<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 15:38:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş güvenliği uzmanından MESEM uyarısı: "Çocuklar kâğıt üstünde stajyer, pratikte ucuz iş gücü"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/is-guvenligi-uzmanindan-mesem-uyarisi-cocuklar-kagit-ustunde-stajyer-pratikte-ucuz-is-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/is-guvenligi-uzmanindan-mesem-uyarisi-cocuklar-kagit-ustunde-stajyer-pratikte-ucuz-is-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de inşaat sektörü, iş kazaları ve ölümlerin en yoğun yaşandığı alanların başında geliyor. SGK’nin 2025 verilerine göre bina inşaatlarında 368, yol ve köprü yapımlarında 149, çatı ve tesisat işlerinde ise 81 çalışan olmak üzere toplam 586 kişi hayatını kaybetti. İş güvenliği uzmanı Ali Narin, şantiyelerde yaşanan ölümlerin arkasındaki teknik ve idari sorunlara dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de inşaat sektöründe <strong>iş kazaları </strong>ve iş cinayetleri gündemdeki yerini korurken, 18 yaş altındaki çalışanlara ilişkin veriler riskin boyutunu ortaya koyuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 2025 yılına ilişkin verilerine göre inşaat sektöründe 18 yaş altı çalışanlarda 100 bin kişiye düşen ölüm oranı 29,19’a ulaştı. Ölüm oranı, Türkiye ortalamasının üç katına çıktı. Söz konusu oran, çocuk ve gençlerin çalışma alanlarında karşı karşıya kaldığı tehlikeleri yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Mevzuata göre çocukların şantiyelerde çalıştırılması yasak olmasına rağmen, sahadaki denetim eksiklikleri bu yasağın ihlal edilmesine yol açıyor.</p>

<p><strong>İş Güvenliği Uzmanı Ali Narin</strong>, <strong>Mesleki Eğitim Merkezleri </strong>(<strong>MESEM</strong>)<strong> </strong>ve çıraklık uygulamaları kapsamındaki gençlerin öğrenci yerine ucuz imalat elemanı olarak görüldüğünü ifade etti. Sahadaki durumu 24 Saat'e değerlendiren Narin, MESEM ve çıraklık kapsamındaki gençlerin ağır işlerde çalıştırıldığını belirtti. Narin, “çocukların kâğıt üstünde stajyer görünmesine rağmen pratikte ucuz iş gücü olarak değerlendirildiğini” vurguladı.</p>

<h2><strong>"İş hızı, güvenliğin önüne geçiyor"</strong></h2>

<p>Şantiyelerdeki yüksek ölüm oranlarının arkasında farklı teknik ve idari sorunların bulunduğunu belirten Narin, çalışma alanlarında standart dışı ekipman kullanımından taşeron yapılanmasına kadar çeşitli başlıklara dikkat çekti.</p>

<p>Standartlara uygun olmayan ahşap platform ve iskelelerin kullanılabildiğini belirten Narin, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye’de şantiyelerde 2025 yılında bina inşaatlarında 368, yol ve köprü yapımlarında 149, çatı ve tesisat işlerinde 81 olmak üzere toplam 586 işçi hayatını kaybetti. Bu tablonun temel nedenleri arasında güvenlik yatırımlarının ihmal edilmesi, standart dışı iskelelerin kullanılması ve ağır iş makineleriyle işçilerin gerekli önlemler alınmadan aynı alanda çalıştırılması bulunuyor.</p>

<p>6331 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre hayati tehlike tespit edildiğinde iş durdurulmalı. Ancak işin hızının güvenliğin önüne geçmesi ve taşeron zincirindeki yetki ve sorumluluk karmaşası, denetim eksikliklerini artırıyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Kaza değil, göz göre göre gelen bir cinayet"</strong></h3>

<p>Ayrıca, Narin, yapı işlerinde meydana gelen ölümlerin yaklaşık yüzde 42'sinin yüksekten düşme kaynaklı gerçekleştiğinin altını çizdi. Kazaların önlenmesinde toplu koruma önlemlerinin öncelikli olması gerektiğini söyleyen Narin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Yüksekten düşmeler, inşaatlardaki ölümlerin yaklaşık yarısını oluşturuyor. İnşaatlardaki her iki ölümden birine denk gelen bu tablo, kaza değil göz göre göre gelen bir cinayet. Bu ölümlerin temel nedenleri arasında, İSG’deki “önce toplu koruma” ilkesinin göz ardı edilmesi geliyor. Korkuluk, güvenlik ağı ve uygun iskele kurulmadan işçilerin yalnızca emniyet kemerine güvenmek zorunda bırakılması ciddi risk oluşturuyor.</p>

<p>Sahadaki “bize bir şey olmaz” anlayışı da güvenlik ekipmanlarının ihmal edilmesine yol açıyor. EN 795, EN 12810 ve EN 12811 standartlarına rağmen uygun olmayan halatlar ve derme çatma iskeleler kullanılabiliyor. İşlerin teslim tarihine yetiştirilmesi için güvenlik kurallarının göz ardı edilmesi, iş hızının işçi güvenliğinin önüne geçmesine neden oluyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>18 yaş altı çalışanlarda ölüm oranı, Türkiye ortalamasının üç katına ulaştı</strong></h3>

<p>İnşaat sektöründe 18 yaş altı çalışanların karşılaştığı risklere dikkat çeken Narin, mevzuata göre çocukların şantiyelerde, ağır imalat işlerinde ve tehlikeli makinelerde çalıştırılmasının kesinlikle yasak olduğunu belirtti. SGK verilerinde 22 çocuğun hayatını kaybettiğini aktaran Narin, 18 yaş altı çalışanlarda 100 bin kişiye düşen ölüm oranının 29,19 olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu ölümlerin yasal bir çalışma düzeninin sonucu olmadığını vurgulayan Narin, "SGK verilerindeki 22 evladımızın acı kaybı ve 3 katı aşan ölüm oranı, tamamen açık bir mevzuat ihlali ve denetim zafiyetinden kaynaklanıyor" dedi.</p>

<p>Narin, çocukların taşeronlar tarafından kaçak şekilde sahalara sokulduğunu, MESEM kapsamında gelen gençlerin ise kâğıt üzerinde stajyer görünürken pratikte ağır işlerde çalıştırıldığını ifade etti. Yetişkinlere göre tasarlanan iş güvenliği ekipmanlarının çocuklara uygun olmamasının da riski artırdığını belirten Narin, fiziksel gelişimini tamamlamayan çocukların tehlikeli durumlarda kendilerini korumakta ve haklarını savunmakta zorlandığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Çocuklar, 'çıraklık' adı altında ucuz iş gücü olarak kullanılıyor"</strong></h3>

<p>İş Güvenliği Uzmanı, ilgili yönetmelik kapsamında 14-17 yaş grubundaki çocukların şantiyelerde ve bazı tehlikeli işlerde çalıştırılmasının yasak olduğunu belirtti.</p>

<p>Buna rağmen sahada ihlaller yaşanabildiğini ekleyen Narin, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Şantiye girişlerinde kimlik ve SGK kontrolü yapılmaması, taşeronların çocukları sahaya kaçak şekilde sokmasına olanak tanırken, sanayi sitelerinin denetim ağının dışında kalması mevcut idari cezaların caydırıcılığını azaltıyor. Çıraklık adı altında sahalara giren çocuklar ucuz iş gücü olarak kullanılırken, yetişkinler için üretilen ekipman ve kişisel koruyucu donanımların çocukların fiziksel özelliklerine uygun olmaması, onları sahada tamamen savunmasız bırakıyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>MESEM öğrencilerinin iş güvenliği denetimi </strong></h3>

<p>MESEM ve çıraklık kapsamındaki gençlerin iş güvenliği eğitimleri, risk değerlendirmeleri ve saha gözetimleri hakkında da konuşan Narin, mevzuat kapsamında verilmesi gereken oryantasyon eğitimlerinin uygulamada kâğıt üzerinde kalabildiğini belirtti.</p>

<p>Gençlere çalıştıkları makineler ve acil durum risklerinin uygulamalı olarak gösterilmesi gerektiğini söyleyen Narin, 3308 sayılı Kanun kapsamında usta öğreticilerin gözetim sorumluluğuna dikkat çekti. Üretim temposunun usta öğreticilerin gözetim görevini aksatabildiğini kaydeden Narin, deneyimsiz gençlerin tehlikeli makinelerle baş başa kalabildiğini ifade etti.</p>

<p>İşverenin güvenli çalışma ortamını sağlama, ustaların çalışma süreçlerini denetleme ve gerekli önlemleri takip etme sorumluluğunun bulunduğunu belirten Narin, bu süreçlerdeki eksikliklerin genç çalışanlar açısından risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>SGK iş kazası verilerinin ayrıntılı olması neden önemli? </strong></h3>

<p>SGK istatistiklerinde iş kazalarının nedenlerine ilişkin alt kırılımların ayrıntılı şekilde verilmemesi konusunda da değerlendirme yapan Narin, her kazanın işletmeye özgü koşullar ve kusurlar içerebildiğini belirtti.</p>

<p>Narin, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünün iş güvenliği uzmanına değil, doğrudan işverene ait olduğunu belirterek, uzmanların kazaların araştırılması ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesi süreçlerinde görev yaptığını aktardı.</p>

<h3><strong>İş güvenliği uzmanlarının bağımsızlığı tartışılıyor</strong></h3>

<p>İş güvenliği uzmanlarının işverene bağlı şekilde çalışmasının mesleki bağımsızlık açısından oluşturduğu sorunlara da değinen Narin, ücretin doğrudan denetim hizmeti verilen işverenden alınmasının uzmanların karar süreçlerini etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p>Narin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"İş güvenliği uzmanlarının maaşlarını denetlemekle yükümlü oldukları işverenden alması, mesleki bağımsızlığı zedeliyor ve uzmanları etik sorumluluklarıyla geçim kaygısı arasında bırakıyor. Almanya'daki "Berufsgenossenschaft" sistemine benzer şekilde, ödemelerin bağımsız bir kamu fonu üzerinden yapılacağı bir modelin hayata geçirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan da İSG hizmetlerinin kamu eliyle oluşturulacak bir finansman modeliyle karşılanmasına yönelik çalışmalarda son aşamaya gelindiğini açıkladı."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/is-guvenligi-uzmanindan-mesem-uyarisi-cocuklar-kagit-ustunde-stajyer-pratikte-ucuz-is-gucu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/m-e-s-e-m-1.png" type="image/jpeg" length="31616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Serik'te orman yangını: Alevler büyük ölçüde kontrol altına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-alevler-buyuk-olcude-kontrol-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-alevler-buyuk-olcude-kontrol-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde çıkan orman yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı. Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın <strong>Serik</strong> ilçesine bağlı <strong>Akbaş Mahallesi</strong>'nde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangını kontrol altına alma çalışmaları gece boyunca devam etti. Yangına 75 arazöz, 3 iş makinesi, 450 personel ve yangın işçileriyle müdahale edildi.</p>

<p>Yangın bölgesinde ekiplerin çalışmalarını daha güvenli ve etkin şekilde sürdürebilmesi için jandarma tarafından güvenlik tedbirleri alındı. Komando birlikleri de bölgede önlem alarak söndürme çalışmalarına destek verdi.</p>

<h2><strong>Yangın kontrol altına alındı</strong></h2>

<p>Sabahın ilk saatleriyle birlikte hava araçları yeniden çalışmalara katıldı. Ekipler, <strong>yangın</strong>ın tamamen kontrol altına alınabilmesi amacıyla havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangında yaklaşık 160 hektarlık alanın etkilendiği bildirildi.</p>

<p>Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, Antalya'nın Serik ilçesindeki yangının son durumuna ilişkin bilgi verildi.</p>

<h3><strong>Orman Genel Müdürlüğünden açıklama yapıldı</strong></h3>

<p>Paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>"Antalya'nın Serik ilçesindeki orman dışı alanda başlayan yangın büyük ölçüde kontrol altında. Muğla'nın Menteşe ilçesinde başlayan yangının enerjisi düşürüldü. Her iki yangını da tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"</p>

