<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 12:26:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7-11 Eylül 2026'da kamu personeline izin var mı? Uyum haftasında idari izin kimleri kapsıyor? Uyum haftası izin şartları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-11-eylul-2026da-kamu-personeline-izin-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-11-eylul-2026da-kamu-personeline-izin-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur velilere uyum haftasında 3 saatlik izin verilecek mi? 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde çocuklarının okula uyum sürecine eşlik etmek isteyen kamu personelinin yararlanabileceği izin uygulamasının kapsamı merak ediliyor. Düzenleme, belirli sınıflarda çocuğu bulunan kamu görevlilerini kapsarken, iznin hangi tarihlerde ve hangi şartlarla kullanılabileceği de önem taşıyor. Peki 3 saatlik idari izin kimlere verilecek, nasıl kullanılacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, çocukları okula yeni başlayacak kamu personelinin <strong>uyum haftası izni</strong> gündeme geldi. Okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin uyum sürecinde velilerin çocuklarının yanında olabilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel için izin kolaylığı sağlanması planlandı.</p>

<p>Uygulama, okulların açıldığı ilk haftada geçerli olacak. Ancak söz konusu düzenleme <strong>tüm kamu çalışanlarına yönelik genel bir tatil veya tam gün idari izin</strong> anlamına gelmiyor. Belirli şartları taşıyan kamu görevlisi velilerin, çocuklarının uyum eğitimi ve aile katılım etkinliklerine katılabilmeleri için günlük belirli bir süre izin kullanabilmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Memur velilere 3 saatlik izin ne zaman verilecek?</strong></h2>

<p>Kamu personelinin yararlanabileceği izin uygulaması <strong>7-11 Eylül 2026</strong> tarihleri arasındaki uyum haftasını kapsıyor. Bu dönem, yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte özellikle ilk kez okula veya yeni bir kademeye geçecek öğrenciler açısından uyum çalışmalarının yürütüleceği hafta olacak.</p>

<p>İzin uygulamasının amacı, kamu görevlisi anne ve babaların çocuklarının okula uyum sürecindeki etkinliklere katılabilmesine imkân sağlamak. Dolayısıyla uygulamanın temelinde, velinin çocuğunun okulundaki uyum eğitimine veya aile katılım etkinliğine eşlik edebilmesi bulunuyor.</p>

<h3><strong>3 saatlik idari izin kimleri kapsıyor?</strong></h3>

<p>Düzenlemeden yararlanabilecek kamu personeli, çocuğu belirli eğitim kademelerinde bulunan velilerle sınırlandırılıyor. Buna göre kapsamda;</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Okul öncesi eğitime başlayan çocukların velileri,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlkokul 1. sınıfa başlayan çocukların velileri,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ortaokul 5. sınıfa başlayan çocukların velileri</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>bulunuyor.</p>

<p>Buradaki temel kriter, öğrencinin uyum haftasında ilgili eğitim kademesine yeni başlaması. Bu nedenle düzenleme, çocuğu diğer sınıflarda bulunan bütün kamu personeline yönelik genel bir izin uygulaması olarak değerlendirilmiyor.</p>

<p><img alt="İBB'nin 2026-2027 eğitim dönemi okul kayıt desteği başlıyor" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9c5f183e4acedb66c06ca49ec781f932jpg.webp" width="1120" /></p>

<h3><strong>Günde 3 saatlik izin nasıl kullanılacak?</strong></h3>

<p>İzin uygulamasında kamu personeline doğrudan bütün gün izin verilmesi söz konusu değil. Yararlanma hakkı <strong>günde 3 saate kadar</strong> olacak şekilde uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kullanılacak izin süresinin, öğrencinin okulunda gerçekleştirilen uyum eğitimi veya aile katılım etkinliğinin saatleriyle bağlantılı olması gerekiyor. Böylece kamu görevlisi veli, çocuğunun okulda bulunması gereken saatlerde etkinliğe katılabilecek.</p>

<p>İzin süresinin belirlenmesinde kamu kurumundaki çalışma düzeni de dikkate alınacak. Uygulamanın amacı kamu hizmetlerinin aksamasına yol açmadan, velilerin çocuklarının uyum sürecine katılımını kolaylaştırmak.</p>

<h3><strong>Anne ve babanın ikisi de 3 saatlik izin kullanabilir mi?</strong></h3>

<p>Uyum haftası için getirilen kolaylığın aynı çocuk üzerinden her iki kamu görevlisi veli tarafından birlikte kullanılmasına ilişkin uygulamada sınırlama bulunuyor. <strong>Aynı çocuğun kamu görevlisi anne ve babasından yalnızca birinin</strong> bu izin hakkından yararlanması esas alınıyor.</p>

<p>Bu nedenle hem anne hem de baba kamu personeli ise ailelerin izin kullanımını buna göre planlaması gerekiyor. Amaç, aynı çocuk için iki ayrı kamu personelinin aynı kapsamda izin kullanmasının önüne geçmek.</p>

<h3><strong>İzin otomatik olarak mı verilecek?</strong></h3>

<p>En çok merak edilen konulardan biri de 3 saatlik iznin kamu personeline otomatik olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı. Uygulama, kamu kurumlarındaki işleyiş ve hizmetlerin devamlılığı gözetilerek yürütülecek.</p>

<p>Bu nedenle şartları taşıyan personelin <strong>kurumundaki ilgili birime talepte bulunması</strong> ve izin kullanımının kurum tarafından planlanması gerekiyor. Kurum amirleri, hizmetlerin aksamaması için gerekli çalışma düzenlemesini yaptıktan sonra izin süresini belirleyebilecek.</p>

<p>Dolayısıyla “7-11 Eylül arasında bütün memurlar günde 3 saat izinli olacak” şeklinde genel bir uygulamadan söz etmek doğru değil. Hak, belirlenen şartları taşıyan kamu personelinin talebi ve kurum içindeki çalışma planlaması çerçevesinde kullanılacak.</p>

<p><img alt="MEB'den okullara yeni talimat: Öğrenci bilgilerinin paylaşımı tamamen yasaklandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Uyum haftası izni hangi etkinlikler için kullanılabilecek?</strong></h3>

<p>İzin uygulamasının temel amacı, velinin öğrencinin okulundaki uyum sürecine bizzat katılması. Bu kapsamda izin saatlerinin öğrencinin okulunda gerçekleştirilen <strong>uyum eğitimi ve aile katılım etkinlikleriyle</strong> örtüşmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle 3 saatlik süre, herhangi bir nedenle işten uzak kalmak için kullanılabilecek genel bir serbest zaman uygulaması olarak görülmüyor. İzin, doğrudan öğrencinin uyum sürecine katılım amacı taşıyor.</p>

<h3><strong>Okullar ne zaman açılacak? Uyum haftası hangi tarihte?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfa başlayacak öğrenciler için uyum çalışmaları gerçekleştirilecek. Kamu personeline yönelik izin düzenlemesi de <strong>7-11 Eylül 2026 </strong>tarihleri arasındaki bu süreci kapsıyor.</p>

<p>Diğer öğrenciler açısından eğitim öğretim yılının genel başlangıç tarihi ise ayrıca takip ediliyor. Bu nedenle velilerin yalnızca izin düzenlemesini değil, çocuklarının kayıtlı olduğu okulun yayımladığı uyum programını ve etkinlik saatlerini de kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Memur velilerin izin kullanırken dikkat etmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Çocuğu okul öncesi, ilkokul 1. sınıf veya ortaokul 5. sınıfa başlayacak kamu personelinin uyum haftasında izin kullanmak istemesi halinde öncelikle kurumundaki izin prosedürünü takip etmesi gerekiyor. İzin süresinin okul programıyla uyumlu olması ve kamu hizmetlerinin aksatılmaması esas alınacak.</p>

<p><strong>7-11 Eylül 2026</strong> tarihleri arasındaki uygulamada günlük izin süresinin üst sınırı <strong>3 saat</strong> olarak belirlenirken, aynı çocuğun anne ve babasından yalnızca birinin bu haktan yararlanması öngörülüyor. Böylece kamu çalışanı velilerin, çocuklarının okul hayatına ilk adım attığı dönemde uyum etkinliklerine katılabilmeleri amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-11-eylul-2026da-kamu-personeline-izin-var-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/okul-silahli-saldiri.jpg" type="image/jpeg" length="37355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski ABB Başkanı Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eski-abb-baskani-melih-gokcek-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eski-abb-baskani-melih-gokcek-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’i 4 Eylül Cuma günü saat 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere savcılığa çağırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski<strong> Ankara</strong> Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı İbrahim <strong>Melih Gökçek</strong>’i 4 Eylül Cuma günü saat 16.00’da şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulmak üzere savcılığa çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>AYRINTILAR GELİYOR...</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eski-abb-baskani-melih-gokcek-supheli-sifatiyla-ifadeye-cagrildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/24saatsondak-278.gif" type="image/jpeg" length="34278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS 2026 ne zaman, kaçta başlıyor? Lisans, ön lisans ve lise KPSS kaç dakika? Sınav başlama ve bitiş saatleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-2026-ne-zaman-kacta-basliyor-lisans-on-lisans-ve-lise</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-2026-ne-zaman-kacta-basliyor-lisans-on-lisans-ve-lise" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS 2026 sınav süresi kaç dakika, oturumlar saat kaçta başlayıp bitecek? Kamu Personel Seçme Sınavı’na hazırlanan adaylar, lisans, ön lisans ve ortaöğretim oturumlarının sınav saatlerini araştırıyor. ÖSYM takvimine göre farklı tarihlerde uygulanacak oturumlarda Genel Yetenek-Genel Kültür testleri için ne kadar süre verilecek?Peki KPSS’de sınav süresi ne kadar, adaylar sınav binalarına saat kaça kadar alınacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu Personel Seçme Sınavı’na girecek adaylar için sınav günü yaklaşırken <strong>KPSS sınav süresi</strong>, başlangıç ve bitiş saatleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Özellikle sınav salonunda zamanı doğru kullanmak isteyen adaylar, Genel Yetenek ve Genel Kültür oturumlarının kaç dakika süreceğini araştırıyor.</p>

<p>ÖSYM’nin 2026 sınav takvimine göre KPSS’nin lisans, ön lisans ve ortaöğretim oturumları farklı tarihlerde gerçekleştirilecek. Ancak bu oturumlarda uygulanacak Genel Yetenek-Genel Kültür sınavının süresi <strong>130 dakika</strong>, yani <strong>2 saat 10 dakika</strong> olacak. 120 sorudan oluşan sınavda adayların cevaplama süresini doğru planlaması önem taşıyor. </p>

<h2><strong>2026 KPSS sınav saatleri ve süreleri nasıl olacak?</strong></h2>

<p>KPSS’nin öğrenim düzeylerine göre sınav tarihleri farklı olsa da Genel Yetenek-Genel Kültür oturumları için temel sınav saati ve süre bilgileri şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>KPSS oturumu</th>
   <th>Sınav tarihi</th>
   <th>Başlama saati</th>
   <th>Süre</th>
   <th>Planlanan bitiş</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>KPSS Lisans GY-GK</strong></td>
   <td>6 Eylül 2026</td>
   <td>10.15</td>
   <td>130 dakika</td>
   <td>12.25</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>KPSS Ön Lisans</strong></td>
   <td>4 Ekim 2026</td>
   <td>10.15</td>
   <td>130 dakika</td>
   <td>12.25</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>KPSS Ortaöğretim</strong></td>
   <td>25 Ekim 2026</td>
   <td>10.15</td>
   <td>130 dakika</td>
   <td>12.25</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>ÖSYM takviminde 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül'de, KPSS Ön Lisans 4 Ekim'de ve KPSS Ortaöğretim 25 Ekim'de uygulanacak şekilde yer alıyor. Üç oturum da saat <strong>10.15'te</strong> başlayacak.</p>

<h3><strong>KPSS Lisans 2026 kaç dakika sürecek?</strong></h3>

<p><strong>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026 Pazar günü saat 10.15'te başlayacak. </strong>Adaylara 120 soruyu yanıtlamaları için <strong>130 dakika</strong> süre verilecek. Bu süre 2 saat 10 dakikaya karşılık geliyor.</p>

<p>Buna göre sınavın planlanan bitiş saati <strong>12.25</strong> olacak. KPSS Lisans’ın Alan Bilgisi oturumları ise farklı tarihlerde ve farklı saatlerde gerçekleştirilecek; 12 ve 13 Eylül'de yapılacak bu oturumlar, Genel Yetenek-Genel Kültür sınavından ayrı olarak uygulanacak.</p>

<p>ÖSYM, KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavına ilişkin sınava giriş belgelerinin 27 Ağustos'tan itibaren erişime açıldığını duyurmuştu. Kurum ayrıca adayların <strong>saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacağını</strong> açıkladı.</p>

<p><img alt="Ösym Ve Merkezi Sınavlar Tarihi Kitabı Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>KPSS Ön Lisans kaç dakika sürecek?</strong></h3>

<p><strong>2026-KPSS Ön Lisans sınavı 4 Ekim 2026 Pazar günü saat 10.15'te yapılacak.</strong> Adaylara Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinden oluşan toplam 120 soru için <strong>130 dakika</strong> cevaplama süresi tanınacak.</p>

<p>Sınavın 10.15'te başlaması ve 130 dakika sürmesi nedeniyle oturumun <strong>12.25'te tamamlanması</strong> bekleniyor. ÖSYM’nin güncel sınav takviminde de 2026-KPSS Ön Lisans sınav tarihi 4 Ekim ve başlangıç saati 10.15 olarak yer alıyor.</p>

