<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 17:18:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM açıkladı: KPSS'de 392 aday için eş değer sınav yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osym-acikladi-kpssde-392-aday-icin-es-deger-sinav-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osym-acikladi-kpssde-392-aday-icin-es-deger-sinav-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 6 Eylül 2026'da gerçekleştirilen 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuyla ilgili incelemesini tamamladı. Şanlıurfa Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki 22 sınav salonunda 392 adaya yönelik mevzuata aykırı sınav uygulamaları tespit edilirken, söz konusu adaylar için eş değer sınav yapılmasına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen <strong>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna</strong> ilişkin incelemenin tamamlandığını açıkladı. Şanlıurfa’daki Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü’nde yaşanan uygulamalarla ilgili incelemede, <strong>22 sınav salonunda 392 adayı ilgilendiren mevzuata aykırı sınav uygulamaları</strong> tespit edildi.</p>

<p dir="ltr">ÖSYM Yönetim Kurulu, söz konusu adaylar için <strong>eş değer sınav yapılmasına</strong> karar verdi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>2026 KPSS’ye 1 milyon 708 bin 329 aday katıldı</strong></h2>

<p dir="ltr">ÖSYM’nin açıklamasına göre 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu, <strong>6 Eylül 2026 tarihinde</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p dir="ltr">Sınav, Türkiye genelinde <strong>145 sınav merkezinde</strong>, 4 bin 724 sınav binası ve 86 bin 646 sınav salonunda uygulandı. Oturuma toplam <strong>1 milyon 708 bin 329 aday</strong> katıldı.</p>

<p dir="ltr">Şanlıurfa’daki Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü’nde ise sınav sürecinde ulaşım nedeniyle çeşitli sorunlar yaşandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Şanlıurfa’da sınav başlangıç saati 30 dakika ertelendi</strong></h3>

<p dir="ltr">ÖSYM, Şanlıurfa şehir merkezi ile Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü arasındaki bağlantı yolunun tek şeride düşürülmesi ve bölgede meydana gelen trafik kazası nedeniyle sınav binalarına ulaşımın güçleştiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">ÖSYM Şanlıurfa İl Koordinatörlüğünün, çok sayıda adayın sınava zamanında ulaşamayacağını tespit ederek durumu ÖSYM Sınav Günü Masası'na ilettiği bildirildi.</p>

<p dir="ltr">Yapılan değerlendirme sonucunda, sınav güvenliği ve gizliliğinin korunması şartıyla Osmanbey Kampüsü’ndeki sınav binalarına giriş süresinin 30 dakika uzatılmasına karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Bu kapsamda ilgili binalarda sınavın 10.45'te başlatıldığı açıklandı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kamera kayıtları ve sınav tutanakları incelendi</strong></h3>

<p dir="ltr">Yaşanan gelişmelerin ardından ÖSYM tarafından kapsamlı bir inceleme başlatıldı.</p>

<p dir="ltr">İnceleme kapsamında sınav merkezindeki yönetici ve görevlilerle görüşmeler gerçekleştirildi. Ayrıca sınav binaları ve salonlarına ait <strong>kamera kayıtları ile bina ve salon tutanakları</strong> ayrıntılı şekilde incelendi.</p>

<p dir="ltr">ÖSYM, özellikle sınav binası girişlerindeki kameralar ile sınav salonlarındaki kamera görüntülerinin <strong>aday bazında ve tek tek</strong> değerlendirildiğini bildirdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>22 sınav salonunda mevzuata aykırı uygulama tespit edildi</strong></h3>

<p dir="ltr">Yapılan inceleme sonucunda, Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'nde bulunan 150 sınav salonunun 22'sinde, sınava giren 392 adaya yönelik ÖSYM mevzuatına aykırı sınav uygulamalarının gerçekleştirildiği tespit edildi.</p>

<p dir="ltr">ÖSYM, inceleme sonucunda söz konusu adayların sınavlarının adalet ve fırsat eşitliği ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesine karar verdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>392 aday için eş değer sınav yapılacak</strong></h3>

<p dir="ltr">ÖSYM Yönetim Kurulunun 15 Eylül 2026 tarihli ve 2026/38.10 sayılı kararı doğrultusunda, inceleme kapsamında belirlenen 392 aday için eş değer sınav yapılmasına karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osym-acikladi-kpssde-392-aday-icin-es-deger-sinav-yapilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/f4cbd85a-f6fb-4538-8ef9-b31709defca3-w.png" type="image/jpeg" length="51763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'da anayasa protestosu: Öğrenciler ve memurlar eylem yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-anayasa-protestosu-ogrenciler-ve-memurlar-eylem-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-anayasa-protestosu-ogrenciler-ve-memurlar-eylem-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'da öğrenciler ve memurlar anayasa değişikliği teklifine karşı eylem yaptı. Öğrenciler barınma sorununa, memurlar ise ekonomik talepler ve kadro düzenlemesine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan'da <strong>öğrenciler ve memurlar</strong>, parlamentoda ele alınan anayasa değişikliğine tepki göstermek amacıyla sokağa çıktı.</p>

<p><strong>Ekonomi Bakanlığı</strong> ile parlamento binası önünde bir araya gelen öğrenciler, hükümet tarafından meclise sunulan anayasa değişikliği teklifine karşı <strong>protesto</strong> gerçekleştirdi.</p>

<h2><strong>Öğrenciler barınma sorununa dikkat çekti</strong></h2>

<p>Eylemde üniversite öğrencilerinin ülkede karşı karşıya kaldığı <strong>barınma sorununa</strong> da vurgu yapıldı.</p>

<p>Öğrenciler, yüksek kira bedellerinin oluşturduğu yükün yanı sıra yurt bulma konusunda yaşanan sıkıntılara işaret ederek hükümetten bu alanlarda destek istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Memurlar iş bırakarak protestoya katıldı</strong></h3>

<p>Memurlar da saat 12.00'den itibaren iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylemciler daha sonra parlamento binası önünde toplandı.</p>

<p>Ekonomik destek talebini yineleyen memurlar, <strong>anayasa</strong> değişikliği teklifinde yer alan ve kalıcı kadroya geçişin performans değerlendirmesine bağlanmasını öngören düzenlemeye de karşı çıktı.</p>

<h3><strong>Anayasa reformunda birçok alanda değişiklik öngörülüyor</strong></h3>

<p>Parlamentoda görüşmeleri haziran ayında başlayan anayasa reformu, çok sayıda başlıkta yeni düzenleme içeriyor.</p>

<p>Teklif kapsamında başta bakanların sorumlulukları, yüksek yargı mensuplarının belirlenmesi, borç yapılandırması, memurların çalışma sistemi, eğitim sistemi ve seçimler olmak üzere çeşitli alanlarda değişiklik yapılması planlanıyor. Reform paketinde ayrıca iklim krizi ve <strong>yapay zekaya</strong> yönelik yeni düzenlemeler de bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-anayasa-protestosu-ogrenciler-ve-memurlar-eylem-yapti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yunanistanda-ogrenciler-ve-memurlar-anayasa-degisikligini-protesto-etti.png" type="image/jpeg" length="80549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu Silivri’den mektup yazdı: “İstanbul emin ellerde”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-silivriden-mektup-yazdi-istanbul-emin-ellerde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-silivriden-mektup-yazdi-istanbul-emin-ellerde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSKİ’nin yürüttüğü yatırım ve projelerin ele alındığı tanıtım toplantısı Yenikapı’da düzenlendi. Toplantıda İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektubu katılımcılarla paylaştı. İmamoğlu, mektubunda “Ben nerede olursam olayım, yol arkadaşlarım görevlerinin başında; İstanbul emin ellerde” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi </strong>(<strong>İBB</strong>) tarafından Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen İSKİ 2019-2026 yatırım ve proje tanıtım toplantısında çok sayıda davetli yer aldı. Programa İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa’nın yanı sıra meclis üyeleri, muhtarlar, üniversite ve kamu kurumlarının temsilcileri, meslek kuruluşları, bilim insanları ve akademisyenler katıldı. Toplantıda ayrıca siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile İBB bürokratları ve çalışanları da bulundu.</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, İSKİ tarafından hazırlanan ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajlarının da yer aldığı tanıtım filmi gösterildi. Film gösteriminin ardından toplantı, protokol konuşmalarıyla sürdürüldü.</p>

<h2><strong>"İstanbul’un geleceğine kalıcı eserler kazandırdık"</strong></h2>

<p>İmamoğlu'nun mektubunda şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Bugün sizlerle bir arada olamasam da aklımın, kalbimin ve bütün iyi dileklerimin İstanbul’la ve sizlerle olduğunu bilmenizi isterim. İstanbul’a hizmet, bizim için 16 milyona karşı duyduğumuz sorumluluğun, ortak emeğimizin ve bu eşsiz şehre duyduğumuz sevginin adıdır. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana; adil, yeşil ve yaratıcı bir İstanbul hedefiyle çalıştık. İstanbul’un bugününü iyileştirirken yarınını da güvence altına alacak yatırımları hayata geçirdik. İstanbul’un kaynaklarını korumayı, hayat kalitesini yükseltmeyi ve bu eşsiz şehri güçlü bir altyapıyla gelecek kuşaklara bırakmayı temel sorumluluğumuz olarak gördük.</p>

<p>İstanbul’un suyunu koruyan, yaşam kaynaklarına sahip çıkan, bu kadim şehrin altyapısını geleceğe hazırlayan İSKİ; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailemizin en köklü ve en güzide kurumlarından biridir. Bu güzide kurumumuz 2019 yılından itibaren İstanbul’un geleceğini ilgilendiren büyük yatırımların hayata geçirilmesinde, şehrimizin dirençli ve sürdürülebilir bir altyapıya kavuşmasında çok önemli bir sorumluluk üstlendi.</p>

