<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 11:37:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya sanayisinde sert fren: Üretim temmuzda yüzde 1,1 daraldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/almanya-sanayisinde-sert-fren-uretim-temmuzda-yuzde-11-daraldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/almanya-sanayisinde-sert-fren-uretim-temmuzda-yuzde-11-daraldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya'da sanayi üretimi, temmuz ayında piyasa beklentilerinin aksine aylık bazda yüzde 1,1 geriledi. Yaklaşık son bir yılın en sert daralması olarak kayıtlara geçen bu düşüşte; lokomotif sektör otomotivdeki yüzde 9,2'lik kayıp ve Ren Nehri'ndeki düşük su seviyesinin tetiklediği lojistik darboğazlar belirleyici oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), sanayi üretimine ilişkin temmuz ayı geçici verilerini yayımladı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi, piyasalardaki yüzde 0,1'lik artış beklentisine tezat oluşturarak bir önceki aya göre yüzde 1,1 azaldı. Daha önce yüzde 0,2 düşüş olarak duyurulan haziran ayı verisi ise revize edilerek yatay seyrettiği şeklinde düzeltildi.</p>

<p>Üretim yıllık bazda incelendiğinde temmuzdaki gerileme yüzde 1,6’ya ulaşırken, dönemsel oynaklığı azaltan mayıs-temmuz dönemine ait üç aylık verilerde ise bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,4'lük sınırlı bir artış izlendi.</p>

<h3><strong>Otomotiv üretiminde yüzde 9,2'lik çöküş</strong></h3>

<p>Temmuz ayındaki sert daralmanın ana sürükleyicisi, imalat sanayisinin omurgasını oluşturan otomotiv sektörü oldu. Sektördeki üretim bir önceki aya kıyasla yüzde 9,2 düşüş kaydetti. Destatis, yaz tatili dönemine denk gelen fabrika bakımları ve geçici üretim duruşlarının bu tabloda doğrudan etkili olduğunu açıkladı.</p>

<p>Sektörel bazda öne çıkan diğer göstergelere göre enerji ve inşaat hariç sanayi üretimi yüzde 2,2 geriledi. İnşaat sektörü yüzde 0,9 artış gösterdi. Enerji üretimi rüzgâr ve güneş santrallerinden sağlanan yüksek elektrik arzının desteğiyle yüzde 4,7 yükseldi.</p>

<h3><strong>Kuraklık ve Ren Nehri tedarik zincirini kilitledi</strong></h3>

<p>Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, haziran ortasından bu yana Ren Nehri su seviyesinde kaydedilen kritik düşüşün iç suyolu lojistiğinde ciddi aksamalara yol açtığı ve yaz aylarında sanayi çarklarını doğrudan frenlediği belirtildi. Analistler, nehir taşımacılığındaki tonaj sınırlamaları nedeniyle ham madde akışının kesintiye uğradığını ve bazı dev üreticilerin kapasite kısmak zorunda kaldığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Carsten Brzeski: "Döngüsel toparlanma kırılganlığını koruyor"</strong></h3>

<p>Verileri değerlendiren ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, temmuz rakamlarının ekonomideki toparlanmanın ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Yılın ilk yarısında kamu teşvikleri ve akaryakıt vergi indirimlerinin büyümeyi desteklediğini hatırlatan Brzeski, şu analizde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Orta Doğu'daki savaş kaynaklı olarak Hürmüz Boğazı'nın kapanması Asya pazarını daha ağır vurmuş, siparişlerin bir bölümünün Avrupa'ya ve bilhassa Almanya'ya kaymasına yol açarak yerel üreticilere geçici bir nefes aldırmıştı. Ancak temmuz verileri bu rüzgârın kalıcı olmadığını ortaya koyuyor. Sıcak hava dalgaları ve kuraklığın ekonomik faturası artık sahada çok net hissediliyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Siparişler güçlü, riskler ağır: Yapısal reform çağrısı</strong></h3>

<p>Sanayi sektöründeki toplam sipariş hacminin 2015'ten bu yana en yüksek seviyelerde bulunmasının orta vade için olumlu bir zemin yarattığını belirten Brzeski  Orta Doğu'daki jeopolitik krizin petrol fiyatlarını yukarıda tutması ve yaklaşan kış sezonunda beklenen gaz fiyatı şokları, Ren Nehri'nde son dönemdeki lokal yağışların getirdiği rahatlamaya rağmen kalıcı su seviyesi riskinin sürmesi. dış pazarlardaki korumacı eğilimlerin ihracatı baskılama ihtimaline karşı uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturabilmesi için hükümetin mevcut tedbir paketlerinin yetersiz kaldığına işaret eden Brzeski; uluslararası rekabet gücünü artıracak köklü reformların, öngörülebilir ve uygun fiyatlı bir enerji stratejisinin ile özel tüketimi canlandıracak doğrudan vergi indirimlerinin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/almanya-sanayisinde-sert-fren-uretim-temmuzda-yuzde-11-daraldi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/almanyada-issiz-sayisi-temmuzda-3-milyonu-asti.png" type="image/jpeg" length="19148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC’de düğün salonunda yangın çıktı: 22 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-dugun-salonunda-yangin-cikti-22-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-dugun-salonunda-yangin-cikti-22-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’da düğün salonunda çıkan yangında ilk belirlemelere göre 22 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (<strong>KDC</strong>) başkenti Kinşasa’da bir düğün salonunda çıkan <strong>yangın</strong> can kayıplarına neden oldu. <strong>Lingwala</strong> bölgesinde bulunan Panacee isimli salonda, düğün töreni devam ettiği sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.</p>

<p>Yangının kısa sürede salonda paniğe yol açmasıyla birlikte izdiham yaşandı. İlk belirlemelere göre olayda 22 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yangın düğün töreni sırasında çıktı</strong></h2>

<p>Ulusal basında yer alan bilgilere göre yangın, başkent Kinşasa’nın Lingwala bölgesindeki <strong>Panacee</strong> isimli <strong>düğün salonu</strong>nda çıktı. Yangının başladığı sırada salonda düğün töreninin devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangının ardından salondaki davetliler arasında panik yaşandı. Kalabalığın aynı anda çıkışlara yönelmesi sonucu izdiham meydana geldi.</p>

<p>Yangının ardından bölgeye ekipler sevk edilirken, salonda bulunan kişilerin tahliyesi için çalışma yürütüldü. Olayda çok sayıda kişinin yaralandığı ve yaralıların kentteki farklı sağlık kuruluşlarına götürüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>22 kişi yaşamını yitirdi</strong></h3>

<p>Yangında ilk belirlemelere göre 22 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Yaralanan kişilerin ise Kinşasa’daki çeşitli sağlık merkezlerine kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla soruşturma başlattı. Olay sırasında salonda kaç kişinin bulunduğu ve yangının nasıl başladığına ilişkin incelemelerin sürdüğü aktarıldı.</p>

<p>Yangının neden olduğu can kaybı ve yaralanmalarla ilgili çalışmalar devam ederken, olayın meydana geldiği salonda güvenlik koşullarının da soruşturma kapsamında incelenmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Düğün salonları için güvenlik denetimi talimatı</strong></h3>

<p>Yangının ardından <strong>KDC Başbakan Yardımcısı</strong> ve <strong>İçişleri Bakanı</strong> Jacquemain Shabani, ülke genelindeki düğün salonları ile halka açık etkinliklerin gerçekleştirildiği mekanların güvenlik koşullarının denetlenmesi talimatını verdi.</p>

<p>Shabani, benzer olayların önüne geçilmesi amacıyla söz konusu mekanların güvenlik standartlarına uygunluğunun kontrol edilmesini istedi. Güvenlik koşullarını karşılamadığı tespit edilen mekanların ise derhal kapatılması talimatı verildi.</p>

<h3><strong>Mekanların güvenlik standartları incelenecek</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığının talimatı kapsamında düğün salonları ve halka açık etkinliklerin düzenlendiği diğer mekanların güvenlik koşullarının mercek altına alınması planlanıyor.</p>

<p><strong>Denetim</strong>lerde mekanların mevcut güvenlik standartlarını karşılayıp karşılamadığının kontrol edileceği belirtildi. Standartlara uygun olmadığı belirlenen işletmelerin faaliyetlerinin durdurulması istendi.</p>

<p>Kinşasa’daki yangının ardından başlatılan soruşturmanın ise sürdüğü bildirildi. Yetkililer, yangının çıkış nedeninin ve olayın meydana geliş şeklinin belirlenmesi için çalışmalarını devam ettiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-dugun-salonunda-yangin-cikti-22-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kdcde-dugun-salonunda-yangin-cikti-22-kisi-hayatini-kaybetti.png" type="image/jpeg" length="42649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sena Seyrek "İmkânsız İhtimaller"i anlattı: "İlk şarkımın beni gerçekten anlatmasını istedim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sena-seyrek-imkansiz-ihtimalleri-anlatti-ilk-sarkimin-beni-gercekten-anlatmasini-istedim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sena-seyrek-imkansiz-ihtimalleri-anlatti-ilk-sarkimin-beni-gercekten-anlatmasini-istedim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Besteci, söz yazarı ve enstrümantalist Sena Seyrek, yaklaşık dört yıl önce piyanoyla hayat bulan ilk teklisi “İmkânsız İhtimaller”i ve müzikal yolculuğunu 24 Saat’e anlattı. Bir ayrılıktan çok “bir türlü başlayamama” hikâyesini anlatan şarkının, yaşanması gerekenlerin ardından tamamlandığını söyleyen Seyrek, dört yılın kendisi için yalnızca bir bekleme değil, kendi duygularıyla yüzleşme ve değişme süreci olduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Besteci, söz yazarı ve enstrümantalist <strong>Sena Seyrek</strong>, yaklaşık dört yıl önce piyanoyla hayat bulan ilk teklisi <strong>“İmkânsız İhtimaller”</strong>i şimdi dinleyiciyle buluşturdu. Bir ayrılık hikâyesinden çok “bir türlü başlayamama” hâlini anlatan şarkı, Seyrek’in yıllar boyunca içinde taşıdığı bir hikâyenin tamamlanma anına dönüşüyor. Seyrek, müzikal yolculuğunun bundan sonraki bölümünde alternatif pop-rock çizgisini elektronik ve daha hareketli sound’larla genişletmeye hazırlanıyor. Dört yıllık bekleyişini ve müziğe attığı ilk adımı 24 Saat’e anlatan Seyrek, <strong>“İmkânsız İhtimaller”</strong>in kendisi için yalnızca bir şarkı değil, cesaret edip atılmış bir başlangıç olduğunu söylüyor.</p>

<p>Seyrek’in müzikle kurduğu bağ, sekiz yaşında kemanla başladı. Klasik müzik eğitimiyle şekillenen bu yolculuk, bugün besteci ve söz yazarı kimliğiyle kendi sesini aradığı bir hatta ilerliyor. Yüksek lisans eğitimine keman ana dalında devam eden sanatçı, klasik müziğin teknik ve teorik altyapısını alternatif pop-rock dünyasıyla buluşturuyor. <strong>“İmkânsız İhtimaller”</strong> ise bu yolculuğun yalnızca ilk durağı değil, dört yıl boyunca içinde büyüttüğü, yaşanması ve tamamlanması gereken bir hikâyenin dışarıya açılan hali.</p>

<p>Şarkının yaklaşık dört yıl önce, kendi içine kapandığı bir dönemde piyanoyla buluştuğunu belirten Seyrek, aradan geçen zamanda kendisinde büyük bir değişim olduğunu söylüyor. O zamanki Sena’ya baktığında bugün kararlarının daha fazla arkasında duran, seçim yapmaktan ve aksiyon almaktan daha az korkan bir kadın gördüğünü ifade eden sanatçı, yıllar içinde değişmeyen en temel tarafının ise duygularını yoğun ve içten yaşama biçimi olduğunu dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sena-seyrek-1.jpeg" width="1280" /></p>

<h2><strong>“Bu bir ayrılık değil, başlayamama hikâyesi”</strong></h2>

<p>“İmkânsız İhtimaller”in çıkış noktasının sanıldığının aksine bir ayrılık olmadığını belirten Seyrek, şarkının temelinde bir türlü başlayamama hâlinin bulunduğunu söylüyor. Kendi hikâyesini dinleyicinin de kendisinden parçalar bulabileceği bir anlatıya dönüştürmek istediğini belirten sanatçı, müziğin insanla kurduğu bağın da burada başladığını düşünüyor.</p>

<p>Dört yıl boyunca şarkıyı yayımlamamasının nedeninin ise henüz anlatının tamamlanmamış olması olduğunu söyleyen Seyrek, bekleme sürecini şarkıyı korumaktan çok kendisiyle ve yaşadıklarıyla yüzleşme dönemi olarak tanımlıyor. Bir şarkının kendisi için ancak onunla yüzleşebildiği ve artık kendisinden bağımsız da var olabildiğini hissettiği zaman tamamlandığını belirten sanatçı şöyle anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>"Dört yıl önceyle bugün arasında, hayatın bana kattığı yaşanmışlıklar açısından çok büyük bir fark var. O zamanki Sena’ya baktığımda, bugün kararlarının daha fazla arkasında duran, seçim yapmaktan ve aksiyon almaktan daha az korkan, daha güçlü bir kadın görüyorum. O zaman biraz daha ürkek ve çekingenmişim.</p>

