<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 15:39:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Washington'da orman yangını: Acil durum ilan edildi, tahliyeler başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-washingtonda-orman-yangini-acil-durum-ilan-edildi-tahliyeler-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-washingtonda-orman-yangini-acil-durum-ilan-edildi-tahliyeler-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Washington eyaletinde etkili olan orman yangınları nedeniyle acil durum ilan edildi. Spokane kentinde binlerce kişi için tahliye süreci başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'nin Washington eyaletinde etkisini artıran orman yangınları nedeniyle acil durum ilan edildi. Yangınların yerleşim bölgelerini tehdit etmesi üzerine bölgede <strong>tahliye</strong> çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>CNN'in haberine göre, <strong>Washington</strong> eyaletinin <strong>Spokane</strong> kentinde hızla yayılan yangınlar nedeniyle binlerce aile için tahliye emri verildi.</p>

<h2><strong>Washington'da yangınlara karşı acil durum ilan edildi</strong></h2>

<p>Yetkililer, eyalette devam eden orman yangınları nedeniyle acil durum kararı alırken, yangın söndürme çalışmalarına destek sağlamak amacıyla <strong>Washington Ulusal Muhafızları</strong> da bölgeye gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acil durum ekipleri, yangınların daha fazla alana yayılmasını önlemek ve tehdit altındaki bölgelerde güvenliği sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Binlerce hane elektriksiz kaldı</strong></h3>

<p>Yangınların etkili olduğu bölgelerde altyapı sorunları da yaşandı. Yetkililer, 13 binden fazla hanenin elektrik hizmetinden mahrum kaldığını açıkladı.</p>

<p>Yaklaşık 5 bin yapının <strong>yangın</strong> tehdidi altında olduğu belirtilirken, ekiplerin özellikle yerleşim alanlarına yakın bölgelerde yoğun çalışma yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Washington genelinde çok sayıda yangınla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Yetkililer, Washington eyaleti genelinde en az 10 büyük orman yangınıyla mücadele edildiğini bildirdi. Yılın başından bu yana eyalette 425 bin dönümden fazla alanın yangınlardan etkilendiği açıklandı.</p>

<p>Yerleşim bölgelerinde etkili olan yangınlara ilişkin görüntülerde, bazı evlerin alevlerin arasında kaldığı ve yoğun dumanın gökyüzünü kapladığı görüldü. Ekiplerin yangınları kontrol altına almak için müdahaleleri devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-washingtonda-orman-yangini-acil-durum-ilan-edildi-tahliyeler-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdnin-washington-eyaletinde-orman-yanginlari-nedeniyle-acil-durum-ilan-edildi.png" type="image/jpeg" length="16499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OPEC+: Petrol üretimi eylülde günlük 188 bin varil artırılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/opec-petrol-uretimi-eylulde-gunluk-188-bin-varil-artirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/opec-petrol-uretimi-eylulde-gunluk-188-bin-varil-artirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OPEC+ grubunda yer alan 7 ülke, küresel petrol piyasasındaki gelişmelerin ardından eylül ayı için üretim artışı kararı aldı. Toplam üretim günlük 188 bin varil artırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü </strong>(<strong>OPEC</strong>) ile OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu, petrol üretimine ilişkin yeni karar aldı.</p>

<p>OPEC tarafından yapılan açıklamada; Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman'ın küresel petrol piyasasındaki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla çevrim içi toplantı gerçekleştirdiği belirtildi.</p>

<p>Toplantıda alınan kararla, söz konusu 7 ülkenin eylül ayı itibarıyla toplam petrol üretimlerini günlük 188 bin varil artırması kararlaştırıldı.</p>

<h2><strong>OPEC+ ülkeleri üretim artışında anlaştı</strong></h2>

<p>OPEC+ ülkelerinin aldığı kararın, petrol piyasasında istikrarı destekleme amacı doğrultusunda ve daha önce açıklanan gönüllü üretim kesintileri kapsamında değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>Nisan 2023'te duyurulan günlük 1,65 milyon varillik ek gönüllü üretim kesintileri çerçevesinde yapılan düzenlemeyle, eylül ayından itibaren üretimde artış uygulanacak.</p>

<p>Karar kapsamında en yüksek üretim artışı <strong>Suudi Arabistan</strong> ve <strong>Rusya</strong> tarafından gerçekleştirilecek. Her iki ülkenin günlük petrol üretimini 62 bin varil artıracağı açıklandı.</p>

<h3><strong>Suudi Arabistan ve Rusya üretim artışında öne çıktı</strong></h3>

<p>Üretim artışında diğer OPEC+ ülkeleri için de yeni miktarlar belirlendi.</p>

<p>Buna göre Irak günlük petrol üretimini 26 bin varil, Kuveyt 16 bin varil, Kazakistan 10 bin varil, Cezayir 6 bin varil ve Umman 5 bin varil artıracak. OPEC+ grubunun bir sonraki toplantısının ise 6 Eylül'de yapılacağı bildirildi.</p>

<h3><strong>Üretim kesintilerinin kademeli olarak geri çekilmesi sürüyor</strong></h3>

<p>OPEC+ ülkelerinin üretim kesintileri, Mart 2025 itibarıyla günlük 5,85 milyon varile ulaşmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu miktar, Ekim 2022'de açıklanan günlük 2 milyon varillik kesinti, Nisan 2023'te duyurulan günlük 1,65 milyon varillik gönüllü kesinti ve Kasım 2023'te ilan edilen günlük 2,2 milyon varillik ek gönüllü kesintiden oluşuyordu.</p>

<p>Ülkeler, geçen yıl nisan-eylül döneminde kademeli üretim artışları yaparak söz konusu kesintilerin günlük 2,2 milyon varillik bölümünü geri çekmişti.</p>

<p>Ekim 2025 itibarıyla ise günlük 1,65 milyon varillik gönüllü kesintinin aşamalı olarak kaldırılması süreci başlatılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/opec-petrol-uretimi-eylulde-gunluk-188-bin-varil-artirilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/opec-uyesi-7-ulke-eylulde-petrol-uretimini-gunluk-188-bin-varil-artiracak.png" type="image/jpeg" length="58154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bülent Arınç'tan aktif siyasetten çekilen Davutoğlu'na: "AK Parti'de kalmalıydınız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bulent-arinctan-aktif-siyasetten-cekilen-davutogluna-ak-partide-kalmaliydiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bulent-arinctan-aktif-siyasetten-cekilen-davutogluna-ak-partide-kalmaliydiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun partisinin kapatılacağını ve aktif siyasetten çekileceğini açıklamasının ardından, "AK Parti'ye muhalif bir parti kurmasına etik olarak karşı çıkmıştım. AK Parti bizim evimiz. Liderimize bağlı bir şekilde AK Parti'de kalmalı; eleştiri ve öneri haklarımızı bu çatı altında sonuna kadar kullanmalıydınız" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ahmet Davutoğlu'nun siyaset sahnesinden çekilerek Gelecek Partisi'nin kapatılacağını duyurduğunu hatırlattı. Davutoğlu'nun bundan sonra düşünce, eğitim, bilim, kültür, diplomasi ve diğer sosyal alanlarda çalışmalarını sürdüreceğini belirten Arınç, alınan kararı şahsen yerinde bulduğunu ifade etti.</p>

<p>Arınç,<i> "Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu siyaset sahnesinden çekilerek partisinin kapatılacağını duyurdu. Sayın Davutoğlu bundan sonra düşünce, eğitim, bilim, kültür, diplomasi ve diğer sosyal alanlarda çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Sayın Davutoğlu'nun bu kararını şahsen yerinde buluyor ve kendisine hayırlı olmasını diliyorum. Özellikle kapsamlı açıklamasındaki konuları çok önemli bulduğumu ifade etmeliyim" </i>dedi.</p>

<h2><strong>"Tanımaktan ve birlikte çalışmaktan onur duydum"</strong></h2>

<p>Davutoğlu ile geçmişte birlikte görev yaptıkları dönemleri de anlatan Arınç, 2005 yılında Mekke'de düzenlenen İslam Konferansı Örgütü Zirve Toplantısı'na Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu ile birlikte katıldıklarını aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"2005 yılında Mekke'de toplanan İslam Konferansı Örgütü Zirve Toplantısı'na Sayın Abdullah Gül ve kendisiyle birlikte katılmıştık. Sayın Davutoğlu Başbakanlık Başdanışmanı, Sayın Gül de Dışişleri Bakanı; bendeniz de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak bulunuyordum. 2009 yılı mayıs ayında birlikte kabineye girmiştik. Sayın Başbakan Erdoğan beni Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü, Davutoğlu’nu da Dışişleri Bakanı olarak atamıştı. Altı yıla yakın birlikte çalıştık. Sayın Erdoğan'ın 2014 ağustos ayında Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Sayın Davutoğlu, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olmuş; ben de onun kabinesinde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev almış ve bir buçuk yıl birlikte çalışmıştık. Bu zaman zarfında kendisini yakinen tanımaktan ve birlikte çalışmaktan onur duydum. Mütefekkir, bilgili, analitik düşünen, çözümleyici, vatanperver, ahlâklı ve bilgisiyle dış dünyada saygın olan bir isimdi. Birlikte olduğumuz dönemlerde en girift sorunları nasıl çözdüğünü yakinen biliyorum."</i></p>

<h3><strong>"AK Parti'de kalmalı; eleştiri ve öneri haklarımızı bu çatı altında sonuna kadar kullanmalıydınız"</strong></h3>

<p>Ahmet Davutoğlu'nun 2014 yılında AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olduğunu hatırlatan Arınç, kendisinin de Davutoğlu'nun kabinesinde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev yaptığını belirtti.</p>

<p>Arınç, birlikte çalıştıkları dönemlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Kendilerine, ülkemize ve milletimize yaptığı başarılı hizmetler için teşekkür ederim. Bir teşekkür de kıymetli eşleri Sare Hanımefendi’ye. 42 yıllık hayat arkadaşı için hakkında yazdığı güzel ifadeler, bir siyasetçinin arkasından söylenebilecek en büyük şeref levhalarıdır. Mütevazı bir eş, anne ve her doğuma koşan bir hekim olarak bildiğimiz Sare Hanımefendi’ye eşimle birlikte teşekkür ediyorum. Sayın Davutoğlu’nun AK Parti'ye muhalif bir parti kurmasına etik olarak karşı çıkmıştım. AK Parti bizim evimiz. Orayı birlikte kurduk ve mükemmel hizmetler yaptık. Liderimize bağlı bir şekilde AK Parti'de kalmalı; eleştiri ve öneri haklarımızı bu çatı altında sonuna kadar kullanmalıydınız."</i></p>

<h3><strong>"En girift sorunları nasıl çözdüğünü yakinen biliyorum"</strong></h3>

<p>Arınç, Davutoğlu'nun siyasi ve devlet yönetimindeki yaklaşımına da vurgu yaparak, birlikte görev yaptıkları dönemde karşılaşılan sorunların çözümündeki rolüne dikkat çekti:</p>

