<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 19:36:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CAM Platformu hak mücadelelerini açık havaya taşıdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteğiyle hak odaklı yaklaşık 200 filmi bir araya getiren CAM Platformu, ilk açık hava gösterimini Ankara'da gerçekleştirdi. Kült Teras'ta düzenlenen etkinlikte doğa mücadelesini anlatan Kadim Longoz İğneada ile eğitim hakkına odaklanan Her Şey Yolunda izleyiciyle buluştu. Etkinlikte konuşan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Aivo Orav ile yönetmenler Cuya ve Beyazdağ, hak mücadelelerinin sinema aracılığıyla görünür kılınmasının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz akşamının serinliğinde kurulan beyaz perde, bu kez yalnızca filmlere değil, hak mücadelelerine, doğanın hafızasına ve çocukların eğitim hakkına tanıklık etti. <strong>Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı </strong>desteğiyle hak temalı yaklaşık 200 filmi bir araya getiren <strong>CAM Platformu</strong>, ilk kez açık hava gösterimiyle Ankaralı izleyicilerin karşısına çıktı. Esat Hal'deki Kült Teras'ta düzenlenen etkinlikte gösterilen iki belgesel, birbirinden farklı coğrafyalardan yükselen iki ayrı hak mücadelesini aynı perdede buluşturdu. Biri binlerce yıllık bir ormanın sessizliğine kulak verirken, diğeri kırsalda yaşayan bir kız çocuğunun eğitim hayaline odaklandı.</p>

<p><img alt="Cam Platformu Hak Mücadelelerini Açık Havaya Taşıdı4" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi4.jpg" width="2048" /></p>

<p>Gecenin ilk filmi olan <strong>Uğur Cuya</strong> imzalı <strong>Kadim Longoz İğneada</strong>, izleyiciyi Trakya'nın kuzeyindeki İğneada Longoz Ormanları'na götürüyor. Belgesel, yalnızca eşsiz bir doğal yaşam alanını kayıt altına almakla kalmayıp bölgenin gerçek sahipleri olan arıcıların, balıkçıların, ormancıların, doğa rehberlerinin ve yıllardır bu ekosistemle iç içe yaşayan insanların hafızasını da görünür kılıyor. İğneadalılar, gündeme gelen nükleer santral projesinin doğaya ve yaşamlarına olası etkilerini kendi tanıklıklarıyla anlatırken, ormanla kurdukları güçlü bağı da seyirciye aktarıyor. Doğayı yalnızca korunması gereken bir alan olarak değil, birlikte yaşanan bir hayatın ayrılmaz parçası olarak ele alan film, çevre mücadelesini yerelden yükselen seslerle örüyor.</p>

<p>Perdeye yansıyan ikinci yapım ise <strong>Muhammet Beyazdağ</strong> yönetmenliğindeki<strong> Her Şey Yolunda</strong> oldu. Türkiye'de ve yurt dışında 50'den fazla festivalde gösterilen, 15 ödüle layık görülen belgesel, izleyiciyi bu kez kırsalda yaşayan 12 yaşındaki Aleyna'nın gündelik yaşamına davet ediyor. Aleyna'nın hikâyesi üzerinden ilerleyen yapım, yalnızca bir çocuğun hayatını anlatmakla kalmayıp eğitim hakkına erişmek için mücadele eden, imkânların sınırlı olduğu bölgelerde yaşayan pek çok kız çocuğunun ortak deneyimine ışık tutuyor. Sessiz ama güçlü anlatımıyla film, eğitim hakkını istatistiklerden çıkarıp bir çocuğun göz hizasına indiriyor; umut, direnç ve eşitlik arayışını hayatın içinden bir hikâyeyle görünür kılıyor.</p>

<p><img alt="Cam Platformu Hak Mücadelelerini Açık Havaya Taşıdı" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi.jpg" width="2048" /></p>

<h2><strong>Büyükelçi Orav: "Sivil toplum bir lüks değil, dayanıklı demokrasilerin kalbidir"</strong></h2>

<p>Gösterimin açılışını yapan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi <strong>Aivo Orav</strong>, sivil toplumun hak mücadelesinin bugün her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayarak, Avrupa Birliği'nin bu mücadelenin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p>"Dünyanın iklim krizi, eşitsizlikler ve hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğu zor zamanlardan geçiyoruz" diyen Orav, "Sivil toplum bir lüks değil, dayanıklı demokrasilerin kalbidir. Avrupa Birliği olarak aktivistleri ve sivil toplum örgütlerini desteklemeye devam ediyoruz. Çalışmalarınızı sizin adınıza konuşmak için değil, sesinizin daha güçlü duyulmasına katkı sunmak için desteklemekten gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Orav, altıncı döneminde devam eden Sivil Düşün Programı kapsamında aktif yurttaşlığı desteklediklerini belirterek, CAM Platformu'nun bugün 200'den fazla hak odaklı filme ev sahipliği yaptığını da hatırlattı.</p>

<p><img alt="Cam Platformu Hak Mücadelelerini Açık Havaya Taşıdı3" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi3.jpg" width="2048" /></p>

<h3><strong>"Longoz binlerce yıllık yaşayan bir ekosistem"</strong></h3>

<p>Açık hava gösteriminin ilk filmi, yönetmen <strong>Uğur Cuya</strong> imzalı <strong>Kadim Longoz İğneada</strong> oldu. İğneada Longoz Ormanları'nı bölgede yaşayan balıkçıların, arıcıların, ormancıların ve doğa rehberlerinin gözünden anlatırken, bölgede planlanan nükleer santral tartışmalarını da yerel halkın tanıklıklarıyla ele alan belgeselin gösterimi öncesinde konuşan Cuya, longozların dünyada çok az sayıda bulunan özel ekosistemlerden biri olduğuna dikkat çekerek, <i>"Longoz sadece bir orman değil. Binlerce yıldır yaşayan çok özel bir sulak orman ekosistemi. Dünyada sayılı örneklerinden biri ve çok zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kadim Langoz Iğneada-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kadim-langoz-igneada-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Belgeseli çekerken en çok kendisini etkileyen şeyin, bölgede yaşayan insanların seslerinin bugüne kadar yeterince duyulmamış olması olduğunu söyleyen Cuya, şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Orada yaşayan balıkçılar, arıcılar, doğayla iç içe yaşayan insanlar var. Biz çoğu zaman kendi hikâyelerimizi duymakta bile zorlanıyoruz. Biz çekim için gittiğimizde onlara bugüne kadar kimse 'Buraya nükleer santral yapılması düşünülüyor, siz ne düşünüyorsunuz?' diye sormamıştı. Film aslında biraz da bu sessizliğe kulak vermeye çalışıyor. Benim için burası hayranlık verici bir coğrafya Umarım ömrümüz boyunca da bizden sonraki kuşaklar boyunca da aynı hayranlıkla varlığını sürdürür"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kadim Longoz" class="detail-photo img-fluid" height="288" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kadim-longoz.png" width="640" /></p>

<p>Nükleer enerji tartışmalarına da değinen Cuya, santrallerin soğutma suyu ihtiyacının hassas ekosistemler üzerinde önemli riskler oluşturduğunu belirterek, İğneada'nın doğal yapısının korunmasının yalnızca bölge için değil gelecek kuşaklar için de önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Herseyyolunda" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/herseyyolunda.jpg" width="350" /></p>

<h3><strong>"Aleyna tek bir çocuk değil, o coğrafyadaki bütün çocukların sesi"</strong></h3>

<p>Gecenin ikinci filmi ise yönetmen <strong>Muhammet Beyazdağ</strong> imzalı <strong>Her Şey Yolunda</strong> oldu. Türkiye ve yurt dışında 50'den fazla festivalde gösterilen ve 15 ödül kazanan filmin gösterimi öncesi konuşan Beyazdağ, yapımın ilk aşamada üç karakter üzerinden kurgulandığını ancak anlatının daha güçlü olması için Aleyna'nın hikâyesinde yoğunlaştıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="Herseyyolunda 01" class="detail-photo img-fluid" height="288" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/herseyyolunda-01.jpg" width="640" /></p>

<p>Beyazdağ, şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Filmi aslında üç karakter üzerinden çekmiştim ama izleyici yalnızca Aleyna'yı görecek. Çünkü hikâyeyi en güçlü şekilde o taşıyordu. Aleyna tek bir çocuk değil; aslında o coğrafyada yaşayan bütün çocukların hikâyesini anlatan bir temsilci. Film, temel yaşam ve eğitim hakkına ulaşmaya çalışan çocukların ortak hikâyesini görünür kılmaya çalışıyor."</i></p>

<p><img alt="Herseyyolunda 02" class="detail-photo img-fluid" height="286" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/herseyyolunda-02.jpg" width="640" /></p>

<h3><strong>Hak odaklı filmler tek platformda: CAM Platformu nedir?</strong></h3>

<p>Açık hava gösterimiyle izleyici karşısına çıkan CAM Platformu, yalnızca bir film izleme alanı değil, hak mücadelelerinin görsel hafızasını bir araya getiren dijital bir arşiv niteliği taşıyor. Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında hayata geçirilen platformda çevreden eğitim hakkına, kadın haklarından afet sonrası yaşam deneyimlerine kadar uzanan yaklaşık<strong> 200 yapım yer alıyor.</strong></p>

<p>Hak savunuculuğunun giderek görsel hikâye anlatıcılığı üzerinden de güç kazandığı günümüzde CAM, farklı coğrafyalarda yaşanan hak mücadelelerini görünür kılmayı amaçlıyor. Filmler aracılığıyla hak ihlallerini belgeliyor, dayanışma hikâyelerini kayıt altına alıyor ve izleyiciye gündelik yaşamın içinden hak temelli anlatılar sunuyor.</p>

<p>Platformda endüstriyel tarımın temiz gıdaya erişim üzerindeki etkilerinden kırsalda eğitim hakkı için mücadele eden çocuklara, hidroelektrik santral projelerine karşı yaşam alanlarını korumaya çalışan yerel halkın direnişinden deprem sonrası yeniden kurulan hayatlara kadar geniş bir seçki bulunuyor. Hak alanı ve konu başlıklarına göre arama yapılabilen platformdaki tüm yapımlar yalnızca CAM üzerinden izlenebiliyor.</p>

<h3><strong>Sivil Düşün nedir?</strong></h3>

<p>CAM Platformu'nun arkasında Avrupa Birliği tarafından yürütülen <strong>Sivil Düşün Programı</strong> bulunuyor. Program, Türkiye'nin dört bir yanında hak temelli çalışmalar yürüten sivil toplum örgütlerine, aktivistlere, inisiyatiflere, platformlara ve topluluklara ayni ve uzman desteği sağlıyor.</p>

<p>En fazla altı ay süren hak odaklı çalışmaları destekleyen program, fikirlerin hayata geçirilmesi için ihtiyaç duyulan maddi yükü hafifletirken, uzman desteğiyle de projelerin güçlenmesine katkı sunuyor. Böylece hak savunuculuğu yalnızca sahada değil; belgeseller, kısa filmler ve görsel anlatılar aracılığıyla da daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.</p>

