<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2026 13:36:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Bahçeli'yle görüşecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mhp-lideri-bahceliyle-gorusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mhp-lideri-bahceliyle-gorusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün saat 14.00’te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geleceğini duyurdu. Görüşmenin gündemine ilişkin ise henüz açıklama yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün saat 14.00’te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüşecek.</p>

<p>Görüşmenin yapılacağını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla duyurdu.</p>

<h2><strong>Burhanettin Duran’dan görüşme açıklaması</strong></h2>

<p>İletişim Başkanı Burhanettin Duran, görüşmeye ilişkin paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'yi bugün saat 14.00'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul edecektir.”</p>
</blockquote>

<p></p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'yi bugün saat 14.00'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul edecektir.</p>
— Burhanettin Duran (@burhanduran) <a href="https://x.com/burhanduran/status/2115024913002328390?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mhp-lideri-bahceliyle-gorusecek</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/771502a6-5377-4133-9476-58f2f2355ef7-w.jpeg" type="image/jpeg" length="62217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMMOB Başkanı Çakar: Asıl mesele iklim politikalarından kimin yarar sağladığı ve kimin bedel ödediği]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tmmob-baskani-cakar-asil-onemlisi-iklim-politikalarindan-kimin-yarar-sagladigi-ve-kimin-bedel-odedigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tmmob-baskani-cakar-asil-onemlisi-iklim-politikalarindan-kimin-yarar-sagladigi-ve-kimin-bedel-odedigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Başkanı Ali Ekber Çakar, TMMOB olarak Antalya’da düzenlenecek COP31 etkinliklerine katılmayacaklarını açıkladı. “Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31” başlıklı rapora ilişkin basın toplantısında konuşan Çakar, 1995’te yaklaşık 33 milyar ton olan küresel emisyon miktarının 2025’te 54 milyar tona yükseldiğine dikkat çekerek iklim politikalarının sonuçlarının sorgulanmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde hazırladığı değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. “Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31” başlıklı raporda, küresel iklim politikaları, emisyon ticaret sistemleri ve karbon piyasaları eleştirel bir yaklaşımla değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Basın özgürlüğü vurgusu</strong></h2>

<p>Alba Otel’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısına TMMOB Saymanı Özgür Topçu, TMMOB Yönetim Kurulu üyeleri Cem Nuri Aldaş, İsmail Küçük ve Ayşegül Oruçkaptan da katıldı. Burada konuşan Çakar, COP31 raporuna ilişkin değerlendirmelerinin öncesinde Türkiye’de demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskılara da değindi. Seçilmiş belediye başkanlarından siyasetçilere, gazetecilerden akademisyenlere, öğrencilerden sendikacılara kadar toplumun farklı kesimlerinin gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakıldığını belirten Çakar, gazetecilere yönelik müdahalelerin halkın haber alma hakkına saldırı olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 27 At 11.19.51" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-27-at-111951.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Daha sonra COP31 raporuna değinen TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, COP31 toplantısının Türkiye'de yapılmasına karar verilmesinin ardından, ülke genelinde iklim değişimi gündemli toplantılar ve etkinliklerin yoğunlaştığını, TMMOB olarak bu süreci ve gündeme taşınan politika önerilerini yakından izlediklerini ifade etti.</p>

<p>Çakar, “Ancak otuz yılı aşkın süredir devam eden COP sürecinin iklim değişimiyle mücadele adı altında ortaya koyduğu politikaların sonuçlarının, karbon piyasaları başta olmak üzere geliştirilen araçların ve bunların toplum üzerindeki etkilerinin eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açık” dedi.</p>

<p>COP toplantılarının ilk kez 1995 yılında gerçekleştirildiğini, ancak bu süreçte öne çıkan söylemlerin, uygulamaların ve topluma sunulan çözüm önerilerinin kamu yararı, toplumsal etkileri ve kamu politikaları açısından kapsamlı biçimde değerlendirilmeye ihtiyaç olduğunu ifade eden Çakar, TMMOB 49. Olağan Genel Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda bir rapor hazırlandığı bilgisini verdi.</p>

<p>9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan COP31 Zirvesi öncesi "Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31" raporuna atıf yaparak, temel sorunun “Sıfır emisyon mu, emisyon ticareti mi?” olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Bugün dünyanın karşı karşıya bulunduğu temel tartışmanın yalnızca iklim değişimi olmadığına değinen Çakar<i>, “Asıl tartışma; iklim değişimini gerekçe göstererek oluşturulan politikalardan kimin yarar sağladığı ve kimin bedel ödediği”</i> olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Çakar şunları ifade etti:</p>

<p><i>“İklim değişimi bilimsel bir gerçektir. Dünya, doğal sistemlerinin dinamik yapısı nedeniyle tarih boyunca sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisinde olmuştur. Ancak insan kaynaklı faaliyetlerin bu süreç üzerinde önemli ve belirgin bir etkisi bulunmaktadır. Bu konuda herhangi bir tereddüdümüz yoktur. </i></p>

<p><i>Bu gerçeği kabul etmek, bu gerçek etrafında geliştirilen tüm politikaları sorgusuz kabul etmek aynı şey değildir. Bizim itirazımız tam da bu noktadadır.” </i></p>

<h3><strong>30 yılda emisyonlar azalmadı, arttı</strong></h3>

<p>İlk COP toplantısından bugüne geçen 30 yılı aşkın sürede Kyoto Protokolü’nün yürürlüğe girdiğini, Paris İklim Anlaşması’nın imzalandığını ve karbon piyasalarının kurulduğunu belirten Çakar, bu süreçte küresel emisyonların azalmadığına, tersine o zaman yaklaşık 33 milyar ton olan küresel emisyon miktarının 2025’te yaklaşık 54 milyar tona yükseldiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Otuz yıldır uygulanan sistem gerçekten emisyon azaltmak için mi kurulmuştur, yoksa karbon üzerinden yeni bir ticari alan mı oluşturulmuştur?” sorusunu yönelten Çakar, raporda da değindikleri gibi iklim değişimi tartışmalarının yalnızca ülkelerin toplam emisyon miktarları üzerinden yürütülmesinin küresel eşitsizlikleri gözden kaçırdığını söyledi.</p>

<p>İklim politikalarının adil ve gerçekçi biçimde değerlendirilebilmesi için kişi başına düşen emisyonların ve ülkelerin tarihsel sorumluluklarının da dikkate alınması gerektiğini de vurgulayan Çakar, çevresel sorunların nedenlerinin doğru belirlenmesi gerektiğine de dikkat çekti. Plansız kentleşme, yanlış arazi kullanımı, su havzalarının tahrip edilmesi, orman alanlarının daraltılması, altyapı eksiklikleri ve denetimsizliğin birçok çevre sorununun temelinde bulunduğunu da dile getiren Çakar, “Dere yataklarının yapılaşmaya açılmasıyla meydana gelen taşkınların, su kaynaklarının kontrolsüz tüketilmesinin veya kentlerin betonlaştırılmasıyla ortaya çıkan sıcaklık artışlarının yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını” söyledi.</p>

<p><img alt="Tmmob Cop31" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tmmob-cop31.jpeg" width="2000" /></p>

<h3><strong>COP31 sonrasında Türkiye’yi ne bekliyor?</strong></h3>

<p>COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin diplomatik açıdan önem taşıdığını belirten Çakar, zirve sonrasında ülkenin karşı karşıya kalabileceği ekonomik ve hukuki sonuçların da tartışılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çakar, karbon piyasaları, karbon vergileri, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemlerinin sanayi kuruluşlarını, organize sanayi bölgelerini, ihracatçı sektörleri ve enerji üretim yapısını doğrudan etkileyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>TMMOB olarak, yeşil dönüşümün nasıl bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret ettiğini sorguladığını da aktaran Çakar, dönüşümün maliyetlerinin karşılanmasında büyük finans kuruluşlarının rolünü de tartışmaya açtı. Çakar, bu maliyetlerin sanayiciye, üreticiye, çiftçiye ve sonuçta yurttaşlara yansıtılıp yansıtılmayacağını da sordu.</p>

<h3><strong>“Sıfır atıkta başarı, daha az atık üretmektir”</strong></h3>

<p>Çakar, atık yönetimi politikalarına da değinerek, başarının yalnızca toplanan veya geri kazanılan atık miktarıyla ölçülemeyeceğini, asıl ölçütün ne kadar az atık üretildiği olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sıfır atık politikalarının bazı uygulamalarının tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye ve atık üretimini azaltmaya odaklanmak yerine atıklar üzerinden yeni ticari faaliyetler ve piyasa mekanizmaları oluşturduğuna dikkat çeken Çakar, su kaynaklarının, ormanların ve tarım alanlarının korunması gerektiğini, çevre politikalarının yeni bağımlılık ilişkileri üretmesine, doğanın ticaret nesnesine dönüştürülmesine ve çevresel sorunların piyasa mekanizmalarına teslim edilmesine karşı çıkılması gerektiğini de dile getirdi.</p>

<p>Çakar TMMOB olarak çözüm önerilerini kamusal planlama, yerel üretim, havza temelli yönetim, doğal varlıklardan koruma temelinde yararlanma, toplumsal fayda ve bilimsel yaklaşımın güçlendirilmesi olarak sıraladı.</p>

<p><img alt="Tmmob Ali Ekber Çakar1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tmmob-ali-ekber-cakar1.jpeg" width="2000" /></p>

<h3><strong>TMMOB, COP31’in resmi ve yan etkinliklerine katılmayacak</strong></h3>

<p>TMMOB olarak, daha önce şekillenmiş kararlara meşruiyet kazandırılacak bir platform olarak değerlendirdikleri COP31 zirvesi kapsamındaki resmi ve yan etkinliklerde yer almayacaklarını da sözlerine ekledi.</p>

<p>Buna karşın TMMOB olarak, COP31 kapsamında ortaya konulan politika önerilerini ve alınacak kararların toplumsal etkilerini kamu yararı doğrultusunda izlemeyi ve kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceklerini belirten Çakar, resmi program dışında düzenlenecek alternatif etkinliklere katılan kurumların, bilim insanlarının, meslek örgütlerinin ve sivil toplum temsilcilerinin çalışmalarını da önemli bulduklarını söyledi.</p>

<h3><strong>“İklim değişimi bilimsel gerçektir”</strong></h3>

<p>Çakar, iklim değişiminin bilimsel gerçekliğine ilişkin herhangi bir tereddütlerinin olmadığını vurgularken çevre sorunlarının çözümünün karbon piyasalarına ve finansal araçlara bırakılamayacağını belirtti.</p>

<p>Çakar, çözümün kamu yararını esas alan, bilime dayalı, toplumun ve doğanın çıkarlarını birlikte koruyan politikalarda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çakar’ın ardan TMMOB Yönetim Kurulu üyesi İsmail Küçük, “Sıfır Emisyon mu, Emisyon Ticareti mi? Karbon Piyasalarının Gölgesinde COP31” adlı rapora ilişkin sunum yaptı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tmmob-baskani-cakar-asil-onemlisi-iklim-politikalarindan-kimin-yarar-sagladigi-ve-kimin-bedel-odedigi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-27-at-111951-1.jpeg" type="image/jpeg" length="56549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027’de trafik denetimleri artırılacak: 300 özel denetim yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2027de-trafik-denetimleri-artirilacak-300-ozel-denetim-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2027de-trafik-denetimleri-artirilacak-300-ozel-denetim-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında 115 milyon araç ve sürücünün denetlenmesi, 300 özel denetim yapılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Trafik güvenliği</strong>nin artırılması ve kazalara yol açan ihlallerin önlenmesi amacıyla 2027 yılında <strong>denetimler</strong>in yoğunlaştırılması hedefleniyor. Plan kapsamında jandarma sorumluluk bölgesinde 60 milyon, polis sorumluluk bölgesinde ise 55 milyon araç ve sürücü denetimi yapılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>İhlal odaklı 300 özel denetim yapılacak</strong></h2>

<p>AA muhabirinin <strong>2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı</strong>’ndan derlediği bilgilere göre, <strong>İçişleri Bakanlığı </strong>trafik kazalarının sayısını ve şiddetini artıran ihlallerin önlenmesi için çalışmalar yürütecek. Bu kapsamda sürücülerin trafik ihlallerinde yakalanma riskine ilişkin algılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Denetimlerde 44 ortalama hız ihlali tespit sisteminin kullanılması sağlanacak. Ayrıca sürücülerin ihlal durumunda yakalanma riskine ilişkin algısını güçlendirmek amacıyla ihlal odaklı 300 özel denetim gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>75 bin öğrenciye trafik eğitimi verilecek</strong></h3>

<p>Trafik kazalarının önlenmesine yönelik çalışmalarda ortak veri tabanlarından yararlanılacak. Trafik Güvenliği Analiz Sistemi için de yeni modüller geliştirilecek.</p>