<p><i>"Bu sürecin siyasî tarihimiz ve sizin için önemli bir tecrübe olduğu kanaatindeyim. Bizim çizgimizde iki hoca vardır. Merhum Erbakan Hocamız’dan sonra ikinci olarak da siz anılıyorsunuz. Ne mutlu sizlere. Ülkemize ve milletimize yaptığınız güzel hizmetler için teşekkür eder, eşiniz ve ailenizle birlikte sağlık ve mutluluklar dilerim."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bulent-arinctan-aktif-siyasetten-cekilen-davutogluna-ak-partide-kalmaliydiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bb9d2df7-d4be-4209-bcda-f1f446622d63jpg.webp" type="image/jpeg" length="14631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 44 orman yangınıyla ilgili 29 şüpheli tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-44-orman-yanginiyla-ilgili-29-supheli-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-44-orman-yanginiyla-ilgili-29-supheli-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 16 ildeki 44 orman yangını soruşturmasında 29 şüphelinin tespit edildiğini, 6 şüphelinin tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>, 1 Haziran 2026'dan bu yana 16 ilde meydana gelen <strong>orman yangınları</strong>na ilişkin yürütülen adli soruşturmaların sonuçlarına dair bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, orman yangınlarının çıkış nedenlerinin ve sorumlularının belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmaların sürdüğünü belirtti. Bakanlık bünyesinde kurulan Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığının da yangınlarla ilgili adli süreçleri yakından takip ettiğini aktardı.</p>

<h2><strong>16 ildeki 44 yangın için soruşturma yürütülüyor</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıklarının ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde hareket ederek yangınların nedenlerini araştırdığını ifade etti.</p>

<p>Gürlek, 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren 16 ilde meydana gelen 44 orman yangınıyla ilgili adli soruşturmaların devam ettiğini bildirdi. Bu kapsamda 29 şüphelinin tespit edildiğini belirten Gürlek, 6 şüphelinin tutuklandığını, 9 şüpheli hakkında ise <strong>adli kontrol</strong> tedbiri uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Ayrıca 6 şüphelinin gözaltında olduğunu ve bu kişilerle ilgili adli işlemlerin sürdüğünü kaydetti.</p>

<h3><strong>Yangınlarda deliller ayrıntılı şekilde inceleniyor</strong></h3>

<p>Gürlek, <strong>soruşturma</strong> süreçlerinde olay yeri inceleme bulguları, kamera kayıtları, iletişim verileri, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları ve teknik verilerin değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Yangınlarda kusur ve sorumluluk zincirinin tüm yönleriyle araştırıldığını ifade eden Gürlek, suç şüphesi bulunan olayların aydınlatılması için çalışmaların devam ettiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Sorumluların tespiti için çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, <strong>orman</strong> <strong>yangınları</strong>na neden olan kişilerin tespit edilmesi ve adalet önüne çıkarılması için başsavcılıklar ile kolluk birimleri arasındaki koordinasyonun sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Gürlek, ormanları kasıtlı olarak yakanların yanı sıra ihmal veya tedbirsizlik sonucu yangına sebep olanların da hukuki süreçlerle karşılaşacağını ifade etti. Yangınlara ilişkin delillerin eksiksiz şekilde toplanarak sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını kaydetti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik hassasiyetimiz yalnızca vatandaşlarımızın canına, malına ve huzuruna karşı işlenen suçlarla sınırlı değildir. Aynı hassasiyeti ormanlarımız, doğal varlıklarımız ve Yeşil Vatan’ımız için de taşıyoruz.<br />
<br />
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2083874398763704391?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-44-orman-yanginiyla-ilgili-29-supheli-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/orman-yanginlariyla-ilgili-29-supheli-tespit-edildi-6si-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="26010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir Altıeylül'de arazi yangını: Ekipler alevlere müdahale ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/balikesir-altieylulde-arazi-yangini-ekipler-alevlere-mudahale-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/balikesir-altieylulde-arazi-yangini-ekipler-alevlere-mudahale-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir'in Altıeylül ilçesinde çıkan arazi yangınına ekiplerin müdahalesi sürüyor. Yangını kontrol altına almak için hava ve kara ekipleri çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Balıkesir</strong>'in <strong>Altıeylül</strong> ilçesinde kırsal alanda çıkan yangını kontrol altına almak için çalışma başlatıldı. Yeşilyurt Mahallesi'nde bulunan bir arazide henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının fark edilmesinin ardından yapılan ihbar üzerine bölgeye <strong>Orman Bölge Müdürlüğü </strong>ekipleri ile itfaiye ekipleri yönlendirildi. Ekipler, alevlerin çevredeki alanlara yayılmasını önlemek ve yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Yangına hava ve kara ekipleriyle müdahale ediliyor</strong></h2>

<p>Yangın bölgesine ulaşan ekipler, söndürme çalışmalarına kısa sürede başladı. Alevlere hem havadan hem de karadan müdahale edilirken, ekiplerin koordineli çalışması devam ediyor.</p>

<p><strong>Orman</strong> ekipleri ve itfaiye personeli, yangının etkili olduğu bölgede kontrol çalışmalarını sürdürerek alevlerin büyümesini engellemeye çalışıyor.</p>

<h3><strong>Yangının çıkış nedeni araştırılacak</strong></h3>

<p>Altıeylül'deki <strong>arazi yangını</strong>nın çıkış nedeni henüz belirlenemezken, yangının kontrol altına alınmasının ardından inceleme yapılması bekleniyor.</p>

<p>Ekiplerin bölgedeki müdahalesi devam ederken, yangının çevredeki alanlara sıçramaması için gerekli tedbirler alınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/balikesir-altieylulde-arazi-yangini-ekipler-alevlere-mudahale-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/balikesirde-arazide-cikan-yangina-mudahale-ediliyor.png" type="image/jpeg" length="61425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP İzmir'de 9 ilçeye yeni başkan görevlendirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-izmirde-9-ilceye-yeni-baskan-gorevlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-izmirde-9-ilceye-yeni-baskan-gorevlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Yönetim Kurulu, 9 ilçede ilçe başkanlıklarına yeni görevlendirmeler yaptı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, parti örgütünde ve saha çalışmalarında boşluğa izin vermeyeceklerini belirterek, "İzmirlilere ve örgütümüze verdiğimiz sözü tutuyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP İzmir İl Yönetim Kurulu, 9 ilçede ilçe başkanlıklarına yeni görevlendirmeler yaptı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, parti örgütünde ve saha çalışmalarında boşluğa izin vermeyeceklerini belirterek, "İzmirlilere ve örgütümüze verdiğimiz sözü tutuyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>CHP İzmir'de 9 ilçede yeni başkanlar görevlendirildi</strong></h2>

<p>CHP İzmir İl Yönetim Kurulu toplantısında, 9 ilçe başkanlığı için yeni görevlendirme kararı alındı.</p>

<p>CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, parti örgütünün hiçbir kadrosunda ve yürütülen saha çalışmalarında boşluk oluşmasına izin vermeyeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gümrükçü, "Bugün aldığımız kararlar, İzmirlilere ve büyük örgütümüze verdiğimiz sözün arkasında durduğumuzun somut bir göstergesidir" dedi.</p>

<h3><strong>"Kişilere veya makam koltuklarına değil, CHP'ye bağlıyız"</strong></h3>

<p>Parti çalışmalarına örgütün içinden gelen, liyakatli ve parti bayrağını en yukarıda tutacak isimlerle devam ettiklerini belirten Gümrükçü, CHP'nin temel değerlerine bağlılık vurgusu yaptı.</p>

<p>Gümrükçü, "Bizler, kişilere veya makam koltuklarına değil, Altıok'a, CHP'ye, İzmirli hemşehrilerimizin sandıkta ortaya koyduğu iradeye, Kurucumuz ve Ebedi Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği tüm değerlere sadakatle bağlıyız" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Gümrükçü'den parti içindeki ayrılıklara tepki</strong></h3>

<p>Gümrükçü, CHP'den ayrılan isimlere ve parti içindeki tartışmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>"Ben olmazsam CHP olmaz" diyenlerin ve kişisel ikballeri uğruna partisini terk edenlerin planlarının suya düştüğünü savunan Gümrükçü, şöyle konuştu:</p>

<p>"102 yıllık bir çınardan 1-2 dal kırdıkları için sevinenler, bu dev çınarın her gün yeni ve taze filizler verdiğini, köklerinin savaş meydanlarında, Cumhuriyetin kuruluş harcında olduğunu unutmuşlardır."</p>

<h3><strong>CHP İzmir'de görevlendirilen yeni ilçe başkanları</strong></h3>

<p>CHP İzmir İl Yönetim Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda 9 ilçede görevlendirilen yeni ilçe başkanları şöyle:</p>

<ul>
 <li><strong>Aliağa:</strong> Engin Gündüz</li>
 <li><strong>Kiraz:</strong> Musa Yigen</li>
 <li><strong>Torbalı:</strong> Bekir Özel</li>
 <li><strong>Kınık:</strong> Salim Yılmaz</li>
 <li><strong>Narlıdere:</strong> Serkan Çağlar</li>
 <li><strong>Urla:</strong> Bülent Köklü</li>
 <li><strong>Kemalpaşa:</strong> Ozan Yalçın</li>
 <li><strong>Karaburun:</strong> Bülent Çumçum</li>
 <li><strong>Konak:</strong> Emrah Kazımoğlu</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-izmirde-9-ilceye-yeni-baskan-gorevlendirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/8417f15f-e153-47ae-9209-d0306b8448c1-w.jpeg" type="image/jpeg" length="94538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Çömez'den eylemdeki madenciler için çağrı: "Bu emek soygununa son verin"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-comezden-eylemdeki-madenciler-icin-cagri-bu-emek-soygununa-son-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-comezden-eylemdeki-madenciler-icin-cagri-bu-emek-soygununa-son-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle Ankara Ulus'ta eylem yapan Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti. Madencilerin sorunlarını dinleyen Çömez, iktidara seslenerek "Bu emek soygununa, bu alın teri soygununa Allah aşkına son verin" dedi. Çömez, işçilerin haklarını Meclis gündemine taşıyacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili <strong>Turhan Çömez</strong>, resmi taahhütlere rağmen alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle Ankara Ulus'ta eylem yapan Doruk Madencilik işçilerini ziyaret etti. Madencilerin sorunlarını dinleyen Çömez, işçilerin alacaklarının ödenmesi çağrısında bulunarak konuyu yeniden Meclis gündemine taşıyacağını söyledi.</p>

<h2><strong>Turhan Çömez, eylem yapan madencileri ziyaret etti</strong></h2>

<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçileri ziyaret etti.</p>

<p>Ulus Atatürk Heykeli önünde eylemlerini sürdüren madencilerin sorunlarını dinleyen Çömez, işçilerin alacaklarının ödenmemesine tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Madencilerin yaşadığı sorunları daha önce Meclis gündemine taşıdıklarını hatırlatan Çömez, yetkililerin konuya ilişkin açıklama yapması gerektiğini belirterek, "Bir kere olsun ağzınızı açıp da doğrudur, yanlıştır demiyorsunuz. Kim bu adam Allah'ınızı severseniz ya" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="İyi̇ Partili Çömez'den Eylemdeki Madenciler Için Çağrı: %22Bu Emek Soygununa Son Verin%222" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iyi-partili-comezden-eylemdeki-madenciler-icin-cagri-22bu-emek-soygununa-son-verin222.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>"1,5 milyon lira alacağım var diyor"</strong></h3>