<p>Ama “İmkânsız İhtimaller”i bugün dinlediğimde, o zamanki Sena’dan bana kalan en önemli şeyin duygularımı yaşama biçimim olduğunu düşünüyorum. O zaman da duygularımı çok yoğun ve içten yaşıyordum, bugün de öyleyim. Sanırım bu, değişmeyen en temel tarafım.</p>

<p>Aslında şarkının çıkış noktası bir ayrılık değil, bir türlü başlayamama hikâyesi. Bence hepimiz hayatımız boyunca çok benzer duygular ve durumlar yaşıyoruz; sadece onları hissetme ve yaşama biçimimiz farklı. Duyguların kendisi ise çoğu zaman aynı. Ben de bu yüzden kişisel bir hikâyeyi, herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir anlatıya dönüştürmek istedim. Çünkü müziği de biraz bunun için dinlemiyor muyuz? Kendi hislerimizi başka birinin hikâyesinde bulabilmek ve “ben de bunu hissettim” diyebilmek için.</p>

<p>Bir şarkının benim için tamamlanması, aslında onunla yüzleşebildiğim ve artık bana ait olduğu kadar benden bağımsız da var olabildiğini hissettiğim an. “İmkânsız İhtimaller”i dört yıl önce paylaşmaya hazır değildim çünkü hikâyenin henüz yaşanmamış tarafları vardı. Zamanla yaşanması gerekenler yaşandı, ben o duygulara daha çok yaklaştım ve sonunda onlardan uzaklaşabildim. Bu yüzden dört yıl beklemek şarkıyı korumak değil, onu ve kendimi gerçekten tamamlayabilmekti."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Klasik müzikten alternatif pop-rock’a</strong></h3>

<p>Seyrek’in müzikal kimliğinin önemli bir bölümünü oluşturan klasik müzik eğitimi ise üretimlerinde farklı bir işlev kazanıyor. Klasik müziğin disiplinli ve teknik dünyasının kendisine güçlü bir altyapı sunduğunu belirten sanatçı, müzik üretirken bunun karşısında daha çok duygularıyla hareket etmeyi tercih ediyor.</p>

<p>Klasik müzikten aldığı teknik ve teorik birikimin, hissettiklerini müziğe daha özgür biçimde dönüştürmesini sağladığını söyleyen Seyrek, kendi müzisyen kimliğinde kulağına güzel gelen ve içsel olarak iyi hissettiren müziğin peşinden gittiğini anlatarak şunları söylüyor:</p>

<blockquote>
<p>"Klasik müzik eğitimi benim için çok disiplinli ve teknik bir dünyanın kapısını açtı. Bazen fazla teknik çalışmaya odaklandığımda müziğin duygusal tarafından uzaklaştığımı hissediyorum. Kendi müzisyen kimliğimde ise bunun tam tersine, daha çok duygularımla hareket etmek; kulağıma güzel gelen ve içsel olarak bana iyi hissettiren müziği üretmek istiyorum. Klasik müzikten aldığım teknik ve teorik altyapının burada bana büyük bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Çünkü müziği bilmek, hissettiğim şeyi daha özgür bir şekilde müziğe dönüştürmemi sağlıyor."</p>
</blockquote>

<p><img height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/senaseyrek2.jpeg" width="1280" /></p>

<h3><strong>"Çevremde şarkımı gönül rahatlığıyla emanet edebildiğim çok iyi müzisyenler var"</strong></h3>

<p>“İmkânsız İhtimaller”in söz ve bestesi Seyrek’e ait. Şarkının prodüksiyon sürecini Ali Fuat Değirmenci ve Canberk Sadullahoğlu yürütürken, miks ve mastering de Değirmenci tarafından gerçekleştirildi. Piyanoda Dengin Ceyhan’ın, gitar ve basta Canberk Sadullahoğlu’nun eşlik ettiği çalışmada keman partisyonlarını ise Seyrek kendisi üstlendi.</p>

<p>Birlikte çalıştığı müzisyenlere şarkısını gönül rahatlığıyla emanet edebilmenin üretim sürecini de zenginleştirdiğini ifade eden sanatçı şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Çevremde şarkımı gönül rahatlığıyla emanet edebildiğim çok iyi müzisyenler var. Dengin zaten müzikal olarak çok güçlü bir yerde ve çok iyi bir piyanist. Canberk ise çok iyi bir gitarist olmasının yanında beste konusunda da oldukça tecrübeli. Bu birikimleri bir araya getirip şarkının üzerine birlikte konuşarak onu geliştirdik. İlk hâliyle son hâli arasında, özellikle canlı enstrüman kayıtları ve son anda değişen bazı çalımlarla, büyük farklar oluştu. Sonuçta ortaya hepimizin katkısıyla, gerçekten çok istediğim gibi bir iş çıktı."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“İlk şarkımın beni gerçekten anlatmasını istedim”</strong></h3>

<p>İlk çıkış şarkısı için neden “İmkânsız İhtimaller”i seçtiği sorusunun yanıtı ise Seyrek’in müzikle kurduğu kişisel ilişkiyi ortaya koyuyor. Şarkıyı paylaşmasaydı içinde kalacağını düşündüğünü belirten sanatçı, sektörel açıdan farklı bir tercih yapmış olabileceğini ancak ilk şarkısının kendisini gerçekten anlatmasını istediğini söylüyor.</p>

<p>“İmkânsız İhtimaller”in slow ve duygusal yapısının bundan sonraki üretimlerinin tamamını belirlemeyeceğinin de altını çizen Seyrek, üzerinde çalıştıkları yeni parçaların daha hareketli ve elektronik elementlerin yer aldığı alternatif pop-rock çizgisinde olduğunu aktarıyor:</p>

<blockquote>
<p>"Benim için müzikte anlatılması gereken tek bir mesele yok. Daha çok yaşadığım ve gerçekten hissettiğim şeyleri yazmayı seviyorum. Yaşamadığım ya da hissetmediğim duygular üzerinden şarkı yazmak bana çok gerçek gelmiyor. Bu yüzden müziğimi mümkün olduğunca gerçek duygularım üzerinden kuruyorum. Bugün başka bir şey hissederim, yarın çok daha farklı bir şey yaşayabilirim ve bunun müziğime de yansımasını isterim. Sanırım Sena Seyrek’in anlatmak istediği temel mesele de tam olarak bu: kendi gerçeğini müzik aracılığıyla anlatmak.</p>

<p>İmkânsız İhtimaller”i paylaşmasaydım, sanırım çok içimde kalırdı. Bu tamamen duygusal ve kişisel bir yerden verdiğim bir karardı. Belki sektörel açıdan en doğru tercih olmayabilir ama ben ilk şarkımın beni gerçekten anlatmasını istedim. Alternatif pop-rock tarzında müzik yapıyorum; ilk şarkım slow ve duygusal bir parça oldu ama bundan sonraki işlerimin de böyle olacağı anlamına gelmiyor. Şu anda üzerinde çalıştığımız parçaların çoğu daha hareketli, elektronik elementlerin de bulunduğu alternatif pop-rock çizgisinde. Ama başlangıcımı “İmkânsız İhtimaller” ile yapmak benim için çok doğru hissettirdi."</p>
</blockquote>

<p><img height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/senaseyrek3.jpeg" width="1280" /></p>

<h3><strong>“Başlamaktan korkan Sena’nın attığı ilk adım”</strong></h3>

<p>Henüz yalnızca bir şarkısı yayımlanan Seyrek, kendisini yolun başında görüyor. Solo çalışmalarının yanı sıra yeni parçalar ürettiği güçlü bir grup kurduğunu belirten sanatçının uzun vadeli hedefleri arasında ise bir EP ya da albüm hazırlamak, dinleyiciyle güçlü bir bağ kurmak ve en büyük hayali olarak tanımladığı sahneye çıkıp şarkılarını canlı söylemek bulunuyor:</p>

<blockquote>
<p>"Sanırım benim için en zor olan şey, yıllardır içimde biriktirdiğim bu şarkıları paylaşmaya hazır hale gelmekti. Artık tam tersine, onları dinleyiciyle buluşturmak için çok heyecanlıyım. İnsanların kendi hikâyelerinden bir şeyler bulmasını, şarkılarımı içselleştirmesini ve onlarda bir duygu yaratmasını çok istiyorum. Bundan sonra üreteceğim müzikler konusunda beni en çok heyecanlandıran şeylerden biri de bu.</p>

<p>İmkânsız İhtimaller”deki atmosferi ve hikâyeyi birebir sürdürmek istemiyorum çünkü o şarkı yaşanmış ve tamamlanmış bir döneme ait. Ama müzikal olarak benzerlikler elbette olacak; sonuçta bu benim kendi sesim ve yaratmak istediğim dünya. Bunun yanında müziği takip ederek daha fazla elektronik element kullanmayı, daha hareketli ve daha farklı sound’lara yönelmeyi de istiyorum. Slow şarkılar da olacak, daha hareketli işler de. Dinleyiciyi farklı yerlere götürmek istiyorum.</p>

<p>Aslında daha yolun çok başındayım; henüz yalnızca bir şarkım yayımlandı. Ama şu anda solo çalışmalarımın yanında çok güçlü bir grup da kurduk ve birlikte yeni parçalar üretiyoruz. Uzun vadede bir EP ya da albüm yapmak, dinleyiciyle güçlü bir bağ kurmak ve en büyük hayalim olan sahneye çıkıp şarkılarımı canlı söylemek istiyorum. Birkaç yıl sonra “İmkânsız İhtimaller”e baktığımda ise onu, başlamaktan ve adım atmaktan korkan bir Sena’nın sonunda cesaret edip attığı ilk adım olarak hatırlamak istiyorum. Çünkü benim için başlamak her zaman en zoruydu; bu yüzden bu şarkının bir başlangıç olması benim için çok kıymetli."</p>
</blockquote>

<p>Seyrek için “İmkânsız İhtimaller”in gelecekteki anlamı ise şimdiden belli: Şarkı, yalnızca ilk yayımlanan çalışma değil, harekete geçmekten çekinen birinin attığı ilk adım olacak.</p>

<p>Birkaç yıl sonra bu şarkıya baktığında onu “başlamaktan ve adım atmaktan korkan bir Sena’nın sonunda cesaret edip attığı ilk adım” olarak hatırlamak istediğini söyleyen sanatçı, müzikal yolculuğunun başlangıcını da bu nedenle kıymetli buluyor. Çünkü Seyrek’in kendi ifadesiyle, onun için en zor şey her zaman başlamak oldu. Şimdi ise o ilk adım atılmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sena-seyrek-imkansiz-ihtimalleri-anlatti-ilk-sarkimin-beni-gercekten-anlatmasini-istedim</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nycjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="61968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kayseri Kültür Yolu Festivali ikinci günde çeşitli etkinlikler ile devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kayseri-kultur-yolu-festivali-ikinci-gunde-cesitli-etkinlikler-ile-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kayseri-kultur-yolu-festivali-ikinci-gunde-cesitli-etkinlikler-ile-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Kayseri durağı, ikinci gününde sanatın, tarihin ve müziğin buluştuğu zengin bir programla devam etti. Geleneksel el sanatlarından nadide yazma eser sergilerine, çocuk tiyatrolarından spor etkinliklerine kadar geniş bir yelpazede gerçekleşen etkinliklerin akşamında ise ünlü rap sanatçısı Ceza sahne aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Kayseri, kentin tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan etkinliklerle ikinci gününü geride bıraktı. Her yaştan vatandaşa hitap eden festival alanları gün boyunca yoğun ilgi gördü.</p>

<h2><strong>Raşit Efendi Kütüphanesi’nden nadide eserler ve ebru atölyeleri</strong></h2>

<p>Festivalin ikinci gün programında geleneksel Türk-İslam sanatları ön plana çıktı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği atölyelerde ebru sanatının incelikleri usta eller tarafından uygulamalı olarak aktarıldı.</p>

<p>Kentin köklü hafıza merkezlerinden biri olan Raşit Efendi Yazma Eser Kütüphanesi envanterinde yer alan seçkin yazma eserler de festival ziyaretçilerinin beğenisine sunuldu. Tarihi belgeler ve tezhipli eserler, araştırmacıların ve kitapseverlerin uğrak noktalarından biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çocuklar için tiyatro ve etnoTır deneyimi</strong></h3>

<p>Gelecek nesilleri kültürel mirasla buluşturmayı amaçlayan program kapsamında çocuklar için özel etkinlikler düzenlendi. Anadolu’nun kültürel zenginliğini ve masal dünyasını sahneye taşıyan çocuk tiyatroları küçük sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>Festival alanında konumlandırılan "EtnoTır" ise çocuklara ve gençlere geleneksel spor branşları ile unutulmaya yüz tutmuş sokak oyunlarını birebir deneyimleme imkânı sağladı. Genç ziyaretçiler, zanaatkârlar eşliğinde geleneksel el sanatları tezgâhlarında pratik yapma şansı yakaladı.</p>

