<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 23:31:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, YENİ Parti'ye geçtiğini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/edirne-belediye-baskani-filiz-gencan-yeni-partiye-gectigini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/edirne-belediye-baskani-filiz-gencan-yeni-partiye-gectigini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, yaptığı açıklamayla YENİ Parti'ye geçtiğini duyurdu. Demokrasi, hukuk ve toplumsal uzlaşı vurgusu yapan Gencan, yeni siyasi sürecin Türkiye'nin değişim beklentisine karşılık vereceğine ve ülkenin geleceğine umut olacağına inandığını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, yaptığı açıklamayıla YENİ Parti'ye geçtiğini duyurdu. YENİ Parti'nin Türkiye’nin yarınlarına yeni bir umut olacağına yürekten inandığını belirten Gencan açıklamasında şunları kaydetti:</p>

<p>"Bazı dönemler vardır; alınan kararlar yalnızca bugünü değil, yarını da şekillendirir. Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; demokrasiyi güçlendiren, hukukun üstünlüğünü esas alan, katılımı artıran ve toplumumuza yeniden umut veren güçlü bir kardeşlik iklimidir. İnanıyorum ki kutuplaşmanın yerine diyaloğun, tek sesliliğin yerine çoğulculuğun, ayrışmanın yerine ortak aklın hâkim olduğu bir Türkiye, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla başlayan yeni siyasi yürüyüşün; ülkemizin demokrasiye olan inancını güçlendireceğine, milletimizin değişim beklentisine cevap vereceğine ve Türkiye’nin yarınlarına yeni bir umut olacağına yürekten inanıyorum. Bu yeni dönemin şekillenmesinde en büyük pay, değişim iradesini kararlılıkla ortaya koyan milletimizindir. Aynı zamanda bu demokratik iradenin önünü açan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e ve demokrasi mücadelesiyle milyonlara umut veren Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na; hesap soran değil, toplumu kucaklayan siyaset anlayışıyla üstlendikleri tarihi sorumluluk dolayısıyla teşekkür ediyor, ülkemizin geleceğine sundukları katkıların artarak devam etmesini diliyorum.</p>

<p><strong>"Yolu Açık, Umudu Büyük Olsun"</strong></p>

<p>Ben de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Edirne’mize ve kıymetli hemşehrilerimize hizmet etmeyi; hukuktan, demokrasiden, Cumhuriyetimizin temel değerlerinden ve millet iradesinden yana duruşumu aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğim. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği aklın ve bilimin rehberliğinde, çağdaş, demokratik ve laik Cumhuriyet idealini aynı inanç ve kararlılıkla savunmayı sürdüreceğim. Çünkü bu miras, yalnızca geçmişimizin değil; geleceğimizin de en güçlü teminatıdır. Yeni bir yolun, yeni bir heyecanın ve yeni bir başlangıcın ülkemize güç katmasını diliyor; bu yürüyüşün demokrasimize, milletimize ve geleceğimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Yolu açık, umudu büyük olsun."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/edirne-belediye-baskani-filiz-gencan-yeni-partiye-gectigini-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/eb3d85d8-3c4f-46c1-b231-ddd4308639a1-w.jpg" type="image/jpeg" length="36942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zinedine Zidane resmen Fransa'nın başında: İlk sınavını Türkiye karşısında verecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zinedine-zidane-resmen-fransanin-basinda-ilk-sinavini-turkiye-karsisinda-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zinedine-zidane-resmen-fransanin-basinda-ilk-sinavini-turkiye-karsisinda-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Futbol Federasyonu, Didier Deschamps'ın ardından milli takım teknik direktörlüğüne Zinedine Zidane'ın getirildiğini açıkladı. Efsane isim, Fransa'nın başındaki ilk maçına UEFA Uluslar Ligi'nde Türkiye deplasmanında çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Futbol Federasyonu (FFF), Didier Deschamps ile yolların ayrılmasının ardından milli takım teknik direktörlüğü görevine Zinedine Zidane'ın getirildiğini resmen duyurdu.</p>

<p>Fransız teknik adam, Fransa Milli Takımı'nın başındaki ilk resmi karşılaşmasını 25 Eylül'de UEFA Uluslar Ligi kapsamında Türkiye'ye karşı oynayacak. Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak mücadele, Zidane'ın yeni görevindeki ilk sınavı olacak.</p>

<p>Göreve atanmasının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Zidane, <strong>"Bu Fransa takımının teknik direktörü olabilmek benim için büyük bir mutluluk... Başka söze gerek yok"</strong> dedi.</p>

<p>Duygularını dile getiren deneyimli teknik adam, <strong>"İçimde çok yoğun duygular olduğu için kendimi frenliyorum. Bu zorlu göreve hazırım; bugün beni harekete geçiren şey de bu"</strong> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zidane, Fransa'daki ilk iç saha maçına ise 2 Ekim'de Stade de France'ta İtalya karşısında çıkacak.</p>

<p>Türkiye'nin UEFA Uluslar Ligi'ndeki rakiplerinden İtalya'da da teknik direktör değişikliği yaşandı. Roberto Mancini'nin 28 Temmuz'da göreve getirildiği açıklanırken, federasyonun daha önce Pep Guardiola ve Carlo Ancelotti'den olumsuz yanıt aldığı belirtildi. Andrea Pirlo'nun görevi üstlenmesi beklenirken, bir Rus bahis şirketiyle bağlantılarına ilişkin haberlerin ardından yaşanan tartışmalar nedeniyle adaylıktan çekildiği ifade edildi.</p>

<p>Uluslar Ligi'nde Türkiye'nin bir diğer rakibi Belçika ise teknik direktörlük görevine eski Hollanda Milli Takımı kaptanı Mark van Bommel'i getirdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zinedine-zidane-resmen-fransanin-basinda-ilk-sinavini-turkiye-karsisinda-verecek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/1641562920192-43544123213-1.jpg" type="image/jpeg" length="67236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP İstanbul teşkilatında toplu istifa: İl yönetiminden 39 kişi ile 36 ilçe başkanı Yeni Parti'ye katılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-istanbul-teskilatinda-toplu-istifa-il-yonetiminden-39-kisi-ile-36-ilce-baskani-yeni-partiye-katiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-istanbul-teskilatinda-toplu-istifa-il-yonetiminden-39-kisi-ile-36-ilce-baskani-yeni-partiye-katiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda geniş çaplı istifalar yaşandı. İl yönetimindeki 40 kişiden 39'u ile 39 ilçe başkanından 36'sı görevlerinden ve partilerinden ayrıldıklarını duyururken, istifa eden isimlerin Yeni Parti'ye katılacakları açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'de İstanbul teşkilatında dikkat çeken bir istifa dalgası yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı görevine getirilmesi ve kurultay sürecinin işletilmemesinin ardından, Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti'ye geçişler sürüyor.</p>

