<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 11:36:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklara karşı uzmanlardan uyarı: Kalp ve böbrek hastalıklarını tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklara-karsi-uzmanlardan-uyari-kalp-ve-bobrek-hastaliklarini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklara-karsi-uzmanlardan-uyari-kalp-ve-bobrek-hastaliklarini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, iklim değişikliğiyle artan aşırı sıcakların kalp krizi ve ritim bozukluğu riskini tırmandırdığını belirterek uyardı. Altay, sıvı ve elektrolit kaybının pıhtılaşmaya yol açabileceğini vurgulayarak kronik hastalara 11.00 - 17.00 saatleri arasında dışarı çıkmamaları tavsiyesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İklim değişikliğine bağlı olarak artan aşırı sıcaklar, kronik hastalıklardan kaynaklanan sağlık sorunlarını tırmandırıyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, sıcak havaların pıhtılaşma riskini artırarak kalp krizini ve ritim bozukluklarını tetiklediğini belirterek uyarılarda bulundu.</p>

<p>Yaz aylarında daha sık ve uzun süreli yaşanan sıcak hava dalgaları, özellikle kalp, tansiyon ve böbrek hastaları için ciddi riskler barındırıyor. Prof. Dr. Servet Altay, son 4-5 yılda yaşanan iklimsel değişimlerin halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İklim değişikliği artık bir halk sağlığı problemi"</strong></h3>

<p>Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için dolaşım sisteminde belirgin değişiklikler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Servet Altay, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Biz hekimler ve halk sağlığı uzmanları, aşırı sıcaklık artışlarının artık bir halk sağlığı problemi olduğunu düşünüyoruz. Yüksek sıcaklıkta damarların genişlemesine bağlı tansiyon düşüklüğü gelişebiliyor. Terlemeyle birlikte sıvı kaybının yanı sıra sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi hayati elektrolitler de yitiriliyor. Bu elektrolit kaybı özellikle kronik hastalarda ritim bozukluğu, tansiyon dengesizliği ve dolaşım sorunlarına yol açıyor."</i></p>
</blockquote>

<p>Sıvı ve elektrolit kaybının kanın akışkanlığını azaltarak pıhtılaşma riskini artırdığına değinen Altay, bu durumun kalp krizi ve ritim bozukluğu ihtimalini yükselttiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"11.00 ile 17.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın"</strong></h3>

<p>Aşırı sıcakların yalnızca kronik hastaları değil, sağlıklı bireyleri de tehdit ettiğini belirten Altay, sıcak çarpmasının karaciğer, böbrek, kalp ve beyinde kalıcı hasarlara veya ölüme yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Günün en sıcak saatleri için uyarıda bulunan Altay, zorunlu olmadıkça <strong>11.00 - 17.00</strong> saatleri arasında dışarıya çıkılmaması, sıcaklığın tavan yaptığı saatlerde ağır egzersiz ve fiziki aktivitelerden kaçınılması, açık havada bulunmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmesi, açık renkli, bol ve pamuklu kıyafetler giyilmesi, terlemeyle kaybedilen sıvıyı yerine koymak adına günlük su ve sıvı alımı artırılması tavsiyesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Göğüs ağrısı ve nefes darlığına dikkat!</strong></h3>

<p>Kalp krizinin en belirgin semptomunun göğüs ağrısı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Servet Altay; nedeni açıklanamayan nefes darlığı, uzun süren ritim bozuklukları ve bayılma gibi şikayetler yaşandığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/asiri-sicaklara-karsi-uzmanlardan-uyari-kalp-ve-bobrek-hastaliklarini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sicaklik-9.png" type="image/jpeg" length="44164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC'de Ebola salgını sürüyor: 2 bin 61 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-suruyor-2-bin-61-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-suruyor-2-bin-61-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde devam eden Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 4 bin 449'a, hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 61'e yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (<strong>KDC</strong>) <strong>Ebola salgını</strong>na ilişkin son veriler açıklandı. Sağlık Bakanlığının verilerine göre ülkede salgının başlangıcından bu yana 4 bin 449 doğrulanmış vaka tespit edildi. Ebola nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 61'e ulaşırken, 886 kişinin iyileştiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Ebola salgını 5 eyalette devam ediyor</strong></h2>

<p>KDC Sağlık Bakanlığının açıkladığı son verilere göre salgın Haut-Uele, Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Tshopo olmak üzere 5 eyalette etkisini sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 53 bölgeye yayılan salgının merkez üssü Ituri eyaleti olmaya devam ediyor. Güney Kivu'da ise 75 gündür yeni doğrulanmış Ebola vakasına rastlanmadığı belirtildi.</p>

<p>Salgının yayılımının izlenmesi amacıyla temaslı kişilerin takibinin de sürdürüldüğü aktarıldı. Temaslı kişilerin takip oranının yüzde 82,7 seviyesine ulaştığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Ölüm oranı yüzde 46,3 olarak güncellendi</strong></h3>

<p>Yetkililerin paylaştığı son verilere göre Ebola salgınında ölüm oranı yüzde 46,3 olarak güncellendi. Salgının başlangıcından bu yana tespit edilen 4 bin 449 doğrulanmış vakanın 2 bin 61'i hayatını kaybederken, 886 kişi hastalığı atlatarak iyileşti.</p>

<p>KDC'de sağlık ekiplerinin vaka tespiti ve temaslı takibine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. <strong>Salgın</strong>ın etkili olduğu eyaletlerde gelişmelerin takip edildiği ve yeni vakalara ilişkin verilerin güncellendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Ebola virüsü ilk kez 1976'da tespit edildi</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe yol açan <strong>Ebola virüsü </strong>ilk kez 1976 yılında görüldü. Virüs, aynı yıl Sudan'ın <strong>Nzara</strong> kenti ile KDC'nin Yambuku kentinde eş zamanlı olarak ortaya çıkan salgınlarla tespit edildi.</p>

<p>KDC'deki ilk salgının <strong>Ebola Nehri</strong> yakınlarında bulunan bir köyde görülmesi nedeniyle hastalığa bu nehrin adı verildi. Virüs, sonraki yıllarda farklı dönemlerde çeşitli ülkelerde salgınlara yol açtı.</p>

<p>Ebola'nın en geniş çaplı salgınlarından biri ise Aralık 2013'te Batı Afrika'da başladı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında etkili olan salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaştı. Bu süreçte 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p>

<h3><strong>KDC'de salgın 15 Mayıs'ta ilan edildi</strong></h3>

<p>KDC'nin doğusunda bulunan <strong>Ituri</strong> eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün bildirilmesinin ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre mayıs ayında ortaya çıkan salgında "<strong>Bundibugyo</strong>" Ebola varyantı tespit edildi. Söz konusu varyanta karşı onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>KDC'de salgının 5 eyalette devam ettiği bildirilirken, sağlık makamlarının vaka tespiti, temaslıların takibi ve salgının yayılımının izlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-suruyor-2-bin-61-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salgininda-can-kaybi-2-bini-asti.png" type="image/jpeg" length="72351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanlar Akdeniz'de plastik kirliliğinin sebebini açıkladı: "Tehlikenin kaynağı nehirlerdeki kirlilik"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlar-akdenizde-plastik-kirliliginin-sebebini-acikladi-tehlikenin-kaynagi-nehirlerdeki-kirlilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlar-akdenizde-plastik-kirliliginin-sebebini-acikladi-tehlikenin-kaynagi-nehirlerdeki-kirlilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz kıyılarında artan mikroplastik kirliliğini inceleyen bilim insanları, kirliliğin ana kaynağının nehirler aracılığıyla taşınan karasal atıklar olduğunu belirterek uyarılarda bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise bölgedeki denetimlerde kirliliğe yol açan 52 tesise toplam 118 milyon lirayı aşkın idari para cezası kesti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akdeniz kıyılarında son dönemde artış gösteren plastik kirliliğini inceleyen bilim insanları, kirliliğin ana kaynağının nehirler aracılığıyla denize taşınan karasal atıklar olduğunu açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise yürütülen denetimlerde 52 tesise toplam 118 milyon lirayı aşkın idari para cezası kesildiğini bildirdi.</p>

<p>Mersin, Antalya ve Muğla kıyılarında yaz mevsimiyle birlikte yoğunlaşan ve vatandaşların tepkisine yol açan plastik kirliliği, konunun uzmanları tarafından mercek altına alındı. ODTÜ İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu ile Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven, yaşanan kirliliğe ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.</p>

<h2><strong>Prof. Dr. Barış Salihoğlu: "Akıntılar kirliliği doğudan batıya taşıyor"</strong></h2>

<p>Denizlerdeki plastik kirliliğinin temel kaynağının karasal faaliyetler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barış Salihoğlu, atıkların nehirler vasıtasıyla denize ulaşarak zamanla makro, mezo ve mikroplastiklere ayrıştığını ifade etti.</p>

<p>Akdeniz'deki akıntı sistemlerine dikkat çeken Salihoğlu, şu bilgileri verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yaptığımız çalışmalar, kıyılarımızdaki plastik kirliliğinin büyük bölümünün nehirlerimizden kaynaklandığını gösteriyor. Doğu Akdeniz'deki 'Küçük Asya Akıntısı' doğudan batıya doğru hareket ediyor. Bu akıntı, Doğu Akdeniz'deki plastikleri batı kıyılarımıza kadar taşıyor. Denizler artık bu yükü kaldıracak durumda değil. Çözüm, yalnızca denizdeki plastiği toplamak değil; nehirlerden gelen kimyasal atıkları ve tarımsal kirliliği kaynağında azaltmaktan geçiyor."</i></p>
</blockquote>

<p>Salihoğlu ayrıca, Bakanlık ile iş birliği içinde denizin dijital ikizlerini oluşturmak ve kirliliğin rotasını tahmin eden erken uyarı modelleri geliştirmek üzere çalışmalar yürüttüklerini ekledi.</p>

<h3><strong>Doç. Dr. Olgaç Güven: "Seyhan'da örnekleme ağımız plastikten tıkandı"</strong></h3>

<p>Son dönemdeki kirliliğin alışılagelmiş boyutların çok üzerinde olduğuna değinen Doç. Dr. Olgaç Güven, özellikle Şubat ayındaki yoğun yağışların ardından nehir havzalarında biriken plastik yükünün denize sürüklendiğini belirtti.</p>

<p>Seyhan’da yaptıkları saha çalışmasında karşılaştıkları tabloyu aktaran Güven, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Normalde deniz yüzeyindeki mikroplastikleri özel ağlarla toplarız ancak Seyhan'daki örneklememizde ağımız tamamen plastikle tıkandı. Numuneleri büyük boy bir buzdolabı poşetine doldurmak zorunda kaldık. Bu, şimdiye kadar karşılaştığımız en yoğun kirliliklerden biriydi. Denizden plastik toplamak, hastalığın semptomlarıyla mücadele etmeye benziyor. Asıl yapılması gereken hastalığın nedenini, yani karasal kaynağı ortadan kaldırmaktır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Bakanlıktan kirliliğe karşı dev ceza yaptırımı</strong></h3>

<p>Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi ise 1 Temmuz’dan itibaren Adana, Antalya, Muğla, Mersin, Hatay ve Gaziantep'te yürütülen denetimlerin bilançosunu açıkladı.</p>

<p>Kıyı ve denizde gerçekleştirilen incelemeler sonucunda <strong>52 tesise toplam 118 milyon 211 bin 499 lira</strong> idari para cezası uygulandığını bildiren Ekmekçi, kirliliğe yol açan <strong>19 tesisin ise faaliyetten menedildiğini</strong> belirtti. Ekmekçi, ODTÜ araştırma gemisi ile Akdeniz'deki 10 sabit noktada izleme çalışmalarının aralıksız sürdüğünü vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlar-akdenizde-plastik-kirliliginin-sebebini-acikladi-tehlikenin-kaynagi-nehirlerdeki-kirlilik</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dunya-doga-koruma-birligi-akdeniz-plastik-copluge-donuyor-798300-5-1.webp" type="image/jpeg" length="50878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Venezuela ve İsrail arasında 17 yıl sonra yeni adım: Konsolosluk ilişkileri yeniden kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/venezuela-ve-israil-arasinda-17-yil-sonra-yeni-adim-konsolosluk-iliskileri-yeniden-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/venezuela-ve-israil-arasinda-17-yil-sonra-yeni-adim-konsolosluk-iliskileri-yeniden-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela ve İsrail, 2009’da kesilen diplomatik ilişkilerin ardından konsolosluk ilişkilerini yeniden kurma konusunda anlaşmaya vardı. Depremler sonrası teknik iş birliğiyle başlayan süreç, Caracas ile Tel Aviv arasında normalleşme yönünde yeni bir adım olarak değerlendirilirken, anlaşmanın iki ülke arasında tam diplomatik ilişkilerin yeniden kurulduğu anlamına gelmediği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela ve İsrail, 2009'da kesilen diplomatik ilişkilerin ardından konsolosluk ilişkilerini yeniden kurma konusunda anlaşmaya vardı. Kararın, Caracas ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan yumuşamanın göstergesi olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Depremler sonrası teknik iş birliği</strong></h2>

<p>Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia Gonzalez, yaptığı açıklamada, anlaşmanın İsrail'in Venezuela'da meydana gelen iki depremin ardından ülkeye ekip göndermesinin sonrasında alındığını belirtti.</p>

<p>İki ülke hükümetlerinin, depremlerin ardından yürütülen acil müdahale ve toparlanma çalışmalarından doğan teknik iş birliğinin sürdürülmesi konusunda anlaştığı bildirildi.</p>

<p>Anlaşma kapsamında ayrıca Venezuela ve İsrail'de yaşayan vatandaşlara konsolosluk hizmetleri sağlanması amacıyla bir koordinasyon mekanizması oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>İsrail hükümetinin İspanyolca sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise Venezuela'daki Yahudi toplumu ile İsrail arasındaki bağa dikkat çekildi. Bu bağın iki ülke arasında "önemli bir tarihi dostluk köprüsü" oluşturduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>Venezuela-İsrail ilişkileri 2009'da kopmuştu</strong></h3>

<p>Venezuela, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını gerekçe göstererek 2009 yılında İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.</p>

<p>Nicolas Maduro döneminde Caracas yönetimi İsrail'e yönelik sert tutumunu sürdürürken İran'la ilişkilerini de geliştirmişti.</p>

<p>Konsolosluk ilişkilerinin yeniden kurulması, <strong>Venezuela ile İsrail arasında tam diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edildiği anlamına gelmiyor.</strong> Ancak karar, iki ülke arasındaki ilişkilerdeki yumuşamanın önemli bir işareti olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Venezuela'nın dış politikasında değişim</strong></h3>

<p>Venezuela'da geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez liderliğinde dış politikada kapsamlı bir değişim yaşandığı belirtiliyor.</p>

<p>Rodriguez yönetiminin, Maduro döneminde yakın müttefik olarak görülen Küba'dan uzaklaşırken ABD Başkanı Donald Trump yönetimine daha yakın bir politika izlediği kaydediliyor.</p>

<p>Venezuela ayrıca temmuz ayında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden (UCM) çekildiğini açıklamış ve mahkemenin Küresel Güney'e karşı taraflı davrandığını savunmuştu.</p>

