<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 15:31:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[145 ülkede cinsiyet eşitliği araştırması: Kadınlar kritik pozisyonlarda geride]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi-kadinlar-kritik-pozisyonlarda-geride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi-kadinlar-kritik-pozisyonlarda-geride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Ekonomik Forumu'nun 145 ülkeyi kapsayan Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu, cinsiyet eşitliğinde ilerlemenin devam ettiğini ancak mevcut hızın tam eşitlik için yeterli olmadığını ortaya koydu. Rapora göre dünya genelinde cinsiyet eşitliğinin tamamen sağlanması 120 yılı bulabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Ekonomik Forumu</strong>'nun (WEF) <strong>Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu</strong> yayımlandı. 145 ülkenin değerlendirildiği araştırmada, kadınların iş dünyası ve siyasetteki temsilinde son 20 yılda artış görülmesine karşın küresel ölçekte tam cinsiyet eşitliğine henüz ulaşılamadığı belirtildi.</p>

<p>WEF tarafından bu yıl 20'nci kez hazırlanan raporda cinsiyet eşitsizliğinin değişimi; “ekonomik katılım ve fırsat”, “eğitimsel kazanımlar”, “sağlık ve hayatta kalma” ile “siyasi yetkilendirme” olmak üzere dört temel başlık üzerinden incelendi.</p>

<p>Araştırmaya göre dünya genelindeki cinsiyet uçurumunun yüzde 69,2'si kapandı. Geçen yıl yüzde 68,8 olarak ölçülen bu oran, bir yılda 0,4 puan yükseldi. Raporda yüzde 100 seviyesine ulaşılması tam eşitlik olarak kabul edilirken, mevcut ilerleme hızının korunması halinde küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının 120 yıl sürebileceği hesaplandı.</p>

<h2><strong>Cinsiyet eşitliğinde siyasi temsil geriledi</strong></h2>

<p>Raporda, kadınların siyasi alandaki konumunda 2006 sonrasında ilerleme kaydedildiği ancak bu eğilimin 2016'dan itibaren tersine döndüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsiline ilişkin verilerde, üst düzey siyasi görevlerdeki dağılımın cinsiyet eşitliği açısından sınırlı kaldığı görüldü. Kadınların bakanlık görevlerindeki varlığı da bu kapsamda değerlendirildi.</p>

<p>İş dünyasında kadınların üst yönetim kademelerine ulaşabildiği belirtilirken, ekonomik ve siyasi açıdan en yüksek etkiye sahip görevlerde kadınların temsil oranının düşük kaldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kadınların üst düzey yönetimdeki payı yüzde 19,1</strong></h3>

<p>WEF verilerine göre kadınlar, üst yönetici pozisyonlarının yüzde 19,1'ini oluşturuyor. Bakanlık görevleri açısından yapılan değerlendirmede ise kadınların üstlendiği görevlerin yalnızca 10'da 1'inin yüksek etki sahibi olduğu belirtildi.</p>

<p>Raporda, kadınların çalışma hayatında üst düzey kademelere ulaşmasına rağmen en fazla ekonomik ve siyasi etki yaratan pozisyonlarda yeterli düzeyde temsil edilmediği ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>Yapay zekada kadınların temsili sınırlı</strong></h3>

<p>Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu'nda yapay zeka alanındaki kadın temsiline de yer verildi. Buna göre kadınlar, yapay zeka mühendislerinin beşte birinden daha azını oluşturuyor.</p>

<p>Kadınların yapay zeka şirketlerindeki temsili de şirketlerin farklı kademelerinde yeterli seviyeye ulaşmadı. Böylece raporda yapay zeka alanı, kadınların temsilinin sınırlı kaldığı başlıklardan biri olarak yer aldı.</p>

<h3><strong>Cinsiyet eşitliğinde ilk sırada İzlanda yer aldı</strong></h3>

<p>Ülkeler arasındaki değerlendirmede İzlanda, cinsiyet eşitliğinin en yüksek ölçüldüğü ülke oldu. İzlanda'da cinsiyet eşitliği oranı yüzde 93 olarak hesaplandı.</p>

<p>İzlanda'yı yüzde 87,2 ile Finlandiya ve yüzde 85,7 ile Norveç izledi. Namibya yüzde 84,5, İngiltere yüzde 84,2, Yeni Zelanda yüzde 82,8, İsveç yüzde 82,3, Avustralya yüzde 81,9, Almanya yüzde 81,7 ve İrlanda yüzde 81,4 oranlarına ulaştı.</p>

<p>Avustralya, raporun bu yılki sonuçlarında ilk kez cinsiyet eşitliğinin en yüksek olduğu ilk 10 ülke arasında yer aldı.</p>

<p>İzlanda ise üst üste 17'nci kez cinsiyet eşitliğinin en yüksek ölçüldüğü ülke olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi-kadinlar-kritik-pozisyonlarda-geride</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi.png" type="image/jpeg" length="92939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Valiliği: Kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiligi-kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiligi-kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, 17 Eylül Perşembe günü sabah saatlerinden sonra Ankara çevrelerinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış beklendiğini açıkladı. Vatandaşlar sel ve su baskınlarına karşı uyarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Valiliğ</strong>i, kent çevrelerinde beklenen <strong>kuvvetli sağanak</strong> ve<strong> gök gürültülü sağanak yağış</strong> nedeniyle vatandaşlara uyarıda bulundu.</p>

<p>Valilik tarafından yapılan açıklamada, <strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü</strong> Analiz ve Tahmin Merkezi'nden alınan son değerlendirmelere yer verildi.</p>

<h2><strong>Yağışlar perşembe günü etkili olacak</strong></h2>

<p>Son verilere göre, 17 Eylül Perşembe günü sabah saatlerinden sonra <strong>Ankara </strong>çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yağışların özellikle yerel ölçekte kuvvetli olması beklenirken, vatandaşların olası olumsuzluklara karşı hazırlıklı olması istendi.</p>

<h3><strong>Sel ve su baskını riskine karşı uyarı yapıldı</strong></h3>

<p>Valilik açıklamasında, yağışlarla birlikte <strong>sel ve su baskını</strong> yaşanabileceğine dikkat çekildi. Ayrıca gök gürültülü yağış sırasında yıldırım, dolu ve kuvvetli rüzgar gibi olumsuzlukların meydana gelebileceği belirtildi.</p>

<p>Ankara Valiliği, yağışın yol açabileceği <strong>ulaşım aksamaları</strong>na karşı da vatandaşların tedbirli davranmasını istedi. Açıklamada, kuvvetli yağışla birlikte ortaya çıkabilecek tüm olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması çağrısında bulunuldu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Meteoroloji Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi verilerine göre;<br />
<br />
Ankara’da yerel kuvvetli, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlara dikkat❗️ <a href="https://t.co/dqYxBIss1p" rel="nofollow">pic.twitter.com/dqYxBIss1p</a></p>
— T.C. Ankara Valiliği (@AnkaraValiligi) <a href="https://x.com/AnkaraValiligi/status/2100186249315143832?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiligi-kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor.png" type="image/jpeg" length="60781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu için Inter'den yeni sözleşme hamlesi: İşte maaş teklifi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi-iste-maas-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi-iste-maas-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Inter'de kariyerini sürdüren Hakan Çalhanoğlu'nun kulüpteki geleceğine ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. İtalyan ekibinin, milli oyuncuyla sözleşmesini 2 yıl daha uzatmayı gündemine aldığı belirtildi. Çalhanoğlu için hazırlanması planlanan yeni kontrattaki maaş detayını ise İtalyan basını kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Inter</strong> ile mevcut kontratının son sezonuna giren <strong>Hakan Çalhanoğlu</strong>'nun geleceği konusunda yeni gelişmeler gündeme geldi. Uzun süredir Süper Lig'in önemli kulüpleriyle adı anılan milli futbolcunun İtalyan ekibindeki durumu yeniden şekilleniyor.</p>

<h2><strong>Inter'den Çalhanoğlu için yeni kontrat hazırlığı</strong></h2>

<p><strong>Tuttosport'un haberine göre </strong>Inter, Hakan Çalhanoğlu'nun sözleşmesini yenilemek için hazırlık yapıyor. İtalyan temsilcisinin milli oyuncuya 1+1 yıllık bir kontrat veya doğrudan 2 sezonluk yeni bir anlaşma sunmayı planladığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Maaş teklifinde düşüş gündemde</strong></h3>

<p>İtalyan ekibinin, Çalhanoğlu'nun yaşını ve yakın dönemde geçirdiği sakatlıkları dikkate alarak yeni sözleşmede mevcut kazancının altında bir ücret önermeyi düşündüğü belirtildi. Milli futbolcu Inter'den şu anda yıllık net 6,5 milyon avro maaş alıyor.</p>

<h3><strong>Baccin görüşmeleri doğrulamıştı</strong></h3>

<p>Inter'in yeni sportif direktörü Dario Baccin de kulüpte düzenlediği ilk basın toplantısında Hakan Çalhanoğlu'nun menajeriyle resmi temasların başladığını açıklamıştı. Baccin'in bu sözleri, taraflar arasında yeni sözleşme konusunda görüşmeler yapıldığını doğrulamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Tuttosport</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi-iste-maas-teklifi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi.png" type="image/jpeg" length="72024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan ile Hindistan hattında gerilim: Savaş gemileri çarpıştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pakistan-ile-hindistan-hattinda-gerilim-savas-gemileri-carpisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pakistan-ile-hindistan-hattinda-gerilim-savas-gemileri-carpisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilim, Umman Denizi'nde iki ülkeye ait savaş gemilerinin çarpışmasıyla yeniden gündeme geldi. Hindistan, Pakistan Donanması'na ait geminin uluslararası sularda Hint savaş gemisine yüksek hızla yaklaştığını ve çarpışmaya neden olduğunu öne sürerek Pakistan'ın Yeni Delhi'deki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Hindistan</strong> ile <strong>Pakistan</strong> arasında denizde yaşanan gemi çarpışması, iki ülke arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan Donanması'na ait bir geminin Hint savaş gemisiyle çarpışmasının ardından Pakistan'ın Yeni Delhi'deki maslahatgüzarını bakanlığa çağırarak resmi protestoda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="ltr"><strong>Çarpışma Umman Denizi'nde meydana geldi</strong></h2>

<p dir="ltr">Hindistan kaynaklarına göre olay, 15 Eylül akşamı Umman Denizi'nde uluslararası sularda meydana geldi.</p>

<p dir="ltr">İddiaya göre rutin gözetleme görevi gerçekleştiren Hindistan Donanması'na ait ön cephe savaş gemisine Pakistan Donanması'na bağlı bir gemi yüksek hızla yaklaştı. Geminin gerçekleştirdiği manevranın ardından iki savaş gemisi çarpıştı.</p>

<p dir="ltr">Çarpışmada ciddi bir hasar meydana gelmediği bildirildi. Pakistan yönetimi ve ordusundan ise olayla ilgili ilk aşamada kamuoyuna yönelik bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hindistan'dan Pakistan'a resmi protesto</strong></h3>

<p dir="ltr">Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan deniz unsurunun hareketini "kabul edilemez ve profesyonellik dışı" olarak nitelendirdi.</p>

<p dir="ltr">Yeni Delhi yönetimi, Pakistan gemisinin gerçekleştirdiği manevranın iki ülke arasında 1991 yılında imzalanan ve askeri tatbikatlar, manevralar ile birlik hareketlerini düzenleyen anlaşmaya aykırı olduğunu savundu.</p>

<p dir="ltr">Hindistan, olayla ilgili olarak Pakistan'ın Yeni Delhi'deki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Savaş gemileri arasında 3 deniz mili kuralı</strong></h3>

<p dir="ltr">1991 tarihli anlaşma, Hindistan ve Pakistan'a ait savaş gemileri ile denizaltıların uluslararası sularda olası kazaları önlemek amacıyla birbirlerinden en az <strong>3 deniz mili</strong> uzaklıkta bulunmasını öngörüyor.</p>