<p>İstanbul’un musluklarından akan her damla suda, yerin metrelerce altında ilerleyen her yatırımda, derelerimizi ve denizlerimizi koruyan her projede İSKİ’nin ve onun fedakâr çalışanlarının emeği vardır. 2019 yılında göreve geldiğimizde önümüzde yıllardır çözüm bekleyen, kronikleşmiş çok sayıda sorun vardı. Bu sorunların üzerine kararlılıkla gittik, yapılamaz denilen işleri yaptık, İstanbul’un geleceğine kalıcı eserler kazandırdık.</p>

<h3><strong>"Yıllardır bekleyen yatırımları tamamladık"</strong></h3>

<p>Elbette bu 7 yıl kolay geçmedi. Peş peşe krizlerle, afetlerle ve çok zor süreçlerle karşı karşıya kaldık. Dünyayı durma noktasına getiren pandemiden ekonomik darboğazlara, iklim krizinin giderek ağırlaşan etkilerinden afetlere kadar pek çok sınavdan geçtik. Ama hiçbir zorluğu İstanbul’a hizmet etmenin önünde bir mazeret olarak görmedik.</p>

<p>Hiçbir krizin çalışma azmimizi, yatırım irademizi ve İstanbul’a olan inancımızı zayıflatmasına izin vermedik. Bütün bu zorlukların içerisinde İstanbul’a ilkleri yaşattık. Yıllardır bekleyen yatırımları tamamladık, yeni nesil uygulamaları hayata geçirdik. Sadece bugünün sorunlarını çözmekle yetinmedik; İstanbul’un su yönetiminde, çevre politikalarında ve altyapı anlayışında geleceğe yön verecek yeni bir vizyon ortaya koyduk.</p>

<p>Geride bıraktığımız 7 yılda, İSKİ eliyle İstanbul’un dört bir yanında çok büyük bir altyapı ve yatırım hamlesi gerçekleştirdik. İçme suyundan atık suya, arıtma tesislerinden isale hatlarına, dev tünellerden yaşam vadilerine ve doğal yaşam parklarına; İstanbul’un su ve kültür mirasını yaşatan kapsamlı restorasyon çalışmalarından çevre yatırımlarına kadar önemli yatırımları birer birer hayata geçirdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul’u depreme hazırlamak ve afetlere karşı daha dirençli bir kent haline getirmek için bütün imkânlarımızı seferber ettik. Altyapımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil; deprem, kuraklık, aşırı yağışlar ve iklim krizinin beraberinde getirdiği yeni riskleri gözeterek güçlendirdik. İstanbul’un doğasını, tarihini ve yaşam kaynaklarını koruyor; gelecek kuşaklara daha dirençli, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir İstanbul bırakıyoruz.</p>

<h3><strong>"Biz o sözden asla dönmeyeceğiz"</strong></h3>

<p>Bugün burada tanıtılan yatırımlarımız da işte bu iradenin eseridir. İSKİ Genel Müdürümüz Sayın Doç. Dr. Şafak Başa’nın öncülüğünde; yöneticilerimiz, mühendislerimiz, teknik ekiplerimiz ve sahadaki emekçi arkadaşlarım İstanbul’un suyunu korumak, altyapısını güçlendirmek ve geleceğini güvence altına almak için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada gururla söyleyebilirim ki İSKİ; yalnızca İstanbul’un sorunlarını çözen değil, hayata geçirdiği ilklerle, gerçekleştirdiği büyük yatırımlarla ve ortaya koyduğu vizyonla Türkiye’ye örnek olan güçlü bir kurumdur.</p>

<p>2019 yılında göreve geldiğimizde İstanbul’umuz için nasıl başladıysak bugün de aynı inançla yolumuza devam ediyoruz. Yarın da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Başta Genel Müdürümüz Sayın Doç. Dr. Şafak Başa olmak üzere bütün İSKİ aileme emekleri, cesaretleri ve İstanbul’a olan bağlılıkları için yürekten teşekkür ediyorum. Ben nerede olursam olayım, yol arkadaşlarım görevlerinin başında; İstanbul emin ellerde. Çünkü bizim için İstanbul’a hizmet bir görevden öte, 16 milyon hemşehrimize verilmiş bir sözdür ve biz o sözden asla dönmeyeceğiz. Hepinizi sevgiyle, özlemle ve saygıyla selamlıyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglu-silivriden-mektup-yazdi-istanbul-emin-ellerde</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="91768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSKİ: 7 yılda 296 milyar liralık yatırım gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iski-7-yilda-296-milyar-liralik-yatirim-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iski-7-yilda-296-milyar-liralik-yatirim-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSKİ'nin Yatırım ve Proje Tanıtım Programı'nda İstanbul'un su ve atık su yatırımları açıklandı. Son 7 yılda güncel değerlerle 296 milyar liralık yatırım yapıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresinin (İSKİ)</strong> <strong>Yatırım ve Proje Tanıtım Programı</strong>, Fatih'teki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi'nde düzenlendi.</p>

<p>Programda konuşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (<strong>İBB</strong>) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul'un su ve atık su altyapısına yönelik yatırımlara ilişkin bilgi verdi.</p>

<h2><strong>İçme suyu ve atık suya 296 milyar liralık yatırım</strong></h2>

<p>Aslan, son 7 yılda güncel değerlerle 296 milyar liralık yatırım gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Bu yatırımın 130 milyar lirasının içme suyu, 166 milyar lirasının ise atık su çalışmalarına ayrıldığını aktaran Aslan, kent genelindeki altyapı çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'da kronik su baskınlarının yaşandığı 181 noktada çözüm üretildiğini belirten Aslan, 100 kilometrelik dere ıslahının tamamlandığını söyledi.</p>

<p>Aslan ayrıca 2019'da 40 olan izole alt bölge sayısının 530'a çıkarıldığını, yaklaşık 195 milyon metreküp suyun kaybolmasının önüne geçildiğini ve 220 milyon metreküp atık suyun yeniden kullanıma kazandırıldığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Atık su arıtma kapasitesi artırılıyor</strong></h3>

<p>Atık su altyapısındaki çalışmalara da değinen Aslan, Haliç, İstanbul Boğazı ve denizlere 189 farklı noktadan atık su girişinin engellendiğini söyledi.</p>

<p>Biyolojik ve ileri biyolojik yöntemlerle arıtılan atık su oranının yüzde 38'den yüzde 58'e yükseltildiğini aktaran Aslan, mevcut kapasitenin daha da artırılacağını belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda <strong>Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi</strong>'nin 2. kademe yatırımının hayata geçirildiğini ifade eden Aslan, günlük 600 bin metreküp kapasiteli yatırımla İstanbul'un atık su arıtma altyapısının güçlendirileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Kuraklığa karşı deniz suyu arıtma tesisi planlanıyor</strong></h3>

<p>İklim krizi ve kuraklık nedeniyle İstanbul'un su kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini belirten Aslan, alternatif kaynakların da değerlendirilmesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Bu kapsamda <strong>deniz suyu arıtma tesisi</strong> kurulmasının planlandığını aktaran Aslan, İstanbul'un su ihtiyacına yönelik alternatif çözümler üzerinde çalışıldığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Dijital faturaya geçen abone sayısı 850 bini aştı</strong></h3>

<p>İSKİ hizmetlerinde teknolojik imkanlardan da yararlanıldığını belirten Aslan, dijital faturaya geçen abone sayısının 850 bini aştığını açıkladı.</p>

<p>Aslan, İstanbullulara kağıt fatura yerine <strong>dijital fatura</strong>yı tercih etmeleri çağrısında bulunarak suyun yanı sıra ağaçların ve doğanın da korunmasına katkı sağlanabileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>İSKİ'nin 2019-2026 yatırımları sunuldu</strong></h3>

<p>Aslan'ın konuşmasının ardından İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, 2019-2026 yılları arasında gerçekleştirilen yatırımları içeren bir sunum yaptı.</p>

<p>Program, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve diğer katılımcıların etkinlik alanını ziyaret etmesinin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iski-7-yilda-296-milyar-liralik-yatirim-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/iski-yatirim-ve-proje-tanitim-programi-duzenlendi.png" type="image/jpeg" length="17991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Davutoğlu'nun avukatından Abdulkadir Selvi'ye tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/davutoglunun-avukatindan-abdulkadir-selviye-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/davutoglunun-avukatindan-abdulkadir-selviye-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen, gazeteci Abdulkadir Selvi'nin Davutoğlu hakkındaki yazısına ilişkin açıklama yaptı. Seymen, TCK'nın 299. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmanın Bingöl'ün Genç ilçesindeki konuşmayla, Binali Yıldırım'ın açtığı manevi tazminat davasının ise Diyarbakır'daki konuşmayla ilgili olduğunu belirterek iki sürecin birbirinden farklı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen, gazeteci Abdulkadir Selvi'nin Davutoğlu hakkında kaleme aldığı yazıya tepki gösterdi. Seymen, yazıda yer alan bazı bilgilerin doğru olmadığını belirterek, Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 299. maddesi kapsamında yürütülen soruşturma ile eski Başbakan Binali Yıldırım tarafından açılan manevi tazminat davasının farklı konuşmalara ilişkin olduğunu açıkladı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"299. madde kapsamındaki soruşturma Genç'teki konuşmaya ilişkin"</strong></h2>

<p dir="ltr">Hasan Seymen, sosyal medya hesabından <strong>Abdulkadir Selvi</strong>'nin Davutoğlu hakkındaki yazısını alıntılayarak açıklama yaptı.</p>

<p dir="ltr">Seymen, Davutoğlu hakkında TCK'nın 299. maddesi kapsamında başlatılan soruşturmanın, Davutoğlu'nun <strong>11 Eylül 2021'de Bingöl'ün Genç ilçesinde yaptığı konuşmaya</strong> ilişkin olduğunu belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Binali Yıldırım'ın açtığı dava Diyarbakır'daki konuşmayla ilgili"</strong></h3>

