<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 13:19:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla’da her 10 yangından 7’sinin insan kaynaklı olduğu tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-her-10-yangindan-7sinin-insan-kaynakli-oldugu-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglada-her-10-yangindan-7sinin-insan-kaynakli-oldugu-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'da 2024-2026 döneminde 3 bin 869 açık alan yangını kaydedildi. Yangınların 2 bin 682'sinin insan kaynaklı olduğu belirlenirken, veriler her 10 yangından yaklaşık 7'sinin insan kaynaklı olduğu öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>'da son üç yılda meydana gelen açık alan <strong>yangın</strong>larına ilişkin veriler, yangınların önemli bölümünün insan kaynaklı olduğunu ortaya koydu. 2024-2026 döneminde kent genelinde 3 bin 869 açık alan yangını meydana gelirken, bunların 2 bin 682'sinin insan kaynaklı olduğu tespit edildi.</p>

<p><strong>Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı</strong>nın verilerine göre, aynı dönemde 766 yangının elektrik kaynaklı olduğu belirlenirken, 421 yangının çıkış nedeni ise tespit edilemedi.</p>

<h2><strong>2026'da 614 açık alan yangını çıktı</strong></h2>

<p>2026'nın başından bu yana Muğla genelinde 614 açık alan yangını meydana geldi. Bu yangınların 392'sinin insan kaynaklı olduğu belirlendi.</p>

<p>Aynı dönemde 142 yangının elektrik nedeniyle çıktığı tespit edilirken, 80 yangının çıkış nedeni yapılan incelemelere rağmen belirlenemedi.</p>

<p>Veriler, 2026 yılında meydana gelen açık alan yangınlarında da insan faktörünün öne çıktığını gösterdi.</p>

<h3><strong>Sigara ve kontrolsüz ateş başı çekiyor</strong></h3>

<p>İnsan kaynaklı yangınların ortaya çıkmasında farklı nedenlerin etkili olduğu belirtildi. Söndürülmeden atılan sigara, kül ve korların yanı sıra kontrolsüz şekilde yakılan temizlik ateşleri yangınların başlıca nedenleri arasında yer aldı.</p>

<p>Anız yakılması da <strong>insan kaynaklı yangınları</strong>n nedenleri arasında bulunuyor. Açık alanlarda kontrolsüz şekilde bırakılan veya yakılan ateşlerin çevredeki kuru ot ve bitki örtüsünü tutuşturması yangınlara yol açabiliyor.</p>

<h3><strong>Yangınların yüzde 20'si elektrik kaynaklı</strong></h3>

<p>2024-2026 dönemindeki verilere göre Muğla'da meydana gelen açık alan yangınlarının yaklaşık yüzde 20'si elektrik kaynaklı oldu.</p>

<p>Toplam yangınların yaklaşık yüzde 11'inin çıkış nedeni ise belirlenemedi. Geriye kalan yangınların büyük bölümünde insan kaynaklı nedenler tespit edildi.</p>

<p>Bu dönemde meydana gelen 3 bin 869 açık alan yangınının 2 bin 682'sinin insan kaynaklı olması, her 10 yangından yaklaşık 7'sinde insan faktörünün bulunduğunu gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yaz aylarında yangın riskine dikkat çekildi</strong></h3>

<p>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yaz döneminde sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte orman yangını riskinin arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğunu belirten Aras, bölge sakinleri ile kente gelen tatilcilerden yangınlara karşı daha dikkatli olmalarını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-her-10-yangindan-7sinin-insan-kaynakli-oldugu-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muglada-acik-alan-yanginlarinin-yaklasik-yuzde-70i-insan-kaynakli.png" type="image/jpeg" length="20608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı İBB Davası'nda 65. duruşma başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ekrem-imamoglunun-yargilandigi-ibb-davasinda-65-durusma-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ekrem-imamoglunun-yargilandigi-ibb-davasinda-65-durusma-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı davanın 65. duruşması Marmara Cezaevi karşısındaki salonda görülmeye başlandı. Mahkeme heyeti, duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen davaya; tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında yer aldığı tutuklu sanıklar getirildi.</p>

<p>Duruşmada tutuksuz sanıklardan Aziz İhsan Aktaş, İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu ve sanatçı Ercan Saatçi ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmayı izleyiciler arasında Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Dilek İmamoğlu, milletvekilleri ve sanık yakınları takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan, duruşma öncesinde tutuksuz sanıkların savunmalarını almak için bir liste hazırladıklarını belirterek, bugün salonda bulunan tutuksuz sanıklarla başlanacağını ve yarından itibaren savunma işlemlerine listeye göre devam edileceğini bildirdi. Duruşma, İmamoğlu'nun avukatının usule ve esasa ilişkin beyanlarıyla devam etti.</p>

<h3><strong>Özgür Özel: "Savunma hakkı kısıtlanamaz"</strong></h3>

<p>Duruşma öncesinde cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yargılama sürecindeki usullere tepki gösterdi. Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki umutsuzluğun bugün giderilmesi. Ekrem başkanın savunma hakkı elinden alınmıştı; kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti, 'Aksi taktirde susma hakkınızı kullandık kabul edeceğiz' demişlerdi. Bırakın böyle Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birini, Türkiye'de 972 ilçenin herhangi bir adliye binasında basit bir davada uygulandığında verilecek ilk karar bozma kararıdır. Kendine güvenen savcı, hakim, adalet dağıtacaklarını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı?</i></p>

<p><i>Yeni Parti Genel Başkanı olarak buradayız. Buradaki kumpası kuranlarla partimizi elimizden almaya kalkanlar aynı planın parçası. Yeni Parti dimdik ayaktadır; il başkanımız, ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız ve milletvekillerimizle buradayız."</i></p>
</blockquote>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan kapsamlı iddianamede; Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", bakanlıklar ve ilgili kamu idareleri "suçtan zarar gören", 16 kişi "müşteki", 7'si firari ve 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" sıfatıyla yer alıyor.</p>

<p>İddianamede, 2014 yılından bu yana gerçekleştiği öne sürülen 143 ayrı eylem neticesinde kamunun menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise 95 taşınmaz zarara uğratıldığı iddia ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ekrem-imamoglunun-yargilandigi-ibb-davasinda-65-durusma-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/1374295-2013079005.jpg" type="image/jpeg" length="64595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Rafael Leao için yeni hamle yapabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahce-rafael-leao-icin-yeni-hamle-yapabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahce-rafael-leao-icin-yeni-hamle-yapabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin yaz transfer döneminde uzun süre gündeminde tuttuğu Rafael Leao dosyası yeniden açılabilir]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin yaz transfer döneminde uzun süre gündeminde tuttuğu Rafael Leao dosyası yeniden açılabilir. Sarı-lacivertlilerin, Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına kalması halinde Milan'ın Portekizli yıldızı için yeniden devreye girebileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>ŞAMPİYONLAR LİGİ FENERBAHÇE'NİN KOZU OLABİLİR</strong></h2>

<p>Sarı-lacivertliler, 2026-27 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ne katılabilmek için play-off turuna yükseldi ve Olympique Lyon ile eşleşti. İlk maç yarın Kadıköy'de, rövanş ise 26 Ağustos'ta oynanacak.</p>

<p>Fenerbahçe'nin Lyon engelini aşması halinde Şampiyonlar Ligi lig aşamasına kalacak olması, Leao transferinde de dengeleri değiştirebilir.</p>

<p>Çünkü Portekizli futbolcunun kararında Şampiyonlar Ligi'nde oynama ihtimali önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Fenerbahçe'nin Devler Ligi biletini alması, sarı-lacivertli yönetimin Leao için yeniden masaya oturmasının önünü açabilir. Bu nedenle Fenerbahçe - Rafael Leao transferinde Lyon eşleşmesi yalnızca Avrupa hedefi açısından değil, transfer operasyonunun geleceği açısından da kritik önem taşıyor.</p>

<h2><strong>TEMMUZDA FENERBAHÇE'DEN MİLANO ÇIKARMASI</strong></h2>

<p>Fenerbahçe ile Rafael Leao arasındaki süreçte en kritik aşama temmuz ayının son haftasında yaşandı.</p>

<p>25 Temmuz'da Fenerbahçe, Leao için 100 milyon euro civarında bonservis ve maaşı kapsayan bir teklif yaptığı yönündeki haberleri resmi açıklamayla yalanladı. Sarı-lacivertli kulüp, oyuncuya veya Milan'a bu yönde bir teklif yapılmadığını duyurdu ve o sırada önceliğin Şampiyonlar Ligi elemelerindeki Górnik Zabrze rövanşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Ancak bu açıklamanın ardından süreç tamamen kapanmadı.</p>

<p>Tam tersine, 27 Temmuz'da Fenerbahçe Futbol Şube Sorumlusu Cihan Kamer'in Milano'ya gittiği ve Milan yöneticileriyle Rafael Leao transferini görüştüğü yönünde haberler yayıldı.</p>

<p>İtalyan basınında Fenerbahçe'nin Milan ile pazarlık masasına oturduğu ve transferin yapılandırması üzerinde çalıştığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>FENERBAHÇE'NİN TEKLİFİ NEYDİ?</strong></h2>

<p>Transfer sürecinde farklı rakamlar ortaya atıldı. La Gazzetta dello Sport kaynaklı haberlerde Fenerbahçe'nin Leao için yaklaşık 40 milyon euro bonservis önerdiği, Milan'ın ise başlangıçta 60 milyon euro istediği öne sürüldü.</p>

<p>ANSA ise daha farklı bir formülden söz etti. Buna göre Fenerbahçe'nin 5 milyon euro kiralama bedeli ve yaklaşık 35 milyon euro zorunlu satın alma içeren bir model önerdiği, Milan'ın ise 50 milyon euro istediği belirtildi.</p>

<p>Dolayısıyla transferde yalnızca bonservis rakamı değil, ödeme planı ve kiralama formülü de pazarlığın önemli parçaları haline geldi.</p>

<p>Oyuncuya önerilen maaş konusunda da farklı rakamlar basına yansıdı. İlk aşamada 8-10 milyon euro seviyeleri konuşulurken, ağustos başındaki haberlerde bu rakamın 12 milyon euro net maaşa kadar çıktığı iddia edildi.</p>

<h2><strong>GALATASARAY FAKTÖRÜ</strong></h2>

<p>Rafael Leao transferinin bir diğer önemli ayağı ise Galatasaray oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı-kırmızılılar da Portekizli yıldız için ciddi bir girişimde bulundu. Galatasaray'ın oyuncuya 8 milyon euro maaş ve 2 milyon euro bonus içeren bir paket sunduğu iddia edilirken, Milan'ın bonservis beklentisinin 60 milyon euro olduğu aktarıldı.</p>

<p>Bu yarışta Galatasaray'ın en büyük kozu ise Şampiyonlar Ligi oldu.</p>

<p>Ağustos başındaki haberlerde Leao'nun Şampiyonlar Ligi faktörü nedeniyle Galatasaray'a daha sıcak baktığı ve Victor Osimhen'in varlığının da kararında etkili olabileceği ileri sürüldü. Hatta 4 Ağustos'ta çıkan bir haberde, Leao'nun Fenerbahçe'den gelen teklifi reddettiği ve Galatasaray'a daha sıcak baktığı iddia edildi. Ancak bu iddialar sonuca varmayınca Leao yine takımında kaldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahce-rafael-leao-icin-yeni-hamle-yapabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/rafael-leao.webp" type="image/jpeg" length="86184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mizofoni her 8 kişiden 1'inde görülüyor: Çiğneme ve nefes alma sesleri neden rahatsız ediyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mizofoni-her-8-kisiden-1inde-goruluyor-cigneme-ve-nefes-alma-sesleri-neden-rahatsiz-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mizofoni-her-8-kisiden-1inde-goruluyor-cigneme-ve-nefes-alma-sesleri-neden-rahatsiz-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiğneme, yutkunma, burun çekme ve nefes alma gibi bazı sesler, kimi kişilerde yoğun öfke, tiksinti ve sıkıntıya neden olabiliyor. Mizofoninin günlük yaşam, sosyal ilişkiler ve iş hayatına etkileri, tanı ve tedavi süreci ile toplumdaki yanlış inanışlar ele alındı. Psikiyatrist Dr. Ali Ercan Altınöz, 24 Saat Gazetesi’ne konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazı sesler, toplumun büyük bölümü için günlük hayatın sıradan bir parçası olurken kimi kişilerde yoğun ve kontrol edilmesi güç tepkiler oluşturabiliyor.</p>

<p>Özellikle çiğneme, yutkunma, burun çekme ve nefes alma gibi seslere karşı ortaya çıkan öfke, tiksinti ve kaçınma davranışları, mizofoni olarak adlandırılan durumla ilişkilendiriliyor. Bu tepkilerin yalnızca anlık bir rahatsızlıkla sınırlı kalmadığı, kişinin çevresiyle ilişkilerinden günlük rutinlerine kadar farklı alanlarda güçlük yaşamasına neden olabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Durumun diğer ses hassasiyetlerinden ayrılması, belirtilerin doğru değerlendirilmesi ve kişinin yaşamını etkileyen boyutlarının ele alınması önem taşıyor. <strong>Psikiyatrist &amp; Psikoterapist Dr. Ali Ercan Altınöz</strong>, 24 Saat Gazetesi’ne yaptığı açıklamada mizofoninin nedenleri, belirtileri, günlük yaşama etkileri, tanı ve tedavi süreci ile toplumdaki yanlış inanışlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Prof Dr Ali̇ Ercan Altinöz" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prof-dr-ali-ercan-altinoz.jpg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Mizofoni sesin şiddetinden bağımsız tepkiye yol açıyor</strong></h2>

<p>Her ses hassasiyetinin mizofoni anlamına gelmediğini vurgulayan Altınöz, hiperakuzi ve fonofobinin de sese karşı toleransın azaldığı durumlar olduğunu ancak mizofoniden farklı özellikler taşıdığını söyledi.</p>