<p dir="ltr">Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistanlı diplomata askeri birliklerin gerekli özeni göstermesi ve iki ülke arasındaki mevcut anlaşmalara uyması gerektiğinin iletildiğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Yeni Delhi ayrıca İslamabad'daki en üst düzey diplomatına da Pakistan Dışişleri Bakanlığı nezdinde benzer bir protestoda bulunması talimatını verdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hindistan-Pakistan ilişkileri maslahatgüzar seviyesinde</strong></h3>

<p dir="ltr">Hindistan ile Pakistan arasındaki diplomatik ilişkiler, Keşmir anlaşmazlığı nedeniyle 2019 yılında maslahatgüzar seviyesine düşürülmüştü.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle iki ülkenin başkentlerinde halen büyükelçi yerine maslahatgüzarlar görev yapıyor.</p>

<p dir="ltr">Hindistan ve Pakistan, 1947 yılında Britanya yönetiminden bağımsızlıklarını kazanmalarından bu yana üç büyük savaş yaşadı. Bu savaşların ikisinin merkezinde Keşmir anlaşmazlığı bulunuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mayıs 2025'te dört günlük çatışma yaşanmıştı</strong></h3>

<p dir="ltr">Umman Denizi'ndeki son olay, Hindistan ile Pakistan arasında Mayıs 2025'te yaşanan dört günlük yoğun askeri çatışmanın ardından iki ülke arasındaki dikkat çekici doğrudan askeri gerilimlerden biri oldu.</p>

<p dir="ltr">Mayıs 2025'teki çatışmalarda iki taraf savaş uçakları, füzeler, insansız hava araçları ve topçu sistemleriyle karşılıklı saldırılar gerçekleştirmişti.</p>

<p dir="ltr">Çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybederken, dört günün sonunda taraflar ateşkes konusunda anlaşmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pakistan-ile-hindistan-hattinda-gerilim-savas-gemileri-carpisti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bb7e9357-7c14-4801-a9de-6bef81bfcdfa-1png.webp" type="image/jpeg" length="15617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS Ortaöğretim geç başvurusu başladı mı, ne zaman bitecek? KPSS Ortaöğretim ücreti ve başvuru ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ortaogretim-gec-basvurusu-basladi-mi-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ortaogretim-gec-basvurusu-basladi-mi-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 KPSS Ortaöğretim için normal başvuru sürecini kaçıran adayların kullanabileceği geç başvuru dönemi devam ediyor. ÖSYM takviminde yer alan başvuru sürecinin ardından gözler sınav tarihine çevrildi. Lise mezunu ve ilgili koşulları taşıyan adayların başvuru işlemlerinde dikkat etmesi gereken ücret, başvuru kanalı ve sınav takvimi belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 KPSS Ortaöğretim için normal başvuru döneminin tamamlanmasının ardından geç başvuru süreci devam ediyor. ÖSYM tarafından yayımlanan takvime göre normal başvurular 27 Ağustos-8 Eylül 2026 tarihleri arasında alındı. Bu tarihlerde başvuru yapamayan adaylar için tanınan geç başvuru süreci ise 15 Eylül'de başladı.</p>

<p>KPSS Ortaöğretim sınavına lise ve dengi okul mezunları ile ÖSYM'nin kılavuzunda belirtilen şartları taşıyan adaylar katılabilecek. Başvuru sürecini tamamlayan adaylar 25 Ekim 2026'da gerçekleştirilecek sınava girecek.</p>

<h2><strong>KPSS Ortaöğretim başvuruları başladı mı?</strong></h2>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim için <strong>normal başvuru süreci sona erdi</strong>. ÖSYM'nin sınav takviminde normal başvuruların 27 Ağustos 2026 saat 10.00'da başlayıp 8 Eylül 2026 saat 23.59'da tamamlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Normal başvuru dönemini kaçıran adaylar için ise geç başvuru hakkı bulunuyor. ÖSYM takvimine göre geç başvurular <strong>15-16 Eylül 2026</strong> tarihlerinde alınıyor ve süre 16 Eylül saat 23.59'da sona eriyor.</p>

<p>Dolayısıyla 16 Eylül itibarıyla yeni normal başvuru yapılamıyor ancak geç başvuru kapsamında işlemler devam ediyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim geç başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>ÖSYM, 2026-KPSS Ortaöğretim başvurularının elektronik ortamda yapılabileceğini duyurdu. Adaylar işlemlerini <strong>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulaması aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. ÖSYM Başvuru Merkezleri de başvuru kanalları arasında yer alıyor.</p>

<p>Geç başvuru yapacak adayların öncelikle AİS'e giriş yaparak ilgili sınavı seçmesi gerekiyor. Kimlik, iletişim ve sınav başvurusuna ilişkin bilgilerin kontrol edilmesinin ardından başvuru işlemi tamamlanıyor.</p>

<p>Başvuru sırasında adayların şu aşamalara dikkat etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne giriş yapılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026-KPSS Ortaöğretim</strong> sınavının seçilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerinin kontrol edilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerekli bilgilerin sisteme girilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvurunun onaylanması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geç başvuru sınav ücretinin süresi içerisinde ödenmesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM, başvuruların AİS üzerinden yapılabileceğini belirtirken adayların sınavla ilgili ayrıntılar için 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu'nu incelemesini istiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)-2" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim geç başvuru ücreti ne kadar?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin 2026 sınav takviminde KPSS Ortaöğretim için normal başvuru ücreti <strong>800 TL</strong> olarak yer alıyor.</p>

<p>Geç başvurularda ise sınav ücreti artırımlı olarak uygulanıyor. 2026 KPSS Ortaöğretim için geç başvuru ücretinin <strong>1.200 TL</strong> olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Adayların başvuru işlemlerini tamamlamalarının yanı sıra ücret ödeme işlemini de geç başvuru süresi içerisinde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Geç başvuru dönemi <strong>16 Eylül 2026 saat 23.59'da</strong> sona erecek.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin yayımladığı resmi sınav takvimine göre <strong>2026 KPSS Ortaöğretim 25 Ekim 2026 Pazar günü</strong> uygulanacak. Sınavın ardından sonuçlar <strong>19 Kasım 2026</strong> tarihinde açıklanacak.</p>

<p>Başvuru sürecinin tamamlanmasıyla birlikte adayların sınava yönelik hazırlık dönemi başlayacak. Sınavın uygulanmasına ilişkin ayrıntıların tamamı ÖSYM'nin 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu'nda yer alıyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim'e kimler başvurabilir?</strong></h3>

<p>KPSS Ortaöğretim, ortaöğretim düzeyinden kamu personeli seçme sürecinde kullanılan sınavlardan biri. Başvuru koşulları ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuzda ayrıntılı şekilde açıklanıyor.</p>

<p>Lise ve dengi okul mezunlarının yanı sıra kılavuzda belirtilen koşulları taşıyan adaylar sınava başvurabiliyor. Mezuniyet durumu ve sınava hangi öğrenim düzeyinden başvurulabileceği konusunda adayların kendi durumlarını ÖSYM'nin kılavuzundaki hükümler üzerinden değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle henüz mezuniyet işlemi tamamlanmamış adayların başvuru öncesinde kılavuzdaki eğitim ve mezuniyet şartlarını kontrol etmesi önem taşıyor. ÖSYM de başvuru yapacak adayların kılavuzu dikkatle incelemesi gerektiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Thumbs B C KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim başvurusu bugün sona mı eriyor?</strong></h3>

<p>Evet. <strong>2026 KPSS Ortaöğretim geç başvuru süreci 16 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 23.59'da sona erecek. </strong>ÖSYM'nin resmi sınav takviminde geç başvuru dönemi 15-16 Eylül olarak gösteriliyor.</p>

<p>Normal başvuru döneminde işlem yapamayan adayların geç başvuru süresi içerisinde başvuru ve ücret ödeme işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Süre tamamlandıktan sonra adayların başvuru durumları açısından ÖSYM'nin yeni bir duyuru yapıp yapmadığını ayrıca takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim başvuru ve sınav takvimi</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin resmi takvimindeki 2026 KPSS Ortaöğretim tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru başlangıcı:</strong> 27 Ağustos 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru bitişi:</strong> 8 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru başlangıcı:</strong> 15 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru bitişi:</strong> 16 Eylül 2026, saat 23.59</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru ücreti:</strong> 800 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru ücreti:</strong> 1.200 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ortaöğretim sınav tarihi:</strong> 25 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ortaöğretim sonuç tarihi:</strong> 19 Kasım 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM'nin takvimine göre 2026-KPSS Ortaöğretim başvuru süreci böylece tamamlanacak ve adaylar 25 Ekim'deki sınava girecek. Başvuru şartları, sınav uygulaması ve diğer ayrıntılarda esas alınacak belge ise ÖSYM'nin yayımladığı 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ortaogretim-gec-basvurusu-basladi-mi-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="11632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 11 ilde tarihi yapılara 12 milyar lirayı aşan kaynak harcandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-11-ilde-tarihi-yapilara-12-milyar-lirayi-asan-kaynak-harcandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-11-ilde-tarihi-yapilara-12-milyar-lirayi-asan-kaynak-harcandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde restorasyon çalışmaları için 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullanıldığını açıkladı. Deprem bölgesindeki toplam yatırımın 34 milyar liraya ulaşması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Mehmet Nuri Ersoy</strong>, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 11 ilde <strong>kültür varlıkları</strong>nın yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Ersoy, deprem bölgesi illerinin valileri, milletvekilleri ve belediye başkanlarının katılımıyla Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası'nda gerçekleştirilen toplantıda, depremlerin ülke genelinde büyük etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bakanlık olarak bölgede kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ersoy, restorasyon faaliyetleri ve tarihi yapıların korunmasına ilişkin yürütülen çalışmalara dair bilgi verdi.</p>

<h2><strong>Bakanlığın restorasyon çalışmalarına 12 milyar liralık kaynak</strong></h2>

<p>Ersoy'un verdiği bilgilere göre, depremden etkilenen 11 ilde <strong>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü</strong> aracılığıyla Bakanlığa tahsisli yapıların <strong>restorasyon </strong>proje ve uygulamaları için 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullanıldı.</p>

<p>Deprem bölgesindeki 11 ilde bulunan taşınmazlara yönelik 79 iş tamamlandı. Bunun yanında 17 projede çalışmalar devam ederken, 4 iş için ihale süreçleri yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Tescilli taşınmazlara 2,1 milyar liralık destek</strong></h3>

<p>Bakan Ersoy, vatandaşların mülkiyetinde bulunan tescilli taşınmaz kültür varlıkları için de destek sağlandığını bildirdi.</p>

<p>Bu kapsamda 1297 proje ve 311 uygulama yardımı olmak üzere toplam 1608 taşınmaz kültür varlığı için sözleşme imzalandı. Söz konusu çalışmalar için yürütülen destek programının büyüklüğü ise 2 milyar 140 milyon lirayı aştı.</p>

<p>Ersoy, çalışmaların tarihi kent dokularını ve şehir hafızasını koruyacak bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>Kültür enkazının korunmasına öncelik veriliyor</strong></h3>

<p>Depremlerin ardından yıkılan veya ağır hasar alan tarihi yapılardan geriye kalan kültür varlıklarının korunması, ayrıştırılması ve kayıt altına alınmasının da çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturduğunu belirten Ersoy, tarihi yapılara ait parçaların geçmişten geleceğe aktarılan belgeler niteliğinde olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>nün de depremden etkilenen 11 il için 22 milyar liralık bütçe ayırdığını aktaran Ersoy, bölgede hasar tespit çalışmalarının teknik ekipler ile Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin <strong>Türkiye Milli Komisyonu</strong> uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>678 vakıf kültür varlığı incelendi</strong></h3>

