<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 12:54:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akbank Sanat ve Açık Diyalog İstanbul'dan "Çağdaş Sanat ve Küratörlük" programı başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanat-ve-acik-diyalog-istanbuldan-cagdas-sanat-ve-kuratorluk-programi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanat-ve-acik-diyalog-istanbuldan-cagdas-sanat-ve-kuratorluk-programi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbank Sanat ile Açık Diyalog İstanbul iş birliğiyle düzenlenen "Çağdaş Sanat ve Küratörlük" Seminer Programı, 8. yılında kapılarını açıyor. Billur Tansel direktörlüğünde 12 aya yayılan ve 158 saatlik kapsamlı bir müfredat sunan programa başvurular 14 Eylül'e kadar devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş sanat alanında küratöryel pratiği teorik, eleştirel ve uygulamalı boyutlarıyla ele alan "Çağdaş Sanat ve Küratörlük" <strong><a href="https://www.akbanksanat.com/program/cagdas-sanat-ve-kuratorluk-seminer-programi-ekim-2026-haziran-2027" rel="nofollow">eğitim programı,</a></strong> araştırma ve saha odaklı yapısıyla yeni dönem katılımcılarını kabul etmeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Direktörlüğünü Billur Tansel'in üstlendiği programda çağdaş sanatın güncel tartışmaları; küratöryel düşünce, sergi kurgusu, araştırma yöntemleri ve ideolojik çerçeve oluşturma süreçleriyle birlikte ele alınacak. Türkçe ve İngilizce olarak yürütülecek seminerlerde, uluslararası sanat platformunda tanınan aktörler katılımcılarla buluşacak.</p>

<p>Eğitim sürecinde bienaller, galeriler, müzeler ve sanat fuarlarına ilişkin örnek vaka analizlerinin yanı sıra atölye çalışmaları ve kurum ziyaretleri gerçekleştirilecek. Katılımcılara çeşitli sanat kurumlarında staj ve deneyim olanakları da sunulacak.</p>

<p>Program takvimine göre <strong>Ekim 2026 - Haziran 2027 ayları arasındaki </strong>9 aylık dönemde dijital platform üzerinden 65 seminer, 9 bitirme projesi atölyesi ve 5 kurum ziyareti olmak üzere toplam 158 saat eğitim verilecek.</p>

<p>Eğitimi takip eden 3 aylık süreçte katılımcılar bireysel bitirme projelerini hazırlayarak jüriye sunacak.</p>

<p>Proje değerlendirmesinde başarılı bulunan katılımcılar resmi bitirme belgesi almaya hak kazanacak. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akbank-sanat-ve-acik-diyalog-istanbuldan-cagdas-sanat-ve-kuratorluk-programi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/akbank-sanat.jpeg" type="image/jpeg" length="85694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konyaspor'da Fenerbahçe maçı hazırlıkları sürüyor: İlhan Palut'tan transfer mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konyasporda-fenerbahce-maci-hazirliklari-suruyor-ilhan-paluttan-transfer-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konyasporda-fenerbahce-maci-hazirliklari-suruyor-ilhan-paluttan-transfer-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşacak olan TÜMOSAN Konyaspor, kritik maçın hazırlıklarını sürdürdü. Antrenman öncesi açıklamalarda bulunan teknik direktör İlhan Palut, zorlu deplasmandan puanla dönmek için en iyi şekilde mücadele edeceklerini ve kadroya iyi bir kanat oyuncusu katmak istediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşil-beyazlı ekip, 22 Ağustos Cumartesi günü Kadıköy'de oynayacağı Fenerbahçe mücadelesinin taktik çalışmalarına devam etti. Murat Kurum Tesisleri'ndeki antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan teknik direktör İlhan Palut, takımın son durumu ve hedeflerine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Çaykur Rizespor maçının üzerine koyarak mücadele edeceğiz"</strong></h2>

<p>Lige Çaykur Rizespor karşısında alınan penaltı golü mağlubiyetiyle başladıklarını hatırlatan Palut, sezon başı kamp sürecindeki aksaklıklara değindi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Lige iyi bir başlangıç yapmak istiyorduk ancak penaltı golüyle kaybettik. Sezon öncesi kampında yaşanan bazı eksikler ve sakatlıklar takımın tam anlamıyla ritim bulmasına engel oldu; bu nedenle henüz istediğimiz seviyeye ulaşamadık. Ancak takımımın yavaş yavaş toparlanmasını ve hafta hafta daha iyi bir performans sergilemesini bekliyorum.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Fenerbahçe deplasmanları her zaman zordur. Çıkacağız ve sahada en iyi şekilde mücadele edeceğiz. Özellikle mücadele gücü anlamında Çaykur Rizespor karşılaşmasının üzerine koyarak Kadıköy'den iyi bir sonuçla ayrılmak istiyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Transferde öncelik kanat hattı</strong></h3>

<p>Kadro planlaması ve transfer çalışmalarına ilişkin de bilgi veren deneyimli teknik adam, hücum hattını güçlendirmek istediklerini vurguladı. Palut, takıma doğrudan katkı sağlayacak kaliteli bir kanat oyuncusunu kadroya katmak için yönetimin transfer çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konyasporda-fenerbahce-maci-hazirliklari-suruyor-ilhan-paluttan-transfer-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-1014efc62f59e119e5d0a9229311cb6c.webp" type="image/jpeg" length="99319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı: Tüketicinin korunmasına 13,1 milyar lira harcandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasina-131-milyar-lira-harcandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasina-131-milyar-lira-harcandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026'nın ilk 6 ayında tarım, kırsal kalkınma ve tüketicinin korunması gibi programlar için 239,9 milyar lira harcadı. Tüketicinin korunmasına ayrılan kaynak 13,1 milyar lira oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım</strong> <strong>ve</strong> <strong>Orman</strong> <strong>Bakanlığı</strong>, 2026 yılının ilk yarısında tarım, <strong>kırsal</strong> <strong>kalkınma</strong>, toprak ve su kaynaklarının kullanımı ile tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalar için toplam 239 milyar 883,6 milyon lira harcadı. Tüketicinin korunmasına yönelik program kapsamında kullanılan kaynak ise 13 milyar 84 milyon 307 bin lira oldu.</p>

<p>Bakanlığın 2026 yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu'na göre, söz konusu faaliyetler için yıl başında 541 milyar 840,5 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kaynağın ilk 6 aylık dönemde 239 milyar 883,6 milyon lirası kullanıldı. Geçen yılın aynı dönemindeki toplam harcama 195 milyar 207 milyon lira olarak kaydedilmişti.</p>

<h2><strong>Tarım programına 120,7 milyar lira harcandı</strong></h2>

<p>Bakanlığın yılın ilk yarısındaki harcamalarında en yüksek pay tarım programına ayrıldı. Bu kapsamda 120 milyar 705,3 milyon lira kaynak kullanıldı.</p>

<p>Program kapsamında hayvansal, bitkisel ve su ürünleri üretiminin desteklenmesinin yanı sıra tarımsal araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütüldü.</p>

<p>Bitkisel ürünlerde arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik harcama yaklaşık 87 milyar liraya ulaştı. Hayvansal ürünlerin arz güvenliğine yönelik çalışmalar için ise yaklaşık 24 milyar lira kullanıldı.</p>

<h3><strong>Tüketicinin korunmasına 13,1 milyar lira ayrıldı</strong></h3>

<p>Tarım programının ardından en yüksek harcama tüketicinin korunması programında gerçekleştirildi. Bu alanda yılın ilk 6 ayında 13 milyar 84 milyon 307 bin lira harcama yapıldı.</p>

<p>Program kapsamında gıda ve yem güvenilirliğinin sağlanması, bitki sağlığının korunması ile hayvan sağlığı ve refahına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Tüketicinin korunması programında bitki sağlığı ile hayvan sağlığı ve refahına yönelik faaliyetler için yaklaşık 7 milyar 440 milyon 45 bin lira kaynak kullanıldı. <strong>Gıda</strong> güvenilirliğine ilişkin çalışmaların harcaması ise yaklaşık 5 milyar 644 milyon 262 bin lira oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kırsal kalkınma için 12,8 milyar lira kullanıldı</strong></h3>

<p>Bakanlığın ilk yarıdaki harcamalarında kırsal kalkınma da önemli bir yer tuttu. Bu program kapsamında 12 milyar 854 milyon 952 bin lira harcama gerçekleştirildi.</p>

<p>Kırsal kalkınmanın desteklenmesine yönelik faaliyetler için 3 milyar 489,1 milyon lira kullanılırken, diğer faaliyetlere 5 milyar 622,5 milyon lira kaynak ayrıldı.</p>

<p>Tarımsal eğitim, yayım, <strong>yayın</strong> ve danışmanlık faaliyetleri için ise 3 milyar 743,4 milyon lira harcama yapıldı.</p>

<h3><strong>Toprak ve su kaynakları için 1,4 milyar lira harcandı</strong></h3>

<p><strong>Toprak ve Su Kaynakları</strong>nın Kullanımı programı kapsamında yılın ilk 6 ayında 1 milyar 447,4 milyon lira kaynak kullanıldı.</p>

<p>Bu harcamanın yaklaşık 217 milyon 495 bin lirası su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalara ayrıldı. Toprağın ve arazinin korunması ile geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde ise yaklaşık 1 milyar 260 milyon lira harcama gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasina-131-milyar-lira-harcandi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tarim-ve-orman-bakanligi-tuketicinin-korunmasi-icin-6-ayda-131-milyar-lira-harcadi.png" type="image/jpeg" length="86788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'den İsrail'in "Ebu Zuhur'da Türk askeri konuşlanacak" iddiasına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suriyeden-israilin-ebu-zuhurda-turk-askeri-konuslanacak-iddiasina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suriyeden-israilin-ebu-zuhurda-turk-askeri-konuslanacak-iddiasina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, İsrail'in İdlib'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne Türk askerlerinin konuşlandırılacağı gerekçesiyle düzenlediği saldırıya tepki göstererek iddiaları yalanladı. Saldırının hiçbir meşru zemini olmadığını vurgulayan Şeybani, üssün Suriye Hava Kuvvetleri için hazırlandığını belirtti ve gerçek bir siyasi irade oluşması durumunda İsrail ile müzakerelerin yeniden başlayabileceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail ordusunun Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde yer alan ve Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği 8 hava saldırısının ardından diplomatik yankılar sürüyor.</p>

<h3><strong>"Kalıcı Türk askeri varlığı planı yok"</strong></h3>

<p>Axios'a açıklamalarda bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, İsrail tarafına Ebu Zuhur'da Türk askeri üssü kurulması veya Türk kuvvetlerinin bölgeye konuşlandırılması yönünde herhangi bir niyet olmadığını önceden açıkça ilettiklerini kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Burada bir Türk üssü kurma, kalıcı Türk askeri varlığı oluşturma veya Türk kuvvetlerini bölgeye konuşlandırma yönünde hiçbir plan bulunmuyordu. Tesis henüz faaliyete geçmedi ve büyük ölçüde boştur. Türk askeri yetkililer daha önce eğitim ve geniş kapsamlı askeri iş birliği kapsamında üssü ziyaret etmişti; ancak sahada herhangi bir Türk askeri yığınağı yoktur. Üs, Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere yenilenmektedir."</i></p>
</blockquote>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının hemen ardından Şam yönetiminin üste Türk askeri varlığına izin vermek üzere olduğunu iddia etmişti.</p>

<h3><strong>Türkiye iddiaları kesin dille yalanlamıştı</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamaları reddederek, söz konusu tezlerin Suriye'nin egemenliğini ihlal eden hukuksuz saldırıları meşrulaştırma çabası olduğunu duyurmuştu. Açıklamada, Türkiye'nin bölgede istikrar ve güvenlik için Suriye hükümetiyle meşru iş birliğini kararlılıkla sürdüreceği vurgulanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İsrail taahhütlerinden geri adım attı, müzakerelere açığız"</strong></h3>

<p>ABD arabuluculuğunda yaklaşık bir yıldır süren temaslarda güvenlik anlaşması taslağı üzerinde kağıt üzerinde mutabakat sağlandığını ancak İsrail'in taahhütlerinden caydığını hatırlatan Şeybani, diplomasi kapısını açık bıraktı:</p>

<p><i>"Biz İsrail'in güvenlik kaygılarını dikkate aldığımız gibi, İsrail de Suriye'nin egemenliğini, yayılmacı askeri operasyonlara dair endişelerini ciddiyetle ele almalıdır. Gerçek bir siyasi irade gösterilirse müzakereler yeniden başlayabilir. Her iki tarafın güvenliğini teminat altına alan, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyan bir mutabakata varılabilir. Sürekli askeri saldırılar İsrail'e uzun vadeli güvenlik getirmeyeceği gibi bölgesel istikrarsızlığı körüklemektedir."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suriyeden-israilin-ebu-zuhurda-turk-askeri-konuslanacak-iddiasina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-50109fc565932a5697371f3db650ccf1-1.webp" type="image/jpeg" length="14618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özdemir Turgut Haymana Belediye Başkanlığına adaylığını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozdemir-turgut-haymana-belediye-baskanligina-adayligini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozdemir-turgut-haymana-belediye-baskanligina-adayligini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haymana’da daha önce 10 yıl belediye başkanlığı görevinde bulunan Özdemir Turgut, düzenlediği basın açıklamasında Haymana Belediye Başkanlığına aday olduğunu duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haymana’da uzun yıllardır siyaset ve yerel yönetim alanında çalışmalar yürüten eski Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut, basın mensuplarıyla bir araya gelerek adaylık kararını kamuoyuna açıkladı. Turgut, geçmiş dönemde gerçekleştirilen projeleri hatırlatırken yeni dönemde ilçenin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Özdemir Turgut’tan Haymana Belediye Başkanlığı adaylığı açıklaması</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında Haymana ve ilçe halkına hizmet etmeyi uzun yıllardır temel hedef olarak gördüğünü belirten Özdemir Turgut, görev yaptığı dönemlerin ardından da ilçeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Turgut, siyasi ve toplumsal görüş ayrımı yapmadan Haymanalıların yanında olmaya çalıştıklarını belirterek, belediye başkanlığı döneminde de hizmet anlayışlarını eşitlik ilkesi üzerine kurduklarını söyledi.</p>

