<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 14:34:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 24 şüpheli hakkında işlem başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-24-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-24-supheli-hakkinda-islem-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli merkezli İstanbul, Zonguldak, Niğde, Eskişehir, Rize ve Trabzon'da gerçekleştirilen yasa dışı bahis operasyonlarında 24 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. İncelemelerde şüphelilerin hesaplarında 2 milyar 155 milyon liralık para hareketliliği bulunduğu belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kırklareli</strong> merkezli 7 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis <strong>operasyon</strong>larında 24 şüpheli hakkında adli işlem süreci başlatıldı. Şüphelilerin hesaplarında toplam 2 milyar 155 milyon liralık para hareketliliği bulunduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>Operasyonlar 7 ilde gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.</p>

<p>Kırklareli merkezli çalışmanın <strong>İstanbul</strong>, <strong>Zonguldak</strong>, <strong>Niğde</strong>, <strong>Eskişehir</strong>, <strong>Rize</strong> ve <strong>Trabzon</strong>'u da kapsamasıyla toplam 7 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda yakalanan şüphelilerle ilgili incelemelerde hesap hareketlerine ilişkin dikkat çekici para trafiği ortaya çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Şüphelilerin yasa dışı bahis oynattığı belirlendi</strong></h3>

<p>Yapılan tespitlerde şüphelilerin internet siteleri aracılığıyla yasa dışı bahis oynattıkları değerlendirildi. <strong>Şüpheli</strong>lerin ayrıca yasa dışı faaliyetlerden sağlanan paranın farklı noktalara aktarılmasına aracılık ettikleri ortaya konuldu.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin hesaplarında 2 milyar 155 milyon lira tutarında para hareketliliği bulunduğu tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mücadele kararlılıkla sürdürülecek</strong></h3>

<p>Yetkililer, vatandaşların huzurunu, güvenliğini ve emeğini hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, güvenlik güçlerinin kararlı çalışmaları ile vatandaşların desteği sayesinde suç ve suçlulara yönelik mücadelenin devam edeceği ifade edildi. Operasyonda görev alan <strong>Jandarma</strong> personeli, ilgili daire başkanlıkları, <strong>MASAK</strong>, <strong>Cumhuriyet Başsavcılıkları </strong>ve çalışmaya katkı sunanlar tebrik edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kırklareli merkezli 7 ilde “Yasa Dışı Bahis” suçuna yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda, hesaplarında 2 milyar 155 milyon TL para hareketliliği bulunan 24 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire… <a href="https://t.co/JbEsMOLuls" rel="nofollow">pic.twitter.com/JbEsMOLuls</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2103077208419967071?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-24-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="80164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Barosu’nun kadın başkan adayı Çağlayan’dan Cemiyet’e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-barosunun-kadin-baskan-adayi-caglayandan-cemiyete-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-barosunun-kadin-baskan-adayi-caglayandan-cemiyete-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Barosu Genel Sekreteri ve 11 Ekim’de yapılacak Genel Kurul’da başkan adayı olan Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek Başkan Nazmi Bilgin ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye’nin gündemi, basın ve ifade özgürlüğü ile hukuk alanındaki güncel gelişmeler ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Barosu Genel Sekreteri Elçin Özge Şimşek Çağlayan ile Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Kemal Binici Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Vekili Ayhan Aydemir ve Cemiyet Avukatı Gökhan Tekşen tarafından karşılanan Çağlayan, Ankara Barosu’nun 10-11 Ekim’de yapılacak genel kurulda, Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun başkan adayı. Çağlayan 10 Haziran’da yapılan ön seçimde grubun başkan adayı olarak belirlenmişti.</p>

<h2><strong>“Böyle güzel bir yer olduğunu bilsem daha önce de gelirdim”</strong></h2>

<p>Görüşmede Cemiyet’e ilk kez geldiğini belirten Elçin Özge Şimşek Çağlayan, “Bu kadar güzel bir yer olduğunu bilseydim daha önce de gelirdim” dedi. Başkan Nazmi Bilgin, 1983 yılında satın aldıkları Cemiyet binasını tanıttı. 24 Saat Gazetesi, Basın Evi, konferans salonu ve stüdyonun yanı sıra Cemiyet'in faaliyetlerine değinerek Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü projelerden, işsiz gazetecilere ve diğer meslek örgütlerine yönelik desteklerinden de söz eden Bilgin, işsiz gazetecilerin giderek arttığını, 60 civarındaki iletişim fakültesinden mezun olan gazetecilerin işsiz kaldığını anlattı.</p>

<p><img alt="Baro Cemiyet Ziyaret3" class="detail-photo img-fluid" height="877" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baro-cemiyet-ziyaret3.jpg" width="1424" /></p>

<h3><strong>“İlk kez ön seçimden bir kadın aday çıktı”</strong></h3>

<p>Elçin Özge Şimşek Çağlayan da baronun yaklaşan seçimlerine atıf yaparak, Ankara Barosu seçimleri için üç adayın bulunduğunu, kendisinin ön seçimden çıkarak aday olduğunu ve daha önce ön seçimden kadın adayın çıkmadığını söyledi. Her açıdan zor bir dönem yaşandığını, cezaevlerinde kimi ziyaret edeceklerini şaşırdıklarını dile getiren Çağlayan, en son Gazeteci Lale Özarslan’ı Sincan Cezaevi’nde ziyaret ettikleri bilgisini verdi.</p>

<h3><strong>Merdan Yanardağ’ı ziyaret izni verilmiyor</strong></h3>

<p>Gazeteci Merdan Yanardağ’ı Cemiyet olarak bir kez ziyaret ettiklerini, ancak sonradan bir daha ziyaret izni verilmediğini belirten Bilgin, daha önce gazetecileri cezaevinde dört yıl hiç ara vermeden ziyaret ettiğini hatırlattı. Gökhan Tekşen de önceki Adalet Bakanı zamanında Yanardağ’ı ziyaret için bir kez izin verildiğini, ama şimdi başvurularının hep reddedildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Baro Cemiyet Ziyaret2" class="detail-photo img-fluid" height="1340" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baro-cemiyet-ziyaret2.jpg" width="877" /></p>

<p>Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Ankara Barosu’nun en büyük sıkıntılarından birinin “görünürlük” olduğunu belirterek, “Kurum olarak medyada görünür olmaya ihtiyacımız var” sözleriyle destek istedi. Bilgin de bu konuda her türlü desteğe hazır olduklarını ifade etti.</p>

<p>Karşılıklı iki kurumun ortak nasıl çalışmalar yapılabileceğinin konuşulduğu ziyarette Bilgin, “Bizim de sizin desteğinize ihtiyacımız var medya olarak. Ortak çalışmaya, birbirimizi desteklemeye ihtiyacımız var” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretin ardından Gökhan Tekşen, Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve Kemal Bilici’ye Gazeteciler Cemiyeti’ni ve Basın Evi’ni gezdirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-barosunun-kadin-baskan-adayi-caglayandan-cemiyete-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baro-cemiyet-ziyaret1.jpg" type="image/jpeg" length="57942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Tabip Odası'ndan Sağlık Bakanlığı'na REDES ve MEDULA uyarısı: "Mesleki özerklik yok ediliyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-saglik-bakanligina-redes-ve-medula-uyarisi-mesleki-ozerklik-yok-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-saglik-bakanligina-redes-ve-medula-uyarisi-mesleki-ozerklik-yok-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı'nın yapay zekâ destekli REDES denetimi ve MEDULA fatura onay dayatmasına tepki gösterdi. Yazdıkları reçeteler ve hastaların tercih ettiği eczaneler nedeniyle hekimlerden savunma istenmesinin meslek onurunu zedelediğini vurgulayan ATO, hekimlerin asli görevinin fatura denetlemek olmadığını belirterek uygulamaların durdurulmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konan Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) ve 1 Eylül 2026 itibarıyla eğitim ve araştırma hastanelerine de teşmil edilen MEDULA fatura onay zorunluluğuna ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Hekimlik mesleğinin özerkliğini zedeleyen, hekimleri potansiyel dolandırıcı muamelesine maruz bırakan ve hastaların sağlık hizmeti alma süresini kısıtlayan idari dayatmalara derhal son verilmesi çağrısında bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ATO, hekimlerden son aylarda çığ gibi büyüyen şikayetler aldıklarını belirterek, sağlık yönetiminde bürokratik ve yapay zekâ temelli denetimlerin tıbbi deontoloji ve anayasal çalışma barışıyla açıkça çeliştiğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>"Yapay zekâ verisiyle savunma istenmesi hekim onuruna saldırıdır"</strong></h3>

<p>Bakanlığın 29 Kasım 2024 tarihli oluruyla devreye aldığı ve yapay zekâ taramalarıyla yolsuzluğu önleme savı taşıyan REDES uygulamasının hekimleri rencide eden bir sürece dönüştüğü vurgulandı. Sistem tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda, belli bir tutarın üzerindeki reçeteleri yazan hekimlerin hastane başhekimliklerince yazılı ve sözlü savunmaya çağrıldığı bildirildi.</p>

<p>Reçetelerin hangi eczaneden karşılandığı üzerinden hekimlere adeta suçlu muamelesi yapıldığını aktaran Tabip Odası, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hekimlere reçetenizdeki 'İlaçlar neden X eczanesinden alındı?' gibi eczaneyle gayrimeşru ticari ilişki iması içeren sorular yöneltilmektedir. Oysa hekimler reçeteyi yazıp numarasını verdikten sonra ilacın hangi eczaneden temin edileceği tamamen hastanın tasarrufundadır. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi hekime, tedavisini vicdani ve mesleki kanaatine göre serbestçe seçme hakkı tanır. Veri madenciliği algoritmaları üzerinden hekimleri sorguya çekmek hekimliğe doğrudan bir saldırı ve açık bir mobbingtir. Bu yaklaşım, Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesi ve Anayasa'nın 49. maddesindeki çalışma barışının korunması ilkesiyle çelişmektedir."</i></p>
</blockquote>

<p>Açıklamada, bu soruşturma baskısının hekimleri çekinik kalmaya zorlayacağı, sorumluluk almaktan kaçınan hekim pratiğinin doğrudan hastaların güncel ve hayati tedavilere erişimini aksatacağı vurgulanarak, REDES raporlarıyla savunma alınması uygulamasından derhal vazgeçilmesi istendi.</p>

