<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 13:48:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir’de sosyal medya operasyonu: 45 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-sosyal-medya-operasyonu-45-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-sosyal-medya-operasyonu-45-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de gençleri silah ve suça özendirdikleri ve suç örgütlerine eleman temin etmeye çalıştıkları iddia edilen 45 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığ</strong>ı koordinesinde yürütülen çalışmada,<strong> İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele </strong>ve İstihbarat şubesi ekipleri<strong> sosyal medya</strong> paylaşımlarını mercek altına aldı.</p>

<p>Çalışmanın, gençleri silaha ve suça teşvik ettiği, suçu ve suçluyu övdüğü ve suç örgütlerine yeni üyeler kazandırmaya yönelik içerikler yayımladığı ileri sürülen kişilere yönelik gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>45 şüpheli eş zamanlı operasyonlarla yakalandı</strong></h2>

<p>Yapılan incelemelerde suç örgütlerinin propagandasını yaptığı ve sosyal medya hesapları üzerinden silah fotoğrafları yayımladığı belirlenen<strong> 15 şüpheli</strong> tespit edildi.</p>

<p>Olaylarla bağlantılı olduğu değerlendirilen ve farklı suçlardan haklarında aranma kararı bulunan 30 zanlı da çalışmaya dahil edildi.</p>

<p>Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 45 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aramalarda çok sayıda silah ve mühimmat bulundu</strong></h3>

<p>Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çeşitli silah ve mühimmat ele geçirildi.</p>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında 9 ruhsatsız tabanca, 4 ruhsatsız av tüfeği, 12 tabanca şarjörü, 524 fişek ve 12 kartuş bulundu.</p>

<p>Aramalarda ayrıca 30 uyuşturucu hap, 1 pala ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Operasyonun ardından gözaltına alınan 45 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-sosyal-medya-operasyonu-45-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/izmirde-suc-orgutlerini-oven-ve-suca-ozendirenlere-yonelik-operasyonlarda-45-gozalti.png" type="image/jpeg" length="79029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı: 46 faili meçhul dosyada cinayetler aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakanligi-46-faili-mechul-dosyada-cinayetler-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakanligi-46-faili-mechul-dosyada-cinayetler-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 52 maktulün bulunduğu 46 dosyada yıllar sonra cinayetleri aydınlatan delillere ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanlığı</strong> bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, geçmiş yıllarda sonuçsuz kalan cinayet dosyalarını yeniden gündemine aldı.</p>

<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>'in talimatıyla çalışmalarına başlayan Başkanlık, raflarda bekleyen ya da takipsizlikle kapanan soruşturmaları uzman kadrosu ve güncel teknolojik imkanlarla mercek altına aldı.</p>

<p>Çalışmaların tamamlandığı 46 dosyada elde edilen somut deliller, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarının kullanımına sunuldu. Böylece söz konusu dosyalarda bulunan 52 maktulün cinayetlerine ilişkin soru işaretleri giderildi.</p>

<h2><strong>Muş'taki dosyada 1988'e uzanan kan davası bağlantısı</strong></h2>

<p>Muş'un Hasköy ilçesinde 2011 yılında yaşamını yitiren Felemez K.'ye ilişkin soruşturma da yeniden masaya yatırıldı. Ekiplerin yaptığı araştırma, cinayetin temelinde 1988 yılına kadar uzanan bir kan davasının bulunduğunu gösterdi.</p>

<p>HTS ve PTS kayıtlarıyla daraltılmış baz analizlerinden yararlanılan çalışmada, husumetli ailenin Almanya'dan E.S.'yi tetikçi olarak getirdiği sonucuna ulaşıldı. Cinayet öncesinde bölgede keşif gerçekleştirildiği, saldırının ardından ise E.S.'nin yurt dışına çıktığı anlaşıldı.</p>

<p>Soruşturmanın başka bir aşamasında, şüphelilerin olayın kolluk birimlerine ulaşmasından önce polis merkezine giderek ifade verdikleri ve bu yolla dikkatleri üzerlerinden uzaklaştırmaya çalıştıkları ortaya konuldu.</p>

<p>11 Eylül 2026'da düzenlenen eş zamanlı operasyonun ardından tetikçi E.S. ile birlikte 10 şüpheli yakalandı.</p>

<h3><strong>DNA çalışmaları eski cinayet dosyalarını aydınlattı</strong></h3>

<p>Daire Başkanlığı, <strong>Adli Tıp Kurumu</strong> ve kriminal laboratuvarlarla koordineli biçimde yürüttüğü çalışmalarda dijital ve biyolojik materyallerden de yararlandı. Yıllar önce meydana gelen cinayetlerin çözümünde bu deliller önemli rol üstlendi.</p>

<p>Antalya'nın Korkuteli ve Elmalı ilçelerinde 2011 ve 2012 yıllarında yaşanan üç ayrı cinayet kapsamında Havva Y.'nin tırnak altından alınan DNA örnekleri değerlendirildi. Söz konusu örneklerin S.K. ve Y.K. ile örtüşmesi üzerine iki şüpheli hakim karşısına çıkarıldı ve tutuklanmaları kararlaştırıldı.</p>

<p>Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde 2016 yılında öldürülen çoban Mehmet Emin K.'nin dosyasında ise olay yerinden alınan 4 sigara izmariti üzerinde "moleküler genetik" çalışması yapıldı. Bu inceleme sonucunda <strong>DNA</strong> bağlantısı kuruldu ve 5 şüpheli için tutuklama kararı çıktı.</p>

<h3><strong>Far parçaları ve kıyafet benzerliği soruşturmayı ilerletti</strong></h3>

<p>Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 7 yaşındaki Medine K.'nin hayatını kaybettiği olayda, kaza mahallinde bulunan 6 küçük far parçası soruşturmanın izlerinden biri haline geldi. Bu parçalar <strong>PTS kayıtları</strong>yla karşılaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aradan geçen yılların ardından gelen boya ve tamirat ihbarı da eldeki kayıtlarla bir araya getirilince failin kimliğine ulaşıldı.</p>

<p>Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2013 yılında ortadan kaybolan Dilek K.'ye ilişkin dosyada ise bölgedeki 144 kayıp kadın soruşturması taramadan geçirildi. Dere yatağında bulunan kemiklerin üzerindeki kıyafetlerle ilgili benzerlik, araştırmanın yönünü belirledi.</p>

<p>Kemiklerden alınan örneklerin Dilek K.'nin annesinden alınan örnekle karşılaştırılması sonucunda yüzde 99,99 oranında DNA uyumu elde edildi. Bu sonuçla kemiklerin Dilek K.'ye ait olduğu kesinlik kazandı ve cinayet soruşturması yeniden başlatıldı.</p>

<h3><strong>7 şüpheli için yakalama kararı çıkarıldı</strong></h3>

<p>Soruşturmaların kapsamındaki değerlendirmelerde <strong>HTS kayıtları </strong>ve veri analizlerinin yanı sıra daraltılmış baz çalışmaları da kullanıldı. Adli Tıp Kurumu raporları, hastane muayene kayıtları ve ilaç bilgileri de dosyalara dahil edildi.</p>

<p>Tanık ve bilgi sahibi ifadeleri ile saha araştırmalarından elde edilen diğer bilgi ve belgeler de birlikte ele alındı. Yapılan çalışmaların sonunda 7 şüphelinin kimliği belirlenerek haklarında yakalama kararı çıkarıldı.</p>

<p><strong>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı</strong>nın, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarıyla eş güdüm içerisinde yıllardır bekleyen diğer dosyalar üzerindeki çalışmalarını da sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/adalet-bakanligi-46-faili-mechul-dosyada-cinayetler-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adalet-bakanligi-faili-mechul-dosyalari-guncel-teknolojiyle-yeniden-mercek-altina-aldi.png" type="image/jpeg" length="21995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Güneş ve rüzgarda kurulu güç 43 bin megavata ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-gunes-ve-ruzgarda-kurulu-guc-43-bin-megavata-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-gunes-ve-ruzgarda-kurulu-guc-43-bin-megavata-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, güneş ve rüzgar enerjisinde toplam kurulu gücün 43 bin megavata ulaştığını belirterek Türkiye'nin enerji dönüşümüne dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin <strong>güneş</strong> ve <strong>rüzgar</strong> <strong>enerjisi</strong>ne yönelik yatırımları, bu kaynakların elektrik üretimindeki ağırlığını da artırdı. Güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı 2016-2026 döneminde 28 kat yükselerek yüzde 11,6'ya ulaşırken, rüzgarın payı 1,1 kat artışla yüzde 12,1 seviyesine çıktı.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıklamasına göre, son dönemde güneş ve rüzgar alanında hız kazanan yatırımlar, söz konusu kaynakların elektrik üretimindeki oranlarına da yansıdı.</p>

<h2><strong>Güneş ve rüzgarın elektrik üretimindeki payı arttı</strong></h2>

<p>Türkiye'nin <strong>enerji</strong> alanındaki gücünü artırmaya yönelik 2016 yılında hayata geçirilen "<strong>Milli Enerji ve Maden Politikası</strong>" kapsamında petrol ve doğal gazın yanı sıra güneş ve rüzgar enerjisinde de önemli bir dönüşüm yaşandı.</p>

<p>2016 yılında güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı yüzde 0,4 düzeyindeydi. Bu oran, Temmuz 2026 itibarıyla 28 katlık artışla yüzde 11,6'ya yükseldi.</p>

<p>Rüzgar enerjisinin elektrik üretimindeki payı ise 10 yıl önce yüzde 5,7 olarak hesaplanırken, aynı dönemde 1,1 katlık artış göstererek yüzde 12,1'e ulaştı.</p>

<h3><strong>Kurulu güçte güneş ve rüzgarın payı yüzde 33,8'e çıktı</strong></h3>

<p><strong>Elektrik üretimi</strong>ndeki pay artışına benzer bir gelişme, güneş ve rüzgar enerjisinin kurulu gücünde de görüldü.</p>

<p>Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü, Temmuz 2026 sonunda 126 bin 476 megavata çıktı. Bu kapasite içerisinde güneş enerjisinin kurulu gücü 27 bin 507 megavata ulaşırken, toplam kurulu güçteki payı yüzde 21,7 oldu.</p>

<p>Rüzgar enerjisinde ise kurulu güç 15 bin 358 megavata yükseldi. Böylece rüzgarın toplam elektrik kurulu gücündeki oranı yüzde 12,1 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücü 42 bin 865 megavata ulaşırken, bu iki kaynağın toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 33,8 oldu. Güneş enerjisinden elektrik üretiminde haziranda kırılan rekor, temmuz ayında yeniden aşıldı.</p>

<p>Temmuz ayında güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi 5,37 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bu değer, aylık bazda şimdiye kadar ölçülen en yüksek güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretimi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bayraktar: Yenilenebilir enerjideki başarı daha ileri taşınacak</strong></h3>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı <strong>Alparslan</strong> <strong>Bayraktar</strong>, Türkiye'nin enerji alanında son 10 yılda büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirtti.</p>