<p>Mizofoniyi hiperakuziden, yani yüksek seslere karşı genel bir fiziksel rahatsızlık ya da ağrı duyulması durumundan ve fonofobiden, yani belirli bir sesin zarar vereceğine dair korkudan ayıran en önemli özelliğin tepkinin sesin şiddetiyle ilgili olmaması olduğunu belirten Altınöz, "Kişi belli bir sese, o sesin kaynağına ve kendisi için taşıdığı anlama bağlı olarak tepki verir. Mizofonide yaşanan şey fiziksel bir ağrı değil, öfke, tiksinti ve kaçınma gibi duygusal ve davranışsal bir tepkidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mizofoninin neden ortaya çıktığına ilişkin kesin bir yanıt bulunmadığını belirten Dr. Ercan Altınöz, beyin görüntüleme çalışmalarının önemli ipuçları sunduğunu söyledi. Altınöz, "Tetikleyici bir ses duyulduğunda, beynin işitme ve 'bu önemli, dikkat et' sinyalini üreten bölgelerinde normalden fazla bir aktivasyon görülüyor. Bu da kişinin o sese karşı adeta sürekli tetikte olduğu bir durumu işaret ediyor" diye konuştu.</p>

<p>Günümüzde mizofoninin hala bir psikiyatrik bozukluk olarak sınıflandırılmadığını belirten Dr. Ercan Altınöz, bununla birlikte mizofoninin başka psikiyatrik bozukluklarla ilişkili göründüğünü ifade etti.</p>

<p>Altınöz, Hacettepe Üniversitesi'nden araştırmacılar Kılıç, Öz, Avanoğlu ve Aksoy tarafından Ankara'da gerçekleştirilen geniş çaplı bir araştırmada, mizofoninin obsesif-kompulsif bozukluk ve fobilerle ortak özellikler taşıdığının ortaya konulduğunu aktardı.</p>

<p><img alt="Mi̇zofoni̇ 2" class="detail-photo img-fluid" height="1314" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mizofoni-2.png" width="2176" /></p>

<p>Araştırmada, mizofoniye verilen tepkinin sesin gerçek özelliklerinden bağımsız olduğu, tetikleyiciyle kıyaslandığında aşırı ve orantısız bir nitelik taşıdığı ve kişiyi belirgin bir kaçınma davranışına sürüklediği belirtildi.</p>

<p>Altınöz, Esin Engin, Duru Tulumtaş ve Sude Kök ile sürdürdüğü çalışmaya ilişkin ise, “Benim Esin Engin, Duru Tulumtaş ve Sude Kök ile sürdürdüğüm bir çalışma da mizofoninin yaygın anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve otizm spektrumu bozukluğuyla kimi benzer özellikler taşıdığı yönünde” dedi.</p>

<p>Altınöz, bu bulguların mizofoninin belirli bir ses ile olumsuz bir duygu arasında nörobiyolojik olarak atanmış ve sonradan zamanla pekişmiş, öğrenilmiş bir bağ olabileceğini düşündürdüğünü belirtti.</p>

<h3><strong>Türkiye'deki araştırma mizofoninin yaygınlığını ortaya koyuyor</strong></h3>

<p>Mizofoninin görülme sıklığının, kullanılan tanım ve değerlendirme yöntemine göre değişebildiğini belirten Dr. Ercan Altınöz, Türkiye'de yapılan bir araştırmanın bu konuda yol gösterici nitelikte olduğunu söyledi. Altınöz, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p><i>“Hacettepe Üniversitesi'nden Kılıç, Öz, Avanoğlu ve Aksoy, Ankara'da rastgele seçilmiş 541 kişiyle evlerinde yüz yüze görüşerek dünyada bu konuda yapılan ilk temsili toplum araştırmasını gerçekleştirdi. Sonuçlara göre her 8 kişiden yaklaşık biri, yani yüzde 13'ü, klinik anlamda mizofoni tanı ölçütlerini karşılıyor; katılımcıların yaklaşık dörtte üçü ise en az bir sesten belirgin rahatsızlık duyduğunu söylüyor.</i></p>

<p><i>Aynı araştırmaya göre mizofoni daha çok genç yaşlarda görülüyor ve yaş ilerledikçe sıklığı azalıyor. Vakaların büyük çoğunluğunda belirtiler çocukluk veya ergenlik döneminde başlıyor. Farklı ülkelerde üniversite öğrencileriyle yapılan çalışmalarda ise yaygınlık oranları yüzde 6 ile yüzde 20 arasında, bazı çalışmalarda daha da yüksek çıkıyor; bu farklar, tekrar hatırlatmalıyım, bu sonuçlar örneklemin kimlerden oluştuğuna ve kullanılan ölçüm yöntemine bağlı.”</i></p>

<p>Psikiyatrist &amp; Psikoterapist Dr. Ercan Altınöz, mizofoninin şu an için resmi sınıflandırma kılavuzlarında ayrı bir ruhsal bozukluk olarak yer almadığını ancak bu durumu psikiyatrik bir durum olarak ele almayı destekleyen kanıtların giderek arttığını belirtti.</p>

<p>Altınöz, mizofoninin diğer psikiyatrik bozukluklarla ilişkisine yönelik bulguların da bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p><i>“Engin, Tulumtaş ve Kök ile sürdürdüğümüz araştırmaya benzer şekilde Kılıç ve ekibinin araştırmasında, mizofonisi olan kişilerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk, madde kullanım bozukluğu gibi tanıların geçmişte görülme sıklığının belirgin şekilde daha yüksek olduğu bulunmuştu. Psikiyatri alanında mizofoninin bir psikiyatrik hastalık olup olmadığı tartışıladursun, ilginç biçimde, Kılıç ve ekibinin çalışmasındaki katılımcıların çoğu kendi durumunu bir ‘hastalık’ olarak bile görmüyor. Bu da farkındalık eksikliğine işaret ediyor.”</i></p>

<h3><strong>Mizofoni işitme sistemiyle bağlantılı olabiliyor</strong></h3>

<p>Mizofoninin işitme sistemiyle bağlantısına dair bulguların da bulunduğunu belirten Altınöz, tinnitus ve hiperakuzi ile birlikte görülebileceğini, işitme merkezleriyle ilgili beyin bölgelerinde farklı aktivasyon örüntülerinin saptandığını söyledi. Altınöz, "Mizofoni bugün hem psikiyatrik hem de işitmeyle ilgili boyutları olan, farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirmesini gerektiren bir durum olarak ele alınıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dr. Ercan Altınöz, mizofoninin kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğini belirtti. Özellikle aile içinde ve sosyal ortamlarda, birlikte yemek yeme gibi paylaşılan anlarda gerginlik ve belirgin sıkıntı yaşanabildiğini ifade eden Altınöz, kişilerin kendilerini rahatsız eden seslerin bulunduğu kişilerden, ortamlardan veya etkinliklerden uzak durmaya başlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Mizofoninin okul ve iş hayatında da dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon güçlüğü nedeniyle performans düşüklüğüne yol açabildiğini aktaran Altınöz, bazı kişilerde öfke patlamaları veya kontrolü kaybetme hissinin görülebildiğini, bunun ardından suçluluk ve utanç duygularının ortaya çıkabildiğini belirtti. Altınöz, tüm bu durumların sosyal izolasyon ve yalnızlığa neden olabildiğini, ilişkilerde ise gerginlik ve yanlış anlaşılmaların yaşanabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Mi̇zofoni̇ 3" class="detail-photo img-fluid" height="1086" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mizofoni-3.png" width="2498" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan çalışmaların mizofonisi olan bireylerin kendi ruh sağlıklarını fiziksel sağlıklarından belirgin şekilde daha kötü değerlendirdiğini gösterdiğini aktaran Altınöz, "Mizofoni yalnızca can sıkıcı bir durum değil, kişinin kendini genel olarak kötü hissetmesine de sebep olan bir yük" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Mizofoni için henüz herkesin üzerinde uzlaştığı standart bir tanı kriteri bulunmadığını belirten Dr. Ercan Altınöz, ancak Gökhan Öz'ün geliştirdiği ve Kılıç ile ekibinin araştırmasında kullanılan yapılandırılmış görüşme yönteminin Türkiye'de bu alanda önemli bir katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>Bu yöntemde elli farklı sesin tek tek sorulduğunu ve kişinin bu seslere verdiği tepkinin değerlendirildiğini belirten Altınöz, araştırma grubunun önerdiği tanı ölçütlerinin kişinin bir veya daha fazla sese karşı belirgin sıkıntı duymasını, bu seslere öfke, tiksinti veya sıkıntı şeklinde yoğun duygusal tepki vermesini, sesten kaçınmak için belirgin çaba göstermesini ve bu durumun günlük yaşamını, ilişkilerini ya da işini etkilemesini içerdiğini aktardı.</p>

<p>Tanı ve tedavi sürecinde psikiyatri, klinik psikoloji ve odyolojinin (işitme uzmanlığı) birlikte çalıştığını ifade eden Altınöz, özellikle tinnitus ve hiperakuzi gibi durumların ayırt edilmesinde odyolojinin önemli rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Altınöz, "Mizofoninin tek bir uzmanlık alanının değil, bu alanların birlikte çalışmasının konusu olduğunu söyleyebilirim" dedi.</p>

<h3><strong>Bilişsel davranışçı terapi mizofoni belirtilerini azaltabiliyor</strong></h3>

<p>Psikiyatrist &amp; Psikoterapist Dr. Ercan Altınöz, mizofoni için şu an herkesin üzerinde uzlaştığı standart bir tedavi yönteminin bulunmadığını belirtti. Ancak son yıllarda bilişsel davranışçı terapinin (BDT) belirtileri azaltmada etkili olduğuna dair güçlü bulguların biriktiğini ifade etti.</p>

<p>Altınöz, Hollanda'da yapılan bir çalışmada grup halinde uygulanan bilişsel davranışçı terapinin mizofoni belirtilerini hem kısa vadede hem de bir yıl sonrasında anlamlı ölçüde azalttığının görüldüğünü, başka bir çalışmada ise hastaların yaklaşık yarısında belirgin bir rahatlama sağlandığını aktardı.</p>

<p>Bu alanda Türkiye'den de önemli çalışmalar yapıldığını belirten Altınöz, Kezban Burcu Avanoğlu ve ekibinin kişinin kendi kendine uyguladığı maruz bırakma yöntemi ile ses terapisini karşılaştıran bir çalışma yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Altınöz, rahatsızlık veren sese kademeli olarak alışmayı amaçlayan maruz bırakma yönteminde hafif bir iyileşme eğilimi görülse de genel olarak yanıt oranının düşük kaldığını ve bunun alanın daha etkili yöntemlere ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Aynı ekibin bir vaka sunumunda ise psikoeğitim ile bilişsel davranışçı terapinin birlikte uygulanmasının bir hastada belirti şiddetini belirgin biçimde azalttığının bildirildiğini aktardı.</p>

<p>Kendi klinik deneyiminden de örnek veren Dr. Altınöz, Klinik Psikiyatri dergisinde yayımlanan bir olgu sunumunda 18 yaşındaki bir tıp fakültesi öğrencisinin ele alındığını söyledi. Altınöz, yurda taşındıktan sonra klima sesi ve yanındaki kişilerin içecek yudumlama sesleri gibi tetikleyiciler nedeniyle ders çalışamaz hale gelen hastanın akademik performansının ciddi şekilde etkilendiğini belirtti.</p>

<p>Bu hastaya ihtiyacına yönelik bilişsel davranışçı terapi programı uygulandığını ifade eden Altınöz, süreçte mizofoni hakkında bilgilendirme yapıldığını, düşünce-duygu-davranış döngüsünün incelendiğini, otonom sinir sistemi ve sakinleşme tepkisi üzerine çalışıldığını, kademeli davranışsal denemeler yapıldığını ve öğrenilenlerin pekiştirildiğini aktardı.</p>

<p>Tedavi sonunda hastanın daha önce çalışamadığı ortamlarda rahatça ders çalışabilir hale geldiğini ve şikayetlerinin büyük ölçüde gerilediğini belirten Altınöz, bu olgunun mizofoninin henüz resmi bir tanı olarak kabul edilmese de bilişsel davranışçı terapiyle iyileşebilecek bir durum olduğunu gösteren örneklerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Prof Dr Ali̇ Ercan Altinöz 1" class="detail-photo img-fluid" height="4032" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prof-dr-ali-ercan-altinoz-1.jpg" width="3024" /></p>

<h3><strong>Mizofoni tedavisinde yeni yöntemlere ilişkin kanıtlar sınırlı kalıyor</strong></h3>

<p>İlaç tedavisi (bazı antidepresanlar, beta-blokerler) ve beyin uyarımına dayalı bazı yeni yöntemlerin de yurt dışında denendiğini belirten Altınöz, ancak bu yöntemlere ilişkin kanıtların henüz çok sınırlı olduğunu ifade etti. Altınöz, mizofoni tedavisinde daha büyük çaplı, psikiyatri ve odyolojinin birlikte yürüttüğü çalışmalara ve mizofoniye uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi protokollerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>

<p>Dr. Ercan Altınöz, mizofoni hakkında farkındalığın düşük olmasının, bu yakınmaları yaşayan bireylerin toplumda damgalanmasına neden olabildiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Mizofonisi olan kişilere yargılayıcı yaklaşılmaması gerekiyor</strong></h3>

<p>Altınöz, destek olmak için şu önerileri sıraladı:</p>

<p>Dr. Ercan Altınöz, mizofonisi olan kişilere yaklaşımda yargılayıcı bir tutumdan kaçınılması gerektiğini belirtti. Tepkilerin “huysuzluk” ya da “kasıtlı abartı” olarak değerlendirilmemesi, kişinin gerçekten yoğun bir sıkıntı yaşayabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ortak alanlarda, örneğin yemek masası veya açık ofis gibi ortamlarda oturma düzeninde değişiklik yapılması ya da uygun durumlarda kulaklık kullanımına izin verilmesi gibi makul düzenlemelerin kişinin yaşadığı sıkıntıyı azaltabileceğini aktardı.</p>

<p>Kişiye “fazla tepki veriyorsun” gibi ifadelerle yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Altınöz, suçlayıcı söylemlerin utanç ve içe kapanma duygularını artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Kulaklık, beyaz gürültü ve kısa aralar gibi baş etme yöntemlerine de anlayış gösterilmesi gerektiğini belirten Altınöz, mizofoni konusunda farkındalık kazanılmasının önemine dikkat çekti. Altınöz, ihtiyaç duyulması halinde kişinin psikiyatri, psikoloji veya gerekli durumlarda odyoloji alanında profesyonel destek alması için yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Mizofoni hakkındaki yanlış inanışlar kişilerin yaşadığı sorunları artırıyor</strong></h3>