<p>Bunun yanı sıra “<strong>Mobil Trafik Eğitim</strong>” tırları aracılığıyla 75 bin öğrenciye trafik güvenliği konusunda farkındalık eğitimi verilmesi planlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2027de-trafik-denetimleri-artirilacak-300-ozel-denetim-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/trafik-denetimleri-2027de-yogunlastirilacak.png" type="image/jpeg" length="47836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel: "Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan'la ilişkisi var"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-turkiyenin-abd-ile-degil-trumpin-erdoganla-iliskisi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozel-turkiyenin-abd-ile-degil-trumpin-erdoganla-iliskisi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerini, belediyelere yönelik operasyonları ve fon krizini eleştirdi. “Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan'la ilişkisi vardır” diyen Özel, fon mağdurları için iki ayrı çalışma grubu oluşturacaklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı <strong>Özgür Özel</strong>, partisinin genel merkezinde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde ulusal çıkarların korunamadığını savunarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Donald Trump yönetimiyle yürüttüğü politikayı eleştirdi.</p>

<p>Erdoğan'ın Trump yönetiminin taleplerine karşılık verdiğini ancak Türkiye'nin somut kazanımlar elde edemediğini öne süren Özel, ABD ile ilişkilerde Türkiye'nin çıkarlarının gözetilmediğini söyledi. Özel, “Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan'la ilişkisi vardır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan ve Trump arasındaki ilişkiyi de eleştiren Özel, “Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan'ı neredeyse Amerika'da seven tek kişi Amerika'yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump'ı Türkiye'de seven tek kişi de Türkiye'yi yönetmektedir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>Özgür Özel'den CAATSA ve F-35 tepkisi</strong></h2>

<p>ABD ile ilişkilerde Türkiye'nin beklentilerinin karşılanmadığını savunan Özel, CAATSA yaptırımları, F-35 programı, F-16 modernizasyonu ve savunma sanayisine ilişkin gelişmeleri gündeme getirdi.</p>

<p>Trump yönetiminin çeşitli vaatlerde bulunduğunu ancak bunların hayata geçirilmediğini öne süren Özel, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasını ve ödediği paraya ilişkin yaşanan süreci eleştirdi. Özel, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmadığını, F-35 programında sonuç alınamadığını ve KAAN savaş uçağı için motor teminine ilişkin beklentilerin de karşılanmadığını belirtti:</p>

<p><i>"Karşılığında ne oldu? Dostunuz Trump 2 yıldır söyledi, söyledi, CAATSA yaptırımlarını kaldıramadı. Şimdi de meclisler kapandı, seçim havasına girdi. Ama Güney Kıbrıs'a silah satışına konmuş yasağı Trump kaldırdı bu arada. Yani CAATSA yaptırımlarını kaldırmazken Güney Kıbrıs yaptırımlarını kaldırdı.</i></p>

<p><i>Dostunuz Trump Türkiye'nin parasını ödediği, hatta 6 tanesinin üstüne ay yıldızın nakşedilip hangara çekildiği, eğitim için pilotlarımızın gönderildiği F-35 projesinden kovulduk. Paramızın üstüne kondular, F-35'leri başkasına yolladılar. Şimdi Trump 'İleride bir sürprizim olabilir' diyor. Bütün gece konuşuyorlar, F-35 sürprizi mi geliyor? Trump Türkiye'ye geliyor, kargo uçağından KAAN'a motor mu çıkacak? Ne KAAN'a motor çıktı ne F-35 çıktı.</i></p>

<p><i>İsrail'e, Yunanistan'a sattığı F-35'ler yetmezmiş gibi, F-16 modernizasyonunda en modern F-16'lar Yunanistan'ın ve İsrail'in elinde. Karşılıklı kalkınca dakikalarca bizimkisi kör uçuyor. Öbürü bizim pilotu neredeyse evinde izliyor. Modernize etmediler. Trump bunların hepsinin sözünü verdi, bir tanesi dahi olmadı. Bir tanesi dahi!</i></p>

<p><i>Artık bu dış politikada kralın çıplak olduğunu, bu anlatılanların hepsinin iç politikaya yönelik algı meselesi olduğunu, olgunun bambaşka bir yerde durduğunu görmek lazım. Bunu cesaretle konuşmak lazım."</i><br />
 </p>

<h3><strong>Özel'den Yemen uyarısı: “Türk askerinin gönderilmesini desteklemeyiz”</strong></h3>

<p>Özel, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile savunma alanında iş birliği yapmasına kategorik olarak karşı olmadıklarını ancak Türkiye'nin bölgesel çatışmalara taraf haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi.</p>

<p>Yemen'deki gelişmelere değinen Özel, Türk askerinin çatışma alanlarına gönderilmesine yönelik olası adımların kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Anayasa'nın 90 ve 92'nci maddelerine işaret eden Özel, Meclisin devre dışı bırakılmasına karşı çıkacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"YENİ Parti, Trump yönetiminin her dediğini yapan, karşılığında onlardan meşruiyet dilenen acizliği reddediyor.</i></p>

<p><i>Türkiye'nin Arabistan, Pakistan ile ilkeli anlaşmalar yapmasına, savunma alanında işbirliği yapmasına kategorik olarak bir itirazımız olamaz. Ancak Türkiye'nin bir savunma işbirliği anlaşması yapıyoruz diye savaşta olan bir ülkeyle anlaşma yapması, savaşa taraf yapılması, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye de YENİ Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz.</i></p>

<p><i>Anayasanın 90 ve 92. maddeleri ihlal edilerek, meclis by-pass edilerek oraya gidip anlaşmaları yapmak... Anlaşma meclise sunulmadan İstanbul'da koordinatörler atamak, gidip asker yollamanın taahhütlerini vermek asla kabul edilemez. Biz Yemen'de savaşın değil barışın tarafında olmalıyız. O yüzden Türk askerini Amerika'nın, İsrail'in çıkarları için çatışma alanlarına göndermek ve taarruzi faaliyetlerin içine sokmak asla ve asla kabul edilemez.</i></p>

<p><i>Buna bütün gücümüzle dilimiz döndüğünce ve mecliste anayasanın ve içtüzüğün verdiği bütün yetkileri kullanarak itiraz etmeye devam edeceğiz.</i></p>

<p><i>Erdoğan iktidarı Trump yönetimi her dediğine Trump'ın 'evet' demektedir. Karşılığında Türkiye'nin menfaati ise toplamda sıfırdır. Yani Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan'la ilişkisi vardır.</i></p>

<p><i>Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan'ı neredeyse Amerika'da seven tek kişi Amerika'yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump'ı Türkiye'de seven tek kişi de Türkiye'yi yönetmektedir. Ama buradan ne Türkiye'ye, buradan ne Türkiye'ye ne Türkiye'nin çıkarlarına hiçbir fayda üretilmemektedir."</i></p>

<h3><strong>“YENİ Parti iktidar olmak için kurulmuştur”</strong></h3>

<p>Partisinin örgütlenme çalışmaları ve gelecek hedefleri hakkında da konuşan Özel, YENİ Parti'nin üye sayısının 800 bine yaklaştığını açıkladı. İl başkanlığı seçimlerinde yüzde 65 katılım sağlandığını belirten Özel, genel başkanın doğrudan üyelerin oylarıyla seçileceğini ifade etti.</p>

<p>Örgütlenme çalışmalarının ardından sahaya ağırlık vereceklerini kaydeden Özel, önümüzdeki ay yapılması planlanan ilk kurultaya da değindi:</p>

<p><i>"YENİ Parti bir partimiz olsun diye kurulmuş bir parti değildir, iktidar olsun diye kurulmuş bir partidir. YENİ parti bir muhalefet partisi olarak kendini konumlandıran bir parti değildir.</i></p>

<p><i>Yapacağı İlk kurultay, YENİ Parti'nin yapacağı önümüzdeki ay yapacağı ilk kurultay, YENİ Parti'nin muhalefette yapacağı tek kurultay olacaktır. YENİ Parti iktidar olmak için kurulmuştur. Bu yüzden hiçbirimiz unutmamalıyız ki sorunu söyleyen, sorunu anlatan, dertleri konuşan iyi bir muhalefet olur. Ama çözümü hazırlayan iktidar olur. Bunun için YENİ Parti, sorunlara nasıl çözüm getireceğini her fırsatta anlatan yarının iktidar partisidir. Siz de yarının iktidar partisinin 81 ildeki il başkanlarısınız."</i></p>

<p><strong>Özgür Özel'den belediyelere yönelik operasyonlara tepki</strong></p>

<p>Özel, Denizli'de Merkezefendi Belediyesi'ne ve İstanbul'da Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonları da gündeme taşıdı.</p>

<p>Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın gözaltına alınmasına tepki gösteren Özel, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'nun 86 yaşındaki babasının da gözaltına alındığını söyledi.</p>

<p>Operasyonların bazı belediye başkanlarının YENİ Parti'ye katılmasının planlandığı gün gerçekleşmesine dikkat çeken Özel, yaşananları siyasi baskı olarak değerlendirdi:</p>

<p><i>"Bugün sabah da erken saatlerde Denizli'de Şeniz başkanımızın gözaltına alındığı ve Merkezefendi Belediyesi'ne bir operasyon yapıldığı, Bakırköy'de ise belediye meclis üyelerimize, bürokratlarımıza operasyon yapıldığı, belediye başkanımız Ayşegül Ovalıoğlu'nun 86 yaşındaki babasının gözaltına alındığı bütün ailenin şaşkınlık içinde olduğu bir süreci izliyoruz.</i></p>

<p><i>Şeniz Başkan'ın gözlerindeki hem o direnci hem o kaygıyı gördükten iki gün sonra ve bugün partimize dört belediye başkanının daha katılacağı törenden birkaç saat önce iki kadın belediye başkanına aileleriyle birlikte yapılan bu zulmü de bir kez daha bu toplantıda kayda geçiriyoruz.</i></p>

<p><i>Her şey bitecek arkadaşlar, her şey bitecek ve bittiğinde vatandaşa birçok vadimizi yerine getirmek için görevin başında olacağız. Partinin genel başkanı olarak ifade ediyorum ki, benim vaadim milletimize şudur: Herkese emin olsun asla unutkan olmayacağız.</i></p>

<p><i>Bu zulmü edeni de, bu zulmü edenleri de, kanun dışına çıkıp yargı yetkisini bir parti için kullananları da, 86 yaşındaki babalara, analara ya da 6 yaşındaki çocuklara zulmedenleri de, bunlara direnenleri de, bu süreçte teslim olup gidip işbirliği yapanları da asla unutmayacağız. Asla unutkan olmayacağız."</i></p>

<h3><strong>Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösterdi</strong></h3>

<p>Halk TV'ye kayyım atanmasına da tepki gösteren Özel, medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin fon krizinin kamuoyunda tartışılmasını engellemeye yönelik olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Fon krizinin ekonomik etkilerinin giderek büyüdüğünü belirterek, toplam kaybın 114 milyar dolara ulaştığını savunan Özel şunları kaydetti</p>

<p><i>"Bunu Halk TV'yi karartarak da yapıyorlar. Diğer televizyonlara 'Halk TV fon vurgununun üstüne çok gidiyordu, bak ne hale geldi' diyerek korku salarak da yapmaya çalışıyorlar. Ama bizim görevimiz bu soygunu unutturmamak, mağdurların hakkını da sonuna kadar savunmaktır.</i></p>

<p><i>Ekonomiye doğrudan maliyet ilk günlerde 20 milyar dolar olarak ölçüldü. Birkaç gün içinde diğer etkileri ile birlikte 90 milyara çıktığı söylendi. Geçtiğimiz hafta yeni partinin ekonomi eşgüdüm konseyi 110 milyar olduğunu söyledi ve açıkladım; parti sözcülerimiz, grup başkan vekillerimiz, parti sözcümüz, ilgili arkadaşlar söyledi. Nihayet bizim bu açıklamamızdan 3 gün sonra dünyanın bu konuda en önemli kuruluşlarının yaptığı açıklamalarda tam 114 milyar dolarlık Türkiye'nin toplam bir kayıpla karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.</i></p>

<p><i>Yani krizin mağduru 455.000 tekil yatırımcı, 2 milyon vatandaş ya da 5,5 milyon borsa mağduru değil, bu krizin mağduru artık 86 milyondur."</i></p>

<h3><strong>Fon mağdurları için iki ayrı çalışma grubu kurulacak</strong></h3>

<p>Özel, partisinin fon krizine ilişkin çalışmalarını iki ayrı heyet üzerinden sürdüreceğini açıkladı.</p>

<p>İlk heyetin, illerdeki fon mağdurlarıyla görüşeceğini belirten Özel, mağdurların başvurularını takip etmek amacıyla çağrı merkezi ve veri tabanı oluşturulacağını söyledi.</p>

<p>İkinci heyetin ise cezaevinde bulunan fon soruşturması tutuklularını ziyaret edeceğini kaydeden Özel, bu görüşmelerle olayın arka planına ilişkin sorulara yanıt aranacağını ifade etti.</p>

<p>Özel, suçluluğu kesinleşene kadar kimsenin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini belirterek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Dün ekonomik koordinasyon kurulumuz ve partimizin konuda yetkilendirdiği isimlerle 6. toplantımızı yaptık. Bu kez iki farklı çalışma grubu oluşturduk. Bu noktada illerinizdeki mağdurlarla arkadaşlarımızı buluşturmak için size, ilçe başkanlarımıza da görevler düşüyor. Birinci heyet mağdurlarla görüşecek, bir çağrı merkezi de oluşturulacak, bir veri tabanı da oluşturulacak.</i></p>

