<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 14:40:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peskov: Rusya, ABD ve Ukrayna arasında müzakere yeniden başlayabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-rusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakere-yeniden-baslayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/peskov-rusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakere-yeniden-baslayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD'li temsilcilerin Moskova ve Kiev temaslarını değerlendirerek Rusya, ABD ve Ukrayna arasında üçlü müzakerelerin yeniden başlayabileceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy</strong> <strong>Peskov</strong>, ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Moskova ve Kiev'de gerçekleştirdiği temasları değerlendirdi. Peskov, taraflar arasındaki diplomatik girişimlerin barış arayışında önem taşıdığını belirterek, üçlü müzakerelerin yeniden başlaması olasılığını dışlamadıklarını açıkladı.</p>

<p>Peskov, Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Moskova ve Kiev temasları barışa katkı sağlıyor</strong></h2>

<p>ABD'li özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in <strong>Moskova</strong> ve <strong>Kiev</strong>'deki görüşmelerine değinen Peskov, gerçekleştirilen diplomatik temasların barış yönünde atılan adımlar olduğunu söyledi.</p>

<p>Peskov, "Şüphesiz, az ya da çok etkili her türlü girişim, barışa doğru atılan küçük bir adımdır. Bu bağlamda, Amerikan müzakerecilerin, barışın sağlanmasına yönelik çabalarına gerçekten büyük değer veriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Putin ve Trump arasında görüşme olabilir</strong></h3>

<p>Amerikalı temsilcilerin Ukrayna'daki temaslarının sonuçları konusunda Rus tarafına henüz bilgi aktarılmadığını belirten Peskov, gelişmelerin Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong> ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılabilecek bir telefon görüşmesinde ele alınabileceğini ifade etti.</p>

<p>Peskov, iki lider arasında gerçekleştirilebilecek olası görüşmenin, ABD'li temsilcilerin Ukrayna'daki temaslarının sonuçlarının değerlendirilmesi açısından önem taşıyabileceğine işaret etti.</p>

<h3><strong>Üçlü müzakere ihtimali gündemde</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong>, <strong>ABD</strong> ve <strong>Ukrayna</strong> arasında krizin çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması olasılığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Peskov, bu ihtimali tamamen dışlamadıklarını söyledi.</p>

<p>Peskov, "Üçlü formattaki müzakerelerin yeniden başlatılması ihtimalini dışlamıyoruz ancak müzakere yeri ve tarihleri hakkında konuşmak için henüz erken" dedi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, ABD'li müzakerecilerin yeni önerilerinin Anchorage zirvesinde gündeme gelen tekliflerden hangi yönleriyle ayrıldığı ve yeni öneriler içerisinde tartışmalı başlıkların bulunup bulunmadığı sorusunu ise yanıtsız bıraktı.</p>

<h3><strong>Norveç'in sınır planına tepki</strong></h3>

<p>Peskov, Norveç'in Rusya sınırına topçu taburu konuşlandırma planına ilişkin de değerlendirmede bulundu. Söz konusu planın Rusya'ya yönelik olduğunu savunan Peskov, bunun Rusya'nın güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kremlin Sözcüsü ayrıca Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın yakın zamanda Rusya'yı ziyaret edeceğini açıkladı. Peskov, ziyaretin gerçekleşeceğini belirtirken, görüşmenin ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-rusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakere-yeniden-baslayabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kremlinrusya-abd-ve-ukrayna-arasinda-muzakerelerin-baslatilmasi-ihtimalini-dislamiyoruz.png" type="image/jpeg" length="52923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS ücreti ne kadar, nasıl ödenir? KPSS başvuru ücreti hangi bankalardan yatırılır? 2026 KPSS ücreti ödeme ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ucreti-ne-kadar-nasil-odenir-kpss-basvuru-ucreti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ucreti-ne-kadar-nasil-odenir-kpss-basvuru-ucreti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 KPSS Ortaöğretim başvurularında sona yaklaşılırken adayların gözü sınav ücretinin nasıl ödeneceğine çevrildi. ÖSYM tarafından belirlenen KPSS Ortaöğretim başvuru ücreti 800 TL olarak uygulanıyor. Başvurusunu tamamlayan adayların sınav ücretini belirtilen süre içerisinde yatırması gerekiyor. Peki KPSS ücreti nasıl ödenir, KPSS başvuru ücreti hangi bankalardan yatırılır ve ÖSYM ödeme ekranına nasıl ulaşılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 KPSS Ortaöğretim başvuru süreci devam ediyor. Ortaöğretim düzeyinde gerçekleştirilecek Kamu Personel Seçme Sınavı'na katılmak isteyen adaylar, başvuru işlemlerinin ardından sınav ücretinin ödeme yöntemlerini araştırmaya başladı.</p>

<p>ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'nde yer alan bilgilere göre <strong>2026 KPSS Ortaöğretim başvuruları 27 Ağustos 2026 tarihinde başladı ve 8 Eylül 2026 saat 23.59'da sona erecek.</strong> Sınav ücreti ise 800 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Başvuru işleminin geçerli olabilmesi için sınav ücretinin de süresi içerisinde yatırılması gerekiyor. ÖSYM'nin yayımladığı kılavuzda, sınav ücretini süresi içinde yatırmayan adayların başvurularının tamamlanmış sayılmayacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>KPSS ücreti nasıl ödenir?</strong></h2>

<p><strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınav ücreti 800 TL</strong> olarak uygulanıyor. Adaylar KPSS ücretini ÖSYM'nin Kartlı Ödeme Sistemi üzerinden banka veya kredi kartıyla internetten yatırabiliyor.</p>

<p>Bunun yanında ÖSYM tarafından belirlenen anlaşmalı bankaların internet ve mobil bankacılık hizmetleri, ATM veya şube kanalları da kullanılabiliyor. Ancak bankalara göre kullanılabilen ödeme kanalları değişiyor.</p>

<p>Adayların ödeme sırasında doğru sınavı, yani <strong>2026-KPSS Ortaöğretim</strong> seçeneğini işaretlemesi gerekiyor.</p>

<p>Ödeme işleminin ardından adayların başvuru bilgilerindeki ödeme durumunu kontrol etmesi de önem taşıyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim başvuru ücreti ne kadar?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin güncel Aday İşlemleri Sistemi'nde yer alan bilgilere göre <strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınav ücreti 800 TL</strong>.</p>

<p>KPSS Ortaöğretim başvuruları 27 Ağustos'ta başladı ve normal başvuru süreci <strong>8 Eylül 2026 saat 23.59'da</strong> sona erecek. 2026 KPSS Ortaöğretim sınavı ise <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihinde yapılacak.</p>

<p>Adayların yalnızca başvuru formunu doldurması yeterli olmuyor. Sınav ücretinin de ÖSYM'nin belirlediği süre içerisinde yatırılması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS ücreti hangi bankalardan yatırılır?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından 2026 KPSS Ortaöğretim için belirlenen ödeme kanalları arasında çeşitli bankalar bulunuyor.</p>

<p>Adaylar KPSS sınav ücretini şu bankalar üzerinden yatırabiliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Akbank:</strong> Tüm şubeler, ATM ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Albaraka Türk Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>QNB Finansbank:</strong> Tüm şubeler, ATM ve mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kuveyt Türk Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halkbank:</strong> ATM, internet bankacılığı ve şubeler</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>ING Bank:</strong> Tüm şubeler ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Vakıf Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, internet bankacılığı, mobil bankacılık ve ATM</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yapı ve Kredi Bankası:</strong> Mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ziraat Bankası:</strong> İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İş Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM, mobil bankacılık ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ziraat Dinamik Banka:</strong> Mobil ve internet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ziraat Katılım Bankası:</strong> Tüm şubeler, ATM, mobil ve internet bankacılığı</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM, bazı bankalarda KKTC'den başvuracak adaylar için farklı ödeme koşulları uygulanabileceğini belirtiyor. Ayrıca Ziraat Bankası üzerinden şube ve ATM'den KPSS ücreti yatırılmıyor; ödeme internet veya mobil bankacılık üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p><img alt="Ösym Ve Merkezi Sınavlar Tarihi Kitabı Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>KPSS ücreti internetten nasıl yatırılır?</strong></h3>

<p>KPSS ücretini internetten yatırmak isteyen adayların kullanabileceği yöntemlerden biri ÖSYM'nin <strong>Kartlı Ödeme Sistemi</strong>.</p>

<p>Adaylar ÖSYM'nin ödeme ekranına girerek sınav seçimini yaptıktan sonra istenen bilgileri doldurup banka veya kredi kartı ile ödeme işlemini gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi ödeme sisteminde 2026-KPSS Ortaöğretim sınavı ödeme seçenekleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>KPSS ücretini internetten yatırmak için ÖSYM'nin resmi ödeme ekranına ulaşabilirsiniz:</strong></p>

<p><a href="https://sanalpos.osym.gov.tr" rel="nofollow">ÖSYM Kartlı Ödeme Sistemi</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KPSS ücretini yatırdıktan sonra ne yapılmalı?</strong></h3>

<p>KPSS ücretini yatıran adayların ödeme işleminin sisteme yansıyıp yansımadığını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Başvuru işleminin yalnızca formun doldurulmasıyla tamamlandığı düşünülmemeli. ÖSYM'nin kılavuzunda, sınav ücretinin süresi içerisinde yatırılmaması halinde sisteme girilen başvuru bilgilerinin geçersiz sayılacağı ve başvurunun işleme alınmayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların ödeme yaptıktan sonra ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden başvuru durumlarını kontrol etmeleri önem taşıyor.</p>

<h3><strong>KPSS Ortaöğretim başvuruları ne zaman bitiyor?</strong></h3>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim başvuruları <strong>27 Ağustos 2026 saat 10.00'da başladı ve 8 Eylül 2026 saat 23.59'da sona erecek. </strong>ÖSYM'nin güncel işlem takviminde başvuru süreci halen devam ediyor.</p>

<p>Başvuru süresinin sona ermesinin ardından geç başvuru günleri uygulanacak. Adayların geç başvuru koşullarını ve ücret bilgisini başvuru kılavuzundan takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim sınavı <strong>25 Ekim 2026</strong> tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sınava girebilmek için adayların başvuru işlemlerini ve sınav ücreti ödemesini ÖSYM'nin belirlediği süreler içerisinde tamamlaması gerekiyor. ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi'nde 2026 KPSS Ortaöğretim başvuru sürecinin 8 Eylül 2026 saat 23.59'da sona ereceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM KPSS tercih sonucu sorgulama ekranı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS ücreti yatırılmazsa ne olur?</strong></h3>

<p>KPSS başvurusunu yapan ancak sınav ücretini süresi içerisinde yatırmayan adayların başvuruları tamamlanmış sayılmıyor.</p>

<p>ÖSYM'nin sınav kılavuzunda yer alan bilgiye göre sınav ücretinin zamanında yatırılmaması durumunda sisteme girilen başvuru bilgilerinin geçersiz sayılacağı ve başvurunun işleme alınmayacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların <strong>KPSS başvuru ücretini son güne bırakmadan yatırması</strong> ve ödeme sonrasında başvuru durumunu ÖSYM sistemi üzerinden kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>2026 KPSS Ortaöğretim için başvuru süreci devam ederken adayların en çok dikkat etmesi gereken konu, başvuru işlemi ile ücret ödeme işleminin birlikte tamamlanması. 800 TL olarak belirlenen KPSS sınav ücretinin 8 Eylül 2026 saat 23.59'a kadar yatırılması gerekiyor. Adaylar ödemelerini anlaşmalı bankalar üzerinden veya ÖSYM'nin Kartlı Ödeme Sistemi aracılığıyla gerçekleştirebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-ucreti-ne-kadar-nasil-odenir-kpss-basvuru-ucreti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" type="image/jpeg" length="42037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zengin yatırımcılar varlıklarının beşte birini nakde çeviriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Goldman Sachs araştırmasına göre serveti 1 milyon doların üzerinde olan zengin yatırımcılar, yatırımlarının yüzde 20'sini nakitte tutuyor. Yüksek enflasyon ve piyasalardaki oynaklık endişeleri portföy tercihlerinde değişime neden olurken alternatif yatırımlar ile altının payı da artıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda yüksek değerlemeler, <strong>enflasyon</strong> ve oynaklık endişeleri yatırımcıların portföy stratejilerini etkiliyor. <strong>Goldman Sachs</strong>'ın araştırmasına göre serveti 1 milyon doların üzerinde olan varlıklı yatırımcılar, yatırımlarının yüzde 20'sini nakitte tutuyor.</p>