<h3><strong>"İdari görevler hekimin sırtına yüklenemez"</strong></h3>

<p>Açıklamada gündeme taşınan ikinci kriz başlığı ise SGK faturalandırma ve dönem sonlandırma işlemleri kapsamında hekimlere getirilen MEDULA üzerinden şahsi e-imza ile fatura onaylama zorunluluğu oldu. 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerini de kapsayacak biçimde genişletilen uygulamanın hekimlerin yasal görev tanımı dışında olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Muayene, reçete ve ameliyat süreçlerine ait yüzlerce idari ve mali veriyi denetlemenin hekimlerin değil, idari hizmetler sınıfındaki uzman personelin görevi olduğuna işaret eden ATO Yönetim Kurulu, uygulamanın getireceği hukuki açmazları şöyle sıraladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hatalı ya da gerçeğe aykırı bir mali çıktıda hekim doğrudan idari, hukuki ve cezai sorumluluk altına itilmektedir. Hekimlerin yoğun poliklinik ve ameliyat temposu içerisinde bu yüzlerce veriyi tek tek inceleyecek bir zamanı bulunmamaktadır. İdarelerin 'veriyi sorgulamadan hızla onaylayın' yönündeki sözel talimatları hekimleri büyük bir risk havuzuna atmaktadır. Hekimin vaktini idari fatura onaylarıyla çalmak, doğrudan halkın sağlık hizmetine erişim süresinden çalmaktır."</i></p>
</blockquote>

<p>Ankara Tabip Odası, hekimleri hem yasal risklerle hem de yoğun angaryayla karşı karşıya bırakan MEDULA fatura onay mecburiyetinin gecikmeksizin iptal edilmesini, söz konusu denetimlerin hastane yönetimleri ile teknik personel tarafından yürütülmesini talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-saglik-bakanligina-redes-ve-medula-uyarisi-mesleki-ozerklik-yok-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260924-w-a0010.jpg" type="image/jpeg" length="71874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı operasyonu: 8 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-gocmen-kacakciligi-operasyonu-8-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-gocmen-kacakciligi-operasyonu-8-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 109 düzensiz göçmen tespit edildi. 10 şüpheliden 8'i tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çanakkale</strong>'de göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda 109 düzensiz göçmen tespit edilirken, olaylarla bağlantılı 10 şüpheli adli sürece dahil edildi. <strong>Şüpheli</strong>lerden 8'i tutuklanırken, 2 kişi hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verildi.</p>

<h2><strong>Emniyetin çalışmalarında 81 düzensiz göçmen tespit edildi</strong></h2>

<p><strong>İl Emniyet Müdürlüğü</strong> ekipleri, il genelinde göçmen kaçakçılığının önüne geçmek amacıyla 13-20 Eylül döneminde çalışmalar yürüttü. Farklı ülkelerin vatandaşlarından oluşan 81 <strong>düzensiz göçmen</strong>, bu çalışmalar sırasında ekiplerin kontrolüne girdi.</p>

<h3><strong>Küçükkuyu'daki operasyonda 28 göçmen belirlendi</strong></h3>

<p><strong>Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı</strong> ekipleri de 18 Eylül'de Küçükkuyu beldesinde bir <strong>operasyon</strong> gerçekleştirdi. Çalışmada 28 düzensiz göçmen tespit edilerek işlemleri başlatıldı.</p>

<p>Göçmen kaçakçılığıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla yakalanan 10 şüphelinin emniyetteki süreçleri tamamlandı. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden 8'i hakimlik kararıyla cezaevine gönderilirken, 2 şüpheli adli kontrol hükümleri kapsamında serbest kaldı.</p>

<h3><strong>Araç ve çeşitli ekipmanlara el konuldu</strong></h3>

<p>Operasyonların ardından 5 araç ile 25 can yeleği, 22 can simidi ve 5 hava pompası muhafaza altına alındı. Çalışmalarda ayrıca 61 bin 850 lira ve 400 dolar bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İdari işlemleri tamamlanan düzensiz göçmenler, Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (<strong>GÖKSEM</strong>) gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-gocmen-kacakciligi-operasyonu-8-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/canakkalede-bir-haftada-109-duzensiz-gocmen-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="34956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin'den Ukrayna açıklaması: “Geçici ateşkes yerine barışa ulaşmak lazım”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-ukrayna-aciklamasi-gecici-ateskes-yerine-barisa-ulasmak-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-ukrayna-aciklamasi-gecici-ateskes-yerine-barisa-ulasmak-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna krizine ilişkin Rusya'nın barışçıl çözüm sürecine açık olduğunu belirterek, geçici ateşkes yerine kalıcı bir barışa ulaşılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov</strong>, başkent Moskova’da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Ukrayna krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Peskov, Rusya’nın barışçıl çözüm sürecine açık olduğunu belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peskov ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Kursk bölgesindeki çatışmalarda esir alınan Kuzey Koreli askerlerin Güney Kore’ye teslim edileceğine yönelik açıklamasına ilişkin bilgi sahibi olmadığını bildirdi. Kremlin Sözcüsü, Avrupa Birliği’nin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen geliri Ukrayna’ya aktarma kararını da değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Kremlin’den Ukrayna krizi için barış mesajı</strong></h2>

<p>Dmitriy Peskov, Ukrayna krizinin çözümüne ilişkin Rusya’nın mevcut yaklaşımında değişiklik olmadığını söyledi. Peskov, Moskova’nın krizin barışçıl yollarla çözülmesine açık olduğunu belirterek, geçici bir ateşkes yerine barışa ulaşılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Peskov, konuya ilişkin açıklamasında, “Krizin barışçıl çözüm sürecine açığız. Ancak geçici ateşkes yerine barışa ulaşmak lazım. Bu bizim pozisyonumuz ve bu pozisyonda herhangi bir değişiklik yok.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Peskov’dan Kuzey Koreli askerler açıklaması</strong></h3>

<p>Kremlin Sözcüsü Peskov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Rusya’nın Kursk bölgesindeki çatışmalarda esir aldığı Kuzey Koreli askerlerle ilgili açıklamasına da değindi.</p>

<p>Zelenskiy’nin, söz konusu askerlerin Güney Kore’ye teslim edileceği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Peskov, konu hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.</p>

<h3><strong>Rus varlıklarının gelirinin Ukrayna’ya aktarılmasına tepki</strong></h3>

<p>Dmitriy Peskov, Avrupa Birliği’nin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirin Ukrayna’ya aktarılmasına ilişkin karar hakkında da değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Peskov, AB’nin söz konusu uygulamasının hukuka aykırı olduğunu savundu. Kremlin Sözcüsü, “Bu eylemlerin hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz. Bu, gerçekten hırsızlık” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Putin’in G20 Zirvesi'ne katılımı henüz netleşmedi</strong></h3>

<p>Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in G20 Liderler Zirvesi’ne katılıp katılmayacağı konusunda da açıklama yaptı.</p>

<p>Rusya’nın zirveye katılımıyla ilgili kararın henüz verilmediğini belirten Peskov, Putin’in zirveye katılımının üst düzeyde ya da daha düşük çalışma seviyesinde gerçekleşebileceğini ifade etti.</p>

<p>Peskov, “Rusya'nın zirveye katılımı üst düzeyde veya daha düşük çalışma seviyesinde olabilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-ukrayna-aciklamasi-gecici-ateskes-yerine-barisa-ulasmak-lazim</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kremlinden-ukrayna-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="78651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Macron’dan Martin Scorsese ve Robert De Niro’ya Légion d’Honneur nişanı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/macrondan-martin-scorsese-ve-robert-de-niroya-legion-dhonneur-nisani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/macrondan-martin-scorsese-ve-robert-de-niroya-legion-dhonneur-nisani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, BM Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta dünya sinemasının efsane isimleri Martin Scorsese ve Robert De Niro'ya Fransa'nın en yüksek devlet nişanı olan Légion d'Honneur takdim etti. Leonardo DiCaprio'nun da katıldığı Villa Albertine'deki törende Scorsese "Büyük Subay", De Niro ise "Subay" rütbesiyle taltif edilirken; Paris yönetimi yapay zekâ ve dijital platformlara karşı bağımsız sinemayı savunma mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında bulunduğu New York’ta dünya sinemasının iki yaşayan efsanesini Fransa'nın en yüksek devlet nişanıyla ödüllendirdi. Beşinci Cadde’deki Fransız kültür merkezi Villa Albertine’de 22 Eylül akşamı düzenlenen törende Macron; usta yönetmen Martin Scorsese ile aktör Robert De Niro’ya Légion d’Honneur nişanlarını takdim etti.</p>

<p>Geceye, her iki ustanın da vazgeçilmez yol arkadaşı olan ve 2005 yılından bu yana Fransız Kültür Bakanlığının Sanat ve Edebiyat Şövalyesi unvanını taşıyan Leonardo DiCaprio da katıldı.</p>

<h3><strong>Scorsese’ye "Büyük Subay", De Niro’ya "Subay" rütbesi</strong></h3>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığı protokolü, yarım asrı aşan ortaklıklarıyla sinema tarihine damga vuran iki ismi farklı rütbelerle taltif etti. 83 yaşındaki Martin Scorsese, nişanın en yüksek ikinci derecesi olan "Grand Officier" (Büyük Subay) mertebesine yükseltildi. 1998'de Cannes'da Şövalye ilan edilen, 2005'te ise Paris'te Subay rütbesine getirilen Scorsese; sinema setlerindeki başyapıtlarının yanı sıra 1990'da kurduğu The Film Foundation aracılığıyla kaybolma tehlikesi altındaki dünya sinema mirasını restore etmesi ve bağımsız salonları koruma mücadelesi dolayısıyla bu unvana layık görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1997 yılından bu yana Şövalye unvanına sahip olan 83 yaşındaki aktör Robert De Niro ise <strong>"Officier" (Subay)</strong> rütbesiyle onurlandırıldı. Fransa devleti, De Niro’nun görsel-işitsel eğitime verdiği katkıların yanı sıra 11 Eylül saldırılarının ardından Manhattan’ı yeniden canlandırmak ve bağımsız yaratıcıları desteklemek gayesiyle 2002 yılında hayata geçirdiği dünyaca ünlü Tribeca Film Festivali ile üstlendiği kültürel misyonu takdir etti.</p>

<p>1970'li yıllarda başlayan ve sinema tarihinin en üretken iş birliklerinden biri haline gelen Scorsese-De Niro ortaklığı, bugüne kadar 10 uzun metrajlı filme imza attı. Taxi Driver (1976), Raging Bull (1980), The King of Comedy (1982), Goodfellas (1990), Cape Fear (1991) ve Casino (1995) gibi kült yapımlarla sinema dilini kökten değiştiren ikili; son yıllarda The Irishman ve Killers of the Flower Moon filmlerinde de yeniden bir araya gelmişti.</p>

