<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 13:26:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Su Politikaları Derneği: Kuraklık artık istisna değil, "yeni normal"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/su-politikalari-dernegi-kuraklik-artik-istisna-degil-yeni-normal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/su-politikalari-dernegi-kuraklik-artik-istisna-degil-yeni-normal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su Politikaları Derneği (SPD), Araştırma Raporu Dizisi kapsamında hazırladığı "Daha Kurak Bir Dünyaya Doğru Su Politikaları" başlıklı yeni çalışmasını kamuoyuna duyurdu. Dursun Yıldız ve Dr. Hasan Hüseyin Doğan tarafından hazırlanan raporda; kuraklığın artık münferit bir doğa olayı olmaktan çıkıp küresel ölçekte yapısal bir "yeni normal" haline geldiği vurgulanarak, su politikasının doğrudan ulusal güvenlik ve iklim dayanıklılığının omurgasını oluşturduğu kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel ölçekte son yüzyılda yaşanan hidrolojik, iklimsel ve ekolojik kırılmaları kapsamlı verilerle inceleyen rapor, su döngüsünün atmosfer, yüzey ve yeraltı bileşenlerinde eş zamanlı bozulmalar meydana geldiğini ortaya koydu.</p>

<p>Derneğin <a href="https://supolitikalaridernegi.org/spdnin-dokuzuncu-arastirma-raporu-yayinlandi-daha-kurak-bir-dunyaya-dogru-su-politikalari/" rel="nofollow">araştırmasına </a>göre, 1900 ile 2020 yılları arasında dünyada kuraklığa maruz kalan toplam arazi alanı iki katına çıkarken; dünya yüzeyinin yüzde 37'sinde toprak nemi kritik düzeylere geriledi. İzlenen akiferlerin yüzde 62'sinde yeraltı su seviyelerinin düştüğü, dünya genelindeki nehirlerin ise yüzde 10'undan fazlasının kritik düşük debi şartlarında aktığı saptandı.</p>

<h2><strong>Yüksek emisyon senaryosunda kuraklık riski iki katına çıkabilir</strong></h2>

<p>Kuraklık eğilimindeki sert yükselişin tek başına doğal iklim döngüleriyle açıklanamayacağının altı çizilen raporda; aşırı su çekimleri, hatalı arazi kullanımı, ormansızlaşma ve kentleşmenin yarattığı geçirimsiz yüzeylerin krizi yapısal olarak derinleştirdiği bildirildi.</p>

<p>Bilimsel modellemelere dayandırılan analizde şu projeksiyonlara dikkat çekildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek emisyon senaryolarında 2100 yılına kadar kurak dönemlerin görülme sıklığı iki kattan fazla artabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aşırı sıcak hava dalgalarının frekansı kırk katına kadar tırmanabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kuraklığa maruz kalan nüfus ile tarımsal üretim alanları dramatik biçimde genişleyecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>OECD ülkelerinde sulak alanların yüzde 18 oranında küçülmesi, su döngüsünün doğal tampon mekanizmalarının kaybedildiğini belgeliyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Türkiye'de tarım ve metropoller doğrudan tehdit altında</strong></h3>

<p>Rapor, hidrolojik tablonun çok boyutlu bir kırılganlık zinciri ürettiğine işaret etti. Türkiye özelinde yapılan değerlendirmede; İç Anadolu, Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık, yeraltı suyu seviyelerindeki çekilme ve toprak nemi kaybı sebebiyle bitkisel üretimin yüksek risk altına girdiği belirtildi.</p>

<p>Metropollerde su talebi ile doğal yenilenme kapasitesi arasındaki makasın hızla açıldığı, nehir taşımacılığındaki aksamalar, hidroelektrik üretimindeki düşüş ve sanayideki soğutma suyu ihtiyacının kamu altyapısını ve enerji-gıda güvenliğini doğrudan sarstığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>8 maddelik entegreeylem planı çağrısı</strong></h3>

<p>Geleneksel su yönetimi ve planlama modellerinin ani gelişen kuraklık dalgaları karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan raporda, kuraklığa uyum için hayata geçirilmesi gereken bilim temelli politika bileşenleri şu şekilde sıralandı:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Bütünleşik ve Uyarlanabilir Yönetim:</strong> Bütünleşik ve uyarlanabilir su kaynakları yönetimi yaklaşımının tüm sektörlerde istisnasız uygulanması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kayıp-Kaçak ve Ölçüm:</strong> Şebekelerde su verimliliğinin artırılması, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi ve su tüketiminde sayaç/ölçüm zorunluluğu getirilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeraltı Suyunun Korunması:</strong> Kaçak ve izinsiz yeraltı suyu çekimlerinin denetim altına alınması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İklim Uyumlu Tarım:</strong> Sulama altyapısında modernizasyona gidilmesi, ürün deseninin havza su potansiyeline göre belirlenmesi ve aşırı su tüketen ürünlerin sınırlandırılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ekosistem Restorasyonu:</strong> Sulak alanların rehabilite edilmesi, korunması ve orman kayıplarının önüne geçilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kentsel Sünger Altyapı:</strong> Şehirlerde yağmur suyu hasadı, gri su geri kazanımı ve toprak infiltrasyonunu destekleyen yeşil altyapı yatırımlarının yaygınlaştırılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Havza Eşgüdümü:</strong> Havzalar arası su aktarımı ve taşkın-kuraklık dengesini gözeten bütüncül planlamanın işletilmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erken Uyarı Sistemleri:</strong> Kuraklık risk haritaları ve yerel düzeyde risk azaltma planlarının faaliyete geçirilmesi.</p>
 </li>
</ol>

<h3><strong>"Kuraklığa uyum geleceğin değil, bugünün zorunlu gündemidir"</strong></h3>

<p>Raporun sonuç bildirgesinde, su yönetiminin yalnızca teknik bir arz-talep dengesi olmadığı vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ortaya çıkan veriler, su ve iklim sistemlerindeki sarsıntıların geleceğe dair soyut bir projeksiyon değil, bizzat bugün yaşanan somut bir gerçeklik olduğunu kanıtlamaktadır. Kuraklık riski; ekonomik büyüme, tarımsal süreklilik, kentlerin yaşanabilirliği ve toplumsal refah üzerinde baskı kurmaktadır. Kuraklığa uyum, geleceğin değil bugünün geciktirilemez zorunlu gündemidir. Su politikası ise herhangi bir alt başlık değil; ulusal güvenliğin, ekonomik kalkınmanın ve iklim dayanıklılığının omurgasıdır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/su-politikalari-dernegi-kuraklik-artik-istisna-degil-yeni-normal</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-a63c2bac6437a7826947f80c286e63f8.webp" type="image/jpeg" length="12462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde veda töreni]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-serhat-kilic-icin-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-veda-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-serhat-kilic-icin-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-veda-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenleniyor. Kılıç'ın ailesi, yakınları ve sanat dünyasından çok sayıda isim törende bir araya gelerek usta oyuncuya veda ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kağıthane Nurtepe Mahallesi'ndeki evinde yaşamını yitiren oyuncu Serhat Kılıç için İstanbul'da anma töreni düzenleniyor.</p>

<p>51 yaşında hayatını kaybeden Kılıç için gerçekleştirilen tören, <strong>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde</strong> yapılıyor.</p>

<p>Kılıç'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra birlikte rol aldığı meslektaşları ile sanat dünyasından çok sayıda dostu da törene katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meslektaşları Serhat Kılıç'a veda ediyor</strong></h2>

<p>Televizyon dizileri, sinema filmleri ve reklam projeleri başta olmak üzere çok sayıda yapımda rol alan Serhat Kılıç'ın sanat hayatına ilişkin anılar törende paylaşılıyor.</p>

<p>Sanat dünyasından isimler, yaptıkları konuşmalarla Kılıç'a veda ederken törende duygusal anlar yaşanıyor.</p>

<p>Kılıç'ın meslektaşları ve dostları, oyuncunun sanat yaşamındaki çalışmalarını ve birlikte geçirdikleri yıllara ilişkin anılarını törende anlattı.</p>

<h3><strong>Serhat Kılıç Ankara'da toprağa verilecek</strong></h3>

<p>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ndeki anma töreninin ardından Serhat Kılıç'ın naaşı, defnedilmek üzere Ankara'ya gönderilecek.</p>

<p>Kılıç için <strong>8 Eylül Salı günü Ankara Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde</strong>, öğle namazının ardından cenaze namazı kılınacak.</p>

<p>Serhat Kılıç, cenaze namazının ardından <strong>Karşıyaka Mezarlığı'nda</strong> toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-serhat-kilic-icin-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-veda-toreni</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ce563a89-2646-4521-bd03-208724672019-1.jpg" type="image/jpeg" length="33893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beykoz’da denize giriş yasağı: Yüksek dalga nedeniyle önlem alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/beykozda-denize-giris-yasagi-yuksek-dalga-nedeniyle-onlem-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/beykozda-denize-giris-yasagi-yuksek-dalga-nedeniyle-onlem-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beykoz’da yüksek dalga beklentisi nedeniyle Karadeniz kıyılarında denize girişler 7 ve 8 Eylül’de yasaklandı. Plajlarda güvenlik önlemleri artırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>’un <strong>Beykoz</strong> ilçesinde, Karadeniz’de beklenen yüksek dalga nedeniyle denize giriş yasağı uygulanıyor. Yasak kapsamında ilçenin Karadeniz’e kıyısı bulunan sahil, plaj ve koylarında güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<p>Riva Merkez Plajı, <strong>Riva</strong> 2. Koy ve<strong> Elmasburnu Tabiat Parkı</strong>’ndaki plajlarda ekipler görev yaparken, vatandaşların yasağa uyması için denetimler gerçekleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Plajlarda ekipler çalışıyor</strong></h2>

<p>Denize girişlerin <strong>yasak</strong>lanmasının ardından polis, zabıta ve cankurtaran ekipleri belirlenen plajlarda güvenlik önlemleri aldı. Ekipler, sahil bölgelerinde devriye gezerek vatandaşların denize girmemesi konusunda kontrollerini sürdürüyor.</p>

<p>Yasağın uygulanmasına rağmen vatandaşların plajlarda bulunmasına izin veriliyor. <strong>Deniz</strong>e girmeyen vatandaşlar sahilde vakit geçirebiliyor ve güneşlenebiliyor.</p>

<h3><strong>Yüksek dalga nedeniyle denize girişler yasaklandı</strong></h3>

<p><strong>Beykoz Kaymakamlığı</strong> tarafından yapılan açıklamada, ilçe sınırlarında Karadeniz’e kıyısı bulunan sahil, plaj ve koylarda yüksek dalga beklendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olumsuz deniz koşullarının oluşturabileceği risklere karşı tedbir alınırken, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında söz konusu bölgelerde denize girilmesine geçici olarak ara verildi.</p>

