<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 19:15:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar’da başkanvekilliği seçimine mahkeme engeli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uskudarda-baskanvekilligi-secimine-mahkeme-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uskudarda-baskanvekilligi-secimine-mahkeme-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi’nde CHP’li Sibel Tan Çetinkaya’nın başkanvekili seçildiği 5 Ağustos tarihli meclis kararının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, üçüncü turda geçersiz sayılan 5 oyun hangi adaya verildiğinin anlaşılabildiğine dikkat çekerek seçimin objektif, tarafsız ve şeffaf yürütülmediği değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın İçişleri Bakanlığı tarafından 1 Ağustos’ta görevden uzaklaştırılmasının ardından, Belediye Meclisi 5 Ağustos’ta başkanvekili seçimi için toplandı. Dört turda gerçekleştirilen seçim sonucunda CHP’li Sibel Tan Çetinkaya, AKP’li Dündar Ziya Gültekin’e karşı üstünlük sağlayarak başkanvekilliği görevine seçildi.</p>

<p>Seçimin iptali talebiyle İstanbul 2. İdare Mahkemesi’ne başvuran AKP’li Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin, üçüncü turda 5 oyun geçersiz kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Mahkemenin kararında, üçüncü turda toplam 44 meclis üyesinin oy kullandığı, 5 oyun geçersiz sayıldığı ve geçerli 39 oyun 21’inin Sibel Tan Çetinkaya’ya, 18’inin ise Dündar Ziya Gültekin’e verildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçersiz kabul edilen 5 oy pusulasını inceleyen mahkeme, pusulalarda hangi adayın tercih edildiğinin açık şekilde anlaşılabildiğini tespit etti. Kararda, bu oyların geçersiz sayılmasını gerektirecek hukuki bir neden bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p>Mahkeme ayrıca üçüncü ve dördüncü turlar arasında yaklaşık 10 dakikalık ara verilmesinin ardından meclis üyeleri arasında gerginlik yaşandığına dikkat çekti. Bu durumun, seçimin sağlıklı ve güvenli biçimde gerçekleştirildiğine yönelik soru işaretlerine yol açtığı değerlendirildi.</p>

<p>İstanbul 2. İdare Mahkemesi, tüm bu gerekçeler doğrultusunda 5 Ağustos tarihli ve 76 sayılı Üsküdar Belediye Meclisi kararının yürütmesini durdurdu. Mahkeme, başkanvekilliği seçiminin objektif, tarafsız ve şeffaf şekilde gerçekleştirilmediği sonucuna vardı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uskudarda-baskanvekilligi-secimine-mahkeme-engeli</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/edb754aa-0263-43cf-8df9-5611340bb496.jpg" type="image/jpeg" length="53888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sularındaki mayınlar temizlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-hurmuz-bogazinin-uluslararasi-sularindaki-mayinlar-temizlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-hurmuz-bogazinin-uluslararasi-sularindaki-mayinlar-temizlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması tarafından Hürmüz Boğazı’nın uluslararası sularındaki tüm mayınların temizlendiği veya imha edildiği konusunda bilgilendirildiğini açıkladı. Trump, yeni mayın döşenmesine karşı “sıfır tolerans” politikası uygulanacağını ve mayın döşeyen gemi veya teknelerin imha edileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trumpi sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Donanması tarafından Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sularındaki mayınların temizlendiği konusunda bilgilendirildiğini belirtti.</p>

<p>Trump, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Az önce Birleşik Devletler Donanması tarafından, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası sularından tüm mayınların kaldırıldığı ve/veya imha edildiği konusunda bilgilendirildim. İran’a, yeni mayın döşeyen herhangi bir gemi veya teknenin derhal ve sistematik olarak imha edileceği bildirildi. Uzay Kuvvetleri aracılığıyla, Pickaxe Dağı ve halihazırda imha edilmiş diğer üç nükleer tesiste olduğu gibi, Boğaz’ın her bir inç karesini de izliyoruz. Mayın döşeme konusunda tam olarak yürürlükte olan bir sıfır hoşgörü politikası bulunmaktadır. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-hurmuz-bogazinin-uluslararasi-sularindaki-mayinlar-temizlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fox-news-trump-hurmuzde-abdnin-faaliyetlerini-engellemesi-halinde-ummani-bombalayacaklarini-soyledi.png" type="image/jpeg" length="49741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP, “mutlak butlan” davasındaki temyiz başvurusunu geri çekti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-mutlak-butlan-davasindaki-temyiz-basvurusunu-geri-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-mutlak-butlan-davasindaki-temyiz-basvurusunu-geri-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP yönetimi, “mutlak butlan” davasına ilişkin yaptığı temyiz başvurusunu geri çekti. Mahkeme kararının kesinleşmesi için ise bir geri çekme işleminin daha yapılması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimi, “mutlak butlan” davasıyla ilgili temyiz başvurusunu geri çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın kesinleşmesi için aynı süreçte Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in de temyiz başvurusunu geri çekmesi gerekiyor.</p>

<p>Özel’in başvurusunu da geri çekmesi halinde mahkeme tarafından verilen karar kesinlik kazanacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-mutlak-butlan-davasindaki-temyiz-basvurusunu-geri-cekti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0c974e31-f7fc-450c-a634-fff062d8d391-w-p-n-g.jpeg" type="image/jpeg" length="96253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şahan Gökbakar, AHBAP soruşturmasında "tanık" olarak ifade verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sahan-gokbakar-ahbap-sorusturmasinda-tanik-olarak-ifade-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sahan-gokbakar-ahbap-sorusturmasinda-tanik-olarak-ifade-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar, AHBAP'a ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Gökbakar, AHBAP ve Haluk Levent ile hiçbir dönem ilişkisinin olmadığını, afetlerde yardımlarını devlet kurumları üzerinden yaptığını ve 6 Şubat depremleri sonrası da AHBAP'a yönelik destekleyici bir söylemde bulunmadığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Komedyen ve oyncu Şahan Gökbakar, AHBAP'a ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nda "tanık" sıfatıyla ifade verdi.</p>

<p>Gökbakar, ifadesinde Haluk Levent'i ve AHBAP Derneği'ni 6 Şubat depremlerinden önce medyadan, "her vatandaşın bildiği kadar" tanıdığını belirtti. Haluk Levent'in çek, senet veya dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını bildiğini kaydeden Gökbakar, "O yüzden kendisi bende hiçbir zaman güven uyandırmamıştır" dedi.</p>

<p>AHBAP Derneği ile hiçbir dönem ilişkisinin olmadığını ve dernek aracılığıyla hiçbir zaman maddi yardım yapmadığını bildiren Gökbakar, "Doğal afetlerde her zaman kendi kitlemle ve şahsi olarak, kendi gücümle yardımlarımı yapmaya çalıştım" ifadelerini kullandı. Gökbakar, 2021 yılında Kastamonu'da yaşanan sel felaketi ile yine aynı yıl Muğla'da yaşanan yangınlarda kendi çabalarıyla maddi ve manevi yardımda bulunduğunu, bu yardımları sosyal medya hesaplarından duyurduğunu söyledi.</p>

<p>Yardımların her zaman devlet kurumlarına, yani AFAD'a teslim edildiğini aktaran Gökbakar, "Kastamonu'da yaşanan sel felaketinde şahsen yaptığım yardımları AFAD'a teslim ettiğime dair de tweet atmıştım. Böylelikle kendi kitlemi de AFAD'a yönlendirmiş oldum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakış açısının yardım faaliyetlerinin resmi kanallar üzerinden yürütülmesi yönünde olduğunu belirten Gökbakar, "Herhangi bir özel kuruluşla, dernek veya vakıfla ilişkim olmamıştır" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>"AHBAP İLE BÖYLE BİR FAALİYETE GİRİŞMEM MÜMKÜN DEĞİLDİR"</strong></p>

