<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 10:36:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KVKK: İnternet ortamında kişisel veri paylaşımına yeni düzenleme getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kvkk-internet-ortaminda-kisisel-veri-paylasimina-yeni-duzenleme-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kvkk-internet-ortaminda-kisisel-veri-paylasimina-yeni-duzenleme-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KVKK, kamu tüzel kişiliğine sahip veri sorumlularının internet ortamında kişisel veri paylaşımına ilişkin yeni ilke kararını açıkladı. Kararda veri güvenliği ve paylaşım sınırları belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (<strong>KVKK</strong>), kamu kurumlarının internet ortamında kişisel veri paylaşımına ilişkin dikkat edilmesi gereken hususları içeren ilke kararını <strong>Resmi</strong> <strong>Gazete</strong>'de yayımladı.</p>

<p>"Kamu Tüzel Kişiliğini Haiz Veri Sorumluları Tarafından Kişisel Verilerin İnternet Ortamında Paylaşılması Hakkında İlke Kararı" kapsamında, belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler ve diğer kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşların veri paylaşım süreçlerine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.</p>

<h2><strong>Kamu kurumlarının veri paylaşımları incelendi</strong></h2>

<p>KVKK tarafından yapılan incelemelerde, kamu tüzel kişiliğine sahip veri sorumlularının internet sitelerinde yayımladığı belgelerde çeşitli kişisel verilere yer verildiği tespit edildi.</p>

<p>Kararda, internet ortamında kişisel veri içeren belgelerin yayımlanmasının, bu verilere üçüncü kişiler tarafından erişim sağlanabilmesi nedeniyle kişisel veri işleme faaliyeti kapsamında değerlendirildiği belirtildi.</p>

<p>İncelemelerde bazı belgelerde ad ve soyad, T.C. kimlik numarası, adres, telefon numarası, doğum yeri, meslek bilgisi, görev yeri, sicil numarası, öğrenim durumu, taşınmaz bilgileri, sınav başvuru numarası ve KPSS puanı gibi kişisel verilerin bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Gereksiz kişisel verilerin paylaşılmaması istendi</strong></h3>

<p>KVKK'nın ilke kararında, <strong>internet</strong> ortamında yapılan veri paylaşımlarında yalnızca amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan kişisel verilere yer verilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Kararda, veri sorumlularının gerekli durumlarda kişisel verilerin imha edilmesi, maskeleme uygulanması ve benzeri güvenlik tedbirlerini almasının önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>Kişisel veri içeren içeriklerin, işlenme amacı için gerekli olan süre boyunca erişilebilir tutulması gerektiği belirtilirken, sürenin sona ermesinin ardından gerekli işlemlerin yapılması gerektiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Veri güvenliği tedbirleri zorunlu olacak</strong></h3>

<p>KVKK, kişisel verilerin internet ortamında paylaşılması sırasında aydınlatma yükümlülüğünün ilgili mevzuata uygun şekilde yerine getirilmesi gerektiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararda ayrıca, veri sorumlularının 6698 sayılı <strong>Kişisel Verilerin Korunması Kanunu</strong> kapsamında gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtildi.</p>

<p>Bu yükümlülüklerin yalnızca internet sitelerindeki paylaşımlar için değil, elektronik ortamlar, ilan tahtaları ve panolar gibi diğer paylaşım alanları için de geçerli olduğu ifade edildi.</p>

<p>KVKK, gerekli önlemlerin alınmadığının tespit edilmesi halinde ilgili veri sorumluları hakkında kanun kapsamında inceleme yapılabileceğini ve idari işlem uygulanabileceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kvkk-internet-ortaminda-kisisel-veri-paylasimina-yeni-duzenleme-getirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kvkkden-kamu-kurumlarinin-internet-ortaminda-kisisel-veri-paylasimina-iliskin-ilke-karari.png" type="image/jpeg" length="94422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 Temmuz Ankara'da su kesintisi var mı? Sincan, Beypazarı, Polatlı ve Ayaş'ta Sular Ne Zaman Gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/28-temmuz-ankarada-su-kesintisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/28-temmuz-ankarada-su-kesintisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara su kesintisi ne zaman bitecek? ASKİ'nin 28 Temmuz 2026 su kesintisi duyurusuna göre Sincan, Beypazarı, Polatlı ve Ayaş ilçelerinde arıza kaynaklı plansız su kesintileri uygulanıyor. Peki Sincan'da sular ne zaman gelecek, hangi mahalleler kesintiden etkilendi ve su kesintileri saat kaçta sona erecek? İşte ASKİ su kesintisi açıklaması ve ilçe ilçe güncel kesinti bilgileri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ), 28 Temmuz 2026 tarihli arıza kayıtlarını güncelledi. Kurumun resmi açıklamasına göre <strong>Sincan, Beypazarı, Polatlı ve Ayaş</strong> ilçelerinde farklı nedenlerle plansız su kesintileri uygulanıyor. Şebeke hattında meydana gelen arızalar ve enerji kaynaklı kesintiler nedeniyle bazı mahallelere geçici süreyle su verilemiyor.</p>

<p>ASKİ tarafından yayımlanan bilgilere göre ekipler arızaların giderilmesi için sahada çalışmalarını sürdürüyor. Vatandaşlar ise <strong>"Ankara'da sular ne zaman gelecek?"</strong>, <strong>"Sincan'da su kesintisi saat kaçta bitecek?"</strong> ve <strong>"ASKİ su kesintisi hangi mahalleleri etkiliyor?"</strong> sorularının yanıtını araştırıyor.</p>

<h2><strong>Ankara Su Kesintisi Hangi İlçelerde Var?</strong></h2>

<p>ASKİ'nin resmi arıza kayıtlarına göre 28 Temmuz itibarıyla su kesintisi bulunan ilçeler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sincan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beypazarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Polatlı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayaş</p>
 </li>
</ul>

<p>Kesintilerin tamamı arıza veya enerji kaynaklı nedenlerle uygulanırken, ekiplerin onarım çalışmalarının ardından mahallelere yeniden su verilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Sincan'da Sular Ne Zaman Gelecek?</strong></h3>

<p>ASKİ'nin açıklamasına göre Sincan ilçesi Temelli bölgesinde meydana gelen şebeke hattı arızası nedeniyle plansız su kesintisi uygulanıyor.</p>

<p>Kesintiye ilişkin resmi bilgiler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Sincan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 27 Temmuz 2026 - 22.05</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tahmini bitiş:</strong> 28 Temmuz 2026 - 11.00</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> 3. şahıslar kaynaklı Ø110 mm şebeke hattı arızası</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Etkilenen bölge:</strong> Alcı Mahallesi Ters Sokak ve çevresi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Etkilenen mahalle:</strong> Alcı Mahallesi'nin bir kısmı</p>
 </li>
</ul>

<p>ASKİ, ekiplerin arızayı en kısa sürede gidermek için çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.</p>

<h3><strong>Beypazarı Su Kesintisi Ne Zaman Bitecek?</strong></h3>

<p>Beypazarı ilçesinde Zafer Mahallesi'nde meydana gelen içme suyu hattı arızası nedeniyle plansız su kesintisi uygulanıyor.</p>

<p>Resmi kesinti bilgileri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 28 Temmuz 2026 - 09.30</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tahmini bitiş:</strong> 28 Temmuz 2026 - 15.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> Ø110 PVC boru hattında meydana gelen arıza</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Etkilenen mahalleler</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Zafer Mahallesi Zafer 1</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zafer 2</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zafer 3</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zafer 4</p>
 </li>
</ul>

<p>ASKİ, arızanın giderilmesi için ekiplerin bölgede çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<h3><strong>Polatlı Su Kesintisi Saat Kaçta Bitecek?</strong></h3>

<p>Polatlı ilçesinde Esentepe Mahallesi'nde bulunan içme suyu dağıtım şebeke hattında oluşan arıza nedeniyle su kesintisi yaşanıyor.</p>

<p>ASKİ'nin paylaştığı bilgilere göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 28 Temmuz 2026 - 09.45</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tahmini bitiş:</strong> 28 Temmuz 2026 - 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> Ø110 PVC şebeke hattı arızası</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Etkilenen bölgeler</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Esentepe Mahallesi'nin bir bölümü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gülveren Mahallesi'nin bir bölümü</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Ayaş'ta Su Kesintisi Ne Zaman Bitecek?</strong></h3>

<p>Ayaş ilçesinde ise enerji kaynaklı su kesintisi uygulanıyor.</p>

<p>ASKİ tarafından yayımlanan açıklamaya göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 28 Temmuz 2026 - 08.35</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tahmini bitiş:</strong> 28 Temmuz 2026 - 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> EnerjiSA kaynaklı enerji kesintisi</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Su Kesintisinden Etkilenen Mahalleler</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Yağmurdede Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ören Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karaköy Mahallesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Enerji kaynaklı kesintinin sona ermesinin ardından mahallelere yeniden su verilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>28 Temmuz ASKİ Su Kesintisi Listesi</strong></h3>

<p><strong>Sincan</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Başlangıç: 27 Temmuz 22.05</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bitiş: 28 Temmuz 11.00</p>
 </li>
 <li>
 <p>Etkilenen yer: Alcı Mahallesi'nin bir kısmı</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Beypazarı</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Başlangıç: 28 Temmuz 09.30</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bitiş: 28 Temmuz 15.00</p>
 </li>
 <li>
 <p>Etkilenen yer: Zafer Mahallesi Zafer 1, 2, 3 ve 4</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Polatlı</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Başlangıç: 28 Temmuz 09.45</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bitiş: 28 Temmuz 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p>Etkilenen yer: Esentepe ve Gülveren mahallelerinin bir bölümü</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Ayaş</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Başlangıç: 28 Temmuz 08.35</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bitiş: 28 Temmuz 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p>Etkilenen yer: Yağmurdede, Ören ve Karaköy mahalleleri</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>ASKİ Su Kesintisi Sorgulama Nasıl Yapılır?</strong></h3>

<p>Ankara'da yaşayan vatandaşlar, yaşadıkları bölgedeki güncel su kesintilerini <a href="https://www.aski.gov.tr/tr/Kesinti.aspx" rel="nofollow">ASKİ'nin resmi arıza sorgulama sistemi </a>üzerinden takip edebiliyor. Sistemde kesintinin nedeni, başlangıç ve tahmini bitiş saati ile etkilenen mahalle bilgileri düzenli olarak güncelleniyor.</p>

