<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 11:34:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin Eylül semineri 2026 ne zaman başlayacak? ÖBA online seminer saat kaçta? Eylül mesleki çalışma tarihleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ogretmenlerin-eylul-semineri-2026-ne-zaman-baslayacak-oba-online-seminer-saat-kacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ogretmenlerin-eylul-semineri-2026-ne-zaman-baslayacak-oba-online-seminer-saat-kacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖBA semineri ne zaman başlayacak, öğretmenlerin Eylül mesleki çalışma programı nasıl uygulanacak? MEB tarafından belirlenen 2026 Eylül dönemi takvimine göre öğretmenlerin mesleki çalışmaları iki aşamada gerçekleştirilecek. İlk bölümde eğitimler ÖBA üzerinden çevrim içi olarak takip edilecek, ardından okullarda yüz yüze çalışmalar yapılacak. Peki ÖBA semineri saat kaçta başlayacak ve online eğitimler ne zamana kadar sürecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin mesleki çalışma sürecine ilişkin takvim netleşti. <strong>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB)</strong> tarafından belirlenen Eylül dönemi programında öğretmenleri iki farklı çalışma aşaması bekliyor. İlk aşamada mesleki eğitimler <strong>Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA)</strong> üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. İkinci aşamada ise öğretmenler okullarında yüz yüze mesleki çalışmalara katılacak.</p>

<p>Öğretmenlerin özellikle <strong>ÖBA semineri ne zaman</strong>, saat kaçta başlayacak ve eğitimler hangi tarihe kadar tamamlanacak sorularına yanıt aranıyor. Açıklanan programa göre çevrim içi eğitim dönemi 1 Eylül 2026 Salı günü başlayacak. Öğretmenler kendilerine tanımlanan eğitim içeriklerine ÖBA üzerinden erişebilecek.</p>

<h2><strong>ÖBA semineri ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p>2026 Eylül dönemi mesleki çalışma programının çevrim içi bölümü <strong>1 Eylül 2026 Salı günü saat 08.00'de</strong> başlayacak. Bu saat itibarıyla öğretmenlerin ÖBA sistemi üzerinden kendilerine tanımlanan eğitimlere erişmesi mümkün olacak.</p>

<p>Çevrim içi dönemde öğretmenler, platformda yer alan eğitim videolarını belirlenen süre içerisinde tamamlayacak. Programın bu bölümü için son tarih ise <strong>6 Eylül 2026 Pazar günü saat 23.59</strong> olarak belirlendi.</p>

<p>Böylece yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan önce öğretmenlerin dijital ortamda gerçekleştireceği mesleki eğitim süreci tamamlanmış olacak.</p>

<p>ÖBA üzerinden yürütülen eğitimler, öğretmenlerin okula gitmesini gerektirmeyen çevrim içi bir çalışma olarak planlandı. Öğretmenler kendilerine tanımlanan içerikleri belirtilen tarih aralığında sistem üzerinden takip edecek.</p>

<p><img alt="Öğretmen adaylarına yönelik hazırlık eğitiminin usul ve esasları belirlendi-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-5af2a49666238bbf9aebc1cd934af386.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>ÖBA semineri online mı, yüz yüze mi?</strong></h3>

<p>Eylül dönemindeki mesleki çalışma programı tek bir yöntem üzerinden yürütülmeyecek. Program iki ayrı aşamadan oluşacak.</p>

<p>İlk aşama <strong>online</strong>, ikinci aşama ise <strong>yüz yüze</strong> gerçekleştirilecek. Buna göre 1-6 Eylül tarihleri arasındaki eğitimler ÖBA üzerinden takip edilecek. 7-11 Eylül tarihleri arasında ise öğretmenlerin okullarındaki mesleki çalışma süreci başlayacak.</p>

<p>Bu uygulamayla öğretmenlerin eğitim-öğretim yılı öncesindeki hazırlıklarının hem dijital eğitimlerle hem de okul bünyesinde yapılacak çalışmalarla tamamlanması hedefleniyor.</p>

<p>Özellikle <strong>ÖBA online seminer</strong> sürecinde öğretmenlerin kendilerine tanımlanan eğitimleri son tarihe kadar tamamlamaları gerekiyor. Yüz yüze dönemde ise çalışmalar öğretmenlerin görev yaptıkları okullarda yürütülecek.</p>

<h3><strong>ÖBA eğitimleri ne zamana kadar tamamlanacak?</strong></h3>

<p>ÖBA üzerinden gerçekleştirilecek çevrim içi mesleki çalışma programında son tarih <strong>6 Eylül 2026 Pazar günü saat 23.59 </strong>olarak açıklandı.</p>

<p>Öğretmenler 1 Eylül saat 08.00'den itibaren sisteme giriş yaparak eğitim içeriklerini takip edebilecek. Böylece çevrim içi bölüm için yaklaşık bir haftalık bir süre bulunacak.</p>

<p>Programın tamamlanması açısından öğretmenlerin MEB tarafından belirlenen tarih aralığını dikkate alması önem taşıyor. Çevrim içi eğitimlerin ardından mesleki çalışma takviminin ikinci aşaması başlayacak.</p>

<h3><strong>Yüz yüze mesleki çalışma ne zaman yapılacak?</strong></h3>

<p>Eylül döneminin ikinci bölümü <strong>7-11 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu aşamada öğretmenler görev yaptıkları okullarda yüz yüze mesleki çalışmalara katılacak.</p>

<p>Yüz yüze çalışmaların içeriği öğretmenlerin branşlarına ve daha önce gerçekleştirdikleri eğitimlere göre farklılaşabilecek. Özellikle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredat değişikliği yapılan alanlarda görev yapan öğretmenler için ayrıca çalışmalar yürütülecek.</p>

<p>Bu öğretmenlerin eğitim süreci, il millî eğitim müdürlüklerinin hazırlayacağı program doğrultusunda gerçekleştirilecek. Dolayısıyla yüz yüze dönemin ayrıntıları öğretmenlerin görev yaptığı il ve branşa göre şekillenebilecek.</p>

<p>Daha önce ilgili eğitimi tamamlayan veya branşında müfredat değişikliği bulunmayan öğretmenler açısından ise okul yönetimleri tarafından planlanan kurul ve zümre çalışmaları öne çıkacak.</p>

<p><img alt="Öğretmenlerin Il Içi Isteğe Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/ogretmenlerin-il-ici-istege-bagli-yer-degistirme-duyurusu-yayimlandi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 Eylül dönemi mesleki çalışma takviminde hangi tarihler var?</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde takip edeceği programdaki önemli tarihler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1 Eylül 2026 Salı, saat 08.00:</strong> ÖBA üzerinden çevrim içi eğitimler erişime açılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1-6 Eylül 2026:</strong> Öğretmenlerin ÖBA üzerinden mesleki eğitim içeriklerini tamamlayacağı dönem.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>6 Eylül 2026 Pazar, saat 23.59:</strong> Çevrim içi eğitimlerin tamamlanması için son tarih.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>7-11 Eylül 2026:</strong> Okullarda yüz yüze mesleki çalışma gerçekleştirilecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tarihler, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlamadan önce öğretmenlerin hazırlık sürecinin temel aşamalarını oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Öğretmenlerin yüz yüze çalışmasında hangi konular ele alınacak?</strong></h3>

<p>Okullarda gerçekleştirilecek ikinci aşamada yalnızca bireysel eğitimler değil, eğitim-öğretim yılının hazırlığına yönelik kurumsal çalışmalar da yapılacak.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında programı değişen branşlarda görev yapan öğretmenlerin mesleki çalışma içerikleri ilgili eğitim planlamasına göre belirlenecek. Bu süreçte il millî eğitim müdürlüklerinin koordinasyonu önem taşıyacak.</p>

<p>Diğer öğretmenler açısından ise okul yönetimlerinin hazırlayacağı plan doğrultusunda kurul ve zümre toplantıları gerçekleştirilebilecek. Bu toplantılarda yeni eğitim-öğretim döneminin planlanması, ders süreçleri ve okulun ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar ele alınabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla 7-11 Eylül arasındaki dönem, yalnızca seminer izleme süreci olarak değerlendirilmeyecek. Öğretmenlerin görev yaptıkları okullarda yeni döneme yönelik hazırlıklarını tamamlamaları da bu aşamanın önemli bir bölümünü oluşturacak.</p>

<h3><strong>2026-2027 eğitim-öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin Eylül mesleki çalışma programı, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasından hemen önce gerçekleştirilecek. MEB'in çalışma takvimine göre öğrenciler için ders zilinin <strong>14 Eylül 2026 Pazartesi</strong> günü çalması planlanıyor.</p>

<p>Bu nedenle öğretmenlerin 1-11 Eylül arasındaki mesleki çalışma sürecini tamamlamasının ardından yeni eğitim-öğretim döneminin hazırlıkları son aşamaya gelecek.</p>

<p>İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinde derslerin başlamasıyla birlikte öğretmenler de yeni dönemin eğitim faaliyetlerine başlayacak. Özellikle müfredat değişikliklerinin uygulandığı alanlarda görev yapan öğretmenler için Eylül ayındaki mesleki çalışmalar, yeni programın sınıf içi uygulamalarına hazırlık açısından ayrı bir çalışma dönemi oluşturacak.</p>

<p><img alt="MEB duyurdu: Öğretmenlerin iller arası mazerete bağlı atamaları yapıldı" class="detail-photo img-fluid" height="745" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/sinific.jpg" width="1120" /></p>

<h3><strong>ÖBA seminerine öğretmenler nasıl erişecek?</strong></h3>

<p>Çevrim içi mesleki çalışma programı <strong>Öğretmen Bilişim Ağı</strong> üzerinden yürütülecek. Eğitimler 1 Eylül saat 08.00 itibarıyla sistemde erişime açılacak ve öğretmenler kendilerine tanımlanan içerikleri belirtilen son tarihe kadar tamamlayabilecek.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken temel nokta, online ve yüz yüze çalışmaların birbirinden farklı tarihlerde uygulanması. <strong>ÖBA semineri</strong> için 1-6 Eylül tarihleri belirlenirken, okul binalarında gerçekleştirilecek mesleki çalışmalar 7-11 Eylül arasında yapılacak.</p>

<p>Böylece MEB'in 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenler için hazırladığı Eylül dönemi mesleki çalışma programı iki aşamalı şekilde tamamlanacak. Öğretmenlerin çevrim içi eğitimler için 6 Eylül saat 23.59'a, yüz yüze çalışmalar için ise 7-11 Eylül tarihleri arasındaki okul programına dikkat etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ogretmenlerin-eylul-semineri-2026-ne-zaman-baslayacak-oba-online-seminer-saat-kacta</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" type="image/jpeg" length="76342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mekke-ortak-savunma-anlasmasinin-ilk-komite-toplantisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mekke-ortak-savunma-anlasmasinin-ilk-komite-toplantisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul’da başladı. Toplantıda üç ülkenin dışişleri ve savunma yetkilileri bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan <strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması</strong> kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul’da gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Üç ülke arasındaki siyasi, güvenlik ve savunma alanlarındaki iş birliğinin ele alınacağı toplantı, tarafların üst düzey yetkililerini bir araya getirdi.</p>

<h2><strong>Türkiye heyetinde Fidan, Güler ve Bayraktaroğlu yer aldı</strong></h2>

<p>Toplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katılıyor.</p>

<p>Türkiye heyetinin toplantıda bölgesel gelişmelerin yanı sıra üç ülke arasındaki stratejik siyasi ve savunma iş birliğine ilişkin başlıkları değerlendirmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Pakistan’dan üst düzey katılım</strong></h3>

<p>Pakistan heyetinde ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed Ishaq Dar, Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir ve Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asif bulunuyor.</p>

<p>Pakistan tarafının toplantıda savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Suudi Arabistan heyeti de İstanbul’da</strong></h3>

<p>Suudi Arabistan’ı toplantıda Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, Savunma Bakanı Halid bin Salman bin Abdülaziz Al Suud ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh bin Hamed Al Ruwaili temsil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üçlü toplantının, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma ve siyasi koordinasyonun geliştirilmesi açısından önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Bakan Fidan toplantı sonrası açıklama yapacak</strong></h3>

<p>Toplantının ardından Dışişleri Bakanı <strong>Hakan Fidan’ın saat 13.10’da basın toplantısı düzenlemesi</strong> bekleniyor.</p>

<p>Fidan’ın toplantıda ele alınan başlıklar ve üç ülke arasındaki stratejik iş birliğinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mekke-ortak-savunma-anlasmasinin-ilk-komite-toplantisi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/39507ae8-1dc9-493f-85fe-0f6eb78f3d9c.png" type="image/jpeg" length="52292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaeli’de narkotik operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kocaelide-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kocaelide-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’de uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda 5 şüpheli tutuklandı. Çalışmalarda uyuşturucu maddelerin yanı sıra 20 bin lira ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kocaeli</strong>’de İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 5 şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Operasyonlarda uyuşturucu ve para ele geçirildi</strong></h2>

<p>Emniyet ekiplerinin kent genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda yapılan aramalarda 384 gram sentetik uyuşturucu ile 25 gram kokain ele geçirildi.</p>

<p>Aramalarda ayrıca uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı değerlendirilen hassas terazi ile 20 bin lira bulundu. Ele geçirilen maddeler ve parayla ilgili ekipler tarafından işlem yapıldı.</p>

<h3><strong>5 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında gözaltına alınan T.P, B.C.A, U.G, A.K. ve B.S’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler daha sonra adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Savcılıkta ifadeleri alınan 5 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<h3><strong>Aranan 5 kişi de yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Emniyet Müdürlüğü ekipleri</strong>, uyuşturucu madde ticareti ve uyuşturucu kullanma suçlarından aranan kişilere yönelik ayrıca çalışma gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu kapsamda 5 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 4’ü hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçundan işlem yapıldıktan sonra serbest bırakıldı.</p>

<h3><strong>Kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü cezaevine gönderildi</strong></h3>

<p>Çalışmalar kapsamında yakalanan B.A’nın yapılan incelemesinde 6 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Hakkındaki işlemlerin tamamlanmasının ardından B.A, cezasını çekmek üzere cezaevine teslim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kocaelide-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kocaelide-uyusturucu-operasyonlarinda-yakalanan-5-zanli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="79995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu, mahkemece yasaklanan “Millet Şahidimdir” kitabının tanıtım videosunu paylaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-mahkemece-yasaklanan-millet-sahidimdir-kitabinin-tanitim-videosunu-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-mahkemece-yasaklanan-millet-sahidimdir-kitabinin-tanitim-videosunu-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, mahkeme kararıyla okuyucuyla buluşması engellenen “Millet Şahidimdir” kitabı için tanıtım videosu paylaştı. Yapay zekâ teknolojisiyle hazırlanan videoda kendi sesi kullanılan İmamoğlu, “Bir insanın sözü dört duvar arasında durdurulabilir mi?” diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından <strong>“Millet Şahidimdir”</strong> kitabına ilişkin hazırlanan tanıtım videosunu paylaştı.</p>