<p><i>Mağdurların haklarını müştereken arayacakları resmi zeminler, dernekler, birtakım çalışmalar bu konuda yapılıyor. Bunlar da yapılacak ve mağdurlarla dayanışma içinde olacağız. İkinci heyetimiz ise şu anda cezaevinde bulunan fon tutuklularına gidecek, ziyaret edecek, kendilerine soruları soracak, millet adına yanıtları arayacak, kendilerinin cezaevinde düştükleri süreçte esas bu meselenin kökünün nereden kaynaklandığı konusunda söylemek istedikleri varsa onları dinleyecek.</i></p>

<p><i>Elbette biz kimseyi suçu ispatlanana kadar suçlu görme durumunda değiliz. Ya da bir cezaevi ziyaretinin mağdura yapılan bir dayanışma ziyareti gibi değil, hakikatin peşinde fon vurgununun sorumlusu olduğu düşünülerek içeriye konulanlarla görüşmelerin hakikat peşindeki bir hukuk mücadelesine katkı sağlayacağının da altını çiziyoruz. Bugünlerde, bundan sonraki günlerde Türkiye kamuoyunda bu konu önemini korumaya, ciddiyetle ele alınmaya partimiz tarafından devam edilecek. YENİ Parti olarak bu işin peşini bırakma niyetinde asla değiliz."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-turkiyenin-abd-ile-degil-trumpin-erdoganla-iliskisi-var</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/068189b3-864e-47a6-b840-bdea8825f498jpg.webp" type="image/jpeg" length="90800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti, Kosova Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyeti-kosova-gazeteciler-dernegini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyeti-kosova-gazeteciler-dernegini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kosova’daki temaslarını sürdüren Gazeteciler Cemiyeti heyeti, Kosova Gazeteciler Derneği (AGK) Yönetim Kurulu Başkanı Xhemajl Rexha ve İcra Direktörü Getoarbe Mulliqi ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülkedeki basın özgürlüğü mücadeleleri, gazetecilerin çalışma koşulları ve iki meslek örgütü arasında geliştirilebilecek iş birliği olanakları ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler Cemiyeti heyeti, Kosova’daki ziyaretleri kapsamında Kosova Gazeteciler Derneği’ni (AGK) ziyaret etti. Heyeti, AGK Yönetim Kurulu Başkanı Xhemajl Rexha ve İcra Direktörü Getoarbe Mulliqi ağırladı.</p>

<p>Ziyarete Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç, Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı ile Cemiyet üyesi Zeynel Lüle katıldı.</p>

<p>Görüşmede, Kosova ve Türkiye’de basın özgürlüğünün durumu, gazetecilerin karşılaştığı mesleki sorunlar ve iki ülkenin gazetecileri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p><img alt="Agk Ziyaret Foto" class="detail-photo img-fluid" height="1590" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/agk-ziyaret-foto.jpeg" width="2458" /></p>

<h2><strong>Kosova’da gazetecilerin çalışma koşulları ele alındı</strong></h2>

<p>AGK Başkanı Xhemajl Rexha, yaklaşık 700 üyesi bulunan derneğin faaliyetleri hakkında heyete bilgi verdi. Dernek üyelerinin büyük bölümünü gençlerin ve kadınların oluşturduğunu belirten Rexha, Kosova’da gazetecilerin çalışma koşullarına ve basın özgürlüğünü savunmak için yürüttükleri mücadeleye değindi. Görüşmede, Kosova ve Türkiye’de gazetecilerin karşı karşıya kaldığı sorunların benzer yönleri üzerinde de duruldu.</p>

<p>Kosova’nın güncel siyasi ve toplumsal gelişmelerinin de değerlendirildiği görüşmede, Arnavutluk ve Kosova’daki öğrenci eylemlerinin yanı sıra Türkiye ve Kosova vatandaşı gazetecilerin karşılaştığı vize sorunları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><img alt="Agk Ziyaret" class="detail-photo img-fluid" height="1478" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/agk-ziyaret.jpeg" width="2452" /></p>

<h3><strong>Ortak projeler ve iş birliği fırsatları görüşüldü</strong></h3>

<p>Ziyarette, Gazeteciler Cemiyeti ile Kosova Gazeteciler Derneği arasında hayata geçirilebilecek ortak projeler ve mesleki dayanışma olanakları da gündeme geldi. Kosovalı gazetecilerin teknik imkânlarının geliştirilmesi kapsamında Türkiye’den mesleki ekipman desteği sağlanması ihtimali değerlendirildi.</p>

<p>Dezavantajlı gruplara yönelik haberler ve hak odaklı gazetecilik alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Ayrıca Balkanlar’da düzenlenen gazetecilik toplantılarına Gazeteciler Cemiyeti’nin de davet edilmesi ve bölgedeki meslek örgütleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı.</p>

<p>AGK temsilcileri, Haziran 2026’da Gazeteciler Cemiyeti ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Genel Kurulu ve medya konferansına ilişkin olumlu değerlendirmelerde bulundu. Organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getiren temsilciler, gazeteciler arasındaki uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Agk Ziyaret Plaket" class="detail-photo img-fluid" height="1570" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/agk-ziyaret-plaket.jpeg" width="2056" /></p>

<p>Ziyaretin sonunda Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç, AGK Başkanı Xhemajl Rexha ve İcra Direktörü Getoarbe Mulliqi’ye sıcak misafirperverlikleri ve ev sahiplikleri için teşekkür etti. İki meslek örgütü arasındaki dayanışma ve iş birliğinin geliştirilmesine verilen önemi vurgulayan Oruç, Gazeteciler Cemiyeti adına Rexha’ya plaket takdim etti. Görüşme, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyeti-kosova-gazeteciler-dernegini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/agk-ziyaret-toplu-foto.jpeg" type="image/jpeg" length="45880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOKİ İzmir kura sonuçları e-Devlet’te nasıl sorgulanır? TOKİ İzmir Karabağlar kura sonuçları açıklandı mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/toki-izmir-kura-sonuclari-e-devlet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/toki-izmir-kura-sonuclari-e-devlet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Karabağlar Uzundere’deki sosyal konut projesinde hak sahipleri için konut belirleme süreci başladı. 2+1 ve 3+1 dairelerin dağılımına ilişkin kura duyurusunun ardından, hak sahiplerinin konut bilgilerine ulaşabileceği kanallar ve sözleşme aşamasında izleyeceği takvim netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TOKİ’nin İzmir Karabağlar Uzundere projesinde konut belirleme kurası için duyurulan tarih 27 Ekim 2026. Projede 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan 743 konutun hak sahiplerine tahsis edilmesi planlandı. Kura sonuçlarıyla birlikte hak sahipleri, kendilerine ayrılan dairenin blok, kat ve numara bilgilerini TOKİ’nin resmî kanallarından kontrol edebilecek. </p>

<h2><strong>TOKİ İzmir Karabağlar kura sonuçları nasıl sorgulanır?</strong></h2>

<p>İzmir Karabağlar Uzundere Mahallesi 786 Konut Projesi kapsamında 743 konut için konut belirleme kurası yapılması planlandı. Kura sonuçları açıklandığında hak sahipleri, kendilerine çıkan konuta ilişkin bilgileri TOKİ’nin resmî internet sitesindeki kura sonuçları bölümünden takip edebilir.</p>

<p>Sonuç sorgulamak için şu adımlar izlenebilir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><a href="https://www.toki.gov.tr/" rel="nofollow">TOKİ’nin resmî internet sitesini</a> açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Satış ve duyurular bölümünden kura sonuçları ekranına girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İzmir Karabağlar projesine ait duyuruyu ve sonuç listesini kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Alternatif olarak <a href="https://www.turkiye.gov.tr/" rel="nofollow">e-Devlet Kapısı’ndaki TOKİ Konut/İş Yeri Hak Sahipliği ve Kura Bilgisi Sorgulama hizmetini</a> açıp kimlik bilgilerinizle giriş yapın.</p>
 </li>
</ol>

<p>Kişiye özel daire bilgileri ekranda görünmüyorsa TOKİ’nin proje duyurularını ve yayımlanacak sonuç listelerini kontrol etmek gerekiyor.</p>

<p><img alt="TOKİ’de taksit ve anapara artış sistemi Meclis gündeminde" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-40d0492cd725e6490566a17c4b671ef3jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Karabağlar TOKİ projesinde kaç adet 2+1 ve 3+1 konut var?</strong></h3>

<p>TOKİ’nin duyurusunda konut belirleme kurası kapsamındaki dağılım şöyle açıklandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2+1 konut:</strong> 515 adet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3+1 konut:</strong> 228 adet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Toplam:</strong> 743 adet</p>
 </li>
</ul>

<p>Blok, kat ve daire numarası bilgileri, hak sahiplerinin konut belirleme sonuçları üzerinden kontrol edilebilecek.</p>

<h3><strong>TOKİ İzmir Karabağlar sözleşmeleri ne zaman imzalanacak?</strong></h3>

<p>TOKİ’nin duyurusuna göre, konutu belirlenen hak sahipleri gayrimenkul satış sözleşmelerini <strong>4 Kasım–9 Aralık 2026 </strong>tarihleri arasında imzalayacak. İşlemler için belirlenen temerküz şube, <strong>Halk Bankası Eski İzmir Şubesi</strong> olarak açıklandı.</p>

<p>Hak sahiplerinin, kendilerine ait sözleşme imzalama gününü ve gerekli belgeleri TOKİ tarafından yayımlanacak sözleşme programından kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="DMM'den TOKİ kuralarında usulsüzlük iddialarına yanıt" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/2c0034b1-371d-4de3-9437-7afb7c9cd63e.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>TOKİ Karabağlar ödeme planı nasıl olacak?</strong></h3>

<p>Paylaşılan bilgilere göre konut bedelinden başvuru bedeli düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden yüzde 10 peşinat hesaplanacak. Peşinatın sözleşme imzalanırken ödenmesi, kalan tutarın ise 180 ay vade ile taksitlendirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Hak sahiplerinin ödeme tutarlarını, sözleşme koşullarını ve kendilerine uygulanacak taksit planını imza öncesinde TOKİ’nin yayımlayacağı resmî belgelerden kontrol etmesi gerekiyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/toki-izmir-kura-sonuclari-e-devlet</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ecbb38e066749e3ec7924f0997edac33.jpg" type="image/jpeg" length="35866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Çelik’ten Bakırköy Belediyesi operasyonuna tepki: Bir karanlık anlayışın yeni bir uygulaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celikten-bakirkoy-belediyesi-operasyonuna-tepki-bir-karanlik-anlayisin-yeni-bir-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celikten-bakirkoy-belediyesi-operasyonuna-tepki-bir-karanlik-anlayisin-yeni-bir-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Bakırköy Belediyesi'ne yapılan operasyona ilişkin, "Fon vurgunuyla milleti soyanlar, halkın belediyelerini her yeni güne bir operasyonla ne yazık ki hizmet edemez hale getirmeye çalışıyorlar. Bakırköy Belediyesi'nde şu an belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, birim müdürleri, belediyenin en etkili alanlarındaki personelleri gözaltına alınmış vaziyette. Bir karanlık anlayışın yeni bir uygulaması" ifadesini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti İstanbul İl Başkanı, YENİ Parti Genel Merkezi'nde yapılan il başkanları toplantısından önce ANKA Haber Ajansı'nın Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyona ilişkin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Çelik, şunları kaydetti:</p>

<p>"Türkiye'yi şafak operasyonlarına alıştırmaya çalışıyorlar. Yeni bir gün, yeni bir operasyon. Bakırköy'de 68 kişi gözaltına alındı. Çok yakından takip ediyoruz. Jandarmayla yapılan bir operasyon. İstanbul'da Maslak'a götürdüler belediye başkan yardımcılarını, belediye meclis üyelerini ve belediye emekçilerini. Avukatlarımız şu anda oradalar. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Öğlen itibariyle görüşmeye başlayacaklar. Türkiye'nin içinde bulunduğu durum ortada. Her yeni gün yeni bir şafak operasyonu. Fon vurgunuyla milleti soyanlar, halkın belediyelerini her yeni güne bir operasyonla ne yazık ki hizmet edemez hale getirmeye çalışıyorlar. Bakırköy Belediyesi'nde şu an belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, birim müdürleri, belediyenin en etkili alanlarındaki personelleri gözaltına alınmış vaziyette. Takip ediyoruz süreci. Bir karanlık anlayışın yeni bir uygulaması. Ben, şimdi buradan erken ayrılacağım. Genel Başkanımızla konuştuk. İstanbul'a doğru yola çıkacağız. Dikkatli bir biçimde takip ediyoruz."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celikten-bakirkoy-belediyesi-operasyonuna-tepki-bir-karanlik-anlayisin-yeni-bir-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aeef5792-017d-49bc-8be2-2b6319e09026jpg.webp" type="image/jpeg" length="60422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 ilde yasa dışı bahis soruşturması: 79 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/5-ilde-yasa-disi-bahis-sorusturmasi-79-supheli-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/5-ilde-yasa-disi-bahis-sorusturmasi-79-supheli-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya merkezli 5 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik soruşturmada gözaltına alınan 79 şüphelinin emniyet işlemleri tamamlandı. Soruşturmada 14 milyar 928 milyon 530 bin liralık işlem hacmi tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kütahya</strong> merkezli 5 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 79 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Kütahya Adliyesi'ne sevk edildi. Soruşturmada, şüphelilerin hesaplarında toplam 14 milyar 928 milyon 530 bin liralık işlem hacmi belirlendi.</p>