<p>Gecede hazır bulunan Leonardo DiCaprio’nun da Gangs of New York, The Aviator, The Departed, Shutter Island ve The Wolf of Wall Street ile Scorsese'in yönettiği filmlerde başrol oynamıştı. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/macrondan-martin-scorsese-ve-robert-de-niroya-legion-dhonneur-nisani</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/macron-legion.webp" type="image/jpeg" length="30006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, 10 Ekim Barış Derneği heyetiyle bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-10-ekim-baris-dernegi-heyetiyle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-10-ekim-baris-dernegi-heyetiyle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti lideri Özgür Özel, 10 Ekim Barış Derneği heyetini partisinin Genel Merkezi’nde kabul etti. Dernek üyeleri, Özel’i 25 Eylül Cuma günü görülecek 10 Ekim Gar Katliamı Davası duruşmasına davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti</strong> lideri Özgür Özel, <strong>10 Ekim Barış Derneği</strong> heyetiyle partisinin Genel Merkezi'nde bir araya geldi.</p>

<p>Özel, YENİ Parti Genel Merkezi'ndeki makamında dernek heyetini ağırladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmede Özel'e, YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu da eşlik etti.</p>

<p>10 Ekim Barış Derneği üyeleri, Özel'i 25 Eylül Cuma günü yapılacak 10 Ekim Gar Katliamı Davası duruşmasına katılmaya davet etti. Özel'in, yarın saat 10.00'da gerçekleştirilecek duruşma için Ankara Adliyesi'nde bulunacağı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-10-ekim-baris-dernegi-heyetiyle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozgur-ozel-184.png" type="image/jpeg" length="70059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den BM reformu çağrısı: “Daha adil bir uluslararası düzen şart”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-bm-reformu-cagrisi-daha-adil-bir-uluslararasi-duzen-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-bm-reformu-cagrisi-daha-adil-bir-uluslararasi-duzen-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımına destek verdi. Bahçeli, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısının reforme edilmesi, veto yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması ve küresel karar alma mekanizmalarında temsil adaletinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong>, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda dile getirdiği <strong>“Dünya 5’ten büyüktür”</strong> yaklaşımının, daha adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzen arayışının ifadesi olduğunu belirtti. Bahçeli, BM ve uluslararası sistemin mevcut yapısının kapsamlı bir reforma tabi tutulması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası sistemin savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında giderek daha fazla sorgulandığını belirten Bahçeli, özellikle <strong>BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimi üyelerin veto yetkisinin</strong> uluslararası karar alma mekanizmaları açısından önemli bir sorun oluşturduğunu savundu.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Bahçeli’den “Dünya 5’ten büyüktür” vurgusu</strong></h2>

<p dir="ltr">Bahçeli, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda sıkça dile getirdiği <strong>“Dünya 5’ten büyüktür”</strong> sözünün yalnızca Türkiye’nin değil, farklı coğrafyaların ve toplumların küresel karar alma süreçlerinde daha adil biçimde temsil edilmesi talebini yansıttığını ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>"81'inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum.</p>

<p>Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu 'Dünya 5’ten büyüktür' yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>“Uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalıyor”</strong></h3>

<p dir="ltr">Uluslararası sistemin mevcut işleyişine yönelik eleştirilerini uzun süredir dile getirdiklerini belirten Bahçeli, işgaller, saldırılar ve devletlerin egemenlik haklarının ihlal edilmesinin dünya barışı ve güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti. Bahçeli, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında hem bölgesel ve küresel sorunlara hem de BM’nin reform ihtiyacına dikkat çektiğini belirterek, <strong>BM Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi gerektiği</strong> yönündeki çağrıyı destekledi:</p>

<blockquote>
<p dir="ltr">"Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hal almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir. Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylülde BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Cumhurbaşkanımızın Blomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>“BM Güvenlik Konseyi’nin arızalı yapısına yönelik eleştirilerimiz haklı çıktı”</strong></h3>

<p dir="ltr">BM Güvenlik Konseyi’nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının gerekli olduğunu belirten Bahçeli, farklı coğrafyaların deneyimlerinin ve kapasitesinin küresel karar alma süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, <strong>“Dünya 5’ten büyüktür”</strong> çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına işaret ettiğini belirterek, BM reformu için somut bir yol haritasının oluşturulması gerektiğini ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir.</p>

<p>Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres’in veda hitabında BMGK’nın Afrika’sız yapısını 'savunulamaz' ilan edip Batı Şeria’da etnik temizlik yapıldığını itiraf etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’yi 'utanç manzarası' olarak niteleyip veto sınırlama teklifi sunması, küresel sistemin iflasını en yetkili ağızlardan tescil etmiş, yıllardan beri dile getirdiğimiz uluslararası sistemin anarşik ve arızalı yapısına yönelik eleştirilerimizi haklı çıkarmıştır."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>MHP’den BM reformu çağrısı</strong></h3>

<p dir="ltr">MHP’nin parti programında da BM’nin mevcut yapısının reforme edilmesi gerektiğinin vurgulandığını hatırlatan Bahçeli, 2023 Seçim Beyannamesi’nde de BM’nin yapısı ve işleyişinin her yönüyle reforma tabi tutulması gerektiğinin ifade edildiğini aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Milliyetçi Hareket Partisi olarak, başta BM özelinde olmak üzere uluslararası sistemdeki sorunların yarattığı hukuksuzlukları sıkça dile getirmek suretiyle BM’in sürdürülemez yapısının değiştirilmesine yönelik önerilerimizi de ifade etmiştik. Parti Programımızda uluslararası sistemin sorunlu yapısı başlığında, yaşanan gelişmeler karşısında uluslararası sistemin işlevselliğinin daha fazla sorgulandığına işaret edilerek uluslararası barış ve güvenliğin tesisi ve idamesinde en büyük sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler’in, artık kendisinden beklenen katkıları sunmaktan uzak olduğunu, savaşın galiplerini kayıran ve günümüzün siyasî, ekonomik ve diplomatik gerçeklerini yansıtmaktan çok uzak kalan mevcut sistemde acilen reforma gidilmesi gerektiği vurgulanmış, bu çerçevede Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesinin BM sistemini sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir kuruluş haline getirmesini, küresel adalet ve barışın tesisi açısından çok sakıncalı bulduğumuza dikkat çekilmiştir. 2023 Seçim Beyannamemizde de BM’nin yapısı ve işleyişi dâhil her yönüyle reforma tâbi tutulması gerektiğine vurgu yapılmıştır."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>“Veto sistemi makul çözüm arayışlarını tıkıyor”</strong></h3>

<p dir="ltr">Bahçeli, 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda <strong>Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısının yeniden reforme edilmesi gerektiğini</strong> söylediğini hatırlattı. 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasına da atıfta bulunan Bahçeli, Güvenlik Konseyi’ndeki veto sisteminin çözüm arayışlarını engellediğini savundu:</p>

<blockquote>
<p>"Hatırlanacağı gibi 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğum konuşmada; 'Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısı yeni baştan ve derhal reforme edilmelidir. Bu reform ihtiyacının gecikmesi çok ciddi ve sancılı gelişmelere sebep olacaktır.' demiş, 'Aynı zamanda, ülkelerin eşit katılım ve oy hakkını ihtiva eden alternatif dünya birliği konusunda çalışmalar hızlanmalı ve dünya beş ülkenin ağzına bakmaktan kurtulmalıdır.' ifadelerini kullanmıştım. Diğer yandan 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yaptığım konuşmada da özetle; 'Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını devamlı tıkamakta, demokratik olmayan, ahlaki ve şeffaflıktan yoksun olarak kabul edilmekte, bu da Birleşmiş Milletlerin temel ilkeleriyle çelişmektedir. Konsey, yapısı ve daimî üyelerin veto yetkisi nedeniyle dünya barışı ve çatışmaların önlenmesi için bir umut olmaktan bugünkü haliyle çok uzaktır. Konseydeki üyelik şartlarının ve veto yetkilerinin değişikliği için BM Antlaşması’nda değişiklikler yapılması zorunluluğu ertelenemez düzeydedir. Fakat bunun sağlanabilmesi için Genel Kurulda üçte iki çoğunluk sağlanması ve daimî 5 üyenin onayı gerekmektedir. Tarihsel sürece bakıldığında veto yetkisinin karar alma mekanizmalarını neredeyse her krizde kısıtlamış olması, bu yetkinin kaldırılması ya da sınırlandırılması gerekliliğinin dünya genelinde kabul görmesiyle sonuçlanmıştır.' demiştim.</p>

<p>Bu kapsamda Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan makale ve konuşması bizi de ziyadesiyle memnun etmiştir. Bize göre; 'Dünya 5’ten büyüktür' çağrısı, Güvenlik Konseyi’nin mevcut üye yapısına yönelik bir eleştiri yanında dünya nüfusunun, farklı coğrafyaların ve farklı medeniyetlerin küresel karar alma süreçlerinde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğine yönelik kapsamlı bir reform çağrısıdır. Zira Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesine tanınan veto yetkisi, uluslararası toplumun ortak iradesini çoğu zaman birkaç ülkenin kararına bağımlı hâle getirmekte; bu durum özellikle savaş, çatışma ve insani kriz dönemlerinde Birleşmiş Milletlerin etkinliğini ve güvenilirliğini zedelemektedir. Dünya barışını korumakla görevli bir mekanizmanın, barışın tesisi konusunda karar alamaz hâle gelmesi kabul edilebilir değildir."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>BM reformu sadece Güvenlik Konseyi’yle sınırlı kalmamalı</strong></h3>

<p dir="ltr">Bahçeli’ye göre BM reformu yalnızca Güvenlik Konseyi’nin üye yapısının değiştirilmesiyle sınırlı olmamalı:</p>