<h3><strong>Kayseri’de Ceza rüzgârı</strong></h3>

<p>Kültür Yolu Festivali’nin ikinci gün akşamında müzikseverler konser alanını doldurdu. Türk rap müziğinin önde gelen temsilcilerinden Ceza, binlerce dinleyicinin katıldığı konserde sevilen şarkılarını seslendirdi. Sahne enerjisiyle meydanı hareketlendiren Ceza'nın parçalarına eşlik eden Kayserililer, festival coşkusunu doyasıya yaşadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kayseri-kultur-yolu-festivali-ikinci-gunde-cesitli-etkinlikler-ile-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kultur-yolu-kayseri-2396304.jpg" type="image/jpeg" length="29733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Orman yangınları ve sıcak dalgaları küresel sağlığı tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-orman-yanginlari-ve-sicak-dalgalari-kuresel-sagligi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-orman-yanginlari-ve-sicak-dalgalari-kuresel-sagligi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), hava kalitesi ile iklim değişikliği arasındaki bağlantıları ele alan yeni raporunu yayımladı. Raporda; küresel çapta artış gösteren orman yangınları ve aşırı sıcak hava dalgalarının yarattığı atmosferik kirliliğin, hava kalitesini iyileştirme ve insan ile ekosistem sağlığını koruma yönündeki uluslararası kazanımları baltalama riski taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler çatısı altında faaliyet gösteren WMO’nun paylaştığı raporda, hava kalitesi ile iklim krizinin birbirinden bağımsız ele alınamayacağı, mücadelede tamamlayıcı ve eş güdümlü politikaların aciliyet taşıdığı kaydedildi. İnce partikül madde (PM2.5) ve yer seviyesindeki ozon kirliliğinin yanı sıra yeterince takip edilmeyen siyah karbon ile mikroplastik gibi aerosollerin atmosferik izleme ağlarının güçlendirilmesi gerektiği bildirildi.</p>

<h2><strong>PM2.5 kirliliği akciğer ve dolaşım sistemini hedef alıyor</strong></h2>

<p>Havadaki en tehlikeli kirleticilerden biri kabul edilen ve doğrudan kan dolaşımına kadar nüfuz edebilen PM2.5 partiküllerinin sanayi, tarım, konut ısınması ve ulaşımın yanı sıra kontrolsüz orman yangınları ve toz fırtınalarıyla yayıldığı hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda bölgesel eğilimlere ilişkin şu verilere yer verildi:</p>

<p>Kuzey Kanada, Rusya'nın Bazı Bölgeleri ve Batı-Orta Afrika'da şiddetlenen yangın dalgaları nedeniyle 2025 yılında PM2.5 konsantrasyonları uzun vadeli ortalamaların üzerinde seyretti.</p>

<p>Çin'de emisyon kısıtlamaları ve insan faaliyetlerindeki denetimler sayesinde PM2.5 seviyeleri uzun vadeli ortalamanın altında kalmaya devam etti.</p>

<p>Hindistan'da iyokütle yakımı ve sanayi kaynaklı emisyonlar sebebiyle kirlilik değerleri ortalamanın üzerinde ölçülmeyi sürdürdü.</p>

<h3><strong>"Aşırı yangın kaynaklı duman 1990'lardan bu yana üç katına çıktı"</strong></h3>

<p>Avrupa ve Kuzey Amerika'da yürürlüğe konan yasal düzenlemelerin sanayi ve trafik kaynaklı partikül emisyonlarını düşürdüğü, ancak bu kazanımın devasa orman yangınlarının yaydığı zehirli dumanla telafi edildiği ifade edildi.</p>

<p>Yangın dumanının yüksek toksisite içerdiğine dikkat çekilen raporda şu tespit paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Aşırı yangınların neden olduğu duman 1990'lardan bu yana küresel ölçekte üç katına çıktı. Veriler, 2010-2018 döneminde bu durumun her yıl yaklaşık 100 bin ek erken ölüme yol açtığını gösteriyor; ancak bu rakam kuvvetle muhtemel bir alt tahmindir. İklim koşullarının sertleşmesiyle birlikte Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hava kalitesi sınır değerlerine uyulması her geçen gün zorlaşmaktadır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Yer seviyesindeki ozon kirliliği solunum yolu ölümlerini artırıyor</strong></h3>

<p>Raporun dikkat çektiği bir diğer hayati tehdit ise sıcak hava dalgalarıyla tetiklenen yer seviyesindeki ozon gazı birikimi oldu. Tarımsal rekolteyi, bitki örtüsünü ve halk sağlığını doğrudan vuran yüzey ozonuna uzun süre maruz kalmanın kronik solunum yolu hastalıklarını tetiklediği belirtildi.</p>

<p>Uzmanlar, sıcaklık anomalileriyle birlikte yükselen ozon kirliliğinin on binlerce ek erken ölüme zemin hazırladığı ve geleceğe dönük sağlık risklerini tırmandıracağı uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-orman-yanginlari-ve-sicak-dalgalari-kuresel-sagligi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kas-orman-yangini-aa-2478557-1.jpg" type="image/jpeg" length="75018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK'in kültürel miras verileri açıklandı: Müze sayısı 664'e ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuikin-kulturel-miras-verileri-aciklandi-muze-sayisi-664e-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuikin-kulturel-miras-verileri-aciklandi-muze-sayisi-664e-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre 2025 yılında müze sayısı yüzde 4,4 artarak 664'e, müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı ise yüzde 6,8 yükselerek 65 milyon 862 bin 639'a ulaştı. İstanbul, 18 milyon 307 bin 485 ziyaretçiyle ilk sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong>'nun (<strong>TÜİK</strong>) <strong>2025 yılı Kültürel Miras İstatistikleri </strong>verilerine göre, Türkiye genelindeki müze sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,4 arttı. Müze sayısı 664'e yükselirken, müzelerde bulunan toplam eser sayısı da yüzde 0,4 artışla 4 milyon 12 bin 294 oldu.</p>

<h2><strong>Müze sayısı 664'e yükseldi</strong></h2>

<p>2025 yılında Türkiye'deki müzelerin 220'si Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterdi. Özel müze kategorisinde 426 müze bulunurken, Milli Saraylar Başkanlığına bağlı olarak 18 müze hizmet verdi.</p>

<p>Türkiye genelindeki ören yeri sayısı ise 148 olarak kayıtlara geçti. Böylece müze ve ören yerlerinin toplam ziyaretçi sayısında da önceki yıla göre artış yaşandı.</p>

<h3><strong>Müzelerde 4 milyonun üzerinde eser bulunuyor</strong></h3>

<p>Müze eser sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,4 yükselerek 4 milyon 12 bin 294'e çıktı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzelerdeki eserlerin sayısı yüzde 0,5 artarak 3 milyon 388 bin 462 oldu. Özel müzelerde bulunan eser sayısı yüzde 0,4 yükselişle 292 bin 271'e ulaşırken, Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müzelerdeki eser sayısı yüzde 0,5 azalarak 331 bin 561 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bakanlığa bağlı müzelerde bulunan eserlerin yüzde 60,4'ünü sikkeler oluşturdu. Arkeolojik materyallerin payı yüzde 27,8, etnografik materyallerin payı yüzde 6,7, tabletlerin payı ise yüzde 3,5 oldu.</p>

<h3><strong>Müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı arttı</strong></h3>

<p>Türkiye'de müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı, 2025 yılında yüzde 6,8 artış gösterdi. Toplam ziyaretçi sayısı 65 milyon 862 bin 639'a ulaştı.</p>

<p>Ziyaretçilerin yüzde 52,9'u Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerini tercih etti. Bakanlığa bağlı ücretli müze ve ören yerlerine gelen ziyaretçi sayısı 20 milyon 888 bin 733 olurken, bu grubun toplam ziyaretçiler içerisindeki payı yüzde 31,7 olarak hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel müzelerin ziyaretçi sayısı yüzde 10,8 artarak 21 milyon 905 bin 335'e çıktı. Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müzelerde ise ziyaretçi sayısı yüzde 8,8 azalarak 9 milyon 122 bin 685 oldu.</p>

<p>2025 yılında Bakanlık tarafından satılan müze kartı sayısı 6 milyon 804 bin 917 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>En fazla müze ziyaretçisi İstanbul'da</strong></h3>

<p>Müze ziyaretçi sayısının en yüksek olduğu il İstanbul oldu. İstanbul'daki müze ve ören yerlerini 18 milyon 307 bin 485 kişi ziyaret etti.</p>

<p>İstanbul'u 4 milyon 646 bin 357 ziyaretçiyle İzmir, 4 milyon 642 bin 683 ziyaretçiyle Ankara takip etti. Böylece en yüksek ziyaretçi sayıları İstanbul, İzmir ve Ankara'da gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Taşınmaz kültür varlıklarının sayısı arttı</strong></h3>

<p>Türkiye'deki taşınmaz kültür varlıklarının sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,6 artarak 130 bin 632'ye yükseldi.</p>

<p>Taşınmaz kültür varlıklarının en fazla bulunduğu il 34 bin 558 ile İstanbul oldu. İstanbul'un ardından 8 bin 120 taşınmaz kültür varlığıyla İzmir, 5 bin 332 ile Muğla geldi.</p>

<p>Toplam sit alanı sayısı da aynı dönemde yüzde 6 artış göstererek 27 bin 703'e ulaştı. Sit alanlarının yüzde 97,1'ini arkeolojik sit alanları oluşturdu.</p>

<h3><strong>Milli park ve tabiat parkı sayısı yükseldi</strong></h3>

<p>2025 yılında milli park sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2 artarak 50'ye çıktı. Milli parkların toplam alanı ise yüzde 3,2 artışla 942 bin 286 hektara ulaştı.</p>

<p>Tabiat parkı sayısı da yüzde 2,2 yükselerek 274 oldu. Tabiat parklarının toplam alanı yüzde 0,2 artışla 94 bin 294 hektar olarak kaydedildi.</p>

<p>Tabiatı koruma alanlarının sayısında önceki yıla göre değişiklik yaşanmadı ve sayı 32 olarak kaldı. Tabiat anıtlarının sayısı da değişmeyerek 111 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuikin-kulturel-miras-verileri-aciklandi-muze-sayisi-664e-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/muze-2.png" type="image/jpeg" length="55046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de müze ziyaretçi sayısı 65 milyonu aştı, üçüncü sırada Ankara yer aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-muze-ziyaretci-sayisi-65-milyonu-asti-ucuncu-sirada-ankara-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-muze-ziyaretci-sayisi-65-milyonu-asti-ucuncu-sirada-ankara-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Kültürel Miras İstatistikleri bültenini yayımladı. Verilere göre Türkiye genelinde müze sayısı 664'e, müze ve ören yerlerini ziyaret edenlerin sayısı ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,8 yükselerek 65 milyon 862 bin 639'a ulaştı. Ziyaretçi sayısında 18,3 milyon kişiyle İstanbul ilk sırada yer alırken, onu sırasıyla İzmir ve Ankara izledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde kültürel varlıklar ve koruma altındaki alanlara ilişkin güncel veriler paylaşıldı. TÜİK verilerine göre, faaliyette bulunan toplam 664 müzenin 220'si Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 426'sı özel müze statüsünde, 18'i ise Milli Saraylar Başkanlığı çatısı altında hizmet veriyor. Ülke genelindeki tescilli ören yeri sayısı ise 148 olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2><strong>Müzelerdeki eser sayısı 4 milyonu geçti</strong></h2>

<p>Müzelerde sergilenen veya depolarda muhafaza edilen toplam taşınır eser varlığı, yıllık yüzde 0,4 artışla 4 milyon 12 bin 294 adede erişti.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kurumlardaki eser mevcudu yüzde 0,5 yükselişle 3 milyon 388 bin 462'ye, özel müzelerdeki eser sayısı ise yüzde 0,4 artarak 292 bin 271'e çıktı. Milli Saraylar Başkanlığı idaresindeki müzelerde bulunan eser sayısı ise yüzde 0,5 oranında gerileyerek 331 bin 561 oldu.</p>

<p>Bakanlık müzelerindeki eserlerin türlerine göre dağılımında madeni paralar açık farkla öne çıktı. Sikkeler yüzde 60,4, arkeolojik materyal yüzde 27,8, etnografik eserler yüzde 6,7, tablet yüzde 3,5 olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Özel müzelere ilgi arttı, 6,8 milyon müze kart satıldı</strong></h3>

<p>2025 yılında kaydedilen 65,8 milyonluk toplam ziyaretçi kitlesinin yüzde 52,9'luk dilimi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müze ve ören yerlerini tercih etti. Bakanlığa bağlı ücretli lokasyonları gezenlerin sayısı 20 milyon 888 bin 733 olarak gerçekleşirken, bu grubun genel toplamdaki payı yüzde 31,7 oldu. Bakanlık tarafından satışı yapılan Müze Kart sayısı ise 6 milyon 804 bin 917 adede ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel müzelerin ziyaretçi hacmi yüzde 10,8'lik artış ivmesiyle 21 milyon 905 bin 335 kişiye ulaştı. Milli Saraylar Başkanlığı'na bağlı saray, köşk ve müzeleri ziyaret edenlerin sayısı ise yüzde 8,8 düşüş göstererek 9 milyon 122 bin 685 kişide kaldı.</p>

<p>En fazla müze ziyaretçisi 18 milyon 307 bin 485 ziyaretçi ile İstanbul'da olurken, 4 milyon 646 bin 357 ziyaretçi ile İzmir ikinci, 4 milyon 642 bin 683 ziyaretçi ile Ankara üçüncü sırada yer aldı.</p>

<h3><strong>Taşınmaz varlıklar 130 bini, sit alanları 27 bini aştı</strong></h3>

<p>Kayıt altına alınan taşınmaz kültür varlıklarının adedi yıllık bazda yüzde 2,6 genişleyerek 130 bin 632 seviyesine dayandı. En fazla tescilli taşınmaz kültür varlığına ev sahipliği yapan kent 34 bin 558 eserle İstanbul olurken; mega kenti 8 bin 120 varlıkla İzmir, 5 bin 332 varlıkla Muğla takip etti.</p>