<p>Mizofoniyle ilgili toplumda birçok yanlış inanış bulunduğunu belirten Dr. Ercan Altınöz, bu yanlış değerlendirmelerin kişilerin yaşadığı zorlukların anlaşılmasını zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p>Dr. Ercan Altınöz, mizofoniyle ilgili toplumda çeşitli yanlış inanışların bulunduğunu belirterek, bu durumun yalnızca “huysuzluk” veya “şımarıklık” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Mizofoninin gerçek bir sıkıntıya ve günlük yaşamda işlevsellik kaybına yol açabildiğini ifade eden Altınöz, kişilerin verdikleri tepkilerin büyük ölçüde istem dışı ortaya çıktığını ve bu tepkileri kontrol etmenin kısmen mümkün olsa da yorucu olabildiğini aktardı.</p>

<p>Mizofoninin yalnızca sesin yüksekliğiyle ilgili olmadığını vurgulayan Altınöz, belirleyici olanın sesin şiddetinden ziyade kaynağı ve kişi açısından taşıdığı anlam olduğunu belirtti. Bu özelliğin mizofoniyi hiperakuziden ayıran temel farklardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Mi̇zofoni̇ 4" class="detail-photo img-fluid" height="1196" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mizofoni-4.png" width="2144" /></p>

<p>Mizofoninin çok nadir görülen bir durum olduğu yönündeki düşüncenin de doğru olmadığını belirten Altınöz, araştırmalarda toplumda her sekiz kişiden birinin mizofoni tanı ölçütlerini karşıladığının gösterildiğini söyledi. Farkındalığın tek başına yeterli olmadığını da kaydeden Altınöz, mizofonisi olan kişilerin çok azının bu belirtiler nedeniyle profesyonel destek aldığını, çoğunun ise yaşadığı durumu bir “hastalık” olarak bile görmediğini ifade etti.</p>

<p>Bu yanlış inanışların giderilmesinde damgalayıcı olmayan ve anlaşılır bir dille toplumu bilgilendirmenin önemine dikkat çeken Altınöz, mizofoninin gerçek bir durum olduğunun ve gerektiğinde tedaviyle iyileşebileceğinin vurgulanması gerektiğini aktardı. Altınöz, "Mizofonisi olan bireylerin yaşadıkları zorluğu bilmek ve anlamak için bu konudaki farkındalığı arttırmalı ve mümkün olduğunca toplumumuzun ruh sağlığı okuryazarlığını arttırmalıyız" ifadelerini kullanarak bu tür yakınmaları olan kişilerin bilişsel davranışçı psikoterapistlere yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şilan Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mizofoni-her-8-kisiden-1inde-goruluyor-cigneme-ve-nefes-alma-sesleri-neden-rahatsiz-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/m-i-z-o-f-o-n-i.png" type="image/jpeg" length="22253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyada kültür-sanat ve yayıncılıkta "şeffaf ilan"a geçiliyor, Türkiye'de ise belirsizlik sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunyada-kultur-sanat-ve-yayincilik-dunyasi-seffaf-ilan-donemine-geciyor-turkiyede-belirsizlik-suruyorr</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunyada-kultur-sanat-ve-yayincilik-dunyasi-seffaf-ilan-donemine-geciyor-turkiyede-belirsizlik-suruyorr" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de kültür-sanat ve yayıncılık sektörü; çalışanlardan üst düzey yetkinlikler talep ederken, iş şartlarında belirsizlik sunuyor. İlanlarda maaş bilgisine yer verilmemesi ve ucu açık "örnek görevler", nitelikli emeği güvencesizliğe itiyor. Dünyada ise eylemlerle kazanılan AB Maaş Şeffaflığı Direktifi başta olmak üzere uluslararası standartlar; saatlik telifleri netleştirip ücret gizliliğini yasaklıyor. Türkiye'de ise çalışanlar alacakları ücretleri ancak mülakatta öğrenebiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye’de kültür-sanat ve yayıncılık sektörü; akademik kariyere sahip, çok dilli ve nitelikli araştırmacılardan "üst düzey yetkinlikler" talep ederken, sıra iş şartlarına geldiğinde belirsizlik sunmaya devam ediyor. Kültür sanat ve yayıncılık alanında yayınlanan ilanlar, nitelikli emek ile sunulan güvencesizlik arasındaki uçurumu ve Türkiye'deki denetimsizliği gözler önüne seriyor.</p>

<p dir="ltr">Adaylardan akademisyen düzeyinde kaynak tarama, çeviri, metin taslağı yazımı ve arşiv çalışması talep edilen ilanlarda ücretin belirsiz olması, adayların çalışmasını görmek için talep edilen “örnek çalışmanın” süresinin ve içeriğinin belirtilmemesi kültür sanat ve yayıncılık emekçilerini güvencesiz çalışma koşullarına itiyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Yurt dışında aylık, haftalık hatta saatlik ücret belirtiliyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Dünyada ise kültür sanat alanındaki iş kolları için açılan ilanlarda ücret ve çalışma süresi belirtiliyor. İngiltere, Almanya ve ABD’de kültür-sanat, yayıncılık veya müze araştırma ilanları yayımlandığında, adaya saatlik (örneğin £16.50/saat), haftalık veya aylık net telif/maaş aralığı açıkça sunuluyor. Aday kaç saat çalışacağını ve bunun finansal karşılığını henüz ilana başvurmadan biliyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye’de ise ilanda ücretin gizlenmesi; adayın maaşını mülakat sırasında öğrenmesine neden oluyor., piyasada taban bir ücret skalasının oluşmasını engelliyor ve emeğin piyasa değerinin altında ödenmesine zemin hazırlıyor. Bu durum adaylar için zaman kaybı olduğu kadar üretme motivasyonuna da ket vuruyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Dünyada değişim son 5 yılda gerçekleşti</strong></h3>

<p dir="ltr">Yurt dışındaki iş ilanlarında ücretlerin net bir şekilde belirtilmesi ise kültür sanat alanında çalışanların tepkileri ve örgütlü hareketleri sayesinde gerçekleşti. 2020’de İngiltere ve ABD’de müzecilik, galericilik ve bağımsız yayıncılık alanındaki genç çalışanlar, sosyal medya üzerinden harekete geçti. İlanında maaş skalası veya saatlik ücret vermeyen kültür kurumlarını #ShowThePay ve #PAYUP etiketleri ile paylaştı. Bu dijital kamuoyu baskısı sonucunda, İngiltere’nin en köklü yapılarından Museums Association, ilan portalında ücret aralığı bulunmayan hiçbir kuruma yer vermeyeceğini ilan etmek zorunda kaldı.</p>

<p dir="ltr">2021’de ABD Ulusal Yazarlar Birliği (National Writers Union - NWU) ve Yazarlar Cemiyeti (The Society of Authors) gibi örgütler, yayıncılıkta "örnek görev" veya "deneme metni" adı altında toplanan ücretsiz emeğe karşı açık yönergeler yayımladı. Çalışanlar, 1-2 saati aşan ve projenin kendisine içerik sağlayan deneme görevlerini kitleler halinde reddetme kararı alarak sektöre geri adım attırdı.</p>

<p dir="ltr">New York’taki MoMA (Museum of Modern Art) ve Londra’daki Tate Modern gibi küresel kültür devlerinin araştırma asistanları, küratör yardımcıları ve arşivcileri sendikalaşarak (United Steelworkers - USW ve Prospect Union çatısı altında) greve gitti. Pankartlarda öne çıkan ana talep; kurumların prestij arkasına saklanmayı bırakıp, ilan aşamasından itibaren şeffaf ve adil bir saatlik ücret politikası benimsemesiydi.</p>

<p dir="ltr">2017'deki #MeToo sonrası kültür-sanat alanında ivme kazanan eşit ücret mücadelesi, 2019–2022 yılları arasında somut veri kampanyalarına dönüştü ve nihayetinde Mayıs 2023'te kabul edilen AB Maaş Şeffaflığı Direktifi'nin ana itici gücü oldu. Feminist kültür-sanat kolektifleri, ilanlardaki ücret gizliliğinin en çok kadın çalışanları ve azınlıkları vurduğunu kanıtlayan veri kampanyaları yürüttü. Pazarlık masasında cinsiyetler arası ücret açığını (gender pay gap) kapatmanın tek yolunun ilanlarda şeffaf maaş skalası olması gerektiği savunuldu ve bu basınç doğrudan AB Direktifleri ile ABD eyalet yasalarının altyapısını oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>İlanda maaş gizlenmesine yasak: AB Maaş Şeffaflığı Direktifi ne getiriyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Avrupa Birliği’nin Mayıs 2023’te kabul ettiği ve üye ülkelerin iç hukuklarına entegre etmeye başladığı AB Maaş Şeffaflığı Direktifi (EU Pay Transparency Directive), iş gücü piyasasında ve işe alım süreçlerinde çalışma koşullarının açık şekilde yazılmasını yasal bir zorunluluk haline getiriyor. Kültür-sanat, yayıncılık ve akademi dâhil olmak üzere tüm sektörleri kapsayan bu düzenleme, işverenlerin şeffaf olmayan ücret politikalarına ağır cezai yaptırımlar getirerek "ücret gizliliği" uygulamasının sona erdirilmesini hedefliyor.</p>

<p dir="ltr">Düzenleme uyarınca işverenler, pozisyon için belirlenen başlangıç maaşını veya net maaş aralığını adaya henüz mülakat aşamasına geçilmeden iş ilanında veya ilk başvuru metninde sunmakla yükümlü kılınıyor. Mülakatlarda adaylara yöneltilen "Bir önceki işinizde ne kadar alıyordunuz?" sorusu tamamen yasaklanıyor. Böylece adayın geçmişte maruz kaldığı düşük ücret baskısını yeni işine taşımasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Çalışanlara, kendi kurumlarında aynı veya eşdeğer işi yapan diğer personelin ortalama ücret seviyelerini talep etme hakkı tanınıyor. Bir çalışanın ücret eşitsizliği veya ayrımcılık iddiasıyla yargıya başvurması durumunda, ayrımcılık yapılmadığını ispatlama yükümlülüğü çalışandan alınıp doğrudan işverene yükleniyor. Şeffaf ilan yayımlamayan veya eşit işe eşit ücret ilkesini ihlal eden kurumlara ağır idari para cezalarının yanı sıra mağdur çalışanlara geriye dönük tazminat ödeme zorunluluğu getiriliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ücret bilgisinin yer alması maaşta cinsiyet eşitsizliğini engelliyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yayımladığı Pay Transparency Legislation (Ücret Şeffaflığı Mevzuatı) raporu, ilanlarda ücret belirtilmemesinin basit bir işveren tercihi olmadığını, doğrudan piyasadaki nitelikli iş gücünün pazar değerini düşüren yapısal bir "ücret baskılama" mekanizması olduğunu verilerle kanıtlıyor. Kültür sanat alanını da kapsayan tespitlerin bulunduğu rapora göre ilanlarda maaş skalasının saklanması, işverenin piyasadaki tüm adayların beklentilerini görmesini sağlarken adayı tamamen karanlıkta bırakıyor. Bu durum pazarlık masasında adayın pazarlık gücünü sıfırlayarak kuruma en nitelikli iş gücünün piyasa değerinin çok altında kapatmasına neden oluyor. Rapor; yayıncılık, araştırma ve yüksek nitelik gerektiren serbest (freelance) iş kollarında ücret belirsizliğinin "görünmeyen ücretsiz emek" yarattığını vurguluyor. ILO verilerine göre, ücret şeffaflığının bulunmadığı ilan süreçlerinde kadınlar ve genç araştırmacılar pazarlık masasında daha düşük ücretlere razı olmaya zorlanıyor. İlanlara şeffaf maaş skalasının konulması ise kadın-erkek arasındaki ücret uçurumunu ortadan kaldırmada en etkili yasal araç olarak öne çıkıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Maaş bilgisini gizlemek kurumsal itibara da zarar veriyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Küresel yetenek ve ücret analizi kurumu Payscale’in yayımladığı 2023 tarihli The State of Pay Equity &amp; Transparency raporu, iş ilanlarında maaş skalasını gizlemenin aday nezdinde yarattığı tahribatı ve kurumsal itibara verdiği zararı verilerle ortaya koyuyor. Kültür-sanat ve yayıncılık alanında "deneyime göre görüşülecek" belirsizliğiyle yayımlanan ilanların, nitelikli iş gücünü henüz başvuru aşamasında nasıl kaçırdığı araştırmalarla belgeleniyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Şeffaf maaş bilgisi nitelikli başvuruları artırıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">İlanında maaş aralığı belirtmeyen kurumlar, adaylarca doğrudan "düşük bütçeli, pazarlıkta bastırmaya çalışan veya kurum içi ücret adaleti bozuk yapı" algısı yaratıyor. Araştırmaya katılan adayların yüzde 74’ü, ücret şeffaflığı sunmayan ilanlara başvuru yapmaktan imtina ettiğini veya bu ilanları ikinci plana attığını belirtiyor. Şeffaf maaş skalası içeren ilanlarda başvuru kalitesinin yüzde 66 oranında arttığı görülürken; ücretin saklandığı ilanların kültür-sanat gibi yüksek nitelik gerektiren alanlarda "en nitelikli araştırmacıları baştan elendiği" tespit ediliyor. Adaylar, mülakat maratonunun sonunda komik bir teklifle karşılaşma riskini almak istemiyor. Ücret şeffaflığı sağlayan kurumların işe alım sürelerinin kısaldığı vurgulanırken, ücret saklayan yayıncı ve kültür kurumlarının mülakat süreçlerinde ciddi zaman kaybı ve "aday reddi" yaşadığı belirtiliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Aday değerlendirme görevi 2 saati geçmemeli"</strong></h3>

