3>

<p>Firmaların toplulaştırılmış bilançolarına göre 2025 yılında tüm sektörlerin toplam aktif büyüklüğü 123 trilyon 970 milyar 539 milyon liraya ulaştı. Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynakların toplamı 67 trilyon 229 milyar 429 milyon lira olurken, öz kaynakların toplamı 56 trilyon 741 milyar 110 milyon lira olarak hesaplandı.</p>

<p>İmalat sektörü, 33 trilyon 54 milyar 231 milyon liralık aktif büyüklüğüyle sektörler arasında ilk sırada yer aldı. Toptan ve perakende ticaret sektörünün aktif büyüklüğü 25 trilyon 89 milyar 616 milyon lira olarak gerçekleşti.</p>

<p>Öz kaynaklar açısından da imalat sektörü ilk sırada bulundu. İmalat sektörünün öz kaynakları 15 trilyon 425 milyar 939 milyon lira olurken, toptan ve perakende ticaret sektöründe bu tutar 8 trilyon 793 milyar 885 milyon lira oldu. Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler sektörünün öz kaynakları ise 8 trilyon 446 milyon lira olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Sektörlerin toplam net karı 2,2 trilyon lirayı aştı</strong></h3>

<p>Sektör Bilançoları kapsamında yer alan firmaların toplulaştırılmış gelir tablosuna göre, 2025 yılında tüm sektörlerin dönem net karı toplam 2 trilyon 237 milyar 612 milyon lira oldu.</p>

<p>İmalat sektörü, 873 milyar 989 milyon liralık net karla en yüksek net kar elde eden sektör olarak kayıtlara geçti. Toptan ve perakende ticaret sektörünün net karı 676 milyar 724 milyon lira olurken, inşaat sektöründe net kar 229 milyar 69 milyon lira olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Ulaştırma ve depolama sektörü net zararla tamamladı</strong></h3>

<p>2025 yılında bazı sektörlerde net zarar kaydedildi. Ulaştırma ve depolama sektörü, yılı 107 milyar 223 milyon liralık net zararla tamamladı.</p>

<p>Gayrimenkul faaliyetleri sektöründe ise 43 milyar 693 milyon liralık net zarar gerçekleşti. Böylece toplulaştırılmış gelir tablosunda sektörler arasında net kar ve net zarar açısından farklı sonuçlar ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>Firmaların net satışları 107,7 trilyon liraya ulaştı</strong></h3>

<p>Sektör Bilançoları kapsamında bulunan tüm firmaların 2025 yılı toplam net satışları 107 trilyon 724 milyar 696 milyon lira olarak hesaplandı.</p>

<p>Firmaların toplam faaliyet karı ise aynı dönemde 5 trilyon 571 milyar 364 milyon lira seviyesinde gerçekleşti. Böylece 2025 yılına ilişkin sektör bilançolarında firmaların toplam net satışları ve faaliyet karlarına ilişkin veriler de ortaya konuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-2025te-sektorlerin-bilanco-ve-net-kar-verileri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/12/hesap-makinesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="98208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı: Yangın süsü verilen cinayet X-Ray görüntüleriyle çözüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-yangin-susu-verilen-cinayet-x-ray-goruntuleriyle-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-yangin-susu-verilen-cinayet-x-ray-goruntuleriyle-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Elazığ'da yangın süsü verilen çifte cinayetin JASAT ekiplerince aydınlatıldığını açıkladı. Şüpheli H.Ç. X-Ray görüntüleriyle yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Elazığ'da meydana gelen çifte cinayetin <strong>Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT)</strong> ekiplerinin çalışmasıyla aydınlatıldığını duyurdu. Karakoçan ilçesinde 8 Eylül 2026'da bir evde çıkan yangında öldükleri düşünülen Ağa ve Nimet Üykü çiftinin yapılan incelemeler sonucunda ateşli silahla öldürüldüğü belirlendi.</p>

<h2><strong>Yangının cinayeti gizlemek için çıkarıldığı belirlendi</strong></h2>

<p>Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ile Karakoçan Cumhuriyet Savcılığının koordinasyonunda yürütülen soruşturmada, Elazığ İl Jandarma Komutanlığına bağlı JASAT timleri görev aldı.</p>

<p>Çifte yapılan otopsi işlemlerinde her iki kişinin de göğüs bölgelerine isabet eden birer ateşli silah mermisi nedeniyle yaşamını yitirdiği tespit edildi. <strong>İnceleme</strong>lerde, cinayetin ardından olayın yangın olarak gösterilmeye çalışıldığı ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Nimet Üykü'ye ait ziynet eşyalarının da kayıp olduğu belirlendi. Yapılan tespitlerde 2 bilezik, 1 kolye ve 2 küpenin çalındığı ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>Şüpheli ziynet eşyalarıyla İstanbul'a kaçtı</strong></h3>