<p>AK Parti mensubu olduğunu hatırlatan Turgut, Haymana’ya yönelik çalışmalarında siyasi ayrım gözetmediklerini ifade ederek belediyenin kapılarının vatandaşlara açık tutulduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Haymana Belediye Başkanlığı dönemindeki projeler</strong></h3>

<p>Yaklaşık 10 yıllık belediye başkanlığı döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi, bakanlıklar ve bürokrasiyle koordineli çalışmalar yürüttüklerini belirten Turgut, Haymana’da gerçekleştirilen çeşitli projeleri de basın mensuplarıyla paylaştı.</p>

<p>Turgut; Ankara-Haymana bölünmüş yolu, ilçeye doğal gazın kazandırılması, Milli Park ve şehitlik çalışmaları ile Haymana’nın tarihi öneminin daha geniş çevrelerde tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Kapalı pazar yeri, Haymana kaplıca suyunun uluslararası düzeyde tesciline yönelik çalışmalar ve taziye çadırlarının da kendi dönemlerinde hayata geçirilen hizmetler arasında olduğunu ifade eden Turgut, turizm ve spor alanında da çeşitli projeler gerçekleştirdiklerini aktardı.</p>

<p>Festival organizasyonları, tohum eleme tesisi, Halk Eğitim Merkezi binası ve Gençlik Merkezi gibi çalışmaların yanı sıra Aile Yaşam Merkezi ile itfaiye teşkilatı için yer tahsislerinin yapıldığını belirten Turgut, ilçenin fiziki şartlarını iyileştirmenin yanında vatandaşlarla doğrudan iletişime önem verdiklerini söyledi.</p>

<h3><strong>Haymana için kalkınma projeleri hazırlanıyor</strong></h3>

<p>Haymana için çalışmalarını halen sürdürdüğünü ve tamamlanması gereken projelerin takibini yaptığını ifade eden Özdemir Turgut, bundan sonraki süreçte ilçenin ekonomik gelişimine odaklanacaklarını açıkladı.</p>

<p>Yeni dönemde temel hedeflerinin Haymana ve Haymana halkının gelir seviyesini artırmak olduğunu söyleyen Turgut, ilçeden göçü azaltacak ve ekonomik hareketliliğin doğrudan vatandaşlara yansımasını sağlayacak projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti.</p>

<p>Uzman bir ekiple hazırlıkların tamamlandığını aktaran Turgut, yeni kalkınma projelerinin ayrıntılarını önümüzdeki günlerde belirli aralıklarla kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>“Haymana Belediye Başkanlığına adaylığımı açıklıyorum”</strong></h3>

<p>Haymanalıların kendisine gösterdiği ilgi ve desteğin ardından yeniden yola çıktığını dile getiren Özdemir Turgut, konuşmasının sonunda belediye başkanlığına aday olduğunu resmen açıkladı.</p>

<p>Turgut, “Saygıdeğer hemşehrilerimin teveccühü ile tekrar bir yola çıktık. Bu kader birliğini, Haymana ve Haymanalıların sevgisini görmezden gelmem mümkün değildir. Allah’ın izniyle önümüzdeki seçimlerde Haymana Belediye Başkanlığına adaylığımı sizlerin huzurunda açıklıyorum. Yolumuz açık, Haymanamız için hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdemir Turgut’un Haymana Belediye Başkanlığı adaylığıyla birlikte ilçeye yönelik yeni kalkınma projelerinin ayrıntılarının da önümüzdeki süreçte açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozdemir-turgut-haymana-belediye-baskanligina-adayligini-acikladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-20-at-121435.jpeg" type="image/jpeg" length="88517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'da Batı Nil virüsü yayılıyor: Vaka sayısı 157'ye yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakaları 157'ye yükseldi, 13 kişi hayatını kaybetti. EODY Başkanı Vasilakopulos, artışta iklim koşullarının etkili olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) </strong>Başkanı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, ülkede Batı Nil virüsü vakalarındaki artışın bu yıl etkili olan iklim koşullarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Vasilakopulos, özellikle sıcaklık ve yağışların sivrisinek popülasyonundaki artışta etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Yunanistan'da 12-19 Ağustos tarihleri arasında 47 Batı Nil virüsü vakası kaydedildi. Böylece yılın başından bu yana tespit edilen vaka sayısı 157'ye yükseldi. Ülkede virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 13 oldu. Virüsün en fazla görüldüğü bölge, başkent Atina'nın da bulunduğu Attika olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2><strong>Vakalardaki artışta iklim koşulları etkili oldu</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Vasilakopulos, Attika bölgesinin bu yıl mevsim normallerinin üzerinde sıcak bir kış geçirdiğine dikkat çekti. Şiddetli yağışların ardından oluşan durgun suların sivrisineklerin çoğalmasına uygun ortam oluşturduğunu belirten Vasilakopulos, bu durumun vaka sayısındaki artışta etkili olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vasilakopulos, "Bu yılki (vaka sayılarındaki) büyük artış muhtemelen 2026'da hakim olan özel iklim koşullarından kaynaklanıyor. Çok fazla yağış da oldu. Şiddetli yağışın yaşandığı bölgelerde durgun sular oluştu. Sivrisinek popülasyonu aşırı arttı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yunanistan'a güneyden gelen göçmen kuşların da vaka artışında etkili olabileceğini belirten Vasilakopulos, ancak temel nedenin bu yılki iklim koşulları olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Sivrisineklere karşı ilaçlama yapılıyor</strong></h3>

<p>Vasilakopulos, bahar aylarında belirlenen protokoller kapsamında <strong>ilaçlama</strong> çalışmalarının gerçekleştirildiğini, virüs tespit edilen bölgelerde ise yeniden ilaçlama yapıldığını aktardı.</p>

<p>Vasilakopulos, "Tüm sivrisinekleri yok etmek adına aşırı miktarda ilaçlama yapamayız. Zira bu şekilde sivrisineklerle birlikte doğal flora ve faunadaki birçok canlıyı da öldürmüş oluruz, ki böyle bir şey istemeyiz" diye konuştu.</p>

<p>Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ilaçlama çalışmalarının toksik etkiler nedeniyle daha zor yürütüldüğünü belirten Vasilakopulos, kullanılacak ilaç miktarının insanlar, hayvanlar ve diğer canlılar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Yunanistan Avrupa'da ikinci sırada</strong></h3>

<p>Vasilakopulos, yaklaşık 60 milyon nüfusa sahip İtalya'nın Avrupa'da Batı Nil virüsü vakalarının en fazla görüldüğü ülke olduğunu belirtti. Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip Yunanistan'ın ise İtalya'nın ardından ikinci sırada bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Yunanistan'da hastalığa ilişkin epidemiyolojik takip çalışmalarının iyi yürütüldüğünü belirten Vasilakopulos, vaka sayısının diğer ülkelere kıyasla yüksek görünmesinin nedenlerinden birinin de bu takip sistemi olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Vasilakopulos, "Ülke olarak Batı Nil virüsü vakalarının epidemiyolojik takibini iyi yapıyoruz. Belki bizdeki vaka sayısının diğer ülkelerden fazla çıkmasının nedeni de budur" dedi.</p>

<h3><strong>Ülkeler arası işbirliği çağrısı</strong></h3>

<p>Batı Nil virüsüyle mücadelede ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine değinen Vasilakopulos, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi için ülkeler arasındaki işbirliğinin gerekli olduğunu söyledi.</p>

<p>Vasilakopulos, "Bulaşıcı hastalıklarda, bulaşmayı önleyebilmek adına ülkeler arası işbirliği son derece önemlidir” diye söyledi.</p>

<p>Batı Nil virüsünün Avrupa'ya 2010 yılında geldiğini belirten Vasilakopulos, iklim değişikliğinin etkisiyle vaka sayılarının gelecek yıllarda artabileceğini ifade etti.</p>

<p>Vasilakopulos, "Bence iklim değişikliğiyle birlikte her yıl daha çok vakamız olacak. Bu nedenle toplumlar olarak, mücadele için ortak faaliyetlerle mümkün olduğunca işbirliği yaparak kendimizi korumalıyız" açıklamasında bulundu.</p>

<h3><strong>Virüs bazı gruplar için daha tehlikeli</strong></h3>

<p>Vasilakopulos, <strong>Batı Nil virüsü </strong>bulaşan kişilerin yüzde 80'inde herhangi bir belirti görülmediğini belirtti. Virüsün özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi sorunu yaşayan kişiler açısından tehlikeli olabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Yunanistan'da sıcak mevsimin uzun sürmesi nedeniyle vaka sayılarının ekim ayından itibaren düşüşe geçebileceğini söyleyen Vasilakopulos, bu döneme kadar virüsten korunmak için bazı önlemlerin alınmasını önerdi.</p>

<p>Bu kapsamda sinek kovucu kullanılması, vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesi, durgun sulardan uzak durulması ve vantilatör kullanılarak sineklerin uzaklaştırılması tavsiye edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanda-bati-nil-virusu-yayiliyor-vaka-sayisi-157ye-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="19653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş'ten öğretmenlere önlük düzenlemesine tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-ogretmenlere-onluk-duzenlemesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-ogretmenlere-onluk-duzenlemesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesinde yer alan öğretmenlere önlük giyme ve kılık-kıyafet düzenlemesine Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay tepki gösterdi. Genelgenin yönetmelik ve kanunun üzerinde olamayacağını belirten Özbay, "Eğitimde denetlenmesi gereken öğretmenin kıyafeti değil, bakanlığın politikalarıdır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan <i>"2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler"</i> konulu genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük şartı eğitim sendikalarının tepkisini çekti.</p>

<p>Bakanlık genelgesinde öğretmenlerin giyimine ilişkin şu ifadelere yer verilmişti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Öğretmenlerin kılık ve kıyafetlerinde mesleğin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini göz önünde bulundurmaları; kıyafet seçimlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edilmesinin esas olduğu ve eğitim çalışanlarının görev sırasında önlük giymeleri gerekmektedir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Özbay: "Teşvik, genelgeyle zorunluluğa dönüştürülemez"</strong></h3>

<p>Düzenlemeye ilişkin yazılı bir açıklama yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, kılık-kıyafet yönetmeliğinde önlük zorunluluğu bulunmadığını hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p>"Normlar hiyerarşisi açıktır; genelge kanunun ve yönetmeliğin üzerinde değildir. Üst hukuk normlarında bulunmayan yeni bir yükümlülük genelgeyle yaratılamaz. Daha önce 'önlük teşvik edilecek' diyen Bakanlık, bugün teşviki genelgeyle dayatmaya ve zorunluluğa dönüştürmeye çalışıyor. Öğretmenin kıyafetini takip etmek için il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerini harekete geçiren bakanlık, kendi asıl sorumluluklarını yerine getirmiyor. Kalabalık sınıflar, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik sorunu ve okullardaki temizlik/güvenlik personeli yetersizliği çözülmeyi bekliyor."</p>

<h3><strong>"Eğitim dayatmalarla yönetilemez"</strong></h3>

<p>Öğretmenin mesleki onuruna ve özerkliğine vurgu yapan Özbay, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Açıkça söylüyoruz; eğitimde denetlenmesi gereken öğretmenin kıyafeti değil, bakanlığın politikalarıdır. Öğretmenin görev yerinin, branşının, kıyafetinin ve çalışma düzeninin idarenin sınırsız tasarruf alanı haline getirilmesine izin vermeyeceğiz. Öğretmen ne giyeceğini, mesleğini ve sorumluluğunu bilir. Öğretmen talimat memuru değildir; eğitim, dayatmalarla yönetilemez."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-ogretmenlere-onluk-duzenlemesine-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" type="image/jpeg" length="66278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB'den İsrail'in Suriye saldırısına ilişkin açıklama: "Askeri üste Türk heyeti yoktu"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msbden-israilin-suriye-saldirisina-iliskin-aciklama-askeri-uste-turk-heyeti-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msbden-israilin-suriye-saldirisina-iliskin-aciklama-askeri-uste-turk-heyeti-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail'in Suriye'deki Ebu Ez-Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı öncesinde veya saldırı anında üste herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, terörle mücadele bilançosunu, sınır hattındaki son verileri ve Teknofest Mavi Vatan hazırlıklarını kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Teknofest Mavi Vatan'ın düzenlendiği Kocaeli'de demirleyen TCG Koçhisar gemisinde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>"Ebu Ez-Zuhur daldırısı kabul edilemez"</strong></h3>

<p>Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakanlık yetkilileri, İsrail'in İdlib'in doğusundaki Ebu Ez-Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik hava saldırısına ilişkin iddialara netlik kazandırdı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. İsrail'in Suriye'deki Ebu Ez-Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırısı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz. İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. Suriye 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote>

<p>Toplantıda İsrail'in Gazze Planı'nı reddederek sivillere yönelik saldırılarını sürdürmesine ve Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarına da tepki gösterildi.</p>