<p>İmamoğlu, X hesabındaki paylaşımında kitabın <strong>30 Ağustos’ta raflarda yer almasının planlandığını</strong>, ancak okuyucuyla buluşmadan mahkeme kararıyla yasaklandığını belirtti.</p>

<p>Paylaşımında “Millet olduğu sürece sesim kısılamaz” mesajını veren İmamoğlu, kitabında mahkemede anlatamadığı konulara yer verdiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yapay zekâ ile hazırlanan videoda İmamoğlu’nun sesi kullanıldı</strong></h2>

<p>İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan tanıtım videosu <strong>yapay zekâ teknolojisi kullanılarak hazırlandı</strong>.</p>

<p>Videoda İmamoğlu’nun sesi kullanılırken, “Millet Şahidimdir” kitabının içeriğine ilişkin mesajlar da yer aldı.</p>

<p>İmamoğlu videoda yaklaşık 1,5 yıldır <strong>12 metrekarelik bir hücrede bulunduğunu </strong>belirterek, duruşmalar başladığından bu yana kendisine savunmasını mahkemede yapacağı ve tüm konulara cevap verebileceğinin söylendiğini aktardı.</p>

<h3><strong>“Oysa ben susmadım”</strong></h3>

<p>Savunmasının ertelendiğini ve sonrasında tutanağa <strong>“Susma hakkını kullanmıştır” </strong>ifadesinin yazıldığını söyleyen İmamoğlu, kendisinin susmadığını belirtti.</p>

<p>İmamoğlu, mahkemede anlatamadığını söylediği konuları kitap aracılığıyla kamuoyuna aktardığını ifade ederek, itirazlarına, sorularına, yaşadıklarına ve “gerçeklere” kitapta yer verdiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Bir insanın sözü dört duvar arasına hapsedilemez”</strong></h3>

<p>İmamoğlu, video mesajında sözünün engellenemeyeceğini savunarak şunları kaydetti:</p>

<p><i>“Çünkü bir insanın sözü dört duvar arasına hapsedilemez. Mahkeme beni dinlemeyebilir ama millet dinler. Millet görür. Millet şahittir.”</i></p>

<p>İmamoğlu mesajının devamında “Savunma susturulamaz. Millet susturulamaz. Millet şahidim” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Sözüm defalarca kesildi”</strong></h3>

<p>İmamoğlu, sosyal medya paylaşımında da mahkeme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söylemek istediklerini tam olarak anlatamadığını belirten İmamoğlu, sözünün defalarca kesildiğini, savunmasının ertelendiğini ve konunun “unutulmaya bırakıldığını” ifade etti.</p>

<p>İmamoğlu, “Günü geldiğinde de susma hakkımı kullandığım iddia edildi, tutanağa geçirildi” ifadelerini kullanarak, kitabın bu süreçte söylemek istediklerini kamuoyuna aktarması amacıyla hazırlandığını belirtti.</p>

<h3><strong>“30 Ağustos’ta raflarda olacaktı”</strong></h3>

<p>İmamoğlu, kitabın 30 Ağustos tarihinde raflarda olması planlandığını ancak mahkeme kararı nedeniyle okuyucuyla buluşamadığını belirtti.</p>

<p>Kitabın önsözünü<strong> YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel</strong>’in yazdığı belirtilirken, “Millet Şahidimdir”in İmamoğlu’nun cezaevi sürecinde mahkemede dile getiremediğini söylediği görüşlerini kamuoyuna aktarmayı amaçladığı ifade edildi.</p>

<p>İmamoğlu paylaşımını “Millet olduğu sürece sesim kısılamaz” sözleriyle tamamladı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">“Söylemek istediklerimi tam olarak anlatamadım. Sözüm defalarca kesildi, ertelendi, unutulmaya bırakıldı. Günü geldiğinde de susma hakkımı kullandığım iddia edildi, tutanağa geçirildi.<br />
<br />
Ama bir insanın sözü, dört duvar arasında durdurulabilir mi?”<br />
<br />
Bu sözlerle duyuracaktım ve 30… <a href="https://t.co/7KtuYJDHyF" rel="nofollow">pic.twitter.com/7KtuYJDHyF</a></p>
— Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CA_iletisim) <a href="https://x.com/CA_iletisim/status/2094322377953804292?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-mahkemece-yasaklanan-millet-sahidimdir-kitabinin-tanitim-videosunu-paylasti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/c33b4f03-cc1d-429c-b070-d9d385e044d1jpg.webp" type="image/jpeg" length="18863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GSYH'de ikinci çeyrek tablosu: Tarım büyüdü, inşaat küçüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gsyhde-ikinci-ceyrek-tablosu-tarim-buyudu-insaat-kuculdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gsyhde-ikinci-ceyrek-tablosu-tarim-buyudu-insaat-kuculdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 yükseldi. Cari fiyatlarla GSYH 19 trilyon 869 milyar 747 milyon TL'ye ulaşırken, tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 13,3 ile en yüksek büyüme kaydeden sektör oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ikinci çeyrek büyüme verileri açıklandı. TÜİK'in dönemsel <strong>GSYH</strong> verilerine göre, zincirlenmiş hacim endeksiyle hesaplanan GSYH, nisan-haziran döneminde bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi ise önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.</p>

<h2><strong>GSYH ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdü</strong></h2>

<p>Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,3 artış gösterdi. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi de yıllık bazda yüzde 2,3 yükseldi.</p>

<p>Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH'nin cari fiyatlarla ikinci çeyrek değeri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,0 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon TL oldu. GSYH'nin söz konusu dönemde cari fiyatlarla ABD doları karşılığı ise 438 milyar 347 milyon olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Tarım sektörü yüzde 13,3 büyüdü</strong></h3>

<p>GSYH'yi oluşturan faaliyetler arasında en yüksek büyüme tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe görüldü. Sektörün 2026 yılının ikinci çeyreğindeki büyümesi yüzde 13,3 olarak hesaplandı.</p>

<p>Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,0 arttı. Ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 3,3, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 3,2 ve sanayi sektörü yüzde 2,4 büyüdü.</p>

<h3><strong>Sektörlerin ikinci çeyrek büyüme oranları belli oldu</strong></h3>

<p>Finans ve sigorta faaliyetleri ile gayrimenkul faaliyetleri 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,1 oranında arttı. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetlerindeki artış yüzde 2,0 olarak kaydedildi.</p>

<p>Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri faaliyetlerinde ise yüzde 0,5'lik yükseliş gerçekleşti. Aynı dönemde inşaat sektörü yüzde 1,9 oranında küçüldü.</p>

<h3><strong>Hanehalkı tüketim harcamaları yüzde 3,5 arttı</strong></h3>

<p>Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 gerilerken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.</p>

<h3><strong>İhracat yüzde 3,4, ithalat yüzde 6,4 azaldı</strong></h3>

<p>Mal ve hizmet ihracatında 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,4 düşüş kaydedildi. İthalat da aynı dönemde yüzde 6,4 oranında geriledi.</p>

<p>Söz konusu değişimler, zincirlenmiş hacim endeksi üzerinden bir önceki yılın aynı çeyreğiyle karşılaştırılarak hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İş gücü ödemeleri yüzde 36,7 yükseldi</strong></h3>

<p>Gelir yöntemiyle hesaplanan verilere göre iş gücü ödemeleri, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 36,7 arttı.</p>

<p>Net işletme artığı ve karma gelirdeki yıllık artış ise yüzde 38,7 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>İş gücü ödemelerinin payı yüzde 38,1 oldu</strong></h3>

<p>İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı, 2025 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 38,3 seviyesindeyken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 38,1 olarak hesaplandı.</p>

<p>Net işletme artığı ve karma gelirin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı ise geçen yılın ikinci çeyreğindeki yüzde 41,3 seviyesinden 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 41,6'ya yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gsyhde-ikinci-ceyrek-tablosu-tarim-buyudu-insaat-kuculdu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tarimsal-destek-odemeleri-bugun-hesaplara-yatiriliyor.png" type="image/jpeg" length="53835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ünlü armatör Kahraman Sadıkoğlu hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk denizcilik ve gemi inşa sektörünün tanınmış isimlerinden armatör ve iş insanı Kahraman Sadıkoğlu hayatını kaybetti. Tuzla’daki tersane yatırımları, Savarona’nın restorasyonu ve uluslararası denizcilik projeleriyle tanınan Sadıkoğlu’nun vefatı, sektörde büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk denizcilik ve tersanecilik sektörünün önde gelen isimlerinden <strong>Kahraman Sadıkoğlu</strong>, hayatını kaybetti.</p>

<p>Armatörlük ve gemi inşa sektöründe uzun yıllar faaliyet gösteren Sadıkoğlu, Türkiye’deki tersanecilik yatırımlarının yanı sıra uluslararası deniz mühendisliği projeleriyle de adından söz ettirdi.</p>

<p>Sadıkoğlu’nun cenaze törenine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Kahraman Sadıkoğlu kimdir?</strong></h2>

<p>Ailesinden devraldığı denizcilik geleneğini uluslararası projelere taşıyan Sadıkoğlu, <strong>1984 yılında gemi inşa sektörüne adım attı</strong>.</p>

<p>Kariyeri boyunca özellikle yüksek tonajlı gemilerin bakım ve onarımına yönelik yatırımlara ağırlık veren Sadıkoğlu, Türkiye’nin tersanecilik kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağladı.</p>

<h3><strong>Tuzla’daki tersane yatırımı dönüm noktası oldu</strong></h3>

<p>Sadıkoğlu’nun kariyerindeki önemli adımlardan biri <strong>Tuzla’daki tersane yatırımı</strong> oldu.</p>

<p>Türkiye’ye kazandırdığı büyük kuru havuz sayesinde yüksek tonajlı gemilerin bakım ve onarım işlemlerinin Türkiye’de yapılabilmesinin önünü açan Sadıkoğlu, uzun yıllar yüksek kapasiteyle faaliyet gösteren Tuzla Tersanesi ile sektörde önemli bir yer edindi.</p>

<p>Tersane, 2008 yılında Kıran Holding’e devredildi. Bu gelişmenin ardından Sadıkoğlu, çalışmalarını ağırlıklı olarak uluslararası denizcilik ve deniz mühendisliği projelerine yöneltti.</p>

<h3><strong>Körfez'deki batık gemilerin çıkarılması projesi</strong></h3>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun uluslararası alandaki dikkat çeken çalışmalarından biri de <strong>İran Körfezi'ndeki batık gemilerin çıkarılması</strong> projesi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadıkoğlu, 2007 yılında İran Ulaştırma Bakanlığı tarafından düzenlenen, Körfez'de bulunan büyük batık gemilerin çıkarılmasına ilişkin ihaleyi kazandı.</p>

<p>Bu proje, Sadıkoğlu’nun uluslararası denizcilik alanındaki çalışmalarının önemli örneklerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Savarona'nın restorasyonunu üstlendi</strong></h3>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun kamuoyunda en fazla tanınmasını sağlayan projelerden biri ise <strong>Mustafa Kemal Atatürk’ün yatı Savarona’nın restorasyonu</strong> oldu.</p>

<p>1989 yılında hurdaya ayrılma tehlikesi bulunan ve uzun süredir kapsamlı bakıma ihtiyaç duyan Savarona’yı Türk hükümetinden kiralayan Sadıkoğlu, tarihi yatın yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için kapsamlı bir restorasyon süreci başlattı.</p>

<p>Yaklaşık <strong>50 milyon dolarlık yatırım</strong> yapılan restorasyonun ardından Savarona, özgün yapısı korunarak yeniden ihtişamlı görünümüne kavuşturuldu.</p>

<p>Tarihi yat daha sonraki dönemde lüks turizm ve özel organizasyonlarda kullanıldı. Sadıkoğlu’nun Savarona üzerindeki işletme dönemi ise <strong>2010 yılında sona erdi</strong> ve yat yeniden devlet yönetimine geçti.</p>

<h3><strong>Irak'ta kaçırılarak rehin alınmıştı</strong></h3>

<p>Sadıkoğlu’nun yaşamındaki en dikkat çekici olaylardan biri <strong>2005 yılında Irak’ta</strong> yaşandı.</p>

<p>Ticari faaliyetleri kapsamında Irak’ın Umm Kasr kentinde bulunan Sadıkoğlu, Aralık 2005’te silahlı gruplar tarafından kaçırılarak rehin alındı.</p>

<p>Olay, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası kamuoyunda da geniş yankı buldu. Ailesinin ve Türk makamlarının girişimleri sonucunda serbest bırakılan Sadıkoğlu, yaşadığı zorlu sürecin ardından denizcilik faaliyetlerine devam etti.</p>

<h3><strong>Denizci bir ailenin mirasını sürdürdü</strong></h3>

<p>Rize kökenli denizci bir aileden gelen Kahraman Sadıkoğlu, ailesinin denizcilik geleneğini modern tersanecilik yatırımları ve uluslararası deniz mühendisliği projeleriyle sürdürdü.</p>

<p>Türkiye’deki tersane yatırımları, Körfez’deki batık gemilerin çıkarılması ve <strong>Savarona’nın restorasyonu</strong>, kariyerinin öne çıkan çalışmaları arasında yer aldı.</p>

<p>İstanbul cemiyet hayatında da tanınan Sadıkoğlu’nun, aile şirketlerindeki faaliyetlerini sürdüren Kemal adında bir oğlu bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/unlu-armator-kahraman-sadikoglu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/unknown-1-32.jpeg" type="image/jpeg" length="97180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşsizlik oranı arttı, istihdam oranı geriledi: TÜİK temmuz verilerini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/issizlik-orani-artti-istihdam-orani-geriledi-tuik-temmuz-verilerini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/issizlik-orani-artti-istihdam-orani-geriledi-tuik-temmuz-verilerini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre işsizlik oranı 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 8,1'e çıktı. İşsiz sayısı 150 bin kişi artışla 2 milyon 860 bin kişiye yükselirken, atıl işgücü oranı yüzde 30,6 olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 yılı Temmuz ayına ilişkin<strong> iş gücü </strong>verileri açıklandı. <strong>TÜİK</strong>'in Hanehalkı İş gücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki aya göre işsiz sayısı 150 bin kişi artarak 2 milyon 860 bin kişiye ulaşırken, istihdam edilenlerin sayısı 388 bin kişi azaldı.</p>

<h2><strong>İşsizlik oranı yüzde 8,1'e yükseldi</strong></h2>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre Temmuz 2026'da işsiz sayısı bir önceki aya kıyasla 150 bin kişi arttı. Böylece 15 ve daha yukarı yaştaki işsizlerin toplamı 2 milyon 860 bin kişi oldu.</p>

<p>İşsizlik oranı da aynı dönemde 0,5 puan yükselerek yüzde 8,1 olarak hesaplandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 olurken kadınlarda yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>İstihdam oranı yüzde 48,3 oldu</strong></h3>