<p>Bayraktar, güneşin elektrik üretimindeki payının 28 kat artarak yüzde 11,6'ya yükseldiğini, rüzgarın payının da yüzde 12,1 seviyesine çıktığını ifade etti. Güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücün yaklaşık 43 bin megavata ulaştığını aktaran Bayraktar, yaşanan dönüşümün "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye" hedefinin yanı sıra daha temiz bir enerji geleceği için atılan somut adımları ortaya koyduğunu bildirdi.</p>

<p><strong>Yenilenebilir enerji</strong>de elde edilen başarının Antalya'da düzenlenecek <strong>COP31</strong> kapsamında açıklanacak yeni hedeflerle daha ileri bir seviyeye taşınacağını belirten Bayraktar, Türkiye'nin rüzgar ve güneş kaynaklarını milletin enerjisine dönüştürmeye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p>Bayraktar, güvenilir, temiz ve uygun maliyetli enerjinin herkes tarafından erişilebilir olmasını sağlayacak güçlü bir altyapı oluşturma çalışmalarının da sürdürüleceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-gunes-ve-ruzgarda-kurulu-guc-43-bin-megavata-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/elektrik-kurulu-gucunde-ruzgar-ve-gunesin-payi-10-yilda-katlanarak-artti.png" type="image/jpeg" length="45498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivasspor, Keçiörengücü maçı hazırlıklarına başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sivasspor-keciorengucu-maci-hazirliklarina-yonetiminde-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sivasspor-keciorengucu-maci-hazirliklarina-yonetiminde-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig’in 8. haftasında deplasmanda Keçtaş Ankara Keçiörengücü’ne konuk olacak Ekenler Beton Sivasspor, karşılaşmanın hazırlıklarına start verdi. Kırmızı-beyazlı ekip, yardımcı antrenör Ziya Erdal idaresinde gerçekleştirilen antrenmanda pas ve taktik varyasyonlar üzerinde çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig'de zirve takibini sürdüren Ekenler Beton Sivasspor, hafta sonu deplasmanda oynayacağı zorlu Ankara Keçiörengücü maçı öncesi ilk çalışmasını kulüp tesislerinde yaptı.<img alt="A A 20260914 42464586 42464584 S I V A S S P O R K E C I O R E N G U C U M A C I N I N H A Z I R L I K L A R I N A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260914-42464586-42464584-s-i-v-a-s-s-p-o-r-k-e-c-i-o-r-e-n-g-u-c-u-m-a-c-i-n-i-n-h-a-z-i-r-l-i-k-l-a-r-i-n-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Kulüp tesislerinde yardımcı antrenör Ziya Erdal yönetiminde basına kapalı olarak gerçekleştirilen çalışma yaklaşık 1,5 saat sürdü. İdman dinamik ısınma hareketleri ve mobilite çalışmaları, 5'e 2 top kapma ve dar alanda hızlı pas organizasyonları, rakip analizi doğrultusunda hücum setleri, geçiş hücumları ve çift kale taktik maç şeklinde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260914 42464586 42464583 S I V A S S P O R K E C I O R E N G U C U M A C I N I N H A Z I R L I K L A R I N A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260914-42464586-42464583-s-i-v-a-s-s-p-o-r-k-e-c-i-o-r-e-n-g-u-c-u-m-a-c-i-n-i-n-h-a-z-i-r-l-i-k-l-a-r-i-n-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Mücadele 19 Eylül Cumartesi Günü Aktepe Stadı’nda</strong></h3>

<p>Ligin 8. haftasında oynanacak Keçtaş Ankara Keçiörengücü - Ekenler Beton Sivasspor randevusunun 19 Eylül Cumartesi saat 17.00'de Ankara Aktepe Stadı'nda gerçekleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sivasspor-keciorengucu-maci-hazirliklarina-yonetiminde-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260914-42464586-42464585-s-i-v-a-s-s-p-o-r-k-e-c-i-o-r-e-n-g-u-c-u-m-a-c-i-n-i-n-h-a-z-i-r-l-i-k-l-a-r-i-n-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="69184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Silopi Sera OTB'de üretim ve istihdam artacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-silopi-sera-otbde-uretim-ve-istihdam-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-silopi-sera-otbde-uretim-ve-istihdam-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Yumaklı, Şırnak Silopi Sera OTB altyapısının 202 milyon liraya tamamlandığını açıkladı. Bölgenin 1000 kişiye istihdam sağlaması ve ekonomiye yıllık 1,2 milyar lira katkı sunması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong>, Şırnak'ın <strong>Silopi</strong> ilçesinde hayata geçirilen <strong>Sera Organize Tarım Bölgesi</strong>'ne ilişkin açıklamada bulundu. Yumaklı, altyapı çalışmalarının tamamlanarak yatırımcıların kullanımına sunulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bölgedeki gelişmelerin Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda üretim, istihdam ve huzurun gelişmesine katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Silopi Sera OTB'nin altyapısı tamamlandı</strong></h2>

<p>Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre, Şırnak Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi'nin altyapı çalışmaları 202 milyon liralık maliyetle tamamlandı.</p>

<p>Altyapının bitirilmesinin ardından bölgenin yatırımcıların hizmetine sunulduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>OTB'de 42 sera ve 9 sanayi parseli bulunuyor</strong></h3>

<p>Silopi Sera OTB içerisinde 42 modern sera parseli ile 9 tarıma dayalı sanayi parseli yer alıyor.</p>

<p>Yumaklı, bölgenin doğrudan <strong>istihdam</strong> kapasitesinin 1000 kişi olacağını belirtti. Bu istihdamın yüzde 75'inin kadınlardan oluşması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ekonomiye yıllık 1,2 milyar liralık katkı hedefleniyor</strong></h3>

<p>Şırnak Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi'nin faaliyete geçmesiyle ekonomiye her yıl 1,2 milyar lira katkı sağlanması bekleniyor. Bakan Yumaklı, paylaşımında yatırımın bölge için hayırlı ve bereketli olmasını diledi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🇹🇷🌱 Terörsüz Türkiye hedefimiz ile artık bölgede üretim, istihdam ve huzur filizleniyor…<br />
<br />
Şırnak Silopi Sera Organize Tarım Bölgemizin altyapı çalışmalarını 202 milyon TL maliyetle tamamladık ve yatırımcılarımızın hizmetine sunduk.<br />
<br />
Silopi OTB;<br />
🏗️ 42 modern sera parseli,<br />
🏭 9… <a href="https://t.co/VXGY3E7UAr" rel="nofollow">pic.twitter.com/VXGY3E7UAr</a></p>
— İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) <a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/2099401040571306441?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 14, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-silopi-sera-otbde-uretim-ve-istihdam-artacak</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-yumakli-sirnak-silopi-sera-otb-1000-kisiye-dogrudan-istihdam-saglayacak.png" type="image/jpeg" length="77932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman trafik kazası: İki otomobilin çarpıştığı kazada 6 yaralı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/karaman-trafik-kazasi-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-6-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/karaman-trafik-kazasi-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-6-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman’da iki otomobilin çarpıştığı trafik kazasında aralarında 4 aylık bir bebek ve 3 çocuğun da bulunduğu 6 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaman’ın Çeltek Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında iki otomobil çarpıştı. Adnan Menderes Bulvarı’ndaki kazada sürücülerden biri ile araçlarda bulunan 5 kişi yaralanırken, yaralılar arasında 4 aylık bir bebek ile 3 çocuk da yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Karaman trafik kazası Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi</strong></h2>

<p>Karaman kaza haberine konu olan olay, Çeltek Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda yaşandı. A.N. (32) yönetimindeki 06 TFT 60 plakalı otomobil ile İ.S. (32) idaresindeki 68 AGJ 544 plakalı otomobil henüz belirtilmeyen nedenle çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın ardından sürücü A.N. ile araçlarda bulunan F.G. (32), A.Ö.G. (6), H.B.N. (8), Ş.S. (2) ve 4 aylık A.S. yaralandı. Böylece Karaman trafik kazasında yaralananların sayısı 6’ya yükselirken, yaralılardan 4’ünün çocuk olduğu bildirildi.</p>

<h3><strong>Karaman’daki kazada yaralılar hastaneye kaldırıldı</strong></h3>

<p>Kazanın bildirilmesi üzerine Adnan Menderes Bulvarı’na sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü.</p>

<p>Ajans bilgisinde yaralıların sağlık durumlarına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Polis ekipleri de kaza bölgesinde çalışma yürüttü.</p>

<p>Karaman’daki trafik kazası, özellikle çocukların da yaralanması nedeniyle dikkat çekti. Kazanın meydana geldiği Adnan Menderes Bulvarı’nda sürücülerin ve diğer yol kullanıcılarının ekiplerin çalışmaları sırasında trafik güvenliğine ilişkin yönlendirmelere uyması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/karaman-trafik-kazasi-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-6-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/karaman-trafik-kazasi-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-6-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="77882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konya Kulu'da yangın: Müstakil ev kullanılamaz hale geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konya-kuluda-yangin-mustakil-ev-kullanilamaz-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konya-kuluda-yangin-mustakil-ev-kullanilamaz-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya’nın Kulu ilçesinde müstakil evde çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Kulu yangınında ev tamamen kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya’nın Kulu ilçesine bağlı Kozanlı Mahallesi’nde bir müstakil evde çıkan yangın büyük çapta hasara yol açtı. Birol Gül’e ait evde henüz belirlenemeyen nedenle başlayan alevler, itfaiyenin müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangının ardından evin kullanılamaz hale geldiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Kulu yangını için itfaiye ekipleri sevk edildi</strong></h2>

<p>Kulu yangın olayı, Kozanlı Mahallesi’nde Birol Gül’e ait müstakil evde meydana geldi. Evde çıkan yangını fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri yönlendirildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan ekipler, alevlerin evin diğer bölümlerine ve çevreye yayılmasını önlemek için müdahaleye başladı. Yapılan çalışma sonucunda yangın tamamen söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Konya yangınında ev kullanılamaz hale geldi</strong></h3>

<p>Konya yangın haberleri arasında yer alan olayda can kaybı ya da yaralanmaya ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Ancak yangının evde ağır hasara neden olduğu ve müstakil yapının kullanılamaz hale geldiği belirtildi.</p>