<h3><strong>Sınırlarda 588 şahıs yakalandı, 3 terörist teslim oldu</strong></h3>

<p>Tuğamiral Zeki Aktürk, hudut güvenliği ve terörle mücadele operasyonlarına dair güncel rakamları aktardı. Geçtiğimiz hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist teslim oldu.</p>

<p>Yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan, 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere toplam 588 şahıs yakalandı.</p>

<p>1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlardan yasa dışı geçiş teşebbüsünde yakalananların sayısı 8 bin 530'a, engellenen kişi sayısı ise 46 bin 577'ye ulaştı.</p>

<h3><strong>Yunanistan'ın planına ilişkin: "Hukuki hükmü yok" yanıtı</strong></h3>

<p>Yunanistan'ın Ege Denizi'ni kapsayacak biçimde ilan ettiği Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi hakkında açıklama yapan MSB söz konusu tek taraflı düzenlemenin, egemenliği antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil Türkiye açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmadığını,</p>

<p>Türkiye'nin Ege'deki meşru hak, alaka ve menfaatlerini koruma kararlılığının tam olduğunu, sorunların hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde diyalogla çözülmesinden yana olunduğunu bildirdi.</p>

<p>Tuğamiral Aktürk, Kocaeli'de başlayan Teknofest Mavi Vatan kapsamında TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere çok sayıda yerli platformun ziyarete açılacağını; MKE, ASFAT ve MİLDEN projelerinin milli kabiliyetlerinin sergileneceğini duyurdu.</p>

<p>Öte yandan, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan TSK, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet personeli ve güvenlik korucularının 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvurularının artık <strong>e-Devlet Kapısı</strong> üzerinden alınacağı açıklandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msbden-israilin-suriye-saldirisina-iliskin-aciklama-askeri-uste-turk-heyeti-yoktu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0e93a664-3473-47b0-851e-1fbf34a3615e-w.jpg" type="image/jpeg" length="54789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy'dan sergi ziyareti: Yalburt'un Hitit mirası sergileniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoydan-sergi-ziyareti-yalburtun-hitit-mirasi-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoydan-sergi-ziyareti-yalburtun-hitit-mirasi-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yalburt Yaylası'ndaki Hitit mirasını konu alan "Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı" sergisini ziyaret etti. Sergide 40 eser ile arkeolojik araştırmalara ilişkin farklı materyaller yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Mehmet</strong> <strong>Nuri</strong> <strong>Ersoy</strong>, <strong>Anadolu Medeniyetleri Müzesi</strong>'nde ziyaretçilere açılan "<strong>Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı</strong>" sergisini gezdi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü ile Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Illinois Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan serginin küratörlüğünü Prof. Dr. Ömür Harmanşah üstlendi.</p>

<p>Bakan Ersoy, sergide yer alan eserler ve Yalburt Yaylası'nda yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Serginin, Konya'nın Ilgın ilçesinde 1970 yılında keşfedilen Hitit İmparatorluğu dönemine ait hiyeroglif Luvice yazıtlı kutsal su anıtını ve bölgede sürdürülen araştırmaları ziyaretçilere aktardığını belirtti.</p>

<h2><strong>Yalburt'ta keşfedilen Hitit mirası sergileniyor</strong></h2>

<p>Serginin merkezinde, Konya'nın Ilgın ilçesindeki Yalburt Yaylası'nda bulunan Hitit dönemine ait kutsal su anıtı yer alıyor. 1970 yılında keşfedilen anıt, üzerindeki <strong>hiyeroglif</strong> Luvice yazıtıyla Hitit dönemine ilişkin önemli arkeolojik buluntular arasında bulunuyor.</p>

<p>Sergide, Yalburt'ta gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan 40 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Eserlerin yanı sıra bölgedeki araştırma sürecine ilişkin çeşitli görsel ve yazılı materyaller de sergide yer alıyor.</p>

<p>Mehmet Nuri Ersoy, 1970-1975 yılları arasında Raci Temizer başkanlığında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarında elde edilen buluntuların sergide yer aldığını belirtti. Bu çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan eserler, Yalburt'taki Hitit dönemine ilişkin araştırmaların önemli parçalarını oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Sergide arkeolojik araştırma süreci de anlatılıyor</strong></h3>

<p>"Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı" sergisi yalnızca arkeolojik buluntulara odaklanmıyor. <strong>Yalburt</strong>'un keşfedilmesinden bölgede gerçekleştirilen kazı, restorasyon ve yüzey araştırmalarına kadar uzanan süreç de serginin içeriğinde ele alınıyor.</p>

<p>Bakan Ersoy, Anadolu'nun geçmişine ilişkin çalışmaların farklı aşamalarının ziyaretçilere aktarılmasının amaçlandığını belirtti. Sergide bulunan materyaller aracılığıyla arkeolojik bir alanın keşfi sonrasında yürütülen bilimsel çalışmaların aşamaları hakkında bilgi edinilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergide eserlerin yanında fotoğraf, video, çizim ve saha çalışmalarında kullanılan çeşitli belgeler de ziyaretçilere sunuluyor. Böylece Yalburt'ta gerçekleştirilen araştırmaların yalnızca sonuçları değil, araştırma sürecinde kullanılan bilimsel yöntemler de sergi kapsamında aktarılıyor.</p>

<h3><strong>Yalburt Yaylası araştırmalarından elde edilen bulgular sergide</strong></h3>

<p>Yalburt Yaylası Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi, Prof. Dr. Ömür Harmanşah ve Dr. Peri Johnson başkanlığında 2010-2021 yılları arasında yürütüldü. Proje kapsamında bölgede yapılan çalışmalar sonucunda çeşitli arkeolojik bulgular elde edildi.</p>

<p>Ersoy, "Prof. Dr. Ömür Harmanşah ve Dr. Peri Johnson başkanlığında 2010-2021 yılları arasında yürütülen Yalburt Yaylası Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi kapsamında elde edilen bulgular video, fotoğraf, arkeolojik buluntu, çizim, saha defteri ve arazi formları gibi görsel ve belgesel materyaller aracılığıyla ziyaretçilerimizle buluşturuluyor" dedi.</p>

<p>Bu materyaller, bölgede gerçekleştirilen yüzey araştırmalarının farklı aşamalarını ortaya koyuyor. Ziyaretçiler sergi aracılığıyla Yalburt'taki arkeolojik alanın incelenme ve belgelenme sürecine ilişkin ayrıntıları görebiliyor.</p>

<h3><strong>Bakan Ersoy'dan sergiye ziyaret çağrısı</strong></h3>

<p>Bakan Ersoy, serginin ziyaretçilere bir arkeolojik alanın keşfinden bilimsel araştırmalara, kazı çalışmalarından restorasyona ve belgeleme faaliyetlerine kadar uzanan süreci görme imkanı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Ersoy, Yalburt'taki çalışmalarla Anadolu'nun geçmişine ilişkin farklı bulguların günümüze taşındığını belirterek vatandaşları "Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı" sergisini ziyaret etmeye davet etti.</p>

<p>Bakan Ersoy, serginin hazırlanmasına katkı sağlayan Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü, Illinois Üniversitesi, Prof. Dr. Ömür Harmanşah, Dr. Peri Johnson, bilim insanları, uzmanlar ve çalışma ekibine teşekkür etti. Sergi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Anadolu Medeniyetleri Müzemizde ziyaretçilerle buluşan “Yalburt Pınarı’nda Bir Hitit Kralı” sergisini ziyaret ettik.<br />
<br />
Hitit Büyük Kralı IV. Tudhaliya dönemine ait Yalburt Anıtı’nın izlerini taşıyan 40 eser, Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasından çok özel bir kesiti bugüne… <a href="https://t.co/WWtpna9d3Z" rel="nofollow">pic.twitter.com/WWtpna9d3Z</a></p>
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) <a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2090333996588601744?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoydan-sergi-ziyareti-yalburtun-hitit-mirasi-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-ersoy-22yalburt-pinarinda-bir-hitit-krali22-sergisini-ziyaret-etti.png" type="image/jpeg" length="39820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Isparta'da şehir içi ulaşıma zam: Kartlı biniş 40 TL, öğrenci 28 TL oldu! Vatandaş tepkili]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ispartada-sehir-ici-ulasima-zam-kartli-binis-40-tl-ogrenci-28-tl-oldu-vatandas-tepkili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ispartada-sehir-ici-ulasima-zam-kartli-binis-40-tl-ogrenci-28-tl-oldu-vatandas-tepkili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta'da özel halk otobüsleri ve şehir içi toplu taşıma ücretlerine zam yapıldı. Yeni tarifeyle kartlı biniş 40 TL’ye, kartsız biniş 42 TL’ye, öğrenci ücreti ise 28 TL’ye yükseldi. Mesafelerin kısa olmasına rağmen fiyatların yüksekliğinden yakınan kent sakinleri ve öğrenciler, artan ulaşım maliyetlerine tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Isparta Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi tarafından en son mart ayında güncellenen toplu taşıma fiyat tarifesi yeniden artırıldı. Yürürlüğe giren yeni tarife kapsamında kartlı biniş ücretine 10 TL, kartsız binişe 7 TL, öğrenci binişine ise 4 TL zam geldi.</p>

<p>Kartlı biniş 30 TL'den 40 TL'ye yükseldi. Kartsız nakit biniş 35 TL'den 42 TL'ye yükseldi. Öğrenci binişi 24 TL'den 28 TL'ye yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Mesafe kısa, fiyat çok pahalı"</strong></h2>

<p>Zamlı tarifenin ardından ANKA Haber Ajansı'na konuşan Ispartalılar, özellikle öğrencilerin ve sabit gelirlilerin bütçesinin zorlanacağını ifade etti. Vatandaşlardan Mahmut Kozanlı: "Yüzde 33 gibi büyük bir zam yapılmış. Gidilen mesafe çok az olmasına rağmen Isparta'da otobüs fiyatları maalesef çok pahalı. Öğrencilerin geçinme şansı hiç yok; 28 lira gidiş-dönüş düşünüldüğünde büyük para. Isparta'nın toplamı kaç kilometre ki bu kadar ücret alınıyor? Büyükşehirlerle kıyaslasınlar" Ramazan Koray,"28 lira bir öğrenci için ayda 900 ila 1000 lira otobüs masrafı demek. Zaten yurt, apart, temel giderler var; aileler nasıl yetişecek?" Burcu Çelik, "İki adımlık, 15 dakikalık mesafeye 42 lira ödeyeceğiz. Öğrenci kira mı ödeyecek, temel masrafını mı karşılayacak, günde en az iki otobüs değiştirip yol parası mı verecek? Yapılan zamlardan bıktık" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Emekliler ve dar gelirliler de kentteki günlük yevmiye ve kazanç seviyelerine kıyasla ulaşım maliyetlerinin karşılanamaz noktaya geldiğini vurgulayarak yeni fiyat tarifesine tepki gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ispartada-sehir-ici-ulasima-zam-kartli-binis-40-tl-ogrenci-28-tl-oldu-vatandas-tepkili</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6634a094-25c1-4d3d-8682-a4838a5b0f97-w.jpg" type="image/jpeg" length="56018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Fotoğrafçılık Günü fotoğrafın 200. yılına özel belgesel ile kutlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-fotografcilik-gunu-fotografin-200-yilina-ozel-belgesel-ile-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunya-fotografcilik-gunu-fotografin-200-yilina-ozel-belgesel-ile-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Ağustos Dünya Fotoğrafçılık Günü, Beyoğlu Belediyesi ve FOTON Derneği iş birliğiyle Eski Fransız Yetimhanesi'nde düzenlenen özel programla kutlandı. Etkinlik kapsamında, tarihteki ilk fotoğrafın çekildiği orijinal mekânda çekimleri tamamlanan ve fotoğrafın 200. yılına ithaf edilen özel belgeselin ilk gösterimi gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Beyoğlu'nun simge yapılarından Tarihi Eski Fransız Yetimhanesi, Dünya Fotoğrafçılık Günü kapsamında fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi. Sergi, söyleşi, belgesel gösterimi ve geleneksel atölyelerin yer aldığı buluşma; Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu ve FOTON Derneği temsilcilerinin açılış konuşmalarıyla başladı.</p>

<p></p>

<p><img alt="572Da3A1 7F66 4E3C 90Dc 3Dd15Ea5Fa73 W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/572da3a1-7f66-4e3c-90dc-3dd15ea5fa73-w.jpg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Tarihteki ilk fotoğrafın mekânında çekilen belgesele yoğun ilgi</strong></h3>

<p>Açılışın ardından FOTON Derneği üyelerinin çalışmalarından derlenen "Karma Fotoğraf Gösterisi" izleyicilere sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gecenin en dikkat çeken bölümünde ise fotoğrafın icadının 200. yılı dolayısıyla FOTON Derneği tarafından hazırlanan özel belgesel izleyiciyle buluştu. Tarihteki ilk fotoğraf karesinin kaydedildiği orijinal mekânda çekimleri gerçekleştirilen belgesel çalışması, davetlilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<h3><strong>Geleneksel tekniklerden geleceğin fotoğrafçılığına</strong></h3>