<p>Yurt genelindeki sit alanlarının sayısı yüzde 6 artış kaydederek 27 bin 703'e çıktı. Tescillenen sit alanlarının yüzde 97,1'lik ezici çoğunluğunu arkeolojik sit alanları teşkil etti.</p>

<h3><strong>Milli park sayısı 50'ye yükseldi</strong></h3>

<p>Doğa koruma alanları istatistiklerine bakıldığında, Türkiye'deki milli park sayısı yüzde 2 artarak 50'ye, korunan toplam milli park sahası ise yüzde 3,2 büyüme ile 942 bin 286 hektara ulaştı. Tabiat parkı sayısı yüzde 2,2 artış göstererek 274'e, kapladığı toplam alan ise 94 bin 294 hektara çıktı. Yurt genelindeki tabiatı koruma alanı sayısı 32, tabiat anıtı adedi ise 111 olarak sabit kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-muze-ziyaretci-sayisi-65-milyonu-asti-ucuncu-sirada-ankara-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-12830caedd98c370e56e8d4f86fddeec.webp" type="image/jpeg" length="22857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Datça’da FETÖ operasyonu: 9 şüpheli yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-datcada-feto-operasyonu-9-supheli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mugla-datcada-feto-operasyonu-9-supheli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında durdurulan teknede yurt dışına kaçmaya çalıştıkları belirlenen 9 FETÖ şüphelisi, kaptan ve 2 çocuk yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>’nın <strong>Datça</strong> ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince durdurulan teknede, yurt dışına kaçmaya çalıştıkları değerlendirilen 9 FETÖ şüphelisi yakalandı. Operasyonda ayrıca teknenin kaptanı ile 2 çocuk da ekipler tarafından tespit edildi.</p>

<h2><strong>Şüphelilerin yurt dışına çıkma hazırlığında olduğu belirlendi</strong></h2>

<p><strong>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında bazı şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu belirlendi.</p>

<p>Örgüt üyeliği suçundan haklarında daha önce işlem yapıldığı ve dosyalarının istinaf aşamasında bulunduğu belirtilen şüphelilerin, yasa dışı yollarla Türkiye’den ayrılmaya hazırlandıkları tespit edildi.</p>

<p>Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin Rusya bayraklı “Peter Pan” isimli teknede bulunduğu belirlendi. Teknenin Datça açıklarında, uluslararası sulara yakın bir bölgede seyir halinde olduğu bilgisi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri harekete geçti.</p>

<h3><strong>Tekne datça açıklarında durduruldu</strong></h3>

<p><strong>Sahil Güvenlik</strong> ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonla “<strong>Peter Pan</strong>” isimli tekne durduruldu. Teknede yapılan kontrollerde 9 FETÖ şüphelisi ile 2 çocuk ve tekne kaptanı olmak üzere toplam 12 kişi yakalandı.</p>

<p>Ekiplerin çalışmasının ardından teknede bulunan kişilerin kimlik ve durumlarına ilişkin işlemler başlatıldı. Yakalanan şüphelilerin, daha önce FETÖ/PDY kapsamında yürütülen adli dosyalarının bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Operasyon sırasında teknede bulunan 2 çocuğun ise işlemlerin ardından aile yakınlarına teslim edildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>9 şüpheli hakkında ayrı adli işlem</strong></h3>

<p>Yakalanan 9 <strong>şüpheli</strong> hakkında, mevcut FETÖ/PDY dosyaları kapsamında devam eden yargılamalarından ayrı olarak yeni bir adli süreç başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüpheliler hakkında, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya teşebbüs ettikleri iddiasıyla da işlem yapıldığı aktarıldı. Böylece şüphelilerin mevcut soruşturmalarının yanı sıra tekneyle yurt dışına çıkma girişimine ilişkin iddialar da adli sürece dahil edildi.</p>

<h3><strong>Tekne kaptanı hakkında soruşturma başlatıldı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong>da gözaltına alınan tekne kaptanı hakkında da ayrıca soruşturma başlatıldı. Kaptan hakkında terör örgütüne yardım etme ve göçmen kaçakçılığı suçlarından adli işlem uygulandığı belirtildi.</p>

<p>Sahil Güvenlik ekiplerinin operasyonunun ardından şüphelilerin adli süreçlerinin sürdüğü bildirildi. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY’ye yönelik çalışmalarının devam ettiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-datcada-feto-operasyonu-9-supheli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/muglada-tekneyle-yurt-disina-kacmaya-calisan-9-feto-suphelisi-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="86947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP'li Yıldız'dan siyasi partilere eleştiri: "'Pazarlık partileri' demokrasiyi yozlaştırdı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mhpli-yildizdan-siyasi-partilere-elestiri-pazarlik-partileri-demokrasiyi-yozlastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mhpli-yildizdan-siyasi-partilere-elestiri-pazarlik-partileri-demokrasiyi-yozlastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, siyasi partilerin kuruluş ve üyelik şartlarına ilişkin sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Yıldız, gerekli şartları taşıyan en az 30 Türk vatandaşının bir araya gelerek siyasi parti kurabileceğini belirtirken, Türkiye'de 186 siyasi parti bulunduğunu söyledi. Yıldız'ın açıklamaları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yeni anayasa ve siyasi sistemde değişiklik mesajlarının ardından geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli'nin</strong> yeni anayasa ve siyasi sistemde değişiklik çağrısının ardından MHP Genel Başkan Yardımcısı <strong>Feti Yıldız</strong>, siyasi partilerin kuruluş ve faaliyetlerine ilişkin bir açıklama yaptı.</p>

<p>Bahçeli, geçtiğimiz günlerde verdiği röportajda siyasi sistemin güçlendirilmesi ve mevcut aksaklıkların giderilmesi için değişikliklerin müzakere edilmesi gerektiğini belirtmiş, bu çalışmaların yeni anayasa süreciyle uyumlu şekilde ele alınabileceğini söylemişti.</p>

<p>Bahçeli'nin açıklamasının ardından Yıldız, sosyal medya hesabından <strong>siyasi partilerin kuruluş şartları, faaliyet alanları ve uyması gereken anayasal esaslara</strong> ilişkin bilgiler paylaştı.</p>

<h2><strong>“Siyasi parti kurmak için önceden izin alınması gerekmiyor”</strong></h2>

<p>Yıldız, paylaşımında siyasi parti kurmak için önceden izin alınmasının gerekmediğini belirtti.</p>

<p>Gerekli şartları taşıyan <strong>en az 30 Türk vatandaşının</strong> bir araya gelerek siyasi parti kurabileceğini ifade eden Yıldız, siyasi partilerin faaliyetlerine ilişkin anayasal sınırlamaları da sıraladı.</p>

<p>Yıldız'a göre siyasi partiler; Cumhuriyetin temel niteliklerini, Anayasa'nın ilgili hükümlerini ve seçimlerin <strong>serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına</strong> göre yapılması ilkesini değiştirmeyi amaçlayamıyor.</p>

<p>Partilerin ayrıca bölge, ırk, din, mezhep, tarikat, cemaat, aile, zümre veya sınıf esasına dayanamayacağını belirten Yıldız, herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan faaliyetlerin de yasak olduğunu aktardı.</p>

<h3><strong>“Türkiye'de 186 siyasi parti bulunmaktadır”</strong></h3>

<p>Yıldız, paylaşımının devamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre Türkiye'de <strong>186 siyasi parti</strong> bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye'deki siyasi partileri çeşitli kategoriler altında değerlendiren Yıldız; kitle, ideoloji, kadro, bölgeci, tabela, hülle, pazarlık, kişi, silsile ve kalıntı partiler gibi tanımlamalar kullandı.</p>

<p>Yıldız ayrıca bazı oluşumları “üyesiz partiler” ve “çıkar grubu olan partiler” şeklinde sınıflandırdı.</p>

<h3><strong>“Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir”</strong></h3>

<p>MHP'li Yıldız, siyasi parti sayısına ilişkin değerlendirmesinin ardından bazı partilere yönelik eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Yıldız, “Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir” ifadelerini kullanırken, “tabela partileri” ve “pazarlık partileri” üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Yıldız, “Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır” dedi.</p>

<h3><strong>Siyasi partilerin faaliyetlerine ilişkin sınırlamaları sıraladı</strong></h3>

<p>Yıldız'ın ikinci paylaşımında ise siyasi partilerin faaliyetlerine ilişkin yasak ve sınırlamalar yeniden sıralandı.</p>

<p>Buna göre siyasi partiler; Cumhuriyetin temel niteliklerini ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ilişkin anayasal hükümleri değiştirmeyi amaçlayamıyor.</p>

<p>Partilerin ayrıca egemenliğin Türk milletine ait olduğu ilkesini ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde bulunamayacağı, seçimlerin serbest ve eşit şekilde yapılması esasını değiştirmeyi amaçlayamayacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldız, siyasi partilerin genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemeyeceğini ve anayasal hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde bulunamayacağını da ifade etti.</p>

<h3><strong>Parti içi seçimlere ilişkin hile uyarısı</strong></h3>

<p>Yıldız'ın paylaşımında siyasi partilerin <strong>önseçimleri, kongre seçimleri ve kararları ile parti görevlilerinin seçimlerinde</strong> yapılacak oylamalara ilişkin cezai düzenlemeye de yer verildi.</p>

<p>Buna göre söz konusu oylamalara veya bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranların <strong>bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla</strong> cezalandırılabileceği belirtildi.</p>

<p>Yıldız'ın siyasi partilerin kuruluş şartları ve faaliyetlerine ilişkin paylaşımı, Bahçeli'nin yeni anayasa ve siyasi sistemde değişiklik mesajlarının hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>Yıldız'ın paylaşımları şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Meraklısına notlar</i></p>

<p><i>Siyasi partiler:</i><br />
<i>a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını; </i><br />
<i>Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını; </i><br />
<i>Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü; </i><br />
<i>seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek;</i><br />
<i>b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar.</i><br />
<i>c) Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamazlar ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.</i><br />
<i>d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar.</i><br />
<i>e) Genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.</i><br />
<i>f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar.</i></p>

<p><i>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre ülkemizde hali hazırda 186 siyasi parti bulunmaktadır. Bu partiler arasında bir sınıflandırma yapılırsa çok renkli kümeleşmeler görebiliriz. Bunlar; kitle partileri, ideoloji partileri, kadro partileri, bölgeci partiler, tabela partileri, hülle partileri, pazarlık partileri, kişi partileri, silsile partileri, kalıntı partiler, üyesiz partiler, çıkar grubu olan partiler vs. Bu tipolojilere eklenecek oluşumlar vardır mutlaka. Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir. Tabela partilerinin yasa dışı faaliyetlerini burada anlatmak zaman israfıdır. Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır."</i></p>
</blockquote>

<p>Daha sonra bir paylaşım daha yapan Yıldız, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Siyasi partiler:</i></p>

<p><i>a) Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini; Anayasanın başlangıç kısmında ve 2'nci maddesinde belirtilen esaslarını; </i><br />
<i>Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanılabileceği esasını; </i><br />
<i>Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın, kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı hükmünü; </i><br />
<i>seçimler ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştirmek;</i><br />
<i>b) Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar.</i><br />
<i>c) Sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamazlar ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.</i><br />
<i>d) Askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamazlar.</i><br />
<i>e) Genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar.</i><br />
<i>f) Anayasanın hiçbir hükmünü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlayamazlar.</i></p>

<p><i>Önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçimleri ve kararları için yapılan oylamalarla, her kademedeki her çeşit parti görevlileri ve yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mhpli-yildizdan-siyasi-partilere-elestiri-pazarlik-partileri-demokrasiyi-yozlastirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/af4a1d33-44b3-4106-a601-2a050524140c.webp" type="image/jpeg" length="96851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Konseyi "Şeref Bayrağı" ödülü Eskişehir'in]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-konseyi-seref-bayragi-odulu-eskisehirin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-konseyi-seref-bayragi-odulu-eskisehirin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, tarihi bir ödül törenine ev sahipliği yaptı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) tarafından kente layık görülen "Şeref Bayrağı" (Flag of Honour), festivalin kapanış gecesinde düzenlenen törenle Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve önceki dönem belediye başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e teslim edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali'nin kapanış programı kapsamında Kentpark festival alanında gerçekleştirilen törende, kentin uluslararası standartlardaki şehircilik vizyonu ve yerel demokrasi çalışmaları taçlandırıldı.</p>

<p>AKPM Avrupa Ödülü Alt Komitesi'nin kararıyla kente verilen "Şeref Bayrağı"nı, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi, Sosyal İşler, Sağlık ve Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi Üyesi, YENİ Parti Parti Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen takdim etti.</p>

<p><img alt="22D7De8F 3631 47F1 B621 C11E8815Ae18 W-1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/22d7de8f-3631-47f1-b621-c11e8815ae18-w-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Gökçe Gökçen: "Eskişehir Avrupa değerlerini yaşatan örnek bir kent"</strong></h2>

<p>Törende konuşan Gökçe Gökçen, Eskişehir'in yerel yönetim alanındaki başarılarının uluslararası kurumlarca tescillendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Kentiniz 2025 yılında, Avrupa Ödülü programının ilk aşaması olan Avrupa Diploması ile ödüllendirilmişti. Bugün ise Eskişehir, Şeref Bayrağı ile bir başka önemli dönüm noktasına ulaşıyor. Bu kayda değer başarıdan ötürü hepinizi tebrik ederim! Avrupa odaklı çalışmalarınızı, özellikle de gençleri kapsayan faaliyetlerinizi daha da geliştirmenizi temenni ediyorum. Gençler, demokrasilerimizin geleceğidir; sürece dâhil olmayı, söz sahibi olmayı ve siyasette temsili sonuna kadar hak ediyorlar."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="5De0C484 B155 441D 9E30 588Fff6Ca8E8 W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/5de0c484-b155-441d-9e30-588fff6ca8e8-w.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Başkan Ayşe Ünlüce ödülü Yılmaz Büyükerşen ile birlikte aldı</strong></h3>