<p>ASKİ, devam eden arızaların planlanan süreden önce tamamlanması hâlinde suyun bölgelere kademeli olarak yeniden verilebileceğini belirtiyor. Arıza çalışmalarının uzaması durumunda ise kesinti bilgileri resmi sistem üzerinden güncellenerek vatandaşlarla paylaşılıyor. Bu nedenle <strong>Ankara su kesintisi</strong>, <strong>Sincan su kesintisi</strong>, <strong>Polatlı su kesintisi</strong>, <strong>Beypazarı su kesintisi</strong> ve <strong>Ayaş su kesintisi</strong> ile ilgili en güncel bilgilerin ASKİ'nin resmi duyurularından takip edilmesi önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/28-temmuz-ankarada-su-kesintisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ankara-28-temmuz.webp" type="image/jpeg" length="67243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit er yakınları ve gaziler özlük hakları için 16 gündür Güvenpark'ta: "Aidiyet duygumuz yeniden inşa edilmeli"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sehit-er-yakinlari-ve-gaziler-guvenpark-eylemlerinin-15-gununde-devlete-meydan-okumuyoruz-hukuka-siginiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sehit-er-yakinlari-ve-gaziler-guvenpark-eylemlerinin-15-gununde-devlete-meydan-okumuyoruz-hukuka-siginiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Güvenpark'ta özlük haklarının iyileştirilmesi talebiyle 16 gündür oturma eylemini sürdüren er şehit aileleri ve gaziler, rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit sosyal ve ekonomik hak istiyor. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "Aidiyet duygumuz yeniden inşa edilmeli" çağrısında bulunurken, Gazi Yazar Savaş Yücel ise aynı fedakârlığı gösteren tüm şehit yakınları ve gazilere hukuk önünde tam eşitlik sağlanmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Güvenpark'ta 16 gündür aynı ses yükseliyor: "<strong>Şehitliğin rütbesi olmaz.</strong>" Türkiye'nin 81 ilinden başkente gelen er şehit aileleri ve gaziler, yıllardır çözüm bekleyen özlük hakları için başlattıkları oturma eylemini kararlılıkla sürdürüyor. Her gün aynı parkta bir araya gelen aileler ve gaziler, rütbe ayrımı nedeniyle kendilerine tanınmayan sosyal ve ekonomik hakların anayasal eşitlik ilkesi doğrultusunda yeniden düzenlenmesini istiyor. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı <strong>Erdem Çerçioğlu</strong>, taleplerinin bir ayrıcalık değil Anayasa'nın güvence altına aldığı eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesi olduğunu vurgularken, Gazi Yazar <strong>Savaş Yücel</strong> ise aynı cephede görev yapan personel arasında yalnızca statü farkı nedeniyle hak ayrımı yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Eylemciler, er şehit aileleri ve er gazilere yönelik hak farklılığı giderilinceye kadar Güvenpark'taki bekleyişlerini sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Er Gaziler Özlük Haklarını Istiyor 5-1" class="detail-photo img-fluid" height="782" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/er-gaziler-ozluk-haklarini-istiyor-5-1.png" width="1054" /></p>

<h2><strong>Gazi Yücel: "Aynı fedakarlığa aynı hak verilmeli"</strong></h2>

<p><strong>Gazi Yazar Savaş Yücel</strong>, Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ve şehit ailelerinin terörle mücadelenin en ön safında görev aldığını belirterek, haklar konusunda ise statü ayrımıyla karşı karşıya bırakıldıklarını söyledi.</p>

<p>1980'li, 1990'lı ve 2000'li yıllarda vatani görevlerini yerine getirmek üzere silah altına alındıklarını hatırlatan Yücel, PKK, DHKP-C, FETÖ, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonlarda en ön safta görev yaptıklarını ifade etti. Terörle mücadelede canlarını ortaya koyduklarını belirten Yücel, bir kısmının şehit olduğunu, bir kısmının ise ömrünü gazi olarak sürdürmek zorunda kaldığını ifade etti.</p>

<p>Aynı üniformayı giyip aynı operasyonlara katılan ve aynı terör tehdidi altında yaralanan kişiler arasında yalnızca statü farklılığı nedeniyle sosyal ve mali hak ayrımı yapılmasının Anayasa'nın eşitlik, sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savunan Yücel, devletin şehit yakınları ve gazileri koruma yükümlülüğünü de bu anlayış doğrultusunda yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı'nın er şehit aileleri ve gazilere yönelik yaklaşımını eleştiren Yücel, 32 yıldır emsal statü haklarında eşitsizlik yaşandığını belirtti. <strong>3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun</strong> mücadeleye katılan herkese rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit uygulanması gerektiğini belirten Yücel, Güvenpark'taki eylemin devlete karşı değil, hukuka, adalete ve vicdana yapılan bir çağrı olduğunu vurgulayarak, "Talebimiz ayrıcalık değil, aynı fedakârlığın aynı adaletle karşılık bulmasıdır" dedi.</p>

<p><img height="1358" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-173828.png" width="2042" /></p>

<h3><strong>"Ayrıcalık değil, emsal statü istiyoruz"</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı'nın yıllardır "Şehitlik ve gazilik arasında ayrım yapılamaz" yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Yücel, buna rağmen beklenen yasal düzenlemelerin hayata geçirilmediğini belirterek, <i>"Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllardır dile getirdiği, 'Şehit ve gazinin bütçesi olmaz, gereği yapılır' yönündeki iradesine rağmen, aradan geçen sürede verilen talimatların hayata geçirilemediği; yürütülen kanun çalışmalarının ise askeri hiyerarşi ve bütçe gerekçeleriyle sonuçsuz bırakıldığı görülmektedir" </i>diye konuştu.</p>

<p>Çözüm önerisi olarak, terör nedeniyle şehit olan veya yaralanarak gazi olan erbaş ve erlerin emsal personelin statü, derece ve kademelerine uygun şekilde haklardan yararlanmasını sağlayacak yasal düzenleme yapılmasını isteyen Yücel, bunun mümkün olmaması halinde ise en azından Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki A sınıfı uzman memur maaşının emsal alınmasını önererek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kanuna konacak şöyle ek bir madde er gazilerin sorununu çözecektir:</p>

<p>‘’(Ek bent Teklifi): Bu Kanun kapsamında terör eylemleri nedeniyle şehit olan veya yaralanarak malul olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu erbaş ve erler uzman çavuşluğa; uzman çavuşlar astsubaylığa, astsubaylar ise subaylığa dikey geçiş yaparak ilerler. Bunların nasıpları; şehitler için vefat ettikleri, malul gaziler için ise yaralandıkları tarih esas alınarak emsallerinin statü, derece ve kademelerine uygun şekilde yeniden düzenlenir. Bu düzenlemeye bağlı olarak hak sahipleri ile malul gazilere bağlanan aylıklar ve özlük hakları, emsali personelin hakları esas alınarak güncellenir. Ayrıca bu personele, emsallerinin yararlandığı paraşüt, komando ihtisas ve komando tazminatı dâhil olmak üzere tüm ek tazminatlar eksiksiz olarak ödenir.’’</p>

<p>Şayet bu yönde bir düzenleme yapılması uygun görülmezse, en azından Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde aktif görev yapan A Sınıfı Uzman Memur maaşının emsal alınması, er şehit aileleri ile er gazilerin yıllardır maruz kaldıkları mali mağduriyetlerin önemli ölçüde giderilmesine katkı sağlayacaktır.</p>

<p>En doğru olan çözüm; "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında düşman tesir ve etkisiyle yaralanan yükümlü ve muvazzaf personel, rütbe ve statü ayrımı gözetilmeksizin bu Kanun kapsamındaki bütün haklardan eşit şekilde yararlanır." Şeklinde bir kanun düzenlenmelidir.</p>

<p>Bu düzenleme, hem hakkaniyet ilkesinin hem de sosyal devlet anlayışının doğal bir gereği olacaktır. Bununla birlikte, er şehit aileleri ile er gazilere bağlanan aylıkların, devletin ilgili kurumlarınca belirlenen yoksulluk sınırının altında kalmaması temel bir kamu politikası ve yasal güvence hâline getirilmelidir."</p>
</blockquote>

<p><img aidiyet="" alt="Şehit er yakınları ve gaziler özlük hakları için 15 gündür eylemde: " duygumuz="" in="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-174003.png" yeniden="" /></p>

<h3><strong>"Hukuk önünde tam eşitlik sağlanmalı"</strong></h3>

<p>Gazi Savaş Yücel, taleplerinin net olduğunu belirterek, er şehit aileleri ve er gazilere yönelik Anayasa'ya aykırı olduğunu savundukları hak farklılığının giderilmesini istedi. Cumhurbaşkanı tarafından daha önce verilen talimatların gecikmeden uygulanması gerektiğini ifade eden Yücel, süreci engellediği veya aksattığı değerlendirilen sorumlular hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını talep etti:</p>

<blockquote>
<p>"Talebimiz açıktır. Er Şehit ve Gazilere yönelik Anayasa'ya aykırı hak farklılığı giderilmeli, Cumhurbaşkanımız tarafından müteakip defalar verilen talimatlar gecikmeksizin yerine getirilmeli, süreci engelleyen veya aksatan sorumlular hakkında gerekli idari işlemler yapılmalı, rütbeli Şehit ve Gazilere tanınan anayasal hak ve imkânlar Er Şehit ve Gazilere de eksiksiz şekilde sağlanmalı; bunun mümkün görülmemesi hâlinde ise Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereği mevcut ayrıcalıklar yeniden değerlendirilerek hukuk önünde tam eşitlik tesis edilmelidir."</p>
</blockquote>

<h3><img alt="ERDEM ÇERÇİOĞLU" class="detail-photo img-fluid" height="1238" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-173625.png" width="1756" /></h3>

<h3><strong>"Aidiyet duygumuz yeniden inşa edilmeli"</strong></h3>

<p><strong>Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu</strong> ise devletin büyüklüğünün yalnızca çıkardığı kanunlarla değil, o kanunların adalet duygusunu ne ölçüde yaşattığıyla ölçüldüğünü söyledi.</p>

<p>Er şehit aileleri ve er gaziler açısından mevcut mevzuatın Anayasa'nın eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini beklediklerini belirten Çerçioğlu, yıllardır "yakında çözülecek" denilerek farklı kurumlara yönlendirildiklerini ve bu süreçte yıprandıklarını dile getirdi.</p>