<p>Ön Lisans KPSS’ye girecek adayların sınav günü giriş belgelerinde belirtilen bina ve salon bilgilerini önceden kontrol etmeleri gerekiyor. Sınav binasına giriş konusunda ÖSYM’nin uyguladığı saat kuralının da dikkate alınması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim (lise) sınavı kaç dakika?</strong></h3>

<p><strong>2026-KPSS Ortaöğretim sınavı 25 Ekim 2026 Pazar günü saat 10.15'te gerçekleştirilecek.</strong> Lise ve dengi okul mezunlarının katılacağı oturumda adaylara Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinden toplam 120 soru yöneltilecek.</p>

<p>Sınav için verilen süre <strong>130 dakika</strong>, yani 2 saat 10 dakika olacak. Buna göre sınavın planlanan bitiş saati <strong>12.25</strong> olarak hesaplanıyor. ÖSYM’nin sınav takviminde Ortaöğretim KPSS’nin tarihi 25 Ekim 2026 olarak açıklanmış durumda. </p>

<h3><strong>KPSS'de 15 dakika kuralı nedir?</strong></h3>

<p>KPSS adaylarının sınav günü dikkat etmesi gereken en önemli ayrıntılardan biri sınav binasına giriş saati. ÖSYM, KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu için <strong>saat 10.00'dan sonra adayların sınav binalarına alınmayacağını </strong>duyurdu.</p>

<p>Bu nedenle sınavı 10.15'te başlayan bir adayın yalnızca sınavın başlangıç saatini değil, binaya giriş için belirlenen son saati de dikkate alması gerekiyor. Kimlik kontrolü ve güvenlik işlemleri nedeniyle sınav merkezine erken ulaşmak, son dakika yoğunluğu nedeniyle yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçebilir. </p>

<h3><strong>2026 KPSS'de kaç soru sorulacak?</strong></h3>

<p>Lisans, ön lisans ve ortaöğretim düzeylerindeki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumlarının her birinde toplam <strong>120 soru </strong>bulunuyor. Bunun 60'ı Genel Yetenek, 60'ı ise Genel Kültür testlerinden oluşuyor.</p>

<p>Adayların 120 soruyu 130 dakika içinde yanıtlaması gerektiğinden, sınav stratejisinde zaman yönetimi önemli hale geliyor. Özellikle uzun süren sorular üzerinde gereğinden fazla zaman harcamamak ve son bölümde cevapları kontrol edebilmek için süre bırakmak adayların sınav planlamasında dikkate alabileceği noktalar arasında bulunuyor.</p>

<p><img alt="Sınav sistemi değişiyor mu? Bakan Tekin'den LGS ve YKS açıklaması" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-4b32671bca0912fbf54a000354e8529d.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS 2026 sınav tarihleri ne zaman?</strong></h3>

<p>ÖSYM’nin 2026 takvimine göre adayların öğrenim düzeylerine göre takip etmesi gereken temel KPSS tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür:</strong> 6 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Lisans Alan Bilgisi 1. gün:</strong> 12 Eylül 2026</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Lisans Alan Bilgisi 2. gün:</strong> 13 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ön Lisans:</strong> 4 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ortaöğretim:</strong> 25 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS DHBT:</strong> 1 Kasım 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavının sonuç tarihi <strong>7 Ekim 2026</strong>, Ön Lisans KPSS sonuç tarihi <strong>30 Ekim 2026</strong>, Ortaöğretim KPSS sonuç tarihi ise <strong>19 Kasım 2026</strong> olarak ÖSYM takviminde yer alıyor.</p>

<p><img alt="LGS merkezi sınavı yarın yapılacak" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/282311a9-d33f-4c1e-bd70-a42467bb3fe4.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>KPSS sınavına girecek adaylar saat bilgilerine dikkat etmeli</strong></h3>

<p>KPSS’de sınav süresinin 130 dakika olması kadar, sınav binasına giriş için belirlenen son saat de adaylar açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle adayların sınavdan önce <strong>Sınava Giriş Belgesi'ndeki bina ve salon bilgilerini kontrol etmesi</strong>, sınav merkezine ulaşım süresini önceden planlaması ve ÖSYM'nin giriş saatine ilişkin kurallarını dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>Özellikle lisans KPSS’ye girecek adaylar için sınav tarihi <strong>6 Eylül 2026</strong>. Ön Lisans adayları <strong>4 Ekim</strong>, Ortaöğretim adayları ise <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihinde sınava girecek. Her üç Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda da adayların karşısında <strong>120 soru ve 130 dakikalık cevaplama süresi</strong> bulunacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-2026-ne-zaman-kacta-basliyor-lisans-on-lisans-ve-lise</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" type="image/jpeg" length="67121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı duyurdu: Girne açıklarında batan gemiye ulaşıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-cumhurbaskani-duyurdu-girne-aciklarinda-batan-gemiye-ulasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-cumhurbaskani-duyurdu-girne-aciklarinda-batan-gemiye-ulasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında batan geminin bulunduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti</strong> (<strong>KKTC</strong>) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman,<strong> Girne </strong>açıklarında batan gemiye ilişkin yaptığı açıklamada, geminin bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Erhürman'ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: </p>

<p>"<strong>TCG Alemdar da geldi. TCG Işın ile aynı teknolojiye sahip. Gemiye ulaşıldı. Görüntüleme ve arama çalışmaları 24 saat esasıyla devam ediyor. Aralıksız biçimde devam edecek."</strong> </p>

<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'de bulunan Taşucu Limanı arasında ulaşım sağlayan "Filo Jet" adlı yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den ayrıldıktan kısa bir süre sonra pruva bölümünden su almaya başladı.</p>

<p>Girne Limanı'na geri dönmeye çalıştığı esnada alabora olan gemide bulunan 241 kişi kurtarıldı. Olayda 8 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, kayıp olduğu belirtilen 20 kişi için arama çalışmaları başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geminin enkazının ise Girne açıklarında deniz yüzeyinin yaklaşık 550 metre altında bulunduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-cumhurbaskani-duyurdu-girne-aciklarinda-batan-gemiye-ulasildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/girne-aciklarinda-batan-gemiye-ulasildi.png" type="image/jpeg" length="96650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Marmara'daki gemi kazasında 10 kişiye ulaşılmaya çalışılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-marmaradaki-gemi-kazasinda-10-kisiye-ulasilmaya-calisiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-marmaradaki-gemi-kazasinda-10-kisiye-ulasilmaya-calisiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi'nde iki ticari geminin çarpışmasının ardından Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisi battı. Gemideki 10 Türk denizci için arama kurtarma çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Marmara Denizi</strong>'nde motor yağı yüklü tanker ile rulo sac taşıyan <strong>Tuğberk İmamoğlu</strong> isimli <strong>kuru yük gemisi</strong>nin çarpışmasının ardından arama kurtarma çalışması başlatıldı. Gemide kaptanlar dahil 10 Türk denizcinin bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, kazaya ilişkin yaptığı açıklamada olayın ardından yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Uraloğlu, gemiden Acil Durum Konum Gösterici Radyo Vericisi (EPIRB) aracılığıyla acil durum sinyali alındığını belirtti.</p>

<h2><strong>Çarpışma bilgisi 03.15'te doğrulandı</strong></h2>

<p>EPIRB sisteminin geminin acil durumunda konum bilgisinin belirlenmesine yardımcı olduğunu aktaran Uraloğlu, sinyalin alınmasının ardından <strong>Ana Arama Kurtarma Merkezi</strong> üzerinden VHF radyo aracılığıyla gemiyle iletişim kurulmaya çalışıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çarpışan gemilerden biri olan ALSU'nun kaptanının telsiz üzerinden dönüş yaptığını belirten Uraloğlu, olayın saat 03.15 civarında gerçekleştiği bilgisinin bu şekilde doğrulandığını ifade etti.</p>

<p>Kazanın teyit edilmesinin ardından Kıyı Emniyeti, <strong>Sahil Güvenlik</strong> ekipleri ile arama kurtarma botları ve römorkörler bölgeye sevk edildi.</p>

<h3><strong>Kuru yük gemisinin battığı belirlendi</strong></h3>

<p>Ekiplerin bölgeye ulaşmasının ardından Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin battığı tespit edildi. Çarpışmaya karışan diğer geminin ise ALSU isimli ticari gemi olduğu belirtildi.</p>

<p>Bölgedeki ekiplerin, batan gemiye ilişkin deniz yüzeyinde bazı iz ve parçalar tespit ettiğini aktaran Uraloğlu, arama kurtarma çalışmalarının bu bulgular doğrultusunda sürdürüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Kazanın meydana geldiği noktadaki deniz derinliğinin yaklaşık 900 metre olduğunu açıklayan Uraloğlu, Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan 10 kişinin tamamının Türk olduğunu bildirdi.</p>

<h3><strong>Gemideki 10 kişiye henüz ulaşılamadı</strong></h3>

<p>Bakan Uraloğlu, Tuğberk İmamoğlu gemisinden saat 03.26'da acil çağrı alındığını, bunun ardından gemi personeline kayıtlı cep telefonu numaraları üzerinden ulaşılmaya çalışıldığını belirtti.</p>

<p>Telefonla iletişim kurulamadığını, telsiz sistemleri üzerinden yapılan girişimlerden de sonuç alınamadığını ifade eden Uraloğlu, kazanın gerçekleştiği saat ile acil çağrının alınması arasında yaklaşık 11 dakika bulunduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Uraloğlu, sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Arkadaşlarımız aynı zamanda telsiz sistemleriyle ulaşmaya çalıştı ama maalesef ulaşamadı. Buradaki çarpışmanın olduğu anı saat 03.15 olarak kabul edersek, bizim de acil çağrı aldığımız dakikayı 03.26 olarak kabul edersek, bizim çağrı aldığımız dakika net, kaptanın bildirdiği 03.15'in de doğru olduğunu kabul edersek, 11 dakikalık gibi bir sürede çok hızlı bir batmanın gerçekleştiğini söyleyebiliriz.</i></p>

<p><i>Orada denizci filikasından bir tanesinin olduğunu ve içinin boş olduğunu, aynı zamanda can simitleri olduğunu ve geminin bazı emarelerinin olduğunu gördük ama maalesef şu ana kadar sağ olarak kimseye ulaşılamadı. Gerek denizden gerekse de havadan arama kurtarma çalışmalarımızı halihazırda takip ediyoruz. Ama elbette bu verdiğim bilgiler ilk bilgilerdir. Detay bilgilere ulaştığımız müddetçe kamuoyumuzu bilgilendirmeye devam edeceğiz. Ben tekrar geçmiş olsun diyorum."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Arama kurtarma çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Ekiplerin bölgede hem denizden hem de havadan<strong> arama kurtarma</strong> faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. Çalışmalarda gemiye ait olabilecek emareler ve can kurtarma ekipmanları da değerlendiriliyor.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, kazaya ilişkin mevcut bilgilerin ilk tespitlerden oluştuğunu belirterek, ekiplerin çalışmalarından elde edilecek yeni bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-marmaradaki-gemi-kazasinda-10-kisiye-ulasilmaya-calisiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-uraloglu-marmara-denizinde-yasanan-gemi-kazasina-iliskin-aciklamalarda-bulundu.png" type="image/jpeg" length="82249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlhami Algör, Phileas Fogg’un dünya seyahatinin izini sürüyor: Jül Vern Seyahat Acentesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ilhami-algor-phileas-foggun-dunya-seyahatinin-izini-suruyor-jul-vern-seyahat-acentesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ilhami-algor-phileas-foggun-dunya-seyahatinin-izini-suruyor-jul-vern-seyahat-acentesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jules Verne külliyatını salt bir macera olmaktan çıkarıp 19. yüzyılın emperyalizm anlatısı olarak sosyolojik ve tarihsel gözle sunan İlhami Algör, okuru hayali bir demiryolu haritasına davet ediyor. Algör Jül Vern Seyahat Acentesi'nde Phileas Fogg’un kapalı devre dünyasının kapılarını aralayarak, Sanayi Devrimi'nin getirdiği zenginlik ve sömürü ilişkisi değişen coğrafyalar üzerinden okura sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">‘Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’, ‘Albayım Beni Nezahat ile Evlendir’, ‘İkircikli Biricik’, ‘Kalfa ile Kıralıça’ ve ‘Aziz İnsanlık’ gibi yapıtlarıyla kendine has anlatı diliyle kendi okur kitlesinin kitaplarını merakla beklediği İlhami Algör, bu kez rotasını dünya edebiyatının klasik bir patikasına çeviriyor. İletişim Yayınları’ndan Emre Bayın’ın editörlüğünde yayımlanan ‘Jül Vern Seyahat Acentesi’, Jules Verne’in meşhur Seksen Günde Devriâlem romanındaki dünyayı ve karakterleri alarak okuru 19. yüzyılın dünyasında, emperyalizmin ulaşım ağlarında ve Viktorya dönemi zihniyetinde bir tura çıkarıyor.</p>