<p>Cinayetin ardından yürütülen araştırmada, şüphelinin olay yerinden ayrılarak İstanbul'a gittiği tespit edildi. H.Ç.'nin gasbedilen altınları burada bir kuyumcuda satmaya çalıştığı belirlendi.</p>

<p>JASAT ekipleri, şüphelinin izini sürerken havalimanına ait <strong>X-Ray</strong> <strong>görüntüleri</strong>ni de incelemeye aldı. Görüntülerdeki ayrıntılardan hareketle kimliği belirlenen H.Ç., ekiplerin çalışması sonucunda yakalandı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığının paylaşımında, olayın aydınlatılmasında X-Ray görüntülerindeki ayrıntının önemli rol oynadığı belirtildi.</p>

<h3><strong>H.Ç. kasten öldürme ve yağmadan tutuklandı</strong></h3>

<p>JASAT ekipleri tarafından yakalanan H.Ç., işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edildi. Şüpheli, "Kasten Öldürme" ve "Yağma" suçlarından tutuklandı.</p>

<p>Soruşturma, Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Karakoçan Cumhuriyet Savcılığı koordinasyonunda yürütüldü. Çalışmalarda Elazığ İl Jandarma Komutanlığı JASAT timleri görev aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>JASAT 2026'da 11 bin 808 olayı aydınlattı</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığının paylaşımında JASAT ekiplerinin 2026 yılı içerisindeki çalışmalarına ilişkin verilere de yer verildi. Buna göre <strong>Jandarma Genel Komutanlığı </strong>bünyesindeki JASAT timleri, yıl içinde 12 bin 280 nitelikli olayın 11 bin 808'ini aydınlattı.</p>

<p>JASAT'ın dahil olduğu 209 kasten öldürme olayının tamamının çözüldüğü bildirildi. Ayrıca kasten öldürme olaylarında firari olarak aranan 24 şüpheli hakkında Kırmızı Bülten çıkarılması sağlandı.</p>

<p>Bakanlığın paylaşımında, olayın çözülmesinde görev alan Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı, Elazığ İl Jandarma Komutanlığı, Karakoçan Cumhuriyet Savcılığı ve JASAT ekipleri ile çalışmalara katkı sağlayan personele teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">“JASAT’ımız yangın süsü verilen cinayeti X-Ray cihazındaki ayrıntı ile aydınlattı.”<br />
<br />
Elazığ’da evlerinde çıkan yangında hayatını kaybettiği sanılan Ağa ve Nimet Üykü çiftinin cinayete kurban gittiğini tespit eden JASAT Timleri, gasp edilen ziynet eşyalarını havalimanı X-Ray… <a href="https://t.co/pKphGfdUoG" rel="nofollow">pic.twitter.com/pKphGfdUoG</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2100124659383415096?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-yangin-susu-verilen-cinayet-x-ray-goruntuleriyle-cozuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yangin-susu-verilen-cinayet-x-ray-goruntuleriyle-cozuldu.png" type="image/jpeg" length="80666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2828 tercih başvuruları başladı mı? 2828 tercihleri nasıl yapılır? 2026 Eylül dönemi başvuru tarihleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2828-tercih-basvurulari-basladi-mi-2828-tercihleri-nasil-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2828-tercih-basvurulari-basladi-mi-2828-tercihleri-nasil-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında kamuda istihdam hakkı bulunan hak sahipleri için 2026 yılı Eylül dönemi tercih işlemlerini başlattı. Tercih yapacak adayların işlemlerini e-Devlet üzerinden tamamlaması gerekiyor. Sürecin sona ereceği tarih ve kullanılacak hizmet ekranı da Bakanlığın duyurusuyla belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, <strong>2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında kamuda istihdam hakkı bulunan hak sahipleri</strong> için 2026 yılı Eylül dönemi tercih işlemlerinin başladığını duyurdu. Tercih sürecine katılacak kişiler işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Tercih döneminin başlamasıyla birlikte adayların başvuru süresi, tercih ekranı ve işlemlerin tamamlanması gereken son tarih de belli oldu. Bakanlık tarafından yayımlanan kılavuz ve rehberde süreçle ilgili bilgiler yer alıyor.</p>

<h2><strong>2828 kapsamında tercih başvuruları başladı</strong></h2>

<p>2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında kamuda istihdam hakkından yararlanmaya hak kazanan kişiler için <strong>2026 yılı Eylül dönemi tercih süreci 14 Eylül 2026'da başladı.</strong></p>