<h3><strong>İsrail'in Latin Amerika'daki ilişkileri yeniden şekilleniyor</strong></h3>

<p>İsrail'in Latin Amerika ülkeleriyle ilişkileri, Gazze'deki savaş nedeniyle son yıllarda gerilmişti. Buna karşın bölgede bazı ülkelerle ilişkilerin yeniden geliştirilmesine yönelik adımlar atılıyor.</p>

<p>Şili ve Honduras'ın geçen hafta Gazze'deki savaş nedeniyle geri çektikleri büyükelçilerini İsrail'e yeniden gönderdiği belirtildi.</p>

<p>Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei de ülkesinin büyükelçiliğini 2026'da Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacağını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kolombiya'da ise yeni Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella'nın göreve gelmesinin ardından İsrail'in işgal altındaki Suriye'ye ait Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiasının tanındığı belirtildi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler, Golan Tepeleri'ni Suriye'nin parçası olarak kabul ediyor. Kolombiya'nın bu tutumu, İsrail'e yönelik sert eleştirileriyle bilinen eski Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun politikalarından kopuş olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/venezuela-ve-israil-arasinda-17-yil-sonra-yeni-adim-konsolosluk-iliskileri-yeniden-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0abc0379-73c5-4e92-a95b-60bbb0daf7d3-1.png" type="image/jpeg" length="62949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küçükbaş hayvanlarda yaraya yol açan virüse karşı dünyadaki ilk aşı Türkiye'de üretildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kucukbas-hayvanlarda-yaraya-yol-acan-viruse-karsi-dunyadaki-ilk-asi-turkiyede-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kucukbas-hayvanlarda-yaraya-yol-acan-viruse-karsi-dunyadaki-ilk-asi-turkiyede-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), küçükbaş hayvanlarda ciddi kayıplara yol açan Orf virüsüne karşı 10 yıllık çalışma sonucu yerli aşı geliştirdi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen çalışma, dünyadaki ilk inaktif Orf aşılarından biri olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), küçükbaş hayvanlarda ciddi kayıplara ve ağrılı yaralara yol açan "Orf" virüsüne karşı 10 yıllık saha çalışmasının ardından inaktif bir aşı geliştirdi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen aşı, alanındaki ilk inaktif örneklerden biri olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>MAKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kale liderliğinde yürütülen projede, halk arasında "ektima" olarak bilinen ve koyun ile keçilerin ağız, dudak, diş eti ve damak çevresinde yaralar oluşturan Orf virüsüne karşı yerli aşı üretildi.</p>

<h3><strong>10 yıllık çalışmanın ürünü</strong></h3>

<p>Saha denemelerinin kuzu, oğlak, koyun ve keçiler üzerinde başarıyla gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Kale, dünyadaki mevcut aşıların büyük oranda canlı virüs içerdiğini, kendi geliştirdikleri aşının ise virüsün etkisizleştirilmesiyle elde edilen inaktif bir yapıda olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşının hayvanları hastalanmadan koruyacağını ifade eden Prof. Dr. Kale, <i>"Bu inaktif aşı sayesinde hayvanlarımızın hastalanmasının önüne geçeceğiz. Projemizin ikinci aşamasında ise hastalanmış hayvanların iyileşme süreçlerine katkı sağlayacak doz ayarlamaları ve deneme çalışmaları devam edecek"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Toprakta ve yemliklerde yıllarca yaşayabiliyor"</strong></h3>

<p>Hastalığın bulaşma yollarına ve enfeksiyon riskine dikkat çeken Kale, dikenli bitkilerin batmasıyla başlayan sürecin kontrol altına alınmadığında ciddi kayıplara yol açtığını ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Virüs soğuğa ve sıcağa oldukça dirençli olduğu için toprakta ve yemliklerde aylarca, hatta yıllarca canlı kalabiliyor. Tedavi edilmeyen vakalarda oluşan kabuklar ve bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle hayvanların dudak dokusu kopma noktasına gelebiliyor. Doğacak yavrulara bulaşması durumunda beslenme güçlüğü, bağışıklık çöküşü ve toplu yavru kayıpları yaşanıyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Patent tescili alındı, üretime hazırlanıyor</strong></h3>

<p>Geliştirilen aşının <strong>Türk Patent ve Marka Kurumu</strong> tarafından tescillendiğini açıklayan Kale; çalışmaların Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) iş birliğiyle kurulan <strong>MAKÜ BAKA Teknokent</strong> bünyesinde, öğrencilerle birlikte ürün odaklı olarak sürdürüldüğünü ve hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvan hastalıklarına yönelik yeni projelerin devam edeceğini aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kucukbas-hayvanlarda-yaraya-yol-acan-viruse-karsi-dunyadaki-ilk-asi-turkiyede-uretildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-400c4c376ddb8785473adae0d3b13604.webp" type="image/jpeg" length="63712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menopozda yaz sıcaklarına karşı 7 etkili önlem]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/menopozda-yaz-sicaklarina-karsi-7-etkili-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/menopozda-yaz-sicaklarina-karsi-7-etkili-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Gökkaya, menopoz döneminde yaz sıcaklarının etkilerini azaltmak ve bu süreci daha konforlu geçirmek için 7 etkili önlemi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yazın aşırı sıcaklar ve yüksek nem, menopoz dönemindeki kadınlarda ateş basması, yoğun terleme, gece terlemeleri ve uyku sorunlarının artmasına neden olabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gökçe Gökkaya, sıcak havaların menopoz belirtilerini tetikleyebildiğini belirterek “Özellikle sıcak basması ve terleme atakları yaz aylarında çok daha zorlayıcı hale gelebiliyor. Ayrıca uyku kalitesinin bozulması, yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve günlük yaşam konforunda azalmaya yol açabiliyor. Menopoz bir hastalık değil, yaşamın doğal bir dönemidir. Bu dönemde yaz sıcaklarının etkisini azaltmak için kişiye özel yaklaşımlar, uygun yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekli durumlarda tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir” diyor. Dr. Gökkaya, menopoz döneminde yaz sıcaklarının etkilerini azaltmak ve bu süreci daha konforlu geçirmek için 7 etkili önlemi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.<br />
<strong>Sıcak basması ve terlemeyi azaltmak için bu önerilere dikkat edin!</strong><br />
Menopoz döneminde östrojen seviyelerindeki değişim, vücudun ısı düzenleme mekanizmasını etkileyebilir. Yaz sıcaklarıyla birleştiğinde ateş basması, ani terleme ve gece terlemeleri çok daha yoğun yaşanabilir. Bu şikayetlerden korunmak için; ince, pamuklu ve nefes alan kıyafetler tercih edilmeli, yaşam alanları serin tutulmalı, yeterli sıvı tüketimine dikkat edilmeli, aşırı sıcak ve nemli ortamlarda uzun süre kalınmamalıdır.<br />
<strong>Uyku ortamınızı düzenleyin</strong><br />
Menopozda görülen gece terlemeleri, özellikle yaz aylarında uyku kalitesini bozarak gün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve enerji kaybına neden olabilir. Uyku ortamınızın serin ve uyku saatlerinizin düzenli olmasına dikkat ederek, akşam saatlerinde ağır yemek, fazla kafein ve alkol tüketiminden uzak durulmalıdır.<br />
<strong>Düzenli fiziksel ve zihinsel aktivitede bulunun</strong><br />
Yaz aylarında artan sıcaklıklar nedeniyle fiziksel aktivitenin azalması, menopoz döneminde kas gücü, enerji düzeyi ve genel iyilik halini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca menopozla birlikte bazı kadınlarda odaklanma güçlüğü, unutkanlık, kelime bulmakta zorlanma ve ‘beyin sisi’ olarak ifade edilen bilişsel sorunlar görülebilir. Bu şikayetlerin yönetimine destek olabilmek için; sabah erken saatlerde veya akşam saatlerinde düzenli olarak fiziksel aktivite yapılmalı, zihinsel olarak aktif kalmaya özen gösterilmeli, kitap okuma, bulmaca çözme, yeni beceriler öğrenme gibi aktivitelerle bilişsel fonksiyonlar desteklenmelidir.<br />
<strong>Kas ve kemik sağlığınızı güçlendirin</strong><br />
Menopozla birlikte östrojen seviyelerindeki azalma, zaman içinde kas kütlesinde azalma ve kemik yoğunluğunda düşüş riskini artırabilir. Yaz aylarında sıcak havalar nedeniyle hareketin azalması, bu süreci olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kas kütlesini korumaya ve güçlendirmeye yönelik direnç egzersizleri, ağırlık çalışmaları ve kişiye uygun kas güçlendirici aktiviteler düzenli olarak yapılmalı, kemik sağlığını desteklemek için aktif kalmaya özen gösterilmelidir.<br />
<strong>Protein alımınıza dikkat edin</strong><br />
Yaz aylarında artan hareket düzeyi, sıcak havalarda iştah değişiklikleri ve düzensiz beslenme alışkanlıkları nedeniyle yeterli protein alımına daha fazla dikkat edilmesi gerekir. Bu nedenle; yumurta, balık, et, süt ve süt ürünleri, baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarına beslenmede yer verilmeli, günlük protein ihtiyacı kişinin yaşına, kilosuna ve fiziksel aktivite düzeyine göre planlanmalı, kas kütlesini destekleyen dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme modeli benimsenmelidir.<br />
<strong>Sağlıklı beslenin</strong><br />
Yaz aylarında tatil dönemleri, düzensiz öğünler, serinlemek amacıyla tercih edilen yüksek şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar kilo kontrolünü zorlaştırabilir. Bu nedenle; rafine şeker tüketimi azaltılmalı, paketli ve yüksek kalorili işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, sebze, lif içeriği yüksek besinler ve sağlıklı yağlardan zengin bir beslenme tercih edilmelidir.<br />
<strong>Kişiye özel tedavi seçeneklerinden yararlanın</strong><br />
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gökçe Gökkaya “Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte menopoz dönemindeki ateş basması ve terleme şikayetleri daha belirgin hale gelebilir. Hormonal olmayan yöntemler ve biyoeşdeğer hormon gibi hormonal yöntemler ile bireysel değerlendirmeler yapılarak bu şikayetlerden kurtulmak mümkündür” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/menopozda-yaz-sicaklarina-karsi-7-etkili-onlem</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yaz-sicak-menopoz.jpg" type="image/jpeg" length="29934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EIA: ABD'de doğal gaz stokları için 2016'dan bu yana en yüksek seviye bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eia-abdde-dogal-gaz-stoklari-icin-2016dan-bu-yana-en-yuksek-seviye-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eia-abdde-dogal-gaz-stoklari-icin-2016dan-bu-yana-en-yuksek-seviye-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Enerji Enformasyon İdaresi, ABD'nin doğal gaz stoklarının ekimde 3 trilyon 985 milyar fit küpe ulaşarak 2016'dan bu yana kış öncesindeki en yüksek seviyeye çıkmasını bekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA)</strong>, ülkenin <strong>doğal gaz piyasası</strong>na ilişkin yeni tahminlerini yayımladı. Kurum, doğal gaz stoklarının ekim ayında 3 trilyon 985 milyar fit küpe ulaşacağını öngörürken, bu seviyenin 2016'dan bu yana kış ısınma sezonu öncesinde kaydedilecek en yüksek stok miktarı olacağını bildirdi.</p>

<h2><strong>Doğal gaz üretimindeki artış stokları destekleyecek</strong></h2>

<p>EIA'nın tahminlerine göre ABD'de doğal gaz stoklarında beklenen yükselişte üretimdeki artış etkili olacak. Bunun yanında sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerinde gerçekleştirilen bakım çalışmaları nedeniyle doğal gaz talebinin azalması da stokların yükselmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Üretim miktarındaki artışla birlikte tüketimdeki gerilemenin depolanan doğal gaz miktarını artırması bekleniyor. Ekim ayına ilişkin tahmin, ABD'nin kış ısınma sezonuna yüksek stok seviyeleriyle girmesinin öngörüldüğünü gösteriyor.</p>

<h3><strong>Henry Hub fiyat tahmini aşağı çekildi</strong></h3>

<p>EIA, ABD doğal gaz piyasasının referans fiyatı olarak kabul edilen Henry Hub için de yeni bir tahminde bulundu. Buna göre doğal gazın 2026'nın üçüncü çeyreğindeki ortalama fiyatının 2,87 dolar olması bekleniyor.</p>

<p>Kurum, önceki ay yayımladığı tahmine kıyasla Henry Hub fiyat beklentisini 50 sent aşağı yönlü revize etti. Bu değişiklikte <strong>LNG</strong> tesislerine yönlendirilen doğal gaz talebindeki düşüş ile ülkedeki güçlü üretim seviyelerinin etkili olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>LNG ihracatında Freeport etkisi</strong></h3>

<p>ABD'nin<strong> LNG ihracatı</strong>nın 2026'nın üçüncü çeyreğinde günlük ortalama 16,5 milyar fit küp seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. EIA, Freeport LNG tesisindeki bakım çalışmalarının ihracat miktarına etkisi nedeniyle yeni tahminin temmuz ayında açıklanan öngörünün kısmen altında kaldığını bildirdi.</p>

<p>Bununla birlikte kurum, ABD'nin LNG ihracatındaki büyümenin 2027 yılı boyunca devam etmesini bekliyor. LNG sektöründeki ihracat kapasitesinin doğal gaz piyasasındaki arz ve talep dengesi açısından etkisini sürdürmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Elektrik üretiminde doğal gazın payı yüzde 40 olacak</strong></h3>

<p>EIA'nın <strong>enerji piyasası</strong>na yönelik tahminlerinde elektrik üretimindeki kaynak dağılımına ilişkin öngörüler de yer aldı. Buna göre doğal gazın ABD'nin elektrik üretimindeki payının 2026 yılında yüzde 40 seviyesinde kalması bekleniyor.</p>

<p>Kömürün elektrik üretimindeki payının ise yüzde 16'ya gerileyeceği tahmin ediliyor. <strong>Yenilenebilir enerji kaynakları </strong>arasında yer alan rüzgarın elektrik üretimindeki payının yüzde 11, güneş enerjisinin payının ise yüzde 8 olması bekleniyor.</p>

<p>Tahminler, ABD enerji piyasasında doğal gazın elektrik üretimindeki yüksek payını koruyacağını gösterirken, kömürün payında düşüş ve <strong>rüzgar</strong> ile <strong>güneş</strong> enerjisinin üretimdeki ağırlığında artış öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eia-abdde-dogal-gaz-stoklari-icin-2016dan-bu-yana-en-yuksek-seviye-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eia-abd-dogal-gaz-stoklari.png" type="image/jpeg" length="82517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28. TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği 19 bin kişinin katılımıyla Afyonkarahisar’da başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/28-tubitak-gokyuzu-gozlem-etkinligi-19-bin-kisinin-katilimiyla-afyonkarahisarda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/28-tubitak-gokyuzu-gozlem-etkinligi-19-bin-kisinin-katilimiyla-afyonkarahisarda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin 81 ilinden 19 bin kişinin başvurduğu 28. TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği, Afyonkarahisar Emre Gölü'nde başladı. Türk astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever'in katılımıyla gerçekleşen organizasyonda gökyüzü tutkunları, uzmanlar eşliğinde Perseid meteor yağmurunu ve gök cisimlerini gözlemleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜBİTAK tarafından bu yıl 28'incisi düzenlenen Gökyüzü Gözlem Etkinliği, Afyonkarahisar’ın Emre Gölü’nde başladı. Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 19 bin başvurunun yapıldığı dev organizasyon, 15 Ağustos’a kadar bilim ve gökyüzü tutkunlarını bir araya getirecek.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlik; akademisyenler, astronomlar, bilim iletişimcileri ve kura ile belirlenen katılımcılardan oluşan yaklaşık 1500 kişilik ekibi Afyonkarahisar'da buluşturdu. 1 aylık bebekten 75 yaşındaki vatandaşlara kadar geniş bir yaş aralığının ilgi gösterdiği etkinlik, bilimi doğayla buluşturuyor.</p>