<p><strong>Muğla</strong>'nın <strong>Menteşe</strong> ilçesinde başlayan yangına ilişkin de çalışmaların devam ettiği belirtilirken, ekiplerin her iki yangını tamamen kontrol altına almak için müdahalelerini sürdürdüğü kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-alevler-buyuk-olcude-kontrol-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalyanin-serik-ilcesindeki-yangin-buyuk-olcude-kontrol-altinda.png" type="image/jpeg" length="93140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İkametgah nasıl değiştirilir? Adres değişikliği için gerekli belgeler neler? e-Devlet'ten adres değişikliği adımları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ikametgah-nasil-degistirilir-adres-degisikligi-icin-gerekli-belgeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ikametgah-nasil-degistirilir-adres-degisikligi-icin-gerekli-belgeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İkametgah değişikliği nasıl yapılır, adres değişikliği e-Devlet'ten yapılabilir mi? Yeni bir eve taşınan vatandaşların resmi adres kayıtlarını güncellemesi gerekiyor. Yerleşim yeri adresinin değiştirilmesi için nüfus müdürlüğüne gitmek mümkün olurken, belirli şartları sağlayan vatandaşlar işlemlerini e-Devlet üzerinden de gerçekleştirebiliyor. Peki ikametgah değişikliği nasıl yapılır, adres değişikliği için hangi belgeler gerekiyor ve bildirim kaç gün içinde yapılmalı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adres kaydının güncel tutulması yalnızca resmi yazışmalar açısından değil, eğitim, sağlık, güvenlik, bankacılık ve kamu hizmetlerinden yararlanma açısından da önem taşıyor. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, vatandaşların yerleşim yeri adreslerini bildirmesini yasal bir yükümlülük olarak tanımlıyor.</p>

<h2><strong>İkametgah değişikliği e-Devlet'ten yapılır mı?</strong></h2>

<p><strong>Evet.</strong> Belirli koşulları sağlayan vatandaşlar adres değişikliği bildirimini e-Devlet üzerinden gerçekleştirebiliyor. Bunun için e-Devlet Kapısı'nda yer alan <strong>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü “Adres Değişikliği Bildirimi”</strong>hizmetinin kullanılması gerekiyor.</p>

<p>e-Devlet üzerinden işlem yapabilmek için sisteme giriş yapılması ve kimlik doğrulama yöntemlerinden birinin kullanılması gerekiyor. Sistem üzerinde e-Devlet şifresinin yanı sıra mobil imza, elektronik imza, T.C. kimlik kartı veya internet bankacılığı gibi giriş yöntemleri bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak her adres değişikliği işlemi internet üzerinden tamamlanamayabiliyor. Adresin durumuna veya sistemde yapılması gereken kontrollere göre vatandaşın ilçe nüfus müdürlüğüne yönlendirilmesi mümkün.</p>

<h3><strong>e-Devlet'ten ikametgah değişikliği nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Adres değişikliğini e-Devlet üzerinden yapmak isteyenlerin şu adımları izlemesi gerekiyor:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>e-Devlet Kapısı'na giriş yapılır.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama bölümüne <strong>“<a href="https://www.turkiye.gov.tr/adres-degisikligi-bildirimi" rel="nofollow">Adres Değişikliği Bildirimi</a>”</strong> yazılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından sunulan hizmet açılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kimlik doğrulama işlemi tamamlanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Taşınılan yeni adres sistem üzerinden seçilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerekli bilgiler kontrol edilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sistem tarafından istenen doğrulama yöntemi tamamlanarak başvuru sonuçlandırılır.</p>
 </li>
</ol>

<p>e-Devlet'te adres değişikliği için doğrudan <strong>“Adres Değişikliği Bildirimi”</strong> hizmeti bulunuyor.</p>

<p>İşlemin ardından vatandaşlar kayıtlı adreslerini yine e-Devlet üzerinden <strong>“Yerleşim Yeri (İkametgâh) ve Diğer Adres Belgesi Sorgulama”</strong> hizmetinden kontrol edebiliyor.</p>

<p><img alt="Ankara’da 'ikametgâh kiralama' dönemi: Ev değil, adres satılıyor" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/1744119766313-kira-mnst.jpg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Adres değişikliği kaç gün içinde yapılmalı?</strong></h3>

<p>Yeni bir adrese taşınan vatandaşların <strong>adres değişikliği bildirimini 20 iş günü içinde</strong> yapması gerekiyor.</p>

<p>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, adres bildiriminin yasal bir yükümlülük olduğunu ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında değişikliğin 20 iş günü içerisinde bildirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Bu süre içerisinde bildirim yapılmaması durumunda idari para cezası uygulanabiliyor. Kurumun güncel bilgilendirmesinde, süresi içinde adres değişikliğini bildirmeyenler için <strong>814 TL idari para cezası</strong> öngörülüyor. Gerçeğe aykırı adres bildiriminde bulunanlar için ise <strong>17 bin 51 TL</strong> idari para cezası uygulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle taşınma işlemi tamamlandıktan sonra adres kaydının da gecikmeden güncellenmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Adres değişikliği için nüfus müdürlüğüne gitmek gerekiyor mu?</strong></h3>

<p>Her durumda nüfus müdürlüğüne gitmek gerekmiyor. e-Devlet üzerinden yapılabilen işlemler sayesinde uygun durumdaki adres değişiklikleri internet üzerinden gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p>Ancak sistemin ek inceleme gerektirdiği durumlarda vatandaş ilçe nüfus müdürlüğüne yönlendirilebiliyor. Özellikle adresin sistemdeki durumu veya adreste kayıtlı başka kişilerin bulunması gibi durumlar işlemin farklı şekilde yapılmasını gerektirebiliyor.</p>

<p>Nüfus müdürlüğüne şahsen başvurmak isteyen vatandaşların da adres değişikliği bildirimini burada yapması mümkün.</p>

<h3><strong>Boş eve taşınanlar adres değişikliğini nasıl yapacak?</strong></h3>

<p>Taşınılan adreste sistemde kayıtlı başka bir kişi bulunmuyorsa adres <strong>“boş adres”</strong> olarak değerlendiriliyor. Bu durumda vatandaşlardan adres bildirimini doğrulayan belgeler istenebiliyor.</p>

<p>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü; elektrik, su, doğalgaz, sabit telefon veya sabit internet gibi adrese tahsis edilmiş aboneliklere ilişkin sözleşme ya da faturaların teyit edici belge olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Gerektiğinde konut sahibi, apartman veya site yönetimi ya da muhtar tarafından verilen belgeler de istenebiliyor.</p>

<p>Boş konuta taşınan vatandaşlar, şartları sağlamaları halinde e-Devlet'teki <strong>“Adres Değişikliği Bildirimi (Boş Konuta)”</strong>hizmetinden de yararlanabiliyor.</p>

<h3><strong>Başkasının yanına taşınanlar ne yapacak?</strong></h3>

<p>Taşınılan adreste başka bir kişinin kayıtlı olması durumunda farklı bir işlem uygulanabiliyor. Bu işlem, <strong>birlikte oturma gerekçesiyle adres bildirimi</strong> veya yaygın kullanılan adıyla <strong>muvafakatlı adres bildirimi</strong> olarak biliniyor.</p>

<p>Bu durumda adreste hâlihazırda kayıtlı bulunan ergin kişinin izni ve rızası gerekiyor. Adreste bulunan kişi, e-Devlet üzerinden <strong>“Adres Beyanı İçin Muvafakat Verme”</strong> hizmetini kullanarak taşınacak kişiye izin verebiliyor. Ardından adrese kaydolacak kişi, <strong>“Adres Değişikliği Bildirimi (Birlikte Oturma İçin / Muvafakatlı)”</strong> hizmetinden işlemini tamamlayabiliyor.</p>

<p>e-Devlet üzerinden verilen muvafakatın <strong>5 gün boyunca geçerli</strong> olduğu ve aynı işlem için bir yıl içerisinde en fazla iki kez muvafakat verilebildiği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>İkametgah değişikliği için hangi belgeler gerekli?</strong></h3>

<p>Belge gerekip gerekmediği taşınılan adresin durumuna göre değişiyor.</p>

<p><strong>Boş konuta taşınma durumunda</strong> elektrik, su, doğalgaz, sabit telefon veya sabit internet aboneliğine ilişkin sözleşme ya da fatura gibi adresi doğrulayan belgeler istenebiliyor.</p>

<p>Başkasının kayıtlı olduğu bir adrese taşınanlarda ise adres sahibinin muvafakati gerekiyor. Bazı durumlarda apartman veya site yöneticisi, lojman idaresi ya da muhtar tarafından verilen belgeler de kabul edilebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle nüfus müdürlüğüne gitmeden önce taşınılan adresin sistemde boş veya dolu olup olmadığının kontrol edilmesi işlemin daha kolay tamamlanmasını sağlayabilir.</p>

<p><img alt="Yargıtay’dan kiracılar ve ev sahipleri için emsal depozito kararı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/c6d2a0cb-d677-4847-ba8d-f22a936beb25.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Adres değişikliği muhtara bildirilir mi?</strong></h3>

<p>Adres değişikliği için ayrıca muhtarlığa giderek bildirimde bulunma zorunluluğu bulunmuyor. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, yapılan mevzuat değişiklikleriyle adreslerin muhtarlıklara bildirilmesi yükümlülüğünün kaldırıldığını belirtiyor.</p>

<p>Vatandaşların adres değişikliği bildirimini nüfus müdürlüklerine veya şartları sağlamaları halinde e-Devlet üzerinden yapmaları gerekiyor.</p>

<h3><strong>İkametgah değişikliğinden sonra adres nasıl kontrol edilir?</strong></h3>

<p>Adres değişikliği işlemini tamamlayan vatandaşlar, yeni kayıtlarını e-Devlet üzerinden kontrol edebilir. Bunun için e-Devlet'te <strong>“Yerleşim Yeri (İkametgâh) ve Diğer Adres Belgesi Sorgulama”</strong> hizmetinin kullanılması mümkün.</p>

<p>Ayrıca Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün adres hizmetleri üzerinden de kişinin kayıtlı adres bilgilerine ilişkin sorgulama yapılabiliyor.</p>

<p>Adres bilgilerinin güncel olması, kamu kurumlarının vatandaşlarla ilgili işlemlerde doğru kayıtları kullanabilmesi açısından önem taşıyor. Bu nedenle yeni bir eve taşınan vatandaşların yasal süre içerisinde adres değişikliğini bildirmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ikametgah-nasil-degistirilir-adres-degisikligi-icin-gerekli-belgeler</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dmmden-22e-devlet-kapisina-siber-saldiri-iddiasina-yalanlama.jpg" type="image/jpeg" length="58278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Melih Gökçek'in ardından oğlu ve gelini de adliyede: İfade verecekler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/melih-gokcekin-ardindan-oglu-ve-gelini-de-adliyede-ifade-verecekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/melih-gokcekin-ardindan-oglu-ve-gelini-de-adliyede-ifade-verecekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi'ne geldi. Soruşturma, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarını kapsıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek</strong> ve ailesi hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine yürütülen soruşturma devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re'sen başlatılan soruşturma kapsamında, Gökçek ailesinin Almanya'da kurduğu HAMAG GmbH aracılığıyla gayrimenkul yatırımları yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para transferinde bulunulduğu iddiaları inceleniyor.</p>

<p>Soruşturma çerçevesinde Melih Gökçek, geçen cuma günü Ankara Adliyesi'nde şüpheli sıfatıyla ifade vermişti.</p>

<p>Gökçek'in ardından oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek de bugün ifade işlemleri için Ankara Adliyesi'ne geldi.</p>

<p>Başsavcılık, Melih Gökçek'in ifadesinin alınmasının ardından Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek'in de soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulacağını duyurmuştu.</p>

<h2><strong>Başsavcılık açıklaması</strong></h2>

<p>Başsavcılık açıklamasında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmış olup, soruşturma kapsamında Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/melih-gokcekin-ardindan-oglu-ve-gelini-de-adliyede-ifade-verecekler</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/melih-gokcekin-ardindan-oglu-ve-gelini-de-adliyede.png" type="image/jpeg" length="95272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS atama puanları: KPSS 70 puanla memur olunur mu? KPSS 60, 70, 80 ve 90 puanla nereye girilir? İşte memurluk ihtimali]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-atama-puanlari-kpss-70-puanla-memur-olunur-mu-kpss</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-atama-puanlari-kpss-70-puanla-memur-olunur-mu-kpss" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS'de 60, 70, 80 veya 90 puan alan adaylar hangi kadrolara atanabilir, hangi puanla memur olunur? 6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun ardından adayların gündeminde bu kez atama ve yerleştirme puanları bulunuyor. Sınav sonucunu bekleyen adaylar, alabilecekleri puana göre hangi kamu kurumlarında görev yapabileceklerini ve hangi kadrolara başvurabileceklerini araştırıyor. Peki KPSS 60, 70, 80 ve 90 puanla nereye girilir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KPSS'de tek başına alınan puan, adayın belirli bir kuruma kesin olarak atanacağı anlamına gelmiyor. Yerleştirmede puanın yanı sıra adayın mezuniyet düzeyi, bölümünün kadro şartlarını karşılaması, nitelik kodları, kontenjan sayısı ve diğer adayların puanları da belirleyici oluyor.</p>

<p>Özellikle merkezi yerleştirmelerde taban puanlar her tercih döneminde değişebiliyor. ÖSYM'nin yayımladığı geçmiş yerleştirme sonuçları, aynı unvan için dahi farklı kurum ve şehirlerde farklı puanlarla yerleşmeler gerçekleşebildiğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>KPSS puanı atamada tek başına yeterli mi?</strong></h2>