<p>Nakit ağırlığındaki artış yalnızca bireysel yatırımcılarla sınırlı kalmıyor. Büyük yatırım şirketlerinin portföylerinde de benzer bir eğilim görülüyor. Warren Buffett'ın yatırım şirketi Berkshire Hathaway'in nakit ve kısa vadeli varlıklarının toplamı 365,5 milyar dolara ulaşırken, milyarder yatırımcı Peter Thiel'in fonu 100 milyon dolarlık Nvidia hissesini sattı.</p>

<h2><strong>Zengin yatırımcılar nakitte kalırken faiz getirisine yöneliyor</strong></h2>

<p>Varlıklı yatırımcıların nakit pozisyonlarını artırması, söz konusu paranın herhangi bir getiri sağlamadan tutulduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Yüksek enflasyonun nakdin satın alma gücü üzerindeki etkisi nedeniyle yatırımcılar, likidite avantajını koruyabilecekleri ve aynı zamanda faiz getirisi elde edebilecekleri kısa vadeli araçlara yöneliyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, piyasalarda sert hareketlerin yaşanması durumunda yatırımcıların olası kayıplarını sınırlamasına olanak sağlıyor. Aynı zamanda yeni yatırım fırsatlarının ortaya çıkması halinde nakde hızlı şekilde erişilmesine imkan tanıyor.</p>

<h3><strong>Zengin yatırımcıların alternatif yatırım tercihi artıyor</strong></h3>

<p>Portföy büyüklüğü arttıkça yatırımcıların geleneksel hisse senedi ve tahvil yatırımlarının dışındaki varlıklara ilgisi de yükseliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Goldman Sachs'ın araştırmasına göre, yatırım yapılabilir varlığı 1 milyon ila 5 milyon dolar arasında bulunan kişilerin yüzde 40'ı alternatif yatırımlarda yer alıyor. Serveti 10 milyon doların üzerinde olan yatırımcılarda ise alternatif yatırımlara yönelenlerin oranı yüzde 80'e kadar çıkıyor.</p>

<p>Bu yatırımcıların portföylerinde özel sermaye, özel kredi, gayrimenkul, girişim sermayesi ve sanat gibi alternatif varlıkların ağırlığı giderek artıyor.</p>

<h3><strong>Zengin yatırımcıların altın yatırımı da yükseliyor</strong></h3>

<p>Varlıklı yatırımcıların portföylerinde payını artırdığı alanlardan biri de altın oldu.</p>

<p>UBS verilerine göre yüksek net değere sahip yatırımcılar, 2025 yılında servetlerinin yüzde 2'sini altında tuttu. Bu yatırımcıların 2026 yılında altının portföylerindeki payını yüzde 3'e çıkarmayı planladığı belirtildi.</p>

<p>Altının portföy içindeki oranındaki bu değişim, ayrılan payın yüzde 50 artması anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Yatırımcıların portföy stratejisi değişiyor</strong></h3>

<p>Yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve piyasalardaki değerleme tartışmaları sürerken zengin yatırımcıların portföylerinde farklılaşma görülüyor.</p>

<p>Verilere göre yatırımcıların stratejisinde daha yüksek nakit tutmak, geleneksel piyasalardaki riski azaltmak ve alternatif varlıklarla çeşitlendirmeye yönelmek öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/zengin-yatirimcilar-varliklarinin-beste-birini-nakde-ceviriyor.png" type="image/jpeg" length="17940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berke Özer Lille’de devleşti! 9 kurtarışla galibiyeti getirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/berke-ozer-lillede-devlesti-9-kurtarisla-galibiyeti-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/berke-ozer-lillede-devlesti-9-kurtarisla-galibiyeti-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli kalecimiz Berke Özer, Lille’in Ligue 1’de Toulouse deplasmanında aldığı 1-0’lık galibiyette sergilediği performansla karşılaşmaya damga vurdu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli kalecimiz Berke Özer'in kalesini koruduğu Fransa Ligue 1 ekibi Lille, Toulouse deplasmanında kritik bir galibiyete imza attı. Konuk ekip sahadan <strong>1-0’lık skorla galip ayrılırken</strong>, Lille’in milli kalecisi <strong>Berke Özer</strong> yaptığı kurtarışlarla karşılaşmanın en dikkat çeken isimlerinden biri oldu.</p>

<h1><strong>Berke Özer’den 9 kurtarış</strong></h1>

<p>Lille’in kalesini koruyan Berke Özer, Toulouse karşısında özellikle rakibin geliştirdiği tehlikeli ataklarda başarılı müdahaleleriyle takımını ayakta tuttu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşma boyunca <strong>9 kurtarış yapan milli file bekçisi</strong>, Toulouse’un gol arayışlarına izin vermedi. Lille’in skor avantajını korumasında önemli rol oynayan Berke, sergilediği performansla galibiyetin mimarlarından biri oldu.</p>

<p>Toulouse’un beraberlik için baskısını artırdığı bölümlerde yaptığı kritik kurtarışlarla dikkat çeken Berke Özer, maçın ardından Lille’in aldığı üç puanda büyük pay sahibi oldu.</p>

<h2><strong>Lille’den deplasmanda kritik 3 puan</strong></h2>

<p>Lille, Toulouse karşısında bulduğu tek golle sahadan galip ayrıldı. Hücumda istediği üretkenliği her bölümde gösteremeyen Fransız ekibi, savunmada ise özellikle Berke Özer’in başarılı performansıyla skor üstünlüğünü korumayı başardı.</p>

<p>Lille’in 1-0’lık galibiyetinde kaleci Berke Özer’in <strong>9 kurtarışlık performansı</strong>, maçın kaderini belirleyen unsurların başında geldi.</p>

<h2><strong>Berke Özer’in transferi dikkat çekmişti</strong></h2>

<p>Berke Özer, Lille’e <strong>Eyüpspor’dan 4,5 milyon euro bonservis bedeli</strong> karşılığında transfer olmuştu.</p>

<p>Milli kalecinin Fransa kariyerindeki performansı Türk futbol kamuoyu tarafından da yakından takip edilirken, Toulouse karşısındaki 9 kurtarışlık gösterisi Berke’nin Lille’deki önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Milli kaleciden Fransa’da güçlü mesaj</strong></h2>

<p>Türkiye’yi Avrupa’da temsil eden futbolculardan biri olan Berke Özer, Lille formasıyla sergilediği performansla kariyerinde önemli bir adım atmaya devam ediyor.</p>

<p>Toulouse karşısında kalesini gole kapatan ve <strong>9 kurtarışla Lille’in deplasmandan üç puanla dönmesine katkı sağlayan Berke Özer</strong>, Fransız basınının ve futbolseverlerin de dikkatini çekebilecek bir performansa imza attı.</p>

<p>Lille’in sezon içerisindeki hedefleri açısından önem taşıyan karşılaşmada milli kalecinin gösterdiği performans, takımının savunmadaki direncinin en önemli göstergelerinden biri oldu.</p>

<h3>Maçın öne çıkanları</h3>

<ul>
 <li><strong>Karşılaşma:</strong> Toulouse - Lille</li>
 <li><strong>Skor:</strong> 0-1</li>
 <li><strong>Lille’in kalecisi:</strong> Berke Özer</li>
 <li><strong>Berke Özer’in kurtarış sayısı:</strong> 9</li>
 <li><strong>Sonuç:</strong> Lille deplasmanda 3 puanı aldı</li>
 <li><strong>Transfer:</strong> Berke Özer, Eyüpspor’dan Lille’e 4,5 milyon euro bonservis bedeliyle transfer oldu.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/berke-ozer-lillede-devlesti-9-kurtarisla-galibiyeti-getirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/berke-1.jpg" type="image/jpeg" length="28585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşları 70 ila 120 yıl arasında değişen yaklaşık 120 parçalık heybe koleksiyonu ziyaretçilerini bekliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yaslari-70-ila-120-yil-arasinda-degisen-yaklasik-120-parcalik-heybe-koleksiyonu-ziyaretcilerini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yaslari-70-ila-120-yil-arasinda-degisen-yaklasik-120-parcalik-heybe-koleksiyonu-ziyaretcilerini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanat tarihçisi Berna Özden’in 15 yılda Türkiye’nin dört bir yanından derlediği ve yaşları 70 ila 120 yıl arasında değişen yaklaşık 120 parçalık heybe koleksiyonu, Anadolu’nun dokuma hafızasını gün yüzüne çıkarıyor. "Kültürün taşınan hafızası" adını verdiği seçkiyi Kayseri'de süren Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sergileyen Özden, heybelerin yalnızca bir taşıma aracı değil; Anadolu kadınının duygularını, hasretini ve dualarını nakşettiği canlı birer kültür vesikası olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu olan Berna Özden, kayınpederi halı ustası Lütfi Özden’in kendisine hediye ettiği Sivas Zara yöresine ait asırlık bir heybeyle koleksiyonerlik yolculuğuna adım attı. 15 yıl boyunca yurt içi ve yurt dışındaki müzayedeler ile Anadolu seyahatlerini tarayan Özden, zamanla 120'ye yakın nadide parçadan oluşan kapsamlı bir etnografik koleksiyona ulaştı.</p>

<p><img alt="A A 20260907 42405497 42405493 H E Y B E K O L E K S I Y O N U Y L A G E C M I S I N I Z L E R I N I G E L E C E G E T A S I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405493-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Çanakkale’den Malatya’ya uzanan dokuma coğrafyası</strong></h2>

<p>Koleksiyonda yer alan eserler, Anadolu’nun farklı yörelerindeki dokuma geleneklerini, kök boya tekniklerini ve motif zenginliğini yansıtıyor. Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Konya, Kayseri Yahyalı, Niğde Kaşıkçı, Çorum, Mersin (Mut), Fethiye, Elazığ, Malatya ve Sivas coğrafyalarına ait heybeler; çeyizlik, binek ve günlük kullanım gibi işlevsel ayrıntılarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="A A 20260907 42405497 42405492 H E Y B E K O L E K S I Y O N U Y L A G E C M I S I N I Z L E R I N I G E L E C E G E T A S I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405492-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Kekik, lavanta ve ceviz yaprağı ile korunuyor</strong></h3>

<p>Tarihî yün dokumaların zamana karşı korunmasının büyük bir emek ve titizlik gerektirdiğini belirten Özden, koleksiyonunu korumak için evinin bir bölümünü özel saklama alanına dönüştürdüğünü aktardı. Özden, eserlerin hava almasını sağlarken zararlılara karşı kekik tozu, lavanta çiçeği ve ceviz yaprağı gibi geleneksel ve doğal yöntemlerle bakım uyguladığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Yaşları 70 ila 120 yıl arasında değişen yaklaşık 120 parçalık heybe koleksiyonu ziyaretçilerini bekliyor" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405490-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Heybeler kadınlarımızın dualarını kattığı kültür vesikalarıdır"</strong></h3>

<p>Göç yollarında ve binek hayvanlarının terkisinde taşınan heybelerin sembolik derinliğine dikkat çeken Berna Özden, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Heybeler sadece atın terkisinde ya da omuzda taşınan alelade bir torba değildir; en önemli kültürel miraslarımızdandır. Ona sahip çıkmak, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak en büyük vazifemiz olmalıdır. Ben de bu koleksiyona başlarken bunu kendime bir misyon edindim ve kararlılıkla devam ettiriyorum. Heybeler, kadınlarımızın ilmek ilmek işlediği, içine duygularını, hasretlerini, özlemlerini ve dualarını kattığı canlı birer kültür vesikasıdır. Onları korumak ve yaşatmak hepimizin ortak vefa borcudur."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yaslari-70-ila-120-yil-arasinda-degisen-yaklasik-120-parcalik-heybe-koleksiyonu-ziyaretcilerini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405497-42405495-h-e-y-b-e-k-o-l-e-k-s-i-y-o-n-u-y-l-a-g-e-c-m-i-s-i-n-i-z-l-e-r-i-n-i-g-e-l-e-c-e-g-e-t-a-s-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="19827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teke Yöresi’nin müzikal belleği korunuyor: 300 parçalık envanter gelecek nesillere aktarılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/teke-yoresinin-muzikal-bellegi-korunuyor-300-parcalik-envanter-gelecek-nesillere-aktariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/teke-yoresinin-muzikal-bellegi-korunuyor-300-parcalik-envanter-gelecek-nesillere-aktariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Müzik Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi, Teke Yöresi'nin asırlık halk müziği mirasını ve geleneksel çalgılarını koruma altına alıyor. 1996 yılından bu yana yürütülen saha araştırmalarıyla oluşturulan yaklaşık 300 parçalık envanter, dijital karekod (QR) entegrasyonuyla ziyaretçilere enstrümanların tınılarını doğrudan dinleme imkânı da sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk halk müziği geleneğinde kendine özgü tavrı, ritmik yapısı ve zengin çalgı çeşitliliğiyle öne çıkan Teke Yöresi’nin somut olmayan kültürel mirası, Isparta’da üniversite çatısı altında bilimsel yöntemlerle yaşatılıyor.</p>