<h3><strong>Yasak 8 Eylül’e kadar sürecek</strong></h3>

<p>Alınan karar doğrultusunda Beykoz’daki Karadeniz kıyılarında 7 Eylül Pazartesi ve 8 Eylül Salı günlerinde denize giriş yasaklandı.</p>

<p>Yetkililer tarafından belirlenen süre boyunca sahil ve plajlarda kontroller devam edecek. Vatandaşların can güvenliği açısından yasağa uymaları ve deniz koşulları normale dönene kadar suya girmemeleri isteniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/beykozda-denize-giris-yasagi-yuksek-dalga-nedeniyle-onlem-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/beykozda-dalga-yuksekligi-nedeniyle-denize-giris-yasagi-uygulaniyor-1.png" type="image/jpeg" length="42716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhittin Böcek cezaevinden mektup yazdı: Kılıçdaroğlu’na "Genel Başkanımız" dedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muhittin-bocek-cezaevinden-mektup-yazdi-kilicdarogluna-genel-baskanimiz-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muhittin-bocek-cezaevinden-mektup-yazdi-kilicdarogluna-genel-baskanimiz-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tutuklu bulunduğu cezaevinden bir mektup kaleme aldı. Böcek'in 2024 yılına ilişkin bölümde Özgür Özel'den yalnızca adıyla bahsetmesi, 2026 yılı için ise Kemal Kılıçdaroğlu'nu "CHP Genel Başkanımız" olarak nitelemesi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevden uzaklaştırılan <strong>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek</strong>, tutuklu bulunduğu cezaevinden kamuoyuna bir mektup gönderdi.</p>

<p>Böcek'in sosyal medya platformu X hesabından paylaşılan mektupta, siyasi hayatı ve belediye başkanlığı dönemlerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.</p>

<p>Mektupta Böcek'in siyasi kariyerindeki seçimleri yıllara göre sıralaması da dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Siyasi kariyerini tek tek anlattı</strong></h2>

<p>Muhittin Böcek, 1999 yılında Anavatan Partisi'nden (ANAP) Konyaaltı Belediye Başkanı seçildiğini belirtti.</p>

<p>Böcek, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde ise CHP'den Konyaaltı Belediye Başkanı olarak seçildiğini ifade etti.</p>

<p>2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı'nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu belirten Böcek, seçimi kazanarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu hatırlattı.</p>

<h3><strong>2024 ve 2026 vurgusu dikkat çekti</strong></h3>

<p>Böcek'in mektubunda 2024 yılına ilişkin ifadeleri ile 2026 yılına yönelik değerlendirmesi özellikle dikkat çekti.</p>

<p>Böcek, 2024 yılı için <strong>"Sayın Özgür Özel aday gösterdi"</strong> ifadesini kullanırken, 2026 yılına ilişkin bölümde <strong>"Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanımız oldu"</strong> ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Bu ifadeler, CHP'deki yönetim tartışmaları ve parti içerisindeki gelişmelerin sürdüğü bir dönemde Böcek'in siyasi pozisyonuna ilişkin dikkat çekici bir mesaj olarak değerlendirildi.</p>

<h3><strong>"Ben 6. defa belediye başkanı adayı oldum ve hep seçildim"</strong></h3>

<p>Böcek, mektubunda siyasi hayatını anlatırken bugüne kadar altı kez belediye başkanlığına aday olduğunu ve tüm seçimleri kazandığını belirtti.</p>

<p>Böcek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"32 yıldır bugünlere gelmeme destek olan siyasi parti büyüklerime çok şey borçluyum. Rahmete kavuşan büyüklerime Allah'tan rahmet diliyorum, hayatta olanlara sağlıklı günler diliyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böcek, siyasi kariyerini ise şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Ben 6. defa belediye başkanı adayı oldum ve hep seçildim. 1999 Anavatan Partisi'nden Konyaaltı Belediye Başkanı seçildim. 2004-2009-2014-2019-2024: 5 defa CHP'den belediye başkanı seçildim."</p>

<h3><strong>"Yörük çocuğu olarak doğdum"</strong></h3>

<p>Muhittin Böcek, mektubunun son bölümünde Antalya ile olan bağını ve siyasi yaşamını anlattı.</p>

<p>Kendisini <strong>"Yörük çocuğu"</strong> olarak tanımlayan Böcek, Toroslar'da büyüdüğünü belirterek 32 yıldır ülkesine, devletine, milletine ve Antalya'ya hizmet ettiğini ifade etti.</p>

<p>Böcek mektubunda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ben bu topraklarda Yörük çocuğu olarak doğdum. Toroslarda büyüdüm. 32 yıldır ülkem, devletim, milletim, Antalya'm ve canım hemşehrilerim için çalıştım."</p>

<p>Böcek ayrıca siyasi yaşamı boyunca şantaj, kumpas ve tehditlere boyun eğmediğini belirterek sözlerini <strong>"Sevgi ve hasretle..."</strong> ifadeleriyle tamamladı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sizleri şahsım ve Antalya'm adına saygıyla selamlıyorum.<br />
<br />
Siyasete ANAP Turgut Özal ve Mesut Yılmaz'la başladım.<br />
1994-99. ANAP 5 yıl Merkez İlçe Başkanlığı yaptım.<br />
1999. Yerel ve Genel Seçimde ANAP Konyaaltı Belediye Başkanı seçildim.<br />
Koalisyon: Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Sn.… <a href="https://t.co/ynVueqvqZz" rel="nofollow">pic.twitter.com/ynVueqvqZz</a></p>
— Muhittin Böcek (@BocekMuhittin) <a href="https://x.com/BocekMuhittin/status/2096632101093122449?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muhittin-bocek-cezaevinden-mektup-yazdi-kilicdarogluna-genel-baskanimiz-dedi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ed44743d-9d7d-4036-8bd8-fa47468fd689jpg.webp" type="image/jpeg" length="70930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11. Ulusal Limnoloji Sempozyumu Balıkesir’de gerçekleştirildi: SPD Başkanı Dursun Yıldız’a "Su ve Çevre Hizmet Ödülü"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/11-ulusal-limnoloji-sempozyumu-balikesirde-gerceklestirildi-spd-baskani-dursun-yildiza-su-ve-cevre-hizmet-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/11-ulusal-limnoloji-sempozyumu-balikesirde-gerceklestirildi-spd-baskani-dursun-yildiza-su-ve-cevre-hizmet-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Üniversitesi ve Limnoloji Derneği iş birliğiyle düzenlenen "11. Ulusal Limnoloji Sempozyumu", Balıkesir Üniversitesi Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda tamamlandı. Türkiye’nin iç su ekosistemleri ve su politikalarının masaya yatırıldığı organizasyon kapsamında, Su Politikaları Derneği (SPD) Başkanı Dursun Yıldız'a su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir yönetimine sunduğu katkılardan dolayı "Su ve Çevre Hizmet Ödülü" verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumun Düzenleme Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Dilek Türker üstlenirken, kurulda Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyesi ve Limnoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu da yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim dünyasından yoğun katılımın sağlandığı etkinlikte, iç suların korunması, göl ve akarsu ekosistemlerindeki çevresel baskılar ve su politikaları tartışıldı.</p>

<h3><strong>Limnoloji Derneği ödülleri sahiplerini buldu</strong></h3>

<p>Sempozyumun ilk gününün akşamında gerçekleştirilen törende, Limnoloji Derneği Yönetim Kurulu tarafından ödüle layık görülen dört bilim insanı ve araştırmacıya plaketleri takdim edildi.</p>

<p>Ödül alan isimler arasında yer alan Su Politikaları Derneği Başkanı, İnşaat Mühendisi ve Hidropolitik Uzmanı Dursun Yıldız, plaketini Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl’ın elinden aldı.</p>

<p>Limnoloji Derneği Yönetim Kurulu imzasını taşıyan ödül plaketinde şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir yönetimi ve toplumda su bilincinin geliştirilmesine yönelik uzun yıllara dayanan özverili çalışmalarınız ile çevre alanına sağladığınız değerli katkılar nedeniyle Limnoloji Derneği tarafından Su ve Çevre Hizmet Ödülü’ne layık görülmüş bulunmaktasınız. Bilimsel ve toplumsal katkılarınızın artarak devam etmesini diler, saygılarımızı sunarız."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Dursun Yıldız: "En büyük ödül çÇalışmalarımızın insanlığa faydaya dönüşmesidir"</strong></h3>

<p>Törende teşekkür konuşması yapan SPD Başkanı Dursun Yıldız, derneğin üniversitelerle yürüttüğü akademik çalışmaların önemine işaret ederek, verilen ödüllerin kendileri için güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Konuşmasında teknolojik dönüşümün altını çizen Yıldız, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Bu değişimin farkında olmalı ve süreci doğru yönetmeliyiz. Bugün burada ben dahil ödüle layık görülen bilim insanlarının en büyük ödülü, yürüttüğümüz çalışmaların ülkemiz ve insanlık için somut faydaya dönüştüğünü görmemiz olacaktır. Ülke olarak hedefimiz muasır medeniyet seviyesinin de üzerine çıkmaksa, her zamankinden çok daha fazla çalışmak zorundayız. Bu ödüller, hedefe giden yolda bizim için birer kilometre taşıdır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Genç mühendislere "ajan yapay zekâ" çağrısı</strong></h3>

<p>Kendi mühendislik serüveninden bir kesit paylaşan Dursun Yıldız, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi'ndeki öğrencilik yıllarında bitirme tezini "Su Yapıları" üzerine hazırladığını anımsattı.</p>

<p>O dönemde mühendislik hesaplamaları için bilgisayar programı yazmanın ve sonuç almanın büyük zorluklar barındırdığını aktaran Yıldız, <i>"Aradan geçen zamanda, o günlerde aylarca emek vererek yazdığımız bilgisayar programlarını bugün otonom Ajan Yapay Zekâ (Agentic AI) modelleri dakikalar içinde hazırlayabiliyor. Genç bilim insanları ve araştırmacılar bu teknolojik sıçramanın gerisinde kalmamalı; yeni araçları hızla öğrenerek bilime katkı sunmalıdır"</i> çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/11-ulusal-limnoloji-sempozyumu-balikesirde-gerceklestirildi-spd-baskani-dursun-yildiza-su-ve-cevre-hizmet-odulu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/dursun-yildiz-a-su-ve-cevre-hizmet-odulu-limnoloji-dernegi-profdr-okan-kulkoyluogluprofdr-dilek-turker-profdr-fatih-satil-2.jpg" type="image/jpeg" length="54365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burdur Bucak orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/burdur-bucak-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/burdur-bucak-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur’un Bucak ilçesinde Kızılseki köyü yakınlarında çıkan orman yangınına 2 uçak, 3 helikopter ve çok sayıda kara aracıyla müdahale ediliyor. Burdur orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Burdur’un Bucak ilçesinde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kızılseki köyü Yoncaağaç mevkisindeki Burdur yangını için bölgeye hava ve kara ekipleri sevk edilirken, söndürme çalışmalarına 112 personel katılıyor.</p>