<p dir="ltr">İngiltere merkezli İnsan Kaynakları ve Mesleki Gelişim Enstitüsü’nün (CIPD) yayımladığı Recruitment and Selection Ethics raporu, işe alım süreçlerinde adaylardan talep edilen "deneme görevleri" ve "örnek uygulamalar" üzerindeki etik sınırları net bir şekilde çiziyor. Kültür-sanat ve yayıncılık ilanlarında sıkça rastlanan ucu açık "örnek görev" şartının, aday haklarını nasıl ihlal ettiği ve ücretsiz emeğe dönüştüğü raporda somut ilkelerle tanımlanıyor. CIPD etik ilkelerine göre, işe alım aşamasında adaya verilen değerlendirme görevlerinin maksimum 1 ila 2 saati geçmemesi gerekiyor. Adaydan 2 saati aşan bir zaman yatırımı istendiğinde veya verilen görev projenin kendisine doğrudan girdi sağladığında (örneğin basılacak bir kitap için metin yazımı veya arşiv taraması), kurum adaya saatlik standart telif/ücret ödemekle yükümlü kılınıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Genç araştırmacılar sürece 1-0 geride başlıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Adayların bilgi birikimini ölçmek gerekçesiyle sunulan ucu açık görev çıktılarının projelerde kullanılması "fikri mülkiyet hırsızlığı" olarak nitelendiriliyor. İlanlarda görevin kapsamı ve nerede kullanılacağı netleşmediğinde, sürecin sömürüye açık hale geldiği vurgulanıyor. Kaç saat süreceği belirtilmeyen uzun deneme ödevlerinin; halihazırda çalışan, bakmakla yükümlü olduğu ailesi olan veya ekonomik güvencesizliği yüksek genç araştırmacıları süreçten elendiği ve fırsat eşitliğini bozduğu belgeleniyor.</p>

<p dir="ltr">ABD Ulusal Yazarlar Birliği’nin (NWU) yayımladığı Unpaid Work in Cultural Journalism and Academic Publishing raporu, kültür gazeteciliği, akademi ve yayıncılık alanındaki "araştırma asistanlığı" pozisyonlarında yaşanan görev tanımı kaymalarını ve imzasız emek sömürüsünü mercek altına alıyor. İlanlarda destek görevi gibi sunulan maddelerin, uygulamada nasıl telifsiz bir içerik üretimine dönüştüğü raporda somut örneklerle ortaya koyuluyor. Rapora göre yazar asistanlığı veya asistan yazarlık gibi başlıklarda açılan ilanların "yardımcı yazarlık" ya da "hayalet yazarlık" niteliği taşıyabildiği vurgulanıyor. Hazırlanan metinlerin veya kaynak paketlerinin nihai yayında araştırmacının ismi (künyesi) olmadan kullanılması, emeğe el konulması olarak tanımlanıyor. Asistanın ismi teşekkür veya künye kısmında yer almadığında, üretilen fikirsel çıktı tamamen ücretsiz ve imzasız şekilde el değiştirmiş oluyor. Araştırma, yayıncıların ve proje yürütücülerinin tam zamanlı bir yazar veya telifli editör istihdam etmek yerine, bu yükü düşük ücretli ya da "örnek görev" adı altında çalışan asistanlara yıktığını ve sektördeki güvencesizliği derinleştirdiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunyada-kultur-sanat-ve-yayincilik-dunyasi-seffaf-ilan-donemine-geciyor-turkiyede-belirsizlik-suruyorr</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/i-m-g-0518.PNG" type="image/jpeg" length="46568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Aile ve Gençlik Fonu'na 21,9 milyar liralık kaynak sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-aile-ve-genclik-fonuna-219-milyar-liralik-kaynak-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-aile-ve-genclik-fonuna-219-milyar-liralik-kaynak-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, petrol, doğal gaz ve maden gelirlerinden Aile ve Gençlik Fonu'na aktarılan toplam kaynağın 21,9 milyar liraya ulaştığını açıkladı. Fon üzerinden 185 binden fazla gencin yuva kurmasına destek sağlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı</strong>, enerji ve madencilik gelirlerinden<strong> Aile ve Gençlik Fonu</strong>'na yapılan aktarımlara ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakanlık, petrol, doğal gaz ve maden gelirlerinden fona aktarılan toplam tutarın 21,9 milyar liraya ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Aile müessesesinin desteklenmesi ve gençlerin sosyal risklere karşı korunması amacıyla oluşturulan fon kapsamında, evlilik hazırlığındaki gençlere yönelik destekler de devam ediyor.</p>

<h2><strong>Bu yıl fona 7,8 milyar lira aktarıldı</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, Aile ve Gençlik Fonu'na kaynak sağlamak amacıyla <strong>Türk Petrol Kanunu</strong> kapsamında alınan devlet hissesi ile Maden Kanunu kapsamında tahsil edilen devlet hakkının belirli bir bölümü fona aktarılıyor.</p>

<p>2024 yılında başlayan uygulama kapsamında, 2026 yılı içinde fona aktarılan kaynak 7,8 milyar lirayı aştı. Böylece <strong>petrol</strong> ve <strong>maden gelirleri</strong>nden bugüne kadar yapılan toplam aktarım 21,9 milyar liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Kaynağın 12,1 milyar lirası madenlerden geldi</strong></h3>

<p>Fona aktarılan toplam kaynağın 12,1 milyar liralık bölümünü maden gelirleri oluşturdu. Petrol ve <strong>doğal gaz</strong> gelirlerinden aktarılan tutar ise 9,8 milyar lira olarak kaydedildi.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yerli ve milli kaynaklardan elde edilen gelirlerin gençlerin geleceğine yönelik desteklerde kullanıldığını belirtti.</p>

<p>Bayraktar; petrol, doğal gaz ve maden gelirlerinden Aile ve Gençlik Fonu'na aktarılan kaynağın 21,9 milyar liraya ulaştığını, bu desteklerle 185 binden fazla gencin yuva kurmasına katkı sağlandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Gençlere evlilik desteği veriliyor</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında, gerekli şartları taşıyan ve evlilik hazırlığında olan gençlere yaş gruplarına göre maddi destek sağlanıyor.</p>

<p>Buna göre 18-25 yaş arasındaki gençlere 250 bin lira, 26-29 yaş arasındaki gençlere ise 200 bin lira destek veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fon üzerinden sağlanan desteklerin, gençlerin evlilik süreçlerine ekonomik katkı sunması ve aile kurmalarının desteklenmesi amacıyla uygulandığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-aile-ve-genclik-fonuna-219-milyar-liralik-kaynak-saglandi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligindan-aile-ve-genclik-fonuna-219-milyar-lira-destek.png" type="image/jpeg" length="41842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya'da Rönesans ressamı Messina'ya ait 4 eser çalındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/italyada-ronesans-ressami-messinaya-ait-4-eser-calindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/italyada-ronesans-ressami-messinaya-ait-4-eser-calindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya'nın Sicilya bölgesindeki Messina kentinde bulunan müzeden, erken Rönesans döneminin usta ressamı Antonello da Messina'ya ait 6 paha biçilemez eser çalındı. Hırsızların kaçarken bıraktığı 2 tablo müze çevresinde bulunurken, kayıp 4 eseri arama çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalyan haber ajansı ANSA'nın aktardığı bilgilere göre soygun, 15 Ağustos gecesi kentte düzenlenen geleneksel geçit töreni sırasında gerçekleştirildi.</p>

<p>Yerel saatle 22.00 sularında yüzleri kasklarla kapalı 3 veya 4 şüpheli, kalabalık kutlamalardan yararlanarak müzeye sızdı. Şüpheliler, aralarında Antonello da Messina'ya atfedilen <strong>1473 tarihli San Gregorio Poliptiği'ne ait 3 panel</strong> ile <strong>"Madonna ve Çocuk"</strong> ve <strong>"Pieta'daki İsa"</strong> tasvirlerinin yer aldığı çift taraflı panelin de bulunduğu 6 eseri alarak kaçtı.</p>

<h3><strong>Kaçarken iki eseri duvarda bıraktılar</strong></h3>

<p>Soyguncuların kaçış güzergâhında çevredekileri fark etmeleri üzerine çaldıkları tablolardan 2'sini müze dışındaki bir duvarın üzerine bırakıp uzaklaştıkları değerlendiriliyor. Söz konusu 2 eser kısa süre içinde güvenlik güçlerince muhafaza altına alındı.</p>

<p>Piyasa değerinin milyonlarca avroyu bulduğu belirtilen diğer 4 tablo ise henüz bulunamadı.</p>

<h3><strong>"Kültürel mirasa kabul edilemez bir saldırı"</strong></h3>

<p>Sanat dünyasında geniş yankı uyandıran hırsızlığın ardından İtalyan yetkililerden peş peşe açıklamalar geldi. İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli yaşanan olaydan derin şaşkınlık ve üzüntü duyduğunu belirterek emniyet güçleriyle tam işbirliği içinde sürecin takip edildiğini kaydetti. Sicilya Bölgesel Yönetim Başkanı Renato Schifani soygunu <i>"olağanüstü derecede ciddi bir suç"</i> olarak nitelendirdi ve <i>"evrensel kültürel mirasa karşı kabul edilemez bir saldırı"</i> ifadeleriyle kınadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Messina Cumhuriyet Savcılığı, organize sanat hırsızlığı şüphesiyle geniş çaplı adli soruşturma başlattı.</p>

<h3><strong>Antonello da Messina kimdir?</strong></h3>

<p>15. yüzyılda (1430–1479) yaşayan Sicilya doğumlu Antonello da Messina, İtalyan Rönesansı'nda yağlı boya tekniğini kusursuzlaştıran ve Flaman gerçekçiliği ile İtalyan perspektifini birleştiren en önemli ressamlar arasında yer alıyor. Sanatçı, özellikle derinlikli portreleri ve ikonik dini kompozisyonlarıyla dünya sanat tarihinin öncü figürleri arasında gösteriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/italyada-ronesans-ressami-messinaya-ait-4-eser-calindi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1536x864-cmsv2-da63a576-443d-5345-9f91-9cbab22d3300-9876141.webp" type="image/jpeg" length="93173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Rusya'ya yeni yaptırım paketini sonbaharda açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-rusyaya-yeni-yaptirim-paketini-sonbaharda-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-rusyaya-yeni-yaptirim-paketini-sonbaharda-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana hazırlanmış en geniş kapsamlı yaptırım paketini sonbaharda üye ülkelere sunacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alman <i>Die Welt</i> gazetesine röportaj veren AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya-Ukrayna savaşı ve Brüksel'in Moskova'ya yönelik ekonomik ve siyasi yaptırım stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Yaptırımların maliyeti 1 trilyon avroyu aştı"</strong></h2>

<p>Uygulanan kısıtlamaların Rus ekonomisine verdiği zarara dikkat çeken Kallas, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"AB yaptırımları Rusya'ya şimdiye kadar 1 trilyon avronun üzerinde maliyet oluşturdu. Sonbaharda Rusya'ya yönelik savaşın başlangıcından bu yana en geniş kapsamlı yaptırım listesini sunacağım."</i></p>
</blockquote>

<p>Yeni kısıtlayıcı tedbirlerin kabul edilmesi halinde yaptırım uygulanan Rus kişi, şirket ve kuruluşların sayısının üçte bir oranında artacağına işaret eden Kallas, savaş tamamen sona erene kadar Moskova yönetimi üzerindeki baskının kararlılıkla artırılması gerektiğini vurguladı. Kallas, pakette yer alacak yeni kişi ve kuruluşların detaylarına ilişkin ise bilgi vermedi.</p>

<h3><strong>21 yaptırım paketi hayata geçirildi</strong></h3>

<p>AB, Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalenin ardından bugüne kadar Rusya'ya karşı 21 ayrı yaptırım paketini yürürlüğe koydu. Ticaret, finans, enerji, sanayi, ileri teknoloji, ulaşım, çift kullanımlı ve lüks tüketim ürünleri ile altın ve elmas ticaretine kapsamlı ambargolar uygulandı.</p>

<p>Deniz yoluyla taşınan ham petrol ile belirli petrol ürünlerinin ithalatı yasaklandı; Rus bankalarının küresel finansal sistemle bağları sınırlandırıldı.</p>

<p>Rus devletine yakın çok sayıda medya organının yayınları durdurulurken, Ukrayna'nın egemenliğini tehdit eden eylemler sebebiyle yaptırım listesine alınan kişi ve kuruluş sayısı yaklaşık 3 bine ulaştı.</p>