<p>Sivil Düşün desteğiyle üretilen filmler de tam bu noktada, hak mücadelelerini görünür kılan ve toplumsal hafızaya katkı sunan önemli birer belge niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cam-platformu-hak-mucadelelerini-acik-havaya-tasidi2.jpg" type="image/jpeg" length="31203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürlek’in “Demirtaş yararlanamayacak” dediği iddiası tartışma yarattı: Çerçeve yasa kapsamı gündemde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gurlekin-demirtas-yararlanamayacak-dedigi-iddiasi-tartisma-yaratti-cerceve-yasa-kapsami-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gurlekin-demirtas-yararlanamayacak-dedigi-iddiasi-tartisma-yaratti-cerceve-yasa-kapsami-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, AKP MKYK toplantısında TBMM’ye sunulan çerçeve yasa hakkında yaptığı bilgilendirmede Selahattin Demirtaş’ın düzenlemeden yararlanamayacağını söylediği yönündeki iddia siyasi kulislerde tartışma yarattı. İddiaya karşı çıkan kaynaklar, düzenlemenin henüz yasalaşmadığını ve kapsamına ilişkin kesin değerlendirme yapılamayacağını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in AKP MKYK toplantısında TBMM’ye sunulan çerçeve yasaya ilişkin sunum yaptığı sırada, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın düzenlemeden faydalanamayacağını ifade ettiği iddiası gündem oldu. Söz konusu değerlendirme farklı çevrelerde tartışılırken, bazı kaynaklar bu bilginin gerçeği yansıtmadığını savundu.</p>

<p>Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Gürlek’in toplantıda Abdullah Öcalan ile eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın mevcut düzenlemenin kapsamına girmeyeceğini söylediğini öne sürdü.</p>

<h2><strong>Kobani davası</strong></h2>

<p>Selahattin Demirtaş, kamuoyunda Kobani davası olarak bilinen ve 6-8 Ekim 2014 tarihinde yaşanan, 50’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği olaylara ilişkin açılan dava nedeniyle tutuklu bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AİHM Büyük Daire, bu dosyanın siyasi nitelik taşıdığına hükmederek Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerektiğine karar verdi. Ancak Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca bağlayıcı nitelik taşıyan bu karar uygulanmadı.</p>

<p>AİHM kararına rağmen yargılama süreci devam eden Demirtaş, toplam 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olaylar sırasında hayatını kaybeden Yasin Börü dahil ölümlerle ilgili suçlamalardan ise beraat etti. Demirtaş hakkında kasten öldürme ya da benzeri bir suçtan verilmiş hüküm bulunmuyor.</p>

<p>Buna karşılık Demirtaş’a, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım" suçundan 20 yıl, "Suç işlemeye tahrik etme" suçundan 4 yıl 6 ay, "Silahlı terör örgütü propagandası" suçundan ise 10 yıl, "Halkı kanunlara uymamaya tahrik" suçundan 1 yıl 6 ay, "Yasa dışı gösteriye kışkırtmak" suçundan 3 yıl, "Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine muhalefet" suçundan 1 yıl 6 ay, "Suçu ve suçluyu övme"den ise 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece Demirtaş, 10 ayrı suçtan toplam 42 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.</p>

<h2><strong>Çerçeve yasanın kapsamı</strong></h2>

<p>TBMM’ye sunulan çerçeve yasa teklifinde kapsam, “Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsar” ifadeleriyle tanımlanıyor.</p>

<p>Demirtaş hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmiş değil. AİHM kararına göre tahliye edilmesi gerektiği belirtilirken, Yargıtay incelemesinde bulunan dosyada en ağır ceza "Devletin birliğini bozmak" suçundan verildi. Bu suçlama da Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör suçu olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Buna rağmen Demirtaş’ın düzenleme kapsamı dışında kalacağı yönündeki iddia, benzer suçlamalarla yargılanan ya da hüküm giyen örgüt yöneticilerinin de kapsam dışında tutulup tutulmayacağına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<p>Öte yandan özellikle DEM Parti’ye yakın kaynaklar, söz konusu iddianın doğru olmadığını ifade ediyor. Meclis kulislerinden aktarılan değerlendirmelerde ise henüz yasalaşmamış bir düzenleme hakkında kesin hüküm vermenin mümkün olmadığı, uygulama sürecinde kapsamın daha net ortaya çıkacağı belirtiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gurlekin-demirtas-yararlanamayacak-dedigi-iddiasi-tartisma-yaratti-cerceve-yasa-kapsami-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/24cf9e90-e99c-433e-9465-c60174cc47f3.jpg" type="image/jpeg" length="77667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mekke Ortak Savunma Anlaşması hiçbir ülkeyi hedef almıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını belirterek, anlaşmanın güvenlik iş birliğini güçlendirmeyi, ortak savunma projelerini geliştirmeyi ve bölgesel istikrara katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında bugün imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman'ın daveti üzerine Mekke-i Mükerreme'yi ziyaret ettiğini belirterek, ziyaret kapsamında Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'le bir araya geldiklerini ve üç ülke arasında Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalandığını duyurdu.</p>

<p>Anlaşmanın kolektif caydırıcılık anlayışı üzerine kurulduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğini ileri taşıyacağını, savunma sanayisinde ortak projelerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını ve terörle mücadelede ortak hareket kabiliyetini güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Bugün Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman'ın nazik davetine icabetle Mekke-i Mükerreme'ye bir ziyaret gerçekleştirdik. Ziyaretimde aziz kardeşlerim Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'le bir araya geldik. Bu vesileyle üç ülke olarak Ortak Savunma Anlaşması imzaladık.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır. BM Şartı'nın 51'inci maddesinde tanımlanan savunma hakkını da teyit eden anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır.</i></p>

<p><i>Türkiye, bölgesel sahiplenme vizyonu doğrultusunda çatışma ve krizlerin uluslararası hukuka saygı temelinde, diyalog ve diplomasiyle çözüme kavuşturulmasına yönelik ilkeli tutumunu kararlılıkla sürdürecektir. Ziyaretimizin, istişarelerimizin ve imzaladığımız anlaşmanın tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum."</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/938ac7b8-fb5a-42f8-a70c-0201eb84979e.jpg" type="image/jpeg" length="81197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti'nin “Terörsüz Türkiye” önergesi reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partinin-terorsuz-turkiye-onergesi-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partinin-terorsuz-turkiye-onergesi-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, İYİ Parti'nin AK Parti dönemindeki terörle mücadele politikaları ile açılım ve çözüm süreçlerinin araştırılması amacıyla verdiği genel görüşme önergesi reddedildi. Görüşmelerde siyasi parti temsilcileri, "Terörsüz Türkiye" süreci, toplumsal barış, demokratikleşme ve terörle mücadele politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin, AK Parti iktidarları dönemindeki terörle mücadele politikalarının ve "açılım" ile "çözüm" süreçlerinin etkilerinin araştırılması amacıyla verdiği genel görüşme önergesi görüşüldü.</p>

<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, "Terörsüz Türkiye" hedefini herkesin istediğini belirterek, "Sadece terörsüz Türkiye değil teröristsiz Türkiye ve ihanetsiz Türkiye olsun istiyoruz" dedi. Çömez, Meclis'te görüşülen kanun teklifine ilişkin, "Öncelikle bu ülkede terör niye var? Bununla ilgili kim bugüne kadar ne yaptı?" diye sordu. AK Parti'nin 24 yıldır iktidarda olduğunu belirten Çömez, terörün bitirilmesi için hangi ekonomik, hukuki, siyasi, demokratik, kültürel, diplomatik ve istihbari adımların atıldığının kamuoyuna anlatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çömez, 2014 yılında kabul edilen "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”u hatırlatarak, "On iki yıl önce yapmışsınız bunu. Şimdi soruyorum: On iki yıldan beri bu yetki elinizdeyken neden bu adımları atmadınız, neden atamadınız? Elinizden tutan mı vardı? Neden beceremediniz?" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte yaptığı konuşmalardan ve İçişleri Bakanının açıklamalarından örnekler veren Çömez, “Ne oldu Allah aşkına, ne oldu sizi terör örgütüyle masaya oturtup bu pazarlığı yaptıran?” diye sordu.</p>

<p><strong>Çalışkan: Milli Dayanışma, 86 Milyonun Hepsini Kucaklamalı</strong></p>

<p>Yeni Yol Grubu adına Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türkiye'de barış ve huzurun egemen olmasını herkesin istediğini belirterek, 50 yıllık sürecin bitirilmesi için daha önce de girişimlerde bulunulduğunu ancak bunların başarısız olduğunu söyledi. Çerçeve yasanın Adalet Komisyonuna geldiğini belirten Çalışkan, "Tam bir yıl önce başlayan sürecin bugün gelip birkaç saat içerisinde bitmesi hedefleniyor" dedi. Çalışkan, böyle önemli bir yasada evet diyenlerin endişeleri kadar hayır diyenlerin tereddütlerinin de giderilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çalışkan, çerçeve yasanın adında "milli dayanışma" ifadesinin bulunduğuna dikkati çekerek, "Eğer bir yasa milli dayanışmayı sağlayacaksa bu ülkenin 86 milyonunu da kucaklamalı” dedi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 2 milyon insanın terör soruşturmasından geçtiğini, stajyer teğmenler ve erbaşlar ile 13 yaşında askeriyeye teslim edilmiş çocukların müebbet hapis cezası aldığını savunan Çalışkan, "Milli dayanışma, 86 milyonun hepsini kucaklamalı, zulmü tümüyle ortadan kaldırmalı diye konuştu.</p>

<p><strong>Polat: Umarım Bu Yasa Daha Pozitif Yasalarla Desteklenerek Birlikte Yaşamın Önünü Açar</strong></p>

<p>CHP Grubu adına İzmir Milletvekili Mahir Polat, Adalet Komisyonunda görüşülen yasanın Türkiye açısından tarihi bir gün olduğunu söyledi. Türkiye'nin yıllardır insan kaynağını, ekonomik kaynaklarını ve yaşam alanlarını tehdit eden bir sürecin sona ermesini umduğunu ifade eden Polat, “Umarım bu yasa daha pozitif yasalarla desteklenerek birlikte gönüllü yaşamın önünü de açar ve Türkiye'de istediğimiz o kardeşliği ve barışı tesis edebiliriz” dedi. Polat, CHP'nin daha önceki çözüm sürecinde de Türkiye'nin bütün sorunlarının Mecliste ve milletvekillerinin huzurunda tartışılması gerektiğini savunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Polat, terör nedeniyle 8 binden fazla şehit verildiğini, insanların köylerini, evlerini ve yurtlarını boşalttığını, 2,3 trilyon doların üzerinde kaynağın heba edildiğini söyledi. Sürecin başladığı günden bugüne bölgeden herhangi bir şehit haberi ve çatışma gelmemesinin sürecin değerini ortaya koyduğunu belirten Polat, CHP olarak yasaya pozitif katkı vermek için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Polat, "Biz, şehitlerimizin bizim mukaddes tarihimizde mukaddes birer hatıraları olması gerektiğine, onların onurlarının yaşatılması gerektiğine inanıyoruz" dedi ve CHP'nin sürece olumlu katkı verme tutumunu sürdüreceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ertuğrul: Türkiye'de Hiçbir Sorunun Çözümü Gerçek Bir Demokrasinin İnşasından Bağımsız Düşünülemez</strong></p>