<h2><strong>5 ilde gözaltına alınan şüpheliler adliyeye getirildi</strong></h2>

<p><strong>Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>nca yürütülen soruşturma kapsamında, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin çalışma başlatıldı.</p>

<p><strong>İl Emniyet Müdürlüğü </strong>Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Kütahya, Burdur, Antalya, Eskişehir ve İzmir'de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 79 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında otobüslerle <strong>Kütahya Adliyesi</strong>'ne götürüldü.</p>

<p>Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan 2 şüphelinin farklı suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. Diğer 4 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>İşlem hacmi yaklaşık 15 milyar lira olarak tespit edildi</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong>da, yasa dışı bahis oynattıkları, bu faaliyetlere aracılık ettikleri ve teşvikte bulundukları değerlendirilen 85 şüphelinin kimlikleri ile adresleri tespit edilmişti.</p>

<p>Yapılan incelemelerde <strong>şüpheli</strong>lerin iki ayrı yasa dışı bahis yapılanması içinde organize hareket ettikleri belirlendi. Şüphelilerden 2'sinin örgüt elebaşı, 13'ünün örgüt yöneticisi, 18'inin örgüt üyesi olduğu, 52 kişinin ise banka hesaplarını bu faaliyetlerde kullandırdığı tespit edildi.</p>

<p>Banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda, yasa dışı bahis faaliyetleri kapsamında toplam 14 milyar 928 milyon 530 bin liralık işlem hacmi gerçekleştiği saptandı. Soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen 2 taşınmaz ile 10 araca da el konuldu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/5-ilde-yasa-disi-bahis-sorusturmasi-79-supheli-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/kutahya-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-yakalanan-79-supheli-adliyede.png" type="image/jpeg" length="12032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Sahada farkı Osimhen ile Batrakov yarattı, kulübede İsmail Kartal sınıfta kaldı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sahada-farki-osimhen-ile-batrakov-yaratti-kulubede-ismail-kartal-sinifta-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sahada-farki-osimhen-ile-batrakov-yaratti-kulubede-ismail-kartal-sinifta-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’deki dev derbide Galatasaray’ın Fenerbahçe karşısında aldığı galibiyet, spor yazarlarının köşelerine damga vurdu. Usta kalemler; Osimhen’in bitiriciliği, genç yıldız Batrakov’un sahadaki soğukkanlı liderliği ve sarı-kırmızılıların oyun üstünlüğü üzerinde birleşirken, İsmail Kartal’ın kadro ve hamle tercihleri ile hakem Atilla Karaoğlan’ın tartışmalı kararları sert eleştirilerin hedefi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’ın ezeli rakibi Fenerbahçe’yi mağlup ederek zirvedeki puan farkını 6’ya çıkardığı derbi karşılaşması, spor basınının önde gelen yazarları tarafından mercek altına alındı. Köşe yazarlarının ortak görüşü; sarı-kırmızılı ekibin özellikle ilk yarıda kurduğu ezici baskı, Victor Osimhen’in skoru belirleyen performansı ve Davinson Sanchez ile Batrakov’un oyunun merkezindeki belirleyici rolleri oldu. Fenerbahçe cephesinde ise kaleci Ederson’un tarihi bir farkı önlediğine dikkat çekilirken, teknik direktör İsmail Kartal’ın maç planı ve oyuna müdahaleleri "vizyonsuzluk ve cesaretsizlik" olarak nitelendirildi. Derbinin hakem yönetimi de tartışmaların odağında yer alırken, özellikle Batrakov’un verilmeyen penaltısı ve Skriniar’ın kırmızı kart görmemesi sert tepki topladı.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Zeki Uzundurukan - Fotomaç:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-19">"Galatasaray derbiyi çok güçlü bir oyunla kazanarak liderliğini sürdürdü. Ezeli rakibi ile arasındaki puan farkını da 6'ya çıkardı. Dünkü derbide şunu da gözlemledik. Galatasaray'ın güçlü bir oyunu var. Fenerbahçe'nin ise oturmuş bir oyunu yok. İki takım arasında kadro kalitesi bakımından da dağlar kadar fark var. Okan Buruk'un da hakkını teslim etmek lazım. Derbide İsmail Kartal'a teknik adamlık dersi verdi Okan hoca... Galatasaray, anasının ak sütü gibi bir derbi galibiyeti aldı."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uğur Meleke - Hürriyet:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-20">"Lille maçında iki golün kahramanı olan Batrakov dün de yaşının çok üzerinde bir soğukkanlılıkla oynadı. Hücumların kalbindeydi. Osimhen hemen her büyük maçta olduğu gibi tabelayı belirledi. Ancak bir ekstra parantezi de Davinson Sanchez için açmak isterim. Galatasaray'ın iki golünün de üretiminde o var, ilkinde 30 metrelik bir kafa, ikincide vole ondan. Sadece gollerin içinde olmakla kalmadı, Kante ve Lukaku'nun iki kritik aksiyonunu da kesti cansiperane. Bir büyük maçı daha büyük oynayarak bitirdi Davinson."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mert Aydın - Milliyet:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-21">"Bu skor, maçı gerçekten yansıtmıyor. Belki İsmail Kartal, 99 puandan sonra bu maçı da iyi bir şey diye anlatır. Ederson olmasaydı ikinci yarıda o kıpırdanma için de şans olmayacaktı. Galatasaray da bu maçın sonunu nasıl böyle gergin getirdi onu düşünmeli."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cem Dizdar - Fanatik:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-22">"Başta Batrakov olmaz üzere Galatasaray düzenli, sakin ve temkinliydi. Fenerbahçe ise plansız, kaygılı, karmaşık ve telaşlı görünüyordu. Sakin olan kazandı. Artık Fenerbahçe için şampiyonluk kendi dışındaki takımların yapacaklarına bağlı. Ve son not.. Sahi biz maçın sonunda "uzay"daki kameradan neler göremedik öyle? Habercilik, "Halkın haber alma hakkı" maç yayınının önünde mi, derken tekrar görüntüler geldi ve oyuncuların boğaz boğaza olduğuna birlikte şahit olduk."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ömür Üründül - Sabah:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-23">"Dün geceki maçı seyretmeyenler skora bakıp çok zorlu bir derbi olduğunu düşünürler... Ancak hiç de öyle değildi. Son 10 dakikaya kadar Galatasaray'ın domine ettiği, sayısız fırsatlar kaçırdığı, kaleci Ederson'un kurtarışlarıyla etken olduğu bir maç oldu. G.Saray takım halinde çok iyi oynadı. Ama bir kişiyi ayrı tutuyorum o da Batrakov... Gerçekten bu oyuncu G.Saray'a ilaç gibi geldi."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mustafa Ersoy - T24:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-24">"Hakeme gelince... Archie Brown'ın son dakikada verilen kartla maçı bitirmesi, Skriniar'ın kırmızı kartını es geçmesi artık bu ligin olağan trajedileri. Ama ey hakem kardeşi, o Batrakov'a yapılan penaltıyı nasıl görmezden geldin? Anlamak imkansız."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Levent Tüzemen - Sabah:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-25">"Galatasaray özellikle ilk yarısını muhteşem oynadığı derbide fark getirecek pozisyonları kolayca harcadı. İlk devrede Fenerbahçe'nin isabetli şutu yoktu. Ama Barış Alper, Fenerbahçe kalesinde adeta pozisyon üstüne pozisyon buldu. Dünyanın en önemli santrforlarından biri olduğu söylenen -bana göre de çok doğru- Osimhen ilk yarıda attığı gollerle derbiye imzasını koydu."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tunç Kayacı - Fanatik:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-26">"Dün gece Fenerbahçe'yi maçta tutan isim Ederson'du. Brezilyalı kaleci çok kritik kurtarışlarla takımını ayakta tuttu. Bence skoru getiren Galatasaray'ın orta alandaki kalitesi ve gücüydü. İsmail Kartal'ın ekibi ilk yarıdaki mahkum futbolunun bedelini ödedi. Gecenin yıldızı bana göre iki gol atan Osimhen değil genç Rus yıldız Batrakov'du. Skor aldatmasın Fenerbahçe'nin yaş ortalaması yüksek kadrosuyla yarışta işi oldukça zor gözüküyor."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Attila Gökçe - Milliyet:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-27">"Hayır, ezeli rekabet dediğimiz o büyülü buluşma böyle ev sahibi tarafından tek taraflı meydan okunan, çift Osimhen golüyle öne geçilen bir maç olmamalıydı. Galatasaray ilk yarıda 10 şutla Ederson'un koruduğu kaleyi topa tutarken Fenerahçe tek şut atamadı. Ev sahibi takım ilk yarıda 32 kez rakip ceza alanına girerken, Fenerbahçe'nin 15 ziyaretinde de eli boştu."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Timurlenk - Sabah:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_cfce0bc334c22b38-28">"Galatasaray, Lille deplasmanında bulduğu havayı taraftarı önünde iyi futbolla sürdürdü. Fenerbahçe'de İsmail Kartal'ın aylardır futbol oynamayan Mert Hakan'ı son kazandığı derbide sahada diye takımın en iyisi İrfan'ın yerine oyuna alması totemden başka bir şey değildir. Galatasaray derbiyi kazandı... Son düdükten sonra Kerem ve Mert Hakan ne kadar iyi Fenerbahçeli olduklarını çıkan arbedede ispatlamaya çalıştılar. G.Saray'ın ağır Trabzonspor mağlubiyetinin ardından taraftarına bir derbi galibiyeti borcu olduğunu maçtan önce söylemiştim. Bunu ödediler..."</p>
 </blockquote>

 <p></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mehmet Ayan - Hürriyet:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_415ba1472049510d-29">"Oyuncu değişiklikleri takıma ritm getirse de sadece oyuna ortak olunabildi, kale önünde pozisyon etkinliği yine sayı olarak G.Saray lehineydi. İç sahada formuyla ve taraftar desteğiyle kazanan G.Saray’da kuşkusuz Konyaspor maçına kadar her şey dert üstü murad üstü olacaktır. Yalnız iki yarıdaki bu farklı oyuna, büyük değişime mercek tutmak da hocanın görevi."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Serkan Akcan - Fanatik:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_415ba1472049510d-30">"Osimhen modern çağın en iyi santrforlarından biri. Dünya futbolunda ender bulunan özelliklere sahip, müthiş bir atlet, şiddetli baskı silahı ve harika bir golcü. O sahadayken Galatasaray'ın oyun standardı yükseliyor, yokken büyük sapmalar oluyor. Derbide adeta bir resital sundu, maçın kilidini açan golü attı, peşinden ikincisi geldi. Galatasaray takım olarak dirençliydi, iyiydi ama Osimhen herkesten daha yüksekteydi. Sanchez dün gece en az Osimhen kadar oyuna etki etti."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Çakar - Sabah:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_415ba1472049510d-31">"Bir kez daha gördük ki Fenerbahçe'de, oyunu organize edebilecek, gereğinde şut çekebilecek bir tane oyuncu yok. Fenerbahçe tarihi farktan kurtulduysa Ederson'a dua etsin. Ve yine hakem Atilla Karaoğlan maçı Galatasaray'ın kazandığına dua etsin. Çok kritik iki hatası var. Maçın başında Skriniar'a net sarıyı vermedi. Verse ikinci sarıdan oyun dışı kalacaktı. İkinci yarıda da Batrakov'a yapılan net faulü tespit etmedi ya da edemedi. VAR müdahalesi olmayınca da penaltı kaynadı gitti."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halil Özer - Milliyet:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_415ba1472049510d-32">"İlk yarının skoruna baktığınız zaman hiçbir Fenerbahçe taraftarının şaşırdığını ve üzüldüğünü sanmıyorum. Çünkü böyle olacağını herkes biliyordu. 45 dakika boyunca Fenerbahçe adına sahada yürümeyi futbol sanan bir zihniyet vardı. Tabii burada önemli olan kulübe. Takımı maça hazırlayan kulübe. Orası tam bir felaket. Cesareti olmayan bir kulübe. Böyle olunca da takımda vizyon aramak sadece zaman kaybı. Ne enteresandır ki bunu bilmeyen tek bir Fenerbahçe taraftarı yoktu. Sadece Aziz başkan dışında. Takımın başında İsmail hocayla bu derbiye gelmek bir intihardı o da gerçekleşti."</p>
 </blockquote>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Emre Bol - Fotomaç:</strong></p>