<p>Çömez, ilgili bakanlıkların madencilere ödeme yapılacağı yönünde söz verdiğini belirterek, Enerji Bakanı'nın da söz konusu şirketin daha önce de sorun çıkardığını söylediğini aktardı.</p>

<p>İktidara seslenen Çömez, "Siz ne biçim devlet yönetiyorsunuz Allah aşkına? Bu ülke böyle yönetilir mi? Bu insanların hakkı hukuku ne olacak? 1,5 milyon alacağım var diyor kardeşim. 1,5 milyon faiziyle 3-4 milyonu bulmuş. Niye vermiyorsunuz bunu" diye konuştu.</p>

<h3><strong>Madenci: Kızımı üniversiteye gönderemiyorum</strong></h3>

<p>Ziyaret sırasında bir madenci, kızının üniversiteyi kazanmasına rağmen yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle eğitimine devam etmesini sağlayamadığını anlattı.</p>

<p>Bunun üzerine Çömez, işçilerin çocuklarının eğitim masraflarını dahi karşılayamadığını belirterek tepki gösterdi.</p>

<p>Çömez, "Çünkü çocuğunu okutacak imkanı yok. Hepinizin çoluğu çocuğu Avrupalarda okuyor. Çaldığınız, çırptığınız paraları götürdünüz, Londra'nın en lüks muhitlerine gömdünüz. Emek harcayan, alın teri döken işçinin hakkını niye vermiyorsunuz? Neden vermiyorsunuz?" dedi.</p>

<h3><strong>"Elin mültecisine fıstık gibi bakıyor, bize gelince yok"</strong></h3>

<p>Madencilerden biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlattı. AK Parti üyesi olduğunu belirten işçi, yaşadığı sorunlar nedeniyle partisinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.</p>

<p>Madenci, "Elin mültecisine fıstık gibi bakıyor, bize gelince yok" sözleriyle tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>Çömez'den iktidara: "Bu emek soygununa son verin"</strong></h3>

<p>Madencilerin kredi kartı ve ek hesap borçları bulunduğunu belirten Çömez, işçilerin alacaklarının ödenmemesi nedeniyle her gün faiz yüküyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.</p>

<p>Çömez, şöyle konuştu:</p>

<p>"Burada işçilerimizin borçları var. Her birinin ek hesap borcu var. Kredi kartı borcu var. Her Allah'ın günü faiz ödüyor. Niye vermiyorsunuz bu işçinin hakkını ya? Niye vermiyorsunuz? Bu işçinin alın teriyle, emeğiyle, göz nuruyla, gayretiyle, gece gündüz çalışmasıyla para kazandınız ya."</p>

<h3><strong>"Bu hafta konuyu Meclis gündemine getireceğim"</strong></h3>

<p>Yaşananların yalnızca muhalif kesimleri değil, iktidara oy veren vatandaşları da etkilediğini savunan Çömez, madencilerin haklarının takipçisi olacağını söyledi.</p>

<p>Çömez, "Bu hafta tekrar Meclis gündemine getireceğim. Bu kepazeliğe, bu soyguna, bu ranta, bu talana, bu emek soygununa, bu alın teri soygununa Allah aşkına son verin. Ülkeyi de olması gerektiği gibi yönetin" dedi.</p>

<p>Madencilere destek sözü veren Çömez, "Önümüzdeki hafta bu konuyu Meclis gündemine getireceğim. Söz veriyorum. Sizin hakkınızı, hukukunuzu savunacağım. Hiç merak etmeyin" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Madencilerle birlikte baretlerini yere vurdu</strong></h3>

<p>Turhan Çömez, açıklamasının ardından eylemlerini sürdüren madencilerle birlikte baretlerini yere vurarak işçilere destek verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-comezden-eylemdeki-madenciler-icin-cagri-bu-emek-soygununa-son-verin</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iyi-partili-comezden-eylemdeki-madenciler-icin-cagri-22bu-emek-soygununa-son-verin221.jpeg" type="image/jpeg" length="14902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Uygunsuz ürünlere 175,9 milyon lira ceza kesildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanayi-ve-teknoloji-bakanligi-uygunsuz-urunlere-1759-milyon-lira-ceza-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanayi-ve-teknoloji-bakanligi-uygunsuz-urunlere-1759-milyon-lira-ceza-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın denetimlerinde 2 bin 441 ürün uygunsuz bulundu. 105 marka ve model için toplatma kararı alınırken, toplam 175,9 milyon lira idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı</strong>, piyasadaki sanayi ürünlerinin güvenlik şartlarına ve teknik mevzuata uygunluğunu kontrol etmek amacıyla yürüttüğü denetimlerin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık ekipleri tarafından yılın ilk yarısında gerçekleştirilen kontrollerde 26 bin 310 sanayi ürünü incelendi. Denetimler sonucunda 2 bin 441 ürünün mevzuata uygun olmadığı belirlenirken, söz konusu ürünlere ilişkin idari yaptırımlar uygulandı.</p>

<h2><strong>Sanayi ürünlerinde kapsamlı denetim yapıldı</strong></h2>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ürün güvenliği<strong> denetim</strong>lerini insan sağlığı, can ve mal güvenliği ile çevrenin korunması amacıyla sürdürüyor.</p>

<p>Yılın ilk 6 aylık döneminde gerçekleştirilen denetimler, metroloji ve sanayi ürünleri olmak üzere iki farklı alanda yapıldı. Sanayi ürünleri kapsamında en fazla kontrol edilen gruplar arasında 9 bin 225 ürünle asansörler ve 6 bin 698 ürünle elektrikli ekipmanlar yer aldı.</p>

<p>Denetlenen ürünlerden 232'si detaylı inceleme amacıyla teste gönderildi. Uygunsuz bulunan ürünlerin toplam denetlenen ürünlere oranı yüzde 9,28 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>Bazı ürün gruplarında uygunsuzluk oranı yükseldi</strong></h3>

<p>Denetimlerde uygunsuzluk oranının en yüksek olduğu ürün grupları da belli oldu.</p>

<p>Kazanlarda uygunsuzluk oranı yüzde 42,86 olarak belirlenirken, enerji verimliliği ürünlerinde bu oran yüzde 37,97, asansörlerde ise yüzde 17,14 oldu.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda 105 farklı marka ve modeldeki sanayi ürünü için toplatma kararı alındı. Toplatma kararı verilen ürünlerde otomotiv grubu 45 ürünle, <strong>enerji verimliliği</strong> ürünleri ise 20 ürünle öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Uygunsuz ürünlere milyonlarca liralık ceza uygulandı</strong></h3>

<p>Bakanlık, tespit edilen <strong>uygunsuzluk</strong>lar nedeniyle toplam 175 milyon 898 bin 583 lira idari para cezası uyguladı.</p>

<p>En yüksek ceza uygulanan ürün grupları arasında 106 milyon 458 bin 656 lirayla asansörler ilk sırada yer aldı. Bu grubu 38 milyon 649 bin 685 lirayla otomotiv ürünleri ve 10 milyon 607 bin 564 lirayla makineler takip etti.</p>

<p>Ayrıca 238 üründe tespit edilen uygunsuzlukların giderilmesi için firmalara düzeltme süresi tanındı.</p>

<h3><strong>Metroloji alanında da milyonlarca ürün kontrol edildi</strong></h3>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, metroloji alanındaki denetim çalışmalarını da sürdürdü.</p>

<p>Bu kapsamda 6 ayda 982 bin 583 ürün denetlendi ve muayene edildi. Kontrollerde 359 bin 221 gaz sayacı, 212 bin 263 takograf, 128 bin 183 tartı aleti ile 93 bin 768 akaryakıt ve LPG sayacı incelendi.</p>

<p>Aynı dönemde 57 bin 658 taksimetre ile 49 bin 484 ölçü transformatörü de denetimlerden geçirildi. Bakanlık ayrıca 3 bin 20 hazır ambalajlı mamule yönelik kontroller gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanayi-ve-teknoloji-bakanligi-uygunsuz-urunlere-1759-milyon-lira-ceza-kesildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/sanayi-urunu-denetimlerinde-6-ayda-1759-milyon-lira-ceza-uygulandi.png" type="image/jpeg" length="82941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti heyeti İmralı'ya hareket etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-heyeti-imraliya-hareket-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-heyeti-imraliya-hareket-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na hareket etti. Heyette TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan heyet, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere <strong>İmralı Adası'na doğru yola çıktı.</strong></p>

<h2><strong>Çerçeve yasa Meclis gündeminde</strong></h2>

<p>Öte yandan, TBMM'ye geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak hazırlıkları devam eden "çerçeve yasa" teklifinin bu hafta Meclis Başkanlığı'na sunulması bekleniyor.</p>

<p>Teklifin bu hafta başında sunulması halinde Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul gündemine alınabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir diğer seçeneğin ise teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı'na sunulması ve bu hafta Adalet Komisyonu'nda görüşülerek gelecek hafta Genel Kurul'da ele alınması olduğu ifade ediliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-heyeti-imraliya-hareket-etti-1</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9f58b6b5-0637-44d0-8097-c54b99ac34ce.png" type="image/jpeg" length="76350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı'nda anlaşma sağlandığı iddiası reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-anlasma-saglandigi-iddiasi-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-anlasma-saglandigi-iddiasi-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran basını, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine açılması konusunda anlaşma yapıldığı iddialarını yalanladı. İranlı kaynaklar, mevcut uygulamanın sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> basınında yer alan haberlere göre, <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı</strong>'nın gemi trafiğine açılması için anlaşma sağlandığı yönündeki iddiaların doğru olmadığı belirtildi. İranlı yetkililere yakın kaynaklar, söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.</p>

<p>Yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, İranlı müzakere heyetine yakın olduğu belirtilen ismi açıklanmayan bir kaynak, Hürmüz Boğazı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Anlaşma iddialarına yalanlama geldi</strong></h2>

<p>Kaynak, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine açılması konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını belirtti.</p>

<p>Son günlerde gündeme gelen anlaşma iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade eden kaynak, bu yönde kamuoyuna yansıyan bilgilerin doğru olmadığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı hakkında açıklama yapıldı</strong></h3>

<p>Haberde yer verilen bir diğer ismi açıklanmayan askeri kaynak ise Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut uygulamanın sürdüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak, <strong>ABD</strong>'nin "düşmanca" olarak nitelendirilen eylemlerinin devam ettiği sürece boğazın kapalı kalacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>Gemi geçişleri izinle yapılabilecek</strong></h3>

<p>Askeri kaynak, gemilerin yalnızca daha önce ilan edilen rota üzerinden hareket edebileceğini bildirdi.</p>