<p>Yeni Parti Grubu adına Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Sorunun yalnızca terör, silahların bırakılması ve eve dönüşle sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade eden Ertuğrul, toplumsal barışın eşit yurttaşlık temelinde sağlanmasının tüm vatandaşların beklentisi olduğunu söyledi. Ertuğrul, demokratikleşme, adalet, eşit yurttaşlık, ifade özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ve hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kayyum uygulamasını eleştiren Ertuğrul, "Kayyum uygulaması, tüm seçilmişlerin meşruiyetini sağlayan sandığı ve halk iradesini yok saymak, cumhuriyetin taşıyıcı kolonlarını kesmektir" dedi. Geçmişte Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki sorunların çözümü için oluşturulan komisyonların raporlarına da değinen Ertuğrul, devlet yatırımlarının artırılması ve gerçek demokrasinin inşasının gerekli olduğunun raporlarda ortaya konulduğunu söyledi. "Türkiye'de hiçbir sorunun çözümü gerçek bir demokrasinin inşasından bağımsız düşünülemez" diyen Ertuğrul, kanun teklifi hazırlanırken ortak bir çalışma yürütülmediğini ve iktidar milletvekillerinin dahi teklifin içeriğinden son ana kadar haberdar olmadığını savundu.</p>

<p><strong>Mertoğlu: Bu Süreç Bir Müzakere Değil</strong></p>

<p>AK Parti Grubu adına Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, "Keşke ülkemiz on sene önce terörsüz Türkiye sürecini başarıyla sonuçlandırsaydı da bugün başka şeyleri konuşuyor olsaydık" dedi. Mertoğlu, İYİ Parti'nin önergesinin Türkiye'nin bugün geldiği noktayı değil, geçmişin ezberlerini esas alan bir değerlendirme olduğunu savundu. Mertoğlu, "Bugün Türkiye'nin hedefi terörü yönetmek değil, onu tamamen Türkiye'nin gündeminden çıkarmaktır" dedi.</p>

<p>İYİ Parti'nin genel görüşme önergesi, Genel Kurul'da yapılan oylamada kabul edilmedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partinin-terorsuz-turkiye-onergesi-reddedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f890f21d-b9bf-462a-9737-e8c8bf33693d-w.jpeg" type="image/jpeg" length="50754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tayland’da 14 yaşındaki öğrencinin okul saldırısında 7 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/taylandda-14-yasindaki-ogrencinin-okul-saldirisinda-7-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/taylandda-14-yasindaki-ogrencinin-okul-saldirisinda-7-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tayland'ın Nonthaburi eyaletindeki bir okulda 14 yaşındaki öğrenci tarafından düzenlenen silahlı saldırıda, saldırganın okul öncesinde öldürdüğü büyükanne ve büyükbabasıyla birlikte toplam 7 kişi yaşamını yitirdi. Saldırıda 30’dan fazla kişi yaralanırken, yetkililer olayın planlı şekilde gerçekleştirildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tayland’ın başkenti Bangkok’un kuzeybatısındaki Nonthaburi eyaletinde bulunan Debsirin Nonthaburi Okulu’nda 14 yaşındaki bir öğrenci silahlı saldırı düzenledi. Yaklaşık bir saat süren saldırıda 5 öğretmen hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi yaralandı. Yaralılardan dokuzunun durumunun ağır olduğu bildirildi.</p>

<p>Polis, 9. sınıf öğrencisi saldırganın okula gelmeden önce birlikte yaşadığı büyükanne ve büyükbabasını da evlerinde öldürdüğünü açıkladı. Yetkililere göre çocuk daha sonra okula giderek öğretmenleri hedef aldı. Saldırgan olayın sonunda kendisini vurdu ve hastaneye götürülürken hayatını kaybetti.</p>

<p>Saldırının düzenlendiği Debsirin, Tayland genelinde şubeleri bulunan tanınmış bir ortaöğretim kurumu. Okulun Bangkok’taki ilk kampüsü 1885’te kraliyet ailesi tarafından kuruldu. Diplomatlar, sporcular, başbakanlar ve kraliyet ailesinin bazı üyeleri de okulun mezunları arasında yer alıyor. Nonthaburi kampüsü, Bangkok’un kuzeybatısındaki yoğun yerleşim bölgesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>Saldırıda Büyükbabasına Ait Silahı Kullandı</strong></p>

<p>Polise göre saldırgan, büyükbabasına kayıtlı 9 milimetrelik bir tabanca kullandı. Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, saldırganın kendisini vurduğu sırada üzerinde hala 30’dan fazla mermi bulunduğunu açıkladı. Yetkililer, aynı silahın saldırgan tarafından nisan ayında Instagram hesabında da paylaşılmış olduğunu belirtti.</p>

<p>Tayland’da silah sahipliğine yönelik kısıtlamalar bulunuyor ve yasa dışı silah bulundurmak 10 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabiliyor. Buna rağmen ülke, Güneydoğu Asya’daki en yüksek sivil silah sahipliği oranlarından birine sahip.</p>

<p>Saldırı, Tayland’da bu yıl yaşanan ikinci okul saldırısı oldu. Şubat ayında ülkenin güneyindeki bir okulda 18 yaşındaki silahlı saldırgan bir okul müdürü ile bir kız öğrenciyi vurmuş, müdür ertesi gün hastanede hayatını kaybetmişti. Bir başka saldırı ise Ekim 2022’de Nong Bua Lamphu bölgesindeki bir kreşte gerçekleşmişti ve çoğu okul öncesi çağdaki çocuklardan oluşan 37 kişi öldürülmüştü.</p>

<p><strong>Başbakan Anutın: “Saldırı Detaylı Planlanmış”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, saldırının ardından kurbanların yakınlarına başsağlığı diledi. Anutin, “Böyle bir şey yaşanmamalıydı. Yalnızca kurbanlar için değil, bunun yaşanmış olmasından dolayı da üzgünüm. Böyle bir şey ülkemizde nasıl olabilir?” dedi.</p>

<p>Anutin, polisin saldırganın yakın bir arkadaşından aldığı bilgilere göre çocuğun dersleri nedeniyle stres yaşadığını söyledi. Saldırıyı “detaylı planlanmış” olarak nitelendiren Anutin, saldırının “açık adımlar ve açık hedeflerle” gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Başbakan, saldırının ardından yeni bir silah kontrolü yasası hazırlanacağını da açıkladı. Anutin, önerilen düzenlemeyle silah taşıma hakkının görev başındaki kamu görevlileriyle sınırlandırılacağını söyledi ancak silah edinme şartlarının da değiştirilip değiştirilmeyeceğine ilişkin ayrıntı vermedi.</p>

<p>Muhalefetteki Halk Partisi lideri Natthaphong Ruengpanyawut da saldırının ardından ülkenin silah kontrolü politikalarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Natthaphong, eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin Tayland’ın silah kontrolü önlemlerini “sistematik biçimde” değerlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tayland Kraliyet Polisi, saldırının nedenini öğrenmek için soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/taylandda-14-yasindaki-ogrencinin-okul-saldirisinda-7-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ace64e0b-5247-4268-8b4b-a7befc5ede02.png" type="image/jpeg" length="31883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TVF'den Ebrar Karakurt’un sağlık durumuna ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tvfden-ebrar-karakurtun-saglik-durumuna-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tvfden-ebrar-karakurtun-saglik-durumuna-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF), A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın başarılı oyuncularından Ebrar Karakurtun sağlık durumuna ilişkin bilgilendirme yaptı. Yapılan değerlendirmelerde tedavi sürecinin olumlu ilerlediği ancak sahalara güvenli dönüş için rehabilitasyonun henüz tamamlanmadığı belirtilirken, milli voleybolcunun mevcut kadroda yer almayacağı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Voleybol Federasyonu, A Milli Kadın Voleybol Takımı oyuncusu Ebrar Karakurt'un sağlık durumuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirdi. Federasyonun, Eczacıbaşı Spor Kulübü ile birlikte yaptığı açıklamada, milli voleybolcunun kamp döneminde yaşadığı rahatsızlık nedeniyle tedavi ve rehabilitasyon sürecinin devam ettiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan tetkiklerde Karakurt'ta kemik iliği ödemi ile sakroiliak eklemde sıvı artışı tespit edildiği belirtilirken, ilk olarak istirahat sürecinin uygulandığı, ardından ise fizyoterapi ve kontrollü şekilde sahaya dönüş programına geçildiği aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, milli takım ve kulüp sağlık ekiplerinin gerçekleştirdiği ortak değerlendirmelerde sağlık bulgularında önemli ölçüde iyileşme görüldüğü, ancak oyuncunun güvenli biçimde sahalara dönebilmesi için sürecin henüz tamamlanmadığı vurgulandı. Bu nedenle Ebrar Karakurt'un sağlık durumu gözetilerek güncel milli takım kadrosunda yer almadığı bildirildi.</p>

<p>TVF ile Eczacıbaşı Spor Kulübü'nün ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><i>"A Milli Takım kampının başlangıcında mevcut ağrıları nedeniyle yapılan tetkiklerinde kemik iliği ödemi ve sakroiliak eklemde sıvı artışı tespit edilen sporcumuz Ebrar Karakurt’un öncelikle istirahat süreci tamamlanmış, ardından fizyoterapi ve kontrollü sahaya dönüş programı başlatılmıştır.</i></p>

<p><i>Takip sürecinde yapılan klinik değerlendirmeler ve kontrol görüntülemeleri, A Milli Takım sağlık ekibi ile Eczacıbaşı Spor Kulübün’ün sağlık ekipleri tarafından birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan ortak değerlendirme sonucunda mevcut bulgularda belirgin iyileşme saptanmış olmakla birlikte, sporcunun sahaya güvenli dönüş sürecinin henüz tamamlanmadığı kanaatine varılmıştır.</i></p>