<p>Daha önce farklı illerde çok sayıda il ve ilçe yöneticisi ile belediye başkanlarının CHP'den ayrılarak Yeni Parti'ye katılmasının ardından, bu kez İstanbul teşkilatında toplu istifalar gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklanan bilgilere göre, CHP İstanbul İl Yönetimi'nde görev yapan 40 kişiden 39'u partiden istifa etti. Ayrıca İstanbul'daki 39 ilçe başkanından 36'sının da CHP'den ayrıldığı bildirildi.</p>

<p>İstifa eden il ve ilçe yöneticilerinin önümüzdeki süreçte Yeni Parti saflarına katılacakları ifade edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-istanbul-teskilatinda-toplu-istifa-il-yonetiminden-39-kisi-ile-36-ilce-baskani-yeni-partiye-katiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/08/chp-istanbul.jpg" type="image/jpeg" length="70350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de kaçak içki operasyonu: Menderes'te damıtım düzenekleri ve şüpheli sıvılar ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-kacak-icki-operasyonu-mendereste-damitim-duzenekleri-ve-supheli-sivilar-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-kacak-icki-operasyonu-mendereste-damitim-duzenekleri-ve-supheli-sivilar-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Menderes ilçesinde bir ihbar üzerine düzenlenen denetimde, kaçak alkol üretiminde kullanıldığı değerlendirilen damıtım düzenekleri ile yüzlerce litre şüpheli sıvı bulundu. Ele geçirilen ürünlerden numune alınarak laboratuvar incelemesine gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'in Menderes ilçesinde kaçak içki üretimine yönelik gerçekleştirilen denetimde, alkol damıtımında kullanıldığı değerlendirilen düzenekler ile çok sayıda bidon ve şişe içerisinde şüpheli sıvı ele geçirildi.</p>

<p>İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden gerçekleştirilen denetime ilişkin yapılan açıklamada "Menderes Gümüldür Jandarma Karakol Komutanlığı sorumluluk bölgesinde, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbar üzerine 27 Temmuz 2026 tarihinde Gümüldür İnönü Mahallesi Hakkı Efendi Caddesi Hanımeli Sitesi'nde bulunan bir adreste, Menderes Sulh Ceza Hâkimliği'nin 27.07.2026 tarih ve 2026/2016 D.İş sayılı kararı doğrultusunda denetim gerçekleştirildi. Yapılan kontrolde; 30 adet 19 litrelik bidon içerisinde 'maişe' olarak tabir edilen kahverengi sıvı madde, alkol damıtımında kullanıldığı değerlendirilen 2 adet düzenek ve 33 adet 4 litrelik cam şişe içerisinde renk ve koku itibarıyla rakı olduğu değerlendirilen şeffaf sıvı tespit edildi. Söz konusu ürünler Gümüldür Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından muhafaza altına alınırken, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol görevlileri nezaretinde ürünlerden numune alındı. Alınan numuneler, muayene ve analiz işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili laboratuvara gönderildi. Halk sağlığının korunmasına yönelik kaçak ve kayıt dışı üretimle mücadele çalışmaları, ilgili kurumların koordinasyonunda kararlılıkla devam edecektir"denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-kacak-icki-operasyonu-mendereste-damitim-duzenekleri-ve-supheli-sivilar-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/9589ce10-72c1-4c35-81e4-12034672004e-w.jpeg" type="image/jpeg" length="43444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti'nin ilk önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-onergesi-akp-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-onergesi-akp-ve-mhp-oylariyla-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda Yeni Parti'nin, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunların araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesi görüşüldü. Görüşmelerde sektörün istihdam, üretim ve ihracatındaki kayıplara dikkat çekilirken, önerge yapılan oylamada AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Denizli Milletvekili <strong>Şeref Arpacı,</strong> tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin Meclis araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, sektörde 500 binin üzerinde işgücü kaybı yaşandığını ve 10 bin firmanın kapandığını aktararak, <i>"50 yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisi rekabet gücü 3 senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşıyor"</i> dedi.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili <strong>Celal Adan</strong> başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce, Yeni Parti'nin tekstil ve hazır giyim sektörünün sorunların araştırılması ve çözüm önerilerinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesi görüşüldü.</p>

<p>Önergeye ilişkin grubu adına konuşan Yeni Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi.</p>

<p>Arpacı, o dönemde kendilerine dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun olduğu yanıtının verildiğini belirterek, "Dediler dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin geçer gider. Sektörün kan kaybettiğini yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip komisyonumuzu toplamadı. Tekstilciyle yüz yüze gelemedi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tekstil sektörüne yönelik sorunların devam ettiğini dile getiren Arpacı, ABD'nin aldığı ek vergi kararına değindi. ABD Ticaret Temsilciliği'nin kamuya açık kayıtlarında Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirildiğine ilişkin bilgi bulunmadığını öne süren Arpacı, "Hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında. Öyle olmadığını da anladık" diye konuştu. Arpacı, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p><i>"AKP’nin gözden çıkardığı sektörde gelinen noktayı kısaca özetleyeyim. Kriz geçirip gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve Hazır giyimde toplam işgücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde 15, hazır giyimde tam 11 sene öncesine gitmişiz. 10 bin firma kapısına kilit vurmuş. Toplamda yüzde 15’e tekabül ediyor. Daha 5 sene önce 3,7 milyar ile 6. sıradayken, tam 35 sene sonra dünyada Hazır Giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3’ün altına inmiş. İhracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş.</i></p>

<p><i>Daha önceki önergelerde olduğu gibi AKP’nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvik desteklerini, dünyadaki Pazarın daralmasından falan bahsedecek. 2024 ve 2025’te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen, tek üretici maalesef Türkiye. Farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hale gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış. Şartları çok zor. En önemlisi Döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kar edemiyor. Büyüme dediğiniz şey TL enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançları ile faaliyetten ettikleri zararlarını karşılamıyor, yani firmalarımız çalışarak batıyor. Bugün bu mevcut durum ile bu faiz ile sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13.5 Favök karı üretmesi gerekiyor. Şu anda firmaların net kar marjı yüzde 1. 2022’de mal ihracatının GSYH’daki payı yüzde 27’nin üzerinde iken 3 senede yüzde 17’ye düştü. 2028 hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik.</i></p>

<p><i>Yangın küçük bir alandayken önlem alın ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik dinletemedik. Şimdi artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Tekstilden Teknolojiye, inşaattan lojistiğe, Turizme her yer yangın yeri! Konkordato başvurularında son 3 senedir her ay yeni rekor kırılıyor. Sadece 6 ayda bin 240 şirket konkordato aldı, ve bunun çok büyük oranı Haziran ayında. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3 bin 382’ye ulaştı. Artık üretmiyor kendi istekleri ile firmalarını kapatıyorlar. 50 yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisi rekabet gücü 3 senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken, gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz."</i></p>