<p>KPSS puanı, kamu personeli alımlarında en önemli kriterlerden biri olsa da <strong>tek başına atama garantisi sağlamıyor</strong>. Adayların öncelikle başvuracakları kadronun öğrenim şartını ve diğer özel koşullarını karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Merkezi yerleştirmelerde adaylar, ÖSYM tarafından yayımlanan tercih kılavuzundaki kadrolar arasından tercih yapıyor. Yerleştirme işlemlerinde adayların puanları, tercihleri ve kadroların özel şartları birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu nedenle “70 puan alan herkes şu kadroya atanır” veya “90 puanla kesin memur olunur” şeklinde bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</p>

<h3><strong>KPSS 60 puanla nereye atanılır?</strong></h3>

<p><strong>KPSS 60 puan</strong>, merkezi yerleştirmelerde rekabetin yüksek olduğu lisans kadroları açısından oldukça düşük bir puan olarak değerlendiriliyor. ÖSYM'nin son merkezi yerleştirme sonuçlarında lisans düzeyindeki birçok kadronun taban puanları 70'in üzerinde oluştu.</p>

<p>Bununla birlikte kamu kurumlarının merkezi yerleştirme dışındaki personel alımlarında farklı taban puan şartları bulunabiliyor. Bazı ilanlarda KPSS'den 60 veya 70 puan alma şartı aranabiliyor. Ancak başvuru şartını karşılamak, adayın doğrudan göreve atanacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Dolayısıyla 60 puan alan adayların yalnızca merkezi atamalara değil, kurumların yayımladığı sözleşmeli personel ve diğer personel alım ilanlarına da bakması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Bilgisayar Donma Sorunu Nasıl Çözülür" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/bilgisayar-donma-sorunu-nasil-cozulur.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS 70 puanla nereye atanılır?</strong></h3>

<p><strong>KPSS 70 puan</strong>, adayların başvurabilecekleri kadro seçeneklerinin arttığı puan aralıklarından biri olsa da merkezi atama açısından hâlâ rekabetin önemli olduğu bir seviyede bulunuyor.</p>

<p>ÖSYM'nin KPSS-2025/2 merkezi yerleştirme sonuçlarında lisans mezunları için bazı kadrolar 70'li puanlarla kapandı. Örneğin Amasya İl Özel İdaresi bünyesindeki bazı veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrolarından biri <strong>71,17602</strong> taban puanla yerleşime kapandı. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı'nın bilgisayar işletmeni kadrosunda ise en küçük puan <strong>73,69304</strong> oldu.</p>

<p>Bu nedenle 70 civarında puan alan adaylar için özellikle <strong>büro personeli, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, bilgisayar işletmeni ve öğrenim şartlarına uygun bazı teknik veya özel nitelikli kadrolar</strong> takip edilebilir.</p>

<p>Ancak hangi kadroların tercih edilebileceği adayın mezuniyet alanına ve ilgili kılavuzdaki nitelik kodlarına göre değişiyor.</p>

<h3><strong>KPSS 80 puanla nereye atanılır?</strong></h3>

<p><strong>KPSS 80 puan</strong>, merkezi yerleştirmelerde adayın seçeneklerini belirgin şekilde artırabilen bir puan seviyesidir. Ancak yine de kadronun bulunduğu şehir, kontenjan sayısı ve adayların tercih yoğunluğu sonucu etkiler.</p>

<p>2025/2 merkezi yerleştirme sonuçlarında lisans düzeyinde birçok büro personeli kadrosu 80 puan civarında veya üzerinde kapandı. Örneğin Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi büro personeli kadrolarında en küçük puanlar yaklaşık <strong>80,98-82,22</strong> aralığında gerçekleşti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı büro personeli kadrolarında da farklı illerde 80 puan civarında tabanlar görüldü.</p>

<p>Bu nedenle 80 puan ve üzerindeki adayların <strong>büro personeli, VHKİ, bilgisayar işletmeni ve mezuniyetlerine uygun uzmanlık/teknik kadrolarını</strong> yakından takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Sağlık alanında da puanlar kadroya göre değişiyor. Örneğin 2025/2 yerleştirmesinde Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ndeki hemşire kadrolarından biri 75,44159 puanla kapandı.</p>

<h3><strong>KPSS 90 puanla nereye atanılır?</strong></h3>

<p><strong>KPSS 90 puan ve üzeri</strong>, özellikle merkezi yerleştirmelerde adayın rekabet gücünü ciddi şekilde artıran puanlardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak 90 puan da her kadroya kesin atama anlamına gelmiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin 2025/2 verilerinde avukat, mimar, mühendis, psikolog ve bazı uzmanlık gerektiren kadroların önemli bölümünde taban puanların 85-90 ve üzerinde oluştuğu görülüyor. Örneğin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının farklı illerdeki mimar kadrolarında taban puanlar yaklaşık 89-93 arasında değişti.</p>

<p>90 puan alan adayların avantajı, daha yüksek puanla kapatan bazı kadrolarda da rekabet edebilme ihtimalinin artması. Bununla birlikte adayın mezuniyet alanı ve kadro için aranan özel nitelikler yine belirleyici oluyor.</p>

<p><img alt="Bilgisayar" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/06/bilgisayar.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KPSS puanına göre atanma ihtimali nasıl değişiyor?</strong></h3>

<p>Genel olarak puan yükseldikçe merkezi yerleştirmelerde adayın tercih edebileceği ve rekabet edebileceği kadroların sayısı artıyor. Ancak puan ile atanma arasında doğrudan ve sabit bir ilişki bulunmuyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>KPSS puanı</th>
   <th>Genel değerlendirme</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>60 puan</strong></td>
   <td>Merkezi atamalarda seçenekler sınırlı; kurum ilanları takip edilmeli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>70 puan</strong></td>
   <td>Bazı kadrolarda şans oluşabilir; bölüm ve kontenjan önemli</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>80 puan</strong></td>
   <td>Merkezi yerleştirmelerde daha fazla seçenek ortaya çıkabilir</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>90 puan</strong></td>
   <td>Rekabet gücü yüksek; daha yüksek tabanlı kadrolar için avantaj sağlar</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu tablo <strong>kesin atama puanı olarak değerlendirilmemeli</strong>. Her tercih döneminde kadro sayısı, başvuran adayların puanları ve tercih yoğunluğu değiştiği için taban puanlar da değişebilir.</p>

<h3><strong>2026 KPSS sonrası atama süreci nasıl işleyecek?</strong></h3>

<p>2026 KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül'de gerçekleştirildi. Alan Bilgisi oturumları ise <strong>12-13 Eylül 2026</strong> tarihlerinde yapılacak. KPSS Lisans sonuçlarının ÖSYM takvimine göre <strong>7 Ekim 2026</strong> tarihinde açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Sonuçların açıklanmasının ardından adaylar puanlarını ve sıralamalarını görebilecek. Daha sonra ÖSYM tarafından yayımlanacak merkezi yerleştirme kılavuzlarında yer alan kadrolar ve başvuru şartları takip edilecek.</p>

<p>Adayların yalnızca “kaç puanla atanırım?” sorusuna değil, <strong>mezun oldukları bölümle hangi kadrolara başvurabileceklerine</strong> de bakması gerekiyor. Çünkü aynı KPSS puanına sahip iki adayın mezuniyet alanları farklı olduğu için tercih edebileceği kadrolar da farklı olabilir.</p>

<h3><strong>90 puan almak kesin memuriyet anlamına geliyor mu?</strong></h3>

<p>Hayır. <strong>KPSS'den 90 puan almak önemli bir avantaj sağlasa da kesin atama garantisi vermiyor.</strong> Yerleştirme sürecinde adayın tercih ettiği kadronun şartlarını taşıması ve ilgili kadro için diğer adaylarla puan sıralamasında öne çıkması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin yayımladığı yerleştirme sonuçları da kadrolar arasındaki puan farklılığını açıkça gösteriyor. Örneğin 2025/2 döneminde bazı büro personeli kadroları 70'li puanlarla, bazı avukat ve mimar kadroları ise 90'ın üzerinde puanlarla kapandı.</p>

<p>Bu nedenle 2026 KPSS sonuçlarının ardından adayların kendi puanlarını geçmiş dönem taban puanlarıyla karşılaştırması ve tercih döneminde güncel ÖSYM kılavuzundaki <strong>nitelik kodlarını ve özel şartları</strong> dikkatle incelemesi gerekiyor.</p>

<p>2026 KPSS'de 60, 70, 80 veya 90 puan alan adayların hangi kadrolara yerleşebileceği, sonuçların açıklanmasının ardından yayımlanacak güncel tercih kılavuzlarıyla daha net ortaya çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-atama-puanlari-kpss-70-puanla-memur-olunur-mu-kpss</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1757284741650-whats-app-image-2025-09-08-at-0138.jpeg" type="image/jpeg" length="42049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 DGS tercih sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak? ÖSYM sonuç ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-dgs-tercih-sonuclari-aciklandi-mi-ne-zaman-aciklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-dgs-tercih-sonuclari-aciklandi-mi-ne-zaman-aciklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 DGS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak, sonuçlar bugün belli olacak mı? Ön lisans eğitimini lisans düzeyine tamamlamak isteyen binlerce adayın katıldığı Dikey Geçiş Sınavı sürecinde tercih aşaması tamamlandı. ÖSYM tarafından alınan tercihlerin ardından adaylar şimdi yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı tarihi araştırmaya başladı. Peki, 2026 DGS tercih sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>19 Temmuz 2026 tarihinde uygulanan DGS'nin sınav sonuçları 13 Ağustos'ta açıklanmıştı. Sonuçlarını öğrenen adaylar, puanlarına ve kontenjanlara göre üniversite tercihlerini gerçekleştirdi. Tercih sürecinin tamamlanmasının ardından gözler bu kez ÖSYM'nin yapacağı yerleştirme sonuçları duyurusuna çevrildi.</p>

<h2><strong>DGS tercih sonuçları açıklandı mı?</strong></h2>

<p><strong>2026 DGS tercih sonuçları henüz açıklanmadı.</strong> ÖSYM'nin güncel DGS duyuruları arasında 2026-DGS yerleştirme sonuçlarının açıklandığına ilişkin bir duyuru bulunmuyor. Kurumun resmi sınav sayfasında şu aşamada 27 Ağustos 2026 tarihli tercih duyurusu yer alıyor.</p>

<p>Dolayısıyla adayların, sonuçların açıklandığı yönündeki sosyal medya paylaşımları veya resmi olmayan tarih iddiaları yerine ÖSYM'nin duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026 DGS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM, <strong>2026 DGS yerleştirme sonuçları için henüz kesin bir açıklama tarihi paylaşmadı.</strong> Bu nedenle sonuçların hangi gün ve saatte erişime açılacağı konusunda şu aşamada resmi bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Bununla birlikte geçmiş yıllardaki DGS takvimi, sonuçların tercihlerin tamamlanmasından kısa süre sonra açıklanabildiğini gösteriyor. Örneğin 2025-DGS tercihleri 28 Ağustos-4 Eylül 2025 tarihleri arasında alınmış, yerleştirme sonuçları ise <strong>8 Eylül 2025'te</strong> açıklanmıştı.</p>

<p>2024 yılında ise DGS tercihleri 18-24 Eylül tarihleri arasında alınmış ve yerleştirme sonuçları 27 Eylül'de açıklanmıştı. Bu nedenle geçmiş yıllar dikkate alındığında 2026 sonuçlarının da tercih döneminin tamamlanmasının ardından kısa süre içinde açıklanması bekleniyor. Ancak bu, ÖSYM tarafından ilan edilmiş kesin bir tarih değil.</p>

<p><img alt="Ösym Ve Merkezi Sınavlar Tarihi Kitabı Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>DGS tercihleri ne zaman tamamlandı?</strong></h3>

<p>2026-DGS tercih işlemleri <strong>27 Ağustos 2026'da başladı ve 3 Eylül 2026 saat 23.59'da sona erdi.</strong> Adaylar tercihlerini ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden gerçekleştirdi.</p>

<p>Tercih döneminin sona ermesiyle birlikte adayların yaptığı seçimler üzerinden merkezi yerleştirme işlemlerinin tamamlanması bekleniyor. Yerleştirme sonucunda adayların tercih listelerinde yer alan lisans programlarından hangisine yerleştiği belli olacak.</p>

<h3><strong>DGS yerleştirme sonuçları nereden öğrenilecek?</strong></h3>

<p>DGS yerleştirme sonuçları açıklandığında adaylar sonuçlarını <strong>ÖSYM'nin Sonuç Açıklama Sistemi</strong> üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle sorgulayabilecek.</p>

