<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 18 Sep 2026 19:37:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Başbakanı Miçotakis’ten Türkiye ve karasuları açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-basbakani-micotakisten-turkiye-ve-karasulari-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-basbakani-micotakisten-turkiye-ve-karasulari-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Meis Adası ziyareti sonrası Türkiye ile ilişkilere ve Ege’de karasularının 12 mile çıkarılması tartışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Miçotakis, 12 mil hakkının uluslararası hukuk tarafından güvence altına alındığını savunurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile şu aşamada planlanmış bir görüşme bulunmadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Meis Adası’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Yunan devlet televizyonu ERT’ye Türkiye ile ilişkiler ve Ege Denizi’ndeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan gelişmelere değinen Miçotakis, mevcut tabloyu “Deniz biraz dalgalanmaya başladı” sözleriyle değerlendirdi.</p>

<p>Miçotakis, Yunanistan’ın karasularını 12 mile kadar genişletme hakkına ilişkin tartışmalarda ise bu hakkın uluslararası hukuk tarafından güvence altına alındığını savundu. Yunanistan’ın uygun gördüğü koşullarda bu yönde adım atabileceğini belirten Miçotakis, “12 mile kadar genişletme hakkı uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınmıştır. Bu hukuki olarak sorgulanamaz bir şeydir ve Yunanistan bunu uygun koşulların oluştuğuna karar verdiği an hayata geçirebilir. Bundan fazlasını söylemeyeceğim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın zamanda bir görüşme gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği sorulan Miçotakis, şu anda planlanmış bir görüşme olmadığını belirterek, “Sayın Erdoğan ile görüşme planlanmıyor. Ama son dakikada bile ayarlanabilir” dedi.</p>

<p>Türkiye’den son aylarda gelen açıklamalarda söylemsel bir sertleşme gözlemlediğini dile getiren Miçotakis, Türk medyasında yer alan yorumlarla Türkiye’deki yetkililerin resmî açıklamalarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Miçotakis, “Son aylarda Türkiye’den duyduklarımızın söyleminde nispi bir kötüleşme olduğu doğrudur. Ancak Türkiye’nin şimdi ifade ettiği görüşlerin birçoğunun geçmişte de dile getirilmiş olduğunu unutmamalıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İki ülke arasındaki coğrafi yakınlığa da vurgu yapan Yunanistan Başbakanı, 2023 yılında imzalanan Atina Deklarasyonu’nun Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde olumlu bir işlev gördüğünü savundu.</p>

<p>Miçotakis, iki ülke arasındaki ilişkilerin coğrafi gerçeklikten bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Biz Türkiye ile komşuyuz. Bu asla değişmeyecek. Coğrafya belirli ve kaçınılmazdır ve ilişkilerimiz her zaman bu parametre tarafından belirlenmelidir. Türkiye ile iyi ilişkiler arzuluyoruz. İletişim kanalları kurumsallaşmıştır, açık kalmaya devam etmektedir ve böyle de olmalıdır” açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>Meis ziyareti de gündemde</strong></h2>

<p>Miçotakis’in Meis Adası ziyareti sırasında Yunan silahlı unsurlarının görüntülenmesi de iki ülke arasındaki gerilimin başlıklarından biri oldu. 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında gayriaskeri statüde bulunduğu belirtilen adada askeri unsurların sergilenmesi daha önce Türkiye’nin tepkisine yol açmıştı.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), konuya ilişkin açıklamasında Meis’te askeri unsur sergilenmesinin bölgedeki barış ve istikrara katkı sağlamadığını bildirmişti.</p>

<p>Ege’de karasularının genişletilmesi konusu ise uzun süredir Türkiye ile Yunanistan arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. TBMM, 8 Haziran 1995’te aldığı kararla Yunanistan’ın Ege’de karasularını 6 milin ötesine çıkarmasının Türkiye’nin hayati çıkarlarını zedeleyeceğini belirtmiş ve hükümete askeri önlemler de dahil olmak üzere gerekli görülen tedbirleri alma yetkisi vermişti. Söz konusu karar, Yunanistan’ın böyle bir adım atmasını Türkiye açısından savaş nedeni (casus belli) olarak değerlendiren tutumun dayanağı oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistan-basbakani-micotakisten-turkiye-ve-karasulari-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/0f6e840d-5f53-4593-b910-0a2914af459d.jpg" type="image/jpeg" length="20772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB davasına 12 yeni eylem eklendi: 29 kişi hakkında ceza talebi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-12-yeni-eylem-eklendi-29-kisi-hakkinda-ceza-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-12-yeni-eylem-eklendi-29-kisi-hakkinda-ceza-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj AŞ’ye yönelik soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında 195 sayfalık ek iddianame hazırladı. Ana İBB davasıyla birleştirilen dosyada 12 yeni eylem yer alırken, mahkeme yargılamanın 414 sanıklı ana dava üzerinden sürdürülmesine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İstanbul Ağaç ve Peyzaj AŞ’ye ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ek iddianame tamamlandı.</p>

<p>Toplam 195 sayfadan oluşan iddianamede 29 şüpheli hakkında çeşitli suçlardan ceza talep edildi. Dosyada yer alan yeni eylemler, devam eden İBB ana davasındaki eylem sıralaması dikkate alınarak 144’ten 155’e kadar numaralandırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ana iddianamede 143 eylemin bulunması nedeniyle, Ağaç ve Peyzaj AŞ soruşturmasına ilişkin ek dosyada 12 yeni eyleme yer verildi. Savcılık, yeni dosyanın devam eden İBB ana davasıyla birleştirilmesini talep etti.</p>

<h2><strong>Dosyalar tek davada birleştirildi</strong></h2>

<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, savcılık tarafından hazırlanan ek iddianameyi kabul etti. Mahkeme, iki dosya arasında “fiili ve hukuki irtibat” bulunduğu değerlendirmesini yaparak ek dosyanın ana İBB davasıyla birleştirilmesine hükmetti.</p>

<p>Birleştirme kararının ardından yargılamanın, 414 sanığın bulunduğu ana dava dosyası üzerinden devam etmesine karar verildi.</p>

<h2><strong>6 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi</strong></h2>

<p>Mahkeme ayrıca ek dosya kapsamında tutuklu bulunan Ayhan Subaşı, Aytekin Karaarslan, Fatih Temür, Murat Dağdeviren, Nilgün Cendek ve Tolga Kılıç’ın tutukluluk durumlarını değerlendirdi.</p>

<p>Mahkeme, söz konusu 6 kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-12-yeni-eylem-eklendi-29-kisi-hakkinda-ceza-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/1374295-2013079005.jpg" type="image/jpeg" length="29633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Trabzonspor maçı öncesi Osimhen ve Lemina’dan kötü haber]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-trabzonspor-maci-oncesi-osimhen-ve-leminadan-kotu-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-trabzonspor-maci-oncesi-osimhen-ve-leminadan-kotu-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’in 6. haftasında Trabzonspor’a konuk olacak Galatasaray’da sakatlıkları bulunan Victor Osimhen ve Mario Lemina’dan kötü haber geldi. Sarı-kırmızılı ekip, iki oyuncunun yanı sıra Wilfried Singo ve Kaan Ayhan’ın da maç kadrosunda bulunmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig’in 6. haftasında Trabzonspor ile deplasmanda karşılaşacak Galatasaray’da mücadele öncesi sakat oyuncuların durumu netlik kazandı. Sarı-kırmızılılarda Victor Osimhen ve Mario Lemina’nın kritik karşılaşmada forma giyemeyeceği kesinleşti.</p>

<h2><strong>Osimhen ve Lemina Başakşehir maçında sakatlanmıştı</strong></h2>

<p>Galatasaray’ın Başakşehir ile oynadığı karşılaşmada sakatlık yaşayan Victor Osimhen, mücadelenin 33. dakikasında oyundan çıkmıştı. Nijeryalı yıldız, sonrasında oynanan Kocaelispor karşılaşmasında da görev yapamamıştı.</p>

<p>Mario Lemina da aynı maçta yaşadığı sakatlık nedeniyle karşılaşmayı tamamlayamamıştı. Galatasaray sağlık ekibi, iki futbolcunun Trabzonspor deplasmanında forma giyebilmesi için çalışmalarını sürdürüyordu.</p>

<p>Ancak son antrenmanda Osimhen ve Lemina’nın takımla birlikte çalışmaması, iki oyuncunun maçta oynama ihtimalini zora sokmuştu. İki futbolcu antrenmanı salonda bireysel çalışmalar yaparak tamamladı.</p>