<p>Temmuz ayında istihdam edilen kişi sayısında bir önceki aya göre 388 bin kişilik azalış görüldü. İstihdam edilenlerin toplamı 32 milyon 362 bin kişi olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı ise aylık bazda 0,6 puan gerileyerek yüzde 48,3 oldu. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 65,5, kadınlarda yüzde 31,4 olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>İş gücüne katılma oranı yüzde 52,5'e geriledi</strong></h3>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işgücü, Temmuz 2026'da önceki aya göre 238 bin kişi azaldı. İşgücünün toplam büyüklüğü 35 milyon 222 bin kişi olarak hesaplandı.</p>

<p>İşgücüne katılma oranı da 0,4 puanlık düşüşle yüzde 52,5 seviyesine indi. Bu oran erkeklerde yüzde 70,3 olurken kadınlarda yüzde 35,2 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Genç işsizlik oranı yüzde 14,5 oldu</strong></h3>

<p>15-24 yaş grubundaki genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Temmuz ayında bir önceki aya göre 1,5 puan yükseldi. Genç işsizlik oranı yüzde 14,5 olarak hesaplandı.</p>

<p>Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 11,3 seviyesinde bulunurken kadınlarda yüzde 20,3 olarak tahmin edildi.</p>

<h3><strong>Haftalık ortalama çalışma süresi 42 saat oldu</strong></h3>

<p>İstihdam edilenler arasında referans döneminde işbaşında bulunanların mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de belli oldu.</p>

<p>Temmuz 2026'da haftalık ortalama fiili çalışma süresi, bir önceki aya kıyasla 0,4 saat azalarak 42,0 saat olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Atıl iş gücü oranı yüzde 30,6'ya çıktı</strong></h3>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı Temmuz ayında bir önceki aya göre 1,8 puan yükseldi. Atıl işgücü oranı yüzde 30,6 seviyesinde kaydedildi.</p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü göstergesinde zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,8 oldu. İşsizler ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/issizlik-orani-artti-istihdam-orani-geriledi-tuik-temmuz-verilerini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/issizlik-orani-artti-istihdam-orani-geriledi.png" type="image/jpeg" length="29626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Büyük Kanyon’da sel felaketi: Yaklaşık 15 kişiden haber alınamıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/buyuk-kanyonda-sel-felaketi-yaklasik-15-kisiden-haber-alinamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/buyuk-kanyonda-sel-felaketi-yaklasik-15-kisiden-haber-alinamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Arizona eyaletindeki Büyük Kanyon Milli Parkı’nda meydana gelen selde 1 kişi yaşamını yitirdi. Yaklaşık 15 kişiden haber alınamazken, bölgede tahliye ve arama çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>’nin <strong>Arizona</strong> eyaletinin kuzeyinde bulunan Büyük Kanyon Milli Parkı, 29 Ağustos’ta etkili olan selin ardından olumsuzluklarla karşı karşıya kaldı. <strong>Sel</strong> sularının çok sayıda kişiyi ve enkazı Colorado Nehri’ne sürüklediği bildirildi. Olayda 46 yaşındaki bir kişi yaşamını yitirirken, yaklaşık 15 kişiye ulaşılamadığı açıklandı.</p>

<h2><strong>Selin ardından arama çalışmaları sürüyor</strong></h2>

<p>ABD Ulusal Park Servisi tarafından yapılan açıklamada, sel nedeniyle bölgede bulunan çok sayıda kişinin etkilendiği belirtildi. Sel sularının bazı kişileri ve enkaz parçalarını <strong>Colorado Nehri</strong>’ne sürüklediği kaydedildi.</p>

<p>Yetkililer, kayıp olduğu bildirilen yaklaşık 15 kişiye ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede ekiplerin yürüttüğü çalışmaların selin ardından oluşan koşullar nedeniyle devam ettiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>62 kişi bölgeden tahliye edildi</strong></h3>

<p>Selin ardından toplam 62 kişinin bölgeden güvenli alanlara tahliye edildiği bildirildi. Yaklaşık 50 kişinin daha tahliye edilmesi için çalışmaların sürdüğü açıklandı.</p>

<p>Ulusal Park Servisi, sel sırasında yaralanan olmadığını da duyurdu. Ekiplerin hem <strong>tahliye</strong> hem de bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Bazı turistik alanlar kapatıldı</strong></h3>

<p>Selin Büyük Kanyon Milli Parkı’ndaki turistik faaliyetleri de etkilediği bildirildi. Parkta bulunan bazı turistik noktaların geçici olarak ziyarete kapatıldığı açıklandı.</p>

<p><strong>Colorado Nehri</strong> üzerindeki bazı aktivitelerin de sel nedeniyle askıya alındığı kaydedildi. Yetkililerin, selin parkta oluşturduğu hasarın boyutunu belirlemek amacıyla incelemelerini sürdürdüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İçme suyunda kısıtlama uygulanıyor</strong></h3>

<p>Selin ardından bölgede altyapıya ilişkin sorunlar da ortaya çıktı. Boru hattında meydana gelen hasar nedeniyle içme suyunun sınırlı şekilde kullanılabildiği bildirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/buyuk-kanyonda-sel-felaketi-yaklasik-15-kisiden-haber-alinamiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdde-buyuk-kanyondaki-selde-1-kisi-hayatini-kaybetti-yaklasik-15-kisiden-haber-alinamiyor.png" type="image/jpeg" length="11601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GSYH 2025'te yüzde 3,7 arttı: Kişi başına milli gelir 714 bin 682 TL oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gsyh-2025te-yuzde-37-artti-kisi-basina-milli-gelir-714-bin-682-tl-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gsyh-2025te-yuzde-37-artti-kisi-basina-milli-gelir-714-bin-682-tl-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin yıllık gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH), 2025 yılında zincirlenmiş hacim endeksine göre bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,7 yükseldi. Cari fiyatlarla GSYH 63 trilyon 240 milyar 524 milyon TL'ye ulaşırken kişi başına GSYH 714 bin 682 TL olarak hesaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (<strong>TÜİK</strong>) verilerine göre, yıllık verilere dayalı olarak hesaplanan bağımsız gayrisafi yurt içi hasıla 2025 yılında yüzde 3,7 büyüdü. Üretim yöntemiyle hesaplanan cari fiyatlarla<strong> GSYH</strong> ise önceki yıla göre yüzde 41,6 artarak 63 trilyon 240 milyar 524 milyon TL seviyesine çıktı. Yıllık GSYH içerisinde en yüksek payı yüzde 15,6 ile imalat sanayi oluşturdu.</p>

<h2><strong>GSYH 2025 yılında yüzde 3,7 büyüdü</strong></h2>

<p>Yıllık gayrisafi yurt içi hasıla, zincirlenmiş hacim endeksi üzerinden yapılan hesaplamaya göre 2025'te yüzde 3,7 arttı. Cari fiyatlarla hesaplanan GSYH de aynı dönemde yüzde 41,6 yükseldi.</p>

<p>Üretim yöntemiyle hesaplanan cari GSYH'nin 2025 yılındaki toplam büyüklüğü 63 trilyon 240 milyar 524 milyon TL olarak kaydedildi. GSYH içinde imalat sanayinin payı yüzde 15,6 olurken, bu sektörü yüzde 12,9 ile toptan ve perakende ticaret ile motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı izledi. Gayrimenkul faaliyetlerinin payı ise yüzde 9,2 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kişi başına GSYH 714 bin 682 TL oldu</strong></h3>

<p>2025 yılında kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla cari fiyatlarla 714 bin 682 TL olarak hesaplandı. Aynı gösterge ABD doları cinsinden ise 18 bin 103 dolar oldu.</p>

<p>Yıllık GSYH verileri içerisinde en düşük pay, hanehalklarının işverenler olarak faaliyetleri için gerçekleşti.</p>

<h3><strong>2025'te en fazla büyüyen sektör hangisi?</strong></h3>

<p>Sektörlerin büyüme performansına bakıldığında 2025 yılında en yüksek artış yüzde 11,0 ile inşaat sektöründe görüldü. Kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor faaliyetleri yüzde 8,5, bilgi ve iletişim sektörü ise yüzde 7,9 büyüdü.</p>

<p>Aynı dönemde tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 8,5, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri yüzde 5,0 küçüldü. Hanehalklarının işverenler olarak faaliyetlerinde ise yüzde 4,2 daralma kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hanehalkı tüketim harcamaları yüzde 4,2 arttı</strong></h3>

<p>Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2025 yılında bir önceki yılın zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 4,2 yükseldi. Bu harcamaların cari değerlerle GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak hesaplandı.</p>

<p>Hanehalkı nihai tüketim harcamalarında en yüksek pay yüzde 21,4 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubuna ait oldu. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar yüzde 18,0 ile ikinci sırada yer alırken ulaştırmanın payı yüzde 15,0 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Devletin tüketim harcamaları yüzde 1 arttı</strong></h3>

<p>Devletin nihai tüketim harcamaları, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,0 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 13,9 olarak kaydedildi.</p>

<p>Gayrisafi sabit sermaye oluşumunun GSYH içindeki payı ise yüzde 30,7 oldu. Bir önceki yılın zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 7,3 arttı.</p>

<h3><strong>İhracat yüzde 0,6 azalırken ithalat yüzde 4,6 arttı</strong></h3>

<p>2025 yılında mal ve hizmet ihracatı, zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 0,6 geriledi. Aynı dönemde mal ve hizmet ithalatı yüzde 4,6 yükseldi.</p>

<p>Harcama yöntemiyle hesaplanan cari GSYH ana bileşenleri içinde toplam mal ve hizmet ihracatının payı yüzde 24,7 olarak belirlendi. İthalatın GSYH içindeki payı ise yüzde 25,0 oldu.</p>

<h3><strong>İş gücü ödemeleri yüzde 40 arttı</strong></h3>

<p>Gelir yöntemiyle yapılan GSYH hesaplamalarında iş gücü ödemelerinin 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,0 yükseldiği görüldü. Aynı dönemde brüt işletme artığı ve karma gelir yüzde 41,3 arttı.</p>

<p>İş gücüne yapılan ödemelerin cari gayrisafi katma değer içerisindeki payı 2024 yılında yüzde 36,9 seviyesindeyken 2025'te yüzde 36,6 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>Net işletme artığı ve karma gelirin payı yüzde 44,3 oldu</strong></h3>

<p>Net işletme artığı ve karma gelirin gayrisafi katma değer içindeki payı da 2025 yılında yükseldi. Söz konusu pay 2024 yılında yüzde 43,3 iken 2025 yılında yüzde 44,3 seviyesine çıktı.</p>

<p>TÜİK'in yıllık GSYH hesaplamalarında 2025 yılına ilişkin üretim, harcama ve gelir yöntemiyle elde edilen veriler bu göstergeler üzerinden açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gsyh-2025te-yuzde-37-artti-kisi-basina-milli-gelir-714-bin-682-tl-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="12742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girne'de 'alabora' faciasının 2'inci günü: Kayıp 18 kişi için arama çalışmaları havadan destekle sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/girnede-alabora-faciasinin-2inci-gunu-kayip-18-kisi-icin-arama-calismalari-havadan-destekle-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/girnede-alabora-faciasinin-2inci-gunu-kayip-18-kisi-icin-arama-calismalari-havadan-destekle-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC’nin Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen facianın ardından arama kurtarma çalışmaları sürüyor. 8 kişinin hayatını kaybettiği olayda kayıp olduğu bildirilen 18 kişiye ulaşılması için ekipler havadan, denizden ve deniz altında çalışmalarını yoğunlaştırdı. Gemi kaptanı ve 7 görevli ise soruşturma kapsamında gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KKTC’nin Girne açıklarında Mersin-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olmasıyla meydana gelen faciada 8 kişi hayatını kaybetti, 241 kişi kurtarıldı. Kayıp 18 kişiye ulaşılması için havadan, denizden ve deniz altında arama kurtarma çalışmaları devam ederken, gemi kaptanı ve 7 görevli gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>Girne açıklarında gemi faciası</strong></h2>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne açıklarında, <strong>Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması</strong> sonucu büyük bir deniz faciası yaşandı.</p>

<p>Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden katamaran tipi yolcu gemisinde <strong>259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi</strong> bulunuyordu. Gemi, denize açıldıktan kısa süre sonra su alarak alabora oldu.</p>

<p>Kazanın ardından bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. İlk müdahalenin ardından çalışmalar gece boyunca sürdürülürken, ekiplerin kayıp kişilere ulaşmak için bölgedeki taramalarını yoğunlaştırdığı bildirildi.</p>

<h3><strong>8 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi aranıyor</strong></h3>

<p>Faciada şu ana kadar <strong>8 kişinin hayatını kaybettiği</strong>, 241 kişinin ise kurtarıldığı açıklandı. Kayıp olduğu bildirilen <strong>18 kişiye ulaşılması için arama kurtarma çalışmaları</strong> devam ediyor.</p>

<p>Arama faaliyetlerine deniz unsurlarının yanı sıra helikopter ve insansız hava araçları da destek veriyor. Ekiplerin denizdeki akıntının yönünü de dikkate alarak arama bölgelerini genişlettiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Arama kurtarma çalışmaları havadan ve denizden sürüyor</strong></h3>

<p>Kazanın hemen ardından Sahil Güvenlik, Sivil Savunma, polis ve dalgıç ekipleri bölgede çalışma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KKTC Başbakanı <strong>Ünal Üstel</strong>, arama kurtarma kapasitesinin Türkiye'den gönderilen unsurlarla güçlendirildiğini belirtti. Bölgede uçak, helikopter, İHA ve Sahil Güvenlik botlarının yanı sıra farklı deniz unsurları görev yapıyor.</p>

<p>Yetkililer, çalışmaların <strong>hava ve deniz şartları elverdiği sürece</strong> aralıksız devam edeceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Kaptan ve 7 görevli gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Gemi faciasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında <strong>gemi kaptanı ile 7 görevli gözaltına alındı</strong>.</p>

<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kazanın tüm yönleriyle araştırılacağını ve sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edileceğini açıkladı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında geminin evrakları, yeterliliği, liman izinleri ve güvenlik tedbirlerinin de inceleneceği bildirildi. Yolcular tarafından dile getirilen bazı iddiaların da soruşturma kapsamında değerlendirileceği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Ünal Üstel: “Bütün imkanlarımızla arıyoruz”</strong></h3>

<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yaşanan olayı Kıbrıs'ın karşı karşıya kaldığı en büyük deniz felaketlerinden biri olarak nitelendirdi.</p>

<p>Üstel, kazanın ilk anından itibaren devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirterek, arama kurtarma çalışmalarının <strong>havadan, denizden ve denizin altından</strong>sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>1000 metre derinlikte arama yapabilecek gemi geliyor</strong></h3>