<blockquote>
<p dir="ltr">"BM reformu şüphesiz ki Güvenlik Konseyi’nin üye yapısının değiştirilmesinden ibaret görülmemelidir. Genel Kurulun etkinliği, temsil adaleti, karar alma mekanizmalarının şeffaflığı, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standartların ortadan kaldırılması da reform gündeminin ayrılmaz parçaları olmalıdır. Krizler karşısında etkili karar alabilen, temsil kabiliyeti yüksek, hesap verebilir ve uluslararası hukuku bütün devletler bakımından eşit şekilde uygulayan daha adil bir küresel düzenin inşa edilmesi; barış, huzur ve adalet bekleyen insanlık gibi bizim de acil beklentimizdir. İhtiyaç duyulan şey, güçlünün hukuk oluşturduğu bir anarşizm yerine hukukun gücünü esas alan; birkaç ülkenin iradesine bağımlı olmayan; farklı kıtaların, milletlerin ve medeniyetlerin söz sahibi olduğu; barışın, adaletin ve insan onurunun merkezde bulunduğu yeni ve hakkaniyetli bir uluslararası düzendir."</p>
</blockquote>

<h3 dir="ltr"><strong>“Türkiye’nin yeni uluslararası düzen iradesini destekliyoruz”</strong></h3>

<p dir="ltr">Açıklamasının sonunda BM ve uluslararası sistemin mevcut yapısının kapsamlı bir reforma tabi tutulmasının ertelenemez olduğunu belirten Bahçeli; temsil adaletinin güçlendirilmesi, veto yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların küresel karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve uluslararası hukukun eşit biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>"Sonuç olarak; Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemin mevcut yapısının, bugünün dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için kapsamlı, adil ve gerçekçi bir reforma tabi tutulması ertelenemez bir zorunluluktur. Temsilde adaletin güçlendirilmesi, veto imtiyazının kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların küresel karar alma süreçlerine etkin biçimde dâhil edilmesi ve uluslararası hukukun herkes için eşit şekilde işletilmesi, ayrıca daha insani ve ahlaki bir düzen; küresel düzlemde kalıcı barış ve adaletin temel şartlarıdır. Parti olarak, yıllardır dile getirdiğimiz bu hususların, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde taşınmasını önemli ve değerli buluyor; Türkiye’nin daha adil, daha kapsayıcı ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla destekliyoruz."</p>
</blockquote>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-bm-reformu-cagrisi-daha-adil-bir-uluslararasi-duzen-sart</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/15da3863-50e0-4a95-bdd3-eb6503033821-w.png" type="image/jpeg" length="15856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aspendos'ta tarih yeniden yazılıyor: Yeni keşifle antik kentin geçmişi 6 bin yıl öncesine dayandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aspendosta-tarih-yeniden-yaziliyor-yeni-kesifle-antik-kentin-gecmisi-6-bin-yil-oncesine-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aspendosta-tarih-yeniden-yaziliyor-yeni-kesifle-antik-kentin-gecmisi-6-bin-yil-oncesine-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde Roma döneminin en iyi korunmuş tiyatrosu ve su kemerleriyle tanınan Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmaları tarihi yeniden yazdı. Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında yapılan sondajlarda iki katlı dükkanların taban altında Geç Kalkolitik Çağ'a ait seramik ve aletler bulunurken, kentin yerleşim geçmişinin günümüzden 6 bin yıl öncesine uzandığı kanıtlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Serik ilçesinde Anadolu'nun en iyi korunmuş Roma dönemi tiyatrosu ve anıtsal su kemerleriyle dünya çapında ün kazanan Aspendos Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmaları, kentin tarihini kökten değiştiren arkeolojik sonuçlar verdi. Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında sürdürülen kazılarda, kentin yerleşim geçmişinin Demir Çağı ile sınırlı olmadığı, günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine uzandığı ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Belkıs Mahallesi sınırlarında yer alan ve antik çağda Pamfilya bölgesinin en kudretli ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan antik kentteki kazılar, Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında devam ediyor.</p>

<p><img alt="Aspendos'ta tarih yeniden yazılıyor: Yeni keşifle antik kentin geçmişi 6 bin yıl öncesine dayandı-1" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aspendos.webp" width="1120" /></p>

<h3><strong>İki katlı dükkanların taban altında geç kalkolitik çağ izleri</strong></h3>

<p>Kazı çalışmalarında kentin kronolojisini binlerce yıl geriye çeken verilerin akropolisteki ticari yapılarda yapılan derin sondajlar sonucu elde edildiğini aktaran Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Bilgin, buluntuların arkeoloji dünyası açısından taşıdığı değeri anlattı. Bilgin, yerleşimin tarihsel katmanlarına ilişkin şu bilgileri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Son dönemlerde yaptığımız kazılarla antik kentin tarihçesinin günümüzden 6 bin yıl öncesine kadar gittiğini anladık. Bu bereketli coğrafya yalnızca Demir Çağı'ndan itibaren iskan görmüş bir alan değilmiş. Bu çıkarım bizim için son derece kritik bir arkeolojik veri oldu. İki katlı dükkanların taban altında gerçekleştirdiğimiz derin sondajlarda Geç Kalkolitik Çağ'a kadar inen arkeolojik katmanlara ve buluntulara ulaştık. Açığa çıkarılan o döneme ait tabaklar, kaseler ve çeşitli aletler, Aspendos akropolisindeki kesintisiz insan yerleşiminin milattan önce 3500-4000 yıllarına kadar dayandığını açıkça ortaya koydu."</i></p>
</blockquote>

<p>Aspendos'u "çok katmanlı bir arkeolojik alan" olarak nitelendiren Bilgin, akropolisteki anıtsal yapıların neredeyse çatı seviyesine kadar sağlam şekilde ayakta kalabilmesinin ve dönemin özgün kent kimliğini günümüze eksiksiz taşımasının kenti emsalsiz kıldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Aspendos'ta tarih yeniden yazılıyor: Yeni keşifle antik kentin geçmişi 6 bin yıl öncesine dayandı-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aspendos-20.webp" width="864" /></p>

<p>Anadolu ve Akdeniz arkeolojisi içinde mimari ögelerini ve sahne binasını bütünüyle muhafaza ederek günümüze ulaşan 2 bin yıllık tiyatrosuyla dikkat çeken Aspendos; görkemli su kemerleri, agorası, anıtsal çeşmesi, tapınağı, stadyumu ve meclis binasıyla yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahne oluyor. Son dönem kazılarında gün ışığına kavuşturulan 3. yüzyıla ait nehir tanrısı "Genç Eurymedon" tasviri de kentin zengin sanatsal dokusunun en önemli halkalarından biri olarak sergileniyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca hayata geçirilen "Gece Müzeciliği" uygulamasının da antik kente ilgiyi katladığına değinen Doç. Dr. Bilgin, gün batımı sonrasında özel aydınlatmalar eşliğinde anıtsal yapıları ve antik tiyatroyu gezmenin yerli ve yabancı misafirler için benzersiz bir kültürel deneyim sunduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aspendosta-tarih-yeniden-yaziliyor-yeni-kesifle-antik-kentin-gecmisi-6-bin-yil-oncesine-dayandi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aspendos1.webp" type="image/jpeg" length="23971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 ildeki kişisel veri soruşturması: 11 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-ildeki-kisisel-veri-sorusturmasi-11-supheli-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-ildeki-kisisel-veri-sorusturmasi-11-supheli-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin belirli hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada 11 şüpheli adliyeye gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu</strong>nun yürüttüğü soruşturma, trafik kazası geçiren vatandaşlara ait kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilerek belirli hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine verildiğinin belirlenmesi üzerine başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından <strong>Anadolu Adalet Sarayı</strong>'na sevk edildi. Şüphelilerin savcılık ifadelerinin alınmasına başlanması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Operasyon 4 ilde yürütüldü</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 21 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerini ele geçirenlere yönelik soruşturma kapsamında <strong>İstanbul</strong>, <strong>Ankara</strong>, <strong>Sakarya</strong> ve <strong>Gaziantep</strong>'te operasyon gerçekleştirildiğini açıklamıştı.</p>

<p>Gürlek, operasyon kapsamında 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemlerinin başlatıldığını bildirmişti.</p>

<h3><strong>Kişisel verilerin hukuk büroları ve şirketlere aktarıldığı tespit edildi</strong></h3>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinasyonunda ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığının çalışmalarıyla yürütülen incelemelerde, trafik kazası geçiren vatandaşlara ait kişisel verilerin hukuka aykırı yollarla temin edildiği ve belirli hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığı belirlenmişti.</p>

<h3><strong>Bazı görevlilere olağan dışı para transferleri yapıldığı belirlendi</strong></h3>

<p>Gürlek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (<strong>MASAK</strong>) ile <strong>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu</strong>nun (<strong>SEDDK</strong>) incelemeleri sonucunda bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustalarına olağan dışı para transferleri gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini aktarmıştı.</p>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında ayrıca ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekaletname alındığı ve bu yöntemle 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği yönünde tespitlere ulaşıldığı belirtilmişti. Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-ildeki-kisisel-veri-sorusturmasi-11-supheli-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kisisel-verilerin-ele-gecirilmesine-iliskin-sorusturmada-11-supheli-adliyede.png" type="image/jpeg" length="51739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Ermenistan'a gümrük vergilerini iki yıl askıya aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-ermenistana-gumruk-vergilerini-iki-yil-askiya-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-ermenistana-gumruk-vergilerini-iki-yil-askiya-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, Rusya'nın ticari kısıtlamalarına karşı Ermenistan ekonomisini desteklemek amacıyla bu ülkeden yapılacak ithalatta gümrük vergilerini 2 yıl süreyle kaldırma kararı aldı. AB Konseyi'nde onaylanarak yasalaşan düzenleme kapsamında Ermenistan'ın Birlik pazarına ihracatının yaklaşık yüzde 80'i vergiden muaf tutulurken, yerli üreticileri koruma maddesi saklı bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın uyguladığı ticari kısıtlamalar ve ekonomik baskılar karşısında zorlanan Ermenistan ekonomisine can suyu olacak geniş kapsamlı bir ticaret paketini onayladı. AB üyesi ülkelerin temsilcilerinden oluşan AB Konseyi, Ermenistan menşeli ürünlere yönelik geçici ticaret serbestleştirme tedbirlerinin üye devletler tarafından resmen kabul edildiğini duyurdu.</p>

<p>Daha önce Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda da onaylanan düzenleme, Konseyin nihai kararıyla birlikte yasama sürecini tamamladı. Birlik mevzuatına göre karar, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanmasını takip eden gün yürürlüğe girecek ve iki yıl boyunca kesintisiz şekilde uygulanacak.</p>