<p>İtfaiye ekiplerinin yangın sonrasında bölgede yeniden alevlenme riskine karşı kontroller gerçekleştirmesi önem taşıyor. Bu tür olayların ardından yapılacak hasar tespit çalışmaları da yapının yeniden kullanılıp kullanılamayacağının belirlenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Kulu’daki ev yangınının hangi nedenle çıktığı henüz bilinmiyor. Yangının çıkış nedeninin yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konya-kuluda-yangin-mustakil-ev-kullanilamaz-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/konya-kuluda-yangin-mustakil-ev-kullanilamaz-hale-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="13124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 dakikada Mourinho’yu ikna etti! Arda Güler için Real Madrid’de taşlar yerinden oynuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-dakikada-mourinhoyu-ikna-etti-arda-guler-icin-real-madridde-taslar-yerinden-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-dakikada-mourinhoyu-ikna-etti-arda-guler-icin-real-madridde-taslar-yerinden-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arda Güler, Rayo Vallecano karşısında kısa sürede sergilediği etkileyici performansla Mourinho’nun planlarını değiştirdi. Real Madrid’de gözler genç yıldızda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Real Madrid'de José Mourinho yönetimindeki yeni dönem sürerken, gözler giderek daha fazla Arda Güler'in üzerine çevriliyor. Sezon başında genç yıldızın Mourinho'nun sistemindeki rolü tartışılırken, son Rayo Vallecano karşılaşması bu tartışmayı yeni bir noktaya taşıdı.</p>

<p>Arda'nın yedek başladığı ve ikinci yarıda oyuna girdiği karşılaşmada ortaya koyduğu performans, yalnızca İspanyol basınında değil, Madrid çevresinde de "Güler artık ilk 11'i zorlamakla kalmıyor, doğrudan ilk 11'in parçası olmalı mı?" sorusunu gündeme getirdi.</p>

<h1><strong>Rayo maçında 23 dakikalık Arda etkisi</strong></h1>

<p>Real Madrid, Rayo Vallecano'yu Santiago Bernabéu'da 4-1 mağlup ederek Betis yenilgisinin ardından güçlü bir reaksiyon verdi. Kylian Mbappé iki gol atarken, Jude Bellingham ve Vinícius Júnior da galibiyette önemli rol oynadı.</p>

<p>Ancak maçın ikinci yarısında oyuna giren Arda Güler, skora doğrudan golle katkı vermemesine rağmen oyunun akışını değiştiren isimlerden biri oldu.</p>

<p>Arda yalnızca 24 dakika civarında sahada kalmasına karşın <strong>5 kilit pas</strong> üretti; bu, karşılaşmadaki en yüksek rakamdı. Ayrıca açık oyundaki paslarıyla 0,305 beklenen tehdit (xT) değeri oluşturdu.</p>

<p>Rayo karşısında 72. dakikada oyuna giren Arda'nın kısa sürede <strong>5 pozisyon hazırladığını, 5 orta denediğini ve bir asist yaptığını</strong> aktardı.  Güler, yalnızca 227 dakika içerisinde LaLiga'da 24 pozisyon hazırlayarak bu alanda ligin zirvesine çıktı.</p>

<p>Bu rakamlar, Mourinho'nun Arda'yı neden giderek daha önemli bir silah olarak gördüğünü açıklıyor.</p>

<p><img alt="Morinho-2" class="detail-photo img-fluid" height="496" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/morinho-2.jpg" width="403" /></p>

<h2><strong>Mourinho'nun Arda konusunda mesajı netleşiyor</strong></h2>

<p>Mourinho'nun sezon öncesinden beri Arda Güler'e yönelik yaklaşımı dikkat çekiyor. Portekizli teknik adam, 21 yaşındaki futbolcunun yalnızca hücum hattında kullanılabilecek klasik bir "10 numara" olmadığını düşünüyor.</p>

<p>Ağustos ayında Mourinho, Arda'nın daha geride oynayabilecek özelliklere sahip olduğunu ve Luka Modrić ile Bernardo Silva gibi oyuncuların izlediği bir gelişim yoluna gidebileceğini belirtmişti.</p>

<p>Bu yaklaşım, Mourinho'nun Arda'yı yalnızca son üç bölgede yaratıcılık sağlayan bir futbolcu olarak değil, <strong>oyunun kuruluşuna katılan merkez bir oyuncu</strong> haline getirme düşüncesine işaret ediyor.</p>

<p>Nitekim sezon öncesindeki bazı analizlerde Mourinho'nun 4-2-3-1 yapısında Arda'yı daha derin bir orta saha rolünde değerlendirdiği görülüyordu.</p>

<h2><strong>Peki neden Rayo karşısında yedekti?</strong></h2>

<p>Buradaki kritik nokta, Arda'nın yedek kalmasının Mourinho'nun ona güvenmediği anlamına gelmemesi.</p>

<p>Mourinho, Rayo karşılaşmasında yeni transfer Yan Diomande'ye ilk kez ilk 11'de forma verdi. Arda ise kulübede başladı.</p>

<p>Ancak oyuna girdikten sonra sergilediği performans, teknik direktörün önündeki seçimi daha da zorlaştırdı.</p>

<p>Mourinho maç sonrasında özellikle takımın ikinci yarıda yaşadığı enerji düşüşüne dikkat çekti. Real Madrid'in birkaç gün önce Şampiyonlar Ligi'nde Inter Milan'ı 2-1 mağlup etmiş olması da fiziksel yükü artırmıştı. Portekizli çalıştırıcı, oyuncularının yoğun fikstür nedeniyle yorulduğunu vurguladı.</p>

<p>Dolayısıyla Arda'nın yedek başlamasını doğrudan bir "teknik tercih nedeniyle dışarıda bırakılma" şeklinde yorumlamak için yeterli veri bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Arda'nın rakamları Mourinho'yu düşündürüyor</strong></h2>

<p>Arda açısından asıl dikkat çekici nokta ise süre başına üretimi.</p>

<p>Sezonun bu bölümünde 227 dakika civarında forma giyen Güler'in <strong>24 pozisyon hazırlaması</strong>, onu LaLiga'nın bu kategorisinde olağanüstü bir noktaya taşıdı. AS'nin aktardığı verilere göre Arda, maç başına yaklaşık 45 dakikadan az süre almasına rağmen yaratılan fırsatlarda ligin en üretken isimlerinden biri.</p>

<p>Rayo karşılaşmasındaki 5 kilit pas da bu eğilimin tesadüf olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Bu durum Mourinho için önemli bir paradoks yaratıyor:</p>

<ul>
 <li>Arda, oyuna sonradan girdiğinde rakip savunmaların dengesini bozabiliyor.</li>
 <li>Topla buluştuğunda hücumun hızını ve yönünü değiştirebiliyor.</li>
 <li>Daha geride kullanıldığında pas bağlantılarını güçlendirebiliyor.</li>
 <li>Buna karşılık Real Madrid'in hücum hattında Mbappé, Vinícius, Bellingham ve Diomande gibi çok güçlü alternatifler bulunuyor.</li>
</ul>

<p>Dolayısıyla mesele artık <strong>"Arda oynayacak mı?"</strong> sorusundan çok, <strong>"Mourinho Arda'yı nerede ve kimin yerine oynatacak?"</strong> sorusuna dönüşmüş durumda.</p>

<h2><strong>Real Madrid'den Arda'ya yeni sözleşme hamlesi</strong></h2>

<p>Sahadaki gelişmelerin yanında Arda'nın kulüp içindeki konumunu gösteren bir başka önemli gelişme de sözleşme görüşmeleri.</p>

<p>Real Madrid'in Arda Güler'in sözleşmesini uzatmaya hazırlandığı ve yeni anlaşmanın 2031'e kadar sürmesinin planlandığı yönünde haberler bulunuyor. AS kaynaklı haberlerde kulübün, genç yıldızın gelişimini ve artan önemini yeni sözleşmeyle ödüllendirmek istediği aktarılıyor.</p>

<p>Bazı Madrid kaynakları ise anlaşmanın daha da uzun, <strong>2032'ye kadar</strong> olabileceğini ileri sürüyor. Bu nedenle burada kesinleşmiş resmi bir sözleşmeden ziyade, kulübün Güler'i uzun vadeli planının merkezinde tuttuğunu söylemek daha doğru.</p>

<p>Bu hamle Mourinho faktörüyle birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale geliyor.</p>

<p>Real Madrid'in Arda'nın sözleşmesini iyileştirmek istemesi, oyuncunun artık yalnızca geleceğe dönük bir yatırım olarak değil, <strong>mevcut sportif planın önemli parçalarından biri</strong> olarak görüldüğünü düşündürüyor.</p>

<h2><strong>Mourinho'nun Real Madrid projesinde Arda'nın yeri</strong></h2>

<p>Mourinho'nun kurmaya çalıştığı Real Madrid'in oyun karakteri de Arda'nın gelişimi açısından önemli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Portekizli teknik adam, Rayo maçının ardından takımının topa uzun süre sahip olup oyunu yavaşlatan bir ekip olmaktan ziyade, topu kazandığında hızlı şekilde hücuma çıkmayı hedeflediğini söyledi. Mourinho'nun tarif ettiği yapı; savunmada agresif, top kazanıldığında ise hızlı ve doğrudan oynayan bir Real Madrid profili.</p>

<p>Arda'nın burada önemli bir avantajı bulunuyor: İlk bakışta yavaşlatıcı bir "10 numara" gibi görünse de, pas kalitesiyle hızlı hücumların son pasını verebiliyor. Ayrıca merkezden oyunu yönlendirebilmesi Mourinho'nun aradığı geçiş oyununa farklı bir boyut kazandırıyor.</p>

<p>Bu nedenle Mourinho'nun Arda'yı daha derinde kullanma fikri yalnızca savunma amaçlı bir tercih değil; <strong>Arda'nın topu daha erken alıp hücumu başlatmasını sağlama projesi</strong> olarak da okunabilir.</p>

<h2><strong>Şimdi asıl soru: İlk 11 mi, "süper yedek" mi?</strong></h2>

<p>Rayo maçından sonra tartışmanın yönü değişmiş durumda.</p>

<p>Arda'nın kısa sürede yarattığı etki, Mourinho'nun onu ilk 11'e daha fazla yaklaştırmasını sağlayabilir. Öte yandan Portekizli teknik adamın oyuncu değişikliklerini rakibin durumuna göre kullanması, Arda'nın bazı karşılaşmalarda ikinci yarı silahı olarak kalabileceği anlamına geliyor.</p>

<p>Fakat rakamlar Mourinho'nun önündeki problemi açık biçimde ortaya koyuyor: <strong>LaLiga'da 227 dakikada 24 fırsat üreten bir futbolcuyu uzun süre kulübede tutmak giderek zorlaşıyor.</strong></p>