<h2><strong>Bucak yangını için hava araçları bölgeye sevk edildi</strong></h2>

<p>Bucak yangını, Kızılseki köyünün Yoncaağaç mevkisindeki ormanlık alanda başladı. Yangını fark edenlerin ihbarı üzerine Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekiplerle itfaiye birimleri bölgeye yönlendirildi.</p>

<p>Burdur orman yangınına havadan 2 uçak ve 3 yangın söndürme helikopteriyle müdahale ediliyor. Kara çalışmalarında ise 21 arazöz, 4 su tankeri, 1 itfaiye aracı ve 3 iş makinesi görev yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangın bölgesinde toplam 112 personel alevlerin yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Burdur orman yangınında jandarma da görev yapıyor</strong></h3>

<p>Burdur yangını nedeniyle söndürme ekiplerinin yanı sıra 5 jandarma asayiş timi de bölgede görevlendirildi. Jandarma ekipleri, yangın sahasında yürütülen çalışmalar sırasında güvenlik önlemlerine destek veriyor.</p>

<p>Orman yangınlarında hava araçları özellikle alevlerin ulaşılan noktalarda baskılanmasında kullanılırken, kara ekiplerinin çalışmaları yangının tamamen kontrol altına alınması ve yeniden alevlenme riskinin azaltılması açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Bucak yangınını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Kızılseki köyü yakınlarındaki Bucak yangınının çıkış nedeni henüz belirlenemedi. Ekiplerin önceliği, Burdur orman yangınının çevredeki alanlara ilerlemesini önleyerek alevleri kontrol altına almak.</p>

<p>Hava ve kara ekiplerinin bölgedeki müdahalesi devam ederken, yangının çıkış nedenine ilişkin değerlendirmenin söndürme çalışmalarının ardından yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/burdur-bucak-orman-yanginina-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/itfaiye.jpg" type="image/jpeg" length="90532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SON DAKİKA: Muğla orman yangını Menteşe’den Ula’ya sıçradı, evler tahliye ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-mugla-orman-yangini-menteseden-ulaya-sicradi-evler-tahliye-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-mugla-orman-yangini-menteseden-ulaya-sicradi-evler-tahliye-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Menteşe ilçesinde başlayan orman yangını rüzgarın etkisiyle Ula’ya sıçradı. Muğla orman yangınına 20 hava aracı ve 232 personelle müdahale edilirken 3 ev boşaltıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’da son dakika gelişmesi olarak takip edilen orman yangını, Menteşe ilçesindeki Yaraş Mahallesi’nde başladı. Henüz belirlenemeyen nedenle çıkan alevler, bölgede etkili olan rüzgar nedeniyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Menteşe yangınının Ula ilçesine ulaşmasının ardından ekipler iki ilçede de havadan ve karadan müdahaleyi yoğunlaştırdı.</p>

<h2><strong>Menteşe yangını rüzgarın etkisiyle Ula’ya ulaştı</strong></h2>

<p>Menteşe’nin Yaraş Mahallesi’ndeki ormanlık alandan yükselen dumanların fark edilmesi üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekiplerle itfaiye ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Rüzgarın alevlerin yayılmasını hızlandırması üzerine Muğla yangını kısa sürede büyüdü. Yangın daha sonra Ula ilçesinin Armutçuk Mahallesi’ne sıçradı. Böylece söndürme çalışmaları Menteşe ile birlikte Ula’da da genişletildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muğla-Denizli kara yolunda da yangın nedeniyle tedbir alındı. Bölgede ulaşım kontrollü şekilde sağlanırken ekiplerin hem yangına müdahalesi hem de çevre güvenliğine yönelik çalışmaları devam ediyor.</p>

<h3><strong>Muğla orman yangınına 20 hava aracı ve 232 personelle müdahale</strong></h3>

<p>Muğla orman yangını için bölgede geniş çaplı bir ekip görevlendirildi. Söndürme çalışmalarına 7 uçak ve 13 helikopter havadan destek verirken karadan 32 arazöz, 7 dozer, 62 su tankeri ve 12 iş makinesiyle müdahale ediliyor.</p>

<p>Toplam 232 personelin görev yaptığı çalışmalarda, tahliye işlemlerine de 11 araç ve ambulanslarla destek sağlanıyor. Ekipler, rüzgarın etkisini sürdürdüğü bölgede alevlerin yerleşim alanlarına ilerlemesini önlemek ve yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Ula yangını nedeniyle evler ve hayvanlar tahliye edildi</strong></h3>

<p>Muğla Valisi İdris Akbıyık, ekiplerin yangını kontrol altına almak için yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirtti.</p>

<p>Akbıyık, Menteşe’de 2, Ula’da ise 1 olmak üzere toplam 3 evin tedbir amacıyla boşaltıldığını açıkladı. Bölgede bulunan 3 büyükbaş ve 100 küçükbaş hayvanın da güvenli alanlara tahliye edildiğini bildirdi.</p>

<p>Vali Akbıyık, yangın bölgesinde rüzgarın etkili olduğunu vurgularken havadan ve karadan müdahalenin sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>Muğla yangınında şu ana kadar bildirilen tahliyeler dışında can kaybı veya yaralanmaya ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. Menteşe ve Ula yangınına yönelik söndürme çalışmalarının yanı sıra yerleşim yerlerinin korunması ve ulaşım güvenliğinin sağlanmasına yönelik önlemler de devam ediyor. Yangının çıkış nedeni ise yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-mugla-orman-yangini-menteseden-ulaya-sicradi-evler-tahliye-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/son-dakika-mugla-orman-yangini-menteseden-ulaya-sicradi-evler-tahliye-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="13448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Filenin Sultanları için tek yürek oldu: Binlerce başkentli şampiyonluğu parklarda kutladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-filenin-sultanlari-icin-tek-yurek-oldu-binlerce-baskentli-sampiyonlugu-parklarda-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-filenin-sultanlari-icin-tek-yurek-oldu-binlerce-baskentli-sampiyonlugu-parklarda-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın 2026 Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya ile karşılaştığı tarihi mücadeleyi kurduğu dev ekranlarla Başkentlilerle buluşturdu. Filenin Sultanları’nın 3-2’lik galibiyetle Avrupa şampiyonluğuna ulaştığı karşılaşmayı binlerce vatandaş Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı ile Batıkent 2. Yüzyıl Parkı’nda coşkuyla takip etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 CEV Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası finalinde Türkiye ile İtalya arasında oynanan nefes kesen şampiyonluk maçı, Ankara sokaklarında ve parklarında festival havası estirdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi, voleybolseverlerin milli heyecanı bir arada yaşaması amacıyla kentin iki büyük rekreasyon alanında dev ekranlar kurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sandalyeni kap, gel" çağrısına yoğun ilgi</strong></h2>

<p>ABB'nin "Sandalyeni kap, gel" çağrısına yanıt veren 7’den 70’e binlerce Başkentli; Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı ile Batıkent 2. Yüzyıl Parkı ve Rekreasyon Alanı’nı doldurdu. Ellerinde Türk bayraklarıyla park alanlarını kırmızı-beyaza bürüyen vatandaşlar, maç boyunca milli takıma tezahüratlarla destek verdi.</p>

<p>Beş sete uzayan final mücadelesinde Filenin Sultanları’nın kazandığı her sayıda alanda büyük heyecan yaşanırken, geri dönüş anlarında coşku zirveye çıktı.</p>

<h3><strong>Şampiyonluk düdüğüyle zafer kutlaması başladı</strong></h3>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın karar setini kazanarak İtalya’yı 3-2 devirmesi ve Avrupa şampiyonu olmasıyla birlikte parklarda kutlamalar başladı. Şampiyonluk sayısının ardından meşaleler yakan ve marşlar söyleyen binlerce Ankaralı, altın madalya zaferini gecenin ilerleyen saatlerine kadar dans ederek ve tezahüratlarla kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-filenin-sultanlari-icin-tek-yurek-oldu-binlerce-baskentli-sampiyonlugu-parklarda-kutladi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/f356677a-65ce-49f7-9e54-5b143ee3c548-w.jpg" type="image/jpeg" length="33396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika’da cezaevlerinde grev: Çalışanlar 5 gün iş bırakacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-cezaevlerinde-grev-calisanlar-5-gun-is-birakacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-cezaevlerinde-grev-calisanlar-5-gun-is-birakacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’da cezaevi çalışanları aşırı doluluk, personel eksikliği ve güvenlik sorunları nedeniyle 5 günlük greve başladı. Grev 11 Eylül’de sona erecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika</strong>’da cezaevi çalışanlarının çalışma koşulları ve cezaevlerindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla başlattığı <strong>grev</strong> devam ediyor. Çeşitli sendikaların çağrısıyla gerçekleştirilen eylem, 6 Eylül akşamı saat 22.00’de başladı ve 11 Eylül saat 22.00’ye kadar sürecek. Grev, ülkedeki tüm <strong>ceza infaz kurumları</strong>nı kapsıyor.</p>

<h2><strong>Cezaevlerinde yalnızca temel hizmetler verilecek</strong></h2>

<p>Grev süresince cezaevlerinde mahkumlara yönelik hizmetler sınırlandırılacak. Güvenlik, yemek dağıtımı ve sağlık hizmetleri gibi temel faaliyetlerin devam etmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Asgari hizmetler</strong>in sürdürülebilmesi için yeterli gönüllü personelin bulunmaması durumunda bazı çalışanların zorunlu olarak görevlendirilebilmesine de imkan bulunuyor. Güncel düzenlemeler kapsamında grevin iki günden uzun sürmesi nedeniyle, gerekli asgari personel seviyesine ulaşılamaması halinde cezaevi görevlilerinin görevlendirilmesi mümkün olacak.</p>

<h3><strong>Sendikalar aşırı doluluğa dikkat çekiyor</strong></h3>

<p>Cezaevi çalışanlarını temsil eden sendikalar, uzun süredir devam eden aşırı doluluk sorununa çözüm bulunmasını istiyor. Sendikalara göre cezaevlerindeki yoğunluk, personel üzerindeki iş yükünü artırırken çalışma koşullarını da zorlaştırıyor.</p>