<p><img alt="Videoframe 69874" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/videoframe-69874.png" width="640" /></p>

<p>SDÜ Müzik Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Melih Günaydın, merkezin yürüttüğü derleme, envanter ve koruma faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>30 yıllık saha araştırmasının ürünü</strong></h3>

<p>Teke Yöresi’nin Türk halk müziği içindeki ağırlığına değinen Dr. Öğretim Üyesi Melih Günaydın, <i>"İçinde bulunduğumuz coğrafi konum olarak burası Teke Yöresi kültürünü taşıyor. Türk halk müziğinin içerisindeki Teke Yöresi alt koluna ait önemli bir yer burası"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Merkez envanterindeki çalgıların 1996 yılından itibaren bölgedeki köy ve yerleşimlerde gerçekleştirilen kapsamlı alan araştırmalarıyla bir araya getirildiğini aktaran Günaydın, derleme sürecini şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu süreçte çalgıları bizzat yapan ustalar ve icra eden mahalli sanatçılarla görüşmeler gerçekleştirildi, kayıtlar tutuldu ve bu enstrümanlar envanterimize kazandırıldı. Belki günümüzde bu çalgıları yapan ya da çalan ustaların nesli tükenmiş olabilir. Ancak atalarından kalma çalgılar veya Teke Yöresi kültürüne ait değerli unsurlar hâlâ insanların evlerinin bir köşesinde muhafaza ediliyor olabilir. Vatandaşlarımız ellerindeki yöresel çalgıları merkezimize başvurarak buraya kazandırabilirler. Merkezimiz, Türk halk müziğine ait unsurların yanında, kültürel mirasın ve insanımızın yaşantısının izlerini taşıyarak tarihe de tanıklık ediyor."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Karekod Teknolojisiyle Enstrümanların Sesi Yankılanıyor</strong></h3>

<p>Merkezde yalnızca fiziksel enstrümanların değil, bölgenin müzikal pratiklerini belgeleyen çok sayıda materyalin de korunduğunu belirten Günaydın, sergi alanında çağdaş müzecilik yaklaşımlarının uygulandığını kaydetti.</p>

<p>Ziyaretçilerin vitrinlerde yer alan çalgıların yanındaki QR kodları akıllı telefonlarıyla okutarak ilgili enstrümanın tınısını ve icra kayıtlarını anında dinleyebildiklerini vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Melih Günaydın, <i>"Buradaki çalgılarımızı korumaya, envanter sayısını artırmaya ve tanıtımını en etkili şekilde yapmaya çalışıyoruz. Kültürümüzü gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edeceğiz"</i> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/teke-yoresinin-muzikal-bellegi-korunuyor-300-parcalik-envanter-gelecek-nesillere-aktariliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/videoframe-5815.png" type="image/jpeg" length="90357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: Okula dönüşte ekran kullanımı kademeli azaltılmalı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-okula-donuste-ekran-kullanimi-kademeli-azaltilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-okula-donuste-ekran-kullanimi-kademeli-azaltilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, okula dönüş öncesinde çocukların uyum sürecini kolaylaştırmak için ailelere ekran kullanımı, uyku düzeni ve kaygı yönetimi konusunda önerilerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni <strong>eğitim-öğretim</strong> yılının başlamasına kısa süre kala <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>, çocukların ve gençlerin okul hayatına yeniden uyum sağlamasına yönelik ailelere tavsiyelerde bulundu. Yaz döneminde değişen günlük alışkanlıkların okul döneminde yeniden düzenlenmesinin bazı öğrenciler açısından zorlayıcı olabileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte çocukların duygusal ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurması istendi.</p>

<p>Bakanlığın yazılı açıklamasında, tatil sonrasında uyku düzeninin yeniden oluşturulması, ekran süresinin azaltılması ve okul sorumluluklarının yeniden başlamasının çocuklar için çeşitli uyum sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Okula dönüşte çocukların kaygıları önemsenmeli</strong></h2>

<p>Açıklamada, okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygının anlaşılmasının önemli olduğu vurgulandı. Akademik başarı kadar çocukların ruh sağlığının da gözetilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, ailelerin öğrencilerin yaşadığı duyguları anlamaya ve onların kendilerini ifade etmelerine imkan sağlamasının süreci kolaylaştırabileceği belirtildi.</p>

<p>Özellikle uzun yaz tatilinin ardından günlük yaşamın yeniden okul düzenine göre şekillendirilmesinin zaman alabileceği ifade edildi. Bu nedenle ailelerin çocuklardan bir anda eski rutinlerine dönmelerini beklemek yerine kademeli bir geçiş sağlamasının faydalı olacağı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ekran kullanımı kademeli olarak azaltılmalı</strong></h3>

<p>Bakanlığın önerileri arasında ekran kullanımının düzenlenmesi de yer aldı. Çocukların okul döneminde ders, uyku ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemeyecek şekilde ekran kullanmaları gerektiği belirtilirken, aile içinde bu konuda ortak kurallar oluşturulması tavsiye edildi.</p>

<p>Açıklamada, "Okula adaptasyon sürecinde ekran kullanımı günlük yaşamı aksatmayacak şekilde sınırlandırılmalı ve kurallar aile içerisinde belirlenmelidir. Ekran kullanımının azaltılması sürecinde tüm kuralların aynı anda uygulanması yerine kademeli bir yaklaşım benimsenmeli ve aşırı sınırlayıcı olunmamalıdır" denildi.</p>

<p>Ekran süresinin azaltılmasıyla birlikte çocukların farklı alanlara yönlendirilmesinin de önemli olduğu belirtildi. Spor, müzik, sanat ve hobi faaliyetlerinin çocukların ekran dışında geçirdiği zamanı artırabileceği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Uyku düzeni okul başlamadan oluşturulmalı</strong></h3>

<p>Günlük rutinin yeniden düzenlenmesinde uyku alışkanlıklarına da dikkat çekildi. Yemek sırasında ve ailece birlikte geçirilen zamanlarda ekran kullanılmaması önerilirken, uyumadan en az 30 ila 60 dakika önce ekran kullanımının bırakılması gerektiği bildirildi.</p>

<p>Ayrıca elektronik cihazların çocukların yatak odasında bulundurulmamasının uyku düzeninin oluşturulmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerine özel destek</strong></h3>

<p>Okula ilk kez başlayacak çocukların diğer öğrencilere göre farklı bir uyum süreci yaşayabileceğine dikkat çekildi. Özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklar için okul hayatına geçişin önemli bir dönem olduğu belirtildi.</p>

<p>Çocukların aile ortamından ayrılarak düzenli ve kurallı bir eğitim ortamına girmesinin bazı öğrencilerde ayrılık kaygısı ve uyum güçlüğü oluşturabileceği aktarıldı. Bu süreçte çocukların hissettiği duyguların küçümsenmemesi ve ailelerin çocuklarına destek olması gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>Okul hakkında olumlu ifadeler kullanılmalı</strong></h3>

<p>Açıklamada, özellikle okula yeni başlayacak çocukların zihninde okulun olumlu bir yer olarak şekillenmesinin uyum sürecine katkı sağlayacağı belirtildi. Ebeveynlerin okuldan söz ederken çocuklarda kaygı oluşturabilecek ifadeler yerine öğrenme, oyun ve arkadaşlık gibi olumlu unsurları öne çıkarması önerildi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Okulda çocukların hoşuna gidecek etkinliklerin yapıldığı, oyunlar oynandığı ve yeni arkadaşlar edinilebildiği vurgulanmalıdır. Çocukların okula ilişkin sorularının sabırla yanıtlanması, okulda karşılaşacakları günlük düzen hakkında önceden bilgilendirilmeleri gerekir. </i></p>

<p><i>Ailelerin öğretmen ve okul yönetimi ile işbirliği içerisinde olması, öğretmenler tarafından açıklanan programa ve uygulama çizelgesine uyum sağlaması önem taşımaktadır. Okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygı ve diğer duyguların anlaşılması, duygularını paylaşmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Çocuklar sınıflarındaki veya çevrelerindeki diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, özgüvenlerine zarar verebilecek ifadelerden özellikle kaçınılmalıdır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-okula-donuste-ekran-kullanimi-kademeli-azaltilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saglik-bakanligindan-okula-donuste-ailelere-oneriler.png" type="image/jpeg" length="96250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 maddede doğru beslenme çantası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-maddede-dogru-beslenme-cantasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-maddede-dogru-beslenme-cantasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günlük rutinleri yeniden şekillenirken, beslenme çantaları da ebeveynlerin gündemindeki konular arasında yer alıyor. Erdem Tıp Merkezi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Necla Kaygusuz, “Yeterli ve dengeli beslenmenin çocukların büyüme ve gelişiminin yanı sıra gün içerisindeki enerji ve odaklanma düzeylerini de desteklediği bilinmeli” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Çocukların beslenme çantasının günlük enerji ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması açısından da önemli olduğunu söyleyen Erdem Tıp Merkezi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Necla Kaygusuz, “Ebeveynlerin beslenme çantasını hazırlarken tek bir besin grubuna odaklanmak yerine farklı besin gruplarını dengeli şekilde bir araya getirmesi gerekiyor. Çocukluk döneminde kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları, ilerleyen yaşlarda da sağlıklı yaşamın önemli bir parçası haline geliyor” dedi.</span></p>

<p><span>Doğru bir beslenme çantası hazırlamak isteyen ebeveynler için dikkat edilmesi gereken noktaları ise Dyt. Necla Kaygusuz, 7 maddede sıraladı.</span></p>

<p><strong><span>1. Her öğünde protein kaynağına yer verin</span></strong></p>

<p><span>Büyüme ve gelişme dönemindeki çocukların yeterli protein alması önem taşıyor. </span></p>

<p><span>Haşlanmış yumurta, peynir, tavuk, ev yapımı köfte veya yoğurt gibi protein kaynakları beslenme çantasına eklenebilir. Protein kaynağının diğer besin gruplarıyla birlikte tüketilmesi daha dengeli bir öğün oluşturulmasına yardımcı olur.</span></p>

<p><strong><span>2. Karbonhidratı doğru kaynaktan seçin</span></strong></p>

<p><span>Çocukların günlük enerji ihtiyacının karşılanmasında karbonhidratlar önemli bir yere sahip. </span></p>

<p><span>Ancak basit şekerler ve yoğun işlenmiş ürünler yerine tam tahıllı ekmek gibi kompleks karbonhidrat kaynaklarının tercih edilmesi öneriliyor. Tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı bir sandviç, pratik bir okul öğünü alternatifi olabilir.</span></p>

<p><strong><span>3. Beslenme çantasına sebze ve meyve ekleyin</span></strong></p>

<p><span>Çocukların günlük vitamin, mineral ve lif ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak için sebze ve meyveler beslenme çantasında mutlaka yer almalı. Havuç, salatalık ve domates gibi kolay tüketilebilen sebzeler ile mevsim meyveleri pratik seçenekler arasında bulunuyor.</span></p>

<p><strong><span>4. Paketli atıştırmalıkları sınırlandırın</span></strong></p>

<p><span>Yüksek oranda şeker, tuz veya yağ içeren paketli ürünlerin tüketiminin sınırlandırılması gerekiyor. Bunun yerine evde hazırlanabilecek tam tahıllı poğaça, sebzeli krep veya şekersiz meyveli kek gibi alternatifler tercih edilebilir. Böylece hem içeriği kontrol edilebilir hem de çocukların sağlıklı besinlere alışması desteklenebilir.</span></p>