<p>Üstelik Real Madrid'in Arda'nın sözleşmesini iyileştirmeye hazırlanması da kulübün ona duyduğu güveni güçlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-dakikada-mourinhoyu-ikna-etti-arda-guler-icin-real-madridde-taslar-yerinden-oynuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-9.webp" type="image/jpeg" length="80809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şalgam suyundaki bakteriler kanser hücrelerini yüzde 95 oranında yok ettiği ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/salgam-suyundaki-bakteriler-kanser-hucrelerini-yuzde-95-oraninda-yok-ettigi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/salgam-suyundaki-bakteriler-kanser-hucrelerini-yuzde-95-oraninda-yok-ettigi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi  tarafından yürütülen bilimsel çalışmalarda, siyah havuçta bulunan antosiyanin bileşikleri ile şalgam suyundaki laktik asit bakterilerinin kolon, bağırsak ve karaciğer kanseri hücrelerinin çoğalmasını durdurduğu tespit edildi. Kırşehir Ahi Evran ve Hacettepe üniversiteleri iş birliğiyle yürütülen laboratuvar deneylerinde, şalgam suyundan izole edilen "Lactobacillus brevis" bakterisinin hem ince hem de kalın bağırsak kanseri hücrelerini yüzde 90 ila 95 oranında gerilettiği ve]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası hakemli tıp ve gıda bilimi dergilerinde yayımlanan iki aşamalı araştırma, geleneksel fermente Türk içeceği şalgam suyunun ve ana hammaddesi olan siyah havucun güçlü antikanser potansiyelini bilimsel verilerle ortaya koydu.</p>

<p><img alt="2025 12 04122025 Salgam1" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2025-12-04122025-salgam1.webp" width="750" /></p>

<h3><strong>Siyah havucun antosiyaninleri kanser hücrelerini baskıladı</strong></h3>

<p>Araştırmanın başlangıç aşaması, ERÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Doğan danışmanlığında Dr. Duygu Aslan Türker tarafından hazırlanan doktora teziyle hayata geçirildi. Siyah ve turuncu havuç atıklarından katma değerli biyoaktif bileşikler üretmeyi hedefleyen ekip, siyah havuca mor-kırmızı rengini veren antioksidan kaynağı antosiyaninleri izole etti.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi ile yürütülen ortak çalışmada, elde edilen antosiyaninlerin laboratuvar ortamında kolon ve karaciğer kanseri hücre hatlarında çoğalmayı güçlü şekilde baskıladığı belirlendi. Bu çığır açıcı ilk bulgular, 2022 yılında gıda alanının saygın Q1 yayınlarından <i>"Food and Bioproducts Processing"</i> dergisinde makale olarak literatüre girdi.</p>

<h2><strong>Şalgam suyundan izole edilen bakteri yüzde 95 başarı sağladı</strong></h2>

<p>Araştırmanın ikinci ayağında ise Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yetiman’ın yürütücülüğünde siyah havuç fermantasyonuyla üretilen şalgam suyu mercek altına alındı. Şalgam suyundan izole edilen 50-55 farklı laktik asit bakterisi taranarak fonksiyonel ve antioksidan kapasitesi en yüksek türler seçildi.</p>

<p>Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji Bölümü ortaklığında yürütülen hücre kültürü deneylerinde, öne çıkan <strong>"Lactobacillus brevis"</strong> suşunun performansı incelendi. 2026 yılında <i>"Probiotics and Antimicrobial Proteins"</i> dergisinde yayımlanan nihai sonuçlara göre; söz konusu bakterinin laboratuvar ortamında yüksek antioksidan aktivite sergilediği, ortamdaki kolesterolü temizlediği, hem ince bağırsak hem de kalın bağırsak (kolon) kanseri hücrelerini <strong>yüzde 90 ila 95 düzeyinde tahrip ederek azalttığı</strong> tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Gazlı içecekler yerine şalgam ve ayran tüketilmeli"</strong></h3>

<p>Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Mahmut Doğan, geleneksel içeceklerin korunması ve genç nesillere aktarılması gerektiğine işaret etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hücre kültürü çalışmalarının sonucunda elde edilen bakterinin hem ince hem de kalın bağırsak kanser hücrelerinde yüzde 90-95 düzeyinde hücreleri bozduğunu ve azalttığını belirledik. Bu bakteri ve diğer yararlı laktik asit bakterileri geleneksel şalgamın içerisinde doğal olarak bulunuyor. Üniversitelerden çıkan araştırmalar insan sağlığına doğrudan hizmet etmeli. Gençlerimiz ve orta yaş kesimi ne yazık ki ağırlıklı olarak gazlı içecekleri tercih ediyor. Oysa fonksiyonel değeri bu kadar yüksek, sağlığa doğrudan koruyucu etkisi bulunan şalgam ve ayran gibi içeceklerimizin tüketilmesi hayati önemdedir."</i></p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Doğan, elde ettikleri bu somut moleküler verilerin tıp ve eczacılık fakülteleri tarafından hayvan deneyleri ve ileri klinik faz çalışmalarında değerlendirilebilecek önemli bir temel sunduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/salgam-suyundaki-bakteriler-kanser-hucrelerini-yuzde-95-oraninda-yok-ettigi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2025-12-04122025-salgam2.webp" type="image/jpeg" length="57022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Vanlı Kara Haydar" soruşturmasında Çağla Öz ve 3 kişi adliyeye getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/vanli-kara-haydar-sorusturmasinda-cagla-oz-ve-3-kisi-adliyeye-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/vanli-kara-haydar-sorusturmasinda-cagla-oz-ve-3-kisi-adliyeye-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya paylaşımları ve düğününde takılan kilolarca altınla gündeme geldikten sonra "kara para aklama" suçlamasıyla tutuklanan "Vanlı Kara Haydar" lakaplı Mehmet Fatih Tançalan soruşturmasında gözaltına alınan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. İstanbul’da yakalanarak Van’a getirilen eşi Çağla Öz Tançalan, kayınvalidesi N.O., kuzeni M.T. ve ele geçirilen yüklü miktardaki altının gizlendiği evin sahibi S.A.’nın emniyetteki sorguları tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" soruşturması çok yönlü olarak genişletiliyor. Sosyal medyadaki lüks harcamaları ve kaynağı açıklanamayan serveti nedeniyle tutuklanan Tançalan’ın ardından ailesi ve yakın çevresine yönelik operasyonlarda gözaltına alınan zanlılar hakim karşısına çıkıyor.</p>

<h3><strong>4 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye çıkarıldı</strong></h3>

<p>Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve Mali Suçlarla Mücadele ekiplerince yürütülen tahkikat kapsamında gözaltında bulunan tutuklu Tançalan’ın eşi <strong>Çağla Öz Tançalan</strong>, ziynet eşyalarının saklandığı tespit edilen evin sahibi <strong>S.A.</strong>, kayınvalidesi <strong>N.O.</strong>, kuzeni <strong>M.T.</strong> sağlık kontrollerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Van Adliyesi’ne getirildi. Şüphelilerin savcılıktaki ifade işlemlerine başlandı.</p>

<p>Sosyal medya mecralarında paylaştığı gösterişli videolar ve düğün merasiminde sergilenen olağan dışı altın takılarıyla dikkat çeken Mehmet Fatih Tançalan, 8 Eylül'de Van'ın Muradiye ilçesindeki ikametinde gözaltına alınmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) devreye girdiği incelemelerde mal varlığının yasal gelirleriyle uyuşmadığı tespit edilen Tançalan, 10 Eylül'de çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "kara para aklama" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.</p>

<p>Soruşturmanın devamında, düğünde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki ziynet eşyası ile nakit paraların izini süren polis ekipleri, 12 Eylül'de Muradiye ilçesindeki bir adrese operasyon düzenledi. Ev ve eklentilerinde yapılan aramalarda gizlenmiş altınlar ele geçirilirken ev sahibi S.A. gözaltına alındı. Hakkında yakalama kararı bulunan eş Çağla Öz Tançalan ise İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul’da gözaltına alınarak dün soruşturmanın merkezi Van’a getirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/vanli-kara-haydar-sorusturmasinda-cagla-oz-ve-3-kisi-adliyeye-getirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6bf64d08-vanli-kara-haydarin-esi-cagla-oz-adliyeye-sevk-edildi.webp" type="image/jpeg" length="55672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Tekin’den öğretmenlere mesaj: "İyi ki varsınız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekinden-ogretmenlere-mesaj-iyi-ki-varsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekinden-ogretmenlere-mesaj-iyi-ki-varsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla öğretmenler ve Bakanlık personeline ayrı ayrı video mesaj gönderdi. Tekin, öğretmenlere "İyi ki varsınız, iyi ki evlatlarımızın ellerinden sımsıkı tutuyorsunuz" diye seslenirken, Bakanlık personeline de eğitim sürecine sundukları katkı ve emekleri için teşekkür etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı<strong> Yusuf Tekin</strong>, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla öğretmenlere ve Bakanlık personeline ayrı ayrı video mesaj gönderdi. Tekin, yeni eğitim öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak öğretmen ve Bakanlık personeline teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Öğretmenlerin ve Bakanlık personelinin cep telefonlarına kısa mesaj yoluyla gönderilen bağlantı üzerinden ulaşılan video mesajlarda Tekin, yeni eğitim öğretim yılına ilişkin mesajlarını paylaştı.</p>

<h2><strong>Bakan Tekin'den öğretmenlere: "İyi ki varsınız"</strong></h2>

<p>Bakan Tekin, öğretmenlere yönelik video mesajında yeni eğitim öğretim yılının ilk gününde öğrencilerle sınıflarda yeniden buluşmanın heyecanını paylaştığını belirtti.</p>

<p>Okulların yeniden çocuk sesleriyle dolduğunu ifade eden Tekin, ailelerin çocuklarını öğretmenlere emanet ettiğini söyledi.</p>

<p>Öğretmenlerin öğrencilerin meraklarını, hayallerini ve heyecanlarını şefkatleriyle karşıladığını belirten Tekin, öğretmenleri çocukların hayatına dokunan <strong>"biricik, özgün ve yeri doldurulamaz rehberler"</strong> olarak nitelendirdi.</p>

<p>Tekin, öğretmenlerin öğrencilerine söyledikleri küçük bir sözün yıllar sonra dahi onların hayatında yol gösterici olabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli sizin bilginize emanet"</strong></h3>

<p>Yeni eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda büyük bir hedefe doğru ilerlediklerini belirten Tekin, bu vizyonun öğretmenlerin inancı ve gayretiyle gerçeğe dönüşeceğini söyledi.</p>

<p>Tekin, <strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin</strong> öğretmenlerin bilgi ve şefkatine emanet olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Evlatlarımızı köklerinden güç alan, ahlaklı, donanımlı ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirme gayemizin tezahürü 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' de en çok sizin şefkatli yüreğinize ve bilginize emanettir."</i></p>

<p>Öğretmenlerin sınıflarda öğrencilerle baş başa kaldıklarında ortaya koyduğu emeği gördüğünü belirten Tekin, eğitim camiasına teşekkür etti.</p>

<p>Tekin, mesajını <strong>"İyi ki varsınız, iyi ki evlatlarımızın ellerinden sımsıkı tutuyorsunuz"</strong> sözleriyle tamamladı ve yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diledi.</p>

<h3><strong>Bakan Tekin'den Bakanlık personeline teşekkür</strong></h3>

<p>Tekin, Bakanlık personeline gönderdiği ikinci video mesajında ise yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla eğitim yuvalarının yeniden öğrencilerle buluştuğunu belirtti.</p>