<p>Belçika’daki cezaevlerinde bazı mahkumların yerde uyumak zorunda kaldığı da sendikaların dikkat çektiği sorunlar arasında yer alıyor. Belçika’daki bir sendika tarafından 2 Eylül’de yapılan açıklamada, cezaevlerinde 474 mahkumun yerde uyuduğu belirtilmişti.</p>

<h3><strong>Personel açığı ve biriken izinler gündemde</strong></h3>

<p>Sendikaların talepleri arasında cezaevlerindeki personel açığının giderilmesi de bulunuyor. Çalışan sayısındaki yetersizliğin iş yükünü artırdığı ve izinlerin kullanılmasında gecikmelere yol açtığı ifade ediliyor.</p>

<p>Sendikalar ayrıca çalışanların biriken izinlerinin kısa sürede kullandırılmasını talep ediyor. Cezaevlerinde yaşanan personel yetersizliği nedeniyle çalışanların üzerindeki yükün arttığı ve bunun çalışma koşullarını olumsuz etkilediği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Eski altyapının yenilenmesi isteniyor</strong></h3>

<p>Grev kararının gerekçeleri arasında cezaevlerinin fiziki koşulları ve güvenlik sorunları da yer alıyor. Sendikalar, yetersiz ve eskiyen altyapının iyileştirilmesini ve hem çalışanların hem de mahkumların güvenliğini artıracak önlemlerin hayata geçirilmesini istiyor.</p>

<p>Sendikaların açıklamalarına göre bazı cezaevlerinde altyapı sorunları günlük işleyişi olumsuz etkilerken, çalışma ortamındaki zorluklar personelin karşılaştığı güvenlik risklerini de artırıyor.</p>

<h3><strong>Görüşmeler sonuç vermeyince grev başladı</strong></h3>

<p>Cezaevi çalışanlarının grev kararı, <strong>sendikalar</strong> ile <strong>Adalet Bakanlığı</strong> ve cezaevi yönetimi arasında gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından uygulamaya konuldu.</p>

<p>Sendikalar, görüşmelerde aşırı doluluk, personel eksikliği, altyapı ve güvenlik sorunlarının çözümüne yönelik yeterli ve kalıcı güvenceler alamadıklarını belirtti. Bunun üzerine daha önce verilen grev bildiriminin hayata geçirilmesine karar verildi.</p>

<p>5 günlük grevin 11 Eylül Cuma günü saat 22.00’de sona ermesi planlanıyor. Sendikalar ise cezaevlerindeki sorunların kalıcı şekilde çözülmesi için yapısal adımlar atılmasını talep ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-cezaevlerinde-grev-calisanlar-5-gun-is-birakacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/belcikada-cezaevi-calisanlari-5-gunluk-greve-gitti.png" type="image/jpeg" length="68905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pompeiopolis Antik Kenti'nde heyecan veren keşif: 105 metrekarelik zemin mozaiği ve 1800 yıllık Eros başı bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pompeiopolis-antik-kentinde-heyecan-veren-kesif-105-metrekarelik-zemin-mozaigi-ve-1800-yillik-eros-basi-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pompeiopolis-antik-kentinde-heyecan-veren-kesif-105-metrekarelik-zemin-mozaigi-ve-1800-yillik-eros-basi-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki kazılarda Roma İmparatorluk Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan yeni buluntuların gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. Yürütülen çalışmalarda M.S. 4'üncü yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik geometrik zemin mozaiği ile M.S. 2'nci yüzyıla ait bir Eros başı mermer heykeli ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kastamonu'nun Taşköprü ilçesi sınırlarında bulunan ve Paflagonya bölgesinin önemli metropollerinden biri olan Pompeiopolis Antik Kenti'ndeki 2026 yılı arkeolojik kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarında önemli bulgulara ulaşıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, sürdürülen kazı çalışmalarının antik kentin tarihine ışık tuttuğunu belirtti.</p>

<p><img alt="D3Fdfed5 A6A2 4660 95C6 A3C55505C58F W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/d3fdfed5-a6a2-4660-95c6-a3c55505c58f-w.png" width="1600" /></p>

<h2><strong>105 metrekarelik geometrik mozaik ve devam eden nef kazısı</strong></h2>

<p>Bakan Ersoy'un paylaştığı bilgilere göre, antik kentin ilk inşa evresi M.S. 2'nci yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen anıtsal Bazilika yapısında sürdürülen çalışmalarda M.S. 4'üncü yüzyıla ait zemin mozaikleri gün ışığına kavuşturuldu.</p>

<p>Oldukça iyi korunmuş durumda olan yaklaşık 105 metrekare büyüklüğündeki mozaik tabakanın zengin geometrik kompozisyonlardan meydana geldiği saptandı. Yapının orta nefinde yer alan mozaik döşemesinin henüz tamamının açılmadığını aktaran Ersoy, sahadaki kazı ve konservasyon adımlarının devam ettiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="7471Acb1 4Af2 40B6 Ba05 31A59C4F8E40 W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7471acb1-4af2-40b6-ba05-31a59c4f8e40-w.png" width="1600" /></p>

<h3><strong>M.S. 2'nci yüzyıldan kalma Eros başı</strong></h3>

<p>2026 yılı kazı sezonunun öne çıkan bir diğer önemli buluntusu ise Roma İmparatorluk Dönemi heykeltıraşlığını yansıtan bir eser oldu. Kazı ekibi, M.S. 2'nci yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu belirlenen ince işçilikli bir Eros başı heykeli buldu.</p>

<p>Bazilika alanında yürütülen belgeleme ve koruma faaliyetlerinin, Pompeiopolis’in hem kentsel gelişimini hem de Geç Antik Çağ’a evrilen dini ve sosyokültürel tarihini bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçladığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projenin önemine vurgu yapan Bakan Ersoy, kazı heyetine, arkeologlara ve emeği geçen tüm teknik ekiplere teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pompeiopolis-antik-kentinde-heyecan-veren-kesif-105-metrekarelik-zemin-mozaigi-ve-1800-yillik-eros-basi-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/5bcb82b3-4618-4bc6-9251-72cf6e0825c5-w.png" type="image/jpeg" length="63775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da okula başlama maliyeti belli oldu: Masraf yüzde 29 arttı, servisli gider 81 bin lirayı aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-okula-baslama-maliyeti-belli-oldu-masraf-yuzde-29-artti-servisli-gider-81-bin-lirayi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-okula-baslama-maliyeti-belli-oldu-masraf-yuzde-29-artti-servisli-gider-81-bin-lirayi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-İş’in 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Ankara genelinde yürüttüğü saha araştırması, okula başlama maliyetlerinin geçen yıla kıyasla yüzde 23 ila 29 bandında tırmandığını belgeledi. Servis kullanan bir lise öğrencisinin başlangıç masrafı 81 bin 524 liraya dayanırken; 28 bin 75 liralık net asgari ücret, en ucuz abonmanlı başlangıç maliyetini dahi karşılamaya yetmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), yeni ders yılı öncesinde başkent piyasasındaki kırtasiye, giyim, okul servisi, toplu taşıma ve kantin harcamalarını temel alarak kapsamlı bir maliyet analizi yayımladı. Dönem içinde doğabilecek ek giderlerin dahil edilmediği tabloda, aile bütçelerinin karşı karşıya kaldığı açık kalem kalem ortaya kondu.</p>

<h2><strong>Okula başlangıç faturası kademelere göre nasıl değişiyor?</strong></h2>

<p>Giyim harcamaları tüm kademeler için iki takım okul forması, kışlık ve spor ayakkabı, kaban, eşofman takımı ve çorap dahil edilerek <strong>15 bin 900 TL</strong> olarak sabitlendi. Kırtasiye tarafında ise ilkokul için 6 bin 363 TL, ortaokul için 7 bin 666 TL, lise için ise 10 bin 328 TL asgari sepet maliyeti çıkarıldı. Ulaşım tercihlerine göre toplam başlangıç yükü şöyle şekillendi:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Kategori / Ulaşım Modeli</strong></td>
   <td><strong>İlkokul Başlangıç</strong></td>
   <td><strong>Ortaokul Başlangıç</strong></td>
   <td><strong>Lise Başlangıç</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Uzun Mesafe Servisli</strong> <i>(55.296 TL)</i></td>
   <td>77.559 TL</td>
   <td>78.862 TL</td>
   <td>81.524 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Kısa Mesafe Servisli</strong> <i>(42.194 TL)</i></td>
   <td>64.457 TL</td>
   <td>65.760 TL</td>
   <td>68.422 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Otobüs Abonmanlı</strong> <i>(5.850 TL)</i></td>
   <td>28.113 TL</td>
   <td>29.416 TL</td>
   <td>32.078 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Ulaşımsız (Yalnızca Kırtasiye + Giyim)</strong></td>
   <td>22.566 TL</td>
   <td>23.566 TL</td>
   <td>26.228 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><strong>Aylık beslenme ve yol harcaması 9 bin lirayı devirdi</strong></h3>

<p>Eğitim sürecinde devam eden düzenli aylık zaruri harcamalar da incelendi. İlkokul öğrencisinin aylık beslenme çantası maliyeti 2 bin 296 TL olarak saptanırken, ortaokul ve lisede okul kantininden yalnızca günlük bir tost, ayran ve su tüketiminin aylık faturası 2 bin 990 TL'yi buldu.</p>

<p>Bu verilere göre uzun mesafe servisle gidip gelen bir ilkokul öğrencisinin aylık gideri <strong>8 bin 440 TL</strong>'ye, ortaokul ve lise öğrencisinin ise <strong>9 bin 134 TL</strong>'ye ulaştı.</p>

<h3><strong>Gelirler karşısında ağır bütçe açığı</strong></h3>

<p>Raporda yer alan başlangıç giderleri; 28 bin 75 liralık net asgari ücret, 70 bin 224 liralık en düşük memur maaşı ve 23 bin 552 liralık en düşük emekli aylığı ile kıyaslandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Asgari Ücretli:</strong> Uzun mesafe servisle ilkokula başlayan tek bir çocuk için dahi ilk ay bütçede <strong>49 bin 484 TL</strong> açık veriyor. Lisede bu açık <strong>53 bin 449 TL</strong>'ye fırlıyor. Çocuğuna otobüs kartı çıkaran asgari ücretlinin başlangıç gideri bile maaşını en az 38 TL, lisede ise 4 bin 3 TL aşıyor. Aylık harcamalar ise asgari ücretin üçte birini yutuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Memur Maaşı:</strong> En düşük kamu personeli maaşı olan 70 bin 224 TL, uzun mesafe servisi tercih eden öğrencilerin başlangıç masrafını karşılayamıyor; aileler ilk ayda 7 bin 335 TL ila 11 bin 300 TL arasında cepten açık veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Emekli Aylığı:</strong> 23 bin 552 TL'lik en düşük emekli aylığıyla çocuk okutmak imkânsız hale geldi. Abonman kullanan bir lise öğrencisinin masrafı dahi emekli maaşının 8 bin 526 TL üzerinde kalıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Kantin ve kırtasiyede yıllık yüzde 40'a varan zam</strong></h3>

