<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2026 13:42:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan emlakçı komisyon ücreti kararı: İcra takibi davaya engel sayılmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-emlakci-komisyon-ucreti-karari-icra-takibi-davaya-engel-sayilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-emlakci-komisyon-ucreti-karari-icra-takibi-davaya-engel-sayilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, emlakçıların komisyon alacaklarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Mahkeme, icra takibinin ardından açılan alacak davasının reddedilmesini hukuka aykırı bularak yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi</strong>, emlakçıların komisyon alacaklarına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Daire, bir <strong>emlakçı</strong>nın icra takibi başlatmasının ardından açtığı alacak davasının, icra dosyasının derdestlik oluşturduğu gerekçesiyle reddedilmesini hukuka uygun bulmadı ve yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.</p>

<h2><strong>Emlakçının komisyon alacağı için başlattığı süreç</strong></h2>

<p><strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlanan karara göre, İzmir'de faaliyet gösteren bir emlakçı, aracılık ettiği konut satışının ardından komisyon ücretini alamadığı gerekçesiyle alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattı.</p>

<p>İcra sürecinin ardından emlakçı, tüketici hakem heyetine başvurdu. Hakem heyetinin talebi reddetmesi üzerine ise uyuşmazlığın esastan değerlendirilmesi ve alacağın tahsili amacıyla dava açtı.</p>

<h3><strong>Yerel mahkeme davayı reddetti</strong></h3>

<p>Davaya bakan İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, emlakçının davalı hakkında daha önce icra takibi başlatmış olmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz başvurusunda bulundu.</p>

<h3><strong>Yargıtay icra takibinin engel oluşturmadığına karar verdi</strong></h3>

<p><strong>Temyiz</strong> incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını sonuç bakımından etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.</p>

<p>Dairenin kararında, uyuşmazlığın emlakçının icra takibi sürecini başlatmasının ardından aynı konuya ilişkin dava açması nedeniyle ortaya çıktığı belirtildi.</p>

<p>Kararda, dava şartları arasında aynı konuda devam eden bir dosya bulunması halinde ikinci bir dava açılamayacağı yönündeki derdestlik kuralına dikkat çekildi. Ancak <strong>dava</strong> tarihi itibarıyla 149 bin liranın altındaki uyuşmazlıklarda kişilerin hem icra yoluna hem de dava yoluna başvurabileceği, bu iki sürecin birbirine derdestlik oluşturmayacağı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Emlakçının hem icra hem dava yoluna başvurabileceği belirtildi</strong></h3>

<p>Yargıtay kararında, emlakçının başlattığı <strong>icra takibi</strong>ne itiraz edilmesi nedeniyle sürecin durduğu, ardından alacak davası kapsamında önce tüketici hakem heyetine, daha sonra mahkemeye başvurulduğu aktarıldı.</p>

<p>Daire, her iki yasal imkanın birbirine engel oluşturmayacağının dikkate alınması gerektiğini belirterek, mahkemenin uyuşmazlığın esasına girerek karar vermesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kararda, "Her iki yasal imkanın birbirine derdestlik oluşturmayacağı dikkate alınarak (mahkemece) işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, <strong>Adalet Bakanlığı</strong>nın bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir." ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yargitaydan-emlakci-komisyon-ucreti-karari-icra-takibi-davaya-engel-sayilmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yargitaydan-icra-takibi-ile-alacak-davasi-birbirine-derdestlik-olusturmaz-karari.png" type="image/jpeg" length="45256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barcelona-Europa FC maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? Barcelona hazırlık maçı canlı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/barcelona-europa-fc-maci-ne-zaman-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-barcelona-hazirlik-maci-canli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/barcelona-europa-fc-maci-ne-zaman-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-barcelona-hazirlik-maci-canli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barcelona-Europa FC maçı için geri sayım başladı. 2026-2027 sezonu hazırlıklarını sürdüren Katalan ekibi, ilk hazırlık karşılaşmasında CE Europa ile karşı karşıya gelecek. Mücadele 24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 15.00’te başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya La Liga ekiplerinden Barcelona, yeni sezon öncesindeki ilk hazırlık sınavını aynı şehrin köklü kulüplerinden CE Europa karşısında verecek. Joan Gamper Spor Kompleksi’nde oynanması planlanan karşılaşmada Hansi Flick’in öğrencileri, sezon öncesi çalışmalarındaki son durumunu sahaya yansıtacak. Mücadelenin seyircisiz gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Barcelona kazandı, Atletico Madrid yarı finale yükseldi-1" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/barcelona-370240.webp" width="930" /></p>

<h2>BARCELONA EUROPA FC MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Barcelona ile CE Europa arasındaki hazırlık maçı, <strong>24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 15.00’te</strong> oynanacak. Karşılaşma, Barcelona’nın 2026-2027 sezonu öncesindeki hazırlık programının ilk maçlarından biri olacak.</p>

<p>Teknik direktör Hansi Flick’in hazırlık karşılaşmasında genç oyunculara ve yeni sezon kadrosunda yer almak isteyen futbolculara süre vermesi bekleniyor. Maçın resmî müsabakalardan farklı olarak oyuncuların fiziksel durumunu görmek ve farklı taktikleri denemek amacıyla oynanacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Barcelona kazandı, Atletico Madrid yarı finale yükseldi-2" class="detail-photo img-fluid" height="512" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/ademola-lookman-600986.webp" width="930" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BARCELONA YENİ SEZON HAZIRLIKLARINA BAŞLADI</h3>

<p>Barcelona, CE Europa karşılaşmasıyla birlikte yeni sezon maç programına giriş yapacak. Katalan ekibi açısından mücadele; kondisyon seviyesinin ölçülmesi, genç futbolcuların performanslarının değerlendirilmesi ve takım içindeki rekabetin artırılması bakımından önem taşıyor.</p>

<p>Barcelona’nın kamuya açık resmî fikstüründe 31 Temmuz’da Birmingham City ile oynanacak hazırlık maçı yer alıyor. CE Europa karşılaşmasının fikstür sayfasında bulunmaması ise mücadelenin seyircisiz ve özel antrenman maçı niteliğinde planlanmasıyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p><img alt="Barcelona 565385" class="detail-photo img-fluid" height="661" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/barcelona-565385.webp" width="930" /></p>

<h3>CE EUROPA HANGİ LİGDE OYNUYOR?</h3>

<p>Barcelona’nın rakibi CE Europa, İspanya futbolunun köklü kulüpleri arasında bulunuyor. Barselona’nın Gràcia bölgesini temsil eden takım, 2026-2027 sezonunda İspanya futbolunun üçüncü kademesi olan Primera Federación’da mücadele edecek.</p>

<p>CE Europa, yeni sezon öncesinde kadrosunu Nil Ruiz, Adrián Expósito, Adrià López Padillo ve Flavio Ribeiro gibi futbolcularla güçlendirdi. Kulüp ayrıca altyapısından yetişen bazı oyuncuları A takıma yükselterek kadro derinliğini artırmayı hedefledi.</p>

<p>Barcelona karşısında savunma ağırlıklı ve mücadele gücü yüksek bir oyun ortaya koyması beklenen CE Europa için karşılaşma, üst düzey bir rakip karşısında eksiklerini görme fırsatı sunacak.</p>

<p><img alt="Suudi Prens'ten Barcelona için dev teklif" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1765775870331-bar.jpg" width="800" /></p>

<h3>BARCELONA EUROPA FC MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p><strong>Barcelona-Europa FC maçı için Türkiye’de açıklanmış bir televizyon veya dijital yayıncı bulunmuyor.</strong> 24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 15.00’te başlayacak karşılaşmanın mevcut yayın programına göre canlı yayımlanması beklenmiyor. Maça ilişkin skor ve gelişmeler canlı skor platformları üzerinden takip edilebilecek.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/QRm9sGZL_cE?si=Dy7EtsJeu8YCV9RL" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/barcelona-europa-fc-maci-ne-zaman-saat-kacta-ve-hangi-kanalda-barcelona-hazirlik-maci-canli</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/barcelona-ferran-torres-lamine-yamal-298428.webp" type="image/jpeg" length="84922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'nin kuruluşunun ardından Özgür Özel'den ilk mesaj]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-kurulusunun-ardindan-ozgur-ozelden-ilk-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-kurulusunun-ardindan-ozgur-ozelden-ilk-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti'nin kurucularından Özgür Özel, partisinin kuruluşunun ardından yaptığı paylaşımda, "YENİ Parti'yi kuran, milletimizdir" dedi. Özel, yeni partinin işçiden emekliye, memurdan esnafa, çiftçiden kadınlara ve gençlere kadar toplumun tüm kesimlerinin partisi olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti'nin kurucularından Manisa Milletvekili Özgür Özel, partisinin kuruluşunun ardından sosyal medya hesabından mesaj paylaştı. Özel, "YENİ Parti'yi kuran, milletimizdir" derken, yeni partinin toplumun farklı kesimlerinin partisi olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Özgür Özel'den YENİ Parti mesajı</strong></h2>