<p>ÖSYM, 2026-DGS sınav sonuçlarını da 13 Ağustos'ta aynı sistem üzerinden erişime açmıştı. Kurumun sonuç sisteminde 2026 DGS sınav sonuçlarının 13 Ağustos 2026 tarihinde yayımlandığı görülüyor.</p>

<p>Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte adayların hangi üniversite ve lisans programına yerleştiği de belli olacak. Sonuç ekranında yerleşme durumuna ilişkin bilgiler adayların erişimine sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>DGS sonuçları açıklandığında kayıtlar ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>DGS yerleştirme sonuçlarının ardından üniversite kayıt süreci başlayacak. Ancak <strong>2026-DGS yerleştirme sonuçları henüz açıklanmadığı için kayıt tarihleri konusunda da kesin bir takvim bulunmuyor.</strong></p>

<p>Adayların yerleştirme sonuçlarının ardından kayıt tarihleri ve gerekli belgeler için yerleştirildikleri üniversitenin duyurularını takip etmesi önem taşıyor. ÖSYM tarafından yerleştirme sonuçları açıklandığında kayıt sürecine ilişkin bilgiler de netleşecek.</p>

<h3><strong>2026 DGS sonuçları için adayların gözü ÖSYM'de</strong></h3>

<p>Yaklaşık iki yıllık ön lisans eğitimini dört yıllık lisans eğitimine tamamlamak isteyen adaylar için DGS yerleştirme sonuçları sürecin en kritik aşamalarından birini oluşturuyor. 2026-DGS tercih sürecinin 3 Eylül'de tamamlanmasının ardından adayların bekleyişi başladı.</p>

<p><strong>ÖSYM tarafından 2026 DGS tercih sonuçları için henüz resmi bir tarih açıklanmış değil.</strong> Geçmiş yıllarda sonuçların tercihlerin tamamlanmasından kısa süre sonra duyurulması nedeniyle adayların bu hafta içerisinde ÖSYM'den gelecek açıklamaları yakından takip etmesi bekleniyor. Kesin tarih ve saat ise ancak ÖSYM'nin resmi duyurusuyla belli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-dgs-tercih-sonuclari-aciklandi-mi-ne-zaman-aciklanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" type="image/jpeg" length="28660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suikast timindeydi: Burkay Karatepe ile bağlantılı 10 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suikast-timindeydi-burkay-karatepe-ile-baglantili-10-supheli-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suikast-timindeydi-burkay-karatepe-ile-baglantili-10-supheli-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer aldığı belirtilen ve 10 yıldır firari olarak aranan eski yüzbaşı Burkay Karatepe'ye kaçak olduğu dönemde maddi destek sağladıkları iddia edilen 10 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer aldığı belirtilen eski yüzbaşı <strong>Burkay Karatepe'ye ilişkin soruşturma sürüyor.</strong></p>

<p>10 yıldır aranan ve geçtiğimiz ağustos ayında yakalanarak tutuklanan Karatepe'ye, firari olduğu dönemde maddi yardım sağladıkları iddia edilen <strong>10 şüpheli adliyeye sevk edildi</strong>.</p>

<h2><strong>Şüphelilerin Emniyetteki işlemleri tamamlandı</strong></h2>

<p>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Karatepe ile bağlantılı oldukları ve firari bulunduğu dönemde kendisine maddi destekte bulundukları öne sürülen kişilere yönelik çalışma gerçekleştirildi.</p>

<p>İstanbul ve Eskişehir'de düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 10 şüphelinin, <strong>Muğla Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.</strong></p>

<p>Şüpheliler, işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Muğla Adliyesi'ne götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Şüphelilerin adreslerinde dijital materyallere el konuldu</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin İstanbul ve Eskişehir'deki adreslerinde arama yapıldı.</p>

<p>Aramalarda çok sayıda <strong>dijital materyale el konulduğu</strong> bildirildi. Ele geçirilen materyallerin soruşturma kapsamında inceleneceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>15 Temmuz darbe girişiminin ardından aranan eski yüzbaşı Burkay Karatepe, yaklaşık <strong>10 yıl firari olarak</strong> aranıyordu.</p>

<p>Karatepe'nin <strong>1 Ağustos'ta Afyonkarahisar'da yakalandığı</strong>, ardından Muğla'ya götürüldüğü ve <strong>5 Ağustos'ta tutuklandığı</strong> bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suikast-timindeydi-burkay-karatepe-ile-baglantili-10-supheli-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a8161283-3282-45cf-82ac-cb99c8c49be9.webp" type="image/jpeg" length="29750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Macron: Sosyal medya insanların dikkatini paraya dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/macron-sosyal-medya-insanlarin-dikkatini-paraya-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/macron-sosyal-medya-insanlarin-dikkatini-paraya-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Işık Zirvesi'nde sosyal medya platformlarının kullanıcıların dikkatini ekonomik değere dönüştüren bir model üzerine çalıştığını belirterek, artan ekran kullanımının kültür, sanat ve bilgiyle kurulan ilişkiyi de etkilediğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>'nın Saint-Paul-de-Vence kasabasında sinema ve dizi sektörünün geleceğinin ele alındığı Işık Zirvesi başladı. Fransa Cumhurbaşkanı <strong>Emmanuel Macron</strong> ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un eş başkanlığında gerçekleştirilen zirvede, görsel sektörün teknolojik ve kültürel dönüşümü masaya yatırılıyor.</p>

<p>Yaklaşık 60 ülkeden sinema, dizi ve oyun sektörlerini temsil eden isimlerin bulunduğu zirveye 200'den fazla kişi katılıyor.</p>

<h2><strong>Macron'dan sinema ve görsel sektör mesajı</strong></h2>

<p>Zirvenin açılışında konuşan Macron, 19. yüzyılda Louis ve Auguste Lumiere kardeşlerin hareketli görüntüleri perdeye taşımasını hatırlattı. Sinemanın ortaya çıkışının yalnızca teknik bir gelişme olmadığını belirten Macron, "Teknik bir inovasyonun da ötesinde, dünyaya bakmanın, onu göstermenin, anlatmanın yeni bir şekli başlamıştı" diye konuştu.</p>

<p>Fransız sinemasının ve Güney Kore dizilerinin uluslararası alanda önemli bir konuma ulaştığını ifade eden Macron, iki ülkenin yapımlarının kültürel kimliklerini koruyarak küresel ölçekte başarı elde edilebileceğini gösterdiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Yapay zeka ve sosyal medya dönüşümü</strong></h3>

<p>Macron, sinema ve görsel animasyon alanlarının önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, teknolojik gelişmelerin sektörde yeni bir dönem başlattığını ifade etti.</p>

<p>"Sinema ve görsel animasyonlar, kimsenin inkar edemeyeceği değişimlerden geçiyor" diyen Macron, yapay zekanın yükselişi ile <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong> platformlarının insanların dikkatini giderek daha fazla çekmesinin bir çağ değişimine işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Görsel içeriklerin günümüzde neredeyse sınırsız biçimde çoğaldığını dile getiren Macron, "Bu görseller, sinema perdelerimizde, televizyonlarımızda, oyun konsollarımızda ve akıllı telefonlarımızda hızla akıp geçiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Her şeye bakma uğruna hiçbir şey görememe riski"</strong></h3>

<p><strong>Dijital içerikler</strong>in çoğalmasının insanların kültür, bilim ve sanatla ilişkisini de değiştirdiğini belirten Macron, tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar geniş bir bilgi, içerik ve eser erişiminin olmadığını vurguladı.</p>

<p>"Hiçbir zaman ekranlara bu kadar bakmamıştık. Ne var ki her şeye bakma uğruna sonunda hiçbir şey görmeme riskiyle karşı karşıyayız" açıklamalarda bulunan Macron, sosyal medya platformlarının kullanıcıları içerikler arasında sürekli gezintiye yönlendiren bir ekonomik model üzerine kurulduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Macron, bu sistemin hem çocukların hem de yetişkinlerin dikkatini çekmeyi ve kısa süreli heyecan oluşturmayı hedeflediğini belirterek, platformların temel amacının kullanıcıların dikkatini ekonomik değere dönüştürmek olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Görsel sektör için uluslararası işbirliği çağrısı</strong></h3>

<p>Macron, dijital çağın insanların okuma ve düşünme biçimleri üzerinde de etkili olduğunu belirterek, "Günümüzde toplumlarımızda okumak için zaman ayırmak giderek zorlaşıyor" diye söyledi.</p>

<p>Görsellerin artık ulusal sınırların ötesine kolaylıkla ulaşabildiğine dikkati çeken Macron, <strong>sinema</strong> ve <strong>dizi</strong> gibi görsel sektörlerde de çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron, görsel sektörün desteklenmesi amacıyla "Işık Ortaklığı" kurulmasını önerdi. Macron, bu kapsamda gelecek 5 yıl için toplam 1 milyar avroluk ortak bütçe ayrılacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/macron-sosyal-medya-insanlarin-dikkatini-paraya-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/macron-10.png" type="image/jpeg" length="52430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOSGEB'den KOBİ'lere yeni destek paketi: 75 milyon liraya kadar finansman]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kosgebden-kobilere-yeni-destek-paketi-75-milyon-liraya-kadar-finansman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kosgebden-kobilere-yeni-destek-paketi-75-milyon-liraya-kadar-finansman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı çerçevesinde KOBİ'lere yönelik yeni finansman imkanlarının sunulacağını duyurdu. Program kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi desteği verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı'na ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden mesaj yayımladı. </p>

<p><strong>Mesajda, üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu vurgulandı. </strong></p>

<p></p>

<h2><strong>75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık finansman desteği</strong></h2>

<p><strong>Kacır, şu ifadeleri kullandı: </strong></p>

<p>"KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🇹🇷 Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ’ler, güçlü Türkiye’nin temelidir.<br />
<br />
🌍 <a href="https://x.com/Kosgeb?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Kosgeb</a> eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma… <a href="https://t.co/3jX1mc911e" rel="nofollow">pic.twitter.com/3jX1mc911e</a></p>
— Mehmet Fatih KACIR (@mfatihkacir) <a href="https://x.com/mfatihkacir/status/2096859304506565106?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın 2025'te yürürlüğe alındığını hatırlatan Kacır, KOBİ'lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını belirtti. Bakan Kacır, "<strong>Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz."</strong> ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kosgebden-kobilere-yeni-destek-paketi-75-milyon-liraya-kadar-finansman</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="75758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'den köprü özelleştirmelerine tepki: "Vatana ihanettir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-kopru-ozellestirmelerine-tepki-vatana-ihanettir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-kopru-ozellestirmelerine-tepki-vatana-ihanettir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün 2025 yılına ait olduğunu belirttiği mali verileri paylaşarak köprülerin özelleştirilmesine tepki gösterdi. Yavuzyılmaz, iki köprünün toplam 184,1 milyon dolar kâr ettiğini savunarak, "Derhal bu özelleştirmeden vazgeçin" çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Zonguldak Milletvekili <strong>Deniz Yavuzyılmaz</strong>, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün 2025 yılı mali verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavuzyılmaz, iktidarın köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin gerekçelerini eleştirdi.</p>

<p><img alt="Yavuzyılmaz’dan köprü ve otoyol özelleştirmesine rakamlarla itiraz: “Kamuoyu yanıltılıyor”-1" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7fbc280f-e679-4aaf-bc88-4d191fb778ed.png" width="760" /></p>

<p>Yavuzyılmaz, köprü ve otoyollarda gelirlerin düşük, giderlerin yüksek ve verimliliğin düşük olduğu yönündeki gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, "AKP'nin özelleştirme maskesini düşürüyoruz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yavuzyılmaz'ın paylaştığı verilere göre, <strong>15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün 2025 yılında 87 milyon 642 bin dolar gelir</strong> elde ettiğini belirtti. Köprünün giderinin 2 milyon 101 bin dolar olduğunu aktaran Yavuzyılmaz, net kârın <strong>85 milyon 540 bin dolar</strong>, kâr oranının ise yüzde <strong>97</strong> olduğunu ifade etti.</p>

<p>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün 2025 yılı mali verilerine de değinen Yavuzyılmaz, köprünün <strong>102 milyon 709 bin dolar gelir</strong> elde ettiğini söyledi. Köprünün giderinin 4 milyon 76 bin dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, kârın <strong>98 milyon 632 bin dolar</strong>, kâr oranının ise yüzde <strong>96</strong> olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>İki köprünün toplam karı 184 milyon dolar</strong></h2>

<p>Yavuzyılmaz, iki Boğaz köprüsünün 2025 yılındaki toplam kârının <strong>184 milyon 173 bin dolar</strong> olduğunu belirtti.</p>

<p>İki köprünün ortalama kâr oranının ise <strong>yüzde 96,75</strong> seviyesine ulaştığını savunan Yavuzyılmaz, bu rakamlar üzerinden köprülerin özelleştirilmesine ilişkin iktidara soru yöneltti.</p>