<p>Yapılan çalışmalar kapsamında deprem bölgesinde 678 vakıf kültür varlığı incelendi.</p>

<p>Bu eserlerin 31'inin tamamen yıkıldığı veya göçtüğü, 144'ünün ağır, 104'ünün orta ve 98'inin hafif hasar aldığı belirlendi. 301 vakıf kültür varlığı ise depremi hasarsız atlattı.</p>

<p>Restorasyon ve <strong>ihya program</strong>ında bugüne kadar toplam iş yükünün yarısından fazlasının tamamlandığını belirten Ersoy, çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Yatırımın 34 milyar liraya ulaşması bekleniyor</strong></h3>

<p>Ersoy, 2026 sonuna kadar 58, 2027 yılı içinde ise 110 işin daha tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Böylece toplam 168 işin daha bitirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Deprem bölgesinde bugüne kadar 24 milyar liralık iş gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, kalan projelerin tamamlanmasıyla toplam yatırım tutarının 34 milyar liraya ulaşacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-11-ilde-tarihi-yapilara-12-milyar-lirayi-asan-kaynak-harcandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-ersoy-depremden-etkilenen-11-ilimizde-restorasyon-icin-12-milyar-265-milyonu-asan-kaynak-kullandik.png" type="image/jpeg" length="72031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den 'Tarık Akan' mesajı: “İnandıklarından vazgeçmedi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tarik-akan-mesaji-inandiklarindan-vazgecmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tarik-akan-mesaji-inandiklarindan-vazgecmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, usta sanatçı Tarık Akan'ı, ölümünün 10. yılında X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla andı. Özel, "Tarık Akan’ın sözü de tavrı da duruşu da hep memleketten yanaydı" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti</strong> lideri <strong>Özgür Özel</strong>, usta sanatçı<strong> Tarık Akan</strong>'ın vefatının 10. yılında anma mesajı yayımladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ardında başı dik, onurlu bir hayat bıraktı"</strong></h2>

<p>Özel, Tarık Akan ile yan yana olduğu bir kareyi paylaşarak, üstüne şu notu düştü:</p>

<p><strong>"Tarık Akan’ın sözü de tavrı da duruşu da hep memleketten yanaydı. İnandıklarından vazgeçmedi, haksızlık karşısında susmadı. Ardında başı dik, onurlu bir hayat bıraktı... Büyük ustayı aramızdan ayrılışının 10’uncu yılında sevgiyle, saygıyla ve özlemle anıyorum."</strong></p>

<p>Özgür Özel'in paylaşımı:</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Tarık Akan’ın sözü de tavrı da duruşu da hep memleketten yanaydı.<br />
<br />
İnandıklarından vazgeçmedi, haksızlık karşısında susmadı. Ardında başı dik, onurlu bir hayat bıraktı...<br />
<br />
Büyük ustayı aramızdan ayrılışının 10’uncu yılında sevgiyle, saygıyla ve özlemle anıyorum. <a href="https://t.co/2jUBldtiJc" rel="nofollow">pic.twitter.com/2jUBldtiJc</a></p>
— Özgür Özel (@eczozgurozel) <a href="https://x.com/eczozgurozel/status/2100174041524945231?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tarik-akan-mesaji-inandiklarindan-vazgecmedi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-1.jpeg" type="image/jpeg" length="86915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan'dan enerji şoku mesajı: "Enflasyona etkisi uzayabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-enerji-soku-mesaji-enflasyona-etkisi-uzayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-enerji-soku-mesaji-enflasyona-etkisi-uzayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB Başkanı Fatih Karahan, enerji şoklarının ilk etkilerinin sıkı para ve maliye politikalarıyla sınırlandırılabileceğini belirterek, asıl riskin maliyet baskılarının ücretlere, fiyatlama davranışlarına ve döviz kuruna yansıması olduğunu söyledi. Karahan, küresel parçalanmanın rezerv yönetimini de değiştirdiğini belirterek, güvenlik, likidite ve getirinin yanı sıra "erişim"in de kritik hale geldiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı <strong>Fatih Karahan</strong>, küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki şoklar, para politikası ve rezerv yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p dir="ltr">Budapeşte Finans Zirvesi'nde konuşan Karahan, enerji şoklarının başlangıçtaki fiyat etkilerinin sıkı politika adımlarıyla sınırlandırılabileceğini ancak maliyet baskılarının ücret ve fiyatlama davranışlarına yansıması halinde sürecin daha karmaşık hale geleceğini söyledi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Şoklar daha sık ve uzun soluklu olabilir"</strong></h2>

<p dir="ltr">Karahan, son 20-30 yılda küreselleşmenin büyük ölçüde verimlilik odaklı ilerlediğini belirtti. Küresel tedarik zincirleri ve sermayenin yüksek getiri arayışının maliyetleri düşürdüğünü ifade eden Karahan, bu sürecin küresel ekonomi üzerinde güçlü bir dezenflasyonist etki yarattığını kaydetti. Ancak ekonomik kararların artık yalnızca verimlilik kriteriyle alınmadığına dikkat çeken Karahan, hükümetler ve şirketlerin üretimin nerede daha verimli olduğunun yanı sıra nerede daha güvenli gerçekleştirilebileceğini de dikkate aldığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan, ekonomik bağımlılıkların aynı zamanda kırılganlık yaratabildiğini belirterek kritik deniz yolları, finans sistemleri ve ödeme altyapılarına erişimin giderek jeopolitik politikaların parçası haline geldiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Küresel ekonomideki parçalanmanın üretim ve tedarik zincirlerinin yapısını değiştirdiğini belirten Karahan, dayanıklılığı artırmak için kaynak ve tedarikçi çeşitlendirmenin zaman zaman verimlilikten ödün verilmesini gerektirebileceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan, doğal afet, pandemi ve tarımsal üretimdeki bozulma gibi geleneksel arz şoklarının çoğunlukla geçici olmasının beklendiğini, stratejik rekabetten kaynaklanan şokların ise daha farklı bir karakter taşıdığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">Jeopolitik gerilimlere karşı alınan önlemler, üretimde yaşanan aksamalar ve stratejik girdilere yönelik hükümet müdahalelerinin başlangıçta geçici görülen şokları daha uzun süreli hale getirebileceğini söyleyen Karahan, "Şoklar daha sık olabilir, daha üst üste gelebilir, daha uzun soluklu da yaşanabilir" dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Merkez bankalarına "ikinci tur etki" uyarısı</strong></h3>

<p dir="ltr">Karahan, arz şokları karşısında merkez bankalarının yalnızca ilk fiyat hareketlerine odaklanmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Asıl önemli konunun şokların enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkisi olduğunu belirten Karahan, beklentilerin güçlü şekilde çıpalanmış olduğu ekonomilerde merkez bankalarının ilk tur fiyat etkilerine karşı daha fazla hareket alanına sahip olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Buna karşılık şokların ücretlere, fiyatlama davranışlarına ve döviz kuruna yayılması halinde enflasyonist etkilerin kontrol edilmesinin zorlaşabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Karahan, bu riskin gelişmekte olan ekonomiler açısından daha önemli olduğunu belirterek, dış şokların döviz kuru üzerindeki etkisinin enflasyon beklentilerinin yeterince çıpalanmadığı ekonomilerde daha güçlü olabileceğine dikkat çekti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Enerji şoklarına karşı para ve maliye politikası</strong></h3>

<p dir="ltr">Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yükselttiğini hatırlatan Karahan, böyle bir arz şoku karşısında daha sıkı para politikasının enflasyon görünümündeki daha uzun süreli bozulma riskini azaltabilecek seçeneklerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan ayrıca maliye politikası araçlarının enerji şoklarının ilk fiyat etkilerini dengelemek amacıyla kullanılabileceğini belirtti. Para ve maliye politikalarının bu noktada birbirini tamamlayabileceğini ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Merkez bankaları altını yeniden keşfediyor"</strong></h3>

<p dir="ltr">Küresel ekonomik parçalanmanın rezerv yönetimi üzerinde de etkili olduğunu belirten Karahan, altının emtia, finansal varlık ve rezerv saklama aracı olarak farklı özellikleri bulunduğunu söyledi. Karahan, "Küresel bağlamda merkez bankaları aslında altını yeniden keşfediyor ancak bu, dolar bazlı uluslararası parasal sistemin hemen yerini alacağı şeklinde yorumlanmamalı" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Doların küresel rezerv sistemindeki hakim konumunun sürdüğünü belirten Karahan, dolar piyasalarının likidite ve derinliğinin bu konumu desteklediğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte jeopolitik riskler, mali koşullar ve piyasalara erişime ilişkin belirsizliklerin rezerv yöneticilerinin tercihlerini değiştirdiğini ifade eden Karahan, merkez bankalarının altına yönelik talebinin yüksek kalmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Rezerv yönetiminde yeni unsur: Erişim</strong></h3>

<p dir="ltr">Geleneksel rezerv yönetiminin güvenlik, likidite ve getiri olmak üzere üç temel hedef üzerine kurulduğunu belirten Karahan, küresel ekonominin parçalanmasıyla birlikte bu üç unsura yeni bir başlık eklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan bu unsuru "erişim" olarak tanımladı.</p>

<p dir="ltr">Normal dönemlerde likit görünen rezerv varlıklarının stres dönemlerinde aynı ölçüde kullanılabilir olmayabileceğine dikkat çeken Karahan, rezervlerin yalnızca büyüklüğünün değil, gerektiğinde ne kadarının kullanılabildiğinin de önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Türkiye'nin altın rezervlerine dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">Altının uzun süredir Türkiye'nin finansal sisteminin önemli bir parçası olduğunu belirten Karahan, hane halkı açısından da güçlü bir tasarruf aracı niteliği taşıdığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Finansal sistem dışında fiziki olarak tutulan önemli miktarda altın bulunduğunu aktaran Karahan, bankalardaki altın mevduatlarının da finansal sistem içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p dir="ltr">TCMB'nin rezerv yükümlülükleri, swap işlemleri ve diğer araçlarla altın piyasasındaki dengeyi desteklediğini belirten Karahan, altın fiyatlarındaki yükselişin rezervlerin değerini ve toplam rezervler içerisindeki altın payını artırabileceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Ancak altın fiyatındaki yükselişin doğrudan aynı miktarda kullanılabilir likidite anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Elimizdekini ne kadar kullanabiliriz daha önemli"</strong></h3>

<p dir="ltr">Karahan, rezerv yönetiminde temel meselenin varlıkların stres dönemlerinde operasyonel olarak kullanılabilir durumda tutulması olduğunu belirterek, "Elimizde ne kadar var sorusundansa, elimizdekinin ne kadarını kullanabiliriz daha önemli bir sorudur. Özellikle de stres senaryoları çerçevesinde" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p dir="ltr">Küresel ekonomik entegrasyonun uzun yıllar boyunca önemli verimlilik kazanımları ve dezenflasyonist etkiler sağladığını belirten Karahan, ekonomik ilişkilerin giderek jeopolitik rekabetin bir aracına dönüşmesi nedeniyle geçmiş dönemin koşullarının gelecekte garanti olarak görülemeyeceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan, yeni dönemde rezerv yönetiminde güvenlik ve likiditenin yanı sıra erişimin de öneminin arttığını belirterek çeşitlendirme, stres testleri ve operasyonel hazırlığın daha kritik hale geldiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-enerji-soku-mesaji-enflasyona-etkisi-uzayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2b9b0250-92fc-4951-bcfb-3f01d378056c.webp" type="image/jpeg" length="99393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Romantik jönlükten toplumsal sinemanın zirvesine: Tarık Akan vefatının 10. yılında anılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/romantik-jonlukten-toplumsal-sinemanin-zirvesine-tarik-akan-vefatinin-10-yilinda-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/romantik-jonlukten-toplumsal-sinemanin-zirvesine-tarik-akan-vefatinin-10-yilinda-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasında Yeşilçam'ın yakışıklı romantik jönü olarak başladığı kariyerini toplumsal gerçekçi başyapıtlarla taçlandıran usta oyuncu, yapımcı ve yazar Tarık Akan, vefatının 10. yılında anılıyor. "Hababam Sınıfı"nın Damat Ferit'inden Cannes ödüllü "Yol"a, 7 Altın Portakal rekorundan Taş Mektep'e uzanan 45 yıllık sanat ve mücadele dolu yaşamı, geride silinmez izler bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk sinemasının "Damat Ferit"i olarak kalplerde yer edinen, kariyerinin ikinci evresinde ise toplumsal gerçekçi başyapıtlarla Türk ve dünya sinema tarihine damga vuran oyuncu, yazar ve yapımcı Tarık Akan, aramızdan ayrılışının 10. yıl dönümünde saygıyla anılıyor. 1971'de adım attığı Yeşilçam'da romantik komedilerden Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan "Yol"a kadar uzanan 45 yıllık sanat serüvenine onlarca unutulmaz eser sığdıran usta sanatçı, 16 Eylül 2016'da 66 yaşında hayata veda etmişti.</p>