<p>Geçişlerin, <strong>Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri</strong>'nin izni doğrultusunda gerçekleştirilebileceğini belirten kaynak, Hürmüz Boğazı'na ilişkin mevcut uygulamada herhangi bir değişiklik bulunmadığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-anlasma-saglandigi-iddiasi-reddedildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iran-basini-hurmuz-bogazinin-acilmasina-yonelik-anlasma-yapildigi-iddialari-gercegi-yansitmiyor.png" type="image/jpeg" length="58186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da yangın bilançosu: 2 ayda 2 bin 985 yangına müdahale edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-yangin-bilancosu-2-ayda-2-bin-985-yangina-mudahale-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-yangin-bilancosu-2-ayda-2-bin-985-yangina-mudahale-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da haziran ve temmuz aylarında 2 bin 985 yangın çıktı. Yangınların 2 bin 242'sinin otluk ve ekili alanlarda meydana geldiği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkent <strong>Ankara</strong>'da yaz aylarında artan sıcaklıklar ve kuruyan bitki örtüsü, yangın riskini artırdı. Haziran ve temmuz aylarında kent genelinde 2 bin 985 yangın meydana gelirken, bu yangınların büyük bölümünün otluk ve ekili alanlarda çıktığı açıklandı.</p>

<p>Ankara'da özellikle yaz döneminde yere atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz yakılan piknik ve mangal ateşleri ile anız yakılması gibi ihmallerin yangınların başlıca nedenleri arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Yangınların büyük bölümü otluk ve ekili alanlarda çıktı</strong></h2>

<p>Ankara'da son iki ayda kaydedilen yangınların 2 bin 242'sinin otluk ve ekili alanlarda meydana geldiği bildirildi.</p>

<p>Yüksek sıcaklıklar ve kuruyan bitki örtüsünün etkisiyle küçük bir ihmalin kısa sürede büyüyerek tarım arazileri ve çevredeki alanlar için risk oluşturabildiği ifade edildi.</p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ali Levent Çeri, yangınlara karşı hazırlık çalışmalarının sürdüğünü belirterek, kırsal bölgelerde ilk müdahale imkanlarının artırıldığını söyledi.</p>

<h3><strong>Kırsal alanlarda müdahale kapasitesi artırılıyor</strong></h3>

<p>Çeri, olası yangınlara daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla kırsal alanlarda köy muhtarlarına zimmetli tankerler dağıtıldığını ve bu konuda eğitimler verildiğini aktardı.</p>

<p>Mevcut yangın tankerlerinin sayısının artırıldığını belirten Çeri, "Kırsalda ilk müdahale gücümüzü artırmak için mevcut 666 yangın tankerimize 128 yeni tanker daha ekleyerek dağıtımına ve yerinde eğitimlerine başladık" diye konuştu.</p>

<p>Çeri, alınan önlemlerle yangınlara erken müdahale imkanının güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>İnsan kaynaklı ihmaller yangınlarda öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Ankara İtfaiyesi Komuta Amiri Mustafa Kaya, 2026 yılının ilk 5 ayında toplam 3 bin 120 yangına müdahale edildiğini açıkladı.</p>

<p>Kaya, yılın ilk 5 ayında meydana gelen yangınların 1571'inin ot ve ekili alan yangını olduğunu belirterek, haziran ve temmuz aylarında ise 2 bin 985 yangın yaşandığını ve bunların 2 bin 242'sinin aynı kategoride bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Yangınların önemli bir bölümünün insan kaynaklı olduğunu vurgulayan Kaya, bilinçsiz şekilde atılan sigara izmaritleri, söndürülmeyen mangal ve piknik ateşleri ile kontrolsüz şekilde yakılan ot ve anızların risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>İtfaiyeden vatandaşlara dikkat çağrısı</strong></h3>

<p>İtfaiye Akademi Amiri Emrah Cantekin, sahada en sık karşılaşılan ihmallerden birinin küçük bir kıvılcımın tehlike oluşturmayacağı düşüncesi olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tek bir sigara izmaritinin bile büyük yangınlara neden olabileceğini ifade eden Cantekin, vatandaşlardan doğada ateş kullanımı ve izmarit bırakılması konusunda dikkatli olmalarını istedi.</p>

<p>Yetkililer, yaz döneminde yangın riskinin devam ettiğini belirterek, vatandaşların olası yangınların önlenmesi için daha duyarlı hareket etmesi gerektiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-yangin-bilancosu-2-ayda-2-bin-985-yangina-mudahale-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ankarada-2-ayda-otluk-ve-ekili-alanlarda-2-bin-242-yangin-cikti.png" type="image/jpeg" length="59501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdal Beşikçioğlu'nun emniyet ifadesi ortaya çıktı: "Behzat Ç." iddiasına yanıt verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdal-besikcioglunun-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti-behzat-c-iddiasina-yanit-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdal-besikcioglunun-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti-behzat-c-iddiasina-yanit-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alına Erdal Beşikçioğlu, emniyette verdiği 207 sayfalık ifadede hakkındaki suçlamaları reddetti. Beşikçioğlu, belediyedeki ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını savunurken, bazı usulsüzlüklerin kendi talimatıyla başlatılan iç denetim sonucunda ortaya çıkarıldığını söyledi. "Behzat Ç." dizisinin çekimlerinde belediye imkanlarının kullanıldığı iddiasına ise "Yapım firması belediyeye ödeme yaptı" yanıtını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etimesgut Belediyesi'ne yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı <strong>Erdal Beşikçioğlu</strong>'nun emniyette verdiği 207 sayfalık ifade ortaya çıktı. Beşikçioğlu, hakkında yöneltilen "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamalarını kabul etmedi. Belediye Başkanı, ihalelerde herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığını savunurken, bazı usulsüzlüklerin kendi talimatıyla başlatılan denetimler sonucunda tespit edildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Beşikçioğlu suçlamaları reddetti</strong></h2>

<p>Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Erdal Beşikçioğlu'na, emniyette "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>207 sayfalık ifadesinin başında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirten Beşikçioğlu, hakkındaki suçlamaları reddetti. Belediye başkanı seçilmeden önce tiyatro sanatçısı olarak çalıştığını belirten Beşikçioğlu, halen belediye başkanlığı maaşı, oyunculuk faaliyetleri ve telif gelirlerinin bulunduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>"İhalelerde herhangi bir görev ve yetkim yok"</strong></h3>

<p>Beşikçioğlu, belediyedeki ihale süreçlerine ilişkin kendisine yöneltilen sorulara, "Etimesgut Belediyesince yapılan ihalelerde herhangi bir görev ve yetkim yoktur. Herhangi bir piyasa fiyat araştırmasında bulunmadım" yanıtını verdi.</p>

<p>Emniyet ifadesinde Beşikçioğlu'na, Sayıştay Başkanlığı'nın 2025 ve 2026 denetim raporları ile bilirkişi raporlarında yer alan çok sayıda tespit de soruldu.</p>

<h3><strong>Yemekhanedeki usulsüzlükleri iç denetim ortaya çıkardı</strong></h3>

<p>Beşikçioğlu, belediye yemekhanesinde para tahsilatlarına ilişkin usulsüzlüklerin kendi döneminde başlatılan denetim sonucunda ortaya çıkarıldığını söyledi.</p>

<p>Beşikçioğlu, "Başkanlık Makamının görevlendirme emirleri doğrultusunda müfettiş tarafından yapılan inceleme neticesinde bilgisayar işletmeni kadrosunda görev yapan S.K.'nin belediyemiz yemekhanesinde memurlardan yemek ücretlerini tahsil ettiği ve ücretleri zimmetine geçirdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle görevden uzaklaştırılmasına olur verdim" dedi.</p>

<p>Beşikçioğlu, söz konusu kişinin görevden uzaklaştırıldığını ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Aşevi ve yemek dağıtım ihalesi soruldu</strong></h3>

<p>Beşikçioğlu'na, Sayıştay raporlarında yer alan 2025 yılı aşevi yemek ve dağıtım ihalesine ilişkin iddialar da soruldu.</p>

<p>Söz konusu ihalenin hazırlık ve yürütülmesinin kendi görev alanında olmadığını savunan Beşikçioğlu, süreç hakkında Sayıştay incelemesi sırasında bilgi sahibi olduğunu söyledi.</p>

<p>Beşikçioğlu, "Bahse konu ihaleyi düzenleyen birim bana bağlı bir birim değildir. Bahse konu ihale ve sonrası hakkında Sayıştay raporu ile bilgi sahibi oldum. Böyle bir olaydan haberim olsa iç denetim ve teftiş birimini devreye sokarak gereğini yapardım" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Çöp toplama ve araç kiralama ihalesi</strong></h3>

<p>Beşikçioğlu'na çöp toplama ve araç kiralama ihalesine ilişkin iddialar da yöneltildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşikçioğlu, belediyedeki ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını belirterek, çöp toplama ve araç kiralama ihalesini yürüten birimin kendisine bağlı olmadığını söyledi. Soruşturmaya konu işlemler hakkında Sayıştay raporları ve soruşturma sürecinde bilgi sahibi olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>"Behzat Ç." iddiasına yanıt: "Yapım firması ödeme yaptı"</strong></h3>

<p>Beşikçioğlu'na Bağlıca'daki TIR Parkı projesine ilişkin başvuruların yanı sıra, oyuncu olarak yer aldığı "Behzat Ç." dizisinin çekimlerinde belediye imkanlarının kullanıldığı yönündeki iddialar da soruldu.</p>

<p>Beşikçioğlu, TIR Parkı'na ilişkin şikayetlerde suç unsuru bulunmadığını savundu. "Behzat Ç." dizisinin çekimlerinde belediye tesislerinin usule uygun şekilde kullandırıldığını belirten Beşikçioğlu, yapım şirketinin belediyeye gerekli ödemeleri yaptığını söyledi.</p>

<p>Beşikçioğlu, "Bahse konu çekimler için yapım firması belediyeye ödeme yapmıştır. Ayrıca ilçenin tanıtımında da önemli rol olmuştur" dedi.</p>

<h3><strong>Kafe ortaklığı iddialarını reddetti</strong></h3>

<p>Dosyada bazı müştekilerin, Beşikçioğlu'nun çeşitli işletmelerde ortak olduğu ve belediye üzerinden çıkar sağladığı yönündeki iddialarına da yer verildi.</p>

<p>Beşikçioğlu, "Fado" ve "Mona Lisa" isimli işletmelerde ortaklığı bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek, "Benim bahse konu işletmelerde herhangi bir ortaklığım yoktur" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Erdal Beşikçioğlu dahil 55 kişi adliyeye sevk edildi</strong></h3>

<p>Öte yandan Etimesgut Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 55 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 55 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdal-besikcioglunun-emniyet-ifadesi-ortaya-cikti-behzat-c-iddiasina-yanit-verdi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/erdal-besikcioglu-nun-emniyet-ifadesine-ulasildi-behzat-c-iddiasina-yanit-verdijpg.webp" type="image/jpeg" length="21476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: Vergi incelemelerinde dijital dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-vergi-incelemelerinde-dijital-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-vergi-incelemelerinde-dijital-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi Denetim Kurulu, vergi incelemelerinde yeni bir uygulamayı devreye alıyor. İncelemeye Hazırlık Dosyası ile mükelleflerin hazırlık süreçlerinin kolaylaştırılması ve denetimlerin hızlandırılması amaçlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDK)</strong>, vergi inceleme süreçlerini daha düzenli ve hızlı hale getirmek amacıyla İncelemeye Hazırlık Dosyası (VDK-İHD) uygulamasını hayata geçiriyor.</p>

<p>Yeni uygulamayla birlikte mükelleflerin inceleme öncesi hazırlık süreçlerinin kolaylaştırılması, talep edilen bilgi ve belgelerin standart hale getirilmesi ve denetim süreçlerinin daha kısa sürede tamamlanması amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>Vergi incelemelerinde elektronik hazırlık dönemi</strong></h2>