<p>YENİ Parti'nin kuruluşunun ardından partinin kurucularından Özgür Özel, resmi X hesabından açıklama yaptı.</p>

<p>Özel, paylaşımında YENİ Parti'nin toplumun farklı kesimlerini temsil edeceğini belirterek, partinin kuruluşunu "milletin eseri" olarak nitelendirdi.</p>

<h3><strong>"İşçinin, emeklinin, memurun YENİ Partisi"</strong></h3>

<p>Özgür Özel, paylaşımında yeni partinin toplumun farklı kesimlerine hitap ettiğini vurguladı.</p>

<p>Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"YENİ Parti'yi kuran, milletimizdir. İşçinin YENİ Partisi, emeklinin YENİ Partisi, memurun YENİ Partisi, esnafın YENİ Partisi, çiftçinin YENİ Partisi, kadınların YENİ Partisi, gençlerin YENİ Partisi, Türkiye'nin YENİ Partisi... Hayırlı, uğurlu olsun."</p>

<p><strong> Özgür Özel'in resmi X hesabından yaptığı paylaşım şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"YENİ Parti'yi kuran, milletimizdir.</p>

<p>İşçinin YENİ Partisi,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>emeklinin YENİ Partisi,</p>

<p>memurun YENİ Partisi,</p>

<p>esnafın YENİ Partisi,</p>

<p>çiftçinin YENİ Partisi,</p>

<p>kadınların YENİ Partisi,</p>

<p>gençlerin YENİ Partisi,</p>

<p>Türkiye’nin YENİ Partisi...</p>

<p>Hayırlı, uğurlu olsun."</p>
</blockquote>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.<br />
<br />
İşçinin YENİ Partisi<br />
Emeklinin YENİ Partisi<br />
Memurun YENİ Partisi<br />
Esnafın YENİ Partisi<br />
Çiftçinin YENİ Partisi<br />
Kadınların YENİ Partisi<br />
Gençlerin YENİ Partisi<br />
Türkiye’nin YENİ Partisi…<br />
<br />
Hayırlı, uğurlu olsun. <a href="https://t.co/skj4qwIoxd" rel="nofollow">pic.twitter.com/skj4qwIoxd</a></p>
— Özgür Özel (@eczozgurozel) <a href="https://x.com/eczozgurozel/status/2080582247812366642?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-kurulusunun-ardindan-ozgur-ozelden-ilk-mesaj</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/61ab2dbb-cdba-46da-9780-313d82a904d2-w.png" type="image/jpeg" length="71680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yorgunluğa çözüm arayanların tercihi: Enerji serumları ne kadar güvenli?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yorgunluga-cozum-arayanlarin-tercihi-enerji-serumlari-ne-kadar-guvenli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yorgunluga-cozum-arayanlarin-tercihi-enerji-serumlari-ne-kadar-guvenli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Enerji serumu" olarak bilinen serum ve damar yoluyla vitamin uygulamaları ne kadar güvenli? İSTAHED Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, bu uygulamaların hangi durumlarda gerekli olduğunu, bilinçsiz kullanımın taşıdığı riskleri ve toplumda doğru bilinen yanlışları 24 Saat Gazetesi’ne anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yıllarda özellikle sosyal medya etkisiyle yaygınlaşan serum ve damar yoluyla vitamin uygulamaları <strong>(IV vitamin)</strong>, hızlı çözüm arayan kişilerin tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Yorgunluk, halsizlik ve bağışıklığı güçlendirme gibi beklentilerle başvurulan bu uygulamaların her birey için gerekli olmadığı, bazı durumlarda ise sağlık açısından risk taşıyabileceği belirtiliyor. Damar yoluyla vitamin desteğinin yalnızca belirli tıbbi ihtiyaçlarda ve gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra uygulanması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Serum ve vitamin uygulamalarında merak edilenler</strong></h2>

<p>Serum ve <strong>IV vitamin</strong> uygulamalarına ilişkin tartışmalar sürerken, bu yöntemlerin hangi durumlarda kullanılması gerektiği, kimler için uygun olmadığı ve bilinçsiz uygulamaların ne gibi sonuçlara yol açabileceği merak ediliyor.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. <strong>Selda Handan Karahan</strong>, serum ve vitamin uygulamalarına dair bilinmesi gereken noktaları anlattı.</p>

<p>Karahan, uygulamaların tıbbi gereklilik dışında tercih edilmemesi gerektiğini belirterek, doğru bilinen yanlışlara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>Serum ve damar yoluyla vitamin uygulamalarına ilginin artış nedenleri neler?</strong></h3>

<p>İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. <strong>Selda Handan Karahan</strong>, son yıllarda serum ve damar yoluyla uygulanan vitamin tedavilerinin (<strong>IV vitamin</strong>) popüler hale gelmesinin en önemli nedenlerinden birinin, teknolojinin ve çağın getirdiği hızlı çözümlere ulaşma isteği olabileceğini belirtti.</p>

<p>Karahan, bu uygulamalara yönelimin temel nedenleri arasında sosyal medyada özellikle bu tarz içeriklerin artmasının ve günümüz iş yaşamının insan hayatında oluşturduğu stres ile yorgunluğa hızlı çözüm arayışının bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Yoğun iş temposu, yetersiz uyku ve stres nedeniyle kişilerin beslenme, uyku ve egzersiz gibi önemli yaşam tarzı değişiklikleri yapmak yerine, sosyal medya ve çevrenin etkisiyle tek seferde etki gösterdiği iddia edilen damar yoluyla uygulanan serum ve vitamin tedavilerine yöneldiğini belirten Karahan, bunun son yıllarda bu uygulamalara olan ilgiyi artırdığını söyledi.</p>

<p><img alt="Uzm. Dr. Selda Handan Karahan-1" class="detail-photo img-fluid" height="1240" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/uzm-dr-selda-handan-karahan-1.png" width="1736" /></p>

<h3><strong>Damar yoluyla vitamin uygulamalarının gerekli olduğu durumlar</strong></h3>

<p>Karahan, <strong>damar yolu</strong>yla vitamin uygulamalarının (IV vitamin) her birey için gerekli bir yöntem olmadığını, belirli tıbbi durumlarda uygulanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gerçek endikasyonların başlıklar altında değerlendirilebileceğini ifade eden Karahan, sindirim sistemi emilim bozuklukları, ağızdan alımın mümkün olmadığı durumlar, akut sıvı ve elektrolit kayıpları ile gösterilmiş hayati ve ağır eksikliklerin bu kapsamda yer aldığını aktardı.</p>

<p>Sindirim sistemi emilim bozuklukları hakkında bilgi veren Karahan, çölyak, Crohn, kısa bağırsak sendromu veya bariatrik cerrahi (mide küçültme) geçmişi olan hastalarda ağızdan emilimin yetersiz olabileceğini belirtti.</p>

<p>Karahan, bu gibi durumlarda damar içi veya kas içi uygulamaların çözüm yolu haline gelebildiğini ifade etti.</p>

<p>Ağızdan alımın mümkün olmadığı durumlara da değinen Karahan, aşırı bulantı, kusma, yutma güçlüğü veya bilincin kapalı olduğu durumların bu grupta değerlendirilebileceğini aktardı.</p>

<p>Akut sıvı ve elektrolit kayıplarının da damar yoluyla destek gerektirebilen durumlar arasında yer aldığını belirten Karahan, ağır dehidratasyon, güneş çarpması ve akut gastroenterit yani ishal ve kusmanın aşırı ve yoğun şekilde eşlik ettiği durumların bu kapsamda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Gösterilmiş hayati ve ağır eksikliklerde ise ağızdan takviyeye yanıt vermeyen veya acil replasman gerektiren tabloların değerlendirildiğini belirten Karahan, elektrolit bozuklukları, diyabete ikincil gelişen koma gibi ciddi ve ağır hastalıklar ile ağır ve derin anemilerin bu grupta yer aldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Yorgunluk yaşayan herkes serum veya vitamin desteği almalı mı?</strong></h3>

<p>Karahan, yorgunluk yaşayan herkesin serum veya <strong>vitamin</strong> desteğine ihtiyaç duyduğu düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı.</p>

<p>"Hayır kesinlikle doğru değildir" ifadelerini kullanan Karahan, dışarıdan bilinçsiz takviye kullanımı yerine öncelikle bazı hastalıkların araştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Anemi, hipotiroidi, diyabet, karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu, kronik enfeksiyonlar ya da depresyon gibi hastalıkların değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Karahan, bu süreçte öncelikle bir hekim tarafından hastanın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karahan, gerekli muayeneler ve tetkikler sonucunda karar verilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Karahan, sindirim sistemi sağlıklı ve düzgün çalışan bir bireyde, damar yoluyla verilen vitaminlerin ağızdan alınan takviyelere kıyasla sağlığa uzun vadeli katkı açısından kanıtlanmış bir üstünlüğünün olmadığını ifade etti.</p>

<p>Vücudun ihtiyacından fazla olan suda çözünen vitaminleri doğrudan idrar yoluyla dışarı attığını belirten Karahan, bunun B ve C vitaminleri için geçerli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Iv Vitamin Serum" class="detail-photo img-fluid" height="1170" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iv-vitamin-serum.png" width="2008" /></p>

