<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 14:43:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Peskov: NATO'nun Ukrayna'daki askeri varlığı kabul edilemez]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-sozcusu-peskov-natonun-ukraynadaki-askeri-varligi-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-sozcusu-peskov-natonun-ukraynadaki-askeri-varligi-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Peskov, Ukrayna topraklarında NATO askeri varlığının kabul edilemeyeceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy Peskov</strong>, <strong>NATO</strong> askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması ihtimaline ilişkin açıklamalarda bulundu. Peskov, böyle bir gelişmeye izin vermeyeceklerini belirterek, Rusya'nın bu konudaki tutumunu yineledi.</p>

<p>Moskova'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Peskov, Avrupa Birliği'nin (AB) <strong>Ukrayna</strong>'ya NATO askerleri göndermeyi planladığı yönündeki iddiaları değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Peskov'dan Ukrayna'da NATO varlığı iddialarına yanıt</strong></h2>

<p>Peskov, Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin konuşlandırılmasının <strong>Rusya</strong> açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Kremlin Sözcüsü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu, kabul edilemez. Bu tür eylemlere izin veremeyiz. Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin konuşlandırılmasına izin verilmemesi için özel askeri operasyonu yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Peskov ayrıca, İngiltere'de yeni Başbakan Andy Burnham'ın göreve başlamasının ardından Moskova ile Londra arasındaki ilişkilerin iyileşme ihtimaliyle ilgili soruya da yanıt verdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, "Böyle bir umudumuz yok. Kendisiyle temaslar planlanmıyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Rusya'dan askeri tatbikat açıklaması</strong></h3>

<p><strong>İngiltere Savunma Bakanlığı</strong>nın, Rusya'ya ait bir askeri geminin İngiltere'nin güney kıyıları açıklarında gerçek mühimmat kullanarak tatbikat yaptığı yönündeki açıklaması da Peskov'a soruldu.</p>

<p>Peskov, Rus ordusunun gerçekleştirdiği tatbikatların uluslararası deniz hukuku çerçevesinde yapıldığını savundu.</p>

<h3><strong>Peskov, Rusya'nın Ukrayna konusundaki tutumunu yineledi</strong></h3>

<p>Rusya'nın Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Vladimir Ladanov'un, Ukrayna'nın Odessa Limanı'na yönelik saldırıda 4 Hint denizcinin hayatını kaybetmesi nedeniyle Hindistan Dışişleri Bakanlığına çağrılmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Peskov, Hindistan tarafıyla temasların devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Peskov, konuya ilişkin olarak, "Hindistan'a Ukrayna konusundaki pozisyonumuzu, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Kiev yönetimi için silah sevkiyatı yapan gemilere saldırılar düzenlediğini ve düzenlemeye devam edeceğini izah ediyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Wildberries saldırısı iddiasına Kremlin yanıtı</strong></h3>

<p>Peskov, Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla (<strong>İHA</strong>) saldırı düzenlediği Rusya merkezli e-ticaret platformu Wildberries'in orduya sevkiyat yaptığı yönündeki iddiaları da değerlendirdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, söz konusu iddiayı reddederek, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Kiev yönetimi, sivil unsurlara saldırılar düzenlemeye devam ediyor. Bu, Kiev yönetiminin terörist özünü gösteriyor. Durum, Wildberries ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin kayıplara uğramasından dolayı basit değil. Rus hükümeti, bu konuyla ilgileniyor."</p>

<p>Peskov ayrıca, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel'in Rusya'ya ziyaret gerçekleştireceği iddiasıyla ilgili de açıklama yaptı.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, "Bu bilgiye sahip değilim. Bu tür ziyaretler, genellikle gizli şekilde gerçekleşiyor. Bu nedenle konuyla ilgili bir şeyler söyleyemem" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-sozcusu-peskov-natonun-ukraynadaki-askeri-varligi-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-nato-askerlerinin-ukraynaya-konuslandirilmasina-izin-veremeyiz.png" type="image/jpeg" length="43118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite tercihleri için gözler YÖK Atlas tercih sihirbazı sisteminde: YKS tercih robotu ve 2026 taban puanları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/universite-tercihleri-icin-gozler-yok-atlas-tercih-sihirbazi-sisteminde-yks-tercih-robotu-ve-2026-taban-puanlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/universite-tercihleri-icin-gozler-yok-atlas-tercih-sihirbazi-sisteminde-yks-tercih-robotu-ve-2026-taban-puanlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM tarafından 2026 YKS sonuçları duyuruldu. Üniversite adayları, YÖK Atlas 2026 tercih sihirbazı ve yks tercih robotu platformları üzerinden üniversite taban puanları ile başarı sıralamaları verilerini araştırmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026-YKS</strong> maratonunda sınav sonuçları aşamasının tamamlanmasıyla birlikte milyonlarca aday ve aile için üniversite tercihleri heyecanı başladı. Geleceklerini şekillendirmek adına ön lisans (2 yıllık) ve lisans (4 yıllık) programları hedefleyen öğrenciler, arama motorlarında "<strong>2026 üniversite taban puanları</strong>", "YKS tercihleri ne zaman" ve "YKS sıralama" sorgulamalarını yoğunlaştırdı. Tercih listelerini hazırlama aşamasındaki adayların yalnızca puanları değil, başarı sıralamaları verilerini esas alması gerekiyor. ÖSYM, <strong>YÖK ve yök atlas 2026 </strong>kaynaklarından elde edilen son dakika verileri doğrultusunda güncel taban puanları ve tercih kılavuzu detayları netleşti.</p>

<h2><strong>YÖK Atlas 2026 tercih robotu nasıl kullanılır ve ne işe yarar?</strong></h2>

<p>Yükseköğretim Kurulu tarafından adayların kullanımına sunulan yök atlas 2026 platformu, üniversite tercihlerini bilimsel verilere dayanarak planlamak isteyen adaylar için resmi kılavuz görevi görüyor. Adaylar ösym giriş e-devlet, ösym e devlet giriş veya osym e devlet kapısı kanalıyla ais osym gov tr adresinden işlemlerini sürdürürken, yokatlas sistemi üzerinden Lisans Atlası ve Önlisans Atlası modüllerine erişebiliyor.</p>

<p>Platform bünyesinde geçmiş dönem yerleştirme verileri, üniversite taban puanları 2026 öncesi rakamlar, kontenjanlar, yerleşen adayların net ortalamaları ve lise türü dağılımları sunuluyor. Adayların tercih listelerini kurgularken sadece kendi sıralamalarına yakın olanları değil, yök atlas tercih sihirbazı filtrelerini kullanarak alt ve üst bantlardaki programları kapsayan dengeli bir liste yapmaları tavsiye ediliyor.</p>

<p><a href="https://yokatlas.yok.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>YÖK ATLAS'A GİRİŞ İÇİN TIKLAYIN...</strong></a></p>

<h3><img height="880" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yok-atlas.png" width="1576" /></h3>

<h3><strong>200 puanla hangi üniversiteye girebilirim 2026 ve 2 yıllık bölümler taban puanları</strong></h3>

<p>Tercih maratonunda adayların puan ve başarı sıralaması aralıklarına göre değerlendirebileceği ön lisans ve lisans seçenekleri şu şekilde sıralanıyor:</p>

<p><strong>200-220 Puan Aralığı:</strong> Devlet üniversitelerindeki iki yıllık bölümler ile vakıf üniversitelerinin burslu programları öne çıkıyor. Bilgisayar Programcılığı, Adalet, Fizyoterapi, Bankacılık ve Sigortacılık, Çocuk Gelişimi, İç Mekan Tasarımı, Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri ve burslu Ağız ve Diş Sağlığı bölümleri bu bantta yer alıyor.</p>

<p><strong>220-250 Puan Aralığı: </strong>Ön lisans düzeyinde Tıbbi Görüntüleme Teknikleri (Radyoloji), Ameliyathane Hizmetleri, Gıda Teknolojisi ve İklimlendirme-Soğutma Teknolojisi öne çıkarken; açıköğretim fakültelerinde İlahiyat, İşletme, İktisat ve Kamu Yönetimi bölümleri tercih edilebiliyor.</p>

<p><strong>250-280 Puan Aralığı:</strong> Sosyoloji, Tarih, İktisat, İşletme, Rekreasyon, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo Televizyon ve Sinema gibi devlet üniversitesi lisans programları ile vakıf üniversitelerinin burslu Hemşirelik bölümleri listelere eklenebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>280-300 Puan Aralığı: </strong>Burslu Psikoloji ve Mimarlık programları, devlet üniversitelerindeki Sınıf Öğretmenliği, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Felsefe, Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile bazı Bilgisayar Mühendisliği alanları tercih imkanı sunuyor.</p>

<p><strong>300 Puan ve Üzeri: </strong>Devlet üniversitelerinde Psikoloji, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR), Hemşirelik, Beslenme ve Diyetetik, İngilizce Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği ile Bilgisayar Mühendisliği programları öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>4 yıllık bölümlerde başarı sıralamaları ve ÖSYM YKS baraj şartları</strong></h3>