<p>Arama kurtarma çalışmalarının deniz altında da genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>Ünal Üstel, 1000 metre derinliğe kadar arama yapabilecek ve gemi batığına ulaşabilecek kapasitedeki bir arama kurtarma gemisinin KKTC'ye gönderilerek çalışmalara katılacağını açıkladı.</p>

<h3><strong>KKTC'de 3 günlük ulusal yas ilan edildi</strong></h3>

<p>Faciada yaşanan can kayıplarının ardından KKTC Bakanlar Kurulu tarafından <strong>31 Ağustos-2 Eylül 2026 tarihleri arasında üç günlük ulusal yas</strong> ilan edildi.</p>

<p>Arama kurtarma ekiplerinin, kayıp 18 kişiye ulaşmak amacıyla bölgedeki çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/girnede-alabora-faciasinin-2inci-gunu-kayip-18-kisi-icin-arama-calismalari-havadan-destekle-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/girne-aciklarinda-gemi-icin-ekipler-harekete-gecti.png" type="image/jpeg" length="45970"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daha 17 15. bölüm fragmanı çıktı mı? Daha 17 yeni bölümde neler olacak? DNA testi sonucu belli olacak mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/daha-17-15-bolum-fragmani-cikti-mi-daha-17</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/daha-17-15-bolum-fragmani-cikti-mi-daha-17" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daha 17 15. bölüm fragmanı izleyicilerle buluşurken yeni bölümde yaşanacak gelişmeler de merak konusu oldu. Tanıtımda Leyla ile Doğukan arasında yaşanan gerilim okulda büyük bir kavgaya dönüşürken, Aras’ın Şebnem’in konuşmasına kulak misafiri olması olayların seyrini değiştiriyor. Peki Teoman Aras’ın kardeşi mi, Aras neden DNA testi yaptırıyor ve Daha 17 15. bölümde hangi gelişmeler yaşanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanal D ekranlarında yayınlanan <strong>Daha 17</strong> dizisinin 15. bölümünden ilk fragman yayınlandı. Yeni bölüm tanıtımı, karakterler arasındaki gerilimin giderek yükseldiğini gösterirken özellikle Aras'ın öğrendiği bilgiler sonrasında attığı adım dikkat çekiyor. Okulda yaşanan kavga birçok karakteri karşı karşıya getirirken Aras, Şebnem'in konuşmasına şahit olmasının ardından önemli bir şüpheye kapılıyor.</p>

<p>Yeni bölüm fragmanında öne çıkan gelişmelerden biri Aras'ın Teoman ile arasındaki akrabalık ihtimalini araştırmaya başlaması. Aras, duyduklarının ardından Teoman'ın öz kardeşi olup olmadığını öğrenmek için DNA testi yaptırmaya karar veriyor. Bunun için Teoman'dan kan örneği alan Aras'ın laboratuvara gitmesi, dizinin gelecek bölümüne ilişkin merakı artırıyor.</p>

<p>Öte yandan Leyla ve Doğukan arasındaki gerilim de yeni bölümde önemli bir yer tutuyor. Doğukan'ın Leyla karşısındaki tavrı okulda yeni bir çatışmanın ortaya çıkmasına neden olurken Teoman ve Aras da olayların içine dahil oluyor.</p>

<h2><strong>Daha 17 15. bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h2>

<p>Evet. <strong>Daha 17 dizisinin 15. bölüm 1. fragmanı yayınlandı.</strong> Tanıtımda yeni bölümde yaşanacak olaylardan önemli kesitler izleyiciye sunuluyor.</p>

<p>Fragmanda özellikle okulda yaşanan tartışmanın kısa sürede fiziksel bir kavgaya dönüşmesi dikkat çekiyor. Leyla ile Doğukan arasında başlayan gerilim, çevredeki öğrencilerin de dahil olduğu bir çatışmaya dönüşüyor.</p>

<p>Ancak fragmanın asıl merak uyandıran bölümü Aras'ın öğrendiği bilgi sonrasında verdiği karar oluyor. Şebnem'in konuşmasını duyan Aras, duyduklarının ardından Teoman ile arasındaki bağı sorgulamaya başlıyor.</p>

<p>Bu gelişme, dizinin önceki bölümlerinde yaşanan olaylara ilişkin yeni bir soru işareti oluşturuyor. Aras'ın şüphesini gidermek için doğrudan DNA testine başvurması ise hikâyenin önemli dönüm noktalarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Leyla ve Doğukan arasında gerilim yükseliyor</strong></h3>

<p>Yeni bölüm tanıtımında Leyla ile Doğukan arasındaki ilişkinin daha da karmaşık bir noktaya taşındığı görülüyor. Leyla, Doğukan'ın davranışları karşısında mesafesini artırmaya karar veriyor.</p>

<p>Doğukan ise Leyla'nın bu tavrını kabul etmiyor. Okulda Leyla'nın karşısına çıkan Doğukan, yaşananların ardından genç kızdan özür dilemesini istiyor. Tartışmanın büyümesiyle birlikte ortam kısa sürede geriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fragmanda Doğukan'ın Leyla'ya yönelik tavrı çevresindeki karakterlerin de tepkisini çekiyor. Yaşananlara müdahale eden Deniz'in ardından Teoman da olayın içine giriyor.</p>

<p>Böylece Leyla ile Doğukan arasında başlayan gerilim, kısa sürede daha geniş bir çatışmanın merkezine dönüşüyor.</p>

<p><img alt="Daha 17 dizisi" class="detail-photo img-fluid" height="1078" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-01-130517.png" width="1992" /></p>

<h3><strong>Okulda kavga çıkıyor</strong></h3>

<p>Daha 17'nin 15. bölüm tanıtımında okulda yaşanan kavga, bölümün dikkat çeken sahneleri arasında yer alıyor. Doğukan'ın davranışlarına tepki gösteren Teoman, yaşanan gerilimin ardından onunla karşı karşıya geliyor.</p>

<p>İki genç arasındaki tartışmanın fiziksel çatışmaya dönüşmesiyle birlikte okulda tansiyon yükseliyor. Doğukan'ın Teoman'a karşılık vermesi üzerine Aras da olaylara müdahale ediyor.</p>

<p>Aras'ın amacı Teoman'ı korumak olurken, kavgaya dahil olması olayların daha da büyümesine neden oluyor. Fragman, okul içerisinde başlayan bu çatışmanın yeni bölümde karakterler arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceği konusunda önemli ipuçları veriyor.</p>

<p>Kavga sahneleri yalnızca Leyla ve Doğukan arasındaki gerilimin sonucunu göstermekle kalmıyor. Aras ile Teoman arasındaki ilişkinin de bölüm içerisinde daha farklı bir anlam kazanabileceğine işaret ediyor.</p>

<h3><strong>Teoman Aras'ın kardeşi mi?</strong></h3>

<p>Yeni bölümün en büyük soru işaretlerinden biri <strong>“Teoman Aras'ın kardeşi mi?”</strong> sorusu oluyor.</p>

<p>Aras, Şebnem'in gerçekleştirdiği bir konuşmaya tesadüfen kulak misafiri oluyor. Konuşmada duyduğu bilgiler, Teoman ile arasındaki olası akrabalık konusunda şüphelenmesine yol açıyor.</p>

<p>Aras'ın bu bilgiyi öğrendikten sonra konunun peşini bırakmaması, dizide yeni bir gizemin kapısını açıyor. Fragmanda Aras'ın Teoman'la ilgili gerçeği kendi yöntemleriyle araştırmaya başladığı görülüyor.</p>

<p>Ancak tanıtımda Teoman ile Aras'ın gerçekten kardeş olup olmadığı kesin olarak açıklanmıyor. Dolayısıyla fragman, izleyiciye kesin bir sonuç vermek yerine yeni bölümde cevaplanması beklenen önemli bir soru ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu nedenle Teoman ve Aras arasındaki olası kardeşlik bağı, 15. bölümün temel merak unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Aras neden DNA testi yaptırıyor?</strong></h3>

<p>Aras, Şebnem'in konuşmasını duyduktan sonra Teoman'ın kendisiyle olan biyolojik bağını öğrenmek istiyor. Bu nedenle gerçeği kesin olarak ortaya çıkarmak için <strong>DNA testi</strong> yaptırmaya karar veriyor.</p>

<p>Fragmanda Aras'ın Teoman'dan kan örneği aldığı görülüyor. Ardından örneği DNA analizi için laboratuvara götüren Aras, test sonucunu beklemeye başlıyor.</p>

<p>Bu gelişme, dizinin hikâyesinde doğrudan biyolojik akrabalık üzerinden yeni bir çatışma alanı oluşturuyor. Eğer Aras'ın şüphesi doğru çıkarsa Teoman ile arasındaki ilişkinin boyutu değişebilir. Ancak fragmanda test sonucu açıklanmadığı için bu konuda kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>Teoman Aras'ın kardeşi mi</strong> sorusunun yanıtı yeni bölümde ortaya çıkabilecek en önemli gelişmelerden biri olacak.</p>

<h3><img alt="Daha 17 dizisi" class="detail-photo img-fluid" height="1078" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-01-130610.png" width="1992" /></h3>

<h3><strong>Aras gerçeği öğrenebilecek mi?</strong></h3>

<p>Fragmanda Aras'ın gerçeği öğrenmek konusunda oldukça kararlı olduğu görülüyor. Teoman'dan aldığı kan örneğini laboratuvara götürmesi, artık şüphelerini yalnızca konuşmalar üzerinden değil, bilimsel bir test aracılığıyla gidermek istediğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak DNA testinin sonucunun ne zaman açıklanacağı ve Aras'ın bu sonuçla karşılaştığında nasıl bir tepki vereceği tanıtımda gösterilmiyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni bölümde yalnızca test süreci değil, testin ortaya çıkaracağı sonuç da dizinin hikâyesi açısından kritik hale geliyor. Aras'ın öğrendiği gerçek, Teoman ile olan ilişkisini olduğu kadar Şebnem'in geçmişine ilişkin sırları da etkileyebilir.</p>

<h3><strong>Daha 17 yeni bölümde başka neler olacak?</strong></h3>

<p>15. bölüm fragmanı, dizinin yalnızca Aras ve Teoman arasındaki olası kardeşlik meselesine odaklanmayacağını da gösteriyor. Leyla ve Doğukan arasında yaşanan sorun, okulda yeni bir çatışmanın başlamasına neden oluyor.</p>

<p>Doğukan'ın Leyla'dan özür talep etmesiyle başlayan tartışmanın ardından Teoman'ın müdahalesi, ardından Aras'ın kavgaya dahil olması olayları büyütüyor.</p>

<p>Bu sırada Aras'ın Şebnem'in konuşmasına şahit olması, bölümün farklı bir hikâye hattını devreye sokuyor. Böylece 15. bölümde bir tarafta okul içerisindeki ilişkiler ve çatışmalar devam ederken, diğer tarafta aile bağlarına ilişkin önemli bir gizemin çözülmesi için ilk adımlar atılıyor.</p>

<p>Özellikle Aras'ın DNA testi yaptırması, yeni bölümün hikâyesinde sonucu merak edilen en önemli gelişmelerden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Daha 17 dizisi" class="detail-photo img-fluid" height="1078" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-01-130620.png" width="1992" /></p>

<h3><strong>Daha 17 15. bölümde DNA sonucu açıklanacak mı?</strong></h3>

<p>Fragmanda Aras'ın DNA testi için harekete geçtiği görülse de <strong>test sonucunun ne olacağına ilişkin kesin bir bilgi paylaşılmıyor</strong>. Tanıtım, Aras'ın Teoman'dan aldığı kan örneğini laboratuvara götürmesiyle sona eren gelişmeler üzerinden izleyicide merak oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle Teoman ile Aras'ın gerçekten kardeş olup olmadığı konusunda fragmana bakarak kesin bir hüküm vermek mümkün değil. Dizinin yeni bölümünde test sonucunun açıklanıp açıklanmayacağı ve Aras'ın bu süreçte hangi bilgileri öğreneceği izleyicilerin takip edeceği gelişmeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Daha 17'nin 15. bölüm fragmanı, bir yandan okulda yaşanan çatışmayı öne çıkarırken diğer yandan Aras'ın ailesine ilişkin olabilecek büyük bir sırrın kapısını aralıyor. Teoman ile Aras arasındaki bağın gerçekte ne olduğu ise yeni bölümün en önemli soru işaretlerinden biri olarak gündemdeki yerini koruyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ogfoGaMyrAQ?si=zH7YKnwrtMd6ilPc" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/daha-17-15-bolum-fragmani-cikti-mi-daha-17</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-01-130645.png" type="image/jpeg" length="24636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya’da dijital ruble kullanıma açılıyor: Aylık limit 300 bin ruble olacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-dijital-ruble-kullanima-aciliyor-aylik-limit-300-bin-ruble-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-dijital-ruble-kullanima-aciliyor-aylik-limit-300-bin-ruble-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’da dijital ruble kullanımı 1 Eylül’de yaygınlaşıyor. Büyük bankalar ve perakende şirketleri dijital ruble işlemleri için altyapılarını kullanıma açacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>’da merkez bankası tarafından çıkarılan dijital rublenin kullanım alanı genişletiliyor.<strong> Rusya Merkez Bankası</strong>, dijital rublenin 1 Eylül’den itibaren ülkede yaygın şekilde kullanılmaya başlanacağını ve büyük bankalar ile perakende şirketlerinin dijital ruble işlemlerine yönelik altyapılarını devreye alacağını açıkladı.</p>

<h2><strong>Dijital rubleyle ödeme ve transfer yapılabilecek</strong></h2>

<p>Rusya’daki büyük bankaların ve perakende şirketlerinin dijital ruble işlemlerini desteklemeye başlayacağı bildirildi. Sisteme dahil olan bankaların mobil uygulamalarını kullanan vatandaşlar, dijital ruble hesabı açabilecek.</p>

<p>Vatandaşlar, <strong>banka hesapları</strong>nda bulunan rubleleri dijital ruble hesaplarına aktarabilecek. Bu kapsamda aylık transfer limiti 300 bin ruble olarak belirlenirken, işletmelerin dijital ruble hesaplarına yapacağı transferlerde herhangi bir sınırlama uygulanmayacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>Dijital ruble üçüncü ruble biçimi olacak</strong></h3>

<p>Rusya Merkez Bankasının çıkardığı dijital ruble, kripto para olarak değerlendirilmiyor. Dijital ruble, ülkedeki ulusal paranın nakit ve banka hesaplarında bulunan rubleden sonra üçüncü kullanım biçimi olacak.</p>

<p>Dijital ruble ile nakit ve banka hesabındaki ruble arasında değer bakımından fark bulunmayacak. Böylece <strong>dijital para birimi</strong>, mevcut rubleyle aynı değerde kullanılabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Uluslararası ödemelerde dijital ruble hedefi</strong></h3>