<h2><strong>Galatasaray’dan resmi açıklama geldi</strong></h2>

<p>Trabzonspor karşılaşması öncesinde Galatasaray’ın kamp kadrosu da açıklandı. Sarı-kırmızılı ekip, tedavileri devam eden Mario Lemina, Wilfried Singo ve Victor Osimhen’in yanı sıra son antrenmanda aşil tendonunda ağrı hisseden Kaan Ayhan’ın da kadroda yer almadığını duyurdu.</p>

<p>Galatasaray’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Tedavilerine devam edilen Mario Lemina, Wilfried Singo ve Victor Osimhen ile son idmanda aşil tendonunda ağrı hisseden Kaan Ayhan, Trabzonspor maçı kamp kadrosunda yer almamaktadır.”</p>

<h2><strong>Trabzonspor maçı kamp kadrosu</strong></h2>

<p>Galatasaray’ın Trabzonspor deplasmanı için belirlediği kamp kadrosunda şu futbolcular bulunuyor:</p>

<p>· <!--[endif]-->Uğurcan Çakır</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Bitshiabu</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Jakobs</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Sanchez</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Sallai</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Sara</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Sane</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Yunus Akgün</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Eren Elmalı</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Ugochukwu</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->İlkay Gündoğan</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Deniz Gül</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Jankat Yılmaz</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Leao</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Torreira</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Abdülkerim Bardakcı</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Barış Alper Yılmaz</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Enes Emre Büyük</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Nhaga</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Berat Luş</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Batrakov</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Kazımcan Karataş</p>

<p><!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Arda Ünyay</p>

<p>Böylece Galatasaray’da Victor Osimhen ve Mario Lemina’nın yanı sıra Wilfried Singo ile Kaan Ayhan da Trabzonspor karşılaşmasında forma giyemeyecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-trabzonspor-maci-oncesi-osimhen-ve-leminadan-kotu-haber</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6aad2d99da60b2a9a6a1d103jpg-0000.jpg" type="image/jpeg" length="29888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğlaspor–Iğdır FK maçı hangi kanalda, saat kaçta? İki formda takım karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglaspor-igdir-fk-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-iki-formda-takim-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglaspor-igdir-fk-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-iki-formda-takim-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğlaspor ile Alagöz Holding Iğdır FK, Trendyol 1. Lig'in 8. haftasında Muğla'da karşı karşıya geliyor. Altı maçtır kaybetmeyen Muğlaspor ile son dört karşılaşmasını kazanan Iğdır FK arasındaki mücadele, iki takımın da ligdeki çıkışını sürdürme hedefi açısından önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğlaspor ile Iğdır FK, Trendyol 1. Lig'in 8. haftasında bugün kozlarını paylaşacak. Muğla Atatürk Stadı'nda oynanacak karşılaşma saat 20.00'de başlayacak. Iğdır FK 7 hafta sonunda 15 puana ulaşırken, Muğlaspor aynı süreçte 10 puan topladı.</p>

<h2>MUĞLASPOR IĞDIR FK MAÇI ÖNCESİ İKİ TAKIM DA FORMDA</h2>

<p>Muğlaspor, sezonun ilk haftasında Sarıyer'e 2-0 mağlup olduktan sonra oynadığı altı lig karşılaşmasında yenilgi yaşamadı. Yalçın Koşukavak'ın ekibi bu süreçte Boluspor'u 2-0, Ümraniyespor'u 1-0 mağlup ederken Bandırmaspor, Bodrum FK, Vanspor ve Sivasspor karşılaşmalarından beraberlikle ayrıldı.</p>

<p>Ege temsilcisi son maçında Sivasspor deplasmanından 1-1'lik beraberlikle döndü. Ev sahibi ekip Valon Ethemi'nin golüyle öne geçerken, Muğlaspor'a beraberliği 33. dakikada Ahmet Emin Engin getirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>IĞDIR FK DÖRT MAÇTIR KAZANIYOR</h2>

<p>Iğdır FK ise Muğla deplasmanına dört maçlık galibiyet serisiyle geliyor. Kenan Koçak yönetimindeki ekip son olarak Mardin 1969 Spor'u sahasında 1-0 mağlup ederek puanını 15'e yükseltti.</p>

<p>Mardin karşısındaki galibiyeti getiren golü 57. dakikada penaltıdan savunma oyuncusu Alim Öztürk kaydetti. Iğdır temsilcisi bu sonuçla ligde üst üste dördüncü kez sahadan üç puanla ayrıldı.</p>

<h2>MUĞLASPOR SAHASINDA YENİLGİ YAŞAMADI</h2>

<p>Muğlaspor bu sezon ligde Muğla Atatürk Stadı'nda oynadığı üç karşılaşmada da kaybetmedi. Yeşil-beyazlı ekip Bandırmaspor ile 0-0, Vanspor ile 2-2 berabere kalırken Boluspor'u 2-0 mağlup etti.</p>

<p>Bu sonuçlarla Muğlaspor iç sahada yenilgisiz durumda bulunuyor. Iğdır FK ise yakaladığı dört maçlık galibiyet serisini Muğla deplasmanında da sürdürerek üst sıralardaki konumunu güçlendirmeye çalışacak.</p>

<p>Kesin ilk 11'ler maç saatine yakın açıklanacak. Bu nedenle kulüplerden resmi kadro duyurusu gelmeden olası 11'leri kesin bilgi olarak değerlendirmemek gerekiyor.</p>

<h2>MUĞLASPOR IĞDIR FK MAÇI HANGİ KANALDA?</h2>

<p><strong>Muğlaspor–Iğdır FK maçı 18 Eylül Cuma günü saat 20.00'de Muğla Atatürk Stadı'nda oynanacak. Trendyol 1. Lig'in 8. hafta karşılaşması TRT Spor ve beIN Sports 2 ekranlarından canlı yayımlanacak. <a href="https://www.trtspor.com.tr/" rel="nofollow">TRT Spor </a>yayını şifresiz olarak izlenebilecek.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglaspor-igdir-fk-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-iki-formda-takim-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-29t095440543.jpg" type="image/jpeg" length="47144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilkent FADA, 40. yılını “Kesişimler” sergisiyle kutluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bilkent-fada-40-yilini-kesisimler-sergisiyle-kutluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bilkent-fada-40-yilini-kesisimler-sergisiyle-kutluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi (FADA), kuruluşunun 40. yılını “Kesişimler” sergisiyle kutluyor. Haluk Akakçe, Bedri Baykam, Engin Öncüoğlu, Meltem Şahin ve Ardan Özmenoğlu’nun da eserlerinin yer alacağı sergi, 29 Eylül–7 Ekim 2026 tarihleri arasında CerModern’de ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Grafik Tasarımı, Güzel Sanatlar, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, İletişim ve Tasarımı, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı ile Mimarlık bölümlerini bünyesinde bulunduran FADA, kırk yıllık üretim birikimini “Kesişimler” sergisinde izleyiciyle buluşturacak. Sergi, farklı kuşaklardan sanatçı, tasarımcı ve mimarların çalışmalarını, dönemler ve disiplinler arasında kurulan bağlar üzerinden bir araya getirecek.</p>

<p><img alt="Bilkent Fada 40 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bilkent-fada-40-3.webp" width="1257" /></p>

<p>Serginin geçmiş ile bugün arasında canlı bir diyalog kurduğunu belirten Fakülte Dekanı Prof. Dr. Yasemin Afacan, “Fakültemizin 40. yılını kutlarken, fakülte bünyesinde yetişen ve çalışan sanatçıların, tasarımcıların, mimarların, akademisyenlerin ve mezunların bugün de üretmeye, gelişmeye ve yeni bağlantılar kurmaya devam ettiklerini göstermek istedik” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Altı bölümün birikimi bir arada</strong></h3>

<p>1986 yılında Bilkent Üniversitesinin ilk fakültelerinden biri olarak kurulan FADA’nın bu altı bölümündeki üretim kültürünü ve kurumsal belleğini yansıtan sergide, mezunların ve akademisyenlerin geçmişten bugüne uzanan seçili eserlerinin yanı sıra projeler, yayınlar, belgeler, arşiv malzemeleri ve yeni çalışmalar yer alacak. Farklı dönemlere ait üretimleri buluşturan seçki, eserlerin arkasındaki ortak eğitim ortamına ve disiplinlerarası etkileşime de ışık tutacak.</p>

<h3><img alt="Bilkent Fada 40 (2) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1241" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bilkent-fada-40-2-1.webp" width="867" /></h3>