<p><img alt="Tarık Akan-1" class="detail-photo img-fluid" height="680" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-1.webp" width="1160" /></p>

<p>Asıl adı Tahsin Tarık Üregül olan usta oyuncu, subay bir babanın oğlu olarak 1949 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babasının görev yerleri nedeniyle çocukluk ve ilk gençlik yıllarının bir kısmını Erzurum ve Kayseri'de geçiren Akan, ailesinin dönüşüyle birlikte yaşamını İstanbul'un ilçesinde sürdürdü. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümündeki eğitimini yarıda bırakarak İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksekokuluna geçen sanatçı, öğrencilik döneminde Ataköy Plajı'nda cankurtaranlık, gazoz satıcılığı ve işportacılık gibi pek çok işte çalışarak hayat mücadelesini erken yaşta tanıdı.</p>

<p><img alt="Tarık Akan Ses Dergisi" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-ses-dergisi.jpg" width="300" /></p>

<h3><strong>"Senden artist olmaz" denilerek çevrilen kapılardan Yeşilçam zirvesine</strong></h3>

<p>Tarık Akan'ın beyaz perdeyle tanışması, yakın dostu Zeki İrfanoğlu'nun teşvikiyle 1970 yılında katıldığı "Ses" dergisinin düzenlediği Sinema Artist Yarışması'nda birincilik elde etmesiyle gerçekleşti. Tanınmaya başladığı ilk günlerde Yeşilçam yapımcılarının kapısını çaldığında "Boyun çok uzun, senden artist olmaz" denilerek geri çevrilmesine rağmen pes etmeyen Akan, 1971 yılında Mehmet Dinler'in yönettiği "Solan Bir Yaprak Gibi" filmiyle sinemaya resmen adım attı ve bu filmle birlikte "Tarık Akan"ı kullanmaya başladı.</p>

<p><img alt="Romantik jönlükten toplumsal sinemanın zirvesine: Tarık Akan vefatının 10. yılında anılıyor-3" class="detail-photo img-fluid" height="516" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-ses-dergisi2.jpg" width="387" /></p>

<p>Aynı yıl Filiz Akın ile "Emine" filminde başrolü paylaşan Akan; uzun boyu, yeşil gözleri ve sempatik tavırlarıyla çok kısa sürede popülerliğin doruğuna ulaştı. 1970 ile 1975 yılları arasında yılda ortalama 12 filmde oynayan ve dönemin sinema basını tarafından "kartpostal çocuk" olarak adlandırılan sanatçı; "Canım Kardeşim", "Sev Kardeşim", "Mavi Boncuk", "Ah Nerede", "Gece Kuşu Zehra" ve özellikle Ertem Eğilmez'in efsanevi eseri "Hababam Sınıfı"ndaki unutulmaz "Damat Ferit" karakteriyle tüm Türkiye'nin sevgisini kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Romantik jönlükten toplumsal sinemanın zirvesine: Tarık Akan vefatının 10. yılında anılıyor-4" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-ses-dergisi1.jpg" width="651" /></p>

<h3><strong>"Maden", "Sürü" ve Altın Palmiyeli "Yol"</strong></h3>

<p>1970'lerin ikinci yarısına gelindiğinde Tarık Akan, yalnızca ticari ve romantik filmlerde rol alan bir jön olmayı reddederek kariyerinde köklü bir rota değişikliğine gitti. Toplumun ezilen kesimlerine, işçi sınıfına ve ülkenin politik çalkantılarına ayna tutan toplumsal gerçekçi sinemanın en güçlü aktörlerinden biri oldu.</p>

<p><img alt="Tarık Akan2" class="detail-photo img-fluid" height="310" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan2.jpg" width="620" /></p>

<p>Yavuz Özkan'ın yönettiği "Maden", Zeki Ökten'in "Sürü" ve Şerif Gören ile Yılmaz Güney imzalı "Yol" filmleri, sanatçının bu dönemdeki zirve performansları oldu. 1982 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanarak dünya çapında yankı uyandıran "Yol" filmi, Akan'ın kariyerini uluslararası platformda da tescilledi. Sanatçı, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü tam 7 kez kazanarak festival tarihinde kırılması güç bir rekora imza attı. Ayrıca Berlin Uluslararası Film Festivali'nde mansiyon ve Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerinin sahibi oldu.</p>

<p><img alt="Tarım Akan Kitap" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarim-akan-kitap.jpg" width="357" /></p>

<h3><strong>"Anne Kafamda Bit Var" adlı kitabı topluma dokunmaya devam ediyor</strong></h3>

<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981'in başlarında Almanya'da yaptığı bir konuşma nedeniyle Türkiye'ye dönüşünde gözaltına alınan Akan, 12 yıl hapis istemiyle yargılandığı süreçte 2,5 ay hücre hapsinde kaldı ve ardından beraat etti. Cezaevi sürecini ve dönemin siyasi baskılarını 2002 yılında kaleme aldığı "Anne Kafamda Bit Var" adlı kitabında anlatan sanatçı, kültür ve eğitim alanındaki üretkenliğini de sürdürdü.</p>

<p>1991 yılında Bakırköy'deki tarihi Taş Mektep ilkokulunu devralarak kurucu ortaklığını üstlenen ve sonrasında Nesin Vakfı Başkanlığını yürüten sanatçı, çocukların aydınlık bir geleceğe hazırlanması için eğitimci kimliğiyle çalıştı. "Antika Talanı", "Taşların Sırrı", "Atatürk'ün Alev Çiçekleri", "Işık Yontucusu", "Anadolu'da Romalıların Ayak İzleri", "Afrodisias" ve "Perge'nin Lahitleri" gibi belgesellere yönetmen ve seslendirmen olarak katkı sundu.</p>

<p>Kariyerinin olgunluk döneminde "Vizontele Tuuba", "Gülüm", "Abdülhamid Düşerken", "Deli Deli Olma" gibi filmler ile "Koçum Benim" dizisinde sergilediği performanslarla her yaştan izleyicinin takdirini toplayan Akan; Barış Zeki, Yaşar Özgür ve Özlem adında üç çocuk babasıydı. Sanatsal yeteneğini toplumsal duyarlılık ve bağımsız duruşuyla birleştiren Tarık Akan, bıraktığı 111 sinema filmi ve sayısız kültürel mirasla Türkiye'nin hafızasında yaşamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/romantik-jonlukten-toplumsal-sinemanin-zirvesine-tarik-akan-vefatinin-10-yilinda-aniliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-2.jpg" type="image/jpeg" length="62630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlıktan 5 ilde 'organize suç' operasyonu: 53 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-5-ilde-organize-suc-operasyonu-53-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-5-ilde-organize-suc-operasyonu-53-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Batman, Hatay, Kars, Kocaeli ve Tokat'ta düzenlenen operasyonlarda suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tefecilik, nitelikli yağma, özel belgede sahtecilik ve kasten öldürme suçlarına ilişkin 53 şüphelinin yakalandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">İçişleri Bakanlığı, Batman, Hatay, Kars, Kocaeli ve Tokat'ta suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tefecilik, nitelikli yağma, özel belgede sahtecilik ve kasten öldürme suçlarına yönelik operasyon düzenlendiğini açıkladı. Operasyonlarda 53 şüpheli yakalandı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Operasyonlar 5 ilde düzenlendi</strong></h2>

<p dir="ltr">İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre operasyonlar, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde gerçekleştirildi.</p>

<p dir="ltr">İl Jandarma Komutanlıkları tarafından Batman, Hatay, Kars, Kocaeli ve Tokat'ta düzenlenen operasyonlarda, çeşitli suçlara ilişkin soruşturmalar kapsamında 53 şüpheli yakalandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Şüphelilerin tefecilik yöntemi ortaya çıkarıldı</strong></h3>

<p dir="ltr">Bakanlığın açıklamasında, operasyon kapsamında yakalanan şüphelilerin vatandaşları yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldıklarının tespit edildiği belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Şüphelilerin, borç karşılığında vatandaşlara boş veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattıkları, ödeme yapamayan kişilerin mal varlıklarını ise tehdit ve baskı yoluyla devraldıkları öne sürüldü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hesaplarda 9 milyar 170 milyon TL para hareketliliği</strong></h3>

<p dir="ltr">Operasyonlarda yakalanan 53 şüphelinin banka hesaplarında toplam <strong>9 milyar 170 milyon TL para hareketliliği</strong> tespit edildi.</p>

<p dir="ltr">İçişleri Bakanlığı, şüpheliler hakkında ayrıca suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna yönelik tespitler bulunduğunu bildirdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>273 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu</strong></h3>

<p dir="ltr">Soruşturma kapsamında şüphelilere ait toplam <strong>273 milyon TL değerindeki 39 taşınmaz, 4 taşınır ve 34 banka hesabına</strong> el konuldu.</p>

<p dir="ltr">Operasyonlarda ayrıca farklı şahıslar adına düzenlenmiş çeşitli miktarlarda çek, senet ve tapu senedinin yanı sıra çok sayıda silah, dijital materyal ve doküman ele geçirildi.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklama şöyle:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik, nitelikli yağma, özel belgede sahtecilik ve kasten öldürme suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi.</p>

<p>Batman, Hatay, Kars, Kocaeli ve Tokat’ta düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; vatandaşlarımızı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldıkları, teminat olarak boş veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattıkları, ödeme yapamayan vatandaşlarımıza ait mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edildi.</p>

<p>Operasyonlarda hesaplarında 9 milyar 170 milyon TL para hareketliliği tespit edilen 53 şüpheli yakalandı. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması suçunu da işledikleri tespit edilen şüphelilere ait toplam 273 milyon TL değerindeki 39 taşınmaz, 4 taşınır ve 34 banka hesabına el konuldu.</p>

<p>Çalışmalar sonucu; farklı şahıslar adına düzenlenmiş muhtelif miktarda çek, senet ve tapu senedi ile çok sayıda silah, dijital materyal ve doküman ele geçirildi. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">5 ilde Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda hesaplarında 9 milyar 170 milyon TL para hareketliliği tespit edilen 53 şüpheli yakalandı.<br />
<br />
Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait 273 Milyon TL değerinde mal varlığına el konuldu.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve… <a href="https://t.co/qOOR4QkURy" rel="nofollow">pic.twitter.com/qOOR4QkURy</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2100177003026526367?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-5-ilde-organize-suc-operasyonu-53-gozalti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/icisleri-bakanligi-7.jpg" type="image/jpeg" length="48485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğriboz Adası'nda orman yangını: 36 itfaiyeci ve 9 araçla müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egriboz-adasinda-orman-yangini-36-itfaiyeci-ve-9-aracla-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egriboz-adasinda-orman-yangini-36-itfaiyeci-ve-9-aracla-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda ormanlık alanda yangın çıktı. 36 itfaiyeci ve 9 araçla müdahale edilen yangına 2 uçak ve 2 helikopter havadan destek verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>'ın <strong>Eğriboz Adası</strong>'nda ormanlık alanda yangın başladı. Adanın Paradisi bölgesinde sabah saatlerinde yükselen alevlere karşı ekipler kısa sürede çalışma başlattı.</p>