 <blockquote>
 <p id="p-rc_415ba1472049510d-33">"Futbol dediğin şey bu kadar zor değil! Ederson olmasaydı ortaya tuhaf bir skor çıkabilirdi. İsmail Kartal belki maçı kazanmak için değil ama kendini kurtarmak için topunu tüfeğini sahaya sürdü. Son dakikaların epey heyecanlı olduğunu söylemek gerek. Sevgili Fenerbahçeliler bu mağlubiyet elbette dünyanın sonu değil. Ancak eminim sizlerde takımın bu oyunla şampiyon olamayacağını görüyorsunuzdur. Ve hatta bu hocayla..."</p>
 </blockquote>
 </li>
</ul><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sahada-farki-osimhen-ile-batrakov-yaratti-kulubede-ismail-kartal-sinifta-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/atilla-karaoglan-2-427301.webp" type="image/jpeg" length="40463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Somalı Madenciler ödenmeyen alacakları için Ankara'ya yürüyüş başlattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/somali-madenciler-odenmeyen-alacaklari-icin-ankaraya-yuruyus-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/somali-madenciler-odenmeyen-alacaklari-icin-ankaraya-yuruyus-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik bünyesinde çalışan maden işçileri, maaş ve diğer alacaklarının parça parça ödenmesine tepki göstererek Ankara’ya yürüyüş başlattı. Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi, birikmiş alacakların ödenmesini ve ücretlerin düzenli hale getirilmesini talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Manisa’nın Soma ilçesinde<strong> İmbat Madencilik</strong> bünyesinde çalışan maden işçileri, bir yılı aşkın süredir ücret ve diğer alacaklarının düzenli ödenmediğini belirterek eyleme geçti. <strong>Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi </strong>öncülüğünde bir araya gelen işçiler, alacaklarının tamamının ödenmesi talebiyle Ankara’ya yürüyüş başlattı.</p>

<p>Cengiz Topel Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şube Başkanı Nazmi Gürleyen, işçilerin maaş ve alacaklarını parça parça alabildiğini belirterek yaşanan soruna kalıcı çözüm bulunmasını istedi.</p>

<p>Gürleyen, “Santral alacaklarının ve masa başı hesapların faturası, yerin yüzlerce metre altında canı pahasına çalışan ve üreten maden işçisine kesilemez” dedi.</p>

<h2><strong>Sendikadan ekonomik güvence ve düzenli ücret talebi</strong></h2>

<p>Maden işçilerinin yaşadığı ekonomik sorunların yalnızca ücret meselesi olmadığını belirten Gürleyen, işçilerin çalışma hayatlarını güven ve huzur içinde sürdürebilmeleri için ekonomik kaygılarının giderilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Gürleyen, maaşların ne zaman ödeneceği ve borçların nasıl karşılanacağı konusundaki belirsizliğin işçilerin işlerine odaklanmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>İşçilerin birikmiş alacaklarının ödenmesi ve ücretlerin düzenli hale getirilmesi gerektiğini belirten Gürleyen, ekonomik sorunların çözülmesinin güvenli çalışma ortamının temel koşullarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Madenciler polis barikatını aşarak yürüyüşe devam etti</strong></h3>

<p>Basın açıklamasının ardından madenciler baretlerini yere vurarak yürüyüşe geçti. Hayatını kaybeden madenciler için saygı duruşunda bulunan ve İstiklal Marşı’nı okuyan işçiler, Atatürk Caddesi üzerinden Hüseyin Özkılınç Caddesi’ne ulaştı.</p>

<p>Bu noktada polis ekiplerinin kısa süreli engelleme girişimiyle karşılaşan madenciler, barikatı aşarak yürüyüşlerini sürdürdü.</p>

<h3><strong>Sendikadan 'Ankara' mesajı: Kalıcı çözüm istiyoruz</strong></h3>

<p>Günü kurtarmaya yönelik geçici çözümleri kabul etmediklerini belirten Şube Başkanı Nazmi Gürleyen, işçilerin ekonomik sorunlarının giderilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ankara’daki ilgili makamlarla görüşerek taleplerini ilettiklerini aktaran Gürleyen, çözüm sağlanmaması halinde mücadelelerini Ankara’da sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p>Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi, madencilerin birikmiş alacaklarının ödenmesini, ücretlerin düzenli hale getirilmesini ve yaşanan belirsizliğin sona erdirilmesini talep ediyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/somali-madenciler-odenmeyen-alacaklari-icin-ankaraya-yuruyus-baslatti</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/somali-maden-iscileri-odenmeyen-alacaklari-icin-ankaraya-yuruyor-bx-c-p1-rgc.jpg" type="image/jpeg" length="64275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Her yüz tipine aynı burun şekli uygulanabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/her-yuz-tipine-ayni-burun-sekli-uygulanabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/her-yuz-tipine-ayni-burun-sekli-uygulanabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un uzmanlık alanına giren rinoplasti uygulamalarında, kişinin yüz yapısı ve burun anatomisi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş cerrahi planlama yapılması, doğal görünümün sağlanmasına yönelik temel yaklaşımlardan biri olarak değerlendiriliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Burun estetiğinde doğal görünüm, günümüzde rinoplasti ameliyatlarının en önemli hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Yüz hatlarıyla uyumlu, kişinin karakteristik özelliklerini koruyan ve estetik açıdan dengeli bir burun yapısı oluşturulması, başarılı bir cerrahi planlamanın temel unsurları arasında bulunuyor. Kulak Burun Boğaz ve Rinoplasti Uzmanı Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un çalışma alanlarından biri olan doğal burun estetiğinde, estetik beklentilerin yanı sıra burnun anatomik yapısının ve solunum fonksiyonlarının korunması da önem taşıyor.<br />
Burun estetiği ameliyatları, geçmişte daha çok burun boyutunun küçültülmesi veya belirgin şekil bozukluklarının giderilmesi amacıyla değerlendirilirken günümüzde yüzün genel yapısıyla uyumlu sonuçların elde edilmesi üzerinde duruluyor. Rinoplasti planlamasında burnun tek başına güzel görünmesinden ziyade alın, gözler, dudaklar ve çene gibi yüzün diğer anatomik bölgeleriyle dengeli bir bütün oluşturması hedefleniyor.<br />
<strong>Burun Estetiğinde Doğal Görünüm Neden Önemlidir?</strong><br />
Doğal burun estetiği, ameliyat sonrasında burnun yüzün diğer bölümleriyle uyum içerisinde görünmesini ve kişinin kendine özgü yüz karakterinin mümkün olduğunca korunmasını amaçlayan bir yaklaşımdır.<br />
Burun, yüzün merkezinde yer aldığı için şeklindeki değişiklikler genel yüz ifadesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Burun sırtının aşırı küçültülmesi, burun ucunun gereğinden fazla kaldırılması veya yüz oranlarına uygun olmayan değişiklikler, estetik açıdan yapay bir görünüm oluşturabiliyor.<br />
Bu nedenle modern rinoplasti planlamasında burnun yalnızca boyutlarına değil, yüzün tamamıyla kurduğu anatomik ilişkiye de dikkat ediliyor.<br />
Doğal görünümün korunması, ameliyatın dışarıdan fark edilmemesi anlamına gelmek zorunda değil. Asıl hedef, gerçekleştirilen değişikliklerin kişinin yüz özellikleriyle dengeli bir bütün oluşturması ve cerrahi müdahalenin burnun temel fonksiyonlarını olumsuz etkilememesidir.<br />
Rinoplasti ameliyatlarında standart bir burun şeklinin her hastaya uygulanması, doğal görünüm açısından uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmiyor. Çünkü insanların yüz kemikleri, cilt yapıları, burun kıkırdakları ve anatomik oranları birbirinden farklı özellikler taşıyor.<br />
Bazı kişilerde hafif kavisli bir burun sırtı yüz hatlarıyla daha uyumlu görünürken, başka bir kişide daha düz bir burun profili estetik dengeyi destekleyebiliyor. Benzer şekilde burun ucunun konumu ve burun-dudak açısı da kişinin yüz anatomisine göre farklılık gösterebiliyor.<br />
Bu nedenle cerrahi planlama sırasında şu özellikler değerlendiriliyor:</p>

<ul>
 <li>Yüzün genel uzunluğu ve genişliği</li>
 <li>Alın, burun ve çene arasındaki anatomik oranlar</li>
 <li>Burun sırtının yüksekliği ve mevcut şekli</li>
 <li>Burun ucunun konumu, genişliği ve kıkırdak desteği</li>
 <li>Burun cildinin kalınlığı ve esnekliği</li>
 <li>Yüzdeki mevcut asimetriler</li>
 <li>Burun içi yapıların solunum fonksiyonları üzerindeki etkisi</li>
</ul>

<p>Bu unsurların birlikte değerlendirilmesi, kişinin yüz hatlarıyla daha uyumlu bir burun şeklinin planlanmasına yardımcı oluyor.<br />
<strong>Doğal Burun Estetiğinde Yüz Oranları Nasıl Değerlendirilir?</strong><br />
Yüz oranları, burun estetiği ameliyatının planlanmasında önemli bir yere sahip. Burnun uzunluğu, genişliği, yüzey açıları ve projeksiyonu, yüzün diğer anatomik yapılarıyla birlikte inceleniyor.<br />
Özellikle burun ile üst dudak arasındaki açı, burun ucunun öne doğru uzanımı ve burun sırtının alınla oluşturduğu geçiş, yüz profilini etkileyen temel unsurlar arasında bulunuyor.<br />
Bununla birlikte ideal kabul edilen ölçülerin her hastaya aynı şekilde uygulanması doğru olmayabiliyor. Cinsiyet, bireysel yüz özellikleri ve kişisel estetik beklentiler, planlanan değişikliklerin kapsamını etkileyebiliyor.<br />
Doğal burun estetiğinde amaç, belirli sayısal oranlara ulaşmaktan çok kişinin anatomik özelliklerini dikkate alan dengeli bir görünüm oluşturmaktır.<br />
<strong>Burun Estetiğinde Doğallık ile Nefes Alma Fonksiyonu Birlikte Korunmalı</strong><br />
Rinoplasti ameliyatlarında estetik görünüm kadar önemli olan bir diğer konu, burnun solunum fonksiyonlarının korunmasıdır.<br />
Burun kemikleri ve kıkırdakları, dış görünümün yanı sıra hava yolunun yapısal bütünlüğünde de rol oynuyor. Bu dokular üzerinde gerçekleştirilen cerrahi değişikliklerin dikkatli planlanmaması, bazı hastalarda burun tıkanıklığına veya solunum güçlüğüne neden olabiliyor.<br />
Özellikle burun sırtının aşırı daraltılması ya da burun ucundaki destek mekanizmalarının zayıflaması, nazal hava yolunu olumsuz etkileyebilecek değişiklikler arasında yer alıyor.<br />
Bu nedenle fonksiyonel rinoplasti yaklaşımında, gerekli durumlarda burun içindeki anatomik sorunlar da değerlendiriliyor. Septum eğriliği veya nazal valf yetmezliği gibi yapısal problemlerin bulunması halinde estetik ameliyatla birlikte uygun fonksiyonel düzenlemeler planlanabiliyor.<br />
Ancak rinoplasti geçiren her hastada solunum fonksiyonlarının iyileşeceği veya ameliyat sonrasında hiçbir solunum sorunu yaşanmayacağı garanti edilemiyor.<br />
Burun estetiği ameliyatlarında cilt kalınlığı, cerrahi sonucun görünümünü etkileyen önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.<br />
İnce cilt yapısına sahip kişilerde burun kemikleri ve kıkırdaklarında yapılan değişiklikler daha belirgin şekilde görülebiliyor. Bu durum küçük yüzey düzensizliklerinin fark edilme ihtimalini artırabiliyor.<br />
Kalın ciltli burunlarda ise alttaki kıkırdak ve kemik yapılarında gerçekleştirilen değişikliklerin dışarıdan belirginleşmesi daha sınırlı olabiliyor. Özellikle burun ucunda istenilen şeklin ortaya çıkması ve ödemin azalması daha uzun sürebiliyor.<br />
Bu nedenle her iki cilt tipinde de farklı cerrahi değerlendirmeler ve teknik yaklaşımlar gerekebiliyor.<br />
Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un uzmanlık alanlarından biri olan rinoplastide, burun cildinin özelliklerinin ameliyat öncesinde değerlendirilmesi, uygulanabilecek değişikliklerin sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşıyor.<br />
<strong>Doğal Burun Estetiğinde Kullanılan Cerrahi Teknikler</strong><br />
Burun estetiği ameliyatlarında açık ve kapalı rinoplasti olmak üzere farklı cerrahi yaklaşımlar kullanılabiliyor. Hangi yöntemin tercih edileceği, hastanın burun anatomisine, yapılması planlanan değişikliklere ve cerrahın değerlendirmesine göre belirleniyor.<br />
Açık rinoplastide burun ucundaki yapılara daha geniş bir görüş alanından ulaşılabiliyor. Kapalı rinoplastide ise kesiler burun deliklerinin içerisinden gerçekleştiriliyor.<br />
Bunun yanı sıra kemik yapıların şekillendirilmesinde ultrasonik rinoplasti olarak bilinen piezoelektrik cihazlardan da yararlanılabiliyor. Bu teknoloji, uygun vakalarda kemik dokusunun kontrollü biçimde şekillendirilmesine yardımcı olabiliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/her-yuz-tipine-ayni-burun-sekli-uygulanabilir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/b-u-r-u-n1.jpg" type="image/jpeg" length="45497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR Gençlik Programı kura çekimi ne zaman? 2026 kura sonuçları ve kazananlar listesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-kura-cekimi-ne-zaman-2026-kura-sonuclari-ve-kazananlar-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-kura-cekimi-ne-zaman-2026-kura-sonuclari-ve-kazananlar-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR Gençlik Programı kura sonuçları 2026 için bekleyiş sürüyor. Üniversite öğrencilerine eğitimlerini sürdürürken çalışma ve gelir elde etme fırsatı sağlayan programda noter huzurunda kura çekimleri gerçekleştiriliyor. Peki, İŞKUR Gençlik Programı kura çekimi ne zaman, sonuçlar açıklandı mı ve kazananlar isim listesi nereden öğrenilir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı kapsamında uygulanan <strong>İŞKUR Gençlik Programı</strong> için başvuru süreçleri üniversitelere göre tamamlanırken bazı üniversitelerde başvurular devam ediyor. Katılımcıların belirleneceği kura çekimleri 27 Ekim Salı günü birçok üniversitede gerçekleştiriliyor. Noter huzurunda yapılan çekilişlerin ardından asil ve yedek aday listeleri üniversitelerin resmî internet siteleri üzerinden duyurulacak.</p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI KURA ÇEKİMİ NE ZAMAN?</strong></h2>