<p>Çocukların okullara taşıdığı hayal ve umutların arkasında Bakanlık personelinin emeği ve gayreti bulunduğunu ifade eden Tekin, eğitim sürecinin her aşamasında görev yapan personelin çocukların güven içerisinde büyümesi için çalıştığını söyledi.</p>

<h3><strong>"Çocuklarımızın güvenle büyümesi için çabalıyorsunuz"</strong></h3>

<p>Bakanlık personelinin görev ve sorumluluklarının önemine dikkat çeken Tekin, anne ve babaların çocuklarını eğitim camiasına emanet ettiğini belirtti.</p>

<p>Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Anneler ve babalar göz bebeklerini bizlere emanet ediyor. Yavrularımız ise tertemiz zihinleri, uçsuz bucaksız hayalleri ve umutlarını okullarımıza taşıyor."</i></p>

<h3><strong>"Türkiye Yüzyılı vizyonu memleket sevdanızla yükselecek"</strong></h3>

<p>Bakan Tekin, Bakanlık personelinin çalışmalarının çocukların geleceğine ve ülkenin geleceğine katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Eğitim alanında ortaya konulan çabanın gelecek nesiller için kalıcı bir değer oluşturduğunu ifade eden Tekin, "Asıl kudretimizi sizin bu adanmışlığınızdan alıyoruz" diyerek şöyle devam etti:</p>

<p><i>“Anneler ve babalar göz bebeklerini bizlere emanet ediyor. Yavrularımız ise tertemiz zihinleri, uçsuz bucaksız hayalleri ve umutlarını okullarımıza taşıyor. Bu büyük emaneti hakkıyla omuzlamak, ancak özveriniz ve insana duyduğunuz derin saygıyla mümkün oluyor. İnsan yetiştirmenin o mukaddes sorumluluğuna, kurumlarımızın her bir noktasında nefes veriyorsunuz. Her biriniz, çocuklarımızın güvenle büyümesi için çabalayan kıymetli mesai arkadaşlarımsınız. Görevinizi ifa ederken işinize kattığınız içtenlik, evlatlarımızın hayatına daima iyilikle dokunuyor. Bugün çocuklarımız için gösterdiğiniz çaba, memleketin her köşesinde evlatlarımızın yıllar boyu sırtını yaslayacağı sağlam bir duvara dönüşüyor. Bizler ülkemizi umut dolu ufuklara taşırken asıl kudretimizi sizin bu adanmışlığınızdan alıyoruz. Hedeflerimizi çizen "Türkiye Yüzyılı" vizyonu, bizzat sizin memleket sevdanız ve el birliğiyle yükselecek.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekinden-ogretmenlere-mesaj-iyi-ki-varsiniz</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2571d85d-e459-4393-a1d5-db78de2af443-w.jpg" type="image/jpeg" length="96763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ROKETSAN'dan SUNGUR testi: Hareketli hava hedefi imha edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/roketsandan-sungur-testi-hareketli-hava-hedefi-imha-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/roketsandan-sungur-testi-hareketli-hava-hedefi-imha-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROKETSAN'ın SUNGUR füzesi, BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi üzerinden gerçekleştirilen ilk atışta hareketli hava hedefini başarıyla imha etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ROKETSAN</strong>, katmanlı hava savunmasına yönelik çalışmalarında yeni bir atış kabiliyetini test etti. Yüksek hareket kabiliyetiyle öne çıkan BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi üzerinden SUNGUR füzesiyle ilk atış gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Test sırasında hareketli hava hedefi <strong>SUNGUR</strong> tarafından vuruldu. Böylece <strong>BURÇ</strong> sistemi üzerinden SUNGUR kullanımına yönelik yeni kabiliyetin işlevselliği ortaya konuldu.</p>

<h2><strong>BURÇ üzerinden ilk SUNGUR atışı yapıldı</strong></h2>

<p>Gerçekleştirilen test, SUNGUR Hava Savunma Füzesi'nin BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi üzerinden ilk kez kullanılması açısından öne çıktı.</p>

<p>Atış sırasında hareket halindeki hava hedefinin başarıyla imha edilmesiyle sistemin söz konusu kabiliyeti test edilmiş oldu.</p>

<h3><strong>BURÇ farklı hava tehditlerine karşı çözüm sunuyor</strong></h3>

<p><strong>BURÇ Mobil Hava Savunma (MHSS) Sistemi</strong>, hava savunmasında ihtiyaç duyulan farklı unsurları aynı yapı içerisinde buluşturuyor.</p>

<p>Sistem kapsamında SUNGUR füzesi ile 20/30 mm topun yanı sıra aktif ve pasif sensörler de bulunuyor. Bu unsurların bir araya getirilmesiyle mevcut ve gelecekte ortaya çıkabilecek muharebe sahası hava tehditlerine karşı angajman gerçekleştirilmesine yönelik dinamik bir yapı oluşturuluyor.</p>

<p>BURÇ, aynı zamanda maliyet etkin ve optimize bir çözüm sunmayı hedefleyen yeni nesil hava savunma sistemi olarak konumlandırılıyor.</p>

<h3><strong>SUNGUR 8 kilometrenin üzerinde menzil sunuyor</strong></h3>

<p>SUNGUR, muharebe sahasında ve geri bölgelerdeki hareketli veya sabit birlikler ile tesislerin kısa menzilli <strong>hava savunması</strong>nda kullanılmak üzere geliştirildi.</p>

<p>8 kilometrenin üzerinde menzile sahip olan SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi, farklı platformlara entegre edilebilecek şekilde de tasarlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/roketsandan-sungur-testi-hareketli-hava-hedefi-imha-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sungur-burc-uzerinden-ilk-atista-hedefi-vurdu.png" type="image/jpeg" length="40347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Gücü Sen: "Kahramanmaraş'taki okul saldırısında 13 öğretmen sürgün edildi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-gucu-sen-kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-13-ogretmen-surgun-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-gucu-sen-kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-13-ogretmen-surgun-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda geçtiğimiz yıl yaşanan silahlı baskının ardından başlatılan soruşturmada 13 öğretmenin başka okullara görevlendirildiği iddia edildi. Karara tepki gösteren Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası  Genel Başkanı Oğuz Özat, saldırı anında öğrencilerini korumak için canını ortaya koyan eğitimcilerin cezalandırıldığını belirterek, "Ödül verilmesi gereken öğretmenler sürgün ediliyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz eğitim döneminde silahlı saldırıya uğrayan Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda olayın ardından yürütülen teftiş ve soruşturma süreci yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. İdari soruşturma sonucunda okulda görev yapan 13 öğretmenin görev yerlerinin değiştirilmesine karar verilmesi eğitim camiasında tepkiyle karşılandı.</p>

<h3><strong>"Saldırıyı öğretmenler mi yaptı?"</strong></h3>

<p>Sosyal medya hesabı üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunan Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, kararın haksız ve vicdanları yaralayıcı olduğunu ifade etti. Saldırı sırasında eğitimcilerin sergilediği özveriyi hatırlatan Özat, şu açıklamada bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kahramanmaraş'ta geçen yıl bir psikopatın okulu basmasıyla yaşanan vahşetten sonra açılan soruşturmada 13 öğretmen sürgün ediliyor. Sanki okulu bu öğretmenler bastı. Sanki o psikopatı öğretmenler destekledi. Hepsi canını dişine takmış, kapıları kapatmış, öğrencileri psikopattan korumuş. Öğretmenler sürgün ediliyor. Bu neyin nesidir Sayın Bakanım? Bu konuya lütfen el atın. Çocuklara sarılıp onları koruyan ve üzerinden 7 mermi çıkarılan şehit öğretmen Ayla Kara ölmeseydi, onu da mı sürgün edecektiniz?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Bakanlık yetkilileriyle görüşülecek</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin yaşadığı travmaya ve can pazarına dikkat çeken sendika lideri, haksız yer değişikliği kararlarının iptal edilmesi için bakanlık nezdinde girişimlerde bulunacaklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özat, süreci takip edeceklerini vurgulayarak, <i>"Yarın bu konuda Personel Genel Müdürüne ve Teftiş Kurulu Başkanına bizzat ifade edeceğim. Orada can pazarı yaşadı bu öğretmenler, bu psikopatı durdurdu. Ödül vereceğimize sürgün ediyorlar"</i> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-gucu-sen-kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-13-ogretmen-surgun-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/cb5363a6-aed1-4fa7-8063-f19ddb27f876jpg.webp" type="image/jpeg" length="49314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yılmaz'dan akaryakıt zammı uyarısı: "Enflasyona etkisi 7 puanı bulabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-yilmazdan-akaryakit-zammi-uyarisi-enflasyona-etkisi-7-puani-bulabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-yilmazdan-akaryakit-zammi-uyarisi-enflasyona-etkisi-7-puani-bulabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, benzin ve motorin fiyatlarındaki tırmanışın öngörülerin ötesine çıktığını belirterek, bu hafta beklenen yeni artışla birlikte motorinin litre fiyatının 100 TL sınırına dayanacağını söyledi. Akaryakıttaki yükselişin genel enflasyonun 3 ila 4 katına ulaştığına dikkat çeken Yılmaz, ulaştırma, gıda ve tarımsal üretim maliyetleri üzerinden gelecek ikincil etkilerle birlikte akaryakıtın toplam enflasyona katkısının 7 puana yaklaşabileceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, artan petrol fiyatları, rafineri marjları ve kurların tetiklediği akaryakıt zamlarının yaşam maliyeti ve üretim çarkları üzerindeki baskısını kapsamlı şekilde analiz etti. Halihazırda benzinin litresinin 80 TL’yi, motorinin ise 90 TL’yi aştığını hatırlatan Yılmaz, yeni fiyat dalgasıyla motorinde kritik eşiğin aşılmak üzere olduğunu bildirdi.</p>

<h2><strong>"Eşel mobil olmasaydı motorin 103 lirayı görecekti"</strong></h2>

<p>Yılbaşından bu yana gerçekleşen ortalama fiyat hareketlerine değinen Yılmaz, motorinde yüzde 72,4, benzinde ise yüzde 50,5 oranında artış yaşandığını ifade etti. Eşel mobil sisteminin getirdiği kısmi frenleme olmasaydı tablonun çok daha ağırlaşacağını belirten ekonomist, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Eşel mobil uygulanmasaydı bu artışlar sırasıyla motorinde yüzde 90,7’ye, benzinde yüzde 81,1’e ulaşacak; motorinin litresi 103 TL’ye, benzinin litresi ise 90,1 TL’ye çıkacaktı. Yılın sekiz ayındaki kümülatif enflasyonun yüzde 22,1 olduğu göz önüne alındığında, akaryakıt fiyatlarındaki artış genel fiyat düzeyindeki yükselişin yaklaşık üç-dört katına ulaşıyor. Bu oldukça kritik ve yüksek bir oran."</i></p>
</blockquote>