<p>Rusya Merkez Bankası, dijital rublenin yalnızca ülke içindeki işlemlerde değil, uluslararası ödemelerde de kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>Bu kapsamda dijital rublenin yabancı merkez bankalarının dijital para sistemleriyle bağlantılı çalışabilmesi üzerinde duruluyor. Rusya, böylece uluslararası ödemelerde aracı kurumlara olan ihtiyacın ve işlem maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyor.</p>

<p>Dijital ruble sisteminin uluslararası kullanımının geliştirilmesiyle birlikte yaptırımlardan kaynaklanan risklerin de azaltılması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>AB dijital ruble işlemlerine yasak getirdi</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği, Rusya’ya yönelik yaptırımlar kapsamında dijital ruble işlemlerine de sınırlama getirdi. AB tarafından 23 Nisan’da kabul edilen 20. yaptırım paketinde <strong>dijital rubleyle</strong> yapılan işlemler yasaklandı.</p>

<p>Rusya’da ise dijital rublenin kullanımının yaygınlaştırılması için bankalar, işletmeler ve ödeme altyapılarının sisteme dahil edilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-dijital-ruble-kullanima-aciliyor-aylik-limit-300-bin-ruble-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rusyada-dijital-ruble-yarin-kullanima-giriyor.png" type="image/jpeg" length="74679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nâzım Hikmet’in arşivi İzmir’de “ROMANTİKA” ile sanatseverlerle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nâzım Hikmet’in yaşamını farklı dönemler ve anlatılar üzerinden ele alan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi”, 5 Eylül 2026’da İzmir’de kapılarını açıyor. Yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, 15 salonda kurulacak sergide yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür ve sanat programının öne çıkan etkinliklerinden biri, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden biri olarak hazırlanan <strong>“ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi”</strong> olacak.</p>

<p><img alt="Nâzım Hikmet’in Arşivi İzmir’de “Romanti̇ka” Ile Sanatseverlerle Buluşacak5" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak5.jpg" width="1463" /></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığında hazırlanan sergi, <strong>5 Eylül 2026–15 Ocak 2027</strong> tarihleri arasında Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen <strong>95. İzmir Enternasyonal Fuarı</strong> ise 5–13 Eylül 2026 tarihleri arasında “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla Kültürpark’ta gerçekleştirilecek.</p>

<p>Fuar kapsamında konser, tiyatro, stand-up, sergi, çocuk ve gençlik etkinlikleri ile uluslararası sokak gösterileri ve interaktif deneyimler ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p><img alt="Nâzım Hikmet’in Arşivi İzmir’de “Romanti̇ka” Ile Sanatseverlerle Buluşacak1" class="detail-photo img-fluid" height="4416" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak1.jpg" width="3840" /></p>

<h2><strong>Nâzım Hikmet’in yaşamı kapsamlı bir kurgu ile ele alınacak</strong></h2>

<p>Küratörlüğünü <strong>M. Melih Güneş’in</strong>, sergi kimliklendirme ve tasarımını ise <strong>Ömer Durmaz’ın</strong> üstlendiği “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi”, yaklaşık <strong>2 bin 125 metrekarelik alanda ve fuaye dahil 15 salonda</strong> kurulacak.</p>

<p>Sergide Türkiye’den ve yurt dışından kişi, kurum, arşiv ve koleksiyonlardan bir araya getirilen <strong>yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt</strong> yer alacak.</p>

<p>Edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı sanat disiplinlerinin bir araya getirileceği sergide, Nâzım Hikmet’in hayatı klasik bir kronolojik anlatımla aktarılmayacak.</p>

<p>Bunun yerine şairin yaşamı, farklı dönemlere ve anlatılara açılan <strong>çok katmanlı bir sergi kurgusu</strong> üzerinden ziyaretçilere sunulacak.</p>

<h3><strong>Dünyanın farklı arşivlerinden özel seçkiler</strong></h3>

<p>Serginin hazırlanması sürecinde çok sayıda önemli arşiv ve koleksiyonun kapıları açıldı.</p>

<p><strong>Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ile Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi</strong> sergide yer alacak materyallerin hazırlanmasına katkı sağlayan kurumlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra <strong>Vera Tulyakova Hikmet’in arşivinden</strong> materyaller, koleksiyoner Gürkan Us’taki eserler ile Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova ve Jak İhmalyan’ın çalışmalarından seçkiler de sergide ziyaretçilerin karşısına çıkacak.</p>

<h3><strong>Nâzım Hikmet’in kendi resimleri de sergide</strong></h3>

<p>“ROMANTİKA”da yalnızca Nâzım Hikmet’in yaşamına ilişkin arşiv belgeleri değil, şairin sanatla kurduğu ilişkinin farklı yönlerini gösteren eserler de yer alacak.</p>

<p>Nâzım Hikmet’in <strong>kendi yaptığı bazı resimler</strong> sergide sanatseverlerle buluşurken, sanatçı <strong>Sedat Girgin’in sergi için özel olarak hazırladığı eser</strong> de ziyaretçilere sunulacak.</p>

<p><img alt="Nâzım Hikmet’in Arşivi İzmir’de “Romanti̇ka” Ile Sanatseverlerle Buluşacak2" class="detail-photo img-fluid" height="3500" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak2.jpg" width="2558" /></p>

<h3><strong>Nâzım Hikmet’in çalışma odası yeniden canlandırılacak</strong></h3>

<p>Serginin dikkat çeken bölümlerinden biri de Nâzım Hikmet’in kişisel eşyalarının yer aldığı <strong>çalışma odasının replikası</strong> olacak.</p>

<p>Bu bölümle ziyaretçilere yalnızca şairin eserlerini ve yaşam öyküsünü değil, aynı zamanda üretim sürecine ve kişisel dünyasına dair daha yakından bir bakış sunulması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<h3><strong>“ROMANTİKA” 15 Ocak 2027’ye kadar açık olacak</strong></h3>

<p>Nâzım Hikmet’in yaşamını edebiyat, sanat, arşiv ve kişisel hafıza üzerinden farklı katmanlarıyla ele alan <strong>“ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi”</strong>, 5 Eylül 2026’da Atlas Pavyonu’nda ziyarete açılacak.</p>

<p>Sergi, <strong>15 Ocak 2027’ye kadar</strong> sanatseverleri ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nazim-hikmetin-arsivi-izmirde-romantika-ile-sanatseverlerle-bulusacak3.jpg" type="image/jpeg" length="88850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul BIST 100 güne düşüşle başladı: Hangi sektörler yükseldi, hangileri geriledi? - 31 Ağustos 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-bist-100-gune-dususle-basladi-hangi-sektorler-yukseldi-hangileri-geriledi-31-agustos-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-bist-100-gune-dususle-basladi-hangi-sektorler-yukseldi-hangileri-geriledi-31-agustos-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi 31 Ağustos Pazartesi gününe yüzde 0,25 düşüşle başladı. BIST 100 endeksi 14.604,26 puana gerilerken bankacılık endeksi yükseldi, holding endeksi ise değer kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da BIST 100 endeksi, haftanın ilk işlem gününün (<strong>31 Ağustos Pazartesi</strong>) açılışında cuma günkü kapanışa göre 37,29 puan gerileyerek 14.604,26 puana indi. Endeksteki düşüş yüzde 0,25 olarak gerçekleşti. Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,45 yükselişle 14.641,56 puandan tamamlamıştı.</p>

<h2><strong>Borsa İstanbul haftaya düşüşle başladı</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinin yeni haftaya düşüşle başlamasının ardından sektör endekslerinde farklı yönlü hareketler görüldü. Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,15 değer kazanırken holding endeksi yüzde 0,08 geriledi.</p>

<p>Sektör endeksleri arasında günün açılışında en fazla yükselen alan yüzde 1,46 ile kimya, petrol, plastik oldu. Finansal kiralama, faktoring endeksi ise yüzde 9,05 düşüşle en fazla gerileyen sektör endeksi olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>BIST 100 endeksi 14.604 puandan açıldı</strong></h3>

<p>BIST 100 endeksi, cuma günü 14.641,56 puandan tamamlanan işlemlerin ardından yeni haftaya 14.604,26 puandan başladı. Böylece endeksin açılışındaki değişim önceki kapanışa göre yüzde 0,25 düşüş şeklinde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi açısından 14.500 ve 14.400 puan seviyeleri destek, 14.800 ve 14.900 puan seviyeleri ise direnç olarak takip ediliyor.</p>

<h3><strong>Küresel piyasalar negatif seyrediyor</strong></h3>

<p>Küresel piyasalarda yeni haftanın başlangıcında negatif bir görünüm öne çıktı. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'un Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yaptığı açıklamalar ve Orta Doğu'da yükselen gerilimler küresel piyasalardaki gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>Warsh, enflasyonun hedeflenen seviyeye gerilememesi halinde para politikasında ilave adımlar gerekebileceğine yönelik sinyal verdi. Cuma günü yapılan açıklamaların ardından faiz artırım beklentilerinin güçlendiği görüldü.</p>

<h3><strong>Orta Doğu gerilimi piyasalarda takip ediliyor</strong></h3>

<p>ABD ordusunun İran'ın Lark Adası'na saldırı düzenlemesiyle Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim yükseldi. Bölgede artan gerilimlerin küresel piyasalardaki satış baskısını artırdığı ve petrol fiyatlarında yükseliş yaşandığı aktarıldı.</p>

<p>Yeni haftada yatırımcıların takip ettiği başlıklar arasında Fed Başkanı Warsh'un açıklamalarının yanı sıra Orta Doğu'daki gelişmeler de bulunuyor.</p>

<h3><strong>Piyasaların gündeminde büyüme verisi var</strong></h3>

<p>Yurt içinde bugün büyüme verileri takip edilirken yurt dışında Almanya'nın enflasyon verisi ile ABD'de açıklanacak Dallas Fed imalat aktivite endeksi izlenecek.</p>

<p>AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Türkiye ekonomisinin Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,80 büyümesini bekliyor. Ekonomistlerin 2026 yılının tamamına yönelik büyüme beklentilerinin medyanı ise yüzde 3 seviyesinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-bist-100-gune-dususle-basladi-hangi-sektorler-yukseldi-hangileri-geriledi-31-agustos-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="11283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okullar ne zaman açılacak? İlkokul, ortaokul ve liseler için ilk ders günü ne zaman? Kasım ara tatili ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/okullar-ne-zaman-acilacak-ilkokul-ortaokul-ve-liseler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/okullar-ne-zaman-acilacak-ilkokul-ortaokul-ve-liseler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okullar ne zaman açılıyor, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde öğrencilerin ve velilerin gündemindeki başlıklardan biri oldu. MEB çalışma takvimine göre ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri 14 Eylül 2026 Pazartesi günü ders başı yapacak. Peki kasım ara tatili ne zaman, yarıyıl tatili hangi tarihlerde uygulanacak ve ara tatil ne zaman 2027? İşte 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimindeki tüm önemli tarihler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için geri sayım sürerken öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin merak ettiği takvim belli oldu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan çalışma takvimine göre ilkokul, <strong>ortaokul</strong> ve lise öğrencileri için yeni eğitim dönemi <strong>14 Eylül 2026 Pazartesi</strong> günü başlayacak. Birinci dönem 22 Ocak 2027 Cuma günü tamamlanacak.</p>

<p>Yeni eğitim yılı öncesinde özellikle <strong>okullar ne zaman açılıyor</strong>, <strong>okullar ne zaman açılacak</strong>, <strong>ara tatil ne zaman</strong> ve <strong>kasım ara tatili ne zaman</strong> soruları öne çıkıyor. MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimi, öğrencilerin yıl boyunca kullanacağı tatil dönemlerini ve ikinci dönemin başlangıç tarihini de ortaya koyuyor.</p>

<p>Takvime göre ilk dönem başlamadan önce bazı öğrenciler için uyum eğitimi gerçekleştirilecek. İlkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler ile okul öncesi eğitim öğrencilerinin uyum süreci 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak. Diğer kademelerdeki öğrenciler ise 14 Eylül'de yeni eğitim öğretim yılına başlayacak.</p>

<h2><strong>Okullar ne zaman açılıyor?</strong></h2>

<p><strong>Okullar 14 Eylül 2026 Pazartesi günü açılacak.</strong> MEB'in çalışma takviminde yer alan tarihe göre 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk dönemi bu tarihte başlayacak.</p>

<p>İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri aynı tarihte yeni eğitim dönemine geçecek. Böylece yaz tatilinin ardından okullarda ders zili eylül ayının ortasında yeniden çalacak.</p>

<p>Yeni eğitim yılı öncesinde öğrencilerin okul hazırlıkları da gündeme gelecek. Özellikle ilk kez okula başlayacak çocuklar açısından süreç diğer kademelerden farklı işleyecek. Okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için uyum çalışmaları, genel ders başlangıcından önce gerçekleştirilecek.</p>

<p>Birinci dönemin başlangıcıyla birlikte eğitim öğretim faaliyetleri MEB'in belirlediği çalışma takvimine göre sürdürülecek. Dönem içerisinde ara tatil uygulanacak ve ardından yarıyıl tatiline geçilecek.</p>

<h3><strong>Uyum haftası ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>İlk kez okula başlayacak öğrenciler için uyum süreci, yeni eğitim öğretim yılının genel başlangıç tarihinden önce yapılacak.</p>

<p>MEB takvimine göre <strong>okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin uyum eğitimleri 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu uygulamanın amacı, öğrencilerin yeni eğitim ortamına alışmasını kolaylaştırmak. İlk kez okul deneyimi yaşayacak çocukların sınıf, öğretmen ve okul düzenini tanımaları için gerçekleştirilecek uyum çalışmalarının ardından öğrenciler 14 Eylül'de başlayacak genel eğitim öğretim sürecine geçecek.</p>

<p>Dolayısıyla velilerin “Okullar ne zaman açılıyor?” sorusuna ilişkin tarih değerlendirilirken, çocukların kademesine dikkat edilmesi gerekiyor. İlkokul 1. sınıf ve okul öncesi öğrencileri için uyum dönemi 7 Eylül'de başlayacakken, eğitim öğretim yılının genel başlangıç tarihi 14 Eylül olacak.</p>

<p><img alt="MEB duyurdu: Çocuğu okula başlayacak kamu çalışanlarına günde 3 saat idari izin" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9af11edb-574a-4b49-ac18-632d00ade430.webp" width="1600" /></p>

<h3><strong>Kasım ara tatili ne zaman?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk dönemindeki ara tatil tarihi de MEB takviminde yer alıyor.</p>

<p><strong>Birinci dönem ara tatili 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak.</strong></p>

<p>Buna göre öğrenciler kasım ayında kısa süreli bir tatil dönemine girecek. Ara tatilin tamamlanmasının ardından eğitim öğretim faaliyetleri yeniden başlayacak ve öğrenciler birinci dönemin kalan bölümünde derslerine devam edecek.</p>