<p>Gökbakar, 6 Şubat deprem felaketinin ardından da kendi çabalarıyla bölgeye yardım ettiğini aktararak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hiçbir sosyal medya platformunda ve medyada Ahbap Derneği ile ilgili veyahut Haluk Levent'in şahsı ile ilgili destekleyici mahiyette bir söylemim olmadı. Hatta o dönem Haluk Levent'in beyan ettiği Kızılay'dan çadır alımları ile ilgili olan olaylarda benim sorgulayıcı bir yaklaşımım ve tweetim üzerine kendisi ile yine sosyal medya platformunda sözlü bir münakaşamız olmuştu. Ben daha önce yaşanan afetlerdeki yaklaşımımı bu felakette de devam ettirdim. Çevreme de bu konuda hep telkinde bulundum. Bu tür olaylarda yardım faaliyetlerinin her zaman devlet eliyle resmi kurumlar eliyle yapılmasını desteklemiş ve doğru bulmuşumdur. Hal böyleyken benim Ahbap Derneği ile bu tür bir faaliyete girişmem mümkün değildir. Hatta o dönem gerek sosyal medya platformlarında gerek arkadaş çevremde Haluk Levent'in geçmiş dosyalarını da göz önünde bulundurarak kendisine daha dikkatli yaklaşılması gerektiğini deklare etmişimdir. O dönem hatta bu yaklaşımımdan dolayı da Haluk Levent'i ve Ahbapı seven kesimler tarafından eleştirilmişimdir. Benim bu konuyla ilgili bildiğim her şey bundan ibarettir."</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sahan-gokbakar-ahbap-sorusturmasinda-tanik-olarak-ifade-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/70eb7304-e38e-412e-b4fd-7da989e97a8e-w.png" type="image/jpeg" length="31518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bergama’da eski yapılar mimarlık öğrencilerinin emeğiyle yeniden ayağa kalkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bergamada-eski-yapilar-mimarlik-ogrencilerinin-emegiyle-yeniden-ayaga-kalkiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bergamada-eski-yapilar-mimarlik-ogrencilerinin-emegiyle-yeniden-ayaga-kalkiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanyol mimar Jose Manuel Garcia Torres’in İzmir’in Bergama ilçesinde başlattığı kırsal mimari projesinde, yıllardır kullanılmayan dört yapı mimarlık öğrencilerinin katıldığı uygulamalı çalışmalarla restore ediliyor. Kervansaray Yaz Okulu kapsamında yürütülen projede öğrenciler, geleneksel yapı tekniklerini doğrudan sahada deneyimliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’in Bergama ilçesinde yaklaşık 60 yıllık geçmişe sahip dört yapı, farklı üniversitelerden mimarlık öğrencilerinin katıldığı restorasyon çalışmalarıyla yeniden kullanıma hazırlanıyor.</p>

<p>İspanyol mimar Jose Manuel Garcia Torres’in öncülüğünde Ferizler Mahallesi’nde yürütülen proje, hem kırsal mimari mirasının korunmasını hem de mimarlık öğrencilerine uygulamalı eğitim alanı oluşturulmasını amaçlıyor.</p>

<p>Bergama’da 2018 yılında eski bir tütün deposunun restorasyonunu tamamlayan Torres, 2021 yılında nüfusu zaman içinde azalan Ferizler Mahallesi’ndeki dört eski yapıyı satın aldı. Uzun süredir kullanılmayan yapıların özgün dokusuna uygun biçimde yeniden işlevlendirilmesi için başlatılan çalışmalara daha sonra mimarlık öğrencileri de dahil edildi.</p>

<h2><strong>Öğrenciler teorik bilgilerini şantiyede uyguluyor</strong></h2>

<p>“Kervansaray Yaz Okulu” adıyla sürdürülen çalışmalara farklı üniversitelerden 15 öğrenci katılıyor. Öğrenciler kerpiç, ahşap, toprak sıva ve doğal pigmentler gibi geleneksel yapı malzemelerini kullanarak restorasyon sürecinin farklı aşamalarında görev alıyor.</p>

<p>Yaklaşık 860 metrekarelik alanda bulunan dört yapının restorasyonunun yarısı tamamlanırken öğrenciler, proje süresince bahçeye kurdukları çadırlarda konaklıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmaların temel amaçlarından birinin öğrencilerin üniversitede teorik olarak öğrendikleri yapı tekniklerini doğrudan uygulayabilmeleri olduğunu belirten Torres, mimarlık öğrencileri için nitelikli şantiye stajlarının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Torres, “Binlerce mimarlık öğrencisi var. Hepsinin staj yapması gerekiyor. Elimizden geldiği kadar şantiye stajı yapmak isteyenleri kırsal alanda Kervansaray Yaz Okulu'na davet ediyoruz” dedi.</p>

<p>Öğrencilerin restorasyonun hemen her aşamasına katıldığını anlatan Torres, duvar onarımından ahşap döşemelerin zımparalanmasına, çatı yapımından geleneksel malzemelerin kullanımına kadar farklı uygulamaları birlikte gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Bu deneyimin öğrencilerin meslek hayatına başlamadan önce çeşitli yapı malzemelerini yakından tanımalarına katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Restorasyon çalışmasında görev alan Kağan Kıraç ise taş duvar yapımı konusunda harç karmaktan mala vurmaya pek çok konuda deneyim kazandığını belirtti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 08 25 18.13.12" class="detail-photo img-fluid" height="1604" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-25-181312.png" width="2152" /></p>

<h2><strong>Bugünün ihtiyaçlarına uyarlanan bir kervansaray oluşturmak amaçlanıyor</strong></h2>

<p>Projenin tamamlanmasının ardından dört yapının yalnızca konaklama amacıyla değil, farklı yerlerden gelen insanların buluşabileceği ve bilgi alışverişinde bulunabileceği bir merkez olarak kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Torres, tarih boyunca kervansarayların yalnızca ticaret yolları üzerindeki konaklama noktaları olmadığını; insanlar, haberler, kitaplar ve kültürlerin de bu merkezler aracılığıyla farklı coğrafyalara taşındığını anlattı.</p>

<p>Kervansaray geleneğinin zaman içerisinde büyük ölçüde kaybolduğunu ifade eden Torres, İspanya, Anadolu ve Hindistan gibi farklı bölgelerde benzer yapıların geçmişte önemli bir toplumsal işlev üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Torres, projeyi günümüz koşullarına uyarlanmış bir buluşma noktası olarak tasarladıklarını belirterek, “Buradan geçen insanların konaklayabileceği bir yer olsun. Birbirleriyle haberler paylaşsın. Birisi bir yerden geliyor, diğeri başka bir yerden geliyor. Oralarda neler oluyor, hep beraber tartışalım” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Mceclip0 1787489141 Medium" class="detail-photo img-fluid" height="478" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mceclip0-1787489141-medium.webp" width="850" /></p>

<h3><strong>“Her şeyi kendimiz yapıyoruz”</strong></h3>

<p>Nişantaşı Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 2. sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Melisa Çağlar da projede geleneksel yapı tekniklerini doğrudan deneyimleme fırsatı bulduklarını söyledi.</p>

<p>Restorasyon çalışmalarının öğrenciler tarafından kolektif biçimde yürütüldüğünü anlatan Çağlar, mümkün olduğunca doğal malzemeler kullandıklarını ve kırsal mimarinin karakterini korumaya çalıştıklarını belirtti.</p>

<p>Üniversitedeki eğitim sırasında bu yöntemleri daha çok teorik derslerde gördüklerini kaydeden Çağlar, uygulama alanlarının sınırlı olması nedeniyle bu tür bir şantiye deneyiminin kendileri açısından önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden bu yıl mezun olan 23 yaşındaki Nazlı Altuniç ise geleneksel mimariyi koruyan çalışmaların kırsal yerleşimlerin canlılığını sürdürmesine de katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Altuniç, geleneksel ve sürdürülebilir yapı tekniklerinin yeni yöntemlerle bir araya getirilerek gelecek kuşaklara aktarılmasının genç mimarların sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>MEF Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 3. sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Fatmanur Çiçek de öğretim üyelerinin yönlendirmesiyle projeye dahil olduğunu belirterek, çalışmanın klasik stajlardan farklı olarak hem mesleki deneyim hem de farklı insanlarla tanışma olanağı sunduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bergamada-eski-yapilar-mimarlik-ogrencilerinin-emegiyle-yeniden-ayaga-kalkiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bergama-da-kirsal-mimari-ogrencilerin-emegiyle-yeniden-canlaniyor-large.webp" type="image/jpeg" length="24371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Ernest Poku transferinde anlaşmaya vardı: İstanbul'a geliş tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-ernest-poku-transferinde-anlasmaya-vardi-istanbula-gelis-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-ernest-poku-transferinde-anlasmaya-vardi-istanbula-gelis-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağ kanat arayışlarını sürdüren Beşiktaş, Bayer Leverkusen forması giyen Ernest Poku için önemli bir adım attı. Siyah-beyazlıların genç oyuncuyla sözlü anlaşmaya vardığı ve Poku'nun sağlık kontrolleri için İstanbul'a geleceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş'ta transfer çalışmaları hız kazandı. Orta saha ve kanat bölgelerine takviye yapmak isteyen siyah-beyazlılar, sağ kanat için Bayer Leverkusen'de forma giyen Ernest Poku'yu gündemine aldı. Genç futbolcunun transferinde tarafların anlaşma sağladığı öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Poku için sözlü anlaşma</strong></h2>