<p dir="ltr">Seymen, Selvi'nin yazısında sözünü ettiği Binali Yıldırım tarafından açılan manevi tazminat davasının ise farklı bir konuya ilişkin olduğunu ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Avukat Seymen'e göre dava, Davutoğlu'nun <strong>14 Nisan 2022'de Diyarbakır'da yaptığı konuşma </strong>nedeniyle açıldı.</p>

<p dir="ltr">Seymen, iki hukuki sürecin birbirinden farklı olduğunu vurgulayarak Selvi'nin yazısındaki bilgilerin düzeltilmesi gerektiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>"Yeterli araştırma yapmadan köşe yazısı yazmışsınız"</strong></h3>

<p dir="ltr">Seymen, açıklamasında Selvi'ye yönelik olarak, "Yazınızın neresini düzeltelim? Yeterli araştırma yapmadan kulaktan dolma bilgilerle köşe yazısı yazmışsınız" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Davutoğlu'nun avukatı, Binali Yıldırım tarafından açılan manevi tazminat davasında davacı tarafın 150 bin TL tazminat talep ettiğini, mahkemenin ise 20 bin TL tazminata hükmettiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Karar henüz kesinleşmedi"</strong></h3>

<p dir="ltr">Seymen, söz konusu mahkeme kararının henüz taraflarına tebliğ edilmediğini ve istinaf sürecinden geçerek kesinleşmediğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Seymen, açıklamasının devamında yargıya intikal eden konularda daha kapsamlı araştırma yapılması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: </p>

<p dir="auto"><i>"Sizin paylaştığınız Binali Yıldırım tarafından açılan manevi tazminat davası ise Sayın Başbakanımızın 14 Nisan 2022 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı bir konuşmaya ilişkindir. Söz konusu manevi tazminat davasında davacı taraf 150 bin Türk lirası tazminat talep etmiş, sayın mahkeme 20 bin Türk lirası tazminata hükmetmiştir. Karar henüz tarafımıza tebliğ edilmemiş ve istinaf sürecinden geçip kesinleşmemiştir. Hülasa heyecanınızı anlayabiliyorum ama yargıya intikal eden konularda lütfen yazılarınızı daha ciddi araştırmalar yaparak yazınız ve kamuoyunu doğru bilgilendiriniz."</i></p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/davutoglunun-avukatindan-abdulkadir-selviye-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b991df89-a4cd-4426-81b2-9b5ac14f898b-w.png" type="image/jpeg" length="62796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Manisa İl Başkanlığına Sait Özkan getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-manisa-il-baskanligina-sait-ozkan-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-manisa-il-baskanligina-sait-ozkan-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Manisa İl Başkanlığı görevinde değişikliğe gidildi. Engin Uzun’un sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmasının ardından Sait Özkan, CHP MYK tarafından Manisa İl Başkanı olarak görevlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>CHP Manisa İl Başkanlığı </strong>görevine<strong> Sait Özkan </strong>getirildi. Özkan, İl Başkanı Engin Uzun’un sağlık gerekçeleriyle görevinden ayrılmasının ardından CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından bu göreve atandı ve daha önce Manisa il teşkilatının farklı kademelerinde görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP Manisa İl Örgütü’nde il başkanlığı görevinde değişiklik gerçekleşti. Engin Uzun’un sağlık sorunları nedeniyle görevini bırakmasının ardından MYK kararıyla Sait Özkan, CHP Manisa İl Başkanı olarak görevlendirildi. </p>

<h2><strong>Sait Özkan kimdir?</strong></h2>

<p>Sait Özkan, 20 Ekim 1958’de Ardahan’ın Göle ilçesinde doğdu ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Çalışma yaşamına TEDAŞ bünyesinde devam eden Özkan, kurum içerisinde çeşitli yönetici pozisyonlarında görev aldıktan sonra 2006 yılında emekliye ayrıldı. Kamu sektöründeki görevlerinin yanı sıra sendikal faaliyetlerde de yer alan Özkan, KESK’e bağlı ESM Sendikası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu’nda sorumluluk üstlendi. Sendikal örgütlenme ile kamu çalışanlarının haklarına yönelik çalışmalarda bulunan Özkan, bu alanlarda çeşitli faaliyetler yürüttü.</p>

<p>Siyasi faaliyetlerini CHP çatısı altında sürdüren Sait Özkan, Manisa il teşkilatının farklı kademelerinde görev yaptı. Özkan’ın geçmiş görevleri arasında CHP Manisa İl Disiplin Kurulu üyeliği ve CHP Manisa İl Yönetim Kurulu üyeliği bulunuyor. Özkan ayrıca 2015 yılında CHP Manisa İl Başkanvekili olarak görev aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-manisa-il-baskanligina-sait-ozkan-getirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/chp-manisa-il-baskanligina-sait-ozkan-getirildi.jpeg" type="image/jpeg" length="26266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den borsadaki düşüşe ilişkin çağrı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-borsadaki-dususe-iliskin-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-borsadaki-dususe-iliskin-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yaklaşık yüzde 5 değer kaybederek 13 bin 200 puan seviyesine geriledi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, son beş gündeki kaybın yüzde 8'e yaklaştığını belirterek Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB, SPK ve BDDK'ya süreci yakından takip etme çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yaklaşık yüzde 5 değer kaybederek 13 bin 200 puan seviyesine geriledi. Endekste son beş gündeki toplam kayıp ise yüzde 8'e yaklaştı.</p>

<p dir="ltr">CHP Grup Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili <strong>Faik Öztrak</strong>, Borsa İstanbul'daki sert düşüşün ardından düzenleyici ve denetleyici kurumlara süreci yakından takip etme çağrısında bulundu.</p>

<p dir="ltr"><img alt="CHP'den borsadaki düşüşe ilişkin çağrı-1" class="detail-photo img-fluid" height="2355" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/89e0e017-38ff-4c18-acd3-21fa2a9a996f.jpg" width="3532" /></p>

<h2 dir="ltr"><strong>BIST 100'de yüzde 5'e yakın kayıp</strong></h2>

<p dir="ltr">Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi gün içinde yaklaşık yüzde 5 geriledi. Endeksin 13 bin 200 puan seviyelerine çekilmesiyle birlikte son beş işlem günündeki değer kaybı yüzde 8'e yaklaştı.</p>

<p dir="ltr">Borsadaki sert düşüşün ardından piyasalardaki gelişmeler ve düzenleyici kurumların atacağı adımlar gündeme geldi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Öztrak'tan Hazine, TCMB, SPK ve BDDK'ya çağrı</strong></h3>

<p dir="ltr">CHP'li <strong>Faik Öztrak,</strong> Borsa İstanbul'daki düşüşe ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>

<p dir="ltr">Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) süreci yakından takip etmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Öztrak açıklamasında, söz konusu kurumların gerekli adımları "ivedilikle ve koordine şekilde" atması gerektiğini savundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Vatandaşın soyulmasını önlemelidir"</strong></h3>

<p dir="ltr">Borsadaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Öztrak, hisselerde devre kesicilerin devreye girdiğini belirterek son beş gündeki değer kaybına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Öztrak, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p dir="ltr">“Borsada bugün hisseler devre kesti. Son 5 günde borsadaki değer kaybı yüzde 8’e dayandı. Başta Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TCMB ile SPK, BDDK gibi düzenleyici denetleyici kurumlar süreci dikkatle izlemeli, gerekli adımları ivedilikle ve koordine şekilde atmalı, vatandaşın soyulmasını önlemelidir.”</p>
</blockquote>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Borsada bugün hisseler devre kesti.<br />
Son 5 günde borsadaki değer kaybı %8’e dayandı.<br />
Başta Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TCMB ile SPK, BDDK gibi düzenleyici denetleyici kurumlar süreci dikkatle izlemeli, gerekli adımları ivedilikle ve koordine şekilde atmalı, vatandaşın…</p>
— Faik Öztrak (@faikoztrak) <a href="https://x.com/faikoztrak/status/2100146893799997837?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-borsadaki-dususe-iliskin-cagri</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-db9cbb343552473b6a6889bdbe598217jpg.webp" type="image/jpeg" length="83338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika'dan geri dönüş merkezleri kararı: Reşit olmayanlar gönderilmeyecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcikadan-geri-donus-merkezleri-karari-resit-olmayanlar-gonderilmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcikadan-geri-donus-merkezleri-karari-resit-olmayanlar-gonderilmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika Başbakanı Bart De Wever, AB dışında kurulması planlanan geri dönüş merkezlerini desteklediklerini açıkladı. Reşit olmayan sığınmacıların uygulama kapsamı dışında tutulacağı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika</strong>'da federal hükümet ortakları arasında tartışmalara neden olan <strong>“geri dönüş merkezleri”</strong> konusunda uzlaşı sağlandı. Başbakan <strong>Bart De Wever</strong>, iltica başvurusu reddedilen ve Avrupa Birliği'nde yasal kalma hakkı bulunmayan kişilere yönelik planlanan merkezlere ilişkin hükümetin tutumunu açıkladı.</p>

<h2><strong>Koalisyon reşit olmayanlar konusunda uzlaştı</strong></h2>

<p>Resmi haber ajansı Belga'nın haberine göre De Wever, Federal Parlamento'daki Temsilciler Meclisi oturumunda muhalefet milletvekilleri François De Smet ve Sandro Di Nunzio'nun sorularını yanıtladı.</p>

<p>De Wever, bazı hükümet ortaklarının çocukların geri dönüş merkezlerine gönderilmesine karşı çıktığını belirtti.</p>

<p>Başbakan, koalisyon ortaklarının yürütülen görüşmeler sonucunda reşit olmayan sığınmacıların uygulama kapsamı dışında bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Belçika merkezlerin kurulmasını destekliyor</strong></h3>