<h3><strong>İhracatın yüzde 80'ine sıfır gümrük imtiyazı</strong></h3>

<p>AB Konseyi tarafından yapılan resmi açıklamada, yürürlüğe girecek düzenlemeyle birlikte Ermenistan'ın 27 üyeli AB pazarına gerçekleştirdiği toplam ihracatın yaklaşık yüzde 80'inin ticari engellerden arındırılacağı belirtildi. Bu kapsamda, özellikle belirli tarım ürünleri başta olmak üzere çeşitli sanayi ve tüketim mallarının ithalatında tatbik edilen gümrük vergileri iki yıllık geçiş döneminde tamamen sıfırlanacak.</p>

<p>Kararın, Kafkasya bölgesinde jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Ermenistan'ın ticari rotasını çeşitlendirmesine ve Avrupa pazarına entegrasyonuna stratejik bir ivme kazandırması hedefleniyor. Konsey açıklamasında, uygulamaya konulan geçici imtiyazların Ermenistan'dan AB'ye yönelen ticaret akışını doğrudan destekleyeceği ve iki taraf arasındaki ekonomik işbirliğini derinleştireceği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İç pazarı koruma mekanizması devrede tutulacak</strong></h3>

<p>Brüksel yönetimi, ticari serbestleşme adımlarını atarken Birlik üreticilerini güvence altına alacak denetim mekanizmalarını da saklı tuttu. Düzenleme metninde yer alan koruma maddesine göre, Ermenistan’dan yapılacak vergisiz ithalatın Birlik üyesi ülkelerdeki yerli üreticileri, özellikle tarım sektöründeki işletmeleri olumsuz etkilemesi veya pazarda haksız rekabet oluşturması halinde, AB pazarını koruyacak acil tedbirler ivedilikle devreye sokulabilecek.</p>

<p>İki yıl boyunca yürürlükte kalacak ticaret serbestisi, sürenin bitiminde taraflar arasındaki ekonomik göstergeler ve bölgesel ticari dengeler doğrultusunda yeniden masaya yatırılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-ermenistana-gumruk-vergilerini-iki-yil-askiya-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ermenistan1.webp" type="image/jpeg" length="29255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş 13 yıl sonra Avrupa'da: "En büyük amacımız EuroLeague'de uzun yıllar kalıcı olmak"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-13-yil-sonra-avrupada-en-buyuk-amacimiz-euroleaguede-uzun-yillar-kalici-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-13-yil-sonra-avrupada-en-buyuk-amacimiz-euroleaguede-uzun-yillar-kalici-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[THY EuroLeague’de 2026-2027 sezonunun ilk haftasında yarın Valencia Basket’i ağırlayacak Beşiktaş'ta, 13 yıl sonra dönülen devler arenası öncesi hedefler netleşti. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'ndeki medya gününde konuşan Genel Menajer Nedim Yücel, Başantrenör Dusan Alimpijevic ve kaptan Conor Morgan, Avrupa'nın zirvesinde kalıcı bir yapı kurmak istediklerini belirterek taraftarlara dolu tribünler önünde galibiyet sözü verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>THY EuroLeague’de 2026-2027 sezonunun ilk haftasında yarın İspanyol ekibi Valencia Basket’i konuk edecek Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı, tarihi maça kenetlendi. Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde düzenlenen medya gününde basın mensuplarının karşısına çıkan Genel Menajer Nedim Yücel, Başantrenör Dusan Alimpijevic ve takım kaptanı Conor Morgan, 13 yıl sonra dönülen Avrupa basketbolunun bir numaralı organizasyonunda hedefin kalıcı bir yapı inşa etmek olduğunu vurguladı.</p>

<p>Siyah-beyazlı idareciler ve teknik heyet, geçen sezonun Final Four katılımcısı Valencia Basket ile oynanacak sezonun ilk randevusunda dolu tribünler önünde parkeye çıkarak lige galibiyetle başlamak istediklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>Nedim Yücel: "En büyük amacımız EuroLeague'de uzun yıllar kalıcı Oolmak"</strong></h3>

<p>Beşiktaş armasını hak ettiği yere taşımaktan büyük onur duyduklarını aktaran Genel Menajer Nedim Yücel, üç yıl önce göreve gelirken koydukları hedefe ulaştıklarını belirtti:</p>

<blockquote>
<p><i>"3 yıl önce buraya geldiğimizde en büyük amacımız Beşiktaş armasını EuroLeague gibi dünyanın en önemli spor organizasyonlarının başında gelen bir yerde temsil etmekti ve bunu başardık. Bu bizim için gurur ve mutluluk verici. Fakat artık daha da büyük hedefimiz EuroLeague'de kalıcı olmak. Bütün sene boyunca yönetimimiz, başkanımız, hocamız ve bizler bunun için çalışacağız. Yarın Valencia gibi geçen senenin Dörtlü Final takımına karşı çok önemli bir maçla başlıyoruz. Taraftarımızın desteğiyle lige iyi bir başlangıç yapmak istiyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Sezon öncesi hazırlık sürecindeki zorluklara da değinen Yücel, EuroLeague katılımının geç kesinleşmesi sebebiyle transfer havuzunun dar olduğunu ve Avrupa tecrübesi olmayan 2-3 kaliteli oyuncunun zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kurallar gereği antrenmanlara geç başlayabildiklerini ve milli takım görevi nedeniyle başantrenör Alimpijevic ile tam kadro yalnızca 12 idman yapabildiklerini hatırlatan Yücel, zamanla siyah-beyazlı formaya yakışan bir oyun seviyesine erişeceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Dusan Alimpijevic: "Yalnızca bir tane Beşiktaş var, taraftarımıza ihtiyacımız var"</strong></h3>

<p>Kulübün 13 yıl aradan sonra EuroLeague’e dönüşünü "son 3 yılda gösterilen yükselişin harikulade bir hediyesi" olarak nitelendiren Başantrenör Dusan Alimpijevic, Avrupa'nın dev kulüplerinin İstanbul’da ağırlanacağını hatırlattı. Siyah-beyazlı taraftarlara seslenen tecrübeli çalıştırıcı şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yalnızca bir Beşiktaş var, iki Beşiktaş değil. Taraftarlarımızın iyi günde de kötü günde de, sezon boyunca takımın arkasında durması gerekiyor. Geçen yıl Akatlar'da EuroCup'ta muazzam bir atmosfer yakalamıştık. Bu yıl bunu daha büyük bir salonda, daha büyük bir ligde ve daha büyük bir atmosferde yaşayacağız. Biz geride kalan yıllar boyunca bütün gücümüzü tribünden aldık. Bizim taraftarımız yerine göre 7'nci, 8'inci, 9'uncu adam etkisi yaratan bir güç. Yarın da bizi ateşleyeceklerdir."</i></p>
</blockquote>

<p>8 yıl aradan sonra kendisinin de EuroLeague’e döndüğünü belirten Alimpijevic, geçen zaman zarfında basketbolun ve kendisinin evrildiğini kaydetti. Takımda 9 yeni isim bulunduğunu hatırlatan Sırp çalıştırıcı, Cumhurbaşkanlığı Kupası'ndaki Fenerbahçe maçının ikinci yarısında gösterilen sert ve tavizsiz savunma karakterini Valencia karşısında 40 dakikaya yaymak zorunda olduklarını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Kaptan Conor Morgan: "Takım olarak kendimize inanıyoruz"</strong></h3>

<p>Yeni sezonda takım kaptanlığı sorumluluğunu üstlenen Kanadalı basketbolcu Conor Morgan ise böylesine köklü bir camiada kaptanlık yapmaktan büyük onur duyduğunu belirtti. Sahada en sert ve odaklanmış oyunu sergilemek istediklerini belirten Morgan şu değerlendirmeyi yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Gerçekten çok çalışarak bugünlere geldik. Yarın yeni sezona ve EuroLeague'e başlıyoruz, çok heyecanlıyız. Kendi oyun planımızı en iyi şekilde yansıtmaya çalışacağız. Bu öz güveni soyunma odasında takım arkadaşlarımın gözünde görüyorum. Kadromuzda değişiklikler oldu ama takımın ana çekirdeğini koruduk. Yeni katılan arkadaşlarımızın uyumuyla birlikte organizasyonumuza, hocamıza ve camiamıza güvenimiz tam. Kısa sürede istediğimiz düzeye geleceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-13-yil-sonra-avrupada-en-buyuk-amacimiz-euroleaguede-uzun-yillar-kalici-olmak</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktas1-1.jpg" type="image/jpeg" length="92009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşı doldurup primi eksik kalanlar için emeklilik rehberi: 2026 borçlanma maliyetleri ve "son 2520 gün" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yasi-doldurup-primi-eksik-kalanlar-icin-emeklilik-rehberi-2026-borclanma-maliyetleri-ve-son-2520-gun-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yasi-doldurup-primi-eksik-kalanlar-icin-emeklilik-rehberi-2026-borclanma-maliyetleri-ve-son-2520-gun-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun, emeklilikte yaşını doldurup prim günü eksik olanlar için başvuru yollarını ve 2026 yılı güncel borçlanma maliyetlerini açıkladı. Askerlik, doğum, ihya ve isteğe bağlı sigorta seçeneklerini değerlendiren Erdursun, özellikle 1 Ekim 2008 öncesi sigortalılar için "son 2520 gün" kuralına dikkat çekerek, kontrolsüz prim ödemelerinin SSK yerine Bağ-Kur şartlarına takılma riski yarattığı uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emeklilikte yaş koşulunu tamamlamasına rağmen prim gün sayısı yetersiz olan sigortalılar için eksik süreleri kapatma yolları ve yeni maliyetler netleşti. Sosyal güvenlik uzmanı ve Dünya gazetesi yazarı Özgür Erdursun, eksik prim günlerini tamamlamak isteyen çalışanların başvurabileceği askerlik, doğum, yurt dışı borçlanması, isteğe bağlı sigorta ve Bağ-Kur ihyası gibi formülleri değerlendirdi. Erdursun, prim tamamlama sürecinde yalnızca kaç günün eksik olduğuna ve ödenecek toplam miktara odaklanılmasının telafisi güç kayıplara yol açabileceğini vurgulayarak, yatırılan primlerin hangi sigortalılık statüsüne kaydedileceğinin emeklilik tarihini doğrudan değiştirebileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3><strong>En kritik eşik: 1 Ekim 2008 öncesi girişliler için son 2520 gün dengesi</strong></h3>