<p><strong><span>5. Kalsiyum kaynaklarını unutmayın</span></strong></p>

<p><span>Süt, yoğurt ve ayran gibi süt ürünleri çocukların beslenmesinde önemli bir yere sahip. Kalsiyum içeren bu besinler, büyüme döneminde kemik ve diş gelişiminin desteklenmesine katkı sağlar. Uygun saklama koşulları sağlanabildiğinde yoğurt veya kefir de beslenme çantasına eklenebilir.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span>6. Ara öğünleri akıllı planlayın</span></strong></p>

<p><span>Uzun okul saatlerinde çocukların ara öğün ihtiyacı ortaya çıkabilir. Çiğ badem, fındık veya ceviz gibi kuruyemişler mevsim meyveleriyle dengeli ara öğün alternatifleri arasında yer alıyor. Ara öğünün miktarı ise çocuğun yaşına, günlük enerji ihtiyacına ve fiziksel aktivitesine göre değerlendirilmelidir.</span></p>

<p><strong><span>7. Su matarası beslenme çantasının vazgeçilmezi olsun</span></strong></p>

<p><span>Sağlıklı beslenmenin tamamlayıcılarından biri de yeterli sıvı tüketimi. Çocukların susamayı beklemeden gün içerisinde düzenli olarak su içmesi teşvik edilmeli. Okula giderken yanlarında taşıyabilecekleri bir su matarası bulunması, su tüketimini günlük rutinin bir parçası haline getirmeye yardımcı olabilir.</span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-maddede-dogru-beslenme-cantasi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b-e-s-l-e-n-o-m-e.jpg" type="image/jpeg" length="36145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC'den Girne açıklarındaki arama çalışmalarına ilişkin yeni açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktcden-girne-aciklarindaki-arama-calismalarina-iliskin-yeni-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktcden-girne-aciklarindaki-arama-calismalarina-iliskin-yeni-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından kayıplara ulaşmak amacıyla yürütülen arama çalışmalarının 7 gün 24 saat sürdüğünü açıkladı. Bölgede görev yapan TCG ALEMDAR'ın çalışmalarına devam ettiği, yakıt ikmali için ayrılan TCG IŞIN'ın ise ikmalin ardından yeniden operasyona katılacağı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KKTC Başbakanı <strong>Ünal Üstel</strong>, Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından yürütülen arama çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Üstel, kayıplara ulaşmak amacıyla yürütülen operasyonun <strong>kesintisiz şekilde sürdüğünü</strong> belirterek, Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı gemilerin bölgede görev yaptığını açıkladı.</p>

<h2><strong>TCG ALEMDAR bölgede görev yapıyor</strong></h2>

<p>Ünal Üstel'in açıklamasına göre, Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı <strong>TCG ALEMDAR</strong>, Girne açıklarında arama faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Operasyonda görev alan <strong>TCG IŞIN</strong> ise yakıt ikmali amacıyla geçici olarak görev bölgesinden ayrıldı. Geminin yakıt ikmalinin tamamlanmasının ardından arama çalışmalarına yeniden devam edeceği belirtildi.</p>

<p>Üstel, her iki geminin de derin sularda yürütülen arama faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için gerekli teknik imkan ve kabiliyetlere sahip olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Gemilerin görev değişimleri dönüşümlü yapılacak</strong></h3>

<p>Arama operasyonunun kesintiye uğramaması için gemilerin yakıt ikmali, bakım ve teknik ihtiyaçlarının karşılanması sırasında görev değişimlerinin dönüşümlü gerçekleştirileceği bildirildi.</p>

<p>Üstel, bu yöntemle arama faaliyetlerinin <strong>7 gün 24 saat kesintisiz şekilde sürdürülmesinin</strong> hedeflendiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>İstanbul'daki özel şirketlerle çalışma hazırlığı</strong></h3>

<p>Arama çalışmalarının daha etkin hale getirilmesi amacıyla yeni seçeneklerin de değerlendirildiğini belirten Üstel, İstanbul'da derin sularda arama ve kurtarma konusunda yüksek kapasiteye sahip özel şirketlerle yürütülebilecek çalışmalara ilişkin hazırlanan raporların değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Üstel, söz konusu çalışmaların arama faaliyetlerinin durdurulması anlamına gelmediğini, aksine mevcut imkanların güçlendirilerek operasyonun etkinliğinin artırılmasının amaçlandığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Üstel: "Gerekli tüm imkanları devreye alıyoruz"</strong></h3>

<p>KKTC hükümetinin kayıplara ulaşmak için gerekli tüm imkanları devreye sokmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Üstel, arama faaliyetlerinin <strong>7 gün 24 saat esasına göre aralıksız devam ettiğini</strong> ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Üstel'in yazılı açıklamasının tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından yürütülen arama çalışmalarımız kesintisiz şekilde devam etmektedir. Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı TCG ALEMDAR, bölgede arama faaliyetlerini sürdürmektedir. Operasyonda görev yapan TCG IŞIN ise yakıt ikmali amacıyla geçici olarak görev bölgesinden ayrılmıştır. Yakıt ikmalinin tamamlanmasının ardından çalışmalarına devam edecektir. Her iki gemimiz de derin sularda yürütülen arama faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için gerekli teknik imkan ve kabiliyetlere sahiptir.</p>

<p>Operasyonun sürekliliğinin sağlanması amacıyla gemilerimizin yakıt ikmali, bakım ve diğer teknik ihtiyaçlarının karşılanması gereken durumlarda, görev değişimleri dönüşümlü olarak gerçekleştirilecek ve arama faaliyetleri kesintisiz şekilde sürdürülecektir. Bununla birlikte, arama çalışmalarının daha da etkin hale getirilmesi amacıyla İstanbul’da, derin sularda arama ve kurtarma kabiliyeti yüksek özel şirketlerle yürütülebilecek çalışmalara ilişkin hazırlanan raporları bugün değerlendirmektedir.</p>

<p>Dolayısıyla söz konusu olan arama çalışmalarının durdurulması değil, tam tersine mevcut imkanların daha da güçlendirilerek çalışmaların etkinliğinin artırılmasıdır. Hükümet olarak kayıplarımıza ulaşmak için gerekli tüm imkanların devreye alınmasına yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Arama faaliyetlerimiz 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız devam etmektedir."</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktcden-girne-aciklarindaki-arama-calismalarina-iliskin-yeni-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2357239a-9d8b-46b8-a71f-d0134435df80-w.jpeg" type="image/jpeg" length="85120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’da orman yangını: 8’inci gününde de alevler kontrol altına alınamadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-orman-yangini-8inci-gununde-de-alevler-kontrol-altina-alinamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-orman-yangini-8inci-gununde-de-alevler-kontrol-altina-alinamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’ın Konitsa bölgesinde 31 Ağustos’ta başlayan orman yangını 8. gününde de kontrol altına alınamadı. Yangına 150 itfaiyeci ve 3 helikopterle müdahale ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>’ın kuzeybatısında bulunan <strong>Konitsa</strong> bölgesinde günlerdir devam eden orman yangını henüz kontrol altına alınamadı. 31 Ağustos’ta başlayan yangının geniş bir <strong>ormanlık</strong> alana yayıldığı ve zorlu arazi koşulları nedeniyle söndürme çalışmalarının güçlükle sürdürüldüğü bildirildi.</p>

<p>Ekipler, alevlerin daha fazla alana yayılmasını önlemek ve mevcut yangın noktalarını kontrol altına almak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yangına 150 itfaiyeci müdahale ediyor</strong></h2>

<p>Trapezitsa bölgesinde devam eden <strong>yangın</strong>a 150 itfaiye personeli, 10 yaya ekip ve 48 araçla müdahale edildiği belirtildi.</p>

<p>Karadan yürütülen çalışmalarda ekipler, sarp ve ulaşılması güç bölgelerde alevlerin ilerleyişini durdurmaya çalışıyor. Arazinin engebeli yapısı, itfaiye ekiplerinin yangının bazı noktalarına ulaşmasını zorlaştırıyor.</p>

<p>Yangının geniş bir ormanlık alanı etkilediği ve Aos Boğazı’na kadar ulaştığı aktarılırken, ekiplerin özellikle ulaşılması güç bölgelerde yoğunlaştığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Havadan müdahale yeniden başladı</strong></h3>

<p>Söndürme çalışmalarına havadan da destek veriliyor. Günün ilk ışıklarıyla birlikte 3 helikopterin yangın bölgesinde çalışmalara yeniden başladığı bildirildi.</p>

<p>Hava araçlarının gün içerisinde takviye edilmesinin beklendiği ifade edildi. Helikopterlerin özellikle kara ekiplerinin ulaşmakta zorlandığı noktalara müdahale ederek alevlerin kontrol altına alınmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Yangın yıldırım düşmesiyle başladı</strong></h3>

<p>Konitsa Sivil Koruma yetkililerinden<strong> Yorgos Mitsos</strong>, yangının çıkış nedenine ilişkin açıklamada bulundu. Mitsos, yangının yıldırım düşmesi sonucunda başladığını belirtti.</p>

<p>Yangının seyri konusunda da bilgi veren Mitsos, bölgede etkili olan rüzgarın yön değiştirdiğini ifade etti. Rüzgarın yön değiştirmesinin ardından alevlerin şu aşamada Konitsa kentine doğru ilerlemediği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Sarp arazi müdahaleyi zorlaştırıyor</strong></h3>

<p>Yangının geniş bir ormanlık alanı etkilemesi ve bazı bölgelerin sarp olması, söndürme çalışmalarındaki en önemli güçlüklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kara ekiplerinin ulaşamadığı noktalarda hava araçlarıyla müdahale sürdürülürken, ekiplerin yangının farklı bölgelere yayılmasını önlemek için çalışmalarına devam ettiği bildirildi.</p>

<p>31 Ağustos’ta başlayan yangının 8. gününde de tamamen kontrol altına alınamaması nedeniyle bölgedeki söndürme faaliyetlerinin yoğun şekilde sürdürüldüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-orman-yangini-8inci-gununde-de-alevler-kontrol-altina-alinamadi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yunanistanin-konitsa-bolgesinde-cikan-orman-yangini-8-gundur-kontrol-altina-alinamadi.png" type="image/jpeg" length="71232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evini, arabasını internette satanlar dikkat! Yeni vergi düzenlemesi ne getiriyor? Hangi bilgiler Maliye’ye bildirilecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/evini-arabasini-internette-satanlar-dikkat-yeni-vergi-duzenlemesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/evini-arabasini-internette-satanlar-dikkat-yeni-vergi-duzenlemesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnternetten satış yapanlar için yeni dönem başladı mı? Dijital platformlardaki satış, kiralama ve ilan faaliyetlerine yönelik vergi takibinin kapsamı genişletildi. Yeni düzenlemeyle ilan siteleri, elektronik ticaret platformları ve sosyal ağ sağlayıcıları belirli bilgileri Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlü olacak. Peki internetten satış yapan vatandaşlar için yeni vergi düzenlemesi ne anlama geliyor, hangi bilgiler bildirilecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnternetten satış yapan milyonlarca kişiyi ve dijital platformları ilgilendiren yeni vergi düzenlemesi Resmî Gazete'de yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenlemeyle, internet ve dijital ortamlarda gerçekleştirilen ekonomik ve ticari faaliyetlerin vergi güvenliği açısından daha yakından takip edilmesinin önü açıldı.</p>

<p>Özellikle internet üzerinden <strong>ev, otomobil, eşya ve hizmet satışı veya kiralaması</strong> yapanların kullandığı platformlar açısından dikkat çeken değişiklikler getirildi. Yeni sistemde ilanların yayımlanmasına aracılık eden dijital platformların belirli bilgileri düzenli olarak Gelir İdaresi Başkanlığına aktarması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>İnternetten satış yapanlar için yeni vergi düzenlemesi nedir?</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemenin temelinde, dijital ortamda gerçekleştirilen ticari ve ekonomik faaliyetlerin daha etkin şekilde izlenmesi bulunuyor. Vergi Usul Kanunu kapsamında yapılan değişiklikle elektronik ticaret faaliyetlerine ilişkin bildirim yükümlülüğünün kapsamı genişletiliyor.</p>