<p>Fabrizio Romano'nun aktardığı bilgilere göre Beşiktaş, Ernest Poku ile sözlü anlaşmaya vardı. Bayer Leverkusen'in de transfere onay verdiği ve oyuncunun yarın sağlık kontrollerinden geçmek üzere İstanbul'a geleceği belirtildi.</p>

<p>Transferin satın alma opsiyonlu kiralama formülüyle gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Zorunlu satın alma maddesi</strong></h2>

<p>Kicker'ın haberine göre ise Poku'nun Beşiktaş'a kiralanacağı anlaşmada zorunlu satın alma maddesi bulunuyor. Genç oyuncunun transferinin, kiralama bedeli ve gelecek sezon devreye girecek zorunlu satın alma ücretiyle birlikte toplamda 25 milyon euroya kadar ulaşabileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Fiorentina transferinden vazgeçti</strong></h2>

<p>Ernest Poku'nun transferinde Fiorentina'nın da devrede olduğu belirtildi. Firenze Viola'nın haberine göre Hollandalı futbolcu, İtalyan ekibiyle anlaşma aşamasına gelmesine rağmen son anda kararını değiştirdi ve başka bir kulübü tercih etti.</p>

<p>Haberde Fiorentina'nın Bayer Leverkusen ile kiralama bedeli ve zorunlu satın alma opsiyonu dahil toplam 20 milyon euro değerinde bir anlaşmaya vardığı, ancak Poku'nun tercihi nedeniyle transferin gerçekleşmediği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Geçen sezon Leverkusen'e transfer oldu</strong></h2>

<p>Futbol altyapısını AZ Alkmaar'da alan Ernest Poku, geçtiğimiz sezon 10 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Bayer Leverkusen'e transfer olmuştu.</p>

<p>Leverkusen formasıyla 45 karşılaşmaya çıkan 22 yaşındaki kanat oyuncusu, bu maçlarda 5 gol ve 8 asistlik performans sergiledi. Poku ayrıca Hollanda U21 Milli Takımı'nda 21 kez forma giydi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-ernest-poku-transferinde-anlasmaya-vardi-istanbula-gelis-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6a8d8a77c94edb5656ee7e04jpg-0000.jpg" type="image/jpeg" length="49571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devlet Memurları Konfederasyonu’ndan Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/devlet-memurlari-konfederasyonundan-cemiyete-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/devlet-memurlari-konfederasyonundan-cemiyete-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Kamu Strateji Araştırmaları Merkezi (KAMUSAM) Genel Başkanı Furkan Ali Çiftçioğlu ile Basın Müşaviri Selçuk Özdemir, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ile görüştü. Görüşmede sendikal örgütlenmenin ve her alanda örgütlenmenin önemine işaret edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Kamu Strateji Araştırmaları Merkezi (KAMUSAM) Genel Başkanı Furkan Ali Çiftçioğlu ile Basın Müşaviri Selçuk Özdemir, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ile bir araya geldi.</p>

<p>Çiftçioğlu konfederasyonlarının 9 bağımsız sendikadan oluştuğunu, 81 ilde temsilcilikleri, 41 ilde de şubelerinin bulunduğunu, ağırlıklı olarak işkolunda örgütlü olduklarını anlattı. Memurların mali ve özlük haklarının gelişmesine ilişkin çalışmalar yaptıklarını belirten Çiftçioğlu, örnek olarak da doğum ve kreş paketlerinden söz etti.</p>

<p><img alt="Kamusam Ziyaret 1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kamusam-ziyaret-1.jpeg" width="2000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftçioğlu, konfederasyonları bünyesindeki KAMUSAM’ın çalışmalarından da örnekler verdi. ENAG ve TÜİK’in enflasyon açıklamalarına benzer bir çalışma içerisinde olduklarını belirten Çiftçioğlu, insani çalışma endeksi üzerinde çalıştıklarını, yakın zamanda buna ilişkin veri paylaşımı yapacaklarını söyledi. Çiftçioğlu çalışmalarının odak noktasının insan onuruna yakışacak bir yaşam standardı için rakamlar açıklayacaklarını ifade etti.</p>

<p>Selçuk Özdemir de konfederasyonlarının farklı eylemlilikler içerisinde olduğunu belirterek, “Örneğin Çalışma Bakanı’na bizi duymuyorsunuz, görmüyorsunuz, yanıt vermiyorsunuz dedik. Sonra bakanlık önündeki ağaca taleplerimizi içeren dilek çaputları bağladık” dedi.</p>

<p><img alt="Kamusam Ziyaret" class="detail-photo img-fluid" height="898" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kamusam-ziyaret.jpg" width="828" /></p>

<p>Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin de örgütlenmenin önemine işaret ederek, dünyanın en zor, ancak en kutsal işinin örgütlenmek olduğunu söyledi. Basında sendikalaşmanın giderek nasıl güç kaybettiğine, sendikal örgütlenmeye gazetecilerin sahip çıkamadığına vurgu yapan Bilgin, “Hangi alanda olursa olsun örgütlenme çok önemlidir. Bireysel mücadele ile bir şey kazanılamaz. Mutlaka örgütlenmek, örgütlere sahip çıkmak gerekir. Örgütlenme ve sendikalılık oranı gelişmişliğin de göstergesidir” diye konuştu.</p>

<p>Ziyaret, fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/devlet-memurlari-konfederasyonundan-cemiyete-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kamusam-ziyaret-4.jpeg" type="image/jpeg" length="97126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı: Malul sayılmayan yaralı personel için e-Devlet başvurusu başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-malul-sayilmayan-yarali-personel-icin-e-devlet-basvurusu-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-malul-sayilmayan-yarali-personel-icin-e-devlet-basvurusu-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, terörle mücadele sırasında yaralanan ancak malul sayılmayan personel için başvuru sürecinin 1 Eylül 2026’da e-Devlet üzerinden başlayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri</strong> <strong>Bakanlığı</strong>, terörle mücadele sırasında yaralanan ancak <strong>maluliyet</strong> kapsamında değerlendirilmeyen personelin başvurularına ilişkin yeni süreci açıkladı. Bakanlığın duyurusuna göre, 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular 1 Eylül 2026 itibarıyla<strong> e-Devlet </strong>Kapısı üzerinden alınacak.</p>

<h2><strong>Başvurular e-Devlet üzerinden yapılacak</strong></h2>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, başvuru ekranının 1 Eylül 2026’da e-Devlet üzerinden erişime açılacağı bildirildi. Başvuru yapacak kişilerin, terör nedeniyle yaşanan yaralanma olayını özetleyen bilgileri ilgili alana girmesi ve ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri sisteme yüklemesi yeterli olacak.</p>

<p>Başvuru sürecinin yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden yürütüleceği belirtildi. Birlik, kurum veya askerlik şubeleri aracılığıyla yapılacak başvuruların kabul edilmeyeceği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hangi personel başvurabilecek?</strong></h3>

<p>Düzenlemeden terörle mücadele sırasında yaralanan <strong>Türk</strong> <strong>Silahlı</strong> <strong>Kuvvetleri</strong>, <strong>Jandarma</strong> <strong>Genel</strong> <strong>Komutanlığı</strong> ve <strong>Sahil</strong> <strong>Güvenlik</strong> <strong>Komutanlığı</strong>nda görev yapan askeri personel yararlanabilecek.</p>

<p>Kapsamda erbaş ve erler dahil askeri personelin yanı sıra emniyet teşkilatının emniyet hizmetleri sınıfında görev yapan personel ile güvenlik korucuları da yer alıyor. Başvuru hakkının muvazzaf ve emekli personeli kapsadığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Kamu kurumlarından belge istenmeyecek</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığının açıklamasında, başvuru yapacak vatandaşların kamu kurumlarından ayrıca belge talep etmesine gerek olmadığı belirtildi.</p>

<p>Başvuru sahiplerinin ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri e-Devlet sistemindeki ilgili bölüme yüklemesinin yeterli olacağı ifade edildi. Böylece başvuruların elektronik ortamda gerçekleştirilmesi ve gerekli bilgilerin sistem üzerinden sunulması sağlanacak.</p>

<h3><strong>Başvuru süreci 1 Eylül’de başlayacak</strong></h3>

<p><strong>3713 sayılı Kanun</strong> kapsamındaki başvuru ekranı 1 Eylül 2026 itibarıyla e-Devlet Kapısı üzerinden kullanıma açılacak. Başvuruların değerlendirilmesi için vatandaşların terör sonucu meydana gelen yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme girmesi ve mevcut belgeleri yüklemesi gerekecek.</p>