<h3><strong>Mezuniyetin ötesine uzanan bağlar</strong></h3>

<p>Fakültenin tarihini kronolojik bir sıralamayla anlatmak yerine, zaman içinde kesişen, ayrışan ve yeniden buluşan yaratıcı süreçlere odaklanan sergi, eğitim yıllarında kurulan ilişkilerin sonraki üretimlere nasıl yansıdığını da ele alacak. Fakülte çatısı altında gelişen düşünsel, mesleki ve kişisel bağların mezuniyet sonrasında sürmesi ve farklı alanlarda yeni çalışmalara zemin hazırlaması, serginin ana temalarından biri olacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bilkent-fada-40-yilini-kesisimler-sergisiyle-kutluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bilkent-fada-40-4.webp" type="image/jpeg" length="39177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Farklı sanat anlayışları Ankara’da aynı frekansta buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/farkli-sanat-anlayislari-ankarada-ayni-frekansta-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/farkli-sanat-anlayislari-ankarada-ayni-frekansta-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AlarmArt sanatçı inisiyatifinin 12 üyesinin farklı disiplin ve tekniklerdeki son dönem çalışmalarından oluşan ikinci sergisi “Farklı Düşünceler Ortak Frekanslar”, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi 4 Ekim’e kadar gezilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk sergisini Adana’da açan AlarmArt, ikinci durağı olarak Ankara’yı seçti. HepArt organizasyonuyla hayata geçirilen sergi, farklı sanat anlayışlarını ortak bir üretim ve paylaşım kültürü çerçevesinde bir araya getirdi.</p>

<p><img alt="Alarmart Sergisi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/alarmart-sergisi-3.webp" width="1280" />Sergide Betül Demir, Ekrem Şerif Egeli, Hakan Esmer, Hande Ünver, Mehmet Yıldırım, Metin Kılıç, Özgür Eryılmaz, Pelin Özgöçen, Selçuk Yılmaz, Semih Kaplan, Serdar Leblebici ve Cemalettin Yıldız’ın eserleri yer aldı. Sanatçıların heykelden seramiğe, kağıt işlerinden yağlıboya ve fotoğrafa uzanan farklı alanlarda eser verdiğini belirten küratör Erkan Doğanay, bu birlikteliğin 10 yılı aşkın bir süreye dayandığını ve ortak bir kültür oluşturma düşüncesi üzerine kurulduğunu aktardı.</p>

<h3><img alt="Alarmart Sergisi (5)" class="detail-photo img-fluid" height="852" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/alarmart-sergisi-5.webp" width="1280" /></h3>

<h2><strong>Sanat tarihine uzanan birliktelik</strong></h2>

<p>Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğanay, sanatçı gruplarının sanat tarihindeki yerine dikkat çekerek, “AlarmArt, 12 sanatçının bir araya gelip oluşturduğu bir sanatçı inisiyatifi. Bu sanatçı grupları sanat tarihinin hemen hemen her döneminde, mağara resimlerinden Rönesans’a, modern sanattan günümüz çağdaş sanatına kadar farklı biçimlerde ortaya çıktı. Türk sanatında da bunun pek çok örneği var.” dedi.</p>

<h3><img alt="Alarmart Sergisi (6)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/alarmart-sergisi-6.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Farklı üsluplar, karşılıklı ilham</strong></h3>

<p>AlarmArt’ın ortak bir üslup benimsemekten çok, sanatçıların birbirlerinin üretimlerinden beslenmesine dayandığını aktaran Doğanay, “Her bir sanatçının dünyayı algılama ve görme biçimi, üretim yöntemi ve teknikleri burada kolektif bir sergiyle bir araya geliyor. Amaç yalnızca ortak bir sergi yapmak değil. Birbirlerinin üretimlerini değerlendirmek, yönlendirmek ve sanat yolculuklarında birbirlerine rehberlik etmek de bu birlikteliğin önemli bir parçası.” diye konuştu.</p>

<h3><img alt="Alarmart Sergisi (4)" class="detail-photo img-fluid" height="855" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/alarmart-sergisi-4.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Bireyselleşen sanat ortamında kolektif üretim cesaret istiyor</strong></h3>

<p>İnisiyatifin kuruluş amaçlarından birinin sanatçıların birbirlerinin üretimlerini değerlendirerek gelecekteki çalışmalarına katkı sunmak olduğunu belirten Doğanay, günümüzün bireyselleşen sanat ortamında bu tür birlikteliklerin ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Doğanay, “Bugün herkesin kendi Instagram hesabı veya farklı sosyal medya platformları üzerinden sanatını tanımlamaya çalıştığı, giderek bireyselleşen bir dünyada böyle bir kolektifin varlığını sürdürmesi önemli bir cesaret gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Farklı Düşünceler Ortak Frekanslar” sergisi, 4 Ekim’e kadar Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/farkli-sanat-anlayislari-ankarada-ayni-frekansta-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/alarmart-sergisi-1.webp" type="image/jpeg" length="79394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da FETÖ soruşturması: 7 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-feto-sorusturmasi-7-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-feto-sorusturmasi-7-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da FETÖ’nün güncel yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Yakalanan 7 şüpheli tutuklandı, firari şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>nın FETÖ’nün güncel yapılanmasına yönelik soruşturması kapsamında gözaltına alınan 7 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlik tarafından tutuklandı.</p>

<h2><strong>Soruşturma kapsamında çalışma yürütüldü</strong></h2>

<p>Başsavcılığın açıklamasına göre, FETÖ’nün güncel yapılanmasına ilişkin soruşturma,<strong> Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)</strong> ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları doğrultusunda sürdürüldü.</p>

<p>Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda, örgütün “gaybubet evi” olarak adlandırdığı hücre evlerinde gizlendikleri ve bu adreslerde kalan kişilere maddi destek sundukları değerlendirilen 8 <strong>şüpheli</strong> tespit edildi.</p>

<h3><strong>7 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p>Şüpheliler hakkında <strong>gözaltı</strong> kararı çıkarılırken, bunlardan 7’si güvenlik güçlerince yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler daha sonra Ankara Adliyesi’ne gönderildi. Burada tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine çıkarılan 7 şüpheli, hakimlik kararıyla cezaevine gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Firari şüpheli aranıyor</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan bir şüphelinin ise henüz yakalanamadığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-feto-sorusturmasi-7-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fetonun-guncel-yapilanmasi-sorusturmasinda-7-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="16033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump talimat vermişti: Pentagon'dan UFO'lara ilişkin yeni belgeler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-talimat-vermisti-pentagondan-ufolara-iliskin-yeni-belgeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-talimat-vermisti-pentagondan-ufolara-iliskin-yeni-belgeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı, UFO ve Tanımlanamayan Hava Fenomenleri'ne (UAP) ilişkin yeni video, fotoğraf ve belgelerden oluşan 6. grup materyali kamuoyuna açtı. Belgeler arasında 1952 yılında Utah semalarında görüntülendiği belirtilen nesnelere ait kayıtlar ve UFO araştırmaları için yapılan milyonlarca dolarlık harcamaya ilişkin belgeler de bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), "Tanımlanamayan Uçan Cisim" (UFO) ve "Tanımlanamayan Hava Fenomenleri"ne (UAP) ilişkin yeni belge, video ve görüntüleri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Yeni materyaller, ABD Başkanı <strong>Donald Trump'ın</strong> talimatı doğrultusunda UAP ve UFO'larla ilgili devlet kayıtlarının gizlilik derecelerinin kaldırılması ve kamuoyuna açılması kapsamında yayımlandı.</p>

<p>Pentagon tarafından "6. parti" olarak yayımlanan materyaller arasında çeşitli belgeler, video kayıtları ve fotoğraflar yer aldı.</p>

<h2><strong>1952'den UFO görüntüleri dosyalarda</strong></h2>

<p>Yayımlanan materyaller arasında <strong>1952 yılında Utah eyaleti üzerinde</strong> kaydedildiği belirtilen görüntüler de bulunuyor.</p>

<p>Görüntülerde, "bir sürü halinde hareket ediyormuş gibi görünen nesneler" yer alıyor. Belgelerde ayrıca açıklanamayan bazı hava olaylarına ilişkin geçmiş dönem araştırmalarına dair kayıtlar da bulunuyor.</p>

<h3><strong>UFO araştırmalarına 22 milyon dolarlık harcama</strong></h3>

<p>Yeni yayımlanan belgeler arasında, hükümetin açıklanamayan hava olaylarına ilişkin yürüttüğü araştırmalara yapılan harcamaları gösteren <strong>2008 tarihli bir rapor</strong> da yer aldı.</p>