<p>Düzenleme yalnızca klasik anlamda internetten ürün satışını kapsamıyor. İnternet ortamında <strong>mal ve hizmet satışı, kiralama, ilan ve reklam faaliyetleri</strong> gibi ekonomik işlemler de belirli şartlar altında bildirim kapsamına alınabiliyor.</p>

<p>Bu kapsamda elektronik ticaret hizmet sağlayıcıları, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcıları gibi dijital ortamda ekonomik faaliyetlere aracılık eden kuruluşların yükümlülükleri önem kazanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İlan siteleri hangi bilgileri bildirecek?</strong></h3>

<p>Yeni sistemin en dikkat çekici noktalarından biri, internet ortamında ilan yayımlanmasına aracılık eden platformlara yönelik bildirim yükümlülüğü oldu.</p>

<p>Belirlenen şartları taşıyan platformların, gerçekleştirdikleri işlemlere ilişkin bilgileri Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirmesi gerekecek.</p>

<p>Bildirim kapsamında platformların internet adresleri, platform üzerinden hizmet alan gerçek veya tüzel kişilere ilişkin bilgiler ve gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlere yönelik çeşitli verilerin bulunması öngörülüyor.</p>

<p>Gerçek kişiler açısından ad ve soyadı gibi bilgiler, tüzel kişiler açısından ise unvan ve mükellefiyet durumunun belirlenmesine yönelik bilgiler bildirim kapsamında değerlendirilebilecek.</p>

<h3><img alt="Tasarruf finansman şirketlerine yeni düzenleme: Mesai saatleri ve prim ödemelerine sınır getirildi-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/o-f-i-s-a-a.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Ev ve otomobil ilanları takip edilecek mi?</strong></h3>

<p>İnternette yayımlanan <strong>ev, arsa, iş yeri ve otomobil ilanları</strong> da düzenlemenin dikkat çeken alanları arasında bulunuyor.</p>

<p>Taşınır ve taşınmaz malların satış veya kiralanmasına yönelik ilanların yayımlanmasına aracılık eden platformların, belirlenen bilgiler doğrultusunda bildirimde bulunması gerekecek.</p>

<p>Bu nedenle internetten otomobil veya gayrimenkul ilanı veren kullanıcıların faaliyetlerinin dijital platformlar üzerinden daha görünür hale gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Yeni düzenleme, internette ilan veren her kişinin doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığına aylık bildirim göndereceği anlamına gelmiyor.</p>

<h3><strong>İnternetten satış yapan herkes vergi bildirimi yapacak mı?</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemeyle ilgili en çok merak edilen soru <strong>“</strong>İnternetten satış yapan herkes vergi bildirimi yapacak mı?<strong>”</strong> oldu.</p>

<p>Düzenlemenin doğrudan her internet kullanıcısına aylık bildirim gönderme zorunluluğu getirdiği söylenemez. Bildirim yükümlülüğünün temel muhatapları, dijital ortamda ekonomik faaliyetlere aracılık eden ve mevzuatta belirtilen şartları taşıyan platformlar ile hizmet sağlayıcılar.</p>

<p>Dolayısıyla bireysel olarak internet üzerinden bir ürününü satan veya tek seferlik bir ilan veren kişinin, yalnızca bu nedenle her ay Gelir İdaresi Başkanlığına ayrıca bildirim göndermesi gerektiği sonucu çıkarılmamalı.</p>

<p>Bununla birlikte internet üzerinden <strong>düzenli ve ticari nitelikte satış yapan kişilerin mevcut vergi yükümlülükleri </strong>devam ediyor. Platformların bildirim yükümlülüğü ile satıcının vergi mükellefiyeti birbirinden farklı konular olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Sosyal medya üzerinden satış yapanlar dikkat</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemede sosyal ağ sağlayıcılarının da belirli koşullarda bildirim yükümlülüğü kapsamına alınması dikkat çekiyor.</p>

<p>Sosyal medya platformları artık yalnızca iletişim ve paylaşım alanları olarak değil, aynı zamanda ürün ve hizmet satışının gerçekleştirilebildiği dijital kanallar olarak kullanılıyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medya üzerinden yürütülen ekonomik ve ticari faaliyetlere ilişkin bilgilerin de belirlenen şartlar kapsamında vergi idaresinin takibine konu olması mümkün hale geliyor.</p>

<p>Özellikle sosyal medya üzerinden düzenli biçimde ürün veya hizmet satışı yapanların, faaliyetlerinin ticari nitelik taşıyıp taşımadığını ve mevcut vergi yükümlülüklerini ayrıca değerlendirmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Yeni vergi düzenlemesinin amacı ne?</strong></h3>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığının düzenlemeyle hedeflediği temel konulardan biri <strong>kayıt dışı ekonomiyle mücadele</strong> olarak öne çıkıyor.</p>

<p>İnternet kullanımının artmasıyla birlikte ürün satışından gayrimenkul kiralamaya, otomobil satışından çeşitli hizmetlerin sunulmasına kadar çok sayıda ekonomik faaliyet dijital platformlara taşındı.</p>

<p>Vergi idaresi açısından bu faaliyetlerin kayıt altına alınması ve gerektiğinde vergi denetimlerinde kullanılabilecek verilerin oluşturulması önem taşıyor.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte dijital platformlarda gerçekleşen işlemler ile vergi kayıtları arasındaki bağlantının güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="Sosyal Yardım Ödemelerine Zam" class="detail-photo img-fluid" height="878" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sosyal-yardim-odemelerine-zam.png" width="1564" /></p>

<h3><strong>Gelir İdaresi Başkanlığı hangi bilgileri isteyecek?</strong></h3>

<p>Bildirimlerin kapsamı ve teknik uygulama ayrıntılarında Gelir İdaresi Başkanlığının belirleyeceği usul ve esaslar önem taşıyor.</p>

<p>Bildirimlerin hangi bilgilerden oluşacağı, hangi formatta hazırlanacağı, ne zaman gönderileceği ve elektronik ortamda hangi yöntemle iletileceği gibi ayrıntılar ilgili düzenlemeler çerçevesinde şekillenecek.</p>

<p>Bu nedenle internetten satış yapan kişiler açısından yalnızca yeni bildirim sisteminin değil, mevcut vergi mevzuatındaki yükümlülüklerin de takip edilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>İnternetten satışta vergi denetimi artacak mı?</strong></h3>

<p>Yeni düzenleme, dijital ekonomide gerçekleşen işlemlerin vergi idaresi tarafından daha kapsamlı şekilde izlenebilmesine imkan sağlıyor.</p>

<p>Özellikle düzenli olarak internet üzerinden ticari faaliyet yürüten ancak vergi sistemi içerisinde gerekli yükümlülüklerini yerine getirmeyen kişilerin tespit edilmesi açısından dijital verilerin daha etkin kullanılması bekleniyor.</p>

<p>Bununla birlikte <strong>internetten ürün satmak tek başına her durumda vergi mükellefi olunacağı anlamına gelmediği gibi</strong>, her ilan veren kişinin de otomatik olarak ticari faaliyet yürüttüğü anlamına gelmiyor. Vergi yükümlülüğünün belirlenmesinde faaliyetin sürekliliği, niteliği ve ticari amaç taşıyıp taşımadığı gibi unsurlar önem taşıyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte asıl değişiklik ise dijital platformların ekonomik faaliyetlere ilişkin bilgilerinin vergi idaresine daha sistematik şekilde aktarılabilecek olması.</p>

<p>İnternetten satış yapanlar açısından yeni dönem, doğrudan herkese getirilen aylık bir bildirim zorunluluğundan çok, dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin vergi denetimi bakımından daha görünür hale gelmesiyle öne çıkıyor. Özellikle düzenli ticari faaliyet yürütenlerin mevcut vergi sorumluluklarını ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/evini-arabasini-internette-satanlar-dikkat-yeni-vergi-duzenlemesi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-26e62fcde3b924015edb21a0bd83c30a.webp" type="image/jpeg" length="49072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSKİ'den su kesintisi açıklaması: İstanbul Beykoz'da 5 mahallede sular kesilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iskiden-su-kesintisi-aciklamasi-istanbul-beykozda-5-mahallede-sular-kesilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iskiden-su-kesintisi-aciklamasi-istanbul-beykozda-5-mahallede-sular-kesilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSKİ, İstanbul Beykoz'daki ana isale hattında yapılacak depreme dayanıklı bağlantı sistemi montajı ve iyileştirme çalışmaları nedeniyle 8 Eylül Salı günü 10.00-17.00 saatleri arasında 5 mahallede su kesintisi uygulanacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul'da su kesintisi</strong> yapılacak bölgeler belli oldu. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (İSKİ) açıklamasına göre, Beykoz'daki ana isale hattında gerçekleştirilecek çalışmalar nedeniyle bazı mahallelere belirli saatlerde su verilemeyecek.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında olası depremlerde su arzının güvenli ve kesintisiz sürdürülebilmesi ile altyapının dayanıklılığının artırılması amacıyla depreme dayanıklı özel bağlantı sistemi monte edilecek.</p>

<h2><strong>İstanbul su kesintisi ne zaman uygulanacak?</strong></h2>

<p>İSKİ tarafından yapılan açıklamaya göre <strong>Beykoz</strong>'daki ana isale hattında yürütülecek montaj ve iyileştirme çalışmaları 8 Eylül Salı günü gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar nedeniyle ilçede 10.00 ile 17.00 saatleri arasında su kesintisi yaşanacak. Belirtilen saat aralığında 5 mahalleye su hizmeti verilemeyecek.</p>

<h3><strong>Beykoz su kesintisi hangi mahallelerde olacak?</strong></h3>

<p>Beykoz'daki su kesintisinden Örnekköy, Elmalı, Zerzevatçı, Mahmut Şevket Paşa ve Alibahadır mahalleleri etkilenecek.</p>

<p>İSKİ'nin açıklamasında, söz konusu mahallelerde yaşayanların 8 Eylül Salı günü 10.00-17.00 saatleri arasındaki su kesintisinden etkileneceği bildirildi.</p>

<h3><strong>İSKİ su kesintisi çalışması neden yapılıyor?</strong></h3>

<p>İSKİ, ana isale hattındaki çalışmanın altyapının depremlere karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla gerçekleştirileceğini bildirdi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında depreme dayanıklı özel bağlantı sistemi montajı ve iyileştirme işlemleri yapılacak. Bu çalışmalarla olası depremlerde su arzının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iskiden-su-kesintisi-aciklamasi-istanbul-beykozda-5-mahallede-sular-kesilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-su-kesintisi-1.png" type="image/jpeg" length="42085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Çelik Beypazarı’nda açılacak 1000 kişilik yeni spor salonunda incelemelerde bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-genclik-ve-spor-il-muduru-celik-beypazarinda-acilacak-1000-kisilik-yeni-spor-salonunda-incelemelerde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-genclik-ve-spor-il-muduru-celik-beypazarinda-acilacak-1000-kisilik-yeni-spor-salonunda-incelemelerde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, Beypazarı ilçesinde yapımı tamamlanma aşamasına gelen ve geçici kabul sürecine giren 1000 seyirci kapasiteli yeni spor salonunda incelemelerde bulundu. Tesisin son durumuna ilişkin teknik ekipten bilgi alan Çelik, "Devletin imkanları milletin çocukları içindir" diyerek modern tesisin kısa sürede gençlerin hizmetine sunulacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın ilçelerinde gençlik ve spor yatırımlarının yerinde değerlendirilmesi amacıyla yürütülen saha denetimleri kapsamında Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, Beypazarı’nı ziyaret etti.</p>

<p><img alt="A A 20260907 42405598 42405597 A N K A R A G E N C L I K V E S P O R I L M U D U R U C E L I K B E Y P A Z A R I N D A K I S P O R S A L O N U N U I N C E L E D I" class="detail-photo img-fluid" height="902" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405598-42405597-a-n-k-a-r-a-g-e-n-c-l-i-k-v-e-s-p-o-r-i-l-m-u-d-u-r-u-c-e-l-i-k-b-e-y-p-a-z-a-r-i-n-d-a-k-i-s-p-o-r-s-a-l-o-n-u-n-u-i-n-c-e-l-e-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Ziyaret programında İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Ahmet Lal ve Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Yurt Müdürü İbrahim Yıldız ile bir araya gelen Çelik, ilçede yürütülen gençlik projeleri, yurt imkânları ve sportif faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.</p>