<p>Yangının kontrol altına alınabilmesi amacıyla söndürme ekipleri hem karada hem de havada görev yaptı. Çalışmalarda çok sayıda personel ve araç kullanılırken, havadan müdahale için de uçak ve helikopterler devreye sokuldu.</p>

<h2><strong>Paradisi bölgesindeki ormanlık alanda yangın çıktı</strong></h2>

<p>Yunan basınında yer alan haberlere göre, yangın Eğriboz Adası'nın <strong>Paradisi</strong> bölgesinde sabah saatlerinde başladı.</p>

<p>Ormanlık alandaki yangına müdahale için 36 itfaiyeci bölgeye gönderildi. Ekipler, 9 itfaiye aracıyla birlikte alevlerin kontrol altına alınması için çalışma yürüttü.</p>

<p>Yangının bulunduğu alandaki söndürme faaliyetlerine karadan müdahalenin yanı sıra hava unsurları da dahil edildi.</p>

<h3><strong>Söndürme çalışmalarına uçak ve helikopterler destek verdi</strong></h3>

<p>Yangınla mücadelede <strong>2 uçak ve 2 helikopter</strong> havadan görev aldı. Hava araçları, karadaki ekiplerin yürüttüğü söndürme çalışmalarına destek sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece yangına müdahale hem karadaki itfaiye ekipleri hem de havadan görev yapan unsurların katılımıyla sürdürüldü.</p>

<p>Çalışmalara <strong>Karistos Belediyesi</strong>ne ait su tankerleri de dahil oldu. Belediye ekipleri, tankerlerle söndürme faaliyetlerine katkı sundu.</p>

<h3><strong>Eğriboz yangın riski yüksek bölgeler arasında yer aldı</strong></h3>

<p>Öte yandan, Eğriboz Adası'nın yangının çıktığı gün için riskli bölgeler arasında bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Sivil Koruma Genel Sekreterliğinin hazırladığı yangın riski haritasında Eğriboz'un bugün yüksek riskli bölgeler arasında gösterildiği aktarıldı.</p>

<p><strong>Yangın</strong>ın Paradisi bölgesindeki ormanlık alanda başlamasının ardından ekiplerin bölgedeki müdahalesi havadan ve karadan devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egriboz-adasinda-orman-yangini-36-itfaiyeci-ve-9-aracla-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yunanistanin-egriboz-adasinda-orman-yangini-cikti-1.png" type="image/jpeg" length="73332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Motosikletçiler hafta sonu Avrupa pistlerinde gaza basacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-motosikletciler-hafta-sonu-avrupa-pistlerinde-gaza-basacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-motosikletciler-hafta-sonu-avrupa-pistlerinde-gaza-basacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Motosiklet Federasyonunun milli sporcuları Deniz Öncü, Asrın Rodi Pak ve Kadir Erbay, bu hafta sonu Avrupa'nın üç farklı ülkesinde podyum mücadelesi verecek. Deniz Öncü Avusturya'da Moto2'de, Asrın Rodi Pak Fransa'daki 24 saatlik Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nda, Kadir Erbay ise İspanya Superbike Şampiyonası'nda ay-yıldızlı bayrağı temsil edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Motosiklet Federasyonunun lisanslı sporcuları, bu hafta sonu üç ayrı uluslararası şampiyonada Türkiye'yi temsil etmek üzere piste çıkıyor. Deniz Öncü Dünya Moto2 Şampiyonası'nda, Asrın Rodi Pak Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nda (EWC), Kadir Erbay ise İspanya Superbike Şampiyonası'nda (ESBK) kürsü mücadelesi verecek.</p>

<p>Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) tarafından yapılan açıklamaya göre milli sporcular, 17-20 Eylül tarihleri arasında Avusturya, Fransa ve İspanya'da düzenlenecek kritik yarışlarda ay-yıldızlı bayrağı temsil edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Deniz Öncü Avusturya Grand Prix'sinde mücadele edecek</strong></h3>

<p>Milli motosikletçi Deniz Öncü, Red Bull Ring Pisti'nde koşulacak Dünya Moto2 Şampiyonası'nın 15. ayağında ELF Marc VDS Takımı adına gaza basacak. 18-20 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek Avusturya Grand Prix'sinde büyük yarış, 20 Eylül Pazar günü 23 tur üzerinden koşulacak ve Türkiye saati ile 13.15'te başlayacak.</p>

<h3><strong>Asrın Rodi Pak Paul Ricard'da 24 saatlik dayanıklılık sınavında</strong></h3>

<p>Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nda (EWC) mücadele eden Asrın Rodi Pak, Fransa'nın Le Castellet bölgesindeki dünyaca ünlü Paul Ricard Pisti'nde piste çıkacak. 17-20 Eylül tarihlerinde organize edilen Superstock sınıfındaki mücadelede milli sporcu, Slider Endurance takımı bünyesinde ter dökecek.</p>

<p>Dünyanın en köklü 24 saatlik motosiklet organizasyonlarından biri olan efsanevi yarış, 19 Eylül Cumartesi günü TSİ 16.00'da start alacak ve kesintisiz mücadelenin ardından 20 Eylül Pazar günü TSİ 16.00'da damalı bayrağın sallanmasıyla sona erecek.</p>

<h3><strong>Kadir Erbay İspanya'da çifte yarışa çıkıyor</strong></h3>

<p>İspanya Superbike Şampiyonası'nda (ESBK) boy gösteren bir diğer genç yetenek Kadir Erbay, şampiyonanın 6. ayağında Navarra Pisti'nde yarışacak. I+DENT Takımı adına Supersport kategorisinde mücadele eden milli sporcu, hafta sonunda iki ayrı yarış çıkaracak. Erbay, ilk yarış mücadelesine 19 Eylül Cumartesi günü TSİ 16.50'de, hafta sonunun ikinci yarışına ise 20 Eylül Pazar günü TSİ 14.10'da çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-motosikletciler-hafta-sonu-avrupa-pistlerinde-gaza-basacak</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/0207-11-a-a-32058261.webp" type="image/jpeg" length="11728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alya Uçar Apartmanı davasında yeni bilirkişi raporu: 2 dava dışı kişi de sorumlu tutuldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alya-ucar-apartmani-davasinda-yeni-bilirkisi-raporu-2-dava-disi-kisi-de-sorumlu-tutuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alya-ucar-apartmani-davasinda-yeni-bilirkisi-raporu-2-dava-disi-kisi-de-sorumlu-tutuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 14 kişinin yaşamını yitirdiği Alya Uçar Apartmanı'na ilişkin yeni bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Pamukkale Üniversitesi'nden 7 akademisyenin hazırladığı raporda, müteahhit, şantiye şefi, statik proje müellifi, yapı denetim şirketi yetkilisi ile proje ve uygulama denetçilerinin binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunduğu değerlendirildi. Raporda dava dışı Mustafa Akıncı ve Raşit Akyurt'un da sorumluluğuna ilişkin tespitlere yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 14 kişinin hayatını kaybettiği <strong>Alya Uçar Apartmanı</strong>'na ilişkin davada yeni bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Pamukkale Üniversitesi'nden 7 akademisyen tarafından hazırlanan raporda, müteahhit, şantiye şefi, statik proje müellifi, yapı denetim kuruluşu yetkilisi ile proje ve uygulama denetçilerinin binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunduğu değerlendirildi.</p>

<p dir="ltr">Raporda, dava kapsamında yer almayan <strong>Mustafa Akıncı ve Raşit Akyurt'un</strong> da çeşitli denetim eksiklikleri nedeniyle sorumluluğuna ilişkin tespitlere yer verildi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>6 Şubat depremlerinde 14 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p dir="ltr">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi'nde bulunan Alya Uçar Apartmanı yıkıldı. Enkazda <strong>2'si bebek, 1'i çocuk olmak üzere 14 kişi</strong> yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müteahhit Hikmet Günsay, şantiye şefi Adem Sabırlı, statik proje müellifi Ayhan Girişken, uygulama denetçisi Ali Şahin, proje ve uygulama denetçisi Antuvan Ayrancıoğlu ile zemin etüt proje müellifi Salih Zorsu hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı.</p>

<p dir="ltr">Dosyada tutuklu sanık bulunmuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yeni bilirkişi raporu 7 ay sonra hazırlandı</strong></h3>

<p dir="ltr">Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 29 Ocak'ta görülen üçüncü duruşmada dosya için yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verildi.</p>

<p dir="ltr">Yaklaşık 7 ay sonra Pamukkale Üniversitesi'nden 7 akademisyen tarafından hazırlanan yeni rapor mahkemeye sunuldu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Müteahhit ve şantiye şefi için teknik eksiklikler sıralandı</strong></h3>

<p dir="ltr">Bilirkişi raporunda müteahhit <strong>Hikmet Günsay'ın</strong>, standartlara uygun olmayan beton kullanılması ve eksik-hatalı statik/betonarme proje temin edilmesi nedeniyle sorumluluğu bulunduğu değerlendirildi.</p>

<p dir="ltr">Şantiye şefi <strong>Adem Sabırlı'nın</strong> ise standartlara uygun olmayan beton kullanılması ile kolonlardaki boyuna donatı aralıklarının TS-500'e aykırı olması nedeniyle sorumlu olduğu belirtildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Statik proje ve yapı denetimine ilişkin tespitler</strong></h3>

<p dir="ltr">Raporda statik proje müellifi <strong>Ayhan Girişken'in</strong>, 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'teki bazı kritik hususları dikkate almayan projeyi hazırladığı değerlendirildi.</p>

<p dir="ltr">Dava dışı yapı denetim kuruluşu yetkilisi <strong>Mustafa Akıncı'nın</strong> ise projedeki eksiklikler ile standartlara uygun olmayan beton kullanımını tespit edip bildirmemesi nedeniyle sorumlu olduğu belirtildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İki dava dışı kişinin daha sorumluluğuna dikkat çekildi</strong></h3>

<p dir="ltr">Bilirkişi raporunda proje ve uygulama denetçisi <strong>Antuvan Ayrancıoğlu</strong>, uygulama denetçisi <strong>Ali Şahin</strong> ve dava dışı <strong>Raşit Akyurt'un</strong>, statik/betonarme projedeki eksiklikleri, standartlara uygun olmayan beton kullanımını ve kolonlardaki donatı aralıklarının TS-500'e aykırılığını tespit edip bildirmedikleri kaydedildi.</p>

<p dir="ltr">Bu değerlendirmeler kapsamında raporda, dava dışında bulunan <strong>Mustafa Akıncı ve Raşit Akyurt'un</strong>da binanın yıkılmasıyla ilgili sorumluluğuna ilişkin tespitlere yer verildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Belediye ve zemin etüdü yönünden illiyet bağı kurulamadı</strong></h3>

<p dir="ltr">Raporda belediyenin yapı kontrol birimi sorumluları açısından da değerlendirme yapıldı.</p>

<p dir="ltr">Yüksek çatı örtüsünün ruhsat ve imar planına aykırı olmasına rağmen, bu imalatın taşıyıcı sistemi etkilediğine ilişkin bulgu bulunmadığı belirtildi. Bu nedenle belediye görevlileri yönünden <strong>illiyet bağı kurulamadığı</strong>ifade edildi.</p>

<p dir="ltr">Zemin etüt proje müellifi <strong>Salih Zorsu'nun</strong> da müellif olmadığı, asıl müellifin dava dışı <strong>Ahmet Güney</strong>olduğu tespit edildi.</p>