<h3><strong>Bilinçsiz serum ve vitamin uygulamalarının riskleri</strong></h3>

<p>Karahan, serum ve damar yoluyla uygulanan vitamin tedavilerinin kontrolsüz şekilde yapılması halinde çeşitli sağlık riskleri oluşturabileceğini belirtti.</p>

<p>Alerjik reaksiyonlar ve anafilaksi riskine dikkat çeken Karahan, özellikle damar içi kompleks B vitaminleri, yüksek doz C vitamini veya demir uygulamalarının ölümcül olabilen anafilaktik şoka yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Steril çalışılmadığında damar iltihabı (flebit), lokal apse ve hatta sistemik enfeksiyon (sepsis) riskinin bulunduğunu belirten Karahan, uygulama koşullarının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Böbrek ve karaciğer gibi organların çalışmasında bozulma veya hasar oluşabileceğini aktaran Karahan, yüksek doz C vitamininin böbrek taşı oluşumunu (okzalat taşları) tetikleyebileceğini belirtti.</p>

<p>Karahan, bireyin kalp veya böbrek yetmezliği bulunması halinde kontrolsüz sıvı verilmesinin akciğer ödemine, kişinin solunumunun durmasına ve hatta ölüme yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Aşırı vitamin yüklenmesine de değinen Karahan; A, D, E ve K gibi yağda eriyen vitaminlerin kontrolsüz damar içi kullanımının böbrek ve karaciğer gibi hayati organların çalışmasını bozabileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Uygulama öncesinde hangi tetkikler yapılmalı?</strong></h3>

<p>Karahan, gerekli tetkikler yapılmadan hiçbir besin takviyesinin yüksek dozda uygulanmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu gibi durumlarda mutlaka kandan bazı tetkiklerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karahan, öncelikle D vitamini (25-OH Vitamin D), B12 vitamini ve folik asit (B9 vitamini), demir, ferritin ve total demir bağlama kapasitesi ile elektrolitlerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karahan, elektrolitler kapsamında sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum düzeylerine bakılması gerektiğini belirtirken, lüzum halinde çinko seviyesinin de değerlendirilebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ruhsatsız ortamlarda yapılan uygulamalara dikkat</strong></h3>

<p>Ruhsatsız ortamlarda ve hekim gözetimi olmadan yapılan damar yoluyla serum ve vitamin uygulamalarının halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Karahan, anafilaksi (alerjik reaksiyon) gelişmesi halinde müdahale edecek tıbbi donanımın ve uzman sağlık personelinin bulunmadığı ortamlarda hayati risklerin ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Karahan, epinefrin (adrenalin), oksijen ve resüsitasyon ekipmanının bulunmadığı yerlerde yapılan uygulamaların yaşamı tehdit eden sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı mevzuatına göre damar içi tüm uygulamaların yalnızca yetkili sağlık kuruluşlarında; yani hastane, tıp merkezi ve polikliniklerde, hekim reçetesi veya hekim kontrolüyle yapılması gerektiğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>Toplumda doğru sanılan yanlışlar</strong></h3>

<p>Toplumda serum ve damar yoluyla vitamin uygulamalarına ilişkin yanlış inanışların bulunduğunu belirten Karahan, <strong>"</strong>Serum aldım sonucunda kendimi enerjik hissettim" düşüncesinin sık karşılaşılan bir tepki olduğunu söyledi.</p>

<p>Karahan, hissedilen rahatlamanın çoğunlukla damar yoluyla verilen serum fizyolojik gibi sıvıların dehidratasyonu gidermesi ve kişinin tedavinin fayda sağlayacağına inanmasından kaynaklanan plasebo etkisiyle oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Bir diğer yanlış inanışın ise "Damar verilen vitamin fazlası atılır, zarar vermez" düşüncesi olduğunu belirten Karahan, aksine yüksek doz vitaminlerin böbrek fonksiyonlarını bozabileceğini ve böbrek taşı oluşumuna neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Grip sırasında serum takılmasının iyileşmeyi hızlandıracağı yönündeki düşüncenin de doğru olmadığını ifade eden Karahan, viral enfeksiyonların tedavisinin istirahat, semptomatik takip ve doğru beslenme olduğunu, serumun grip etkeni olan virüsü yok etmediğini belirtti.</p>

<p>Karahan, gribi önlemenin en etkili yollarından birinin ise mevsim başlamadan grip aşısı yaptırmak olduğunu kaydetti.</p>

<p><img alt="Iv Vitamin Serum 2" class="detail-photo img-fluid" height="1046" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iv-vitamin-serum-2.png" width="2044" /></p>

<h3><strong>Güçlü bağışıklık için yaşam tarzı önerileri</strong></h3>

<p>Güçlü bir bağışıklık sisteminin damar yoluyla verilen sıvılarla değil, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarıyla desteklenebileceğini belirten Karahan, dengeli beslenme, kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi ve stres yönetiminin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Karahan; farklı sebze ve meyvelerin yer aldığı, antioksidan açısından zengin Akdeniz tipi beslenme modelinin sağlıklı yaşam için önemli katkılar sağladığını ifade etti.</p>

<p>Karahan, vücudun doğal uyku-uyanıklık düzenine uygun şekilde her gece 7-8 saat kesintisiz uyumanın bağışıklık sistemi için önemli olduğunu belirterek, haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersizin faydalı olduğunu söyledi.</p>

<p>Altta yatan hastalığı bulunan kişilerde egzersiz ve beslenme önerilerinin mutlaka hekim kontrolünde ve diyetisyen eşliğinde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Karahan, gün içinde yeterli miktarda su tüketiminin de büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Kronik kortizol yüksekliğinin bağışıklık sistemini baskıladığını ve sık hastalanmaya neden olabileceğini belirten Karahan, bu nedenle kişinin iş dışında bir hobi edinmesinin veya farklı uğraşlarla stresini yönetmesinin faydalı olacağını söyledi.</p>

<h3><strong>“En etkili takviye doğru yaşam tarzıdır" </strong></h3>

<p>Karahan, <strong>serum</strong> ve damar yoluyla uygulanan vitamin takviyelerinin bir güzellik veya kişisel bakım yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Bu uygulamaların yalnızca tıbbi gereklilik bulunması halinde yapılması gereken tedavi yöntemleri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hekim muayenesi ve kan tahlili yapılmadan, acil müdahale imkanı bulunmayan ortamlarda damar içi uygulama yaptırılmaması gerektiğini vurgulayan Karahan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Serum ve IV vitamin takviyeleri bir güzellik veya wellness ritüeli değil, tıbbi endikasyonu olması gereken invaziv tedavi yöntemleridir. Hekim muayenesi ve kan tahlili olmadan, acil müdahale imkanı bulunmayan mekanlarda kesinlikle damar içi uygulama yaptırmayınız. Sağlığın kestirme yolu yoktur; en etkili takviye doğru yaşam tarzıdır."</p>

<p><img alt="Iv Vitamin Serum 1" class="detail-photo img-fluid" height="1086" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iv-vitamin-serum-1.png" width="2028" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şilan Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yorgunluga-cozum-arayanlarin-tercihi-enerji-serumlari-ne-kadar-guvenli</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iv-vitamin-serum-3.png" type="image/jpeg" length="19230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizm sektörüne 6 milyar TL destek: Çalışan başına 3 bin 500 TL verilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turizm-sektorune-6-milyar-tl-destek-calisan-basina-3-bin-500-tl-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turizm-sektorune-6-milyar-tl-destek-calisan-basina-3-bin-500-tl-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, turizm sektörüne yönelik yeni istihdam destek programını duyurdu. Belirli şartları karşılayan konaklama tesislerinde çalışan her bir sigortalı için 3 bin 500 TL destek verileceğini açıklayan Işıkhan, program kapsamında turizm sektörü için 6 milyar TL kaynak ayrıldığını ve desteğin yıl sonuna kadar süreceğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Turizm sektöründe istihdamı artırmaya yönelik yeni destek programı kamuoyuyla paylaşıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, belirli koşulları sağlayan konaklama tesislerinde görev yapan her bir sigortalı çalışan için 3 bin 500 TL destek sağlanacağını açıkladı. Program kapsamında ayrılan toplam kaynağın 6 milyar TL olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Turizm sektörüne yeni istihdam desteği açıklandı</strong></h2>

<p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda turizm sektörüne yönelik yeni istihdam destek programını duyurdu.</p>

<p>Paylaşımında, turizm sektörünün istihdam kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan yeni uygulamanın hayata geçirildiğini belirten Işıkhan, programın belirli şartları karşılayan konaklama tesislerini kapsadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Sigortalı çalışan için 3 bin 500 TL destek sağlanacak</strong></h3>

<p>Yeni uygulama kapsamında, belirlenen koşulları yerine getiren konaklama tesislerinde çalışan her bir sigortalı için 3 bin 500 TL destek verileceği açıklandı.</p>

<p>Programın, turizm sektöründe faaliyet gösteren ve şartları sağlayan işletmelerde görev yapan sigortalı çalışanları kapsadığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Turizm sektörü için 6 milyar TL kaynak ayrıldı</strong></h3>