<p><img aidiyet="" alt="Şehit er yakınları ve gaziler özlük hakları için 16 gündür Güvenpark'ta: " duygumuz="" in="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/unknown-2-20.jpeg" yeniden="" /></p>

<p>Çerçioğlu, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde doğrudan şehit aileleri ve gazilerin haklarını tek çatı altında yürütecek kurumsal bir yapının oluşturulmasını istediklerini belirterek, bunun bir ayrıcalık değil devlet ile gaziler arasındaki aidiyet bağını güçlendirecek bir adım olacağını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Devletin büyüklüğü, yalnızca çıkardığı kanunlarla değil; o kanunların adalet duygusunu ne ölçüde yaşattığıyla ölçülür. Kanunlar insan "-içindir; insan kanun için değildir. Bu nedenle, er şehit aileleri ve er gaziler yönünden mevcut mevzuatın, Anayasa'nın eşitlik, sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi; aynı fedakârlığı gösteren gaziler arasında oluşan hak farklılıklarının giderilmesi ve toplumsal vicdanı yaralayan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması hususunda gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini bekliyoruz.</p>

<p>Er gazileri olarak uzun yıllardır emsal statü ve sosyal haklar konusunda sürekli "yakında çözülecek" beklentisiyle farklı kurumlara yönlendirilmiş, gecikmeler nedeniyle yıpranmış durumdayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımızdan talebimiz son derece açıktır: öncelikle emsal statü haklarımızın tanımlanarak, herhangi bir sosyal grup olarak değil, doğrudan devletimizin en üst makamına bağlı, kurumsal kimliği güçlü, bürokratik engellerden uzak ve tüm haklarımızın tek çatı altında yürütüleceği Cumhurbaşkanlığı Şehit Aileleri ve Gaziler Başkanlığı veya uygun göreceğiniz benzer nitelikte bir yapının kurulmasını arzu ediyoruz.</p>

<p>Talebimiz bir ayrıcalık değil; yıllardır eksik bırakılan aidiyet duygusunun yeniden inşa edilmesi, devlet ile gazisi arasındaki manevi bağın güçlendirilmesi ve Anayasa'nın öngördüğü sosyal hukuk devleti ilkesinin tam anlamıyla hayata geçirilmesidir. Gazilik, statüye göre değişen bir fedakârlık değil; vatan uğruna canını ortaya koymanın ortak ve kutsal sonucudur. Bu nedenle talebimiz; herhangi bir kişi veya kuruma ayrıcalık tanınması değil, aynı hukuki ve fiilî durumda bulunan gaziler arasında eşitliğin sağlanmasıdır."</p>
</blockquote>

<h3><img height="1530" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-200819.jpeg" width="2040" /></h3>

<h3><strong>"Hiçbir marjinal yapının parçası değiliz"</strong></h3>

<p>Sosyal medyada kendileri hakkında dile getirilen "marjinal grup" söylemlerine de yanıt veren Çerçioğlu, Güvenpark'ta bulunanların hiçbir siyasi oluşumun, vakfın ya da derneğin uzantısı olmadığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Bizler, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası, milletimizin huzur ve güvenliği uğruna yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadele ederken şehit olan kahramanlarımızın aileleri ile gazi olmuş erleriz.</p>

<p>Hiçbir marjinal siyasi oluşumun, vakfın, derneğin veya herhangi bir yapının uzantısı, arka bahçesi ya da temsilcisi değiliz; hiçbir güç de irademiz dışında bizleri bir araya getiremez veya yönlendiremez. Bizler yalnızca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve aziz Türk milletinin gazileriyiz; devletimiz, milletimiz ve şanlı bayrağımız dışında hiçbir kişi, kurum veya oluşuma bağlı değil, hiçbir yapının sözcüsü ya da kuklası değiliz.</p>

<p>Aynı şekilde, görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmeyen vakıf ve derneklerin de er gazileri ve şehit ailelerini temsil etme yetki ve meşruiyetine sahip olduğunu kabul etmiyoruz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sehit-er-yakinlari-ve-gaziler-guvenpark-eylemlerinin-15-gununde-devlete-meydan-okumuyoruz-hukuka-siginiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ncjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="21145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 açılış rakamları belli oldu: Hangi hisse ve sektör kazandırdı? 28 Temmuz 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-bist-100-acilis-rakamlari-belli-oldu-hangi-hisse-ve-sektor-kazandirdi-28-temmuz-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-bist-100-acilis-rakamlari-belli-oldu-hangi-hisse-ve-sektor-kazandirdi-28-temmuz-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftanın ikinci işlem gününe (28 Temmuz 2026) yüzde 0,08 yükselişle 13.786,47 puandan başladı. Bankacılık endeksi sınırlı yükseliş kaydederken, bilişim sektörü en fazla kazandıran, inşaat sektörü ise en çok gerileyen sektör endeksi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da <strong>BIST 100 endeksi,</strong> haftanın ikinci işlem gününün (28 Temmuz 2026) açılışında yükseliş yönlü bir başlangıç yaptı. Bir önceki işlem gününü değer kaybıyla tamamlayan endeks, açılışta önceki kapanışın üzerine çıkarak 13.786,47 puana ulaştı. Açıklanan verilere göre bankacılık endeksi sınırlı değer kazanırken, holding endeksi yatay bir görünüm sergiledi.</p>

<p>Sektör endeksleri arasında bilişim en fazla yükselen sektör olurken, inşaat endeksi en çok değer kaybeden sektör olarak kayıtlara geçti. Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin hafiflemesine rağmen çip üreten şirketlerin hisselerinde görülen düşüşler karışık bir görünüm oluştururken, yatırımcıların gözü hem yurt içindeki piyasa seyrine hem de yurt dışında açıklanacak ekonomik verilere çevrildi.</p>

<h2><strong>Borsa İstanbul BIST 100 endeksi güne yükselişle başladı</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yeni işlem gününün açılışında yüzde 0,08 değer kazanarak 13.786,47 puana yükseldi.</p>

<p>Açılış verilerine göre endeks, önceki kapanışa kıyasla 11,71 puanlık artış kaydetti. Böylece BIST 100 endeksi, yeni güne sınırlı yükselişle başlangıç yaptı.</p>

<p>Piyasanın açılmasıyla birlikte oluşan ilk rakamlar, yatırımcıların yakından takip ettiği veriler arasında yer aldı. Açılış işlemleri sonrasında endeksin 13.786,47 puan seviyesinde işlem gördüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Borsa İstanbul önceki işlem gününü düşüşle tamamladı</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, önceki işlem gününde satış ağırlıklı bir görünüm sergilemişti.</p>

<p>Gün sonunda endeks yüzde 1,21 oranında değer kaybederek 13.774,77 puandan kapanış yaptı. Yeni işlem gününde ise endeks, bu seviyenin üzerinde açılış gerçekleştirdi.</p>

<p>Önceki gün yaşanan düşüşün ardından açıklanan açılış verileri, BIST 100 endeksinin güne artıda başladığını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Bankacılık ve holding endekslerinde son durum</strong></h3>

<p>Açılış işlemleriyle birlikte sektör endekslerindeki değişimler de belli oldu.</p>

<p>Bankacılık endeksi yüzde 0,05 oranında değer kazanırken, holding endeksi yatay bir seyir izledi. Böylece bankacılık hisselerinde sınırlı yükseliş görülürken, holding tarafında önemli bir değişim kaydedilmedi.</p>

<p>Sektör bazındaki ilk veriler, piyasaların açılmasıyla birlikte yatırımcıların takip ettiği göstergeler arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bilişim en fazla yükselen sektör oldu</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul'da sektör endeksleri arasında en yüksek artış bilişim sektöründe gerçekleşti.</p>

<p>Açıklanan verilere göre bilişim endeksi yüzde 0,60 ile en fazla kazandıran sektör oldu. Buna karşılık inşaat endeksi yüzde 0,79 düşüşle en çok gerileyen sektör olarak kaydedildi.</p>

<p>Sektör endekslerindeki bu hareketlilik, işlem gününün açılışında oluşan ilk fiyatlamaları yansıttı. Bilişim sektöründeki yükseliş ve inşaat sektöründeki gerileme, günün ilk verileri arasında dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Küresel piyasalarda karışık görünüm öne çıktı</strong></h3>

<p>Küresel piyasalarda işlem gününün başlangıcında karışık bir görünüm izlendi.</p>

<p>Jeopolitik gerilimlerin hafiflemesine rağmen çip üreten şirketlerin hisselerinde görülen düşüşler, uluslararası piyasalarda farklı yönlü hareketlerin yaşanmasına neden oldu.</p>

<p>Açıklanan değerlendirmelere göre küresel piyasalardaki bu görünüm, yatırımcılar tarafından takip edilen gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Yatırımcıların gözü ekonomik verilere çevrildi</strong></h3>

<p>Analistlerin değerlendirmelerine göre bugün yurt içinde veri gündemi sakin seyredecek.</p>

<p>Yurt dışında ise ABD'de açıklanacak toptan eşya stokları, konut fiyat endeksi, Richmond ABD Merkez Bankası (Fed) imalat sanayi endeksi ve New York Fed tüketici güven endeksi takip edilecek veriler arasında bulunuyor.</p>

<p>Piyasalarda işlem yapan yatırımcılar, gün içerisinde açıklanacak bu verilerin oluşturacağı fiyatlamaları izlemeyi sürdürecek.</p>

<h3><strong>BIST 100 endeksinde teknik seviyeler açıklandı</strong></h3>

<p>Analistler, teknik görünüm açısından BIST 100 endeksinde takip edilen seviyeleri de paylaştı.</p>

<p>Buna göre 13.900 ve 14.000 puan seviyeleri direnç noktaları olarak değerlendirilirken, 13.700 ve 13.600 puan seviyeleri destek konumunda bulunuyor.</p>