<p>Ödülü hemşehrileri adına kabul eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, sahneye 25 yıl boyunca şehre hizmet eden Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’i davet etti.</p>

<p>Büyük bir gurur yaşadıklarını ifade eden Başkan Ünlüce, konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ben seçildiğim günden bu yana, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Türkiye Delegasyonu Başkanı olarak görev yapıyorum. Eşsiz ve kıymetli Eskişehirlileri Avrupa'da temsil etmekten büyük bir gurur duyuyorum. Bu sene Avrupa Konseyi Şeref Bayrağı Ödülü'nü taşımaya hak kazandık. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarına bağlı bir belediye olarak aynı zamanda şeffaf, kapsayıcı, hesap verebilir ve kaynaklarını halkıyla paylaşan bir anlayışla bugün karşınızdayız. Bu ödül hepimizin, tüm Eskişehir'in."</i></p>
</blockquote>

<p>Sahnede duygusal anlar yaşayan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise, <i>"Bu bayrak Eskişehirlilerin Avrupa değerlerine ne kadar çok bağlı olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda Avrupa ülkelerinde yaşayan insanlar, kendilerini daima Anadolu'nun ortasında temsil eden bir şehir olduğunu düşünerek gurur duyacaklar"</i> diyerek vatandaşları selamladı.</p>

<p><img alt="Avrupa Konseyi " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/22d7de8f-3631-47f1-b621-c11e8815ae18-w-1.jpeg" /></p>

<h3><strong>Dört aşamalı "Avrupa Ödülü" yolculuğunda kritik eşik</strong></h3>

<p>Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin belediyeler arasındaki uluslararası iş birliğini, yerel demokrasi uygulamalarını ve ortak değerleri teşvik etmek amacıyla yürüttüğü Avrupa Ödülü programı, birbirini takip eden dört kurumsal aşamadan meydana geliyor. Sürecin ilk basamağını oluşturan Avrupa Diploması'nı Haziran 2025'te müzesine götüren Eskişehir, 2026 yılı değerlendirmeleri sonucunda ikinci kademe olan prestijli Şeref Bayrağı'nın da sahibi oldu. Şeref Plaketi ve nihai hedef niteliğindeki büyük Avrupa Ödülü öncesinde kritik bir dönüm noktası sayılan bu unvana 2026 takviminde kıta genelinden yalnızca altı yerel yönetim layık görüldü. Eskişehir böylece Fransa’dan Montpellier, Almanya’dan Heidelberg ve Leipzig, İtalya’dan Sabaudia ve Türkiye’den Kadıköy ile birlikte Avrupa’nın öne çıkan kentleri arasındaki yerini tescillemiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-konseyi-seref-bayragi-odulu-eskisehirin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/09d153fb-275a-4d98-beaf-265af6bd04a1-w.jpeg" type="image/jpeg" length="39565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OVP enflasyon hedefine göre Ocak 2027 zam hesabı: Memur, emekli maaşı ve asgari ücret ne kadar artacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ovp-enflasyon-hedefine-gore-ocak-2027-zam-hesabi-memur-emekli-maasi-ve-asgari-ucret-ne-kadar-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ovp-enflasyon-hedefine-gore-ocak-2027-zam-hesabi-memur-emekli-maasi-ve-asgari-ucret-ne-kadar-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program’daki (OVP) yüzde 28,4’lük 2026 yıl sonu enflasyon tahminine göre Ocak 2027 maaş artış oranlarını hesapladı. OVP tahmininin gerçekleşmesi durumunda işçi ve BAĞ-KUR emeklilerinin yüzde 9, memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 7 zam alacağını belirten Yılmaz, yıl sonu enflasyonunun enerji zamlarıyla yüzde 31’i bulması halinde artış oranlarının sırasıyla yüzde 11,3 ve yüzde 9,3’e çıkacağını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) kamuoyuna duyurulmasının ardından makroekonomik hedeflerin çalışan ve emekli bütçesine yansımaları netleşmeye başladı. ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulunan <strong>Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz</strong>, revize edilen enflasyon tahminleri üzerinden 2027 yılı Ocak ayında geçerli olacak maaş zamları ile en düşük emekli aylığı projeksiyonunu paylaştı.</p>

<h2><strong>Ocak 2027 maaş artış senaryoları</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Yılmaz, OVP'deki resmi projeksiyon ile piyasa dinamiklerinin işaret ettiği gerçekleşme beklentisi üzerinden iki farklı zam senaryosu ortaya koydu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>OVP Tahmini Gerçekleşirse (%28,4 Enflasyon):</strong></p>

 <ul>
  <li>
  <p><strong>İşçi ve BAĞ-KUR Emeklisi Zammı:</strong> %9</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>Memur ve Memur Emeklisi Zammı:</strong> %7</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>En Düşük Emekli Aylığı:</strong> 25.671,68 TL</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alternatif Piyasa Senaryosu (%31 Enflasyon):</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <ul>
  <li>
  <p><strong>İşçi ve BAĞ-KUR Emeklisi Zammı:</strong> %11,3</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>Memur ve Memur Emeklisi Zammı:</strong> %9,3</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
</ul>

<p>Yılmaz, 2027 enflasyon hedefinin önceki programa kıyasla yüzde 133 oranında bir sapma göstererek yüzde 21 olarak belirlendiğini, enerji maliyetlerindeki ivmeyle birlikte 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 31-32 bandına yerleşme olasılığının daha kuvvetli olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>"Akaryakıtta eşel mobil olmasaydı motorin 101 lirayı geçecekti"</strong></h3>

<p>Enerji fiyatlarındaki artışın piyasadaki fiyatlama davranışlarını hızla bozduğuna işaret eden Yılmaz, akaryakıttaki mevcut durumu şu verilerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Motorinin litre fiyatı birçok bölgede 90 lira sınırına dayandı, bazı illerde bu baremi aştı. Eğer eşel mobil sistemi devreye alınmamış olsaydı motorin 101 lira düzeyine çıkacaktı; yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 67'ye ulaştı. Benzinde ise fiyatlar 80 liraya yaklaşırken, vergi feragati olmasaydı 90 lira sınırı görülecekti. Eylül ayında fiyatlar sabit kalsa dahi, akaryakıt zamlarının enflasyona aylık doğrudan katkısı en az 0,3 puan, yılbaşından bu yana birikimli doğrudan etkisi ise 1,5 puandır."</i></p>
</blockquote>

<p>Motorinin tarımdan lojistiğe ve sanayiye kadar tüm maliyet kalemlerini etkilediğini hatırlatan Yılmaz; elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyat düzenlemelerinin bağımsız kararlar olarak değil, tek bir enflasyon patikası çerçevesinde yönetilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<h3><strong>Asgari ücret için yüzde 22-24 bandı</strong></h3>

<p>2026 yılı başında asgari ücrete yüzde 27 oranında artış yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, 2027 yılı için belirlenen yüzde 21'lik enflasyon hedefi doğrultusunda şu tahminde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"OVP’ye göre 2027 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olması sebebiyle, 2026 yılındaki alım gücü kaybı da dikkate alındığında, yeni yılda asgari ücret artış oranının yüzde 22 ila 24 arasında şekilleneceğini söylemek mümkündür."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ovp-enflasyon-hedefine-gore-ocak-2027-zam-hesabi-memur-emekli-maasi-ve-asgari-ucret-ne-kadar-artacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="35150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Mor ve Ötesi konseriyle sona erdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Kentpark Festival Alanı'nda gerçekleşen Mor ve Ötesi konseriyle sona erdi. Binlerce Eskişehirli, grubun sevilen şarkılarına Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde hep birlikte eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali</strong>, son gününde düzenlenen etkinlik ve konserlerle tamamlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından, ETİ ana sponsorluğunda gerçekleştirilen festivalin finali Kentpark Festival Alanı'nda yapıldı.</p>

<p><img height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7d1d6529-8884-4443-bffc-b723fc035ea7-w.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Festivalin son gününde gün boyunca çeşitli atölyeler düzenlenirken, <strong>Eskişehir Yeni Çizgi Sergisi</strong> ve <strong>Uluslararası Kardeş Şehirler Fotoğraf Sergisi</strong> de sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>Etkinliklerin ardından festivalin kapanışı Mor ve Ötesi konseriyle gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Mor Ve Ötesi Konseriyle Sona Erdi5" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi5.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Binlerce Eskişehirli konser alanını doldurdu</strong></h2>

<p>Festival alanını dolduran binlerce Eskişehirli, Mor ve Ötesi'nin sahneye çıkmasıyla büyük coşku yaşadı.</p>

<p>Mor ve Ötesi, şef <strong>Orçun Orçunsel</strong> yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde sahne aldı.</p>

<p>Grup, sevilen şarkılarını Eskişehirliler için seslendirirken, konser boyunca dinleyiciler şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Mor Ve Ötesi Konseriyle Sona Erdi4" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi4.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Başkan Ünlüce'den Harun Tekin ve Orçunsel'e çiçek</strong></h3>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Ayşe Ünlüce</strong>, konserin ardından Mor ve Ötesi solisti <strong>Harun Tekin</strong> ile şef Orçun Orçunsel'e çiçek takdim etti.</p>

<p>Ünlüce, festivalin Eskişehir'e yakıştığını belirterek konserin gerçekleşmesinde emeği bulunan sanatçılara, Senfoni Orkestrası'na ve koroya teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Mor Ve Ötesi Konseriyle Sona Erdi6" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi6.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Başkan Ünlüce, “Uluslararası Porsuk Festivalimizin son gününde Kentpark'ta on binlerce hemşehrimizle Mor ve Ötesi'nin muhteşem şarkılarına eşlik ettik” dedi.</p>

<h3><strong>Harun Tekin: “Bu festival yıllarca sürmeli”</strong></h3>

<p>Mor ve Ötesi solisti Harun Tekin de Eskişehir konserinin unutulmaz konserler arasında yerini aldığını söyledi.</p>

<p>Festivalin gelecek yıllarda da devam etmesi gerektiğini belirten Tekin, “Bu festival yıllarca sürmeli. Sizler bu alanlarda hep birlikte şarkılar söylemeli, anılar biriktirmelisiniz. Eskişehir çok güzelsin” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Mor Ve Ötesi Konseriyle Sona Erdi2" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi2.jpeg" width="2560" /></p>

<h3><strong>Festival sanat ve müzikle tamamlandı</strong></h3>

<p>Gün boyunca düzenlenen atölyeler, sergiler ve konserlerle kentte kültür-sanat buluşması yaşatan <strong>Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali</strong>, Mor ve Ötesi'nin performansıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uluslararasi-eskisehir-porsuk-festivali-mor-ve-otesi-konseriyle-sona-erdi7.jpeg" type="image/jpeg" length="92121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Ateş'ten OVP çıkışı: “Üretim ve istihdam üvey evlat olarak kalacak”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-atesten-ovp-cikisi-uretim-ve-istihdam-uvey-evlat-olarak-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-atesten-ovp-cikisi-uretim-ve-istihdam-uvey-evlat-olarak-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı (OVP) eleştirdi. Ateş, programda sanayide üretim ve istihdam kaybını durduracak somut bir reçete bulunmadığını savunarak, “Öncelik yüksek faizle enflasyonu düşürmek. Sanayici ve üreten daha uzun süre nefes alamayacak” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Bolu Milletvekili <strong>Türker Ateş</strong>, 2027-2029 dönemini kapsayan <strong>Orta Vadeli Program'a (OVP)</strong> ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ateş, programın enflasyondan büyümeye, sanayiden dış ticarete kadar birçok alandaki sorunları çözmek yerine ileri yıllara ötelediğini savundu.</p>

<p>Programda iddialı hedefler bulunduğunu belirten Ateş, bu hedeflerin vatandaşın geçim koşullarında, sanayicinin bilançosunda ve ihracatçının finansman maliyetlerinde henüz karşılık bulmadığını söyledi.</p>

<h2><strong>“Sanayideki kan kaybını durduracak reçete yok”</strong></h2>

<p>Ateş, OVP'de sanayide üretim ve istihdamdaki gerilemeyi durduracak somut bir politika bulunmadığını ileri sürdü.</p>

<p>CHP'li Ateş, “Öncelik yüksek faizle enflasyonu düşürmek. Sanayici ve üreten daha uzun süre nefes alamayacak. Büyüme rakamlarındaki revizyon bunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bütçe kaynakları yine faize akacak. Üretim, istihdam bu program döneminde de üvey evlat olarak kalacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="E1674C69 F8A2 4F9D 9626 Ab1F080151D5" class="detail-photo img-fluid" height="922" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/e1674c69-f8a2-4f9d-9626-ab1f080151d5.jpg" width="1382" /></p>

<h3><strong>“Her yıl hedefleri değiştirmek ekonomi politikası değildir”</strong></h3>

<p>Türkiye ekonomisinin normal büyüme oranının yüzde 5 olduğunu savunan Ateş, OVP'de bu orana ancak 2029 yılında ulaşılmasının öngörüldüğüne dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir ekonomik programın temel özelliklerinin <strong>güven ve öngörülebilirlik</strong> olduğunu belirten Ateş, daha önce açıklanan büyüme hedeflerinin yıl tamamlanmadan aşağı çekilmesini eleştirdi.</p>