<p dir="ltr">Algör, Verne’nin kurduğu dünyayı eleştirel gözle sunarken karakterlerin özgün yapısını kendine has ironik ve esprili dille tekrar inşa etmiş. Okuru ilk sayfadan boş bir kâğıda hayali bir demiryolu haritası çizmeye çağıran bir metin: ‘<a href="https://iletisim.com.tr/kitap/jul-vern-seyahat-acentesi/10668" rel="nofollow">Jül Vern Seyahat Acentesi</a>’. Jules Verne’in kurduğu hırsız-polis formüllerini, acente hizmetine dönüşen seyahat ağlarını ve "yokluğun estetiğini" tartıştığımız söyleşide Algör, çocukluk kahramanlarına şefkatle yaklaşırken dönemin ikiyüzlü zihniyet dünyasına taş atmaktan da geri durmuyor. Phileas Fogg’un peşine takılarak kıtaları ve şehirleri adımlarken Sanayi Devrimi ve erken emperyalizmi etkilerinin hem tarihsel hem de sosyolojik bağlamda okuyabiliyoruz. Okurun aklına çocukluğumuza dair öyküler dahil olmak üzere klasik metinlere tekrar eleştirel bir gözle bakmayı düşüren eser, kitapların yazıldığı çağın şartlarını göstermesinin önemini de hatırlatıyor. Okur için ise farklı eserlerin katmanlı kurguya sahip olduğu gerçeğini anımsatarak kitap okumanın ‘eğlenceli bir zaman geçirme’ aracından ziyade dönemin tanıklığına bir bakış sunduğu gerçeği üzerine tekrar düşündürüyor. Fogg’un yolculuğunun bir şaryoda adım adım takip ediyoruz, burada Algör’ün yönetmenlik yönü de hatırlanıyor. Şaryo baş karakteri takip ederken kamera bazen odağı yakınlaştırıyor, bazen arka planda, manzaranın ötesinde yaşananları aktarıyor. Türkiye’de okurun tarihe yoğun ilgisi düşünüldüğünde bu gibi klasik metinlerin özü korunup yoğrularak yazarın sunduğu yeni bir bakışla okunması, bu yöntemin başka eserler doğurması ilgi çekecektir.</p>

<p dir="ltr">Klasik bir macerayı salt bir okuma nesnesi olmaktan çıkarıp metinlerarası ve eleştirel bir denemeye dönüştüren yazarla; Phileas Fogg’un kapalı devre "centilmenler" dünyasını, metne sızan "yokluğun estetiğini" ve Batılı beyaz adam mitini konuştuk.</p>

<p dir="ltr"><strong>Seksen Günde Devriâlem, dünya edebiyatının en bilinen maceralarından biri. Sizi Jules Verne’in bu metnini salt bir okuma nesnesi olmaktan çıkarıp bir “seyahat acentesi” rehberliğinde yeniden adımlamaya ve metinlerarası bir yolculuğa dönüştürmeye iten temel düşünce neydi?</strong></p>

<p dir="ltr">Sorunuzda iki şık var: “salt bir okuma nesnesi olmaktan çıkarıp bir “seyahat acentesi” rehberliğinde yeniden adımlamak” ve “metinlerarası bir yolculuğa dönüştürmek” İlk şıkka cevap vermeye çalışacağım. Jül Vern (Türkçe olmayan isimleri Türkçede söyleniş biçimi ile yazarım) külliyatına bakınca coğrafyalar, güzergâhlar ve kullanılan ulaşım araçları ile zaten sürekli bir seyahat hali görülüyor. Neticede başka coğrafyalara dair bilgi aktarımının, hizmetin sürekliliği bende “acente” çağrışımı yaptı.</p>

<p dir="ltr">Soruyu soru formundan çıkarınca galiba şöyle oluyor: “İlhami Algör Jules Verne’in bu metnini salt bir okuma nesnesi olmaktan çıkarıp bir ‘seyahat acentesi’ rehberliğinde yeniden adımlayarak metinlerarası bir yolculuğa dönüştürüyor.” Fena olmadı bence. Teşekkür ederim.</p>

<p></p>

<p dir="ltr"><strong>Kitabın hemen başında okurdan bir harita hayal etmesini rica ediyorsunuz. Okuru daha ilk sayfadan anlatının doğrudan bir parçası, hatta o hayali trenin bir yolcusu kılma arzunuzun arkasında nasıl bir kurgusal tercih yatıyor?</strong></p>

<p dir="ltr">“Yokluğun estetiği” diyelim. Bu kavram kalmış zihnimde. Sizin sorunuzla birden çıkıp geri geldi. Esasen o sayfalarda bir harita olacaktı. İngiltere, Manş geçişi, o geçişin Avrupa ayağı olan Calais ile başlayan; oradan Paris, Alp Dağları, Torino derken Avrupayı çapraz geçerek İtalya’nın güney doğu ucuna, Adriyatik kıyılarına, Türkçede sık kullanılan ifade ile “çizmenin topuğuna”, liman kenti Brindisi’ye ulaştıran bir demiryolu hattı haritası olacaktı. Olamadı. Son anda dümeni kırdım ve okuyucudan “hayal etmesini” rica ettim. Bence böylesi daha iyi oldu ve yine sorunuzun içinde yatan güzel bir cümleye ulaştık: “Yazar, kitabın ilk sayfalarında okurdan bir harita hayal etmesini istiyor, böylece okuru daha ilk sayfadan anlatının bir parçası, hayali trenin yolcusu kılıyor.”</p>

<p></p>

<p dir="ltr"><strong>Dedektif Fix için “monotonlaşmayı önlemek adına düşünülmüş, yandan ittirmeli bir hırsız-polis formülü” diyorsunuz. Metnin bütünlüğüne saygı duyduğunuzu belirtmenizin yanında karakterlerde dünyayı sömürgeleştirme amacı olduğunu da okudum. </strong></p>

<p dir="ltr">Bir şey demesem. Siz söylemişsiniz zaten. Bir ek yapabilirim belki. Jül Vern, iki aşamalı olarak tanımlanır. Genç Jül Vern bilim, teknik, teknoloji gelişimine güveniyordu. Bunun dünyayı daha iyi bir yer yapacağına inanıyordu. Fakat daha sonraları böyle olmadığını, gelişme olarak tanımlanan şeyin refahı yaygınlaştırmadığı aksine hem Avrupa hem de denizaşırı ülkeler için sömürgen sonuçlar ürettiğini gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p dir="ltr"><strong>Kitapta sadece Jules Verne ile sınırlı kalmayıp dönemin Victoria edebiyatına, sinemaya, mekanlara ve duygulara da uzanıyorsunuz. 19. yüzyılın toplumsal yapısını ve yüzyılın insanını bugünün okuruna anlatırken bu disiplinlerarası bakış size nasıl bir alan açtı?</strong></p>

<p dir="ltr">Viktorya dönemine laf çakmadan geçmek mümkün olamıyor. Viktoryan ahlâk, evdeki masa bacağını kadınsı hatlar içeriyor, cinsellik çağrıştırıyor diye kumaşla kaplayan bir zihniyet dünyası. Ve 19. yYüzyıl ile sınırlı kalmadığını düşünüyorum.</p>

<p></p>

<p dir="ltr"><strong>Verne’in metinleri genellikle bilimsel ilerleme ve saf macera övgüsü olarak okunur. Sizin metniniz ise bu anlatının arkasındaki sömürgeci tahakkümü ve görünmeyen arka planı görünür kılıyor. Jules Verne bugün eleştirel bir mesafeyle nasıl okunmalı?</strong></p>

<p dir="ltr">Buna önceki soruda değindik galiba. Eleştirel mesafeyle kitap okunmaz. Yani eğer akademik bir çalışma içinde değilseniz, kimse “alayım bir Jül Vern, eleştirel mesafe ile okuyayım” demez. Jül Vern kitaplarının seveni çok. Çocukluk anılarında sıcak yeri var. Ben topa sert girme yanlısı değilim. Sevenlerin arasına girilmez.</p>

<p></p>

<p dir="ltr"><strong>İlhami Algör anlatılarında aşina olduğumuz o muzip, mesafeli ama aynı zamanda derinlikli iç ses bu kitapta da kendini hissettiriyor. Fogg’un katı rasyonalizmi ile sizin esnek ve ironik diliniz karşılaştığında metinde nasıl bir çatışma ve anlatı ritmi doğdu?</strong></p>

<p dir="ltr">Yukarıdaki soru/cevap’a göz kırpıyor sanki bu soru ya da bana bir imkân verdi. 80 Günde Devrialem sevenleri için keyif veren bir macera anlatısı. Onunla paralel akacak iseniz esprili bir dil kullanmanız yolculuğu yazan için de okuyan içinde daha keyifli kılıyor sanıyorum. Fogg, Jül Vern tarafından da eleştirilen biri. Fransızlar ile İngilizlerin arası 18 ve 19. Yüzyılda limoni. Bence Jül Vern’de tatlı bir dil ile eleştirmiş İngiliz centilmenlerinin dünyasını.</p>

<p dir="ltr">Ama öte yandan neticede batılı beyaz erkekler olarak Hind eline geldiklerinde bir kadın kurtarıyorlar “doğu”nun zalimliğinden. Beyaz adam klasiği. Jül Vern’de neticede batılı beyaz bir 19. yüzyıl adamı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="9173 20241108110102430" class="detail-photo img-fluid" height="525" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9173-20241108110102430.jpg" width="350" /></p>

<p dir="ltr">İlhami Algör</p>

<p dir="ltr">Jül Vern Seyahat Acentesi</p>

<p dir="ltr">İletişim Yayınları</p>

<p dir="ltr">178 sayfa</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ilhami-algor-phileas-foggun-dunya-seyahatinin-izini-suruyor-jul-vern-seyahat-acentesi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fotoramio-96.jpg" type="image/jpeg" length="56667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB: Okula uyum için "Ailemle Okul Yolu Programı" hazırlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okula-uyum-icin-ailemle-okul-yolu-programi-hazirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-okula-uyum-icin-ailemle-okul-yolu-programi-hazirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB, öğrencilerin okula uyumunu kolaylaştırmak ve aile katılımını artırmak amacıyla "Ailemle Okul Yolu Programı"nı hazırladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong>nca hazırlanan "<strong>Ailemle Okul Yolu Programı</strong>", öğrencilerin okul ortamına, öğretmenlerine ve akranlarına güven duyarak uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçlıyor. <strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli </strong>doğrultusunda Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan programda ailelerin de eğitim sürecine aktif şekilde katılması hedefleniyor.</p>

<p>Program, yalnızca okula başlangıç dönemini değil, eğitim öğretim yılının tamamını kapsayacak şekilde planlandı. Uyum çalışmalarıyla birlikte aile katılımı, gelişimsel destek ve rehberlik faaliyetlerinin bir bütün halinde yürütülmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Uyum haftası 7 Eylül'de başlayacak</strong></h2>

<p>Okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayacak öğrenciler için 7-11 Eylül tarihleri arasında Uyum Haftası uygulanacak. Öğrencilerin eğitim kademelerine göre hazırlanan çalışmalar farklı sürelerde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için Uyum Haftası beş gün sürecek. Ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri ise üç günlük uyum programına katılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MEB, öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerini dikkate alarak her eğitim kademesine yönelik ayrı içerikler hazırladı. Bu kapsamda okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri için üç farklı program oluşturuldu.</p>

<h3><strong>Ailelere yönelik rehber ve sunumlar hazırlandı</strong></h3>

<p>Okul öncesi eğitim kapsamında hazırlanan "<strong>Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi</strong>" ile beş günlük uygulama sürecine ilişkin ayrıntılar paylaşılacak. Rehberde okul yönetimi, öğretmenler ve diğer paydaşların sorumluluklarının yanı sıra dikkat edilmesi gereken noktalar ile oyun ve etkinlik örnekleri de bulunacak.</p>

<p>Ailelerin uyum sürecinde çocuklarına nasıl destek olabileceklerini anlatmak amacıyla "<strong>Okula Uyum Süreci Aile Bilgilendirme Sunumu</strong>" hazırlandı. İlkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin velilerine yönelik ise ayrı "Okula Uyum Veli Sunumları" oluşturuldu.</p>

<p>Bu içeriklerle ailelerin çocuklarının okula başlangıç dönemine daha bilinçli şekilde eşlik etmeleri ve okul ile aile arasındaki iletişimin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Program yıl boyunca devam edecek</strong></h3>

<p>"<strong>Ailemle Okul Yolu Programı</strong>", Uyum Haftası'nın ardından da sürdürülecek. Okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıfa yönelik çalışmalar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde düzenlendi.</p>

<p>Okul öncesi eğitim programında doğayı keşfetme, kitaplarla etkileşim, üretme ve paylaşma, ailece oyun oynama, hareket, araştırma ve sanat gibi başlıklardan oluşan gelişim modülleri yer alıyor.</p>

<p>İlkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik programlarda ise "Günlük Yaşam Becerileri", "Ailem ve Ortak Değerlerimiz", "Çevre ve Sürdürülebilir Yaşam" ve "Birlikte Yaşam Kültürü" başlıkları altında sekiz gelişim modülü bulunuyor.</p>

<p>Oyun ve günlük yaşam deneyimleri temel alınarak hazırlanan modüller, okul dışındaki öğrenme ortamlarını da kapsayacak biçimde yıl boyunca uygulanacak.</p>

<h3><strong>Öğrencilerin okul yaşamına katılımı desteklenecek</strong></h3>

<p><strong>Okul öncesi eğitim </strong>kapsamında hazırlanan çalışmalarla çocukların okulda öğrendiklerini aileleriyle ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmeleri hedefleniyor. Aynı zamanda çocukların okula olumlu katılım göstermeleri ve çocuk, aile ile okul arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>İlkokul 1'inci sınıf programında öğrencilerin okula güvenli ve olumlu bir başlangıç yapmaları öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Öğrencilerin okul yöneticilerini, öğretmenlerini ve diğer okul çalışanlarını tanımaları, okulun işleyişine ve günlük rutinlerine alışmaları, aidiyet duygusu geliştirmeleri ve ihtiyaçlarını ifade edebilmeleri desteklenecek.</p>

<p>Ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri için hazırlanan programda ise yeni eğitim kademesinin işleyişine uyum öne çıkıyor. Öğrencilerin branş öğretmenlerini ve öğrenme ortamlarını tanımaları, gerektiğinde yardım alabilecekleri yolları öğrenmeleri, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca öğrencilerin derslerini ve sorumluluklarını zaman içerisinde daha düzenli şekilde yönetebilmelerine yönelik çalışmalar yürütülecek.</p>