<p>“<strong>Kasım ara tatili ne zaman?</strong>” sorusunun yanıtını arayan öğrenciler ve veliler için tarih aralığı 16-20 Kasım 2026 olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Ara tatil, yarıyıl tatilinden farklı olarak eğitim yılının dönem içinde verilen kısa dinlenme aralarından biri. Öğrencilerin ders yoğunluğunun ardından kısa süreli dinlenmesine imkân sağlayan bu tatilin ardından ilk dönem devam edecek.</p>

<h3><strong>Yarıyıl tatili hangi tarihlerde?</strong></h3>

<p>İlk dönemin tamamlanmasının ardından öğrenciler sömestr olarak da bilinen yarıyıl tatiline çıkacak.</p>

<p>MEB'in 2026-2027 çalışma takvimine göre <strong>birinci dönem 22 Ocak 2027 Cuma günü sona erecek.</strong> Bunun ardından yarıyıl tatili başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yarıyıl tatili 25 Ocak-5 Şubat 2027 tarihleri arasında</strong> uygulanacak.</p>

<p>Böylece öğrenciler ikinci döneme başlamadan önce yaklaşık iki haftalık bir dinlenme dönemine girecek. Birinci dönem karnelerinin alınmasının ardından başlayacak tatilin sona ermesiyle okullarda ikinci dönem başlayacak.</p>

<h3><strong>İkinci dönem ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi <strong>8 Şubat 2027 Pazartesi günü</strong> başlayacak.</p>

<p>Yarıyıl tatilinin tamamlanmasının ardından ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri yeniden ders başı yapacak. İkinci dönem, eğitim öğretim yılının yaz tatiline kadar devam edecek.</p>

<p>İkinci dönemde de öğrenciler için bir ara tatil uygulanacak. Bu nedenle “<strong>ara tatil ne zaman 2027</strong>?” sorusunun yanıtı da MEB'in yayımladığı takvimde yer alıyor.</p>

<p><img alt="İBB'nin 2026-2027 eğitim dönemi okul kayıt desteği başlıyor" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9c5f183e4acedb66c06ca49ec781f932jpg.webp" width="1120" /></p>

<h3><strong>Ara tatil ne zaman 2027?</strong></h3>

<p>2027 yılındaki ikinci dönem ara tatili <strong>8-12 Mart 2027</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>İkinci dönem 8 Şubat'ta başladıktan yaklaşık bir ay sonra öğrenciler mart ayında ara tatile çıkacak. Tatilin ardından eğitim öğretim faaliyetleri yeniden devam edecek.</p>

<p>Bu tarih özellikle ikinci dönemin tatil planlamasını yapmak isteyen öğrenciler ve veliler açısından önem taşıyor. Mart ayındaki ara tatilin ardından öğrenciler eğitim yılının son bölümüne geçecek.</p>

<p>Dolayısıyla 2027 yılı içerisindeki eğitim takviminde yarıyıl tatili ile ikinci dönem ara tatili birbirinden farklı tarihlerde uygulanacak. Yarıyıl tatili ocak ve şubat aylarını kapsarken, ikinci dönem ara tatili mart ayında yapılacak.</p>

<h3><strong>Okullar ne zaman kapanacak?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının sona ereceği tarih de belli durumda.</p>

<p>MEB çalışma takvimine göre <strong>okullar 25 Haziran 2027 Cuma günü kapanacak.</strong> Bu tarihle birlikte öğrenciler yaz tatiline başlayacak.</p>

<p>Böylece 14 Eylül 2026'da başlayan 2026-2027 eğitim öğretim yılı, 25 Haziran 2027'de tamamlanmış olacak. İlk dönem ve ikinci dönem boyunca uygulanacak ara tatiller ile yarıyıl tatili de bu genel takvim içerisinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Öğrencilerin yaz tatiline ne zaman çıkacağını öğrenmek isteyenler açısından 25 Haziran 2027 tarihi özellikle önem taşıyor. Eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından yeni ders yılının takvimi için ise ilerleyen dönemde MEB tarafından yapılacak duyurular takip edilecek.</p>

<h3><strong>2026 ve 2027 eğitim öğretim yılı takvimi</strong></h3>

<p>MEB tarafından belirlenen takvimde öğrencilerin eğitim yılı boyunca bilmesi gereken temel tarihler şöyle:</p>

<ul>
 <li><strong>7-11 Eylül 2026:</strong> Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıflar için uyum eğitimleri</li>
 <li><strong>14 Eylül 2026 Pazartesi:</strong> 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması</li>
 <li><strong>16-20 Kasım 2026:</strong> Birinci dönem ara tatili</li>
 <li><strong>22 Ocak 2027 Cuma:</strong> Birinci dönemin sona ermesi</li>
 <li><strong>25 Ocak-5 Şubat 2027:</strong> Yarıyıl tatili</li>
 <li><strong>8 Şubat 2027 Pazartesi:</strong> İkinci dönemin başlaması</li>
 <li><strong>8-12 Mart 2027:</strong> İkinci dönem ara tatili</li>
 <li><strong>25 Haziran 2027 Cuma:</strong> Eğitim öğretim yılının sona ermesi</li>
</ul>

<h3><img alt="Okul M E B" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/okul-m-e-b.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için takvim aynı mı?</strong></h3>

<p>MEB'in genel çalışma takviminde ilkokul, <strong>ortaokul</strong> ve lise öğrencileri için eğitim öğretim yılının başlangıç ve bitiş tarihleri aynı olarak belirleniyor. Bu nedenle bu kademelerde eğitim gören öğrenciler için genel ders başlangıcı 14 Eylül 2026, eğitim öğretim yılının sona ermesi ise 25 Haziran 2027 olacak.</p>

<p>Ancak okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için genel başlangıçtan önce uyum eğitimi uygulanacak. Bu nedenle özellikle yeni eğitim hayatına başlayacak çocukların velilerinin 7-11 Eylül tarihlerini ayrıca dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>Okulların açılmasına kısa süre kala öğrencilerin gündeminde yalnızca ders başlangıç tarihi değil, ara tatiller ve yarıyıl tatili de bulunuyor. MEB'in açıkladığı takvim, 2026-2027 eğitim öğretim yılı boyunca uygulanacak temel tarihleri ortaya koyuyor.</p>

<p>Buna göre yeni eğitim yılı eylül ayında başlayacak, ilk ara tatil kasım ayında yapılacak ve birinci dönem ocak ayında tamamlanacak. Şubat ayında ikinci dönem başlayacak, mart ayında ikinci ara tatil uygulanacak ve eğitim öğretim yılı haziran sonunda sona erecek. Böylece öğrenciler için 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan eğitim takviminin temel tarihleri netleşmiş olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/okullar-ne-zaman-acilacak-ilkokul-ortaokul-ve-liseler</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/okullar-ne-zaman-acilacak.webp" type="image/jpeg" length="85079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de elektrik kesintisi var mı? 31 Ağustos İzmir'de hangi mahallelerde elektrikler kesilecek, ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-elektrik-kesintisi-var-mi-31-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-elektrik-kesintisi-var-mi-31-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Ağustos 2026 Pazartesi günü İzmir’in birçok ilçesinde planlı elektrik kesintileri uygulanacak. GDZ Elektrik tarafından yayımlanan çalışma programına göre kesintiler bakım, ağaç kesimi, şebeke yenileme, kapasite artışı ve üçüncü şahıs talebiyle gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında yapılacak. Peki İzmir’de elektrikler ne zaman kesilecek, hangi mahallelerde elektrik olmayacak ve elektrikler ne zaman gelecek? İşte ilçe ilçe 31 Ağustos elektrik kesintisi saatleri ve etkilenecek bölgeler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’de 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü planlı elektrik kesintileri uygulanacak. GDZ Elektrik’in çalışma programında yer alan bilgilere göre kentin farklı ilçelerinde bakım, ağaç kesimi, şebeke çalışmaları, trafo bakımı ve üçüncü şahıs talebiyle gerçekleştirilen çalışmalar nedeniyle günün farklı saatlerinde enerji kesintisi yaşanacak. Bazı bölgelerde kesintiler sabah saatlerinde başlayıp öğle saatlerinde sona ererken, bazı mahallelerde elektrik kesintisi akşam saatlerine kadar devam edecek.</p>

<p>Kesinti programında Aliağa, Bayındır, Bergama, Bornova, Buca, Bayraklı, Çeşme, Çiğli, Dikili, Foça, Karabağlar, Karaburun, Karşıyaka, Kiraz, Konak, Menderes, Ödemiş, Seferihisar, Tire, Torbalı ve Urla ilçelerindeki çeşitli mahalle ve sokaklar yer alıyor. Çalışmaların türü bölgeye göre değişirken, kesintilerin tamamı aynı saatte başlayıp bitmeyecek.</p>

<h2><strong>İzmir’de elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h2>

<p>31 Ağustos Pazartesi günü uygulanacak kesintiler arasında en uzun süreli çalışmaların bazı bölgelerde yaklaşık sekiz saat sürmesi planlanıyor. Aliağa’nın Şakran Sayfiye bölgesinde 09.00-17.00 ve 09.15-17.15 saatleri arasında iki ayrı çalışma bulunurken, Bayındır’da bazı mahallelerde enerji kesintisinin 09.00-17.00 arasında yapılması planlanıyor.</p>

<p>Karabağlar’da Tırazlı ve Uzundere mahalleleri 09.00-17.00 saatleri arasında kesintiden etkilenirken, Kiraz’daki bazı kırsal mahallelerde çalışma 09.15’te başlayıp 17.15’e kadar sürecek. Bu nedenle elektriklerin geliş saati ilçeye ve mahalleye göre değişiyor.</p>

<h3><strong>Aliağa’da Şakran Sayfiye ve bazı mahallelerde kesinti</strong></h3>

<p>Aliağa’da 31 Ağustos günü birden fazla planlı çalışma gerçekleştirilecek. Şakran Sayfiye Mahallesi’nde 09.00-17.00 saatleri arasındaki ağaç kesimi çalışmasından 2. Çevre Yolu Caddesi, Yalı Caddesi, Yenişakran Atatürk Caddesi ile çok sayıda sokak etkilenecek.</p>

<p>Aynı bölgede ikinci çalışma ise 09.15-17.15 saatleri arasında yapılacak. Bunun yanında Atatürk ve Siteler mahallelerinde 09.00-10.00 arasında, Siteler Mahallesi’nde ise 09.00-17.00 arasında bakım çalışmaları nedeniyle elektrik kesintileri bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bayındır’da dört mahallede elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Bayındır’da Camii, Hacı İbrahim, Mithatpaşa ve Yeni mahallelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Çalışma kapsamında Kazım Paşa Caddesi, Albay Alpat Caddesi, Fevzi Paşa Caddesi, Günalp Varol Caddesi, Hürriyet ve Yeşil sokaklar ile çevresindeki bölgeler etkilenecek.</p>

<h3><strong>Bergama’da kesinti 13.00’te sona erecek</strong></h3>

<p>Bergama’da Bekirler, İsmailli Hacılar, Kocahaliller, Kocaköy, Öksüzler, Rahmanlar ve Tavukçukuru mahallelerinde 10.00-13.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışması yapılacak.</p>

<p>Bu bölgelerde elektrik kesintisinin yaklaşık üç saat sürmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Bornova’da iki farklı bölgede çalışma yapılacak</strong></h3>

<p>Bornova’da Mevlana Mahallesi’nde 10.00-16.00 saatleri arasında ağaç kesimi nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak. 1700, 1707/10, 1710/5, 1776/13, 1776/14, 1776/7 ve 1776/8 sokakları çalışma kapsamında bulunuyor.</p>

<p>Ergene ve Erzene mahallelerinde ise 09.30-13.00 saatleri arasında kesinti yapılacak. Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi ile çok sayıda sokak bu çalışmadan etkilenecek.</p>

<h3><strong>Buca’da üç farklı kesinti programı var</strong></h3>

<p>Buca’da Kozağaç Mahallesi’nde 09.30-15.30 arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Gazeteci Yazar İsmail Sivri Bulvarı ve çok sayıda sokak çalışma alanında bulunuyor.</p>

<p>Yenigün Mahallesi’nde 09.30-17.00, Ufuk Mahallesi’nde ise 09.00-16.00 saatleri arasında planlı kesintiler yapılacak.</p>

<h3><strong>Çeşme ve Dikili’de saatler belli oldu</strong></h3>

<p>Çeşme’de Alaçatı Mahallesi’nde 10.00-13.30 arasında, Çiftlik ve Musalla mahallelerinde ise 09.00-16.30 arasında elektrik kesintisi planlanıyor.</p>

<p>Dikili’nin Çandarlı ve Yaylayurt mahallelerinde 09.00-15.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek. Çandarlı’daki çalışma çok sayıda sokak ve Mavikent bölgesini kapsıyor.</p>

<h3><strong>Foça’da gece saatlerinde elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Foça’da Fevzi Çakmak ve Mustafa Kemal Atatürk mahallelerinde 01.00-07.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışması gerçekleştirilecek. Kesinti Ali Stair Caddesi, Gazi Osman Paşa Caddesi, İzmir Caddesi, Lozan Caddesi, Merkez Caddesi ve çevresindeki çok sayıda sokakta uygulanacak.</p>

<p>Bu çalışma nedeniyle Foça’da bazı bölgelerde günün ilk saatlerinde elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<h3><strong>Karaburun ve Karşıyaka’da hangi mahalleler etkilenecek?</strong></h3>

<p>Karaburun’da Mordoğan Mahallesi’nde 09.00-17.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Çalışma 108, 109, 110, 111, 134 ve 136. sokaklar ile Fakülte Caddesi’ni kapsıyor.</p>

<p>Karşıyaka’da ise İmbatlı Mahallesi’nde 09.00-15.00 saatleri arasında kesinti yapılacak. 1595/3, 6086, 6086/1, 6086/2, 6087, 6087/1, 7406, 7407 ve 7412 sokakları etkilenecek.</p>

<h3><strong>Kiraz’da elektrik kesintisi 17.15’e kadar sürecek</strong></h3>

<p>Kiraz’da Ceritler, Gedik, Hisar, Karabağ ve Saçlı mahallelerinde 09.15-17.15 saatleri arasında şebeke bakım çalışması yapılacak. Yörükler, Dutludere, Gedik Merkez, Katrandere, Kocahisar, İskan ve Seki Küme Evleri gibi bölgelerde yaşayanların çalışma saatlerine dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Konak’ta farklı saatlerde kesintiler uygulanacak</strong></h3>

<p>Konak’ta Çınarlı Mahallesi’nde 10.00-13.00, Mersinli Mahallesi’nde 08.30-13.30 ve Cengiz Topel ile Mersinli mahallelerinin bazı bölümlerinde 09.00-10.00 saatleri arasında elektrik kesintileri planlanıyor.</p>

<p>Ferahlı, İsmet Paşa, Mehmet Akif ve Ulubatlı mahallelerinin bazı bölgelerinde ise 09.00-16.00 saatleri arasında çalışma gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Menderes’te kesintiler 09.00’da başlayacak</strong></h3>