<p dir="ltr">Haziran 2011 tarihli zemin etüt raporunun yönetmelik ve genelgelere uygun olduğu değerlendirilerek, zemin etüt proje müellifi yönünden de illiyet bağı kurulamadığı bildirildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Alya Uçar Apartmanı davasında 6. duruşma 24 Eylül'de</strong></h3>

<p dir="ltr">Depremde yakınlarını kaybedenler, bilirkişi raporunda binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen 2 dava dışı kişi hakkında ivedi şekilde iddianame hazırlanmasını ve kusurlu olduğu belirtilen sanıkların tutuklanmasını talep ediyor.</p>

<p dir="ltr">Alya Uçar Apartmanı davasının <strong>6'ncı duruşması 24 Eylül'de Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde</strong> görülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alya-ucar-apartmani-davasinda-yeni-bilirkisi-raporu-2-dava-disi-kisi-de-sorumlu-tutuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/92812746-a9be-419e-8112-7701f6f56e1e-w.jpeg" type="image/jpeg" length="54712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[F1 Türkiye 2027 ne zaman? Formula 1 Türkiye biletleri ne zaman satışa çıkacak? 2027 F1 takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/f1-turkiye-2027-ne-zaman-formula-1-turkiye-biletleri-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/f1-turkiye-2027-ne-zaman-formula-1-turkiye-biletleri-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Formula 1'in 2027 sezon takvimi açıklandı ve Türkiye Grand Prix'sinin yarış hafta sonu da netleşti. İstanbul Park'ın yeniden takvime dahil edilmesiyle Türkiye, uzun bir aranın ardından Formula 1'e ev sahipliği yapacak. Yarışın tarihinin belli olmasının ardından gözler şimdi resmi bilet satışına ve tribün seçeneklerine çevrildi. 2027 Türkiye Grand Prix biletleri için ise henüz kesin fiyat açıklaması yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Formula 1'in 2027 sezon takvimi belli oldu. Türkiye Grand Prix'si, İstanbul Park'ın ev sahipliğinde yeniden Formula 1 Dünya Şampiyonası takviminde yer alacak. Formula 1'in açıkladığı takvime göre Türkiye Grand Prix'si <strong>1-3 Ekim 2027 </strong>tarihleri arasındaki yarış hafta sonunda düzenlenecek.</p>

<p>Türkiye'nin Formula 1 takvimine dönüşü daha önce duyurulan beş yıllık anlaşmayla kesinleşmişti. Formula 1, İstanbul Park'ın 2027 sezonundan 2031 sezonu sonuna kadar takvimde yer alacağını açıklamıştı.</p>

<p>Yarış tarihinin açıklanmasıyla birlikte sporseverlerin gündemindeki başlıklardan biri de 2027 F1 Türkiye biletleri oldu. Ancak resmi bilet platformunda şu aşamada satış fiyatları yerine bekleme listesi bulunuyor.</p>

<h2><strong>F1 Türkiye 2027 ne zaman?</strong></h2>

<p><strong>2027 Formula 1 Türkiye Grand Prix'si 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde İstanbul Park'ta yapılacak.</strong></p>

<p>Formula 1'in 2027 takvimi 24 yarıştan oluşuyor. Türkiye'nin yanı sıra Portekiz de takvime geri dönerken sezon mart ayında başlayıp aralık ayında tamamlanacak.</p>

<p>Türkiye Grand Prix'sinin 1-3 Ekim tarihleri arasındaki hafta sonunda yapılması, yarışın 2027 sezonunun son bölümünde gerçekleştirileceği anlamına geliyor.</p>

<p>İstanbul Park'ın takvime dönüşü daha önce Formula 1 tarafından da beş yıllık anlaşmayla duyurulmuştu. Buna göre Türkiye Grand Prix'sinin 2027, 2028, 2029, 2030 ve 2031 sezonlarında İstanbul'da düzenlenmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Formula 1 Türkiye Grand Prix nerede yapılacak?</strong></h3>

<p>Türkiye Grand Prix'sinin adresi <strong>İstanbul Park</strong> olacak.</p>

<p>İstanbul Park, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Tuzla'nın Akfırat bölgesinde bulunuyor. Pist, Formula 1 takvimine ilk kez 2005 yılında dahil edildi. Türkiye Grand Prix'si daha sonra 2020 ve 2021 sezonlarında da İstanbul Park'ta düzenlendi.</p>

<p>Formula 1'in resmi bilet platformunda İstanbul Park için pistin 5,338 kilometrelik uzunluğa ve 14 viraja sahip olduğu belirtiliyor. Pistteki en dikkat çekici bölümlerden biri de çoklu apeks yapısıyla bilinen 8. viraj.</p>

<p><img alt="Formula 1 Macaristan Grand Prix'sinde Pole Pozisyonunu Lando Norris Aldı" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/formula-1-macaristan-grand-prixsinde-pole-pozisyonunu-lando-norris-aldi.png" width="1576" /></p>

<h3><strong>İstanbul Park nerede, nasıl gidilir?</strong></h3>

<p>İstanbul Park, <strong>Tuzla Akfırat bölgesinde</strong> yer alıyor.</p>

<p>Formula 1'in resmi bilet sayfasında pist için Akfırat, Göçbeyli Bulvarı, Tuzla adresi gösteriliyor. İstanbul'un Anadolu Yakası'nda bulunan pist, Sabiha Gökçen Havalimanı'na da görece yakın bir konumda bulunuyor.</p>

<p>2027 yarış hafta sonunda kullanılacak özel servisler, ulaşım güzergahları ve organizasyona yönelik ulaşım düzenlemelerinin ise bilet satış süreciyle birlikte açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Türkiye F1 bilet fiyatları 2027 ne kadar?</strong></h3>

<p><strong>2027 Formula 1 Türkiye Grand Prix biletlerinin resmi satış fiyatları henüz açıklanmadı.</strong></p>

<p>Formula 1'in resmi bilet platformunda Türkiye Grand Prix için <strong>genel giriş ve tribün biletleri adına bekleme listesi </strong>bulunuyor. Bu nedenle sosyal medya paylaşımlarında veya farklı internet sitelerinde yer alan fiyatların resmi 2027 Türkiye Grand Prix bilet fiyatı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Tribün, genel giriş ve diğer bilet kategorilerinin fiyatları organizatör tarafından satış duyurusuyla birlikte kesinleşecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla şu aşamada <strong>“2027 F1 Türkiye biletleri şu kadar TL”</strong> şeklinde kesin bir rakam vermek mümkün değil.</p>

<p><img alt="Formula 1’de Türkiye sürprizi: FIA Başkanı Ben Sulayem İstanbul GP hakkında konuştu" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-bb78817719916bd69499b3d739aa3b20-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>F1 Türkiye biletleri ne zaman satışa çıkacak?</strong></h3>

<p>2027 Türkiye Grand Prix için genel bilet satışının kesin başlangıç tarihi henüz açıklanmış değil.</p>

<p>Formula 1'in resmi bilet platformunda İstanbul Park için bekleme listesine kayıt seçeneği yer alıyor. Resmi bilet sistemi, Türkiye Grand Prix'si için genel giriş ve tribün seçeneklerinin bulunduğunu gösteriyor ancak fiyat ve satış takvimi henüz açıklanmamış durumda.</p>

<p>Bu nedenle bilet almak isteyenlerin Formula 1'in resmi bilet platformundaki duyuruları takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Formula 1 Türkiye kaç yıl İstanbul'da olacak?</strong></h3>

<p>Türkiye'nin Formula 1 takvimine dönüşü tek sezonla sınırlı değil.</p>

<p>Formula 1 ile Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında yapılan anlaşma kapsamında İstanbul Park'ın <strong>2027-2031 sezonları arasında beş yıl boyunca</strong> Formula 1 takviminde yer alması planlanıyor. TOSFED de gelecekteki etkinliklerin organizasyon ortağı olarak belirlenmiş durumda.</p>

<p>Türkiye Grand Prix'si böylece 2027 sezonunda yeniden takvime girmiş olacak ve anlaşma doğrultusunda sonraki dört sezonda da İstanbul Park'ta yarış düzenlenmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>İstanbul Park'ta Formula 1 daha önce ne zaman yapıldı?</strong></h3>

<p>İstanbul Park ilk kez <strong>2005 yılında</strong> Formula 1 yarışına ev sahipliği yaptı. Pistte 2005-2011 arasında yedi yarış düzenlenirken, Formula 1 pandemi döneminde 2020 ve 2021 sezonlarında da İstanbul'a geri döndü.</p>

<p>Türkiye'de düzenlenen son Formula 1 yarışı 2021 yılında gerçekleşti. O yarışta Mercedes pilotu Valtteri Bottas birinci olmuştu. İstanbul Park'ta toplam dokuz Formula 1 Grand Prix'si düzenlendi.</p>

<p>2027 sezonunda yapılacak yarışla birlikte Türkiye, altı yıllık aranın ardından yeniden Formula 1 takviminde yer alacak.</p>

<p><img alt="Formula 1De Siradaki Durak Belcika Grand Prix" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/formula-1de-siradaki-durak-belcika-grand-prix.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2027 F1 Türkiye için bilinmesi gerekenler</strong></h3>

<p>2027 Türkiye Grand Prix'sine ilişkin şu bilgiler şu an için kesinleşmiş durumda:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yarış:</strong> Formula 1 Türkiye Grand Prix</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tarih:</strong> 1-3 Ekim 2027</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Pist:</strong> İstanbul Park</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konum:</strong> Tuzla, Akfırat, İstanbul</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Formula 1'e dönüş:</strong> 2027 sezonu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anlaşma süresi:</strong> 2027-2031 sezonları</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bilet fiyatları:</strong> Henüz resmi olarak açıklanmadı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bilet satış tarihi:</strong> Henüz açıklanmadı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Resmi bilet platformu:</strong> Bekleme listesi mevcut</p>
 </li>
</ul>

<p>Formula 1'in 2027 takviminin açıklanmasıyla Türkiye Grand Prix'sinin yarış hafta sonu kesinleşmiş oldu. Bilet fiyatları ve satış tarihinin ise organizasyon tarafından yapılacak yeni duyurularla netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/f1-turkiye-2027-ne-zaman-formula-1-turkiye-biletleri-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/formula-1-1.webp" type="image/jpeg" length="16103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da satış baskısı güçlendi: BIST 100'de yüzde 3,80'lik düşüş]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-satis-baskisi-guclendi-bist-100de-yuzde-380lik-dusus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-satis-baskisi-guclendi-bist-100de-yuzde-380lik-dusus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da günün ilk bölümünde satış ağırlıklı seyir belirginleşti. BIST 100 endeksi, yüzde 3,80 değer kaybederek 13.363,87 puana çekildi. Bankacılık ve holding endekslerinde ise düşüş oranı yüzde 4 seviyesinin üzerine çıktı. Piyasalarda odak noktası, açıklanması beklenen Fed'in faiz kararına kaydı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BIST 100 endeksi</strong>, <strong>Borsa İstanbul'</strong>da seansın ilk bölümünü satışların etkisiyle düşüşle tamamlamaya yöneldi ve yüzde 3,80 değer kaybederek 13.363,87 puana geriledi.</p>

<p>Saat 13.00 itibarıyla endeks, önceki kapanışa göre 528,43 puan aşağıda bulunurken 13.363,87 puan seviyesinde işlem gördü. Böylece BIST 100'deki değer kaybı yüzde 3,80 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borsada günün ilk yarısındaki toplam işlem hacmi 128,1 milyar liraya ulaştı. Bu süreçte bankacılık endeksi yüzde 4,75, holding endeksi ise yüzde 4,70 geriledi.</p>

<p>Sektör endekslerinin tamamında düşüş kaydedilirken, en fazla değer kaybeden sektör yüzde 9,67'lik gerilemeyle finansal kiralama faktoring oldu.</p>