<p>Bakan Vedat Işıkhan, destek programı kapsamında toplam 6 milyar TL kaynağın doğrudan turizm sektörüne ayrıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca uygulamanın yıl sonuna kadar devam edeceği bilgisi de paylaşıldı.</p>

<p>Bakan Işıkhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ülkemizde birçok sektörü destekleyen, istihdam kapasitemizi güçlendiren, bacasız sanayimiz turizm sektörü için yeni bir uygulamayı hayata geçiriyoruz. Sektörde faaliyet gösteren belirli koşulları sağlayan konaklama tesislerinde çalışan her bir sigortalı için 3.500 TL destek sağlayacağız. Bu kapsamda 6 milyar TL kaynağı doğrudan turizm sektörüne ayırdık. Desteğimiz yıl sonuna kadar devam edecek."</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Ülkemizde birçok sektörü destekleyen, istihdam kapasitemizi güçlendiren, bacasız sanayimiz turizm sektörü için yeni bir uygulamayı hayata geçiriyoruz.🤝<br />
<br />
⚙️Sektörde faaliyet gösteren belirli koşulları sağlayan konaklama tesislerinde çalışan her bir sigortalı için 3.500 TL destek… <a href="https://t.co/UpIxMHKuMZ" rel="nofollow">pic.twitter.com/UpIxMHKuMZ</a></p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://x.com/isikhanvedat/status/2080548558625763787?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turizm-sektorune-6-milyar-tl-destek-calisan-basina-3-bin-500-tl-verilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/turizm-sektorune-6-milyar-tl-destek.png" type="image/jpeg" length="87280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda LNG sorunu: Bazı ülkelerde elektrik fiyatları yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hurmuz-bogazinda-lng-sorunu-bazi-ulkelerde-elektrik-fiyatlari-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hurmuz-bogazinda-lng-sorunu-bazi-ulkelerde-elektrik-fiyatlari-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı üzerinden LNG sevkiyatında yaşanan aksamalar, bazı Avrupa ve Asya piyasalarında elektrik fiyatlarının yükselmesine neden oldu. IEA verilerine göre, LNG fiyatlarındaki artışın etkisi ülkelerin enerji kaynaklarına ve doğal gaz kullanım oranlarına göre farklılık gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hürmüz Boğazı</strong> üzerinden yapılan LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) sevkiyatlarında yaşanan aksaklıkların neden olduğu arz şoku, bazı ülkelerde elektrik piyasalarına yansıdı. LNG fiyatlarına duyarlı ve doğal gaz santrallerinin elektrik fiyatlarında belirleyici olduğu piyasalarda maliyet artışları görüldü.</p>

<h2><strong>LNG fiyatlarındaki yükseliş elektrik piyasalarını etkiledi</strong></h2>

<p>Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yıl Ortası Elektrik Sektörü Güncellemesi raporundan derlenen verilere göre, yurt içi doğal gaz fiyatları LNG fiyatlarından daha fazla etkilenen ülkelerde elektrik fiyatlarında artış yaşandı.</p>

<p>Raporda, doğal gaz santrallerinin toptan elektrik fiyatlarını belirlediği bazı Avrupa ve Asya piyasalarında <strong>LNG</strong> fiyatlarındaki yükselişin elektrik maliyetlerine yansıdığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşılık yenilenebilir enerji üretimi, artan batarya kapasitesi, ithal LNG kullanımının sınırlı olması ve düşük maliyetli yerli doğal gaz gibi unsurların bazı ülkelerde fiyat artışlarının etkisini azalttığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Avrupa ve Asya piyasalarında fiyat değişimleri yaşandı</strong></h3>

<p>AB'de 2026'nın ilk yarısında ortalama toptan elektrik fiyatı yıllık bazda yüzde 15 yükseldi. Japonya'da ikinci çeyrekte elektrik fiyatlarında yüzde 30'un üzerinde artış görülürken, Avustralya ve Hindistan'da yılın ilk yarısında elektrik fiyatları sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 7 geriledi.</p>

<p>IEA verilerine göre, 2 Mart-16 Temmuz döneminde Asya spot LNG fiyatları kriz öncesi seviyelere göre ortalama yüzde 65 arttı. Avrupa'nın gösterge doğal gaz fiyatı TTF ise aynı dönemde yüzde 50'den fazla yükseldi.</p>

<h3><strong>LNG maliyetleri bazı ülkelerde elektrik fiyatlarına yansıdı</strong></h3>

<p>IEA, LNG fiyatlarındaki artışın <strong>elektrik piyasaları</strong>na etkisinde iki temel faktörün öne çıktığını bildirdi. Bunların, ülkelerin doğal gaz fiyatlarının LNG fiyatlarından etkilenme düzeyi ve doğal gaz santrallerinin elektrik fiyatlarını belirlediği saatlerin oranı olduğu belirtildi.</p>

<p>Japonya'da LNG fiyatları mart ayında kriz öncesi seviyenin termal megavatsaat başına yaklaşık 40 dolar üzerine çıktı. Bu artışın, üçüncü çeyrek elektrik vadeli fiyatlarında yaklaşık 75 dolarlık yükselişe neden olduğu aktarıldı.</p>

<p>Avrupa'da ise doğal gaz fiyatlarındaki yaklaşık 30 dolarlık artış, elektrik vadeli fiyatlarına da yansıdı. İtalya'da yaklaşık 60 dolar, Birleşik Krallık'ta 40 dolar ve Almanya'da 30 dolarlık yükseliş görüldü.</p>

<h3><strong>Yenilenebilir enerji ve batarya kapasitesi fiyat artışını sınırladı</strong></h3>

<p>IEA raporunda, bazı ülkelerde <strong>yenilenebilir enerji kaynakları</strong> ve enerji depolama kapasitesinin LNG fiyatlarındaki artışın etkisini azalttığı belirtildi.</p>

<p>Avustralya Ulusal Elektrik Piyasası'nda ortalama toptan elektrik fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 30 düşerek megavatsaat başına 49 dolara geriledi. Yeni batarya kapasitesinin de elektrik üretiminde gündüz saatlerinden akşam saatlerine kaydırılan enerji miktarını artırdığı ifade edildi.</p>

<p>Hindistan'da ise ithal LNG'nin elektrik üretimindeki payının sınırlı olması nedeniyle enerji piyasalarındaki gelişmelerin spot elektrik fiyatlarına belirgin bir etkisi olmadığı bildirildi.</p>

<h3><strong>ABD’de yerli doğal gaz etkisi öne çıktı</strong></h3>

<p>ABD'de küresel LNG fiyatlarına kıyasla daha düşük maliyetli yerli <strong>doğal gaz</strong> kullanımı, fiyat artışlarının elektrik piyasalarına yansımasını sınırladı. Ülkede yılın ilk yarısında toptan elektrik fiyatları yüzde 10 artarak megavatsaat başına 52 dolara çıktı.</p>

<p>IEA'ya göre, Kuzey Amerika'daki yeni LNG sıvılaştırma projeleri, diğer ihracatçı ülkelerin üretim artışları ve yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının yükselmesi, mevcut enerji krizinin etkilerinin 2022 dönemine göre daha sınırlı kalmasına katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hurmuz-bogazinda-lng-sorunu-bazi-ulkelerde-elektrik-fiyatlari-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/hurmuzdeki-lng-arz-soku-elektrik-fiyatlarinda-kuresel-ayrismayi-derinlestirdi.png" type="image/jpeg" length="12100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Kirov'daki füze bileşeni üreten tesis hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-kirovdaki-fuze-bileseni-ureten-tesis-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-kirovdaki-fuze-bileseni-ureten-tesis-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Kirov kentinde füze bileşenleri üretildiğini öne sürdüğü askeri tesise saldırı düzenlendiğini açıkladı. Zelenskiy, Ukrayna ordusunun Rusya'daki hedeflere yönelik uzun menzilli saldırılarını sürdürdüğünü belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir <strong>Zelenskiy</strong>, Ukrayna ordusunun <strong>Rusya</strong>'nın Kirov kentindeki bir <strong>askeri tesis</strong>e saldırı düzenlediğini bildirdi. Zelenskiy, söz konusu tesisin füze ve havacılık teknolojileri için bileşenler sağladığını iddia etti.</p>

<h2><strong>Ukrayna Rusya'daki hedeflere yönelik saldırıları sürdürüyor</strong></h2>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Rusya'daki hedeflere yönelik gece saatlerinde gerçekleştirdiği hava saldırıları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Uzun menzilli silahların kullanıldığı saldırıların devam ettiğini belirten Zelenskiy, Kirov kentindeki önemli askeri işletmelerden birinin hedef alındığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Kirov'daki tesisin füze bileşenleri ürettiği öne sürüldü</strong></h3>

<p>Zelenskiy, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, hedef alınan işletmenin Rusya'nın şehirler ve halka yönelik saldırılarında kullanılan havacılık ve füze teknolojileri için bileşenler tedarik ettiğini ileri sürdü.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı, saldırının ardından yaptığı değerlendirmede, ordunun gerçekleştirdiği operasyonların devam edeceğini belirterek, "Yanıtımız kesinlikle adildir" ifadesini kullandı.</p>