<p>AB mevzuatına göre, Kallas'ın sonbaharda sunacağı yeni yaptırım paketinin resmen yürürlüğe girebilmesi için 27 üye ülkenin oy birliğiyle onay vermesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-rusyaya-yeni-yaptirim-paketini-sonbaharda-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/1737997529074-son-haber-muhabir-psd-5-1.jpg" type="image/jpeg" length="67022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hata]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tatilde-kulak-enfeksiyonuna-yol-acan-6-hata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tatilde-kulak-enfeksiyonuna-yol-acan-6-hata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBB Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hatayı ve alınabilecek basit ama etkili önlemleri açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı “Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor. Her iki tabloda da şiddetli kulak ağrısı, işitme kaybı, kulakta akıntı ve ateş gibi yakınmalar ortaya çıkarak hem çocukların hem de yetişkinlerin yaşam kalitesini düşürebiliyor” diyor. Yazın artış gösteren kulak enfeksiyonlarının bazı basit önlemlerle büyük ölçüde önlenebileceğini belirten KBB Uzmanı Dr. Akı, tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hatayı ve alınabilecek basit ama etkili önlemleri açıkladı.<br />
<strong>Havuz hijyenine dikkat etmemek</strong><br />
Yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlarda bakteri, mantar ve bazı mikroorganizmalar kolayca çoğalabiliyor ve halk arasında ‘yüzücü kulağı’ olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna (otitis eksterna) yol açabiliyor. Bu tabloda kişide şiddetli kulak ağrısı, kulak akıntısı, işitme azlığı ve ilerleyen enfeksiyon varlığında kulak kepçesinde kızarıklık, ödem görülebiliyor. Bu durumun en aza indirgenmesi için alınacak ilk önlem ise düzenli bakım yapılan ve temizliğinden emin olunan havuzların tercih edilmesidir.<br />
<strong>Kulağı uzun süre ıslak bırakmak ve yıkamaya çalışmak</strong><br />
Kulak kanalının yapısı asidik bir ortam içerir ve bu da bizi mikroorganizmalara karşı korur. Kulağın sık temizlenmeye çalışılması, ıslak kalan dış kulak yolu ve uzun süre nemli ortam kulak kanalının doğal asidik yapısını bozarak bakteriler ve mantarlar için uygun bir çoğalma ortamı oluşturur. Özellikle yaz aylarında sık yüzmek veya gün içinde defalarca suya girip çıkmak, kulak kanalının doğal asidik yapısını değiştirerek enfeksiyon riskini artırabiliyor. Sudan çıktıktan sonra kulağın dış kısmının yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanması, başın sağa ve sola eğilerek içeride kalan suyun kendiliğinden boşalmasının sağlanması kulak sağlığının korunmasına yardımcı olur.<br />
<strong>Kontrolsüz kulak temizleme çubuğu kullanımı</strong><br />
KBB Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı toplumumuzda kulak kirini pamuklu çubukla temizlemeye çalışmanın çok sık yapılan hatalardan biri olduğunu belirterek “Kulak kiri (serumen) aslında kulağı mikroplardan koruyan doğal bir bariyer görevi görür. Ancak pamuklu çubukla kiri dışarı çıkarmaya çalışmak, aksine kirin kulak kanalında daha derinlere itilmesine sebep olur ve dış kulak yolu cildinde hasar oluşturarak bakterilerin ve mantarların kolayca yerleşmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kulak kanalının içine pamuklu çubuk, saç tokası ve kürdan gibi yabancı cisimler sokulmamalıdır” diyor.<br />
<strong>‘Basit bir su kaçması’ diyerek önemsememek</strong><br />
Yüzme sırasında kulağa su kaçmasını ‘nasıl olsa geçer’ diyerek önemsememek, enfeksiyona yol açarak kulak ağrısı, kaşıntı, dolgunluk hissi, işitmede azalma ya da akıntı gibi yakınmalara neden olabilir. Üstelik hafif başlayan bir enfeksiyon kısa sürede şiddetli ağrıya, kulak kanalında belirgin şişliğe ve işitme kaybına yol açabilir. Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında mutlaka KBB uzmanına görünmek gerekir.<br />
<strong>Kulaktaki tıkanıklığa müdahale etmek</strong><br />
Toplumda sık yapılan hatalı davranışlardan biri de; kulakta dolgunluk veya tıkanıklık hissedildiğinde zeytinyağı, sirke, alkol ya da farklı sıvılar damlatmak, yabancı cisimlerle kulağı temizlemeye çalışmak. Oysa bu yanlış uygulamalar kulak kanalını tahriş edebilir, mevcut enfeksiyonu ağırlaştırabilir ve kulak zarında hasara yol açabilir. Ayrıca kulaktaki tıkanıklık hissi orta kulak enfeksiyonlarında ve bazı sinirsel tipte işitme kayıplarında da olabilir ve erken dönemde tedaviye başlanması önemlidir. Bu nedenle kulak tıkanıklığı yaşandığında mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir.<br />
<strong>Kulak zarı deliklerinde ve ventilasyon tüp uygulamalarında önlem almamak</strong><br />
KBB Uzmanı Dr. Akı “Kulak zarında delik bulunan veya ventilasyon tüpü uygulanmış kişilerde dış kulak yolu ve orta kulak arasındaki bariyer ortadan kalkar. Orta kulağın su ile teması halinde enfeksiyonlar görülebilir. Hastanın kulağı sudan koruması ya da özel kulak tıkacı kullanması gerekir. Ancak önlemler kişiden kişiye değişebildiği için mutlaka KBB uzmanının önerisi doğrultusunda hareket edilmelidir” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tatilde-kulak-enfeksiyonuna-yol-acan-6-hata</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tatil-kulak.jpg" type="image/jpeg" length="86145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB: Yabancı okullarda okuyan öğrencilere denklik imkanı sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-yabanci-okullarda-okuyan-ogrencilere-denklik-imkani-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-yabanci-okullarda-okuyan-ogrencilere-denklik-imkani-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye'de yasal izin olmadan faaliyet gösteren yabancı okullarda öğrenim gören ve Türk okullarına geçmek isteyen öğrenciler için denklik başvurusu imkanı getirdi. Başvurular 31 Aralık 2026 saat 17.00'ye kadar yapılabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)</strong>, Türkiye'de gerekli izinleri bulunmadan <strong>eğitim</strong> faaliyeti yürüten <strong>yabancı okullar</strong>da öğrenim gören öğrencilerin Türk okullarına geçişine ilişkin yeni bir uygulama başlattı. Düzenleme kapsamında, ara sınıflarda eğitim gören öğrencilerden resmi veya özel Türk okullarına geçmek isteyenlere <strong>denklik belgesi</strong> verilecek.</p>

<h2><strong>Denklik başvuruları için tarih belirlendi</strong></h2>

<p>Uygulamadan yararlanmak isteyen öğrenciler, velileriyle birlikte 31 Aralık 2026 saat 17.00'ye kadar denklik başvurusunda bulunabilecek.</p>

<p>Düzenleme, izinsiz faaliyet gösteren yabancı okulların ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde eğitim alan ve ara sınıflardan ayrılarak MEB'e bağlı okullarda eğitimlerini sürdürmek isteyen öğrencileri kapsıyor.</p>

<h3><strong>Öğrencilerin eğitimine kesintisiz devam etmesi hedefleniyor</strong></h3>

<p>MEB'in düzenlemeyi, öğrencilerin eğitim hakkına erişimini korumak ve okul değişikliği sırasında eğitim süreçlerinde kesinti yaşanmasını önlemek amacıyla yaptığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut uygulamada, Türkiye'de gerekli izinleri olmadan faaliyet gösteren yabancı okulların ara sınıflarında eğitim gören veya bu okullardan mezun olan öğrenciler için denklik belgesi düzenlenemiyordu.</p>

<p>Yeni uygulamayla birlikte söz konusu okullardan ayrılarak Türk okullarında eğitimlerine devam etmek isteyen ara sınıf öğrencilerinin durumları yeniden değerlendirilecek.</p>

<h3><strong>Başvurular Türk okullarına geçiş için yapılacak</strong></h3>

<p>Denklik belgesi düzenlenen öğrenciler, MEB'e bağlı resmi veya özel Türk okullarında eğitimlerine devam edebilecek.</p>

<p>Uygulamanın, öğrencilerin mevcut eğitim süreçlerinden kaynaklanabilecek mağduriyetlerinin giderilmesi ve öğrenimlerinin kesintiye uğramadan sürdürülmesi amacı taşıdığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Yabancı okullar için hukuki statü değişmeyecek</strong></h3>

<p>Düzenleme kapsamında öğrencilere denklik belgesi verilmesi, Türkiye'de gerekli izinleri bulunmadan faaliyet gösteren yabancı okulların tanındığı anlamına gelmeyecek.</p>

<p>Aynı şekilde bu okulların yürüttüğü eğitim faaliyetlerinin mevzuata uygun kabul edilmesi de söz konusu olmayacak. Düzenlemenin yalnızca öğrencilerin MEB'e bağlı resmi veya özel Türk okullarına geçiş sürecini kolaylaştırmaya yönelik olduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-yabanci-okullarda-okuyan-ogrencilere-denklik-imkani-saglandi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mebden-izinsiz-faaliyet-yuruten-yabanci-okullardan-turk-okullarina-gecise-denklik-imkani.png" type="image/jpeg" length="41208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da 22 milyon TL'lik sahte bankacı dolandırıcılığı: 13 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-22-milyon-tllik-sahte-bankaci-dolandiriciligi-13-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-22-milyon-tllik-sahte-bankaci-dolandiriciligi-13-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da kendilerini "banka güvenlik koordinatörü" olarak tanıtarak bir şirket sahibini 20 milyon 875 bin lira ve 39 bin avro dolandıran suç şebekesi çökertildi. Hiyerarşik yapısı deşifre edilen çeteye yönelik operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 13'ü tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, bir şirket sahibinin telefon dolandırıcılığı yöntemiyle yüksek miktarda maddi kayba uğraması üzerine geniş çaplı teknik ve fiziki takip başlattı.</p>

<p>Şüphelilerin, mağduru banka güvenlik koordinatörü olduklarına inandırarak yönlendirdikleri ve toplamda <strong>20 milyon 875 bin 215 TL ile 39 bin avroyu</strong> kendi kontrol ettikleri hesaplara aktardıkları belirlendi.</p>

<h2><strong>Organizatörden kriptocuya uzanan hiyerarşik ağ deşifre edildi</strong></h2>

<p>Polis ekiplerinin yürüttüğü incelemelerde şebekenin organizatörler, üst aracılar, hesapçılar, kuyumcular ve parayı dijital varlığa dönüştüren kripto sorumlusundan oluşan kademeli bir yapı kurduğu tespit edildi.</p>

<p>10 Ağustos'ta düzenlenen ilk baskında yakalanan 5 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Soruşturmayı derinleştiren ekipler, aralarında 36 suç kaydı bulunan suç örgütü organizatörü <strong>T.G.'nin</strong> de yer aldığı 8 şüpheliyi daha yakaladı. Adliyeye sevk edilen 8 zanlı da 13 Ağustos'ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 13'e yükselirken, gözaltına alınan diğer 4 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda <strong>3 adet ruhsatsız tabanca</strong> ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>

<p>Dolandırıcıların elde ettikleri parayı izini kaybettirmek amacıyla kuyumcu ve döviz bürolarında bozdurarak <strong>Tether (USDT)</strong> adlı kripto para birimine çevirdikleri anlar ise çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-22-milyon-tllik-sahte-bankaci-dolandiriciligi-13-tutuklama</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/usak-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-yakalanan-5-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="30709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul 2027 UNESCO zirvesine hazırlanıyor: 49. Dünya Miras Komitesi için yol haritası belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-2027-unesco-zirvesine-hazirlaniyor-49-dunya-miras-komitesi-icin-yol-haritasi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-2027-unesco-zirvesine-hazirlaniyor-49-dunya-miras-komitesi-icin-yol-haritasi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin dönem başkanlığında 2027 yılında İstanbul’da düzenlenecek UNESCO Dünya Miras Komitesi 49. Dönem Toplantısı için hazırlıklar başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz ile bir araya gelerek organizasyonun yol haritasını belirledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek hazırlık sürecinde teknik altyapıdan uluslararası tanıtıma, delegasyon lojistiğinden yan forumlara kadar geniş kapsamlı bir eylem planı devreye alınıyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, toplantının Dünya Miras Sözleşmesi’nin uygulanmasına ve ortak mirasın korunmasına yönelik küresel işbirliğini güçlendireceğini belirterek sürecin güçlü bir tanıtım fırsatına dönüştürülmesi gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen planlama doğrultusunda, UNESCO Dünya Miras Merkezi ile imzalanacak anlaşma metninin ardından ilgili kurumlar arasında görev dağılımı protokolü imzalanacak.</p>

<p>Organizasyonun hazırlık sürecinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Dışişleri Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve ilgili kamu idareleri görev alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dünya basını ve kültür diplomasisi İstanbul'da buluşacak</strong></h3>

<p>Zirvenin teknik ve operasyonel süreçleri TGA ve uzman ekiplerle yürütülecek. Bakan Ersoy, uluslararası medya ilgisini Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerini dünyaya anlatmak için bir avantaja çevirmeyi hedeflediklerini vurguladı.</p>

<p>Organizasyon altyapısı kapsamında Dünya Miras Merkezi kriterlerine uygun kongre merkezinin belirlenmesi, akreditasyon platformunun kurulması ve oturumların dünyaya canlı aktarılacağı uluslararası yayın ağının oluşturulması planlanıyor. Salonlarda engelli erişimi, acil sağlık servisleri, atık yönetimi ve güvenlik protokolleri UNESCO standartlarına göre hazırlanacak.</p>

<h3><strong>UNESCO dergisi Türkiye özel sayısıyla basılacak</strong></h3>

<p>Toplantı çerçevesinde Türkiye'nin kültürel varlıklarına odaklanan özel yayınlar da hayata geçirilecek. UNESCO'nun prestijli <i>World Heritage Dergisi</i>, Türkiye'nin Dünya Miras Listesi'ndeki alanlarına geniş yer ayırarak Türkçe, İngilizce ve Fransızca dillerinde özel sayı basacak. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dillerinde hazırlanacak haritada Türkiye'den seçilecek bir dünya miras alanı öne çıkarılacak.</p>

<p>Ana komite oturumlarına ek olarak "Dünya Mirası Genç Profesyoneller Forumu" ve "Dünya Miras Alan Yöneticileri Forumu" organize edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-2027-unesco-zirvesine-hazirlaniyor-49-dunya-miras-komitesi-icin-yol-haritasi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1378096-1793720274.jpeg" type="image/jpeg" length="43365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YHT biletlerine zam geldi: Ankara-İstanbul hattında yeni fiyat belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yht-biletlerine-zam-geldi-ankara-istanbul-hattinda-yeni-fiyat-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yht-biletlerine-zam-geldi-ankara-istanbul-hattinda-yeni-fiyat-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık AŞ, Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile ana hat ve bölgesel tren seferlerinde uygulanan bilet ücretlerini artırdı. Yapılan yüzde 6,45'lik artışın ardından Ankara-İstanbul YHT hattında tek yön bilet ücreti 990 liraya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TCDD Taşımacılık AŞ, Yüksek Hızlı Tren (YHT) </strong>ile ana hat ve bölgesel <strong>tren</strong> <strong>seferleri</strong>nde kullanılan biletlerin fiyatlarını artırdı. Bugünden itibaren geçerli olan düzenlemeyle <strong>YHT biletler</strong>ine yüzde 6,45 oranında <strong>zam</strong> yapıldı.</p>

<p>Yeni tarifenin uygulanmaya başlamasıyla <strong>Ankara-İstanbul YHT hattı</strong>nda ekonomi sınıfı tek yön biletin fiyatı 930 liradan 990 liraya çıktı.</p>

<h2><strong>YHT biletlerinde yeni fiyatlar belli oldu</strong></h2>

<p>Zamlı tarifeyle birlikte farklı güzergahlardaki YHT bilet fiyatları da değişti. Ankara'dan İstanbul'a seyahat edecek yolcular ekonomi sınıfında tek yön için 990 lira ödeyecek.</p>