<p>Yıllık enflasyon oranlarının yansıdığı raporda; kırtasiye kalemlerinde geçen seneye nazaran yüzde 27 ila 32 artış yaşandığı, öğrenci abonmanının yüzde 44,44, okul servislerinin yüzde 25,49 zamlandığı kaydedildi.</p>

<p>Ankara Kantinciler Odası’nın 2026 tarifesine göre kantin ürünlerindeki artışın yüzde 41'i bulduğu belirtildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sade Tost:</strong> 70 TL'den 95 TL'ye (%35,71 artış)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Karışık Tost:</strong> 90 TL'den 120 TL'ye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ayvalık Tostu:</strong> 110 TL'den 150 TL'ye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simit:</strong> 20 TL'den 25 TL'ye; <strong>Poğaça/Açma:</strong> 25 TL'den 35 TL'ye</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ayran:</strong> 15 TL'den 20 TL'ye yükseldi.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>"Ailelerin bulabildiği tek yol borçlanmak oldu"</strong></h3>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla açlık sınırının 38 bin 318 TL, yoksulluk sınırının ise 121 bin 36 TL seviyesine dayandığı hatırlatılan Eğitim-İş raporunun sonuç bildirgesinde şu tespite yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"En temel kamusal hakların başında gelen nitelikli eğitim için büyük maliyetlere katlanmak zorunda kalınması, buna karşın hane gelirlerinin yerinde sayması velileri çözümsüzlüğe sürüklemektedir. Bu ağır tabloda ailelerin ayakta kalabilmek için bulduğu tek yol kontrolsüzce borçlanmaktır. Gelir yetersizliği ve yıl boyu süren fiyat artışları nedeniyle beslenme çantalarının içi boşalmakta, çocuklarımız dersliklere aç ve harçlıksız girmek zorunda kalmaktadır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-okula-baslama-maliyeti-belli-oldu-masraf-yuzde-29-artti-servisli-gider-81-bin-lirayi-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a62a2df4-1fd2-4fe3-86a6-e8fbfec9ddd6-w.png" type="image/jpeg" length="64687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UNESCO: Dünyada 739 milyon genç ve yetişkin okuryazar değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/unesco-dunyada-739-milyon-genc-ve-yetiskin-okuryazar-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/unesco-dunyada-739-milyon-genc-ve-yetiskin-okuryazar-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO verilerine göre dünyada yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin temel okuryazarlık becerilerinden yoksun. Yapay zeka ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler ise risk oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Her yıl 8 Eylül’de kutlanan <strong>Dünya Okuryazarlık Günü</strong>, bireylerin ve toplumların gelişiminde okuma ve yazma becerilerinin taşıdığı öneme dikkat çekiyor. <strong>UNESCO</strong> verileri, son yıllarda dünya genelinde okuryazarlık oranlarında önemli ilerleme kaydedildiğini gösterirken, milyonlarca kişinin hâlâ temel becerilere erişemediğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Dünya Okuryazarlık Günü 60’ıncı kez kutlanıyor</strong></h2>

<p>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) 1966 yılında aldığı karar doğrultusunda 8 Eylül, Dünya Okuryazarlık Günü olarak kabul edildi. Her yıl düzenlenen etkinliklerle okuryazarlığın bireyler ve toplumlar açısından önemi vurgulanırken, bu alandaki sorunlara yönelik farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Bu yıl 60’ıncısı düzenlenen Dünya Okuryazarlık Günü etkinlikleri, 8-9 Eylül tarihlerinde Meksika’da gerçekleştirilecek. Programın bu yılki teması ise “İnsanlar, Gezegen ve Refah için Okuryazarlık” olarak belirlendi.</p>

<p>Etkinlikler kapsamında UNESCO’nun “Okuryazarlık için Küresel İttifak Stratejisi” taslağının hazırlanması ve 6 Uluslararası Okuryazarlık Ödülü’nün sahiplerine verilmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Yetişkin okuryazarlık oranı yüzde 88’e yükseldi</strong></h3>

<p><strong>Okuryazarlık</strong>, temel bir insan hakkı olmasının yanı sıra bireylerin diğer hak ve özgürlüklerden yararlanabilmesinde de önemli bir araç olarak değerlendiriliyor. Okuma ve yazma becerileri, kişilerin bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sağlarken daha eşit, barışçıl ve ayrımcılığın azaltıldığı toplumların oluşmasına da destek oluyor.</p>

<p>UNESCO verilerine göre, 1975 yılında dünya genelinde yüzde 65 seviyesinde bulunan yetişkin okuryazarlık oranı bugün yüzde 88’e ulaştı. Buna karşın yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin, hâlâ temel okuryazarlık becerilerine sahip değil.</p>

<p>Okuryazar olmayan yetişkin nüfusun önemli bölümü Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da bulunuyor. Sahra Altı Afrika’da 225 milyon, Güney Asya’da ise 347 milyon yetişkin okuryazar değil. Böylece söz konusu iki bölge, dünyadaki okuryazar olmayan yetişkinlerin yüzde 77’sinden fazlasını barındırıyor.</p>

<h3><strong>Okuryazarlık açığından kadınlar daha fazla etkileniyor</strong></h3>

<p>Küresel ölçekte okuryazarlık konusunda cinsiyet eşitsizliği de dikkat çekiyor. UNESCO verilerine göre, okuryazar olmayan yetişkinlerin yüzde 63’ünü kadınlar oluşturuyor.</p>

<p>Eğitim alanındaki eşitsizlikler çocuk yaşlarda da kendisini gösteriyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan her 10 çocuktan 4’ünün okuma becerisinde asgari düzeye ulaşamadığı belirtiliyor.</p>

<p>Bu veriler, okuryazarlığın yalnızca yetişkin nüfus açısından değil, çocukların eğitim hayatı ve gelecekteki fırsatları bakımından da önemli bir konu olmaya devam ettiğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>Yapay zeka okuryazarlığın kapsamını değiştiriyor</strong></h3>

<p>Dijitalleşmenin hız kazanması ve yapay zekanın günlük hayatın birçok alanında daha fazla kullanılması, okuryazarlık kavramının kapsamını da değiştiriyor. UNESCO’ya göre teknolojik gelişmeler, okuryazarlık politikalarının yanı sıra eğitim sistemlerinin ve programların hazırlanma ve uygulanma biçimlerini yeniden şekillendiriyor.</p>

<p>Ancak teknolojideki hızlı dönüşüm, güçlü bir temel okuryazarlık altyapısına duyulan ihtiyacı da artırıyor. <strong>Dijital araçlar</strong>ın ve yapay zeka tabanlı sistemlerin etkin şekilde kullanılabilmesi için bireylerin temel okuma, yazma ve anlama becerilerine sahip olması önem taşıyor.</p>

<p>UNESCO, yapay zekanın eğitimde mevcut sorunların aşılması, öğretim süreçlerinin geliştirilmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 doğrultusunda ilerlemenin hızlandırılması açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bununla birlikte teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler, politika alanındaki tartışmalar ve mevcut okuryazarlık açığının daha da büyüme ihtimali, yapay zekanın eğitim alanında oluşturduğu başlıca riskler arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yapay zekaya erişimde küresel eşitsizlik</strong></h3>

<p>UNESCO’nun 2025 tarihli raporunda, <strong>yapay zeka</strong>nın çok sayıda alanı dönüştürdüğüne ancak bu dönüşümün dünya genelinde eşit şekilde gerçekleşmediğine dikkat çekildi.</p>

<p>Raporda, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin internete erişemediği belirtilirken, en gelişmiş yapay zeka modellerinden yararlanabilmenin ise altyapıya, dil avantajına ve ücretli aboneliklere sahip olma gibi koşullarla bağlantılı olduğuna işaret edildi.</p>

<p>UNESCO bu nedenle yapay zekanın eğitim alanında oluşturduğu ve gelecekte oluşturabileceği dönüşümlerin farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kurum, teknolojik gelişmelerden daha geniş kesimlerin yararlanabilmesi için etik ve ortak çözümler geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/unesco-dunyada-739-milyon-genc-ve-yetiskin-okuryazar-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yapay-zeka-gibi-teknolojilere-erisim-esitsizligi-okuryazarlik-acigini-derinlestirebilir.png" type="image/jpeg" length="95180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayvalık Uluslararası Film Festivali Direktörü Azize Tan: "Ayvalık çok sinefil bir festival oldu"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-direktoru-azize-tan-ayvalik-cok-sinefil-bir-festival-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-direktoru-azize-tan-ayvalik-cok-sinefil-bir-festival-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beş yıl önce 4 bin seyirciyle yola çıkan Ayvalık Uluslararası Film Festivali, beşinci edisyonunda 12 bin izleyiciye ulaşarak bir destinasyon festivaline dönüştü. Festival Direktörü Azize Tan, festivalin büyüme serüvenini, sinefil seyirci profilini, bağımsız sinema salonlarının geleceğini ve genç sinemacılara sağlanan destekleri anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seyir Derneği tarafından düzenlenen ve Ayvalık yerel dinamikleriyle dayanışma içinde büyüyen festival, Ege Bölgesi'nin ötesine geçerek Samsun’dan Antakya’ya, İstanbul’dan İzmir’e kadar Türkiye’nin dört bir yanından sinemaseveri ilçede bir araya getirmeyi sürdürüyor.</p>

<h2><strong>"Sinemacılar ve izleyiciler sokakta karşılaşıyor, filmleri tartışıyor"</strong></h2>

<p>Festivalin kısa sürede yakaladığı ivmeyi değerlendiren Direktör Azize Tan Anka Haber Ajansı'ndan Hilal Solmaz'a yaptığı açıklamada, kentin sokaklarıyla bütünleşen bir atmosfer yarattıklarını vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Ayvalık Film Festivali güzel bir hikâye oldu. Beş yıl içerisinde bizim bile beklemediğimiz bir noktaya geldi. Kendi seyircisiyle büyüdü; seyircisini hem yarattı hem de onunla birlikte serpildi. Ayvalıklılar, belediye, esnaf ve sinemaseverler festivali sahiplendi. Zaman içerisinde ilçe sınırlarını da aştı. Artık İzmir ve İstanbul’un yanı sıra Samsun’dan, Antakya’dan sırf festival için gelen insanlarla karşılaşıyoruz. Ayvalık çok sinefil bir festival kimliği kazandı. Gerçekten sinema tutkunu bir izleyicimiz var; bu nedenle zorlayıcı filmleri bile gönül rahatlığıyla programa dahil edebiliyoruz. Sinemacılar ve izleyiciler sokakta karşılaşıyor, filmleri tartışıyor. Ayvalık artık gerçek bir destinasyon festivalidir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Dünya festivallerinden Ayvalık'a: Almodóvar, Jude ve Kadir İnanır anması</strong></h3>