<p>Rapora göre söz konusu araştırmalar için yaklaşık <strong>22 milyon dolarlık</strong> hükümet harcaması yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Pentagon yeni belgeleri yayımlamaya devam edecek</strong></h3>

<p>Pentagon Sözcüsü <strong>Sean Parnell</strong>, yaptığı açıklamada dosyaların bir sonraki bölümü üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Parnell, Savunma Bakanlığı'nın gelecek dönemde yeni dosyaları da <strong>kademeli olarak kamuoyuna sunacağını</strong> bildirdi.</p>

<h3><strong>Trump şubatta talimat vermişti</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, şubat ayında ilgili bakanlık ve kurumlara uzaylılar ve UFO'larla ilgili devlet arşivlerinde bulunan dosyaların tespit edilmesi ve yayımlanması sürecinin başlatılması yönünde talimat vereceğini açıklamıştı.</p>

<p>Bu kapsamda Pentagon, UFO ve UAP'larla ilgili belgelerin ilk serisini <strong>8 Mayıs'ta</strong>, 5. serisini ise <strong>7 Ağustos'ta</strong>kamuoyuyla paylaşmıştı.</p>

<p>Yayımlanan dosyalarda onlarca video ve görüntünün yanı sıra siviller ve askeri personelin birinci elden ifadeleri, soruşturma kayıtları ve resmi raporlar da yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-talimat-vermisti-pentagondan-ufolara-iliskin-yeni-belgeler</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4045bdb4-409c-479f-abdf-85038d7cffcf.webp" type="image/jpeg" length="77383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 Eylül 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/18-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/18-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da altın fiyatları kapsamında standart altının kilogram fiyatı günü 6 milyon 823 bin liradan tamamladı. KMKTP'de altının kilogram fiyatı gün içinde 6 milyon 750 bin ile 6 milyon 865 bin lira arasında işlem gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong> Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) işlem gören <strong>standart altının kilogram fiyatında </strong>gün sonunda sınırlı yükseliş kaydedildi. Altının kilogram fiyatı, önceki kapanışa göre yüzde 0,02 artarak 6 milyon 823 bin liraya ulaştı.</p>

<h2><strong>Altın fiyatları 6 milyon 823 bin liraya çıktı</strong></h2>

<p>KMKTP bünyesindeki altın piyasasında standart altının kilogram fiyatı gün içerisinde 6 milyon 750 bin lirayı gördü. Günün en yüksek seviyesi ise 6 milyon 865 bin lira oldu.</p>

<p>Standart altının kilogram fiyatı, bir önceki işlem gününü 6 milyon 821 bin 700 lira seviyesinde tamamlamıştı. Böylece gün sonundaki fiyat, önceki kapanışa göre 2 bin 300 lira yükseldi.</p>

<h3><strong>KMKTP'de altın işlem hacmi 3,8 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 3 milyar 867 milyon 544 bin 529,84 lira olarak kaydedildi. Piyasada gerçekleştirilen işlemlerin toplam miktarı ise 565,92 kilogram olarak gerçekleşti.</p>

<p>Tüm metaller dikkate alındığında ise Borsa İstanbul'daki toplam işlem hacmi 3 milyar 990 milyon 956 bin 688,01 liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Altın piyasasında günün en yüksek işlem hacmine ulaşan kurumlar arasında NMGlobal Kıymetli Madenler, Altınbaş Kıymetli Madenler, QNB Bank, Kuveyt Türk Katılım Bankası ve Uğuras Kıymetli Madenler yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günün işlemlerinde öne çıkan kurumlar bu şekilde sıralanırken, standart altının kilogram fiyatı seans sonunda 6 milyon 823 bin lira oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/18-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="76536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HAVELSAN: ETE Teknoloji ile ortaklık anlaşması imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/havelsan-ete-teknoloji-ile-ortaklik-anlasmasi-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/havelsan-ete-teknoloji-ile-ortaklik-anlasmasi-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAVELSAN, ETE Teknoloji ile ortaklık anlaşması imzaladı. 2017’den bu yana süren teknoloji işbirliği ortaklığa dönüşürken, simülasyon ve eğitim alanındaki çalışmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HAVELSAN</strong>, akıllı sistemler ve <strong>simülasyon</strong> teknolojileri alanında uzun süredir birlikte çalıştığı ETE Deney ve <strong>Eğitim Değerlendirme Teknolojileri AŞ</strong>'de ortaklık yapısına geçti.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, HAVELSAN Teknoloji Kampüsü'nde gerçekleştirilen Ortaklık Sözleşmeleri İmza Töreni'nde anlaşmaya ilişkin belgeler HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar ile <strong>ETE Teknoloji Genel Müdürü</strong> Prof. Dr. Erdal Çayırcı tarafından imzalandı. İki şirketin 2017'den bu yana devam eden teknoloji <strong>işbirliği</strong>, şirket ortaklığıyla yeni bir aşamaya taşındı.</p>

<h2><strong>İşbirliği ortaklığa dönüştü</strong></h2>

<p>Bilgisayar destekli harp oyunu, tatbikat ve deneyleme alanlarında çözümler üreten ETE Teknoloji ile HAVELSAN arasında 2023 yılında satış haklarını kapsayan bir işbirliği anlaşması yapılmıştı.</p>

<p>Bu anlaşmanın ardından yurt içi ve yurt dışında yürütülen iş geliştirme çalışmaları kapsamında, başta <strong>Türk Silahlı Kuvvetleri </strong>olmak üzere farklı ülkelerin ihtiyaçlarına yönelik sivil ve askeri projeler hayata geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Simülasyon ve eğitim portföyü güçlenecek</strong></h3>

<p>HAVELSAN, ETE Teknoloji ortaklığıyla birlikte simülasyon ve eğitim alanındaki ürün ve hizmet <strong>portföy</strong>ünü daha da geliştirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Şirketin hedefleri arasında uluslararası ölçekte harp oyunu merkezleri kurmak ve bu merkezlere danışmanlık, idame ile işletme hizmetleri sağlamak da bulunuyor.</p>

<h3><strong>Nacar: İşbirliğimiz daha da güçlendi</strong></h3>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ETE Teknoloji ile yaklaşık 10 yıllık süreçte güçlü bir sinerji oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>Nacar, imzalanan sözleşmeyle HAVELSAN'ın ETE Teknoloji'ye ortak olduğunu belirterek işbirliğinin yeni ortaklıkla daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu söyledi.</p>

<p>Mühendislik ekiplerinin birbirini yakından tanıdığını aktaran Nacar, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknoloji ürünleri geliştirmeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p>Bu ortaklığın uluslararası projelerdeki işbirliklerini artıracağını belirten Nacar, son kullanıcılar nezdindeki güvenilirliğin de güçleneceğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Çayırcı: Önemli bir kilometre taşı olacak</strong></h3>

<p>ETE Teknoloji Genel Müdürü Prof. Dr. Erdal Çayırcı ise şirket olarak 10 yılı aşkın süredir geliştirdikleri akıllı sistem ve yapısal simülasyon ürünlerini dünya genelinde yaygın kullanılan ve kalitesiyle bilinen markalara dönüştürme hedefinde önemli bir aşamaya geldiklerini belirtti.</p>

<p>Çayırcı, HAVELSAN ile gerçekleştirilen ortaklığın bu hedefe ulaşma sürecinde önemli bir kilometre taşı olacağına inandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/havelsan-ete-teknoloji-ile-ortaklik-anlasmasi-imzalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/havelsan-ete-teknolojiye-ortak-oldu.png" type="image/jpeg" length="41740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Usta oyuncu Gülsen Tuncer'in cenaze programı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/usta-oyuncu-gulsen-tuncerin-cenaze-programi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/usta-oyuncu-gulsen-tuncerin-cenaze-programi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Usta oyuncu Gülsen Tuncer, 81 yaşında yaşamını yitirdi. Bir süre önce dördüncü evre beyin kanseri teşhisi konulan Tuncer'in cenaze programı belli oldu. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Usta oyuncu, seslendirme sanatçısı, söz yazarı, besteci, sanat yönetmeni ve akademisyen <strong>Gülsen Tuncer</strong>, 81 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Bir süre önce dördüncü evre beyin kanseri teşhisi konulduğu öğrenilen Tuncer'in vefatını <strong>Cumhuriyet Kadınları Derneği</strong> duyurdu. Dernek, Tuncer için yayımladığı başsağlığı mesajında usta sanatçıyı "gerçek bir Cumhuriyet aydını" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Tuncer'in cenazesi, <strong>20 Eylül 2026 Pazar günü</strong> Şişli Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Topkapı Kozlu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p>