<p><strong>Ankara-Eskişehir hattı</strong>nın bilet fiyatı 511 lira olurken Ankara-Konya güzergahında fiyat 458 liraya yükseldi. Ankara-Sivas hattında ise tek yön bilet 1001 lira olarak uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Eskişehir ve Konya hatlarında da fiyatlar değişti</strong></h3>

<p>Eskişehir ve Konya aktarmalı veya bu şehirlerden başlayan bazı YHT seferlerinin bilet fiyatlarında da yeni tarife geçerli olacak.</p>

<p>Buna göre Eskişehir-İstanbul hattında bilet fiyatı 639 lira, Eskişehir-Sakarya hattında 601 lira, Eskişehir-Konya hattında 708 lira ve Eskişehir-Sivas hattında 1597 lira oldu.</p>

<p>Konya-İstanbul güzergahında seyahat edecek yolcular için yeni <strong>bilet fiyatı</strong> ise 1442 lira olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>YHT biletlerine yıl içinde ikinci zam yapıldı</strong></h3>

<p>TCDD Taşımacılık AŞ, YHT, ana hat ve bölgesel tren biletlerinde daha önce de fiyat düzenlemesine gitmişti.</p>

<p>15 Ocak'ta yapılan düzenlemeyle tren biletlerine yüzde 19,23 oranında zam uygulanmıştı. Son artışla birlikte YHT biletlerinde yıl içinde ikinci fiyat değişikliği gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yht-biletlerine-zam-geldi-ankara-istanbul-hattinda-yeni-fiyat-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yht-biletlerine-zam-yapildi.png" type="image/jpeg" length="71216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: Kıyı Emniyeti 173 işçi istihdam edecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-kiyi-emniyeti-173-isci-istihdam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-kiyi-emniyeti-173-isci-istihdam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü farklı kadrolarda 173 daimi işçi alacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da 19 sözleşmeli bilişim personeli için başvuru kabul edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü</strong> ile <strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığ</strong>ı, farklı alanlarda personel istihdamı için ilana çıktı. <strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlanan ilana göre Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü bünyesinde 173 daimi işçi alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından ise 19 sözleşmeli bilişim personelinin <strong>istihdam</strong> edilmesi planlanıyor.</p>

<h2><strong>Kıyı Emniyeti 173 işçi istihdam edecek</strong></h2>

<p>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün alımında farklı görevler için kadro oluşturuldu. Buna göre 8 ikinci kaptan, 8 ikinci mühendis, 2 mühendis, 1 kılavuz kaptan, 80 gemici, 72 yağcı ve 2 büro personeli alınacak.</p>

<p>İlana başvurular Türkiye İş Kurumu (<strong>İŞKUR</strong>) üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından nihai aday listeleri belirlenecek.</p>

<h3><strong>Sözlü sınav bilgileri ayrıca duyurulacak</strong></h3>

<p>Nihai listelerin oluşturulmasının ardından sözlü sınavın yapılacağı yer, tarih ve saat ayrıca açıklanacak. Asıl ve yedek aday listeleri Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün internet sitesi üzerinden yayımlanacak.</p>

<p>Listelerde yer alan adaylara ayrıca yazılı tebligat gönderilmeyecek. Adayların yapılacak duyuruları takip etmeleri gerekecek.</p>

<h3><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da personel alacak</strong></h3>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı da 19 sözleşmeli bilişim personeli istihdam edecek.</p>

<p>Adaylar başvurularını 31 Ağustos saat 23.59'a kadar Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım sistemi üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirebilecek.</p>

<h3><strong>Bilişim personeli için sözlü sınav yapılacak</strong></h3>

<p>Başvuruların ardından yapılacak sıralamaya göre ilan edilen boş pozisyon sayısının 10 katı kadar aday sözlü sınava çağrılacak.</p>

<p>Sözlü sınav <strong>Ankara</strong>'da gerçekleştirilecek. Sınava katılmaya hak kazanan adayların bilgileri Kariyer Kapısı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının internet sitesinden duyurulacak. Sınava girmeye hak kazanan adaylara ayrıca yazılı tebligat yapılmayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-kiyi-emniyeti-173-isci-istihdam-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kiyi-emniyeti-genel-mudurlugu-173-isci-alacak.png" type="image/jpeg" length="33488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite yerleştirme sonuçları belli oldu mu? YKS yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak? ÖSYM sonuç ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/universite-yerlestirme-sonuclari-belli-oldu-mu-yks-yerlestirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/universite-yerlestirme-sonuclari-belli-oldu-mu-yks-yerlestirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak 2026? 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında tamamlanan üniversite tercih işlemlerinin ardından gözler ÖSYM'nin yerleştirme sonuçlarını açıklayacağı tarihe çevrildi. Peki üniversite yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak 2026 ve sonuçlara nasıl bakılacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak 202<strong>6</strong> sorusu, 10 Ağustos'ta tamamlanan tercih sürecinin ardından üniversite adaylarının gündemindeki yerini koruyor. 2026-YKS kapsamında yükseköğretim programları için tercih işlemleri 29 Temmuz'da başladı ve 10 Ağustos 2026 saat 23.59'da sona erdi. ÖSYM'nin yayımladığı takvim ve duyurulara göre 17 Ağustos itibarıyla <strong>YKS yerleştirme sonuçları</strong> henüz açıklanmadı.</p>

<p>Adaylar, tercih döneminin tamamlanmasının ardından hangi üniversite ve bölüme yerleştirildiklerini öğrenmek için ÖSYM'nin yapacağı resmi duyuruyu bekliyor. Özellikle "YKS yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak", "üniversite tercihleri ne zaman açıklanacak" ve "tercih sonuçları ne zaman açıklanacak" soruları arama motorlarında öne çıkarken, sonuç tarihi konusunda ÖSYM tarafından 17 Ağustos itibarıyla kesin bir gün ilan edilmiş değil.</p>

<h2><strong>YKS yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak 2026?</strong></h2>

<p>2026-YKS tercih işlemlerinin 10 Ağustos'ta tamamlanmasının ardından ÖSYM'nin yerleştirme işlemleri için değerlendirme süreci devam ediyor. <strong>YKS yerleştirme sonuçları</strong> için 17 Ağustos itibarıyla ÖSYM'nin sonuçların açıklanacağı güne ilişkin ayrıca bir duyurusu bulunmuyor. Bu nedenle sonuçların kesin açıklanma tarihi, yalnızca ÖSYM'nin resmi ilanıyla netleşecek.</p>

<p>Bununla birlikte yerleştirme takviminin devamındaki tarihler, sonuçların ağustos ayı içerisinde açıklanmasının beklendiğini gösteriyor. ÖSYM'nin yayımladığı yükseköğretim programları ve kontenjanları kılavuzu, adayların tercih işlemlerine ilişkin temel takvimi oluşturdu.</p>

<p>2026-YKS'de tercihlerin tamamlanmasının ardından sıradaki aşama üniversite yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesi olacak. Sonuçlar açıklandığında adaylar, tercih listelerinde yer alan programlardan hangisine yerleştirildiklerini ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden görebilecek.</p>

<p><strong>Şu an için önemli nokta:</strong> 17 Ağustos 2026 itibarıyla YKS yerleştirme sonuçları açıklanmış değil. Dolayısıyla resmi sonuç duyurusu gelmeden belirli bir günü kesin sonuç tarihi olarak vermek doğru olmayacaktır.</p>

<p><img alt="YKS 2026 sonuçları açıklandı! ÖSYM Başkanı Ersoy duyurdu: YKS sonuç sorgulama ekranı-4" class="detail-photo img-fluid" height="890" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yeditepe-universitesindeki-mezuniyet-toreni-olayina-yok-sorusturmasi.png" width="1550" /></p>

<h3><strong>Üniversite yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>Adayların "üniversite yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak 2026" sorusunun yanıtı, ÖSYM'nin yapacağı duyuru ile kesinleşecek. Ancak kayıt döneminin ağustos ayının son haftasında başlayacak olması nedeniyle sonuçların kayıt işlemlerinden önce ilan edilmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin sınav ve tercih takviminde 2026-YKS'nin tercih süreci 29 Temmuz'da başladı. ÖSYM ayrıca 21 Temmuz'da 2026-YKS yükseköğretim programları ve kontenjanları kılavuzunu yayımladı.</p>

<p>Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından adaylar için yeni bir dönem başlayacak. Bir yükseköğretim programına yerleşen adayların kayıt işlemleri, ÖSYM tarafından ilan edilen tarihler doğrultusunda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu nedenle sonuçların açıklanmasının ardından adayların yalnızca yerleştikleri üniversiteyi değil, kayıt tarihlerini ve kayıt sırasında istenebilecek belgeleri de takip etmesi gerekecek.</p>

<p><img alt="ÖSYM’den okul birincileri için kritik YKS 2026 uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" width="716" /></p>

<h3><strong>2026 YKS tercihleri ne zaman sona erdi?</strong></h3>

<p>2026-YKS kapsamında üniversite tercih işlemleri <strong>29 Temmuz 2026'da</strong> başladı. Adaylar tercihlerini ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden gerçekleştirdi ve süreç <strong>10 Ağustos 2026 saat 23.59'da</strong> tamamlandı. ÖSYM'nin YKS sınav grubuna ilişkin duyurularında tercihlerin alınma süreci 29 Temmuz tarihiyle yer alıyor. </p>

<p>Tercih döneminde adaylar TYT, AYT ve YDT puan türleriyle ilgili başarı sıralamalarını, tercih kılavuzunda bulunan program koşullarını ve üniversitelerin kontenjanlarını dikkate alarak listelerini oluşturdu.</p>

<p>Tercih işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte adayların tercih listelerinde herhangi bir değişiklik yapabileceği dönem de sona ermiş oldu. Bundan sonraki aşama ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirme işlemi.</p>

<h3><strong>YKS yerleştirme sonuçlarına nasıl bakılır?</strong></h3>

<p><strong>YKS yerleştirme sonuçları</strong> açıklandığında adaylar sonuçlarını ÖSYM'nin resmi internet kanalları üzerinden öğrenebilecek. Sonuç ekranına erişim için adayların kimlik bilgileri ve ÖSYM sisteminde kullandıkları giriş bilgileri gerekecek.</p>

<p>Sonuçlar ilan edildiğinde adayların izleyeceği temel adımlar şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><a href="https://sonuc.osym.gov.tr" rel="nofollow">ÖSYM'nin resmi sonuç sistemine girilecek.</a></p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın T.C. kimlik numarası ve ÖSYM şifresiyle giriş yapılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2026-YKS yerleştirme sonuçları ekranı açılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın yerleştiği yükseköğretim programı kontrol edilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yerleştirme bilgileri ve kayıt sürecine ilişkin açıklamalar incelenecek.</p>
 </li>
</ol>

<p>Sonuçların açıklanmasıyla birlikte adaylar, tercih ettikleri programlardan hangisine yerleştirildiklerini görebilecek. Herhangi bir programa yerleşemeyen adaylar açısından ise sonraki süreçte ÖSYM'nin ek yerleştirme işlemlerine ilişkin açıklamaları takip etmek gerekecek.</p>

<p><strong>ÖSYM'nin resmi duyurularını</strong> takip etmek için <a href="https://www.osym.gov.tr/Duyurular" rel="nofollow">ÖSYM Duyurular sayfası</a> kullanılabilir.</p>

<h3><strong>YKS tercih sonuçları açıklandı mı?</strong></h3>

<p><strong>17 Ağustos 2026 itibarıyla YKS tercih sonuçları açıklanmadı.</strong> ÖSYM'nin güncel duyurularında 2026-YKS için henüz "Yerleştirme Sonuçları Açıklandı" başlıklı bir duyuru bulunmuyor. ÖSYM'nin YKS sınav grubundaki mevcut duyurularında 29 Temmuz'da tercihlerin alınması, 21 Temmuz'da ise sınav sonuçları ve tercih kılavuzuyla ilgili işlemler yer alıyor. </p>

<p>Bu nedenle sosyal medya veya farklı internet sitelerinde yer alan ve ÖSYM tarafından doğrulanmayan sonuç tarihi iddialarına karşı adayların resmi açıklamayı esas alması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM, yerleştirme işlemini tamamladığında sonucu kendi internet sitesindeki duyuruyla birlikte erişime açacak. Sonuç açıklanmadan önce adayların kişisel bilgilerini isteyen veya resmi olmayan sorgulama ekranlarına yönlendiren sitelere karşı dikkatli olması önem taşıyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA ÖSYM DUYURDU! YKS 2026'da 2 soru iptal edildi: YKS iptal edilen sorular hangileri, puanlar nasıl hesaplandı?" class="detail-photo img-fluid" height="351" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/d3834dd2-2acc-4b91-91c7-d9f8a9804ab1.png" width="536" /></p>

<h3><strong>2026 YKS üniversite kayıtları ne zaman yapılacak?</strong></h3>

<p>YKS yerleştirme sonuçlarının ardından sıradaki önemli aşama üniversite kayıtları olacak. ÖSYM'nin tercih kılavuzunda yer alan kayıt takvimine göre bir yükseköğretim programına yerleşen adaylar için kayıt süreci ağustos ayının son bölümünde başlayacak.</p>

<p>Bu nedenle adayların sonuçlarını öğrendikten sonra yerleştikleri üniversitenin kayıt duyurularını da takip etmeleri gerekiyor. Üniversiteler, kayıt sırasında gerekli belgeler ve uygulanacak işlemler konusunda ayrıca bilgilendirme yapabilecek.</p>

<p>Özellikle ilk kez üniversiteye kayıt yaptıracak adayların yerleştirme sonucuyla birlikte üniversitenin resmi internet sitesindeki duyuruları kontrol etmesi, kayıt sürecinde gerekli belgeler konusunda güncel bilgi edinmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>YKS sonuçları ile yerleştirme sonuçları aynı mı?</strong></h3>

<p>YKS sınav sonuçları ile <strong>YKS yerleştirme sonuçları</strong> birbirinden farklı aşamaları ifade ediyor. 2026-YKS sınav sonuçları ÖSYM tarafından 21 Temmuz 2026'da açıklanmıştı. Bu sonuçlarda adayların sınav performansları ve ilgili puanları ilan edildi.</p>