<p>Açıklanan teknik seviyeler, işlem günü boyunca yatırımcıların takip edeceği göstergeler arasında yer alırken, Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yeni güne yüzde 0,08 yükselişle 13.786,47 puandan başladı. Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,05 değer kazanırken, holding endeksi yatay seyretti. Sektör endekslerinde bilişim yüzde 0,60 ile en fazla yükselen sektör olurken, inşaat yüzde 0,79 ile en çok gerileyen sektör olarak kaydedildi. Önceki işlem gününde yüzde 1,21 değer kaybederek 13.774,77 puandan kapanan endeks, yeni işlem gününde sınırlı yükselişle açılış gerçekleştirdi. Öte yandan küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin hafiflemesine karşın çip üreten şirket hisselerindeki düşüşlerin karışık görünümü sürdürdüğü bildirildi. Bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğu, yurt dışında ise ABD'de açıklanacak ekonomik verilerin piyasalar tarafından takip edileceği ifade edildi. Analistler ayrıca BIST 100 endeksinde 13.900 ve 14.000 puanı direnç, 13.700 ve 13.600 puanı ise destek seviyeleri olarak değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-bist-100-acilis-rakamlari-belli-oldu-hangi-hisse-ve-sektor-kazandirdi-28-temmuz-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-9.jpg" type="image/jpeg" length="71652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GİB: Beyanname sisteminde 1-3 Ağustos'ta sınırlı kesinti yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gib-beyanname-sisteminde-1-3-agustosta-sinirli-kesinti-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gib-beyanname-sisteminde-1-3-agustosta-sinirli-kesinti-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GİB, beyanname sisteminde 1-3 Ağustos tarihleri arasında yapılacak çalışmalar nedeniyle yalnızca muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde sınırlı kesinti uygulanacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelir İdaresi Başkanlığı (<strong>GİB</strong>), beyanname sistemlerinde gerçekleştirilecek teknik çalışmalarla ilgili açıklama yaptı. Kurum, bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan "beyanname sisteminin üç gün boyunca tamamen hizmet dışı kalacağı" yönündeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Beyanname sisteminde kısmi kesinti uygulanacak</strong></h2>

<p>GİB tarafından yapılan açıklamada, sistem çalışmaları kapsamında <strong>1 Ağustos saat 00.00</strong> ile <strong>3 Ağustos saat 23.59</strong> arasında yalnızca muhtasar ve prim hizmet beyannamesi gönderimine ilişkin hizmet kesintisi yapılacağı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, diğer tüm beyannameler için beyanname sistemlerinin kesintisiz hizmet vermeye devam edeceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Mükelleflerin etkilenmemesi için düzenleme yapıldı</strong></h3>

<p><strong>Gelir İdaresi Başkanlığı</strong>, hizmet kesintisinin mükellefler ve meslek mensupları üzerindeki etkisini en düşük seviyede tutmak amacıyla çalışma yürütüldüğünü bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son beyan tarihi 26 Ağustos olan temmuz ayı muhtasar ve prim hizmet beyan döneminde, hafta sonuna denk gelen ilk üç gün için hizmet kesintisi uygulanmayacağı açıklandı.</p>

<h3><strong>Sistem yeniden aktif hale getirilecek</strong></h3>

<p>GİB açıklamasında, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından muhtasar ve <strong>prim</strong> hizmet beyannamesi gönderimine ilişkin sistemlerin kısa sürede yeniden kullanıma açılacağı belirtildi.</p>

<p>Kurum, beyanname süreçlerinin düzenli şekilde devam etmesi için gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gib-beyanname-sisteminde-1-3-agustosta-sinirli-kesinti-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gib-sistemdeki-planli-bakim-calismasinin-tum-beyannameleri-kapsamadigini-bildirdi.png" type="image/jpeg" length="75159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan Netanyahu'ya F-35 yanıtı: "Kimse ABD'ye ne satacağını söyleyemez"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-netanyahuya-f-35-yaniti-kimse-abdye-ne-satacagini-soyleyemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-netanyahuya-f-35-yaniti-kimse-abdye-ne-satacagini-soyleyemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıktığının hatırlatılması üzerine, "Kimse bana kime neyi satıp satmamamız gerektiğini söyleyemez" dedi. Türkiye'yi "harika bir müttefik" olarak nitelendiren Trump, İran'la anlaşma ihtimalinin bulunduğunu ancak müzakerelerin başarısız olması halinde askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, İsrail Başbakanı <strong>Binyamin Netanyahu</strong>'nun Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıktığının hatırlatılması üzerine, "Kimse bana kime neyi satıp satmamamız gerektiğini söyleyemez" dedi. Türkiye'yi "harika bir müttefik" olarak nitelendiren Trump, İran'la anlaşma ihtimalinin sürdüğünü, ancak görüşmelerin başarısız olması halinde askeri seçeneğin masada olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Trump'tan Türkiye'ye F-35 mesajı</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştireceği görüşme öncesinde Washington'dan Michigan'a giderken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Netanyahu'nun Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıktığının hatırlatılması üzerine Trump, Türkiye'nin kendisi için "harika bir müttefik" olduğunu belirterek, "O (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) benim dostumdur. Kimse bana kime neyi satıp satmamamız gerektiğini söyleyemez. Türkiye büyük bir müttefikimiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye ile İsrail arasında sorunlar bulunduğunu belirten Trump, Ankara ziyaretinin çok iyi geçtiğini ifade etti. Türkiye'yi "harika ve çok güçlü bir ülke" olarak nitelendiren Trump, "Muhteşem bir orduları var, çok büyük ve güçlü bir ordu. Bir sürü harika teçhizata sahipler" dedi.</p>

<h3><strong>"Türkiye benim için harika bir müttefik oldu"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin İsrail ve Netanyahu'ya yönelik tutumunun bilindiğini söyleyen Trump, "Türkiye, İsrail'in büyük bir hayranı değil, Bibi'nin de büyük bir hayranı değil. Ama bana karşı harikaydılar. Türkiye benim için harika bir müttefik oldu. Suriye de dahil olmak üzere birçok konuda çok iyi iş çıkardılar" diye konuştu.</p>

<p>Trump, Netanyahu ile bazı görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak İran konusunda büyük ölçüde aynı çizgide olduklarını belirterek, "Aramızda küçük bir görüş ayrılığı var ama genel olarak oldukça yakınız" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Trump: İran'la anlaşma ihtimalimiz var</strong></h3>

<p>ABD ile İran arasında yürütülen temaslara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, İran'la anlaşmaya varılmasının "iyi bir ihtimal" olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmelerin başarısız olması halinde Washington'un askeri operasyonlara yeniden başlayacağını belirten Trump, "Onların ordusunu neredeyse tamamen yok ettik. Onlar görüşmek istiyor, biz de görüşüyoruz; bir anlaşmaya varma ihtimalimiz var" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump, müzakerelerin olumlu yönde ilerlediğini ve bir anlaşmaya ulaşma ihtimalinin yüksek olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>"Mühimmat sorunu yaşamıyoruz"</strong></h3>

<p>ABD'nin İran'la yaşanan çatışmalar nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşadığı yönündeki haberleri reddeden Trump, ülkesinin füze ve mühimmat stoklarının yeterli olduğunu söyledi.</p>

<p>Eski ABD Başkanı Joe Biden'ı Ukrayna'ya fazla miktarda silah gönderdiği gerekçesiyle eleştiren Trump, ABD'nin bu nedenle stoklarını yenilediğini ancak ellerinde yeterli miktarda mühimmat bulunduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>"İran'ın parasını zararı ödemek için kullanacağız"</strong></h3>

<p>Trump, İran'ı Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların mali sorumlusu olarak gösterdi.</p>

<p>ABD'nin dondurulmuş İran varlıklarını söz konusu saldırıların yol açtığı zararları karşılamak amacıyla kullanabileceği mesajını veren Trump, "İran'ın parasını, onların verdiği zararı ödemek için kullanacağız. Başka bir deyişle, kontrol ettiğimiz İran parası, zararları ödemek için kullanılacak" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-netanyahuya-f-35-yaniti-kimse-abdye-ne-satacagini-soyleyemez</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-aa02b1daacf3869b94cb316f6207b4b4jpg.webp" type="image/jpeg" length="25417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 TEMMUZ 2026 Dolar fiyatı yükseldi mi? Euro kaç TL oldu? Güncel döviz kurları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/28-temmuz-2026-dolar-fiyati-yukseldi-mi-euro-kac-tl-oldu-guncel-doviz-kurlari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/28-temmuz-2026-dolar-fiyati-yukseldi-mi-euro-kac-tl-oldu-guncel-doviz-kurlari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Döviz kurları haftanın ikinci işlem gününde (28 Temmuz Salı) yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. İstanbul serbest piyasada dolar 47,3780 liradan, euro ise 53,8990 liradan güne başladı. Güncel verilere göre dolar ve avroda alış-satış fiyatları da netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Döviz piyasalarında </strong>haftanın ikinci işlem gününün (28 Temmuz Salı) ilk rakamları belli oldu. İstanbul serbest piyasada <strong>dolar </strong>ve <strong>euro</strong> güne belirlenen seviyelerden başladı. Açıklanan güncel verilere göre doların alış ve satış fiyatları ile euro alış ve satış fiyatları işlem saatlerinin başlamasıyla birlikte şekillendi. Döviz kurlarını yakından takip eden yatırımcılar ve piyasa katılımcıları, dolar/TL ve euro/TL paritesindeki son seviyeleri izlemeyi sürdürürken, serbest piyasada oluşan güncel fiyatlar da kamuoyuyla paylaşıldı. Bir önceki işlem gününün kapanış rakamlarıyla birlikte yeni günün başlangıç seviyeleri de belli oldu.</p>

<h2><strong>Dolar kuru güne nasıl başladı?</strong></h2>

<p>İstanbul serbest piyasada dolar kuru yeni işlem gününe 47,3780 lira satış fiyatıyla başladı.</p>

<p>Açıklanan verilere göre doların alış fiyatı 47,3760 lira olarak kaydedilirken, satış fiyatı ise 47,3780 lira seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Serbest piyasada oluşan bu rakamlarla birlikte dolar/TL kurundaki güncel alış ve satış seviyeleri yatırımcıların takibine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Euro fiyatı 53,8990 lira seviyesinde işlem görüyor</strong></h3>

<p>Avro kuru da yeni işlem gününde serbest piyasada açıklanan seviyelerden işlem görmeye başladı.</p>

<p>Güncel verilere göre avronun alış fiyatı 53,8970 lira olurken, satış fiyatı ise 53,8990 lira olarak belirlendi.</p>

<p>Böylece avro/TL kurunda yeni günün ilk alış ve satış rakamları netleşmiş oldu.</p>

<h3><strong>Serbest piyasada döviz kurları açıklandı</strong></h3>

<p>Serbest piyasada işlem gören dolar ve avro için güncel fiyatlar piyasaların açılmasıyla birlikte duyuruldu.</p>

<p>Dolar 47,3760 lira alış ve 47,3780 lira satış fiyatından işlem görürken, avro ise 53,8970 lira alış ve 53,8990 lira satış fiyatıyla işlem gördü.</p>