<p>Motorindeki olağanüstü fiyat hareketliliğinin sadece ham petrol fiyatlarıyla açıklanamayacağına işaret eden Yılmaz, küresel rafineri kapasitelerindeki darboğaza parmak bastı. Motorin arzının yetersizliği ve lojistik maliyetlerin baskıyı artırdığını vurgulayan Yılmaz, Brent petrol fiyatları gerilese dahi ham petrol ile işlenmiş motorin arasındaki rafineri marjı (crack spread) daralmadıkça pompa fiyatlarında beklenen rahatlamanın görülmeyebileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>"Eylül şoku tarımı ve sanayiyi vuruyor, yıl sonu enflasyonu yüzde 32’yi aşabilir"</strong></h3>

<p>Eylül ayında akaryakıt kaynaklı maliyet artışlarının belirgin biçimde hızlandığını ve bunun doğrudan zincirleme bir etki yarattığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, akaryakıtın enflasyon sepetine etkisini şu verilerle aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Temmuz–eylül dönemindeki ortalama fiyat artışının motorinde yüzde 30’a, benzinde yüzde 23,3’e ulaşmasını bekliyoruz. Aylık enflasyonun yüzde 1-2 bandında seyrettiği bir ortamda bu artışlar olağanüstü. Söz konusu gelişmelerin yalnızca eylül ayı enflasyonuna doğrudan yansıması 0,39 puan, dokuz aylık birikimli doğrudan katkısı ise 1,63 puan seviyesinde kalacak. Ancak iş ulaştırma, tarım, gıda ve sanayi üretim maliyetleri üzerinden yansıyan ikincil etkilere geldiğinde, akaryakıtın toplam enflasyona faturası 7 puana yaklaşabilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde yıl sonu enflasyonunun yüzde 32 civarında oluşmasını bekliyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>KDV'de indirim ve sıfır ÖTV çağrısı</strong></h3>

<p>Küresel jeopolitik belirsizlikler nedeniyle petrol fiyatlarında yukarı yönlü risklerin aşağı yönlü ihtimallerden çok daha kuvvetli olduğunu belirten Yılmaz, hükümetin bütçe açığı kaygısını bir kenara bırakarak üretim ve toplumsal refahı koruyacak adımları atması gerektiğini savundu.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarındaki kur ve brent kaynaklı artışları dengelemek amacıyla Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), yıl sonuna kadar ihtiyaç halinde sıfır seviyesine çekilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, enerji ve akaryakıt ürünleri üzerinden alınan Katma Değer Vergisi (KDV) oranları yakıt türlerine göre kademelendirilmeli ve mevcut oranlar en az yarı yarıya düşürülmesini işaret etti; ulaştırma, barınma, gıda ve eğitim harcamalarının hane bütçelerini tüketmesini önlemek için çalışan yoksullara, düşük gelirli emeklilere ve dar gelirlilere yönelik nakdi sosyal destekler ivedilikle artırılmasının önemini vurguladı.</p>

<p>Yılmaz, başta tarımsal üretim ve imalat sanayisi olmak üzere reel sektöre yönelik geçici bir mali destek programı uygulanması; bu program KDV indirimleri ve ÖTV muafiyetleriyle desteklenerek üreticinin sırtındaki girdi maliyeti baskısının hafifletilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Vergi indirimlerinin bütçeye getireceği yükün farkında olunması gerektiğini kaydeden Yılmaz, <i>"Tercih yalnızca kısa vadeli bütçe dengesi üzerinden değil; kontrolsüz enflasyonun gelir adaleti, reel üretim ve sürdürülebilir büyüme üzerinde yaratacağı derin tahribat gözetilerek yapılmalıdır"</i> diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-yilmazdan-akaryakit-zammi-uyarisi-enflasyona-etkisi-7-puani-bulabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/91045536-eec2-479d-a0af-2422751c96d3-1.webp" type="image/jpeg" length="35492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den yeni eğitim yılı mesajı: "Her çocuğa ücretsiz, nitelikli ve tam gün eğitim sözü veriyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-yeni-egitim-yili-mesaji-her-cocuga-ucretsiz-nitelikli-ve-tam-gun-egitim-sozu-veriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-yeni-egitim-yili-mesaji-her-cocuga-ucretsiz-nitelikli-ve-tam-gun-egitim-sozu-veriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İl Başkanlıkları, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yaptı. CHP Ankara İl Sekreteri Nurullah Esat Ünsal, Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada, kamusal eğitimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini savunarak "Her çocuğa ücretsiz, nitelikli ve tam gün eğitim sözü veriyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>CHP İl Başkanlıkları</strong>, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla Türkiye genelinde eş zamanlı ortak basın açıklaması yaptı. CHP Ankara İl Sekreteri <strong>Nurullah Esat Ünsal</strong> tarafından Milli Eğitim Bakanlığı önünde okunan açıklamada, eğitim sistemine ilişkin eleştiriler ve CHP'nin eğitim politikalarına ilişkin hedefleri paylaşıldı.</p>

<p>Ünsal, 24 yıllık AK Parti iktidarı döneminde eğitim sisteminde yaşandığını savunduğu değişimleri veriler üzerinden değerlendirdi.</p>

<h2><strong>CHP'den eğitim sistemine "özelleştirme" eleştirisi</strong></h2>

<p>Ünsal, AK Parti iktidarının eğitim alanında iki büyük tahribat yarattığını savunarak bunlardan ilkinin <strong>kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş</strong>, ikincisinin ise <strong>bilimsel ve laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş</strong> olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Ünsal, 2002 yılında 41 bin olan okul sayısının 2025'te 56 bin 400'e yükseldiğini, aynı dönemde özel okul sayısının ise 2 bin 400'den 14 bin 700'e çıktığını belirtti.</p>

<p>CHP Ankara İl Sekreteri Ünsal, bu verilere göre devlet okullarındaki artışın yüzde 37, özel okullardaki artışın ise yüzde 513 olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>"Veliler özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor"</strong></h3>

<p>Özel okullardaki öğrenci sayısındaki artışa da dikkat çeken Ünsal, 2002'de devlet okullarında 13 milyon 600 bin öğrencinin eğitim gördüğünü, bu sayının 2025'te 15 milyon 400 bine yükseldiğini belirtti.</p>

<p>Ünsal, aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artışın yüzde 560 olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Bu tablonun yalnızca özel okulların güçlenmesi anlamına gelmediğini savunan Ünsal, <strong>"Nitelikli eğitim, giderek ailenin ekonomik gücüne bağımlı hâle geliyor"</strong> dedi.</p>

<p>Velilerin çocuklarını özel okula göndermeyi tercih etmekten ziyade, nitelikli eğitim ve gelecek kaygısıyla özel okullara yönelmek zorunda kaldığını ifade eden Ünsal, eğitim hakkının giderek eğitim harcamasına dönüştüğünü savundu.</p>

<h3><strong>CHP'den ücretsiz okul yemeği ve tam gün eğitim vaadi</strong></h3>

<p>Ünsal, CHP iktidarında kamusal eğitimin yeniden inşa edileceğini belirterek eğitim politikalarına ilişkin vaatlerini sıraladı.</p>

<p>"Eşitlikçi eğitim anlayışını yeniden ayağa kaldıracağız. Hiçbir veliyi ve hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız" diyen Ünsal, okul öncesi eğitimin de eşitsizlik alanına dönüştüğünü savundu.</p>

<p>Ünsal, CHP iktidarında her çocuğa <strong>ücretsiz, nitelikli ve tam gün eğitim</strong> verileceğini söyledi.</p>

<p>Okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeği verilmesini sağlayacaklarını belirten Ünsal, velilerin ekonomik durumlarının çocukların eğitim olanaklarını belirlemesinin önüne geçeceklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Köy okullarını yeniden açacağız"</strong></h3>

<p>Ünsal, son 24 yılda 24 binden fazla köy okulunun kapatıldığını öne sürerek CHP iktidarında köy okullarının yeniden açılacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Köy okullarının teknolojik altyapısının da güçlendirileceğini belirten Ünsal, <strong>yerinde eğitimin yeniden başlatılacağını</strong> ifade etti.</p>

<h3><strong>"MESEM gibi çocukları sömüren yapıları ortadan kaldıracağız"</strong></h3>

<p>Mesleki ve teknik eğitimin CHP'nin ülkenin kalkınması açısından öncelik verdiği alanlardan biri olduğunu belirten Ünsal, bu eğitim alanının güçlendirileceğini söyledi.</p>

<p>Ünsal, "Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek; MESEM gibi çocukları sömüren yapıları da ortadan kaldıracağız" dedi.</p>

<h3><strong>Çocuklar için rehberlik ve erken müdahale mekanizması</strong></h3>

<p>CHP'nin eğitim politikaları kapsamında çocukların karşı karşıya kaldığı risklere de değinen Ünsal, çocukların çevresinde koruyucu bir ekip oluşturacaklarını söyledi.</p>

<p>Ünsal; uyuşturucu, ekran bağımlılığı, şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditlere karşı yalnızca güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını belirterek <strong>güçlü rehberlik, psikolojik danışmanlık ve erken müdahale mekanizmalarının</strong> hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"LGS ve YKS'nin eğitim sistemini yönetmesine son vereceğiz"</strong></h3>

<p>Ünsal, merkezi sınavların eğitim sistemi üzerindeki etkisini de eleştirdi.</p>

<p><strong>"LGS ve YKS'nin tüm eğitim sistemini yönetmesine artık son vereceğiz"</strong> diyen Ünsal, üniversitelerin bilim üreten özgür mekanlara dönüşeceğini savundu.</p>

<p>Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme olanaklarının yeniden sağlanacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Özel eğitim için "111 milyar lira" eleştirisi</strong></h3>

<p>Son dört yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktarılan kaynağın <strong>111 milyar lira</strong> olduğunu belirten Ünsal, bu kaynakla 2025 verilerine göre 1.224 okul yapılabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Ünsal, devletin okul ve kurum inşa eden yapıdan giderek özel sektörün faturasını ödeyen bir yapıya dönüştürüldüğünü savundu.</p>

<p>CHP'nin özel gereksinimli çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden <strong>ücretsiz ve nitelikli şekilde yararlanmasını</strong> sağlayacağını söyledi.</p>

<h3><strong>"Mülakatı ve ücretli öğretmenliği kaldıracağız"</strong></h3>

<p>CHP Ankara İl Sekreteri Ünsal, nitelikli kamusal eğitimin öğretmenlerle mümkün olduğunu belirterek öğretmen politikalarına ilişkin vaatlerini de açıkladı.</p>

<p>Ünsal, <strong>"Ücretli öğretmenliği ve mülakatı kaldıracağız"</strong> dedi.</p>

<p>Öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden düzenleneceğini, usta öğreticilerin çalışma koşullarının güvence altına alınacağını ve eğitim-öğretim yılı başında tüm eğitim kadrolarına bir maaş karşılığı eğitim hazırlık ödeneği verileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Eğitim, çocuğun zihnini özgürleştirmeli"</strong></h3>

<p>Ünsal, eğitim sistemindeki ikinci büyük tahribatın laik ve bilimsel eğitimden ideolojik eğitime geçiş çabası olduğunu savundu.</p>