<p>Çalışma hayatı boyunca birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için son yedi yıllık fiili çalışma süresinin belirleyici nitelik taşıdığını belirten Erdursun, 2829 sayılı Kanun'un 8'inci maddesine işaret etti. Yasal düzenleme gereğince son 2520 günlük fiili prim ödeme süresi içinde en fazla hangi statüde prim yatırılmışsa emeklilik şartları o statüye göre kesinleşiyor. Bu hesaplamada 1261 gün kuralı öne çıkarken, hizmet sürelerinin eşitliği halinde ise ilgilinin en son tabi olduğu sigortalılık kolu esas alınıyor.</p>

<p>Özellikle SSK kapsamında emekli olmayı planlayanların bu dengeyi dikkatle gözetmesi gerekiyor. Kontrolsüz biçimde isteğe bağlı prim ödeyen ya da yurt dışı borçlanması gerçekleştiren sigortalılar, farkında olmadan Bağ-Kur kapsamına geçerek çok daha yüksek prim gün şartlarıyla karşılaşabiliyor. İlk defa 1 Ekim 2008 ve sonrasında sigorta başlangıcı bulunan çalışanlarda ise son 2520 gün kuralı uygulanmıyor; bu gruptaki kişilerin tüm çalışma yaşamı boyunca en fazla prim ödediği kurum emeklilik statüsünü tayin ediyor.</p>

<h2><strong>2026 yılı hizmet borçlanması maliyetleri ve kısmi ödeme avantajı</strong></h2>

<p>2026 yılı için geçerli olan 33 bin 30 liralık brüt asgari ücret üzerinden günlük prime esas kazanç alt sınırının 1.101 lira olarak uygulandığını hatırlatan Erdursun, borçlanma tutarlarına ilişkin güncel rakamları paylaştı. 5510 sayılı Kanun'un 41'inci maddesi kapsamında düzenlenen borçlanmalarda, doğum hariç diğer tüm hizmet süreleri için yüzde 45 oranı baz alınıyor. Buna göre günlük en düşük borçlanma bedeli 495,45 lira, tavan tutar ise 4 bin 459,05 lira seviyesinde işlem görüyor. Örneğin 540 günlük askerlik süresinin tamamını tabandan borçlanmak isteyen bir sigortalının 267 bin 543 lirayı gözden çıkarması gerekiyor.</p>

<p>Hizmet borçlanmasında tüm sürenin topluca satın alınma zorunluluğu bulunmuyor. Emeklilik için yalnızca 300 güne ihtiyaç duyan bir kişi, mevcut 540 günlük askerlik süresinin sadece ihtiyaç duyduğu 300 gününü borçlanarak maliyetini önemli ölçüde düşürebiliyor. Ayrıca ilk sigorta başlangıcından önce yapılan askerliğin borçlanılması tescil tarihini geriye çekerek daha erken yaşta emeklilik imkanı da sağlayabiliyor. Doğum borçlanmasında ise prim oranı yüzde 32 olarak hesaplanıyor ve 2026 yılı için günlük en düşük maliyet 352,32 lira düzeyinde gerçekleşiyor. Kanun uyarınca yapılan hizmet borçlanmaları, özel durumlar saklı kalmak kaydıyla başvuru tarihindeki en son sigortalılık statüsüne ekleniyor.</p>

<h3><strong>Yurt dışı borçlanması ve isteğe bağlı sigortada Bağ-Kur sürprizi</strong></h3>

<p>Eksik primleri tamamlarken en fazla yanılgıya düşülen alanların başında isteğe bağlı sigorta ile yurt dışı borçlanması geliyor. Ağustos 2019'da yapılan mevzuat değişikliği uyarınca yurt dışında geçen sürelerin borçlanılması doğrudan 4/b, yani Bağ-Kur hizmeti sayılıyor. 2026 yılında günlük taban tutarı 495,45 lira olan bu işlemde bin günlük süreyi kapatmanın faturası 495 bin 450 liraya ulaşıyor. SSK hedefiyle yola çıkan sigortalıların, 1261 gün sınırını aşarak zorunlu olarak Bağ-Kur şartlarına tabi kalmamak adına bu günleri titizlikle planlaması gerekiyor.</p>

<p>Geçmişe dönük borçlanma hakkı bulunmayanların yöneldiği isteğe bağlı sigortada ise genel prim kesintisi yüzde 33 olarak uygulanıyor. 2026 yılı taban kazancı üzerinden aylık en düşük isteğe bağlı sigorta ödemesi 10 bin 899,90 lirayı buluyor. Ancak bu ödemelerin tamamı mevzuat gereği doğrudan Bağ-Kur hizmeti sayıldığından, uzun süre bu yolla prim yatırmak SSK üzerinden hedeflenen erken emeklilik haklarını ortadan kaldırabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Silinen Bağ-Kur günlerinin ihyasında toplu ödeme şartı</strong></h3>

<p>Geçmiş dönemlerde prim borcu sebebiyle dondurulan ve günleri silinen Bağ-Kur sigortalıları için ihya mekanizması geçerliliğini koruyor. Sigortalılar 30 Nisan 2021 ve öncesine ait durdurulan sürelerini güncel asgari ücret üzerinden canlandırabiliyor. İhya işlemlerinde de 2026 yılı itibarıyla günlük yüzde 45 oranı uygulanıyor.</p>

<p>İhyanın hizmet borçlanmalarından en temel farkı, parça parça gün satın alma imkanının bulunmaması olarak öne çıkıyor. Örneğin geçmişten gelen 1.500 günlük dondurulmuş Bağ-Kur kaydı bulunan fakat emekliliğine sadece 400 gün kalmış bir çalışan, yalnızca eksik olan 400 günü ödeyemiyor; 1.500 günün tamamını ihya etmek zorunda kalıyor. Taban tutardan hesaplandığında 1.500 günlük sürenin tümünü ihya etmenin toplam maliyeti 743 bin 175 liraya ulaşıyor.</p>

<h3><strong>Hesap yaparken üç temel soruya dikkat</strong></h3>

<p>Özgür Erdursun, emeklilik planı yapan tüm çalışanların prim tamamlama kararı almadan önce üç temel sorunun cevabını netleştirmesi gerektiğini belirtti. Sigortalının öncelikle toplam kaç gün prime ihtiyaç duyduğunu net olarak tespit etmesi, ardından bu eksik günlerin askerlik, doğum, ihya ya da isteğe bağlı sigorta seçeneklerinden hangisiyle kapatılacağını belirlemesi ve son olarak ödenecek bu yeni primlerin hangi sigortalılık statüsüne işleneceğini önceden hesaplaması gerekiyor. Erdursun, eksik günleri tamamlarken kurumlar arası geçiş dengesini bozan adımlardan kaçınılmasının emeklilik hakkının korunması açısından hayati önemde olduğunun altını çiziyor.</p>

<p>Yazının tamamını okumak için <strong><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/eksik-prim-gunleri-nasil-tamamlanir/841187" rel="nofollow">tıklayın</a></strong>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yasi-doldurup-primi-eksik-kalanlar-icin-emeklilik-rehberi-2026-borclanma-maliyetleri-ve-son-2520-gun-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/para-piyasasi-fonlarindan-elde-edilen-kazanclara-yuzde-10-stopaj-kesintisi-uygulanacak.png" type="image/jpeg" length="97901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında tutuklanan Osman Arslan: "O videoyu sadece ben çektim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-tutuklanan-osman-arslan-o-videoyu-sadece-ben-cektim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-tutuklanan-osman-arslan-o-videoyu-sadece-ben-cektim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan dönemin Cihan Haber Ajansı muhabiri Osman Arslan’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Kozinoğlu’nun adliye bahçesinde koştuğu görüntüleri sadece kendisinin kaydettiğini belirten Arslan, meslektaşı Selahattin Günday ile kapılarda anlaştıklarını ve dönemin savcıları Zekeriya Öz ile Fikret Seçen’i yalnızca mesleki sınırda tanıdığını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_4630df9ea95cc3c9-36">Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan ve genişletilen soruşturmada kritik ifadeler gün yüzüne çıktı. Soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde "Yasaklanan Bilgileri Siyasal veya Askerî Casusluk Maksadıyla Açıklama" ve "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma" suçlamalarıyla tutuklanan dönemin Cihan Haber Ajansı (CHA) adliye muhabiri Osman Arslan'ın savcılık ifadesine ulaşıldı.</p>

<p>Arslan, Kozinoğlu’nun 10 Mart 2011 tarihinde ifade vermek üzere Beşiktaş'taki mülga İstanbul Özel Yetkili Adliyesi'ne geldiği gün yaşananları ve kamuoyuna yansıyan görüntülerin arka planını anlattı.</p>

<h3><strong>"Koşturma videosunu ben çektim, Günday ile anlaşmıştık"</strong></h3>

<p id="p-rc_4630df9ea95cc3c9-37">Kozinoğlu’nun adliye bahçesinde koştuğu ve o dönem geniş yankı uyandıran tek görüntünün kaynağına değinen Osman Arslan, çekimi bizzat kendisinin yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_4630df9ea95cc3c9-38"><i>"Koşturma videosunu sadece ben çektim. O videonun sonunda Kaşif Kozinoğlu arabaya binip gitti. Yaklaşık 10-15 dakika sonra araçla protokol kapısından girmişler. Görüntüyü kendi ajansıma gönderdim, Cihan Haber Ajansı logosuyla yayınlandı. Videoyu daha sonra dönemin Demirören Haber Ajansı (DHA) muhabiri Selahattin Günday'la da paylaştım."</i></p>
</blockquote>

<p>Adliye önündeki gazetecilik organizasyonunu ve haber takibini aktaran Arslan, Kozinoğlu’nun ifadeye geleceği bilgisini aldıktan sonra meslektaşı Selahattin Günday ile iş bölümü yaptıklarını kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Kozinoğlu'nun ifade vermeye geleceği bilgisi bana ulaşmıştı. Gazeteciler görüntü almak için adliye çevresinde bekliyordu. Biz zaten o gün Selahattin ile anlaşmıştık. İki ayrı kapıda bekleyecektik. Görüntüleri o çekerse bana verecekti, ben çekersem ona verecektim."</i></p>

<p id="p-rc_4630df9ea95cc3c9-39">Sorgusunda, Kaşif Kozinoğlu’nu tutuklamaya sevk eden ve sorgusunu gerçekleştiren dönemin özel yetkili savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen ile olan irtibatı da sorulan Arslan, iki ismi de yalnızca mesleki faaliyetleri kapsamında tanıdığını savundu. Seçen’in o dönem basın savcılığı görevini de yürüttüğünü hatırlatan Arslan, temaslarının adliye muhabirliği sınırları içerisinde kaldığını öne sürdü.</p>