<h3><strong>Rusya'daki lojistik merkezler de hedef alınıyor</strong></h3>

<p>Zelenskiy, <strong>Ukrayna</strong> sınırına yaklaşık 1350 kilometre uzaklıkta bulunan bir petrol tesisine yönelik saldırı düzenlendiğini de açıkladı. Ayrıca Rusya'daki bazı lojistik merkezlerin hedef alınmaya devam edildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri de paylaşan Zelenskiy'nin açıklamaları, Ukrayna'nın Rusya topraklarındaki uzun menzilli operasyonlarını sürdürdüğünü gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-kirovdaki-fuze-bileseni-ureten-tesis-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/zelenskiy-ukrayna-ordusu-rusyanin-kirov-kentindeki-onemli-askeri-isletmelerden-birini-vurdu.png" type="image/jpeg" length="18876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Şimşek enflasyon beklentilerini değerlendirdi: Hanehalkında 6,6 puanlık gerileme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-simsek-enflasyon-beklentilerini-degerlendirdi-hanehalkinda-66-puanlik-gerileme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-simsek-enflasyon-beklentilerini-degerlendirdi-hanehalkinda-66-puanlik-gerileme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, X hesabından Merkez Bankası'nın temmuz ayı sektörel enflasyon beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek</strong>, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, hanehalkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerinde iyileşme yaşandığını bildirdi.</p>

<p>"Enflasyonla mücadelede politikalarımızı kalıcı kazanımları gözeterek belirliyoruz" diyen Şimşek, "Politikalarımızın nihai hedefi, yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir büyümeyi ve kalıcı refah artışını sağlamaktır" ifadesini kullandı.</p>

<h2><strong>Bakan Şimşek'ten enflasyonla mücadele çağrısı</strong></h2>

<p>Paylaşımında, hanehalkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerinde iyileşme görüldüğünü belirten Şimşek, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Hanehalkının ve reel sektörün enflasyon beklentileri iyileşiyor. Jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere rağmen hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi son üç ayda toplam 6,6 puan, reel sektörün beklentisi 1,2 puan geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürde finansal istikrarın korunması kritik önemdedir. Rekabet gücümüzde kalıcı artış verimlilik, teknolojiye dayalı üretim ve makroekonomik istikrar ile sağlanacaktır.</p>

<p>Enflasyonla mücadelede politikalarımızı kalıcı kazanımları gözeterek belirliyoruz. Politikalarımızın nihai hedefi, yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir büyümeyi ve kalıcı refah artışını sağlamaktır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-simsek-enflasyon-beklentilerini-degerlendirdi-hanehalkinda-66-puanlik-gerileme</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mehmet-simsek-19.png" type="image/jpeg" length="45087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'nin kuruluş dilekçesi bakanlığa teslim edildi | Murat Emir: "Arkamıza bakmıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-kurulus-dilekcesi-bakanliga-teslim-edildi-murat-emir-arkamiza-bakmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-kurulus-dilekcesi-bakanliga-teslim-edildi-murat-emir-arkamiza-bakmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'nin kuruluş dilekçesi ve ilgili belgeleri İçişleri Bakanlığı'na teslim edildi. Ankara Milletvekili Murat Emir, Bakanlık önünde yaptığı açıklamada, gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından partinin gün bitmeden hukuken kurulmuş olacağını belirterek, "Yeni partimizi, yepyeni partimizi kurduk" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'nin kuruluş dilekçesi ve ilgili belgeleri İçişleri Bakanlığı'na teslim edildi. Ankara Milletvekili Murat Emir, Bakanlık önünde yaptığı açıklamada, "Yeni partimizi, yepyeni partimizi kurduk" dedi.</p>

<h2><strong>YENİ Parti'nin kuruluş belgeleri teslim edildi</strong></h2>

<p>YENİ Parti'nin kuruluş sürecinde önemli bir adım daha atıldı. Partinin kuruluş dilekçesi ve ilgili belgeleri İçişleri Bakanlığı'na teslim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belgelerin teslim edilmesinin ardından Ankara Milletvekili Murat Emir, Bakanlık önünde açıklama yaptı.</p>

<p>Emir, yeni partinin kuruluşunun Türk siyasi hayatı açısından önemli bir kilometre taşı olmasını umduklarını belirterek, işlemlerin tamamlanmasının ardından partinin gün içerisinde hukuken kurulmuş olacağını söyledi.</p>

<h3><strong>Murat Emir: "Arkamıza bakmıyoruz"</strong></h3>

<p>Murat Emir, açıklamasında yeni siyasi oluşumun Cumhuriyet değerlerine bağlılığını vurguladı:</p>

<p><i>"Bu yolculuğa çıkarken arkamıza bakmıyoruz. Mustafa Kemal'den aldığımız ödevler, Kuvayımilliye'den aldığımız güçle, Cumhuriyet'e olan bağlılığımıza ve onu sonuna dek korumaya dönük inancımızla yolumuzu yürüyoruz.</i>"</p>

<h3><strong>"Türk siyasi yaşamına önemli katkılar yapacak"</strong></h3>

<p>YENİ Parti'nin kuruluşunun Türk siyasi tarihinde önemli bir kilometre taşı olmasını umduklarını belirten Emir, İçişleri Bakanlığı'ndan kuruluşla ilgili belgeleri aldıklarını söyledi:</p>

<p><i>"İşte bugün, bu yürüyüşün önemli günlerinden birisi. Türk siyasi tarihinde, umut ediyoruz ki çok önemli bir kilometre taşı olacak. Yeni partimizi, yepyeni partimizi kurduk. Biraz önce İçişleri Bakanlığımızdan kuruluşla ilgili belgelerimizi aldık. Artık umuyoruz ki saatler içerisinde diğer prosedürler de tamamlanacak ve gün bitmeden partimiz hukuken kurulmuş olacak. Türk siyasi yaşamına, umuyoruz ki çok önemli hizmetler, katkılar yapacak. Ülkemize, devletimize, milletimize hayırlı olsun."</i></p>

<p><strong><i>Ayrıntılar geliyor...</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-kurulus-dilekcesi-bakanliga-teslim-edildi-murat-emir-arkamiza-bakmiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/0a2681fb-9510-432d-a4d6-fcb0ca337ebajpeg.webp" type="image/jpeg" length="64248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş Girişim Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil'in ABD Ulusal Bilimler Akademisi üyeliğini kutladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/is-girisim-prof-dr-gokhan-hotamisligilin-abd-ulusal-bilimler-akademisi-uyeligini-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/is-girisim-prof-dr-gokhan-hotamisligilin-abd-ulusal-bilimler-akademisi-uyeligini-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Girişim Sermayesi, Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in ABD Ulusal Bilimler Akademisi (NAS) üyeliğine seçilmesini özel bir etkinlikle kutladı. Etkinlikte biyoteknoloji yatırımları ve bilimsel çalışmalar vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası iştiraki <strong>İş Girişim Sermayesi</strong>, Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu James Stevens Simmons Genetik ve Metabolizma Profesörü <strong>Gökhan Hotamışlıgil’in</strong> ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne (National Academy of Sciences-NAS) üye seçilmesi dolayısıyla kutlama etkinliği düzenledi.</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, 1863 yılında eski ABD Başkanı Abraham Lincoln döneminde kurulan ve bilimsel araştırmalarda üstün ve kalıcı başarı gösteren isimleri kabul eden NAS üyeliğine seçilen Hotamışlıgil’in başarısı; akademi, girişimcilik ve yatırım dünyasından temsilcilerin katıldığı organizasyonla kutlandı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında, İş Bankası’nın "81 İlde 81 Orman" projesi çerçevesinde, Türkiye’nin dört bir yanında bilim insanı olma hayali kuran gençleri temsilen Hotamışlıgil adına dikilen <strong>81 fidanın sertifikası</strong> kendisine takdim edildi.</p>

<p>İş Girişim Sermayesi’nin biyoteknoloji alanındaki yatırımları, geçtiğimiz yıl biyoteknoloji girişimi <strong>Enlila'nın</strong> kurulmasıyla başladı. Enlila; Hotamışlıgil'in Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu bünyesindeki laboratuvarında obezite ve yaşa bağlı hastalıkların tedavisine yönelik yürüttüğü çalışmaları desteklemek amacıyla, Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu ile imzalanan sponsorlu araştırma ve lisans anlaşması çerçevesinde hayata geçirildi. Girişimin araştırmalara <strong>10 yıl boyunca yaklaşık 39 milyon dolar</strong> finansal taahhüdü bulunuyor.</p>

<p>İş Girişim Sermayesi, son olarak portföy şirketi Enlila aracılığıyla, Princeton’lı akademisyen ve girişimci Emre Koyuncu’nun kurucu ortağı olduğu ABD merkezli <strong>Crescenta Biosciences'ın yüzde 50,1 çoğunluk hissesini 24 milyon dolar</strong> karşılığında devralarak şirketin çoğunluk ortağı oldu.</p>