<h2><strong>Uzmanlar eşliğinde teleskoplu gözlemler ve Perseid Şöleni</strong></h2>

<p>Gündüz saatlerinde güneş gözlemleri, TÜBİTAK atölyeleri, deneyler, bilim gösterileri ve bilgi yarışmalarının yapılacağı organizasyonda; katılımcılar geceleri profesyonel teleskoplarla gezegenleri, galaksileri, bulutsuları ve yıldız kümelerini inceleme imkanı bulacak. Etkinlik süresince gökyüzü meraklıları <strong>Perseid meteor yağmurunu</strong> da canlı izleyebilecek.</p>

<p>Program dahilinde Milli Uzay Programı hedefleri, derin uzay araştırmaları ve evrenin yapısı gibi konular düzenlenecek konferanslarda ele alınacak. Ayrıca Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı <strong>77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC 2026)</strong> ilişkin detaylı bilgilendirmeler sunulacak.</p>

<h3><strong>Türk astronotlar yaşadıklarını paylaşacaklar</strong></h3>

<p>Türkiye’nin ilk astronotu <strong>Alper Gezeravcı</strong> ve ilk yörünge altı bilim misyonunu tamamlayan <strong>Tuva Cihangir Atasever</strong>, etkinlikte gökyüzü tutkunlarıyla buluşarak uzay görevlerini ve yürütülen bilimsel çalışmaları aktaracak.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1. Gün:</strong> Prof. Dr. Faruk Soydugan’ın <i>"Yıldızların İzinde: Evren ve Kozmik Depremler"</i> konferansı, resmi açılış töreni ve teleskoplarla gece gözlemleri.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2. Gün (13 Ağustos):</strong> TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan’ın <i>"Milli Uzay Programı"</i> sunumu, Tuva Cihangir Atasever’in deneyim paylaşımı, Afyon Kocatepe Üniversitesi Korosu konseri ve Perseid meteor yağmuru gözlemi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3. Gün (14 Ağustos - Tüm Halk Açık):</strong> Alper Gezeravcı’nın <i>"ISS Görevi"</i> konferansı, bilim söyleşileri, Afyonkarahisar Belediyesi Kent Orkestrası konseri ve kapanış töreni.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>4. Gün (15 Ağustos):</strong> Kültürel gezi programı ile etkinliğin tamamlanması.</p>
 </li>
</ul>

<p>Çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan bireyde bilimsel merak uyandırmayı hedefleyen organizasyon, 15 Ağustos Cumartesi günü düzenlenecek geziyle sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/28-tubitak-gokyuzu-gozlem-etkinligi-19-bin-kisinin-katilimiyla-afyonkarahisarda-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-12t111700444.jpg" type="image/jpeg" length="50837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhracat ve ithalat endeksleri açıklandı: Haziran ayında dış ticaret verileri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ihracat-ve-ithalat-endeksleri-aciklandi-haziran-ayinda-dis-ticaret-verileri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ihracat-ve-ithalat-endeksleri-aciklandi-haziran-ayinda-dis-ticaret-verileri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in Haziran 2026 Dış Ticaret Endeksleri verilerine göre ihracat birim değer endeksi yıllık bazda yüzde 12,6, ihracat miktar endeksi yüzde 8,1 arttı. Aynı dönemde ithalat birim değer endeksi yüzde 12,9, ithalat miktar endeksi ise yüzde 9,0 yükseldi. Dış ticaret haddi 90,1 olarak gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜİK Haziran 2026 </strong>dönemine ilişkin <strong>Dış Ticaret Endeksleri</strong> açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ihracat ve ithalat birim değer endekslerinde yıllık bazda artış kaydedildi. Haziran ayında ihracat birim değer endeksi yüzde 12,6, ithalat birim değer endeksi yüzde 12,9 yükseldi. İhracat miktar endeksindeki yıllık artış yüzde 8,1 olurken ithalat miktar endeksi yüzde 9 arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İhracat birim değer endeksi yüzde 12,6 arttı</strong></h2>

<p>İhracat birim değer endeksi, Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 yükseldi. Alt gruplara bakıldığında gıda, içecek ve tütün grubunda yüzde 5,9, ham maddelerde yakıt hariç yüzde 4,8 artış görüldü.</p>

<p>Aynı dönemde yakıtlar grubunda ihracat birim değer endeksi yüzde 40,7 yükselirken imalat sanayinde gıda, içecek ve tütün hariç yüzde 11,6 artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>İhracat miktar endeksi yüzde 8,1 yükseldi</strong></h3>

<p>Haziran ayında ihracat miktar endeksi de geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,1 arttı. Alt gruplar içerisinde gıda, içecek ve tütün grubundaki artış yüzde 19,1 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ham maddelerde yakıt hariç ihracat miktar endeksi yüzde 25,8 yükselirken yakıtlar grubunda yüzde 29,6 oranında düşüş görüldü. İmalat sanayinde gıda, içecek ve tütün hariç ihracat miktar endeksi ise yüzde 9,7 arttı.</p>

<h3><strong>İthalat birim değer endeksi yüzde 12,9 arttı</strong></h3>

<p>İthalat birim değer endeksi, Haziran ayında yıllık bazda yüzde 12,9 artış gösterdi. Gıda, içecek ve tütün grubunda ise yüzde 3,0 oranında düşüş kaydedildi.</p>

<p>Aynı dönemde yakıtlar grubunun ithalat birim değer endeksi yüzde 39,3 yükseldi. Ham maddelerde yakıt hariç yüzde 9,1, imalat sanayinde gıda, içecek ve tütün hariç yüzde 6,6 artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>İthalat miktar endeksi yüzde 9 yükseldi</strong></h3>

<p>Haziran 2026'da ithalat miktar endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,0 arttı. Gıda, içecek ve tütün grubunda ithalat miktar endeksi yüzde 46,8 yükselirken ham maddelerde yakıt hariç yüzde 25,9 artış kaydedildi.</p>

<p>Yakıtlarda ithalat miktar endeksi yüzde 7,5 geriledi. İmalat sanayinde gıda, içecek ve tütün hariç ithalat miktar endeksi ise yüzde 13,9 arttı.</p>

<h3><strong>İhracat miktar endeksi mevsim etkilerinden arındırılmış veride geriledi</strong></h3>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi, Mayıs 2026'da 147,5 seviyesindeyken Haziran ayında yüzde 5,5 azalarak 139,5 oldu.</p>

<p>Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi de yıllık bazda geriledi. 2025 yılı Haziran ayında 148,9 olan endeks, 2026 yılı Haziran ayında yüzde 5,7 azalarak 140,5 seviyesine indi.</p>

<h3><strong>İthalat miktar endeksi aylık bazda yüzde 8,3 arttı</strong></h3>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi, Mayıs 2026'da 116,3 seviyesinde bulunurken Haziran ayında yüzde 8,3 artışla 126,0 oldu.</p>

<p>Takvim etkilerinden arındırılmış seride ise ithalat miktar endeksi yıllık bazda yüzde 2,5 geriledi. 2025 yılı Haziran ayında 130,9 olan endeks, 2026 yılı Haziran ayında 127,6 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Dış ticaret haddi haziran ayında 90,1 oldu</strong></h3>

<p>İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi, Haziran 2026'da 90,1 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>TÜİK verilerine göre dış ticaret haddi, 2025 yılı Haziran ayında 90,3 olarak hesaplanmıştı. Söz konusu değer 2026 yılı Haziran ayında 0,2 puan azalarak 90,1'e geriledi.</p>

<p>Haziran ayı verilerinde ihracat ve ithalatın birim değer ile miktar endekslerinde yıllık bazda artışlar kaydedilirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksinde aylık düşüş görüldü. Aynı seride ithalat miktar endeksi ise aylık bazda yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ihracat-ve-ithalat-endeksleri-aciklandi-haziran-ayinda-dis-ticaret-verileri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/serbest-bolgelerde-ihracat-ticaret-bakanligi-tarafindan-duyuruldu.jpg" type="image/jpeg" length="37883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Steam neden açılmıyor? Steam çöktü mü? 12 Ağustos Steam erişim sorunu neden yaşanıyor, düzeldi mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/steam-neden-acilmiyor-steam-coktu-mu-12-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/steam-neden-acilmiyor-steam-coktu-mu-12-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Steam erişim sorunu 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü gece saatlerinde kullanıcıların gündemine geldi. Steam'e giriş yapmak isteyen bazı kullanıcılar platforma bağlanamadıklarını ve sunucu bağlantısı sorunları yaşadıklarını bildirdi. Peki Steam çöktü mü, neden açılmıyor ve yaşanan problem ne zaman düzelecek? İşte 12 Ağustos Steam erişim sorununa ilişkin son durum ve kullanıcı raporları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın en yaygın kullanılan dijital oyun platformlarından Steam'de gece saatlerinde erişim problemi yaşandı. <strong>12 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 01.00 sıralarında</strong> başlayan kullanıcı bildirimleri sonrasında platforma giriş yapmak isteyen bazı kişiler bağlantı ve sunucu hatalarıyla karşılaştı.</p>

<p>Steam kullanıcıları platforma erişimin yanı sıra hesaplarına giriş yapma, mağazayı kullanma ve çevrimiçi oyun servislerine bağlanma konusunda sorun bildirdi. Yaşanan gelişmenin ardından arama motorlarında <strong>“Steam çöktü mü?”</strong>, “Steam neden açılmıyor?” ve “Steam erişim sorunu düzeldi mi?” soruları öne çıktı.</p>

<p>Sorunun kaynağına ilişkin Steam veya Valve tarafından şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle yaşanan kesintinin kesin nedenini teknik bir arıza olarak tanımlamak için resmi doğrulama bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Steam çöktü mü 12 Ağustos 2026?</strong></h2>

<p>12 Ağustos'un ilk saatlerinde Steam'de kullanıcıların erişim problemi yaşadığına ilişkin yoğun bildirimler görüldü. Kesintileri kullanıcı raporları üzerinden takip eden Downdetector verilerinde de gece saat 01.00 sonrasında Steam'e ilişkin sorun bildirimlerinde artış yaşandığı görüldü.</p>

<p>Kullanıcı bildirimlerinde özellikle sunucu bağlantısı problemleri öne çıktı. Bazı kullanıcılar Steam hesabına giriş yapamadığını belirtirken, bazıları ise platformun çevrimiçi hizmetlerine bağlanmakta güçlük yaşadığını aktardı.</p>

<p>Ancak kullanıcı raporlarının artması, tek başına Steam'in tüm dünyada tamamen çöktüğü anlamına gelmiyor. Bu tür platformlarda bölgesel bağlantı problemleri, sunucu kaynaklı geçici sorunlar veya belirli servislerde meydana gelen teknik arızalar aynı anda farklı kullanıcı deneyimlerine yol açabiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla mevcut verilere göre <strong>Steam'de erişim sorunları yaşandığı söylenebilir</strong>, ancak platformun tüm kullanıcılar için tamamen devre dışı kaldığına ilişkin resmi bir doğrulama bulunmuyor.</p>

<p><img alt="Ekran kartlarına resmi zam: Bilgisayar fiyatları yükselecek" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1757284741650-whats-app-image-2025-09-08-at-0138.jpeg" width="960" /></p>

<h3><strong>Steam neden açılmıyor?</strong></h3>

<p>Steam'deki erişim probleminin kesin nedeni henüz açıklanmış değil. Valve tarafından sorunun kaynağına ilişkin resmi bir duyuru yapılmadığı için teknik arızanın hangi sistemden kaynaklandığı konusunda kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</p>

<p>Steam gibi çok sayıda kullanıcının aynı anda bağlandığı çevrimiçi platformlarda erişim sorunlarının farklı nedenleri bulunabiliyor. Sunucu altyapısındaki teknik problemler, ağ bağlantıları, kimlik doğrulama servisleri veya platformun belirli bileşenlerinde meydana gelen geçici arızalar bunlar arasında yer alabiliyor.</p>

<p>Ancak 12 Ağustos'ta yaşanan problem için bu ihtimallerden herhangi birinin kesin neden olduğu doğrulanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle kullanıcıların karşılaştığı hataların nedenine ilişkin resmi açıklama gelmeden, sorunun belirli bir teknik arızadan kaynaklandığını kesin bilgi gibi aktarmamak gerekiyor.</p>

<h3><strong>Steam kullanıcıları hangi sorunları yaşıyor?</strong></h3>

<p>Erişim problemi sırasında kullanıcıların karşılaştığı hata türleri birbirinden farklı olabiliyor. Kullanıcı raporlarında özellikle sunucu bağlantısıyla ilgili problemler dikkat çekti.</p>

<p>Mevcut kullanıcı bildirimlerinde öne çıkan sorunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Steam'e bağlanamama,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hesaba giriş yapamama,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sunucu bağlantısı hatası,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mağaza sayfalarına erişememe,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çevrimiçi oyun servislerinde bağlantı problemi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Sorunun her kullanıcıda aynı şekilde görülmemesi, problemin belirli Steam servisleri veya bağlantı noktalarıyla sınırlı olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Bununla birlikte bu durumun kesin nedeni Valve'ın teknik incelemesi sonucunda ortaya çıkacak.</p>

<h3><strong>Steam'de erişim sorunu ne zaman başladı?</strong></h3>

<p>Kullanıcı bildirimlerinde 12 Ağustos Çarşamba günü gece saat <strong>01.00 civarında</strong> belirgin bir artış görüldü.</p>

<p>Downdetector üzerindeki raporlarda 01.01 civarında başlayan bildirimlerin ardından Steam'e ilişkin sorun bildiren kullanıcıların sayısında yükseliş yaşandığı görüldü.</p>

<p>Özellikle sunucu bağlantısı problemi bildiren kullanıcıların oranının yüksek olması dikkat çekti. Bunun yanında hesaplarına erişemediğini belirten kullanıcılar da raporlar arasında yer aldı.</p>

<p>Erişim probleminin ne kadar süreceği ise henüz net değil. Platformdaki servislerin kademeli olarak normale dönmesi halinde kullanıcıların bağlantı problemleri de zaman içerisinde azalabilir.</p>

<p><img alt="Bilgisayar Donma Sorunu Nasıl Çözülür" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/bilgisayar-donma-sorunu-nasil-cozulur.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Steam erişim sorunu düzeldi mi?</strong></h3>

<p>Steam erişim sorununun tamamen sona erip ermediği konusunda kullanıcıların bulunduğu bölgeye göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.</p>