<p>Lisans programı tercihlerinde yalnızca taban puanları dikkate almak yeterli olmuyor. Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği, Eczacılık, Mimarlık, Mühendislik ve Öğretmenlik gibi bölümlerde uygulanan başarı sırası barajlarının ösym aday işlemleri sistemi ve yks tercih kılavuzu 2026 üzerinden kontrol edilmesi önem arz ediyor. Uzmanlar, tercih sürecinde geçmiş yılların başarı sıralamaları verilerine dayanarak hareket edilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/universite-tercihleri-icin-gozler-yok-atlas-tercih-sihirbazi-sisteminde-yks-tercih-robotu-ve-2026-taban-puanlari</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/o-s-y-m-y-o-k.png" type="image/jpeg" length="75074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Özdağ'dan 'yeni parti' açıklaması: "Yeni bir yürüyüşü başlatıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozdagdan-yeni-parti-aciklamasi-yeni-bir-yuruyusu-baslatiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozdagdan-yeni-parti-aciklamasi-yeni-bir-yuruyusu-baslatiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, dün yaşanan il başkanlığı tartışmasının ardından Özgür Özel'in kuracağı yeni parti için tutulan binanın önünde açıklama yaptı. Özdağ, "Özgür Özel'in liderliğinde yürüyoruz" derken, "Yeni bir yolu, yeni bir yürüyüşü sizlerle başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Samsun İl Başkanı <strong>Mehmet Özdağ</strong>, dün CHP Samsun İl Başkanlığı binasında yaşanan tartışmanın ardından Özgür Özel'in kuracağı yeni parti için tutulan binanın önünde açıklama yaptı. Özdağ, yeni parti sürecine ilişkin mesaj verirken, CHP'nin seçilmiş yönetimi olarak mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>CHP Samsun'da Mehmet Özdağ ile Mehmet Pank karşı karşıya geldi</strong></h2>

<p>CHP Samsun'da dün dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>

<p>CHP Genel Merkezi'nin görevlendirdiği belirtilen Mehmet Pank ile CHP'nin seçilmiş Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, il başkanlığı binasında karşı karşıya geldi.</p>

<p>Yaşanan tartışmanın ardından Özdağ, il başkanlığı makamını devretmediklerini belirterek, delegelerin verdiği yetkiyle mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Atanmış darbeci görevlileri muhatap kabul etmedik"</strong></h3>

<p>Yeni parti için tutulan binanın önünde konuşan Mehmet Özdağ, dün yaşananlara ilişkin sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Özdağ,<i> "Mutlak butlanın atanmış darbeci görevlileri il başkanlığına geldiler. Kendilerini muhatap kabul etmedik ve gönderdik. İl başkanlığı makamını kendilerine teslim etmedik, bize delegelerin verdiği bayrağı bırakmadık" </i>dedi.</p>

<h3><strong>"İktidar umudumuzu yanımıza aldık"</strong></h3>

<p>CHP İl Başkanlığı binasından ayrılırken büyük bir mirası yanlarına aldıklarını belirten Özdağ, Mustafa Kemal Atatürk'ün altı ilkesine vurgu yaptı.</p>

<p>Özdağ, <i>"Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik. Bu ilkeleri yanımıza aldık, çünkü bu ilkeler bizim kimliğimiz, bizim pusulamız. İktidar umudumuzu yanımıza aldık"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Bu umut bir binadan, bir makamdan ibaret değil"</strong></h3>

<p>Özdağ, CHP'nin iktidar umudunun herhangi bir bina ya da makamla sınırlı olmadığını belirterek, mücadelelerinin Samsun'un her noktasında devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Özdağ,<i> "Hiç kimsenin, hiçbir makamın, hiçbir kararın bu umudu kırmasına izin vermeyeceğiz. Bu umut bir binadan, bir makamdan ibaret değil. Samsun'un her sokağında, her evinde, her yüreğinde bu umudu diri tutacağız" i</i>fadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Mehmet Özdağ'dan Özel ve İmamoğlu'na destek mesajı</strong></h3>

<p>Özdağ, yeni parti sürecine ilişkin açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na da destek mesajı verdi.</p>

<p>Özdağ, <strong>"</strong><i>Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde yürüyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu ve tutsak tüm arkadaşlarımızı yalnız bırakmıyoruz"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Özgür Özel bizi nereye çağırıyorsa orada olacağız"</strong></h3>

<p>Laik, sosyal ve demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde mücadele edeceklerini belirten Özdağ, Özgür Özel'in çağrısı doğrultusunda hareket edeceklerini söyledi.</p>

<p>Özdağ,<i> "Genel Başkanımız bizi nereye çağırıyorsa orada olacağız. Samsun'un tüm demokratik kamuoyu ile birlikte, iktidar yolunda mücadeleyi birlikte öreceğiz" </i>diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Yeni bir yolu, yeni bir yürüyüşü başlatıyoruz"</strong></h3>

<p>Mehmet Özdağ, açıklamasının sonunda yeni parti için tutulan binaya dikkat çekerek yeni bir mücadele sürecinin başladığını söyledi.</p>

<p>Özdağ, <i>"Şimdi, Özgür Özel İletişim Ofisi'nde yeni bir yolu, yeni bir yürüyüşü sizlerle başlatıyoruz. Bu bina değişebilir. Adres değişebilir. Ama duruşumuz değişmeyecek. Samsun'un iradesi değişmeyecek" </i>ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-ozdagdan-yeni-parti-aciklamasi-yeni-bir-yuruyusu-baslatiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6e4277e1-586e-4af4-b666-e571bd525e3e.jpg" type="image/jpeg" length="34289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'nin İran operasyonlarında kaynak kısıtlaması yaşadığı iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-iran-operasyonlarinda-kaynak-kisitlamasi-yasadigi-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-iran-operasyonlarinda-kaynak-kisitlamasi-yasadigi-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik operasyon planlarıyla ilgili yeni bir iddia gündeme geldi. Washington Post'a konuşan yetkili, kaynak yetersizliği nedeniyle saldırıların genişletilmesinde sınırlamalar yaşanabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'nin İran'a yönelik hava operasyonlarının kapsamını artırma hazırlığında olduğu, ancak kaynak yetersizliği nedeniyle çeşitli kısıtlamalarla karşılaşabileceği iddia edildi. The Washington Post'a konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, ABD'nin hava savunma sistemleri ve uzun menzilli mühimmat stoklarında azalma yaşandığını ileri sürdü.</p>

<p>Yetkili, olası yeni operasyonlar kapsamında bölgeye daha fazla asker ve savaş uçağı gönderilmesi konusunda da kapasite sorunları bulunduğunu savundu.</p>

<h2><strong>ABD’nin saldırı kapasitesi için kaynak sorunu iddiası</strong></h2>

<p>ABD'nin<strong> İran</strong>'a yönelik saldırılarını genişletme ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkili, operasyonların sürdürülebilirliği konusunda kaynak sıkıntısı yaşandığını iddia etti.</p>

<p>ABD'nin hava savunma unsurları ile uzun menzilli mühimmat stoklarının azaldığını belirten yetkili, bölgedeki askeri faaliyetler nedeniyle yeni konuşlandırmalar konusunda da sınırlamalar bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Yetkili, "Operasyonları güvenli bir şekilde sürdürmek için yeterli kaynağımız yok ve <strong>Beyaz</strong> <strong>Saray</strong>'ın bunun farkında olduğunu sanmıyorum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ABD’nin iran planında mühimmat ve askeri kapasite gündemde</strong></h3>

<p>İsrail basınında daha önce yer alan haberlerde, ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığı ve bu kapsamda Orta Doğu'ya <strong>yakıt ikmal uçakları </strong>ile ek savaş uçakları göndermeye başladığı öne sürülmüştü.</p>

<p>Washington Post'a konuşan yetkilinin değerlendirmeleri ise olası operasyonların askeri kaynaklar açısından bazı sınırlamalarla karşılaşabileceği yönündeki iddiaları gündeme getirdi.</p>

<h3><strong>ABD-İran geriliminde karşılıklı saldırılar sürüyor</strong></h3>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilimi sona erdirmek amacıyla Washington ve <strong>Tahran</strong> arasında 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalanmıştı. Mutabakat kapsamında nihai anlaşmaya ulaşılması için 60 günlük müzakere süreci öngörülmüştü.</p>

<p>Ancak ABD ordusu 8 Temmuz'da İran'a yönelik yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara karşılık olarak çevre ülkelerde bulunan ABD üslerini hedef alan misilleme saldırıları düzenlemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-iran-operasyonlarinda-kaynak-kisitlamasi-yasadigi-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/wp-abd-irana-saldirilarin-genisletilmesi-konusunda-kisitlamalarla-karsi-karsiya.png" type="image/jpeg" length="56224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtulmuş'tan "çerçeve yasa" trafiği: Bahçeli ile görüştü, sırada DEM Parti ve Kılıçdaroğlu var]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-trafigi-bahceli-ile-gorustu-sirada-dem-parti-ve-kilicdaroglu-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-trafigi-bahceli-ile-gorustu-sirada-dem-parti-ve-kilicdaroglu-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlıkları sürdürülen "Çerçeve Yasa" için siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştiriyor. Kurtulmuş, ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya gelirken, gün içinde DEM Parti Eş Genel Başkanları ve Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında gündeme gelen <strong>"Çerçeve Yasa"</strong>hazırlıklarıyla ilgili siyasi parti liderleriyle görüşmeler gerçekleştiriyor.</p>

<p>Kurtulmuş, bu kapsamda ilk ziyaretini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yaptı.</p>

<h2><strong>Kurtulmuş, Bahçeli ile görüştü</strong></h2>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmesi yaklaşık <strong>45 dakika</strong> sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meclis'te gerçekleşen görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3><strong>Sırada DEM Parti görüşmesi var</strong></h3>

<p>Kurtulmuş, Bahçeli'nin ardından DEM Parti Eş Genel Başkanları <strong>Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ı</strong> DEM Parti Grup Toplantı Salonu'nda ziyaret edecek.</p>

<p>Kurtulmuş'un siyasi parti temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmeler kapsamında "Çerçeve Yasa" hazırlıkları ve süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Yeni Yol Grubu ile de görüşecek</strong></h3>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti görüşmesinin ardından <strong>Yeni Yol Grubu</strong> ile makamında bir araya gelecek.</p>

<p>Kurtulmuş'un programında, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong> ile görüşme de bulunuyor. Görüşmenin saat <strong>16.00'da Mermerli Salon'da</strong> yapılacağı öğrenildi.</p>

<h3><strong>Görüşmelerin ardından açıklama yapılmayacak</strong></h3>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un gün içerisinde gerçekleştireceği görüşmelerin ardından basın mensuplarına herhangi bir açıklama yapmayacağı öğrenildi.</p>