<p>Görüşmenin ardından İlçe Müdürü Ahmet Lal ile birlikte yapımı büyük ölçüde tamamlanan ve geçici kabul aşamasına getirilen yeni kapalı spor salonuna geçen Çelik, tesisi gezdi. Yüklenici firma temsilcileri ve teknik personelle görüşen Çelik; zemin kaplamaları, tribün düzeni, soyunma odaları ve teknik altyapıyıdenetledi.</p>

<p></p>

<p>Beypazarı’na modern bir spor tesisi kazandıracak olmanın memnuniyetini dile getiren Mustafa Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Beypazarı ilçemizde 1000 seyirci kapasitesine sahip bu modern spor salonunu gençlerimizin ve hemşehrilerimizin hizmetine açacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Devletin imkanları milletin çocukları içindir. Amacımız, evlatlarımızın spora erişimini kolaylaştırmak, sağlıklı nesiller yetiştirmek ve yetenekli sporcularımızı keşfedip desteklemektir. Yeni tesisimizin başta gençlerimiz ve sporcularımız olmak üzere tüm Beypazarı halkına hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-genclik-ve-spor-il-muduru-celik-beypazarinda-acilacak-1000-kisilik-yeni-spor-salonunda-incelemelerde-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260907-42405598-42405596-a-n-k-a-r-a-g-e-n-c-l-i-k-v-e-s-p-o-r-i-l-m-u-d-u-r-u-c-e-l-i-k-b-e-y-p-a-z-a-r-i-n-d-a-k-i-s-p-o-r-s-a-l-o-n-u-n-u-i-n-c-e-l-e-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="36770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resimde usta-çırak diyalogları: "Ustasından Sonra" sergisi Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resimde-usta-cirak-diyaloglari-ustasindan-sonra-sergisi-terakki-vakfi-sanat-galerisinde-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resimde-usta-cirak-diyaloglari-ustasindan-sonra-sergisi-terakki-vakfi-sanat-galerisinde-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan 22 ustanın ve öğrencisinin yapıtlarını bir araya getiren “USTASINDAN SONRA: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar” sergisi, Türk resmindeki kuşaklar arası etkileşimi ve özgün üslup arayışlarını 24 Ekim’e kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-202">Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan 22 sanatçının yapıtlarını bir araya getiren "USTASINDAN SONRA: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar" başlıklı sergi, sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Itır Demir’in üstlendiği sergi, 7 Eylül – 24 Ekim 2026 tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.</p>

<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-203">Pandemi nedeniyle 2020 yılından bu yana faaliyetlerine ara veren Terakki Vakfı Sanat Galerisi, kapılarını Türk resim sanatının usta-öğrenci ilişkilerine, kuşaklar arası biçimsel etkileşimlere ve bireysel üslup arayışlarına odaklanan kapsamlı bir seçkiyle yeniden açtı.</p>

<p><img alt="Sabri Berkel (1907 1993) 1935 Karton Üzerine Çini Mürekkebi, Desen 34X49 Cm Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu" class="detail-photo img-fluid" height="2205" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sabri-berkel-1907-1993-1935-karton-uzerine-cini-murekkebi-desen-34x49-cm-terakki-vakfi-sanat-koleksiyonu.jpg" width="3307" /></p>

<h3><strong>Türk resminin öncü isimleri ve öğrencileri aynı çatı altında</strong></h3>

<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-204">Sergi; atölye pratiğini yalnızca bir teknik aktarım alanı olarak değil, hocanın deneyimini paylaştığı, bakma ve üretme biçimlerinin tartışıldığı ve öğrencinin kendi özgün yolunu bulduğu dinamik bir karşılaşma zemini olarak ele alıyor. Fransız düşünür Jacques Rancière’in <i>Cahil Hoca</i> eserindeki "zihinsel özgürleşme" ve öğrencinin kendi anlama kapasitesini harekete geçirme fikrinden beslenen kurgu, hiyerarşik bir hoca-talebe bağı yerine karşılıklı sanatsal diyaloğu öne çıkarıyor.</p>

<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-205">Sergide Bedri Rahmi Eyüboğlu, Burhan Temel, Burhan Uygur, Dinçer Erimez, Erol Deran, Fikret Mualla, Halil Dikmen, Hanefi Yeter, Hüseyin Bilişik, Kainat Barkan Pajonk, Komet, Leyla Gamsız, Malik Aksel, Mehmet Pesen, Memduh Kuzay, Naile Akıncı, Nevin Çokay, Özdemir Altan, Sabri Berkel, Şevket Dağ, Yusuf Katipoğlu ve Zehra Aral'ın eserleri yer alıyor. </p>

<p><img alt="Halil Dikmen (1921 2010) Karton Üzerine Pastel 52X37 Cm Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu" class="detail-photo img-fluid" height="1296" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/halil-dikmen-1921-2010-karton-uzerine-pastel-52x37-cm-terakki-vakfi-sanat-koleksiyonu.jpeg" width="1084" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Etkilenmeden ayrışmaya: Mirasın dönüşümü</strong></h3>

<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-207">Seçki, öğrencilerin ustalarının biçimsel mirasını devralırken nasıl kendi seslerini bulduklarını somut örneklerle izleyiciye aktarıyor. <strong>Bedri Rahmi Eyüboğlu</strong>’nun Anadolu motiflerini öne çıkaran soyut resim dili, öğrencisi Yusuf Katipoğlu’nun kompozisyonlarında iz bırakırken; bir diğer öğrencisi Zehra Aral’ın fırçasında kadın bedenini karanlık, içe dönük ve psikolojik bir boyutta ele alan tamamen farklı bir forma evriliyor.</p>

<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-209">Sanat hayatına kübist figüratif anlayışla başlayıp soyut geometrik üslupla devam eden Halil Dikmen’in öğrencisi Dinçer Erimez, bilinçaltına referans veren tekinsiz kontur çizgilerini resminin ana öğesi haline getirerek hocasının mirasını kişisel dünyasında yeniden inşa ediyor.</p>

<h3><strong>Sergi 24 Ekim'e kadar ziyarete açık</strong></h3>

<p id="p-rc_a1a4e0ce68edd248-210">Kuruluşu 2000 yılına dayanan ve eğitim kurumları yerleşkelerinde sanatı gündelik hayatın bir parçası kılmayı amaçlayan Terakki Vakfı Sanat Galerisi'ndeki sergi, 24 Ekim 2026 tarihine kadar Levent yerleşkesinde görülebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resimde-usta-cirak-diyaloglari-ustasindan-sonra-sergisi-terakki-vakfi-sanat-galerisinde-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bedri-rahmi-eyuboglu-1911-1975-duralit-uzerine-yagliboya-51x104-cm-terakki-vakfi-sanat-koleksiyonu.jpeg" type="image/jpeg" length="21676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Gülsever'den MEB'e çağrı: "Ücretsiz eğitim ve öğün istiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gulseverden-mebe-cagri-ucretsiz-egitim-ve-ogun-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gulseverden-mebe-cagri-ucretsiz-egitim-ve-ogun-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde ailelerin artan okul masraflarına dikkat çekti. Gülsever, Milli Eğitim Bakanlığı'na ücretsiz okul yemeği, temiz içme suyu, eğitimde fırsat eşitliği ve ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşım ile teknolojik destek sağlanması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı <strong>Ayten Gülsever,</strong> 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, eğitim emekçilerine ve velilere huzur ve başarı getirmesini dileyen Gülsever, özellikle ailelerin karşı karşıya kaldığı eğitim giderlerine dikkat çekti.</p>

<p>Gülsever, artan kırtasiye, kıyafet, servis ve beslenme giderlerinin aileler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu savundu.</p>

<h2><strong>"Okula başlangıç maliyeti 52 bin liraya kadar çıkabiliyor"</strong></h2>

<p>Eğitim masraflarının aile bütçesindeki yüküne ilişkin rakamlar paylaşan Gülsever, Ankara'daki devlet okullarında kırtasiye giderlerinin <strong>4 bin 791 ila 7 bin 740 lira</strong>arasında değiştiğini, okul üniformasının ise yaklaşık <strong>2 bin 600 liraya</strong> ulaştığını söyledi.</p>

<p>Servis, ayakkabı, beslenme ve diğer okul ihtiyaçlarının da eklenmesiyle bir öğrencinin okula başlangıç maliyetinin <strong>52 bin liraya kadar çıkabildiğini</strong> belirten Gülsever, bunun 2026 net asgari ücretinin yaklaşık iki katına denk geldiğini ifade etti:</p>

<p>“Yeni eğitim öğretim yılı başlarken milyonlarca çocuğumuz okul heyecanı yaşarken, ailelerimiz artan eğitim masrafları karşısında ne yapacağını düşünüyor. Ankara’da devlet okullarında kırtasiye giderleri 4 bin 791 ila 7 bin 740 lira arasında değişirken, okul üniforması yaklaşık 2 bin 600 liraya ulaşıyor. Servis, ayakkabı, beslenme ve diğer okul ihtiyaçları da eklendiğinde okula başlangıç maliyeti 52 bin liraya kadar çıkabiliyor. 52 bin liralık toplam maliyet, 2026 net asgari ücretinin neredeyse iki katına denk geliyor. Bu tablo, eğitim hakkının nasıl ağır bir ekonomik yük haline getirildiğini gösteriyor. Ailenin yükünü taşıyan anneler, çocuklarının ihtiyaç listesini tamamlayabilmek için mutfak harcamalarından kısmak, borçlanmak, eski çantayı onarmak ve yedek kıyafetten vazgeçmek zorunda bırakılıyor.</p>

<p>Çocukların okulda sağlıklı ve dengeli beslenmesi ise ailelerin çocuklarına günlük verebildikleri harçlığa bağlı olarak değişiyor. Bir çocuğun simit ve ayranla geçiştirdiği öğün yaklaşık 50 lira; tost ve ayran ise 85–100 lira arasında. Bu rakamlar dengeli beslenmenin maliyeti değil, yalnızca sınırlı bir kantin alışverişinin bedelidir. Çocukların gelişimi için gerekli protein, süt ürünleri, meyve, sebze ve yeterli kaloriyi karşılayan bir öğün bu hesapların çok üzerindedir. Türkiye’de yaklaşık 64–65 bin devlet okulunun yalnızca 15 bininde kantin bulunduğu ifade ediliyor. Kantini olmayan okullarda çocukların beslenme ihtiyacı için kamusal bir çözüm bulunmuyor."</p>

<h3><strong>"Ücretsiz okul yemeği talebi hayata geçirilmeli"</strong></h3>

<p>Çocukların okulda sağlıklı beslenmesinin ailelerin ekonomik durumuna göre değişmemesi gerektiğini belirten Gülsever, kantin fiyatlarına da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gülsever, bir çocuğun simit ve ayranla geçiştirdiği öğünün yaklaşık <strong>50 lira</strong>, tost ve ayranın ise <strong>85-100 lira</strong> arasında olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'deki devlet okullarının yalnızca bir bölümünde kantin bulunduğunu belirten Gülsever, kantini bulunmayan okullardaki çocukların beslenme ihtiyacı için kamusal bir çözüm oluşturulması gerektiğini savundu.</p>

<h3><strong>Gülsever'den iktidara "üç çocuk" eleştirisi</strong></h3>

<p>İktidarın ailelere yönelik "üç çocuk yapın" çağrısını da eleştiren Gülsever, çocukların ekonomik koşullarının ve temel ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Gaziantep'te bir babanın ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşam hakkından vazgeçmek istediğine ilişkin ifadelerine de değinen Gülsever, ailelerin yaşadığı ekonomik sorunların görmezden gelinemeyeceğini savundu:</p>

<p>"İktidar, ‘üç çocuk yapın’ diyor. 1 Eylül’de bir sıkıntı yaşadık. Bir baba dedi ki ‘benim üç çocuğum var. Ben kirada oturuyorum. Ben geçinemiyorum. Yaşam hakkımdan vazgeçiyorum. Lütfen ötenazi uygulayın’ dedi. Gaziantep’teki bu babamızın sesini duyabilecek miyiz? Bu annelerin sesini duyabilecek miyiz? Adaleti ne zaman sağlayacağız? ‘Çocuk yapın’ derken o çocukların geçimini, sağlıklı beslenmesini, sağlıklı eğitim hakkını verebilecek miyiz? Devletin görevi budur. Artık annelerimizin, babalarımızın, çocuklarımızın sesi olmak zorundayız. Bir baba ölümü istiyorsa bu ülkede, bir anne çocukları aç kaldı diye kendini asıyorsa bir şeyler değişmek durumunda."</p>