<h3><strong>Aile etkinlikleri eğitim yılı boyunca sürecek</strong></h3>

<p>Okul öncesi eğitim kapsamında hazırlanan "Aile Etkinlik Takvimi" ile eylül-haziran döneminde ailelere günlük yaşam üzerinden gerçekleştirilebilecek çeşitli etkinlikler konusunda rehberlik sağlanacak.</p>

<p>Takvimde oyun, doğa, deney, üretim ve kitaplarla etkileşim gibi farklı alanlarda ailelerin çocuklarıyla birlikte gerçekleştirebileceği çalışmalar yer alacak.</p>

<p>Ailelerden ve okul öncesi öğretmenlerinden alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan aylık aile bültenlerinde de bilgilendirici içerikler ile uygulamaya yönelik öneriler paylaşılacak.</p>

<p>Bunun yanında "<strong>Okula Uyum Materyalleri Platformu</strong>" üzerinden öğretmen, aile, okul yönetimi ve rehberlik hizmetlerinin ihtiyaç duyabileceği içeriklerin tek bir ortamda erişime sunulması planlanıyor. Platformda rehberlerin yanı sıra uygulama örnekleri, oyunlar, şarkılar ve dijital materyaller bulunacak.</p>

<h3><strong>Kamu çalışanı velilere 3 saate kadar idari izin verilecek</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamu kurumlarında görev yapan velilerden biri, talep etmesi halinde Uyum Haftası kapsamındaki eğitimlerde idari izinli sayılabilecek.</p>

<p>Bu izin, öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatleriyle uyumlu olacak şekilde ve 3 saati geçmemek üzere uygulanacak.</p>

<p>MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre ise okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okula-uyum-icin-ailemle-okul-yolu-programi-hazirlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/meb-ogrencilerin-okula-uyumunun-ailelerle-desteklenmesi-icin-program-hazirladi.png" type="image/jpeg" length="86460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada uygulanıyor, Türkiye’de çalışır mı? Ekonomist Uğur Civelek’ten 'bölgesel asgari ücret' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunyada-uyguluyor-turkiyede-calisir-mi-ekonomist-ugur-civelekten-bolgesel-asgari-ucret-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunyada-uyguluyor-turkiyede-calisir-mi-ekonomist-ugur-civelekten-bolgesel-asgari-ucret-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de yeniden gündeme gelen bölgesel asgari ücret tartışmasını değerlendiren ekonomist Uğur Civelek, farklı ücret uygulamasının yatırım dengelerini bozabileceği ve bir bölgenin sorununu çözerken başka bölgelerde yeni sorunlar yaratabileceği uyarısında bulundu. Civelek, çözümün asgari ücreti bölgelere ayırmak yerine üretim üzerindeki maliyetleri ve makroekonomik koşulları değiştirmekten geçtiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca işçinin geçim mücadelesi sürerken, <strong>bölgesel asgari ücret</strong> tartışması yeniden gündeme geldi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, iktidarın bölgesel asgari ücret modeli üzerinde çalıştığını öne sürerek, “İstanbul pahalı. Ama daha ucuz iller var. Buralarda 28 bin lira bunların boyunu aşar. Dolayısıyla onlara daha az asgari ücret verelim diyorlar” ifadelerini kullandı. İktidar cephesinden ise bu iddiaya ilişkin henüz ayrıntılı bir model açıklanmış değil.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde ise Türkiye’nin dört bir yanında aynı asgari ücretin uygulanmasının yaşam maliyeti, kira, işveren maliyetleri ve bölgesel ekonomik farklılıklar karşısında ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusu bulunuyor. İstanbul ile Anadolu'nun farklı kentleri arasında yaşam maliyetleri kadar ücret düzeyleri, işgücü verimliliği ve istihdam yapısı da ciddi farklılıklar gösteriyor. Peki asgari ücret bu farklılıklara göre bölgelere ayrılabilir mi? Böyle bir sistem işçilerin alım gücünü mü artırır, yoksa düşük gelirli bölgelerde ücretlerin daha da aşağı çekilmesine mi yol açar?</p>

<p>Dünyada ise tek bir model bulunmuyor. ABD’de federal asgari ücretin üzerinde eyalet ve bazı yerel yönetimler tarafından farklı asgari ücretler belirlenebiliyor. Japonya’da ücretler prefektörlere göre farklılaşıyor; Kanada’da asgari ücret eyalet ve bölge yönetimleri tarafından belirleniyor. Çin ve Vietnam’da da bölgesel farklılıklara dayalı sistemler uygulanıyor. Buna karşılık Avrupa’da tablo daha farklı. Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümünde ulusal asgari ücret uygulanırken, bazı ülkelerde ücretlerin belirlenmesinde toplu iş sözleşmeleri öne çıkıyor. AB'nin yaklaşımı doğrudan bölgesel asgari ücreti dayatmak yerine yeterli asgari ücret ve toplu pazarlığın güçlendirilmesi ekseninde şekilleniyor.</p>

<p>Dolayısıyla Türkiye açısından soru yalnızca “Bölgesel asgari ücret olsun mu?” değil. Asıl mesele, ekonomik koşulları birbirinden farklı bölgelerde çalışan milyonlarca işçinin ücretinin nasıl korunacağı. Bölgesel bir sistem uygulanacaksa hangi kriterler esas alınacak? Yaşam maliyeti mi, kira fiyatları mı, bölgesel gelir düzeyi mi, işsizlik mi yoksa işgücü verimliliği mi? Ve en önemlisi, bölgesel asgari ücret Türkiye'deki gelir ve bölgesel eşitsizlikleri azaltır mı, yoksa derinleştirir mi?</p>

<p>Bu soruları ekonomist <strong>Uğur Civelek</strong> 24 Saat'e yanıtladı.</p>

<p><img alt="Ekonomist Uğur Civelek.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekonomist-ugur-civelekjpg.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>“Üretim aleyhine olan politikalar değişmeden çözüm olmaz”</strong></h2>

<p>Bölgesel asgari ücret tartışmasının yeni olmadığını belirten Civelek, konunun 2000’lerin başında da gündeme geldiğini söyledi. Civelek, o dönem <strong>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Güngör Keşci</strong>'nin konu üzerinde çalıştığını belirterek, “Çünkü hazır giyim ve tekstil sektörü emek yoğun bir sektör. Emek maliyeti çok önemli. Bölgesel asgari ücret farklılaştırılarak maliyet sorunları çözülebilir mi farklı yörelerde yatırımlar yoğunlaşabilir mi? Keçi bunu savunarak Türkiye çapında destekledi” dedi.</p>

<p>Bölgesel ücret farklılaştırmasının yatırımlar üzerinde yaratabileceği etkiye dikkat çeken Civelek, kendisinin ise o dönemde bu uygulamaya karşı çıktığını ifade ederek şunları kaydetti.</p>

<p>“O dönem bölgesel asgari ücrete karşıydım çünkü bunu farklılaştırarak bir şeyi düzeltirken, başka sorunlar yaratıyorsunuz. “Ben o dönem karşı çıkmaktaki esas gerekliliğimi uygulanan politikaların üretim aleyhine olduğunu, bu politikaların değişmesi gerektiğini, bu değişmeden bölgesel asgari ücreti değiştirmeye çalışmanın kafayı kuma gömmek olduğunu düşünüyorum. O dönem küreselleşmeci politikalar, yani Amerika'nın dayattığı düzen, esas yanlışı eleştirmeden, sadece günü kurtarmak için sorunların ağırlaşması pahasına bölgesel asgari ücret tartışılması abesleşti.”</p>

<h3><strong>"Ekonomik konulara hassasiyet yüksek, seçmen bundan etkileniyor"</strong></h3>

<p>Aradan 20 yıl geçmesine rağmen benzer bir durumun sürdüğünü savunan Civelek, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bugün benzeri bir durum var. Üretim üzerindeki olumsuz koşulların değişmesi, kalıcı çözüm üretmek, makro bakmak lazım. Bunları görmezden gelip, sırf göz boyamak için bölgesel asgari ücreti tartıştıralım demek yine çözüm değil. Aradan 20 yıl geçti, çok fazla bir şey değişmedi. Ama siyasetin bunları söyleme ihtiyacı var”</p>

<p>Civelek, bölgesel asgari ücret tartışmasının siyasi boyutuna ilişkin de değerlendirmede bulundu. Ekonomik konulara yönelik hassasiyetin arttığını belirten Civelek, “Şu anda ekonomik konulara hassasiyet yüksek, seçmen bundan etkileniyor. Onun için iktidarın karşı çıkacağı, üretilebilecek her şey çok önemli" dedi.</p>

<h3><strong>“Finansal sermayeye teslim olup sorunları çözemezsiniz”</strong></h3>

<p>Civelek, asıl çözümün üretim politikalarında ve makroekonomik yaklaşımda aranması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kura basmadan, enflasyonu daha kalıcı düşürerek, günü kurtarmaya çalışmadan çözüm üretmeniz lazım. Ama finansçılara, finansal sermayeye teslim olup, onun izin verdiği şeyleri tartışarak bu ülkenin sorunlarını çözemezsiniz. Üretimin sorunlarını çözemezsiniz.”</p>

<h3><strong>“Bir bölgenin sorununu çözerken diğer bölgelerin sorunlarını ağırlaştırabilirsiniz”</strong></h3>

<p>Civelek, bölgesel asgari ücretin bölgeler arasındaki yatırım dengesini bozabileceğini belirterek, “Örneğin bölgesel asgari ücret Marmara'da aynı düzeyde tutulup Güneydoğu'da aşağıya çıkıyor. Yatırımları oraya kaydırırsınız, Marmara'daki yatırımları taşınmaya ya da oraya göç etmeye zorlarsınız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Kar marjları bu taşınmayı karşılamadığını hesaplamıyorlar” diyen Civelek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Yani asgari ücretin farklılaştırılması bir sorunu bir bölge için çözebilir. Ama diğer bölgelerin sorunlarını da ağırlaştırabilir. Bunu dikkate almak lazım.”</p>

<p>Civelek, bölgeler arasındaki <strong>mevcut</strong> <strong>teşvik sisteminin</strong> de hesaba katılması gerektiğini vurguladı. “Böyle bir şey eğer yapılacaksa, ihtiyaç görüyorsa her bölgenin teşvikleri var. Birinci bölge, ikinci bölge, üçüncü bölge. Bunu dikkate almadan bunu nasıl yapacaksınız?” diye sordu.</p>

<h3><strong>“Emek yoğun yatırımları oraya kaydırırsınız”</strong></h3>

<p>Bölgesel teşviklerle bölgesel asgari ücretin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Civelek, “Siz beşinci, altıncı, yedinci bölgeye anormal teşvikler veriyorsanız, bir de asgari ücreti orada daha düşük teşvik ediyorsanız, emek yoğun yatırımları oraya kaydırırsınız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de üretimin önemli bölümünün emek yoğun olduğuna dikkat çeken Civelek, “Türkiye'de sınai üretimin yüzde 80'i emek yoğun üretim. Diğer bölgelerde sorun yaratırsınız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Civelek, bölgesel asgari ücret konusunda atılacak adımların çok dikkatli hesaplanması gerektiğini belirterek, “İnce eleyip sık dokunmadan alınacak kararlar yapıcı olmaktan çok yıkıcı olabilir” dedi.</p>

<h3><strong>“Taşıma maliyetlerini dikkate almazsanız umduğunuz sonucu alamazsınız”</strong></h3>

<p>Türkiye’de üretim kararlarında taşıma maliyetlerinin de önemli bir unsur olduğunu söyleyen Civelek, bölgesel asgari ücret tartışmasında bu başlığın göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Civelek, “Şu anda Türkiye'de en önemli üretim faktörlerinden biri taşıma maliyetidir. Üretimin yoğunlaştığı bölgeler taşıma maliyetleri nedeniyle orada yoğunlar” dedi.</p>

<p>Asgari ücret farklılaştırılırken taşıma maliyetlerinin de hesaba katılması gerektiğini belirten Civelek, “Siz de asgari ücreti bir yerde yoğunlaştırıp taşıma maliyetini dikkate almazsanız umduğunuz sonucu alamazsınız. Yani taşıma maliyetleri, bölgesel teşvikler dikkate alınmazsa alınacak kararlar istenilen sonucu vermeyebilir. Tam tersi de ek yeni maliyetler üretilir” diye konuştu.</p>

<h3><strong>“Bölgeler arasındaki yaşam maliyeti farkları geçmişteki kadar belirleyici değil”</strong></h3>

<p>Bölgesel asgari ücret belirlenirken yaşam maliyeti, kira düzeyi, bölgesel verimlilik ve işsizlik oranlarının gibi kriterlerin de kesinlikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Civelek, Türkiye’de bölgeler arasındaki yaşam maliyeti farklarının geçmişe göre değiştiğini belirtti:</p>

<p>“İşsizliğin yüksek olduğu bölgelerde kiralar daha düşük olabilir. Yaşam maliyetleri daha düşük olabilir. Ama bu 20 yıl önce daha belirleyiciydi. Küreselleşme bölgesel farklılıkları azalttı. Bugün küreselleşme farklılıkları büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Bugün baktığınız zaman Diyarbakır'daki kiralarla İstanbul'un kiraları arasında büyük bir fark kalmadı."</p>

<h3><strong>“Asgari ücretin görece yüksek kaldığı yerlerde işletmeler kapanır”</strong></h3>

<p>Tek bir ulusal asgari ücret korunarak işverenlere bölgesel teşvik verilmesi seçeneğini de değerlendiren Civelek, bölgesel teşviklerin zaten asgari ücretin her bölgede aynı olduğu varsayımı üzerinden uygulanabileceğini belirterek şöyle devam etti:</p>