<p>Milletvekillerinin önerge üzerine konuşmaların ardından yapılan oylamada önerge, AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-onergesi-akp-ve-mhp-oylariyla-reddedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ec772420-221d-42a0-9df5-60f82fed1bb3.jpg" type="image/jpeg" length="52560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump ile Netanyahu Beyaz Saray'da bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-ile-netanyahu-beyaz-sarayda-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-ile-netanyahu-beyaz-sarayda-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Washington'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da görüştü. Basına kapalı gerçekleştirilen zirvede üst düzey ABD yetkilileri de yer alırken, Beyaz Saray önünde Netanyahu karşıtı protesto düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın cenaze töreni için Washington'a gelen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Beyaz Saray'da kabul etti.</p>

<p>Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Trump'ın hem Netanyahu hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı görüşmelerin "verimli ve olumlu" geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Trump ile Netanyahu arasındaki görüşme basına kapalı olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından paylaşılan fotoğraflarda, toplantıya ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, CIA Direktörü John Ratcliffe ile Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un da aralarında bulunduğu üst düzey isimlerin katıldığı görüldü.</p>

<p><strong>Netanyahu'ya protesto</strong></p>

<p>Beyaz Saray önünde toplanan kalabalık bir grup, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ziyareti sırasında protesto gösterisi düzenledi.</p>

<p>ABD Başkanı Trump ise son günlerde yaptığı açıklamalarda Netanyahu'ya yönelik eleştirilerini kamuoyu önünde dile getirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, dün yaptığı değerlendirmede, Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıkan Netanyahu'ya, <strong>"Kimse bana ne satıp satmayacağımı söyleyemez. Türkiye büyük bir müttefikimiz."</strong> sözleriyle yanıt vermişti.</p>

<p>ABD Başkanı, bugün yaptığı açıklamada ise İran'daki Kaz Dağı'nın hedef alınmasına ilişkin, <strong>"Bibi’nin (Netanyahu) bunu açıktan duyurduğunu gördüm. Ben de, 'Neden bunu sadece bana söylemiyorsun? Neden bunu tüm dünyaya duyurmak zorundasın?' dedim."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-ile-netanyahu-beyaz-sarayda-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/d0366b8f-6192-4808-bbaf-e66cf8fd8207.jpg" type="image/jpeg" length="87324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasında yargılanan Fatoş Pınar Türker cezaevinde bayıldı, hastaneye sevk edilmedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-yargilanan-fatos-pinar-turker-cezaevinde-bayildi-hastaneye-sevk-edilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-yargilanan-fatos-pinar-turker-cezaevinde-bayildi-hastaneye-sevk-edilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB davası kapsamında tutuklu bulunan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in cezaevinde bilincini kaybederek bayıldığı ve hastaneye sevk edilmediği iddia edildi. Türker'in avukatı Burak Candan, müvekkilinin sağlık durumunun tam teşekküllü bir hastanede değerlendirilmesini, cezaevi koşullarının incelenmesini ve Düzce Cezaevi'ne planlanan sevkin iptal edilmesini talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik dava kapsamında tutuklu bulunan İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in cezaevinde rahatsızlanarak bilincini kaybettiği öne sürüldü.</p>

<p>Medyascope'ta yer alan habere göre, Türker'in avukatı Burak Candan, müvekkilinin ağırlaşan kalp rahatsızlığı nedeniyle mahkemeye dilekçe sundu.</p>

<p>Dilekçede, 23 Mart 2025 tarihinden bu yana tutuklu bulunan Türker'in cezaevi sürecinde çeşitli sağlık sorunları yaşadığı belirtilirken, kalp rahatsızlığı nedeniyle zaman zaman bilinç kaybı geçirdiği ifade edildi. Avukat Candan, müvekkilinin tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek kapsamlı sağlık kontrolünden geçirilmesini istedi.</p>

<p><strong>Hapishanede bilincini kaybedip bayıldı</strong></p>

<p>Dilekçede, Fatoş Pınar Türker'in hem Düzce Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hem de Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda sağlık sorunları yaşadığı aktarıldı.</p>

<p>Başvuruda, Türker'in 2 Temmuz'da Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanarak bilincini kaybedip bayıldığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca, panik butonuna basmasına rağmen görevlilerin zamanında müdahale etmediği iddia edildi. Dilekçede, Türker'in 24 Temmuz 2026 tarihinde yaşadığı son rahatsızlık sırasında yere düşerek başını çarptığı, buna karşın hastaneye sevk edilmediği öne sürüldü.</p>

<p>Avukat Candan, ikinci duruşma öncesinde Türker'in yeniden Düzce Cezaevi'ne sevk edilmesinin planlandığını belirterek, bu sevkin sağlık durumu açısından ciddi risk oluşturacağını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dilekçede, Türker'in tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesi, Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndaki panik butonlarıyla ilgili iddiaların araştırılması ve Düzce Cezaevi'ne planlanan sevkin iptal edilmesi talep edildi.</p>

<p><strong>Fatoş Pınar Türker ifadesinde ne dedi?</strong></p>

<p>İBB davasında savunmasını yapan Fatoş Pınar Türker, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:</p>

<p><strong>"Vatan Emniyet’e girdiğimde ben buradan çıkamam diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı. Yani tam bir kabus gibiydi"</strong> dedi.</p>

<p>Vatan Emniyet'te çıplak aramaya maruz kaldığını öne süren Türker, <strong>"Eldiven giyen bir polis 'üstünü çıkar' dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. 'Cinsel organını aç' dedi, 'arkanı dön-eğil' dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum"</strong> diye konuştu.</p>

<p>Savcıyla arasında geçtiğini söylediği diyaloğu da aktaran Türker, <strong>"Savcıya ifade vermek için avukatımla görüşeceğimi söyledim. 'Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?' dedi. 'Değil' dedim. 'Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını' dedi. Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-yargilanan-fatos-pinar-turker-cezaevinde-bayildi-hastaneye-sevk-edilmedi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/5a30010d-aca5-4766-8139-420255d5312b.jpg" type="image/jpeg" length="79552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Stoke - Everton maçı hangi kanalda, saat kaçta? Hazırlık maçı yayın bilgileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/stoke-everton-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-hazirlik-maci-yayin-bilgileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/stoke-everton-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-hazirlik-maci-yayin-bilgileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stoke ile Everton, yeni sezon hazırlıkları kapsamında karşı karşıya gelecek. Stoke - Everton maçı 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 21.45’te başlayacak. Mücadeleyi canlı takip etmek isteyen futbolseverler, maçın yayıncı kuruluşunu ve şifresiz olup olmadığını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere temsilcileri Stoke City ile Everton, hazırlık maçında kozlarını paylaşacak. 28 Temmuz 2026 Salı günü oynanacak mücadele, Türkiye saatiyle 21.45’te başlayacak.</p>