<h3><strong>"Servis ücreti 135 bin liraya kadar çıkıyor"</strong></h3>

<p>Eğitim giderlerinin kırtasiye ve beslenmeyle sınırlı olmadığını belirten Gülsever, okul servis ücretlerinin de aile bütçesinde önemli bir yük oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Gülsever, servis ücretlerinin yıllık <strong>135 bin liraya kadar çıkabildiğini</strong> ve bu tutarın 2026 net asgari ücretinin yaklaşık beş katına denk geldiğini belirtti:</p>

<p>"İktidar, yıllardır dile getirilen ücretsiz okul yemeği talebini ülke genelinde hayata geçirmeyerek çocuklarımızın temel hakkını ertelemektedir. Eğitim masrafları yalnızca kırtasiye ve beslenme ile sınırlı değil. Okul servis ücretleri dahi tek bir kalem olarak yıllık 135 bin liraya kadar çıkıyor. Bu rakam, 2026 net asgari ücretin neredeyse beş katı, yani bir ailenin yaklaşık beş aylık gelirinin tek kalemde silinmesi demek. Anneler ve babalar, çocuklarının okula güvenle ulaşıp evlerine dönebilmesi için bu bedeli ödemek zorunda bırakılıyor."</p>

<h3><strong>"Güvenli ulaşım eğitim hakkının ayrılmaz parçasıdır"</strong></h3>

<p>Köy okulları ve kırsal bölgelerde güvenli ve düzenli ulaşım imkanlarının yetersiz olduğunu ileri süren Gülsever, bu durumun bazı çocukların eğitim hakkına erişimini zorlaştırdığını söyledi.</p>

<p>Gülsever, hiçbir çocuğun yaşadığı bölge veya ailesinin ekonomik durumu nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmaması gerektiğini belirterek, <strong>"Güvenli ulaşım, her çocuğun eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır"</strong> dedi.</p>

<h3><strong>Milli Eğitim Bakanlığı'na 8 maddelik çağrı</strong></h3>

<p>Gülsever, konuşmasının devamında Milli Eğitim Bakanlığı'na çeşitli talepler yöneltti.</p>

<p>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Gülsever'in talepleri arasında şunlar yer aldı:</p>

<p>"Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na bir kez daha sesleniyorum: Vaadinizi derhal gerçekleştirin. Çocuklarımıza ücretsiz eğitim, ücretsiz öğün ve eğitim fırsatında eşitlik istiyoruz. Okullarda temiz içme suyu ücretsiz sunulmalıdır. Kırtasiye, okul kıyafeti, ayakkabı ve servis giderleri ihtiyaç sahibi ailelere yeterli tutarda ve zamanında sağlanmalıdır. Öğrenciler için ücretsiz ya da gelir durumuna göre desteklenen güvenli ulaşım sistemi kurulmalıdır. İhtiyaç sahibi öğrencilere tablet, bilgisayar, internet ve teknik destek sağlanmalıdır. Devlet okullarının temel ihtiyaçları kamu bütçesinden karşılanmalı, okul giderleri velilere yüklenmemelidir. Tek ebeveynli ve birden fazla çocuğu okuyan ailelere özel destek uygulanmalıdır. Üniversite öğrencileri için ücretsiz veya erişilebilir yurt, ulaşım ve beslenme olanakları artırılmalıdır.”</p>

<p></p>

<p><strong>"Eğitim bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır"</strong></p>

<p>Gülsever, eğitim hakkının ekonomik koşullara bağlı olmaması gerektiğini belirterek, CHP Kadın Kolları olarak çocukların eğitim, beslenme ve dijital erişim haklarını savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p>Gülsever açıklamasını, "Eğitim bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır. Bu hakkın bedelini çocuklarımız ve annelerimiz ödememelidir" sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gulseverden-mebe-cagri-ucretsiz-egitim-ve-ogun-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/76318dfe-8e7a-433c-9df5-a6d4807aed0f.jpg" type="image/jpeg" length="33745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Su Politikaları Derneği: Kuraklık artık istisna değil, "yeni normal"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/su-politikalari-dernegi-kuraklik-artik-istisna-degil-yeni-normal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/su-politikalari-dernegi-kuraklik-artik-istisna-degil-yeni-normal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su Politikaları Derneği (SPD), Araştırma Raporu Dizisi kapsamında hazırladığı "Daha Kurak Bir Dünyaya Doğru Su Politikaları" başlıklı yeni çalışmasını kamuoyuna duyurdu. Dursun Yıldız ve Dr. Hasan Hüseyin Doğan tarafından hazırlanan raporda; kuraklığın artık münferit bir doğa olayı olmaktan çıkıp küresel ölçekte yapısal bir "yeni normal" haline geldiği vurgulanarak, su politikasının doğrudan ulusal güvenlik ve iklim dayanıklılığının omurgasını oluşturduğu kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel ölçekte son yüzyılda yaşanan hidrolojik, iklimsel ve ekolojik kırılmaları kapsamlı verilerle inceleyen rapor, su döngüsünün atmosfer, yüzey ve yeraltı bileşenlerinde eş zamanlı bozulmalar meydana geldiğini ortaya koydu.</p>

<p>Derneğin <a href="https://supolitikalaridernegi.org/spdnin-dokuzuncu-arastirma-raporu-yayinlandi-daha-kurak-bir-dunyaya-dogru-su-politikalari/" rel="nofollow">araştırmasına </a>göre, 1900 ile 2020 yılları arasında dünyada kuraklığa maruz kalan toplam arazi alanı iki katına çıkarken; dünya yüzeyinin yüzde 37'sinde toprak nemi kritik düzeylere geriledi. İzlenen akiferlerin yüzde 62'sinde yeraltı su seviyelerinin düştüğü, dünya genelindeki nehirlerin ise yüzde 10'undan fazlasının kritik düşük debi şartlarında aktığı saptandı.</p>

<h2><strong>Yüksek emisyon senaryosunda kuraklık riski iki katına çıkabilir</strong></h2>

<p>Kuraklık eğilimindeki sert yükselişin tek başına doğal iklim döngüleriyle açıklanamayacağının altı çizilen raporda; aşırı su çekimleri, hatalı arazi kullanımı, ormansızlaşma ve kentleşmenin yarattığı geçirimsiz yüzeylerin krizi yapısal olarak derinleştirdiği bildirildi.</p>

<p>Bilimsel modellemelere dayandırılan analizde şu projeksiyonlara dikkat çekildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek emisyon senaryolarında 2100 yılına kadar kurak dönemlerin görülme sıklığı iki kattan fazla artabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aşırı sıcak hava dalgalarının frekansı kırk katına kadar tırmanabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kuraklığa maruz kalan nüfus ile tarımsal üretim alanları dramatik biçimde genişleyecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>OECD ülkelerinde sulak alanların yüzde 18 oranında küçülmesi, su döngüsünün doğal tampon mekanizmalarının kaybedildiğini belgeliyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Türkiye'de tarım ve metropoller doğrudan tehdit altında</strong></h3>

<p>Rapor, hidrolojik tablonun çok boyutlu bir kırılganlık zinciri ürettiğine işaret etti. Türkiye özelinde yapılan değerlendirmede; İç Anadolu, Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık, yeraltı suyu seviyelerindeki çekilme ve toprak nemi kaybı sebebiyle bitkisel üretimin yüksek risk altına girdiği belirtildi.</p>

<p>Metropollerde su talebi ile doğal yenilenme kapasitesi arasındaki makasın hızla açıldığı, nehir taşımacılığındaki aksamalar, hidroelektrik üretimindeki düşüş ve sanayideki soğutma suyu ihtiyacının kamu altyapısını ve enerji-gıda güvenliğini doğrudan sarstığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>8 maddelik entegreeylem planı çağrısı</strong></h3>

<p>Geleneksel su yönetimi ve planlama modellerinin ani gelişen kuraklık dalgaları karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan raporda, kuraklığa uyum için hayata geçirilmesi gereken bilim temelli politika bileşenleri şu şekilde sıralandı:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Bütünleşik ve Uyarlanabilir Yönetim:</strong> Bütünleşik ve uyarlanabilir su kaynakları yönetimi yaklaşımının tüm sektörlerde istisnasız uygulanması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kayıp-Kaçak ve Ölçüm:</strong> Şebekelerde su verimliliğinin artırılması, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi ve su tüketiminde sayaç/ölçüm zorunluluğu getirilmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeraltı Suyunun Korunması:</strong> Kaçak ve izinsiz yeraltı suyu çekimlerinin denetim altına alınması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İklim Uyumlu Tarım:</strong> Sulama altyapısında modernizasyona gidilmesi, ürün deseninin havza su potansiyeline göre belirlenmesi ve aşırı su tüketen ürünlerin sınırlandırılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ekosistem Restorasyonu:</strong> Sulak alanların rehabilite edilmesi, korunması ve orman kayıplarının önüne geçilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kentsel Sünger Altyapı:</strong> Şehirlerde yağmur suyu hasadı, gri su geri kazanımı ve toprak infiltrasyonunu destekleyen yeşil altyapı yatırımlarının yaygınlaştırılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Havza Eşgüdümü:</strong> Havzalar arası su aktarımı ve taşkın-kuraklık dengesini gözeten bütüncül planlamanın işletilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erken Uyarı Sistemleri:</strong> Kuraklık risk haritaları ve yerel düzeyde risk azaltma planlarının faaliyete geçirilmesi.</p>
 </li>
</ol>

<h3><strong>"Kuraklığa uyum geleceğin değil, bugünün zorunlu gündemidir"</strong></h3>

<p>Raporun sonuç bildirgesinde, su yönetiminin yalnızca teknik bir arz-talep dengesi olmadığı vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ortaya çıkan veriler, su ve iklim sistemlerindeki sarsıntıların geleceğe dair soyut bir projeksiyon değil, bizzat bugün yaşanan somut bir gerçeklik olduğunu kanıtlamaktadır. Kuraklık riski; ekonomik büyüme, tarımsal süreklilik, kentlerin yaşanabilirliği ve toplumsal refah üzerinde baskı kurmaktadır. Kuraklığa uyum, geleceğin değil bugünün geciktirilemez zorunlu gündemidir. Su politikası ise herhangi bir alt başlık değil; ulusal güvenliğin, ekonomik kalkınmanın ve iklim dayanıklılığının omurgasıdır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/su-politikalari-dernegi-kuraklik-artik-istisna-degil-yeni-normal</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-a63c2bac6437a7826947f80c286e63f8.webp" type="image/jpeg" length="90257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde veda töreni]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-serhat-kilic-icin-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-veda-toreni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-serhat-kilic-icin-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-veda-toreni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenleniyor. Kılıç'ın ailesi, yakınları ve sanat dünyasından çok sayıda isim törende bir araya gelerek usta oyuncuya veda ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kağıthane Nurtepe Mahallesi'ndeki evinde yaşamını yitiren oyuncu Serhat Kılıç için İstanbul'da anma töreni düzenleniyor.</p>

<p>51 yaşında hayatını kaybeden Kılıç için gerçekleştirilen tören, <strong>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde</strong> yapılıyor.</p>

<p>Kılıç'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra birlikte rol aldığı meslektaşları ile sanat dünyasından çok sayıda dostu da törene katıldı.</p>

<h2><strong>Meslektaşları Serhat Kılıç'a veda ediyor</strong></h2>

<p>Televizyon dizileri, sinema filmleri ve reklam projeleri başta olmak üzere çok sayıda yapımda rol alan Serhat Kılıç'ın sanat hayatına ilişkin anılar törende paylaşılıyor.</p>

<p>Sanat dünyasından isimler, yaptıkları konuşmalarla Kılıç'a veda ederken törende duygusal anlar yaşanıyor.</p>

<p>Kılıç'ın meslektaşları ve dostları, oyuncunun sanat yaşamındaki çalışmalarını ve birlikte geçirdikleri yıllara ilişkin anılarını törende anlattı.</p>

<h3><strong>Serhat Kılıç Ankara'da toprağa verilecek</strong></h3>

<p>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ndeki anma töreninin ardından Serhat Kılıç'ın naaşı, defnedilmek üzere Ankara'ya gönderilecek.</p>