<p>Belçika hükümetinin, geri dönüş merkezlerinin oluşturulmasına imkan tanıyan <strong>Avrupa</strong> düzeyindeki hukuki çerçeveyi olumlu karşıladığını ifade eden De Wever, uygulamanın insan haklarına en üst düzeyde saygı gösterilerek hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Planlanan merkezler, iltica talebi reddedilen ve AB'de yasal kalış hakkı bulunmayan kişilerin <strong>AB </strong>dışındaki üçüncü ülkelere gönderilmesini öngörüyor.</p>

<h3><strong>Bazı AB ülkeleri anlaşma hedefliyor</strong></h3>

<p><strong>Almanya</strong>, <strong>Avusturya</strong>, <strong>Yunanistan</strong>, <strong>Danimarka</strong> ve <strong>Hollanda</strong>'nın, gelecek yılın başına kadar AB üyesi olmayan bir ülkeyle geri dönüş merkezlerinin kurulmasına yönelik anlaşmaya varmayı hedeflediği bildirildi.</p>

<p>AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu ise haziran ayında, söz konusu merkezlerin kurulmasına hukuki dayanak sağlayacak düzenleme üzerinde anlaşmaya varmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcikadan-geri-donus-merkezleri-karari-resit-olmayanlar-gonderilmeyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/belcika-resit-olmayan-siginmacilari-geri-donus-merkezlerine-gondermeyecek.png" type="image/jpeg" length="50100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den Kanada'ya "ortak üyelik" önerisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-kanadaya-ortak-uyelik-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-kanadaya-ortak-uyelik-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada'nın Avrupa Birliği'nin ilk "ortak üyesi" olması için çalışmak istediğini açıkladı. Von der Leyen, Kanada ile savunma, teknoloji, yapay zeka, kritik ham maddeler, tedarik zincirleri ve Arktik bölgesi başta olmak üzere birçok alanda iş birliğinin geliştirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Avrupa Komisyonu Başkanı <strong>Ursula von der Leyen</strong>, Kanada'nın Avrupa Birliği'nin (AB) ilk "<strong>ortak üyesi</strong>" olması önerisini gündeme getirdi. Von der Leyen, Avrupa Parlamentosu'nda gerçekleştirdiği "<strong>AB'nin Durumu</strong>" başlıklı konuşmasında Kanada ile savunma, teknoloji, yapay zeka, kritik ham maddeler ve Arktik bölgesi dahil olmak üzere çok sayıda alanda iş birliğinin derinleştirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p dir="ltr">Von der Leyen'in önerisi, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin de bulunduğu Avrupa Parlamentosu'nda milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Von der Leyen: Kanada ile ortaklığımızı güçlendirmek istiyoruz</strong></h2>

<p dir="ltr">Von der Leyen, Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üyesi" olması için çalışmak istediğini belirterek iki tarafın başta demokrasi olmak üzere birçok ortak değeri paylaştığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">AB ile Kanada'nın Ukrayna, savunma, kritik ham maddeler ve tedarik zincirleri gibi alanlarda birlikte hareket ettiğini belirten Von der Leyen, yapay zeka ve iklim değişikliği konusunda da ortaklıkların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Bu, başka birine karşı kurulmuş bir ortaklık değil"</strong></h3>

<p dir="ltr">Dünyanın giderek daha kırılgan hale geldiğini ve Avrupa'nın yeni ortaklıklara ihtiyaç duyduğunu belirten Von der Leyen, küresel gelişmelere dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr">Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa'nın sınırlarında savaş yaşandığını, ABD ile ticaret ve diğer alanlarda rekabetin arttığını belirten Von der Leyen, Çin'in de giderek daha iddialı bir ekonomik aktör haline geldiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Kanada ile önerilen yeni ortaklığın herhangi bir ülkeye karşı kurulmadığını vurgulayan Von der Leyen, iki tarafın akıllı üretim, teknoloji, savunma sanayilerinin entegrasyonu ve Arktik bölgesindeki projeler gibi alanlarda birlikte çalışabileceğini kaydetti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kanada tam üyelik istemiyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Kanada Başbakanı Mark Carney, hafta başında yaptığı açıklamada AB ile "benzersiz bir ittifak" arayışında olduklarını ancak Kanada'nın AB'ye tam üyelik hedeflemediğini belirtmişti.</p>

<p dir="ltr">Carney'nin Avrupa Parlamentosu'nda konuşma yapması bekleniyor. Kanada Başbakanı'nın Avrupa ziyareti, Kanada ile ABD arasındaki ticari ilişkilerin son dönemde gerilmesinin ardından gerçekleşiyor.</p>

<p dir="ltr">Kanada hükümeti, ABD dışındaki ticaretini önümüzdeki 10 yılda iki katına çıkarmayı hedeflerken AB ile ticaret, savunma ve dijital güvenlik alanlarındaki ilişkilerini de güçlendirmeye çalışıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kanada-AB zirvesi ekimde yapılacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Kanada ile AB arasındaki daha kapsamlı görüşmelerin ekim ayında Montreal'de gerçekleştirilmesi planlanan Kanada-AB zirvesinde başlaması bekleniyor.</p>

<p dir="ltr">Tarafların özellikle ticaret, savunma, teknoloji, kritik ham maddeler ve dijital güvenlik alanlarında iş birliğinin kapsamını genişletmesi gündemde bulunuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Ortak üyelik" önerisinin önünde belirsizlikler var</strong></h3>

<p dir="ltr">Von der Leyen'in "ortak üyelik" önerisinin hayata geçirilebilmesi için AB'nin 27 üyesinin desteği gerekiyor.</p>

<p dir="ltr">AB'nin daha önce hukuki statüsü net olmayan esnek ortaklık modellerine temkinli yaklaştığı belirtilirken, Kanada ile ilişkilerin geliştirilmesinin önünde bazı ticari sorunlar da bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Özellikle Kanada'nın telekomünikasyon ve süt ürünleri sektörlerindeki korumacı politikaları, AB ile ticaret görüşmelerinde ele alınması gereken başlıklar arasında gösteriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-kanadaya-ortak-uyelik-onerisi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ae842fd8-28b5-4440-9a56-ec36e6a70c42-w.png" type="image/jpeg" length="39508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 il için kuvvetli yağış uyarısı: Ankara, Antalya, Muğla ve Denizli'de sağanak bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/12-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-ankara-antalya-mugla-ve-denizlide-saganak-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/12-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-ankara-antalya-mugla-ve-denizlide-saganak-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yarın sabah saatlerinden sonra Ankara, Eskişehir'in doğusu, Çankırı, Kırıkkale, Çorum, Muğla, Antalya'nın batısı, Isparta, Burdur, Uşak, Afyonkarahisar ve Denizli'de yerel olarak kuvvetli gök gürültülü sağanak beklendiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji </strong>Genel Müdürlüğü, 12 il ve çevresinde etkili olması beklenen<strong> kuvvetli sağanak</strong> nedeniyle uyarıda bulundu. Açıklamaya göre, yağışların yarın sabah saatlerinden sonra bazı bölgelerde yerel olarak kuvvetli ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Meteoroloji'den 12 il için kuvvetli sağanak uyarısı</strong></h2>

<p>Meteoroloji'nin değerlendirmesine göre Ankara'nın yanı sıra Eskişehir'in doğusu, Çankırı, Kırıkkale, Çorum, Muğla, Antalya'nın batısı, Isparta, Burdur, Uşak, Afyonkarahisar ve Denizli'de yarın sabah saatlerinden sonra yerel olarak kuvvetli gök gürültülü sağanak görülebilecek.</p>

<h3><strong>Kuvvetli sağanak ulaşımı etkileyebilir</strong></h3>

<p>Beklenen kuvvetli sağanak nedeniyle sel, su baskını, yıldırım ve heyelan gibi olumsuzlukların yaşanabileceği belirtildi. Yağışların ulaşımda aksamalara da yol açabileceği ifade edilerek dikkatli ve tedbirli olunması istendi.</p>

<h3><strong>Ankara'da yarın kuvvetli sağanak bekleniyor</strong></h3>

<p>Ankara Valiliği de kentte beklenen kuvvetli sağanakla ilgili açıklama yaptı. Valiliğin NSosyal hesabından paylaşılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezinden alınan son verilere göre, yarın sabah saatlerinden sonra Ankara çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden, sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, küçük çaplı dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/12-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi-ankara-antalya-mugla-ve-denizlide-saganak-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/12-il-icin-kuvvetli-yagis-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="85659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna ordusu: Kırım'da Rus Su-24 savaş uçağı hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-ordusu-kirimda-rus-su-24-savas-ucagi-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-ordusu-kirimda-rus-su-24-savas-ucagi-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna ordusu, Kırım'daki Saki Askeri Havaalanı'nda konuşlu bir Rus Su-24 savaş uçağının hedef alındığını açıkladı. Saldırıda Donetsk, Luhansk ve Zaporijya'daki bazı askeri hedefler de vuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ukrayna</strong> ordusu, Rusya'nın kontrolünde bulunan <strong>Kırım</strong>'daki <strong>Saki Askeri Havaalanı</strong>'na yönelik saldırı düzenlendiğini duyurdu. Gece saatlerinde gerçekleştirilen saldırılarda Rus ordusuna ait çeşitli hedeflerin vurulduğu belirtildi.</p>

<p>Ukrayna ordusunun yazılı açıklamasında, saldırıların Rus güçlerine ait hedeflere yönelik gerçekleştirildiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>Saki Askeri Havaalanı'ndaki Su-24 hedef oldu</strong></h2>

<p>Açıklamaya göre, Kırım'daki <strong>Saki Askeri Havaalanı'nda bulunan Su-24 tipi savaş uçağı</strong> saldırının hedefleri arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna ordusu, savaş uçağında meydana gelen hasara ilişkin detayların henüz netleşmediğini bildirdi. Açıklamada, <strong>hasarın boyutunun belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü</strong> ifade edildi.</p>