<h3><strong>"Nasıl daha karlı işlettirmeyi planlıyorsunuz?"</strong></h3>

<p>Yavuzyılmaz, kamu tarafından işletilen köprülerin yüksek kâr elde ettiğini belirterek, özelleştirme planlarının ekonomik gerekçesinin sorgulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yavuzyılmaz, "Devletin zaten yüzde 96 kârla işlettiği Boğaz köprülerini özelleştirerek, acaba nasıl daha kârlı işlettirmeyi planlıyorsunuz? Bunu akıl ve mantıkla nasıl izah ediyorsunuz?" diye sordu.</p>

<h3><strong>"Özelleştirmek vatana ihanettir"</strong></h3>

<p>Köprülerin özelleştirilmesine karşı çıkan Yavuzyılmaz, açıklamasını sert ifadelerle tamamladı.</p>

<p>Yavuzyılmaz, "Kamunun bu kadar yüksek kârla işlettiği bu köprüleri özelleştirmek vatana ihanettir. Derhal bu özelleştirmeden vazgeçin" dedi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">AKP’nin özelleştirme maskesini düşürüyoruz!<br />
<br />
Bakanlıklar, özelleştirmelere gerekçe olarak;<br />
<br />
Köprü ve otoyollar için, gelirlerin az, giderlerin çok, verimliliğin düşük olduğunu iddia ediyor.<br />
<br />
O halde, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün mali verilerini… <a href="https://t.co/tGcTKoEnkF" rel="nofollow">pic.twitter.com/tGcTKoEnkF</a></p>
— Deniz Yavuzyılmaz (@yavuzyilmazd) <a href="https://x.com/yavuzyilmazd/status/2096725291213431053?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-kopru-ozellestirmelerine-tepki-vatana-ihanettir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/f722015a-6dd8-4b63-aa66-d2ff45c1bb81.webp" type="image/jpeg" length="48868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evlilik Güzeldir dizisi kimler oynuyor, konusu ne? Evlilik Güzeldir ne zaman başlıyor, hangi kanalda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/evlilik-guzeldir-dizisi-kimler-oynuyor-konusu-ne-evlilik-guzeldir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/evlilik-guzeldir-dizisi-kimler-oynuyor-konusu-ne-evlilik-guzeldir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evlilik Güzeldir dizisi, TRT 1 ekranlarında izleyici karşısına çıkmaya hazırlanırken dizinin hikayesi ve oyuncu kadrosu merak konusu oldu. Fikret Kuşkan, İlayda Alişan, Hande Soral, Seçkin Özdemir ve Yusuf Çim gibi isimleri buluşturan yapım, farklı karakterlerin kesişen hayatlarını ekrana taşıyacak. Peki Evlilik Güzeldir dizisi konusu nedir, oyuncuları kimler ve dizide hangi karakterler yer alıyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TRT 1'in yeni dizisi <strong>Evlilik Güzeldir</strong>, 7 Eylül Pazartesi akşamı ilk bölümüyle ekran macerasına başlıyor. Yapım, evlilik ve aile ilişkilerini merkezine alan hikayesiyle dikkat çekerken deneyimli ve genç oyunculardan oluşan kadrosuyla da izleyicilerin araştırdığı yapımlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Dizinin yönetmen koltuğunda <strong>Şafak Bal ve Serap Danış Koçak</strong> oturuyor. Senaryosu ise Baykut Badem, Hasan Tolga Pulat, Hazan Toma ve Seçil Çömlekçi tarafından kaleme alınıyor.</p>

<p>Hikayenin merkezinde, meslek hayatı boyunca binlerce çiftin nikahını kıyan rekortmen nikah memuru <strong>Mesut Bahtiyar </strong>bulunuyor. Mesut Bahtiyar'ın beş bekar kızının hayatında yaşanan gelişmeler, dizinin temel hikayesini oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Evlilik Güzeldir dizisi konusu nedir?</strong></h2>

<p><strong>Evlilik Güzeldir dizisi</strong>, hayatı boyunca binlerce çiftin nikahını kıyan rekortmen nikah memuru Mesut Bahtiyar ile beş bekar kızının hikayesini konu alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesut Bahtiyar, mesleği nedeniyle yıllar boyunca çok sayıda çiftin evliliğine tanıklık etmiş bir nikah memuru olarak hikayenin merkezinde yer alıyor. Ancak başkalarının evliliklerine dair pek çok hikayeye şahit olan Mesut'un kendi ailesinde de farklı gelişmeler yaşanmaya başlıyor.</p>

<p>Beş bekar kızının hayatındaki değişimler, aile içerisindeki dengelerin yeniden şekillenmesine neden oluyor. Her bir karakterin kendi hayatı, ilişkileri ve geleceğine ilişkin kararları dizinin hikayesinin farklı yönlerini oluşturuyor.</p>

<p>Bu süreçte evlilik kavramı yalnızca bir nikah töreni üzerinden değil, aile ilişkileri ve bireylerin hayatlarında aldığı kararlar üzerinden ele alınıyor.</p>

<p><img alt="Evlilik Güzeldir oyuncuları" class="detail-photo img-fluid" height="680" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-144107.png" width="1166" /></p>

<h3><strong>Evlilik Güzeldir oyuncuları kimler?</strong></h3>

<p><strong>Evlilik Güzeldir oyuncu kadrosunda</strong> farklı kuşaklardan çok sayıda oyuncu bulunuyor. Dizinin başrollerinde Fikret Kuşkan, İlayda Alişan, Hande Soral, Seçkin Özdemir ve Yusuf Çim gibi isimler yer alıyor.</p>

<p>Dizinin açıklanan oyuncu kadrosu ve karakterleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Fikret Kuşkan – Mesut Bahtiyar</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlayda Alişan – Yasemin</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hande Soral – Zeynep</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gözde Okur – Saadet</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cansu Savcı – Nergis</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nil Sude Albayrak – Aslı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anıl Çelik – Servet</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sera Tokdemir – Ayşe</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ferit Aktuğ – Ali Rıza</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Seçkin Özdemir – Murat</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yusuf Çim – Can</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alihan Demirbilek – Diyar</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Berk Bakioğlu – Sinan</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ferida Bağ – Bahar</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yıldız Kültür – Safiye</strong></p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Evlilik Güzeldir oyuncuları" class="detail-photo img-fluid" height="440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-144135.png" width="986" /></h3>

<h3><strong>Fikret Kuşkan Evlilik Güzeldir dizisinde kimi oynuyor?</strong></h3>

<p>Dizinin başrol oyuncularından <strong>Fikret Kuşkan</strong>, Evlilik Güzeldir'de <strong>Mesut Bahtiyar</strong> karakterine hayat veriyor.</p>

<p>Mesut Bahtiyar, uzun yıllar nikah memurluğu yapmış ve binlerce çiftin evlilik töreninde görev almış bir karakter olarak hikayenin merkezinde bulunuyor. Mesut'un mesleki deneyimleri ile beş bekar kızının yaşadığı gelişmeler dizinin ana hikayesini şekillendiriyor.</p>

<h3><strong>İlayda Alişan Evlilik Güzeldir'de hangi karakteri canlandırıyor?</strong></h3>

<p><strong>İlayda Alişan</strong>, Evlilik Güzeldir dizisinde <strong>Yasemin</strong> karakterini canlandırıyor.</p>

<p>Yasemin, Mesut Bahtiyar'ın çevresindeki hikayenin önemli karakterlerinden biri olarak dizinin olay örgüsünde yer alıyor. İlayda Alişan'ın canlandırdığı karakter, dizinin genç karakterleri arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Evlilik Güzeldir dizisinde Hande Soral hangi rolde?</strong></h3>

<p><strong>Hande Soral</strong>, dizinin oyuncu kadrosunda <strong>Zeynep</strong> karakteriyle yer alıyor.</p>

<p>Zeynep karakterinin hikayesi, Mesut Bahtiyar'ın ailesi ve çevresinde yaşanan gelişmelerle birlikte ilerliyor. Dizinin aile ve ilişki teması içerisinde Zeynep'in yaşadıkları da hikayenin önemli parçalarından birini oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Evlilik Güzeldir oyuncuları" class="detail-photo img-fluid" height="748" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-144113.png" width="1166" /></p>

<h3><strong>Evlilik Güzeldir dizisinin diğer oyuncuları kimler?</strong></h3>

<p>Evlilik Güzeldir'in geniş oyuncu kadrosunda farklı karakterleri canlandıran çok sayıda isim bulunuyor.</p>

<p><strong>Gözde Okur Saadet</strong>, <strong>Cansu Savcı Nergis</strong>, <strong>Nil Sude Albayrak Aslı</strong>, <strong>Anıl Çelik Servet</strong> ve <strong>Sera Tokdemir Ayşe </strong>karakterleriyle dizinin kadrosunda yer alıyor.</p>

<p>Oyuncu kadrosunun diğer bölümünde ise <strong>Ferit Aktuğ Ali Rıza</strong>, <strong>Seçkin Özdemir Murat</strong>, <strong>Yusuf Çim Can</strong>, <strong>Alihan Demirbilek Diyar</strong>, <strong>Berk Bakioğlu Sinan</strong>, <strong>Ferida Bağ Bahar</strong> ve <strong>Yıldız Kültür Safiye</strong> karakterlerini canlandırıyor.</p>

<h3><strong>Evlilik Güzeldir dizisi ne zaman başlıyor?</strong></h3>

<p><strong>Evlilik Güzeldir dizisinin ilk bölümü 7 Eylül 2026 Pazartesi akşamı TRT 1 ekranında izleyiciyle buluşuyor.</strong></p>

<p>Yeni yayın döneminin dikkat çeken yapımları arasında yer alan dizi, ilk bölümüyle birlikte Mesut Bahtiyar ve ailesinin hikayesini izleyiciye tanıtacak. Dizinin sonraki bölümlerinde ise karakterlerin yaşadığı gelişmelerin ve ilişkilerindeki değişimlerin hikayeyi şekillendirmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Evlilik Güzeldir oyuncuları" class="detail-photo img-fluid" height="748" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-144117.png" width="1166" /></p>

<h3><strong>Evlilik Güzeldir dizisi hangi kanalda?</strong></h3>

<p><strong>Evlilik Güzeldir, TRT 1 ekranlarında yayınlanıyor.</strong> Dizi, 7 Eylül Pazartesi günü ilk bölümüyle izleyicilerin karşısına çıkıyor.</p>

<p>Yapımın senaryosunda Baykut Badem, Hasan Tolga Pulat, Hazan Toma ve Seçil Çömlekçi'nin imzası bulunurken yönetmen koltuğunu Şafak Bal ve Serap Danış Koçak paylaşıyor.</p>

<h3><strong>Evlilik Güzeldir dizisinde hangi karakterler var?</strong></h3>

<p>Dizinin hikayesinin merkezinde <strong>Mesut Bahtiyar</strong> ve onun beş bekar kızının hayatında yaşanan değişimler bulunuyor. Bunun yanında Yasemin, Zeynep, Saadet, Nergis, Aslı, Ayşe, Murat, Can, Ali Rıza, Diyar, Sinan, Bahar ve Safiye gibi karakterler de hikayenin farklı noktalarında yer alıyor.</p>

<p>Evlilik, aile ve ilişkiler etrafında şekillenen yapımda karakterlerin kişisel hayatlarında yaşadığı gelişmelerin birbirleriyle kesişmesi temel hikaye unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Evlilik Güzeldir, 7 Eylül Pazartesi günü TRT 1 ekranında başlayan yeni yapımlardan biri olarak izleyiciyle buluşuyor. Fikret Kuşkan'ın canlandırdığı Mesut Bahtiyar karakterinin merkezinde bulunduğu dizide, beş bekar kızın hayatında yaşanan değişimler ve bu değişimlerin aile içerisindeki yansımaları işleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/evlilik-guzeldir-dizisi-kimler-oynuyor-konusu-ne-evlilik-guzeldir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-144017.png" type="image/jpeg" length="11617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kronik hastalıklara karşı tarama seferberliği: 14 milyondan fazla erken teşhis]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kronik-hastaliklara-karsi-tarama-seferberligi-14-milyondan-fazla-erken-teshis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kronik-hastaliklara-karsi-tarama-seferberligi-14-milyondan-fazla-erken-teshis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden, son iki yılda gerçekleştirilen 158 milyon kronik hastalık taraması sonucunda 14 milyondan fazla erken teşhis konulduğunu açıkladı. Tarama ve takip çalışmaları, 8 binden fazla Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan 31 bin aile hekimi tarafından yürütülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu</strong>, kronik hastalıklara yönelik yürütülen tarama çalışmalarının sonuçlarını paylaştı. Memişoğlu'nun verdiği bilgilere göre, son iki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldı ve bu taramalar sonucunda 14 milyondan fazla erken teşhis konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kronik hastalıklara karşı erken tanı ve düzenli izlem çalışmalarının 8 binden fazla Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan 31 bin aile hekimi tarafından sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<h2><strong>Kronik hastalık taraması 158 milyona ulaştı</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, son iki yıllık dönemde kronik hastalıklara yönelik gerçekleştirilen taramaların 158 milyon seviyesine ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Yapılan taramalar kapsamında 14 milyondan fazla erken teşhis konuldu. Erken teşhis edilen hastalıklara zamanında müdahale edildiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Erken teşhis için 31 bin aile hekimi görev yapıyor</strong></h3>

