<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 12:06:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brezilya Ulusal Günü Ankara'da kutlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/brezilya-ulusal-gunu-ankarada-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/brezilya-ulusal-gunu-ankarada-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brezilya'nın bağımsızlığının 204. yıl dönümü, Ankara'daki JW Marriott Otel'de düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Brezilya'nın Ankara Büyükelçisi Gilda Motta Santos Neves'in ev sahipliğindeki etkinliğe Dışişleri Bakan Yardımcıları Z. Levent Gümrükçü ve H. Ali Özel'in yanı sıra diplomatik misyon temsilcileri, iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Neves, bağımsızlık gününün egemenlik ve ulusal aidiyet üzerine düşünmek için bir vesile olduğunu belirterek, Brezilya açısından aidiyetin çeşitliliğe saygıyı ve dünyaya açık olmayı içerdiğini söyledi. Neves, bu özel günde iki ülke arasında halklar, hükümetler, özel şirketler ve kültürel etkinlikler aracılığıyla kurulan köprüleri de kutladıklarını ifade etti.</p>

<h3><img alt="Brezilya Milli Gunu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/brezilya-milli-gunu-3.jpeg" width="1600" /></h3>

<h2><strong>İki ülke arasındaki tarihsel bağlar</strong></h2>

<p>İki ülke arasındaki ilişkilerin her iki cumhuriyetten de eski olduğunu vurgulayan Neves, ilk dostluk anlaşmasının 1858'de Brezilya İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalandığını belirtti. 1876'da İmparator II. Pedro ile İmparatoriçe Teresa Cristina'nın Osmanlı İmparatorluğu'nu ziyaret ettiğine değinen Neves, Brezilya'nın Türkiye'de görev yapan ilk kadın büyükelçisi olarak kadınların tarihte yalnızca erkeklerin yanında anılan kişiler olarak görülmemesine önem verdiğini söyledi.</p>

<p>2010'dan bu yana sürdürülen stratejik ortaklığa da işaret eden Neves, son 16 yılda ticaret hacminin yaklaşık dört katına çıkarak 5,6 milyar dolara ulaştığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Erdoğan ve Lula, kasımda Antalya'da görüşecek</strong></h3>

<p>Neves, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi kapsamında bir araya geleceğini açıkladı. İki liderin iki hafta önce de telefonda görüştüğünü belirten Neves, zirveye Brezilya'dan geniş bir heyetin katılmasının beklendiğini söyledi. Neves, ülkesinin savunma, sanayi ve ticaret bakanlarının da yıl sonuna kadar Türkiye'yi ziyaret etmesinin planlandığını belirtti.</p>

<h3><img alt="Brezilya Milli Gunu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="915" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/brezilya-milli-gunu-4.jpeg" width="1383" /></h3>

<h3><strong>"İlişkilerimiz hızlı ve istikrarlı ilerliyor"</strong></h3>

<p>İki ülke arasındaki ilişkilerin hızlı ve istikrarlı biçimde ilerlediğini belirten Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, Türkiye'nin bölgedeki ilk büyükelçiliğini 1929'da Rio de Janeiro'da açtığını anımsattı. Gümrükçü, Türk Hava Yolları'nın<strong> </strong>Latin Amerika uçuşlarına 2009'da São Paulo ile başladığını ve bugün bölgede 11 noktaya uçtuğunu belirterek, Brezilya'nın Türkiye'nin bölgedeki ilk stratejik ortağı olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>"Brezilya, bölgedeki en büyük ticaret ortağımız"</strong></h3>

<p>Ticaret hacminin yanı sıra çeşitliliğin ve dengenin de artırılmasını istediklerini belirten Gümrükçü, "Geçen yıl 5,6 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimiz, Brezilya'yı açık ara bölgedeki en büyük ticaret ortağımız haline getirdi. Bu yılın ilk altı ayında yaklaşık 4 milyar dolara ulaştık ve bu yılın ticaretimiz açısından rekor bir yıl olacağına şüphe yok" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="Brezilya Milli Gunu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="965" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/brezilya-milli-gunu-2.jpeg" width="1278" /></h3>