<p>İŞKUR Gençlik Programı 2026 kura çekimi için bütün üniversiteleri kapsayan tek bir tarih bulunmuyor. Üniversiteler, belirlenen kontenjanlar ve başvuru takvimleri doğrultusunda kura işlemlerini farklı günlerde gerçekleştiriyor.</p>

<p>27 Ekim 2026 Salı günü Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi gibi birçok yükseköğretim kurumunda kura çekimi yapılıyor.</p>

<p>Bazı üniversitelerde ise kura takvimi kasım ayına kadar uzanıyor. Bu nedenle öğrencilerin kendi üniversitelerinin duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Iskur 2" class="detail-photo img-fluid" height="844" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iskur-2.webp" width="1500" /></p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI 2026 KURA TAKVİMİ</strong></h2>

<p>Üniversitelerin resmî açıklamalarına göre belirlenen kura tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li><strong>Aksaray Üniversitesi:</strong> 27 Ekim 2026, saat 09.30</li>
 <li><strong>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi:</strong> 27 Ekim 2026, saat 10.00</li>
 <li><strong>ODTÜ:</strong> 27 Ekim 2026, saat 10.00</li>
 <li><strong>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi:</strong> 27 Ekim 2026, saat 10.30</li>
 <li><strong>Ankara Üniversitesi:</strong> 27 Ekim 2026, saat 14.00</li>
 <li><strong>Gazi Üniversitesi:</strong> 27 Ekim 2026, saat 14.00</li>
 <li><strong>Giresun Üniversitesi:</strong> 2 Kasım 2026, saat 10.00-12.00</li>
 <li><strong>Malatya Turgut Özal Üniversitesi:</strong> 2 Kasım 2026, saat 11.00</li>
 <li><strong>Karadeniz Teknik Üniversitesi:</strong> 3 Kasım 2026, saat 10.00</li>
</ul>

<p>Kura tarihleri, ilgili üniversitelerin yayımladığı duyurulara dayanıyor. Listede yer almayan üniversitelerin kura günleri ve saatleri için resmî açıklamaların kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI KURA SONUÇLARI AÇIKLANDI MI?</strong></h2>

<p>İŞKUR Gençlik Programı kura sonuçları, çekilişlerin tamamlanmasının ardından üniversiteler tarafından ilan ediliyor. Sonuçların açıklanma tarihi kurumlara göre farklılık gösteriyor.</p>

<p>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, noter onaylı sonuç listesinin 27 Ekim Salı günü saat 17.00'den itibaren yayımlanacağını açıkladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi ise 3 Kasım'da yapılacak kura çekiminin sonuçlarını 5 Kasım 2026 tarihinde duyuracak.</p>

<p>Giresun Üniversitesi de kura sonuçlarının 3 Kasım'da resmî internet sitesi üzerinden açıklanacağını bildirdi.</p>

<p><img alt="Iskur-8" class="detail-photo img-fluid" height="844" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iskur-8.webp" width="1500" /></p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI KURA SONUÇLARI NASIL SORGULANIR?</strong></h2>

<p>İŞKUR Gençlik Programı sonuçlarını öğrenmek isteyen öğrenciler, başvuru yaptıkları üniversitenin resmî internet sitesini ziyaret edebilecek.</p>

<p>Üniversitelerin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları ile ilgili duyuru sayfalarında yayımlanan asil ve yedek listeler kontrol edilebilecek. Bazı üniversiteler, sonuçların öğrenci bilgi sistemlerinden de görüntülenmesine imkân sağlıyor.</p>

<p>Başvuru ve program bilgilerine İŞKUR'un e-Şube sistemi üzerinden de ulaşılabiliyor. Ancak kura sonuçlarının ilan edilmesinde ilgili üniversitenin resmî duyuruları esas alınıyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI KİMLERİ KAPSIYOR?</strong></h2>

<p>İŞKUR Gençlik Programı, devlet üniversitelerinde örgün eğitim gören öğrencilerin iş deneyimi kazanmasını ve çalışma hayatına hazırlanmasını amaçlıyor.</p>

<p>Programa katılmak isteyen öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, 18 yaşını tamamlaması, İŞKUR'a kayıtlı bulunması ve ilgili mevzuatta belirtilen gelir ve sigortalılık koşullarını karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Açık öğretim veya uzaktan eğitim öğrencileri ile öğrenim kaydı pasif durumda olan öğrenciler programdan yararlanamıyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI GÜNLÜK ÖDEME NE KADAR?</strong></h2>

<p>2026 yılı için İŞKUR Gençlik Programı kapsamında katılımcılara programa devam ettikleri her gün için <strong>1.375 TL</strong> ödeme yapılıyor.</p>

<p>Öğrenciler, ders programlarına uygun şekilde haftada en fazla 3 gün ve günde 7,5 saat programa katılabiliyor. Katılım günlerine göre ödeme tutarı değişiyor.</p>

<p>Program kapsamında katılımcıların ilgili sosyal güvenlik primleri karşılanırken iş arama becerileri, öz geçmiş hazırlama, finansal okuryazarlık ve mülakat teknikleri gibi alanlarda eğitimler de veriliyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI KURASINDA ASİL VE YEDEK ADAYLAR NASIL BELİRLENİYOR?</strong></h2>

<p>Noter huzurunda yapılan kura çekimleriyle program kontenjanlarına göre asil ve yedek adaylar belirleniyor. Ancak asil listede yer almak, öğrencinin programa kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kurada adı çıkan adayların başvuru şartlarını sağlaması ve üniversiteleri tarafından talep edilen belgeleri belirtilen süre içinde teslim etmesi gerekiyor. Yapılan incelemelerde koşulları karşılamayan veya işlemlerini tamamlamayan adayların yerine yedek listedeki öğrenciler çağrılabiliyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI KURA SONUÇLARI 2026 KAZANANLAR LİSTESİ NEREDEN ÖĞRENİLİR?</strong></h2>

<p><a href="https://www.iskur.gov.tr/" rel="nofollow">İŞKUR</a> Gençlik Programı kura sonuçları 2026 kapsamında asil ve yedek aday isim listeleri, üniversitelerin resmî internet sayfalarında yayımlanacak.</p>

<p>Başvuru yapan öğrencilerin sonuçların yanı sıra belge teslim tarihlerini, kayıt koşullarını ve program başlangıç duyurularını da takip etmeleri gerekiyor. Üniversitelere göre farklılaşan süreçte kesin katılımcı listeleri, kura sonrasındaki belge ve uygunluk kontrollerinin tamamlanmasıyla belirlenecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-kura-cekimi-ne-zaman-2026-kura-sonuclari-ve-kazananlar-listesi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iskur-3.webp" type="image/jpeg" length="87941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyona dayandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-13-milyona-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-13-milyona-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Araştırma Merkezi'nin Eylül 2026 verilerine ilişkin değerlendirmesine göre, Türkiye'de geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 762 bine yükseldi. Dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark 22,8 puana ulaşırken, resmi işsizlerin yüzde 83,7'sinin işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerinden yararlanarak hazırladığı değerlendirmede, Eylül 2026 dönemine ilişkin işsizlik verilerini açıkladı.</p>

<p>Rapora göre, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,4 olarak hesaplanırken, dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 967 bin oldu. Geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 762 bine ulaştı.</p>

<p>DİSK-AR'ın değerlendirmesinde, dar tanımlı işsiz sayısı gerilerken geniş tanımlı işsiz sayısındaki artışın devam ettiği belirtildi.</p>

<p><img height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/f4ace973-d59e-4a97-bfd6-6008e319a6a2-wjfif.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Geniş tanımlı işsiz sayısı iki yılda 1,7 milyon arttı</strong></h2>

<p>Raporda yer alan verilere göre, dar tanımlı işsiz sayısı Eylül 2024'te 3 milyon 36 bin, Eylül 2025'te 3 milyon 26 bin ve Eylül 2026'da 2 milyon 967 bin olarak kaydedildi.</p>

<p>Geniş tanımlı işsiz sayısı ise aynı dönemlerde sırasıyla 11 milyon 4 bin, 12 milyon 339 bin ve 12 milyon 762 bine yükseldi.</p>

<p>Buna göre geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 423 bin, iki yıllık dönemde ise 1 milyon 758 bin arttı.</p>

<h3><strong>Dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki fark 22,8 puan</strong></h3>

<p>DİSK-AR raporunda, dar tanımlı işsizlik oranının Eylül 2024 ve Eylül 2025 dönemlerinde yüzde 8,5 olduğu, Eylül 2026'da ise yüzde 8,4'e gerilediği belirtildi.</p>

<p>Geniş tanımlı işsizlik oranı ise Eylül 2024'teki yüzde 27,5 seviyesinden Eylül 2026'da yüzde 31,2'ye yükseldi.</p>

<p>Rapora göre, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark Ocak 2022'de yaklaşık 11 puanken Eylül 2026'da 22,8 puana çıktı.</p>

<h3><strong>4,3 milyon kişi daha fazla çalışmak istiyor</strong></h3>

<p>Raporda, geniş tanımlı işsizliğin yalnızca aktif olarak iş arayan ve kısa sürede çalışmaya başlayabilecek kişileri kapsayan dar tanımlı işsizlikten daha geniş bir grubu içerdiği vurgulandı.</p>

<p>Geniş tanımlı işsizlik hesaplamasında zamana bağlı eksik istihdam edilenler, iş aramadığı halde çalışmaya hazır olanlar, iş bulma ümidini kaybedenler ve potansiyel iş gücü de dikkate alınıyor.</p>

<p>DİSK-AR'ın verilerine göre, Eylül 2026 itibarıyla 4,3 milyon kişi haftada 40 saatten az çalışmasına rağmen daha fazla çalışmak istediğini belirtti. Aynı dönemde 5,5 milyon kişinin ise iş arama ümidini yitirdiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 40,4'e ulaştı</strong></h3>

<p>Raporda kadınlar ve erkekler arasındaki işsizlik oranları arasındaki fark da öne çıktı.</p>

<p>Eylül 2026'da dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9, kadınlarda yüzde 11,3 olarak hesaplandı. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise erkeklerde yüzde 25,6, kadınlarda yüzde 40,4 oldu.</p>

<p>Böylece geniş tanımlı kadın işsizliği ile erkek işsizliği arasındaki fark 14,8 puana ulaştı.</p>

<p>DİSK-AR verilerine göre, kadınlarda dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 353 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 382 bin olarak hesaplandı. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 614 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 380 bin oldu.</p>

<p>Raporda ayrıca zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranının erkeklerde yüzde 19,1, kadınlarda yüzde 23,1 olduğu belirtildi. İşsizler ile potansiyel iş gücünün bütünleşik oranı ise erkeklerde yüzde 14,3, kadınlarda yüzde 31,3 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Resmi işsizlerin yüzde 83,7'si işsizlik ödeneği alamıyor</strong></h3>

<p>DİSK-AR'ın değerlendirmesinde işsizlik ödeneğine ilişkin veriler de yer aldı.</p>

<p>TÜİK'in Eylül 2026 için açıkladığı 2 milyon 967 bin dar tanımlı işsize karşılık, İŞKUR verilerine göre aynı dönemde işsizlik ödeneği alanların sayısı 484 bin 949 oldu.</p>

<p>Raporda bu rakamlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre, resmi işsizlerin yüzde 16,3'ü işsizlik ödeneğinden yararlanırken yüzde 83,7'si ödenek alamadı.</p>

<p>Buna göre yaklaşık 2,5 milyon işsizin işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı ifade edildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-13-milyona-dayandi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tuik-issizlik.webp" type="image/jpeg" length="95685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/18-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-55-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/18-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-55-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı bulunan 79 şüpheliden 55’i yakalanırken, 23 şirkete kayyum atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara</strong> merkezli 18 ilde yasa dışı bahis sitelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, haklarında gözaltı kararı bulunan 79 şüpheliden 55’i yakalandı.</p>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında 23 şirkette arama yapılırken, şirketlere kayyum atandı. Şahıs ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>ndan yapılan açıklamaya göre, <strong>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele</strong> Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları sonucunda yasa dışı bahis sitelerine yönelik soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Teknik dinleme ve takip çalışmaları sonucunda şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, sitelerin altyapı yazılımı ve çağrı merkezi faaliyetlerini organize şekilde yürüttüğü tespit edildi.</p>