<p>Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen uygulama, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından oluşturulan Vergi İçin Standart Denetim Dosyası metodolojisi temel alınarak Türkiye'nin ihtiyaçlarına uygun şekilde hazırlandı.</p>

<p>Sistem sayesinde vergi incelemelerinde talep edilen bilgi ve belgeler standart bir yapıya kavuşturulacak. <strong>Mükellefler</strong>, inceleme başlamadan önce kendilerinden hangi belgelerin istendiğini elektronik ortamda görebilecek.</p>

<p>Bu sayede mükelleflerin gerekli hazırlıkları daha planlı şekilde yapması ve inceleme sürecine daha etkin katılım sağlaması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Mükellefler belgeleri elektronik ortamda iletecek</strong></h3>

<p>İncelemeye Hazırlık Dosyası uygulaması kapsamında mükellefler tarafından hazırlanan bilgi ve belgeler, belirlenen standart formatlarda elektronik ortam üzerinden <strong>Vergi Denetim Kurulu</strong>na gönderilecek.</p>

<p>Uygulamanın, mükelleflerin aynı bilgi ve belgeleri farklı formatlarda tekrar tekrar hazırlamasının önüne geçmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sistem içerisinde kullanıcı dostu ekranlar, yönlendirme araçları, açıklama bölümleri, uygulama kılavuzları ve eğitim içerikleri de yer alacak. Böylece mükelleflerin ek desteğe ihtiyaç duymadan hazırlık dosyalarını oluşturabilmesi sağlanacak.</p>

<h3><strong>Vergi denetim süreçlerinde zaman tasarrufu hedefleniyor</strong></h3>

<p>Standart veri yapısı sayesinde inceleme öncesi hazırlık aşamasında yaşanan zaman kayıplarının azaltılması planlanıyor.</p>

<p>Elektronik ortamda oluşturulan veri setlerinin, bilgisayar destekli analiz ve otomasyon çalışmalarına katkı sağlayarak denetimlerin daha hızlı tamamlanmasına yardımcı olması bekleniyor.</p>

<p>Özellikle KDV iade incelemelerinde uygulamanın önemli kolaylık sağlaması öngörülüyor. İade süreçlerinde ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin önceden eksiksiz hazırlanmasıyla eksik belge nedeniyle oluşan yazışmaların azalması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Mükelleflere inceleme öncesi düzeltme imkanı sunulacak</strong></h3>

<p>Yeni uygulamanın bir diğer katkısı ise mükelleflere inceleme başlamadan önce gerekli düzeltmeleri yapabilme imkanı sağlaması olacak.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek</strong>, uygulamayla elektronik denetim altyapısını güçlendirdiklerini ve mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu artırmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Şimşek, "Bu uygulamayla OECD'nin denetim standartlarını hızla uygulamaya koyarken vergi inceleme süreçlerinde devrim niteliğinde bir adım atıyoruz. Amacımız ceza kesmeden önce mükelleflerimizin vergiye gönüllü uyumunu artırmak ve işini kolaylaştırmak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-vergi-incelemelerinde-dijital-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mukellefe-vergi-incelemesi-oncesi-duzeltme-imkani-geliyor.png" type="image/jpeg" length="68050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKOM açıkladı: İstanbul'da sıcaklıklar 6 derece birden artacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akom-acikladi-istanbulda-sicakliklar-6-derece-birden-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akom-acikladi-istanbulda-sicakliklar-6-derece-birden-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKOM, İstanbul için haftalık hava tahmin raporunu yayımladı. Rapora göre kentte hafta boyunca yağış beklenmezken, yeni haftayla birlikte sıcaklıklar kademeli olarak artacak. Hava sıcaklığının hafta sonuna doğru 33-34 dereceye ulaşması beklenirken, poyrazın zaman zaman saatte 40-60 kilometre hızla esmesi öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM, 2 Ağustos tarihli hava tahmin raporunu yayımladı. Rapora göre İstanbul'da hafta boyunca yağış beklenmezken, hava sıcaklıklarının yeni haftayla birlikte kademeli olarak artarak 33-34 derece seviyelerine ulaşması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İstanbul'da sıcaklıklar kademeli olarak yükselecek</strong></h2>

<p>AKOM'un değerlendirmesine göre İstanbul'da mevsim normallerinin altında seyreden 28-30 derecelik sıcaklıklar, yeni haftanın başlamasıyla birlikte yükselişe geçecek.</p>

<p>Hafta boyunca havanın çoğunlukla parçalı, az bulutlu ve açık olması bekleniyor. En yüksek sıcaklıkların ise hafta sonuna doğru 33-34 derece seviyelerine ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Poyraz kuvvetlenecek</strong></h3>

<p>Rapora göre İstanbul'da poyraz yönünden esecek rüzgar zaman zaman kuvvetlenecek.</p>

<p>Rüzgarın hızının yer yer saatte 40 ila 60 kilometreye ulaşması bekleniyor. Kentte nem oranının ise yüzde 50 ile yüzde 85 arasında değişeceği öngörülüyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'da hafta boyunca yağış beklenmiyor</strong></h3>

<p>AKOM verilerine göre İstanbul genelinde hafta boyunca yağış beklenmiyor.</p>

<p>Deniz suyu sıcaklığının ise 24 derece civarında seyretmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="5B0F9834 A339 4Da5 8E80 93709Ecafe7C.jpeg" class="detail-photo img-fluid" height="1810" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/5b0f9834-a339-4da5-8e80-93709ecafe7cjpeg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>İstanbul'un haftalık hava tahmini</strong></h3>

<ul>
 <li><strong>3 Ağustos Pazartesi:</strong> Parçalı bulutlu, 21/31°C</li>
 <li><strong>4 Ağustos Salı:</strong> Parçalı ve az bulutlu, 21/32°C</li>
 <li><strong>5 Ağustos Çarşamba:</strong> Az bulutlu ve açık, 21/32°C</li>
 <li><strong>6 Ağustos Perşembe:</strong> Az bulutlu ve açık, 22/32°C</li>
 <li><strong>7 Ağustos Cuma:</strong> Parçalı ve az bulutlu, 22/33°C</li>
 <li><strong>8 Ağustos Cumartesi:</strong> Parçalı ve az bulutlu, 22/33°C</li>
</ul>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akom-acikladi-istanbulda-sicakliklar-6-derece-birden-artacak</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/akom-gun-gun-acikladi-istanbul-da-yeni-haftada-hava-nasil-olacakjpg.webp" type="image/jpeg" length="56796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'nun tutukluluğunun 500. gününde ABD'de eylem]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglunun-tutuklulugunun-500-gununde-abdde-eylem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglunun-tutuklulugunun-500-gununde-abdde-eylem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun 500'üncü gününde ABD'de yaşayan Türk vatandaşları New York, Boston, Los Angeles ve San Francisco'da "İmamoğlu'na özgürlük" talebiyle eylem düzenledi. 19 Mart Platformu gönüllülerinin düzenlediği protestolarda demokrasi, adalet ve siyasi tutukluların özgürlüğü çağrısı yapılırken, Los Angeles'ta Hollywood Şöhret Yolu'nda İmamoğlu adına yıldız oluşturuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'de yaşayan Türk vatandaşları, Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun 500'üncü gününde New York, Boston, Los Angeles ve San Francisco'da "İmamoğlu'na özgürlük" talebiyle eylem düzenledi. 19 Mart Platformu gönüllülerinin gerçekleştirdiği eylemlerde demokrasi, adalet ve siyasi tutukluların özgürlüğü çağrısı yapıldı.</p>

<h2><strong>ABD'nin dört kentinde "İmamoğlu'na özgürlük" eylemi</strong></h2>

<p>ABD'de yaşayan Türk vatandaşları, İmamoğlu'nun tutukluluğunun 500'üncü gününde dört farklı kentte protesto düzenledi.</p>

<p>New York, Boston, Los Angeles ve San Francisco'da gerçekleştirilen eylemler, 19 Mart Platformu gönüllüleri tarafından organize edildi. Eylemlerde Türkiye'deki siyasi gelişmelere ve yargı süreçlerine ilişkin eleştiriler dile getirildi.</p>

<p>Protestolarda okunan ortak bildiride, Türkiye'de ifade özgürlüğünün baskı altında olduğu öne sürülerek gazeteciler, avukatlar, öğrenciler, sanatçılar, akademisyenler, siyasetçiler ve vatandaşların gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı savunuldu.</p>

<p><img alt="İmamoğlu'nun Tutukluluğunun 500. Gününde Abd'de Eylem5" class="detail-photo img-fluid" height="2143" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/imamoglunun-tutuklulugunun-500-gununde-abdde-eylem5.jpg" width="3000" /></p>

<h3><strong>"İktidarı eleştiren herkes yargı baskısıyla karşı karşıya"</strong></h3>

<p>Bildiride, "Türkiye'de hukuksuzluğu, haksızlığı, kötü ekonomi yönetimini, kısacası iktidarı eleştiren herkes yargı baskısı ve hapis tehdidiyle karşı karşıya" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Eylemlerde mücadelenin yalnızca İmamoğlu'nun mücadelesi olmadığı vurgulandı. Açıklamada, söz konusu mücadelenin milyonlarca vatandaşın seçme ve seçilme hakkını, hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokrasiyi koruma mücadelesi olduğu belirtildi.</p>

<p>Bildiride ayrıca, "Asıl soru, siyasi iktidarın sandıkta mı yoksa siyasi etki altındaki mahkeme salonlarında mı belirleneceğidir" denildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 08 02 12.57.41" class="detail-photo img-fluid" height="1124" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-02-125741.png" width="1680" /></p>

<h3><strong>Los Angeles'ta Hollywood Şöhret Yolu'nda İmamoğlu adına yıldız</strong></h3>

<p>Los Angeles'taki eylemde ise kentin turistik noktalarından Hollywood Şöhret Yolu'nda üzerinde "Ekrem İmamoğlu" yazılı bir yıldız oluşturuldu.</p>

<p>Etkinlikle İmamoğlu'na yönelik özgürlük talebinin uluslararası kamuoyuna duyurulması amaçlandı.</p>

<p><img alt="E3185Bfa Fab7 4C21 A5E7 A6Cbce74462E W" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e3185bfa-fab7-4c21-a5e7-a6cbce74462e-w.JPG" width="1080" /></p>

<h3><strong>Times Meydanı'nda İmamoğlu ve Özel'in görseli yayımlandı</strong></h3>

<p>19 Mart Platformu gönüllüleri New York'ta da çeşitli etkinlikler düzenledi.</p>

<p>Times Meydanı'nda bulunan dev dijital panoda, üzerinde "Sonsuza Kadar Beraber" mesajının yer aldığı İmamoğlu ve Özgür Özel'in birlikte bulunduğu görsel gün boyunca yayımlandı.</p>

<p>Manhattan'da ise Times Meydanı, Birleşmiş Milletler ve Türkevi güzergahında dolaşan LED panelli kamyonetle demokrasi, adalet ve siyasi tutuklulara özgürlük çağrıları yapıldı.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 08 02 12.56.05" class="detail-photo img-fluid" height="1362" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-02-125605.png" width="2032" /></p>