<p id="p-rc_4630df9ea95cc3c9-40">Arslan ayrıca, Kozinoğlu’nun adliyeye ikinci kez gelişi sırasında Selahattin Günday’ı telefonla aradığını, yeni bir görüntü çektiğini söylediğini, Günday’ın da kendilerinde kayıt bulunduğunu belirttiğini aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-tutuklanan-osman-arslan-o-videoyu-sadece-ben-cektim</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kasif-kozinoglunun-olumu-15-yil-sonra-yeniden-sorusturuluyor-en-az-15-kisi-ifadeye-ca-1812348-20260829093908.jpg" type="image/jpeg" length="67534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: 1,5 milyar dolarlık ESG tahvili ihraç edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-15-milyar-dolarlik-esg-tahvili-ihrac-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-15-milyar-dolarlik-esg-tahvili-ihrac-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığının 2037 vadeli ESG tahvil ihracı 1,5 milyar dolar oldu. Tahvile 100'ün üzerinde yatırımcıdan üç katın üzerinde talep geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>nın 2026 yılı <strong>dış finansman</strong> programı kapsamında gerçekleştirdiği 2037 vadeli ESG tahvil ihracının tutarı 1,5 milyar dolar olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tahvil ihracı için dört bankaya yetki verildi</strong></h2>

<p>Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, dolar cinsinden 2037 vadeli sürdürülebilir tahvil ihracı için 23 Eylül'de BNP Paribas, Citibank, ING Bank ve J.P. Morgan yetkilendirildi.</p>

<p>İhraç işlemi aynı gün tamamlanırken, tahvilin büyüklüğü 1,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhraçtan elde edilen tutarın 30 Eylül'de Bakanlığın hesaplarına aktarılması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Tahvilin kupon ve getiri oranı açıklandı</strong></h3>

<p>30 Ocak 2037 vadeli sürdürülebilir tahvilin kupon oranı yüzde 7,5, getiri oranı ise yüzde 7,65 olarak belirlendi.</p>

<p>İhraca 100'ün üzerinde yatırımcı ilgi gösterirken, toplam talep <strong>ihraç</strong> tutarının üç katını aştı.</p>

<h3><strong>Yatırımcıların dağılımı belli oldu</strong></h3>

<p>Tahvilin yüzde 32'si Birleşik Krallık, yüzde 30'u ABD ve yüzde 25'i Türkiye'deki yatırımcılara tahsis edildi. Diğer Avrupa ülkelerindeki yatırımcıların payı yüzde 9 olurken, diğer ülkelerdeki yatırımcılara ayrılan bölüm yüzde 4 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Söz konusu tahvil, Hazine tarafından uluslararası <strong>sermaye piyasaları</strong>nda gerçekleştirilen ikinci <strong>ESG tahvili </strong>olurken, 2023'ten bu yana yapılan ilk ESG tahvili ihracı olma özelliğini taşıdı.</p>

<h3><strong>2026'da sağlanan finansman 12,2 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>Bu ihracın ardından 2026 yılında uluslararası sermaye piyasalarından sağlanan toplam finansman miktarı 12,2 milyar dolara çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-15-milyar-dolarlik-esg-tahvili-ihrac-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hazine-ve-maliye-bakanligindan-15-milyar-dolarlik-esg-tahvili-ihraci.png" type="image/jpeg" length="49768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meta’nın yeni yapay zekâ asistanı Muse "gizlilik" tartışmalarıyla gündemde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/metanin-yeni-yapay-zeka-asistani-muse</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/metanin-yeni-yapay-zeka-asistani-muse" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meta'nın kullanıcı adına rezervasyon ve arama yapabilen yeni yapay zekâ asistanı Muse, telefon görüşmelerinde botlar yerine gerçek insanların çalıştırıldığının ortaya çıkmasıyla gizlilik krizine yol açtı. Şirket içi testlerde insan ajanların kullanıldığı ve bir operatörün ırkçı ifadeler sarf ettiği belirlenirken, tepkiler üzerine tartışmalı arama özelliği askıya alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meta’nın kullanıcı adına e-posta gönderebilen, alışveriş yapabilen, seyahat rezervasyonu ayarlayabilen ve doğrudan telefon görüşmeleri gerçekleştirebilen yeni kişisel yapay zekâ asistanı Muse, piyasaya sürülmesinin ardından küresel ölçekte yoğun bir tartışmanın merkezine oturdu. ABD’de kısa sürede indirme listelerinin zirvesine yerleşen ve Sensor Tower verilerine göre 2,5 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan uygulamanın telefonla arama özelliğinde, yapay zekâ yerine taşeron "insan ajanların" devreye sokulduğu ortaya çıktı.</p>

<p>Uygulamanın tanıtımında öne çıkan otonom telefon araması yeteneği; kullanıcıların kuaför randevusu alması, mağazalardaki stok durumunu sorgulaması veya işletmelerden fiyat teklifi toplaması amacıyla geliştirilmişti. Ancak Reuters’ın ulaştığı şirket içi yazışmalar ve kayıtlar, arama operasyonlarının bir kısmının gerçek çağrı merkezi çalışanları tarafından yürütüldüğünü gözler önüne serdi.</p>

<h3><strong>Yüzde 98 hedefi gizlilik krizine yol açtı</strong></h3>

<p>Şirket içi değerlendirmelerde Meta, yalnızca yapay zekâ ile yürütülen sesli görüşmelerde başarı oranının düşük kaldığını, buna karşın sisteme "eğitimli insan ajanların" dahil edilmesiyle operasyonel verimliliğin yüzde 95 ila 98 bandına çekilebileceğini belirtti. Özellikle karşıdaki işletmelerin hatta bir yapay zekâ olduğunu anladıklarında görüşmeyi sonlandırması üzerine Meta, geçen hafta çalışanlarının yarısını kapsayan bir "insan destekli arama" denemesini devreye aldı.</p>

<p>Ancak kullanıcıların yapay zekâya emanet ettiğini düşündüğü özel görüşmelerin insan operatörler tarafından dinlenmesi ve yönetilmesi, Meta bünyesinde ciddi bir veri gizliliği krizine dönüştü. Bir çalışan, üçüncü taraf yüklenicilerin özel konuşmalara dahil edilmesinin kullanıcıların gereksiz ve hassas kişisel verilerinin ifşa olmasına yol açacağını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Görüşme kaydında ırkçı ifade skandalı: Özellik geri çekildi</strong></h3>

<p>Gizlilik tartışmalarının sürdüğü esnada yaşanan bir skandal süreci daha da tırmandırdı. Bir Meta çalışanı, internet ve kablo sağlayıcısıyla fatura indirimi pazarlığı yapması için Muse’u görevlendirdiğinde, görüşme dökümünde aramayı yapan insan yüklenicinin ırkçı bir ifade kullandığını tespit etti.</p>

<p>Hadisenin şirket içine yansıması üzerine Meta Superintelligence Labs biriminden üst düzey bir başkan yardımcısı durumun kabul edilemez bir hata olduğunu belirterek ilgili özelliğin askıya alındığını bildirdi. Söz konusu ırkçı ifadeyi kullanan personelin ilişiğinin kesildiği ve Meta projelerinden menedildiği açıklandı.</p>

<p>Yaşananlar, şirketin Muse’u piyasaya sürerken verdiği "her ajanın izole bir sanal makinede çalıştığı ve parolalar dahil tüm kişisel verilerin mutlak güvenlik altında tutulduğu" yönündeki taahhütlerini de tartışmalı hale getirdi.</p>

<h3><strong>Meta'dan savunma: "Test güvenlik ve gizliliği geliştirmek için yapıldı"</strong></h3>

<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Meta Sözcüsü Daniel Roberts, çalışanlardan gelen geri bildirimlerin ağırlıklı olarak olumlu olduğunu öne sürdü. İnsan ajanlarla yürütülen testlerin güvenlik ve gizlilik protokollerini daha sağlam temellere oturtmak gayesiyle tasarlandığını belirten Roberts, bu özelliğin ancak tüm hazırlıklar tamamlandıktan ve kullanıcılara açık bilgilendirmeler yapıldıktan sonra kamuoyuna açılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Tüm bu etik ve güvenlik tartışmalarına karşın yatırımcıların yapay zekâ entegrasyonuna gösterdiği ilgi devam etti. Muse’un çıkışıyla birlikte Meta hisseleri yüzde 20’nin üzerinde değer kazanarak şirketin piyasa değerine 200 milyar doların üzerinde katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/metanin-yeni-yapay-zeka-asistani-muse</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdde-cocuklarin-ruh-sagligi-krizindeki-sorumlulugu-nedeniyle-metaya-567-milyon-dolar-ceza.png" type="image/jpeg" length="45919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir merkezli iki ilde "usulsüz vatandaşlık" operasyonu: 3 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-merkezli-iki-ilde-usulsuz-vatandaslik-operasyonu-3-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-merkezli-iki-ilde-usulsuz-vatandaslik-operasyonu-3-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir merkezli iki ilde düzenlenen "usulsüz vatandaşlık" operasyonunda, resmi belgede sahtecilik yaparak Suriye uyruklu şahıslara Türk vatandaşlığı kazandırmaya çalışan ve haksız kazanç elde eden 3 şüpheli gözaltına alındı. 43 yabancı uyruklunun ifadesi doğrultusunda İzmir ve Ankara'da gerçekleştirilen baskınlarda çok sayıda pasaport, kimlik belgesi ve dijital materyal ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, resmi belgede sahtecilik yaparak yabancı uyruklulara usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı kazandırmaya çalışan suç şebekesine yönelik operasyon gerçekleştirildi. İzmir merkezli olarak Ankara'da eş zamanlı düzenlenen baskınlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin Türk vatandaşlığına geçmek isteyen Suriye uyruklu kişilerin resmi işlemlerini sahte evraklar düzenleyerek usulsüz biçimde yürüttüklerini ve bu faaliyetler üzerinden yüksek miktarlarda haksız kazanç sağladıklarını belirledi.</p>

<h3><strong>43 yabancı uyruklunun ifadesi alındı</strong></h3>

<p>Soruşturmayı derinleştiren emniyet güçleri, organize şebekeyle irtibatlı olduğu belirlenen 43 yabancı uyruklu şahsın şüpheli sıfatıyla ifadelerini aldı. Alınan beyanlar ile teknik ve fiziki takip neticesinde elde edilen delilleri birleştiren ekipler, operasyon için düğmeye bastı.</p>