<h3><strong>"Çerçeve Yasa" hazırlıkları temmuz ayında tamamlanacaktı</strong></h3>

<p>İktidar tarafından <strong>"Terörsüz Türkiye"</strong> adıyla yürütülen süreç kapsamında hazırlanan "Çerçeve Yasa" çalışmalarının temmuz ayına kadar tamamlanarak TBMM gündemine getirilmesi bekleniyordu.</p>

<p>Bu kapsamda geçen hafta DEM Parti İmralı Heyeti'nden <strong>Pervin Buldan ve Mithat Sancar</strong>, AKP Genel Başkanvekili <strong>Efkan Ala</strong>, AKP Grup Başkanı <strong>Abdullah Güler</strong> ve MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong> ile görüşmüştü.</p>

<h3><strong>DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan ile görüştü</strong></h3>

<p>Söz konusu görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK lideri <strong>Abdullah Öcalan</strong> ile dün, 20 Temmuz'da bir görüşme gerçekleştirmişti.</p>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş'un siyasi parti liderleri ve Meclis gruplarıyla yaptığı görüşmelerin, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan <strong>"Çerçeve Yasa"</strong> çalışmalarına ilişkin siyasi partilerin görüşlerinin değerlendirilmesi amacı taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-trafigi-bahceli-ile-gorustu-sirada-dem-parti-ve-kilicdaroglu-var</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-21-141650.png" type="image/jpeg" length="54993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: "Bugün kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bugun-kursuye-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznunu-tasiyarak-ciktim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bugun-kursuye-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznunu-tasiyarak-ciktim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım" diyerek tarihe not düşen bir konuşma gerçekleştirdiğini belirtti ve partinin değişim sürecine vurgu yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin ve parti içi süreçlere dair açıklamalarda bulundu. Kürsüye "vakti gelmiş bir vedanın hüznüyle" çıktığını belirten Özel, 80'in üzerinde milletvekili ve 74 il başkanının katıldığı toplantıda partinin değişim sürecini ve mahkeme kararlarını değerlendirdi.</p>

<h2><strong>"Tarihe not düşen bir konuşma yapmaya geldim"</strong></h2>

<p>Konuşmasının başlangıcında salondaki partilileri ve il başkanlarını selamlayan Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıralısı bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum. Yıllar geçse de tarih sayfalarını her siyasi başarıyı yazacağını, bazı kumpasların ve onurlu duruşların torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak"</strong></h2>

<p>Siyasi süreçlere ve yaşanan gelişmelere değinen Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Her şey bitecek ama hatırlayacağız. Birileri gelir geçer, unutulur gider bu işler unutulur yapanın yaptığı yanına kar kalır diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!"</p>
</blockquote>

<p>CHP’deki değişim kurultayı sürecine ve sonrasında yaşananlara atıfta bulunan Özel, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"AKP'nin kara düzeninin devam edeceği görüldüğünde eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola hemen orada çıkmadık... 'Bunlara karşı bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Parti yüzde 13-14'lerde... Büyük bir felaket gelecek' diyenler bir yola girdi. O gün yol ayrıldı.</p>

<p>O gün, CHP değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken 'bu delege yapısıyla değişim mümkün değil' diyordu. İki genel başkan adayının yarışıp da kazandığı kurultay mı var dediler. Salona girdik, üç kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü slogan hakim oldu. Delege sokağın sözünü dinle... Tarihte ilk kez bir genel başkanı yarışmalı seçimle değiştirdik. Düzenin tekerine çomağı soktuk."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bugun-kursuye-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznunu-tasiyarak-ciktim</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-16967.png" type="image/jpeg" length="77688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM 2026 sınav takvimi duyuruldu: KPSS ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 ve KPSS ön lisans başvuru ne zaman 2026?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-ortaogretim-basvuru-ne-zaman-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-ortaogretim-basvuru-ne-zaman-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lise düzeyinde eğitimini tamamlayan ve mezuniyet aşamasında olan yüz binlerce adayın merakla beklediği KPSS ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 sorusu ÖSYM tarafından duyurulan takvimle yanıt buldu. Devlet kadrolarında görev almayı hedefleyen adayların takibinde yer alan ortaöğretim KPSS başvuru ne zaman 2026 takvimi, geç başvuru süreci ve KPSS ne zaman sorularının tüm ayrıntıları netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu kurum ve kuruluşlarında görev alma hayali kuran lise mezunu vatandaşların odaklandığı<strong> 2026 yılı Kamu Personel Seçme Sınavı takvimi </strong>resmiyet kazandı. <strong>ÖSYM </strong>tarafından yayımlanan çalışma takvimi doğrultusunda, ortaöğretim düzeyinde gerçekleştirilecek oturuma katılacak adaylar için KPSS ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 dönemi, sınav oturum günü ve değerlendirme sonuçlarının ilan edileceği tarihler açıklığa kavuştu. Devlete bağlı kurumların lise mezuniyeti aradığı kadrolara yerleşmek üzere hazırlıklarını sürdüren adaylar, ÖSYM'nin duyurduğu tarihler doğrultusunda sınav işlemlerini gerçekleştirebilecek.</p>

<h2><strong>Ortaöğretim KPSS başvuru ne zaman 2026 takvimi ve başvuru ekran</strong></h2>

<p>Sınav maratonuna dahil olmak isteyen adayların arama motorlarında en çok araştırdığı ortaöğretim kpss başvuru ne zaman 2026 süreci 27 Ağustos 2026 tarihinde başlayacak. Adayların takvim planlamasında kritik bir yere sahip olan bu işlemler, 8 Eylül 2026 günü saat 23.59'a kadar devam edecek. İlan edilen resmi takvime göre kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 tarih aralığını kaçıran ya da belirtilen günlerde işlemlerini tamamlayamayan adaylar için esneklik sağlayan geç başvuru imkanı sunulacak. Buna göre geç başvuru günü 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaylar kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 dönemi dahlindeki tüm müracaatlarını dijital platformlar üzerinden sağlayabilecek. Sınava girmek isteyen kişiler, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) platformu olan ais.osym.gov.tr internet adresi veya ÖSYM AİS mobil uygulaması kanalıyla T.C. Kimlik Numarası ve şifrelerini girerek işlemlerini online olarak bitirebilecekler. Bireysel olarak gerçekleştirilecek müracaatların ardından sınav ücretinin ödenmesiyle kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 süreci eksiksiz tamamlanmış olacak.</p>

<h3><strong>Lise mezunları için sınav oturumu: KPSS ne zaman yapılacak?</strong></h3>

<p>Sınav hazırlıklarını sürdüren binlerce adayın cevabını aradığı kpss ne zaman sorusu da kurumun açıkladığı takvim kapsamında kesinleşti. Ortaöğretim düzeyindeki KPSS oturumu, 25 Ekim 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek. Adayların kpss ne zaman düzenlenecek sorusunun yanı sıra merak ettiği değerlendirme ve ilan takvimi de belli oldu. 25 Ekim tarihinde tamamlanacak oturumun ardından sınav sonuçları 19 Kasım 2026 tarihinde ÖSYM'nin resmi sonuç açıklama platformu üzerinden adayların erişimine sunulacak.</p>

<p>Devlet bünyesinde yer alan çeşitli kamu kurumlarının lise mezunu personel alımlarına başvurmak isteyen adayların kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 tarihlerine dikkat etmesi ve süreçleri zamanında tamamlaması gerekiyor. Katılım sağlayacak adaylar kpss ne zaman sorusunun yanıtı olan 25 Ekim 2026 tarihine kadar çalışmalarına devam edecek.</p>

<h3><strong>Ortaöğretim KPSS başvuru ne zaman 2026 için başvuru şartları ve detaylar</strong></h3>

<p>Kamu Personel Seçme Sınavı Ortaöğretim oturumuna katılmak isteyen lise düzeyindeki adayların dikkat etmesi gereken temel şartlar ÖSYM Kılavuzu ile aktarılıyor. Sınava, ortaöğretim kurumlarından (lise ve dengi okullar) mezun olanlar ile sınavın geçerlilik süresi içerisinde mezun olabilecek durumda bulunan öğrenciler katılabiliyor. Adayların başvuru yaparken öğrenim durumlarını sistem üzerinde eksiksiz ve doğru bir şekilde güncellemeleri, kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 tarihleri arasında işlemlerin aksamadan tamamlanması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Sınava girecek kişilerin ortaöğretim kpss başvuru ne zaman 2026 süresi dahlinde başvuru formunu doldurup onaylamasının ardından sınav ücretini ÖSYM'nin belirlediği anlaşmalı bankalar veya ÖSYM Ödemeler Sistemi (odeme.osym.gov.tr) üzerinden yatırmaları şart koşuluyor. Başvuru yapılmasına rağmen ödemesi gerçekleştirilmeyen kayıtlar geçersiz sayılıyor. Normal başvuru tarihlerini kaçıran adaylar için kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 geç başvuru günlerinde ücret ödemeleri artırımlı olarak tahsil ediliyor.</p>

<h3><strong>Adayların odağındaki soru: KPSS ne zaman ve sınav sonuçları nasıl kullanılacak?</strong></h3>

<p>Lise mezuniyetiyle kamuda memur, hizmetli, zabıta, koruma ve güvenlik görevlisi, teknisyen gibi çeşitli pozisyonlarda istihdam edilmek isteyenler için kpss ne zaman sorusunun yanıtı büyük bir dönüm noktası anlamı taşıyor. 25 Ekim 2026 Pazar günü tek oturum halinde uygulanacak olan sınavda adaylara Genel Yetenek ve Genel Kültür testleri yöneltilecek. Sınavda elde edilecek P94 puan türü, iki yıl boyunca geçerliliğini koruyarak kamu kurumlarının açıkladığı merkezi ve kurumsal alımlarda tercih aşamasında kullanılabilecek.</p>