<p>Bakanlık, başvuru sürecinin e-Devlet üzerinden yürütüleceğini ve bunun dışında birlik, kurum ya da askerlik şubelerinden başvuru alınmayacağını bildirdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Terörle Mücadelede Yaralanıp Malul Sayılmayanlara Yönelik Başvuru Süreci Hakkında Duyuru<a href="https://t.co/IwbMHGoEQV" rel="nofollow">https://t.co/IwbMHGoEQV</a> <a href="https://t.co/c50nNDvb74" rel="nofollow">pic.twitter.com/c50nNDvb74</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2092240537684152622?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-malul-sayilmayan-yarali-personel-icin-e-devlet-basvurusu-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/terorle-mucadelede-yaralanip-malul-sayilmayanlara-yonelik-basvurular-1-eylulde-baslayacak.png" type="image/jpeg" length="34191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB’den İspanya’ya Sebte desteği: Acil göç talebi değerlendiriliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-ispanyaya-sebte-destegi-acil-goc-talebi-degerlendiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-ispanyaya-sebte-destegi-acil-goc-talebi-degerlendiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya, Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’de artan düzensiz göç girişimleri nedeniyle AB’den acil destek istedi. Talep sınır güvenliği ve göçmen merkezlerini kapsıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği Komisyonu</strong>, <strong>İspanya</strong>’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Sebte’de yaşanan düzensiz göç hareketliliği nedeniyle yaptığı acil destek başvurusunu değerlendirmeye devam ediyor. Komisyon, Madrid yönetiminin sınır güvenliğinin güçlendirilmesi ve göçmenlerin tutulduğu merkezlerde kapasitenin artırılması amacıyla destek istediğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB Komisyonu sözcülerinden Markus Lammert, Brüksel’de düzenlenen günlük basın toplantısında İspanya’nın Sebte’deki göç durumuna ilişkin başvurusuna dair bilgi verdi. Lammert, Madrid’in talebinin farklı alanlarda alınacak güvenlik ve altyapı tedbirlerini içerdiğini belirtti.</p>

<h2><strong>İspanya sınır güvenliği için destek istedi</strong></h2>

<p>Lammert, İspanya’nın AB’den yaptığı acil destek talebinin öncelikle sınırların korunmasına yönelik tedbirleri kapsadığını ifade etti. Talepte ayrıca <strong>güvenlik</strong> altyapısının geliştirilmesi ve göçmen merkezlerinde yeterli kapasitenin oluşturulmasına yönelik çalışmaların da yer aldığı belirtildi.</p>

<p>AB Komisyonunun başvuruyu incelemeyi sürdürdüğünü aktaran Lammert, değerlendirme tamamlandıktan sonra atılabilecek adımların netleşeceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Madrid ve Rabat arasındaki işbirliği sürüyor</strong></h3>

<p>Lammert, İspanya ile Fas arasındaki işbirliğinin düzensiz göç girişimlerinin önlenmesinde etkili olduğunu belirtti. Madrid ve Rabat arasındaki koordinasyon sayesinde yeni düzensiz göç girişimlerinin engellendiğini ifade eden Lammert, AB Komisyonunun da İspanyol makamlarıyla temaslarını sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<p>AB Komisyonunun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner’in İspanyol yetkililerle düzenli görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.</p>

<h3><strong>AB sınır altyapısı için mali destek sağlayabilir</strong></h3>

<p>Komisyon, Sebte’deki gelişmelerin ardından İspanya’nın talepte bulunması halinde çeşitli alanlarda destek sunmaya hazır olduğunu daha önce açıklamıştı.</p>

<p>Bu kapsamda sınır altyapısının geliştirilmesi için mali destek sağlanabileceği, ayrıca AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex, <strong>Avrupa Birliği Kolluk Kuvvetleri İşbirliği Ajansı Europol </strong>ve AB İltica Ajansı üzerinden operasyonel yardım sunulabileceği belirtilmişti.</p>

<p>Söz konusu desteğin sınır güvenliği, <strong>göç yönetimi </strong>ve <strong>düzensiz göç </strong>hareketlerinin kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarda kullanılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Sebte’de düzensiz göç girişimleri arttı</strong></h3>

<p>Sebte’de son dönemde <strong>düzensiz göç </strong>hareketliliğinde artış yaşandı. Fas’ın Fenidek kenti kıyılarından İspanya’nın Kuzey Afrika’daki Sebte kentine yüzerek geçmeye çalışan 800’ü aşkın düzensiz göçmene 30 Temmuz’da müdahale edildi.</p>

<p>Olayın ardından İspanya hükümeti tarafından bölgedeki mevcut kaynakların tamamının seferber edildiği bildirildi. Düzensiz göç girişimlerinin artması üzerine güvenliğin sağlanması amacıyla silahlı kuvvetlerin bölgeye konuşlandırılmasına da karar verildi.</p>

<h3><strong>Göçmen ölümlerine ilişkin sayı açıklandı</strong></h3>

<p>Fas’tan İspanya’ya geçmeye çalışırken yaşamını yitiren düzensiz göçmenlerin sayısının 88 olduğu açıklandı. <strong>Sebte</strong> çevresindeki gelişmeler, İspanya’nın sınır güvenliği ve göç yönetimi konusunda aldığı tedbirleri artırmasına neden oldu.</p>

<p>AB Komisyonunun İspanya’dan gelen acil destek talebine ilişkin değerlendirmesi sürerken, sınır güvenliği ve göçmen merkezlerinin kapasitesinin artırılması konularının başvurunun temel unsurları arasında yer aldığı bildirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-ispanyaya-sebte-destegi-acil-goc-talebi-degerlendiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ab-ispanya-sebtedeki-goc-durumuna-yonelik-acil-destek-talebinde-bulundu.png" type="image/jpeg" length="55452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Karabulut: "Adli veriler ölümün nasıl gerçekleştiğini ortaya koyuyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rojin-kabaisin-ailesinin-avukati-karabulut-adli-veriler-olumun-nasil-gerceklestigini-ortaya-koyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rojin-kabaisin-ailesinin-avukati-karabulut-adli-veriler-olumun-nasil-gerceklestigini-ortaya-koyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, otopsi raporunda tespit edilen Rocuronium ve Ornidazole maddelerine ilişkin, bu bulguların Kabaiş’in bayıltılarak solunumunun felç edilmesi sonucu öldürüldüğünü gösterdiğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, otopsi raporunda tespit edilen <strong>Rocuronium ve Ornidazole </strong>maddelerine ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Karabulut, söz konusu bulguların Kabaiş’in ölümünden kısa süre önce bu kimyasallara maruz bırakıldığını ve ölümün cinayet olduğunu gösterdiğini savundu.</p>

<h2><strong>Otopsi raporundaki kimyasal maddelere dikkat çekti</strong></h2>

<p>Rojin Kabaiş’in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, Kabaiş’in ölümüne ilişkin adli tıp raporları ve ameliyat kayıtları üzerinden yaptıkları incelemeyi kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Karabulut, Kabaiş’in <strong>11 Eylül 2024 tarihli ameliyat kayıtları</strong> ile Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarının birlikte incelenmesinin ölümün nedenine ilişkin önemli bulgular ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Kabaiş’in cansız bedeninin <strong>15 Ekim’de bulunmasının ardından gerçekleştirilen otopside</strong>, midesinde ve iç organlarında Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edildiğini aktaran Karabulut, bu maddelerin ölüm soruşturması açısından kritik olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>“Biyokimyasal olarak imkansız”</strong></h3>

<p>Karabulut, Ornidazole'un bazı enfeksiyonların tedavisinde ve cerrahi müdahaleler sonrasında kullanıldığını, Rocuronium'un ise ameliyathane koşullarında kullanılan ve solunum kaslarını felç edebilen bir ilaç olduğunu belirtti.</p>

<p>Rocuronium'un yarılanma ömrünün 30 ila 90 dakika olduğunu ifade eden Karabulut, 11 Eylül'deki ameliyattan haftalar sonra yapılan otopside maddenin tespit edilmesinin açıklanması gerektiğini savundu.</p>