<p>Açıklanan veriler, döviz piyasasında günün ilk fiyatlamalarını ortaya koydu.</p>

<p>Yeni günün başlangıç rakamlarıyla birlikte bir önceki işlem gününe ait kapanış fiyatları da dikkat çekti.</p>

<p>Dün doların satış fiyatı 47,3510 lira olarak kaydedilirken, avronun satış fiyatı ise 53,9000 lira seviyesinde gerçekleşmişti.</p>

<p>Böylece yeni işlem gününün açılış rakamları ile önceki günün satış fiyatları da karşılaştırılabilir şekilde kamuoyuna yansıdı.</p>

<h3><strong>Döviz piyasasında güncel fiyatlar takip ediliyor</strong></h3>

<p>İstanbul serbest piyasada açıklanan veriler doğrultusunda dolar ve avro yeni işlem gününe belirlenen seviyelerden başladı.</p>

<p>Güncel rakamlara göre doların alış fiyatı 47,3760 lira, satış fiyatı 47,3780 lira olarak kaydedildi. Avroda ise alış fiyatı 53,8970 lira, satış fiyatı 53,8990 lira seviyesinde oluştu. Önceki işlem gününde doların satış fiyatı 47,3510 lira, avronun satış fiyatı ise 53,9000 lira olarak açıklanmıştı. Döviz piyasasında işlem gören güncel alış ve satış fiyatları, yeni işlem gününün başlangıcında yatırımcılar tarafından takip edilen veriler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/28-temmuz-2026-dolar-fiyati-yukseldi-mi-euro-kac-tl-oldu-guncel-doviz-kurlari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/doviz-dolar-euro-sterlin-4.jpg" type="image/jpeg" length="36208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emniyet Teşkilatı disiplin kurullarının çalışma yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emniyet-teskilati-disiplin-kurullarinin-calisma-yonetmeligi-yururlukten-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emniyet-teskilati-disiplin-kurullarinin-calisma-yonetmeligi-yururlukten-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'nın Emniyet Teşkilatı disiplin kurullarının çalışma esas ve yöntemlerine ilişkin yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasına dair yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. 5 Nisan 1980'den bu yana yürürlükte olan düzenlemeyle disiplin kurullarının çalışma usul ve esaslarını belirleyen yönetmelik kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı'nın "Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmeliği" <strong>Resmi Gazete'</strong>de yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>1980'den beri yürürlükteydi</strong></h2>

<p>Yönetmelikle, 5 Nisan 1980 tarihinden bu yana yürürlükte bulunan "<strong>Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmelik</strong>" yürürlükten kaldırıldı.</p>

<h3><strong>Disiplin kurullarının çalışma usullerini düzenliyordu</strong></h3>

<p>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik, <strong>Emniyet Teşkilatı </strong>bünyesinde görev yapan disiplin kurullarının oluşumu, toplanma usulleri, görüşme ve karar alma süreçleri ile raportörlük sistemine ilişkin usul ve esasları düzenliyordu.</p>

<p>Düzenlemede ayrıca disiplin soruşturmalarının yürütülmesi, savunma hakkının kullanılması, alınan kararların tebliği ve uygulanmasına ilişkin hükümler de yer alıyordu.</p>

<h3><strong>Kurulların karar alma süreçlerine ilişkin hükümler de bulunuyordu</strong></h3>

<p>Yönetmelikte, disiplin kurullarının hangi çoğunlukla toplanacağı ve üyelerin hangi durumlarda görüşmelere katılamayacağına ilişkin düzenlemeler bulunuyordu.</p>

<p>Disiplin soruşturmalarında savunma alınmasının zorunlu olduğu belirtilirken, disiplin kovuşturmasının ceza yargılamasından bağımsız yürütülebileceğine ilişkin hükümler de düzenlemede yer alıyordu.</p>

<p>Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu'nun görev ve yetkilerine ilişkin esaslar da yürürlükten kaldırılan yönetmelik kapsamında bulunuyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emniyet-teskilati-disiplin-kurullarinin-calisma-yonetmeligi-yururlukten-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/cc931170-998e-4fa2-bc33-f3d7044128b6jpg.webp" type="image/jpeg" length="24256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Defne Belediye Başkanı Özgün, CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/defne-belediye-baskani-ozgun-chpden-istifa-ederek-yeni-partiye-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/defne-belediye-baskani-ozgun-chpden-istifa-ederek-yeni-partiye-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün, CHP’den istifa ettiğini ve siyasi hayatına YENİ Parti’de devam edeceğini açıkladı. Özgün, kararını “Tabanımızın, seçmenimizin ve çevremizin de sesine kulak vererek yola bu şekilde devam edeceğiz” sözleriyle duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Defne Belediye Başkanı<strong> Halil İbrahim Özgün</strong>, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini ve siyasi hayatına YENİ Parti’de devam edeceğini açıkladı. Özgün, kararını taban ve seçmenlerden gelen talepler doğrultusunda aldığını belirtti.</p>

<h2><strong>Özgün'den YENİ Parti kararı</strong></h2>

<p>Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün, CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılacağını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgün, yaptığı açıklamada YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in partiyi kurmasının ardından seçmenlerden siyasi geleceğine ilişkin sorular aldığını belirtti.</p>

<h3><strong>"Tabanımızın ve seçmenimizin sesine kulak vereceğiz"</strong></h3>

<p>Özgün, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in YENİ Parti’yi kurmasının ardından tabanımızdan ve seçmenimizden, münferit olarak da olsa, ne yapacağımıza ilişkin çok sık sorular geliyor. Bu nedenle açıklama yapma ihtiyacı duydum. Halil İbrahim Özgün olarak siyasi hayatıma YENİ Parti’de devam edeceğimi kamuoyuna saygıyla bildiririm. Gerek demokrasiye gerekse katılımcı demokrasiye olan inancımız gereği tabanımızın, seçmenimizin ve çevremizin de sesine kulak vererek yola bu şekilde devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/defne-belediye-baskani-ozgun-chpden-istifa-ederek-yeni-partiye-katildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-28-094948.png" type="image/jpeg" length="99654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ilk kara köprüsü tamamlanıyor: Ukrayna'dan 'askeri lojistik' iddiası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ve-kuzey-kore-arasindaki-ilk-kara-koprusu-tamamlaniyor-ukraynadan-askeri-lojistik-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ve-kuzey-kore-arasindaki-ilk-kara-koprusu-tamamlaniyor-ukraynadan-askeri-lojistik-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya ile Kuzey Kore arasında inşa edilen ve iki ülkenin ilk karayolu bağlantısını oluşturacak köprüde sona gelindi. Moskova ve Pyongyang projeyi ticaret ve turizmi geliştirme amacıyla hayata geçirdiklerini belirtirken, Ukraynalı insan hakları grubu Truth Hounds köprünün gizli bir askeri lojistik koridoru olarak kullanılabileceğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya </strong>ile <strong>Kuzey Kore</strong> arasında inşa edilen ve iki ülke arasındaki ilk karayolu bağlantısını oluşturacak köprü projesinde sona gelindi. Tumen Nehri üzerinde inşa edilen köprünün, ticaret ve turizmi geliştirmek amacıyla yapıldığı belirtilirken, Ukraynalı insan hakları grubu Truth Hounds, projenin gizli bir askeri lojistik koridoru olarak kullanılabileceğini öne sürdü.</p>

<h2><strong>Köprü açılış öncesi tamamlanıyor</strong></h2>

<p>Köprü, Rusya'nın uzak doğusundaki Khasan ile Kuzey Kore'nin Tumangang kentini birbirine bağlayacak. Tumen Nehri üzerinde inşa edilen köprü, iki ülke arasındaki tek demiryolu bağlantısı olan Dostluk Köprüsü'nün yakınında bulunuyor.</p>

<p>Köprünün büyük bölümü tamamlanırken, Kuzey Kore'nin 19 Haziran'da planlanan açılış öncesinde gümrük ve karantina tesisleri de dahil olmak üzere kendi tarafındaki çalışmaları tamamladığı belirtildi.</p>

<p>Rus ve Kuzey Koreli yetkililer, projenin iki ülke arasındaki ticaret ve turizmi artırmayı amaçladığını ifade ediyor.</p>

<h3><strong>'Gizli askeri lojistik koridoru olabilir' iddiası</strong></h3>

<p>Ukraynalı insan hakları grubu Truth Hounds tarafından hazırlanan ve The Guardian ile paylaşılan yeni bir araştırmada ise köprünün temel amacının ticareti geliştirmekten ziyade gizli bir askeri lojistik koridoru oluşturmak olabileceği iddia edildi.</p>

<p>Araştırmayı yöneten Nazar Myhun, bu değerlendirmeye gerekçe olarak karayolu taşımacılığının demiryolu taşımacılığına kıyasla uydu takibinden kaçınmayı kolaylaştırabileceğini gösterdi.</p>

<p>Yeni köprünün, Rusya ile Kuzey Kore arasındaki mevcut demiryolu bağlantısının hemen yanında bulunması da dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Zelenskiy: Rusya, Kuzey Kore'den 30 bin asker daha istedi</strong></h3>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir Zelenskiy </strong>ise Rusya'nın Kuzey Kore'den 30 bin asker daha talep ettiğini öne sürdü.</p>

<p>Zelenskiy, Voronej bölgesinde söz konusu birlikler için hazırlık yapıldığını iddia ederken, Kuzey Kore'nin Rusya'ya ek balistik füze fırlatıcıları göndermeye hazırlandığını da ileri sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna lideri ayrıca, Rus uydularının Körfez bölgesindeki ABD üslerini izlediğini ve elde edilen istihbaratın İran ile paylaşıldığını iddia etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-ve-kuzey-kore-arasindaki-ilk-kara-koprusu-tamamlaniyor-ukraynadan-askeri-lojistik-iddiasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fa15d215-5e74-4f1e-8a04-9a1558e77497.webp" type="image/jpeg" length="66810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Manavgat yangını sonrası 1284 konut ve köy evi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-manavgat-yangini-sonrasi-1284-konut-ve-koy-evi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-manavgat-yangini-sonrasi-1284-konut-ve-koy-evi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Murat Kurum, Manavgat yangınının ardından Antalya'da 1284 konut ve köy evinin inşa edildiğini açıkladı. Yangından etkilenen vatandaşlar yeni yuvalarına kavuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <strong>Murat Kurum</strong>, Antalya'nın <strong>Manavgat</strong> ilçesinde 2021 yılında meydana gelen orman yangınının 5. yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>