<p>Yerleştirme sonuçlarında ise adayların tercih listeleri, puanları, başarı sıralamaları ve programların kontenjanları doğrultusunda hangi yükseköğretim programına yerleştirildiği belirleniyor.</p>

<p>Dolayısıyla sınav sonucunu daha önce öğrenmiş olan adayların şimdi beklediği bilgi, <strong>üniversite yerleştirme sonucu</strong>. Bu sonuç, adayın tercih döneminde oluşturduğu listenin merkezi yerleştirme işlemi sonrasında aldığı karşılığı gösterecek.</p>

<p><img alt="YKS’de en fazla birinci çıkaran okullar belli oldu: Kabataş Erkek Lisesi zirvede" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/9d8c6471-75df-48a5-8a59-1579f27ba004.webp" width="1600" /></p>

<h3><strong>YKS yerleştirme sonuçları için adayların dikkat etmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Sonuçların açıklanacağı tarihe kadar adayların ÖSYM'nin resmi kanallarını takip etmesi gerekiyor. Özellikle sonuç tarihi konusunda resmi açıklama yapılmadan yayılan bilgilerin kesinleşmiş tarih olarak değerlendirilmemesi önem taşıyor.</p>

<p>Adayların sonuç açıklandığında kontrol etmesi gereken başlıca bilgiler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yerleşilen üniversite ve yükseköğretim programı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Programın öğretim türü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yerleştirme bilgileri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kayıt tarihleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üniversitenin kayıt sırasında istediği belgeler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Elektronik kayıt imkanına ilişkin bilgiler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kayıt sonrası izlenecek akademik takvim</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM'nin resmi duyurusunun ardından <strong>YKS yerleştirme sonuçları</strong> sorgulama ekranı üzerinden sonuçlara erişim sağlanabilecek.</p>

<h3><strong>2026 YKS tercih sonuçları için son durum</strong></h3>

<p><strong>17 Ağustos 2026 itibarıyla YKS tercih sonuçları henüz açıklanmadı.</strong> ÖSYM tarafından 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının kesin açıklanma tarihi de şu aşamada duyurulmuş değil. 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında tamamlanan tercih sürecinin ardından yerleştirme işlemleri sürerken, sonuçların üniversite kayıtlarından önce ilan edilmesi bekleniyor. Adayların <strong>"YKS yerleştirme sonuçları ne zaman açıklanacak"</strong> sorusunun kesin yanıtı için ÖSYM'nin resmi duyurusunu takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/universite-yerlestirme-sonuclari-belli-oldu-mu-yks-yerlestirme</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/koruyucu-aile-ve-kurulus-bakimindaki-75-genc-yksde-ilk-100-binde.png" type="image/jpeg" length="93875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve Dünyası'nın sahibi Birol Altınkılıç kimdir? Kaç yaşında öldü? Birol Altınkılıç'ın ölüm nedeni belli oldu mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kahve-dunyasinin-sahibi-birol-altinkilic-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kahve-dunyasinin-sahibi-birol-altinkilic-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birol Altınkılıç neden öldü, hastalığı neydi? Altınmarka Grubu ve Kahve Dünyası'nın kurucusu Birol Altınkılıç, 66 yaşında hayatını kaybetti. Ailesiyle birlikte bulunduğu Monako'da geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği bildirilen Altınkılıç'ın ölüm haberinin ardından Birol Altınkılıç kimdir, kaç yaşındaydı, nereli ve hastalığı var mıydı? soruları gündeme geldi. İşte iş insanının hayatı ve kariyerine ilişkin bilinenler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altınmarka Grubu'nun kurucusu ve Kahve Dünyası markasının kuruluşunda rol oynayan iş insanı <strong>Birol Altınkılıç</strong>, 66 yaşında hayatını kaybetti. Altınkılıç'ın ailesiyle birlikte bulunduğu Monako'da geçirdiği kalp krizi sonrasında yaşamını yitirdiği bildirildi. Ölüm haberinin ardından kamuoyunda özellikle Birol Altınkılıç neden öldü, hastalığı neydi, kaç yaşındaydı ve kimdir? soruları araştırılmaya başlandı. </p>

<p>Altınmarka'nın resmi şirket bilgilerinde, grubun temellerinin 1992 yılında atıldığı ve şirketin yıllar içerisinde kakao ile endüstriyel çikolata üretiminde faaliyet gösteren büyük bir üretim yapısına dönüştüğü belirtiliyor. Kahve Dünyası ise 2004 yılında İstanbul Eminönü'nde açılan ilk mağazasıyla perakende sektöründeki faaliyetlerine başladı.</p>

<h2><strong>Birol Altınkılıç neden öldü?</strong></h2>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Birol Altınkılıç'ın ölüm nedeni <strong>kalp krizi</strong> oldu. Altınkılıç'ın Monako'da bulunduğu sırada rahatsızlandığı ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı aktarıldı.</p>

<p>Mevcut bilgilere göre <strong>Birol Altınkılıç'ın vefatının nedeni ani gelişen kalp krizi</strong> olarak aktarılıyor. Bunun dışında ölümüne ilişkin farklı bir neden ortaya koyan doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p><img alt="birol altınkılıç kahve dünyası sahibi birol altınkılıç kahve dünyası birol altınkılıç kimdir kahve dünyası sahibi altınmarka grubu altınmarka" class="detail-photo img-fluid" height="552" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-104342.png" width="1128" /></p>

<h3><strong>Birol Altınkılıç'ın hastalığı neydi?</strong></h3>

<p>Birol Altınkılıç'ın ölümünün ardından en çok araştırılan konulardan biri de herhangi bir hastalığının bulunup bulunmadığı oldu.</p>

<p>Kamuoyuna açık güvenilir kaynaklarda Altınkılıç'ın önceden teşhis edilmiş belirli bir hastalığı bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi yer almıyor. Ölüm haberlerinde vefat nedeni kalp krizi olarak aktarılırken, daha önce devam eden bir hastalığa ilişkin resmi bir açıklama paylaşılmadı.</p>

<p>Bu nedenle "Birol Altınkılıç'ın hastalığı neydi?" sorusuna mevcut doğrulanabilir bilgiler üzerinden kesin bir hastalık adı vermek mümkün değil. Bilinen bilgi, 66 yaşındaki iş insanının Monako'da geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybettiği yönünde.</p>

<h3><strong>Birol Altınkılıç kaç yaşında öldü?</strong></h3>

<p>Birol Altınkılıç, <strong>66 yaşında</strong> yaşamını yitirdiği iddia ediliyor. Ancak Altınkılıç'ın doğum tarihi ve doğum yerine ilişkin ayrıntılı biyografik bilgiler ise kamuya açık kaynaklarda sınırlı durumda. Bu nedenle doğum günü veya doğum yeri konusunda doğrulanmamış bilgileri kesin veri olarak aktarmamak gerekiyor.</p>

<p><img alt="birol altınkılıç kahve dünyası sahibi birol altınkılıç kahve dünyası birol altınkılıç kimdir kahve dünyası sahibi altınmarka grubu altınmarka" class="detail-photo img-fluid" height="1374" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-104244.png" width="1352" /></p>

<h3><strong>Birol Altınkılıç kimdir?</strong></h3>

<p>Birol Altınkılıç, Türkiye'de kakao ve çikolata üretimi alanında faaliyet gösteren Altınmarka'nın kurucusu olarak tanınıyordu. Şirketin kendi tarihçesinde, Altınkılıç'ın 1992 yılında gıda sektöründeki girişimini üretim alanına taşıdığı ve iki yıl sonra üretim faaliyetlerinin başladığı belirtiliyor. </p>

<p>Altınmarka'nın kuruluş sürecinde ilk faaliyet alanları arasında kahve ve kakao ticareti bulunurken, zaman içerisinde üretim kapasitesi genişletildi. Grubun güncel kurumsal bilgilerinde Altınmarka Gıda'nın Türkiye'nin en büyük kakao üreticisi olduğu ve dünyanın önde gelen endüstriyel kakao üreticileri arasında bulunduğu ifade ediliyor. Şirket ayrıca 80'den fazla ülkeye ihracat yaptığını belirtiyor. </p>

<p>Altınkılıç'ın iş hayatının daha erken dönemlerine ilişkin bir anlatımda ise ailesinin Mısır Çarşısı'ndaki ticari faaliyetlerine ve kendisinin genç yaşlarda kahve, kakao ve baharat ticaretine dahil olduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor. Bu ticari deneyimin daha sonra üretim yatırımlarına yönelmesinde etkili olduğu aktarılıyor. </p>

<h3><strong>Altınmarka nasıl kuruldu?</strong></h3>

<p>Altınmarka'nın kuruluşu 1992 yılına uzanıyor. Şirketin resmi tarihçesine göre Birol Altınkılıç, o dönemde şekerleme ve çikolata sektörüne yönelik ticari faaliyetlerden üretime geçme hedefiyle hareket etti. İlk üretim tesisinin faaliyete geçmesiyle birlikte şirketin kendi ürünlerini üretme süreci başladı.</p>

<p>Grup zaman içerisinde kakao işleme ve endüstriyel çikolata üretimini büyüterek gıda sektöründeki faaliyet alanını genişletti. Altınmarka Grubu'nun bugün sekiz şirket ve dokuz fabrikadan oluşan bir yapıya sahip olduğu, Kahve Dünyası'nın da grup bünyesindeki markalardan biri olduğu şirket tarafından açıklanıyor. </p>

<p><img alt="birol altınkılıç kahve dünyası sahibi birol altınkılıç kahve dünyası birol altınkılıç kimdir kahve dünyası sahibi altınmarka grubu altınmarka" class="detail-photo img-fluid" height="1402" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-104405.png" width="1386" /></p>

<h3><strong>Kahve Dünyası ne zaman kuruldu?</strong></h3>

<p>Kahve Dünyası'nın hikâyesi <strong>2004 yılında İstanbul'un Eminönü ilçesinde açılan ilk mağazayla</strong> başladı. Markanın resmi tarihçesinde Kahve Dünyası'nın Altınmarka ve Detay Kahve şirketlerinin üretim altyapısıyla bağlantılı olarak kurulduğu belirtiliyor. </p>

<p>Kahve Dünyası'nın kuruluşunda Birol Altınkılıç'ın eşi Alev Altınkılıç'ın da rolü bulunuyor. Marka, Altınmarka Grubu'nun kakao ve çikolata üretimindeki faaliyetlerinin ardından kahve ve perakende alanına açılmasıyla büyümeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün Kahve Dünyası'nın resmi internet sitesinde 40'tan fazla şehirde 300'ün üzerinde mağaza ve 1000'e yakın satış noktasıyla faaliyet gösterdiği bilgisi yer alıyor. </p>

<h3><strong>Birol Altınkılıç nereli?</strong></h3>

<p>Birol Altınkılıç'ın nereli olduğuna ilişkin kamuoyuna açık ve güvenilir kaynaklarda net bir bilgi bulunmuyor. İş hayatının önemli bölümünün İstanbul merkezli ticari faaliyetler ve Altınmarka'nın üretim yatırımları etrafında şekillendiği biliniyor.</p>

<p><img alt="birol altınkılıç kahve dünyası sahibi birol altınkılıç kahve dünyası birol altınkılıç kimdir kahve dünyası sahibi altınmarka grubu altınmarka" class="detail-photo img-fluid" height="780" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-104227.png" width="1352" /></p>

<h3><strong>Birol Altınkılıç'ın serveti ne kadardı?</strong></h3>

<p>Altınkılıç'ın ölümünün ardından servetine ilişkin eski listeler de yeniden gündeme geldi. Forbes Türkiye'nin daha önce yayımladığı zenginler listelerine ilişkin haberlerde Altınkılıç'ın 2020 yılında <strong>500 milyon dolarlık servetle</strong> "En Zengin 100 Türk" listesinde yer aldığı bilgisi aktarılmıştı. </p>

<p>Ancak bu rakam güncel bir servet tespiti olarak değerlendirilmemeli. Söz konusu veri geçmiş yıllardaki listelemeye ait bir tahmini ifade ediyor. Altınkılıç'ın vefat ettiği 2026 yılı itibarıyla güncel kişisel servetine ilişkin doğrulanmış bir rakam bulunmadığı sürece kesin bir tutar vermek mümkün değil.</p>

<h3><strong>Altınmarka Grubu'nun faaliyetleri neler?</strong></h3>

<p>Birol Altınkılıç'ın kurduğu yapı yalnızca kahve mağazacılığıyla sınırlı değil. Altınmarka Grubu'nun faaliyetleri kakao, endüstriyel çikolata ve kahve başta olmak üzere gıda sektörünün farklı alanlarına uzanıyor.</p>

<p>Şirketin resmi verilerine göre Altınmarka Gıda, kakao kitlesi, kakao yağı ve kakao tozu üretimi gerçekleştiriyor. Grubun üretim tesisleri aynı zamanda endüstriyel çikolata üretiminde de faaliyet gösteriyor. </p>

<p>Bu yapı içerisinde Kahve Dünyası ise tüketiciye doğrudan ulaşan perakende markası olarak konumlanıyor. Böylece Altınmarka'nın üretim tarafındaki faaliyetleriyle Kahve Dünyası'nın mağazacılık faaliyetleri aynı grup çatısı altında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Birol Altınkılıç hakkında bilinenler</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Adı:</strong> Birol Altınkılıç</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaşı:</strong> 66</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ölüm nedeni:</strong> Kalp krizi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kurucusu olduğu grup:</strong> Altınmarka Grubu</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Altınmarka'nın kuruluş yılı:</strong> 1992</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kahve Dünyası'nın başlangıcı:</strong> 2004</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kahve Dünyası'nın ilk mağazası:</strong> İstanbul Eminönü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Memleketi:</strong> Kamuya açık güvenilir kaynaklarda net bilgi bulunmuyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Birol Altınkılıç'ın ölümünün ardından en çok merak edilen <strong>"Birol Altınkılıç neden öldü?"</strong> sorusunun mevcut kaynaklara göre yanıtı kalp krizi olurken, önceden bilinen bir hastalığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. 66 yaşında hayatını kaybeden Altınkılıç'ın iş yaşamının merkezinde ise 1992'de kurduğu Altınmarka ve 2004'te faaliyetlerine başlayan Kahve Dünyası yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kahve-dunyasinin-sahibi-birol-altinkilic-kimdir</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-17-104509.png" type="image/jpeg" length="50597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: İstanbul Havalimanı 290 bin yolcuya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimani-290-bin-yolcuya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimani-290-bin-yolcuya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Havalimanı'nda 16 Ağustos'ta 1739 uçuş gerçekleştirildi, 290 bin 287 yolcuya hizmet verildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, rakamların Türkiye ve Avrupa'da tüm zamanların en yüksek günlük değerleri olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Havalimanı</strong>, 16 Ağustos'ta günlük uçuş ve yolcu sayısında yeni bir seviyeye ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, havalimanında bir günde 1739 uçuş gerçekleştirildiğini ve 290 bin 287 yolcunun hizmet aldığını aktardı.</p>