<h3><strong>“Katledildiğini kanıtlamaktadır”</strong></h3>

<p>Karabulut, açıklamasında söz konusu adli bulguların Kabaiş’in ölümüne ilişkin önemli kanıtlar olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>“Bu adli veriler; müvekkilimizin 15 Ekim’de bulunmasından hemen önce, bu kimyasallara erişim yetkisi olan kişilerce mide yoluyla Ornidazole ve özellikle Rocuronium verilerek bayıltıldığını ve solunumu felç edilerek katledildiğini kanıtlamaktadır.”</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karabulut’un açıklaması, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada otopsi bulgularının yeniden tartışılmasına neden oldu. Avukat, adli tıp raporları ile ameliyat kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rojin-kabaisin-ailesinin-avukati-karabulut-adli-veriler-olumun-nasil-gerceklestigini-ortaya-koyuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rojin-kabais-i-arama-calismalari-ucuncu-gununde.jpg" type="image/jpeg" length="60563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Nilüfer’de orman yangını: Müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-niluferde-orman-yangini-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bursa-niluferde-orman-yangini-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Nilüfer'de orman dışı alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangına, ekipler havadan ve karadan müdahale ediyor. Başköy Mahallesi mevkisindeki yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, çalışmalarda 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 2 su tankeri ve 2 dozer kullanılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa Nilüfer</strong>’de orman yangını çıktı. Başköy Mahallesi mevkisinde orman dışındaki bir alanda başlayan yangın, daha sonra ormanlık bölgeye sıçradı. İhbarın ardından bölgeye itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Nilüfer ilçesine bağlı Başköy Mahallesi civarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı. İlk olarak orman dışındaki alanda görülen yangın, ilerleyen süreçte ormanlık bölgeye ulaştı.</p>

<p>Yangının bildirilmesi üzerine bölgeye itfaiye ekiplerinin yanı sıra Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ekipler gönderildi. Ekiplerin bölgedeki müdahalesi devam ediyor.</p>

<h2><strong>Bursa’daki orman yangınına havadan müdahale</strong></h2>

<p>Bursa orman yangını nedeniyle bölgedeki söndürme çalışmalarına hava araçları da dahil edildi. Yangına 2 uçak ve 4 helikopterle havadan müdahale gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Hava araçlarının yanı sıra karadan da ekipler çalışmalarını sürdürüyor. Yangının kontrol altına alınması için farklı araç ve ekipmanlar bölgede kullanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yangına 8 arazöz ve 2 dozerle müdahale sürüyor</strong></h3>

<p>Yangın söndürme çalışmalarında 8 arazöz, 2 su tankeri ve 2 dozer görev yapıyor. Ekiplerin hem ormanlık alanda hem de yangının başladığı bölgede müdahalesi sürüyor.</p>

<p>Başköy Mahallesi mevkisindeki yangının çıkış nedeni ise henüz belirlenemedi. Yangına havadan ve karadan müdahalenin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-niluferde-orman-yangini-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bursa-niluferde-orman-yangini.png" type="image/jpeg" length="80459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı geriledi - 25 AĞUSTOS 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi-25-agustos-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi-25-agustos-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda altının kilogram fiyatı, günü yüzde 0,5 düşüşle 7 milyon 150 bin 500 liradan tamamladı. Gün içinde standart altının kilogram fiyatı 7 milyon 125 bin lira ile 7 milyon 218 bin lira arasında işlem gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altının kilogram fiyatı, Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda (KMKTP) gün sonunda düşüş kaydetti. Standart altının kilogram fiyatı, önceki gün 7 milyon 185 bin liradan kapanırken, bugün (25 Ağustos Salı) yüzde 0,5 gerileyerek 7 milyon 150 bin 500 liraya düştü.</p>

<h2><strong>Altının kilogram fiyatı geriledi</strong></h2>

<p>KMKTP verilerine göre standart altının kilogram fiyatı seans boyunca farklı seviyelerde işlem gördü. Gün içinde en düşük fiyat 7 milyon 125 bin lira olarak kaydedilirken, en yüksek seviye 7 milyon 218 bin lira oldu.</p>

<p>Günün tamamlanmasının ardından standart altının kilogram fiyatı 7 milyon 150 bin 500 lira olarak belirlendi. Böylece altının kilogram fiyatında önceki kapanışa göre yüzde 0,5 oranında düşüş gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 4,2 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul altın piyasasında gün boyunca gerçekleştirilen işlemlerin toplam hacmi 4 milyar 228 milyon 152 bin 933,91 lira oldu. İşlem miktarı ise 591,38 kilogram olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>KMKTP bünyesinde tüm metaller dikkate alındığında toplam işlem hacmi de 4 milyar 228 milyon 152 bin 933,91 lira seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında en fazla işlem yapan kurumlar belli oldu</strong></h3>

<p>Günün işlem verilerinde altın borsasında en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar da belli oldu. Sıralamada Dünya Katılım Bankası, Uğuras Kıymetli Madenler, NMGlobal Kıymetli Madenler, QNB Bank ve Çakmakcı Kıymetli Madenler yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda gün sonunda altının kilogram fiyatı 7 milyon 150 bin 500 lira olurken, toplam işlem miktarı 591,38 kilogram olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi-25-agustos-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="81369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD-İran gerilimi Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğini durma noktasına getirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-iran-gerilimi-hurmuz-bogazindaki-tanker-trafigini-durma-noktasina-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-iran-gerilimi-hurmuz-bogazindaki-tanker-trafigini-durma-noktasina-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran ile ABD arasındaki gerilim, küresel enerji ticaretinin önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğini etkiledi. Kpler verilerine göre pazartesi günü boğazdan yalnızca iki tanker geçerken, Vortexa verileri günlük petrol geçişinin 5 milyon varile kadar gerilediğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hürmüz Boğazı</strong>’nda tanker hareketliliği, İran ile ABD arasında 28 Şubat’tan bu yana devam eden gerilimin etkisiyle düşük seviyelere indi. İran’ın geçişlere izin vermemesi nedeniyle pazartesi günü boğazdan yalnızca iki tanker geçerken, bu sayı savaşın başlangıcından bu yana kaydedilen en düşük günlük geçiş olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişleri azaldı</strong></h2>

<p>Belçika merkezli gemi takip şirketi Kpler’ın verilerine göre, pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan sadece iki tanker geçti. Böylece bölgedeki tanker trafiği, gerilimin başladığı tarihten bu yana en düşük günlük seviyeye geriledi.</p>

<p>İran’ın boğazdan geçişlere izin vermemesi, bölgedeki deniz ulaşımını doğrudan etkiledi. Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, bölgedeki tanker hareketliliğinde yaşanan düşüş enerji akışına da yansıdı.</p>

<h3><strong>Çok sayıda tanker Hürmüz Boğazı’na yöneldi</strong></h3>

<p>Kpler tarafından paylaşılan verilere göre, bugün Türkiye saatiyle 09.57 itibarıyla çok sayıda gaz ve ham petrol tankeri Umman Körfezi üzerinden Hürmüz Boğazı’na giriş yaptı.</p>

<p>Boğaza yönelen tankerlerin sayısında yeniden hareketlilik görülmesine rağmen bölgedeki enerji taşımacılığının önceki seviyelere ulaşmadığı belirtildi. Böylece tanker geçişlerinde artış yaşansa da Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışı düşük seviyesini korudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı’ndan günlük petrol geçişi 5 milyon varile düştü</strong></h3>

<p>İngiltere merkezli gemi takip şirketi Vortexa’nın verileri de Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığında yaşanan gerilemeyi ortaya koydu. Şirketin verilerine göre, dün boğazdan geçen petrol miktarı günlük 5 milyon varile kadar indi.</p>

<p>Pazar gününe kadar geçen yedi günlük dönemde ise Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol miktarının günlük ortalama 6 ila 7 milyon varil arasında olduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Enerji akışı önceki seviyelerin altında kaldı</strong></h3>

<p>Kpler ve Vortexa tarafından açıklanan veriler, Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin ve petrol geçişlerinin önceki seviyelere kıyasla gerilediğini ortaya koydu. Pazartesi günü yalnızca iki tanker geçişinin kaydedilmesi, savaşın başlangıcından bu yana görülen en düşük günlük tanker trafiği oldu.</p>

<p>Boğaza gaz ve ham petrol tankerlerinin yeniden yönelmesine rağmen enerji akışının önceki seviyelerin altında kaldığı belirtildi. İran ile ABD arasındaki gerilimin devam ettiği süreçte Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımı ve tanker hareketliliği düşük seviyelerde seyretmeye devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-iran-gerilimi-hurmuz-bogazindaki-tanker-trafigini-durma-noktasina-getirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-hurmuz-bogazinda-alternatif-rotayi-kullanan-gemide-yangin-cikti.png" type="image/jpeg" length="52503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da siber saldırılar arttı: Hükümet veri güvenliğini güçlendirecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-siber-saldirilar-artti-hukumet-veri-guvenligini-guclendirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-siber-saldirilar-artti-hukumet-veri-guvenligini-guclendirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da kamu kurumlarına yönelik siber saldırılar arttı. Maliye Bakanı Roland Lescure, veri güvenliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtirken hükümet yeni siber güvenlik önlemleri için çalışma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>’da son dönemde kamu kurumlarına yönelik <strong>siber</strong> saldırıların artması, devletin veri güvenliği politikalarını yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Maliye Bakanı Roland Lescure, ulusal mali kurumları hedef alan saldırılara ilişkin değerlendirmesinde siber güvenlik alanında daha güçlü önlemlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p>