<p>Program, fotoğrafın dünü ve yarınının ele alındığı paneller ve interaktif atölyelerle devam etti. Murat Gür, Prof. Ozan Bilgiseren ve Tanın Helvacı'nın konuşmacı olarak katıldığı <i>"Fotoğrafın 200. Yılında Geçmişten Geleceğe"</i> başlıklı panelde, fotoğraf sanatının tarihsel dönüşümü ve gelecekteki eğilimleri masaya yatırıldı. Sena Turhan (Photogram 1827) yürütücülüğünde kurulan <i>"Alaminüt Fotoğraf Çekim Deneyimi"</i> alanında, katılımcılar geleneksel ahşap kutu kameralarla tarihi karanlık oda ve tab tekniklerini uygulamalı olarak deneyimledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-fotografcilik-gunu-fotografin-200-yilina-ozel-belgesel-ile-kutlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b6313b34-adbd-4cd1-81b2-3ddacdf869bc-w.jpg" type="image/jpeg" length="61822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Türkiye nüfusu açıklandı: Erkek nüfusu kadınları geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-turkiye-nufusu-aciklandi-erkek-nufusu-kadinlari-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-turkiye-nufusu-aciklandi-erkek-nufusu-kadinlari-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye nüfusu, 2026 yılının ilk altı ayında 228 bin 434 kişilik artışla 86 milyon 320 bin 602'ye yükseldi. TÜİK verilerine göre nüfus artışının 123 bin 904 kişilik bölümü mayıs ve haziran aylarını kapsayan iki aylık dönemde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (<strong>TÜİK</strong>), 2026 yılının ilk yarısına ilişkin güncel nüfus verilerini açıkladı. Buna göre 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak kaydedilen Türkiye nüfusu, altı aylık dönemde 228 bin 434 kişi artarak 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.</p>

<h2><strong>Türkiye nüfusu 6 ayda 228 bin 434 kişi arttı</strong></h2>

<p>TÜİK tarafından açıklanan verilere göre Türkiye'nin nüfusu, 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişi oldu. Yılın ilk yarısında kaydedilen nüfus artışı 228 bin 434 kişi olarak hesaplandı.</p>

<p>Nüfustaki artışın önemli bölümü yılın son iki ayında gerçekleşti. 1 Mayıs ile 1 Temmuz arasındaki iki aylık dönemde Türkiye nüfusu 123 bin 904 kişi yükseldi. Böylece ilk altı aydaki toplam artışın yarısından fazlası bu dönemde kaydedildi.</p>

<h3><strong>Türkiye'nin güncel nüfusu 86 milyon 320 bin 602 oldu</strong></h3>

<p>Türkiye nüfusu, 2026 yılının ilk yarısındaki artışın ardından 86 milyon seviyesinin üzerindeki seyrini sürdürdü. 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla ülke genelindeki toplam nüfus 86 milyon 320 bin 602 kişi olarak belirlendi.</p>

<p>2025 yılının sonunda 86 milyon 92 bin 168 kişi olan nüfus, altı aylık süreçte 228 bin 434 kişilik artış gösterdi. Böylece Türkiye'nin güncel nüfusu 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.</p>

<h3><strong>Türkiye nüfusunda erkek ve kadın dağılımı belli oldu</strong></h3>

<p>TÜİK verilerinde Türkiye nüfusunun cinsiyete göre dağılımına ilişkin rakamlar da yer aldı. Buna göre 1 Temmuz 2026 itibarıyla erkek nüfusu 43 milyon 170 bin 975 kişi olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erkek nüfusunun toplam nüfus içerisindeki oranı yüzde 50,01 olarak hesaplandı. Kadın nüfusu ise 43 milyon 149 bin 627 kişi oldu ve toplam nüfus içindeki payı yüzde 49,99 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Erkek nüfusu kadın nüfusundan 21 bin 348 kişi fazla</strong></h3>

<p>Türkiye'nin güncel nüfus verilerine göre erkek ve kadın nüfusu arasındaki fark 21 bin 348 kişi oldu. Erkek nüfusu 43 milyon 170 bin 975 kişiye ulaşırken kadın nüfusu 43 milyon 149 bin 627 kişi olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Cinsiyet dağılımında erkeklerin toplam nüfustaki oranı yüzde 50,01, kadınların oranı ise yüzde 49,99 olarak açıklandı. Böylece iki grubun toplam nüfus içerisindeki payları birbirine yakın seviyelerde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>2026 Türkiye nüfusu için öne çıkan rakamlar</strong></h3>

<p>TÜİK'in 1 Temmuz 2026 itibarıyla açıkladığı verilere göre Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 320 bin 602 kişi oldu. Yılın ilk altı ayındaki nüfus artışı 228 bin 434 kişi olarak kaydedilirken, 1 Mayıs-1 Temmuz dönemindeki artış 123 bin 904 kişi olarak gerçekleşti.</p>

<p>Erkek nüfusu 43 milyon 170 bin 975 kişi ve toplam nüfus içindeki payı yüzde 50,01 olurken kadın nüfusu 43 milyon 149 bin 627 kişi ve toplam nüfus içindeki payı yüzde 49,99 olarak açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-turkiye-nufusu-aciklandi-erkek-nufusu-kadinlari-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/zengin-sanayi-ulkeleri-yaslanan-nufus-ve-goc-karsiti-siyaset-arasinda-sikisti.jpg" type="image/jpeg" length="18321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa'da üzüm hasadında fiyat belirsizliği: Üreticilerden TMO'ya "En az 150 lira" çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/manisada-uzum-hasadinda-fiyat-belirsizligi-ureticilerden-tmoya-en-az-150-lira-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/manisada-uzum-hasadinda-fiyat-belirsizligi-ureticilerden-tmoya-en-az-150-lira-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da bağbozumu ve üzüm hasadı başlarken, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) henüz taban fiyat açıklamaması üreticiyi endişelendirdi. Üzüm sergilerini ziyaret eden Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, artan girdi maliyetlerine dikkat çekerek 9 numara kuru üzüm için taban fiyatın en az 150 TL olarak ilan edilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa genelinde başlayan hasat çalışmalarını yerinde incelemek üzere üzüm sergilerinde üreticilerle buluştu. Yüksek rekolteye rağmen üreticinin belirsizlik nedeniyle sezona moralsiz girdiğini belirten Bakırlıoğlu, TMO ve Tarım ve Orman Bakanlığı'na acil müdahale çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>"Hasat başladı, ortada taban fiyat yok"</strong></h3>

<p>Bağ kesimlerinin hızlandığını ve kurutma sergilerinin dolduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, sahadaki tabloyu şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Böylesine bereketli hasat dönemlerinde çiftçinin yüzünün gülmesi gerekir ancak üreticilerimizde çok ciddi bir karamsarlık hakim. Çiftçimiz bütün bir yıl boyunca bağından çıkmadı; şu an üzümünü kesiyor fakat kaça satacağını bilmiyor. TMO henüz bir fiyat açıklamadığı gibi, alım yapıp yapmayacağı da netleşmiş değil.</i></p>

<p><i>Geçen yıl 120 TL olarak açıklanan fiyata karşılık üretici ürününü 100-120 TL bandında sattı. Bu yıl mazot, gübre, yevmiye ve potasa gibi ana girdi maliyetleri katlanmış durumda. Üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesi için 9 numara üzüm fiyatı en az 150 TL olmalıdır. Bu adım gecikirse çiftçinin bir yıllık emeği heba olur."</i></p>
</blockquote>

<h2><strong>Üreticiden maliyet isyanı: "Zar attık, hep yek gelecek gibi"</strong></h2>

<p>Fiyat belirsizliğinin piyasayı tüccara ve özel sektöre teslim ettiğini belirten üzüm üreticileri, katlanan üretim masraflarını örneklerle anlattı. Bir ay önce litresi 70 TL olan mazotun 90 TL'ye çıktığını belirten bir üretici, ton bazında 20 bin TL ek maliyet bindiğini ifade etti. Kurutma işleminde kullanılan potasa fiyatının geçen yılki 1.200 TL seviyesinden 2.900 TL'ye yükseldiği, işçilik yevmiyelerinin de ciddi oranda arttığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasadın plansız başladığını dile getiren bir çiftçi, <i>"Ne alım tonajı belli ne de taban fiyat. Fiyatımızı bilmeden iş yapıyoruz; adeta zar attık, ya düşeş gelecek ya hep yek. Ancak mevcut şartlarda hep yek gelecek gibi görünüyor"</i> ifadeleriyle endişesini paylaştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/manisada-uzum-hasadinda-fiyat-belirsizligi-ureticilerden-tmoya-en-az-150-lira-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/009-2023-002-2023-13-kasim-33-20231128-2-61446804-95382350.webp" type="image/jpeg" length="10484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pervin Buldan: Öcalan,Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu'nda yer alacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pervin-buldan-ocalansilahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-yer-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pervin-buldan-ocalansilahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-yer-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve Van Milletvekili Pervin Buldan, çerçeve yasanın ardından başlaması öngörülen silah bırakma sürecinde, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu'nda yer alacağını iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (<strong>DEM Parti</strong>) İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre İmralı'da terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile hapis yatan Veysi Aktaş, basın mensuplarıla Taksim'de bir otelde bir araya geldi.</p>

<h2><strong>Erol: Bizim için önemli bir eşik</strong></h2>

<p>Aralık 2024'ten bu yana yürüyen süreçte belli bir eşiğe geldiklerini ifade eden Erol, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu bizim için önemli bir eşik. Çok uzun bir süredir bu yasanın bir dayanak noktası olacağını anlatıyorum. Son aylar çok gerekli olmayan bir tartışmayla geçmişti. Önce teyit mi olacak, sonra mı yasa olacak, önce silah bırakma mı? Tavuk yumurta tartışmasına dönmüştü. Neyse ki bu aşıldı. Yasanın kendi içinde bunu formüle edebileceği zaten bilinen bir şeydi ve öyle bir formülasyonla beraber yasa gerçekleşti."</p>

<p>Yasanın içeriğine ve usulüne ilişkin kendilerinin de eleştirilerinin olduğuna dikkat çeken Erol, bu durumu hem gerçekleşme aşamasında hem sonrasında çokça belirttiklerini söyledi.</p>

<h3><strong>"Yasanın ortaya çıkaracağı bazı durumlar herhangi bir şekilde perdelenmemeli"</strong></h3>

<p>Erol, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bunun çok daha kapsamlı, hem Türkiye'nin demokratikleşmeye hem de Kürt sorununun çözümü boyutunda tanım yapan, içeriği oluşturan nedenleri ve sonuçları işaret edebilen, hem gerekçesinde hem metninde bir içeriğe sahip olmasını kuşkusuz biz de dilerdik. Daha karşılıklılık esasına dayalı bir niteliğinin olmasını biz de arzu ederdik. Fakat mevcut ülke gerçekliği ve sürecin kendi içinde taşıdığı bazı özellikler itibariyle geldiğimiz nokta budur. Yasanın içeriği aşağı yukarı böyle çıktı. Fakat bu yasanın ortaya çıkaracağı bazı durumları herhangi bir şekilde perdelememeli ya da görünmez kılmamalı."</p>

<h3><strong>Buldan: Başından beri hep yasayı görmek istedik</strong></h3>

<p>Yasa için çok uğraştıklarını vurgulayan Pervin Buldan ise şunları kaydetti:</p>

<p> "Başından beri hep yasayı görmek istedik, Sayın Öcalan'a götürmek istedik ama bu gerçekleşmedi. Biz Sayın Öcalan'la en son yaptığımız görüşmede yasanın taslağıyla değil, ilkesel olarak yasaya nasıl yaklaşıldığına dair görüşlerimizi ifade ettik ve onun görüşlerini, önerilerini aldık. Ama iktidarla, AK Pari'nin hukukçu kurmaylarıyla yasanın çıkacağı günün bir gün öncesi arkadaşlarımız bir araya geldiler ve biz ertesi gün yani yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik.”</p>

<h3><strong>Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın yasayla ilgili görüşü</strong></h3>

<p>Öcalan’ın yasayla ilgili görüşünü aktaran Buldan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Son yaptığımız görüşmede yasaya nasıl yaklaştığına dair şunu hep söyledi; ‘Ben kavramlara çok takılmıyorum. Bizim için önemli olan bu yasanın çıkması. Kavramları bir kenara bırakalım. Evet bunun mücadelesini vereceğiz tabii ki. Bu yasa bir ilktir, bir kilit yasadır, bir kök yasadır. Hatta bir kabuktur. Bu yasa Kürt meselesinde bir kabuktur. Bu kabuğu ya da bu kök yasayı nasıl geliştireceğimizi, nasıl bunun mücadelesini vereceğimizi elbette ki daha sonraki dönemlerde, süreçlerde tartışacağız. Ama ben bu aşamaya gelmesi konusunda büyük bir çaba sarf ettim ve tek kişilik bir satranç oynadım’ dedi. Bu kelime tamamıyla kendisine aittir. Bu tek kişilik satrançta elbette ki zorlandığı zamanlar oldu biz bunu biliyoruz ama hep meselenin pozitif yanına baktı. Artık silahlı mücadelenin bittiği ve siyasal bir mücadelenin devreye gireceği bir zaman dilimini örmeye çalıştı. Bunu hayata geçirmeye çalıştı."</p>

<h3><strong>"Bahçeli'nin emeği çok"</strong></h3>

<p>Buldan, daha önce yaşanan süreçlerle şimdiki süreci şu sözlerle karşılaştırdı:</p>

<p>“O dönemle bu dönemi kıyasladığımız zaman bu dönemin çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem olduğunu hep söyledim. Çünkü 2013-2015 döneminde siyaseten herkesin bu meseleye olumlu baktığı bir ortam yoktu. Örneğin; MHP lideri Sayın Bahçeli'nin o süreçteki çıkışları, açıklamaları, sürece karşı duruşu belki de sürecin sonlanmasına vesile oldu ama bu dönem, Sayın Bahçeli'nin de bu konudaki çabalarını, katkılarını takdir eden bir yerden görmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda emeğinin çok olduğunu ifade etmek istiyorum ve her zaman sürece pozitif yönden baktığını da belirtmek isterim.” </p>