<p>Ateş, yeni üç yıllık hedeflerin hangi somut zemine dayandığının açıklanması gerektiğini belirterek, “Her yıl hedefleri değiştirip sonraki yıllara daha iyimser rakamlar yazmak ekonomi politikası değildir” dedi.</p>

<h3><strong>“Sanayici yatırım yapmak istiyor ancak finansmana ulaşamıyor”</strong></h3>

<p>Ateş, reel sektördeki mevcut tablonun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>OVP verilerine göre toplam sabit sermaye yatırımlarındaki artışın 2025'te yüzde <strong>7,3</strong> iken 2026'da yüzde <strong>3,1'e</strong> gerilediğini belirten Ateş, özel sektör yatırımlarındaki büyümenin de yüzde 6,9'dan yüzde 2,8'e düştüğünü ifade etti.</p>

<p>Programın kendisinin de imalat sanayisinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, enerji ve lojistik maliyetlerinin azaltılması ve istihdamın korunması gerektiğini kabul ettiğini belirten Ateş şöyle konuştu:</p>

<p>“Sanayici yatırım yapmak istiyor ancak finansmana ulaşamıyor. İhracatçı dünya ile rekabet etmek istiyor ancak yüksek maliyetlerle mücadele ediyor. KOBİ ayakta kalmak, üretici önünü görmek istiyor. Teknolojik dönüşüm hedefi elbette doğrudur; fakat önce üretim yapan işletmenin nefes almasını sağlayacaksınız.”</p>

<h3><strong>“İktidar işsizlik sorununu maskelemeyi tercih ediyor”</strong></h3>

<p>CHP'li Ateş, OVP'deki istihdam verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Dar tanımlı işsizlik oranındaki düşüşün tek başına iş gücü piyasasının sağlıklı olduğunu göstermediğini savunan Ateş, program verilerine göre <strong>2025 yılında sanayide istihdamın 168 bin kişi azaldığını</strong> belirtti.</p>

<p>Ateş, 2026'nın ilk yarısında mevsim etkilerinden arındırılmış toplam istihdamın <strong>77 bin kişi gerilediğini</strong>, aynı dönemde iş gücüne katılım oranının da 0,6 puan düşerek yüzde <strong>52,7'ye</strong> indiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Türkiye'nin ihtiyacı üretken ve nitelikli istihdam”</strong></h3>

<p>İş aramaktan vazgeçen kişilerin işsizlik oranına yansımayabileceğine dikkat çeken Ateş, yalnızca işsizlik oranındaki düşüşün ekonomik başarı göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Ateş, “İnsanlar iş aramaktan vazgeçiyorsa işsizlik oranının düşmesi tek başına başarı değildir. Türkiye'nin ihtiyacı üretken, güvenceli ve nitelikli istihdamdır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-atesten-ovp-cikisi-uretim-ve-istihdam-uvey-evlat-olarak-kalacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/para1-2.jpg" type="image/jpeg" length="45452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KYK yurt sonuçları ne zaman açıklanıyor? GSB yurt başvuru sonuçları için son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kyk-yurt-sonuclari-ne-zaman-aciklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kyk-yurt-sonuclari-ne-zaman-aciklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KYK yurt sonuçları ne zaman açıklanacak? 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde yurt başvurularını tamamlayan öğrencilerin sonuç bekleyişi sürüyor. GSB tarafından alınan başvuruların değerlendirme sürecinin ardından öğrenciler, yerleştirme sonuçlarının hangi tarihte ilan edileceğini araştırıyor. Peki KYK yurt sonuçları açıklandı mı, sonuçlar nereden sorgulanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde <strong>KYK yurt başvuruları</strong> için süreç tamamlandı. Üniversite eğitimine başlayacak öğrencilerin 25-29 Ağustos tarihleri arasında yaptığı başvuruların ardından gözler <strong>GSB yurt başvuru sonuçları</strong> için yapılacak açıklamaya çevrildi.</p>

<p><strong>Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB)</strong> tarafından yürütülen değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından öğrenciler, yerleştirme durumlarını e-Devlet üzerinden öğrenebilecek. Ancak <strong>KYK yurt sonuçları</strong> için resmi açıklama tarihi henüz paylaşılmış değil.</p>

<h2><strong>KYK yurt sonuçları açıklandı mı?</strong></h2>

<p><strong>7 Eylül 2026 itibarıyla KYK yurt sonuçları henüz açıklanmadı.</strong> GSB tarafından 2026-2027 dönemi için sonuçların ilan edileceği kesin tarih duyurulmuş değil.</p>

<p>Öğrencilerin sonuç açıklamasıyla ilgili yalnızca resmi GSB ve <strong>Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü</strong> duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Sonuçların açıklanmasıyla birlikte öğrenciler asil veya yedek yerleştirme durumlarını sistem üzerinden görüntüleyebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KYK yurt sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>GSB'nin mevcut duyurusunda <strong>2026-2027 KYK yurt sonuçlarının açıklanacağı kesin tarihe</strong> yer verilmedi. Bu nedenle <strong>KYK yurt başvuruları ne zaman açıklanır</strong> sorusunun şu an için resmi bir yanıtı bulunmuyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl 2025-2026 eğitim öğretim dönemine ilişkin yurt başvuru sonuçları <strong>11 Eylül 2025</strong> tarihinde açıklanmıştı. Önceki yılın takvimi, bu yılki sonuçların da eylül ayı içerisinde açıklanabileceğine yönelik beklenti oluşturuyor ancak bu tarih 2026-2027 dönemi için resmi bir sonuç tarihi niteliği taşımıyor.</p>

<p>GSB tarafından yapılacak yeni duyuruyla birlikte <strong>yurt sonuçları ne zaman açıklanıyor</strong> sorusunun kesin yanıtı belli olacak.</p>

<p><img alt="Kyk Burs Sonuçları Açıklandı Mı? 2025 Burs Sorgulama Ekranı Ve Tarih Bilgisi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/kyk-burs-sonuclari-aciklandi-mi-2025-burs-sorgulama-ekrani-ve-tarih-bilgisi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KYK yurt sonuçları nereden sorgulanır?</strong></h3>

<p><strong>GSB KYK yurt sonuçları</strong> açıklandığında öğrenciler, yerleştirme durumlarını e-Devlet üzerinden sorgulayabilecek.</p>

<p>Sonuçlara e-Devlet'teki <strong>“Yurt Başvuru Sonucu Sorgulama”</strong> hizmetinden ulaşılabilecek. Öğrencilerin sisteme giriş yaptıktan sonra ilgili hizmet üzerinden başvuru sonuçlarını kontrol etmesi yeterli olacak.</p>

<p><a href="https://www.turkiye.gov.tr/gsb-yurt-basvuru-sonucu-sorgulama" rel="nofollow">e-Devlet GSB Yurt Başvuru Sonucu Sorgulama ekranı</a></p>

<h3><strong>KYK yurt başvuruları ne zaman başladı?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için <strong>KYK yurt başvuruları 25 Ağustos 2026'da başladı</strong> ve <strong>29 Ağustos 2026 saat 23.59'da</strong> sona erdi.</p>

<p>Başvuruların tamamlanmasının ardından öğrencilerin verdiği bilgiler değerlendirme sürecine alındı. Yerleştirmelerde öğrencilerin başvuru bilgileri ve ilgili değerlendirme kriterleri dikkate alınacak.</p>

<h3><strong>Yurt sonuçları açıklandıktan sonra ne yapılacak?</strong></h3>

<p><strong>KYK yurt sonuçları</strong> ilan edildiğinde yurda yerleşme hakkı kazanan öğrencilerin kayıt işlemlerini belirtilen süre içerisinde tamamlaması gerekecek.</p>

<p>Yerleştirme sonucunda yurda kayıt hakkı elde eden öğrencilerin ilk kayıt ücretini yatırması ve ardından e-Devlet üzerinden gerekli taahhütname işlemlerini tamamlaması gerekiyor. Belirlenen süre içerisinde işlemlerini tamamlamayan öğrencilerin yurt hakkı sonraki aşamadaki adaylara devredilebiliyor.</p>

<p>Yedek yerleştirme hakkı bulunan öğrenciler için de GSB'nin açıklayacağı kayıt ve yerleştirme takviminin takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="KYK yurt başvuru sonuçları açıklandı!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/607de261-03c3-44f3-bca2-26da448e6b08.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>2026 KYK yurtları ne zaman açılacak?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim döneminde <strong>KYK yurtlarının kesin açılış tarihi</strong> konusunda da GSB tarafından henüz yeni bir tarih açıklanmadı.</p>

<p>Geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde yurtların eylül ayı içerisinde hizmete açılması, yeni dönem için de benzer bir takvim beklentisi oluşturuyor. Ancak önceki yılın uygulaması, 2026-2027 dönemi için kesin açılış tarihi anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yurtların açılış tarihi ve öğrencilerin yurda giriş koşulları, GSB tarafından yapılacak resmi açıklamayla kesinleşecek.</p>

<h3><strong>KYK sonuçları ile burs sonuçları aynı mı?</strong></h3>

<p><strong>KYK yurt sonuçları ile burs sonuçları farklı süreçlerdir.</strong> Yurt başvuruları öğrencilerin barınma ihtiyacına yönelik değerlendirilirken burs ve kredi başvuruları ayrı bir süreç kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>KYK sonuçları</strong> açıklandığında bunun burs sonuçlarının da açıklandığı anlamına gelmediği belirtiliyor. Burs ve öğrenim kredisi başvurularına ilişkin tarihler ile sonuç duyuruları GSB tarafından ayrıca açıklanıyor.</p>

<p><img alt="Tokat'taki KYK yurdunda 80 öğrenci gıda zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/kyk2-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KYK yurt sonuçları için resmi açıklama bekleniyor</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için başvurularını tamamlayan öğrenciler, <strong>KYK yurt sonuçları</strong> için GSB'nin açıklamasını bekliyor. <strong>7 Eylül 2026 itibarıyla resmi sonuç tarihi bulunmuyor.</strong></p>

<p>Sonuçlar açıklandığında öğrenciler, yerleştirme durumlarını e-Devlet'teki GSB <strong>Yurt Başvuru Sonucu Sorgulama </strong>ekranından kontrol edebilecek. Kesin sonuç tarihi ve kayıt sürecine ilişkin ayrıntılar ise GSB'nin resmi duyurusuyla netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kyk-yurt-sonuclari-ne-zaman-aciklaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kyk-1.webp" type="image/jpeg" length="45945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran’dan ABD’ye: "Her saldırıya daha ağır karşılık verilecek"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abdye-her-saldiriya-daha-agir-karsilik-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abdye-her-saldiriya-daha-agir-karsilik-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ülkesine yönelik yeni saldırılara “daha hızlı, daha ağır ve daha acı verici” karşılık verileceğini söyledi. Tahran yönetimi, ABD yaptırımlarının ekonomide yarattığı baskıyı azaltmak için reformlara hız verirken Hürmüz Boğazı çevresinde yeni kısıtlamalar getirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile ABD arasındaki gerilim sürerken Tahran'dan Washington'a yönelik yeni bir tehdit geldi.</p>

<p>İran Meclis Başkanı <strong>Muhammed Bakır Galibaf</strong>, ülkesine yönelik yeni saldırılara karşılık verileceğini belirterek, ABD'ye “oyunun kurallarının değiştiğini” anlaması çağrısında bulundu.</p>

<p>Galibaf, İran'ın çıkarları ve güvenliğine yönelik her yeni saldırının <strong>“daha hızlı, daha ağır ve daha acı verici”</strong> bir karşılıkla karşılaşacağını söyledi.</p>

<p>Açıklama, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun iki ABD donanma gemisine balistik füze saldırısı düzenlediği yönündeki gelişmelerin ardından geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise 5 Eylül Cumartesi günü üç İran tankerini vurduğunu açıklamıştı.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'nda yeni kısıtlama hazırlığı</strong></h2>

<p>Gerilimin bir diğer boyutunu ise <strong>Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ndeki deniz trafiği</strong> oluşturuyor.</p>

<p>İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı'nın yanı sıra Basra Körfezi'ndeki bazı bölgeleri kapsayacak yeni bir kısıtlı bölgenin ilan edileceğini açıkladı.</p>

<p>Rızai, söz konusu bölgeye girecek gemilerin yaptırım listesine alınacağını söyledi. Yeni uygulamanın kapsamına ve ne zaman yürürlüğe gireceğine ilişkin ayrıntılar ise henüz paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çatışma öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık <strong>beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden</strong> taşınıyordu. İran, savaşın başlamasından bu yana petrol akışını sekteye uğratabilecek kapasitesini koruyor.</p>

<h3><strong>ABD yaptırımları İran ekonomisini zorluyor</strong></h3>

<p>İran yönetiminin gündemindeki bir diğer önemli başlık ise <strong>ABD yaptırımlarının ekonomi üzerindeki etkileri</strong>.</p>

<p>Galibaf, askeri mücadelenin yanı sıra üretim ve halkın geçim koşullarının da İran'ın önündeki temel sorunlar arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>İran Meclis Başkanı; <strong>döviz kurundaki sert dalgalanmalar, yüksek enflasyon, işsizlik ve piyasaların yönetilmesini</strong> başlıca ekonomik sorunlar arasında sıraladı.</p>