<p>Kurum, yangının ardından devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğunu belirterek, kısa sürede tamamlanan konutlarda ailelerin yaşamlarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>Manavgat yangınında hayatını kaybedenler anıldı</strong></h2>

<p>Paylaşımında yangında yaşamını yitiren 6 vatandaşı rahmetle anan Bakan Kurum, ormanların ve köylerin büyük zarar gördüğünü hatırlattı.</p>

<p>Kurum, "Her afette olduğu gibi devlet olarak milletimizin yaralarını sardık. 1 yılda yaptığımız yuvalarda şimdi huzur ve mutluluk var" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Yangından etkilenen aileler yaşadıklarını anlattı</strong></h3>

<p>Bakan Kurum'un paylaştığı videoda, yangından etkilenen vatandaşlar da yaşadıkları süreci anlattı.</p>

<p>Manavgat yangınında evlerini kaybeden hak sahiplerinden Hanım Çiftçi, felaket günü yaşadıkları korku dolu anları anlattı. Yangının başladığı saatlerde alevlerin hızla yayıldığını belirten Çiftçi, çevreyi saran yangın nedeniyle büyük bir panik yaşadıklarını ifade etti.</p>

<p>Yangın sırasında evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını aktaran Çiftçi, o anlarda ne yapacaklarını bilemediklerini söyledi. Çiftçi, yaşadıkları süreci anlatırken, "Ne yapacağız, nereye gideceğiz bilemedik. Jandarmalar geldi, bağrışarak çıktık evden. Ev ateş aldı, arabalara bindik, dumandan nereye gidiyoruz bilemedik. Hayvanlar da ahırda bağırıyor. Birkaç gün sonra evi yıkmak için geldiler. Evime 'Hakkını helal et, çocuklarımı büyüttün, yedik içtik.' dedim. Başımıza bu geldi, çok ağladık" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yangının ardından yeni konutların yapılmasıyla yeniden güvenli bir yaşam alanına kavuşan Çiftçi, çalışmaların kısa sürede tamamlandığını belirtti. Kendilerine verilen sözlerin yerine getirildiğini dile getiren Çiftçi, yapılan evlerden memnun olduklarını söyledi.</p>

<p>Çiftçi, "Çok güzel yapacağız dediler, yaptılar da Allah razı olsun, sağ olsunlar. Güvenmesek yıktırır mıydık? Kimileri 'Evi yıktılar, yapmazlar.' dedi. 'Hayırlısı, yaparlarsa da yapmazlarsa da devletimiz.' dedik. Hükümetimiz, devletimiz Allah razı olsun. Dediğimiz gibi yaptılar, sözlerini tuttular. Herkese teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>Arzu Ünal: “Hiçbirimiz gerçekten böyle ev beklemiyorduk"</strong></h3>

<p>Yangının ardından inşa edilen evlerde yaşamını sürdüren Arzu Ünal da konut yapım sürecinin hızlı şekilde ilerlediğini belirtti. Ünal, vatandaşların yeni evlerine kavuştuğunu ve yapılan çalışmalardan memnun kaldıklarını ifade etti.</p>

<p>Ünal, "Biz devletimize güvendik. Ayırt etmeden devletim hepsinin evini yaptı. Şükürler olsun, herkes evinden, yerinden memnun. Hiçbirimiz gerçekten böyle ev beklemiyorduk" dedi.</p>

<p>Yeni konutların tasarımı ve kullanım alanlarının beklentilerini karşıladığını belirten Ünal, özellikle evlerin genişliği ve sahip olduğu bölümlerden memnuniyet duyduklarını aktardı.</p>

<p>Hak sahiplerinden Gülsüm Çiftçi ise evlerin yapım sürecinin yakından takip edildiğini belirterek, inşaat aşamasında birçok detayla ilgilenildiğini söyledi. Yeni evlerinin geniş, kullanışlı ve kaliteli olduğunu ifade eden Çiftçi, aileleriyle birlikte huzurlu şekilde yaşamlarını sürdürdüklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftçi, "Kocaman bir evimiz oldu, hep beraber yaşıyoruz. 3+1, odalarımız gayet geniş, kullanışlı. Boyasından tutun parkesine kadar gerçekten çok kaliteli, işçiliği çok güzel. Çok memnunuz, beklentimizin üstünde. Gerçekten evlerimiz hayalimizin üstünde oldu. Çok sevdik, severek de kullanıyoruz" açıklamasında bulundu.</p>

<h3><strong>Binlerce konut ve köy evi tamamlandı</strong></h3>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 28 Temmuz 2021'de Antalya'da çıkan ve 11 farklı noktada etkili olan orman yangınlarından Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Manavgat ilçelerine bağlı 44 mahalle etkilendi.</p>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı </strong>koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (<strong>TOKİ</strong>) tarafından Antalya'da 45 <strong>konut</strong> ve 1239 köy evi olmak üzere toplam 1284 konut ve köy evi inşa edildi.</p>

<p>Muğla'da ise yangından etkilenen vatandaşlar için 134 konut ve 131 ahır olmak üzere toplam 265 bağımsız bölüm tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yüreğimize ateş düşüren <a href="https://x.com/hashtag/Manavgat?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Manavgat</a> yangınının bugün 5. yılı…<br />
<br />
Ormanlarımız, köylerimiz yandı, 6 vatandaşımızı kaybettik. Hepsini rahmetle anıyorum.<br />
<br />
Her afette olduğu gibi devlet olarak milletimizin yaralarını sardık. 1 yılda yaptığımız yuvalarda şimdi huzur ve mutluluk var. <a href="https://t.co/HczZ2Hvm06" rel="nofollow">pic.twitter.com/HczZ2Hvm06</a></p>
— Murat KURUM (@murat_kurum) <a href="https://x.com/murat_kurum/status/2081964697595568551?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-manavgat-yangini-sonrasi-1284-konut-ve-koy-evi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bakan-kurum-her-afette-oldugu-gibi-devlet-olarak-milletimizin-yaralarini-sardik.png" type="image/jpeg" length="66436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırklareli Dereköy Sınır Kapısı 1 Ağustos'ta yük taşımacılığına açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kirklareli-derekoy-sinir-kapisi-1-agustosta-yuk-tasimaciligina-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kirklareli-derekoy-sinir-kapisi-1-agustosta-yuk-tasimaciligina-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Soner Ilık, Dereköy Sınır Kapısı'nın 1 Ağustos itibarıyla 3,5 tona kadar olan ticari araçların yük taşımacılığına açılacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı <strong>Soner Ilık</strong>, Türkiye'nin Bulgaristan sınırındaki kritik geçiş noktalarından biri olan <strong>Dereköy Sınır Kapısı</strong>'nın <strong>1 Ağustos</strong> itibarıyla yük taşımacılığına açılacağını duyurdu.</p>

<p>KTSO Başkanı Ilık yaptığı yazılı açıklamada, alınan karar doğrultusunda sınır kapısından <strong>3,5 tona kadar olan ticari araçların</strong> geçiş yapabilmesine izin verileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Uzun yıllardır sürdürülen çalışmaların karşılığını aldık"</strong></h2>

<p>Dereköy Sınır Kapısı'nın ticari araç trafiğine açılmasının Kırklareli ve bölge ekonomisi açısından tarihi bir kazanım olduğunu vurgulayan Ilık, uzun süredir yürütülen yoğun diplomasi ve saha çalışmalarının olumlu sonuç verdiğini kaydetti.</p>

<p>Uygulamanın kentin üretim, ihracat ve lojistik altyapısına doğrudan güç katacağını ifade eden KTSO Başkanı Soner Ilık, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_ab1810178e1e3234-55"><i>"Hiç şüphesiz bu başarı, ortak aklın ve güçlü işbirliğinin eseridir. Ancak bu adımı bir sonuç değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Hedefimiz, Dereköy Sınır Kapısı'nın modern altyapısıyla tam kapasite yük taşımacılığına hizmet veren ve ülkemizin Balkanlar'a açılan en önemli ticaret kapılarından biri haline gelmesidir. Kırklareli'nin üretimi, ihracatı ve istihdamı için çalışmaya, ilimizin hak ettiği yatırımları ve fırsatları takip etmeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kirklareli-derekoy-sinir-kapisi-1-agustosta-yuk-tasimaciligina-aciliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-28t093457213.jpg" type="image/jpeg" length="42066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALTIN FİYATLARI SON DURUM: Gram altın, çeyrek altın, ons, tam altın ve Cumhuriyet altını güne nasıl başladı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-son-durum-gram-altin-ceyrek-altin-ons-tam-altin-ve-cumhuriyet-altini-gune-nasil-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-son-durum-gram-altin-ceyrek-altin-ons-tam-altin-ve-cumhuriyet-altini-gune-nasil-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları haftanın ikinci işlem gününde (28 Temmuz Salı) yatırımcıların yakın takibinde yer almaya devam ediyor. Gram altın, çeyrek altın, ons altın, Cumhuriyet altını ve tam altın fiyatlarında güncel alış-satış rakamları açıklanırken, değerli metallerde farklı yönlerde fiyat hareketleri görüldü. İşte gram altın, çeyrek altın, ons altın ve diğer altın türlerinde son durum...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Altın fiyatları</strong> haftanın ikinci işlem gününde (28 Temmuz Salı) piyasalarda yakından izlenen başlıklar arasında yer aldı. Güncel verilere göre <strong>gram altın</strong>,<strong> çeyrek altın</strong>, ons altın ve Cumhuriyet altını değer kaybederken, tam altın ise yükseliş gösteren altın türleri arasında yer aldı. Açıklanan alış ve satış rakamlarıyla birlikte gram altın fiyatı, çeyrek altın fiyatı, ons altın fiyatı, cumhuriyet altını ve tam altın fiyatlarında son tablo netleşti. Yatırımcılar ile altın piyasasını takip edenler, güncel fiyat hareketlerini yakından izlerken, açıklanan veriler altın piyasasındaki son durumu ortaya koydu. Gram altın, çeyrek altın ve ons altın başta olmak üzere farklı altın türlerinde kaydedilen değişimler, piyasalarda günün öne çıkan verileri arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Altın fiyatlarında son durum belli oldu</strong></h2>