<p><i>Bu doğrultuda, A Milli Takım sağlık ekibi ile Eczacıbaşı Spor Kulübü sağlık ekiplerinin ortak kararı doğrultusunda sporcumuz, sağlık durumu gözetilerek mevcut kadroda yer almamıştır."</i></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tvfden-ebrar-karakurtun-saglik-durumuna-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/08/ebrar-karakurt-1.jpg" type="image/jpeg" length="40676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüksel Yıldırım yeni transferi duyurdu: Samsunspor'dan savunmaya İtalyan takviyesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yuksel-yildirim-yeni-transferi-duyurdu-samsunspordan-savunmaya-italyan-takviyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yuksel-yildirim-yeni-transferi-duyurdu-samsunspordan-savunmaya-italyan-takviyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, kırmızı-beyazlı ekibin yeni transferini sosyal medya hesabından açıkladı. Karadeniz temsilcisi, İtalya'nın Empoli takımında forma giyen genç stoper Gabriele Guarino'yu kadrosuna kattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsunspor, yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını sürdürürken savunma hattına önemli bir takviye yaptı. Kırmızı-beyazlı kulübün Başkanı Yüksel Yıldırım, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla İtalyan stoper Gabriele Guarino'nun transferini duyurdu.</p>

<p>Taraftarlara seslenen Yıldırım, transfer çalışmalarının planlandığı şekilde devam ettiğini belirterek, "Büyük Samsunspor taraftarı, sizlere verdiğimiz sözleri birer birer yerine getiriyoruz. Transfer hamlelerimiz sürecek. Gabriele Guarino transferimizin kulübümüze hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>22 yaşındaki savunma oyuncusu, geride kalan 2025-2026 sezonunda İtalya Serie B ekiplerinden Empoli formasıyla 37 karşılaşmada görev aldı. Genç futbolcu bu süreçte 3 gol ve 2 asistlik katkı sağlarken, İtalya Milli Takımı'nın alt yaş kategorilerinde de toplam 10 kez forma giydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yuksel-yildirim-yeni-transferi-duyurdu-samsunspordan-savunmaya-italyan-takviyesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/i-m-g-8364.JPG" type="image/jpeg" length="86263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sapanca Gölü'nde su seviyesi yükseldi: Geçen yıla göre 11 santimetre arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sapanca-golunde-su-seviyesi-yukseldi-gecen-yila-gore-11-santimetre-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sapanca-golunde-su-seviyesi-yukseldi-gecen-yila-gore-11-santimetre-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sapanca Gölü'nde su seviyesi geçen yılın aynı dönemine göre 11 santimetre arttı. SASKİ'nin su destek ve koruma çalışmalarıyla göl seviyesi 29,90 metreye ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Sapanca Gölü</strong>'nde su seviyesi geçen yılın aynı dönemine göre yükseldi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (<strong>SASKİ</strong>) ekiplerinin gölün korunması ve su seviyesinin sürdürülebilir şekilde yönetilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Yapılan ölçümlerde, 7 Ağustos 2025 tarihinde 29,79 metre olarak kaydedilen Sapanca Gölü'nün su seviyesinin bugün itibarıyla 29,90 metre seviyesine ulaştığı aktarıldı. Böylece göldeki <strong>su seviyesi </strong>geçen yılın aynı dönemine göre 11 santimetre daha yüksek ölçüldü.</p>

<h2><strong>Sapanca Gölü için alternatif su kaynakları devrede</strong></h2>

<p>SASKİ tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Sapanca Gölü'nün su seviyesini desteklemek amacıyla alternatif su kaynakları kullanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, kayıp ve kaçaklarla mücadele, yeni su kaynaklarının oluşturulması ve farklı noktalardan göle su aktarılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği ifade edildi. Yapılan uygulamalarla göldeki su seviyesindeki düşüş eğiliminin en düşük seviyelere indirildiği kaydedildi.</p>

<p>SASKİ'nin yürüttüğü çalışmalar kapsamında <strong>Sarp Deresi</strong>'nin ardından <strong>Mollaköy Göleti'</strong>nden de Sapanca Gölü'ne su aktarımına başlandığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Göle aktarılan su miktarı artırıldı</strong></h3>

<p>SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, göle yönelik <strong>su destek</strong> çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Sakallıoğlu, Mollaköy Göleti'nden su aktarımının başlamasının ardından ikinci pompanın da devreye alındığını ve göle iletilen su miktarının iki katına çıkarıldığını belirtti.</p>

<p>Sağlanan ilave su desteğiyle Sapanca Gölü üzerindeki baskının azaltıldığı ve yaklaşık 210 bin abonenin günlük su ihtiyacına karşılık gelebilecek kapasitenin göle kazandırıldığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Vatandaşlara suyu tasarruflu kullanma çağrısı</strong></h3>

<p>SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, su kaynaklarının korunması için vatandaşların bilinçli kullanımının önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Sakallıoğlu, "Bu sürecin başarısı vatandaşlarımızın suyu bilinçli ve tasarruflu kullanmasıyla mümkün olacaktır. Su kaynaklarımızın sürdürülebilirliği için her damlanın değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor, tüm hemşehrilerimizi suyu dikkatli ve tasarruflu kullanmaya davet ediyoruz" dedi.</p>

<p>Sapanca Gölü'nün su seviyesinin korunmasına yönelik çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sapanca-golunde-su-seviyesi-yukseldi-gecen-yila-gore-11-santimetre-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/sapanca-golunde-su-seviyesi-gecen-yilin-11-santimetre-uzerine-cikti.png" type="image/jpeg" length="34258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BDDK: Tasarruf finansmanında yüksek tutarlı sözleşme limiti 12,5 milyon liraya yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-tasarruf-finansmaninda-yuksek-tutarli-sozlesme-limiti-125-milyon-liraya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bddk-tasarruf-finansmaninda-yuksek-tutarli-sozlesme-limiti-125-milyon-liraya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BDDK, tasarruf finansman şirketlerine yönelik yeni düzenlemeleri açıkladı. Düzenlemeyle yüksek tutarlı sözleşme limitleri güncellenirken, fonların değerlendirileceği alanlara ilişkin yeni sınırlar getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu</strong> (BDDK), <strong>tasarruf finansman</strong> şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin yeni düzenlemeleri duyurdu. Yapılan değişikliklerle şirketlerin tasarruf fon havuzları ile kendi hesaplarında bulunan kaynakların kullanımına yönelik kurallar yeniden belirlendi.</p>

<p>BDDK tarafından Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığına gönderilen talimata göre, tasarruf finansman şirketlerinin sahip olduğu fonların daha düşük riskli ve hızlı nakde çevrilebilecek alanlarda değerlendirilmesi amaçlandı.</p>

<h2><strong>Tasarruf fonlarının kullanım alanları sınırlandırıldı</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeye göre, tasarruf finansman şirketleri fonlarını yalnızca belirlenen finansal araçlarda değerlendirebilecek. Bu kapsamda kaynakların katılım bankalarında açılacak Türk lirası cinsi <strong>özel cari hesaplar</strong>da veya katılma hesaplarında tutulmasına izin verilecek.</p>

<p>Şirketler ayrıca <strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong> tarafından ihraç edilen, altına dayalı olmayan Türk lirası cinsi yurt içi kira sertifikalarına (sukuk) ya da risk değeri 1 veya 2 seviyesinde bulunan Türk lirası cinsinden katılım esaslı yatırım fonlarına yatırım yapabilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte hem tasarruf fon havuzları hem de şirket hesapları için daha ihtiyatlı uygulamalar getirildi.</p>

<h3><strong>Yüksek tutarlı sözleşme limitleri artırıldı</strong></h3>

<p><strong>BDDK</strong>, yüksek tutarlı sözleşmelere ilişkin limitlerde de değişikliğe gitti. Buna göre, yüksek tutarlı sözleşme kapsamına giren işlemler için mevcut limit 2 milyon 509 bin 800 liradan 5 milyon liraya çıkarıldı.</p>

<p><strong>Konut</strong> veya çatılı iş yeri finansmanı sözleşmelerinde ise yüksek tutarlı sözleşme limiti 6 milyon 274 bin 500 liradan 12 milyon 500 bin liraya yükseltildi.</p>

<p>Ayrıca yüksek tutarlı sözleşmelerin toplam sözleşme tutarı içindeki payına da sınır getirildi. Bu oran yüzde 5 ile sınırlandırılırken, 1 Ocak 2025 sonrası kurulan şirketler için geçiş süreci uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre yeni kurulan şirketlerde bu oran 30 Haziran 2027 tarihine kadar yüzde 15, 1 Temmuz-31 Aralık 2027 döneminde ise yüzde 10 olarak uygulanacak.</p>

<h3><strong>Sözleşme sayısı ve tutarlarına yeni sınırlar getirildi</strong></h3>

<p>Risk yoğunlaşmasını azaltmak amacıyla kişi veya risk grubu bazında yapılabilecek sözleşmelere de sınırlama getirildi.</p>

<p>Yeni kurallara göre bir kişi aynı tasarruf finansman şirketiyle en fazla bir taşıt ve bir konut ya da çatılı iş yeri finansmanı sözleşmesi imzalayabilecek. Böylece aynı kişiyle yapılabilecek toplam sözleşme sayısı iki ile sınırlandırıldı.</p>

<p>Kişi veya risk grubu bazında sözleşme tutarları da yeniden düzenlendi. <strong>Taşıt finansmanı</strong> için azami sözleşme tutarı 6 milyon 250 bin lira olurken, konut veya çatılı iş yeri finansmanında bu sınır 62 milyon 500 bin lira olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>Yeni düzenlemeler 1 Ekim'de yürürlüğe girecek</strong></h3>

<p>BDDK, tasarruf finansman şirketlerinin yeni düzenlemelere uyum sağlaması için geçiş süreci tanıdı. Yeni kuralların 1 Ekim itibarıyla uygulanmaya başlanacağı bildirildi.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte tasarruf finansman şirketlerinin fon yönetimi, yüksek tutarlı sözleşmeleri ve risk yoğunlaşmasına ilişkin uygulamalarında yeni dönem başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-tasarruf-finansmaninda-yuksek-tutarli-sozlesme-limiti-125-milyon-liraya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bddkden-tasarruf-finansman-sirketlerine-yeni-duzenleme.png" type="image/jpeg" length="40649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten 'internet gazeteciliği' için yeni yasa mesajı: "Tek çatı altında toplanmalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-internet-gazeteciligi-icin-yeni-yasa-mesaji-tek-cati-altinda-toplanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-internet-gazeteciligi-icin-yeni-yasa-mesaji-tek-cati-altinda-toplanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet haberciliğinin tek çatı altında toplanmasını sağlayacak yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirterek, ekim ayında TBMM gündemine gelmesi beklenen sosyal medya yasasına destek vereceklerini söyledi. Gürlek, internet basınının önemli bir güç haline geldiğini vurgulayarak dezenformasyonla mücadeleye yönelik yeni düzenlemeler yapılacağını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Iğdır Valiliği ziyaretinin ardından İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) düzenlediği <strong>13. Dijital Medya Çalıştayı</strong>nda internet haberciliği ve sosyal medya düzenlemelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>İnternet gazeteciliğinin güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni bir yasal çerçeveye kavuşturulması gerektiğini belirten Gürlek, bu alandaki çalışmalara destek vereceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>"Yeni yasa zorunluluğu ortaya çıktı"</strong></h2>