<p>Platformlardaki teknik problemlerde bazı kullanıcılar bağlantı sağlayabilirken diğer kullanıcıların aynı anda hata almaya devam etmesi mümkün. Bu nedenle yalnızca tek bir kullanıcı deneyimine bakılarak Steam'deki sorunun tamamen düzeldiği sonucuna varılamaz.</p>

<p>Steam'in resmi servislerinde normale dönüş sağlandığında kullanıcıların mağaza, hesap ve çevrimiçi oyun hizmetlerine yeniden sorunsuz şekilde erişebilmesi bekleniyor.</p>

<p>Şu aşamada yaşanan problemin tamamen sona erdiğine ilişkin Valve tarafından doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<h3><strong>Steam'e giremeyen kullanıcılar ne yapabilir?</strong></h3>

<p>Platforma erişimde sorun yaşayan kullanıcıların öncelikle problemin genel bir kesintiden mi yoksa kendi bağlantılarından mı kaynaklandığını kontrol etmesi mümkün.</p>

<p>Bunun için kullanıcılar farklı bir internet bağlantısıyla Steam'e erişmeyi deneyebilir. Steam uygulamasını tamamen kapatıp yeniden açmak veya bilgisayarın internet bağlantısını yeniden başlatmak da bağlantı kaynaklı sorunların tespit edilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Ancak sorun Steam'in sunucularından kaynaklanıyorsa kullanıcının cihazında yapacağı işlemler problemi ortadan kaldırmayabilir. Böyle bir durumda platformun teknik ekiplerinin sorunu çözmesini beklemek gerekiyor.</p>

<p>Özellikle hesap bilgilerini değiştirmek, Steam'i yeniden yüklemek veya bilgisayarda kapsamlı değişiklikler yapmak gibi işlemlere, sorunun kaynağı kesinleşmeden başvurmak gerekmiyor.</p>

<p><img alt="Bilgisayar Donma Sorunu Nasıl-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/bilgisayar-donma-sorunu-nasil-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Steam'deki sorun oyunları etkiliyor mu?</strong></h3>

<p>Steam'e erişimde yaşanan problemler yalnızca mağaza veya hesap ekranını değil, platformun çevrimiçi servisleri üzerinden çalışan bazı oyunları da etkileyebilir.</p>

<p>Steam'in çevrimiçi altyapısına bağlı oyunlarda kullanıcıların oturum açamaması, arkadaş listelerine erişememesi veya çevrimiçi özelliklerde bağlantı sorunu yaşaması mümkün.</p>

<p>Bununla birlikte her oyunun kendi sunucu altyapısına sahip olması nedeniyle Steam'deki erişim problemi bütün oyunların aynı şekilde etkilendiği anlamına gelmiyor. Bir oyunda yaşanan bağlantı probleminin Steam kaynaklı olup olmadığı ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Steam hakkında resmi açıklama yapıldı mı?</strong></h3>

<p>12 Ağustos 2026 itibarıyla yaşanan erişim probleminin nedenine ilişkin Valve tarafından resmi bir açıklama paylaşılmış değil.</p>

<p>Bu nedenle kesintinin teknik sebebi, etkilenen servislerin kapsamı ve sorunun tamamen giderileceği zaman konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Kullanıcı bildirimleri sorunun yaşandığını gösterirken, resmi açıklama gelene kadar kesintinin nedenine ilişkin yorumların kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/steam-neden-acilmiyor-steam-coktu-mu-12-agustos</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2023/12/steam.jpg" type="image/jpeg" length="16252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlık 1 milyon 678 bin lira ceza kesmişti: İSKİ'den atık su deşarj iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-1-milyon-678-bin-lira-ceza-kesmisti-iskiden-atik-su-desarj-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-1-milyon-678-bin-lira-ceza-kesmisti-iskiden-atik-su-desarj-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSKİ, Yeşilköy Balıkçı Barınağı’nda denize atık su deşarj edildiği iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. Kanalizasyon hatlarındaki tıkanıklık nedeniyle yaşanabilecek taşkınları önlemek amacıyla emniyet sisteminin geçici olarak devreye girdiğini belirten İSKİ, sorunun giderildiğini ve tesisin rutin işleyişine döndüğünü duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Yeşilköy Balıkçı Barınağı'nda denize kaçak atık su deşarj edildiği yönündeki iddialara ve uygulanan cezaya ilişkin açıklama yaptı. İSKİ, hattaki tıkanıklık nedeniyle yaşanabilecek taşkınları önlemek amacıyla emniyet sisteminin geçici olarak devreye girdiğini ve sorunun giderildiğini bildirdi.</p>

<p>İSKİ'nin resmî sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, bölgedeki atık suların kolektör hatları aracılığıyla 2003 yılında hizmete giren ve Küçükçekmece, Avcılar ile Bakırköy ilçelerine hizmet veren Küçükçekmece Atık Su Ön Arıtma Tesisi'ne iletildiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>"Tıkanıklık nedeniyle emniyet yapısı devreye girdi"</strong></h3>

<p>Açıklamada, kanalizasyon toplama havzalarında biriken yoğun çamur ve üstübü gibi maddelerin ani bir şekilde kolektör hatlarına intikal etmesi sonucu pompa hatlarında tıkanıklık yaşandığı belirtildi.</p>

<p>Sistem işletiminde geçici bir olumsuzluk yaşandığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu süreçte, sistemde oluşabilecek taşkınların önüne geçilmesi, can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bahse konu yerde bulunan emniyet amaçlı deşarj yapısı devreye girmiştir. Söz konusu deşarj yapısı, rutin işletme koşullarında atık su deşarjı amacıyla kullanılan bir yapı olmayıp yalnızca acil durumlarda can ve mal kayıplarının önüne geçebilmek amacıyla kullanılan emniyet amaçlı bir yapıdır."</i></p>
</blockquote>

<p>Ekiplerin 7/24 esasına göre yürüttüğü müdahale sonucunda pompa hatlarındaki tıkanıklığın açıldığı, olumsuzluğun tamamen giderilerek tesisin rutin çalışma düzenine döndüğü aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ekipleri, Yeşilköy Balıkçı Barınağı'ndan denize atık su deşarj edildiği yönündeki ihbarlar üzerine 28 Temmuz'da denetim gerçekleştirmişti.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, İSKİ'ye ait olduğu belirlenen iki beton borudan Marmara Denizi'ne koyu renkli ve yağlı su akışı olduğu tespit edilmiş, deniz suyunun renginin değiştiği saptanmıştı.</p>

<p>Gelişmelerin ardından Bakanlık, Çevre Kanunu kapsamında Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki kirlilik gerekçesiyle iki kat yaptırım uygulayarak İSKİ'ye <strong>1 milyon 678 bin lira</strong> idari para cezası kesmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanlik-1-milyon-678-bin-lira-ceza-kesmisti-iskiden-atik-su-desarj-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/207826-663195361-2.jpg" type="image/jpeg" length="96673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süt üretimi ne kadar oldu? TÜİK Haziran 2026 verilerini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sut-uretimi-artti-haziran-2026da-ticari-sut-isletmeleri-995-bin-463-ton-inek-sutu-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sut-uretimi-artti-haziran-2026da-ticari-sut-isletmeleri-995-bin-463-ton-inek-sutu-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Haziran 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 arttı. Haziran ayında 995 bin 463 ton inek sütü toplanırken, içme sütü üretimi 139 bin 778 ton olarak gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜİK Haziran 2026</strong> dönemine ilişkin<strong> Süt ve Süt Ürünleri Üretimi </strong>verileri açıklandı. <strong>Türkiye İstatistik Kurumu </strong>(<strong>TÜİK</strong>) verilerine göre ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Haziran ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,5 artarak 995 bin 463 tona ulaştı. Ocak-Haziran döneminde ise ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarında yıllık bazda yüzde 1,5 artış kaydedildi.</p>

<p>Süt ve süt ürünleri üretiminin Haziran ayındaki yıllık değişiminde tüm temel ürün gruplarında artış görüldü. İnek peyniri, ayran ve kefir, yoğurt, içme sütü ile tereyağı ve sadeyağ üretiminde geçen yılın aynı ayına göre yükseliş gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Süt üretimi haziranda yüzde 6,5 arttı</strong></h2>

<p>Ticari süt işletmeleri tarafından Haziran ayında toplanan inek sütü miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 oranında yükseldi. Haziran ayında toplam 995 bin 463 ton inek sütü toplandı.</p>

<p>Ocak-Haziran döneminde ise ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 arttı. Böylece yılın ilk altı ayında toplanan inek sütü miktarında yıllık bazda artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Ticari süt işletmelerinin topladığı süt miktarı aylık bazda geriledi</strong></h3>

<p>Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütünde yıllık artış görülürken aylık verilerde düşüş yaşandı. Mayıs ayında 1 milyon 22 bin 587 ton olarak kaydedilen toplanan inek sütü miktarı, Haziran ayında yüzde 2,7 azaldı.</p>

<p>Haziran ayında ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı 995 bin 463 ton oldu. Böylece Mayıs ayındaki seviyeye kıyasla Haziran ayında daha düşük miktarda inek sütü toplandı.</p>

<h3><strong>Süt ve süt ürünleri üretiminde yıllık artış</strong></h3>

<p>Haziran ayında süt ve süt ürünlerinin temel üretim kalemlerinde geçen yılın aynı ayına göre artış kaydedildi. İnek peyniri üretimi yüzde 8,5, ayran ve kefir üretimi yüzde 11,4 yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde yoğurt üretiminde yüzde 14,1, içme sütü üretiminde yüzde 11,7 ve tereyağı ile sadeyağ üretiminde yüzde 11,8 artış gerçekleşti. Böylece Haziran ayında verilen tüm ürün gruplarında yıllık bazda yükseliş görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ocak-haziran döneminde süt ürünleri üretimi</strong></h3>

<p>Yılın ilk altı ayına ilişkin verilerde de süt ve süt ürünlerinin önemli bölümünde artış kaydedildi. Ocak-Haziran döneminde inek peyniri üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 arttı.</p>

<p>Ayran ve kefir üretiminde yüzde 9,4, yoğurt üretiminde yüzde 9,4 ve içme sütü üretiminde yüzde 9,5 artış gerçekleşti. Aynı dönemde tereyağı ve sadeyağ üretiminde ise yüzde 2,5 oranında azalış kaydedildi.</p>

<h3><strong>İçme sütü üretimi haziranda 139 bin 778 ton oldu</strong></h3>

<p>İçme sütü üretiminde Haziran ayında hem yıllık hem de aylık değişim görüldü. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,7 artan içme sütü üretimi, Haziran ayında 139 bin 778 ton olarak gerçekleşti.</p>

<p>Mayıs ayında 157 bin 453 ton olan içme sütü üretimi ise Haziran ayında yüzde 11,2 oranında azaldı. Böylece aylık bazda içme sütü üretiminde düşüş kaydedilirken, yıllık karşılaştırmada artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Süt üretiminde yılın ilk yarısı verileri</strong></h3>

<p>TÜİK'in Haziran 2026 verileri, süt ve süt ürünleri üretiminin yılın ilk altı ayındaki seyrini de ortaya koydu. Ocak-Haziran döneminde toplanan inek sütü miktarı yüzde 1,5 artarken inek peyniri üretimindeki artış yüzde 3,7 oldu.</p>

<p>Aynı dönemde ayran ve kefir ile yoğurt üretimleri yüzde 9,4'er, içme sütü üretimi yüzde 9,5 arttı. Tereyağı ve sadeyağ üretiminde ise yüzde 2,5 oranında düşüş görüldü. Haziran ayı verilerinde ise tüm belirtilen süt ürünlerinde geçen yılın aynı ayına göre artış kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sut-uretimi-artti-haziran-2026da-ticari-sut-isletmeleri-995-bin-463-ton-inek-sutu-topladi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/tusedad-subat-2026-cig-sut-uretim-maliyeti-rakamlarini-acikladi-1-litre-sut-maliyeti-kac-tlye-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="22939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu’da orman yangını alarmı: Valilik saat vererek uyardı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/boluda-orman-yangini-alarmi-valilik-saat-vererek-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/boluda-orman-yangini-alarmi-valilik-saat-vererek-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Valiliği, bugün 12.00-18.00 saatleri arasında sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgarın etkisiyle orman yangını riskinin artacağı uyarısında bulundu. Yurttaşlardan ormanlık alanlarda ateş yakmamaları, izmarit ve cam atıkları doğaya bırakmamaları istenirken, yangın veya duman görülmesi halinde 112’nin aranması çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bolu Valiliği</strong>, bugün 12.00-18.00 saatleri arasında etkili olması beklenen sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle orman yangını riskine karşı yurttaşları uyardı.</p>

<h2><strong>Yangın riski 12.00-18.00 saatleri arasında yüksek</strong></h2>

<p>Valilikten yapılan açıklamaya göre, kentte hava sıcaklığının <strong>33 derece</strong> civarında olması, nem oranının ise yüzde 40'ın altına düşmesi bekleniyor. Kuzeyli yönlerden esecek rüzgarın hızının saatte 10-20 kilometre, hamle hızının ise 35-45 kilometreye ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Meteorolojik koşulların aynı zaman diliminde etkili olması nedeniyle <strong>12.00-18.00 saatleri orman yangını riski açısından kritik</strong> olarak değerlendirildi.</p>

<h3><strong>Ormanlık alanlarda ateş yakmayın uyarısı</strong></h3>

<p>Valilik, yangın riskinin artması nedeniyle yurttaşlardan ormanlık alanlarda ateş yakmamalarını istedi. Açıklamada, <strong>sigara izmaritlerinin doğaya atılmaması</strong>, cam şişe ve benzeri yanıcı veya yangına neden olabilecek atıkların ormanlık alanlarda bırakılmaması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Biçerdöver ve kaynak çalışmaları sırasında da yangına karşı gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yangın veya duman görülürse 112 aranacak</strong></h3>

<p>Bolu Valiliği, ormanlık alanlarda yangın ya da duman görülmesi halinde vakit kaybetmeden <strong>112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunulmasını</strong> istedi.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/boluda-orman-yangini-alarmi-valilik-saat-vererek-uyardi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/71b51f9e-d479-4c09-8743-91e63f5b8381jpg.webp" type="image/jpeg" length="33761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tuzlu Kahve dizisinin oyuncuları kimler, konusu ne? Tuzlu Kahve dizisi ne zaman başlayacak, hangi kanalda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuzlu-kahve-dizisinin-oyunculari-kimler-konusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuzlu-kahve-dizisinin-oyunculari-kimler-konusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tuzlu Kahve dizisi ne zaman başlayacak, hangi kanalda yayınlanacak ve oyuncuları kimler olacak? Star TV ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazırlanan yeni aile komedisinden ilk tanıtım yayınlandı. Eda Ece, Buğra Gülsoy ve Nebahat Çehre'nin yanı sıra Binnur Kaya, Şevval Sam, Yasemin Ergene, Sarp Apak ve Cengiz Bozkurt'u buluşturan yapımın yayın tarihi henüz resmen açıklanmadı. Peki Tuzlu Kahve dizisinin konusu ne, nerede çekiliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Star TV'nin yeni sezon projeleri arasında yer alan <strong>Tuzlu Kahve dizisi</strong>, yayınlanan ilk tanıtım filmiyle birlikte televizyon izleyicilerinin gündemine girdi. Eda Ece, Buğra Gülsoy ve Nebahat Çehre'nin başrollerinde yer aldığı yapım, kalabalık oyuncu kadrosu ve aile komedisi türündeki hikâyesiyle dikkat çekiyor. Dizinin ilk tanıtımının yayınlanmasının ardından izleyicilerin en çok araştırdığı konular arasında <strong>Tuzlu Kahve ne zaman başlayacak</strong>, oyuncuları kimler ve nerede çekiliyor soruları bulunuyor.</p>