<p>Adayların kpss ne zaman yapılacak sorusuna odaklanarak yürüttüğü hazırlık dönemi, 19 Kasım 2026 tarihinde sonuçların açıklanmasıyla yerini tercih ve yerleştirme heyecanına bırakacak. Bu süreçte adayların hak kaybı yaşamaması adına kpss ortaöğretim başvuru ne zaman 2026 ile ortaöğretim kpss başvuru ne zaman 2026 duyurularını yakından takip etmesi ve kayıt adımlarını ÖSYM AİS üzerinden zamanında sağlaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-ortaogretim-basvuru-ne-zaman-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" type="image/jpeg" length="48449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim sırasında ‘güneş çarpması’ şüphesiyle hastaneye kaldırılan askeri öğrenci Veli Bilgin hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sirasinda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-veli-bilgin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sirasinda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-veli-bilgin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'daki Hava Kuvvetleri Komutanlığı 18'inci Ana Üs Komutanlığı'nda düzenlenen eğitim sırasında güneş çarpması nedeniyle rahatsızlanan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi Veli Bilgin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Aynı eğitimde rahatsızlanan 3 öğrencinin tedavisi sürerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yalova'daki Hava Kuvvetleri Komutanlığı 18'inci Ana Üs Komutanlığı'nda düzenlenen eğitim sırasında rahatsızlanan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi <strong>Veli Bilgin</strong>, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Cumhuriyet’in <u><strong><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-sehit-oldu-2522608" rel="nofollow" target="_blank">haberine</a></strong></u> göre, aynı eğitim sırasında rahatsızlanan 3 öğrencinin tedavisi devam ederken, olayla ilgili <strong>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.</strong></p>

<h2><strong>Eğitim sonrası çok sayıda öğrencide güneş çarpması belirtileri görüldü</strong></h2>

<p>Olayın, Hava Harp Okulu öğrencilerinin okul öncesi askeri eğitim kapsamında katıldığı yaz kampında meydana geldiği belirtildi.</p>

<p>Eğitimin ardından en az 10 askeri öğrencide <strong>güneş çarpması belirtileri</strong> görüldü. Rahatsızlanan öğrencilerden 4'ü hastaneye sevk edildi.</p>

<h3><strong>Veli Bilgin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı</strong></h3>

<p>Hastaneye kaldırılan öğrenciler arasında bulunan Hava Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi <strong>Veli Bilgin</strong>, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı eğitim sırasında rahatsızlanan 3 öğrencinin ise hastanedeki tedavileri sürüyor. Tedavi gören öğrencilerden birinin yabancı uyruklu olduğu öğrenildi.</p>

<h3><strong>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı</strong></h3>

<p>Olayın ardından <strong>Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında eğitim sırasında yaşananlara ilişkin inceleme yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Geçen yıl İskenderun'da iki asker hayatını kaybetmişti</strong></h3>

<p>Geçen yıl temmuz ayında da Hatay'ın İskenderun ilçesindeki Deniz Er Eğitim Alayı'nda benzer bir olay yaşanmıştı.</p>

<p>Eğitim sırasında yüksek ateş ve bulantı şikâyetleri yaşayan iki asker, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti. Otopsi raporlarında askerlerin ölüm nedenlerinin <strong>aşırı sıvı kaybına bağlı çoklu organ yetmezliği</strong> olduğu belirlenmişti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sirasinda-gunes-carpmasi-suphesiyle-hastaneye-kaldirilan-askeri-ogrenci-veli-bilgin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/35951de1-4ada-4f92-8859-e74324f9b97c.webp" type="image/jpeg" length="32088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İPA: İstanbulluların yarısından fazlası dışarıda yediği gıdaya güvenmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ipa-istanbullularin-yarisindan-fazlasi-disarida-yedigi-gidaya-guvenmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ipa-istanbullularin-yarisindan-fazlasi-disarida-yedigi-gidaya-guvenmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı'nın "Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim" araştırmasına göre İstanbulluların yüzde 51,4'ü dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulmuyor. Gıda güvenliği açısından en yüksek güveni yüzde 37,5 ile küçük esnaf lokantaları ve aile işletmeleri alırken, seyyar tezgahlara güven oranı yüzde 7,4'te kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) "Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim" araştırması, İstanbulluların dışarıda tükettikleri gıdalara yönelik güven algısını ortaya koydu. Araştırmaya göre İstanbulluların yüzde 51,4'ü dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulmazken, güvenenlerin oranı yüzde 21,1'de kaldı.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İPA tarafından hazırlanan İstanbul Barometresi'nin haziran ayı sayısında tematik araştırma konusu "Yeterli ve Kaliteli Gıdaya Erişim" oldu. Araştırma, İstanbul'un farklı sosyo-ekonomik gruplarını temsil eden 761 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>İstanbulluların yarısından fazlası dışarıda yediği gıdaya güvenmiyor</strong></h2>

<p>Araştırmaya katılanların yüzde 21,1'i dışarıda tükettiği gıdayı güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 51,4'ü güvenmediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcıların yüzde 27,5'i ise dışarıda tükettiği gıdaya yönelik güven konusunda "ne güveniyorum ne güvenmiyorum" yanıtını verdi.</p>

<h3><strong>İstanbulluların yüzde 32,7'si dışarıda hiç yemek yemiyor</strong></h3>

<p>Araştırmada İstanbulluların restoran, kafe ve seyyar satıcılardan yemek yeme sıklığı da incelendi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 26,4'ü haftada birden fazla kez dışarıda yemek yediğini belirtirken, yüzde 40,9'u ayda birkaç kez dışarıdan yemek tükettiğini söyledi.</p>

<p>İstanbulluların yüzde 32,7'si ise dışarıda hiç yemek yemediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Gıda güvenliğinde en çok küçük esnaf lokantalarına güveniliyor</strong></h3>

<p>İstanbulluların farklı yeme-içme noktalarına yönelik güven algısında ilk sırayı küçük esnaf lokantaları ve aile işletmesi restoranları aldı.</p>

<p>Bu işletmelere gıda güvenliği açısından güvenenlerin oranı yüzde <strong>37,5</strong> olarak ölçüldü.</p>

<p>Zincir restoran ve kafalara güven oranı yüzde 17,2 olurken, yemek uygulamaları üzerinden verilen siparişlere güven yüzde 17 olarak belirlendi.</p>

<p>Gıda güvenliği açısından en düşük güven ise seyyar tezgahlarda görüldü. Seyyar tezgahlara güvenenlerin oranı yalnızca yüzde <strong>7,4</strong> oldu.</p>

<h3><strong>Mutfak alışverişinde ilk tercih süpermarketler</strong></h3>

<p>Araştırmaya göre İstanbulluların yüzde 81'i mutfak alışverişlerinde süpermarketleri tercih ediyor.</p>

<p>Semt pazarlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 34 olarak ölçüldü.</p>

<p>Tüketicilerin alışveriş sırasında en fazla dikkat ettiği konu ise ürünlerin son kullanma tarihi oldu. Katılımcıların yüzde <strong>64,9'u</strong> alışveriş yaparken son kullanma tarihini kontrol ettiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Her 5 kişiden 1'i gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşadı</strong></h3>

<p>Araştırmada dışarıda tüketilen gıdaların sağlık üzerindeki etkileri de ele alındı.</p>

<p>Katılımcıların yüzde <strong>20'si</strong>, son bir yıl içinde dışarıda tükettiği bir gıdanın ardından bulantı, kusma veya ishal gibi gıda kaynaklı sağlık sorunları yaşadığını belirtti.</p>

<h3><strong>Sağlık sorunu yaşayanların çoğu şikâyette bulunmadı</strong></h3>

<p>Gıda kaynaklı sağlık sorunu yaşadığını belirten katılımcıların yüzde 53,3'ü herhangi bir tıbbi veya hukuki süreç başlatmadı ve yaşadığı sorunun kendiliğinden geçmesini bekledi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 30,3'ü hastaneye başvurduğunu, yüzde 11,2'si reçetesiz ilaç aldığını söyledi.</p>

<p>Restorana şikâyette bulunanların oranı yüzde 4,6 olurken, ilgili kuruma bildirim yapanların oranı yüzde 2,6'da kaldı. Sosyal medyada paylaşım yaparak şikâyetini dile getirenlerin oranı ise yüzde 0,7 olarak ölçüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ipa-istanbullularin-yarisindan-fazlasi-disarida-yedigi-gidaya-guvenmiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/restoran-1.jpg" type="image/jpeg" length="62046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Ukrayna saldırılarında Belgorod'da 8 kişi yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukrayna-saldirilarinda-belgorodda-8-kisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukrayna-saldirilarinda-belgorodda-8-kisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Belgorod bölgesinde Ukrayna saldırıları sonrası bilanço açıklandı. Bölge yetkilileri, saldırılarda 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 77 kişinin yaralandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya'nın <strong>Belgorod</strong> Bölgesi'nde Ukrayna tarafından düzenlendiği belirtilen saldırılarda can kaybı yaşandığı bildirildi. Belgorod Bölgesi Vali Vekili Aleksandr Şuvayev, son 24 saat içerisinde gerçekleştirilen saldırılarda 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 77 kişinin yaralandığını duyurdu.</p>

<p>Şuvayev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Belgorod bölgesine çok namlulu roketatar, topçu sistemleri ve insansız hava araçlarıyla (İHA) toplam 153 saldırı gerçekleştirdiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Belgorod'daki saldırılarda can kaybı ve yaralı sayısı açıklandı</strong></h2>

<p>Belgorod Bölgesi Vali Vekili Şuvayev, saldırıların ardından bölgede meydana gelen kayıplara ilişkin bilgi verdi. Şebekino kentinde yolcu taşıyan bir otobüsün hedef alındığını belirten Şuvayev, saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiğini, 23 kişinin ise yaralandığını aktardı.</p>

<p>Şuvayev, bölgede yaşanan saldırıların toplam bilançosuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Biri çocuk 8 kişi hayatını kaybetti, 77 kişi yaralandı. Bunlar arasında ağır yaralı olanlar da var" denildi.</p>