<p>İnternet haberciliğinin tek çatı altında toplanmasının önemine dikkat çeken Gürlek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Burada çok değerli üstatlarımız var, çoğuyla tanışıyoruz. Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor. Bunun daha önceden düşünülmesi gerekiyordu ama düşünülmemiş. Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı. Bu konuda sizin yaptığınız yasa çalışması varsa biz de bu yasanın gündeme getirilmesi ya da Meclis gündemine alınması konusunda elimizden geldiğince destek oluruz."</i></p>
</blockquote>

<p>TİGAD'ın hazırladığı yasa çalışmasına destek vereceklerini belirten Gürlek, düzenlemenin Meclis gündemine gelmesi için katkı sunacaklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İnternet basını artık bir güç"</strong></h3>

<p>İnternet medyasının haber akışındaki rolüne dikkat çeken Gürlek, dijital yayıncılığın artık kamuoyu üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirtti:</p>

<p><i>"Herkes şu an internetten bir şekilde bir haber yapmaya çalışıyor. Burada en azından kimin yaptığı, kimin gerçek haber yaptığı, bir sorumluluk da gerektirir, yani işin sorumluluğu da var... Özellikle internet medyası son zamanlarda çok yaygın. Artık internet gazeteciliği, internet basını bir güç. Her şeyi internetten takip ediyoruz. Anlık olarak ekranımıza düşüyor. Bu yüzden sizler de canlı olarak, anlık olarak haberleri internet basınına veriyorsunuz. Biliyorsunuz malum şu an bir sosyal medya yasamız var. Bir kısmını basına duyurduk. Burada önemli düzenlemeler getiriyoruz. Sosyal medyada maalesef bir dezenformasyon, bir bilgi kirliliği var. Bir haber üzerinden, bir algı üzerinden insanlar birbirlerine ithamlarda bulunuyorlar, birbirlerini özel hayatlarını ifşa ediyorlar, yalan haber yayıyorlar. Bu konuda ben bu çalıştaya çok önem veriyorum."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-internet-gazeteciligi-icin-yeni-yasa-mesaji-tek-cati-altinda-toplanmali</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dc2e19ff-720f-43ec-87ef-b69b85a7c7b7jpg.webp" type="image/jpeg" length="11158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Bayındır'da yangın: Havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-bayindirda-yangin-havadan-ve-karadan-mudahaleyle-kontrol-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-bayindirda-yangin-havadan-ve-karadan-mudahaleyle-kontrol-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Bayındır ilçesinde zeytinlik ve otluk alanda çıkan yangına ekipler havadan ve karadan müdahale etti. 2 uçak, 6 helikopter ve çok sayıda kara aracının görev aldığı çalışmalar sonucunda yangın kontrol altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong>'in <strong>Bayındır</strong> ilçesinde <strong>zeytinlik</strong> ve <strong>otluk</strong> alanda çıkan yangın, ekiplerin havadan ve karadan gerçekleştirdiği müdahale sonucu kontrol altına alındı. Yusuflu Mahallesi'nde henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangının ardından bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.</p>

<p>Yangının fark edilmesi üzerine vatandaşların ihbarıyla harekete geçen İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, alevlerin çevredeki alanlara yayılmasını önlemek amacıyla çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>Yangına çok sayıda ekip sevk edildi</strong></h2>

<p>Yangın bölgesine <strong>İzmir Orman Bölge Müdürlüğü</strong>ne bağlı hava ve kara araçları gönderildi. Müdahale kapsamında 2 uçak, 6 helikopter, 8 arazöz ve 1 dozer görev aldı.</p>

<p>Ekipler, zeytinlik ve otluk alandaki yangını kontrol altına almak için havadan su takviyesi yaparken, karadan da <strong>arazöz</strong> ve iş makineleriyle çalışma yürüttü. Yapılan koordineli müdahale sonucunda yangının ilerlemesinin önüne geçildi.</p>

<h3><strong>Yangın kontrol altına alındı</strong></h3>

<p>Ekiplerin çalışmalarıyla yangın kontrol altına alınırken, bölgede olası yeniden alevlenmelere karşı tedbirler sürdürüldü.</p>

<p>Yetkililer tarafından <strong>yangın</strong>ın çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatılırken, hasar tespit çalışmalarının da yapılması bekleniyor. Yangının etkilediği alan ve oluşan zararla ilgili detayların çalışmaların tamamlanmasının ardından netleşeceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor</strong></h3>

<p>Yangının kontrol altına alınmasının ardından ekipler, bölgede <strong>soğutma</strong> çalışmalarına devam ediyor. Özellikle sıcak hava ve rüzgar gibi yangının yeniden başlamasına neden olabilecek koşullara karşı ekiplerin bölgede takip çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>İzmir'in farklı noktalarında yaz aylarında artan yangın riskine karşı ekiplerin teyakkuz halinde olduğu, olası yangınlara hızlı müdahale için çalışmaların devam ettiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-bayindirda-yangin-havadan-ve-karadan-mudahaleyle-kontrol-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmirde-zeytinlik-ve-otluk-alanda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi.png" type="image/jpeg" length="40044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji: Hafta sonu bazı kentlerde sıcaklık 37 dereceyi bulacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meteoroloji-hafta-sonu-bazi-kentlerde-sicaklik-37-dereceyi-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meteoroloji-hafta-sonu-bazi-kentlerde-sicaklik-37-dereceyi-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji'nin hafta sonu hava tahminine göre, yurdun büyük bölümünde sıcaklıklar mevsim normallerinde seyredecek. Bazı kentlerde ise termometrelerin 37 dereceyi göstermesi beklenirken, Marmara ve Karadeniz'in kuzeyinde sağanak geçişleri görülebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hafta sonu Türkiye genelinde hava durumunun büyük ölçüde sakin geçmesi bekleniyor. <strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü</strong> Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, hafta sonu beklenen hava koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Çelik, yurdun geniş kesiminde az bulutlu ve açık havanın etkili olacağını belirterek, sıcaklıkların mevsim normalleri seviyesinde kalacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>Marmara ve Karadeniz'de sağanak bekleniyor</strong></h2>

<p>Hafta sonunun genelinde sıcak ve açık hava hakim olurken, bazı bölgelerde kısa süreli yağış geçişleri görülebilecek.</p>

<p>Cengiz Çelik, pazar günü <strong>Marmara</strong> ve <strong>Karadeniz</strong> bölgelerinin kuzey kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağışların etkili olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toroslar bölgesinde de hafta sonu boyunca yerel ve kısa süreli yağış geçişlerinin yaşanmasının beklendiği bildirildi.</p>

<h3><strong>3 büyükşehirde hava durumu</strong></h3>

<p>Meteoroloji'nin değerlendirmesine göre, <strong>Ankara</strong>'da hafta sonu boyunca yağış beklenmiyor. <strong>Başkentte</strong> havanın az bulutlu ve açık olması, sıcaklıkların ise 33 ila 34 derece arasında seyretmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>İstanbul</strong>'da yarın az bulutlu hava etkili olacak. Pazar günü ise öğle saatlerinden sonra kısa süreli gök gürültülü sağanak geçişlerinin görülmesi bekleniyor. Kentte sıcaklıkların 32 ila 33 derece civarında olması tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>İzmir</strong>'de ise hafta sonu boyunca çoğunlukla az bulutlu ve açık hava hakim olacak. Kentte sıcaklıkların 36 ila 37 derece bandında seyretmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meteoroloji-hafta-sonu-bazi-kentlerde-sicaklik-37-dereceyi-bulacak</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hafta-sonu-yurdun-buyuk-bolumunde-sicakliklar-mevsim-normallerinde-seyredecek.png" type="image/jpeg" length="75924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD istihdam raporu: İşsizlik oranı yüzde 4,1'e geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-istihdam-raporu-issizlik-orani-yuzde-41e-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-istihdam-raporu-issizlik-orani-yuzde-41e-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de temmuz ayına ilişkin istihdam verileri açıklandı. Tarım dışı istihdam beklentilerin aksine 23 bin kişi azalırken, işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesine düştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Çalışma Bakanlığı, temmuz ayına ilişkin <strong>istihdam</strong> raporunu yayımladı. Açıklanan verilere göre, ülkede <strong>tarım dışı sektör</strong>lerde çalışan sayısı temmuz ayında artış beklentilerinin aksine düşüş gösterdi.</p>

<h2><strong>Tarım dışı istihdam beklentilerin aksine geriledi</strong></h2>

<p>ABD'de tarım dışı istihdam temmuz ayında bir önceki aya göre 23 bin kişi azaldı. Piyasa beklentileri ise bu dönemde istihdamın 85 bin kişi artacağı yönündeydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstihdamdaki düşüşte yerel yönetim eğitim hizmetleri ile <strong>perakende ticaret</strong> sektörlerindeki gerileme etkili oldu. Sağlık hizmetleri sektöründe ise istihdam artışı devam etti.</p>

<p>Öte yandan mayıs ve haziran aylarına ilişkin istihdam verileri aşağı yönlü revize edildi. Mayıs ayında 129 bin olarak açıklanan istihdam artışı 63 bine, haziran ayında 57 bin olarak açıklanan artış ise 20 bine indirildi.</p>

<p>Bu revizyonlarla birlikte mayıs ve haziran dönemindeki toplam istihdam seviyesi, önceki verilere kıyasla 103 bin kişi daha düşük hesaplandı.</p>

<h3><strong>İşsizlik oranı yüzde 4,1'e düştü</strong></h3>

<p>ABD'de işsizlik oranı temmuz ayında yüzde 4,1 seviyesine geriledi. Böylece işsizlik oranı Haziran 2025'ten bu yana en düşük seviyesini gördü.</p>

<p>Piyasa beklentileri,<strong> işsizlik oranı</strong>nın haziran ayındaki yüzde 4,2 seviyesinde kalacağı yönündeydi.</p>

<p>Ülkedeki işsiz sayısı temmuz ayında 178 bin kişi azalarak 6 milyon 916 bine indi. İş gücüne katılım oranı ise 0,1 puanlık düşüşle yüzde 61,4 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Ücret artışları beklentilerin altında kaldı</strong></h3>

<p><strong>ABD Merkez Bankasının (Fed)</strong> para politikası kararlarında yakından takip ettiği ortalama saatlik kazanç verileri de açıklandı.</p>

<p>Buna göre, ortalama saatlik kazanç temmuz ayında aylık bazda yüzde 0,1, yıllık bazda ise yüzde 3,2 artarak 37,62 dolara yükseldi.</p>