<p>Lescure, BFMTV’de katıldığı programda son dönemde gerçekleştirilen siber saldırılar ve bu saldırılarda <strong>kişisel veriler</strong>in ele geçirilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Durumun ciddiyetinin farkında olduklarını belirten Lescure, verileri saldırılar nedeniyle çalınan kişilerden <strong>hükümet</strong> adına özür diledi.</p>

<h2><strong>Fransa’da siber güvenlik kapasitesi gündemde</strong></h2>

<p>Lescure, son yıllarda siber saldırıların çeşitlendiğine dikkati çekerek Fransa’nın bu tehditlerle mücadelede mevcut kapasitesinin yeterli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Teknolojik yönetişim sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Lescure, kamu kurumlarında siber güvenlik seviyesinin artırılmasının önemine işaret etti. Veri güvenliğinin güçlendirilmesi için teknolojik altyapıların ve koruma mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Kamu kurumları siber saldırıların hedefinde</strong></h3>

<p>Fransa’da son dönemde farklı devlet kurumlarına yönelik siber saldırılarda artış yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı ve vergi kurumlarının da aralarında bulunduğu çeşitli resmi kurumlar saldırıların hedefi oldu.</p>

<p>Söz konusu saldırılar sonucunda yüz binlerce kişinin kişisel verilerinin ele geçirildiği bildirildi. Tekrarlanan saldırılar sonrasında kamu kurumlarının veri güvenliğine yönelik aldığı önlemler de tartışma konusu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hükümet siber güvenlik ekibi oluşturuyor</strong></h3>

<p>Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, resmi kurumlara yönelik siber tehditlerin artmasının ardından özel bir <strong>siber güvenlik </strong>ekibi oluşturulması talimatını vermişti.</p>

<p>Yeni ekibin kamu kurumlarına yönelik siber saldırılara karşı alınacak önlemlerin koordinasyonunda görev yapması planlanıyor. Hükümetin, kamu sistemlerinin güvenliğini artırmak ve kişisel verilerin korunmasını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-siber-saldirilar-artti-hukumet-veri-guvenligini-guclendirecek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransada-hukumet-siber-guvenligin-artirilmasini-istiyor.png" type="image/jpeg" length="89818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meraya dökülen domateslerle ilgili Ticaret Bakanlığı harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meraya-dokulen-domateslerle-ilgili-ticaret-bakanligi-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meraya-dokulen-domateslerle-ilgili-ticaret-bakanligi-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, Bursa Karacabey'de bazı salça fabrikalarının domatesleri kabul etmediği ve ürünlerin meraya döküldüğü yönündeki paylaşımlar üzerine inceleme yaptı. Denetimlerde domateslerin ezik, çürük, taş ve toprakla karışık olduğu belirlenirken, olayın piyasada darlık veya fiyat hareketliliği oluşturma amacı taşımadığı tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong>, sosyal medya platformlarında yer alan bazı salça üreticilerinin domates almadığı ve bu nedenle ürünlerin meraya bırakıldığına ilişkin iddialar üzerine inceleme ve denetim gerçekleştirdi. Bakanlık, Bursa Karacabey'de yapılan kontrollerde meraya dökülen domateslerin ezilmiş, çürümüş, taş ve toprakla karışmış durumda olduğunu belirledi. Yapılan değerlendirmede, domateslerin meraya dökülmesiyle piyasada ürün arzını azaltma ya da fiyatlarda hareketlilik oluşturma amacı bulunmadığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Gerekli inceleme ve denetimler derhal başlatıldı"</strong></h2>

<p>Bakanlık açıklamasında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Sosyal medya platformlarında, domateslerin bazı salça fabrikalarınca kabul edilmediği ve ürünlerin bu nedenle meraya döküldüğü yönündeki paylaşımlar üzerine, Bakanlığımızca gerekli inceleme ve denetimler derhal başlatılmıştır.</p>

<p>Yapılan inceleme ve denetimlerde, olayın Bursa’nın Karacabey ilçesi Sultaniye Mahallesi’nde gerçekleştiği; üretici B.B’ye ait domateslerin bazı salça fabrikalarınca kabul edilmemesi gerekçesiyle, söz konusu ürünlerin B.B. tarafından Yolağzı merasına döküldüğü tespit edilmiştir.</p>

<p>Denetim sırasında yapılan kontrollerde domateslerin ezik, çürük, taş ve toprakla karışık olduğu görülmüştür. Bu nitelikteki ürünlerin sanayi işletmelerince kabul edilmemesinin ürünün fiziki durumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu bağlamda, söz konusu olayın piyasada darlık veya fiyat hareketliliğine neden olma amacı taşımadığı ve ilgili mevzuat kapsamında bu yönde bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.</p>

<p>Öte yandan, ürünlerin mevzuata uygun olmayan şekilde imha edildiği belirlenmiş olup, konu ilgili Belediyeye bildirilerek usulsüz imha kapsamında gerekli idari işlemlerin uygulanmasına yönelik süreç başlatılmıştır.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak, piyasaların sağlıklı ve düzenli işleyişinin sağlanması amacıyla denetimlerimizi aralıksız sürdürecek, mevzuata aykırı uygulamalara karşı gerekli tedbirleri almaya ve idari işlemleri uygulamaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meraya-dokulen-domateslerle-ilgili-ticaret-bakanligi-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ticarette-teknik-engeller-web-platformu-yenilendi.png" type="image/jpeg" length="23992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa’da kuraklık uyarısı: Yaz mahsullerinde verim düşüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-kuraklik-uyarisi-yaz-mahsullerinde-verim-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-kuraklik-uyarisi-yaz-mahsullerinde-verim-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da uzun süren sıcak hava ve kuraklık tarımsal üretimde verim beklentilerini düşürdü. Soya fasulyesi, mısır, patates, şeker pancarı ve ayçiçeğinde düşüş bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa</strong>’da temmuz başından ağustos ortasına kadar etkili olan yüksek sıcaklıklar ve yağış eksikliği tarımsal üretim üzerindeki etkisini artırdı.</p>

<p><strong>Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) </strong>tarafından yayımlanan ağustos ayı MARS Bülteni’nde, sıcak ve kurak hava koşullarının başta mısır, soya fasulyesi, patates, şeker pancarı ve ayçiçeği olmak üzere yaz mahsullerinde verim beklentilerini düşürdüğü bildirildi.</p>

<p>Bültende, Avrupa genelinde etkili olan kalıcı yüksek basınç sisteminin bulut oluşumu ve yağışları sınırlandırdığı, bunun sonucunda sıcak hava koşullarının uzun süre devam ettiği belirtildi. Tekrarlayan sıcak hava dalgaları nedeniyle bitkilerin kaybettiği su miktarının yağışlarla karşılanan su miktarını aşması, ağustos ayının ilk yarısında kuraklığın daha da şiddetlenmesine yol açtı.</p>

<h2><strong>Avrupa’da sıcaklıklar mevsim normallerini aştı</strong></h2>

<p>Temmuz başı ile ağustos ortası arasındaki dönemde Batı ve Güneybatı Avrupa ile Orta Avrupa’nın güney kesimlerinde günlük ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin 4 derece üzerine çıktı. Fransa’nın bazı bölgelerinde ise <strong>sıcaklık</strong> farkının 6 dereceye ulaştığı kaydedildi.</p>

<p>Yüksek sıcaklıklarla birlikte ortaya çıkan su açığı, yaz mahsullerinin gelişimini olumsuz etkiledi. Bitkilerde erken kurumaların görülmesi, sezon sonunda elde edilmesi beklenen ürün miktarlarına ilişkin tahminlerin aşağı yönlü güncellenmesine neden oldu.</p>

<h3><strong>Soya ve mısırda verim kaybı bekleniyor</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği genelinde 2026 yılı için hektar başına soya fasulyesi verim tahmini, son 5 yıllık ortalamanın yüzde 14 altında bulunuyor. Soya fasulyesinin yanı sıra mısır üretiminde de verim kaybı beklentisi öne çıktı.</p>

<p>Silajlık mısırda <strong>hektar</strong> başına verimin son 5 yıllık ortalamaya göre yüzde 12 daha düşük olması beklenirken, dane mısırında bu düşüşün yüzde 7 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Patates, şeker pancarı ve ayçiçeğinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Patateste verimin son 5 yıllık ortalamaya göre yüzde 6, şeker pancarında yüzde 5, ayçiçeğinde ise yüzde 3 gerilemesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Kuraklık hayvan yemi kaynaklarını da etkiledi</strong></h3>