<h2>STOKE - EVERTON MAÇI SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Stoke - Everton hazırlık maçı saat 21.45’te başlayacak. Yeni sezon öncesindeki karşılaşma, iki takımın kadro ve taktik çalışmalarını görmesi açısından önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Everton ve Stoke City teknik ekiplerinin mücadelede farklı oyunculara süre vermesi bekleniyor. Karşılaşmada yeni transferlerin ve genç futbolcuların performansları da yakından takip edilecek.</p>

<h3>STOKE - EVERTON MAÇI ŞİFRESİZ Mİ?</h3>

<p>Stoke - Everton maçı TRT Spor ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Şifresiz yayın yapan <a href="https://www.trtspor.com.tr/canli-yayin-izle/trt-spor" rel="nofollow">TRT</a> Spor, televizyonun yanı sıra kanalın dijital yayın platformları üzerinden de takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/stoke-everton-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-hazirlik-maci-yayin-bilgileri</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/02/futbol-1.jpg" type="image/jpeg" length="16891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan ve Zeydi'den enerji anlaşması: Irak'tan Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-ve-zeydiden-enerji-anlasmasi-iraktan-turkiyeye-gunluk-1-milyon-varil-petrol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-ve-zeydiden-enerji-anlasmasi-iraktan-turkiyeye-gunluk-1-milyon-varil-petrol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Ankara'daki görüşmesinin ardından iki ülke arasında kapsamlı enerji anlaşması imzalandı. Ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, anlaşma kapsamında Irak'ın Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sağlayacağını açıklayarak bunun enerji iş birliği açısından tarihî bir adım olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Türkiye'ye gelen Irak Başbakanı Ali Zeydi'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. Törenin ardından iki lider baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerin her alanda güçlenerek ilerlediğini belirterek, bölgesel gelişmelerin de kapsamlı şekilde ele alındığını ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma başlıklarının öne çıktığını belirterek, İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi. Irak'ın savaş ve istikrarsızlıktan en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin bölgede barış, kalkınma ve refahın hâkim olması için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Irak ile yakaladığımız bu ivmeyi daha ileri noktaya taşıyacağımıza inanıyoruz. Biz de Türkiye olarak kendilerine her türlü noktada destek vermeye hazırız. İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. Yanı başımızdaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerimizde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konuları bir hayli yer tuttu. Komşumuz Irak bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Bölgemizin artık savaş ve çatışmayla değil, kalkınma ve refahla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonumuz için Irak ile görüşme halindeyiz. Terörü kalıcı olarak gündemden çıkaracağız. Irak ile stratejik adımlar attık." dedi.</p>

<p>Enerji alanında imzalanan anlaşmanın iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Erdoğan, su yönetimi konusunda da ortak çalışma iradesinin sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, enerji anlaşmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur. İklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun yönetimiyle ilgili iş birliği konusundaki irademiz nettir. Irak ile kapsamlı enerji anlaşması imzaladık. Türkiye'ye 1 milyon varil petrol verilecek. Sayın Başbakan, 'Biz Türkiye'ye petrol verebiliriz. Bir milyon varil. Başka yere muhtaç olmayın' dedi. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz. İnşallah bir milyon varil petrolü buraya transfer ettiğimizde ihtiyacımızı karşılarız. İnşallah hayırlı olur."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-ve-zeydiden-enerji-anlasmasi-iraktan-turkiyeye-gunluk-1-milyon-varil-petrol</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f88f1f69-7015-42d8-a6f0-417a305119ad.jpg" type="image/jpeg" length="25748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Çerçeve yasa” teklifinde son aşama: Düzenlemenin gelecek hafta yasalaşması hedefleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifinde-son-asama-duzenlemenin-gelecek-hafta-yasalasmasi-hedefleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifinde-son-asama-duzenlemenin-gelecek-hafta-yasalasmasi-hedefleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti'nin üzerinde çalıştığı "çerçeve yasa" teklifine hafta sonuna kadar son şeklinin verilerek TBMM'ye sunulması, önümüzdeki hafta ise komisyon ve Genel Kurul sürecinin tamamlanarak yasalaştırılması planlanıyor. Teklifte, PKK/KCK yapılanmasına özgü düzenlemeler, denetimli serbestlik sistemi ve süreci izleyecek yeni kurulların oluşturulmasına ilişkin hükümler yer alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Grubu’nda çerçeve yasa teklifine son şeklini vermek üzere çalışmalar sürüyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda görev yapan grup koordinatörleriyle görüşmesine ilişkin herhangi bir gelişme yaşanmazken yetkililer, çerçeve yasa teklifinin konu başlıklarında uzlaşma sağlanmasından sonra grup koordinatörlerinin bir araya gelebileceğini ifade etti.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, “çerçeve yasa”da yer alacak hükümlerle ilgili temaslar, etki analizleri devam ediyor.</p>

<p>AK Parti’nin dün yapılan MYK toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a genel çerçeveyle ilgili, bu süreçle ilgili çalışmaları yürüten Genel Başkan Vekili Efkan Ala, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve diğer yetkililer tarafından verildi.</p>

<p>Teklifle ilgili görüşmeler tamamlanıp taslağa son şekli verildikten sonra içeriğe ilişkin yarın veya perşembe günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden bilgilendirilmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Gerekli Sürenin Geçmesi Beklenmeden Genel Kurula Getirilebilir</strong></p>

<p>Taslağın diğer partilerle paylaşılıp cuma günü Meclis Başkanlığı’na sunulması planlanıyor. Teklifin, önümüzdeki hafta başında önce Adalet Komisyonu’nda görüşülmesi sonra da Genel Kurul’a getirilerek, bu sürecin önümüzdeki hafta bitirilmesine yönelik planlama yapılıyor.</p>

<p>Yetkililer, teklifin Meclis Başkanlığı’na sunulmasının pazartesi gününe kalması halinde ise diğer partilerle uzlaşılarak, hemen Adalet Komisyonu’nda görüşülmesini, komisyonda görüşmeler tamamlandıktan sonra 2 günlük yasal süre geçmesi beklenmeden Genel Kurul’a sevk edilip yasanın çıkarılmasının hedeflendiğini, böylece önümüzdeki hafta içinde yasanın çıkmasına yönelik bir süreç işletilmesinin hedeflendiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kaç Maddelik Olacak? </strong></p>

<p>Teklifin kaç maddelik olacağına ilişkin şu ana kadar kulislere 10-12, 12-14 ve 15 madde olduğuna ilişkin farklı bilgiler yansıdı. Yetkililer, bunun nedeninin teknik olarak henüz kesinlik kazanmamasından kaynaklandığını, temaslar devam ettiği sürece değişiklikler olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Kanun Yayınlandığı Tarihte Yürürlüğe Girecek, Meclis’te İzleme Kurulu Oluşturulacak</strong></p>

<p>Şu anda üzerinde çalışılan taslağa göre, kanun yayınlandığı tarihte yürürlüğe girecek. “Geçici ve müstakil bir kanun” olacağı belirtilen kanun teklifinin geçerlilik süresinin henüz netlik kazanmadığı öğrenildi.</p>