<p>Kılıç için <strong>8 Eylül Salı günü Ankara Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde</strong>, öğle namazının ardından cenaze namazı kılınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Serhat Kılıç, cenaze namazının ardından <strong>Karşıyaka Mezarlığı'nda</strong> toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-serhat-kilic-icin-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-veda-toreni</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ce563a89-2646-4521-bd03-208724672019-1.jpg" type="image/jpeg" length="50061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tren bileti bulamayanlar artık beklemeyecek: "Boş Yer Takip Butonu" geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tren-bileti-bulamayanlar-artik-beklemeyecek-bos-yer-takip-butonu-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tren-bileti-bulamayanlar-artik-beklemeyecek-bos-yer-takip-butonu-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık AŞ, tren bileti bulamayan yolcuların boşalan koltuklardan anında haberdar edilmesini sağlayan “Boş Yer Takip Butonu” özelliğini kullanıma sundu. Yolcular, seyahat etmek istedikleri tren için sistem üzerinden uyarı talebi oluşturabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu</strong>,<strong> tren bileti </strong>bulamayan yolcuların iade, iptal veya farklı nedenlerle yer açılması durumunda otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan “Boş Yer Takip Butonu” uygulamasının hayata geçirildiğini açıkladı.</p>

<p>TCDD Taşımacılık AŞ'nin dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında kullanıma sunulan yeni özellik sayesinde yolcular, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmek zorunda kalmadan boşalan koltuklardan haberdar olabilecek.</p>

<h2><strong>Tren bileti için boş yer takip butonu devrede</strong></h2>

<p>Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından uygulamaya alınan “Boş Yer Takip Butonu”nun tren bileti bulamayan yolculara yönelik yeni bir imkan sunduğunu belirtti.</p>

<p>Uygulama kapsamında yolcular, seyahat etmek istedikleri tren için sistem üzerinden uyarı talebi oluşturabilecek. E-posta adreslerini sisteme tanımlayan yolcular, bilet satış ekranını sürekli takip etmeden boş yer oluşması halinde bilgilendirilecek.</p>

<p>Uraloğlu, uygulamanın devreye alınmasıyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan 'Boş Yer Takip Butonu' özelliği hayata geçirildi."</p>

<h3><strong>Tren bileti boşaldığında yolcular bilgilendirilecek</strong></h3>

<p>Yeni sistemde iade, iptal veya başka nedenlerle trenlerde yer açılması halinde daha önce uyarı talebi oluşturan yolculara bilgi verilecek. Böylece yolcular, boşalan koltukları takip ederek bilet satın alma imkanına sahip olacak.</p>

<p>Uraloğlu, uygulamanın yolcuların bilet satış ekranını sürekli kontrol etme ihtiyacını ortadan kaldıracağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz."</p>

<h3><strong>E-bilet ve e-fatura uygulamaları da başladı</strong></h3>

<p>TCDD Taşımacılık AŞ'nin dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında tren bileti işlemlerine yönelik bir diğer uygulama da e-Bilet oldu. Uraloğlu, e-bilet ve e-fatura uygulamalarının 1 Eylül 2026 itibarıyla hayata geçirildiğini belirtti.</p>

<p>e-Bilet uygulamasıyla yolcular, bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen “Yolculuk Bilgilendirme” e-postasında bulunan PDF dokümandaki bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabilecek.</p>

<p>e-Fatura uygulamasıyla ise taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin faturalarına dijital ortamdan erişmesi sağlanacak.</p>

<h3><strong>Dijital tren bileti işlemlerinde ilk 4 günde 286 bin e-bilet</strong></h3>

<p>Uraloğlu, e-Fatura uygulamasının fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Uygulamayla kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacının azaltılması hedeflenirken, dijital imkanların daha fazla kullanılmasıyla demir yolu hizmetlerinin daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Uraloğlu, uygulamaların kullanıma alınmasının ardından ilk 4 günlük süreçte yaklaşık 286 bin e-bilet ile 1554 e-fatura düzenlendiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu'nun açıklamasında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tren-bileti-bulamayanlar-artik-beklemeyecek-bos-yer-takip-butonu-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tren-bileti-bulamayanlar-artik-beklemeyecek.png" type="image/jpeg" length="61173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beykoz’da denize giriş yasağı: Yüksek dalga nedeniyle önlem alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/beykozda-denize-giris-yasagi-yuksek-dalga-nedeniyle-onlem-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/beykozda-denize-giris-yasagi-yuksek-dalga-nedeniyle-onlem-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beykoz’da yüksek dalga beklentisi nedeniyle Karadeniz kıyılarında denize girişler 7 ve 8 Eylül’de yasaklandı. Plajlarda güvenlik önlemleri artırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>’un <strong>Beykoz</strong> ilçesinde, Karadeniz’de beklenen yüksek dalga nedeniyle denize giriş yasağı uygulanıyor. Yasak kapsamında ilçenin Karadeniz’e kıyısı bulunan sahil, plaj ve koylarında güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<p>Riva Merkez Plajı, <strong>Riva</strong> 2. Koy ve<strong> Elmasburnu Tabiat Parkı</strong>’ndaki plajlarda ekipler görev yaparken, vatandaşların yasağa uyması için denetimler gerçekleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Plajlarda ekipler çalışıyor</strong></h2>

<p>Denize girişlerin <strong>yasak</strong>lanmasının ardından polis, zabıta ve cankurtaran ekipleri belirlenen plajlarda güvenlik önlemleri aldı. Ekipler, sahil bölgelerinde devriye gezerek vatandaşların denize girmemesi konusunda kontrollerini sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yasağın uygulanmasına rağmen vatandaşların plajlarda bulunmasına izin veriliyor. <strong>Deniz</strong>e girmeyen vatandaşlar sahilde vakit geçirebiliyor ve güneşlenebiliyor.</p>

<h3><strong>Yüksek dalga nedeniyle denize girişler yasaklandı</strong></h3>

<p><strong>Beykoz Kaymakamlığı</strong> tarafından yapılan açıklamada, ilçe sınırlarında Karadeniz’e kıyısı bulunan sahil, plaj ve koylarda yüksek dalga beklendiği belirtildi.</p>

<p>Olumsuz deniz koşullarının oluşturabileceği risklere karşı tedbir alınırken, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında söz konusu bölgelerde denize girilmesine geçici olarak ara verildi.</p>

<h3><strong>Yasak 8 Eylül’e kadar sürecek</strong></h3>

<p>Alınan karar doğrultusunda Beykoz’daki Karadeniz kıyılarında 7 Eylül Pazartesi ve 8 Eylül Salı günlerinde denize giriş yasaklandı.</p>

<p>Yetkililer tarafından belirlenen süre boyunca sahil ve plajlarda kontroller devam edecek. Vatandaşların can güvenliği açısından yasağa uymaları ve deniz koşulları normale dönene kadar suya girmemeleri isteniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/beykozda-denize-giris-yasagi-yuksek-dalga-nedeniyle-onlem-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/beykozda-dalga-yuksekligi-nedeniyle-denize-giris-yasagi-uygulaniyor-1.png" type="image/jpeg" length="40236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhittin Böcek cezaevinden mektup yazdı: Kılıçdaroğlu’na "Genel Başkanımız" dedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muhittin-bocek-cezaevinden-mektup-yazdi-kilicdarogluna-genel-baskanimiz-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muhittin-bocek-cezaevinden-mektup-yazdi-kilicdarogluna-genel-baskanimiz-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tutuklu bulunduğu cezaevinden bir mektup kaleme aldı. Böcek'in 2024 yılına ilişkin bölümde Özgür Özel'den yalnızca adıyla bahsetmesi, 2026 yılı için ise Kemal Kılıçdaroğlu'nu "CHP Genel Başkanımız" olarak nitelemesi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevden uzaklaştırılan <strong>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek</strong>, tutuklu bulunduğu cezaevinden kamuoyuna bir mektup gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böcek'in sosyal medya platformu X hesabından paylaşılan mektupta, siyasi hayatı ve belediye başkanlığı dönemlerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.</p>

<p>Mektupta Böcek'in siyasi kariyerindeki seçimleri yıllara göre sıralaması da dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Siyasi kariyerini tek tek anlattı</strong></h2>

<p>Muhittin Böcek, 1999 yılında Anavatan Partisi'nden (ANAP) Konyaaltı Belediye Başkanı seçildiğini belirtti.</p>

<p>Böcek, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde ise CHP'den Konyaaltı Belediye Başkanı olarak seçildiğini ifade etti.</p>

<p>2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı'nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu belirten Böcek, seçimi kazanarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunu hatırlattı.</p>

<h3><strong>2024 ve 2026 vurgusu dikkat çekti</strong></h3>

<p>Böcek'in mektubunda 2024 yılına ilişkin ifadeleri ile 2026 yılına yönelik değerlendirmesi özellikle dikkat çekti.</p>

<p>Böcek, 2024 yılı için <strong>"Sayın Özgür Özel aday gösterdi"</strong> ifadesini kullanırken, 2026 yılına ilişkin bölümde <strong>"Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanımız oldu"</strong> ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Bu ifadeler, CHP'deki yönetim tartışmaları ve parti içerisindeki gelişmelerin sürdüğü bir dönemde Böcek'in siyasi pozisyonuna ilişkin dikkat çekici bir mesaj olarak değerlendirildi.</p>

<h3><strong>"Ben 6. defa belediye başkanı adayı oldum ve hep seçildim"</strong></h3>

<p>Böcek, mektubunda siyasi hayatını anlatırken bugüne kadar altı kez belediye başkanlığına aday olduğunu ve tüm seçimleri kazandığını belirtti.</p>

<p>Böcek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"32 yıldır bugünlere gelmeme destek olan siyasi parti büyüklerime çok şey borçluyum. Rahmete kavuşan büyüklerime Allah'tan rahmet diliyorum, hayatta olanlara sağlıklı günler diliyorum."</p>

<p>Böcek, siyasi kariyerini ise şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Ben 6. defa belediye başkanı adayı oldum ve hep seçildim. 1999 Anavatan Partisi'nden Konyaaltı Belediye Başkanı seçildim. 2004-2009-2014-2019-2024: 5 defa CHP'den belediye başkanı seçildim."</p>

<h3><strong>"Yörük çocuğu olarak doğdum"</strong></h3>

<p>Muhittin Böcek, mektubunun son bölümünde Antalya ile olan bağını ve siyasi yaşamını anlattı.</p>

<p>Kendisini <strong>"Yörük çocuğu"</strong> olarak tanımlayan Böcek, Toroslar'da büyüdüğünü belirterek 32 yıldır ülkesine, devletine, milletine ve Antalya'ya hizmet ettiğini ifade etti.</p>

<p>Böcek mektubunda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ben bu topraklarda Yörük çocuğu olarak doğdum. Toroslarda büyüdüm. 32 yıldır ülkem, devletim, milletim, Antalya'm ve canım hemşehrilerim için çalıştım."</p>

<p>Böcek ayrıca siyasi yaşamı boyunca şantaj, kumpas ve tehditlere boyun eğmediğini belirterek sözlerini <strong>"Sevgi ve hasretle..."</strong> ifadeleriyle tamamladı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sizleri şahsım ve Antalya'm adına saygıyla selamlıyorum.<br />
<br />
Siyasete ANAP Turgut Özal ve Mesut Yılmaz'la başladım.<br />
1994-99. ANAP 5 yıl Merkez İlçe Başkanlığı yaptım.<br />
1999. Yerel ve Genel Seçimde ANAP Konyaaltı Belediye Başkanı seçildim.<br />
Koalisyon: Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Sn.… <a href="https://t.co/ynVueqvqZz" rel="nofollow">pic.twitter.com/ynVueqvqZz</a></p>
— Muhittin Böcek (@BocekMuhittin) <a href="https://x.com/BocekMuhittin/status/2096632101093122449?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muhittin-bocek-cezaevinden-mektup-yazdi-kilicdarogluna-genel-baskanimiz-dedi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ed44743d-9d7d-4036-8bd8-fa47468fd689jpg.webp" type="image/jpeg" length="19332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="37322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="75784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="53215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="76175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="94948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="55040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="23673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="30420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="87637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="99223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="61797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="90159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="81416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="22916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="66539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="67748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="59382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="88883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="88990"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