<h3><strong>Donetsk ve Zaporijya'daki hedeflere de saldırı</strong></h3>

<p>Ukrayna ordusu, saldırıların yalnızca Kırım'daki havaalanıyla sınırlı olmadığını da açıkladı. Donetsk, Luhansk ve Zaporijya bölgelerinde <strong>Rusya</strong>'nın kontrolündeki noktalarda bulunan bazı askeri hedeflerin de vurulduğu belirtildi.</p>

<p>Bu bölgelerde insansız hava araçlarının kullanıldığı merkezlerin yanı sıra <strong>mühimmat </strong>ve<strong> yakıt depoları</strong>nın hedef alındığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hasarın boyutu araştırılıyor</strong></h3>

<p>Ukrayna ordusunun açıklamasında, Saki Askeri Havaalanı'ndaki saldırının ardından <strong>Su-24 savaş uçağı</strong>nda oluşan hasarın kapsamına ilişkin incelemenin devam ettiği belirtildi. Saldırının diğer hedeflerinde meydana gelen hasara ilişkin ise açıklamada ayrıca bir bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-ordusu-kirimda-rus-su-24-savas-ucagi-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ukrayna-kirimdaki-saki-askeri-havaalaninda-konuslu-rus-su-24-tipi-savas-ucagina-saldiri-duzenledik.png" type="image/jpeg" length="44825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran çatışmasının ABD'ye maliyeti raporlandı: Mühimmat stoklarına dikkat çekildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-catismasinin-abdye-maliyeti-raporlandi-muhimmat-stoklarina-dikkat-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-catismasinin-abdye-maliyeti-raporlandi-muhimmat-stoklarina-dikkat-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Kongresi Bütçe Ofisi, İran'la yaşanan silahlı çatışmanın ABD'ye yönelik mali boyutunu ele alan bir rapor yayımladı. Raporda, operasyonun ortaya çıkardığı mali yükün yanı sıra mühimmat ve askeri teçhizat stoklarında yaşanan azalmanın ABD'nin savunma kapasitesine olası etkileri değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Kongresi Bütçe Ofisi</strong> (CBO), şubat ayının sonunda<strong> İran</strong>’a yönelik “Destansı Öfke Operasyonu” adıyla başlatılan harekâtın mali boyutunu; operasyonel giderler, fırsat maliyetleri, ekonomik sonuçlar ve ileride ortaya çıkabilecek ilave harcamalar olmak üzere dört başlık altında değerlendirdi.</p>

<p>CBO tarafından yayımlanan raporda, İran’la yaşanan silahlı çatışmanın operasyonel maliyetinin 1 Ağustos itibarıyla yaklaşık 38 milyar dolara ulaştığı hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, bu tutarın büyük ölçüde kullanılan mühimmatın yeniden tedarik edilmesi, çatışmalar sırasında kaybedilen askeri teçhizat, artan uçuş süreleri, sahadaki operasyonların giderleri ve yakıt maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>ABD’nin mühimmat stoklarında azalma bekleniyor</strong></h2>

<p>CBO raporunda, stoklarda meydana gelen düşüşün ABD’nin askeri envanterini önümüzdeki birkaç yıl boyunca olumsuz etkileyebileceği belirtildi.</p>

<p>Raporda ayrıca, oluşan stok açığının özellikle Çin gibi yüksek miktarda balistik ve seyir füzesi kapasitesine sahip ülkelerle yaşanabilecek olası krizler sırasında ABD açısından önemli güvenlik riskleri oluşturabileceği değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-catismasinin-abdye-maliyeti-raporlandi-muhimmat-stoklarina-dikkat-cekildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-26c513ca63a865394fb2e0f840ae75af.webp" type="image/jpeg" length="80319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[145 ülkede cinsiyet eşitliği araştırması: Kadınlar kritik pozisyonlarda geride]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi-kadinlar-kritik-pozisyonlarda-geride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi-kadinlar-kritik-pozisyonlarda-geride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Ekonomik Forumu'nun 145 ülkeyi kapsayan Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu, cinsiyet eşitliğinde ilerlemenin devam ettiğini ancak mevcut hızın tam eşitlik için yeterli olmadığını ortaya koydu. Rapora göre dünya genelinde cinsiyet eşitliğinin tamamen sağlanması 120 yılı bulabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Ekonomik Forumu</strong>'nun (WEF) <strong>Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu</strong> yayımlandı. 145 ülkenin değerlendirildiği araştırmada, kadınların iş dünyası ve siyasetteki temsilinde son 20 yılda artış görülmesine karşın küresel ölçekte tam cinsiyet eşitliğine henüz ulaşılamadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>WEF tarafından bu yıl 20'nci kez hazırlanan raporda cinsiyet eşitsizliğinin değişimi; “ekonomik katılım ve fırsat”, “eğitimsel kazanımlar”, “sağlık ve hayatta kalma” ile “siyasi yetkilendirme” olmak üzere dört temel başlık üzerinden incelendi.</p>

<p>Araştırmaya göre dünya genelindeki cinsiyet uçurumunun yüzde 69,2'si kapandı. Geçen yıl yüzde 68,8 olarak ölçülen bu oran, bir yılda 0,4 puan yükseldi. Raporda yüzde 100 seviyesine ulaşılması tam eşitlik olarak kabul edilirken, mevcut ilerleme hızının korunması halinde küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının 120 yıl sürebileceği hesaplandı.</p>

<h2><strong>Cinsiyet eşitliğinde siyasi temsil geriledi</strong></h2>

<p>Raporda, kadınların siyasi alandaki konumunda 2006 sonrasında ilerleme kaydedildiği ancak bu eğilimin 2016'dan itibaren tersine döndüğü ifade edildi.</p>

<p>Kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsiline ilişkin verilerde, üst düzey siyasi görevlerdeki dağılımın cinsiyet eşitliği açısından sınırlı kaldığı görüldü. Kadınların bakanlık görevlerindeki varlığı da bu kapsamda değerlendirildi.</p>

<p>İş dünyasında kadınların üst yönetim kademelerine ulaşabildiği belirtilirken, ekonomik ve siyasi açıdan en yüksek etkiye sahip görevlerde kadınların temsil oranının düşük kaldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kadınların üst düzey yönetimdeki payı yüzde 19,1</strong></h3>

<p>WEF verilerine göre kadınlar, üst yönetici pozisyonlarının yüzde 19,1'ini oluşturuyor. Bakanlık görevleri açısından yapılan değerlendirmede ise kadınların üstlendiği görevlerin yalnızca 10'da 1'inin yüksek etki sahibi olduğu belirtildi.</p>

<p>Raporda, kadınların çalışma hayatında üst düzey kademelere ulaşmasına rağmen en fazla ekonomik ve siyasi etki yaratan pozisyonlarda yeterli düzeyde temsil edilmediği ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>Yapay zekada kadınların temsili sınırlı</strong></h3>

<p>Küresel Cinsiyet Farkı 2026 Raporu'nda yapay zeka alanındaki kadın temsiline de yer verildi. Buna göre kadınlar, yapay zeka mühendislerinin beşte birinden daha azını oluşturuyor.</p>

<p>Kadınların yapay zeka şirketlerindeki temsili de şirketlerin farklı kademelerinde yeterli seviyeye ulaşmadı. Böylece raporda yapay zeka alanı, kadınların temsilinin sınırlı kaldığı başlıklardan biri olarak yer aldı.</p>

<h3><strong>Cinsiyet eşitliğinde ilk sırada İzlanda yer aldı</strong></h3>

<p>Ülkeler arasındaki değerlendirmede İzlanda, cinsiyet eşitliğinin en yüksek ölçüldüğü ülke oldu. İzlanda'da cinsiyet eşitliği oranı yüzde 93 olarak hesaplandı.</p>

<p>İzlanda'yı yüzde 87,2 ile Finlandiya ve yüzde 85,7 ile Norveç izledi. Namibya yüzde 84,5, İngiltere yüzde 84,2, Yeni Zelanda yüzde 82,8, İsveç yüzde 82,3, Avustralya yüzde 81,9, Almanya yüzde 81,7 ve İrlanda yüzde 81,4 oranlarına ulaştı.</p>

<p>Avustralya, raporun bu yılki sonuçlarında ilk kez cinsiyet eşitliğinin en yüksek olduğu ilk 10 ülke arasında yer aldı.</p>

<p>İzlanda ise üst üste 17'nci kez cinsiyet eşitliğinin en yüksek ölçüldüğü ülke olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi-kadinlar-kritik-pozisyonlarda-geride</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/145-ulkede-cinsiyet-esitligi-arastirmasi.png" type="image/jpeg" length="85472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Valiliği: Kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiligi-kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiligi-kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, 17 Eylül Perşembe günü sabah saatlerinden sonra Ankara çevrelerinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış beklendiğini açıkladı. Vatandaşlar sel ve su baskınlarına karşı uyarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Valiliğ</strong>i, kent çevrelerinde beklenen <strong>kuvvetli sağanak</strong> ve<strong> gök gürültülü sağanak yağış</strong> nedeniyle vatandaşlara uyarıda bulundu.</p>

<p>Valilik tarafından yapılan açıklamada, <strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü</strong> Analiz ve Tahmin Merkezi'nden alınan son değerlendirmelere yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yağışlar perşembe günü etkili olacak</strong></h2>

<p>Son verilere göre, 17 Eylül Perşembe günü sabah saatlerinden sonra <strong>Ankara </strong>çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek.</p>

<p>Yağışların özellikle yerel ölçekte kuvvetli olması beklenirken, vatandaşların olası olumsuzluklara karşı hazırlıklı olması istendi.</p>

<h3><strong>Sel ve su baskını riskine karşı uyarı yapıldı</strong></h3>

<p>Valilik açıklamasında, yağışlarla birlikte <strong>sel ve su baskını</strong> yaşanabileceğine dikkat çekildi. Ayrıca gök gürültülü yağış sırasında yıldırım, dolu ve kuvvetli rüzgar gibi olumsuzlukların meydana gelebileceği belirtildi.</p>