<h3><strong>"Öcalan gelişmeleri organize edecek"</strong></h3>

<p>Öte yandan, çıkan yasayla birlikte bazı kurulların oluşması gerektiğini belirten Buldan, kurullarda Öcalan’ın da yer alacağını ekledi. </p>

<p>24 Ağustos tarihinde bir üst kurul kurulacağını duyuran Buldan, şunları söyledi:</p>

<p>“Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek. Bunun yanında bir kadın kuruluna ihtiyaç olduğunu biz hep görüşmelerimizde söyledik, bunu biz yaptığımız görüşmelerde de devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde de ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede de ben ifade ettim."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pervin-buldan-ocalansilahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-yer-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/pervin-buldan-dan-cezaevlerinden-gelen-mektuplarla-ilgili-aciklama.jpeg" type="image/jpeg" length="39947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: "İlk Öğretmenim Ailem" uygulamasını 2 milyon 2 bin aile kullanıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-ilk-ogretmenim-ailem-uygulamasini-2-milyon-2-bin-aile-kullaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-ilk-ogretmenim-ailem-uygulamasini-2-milyon-2-bin-aile-kullaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından geliştirilen "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulamasını 2 milyon 2 bin aile kullanmaya başladı. Uygulamada çocuk gelişiminden okul sürecine, aile içi iletişimden doğum yardımı başvurularına kadar farklı hizmetler bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı <strong>Mahinur</strong> <strong>Özdemir</strong> <strong>Göktaş</strong>, ebeveynlerin çocuk gelişimi ve aile içi iletişim konularında ihtiyaç duyduğu bilgilere ulaşabilmesi amacıyla hazırlanan "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulamasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Uygulamanın Nisan 2025'te kullanıma açılmasının ardından 2 milyon 2 bin aile tarafından kullanılmaya başlandığı bildirildi.</p>

<p>Bakan Göktaş, uygulamanın "Aile Yılı" kapsamında geliştirildiğini belirterek ebeveynlik becerilerinin desteklenmesi, aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve çocukların gelişim süreçlerine ilişkin doğru bilgilere ulaşılabilmesi amacıyla farklı içeriklerin bir araya getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Uygulama ailelere farklı dönemlerde rehberlik ediyor</strong></h2>

<p>"<strong>İlk</strong> <strong>Öğretmenim</strong> <strong>Ailem</strong>" uygulaması, çiftlerin yuva kurduğu dönemden itibaren aile yaşamına ilişkin çeşitli konularda bilgi sunacak şekilde hazırlandı. Uygulamada eşler arasındaki iletişimden çocuk gelişimine kadar farklı başlıklarda içerikler yer alıyor.</p>

<p>Anne ve babaların çocuklarının gelişimini takip edebilmesine imkan sağlayan uygulamada, çocuklarla kaliteli zaman geçirmeye yönelik öneriler de bulunuyor. Pozitif annelik ve babalık becerilerinin desteklenmesine yönelik bilgiler de uygulama üzerinden ebeveynlere sunuluyor.</p>

<p>Çocukların yaş ve gelişim dönemlerine göre ailelerin birlikte gerçekleştirebileceği etkinliklere ilişkin öneriler de uygulamada yer alıyor. Böylece ebeveynler, çocuklarının gelişim süreçlerine uygun içeriklere tek bir platform üzerinden ulaşabiliyor.</p>

<h3><strong>Gebelik döneminden itibaren bilgi desteği sunuluyor</strong></h3>

<p>Uygulamada yalnızca çocukluk dönemine ilişkin içerikler bulunmuyor. Bebek bekleyen aileler için gebelik süreci, doğuma hazırlık, günlük yaşam ve bu dönemde yaşanabilecek psikolojik değişimlere ilişkin bilgilendirici içerikler de sunuluyor.</p>

<p>Bakan Göktaş, uygulamadaki içeriklerin zaman içinde genişletildiğini belirtti. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların ebeveynlerine yönelik yeni rehberlik başlıklarının yanı sıra akran zorbalığı konusunda da bilgilendirmelerin uygulamaya dahil edildiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Okul sürecine ilişkin yeni içerikler eklendi</strong></h3>

<p>Uygulamaya eklenen yeni içeriklerle ebeveynlerin çocuklarının okula uyum sürecine ilişkin bilgi edinmesi hedefleniyor. Okul kaygısı, duygusal zorluklar, dijital medya kullanımı ve ödev yönetimi gibi başlıklar da uygulamada yer alan konular arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Akran zorbalığı</strong>na yönelik içeriklerde ise çocukların sosyal ilişkilerinde karşılaşabileceği olumsuz davranışların erken fark edilmesine yönelik bilgiler sunuluyor. Ailelere, bu durumların önlenmesi ve karşılaşılan sorunlara uygun şekilde müdahale edilmesine ilişkin çeşitli öneriler aktarılıyor.</p>

<h3><strong>Babalara özel bölüm de hazırlandı</strong></h3>

<p>"İlk Öğretmenim Ailem" uygulamasında annelerin yanı sıra babalara yönelik özel bir bölüm de oluşturuldu. Bu bölümde babaların çocuk gelişimi ve aile yaşamına ilişkin ihtiyaç duyabileceği bilgilere yer veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebeveynler ayrıca çocuk gelişimi, ergenlik dönemi ve aile içi konularla ilgili soru ve sorunlarını uygulama üzerinden uzmanlara iletebiliyor. Kullanıcılar, yönelttikleri sorulara interaktif şekilde yanıt alabiliyor.</p>

<p>Uygulamanın internet paketi kullanılmadan erişilebilmesine de imkan sağlanıyor. Bakan Göktaş, bu özelliğin ebeveynlerin uygulamadaki içeriklere erişimini kolaylaştırdığını belirtti.</p>

<h3><strong>2 milyon 2 bin aile uygulamayı kullanmaya başladı</strong></h3>

<p>Bakan Göktaş, "İlk Öğretmenim Ailem" uygulamasının vatandaşlardan ilgi gördüğünü belirterek kullanım verisini açıkladı.</p>

<p>Göktaş, "Uygulamamız vatandaşlarımızdan yoğun ilgi gördü. Ebeveynlere çocuk eğitimi, gelişimi ve aile içi iletişim konularında rehberlik eden 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulamamız Nisan 2025'te hizmete girmesinden bu yana 2 milyon 2 bin aile tarafından kullanılmaya başlandı" dedi.</p>

<p>Uygulamanın "rehber" bölümünde doğum öncesi dönemden ergenliğe kadar çocukların farklı gelişim aşamalarına yönelik bilgilere ulaşılabiliyor. Böylece ebeveynler, çocuklarının içinde bulunduğu gelişim dönemine göre hazırlanan içerikleri takip edebiliyor.</p>

<h3><strong>Doğum yardımı başvuruları da uygulamadan yapılabiliyor</strong></h3>

<p>"İlk Öğretmenim Ailem" uygulaması üzerinden doğum yardımı başvurusu yapılmasına da imkan sağlanıyor. 1 Ocak 2025 itibarıyla güncellenen doğum yardımlarından yararlanmak isteyen aileler, başvurularını uygulama üzerinden gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>Başvurusu onaylanan aileler, doğum yardımına ilişkin ödeme bilgilerine de yine uygulama üzerinden ulaşabiliyor. Uygulamanın bu özelliğiyle sosyal yardım hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve başvuru süreçlerinin kullanıcılar tarafından takip edilebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Ücretsiz olarak indirilebilen "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulaması, ebeveynlere çocuk gelişimi, aile içi iletişim, eğitim süreçleri ve sosyal destek hizmetleri konusunda farklı içerikler sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-ilk-ogretmenim-ailem-uygulamasini-2-milyon-2-bin-aile-kullaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/22ilk-ogretmenim-ailem22-mobil-uygulamasi-2-milyonun-uzerinde-aileye-rehberlik-etti.png" type="image/jpeg" length="89266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[E-Devlet üniversite e-kayıt nasıl yapılır? 2026 üniversite kayıt tarihleri ne zaman, e-kayıt için hangi belgeler gerekli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/e-devlet-universite-e-kayit-nasil-yapilir-2026-universite-kayit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/e-devlet-universite-e-kayit-nasil-yapilir-2026-universite-kayit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[E-Devlet üniversite e-kayıt işlemleri ne zaman başlayacak, adaylar kayıt için hangi adımları izleyecek? 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının ardından üniversiteye kayıt hakkı kazanan adaylar için elektronik kayıtlar 24-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılacak. Peki e-Devlet üzerinden üniversite kaydı nasıl tamamlanır, e-kayıt yapan öğrencilerin üniversiteye gitmesi gerekiyor mu ve kayıt sırasında hangi belgeler isteniyor? İşte 2026-2027 üniversite kayıt sürecinin ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversiteye kayıt süreci için hazırlıklar başladı. Bir yükseköğretim programına yerleşen adaylar, kayıt işlemlerini belirtilen tarihler arasında tamamlamak zorunda. Elektronik kayıt hakkı bulunan öğrenciler işlemlerini <strong>e-Devlet</strong> üzerinden gerçekleştirebilirken, e-kayıt kapsamında olmayan programlara yerleşen adayların üniversitelerinin belirlediği yöntemle kayıt yaptırması gerekiyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı kapsamında elektronik üniversite kayıtları <strong>24 Ağustos Pazartesi ile 26 Ağustos Çarşamba 2026</strong> tarihleri arasında yapılacak. Üniversitelerde yüz yüze gerçekleştirilecek normal kayıtlar ise <strong>24-28 Ağustos 2026</strong> tarihlerinde alınacak.</p>

<p>E-Devlet üzerinden kaydını başarıyla tamamlayan öğrencilerin yalnızca kayıt işlemini tamamlamak amacıyla üniversiteye gitmesi gerekmiyor. Ancak elektronik kayıt, öğrencinin üniversiteyle ilgili bundan sonraki bütün işlemlerinin otomatik olarak tamamlandığı anlamına gelmiyor. Ders kaydı, belge teslimi veya üniversitenin ayrıca talep ettiği işlemler için öğrencilerin ilgili yükseköğretim kurumunun duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Üniversite kayıtları ne zaman yapılacak?</strong></h2>

<p>2026-YKS sonuçlarına göre bir programa yerleşen adaylar için kayıt takvimi belli oldu. Elektronik kayıt işlemlerinden yararlanabilecek öğrenciler, <strong>24-26 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında e-Devlet Kapısı üzerinden kayıtlarını tamamlayabilecek.</p>

<p>Elektronik kayıt yöntemini kullanmayan veya bu kapsamda bulunmayan adayların normal kayıt işlemleri ise <strong>24-28 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kayıt hakkı kazanan adayların, kendileri için belirlenen süreyi geçirmemesi gerekiyor. Kayıt süresi içerisinde gerekli işlemleri tamamlamayan adayların kayıt haklarıyla ilgili üniversite ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda işlem yapılacak.</p>

<p><img alt="E Devlet 1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/e-devlet-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>E-Devlet'ten üniversite kaydı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Elektronik kayıt hakkı bulunan adaylar, e-Devlet Kapısı'na giriş yaptıktan sonra Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından sunulan elektronik kayıt hizmetini kullanabilecek.</p>

<p>İşlem sırasında adayın yerleştiği üniversite ve program bilgileri sistem üzerinden görüntüleniyor. Öğrencinin ekrandaki bilgileri kontrol etmesinin ardından elektronik kayıt süreci tamamlanıyor.</p>

<p><strong>E-Devlet üniversite e-kayıt işlemi için temel adımlar şöyle:</strong></p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>e-Devlet Kapısı'na</strong> giriş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. kimlik numaranız ve e-Devlet şifrenizle hesabınızı açın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Arama alanına <strong>“Üniversite E-Kayıt”</strong> yazarak ilgili hizmete ulaşın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yerleştiğiniz üniversite ve programa ilişkin bilgileri kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sistemin yönlendirdiği onay işlemlerini tamamlayın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Elektronik kayıt işleminin başarıyla tamamlandığını kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kayıt belgesinin barkodlu çıktısını oluşturup gerektiğinde kullanmak üzere saklayın.</p>
 </li>
</ol>

<p>E-kayıt işlemi isteğe bağlı bir yöntem olarak uygulanıyor. Elektronik kayıt yapmayan veya sistem üzerinden kayıt işlemini tamamlayamayan adayların, kayıt süresi içinde yerleştirildikleri üniversiteye başvurmaları gerekiyor.</p>

<h3><strong>E-Devlet'ten kayıt yapınca üniversiteye gitmek gerekiyor mu?</strong></h3>

<p>E-Devlet üzerinden elektronik kayıt işlemini başarıyla tamamlayan adayların <strong>yalnızca üniversite kayıt işlemi için üniversiteye gitmesine gerek bulunmuyor</strong>. Elektronik kayıt bilgileri ilgili sistemler üzerinden yükseköğretim kurumuna aktarılıyor.</p>

<p>Ancak öğrencilerin burada önemli bir ayrımı dikkate alması gerekiyor. E-kaydın tamamlanması, üniversitedeki bütün akademik ve idari işlemlerin de tamamlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Üniversiteler, kayıt sonrasında öğrencilerden çeşitli işlemleri gerçekleştirmelerini isteyebilir. Özellikle ders kayıtları, öğrenci bilgi sistemi işlemleri, özel program koşulları veya üniversitenin talep ettiği ek belgelerin teslimi için ayrıca işlem yapılması gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle e-kayıt yapan öğrencilerin, yerleştirildikleri üniversitenin resmi internet sitesindeki <strong>öğrenci işleri duyurularını ve akademik takvimi</strong> takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kimler e-Devlet üzerinden üniversite kaydı yapabilir?</strong></h3>