<p>İran Ekonomi Bakanı Ali Medenizade ise ABD'nin ekonomik baskısına reformlarla karşılık vereceklerini belirterek, yaptırımların İran'ın politikalarını değiştireceği beklentisini reddetti.</p>

<p>Medenizade, İran ekonomisinin reforme edilmesinden ABD Hazine Bakanlığı'nın değil, İran hükümeti ve halkının sorumlu olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Ekonomik Savaş Karargahı” çalışmalarını artıracak</strong></h3>

<p>İran Ekonomi Bakanlığı Bakan Yardımcısı Morteza Zamanian da <strong>“Ekonomik Savaş Karargahı”nın</strong> savaş nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik çalışmalarını artıracağını açıkladı.</p>

<p>Tahran yönetimi böylece bir yandan ABD ile askeri gerilimi sürdürürken diğer yandan yaptırımların ekonomide yarattığı baskıyı azaltmaya yönelik adımlar atmayı planlıyor.</p>

<h3><strong>Harg Adası 550 kez vuruldu</strong></h3>

<p>İran'ın petrol ihracatı açısından stratejik öneme sahip <strong>Harg Adası</strong> da çatışmaların önemli merkezlerinden biri oldu.</p>

<p>İran, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üçüncü büyük petrol üreticisi konumunda. Savaş öncesinde İran'ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ı Harg Adası'ndaki ihracat merkezinden gerçekleştiriliyordu.</p>

<p>İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, <strong>Harg Adası'nın önceki aylarda yaklaşık 550 kez vurulduğunu</strong> ancak petrol tesislerindeki faaliyetlerin sürdüğünü söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da 31 Ağustos'ta sosyal medya hesabından Harg Adası'nın “paramparça edildiğini” gösteren yapay zekâ üretimi bir video paylaşmıştı. İranlı yetkililer ise adaya yönelik olası bir saldırıya güçlü karşılık verileceğini açıklamıştı.</p>

<h3><strong>ABD: 92 ticari geminin rotası değiştirildi</strong></h3>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), petrol ablukasının uygulanması kapsamında <strong>92 ticari geminin rotasının değiştirildiğini, üç geminin etkisiz hale getirildiğini ve iki gemiye çıkıldığını</strong> bildirdi.</p>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Wright, günlük petrol geçişlerinin <strong>9 milyon varilin üzerinde</strong> olduğunu ve boru hatları üzerinden kullanılan alternatif güzergâhlarla birlikte çatışma öncesindeki petrol akışının yaklaşık üçte ikisinin veya daha fazlasının devam ettiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abdye-her-saldiriya-daha-agir-karsilik-verilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bbbbd0d3-164b-45ad-b500-e7ec8187fee3-w.png" type="image/jpeg" length="90475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS lisans sonuç tarihi belli oldu mu? KPSS sonuçları ne zaman açıklanacak? İşte 2026 KPSS sonuç tarihi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-lisans-sonuc-tarihi-belli-oldu-mu-kpss-sonuclari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-lisans-sonuc-tarihi-belli-oldu-mu-kpss-sonuclari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 KPSS lisans sonuçları ne zaman açıklanacak? Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun tamamlanmasının ardından adayların gündemindeki sonuç tarihi belli oldu. Alan Bilgisi oturumları da tamamlandıktan sonra KPSS lisans sonuçları ÖSYM'nin sınav takviminde yer alan tarihte erişime açılacak. Peki KPSS sonuçları ne zaman açıklanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun ardından adayların gözü sonuç tarihine çevrildi. KPSS Lisans kapsamındaki sınav süreci, önümüzdeki günlerde yapılacak Alan Bilgisi oturumlarıyla devam edecek.</p>

<p>ÖSYM'nin yayımladığı 2026 sınav takviminde KPSS Lisans sonuçlarının açıklanacağı tarih de yer alıyor. Adaylar, sınav sonuçlarını ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden takip edebilecek.</p>

<h2><strong>2026 KPSS lisans sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h2>

<p>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu <strong>6 Eylül 2026</strong> tarihinde gerçekleştirildi. Sınavın Alan Bilgisi oturumları ise <strong>12 ve 13 Eylül 2026</strong> tarihlerinde yapılacak.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi sınav takviminde KPSS Lisans sonuç tarihi <strong>7 Ekim 2026</strong> olarak yer alıyor. Buna göre adaylar, KPSS lisans sınav sonuçlarını <strong>7 Ekim 2026 tarihinde</strong> ÖSYM üzerinden sorgulayabilecek.</p>

<p>Sonuç tarihi, Genel Yetenek-Genel Kültür ile Alan Bilgisi oturumlarının tamamını kapsıyor.</p>

<p><img alt="Kpss A Grubu Nedir" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/kpss-a-grubu-nedir.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınavları ne zaman?</strong></h3>

<p>KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun ardından Alan Bilgisi sınavları gerçekleştirilecek.</p>

<p>ÖSYM takvimine göre <strong>KPSS Lisans Alan Bilgisi 1. gün oturumları 12 Eylül 2026 Cumartesi</strong>, ikinci gün oturumları ise <strong>13 Eylül 2026 Pazar</strong> günü yapılacak.</p>

<p>Alan Bilgisi sınavlarının tamamlanmasının ardından KPSS lisans sonuçlarının açıklanması için süreç devam edecek. ÖSYM takviminde Alan Bilgisi oturumlarının sonuç tarihi de <strong>7 Ekim 2026</strong> olarak belirtiliyor.</p>

<h3><strong>KPSS sonuçları nasıl ve nereden sorgulanacak?</strong></h3>

<p>KPSS lisans sonuçları açıklandığında adaylar, sonuçlarını <strong>ÖSYM'nin sonuç sistemi</strong> üzerinden sorgulayabilecek.</p>

<p>Adayların sonuç ekranına erişebilmek için <strong>T.C. kimlik numarası ve aday şifresi</strong> ile giriş yapması gerekecek. Sonuç ekranında sınava ilişkin puan ve sonuç bilgileri görüntülenebilecek.</p>

<p>Sonuçların açıklanmasının ardından ÖSYM tarafından yayımlanacak resmi duyurular da takip edilebilecek.</p>

<p><img alt="KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></p>

<h3><strong>KPSS sonuç tarihi değişecek mi?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin 2026 sınav takviminde KPSS Lisans sonuç tarihi <strong>7 Ekim 2026</strong> olarak açıklanmış durumda. Bu nedenle adayların sonuçlar için belirtilen tarihi esas alması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin sınav takviminde yapılabilecek olası güncellemeler ise kurumun resmi duyuruları üzerinden takip edilebilecek.</p>

<h3><strong>KPSS lisans sınav süreci</strong></h3>

<p>2026 KPSS Lisans sürecinde Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül'de gerçekleştirilirken, Alan Bilgisi oturumları 12 ve 13 Eylül tarihlerinde uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm oturumların tamamlanmasının ardından <strong>7 Ekim 2026'da KPSS lisans sonuçlarının açıklanması</strong> bekleniyor. Adaylar sonuçlarını ÖSYM'nin sonuç ekranından T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle öğrenebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-lisans-sonuc-tarihi-belli-oldu-mu-kpss-sonuclari</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kpss-maratonu-6-eylulde-baslayacak.png" type="image/jpeg" length="43086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dün MasterChef'te kim elendi? 6 Eylül 2026 MasterChef Türkiye eleme sonucu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dun-masterchefte-kim-elendi-6-eylul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dun-masterchefte-kim-elendi-6-eylul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MasterChef'te kim elendi 6 Eylül? sorusunun yanıtı, 6 Eylül Pazar akşamı TV8 ekranlarında yayınlanan eleme bölümünün ardından belli oldu. Haftalık mücadelede elenme adayı olan 8 yarışmacı, şeflerin değerlendirmesine sundukları tabaklarla yarışmada kalmak için mücadele etti. Peki MasterChef Türkiye'ye kim veda etti?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MasterChef'te kim elendi 6 Eylül? sorusu, haftanın eleme bölümünün tamamlanmasının ardından yanıtını buldu. TV8 ekranlarında yayınlanan MasterChef Türkiye'nin 6 Eylül Pazar akşamındaki bölümünde eleme potasında bulunan 8 yarışmacı, şeflerin karşısına çıktı.</p>

<p>Hafta boyunca eleme potasına giren yarışmacılar, yarışmada kalabilmek için hazırladıkları tabakları şeflerin değerlendirmesine sundu. Gecenin sonunda yapılan değerlendirmelerin ardından yarışmaya veda eden isim belli oldu.</p>

<h2><strong>MasterChef eleme potasında kimler vardı?</strong></h2>

<p>6 Eylül Pazar günü gerçekleştirilen eleme etabında toplam 8 yarışmacı yer aldı. Hafta boyunca eleme potasına gönderilen yarışmacılar şöyleydi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Muhammed</p>
 </li>
 <li>
 <p>Koray</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şükran</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emre</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şadi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cansu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Şiringül</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nurten</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu 8 yarışmacı, eleme gecesinde hazırladıkları yemeklerle MasterChef Türkiye'de kalabilmek için mücadele etti.</p>

<h3><strong> MasterChef Türkiye'ye kim veda etti?</strong></h3>

<p>Şeflerin yarışmacıların hazırladığı tabakları değerlendirmesinin ardından <strong>MasterChef Türkiye'ye 6 Eylül Pazar günü veda eden yarışmacı Koray oldu.</strong></p>

<p>Koray, eleme potasındaki yarışmacılar arasında yapılan değerlendirmelerin ardından yarışmaya devam edemeyen isim olarak belirlendi.</p>

<p>Böylece haftanın eleme süreci tamamlanırken, yarışmada mücadele eden yarışmacı sayısı da bir kişi azaldı.</p>

<h3><strong>6 Eylül MasterChef eleme sonucu</strong></h3>

<p>MasterChef Türkiye'nin 6 Eylül Pazar günü yayınlanan bölümünde eleme potasında <strong>Muhammed, Koray, Şükran, Emre, Şadi, Cansu, Şiringül ve Nurten</strong> yer aldı.</p>

<p>Gecenin sonunda şeflerin değerlendirmesi sonucunda <strong>Koray elendi</strong>. Koray'ın vedasının ardından diğer yarışmacılar MasterChef Türkiye'deki mücadelelerine devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dun-masterchefte-kim-elendi-6-eylul</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-kim-gitti-29-kasim.jpg" type="image/jpeg" length="60972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 EYLÜL 2026 Borsa İstanbul haftaya hareketli başladı! BIST 100'de ilk rakam belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-eylul-2026-borsa-istanbul-haftaya-hareketli-basladi-bist-100de-ilk-rakam-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-eylul-2026-borsa-istanbul-haftaya-hareketli-basladi-bist-100de-ilk-rakam-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yeni haftanın ilk işlem gününe (7 Eylül Pazartesi) yüzde 0,05 yükselişle başladı. BIST 100 endeksi 14.018,75 puana çıkarken, sektör endekslerinde metal eşya makina yükselişiyle öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul'</strong>da <strong>BIST 100 endeksi</strong>, 7 Eylül Pazartesi gününde sınırlı yükselişle açıldı. Endeks, önceki kapanışa göre 6,34 puan artarak yüzde 0,05 yükseldi ve 14.018,75 puana ulaştı.</p>

<h2><strong>Borsa İstanbul'da BIST 100 haftaya yükselişle başladı</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, cuma gününü yüzde 0,57 değer kazanarak 14.012,42 puandan tamamlamıştı. Yeni haftanın açılışında ise endeks 14.018,75 puana yükseldi.</p>

<p>Açılışta Borsa İstanbul'daki bankacılık endeksi yüzde 0,06 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 0,05 geriledi.</p>

<h3><strong>BIST 100'de hangi sektör yükseldi?</strong></h3>

<p>Sektör endeksleri arasında haftanın ilk işlemlerinde farklı yönlü hareketler görüldü. En fazla yükselen sektör endeksi, yüzde 0,71 artışla metal eşya makina oldu.</p>

<p>Bilişim endeksi ise yüzde 2,58 değer kaybederek sektörler arasında en fazla gerileyen endeks olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Borsa İstanbul'da küresel piyasalar takip ediliyor</strong></h3>

<p>Küresel piyasalarda ABD'den gelen tarım dışı istihdam verisi gündemde bulunuyor. Güçlü gelen istihdam verisinin, ABD Merkez Bankasının faiz artırma ihtimalini yükselttiği belirtilirken, yapay zeka alanındaki olumlu gelişmelerin risk iştahını desteklediği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borsa İstanbul'da haftanın ilk işlem gününde yurt içindeki veri gündeminin sakin olması bekleniyor. Yurt dışında ise Avro Bölgesi'ne ilişkin büyüme verileri takip edilecek.</p>

<h3><strong>BIST 100 için destek ve direnç seviyeleri belli oldu</strong></h3>

<p>BIST 100 endeksinin teknik görünümünde 14.100 ve 14.200 puan seviyeleri direnç, 13.900 ve 13.800 puan seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Borsa İstanbul'da yeni haftanın ilk işlemlerinde BIST 100 endeksi 14.018,75 puandan işlem görmeye başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-eylul-2026-borsa-istanbul-haftaya-hareketli-basladi-bist-100de-ilk-rakam-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="74100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de elektrik kesintisi var mı? 7 Eylül'de İzmir'in hangi ilçelerinde elektrik kesilecek, ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-elektrik-kesintisi-var-mi-7-eylulde-izmir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-elektrik-kesintisi-var-mi-7-eylulde-izmir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir elektrik kesintisi 7 Eylül 2026 Pazartesi günü GDZ Elektrik tarafından yayımlanan planlı kesinti programıyla belli oldu. Şebeke yenileme, bakım ve onarım çalışmaları kapsamında İzmir'in birçok ilçesinde belirli saatlerde elektrik kesintisi uygulanacak. Peki İzmir'de elektrikler ne zaman gelecek, hangi ilçelerde ve mahallelerde kesinti yaşanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir elektrik kesintisi 7 Eylül 2026</strong> Pazartesi günü GDZ Elektrik tarafından yayımlanan planlı bakım ve çalışma programıyla belli oldu. Şebeke yenileme, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle kent genelindeki bazı ilçe ve mahallelerde belirli saat aralıklarında elektrik enerjisi verilemeyecek.</p>