<h2><strong>Prof. Dr. Hotamışlıgil: "En anlamlı ödül 30 yılı aşkın süredir bilim üretmek"</strong></h2>

<p>Etkinlikte konuşan <strong>Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil</strong>, bilimin bir ekip işi olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bilim, bir sonraki jenerasyona tükenmeyecek bir miras bırakma imkanı veriyor. Para bıraksanız tükenir, ev bıraksanız eskir, ama bilimsel bir çerçeveyi içselleştirmiş insanlar yetiştirebilirseniz hem kalıcı bir eser bırakır hem de insanları bir araya getirirsiniz."</i></p>
</blockquote>

<p>Yapay zekanın her şeyi çözeceği ve insana ihtiyaç kalmayacağı algısının yanlış olduğunu aktaran Hotamışlıgil, özellikle biyoloji ve biyomedikal alanında çalışanların ümitsizliğe kapılmaması gerektiğini, yapay zekanın gücüyle bilimsel süreçleri hızlandırmanın mümkün olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Hakan Aran: "Gelecek nesillere ilham olmasını amaçlıyoruz"</strong></h2>

<p>Türkiye İş Bankası Genel Müdürü <strong>Hakan Aran</strong>, Hotamışlıgil’in başarısının 30 yılı aşkın süredir titizlikle yürüttüğü çalışmaların bir karşılığı olduğunu belirterek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dünyanın en prestijli bilim kurumlarından olan akademik bir oluşumda bir Türk bilim insanının yer alması, Türkiye'nin adının insanlığa katkı sunan bilimsel, akademik çalışmalarla anılıyor olması ülkemiz adına da başlı başına bir gurur kaynağı. Daha önce Akademi'ye seçilen Prof. Dr. Aziz Sancar da Mardin'in Savur ilçesinde 8 çocuklu bir ailede yetişmiş, 2015'te Nobel Kimya Ödülü'nü almıştı. Hotamışlıgil, Sancar gibi öncü bilim insanlarının açtığı bu yolda uzun yılların emeği, sayısız deneme, uykusuz geceler, yorgunluklar, zaman zaman yaşanan hayal kırıklıkları olsa da bu başarılar, her şeye rağmen vazgeçmeyen o bilim insanı kararlılığıyla mümkün oluyor."</i></p>
</blockquote>

<p>İş Girişim Sermayesi Genel Müdürü <strong>Kubilay Aykol</strong> ise, <i>"Gökhan Hocamızla birlikte Enlila'yı Harvard ortaklığında kurduk, ardından yine onun önerisiyle, Emre Koyuncu'nun kurucu ortaklığını yaptığı Crescenta'yı Enlila ailesine dahil ettik. Böylece akademik, finansal ve girişimsel gücü bir araya getirme fırsatı yakaladık."</i> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/is-girisim-prof-dr-gokhan-hotamisligilin-abd-ulusal-bilimler-akademisi-uyeligini-kutladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260724-42054428-42054427-i-s-g-i-r-i-s-i-m-s-e-r-m-a-y-e-s-i-p-r-o-f-d-r-h-o-t-a-m-i-s-l-i-g-i-l-i-n-n-a-s-u-y-e-l-i-g-i-n-i-k-u-t-l-a-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="39214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Karabağlar'da CHP'ye katılan 200 üyeye rozetleri törenle takıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-karabaglarda-chpye-katilan-200-uyeye-rozetleri-torenle-takildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-karabaglarda-chpye-katilan-200-uyeye-rozetleri-torenle-takildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından Karabağlar'da düzenlenen törende partiye katılan 200 yeni üyeye rozetleri İl Başkanı Utku Gümrükçü tarafından takıldı. Gümrükçü, CHP'nin birlik ve beraberliğin teminatı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'in Karabağlar ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) katılan 200 kişiye, düzenlenen törenle rozetleri takıldı.</p>

<p>CHP İzmir İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki bir dernek binasında gerçekleştirilen organizasyonda İl Başkanı <strong>Utku Gümrükçü</strong>, partiye yeni katılan 200 üyeye rozetlerini bizzat takdim etti.</p>

<h2><strong>Gümrükçü: "Baba ocağı birlik ve beraberliğimizin teminatıdır"</strong></h2>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, partisinin İzmir genelinde örgüt yapısını güçlendirerek büyümeye devam ettiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni katılımların toplumsal birlikteliğin bir göstergesi olduğunu belirten Gümrükçü, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Cumhuriyet Halk Partisi, bu devletin kurucu partisi, birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdır. CHP hepimizin baba ocağı, atamızdan bizlere kalan en kıymetli mirastır. Bugün burada, bu mirasa sahip çıkmak ve mücadelemize güç katmak için aramıza katılan yüzlerce hemşehrimizle birlikteyiz. Bu coşkulu katılım, İzmir'den tüm Türkiye'ye verilen çok net bir mesajdır.</p>

<p>Partimizde gerçek anlamda bir bölünme ya da bu çınara zarar verecek bir kopuş asla yaşanmaz. Zaman zaman kendi yoluna gitmek isteyen, kişisel siyasi kariyerini ön plana koyarak aramızdan ayrılanlar olabilir ancak herkes bilsin ki o arkadaşlarımızın çok büyük bir çoğunluğu çok yakında ait oldukları yere, yani baba ocağına geri dönecektir. Çünkü CHP, geçici heveslerin değil, kalıcı ilke ve devrimlerin partisidir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-karabaglarda-chpye-katilan-200-uyeye-rozetleri-torenle-takildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-5cd6272d9239ad292ae3f1c1f7e535b8.webp" type="image/jpeg" length="90314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-20261-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-osym-kpss-tercih-sonucu-sorgulama-ekrani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-20261-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-osym-kpss-tercih-sonucu-sorgulama-ekrani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, KPSS-2026/1 bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme sonuçlarını açıkladı. Adaylar sonuçlarını T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle sonuc.osym.gov.tr adresinden sorgulayabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Son dakika KPSS-2026/1 gelişmesi!</strong> Binlerce adayın merakla beklediği <strong>KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları</strong> Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (<strong>ÖSYM</strong>) tarafından resmen açıklandı. Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yapılan yerleştirme işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte, adaylar atama sonuçlarını sorgulamaya başladı.</p>

<p>İşte <strong>2026 KPSS-2026/1 tercih sonuçları sorgulama ekranı</strong> ve sürece dair tüm detaylar...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Images 2026 07 24T124606.755" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></h2>

<h2></h2>

<h2><strong>KPSS-2026/1 tercih sonuçları erişime açıldı</strong></h2>

<p>ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, <strong>9-16 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında tercihleri alınan <i>KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme</i> işlemleri başarıyla tamamlandı. Adaylar, kamu kurumlarındaki memur kadro ve pozisyonlarına atanıp atanmadıklarını ÖSYM’nin sonuç açıklama sistemi üzerinden kolayca öğrenebilecek.</p>

<h2><strong>KPSS-2026/1 yerleştirme sonucu nasıl ve nereden öğrenilir</strong></h2>

<p>KPSS yerleştirme sonuçları herhangi bir evrak veya belge olarak adayların adreslerine gönderilmeyecek. Adaylar sonuçlarını yalnızca elektronik ortamda görüntüleyebilecek.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi sonuç sistemi olan <a href="https://sonuc.osym.gov.tr" rel="nofollow"><strong><code>sonuc.osym.gov.tr</code></strong></a> adresine gidin</p>

<p>Açılan ekranda <strong>T.C. Kimlik Numarası</strong> ve <strong>Aday Şifreniz</strong> ile sisteme giriş yapın.</p>

<p>Ekran üzerinden <strong>2026 KPSS-2026/1 Yerleştirme Sonuçları</strong> sekmesine tıklayarak atama durumunuzu sorgulayın. Yerleştirmeye hak kazanan adayların, atama işlemlerine ilişkin gerekli belgeler ve başvuru tarihleri için yerleştirildikleri kamu kurum ve kuruluşlarının resmi duyurularını takip etmeleri gerekmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-20261-yerlestirme-sonuclari-aciklandi-osym-kpss-tercih-sonucu-sorgulama-ekrani</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" type="image/jpeg" length="34009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuşların şarkıları evrim ve çevreye göre değişiklik gösteriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kuslarin-sarkilari-evrim-ve-cevreye-gore-degisiklik-gosteriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kuslarin-sarkilari-evrim-ve-cevreye-gore-degisiklik-gosteriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saint-Etienne Üniversitesi bilim insanları, yapay zeka yardımıyla 116 binden fazla kuş sesini analiz etti. Araştırma, kuş şarkılarının 8 temel motiften oluştuğunu ve ses yapılarının yaşam alanı, evrim ve çiftleşme biçimlerine göre şekillendiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilim insanları, dünya genelinde ötücü kuşların şarkılarındaki çeşitliliğin yalnızca türe özgü olmadığını; yaşadıkları çevre, evrimsel geçmiş, vücut yapısı ve çiftleşme davranışlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Fransa'daki Saint-Etienne Üniversitesinden araştırmacıların gerçekleştirdiği çalışmanın sonuçları, dünyaca ünlü bilim dergisi "Science"ta yayımlandı.</p>