<p>“Bölgesel teşvikleri farklılaştırırken asgari ücretin her bölgede aynı olduğunu varsayarak yapıyorsunuz. Bunu görmezden gelerek hiçbir şeye bakmadan asgari ücreti farklılaştırırsanız, asgari ücretin görece yüksek kaldığı yerlerde işletmeleri kapatırsınız. O belirsizlik, o asgari ücret düşüşü olduğu yerde yeni yatırımları da tetiklemeyebilir. Asıl sorun daha geniş bir ekonomik çerçevede ele alınmalı."</p>

<h3><strong>“Rekabetçi ücret sorununu çözmek için daha makro önlemler var”</strong></h3>

<p>Türkiye’nin mevcut ekonomi politikalarına da dikkat çeken Civelek, “İçinde bulunduğumuz koşullarda enflasyonu kura bastırarak düşürüyoruz. Bu rekabetçi ücret sorunu yaratıyor” dedi.</p>

<p>Civelek, rekabetçi ücret sorununu çözmek için daha geniş kapsamlı ekonomik önlemlere ihtiyaç olduğunu belirterek “Rekabetçi ücret sorunu çözmek için yapmanız gereken daha makro önlemler var. Asgari ücretin farklılaştırılması bunların arasında değil. Birbirine bağımlı sorunları birbirine zarar vermeyecek şekilde çözmeniz lazım” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunyada-uyguluyor-turkiyede-calisir-mi-ekonomist-ugur-civelekten-bolgesel-asgari-ucret-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekonomi-nurjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="77622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da düşüş yüzde 2'yi aştı: Yukarı adım kuralı devreye girdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-dusus-yuzde-2yi-asti-yukari-adim-kurali-devreye-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-dusus-yuzde-2yi-asti-yukari-adim-kurali-devreye-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksindeki düşüşün yüzde 2'yi aşmasının ardından, açığa satış işlemlerinde seans sonuna kadar yukarı adım kuralı uygulanmasına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da<strong> BIST 100 </strong>endeksinde yaşanan kayıp yüzde 2 seviyesini geçti. Bunun üzerine pay piyasasında açığa satış yapılabilen işlem sıralarında, seansın tamamlanmasına kadar yukarı adım kuralı devreye alındı.</p>

<p>Borsa İstanbul AŞ tarafından BISTECH Pay Piyasası Alım Satım Sistemi'ne ilişkin yapılan duyuru, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlandı. Duyuruda, uygulamanın BIST 100 endeksindeki değişimin eşik değer olan eksi yüzde 2'yi aşmasının ardından başlatıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>BIST 100'de yüzde 2 kayıp sonrası açığa satış kuralı</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul'un duyurusunda, BIST 100 endeksindeki değişimin saat 10.51.32 itibarıyla eksi yüzde 2 seviyesindeki eşik değeri aşması nedeniyle açığa satış işlemlerine yönelik uygulamanın başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Duyuruda, şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Saat 10.51.32 itibarıyla BIST 100 endeksinde meydana gelen değişimin, eşik değer olan eksi yüzde 2'yi aşması sebebiyle Pay Piyasasında açığa satış yapılabilen işlem sıralarında açığa satış işlemlerinde seans sonuna kadar yukarı adım kuralı uygulanacaktır." </p>

<h3><strong>Açığa satış işlemlerinde yukarı adım kuralı uygulanacak</strong></h3>

<p>BIST 100 endeksindeki yüzde 2'lik kayıp eşiğinin aşılmasıyla birlikte, açığa satış yapılabilen paylarda işlemlere yukarı adım kuralı getirildi.</p>

<p>Söz konusu uygulama, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda açığa satış yapılabilen işlem sıraları için seansın sonuna kadar geçerli olacak.</p>

<h3><strong>Yukarı adım kuralı nedir?</strong></h3>

<p>Yukarı adım kuralı, açığa satış işlemlerinin son gerçekleşen işlem fiyatının üzerinde bir fiyat üzerinden gerçekleştirilmesini öngörüyor.</p>

<p>Bu kural, gün içerisinde sert fiyat hareketlerinin görüldüğü dönemlerde açığa satış işlemlerine ilişkin uygulanıyor. Düzenlemenin amacı, satış baskısının sınırlandırılması olarak belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-dusus-yuzde-2yi-asti-yukari-adim-kurali-devreye-girdi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="49147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin koza üretiminin yüzde 70’i Kulp’tan: Asırlık gelenek için destek çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-koza-uretiminin-yuzde-70i-kulptan-asirlik-gelenek-icin-destek-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-koza-uretiminin-yuzde-70i-kulptan-asirlik-gelenek-icin-destek-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’deki koza üretiminin yaklaşık yüzde 70’inin gerçekleştirildiği Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, asırlık üretim geleneğinin geleceği için destek çağrısı yapıldı. YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yaklaşık bin ailenin geçim kaynağı olan koza ve ham ipek üretiminin Çin ve Hindistan gibi ülkelerle rekabet edebilmesi için kamu kurumlarının ve kooperatiflerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’deki koza üretiminin yaklaşık yüzde <strong>70'inin gerçekleştirildiği</strong> Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde, asırlık üretim geleneğinin korunması ve geliştirilmesi için destek çağrısı yapıldı.</p>

<p>YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili <strong>Sezgin Tanrıkulu</strong>, Kulp ilçesine bağlı Ağaçlı'yı ziyaret ederek koza ve ham ipek iplik üretiminin yapıldığı tesislerde incelemelerde bulundu.</p>

<p>Tanrıkulu, bölgede yaklaşık bin ailenin geçimini sağladığı üretimin sürdürülebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların ve kalkınma kuruluşlarının daha fazla destek vermesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Türkiye’deki iki kooperatif birliğinden biri Kulp’ta</strong></h2>

<p>Kulp ve çevresindeki köylerin Türkiye'nin koza üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Tanrıkulu, ülkede bu alanda yalnızca Diyarbakır Kulp ve Bursa'da iki kooperatif birliği bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kulp ve bağlı köylerinde Türkiye'deki koza üretiminin yaklaşık yüzde 70'inin gerçekleştirildiğini belirten Tanrıkulu, kalan yüzde 30'luk üretimin ise Türkiye'nin diğer bölgelerinde yapıldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Yaklaşık bin aile koza üretiminden gelir elde ediyor</strong></h3>

<p>Koza üretiminin yalnızca ekonomik değil, kültürel bir değer de taşıdığını vurgulayan Tanrıkulu, Kulp'ta yüzyıllardır sürdürülen üretim geleneğinin yaklaşık bin ailenin geçimine katkı sunduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanrıkulu, bu geleneğin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>“Çin ve Hindistan ile maliyet açısından rekabet kolay değil”</strong></h3>

<p>Kulp'taki üreticilerin Çin ve Hindistan gibi büyük üreticilerle maliyet açısından rekabet etmekte zorlandığına dikkat çeken Tanrıkulu, bölgedeki üretimin doğal ve organik niteliğinin önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Tanrıkulu, Kulp'taki koza ve ipek üretiminin kültürel mirasın bir parçası olduğunu belirterek üretimin yalnızca kooperatiflerin kendi imkânlarıyla ayakta tutulmasının mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Kulp’taki üretim için Bakanlığa ve kurumlara çağrı</strong></h3>

<p>Üretimin büyütülmesi, ürünlerin daha geniş pazarlara ulaştırılması ve üreticilerin desteklenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumlara çağrıda bulunan Tanrıkulu, Kalkınma Ajansı'nın da sürece katkı sunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kulp'ta üretilen geleneksel ve özgün ürünlerin Türkiye genelinde tanıtılması gerektiğini belirten Tanrıkulu, üreticilerin ekonomik olarak güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>“Bu değeri yaşatmak hepimizin boyun borcu”</strong></h3>

<p>Kulp'taki koza üretiminin korunmasının bölge ekonomisinin yanı sıra kültürel miras açısından da önemli olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, üretimin daha da büyütülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tanrıkulu, asırlardır sürdürülen koza ve ipek üretimini bugüne kadar yaşatan üreticilere teşekkür ederek, bu geleneğin korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-koza-uretiminin-yuzde-70i-kulptan-asirlik-gelenek-icin-destek-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2cb92fc9-7094-4ab0-b4df-f1f385bf06a4-w.png" type="image/jpeg" length="84747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nepal'de sel felaketi büyüyor: 1114 kişi yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nepalde-sel-felaketi-buyuyor-1114-kisi-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nepalde-sel-felaketi-buyuyor-1114-kisi-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesindeki sel felaketinde can kaybı 1114'e yükseldi. Yaklaşık 4 bin kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Nepal</strong>'in Çin sınırına yakın bölgelerinde etkili olan <strong>sel felaketi</strong>nin ardından arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor. <strong>Nepal Ulusal Afet Riskinin Azaltılması ve Yönetimi Kurumu</strong>, felakete ilişkin son gelişmeleri paylaşarak can kaybının 1114'e yükseldiğini açıkladı.</p>

<p>Kurum tarafından yapılan açıklamada, selden etkilenen farklı bölgelerde yaşamını yitirenlerin sayısının 1114'e ulaştığı belirtildi. Yaklaşık 4 bin kişinin ise halen kayıp olduğu ve bu kişilere ulaşılması amacıyla ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h2><strong>20 binden fazla personel görev yapıyor</strong></h2>

<p>Selin ardından başlatılan çalışmalara 20 binden fazla güvenlik personelinin katıldığı aktarıldı. Ekiplerin yürüttüğü operasyonlarda şu ana kadar 11 bin 993 kişinin güvenli bölgelere ulaştırıldığı kaydedildi.</p>

<p>Bölgede ulaşımın güçleşmesi ve bazı yollar ile köprülerin zarar görmesi nedeniyle<strong> arama kurtarma ekipleri </strong>çalışmalarını farklı noktalarda sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Hidroelektrik santrallerinde çalışanlara ulaşılamadı</strong></h3>

<p>Kathmandu Post gazetesinin haberinde, selden etkilenen bölgelerde bulunan bazı hidroelektrik santrallerinin yer altında kalan tesis ve tünellerinde çalışan bazı kişilerin mahsur kalmış olabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>Nepal Bağımsız Enerji Üreticileri Birliği </strong>de konuya ilişkin açıklamasında, toplam 947 kişiden haber alınamadığını duyurdu. Ancak kayıp kişilerin ne kadarının yer altındaki tesislerde ve tünellerde bulunduğu, ne kadarının ise sel sularına kapıldığı konusunda henüz kesin bilgiye ulaşılamadığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayıp çalışanların yakınları ise arama kurtarma faaliyetlerinin beklenenden yavaş ilerlediğini belirterek hükümet ve hidroelektrik proje işletmecilerine tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>Rasuwa'da sel 26 Ağustos'ta meydana geldi</strong></h3>

<p>Felaket, Nepal'in Çin sınırındaki Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos'ta yaşandı. Sel sularının etkisiyle çok sayıda köprünün yıkıldığı, yolların zarar gördüğü ve arama kurtarma faaliyetlerine destek amacıyla bölgeye helikopterlerin gönderildiği bildirildi.</p>

<p>Sel öncesinde bölgede meydana gelen sismik hareket de felaketin nedenine ilişkin değerlendirmelerin gündeme gelmesine neden oldu. <strong>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi</strong>, ilk açıklamalarında bölgede deprem meydana geldiğini belirtirken daha sonra verilerini güncelledi.</p>

<h3><strong>Selin nedeni buzul çökmesi olarak değerlendirildi</strong></h3>

<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, 5,2 büyüklüğündeki sismik hareketin kaynağının deprem değil, buzul çökmesi olduğunu açıkladı.</p>

<p>Merkezi Katmandu'da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi'nde görev yapan uzmanlar da selin, dağlık bölgelerden kopan buzul parçalarının yol açtığı çığla bağlantılı olduğunu değerlendirdi.</p>

<p>Bölgede arama kurtarma çalışmaları sürerken ekipler, hem kayıp kişilere ulaşmak hem de selin ardından oluşan hasarın giderilmesine katkı sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nepalde-sel-felaketi-buyuyor-1114-kisi-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nepaldeki-selde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-1114e-cikti.png" type="image/jpeg" length="50026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB duyurdu: TSK, Fırat Nehri üzerine yüzer köprü kurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-duyurdu-tsk-firat-nehri-uzerine-yuzer-kopru-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-duyurdu-tsk-firat-nehri-uzerine-yuzer-kopru-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, 2’nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından Suriye’nin Mayadin bölgesinde nehir geçişlerini sağlamak amacıyla katlanabilir şerit yüzücü köprü kurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2’nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından Suriye’nin Mayadin bölgesinde nehir geçişlerinin sağlanması amacıyla yüzücü köprü kurulduğunu açıkladı.</p>

<h2><strong>Mayadin’de nehir geçişi için köprü kuruldu</strong></h2>

<p>MSB’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 2’nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığı tarafından Suriye’nin Mayadin bölgesindeki nehirden geçişler için katlanabilir şerit yüzücü köprü kurulduğu bildirildi.</p>