<p>Ankara Valiliği, yağışın yol açabileceği <strong>ulaşım aksamaları</strong>na karşı da vatandaşların tedbirli davranmasını istedi. Açıklamada, kuvvetli yağışla birlikte ortaya çıkabilecek tüm olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması çağrısında bulunuldu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Meteoroloji Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi verilerine göre;<br />
<br />
Ankara’da yerel kuvvetli, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlara dikkat❗️ <a href="https://t.co/dqYxBIss1p" rel="nofollow">pic.twitter.com/dqYxBIss1p</a></p>
— T.C. Ankara Valiliği (@AnkaraValiligi) <a href="https://x.com/AnkaraValiligi/status/2100186249315143832?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiligi-kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kuvvetli-saganak-ve-gok-gurultulu-yagis-bekleniyor.png" type="image/jpeg" length="27133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Çalhanoğlu için Inter'den yeni sözleşme hamlesi: İşte maaş teklifi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi-iste-maas-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi-iste-maas-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Inter'de kariyerini sürdüren Hakan Çalhanoğlu'nun kulüpteki geleceğine ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. İtalyan ekibinin, milli oyuncuyla sözleşmesini 2 yıl daha uzatmayı gündemine aldığı belirtildi. Çalhanoğlu için hazırlanması planlanan yeni kontrattaki maaş detayını ise İtalyan basını kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Inter</strong> ile mevcut kontratının son sezonuna giren <strong>Hakan Çalhanoğlu</strong>'nun geleceği konusunda yeni gelişmeler gündeme geldi. Uzun süredir Süper Lig'in önemli kulüpleriyle adı anılan milli futbolcunun İtalyan ekibindeki durumu yeniden şekilleniyor.</p>

<h2><strong>Inter'den Çalhanoğlu için yeni kontrat hazırlığı</strong></h2>

<p><strong>Tuttosport'un haberine göre </strong>Inter, Hakan Çalhanoğlu'nun sözleşmesini yenilemek için hazırlık yapıyor. İtalyan temsilcisinin milli oyuncuya 1+1 yıllık bir kontrat veya doğrudan 2 sezonluk yeni bir anlaşma sunmayı planladığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Maaş teklifinde düşüş gündemde</strong></h3>

<p>İtalyan ekibinin, Çalhanoğlu'nun yaşını ve yakın dönemde geçirdiği sakatlıkları dikkate alarak yeni sözleşmede mevcut kazancının altında bir ücret önermeyi düşündüğü belirtildi. Milli futbolcu Inter'den şu anda yıllık net 6,5 milyon avro maaş alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Baccin görüşmeleri doğrulamıştı</strong></h3>

<p>Inter'in yeni sportif direktörü Dario Baccin de kulüpte düzenlediği ilk basın toplantısında Hakan Çalhanoğlu'nun menajeriyle resmi temasların başladığını açıklamıştı. Baccin'in bu sözleri, taraflar arasında yeni sözleşme konusunda görüşmeler yapıldığını doğrulamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Tuttosport</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi-iste-maas-teklifi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hakan-calhanoglu-icin-interden-yeni-sozlesme-hamlesi.png" type="image/jpeg" length="11978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan ile Hindistan hattında gerilim: Savaş gemileri çarpıştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pakistan-ile-hindistan-hattinda-gerilim-savas-gemileri-carpisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pakistan-ile-hindistan-hattinda-gerilim-savas-gemileri-carpisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilim, Umman Denizi'nde iki ülkeye ait savaş gemilerinin çarpışmasıyla yeniden gündeme geldi. Hindistan, Pakistan Donanması'na ait geminin uluslararası sularda Hint savaş gemisine yüksek hızla yaklaştığını ve çarpışmaya neden olduğunu öne sürerek Pakistan'ın Yeni Delhi'deki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Hindistan</strong> ile <strong>Pakistan</strong> arasında denizde yaşanan gemi çarpışması, iki ülke arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan Donanması'na ait bir geminin Hint savaş gemisiyle çarpışmasının ardından Pakistan'ın Yeni Delhi'deki maslahatgüzarını bakanlığa çağırarak resmi protestoda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="ltr"><strong>Çarpışma Umman Denizi'nde meydana geldi</strong></h2>

<p dir="ltr">Hindistan kaynaklarına göre olay, 15 Eylül akşamı Umman Denizi'nde uluslararası sularda meydana geldi.</p>

<p dir="ltr">İddiaya göre rutin gözetleme görevi gerçekleştiren Hindistan Donanması'na ait ön cephe savaş gemisine Pakistan Donanması'na bağlı bir gemi yüksek hızla yaklaştı. Geminin gerçekleştirdiği manevranın ardından iki savaş gemisi çarpıştı.</p>

<p dir="ltr">Çarpışmada ciddi bir hasar meydana gelmediği bildirildi. Pakistan yönetimi ve ordusundan ise olayla ilgili ilk aşamada kamuoyuna yönelik bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hindistan'dan Pakistan'a resmi protesto</strong></h3>

<p dir="ltr">Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistan deniz unsurunun hareketini "kabul edilemez ve profesyonellik dışı" olarak nitelendirdi.</p>

<p dir="ltr">Yeni Delhi yönetimi, Pakistan gemisinin gerçekleştirdiği manevranın iki ülke arasında 1991 yılında imzalanan ve askeri tatbikatlar, manevralar ile birlik hareketlerini düzenleyen anlaşmaya aykırı olduğunu savundu.</p>

<p dir="ltr">Hindistan, olayla ilgili olarak Pakistan'ın Yeni Delhi'deki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Savaş gemileri arasında 3 deniz mili kuralı</strong></h3>

<p dir="ltr">1991 tarihli anlaşma, Hindistan ve Pakistan'a ait savaş gemileri ile denizaltıların uluslararası sularda olası kazaları önlemek amacıyla birbirlerinden en az <strong>3 deniz mili</strong> uzaklıkta bulunmasını öngörüyor.</p>

<p dir="ltr">Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Pakistanlı diplomata askeri birliklerin gerekli özeni göstermesi ve iki ülke arasındaki mevcut anlaşmalara uyması gerektiğinin iletildiğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr">Yeni Delhi ayrıca İslamabad'daki en üst düzey diplomatına da Pakistan Dışişleri Bakanlığı nezdinde benzer bir protestoda bulunması talimatını verdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hindistan-Pakistan ilişkileri maslahatgüzar seviyesinde</strong></h3>

<p dir="ltr">Hindistan ile Pakistan arasındaki diplomatik ilişkiler, Keşmir anlaşmazlığı nedeniyle 2019 yılında maslahatgüzar seviyesine düşürülmüştü.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle iki ülkenin başkentlerinde halen büyükelçi yerine maslahatgüzarlar görev yapıyor.</p>

<p dir="ltr">Hindistan ve Pakistan, 1947 yılında Britanya yönetiminden bağımsızlıklarını kazanmalarından bu yana üç büyük savaş yaşadı. Bu savaşların ikisinin merkezinde Keşmir anlaşmazlığı bulunuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mayıs 2025'te dört günlük çatışma yaşanmıştı</strong></h3>

<p dir="ltr">Umman Denizi'ndeki son olay, Hindistan ile Pakistan arasında Mayıs 2025'te yaşanan dört günlük yoğun askeri çatışmanın ardından iki ülke arasındaki dikkat çekici doğrudan askeri gerilimlerden biri oldu.</p>

<p dir="ltr">Mayıs 2025'teki çatışmalarda iki taraf savaş uçakları, füzeler, insansız hava araçları ve topçu sistemleriyle karşılıklı saldırılar gerçekleştirmişti.</p>

<p dir="ltr">Çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybederken, dört günün sonunda taraflar ateşkes konusunda anlaşmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pakistan-ile-hindistan-hattinda-gerilim-savas-gemileri-carpisti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bb7e9357-7c14-4801-a9de-6bef81bfcdfa-1png.webp" type="image/jpeg" length="25958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS Ortaöğretim geç başvurusu başladı mı, ne zaman bitecek? KPSS Ortaöğretim ücreti ve başvuru ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ortaogretim-gec-basvurusu-basladi-mi-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ortaogretim-gec-basvurusu-basladi-mi-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 KPSS Ortaöğretim için normal başvuru sürecini kaçıran adayların kullanabileceği geç başvuru dönemi devam ediyor. ÖSYM takviminde yer alan başvuru sürecinin ardından gözler sınav tarihine çevrildi. Lise mezunu ve ilgili koşulları taşıyan adayların başvuru işlemlerinde dikkat etmesi gereken ücret, başvuru kanalı ve sınav takvimi belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 KPSS Ortaöğretim için normal başvuru döneminin tamamlanmasının ardından geç başvuru süreci devam ediyor. ÖSYM tarafından yayımlanan takvime göre normal başvurular 27 Ağustos-8 Eylül 2026 tarihleri arasında alındı. Bu tarihlerde başvuru yapamayan adaylar için tanınan geç başvuru süreci ise 15 Eylül'de başladı.</p>

<p>KPSS Ortaöğretim sınavına lise ve dengi okul mezunları ile ÖSYM'nin kılavuzunda belirtilen şartları taşıyan adaylar katılabilecek. Başvuru sürecini tamamlayan adaylar 25 Ekim 2026'da gerçekleştirilecek sınava girecek.</p>

<h2><strong>KPSS Ortaöğretim başvuruları başladı mı?</strong></h2>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim için <strong>normal başvuru süreci sona erdi</strong>. ÖSYM'nin sınav takviminde normal başvuruların 27 Ağustos 2026 saat 10.00'da başlayıp 8 Eylül 2026 saat 23.59'da tamamlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Normal başvuru dönemini kaçıran adaylar için ise geç başvuru hakkı bulunuyor. ÖSYM takvimine göre geç başvurular <strong>15-16 Eylül 2026</strong> tarihlerinde alınıyor ve süre 16 Eylül saat 23.59'da sona eriyor.</p>