<p>Hak sahipleri, kendilerine sunulan kadro ve pozisyonlar doğrultusunda tercih işlemlerini belirtilen süre içerisinde elektronik ortamda yapabilecek.</p>

<p>Yerleştirme işlemleri, hak sahiplerinin tercihleri doğrultusunda gerçekleştirilecek. Bu nedenle adayların tercih işlemlerini son başvuru tarihine kadar tamamlaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>2828 kapsamında kamuya yerleştirme nedir?</strong></h3>

<p>2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında kamuya yerleştirme, belirli sosyal hizmet modellerinden yararlanmış ve kanunda belirtilen şartları taşıyan hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmesini sağlayan bir uygulamadır. Bu kapsamda hak sahipleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen tercih sürecinde kendilerine sunulan kadro ve pozisyonlar arasından tercih yapar. Yerleştirme işlemi, adayların tercihleri ve ilgili mevzuatta belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda gerçekleştirilir.</p>

<h3><strong>2828 tercihleri ne zaman sona erecek?</strong></h3>

<p>2026 yılı Eylül dönemi 2828 kapsamındaki tercih işlemleri <strong>24 Eylül 2026 saat 23.59'da</strong> sona erecek.</p>

<p>Buna göre hak sahiplerinin tercihlerini son günün son saatine bırakmadan tamamlaması gerekiyor. Tercih süresinin sona ermesinin ardından sistem üzerinden işlem yapılamayacağı için adayların belirlenen takvimi dikkate alması önem taşıyor.</p>

<p>Tercih tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tercih başlangıcı:</strong> 14 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tercih bitişi:</strong> 24 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son başvuru saati:</strong> 23.59</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Dmm’den %22E Devlet Kapısı'na Siber Saldırı” Iddiasına Yalanlama" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dmmden-22e-devlet-kapisina-siber-saldiri-iddiasina-yalanlama.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>2828 tercihleri nereden yapılacak?</strong></h3>

<p>Tercih işlemleri <strong>e-Devlet Kapısı</strong> üzerinden gerçekleştirilecek.</p>

<p>Hak sahiplerinin e-Devlet'e giriş yaptıktan sonra <strong>“2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu Kapsamında İşe Yerleştirme İşlemleri”</strong> hizmetine ulaşması gerekiyor.</p>

<p>Tercih işlemleri sırasında adayların Bakanlık tarafından yayımlanan kılavuz ve rehberde yer alan açıklamaları dikkate alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>2828 kapsamında kimler tercih yapabilecek?</strong></h3>

<p>Tercih dönemi, <strong>2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında kamuda istihdam hakkından yararlanmaya hak kazanan kişileri</strong> kapsıyor.</p>

<p>Dolayısıyla tercih ekranının yalnızca ilgili kanun kapsamında istihdam hakkı bulunan hak sahiplerine yönelik olduğu belirtiliyor. Başvuru yapacak kişilerin tercih işlemlerinden önce kendilerine ilişkin hak sahipliği ve tercih şartlarını Bakanlığın yayımladığı kılavuzdan kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Resmi Gazete'de yayımlandı: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 680 sözleşmeli personel alacak" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-b760ae3291d9998074c2a74710226108.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2828 tercih kılavuzu yayımlandı mı?</strong></h3>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, tercih işlemlerine ilişkin <strong>kılavuz ve rehberi</strong> de hak sahiplerinin erişimine açtı.</p>

<p>Adayların tercih yapmadan önce kılavuzda yer alan açıklamaları, tercih koşullarını ve süreçle ilgili diğer bilgileri incelemesi gerekiyor. Böylece tercih işlemleri sırasında dikkate alınması gereken kuralların kontrol edilmesi mümkün olacak.</p>

<h3><strong>2828 tercihleri için son gün ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 Eylül dönemi 2828 kapsamındaki tercih işlemlerinde son gün <strong>24 Eylül 2026</strong> olarak belirlendi. Sistem üzerindeki işlemler aynı gün <strong>23.59'da</strong> sona erecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tercih yapacak hak sahiplerinin işlemlerini bu tarihe kadar e-Devlet üzerinden tamamlaması gerekiyor. Tercih sürecine ilişkin yeni bir değişiklik veya ek duyuru yapılması halinde Bakanlığın resmî kanallarındaki açıklamalar esas alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2828-tercih-basvurulari-basladi-mi-2828-tercihleri-nasil-yapilir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-ca328cdcc116fb34eb7e7ec4ceb4431b.jpg" type="image/jpeg" length="75539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="55694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="92279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="27175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="36297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="65917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="93461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="83451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="29633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="46699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="56754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="84051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="67703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="23914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="51992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="53815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="91822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="16416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="97199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="12010"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