<p>Bakanlığın paylaşımında, “2’nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığımız tarafından, Suriye’nin Mayadin bölgesindeki nehirden geçişler için katlanabilir şerit yüzücü köprü kuruldu” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🗓️30 Ağustos 2026<br />
<br />
2’nci Ordu İstihkâm Tugay Komutanlığımız tarafından, Suriye’nin Mayadin bölgesindeki nehirden geçişler için katlanabilir şerit yüzücü köprü kuruldu.<a href="https://x.com/hashtag/Mill%C3%AESavunmaBakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#MillîSavunmaBakanlığı</a> <a href="https://t.co/O38p74cz5H" rel="nofollow">pic.twitter.com/O38p74cz5H</a></p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2095063204724396136?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-duyurdu-tsk-firat-nehri-uzerine-yuzer-kopru-kurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/18ca238e-5081-4cb4-a045-72a17b2b92c0-w.png" type="image/jpeg" length="98968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Buca’da mobilya atölyesi yangını: 3 iş yeri ve bir ev hasar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-bucada-mobilya-atolyesi-yangini-3-is-yeri-ve-bir-ev-hasar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-bucada-mobilya-atolyesi-yangini-3-is-yeri-ve-bir-ev-hasar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Buca ilçesinde mobilya atölyesinde çıkan yangın çevredeki 3 iş yeri ile bir eve sıçradı. Dört kişilik aile tahliye edilirken, yangın büyük çapta hasara yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’in Buca ilçesinde üç katlı bir mobilya atölyesinde çıkan yangın kısa sürede büyüyerek çevredeki iş yerleri ile bir eve sıçradı. Buca yangınında evde bulunan çift ve iki çocuğu itfaiye ekipleri tahliye ederken, atölye ile ev kullanılamaz hale geldi.</p>

<h2><strong>Buca yangını çevredeki iş yerlerine sıçradı</strong></h2>

<p>İzmir yangın ihbarı, Buca ilçesindeki Aydın Hatboyu Caddesi’nde bulunan üç katlı mobilya atölyesinden geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan alevler, atölyenin çevresindeki 3 iş yeri ile bir eve yayıldı.</p>

<p>Yangının büyümesi üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler bir yandan alevlere müdahale ederken diğer yandan çevrede güvenlik önlemi aldı.</p>

<p>Alevlerin ulaştığı evde yaşayan çift ile iki çocuğu, itfaiye ekiplerince güvenli şekilde tahliye edildi. Olayda herhangi bir yaralanma bilgisi paylaşılmadı.</p>

<h3><strong>İzmir yangınında atölye ve ev kullanılamaz hale geldi</strong></h3>

<p>İtfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesinin ardından Buca yangını kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangının ardından bölgede hasar tespitine ilişkin ilk incelemeler yapıldı.</p>

<p>Mobilya atölyesi ile alevlerin sıçradığı evin kullanılamaz hale geldiği, çevrede bulunan 3 iş yerinde de yangın nedeniyle hasar oluştuğu belirtildi.</p>

<p>Özellikle mobilya ve benzeri yanıcı malzemelerin bulunduğu iş yerlerindeki yangınlarda alevlerin çevredeki yapılara sıçrama riski, ekiplerin müdahalesinde çevre güvenliğini önemli hale getiriyor. Buca’daki olayda da ekiplerin çalışması hem yangının söndürülmesine hem de çevrede bulunan kişilerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik yürütüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Buca yangınının çıkış nedeni araştırılıyor</strong></h3>

<p>İzmir’in Buca ilçesinde hasara yol açan yangının neden çıktığı henüz belirlenemedi. Yangının başlangıç noktasının ve çıkış nedeninin tespit edilmesi amacıyla inceleme başlatıldı.</p>

<p>Ekiplerin yapacağı teknik incelemenin ardından Buca yangınının çıkış nedenine ilişkin ayrıntıların netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-bucada-mobilya-atolyesi-yangini-3-is-yeri-ve-bir-ev-hasar-gordu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/itfaiye.jpg" type="image/jpeg" length="72111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karaman'da feci trafik kazası: Otomobille çarpışan motosikletin sürücüsü öldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/karamanda-feci-trafik-kazasi-otomobille-carpisan-motosikletin-surucusu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/karamanda-feci-trafik-kazasi-otomobille-carpisan-motosikletin-surucusu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaman’da otomobil ile motosikletin çarpıştığı trafik kazasında 68 yaşındaki Vehbi Öz hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü Ş.Ç. ise polis ekiplerince gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karaman’da meydana gelen trafik kazası can kaybıyla sonuçlandı. Cedit Mahallesi Dr. Aziz Tarhan Caddesi’nde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu ağır yaralanan 68 yaşındaki motosiklet sürücüsü Vehbi Öz, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.</p>

<h2><strong>Karaman kaza: Otomobil ile motosiklet çarpıştı</strong></h2>

<p>Karaman trafik kazası, Cedit Mahallesi Dr. Aziz Tarhan Caddesi’nde meydana geldi. Ş.Ç. yönetimindeki 70 AU 204 plakalı otomobil ile Vehbi Öz’ün kullandığı 70 ABJ 830 plakalı motosiklet henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı.</p>

<p>Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, motosiklet sürücüsü Vehbi Öz’e olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralıyı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı.</p>

<h3><strong>Karaman trafik kazasında motosiklet sürücüsü kurtarılamadı</strong></h3>

<p>Hastanede tedavi altına alınan 68 yaşındaki Vehbi Öz, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Böylece Karaman’daki kaza bir kişinin ölümüyle sonuçlandı.</p>

<p>Polis ekipleri, kazanın ardından olay yerinde inceleme yaparken otomobil sürücüsü Ş.Ç. gözaltına alındı. Araçların konumu ve çarpışmanın meydana geldiği noktaya ilişkin inceleme gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı</strong></h3>

<p>Karaman kaza haberinin ardından olayın kesin nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. Trafik kazalarında çarpışmanın nasıl meydana geldiği, araçların yol üzerindeki konumu ve olay yeri bulguları yapılacak incelemeyle netlik kazanıyor.</p>

<p>Karaman trafik kazasına ilişkin polis ekiplerinin incelemesi sürerken, gözaltına alınan otomobil sürücüsü Ş.Ç. hakkında yürütülecek işlemlerin ardından sürecin devam edeceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/karamanda-feci-trafik-kazasi-otomobille-carpisan-motosikletin-surucusu-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/karamanda-feci-trafik-kazasi-otomobille-carpisan-motosikletin-surucusu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="26984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEİS Başkanı Saydan ilaç fiyatlandırması tebliğini değerlendirdi: "Köklü revizyon gerekiyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/teis-baskani-saydan-ilac-fiyatlandirmasi-tebligini-degerlendirdi-koklu-revizyon-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/teis-baskani-saydan-ilac-fiyatlandirmasi-tebligini-degerlendirdi-koklu-revizyon-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, Resmi Gazete'de yayımlanan yeni ilaç fiyatlandırması tebliğine ilişkin, güncel avro kuruna geçileceği ve fiyatların iki haftada bir güncelleneceği yönündeki bilgilerin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söyledi. Saydan, ilaçta bulunabilirlik sorununun çözümü için İlaç Fiyat Kararnamesi'nde köklü değişiklik yapılması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı <strong>Nurten Saydan</strong>, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 29 Ağustos'ta<strong> Resmi Gazete</strong>'de yayımlanan "<strong>Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ</strong>"e ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Saydan, yeni düzenlemeyle kaynak fiyat araştırmalarının detaylandırıldığını ve<strong> daha dinamik bir fiyatlandırma sistemine geçildiğini </strong>belirtti.</p>

<h2><strong>“Güncel avro kuruna geçileceği bilgisi yanlış anlaşılma”</strong></h2>

<p>İlaç fiyatlandırmasında güncel avro kuruna geçileceği ve fiyatların iki haftada bir güncelleneceği yönündeki iddialara açıklık getiren Saydan, bu bilginin yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söyledi.</p>

<p>Saydan, tebliğde yer alan düzenlemenin kan ürünleri gibi stratejik olarak tanımlanan bazı ilaçları kapsadığını belirterek, uygulamanın daha önce de mevcut olduğunu ve devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>TEİS Başkanı, söz konusu uygulamanın diğer ilaçları kapsamadığını vurguladı.</p>

<p><img alt="TEİS Başkanı Saydan ilaç fiyatlandırması tebliğini değerlendirdi: " k="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6a5d9953-453d-4fb3-8c29-b2799c913aaa.png" /></p>

<h3><strong>İlaç avrosu ile gerçek avro arasındaki fark dikkat çekti</strong></h3>

<p>Saydan, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan ilaç avrosunun (DAD) 29,11 lira, gerçek avronun ise 56,03 lira olduğunu belirtti.</p>

<p>Buna göre ilaç avrosunun güncel avro kurunun yüzde 51,97'sine karşılık geldiğini kaydeden Saydan, mevcut kur farkının ilaç fiyatlandırması açısından önemli bir sorun oluşturduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Daha dinamik bir fiyatlandırma sistemine geçildi”</strong></h3>

<p>Yeni tebliğle kaynak fiyat araştırmalarının daha ayrıntılı hale getirildiğini belirten Saydan, düzenlemenin çok katmanlı ve daha dinamik bir fiyatlandırma sistemine geçiş anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>Saydan, düzenlemelerin temel amacının ilaçların piyasada bulunabilirliğini artırmak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Özellikle piyasada bulunamayan stratejik ürünler, ilk eşdeğer ilaçlar ve yeni jenerik ilaçların arzının artabileceğini belirten Saydan, TEİS olarak bu yönde bir beklenti taşıdıklarını kaydetti.</p>

<h3><strong>TEİS: “Düzenlemenin etkisi sınırlı kalacak”</strong></h3>

<p>Saydan, yapılan düzenlemelerin ilaç bulunabilirliği sorununu çözmede etkisinin sınırlı kalacağını düşündüklerini belirtti.</p>

<p>Asıl çözümün İlaç Fiyat Kararnamesi'nde köklü bir revizyon yapılmasından geçtiğini savunan Saydan, yalnızca döviz kuruna dayalı fiyatlandırma modelinin terk edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Enflasyon bazlı veya değişken kur bazlı modele geçilmeli”</strong></h3>

<p>İlaç fiyatlandırmasında güncel ekonomik göstergelerin dikkate alınması gerektiğini belirten Saydan, enflasyon bazlı veya değişken kur bazlı bir modele geçilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Saydan, ilaç fiyatlandırma sisteminin piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Bulunamayan ilaç en pahalı ilaçtır”</strong></h3>

<p>İlaçların yalnızca fiyat açısından değil, erişilebilirlik açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Saydan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bulunamayan ilaç en pahalı ilaçtır. İlaç ulaşılabilir, bulunabilir ve alınabilir olmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/teis-baskani-saydan-ilac-fiyatlandirmasi-tebligini-degerlendirdi-koklu-revizyon-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/sgknin-geri-odeme-listesine-32-ilac-daha-eklendi.jpg" type="image/jpeg" length="54455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Odessa'da liman ve enerji tesisleri vuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-odessada-liman-ve-enerji-tesisleri-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-odessada-liman-ve-enerji-tesisleri-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın Kiev ve Odessa bölgelerinde lojistik merkez, liman ve enerji tesislerinin hedef alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Rus ordusunun Ukrayna'daki operasyonlarına ilişkin yeni açıklamada bulundu. Bakanlık, Ukrayna'nın lojistik merkezleri ile liman ve <strong>enerji altyapısı</strong>nın hedef alındığını duyurdu.</p>

<h2><strong>Kiev'deki lojistik merkez vuruldu</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, Kiev bölgesinde insansız hava araçlarının (İHA) depolanması ve sevkiyatında kullanıldığı belirtilen "<strong>Çayki</strong>" lojistik merkezine saldırı düzenlendi.</p>

<p>Söz konusu merkezin dün hedef alındığı belirtilirken, Rus güçlerinin Ukrayna'nın askeri lojistik faaliyetlerinde kullanıldığı öne sürülen noktalara yönelik saldırılarını sürdürdüğü kaydedildi.</p>

<h3><strong>Odessa'da 4 enerji tesisi hedef alındı</strong></h3>

<p>Açıklamada, gece saatlerinde ise <strong>Odessa</strong> kenti ve çevresindeki limanların faaliyetlerini destekleyen 4 enerji tesisinin hedef alındığı bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların Odessa'daki <strong>liman</strong> altyapısına yönelik gerçekleştirildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Limanda yakıt tankları ve depolar vuruldu</strong></h3>

<p>Odessa Limanı'na düzenlenen saldırıda ise insansız deniz araçlarının üretim merkezi, 6 yakıt tankı ve askeri amaçlarla kullanıldığı belirtilen depoların hedef alındığı aktarıldı. Bakanlık, söz konusu saldırıların İHA'lar kullanılarak gerçekleştirildiğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-odessada-liman-ve-enerji-tesisleri-vuruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukraynanin-lojistik-merkezi-ile-liman-ve-enerji-altyapisina-saldiri-duzenledik.png" type="image/jpeg" length="40366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 ilde nitelikli dolandırıcılık operasyonu: 153 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/18-ilde-nitelikli-dolandiricilik-operasyonu-153-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/18-ilde-nitelikli-dolandiricilik-operasyonu-153-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 ilde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık operasyonlarında yakalanan 281 şüpheliden 153’ü tutuklandı. Şüphelilerin vatandaşları 246 milyon lira dolandırdığı tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü </strong>koordinesinde 18 ilde “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. İl Emniyet Müdürlüklerinin Asayiş Şube Müdürlükleri tarafından yürütülen çalışmalarda 281 şüpheli yakalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerin, farklı yöntemler kullanarak vatandaşları toplam 246 milyon lira dolandırdığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>153 şüpheli tutuklandı</strong></h2>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı, <strong>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)</strong> ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonların ardından adli süreç başlatıldı.</p>

<p>Yakalanan 281 şüpheliden 153'ü çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, 128 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<h3><strong>Hesaplarda 351 milyon liralık işlem hacmi belirlendi</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporlar da incelemeye alındı. Yapılan değerlendirmelerde, şüphelilerin banka hesaplarında toplam 351 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Elde edilen finansal verilerin, şüphelilerin gerçekleştirdiği dolandırıcılık faaliyetlerinin kapsamının ortaya çıkarılması açısından soruşturmalara dahil edildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Farklı yöntemlerle vatandaşları hedef aldılar</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında yakalanan şüphelilerin vatandaşları farklı yöntemlerle mağdur ettiği tespit edildi. Şüphelilerin yüksek kazanç vaadinde bulunarak para aldığı, kendilerini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıttığı belirlendi.</p>