<p>Dolayısıyla 16 Eylül itibarıyla yeni normal başvuru yapılamıyor ancak geç başvuru kapsamında işlemler devam ediyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim geç başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>ÖSYM, 2026-KPSS Ortaöğretim başvurularının elektronik ortamda yapılabileceğini duyurdu. Adaylar işlemlerini <strong>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulaması aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. ÖSYM Başvuru Merkezleri de başvuru kanalları arasında yer alıyor.</p>

<p>Geç başvuru yapacak adayların öncelikle AİS'e giriş yaparak ilgili sınavı seçmesi gerekiyor. Kimlik, iletişim ve sınav başvurusuna ilişkin bilgilerin kontrol edilmesinin ardından başvuru işlemi tamamlanıyor.</p>

<p>Başvuru sırasında adayların şu aşamalara dikkat etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne giriş yapılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026-KPSS Ortaöğretim</strong> sınavının seçilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerinin kontrol edilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gerekli bilgilerin sisteme girilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvurunun onaylanması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geç başvuru sınav ücretinin süresi içerisinde ödenmesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM, başvuruların AİS üzerinden yapılabileceğini belirtirken adayların sınavla ilgili ayrıntılar için 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu'nu incelemesini istiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)-2" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim geç başvuru ücreti ne kadar?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin 2026 sınav takviminde KPSS Ortaöğretim için normal başvuru ücreti <strong>800 TL</strong> olarak yer alıyor.</p>

<p>Geç başvurularda ise sınav ücreti artırımlı olarak uygulanıyor. 2026 KPSS Ortaöğretim için geç başvuru ücretinin <strong>1.200 TL</strong> olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Adayların başvuru işlemlerini tamamlamalarının yanı sıra ücret ödeme işlemini de geç başvuru süresi içerisinde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Geç başvuru dönemi <strong>16 Eylül 2026 saat 23.59'da</strong> sona erecek.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin yayımladığı resmi sınav takvimine göre <strong>2026 KPSS Ortaöğretim 25 Ekim 2026 Pazar günü</strong> uygulanacak. Sınavın ardından sonuçlar <strong>19 Kasım 2026</strong> tarihinde açıklanacak.</p>

<p>Başvuru sürecinin tamamlanmasıyla birlikte adayların sınava yönelik hazırlık dönemi başlayacak. Sınavın uygulanmasına ilişkin ayrıntıların tamamı ÖSYM'nin 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu'nda yer alıyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim'e kimler başvurabilir?</strong></h3>

<p>KPSS Ortaöğretim, ortaöğretim düzeyinden kamu personeli seçme sürecinde kullanılan sınavlardan biri. Başvuru koşulları ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuzda ayrıntılı şekilde açıklanıyor.</p>

<p>Lise ve dengi okul mezunlarının yanı sıra kılavuzda belirtilen koşulları taşıyan adaylar sınava başvurabiliyor. Mezuniyet durumu ve sınava hangi öğrenim düzeyinden başvurulabileceği konusunda adayların kendi durumlarını ÖSYM'nin kılavuzundaki hükümler üzerinden değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle henüz mezuniyet işlemi tamamlanmamış adayların başvuru öncesinde kılavuzdaki eğitim ve mezuniyet şartlarını kontrol etmesi önem taşıyor. ÖSYM de başvuru yapacak adayların kılavuzu dikkatle incelemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim başvurusu bugün sona mı eriyor?</strong></h3>

<p>Evet. <strong>2026 KPSS Ortaöğretim geç başvuru süreci 16 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 23.59'da sona erecek. </strong>ÖSYM'nin resmi sınav takviminde geç başvuru dönemi 15-16 Eylül olarak gösteriliyor.</p>

<p>Normal başvuru döneminde işlem yapamayan adayların geç başvuru süresi içerisinde başvuru ve ücret ödeme işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Süre tamamlandıktan sonra adayların başvuru durumları açısından ÖSYM'nin yeni bir duyuru yapıp yapmadığını ayrıca takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim başvuru ve sınav takvimi</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin resmi takvimindeki 2026 KPSS Ortaöğretim tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru başlangıcı:</strong> 27 Ağustos 2026</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru bitişi:</strong> 8 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru başlangıcı:</strong> 15 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru bitişi:</strong> 16 Eylül 2026, saat 23.59</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru ücreti:</strong> 800 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru ücreti:</strong> 1.200 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ortaöğretim sınav tarihi:</strong> 25 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ortaöğretim sonuç tarihi:</strong> 19 Kasım 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM'nin takvimine göre 2026-KPSS Ortaöğretim başvuru süreci böylece tamamlanacak ve adaylar 25 Ekim'deki sınava girecek. Başvuru şartları, sınav uygulaması ve diğer ayrıntılarda esas alınacak belge ise ÖSYM'nin yayımladığı 2026-KPSS Ortaöğretim Kılavuzu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ortaogretim-gec-basvurusu-basladi-mi-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="36439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 11 ilde tarihi yapılara 12 milyar lirayı aşan kaynak harcandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-11-ilde-tarihi-yapilara-12-milyar-lirayi-asan-kaynak-harcandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-11-ilde-tarihi-yapilara-12-milyar-lirayi-asan-kaynak-harcandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde restorasyon çalışmaları için 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullanıldığını açıkladı. Deprem bölgesindeki toplam yatırımın 34 milyar liraya ulaşması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Mehmet Nuri Ersoy</strong>, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 11 ilde <strong>kültür varlıkları</strong>nın yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Ersoy, deprem bölgesi illerinin valileri, milletvekilleri ve belediye başkanlarının katılımıyla Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası'nda gerçekleştirilen toplantıda, depremlerin ülke genelinde büyük etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bakanlık olarak bölgede kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini aktaran Ersoy, restorasyon faaliyetleri ve tarihi yapıların korunmasına ilişkin yürütülen çalışmalara dair bilgi verdi.</p>

<h2><strong>Bakanlığın restorasyon çalışmalarına 12 milyar liralık kaynak</strong></h2>

<p>Ersoy'un verdiği bilgilere göre, depremden etkilenen 11 ilde <strong>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü</strong> aracılığıyla Bakanlığa tahsisli yapıların <strong>restorasyon </strong>proje ve uygulamaları için 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullanıldı.</p>

<p>Deprem bölgesindeki 11 ilde bulunan taşınmazlara yönelik 79 iş tamamlandı. Bunun yanında 17 projede çalışmalar devam ederken, 4 iş için ihale süreçleri yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Tescilli taşınmazlara 2,1 milyar liralık destek</strong></h3>

<p>Bakan Ersoy, vatandaşların mülkiyetinde bulunan tescilli taşınmaz kültür varlıkları için de destek sağlandığını bildirdi.</p>

<p>Bu kapsamda 1297 proje ve 311 uygulama yardımı olmak üzere toplam 1608 taşınmaz kültür varlığı için sözleşme imzalandı. Söz konusu çalışmalar için yürütülen destek programının büyüklüğü ise 2 milyar 140 milyon lirayı aştı.</p>

<p>Ersoy, çalışmaların tarihi kent dokularını ve şehir hafızasını koruyacak bütüncül bir anlayışla sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>Kültür enkazının korunmasına öncelik veriliyor</strong></h3>

<p>Depremlerin ardından yıkılan veya ağır hasar alan tarihi yapılardan geriye kalan kültür varlıklarının korunması, ayrıştırılması ve kayıt altına alınmasının da çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturduğunu belirten Ersoy, tarihi yapılara ait parçaların geçmişten geleceğe aktarılan belgeler niteliğinde olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>nün de depremden etkilenen 11 il için 22 milyar liralık bütçe ayırdığını aktaran Ersoy, bölgede hasar tespit çalışmalarının teknik ekipler ile Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin <strong>Türkiye Milli Komisyonu</strong> uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>678 vakıf kültür varlığı incelendi</strong></h3>

<p>Yapılan çalışmalar kapsamında deprem bölgesinde 678 vakıf kültür varlığı incelendi.</p>

<p>Bu eserlerin 31'inin tamamen yıkıldığı veya göçtüğü, 144'ünün ağır, 104'ünün orta ve 98'inin hafif hasar aldığı belirlendi. 301 vakıf kültür varlığı ise depremi hasarsız atlattı.</p>

<p>Restorasyon ve <strong>ihya program</strong>ında bugüne kadar toplam iş yükünün yarısından fazlasının tamamlandığını belirten Ersoy, çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Yatırımın 34 milyar liraya ulaşması bekleniyor</strong></h3>

<p>Ersoy, 2026 sonuna kadar 58, 2027 yılı içinde ise 110 işin daha tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Böylece toplam 168 işin daha bitirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Deprem bölgesinde bugüne kadar 24 milyar liralık iş gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, kalan projelerin tamamlanmasıyla toplam yatırım tutarının 34 milyar liraya ulaşacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-11-ilde-tarihi-yapilara-12-milyar-lirayi-asan-kaynak-harcandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-ersoy-depremden-etkilenen-11-ilimizde-restorasyon-icin-12-milyar-265-milyonu-asan-kaynak-kullandik.png" type="image/jpeg" length="58949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den 'Tarık Akan' mesajı: “İnandıklarından vazgeçmedi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tarik-akan-mesaji-inandiklarindan-vazgecmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tarik-akan-mesaji-inandiklarindan-vazgecmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, usta sanatçı Tarık Akan'ı, ölümünün 10. yılında X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla andı. Özel, "Tarık Akan’ın sözü de tavrı da duruşu da hep memleketten yanaydı" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti</strong> lideri <strong>Özgür Özel</strong>, usta sanatçı<strong> Tarık Akan</strong>'ın vefatının 10. yılında anma mesajı yayımladı. </p>