<p>Altın piyasasında açıklanan güncel verilere göre farklı altın türlerinde aşağı ve yukarı yönlü hareketler görüldü. Gün içinde açıklanan rakamlar, gram altın, çeyrek altın, ons altın, cumhuriyet altını ve tam altın fiyatlarının son seviyelerini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilere göre spot gram altın yüzde 0,71 oranında geriledi. Gram altında alış fiyatı 6.161,23 lira, satış fiyatı ise 6.162,10 lira olarak kaydedildi. Açıklanan rakamlarla birlikte gram altın, yeni işlem gününde 6 bin 162 lira seviyesinde işlem gördü.</p>

<h2><strong>Gram altın fiyatı ne kadar oldu?</strong></h2>

<p>Gram altın fiyatındaki düşüş, günün dikkat çeken gelişmeleri arasında yer aldı. Spot piyasada işlem gören gram altın yüzde 0,71 değer kaybetti.</p>

<p>Güncel verilere göre gram altının alış fiyatı 6.161,23 lira olurken, satış fiyatı 6.162,10 lira seviyesinde gerçekleşti. Açıklanan fiyatlar, gram altın piyasasında işlem gören güncel seviyeleri yansıttı.</p>

<p>Gram altın fiyatı, yatırımcıların en yakından takip ettiği göstergeler arasında yer alırken, alış ve satış fiyatları piyasalarda oluşan son rakamlarla birlikte duyuruldu.</p>

<h3><strong>Çeyrek altın fiyatı kaç lira?</strong></h3>

<p>Çeyrek altın fiyatında da düşüş yönlü hareket görüldü. Güncel verilere göre çeyrek altın yüzde 0,75 oranında değer kaybetti.</p>

<p>Çeyrek altının alış fiyatı 9.995,00 lira olarak açıklanırken, satış fiyatı ise 10.068,00 lira seviyesinde işlem gördü.</p>

<p>Altın piyasasında en çok takip edilen yatırım araçlarından biri olan çeyrek altında açıklanan bu rakamlar, günün işlem seviyelerini ortaya koydu. Alış ve satış fiyatları arasındaki fark da güncel piyasa verilerine yansıdı.</p>

<h3><strong>Ons altın fiyatında son rakamlar</strong></h3>

<p>Uluslararası piyasalarda işlem gören ons altında da aşağı yönlü fiyat hareketi kaydedildi.</p>

<p>Açıklanan verilere göre ons altın yüzde 0,73 değer kaybetti. Ons altında alış fiyatı 4.046,47 dolar olurken, satış fiyatı ise 4.047,05 dolar olarak açıklandı.</p>

<p>Ons altın fiyatındaki güncel seviyeler, uluslararası piyasalarda gerçekleşen işlemlerin ardından oluşan son rakamlar olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Cumhuriyet altını fiyatı geriledi</strong></h3>

<p>Cumhuriyet altını da işlem gününde değer kaybeden altın türleri arasında yer aldı.</p>

<p>Verilere göre cumhuriyet altını 40.079,00 lira seviyesinden işlem gördü. Cumhuriyet altınında yüzde 0,82 oranında düşüş yaşanırken, fiyatında 328,00 liralık azalış gerçekleşti.</p>

<p>Açıklanan güncel rakamlar, cumhuriyet altınının işlem gördüğü seviyeyi ve gün içindeki değişimini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Tam altın yükseliş gösterdi</strong></h3>

<p>Altın piyasasında açıklanan verilere göre tam altın, diğer bazı altın türlerinden farklı bir seyir izledi.</p>

<p>Tam altın fiyatı 40.310,69 lira olarak kaydedildi. Aynı verilere göre tam altın yüzde 0,24 oranında değer kazanırken, fiyatındaki artış 96,74 lira oldu.</p>

<p>Böylece tam altın, açıklanan fiyatlar arasında yükseliş kaydeden altın türü olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Altın fiyatlarında güncel tablo netleşti</strong></h3>

<p>Güncel piyasa verileri, altın fiyatlarında farklı yönlerde hareketlerin yaşandığını gösterdi. Gram altın, çeyrek altın, ons altın ve cumhuriyet altını değer kaybederken, tam altın yükseliş gösterdi.</p>

<p>Açıklanan alış ve satış fiyatlarıyla birlikte gram altın fiyatı, çeyrek altın fiyatı, ons altın fiyatı, cumhuriyet altını ve tam altın fiyatlarında son durum netleşti. Güncel veriler kapsamında spot gram altın 6.162,10 lira, çeyrek altın 10.068,00 lira, ons altın 4.047,05 dolar, cumhuriyet altını 40.079,00 lira ve tam altın 40.310,69 lira seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda açıklanan bu rakamlar, altın fiyatlarını takip eden yatırımcılar tarafından günün öne çıkan verileri arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-son-durum-gram-altin-ceyrek-altin-ons-tam-altin-ve-cumhuriyet-altini-gune-nasil-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-35.jpg" type="image/jpeg" length="74310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kiralık ev arayanlara yeni şartlar: Maaş bordrosundan kredi notuna kadar birçok belge isteniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kiralik-ev-arayanlara-yeni-sartlar-maas-bordrosundan-kredi-notuna-kadar-bircok-belge-isteniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kiralik-ev-arayanlara-yeni-sartlar-maas-bordrosundan-kredi-notuna-kadar-bircok-belge-isteniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kiralık konut piyasasında artan talep, ev sahiplerinin kiracı seçiminde şartları ağırlaştırdı. Maaş bordrosu, SGK dökümü, banka hareketleri, kredi notu ve referans istenirken bazı ev sahipleri sosyal medya incelemesi de yapıyor. Uzmanlar bu taleplerin KVKK ve özel hayat sınırlarını aşmaması gerektiğini vurguluyor. Yüksek faiz ve sınırlı arz kiracıları zor durumda bırakırken, hukukçular hassas verilerin zorunlu tutulamayacağını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kiralık konut talebindeki artış, ev sahiplerinin kiracı seçiminde aradığı şartları da değiştirdi. Bazı mülk sahiplerinin kiracı adaylarından maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, kredi notu ve eski ev sahibi referansı istediği belirtilirken, kimi ev sahiplerinin adayların sosyal medya hesaplarını da incelediği ifade edildi. Hukukçular ise talep edilen bilgi ve belgelerin kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği sınırlarını aşmaması gerektiği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Yüksek faiz oranları, konut arzındaki yetersizlik ve kentsel dönüşüm çalışmaları nedeniyle kiralık konutlara yönelik talep artarken, ev sahiplerinin kiracı adaylarından talep ettiği şartlar da çeşitleniyor.</p>

<p><strong>Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, </strong>bazı mülk sahipleri kira sözleşmesi öncesinde adayların mali durumları ve yaşam biçimleri hakkında ayrıntılı bilgi talep ediyor.</p>

<h2><strong>Kiracı adaylarından çok sayıda belge isteniyor</strong></h2>

<p>Kiralık ev arayanlardan maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümünün yanı sıra banka hesap hareketleri, Findeks kredi notu ve kredi kartı limit bilgilerinin istendiği belirtiliyor.</p>

<p>Bazı ev sahiplerinin ise kiracı adaylarına devlet memuru kefil şartı sunduğu, kefilin gelir belgelerini talep ettiği, yüksek depozito veya bir yıllık peşin kira istediği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Eski ev sahibinden referans dönemi</strong></h3>

<p>Kiracı adaylarından önceki ev sahiplerinin iletişim bilgilerinin istenmesi de uygulanan yöntemler arasında yer alıyor. Bu yolla adayın geçmişte kirasını düzenli ödeyip ödemediği, komşularıyla ilişkileri ve kiraladığı konutu nasıl kullandığı hakkında bilgi edinilmeye çalışılıyor.</p>

<h3><strong>Kiracı adaylarının sosyal medya hesapları da inceleniyor</strong></h3>

<p>Emlak danışmanları, bazı mülk sahiplerinin kiracı adaylarını değerlendirme sürecinde sosyal medya hesaplarını da incelediğini belirtiyor.</p>

<p>Adayların evcil hayvan sahibi olup olmadığı, evden çalışıp çalışmadığı ve yaşam tarzı gibi ayrıntıların da bazı ev sahiplerinin kiralama kararında etkili olduğu aktarılıyor.</p>

<h3><strong>Artan kira uyuşmazlıkları ev sahiplerini temkinli davranmaya itiyor</strong></h3>

<p>Gayrimenkul uzmanı Murat Gözüpek, artan kira uyuşmazlıkları ve uzun süren tahliye davalarının ev sahiplerini kiracı seçiminde daha temkinli davranmaya yönelttiğini söyledi.</p>

<p>Gözüpek, kiralık konut arzının sınırlı olması nedeniyle kiralama şartlarının büyük ölçüde mülk sahipleri tarafından belirlendiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Hukukçulardan KVKK uyarısı</strong></h3>

<p>Avukat Volkan Karabağ ise ev sahiplerinin kiracı seçme hakkı bulunduğunu ancak bu süreçte talep edilen bilgi ve belgelerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile özel hayatın gizliliği sınırlarını aşmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Karabağ, kiracı adaylarının kredi kartı limiti ve ayrıntılı banka hesap dökümü gibi hassas bilgileri paylaşmaya zorlanamayacağını belirtti. Ancak kiralık konut bulmakta zorlanan yurttaşların, barınma ihtiyacı nedeniyle bu tür talepleri kabul etmek zorunda kalabildiğine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye gazetesi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kiralik-ev-arayanlara-yeni-sartlar-maas-bordrosundan-kredi-notuna-kadar-bircok-belge-isteniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-85074e590a43af37923388bb2226dfe1jpg.webp" type="image/jpeg" length="76444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'da olağan divan kurulu yarın toplanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-olagan-divan-kurulu-yarin-toplanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-olagan-divan-kurulu-yarin-toplanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray Kulübünde temmuz ayı olağan divan kurulu toplantısı yarın RAMS Park'ta yapılacak. Toplantıda Başkan Dursun Özbek, gelecek dönem projelerine dair divan üyelerine sunum gerçekleştirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray Spor Kulübü'nün temmuz ayı olağan divan kurulu toplantısı yarın gerçekleştirilecek. Sarı-kırmızılı camianın gündemindeki kritik maddelerin ele alınacağı toplantıya kulüp üyeleri ve yönetim kurulu katılacak.</p>

<p>Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan resmi açıklamaya göre, <strong>RAMS Park Özhan Canaydın Konferans Salonu</strong>'nda düzenlenecek birleşim saat <strong>13.30</strong>’da başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başkan Dursun Özbek Gelecek Dönem Projelerini Anlatacak</strong></h2>