<h3><strong>Rusya'da İHA saldırıları sonrası farklı bölgelerden açıklamalar geldi</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong>'nın Krasnodar bölgesindeki operasyon merkezinden yapılan açıklamada, hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilen İHA parçalarının Soçi kentinde düşmesi sonucu bir çocuğun yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Vladimir Bölgesi Valisi Aleksandr Avdeyev de İHA'nın çok katlı bir binaya isabet etmesi sonucu yangın çıktığını açıkladı. Avdeyev, olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Rusya Savunma Bakanlığı 209 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini açıkladı</strong></h3>

<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong> tarafından yapılan açıklamada ise Ukrayna'ya ait olduğu belirtilen 209 İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği duyuruldu.</p>

<p>Açıklamada, etkisiz hale getirilen İHA'ların Moskova, <strong>Azak Denizi </strong>ve Karadeniz çevresi başta olmak üzere farklı bölgelerde tespit edildiği bilgisi paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ukrayna-saldirilarinda-belgorodda-8-kisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-ukraynanin-belgorod-bolgesine-duzenledigi-saldirilarda-8-kisi-oldu.png" type="image/jpeg" length="83638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti, KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerini Meclis gündemine taşıdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-khklarla-ihrac-edilen-kamu-emekcilerini-meclis-gundemine-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-khklarla-ihrac-edilen-kamu-emekcilerini-meclis-gundemine-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin göreve iade talepleri ile Ankara'da düzenlenmek istenen Adalet Nöbeti'ne yönelik polis müdahalesini TBMM gündemine taşıdı. Çiçek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'e iki ayrı soru önergesi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, KHK'larla kamu görevlerinden ihraç edilen emekçilerin göreve iade talepleri ile Ankara'da düzenlenmek istenen Adalet Nöbeti'ne yönelik müdahaleyi TBMM gündemine taşıdı.</p>

<p>Çiçek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına iki ayrı soru önergesi sundu.</p>

<h2><strong>Adalet Nöbeti'ne müdahale Meclis gündeminde</strong></h2>

<p>Çiçek'in önergelerinde, KESK tarafından 17 Temmuz 2026'da gerçekleştirilmek istenen 24 saatlik Adalet Nöbeti'ne yönelik kolluk müdahalesi ve gözaltılar gündeme getirildi.</p>

<p>Çiçek, KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin yıllardır sonuçlanmayan göreve dönüş taleplerinin yanı sıra eylem sırasında yaşandığını belirttiği müdahalenin gerekçesini de İçişleri ve Adalet bakanlarına sordu.</p>

<h3><strong>"KHK rejiminin yarattığı tahribat giderilmedi"</strong></h3>

<p>DEM Partili Çiçek, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hâl döneminde çıkarılan KHK'larla on binlerce kamu emekçisinin görevlerinden ihraç edildiğini belirtti.</p>

<p>Çiçek, ihraçların herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın ve etkili bir savunma imkânı tanınmadan gerçekleştirildiğini savunarak, aradan geçen yıllara rağmen KHK uygulamalarının yarattığı hukuki, ekonomik ve toplumsal sorunların giderilmediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>KESK: 2 bini aşkın kamu emekçisi görevine iade edilmedi</strong></h3>

<p>Çiçek, KESK'in verilerine göre konfederasyona bağlı sendikaların üyesi <strong>4 bin 259 kamu emekçisinin</strong> ihraç edildiğini, <strong>2 bini aşkın emekçinin ise hâlen görevine iade edilmediğini</strong> belirtti.</p>

<p>İhraç edilen kamu emekçilerinin "İşimizi Geri İstiyoruz, Adalet Nöbetindeyiz" sloganıyla 17 Temmuz'da Ankara'da 24 saatlik Adalet Nöbeti gerçekleştirmek istediğini aktaran Çiçek, eyleme müdahale edildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Adalet Nöbeti'ne biber gazı ve fiziksel güçle müdahale edildi"</strong></h3>

<p>Çiçek'in açıklamasına göre, kamu emekçilerinin Adalet Bakanlığı önünde yapmak istediği basın açıklaması engellendi. KESK Genel Merkezi önünde sürdürülmek istenen Adalet Nöbeti'ne de kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edildi.</p>

<p>Çiçek, müdahale sırasında biber gazı ve fiziksel güç kullanıldığını, bazı kamu emekçilerinin yaralandığını ve sendika yöneticileri ile üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığını belirtti.</p>

<p>KESK Genel Merkezi'nin giriş ve çıkışlarının engellendiğini ve basın çalışanlarının alandan uzaklaştırıldığını da öne süren Çiçek, yaşananların Meclis'te araştırılmasını istedi.</p>

<h3><strong>İçişleri Bakanı'na "müdahale talimatı" sorusu</strong></h3>

<p>Cengiz Çiçek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye verdiği soru önergesinde, Adalet Nöbeti'ne yönelik müdahale talimatının Bakanlığın bilgisi dahilinde verilip verilmediğini sordu.</p>

<p>Çiçek ayrıca, kamu emekçilerinin eyleminin hangi gerekçeyle engellendiğinin açıklanmasını isterken, müdahalenin toplantı ve gösteri hakkı ile sendikal hakların ihlali olup olmadığını gündeme getirdi.</p>

<p>Çiçek, müdahalede görev alan kolluk personeli hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığını ve KESK Genel Merkezi çevresindeki polis ablukasının gerekçesini de sordu.</p>

<p>Basın çalışanlarının alandan uzaklaştırılmasına ilişkin de soru yönelten Çiçek, bu uygulamayla kolluk müdahalesinin kamuoyundan gizlenmesinin amaçlanıp amaçlanmadığını Bakan Çiftçi'ye iletti.</p>

<h3><strong>Adalet Bakanı Gürlek'e KHK'lıların göreve iadesi soruldu</strong></h3>

<p>Çiçek, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sunduğu önergede ise KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin göreve dönüş taleplerini gündeme getirdi.</p>

<p>Çiçek, haklarında beraat, takipsizlik veya göreve dönüşlerini gerektiren yargı kararları bulunan kamu emekçilerinin dosyalarının neden sonuçlandırılmadığını sordu.</p>

<h3><strong>"KHK'lı emekçiler için yasal düzenleme yapılacak mı?"</strong></h3>

<p>DEM Partili Çiçek, Adalet Bakanı Gürlek'e ayrıca KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin <strong>geriye dönük tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesi</strong> için kapsamlı bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağını sordu.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltilen sorular:</strong></p>

<p><i>"1. KHK hukuksuzluğuna karşı düzenlenen barışçıl Adalet Nöbeti’ne müdahale talimatı bilginiz dâhilinde mi verilmiştir?</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>2. Anayasal haklarını barışçıl biçimde kullanan kamu emekçilerinin eylemi hangi gerekçeyle engellenmiştir? Bu müdahale, toplantı ve gösteri hakkı ile sendikal hakların açık bir ihlali değil midir?</i></p>

<p><i>3. Barışçıl eyleme biber gazı ve fiziksel güçle müdahale eden kolluk görevlileri hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Kolluk şiddetinin demokratik hak arama mücadelesini bastırmanın bir aracı hâline getirilmesi Bakanlığınızın politikası mıdır?</i></p>

<p><i>4. KESK Genel Merkezi’nin kolluk ablukasına alınması, kamu emekçilerinin örgütlü mücadelesini baskı ve zor yoluyla sindirme politikasının bir parçası değil midir?</i></p>

<p><i>5. Basın emekçilerinin alandan uzaklaştırılmasıyla kolluk şiddetinin kamuoyundan gizlenmesi mi amaçlanmıştır?"</i></p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yöneltilen sorular:</strong></p>

<p><i>"1. KHK hukuksuzluğuna karşı işlerini ve haklarını talep eden kamu emekçilerinin Bakanlığınız önünde açıklama yapması, Bakanlığınızın talebi üzerine mi engellenmiştir?</i></p>

<p><i>2. Haklarında beraat, takipsizlik veya göreve dönüşlerini gerektiren yargı kararları bulunan kamu emekçilerinin dosyaları neden gecikmeksizin sonuçlandırılmamaktadır? KHK’lı emekçilerin görevlerine iade edilmemesi, yargı kararlarının etkisizleştirilmesi ve hukuksuz cezalandırmanın sürdürülmesi değil midir?</i></p>

<p><i>3. Sendikal faaliyetleri, demokratik haklarını kullanmaları ve emek mücadelesi yürütmeleri nedeniyle ihraç edilen kamu emekçilerinin geriye dönük tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesi ve uğradıkları zararların karşılanması için bütünlüklü bir yasal düzenleme hazırlanacak mıdır?"</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-khklarla-ihrac-edilen-kamu-emekcilerini-meclis-gundemine-tasidi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/5864a3ab-bd99-4f06-aaa5-71fa0960f6c4.webp" type="image/jpeg" length="31511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Ulaştırmada AR-GE ve inovasyon odaklı çalışmalar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-ulastirmada-ar-ge-ve-inovasyon-odakli-calismalar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-ulastirmada-ar-ge-ve-inovasyon-odakli-calismalar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı dergisinin yeni sayısı yayımlandı. "Ulaştırmada AR-GE ve İnovasyon" temasıyla hazırlanan 4'üncü sayıda, ulaştırma sektöründeki teknolojik gelişmeler ve yenilikçi çalışmalar değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, Bakanlık tarafından hazırlanan hakemli Ulaştırma ve Altyapı dergisinin dördüncü sayısının yayımlandığını açıkladı. Yeni sayıda ulaştırma alanındaki araştırma-geliştirme çalışmaları ve yenilikçi uygulamalar ele alındı.</p>