<h3><strong>"Türkiye'de demokrasi tutuklu"</strong></h3>

<p>LED panellerde yayımlanan mesajlarda, İmamoğlu'nun 500 gündür cezaevinde olduğu belirtilerek Türkiye'deki siyasi tutuklulara dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesajlarda, "Yargı bir silaha dönüştü. Demokrasi hedef tahtasında. Türkiye'de demokrasi tutuklu. İmamoğlu'na özgürlük" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Eylemler kapsamında 19 Mart sürecine ilişkin hazırlanan İngilizce bir raporun da uluslararası kamuoyuna dağıtıldığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglunun-tutuklulugunun-500-gununde-abdde-eylem</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/imamoglunun-tutuklulugunun-500-gununde-abdde-eylem4.jpg" type="image/jpeg" length="84684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçkili masa paylaşana 103 bin TL ceza mı? Alkol cezası 2026 ne kadar?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alkol-cezasi-2026-ickili-masa-paylasimi-103-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alkol-cezasi-2026-ickili-masa-paylasimi-103-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alkol cezası 2026 ne kadar? Sosyal medyada içkili masa paylaşanlara 103 bin TL ceza kesileceği iddiası ve Yiğit Dören’e verilen 82 bin TL cezanın ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medyada alkollü içki bulunan bir masa fotoğrafı paylaşan herkese 103 bin liranın üzerinde ceza kesileceği iddiası tartışma yarattı. Mevzuatta her kişisel paylaşım için otomatik <strong>alkol cezası</strong> öngören bir hüküm bulunmuyor. Ancak paylaşımın reklam, tanıtım veya tüketimi özendirme amacı taşıdığı değerlendirilirse idari yaptırım gündeme gelebiliyor. Oyuncu Yiğit Dören’e kişisel sosyal medya paylaşımları nedeniyle 82 bin 244 lira ceza verilmesi de tartışmanın bireyler açısından tamamen kapanmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Sosyal medyada son günlerde “İçkili masa paylaşana 103 bin 207 lira ceza kesilecek” şeklinde çok sayıda gönderi yayıldı. Paylaşımlarda, alkollü içki şişesi veya markası görünen herhangi bir fotoğrafın doğrudan cezalandırılacağı ileri sürüldü.</p>

<p>Ancak <strong>alkol cezası 2026</strong> düzenlemesinin kapsamı, sosyal medyada aktarıldığı kadar basit ve kesin değil. Mevzuat, alkollü içkilerin reklamını ve tüketicilere yönelik tanıtımını yasaklıyor. Buna karşılık kişisel bir fotoğrafta alkollü içkinin görünmesinin hangi koşullarda reklam veya tanıtım sayılacağı, paylaşımın niteliğine ve idarenin değerlendirmesine göre belirleniyor.</p>

<h2><strong>Alkol cezası 2026: 103 bin 207 TL neyin cezası?</strong></h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için yayımladığı idari para cezaları cetveline göre alkollü içkilerin reklamı, tüketicilere yönelik tanıtımı ve tüketimi özendiren kampanya, promosyon veya etkinlikler yasak kapsamında bulunuyor.</p>

<p>Bu yasaklara aykırı hareket edenler ve ilgili işletme sahipleri hakkında uygulanabilecek idari para cezasının alt sınırı <strong>103 bin 207 lira</strong>, üst sınırı ise <strong>4 milyon 130 bin 222 lira</strong> olarak belirlendi. Dolayısıyla sosyal medyada dile getirilen 103 bin lira, herkese kesilecek sabit bir ceza değil; ilgili reklam ve tanıtım yasağına ilişkin 2026 yılı alt sınırı.</p>

<h3><strong>2026 düzenlemesi alkollü içki firmalarına ne getirdi?</strong></h3>

<p>Haziran 2026’da yapılan değişiklikle alkollü içki üreten, ithal eden ve pazarlayan firmalara yönelik kurallar genişletildi. Firmaların marka, logo, amblem, ambalaj görseli veya ticaret unvanını kullanarak herhangi bir etkinliğe, yayına ya da sosyal medya paylaşımına destek vermesi yasaklandı.</p>

<p>Düzenleme ayrıca alkollü içki markalarına ait isim, logo, amblem ve ambalaj görsellerinin iş yerleri ile etkinlik alanlarında kullanılmasına ilişkin yeni sınırlamalar getirdi. Yayınlar ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili hükümler 20 Haziran 2026’da yürürlüğe girdi.</p>

<p>Bu değişikliklerin önemli bölümü doğrudan üretici, ithalatçı, pazarlayıcı ve işletmelere yönelik olsa da kanundaki genel reklam ve tanıtım yasağı yalnızca şirketleri konu alan dar bir ifadeden oluşmuyor. Bu nedenle “Bireylerin hiçbir paylaşımına ceza verilemez” şeklinde kesin bir sonuca ulaşmak da mümkün değil.</p>

<h3><strong>İçkili masa fotoğrafı paylaşmak doğrudan alkol cezası mı?</strong></h3>

<p>Mevzuatta “İçkili masa fotoğrafı paylaşan herkese ceza kesilir” biçiminde özel ve otomatik bir hüküm yer almıyor. Bir kişinin arkadaşlarıyla yemek yerken çektiği fotoğrafta alkollü içkinin görünmesi ile bir markayı öne çıkaran, ürünü tavsiye eden veya ticari destek karşılığında yapılan paylaşım aynı nitelikte değerlendirilmeyebilir.</p>

<p>Bununla birlikte marka ve ambalajın belirgin biçimde gösterilmesi, ürünün övülmesi, satın almaya yönlendiren ifadeler kullanılması, firma tarafından ürün veya ödeme sağlanması ve paylaşımın süreklilik göstermesi reklam değerlendirmesinde etkili olabilir.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>alkol cezası</strong> bakımından belirleyici olan yalnızca fotoğrafta bir içkinin bulunması değil, paylaşımın bütün olarak reklam veya tanıtım niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Fakat uygulamadaki son örnek, kişisel paylaşımların da idari incelemeye konu olabileceğini gösterdi.</p>

<p><img alt="Sosyal Medyadaki Icki Gorselin 20109390 4224 1 M.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="448" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/sosyal-medyadaki-icki-gorselin-20109390-4224-1-mjpg.webp" width="640" /></p>

<h2><strong>Yiğit Dören’e sosyal medya paylaşımı nedeniyle 82 bin TL alkol cezası</strong></h2>

<p>Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan sinema oyuncusu Yiğit Dören’e, kişisel sosyal medya hesabında yayımladığı fotoğraf ve videolarda alkollü içki markasının görünmesi gerekçesiyle 82 bin 244 lira idari para cezası verildi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının söz konusu paylaşımları alkollü içki reklamı ve tanıtımı kapsamında değerlendirdiği bildirildi. Dören ise herhangi bir alkollü içki firmasıyla ticari ilişkisinin bulunmadığını ve paylaşımlarını yalnızca kişisel anı amacıyla yaptığını belirterek cezaya itiraz etti.</p>

<p>Oyuncu, avukatları aracılığıyla Muğla Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak yaptırımın kaldırılmasını istedi. Dören, “Reklam yapmadım, sadece anı paylaştım” diyerek cezanın haksız olduğunu savundu. İtiraz hakkındaki nihai kararı mahkeme verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>82 bin TL ile 103 bin TL arasındaki fark neden kaynaklanıyor?</strong></h3>

<p>Yiğit Dören’e verilen 82 bin 244 liralık ceza ile <strong>alkol cezası 2026</strong> alt sınırı olan 103 bin 207 lira arasındaki fark da merak konusu oldu.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 yılı ceza cetvelinde alkollü içki reklamı ve tanıtımı yasağına ilişkin alt sınır tam olarak 82 bin 244 lira olarak yer alıyordu. 2026 yılında bu tutar 103 bin 207 liraya yükseltildi. Bu nedenle Dören hakkındaki işlemin 2025 yılı tarifesine veya fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan tutara dayandırıldığı anlaşılıyor. Bununla birlikte ceza kararının ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmadığı için kesin değerlendirme yargılama dosyası üzerinden yapılabilecek.</p>

<h3><strong>Alkol cezası ne kadar?</strong></h3>

<p>“<strong>Alkol cezası ne kadar?</strong>” sorusunun tek bir yanıtı bulunmuyor. Ceza miktarı, ihlal edildiği değerlendirilen hükme ve olayın gerçekleştiği tarihe göre değişiyor.</p>

<p>Alkollü içki reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtım yasağının ihlali halinde 2026 yılında uygulanabilecek ceza 103 bin 207 liradan başlayarak 4 milyon 130 bin 222 liraya kadar çıkabiliyor. Ancak bu rakam, alkollü içki bulunan her fotoğrafa otomatik olarak uygulanacak bir ceza anlamına gelmiyor.</p>

<h3><strong>Her paylaşana 103 bin lira ceza iddiası gerçeği yansıtıyor mu?</strong></h3>

<p>Sosyal medyada yayılan “İçkili masa paylaşan herkese 103 bin lira ceza kesilecek” iddiası, mevzuatın kapsamını olduğundan daha kesin gösteriyor. Kanunda sıradan bir masa fotoğrafını doğrudan cezalandıran özel bir düzenleme bulunmuyor.</p>

<p>Buna karşılık Yiğit Dören örneği nedeniyle kişisel hesapların tamamen kapsam dışında olduğunu söylemek de doğru değil. Bir paylaşım yetkili kurum tarafından alkollü içki reklamı, tanıtımı veya tüketimi özendiren içerik olarak değerlendirilirse birey hakkında idari yaptırım uygulanabiliyor. Verilen cezanın hukuka uygun olup olmadığı ise itiraz halinde yargı tarafından inceleniyor.</p>

<p>Sonuç olarak <strong>alkol cezası 2026</strong> kapsamında 103 bin 207 liralık alt sınır gerçek olsa da “İçkili masa paylaşan herkes bu cezayı ödeyecek” iddiası eksik ve yanıltıcı. Her olay; paylaşımın içeriği, ticari bağlantı bulunup bulunmadığı, markanın sunuluş biçimi ve reklam amacı taşıyıp taşımadığı dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alkol-cezasi-2026-ickili-masa-paylasimi-103-bin-tl</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ickili-masa-alkol-cezasi-2026.webp" type="image/jpeg" length="37869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: İstanbul Havalimanı'nda 289 bin 260 yolcuya hizmet verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimaninda-289-bin-260-yolcuya-hizmet-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimaninda-289-bin-260-yolcuya-hizmet-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Havalimanı'nda günlük yolcu sayısında yeni bir seviyeye ulaşıldı. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, havalimanının 289 bin 260 yolcuya hizmet verdiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, İstanbul Havalimanı'nda günlük yolcu sayısına ilişkin açıklama yaptı. Uraloğlu, havalimanının 1 Ağustos'ta 289 bin 260 yolcuya hizmet verdiğini bildirdi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, elde edilen yolcu sayısının <strong>İstanbul Havaliman</strong>ı için yeni bir seviye oluşturduğunu belirtti. Havalimanının Türkiye ve Avrupa'da günlük yolcu sayısı bakımından en yüksek rakama ulaştığını ifade etti.</p>