<p>Kronik hastalıklara yönelik erken tanı ve düzenli izlem süreçleri, Aile Sağlığı Merkezleri üzerinden yürütülüyor.</p>

<p>Memişoğlu'nun paylaşımına göre, 8 binden fazla Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yapan 31 bin aile hekimi bu çalışmalarda yer alıyor.</p>

<h3><strong>Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan erken teşhis mesajı</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda erken teşhisin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Memişoğlu, paylaşımında şu ifadeyi kullandı:</p>

<p>"Unutmayalım, erken teşhis, sağlıklı bir geleceğin en önemli adımlarından biridir. Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmelerini desteklemeye devam edeceğiz"</p>

<p>Memişoğlu, kronik hastalıklara yönelik erken tanı ve düzenli izlem çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sağlıkla yaş alalım, sağlıklı kalalım. 🤍<br />
<br />
8 binden fazla Aile Sağlığı Merkezimizde görev yapan 31 bin aile hekimimizle kronik hastalıklara karşı erken tanı ve düzenli izlem süreçlerini titizlikle yürütüyoruz.<br />
<br />
Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz 158 milyon kronik hastalık taraması… <a href="https://t.co/j8gpn5uuxU" rel="nofollow">https://t.co/j8gpn5uuxU</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2096891012287217684?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kronik-hastaliklara-karsi-tarama-seferberligi-14-milyondan-fazla-erken-teshis</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kronik-hastaliklara-karsi-tarama-seferberligi.png" type="image/jpeg" length="39291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, madencilerle bir araya geldi: "Tüm adımları aynı kararlılıkla atmaya devam edeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-madencilerle-bir-araya-geldi-tum-adimlari-ayni-kararlilikla-atmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-madencilerle-bir-araya-geldi-tum-adimlari-ayni-kararlilikla-atmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Başkanı Nurettin Akçul ve madencilerle Bakanlıkta bir araya geldi. Bayraktar, Doruk Madencilik bünyesinde çalışan işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve alacaklarının ödenmesine ilişkin sürecin çözüme kavuştuğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı <strong>Alparslan Bayraktar</strong>, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Başkanı Nurettin Akçul ve madencileri Bakanlıkta ağırladı.</p>

<p>Bayraktar, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Akçul ve madencilerle bir araya geldiklerini belirtti.</p>

<p><strong>Doruk Madencilik </strong>bünyesinde çalışan işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve alacaklarının ödenmesi için yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Bayraktar, madencilerle aynı hedef doğrultusunda hareket ettiklerini ifade etti. Bakanlık olarak sürece güçlü destek verdiklerini belirten Bayraktar, yürütülen çalışmalar sonucunda sorunun çözüme kavuşmasından memnuniyet duyduklarını söyledi.</p>

<p>Bayraktar, "Bakanlık olarak verdiğimiz güçlü destek ve yürüttüğümüz kararlı süreç sayesinde bu sorunun çözüme kavuşmuş olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="201Ef58C 3044 4A5E B647 5E15457643E5 W" class="detail-photo img-fluid" height="2514" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/201ef58c-3044-4a5e-b647-5e15457643e5-w.png" width="4096" /></p>

<h2><strong>"İşçimizin alın terinin karşılığını eksiksiz alması en önemli husus"</strong></h2>

<p>Madencilerin haklarının korunmasının öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Bayraktar, işçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz şekilde alması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bayraktar açıklamasında, "Bizim için en önemli husus; işçimizin, emekçimizin döktüğü alın terinin karşılığını eksiksiz bir şekilde almasıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Madencilerimizin haklarını korumaya devam edeceğiz"</strong></h3>

<p>Bakan Bayraktar, madencilerin haklarının korunması için bundan sonra da gerekli adımların atılacağını belirterek, bu konudaki kararlılıklarının süreceğini ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, "Dün olduğu gibi bundan sonra da madencilerimizin haklarını korumak adına atılması gereken tüm adımları aynı kararlılıkla atmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Türkiye Maden İşçileri Sendikası Başkanı Sayın Nurettin Akçul ve kıymetli madenci kardeşlerimizi Bakanlığımızda kabul ettik.<br />
<br />
Doruk Madencilik bünyesinde çalışan işçilerimizin mağduriyetini gidermek ve alacaklarının ödenmesini sağlamak adına, madenci kardeşlerimizle aynı hedef… <a href="https://t.co/v2iyoVWeLX" rel="nofollow">pic.twitter.com/v2iyoVWeLX</a></p>
— Alparslan Bayraktar (@aBayraktar1) <a href="https://x.com/aBayraktar1/status/2096913335694381070?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-madencilerle-bir-araya-geldi-tum-adimlari-ayni-kararlilikla-atmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/0b26c671-6289-4dd6-b52e-380b71be038c-w.png" type="image/jpeg" length="60217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peskov: Rusya, ABD ve Ukrayna arasında müzakere yeniden başlayabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-rusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakere-yeniden-baslayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/peskov-rusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakere-yeniden-baslayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD'li temsilcilerin Moskova ve Kiev temaslarını değerlendirerek Rusya, ABD ve Ukrayna arasında üçlü müzakerelerin yeniden başlayabileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy</strong> <strong>Peskov</strong>, ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Moskova ve Kiev'de gerçekleştirdiği temasları değerlendirdi. Peskov, taraflar arasındaki diplomatik girişimlerin barış arayışında önem taşıdığını belirterek, üçlü müzakerelerin yeniden başlaması olasılığını dışlamadıklarını açıkladı.</p>

<p>Peskov, Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Moskova ve Kiev temasları barışa katkı sağlıyor</strong></h2>

<p>ABD'li özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in <strong>Moskova</strong> ve <strong>Kiev</strong>'deki görüşmelerine değinen Peskov, gerçekleştirilen diplomatik temasların barış yönünde atılan adımlar olduğunu söyledi.</p>

<p>Peskov, "Şüphesiz, az ya da çok etkili her türlü girişim, barışa doğru atılan küçük bir adımdır. Bu bağlamda, Amerikan müzakerecilerin, barışın sağlanmasına yönelik çabalarına gerçekten büyük değer veriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Putin ve Trump arasında görüşme olabilir</strong></h3>

<p>Amerikalı temsilcilerin Ukrayna'daki temaslarının sonuçları konusunda Rus tarafına henüz bilgi aktarılmadığını belirten Peskov, gelişmelerin Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong> ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılabilecek bir telefon görüşmesinde ele alınabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peskov, iki lider arasında gerçekleştirilebilecek olası görüşmenin, ABD'li temsilcilerin Ukrayna'daki temaslarının sonuçlarının değerlendirilmesi açısından önem taşıyabileceğine işaret etti.</p>

<h3><strong>Üçlü müzakere ihtimali gündemde</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong>, <strong>ABD</strong> ve <strong>Ukrayna</strong> arasında krizin çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması olasılığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Peskov, bu ihtimali tamamen dışlamadıklarını söyledi.</p>

<p>Peskov, "Üçlü formattaki müzakerelerin yeniden başlatılması ihtimalini dışlamıyoruz ancak müzakere yeri ve tarihleri hakkında konuşmak için henüz erken" dedi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, ABD'li müzakerecilerin yeni önerilerinin Anchorage zirvesinde gündeme gelen tekliflerden hangi yönleriyle ayrıldığı ve yeni öneriler içerisinde tartışmalı başlıkların bulunup bulunmadığı sorusunu ise yanıtsız bıraktı.</p>

<h3><strong>Norveç'in sınır planına tepki</strong></h3>

<p>Peskov, Norveç'in Rusya sınırına topçu taburu konuşlandırma planına ilişkin de değerlendirmede bulundu. Söz konusu planın Rusya'ya yönelik olduğunu savunan Peskov, bunun Rusya'nın güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü ayrıca Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın yakın zamanda Rusya'yı ziyaret edeceğini açıkladı. Peskov, ziyaretin gerçekleşeceğini belirtirken, görüşmenin ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-rusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakere-yeniden-baslayabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kremlinrusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakerelerin-baslatilmasi-ihtimalini-dislamiyoruz.png" type="image/jpeg" length="37947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS ücreti ne kadar, nasıl ödenir? KPSS başvuru ücreti hangi bankalardan yatırılır? 2026 KPSS ücreti ödeme ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ucreti-ne-kadar-nasil-odenir-kpss-basvuru-ucreti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ucreti-ne-kadar-nasil-odenir-kpss-basvuru-ucreti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 KPSS Ortaöğretim başvurularında sona yaklaşılırken adayların gözü sınav ücretinin nasıl ödeneceğine çevrildi. ÖSYM tarafından belirlenen KPSS Ortaöğretim başvuru ücreti 800 TL olarak uygulanıyor. Başvurusunu tamamlayan adayların sınav ücretini belirtilen süre içerisinde yatırması gerekiyor. Peki KPSS ücreti nasıl ödenir, KPSS başvuru ücreti hangi bankalardan yatırılır ve ÖSYM ödeme ekranına nasıl ulaşılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 KPSS Ortaöğretim başvuru süreci devam ediyor. Ortaöğretim düzeyinde gerçekleştirilecek Kamu Personel Seçme Sınavı'na katılmak isteyen adaylar, başvuru işlemlerinin ardından sınav ücretinin ödeme yöntemlerini araştırmaya başladı.</p>

<p>ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'nde yer alan bilgilere göre <strong>2026 KPSS Ortaöğretim başvuruları 27 Ağustos 2026 tarihinde başladı ve 8 Eylül 2026 saat 23.59'da sona erecek.</strong> Sınav ücreti ise 800 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Başvuru işleminin geçerli olabilmesi için sınav ücretinin de süresi içerisinde yatırılması gerekiyor. ÖSYM'nin yayımladığı kılavuzda, sınav ücretini süresi içinde yatırmayan adayların başvurularının tamamlanmış sayılmayacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>KPSS ücreti nasıl ödenir?</strong></h2>

<p><strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınav ücreti 800 TL</strong> olarak uygulanıyor. Adaylar KPSS ücretini ÖSYM'nin Kartlı Ödeme Sistemi üzerinden banka veya kredi kartıyla internetten yatırabiliyor.</p>

<p>Bunun yanında ÖSYM tarafından belirlenen anlaşmalı bankaların internet ve mobil bankacılık hizmetleri, ATM veya şube kanalları da kullanılabiliyor. Ancak bankalara göre kullanılabilen ödeme kanalları değişiyor.</p>

<p>Adayların ödeme sırasında doğru sınavı, yani <strong>2026-KPSS Ortaöğretim</strong> seçeneğini işaretlemesi gerekiyor.</p>

<p>Ödeme işleminin ardından adayların başvuru bilgilerindeki ödeme durumunu kontrol etmesi de önem taşıyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim başvuru ücreti ne kadar?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin güncel Aday İşlemleri Sistemi'nde yer alan bilgilere göre <strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınav ücreti 800 TL</strong>.</p>

<p>KPSS Ortaöğretim başvuruları 27 Ağustos'ta başladı ve normal başvuru süreci <strong>8 Eylül 2026 saat 23.59'da</strong> sona erecek. 2026 KPSS Ortaöğretim sınavı ise <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihinde yapılacak.</p>

<p>Adayların yalnızca başvuru formunu doldurması yeterli olmuyor. Sınav ücretinin de ÖSYM'nin belirlediği süre içerisinde yatırılması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS ücreti hangi bankalardan yatırılır?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından 2026 KPSS Ortaöğretim için belirlenen ödeme kanalları arasında çeşitli bankalar bulunuyor.</p>

<p>Adaylar KPSS sınav ücretini şu bankalar üzerinden yatırabiliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Akbank:</strong> Tüm şubeler, ATM ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Albaraka Türk Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>QNB Finansbank:</strong> Tüm şubeler, ATM ve mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kuveyt Türk Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halkbank:</strong> ATM, internet bankacılığı ve şubeler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ING Bank:</strong> Tüm şubeler ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Vakıf Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, internet bankacılığı, mobil bankacılık ve ATM</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yapı ve Kredi Bankası:</strong> Mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ziraat Bankası:</strong> İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İş Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM, mobil bankacılık ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ziraat Dinamik Banka:</strong> Mobil ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ziraat Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM, mobil ve internet bankacılığı</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM, bazı bankalarda KKTC'den başvuracak adaylar için farklı ödeme koşulları uygulanabileceğini belirtiyor. Ayrıca Ziraat Bankası üzerinden şube ve ATM'den KPSS ücreti yatırılmıyor; ödeme internet veya mobil bankacılık üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p><img alt="Ösym Ve Merkezi Sınavlar Tarihi Kitabı Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>KPSS ücreti internetten nasıl yatırılır?</strong></h3>