<p>Ankara merkezli soruşturma kapsamında Adana, Aydın, Batman, Eskişehir, Şanlıurfa, Mersin, Yalova, Kahramanmaraş, İzmir, Sivas, Diyarbakır, Siirt, İstanbul, Antalya, Hatay, Erzurum ve Edirne'nin de aralarında bulunduğu 18 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Belirlenen adreslerdeki arama ve el koyma işlemlerinde 79 şüpheliden 55’i gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Şirketlere kayyum atandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında 23 şirkette arama yapıldı ve şirketlere kayyum atandı. Adreslerde çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Şahıs ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.</p>

<p>Soruşturmada, örgüt elebaşısının kurduğu şirketlerden gelen paraları kişisel hesaplarına aktardığı belirlendi. Ayrıca şirket çalışanları aracılığıyla kripto varlık borsaları üzerinden yasa dışı bahis sitelerinin çalışanlarına maaş ödendiği tespit edildi.</p>

<p>Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların çok yönlü ve titizlikle sürdüğü bildirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/18-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-55-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/yasa-disi-bahis-sorusturmasinda-55-kisi-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="68132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Volkan Demirel'den İsmail Kartal'a derbi eleştirisi: "Beni rahatsız etti"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/volkan-demirelden-ismail-kartala-derbi-elestirisi-beni-rahatsiz-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/volkan-demirelden-ismail-kartala-derbi-elestirisi-beni-rahatsiz-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ardından Volkan Demirel, İsmail Kartal'ın maç öncesindeki açıklamalarını ve karşılaşmadaki teknik tercihlerini eleştirdi. Sarı-lacivertli takımın daha cesur oynaması gerektiğini savunan Demirel, Fenerbahçe teknik direktörlüğü hedefiyle ilgili de dikkat çeken ifadeler kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında Fenerbahçe'nin Galatasaray'a 2-1 mağlup olmasının ardından Volkan Demirel, derbiyi değerlendirdi. Kısa Paslar YouTube kanalında konuşan eski milli kaleci, Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın maç öncesinde beraberliğe ilişkin kullandığı ifadeleri doğru bulmadığını söyledi. Demirel, sarı-lacivertli ekibin sahaya daha yüksek kazanma isteğiyle çıkması gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Volkan Demirel sonrası Gençlerbirliği'nde yeni teknik isim belli oldu" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/volkan-demirel-223-297866.webp" width="930" /></p>

<h2><strong>VOLKAN DEMİREL'DEN İSMAİL KARTAL'A DERBİ ELEŞTİRİSİ</strong></h2>

<p>Galatasaray karşısında alınan yenilgiyi değerlendiren Volkan Demirel, özellikle İsmail Kartal'ın maç öncesi açıklamalarına dikkat çekti. Deneyimli teknik adam, Fenerbahçe'nin derbiye yaklaşımının daha farklı olması gerektiğini savundu.</p>

<p>Kartal'ın kazanılamaması durumunda beraberliğin de kabul edilebileceği yönündeki sözlerini eleştiren Demirel, bu yaklaşımın Fenerbahçe'nin mücadele anlayışıyla örtüşmediğini ifade etti.</p>

<p>Demirel, maç öncesindeki açıklamaların kendisini şaşırttığını belirterek bir teknik direktörün derbi öncesinde vereceği mesajların önemine işaret etti. Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki oyununu da bu çerçevede değerlendirdi.</p>

<p><img alt="Gençlerbirliği'nden Volkan Demirel mesajı: " geminin="" kaptan="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/volkan1.jpg" /></p>

<h2><strong>"FENERBAHÇE DAHA CESUR OYNAMALIYDI"</strong></h2>

<p>Volkan Demirel, karşılaşmanın ilk bölümünde Galatasaray'ın daha etkili olduğunu söyledi. Sarı-kırmızılı takımın özellikle ikinci topları kazanarak hücum organizasyonlarında üstünlük kurduğunu belirtti.</p>

<p>Fenerbahçe'nin yediği iki golün de taç atışları sonrasında gelişen pozisyonlardan geldiğine dikkat çeken Demirel, savunmada yapılan hataların sonuca doğrudan etki ettiğini savundu.</p>

<p>Sarı-lacivertli takımın ikinci yarıda daha fazla hücum etmeye başladığını ifade eden Demirel, oyuncu değişikliklerinin ardından oyunun dengelendiğini ancak geri dönüş için yeterli sürenin kalmadığını söyledi.</p>

<p><img alt="Volkan Demirel " ay="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/volkan-demirel-istifasini-duyurdu-genclerbirliginde-degisim.jpg" /></p>

<h2><strong>GREENWOOD DEĞİŞİKLİĞİNE DE DEĞİNDİ</strong></h2>

<p>Volkan Demirel'in değerlendirdiği konulardan biri de İsmail Kartal'ın oyuncu tercihleri oldu. Özellikle Mason Greenwood'un 54. dakikada oyundan alınmasını ele alan Demirel, İngiliz futbolcunun skor üretme potansiyeline dikkat çekti.</p>

<p>Greenwood'un değişiklik sonrasındaki beden dilini de yorumlayan Demirel, bu tür kararların oyuncular üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p>Demirel, Fenerbahçe'nin hücumda etkili olabilecek oyuncularından daha fazla yararlanması gerektiğini savunurken, teknik ekibin kararlarında fiziksel verilerin de etkili olabileceğini kabul etti.</p>

<p><img alt="Fenerbahçe'de derbi sonrası İsmail Kartal konuştu: Derbi kazanmadan da şampiyon olunur" class="detail-photo img-fluid" height="622" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ismail-kartal-741287.webp" width="930" /></p>

<h2><strong>VOLKAN DEMİREL FENERBAHÇE'NİN TEKNİK DİREKTÖRÜ OLMAK İSTİYOR MU?</strong></h2>

<p>İsmail Kartal'a yönelik eleştirilerinin ardından Volkan Demirel, gelecekte Fenerbahçe'yi çalıştırma hedefiyle ilgili de konuştu.</p>

<p>Sarı-lacivertli kulüpte uzun yıllar futbol oynayan ve antrenörlük yapan Demirel, Fenerbahçe teknik direktörlüğünün kariyer hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Ancak bu isteğinin mevcut teknik direktörün görevden ayrılmasını beklediği anlamına gelmediğini vurguladı. Roma maçının ardından Kartal'ın yerine geçmek istediğine yönelik yorumların gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p>

<p>Demirel, Fenerbahçe'nin başına geçme isteğini doğrularken bunun doğru zamanda gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Fenerbahçe'de derbi sonrası İsmail Kartal konuştu: Derbi kazanmadan da şampiyon olunur-1" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ismail-kartal-303112.webp" width="930" /></p>

<h2><strong>İSMAİL KARTAL DERBİ SONRASI NE DEDİ?</strong></h2>

<p>Galatasaray karşısında alınan 2-1'lik mağlubiyetin ardından İsmail Kartal da takımının performansını değerlendirdi.</p>

<p>Fenerbahçe'nin ilk yarıda beklentilerin altında kaldığını kabul eden Kartal, ikinci devrede toparlanmaya çalıştıklarını ancak istedikleri sonucu alamadıklarını söyledi.</p>

<p>Deneyimli teknik direktör, mağlubiyet nedeniyle taraftarlardan özür dilerken şampiyonluk yarışının devam ettiğini vurguladı. Kartal, kalan maçlarda alınacak sonuçlarla puan farkının kapatılabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>VOLKAN DEMİREL'İN İSMAİL KARTAL AÇIKLAMALARI NEDEN GÜNDEM OLDU?</strong></h2>

<p><a href="https://www.transfermarkt.com.tr/volkan-demirel/profil/trainer/72485" rel="nofollow">Volkan Demirel</a>'in açıklamalarında hem Fenerbahçe'nin derbi performansını eleştirmesi hem de kulübü gelecekte çalıştırmak istediğini belirtmesi öne çıktı.</p>

<p>Demirel, İsmail Kartal'a duyduğu saygının devam ettiğini ancak futbol yorumculuğu yaptığı programda teknik kararları değerlendirmek durumunda olduğunu söyledi.</p>

<p>Fenerbahçe'nin Galatasaray deplasmanında daha cesur bir oyun sergilemesi gerektiğini savunan Demirel'in açıklamaları, derbi yenilgisinin ardından sarı-lacivertli takımın teknik tercihleri hakkındaki tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/volkan-demirelden-ismail-kartala-derbi-elestirisi-beni-rahatsiz-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/genclerbirligi-tribunlerinden-volkan-demirel-sesleri.jpg" type="image/jpeg" length="21691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziosmanpaşa Belediyesi davası: Hakan Bahçetepe’nin tutukluluğuna devam kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-hakan-bahcetepenin-tutukluluguna-devam-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-hakan-bahcetepenin-tutukluluguna-devam-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında bugün açıklanması beklenen karar ertelendi. Mahkeme, avukatların mazeret bildirmesi nedeniyle kararın bir sonraki duruşmada açıklanacağını belirtirken, yaklaşık 17 aydır tutuklu bulunan Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe tahliyesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aziz İhsan Aktaş soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında bugün verilmesi beklenen karar ertelendi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada mahkeme başkanı, avukatların mazeret bildirmesi nedeniyle kararın bir sonraki duruşmada açıklanacağını bildirdi.</p>

<p>Mahkeme başkanı, bugünkü duruşmada yalnızca tutuklu <strong>Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe</strong>'nin tutukluluk durumunun değerlendirileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>Hakan Bahçetepe'den tahliye talebi</strong></h2>

<p>Duruşmada sanık savunmalarına geçilmezken, yaklaşık 17 aydır tutuklu bulunan Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe'ye söz verildi.</p>

<p>Bahçetepe, kendisinin, ailesinin, eşinin ve kayınpederinin beraatini talep ederek hakkındaki suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bahçetepe, savunmasında, “Ne bir MASAK raporu var ne de hakkımda 17 ay boyunca tek bir mağdur ifadesi oluşmuştur. Dolayısıyla tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mahkemenin Bahçetepe'nin tutukluluk durumuna ilişkin ara kararı bekleniyor.</p>

<h3><strong>Savcı Hakan Bahçetepe için 12 yıla kadar hapis istemişti</strong></h3>

<p>Davanın önceki duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, <strong>Aziz İhsan Aktaş</strong>’ın iki ayrı “rüşvet verme” suçundan etkin pişmanlık kapsamında ceza almamasını istemişti.</p>

<p>Savcı, Bahçetepe’nin ise “rüşvet alma” suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, iki ayrı suçlamadan beraatini ve hükümle birlikte tahliyesini talep etmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gaziosmanpasa-belediyesi-davasi-hakan-bahcetepenin-tutukluluguna-devam-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/gop-belediye-baskani-hakim-karsisinda-tahliyesi-istenmistijpg.webp" type="image/jpeg" length="82538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Üç ayrı soruşturmada 150 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-uc-ayri-sorusturmada-150-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-uc-ayri-sorusturmada-150-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde yürütülen üç ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar gerçekleştirildiğini ve toplam 150 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Milletimizin huzurunu bozan, gençlerimizi suça yönlendiren, yasa dışı bahis faaliyetleriyle suç örgütlerine finansman sağlayan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p>Hedeflerinin “sokakları güvenli tutmak, gençleri suç örgütlerinden korumak, yasa dışı bahis ağlarını çökertmek ve suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarını kurutmak” olduğunu belirten Gürlek, bugün Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde üç ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar yapıldığını duyurdu.</p>

<p><strong>Ankara Merkezli 18 İlde Operasyon</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında Ankara merkezli 18 ilde 79 şüpheli ve 23 şirkete yönelik operasyon gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, soruşturmada yasa dışı bahis faaliyetlerine yazılım ve çağrı merkezi hizmeti sağlayan yapılanmalar ile suç gelirlerinin şirketler ve kripto varlıklar üzerinden aktarılmasına ilişkin para hareketlerinin incelendiğini ifade etti.</p>

<p>Gürlek, soruşturmanın mali boyutuna ilişkin, “MASAK raporuna göre şüpheli işlem hacminin 21 milyar 319 milyon TL olduğu tespit edilmiştir” bilgisini paylaştı. Operasyonda 55 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Gürlek, 24 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, soruşturma kapsamında 23 şirkete kayyım atandığını açıkladı.</p>

<p><strong>İstanbul’da 87 Şüpheli Gözaltına Alındı</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmada ise sosyal medya üzerinden temin edilen kişilerin mesajlaşma grupları aracılığıyla suç eylemlerine yönlendirildiğine ilişkin tespitler üzerine İstanbul merkezli 30 ilde operasyon düzenlendi.</p>

<p>Gürlek, operasyonda 34’ü adli süreçteki çocuk olmak üzere toplam 100 şahsa yönelik işlem yapıldığını, 31’i adli süreçteki çocuk olmak üzere 87 şahsın gözaltına alındığını bildirdi. Gürlek, 13 şahsın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p><strong>Edirne’de 1 Milyar Liralık İşlem Hacmi</strong></p>