<p>Elektronik kayıt sistemi, 2026-YKS sonucunda yükseköğretim programlarına yerleşen ve ilgili program için e-kayıt şartlarını taşıyan adaylara açık.</p>

<p>Devlet üniversitelerinin yanı sıra elektronik kayıt sistemine katılan vakıf ve KKTC yükseköğretim kurumlarındaki uygun programlara yerleşen adaylar da sistem üzerinden işlem yapabilecek.</p>

<p>Bununla birlikte her yükseköğretim programı elektronik kayıt kapsamında bulunmuyor. Özellikle özel koşullar nedeniyle farklı belge veya işlem gerektiren programlarda adayların doğrudan üniversiteye başvurması gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle adayların yalnızca e-Devlet ekranındaki genel bilgilere değil, <strong>yerleştirildikleri üniversitenin kayıt duyurusuna</strong> da bakması önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Bilgisayar Donma Sorunu Nasıl Çözülür" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/bilgisayar-donma-sorunu-nasil-cozulur.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Üniversite kayıtlarında hangi belgeler gerekiyor?</strong></h3>

<p>Kayıt sırasında istenen belgeler üniversiteye, programa ve adayın durumuna göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle kesin belge listesinin ilgili üniversitenin resmi duyurusundan kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Normal kayıt işlemlerinde adaylardan koşullara bağlı olarak şu belgeler istenebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>T.C. kimlik belgesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Lise diplomasının aslı veya üniversitenin kabul ettiği onaylı örneği,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni tarihli mezuniyet belgesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ek puanla yerleşen adaylar için gerekli olabilecek okul ve alan bilgisini gösteren belge,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üniversitenin talep etmesi halinde fotoğraf,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Katkı payı veya öğrenim ücretine ilişkin ödeme belgesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Programın özel şartları kapsamında istenen diğer belgeler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Belgelerin tamamının her öğrenci için aynı şekilde istenmesi gerekmiyor. Özellikle elektronik kayıt sisteminde bazı eğitim bilgilerinin kamu kurumlarının veri tabanları üzerinden doğrulanabilmesi, adayların ayrıca belge sunma ihtiyacını ortadan kaldırabiliyor.</p>

<h3><strong>Lise diploması e-kayıtta gerekiyor mu?</strong></h3>

<p>Elektronik kayıt sırasında adayların ortaöğretim mezuniyet bilgileri ilgili sistemler üzerinden kontrol edilebiliyor. Mezuniyet bilgisinin elektronik ortamda doğrulanması halinde öğrenciden ayrıca lise diploması istenmeyebiliyor.</p>

<p>Ancak mezuniyet bilgisinin sistemde bulunmaması veya doğrulama işleminin gerçekleştirilememesi durumunda aday elektronik kayıt sürecini tamamlayamayabilir. Böyle bir durumda öğrenci, kayıt hakkı kazandığı yükseköğretim kurumunun yönlendirmesine göre hareket etmek zorunda.</p>

<p>Bu nedenle adayların e-kayıt döneminden önce e-Devlet bilgilerinin güncel ve doğru olup olmadığını kontrol etmesi, olası kayıt sorunlarının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>E-kayıt yapamayan adaylar ne yapacak?</strong></h3>

<p>Elektronik kayıt ekranında işlem yapamayan adayların öncelikle sistemde gösterilen uyarıyı incelemesi gerekiyor. Özellikle mezuniyet bilgilerinin elektronik ortamda doğrulanamaması veya programın e-kayıt kapsamı dışında olması nedeniyle bazı adaylar normal kayıt yöntemine yönlendirilebilir.</p>

<p>Bu durumda adayların kayıt hakkı kazandıkları üniversitenin öğrenci işleri birimi tarafından açıklanan kayıt tarihleri ve belge listesine göre hareket etmesi gerekiyor.</p>

<p>Normal kayıtların <strong>24-28 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında yapılacak olması nedeniyle elektronik kayıt işlemini gerçekleştiremeyen adayların kayıt süresini kaçırmaması önem taşıyor.</p>

<h3><strong>E-kayıt yapan öğrenciler ders kaydı yapacak mı?</strong></h3>

<p>E-Devlet üzerinden üniversite kaydının tamamlanması, öğrencinin üniversitedeki tüm işlemlerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Yeni kayıt yaptıran öğrencilerin, üniversitelerinin akademik takviminde belirlenen tarihlerde ders kayıt işlemlerini ayrıca yapması gerekebilir.</p>

<p>Ders seçimi ve onay işlemlerinin nasıl yapılacağı üniversiteden üniversiteye değişebilir. Bazı yükseköğretim kurumları işlemleri öğrenci bilgi sistemi üzerinden yürütürken, belirli programlarda danışman onayı gibi ek aşamalar bulunabilir.</p>

<p>Bu nedenle öğrencilerin kayıt işlemi tamamlandıktan sonra üniversitelerinin <strong>akademik takvimini, öğrenci bilgi sistemi duyurularını ve öğrenci işleri açıklamalarını</strong> düzenli olarak kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Bilgisayar" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/06/bilgisayar.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>E-Devlet üniversite kaydı sonrası hangi işlemler takip edilmeli?</strong></h3>

<p>Elektronik kayıt işlemini tamamlayan adayların öncelikle kayıtlarının başarıyla gerçekleştiğini gösteren belgeyi saklaması gerekiyor. Ardından üniversitenin yeni öğrenciler için yayımladığı duyurular takip edilmeli.</p>

<p>Özellikle şu konuların kontrol edilmesi öğrenciler açısından önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ders kayıt tarihleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenci bilgi sistemine giriş işlemleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üniversitenin ek belge talepleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Katkı payı veya öğrenim ücretiyle ilgili işlemler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muafiyet ve intibak başvuruları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenci kartı işlemleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hazırlık sınıfı ve yabancı dil sınavları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üniversitenin belirlediği diğer akademik işlemler.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu işlemlerin tamamı her üniversitede aynı şekilde uygulanmayabilir. Bu nedenle genel kayıt takviminden sonra öğrencinin kendi üniversitesinin ilan ettiği özel takvim esas alınmalı.</p>

<h3><strong>2026 üniversite kayıt sürecinde adayların dikkat etmesi gerekenler</strong></h3>

<p>2026-YKS ile üniversiteye yerleşen adaylar için en kritik nokta, kayıt tarihlerini kaçırmamak. E-kayıt hakkı bulunan öğrenciler <strong>24-26 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında işlemlerini tamamlayabilecek. Elektronik kayıt kullanmayan veya bu yöntemden yararlanamayan adaylar ise <strong>24-28 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında üniversitelerinin normal kayıt sürecine başvuracak.</p>

<p>E-kayıt yapan öğrencilerin ayrıca üniversiteye gidip gitmeyeceği ise yalnızca kayıt işlemi açısından değerlendirilmemeli. Elektronik kayıt başarıyla tamamlandığında kayıt için üniversiteye gitme zorunluluğu bulunmasa da sonraki akademik işlemler için üniversitenin belirlediği kurallara uyulması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle 2026-2027 eğitim öğretim yılına başlayacak öğrencilerin e-Devlet kaydını tamamladıktan sonra süreci bırakmaması; yerleştirildikleri üniversitenin resmi duyurularını, akademik takvimini ve öğrenci işleri açıklamalarını takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/e-devlet-universite-e-kayit-nasil-yapilir-2026-universite-kayit</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dmmden-22e-devlet-kapisina-siber-saldiri-iddiasina-yalanlama.jpg" type="image/jpeg" length="76246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dış borç stoku arttı: Türkiye'nin brüt dış borcu 539 milyar dolara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dis-borc-stoku-artti-turkiyenin-brut-dis-borcu-539-milyar-dolara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dis-borc-stoku-artti-turkiyenin-brut-dis-borcu-539-milyar-dolara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin toplam brüt dış borç stoku, 2026'nın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe göre yüzde 3,5 artarak 539 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde kısa vadeli dış borç 170,7 milyar dolar, uzun vadeli dış borç ise 368,2 milyar dolar oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası</strong> (TCMB), 2026'nın ikinci çeyreğine ilişkin <strong>Türkiye Dış Borç İstatistikleri'</strong>ni yayımladı. Verilere göre Türkiye'nin brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 3,5 yükselerek 539 milyar dolara ulaştı. Dış borcun alt sektörlere ve enstrümanlara göre dağılımında da farklı kalemlerin payları belli oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye'nin dış borç stoku 539 milyar dolara çıktı</strong></h2>

<p>TCMB'nin açıkladığı verilere göre toplam brüt dış borç stoku, 2026'nın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe göre yüzde 3,5 arttı. Böylece Türkiye'nin toplam dış borç stoku 539 milyar dolar seviyesine yükseldi.</p>

<p>Toplam borç içerisinde kısa ve uzun vadeli yükümlülükler farklı oranlarda değişti. Kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,5 artışla 170,7 milyar dolara ulaşırken uzun vadeli dış borç stoku yüzde 3,9 yükselerek 368,2 milyar dolar oldu.</p>

<h3><strong>Özel sektörün dış borcu 318 milyar dolara yükseldi</strong></h3>

<p>Türkiye'nin dış borç stokunun alt sektörlere göre dağılımında özel sektörün borcu öne çıktı. Özel sektörün dış borcu, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 4,2 artarak 318 milyar dolara çıktı.</p>

<p>Kamu sektörünün dış borcu da aynı dönemde yüzde 3,3 yükseldi. Kamu sektörünün borç stoku 197,9 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının dış yükümlülüklerinde ise gerileme görüldü. TCMB'nin dış yükümlülükleri bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 4,8 azalarak 23,1 milyar dolar seviyesine indi.</p>

<h3><strong>Dış borçta en büyük pay kredilerin oldu</strong></h3>

<p>Dış borç stokunun enstrümanlara göre dağılımında en yüksek pay kredilere ait oldu. Kredilerin toplam dış borç stoku içerisindeki payı yüzde 46,2 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Kredilerin ardından yüzde 19,5'lik payla borç senetleri geldi. Mevduatların toplam dış borç içerisindeki payı ise yüzde 17,2 olarak belirlendi.</p>

<p>Böylece dış borç stokunda en büyük pay kredilerde bulunurken borç senetleri ve mevduatlar sonraki sıralarda yer aldı.</p>

<h3><strong>Dış borç stokunda doların payı yüzde 48,9</strong></h3>

<p>Toplam dış borcun para birimlerine göre dağılımında ABD doları ilk sıradaki yerini korudu. Dolar cinsinden borçların toplam dış borç stoku içerisindeki oranı yüzde 48,9 olarak hesaplandı.</p>

<p>Euro cinsinden borçların payı yüzde 28,8 olurken Türk lirasının payı yüzde 12,2 seviyesinde gerçekleşti. Diğer para birimlerinin toplam dış borç içerisindeki payı ise yüzde 10,1 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Dış borç geri ödemeleri uzun vadelerde yoğunlaşıyor</strong></h3>

<p>Kredi ve borç senetlerinin ödeme projeksiyonları, dış borç geri ödemelerinin vadelere göre dağılımını da ortaya koydu. Buna göre anapara geri ödemelerinde 24 ay ve üzerindeki vadeler ağırlık kazandı.</p>

<p>13-24 aylık dönemdeki anapara ödemelerinin görece sınırlı olduğu görüldü. 0-12 aylık kısa vadeli dönemde ise ödeme profilinin ağırlıklı olarak özel sektör kredilerinden kaynaklandığı belirtildi.</p>

<p>TCMB'nin 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin verilerinde Türkiye'nin toplam brüt dış borç stoku 539 milyar dolar olarak kaydedilirken, borcun vade, sektör, enstrüman ve para birimi dağılımına ilişkin rakamlar da açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dis-borc-stoku-artti-turkiyenin-brut-dis-borcu-539-milyar-dolara-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/merkez-bankasi-rezervlerinde-14-agustos-haftasinda-51-milyar-dolarlik-artis.png" type="image/jpeg" length="98253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asgari ücret açlık sınırının 8 bin 864 lira altında: Sendikalar sessiz!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/asgari-ucret-agustosta-da-eriyor-aclik-sinirinin-8-bin-864-lira-altinda-kaldi-sendikalar-ise-sessiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/asgari-ucret-agustosta-da-eriyor-aclik-sinirinin-8-bin-864-lira-altinda-kaldi-sendikalar-ise-sessiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRK-İŞ’in Temmuz araştırmasında açlık sınırı 36 bin 939 lira 87 kuruş. Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki fark 8 bin 864 lira. Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin yıl içinde birkaç kez güncellenmesi gerektiğini belirterek, “Ara zam yapılmaması nedeniyle asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas açılıyor” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temmuzda ara zam yapılmayan asgari ücret yerinde sayarken fiyatlar artmaya devam ediyor. TÜİK’in son verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 31,75’e, TÜRK-İŞ’in Temmuz araştırmasında açlık sınırı ise 36 bin 939 lira 87 kuruşa yükseldi. Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki fark 8 bin 864 lira. Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin yıl içinde birkaç kez güncellenmesi gerektiğini belirterek, “Ara zam yapılmaması nedeniyle asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas açılıyor” dedi. Çelik sessiz kalan konfederasyonları da eleştirdi.</p>

<p>Milyonlarca çalışanın Temmuz ayında beklediği asgari ücret ara zammı yapılmadı. Ocak 2026’dan bu yana net 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak uygulanan asgari ücret, yılın ikinci yarısında da değişmedi. Ancak ücret değişmezken gıda, barınma, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçlardaki fiyat artışları devam ediyor.</p>