<p>Menderes’te Çileme, Değirmendere ve Sancaklı mahallelerinde 09.00-12.00 saatleri arasında üçüncü şahıs talebiyle planlı çalışma yapılacak. Değirmendere’nin başka bir bölümünde ise 09.00-17.00 arasında elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Çalışmaların kapsadığı bölgeler arasında Claros Bulvarı, Gazi Osman Paşa Caddesi, Malta, Şelale ve çevredeki sokaklar bulunuyor.</p>

<h3><strong>Ödemiş’te elektrik kesintisi 16.30’da sona erecek</strong></h3>

<p>Ödemiş’te Bülbüller, Kerpiçlik, Kızılca, Köseler, Süleymanlar ve Veliler mahallelerinde 09.15-16.30 saatleri arasında şebeke yenileme ve kapasite artışı çalışması gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bülbüller Küme Evleri ve Bülbüller Yolu, Kerpiçlik Küme Evleri, Kızılca Küme Evleri, Süleymanlar Küme Evleri ve Veliler Küme Evleri gibi bölgeler çalışma kapsamında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Seferihisar ve Tire’de planlı kesinti</strong></h3>

<p>Seferihisar’ın Turgut ve Ulamış mahallelerinde 10.00-16.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Turgut Mahallesi’nde çok sayıda sokak ve küme evleri çalışma alanında bulunuyor.</p>

<p>Tire’de Adnan Menderes, Derebaşı, Doyranlı, Kahrat ve Toki bölgelerinde 10.00-13.00 saatleri arasında kesinti planlanıyor.</p>

<h3><strong>Torbalı’da iki ayrı çalışma yapılacak</strong></h3>

<p>Torbalı’da 31 Ağustos için iki farklı çalışma programı bulunuyor. Kazım Karabekir Mahallesi’nde 09.00-17.00 saatleri arasında üçüncü şahıs talebiyle planlı çalışma yapılacak.</p>

<p>Çaybaşı, Mustafa Kemal Atatürk ve Yeni mahallelerinde ise trafo bakım çalışması nedeniyle 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak. Bu çalışma kapsamında Aydın Caddesi, Menderes Caddesi, Fevzi Çakmak Caddesi ve çok sayıda sokak bulunuyor.</p>

<h3><strong>Urla’da kesintiler farklı saatlerde gerçekleşecek</strong></h3>

<p>Urla’da Kazım Karabekir ve Çamlıçay mahallelerinin bazı bölümlerinde 09.30-16.30 arasında elektrik kesintisi yapılacak. Atatürk ve İskele mahallelerinde 09.00-15.00, Altıntaş, Sıra, Yaka ve Yeni mahallelerinde ise 10.00-17.00 saatleri arasında çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Bayraklı ve Karabağlar’da da elektrik kesintisi var</strong></h3>

<p>Bayraklı’da Gümüşpala Mahallesi’nde 09.00-12.00 arasında iki ayrı çalışma bulunuyor. Fuat Edip Baksı, Alpaslan ve Çiçek mahallelerinin bazı bölümlerinde 08.30-13.30 arasında; Çay, Çiçek, Muhittin Erener ve R. Şevket İnce bölgelerinde ise 13.30-17.30 saatleri arasında kesintiler planlanıyor.</p>

<p>Karabağlar’da Tırazlı ve Uzundere mahallelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışması nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Elektrik kesintisi yaşayanlar ne yapmalı?</strong></h3>

<p>Planlı çalışma saatleri, şebeke üzerindeki işlemlerin ilerleyişine bağlı olarak değişebiliyor. Bu nedenle elektriklerin belirtilen saatten önce veya sonra gelmesi mümkün olabilir. Kesintinin yaşandığı bölgelerde elektrikli cihazların zarar görmemesi için enerji yeniden verildiğinde oluşabilecek gerilim dalgalanmalarına karşı dikkatli olunması önem taşıyor.</p>

<p>31 Ağustos programında yer alan kesintiler özellikle uzun süreli çalışmaların bulunduğu mahallelerde günlük yaşamı etkileyebilir. Elektriğe bağlı cihaz, işletme veya iş süreçleri bulunan vatandaşların planlanan kesinti saatlerini dikkate alarak önlem alması gerekiyor.</p>

<p>GDZ Elektrik’in planlı kesinti kayıtlarında yer alan program, ilçe ve mahalle bazında değişiklik gösteriyor. Bu nedenle yalnızca ilçe adına bakmak yerine ilgili mahalle ve sokak bilgilerinin de kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>31 Ağustos 2026 Pazartesi günü için açıklanan programda yer alan kesintilerin tamamı planlı çalışmalar kapsamında bulunuyor. Kesintilerin sona erme saatleri bölgedeki çalışmanın tamamlanmasına bağlı olarak değişebileceğinden, vatandaşların güncel duyuruları takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-elektrik-kesintisi-var-mi-31-agustos</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmir-elektrik-31.webp" type="image/jpeg" length="22308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugün İzmir'de su kesintisi var mı? İzmir su kesintisi 31 Ağustos’ta hangi ilçelerde yaşanacak, sular ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bugun-izmirde-su-kesintisi-var-mi-izmir-su-kesintisi-31-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bugun-izmirde-su-kesintisi-var-mi-izmir-su-kesintisi-31-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Ağustos İzmir su kesintisi programı belli oldu mu, hangi ilçelerde sular kesilecek ve kesintiler ne zaman sona erecek? İZSU tarafından paylaşılan bilgilere göre Buca, Foça, Menderes ve Urla’nın bazı mahallelerinde ana boru arızaları nedeniyle geçici su kesintileri uygulanacak. Kesintilerin süresi bölgeye göre değişirken, onarımın tamamlanmasının ardından suyun şebekeye kademeli olarak verilmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’de 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü bazı ilçelerde <strong>su kesintisi</strong> uygulanacak. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) tarafından paylaşılan bilgilere göre Buca, Foça, Menderes ve Urla’da meydana gelen ana boru arızaları nedeniyle belirli mahallelerde su hizmeti geçici olarak durdurulacak.</p>

<p>Kesintilerin başlangıç ve bitiş saatleri ilçelere ve arızanın bulunduğu bölgeye göre değişiyor. Verilen bilgilere göre en kısa süreli çalışma Buca’da yaklaşık 1 saat sürerken, diğer bölgelerde kesintilerin yaklaşık 2 ila 3 saat devam etmesi öngörülüyor.</p>

<p>Arızaların giderilmesinin ardından şebekeye yeniden su verilmesi planlanıyor. Ancak onarımın tamamlanması sonrasında suyun tüm bölgelere aynı anda ulaşmayabileceği, şebekenin kademeli olarak normale dönebileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>İzmir’de hangi ilçelerde su kesintisi yaşanacak?</strong></h2>

<p>31 Ağustos Pazartesi günü açıklanan kesinti bilgilerine göre su kesintisinden etkilenecek ilçeler:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Buca</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Foça</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Menderes</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Urla</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Kesintiler ilçelerin tamamını kapsamıyor. Her ilçede yalnızca belirtilen mahalle veya bölgelerde su hizmetinin geçici olarak durdurulması planlanıyor.</p>

<p>Bu nedenle İzmir genelinde su kesintisi yaşanacağı şeklinde bir değerlendirme yapmak yerine, ilgili ilçedeki mahalle ve bölge bilgisine göre hareket edilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Buca’da sular ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>Buca’da <strong>Buca Koop Mahallesi</strong> için ana boru arızası nedeniyle su kesintisi uygulanacak.</p>

<p>İZSU tarafından verilen bilgilere göre kesinti <strong>10.00 ile 11.00 saatleri arasında</strong> gerçekleşecek. Yaklaşık 1 saat sürmesi beklenen çalışmanın 1405 Sokak ve çevresini etkilemesi öngörülüyor.</p>

<p>Arızanın 1405 Sokak içerisinde meydana geldiği ve müdahale sırasında su akışının geçici olarak durdurulmasının gerekli olduğu bildirildi.</p>

<p>Buna göre Buca Koop Mahallesi’nde yaşayan abonelerin, planlanan çalışma programına göre <strong>11.00 itibarıyla</strong> su hizmetine yeniden erişmesi bekleniyor. Onarımın planlanan süreden önce tamamlanması halinde su daha erken verilebileceği gibi, teknik çalışmanın uzaması durumunda kesinti süresinde değişiklik yaşanabilir.</p>

<h3><strong>Foça’da Narezen bölgesinde su kesintisi</strong></h3>

<p>Foça’da <strong>Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi’nin Narezen Bölgesi</strong> için su kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Ana boruda meydana gelen arıza nedeniyle bölgenin tamamının kesintiden etkilenmesi bekleniyor. Açıklanan programa göre çalışma <strong>09.42’de başlayacak ve 12.00’ye kadar</strong> devam edecek.</p>

<p>Yaklaşık 2 saatlik kesinti kapsamında Narezen bölgesinin tamamında su hizmeti geçici olarak durdurulacak.</p>

<p>Arızanın giderilmesi ve hattın yeniden devreye alınmasının ardından suyun bölgeye kademeli biçimde ulaştırılması planlanıyor. Bu nedenle 12.00, kesintinin planlanan sona erme saati olarak öne çıkıyor ancak suyun abonelere ulaşması bölgesel şebeke koşullarına göre farklılık gösterebilir.</p>

<h3><strong>Menderes’te 3 mahalle etkilenecek</strong></h3>

<p>Menderes’teki çalışma ise üç mahalleyi kapsıyor. <strong>Ata, Görece Cumhuriyet ve Hürriyet mahallelerinde</strong> ana boru arızası nedeniyle su kesintisi yapılacak.</p>

<p>İZSU kayıtlarında kesintinin <strong>09.33 ile 12.33 saatleri arasında</strong> uygulanacağı belirtiliyor. Yaklaşık 3 saat sürmesi planlanan çalışma sırasında söz konusu üç mahallede su hizmetinde geçici kesinti yaşanacak.</p>

<p>Arızanın giderilmesinin ardından şebekeye yeniden su verilmesi bekleniyor. Menderes’te yaşayan abonelerin özellikle sabah saatlerinde kesinti başlamadan önce günlük kullanım ihtiyaçlarını planlamaları önem taşıyor.</p>

<p>Planlanan programa göre suyun <strong>12.33 sonrasında</strong> yeniden verilmesi öngörülüyor. Ancak onarım sırasında ortaya çıkabilecek teknik durumlar nedeniyle tahmini saatlerde değişiklik meydana gelebilir.</p>

<h3><strong>Urla İçmeler Mahallesi’nde su kesintisi</strong></h3>

<p>Urla’da ise <strong>İçmeler Mahallesi</strong> su kesintisinden etkilenecek.</p>

<p>Ana boru arızası nedeniyle uygulanacak çalışmanın <strong>08.55’te başlaması ve 12.00’de tamamlanması</strong> planlanıyor. Böylece kesintinin yaklaşık 3 saat sürmesi öngörülüyor.</p>

<p>İçmeler Mahallesi’nde yaşayan abonelerin sabah saatlerinde su hizmetinde yaşanabilecek kesintiye karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Çalışmanın tamamlanmasının ardından hattın yeniden devreye alınması ve suyun şebeke üzerinden bölgeye ulaştırılması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İzmir’de su kesintileri neden yaşanıyor?</strong></h3>

<p>31 Ağustos için bildirilen kesintilerin ortak nedeni <strong>ana boru arızaları</strong> olarak açıklandı. Su dağıtım şebekesinde meydana gelen arızaların giderilmesi sırasında ekiplerin hatta müdahale edebilmesi için ilgili bölgelerde su akışının geçici olarak durdurulması gerekiyor.</p>

<p>Ana boru üzerindeki çalışmaların tamamlanmasının ardından hattın yeniden işletmeye alınması planlanıyor. Bu süreçte suyun kontrollü şekilde verilmesi ve şebeke basıncının yeniden dengelenmesi gerekebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle kesinti sona erdikten hemen sonra her noktada aynı anda su akışının başlamaması mümkün. Özellikle geniş bir bölgeyi etkileyen çalışmalarda şebekenin normale dönmesi aşamalı olarak gerçekleşebiliyor.</p>

<h3><strong>31 Ağustos İzmir su kesintisi saatleri</strong></h3>

<p>31 Ağustos Pazartesi günü açıklanan programda yer alan kesintiler ve planlanan saatler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Buca – Buca Koop Mahallesi:</strong> 10.00-11.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Foça – Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi, Narezen Bölgesi:</strong> 09.42-12.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Menderes – Ata, Görece Cumhuriyet ve Hürriyet mahalleleri:</strong> 09.33-12.33</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Urla – İçmeler Mahallesi:</strong> 08.55-12.00</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kayıtlar, ilgili bölgelerdeki planlanan çalışma saatlerini gösteriyor. Kesintilerin nedeni ise dört bölgede de ana boru arızası olarak belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sular ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>31 Ağustos'taki kesintiler için açıklanan tahmini bitiş saatleri Buca’da <strong>11.00</strong>, Foça’da <strong>12.00</strong>, Menderes’te <strong>12.33</strong> ve Urla’da <strong>12.00</strong> olarak duyuruldu.</p>

<p>Bununla birlikte bu saatler kesin su verme saati olarak değerlendirilmemeli. Arızanın giderilme süresi, hattın kontrol edilmesi ve şebekenin yeniden basınçlandırılması gibi işlemler nedeniyle değişiklik yaşanabilir.</p>

<p>İZSU’nun verdiği bilgilere göre çalışmalar tamamlandıktan sonra suyun şebekeye yeniden verilmesi planlanıyor. Kesintiden etkilenen abonelerin, özellikle belirtilen saatlerin ardından suyun kademeli şekilde gelmesi ihtimalini dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>31 Ağustos 2026 itibarıyla mevcut bilgilendirmede İzmir’in Buca, Foça, Menderes ve Urla ilçelerindeki belirli bölgeler için su kesintisi kaydı bulunuyor. Yeni arıza veya çalışma duyurularının yayımlanması halinde kesinti kapsamı ve saatlerinde değişiklik olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bugun-izmirde-su-kesintisi-var-mi-izmir-su-kesintisi-31-agustos</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmir-31.webp" type="image/jpeg" length="80940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkçılar 1 Eylül’de “Vira Bismillah” diyecek: TZOB Başkanı Bayraktar'dan yeni av sezonu mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/balikcilar-1-eylulde-vira-bismillah-diyecek-tzob-baskani-bayraktardan-yeni-av-sezonu-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/balikcilar-1-eylulde-vira-bismillah-diyecek-tzob-baskani-bayraktardan-yeni-av-sezonu-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül’de başlayacak yeni balıkçılık av sezonu öncesinde sektörün durumunu değerlendirdi. Türkiye’nin su ürünleri üretiminin 2025’te yüzde 11,1 artarak 1 milyon 37 bin 19 tona ulaştığını belirten Bayraktar, sürdürülebilir balıkçılık, deniz ekosistemlerinin korunması ve kişi başına su ürünleri tüketiminin artırılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, <strong>1 Eylül’de başlayacak yeni balıkçılık av sezonu</strong> öncesinde değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin su ürünleri üretiminin son yıllarda genel olarak artış eğilimi gösterdiğini belirterek, yeni sezonun balıkçılar açısından <strong>kazasız, bereketli ve sürdürülebilir</strong> geçmesini diledi.</p>