<p>Kanun yürürlüğe girdikten sonra güvenlik bürokrasisinden süreci izleyecek, raporlayacak “silah bırakmanın ve örgütün kendini feshinin takibini gerçekleştirecek” bir kurul devreye girecek.</p>

<p>Bu kurulda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında, ilgili bakanların da yer alması konusunda müzakereler sürüyor.</p>

<p>Kurul, kendi denetim sistematiği içinde çalışacak. Kurulun aradaki işlemlerin denetleyicisi ve takip edicisi olması planlanıyor.</p>

<p>Ayrıca TBMM Başkanlığı bünyesinde, partilerin temsilcilerinin de olduğu, bilgilendirmeye yönelik bir izleme grubu oluşturulacak. Meclis’teki izleme grubunun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan söz konusu kurulla irtibatlı çalışması öngörülüyor.</p>

<p><strong>Teklif Ortak Mı Verilecek? </strong></p>

<p>Yetkililer, teklifin diğer partilerin imzasıyla “ortak teklif” olup olmayacağı konusunda, “Rapor ortaklaşa çıktı, biz ortak verilmesini arzu ederiz, niyetimiz o. Raporda nasıl olacağı tarif edildi, süreç açısından da ortaklaşa verilmesi fayda sağlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Teklifin diğer partilerle ortak sunulması halinde, bir basın toplantısıyla açıklama yapılması beklenmiyor ancak her partinin teklifle ilgili kendi açıklamasını yapacağı öngörülüyor.<strong> </strong></p>

<p><strong>"Pkk Ve Kck Yapılanmasına" Yönelik Olduğu Açıkça Yazılacak</strong></p>

<p>Çerçeve yasa teklifinin isminin ne olacağı konusu da merak edilirken yetkililer, süreçle ilgili komisyonun isminin “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olduğuna işaret ederek, “Komisyonun ismine benzer bir şey olacak. Henüz net değil. Komisyonun kuruması amacında tanımlanmış zaten, toplumsal huzurun, güvenliğin, uyumun sağlanması amacıyla olduğu. Kavramsal olarak komisyonun raporundakine benzer olacak” bilgisini verdi.</p>

<p>Kanun sadece terör örgütü PKK’ya özgü olacak. Buna ilişkin, kanunun gerekçesi, tanımı ve amacında “PKK-KCK yapılanması”na ilişkin olduğu açıkça yazılacak.</p>

<p><strong>Denetimli Serbestlik Süresi 3 Yıl Olabilir</strong></p>

<p>“Suç işleyen-işlemeyen örgüt üyesi” tanımının yapılacağı kanun teklifinde, denetimli serbestlik süresinin 3 yıl olabileceğine yönelik müzakereler sürerken, yetkililer, “Bu süre doğrudan 3 yıl olmayabilir, arada denetim mekanizmaları olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, “asker-polis şehit eden örgüt üyelerinin, örgüt yöneticilerinin” teklifin kapsamı dışında olduğunu vurguladı. Örgütün lider kadrosuna ilişkin teklifte “özel tanım yapılacağı” belirtildi.</p>

<p><strong>Başvuru Süresi Verilecek, Mahkemeler Devreye Girecek</strong></p>

<p>Kanun çıktıktan sonra kanun kapsamına girenler için, 6 ay veya 1 yıl gibi belli bir başvuru süresi verilecek.</p>

<p>Kanun kapsamına girenlerle ilgili mahkemeler göreve başlayacak. Cezaevlerindeki mahkumlar için infaz hakimlikleri, soruşturma-kovuşturma safhası içinde olanlar konusunda da ilgili mahkemeler devreye girecek. Mahkemeler, kanundaki tanımlamalar doğrultusunda uygulama yapacak.</p>

<p><strong>Kanundan Yararlananların Yeniden Eylem Yapıp Yapmadıkları Takip Edilecek</strong></p>

<p>Kanundan yararlananların daha sonra benzer terör eylemlerine devam edip etmeyecekleri takip edilecek. Yetkililer, “Eğer kişiye erteleme verilmişse veya denetimli serbestlikten yararlanmışsa onlar takip edilecek. Bu kişi her zaman yeniden terör eyleminde bulunabilir. Denetimli serbestlik döneminde bu tür eylemler gerçekleştirilmesi halinde bunlar hakkında yine ilgili kanunlardaki hükümler işletilecek. Yani failler farklı isimler altında eylem yaparsa ilgili kanunlar işletilecek çünkü potansiyel olarak her zaman yeniden canlanma, şekil değiştirme mümkün” dedi.</p>

<p>Önümüzdeki hafta görüşmelerin tamamlanmaması halinde Meclis'in 14 Ağustos'a kadar çalışması öngörülüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifinde-son-asama-duzenlemenin-gelecek-hafta-yasalasmasi-hedefleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/da15a8da-fabe-4f46-be1a-b3f778397ba7-w.jpeg" type="image/jpeg" length="90823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da artan mide ve bağırsak şikâyetlerine ilişkin ASKİ'den "içme suyu" açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-artan-mide-ve-bagirsak-sikayetlerine-iliskin-askiden-icme-suyu-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-artan-mide-ve-bagirsak-sikayetlerine-iliskin-askiden-icme-suyu-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da son günlerde artan ishal, kusma ve mide bulantısı vakalarının şebeke suyundan kaynaklandığı yönündeki iddialar üzerine ASKİ açıklama yaptı. Kurum, son analizlerde içme suyunun kalite standartlarını karşıladığını bildirirken, Sağlık Bakanlığı kaynakları da söz konusu iddiaları reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da son günlerde görülen ishal, kusma, mide bulantısı ve benzeri sağlık şikâyetlerindeki artışın ardından, sosyal medyada bu durumun şebeke suyundan kaynaklanabileceğine yönelik paylaşımlar yapıldı. Gündeme gelen iddialar üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ASKİ Genel Müdürlüğü açıklamada bulundu.</p>

<p>ASKİ tarafından yapılan açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan iddialara değinilerek, Ankara'da vatandaşlara ulaştırılan içme suyunun hem Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenli olarak denetlendiği hem de ASKİ laboratuvarlarında 7 gün 24 saat esasına göre analiz edilerek anlık takip edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Sağlık Bakanlığı'nın denetimleri ile ASKİ laboratuvarlarında yapılan analizlerin, Ankara genelindeki şebeke suyunda halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir olumsuzluğa işaret etmediği ifade edildi.</p>

<p>ASKİ, <strong>"Bugün gelen yeni analiz sonuçlarında da içme suyunun tüm kalite parametrelerini karşıladığı teyit edilmiştir"</strong> açıklamasını yaptı.</p>