<h2><strong>İstanbul Havalimanı'nda yolcu sayısı yükseldi</strong></h2>

<p>Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nın ulaştığı yolcu sayısının havalimanının kapasitesi ve operasyon gücünü gösterdiğini kaydetti.</p>

<p>İstanbul Havalimanı'nın sahip olduğu altyapı, kapasite ve sunduğu hizmetlerle uluslararası havacılıkta önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının küresel ölçekteki aktarma merkezi rolünü güçlendirmeye devam ettiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Havalimanının uluslararası konumu güçleniyor</strong></h3>

<p>Bakan Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nın uluslararası havacılık alanındaki stratejik öneminin her geçen gün arttığını bildirdi.</p>

<p>Güçlü teknik altyapısı ve yolcu kapasitesiyle hizmet veren havalimanının, dünya genelindeki önemli merkezler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, elde edilen rakamın bu konumu destekleyen gelişmelerden biri olduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İstanbul Havalimanı'ndan yeni yolcu verisi</strong></h3>

<p>İstanbul Havalimanı'nın günlük yolcu sayısında ulaştığı rakamla birlikte <strong>havacılık</strong> sektöründeki yoğunluğun da arttığı görüldü.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nın sahip olduğu imkanlarla yolculara hizmet vermeyi sürdürdüğünü belirterek, havalimanının Türkiye'nin ulaşım altyapısındaki önemini koruduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimaninda-289-bin-260-yolcuya-hizmet-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbul-havalimaninda-gunluk-289-bin-260-yolcuyla-avrupa-rekoru-kirildi.png" type="image/jpeg" length="13298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Ülke genelinde 314 yangına müdahale edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-ulke-genelinde-314-yangina-mudahale-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-ulke-genelinde-314-yangina-mudahale-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadelede son durumu paylaştı. Yumaklı, 29 Temmuz'dan bu yana ülke genelinde 314 yangına müdahale edildiğini ve ekiplerin 7 gün 24 saat görev yaptığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong>, orman yangınlarıyla mücadelede gelinen son duruma ilişkin açıklama yaptı. Yumaklı, havadan ve karadan yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda <strong>Aydın</strong>'ın <strong>Çine</strong>, <strong>Balıkesir</strong>'in <strong>Susurluk</strong> ve <strong>İzmir</strong>'in <strong>Buca</strong> ilçelerinde çıkan yangınların kontrol altına alındığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ekiplerin yangın bölgelerinde etkili bir mücadele yürüttüğünü belirterek, üç ilçedeki yangınların tamamen kontrol altına alındığını aktardı.</p>

<h2><strong>Üç ilçedeki yangınlarda çalışmalar sonuç verdi</strong></h2>

<p>Yumaklı, yangınlara yönelik müdahalelerin hava ve kara araçlarının desteğiyle sürdürüldüğünü söyledi.</p>

<p>Aydın'ın Çine, Balıkesir'in Susurluk ve İzmir'in Buca ilçelerinde meydana gelen yangınların ekiplerin koordineli çalışmalarıyla kontrol altına alındığını belirten Yumaklı, yangın söndürme çalışmalarında görev alan ekiplerin aralıksız mücadele ettiğini kaydetti.</p>

<p>Bakan Yumaklı, rüzgarın etkisini artırdığı 29 Temmuz'dan bu yana ülke genelinde 192'si orman dışı olmak üzere toplam 314 yangına müdahale edildiğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Ekipler 7 gün 24 saat görev başında</strong></h3>

<p><strong>Orman yangınları</strong>yla mücadelede hava araçları, kara ekipleri ve yangın söndürme araçlarının birlikte kullanıldığını belirten Yumaklı, yapılan müdahaleler sonucunda tüm yangınların kontrol altına alındığını bildirdi.</p>

<p>Yumaklı, yangın riskinin halen devam ettiğine dikkat çekerek ekiplerin çalışmalarını 7 gün 24 saat esasına göre sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>Yangınlara karşı vatandaşların da dikkatli olması gerektiğini belirten Yumaklı, açık alanlarda ateş yakılmaması ve yangına neden olabilecek davranışlardan uzak durulması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yangınlara karşı vatandaşlara tedbir çağrısı</strong></h3>

<p>Bakan Yumaklı, herhangi bir duman veya alev görülmesi halinde vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bilgi vermesini istedi.</p>

<p>Ormanların korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Yumaklı, yeşil alanların gelecek nesillere aktarılması için herkesin gerekli hassasiyeti göstermesi gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🟢 YANGINLAR KONTROL ALTINDA<br />
<br />
Havadan ve karadan yürüttüğümüz etkili mücadeleler sonucunda;<br />
<br />
✅ Aydın / Çine<br />
✅ Balıkesir / Susurluk,<br />
✅ İzmir / Buca yangınları TAMAMEN KONTROL ALTINA ALINDI.<br />
<br />
Rüzgârın şiddetini artırdığı 29 Temmuz Çarşamba gününden bu yana ülkemiz genelinde… <a href="https://t.co/GUxAIY5S8G" rel="nofollow">pic.twitter.com/GUxAIY5S8G</a></p>
— İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) <a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/2083825196683739505?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-ulke-genelinde-314-yangina-mudahale-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-yumakli-ulke-genelinde-314-yangina-mudahale-edildi.png" type="image/jpeg" length="46110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de bu hafta: Suça sürüklenen çocuklara ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-bu-hafta-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-kanun-teklifinin-gorusmelerine-baslanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-bu-hafta-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-kanun-teklifinin-gorusmelerine-baslanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de bu hafta çerçeve yasa ile ilgili kanun teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulması beklenirken, Genel Kurul'da suç işleyen çocuklara yönelik cezaları artıran Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak. CHP'nin grup toplantısına Kemal Kılıçdaroğlu da ilk kez katılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>TBMM'de bu hafta, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak anılan düzenlemeye ilişkin kanun teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Genel Kurul'da ise suç işleyen çocuklara yönelik düzenlemeler içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanması öngörülüyor.</p>

<p>Geçen hafta Meclis'e sunulması beklenen ancak çalışmaları devam eden çerçeve yasa teklifinin bu hafta başında TBMM Başkanlığı'na sunulabileceği belirtiliyor. Teklifin Adalet Komisyonu'nda görüşülmesinin ardından iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul gündemine alınabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Bir diğer ihtimal ise teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı'na sunulması. Bu durumda düzenlemenin bu hafta Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi, gelecek hafta ise Genel Kurul'a getirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Çerçeve yasa teklifinin yasalaşmasının ardından Meclis'in tatile girmesi planlanıyor. Milletvekillerine, Meclis çalışmalarının 14 Ağustos'a kadar uzayabileceği yönünde bilgilendirme yapıldığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Suç işleyen çocuklarla ilgili teklif Genel Kurul'da</strong></h2>

<p>Genel Kurul'da bu hafta, başta DEM Parti olmak üzere muhalefet partilerinin eleştirdiği suç işleyen çocuklarla ilgili kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor.</p>

<p>Teklifle, cinayet ve ağır yaralama suçlarında 18 yaşından küçük çocuklara yönelik cezaların artırılması öngörülüyor.</p>

<p>Buna göre 15-18 yaş aralığındaki çocuklara kasten öldürme ve ağırlaşmış yaralama suçlarında ceza indirimi uygulanmaması ve gerekli şartların oluşması halinde hâkim takdiriyle müebbet hapis cezası verilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Aynı şartların oluşması halinde 12-15 yaş aralığındaki çocuklar için de ceza indirimi uygulanmaması ve bir üst yaş grubuna ilişkin ceza rejiminin uygulanabilmesi düzenleniyor.</p>

<h3><strong>Çocukların infaz rejiminde değişiklik</strong></h3>

<p>Teklifle, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının infazına doğrudan çocuk eğitim evlerinde başlanması yerine, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması ve iyi halli olduklarının tespit edilmesi halinde eğitim evlerine ayrılmaları öngörülüyor.</p>

<p>Türk Ceza Kanunu'nda yapılması planlanan düzenlemeyle, bazı suçlar hariç olmak üzere koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün iki gün olarak dikkate alınması da teklif ediliyor.</p>

<p>12-15 yaş aralığındaki çocuklarda suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde ise 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilmesi düzenleniyor.</p>

<h3><strong>Çocukların ailelerine yönelik yaptırımlar da değişiyor</strong></h3>

<p>Teklifle, kasten öldürme ve yaralama suçu işleyen çocukların ailelerine yönelik yaptırımlarda da değişiklik yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali halinde ebeveynlere verilecek cezanın iki katına kadar artırılabilmesi planlanıyor.</p>

<p>Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi nedeniyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişiye ise fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>"Suça sürüklenen çocuk" ifadesi değiştirilecek</strong></h3>

<p>Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen" ibaresinin "adli süreçteki" olarak değiştirilmesi de teklif kapsamında bulunuyor.</p>

<p>Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durumun, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Kılıçdaroğlu CHP grup toplantısına katılacak</strong></h3>

<p>CHP'de "mutlak butlan" kararının ardından TBMM'deki grup toplantılarında yaşanan tartışmaların sonrasında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilk kez TBMM'de CHP grup toplantısına katılacak.</p>

<p>CHP'nin grup toplantısı salı günü saat 13.30'da gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Okul saldırılarını araştıran komisyonda üç kurum dinlenecek</strong></h3>

<p>TBMM'de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının nedenlerini araştırmak amacıyla kurulan komisyonda da bu hafta sunumlar yapılacak.</p>

<p>Komisyonda Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) yetkilileri dinlenecek.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-bu-hafta-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-kanun-teklifinin-gorusmelerine-baslanacak</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-062f0d1f4445bf0bb76b56f5e28744a6jpg.webp" type="image/jpeg" length="11815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklarda dışarıda çalışmak işçi sağlığını tehdit ediyor: "Mevzuat var ama inisiyatif işverenin elinde"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklarda-disarida-calismak-isci-sagligini-tehdit-ediyor-mevzuat-var-ama-inisiyatif-isverenin-elinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklarda-disarida-calismak-isci-sagligini-tehdit-ediyor-mevzuat-var-ama-inisiyatif-isverenin-elinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri iklim krizinin getirdiği rekor sıcaklarda dışarıda çalışmayı yasal olarak yasaklayıp çalışamayan işçilerin maaşlarını devlet güvencesine alırken; Türkiye’de mevcut mevzuat denetimsizlik ve iş güvencesizliği nedeniyle kâğıt üzerinde kalıyor. HASUDER Başkanı Prof. Dr. Bülent Kılıç ve İSİG Meclisi Koordinatörü Murat Çakır aşırı sıcakların yarattığı riskleri, kayıtlara yansımayan işçi ölümlerini ve acil alınması gereken yasal önlemleri anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel iklim krizine bağlı olarak artan aşırı sıcaklıklar, hem toplum sağlığını hem de çalışma hayatını doğrudan etkilemeye devam ediyor. İklim krizinin yakıcı etkilerine karşı Avrupa genelinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatları katı kurallarla işletiliyor. İspanya'da İspanya Meteoroloji Ajansı’nın "turuncu" veya "kırmızı" alarm verdiği günlerde açık alanda çalışma saatlerinin değiştirilmesi, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise aşırı sıcak saatlerde dışarıda çalışmanın tamamen durdurulması yasal zorunluluk kabul ediliyor ve uymayan işverenlere yüksek idari para cezaları uygulanıyor.</p>