<h2><strong>Su ürünleri üretimi 1 milyon tonu aştı</strong></h2>

<p>Bayraktar’ın verdiği bilgilere göre Türkiye’nin toplam su ürünleri üretimi ilk kez 2023 yılında <strong>1 milyon ton sınırını aştı</strong>. 2024 yılında yaşanan düşüşün ardından üretim, 2025 yılında bir önceki yıla göre <strong>yüzde 11,1 artarak 1 milyon 37 bin 19 tona</strong> ulaştı.</p>

<p>Son beş yılda toplam su ürünleri üretimindeki artış ise <strong>yüzde 31,9</strong> olarak gerçekleşti.</p>

<p>2025 yılı toplam su ürünleri üretiminin yüzde 33,4’ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları oluştururken, diğer deniz ürünlerinin payı yüzde 3, iç su ürünlerinin payı yüzde 3,1 ve yetiştiricilik ürünlerinin payı yüzde 60,4 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tzob Gb Şemsi Bayraktar.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="2804" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tzob-gb-semsi-bayraktarjpg.jpeg" width="4206" /></p>

<h3><strong>Avcılık üretimi 410 bin tona yükseldi</strong></h3>

<p>Su ürünleri avcılığının 2025 yılında bir önceki yıla göre <strong>yüzde 15,3 artarak 410 bin 428 tona</strong> yükseldiğini belirten Bayraktar, avcılık üretiminin 2020 yılında kaydedilen 364 bin 100 tonluk seviyeye kıyasla da yüzde 12,6 arttığını bildirdi.</p>

<p>Avlanan deniz balıklarının toplam miktarı ise <strong>346 bin 366 ton</strong> olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>En fazla hamsi avlandı</strong></h3>

<p>Türlere göre avcılık üretiminde <strong>hamsi ilk sırada</strong> yer aldı. 2025 yılında 245 bin 261 ton hamsi avlandı.</p>

<p>Hamsiyi <strong>28 bin 388 tonla çaça</strong>, <strong>19 bin 667 tonla sardalya</strong> takip etti.</p>

<p>Bayraktar, Türkiye’nin uzun kıyı şeridi, zengin denizleri, iç su kaynakları ve akarsularıyla önemli bir balıkçılık potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Bu potansiyelin gelecek yıllarda da korunabilmesi için deniz ve iç su ekosistemlerinin korunması ve su ürünleri kaynaklarının <strong>bilimsel esaslara göre yönetilmesi</strong>gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Su ürünleri ihracatı 2,3 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>Türkiye’nin su ürünleri dış ticaretinde <strong>net ihracatçı</strong> konumunda bulunduğunu belirten Bayraktar, üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve ihracat pazarlarındaki gelişmelerin dış satıma olumlu yansıdığını ifade etti.</p>

<p>İlk kez 2024 yılında <strong>2 milyar dolar ihracat sınırını aşan su ürünleri sektörü</strong>, 2025 yılında ihracatını <strong>2,3 milyar dolara</strong> yükseltti.</p>

<p>Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2028 yılı için belirlenen <strong>3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatı hedefinin</strong> sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Türkiye’de kişi başına balık tüketimi 8,8 kilogram</strong></h3>

<p>Türkiye’de su ürünleri tüketiminin son yıllarda artmasına rağmen dünya ortalamasının altında kaldığına dikkat çeken Bayraktar, dünyada kişi başına yıllık ortalama su ürünleri tüketiminin yaklaşık <strong>19 kilogram</strong> olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’de ise kişi başına yıllık su ürünleri tüketiminin <strong>8,8 kilogram</strong> seviyesinde bulunduğunu ifade eden Bayraktar, tüketimin artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda ürünlerin tüketiciye <strong>uygun fiyatlarla ve düzenli şekilde ulaştırılması</strong>, soğuk zincir ve dağıtım altyapısının geliştirilmesi, balığın sağlıklı beslenmedeki yeri konusunda eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>“Sürdürülebilir balıkçılık sektörün geleceğinin teminatıdır”</strong></h3>

<p>Balıkçılık faaliyetlerinin çevre ve ekosistem üzerindeki etkilerinin en düşük seviyede tutulmasının önemine işaret eden Bayraktar, deniz ve iç su ekosistemlerinde yaşanan tahribatın yalnızca mevcut balık stoklarını değil, <strong>gelecek nesillerin gıda güvencesini ve refahını da tehdit ettiğini</strong> söyledi.</p>

<p>Bu nedenle balıkçılıkta kısa vadeli üretim artışından ziyade <strong>stokların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını</strong> esas alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bayraktar, bilimsel araştırmaların güçlendirilmesi, balık stoklarının düzenli olarak izlenmesi, koruma ve kontrol faaliyetlerine öncelik verilmesi ve av baskısının kaynakların kendini yenileme kapasitesine uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Yasa dışı ve kayıt dışı avcılıkla mücadele sürdürülmeli</strong></h3>

<p>Balıkçıların av yasaklarına, asgari avlanabilir boylara, zaman ve alan sınırlamalarına ve mevzuat kapsamında getirilen diğer düzenlemelere titizlikle uyması gerektiğini belirten Bayraktar, <strong>yasa dışı, kayıt dışı ve düzenlenmemiş avcılıkla mücadelenin</strong>etkin biçimde sürdürülmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>Balıkçılıkta katma değer artırılmalı</strong></h3>

<p>Avlanan ürünlerin ekonomik değerinin artırılması için <strong>soğuk zincir, depolama, dondurma, tuzlama, konserve, paketleme ve işleme altyapısının</strong> geliştirilmesinin önem taşıdığını belirten Bayraktar, bu yatırımların sektöre önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Söz konusu yatırımların ürün kayıplarının azaltılması, raf ömrünün uzatılması, katma değerli üretimin artırılması ve Türkiye’nin <strong>su ürünleri ihracatındaki gücünün geliştirilmesine</strong> katkı sağlayacağını kaydetti.</p>

<p>Bayraktar, yeni balıkçılık av sezonunun <strong>balıkçılar, sektör ve Türkiye için kazasız, bereketli ve sürdürülebilir</strong> geçmesini diledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/balikcilar-1-eylulde-vira-bismillah-diyecek-tzob-baskani-bayraktardan-yeni-av-sezonu-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2024-a-a-a-35577318jpg.webp" type="image/jpeg" length="85094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: TDT üyesi ve gözlemci ülkelerle ticaret hacmi 27,8 milyar dolara çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-tdt-uyesi-ve-gozlemci-ulkelerle-ticaret-hacmi-278-milyar-dolara-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-tdt-uyesi-ve-gozlemci-ulkelerle-ticaret-hacmi-278-milyar-dolara-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ve gözlemci ülkelerle ticareti artıyor. 2026 Temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış toplam ticaret hacmi 27,8 milyar dolara ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin <strong>Türk Devletleri Teşkilatı</strong> üyesi ülkelerle ekonomik ve ticari ilişkilerindeki artış devam ediyor. <strong>Ticaret Bakanlığı</strong>nın verilerine göre, 2002 yılında 871 milyon dolar seviyesinde bulunan Türkiye’nin <strong>TDT üyesi </strong>ülkelerle dış ticaret hacmi, 2025 sonunda yaklaşık 20 kat artarak 16,9 milyar dolara çıktı.</p>

<h2><strong>TDT ülkeleriyle ticaret 20 kat arttı</strong></h2>

<p>2009 yılında kurulan ve 2021’de İstanbul Zirvesi’nde bugünkü adını alan <strong>Türk Devletleri Teşkilatı</strong>, üye ve gözlemci ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan TDT’nin üye ülkeleri arasında bulunuyor. Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise teşkilatta gözlemci ülke statüsünde yer alıyor.</p>

<p>Ticaret Bakanlığının verilerine göre Türkiye’nin TDT üyesi ülkelerle dış ticaret hacmi 2002’den 2025’e kadar önemli ölçüde yükseldi. 2002’de 871 milyon dolar olan ticaret hacmi, 2025 sonunda 16,9 milyar dolara ulaştı.</p>

<h3><strong>Kazakistan ilk sırada yer aldı</strong></h3>

<p>Türkiye’nin 2025 yılında TDT üyesi ülkeler arasında en fazla <strong>ticaret</strong> gerçekleştirdiği ülke Kazakistan oldu. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 7,8 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Kazakistan’ın ardından 4,3 milyar dolarla Azerbaycan, 3,1 milyar dolarla Özbekistan ve 1,6 milyar dolarla Kırgızistan geldi.</p>

<p>Bu dört ülkeyle gerçekleştirilen ticaret, Türkiye’nin TDT üyesi ülkelerle toplam dış ticaret hacminde önemli bir bölüm oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>2026’nın ilk yedi ayında artış devam etti</strong></h3>

<p>Türkiye’nin TDT üyesi ülkelerle ticaretindeki yükseliş 2026 yılının ilk yedi ayında da sürdü. Ocak-Temmuz döneminde TDT üyesi ülkelerle gerçekleştirilen toplam <strong>dış ticaret hacmi</strong>, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,6 artarak 10,1 milyar dolara yükseldi.</p>

<p>TDT bünyesindeki gözlemci ülkelerle yapılan ticarette de artış kaydedildi. Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile toplam ticaret hacmi 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 10 milyar dolara ulaştı.</p>

<h3><strong>Gözlemci ülkelerle ticaret 6,1 milyar dolara çıktı</strong></h3>

<p>Türkiye’nin TDT gözlemci ülkeleriyle ticareti 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde de yükseldi. Bu dönemde söz konusu ülkelerle toplam dış ticaret hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 artarak 6,1 milyar dolar seviyesine çıktı.</p>

<p>Böylece 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla Türkiye’nin TDT üyesi ve gözlemci ülkelerle yıllıklandırılmış toplam ticaret hacmi 27,8 milyar dolara ulaştı.</p>

<h3><strong>Orta Koridor ticarette öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerde <strong>Orta Koridor</strong> da önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Asya ile Avrupa arasındaki ticaret güzergahında yer alan Türk coğrafyasının lojistik bağlantılarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar, bölge ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin artırılmasını hedefliyor.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, TDT kapsamında ekonomik ve ticari entegrasyonun geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi. Bu kapsamda Orta Koridor’un sunduğu ulaşım ve lojistik imkanların daha etkin kullanılması ve Türk dünyasının küresel ticaretteki konumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceği belirtildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Bölgesel istikrar için güçlü ortaklık:<br />
<br />
Türkiye’nin, Türk Devletler Teşkilatı (TDT) üyesi kardeş ülkeler ile ticareti güçleniyor.<br />
<br />
(31.08.2026) <a href="https://t.co/aLNju6lMbF" rel="nofollow">pic.twitter.com/aLNju6lMbF</a></p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://x.com/ticaret/status/2094297912670900498?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-tdt-uyesi-ve-gozlemci-ulkelerle-ticaret-hacmi-278-milyar-dolara-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiyenin-tdt-ulkeleriyle-yilliklandirilmis-ticaret-hacmi-temmuz-itibariyla-278-milyar-dolara-ulasti.png" type="image/jpeg" length="51627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 AĞUSTOS 2026 Dolar ne kadar, euro kaç TL? Döviz kurları güne nasıl başladı? İşte güncel döviz kuru fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/31-agustos-2026-dolar-ne-kadar-euro-kac-tl-doviz-kurlari-gune-nasil-basladi-iste-guncel-doviz-kuru-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/31-agustos-2026-dolar-ne-kadar-euro-kac-tl-doviz-kurlari-gune-nasil-basladi-iste-guncel-doviz-kuru-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dolar ne kadar oldu? İstanbul serbest piyasada dolar 48,2610 liradan, avro ise 55,9610 liradan 31 Ağustos haftasına başladı. Doların alış fiyatı 48,2590 lira olurken avronun alış fiyatı 55,9590 lira olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul serbest piyasada <strong>dolar</strong> ve <strong>avro</strong> fiyatları haftanın ilk işlem gününde (31 Ağustos Pazartesi) belli oldu. Doların satış fiyatı 48,2610 lira, avronun satış fiyatı ise 55,9610 lira olarak açıklandı. Cuma günü dolar 48,2450 liradan, avro ise 56,2330 liradan satılmıştı. Böylece yeni haftanın başlangıcında dolar ve avronun satış fiyatları cuma günündeki seviyelerden farklılaştı.</p>

<h2><strong>Dolar ne kadar oldu? Dolar fiyatı belli oldu</strong></h2>

<p>Serbest piyasada doların alış fiyatı 48,2590 lira olarak belirlenirken satış fiyatı 48,2610 lira oldu. Böylece haftanın ilk işlem gününde dolar fiyatı 48 liranın üzerinde işlem gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cuma günü doların satış fiyatı 48,2450 lira seviyesindeydi. Haftanın başlangıcında ise doların satış fiyatı 48,2610 lira olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Avro ne kadar oldu? Avro fiyatı kaç lira?</strong></h3>

<p>İstanbul serbest piyasada avronun alış fiyatı 55,9590 lira olarak belirlendi. Avronun satış fiyatı ise 55,9610 lira oldu.</p>

<p>Cuma günü avronun satış fiyatı 56,2330 lira olarak gerçekleşmişti. Yeni haftanın ilk işlem gününde avronun satış fiyatı 55,9610 lira seviyesine geldi.</p>

<h3><strong>Serbest piyasada dolar ve avro fiyatları</strong></h3>

<p>Haftanın ilk işlem gününde serbest piyasada dolar 48,2590 liradan alınırken 48,2610 liradan satılıyor. Avro ise 55,9590 liradan alınıp 55,9610 liradan satılıyor.</p>

<p>Cuma günü açıklanan fiyatlarda doların satış değeri 48,2450 lira, avronun satış değeri ise 56,2330 lira olmuştu. İstanbul serbest piyasada yeni haftanın başlangıcında dolar ve avro için belirlenen alış ve satış fiyatları bu seviyelerde gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/31-agustos-2026-dolar-ne-kadar-euro-kac-tl-doviz-kurlari-gune-nasil-basladi-iste-guncel-doviz-kuru-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/30-temmuz-2026-dolar-fiyati-yukseldi-mi-euro-kac-tl-oldu.png" type="image/jpeg" length="44589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="82594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="91156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="91801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="79314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="25237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="60827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="52728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="66221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="26240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="69544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="39573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="31294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="34159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="58130"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="22527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="86557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="54579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="41228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="98791"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