<p>Piyasa beklentileri, ortalama saatlik kazançların aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 3,5 artması yönündeydi. Haziran ayında ise saatlik kazançlar aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 3,4 yükselmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-istihdam-raporu-issizlik-orani-yuzde-41e-geriledi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdde-tarim-disi-istihdam-temmuzda-beklentilerin-aksine-geriledi.png" type="image/jpeg" length="53058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel, Le Monde'a yazdı: "Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-le-mondea-yazdi-avrupanin-gelecegi-turkiyede-demokrasinin-geleceginden-ayri-dusunulemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozel-le-mondea-yazdi-avrupanin-gelecegi-turkiyede-demokrasinin-geleceginden-ayri-dusunulemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransa'nın Le Monde gazetesinde yayımlanan yazısında Avrupa'ya seslendi. Türkiye'deki demokratik gerilemenin stratejik gerekçelerle göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özel, "Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı <strong>Özgür Özel</strong>, Fransa'da yayımlanan <strong>Le Monde</strong> gazetesinde kaleme aldığı makalede Türkiye'deki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yalnızca demokrasiyi geriletmekle kalmadığını, muhalefetin iktidara gelmesini fiilen imkânsız hale getirecek yeni bir siyasi düzen kurmaya çalıştığını savundu.</p>

<h2><strong>"Kırılma noktası 2024 yerel seçimleri"</strong></h2>

<p>Yazısında 2024 yerel seçimlerini dönüm noktası olarak nitelendiren Özel, seçim sonuçlarının iktidarın demokratik yollarla değişebileceğini gösterdiğini belirtti. Bu süreçten sonra muhalefet belediyelerinin yargı soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığını öne süren Özel, muhalefetin yargı yoluyla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını iddia etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Avrupa, Türkiye'ye uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve jeopolitik merceğinden baktı. Oysa bugün Türkiye'de çok daha temel bir mesele belirleniyor: Seçimlerin yapılmaya devam ettiği, ancak siyasi rekabetin giderek ortadan kaldırıldığı bir ülkede demokrasi ayakta kalabilir mi?</i></p>

<p><i>Bu yalnızca Türkiye'nin iç siyasetini ilgilendiren bir sorun olmanın ötesinde NATO'nun en kritik üyelerinden biri olan Türkiye'de demokrasinin alacağı yön, ittifakın geleceğini de doğrudan etkileyecektir. </i></p>

<p><i>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan artık yalnızca demokrasiyi geriletmiyor. Muhalefet partilerinin kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü, ancak iktidara gelmelerinin fiilen imkânsız hale getirildiği yeni bir siyasi düzen inşa etmeye çalışıyor.</i></p>

<p><i>Bu sürecin kırılma noktası 2024 yerel seçimleri oldu. O seçimlerde eski partim Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin birinci partisi olurken, Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi de 2002'den bu yana ilk kez ülke genelinde seçim kaybetti. Sandıktan çıkan bu sonuç, iktidarın görmek istemediği gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koydu: AKP, demokratik seçim yoluyla yenilebiliyordu. </i></p>

<p><i>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş ve yeni kuşak siyasetçilerle birlikte Türkiye'yi yönetmeye hazır güçlü bir demokratik alternatif oluşturduk. İktidar ise buna sandıkta cevap vermek yerine yargıyı devreye sokmayı tercih etti. </i></p>

<p><i>Partimizin yönettiği belediyeler peş peşe soruşturmalarla hedef alındı. Otuzdan fazla belediye başkanımız gözaltına alındı ya da tutuklandı. Ardından Türkiye demokrasi tarihinde benzeri görülmemiş bir adım atıldı. Tartışmalı bir mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevimden uzaklaştırıldım ve Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybetmiş selefim yeniden göreve getirildi.</i></p>

<p><i>İzlenen yöntem son derece açıktı: Önce cumhurbaşkanlığı yarışındaki en güçlü rakibi devre dışı bırakmak, ardından muhalefet belediyelerini hedef almak ve son aşamada yargı eliyle muhalefetin kendisini yeniden şekillendirmek."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"YENİ Parti olarak farklı bir gelecek öneriyoruz"</strong></h3>

<p>Yeni Parti'nin kuruluş sürecine de değinen Özel, partinin farklı siyasi geleneklerden gelen demokratları ortak hukuk devleti ilkesi etrafında buluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"İşte bu nedenle 24 Temmuz'da 91 milletvekili olarak Yeni Parti'yi kurduk. Bugün Yeni Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en büyük muhalefet grubudur. Partimiz, Türkiye'nin farklı siyasi geleneklerinden gelen demokratları ortak bir ilke etrafında buluşturuyor: İktidarlar hukuka hesap vermeli ve hukuku kendi iktidarlarını korumanın aracı haline getirmemelidir. </i></p>

<p><i>Tam da bu nedenle Avrupa'nın yaşananları dikkatle okuması gerekiyor. </i></p>

<p><i>Bugün Türkiye'nin NATO açısından taşıdığı stratejik önem belki de hiç olmadığı kadar büyüktür. Ordumuzun gücü, coğrafi konumumuz ve Karadeniz'e açılan kapıyı kontrol ediyor oluşumuz Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık nedeniyle her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. </i></p>

<p><i>Ancak Türkiye'nin stratejik öneminin artması, demokrasinin gerilemesini görmezden gelmenin mazereti olamaz. Tam tersine, Türkiye ne kadar stratejik hale geliyorsa, kurumlarının gücü, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilirliği de o kadar önem kazanıyor. </i></p>

<p><i>Türkiye uluslararası alanda en güçlü konumuna, demokratik kurumlarının daha sağlam olduğu ve Avrupa ile ilişkilerinin daha güçlü seyrettiği dönemlerde ulaşmıştır. Bugün ise yargı bağımsızlığı ciddi biçimde zayıflamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmaz hale gelmiş, halkın oylarıyla seçilen belediye başkanları mahkeme kararlarıyla görevlerinden uzaklaştırılmaktadır. </i></p>

<p><i>Ne yazık ki Batı başkentlerinde bütün bunlar bir uluslararası güvenlik meselesi değil de yalnızca insan hakları başlığı altında değerlendiriliyor. Oysa bu yaklaşım büyük bir yanılgıdır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Avrupa'ya demokrasi çağrısı</strong></h3>

<p>Türkiye'nin NATO açısından stratejik öneminin arttığını belirten Özel, bunun demokrasi ve hukukun üstünlüğündeki gerilemeyi göz ardı etmek için gerekçe olamayacağını savundu.</p>

<p>Batılı ülkelerin Türkiye'yi yalnızca güvenlik ve jeopolitik perspektifinden değerlendirmemesi gerektiğini ifade eden Özel, demokratik kurumların güçlendirilmesinin hem Türkiye hem de Avrupa'nın uzun vadeli çıkarına olduğunu dile getirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye otoriterleştikçe stratejik önemini kaybetmez. Ama güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini kaybeder. Kurumlar zayıfladıkça dış politika kişiselleşir, ittifaklar ortak değerlerden çok kısa vadeli çıkarlara dayanır ve ani yön değişiklikleri daha olası hale gelir.</i></p>

<p><i>NATO'nun kurucu antlaşması üyelerini yalnızca ortak savunmaya değil demokrasiye, bireysel özgürlüklere ve hukukun üstünlüğüne de bağlı kalmaya çağırmaktadır. Eğer bu ilkeler stratejik açıdan vazgeçilmez görülen ülkeler söz konusu olduğunda ikinci plana itilirse, NATO ortak değerler üzerine kurulmuş bir ittifak olmaktan çıkar ve yalnızca jeopolitik çıkarların belirlediği bir askerî ortaklığa dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. </i></p>

<p><i>Bu kaygı teorik değildir. İttifakların temelinde güven vardır. Güven ise ancak siyasi iktidarı sınırlayabilen güçlü kurumlarla mümkündür.</i></p>

<p><i>Bugün Avrupa ciddi bir çelişkiyle karşı karşıyadır. Bir yandan Türkiye'ye askerî açıdan her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarken diğer yandan Türkiye'nin demokratik kurumları her geçen gün daha fazla zayıflıyor. Birinci gerçeği gerekçe gösterip ikincisini görmezden gelmek bu sorunu çözmeyecek, tam tersine daha da derinleştirecektir. </i></p>

<p><i>Burada asıl tehlike Türkiye'nin Batı'dan kopması değildir. Güvenliğimiz de ekonomimiz de tarihimiz de Avrupa ve transatlantik ittifakıyla iç içe geçmiştir. Gerçek risk, Türkiye'nin Batılı kurumların içinde kalmaya devam ederken dış politikasını giderek daha fazla günlük pazarlıklara ve kısa vadeli çıkarlara göre şekillendirmesidir. Böyle bir Türkiye ne bizim çıkarımıza olur ne de müttefiklerimizin.</i></p>

<p><i>YENİ Parti olarak biz farklı bir gelecek öneriyoruz. Türkiye'nin yönünün demokrasilerden yana olduğuna inanıyoruz. Avrupa'yı dinin, etnik kökenin ya da medeniyetin belirlediği kapalı bir kulüp olarak değil ortak değerler etrafında buluşmuş bir siyasi topluluk olarak görüyoruz. Türkiye de bu topluluğa yalnızca askerî gücüyle değil güçlü demokrasisi, dinamik toplumu ve kurumlarıyla katkı sunabilir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz"</strong></h3>

<p>Özel, yazısını Avrupa ülkelerine yönelik çağrıyla tamamladı.</p>

<p>Türkiye'nin demokratik geleceğine Türk milletinin karar vereceğini vurgulayan Özel, müttefik ülkelerden beklentilerinin Türkiye'nin iç siyasetine müdahale etmek değil, demokratik gerilemeyi stratejik çıkarlar nedeniyle görmezden gelmemek olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri" diyen Özel, Avrupa'nın güvenliği ile Türkiye'deki demokrasinin geleceğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye'nin demokratik geleceğine elbette Türk milleti karar verecektir. Biz müttefiklerimizden Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz. Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri.</i></p>

<p><i>Çünkü Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez. </i></p>

<p><i>Batı, onlarca yıl boyunca Türkiye'nin demokratik gelişimi ile stratejik önemini birbirini tamamlayan iki unsur olarak gördü. Bugün ise bunları birbirine rakip iki çıkar gibi değerlendirmeye başladı. Oysa bu Türkiye'nin gerçekliğini yanlış okumaktır.</i></p>

<p><i>Avrupa'nın önündeki soru, Rusya tehdidiyle, Orta Doğu'daki istikrarsızlıkla ve giderek belirsizleşen uluslararası düzenle mücadele ederken Türkiye'deki demokrasiye önem verip veremeyeceği değildir. Asıl soru şudur: Avrupa uzun vadede buna kayıtsız kalmayı gerçekten göze alabilir mi?"</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-le-mondea-yazdi-avrupanin-gelecegi-turkiyede-demokrasinin-geleceginden-ayri-dusunulemez</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-02-114212.png" type="image/jpeg" length="90548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma anlaşması imzaladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-ortak-savunma-anlasmasi-imzaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-ortak-savunma-anlasmasi-imzaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ortak savunma anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye yapılmış sayılacak. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın bölgesel barış ve güvenliği güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, ortak güvenliği güçlendirmeyi hedefleyen <strong>Ortak Savunma Anlaşması</strong>na imza attı. Anlaşma kapsamında taraf ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yapılmış kabul edilecek.</p>