<p>Günün ikinci yarısında yatırımcıların takip edeceği başlıca gündem maddeleri arasında ABD Merkez Bankası'nın (Fed) açıklayacağı faiz kararı ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın gerçekleştireceği basın toplantısı yer alıyor. Piyasalarda ayrıca gün içindeki yoğun veri akışı izlenecek.</p>

<p>Analistlerin teknik değerlendirmesine göre BIST 100 endeksinde 13.200 ve 13.100 puan seviyeleri destek, 13.500 ile 13.600 puan aralığı ise direnç olarak izleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-satis-baskisi-guclendi-bist-100de-yuzde-380lik-dusus</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="12618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazetecilerden çocuklara medya okuryazarlığı rehberi: "Haber Çınarında Bir Gün" çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazetecilerden-cocuklara-medya-okuryazarligi-rehberi-haber-cinarinda-bir-gun-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazetecilerden-cocuklara-medya-okuryazarligi-rehberi-haber-cinarinda-bir-gun-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteciler Ertuğrul Cingil ve Sefa Salantur’un kaleme aldığı "Haber Çınarında Bir Gün" adlı çocuk kitabı AA Kitap etiketiyle yayımlandı. Bir grup çocuğun Anadolu Ajansında geçirdiği günü konu alan eser; genç okurlara haberin hazırlanış sürecini yaşayarak öğretirken, dijital çağın dezenformasyonuna karşı medya okuryazarlığı ve doğru bilgiye ulaşma bilinci aşılamayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Ajansında (AA) uzun yıllar görev yapan  gazeteciler Ertuğrul Cingil ve Sefa Salantur, AA Kitap etiketiyle yayımlanan "Haber Çınarında Bir Gün" adlı çocuk kitabıyla genç okurları haberciliğin mutfağıyla buluşturuyor. Kurumun ilk çocuk kitabı olan "Önemli Bir Haberim Var"ın devamı niteliğindeki eser, bir grup çocuğun ajans koridorlarında geçirdiği günü ve haber üretim sürecini deneyimleyerek öğrenmesini konu alıyor.</p>

<p>Çizimlerini Aysun Neşeli'nin üstlendiği kitap, çocukların ajansın farklı birimlerini ziyaret etmesini, muhabir, foto muhabiri ve kameramanlarla sahaya çıkarak habere gitmesini ve bir haber metninin hazırlanış aşamalarını ele alıyor. 11 yaş ve üzeri okur kitlesini hedefleyen çalışma, dijital çağda çocuklara dezenformasyonla mücadele etme ve doğru bilgiye ulaşma refleksi kazandırmayı amaçlıyor.</p>

<h3><strong>"Kökleri Anadolu'da, dallarıyla dünyayı kucaklayan bir çÇınar"</strong></h3>

<p>Kitabın yazarlarından Ertuğrul Cingil, ilk kitapta daha küçük yaş grubuna hitap ederek haberciliğin temel ilkelerini verdiklerini, yeni eserde ise ajansın tarihine ve mesleğin teknik detaylarına odaklandıklarını aktardı. İsimde yer alan "haber çınarı" metaforunu detaylandıran Cingil, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Çınar metaforunu çok önemsiyoruz. Tarihsel ve kültürel olarak da milletimizin tarihinde geniş yer tutan bir metafor ve Anadolu Ajansımıza çok yakışıyor. Kökleriyle tüm Anadolu'ya yayılmış, enerjisini ve gücünü oradan alan, gövdesi bu topraklar üzerinde yükselmiş ama dallarıyla tüm dünyayı kucaklayan bir haber çınarını kitapta anlatmaya çalıştık. Milli Mücadele'nin zorlu şartlarında kurulan ajansımız, 106 yıllık süreçte Türkiye'nin tarihindeki pek çok gelişmeye tanıklık etti. Haber çınarı durduğu yerde durmuyor; dalları genişliyor, büyüyor, yeni filizler ortaya çıkıyor. Bir taraftan dünyaya yayılıyor, yayın dilleri çeşitleniyor, teknoloji de mesleğimizi çok hızlı dönüştürüyor."</i></p>
</blockquote>

<p>Yapay zeka ve dijital platformların gerçeklik algısını kökten sarstığını hatırlatan Cingil, çocukların habercilik refleksleriyle donatılmasının gerekliliğini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Haberciliğin doğası gereği bilginin kontrol edilmesi, gerçekliğin sorgulanması noktasında çok önemli bir ilkesel katkısı var. Çocuklarımız bu mesleği yapmasalar bile haberciliğin ilkelerinden yararlanıp özellikle dijital mecralardaki dezenformasyon ve manipülasyonlara karşı daha dirençli, daha kontrollü hale gelebilirler."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Doğru bilgiye ulaşmanın yolu haberin mutfağından geçiyor"</strong></h3>

<p>Kitabın bir diğer yazarı Sefa Salantur ise çocukluk yıllarında gazetecilik mesleğini tanıtan yeterli kaynağın bulunmamasından yola çıktıklarını belirtti. Çocukların merak duygusunu beslemeyi hedeflediklerini söyleyen Salantur, kurguyu şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Çocuklarımız ana omurgadaki servisleri geziyorlar. Hatta muhabirlerle, foto muhabirleriyle ve kameramanlarla habere de gidiyorlar. Çocuk kahramanlarımızdan muhabirliğe daha yatkın olanı, bir haberin nasıl yazıldığını, nasıl başlık atıldığını, spotta neler olması gerektiğini yaşayarak öğreniyor. Bilgiye ulaşmak çok kolay, bilgi bombardımanı altındayız ama asıl zor olan doğru bilgiye ulaşmak. Bu kitap gençlerimizin medya okuryazarlığını öğrenmesi için onların dilinde kaleme alınmış bir eser."</i></p>
</blockquote>

<p>Mesleğin çok yönlü yapısına ve toplumsal işlevine de işaret eden Salantur, gazetecilik hayali kuran gençlere seslenerek, mesleğin içinde öğretmenlik, dedektiflik, ekonomistlik ve sağlık gibi birçok farklı alanın bulunduğunu ve nerede bir mağduriyet varsa onu gündeme taşıyıp çözüme katkı sunmanın manevi tatmininin yüksek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazetecilerden-cocuklara-medya-okuryazarligi-rehberi-haber-cinarinda-bir-gun-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260916-42484384-42484376-a-a-n-i-n-i-k-i-n-c-i-c-o-c-u-k-k-i-t-a-b-i-h-a-b-e-r-c-i-n-a-r-i-n-d-a-b-i-r-g-u-n-c-o-c-u-k-l-a-r-a-h-a-b-e-r-i-n-m-u-t-f-a-g-i-n-i-a-n-l-a-t-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="16051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kasım ara tatili kaç gün sürecek? Kasım ara tatili ne zaman başlayacak? 2026-2027 MEB tatil tarihleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasim-ara-tatili-kac-gun-surecek-kasim-ara-tatili-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasim-ara-tatili-kac-gun-surecek-kasim-ara-tatili-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerin ve velilerin gözü, yıl içerisindeki tatil dönemlerine çevrildi. Millî Eğitim Bakanlığının açıkladığı çalışma takviminde birinci dönem ara tatilinin yanı sıra yarıyıl tatili, ikinci dönem ara tatili ve okulların kapanış tarihi de yer alıyor. İlk ara tatilin tarihi yaklaşırken öğrencilerin derslere vereceği ara ve eğitim öğretim yılının devamındaki önemli tarihler merak konusu oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerin gündeminde derslerin yanı sıra tatil tarihleri de yer almaya başladı. Yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmenin yeni eğitim öğretim yılına başlamasının ardından gözler, yılın ilk ara tatilinin yapılacağı tarihe çevrildi.</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) yayımladığı çalışma takviminde 2026-2027 eğitim öğretim yılının ara tatil, yarıyıl tatili ve ikinci dönem tarihleri belli oldu. Buna göre öğrenciler ilk dönemde derslere kısa bir ara verecek, ardından eğitim öğretim yılı belirlenen takvim doğrultusunda devam edecek.</p>

<h2><strong>2026 Kasım ara tatili ne zaman?</strong></h2>

<p>MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı çalışma takvimine göre <strong>birinci dönem ara tatili 16 Kasım 2026 Pazartesi günü başlayacak ve 20 Kasım 2026 Cuma günü sona erecek.</strong></p>

<p>Öğrenciler bu tarihler arasında okullarda derslere katılmayacak. Ara tatilin sona ermesinin ardından eğitim öğretim faaliyetleri <strong>23 Kasım 2026 Pazartesi günü</strong> yeniden başlayacak.</p>

<p>Böylece hafta içindeki beş günlük ara tatilin öncesinde ve sonrasında hafta sonlarının bulunması nedeniyle öğrencilerin okuldan uzak kalacağı toplam süre 9 güne ulaşacak.</p>

<h3><strong>Kasım ara tatili tarihleri</strong></h3>

<p>Birinci dönem ara tatilinin gün gün takvimi şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>16 Kasım 2026 Pazartesi:</strong> Ara tatilin ilk günü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>17 Kasım 2026 Salı:</strong> Ara tatil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18 Kasım 2026 Çarşamba:</strong> Ara tatil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19 Kasım 2026 Perşembe:</strong> Ara tatil</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20 Kasım 2026 Cuma:</strong> Ara tatilin son günü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>21 Kasım 2026 Cumartesi:</strong> Hafta sonu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22 Kasım 2026 Pazar:</strong> Hafta sonu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>23 Kasım 2026 Pazartesi:</strong> Dersler yeniden başlayacak</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Suriye’de Kürtçe eğitim kararı: Okullarda müfredata dahil edilecek" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/439ba128-669c-4be5-aff2-80c27142c6bf.jpg" width="1600" /></h3>

<h3><strong>Kasım ara tatili kaç gün sürecek?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk ara tatili <strong>5 iş günü</strong> sürecek. Tatil, 16 Kasım Pazartesi günü başlayıp 20 Kasım Cuma günü tamamlanacak.</p>

<p>Hafta sonları da hesaba katıldığında öğrencilerin okuldan uzak kalacağı süre <strong>9 gün</strong> olacak. Öğrenciler 21 ve 22 Kasım hafta sonunun ardından 23 Kasım Pazartesi günü yeniden ders başı yapacak.</p>

<p>Burada 5 günlük süre ara tatilin resmî süresini, 9 günlük süre ise ara tatil ile hafta sonlarının birlikte oluşturduğu kesintisiz okul tatilini ifade ediyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı ne zaman başladı?</strong></h3>

<p>MEB çalışma takvimine göre 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci dönemi <strong>14 Eylül 2026 Pazartesi günü</strong> başladı.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde bazı sınıf ve kademeler için uyum çalışmaları gerçekleştirildi. Okul öncesi eğitim ile ilkokul birinci sınıfa başlayacak öğrencilerin uyum eğitimleri 7-11 Eylül tarihleri arasında yapıldı.</p>

<p>Ortaokul 5'inci sınıf ve ortaöğretimin hazırlık ile 9'uncu sınıflarında öğrenim görecek öğrenciler için de yeni eğitim ortamına uyumu desteklemeye yönelik rehberlik çalışmaları gerçekleştirildi.</p>

<p>Birinci dönem ise <strong>22 Ocak 2027 Cuma günü</strong> sona erecek.</p>

<h3><strong>Yarıyıl tatili ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Öğrencilerin birinci dönem sonundaki uzun tatili yarıyıl tatili olacak. MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takviminde yarıyıl tatilinin tarihleri de açıklandı.</p>

<p>Buna göre yarıyıl tatili <strong>25 Ocak 2027 Pazartesi günü başlayacak ve 5 Şubat 2027 Cuma günü sona erecek.</strong></p>