<p><img alt="60D50F55 7492 467C A54B 82Fcda54Fca7.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="436" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/60d50f55-7492-467c-a54b-82fcda54fca7jpg.webp" width="776" /></p>

<h2><strong>Gülsen Tuncer kimdir?</strong></h2>

<p>Tiyatrodan sinemaya, radyodan televizyona uzanan 50 yılı aşkın sanat yaşamına çok sayıda çalışma sığdıran Gülsen Tuncer, oyunculuğun yanı sıra sanat yönetmenliği, yazarlık, müzik ve eğitmenlik alanlarında da üretim yaptı.</p>

<p>Geniş izleyici kitlesi tarafından özellikle <strong>Aşk-ı Memnu</strong> dizisindeki <strong>Arsen Ziyagil</strong> karakteriyle tanınan Tuncer'in sanat kariyeri, televizyon ekranındaki rolünün çok ötesine uzanıyordu.</p>

<h3><strong>Sanat hayatı tiyatro sahnesinde başladı</strong></h3>

<p>1945 yılında Adana'da dünyaya gelen Tuncer, İstanbul Kız Lisesi ve Tarhan Koleji'nin ardından İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü bitirdi.</p>

<p>Öğrencilik yıllarında tiyatro ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden eğitim alan Tuncer, profesyonel tiyatro yaşamına <strong>1968 yılında Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu'nda sahnelenen "Zilli Zarife"</strong> ile başladı.</p>

<p>İlerleyen yıllarda oyunculuğun yanı sıra tiyatro yöneticiliği ve sanat yönetmenliği de yapan Tuncer, Ertuğ Koruyan, Deniz Türkali, İbrahim Bergman, Mehmet Çerezcioğlu ve Mustafa Alabora ile <strong>Grup 6 Tiyatrosu'nun</strong> kuruluşunda yer aldı.</p>

<p><img alt="9Ef2C786 88D6 4Efe B59C Ea5Fc17D704F.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9ef2c786-88d6-4efe-b59c-ea5fc17d704fjpg.webp" width="576" /></p>

<h3><strong>80'e yakın film ve dizide rol aldı</strong></h3>

<p>Tuncer'in sinema kariyeri de oyunculukla sınırlı kalmadı. Yönetmen yardımcılığı, yapım yönetmenliği ve sanat yönetmenliğinin yanı sıra senaryo ve diyalog yazarlığı da yaptı.</p>

<p>Yaklaşık <strong>80 film ve dizide</strong> rol alan Tuncer, <i>Bir Tren Yolculuğu</i>, <i>Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu</i> ve <i>Suna</i> filmlerindeki performanslarıyla farklı dönemlerde <strong>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu</strong> ödüllerine değer görüldü.</p>

<h3><strong>Radyo, müzik ve akademide de üretim yaptı</strong></h3>

<p>Çok yönlü sanatçı kimliğiyle öne çıkan Tuncer, TRT radyosunda şiir ve radyo tiyatroları seslendirdi, kültür programları hazırladı.</p>

<p>Tek kişilik gösteriler, şiir resitalleri ve müzikli performanslar da gerçekleştiren Tuncer, üniversitelerde oyunculuk ve sahne estetiği dersleri vererek deneyimlerini genç sanatçılara aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teos Antik Kenti kazıevi yöneticiliği ve çeşitli kültür-sanat kurumlarında danışmanlık gibi görevler de üstlendi.</p>

<h3><strong>Toplumsal konulara duyarlılığıyla da tanındı</strong></h3>

<p>Sanatın toplumsal yönüne önem veren Tuncer, demokratik kitle örgütleri ve kadın derneklerinde çeşitli çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Farklı dönemlerde kitlesel etkinliklerin sanat yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlenen Tuncer, meslek örgütlerinde de görev aldı.</p>

<p>Cumhuriyet değerleri ve Atatürk sevgisini söyleşilerinde sık sık dile getiren sanatçı, kadın hakları, laiklik ve demokrasi gibi toplumsal konulardaki görüşlerini de kamuoyuyla paylaştı.</p>

<h3><strong>"En büyük ödül sanat"</strong></h3>

<p>Gülsen Tuncer, 2022 yılında İstanbul Film Festivali kapsamında Sinema Onur Ödülü aldı.</p>

<p>Ödülün ardından verdiği bir söyleşide sanat yaşamına ve ödüllere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tuncer, "en büyük ödül"ün sanatın kendisi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Tuncer, aldığı ödülü kendisi kadar emek veren ancak çalışmaları yeterince görünür olmayan meslektaşları adına kabul ettiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Gülsen Tuncer'in cenaze töreni ne zaman?</strong></h3>

<p>Gülsen Tuncer, <strong>20 Eylül 2026 Pazar günü</strong> son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Tuncer için Şişli Camii'nde öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlenecek. Usta sanatçı, törenin ardından Topkapı Kozlu Mezarlığı'na defnedilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/usta-oyuncu-gulsen-tuncerin-cenaze-programi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ca337e33-11a5-4bae-a695-0325398516f1jpg.webp" type="image/jpeg" length="77557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Donetsk’te iki yerleşim yeri ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-donetskte-iki-yerlesim-yeri-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-donetskte-iki-yerlesim-yeri-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Donetsk bölgesindeki Verolyubovka ve Zolotoy Kolodez yerleşim yerlerinin ele geçirildiğini açıkladı. Bakanlık, cephe hattının tüm yönlerinde ilerleme sağlandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Donetsk bölgesinde bulunan Verolyubovka ve Zolotoy Kolodez yerleşimlerinin Rus ordusunun kontrolüne geçtiğini açıkladı.</p>

<h2><strong>Donetsk’te iki yerleşim yeri kontrol altına alındı</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasına göre, <strong>Ukrayna</strong>’daki cephe hattının farklı noktalarında Rus birliklerinin ilerleyişi sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık, Merkez ve Güney askeri kuvvetlerine bağlı birliklerin <strong>Donetsk Halk Cumhuriyeti</strong> sınırları içerisinde yer alan Verolyubovka ile Zolotoy Kolodez yerleşimlerinde kontrolü sağladığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Rusya’dan cephe hattına ilişkin açıklama yapıldı</strong></h3>

<p>Açıklamada, söz konusu iki yerleşim yerinin ele geçirilmesinin <strong>Rusya</strong>’nın Ukrayna’daki askeri operasyonları kapsamında gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, ordunun cephe hattının tüm yönlerinde ilerleme kaydettiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Dün iki bölge için açıklama yapılmıştı</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, bir gün önce de Ukrayna’nın <strong>Harkiv</strong> ve <strong>Zaporijya</strong> bölgelerinde bulunan birer yerleşim biriminin Rus ordusu tarafından ele geçirildiğini duyurmuştu.</p>

<p>Böylece Bakanlığın son açıklamalarında farklı bölgelerdeki yerleşim yerlerine ilişkin kontrol değişiklikleri duyurulmuş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-donetskte-iki-yerlesim-yeri-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-donetskte-2-yerlesim-birimini-ele-gecirdik.png" type="image/jpeg" length="80485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kozinoğlu soruşturmasında ikinci kez tutuklanması istenmişti: Günday için HSK'ya başvuru]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kozinoglu-sorusturmasinda-ikinci-kez-tutuklanmasi-istenmisti-gunday-icin-hskya-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kozinoglu-sorusturmasinda-ikinci-kez-tutuklanmasi-istenmisti-gunday-icin-hskya-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday'ın avukatı Hüseyin Ersöz, soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ebubekir Efe ile tutuklama kararlarını veren Silivri Sulh Ceza Hâkimi Ali Emre Irmak hakkında HSK'ya başvurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski MİT görevlisi <strong>Kaşif Kozinoğlu'nun</strong> ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci <strong>Selahattin Günday'ın</strong> avukatı <strong>Hüseyin Ersöz</strong>, soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcı Vekili <strong>Ebubekir Efe</strong> ile tutuklama kararlarını veren Silivri Sulh Ceza Hâkimi <strong>Ali Emre Irmak</strong> hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) başvurdu.</p>

<p>Ersöz, başvurusunda Günday'ın iki ayrı suçlama kapsamında tutuklanmasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğunu savundu. Başsavcı vekili Efe ve hâkim Irmak hakkında inceleme başlatılmasını ve tedbiren görevden uzaklaştırılmalarını talep etti.</p>

<h2><strong>Avukat Ersöz: "HSK'ya şikayette bulunuldu"</strong></h2>

<p>Ersöz'ün HSK'ya yaptığı başvuruda, Başsavcı Vekili Ebubekir Efe ile Hâkim Ali Emre Irmak'ın soruşturma sürecindeki tutumları ve Günday hakkında yürütülen gözaltı, tutuklama sevki ve tutuklama işlemlerindeki yaklaşımları eleştirildi.</p>