<p>KPSS ücretini internetten yatırmak isteyen adayların kullanabileceği yöntemlerden biri ÖSYM'nin <strong>Kartlı Ödeme Sistemi</strong>.</p>

<p>Adaylar ÖSYM'nin ödeme ekranına girerek sınav seçimini yaptıktan sonra istenen bilgileri doldurup banka veya kredi kartı ile ödeme işlemini gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi ödeme sisteminde 2026-KPSS Ortaöğretim sınavı ödeme seçenekleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>KPSS ücretini internetten yatırmak için ÖSYM'nin resmi ödeme ekranına ulaşabilirsiniz:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://sanalpos.osym.gov.tr" rel="nofollow">ÖSYM Kartlı Ödeme Sistemi</a></p>

<h3><strong>KPSS ücretini yatırdıktan sonra ne yapılmalı?</strong></h3>

<p>KPSS ücretini yatıran adayların ödeme işleminin sisteme yansıyıp yansımadığını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Başvuru işleminin yalnızca formun doldurulmasıyla tamamlandığı düşünülmemeli. ÖSYM'nin kılavuzunda, sınav ücretinin süresi içerisinde yatırılmaması halinde sisteme girilen başvuru bilgilerinin geçersiz sayılacağı ve başvurunun işleme alınmayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların ödeme yaptıktan sonra ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden başvuru durumlarını kontrol etmeleri önem taşıyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim başvuruları ne zaman bitiyor?</strong></h3>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim başvuruları <strong>27 Ağustos 2026 saat 10.00'da başladı ve 8 Eylül 2026 saat 23.59'da sona erecek. </strong>ÖSYM'nin güncel işlem takviminde başvuru süreci halen devam ediyor.</p>

<p>Başvuru süresinin sona ermesinin ardından geç başvuru günleri uygulanacak. Adayların geç başvuru koşullarını ve ücret bilgisini başvuru kılavuzundan takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sınava girebilmek için adayların başvuru işlemlerini ve sınav ücreti ödemesini ÖSYM'nin belirlediği süreler içerisinde tamamlaması gerekiyor. ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'nde 2026 KPSS Ortaöğretim başvuru sürecinin 8 Eylül 2026 saat 23.59'da sona ereceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS ücreti yatırılmazsa ne olur?</strong></h3>

<p>KPSS başvurusunu yapan ancak sınav ücretini süresi içerisinde yatırmayan adayların başvuruları tamamlanmış sayılmıyor.</p>

<p>ÖSYM'nin sınav kılavuzunda yer alan bilgiye göre sınav ücretinin zamanında yatırılmaması durumunda sisteme girilen başvuru bilgilerinin geçersiz sayılacağı ve başvurunun işleme alınmayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların <strong>KPSS başvuru ücretini son güne bırakmadan yatırması</strong> ve ödeme sonrasında başvuru durumunu ÖSYM sistemi üzerinden kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim için başvuru süreci devam ederken adayların en çok dikkat etmesi gereken konu, başvuru işlemi ile ücret ödeme işleminin birlikte tamamlanması. 800 TL olarak belirlenen KPSS sınav ücretinin 8 Eylül 2026 saat 23.59'a kadar yatırılması gerekiyor. Adaylar ödemelerini anlaşmalı bankalar üzerinden veya ÖSYM'nin Kartlı Ödeme Sistemi aracılığıyla gerçekleştirebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ucreti-ne-kadar-nasil-odenir-kpss-basvuru-ucreti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" type="image/jpeg" length="30893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zengin yatırımcılar varlıklarının beşte birini nakde çeviriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Goldman Sachs araştırmasına göre serveti 1 milyon doların üzerinde olan zengin yatırımcılar, yatırımlarının yüzde 20'sini nakitte tutuyor. Yüksek enflasyon ve piyasalardaki oynaklık endişeleri portföy tercihlerinde değişime neden olurken alternatif yatırımlar ile altının payı da artıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda yüksek değerlemeler, <strong>enflasyon</strong> ve oynaklık endişeleri yatırımcıların portföy stratejilerini etkiliyor. <strong>Goldman Sachs</strong>'ın araştırmasına göre serveti 1 milyon doların üzerinde olan varlıklı yatırımcılar, yatırımlarının yüzde 20'sini nakitte tutuyor.</p>

<p>Nakit ağırlığındaki artış yalnızca bireysel yatırımcılarla sınırlı kalmıyor. Büyük yatırım şirketlerinin portföylerinde de benzer bir eğilim görülüyor. Warren Buffett'ın yatırım şirketi Berkshire Hathaway'in nakit ve kısa vadeli varlıklarının toplamı 365,5 milyar dolara ulaşırken, milyarder yatırımcı Peter Thiel'in fonu 100 milyon dolarlık Nvidia hissesini sattı.</p>

<h2><strong>Zengin yatırımcılar nakitte kalırken faiz getirisine yöneliyor</strong></h2>

<p>Varlıklı yatırımcıların nakit pozisyonlarını artırması, söz konusu paranın herhangi bir getiri sağlamadan tutulduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yüksek enflasyonun nakdin satın alma gücü üzerindeki etkisi nedeniyle yatırımcılar, likidite avantajını koruyabilecekleri ve aynı zamanda faiz getirisi elde edebilecekleri kısa vadeli araçlara yöneliyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, piyasalarda sert hareketlerin yaşanması durumunda yatırımcıların olası kayıplarını sınırlamasına olanak sağlıyor. Aynı zamanda yeni yatırım fırsatlarının ortaya çıkması halinde nakde hızlı şekilde erişilmesine imkan tanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Zengin yatırımcıların alternatif yatırım tercihi artıyor</strong></h3>

<p>Portföy büyüklüğü arttıkça yatırımcıların geleneksel hisse senedi ve tahvil yatırımlarının dışındaki varlıklara ilgisi de yükseliyor.</p>

<p>Goldman Sachs'ın araştırmasına göre, yatırım yapılabilir varlığı 1 milyon ila 5 milyon dolar arasında bulunan kişilerin yüzde 40'ı alternatif yatırımlarda yer alıyor. Serveti 10 milyon doların üzerinde olan yatırımcılarda ise alternatif yatırımlara yönelenlerin oranı yüzde 80'e kadar çıkıyor.</p>

<p>Bu yatırımcıların portföylerinde özel sermaye, özel kredi, gayrimenkul, girişim sermayesi ve sanat gibi alternatif varlıkların ağırlığı giderek artıyor.</p>

<h3><strong>Zengin yatırımcıların altın yatırımı da yükseliyor</strong></h3>

<p>Varlıklı yatırımcıların portföylerinde payını artırdığı alanlardan biri de altın oldu.</p>

<p>UBS verilerine göre yüksek net değere sahip yatırımcılar, 2025 yılında servetlerinin yüzde 2'sini altında tuttu. Bu yatırımcıların 2026 yılında altının portföylerindeki payını yüzde 3'e çıkarmayı planladığı belirtildi.</p>

<p>Altının portföy içindeki oranındaki bu değişim, ayrılan payın yüzde 50 artması anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Yatırımcıların portföy stratejisi değişiyor</strong></h3>

<p>Yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve piyasalardaki değerleme tartışmaları sürerken zengin yatırımcıların portföylerinde farklılaşma görülüyor.</p>

<p>Verilere göre yatırımcıların stratejisinde daha yüksek nakit tutmak, geleneksel piyasalardaki riski azaltmak ve alternatif varlıklarla çeşitlendirmeye yönelmek öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor.png" type="image/jpeg" length="36929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berke Özer Lille’de devleşti! 9 kurtarışla galibiyeti getirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/berke-ozer-lillede-devlesti-9-kurtarisla-galibiyeti-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/berke-ozer-lillede-devlesti-9-kurtarisla-galibiyeti-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli kalecimiz Berke Özer, Lille’in Ligue 1’de Toulouse deplasmanında aldığı 1-0’lık galibiyette sergilediği performansla karşılaşmaya damga vurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli kalecimiz Berke Özer'in kalesini koruduğu Fransa Ligue 1 ekibi Lille, Toulouse deplasmanında kritik bir galibiyete imza attı. Konuk ekip sahadan <strong>1-0’lık skorla galip ayrılırken</strong>, Lille’in milli kalecisi <strong>Berke Özer</strong> yaptığı kurtarışlarla karşılaşmanın en dikkat çeken isimlerinden biri oldu.</p>

<h1><strong>Berke Özer’den 9 kurtarış</strong></h1>

<p>Lille’in kalesini koruyan Berke Özer, Toulouse karşısında özellikle rakibin geliştirdiği tehlikeli ataklarda başarılı müdahaleleriyle takımını ayakta tuttu.</p>

<p>Karşılaşma boyunca <strong>9 kurtarış yapan milli file bekçisi</strong>, Toulouse’un gol arayışlarına izin vermedi. Lille’in skor avantajını korumasında önemli rol oynayan Berke, sergilediği performansla galibiyetin mimarlarından biri oldu.</p>

<p>Toulouse’un beraberlik için baskısını artırdığı bölümlerde yaptığı kritik kurtarışlarla dikkat çeken Berke Özer, maçın ardından Lille’in aldığı üç puanda büyük pay sahibi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Lille’den deplasmanda kritik 3 puan</strong></h2>

<p>Lille, Toulouse karşısında bulduğu tek golle sahadan galip ayrıldı. Hücumda istediği üretkenliği her bölümde gösteremeyen Fransız ekibi, savunmada ise özellikle Berke Özer’in başarılı performansıyla skor üstünlüğünü korumayı başardı.</p>

<p>Lille’in 1-0’lık galibiyetinde kaleci Berke Özer’in <strong>9 kurtarışlık performansı</strong>, maçın kaderini belirleyen unsurların başında geldi.</p>

<h2><strong>Berke Özer’in transferi dikkat çekmişti</strong></h2>

<p>Berke Özer, Lille’e <strong>Eyüpspor’dan 4,5 milyon euro bonservis bedeli</strong> karşılığında transfer olmuştu.</p>

<p>Milli kalecinin Fransa kariyerindeki performansı Türk futbol kamuoyu tarafından da yakından takip edilirken, Toulouse karşısındaki 9 kurtarışlık gösterisi Berke’nin Lille’deki önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Milli kaleciden Fransa’da güçlü mesaj</strong></h2>

<p>Türkiye’yi Avrupa’da temsil eden futbolculardan biri olan Berke Özer, Lille formasıyla sergilediği performansla kariyerinde önemli bir adım atmaya devam ediyor.</p>

<p>Toulouse karşısında kalesini gole kapatan ve <strong>9 kurtarışla Lille’in deplasmandan üç puanla dönmesine katkı sağlayan Berke Özer</strong>, Fransız basınının ve futbolseverlerin de dikkatini çekebilecek bir performansa imza attı.</p>

<p>Lille’in sezon içerisindeki hedefleri açısından önem taşıyan karşılaşmada milli kalecinin gösterdiği performans, takımının savunmadaki direncinin en önemli göstergelerinden biri oldu.</p>

<h3>Maçın öne çıkanları</h3>

<ul>
 <li><strong>Karşılaşma:</strong> Toulouse - Lille</li>
 <li><strong>Skor:</strong> 0-1</li>
 <li><strong>Lille’in kalecisi:</strong> Berke Özer</li>
 <li><strong>Berke Özer’in kurtarış sayısı:</strong> 9</li>
 <li><strong>Sonuç:</strong> Lille deplasmanda 3 puanı aldı</li>
 <li><strong>Transfer:</strong> Berke Özer, Eyüpspor’dan Lille’e 4,5 milyon euro bonservis bedeliyle transfer oldu.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/berke-ozer-lillede-devlesti-9-kurtarisla-galibiyeti-getirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/berke-1.jpg" type="image/jpeg" length="35411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşları 70 ila 120 yıl arasında değişen yaklaşık 120 parçalık heybe koleksiyonu ziyaretçilerini bekliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yaslari-70-ila-120-yil-arasinda-degisen-yaklasik-120-parcalik-heybe-koleksiyonu-ziyaretcilerini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yaslari-70-ila-120-yil-arasinda-degisen-yaklasik-120-parcalik-heybe-koleksiyonu-ziyaretcilerini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanat tarihçisi Berna Özden’in 15 yılda Türkiye’nin dört bir yanından derlediği ve yaşları 70 ila 120 yıl arasında değişen yaklaşık 120 parçalık heybe koleksiyonu, Anadolu’nun dokuma hafızasını gün yüzüne çıkarıyor. "Kültürün taşınan hafızası" adını verdiği seçkiyi Kayseri'de süren Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sergileyen Özden, heybelerin yalnızca bir taşıma aracı değil; Anadolu kadınının duygularını, hasretini ve dualarını nakşettiği canlı birer kültür vesikası olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu olan Berna Özden, kayınpederi halı ustası Lütfi Özden’in kendisine hediye ettiği Sivas Zara yöresine ait asırlık bir heybeyle koleksiyonerlik yolculuğuna adım attı. 15 yıl boyunca yurt içi ve yurt dışındaki müzayedeler ile Anadolu seyahatlerini tarayan Özden, zamanla 120'ye yakın nadide parçadan oluşan kapsamlı bir etnografik koleksiyona ulaştı.</p>