<h2><strong>Pakistan: Amaç bölgesel barış ve istikrar</strong></h2>

<p>Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, anlaşmanın üç ülkenin ortak güvenliğini güçlendirme kararlılığını ortaya koyduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, mutabakatın bölgesel ve küresel ölçekte <strong>barış, güvenlik ve istikrarın teşvik edilmesini</strong> hedeflediği vurgulandı.</p>

<p>Anlaşmaya göre, Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan'a yönelik herhangi bir silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilecek.</p>

<p><img alt="D8527738 9D66 4Da0 B72B 1B0F1B2Ca4A5.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/d8527738-9d66-4da0-b72b-1b0f1b2ca4a5jpg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>İletişim Başkanlığı'ndan açıklama</strong></h3>

<p>Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da yazılı açıklama yayımladı.</p>

<p>Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif'in; üç ülke arasındaki tarihi ilişkiler, kardeşlik bağları, ortak stratejik çıkarlar ve savunma iş birliği temelinde ortak savunma anlaşmasını imzaladığı belirtildi.</p>

<p>İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan açıklama şöyle:</p>

<blockquote>
<p>"Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Altesleri Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihî ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma iş birlikleri temelinde; kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalamışlardır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke'de Prens Selman ile görüştü</strong></h3>

<p>Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti kapsamında bulunduğu Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı'nın resmi X hesabından yapılan paylaşımda,<i> "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti gerçekleştirmek üzere bulunduğu Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya geldi"</i> denildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı <a href="https://t.co/6w7mauk6zQ" rel="nofollow">https://t.co/6w7mauk6zQ</a> <a href="https://t.co/8guCXI00eb" rel="nofollow">pic.twitter.com/8guCXI00eb</a></p>
— T.C. Cumhurbaşkanlığı (@tcbestepe) <a href="https://x.com/tcbestepe/status/2085690055113228569?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-ortak-savunma-anlasmasi-imzaladi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/3bdcc41a-0f15-402d-bbad-3f0836b9f6b4jpg.webp" type="image/jpeg" length="99442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç CHP'den istifa etti: YENİ Parti ile devam edeceğini duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-chpden-istifa-etti-yeni-parti-ile-devam-edecegini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-chpden-istifa-etti-yeni-parti-ile-devam-edecegini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 1972 yılından bu yana üyesi olduğu CHP'den istifa ettiğini açıkladı. Ataç, siyasi mücadelesini YENİ Parti çatısı altında sürdüreceğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'li Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 1972 yılından bu yana üyesi olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı.</p>

<p>Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ataç, siyasi yaşamına <strong>YENİ Parti</strong> çatısı altında devam edeceğini duyurdu.</p>

<h2><strong>"Siyasi mücadelemi YENİ Parti'de sürdüreceğim"</strong></h2>

<p>Ataç, paylaşımında yeni siyasi yolculuğunun temelinde bugüne kadar savunduğu değerlerin yer aldığını belirtti.</p>

<p>Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"KAMUOYUNA;</p>

<p>1972 yılından bu yana üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etme kararı almış bulunuyorum.</p>

<p>Bugüne kadar sürdürdüğüm siyasi yaşamımda kişilerin, makamların ve dönemsel siyasi hesapların değil; ilkelerin belirleyici olması gerektiğine inandım.</p>

<p>Cumhuriyetin temel değerlerine bağlılık, demokrasi, hukuk devleti, laiklik, adalet ve insan hakları benim için siyasi koşullara göre değişebilecek tercihler değil; vazgeçilmez ilkelerdir. Mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşanan gelişmeler Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılmamın en büyük sebebidir.</p>

<p>Bugün bir siyasi partideki üyeliğimi sonlandırırken, siyasi mücadelemi sonlandırmıyorum. Aksine, bugüne kadar savunduğum ilkeleri, birikimimi ve halka hizmet anlayışımı yeni bir siyasal zeminde sürdürme iradesini ortaya koyuyorum.</p>

<p>Bu doğrultuda siyasi yoluma Sayın Özgür Özel liderliğinde YENİ Parti çatısı altında devam edeceğim.</p>

<p>YENİ Parti’de sürdüreceğim siyasi mücadelemin temelinde aynı ilkeler bulunacaktır. Dün olduğu gibi bugün de pusulam Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş ve demokratik Türkiye idealine bağlılıktır. Bu ilkelere bağlılığım dün olduğu gibi bugün ve yarın da devam edecektir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.<br />
Yolumuz açık, umudumuz büyük olsun."</p>
</blockquote>

<h3><strong>1972'den bu yana CHP üyesiydi</strong></h3>

<p>1972 yılından bu yana CHP üyesi olan Ahmet Ataç'ın istifası, son dönemde CHP'den YENİ Parti'ye geçen belediye başkanları arasına katılması bakımından dikkat çekti.</p>

<p>Ataç, uzun yıllardır Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde belediye başkanlığı görevini yürütüyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">KAMUOYUNA;<br />
<br />
1972 yılından bu yana üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etme kararı almış bulunuyorum.<br />
<br />
Bugüne kadar sürdürdüğüm siyasi yaşamımda kişilerin, makamların ve dönemsel siyasi hesapların değil; ilkelerin belirleyici olması gerektiğine inandım.<br />
<br />
Cumhuriyetin… <a href="https://t.co/rUE2alW2Tk" rel="nofollow">pic.twitter.com/rUE2alW2Tk</a></p>
— Ahmet Ataç (@DtAhmetAtac) <a href="https://x.com/DtAhmetAtac/status/2085693930587255278?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-chpden-istifa-etti-yeni-parti-ile-devam-edecegini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/3fa096a5-02f6-427a-bc3b-2ab706edfaeajpg.webp" type="image/jpeg" length="80097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY: 7 ayda yolcu sayısı 54 milyona ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/thy-7-ayda-yolcu-sayisi-54-milyona-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/thy-7-ayda-yolcu-sayisi-54-milyona-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[THY, yılın 7 aylık dönemine ilişkin yolcu verilerini açıkladı. Şirketin toplam yolcu sayısı yüzde 5,4 artışla 54 milyona ulaşırken, temmuz ayında 9,5 milyon yolcu taşındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları (<strong>THY</strong>), temmuz ayı ve yılın 7 aylık dönemine ilişkin yolcu ve operasyon verilerini açıkladı. Şirket, ocak-temmuz döneminde <strong>yolcu sayısı</strong>nı artırırken, doluluk oranı ve zamanında kalkış performansında da yükseliş kaydetti.</p>

<h2><strong>Temmuz ayında 9,5 milyon yolcu taşındı</strong></h2>

<p>THY Basın Müşavirliği tarafından yapılan açıklamaya göre, şirket temmuz ayında 9,5 milyon yolcuya hizmet verdi.</p>

<p>Kapasite yönetimini etkin şekilde sürdüren THY, temmuz ayında tarihinin en yüksek doluluk oranına ulaştı. Şirketin bu dönemdeki yolcu doluluk oranı yüzde 86,5 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>THY'nin zamanında kalkış oranı da geçen yılın aynı dönemine göre 10,5 puan yükselerek yüzde 82,4 seviyesine çıktı.</p>

<h3><strong>7 aylık yolcu sayısı yüzde 5,4 arttı</strong></h3>

<p>Ocak-temmuz döneminde THY'nin toplam yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,4 artarak 54 milyona ulaştı.</p>

<p>Şirketin yılın ilk 7 ayındaki yolcu doluluk oranı 2,1 puan artışla yüzde 84,2 olurken, zamanında kalkış oranı da 0,6 puan yükselerek yüzde 81,8 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kargo hacmi ve filo büyüklüğü arttı</strong></h3>

<p>THY'nin yılın 7 aylık döneminde taşıdığı <strong>kargo hacmi</strong>nde de artış görüldü. Şirketin kargo hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 yükseldi.</p>

<p>Temmuz ayı sonu itibarıyla <strong>Türk Hava Yolları filosu</strong>ndaki uçak sayısı ise 563'e ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/thy-7-ayda-yolcu-sayisi-54-milyona-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thy-temmuzda-95-milyon-yolcu-tasidi.png" type="image/jpeg" length="57538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda Van Gölü ve Mersin Körfezi için acil önlem çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-genel-kurulunda-van-golu-ve-mersin-korfezi-icin-acil-onlem-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-genel-kurulunda-van-golu-ve-mersin-korfezi-icin-acil-onlem-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı konuşmalarda çevre sorunları öne çıktı. DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Gölü'nün korunması için yasal düzenleme çağrısı yaparken, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ise Mersin Körfezi'ndeki plastik ve mikroplastik kirliliğine karşı somut adımlar atılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı konuşmalarda çevre sorunları öne çıktı. DEM Parti Van Milletvekili <strong>Gülcan Kaçmaz Sayyiğit</strong>,<strong> Van Gölü'</strong>nün iklim krizi ve insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. CHP Mersin Milletvekili <strong>Gülcan Kış </strong>ise <strong>Mersin Körfezi</strong>'ndeki plastik ve mikroplastik kirliliğine dikkat çekerek hükümete önlem çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>DEM Parti: "Van Gölü'nü koruyacak yasa çıkarılmalı"</strong></h2>

<p>Genel Kurul'da konuşan Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Gölü'nün yalnızca bölge halkının değil, Türkiye'nin ortak doğal mirası olduğunu belirterek gölün korunması için hazırladıkları kanun teklifinin kabul edilmesini istedi.</p>

<p>İklim krizi, barajlar, hidroelektrik ve jeotermal santraller nedeniyle gölü besleyen su kaynaklarının zarar gördüğünü ifade eden Sayyiğit, Van Gölü'nde su seviyesinin ciddi oranda düştüğünü ve bazı bölgelerde çekilmenin 200 metreye ulaştığını söyledi.</p>

<h3><strong>"Kaçak yapılaşma durdurulsun"</strong></h3>

<p>Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı'nın tek başına yeterli olmadığını savunan Sayyiğit, göl çevresindeki kamu tesislerinin oluşturduğu kirliliğin önlenmesini ve göl doldurularak inşa edildiği belirtilen kaçak otel inşaatının durdurulmasını istedi.</p>

<p>"Başka bir Van Gölü yok" diyen Sayyiğit, gölün gelecek kuşaklara korunarak aktarılması çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>CHP'den Mersin Körfezi'ndeki plastik kirliliğine tepki</strong></h3>

<p>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış ise konuşmasında Mersin Körfezi'nin plastik ve mikroplastik kirliliği nedeniyle ciddi çevresel risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti.</p>

<p>Kış, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bir yıl önce verdiği soru önergesine "İzliyoruz, denetliyoruz, takip ediyoruz" yanıtı verildiğini hatırlatarak, aradan geçen sürede sahillerdeki kirliliğin devam ettiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Artık izlemek değil, önlem almak gerekiyor"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük plastik atık ithalatçılarından biri haline geldiğini ifade eden Kış, Mersin ve Adana'daki geri dönüşüm tesislerinin oluşturduğu mikroplastik yüküne ilişkin bilimsel çalışmaları hatırlattı.</p>