<p>Festival takviminin ilk sıralarında yer almanın getirdiği avantajla pek çok yerli ve yabancı yapımın ilk gösterimlerine ev sahipliği yaptıklarını belirten Tan, bu yılki seçkide Pedro Almodóvar ve Radu Jude’nin son yapımları Türkiye prömiyerleri arasında yer aldığını Bruno Dumont’nun Cannes Film Festivali'nde ses getiren filmi <i>"Kızgın Kayalar"</i> izleyiciyle buluşacağını animasyon sinemasına ayrılan tematik bir kuşak sunulacağını ifade etti. </p>

<p>Festivalde usta oyuncu Kadir İnanır anısına, çekimleri Ayvalık’la özdeşleşen kült yapım <i>"Kırık Bir Aşk Hikâyesi"</i> özel gösterimle yeniden beyazperdeye taşınıyor.</p>

<h3><strong>"Salonlar boşalırken festivaller doluyor çünkü insan sosyal bir varlık"</strong></h3>

<p>Geleneksel sinema salonlarının seyirci kaybettiği bir dönemde festival salonlarının dolup taşmasını değerlendiren Azize Tan, tekelleşen dağıtım politikalarını eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Onat Kutlar’ın deyişiyle festivaller bir şenliktir. İnsanlar film izliyor, seans aralarında sohbet ediyor, dostluklar kuruyor; festival güçlü bir topluluk ve birliktelik hissi üretiyor. Dijitalleşme ve pandemi etkili oldu ancak sinema ölmeyecek. Değişmesi gereken şey salon politikalarıdır. Büyük bütçeli tek bir film geldiğinde bütün salonlar ona ayrılıyor, seyirciye alternatif bırakılmıyor. Filmlere vizyonda biraz daha süre tanımak, repertuvar sineması gibi modellerle çeşitlilik sunmak gerekiyor. 'Buna kimse gitmez' denilen alternatif filmlere ve belgesellere şans verdiğinizde her filmin bir alıcısı olduğunu görürsünüz. Ayvalık’ta kısa film seanslarının biletleri hızla tükeniyor. Bu yıl Akbank Sanat iş birliğiyle yabancı kısa filmlerin de yer aldığı özel gösterimler hazırladık."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Genç sinemacılar için uluslararası değişim hedefi</strong></h3>

<p>Genç üreticilere alan açmanın Seyir Derneği'nin ana misyonu olduğunu kaydeden Tan, ilk veya ikinci filmini çeken yönetmenlere verilen <i>"Geleceğin Sinemacıları"</i> ödülünün yanı sıra Genç Sinema Programı'na dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Genç Sinema Programı kapsamında Türkiye genelinden 30 sinema öğrencisini Ayvalık’ta konuk ediyoruz. Atölyelere katılıyor, sektör temsilcileriyle doğrudan temas kuruyor ve festival organizasyonunda bizimle omuz omuza çalışıyorlar. Bu gençlerin bir kısmı zamanla profesyonel ekibimize dahil oldu, bir kısmı sektöre başarılı adımlar attı. Gelecek beş yıl içindeki en büyük hedefimiz, bu yapıyı uluslararası bir öğrenci değişim programına dönüştürmek; farklı ülkelerden sinema öğrencilerini Ayvalık’a getirirken buradaki gençleri de yurt dışındaki festivallere gönderebilmek."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayvalik-uluslararasi-film-festivali-direktoru-azize-tan-ayvalik-cok-sinefil-bir-festival-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/e4c650b2-93c4-4344-9d7e-325f50173bba-w.jpeg" type="image/jpeg" length="55923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği'ne 5. dalga operasyonu: 53 kişi hakkında gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-dernegine-5-dalga-operasyon-53-kisi-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-dernegine-5-dalga-operasyon-53-kisi-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarına ilişkin soruşturma kapsamında 20 ilde eş zamanlı 5. dalga operasyon düzenlendiğini açıkladı. 53 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, derneğin Kocaeli'deki depolarında depremzedelere ulaştırılmak üzere temin edilen çok sayıda yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının kullanımına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince <strong>20 ilde eş zamanlı 5. dalga operasyon</strong> düzenlendiğini duyurdu.</p>

<p>Operasyon kapsamında <strong>53 şüpheli hakkında gözaltı kararı</strong> verildi.</p>

<h2><strong>4,3 milyar liralık bağış inceleniyor</strong></h2>

<p>Bakan Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma kapsamında, <strong>6 Şubat-31 Aralık 2023</strong> tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak amacıyla Ahbap Derneği tarafından yaklaşık <strong>4,3 milyar TL bağış toplandığı</strong> belirlendi.</p>

<p>Bu tutarın yaklaşık 4,2 milyar TL'sinin harcandığı, toplam 950 milyon TL'nin ise nakit olarak çekildiği tespit edildi. Açıklamada, söz konusu nakit çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon TL olduğu belirtildi.</p>

<p>Soruşturmanın; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller üzerinden yürütüldüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>29 şirket ve 7 şahıs şirketine transfer</strong></h3>

<p>Soruşturmada, 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Yapılan incelemelerde bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımının bulunmadığı, yardım malzemelerinin nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilen miktardan daha az teslim edildiğinin tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Para transferi gerçekleştirilen şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin belirlenmesine yönelik incelemelerin de başlatıldığı açıklandı.</p>

<h3><strong>Kocaeli'deki depolarda yardım malzemeleri bulundu</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında Kocaeli'nin İzmit ilçesinde bulunan depolarda da inceleme yapıldığı bildirildi.</p>

<p>Depolarda depremzedeler için temin edildiği belirtilen <strong>yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği</strong> tespit edildi.</p>

<p>Söz konusu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>20 ilde eş zamanlı operasyon</strong></h3>

<p>İstanbul merkezli operasyonun <strong>20 ilde eş zamanlı</strong> gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Bakan Gürlek, soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü belirterek operasyonlarda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin görev aldığını ifade etti.</p>

<p>Gürlek açıklamasında, depremzedeler için yapılan bağışların kişisel menfaate dönüştürülmesine yönelik girişimlere müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Gözaltı kararı verilen 53 şüpheli</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verildiği açıklanan isimler şöyle:</p>

<ul>
 <li>Ahmet Kaptan</li>
 <li>Ali Suat Talaş</li>
 <li>Ardıl Fırat Yanbak</li>
 <li>Aytaç Ağadağ</li>
 <li>Aziz Tunç Batm</li>
 <li>Bayram Cinoğlu</li>
 <li>Bülent Çeçen</li>
 <li>Çağlar Göktaş</li>
 <li>Cem Altın</li>
 <li>Cemil Yeşil</li>
 <li>Cengiz Kara</li>
 <li>Ceyhun Çetin</li>
 <li>Dilek Tokdemir</li>
 <li>Emre Yıldırım</li>
 <li>Enes Can Tekin</li>
 <li>Fatma Şahin İşler</li>
 <li>Feriha Çetin Sevinç</li>
 <li>Hasan Kurşunoğlu</li>
 <li>Hüseyin Tekin</li>
 <li>İbrahim Şenel</li>
 <li>İbrahim Talha Alkan</li>
 <li>İsmail Tugay Güzel</li>
 <li>İsmail Ulaş Bardakçı</li>
 <li>Kadem Berker Yaşar</li>
 <li>Kadir Yaralı</li>
 <li>Kamil Zeytinci</li>
 <li>Mehmet Karakaya</li>
 <li>Mehmet Zeytinci</li>
 <li>Mesut Alkan</li>
 <li>Mevlüt Sarıbaş</li>
 <li>Muhammed Caner Bahadır</li>
 <li>Murat Koran</li>
 <li>Niyazi Şimşek</li>
 <li>Nurican Oktay</li>
 <li>Rahim Yurt</li>
 <li>Rahmi Akgün</li>
 <li>Recep Şarlak</li>
 <li>Rıdvan Demir</li>
 <li>Selami Demir</li>
 <li>Selçuk Aslan</li>
 <li>Senar Bahadır</li>
 <li>Serdar Bilecen</li>
 <li>Songül Tosun</li>
 <li>Şefik Fermanoğlu</li>
 <li>Şerafettin Tekin</li>
 <li>Tarık Altun</li>
 <li>Timur Özdemir</li>
 <li>Tuncer Şimşek</li>
 <li>Ünal Irmak</li>
 <li>Vedat Demir</li>
 <li>Yasin Mintaş</li>
 <li>Yasin Tozlu</li>
 <li>Yusuf Esat Erişgen</li>
</ul>

<h3><strong>Bakan Gürlek: "Müsamaha göstermiyoruz"</strong></h3>

<p>Bakan Gürlek, açıklamasında 6 Şubat depremlerinin ardından vatandaşların dayanışma amacıyla yaptığı bağışların kişisel menfaate dönüştürülmesine yönelik girişimlere karşı hukuk devletinin tüm imkânlarının kullanılacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Bakan Gürlek, yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5’inci dalga operasyon başlatıldı.</p>

<p>Operasyon; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller üzerine gerçekleştirildi.</p>

<p>6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar TL’sinin harcandığı; 950 milyon TL’nin ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon TL olduğu belirlendi.</p>

<p>6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, 950 milyon TL’nin ise nakit olarak çekildiği ve tek seferde 500 milyon TL çekimler olduğu ve kasadan toplamda 4,2 milyar TL çıkış olduğu anlaşıldı.</p>

<p>29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer edildiği; bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi.</p>

<p>Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin tespitine yönelik incelemeler başlatıldı.</p>

<p>İzmit’teki depolarda ise depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemler başlatıldı.</p>

<p>Soruşturmayı büyük bir hassasiyetle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları başarıyla icra eden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; vatandaşlarımızın iyi niyetinin, yardımseverliğinin ve milletimizin dayanışma ruhunun istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkânlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-dernegine-5-dalga-operasyon-53-kisi-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/f5dd3816-0455-4dae-b792-c6c8bb5d6fe7.jpg" type="image/jpeg" length="47501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlık, Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nin kapanacağı iddialarına yanıt verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-beyazit-devlet-kutuphanesinin-kapanacagi-iddialarina-yanit-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-beyazit-devlet-kutuphanesinin-kapanacagi-iddialarina-yanit-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, kamuoyunda gündeme gelen Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin kapatılacağı iddiaların yanıt verdi. Yapılan açıklamada, yaklaşık 150 yıllık geçmişe sahip tarihî binanın kapsamlı bir restorasyon ve deprem güçlendirme sürecine alınacağı, zengin kitap ve süreli yayın koleksiyonunun ise çalışmalar süresince geçici olarak Küçükçekmece’deki Halkalı Kütüphane Külliyesi’nde hizmet vermeye devam edeceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un ve Türkiye’nin en köklü kültürel bellek merkezlerinden biri olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nin fiziki yapısını korumak ve olası afet risklerine karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla hazırlanan restorasyon projesinin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşıldı. Tarihî binadaki güçlendirme ve onarım faaliyetleri tamamlandıktan sonra kütüphane koleksiyonu yeniden özgün mekânına dönecek.</p>