<h2><strong>İtalya'da işçilere maaş güvencesi sağlanıyor</strong></h2>

<p>Yunanistan'da hava sıcaklığının 40 dereceye ulaştığı günlerde inşaat, tarım ve kuryelik gibi açık alan işlerinde 12.00 ile 17.00 saatleri arasında çalışmak kanunen yasaklanırken, İtalya'da sıcaklık 35 derece ve üzerine çıktığında işverenler işi durdurabiliyor ve çalışamayan işçilerin maaşlarının büyük bölümü devlet desteğiyle ödeniyor. Fransa İş Kanunu uyarınca işçiler gerekli önlemler alınmadığında yaptırımla karşılaşmadan "İşten Kaçınma Hakkı"nı kullanabilirken, Belçika’da nem ve ısı indeksine göre ağır işlerde çalışmaya yasal sınırlamalar getiriliyor. Türkiye'de ise mevzuatta yer alan İşten Kaçınma Hakkı'nın kullanılması durumunda işçiler işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalıyor, yüksek sıcaklıklara karşı işçinin sağlıklı çalışma ortamının sağlanması işverenin insafına bırakılıyor.</p>

<p>Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Başkanı Prof. Dr. Bülent Kılıç ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Koordinatörü Murat Çakır, aşırı sıcakların yarattığı hayati tehlikelere ve kamusal kamusal tedbirlerin yetersizliğine ilişkin 24 Saat'e açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>"Bakanlıkların adım atması yetmiyor, uygulamada eksiklik var"</strong></h3>

<p>Hükümetin, Sağlık Bakanlığı'nın ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın iklim krizi bağlamında bazı adımlar attığını ve bakanlık unvanlarında düzenlemelere gittiğini belirten Prof. Dr. Bülent Kılıç, uygulamadaki aksaklıklara dikkat çekti. Kılıç, politika süreçlerine ilişkin olarak şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye'de politikalar genellikle bir eylem yapılıyormuş gibi görünmek üzerinden şekillenebiliyor. Bakanlık adında değişiklikler yapılsa da konunun uygulamasına gelindiğinde sahada somut bir karşılık göremiyoruz. İklim krizi ve fosil yakıtların azaltılması ayrı bir mücadele konusu ancak sağlık boyutuyla önümüzdeki dönemde erken ölümleri önleyecek politikalar geliştirmemiz şart."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Sıcak havalarda en riskli İki grup yaşlılar ve bebekler</strong></h3>

<p>Aşırı sıcak hava dalgalarında öncelikli koruma altına alınması gereken grupların başında yaşlılar ile bebek ve çocukların geldiğini vurgulayan Kılıç, bu gruplarda ortaya çıkabilecek ani sağlık sorunlarına işaret etti. Sıcak havanın yol açabileceği su kaybı (dehidrasyon), böbrek yetmezlikleri, ishal ve buna bağlı rahatsızlıkların erken ölümlere yol açabildiğini belirten Kılıç, yaşlı ve çocuklara yönelik koruyucu sağlık politikalarının aciliyetine değindi.</p>

<h3><strong>"Yaşlı komşular sık sık ziyaret edilmeli"</strong></h3>

<p>Halk Sağlığı Uzmanları Derneği olarak halkı bilgilendirmek amacıyla kurumsal internet sitelerinde infografikler ve rehberler yayımladıklarını belirten Prof. Dr. Kılıç, sıcak günlerde dikkat edilmesi gereken temel hususları şu şekilde özetledi:</p>

<p>"Zorunlu olmadıkça güneş ışınlarının dik geldiği bu saatler arasında dışarı çıkılmamalı. Susama hissi beklenmeden bol su ve sıvı alınmalı. Yaşlı komşular, çocuklar ve evcil hayvanlar sık sık ziyaret edilmeli; yalnız bırakılmamalı. Çocuklar ve evcil hayvanlar kısa süreliğine dahi olsa kapalı araçlarda veya havasız mekanlarda bırakılmamalı. Muhtarlıklar, eczaneler ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) üzerinden riskli kişilerin takibi yapılmalı, bilgilendirme süreçlerine eczacılar ve aile hekimleri de dahil edilmeli."</p>

<h3><strong>"Mevzuat kağıt üzerinde kalıyor, denetim ve uygulama yetersiz"</strong></h3>

<p>İnşaat işçileri, tarım işçileri, kuryeler ve belediyelerin temizlik görevlileri gibi açık alanda, yüksek fiziksel efor sarf ederek çalışan grupların sıcak çarpması ve mesleki risklerle doğrudan yüzleştiğini vurgulayan HASUDER Başkanı, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının sahaya yansımasını değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlar, tarım işçileri, inşaat çalışanları açık havada ve uzun süre güneş altında yüksek fiziksel efor harcıyor. Mevzuatımızda veya ilgili yönetmeliklerde belirli düzenlemeler bulunsa da esas sorunumuz uygulamada ve denetimde. İşverenin bu kurallara ne kadar uyduğu ve devletin bunu ne kadar denetlediği muğlaktır."</i></p>
</blockquote>

<p>Yüksek sıcaklıklarda açık alanda çalışan işçiler için daha sık mola verilmesi, uygun gölgelik alanların temin edilmesi ve mevsime uygun, açık renkli, koruyucu kıyafetlerin sağlanması gerektiğinin altını çizen Kılıç; belediye temizlik görevlileri (çöpçüler) gibi kamu hizmeti sunan çalışanlarda dahi yaz koşullarına uygun çalışma saatlerinin ve kıyafet düzenlemelerinin aksatıldığını belirterek, kağıt üzerindeki kuralların sahada eksiksiz uygulanması gerektiği çağrısında bulundu.</p>

<p>İSİG Meclisi Koordinatörü Murat Çakır, sıcak çarpmasına bağlı ölümlerin veri toplama süreçlerinden mevzuattaki yetersizliklere, uluslararası firmaların tutumundan sendikal mücadeleye kadar birçok noktaya dikkat çekti.</p>

<h3><strong>"Sıcak kaynaklı ölümler kayıtlara kalp krizi ve beyin kanaması olarak geçiyor"</strong></h3>

<p>Avrupa ülkelerinde sıcak hava dalgalarına bağlı ölümlerin resmi istatistiklerle açıklandığını ancak Türkiye’de bu tür verilerin doğrudan tespit edilmesinin zorluğuna değinen Murat Çakır, basına yansıyan veya sahadan gelen bilgilerin arka planını aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sıcaklıklar ölümlerde doğrudan etkili olsa da vakalar resmi kayıtlara veya basına 'sıcak çarpması' olarak değil; beyin kanaması, kalp krizi veya aniden fenalaşma şeklinde yansıyor. Örneğin Diyarbakır’da tarlada çalışan bir kadın işçinin beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetmesinde aşırı sıcaklar doğrudan etkilidir; ancak bunu doğrudan sıcak çarpması kaydıyla belgelemek mevcut sistemde mümkün olmuyor. Dolayısıyla büyük bir etki söz konusu olmasına rağmen bu ölümler dolaylı tanılarla kaydediliyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yol işçileri 75 derece sıcaklığa maruz kalabiliyor"</strong></h3>

<p>Sıcak hava dalgalarının hem açık hem de kapalı alanlarda çalışan emekçileri doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Çakır, riskli iş kollarını sıraladı:</p>

<p>"İnşaat işçileri, mevsimlik tarım işçileri, tersane çalışanları, motokuryeler, belediye temizlik görevlileri ile elektrik, doğalgaz ve su altyapı çalışanları doğrudan güneş altında ve yüksek sıcaklıkta görev yapıyor. Hissedilen sıcaklığın 70-75 derecelere ulaştığı asfalt döküm ve bakım işleri gibi alanlarda çalışanlar en yüksek risk grubunda yer alıyor. Uygun iklimlendirme ve havalandırma sistemlerinin bulunmadığı fabrika ve atölyelerde çalışan işçiler ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor."</p>

<h3><strong>"İşten kaçınma hakkı iş güvencesizliği nedeniyle kullanılamıyor"</strong></h3>

<p>6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesi ile İş Kanunu’nun 83. maddesinde yer alan <strong>"ciddi ve yakın tehlike durumunda işten kaçınma hakkı"</strong> konusuna değinen Çakır, bu hakkın Türkiye’deki pratik karşılığını şu sözlerle eleştirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"İşçinin yakın ve ciddi bir tehlike karşısında çalışmaktan kaçınma hakkı evrensel ve yasal bir haktır. Ancak Türkiye’de iş güvencesinin olmaması sebebiyle bu hak fiilen kullanılamıyor. İşçi aşırı sıcakta bu hakkını kullanmak istediğinde işveren tarafından devamsızlık gerekçesiyle kusurlu gösterilip tazminatsız şekilde işten çıkarılabiliyor. Hak arama süreci bir süre sonra işe iade ve tazminat davasına dönüşüyor. Kullanılamayan bir hakkın varlığından söz etmek mümkün değildir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Avrupa'da mevzuatlara uyan uluslararası firmalar Türkiye'de tedbir almıyor" </strong></h3>

<p>Uluslararası şirketlerin Türkiye'deki uygulamalarına da değinen Çakır, yurt dışında sıkı standartlar uygulayan firmaların Türkiye’de koşullara ve denetimsizliğe uyum sağladığını ifade etti. Şirketlerin aşırı sıcaklara karşı kurumsal düzeyde özel tedbir ilan etmediğini, uygulamaların yalnızca bazı yöneticilerin bireysel inisiyatifleriyle sınırlı kaldığını kaydetti.</p>

<p>Aşırı sıcak dalgalarının genellikle 3-4 gün sürdüğünü belirten İSİG Meclisi Koordinatörü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın denetim mekanizmalarının ağır işlemesi sebebiyle sıcak günlerde sahada etkili bir denetim yapılamadığını vurguladı.</p>

<h3><strong>"11.00 - 16.00 saatleri arasında çalışma durdurulmalı veya düzenlenmeli"</strong></h3>

<p>İklim krizine bağlı olarak gelişen aşırı sıcaklar, soğuklar ve rüzgarlı havaların toplu iş sözleşmelerinde (TİS) net ifadelerle yer alması gerektiğini belirten Çakır, meteorolojinin yüksek sıcaklık uyarısı verdiği günlerde, özellikle 11.00 - 16.00 saatleri arasında açık alanda ve ağır işlerde çalışma durdurulmalı veya saatler yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu. Çakır, çalışma saatleri içerisinde ek molalar verilmeli; işçilere kesintisiz soğuk su, gölgelik alan ve serinleme imkânı sağlanması gerektiğine işaret ederek çalışma koşullarına dair hakların muğlak ifadeler yerine net kurallarla tanımlanması, işverenin yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi ve iş denetimlerinin sıklaştırılması gerektiğine işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklarda-disarida-calismak-isci-sagligini-tehdit-ediyor-mevzuat-var-ama-inisiyatif-isverenin-elinde</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gemini-generated-image-gp29qugp2.png" type="image/jpeg" length="83277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="91842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="14707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="68381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="65459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="39898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="34869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="94923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="59934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="31516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="34645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="44450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="57491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="98371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="11262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="88139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="40450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="97274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="18906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="25119"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