<p><img alt="Türk İş, Açlık Ve Yoksulluk Sınırı Verilerini Açıkladı-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-verilerini-acikladi-1.jpg" width="864" /></p>

<p>TÜİK’in son verilerine göre Temmuz ayında tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1,78 arttı; yıllık TÜFE ise yüzde 31,75 oldu. Yılın ilk yedi ayında tüketici fiyatlarındaki toplam artış yaklaşık yüzde 20’ye ulaşırken, yılın başında 28 bin 75 lira 50 kuruş olan asgari ücretin Temmuz sonundaki genel fiyat düzeyine göre alım gücü yaklaşık 23 bin 424 liraya geriledi. Bu hesaplamaya göre asgari ücretlinin genel enflasyona göre reel kaybı yaklaşık 4 bin 650 lira oldu.</p>

<p>Üstelik asgari ücretlinin harcama sepetinde ağırlığı yüksek olan gıda ve konut gibi kalemlerdeki artış, genel enflasyonun üzerinde seyrediyor. Bu nedenle yalnızca genel TÜFE üzerinden yapılan hesaplama, dar gelirlinin yaşadığı gerçek kaybı tam olarak ortaya koymuyor.</p>

<p><img alt="DİSK-AR: Asgari ücret enflasyon karşısın 4 bin 986 lira eridi" class="detail-photo img-fluid" height="882" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-09-120439.png" width="1652" /></p>

<h2><strong>Mutfakta kayıp daha büyük</strong></h2>

<p>Asgari ücretlinin alım gücü kaybını yalnızca genel TÜFE üzerinden ölçmek, tablonun tamamını göstermiyor. TÜRK-İŞ’in Temmuz 2026 araştırması, dar gelirli hanelerin karşı karşıya olduğu gıda maliyetindeki artışın çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>TÜRK-İŞ’e göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmek için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı, 36 bin 939 lira 87 kuruşa yükseldi. Böylece 28 bin 75 liralık asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki fark 8 bin 864 liraya ulaştı.</p>

<p>Dört kişilik ailenin gıda dışındaki zorunlu harcamaları da eklendiğinde ortaya çıkan yoksulluk sınırı 120 bin 325 lira 30 kuruş oldu. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 47 bin 758 lira 39 kuruş olarak hesaplandı.</p>

<p>TÜRK-İŞ’in verileri, gıda fiyatlarındaki baskının sürdüğünü de gösterdi. Ankara’da dört kişilik ailenin mutfak harcaması Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,30 arttı. Gıda harcamalarındaki artış son bir yılda yüzde 39,85, yılın ilk yedi ayında ise yüzde 22,54 oldu. TÜRK-İŞ’in Temmuz araştırmasında yıllık ortalama mutfak enflasyonu da yüzde 40,60 olarak hesaplandı.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Aziz Çelik" class="detail-photo img-fluid" height="1163" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/prof-dr-aziz-celik.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>“Asgari ücret yıl içinde birkaç kez güncellenmeli”</strong></h3>

<p>Asgari ücretli mevcut ücretle yılın kalan aylarını nasıl geçireceğini düşünüp, artış için 2027’yi beklerken, Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik de asgari ücrete 2025 ve 2026 yıllarında yalnızca yıllık zam yapılmasını, ara zamlar yapılmamasını eleştirdi. Çelik, “Oysa yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin daha sık güncellenmesi gerekir” dedi.</p>

<p>Enflasyon ölçümündeki ciddi sorunlara da vurgu yapan Çelik şunları ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>“Türkiye uzun süredir yüksek enflasyon altında yaşayan bir ülke ve enflasyon yapışkan hale gelmiş durumda. Üstelik enflasyon ölçümünde ciddi sorunlar var. TÜİK verileri inandırıcı değil. Emek gelirlerini yüksek enflasyondan korumanın en önemli yolu, yıl içinde birkaç kez zam yapılması ve sadece enflasyonun değil büyümenin de dikkate alınmasıdır. Ara zam yapılmaması nedeniyle asgari ücretin alım gücü düşüyor, asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas açılıyor.”</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>“Tuhaf bir sessizlik var!”</strong></h3>

<p>Bu konuda konfederasyonların tutumunu da eleştiren Çelik, <i>“Ancak bu konuda, -DİSK hariç- tuhaf bir sessizlik olduğunu söylemek gerekir. DİSK uzun yıllardır asgari ücret konusunu yoğun biçimde gündeme getiriyor. Bir yandan bilimsel çalışmalar hazırlıyor, bir yandan konuyu kamuoyunun gündemine taşıyacak eylemler yapmaya çalışıyor. Ancak üye sayısını sınırlı ve etkisi sınırlı oluyor”</i><i> </i>dedi.</p>

<p>Konfederasyonların, emek örgütleri olarak, sadece bağlı sendikaların üyelerinin sorunlarıyla sınırlı bir sorumluluğa sahip olmadıklarının altını çizen Çelik, konfederasyonların işçilerin, emekçilerin genel ve makro sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Çelik<i>, “Konfederasyon, yalnızca sendika üyelerinin örgütü değil, emeğin sorunlarının sesi, örgütsüzlerin de sesi olmak zorundadır. Bugün ülkedeki en önemli sorun enflasyon-pahalılık-geçim sıkıntısıdır. Bunun en önemli başlığı ise asgari ücrettir. Bazen özellikle Türk-İş yönetiminin ‘bizim asgari ücretle çalışan üyemiz yok’ şeklinde açıklamalar yaptığı görülüyor. Bu ciddi bir hatadır. Birincisi konfederasyon sadece üyelerin örgütü değil sınıfın örgütü olmak zorunda, öte yandan asgari ücret sendikalı-sendikasız bütün ücretler için bir çıpadır. Genel ücret düzeyini de etkiler”</i> görüşünü ifade etti.</p>

<p><img alt="Hükümetin Zam Teklifine Karşı Türk İş 81 Ilde Eyleme Başlayacak" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/hukumetin-zam-teklifine-karsi-turk-is-81-ilde-eyleme-baslayacak.jpg" width="1600" /></p>

<h3><strong>“Türk-İş asgari ücret masasında oysa”</strong></h3>

<p>Daha da önemlisinin, Türk-İş’in asgari ücret masasında işçileri temsil etmesi olduğuna vurgu yapan Çelik, “Bu, sadece konfederasyon olmanın gereği değil, aynı zamanda yasal bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p>Çelik şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye’de sendikalı işçilerin ezici çoğunluğunu, yaklaşık yüzde 90’ını, Türk-İş ve Hak-İş temsil ediyor. En büyük konfederasyon Türk-İş’tir; asgari ücrette en büyük sorumluluk da ona düşmektedir. Ancak Türk-İş’in hem sendikal örgüt olmanın gereği hem de yasal zorunluluk olarak asgari ücreti gündem yaptığını söylemek zor. Oysa en büyük muhatap olarak yeri göğü inletmesi gerekir. Ancak bunu göremiyoruz; sadece sade suya tirit açıklamalarla yetiniyor. Benzer bir durum Hak-İş için de geçerli. Hak-İş ise asgari ücret masasında temsil edilmeyi asgari ücretin artmasından daha önemli görüyor.</p>

<p>İki büyük konfederasyonun asgari ücret konusundaki sessizliği, sendikal örgüt olmakla bağdaşmaz. Türk-İş ve Hak-İş uzun süredir hükümetin ekonomi politikasını açıktan ve gür sesle eleştirmekten çekiniyor. Bu, Türkiye sendikal tarihinde ilk kez görülen bir durumdur. Geçmişte sendikalar ekonomi politikası, ücretler, pahalılık vb. konularda hükümeti çatır çatır eleştirir, eylem yapardı. Şimdi iki büyük konfederasyonda belirgin bir korku var; adeta Ankara’da esir alınmış durumdalar.”</p>
</blockquote>

<h3><img alt="TÜİK açıkladı: Ekonomik güven Mayıs'ta yükseldi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-4fa24d0a99546acdb8c8cff2cd007fc2.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>“Hükümet partisine yakınlık ve simbiyotik ilişkiler”</strong></h3>

<p>Aziz Çelik iki konfederasyonun sessizliğini de “<i>hükümet partisine olan ideolojik yakınlık ve simbiyotik ilişkiler” </i>olarak açıklayarak şunları ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Bir yandan hükümete ‘bizim’ hükümet diye bakıyorlar, öte yandan kamuda ve hatta özel sektörde yetki sorunu yaşamak istemiyorlar. O nedenle hükümetin gözüne batmayan makbul sendikalar olmaya çalışıyorlar. Sessiz kalarak hükümet için rıza üretimine destek oluyorlar karşılığında ise yetki sorunları çözülüyor. Simbiyotik ilişkiden kastım budur. Kulislerde anlatılanlara göre Türk-İş’in geçen yıl asgari ücret müzakerelerini boykot etmesi siyasi iktidarda ciddi bir hoşnutsuzluğa yol açmış ve bu durum Türk-İş Genel Başkanı’na münasip bir şekilde aktarılmış.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Aziz Çelik-1" class="detail-photo img-fluid" height="644" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/01/aziz-celik-1.jpeg" width="1171" /></p>

<p>Ayrıca konfederasyonların, işkolu sendikalarının baskısıyla asgari ücretten uzak durduğuna dair işaretlere de dikkat çeken Aziz Çelik, “Toplu iş sözleşmesiyle elde edilen ücretlerle<strong> </strong>asgari ücret makasının bazı sektörlerde azalması böyle bir tereddüde yol açıyor sanırım” dedi. Çelik, “Ancak bunun yolunun asgari ücretten uzak durmak değil, sendikal örgütlenmeyi yaygınlaştırmak ve teşmil uygulamasını artırmak olduğunun” da altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/asgari-ucret-agustosta-da-eriyor-aclik-sinirinin-8-bin-864-lira-altinda-kaldi-sendikalar-ise-sessiz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/09/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-sinirlarini-acikladi-rakamlar-yukseldi-1540.jpg" type="image/jpeg" length="45696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da "sevgili olma" vaadiyle gasp iddiası: 6 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sevgili-olma-vaadiyle-gasp-iddiasi-6-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sevgili-olma-vaadiyle-gasp-iddiasi-6-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da internet üzerinden tanıştıkları mağdurlara "sevgili olma" vaadinde bulunan şüphelilerin, buluşma sırasında tehdit ve darpla para ve değerli eşyaları aldığı belirlendi. Operasyonda 6 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara</strong>'da internet üzerinden tanıştıkları kişilerle "sevgili olma" vaadiyle buluştuğu belirlenen 6 şüpheli hakkında polis ekiplerince operasyon düzenlendi.</p>

<p>Şüphelilerin, buluşma için ev veya otel gibi adresleri kullandığı, mağdurların yanına başka kişilerle gittikleri ve ardından çeşitli yöntemlerle para ve değerli eşyalarını aldığı tespit edildi.</p>

<p>Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olaylara ilişkin yürüttüğü çalışma kapsamında şüphelilerin internet üzerinden kurdukları iletişimin ardından mağdurlarla buluştuğunu belirledi. <strong>Soruşturma</strong> kapsamında cebir, tehdit, şantaj ve darp iddiaları da incelendi.</p>

<h2><strong>Mağdurlarla internet üzerinden iletişim kurdular</strong></h2>

<p>Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, olaylarla ilgili çalışma <strong>Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği</strong> ekipleri tarafından yürütüldü. Ekipler, şüphelilerin internet üzerinden tanıştıkları kişilerle bir süre mesajlaştığını ve bu iletişim sonrasında buluşma planı yaptığını belirledi.</p>

<p>Şüphelilerin, mağdurlarla iletişim sırasında "sevgili olma" vaadinde bulunduğu, görüşmek için ise ev veya otel gibi adreslerde buluşma ayarladığı tespit edildi. Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde, olayların bu buluşmaların ardından gerçekleştiği belirlendi.</p>

<h3><strong>Buluşma adreslerine başka kişilerle gittiler</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre şüpheliler, mağdurlarla önceden kararlaştırılan adreslerde buluştu. Ancak buluşmalara başka erkeklerin de dahil olduğu belirlendi.</p>

<p>Şüphelilerin, mağdurların telefonlarını aldıktan sonra tehdit ve darp uyguladığı, ardından üzerlerinde bulunan para ve değerli eşyaları zorla aldığı tespit edildi. Olaylarda mağdurların çeşitli yöntemlerle baskı altına alındığı ve kişisel eşyalarının da ele geçirildiği belirlendi.</p>

<p>Polis ekipleri, şüphelilerin internet üzerinden kurduğu iletişimden başlayarak buluşma sürecine kadar olan aşamaları inceledi. Yapılan çalışmalar sonucunda olaylara karıştığı değerlendirilen kişilerin kimlikleri belirlendi.</p>