<p>Başvuruda, söz konusu işlemlerin "görevde kayıtsızlık ve düzensizlik" ile hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği objektiflik, özen ve tarafsız görünüm ilkelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Ersöz, bu gerekçelerle Efe ve Irmak hakkında HSK'ya şikayette bulunulduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Günday'ın 2011'deki görüntüler nedeniyle suçlandığı belirtildi</strong></h3>

<p>Başvuruda, Selahattin Günday'ın <strong>10 Eylül 2026'da gözaltına alındığı</strong> ve 11 Eylül'de alınan kolluk ifadesinde, 2011 yılında "OdaTv" soruşturması kapsamında adliyeye gelen Kaşif Kozinoğlu'nun görüntülerini çekmekle suçlandığını öğrendiği aktarıldı.</p>

<p>Günday'ın ise söz konusu görüntüleri kendisinin çekmediğini, 2011 yılında <strong>Doğan Haber Ajansı'nda adliye muhabiri</strong>olarak görev yaptığını söylediği belirtildi.</p>

<p>Başvuruda ayrıca Günday'ın, Kozinoğlu'nun ölümünün şüpheli olabileceğine ilişkin ilk haberlerden birini 2011 yılında Kozinoğlu'nun avukatı <strong>Hüseyin Derin Yarsuvat</strong> ile yaptığı röportaj üzerinden haberleştirdiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>"İsnat edilen suç 2011'de yürürlükte değildi"</strong></h3>

<p>Günday'ın 12 Eylül'de savcılık ifadesinin ardından <strong>"istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek"</strong> ile <strong>"kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak"</strong> suçlarından tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildiği belirtildi.</p>

<p>Ersöz, başvurusunda suçlamanın dayanağı olarak gösterilen <strong>2937 sayılı MİT Kanunu'nun 27. maddesindeki ilgili düzenlemenin 2014 yılında 6532 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdiğini</strong> savundu.</p>

<p>Suçlama konusu olayın ise 10 Mart 2011'de gerçekleştiğini belirten Ersöz, söz konusu düzenlemenin geçmişe yürütülemeyeceğini ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuruda ayrıca, ilgili düzenlemenin esas alınması halinde dahi Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi kapsamında 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin <strong>10 Mart 2026'da dolduğu</strong> öne sürüldü.</p>

<h3><strong>Kozinoğlu'nun adliyeye geleceği bilgisinin basına yansıdığı savunuldu</strong></h3>

<p>Başvuruda, Kozinoğlu'nun 10 Mart 2011'de ifade vermek üzere Beşiktaş Adliyesi'ne geleceği bilgisinin gizli bir kaynaktan elde edilmediği savunuldu.</p>

<p>Ersöz, Kozinoğlu'nun adliyeye geleceğine ilişkin bilginin <strong>6 Mart 2011'de basına yansıdığını</strong>, 10 Mart'taki gelişinin ise çok sayıda gazeteci tarafından takip edildiğini belirtti.</p>

<p>Günday'ın söz konusu haberleri gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı savunulan başvuruda, bu faaliyetlerin yıllar sonra özgürlüğün kısıtlanmasına gerekçe gösterilmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmediği ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>Günday hakkında ikinci kez tutuklama talebi</strong></h3>

<p>Başvuruda, Günday'ın 12 Eylül'de tutuklanmasının ardından <strong>15 Eylül'de tutuklama kararına itiraz edildiği</strong> belirtildi.</p>

<p>İtiraz dilekçesinin verilmesinden birkaç saat sonra Günday'ın bu kez <strong>"suç işlemek amacıyla örgüt kurma"</strong> suçlamasıyla yeniden tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildiği aktarıldı.</p>

<p>Ersöz, bu suçlamayla ilgili Günday'ın savcılık ifadesinin alınmadığını savundu.</p>

<h3><strong>Avukat: "Hangi örgütün kurulduğu açıklanmadı"</strong></h3>

<p>Başvuruda, ikinci tutuklama talebinde hangi örgütün kurulduğu, örgütün kimlerden oluştuğu, hangi suçu işlemek amacıyla kurulduğu ve örgüt hiyerarşisinin nasıl oluştuğuna ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı ileri sürüldü.</p>

<p>Ersöz, söz konusu işlemler ve tutuklama kararlarının hukuki açıdan incelenmesi amacıyla HSK'ya başvurduklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kozinoglu-sorusturmasinda-ikinci-kez-tutuklanmasi-istenmisti-gunday-icin-hskya-basvuru</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/705c7227-5d8b-48c4-b7a3-a54b4b9b900a.webp" type="image/jpeg" length="93403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: ABD’de biyoteknoloji çalışmalarını değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-abdde-biyoteknoloji-calismalarini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-abdde-biyoteknoloji-calismalarini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ABD’de Stanford Medicine, MBC ve Genentech laboratuvarları ile Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’nin üretim tesisini ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı <strong>Kemal</strong> <strong>Memişoğlu</strong>, ABD’de gerçekleştirdiği resmi temaslar kapsamında <strong>sağlık teknolojileri </strong>ve<strong> biyoteknoloji</strong> alanında çalışmalar yürüten önemli merkezlerde incelemelerde bulundu.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre Memişoğlu, ABD’deki temaslarının ikinci gününde Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Stanford Health Care bünyesinde ileri düzey tıbbi araştırmaların yürütüldüğü Stanford Medicine Laboratuvarı’nı ziyaret etti. Burada yetkililerle görüşen Memişoğlu, laboratuvarda sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<h2><strong>Stanford Medicine çalışmalarını inceledi</strong></h2>

<p>Memişoğlu, Stanford Medicine Laboratuvarı ziyaretinin ardından biyoteknoloji kuluçka merkezi olarak faaliyet gösteren MBC Laboratuvarı’na geçti.</p>

<p>Laboratuvarlardaki çalışmaları yerinde inceleyen Memişoğlu <strong>kanser</strong>,<strong> Alzheimer </strong>ve<strong> Parkinson</strong> gibi kritik hastalıkların tedavisine yönelik yürütülen araştırmalar hakkında bilgi edindi.</p>

<h3><strong>Genentech’te biyoteknoloji araştırmalarını değerlendirdi</strong></h3>

<p>Bakan Memişoğlu, ABD programının devamında biyoteknoloji endüstrisinin öncü şirketleri arasında bulunan Genentech Laboratuvarı’nı ziyaret etti. Buradaki incelemeleri sırasında biyoteknoloji alanında sürdürülen güncel araştırmalar ve uygulamalar ele alındı.</p>

<h3><strong>Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi hakkında bilgi aldı</strong></h3>

<p>Memişoğlu’nun temasları kapsamında incelediği teknolojiler arasında, Intuitive Surgical tarafından geliştirilen <strong>Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi</strong> de yer aldı.</p>

<p>Yüksek hassasiyetle cerrahi operasyon gerçekleştirilmesine imkan sağlayan sistem hakkında yetkililerden bilgi alan Memişoğlu, daha sonra sistemin üretim tesisini ziyaret etti.</p>

<p>Fabrikadaki çalışmaları da inceleyen Bakan Memişoğlu, ileri teknoloji üretim süreçleri ve tesisin faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Amerika Birleşik Devletleri programımızın ikinci gününde temaslarımızı sürdürüyoruz.<br />
<br />
Dünyanın önde gelen biyoteknoloji kuluçka merkezlerinden MBC BioLabs’ı ziyaret ederek kanser, Alzheimer ve Parkinson gibi kritik hastalıkların tedavisine yönelik laboratuvarlarda yürütülen… <a href="https://t.co/W7lLebcMpc" rel="nofollow">pic.twitter.com/W7lLebcMpc</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2100922276682088738?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 18, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-abdde-biyoteknoloji-calismalarini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saglik-bakani-memisoglundan-abddeki-saglik-teknolojileri-merkezlerine-ziyaret.png" type="image/jpeg" length="65482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den "Ailem Güvende" operasyonlarına ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-ailem-guvende-operasyonlarina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-ailem-guvende-operasyonlarina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, Türkiye'de LGBTİ+ aktivistleri, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik "Ailem Güvende" operasyonlarına ilişkin açıklama yaptı. AB, gözaltılar, yasal işlemler ve bazı sosyal medya hesapları ile internet sitelerine getirilen erişim engellerini "endişeyle takip ettiğini" belirterek Türkiye'ye insan hakları ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki tavsiyelerini uygulama çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği</strong> (AB), Türkiye'de LGBTİ+ aktivistleri ve insan hakları savunucularına yönelik "<strong>Ailem Güvende</strong>" operasyonlarına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>AB tarafından yapılan açıklamada, LGBTİ+ bireylere, aktivistlere, insan hakları savunucularına ve örgütlerine yönelik son gözaltılar ile başlatılan yasal işlemlerin yanı sıra bazı sosyal medya hesapları ve internet sitelerine getirilen erişim engellerinin endişeyle takip edildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının finansmanına ilişkin iddiaların da yakından izlendiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>AB: "Gözaltıların çoğunun sonlandırıldığını not ediyoruz"</strong></h2>