<p>Yeni dizinin hazırlık sürecinde önemli aşamalardan biri daha geride bırakılırken, yapım ekibinin okuma provalarını tamamladığı ve çekim hazırlıklarının sürdüğü belirtiliyor. Ancak <strong>Tuzlu Kahve dizisinin kesin yayın tarihi</strong> henüz Star TV tarafından resmi olarak açıklanmış değil. Mevcut bilgilere göre dizinin yeni yayın sezonunda ekranlara gelmesi planlanıyor.</p>

<h2><strong>Tuzlu Kahve dizisi ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p>Tuzlu Kahve'nin yayın tarihiyle ilgili şu aşamada kesinleşmiş bir gün bulunmuyor. Star TV tarafından yapılan resmi duyuruda dizinin ilk bölümünün ekrana geleceği tarih henüz paylaşılmadı.</p>

<p>Dizinin ilk tanıtımının yayınlanması ise projenin yeni sezon hazırlıklarının devam ettiğini gösteriyor. Yapımın <strong>Eylül 2026 </strong>döneminde izleyiciyle buluşması bekleniyor ancak bu tarih henüz kanal tarafından kesin yayın tarihi olarak ilan edilmiş değil.</p>

<p>Bu nedenle dizinin takipçilerinin, ilk bölüm tarihine ilişkin resmi açıklamayı Star TV ve yapım ekibinin duyurularından takip etmesi gerekiyor. Yayın günü ve saatinin açıklanmasıyla birlikte dizinin haftalık yayın programı da netleşecek.</p>

<p><img alt="Tuzlu Kahve dizi" class="detail-photo img-fluid" height="912" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-110339.png" width="1980" /></p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve hangi kanalda yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve, <strong>Star TV ekranlarında</strong> izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yeni sezonun aile komedisi türündeki projelerinden biri olarak lanse edilen dizinin televizyon yayıncılığının yanı sıra dijital platformlardaki izleme seçeneklerine ilişkin ise henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Dizinin yayın günü ve saatinin, kanalın yeni sezon yayın akışı içerisinde yapılacak duyuruyla kesinleşmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve oyuncuları kimler?</strong></h3>

<p>Kalabalık oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Tuzlu Kahve'de televizyon, sinema ve tiyatro dünyasından tanınan çok sayıda isim bir araya geliyor.</p>

<p>Dizinin açıklanan oyuncu kadrosunda şu isimler yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Eda Ece – Gözde Kutaygil</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Buğra Gülsoy – Mehmet Aydınoğlu</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nebahat Çehre – Feryal İpekli</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Binnur Kaya</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şevval Sam</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yasemin Ergene</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sarp Apak</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cengiz Bozkurt</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Eda Ece'nin Gözde Kutaygil, Buğra Gülsoy'un ise Mehmet Aydınoğlu karakterini canlandıracağı belirtiliyor. Nebahat Çehre de dizide Feryal İpekli karakteriyle izleyici karşısına çıkacak.</p>

<p>Kadronun diğer oyuncularının canlandıracağı karakterlere ilişkin ayrıntıların ise dizinin tanıtım çalışmaları ilerledikçe daha fazla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Tuzlu Kahve dizi" class="detail-photo img-fluid" height="912" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-110350.png" width="1980" /></p>

<h3><strong>Eda Ece ve Buğra Gülsoy başrolde</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve'nin başrol kadrosunda Eda Ece ve Buğra Gülsoy bulunuyor. İki oyuncu, dizide Gözde Kutaygil ve Mehmet Aydınoğlu karakterlerine hayat verecek.</p>

<p>Nebahat Çehre'nin de önemli karakterlerden biriyle hikâyeye dahil olması, dizinin aile ilişkileri üzerine kurulan yapısını öne çıkaran unsurlardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Binnur Kaya, Şevval Sam, Yasemin Ergene, Sarp Apak ve Cengiz Bozkurt'un da kadroda bulunması, yapımın farklı kuşaklardan oyuncuları aynı hikâyede buluşturacağını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve dizisinin konusu ne?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve, merkezine aile ilişkilerini alan bir komedi dizisi olarak hazırlanıyor. Yapımın hikâyesinde aile üyeleri arasındaki ilişkiler, günlük hayatın getirdiği çatışmalar ve karakterlerin birbirleriyle yaşadığı eğlenceli durumlar öne çıkacak.</p>

<p>Dizinin temel tonunun komedi ağırlıklı olması planlanırken, aile bağları ve karakterler arasındaki duygusal ilişkilerin de hikâyede önemli bir yer tutması bekleniyor.</p>

<p>İlk tanıtımda yapımın genel atmosferine ilişkin ipuçları paylaşılırken, karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin tamamı henüz ortaya çıkmış değil. Bu nedenle dizinin ana hikâyesinin ilk bölümlerin yayınlanmasıyla birlikte daha net biçimde şekillenmesi bekleniyor.</p>

<p>Yapım ekibinin tanımladığı aile komedisi çizgisi doğrultusunda Tuzlu Kahve'nin, karakterlerin günlük yaşamları üzerinden hem mizahi hem de duygusal hikâyeler anlatması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Tuzlu Kahve dizi" class="detail-photo img-fluid" height="912" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-110338.png" width="1980" /></p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve dizisinin senaristi kim?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve'nin senaryosu <strong>Aslı Zengin ve Ece Yosmaoğlu</strong> tarafından kaleme alınıyor.</p>

<p>Senaryo ekibinin daha önce televizyon yapımlarında kullanılan aile, ilişki ve komedi unsurlarını yeni karakterlerle bir araya getirmesi bekleniyor. Dizinin hikâyesine ilişkin ayrıntılar ise yeni fragmanlar ve bölüm tanıtımları yayınlandıkça ortaya çıkacak.</p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve dizisinin yapımcısı kim?</strong></h3>

<p>Dizinin yapımcılığını <strong>Poll Films</strong> üstleniyor. Yapım şirketi tarafından hazırlanan proje, yeni yayın döneminde Star TV'nin dikkat çeken aile komedilerinden biri olarak izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Dizinin tanıtım çalışmalarının başlamasıyla birlikte oyuncu kadrosu ve hikâyeye ilişkin yeni bilgilerin de kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve nerede çekiliyor?</strong></h3>

<p>Tuzlu Kahve'nin çekimlerinin gerçekleştirileceği mekanlara ilişkin <strong>resmi bir açıklama henüz yapılmadı</strong>. Bu nedenle dizinin hangi il veya ilçelerde çekildiğine yönelik kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Televizyon dizilerinde set lokasyonları, yapım sürecinin ilerleyen aşamalarında yapım şirketleri tarafından açıklanabiliyor. Tuzlu Kahve'nin çekim yerleriyle ilgili resmi bilgi paylaşılması halinde dizinin set bölgeleri de netleşmiş olacak.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medya veya çeşitli platformlarda ortaya çıkabilecek çekim yeri iddialarının, resmi açıklama yapılmadan kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve'nin ilk tanıtımında neler var?</strong></h3>

<p>Dizinin ilk tanıtımının yayınlanmasıyla birlikte yapımın genel atmosferine ilişkin ilk görüntüler de izleyiciyle buluştu. Tanıtım, dizinin aile komedisi yönünü öne çıkarırken başrol oyuncularının karakterleri hakkında da ilk ipuçlarını verdi.</p>

<p>Özellikle Eda Ece, Buğra Gülsoy ve Nebahat Çehre'nin aynı yapımda buluşması sosyal medyada dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Kalabalık oyuncu kadrosunun tanıtımlarda daha fazla görünmesiyle birlikte karakterler arasındaki ilişkilerin de daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.</p>

<p>İlk tanıtımın ardından dizinin yayın tarihi konusunda da beklenti arttı. Ancak tanıtım filminin yayınlanmış olması, tek başına dizinin kesin yayın gününün belirlendiği anlamına gelmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/TOoQfeoY7DI?si=qnqlLskTtDDQlIT5" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h3><strong>Tuzlu Kahve için yayın tarihi ne zaman kesinleşecek?</strong></h3>

<p>Star TV'nin yeni sezon yayın planını açıklamasıyla birlikte Tuzlu Kahve'nin yayın günü ve saati de netleşecek. Şu an için yapımın <strong>Eylül 2026'da başlaması bekleniyor</strong>, ancak resmi bir ilk bölüm tarihi bulunmuyor.</p>

<p>Dizinin yayın tarihi kesinleştiğinde izleyiciler, ilk bölümün hangi gün ve saatte ekrana geleceğini de öğrenebilecek. Özellikle yeni sezon dizilerinin yayın programlarının önümüzdeki dönemde şekillenmesiyle birlikte Tuzlu Kahve'nin ekran takviminin de açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Şimdilik kesinleşen bilgiler; dizinin Star TV'de yayınlanacağı, aile komedisi türünde hazırlanacağı, senaryosunun Aslı Zengin ve Ece Yosmaoğlu tarafından yazıldığı ve başrollerinde Eda Ece, Buğra Gülsoy ile Nebahat Çehre'nin yer aldığı yönünde.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuzlu-kahve-dizisinin-oyunculari-kimler-konusu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-12-110412.png" type="image/jpeg" length="71866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: Sigorta prim teşviklerinde 616,4 milyar liralık destek sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-sigorta-prim-tesviklerinde-6164-milyar-liralik-destek-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-sigorta-prim-tesviklerinde-6164-milyar-liralik-destek-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, son 2 yılda 15 farklı sigorta prim teşviki uygulandığını, 2025 ve 2026'nın ilk 5 ayında toplam 616,4 milyar liralık destek sağlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat Işıkhan</strong>, <strong>istihdam</strong>ın artırılması ve çalışma hayatının desteklenmesine yönelik uygulanan sigorta prim teşviklerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Işıkhan, son 2 yılda 15 farklı sigorta prim teşvikinin hayata geçirildiğini ve bu kapsamda 2025 yılında 435,6 milyar lira destek sağlandığını bildirdi.</p>

<h2><strong>2026'nın ilk 5 ayında 180,8 milyar liralık destek</strong></h2>

<p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>sigorta prim teşvikleri</strong> kapsamında sağlanan desteklerin 2026 yılında da sürdüğünü belirtti. Buna göre yılın ilk 5 ayında 180,8 milyar liralık destek sağlandı.</p>

<p>2025 yılında verilen 435,6 milyar liralık destek ile 2026'nın ilk 5 ayında sağlanan 180,8 milyar liralık tutar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu dönemde toplam 616,4 milyar liralık destek sağlanmış oldu.</p>

<h3><strong>Son 2 yılda 15 farklı teşvik uygulandı</strong></h3>

<p>Işıkhan, paylaşımında son 2 yıl içerisinde 15 farklı sigorta prim teşvikinin uygulandığını ifade etti. Teşviklerin, kayıtlı <strong>istihdam</strong>ın artırılması ve çalışma hayatının güçlendirilmesine yönelik politikalar kapsamında hayata geçirildiğini aktardı.</p>

<p>Bakan Işıkhan, uygulamalarda kadınlar, gençler ve engelli vatandaşlar başta olmak üzere dezavantajlı grupların iş gücüne katılımının desteklenmesine yönelik politikaların sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<h3><strong>Yatırım ortamının güçlendirilmesi hedefleniyor</strong></h3>

<p>Işıkhan'ın açıklamasında sigorta <strong>prim</strong> teşviklerinin yalnızca istihdamın artırılmasına yönelik olmadığı, yatırım ortamının güçlendirilmesinin de hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, paylaşımında, "Kayıtlı istihdamımızı büyütüyor, çalışma hayatımızı güçlendiriyoruz. Kadınlar, gençler ve engelli vatandaşlarımız başta olmak üzere dezavantajlı grupların iş gücüne katılımlarını desteklemek, yatırım ortamının güçlendirilmesini sağlamak için politikalarımızı uygulamaya devam ediyoruz. Son 2 yılda 15 farklı sigorta prim teşviki uyguladık. 2025 yılında 435,6 milyar lira, bu yılın ilk 5 ayında 180,8 milyar lira destek sağladık" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın paylaştığı verilere göre <strong>sigorta</strong> prim teşvikleri kapsamında sağlanan destekler 2025 yılında 435,6 milyar liraya ulaşırken, 2026'nın ilk 5 ayında bu rakama 180,8 milyar lira daha eklendi. Böylece iki dönemde sağlanan desteklerin toplamı 616,4 milyar lira oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-sigorta-prim-tesviklerinde-6164-milyar-liralik-destek-saglandi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-isikhan-son-2-yilda-15-farkli-sigorta-prim-tesviki-uyguladik.png" type="image/jpeg" length="26578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Ağustos reyting sonuçları açıklandı mı? Reytinglerde zirve hangi programda? 11 Ağustos Total, AB ve ABC1 sıralaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/11-agustos-reyting-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/11-agustos-reyting-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11 Ağustos 2026 reyting sonuçları televizyon izleyicilerinin gündeminde. Salı akşamı MasterChef Türkiye, Tolgshow Yıldızlar, Daha 17, Var Mısın Yok Musun, Vatikan'ın Şifresi: Bir Temel Macerası ve farklı yapımlar ekranlara geldi. Peki 11 Ağustos reyting sonuçları açıklandı mı, dün akşam en çok hangi program izlendi ve MasterChef Türkiye Total, AB ile ABC1 gruplarında kaçıncı oldu? İşte günün reyting verilerindeki son durum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Televizyon ekranlarında 11 Ağustos Salı akşamı yayınlanan yapımların izlenme performansı merak konusu oldu. Haftanın ikinci gününde farklı kanallarda yarışma, eğlence ve sinema yapımları izleyiciyle buluşurken gözler <strong>11 Ağustos reyting sonuçları</strong> için çevrildi. Özellikle MasterChef Türkiye, Tolgshow Yıldızlar ve Daha 17'nin Total, AB ve ABC1 kategorilerindeki sıralaması araştırılıyor.</p>

<p>Salı akşamı ATV'de Var Mısın Yok Musun, Kanal D'de Daha 17, NOW'da Vatikan'ın Şifresi: Bir Temel Macerası, Show TV'de Sağ Salim, Star TV'de Tolgshow Yıldızlar, TRT 1'de Ördeklerin Göçü ve TV8'de MasterChef Türkiye ekrana geldi.</p>

<p>Günün izlenme sıralaması, televizyon kanalları arasındaki rekabetin yanı sıra programların kendi kategorilerindeki performansını da ortaya koyacak. Ancak reyting sonuçlarının değerlendirilmesinde Total, AB ve ABC1 gruplarının birbirinden farklı izleyici profillerini temsil ettiği unutulmamalı.</p>