<p>Bazı şüphelilerin ise <strong>sosyal medya platformları </strong>ve sahte internet siteleri üzerinden araç, ev ve yedek parça satışının yanı sıra araç kiralama ilanları yayınlayarak vatandaşları dolandırdığı tespit edildi.</p>

<p>Soruşturmalarda, kendilerini internet veya iletişim firmalarının temsilcisi olarak tanıtan şüphelilerin de vatandaşlardan haksız şekilde para aldığı belirlendi.</p>

<h3><strong>Dolandırıcılık şebekelerine yönelik mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü, vatandaşların mağdur edilmesi yoluyla haksız kazanç sağlayan suç gruplarına yönelik çalışmaların devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, vatandaşları hedef alan suç şebekeleri ve yasa dışı yapılanmalara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanırken, operasyonlarda görev alan polis ekipleri, Asayiş Daire Başkanlığı, MASAK, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve çalışmalara katkı sağlayan tüm personel tebrik edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">18 ilde “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda vatandaşlarımızı 246 milyon TL dolandırdığı tespit edilen 281 şüpheli yakalandı.<br />
<br />
Şüphelilerden;<br />
-153’ü tutuklandı.<br />
-128’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.<br />
<br />
Ayrıca MASAK… <a href="https://t.co/MWH3jFmQV2" rel="nofollow">pic.twitter.com/MWH3jFmQV2</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2095058490972573963?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/18-ilde-nitelikli-dolandiricilik-operasyonu-153-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/18-ilde-nitelikli-dolandiricilik-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="49907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR Gençlik Programı 2026-2027 başvuruları başladı mı, şartları neler? İŞKUR Gençlik Programı aylık ne kadar veriyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-2026-2027-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-2026-2027-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR Gençlik Programı başvuruları ne zaman başlayacak? 2026-2027 eğitim öğretim döneminde programa katılmak isteyen üniversite öğrencileri başvuru tarihlerini araştırırken, İŞKUR’un güncel verilerindeki ödeme tutarı da merak ediliyor. Programa katılanlara 2026 yılı için her gün 1.375 TL ödeme yapılırken, çalışma süresi haftada üç güne kadar çıkabiliyor. Peki yeni dönem takvimi, başvuru şartları ve ödeme detayları neler?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatlarını sürdürürken çalışma deneyimi kazanmasını ve gelir elde etmesini sağlayan <strong>İŞKUR Gençlik Programı</strong>, yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde yeniden araştırılıyor. Devlet üniversiteleriyle iş birliği içinde yürütülen programda öğrenciler, eğitimlerini aksatmayacak şekilde haftada en fazla üç gün görev alabiliyor. İŞKUR’un güncel açıklamasına göre katılımcılara programa geldikleri her gün için <strong>1.375 TL</strong> ödeme yapılıyor; genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primleri de karşılanıyor.</p>

<p>Programın yeni dönemine ilişkin en önemli nokta ise başvuru takviminin tüm üniversiteler için aynı olmaması. İŞKUR’un program yapısı üniversitelerle iş birliğine dayandığı için öğrencilerin başvurularını kendi üniversitelerinin ilanları ve ilgili program kontenjanları üzerinden takip etmesi gerekiyor. GÜÇ platformunda da program için başvuru alanı bulunuyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR Gençlik Programı başvuruları ne zaman?</strong></h2>

<p><strong>2026-2027 eğitim öğretim dönemi için bütün üniversiteleri kapsayan tek bir başvuru tarihi bulunmuyor.</strong> Programın uygulanacağı üniversite, kontenjan ve ilgili ilan üzerinden başvuru süreci şekilleniyor.</p>

<p>Bu nedenle “2027 İŞKUR Gençlik Programı başvuruları şu tarihte başlayacak” şeklinde bütün öğrenciler için geçerli tek bir tarih vermek şu aşamada doğru değil. Başvurmayı planlayan öğrencilerin kendi üniversitelerinin resmi duyurularını ve İŞKUR’un program sayfalarını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>İŞKUR’un GÜÇ platformunda <strong>İŞKUR Gençlik Programı</strong> ayrı bir hizmet olarak yer alıyor. Platformda programa ilişkin genel bilgilerle birlikte başvuru yönlendirmeleri de bulunuyor.</p>

<p>Dolayısıyla yeni eğitim öğretim döneminde başvuru yapmak isteyen öğrenciler için en güvenilir yol, üniversitelerinin duyurularında program ilanının yayımlanmasını beklemek ve ilan açıldığında belirtilen başvuru koşullarını kontrol etmek.</p>

<p><img alt="İŞKUR verileri: 10 işsizden 8'i ödenek alamıyor" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/atm-1.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2026'da günlük ödeme ne kadar?</strong></h3>

<p>İŞKUR’un resmi program sayfasında <strong>2026 yılı için katılım sağlanan her gün karşılığında 1.375 TL ödeme</strong> yapıldığı belirtiliyor. Bu tutar maaş şeklinde sabit aylık ücret olarak değil, öğrencinin programa fiilen katıldığı günler üzerinden hesaplanıyor.</p>

<p>Programın yarı zamanlı ve esnek biçimde düzenlenmesi de bu ödeme sisteminin temel özelliklerinden biri. Öğrenci, eğitim programını sürdürürken belirlenen günlerde üniversitesindeki faaliyetlere katılıyor ve katılım günleri üzerinden ödeme alıyor.</p>

<p>İŞKUR ayrıca katılımcıların genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primlerinin karşılandığını açıklıyor. Böylece program kapsamında öğrenciye yalnızca günlük ödeme yapılması değil, belirli sosyal güvence unsurlarının sağlanması da amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Aylık ödeme ne kadar oluyor?</strong></h3>

<p>Aylık gelir, öğrencinin programa kaç gün katıldığına göre değişiyor. İŞKUR’un <strong>Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) </strong>platformunda program için aylık <strong>6.875 TL ile 19.250 TL arasında gelir</strong> elde edilebildiği belirtiliyor. </p>

<p>1.375 TL günlük ödeme üzerinden örnek hesaplama şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>5 gün katılım:</strong> 6.875 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10 gün katılım:</strong> 13.750 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14 gün katılım:</strong> 19.250 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu nedenle programa dahil olan bütün öğrencilerin ay sonunda aynı miktarı alması beklenmiyor. Toplam ödeme, ilgili ayda programa katılım sağlanan gün sayısına bağlı olarak hesaplanıyor.</p>

<p>GÜÇ platformunda verilen 6.875 TL ile 19.250 TL arasındaki aralık, öğrencinin programa katılım günlerine göre oluşabilecek aylık geliri gösteriyor. Programda haftalık katılım sınırı bulunduğundan öğrencinin aylık çalışma düzeni de buna göre şekilleniyor.</p>

<h3><strong>Haftada kaç gün çalışılıyor?</strong></h3>

<p>İŞKUR Gençlik Programı <strong>haftada en fazla üç gün</strong> olacak şekilde uygulanıyor. Günlük çalışma süresi ise <strong>7,5 saate kadar</strong> çıkabiliyor. Bu yapı, üniversite öğrencilerinin eğitimlerine devam ederken programdan yararlanabilmesi amacıyla oluşturuluyor. </p>

<p>Programın esnek olması, öğrencilerin ders programlarıyla çalışma günlerini birlikte değerlendirebilmesine imkân sağlıyor. Ancak hangi günlerde ve hangi faaliyetlerde görev alınacağı, ilgili üniversitenin program planlamasına göre belirleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle programa başvuracak öğrencilerin yalnızca ödeme tutarını değil, görev günleri ve çalışma düzenine ilişkin ilan ayrıntılarını da incelemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kimler programa katılabiliyor?</strong></h3>

<p>İŞKUR Gençlik Programı, devlet üniversiteleriyle iş birliği içinde yürütülen bir çalışma olarak üniversite öğrencilerini hedefliyor. Programın temel amacı öğrencilerin mezuniyet öncesinde çalışma deneyimi kazanması, iş disiplini edinmesi ve iş gücü piyasasına daha hazırlıklı hale gelmesi. </p>

<p>Başvuru yapmak isteyen öğrencilerin ise ilgili program ilanında yer alan koşulları taşıması gerekiyor. Özellikle öğrenim durumu, üniversite ve program kontenjanı bakımından ilan şartlarının ayrıca kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Kaynak metinlerde sıralanan şartların tamamının her yeni ilan için değişmeden geçerli olduğu varsayılmamalı. Başvuru sırasında öğrencinin karşısına çıkan güncel ilan ve İŞKUR tarafından belirlenen koşullar esas alınmalı.</p>

<p><img alt="işkur" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/thumbs-b-c-7f3cf7fb7615e4efbd122e486941731a.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Programda hangi görevler bulunuyor?</strong></h3>

<p>İŞKUR Gençlik Programı yalnızca öğrencilerin üniversite kampüsünde çalışmasını sağlayan bir gelir desteği olarak tasarlanmıyor. Resmî açıklamada program kapsamında farklı faaliyet alanlarının desteklenmesi öngörülüyor. </p>

<p>Öğrencilerin görev alabileceği ana faaliyet alanları arasında şunlar bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sürdürülebilir kampüs faaliyetleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kampüs altyapısı ve bakım faaliyetleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sosyal ve kültürel faaliyetler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akademik ve idari destek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal hizmet ve iş birliği faaliyetleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenci gelişimi ve uyum faaliyetleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dijital dönüşüm ve inovasyon faaliyetleri</p>
 </li>
</ul>

<p>GÜÇ platformunda ise program kapsamında <strong>30 farklı alanda görev imkânı</strong> bulunduğu belirtiliyor. Aynı platformda tehlikeli işler ile temizlik faaliyetlerinin program kapsamında olmadığı da ifade ediliyor.</p>

<p>Bu faaliyetlerin ortak noktası, öğrencilerin eğitim ortamından tamamen kopmadan çalışma deneyimi elde etmesini sağlamak. Program bu yönüyle klasik tam zamanlı istihdamdan farklı bir yapıya sahip.</p>

<h3><strong>Öğrencilere başka hangi destekler sağlanıyor?</strong></h3>

<p>Programın kapsamı yalnızca günlük ödeme ile sınırlı değil. İŞKUR, katılımcılara iş gücü piyasasına hazırlanmalarını destekleyecek çeşitli faaliyetler de sunuyor.</p>

<p>Resmî program sayfasında bireysel danışmanlık ile birlikte <strong>iş arama, finansal okuryazarlık, öz geçmiş hazırlama ve mülakat teknikleri</strong> gibi alanlarda eğitimler verildiği belirtiliyor. </p>

<p>Bu çalışmaların amacı öğrencilerin yalnızca üniversite döneminde gelir elde etmesini değil, mezuniyet sonrasında iş arama ve işe giriş süreçlerine daha hazırlıklı olmasını sağlamak.</p>

<p>Dolayısıyla programın uzun vadeli hedefi, öğrencilerin kampüs içindeki geçici çalışma deneyimini daha geniş bir kariyer hazırlığı süreciyle birleştirmek.</p>

<h3><strong>Başvuru nasıl takip edilir?</strong></h3>

<p>Yeni dönem için başvuru yapmak isteyen öğrencilerin ilk olarak kendi üniversitelerinin resmi internet sitesi ve duyuru kanallarını kontrol etmesi gerekiyor. Program üniversitelerle iş birliği içinde yürütüldüğü için ilanların ilgili kurumun kontenjan ve program planlamasına göre yayımlanması önem taşıyor.</p>

<p>İŞKUR’un <strong>GÜÇ platformunda</strong> da Gençlik Programı için başvuru bağlantısı bulunuyor. Platformun hizmetler bölümünde program, üniversite öğrencilerini iş gücü piyasasına hazırlayan hizmetlerden biri olarak gösteriliyor. </p>

<p>Başvuru ekranı açıldığında öğrencilerin özellikle son başvuru tarihini, kontenjanı, öğrenim şartlarını ve programın uygulanacağı faaliyet alanlarını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Başvurunun yapılması tek başına programa kesin kabul anlamına gelmiyor. GÜÇ platformunda program için <strong>noter huzurunda kura ile seçim</strong> yöntemi de belirtiliyor. </p>

<h3><strong>2027'de ödeme ne kadar olacak?</strong></h3>

<p>Öğrencilerin “2027 İŞKUR Gençlik Programı ne kadar verecek?” sorusunun kesin yanıtı için yeni dönemle ilgili resmî ödeme tutarının açıklanması gerekiyor.</p>

<p>Şu anda resmî kaynaklarda yer alan güncel rakam <strong>katılım günü başına 1.375 TL</strong>. GÜÇ platformunda ise mevcut program için aylık gelir aralığı 6.875 TL ile 19.250 TL olarak gösteriliyor.</p>

<p>Bu nedenle 2027 yılına ilişkin yeni bir tutar açıklanmadan 1.375 TL'nin 2027 için de kesin olarak uygulanacağını söylemek doğru olmaz. Haberlerde ve sosyal medyada yer alabilecek farklı rakamların, resmî açıklama yapılmadığı sürece kesin ödeme olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="işkur-4" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/thumbs-b-c-8a1d8bd4c8036eae0be27dbce61c14fd.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Programın hedefi 1 milyon öğrenci</strong></h3>