<p>Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında ise banka hesaplarında son bir ayda toplam 1 milyar TL işlem hacmi tespit edilen 12 şüpheliye yönelik Edirne merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonda 8 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Gürlek, 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Gürlek, açıklamasında, “Suçun türü, yöntemi veya faaliyet alanı ne olursa olsun, tüm suç örgütleri devletimizin gücünü görecektir! Suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarını kurutacak, faaliyet alanlarını daraltacak ve mücadelemizi tavizsiz sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Soruşturmaları yürüten Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıkları ile operasyonlarda görev alan kolluk güçlerine ve katkı sağlayan kurumlara teşekkür eden Gürlek, “Suç örgütlerinin ve yasa dışı bahis ağlarının kökünü kazımak, sokaklarımızın huzurunu ve gençlerimizin geleceğini korumak için kararlılıkla mücadele edeceğiz” dedi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-uc-ayri-sorusturmada-150-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-63-kisi-hakkinda-adli-islem-yapildi-dedi.png" type="image/jpeg" length="99594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araç sahiplerine 'borç' uyarısı: Sigorta ve muayene yapılamayabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arac-sahiplerine-borc-uyarisi-sigorta-ve-muayene-yapilamayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arac-sahiplerine-borc-uyarisi-sigorta-ve-muayene-yapilamayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araçlar hakkında bulunan yakalama kararları, zorunlu trafik sigortası ve muayene işlemlerini etkileyebiliyor. Yakalama kaydı bulunan araçlara sigorta poliçesi düzenlenemediği belirtilirken, yalnızca haciz kaydı bulunan araçlarda ise sigorta yaptırılabiliyor. Araç sahiplerinin e-Devlet üzerinden kayıtlarını kontrol etmesi öneriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zorunlu trafik sigortası yaptırmak isteyen araç sahiplerinin, araçları hakkında bulunan hukuki ve idari kayıtları kontrol etmesi gerekiyor. İcra işlemleri veya farklı hukuki süreçler sonucunda araç hakkında yakalama kararı çıkarılması, sigorta işlemlerinde sorun yaşanmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Araç üzerinde yakalama ya da trafikten men kaydı bulunması durumunda sigorta şirketlerinin sistemleri poliçe düzenlenmesine izin vermeyebiliyor. Buna karşılık, araçta yalnızca haciz kaydı bulunması zorunlu trafik sigortası yapılmasına tek başına engel oluşturmuyor.</p>

<h2><strong>Borç nedeniyle araç hakkında yakalama kararı çıkabilir</strong></h2>

<p>Araç sahiplerinin ödenmemiş borçları nedeniyle başlatılan icra takipleri, belirli koşullarda araç hakkında yakalama kararı verilmesiyle sonuçlanabiliyor.</p>

<p>Yakalama kararı bulunan araçlar, trafik denetimleri sırasında tespit edilmeleri halinde ilgili karar doğrultusunda trafikten menedilerek otoparka çekilebiliyor. İcra sürecinin devamında aracın satışa çıkarılması da gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Ancak aracın yakalanması, trafikten menedilmesi ve satış işlemleri ilgili kararın niteliğine ve yürütülen hukuki sürece göre değişiyor.</p>

<h3><strong>Araçta haciz veya yakalama kaydı e-Devlet'ten nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>Araç sahipleri, araçlarıyla ilgili bazı kayıtları e-Devlet üzerinden kontrol edebiliyor. Bunun için e-Devlet sistemine giriş yaparak <strong>“Araçlarım”</strong> bölümünden araç bilgilerini incelemek mümkün.</p>

<p>Araç hakkında haciz, yakalama veya başka bir kısıtlama bulunduğundan şüpheleniliyorsa ilgili icra dairesinden ya da yetkili kurumdan güncel kayıtların ve kararın kapsamının teyit edilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Yakalama kararı nasıl kaldırılır?</strong></h3>

<p>Hakkında yakalama kararı bulunan bir aracın sigorta ve diğer işlemlerinde sorun yaşanmaması için öncelikle kararın hangi nedenle verildiğinin belirlenmesi gerekiyor.</p>

<p>İcra takibinden kaynaklanan durumlarda borcun ödenmesi veya alacaklıyla hukuken geçerli bir çözüm sağlanması gerekebiliyor. Ardından ilgili icra dairesi tarafından yakalama kararının kaldırılmasına yönelik işlemlerin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p><strong>Borcun ödenmesi, kaydın sistemlerden aynı anda otomatik olarak silineceği anlamına gelmeyebilir.</strong> Bu nedenle kararın resmen kaldırıldığının ve ilgili sistemlere işlendiğinin kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Yakalama kaydı araç muayenesini de etkileyebilir</strong></h3>

<p>Yakalama kaydı bulunan araçlarda muayene işlemlerinin gerçekleştirilmesi konusunda da kısıtlamalarla karşılaşılabiliyor. Ancak muayeneye ilişkin uygulama, kaydın türüne ve ilgili mevzuata göre değişebildiğinden araç sahibinin yetkili kurumdan bilgi alması gerekiyor.</p>

<p>Yakalama kararı bulunan bir aracın trafikte kullanılması halinde polis veya jandarma denetimlerinde araç hakkında ilgili karar uygulanabiliyor.</p>

<h3><strong>Araç sahipleri kayıtlarını kontrol etmeli</strong></h3>

<p>Araç sahiplerinin zorunlu trafik sigortası yaptırmadan veya muayene randevusu almadan önce araçları üzerindeki hukuki kısıtlamaları kontrol etmesi, olası işlem sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Özellikle icra takibi bulunan araçlarda kararın niteliğinin öğrenilmesi, gerekli işlemlerin ilgili kurum üzerinden tamamlanması ve kayıtların güncelliğinin teyit edilmesi önem taşıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arac-sahiplerine-borc-uyarisi-sigorta-ve-muayene-yapilamayabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/eb58da77-a232-44e9-ba35-3b25bcfa8065jpg.webp" type="image/jpeg" length="58619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Tıbbi müdahalelerde elektronik onam dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-tibbi-mudahalelerde-elektronik-onam-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-tibbi-mudahalelerde-elektronik-onam-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bilgilendirilmiş rıza formlarının dijital ortama taşındığını duyurdu. Vatandaşlar, tıbbi müdahaleler öncesinde kendilerine sunulan onam formlarını e-Nabız üzerinden inceleyerek rızalarını bildirebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı <strong>Kemal</strong> <strong>Memişoğlu</strong>, tıbbi müdahaleler öncesinde alınan bilgilendirilmiş <strong>rıza formları</strong>nın dijital ortama taşındığını açıkladı. Yeni uygulamayla vatandaşlar, kendilerine sunulan onam formlarını e-Nabız hesapları üzerinden inceleyerek rızalarını bildirebilecek.</p>

<h2><strong>Tıbbi müdahalelerde dijital dönem</strong></h2>

<p>Memişoğlu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunu sağlıkta dijitalleşme adımlarıyla güçlendirmeyi sürdürdüklerini belirtti.</p>

<p><strong>Resmi</strong> <strong>Gazete</strong>’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik” ile tıbbi müdahale süreçlerinde yeni bir dönemin başladığını bildiren Memişoğlu, büyük <strong>cerrahi ameliyatlar</strong>, girişimsel işlemler ve anestezi uygulamaları öncesinde kullanılan bilgilendirilmiş rıza formlarının dijital ortama aktarıldığını kaydetti.</p>

<h3><strong>SMS koduyla da işlem yapılabilecek</strong></h3>

<p>Memişoğlu, vatandaşların onam formlarını <strong>e-Nabız</strong> hesaplarından inceleyebileceğini ve rızalarını elektronik ortamda beyan edebileceğini ifade etti.</p>

<p>Dijital sistemleri kullanmakta zorlanan vatandaşların ise cep telefonlarına gönderilen tek kullanımlık SMS koduyla, sağlık tesisindeki yetkili personel eşliğinde işlemlerini tamamlayabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu, sağlıkta dijitalleşme adımlarıyla güçlendirmeye devam ediyoruz. Bugün Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik” ile tıbbi müdahale süreçlerinde yepyeni bir dönemi başlatıyoruz. Yeni Yönetmelik ile; ✅ Büyük cerrahi ameliyatlar, girişimsel işlemler ve anestezi uygulamaları öncesi bilgilendirilmiş rıza formlarını dijital ortama taşıyoruz. ➡️ Vatandaşlarımız kendilerine sunulan onam formlarını doğrudan e-Nabız hesapları üzerinden inceleyebilecek ve rızalarını beyan edebilecek. ➡️ Dijital sistemleri kullanmakta güçlük çeken vatandaşlarımız, cep telefonlarına gelen tek kullanımlık SMS koduyla işlemlerini sağlık tesisindeki yetkili personel eşliğinde kolayca tamamlayabilecek. Ülkemiz, aziz milletimiz ve büyük sağlık ailemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. 🇹🇷</p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2114979544557867482?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-memisoglu-tibbi-mudahalelerde-elektronik-onam-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/bakan-memisoglundan-tibbi-mudahalelere-rizanin-e-nabizdan-verilebilmesine-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="30742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALES/3 giriş belgesi nasıl alınır? 2026 ALES/3 sınavı ne zaman? ALES/3 sınav yerleri belli oldu mu? ÖSYM AİS sorgulama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ales3-giris-belgesi-nasil-alinir-2026-ales3-sinavi-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ales3-giris-belgesi-nasil-alinir-2026-ales3-sinavi-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’nın son oturumu için takvim belli. Adayların sınava girecekleri bina ve salon bilgilerini gösteren belgeye ilişkin süreçte ise ÖSYM’nin duyuruları belirleyici olacak. ALES/3 öncesinde sınav tarihi ve belge sorgulama adımları şöyle…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-ALES/3 sınavına hazırlanan adaylar, sınav merkezlerini ve salon bilgilerini gösteren giriş belgesini ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden takip edebilecek. ÖSYM’nin sınav takvimine göre yılın üçüncü ALES oturumu kasım ayının son pazar günü yapılacak. Sınava giriş belgesinin yayımlandığına ilişkin ise 27 Ekim itibarıyla resmî bir duyuru bulunmuyor.</p>

<h2><strong>2026 ALES/3 ne zaman yapılacak?</strong></h2>

<p>ÖSYM’nin 2026 sınav takvimine göre Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’nın üçüncü oturumu, <strong>29 Kasım 2026 Pazar günü</strong> uygulanacak. Sınav sonuçlarının açıklanacağı tarih ise <strong>17 Aralık 2026</strong> olarak takvimde yer alıyor. </p>

<p>ALES/3 başvuruları 7-15 Ekim 2026 tarihleri arasında alındı. Başvuru süresini kaçıran adaylar için geç başvuru işlemleri 21 Ekim’de gerçekleştirildi. </p>

<p><img alt="YKS 2026 açıklandı mı? ÖSYM AİS YKS 2026 sonuçları ne zaman açıklanacak, bugün mü? İşte YKS 2026 tercih tarihleri-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-58fb36dd1a4f11beb802f73816688f75.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>ALES/3 sınav giriş yerleri belli oldu mu?</strong></h3>

<p>27 Ekim 2026 itibarıyla ALES/3 sınav giriş yerlerinin açıklandığına ilişkin ÖSYM’nin resmî duyurusu bulunmuyor. Sınav giriş belgesinin hangi gün erişime açılacağı da henüz kesinleşmedi. Bu nedenle adayların 19-20 Kasım tarihlerinde yayımlanacağı yönündeki tahminleri kesin tarih olarak değerlendirmemesi gerekiyor.</p>

<p>Belge yayımlandığında adaylar, sınava girecekleri bina ve salon bilgilerine ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden ulaşabilecek.</p>

<p><img alt="ösym-10" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f8e1ba151619ad9cf594b892b2ed93f8.jpg" width="1120" /></p>

<h3><strong>ÖSYM AİS üzerinden ALES/3 sınav giriş belgesi nasıl alınır?</strong></h3>

<p>Sınava Giriş Belgesi yayımlandıktan sonra adaylar şu adımları izleyebilir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><a href="https://ais.osym.gov.tr/" rel="nofollow">ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi’ni</a> açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sisteme T.C. kimlik numaranız ve aday şifrenizle veya e-Devlet üzerinden giriş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aday işlemleri ekranında 2026-ALES/3 sınavına ait belge görüntüleme bölümünü kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınava Giriş Belgesi erişime açıldığında belgeyi görüntüleyin ve çıktısını alın.</p>
 </li>
</ol>

<p>Belgeye ilişkin güncel durum, ÖSYM’nin resmî internet sitesi ve AİS ekranından kontrol edilebilir. </p>

<h3><strong>ALES/3 sınavına giderken hangi belgeler gerekli?</strong></h3>

<p>Adayların sınav günü, ÖSYM’nin sınav kılavuzunda belirtilen geçerli kimlik belgesini ve Sınava Giriş Belgesi’ni yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Sınav öncesinde giriş belgesindeki fotoğrafın ve sınav merkezi bilgilerinin kontrol edilmesi, adayların sınav günü sorun yaşamaması açısından önem taşıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ales3-giris-belgesi-nasil-alinir-2026-ales3-sinavi-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/d3834dd2-2acc-4b91-91c7-d9f8a9804ab1.png" type="image/jpeg" length="73058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="99316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="12517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="96649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="55032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="90842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="82384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="12212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="12923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="24749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="60364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="77296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="34444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="71444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="41925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="63397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="34128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="26677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="98231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="49003"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