<p>Plastik atıkların drenaj kanalları ve Seyhan Nehri aracılığıyla Akdeniz'e ulaştığını belirten Kış, denize ulaşan atıkları toplamanın yeterli olmadığını, asıl hedefin kirliliği kaynağında önlemek olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kış, geri dönüşüm tesislerinin daha sık denetlenmesini, arıtma ve filtre sistemlerinin etkin şekilde kontrol edilmesini, mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmelere caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını ve plastik atık ithalatının yeniden değerlendirilmesini istedi.</p>

<h3><strong>Genel Kurul'da diğer gündemler</strong></h3>

<p>Genel Kurul'da AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Erzurum'da ulaştırma, altyapı ve tarım alanlarında yapılan kamu yatırımlarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay ise 2027 yılından itibaren emlak vergisi yükünün artacağını belirterek, inşaat maliyetlerindeki yükseliş ve yeniden değerleme oranlarının vatandaşın vergi yükünü ağırlaştıracağını savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-genel-kurulunda-van-golu-ve-mersin-korfezi-icin-acil-onlem-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/18ed2256-feda-4624-a44f-724018931e6a-w.png" type="image/jpeg" length="19567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti'den 'çerçeve yasa' görüşmeleri için canlı yayın çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partiden-cerceve-yasa-gorusmeleri-icin-canli-yayin-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partiden-cerceve-yasa-gorusmeleri-icin-canli-yayin-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerinin canlı yayınlanması için Meclis Başkanlığı'na başvurdu. Parti, şehit aileleri, gaziler ve uzman isimlerin de komisyon çalışmalarına davet edilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İYİ Parti Grup Başkanvekilleri Turhan Çömez ve Uğur Poyraz, <strong>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'</strong>nin TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerinin daha geniş katılımla yürütülmesi amacıyla TBMM Başkanlığı'na başvuruda bulundu.</p>

<p>Başvuruda, komisyon toplantılarının TBMM Tören Salonu'nda yapılması ve <strong>TBMM TV ile Meclis'in resmi internet sitesi üzerinden canlı yayınlanması</strong> talep edildi.</p>

<h2><strong>"Yasama faaliyetleri kamuoyu tarafından izlenebilmeli"</strong></h2>

<p>İYİ Parti, teklifin komisyon aşamasındaki görüşmelerinin kamuoyuna açık şekilde yürütülmesinin yasama faaliyetlerinde <strong>şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu denetimi</strong> açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Başvuruda, TBMM TV'nin görevleri arasında komisyon çalışmalarını izlemek ve gerekli görülen oturumları canlı yayınlamak bulunduğu hatırlatılarak, görüşmelerin canlı yayınlanmasının vatandaşların yasama sürecini doğrudan takip edebilmesini sağlayacağı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Bakanlar, MİT Başkanı ve uzmanlar davet edilsin</strong></h3>

<p>Başvuruda, Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlarının, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri'nin, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı'nın, Anayasa ve ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin, Türkiye Barolar Birliği ile ilgili baroların temsilcilerinin, şehit aileleri ve gazileri temsil eden federasyon, konfederasyon, dernek ve vakıfların komisyon toplantılarına davet edilmesi talep edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca terörle mücadele alanında görev yapmış emekli hakim, Cumhuriyet savcısı, asker, kolluk amiri ve güvenlik bürokrasisinde görev yapmış uzmanlar ile tekliften doğrudan etkilenecek ilgili kamu kurumları, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve diğer toplumsal kesimlerin temsilcilerinin de dinlenmesi istendi.</p>

<h3><strong>Şehit aileleri ve gaziler de dinlensin</strong></h3>

<p>Başvuruda başta <strong>şehit aileleri ve gaziler</strong> olmak üzere kanun teklifinden doğrudan etkilenebilecek kesimlerin temsilcilerinin de komisyon çalışmalarına katılması talep edildi.</p>

<p>İYİ Parti; terörle mücadelede görev yapmış emekli hakim, savcı, asker, kolluk amirleri, güvenlik bürokrasisi temsilcileri ile ilgili kamu kurumları, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinin alınmasını istedi.</p>

<p>Parti, komisyona davet edilen kişi ve kurumların listesinin yazılı olarak bildirilmesini, henüz davet edilmeyen ilgili kesimlerin de sürece dahil edilmesini talep etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partiden-cerceve-yasa-gorusmeleri-icin-canli-yayin-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/4bd074d9-8fe1-4f7f-a8c0-f61b52ad754d.png" type="image/jpeg" length="42867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AÖF sınav giriş belgesi yayımlandı mı? AÖF giriş belgesi nasıl alınır? 2026 AÖF Yaz Okulu sınavı ne zaman yapılacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aof-sinav-giris-belgesi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aof-sinav-giris-belgesi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AÖF giriş belgesi yayımlandı mı? Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yaz Okulu sınav giriş belgesi nasıl sorgulanır, sınav saat kaçta başlayacak, kaç dakika sürecek? 7 Ağustos 2026 itibarıyla öğrencilerin erişimine açılan sınav giriş belgeleriyle birlikte sınav yeri, oturum saatleri ve sınav kurallarına ilişkin resmi bilgiler de netleşti. İşte 2026 AÖF Yaz Okulu sınavı hakkında merak edilen ayrıntılar…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) öğrencilerinin beklediği <strong>2025-2026 Öğretim Yılı Yaz Okulu Sınav Giriş Belgeleri</strong> 7 Ağustos 2026 tarihinde erişime açıldı. Üniversitenin resmi duyurusuyla birlikte öğrenciler, sınava girecekleri okul, salon ve sıra bilgilerini Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden görüntülemeye başladı. Yaz Okulu sınavına katılacak adaylar ayrıca sınavın başlangıç saati, süresi ve sınav günü uygulanacak kuralları da araştırıyor.</p>

<p>Sınava katılım için giriş belgesi ile birlikte geçerli kimlik belgesinin bulundurulması zorunlu olurken, Anadolu Üniversitesi tarafından yapılan duyuruda belgelerin Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden temin edilebileceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yaz Okulu Sınav Giriş Belgesi Yayımlandı Mı?</strong></h3>

<p>Evet.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi tarafından yapılan resmi duyuruya göre <strong>2025-2026 Öğretim Yılı Yaz Okulu Sınav Giriş Belgeleri</strong> öğrencilerin erişimine açıldı.</p>

<p>Adaylar Öğrenci Bilgi Sistemi'ne giriş yaparak;</p>

<ul>
 <li>Sınav giriş belgelerini,</li>
 <li>Sınav merkezi bilgilerini,</li>
 <li>Salon ve sıra numaralarını,</li>
 <li>Sınav kurallarını görüntüleyebiliyor.</li>
</ul>

<h3><strong>AÖF Giriş Belgesi Nasıl Sorgulanır?</strong></h3>

<p>Yaz Okulu sınav giriş belgesini almak isteyen öğrenciler şu adımları takip edebilir:</p>

<ul>
 <li><a href="https://aosogrenci.anadolu.edu.tr" rel="nofollow">Anadolu Üniversitesi Öğrenci Bilgi Sistemi'</a>ne giriş yapın.</li>
 <li>T.C. kimlik numaranız ve şifrenizle sisteme giriş yapın.</li>
 <li>"Sınav Giriş Belgesi" bölümünü açın.</li>
 <li>Belgenizi PDF olarak görüntüleyip indirebilir veya çıktı alabilirsiniz.</li>
</ul>

<p>Sınava girişte belge ile birlikte fotoğraflı ve geçerli kimlik belgesinin de ibraz edilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="AÖF Sınavları Ne Zaman 2025? Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Bahar Dönemi Sınav Takvimi Açıklandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-6758ca7c34674852f3f8b77d56d0e588-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı Ne Zaman Yapılacak?</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi akademik takvimine göre <strong>2025-2026 Öğretim Yılı Yaz Okulu Sınavı 22 Ağustos 2026 Cumartesi günü</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yaz Okulu sınavı tek gün içerisinde uygulanacak.</p>

<h3><strong>AÖF Sınavı Saat Kaçta Başlayacak?</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi tarafından uygulanan Açıköğretim sınavlarında oturum saatleri şu şekilde uygulanıyor:</p>

<ul>
 <li>Sabah oturumu: <strong>09.30</strong></li>
 <li>Öğleden sonra oturumu: <strong>14.00</strong></li>
</ul>

<p>Adayların sınav saatinden önce sınav binasında hazır bulunmaları tavsiye ediliyor.</p>

<h3><strong>AÖF Sınavı Kaç Dakika Sürecek?</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi'nin sınav uygulama esaslarına göre;</p>

<ul>
 <li>Her ders için sınav süresi <strong>30 dakika</strong> olarak uygulanıyor.</li>
 <li>İlk <strong>30 dakika</strong> içerisinde adayların sınav salonundan çıkmalarına izin verilmiyor.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle öğrencilerin sınav başlangıç saatini kaçırmamaları önem taşıyor.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-ecaf17fa02c9a49441fd2c5a0a399d27.jpg" width="863" /></p>

<h3><strong>AÖF Sınav Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi, sınav sonuçlarını genellikle sınav tarihinden sonra yaklaşık <strong>15 gün içerisinde</strong> erişime açıyor.</p>

<p>Sonuçlar açıklandığında adaylar Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden notlarını görüntüleyebilecek.</p>

<h3><strong>Sınava Giderken Yanınızda Bulundurmanız Gerekenler</strong></h3>

<p>Yaz Okulu sınavına katılacak öğrencilerin yanlarında şu belgeleri bulundurmaları gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>AÖF sınav giriş belgesi</li>
 <li>T.C. kimlik kartı, nüfus cüzdanı veya geçerli resmi kimlik belgesi</li>
 <li>Kurşun kalem, silgi ve kalemtıraş</li>
</ul>

<p>Üniversitenin sınav kurallarında belirtilen yasaklı eşyaların sınav salonuna getirilmemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı İçin Son Hazırlıklar</strong></h3>

<p>Sınav giriş belgelerinin yayımlanmasının ardından adayların sınav merkezi bilgilerini önceden kontrol etmeleri, ulaşım planlarını sınav saatine göre yapmaları ve sınav günü gerekli belgeleri eksiksiz şekilde yanlarında bulundurmaları öneriliyor. Anadolu Üniversitesi tarafından yapılabilecek yeni duyuruların ise resmi internet sitesi ve Açıköğretim Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden takip edilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aof-sinav-giris-belgesi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-a35650cd888691650b84910fcbacb09c.jpg" type="image/jpeg" length="99458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="99476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="58234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="19267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="76516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="99546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="83156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="77198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="53808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="69548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="82429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="39505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="35483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="93306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="82484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="79910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="79963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="23930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="80704"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="21038"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