<p>İŞKUR’un GÜÇ platformunda Gençlik Programı için daha uzun vadeli bir hedef de açıklanıyor. Programa ilişkin mevcut planlamada <strong>2025-2026 döneminde 150 bin öğrenciye ulaşılması</strong>, 2028 sonuna kadar ise toplam <strong>1 milyon öğrencinin desteklenmesi</strong> hedefleniyor. Program için ayrılan kaynak GÜÇ platformunda <strong>95,8 milyar TL</strong> olarak gösteriliyor.</p>

<p>Bu nedenle 2026-2027 eğitim öğretim döneminde programa katılmak isteyen öğrencilerin takip etmesi gereken iki temel kaynak bulunuyor: kendi üniversitelerinin resmî duyuruları ve İŞKUR’un GÜÇ platformundaki güncel program ilanları. Yeni başvuru takvimi ve varsa ödeme değişikliği resmî olarak açıklandığında, öğrencilerin bu duyurulardaki şartları esas alması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-2026-2027-basvuru</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/thumbs-b-c-58eb3a483f8a89b2fd7d0bf39d2b87f5.jpg" type="image/jpeg" length="69212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP, İBB Meclis üyeleriyle üç gün boyunca toplantı yapacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-ibb-meclis-uyeleriyle-uc-gun-boyunca-toplanti-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-ibb-meclis-uyeleriyle-uc-gun-boyunca-toplanti-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Merkezi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki siyasi dengeler ve parti içi disiplin gündemiyle İBB Meclis üyeleriyle üç günlük toplantı yapmaya hazırlanıyor. CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı'nın başkanlığındaki toplantılar öncesinde İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile de görüşme yapılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Merkezi,<strong> İstanbul Büyükşehir Belediyesi</strong>'ndeki siyasi dengeler ve parti içi disiplin gündemiyle İBB Meclis üyeleriyle üç günlük toplantı gerçekleştirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı'nın başkanlığında düzenlenecek toplantılarda, İBB Meclisi'ndeki siyasi tablo ve parti yönetiminin yerel yönetimlere ilişkin stratejileri ele alınacak.</p>

<h2><strong>İBB Meclis üyeleriyle üç günlük toplantı</strong></h2>

<p>CHP yönetimi, ekim ayı öncesinde parti içi disiplini güçlendirmek ve yerel yönetimlerde izlenecek stratejiyi netleştirmek amacıyla İstanbul'da üç günlük bir çalışma yürütecek.</p>

<p>Müslim Sarı'nın cuma, cumartesi ve pazar günlerini kapsayacak programda İBB Meclis üyeleriyle 1, 2 ve 3. bölgeler bazında ayrı ayrı toplantılar gerçekleştireceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sarı, Nuri Aslan ile görüşecek</strong></h3>

<p>Edinilen bilgilere göre Sarı, Meclis üyeleriyle yapılacak geniş katılımlı toplantılar öncesinde İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile baş başa bir değerlendirme görüşmesi gerçekleştirecek.</p>

<p>Görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki son durumun ve önümüzdeki döneme ilişkin siyasi stratejinin ele alınması bekleniyor.</p>

<h3><strong>CHP'den “siyasi aidiyet ve parti disiplini” mesajı</strong></h3>

<p>Toplantılar öncesinde değerlendirmelerde bulunan CHP'li kurmaylar, belediye başkanları ve Meclis üyelerinin siyasi aidiyetlerini netleştirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Parti yönetiminin, CHP çatısı altında görev yapan isimlerin parti kimliği ve disiplinine uygun hareket etmesini istediği ifade edildi.</p>

<p>CHP kaynakları, "CHP Meclis üyesi olarak kalınacaksa, partinin siyasi kimliği ve disiplini içinde hareket edilmeli." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>“İBB'nin AKP'ye geçmesini asla istemeyiz”</strong></h3>

<p>CHP kaynakları, İstanbul'daki toplantıların aynı zamanda olası siyasi risklere karşı "ön alma" amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p>Temel hedefin parti disiplinini korurken İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AK Parti'ye geçmesinin önüne geçmek olduğunu vurgulayan CHP'li kurmaylar, "İBB'nin AKP'ye geçmesini asla istemeyiz. İBB'yi AKP'ye kaptırmayacak stratejileri geliştirmek gerekiyor. Ancak parti disiplinine de zarar verilememeli." ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Toplantılar İstanbul'la sınırlı kalmayabilir</strong></h3>

<p>CHP'nin Meclis üyeleri ve belediye başkanlarıyla gerçekleştireceği değerlendirme toplantılarının İstanbul'la sınırlı kalmayacağı belirtildi.</p>

<p>Parti kurmayları, ilerleyen günlerde Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa başta olmak üzere diğer büyükşehirlerde de benzer toplantıların düzenlenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Toplantılarda yerel yönetimlerin mevcut durumu, parti disiplini ve önümüzdeki dönemde izlenecek siyasi stratejinin değerlendirilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-ibb-meclis-uyeleriyle-uc-gun-boyunca-toplanti-yapacak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/d8bfc630-5cdb-4572-8888-a82874049be5-1.png" type="image/jpeg" length="42816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DGS tercihleri ne zaman bitiyor 2026? DGS tercih son günü ne zaman? 2026 DGS tercih sonuçları belli oldu mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dgs-tercihleri-ne-zaman-bitiyor-2026-dgs-tercih-son-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dgs-tercihleri-ne-zaman-bitiyor-2026-dgs-tercih-son-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 DGS tercihleri ne zaman bitiyor? Ön lisans eğitimini lisans programına tamamlamak isteyen adayların tercih sürecinde sona yaklaşıldı. ÖSYM tarafından yayımlanan takvime göre tercih işlemleri için belirlenen son tarih yaklaşırken, adayların gözü şimdi DGS yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı tarihe çevrildi. Peki, DGS tercihleri saat kaçta sona erecek ve sonuçlar ne zaman açıklanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ön lisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmek için katıldığı <strong>Dikey Geçiş Sınavı (DGS)</strong> sonrasında tercih süreci devam ediyor. ÖSYM tarafından yayımlanan 2026-DGS tercih duyurusuna göre adayların tercih işlemleri <strong>27 Ağustos-3 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Tercih sürecinin sona ermesine kısa süre kala adaylar bir yandan tercih listelerini son kez kontrol ederken diğer yandan <strong>“DGS tercihleri ne zaman bitiyor?”</strong> ve <strong>“DGS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?”</strong> sorularına yanıt arıyor. ÖSYM'nin resmi duyurusunda tercihlerin son günü ve saati açıkça belirtilirken, yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı tarih için henüz ayrıca bir takvim duyurusu yapılmadı.</p>

<h2><strong>DGS tercihleri ne zaman bitiyor?</strong></h2>

<p><strong>2026-DGS tercih işlemleri 3 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.</strong> ÖSYM'nin resmi duyurusuna göre adaylar tercihlerini <strong>3 Eylül 2026 saat 23.59'a kadar</strong> Aday İşlemleri Sistemi üzerinden tamamlayabilecek.</p>

<p>Tercih süreci 27 Ağustos'ta saat 10.30'da başladı. Adayların tercihlerini belirtilen süre içinde elektronik ortamda tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Son gün tercih yapacak adayların özellikle saat sınırına dikkat etmesi önem taşıyor. <strong>3 Eylül saat 23.59'dan sonra tercih işlemleri sona erecek.</strong> Bu nedenle adayların son dakikaya kalmadan tercih listesini oluşturup sistem üzerinden işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>DGS tercihleri saat kaçta sona erecek?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin yayımladığı 2026-DGS tercih duyurusunda tercih işlemlerinin <strong>3 Eylül 2026 saat 23.59'da</strong> sona ereceği açıklandı.</p>

<p>Adayların tercihlerini son gün ve son saat sınırına bırakmaması, tercih listesini sisteme kaydettikten sonra işlemin tamamlandığını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Tercihler elektronik ortamda yapıldığı için adayların T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle <strong>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne (AİS)</strong> giriş yapması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı-(copy)-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 DGS tercihleri nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>2026-DGS tercih işlemleri ÖSYM'nin <strong>Aday İşlemleri Sistemi</strong> üzerinden bireysel olarak gerçekleştiriliyor. Adaylar sisteme T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle giriş yaparak tercih listelerini oluşturabiliyor.</p>

<p>Tercih yapacak adayların yalnızca puanlarına göre hareket etmemesi, tercih kılavuzundaki program bilgilerini ve özel koşulları da dikkatle incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Tercih listesi hazırlanırken özellikle şu bilgiler kontrol edilmeli:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Üniversite ve bölüm adı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Programın kontenjanı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ön lisans alanına göre tercih edilebilecek lisans programları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Özel koşullar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğretim türü ve program bilgileri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kontenjan ve yerleştirme koşulları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM, 2026-DGS yerleştirme işlemlerinde <strong>2026-DGS Başvuru Kılavuzu'nda yer alan ilke ve kuralların uygulanacağını</strong> açıkladı.</p>

<h3><strong>2026 DGS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p><strong>2026 DGS yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı tarih henüz ÖSYM tarafından duyurulmadı.</strong></p>

<p>ÖSYM'nin resmi duyurusunda yalnızca tercih işlemlerinin <strong>27 Ağustos-3 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında alınacağı ve 3 Eylül saat 23.59'da sona ereceği belirtildi. Sonuçların hangi tarihte açıklanacağına ilişkin ayrıca bir tarih verilmedi.</p>

<p>Bu nedenle adayların şu aşamada belirli bir günü kesin sonuç tarihi olarak kabul etmemesi gerekiyor.</p>

<p>Geçmiş yıllardaki ÖSYM uygulamalarında tercihlerin tamamlanmasının ardından yerleştirme sonuçlarının kısa süre içinde açıklanabildiği görülüyor. Ancak geçmiş yıl takvimi, 2026 için kesin sonuç tarihi anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>2026 DGS sonuç tarihi ÖSYM tarafından açıklandığında</strong>, adaylar yerleştirme sonuçlarını resmi sonuç ekranı üzerinden sorgulayabilecek.</p>

<h3><strong>DGS yerleştirme sonuçları nereden açıklanacak?</strong></h3>

<p>DGS yerleştirme sonuçları açıklandığında adaylar sonuçlarını <strong>ÖSYM'nin Sonuç Açıklama Sistemi</strong> üzerinden öğrenebilecek.</p>

<p>Adayların sonuç sorgulama işlemi sırasında T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle sisteme giriş yapması gerekecek. Sonuç ekranında adayın yerleştiği yükseköğretim programı ve yerleştirme bilgileri görülebilecek.</p>

<p>ÖSYM'nin sonuç duyurusu yayımlandığında sonuç sorgulama ekranına ilişkin bağlantı da kurumun resmi internet sitesinden paylaşılacak.</p>

<p><img alt="YKS ek tercihler ne zaman 2026? ÖSYM YKS 2. tercih (ek yerleştirme) kılavuzu ve boş kontenjanlar takvimi-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/o-s-y-m1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>DGS tercih sonuçları açıklanınca ne olacak?</strong></h3>

<p>Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından bir lisans programına yerleşen adaylar için <strong>üniversite kayıt süreci </strong>başlayacak.</p>

<p>Kayıt tarihleri, kayıt işlemlerinde izlenecek yol ve gerekli belgeler ilgili üniversitelerin duyuruları üzerinden takip edilecek. Bu nedenle adayların yalnızca DGS sonuçlarını değil, yerleştirildikleri üniversitenin kayıt takvimini de kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Bir programa yerleşemeyen adaylar açısından ise ÖSYM'nin açıklayacağı ek yerleştirme süreci önem taşıyabilecek. Ancak ek yerleştirme yapılıp yapılmayacağı ve varsa tarihleri, sonuçların ardından ÖSYM tarafından yapılacak resmi duyurularla netleşecek.</p>

<h3><strong>DGS tercihleri son gün değiştirilebilir mi?</strong></h3>

<p>Tercih süresi devam ettiği sürece adayların sistem üzerinden tercih işlemlerini kontrol etmesi ve ÖSYM'nin belirlediği kurallar çerçevesinde değişiklik yapması mümkün olabiliyor.</p>

<p>Ancak adayların tercihlerini sonlandırmadan önce listenin tamamını dikkatle incelemesi gerekiyor. Özellikle bölüm kodları, üniversite bilgileri ve özel koşulların yanlış seçilmesi, yerleştirme sürecinde sorun yaşanmasına neden olabileceğinden tercih ekranındaki bilgilerin kılavuzla karşılaştırılması önem taşıyor.</p>

<p>ÖSYM, 2026-DGS tercihleri için adayların tercih bilgileri ve tablolarını dikkatle incelemesi gerektiğini de resmi duyurusunda belirtiyor.</p>

<p><img alt="KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></p>

<h3><strong>2026 DGS tercih sürecinde son durum</strong></h3>

<p>2026-DGS tercih sürecinde artık son aşamaya gelindi. <strong>27 Ağustos'ta başlayan tercihler 3 Eylül 2026 saat 23.59'da sona erecek.</strong> Adayların bu tarihe kadar tercihlerini ÖSYM AİS üzerinden tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM tarafından henüz <strong>DGS yerleştirme sonuçları için kesin bir tarih açıklanmadı</strong>. Bu nedenle sonuçların tercihlerin tamamlanmasının ardından ne zaman ilan edileceği, ÖSYM'nin yeni duyurusuyla netleşecek.</p>

<p>Adayların sonuç tarihi açıklanana kadar ÖSYM'nin resmi duyurularını takip etmesi ve tercih süresinin sona ermesinden önce listelerini son kez kontrol etmesi önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dgs-tercihleri-ne-zaman-bitiyor-2026-dgs-tercih-son-gunu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="96931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="81131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="66586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="36356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="59246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="38437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="33180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="43602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="99311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="33794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="67020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="22515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="78723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="60830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="95112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="17792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="37303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="60031"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="68624"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