<p>Kurum ayrıca, <strong>"ASKİ Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde içme suyu kalitesini kesintisiz olarak izlemeye ve analiz sonuçlarını sosyal medya hesaplarından ve internet web sitemizden her ay düzenli olarak paylaşmaktadır."</strong> ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Öte yandan BirGün'ün ulaştığı Sağlık Bakanlığı kaynakları da şebeke suyuna ilişkin iddiaları reddetti. Bakanlık kaynakları, ASKİ'nin konuya ilişkin açıklama yaptığını hatırlatarak, benzer iddiaların yaz aylarında zaman zaman gündeme geldiğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-artan-mide-ve-bagirsak-sikayetlerine-iliskin-askiden-icme-suyu-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/yalovadaki-icme-suyuna-iliskin-yeni-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="26881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nasuh Mahruki'nin tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nasuh-mahrukinin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nasuh-mahrukinin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında yapılan tutukluluğa itiraz başvurusu mahkeme tarafından reddedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle 16 Temmuz'da tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'nin tutukluluğuna yapılan itiraz kabul edilmedi.</p>

<p>Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle gözaltına alınan Mahruki, sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliği tarafından "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklanmıştı.</p>

<p>Cumhuriyet gazetesinden Çağdaş Bayraktar'ın haberine göre, Mahruki'nin tutukluluk kararına yapılan itiraz mahkemece reddedildi.</p>

<p>Ret kararının gerekçesinde, "Şüpheliye atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, ceza alt ve üst sınırı, delillerin toplanma aşamasında olduğu, kaçma tehlikesi, tutuklamanın şüpheli üzerine atılı suça göre orantılı oluşu ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanısı" ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nasuh-mahrukinin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-17-104432.png" type="image/jpeg" length="78206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-irak-basbakani-ali-ez-zeydiyi-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-resmi-torenle-karsiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-irak-basbakani-ali-ez-zeydiyi-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-resmi-torenle-karsiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen resmi törenle karşıladı. Karşılamanın ardından iki lider baş başa görüşmeye geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen resmi törenle karşıladı.</p>

<p>Külliye'deki törende Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan ez-Zeydi'nin tören alanındaki yerlerini almasının ardından Türkiye ve Irak'ın milli marşları çalındı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın tüfekli gösteri gerçekleştirdiği törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Resmî karşılama kapsamında 21 pare top atışı yapıldı.</p>

<p>Irak Başbakanı ez-Zeydi, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı "Merhaba asker" sözleriyle selamladı.</p>

<p>Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ez-Zeydi, Türkiye ve Irak bayrakları önünde merdivenlerde basın mensuplarına poz verdi. İki lider daha sonra baş başa görüşmeye geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-irak-basbakani-ali-ez-zeydiyi-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-resmi-torenle-karsiladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f88f1f69-7015-42d8-a6f0-417a305119ad.jpg" type="image/jpeg" length="87946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump ile Zelenski, Lindsey Graham'ın cenazesi öncesi Beyaz Saray'da bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-ile-zelenski-lindsey-grahamin-cenazesi-oncesi-beyaz-sarayda-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-ile-zelenski-lindsey-grahamin-cenazesi-oncesi-beyaz-sarayda-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi, Rusya'ya yönelik yaptırımların en güçlü savunucularından Senatör Lindsey Graham'ın cenaze töreni öncesinde Beyaz Saray'da kabul etti. Basına kapalı gerçekleşmesi beklenen görüşmede, Ukrayna'ya destek ve Rusya'ya yönelik yaptırım sürecinin ele alınması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile savaşında Washington’ın Kiev’e destek vermesi için yoğun çaba gösteren ABD Senatörü Lindsey Graham’in cenaze töreni öncesinde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi Beyaz Saray’da karşıladı.</p>

<p>Bir kaynak ABD medyasına, Zelenski’nin öğleden sonra düzenlenecek cenaze töreninden önce Trump ile kısa ve muhtemelen basına kapalı bir görüşme yapmasının beklendiğini söyledi.</p>

<p>Graham, ölümünden önce Rusya’ya yönelik ek yaptırımların kabul edilmesi için yürütülen girişime öncülük ediyordu. Zelenski’nin bu çabanın ivmesini korumaya çalışması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trump-Zelenski İlişkilerinin Kronolojisi </strong></p>

<p>Trump ile Zelenski arasındaki ilişkiler, Şubat 2025’te Beyaz Saray’da yaşanan sert tartışmayla ciddi biçimde gerilmiş, sonraki aylarda ise inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. Nisan 2025’te Papa Francis’in cenazesi öncesinde yaptıkları kısa görüşme, ilişkilerde geçici bir yumuşama sağlarken, Ekim 2025’te toprak tavizleri konusundaki anlaşmazlık gerilimi yeniden artırdı. Aralık 2025’te Florida’da yapılan daha sakin görüşmenin ardından ilişkilerde belirgin bir toparlanma görüldü. Bu iyileşmenin en somut göstergesi ise Temmuz 2026’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi oldu. Trump burada Zelenski’ye, ABD’nin Ukrayna’ya Patriot önleme füzelerini ülkede üretme lisansı vereceğini söyledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-ile-zelenski-lindsey-grahamin-cenazesi-oncesi-beyaz-sarayda-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/4e094b54-689f-4d8b-a66e-7c2378d0f59c.png" type="image/jpeg" length="99100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı'dan Cem Küçük'ün TGRT’den ayrılığına ilişkin değerlendirme: Daha eski konularla alakalı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-altaylidan-cem-kucukun-tgrtden-ayriligina-iliskin-degerlendirme-daha-eski-konularla-alakali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fatih-altaylidan-cem-kucukun-tgrtden-ayriligina-iliskin-degerlendirme-daha-eski-konularla-alakali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fatih Altaylı, köşe yazısında Cem Küçük'ün TGRT Haber ve Türkiye gazetesinden ayrılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Altaylı, ayrılığın CHP ve mutlak butlan tartışmalarıyla ilgili olmadığını öne sürerken, nedenin daha eskiye dayanan bazı rahatsızlıklar olduğunu iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fatih Altaylı, bugünkü köşe yazısında TGRT Haber ve Türkiye gazetesinden ayrıldığını doğrulayan Cem Küçük'ün ayrılık sürecini değerlendirdi.</p>

<p>Cem Küçük, daha önce yaptığı açıklamada, TGRT Haber ve Türkiye gazetesinden ayrılık nedeninin mutlak butlan kararı ve mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki görüşleri olmadığını belirtmişti.</p>

<p>Altaylı'nın yazısının <strong>"Tam doğru yorum yapmaya başladı derken"</strong> ara başlıklı bölümü şöyle:</p>

<p><i>"Biliyorsunuz, Cem Küçük’ün adını yıllarca ağzıma almadım.</i></p>

<p><i>Muhatap olabileceğim biri olarak görmüyordum. Yok hükmünde gördüklerimdendi. Aptal ya da cahil olmadığını İlber Ortaylı’dan ötürü bilirdim, bu yüzden de kötülüğü benim için daha kabul edilemez bir durumdu.</i></p>

<p><i>Son zamanlarda TGRT’deki yayınlarında daha makul, daha akılcı ve belki de bir nebze vicdanlı bir yorumculuğa evrilmişti.</i></p>