<p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada derginin son sayısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ulaştırma ve haberleşme alanlarının artık yalnızca insan, yük ve veri aktarımını sağlayan sistemler olmadığını belirten Uraloğlu, bu alanların teknolojik gelişim, ekonomik büyüme ve küresel rekabet açısından önemli bir konuma geldiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Dergide ulaştırmanın geleceğine yönelik çalışmalar yer aldı</strong></h2>

<p>Ulaştırma ve Altyapı dergisinin dördüncü sayısında "<strong>Ulaştırmada AR-GE ve İnovasyon</strong>" başlığı kapsamında hazırlanan akademik çalışmalara yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Uraloğlu, veri temelli analizler ve yenilikçi yöntemlerle hazırlanan bilimsel içeriklerin, ulaştırma sektörünün geleceğine yönelik yeni bakış açıları sunduğunu belirtti.</p>

<p>Dergide, ulaştırma sistemlerinin planlanması, işletilmesi ve geliştirilmesine yönelik ekonomik, teknolojik ve yönetimsel yaklaşımların kapsamlı şekilde değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Bilimsel çalışmalar ulaştırma sektörüne katkı sağlayacak</strong></h3>

<p>Uraloğlu, derginin akademik çevrelere katkı sunacağını ve yeni araştırmalar için kaynak oluşturacağını ifade etti.</p>

<p>Yeni sayıda yer alan çalışmaların ulaştırma sektöründeki dönüşüm sürecine ışık tuttuğunu belirten Uraloğlu, araştırma-geliştirme faaliyetleri ve teknoloji odaklı projelerin ülkenin geleceği açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Uraloğlu, ulaştırma alanında bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve yenilikçi çözümler ortaya koyan çalışmaların ülkenin gelişimine katkı sağlayan değerli adımlar olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-ulastirmada-ar-ge-ve-inovasyon-odakli-calismalar-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ulastirma-ve-altyapi-dergisinin-4-sayisinda-ar-ge-ve-inovasyon-vurgusu.png" type="image/jpeg" length="29684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fitch, Merkez Bankası faiz kararı öngörüsünü duyurdu: 2026 sonu faiz tahmini kaç oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fitch-merkez-bankasi-faiz-karari-ongorusunu-duyurdu-2026-sonu-faiz-tahmini-kac-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fitch-merkez-bankasi-faiz-karari-ongorusunu-duyurdu-2026-sonu-faiz-tahmini-kac-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" ve görünümünü "durağan" olarak teyit etmesinin ardından değerlendirmelerde bulundu. Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Erich Arispe Morales, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizlikler ile yüksek jeopolitik risklere karşın dayanıklılığını koruduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Erich Arispe Morales, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve parametreleri üzerine mesajlar paylaştı. ABD-İran savaşının ilk evresinde Türkiye'nin uluslararası rezervlerinde düşüş yaşandığını belirten Morales, sonrasında ise bir miktar toparlanma gerçekleştiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Morales, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Uluslararası rezervler toparlanmış olsa da hala savaş öncesi seviyelerin altında kalmaya devam ediyor. Enflasyonist baskıların da biraz daha azaldığını gördük. Ancak hala yüksek derecede jeopolitik belirsizliğin hakim olduğu bir durumdayız. Bu durumun sadece Türkiye için değil, diğer gelişmekte olan piyasalar için de enflasyon ve dış dengeler açısından etkileri olabilir."</p>

<h2><strong>"Türkiye ekonomisinin görece dayanıklı olduğunu düşünüyoruz"</strong></h2>

<p>Savaş koşullarının bölge ekonomilerinde siyasi belirsizlik yarattığına değinen Morales, şunları kaydetti:</p>

<p>"Öte yandan, artan belirsizliğe ve rezervlerdeki düşüşe rağmen, Türkiye'nin politika düzenlemeleri enflasyon beklentileriyle ilgili kazanımları korumak veya önemli bir tersine dönüşü engellemek yönünde. Ayrıca, pozitif dolarizasyonun yüzde 38 seviyesinde nispeten istikrarlı şekilde seyrettiğini gördük. Merkez Bankası yetkilileri ve ekonomi yönetiminin verdiği mesaj, enflasyonu sürdürülebilir şekilde düşürme programına yönelik taahhüdün devam ettiği yönünde. Dolayısıyla, bence önemli olan bu. Devam eden küresel belirsizlikler karşısında Türkiye ekonomisinin görece dayanıklı olduğunu düşünüyoruz. Uzun vadede bakıldığında da Türkiye ekonomisi diğer ekonomilere kıyasla makroekonomik dengesizlikler karşısında dayanıklı kaldı."</p>

<h3><strong>Enflasyon ve bankacılık sektörünün durumu değerlendirildi</strong></h3>

<p>Türkiye'de enflasyon rakamlarının yüksek seyrettiğini fakat yavaşlama işaretlerinin sürdüğünü belirten Morales, "Yüzde 30'un üzerindeki enflasyonun yavaşlamasının biraz zaman alabileceğini dikkate almak gerekiyor" dedi. </p>

<p>Sağlıklı bankacılık yapısı, dış finansmana ulaşım kapasitesi ve enflasyonu düşürmeyi destekleyen politikaların önemine değinen Morales, reel faiz oranlarının Türk lirası varlıkları desteklediğini vurguladı. Morales, "Dolayısıyla, Türkiye'ye dış şoklara karşı dayanma kapasitesi kazandıran unsurlar arasında politikalardan kaynaklanan finansmana erişim imkanı ve bankacılık sektörünün sağlığı yer alıyor" ifadesini kullandı.</p>

<h3><strong>Türkiye'nin uluslararası rezervleri yakından takip ediliyor</strong></h3>

<p>Kredi notunda olası pozitif kararlar için uluslararası rezervlerde kalıcı iyileşmenin şart olduğunu ifade eden Morales, şöyle konuştu:</p>

<p>"Türkiye için nispeten yüksek olan dış finansman ihtiyaçlarıyla birleştirildiğinde rezervlerdeki iyileşmenin kalıcı olması çok önemli. Türkiye'nin rezervlerinin yıl sonu itibarıyla mevcut seviyenin biraz daha üzerinde olmasını bekliyoruz ama bu iyileşmenin kalıcılığı belirleyici. Ayrıca, olası bir not artışı için zaman içinde enflasyonda belirgin şekilde düşüşü destekleyecek ve ödeme dengesi riskini azaltacak sıkı politika ayarlarının sürdürülmesi de bir diğer kritik unsur. Dış şokların ve siyasi belirsizliklerin yaşanabileceği bir ortamda güveni sürdürmek için bunun önemli olduğunu düşünüyorum."</p>

<h3><strong>Fitch, Merkez Bankası faiz kararı ve politika faizi beklentisi</strong></h3>

<p>Merkez Bankası para politikası kararlarına ilişkin öngörülebilirliğin önemine dikkati çeken Morales, bankanın gevşeme adımlarını atarken jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarını göz önünde tuttuğunu kaydetti. Morales, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Muhtemelen yılın ilerleyen dönemlerinde para politikasında bir miktar gevşeme bekliyoruz. Bu, jeopolitik risklerin azalacağı ve daha düşük enerji fiyatları varsayımına dayanıyor. Öngörümüz, Merkez Bankası'nın toplamda 200 baz puan indirime giderek politika faizini 2026 sonunda yüzde 35'e çekeceği yönünde."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fitch-merkez-bankasi-faiz-karari-ongorusunu-duyurdu-2026-sonu-faiz-tahmini-kac-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/fitch-ratings.jpg" type="image/jpeg" length="87741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran, ABD’nin saldırılardaki asker kayıplarını kamuoyundan sakladığını iddia etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-abdnin-saldirilardaki-asker-kayiplarini-kamuoyundan-sakladigini-iddia-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-abdnin-saldirilardaki-asker-kayiplarini-kamuoyundan-sakladigini-iddia-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD Savunma Bakanlığının İran saldırılarındaki asker kayıplarına ilişkin gerçek bilgileri paylaşmadığını öne sürdü. Pentagon ise daha önce yaklaşık 100 kişinin yaralandığını doğrulamıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran Devrim Muhafızları </strong>Ordusu, ABD Savunma Bakanlığının İran ile yaşanan çatışmalarda meydana gelen askeri kayıplara ilişkin açıklamalarını eleştirdi. Yapılan açıklamada, Pentagon'un bazı saldırılarda yaşanan kayıpları kamuoyundan gizlediği iddia edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, özellikle Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırılarda hayatını kaybeden asker sayısının, ABD makamlarının açıkladığı rakamdan daha fazla olduğu öne sürüldü.</p>

<h2><strong>İran'dan Pentagon'un açıklamalarına yönelik iddia</strong></h2>

<p><strong>İran</strong> tarafı, ABD Savunma Bakanlığının askeri kayıplara ilişkin bilgileri sınırlı şekilde paylaştığını savundu. Açıklamada, İran saldırıları sırasında çok sayıda ABD askerinin yaşamını yitirdiği ve bu bilgilerin gizlendiği iddia edildi.</p>

<p>Söz konusu açıklamalar, ABD basınında yer alan bazı haberlerin ardından geldi. New York Times gazetesi, Pentagon'un İran'ın ABD güçlerine yönelik bazı saldırıları ve bu saldırılarda çok sayıda askerin yaralandığı bilgilerini kamuoyuyla paylaşmadığını öne sürmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Pentagon yaklaşık 100 yaralı olduğunu açıklamıştı</strong></h3>

<p>İran'ın <strong>ABD</strong> üslerine yönelik saldırılarında yaklaşık 100 Amerikan askerinin yaralandığı iddiaları gündeme gelirken, Pentagon Sözcüsü Sean Parnell konuya ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Parnell, 7 Temmuz'dan bu yana yaklaşık 100 kişinin "bir dereceye kadar yaralandığının tespit edildiğini" ve yaralananların yüzde 96'sının görevlerine geri döndüğünü belirtmişti.</p>