<p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında İstanbul Havalimanı'nın söz konusu tarihte ulaştığı günlük <strong>uçuş</strong> ve <strong>yolcu</strong> sayılarına ilişkin bilgi verdi. Açıklanan rakamların Türkiye ve Avrupa'da tüm zamanların en yüksek günlük değerleri olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İstanbul Havalimanı'nda yeni rekor</strong></h2>

<p>Bakan Uraloğlu, 16 Ağustos'ta kaydedilen verilerin yeni bir rekora işaret ettiğini belirtti. İstanbul Havalimanı'nda 1739 uçuş gerçekleştirilirken, aynı gün toplam 290 bin 287 yolcu taşındı.</p>

<p>Uraloğlu, söz konusu rakamlarla havalimanının Türkiye ve Avrupa'da günlük uçuş ve yolcu sayısı bakımından tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Uluslararası havacılıktaki konumu güçleniyor</strong></h3>

<p>İstanbul Havalimanı'nın uluslararası <strong>havacılık</strong> alanındaki stratejik öneminin her geçen gün arttığını belirten Uraloğlu, havalimanının kapasitesi ve altyapısına dikkati çekti.</p>

<p>Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nın sahip olduğu kapasite, altyapı ve hizmet kalitesiyle dünyanın önde gelen havalimanları arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Rekor yolcu sayısı aktarma merkezini öne çıkardı</strong></h3>

<p>16 Ağustos'ta ulaşılan uçuş ve yolcu sayısının İstanbul Havalimanı'nın küresel hava ulaşımındaki konumunu da güçlendirdiği belirtildi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yeni rekorların havalimanının küresel aktarma merkezi olarak konumunu daha da güçlendirdiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimani-290-bin-yolcuya-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbul-havalimani-gunluk-ucus-ve-yolcu-sayisinda-tum-zamanlarin-rekorunu-kirdi.png" type="image/jpeg" length="76476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul haftaya yükselişle başladı: BIST 100 ve VİOP'ta son durum (17 Ağustos 2026 canlı borsa verileri)]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-haftaya-yukselisle-basladi-bist-100-ve-viopta-son-durum-17-agustos-2026-canli-borsa-verileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-haftaya-yukselisle-basladi-bist-100-ve-viopta-son-durum-17-agustos-2026-canli-borsa-verileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yeni haftanın ilk işlem gününe yüzde 0,15 artışla 14.192,88 puandan başladı. VİOP ağustos vadeli BIST 30 kontratı da açılışta primli seyrederken, piyasalarda gözler bütçe dengesi ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İşte borsa açılış rakamları, sektör endekslerindeki değişimler ve analistlerin kritik destek-direnç seviyeleri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-21">Geçtiğimiz haftanın son işlem gününü alış ağırlıklı tamamlayarak günü yüzde 0,28 artışla 14.172,26 puandan kapatan Borsa İstanbul BIST 100 endeksi, 17 Ağustos 2026 Pazartesi gününe de alıcılı başladı. Açılış seansında önceki kapanışa göre 20,62 puan yükselen endeks, <strong>14.192,88 puan</strong> seviyesine ulaştı.</p>

<p><img alt="Borsa İstanbul günün ilk yarısını yükselişle tamamladı: BIST 100 endeksi 13.482 puan seviyesinde-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="890" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/borsa-istanbul-19.png" width="1580" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sektör endekslerinde tekstil-deri öne çıktı</strong></h2>

<p>Haftanın ilk işlem gününde sektör bazlı hareketlilik dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-22"><strong>Bankacılık Endeksi (XBANK):</strong> Güne yüzde 0,11 yükselişle başladı.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-23"><strong>Holding Endeksi (XHOLD):</strong> Açılışta yüzde 0,40 değer kaybetti.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-24"><strong>En Çok Kazandıran Sektör:</strong> Yüzde 1,09 artışla <strong>tekstil, deri</strong> sektörü oldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-25"><strong>En Çok Gerileyen Sektör:</strong> Yüzde 1,01 kayıpla <strong>menkul kıymet yatırım ortaklığı</strong> endeksi oldu.</p>
 </li>
</ul>

<h3 id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-26"><strong>VİOP endeks kontratı da güne artıda başladı</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat, açılış seansında normal seans kapanışına göre <strong>yüzde 0,16 artışla 16.239,00 puana</strong> çıktı. Cuma günü normal seansı 16.213,00 puandan tamamlayan, akşam seansında ise 16.226,00 puana yükselen vadeli kontrat, yukarı yönlü hareketini yeni haftaya taşıdı.</p>

<h3><strong>Jeopolitik riskler ve bütçe dengesi takip ediliyor</strong></h3>

<p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-27">Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı risk başlıkları yön belirleyici olmaya devam ediyor. ABD/İsrail-İran savaşına dair kalıcı barış adımlarının henüz somutlaşmaması, İsrail'in Lübnan hamleleri ve ABD'nin İran'a yönelik yeni ekonomik yaptırım söylemleri küresel risk iştahını baskılıyor.</p>

<p>Ekonomistler, bugün yurt içinde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak olan <strong>temmuz ayı bütçe dengesi</strong> verisinin piyasaların odağında olacağını, küresel tarafta ise veri takviminin sakin seyrettiğini belirtiyor.</p>

<h3><strong>BIST 100 ve VİOP teknik seviyeleri (Destek ve Dirençler)</strong></h3>

<p>Analistler teknik görünümde şu kritik seviyelere işaret etti:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Endeks / Kontrat</strong></td>
   <td><strong>Destek Seviyeleri</strong></td>
   <td><strong>Direnç Seviyeleri</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>BIST 100 Endeksi</strong></td>
   <td>14.100 - 14.000 puan</td>
   <td>14.300 - 14.400 puan</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>VİOP BIST 30 Ağustos Kontratı</strong></td>
   <td>16.100 - 16.000 puan</td>
   <td>16.300 - 16.400 puan</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Meta Title:</strong> Borsa Güne Nasıl Başladı? 17 Ağustos 2026 BIST 100 ve VİOP Açılış Rakamları</p>

<p id="p-rc_5e5fd0a22d7742e9-28"><strong>Meta Description:</strong> BIST 100 endeksi 17 Ağustos 2026 Pazartesi gününe yüzde 0,15 yükselişle 14.192 puandan başladı. Canlı borsa takibi, bankacılık ve sektör endeksleri ile güncel VİOP seviyeleri haberimizde.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-haftaya-yukselisle-basladi-bist-100-ve-viopta-son-durum-17-agustos-2026-canli-borsa-verileri</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/borsa-14.png" type="image/jpeg" length="64028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın fiyatlarında son dakika: Gram ve çeyrek altın haftaya yükselişle başladı! (17 Ağustos 2026 canlı altın fiyatları)]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlarinda-son-dakika-gram-ve-ceyrek-altin-haftaya-yukselisle-basladi-17-agustos-2026-canli-altin-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlarinda-son-dakika-gram-ve-ceyrek-altin-haftaya-yukselisle-basladi-17-agustos-2026-canli-altin-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları 17 Ağustos 2026 Pazartesi gününe değer artışıyla başladı. Küresel piyasalarda Fed faiz beklentileri ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin etkisiyle gram altın 6 bin 768 TL seviyesine tırmanırken, çeyrek altın 11 bin TL sınırını aştı. Peki, Kapalıçarşı'da bugün çeyrek altın ne kadar, gram altın kaç TL oldu? İşte anlık ve canlı altın fiyatları tablosu ile piyasalardaki son durum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftanın ilk işlem gününde yukarı yönlü ivmesini koruyan değerli metaller, yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Cuma gününü yüzde 0,7 yükselişle 6 bin 736 liradan kapatan altının gram fiyatı, haftanın açılışında saat 09.20 itibarıyla yüzde 0,5 değer kazanarak <strong>6 bin 768 lira</strong> seviyesine ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Altın fiyatlarında son dakika: Gram ve çeyrek altın haftaya yükselişle başladı! (17 Ağustos 2026 canlı altın fiyatları)-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-35.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>17 Ağustos 2026 güncel altın satış fiyatları</strong></h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Altın Türü</strong></td>
   <td><strong>Alış / Satış Fiyatı</strong></td>
   <td><strong>Değişim Oranı</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Gram Altın</strong></td>
   <td>6.768 TL</td>
   <td>+%0,5</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Çeyrek Altın</strong></td>
   <td>11.083 TL</td>
   <td>+%0,5</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Cumhuriyet Altını</strong></td>
   <td>44.121 TL</td>
   <td>+%0,5</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Altın Ons ($)</strong></td>
   <td>4.394 $</td>
   <td>+%0,4</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><img alt="Altın fiyatlarında son dakika: Gram ve çeyrek altın haftaya yükselişle başladı! (17 Ağustos 2026 canlı altın fiyatları)-2" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" width="1548" /></h3>

<h3><strong>Ons altın Fed ve jeopolitik gerilimlerle 4.394 dolara çıktı</strong></h3>

<p>Altının ons fiyatı yüzde 0,4 primle <strong>4 bin 394 dolar</strong> bandında seyrediyor. Fiyatlardaki yükselişin arkasında iki kritik dinamik öne çıkıyor.</p>

<p>ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin beklentilerin altında kalması, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) eylül toplantısında politika faizini sabit tutacağı öngörülerini güçlendirdi. Faiz artırım ihtimalinin yüzde 30'a gerilemesiyle ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,68'e, dolar endeksi ise yüzde 0,2 düşüşle 99,5 seviyesine çekildi.</p>

<p>ABD-İran görüşmelerinden net bir sonucun çıkmaması, Washington yönetiminin yeni yaptırım sinyalleri ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları küresel piyasalarda güvenli liman talebini canlı tutuyor.</p>

<h3><strong>Piyasalarda bugün hangi veriler takip edilecek?</strong></h3>

<p>Analistler, jeopolitik risklerin yatırımcıların risk iştahını törpülediğini ve altını desteklemeye devam ettiğini belirtiyor. Yurt içinde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak olan <strong>bütçe dengesi</strong> verisi izlenirken, yurt dışı takviminde veri akışının sakin bir gün geçirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlarinda-son-dakika-gram-ve-ceyrek-altin-haftaya-yukselisle-basladi-17-agustos-2026-canli-altin-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/tuik-finansal-yatirim-araclarinin-reel-getiri-oranlari-mart-2026-verilerinde-mevduat-ve-altin-one-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="78633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-YKS Spor Bilimleri Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) bugün tamamlanıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-yks-spor-bilimleri-ozel-yetenek-sinavi-ozyes-bugun-tamamlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-yks-spor-bilimleri-ozel-yetenek-sinavi-ozyes-bugun-tamamlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM tarafından üniversitelerin spor bilimleri programlarına öğrenci seçmek amacıyla düzenlenen 2026-ÖZYES oturumları bugün sona eriyor. 24 bini aşkın adayın ter döktüğü sınavın sonuçları 9 Eylül'de açıklanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim kurumlarının spor programlarına yerleştirilecek öğrencilerin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) oturumları bugün tamamlanıyor. 15 Ağustos'ta başlayan maraton, 3 gün boyunca günde iki oturum şeklinde uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>36 ilde 44 sınav merkezinde düzenlendi</strong></h3>

<p>İlk kez 2024 yılında merkezi olarak uygulanmaya başlanan ÖZYES'e bu yıl <strong>24 bin 381 aday</strong> başvuru yaptı. Sınav, 36 ildeki 44 merkezde, toplam 48 bina ve salonda gerçekleştirildi. Çanakkale, Çorum, Kastamonu, Muş, Sivas ve Tekirdağ bu yıl yeni sınav merkezleri olarak sisteme dahil edildi.</p>

<p>Her bir oturumu 210 dakika süren sınavda sabah oturumu saat 09.00 - 12.30, öğleden sonraki oturum ise 14.30 - 18.00 saatleri arasında yapılıyor.</p>

<p>Sınava 16 bin 202 erkek, 8 bin 179 kadın aday başvurdu. Sınavda 1063 millî sporcu ve 148 engelli aday ter döktü. Şehit ve gazi yakını ile gazi olan 83 aday sınav ücretinden muaf tutuldu.</p>

<p>Sınav oturumlarında toplam 7 bin 370 kişi görev yaptı. Ayrıca 37 üniversiteden gelen 76 cihaz görevlisine ÖSYM yerleşkesinde teorik ve uygulamalı eğitim verildi.</p>

<p>Fiziki yeterlilik testi esasına dayanan uygulamalı sınavda, adaylara tanınan 2 deneme hakkı arasından en iyi derece puanlamaya dahil edilecek. Aynı kural engelli adaylar için de geçerli olacak.</p>

<h2><strong>2026-ÖZYES sonuçları ne zaman belli olacak?</strong></h2>

<p><strong>2026-ÖZYES sonuçları, 9 Eylül 2026 tarihinde ÖSYM tarafından ilan edilecek.</strong> Sınav sonucuna göre bir lisans programına yerleşen adayların kayıt hakları yalnızca 2026-2027 eğitim-öğretim yılı için geçerli sayılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-yks-spor-bilimleri-ozel-yetenek-sinavi-ozyes-bugun-tamamlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-f075e193fd9071650ac822f3892581e8.webp" type="image/jpeg" length="64577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="76393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="32091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="46060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="41021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="21577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="38157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="25534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="40600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="55733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="96742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="75338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="10315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="74669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="98470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="22435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="67332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="50443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="18283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="62879"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