<h2><strong>11 Ağustos reyting sonuçları belli oldu mu?</strong></h2>

<p><strong>11 Ağustos 2026 Salı reyting sonuçları henüz açıklanmadı.</strong> Günün Total, AB ve ABC1 kategorilerindeki resmi reyting sıralaması veriler açıklandığında netleşecek.</p>

<p>Bu nedenle sonuçlar kesinleşmeden MasterChef Türkiye, Tolgshow Yıldızlar, Daha 17 veya diğer yapımlardan herhangi birinin zirvede olduğunu söylemek mümkün değil. Özellikle sosyal medyada veya farklı platformlarda paylaşılabilecek erken sıralamaların resmi sonuçlarla karıştırılmaması gerekiyor.</p>

<p>Sonuçlar açıklandığında programların elde ettiği reyting puanları ve share oranları üzerinden hangi yapımın günün birincisi olduğu ortaya çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>11 Ağustos Salı akşamı hangi programlar yayınlandı?</strong></h3>

<p>11 Ağustos Salı günü televizyon kanallarında farklı türlerde yapımlar ekrana geldi. Gecenin öne çıkan programları arasında TV8'in sevilen yarışması MasterChef Türkiye yer aldı.</p>

<p>Kanal D ekranlarında <strong>Daha 17</strong>, Star TV'de <strong>Tolgshow Yıldızlar</strong> izleyiciyle buluştu. ATV'de Var Mısın Yok Musun, NOW'da Vatikan'ın Şifresi: Bir Temel Macerası, Show TV'de Sağ Salim ve TRT 1'de Ördeklerin Göçü yayınlandı.</p>

<p>Programların izlenme performansları, özellikle yaz döneminde televizyon ekranlarında dizi sayısının azalması nedeniyle daha fazla dikkat çekiyor. Yaz yayın döneminde birçok kanal yeni dizi bölümleri yerine yarışma, eğlence programı ve film kuşaklarına ağırlık veriyor.</p>

<h3><strong>MasterChef Türkiye reyting sıralamasında kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>TV8 ekranlarında yayınlanan <strong>MasterChef Türkiye</strong>, 11 Ağustos akşamının en çok takip edilen yapımları arasında yer aldı. Ancak programın Total, AB ve ABC1 kategorilerindeki kesin sıralaması, resmi reyting verileri açıklanmadan netleşmiş sayılmıyor.</p>

<p>MasterChef Türkiye'nin reyting performansı özellikle AB ve ABC1 gibi sosyoekonomik gruplara göre oluşturulan kategorilerde yakından takip ediliyor. Programın önceki bölümlerdeki izlenme eğilimi, yeni bölümdeki performansın değerlendirilmesinde karşılaştırma imkanı sağlasa da her günün reyting sonucu ayrı değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>“MasterChef Türkiye kaçıncı oldu?”</strong> sorusunun kesin yanıtı, 11 Ağustos verilerinin açıklanmasının ardından verilebilecek.</p>

<h3><strong>Tolgshow Yıldızlar kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>Star TV'de yayınlanan <strong>Tolgshow Yıldızlar</strong> da 11 Ağustos Salı akşamının reyting yarışında yer alan yapımlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Programın günün diğer yapımlarıyla karşılaştırıldığında hangi sırada yer aldığı Total, AB ve ABC1 sonuçları açıklandıktan sonra belli olacak. Özellikle eğlence programlarının reyting performansı, aynı saat diliminde ekrana gelen diğer yapımların izleyici tercihiyle doğrudan bağlantılı olarak değişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle programın sıralamasını yalnızca yayın türüne veya kanalına bakarak tahmin etmek doğru değil.</p>

<h3><strong>Daha 17 reyting sıralamasında kaçıncı oldu?</strong></h3>

<p>Kanal D'de yayınlanan <strong>Daha 17</strong> de 11 Ağustos Salı gününün reyting listesinde yer alan yapımlar arasında.</p>

<p>Daha 17'nin Total, AB ve ABC1 gruplarındaki sıralaması, resmi veriler açıklandığında ortaya çıkacak. Programın izlenme performansı değerlendirilirken yalnızca genel sıralama değil, elde ettiği reyting puanı ve share oranı da önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle aynı saatlerde yayınlanan farklı yapımların izleyici kitlesi birbirinden ayrışabildiği için üç farklı reyting kategorisindeki sıralamalar aynı olmayabiliyor.</p>

<h3><strong>Total, AB ve ABC1 reyting grupları ne anlama geliyor?</strong></h3>

<p>Günlük reyting sonuçlarında üç farklı kategori öne çıkıyor: <strong>Total, AB ve ABC1</strong>.</p>

<p>Total grubu, televizyon izleyicilerinin genelini temsil eden kategorilerden biri. AB ve ABC1 ise farklı sosyoekonomik ve demografik özelliklere göre oluşturulan izleyici gruplarını ifade ediyor.</p>

<p>Bu nedenle bir programın Total grubunda ilk sırada yer alması, aynı yapımın AB veya ABC1 kategorisinde de birinci olacağı anlamına gelmiyor. İzleyici profili değiştikçe programların sıralaması da değişebiliyor.</p>

<p>Reyting sonuçları haberlerinde bu nedenle yalnızca “birinci olan program” bilgisine değil, yapımların hangi kategoride kaçıncı sırada bulunduğuna da bakılıyor.</p>

<h3><strong>11 Ağustos reyting sonuçları ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>11 Ağustos Salı gününe ait reyting verilerinin açıklanmasıyla birlikte Total, AB ve ABC1 gruplarındaki sıralama kesinleşecek.</p>

<p>Sonuçların açıklanmasının ardından MasterChef Türkiye, Tolgshow Yıldızlar, Daha 17 ve diğer yapımların aldığı reyting puanları karşılaştırılabilecek. Böylece 11 Ağustos akşamının televizyon ekranlarındaki izlenme lideri de belli olacak.</p>

<p>Şu aşamada resmi veriler açıklanmadığı için herhangi bir programı kesin biçimde “reyting birincisi” olarak göstermek doğru olmaz.</p>

<h3><strong>11 Ağustos 2026 Salı akşamı yayınlanan yapımlar</strong></h3>

<p>11 Ağustos Salı akşamında öne çıkan yayınlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>ATV:</strong> Var Mısın Yok Musun</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanal D:</strong> Daha 17</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>NOW:</strong> Vatikan'ın Şifresi: Bir Temel Macerası</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Show TV:</strong> Sağ Salim</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Star TV:</strong> Tolgshow Yıldızlar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TRT 1:</strong> Ördeklerin Göçü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TV8:</strong> MasterChef Türkiye</p>
 </li>
</ul>

<p>Programların kesin reyting sıralaması ise resmi veriler açıklandığında ortaya çıkacak.</p>

<h3><strong>11 Ağustos reyting sonuçlarında zirvenin sahibi kim olacak?</strong></h3>

<p>11 Ağustos 2026 Salı gününün reyting sonuçları henüz açıklanmadığı için zirvenin sahibi şu aşamada kesinleşmiş değil. MasterChef Türkiye, Tolgshow Yıldızlar, Daha 17 ve diğer yapımların performansı Total, AB ve ABC1 kategorilerinde ayrı ayrı değerlendirilecek.</p>

<p>Özellikle MasterChef Türkiye'nin yarışma formatı nedeniyle yaz döneminde dikkat çeken yapımlar arasında bulunması, programın reyting sıralamasındaki yerinin merak edilmesine neden oluyor. Ancak izlenme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte gerçek tablo ortaya çıkacak.</p>

<p>11 Ağustos reyting sonuçları açıklandığında Total, AB ve ABC1 kategorilerindeki sıralama güncellenecek; MasterChef Türkiye, Tolgshow Yıldızlar, Daha 17 ve diğer yapımların reyting puanları ile share oranları bu haber üzerinden aktarılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/11-agustos-reyting-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/11-agustos.webp" type="image/jpeg" length="57513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tavuk eti üretimi arttı: Haziran 2026'da tavuk yumurtası üretimi 1,84 milyar adede ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tavuk-eti-uretimi-artti-haziran-2026da-tavuk-yumurtasi-uretimi-184-milyar-adede-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tavuk-eti-uretimi-artti-haziran-2026da-tavuk-yumurtasi-uretimi-184-milyar-adede-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Haziran 2026'da tavuk eti üretimi 232 bin 238 ton olarak gerçekleşti. Tavuk yumurtası üretimi ise 1 milyar 838 milyon 966 bin adet oldu. Yıllık bazda tavuk yumurtası üretimi yüzde 21,0, kesilen tavuk sayısı yüzde 14,4, tavuk eti üretimi yüzde 14,7 arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜİK Haziran 2026</strong> dönemine ilişkin <strong>Kümes Hayvancılığı Üretimi</strong> verileri açıklandı. TÜİK verilerine göre tavuk eti üretimi 232 bin 238 ton olurken tavuk yumurtası üretimi 1 milyar 838 milyon 966 bin adet olarak kayıtlara geçti. Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre tavuk yumurtası üretimi, kesilen tavuk sayısı ve tavuk eti üretiminde artış görüldü.</p>

<h2><strong>Tavuk eti üretimi haziranda 232 bin 238 ton oldu</strong></h2>

<p>Haziran ayında tavuk eti üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 oranında arttı. Toplam tavuk eti üretimi 232 bin 238 ton olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-Haziran dönemine bakıldığında ise tavuk eti üretiminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3'lük artış kaydedildi. Böylece yılın ilk altı ayında tavuk eti üretimindeki değişim sınırlı kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tavuk yumurtası üretimi yıllık bazda yüzde 21 arttı</strong></h3>

<p>TÜİK verilerine göre Haziran ayında tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,0 yükseldi. Ay içerisinde toplam 1 milyar 838 milyon 966 bin adet tavuk yumurtası üretildi.</p>

<p>Tavuk yumurtası üretiminde yılın ilk altı ayındaki değişim de yıllık bazda artış yönünde gerçekleşti. Ocak-Haziran döneminde tavuk yumurtası üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,6 arttı.</p>

<h3><strong>Tavuk yumurtası üretimi aylık bazda geriledi</strong></h3>

<p>Tavuk yumurtası üretiminde yıllık artış görülürken aylık verilerde ise düşüş kaydedildi. Bir önceki ay olan Mayıs 2026'da 1 milyar 857 milyon 150 bin adet olarak gerçekleşen tavuk yumurtası üretimi, Haziran ayında yüzde 1,0 azaldı.</p>

<p>Haziran ayındaki üretim miktarı 1 milyar 838 milyon 966 bin adet olarak hesaplandı. Böylece aylık bazda üretimde yaklaşık 18 milyon adetlik düşüş gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Kesilen tavuk sayısı yüzde 14,4 arttı</strong></h3>

<p>Haziran ayında kesilen tavuk sayısında da geçen yılın aynı ayına göre artış görüldü. TÜİK verilerine göre kesilen tavuk sayısı yıllık bazda yüzde 14,4 yükseldi.</p>

<p>Ocak-Haziran döneminde ise kesilen tavuk sayısındaki artış yüzde 1,2 olarak kaydedildi. Böylece yılın ilk altı ayında kesilen tavuk sayısındaki yıllık değişim, Haziran ayındaki yıllık artışın altında kaldı.</p>

<h3><strong>Kümes hayvancılığında yılın ilk altı ayı verileri</strong></h3>

<p>TÜİK'in Haziran 2026 verileri, kümes hayvancılığı üretiminde yılın ilk yarısındaki değişimi de ortaya koydu. Ocak-Haziran döneminde tavuk yumurtası üretimi yüzde 18,6 artarken kesilen tavuk sayısı yüzde 1,2 yükseldi. Aynı dönemde tavuk eti üretimindeki artış ise yüzde 0,3 oldu.</p>

<p>Haziran ayı özelinde ise üç temel göstergede yıllık artış kaydedildi. Tavuk yumurtası üretimi yüzde 21,0, kesilen tavuk sayısı yüzde 14,4 ve tavuk eti üretimi yüzde 14,7 arttı. Aylık bazda açıklanan yumurta üretiminde ise Mayıs ayına göre yüzde 1 oranında azalış gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tavuk-eti-uretimi-artti-haziran-2026da-tavuk-yumurtasi-uretimi-184-milyar-adede-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/tuik-kumes-hayvanciligi-uretimi-verilerini-acikladi-tavuk-eti-ve-yumurta-uretimi-artti.jpg" type="image/jpeg" length="11458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika'da sıcak hava alarmı: Bazı bölgelerde turuncu alarm verilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-sicak-hava-alarmi-bazi-bolgelerde-turuncu-alarm-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-sicak-hava-alarmi-bazi-bolgelerde-turuncu-alarm-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika'da sıcaklıkların yeniden yükselmesi bekleniyor. Ülke genelinde pazar gününe kadar sarı alarm uygulanırken, bazı bölgelerde perşembe günü turuncu alarm devreye girecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika</strong>'da sıcak hava yeniden etkisini artırıyor. Belçika Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü'nün tahminlerine göre, ülkenin iç kesimlerinde sıcaklıkların bugün 30 derecenin üzerine çıkması bekleniyor. Hava sıcaklıklarındaki artış nedeniyle ülkenin tamamında pazar gününe kadar sarı alarm uygulanacak.</p>

<h2><strong>Sıcaklıklar iç kesimlerde 33 dereceye çıkacak</strong></h2>

<p>Meteorolojik tahminlerde bugün ülke genelinde yağış beklenmediği belirtildi. Sıcaklıkların kıyı bölgelerinde 29 dereceye, iç kesimlerde ise 33 dereceye kadar yükselmesi öngörülüyor.</p>

<p>Yüksek sıcaklıkların hafta boyunca etkisini sürdürmesi beklenirken, ülke genelindeki sıcak hava alarmının pazar gününe kadar devam edeceği bildirildi. Yetkililer, sıcaklıkların özellikle iç kesimlerde daha yüksek seviyelere ulaşacağını değerlendiriyor.</p>

<h3><strong>Bazı bölgelerde turuncu alarm uygulanacak</strong></h3>

<p>Belçika'da sıcak hava nedeniyle uygulanan alarm seviyesinde perşembe günü itibarıyla değişikliğe gidilecek. Flaman Bölgesi'nin tamamının yanı sıra Valon Brabant ve Liege'de sarı alarmın bir üst seviyesi olan turuncu alarma geçilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Perşembe günü Belçika'nın birçok bölgesinde <strong>sıcaklıklar</strong>ın 35 dereceye ulaşması bekleniyor. Bu nedenle özellikle söz konusu bölgelerde sıcak hava koşullarına karşı daha yüksek seviyede önlem alınması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Cuma günü de sıcak hava sürecek</strong></h3>

<p><strong>Sıcak hava</strong> dalgasının cuma günü de etkisini koruyacağı tahmin ediliyor. Ülkenin orta kesimlerinde sıcaklıkların 35 derece civarında seyretmesi beklenirken, kıyı bölgeleri ile dağlık kesimlerde sıcaklıkların yaklaşık 30 derece olması öngörülüyor.</p>

<p>Meteoroloji tahminlerinde hafta sonuna doğru sıcaklıkların yüksek seviyelerde kalacağı belirtilirken, sarı sıcak hava alarmının pazar gününe kadar ülke genelinde geçerli olacağı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Yüksek sıcaklıklara karşı uyarılar yapıldı</strong></h3>