<p>AB, gözaltına alınan kişilerin çoğunun serbest bırakıldığına ilişkin haberleri not ettiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, Türk makamlarına <strong>adil yargılanma güvencelerinin gözetilmesi</strong>, keyfi olarak gözaltına alındığı belirtilen kişilerin serbest bırakılması ve asılsız suçlamaların düşürülmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>AB ayrıca sivil topluma, LGBTİ+ bireylere, örgütlere ve insan hakları savunucularına yönelik "gözdağına son verilmesi" gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Damgalama ve ayrımcılık AB değerleriyle bağdaşmıyor"</strong></h3>

<p>AB açıklamasında, damgalama ve ayrımcılığın Birliğin değerleriyle bağdaşmadığı belirtildi.</p>

<p>LGBTİ+ bireylerin barışçıl toplanma, örgütlenme ve ifade özgürlüğü ile medya özgürlüğü dahil olmak üzere tüm insan haklarına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada bu hakların korunmasının ve yerine getirilmesinin, Türkiye'nin aday ülke ve Avrupa Konseyi üyesi olarak savunması gereken temel değerler arasında olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>AB'den sivil toplum kuruluşları için vurgu</strong></h3>

<p>AB, insan hakları, eşitlik ve ayrımcılıkla mücadele ile sağlık ve destek hizmetleri alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının, hukukun üstünlüğü ilkesi doğrultusunda özgür ve güvenli şekilde faaliyet gösterebilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, uluslararası ortakların sivil topluma destek vermesinin köklü bir uygulama olduğu kaydedildi.</p>

<p>Uluslararası donörlerin hedef alınmasının ise örgütlenme özgürlüğü, çoğulculuk ve sivil alan açısından tehdit oluşturabileceği savunuldu.</p>

<h3><strong>AB'den Türkiye'ye "tavsiyeleri uygulayın" çağrısı</strong></h3>

<p>AB, geçen yıl yayımlanan <strong>Türkiye Genişleme Raporu'na</strong> da atıfta bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, ayrımcılıkla etkin biçimde mücadele edilmesi ve LGBTİ+ bireylerin her türlü ayrımcılıktan korunması amacıyla yasal çerçevenin ve uygulamasının iyileştirilmesinin raporda açıkça tavsiye edildiği hatırlatıldı.</p>

<p>AB, Türkiye'ye söz konusu tavsiyeleri uygulama çağrısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-ailem-guvende-operasyonlarina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/abnin-2028-2034-butcesine-5-ulkeden-itiraz.png" type="image/jpeg" length="56466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'dan Türkiye'ye dönüş planı yapanlar dikkat! 46 uçuş iptal edilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupadan-turkiyeye-donus-plani-yapanlar-dikkat-46-ucus-iptal-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupadan-turkiyeye-donus-plani-yapanlar-dikkat-46-ucus-iptal-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika'daki Charleroi Havalimanı'nda hava trafik kontrolörlerinin gerçekleştirdiği grev nedeniyle uçuşlarda yaşanan aksamalar sürüyor. Eylemler nedeniyle bugün çok sayıda sefer yapılamazken, 19 Eylül'de 46 uçuşun daha iptal edilmesi öngörülüyor. Hava trafik kontrolörlerinin gece saatlerindeki grevlerinin ise 10 Ekim tarihine kadar devam etmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika'</strong>nın önde gelen havalimanları arasında yer alan<strong> Charleroi</strong>'de hava trafik kontrolörlerinin eylemi nedeniyle yaşanan ulaşım sorunları devam ediyor. Grev nedeniyle dün ve bugün çok sayıda uçuş gerçekleştirilemezken, benzer aksaklıkların yarın da yaşanması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Hava trafik kontrolörlerinin grev nedeni</strong></h2>

<p>Belçika medyasındaki haberlere göre, eylemlerin etkisiyle 18 Eylül sabahında 9'u kalkış, 9'u varış olmak üzere toplam 18 uçuş yapılamadı.</p>

<p>Gün içinde 24 seferin daha iptal edilmesinin beklendiği belirtilirken, 19 Eylül için de 46 uçuşun gerçekleştirilemeyeceği tahmin ediliyor. Charleroi Havalimanı'nda 17 Eylül'de ise 42 uçuşun iptal edildiği bildirildi.</p>

<p>Hava trafik kontrolörlerinin eyleminin temelinde gece çalışma ödemelerine ilişkin yaşanan anlaşmazlık yer alıyor.</p>

<p>Belçika'nın hava seyrüsefer hizmetlerini yürüten Skeyes bünyesindeki kontrolörler, yönetimle gece mesailerine ilişkin prim konusunda uzlaşma sağlanamaması üzerine 16 Eylül Çarşamba günü saat 22.00 itibarıyla greve gitti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Grev 10 ekim'e kadar sürecek</strong></h3>

<p>Hava trafik kontrolörleri, eylemlerini 10 Ekim tarihine dek her gün 22.00 ile 08.00 saatleri arasında sürdüreceklerini duyurdu.</p>

<p>Bununla birlikte grevin yarattığı aksama yalnızca belirtilen zaman dilimindeki uçuşlarla sınırlı kalmıyor. Uçuşların birbirine bağlı şekilde planlanması nedeniyle grev saatleri dışında yapılması öngörülen bazı seferler de iptal veya gecikmelerden etkilenebiliyor.</p>

<h3><strong>İptal edilen uçuşun dönüş seferine etkisi</strong></h3>

<p>Charleroi Havalimanı yönetimi, seferlerin birbirine bağlı bir uçuş planı içerisinde gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Bir uçağın planlanan seferini yapamaması, aynı hava aracının daha sonra gerçekleştirmesi beklenen dönüş uçuşunun da iptal edilmesine neden olabiliyor. Böylece gece saatlerinde uygulanan grevin sonuçları, havalimanındaki gündüz uçuşlarına da yansıyabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupadan-turkiyeye-donus-plani-yapanlar-dikkat-46-ucus-iptal-edilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/avrupadan-turkiyeye-donus-plani-yapanlar-dikkat.png" type="image/jpeg" length="73702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UBS'den euro/dolar paritesi için yeni işlem stratejisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ubsden-eurodolar-paritesi-icin-yeni-islem-stratejisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ubsden-eurodolar-paritesi-icin-yeni-islem-stratejisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Euro/dolar paritesindeki önceki işlemi zarar durdur seviyesinde sonlanan UBS, euro için yükseliş beklentisini yeniden gündemine aldı. İsviçre merkezli banka, mevcut fiyat seviyelerinin alım için değerlendirilebileceğini belirtirken yeni işlem planına ilişkin ayrıntıları da açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UBS</strong>'nin <strong>euro/dolar paritesine </strong>yönelik ilk alım önerisi temmuz ayının ortasında gelmişti. Söz konusu işlemde de hedef 1,17 seviyesinde belirlenirken, zarar durdur noktası yaklaşık 1,13 olarak açıklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paritenin ilk hedef seviyeye ulaşmasının ardından banka pozisyonunu sonlandırmak yerine beklentisini daha yukarı taşıdı. Bu kapsamda hedef fiyat 1,20 seviyesine çıkarılırken, zarar durdur seviyesi de 1,15'e yükseltildi.</p>

<h2><strong>Pozisyonun kapanmasının ardından yeni alım</strong></h2>

<p>EUR/USD paritesinin bu hafta 1,15 seviyesine kadar gerilemesi, UBS'nin daha önce yukarı çektiği zarar durdur seviyesini devreye soktu ve işlem kapandı. Banka, söz konusu pozisyonun hangi tarihte sonlandırıldığına ilişkin bilgi paylaşmadı.</p>

<p>UBS, yaşanan geri çekilmenin ardından mevcut seviyelerin yeniden alım açısından uygun olduğunu değerlendirdi ve yeni bir alım stratejisi açıkladı.</p>