<h2><strong>3 binden fazla tür ve 116 bin ses kaydı yapay zekayla analiz edildi</strong></h2>

<p>Kuş şarkılarının ortak yapısal özelliklerini incelemeyi hedefleyen bilim insanları, 3 binden fazla ötücü kuş türüne ait <strong>116 binden fazla ses kaydını</strong> kapsayan geniş çaplı bir veri setini inceledi.</p>

<p>Yapay zeka destekli analiz yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, kuş şarkılarındaki ses değişimleri ve frekanslar detaylıca karşılaştırıldı. İncelemeler sonucunda, tüm ötücü kuş şarkılarının temelde <strong>8 ana ses motifinin</strong> farklı kombinasyonlarından oluştuğu saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu 8 temel motifin; üç farklı <strong>tril</strong> (hızlı ve titreşimli ses) türü, üç farklı <strong>ıslık</strong> türü, <strong>karmaşık sesler</strong> ve <strong>harmonik yapılardan</strong> meydana geldiği belirlendi.</p>

<h2><strong>Çevre ve iletişim ihtiyacı ses yapısını doğrudan etkiliyor</strong></h2>

<p>Çalışmanın baş araştırmacısı <strong>Quentin Bacquele</strong>, coğrafi koşulların ve bitki örtüsünün kuşların ses yapısı üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bacquele, tropikal ormanlarda yaşayan kuş türlerinin yoğun bitki örtüsü içinde seslerini daha uzak mesafelere ulaştırabilmek adına daha sade ve net ses motiflerini tercih ettiklerini kaydetti.</p>

<p>Buna karşın ılıman bölgelerde yaşayan kuşlarda daha karmaşık ses motiflerinin yaygın olduğunu belirten Bacquele, bu durumun daha yakın mesafeli iletişim ihtiyacı ve eş bulma rekabetiyle ilişkili olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kuslarin-sarkilari-evrim-ve-cevreye-gore-degisiklik-gosteriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t123022113.jpg" type="image/jpeg" length="83385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB Akademi Giriş Sınavı pazar günü yapılacak: Giriş belgeleri erişime açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-akademi-giris-sinavi-pazar-gunu-yapilacak-giris-belgeleri-erisime-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-akademi-giris-sinavi-pazar-gunu-yapilacak-giris-belgeleri-erisime-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) ve Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT), 26 Temmuz Pazar günü 81 il ve Lefkoşa dahil 103 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Sınava 391 bin 906 aday başvururken, sonuçlar 26 Ağustos'ta açıklanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı </strong>(MEB-AGS) ve Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT), 26 Temmuz Pazar günü gerçekleştirilecek. İki oturum halinde düzenlenecek sınava 391 bin 906 aday başvurdu. Sınav, 81 il ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil <strong>103 sınav merkezinde yapılacak.</strong></p>

<h2><strong>MEB-AGS ve ÖABT iki oturumda gerçekleştirilecek</strong></h2>

<p>8-20 Mayıs tarihleri arasında başvuruları alınan MEB-AGS ve ÖABT, 26 Temmuz Pazar günü uygulanacak.</p>

<p>Sınavın ilk oturumu olan MEB-AGS saat 10.15'te başlayacak. Adaylara çoktan seçmeli 80 soru yöneltilecek ve 110 dakika cevaplama süresi verilecek. Ek süre kullanması uygun görülen adaylar ise 30 dakikaya kadar ilave süre kullanabilecek.</p>

<p>Saat 14.45'te başlayacak Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi'nde (ÖABT) ise adaylara 50 çoktan seçmeli soru sorulacak. Adaylara alanlarına göre 90 veya 70 dakika cevaplama süresi tanınacak. Ek süre hakkı bulunan adaylar, 20 dakikaya kadar ilave süre kullanabilecek.</p>

<h3><strong>Sınav 103 merkezde yapılacak</strong></h3>

<p>MEB-AGS, 81 il ve KKTC'nin başkenti Lefkoşa dahil 103 sınav merkezinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğrafı yer almayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık tutulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>AGS'ye 391 bin 906 aday başvurdu</strong></h3>

<p>ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınava ilişkin yaptığı açıklamada MEB-AGS'ye 391 bin 906 adayın başvurduğunu bildirdi.</p>

<p>Ersoy, sınava başvuran 1561 engelli aday için uygun sınav koşullarının oluşturulduğunu ve adayların engel durumlarına göre gerekli hazırlıkların yapıldığını belirtti.</p>

<p>Gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarının sınav ücretinden muaf tutulduğunu aktaran Ersoy, bu kapsamda 1616 adaydan sınav başvuru ücreti alınmadığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Sınav için 1031 bina ve 17 bin 92 salon kullanılacak</strong></h3>

<p>MEB-AGS için 1031 bina ve 17 bin 92 salonun kullanılacağını belirten Ersoy, hükümlü veya tutuklu olarak bulunan 30 adayın da sınava katılacağını söyledi.</p>

<p>Bu adaylar için ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 20 bina kullanılacak.</p>

<h3><strong>MEB-AGS sınav giriş belgeleri erişime açıldı</strong></h3>

<p>Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM'nin internet adresi üzerinden erişebilecek.</p>

<p>MEB-AGS ve ÖABT sonuçları 26 Ağustos'ta açıklanacak. MEB-AGS puanları ise sonuçların açıklanmasının ardından bir sonraki sınav sonuçlarının açıklanmasına kadar geçerli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-akademi-giris-sinavi-pazar-gunu-yapilacak-giris-belgeleri-erisime-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/080be749-4a02-4221-93c8-d3af5e342e85.png" type="image/jpeg" length="61893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'nin resmi X hesabı duyuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelin-kurdugu-yeni-partinin-resmi-x-hesabi-duyuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelin-kurdugu-yeni-partinin-resmi-x-hesabi-duyuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'nin resmi X hesabı, kuruluş evraklarının imzalanmasının ardından daha önce kullanılan "TBMM Özgür Özel" adlı hesabın adı değiştirilerek aktif hale getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özgür Özel'in kurduğu <strong>YENİ Parti'</strong>nin resmi X hesabı duyuruldu. Partinin kuruluş evraklarının imzalanmasının ardından Özel'in daha önce kullandığı "<strong>TBMM Özgür Özel</strong>" isimli X hesabının adı değiştirilerek <strong>YENİ Parti'</strong>nin resmi hesabı olarak kullanılmaya başlandı.</p>

<h2><strong>YENİ Parti'nin resmi X hesabı duyuruldu</strong></h2>

<p>Manisa Milletvekili Özgür Özel'in <strong>YENİ Parti</strong>'nin kuruluş evraklarını imzalamasının ardından partinin resmi sosyal medya hesabı da belli oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel'in daha önce kullandığı "TBMM Özgür Özel" isimli X hesabının adı değiştirilerek <strong>YENİ Parti'</strong>nin resmi X hesabına dönüştürüldü.</p>

<p>Böylece YENİ Parti, kuruluş sürecinin ardından sosyal medya platformu X'te de resmi hesabıyla faaliyetlerine başladı.</p>

<p><u><strong><a href="https://x.com/yenipartiyiz" rel="nofollow">YENİ Parti'nin resmi X hesabına gitmek için tıklayınız</a>.</strong></u></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelin-kurdugu-yeni-partinin-resmi-x-hesabi-duyuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/206846f5-c1ca-4e7b-a1d8-2c680043584e-w.png" type="image/jpeg" length="37005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosu "Lysistrata" oyunuyla Kosova'da sahne aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-devlet-tiyatrosu-lysistrata-oyunuyla-kosovada-sahne-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-devlet-tiyatrosu-lysistrata-oyunuyla-kosovada-sahne-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosu, Aristophanes'in eseri "Lysistrata"yı Prizrenfest kapsamında Kosova'da sahneledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT), antik dönemin önemli tiyatro eserlerinden <strong>"Lysistrata"</strong> oyunuyla Kosova'nın güneyindeki Prizren şehrinde tiyatroseverlerle buluştu.</p>

<p>Prizrenfest Açıkhava Tiyatro Festivali kapsamında Prizren Kültür Evi'nde sahnelenen oyun, izleyicilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<h2><strong>Savaş ve iktidar mücadelesi sahneye taşındı</strong></h2>

<p>Aristophanes’in kaleme aldığı ve Barış Erdenk’in yönettiği oyun, MÖ 490-478 yıllarındaki Yunan-Pers savaşlarının ardından Yunanistan’ın iki büyük gücü Atina ile Sparta arasında yaşanan iktidar mücadelesini konu alıyor.</p>

<p>Eserde gösterdikleri performansla dikkat çeken oyuncular <strong>Fulya Ülvan, Ebru Aytürk, Sevi Demirçivi, Çiğdem Aygün</strong> ve <strong>Melodi Özkazanç</strong>, salondaki izleyicilerin beğenisini topladı. Tiyatroseverler, temsilin ardından selamlama için sahneye çıkan oyuncuları uzun süre ayakta alkışladı.</p>