<p>GDZ Elektrik'in programında <strong>Aliağa, Balçova, Bayraklı, Çiğli, Bergama, Çeşme, Foça, Karşıyaka, Kemalpaşa, Kiraz, Kınık, Menderes, Menemen, Narlıdere, Ödemiş, Seferihisar ve Torbalı</strong> ilçelerindeki çeşitli bölgeler yer aldı.</p>

<p>Kesinti saatleri çalışmanın yapılacağı bölgeye göre değişirken, bazı noktalarda kısa süreli, bazı bölgelerde ise günün büyük bölümünü kapsayan kesintiler uygulanacak.</p>

<h3><strong>Aliağa'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Aliağa'da iki farklı saat aralığında planlı elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<p><strong>10.00-16.00 saatleri arasında</strong> B. Hayrettin Paşa Mahallesi'nde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p><strong>09.00-16.00 saatleri arasında</strong> ise Şakran Sayfiye, Kalabak, Kapukaya, Karaköy, Şakran Hasbi Efendi, Yenişakran (Aşağışakran, Bahçedere), Çaltılıdere, Çoraklar, Hacıömerli ve Yüksekköy bölgelerinde elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<h3><strong>Balçova'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Balçova'da <strong>09.00-12.00 saatleri arasında</strong> Fevzi Çakmak Mahallesi ile Korutürk Teleferik bölgesinde planlı elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<h3><strong>Bayraklı ve Çiğli'de elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Bayraklı ve Çiğli'de <strong>09.00-17.00 saatleri arasında</strong> Org. Nafiz Gürman Mahallesi'nde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Bergama'da elektrikler ne zaman kesilecek?</strong></h3>

<p>Bergama'da kesintiler farklı saat aralıklarında gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>09.00-16.00 saatleri arasında</strong> Bozyerler ve Zeytindağ bölgelerinde elektrik kesintisi olacak.</p>

<p><strong>09.00-13.00 saatleri arasında</strong> ise İslamsaray ile Kaşıkçı Kurtuluş bölgelerinde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Çeşme elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Çeşme'de <strong>06.00-08.00 saatleri arasında</strong> Yalı, Alaçatı Germiyan, Ardıç, Celal Bayar, Reisdere ve Şifne bölgelerinde elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<p>Ayrıca <strong>09.00-15.30 saatleri arasında</strong> Germiyan ve Karaköy bölgelerinde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Foça'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Foça'da Kazım Dirik Mahallesi'nde iki farklı saat aralığında kesinti planlandı.</p>

<p><strong>09.30-15.30 saatleri arasında</strong> Kazım Dirik Mahallesi'nde elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<p>Aynı mahallenin bazı sokaklarında ise <strong>10.00-16.00 saatleri arasında</strong> elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Karşıyaka'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Karşıyaka'da <strong>09.00-15.00 saatleri arasında</strong> Cumhuriyet ve Örnekköy bölgelerinde elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<h3><strong>Kemalpaşa'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Kemalpaşa'da planlı kesintiler farklı saatlerde uygulanacak.</p>

<p><strong>09.00-15.30 saatleri arasında</strong> Armutlu Hürriyet bölgesinde elektrik kesintisi olacak.</p>

<p><strong>09.30-15.00 saatleri arasında</strong> Mehmet Akif Ersoy bölgesinde kesinti uygulanacak.</p>

<p><strong>11.30-17.00 saatleri arasında</strong> ise Ulucak Cumhuriyet bölgesinde elektrik enerjisi kesilecek.</p>

<h3><strong>Kiraz ve Kınık'ta elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Kiraz'da <strong>09.00-17.00 saatleri arasında</strong> Çayağzı, Sarıkaya, Karaburç ve Altınoluk bölgelerinde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Kınık'ta ise <strong>09.00-15.00 saatleri arasında</strong> Köseler bölgesinde kesinti yapılacak.</p>

<p><strong>09.00-13.00 saatleri arasında</strong> Yayakent bölgesinde de elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<h3><strong>Menderes'te elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Menderes'te <strong>09.00-17.00 saatleri arasında</strong> Oğlananası Atatürk ve Oğlananası Cumhuriyet bölgelerinde planlı elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Menemen'de elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Menemen'de gün içerisinde farklı saatlerde elektrik kesintileri yapılacak.</p>

<p><strong>10.00-11.00 saatleri arasında</strong> Kazımpaşa Ahıhıdır bölgesinde kesinti uygulanacak.</p>

<p><strong>11.00-16.00 saatleri arasında</strong> Çavuş, 85. Yıl Cumhuriyet, Buruncuk, Yıldırım ve çevresinde elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<p><strong>15.00-16.00 saatleri arasında</strong> ise Ahıhıdır bölgesinde yeniden kesinti uygulanacak.</p>

<h3><strong>Narlıdere'de elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Narlıdere'de <strong>13.00-16.00 saatleri arasında</strong> Çamtepe ve Narlı bölgelerinde elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<h3><strong>Ödemiş'te elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Ödemiş'te iki farklı bölgede planlı elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p><strong>09.00-15.00 saatleri arasında</strong> Seyrekli bölgesinde elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<p><strong>09.30-15.30 saatleri arasında</strong> ise Yeniköy, Demircili, Şirinköy, Tosunlar ve çevre mahallelerde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Seferihisar'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Seferihisar'da <strong>09.00-16.30 saatleri arasında</strong> Düzce, Ulamış ve Turgut bölgelerinde elektrik kesintisi yapılacak.</p>

<h3><strong>Torbalı'da elektrik kesintisi</strong></h3>

<p>Torbalı'da günün farklı saatlerinde planlı elektrik kesintileri uygulanacak.</p>

<p><strong>01.00-03.03 saatleri arasında</strong> Ertuğrul bölgesinde elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<p><strong>09.00-15.30 saatleri arasında</strong> Yedi Eylül ve Eğerci bölgelerinde kesinti uygulanacak.</p>

<p>Aynı saat aralığından başlayarak devam eden çalışmalarda <strong>Muratbey, Yemişlik ve çevresinde</strong> de elektrik kesintisi yaşanacak.</p>

<h3><strong>İzmir'de elektrikler ne zaman gelecek?</strong></h3>

<p>7 Eylül 2026 Pazartesi günü İzmir'de uygulanacak planlı elektrik kesintilerinin bitiş saatleri bölgelere göre değişiyor. GDZ Elektrik'in programında yer alan çalışmaların bir bölümü sabah saatlerinde başlarken, bazı ilçelerde kesintilerin <strong>17.00'ye kadar</strong> devam etmesi planlanıyor.</p>

<p>Belirtilen saatler planlı çalışmalar için öngörülen zaman aralıklarını gösteriyor. Çalışmaların tamamlanma durumuna göre elektrik enerjisinin yeniden verilme saatlerinde değişiklik yaşanabilir.</p>

<p>Vatandaşların kendi adreslerine ilişkin güncel kesinti bilgilerini GDZ Elektrik'in resmi kanallarından takip etmeleri gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmirde-elektrik-kesintisi-var-mi-7-eylulde-izmir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/izmir-7-eylul-elektril.webp" type="image/jpeg" length="32186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Kadın kooperatiflerine e-ticarette 5 yıllık destek sağlanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-kadin-kooperatiflerine-e-ticarette-5-yillik-destek-saglanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-kadin-kooperatiflerine-e-ticarette-5-yillik-destek-saglanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, kadın kooperatiflerine e-ticarette destek sağlamak için 5 platformla protokol imzaladı. İlk 6 ay yüzde 0 komisyon uygulanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong> ile Türkiye’nin önde gelen beş <strong>e-ticaret</strong> aracı hizmet sağlayıcısı arasında kadın kooperatiflerinin dijital ticaret kanallarına erişimini kolaylaştıracak yeni bir iş birliği hayata geçirildi. İmzalanan protokolle kadın emeğiyle üretilen ürünlerin daha geniş tüketici kitlelerine ulaştırılması ve kooperatiflerin e-ticaretteki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Kadın kooperatifleri için yeni e-ticaret dönemi</strong></h2>

<p>İş birliği, 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında gerçekleştirildi. Çalışmayla ortaklarının çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve kadın emeğini değerlendiren kooperatiflerin dijital pazarlara daha kolay ulaşabilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı ile Hepsiburada, N11, PTTAVM, Pazarama ve Trendyol arasında “T.C. Ticaret Bakanlığı ve E-Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcıları Arasında Kadın Kooperatiflerini E-Ticaret Yoluyla Destekleme Protokolü” imzalandı.</p>

<p>Protokol, <strong>kadın kooperatifleri</strong>nin ürünlerini çevrim içi satış kanallarında daha etkin şekilde sunabilmesine yönelik çeşitli avantajlar içeriyor. Böylece kooperatiflerin dijital ticarete katılımının kolaylaştırılması ve mevcut satış imkanlarının genişletilmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İlk 6 ay komisyon alınmayacak</strong></h3>

<p><strong>Protokol</strong> kapsamında kadın kooperatiflerine e-ticaret platformlarında önemli mali avantajlar sağlanacak. Buna göre kadın kooperatifleri, protokole taraf olan e-ticaret platformlarına ücretsiz şekilde kayıt olabilecek.</p>

<p>Komisyon uygulamasında da kooperatifler lehine düzenleme yapılacak. Kooperatiflerden alınacak komisyon oranı ilk 6 ay boyunca yüzde 0 olarak uygulanacak. İlk 6 aylık dönemin ardından ise takip eden 4,5 yıl boyunca yüzde 1 komisyon alınacak.</p>

<p>Böylece toplam 5 yıllık süre boyunca kadın kooperatiflerinin <strong>e-ticaret </strong>platformlarında satış yaparken daha düşük maliyetle faaliyet göstermesine imkan sağlanacak. Uygulamanın, kooperatiflerin dijital satış kanallarını kullanmasını kolaylaştırması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Kooperatif ürünleri platformlarda öne çıkarılacak</strong></h3>

<p>İş birliği yalnızca kayıt ve komisyon avantajıyla sınırlı kalmayacak. Kadın kooperatiflerinin ürettiği ürünlerin e-ticaret platformlarında daha görünür hale getirilmesi için de çeşitli çalışmalar yürütülecek.</p>

<p>Bu kapsamda kooperatiflerin ürünleri, platformların ana sayfalarında yer alan bannerlarda, özel kategori alanlarında ve sosyal medya kampanyalarında öne çıkarılabilecek. Böylece ürünlerin platform kullanıcılarına daha geniş şekilde ulaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>E-ticaret platformlarında ürünleri bulunan kooperatifler için ayrıca “<strong>Kooperatif Ürünleri</strong>” etiketiyle özel görünürlük alanları oluşturulacak. Belirli dönemlerde kooperatif ürünlerine yönelik özel kampanyaların da düzenlenmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Kadın kooperatiflerinin pazara erişimi desteklenecek</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığının açıklamasında, sağlanacak imkanlarla kadın kooperatiflerinin dijital ticaret kanallarına girişinin kolaylaştırılmasının amaçlandığı belirtildi. Desteklerin aynı zamanda kooperatiflerin satış ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Dijital platformlarda daha fazla yer alacak kadın kooperatiflerinin ürünlerini Türkiye genelindeki daha geniş tüketici kitlelerine ulaştırabilmesi için yeni satış imkanları oluşacak. Kooperatiflerin e-ticaret alanındaki görünürlüğünün artırılması da protokolün hedefleri arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>5 yıllık destek süreci uygulanacak</strong></h3>

<p>Protokolle birlikte kadın kooperatiflerinin dijital pazarlardaki faaliyetlerinin uzun vadeli olarak desteklenmesi planlanıyor. Ücretsiz kayıt, ilk 6 ay yüzde 0 komisyon ve sonraki 4,5 yıl yüzde 1 komisyon uygulaması, toplamda 5 yıllık bir destek sürecini kapsıyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kadın kooperatiflerine e-ticarette güçlü destek.<br />
<br />
Ticaret Bakanlığı, beş büyük e-ticaret platformu ile, kadın kooperatiflerinin dijital pazarlara erişimini güçlendirecek iş birliği protokolüne imza attı.<br />
<br />
(07.09.2026) <a href="https://t.co/ZZLl3nhB48" rel="nofollow">pic.twitter.com/ZZLl3nhB48</a></p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://x.com/ticaret/status/2096834579256512759?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-kadin-kooperatiflerine-e-ticarette-5-yillik-destek-saglanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ticaret-bakanligi-ile-e-ticaret-platformlari-arasinda-kadin-kooperatiflerini-guclendirecek-isbirligi.png" type="image/jpeg" length="38911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="63846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="27503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="68624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="63410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="78322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="91767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="80702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="18039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="67114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="98588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="27993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="60281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="35329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="26390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="27897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="96576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="57433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="64384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="96908"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