<p><i>Bu yüzden de adını belki de ilk kez birkaç ay ya da hafta önceki bir yazımda andım. Hatırlamıyorum tam olarak.</i></p>

<p><i>Butlan kararı sonrası da doğru yorumlar yaptığını gördüm.</i></p>

<p><i>Ve dün TGRT Haber ile ilişiğinin kesildiği duyuruldu.</i></p>

<p><i>Hayatım boyunca bir gazetecinin kovulmasını, işinden olmasını istediğimi hatırlamıyorum. Kim olursa olsun bir gazeteci kovulunca da üzülürüm.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Küçük’ün kovulduğunu iktidara yakın bir ismin mesajından öğrendim, “Cem Küçük de adaya veda etti” diye.</i></p>

<p><i>Daha sonra Küçük açıklama yapmış, “Ayrılığımın nedeni butlan kararı ve Yeni Parti konusundaki farklı tavrım değil” diye. Bana gelen bilgiler de, Küçük’ün ayrılığının Barış Yarkadaş ile farklı düşünüyor olması ve CHP’ye yönelik eleştirileri ya da CHP’yi küçümsemesi olmadığı yönünde.</i></p>

<p><i>Ayrılığın daha köklü, daha eskiye dayalı bazı konular nedeniyle, özellikle de Küçük’ün bir dönem kendini “devlet ve derin devletin temsilcisi” gibi göstermesinin yarattığı giderek artan rahatsızlık nedeniyle olduğu söyleniyor.</i></p>

<p><i>Öyle ise yakında başka yansımalarını da görürüz."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-altaylidan-cem-kucukun-tgrtden-ayriligina-iliskin-degerlendirme-daha-eski-konularla-alakali</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-43.jpeg" type="image/jpeg" length="85479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor, Gifa Orban’ı 1 yıllığına kiraladığını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/amedspor-gifa-orbani-1-yilligina-kiraladigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/amedspor-gifa-orbani-1-yilligina-kiraladigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amedspor, yeni sezon kadro planlaması kapsamında Nijeryalı santrfor Gift Orban'ı Almanya Bundesliga ekibi Hoffenheim'dan satın alma opsiyonuyla birlikte 1 yıllığına kiralık olarak kadrosuna kattığını açıkladı. Kulüp, 24 yaşındaki golcüye yeni sezonda başarı dileklerini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinden Amed Sportif Faaliyetler’de transfer çalışmaları sürüyor. Almanya Bundesliga ekibi Hoffenheim’de forma giyen Nijeryalı santrfor Gift Orban’ı satın alma opsiyonu ile bir yıllığına kiraladı.</p>

<p>Transfere ilişkin Amedspor’dan yapılan açıklamada, “Kulübümüz, 24 yaşındaki Nijeryalı santrfor Gift Orban'ın, satın alma opsiyonuyla birlikte 1 yıllığına kiralık transferi konusunda TSG Hoffenheim ile anlaşmaya varmıştır. Profesyonel kariyerinde Norveç, Belçika, Fransa, Almanya ve İtalya liglerinde forma giyen Gift Orban, yeni sezonda yeşil-kırmızılı formamızı giyecektir. Gift Orban'a Amedspor'a hoş geldin diyor, formamız altında başarılar diliyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/amedspor-gifa-orbani-1-yilligina-kiraladigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bbd94a72-744b-439f-a0f2-3690fcfc2312-w.jpeg" type="image/jpeg" length="35984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep FK – OFK Belgrade maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-fk-ofk-belgrade-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-fk-ofk-belgrade-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep FK – OFK Belgrade maçı, 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 19.00’da başlayacak. Yeni sezon hazırlıkları kapsamında oynanacak karşılaşmanın canlı yayınlanacağı bir kanal bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep FK ile Sırbistan temsilcisi OFK Belgrade, hazırlık maçında karşı karşıya gelecek. Futbolseverler, Gaziantep FK – OFK Belgrade maçının başlama saatini, yayıncı kuruluşunu ve karşılaşmanın şifresiz yayınlanıp yayınlanmayacağını araştırıyor.</p>

<h2>GAZİANTEP FK – OFK BELGRADE MAÇI NE ZAMAN?</h2>

<p>Gaziantep FK – OFK Belgrade hazırlık maçı, 28 Temmuz 2026 Salı günü oynanacak. Yeni sezon öncesindeki mücadele, iki takımın teknik heyetlerine oyuncuların son durumunu görme fırsatı sunacak.</p>

<h3>GAZİANTEP FK – OFK BELGRADE MAÇI SAAT KAÇTA?</h3>

<p>Gaziantep FK ile OFK Belgrade arasındaki karşılaşmanın başlama saati 19.00 olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GAZİANTEP FK – OFK BELGRADE MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p>Gaziantep FK – OFK Belgrade maçının Türkiye’de canlı yayınlanacağı bir televizyon kanalı veya dijital platform bulunmuyor. Karşılaşma <strong>“Yayın Yok”</strong> bilgisiyle programda yer alıyor.</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/gaziantepfk" rel="nofollow">Gaziantepspor YouTube kanalı için tıklayınız.</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-fk-ofk-belgrade-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/gaziantep-fk-kayserisporu-3-maglup-etti.jpg" type="image/jpeg" length="64101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çaykur Rizespor-Hull City maçı hangi kanalda, saat kaçta? Şifresiz mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/caykur-rizespor-hull-city-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-sifresiz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/caykur-rizespor-hull-city-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-sifresiz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çaykur Rizespor-Hull City maçı, hazırlık karşılaşmalarını takip eden futbolseverlerin gündeminde yer alıyor. 28 Temmuz 2026 Salı günü oynanacak mücadele saat 19.00’da başlayacak ve şifresiz olarak ekranlara gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çaykur Rizespor ile İngiltere Championship ekiplerinden Hull City, yeni sezon hazırlıkları kapsamında karşı karşıya gelecek. Futbolseverler, Çaykur Rizespor-Hull City maçının başlama saatini, yayıncı kanalını ve şifresiz yayınlanıp yayınlanmayacağını araştırıyor.</p>

<p><img alt="Acun Ilıcalı'nın Hull City'si Premier Lig kapısında: Dev final için geri sayım başladı-1" class="detail-photo img-fluid" height="416" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/hullls.jpg" width="757" /></p>

<h2>ÇAYKUR RİZESPOR-HULL CITY MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Çaykur Rizespor-Hull City hazırlık maçı, 28 Temmuz 2026 Salı günü oynanacak. Karşılaşmanın başlama saati 19.00 olarak açıklandı.</p>

<p>Yeni sezon öncesindeki son durumlarını görmek isteyen iki takım, hazırlık karşılaşmasında kozlarını paylaşacak. Mücadele, teknik heyetlere oyuncuların performansını değerlendirme fırsatı sunacak.</p>