<p>Prizren’deki tiyatro gösterimi, bölgede Türk kültür ve sanatına uzun yıllardır hizmet veren Prizren merkezli <strong>Doğru Yol Türk Kültür Sanat Derneği’nin 75. kuruluş yıl dönümüne</strong> ithaf edilerek gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-devlet-tiyatrosu-lysistrata-oyunuyla-kosovada-sahne-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-16c77c80e7b90526ec9fea31df21a51b.webp" type="image/jpeg" length="36886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizli Opera ve Bale Günleri'nde "Kuğu Gölü" ve "Zorba" baleleri sahnelenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/denizli-opera-ve-bale-gunlerinde-kugu-golu-ve-zorba-baleleri-sahnelenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/denizli-opera-ve-bale-gunlerinde-kugu-golu-ve-zorba-baleleri-sahnelenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Opera ve Bale Günleri kapsamında "Kuğu Gölü" 5 Ağustos'ta, "Zorba" balesi ise 8 Ağustos'ta Hierapolis Antik Kenti'nde ücretsiz olarak sahnelenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Denizli'de bu yıl ikincisi düzenlenecek olan <strong>Denizli Opera ve Bale Günleri</strong> kapsamında "Kuğu Gölü" ve "Zorba" baleleri, Hierapolis Antik Kenti'nde izleyicilerle buluşacak.</p>

<p><img alt="02.07 19 New Folder (9) 20240822 2 65235669 104117187" class="detail-photo img-fluid" height="423" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/0207-19-new-folder-9-20240822-2-65235669-104117187.webp" width="750" /></p>

<p>Denizli Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinliklerde "Kuğu Gölü" balesi <strong>5 Ağustos'ta saat 21.00'de</strong>, "Zorba" balesi ise <strong>8 Ağustos'ta saat 21.00'de</strong> sahnelenecek.</p>

<p><img alt="007 2025 03 Ekim 15 Ekim 05 20251023 2 71331145 118402669" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/007-2025-03-ekim-15-ekim-05-20251023-2-71331145-118402669.webp" width="750" /></p>

<h2><strong>Etkinlikler ücretsiz olacak</strong></h2>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Bülent Nuri Çavuşoğlu</strong>, Hierapolis Antik Kenti'nin tarihi atmosferinde eserleri vatandaşlarla ücretsiz buluşturacaklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denizli'nin kültür ve sanatla anılan bir kent olmasını hedeflediklerini kaydeden Çavuşoğlu, vatandaşları 5 ve 8 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek gösterimlere davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/denizli-opera-ve-bale-gunlerinde-kugu-golu-ve-zorba-baleleri-sahnelenecek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/2024-nisan-20240429-2-63628139-100316606.webp" type="image/jpeg" length="27547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlık duyurdu: Koruyucu aile ve kuruluş bakımındaki 75 genç YKS'de ilk 100 binde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-duyurdu-koruyucu-aile-ve-kurulus-bakimindaki-75-genc-yksde-ilk-100-binde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-duyurdu-koruyucu-aile-ve-kurulus-bakimindaki-75-genc-yksde-ilk-100-binde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal hizmet modelleri çerçevesinde kuruluş bakımı ve koruyucu aile hizmetinden yararlanarak YKS sınavına giren 75 öğrenci, ilk 100 binlik dilime girme başarısı gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) bünyesinde 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) yaklaşık 2,5 milyon aday başvuru yaptı. Sınava katılanlar arasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki kurum bakımı ve koruması altındaki gençler ile koruyucu ailelerin yanında yaşamını sürdüren 12. sınıf öğrencileri ve mezunlar da bulundu. Yapılan bilgilere göre bu yıl bakanlık çatısı altında bakılan ve koruyucu aile yanında kalan 659 genç YKS maratonunda ter döktü.</p>

<h2><strong>YKS'de devlet korumasındaki gençlerden ilk 10 bin derecesi</strong></h2>

<p>Bolu, Diyarbakır, Bursa, İstanbul ve Kütahya şehirlerinde yer alan çocuk bakım merkezlerinde ve koruyucu ailelerin yanında kalan 7 gençten 5'i sözel puan türünde, 2'si ise sayısal alanda ilk 10 binlik dereceye girmeyi başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>YKS sıralamalarında öne çıkan istatistikler ve tercih desteği</strong></h3>

<p>Sınav sonuçları doğrultusunda 9'u sayısal, 16'sı eşit ağırlık, 29'u sözel ve 21'i dil alanında olmak üzere toplam 75 öğrenci YKS sıralamasında ilk 100 bin kişi arasında kendine yer buldu.</p>

<p>Bakanlık birimleri, tercih döneminde de gençleri yalnız bırakmayarak yetenekleri ve ilgi alanları doğrultusunda mesleki yönlendirme yapıyor ve tercih desteği sunmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-duyurdu-koruyucu-aile-ve-kurulus-bakimindaki-75-genc-yksde-ilk-100-binde</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/koruyucu-aile-ve-kurulus-bakimindaki-75-genc-yksde-ilk-100-binde.png" type="image/jpeg" length="19252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve meclis üyeleri CHP'den ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-ve-meclis-uyeleri-chpden-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-ve-meclis-uyeleri-chpden-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Selçuk ilçesinde Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ile belediye meclis üyeleri CHP'den ayrıldı. İstifaların ardından Selçuk Belediyesi Meclisi'nde CHP'yi temsil eden üye kalmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'in Selçuk ilçesinde Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel'in yanı sıra meclis üyeleri de CHP'den istifa etti. Bu gelişmeyle birlikte Selçuk Belediyesi'nde görev yapan CHP'li meclis üyesi kalmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>AYRINTILAR GELİYOR...</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-ve-meclis-uyeleri-chpden-ayrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/24saatsondak-258.gif" type="image/jpeg" length="70106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMO'dan üreticiye ödeme: Hububat alımları için 34,3 milyar lira aktarıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tmodan-ureticiye-odeme-hububat-alimlari-icin-343-milyar-lira-aktarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tmodan-ureticiye-odeme-hububat-alimlari-icin-343-milyar-lira-aktarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMO'nun hububat alımlarında rekor seviyeye ulaşıldı. 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton ürün alınırken, 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı. Hububat alımlarının sezon sonuna kadar devam edeceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, <strong>Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)</strong> tarafından yürütülen hububat alım sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yumaklı, 21 Mayıs'tan bu yana 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirildiğini, ürün bedeli olarak 34,3 milyar liranın üreticilerin hesaplarına yatırıldığını bildirdi.</p>

<h2><strong>TMO’nun hububat alımları 8,3 milyon tona ulaştı</strong></h2>

<p>2026 üretim sezonunda çiftçilerin ürünlerini değerlendirebilmesi ve piyasada istikrarın korunması amacıyla TMO tarafından sürdürülen <strong>hububat</strong> alım süreci devam ediyor. Bakan Yumaklı, mayıs ayında hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak amacıyla Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı buğday ve arpanın alınmaya başlandığını belirtti.</p>

<p>Yumaklı, 21 Mayıs'tan itibaren başlayan alımlarda günlük ortalama miktarın hasadın yoğunlaşmasıyla birlikte 370 bin tona kadar yükseldiğini ifade etti. TMO'nun bugüne kadar 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton rekor seviyede hububat aldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Üreticilere 34,3 milyar lira ödeme yapıldı</strong></h3>

<p>Bakan Yumaklı, üreticilerin ürün bedellerinin ilgili mevzuat kapsamında hesaplara aktarıldığını belirtti. Bu kapsamda şu ana kadar 34,3 milyar liranın üreticilere ödendiğini ve ödemelerin düzenli şekilde sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Ürün teslim süreçlerinin daha hızlı ve düzenli ilerlemesi amacıyla randevu sisteminin de uygulandığını belirten Yumaklı, sezon boyunca 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin randevu oluşturulduğunu aktardı.</p>

<h3><strong>650 alım noktasında çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>TMO'nun ülke genelinde yaklaşık 650 alım noktasında faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Yumaklı, en yüksek alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini ifade etti. İl bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada yer aldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticilerin mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra TMO'ya ait silo, depo, hangar ve uygun açık alanlarda da alımların yapıldığı belirtildi. Depolama alanlarının dolduğu bölgelerde ise uygun alanların kiralanarak ürünlerin güvence altına alındığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>TMO alımlarına sezon sonuna kadar devam edecek</strong></h3>

<p>Hasat dönemindeki yoğunluğa rağmen depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 seviyesinde bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depoların dolması nedeniyle alımları durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, son üreticinin ürünü teslim edilene kadar hububat alımlarının devam edeceğini kaydetti. Ayrıca TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağı, satış fiyatlarının ise belirlenen ürün gruplarına göre uygulanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tmodan-ureticiye-odeme-hububat-alimlari-icin-343-milyar-lira-aktarildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-24-121504.png" type="image/jpeg" length="25083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="24835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="79157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="14620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="79382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="43527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="77925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="65237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="15718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="61556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="22386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="55322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="19353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="79124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="17422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="66981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="74444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="86891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="82621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="99813"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