<h3><strong>Koleksiyon 30 bin metrekarelik yeni külliyeye emanet</strong></h3>

<p>Restorasyonun geniş kapsamı göz önüne alınarak, mevcut binada muhafaza edilen nadide eserlerin zarar görmemesi ve araştırmacıların erişiminin kesilmemesi adına geçici bir nakil süreci işletilecek.</p>

<p>Koleksiyonun taşınma ve erişim planı şu esaslara göre yürütülecek:</p>

<p>Yaklaşık 30 bin metrekarelik kullanım alanıyla İstanbul’un en büyük kütüphane komplekslerinden biri olmaya hazırlanan külliyede, Beyazıt koleksiyonuna özel korunaklı alanlar tahsis edilecek ve eserler burada okuyuculara sunulacak.</p>

<p>Kütüphanenin süreli yayın ve kitap koleksiyonuna ait yaklaşık 25 milyon pozluk devasa dijital arşive, Beyazıt’taki tadilat süresince İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi bünyesinde kurulan dijital altyapı üzerinden kesintisiz ulaşılabilecek.</p>

<h3><strong>Halkalı’da bölgesel restorasyon, ciltleme ve dijitalleştirme üssü</strong></h3>

<p>Taşınma hamlesi, kütüphane materyallerinin teknik bakım süreçleri için de bir fırsata dönüştürülecek. Halkalı Kütüphane Külliyesi bünyesinde özel donanımlı ciltleme, kâğıt ve eser restorasyonu ile dijitalleştirme laboratuvarları kurulacak.</p>

<p>Bu merkezlerde yürütülecek çalışmalar şunları kapsayacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyazıt binasındaki fiziki yetersizlikler nedeniyle bugüne kadar ciltlenemeyen süreli yayınların eksik sayıları tamamlanıp ciltlenecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yıpranmış, asitlenme veya fiziki aşınmaya maruz kalmış nadir materyaller konservasyon uzmanlarınca restore edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kütüphane koleksiyonundaki basılı kaynakların yüksek çözünürlüklü dijitalleştirme işlemleri hızlandırılacak.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Teknik merkez İstanbul kütüphanelerine hizmet vermeyi sürdürecek</strong></h3>

<p>Bakanlık, Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin tarihî binasındaki restorasyonun sona ermesiyle birlikte tüm fiziksel koleksiyonun eksiksiz şekilde asıl yuvasına taşınacağını belirtti.</p>

<p>Beyazıt koleksiyonunun geri dönüşünün ardından Halkalı Kütüphane Külliyesi'nde kurulan modern raf sistemleri, dijitalleştirme üniteleri ve restorasyon atölyeleri kapatılmayacak; bu altyapı İstanbul genelindeki tüm halk ve ihtisas kütüphanelerinin teknik hizmet, ciltleme ve lojistik ihtiyaçlarını karşılayan bölgesel bir merkez olarak işlevini sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-beyazit-devlet-kutuphanesinin-kapanacagi-iddialarina-yanit-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/beyazit-devlet-kutuphanesi-167ac696319e4a.webp" type="image/jpeg" length="54805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nike hisselerinde sert kayıp: Şirket 18 yıl sonra S&P 100'den çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nike-hisselerinde-sert-kayip-sirket-18-yil-sonra-sp-100den-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nike-hisselerinde-sert-kayip-sirket-18-yil-sonra-sp-100den-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nike hisseleri son beş yılda yaklaşık yüzde 76 değer kaybederken şirketin piyasa değeri 264 milyar dolardan yaklaşık 57 milyar dolara geriledi. Nike, 21 Eylül 2026 itibarıyla 18 yıldır yer aldığı S&P 100 endeksinden çıkarılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'li spor giyim şirketi <strong>Nike</strong>, borsadaki değer kaybının ardından<strong> S&amp;P 100 endeksindeki </strong>yerini kaybedecek. Wall Street'in büyük şirketlerini takip eden endekste 18 yıldır bulunan Nike'ın bu süreçteki konumu 21 Eylül 2026'da sona erecek.</p>

<h2><strong>Nike hisseleri 12 yılın en düşük seviyesine indi</strong></h2>

<p>Yahoo verilerine göre Nike hisseleri cuma gününü 38,40 dolardan tamamladı. Bu fiyat, şirket hisselerinin son 12 yılda ulaştığı en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nike hisselerindeki değer kaybı son bir yılda yaklaşık yüzde 50'ye ulaştı. Şirketin hisseleri beş yıllık süreçte ise yaklaşık yüzde 76 oranında geriledi.</p>

<h3><strong>Nike piyasa değeri 207 milyar dolar azaldı</strong></h3>

<p>Nike hisselerindeki düşüş, şirketin piyasa değerine de yansıdı. Şirketin 2021 yılının sonunda yaklaşık 264 milyar dolar olan piyasa değeri, bugün yaklaşık 57 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Bu verilere göre Nike'ın piyasa değeri, 2021 sonundan bugüne yaklaşık 207 milyar dolar azaldı. Böylece şirketin hisse fiyatındaki gerilemeyle birlikte toplam piyasa değerinde de önemli bir düşüş gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Nike ne zaman S&amp;P 100'den çıkarılacak?</strong></h3>

<p>Nike'ın S&amp;P 100 endeksindeki 18 yıllık dönemi, 21 Eylül 2026 tarihinde sona erecek. Şirket bu tarihte endeksten çıkarılacak.</p>

<p>Nike'ın S&amp;P 100'deki yerini dört teknoloji şirketinin alacağı belirtildi. Böylece şirket, 18 yılın ardından endeksin dışında kalacak.</p>

<p>Nike'ın S&amp;P 100'den çıkarılacağı tarih yaklaşırken, şirket hisseleri son 12 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor. Aynı dönemde şirketin piyasa değeri de 2021 sonundaki yaklaşık 264 milyar dolarlık seviyeden 57 milyar dolara gerilemiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nike-hisselerinde-sert-kayip-sirket-18-yil-sonra-sp-100den-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/n-i-k-e-1.png" type="image/jpeg" length="93183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Nedim Abaz hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-nedim-abaz-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-nedim-abaz-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Makedonya’da Türkçe yayıncılığın gelişimine ömrünü adayan, Üsküp Radyosu Türkçe Programı’nın eski yöneticilerinden ve Anadolu Ajansı’nın (AA) uzun yıllar Üsküp temsilciliğini yürüten usta gazeteci Nedim Abaz, 80 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balkanlar'daki Türk varlığının, kültürünün ve ana dilinin korunmasında radyo yayınları ve haberleriyle derin izler bırakan Abaz’ın vefatı, basın ve medya camiasında büyük üzüntüyle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Üsküp Radyosu: "Yaşayan tarihimizden bir sayfa daha eksildi"</strong></h3>

<p>Yıllarca emek verdiği Üsküp Radyosu Türkçe Programı tarafından yayımlanan taziye mesajında, Abaz’ın sesi, kalemi ve mesleki birikimiyle Türkçe yayıncılığa sunduğu katkılara dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün, yaşayan tarihimizden bir sayfa daha eksildi. Üsküp Türk basını ve Türkçe yayıncılık, değerli bir çınarını kaybetti. Sesi, kalemi ve mesleki birikimiyle Türkçe yayıncılığın gelişmesine büyük katkı sağlayan, gelecek nesillere onurlu bir miras bırakan büyüğümüzü kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Üsküp Radyosu yöneticiliğini üstlendi</strong></h3>

<p>1946 yılında Kuzey Makedonya’nın Ohri kentinde dünyaya gelen Nedim Abaz, ilk ve orta öğreniminin ardından yükseköğrenimini Üsküp’te tamamladı. Meslek hayatına Üsküp’te adım atan Abaz, yaşamı boyunca Makedonya Radyo ve Televizyon Kurumu (MRTV) çatısı altında Türkçe yayınların kurumsallaşması ve güçlenmesi için çalıştı.</p>

<p>1992 yılında Üsküp Radyosu Türkçe Programı’nın yönetimine geçen Abaz; başyazarlık, radyo müdürlüğü ve genel müdürlük kademelerinde bulunarak bölgedeki Türk toplumunun sesi oldu.</p>

<p>Yaklaşık 15 yıl boyunca Anadolu Ajansı’nın Üsküp muhabirliği ve ülke temsilciliği görevini üstlendi; Kuzey Makedonya ve Balkanlar’daki siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmeleri Türkiye ve dünya kamuoyuna aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-nedim-abaz-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gazeteci-nedim-abaz-hayatini-kaybetti-vpvr.png" type="image/jpeg" length="92692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstihdamı artıracak yeni uygulamalar yolda: Kreş ve esnek çalışma modeli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istihdami-artiracak-yeni-uygulamalar-yolda-kres-ve-esnek-calisma-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istihdami-artiracak-yeni-uygulamalar-yolda-kres-ve-esnek-calisma-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında istihdamın artırılması ve atıl iş gücünün azaltılması hedefleniyor. Yeni uygulamalar arasında kurumsal kreş ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, uzaktan çalışma imkanlarının desteklenmesi ve esnek süreli istihdam modellerinin geliştirilmesi bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027-2029 dönemini kapsayan yeni<strong> Orta Vadeli Program</strong>'da (<strong>OVP</strong>), istihdamın artırılması ve iş gücü piyasası dışında kalan bireylerin çalışma hayatına dahil edilmesine yönelik politikalar yer aldı. Program kapsamında beceri, bakım, iş arama ve bölgesel uyumsuzluklardan kaynaklanan istihdam engellerinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>İstihdam için atıl iş gücüne yönelik yeni uygulamalar</strong></h2>

<p>Yeni OVP kapsamında atıl iş gücünün azaltılmasına yönelik bütüncül politikaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Potansiyel iş gücünün ekonomik faaliyetlere katılımını artırmak amacıyla iş gücü piyasasına girişte karşılaşılan çeşitli engellerin azaltılması öngörülüyor.</p>

<p>İş gücü piyasasının dışında kalan bireylerin kayıtlı ve sürdürülebilir istihdama geçişlerinin desteklenmesi de programın hedefleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda, çalışma hayatına hazırlık ve iş gücüne katılımı teşvik eden programların uygulanması planlanıyor.</p>