<p>Belçika'da sıcaklık alarmı, insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek yüksek sıcaklık koşullarına karşı uygulanan uyarı sistemi kapsamında değerlendiriliyor. Sarı alarm seviyesinde vatandaşların sıcak havanın etkilerine karşı tedbirli olması ve yerel yönetimlerin gerekli hazırlıkları yapması gerekiyor.</p>

<p>Sıcaklığın en yüksek seviyeye ulaştığı saatlerde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması, yeterli miktarda su tüketilmesi ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması tavsiye ediliyor. Özellikle sıcak havanın daha yoğun hissedildiği saatlerde güneş altında uzun süre kalınmaması önem taşıyor.</p>

<p>Belçika'da önümüzdeki günlerde sıcaklıkların yüksek seyretmesi beklenirken, bölgesel alarm seviyelerinin hava koşullarına göre uygulanmaya devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-sicak-hava-alarmi-bazi-bolgelerde-turuncu-alarm-verilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/belcikada-ulke-geneli-sicak-hava-alarmi-verildi.png" type="image/jpeg" length="24411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tam Güneş tutulması bugün mü? 12 Ağustos 2026 tutulması nereden ve saat kaçta izlenecek? Türkiye’den izlenebilecek mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tam-gunes-tutulmasi-12-agustosta-saat-kacta-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tam-gunes-tutulmasi-12-agustosta-saat-kacta-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Ağustos 2026 Çarşamba günü gerçekleşecek tam Güneş tutulması için geri sayım başladı. Yılın en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olacak tutulma, dünyanın belirli bölgelerinde Güneş’in tamamen Ay’ın arkasında kalmasına neden olacak. Grönland, İzlanda, kuzey Rusya ve İspanya’nın bazı bölgeleri tam tutulmaya tanıklık edecek. Peki 2026 Güneş tutulması Türkiye’den görülecek mi, saat kaçta başlayacak? İşte 12 Ağustos Güneş tutulmasına ilişkin merak edilenler…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gökyüzü meraklılarının uzun süredir beklediği <strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması</strong> bugün gerçekleşiyor. Yılın en dikkat çekici astronomi olaylarından biri olan tam Güneş tutulmasında Ay, Dünya ile Güneş arasından geçerek Güneş’in diskini belirli bölgelerde tamamen kapatacak. Tutulmanın tamlık hattı Grönland, İzlanda, kuzey Rusya, İspanya ve Portekiz’in küçük bir bölümünden geçecek. Avrupa'nın geniş bölümünde ve kuzeybatı Afrika'nın bazı kesimlerinde ise parçalı Güneş tutulması görülebilecek.</p>

<p>Türkiye ise tutulmanın görülebileceği bölgenin dışında kalıyor. Bu nedenle <strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması Türkiye’den, Ankara dahil olmak üzere, görülemeyecek.</strong> Türkiye'deki gözlemcilerin tutulmayı doğrudan izleyebilmesi mümkün olmayacak. NASA'nın tutulma haritasında da Türkiye, hem tam hem de parçalı tutulmanın görülebildiği bölgelerin dışında yer alıyor.</p>

<h2><strong>Güneş tutulması bugün mü, saat kaçta?</strong></h2>

<p>Evet. <strong>12 Ağustos 2026 tam Güneş tutulması bugün, 12 Ağustos Çarşamba günü meydana geliyor.</strong> Ancak tutulmanın bütün dünyada aynı saatte görülmesi söz konusu değil. Ay’ın gölgesinin Dünya üzerindeki hareketi nedeniyle başlangıç, maksimum ve tam tutulma zamanları gözlem yapılan konuma göre değişiyor.</p>

<p>NASA'nın yayımladığı kent bazlı verilere göre Reykjavik'te parçalı tutulma yerel saatle <strong>16.47'de</strong> başlayacak ve tam tutulma <strong>17.48'de</strong> başlayarak yaklaşık bir dakika sürecek. León'da parçalı evre <strong>19.32'de</strong> başlayacak, tam tutulma <strong>20.28'de</strong>başlayıp yaklaşık iki dakika devam edecek. Valencia'da ise parçalı tutulmanın başlangıcı <strong>19.38</strong>, tam tutulmanın başlangıcı <strong>20.32</strong> olarak hesaplanıyor.</p>

<p>Dolayısıyla “<strong>Güneş tutulması saat kaçta?</strong>” sorusunun tek bir yerel saatle yanıtlanması mümkün değil. Gözlem yapılacak şehrin yerel saati dikkate alınmalı.</p>

<h3><strong>12 Ağustos Güneş tutulması Türkiye’den görülecek mi?</strong></h3>

<p><strong>Hayır. 12 Ağustos 2026 tam Güneş tutulması Türkiye'den görülemeyecek.</strong></p>

<p>Tutulmanın tamlık hattı Türkiye'ye ulaşmıyor. Ayrıca NASA'nın tutulma görünürlük haritasına göre parçalı tutulmanın görülebildiği geniş alan da Türkiye'yi kapsamıyor. Bu nedenle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Adana ve diğer Türkiye kentlerinden bugün gerçekleşecek tutulmayı gökyüzünde izlemek mümkün olmayacak.</p>

<p>Bu ayrıntı özellikle sosyal medyada ve arama motorlarında dolaşan “Türkiye'den yüzde kaç görülecek?” soruları açısından önem taşıyor. Türkiye için tutulma görünürlüğü bulunmadığından kentlere göre farklı örtülme oranları söz konusu değil.</p>

<p><img alt="güneş tutulması-2" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b2-073b604282b291fc53a8fcd1a406fd6cjpg.webp" width="985" /></p>

<h3><strong>Ankara'dan Güneş tutulması izlenecek mi?</strong></h3>

<p><strong>Ankara'dan 12 Ağustos 2026 Güneş tutulması izlenemeyecek.</strong></p>

<p>Başkent, tamlık hattının oldukça dışında bulunuyor. Dolayısıyla Ankara'da Güneş'in Ay tarafından örtülmesini gösteren bir tutulma evresi yaşanmayacak.</p>

<p>Türkiye'deki gökyüzü meraklıları için tutulmayı takip etmenin en pratik yolu, astronomi kuruluşlarının ve bilim kurumlarının gerçekleştireceği canlı yayınları izlemek olacak. NASA da tutulma günü için özel yayın programı hazırladı. Kurumun açıklamasına göre yayın <strong>ABD Doğu Saati ile 13.15'te</strong> başlayacak; İzlanda'daki tam tutulma 13.45'te, İspanya'daki tam tutulma ise 14.28'de başlayacak.</p>

<h3><strong>Tam Güneş tutulması hangi ülkelerden görülecek?</strong></h3>

<p>NASA'ya göre 12 Ağustos'taki tam tutulmanın görülebileceği ana bölgeler <strong>Grönland, İzlanda, kuzey Rusya, İspanya ve Portekiz'in küçük bir bölümü</strong> olacak. Tamlık hattı dar olduğu için bu ülkelerin tamamında tutulma aynı şekilde görülmeyecek.</p>

<p>Özellikle İspanya, Avrupa ana karasında tam tutulmanın izlenebileceği en önemli ülkelerden biri olacak. Tamlık hattı ülkenin kuzey ve doğu kesimlerinden geçerken Madrid ve Barcelona gibi bazı büyük kentlerde tutulma tam değil, yüksek oranlı parçalı tutulma şeklinde gerçekleşecek.</p>

<p>NASA'nın kent bazlı hesaplamaları, Barcelona ve Madrid'de Güneş'in yaklaşık <strong>yüzde 99'unun</strong> Ay tarafından örtüleceğini gösteriyor. Buna karşın León, Zaragoza ve Valencia gibi tamlık hattına daha yakın veya hattın üzerinde bulunan bazı bölgelerde kısa süreli tam tutulma yaşanacak.</p>

<h3><strong>Reykjavik'te Güneş tutulması saat kaçta?</strong></h3>

<p>İzlanda'nın başkenti Reykjavik, 12 Ağustos tutulmasının tam olarak izlenebileceği önemli şehirlerden biri.</p>

<p>NASA verilerine göre Reykjavik'te:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Parçalı tutulma <strong>16.47'de</strong> başlayacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tam tutulma <strong>17.48'de</strong> başlayacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tam tutulma yaklaşık <strong>1 dakika</strong> sürecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Parçalı tutulma <strong>18.47'de</strong> sona erecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Timeanddate verileri de Reykjavik'teki maksimum tutulmayı <strong>17.48</strong> olarak gösteriyor.</p>

<p>Dolayısıyla İzlanda'da bulunan gözlemciler, parçalı evreden sonra kısa süreliğine Ay'ın Güneş'i tamamen kapattığı tamlık aşamasını görebilecek.</p>

<p><img alt="Tam Güneş tutulması öncesi İspanya’da yangın alarmı: Türkiye’den izlenemeyecek" class="detail-photo img-fluid" height="1446" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-11-151525.png" width="2438" /></p>

<h3><strong>İspanya'da Güneş tutulması saat kaçta?</strong></h3>

<p>İspanya'daki tutulma, Türkiye'deki arama trafiği açısından da dikkat çekiyor. Çünkü tamlık hattı ülkenin kuzey ve doğu kesimlerinden geçiyor.</p>

<p>NASA'nın verilerine göre León'da parçalı tutulma <strong>19.32'de</strong> başlayacak. Tam tutulma <strong>20.28'de</strong> başlayacak ve <strong>20.30'da </strong>sona erecek. Böylece kentte yaklaşık iki dakika süren tamlık yaşanacak.</p>

<p>Valencia'da ise parçalı tutulma <strong>19.38'de</strong> başlayacak. Tam tutulma <strong>20.32'de</strong> başlayacak ve <strong>20.33'te</strong> sona erecek. NASA'nın verilerine göre Valencia'daki tamlık süresi yaklaşık bir dakika olacak.</p>

<p>Madrid ise tamlık hattının dışında bulunuyor. Buna rağmen kentte Güneş'in yaklaşık yüzde 99'u Ay tarafından örtülecek. Parçalı tutulmanın <strong>19.36'da</strong> başlaması, maksimum örtülmenin ise yaklaşık <strong>20.32'de</strong> gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Avrupa'nın diğer kentlerinde tutulma nasıl görülecek?</strong></h3>

<p>12 Ağustos'taki olay yalnızca tamlık hattıyla sınırlı değil. Avrupa'nın geniş bölümünde parçalı Güneş tutulması meydana gelecek.</p>

<p>NASA'nın kent bazlı verilerine göre Güneş'in Ay tarafından örtülme oranı bazı şehirlerde oldukça yüksek seviyelere ulaşacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barcelona:</strong> yaklaşık yüzde 99</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Madrid:</strong> yaklaşık yüzde 99</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Lizbon:</strong> yaklaşık yüzde 95</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Paris:</strong> yaklaşık yüzde 92</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Milano:</strong> yaklaşık yüzde 92</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Londra:</strong> yaklaşık yüzde 91</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Berlin:</strong> yaklaşık yüzde 85</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Stockholm:</strong> yaklaşık yüzde 81</p>
 </li>
</ul>

<p>Kuzeybatı Afrika'da da yüksek oranlı parçalı tutulma görülecek. Cezayir'de Güneş'in yaklaşık yüzde 96'sının, Kazablanka'da ise yaklaşık yüzde 87'sinin örtülmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu oranlar, tutulmanın her yerde aynı biçimde görünmeyeceğini gösteriyor. Tam tutulma hattından uzaklaşıldıkça Güneş'in Ay tarafından örtülen bölümü azalıyor.</p>

<h3><strong>Güneş tutulması nasıl oluşuyor?</strong></h3>

<p>Güneş tutulması, Ay'ın Dünya ile Güneş arasına girmesi ve Güneş ışığının belirli bölgelerde Ay tarafından engellenmesiyle meydana geliyor.</p>

<p>Ay'ın Dünya'ya düşen gölgesinin merkezinde bulunan dar bölgede Güneş tamamen örtülüyor ve <strong>tam Güneş tutulması </strong>meydana geliyor. Gölgenin dış kısmında kalan bölgelerde ise Güneş'in yalnızca bir bölümü kapanıyor ve <strong>parçalı Güneş tutulması</strong> izleniyor. NASA, Ay'ın tam gölgesinin Dünya üzerinde yaklaşık 480 kilometre genişliğe ulaşabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Tam tutulma sırasında Ay'ın Güneş'in parlak yüzünü tamamen kapattığı kısa süre içerisinde Güneş'in dış atmosferi olan korona çıplak gözle görülebiliyor. Ancak bu yalnızca tamlık aşaması için geçerli.</p>

<p><img alt="Türkiye'den de görülecek: 100 yılda bir yaşanan güneş tutulması için tarih verildi" class="detail-photo img-fluid" height="375" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/gunes-tutulmasi.webp" width="660" /></p>

<h3><strong>Güneş tutulması güvenli şekilde nasıl izlenir?</strong></h3>

<p>Türkiye'den tutulma görülmeyecek olsa da farklı ülkelerdeki gözlem görüntülerini takip edecek kişilerin Güneş'e bakma konusunda dikkatli olması gerekiyor.</p>

<p>NASA'ya göre parçalı tutulmanın herhangi bir aşamasında Güneş'e uygun göz koruması olmadan doğrudan bakmak güvenli değil. Normal güneş gözlükleri, Güneş'in tutulmasını izlemek için yeterli koruma sağlamıyor. Gözlem sırasında güvenli Güneş gözlükleri veya uygun güneş filtreleri kullanılmalı.</p>

<p>Teleskop, dürbün ya da kamera gibi optik cihazlarla Güneş'e bakılacaksa cihazın ön kısmında buna uygun özel bir güneş filtresi bulunması gerekiyor. Uygun filtre olmadan optik cihazlarla Güneş'e bakmak gözlerde ciddi ve kalıcı hasara neden olabilir.</p>

<p>Dolaylı gözlem yöntemlerinden biri olan iğne deliği projektörü de tutulmanın parçalı evrelerini güvenli şekilde takip etmek için kullanılabilecek yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması neden önemli?</strong></h3>

<p>12 Ağustos 2026 tutulması, 2024'te Kuzey Amerika'da görülen tam tutulmanın ardından Dünya'da gerçekleşen ilk tam Güneş tutulması olması nedeniyle de dikkat çekiyor. Timeanddate, bu olayın Dünya'daki son tam tutulmadan yaklaşık 28 ay sonra gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Ayrıca 1999'dan bu yana ana kara Avrupa'sında görülebilen ilk tam Güneş tutulması olacak.</p>

<p>Bilim insanları için tam tutulmalar, Güneş'in koronasını ve tutulma sırasında Dünya atmosferinde meydana gelen değişimleri incelemek açısından önemli gözlem fırsatları sunuyor. NASA'nın desteklediği ekipler de İzlanda ve İspanya'da tutulma öncesi, sırası ve sonrasında çeşitli bilimsel çalışmalar gerçekleştirecek.</p>

<p>Türkiye açısından ise bugünkü gök olayı doğrudan gözlemlenemeyecek. Buna rağmen <strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması</strong>, özellikle İspanya ve İzlanda'daki tamlık görüntüleriyle dünya genelinde milyonlarca kişinin takip edeceği önemli bir astronomi olayı olacak.</p>