<p>Evrensel, bilimsel ve demokratik eğitimin çocuğa ne düşüneceğini dikte etmek yerine <strong>nasıl düşüneceğini öğretmesi gerektiğini</strong> belirten Ünsal, "İyi eğitim, çocuğun zihnini doldurmak değil; çocuğun zihnini özgürleştirmektir" dedi.</p>

<p>Eğitim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliği ve kamusal denetimi olmayan aktörlere bırakılmasına izin vermeyeceklerini belirten Ünsal, Mustafa Kemal Atatürk'ün <strong>"fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür"</strong> nesiller yetiştirme hedefini temel alacaklarını söyledi.</p>

<h3><strong>CHP'den "Kamusal Eğitim Cumhuriyeti" mesajı</strong></h3>

<p>Ünsal, açıklamasının sonunda CHP'nin eğitim anlayışını <strong>"Kamusal Eğitim Cumhuriyeti"</strong> hedefiyle tanımladı.</p>

<p>Ünsal, her çocuğun kendi aklı, vicdanı ve özgür iradesiyle yetişmesinin önünü açacaklarını belirterek, <strong>bilimden yana, laik, demokratik ve eşit yurttaşlar yetiştiren bir eğitim sistemini yeniden kuracaklarını</strong> ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-yeni-egitim-yili-mesaji-her-cocuga-ucretsiz-nitelikli-ve-tam-gun-egitim-sozu-veriyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-14-115514.png" type="image/jpeg" length="53140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üniversite ve lise burs başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cagdas-yasami-destekleme-dernegi-universite-ve-lise-burs-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cagdas-yasami-destekleme-dernegi-universite-ve-lise-burs-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi burs başvuru ve kayıt yenileme takvimini duyurdu. Yeni dönemde ortaöğretim öğrencilerine yıllık 25 bin TL, üniversite öğrencilerine ise yıllık 50 bin TL burs verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve gençlerin öğrenim hayatına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin burs takvimini ve destek tutarlarını netleştirdi. Açıklanan takvime göre, burs almaya hak kazanan ortaöğretim öğrencilerine yıllık toplam 25 bin TL, üniversite öğrencilerine ise yıllık 50 bin TL tutarında karşılıksız eğitim desteği aktarılacak. Söz konusu ödemeler, akademik yıl boyunca eylül ve haziran aylarını kapsayacak şekilde 10 ay boyunca öğrencilerin hesaplarına düzenli olarak yatırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burs sürecinde ilk kez aday olacak öğrenciler ile eğitim desteği süren mevcut bursiyerler için iki ayrı takvim işletilecek. ÇYDD bünyesinde bursiyer olmak isteyen lise ve üniversite öğrencileri başvurularını 14 Eylül ile 20 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirecek. Önceki yıllardan burs almaya devam eden öğrencilerin kayıt yenileme işlemleri ise 25 Eylül-9 Ekim 2026 tarihleri arasında tamamlanacak. Başvuru ve kayıt yenileme işlemleri yalnızca derneğin resmi internet sitesi olan "<strong><a href="http://cydd.org.tr" rel="nofollow">cydd.org.tr</a></strong>" üzerinden çevrim içi ortamda kabul edilecek.</p>

<p>Kurulduğu günden bu yana çağdaş eğitim yoluyla çağdaş birey ve çağdaş topluma ulaşma vizyonuyla faaliyet gösteren dernek, bugüne kadar sağlanan destek verilerini de paylaştı. ÇYDD çatısı altında bugüne kadar 110 bin 744 liseli kız öğrenciye burs imkanı sağlanırken, 50 bin 929’u kız öğrenci olmak üzere toplam 72 bin 924 üniversite öğrencisi de bu eğitim bursları sayesinde öğrenim hayatını başarıyla tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cagdas-yasami-destekleme-dernegi-universite-ve-lise-burs-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/cydd.jpg" type="image/jpeg" length="63402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[13 Eylül MasterChef'te yarışmaya veda eden isim kim? MasterChef Cansu kimdir? Cansu Şöhret neden elendi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/13-eylul-masterchefte-yarismaya-veda-eden-isim-kim-masterchef</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/13-eylul-masterchefte-yarismaya-veda-eden-isim-kim-masterchef" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MasterChef kim elendi 2026 sorusu, 13 Eylül Pazar akşamı yayınlanan eleme bölümüyle yanıt buldu. Haftanın eleme potasında yer alan yarışmacılar, ilk turda belirlenen yaratıcı yemek etabında mücadele etti. Gecenin ilerleyen bölümünde yarışmacı sayısı azalırken son iki isim arasındaki mücadele sonucu beklenen karar açıklandı. Peki MasterChef'te kim gitti, Cansu mu Emre mi elendi? İşte MasterChef Türkiye'de haftanın eleme sonucu ve gecede yaşananlar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MasterChef kim elendi 2026</strong> araması, 13 Eylül Pazar akşamı ekrana gelen bölümün ardından gündeme geldi. MasterChef Türkiye'de haftanın eleme gecesinde sekiz yarışmacı, yarışmada kalabilmek için iki aşamalı mücadele verdi. Eleme potasında Cansu, Emre, Armağan, Tolgahan, Şadi, Recep, Nilay ve Batuhan yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk etapta yarışmacılardan mürdüm eriğini ana malzeme olarak kullanarak yaratıcı bir tabak hazırlamaları istendi. Şeflerin değerlendirmesinin ardından bazı yarışmacılar eleme potasından çıkarak yarışmaya devam etme hakkı kazandı. Gecenin ilerleyen bölümünde ise kalan isimler şef tabağı etabında yeniden tezgah başına geçti.</p>

<h2><strong>MasterChef'te ilk turda kimler çıktı?</strong></h2>

<p>MasterChef Türkiye'nin 13 Eylül tarihli eleme bölümünde ilk turda sekiz yarışmacı mücadele etti. Yarışmacılara mürdüm eriği verilirken yaratıcı yemek hazırlamaları için 45 dakika süre tanındı.</p>

<p>Süre sonunda hazırlanan tabaklar Mehmet Şef, Danilo Şef ve Somer Şef tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirme sonucunda <strong>Armağan, Nilay, Şadi ve Tolgahan</strong> eleme potasından çıktı.</p>

<p>Böylece bu dört yarışmacı için eleme gecesi sona ererken diğer isimler yarışmaya devam edebilmek için ikinci etapta mücadele etti.</p>

<p><img alt="MasterChef Cansu-1" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-14-114404.png" width="1230" /></p>

<h3><strong>MasterChef'te ikinci turda kimler kaldı?</strong></h3>

<p>İlk etapta potadan çıkamayan <strong>Cansu, Emre, Recep ve Batuhan</strong>, eleme gecesinin ikinci aşamasında mücadele etti.</p>

<p>Bu etapta yarışmacılardan Danilo Şef'in tarif ve tekniğini esas alarak hazırlanan şef tabağını yapmaları istendi. Yarışmacılar verilen süre içerisinde tabaklarını tamamlayarak şeflerin beğenisine sundu.</p>

<p>İkinci etap sonunda yarışmacıların tabakları tek tek değerlendirildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından <strong>Batuhan ve Recep</strong> eleme tehlikesinden kurtulan isimler arasında yer aldı. Son olarak <strong>Cansu ve Emre</strong> gecenin finalinde karşı karşıya kaldı.</p>

<h3><strong>MasterChef kim elendi?</strong></h3>

<p>MasterChef Türkiye'de 13 Eylül 2026 Pazar günü yayınlanan bölümün sonunda yarışmaya veda eden isim <strong>Cansu Şöhret </strong>oldu.</p>

<p>Cansu ve Emre'nin hazırladığı tabakların değerlendirilmesinin ardından şeflerin kararı açıklandı. Böylece Cansu, MasterChef Türkiye 2026 sezonunda yarışmaya veda eden isim oldu. Emre ise yarışmaya devam etme hakkı kazandı.</p>

<p>Sonuçla birlikte gecenin başında sekiz kişiyle başlayan eleme mücadelesi Cansu'nun vedasıyla tamamlandı. MasterChef Türkiye'nin resmi TV8 sayfasında da programın 13 Eylül tarihli içerikleri yer alıyor.</p>

<h3><strong>MasterChef Cansu kimdir?</strong></h3>

<p><strong>MasterChef Cansu</strong>, yarışmaya Cansu Şöhret adıyla katılan yarışmacıdır. 2026 sezonunda ana kadroda yer alan Cansu Şöhret, daha önce <strong>Gelinim Mutfakta</strong> programıyla da televizyon izleyicisinin karşısına çıktı. 2026 MasterChef sezonunda ise mutfak performansıyla yarışmaya devam etti.</p>

<p>Cansu Şöhret'in MasterChef Türkiye macerası 13 Eylül'deki eleme gecesinde sona erdi. Yarışmacı, mürdüm eriğiyle hazırlanan ilk turdaki yaratıcı yemek etabının ardından ikinci turda yeniden mücadele etti. Gecenin sonunda Cansu ve Emre'nin kaldığı son aşamada şeflerin değerlendirmesi sonucu elenen isim Cansu oldu.</p>

<p><img alt="MasterChef Cansu" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-14-114409.png" width="1230" /></p>

<h3><strong>MasterChef'te 13 Eylül eleme gecesinde kimler potadan çıktı?</strong></h3>

<p>13 Eylül 2026 Pazar günü yayınlanan eleme bölümünde yarışmacıların potadan çıkma sırası iki etapta şekillendi.</p>

<p>İlk tur sonunda yarışmaya devam eden isimler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Armağan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nilay</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şadi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tolgahan</p>
 </li>
</ul>

<p>İkinci turda ise Batuhan ve Recep eleme tehlikesinden kurtuldu. Gecenin son bölümünde <strong>Cansu ve Emre</strong> kaldı. Şeflerin son değerlendirmesinin ardından Cansu'nun tabağı yarışmaya devam etmek için yeterli görülmedi ve MasterChef Türkiye'ye veda eden isim oldu.</p>

<h3><strong>MasterChef Türkiye'de son durum</strong></h3>

<p>13 Eylül'deki eleme sonucuyla birlikte MasterChef Türkiye 2026 sezonunda bir yarışmacı daha yarışmaya veda etti. Haftanın eleme gecesi, sekiz yarışmacının yer aldığı potadan Cansu'nun ayrılmasıyla tamamlandı.</p>