<p><img alt="Southampton Wembley biletini uzatmada kaptı: Finalde rakip Hull City" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/942c2a30-9639-11f0-9ed9-693309fd1b9f.jpg" width="2560" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ÇAYKUR RİZESPOR-HULL CITY MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p>Çaykur Rizespor-Hull City maçı, <a href="https://www.tv8bucuk.com/tv8-5-canli-yayin" rel="nofollow"><strong>TV 8,5</strong></a> ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak. Karşılaşmayı takip etmek isteyen futbolseverler, 28 Temmuz Salı günü saat 19.00’dan itibaren mücadeleyi izleyebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/caykur-rizespor-hull-city-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-sifresiz-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kapak-182203.webp" type="image/jpeg" length="11923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Real Madrid-Leganes maçı hangi kanalda, saat kaçta? Real Madrid-Leganes hazırlık maçı canlı yayın bilgileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/real-madrid-leganes-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-real-madrid-leganes-hazirlik-maci-canli-yayin-bilgileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/real-madrid-leganes-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-real-madrid-leganes-hazirlik-maci-canli-yayin-bilgileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Real Madrid ile Leganes, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında karşı karşıya gelecek. 28 Temmuz Salı günü oynanacak Real Madrid-Leganes maçının başlama saati ve canlı yayın bilgisi futbolseverler tarafından araştırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Real Madrid, yeni sezon öncesindeki hazırlık maçında İspanya 2. Lig ekiplerinden Leganes’i konuk edecek. Valdebebas’taki Real Madrid tesislerinde oynanacak karşılaşma, 28 Temmuz 2026 Salı günü Türkiye saatiyle 19.00’da başlayacak.</p>

<p><img alt="Real Madrid'e geçmesi beklenen Mourinho Arda Güler için kararını verdi" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/arda-guler-355580-1.webp" width="930" /></p>

<h2>REAL MADRID-LEGANES MAÇI SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Real Madrid-Leganes hazırlık maçı saat 19.00’da başlayacak. Karşılaşma, Real Madrid’in 2026-2027 sezonu öncesindeki hazırlık programının önemli karşılaşmalarından biri olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Leganes Kulübünün açıklamasına göre mücadele, Madrid’de bulunan Valdebebas tesislerinde seyirciye kapalı olarak oynanacak. Leganes için bu karşılaşma sezon öncesindeki beşinci hazırlık sınavı olacak.</p>

<p><img alt="Real Madrid'e geçmesi beklenen Mourinho Arda Güler için kararını verdi-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/arda-guler-25.jpg" width="864" /></p>

<h3>REAL MADRID-LEGANES MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p>Real Madrid-Leganes maçının Türkiye’deki herhangi bir televizyon kanalı veya dijital platform tarafından canlı yayımlanacağına ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor. İspanyol basını da seyirciye kapalı yapılacak hazırlık karşılaşması için canlı yayın planlanmadığını aktardı.</p>

<p><img alt="Real Madrid’de Florentino Perez’in kozu Jose Mourinho: Resmi açıklama geldi!-1" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/jose-mourinho-6-139426.webp" width="930" /></p>

<p><strong>Maç bilgileri:</strong></p>

<p><strong>Karşılaşma:</strong> Real Madrid-Leganes<br />
<strong>Tarih:</strong> 28 Temmuz 2026 Salı<br />
<strong>Saat:</strong> 19.00<br />
<strong>Organizasyon:</strong> Hazırlık maçı<br />
<strong>Stadyum:</strong> Valdebebas – Ciudad Real Madrid<br />
<strong>Yayın:</strong> Canlı yayın bulunmuyor</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/realmadrid" rel="nofollow">Real Madrid YouTube kanalı için tıklayınız</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/real-madrid-leganes-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-real-madrid-leganes-hazirlik-maci-canli-yayin-bilgileri</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/arda-guler-ve-kenan-yildizdan-uluslararasi-basari.jpg" type="image/jpeg" length="55145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump'tan İran mesajı: “Köprüler ve elektrik santralleri hedef olabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-baskani-trumptan-iran-mesaji-kopruler-ve-elektrik-santralleri-hedef-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-baskani-trumptan-iran-mesaji-kopruler-ve-elektrik-santralleri-hedef-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin olumlu ilerlediğini belirtirken, anlaşmaya varılamaması halinde İran'daki Pickaxe Mountain tesisi ile köprüler ve elektrik santrallerinin hedef alınabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sürdürülen temasların olumlu bir seyir izlediğini ifade etti. Trump, Tahran yönetimiyle uzlaşma sağlanamaması durumunda İran'daki Pickaxe Mountain tesisinin yanı sıra köprüler ve elektrik santrallerinin de hedef alınabileceği yönündeki uyarısını yineledi.</p>

<p>Fox News'e açıklamalarda bulunan Trump, mümkün olduğu takdirde İran'ın köprüleri ile elektrik altyapısını hedef almak istemediğini belirtti.</p>

<p>"Bu çok ama çok hassas bir denge" diyen Trump, "Şu anda çok güçlü bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Eğer anlaşma yapmazlarsa bunu yapacağımı biliyorlar. Artık anlaşmaları bozmalarına izin veremeyiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran ile devam eden diplomatik görüşmelere de değinen Trump, müzakerelerin olumlu ilerlediğini söyledi. Bu kapsamda, "Çok iyi görüşmeler yaptık" dedi.</p>

<p>Trump'ın, İran'ın nükleer programını değerlendirmek üzere İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile salı günü Beyaz Saray'da bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran'ın bölgede kontrol sahibi olmadığını öne sürerek, "Biz, Hürmüz Boğazı'nı kontrol ediyoruz" açıklamasını yaptı.</p>

<p>Röportaj sırasında Trump'a, Netanyahu'nun İran'ın nükleer programıyla bağlantılı olduğu belirtilen ve Tahran yakınlarında yer alan tahkimatlı Pickaxe Mountain tesisini görüşmede gündeme getirip getirmeyeceğine ilişkin iddialar soruldu.</p>

<p>Trump ise Netanyahu'yu kastederek açıklamada bulundu. "Bana bunu Bibi'nin söylemesine gerek yok. Bibi bunu bana, benim sürecin içinde kalmamı istediği için söylüyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran'ın nükleer altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, şunları kaydetti: </p>

<p>"Pickaxe'ta neler olup bittiğini tam olarak biliyorum. Bu büyük bir sorun değil. Onların nükleer tesislerini ortadan kaldırdık. Eğer anlaşma yapmazsak Pickaxe'ı da ortadan kaldırmak zorunda kalacağız. Anlaşma olmazsa bunu çok kolay yaparız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-baskani-trumptan-iran-mesaji-kopruler-ve-elektrik-santralleri-hedef-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/trump-31.png" type="image/jpeg" length="15042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="71454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="45544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="64461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="46948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="91917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="96315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="29625"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="21597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="77399"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="70523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="36449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="45826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="48887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="36164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="31632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="24230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="46467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="83961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="32285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="11420"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