<p><img alt="Ağustos Ayında güneş tutulmasından Perseid meteor yağmuruna pek çok gökyüzü olayı yaşanacak-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-47f821581831b1a6571b5fec62c77d8a.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması kısa bilgiler</strong></h3>

<p><strong>Tarih:</strong> 12 Ağustos 2026 Çarşamba</p>

<p><strong>Tutulma türü:</strong> Tam Güneş tutulması</p>

<p><strong>Türkiye'den görünür mü?:</strong> Hayır</p>

<p><strong>Tam tutulmanın görüleceği başlıca bölgeler:</strong> Grönland, İzlanda, kuzey Rusya, İspanya ve Portekiz'in küçük bir bölümü</p>

<p><strong>Reykjavik:</strong> Tam tutulma 17.48-17.49 civarında</p>

<p><strong>León:</strong> Tam tutulma yaklaşık 20.28-20.30</p>

<p><strong>Valencia:</strong> Tam tutulma yaklaşık 20.32-20.33</p>

<p><strong>Madrid:</strong> Yaklaşık yüzde 99 örtülme</p>

<p><strong>Barcelona:</strong> Yaklaşık yüzde 99 örtülme</p>

<p><strong>Güvenli gözlem:</strong> Uygun Güneş gözlüğü veya özel güneş filtresi</p>

<p><strong>Normal güneş gözlüğü:</strong> Yeterli değil</p>

<p><strong>NASA canlı yayını:</strong> NASA'nın yayın programı ABD Doğu Saati ile 13.15'te başlayacak.</p>

<p><strong>Not:</strong> Tutulma saatleri gözlem yapılan konuma göre değişiyor. Bu nedenle “Güneş tutulması saat kaçta?” sorusunun yanıtı için mutlaka izlenecek şehir dikkate alınmalı. Türkiye'de ise tutulma görünür olmadığı için Ankara ve diğer kentler için yerel bir tutulma saati bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tam-gunes-tutulmasi-12-agustosta-saat-kacta-baslayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/gunes-tutulmasi.jpeg" type="image/jpeg" length="38666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 Ağustos meteor yağmuru saat kaçta görülecek? Perseidler Türkiye’den izlenebilecek mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/12-agustos-meteor-yagmuru-saat-kacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/12-agustos-meteor-yagmuru-saat-kacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Perseid meteor yağmuru 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece en yoğun dönemlerinden birine ulaşacak. Peki 12 Ağustos meteor yağmuru saat kaçta izlenmeli, Türkiye’den görülecek mi ve 2026 Perseid meteor yağmurunu takip etmek için nasıl bir gözlem noktası seçilmeli? Uluslararası Meteor Organizasyonu verilerine göre ana maksimum 13 Ağustos sabahı Türkiye saatiyle yaklaşık 05.00-07.00 arasında gerçekleşecek. Yeniay nedeniyle bu yıl gökyüzündeki Ay ışığı da meteorların görülmesini zorlaştırmayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gökyüzünü takip edenler için ağustos ayının en dikkat çekici gecelerinden biri geldi. <strong>Perseid meteor yağmuru</strong>, 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece 2026 yılındaki ana maksimumuna ulaşacak. Meteor yağmurunun etkinlik dönemi 17 Temmuz-24 Ağustos arasında devam ederken, en yüksek aktivite 12-13 Ağustos gecesinde bekleniyor.</p>

<p>Bu yılki <strong>meteor yağmuru 2026</strong> açısından özellikle dikkat çekici bir ayrıntı ise Ay’ın durumuyla ilgili. Uluslararası Meteor Organizasyonu verilerine göre 12 Ağustos’ta Ay yeniay evresinde olacak. NASA da 12-13 Ağustos gecesindeki Perseidler için Ay ışığının olmamasının gözlem koşullarını önemli ölçüde iyileştireceğini belirtiyor.</p>

<h2><strong>Perseid meteor yağmuru ne zaman zirve yapacak?</strong></h2>

<p>Perseidlerin etkinliği birkaç saatle sınırlı değil. Dünya, Swift-Tuttle kuyruklu yıldızının bıraktığı parçacıkların bulunduğu bölgeden geçerken günler boyunca meteorlar gözlemlenebiliyor. Ancak meteor sayısının en yüksek seviyeye ulaştığı dönem kısa bir zaman aralığı oluşturuyor.</p>

<p>Uluslararası Meteor Organizasyonu'nun 2026 meteor yağmuru takviminde ana maksimum <strong>13 Ağustos 02.00-04.00 UTC </strong>olarak veriliyor. Türkiye'nin yaz saati uygulamasındaki UTC+3 saat farkı dikkate alındığında bu zaman aralığı <strong>13 Ağustos 05.00-07.00</strong> arasına karşılık geliyor. Kuruluş ayrıca maksimumun geniş bir zaman aralığına yayılabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bu nedenle “<strong>12 Ağustos meteor yağmuru saat kaçta</strong>?” sorusuna tek bir saat vermek yerine, 12 Ağustos gecesi gece yarısından sonra başlayıp 13 Ağustos sabahına kadar süren dönemi değerlendirmek daha doğru olur.</p>

<p>Özellikle sabaha karşı saatler, meteor yağmurunun yüksek aktivitesi nedeniyle öne çıkıyor. Dolayısıyla gökyüzünü izlemek isteyenlerin yalnızca 12 Ağustos akşamının erken saatlerine odaklanmaması gerekiyor.</p>

<p><img alt="meteor yağmuru" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-8861fbbc6eb3b50f12c07ad80e773a0ejpg.webp" width="864" /></p>

<h2><strong>Türkiye'den Perseid meteor yağmurunu görmek mümkün mü?</strong></h2>

<p>Evet. Perseid meteor yağmuru Kuzey Yarımküre'den gözlenebilen önemli meteor yağmurlarından biri ve Türkiye de uygun gözlem koşullarına sahip bölgeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Ancak meteorların görülebilmesi yalnızca takvimdeki zirve saatine bağlı değil. Havanın açık olması, bulunduğunuz noktadaki ışık kirliliğinin düşük olması ve mümkün olduğunca geniş bir gökyüzü görüşünün bulunması gözlem kalitesini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Özellikle şehir merkezlerindeki yoğun aydınlatma, daha sönük meteorların fark edilmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle kent merkezinden uzaklaşmak, kırsal alanlara veya yapay ışığın daha az olduğu yüksek bölgelere gitmek gözlem şansını artırabilir.</p>

<p>Türkiye'de Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Kayseri, Konya, Van veya Erzurum gibi farklı bölgelerden gözlem yapılabilmesi mümkün olsa da belirli bir şehir için “kesin olarak şu kadar meteor görülecek” demek doğru değil. Görülebilecek meteor sayısı konum, hava koşulları ve ışık kirliliğinin yanı sıra gözlemcinin görüş alanına da bağlı.</p>

<h3><strong>2026 Perseid meteor yağmuru neden daha dikkat çekici?</strong></h3>

<p>2026 yılındaki Perseid gözlemlerinin en önemli avantajlarından biri Ay ışığının olmaması. NASA, 12-13 Ağustos gecesinde gerçekleşecek Perseid maksimumunun yeniay ile aynı döneme denk gelmesinin geniş bir bölgede iyi gözlem koşulları sağlayacağını belirtiyor.</p>

<p>Ay'ın parlaklığı, özellikle meteor yağmurlarında daha sönük ışık izlerinin seçilmesini güçlendirebiliyor. Yeniay döneminde ise gökyüzü daha karanlık kalıyor. Böylece çıplak gözle fark edilebilecek meteorların sayısı artabiliyor.</p>

<p>Bu durum, 2026 Perseid meteor yağmurunu gözlemlemek isteyenler açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Ancak bu, gökyüzünde her dakika onlarca meteor görüleceği anlamına gelmiyor. Meteor yağmurlarında aktivite sürekli aynı düzeyde seyretmiyor ve teorik maksimum değerler ile gerçek gözlem koşullarında görülen meteor sayısı birbirinden farklı olabiliyor.</p>

<p><img alt="meteor yağmuru-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/69049c0d8358e53f5c0acdd369cb58c7jpg.webp" width="1920" /></p>

<h3><strong>Saatte kaç meteor görülebilecek?</strong></h3>

<p>Perseidler için sıklıkla verilen saatte 100 meteor değeri, ideal koşullar üzerinden hesaplanan <strong>Zenithal Saatlik Oran</strong>, yani ZHR değeridir. Uluslararası Meteor Organizasyonu 2026 için Perseidlerin ZHR değerini 100 olarak veriyor. Ancak bu sayı, tek bir gözlemcinin gökyüzüne bakarken kesin olarak saatte 100 meteor göreceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kuruluşun verilerine göre kırsal bölgelerde maksimum döneminde normal gözlem koşullarında yaklaşık <strong>50-75 Perseid meteorunun saatte görülebilmesi</strong> mümkün olabiliyor. Başka bir 2026 takvim kaydında ise kırsal koşullar için 30-50 meteor/saat aralığı veriliyor. Bu farklılık, gözlem koşullarının ve kullanılan hesaplama yaklaşımının sonucu.</p>

<p>Bu nedenle haberlerde yer alan “saatte 100 meteor” ifadesinin ideal koşullara ilişkin teorik bir üst değer olarak değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Perseid meteor yağmurunu izlemek için teleskop gerekiyor mu?</strong></h3>

<p>Hayır. Perseid meteor yağmurunu izlemek için teleskop veya dürbün şart değil. Hatta meteorlar gökyüzünün geniş bir bölümünde ortaya çıkabildiği için çıplak gözle geniş bir görüş alanını takip etmek çoğu durumda daha kullanışlı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözlem yapmak isteyenlerin öncelikle şehir ışıklarından mümkün olduğunca uzak bir noktaya geçmesi gerekiyor. Ardından gözlerin karanlığa alışması için bir süre beklemek, daha sönük meteorların fark edilmesini kolaylaştırabilir.</p>

<p>Telefon ekranı ve güçlü ışık kaynakları da karanlığa alışan gözlerin yeniden parlaklığa maruz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle gözlem sırasında ekran kullanımını mümkün olduğunca azaltmak faydalı.</p>

<p>NASA'nın 2026 gökyüzü olayları takviminde de Perseidler için teleskop gerekmeyeceği ve özellikle yeniay nedeniyle gözlem şartlarının iyi olacağı vurgulanıyor.</p>

<h3><strong>En iyi gözlem için nelere dikkat edilmeli?</strong></h3>

<p><strong>Perseid meteor yağmurunu</strong> daha iyi takip etmek isteyenlerin şu koşullara dikkat etmesi öneriliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Şehir ışıklarından uzak, karanlık bir gözlem noktası seçilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gökyüzünün mümkün olduğunca geniş bir bölümü açık olmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hava durumunun bulutsuz ve görüş koşullarının uygun olması beklenmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gözlerin karanlığa uyum sağlaması için gözleme başlamadan önce bir süre beklenmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Telefon, el feneri ve diğer parlak ışık kaynaklarının kullanımı sınırlandırılmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Teleskop veya dürbün zorunlu değil; çıplak gözle geniş bir gökyüzü alanı takip edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gözlem için özellikle gece yarısından sonraki saatler ve şafak öncesi dönem değerlendirilmeli.</p>
 </li>
</ul>

<p>Meteorları görebilmek için belirli bir noktaya kilitlenmek de gerekmiyor. Perseidlerin kaynağı olan parçacıkların gökyüzündeki görünür çıkış noktası Perseus takımyıldızı yönünde bulunuyor ancak meteorlar gökyüzünün farklı bölgelerinde görülebiliyor.</p>

<p><img alt="meteor yağmuru" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-14a521650700c900b612b6a6d74b36bajpg.webp" width="1120" /></p>

<h3><strong>Perseidler nasıl oluşuyor?</strong></h3>

<p>Perseid meteor yağmuru, <strong>109P/Swift-Tuttle kuyruklu yıldızı</strong> ile bağlantılı. Kuyruklu yıldızın Güneş çevresindeki yolculukları sırasında bıraktığı parçacıklar uzayda bir enkaz akışı oluşturuyor.</p>

<p>Dünya'nın yörüngesi bu parçacıkların bulunduğu bölgeden geçtiğinde küçük parçalar yüksek hızla atmosfere giriyor. Atmosferle etkileşime giren parçacıkların oluşturduğu parlak ışık izleri, Dünya'dan meteor olarak görülüyor.</p>

<p>Perseidlerin adı da meteorların gökyüzünde Perseus takımyıldızı yönünden geliyormuş gibi görünmesinden kaynaklanıyor. Uluslararası Meteor Organizasyonu, meteor yağmurunun parçacıklarının Swift-Tuttle kuyruklu yıldızından geldiğini ve meteorların atmosfere yaklaşık <strong>59 kilometre/saniye</strong> hızla girdiğini belirtiyor.</p>

<p>Dolayısıyla halk arasında “yıldız kayması” olarak adlandırılan görüntüler aslında yıldızların hareket etmesiyle ilgili değil. Atmosfere giren meteoroid parçacıklarının oluşturduğu ışık izleri bu görüntünün ortaya çıkmasını sağlıyor.</p>

<h3><strong>Perseid meteor yağmuru ne zamana kadar sürecek?</strong></h3>

<p>2026 Perseid meteor yağmurunun etkinlik dönemi <strong>17 Temmuz-24 Ağustos</strong> tarihleri arasında. Ancak bu tarihler boyunca her gece aynı yoğunlukta meteor görülmesi beklenmiyor. En yüksek aktivite 12-13 Ağustos gecesinde gerçekleşiyor.</p>

<p>Bu nedenle zirve gecesini kaçıranlar da sonraki günlerde meteor görme şansına sahip olabilir. Fakat meteor sayısının maksimuma yakın olduğu dönemi değerlendirmek isteyenler için 12 Ağustos gecesi ile 13 Ağustos sabahı arasındaki saatler öne çıkıyor.</p>

<p>Özetle, <strong>meteor yağmuru 2026</strong> takviminde Perseidler için en önemli gece 12 Ağustos'u 13 Ağustos'a bağlayan gece. Türkiye'deki gözlemciler için özellikle gece yarısından sonraki saatlerden şafak öncesine kadar olan dönem değerlendirilebilir. Ana maksimumun Türkiye saatiyle yaklaşık <strong>05.00-07.00</strong> aralığına denk gelmesi beklenirken, meteor aktivitesinin daha geniş bir zaman dilimine yayıldığı unutulmamalı.</p>

<p>Bu yıl yeniayın da aynı döneme denk gelmesi, Ay ışığının gökyüzünü aydınlatmaması açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Hava açık ve ışık kirliliği düşük olduğunda, 12-13 Ağustos gecesi <strong>Perseid meteor yağmurunu</strong> çıplak gözle izlemek için yılın en elverişli gecelerinden biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/12-agustos-meteor-yagmuru-saat-kacta</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-a20d8145244ed33524d930cbb1bfa4ebjpg.webp" type="image/jpeg" length="84950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="21681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="42060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="44052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="26074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="64142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="31280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="77275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="29706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="14862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="20144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="45105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="52633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="28826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="12089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="62042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="36831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="83892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="10581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="41795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="15200"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