<p>ABD makamları ise yaşanan saldırılarda 3 ABD askerinin yaşamını yitirdiğini duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-abdnin-saldirilardaki-asker-kayiplarini-kamuoyundan-sakladigini-iddia-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-devrim-muhafizlari-ordusu-abd-savunma-bakanligi-asker-kayiplarini-gizliyor.png" type="image/jpeg" length="25631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Levent Üzümcü'den gözaltı sonrası ilk açıklama: "Susmam ve susturulmam mümkün değildir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/levent-uzumcuden-gozalti-sonrasi-ilk-aciklama-susmam-ve-susturulmam-mumkun-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/levent-uzumcuden-gozalti-sonrasi-ilk-aciklama-susmam-ve-susturulmam-mumkun-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla gözaltına alınan ve hakkında ev hapsi ile yurt dışına çıkış yasağı kararı verilen oyuncu Levent Üzümcü, sürece ilişkin ilk kez açıklama yaptı. Üzümcü, suçlamayı reddettiğini belirterek, "Susmam ve susturulmam mümkün değildir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oyuncu Levent Üzümcü, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından ilk kez açıklama yaptı. İstanbul'da gözaltına alınarak İstanbul'a getirilen Üzümcü, tutuklama talebiyle sevk edildiği sulh ceza hâkimliğince <strong>yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi</strong> adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Üzümcü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gözaltına alınma sürecini ve hakkında yürütülen soruşturmanın ayrıntılarını anlattı.</p>

<h2><strong>Soruşturmaya sosyal medya yorumu gerekçe gösterildi</strong></h2>

<p>Üzümcü, BirGün gazetesinin "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" başlıklı haberine yaptığı yorumun soruşturmaya gerekçe gösterildiğini belirtti.</p>

<p>Oyuncu, gözaltına alınmasına ilişkin açıklamasında, "Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir köy düğünü vesilesiyle ortamın heyecanıyla gelişen bazı menfi görüntüler kamuoyuna yansımıştır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Üzümcü, söz konusu paylaşımının ardından "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındığını söyledi.</p>

<h3><strong>Telefonuna ve kimliğine el konuldu</strong></h3>

<p>Gözaltı sırasında cep telefonuna ve kimliğine el konulduğunu belirten Üzümcü, telefonunun şifresini görevlilere verdiğini ifade etti.</p>

<p>Üzümcü, gözaltı işlemlerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğünü aktardı.</p>

<h3><strong>"Kötü muameleye maruz kalmadım"</strong></h3>

<p>Gözaltında bulunduğu süre boyunca dört kez sağlık kontrolünden geçirildiğini söyleyen Üzümcü, kendisine kötü muamele yapılmadığını belirtti.</p>

<p>Üzümcü, <strong>"Gözaltı sürecim boyunca, bakış dahil, hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım"</strong> dedi.</p>

<h3><strong>Temmuz ayındaki sosyal medya paylaşımları incelendi</strong></h3>

<p>Çağlayan Adalet Sarayı'nda savcılık ifadesinin alındığını belirten Üzümcü, temmuz ayı boyunca yaptığı tüm sosyal medya paylaşımlarının bir klasör halinde önüne konulduğunu aktardı.</p>

<p>Üzümcü, bu paylaşımların kendisine yöneltilen suçlamanın unsurlarını taşıdığının söylendiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Levent Üzümcü suçlamayı reddetti</strong></h3>

<p>Üzümcü, ailesinden aldığı eğitim, mesleği ve tiyatro anlayışı nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçunu işlemesinin mümkün olmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hakkındaki suçlamayı reddettiğini belirten Üzümcü, kendisine yöneltilen suçlamalara tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>Levent Üzümcü hakkında ev hapsi kararı</strong></h3>

<p>Savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildiğini açıklayan Üzümcü, mahkeme tarafından <strong>yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi</strong> adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığını söyledi.</p>

<h3><strong>"Aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez"</strong></h3>

<p>Telefonuna el konulması ve bilgisayar kullanmaması nedeniyle bir süre kimseyle iletişim kuramadığını belirten Üzümcü, kendisine destek verenlere teşekkür etti.</p>

<p>Üzümcü, sosyal medya paylaşımlarını sürdüreceğini belirterek açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</p>

<p><i>"Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır; dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlatlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez."</i><br />
 </p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek,…</p>
— Levent Üzümcü (@LeventUzumcu) <a href="https://x.com/LeventUzumcu/status/2079466410493784567?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 21, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Trend Haberler</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/levent-uzumcuden-gozalti-sonrasi-ilk-aciklama-susmam-ve-susturulmam-mumkun-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/07bd12dd-8503-4c5d-8494-965b4ea9a68b.jpg" type="image/jpeg" length="59051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine açıkladı: Merkezi yönetim brüt borç stoku içinde TL ve döviz payı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-acikladi-merkezi-yonetim-brut-borc-stoku-icinde-tl-ve-doviz-payi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-acikladi-merkezi-yonetim-brut-borc-stoku-icinde-tl-ve-doviz-payi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından duyurulan verilerle merkezi yönetim brüt borç stoku belli oldu. 30 Haziran itibarıyla açıklanan merkezi yönetim brüt borç stoku toplamda 14 trilyon 992,5 milyar lira seviyesinde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>, 30 Haziran tarihi itibarıyla geçerli olan merkezi yönetim brüt borç stoku rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Yayımlanan resmi verilere göre, haziran ayı sonu baz alındığında merkezi yönetim brüt borç stoku 14 trilyon 992,5 milyar lira olarak kaydedildi. Açıklanan tablonun detaylarında borç yapısının döviz cinsi olan bölümü öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Merkezi yönetim brüt borç stoku içinde TL ve döviz dağılımı netleşti</strong></h2>

<p>Açıklanan finansal detaylara göre merkezi yönetim brüt borç stoku tutarının 7 trilyon 263,7 milyar liralık bölümünü Türk Lirası cinsinden borçlar oluşturdu. Toplam borç miktarının geriye kalan 7 trilyon 728,8 milyar liralık kısmının ise döviz cinsi borçlardan meydana geldiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-acikladi-merkezi-yonetim-brut-borc-stoku-icinde-tl-ve-doviz-payi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/merkezi-yonetim-brut-borc-stoku-icinde-tl-ve-doviz-payi-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="33336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Küba'nın Washington yönetimine sızdığını iddia etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakanligindan-kubanin-washington-yonetimine-sizdigini-iddia-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakanligindan-kubanin-washington-yonetimine-sizdigini-iddia-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 100 sayfalık raporda, Küba istihbaratının Washington yönetiminin üst kademelerine sızdığı, casusluk ve örtülü operasyonlarla ABD içinde yıpratma savaşı yürüttüğü iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, Küba istihbaratının ABD'de yürüttüğü faaliyetler ve siyasi nüfuz çabalarına ilişkin <strong>"Küba: 21. Yüzyıl Komünizminin Başkenti"</strong> başlıklı 100 sayfalık bir rapor yayımladı. Raporda, Havana yönetiminin yaklaşık 70 yıldır ABD'ye karşı "bozgunculuk kampanyası" yürüttüğü iddia edildi.</p>

<h2><strong>"ABD yönetiminin üst kademelerine sızıldı"</strong></h2>

<p>Raporun detaylarında, Küba'nın yürüttüğü bu kampanya kapsamında Washington yönetiminin üst kademelerine sızmayı başardığı, Amerikalı aktivist grupları kendi safına çektiği ve ülke içerisindeki aşırı sol hareketleri desteklediği öne sürüldü.</p>

<p>Havana yönetiminin ABD'yi askeri yollarla yenme kapasitesine sahip olmadığı vurgulanan raporda, Kübalıların konvansiyonel bir savaş yerine farklı bir model geliştirdiği savunularak şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kübalılar; casusluk, sızma, sabotaj, vekil ağlar ve ABD'yi kendisine karşı kışkırtmayı amaçlayan devrimci bir yapılanma üzerine kurulu, uzun süreli bir yıpratma savaşı için yeni bir model mükemmelleştirdi."</i></p>
</blockquote>

<p id="p-rc_28794d44419ff54e-40">Ayrıca raporda, Küba istihbaratının elde ettiği bilgi ve belgeleri Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelere aktardığı öne sürülerek bu durumun ABD ulusal güvenliği için "benzeri olmayan bir tehdit" oluşturduğu aktarıldı.</p>

<h2><strong>Washington ile Havana hattında gerilim tırmanıyor</strong></h2>

<p>Rapor, iki ülke arasında son dönemde tırmanan yaptırım ve askeri gerilimin hemen ardından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak’ta Küba’ya petrol sağlayan veya satan ülkelerden gelen ürünlere ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören kararnameyi imzalamıştı. Trump'ın Küba’yı "çökmüş bir devlet" olarak nitelendirmesinin ardından Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD’nin olası bir askeri müdahale için bahane aradığını belirterek böyle bir adımın bölgeyi "kan gölüne çevireceği" uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 23 Haziran'da Küba ordusunun kontrolünde faaliyet gösteren ve ülke ekonomisinde kritik rol oynayan GAESA holdingi ile bağlantılı şirketleri yaptırım listesine dahil ettiklerini açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakanligindan-kubanin-washington-yonetimine-sizdigini-iddia-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-ace65b395544bbe3715812e7fc564f3b.jpg" type="image/jpeg" length="58405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump imzaladı: Kanada'ya yüzde 50 gümrük vergisi geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-baskani-trump-imzaladi-kanadaya-yuzde-50-gumruk-vergisi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-baskani-trump-imzaladi-kanadaya-yuzde-50-gumruk-vergisi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Kanada'dan ithal edilen pek çok ürüne yüzde 50 gümrük vergisi getiren kararı onayladı. Yeni gümrük vergisi düzenlemesinin 30 gün içinde yürürlüğe gireceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyaz Saray tarafından yapılan bilgilendirmede, Kanada menşeli çok sayıda ürünü hedef alan yüzde 50 gümrük vergisi uygulamasının 30 gün sonra yürürlüğe gireceği duyuruldu. Alınan karar kapsamında şarap, çimento ve hokey sopaları gibi sanayi ile tüketim malları ek vergi listesinde yer alırken; potas, balık, enerji ürünleri ve kritik mineraller gibi Kanada'nın ana ihracat maddeleri muaf tutuldu. ABD yönetimi, adımın gerekçesi olarak Kanada'nın Amerikan süt ürünleri, otomobilleri ve alkollü içeceklerine yönelik tutumunu "eşitsiz ve ayrımcı" bulmasını gösterdi.</p>