<p>Sıcak ve kurak hava yalnızca tarla ürünlerinde değil, çayır ve meralarda da verim kaybına neden oldu. Çayırların verimliliğinin azalması ve mera imkanlarının daralması, Avrupa’da hayvan yemi tedarikine yönelik endişeleri artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım alanlarında yaşanan su açığının devam etmesi, <strong>hayvancılık</strong> için kullanılan yem kaynaklarının da azalmasına yol açtı. Bu durum, <strong>yaz mahsulleri</strong>ndeki verim beklentilerinin yanı sıra hayvan yemi üretiminin de hava koşullarından etkilendiğini gösterdi.</p>

<h3><strong>Fransa’da verim tahminleri daha fazla geriledi</strong></h3>

<p>Avrupa’daki sıcak ve kurak hava koşullarından Fransa da önemli ölçüde etkilendi. Ülkenin son 20 yılın en sıcak, 2022’den sonraki en <strong>kurak</strong> yaz dönemini yaşadığı belirtildi.</p>

<p>Fransa’da bütün yaz mahsullerine ilişkin verim tahminleri, son 5 yıllık ortalamanın yüzde 7 ila yüzde 30 altında olacak şekilde aşağı çekildi. Ülkede yüksek sıcaklık ve su açığının özellikle yaz mahsullerinin gelişimini olumsuz etkilediği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-kuraklik-uyarisi-yaz-mahsullerinde-verim-dusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/avrupada-asiri-sicak-ve-kuraklik-yaz-mahsullerini-vurdu.png" type="image/jpeg" length="55568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan ve Bahçeli, Cumhur İttifakı ortaklarıyla Ahlat'ta Selçuklu Mezarlığı'nı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-ve-bahceli-cumhur-ittifaki-ortaklariyla-ahlatta-selcuklu-mezarligini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-ve-bahceli-cumhur-ittifaki-ortaklariyla-ahlatta-selcuklu-mezarligini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Ahlat'taki Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı ziyaret etti. Erdoğan'a MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ortaklarının yanı sıra Kabine üyeleri ile kuvvet komutanları eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Bitlis'in Ahlat ilçesindeki <strong>Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı</strong> ziyaret etti. Erdoğan'a MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra Cumhur İttifakı'ndaki diğer parti liderleri, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri ve kuvvet komutanları eşlik etti.</p>

<h2><strong>Erdoğan ve Bahçeli birlikte ziyaret etti</strong></h2>

<p>Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü etkinlikleri için Ahlat'ta bulunan Erdoğan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Selçuklu Meydan Mezarlığı'na gitti.</p>

<p>Ziyarette Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş tarafından dualar okundu.</p>

<p>Erdoğan ve Bahçeli'nin yanı sıra ziyarete Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu da katıldı.</p>

<h3><strong>Kabine üyeleri ve kuvvet komutanları da eşlik etti</strong></h3>

<p>Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki ziyarette Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri ile kuvvet komutanları da Erdoğan'a eşlik etti.</p>

<p>Ziyaret, Erdoğan'ın Ahlat'taki Malazgirt Zaferi etkinlikleri kapsamında yaptığı programın bir parçası olarak gerçekleşti.</p>

<p><img alt="Ff000Dbb 9994 460E 8371 758F2E1Bcd50" class="detail-photo img-fluid" height="1323" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ff000dbb-9994-460e-8371-758f2e1bcd50.webp" width="1800" /></p>

<h3><strong>Erdoğan'dan Ahlat'ta “Terörsüz Türkiye” mesajı</strong></h3>

<p>Erdoğan, mezarlık ziyaretinin ardından Ahlat'taki Malazgirt programında yaptığı konuşmada <strong>“Terörsüz Türkiye” </strong>sürecine ilişkin mesajlar verdi.</p>

<p>Sürecin hedefine ulaşması halinde Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını belirten Erdoğan, kardeşlik ve ekonomik güçlenme vurgusu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, <i>"İki sene önce Ahlat'tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin</i> kapıları açılacak. <i>Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak" </i>dedi.</p>

<p><img alt="Ba42Ce9D F68E 4D65 Bf80 Ace727225148" class="detail-photo img-fluid" height="1212" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ba42ce9d-f68e-4d65-bf80-ace727225148.webp" width="1800" /></p>

<h3><strong>“Bizi yolumuzdan döndüremezsiniz”</strong></h3>

<p>Erdoğan, konuşmasında süreci engellemeye yönelik girişimler olduğunu savunarak, isim vermeden çeşitli kesimlere mesaj gönderdi.</p>

<p>Erdoğan,<i>"Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşlikle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Be tür oyunlar çevirdiğinizi biliyoruz. Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye ve bölge için barış ve istikrar vurgusu yapan Erdoğan, <i>"Büyük ve güçlü Türkiye'nin ufukta yükselişine hep birlikte şahitlik edeceğiz"</i> diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-ve-bahceli-cumhur-ittifaki-ortaklariyla-ahlatta-selcuklu-mezarligini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e65f26a2-c8f8-4621-8527-fe135e17f596.webp" type="image/jpeg" length="42814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin'den NATO'ya 'Ukrayna' uyarısı: "Kabul edilemez"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-natoya-ukrayna-uyarisi-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-natoya-ukrayna-uyarisi-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO askeri birliklerinin Ukrayna'da konuşlandırılması ihtimalinin Rusya açısından “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Peskov, Moskova'nın barışçıl çözüm seçeneklerine açık olduğunu belirtirken, Ukrayna'daki savaşın sürdüğünü ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO askeri birliklerinin Ukrayna'da konuşlandırılması ihtimaline tepki gösterdi. Peskov, böyle bir adımın Rusya açısından “kabul edilemez” olduğunu belirtirken, Moskova'nın barışçıl çözüm yollarına açık olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Peskov: NATO askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması kabul edilemez</strong></h2>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Peskov, <strong>NATO askeri birliklerinin Ukrayna'da konuşlandırılması ihtimaline</strong> ilişkin, “Bu, bizim için kabul edilemez” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Peskov'dan Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb'a tepki</strong></h3>

<p>Peskov, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'ın Ukrayna'nın Rusya'daki altyapılara yönelik İHA saldırılarının Rusya açısından savaş maliyetini artırdığı ve bu saldırıların desteklenmesi gerektiği yönündeki açıklamalarını da değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Stubb'ın daha önce Rusya ile ilişkilerin yeniden kurulması gerektiğini söylediğini hatırlatan Peskov, son açıklamaların gerilimi artırdığını savundu.</p>

<p>Peskov, Stubb'ın İngiltere Başbakanı ile birlikte “militarist açıklamalar” yaptığını ve savaşın devamından yana olduklarını öne sürdü.</p>

<h3><strong>“Rusya barışçıl çözüm yollarına açık”</strong></h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin Donbas'ta üçüncü bir tarafın kontrolünde tampon bölge oluşturulması ihtimaline ilişkin açıklamasına da değinen Peskov, çözüm seçeneklerinin kamuoyu önünde tartışılmasının uygun olmadığını söyledi.</p>

<p>Donbas'ın Rusya'nın toprağı olduğunu savunan Peskov, bölgenin yönetiminde üçüncü bir tarafın yer alabileceğine inanmadıklarını ifade etti.</p>

<p>Peskov, <strong>Rusya'nın barışçıl çözüm yollarına açık olduğunu</strong> belirterek, bu yönde imkan bulunmadığı koşullarda Ukrayna'daki askeri operasyonun sürdürüldüğünü söyledi.</p>

<h3><strong>Rusya'dan kritik altyapı için güvenlik önlemleri</strong></h3>

<p>Peskov, Rusya'daki kritik altyapı tesislerinin İHA saldırılarında hedef alındığını da belirtti.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması veya tesislerin zamanında yeniden faaliyete geçirilmemesi halinde kritik altyapı tesislerine geçici yönetim atanmasına imkan sağlayan kararnameyi imzaladığını aktaran Peskov, güvenlik önlemlerinin artırılacağını söyledi.</p>

<p>Peskov, bu adımın Batı'nın Rusya'ya yönelik “saldırgan çizgisi” nedeniyle gerekli olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>ABD uçağı iddiasına yanıt</strong></h3>