<p>Üretim kültürünün erken yaşlardan itibaren kazandırılması amacıyla hazırlanan programların yanı sıra çalışmanın fazileti ve üretmenin toplumsal değerinin örgün eğitimin başlangıcından itibaren müfredata yansıtılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>İstihdamda meslek ve beceri geliştirme desteği</strong></h3>

<p>Potansiyel iş gücünde bulunan bireylerin iş ve meslek danışmanlığı hizmetlerinden yararlandırılması planlanıyor. Bu kişilerin aktif iş gücü programlarına dahil edilmesi ve profil bazlı yönlendirmelerle çalışma hayatına geçişlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Beceri geliştirme imkanlarının artırılmasıyla bireylerin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına uygun şekilde yönlendirilmesi hedefleniyor. Yeniden beceri kazandırma, takip ve eşleştirme mekanizmalarının güçlendirilmesi de program kapsamında yer alıyor.</p>

<p>Aktif iş gücü programlarına katılanların, iş gücü açığı bulunan sektörlerde kalıcı istihdama geçişlerinin desteklenmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Kreş hizmetleri ve çocuk bakımı için yeni destekler</strong></h3>

<p>Kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması, yeni OVP kapsamında istihdam politikalarının önemli başlıklarından biri olarak yer aldı. Merkezi hükümet, yerel yönetimler ve özel sektör arasında işbirliği oluşturularak kurumsal bakım ve kreş hizmetlerinin artırılması planlanıyor.</p>

<p>İş yerlerinde sunulan kreş ve bakım hizmetlerinin, özellikle kadınların istihdamını destekleyecek şekilde geliştirilmesi hedefleniyor. Ebeveyn izninin de bakım sorumluluklarının daha dengeli paylaşılmasına imkan verecek şekilde yeniden düzenlenmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlar için işletmelerin kısmi veya tamamen uzaktan çalışma imkanları sunmasının desteklenmesi de programda yer alan uygulamalar arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Esnek çalışma modelleri geliştirilecek</strong></h3>

<p>Atıl iş gücüne meslek kazandırmaya yönelik programların, yerel iş gücü talebi ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak geliştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>İş ve yaşam uyumunun yanı sıra çalışan verimliliğinin artırılması amacıyla esnek çalışma modelleri konusunda geliştirme çalışmaları yapılacak. Bu kapsamda çalışma günlerinin düzenlenmesi ve esnek süreli istihdam modellerinin uygulanmasına yönelik formüller üzerinde çalışılması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni OVP ile birlikte istihdam piyasasına girişteki bakım, beceri, iş arama ve bölgesel uyumsuzluk kaynaklı engellerin azaltılması ve iş gücü piyasası dışında kalan bireylerin sürdürülebilir istihdama geçişlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istihdami-artiracak-yeni-uygulamalar-yolda-kres-ve-esnek-calisma-modeli</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istihdami-artiracak-yeni-uygulamalar-yolda.png" type="image/jpeg" length="99630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da suç örgütüne yönelik operasyon: 15 zanlı tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-suc-orgutune-yonelik-operasyon-15-zanli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-suc-orgutune-yonelik-operasyon-15-zanli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da 17 farklı olaya karıştıkları belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 15 zanlı tutuklandı. Operasyonda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubes</strong>i ekipleri, kentte farklı tarihlerde meydana gelen çok sayıda suça ilişkin yürüttüğü çalışma kapsamında, 17 olaya karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması için operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda <strong>gözaltı</strong>na alınan 15 zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.</p>

<h2><strong>17 farklı olaya ilişkin çalışma başlatıldı</strong></h2>

<p>Asayiş Şubesi ekipleri, 31 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında meydana gelen iş yeri, araç ve ikamet kurşunlama olaylarının yanı sıra tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarına ilişkin çalışma yürüttü.</p>

<p>Ekiplerin yaptığı incelemelerde, şüphelilerin söz konusu tarihlerde meydana gelen toplam 17 olaya karıştıkları belirlendi. Çalışmalar kapsamında zanlıların kimlik ve adres bilgileri tespit edildi.</p>

<p>Elde edilen bilgilerin ardından şüphelilerin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere <strong>operasyon</strong> düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Operasyonda silah ve mühimmat ele geçirildi</strong></h3>

<p>Polis ekiplerinin şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirdiği aramalarda çeşitli silah ve mühimmat bulundu.</p>

<p>Aramalarda ruhsatsız 5 tabanca, otomatik tabanca ve uzun namlulu silahın yanı sıra 293 mermi ele geçirildi. Ekipler ayrıca operasyonda bir motosiklet, 2 kask ve çelik yelek de buldu.</p>

<p>Ele geçirilen malzemeler incelemeye alınırken, olaylarla bağlantılı olduğu değerlendirilen zanlılar gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>15 zanlı tutuklandı</strong></h3>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi. Zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü de operasyonla ilgili görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntülerde ekiplerin operasyon sırasında gerçekleştirdiği çalışmalar ile ele geçirilen silah ve diğer malzemeler yer aldı.</p>

<h3><strong>“Mücadelemiz, suçun kökünü kazanana kadar devam edecektir”</strong></h3>

<p>İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, emniyetin sosyal medya hesabındaki paylaşımda operasyona ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Yıldız, "İstanbul'un huzuruna kasteden her türlü suçun peşindeyiz. Mücadelemiz, suçun kökünü kazanana kadar devam edecektir" dedi.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğünün operasyon kapsamında yürüttüğü çalışmaların, kentte kamu düzeninin ve vatandaşların güvenliğinin sağlanmasına yönelik sürdürülen soruşturmalar kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-suc-orgutune-yonelik-operasyon-15-zanli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbulda-suc-orgutu-operasyonunda-yakalanan-15-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="19580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan emsal yıllık izin kararı: İşçinin kendi rızasıyla kullandığı kısa süreli izinler haklı fesih sayılmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-emsal-yillik-izin-karari-iscinin-kendi-rizasiyla-kullandigi-kisa-sureli-izinler-hakli-fesih-sayilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-emsal-yillik-izin-karari-iscinin-kendi-rizasiyla-kullandigi-kisa-sureli-izinler-hakli-fesih-sayilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kendi talep ve rızasıyla 10 günden kısa süreler halinde kullandığı yıllık izinlerin hukuken geçerli olduğuna ve bu durumun tek başına iş sözleşmesini haklı fesih ile kıdem tazminatı hakkı doğurmayacağına hükmetti. Yüksek Mahkeme, işçinin izin taleplerinin işverence kısıtlandığının veya uzun süre izin kullandırılmadığının ispatlanamadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kıdem tazminatı kararını bozdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İş hukuku uygulamalarını ve çalışanların yıllık izin haklarını yakından ilgilendiren emsal niteliğindeki uyuşmazlık, 2013 ile 2022 yılları arasında bir şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yapan bir çalışanın açtığı dava ile başladı.</p>

<p>Davacı işçi; yıllık izin taleplerinin iş yoğunluğu öne sürülerek reddedildiğini, kendisine tek seferde en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve içeride 68 günlük kullanılmamış izin alacağı bulunduğunu savundu. İzinlerin mevzuata aykırı biçimde kullandırılmasını gerekçe göstererek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildiren çalışan; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ödenmeyen prim alacaklarının tahsilini talep etti.</p>

<h2><strong>İlk derece mahkemesi kıdem tazminatına hükmetti</strong></h2>

<p>Dosyayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, imzalı izin talep formları üzerinden işçinin çalışma süresi boyunca toplam 48 gün yıllık izin kullandığını, kıdemine göre hak ettiği 130 günlük iznin 82 gününün ise kullandırılmadığını saptadı.</p>

<p>Mahkeme, yıllık ücretli izinlerin kanunun emrettiği kurallara uygun kullandırılmadığı kanaatine vararak işçinin feshini haklı buldu ve kıdem tazminatı ile 82 günlük izin ücretinin ödenmesine karar verdi. İşverenin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a taşındı.</p>

<h3><strong>Yargıtay: İşçinin kendi talebi ve rızası belirleyicidir</strong></h3>

<p>Temyiz başvurusunu karara bağlayan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (Esas No: 2026/1495, Karar No: 2026/3952), Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak yerel mahkemenin hükmünü bozdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesi uyarınca yıllık ücretli iznin kural olarak işveren tarafından bölünemeyeceği, tarafların anlaşması halinde ise bölünen parçalardan birinin 10 günden az olamayacağı hatırlatılan kararda şu kritik tespitlere yer verildi:</p>

<p>Dosyadaki belgelerde işçinin yarım gün, 1 gün, 2 gün, 3,5 gün, 5 gün, 6 gün ve 7 gün şeklinde 10 günün altında izinler kullandığı belirlendi. Ancak söz konusu parçalı izinlerin tamamen işçinin kendi talebi ve rızasıyla kullanıldığı saptandı. İşçinin, daha uzun süreli izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene bildirdiğini ve bu talebinin işveren tarafından kısaltıldığını kanıtlayamadığı kaydedildi. İşverenin çok uzun süre boyunca hiç izin kullandırmadığı veya geçerli talepleri nedensiz şekilde geri çevirdiği yönündeki iddiaların da somut delillerle ortaya konulamadığı vurgulandı.</p>

<h3><strong>Kıdem tazminatı talebi reddedildi</strong></h3>

<p>Dairenin yerleşik içtihatlarına dikkat çekilen gerekçede; yıllık iznin işçinin kendi başvurusu doğrultusunda 10 günden kısa süreler halinde kullanılması durumunda bu kullanımların hukuken geçerli sayıldığı belirtildi.</p>

<p>Feshin haklı nedene dayanmadığı sonucuna varan Yüksek Mahkeme, işçinin kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.</p>

<p>Hukukçular, kararın 10 günden kısa süreli her iznin otomatikman geçerli sayılacağı anlamına gelmediğine işaret ediyor. İşverenin yasal izin hakkını keyfi olarak engellediği, izinleri personelin rızası dışında böldüğü veya uzun süre izin kullandırmadığı somut belgelerle ispatlandığı takdirde, feshin yine işçi lehine haklı neden teşkil edebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-emsal-yillik-izin-karari-iscinin-kendi-rizasiyla-kullandigi-kisa-sureli-izinler-hakli-fesih-sayilmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yargitaydan-satin-alinan-evin-kira-ucretinin-odenmesine-iliskin-karar.png" type="image/jpeg" length="54098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="66896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="39519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="57665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="14052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="26887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="21149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="47245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="66692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="78021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="66345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="96342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="92686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="99572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="51143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="15961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="92621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="35071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="53214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="72619"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