<h2><strong>ABD gümrük vergisi kararı USMCA anlaşmasını ihlal ediyor</strong></h2>

<p>Kanada Başbakanı Mark Carney, X platformundan yaptığı paylaşımda yeni gümrük vergisi hamlesinin "ABD'nin Kanada-ABD-Meksika Anlaşması'nı (USMCA) doğrudan ihlal eden tek taraflı ticaret adımlarının son halkası" olduğunu bildirdi. Carney, Washington yönetimiyle ticaret görüşmelerini önümüzdeki haftalarda "yoğunlaştırmaya" hazır olduklarını aktarırken, ülke egemenliğine dönük tehditlere de vurgu yaptı. Bu açıklamaların, Trump'ın Kanada'nın ABD'ye bağlanarak "51. eyaleti" olması yönündeki söylemlerine işaret ettiği öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kanada, ABD gümrük vergisi adımlarına daha önce misilleme yapmıştı</strong></h3>

<p>Kanada, Trump'ın 2025'teki tarifelerine yanıt veren az sayıdaki ülkeden biri olarak yaklaşık 30 milyar Kanada doları tutarındaki ABD ürününe yüzde 25 ek vergi getirmişti. Ottawa yönetimi zamanla bu vergilerin bir bölümünü askıya alsa da ABD'den gelen çelik, alüminyum ve otomobillere uygulanan ek vergileri sürdürdü. Entegre tedarik zincirleri barındıran ve Meksika'yı da kapsayan otomotiv sektörünün, son gümrük vergisi düzenlemesinden en derin etkilenen alan olması bekleniyor.</p>

<h3><strong>1930 tarihli gümrük yasası dayanak gösterildi</strong></h3>

<p>Söz konusu gümrük vergisi kararı, ABD Yüksek Mahkemesi'nin bu yıl Trump'ın olağanüstü hal yetkilerine dayanarak uyguladığı tarifeleri hukuka aykırı bulmasına karşın alındı. Trump yönetimi, yeni yaptırımları ulusal acil durum yetkileri yerine 1930 tarihli Gümrük Yasası'nın ticari ayrımcılık konularını düzenleyen 338. maddesine dayandırarak işleme koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-baskani-trump-imzaladi-kanadaya-yuzde-50-gumruk-vergisi-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/abd-baskani-trump-2.png" type="image/jpeg" length="98749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 HAC KONTENJANI VE KURA TARİHİ BELLİ OLDU: Kesin kayıtlar ne zaman başlıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2027-hac-kontenjani-ve-kura-tarihi-belli-oldu-kesin-kayitlar-ne-zaman-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2027-hac-kontenjani-ve-kura-tarihi-belli-oldu-kesin-kayitlar-ne-zaman-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen 2027 hac kurası çekilişi yarın noter huzurunda yapılıyor. Toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayının katıldığı 2027 hac kurası sonuçları e-Devlet üzerinden öğrenilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kutsal topraklara gitmek isteyen adayların heyecanla beklediği 2027 hac kurası çekilişi için geri sayım tamamlandı. Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan bilgilendirmeye göre kura çekimi, yarın saat 10.30'da noter huzurunda gerçekleştirilecek. Suudi Arabistan'ın bu yıl Türkiye için ayırdığı kontenjan ise 84 bin 942 kişi olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>2027 hac kurası çekilişi canlı yayınla takip edilebilecek</strong></h2>

<p>Kura sürecinde ilk defa ön kayıt oluşturan 252 bin 708 kişi ile geçmiş senelerdeki kaydını bu yıl yenileyen 1 milyon 625 bin 338 kişi yer alıyor. Vatandaşlar kura çekim sürecini canlı yayın üzerinden izleyebilecek. Çekiliş tamamlandıktan sonra adaylar kura sonuçlarını e-Devlet Kapısı aracılığıyla öğrenebilecek. Bunun yanı sıra sonuç bilgileri vatandaşlara kısa mesaj yöntemiyle de iletilecek.</p>

<h3><img alt="2026 Yılı Hac Organizasyonu İlk Hacı Kafilesi 18 Nisan’da Yola Çıkıyor" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/2026-yili-hac-organizasyonu-ilk-haci-kafilesi-18-nisanda-yola-cikiyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /><strong>Kesin kayıtlar nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Çekilen kura neticesinde kesin kayıt hakkı kazanan hacı adayları, işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30 itibarıyla başlatabilecek. e-Devlet Kapısı üzerinden yürütülecek olan kesin kayıt süreci 18 Ağustos tarihine kadar devam edecek. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu kararına göre, bu organizasyona ait ön kayıt ve kayıt yenileme adımları ise 18 Mayıs-30 Haziran tarihleri arasında e-Devlet üzerinden kişisel olarak tamamlanmıştı.</p>

<h3><strong>2027 hac gidiş ve dönüş tarihleri belli oldu</strong></h3>

<p>Organizasyon planlaması doğrultusunda hacı adaylarının kutsal topraklara gidiş ve dönüş takvimi de netleşti. Hacı adaylarının gidiş yolculuklarının 17 Nisan-11 Mayıs 2027 tarihleri arasında yapılması hedefleniyor. Kutsal topraklardan dönüşlerin ise 20 Mayıs-15 Haziran 2027 tarihleri arasında tamamlanması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2027-hac-kontenjani-ve-kura-tarihi-belli-oldu-kesin-kayitlar-ne-zaman-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/2027-hac-kontenjani-ve-kura-tarihi-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="93920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da EGO filosuna 20 yeni otobüs dahil edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-ego-filosuna-20-yeni-otobus-dahil-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-ego-filosuna-20-yeni-otobus-dahil-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EGO Genel Müdürlüğü filosuna 10'u 12 metre uzunluğunda solo, 10'u ise 18 metre uzunluğunda körüklü olmak üzere 20 yeni dizel otobüs dahil edildi. Yeni araçlarla Ankara'da hizmet veren toplam otobüs sayısı 1999'a yükseldi. 2019-2026 yılları arasında kente kazandırılan yeni otobüs sayısı ise 569 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, EGO Genel Müdürlüğü'nün araç filosunu genişletmeye devam ediyor. EGO bünyesine öz kaynaklarla satın alınan 20 yeni dizel yakıtlı otobüs dahil edildi.</p>

<h2><strong>EGO filosuna 20 yeni dizel otobüs</strong></h2>

<p>Yeni alınan <strong>OTOKAR Kent LF</strong> marka 20 dizel yakıtlı otobüs, EGO Genel Müdürlüğü'nün toplu taşıma filosunda hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Yeni araçların 10'u <strong>12 metre uzunluğunda ve 70 yolcu kapasiteli solo tip</strong>, 10'u ise <strong>18 metre uzunluğunda ve 150 yolcu kapasiteli körüklü tip</strong> otobüslerden oluşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni otobüslerin hizmete girmesiyle Ankara'da toplu ulaşımda kullanılan toplam otobüs sayısı <strong>1999'a yükseldi</strong>.</p>

<p><img alt="C21D035D 4065 4371 95Bb Cd4D9B7Abc2C W" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/c21d035d-4065-4371-95bb-cd4d9b7abc2c-w.jpg" width="1920" /></p>

<h3><strong>2019-2026 yılları arasında 569 yeni otobüs</strong></h3>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım filosuna 2019-2026 yılları arasında kazandırdığı yeni otobüs sayısı da 569'a ulaştı.</p>

<p>Yeni araçların, kentte yaşanan toplu ulaşım yoğunluğunun azaltılması ve vatandaşların daha konforlu bir yolculuk yapabilmesi amacıyla kullanılacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>Otobüslerde engelli yolcular için erişilebilirlik</strong></h3>

<p>EGO filosuna dahil edilen yeni otobüslerin tamamında çevreci motor teknolojisinin kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Alçak tabanlı karoseri yapısına sahip araçlarda, engelli yolcuların erişimini kolaylaştırmak amacıyla rampa ve tekerlekli sandalye bağlantı aparatları bulunuyor.</p>

<h3><strong>Yeni otobüslerde güvenlik ve konfor özellikleri</strong></h3>

<p>Yeni araçlarda yolcuların ulaşım deneyimini iyileştirmeye yönelik çeşitli teknolojik donanımlar da yer alıyor.</p>

<p>Otobüslerde <strong>sesli ve görsel yolcu bilgilendirme ekranları</strong> ile araç içi ve dışı <strong>kamera güvenlik sistemleri</strong> bulunuyor.</p>

<p>Ergonomik koltuk tasarımına sahip araçlarda ayrıca <strong>ECAS (Elektronik Kontrollü Havalı Süspansiyon)</strong> sistemi kullanılıyor. Yeni otobüslerin bu özellikleriyle Ankaralılara daha güvenli, erişilebilir ve konforlu toplu ulaşım hizmeti sunması hedefleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-ego-filosuna-20-yeni-otobus-dahil-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/7f8c5db1-8ee6-4e59-8209-8f67aa9fd9f7-w.jpg" type="image/jpeg" length="85842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="27032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlatırken, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco’nun Yunan cuntasına yaptığı uyarıdan harekat sabahına kadar yaşanan, kayıtlara geçmeyen birçok ayrıntıyı ilk ağızdan aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlattı. Akkoç, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="74485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="36113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="38189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="82684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="96030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="21769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="28408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="64843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="11518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="65873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="75868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="98436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="36429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="47229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="10327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="75333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="20248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="25730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="56210"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