<p>İkinci dönemin ilk ders günü ise <strong>8 Şubat 2027 Pazartesi</strong> olacak. Böylece öğrenciler yarıyıl tatilinin ardından ikinci dönem eğitimlerine başlayacak.</p>

<h3><strong>İkinci ara tatil ne zaman?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yapılacak ara tatilin tarihi de çalışma takviminde yer alıyor.</p>

<p>Buna göre ikinci dönem ara tatili <strong>8 Mart 2027 Pazartesi günü başlayacak ve 12 Mart 2027 Cuma günü sona erecek.</strong></p>

<p>İkinci ara tatilin tamamlanmasının ardından öğrenciler <strong>15 Mart 2027 Pazartesi günü</strong> yeniden ders başı yapacak.</p>

<p><img alt="MEB duyurdu: Çocuğu okula başlayacak kamu çalışanlarına günde 3 saat idari izin" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9af11edb-574a-4b49-ac18-632d00ade430.webp" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Okullar ne zaman kapanacak?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının sona ereceği tarih de MEB takviminde belli oldu. Buna göre öğrenciler için eğitim öğretim yılının son günü <strong>25 Haziran 2027 Cuma</strong> olacak.</p>

<p>Bu tarihin ardından öğrenciler yaz tatiline başlayacak ve 2026-2027 eğitim öğretim yılı tamamlanmış olacak.</p>

<h3><strong>2026-2027 MEB tatil takvimi</strong></h3>

<p>MEB'in çalışma takvimine göre öğrencilerin eğitim öğretim yılı boyunca takip edeceği başlıca tatil tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Birinci dönem ara tatili:</strong> 16-20 Kasım 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yarıyıl tatili:</strong> 25 Ocak-5 Şubat 2027</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İkinci dönem ara tatili:</strong> 8-12 Mart 2027</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eğitim öğretim yılının sona ermesi:</strong> 25 Haziran 2027</p>
 </li>
</ul>

<p>Buna göre öğrencilerin 2026-2027 eğitim öğretim yılındaki ilk tatil arası kasım ayında gerçekleşecek. Birinci dönem ara tatilinin ardından eğitim öğretim faaliyetleri devam edecek ve öğrenciler ocak ayında yarıyıl tatiline çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasim-ara-tatili-kac-gun-surecek-kasim-ara-tatili-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9c5f183e4acedb66c06ca49ec781f932jpg.webp" type="image/jpeg" length="41463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Türkiye ile Almanya arasında tarım işbirliği geliştirilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-turkiye-ile-almanya-arasinda-tarim-isbirligi-gelistirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-turkiye-ile-almanya-arasinda-tarim-isbirligi-gelistirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Almanya arasında tarım işbirliğinin geliştirileceğini belirtti. İki ülke tarım ve gıda sektörlerinde ticaret, yatırım ve ortak üretim imkanlarını artırmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong> ile Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer'in katılımıyla, Türkiye ve Almanya arasında tarım ve gıda sektörlerinde ikili işbirliğinin geliştirilmesine yönelik <strong>Ortak Niyet Beyanı</strong> imzalandı.</p>

<p><strong>Devlet Su İşleri (DSİ) </strong>Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen imza töreninde, iki ülke arasındaki tarımsal ticaretin geliştirilmesi ve yeni ticari ilişkilerin kurulmasına yönelik hedefler ele alındı.</p>

<h2><strong>2025'te tarımsal ticaret verileri açıklandı</strong></h2>

<p>Yumaklı, Almanya'nın Türkiye'nin önemli ekonomik ve ticari ortakları arasında yer aldığını belirterek, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin tarım ve gıda sektörlerinde de mevcut potansiyele uygun biçimde ilerlemesini istediklerini söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin 2025 yılında Almanya'ya gerçekleştirdiği <strong>tarımsal ürün ihracatı</strong>nın yaklaşık 2,2 milyar dolar, Almanya'dan yapılan tarımsal ürün ithalatının ise yaklaşık 753 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Yumaklı, iki ülkenin ekonomik büyüklüğü ile tarım ve gıda sektörlerindeki kapasitesinin daha yüksek bir ticaret hacmine imkan verdiğini ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, bu doğrultuda iki ülke arasındaki tarımsal ticaret hacminin yakın gelecekte 5 milyar dolar seviyesine çıkarılabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, hedefe ulaşmak için karşılıklı ticarette yaşanan teknik konuların çözümüne odaklanacaklarını, firmaların yeni iş bağlantıları kurmasını teşvik edeceklerini ve yatırım fırsatlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Ortak Niyet Beyanı ile işbirliği güçlendirilecek</strong></h3>

<p>İmzalanan Ortak Niyet Beyanı'nın mevcut<strong> Tarım Alanında Mutabakat Zaptı</strong>'nı daha ileri bir noktaya taşımayı ve işbirliğinin özellikle tarımsal ticarete yansımasını artırmayı hedeflediğini belirten Yumaklı, çalışmanın yalnızca kamu kurumları arasındaki iletişimi geliştirmekle sınırlı kalmayacağını vurguladı.</p>

<p>Yumaklı, işbirliğinin üreticilere, ihracatçılara ve özel sektöre somut katkılar sağlamasını amaçladıklarını belirterek, Türk ve Alman şirketleri arasında yeni <strong>ticaret</strong> ve yatırım fırsatlarının oluşturulacağını ifade etti.</p>

<p>Bakan Yumaklı ayrıca teknoloji transferinin artırılması ve ortak üretim modellerinin geliştirilmesinin de hedefler arasında bulunduğunu bildirdi.</p>

<h3><strong>Tarım teknolojileri ve dijitalleşme öne çıkıyor</strong></h3>

<p>İki ülke arasında özellikle tarım teknolojileri, gıda sanayisi, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve tarımsal AR-GE alanlarında önemli bir işbirliği potansiyeli bulunduğuna dikkati çeken Yumaklı, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Rainer'in Türkiye programının özel sektör bölümüne önem verdiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rainer'in <strong>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'</strong>nde iş dünyası temsilcileriyle görüşeceğini aktaran Yumaklı, programın devamında tarım teknolojileri ve gıda sektöründe faaliyet gösteren firmaların ziyaret edileceğini belirtti. Yumaklı, böylece Türkiye'nin üretim, teknoloji ve girişimcilik kapasitesinin yerinde görülebileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Tarım Yürütme Komitesi yeniden aktif hale getirilecek</strong></h3>

<p>Yumaklı, gelecek dönemde Türkiye-Almanya Tarım Yürütme Komitesinin yeniden aktif hale getirilmesini öncelikleri arasında gördüklerini belirtti.</p>

<p>Teknik ekiplerin düzenli şekilde bir araya getirilerek bugün belirlenen hedeflerin takip edileceğini kaydeden Yumaklı, imzalanan Niyet Beyanı ile gerçekleştirilen görüşmelerin Türkiye ve Almanya arasındaki tarım ve gıda işbirliğine yeni bir ivme kazandıracağını söyledi.</p>

<p>Yumaklı, bu sürecin iki ülkenin özel sektörleri arasında yeni ve somut ortaklıkların kurulmasına da önemli katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer ise <strong>tarım</strong> ve <strong>gıda</strong> alanındaki ikili ilişkileri daha ileri taşımak istediklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-turkiye-ile-almanya-arasinda-tarim-isbirligi-gelistirilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-ile-almanya-arasinda-tarim-ve-gida-sektorlerinde-isbirligi-icin-ortak-niyet-beyani-imzalandi.png" type="image/jpeg" length="37650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da FETÖ soruşturması: 'Mahrem izdivaç' yapılanmasında 60 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-feto-sorusturmasi-mahrem-izdivac-yapilanmasinda-60-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-feto-sorusturmasi-mahrem-izdivac-yapilanmasinda-60-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da, FETÖ'nün kamu kurumlarındaki "mahrem izdivaç" yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında operasyon gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında gözaltına alınması kararlaştırılan 72 şüpheliden 60'ı yakalanarak gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ'nün kamu kurumlarındaki mahrem yapılanmasında yer alan örgüt mensuplarının evlilik süreçlerinin de örgüt tarafından yönlendirildiği tespit edildi.</p>

<p>ByLock yazışmaları ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan örgüt üyelerinin verdiği bilgiler üzerinden yapılan çalışmalarda, kadın örgüt mensuplarına ilişkin çeşitli bilgilerin kayıt altına alındığı belirlendi. Hazırlanan formlarda kadınların kişisel ve ailevi bilgilerinin yanı sıra eğitim durumları, fiziki özellikleri ve örgüt içindeki konumlarına ilişkin detayların bulunduğu, bu kayıtlara fotoğrafların da eklenerek bir “aday havuzu” oluşturulduğu tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Görüşmeler örgüt yöneticilerinin kontrolünde yapıldı</strong></h2>

<p>Kadın örgüt üyelerinin, FETÖ içerisindeki bağlılık durumları ve konumları dikkate alınarak farklı gruplara ayrıldığı belirlendi. Ardından uygun görülen kadınların, erkek örgüt mensuplarıyla sözde “abi” ve “abla” olarak adlandırılan kişilerin gözetiminde görüştürüldüğü tespit edildi. Evlilik konusunda anlaşan kişilerin ise örgütsel gizliliğin korunması amacıyla şifreli iletişim uygulamaları üzerinden irtibat kurmalarının sağlandığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>22 şüphelinin kamu görevinde olduğu belirlendi</strong></h3>

<p>Araştırmada, oluşturulan aday havuzunun MİT, Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet, yargı ve diğer kamu kurumlarındaki mahrem yapılanmalardan sorumlu örgüt mensuplarına aktarıldığı belirlendi. Özellikle devletin kritik kurumlarında görev yapan erkek örgüt mensupları için belirlenen kriterlere uygun kadınların seçildiği ve evliliklerin bu doğrultuda organize edildiği tespit edildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında düzenlenen iki operasyonla toplam 72 şüpheli hakkında yakalama işlemi başlatıldı. Şüpheliler arasında 22 aktif kamu çalışanının bulunduğu belirtilirken, 60 kişi ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Hakkında işlem yürütülen 12 şüphelinin ise yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında çok sayıda örgüt mensubunun etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak FETÖ'nün “izdivaç” yapılanmasına ilişkin bilgiler verdiği belirtildi. Elde edilen bilgiler doğrultusundaki soruşturma çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-feto-sorusturmasi-mahrem-izdivac-yapilanmasinda-60-gozalti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ankarada-feto-sorusturmasi.png" type="image/jpeg" length="42266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ın Marsilya maçı öncesi Leandro Trossard gelişmesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-marsilya-maci-oncesi-leandro-trossard-gelismesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-marsilya-maci-oncesi-leandro-trossard-gelismesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marsilya'yı yarın UEFA Avrupa Ligi'nde konuk edecek Beşiktaş'ta Leandro Trossard'la ilgili son gelişme belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Beşiktaş</strong>, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (<strong>UEFA</strong>) Avrupa Ligi'ndeki ilk karşılaşmasında yarın Marsilya'yı ağırlayacak. Siyah-beyazlı ekipte maç öncesinde Leandro Trossard'la ilgili yeni bir gelişme yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Trossard takımla çalıştı </strong></h2>

<p>Yaşadığı ağrılar nedeniyle son iki antrenmanda takımdan ayrı kalan Leandro Trossard, Marsilya karşılaşması öncesindeki son çalışmada yer aldı.</p>

<p>Belçikalı futbolcunun, yarın İstanbul'da oynanacak UEFA Avrupa Ligi mücadelesinde Beşiktaş'ın maç kadrosunda bulunacağı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-marsilya-maci-oncesi-leandro-trossard-gelismesi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/leandro-trossard-5.webp" type="image/jpeg" length="32723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="51391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="38615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="84698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="59135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="60837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="70083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="19070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="68937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="42055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="92296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="31588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="96017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="31663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="11952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="58839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="38348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="23961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="99939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="46761"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