<p>TV8'in resmi MasterChef Türkiye sayfasında programın bölümleri ve tanıtımları yayınlanmaya devam ediyor. Programın yeni sezon yayınları TV8 ekranlarında sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/13-eylul-masterchefte-yarismaya-veda-eden-isim-kim-masterchef</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/ekran-resmi-2025-12-02-101314.png" type="image/jpeg" length="17204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endonezya'da Semeru Yanardağı 3 kez patladı: 5 kilometrelik alan kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/endonezyada-semeru-yanardagi-3-kez-patladi-5-kilometrelik-alan-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/endonezyada-semeru-yanardagi-3-kez-patladi-5-kilometrelik-alan-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya'daki Semeru Yanardağı 3 kez patladı. Yanardağdan 800 ila 1000 metre yüksekliğe kadar kül püskürürken, çevresindeki 5 kilometrelik alanda faaliyetler yasaklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Endonezya</strong>'ya bağlı <strong>Java Adası</strong>'nın doğusunda bulunan <strong>Semeru Yanardağı'</strong>nda art arda 3 patlama meydana geldi. Yanardağın patlamalar sırasında gökyüzüne 1000 metreye kadar kül püskürttüğü bildirildi.</p>

<p>Jakarta Globe gazetesinin haberine göre, Java Adası'nın doğusunda, Lumajang ve Malang bölgelerinin sınırında yer alan yanardağ yeniden hareketlendi.</p>

<h2><strong>Semeru 3 kez patladı</strong></h2>

<p>Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansı (BNPB) tarafından yapılan açıklamada, Semeru'da 3 ayrı patlama kaydedildiği belirtildi.</p>

<p>Patlamaların ardından kül bulutlarının 800 ila 1000 metre yüksekliğe ulaştığı aktarıldı. Yanardağdaki volkanik hareketliliğin ise izlenmeye devam edildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Yanardağda tehlike seviyesi 3'e çıkarıldı</strong></h3>

<p>Endonezya'nın alarm sistemine göre Semeru Yanardağı'nın tehlike seviyesinin "3. seviye" olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca yanardağın çevresindeki 5 kilometrelik alan içerisinde her türlü faaliyetin yasaklandığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Semeru, Endonezya'nın aktif yanardağları arasında yer alıyor</strong></h3>

<p>Semeru, Bromo Tengger Semeru Milli Parkı içerisinde yer alırken Java Adası'ndaki yüksek volkanik aktivite gösteren dağlar arasında öne çıkıyor.</p>

<p>“<strong>Pasifik Ateş Çemberi</strong>” olarak adlandırılan deprem ve volkan kuşağının üzerinde yer alan Endonezya ise yaklaşık 130 aktif yanardağa ev sahipliği yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/endonezyada-semeru-yanardagi-3-kez-patladi-5-kilometrelik-alan-kapatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/endonezyadaki-semeru-yanardaginda-3-patlama-yasandi.png" type="image/jpeg" length="41672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çaykur Rizespor'dan Süper Lig tarihinde bir ilk: Deplasmanda kayıp yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/caykur-rizespordan-super-lig-tarihinde-bir-ilk-deplasmanda-kayip-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/caykur-rizespordan-super-lig-tarihinde-bir-ilk-deplasmanda-kayip-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çaykur Rizespor, Trendyol Süper Lig'de sezonun ilk 3 deplasman maçını da kazanarak kulüp tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Yeşil-mavililer, geride kalan 5 haftada topladığı 9 puanın tamamını dış sahadaki karşılaşmalardan elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çaykur Rizespor</strong>, <strong>Trendyol Süper Lig</strong>'in ilk 5 haftasında deplasman performansıyla dikkat çeken bir seriye imza attı. Teknik direktör Recep Uçar yönetimindeki Karadeniz temsilcisi, ligde oynadığı 5 maçta 3 galibiyet ve 2 mağlubiyet alarak 9 puana ulaştı. Takım, elde ettiği 3 galibiyetin tamamını deplasmanda kazanırken, iç sahadaki iki karşılaşmadan puan çıkaramadı.</p>

<h2><strong>Çaykur Rizespor deplasmanda 3'te 3 yaptı</strong></h2>

<p>Sezonun ilk deplasman maçında TÜMOSAN Konyaspor ile karşılaşan Çaykur Rizespor, rakibini 1-0 mağlup ederek lige dış saha galibiyetiyle başladı. Yeşil-mavililer, ikinci deplasmanında ise Gaziantep FK karşısında sahadan 2-1 galip ayrıldı.</p>

<p>Karadeniz ekibi, deplasmandaki üçüncü maçında da galibiyet serisini sürdürdü. Ligin 5. haftasında Eyüpspor'a konuk olan Çaykur Rizespor, karşılaşmayı 2-0 kazanarak sezonun ilk 3 dış saha maçını da galibiyetle tamamladı.</p>

<p>Bu sonuçlarla birlikte Çaykur Rizespor, Süper Lig tarihinde bir sezonun ilk 3 deplasman karşılaşmasından galibiyetle ayrılan performansına ilk kez ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çaykur Rizespor deplasmanda 5 gol attı</strong></h3>

<p>Çaykur Rizespor'un deplasmandaki 3 karşılaşmasında rakip filelere gönderdiği gol sayısı 5 oldu. Yeşil-mavililer, bu maçlarda kalesinde yalnızca 1 gol gördü.</p>

<p>TÜMOSAN Konyaspor karşısında 1-0, Gaziantep FK karşısında 2-1 ve Eyüpspor karşısında 2-0'lık skorlarla galip gelen Karadeniz temsilcisi, dış sahadaki 3 maçtan 9 puan çıkardı.</p>

<p>Böylece ligde şu ana kadar kazandığı tüm puanları deplasman maçlarında elde eden Çaykur Rizespor, iç sahada oynadığı iki karşılaşmada ise puan alamadı.</p>

<h3><strong>Çaykur Rizespor iç sahada puan alamadı</strong></h3>

<p>Çaykur Rizespor'un deplasmandaki 3 galibiyetlik serisine karşılık, iç saha maçlarında aynı sonuçlar alınamadı. Yeşil-mavililer, sezonun ikinci haftasında Samsunspor'u ağırladığı karşılaşmayı 2-0 kaybetti.</p>

<p>Karadeniz temsilcisi, ligin 4. haftasında bu kez Corendon Alanyaspor'u sahasında konuk etti. Çaykur Rizespor, karşılaşmadan 1-0 mağlup ayrılarak iç sahadaki ikinci maçını da puansız tamamladı.</p>

<h3><strong>Çaykur Rizespor'un iç saha ve deplasman karnesi</strong></h3>

<p>Çaykur Rizespor, Süper Lig'de geride kalan 5 haftada 3 galibiyet ve 2 mağlubiyet elde etti. Takımın 9 puanının tamamı deplasman karşılaşmalarından geldi.</p>

<p>Dış sahadaki 3 maçta 5 gol atan ve kalesinde 1 gol gören yeşil-mavililer, iç sahadaki iki karşılaşmada ise rakip fileleri havalandıramadı. Bu iki maçta kalesinde 3 gol gören Çaykur Rizespor, deplasmandaki performansıyla Süper Lig'de kulüp tarihindeki ilk 3 deplasman galibiyetlik serisini oluşturdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/caykur-rizespordan-super-lig-tarihinde-bir-ilk-deplasmanda-kayip-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/caykur-rizespordan-super-lig-tarihinde-bir-ilk.png" type="image/jpeg" length="63224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP'ten yeni eğitim yılında ücretsiz yemek çağrısı: "Kaynak değil siyasi tercih sorunu"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tipten-yeni-egitim-yilinda-ucretsiz-yemek-cagrisi-kaynak-degil-siyasi-tercih-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tipten-yeni-egitim-yilinda-ucretsiz-yemek-cagrisi-kaynak-degil-siyasi-tercih-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi (TİP), 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte devlet okullarında her gün bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi talebini yineledi. Açıklamada, çocukların en temel ihtiyaçlarının dahi kamusal bir hak olarak karşılanmadığı vurgulanırken, "Sermayeye vergi affı çıkaran, patronlara teşvik bulan iktidarın 'kaynak yok' demesi kabul edilemez. Sorun kaynakların yokluğu değil, kim için kullanıldığıdır" ifadelerine yer verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni ders zilinin çalmasıyla eğitimdeki yapısal sorunları ve derinleşen ekonomik eşitsizlikleri gündeme taşıyan Türkiye İşçi Partisi, geçen yıl başlattıkları "Bir Öğün Ücretsiz Yemek" kampanyasını bu dönemde de sokakta, Meclis'te ve yargıda sürdüreceklerini duyurdu.</p>

<h2><strong>"Eğitimin yükü velilerin omuzlarına bırakıldı"</strong></h2>

<p>Türkiye genelindeki okullarda altyapı yetersizliği, güvenlik açıkları ve fırsat eşitsizliğinin her geçen gün derinleştiği belirtilen açıklamada şu tespitler paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye'de çocuklar ve gençler, bugün okulların altyapısından güvenliğine, eğitimde giderek artan piyasalaşmadan derinleşen eşitsizliğe kadar birçok sorunla karşı karşıya. Okullar arasındaki altyapı ve imkanlar bakımından farklar büyümekte, eğitimin tüm yükü velilerin omuzlarına bırakılmakta ve çocukların en temel ihtiyaçları dahi kamusal bir hak olarak karşılanmamaktadır."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Yalnızca beslenme değil, temel eğitim ve eşitlik hakkı"</strong></h3>

<p>Okullarda sağlanacak sağlıklı beslenmenin pedagojik ve toplumsal boyutuna dikkat çekilen açıklamada, iktidarın bütçe öncelikleri sert bir dille eleştirildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye İşçi Partisi 'Bir Öğün Yemek' hakkının eşitlik, aidiyet ve güvende hissetmenin en önemli adımlarından biri olduğu inancıyla mücadele ediyor. Okullarda her gün bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek, yalnızca bir beslenme politikası değil; eğitim hakkının, eşitliğin ve çocukların okula aidiyetinin temel bir parçasıdır. Çocukların açlığını görmezden gelen, en temel ihtiyaçlarını ailelerin ekonomik gücüne terk eden bu düzen değişmeden eğitimde eşitlikten söz edilemez.</i></p>

<p><i>Sermayeye vergi affı çıkaran, patronlara teşvik ve kaynak bulan bir iktidarın çocukları sağlıklı ve yeterli beslemek için 'kaynak yok' demesi kabul edilemez. Bu bir kaynak sorunu değil, siyasi tercih sorunudur. Türkiye, dünyada pek çok ülkede uygulanan bu temel kamu politikasını hayata geçiremeyecek kadar yoksul bir ülke değildir. Sorun kaynakların kim için kullanıldığıdır. İktidar tercihini çocuklardan değil, sermayeden yana yapmaktadır."</i></p>
</blockquote>

<p>TİP, açıklamanın sonunda çocukların aç kalmadığı, yoksulluğun eğitim hakkını engellemediği bir düzen inşa edilene dek Meclis kürsüsünde, adliye salonlarında ve okul kapılarında mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tipten-yeni-egitim-yilinda-ucretsiz-yemek-cagrisi-kaynak-degil-siyasi-tercih-sorunu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yemek-3.webp" type="image/jpeg" length="87544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="36865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="53410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="91186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="86527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="49618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="90185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="26866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="86220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="82486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="46969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="85196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="42449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="10674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="24844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="51458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="26260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="35048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="67006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="91125"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