<p>Toplantının en önemli gündem maddelerinden birini kulüp başkanı <strong>Dursun Özbek</strong>’in sunumu oluşturacak. Başkan Özbek, divan üyelerine Galatasaray Kulübü'nün gelecek döneme ilişkin idari, mali ve sportif çalışmaları ile devam eden projeler hakkında detaylı bir bilgilendirme yapacak.</p>

<p>Toplantıda ayrıca kulüp üyelerinin sorularının yanıtlanması ve gündemdeki diğer maddelerin oylanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-olagan-divan-kurulu-yarin-toplanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-35c85db6160b22997d4bf1ddcb520102.jpg" type="image/jpeg" length="56522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul ve Bursa'da 7 suç örgütüne operasyon: 28 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-ve-bursada-7-suc-orgutune-operasyon-28-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-ve-bursada-7-suc-orgutune-operasyon-28-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul ve Bursa'da motosikletli kurşunlama ve yağma eylemlerine karışan 7 ayrı "yeni nesil" suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 28 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul ve Bursa’da, son dönemde motosikletli kurşunlama ve yağma eylemleriyle bilinen "yeni nesil" organize suç örgütlerine yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Elebaşları hakkında kırmızı bülten kararı bulunan <strong>7 ayrı silahlı suç örgütüne</strong> düzenlenen eş zamanlı baskınlarda <strong>28 şüpheli gözaltına alındı</strong>.</p>

<h2><strong>3 ayrı başsavcılık koordinesinde eş zamanlı baskın yaşandı</strong></h2>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğünün desteğiyle ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren yapıları takibe aldı.</p>

<p>İstanbul, Bakırköy ve Gaziosmanpaşa cumhuriyet başsavcılıklarının koordinesinde yürütülen çalışmalarda; Başakşehir, Güngören, Avcılar, Maltepe, Fatih, Esenyurt, Kağıthane ve Bağcılar ilçelerinde çok sayıda kurşunlama ve yağma eylemine karıştığı belirlenen zanlıların kimlik ve adresleri tek tek tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ruhsatsız silahlar ele geçirildi</strong></h2>

<p>Düğmeye basan ekipler, İstanbul ve Bursa'da önceden belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyon kapsamındaki aramalarda <strong>4 adet</strong> ruhsatsız tabanca, <strong>1 adet</strong> tüfek ele geçirildi.</p>

<p>Gözaltına alınan 28 şüphelinin, sorgulanmak ve adli işlemleri tamamlanmak üzere Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-ve-bursada-7-suc-orgutune-operasyon-28-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/izmirde-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonda-38-supheli-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="92218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımladı: Tarım ve Orman Bakanlığı ithal ürün listesini güncelledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimladi-tarim-ve-orman-bakanligi-ithal-urun-listesini-guncelledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimladi-tarim-ve-orman-bakanligi-ithal-urun-listesini-guncelledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığının Resmi Gazete'de yayımlanan yeni tebliğ kararıyla Tarım ve Orman Bakanlığının denetimine tabi ithal ürün listesi güncellendi. Gıda katkı maddeleri ve contalar denetim kapsamına alınırken bazı polimer türevleri listeden çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan <i>"Tarım ve Orman Bakanlığının Kontrolüne Tabi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"</i>, <strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi.</p>

<p>Düzenlemeyle insan sağlığı ve güvenliği ile hayvan ve bitki varlığını korumak amacıyla gıda ve yem sanayisinde kullanılan ürünlerin ithalat denetim usul ve esasları yeniden kurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hangi ürünler listeye eklendi, hangi ürünler çıkarıldı?</strong></h2>

<p>Yeni tebliğ kapsamında, gıda ile temas eden madde ve malzemeler ile gıda üretiminde kullanılan ham maddelerin denetim kapsamı güncellend,. Gıda ve yem sanayisinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde/malzemeler kategorisine; <i>"Diğerleri (sadece gıda imalatında kullanılan katkı maddeleri, aroma vericiler, işlem yardımcıları, sakız mayası vb.)"</i> ile <i>"contalar"</i> dahil edildi. <i>"Polipropilen kopolimerleri kompaundları (sadece gıda imalatında kullanılan katkı maddeleri, aroma vericiler, işlem yardımcıları, sakız mayası vb.)"</i> ise denetim listesinden çıkarıldı.</p>

<p>Yapılan bu düzenlemeyle birlikte, ithalat aşamasında gıda güvenliği standartlarının artırılması ve sınır kontrollerinin daha nitelikli hale getirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Resmi Gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimladi-tarim-ve-orman-bakanligi-ithal-urun-listesini-guncelledi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/resmi-gazetede-yayimlanan-tebligle-bazi-ilcelerin-mulki-idare-siniflari-degistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="64050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Uzay' lakaplı rapçi Erol Can Güncü tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzay-lakapli-rapci-erol-can-guncu-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzay-lakapli-rapci-erol-can-guncu-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Çeşme ilçesinde sahne aldığı sırada gözaltına alınan rapçi 'Uzay' lakaplı Erol Can Güncü, şarkılarında suç örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'in turistik ilçesi Çeşme'de popüler bir eğlence mekanında konser veren, <strong>"Uzay"</strong> sahne adıyla tanınan rapçi <strong>Erol Can Güncü</strong>, şarkı sözlerinde suç örgütünü övücü ifadeler kullandığı iddiasıyla sahnedeyken gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Güncü, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Hakkında kırmızı bültenle aranan firarilere yönelik şarkı sözleri kullandığı gerekçesiyle soruşturma başlatılan Erol Can Güncü'ye yönelik operasyonu, Çeşme İlçe Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri gerçekleştirdi.</p>

<p>İlçedeki bir mekanda canlı performans sergilediği sırada gerçekleştirilen baskınla gözaltına alınan şarkıcı, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Suç Örgütü Propagandası Yapmak" suçundan tutuklandı</strong></h2>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan Güncü, adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği; <i>"örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapmak"</i> suçundan Erol Can Güncü'nün tutuklanmasına karar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzay-lakapli-rapci-erol-can-guncu-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-28t081948982.jpg" type="image/jpeg" length="76652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dev banka Türkiye'deki yapılanmasını değiştiriyor! Sadece 11 şubesi kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dev-banka-turkiyedeki-yapilanmasini-degistiriyor-sadece-11-subesi-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dev-banka-turkiyedeki-yapilanmasini-degistiriyor-sadece-11-subesi-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük bankası ICBC, Türkiye'deki 19 şubesinden 5'ini kapattı, 3'ünü birleştirdi. Geçtiğimiz ay ATM hizmetini de durduran ICBC Turkey'nin geriye kalan 11 şubesi ve güncel haritası haberimizde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük bankaları arasında yer alan Çin merkezli finans devi ICBC'nin Türkiye iştirakinde sıcak gelişmeler yaşanıyor. Türkiye'de uzun yıllardır kısıtlı şube ağıyla faaliyet gösteren ve ağırlıklı olarak büyük çaplı altyapı ile yatırım projelerine kredi sağlayan banka, operasyonel yapısını küçültme kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Thumbs B C 4Ce6763295B3030Cf5F54Abb669B989E" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-4ce6763295b3030cf5f54abb669b989e.webp" width="864" /></p>

<p><strong>"ICBC Turkey"</strong> yapılanmasına ilişkin yeni kararlar alınırken kurumdan yeni yol haritasına ilişkin henüz açıklama gelmedi. </p>

<h2><strong>5 şube kapandı, 3 şube birleştirildi</strong></h2>

<p>Türkiye'de 19 şube ile hizmet sunan <strong>ICBC Turkey</strong>, alınan stratejik karar doğrultusunda <strong>5 şubesini tamamen kapatma</strong> kararı aldı. Banka, bununla da sınırlı kalmayarak <strong>3 şubesini ise mevcut diğer şubeleriyle birleştirme</strong> yoluna gitti.</p>

<p><img alt="Dev banka Türkiye'deki yapılanmasını değiştiriyor! Sadece 11 şubesi kaldı-1" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-28t074928229.jpg" width="596" /></p>

<p>Dünya genelinde milyonlarca bireysel ve kurumsal müşterisi bulunan dev kurum, geçtiğimiz ay da dijitalleşme ve maliyet yönetimi stratejileri kapsamında Türkiye'deki <strong>ATM kullanımını tamamen sonlandırdığını</strong> açıklamıştı.</p>

<h2><strong>ICBC Turkey'nin hangi şubeleri açık kaldı?</strong></h2>

<p>Yapılan kapatma ve birleştirme operasyonlarının ardından bankanın Türkiye genelinde aktif olarak hizmet veren <strong>şube sayısı 11'e geriledi</strong>.</p>

<p><strong>İstanbul'da</strong> Altunizade, Bakırköy, Kozyatağı, Merkez Maslak, Taksim; <strong>Ankara'da </strong>Ankara Şubesi, Söğütözü şubelerinde hizmet veren bankanın İzmir, Bursa, Adana ve Antalya'da birer şubesi bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dev-banka-turkiyedeki-yapilanmasini-degistiriyor-sadece-11-subesi-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-acb95033cddfcac9f94bcd9768fc046d.webp" type="image/jpeg" length="48968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Kaş'ta orman yangını: Havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-kasta-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-kasta-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kaş ilçesinde çıkan orman yangınına 9 hava aracı, 21 kara aracı ve 135 orman işçisiyle müdahale ediliyor. Rüzgarın etkisiyle büyüyen alevleri kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı <strong>Üzümlü Mahallesi</strong>'ndeki ormanlık alanda, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede yayılan alevleri kontrol altına almak amacıyla bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.</p>

<p>Çevredekilerin ihbarı üzerine harekete geçen <strong>Antalya Orman Bölge Müdürlüğü</strong> ve itfaiye birimleri, yangını söndürmek için geniş çaplı bir operasyon başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alevlerin kontrol altına alınması için 3 yangın söndürme uçağı, 6 yangın söndürme helikopteri, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı, 135 orman işçisi ve teknik personel çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Rüzgarın sert esişi nedeniyle müdahalenin güçleştiği bölgede ekipler, yangının yerleşim yerlerine ve daha geniş ormanlık alanlara sıçramasını önlemek adına aralıksız çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-kasta-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 07:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-b8eeffbc0aac31733bd4fe6745e0096b.webp" type="image/jpeg" length="29221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="92484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="47616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="80608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="25181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="86323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="32546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="50114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="31992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="40585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="46452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="62857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="13194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="21196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="67808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="19868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="15826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="94856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="41972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="62073"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