<p>İzmir ve Ankara'da önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskın düzenleyen güvenlik güçleri, şebeke yöneticisi olduğu değerlendirilen 3 zanlıyı yakalayarak gözaltına aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aramalarda nakit para, sahte kimlikler ve dijital materyaller ele geçirildi</strong></h3>

<p>Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, suçtan elde edildiği değerlendirilen 49 bin 700 lira nakit paranın yanı sıra; yabancı uyruklu 3 kişiye ait kimlik belgesi, yabancı uyruklu 2 şahsa ait pasaport, 3 adet geçici koruma kimlik belgesi, sahte belge basımı ve veri aktarımında kullanıldığı tespit edilen 3 dizüstü bilgisayar ele geçirildi.</p>

<p>Gözaltına alınan 3 şüphelinin emniyetteki ifade ve tahkikat işlemlerinin devam ettiği, ele geçirilen dijital materyallerin ise Siber Suçlarla Mücadele ekiplerince geriye dönük usulsüz işlemleri tespit etmek üzere incelemeye alındığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-merkezli-iki-ilde-usulsuz-vatandaslik-operasyonu-3-gozalti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ankaradaki-feto-sorusturmasinda-26-supheli-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="52481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail donanmasına Avrupa engeli: Denizaltının rotası 8 bin kilometre uzadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/israil-donanmasina-avrupa-engeli-denizaltinin-rotasi-8-bin-kilometre-uzadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/israil-donanmasina-avrupa-engeli-denizaltinin-rotasi-8-bin-kilometre-uzadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa ülkelerinin İsrail için Almanya'da inşa edilen deniz araçlarına yönelik kısıtlamaları nedeniyle İsrail donanmasının 6'ncı denizaltısının rotası 8 bin kilometre uzadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haaretz gazetesinin İsrailli askeri yetkililere dayandırdığı habere göre, <strong>Avrupa</strong> ülkelerinin İsrail için <strong>Almanya</strong>'da inşa edilen deniz araçlarına yönelik uyguladığı kısıtlamalar, İsrail donanmasının savaş gemileri ve denizaltı tedarikinde sorunlara neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bazı ülkeler savunma malzemesi tedarikini reddetti</strong></h2>

<p>Haberde Norveç, Danimarka ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinin, Alman tersanelerinde İsrail için inşa edilen denizaltı ve korvetlerde kullanılacak savunma malzemelerini sağlamayı reddettiği belirtildi.</p>

<p>İsrail'in geçmişte benzer kısıtlamalarla karşılaştığında üçüncü ülkeler üzerinden bu engelleri aşmaya çalıştığı, ancak artık bu yöntemi kullanamadığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>İsrail denizaltısının rotası değişti</strong></h3>

<p>Almanya'da İsrail için inşa edilen ve yola çıkan İsrail donanmasının 6'ncı denizaltısının da söz konusu kısıtlamalardan etkilendiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Norveç</strong> ve <strong>Danimarka</strong>'nın denizaltının kendi limanlarına yanaşmasına izin vermemesi üzerine geminin rotasını uzatmak zorunda kaldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Denizaltı 8 bin kilometre daha fazla yol kat etti</strong></h3>

<p>Haberde, <strong>denizaltı</strong>nın henüz Alman bayrağı taşımasına ve <strong>Alman tersanesi</strong>nin mülkiyetinde bulunmasına rağmen Norveç ve Danimarka'nın limanlarını kullanmasına izin verilmediği vurgulandı.</p>

<p>Bu nedenle güzergahını değiştiren denizaltının yaklaşık 8 bin kilometre daha fazla yol kat ettiği ve <strong>İsrail</strong>'e varışının beklenenden daha uzun sürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/israil-donanmasina-avrupa-engeli-denizaltinin-rotasi-8-bin-kilometre-uzadi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/avrupa-ulkeleri-israil-icin-almanyada-insa-edilen-savas-gemilerine-malzeme-tedarikini-kisitliyor.png" type="image/jpeg" length="12500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'da Wilfried Singo'nun sakatlığıyla ilgili yeni iddia]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-wilfried-singonun-sakatligiyla-ilgili-yeni-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-wilfried-singonun-sakatligiyla-ilgili-yeni-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'da sakatlığı nedeniyle uzun süredir forma giyemeyen Wilfried Singo'nun sağlık durumuyla ilgili iddia ortaya atıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Galatasaray'ın Fildişi Sahilli savunma oyuncusu Wilfried Singo'nun sakatlığıyla ilgili yeni bir iddia gündeme geldi.</p>

<p dir="ltr">Sarı-kırmızılı ekipte bir süredir sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Singo'nun sağ bacağındaki sakatlığının ciddi olduğu ve tendon bölgesinde kopma meydana geldiği öne sürüldü.</p>

<p dir="ltr">Gazeteci <strong>Süleyman Rodop</strong>, Singo'nun sakatlığıyla ilgili yaptığı açıklamada, Fildişi Sahilli futbolcunun sağ ayak tendonunun koptuğunu ve iyileşme sürecinin <strong>en az 2,5-3 ay</strong> sürebileceğini iddia etti. Rodop ayrıca oyuncunun sahalara dönüş tarihinin şu aşamada net olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1 dir="ltr"><strong>DÖNÜŞ TARİHİ BELİRSİZ</strong></h1>

<p dir="ltr">Singo'nun sezonun ilk yarısının kalan bölümünde forma giyip giyemeyeceğinin de belirsiz olduğu aktarıldı. Rodop'un aktardığı bilgilere göre oyuncunun ilk yarının sonuna yetişmesinin zor olduğu, tamamen hazır hale gelmesi için ise şu aşamada kesin bir süre verilemediği ifade edildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>GALATASARAY'IN RESMİ AÇIKLAMASI</strong></h3>

<p dir="ltr">Galatasaray Kulübü, <strong>5 Eylül 2026</strong> tarihinde yaptığı sağlık açıklamasında Singo'nun antrenmanda sağ diz arka bölgesine aldığı darbe sonrası yapılan MR ve ileri tetkiklerinde, <strong>sağ uyluk biceps femoris adale grubunda tendon ve kası ilgilendiren hasar ile kanama</strong> tespit edildiğini duyurmuştu. Oyuncunun tedavisine başlandığı belirtilmişti.</p>

<p dir="ltr">Kulübün söz konusu resmi açıklamasında <strong>“tendon kopması” veya “yırtık” ifadesi yer almadı</strong>. Bu nedenle yeni ortaya atılan kopma iddiasının şu aşamada kulübün resmi sağlık raporuyla doğrulanmadığı görülüyor.</p>

<p dir="ltr">Daha önce Singo'nun ekim ayında yeniden forma giyebilecek seviyeye gelmesinin beklendiği aktarılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-wilfried-singonun-sakatligiyla-ilgili-yeni-iddia</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/wilfried-singo-3.jpg" type="image/jpeg" length="60721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa soruşturması: 220 milyon liralık 5 lüks aracın 26 bin liraya devredildiği ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-sorusturmasi-220-milyon-liralik-5-luks-aracin-26-bin-liraya-devredildigi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-sorusturmasi-220-milyon-liralik-5-luks-aracin-26-bin-liraya-devredildigi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın borsa manipülasyonu ve KTLEV hisselerindeki dolandırıcılığa yönelik yürüttüğü dev soruşturmada mal kaçırma oyunu bozuldu. Tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'a ait 220 milyon lira değerindeki 5 lüks aracın, tedbir kararından önce 4 kişiye toplam 26 bin 280 lira bedelle devredildiği belirlendi; el konulan araçlardan 4'ü muhafazaya alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında yürütülen dev manipülasyon ve dolandırıcılık soruşturmasında çarpıcı bir usulsüzlük gün yüzüne çıkarıldı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait toplam piyasa değeri 200 ila 220 milyon lira arasında değişen 5 lüks otomobilin, el koyma tedbirlerini aşmak amacıyla 4 farklı kişiye yalnızca 26 bin 280 lira sembolik satış bedeliyle devredildiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mali Şube ve savcılık ekiplerinin titiz takibi sonucunda araçların devir işlemlerinin 7-8 Eylül tarihlerinde noterler üzerinden gerçekleştirildiği tespit edildi. Savcılığın talimatıyla hileli devir işlemine konu olan lüks araçlara derhal el koyma kararı verildi. Kararın ardından yürütülen saha operasyonlarında söz konusu araçlardan 4’ü ele geçirilerek yediemin otoparkına çekilirken, kayıp durumdaki bir lüks aracın bulunması için çalışmaların devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Soruşturmanın fitili, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül tarihli denetleme raporuyla ateşlenmişti. Raporda, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) pay piyasasında organize biçimde piyasa dolandırıcılığı gerçekleştirildiği resmen tespit edilmişti.</p>

<p>Bunun üzerine harekete geçen Başsavcılık; Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ile Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul bağlantılı çok sayıda tepe yönetici ve yetkilinin tüm banka hesapları, taşınmazları ve mal varlıkları üzerine dondurma kararı koymuştu.</p>

<h3><strong>MASAK devrede: 2024’ten bu yana yapılan kripto ve yurt dışı transferleri inceleniyor</strong></h3>

<p>Soruşturmayı derinleştiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Eylül’de Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK) kritik bir müzekkere yazdı. Yazıda; Pusula, Tera, Hedef ve Bulls grupları ile alt iştiraklerinin yöneticilerine ait tüm finansal hareketlerin deşifre edilmesi talep edildi.</p>

<p>Savcılık, şüphelilerin açık kimliklerinin tespit edilerek 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri döviz transferleri, kripto varlık hareketleri ve hesaplardaki tüm nakit giriş-çıkışlarının ham veri şeklinde adli makamlara iletilmesini istedi.</p>

<h3><strong>26 kişi tutuklandı</strong></h3>

<p>Operasyonların ilk dalgasında aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de yer aldığı çok sayıda finansçı tutuklanmıştı. Bu kapsamda Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ile Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.</p>

<p>Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Soruşturmanın genişleyen ikinci dalgasında ise gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da dün sevk edildikleri adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Aynı gün mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey de tutuklama kararıyla cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Son kararlarla birlikte borsa soruşturmasında tutuklanan şüpheli sayısı 26'ya yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-sorusturmasi-220-milyon-liralik-5-luks-aracin-26-bin-liraya-devredildigi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/borsa-15.jpg" type="image/jpeg" length="95350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="34775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="90820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="38066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="61657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="42285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="63731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="33636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="48858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="32984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="28033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="44985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="50168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="28483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="86786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="11008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="59705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="87301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="21951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="99901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="64458"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