<p>Bankanın yeni işlem planında, temmuz ayında uygulanan ilk stratejiye yakın seviyeler öne çıktı. Buna göre UBS, 1,1475 seviyeleri civarında alım yapılmasını önerirken, 1,17 seviyesini hedef, 1,13 seviyesini ise zarar durdur noktası olarak belirledi.</p>

<p>Banka, euroda yukarı yönlü beklentisinin temelinde merkez bankalarının uyguladığı para politikaları arasındaki farklılıkların bulunduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Investing</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ubsden-eurodolar-paritesi-icin-yeni-islem-stratejisi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/macaristan-euroya-gecis-icin-tarih-verdi-macaristan-euro-hamlesi-piyasalari-etkiledi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="31833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 ilde dolandırıcılık operasyonu: 4 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/8-ilde-dolandiricilik-operasyonu-4-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/8-ilde-dolandiricilik-operasyonu-4-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat merkezli 8 ilde düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda 12 şüpheliden 11’i gözaltına alındı. 150 milyon liralık hesap hareketinin incelendiği soruşturmada 4 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tokat</strong> merkezli yürütülen ve 8 ili kapsayan dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 12 şüpheliden 4’ü tutuklandı.</p>

<p>Tokat’ta yaşayan Y.Ç’nin bilişim sistemleri üzerinden dolandırılması üzerine harekete geçildi. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, <strong>İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele </strong>Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından olayın aydınlatılmasına yönelik çalışma gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Soruşturma Tokat’ta başlatıldı</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında kimlikleri belirlenen 12 zanlının mali hareketleri de incelemeye alındı. <strong>MASAK</strong> verileri ile kripto varlık hesaplarının incelenmesi sonucunda, şüphelilerin hesaplarında 2025 yılı içerisinde toplam 150 milyon liralık hareketlilik bulunduğu ortaya çıkarıldı.</p>

<h3><strong>8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi</strong></h3>

<p>Elde edilen bilgiler doğrultusunda Tokat’ın yanı sıra Aydın, İzmir, Mardin, Batman, Diyarbakır, Sakarya ve İstanbul’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında hakkında işlem yapılan 12 şüpheliden 11’i yakalanarak gözaltına alındı. Ekiplerin adreslerde yaptığı aramalarda ise 10 cep telefonu, 2 dizüstü bilgisayar, 9 SIM kartı ile 13 banka ve kredi kartı bulundu.</p>

<h3><strong>4 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p><strong>Jandarma</strong>daki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye gönderildi. <strong>Nöbetçi sulh ceza hakimliği</strong>ne çıkarılan zanlılardan 4’ü tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılmaları kararlaştırıldı.</p>

<p>Operasyonda yakalanamayan bir şüphelinin bulunması için jandarma ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/8-ilde-dolandiricilik-operasyonu-4-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tokat-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-4-zanli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="11483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DMM: Orman alanlarının azaltıldığı iddiası asılsız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dmm-orman-alanlarinin-azaltildigi-iddiasi-asilsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dmm-orman-alanlarinin-azaltildigi-iddiasi-asilsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), orman alanlarının arsa vasfına geçirildiği iddiasının dezenformasyon olduğunu açıkladı. Orman Kanunu kapsamındaki işlemlerin belirli nitelikteki alanlarla sınırlı olduğu ve yeni ağaçlandırma yükümlülüğü getirdiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı <strong>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM)</strong>, orman alanlarının arsa niteliğine dönüştürüldüğü yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.</p>

<p>DMM tarafından yapılan değerlendirmede, bazı sosyal medya platformları ile basın-yayın organlarında gündeme getirilen söz konusu iddianın, rutin mevzuat uygulamalarının bağlamından koparılarak kamuoyuna sunulması sonucu ortaya çıktığı belirtildi.</p>

<h2><strong>İşlemler hangi alanları kapsıyor?</strong></h2>

<p>Açıklamada, <strong>Orman Kanunu</strong>'nun ek 16. maddesi kapsamında gerçekleştirilen işlemlerin belirli nitelikteki alanlarla sınırlı olduğu aktarıldı. Buna göre uygulama; bilim ve fen açısından orman olarak korunmasında yarar bulunmayan, tarım arazisine dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerlerin yanı sıra taşlık, kayalık ve verimsiz alanları içeriyor.</p>

<p><strong>DMM</strong>, söz konusu düzenlemenin orman varlığında azalmaya neden olduğu yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni ağaçlandırma yükümlülüğü getiriliyor</strong></h3>

<p>DMM'nin açıklamasında, mevzuat doğrultusunda kapsamdan çıkarılan alanların karşılığında daha geniş ölçekte yeni ağaçlandırma yapılmasının zorunlu tutulduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu uygulama sayesinde net orman varlığının azaltılmadığı, aksine artırıldığı kaydedildi. Açıklamada, sürecin teknik ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda ilerlediği de belirtildi.</p>

<h3><strong>DMM'den resmi açıklama uyarısı yapıldı</strong></h3>

<p>Açıklamaya göre, söz konusu işlemlerin tüm aşamalarında uzman heyetlerin teknik incelemeleri, bilimsel değerlendirmeler ve <strong>mevzuat</strong>ta yer alan sıkı hükümler esas alınıyor.</p>

<p>DMM, rutin kamu faaliyetlerinin çarpıtılması üzerinden kamuoyunun yönlendirilmesini amaçlayan asılsız iddialara karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirdi. Açıklamada, bu tür paylaşımlara itibar edilmemesi ve yalnızca yetkili resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaların dikkate alınması çağrısında bulunuldu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Bazı sosyal medya platformlarında ve basın-yayın mecralarında yer alan, “orman alanlarının arsa vasfına geçirildiği iddiası” rutin mevzuat uygulamalarının bağlamından koparılmasıyla üretilmiş açık bir dezenformasyondur.<br />
<br />
Orman Kanunu’nun Ek 16. maddesi uyarınca yapılan işlemler;… <a href="https://t.co/wwXd7Q627b" rel="nofollow">pic.twitter.com/wwXd7Q627b</a></p>
— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) <a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2100898879369568730?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 18, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dmm-orman-alanlarinin-azaltildigi-iddiasi-asilsiz</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/dmmden-orman-alanlarinin-arsa-vasfina-gecirildigi-iddiasina-aciklama.png" type="image/jpeg" length="15692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Naci Görür, Yunanistan'daki depremi değerlendirdi: "Kuzey kol geriliyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-naci-gorur-yunanistandaki-depremi-degerlendirdi-kuzey-kol-geriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-naci-gorur-yunanistandaki-depremi-degerlendirdi-kuzey-kol-geriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür'den açıklama geldi. Görür, depremin Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolunun uzandığı zon içerisinde meydana geldiğini belirterek, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem, bölgede kısa süreli paniğe neden oldu. Depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından sarsıntıya ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yunanistan Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde deprem</strong></h2>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda saat <strong>09.42'de 4,4 büyüklüğünde</strong> deprem meydana geldi.</p>

<p>Depremin derinliği <strong>5,46 kilometre</strong> olarak ölçüldü. İlk belirlemelere göre sarsıntının ardından herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.</p>

<h3><strong>Naci Görür: "KAF'ın kuzey kolunun zonu içerisinde"</strong></h3>

<p>Depremin ardından değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının <strong>Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) kuzey kolunun uzandığı zon içerisinde</strong> meydana geldiğini belirtti.</p>

<p>Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p dir="auto"><i>“2-3 saat önce Yunanistan (Evvoia) da 4,4 deprem oldu. KAF’ın kuzey kolunun zonu içerisinde. Kuzey kol hem Marmara’da hem Yunanistan’da geriliyor. Geçmiş olsun.”</i></p>
</blockquote>

<p dir="auto"></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">2-3 saat önce Yunanisyan (Evvoia) da 4,4 deprem oldu. KAF’ın kuzey kolunun zonu içerisinde. Kuzey kol hem Marmara ‘da hem Yunanistan’da geriliyor. Geçmiş olsun. <a href="https://t.co/X1ulTjwRgx" rel="nofollow">pic.twitter.com/X1ulTjwRgx</a></p>
— Prof. Dr. Naci Görür (@nacigorur) <a href="https://x.com/nacigorur/status/2100878040125382980?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 18, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-naci-gorur-yunanistandaki-depremi-degerlendirdi-kuzey-kol-geriliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/naci-gorur-aa.jpg" type="image/jpeg" length="16545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="65586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="97261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="57432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="45737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="25674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="60930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="30841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="60971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="26528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="14618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="19244"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="40779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="10546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="67385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="62279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="21461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="73955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="61850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="47804"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