<h3><strong>6 şüpheli eş zamanlı operasyonla yakalandı</strong></h3>

<p>Soruşturmanın tamamlanmasının ardından ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. <strong>Operasyon</strong> kapsamında 6 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Olaylarla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmada, <strong>şüpheli</strong>lerin internet üzerinden mağdurlarla iletişim kurduğu, ardından buluşma gerçekleştirerek cebir, tehdit, şantaj ve darp yoluyla kişilerin para ve değerli eşyalarını aldığı iddiaları araştırıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüphelinin, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sevgili-olma-vaadiyle-gasp-iddiasi-6-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/baskentte-sosyal-medyadan-tanistiklari-magdurlari-gasbeden-6-supheli-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="62158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YouTube çöktü mü 20 Ağustos? YouTube’da erişim sorunu mu var, videolar neden yüklenmiyor ve bağlantı kopuyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/youtube-coktu-mu-20-agustos-youtubeda-erisim-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/youtube-coktu-mu-20-agustos-youtubeda-erisim-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YouTube erişim sorunu 20 Ağustos 2026 Perşembe günü kullanıcıların gündemine geldi. 19 Ağustos’u 20 Ağustos’a bağlayan gece başlayan sorun nedeniyle bazı kullanıcılar videoların yüklenmediğini, oynatma sırasında donduğunu ve Shorts akışının yenilenmediğini bildirdi. Kullanıcı raporlarında video akışı, internet sitesi ve sunucu bağlantısıyla ilgili problemler öne çıkarken, sorunun kaynağına ilişkin YouTube tarafından bu aşamada resmî bir açıklama yapılmış değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YouTube'da 20 Ağustos 2026 Perşembe günü erişim sorunları yaşandığına ilişkin kullanıcı bildirimleri gündeme geldi. 19 Ağustos Çarşamba gününü 20 Ağustos Perşembe gününe bağlayan gece başlayan problem nedeniyle bazı kullanıcılar videoların yüklenmediğini veya oynatma sırasında donduğunu bildirirken, bazı hesaplarda Shorts akışının yenilenmediği yönünde şikayetler de ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sorun yaşayan kullanıcıların bildirimleri, problemin yalnızca tek bir işlevle sınırlı olmayabileceğine işaret ediyor. Kullanıcı raporlarında video akışı, internet sitesine erişim ve sunucu bağlantısı başlıkları öne çıkıyor. Ancak erişim probleminin kesin teknik nedeni konusunda YouTube tarafından yapılmış doğrulanmış bir açıklama bulunmadığı için sorunun nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</p>

<p>Kullanıcıların yaşadığı belirtiler arasında videoların başlamaması, oynatmanın belirli bir noktada durması, sayfaların geç yüklenmesi ve Shorts içeriklerinin yenilenmemesi bulunuyor. Bu tür belirtiler platform genelindeki bir teknik problemden kaynaklanabileceği gibi bağlantı, uygulama veya bölgesel ağ sorunları nedeniyle de ortaya çıkabiliyor.</p>

<h2><strong>YouTube çöktü mü?</strong></h2>

<p>20 Ağustos itibarıyla YouTube'da erişim problemi yaşandığına ilişkin kullanıcı raporları bulunuyor. Verilen bilgilere göre sorunlar 19 Ağustos gecesi saat 23.47 civarında görülmeye başladı ve 20 Ağustos'un ilk saatlerinde devam etti.</p>

<p>Downdetector gibi hizmet kesintilerini kullanıcı bildirimleri üzerinden takip eden platformlarda görülen raporlar, tek başına YouTube'un küresel olarak tamamen çöktüğü anlamına gelmiyor. Bu tür platformlar kullanıcıların yaşadığı sorunları topladığı için yoğun bildirimler bir hizmette olağan dışı durum olduğunu gösterebilir; ancak problemin teknik kaynağını veya kapsamını tek başına doğrulamaz.</p>

<p>20 Ağustos gecesindeki kullanıcı bildirimlerinde özellikle video oynatma tarafındaki sorunların öne çıktığı görülüyor. Bazı kullanıcıların platforma erişebildiği ancak videoları izleyemediği, bazılarının ise Shorts içeriklerinin yenilenmesiyle ilgili problem yaşadığı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle mevcut tabloyu doğrudan "YouTube tamamen çöktü" şeklinde tanımlamak yerine, <strong>YouTube'un bazı kullanıcılar açısından erişim ve video oynatma sorunları yaşadığı</strong> şeklinde ifade etmek daha doğru oluyor.</p>

<h3><strong>YouTube videoları neden donuyor?</strong></h3>

<p>YouTube videolarının donmasının tek bir nedeni bulunmuyor. Platform tarafındaki teknik problemler, internet bağlantısındaki dalgalanmalar, uygulama kaynaklı hatalar veya cihazdaki geçici sorunlar video oynatmayı etkileyebiliyor.</p>

<p>20 Ağustos'ta yaşanan problem açısından ise kullanıcı raporları platform genelinde bir erişim sorunu bulunduğuna işaret ediyor. Ancak YouTube tarafından sorunun kaynağı konusunda resmî bir teknik açıklama yapılmadığı için belirli bir sunucu arızası veya yazılım hatasının kesin neden olduğunu söylemek mümkün değil.</p>

<p>YouTube'un kendi destek kaynaklarında da video oynatma problemlerinin farklı nedenlerden kaynaklanabileceği ve bağlantı ile uygulama tarafında çeşitli kontroller yapılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla kullanıcıların yaşadığı her donma probleminin doğrudan YouTube sunucularından kaynaklandığı düşünülmemeli. Ancak aynı zaman diliminde çok sayıda kullanıcının benzer sorunları bildirmesi, platform tarafındaki olası bir problemin değerlendirilmesini gerektiriyor.</p>

<p><img alt="Youtube, Abd'li Gencin Açtığı Sosyal Medya Bağımlılığı Davasında Uzlaşmaya Vardı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/youtube-abdli-gencin-actigi-sosyal-medya-bagimliligi-davasinda-uzlasmaya-vardi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>YouTube'da hangi sorunlar yaşanıyor?</strong></h3>

<p>20 Ağustos'taki kullanıcı bildirimlerinde birden fazla problem türü öne çıkıyor. Bunlar arasında özellikle video oynatma sorunları dikkat çekiyor.</p>

<p>Kullanıcı raporlarında belirtilen başlıca problemler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Videoların yüklenmemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Videoların oynatma sırasında donması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Video akışının kesilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>YouTube internet sitesinin yavaş açılması veya erişilememesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Shorts içeriklerinin yenilenmemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sunucu bağlantısıyla ilgili sorunlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu belirtilerin tüm kullanıcıları aynı şekilde etkilediği söylenemez. Bazı kişiler platformu normal şekilde kullanabilirken bazı hesaplarda yalnızca belirli özellikler çalışmayabilir.</p>

<p>Bu nedenle YouTube'un tamamen erişilemez olduğu sonucuna ulaşmadan önce farklı bağlantı ve cihazlardan kontrol yapılması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Downdetector YouTube sorunu hakkında ne gösteriyor?</strong></h3>

<p>Downdetector, kullanıcıların bildirdiği hizmet kesintilerini takip eden platformlardan biri. Site, kullanıcı raporları üzerinden belirli hizmetlerde olağan dışı bir sorun olup olmadığını göstermeye çalışıyor.</p>

<p>Verilen 20 Ağustos verilerine göre YouTube ile ilgili sorun bildiren kullanıcıların <strong>yüzde 54'ü video akışı</strong>, yüzde 19'u internet sitesi ve yüzde 15'i sunucu bağlantısı konusunda problem yaşadığını belirtti.</p>

<p>Bu dağılım, kullanıcı şikayetlerinin önemli bölümünün doğrudan video oynatma deneyimine ilişkin olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte Downdetector verileri kullanıcı bildirimlerinden oluştuğu için YouTube'un teknik sistemlerindeki belirli bir arızanın kesin kanıtı olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Özellikle bir hizmette kısa süre içinde normalin üzerinde rapor oluşması, platformda olağan dışı bir durum bulunduğuna dair önemli bir gösterge olabilir.</p>

<h3><strong>YouTube neden açılmıyor?</strong></h3>

<p>YouTube'un açılmaması veya videoların yüklenmemesi iki farklı kaynaktan ortaya çıkabilir. Birincisi platform tarafındaki genel veya bölgesel teknik sorunlar, ikincisi ise kullanıcının kendi internet bağlantısı ya da cihazıyla ilgili problemler.</p>

<p>20 Ağustos'taki yoğun kullanıcı bildirimleri nedeniyle platform tarafında bir erişim sorunu ihtimali gündemde. Fakat bunun küresel mi, bölgesel mi olduğu veya hangi teknik bileşenden kaynaklandığı konusunda doğrulanmış bir açıklama bulunmadığından kesin bir neden belirtilemiyor.</p>

<p>Kullanıcılar kendi bağlantılarından kaynaklanan bir problem olup olmadığını anlamak için farklı bir internet ağına bağlanarak YouTube'u yeniden deneyebilir. Mobil uygulamada sorun yaşanıyorsa tarayıcı üzerinden, tarayıcıda problem varsa uygulama üzerinden kontrol yapılması da sorunun kaynağını anlamaya yardımcı olabilir.</p>

<p><img alt="Kullanıcılar Internette En Çok Video Izledi, Trafikte Ilk Sırayı Youtube Aldı" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kullanicilar-internette-en-cok-video-izledi-trafikte-ilk-sirayi-youtube-aldi.png" width="1578" /></p>

<h3><strong>YouTube videoları yüklenmiyorsa ne yapılabilir?</strong></h3>

<p>Platform genelindeki sorunların kullanıcı tarafından tamamen giderilmesi mümkün olmayabilir. Ancak problemin yalnızca cihaz veya bağlantı kaynaklı olup olmadığını anlamak için bazı temel kontroller yapılabilir.</p>

<p>YouTube destek sayfası, video oynatma sorunlarında bağlantının kontrol edilmesi ve oynatma problemlerine ilişkin temel sorun giderme adımlarının uygulanmasını öneriyor.</p>

<p>Kullanıcılar şu kontrolleri yapabilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İnternet bağlantısını kontrol etmek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Wi-Fi bağlantısını kapatıp mobil veriyle denemek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mobil veri kullanılıyorsa farklı bir bağlantıyla kontrol etmek</p>
 </li>
 <li>
 <p>YouTube uygulamasını kapatıp yeniden açmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tarayıcı üzerinden YouTube'u yeniden denemek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulama veya tarayıcıyı güncellemek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cihazı yeniden başlatmak</p>
 </li>
</ul>

<p>Eğer aynı problem farklı cihazlarda ve farklı internet bağlantılarında da devam ediyorsa, sorunun kullanıcı cihazından ziyade platform tarafında olma ihtimali artıyor.</p>

<h3><strong>YouTube'dan açıklama geldi mi?</strong></h3>

<p>20 Ağustos'ta gündeme gelen erişim sorunlarıyla ilgili verilen bilgilerde YouTube tarafından sorunun teknik nedenini açıklayan resmî bir duyuru bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle problemin kesin olarak belirli bir sunucu arızasından, yazılım güncellemesinden veya başka bir teknik sebepten kaynaklandığını söylemek için erken. YouTube'un daha önce yaşadığı geniş kapsamlı kesintilerde platform tarafından teknik sorunlara ilişkin açıklamalar yapılmıştı. Örneğin Şubat 2026'daki büyük kesintide YouTube, öneri sistemiyle ilgili bir problemi doğrulamış ve daha sonra sorunun giderildiğini duyurmuştu.</p>

<p>20 Ağustos'taki durumun da benzer şekilde platform kaynaklı olup olmadığı ise şirket tarafından yapılacak açıklamayla netleşebilir.</p>

<h3><strong>YouTube erişim sorunu ne zaman düzelecek?</strong></h3>

<p>20 Ağustos'taki erişim probleminin ne zaman tamamen sona ereceğine ilişkin doğrulanmış bir saat bulunmuyor. Kullanıcı raporlarının zaman içinde azalması, hizmetin kademeli olarak normale dönmeye başladığını gösterebilir ancak kesin çözüm zamanı ancak platform tarafından doğrulanabilir.</p>

<p>Bu nedenle "YouTube şu saatte düzelecek" şeklinde kesin bir saat vermek doğru olmaz. Sorunun kapsamı ve teknik nedeni açıklanmadığı sürece kullanıcıların hizmet durumunu YouTube'un resmî kanalları ve güvenilir kesinti takip platformları üzerinden izlemesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle videoların açılmadığı durumlarda kullanıcıların cihazlarında sürekli değişiklik yapmak yerine öncelikle sorunun yalnızca kendi bağlantılarında mı yoksa başka kullanıcılarda da görülüp görülmediğini kontrol etmesi daha sağlıklı olacaktır.</p>

<p><img alt="Youtube-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/youtube-2.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>YouTube son durum: Sorun tamamen platform kaynaklı mı?</strong></h3>

<p>20 Ağustos 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo, YouTube'da bazı kullanıcıların video oynatma ve platforma erişim konusunda sorun yaşadığını gösteriyor. Özellikle video akışı ve Shorts tarafındaki bildirimler dikkat çekiyor.</p>

<p>Bununla birlikte mevcut kullanıcı raporları, YouTube'un tüm kullanıcılar için tamamen devre dışı kaldığını göstermiyor. Platforma erişebilen ancak videoları oynatamayan kullanıcıların bulunması, sorunun belirli hizmetlerde veya belirli bölgelerde yoğunlaşabileceğini düşündürüyor. Kesin teknik neden konusunda ise YouTube'dan gelecek açıklamanın beklenmesi gerekiyor.</p>

<p>Kullanıcıların yaşadığı <strong>YouTube videoları donuyor, YouTube açılmıyor ve Shorts yenilenmiyor</strong> gibi sorunların gün içinde devam edip etmediği, yeni kullanıcı raporlarının seyriyle daha net anlaşılabilecek. Resmî bir açıklama yapılması halinde sorunun nedeni ve çözüm süreci de daha açık biçimde ortaya çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/youtube-coktu-mu-20-agustos-youtubeda-erisim-sorunu</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/youtubedan-turkiyede-buyuk-zam-premium-abonelik-ucretleri-artti.jpg" type="image/jpeg" length="11574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="20830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="87206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="36713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="13492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="26998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="14342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="74733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="52153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="88867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="47568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="85319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="23528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="88430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="63592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="46469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="11166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="34260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="41674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="89601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="43961"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