<p><img alt="A A 20260907 42405497 42405493 H E Y B E K O L E K S I Y O N U Y L A G E C M I S I N I Z L E R I N I G E L E C E G E T A S I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405493-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çanakkale’den Malatya’ya uzanan dokuma coğrafyası</strong></h2>

<p>Koleksiyonda yer alan eserler, Anadolu’nun farklı yörelerindeki dokuma geleneklerini, kök boya tekniklerini ve motif zenginliğini yansıtıyor. Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Konya, Kayseri Yahyalı, Niğde Kaşıkçı, Çorum, Mersin (Mut), Fethiye, Elazığ, Malatya ve Sivas coğrafyalarına ait heybeler; çeyizlik, binek ve günlük kullanım gibi işlevsel ayrıntılarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="A A 20260907 42405497 42405492 H E Y B E K O L E K S I Y O N U Y L A G E C M I S I N I Z L E R I N I G E L E C E G E T A S I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405492-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Kekik, lavanta ve ceviz yaprağı ile korunuyor</strong></h3>

<p>Tarihî yün dokumaların zamana karşı korunmasının büyük bir emek ve titizlik gerektirdiğini belirten Özden, koleksiyonunu korumak için evinin bir bölümünü özel saklama alanına dönüştürdüğünü aktardı. Özden, eserlerin hava almasını sağlarken zararlılara karşı kekik tozu, lavanta çiçeği ve ceviz yaprağı gibi geleneksel ve doğal yöntemlerle bakım uyguladığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Yaşları 70 ila 120 yıl arasında değişen yaklaşık 120 parçalık heybe koleksiyonu ziyaretçilerini bekliyor" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405490-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Heybeler kadınlarımızın dualarını kattığı kültür vesikalarıdır"</strong></h3>

<p>Göç yollarında ve binek hayvanlarının terkisinde taşınan heybelerin sembolik derinliğine dikkat çeken Berna Özden, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Heybeler sadece atın terkisinde ya da omuzda taşınan alelade bir torba değildir; en önemli kültürel miraslarımızdandır. Ona sahip çıkmak, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak en büyük vazifemiz olmalıdır. Ben de bu koleksiyona başlarken bunu kendime bir misyon edindim ve kararlılıkla devam ettiriyorum. Heybeler, kadınlarımızın ilmek ilmek işlediği, içine duygularını, hasretlerini, özlemlerini ve dualarını kattığı canlı birer kültür vesikasıdır. Onları korumak ve yaşatmak hepimizin ortak vefa borcudur."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yaslari-70-ila-120-yil-arasinda-degisen-yaklasik-120-parcalik-heybe-koleksiyonu-ziyaretcilerini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405495-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="17257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teke Yöresi’nin müzikal belleği korunuyor: 300 parçalık envanter gelecek nesillere aktarılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/teke-yoresinin-muzikal-bellegi-korunuyor-300-parcalik-envanter-gelecek-nesillere-aktariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/teke-yoresinin-muzikal-bellegi-korunuyor-300-parcalik-envanter-gelecek-nesillere-aktariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Müzik Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi, Teke Yöresi'nin asırlık halk müziği mirasını ve geleneksel çalgılarını koruma altına alıyor. 1996 yılından bu yana yürütülen saha araştırmalarıyla oluşturulan yaklaşık 300 parçalık envanter, dijital karekod (QR) entegrasyonuyla ziyaretçilere enstrümanların tınılarını doğrudan dinleme imkânı da sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk halk müziği geleneğinde kendine özgü tavrı, ritmik yapısı ve zengin çalgı çeşitliliğiyle öne çıkan Teke Yöresi’nin somut olmayan kültürel mirası, Isparta’da üniversite çatısı altında bilimsel yöntemlerle yaşatılıyor.</p>

<p><img alt="Videoframe 69874" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/videoframe-69874.png" width="640" /></p>

<p>SDÜ Müzik Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Melih Günaydın, merkezin yürüttüğü derleme, envanter ve koruma faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>30 yıllık saha araştırmasının ürünü</strong></h3>

<p>Teke Yöresi’nin Türk halk müziği içindeki ağırlığına değinen Dr. Öğretim Üyesi Melih Günaydın, <i>"İçinde bulunduğumuz coğrafi konum olarak burası Teke Yöresi kültürünü taşıyor. Türk halk müziğinin içerisindeki Teke Yöresi alt koluna ait önemli bir yer burası"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Merkez envanterindeki çalgıların 1996 yılından itibaren bölgedeki köy ve yerleşimlerde gerçekleştirilen kapsamlı alan araştırmalarıyla bir araya getirildiğini aktaran Günaydın, derleme sürecini şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu süreçte çalgıları bizzat yapan ustalar ve icra eden mahalli sanatçılarla görüşmeler gerçekleştirildi, kayıtlar tutuldu ve bu enstrümanlar envanterimize kazandırıldı. Belki günümüzde bu çalgıları yapan ya da çalan ustaların nesli tükenmiş olabilir. Ancak atalarından kalma çalgılar veya Teke Yöresi kültürüne ait değerli unsurlar hâlâ insanların evlerinin bir köşesinde muhafaza ediliyor olabilir. Vatandaşlarımız ellerindeki yöresel çalgıları merkezimize başvurarak buraya kazandırabilirler. Merkezimiz, Türk halk müziğine ait unsurların yanında, kültürel mirasın ve insanımızın yaşantısının izlerini taşıyarak tarihe de tanıklık ediyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Karekod Teknolojisiyle Enstrümanların Sesi Yankılanıyor</strong></h3>

<p>Merkezde yalnızca fiziksel enstrümanların değil, bölgenin müzikal pratiklerini belgeleyen çok sayıda materyalin de korunduğunu belirten Günaydın, sergi alanında çağdaş müzecilik yaklaşımlarının uygulandığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretçilerin vitrinlerde yer alan çalgıların yanındaki QR kodları akıllı telefonlarıyla okutarak ilgili enstrümanın tınısını ve icra kayıtlarını anında dinleyebildiklerini vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Melih Günaydın, <i>"Buradaki çalgılarımızı korumaya, envanter sayısını artırmaya ve tanıtımını en etkili şekilde yapmaya çalışıyoruz. Kültürümüzü gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edeceğiz"</i> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/teke-yoresinin-muzikal-bellegi-korunuyor-300-parcalik-envanter-gelecek-nesillere-aktariliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/videoframe-5815.png" type="image/jpeg" length="65417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: Okula dönüşte ekran kullanımı kademeli azaltılmalı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-okula-donuste-ekran-kullanimi-kademeli-azaltilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-okula-donuste-ekran-kullanimi-kademeli-azaltilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, okula dönüş öncesinde çocukların uyum sürecini kolaylaştırmak için ailelere ekran kullanımı, uyku düzeni ve kaygı yönetimi konusunda önerilerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni <strong>eğitim-öğretim</strong> yılının başlamasına kısa süre kala <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>, çocukların ve gençlerin okul hayatına yeniden uyum sağlamasına yönelik ailelere tavsiyelerde bulundu. Yaz döneminde değişen günlük alışkanlıkların okul döneminde yeniden düzenlenmesinin bazı öğrenciler açısından zorlayıcı olabileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte çocukların duygusal ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın yazılı açıklamasında, tatil sonrasında uyku düzeninin yeniden oluşturulması, ekran süresinin azaltılması ve okul sorumluluklarının yeniden başlamasının çocuklar için çeşitli uyum sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Okula dönüşte çocukların kaygıları önemsenmeli</strong></h2>

<p>Açıklamada, okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygının anlaşılmasının önemli olduğu vurgulandı. Akademik başarı kadar çocukların ruh sağlığının da gözetilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, ailelerin öğrencilerin yaşadığı duyguları anlamaya ve onların kendilerini ifade etmelerine imkan sağlamasının süreci kolaylaştırabileceği belirtildi.</p>

<p>Özellikle uzun yaz tatilinin ardından günlük yaşamın yeniden okul düzenine göre şekillendirilmesinin zaman alabileceği ifade edildi. Bu nedenle ailelerin çocuklardan bir anda eski rutinlerine dönmelerini beklemek yerine kademeli bir geçiş sağlamasının faydalı olacağı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Ekran kullanımı kademeli olarak azaltılmalı</strong></h3>

<p>Bakanlığın önerileri arasında ekran kullanımının düzenlenmesi de yer aldı. Çocukların okul döneminde ders, uyku ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemeyecek şekilde ekran kullanmaları gerektiği belirtilirken, aile içinde bu konuda ortak kurallar oluşturulması tavsiye edildi.</p>

<p>Açıklamada, "Okula adaptasyon sürecinde ekran kullanımı günlük yaşamı aksatmayacak şekilde sınırlandırılmalı ve kurallar aile içerisinde belirlenmelidir. Ekran kullanımının azaltılması sürecinde tüm kuralların aynı anda uygulanması yerine kademeli bir yaklaşım benimsenmeli ve aşırı sınırlayıcı olunmamalıdır" denildi.</p>

<p>Ekran süresinin azaltılmasıyla birlikte çocukların farklı alanlara yönlendirilmesinin de önemli olduğu belirtildi. Spor, müzik, sanat ve hobi faaliyetlerinin çocukların ekran dışında geçirdiği zamanı artırabileceği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Uyku düzeni okul başlamadan oluşturulmalı</strong></h3>

<p>Günlük rutinin yeniden düzenlenmesinde uyku alışkanlıklarına da dikkat çekildi. Yemek sırasında ve ailece birlikte geçirilen zamanlarda ekran kullanılmaması önerilirken, uyumadan en az 30 ila 60 dakika önce ekran kullanımının bırakılması gerektiği bildirildi.</p>

<p>Ayrıca elektronik cihazların çocukların yatak odasında bulundurulmamasının uyku düzeninin oluşturulmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerine özel destek</strong></h3>

<p>Okula ilk kez başlayacak çocukların diğer öğrencilere göre farklı bir uyum süreci yaşayabileceğine dikkat çekildi. Özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklar için okul hayatına geçişin önemli bir dönem olduğu belirtildi.</p>

<p>Çocukların aile ortamından ayrılarak düzenli ve kurallı bir eğitim ortamına girmesinin bazı öğrencilerde ayrılık kaygısı ve uyum güçlüğü oluşturabileceği aktarıldı. Bu süreçte çocukların hissettiği duyguların küçümsenmemesi ve ailelerin çocuklarına destek olması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>Okul hakkında olumlu ifadeler kullanılmalı</strong></h3>

<p>Açıklamada, özellikle okula yeni başlayacak çocukların zihninde okulun olumlu bir yer olarak şekillenmesinin uyum sürecine katkı sağlayacağı belirtildi. Ebeveynlerin okuldan söz ederken çocuklarda kaygı oluşturabilecek ifadeler yerine öğrenme, oyun ve arkadaşlık gibi olumlu unsurları öne çıkarması önerildi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Okulda çocukların hoşuna gidecek etkinliklerin yapıldığı, oyunlar oynandığı ve yeni arkadaşlar edinilebildiği vurgulanmalıdır. Çocukların okula ilişkin sorularının sabırla yanıtlanması, okulda karşılaşacakları günlük düzen hakkında önceden bilgilendirilmeleri gerekir. </i></p>

<p><i>Ailelerin öğretmen ve okul yönetimi ile işbirliği içerisinde olması, öğretmenler tarafından açıklanan programa ve uygulama çizelgesine uyum sağlaması önem taşımaktadır. Okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygı ve diğer duyguların anlaşılması, duygularını paylaşmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Çocuklar sınıflarındaki veya çevrelerindeki diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, özgüvenlerine zarar verebilecek ifadelerden özellikle kaçınılmalıdır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-okula-donuste-ekran-kullanimi-kademeli-azaltilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saglik-bakanligindan-okula-donuste-ailelere-oneriler.png" type="image/jpeg" length="44157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="72853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="45058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="71998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="51748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="98996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="73428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="52601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="16545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="17590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="85762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="69474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="21665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="87578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="30242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="25832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="69416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="99616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="98798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="57729"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