<h2><strong>"Ardında başı dik, onurlu bir hayat bıraktı"</strong></h2>

<p>Özel, Tarık Akan ile yan yana olduğu bir kareyi paylaşarak, üstüne şu notu düştü:</p>

<p><strong>"Tarık Akan’ın sözü de tavrı da duruşu da hep memleketten yanaydı. İnandıklarından vazgeçmedi, haksızlık karşısında susmadı. Ardında başı dik, onurlu bir hayat bıraktı... Büyük ustayı aramızdan ayrılışının 10’uncu yılında sevgiyle, saygıyla ve özlemle anıyorum."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel'in paylaşımı:</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Tarık Akan’ın sözü de tavrı da duruşu da hep memleketten yanaydı.<br />
<br />
İnandıklarından vazgeçmedi, haksızlık karşısında susmadı. Ardında başı dik, onurlu bir hayat bıraktı...<br />
<br />
Büyük ustayı aramızdan ayrılışının 10’uncu yılında sevgiyle, saygıyla ve özlemle anıyorum. <a href="https://t.co/2jUBldtiJc" rel="nofollow">pic.twitter.com/2jUBldtiJc</a></p>
— Özgür Özel (@eczozgurozel) <a href="https://x.com/eczozgurozel/status/2100174041524945231?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tarik-akan-mesaji-inandiklarindan-vazgecmedi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tarik-akan-1.jpeg" type="image/jpeg" length="21302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan'dan enerji şoku mesajı: "Enflasyona etkisi uzayabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-enerji-soku-mesaji-enflasyona-etkisi-uzayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-enerji-soku-mesaji-enflasyona-etkisi-uzayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB Başkanı Fatih Karahan, enerji şoklarının ilk etkilerinin sıkı para ve maliye politikalarıyla sınırlandırılabileceğini belirterek, asıl riskin maliyet baskılarının ücretlere, fiyatlama davranışlarına ve döviz kuruna yansıması olduğunu söyledi. Karahan, küresel parçalanmanın rezerv yönetimini de değiştirdiğini belirterek, güvenlik, likidite ve getirinin yanı sıra "erişim"in de kritik hale geldiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı <strong>Fatih Karahan</strong>, küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki şoklar, para politikası ve rezerv yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p dir="ltr">Budapeşte Finans Zirvesi'nde konuşan Karahan, enerji şoklarının başlangıçtaki fiyat etkilerinin sıkı politika adımlarıyla sınırlandırılabileceğini ancak maliyet baskılarının ücret ve fiyatlama davranışlarına yansıması halinde sürecin daha karmaşık hale geleceğini söyledi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Şoklar daha sık ve uzun soluklu olabilir"</strong></h2>

<p dir="ltr">Karahan, son 20-30 yılda küreselleşmenin büyük ölçüde verimlilik odaklı ilerlediğini belirtti. Küresel tedarik zincirleri ve sermayenin yüksek getiri arayışının maliyetleri düşürdüğünü ifade eden Karahan, bu sürecin küresel ekonomi üzerinde güçlü bir dezenflasyonist etki yarattığını kaydetti. Ancak ekonomik kararların artık yalnızca verimlilik kriteriyle alınmadığına dikkat çeken Karahan, hükümetler ve şirketlerin üretimin nerede daha verimli olduğunun yanı sıra nerede daha güvenli gerçekleştirilebileceğini de dikkate aldığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan, ekonomik bağımlılıkların aynı zamanda kırılganlık yaratabildiğini belirterek kritik deniz yolları, finans sistemleri ve ödeme altyapılarına erişimin giderek jeopolitik politikaların parçası haline geldiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Küresel ekonomideki parçalanmanın üretim ve tedarik zincirlerinin yapısını değiştirdiğini belirten Karahan, dayanıklılığı artırmak için kaynak ve tedarikçi çeşitlendirmenin zaman zaman verimlilikten ödün verilmesini gerektirebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Karahan, doğal afet, pandemi ve tarımsal üretimdeki bozulma gibi geleneksel arz şoklarının çoğunlukla geçici olmasının beklendiğini, stratejik rekabetten kaynaklanan şokların ise daha farklı bir karakter taşıdığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">Jeopolitik gerilimlere karşı alınan önlemler, üretimde yaşanan aksamalar ve stratejik girdilere yönelik hükümet müdahalelerinin başlangıçta geçici görülen şokları daha uzun süreli hale getirebileceğini söyleyen Karahan, "Şoklar daha sık olabilir, daha üst üste gelebilir, daha uzun soluklu da yaşanabilir" dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Merkez bankalarına "ikinci tur etki" uyarısı</strong></h3>

<p dir="ltr">Karahan, arz şokları karşısında merkez bankalarının yalnızca ilk fiyat hareketlerine odaklanmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Asıl önemli konunun şokların enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkisi olduğunu belirten Karahan, beklentilerin güçlü şekilde çıpalanmış olduğu ekonomilerde merkez bankalarının ilk tur fiyat etkilerine karşı daha fazla hareket alanına sahip olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Buna karşılık şokların ücretlere, fiyatlama davranışlarına ve döviz kuruna yayılması halinde enflasyonist etkilerin kontrol edilmesinin zorlaşabileceğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Karahan, bu riskin gelişmekte olan ekonomiler açısından daha önemli olduğunu belirterek, dış şokların döviz kuru üzerindeki etkisinin enflasyon beklentilerinin yeterince çıpalanmadığı ekonomilerde daha güçlü olabileceğine dikkat çekti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Enerji şoklarına karşı para ve maliye politikası</strong></h3>

<p dir="ltr">Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yükselttiğini hatırlatan Karahan, böyle bir arz şoku karşısında daha sıkı para politikasının enflasyon görünümündeki daha uzun süreli bozulma riskini azaltabilecek seçeneklerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan ayrıca maliye politikası araçlarının enerji şoklarının ilk fiyat etkilerini dengelemek amacıyla kullanılabileceğini belirtti. Para ve maliye politikalarının bu noktada birbirini tamamlayabileceğini ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Merkez bankaları altını yeniden keşfediyor"</strong></h3>

<p dir="ltr">Küresel ekonomik parçalanmanın rezerv yönetimi üzerinde de etkili olduğunu belirten Karahan, altının emtia, finansal varlık ve rezerv saklama aracı olarak farklı özellikleri bulunduğunu söyledi. Karahan, "Küresel bağlamda merkez bankaları aslında altını yeniden keşfediyor ancak bu, dolar bazlı uluslararası parasal sistemin hemen yerini alacağı şeklinde yorumlanmamalı" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Doların küresel rezerv sistemindeki hakim konumunun sürdüğünü belirten Karahan, dolar piyasalarının likidite ve derinliğinin bu konumu desteklediğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte jeopolitik riskler, mali koşullar ve piyasalara erişime ilişkin belirsizliklerin rezerv yöneticilerinin tercihlerini değiştirdiğini ifade eden Karahan, merkez bankalarının altına yönelik talebinin yüksek kalmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Rezerv yönetiminde yeni unsur: Erişim</strong></h3>

<p dir="ltr">Geleneksel rezerv yönetiminin güvenlik, likidite ve getiri olmak üzere üç temel hedef üzerine kurulduğunu belirten Karahan, küresel ekonominin parçalanmasıyla birlikte bu üç unsura yeni bir başlık eklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan bu unsuru "erişim" olarak tanımladı.</p>

<p dir="ltr">Normal dönemlerde likit görünen rezerv varlıklarının stres dönemlerinde aynı ölçüde kullanılabilir olmayabileceğine dikkat çeken Karahan, rezervlerin yalnızca büyüklüğünün değil, gerektiğinde ne kadarının kullanılabildiğinin de önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Türkiye'nin altın rezervlerine dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">Altının uzun süredir Türkiye'nin finansal sisteminin önemli bir parçası olduğunu belirten Karahan, hane halkı açısından da güçlü bir tasarruf aracı niteliği taşıdığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Finansal sistem dışında fiziki olarak tutulan önemli miktarda altın bulunduğunu aktaran Karahan, bankalardaki altın mevduatlarının da finansal sistem içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p dir="ltr">TCMB'nin rezerv yükümlülükleri, swap işlemleri ve diğer araçlarla altın piyasasındaki dengeyi desteklediğini belirten Karahan, altın fiyatlarındaki yükselişin rezervlerin değerini ve toplam rezervler içerisindeki altın payını artırabileceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Ancak altın fiyatındaki yükselişin doğrudan aynı miktarda kullanılabilir likidite anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Elimizdekini ne kadar kullanabiliriz daha önemli"</strong></h3>

<p dir="ltr">Karahan, rezerv yönetiminde temel meselenin varlıkların stres dönemlerinde operasyonel olarak kullanılabilir durumda tutulması olduğunu belirterek, "Elimizde ne kadar var sorusundansa, elimizdekinin ne kadarını kullanabiliriz daha önemli bir sorudur. Özellikle de stres senaryoları çerçevesinde" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p dir="ltr">Küresel ekonomik entegrasyonun uzun yıllar boyunca önemli verimlilik kazanımları ve dezenflasyonist etkiler sağladığını belirten Karahan, ekonomik ilişkilerin giderek jeopolitik rekabetin bir aracına dönüşmesi nedeniyle geçmiş dönemin koşullarının gelecekte garanti olarak görülemeyeceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Karahan, yeni dönemde rezerv yönetiminde güvenlik ve likiditenin yanı sıra erişimin de öneminin arttığını belirterek çeşitlendirme, stres testleri ve operasyonel hazırlığın daha kritik hale geldiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-enerji-soku-mesaji-enflasyona-etkisi-uzayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2b9b0250-92fc-4951-bcfb-3f01d378056c.webp" type="image/jpeg" length="82028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="43512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="58942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="76855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="40276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="48438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="32965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="73306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="55848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="65501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="90023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="87277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="26630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="21469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="32023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="12930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="43907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="77712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="63345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="73845"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