<p>Peskov, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir uçağın Moskova'daki Vnukovo Havalimanı'nda bulunduğu yönündeki iddialara ise “Bu konuda bilgim yok” yanıtını verdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü ayrıca ABD temsilcilerinin bu hafta Moskova'da görüşmeler yapmasının planlanmadığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-natoya-ukrayna-uyarisi-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/5bf8610e-7679-4566-a824-777a80e1dd13.webp" type="image/jpeg" length="62446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’da Batı Nil virüsü uyarısı: Vakalar ağustos sonunda yoğunlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-uyarisi-vakalar-agustos-sonunda-yogunlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-uyarisi-vakalar-agustos-sonunda-yogunlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atina Üniversitesi Epidemiyoloji Profesörü Dimitris Paraskevi, Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakalarının en yoğun görüldüğü dönemin ağustos sonu olduğunu belirtti. Paraskevi, eylül ayında da vakaların görülmeye devam edebileceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanista</strong>n’da <strong>Batı Nil virüsü</strong>nün ülkedeki seyri gündeme gelirken, vakaların en yoğun görüldüğü döneme ilişkin değerlendirme yapıldı. Atina Üniversitesi Epidemiyoloji Profesörü Dimitris Paraskevi, <strong>virüs</strong>ün bulaştığı kişi sayısının resmi kayıtlardaki vaka sayısından daha yüksek olabileceğini belirtti.</p>

<p>Paraskevi, Yunan Devlet Televizyonu ERT’ye yaptığı açıklamada Batı Nil virüsünün neden olduğu hastalığın çoğu kişide hafif belirtilerle seyretmesi nedeniyle birçok vakanın sağlık kayıtlarına yansımayabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Batı Nil virüsü vakaları ağustos sonunda yoğunlaşıyor</strong></h2>

<p>Paraskevi, ülkede Batı Nil virüsü vakalarının en fazla ağustos ayının sonlarında görüldüğünü belirtti. Bu dönemin ardından eylül ayında da yeni vakaların görülmeye devam etmesinin beklendiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Virüsün seyrine ilişkin değerlendirmesinde mevsimsel artışa dikkati çeken Paraskevi, ağustos sonundaki yoğunluğun ardından vakaların eylül ayında da devam edebileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Hafif belirtilerle ağır semptomlar arasında fark var</strong></h3>

<p>Batı Nil virüsünün çoğu kişide hafif belirtilere neden olabildiğini belirten Paraskevi, baş ağrısı, ateş ve yorgunluk gibi semptomların görülebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bununla birlikte merkezi <strong>sinir sistemi</strong>ni etkileyen belirtilere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Paraskevi, şiddetli baş ağrısı ve bilinç kaybı gibi durumların daha ciddi seyirle ilişkili olabileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Resmi vaka sayısı gerçek tabloyu yansıtmayabilir</strong></h3>

<p>Paraskevi, hastalığı hafif geçiren kişilerin <strong>sağlık</strong> kuruluşlarına başvurmaması nedeniyle virüsün bulaştığı kişi sayısının resmi olarak kaydedilen vakalardan daha fazla olabileceğini değerlendirdi.</p>

<p>Yunanistan’da Batı Nil virüsünün seyri takip edilirken, özellikle ağustos sonu ve eylül dönemindeki vakaların izlenmeye devam edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-uyarisi-vakalar-agustos-sonunda-yogunlasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunan-uzman-bati-nil-virusu-vakalarinin-en-cok-agustos-sonunda-goruldugunu-soyledi.png" type="image/jpeg" length="30415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'den çiftçiler için çağrı: “Sulama ücreti ödeme süresi uzatılmalıdır”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-ciftciler-icin-cagri-sulama-ucreti-odeme-suresi-uzatilmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-ciftciler-icin-cagri-sulama-ucreti-odeme-suresi-uzatilmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, Çukurova’da aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle hasadın geciktiğine dikkat çekerek çiftçilerin 31 Ağustos’ta sona erecek sulama ücreti ödeme süresinin uzatılmasını istedi. Barut, sulama başta olmak üzere çiftçi borçlarının hasat sonuna kadar ertelenmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, çiftçilerden <strong>31 Ağustos 2026'ya kadar sulama ücretlerini ödemelerinin istenmesine</strong> tepki gösterdi. Çukurova'da aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle ekim ve hasat takviminin aksadığını belirten Barut, başta sulama borçları olmak üzere çiftçilerin tarımsal borçlarının <strong>hasat sonuna kadar ertelenmesini</strong> istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çukurova'da hasat takvimi yağışlar nedeniyle aksadı</strong></h2>

<p>YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, çiftçilerin su kullanım hizmet bedeli ödemeleri için belirlenen <strong>31 Ağustos 2026 son tarihinin</strong> bölgedeki üretim koşulları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>2026 üretim sezonunda Adana ve Çukurova'da aşırı yağış, sel ve dolu gibi olumsuz hava koşullarının tarımsal üretimi etkilediğini belirten Barut, üreticilerin tarlaya zamanında giremediğini, ekim ve dikimlerin geciktiğini söyledi.</p>

<p>Barut, özellikle <strong>mısır üretiminde hasadın gecikmesi ve verim kayıplarının</strong> çiftçilerin gelir elde etme takvimini doğrudan etkilediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Üretici iklim koşullarının mağduriyetinin bedelini ödememeli”</strong></h3>

<p>Çukurova'da çok az sayıda çiftçinin hasat yapabildiğine dikkat çeken Barut, üreticilerin henüz ürünlerini hasat edip gelir elde edemeden sulama borçlarını ödeme baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>

<p>Barut, çiftçinin maliyet yükünün her geçen gün arttığını belirterek şunları kaydetti:</p>

<p><i>“Çiftçiler henüz ürününü hasat edip gelir elde edememişken sulama borcunu 31 Ağustos’a kadar ödeme baskısıyla karşı karşıya bırakılması kabul edilemez. Normal üretim takviminin dışında gelişen hava koşulları nedeniyle ekimlerin gecikmesi, ürünlerin gelişme dönemlerinin uzaması ve hasadın ötelenmesi çiftçinin elinde olan bir durum değildir. Üretici, kendi iradesi dışında gelişen iklim koşullarının oluşturduğu mağduriyetin bedelini ödememelidir. Zaten çiftçinin üretim maliyetleri de her geçen gün ağırlaşmaktadır. Mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, işçilik, elektrik ve sulama giderlerindeki yüksek artışlar üreticinin maliyet yükünü ciddi ölçüde artırmıştır. Buna karşılık ürün fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak kalması, çiftçinin ekonomik darboğazını daha da derinleştirmiştir.</i>"</p>

<h3><strong>“Sulama ücretleri hasat sonuna kadar ertelenmeli”</strong></h3>

<p>Barut, <strong>31 Ağustos 2026 olarak belirlenen sulama ücreti ödeme süresinin uzatılması</strong> gerektiğini belirterek, çiftçinin önce ürününü hasat edip gelir elde etmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Barut, başta sulama borçları olmak üzere çiftçilerin kamuya ve ilgili kurumlara olan tarımsal borçlarının <strong>hasat sonuna kadar ertelenmesi</strong> çağrısında bulundu:</p>

<p><i>"Bu şartlar altında 31 Ağustos 2026 tarihine kadar sulama ücretlerinin ödenmesinin zorunlu tutulması, Çukurova çiftçisinin mevcut gerçekliğiyle bağdaşmamaktadır. Çiftçiden önce ürününü hasat etmesi, ürününü gerçek değerinden satabilmesi ve ardından borcunu ödeyebilecek bir gelir elde etmesi beklenmelidir. Hasat süreci tamamlanmadan ürün henüz tarladayken çiftçiyi ödeme baskısı altına almak, zaten ağır olan ekonomik yükü daha da artıracaktır."</i></p>

<h3><strong>Verim kaybı yaşayan üreticilere destek talebi</strong></h3>

<p>Aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle oluşan verim ve kalite kayıplarının da dikkate alınmasını isteyen Barut, üreticilere acil ve etkin destek sağlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Barut, Çukurova'daki hasat takviminin dikkate alınarak sulama ücretlerinin ödeme süresinin yeniden düzenlenmesini ve çiftçilerin ödeme baskısından kurtarılmasını istedi:</p>

<p><i>"Başta sulama borçları olmak üzere, çiftçilerin kamuya ve ilgili kurumlara olan tarımsal borçları ertelenmelidir. 31 Ağustos 2026 olarak belirlenen sulama ücreti ödeme süresi, bölgedeki hasat takvimi dikkate alınarak uzatılmalıdır. Aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle oluşan verim ve kalite kayıpları dikkate alınarak üreticilere acil ve etkin destek sağlanmalıdır.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-ciftciler-icin-cagri-sulama-ucreti-odeme-suresi-uzatilmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-25-160414.png" type="image/jpeg" length="16680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="20266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="52660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="77501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="63806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="78587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="29040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="68979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="25275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="30120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="63803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="54642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="21630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="92508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="81478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="12634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="65330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="62909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="78012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="61530"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