<h3><strong>Savunma sanayisinde işbirliği</strong></h3>

<p>Gümrükçü, savunma sanayisi işbirliğinin stratejik ilişkileri derinleştirme potansiyeline işaret ederek, iki ülkenin güçlü birer yerli savunma sanayisine sahip olduğunu ve havacılık alanında Embraer ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii gibi şirketlerin bu potansiyeli hayata geçirmek için adım attığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/brezilya-ulusal-gunu-ankarada-kutlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/brezilya-milli-gunu-1.jpeg" type="image/jpeg" length="69210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkında 286 yıla kadar hapis istenen Mehmet Akif Ersoy ilk kez hakim karşısına çıkacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hakkinda-286-yila-kadar-hapis-istenen-mehmet-akif-ersoy-ilk-kez-hakim-ka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hakkinda-286-yila-kadar-hapis-istenen-mehmet-akif-ersoy-ilk-kez-hakim-ka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", "11 kez nitelikli cinsel saldırı" ve "uyuşturucu ticareti" suçlamalarıyla 286 yıla kadar hapis cezası talep edilen eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un yargılandığı davada ilk duruşma başladı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, Ersoy'un avukatının talebi üzerine duruşmanın basına ve izleyicilere kapalı yapılmasına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 96 sayfalık iddianame kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki tutuklu sanıklar ilk kez hâkim karşısına çıktı.</p>

<h3><strong>Duruşmaya kapalı oturum kararı</strong></h3>

<p>Dava öncesinde Ersoy’un avukatı, duruşmanın gizli oturumla yapılması yönünde mahkeme heyetine talepte bulundu. Duruşmanın başlamasıyla birlikte İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, verilen talimat doğrultusunda salonu boşaltarak duruşmanın basına ve izleyicilere kapalı olarak görülmesine karar verdi.</p>

<h3><strong>286 yıla kadar hapis cezası talebi</strong></h3>

<p>Hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy ile birlikte hareket ettikleri ve "örgüt üyesi" oldukları öne sürülen tutuklu sanıklar Mustafa Manaz, Ahmet Göçmez, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılık, Mehmet Akif Ersoy hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 11 kez zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma ve yer temin etme suçlamalardan <strong>11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar</strong> hapis cezası talep ediyor.</p>

<h3><strong>Veyis Ateş duruşma salonunda: "Yüzleşme değil, ilk karşılaşma olacak"</strong></h3>

<p>Davanın en dikkat çeken gelişmelerinden birini ise Veyis Ateş’in tanıklığı oluşturdu. Uyuşturucu soruşturması kapsamında 29 Aralık 2025'te tutuklanan ve geçtiğimiz hafta çıktığı ilk duruşmada tahliye edilen eski Habertürk TV genel yayın yönetmenlerinden Veyis Ateş, Ersoy’un davasında tanık olarak dinlenmek üzere salonda hazır bulundu.</p>

<p>Mehmet Akif Ersoy, daha önce etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadede <i>"Uyuşturucu nedir bilmezdim. Beni Veyis Ateş başlattı"</i> iddiasını dile getirmiş ve Ateş'in geçen haftaki duruşmasında da tanık olarak ifade vermişti.</p>

<p>Duruşma salonu önünde T24 muhabiri Candan Yıldız'ın <i>"İlk kez mi yüzleşeceksiniz Mehmet Akif Ersoy'la?"</i> sorusunu yanıtlayan Veyis Ateş, <i>"Yüzleşme değil ama ilk karşılaşma olacak"</i> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hakkinda-286-yila-kadar-hapis-istenen-mehmet-akif-ersoy-ilk-kez-hakim-ka</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mehmet-akif-ersoy-davasinda-yeni-gelisme.png" type="image/jpeg" length="86334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek açıkladı: İBB dosyasında ek iddianame hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-acikladi-ibb-dosyasinda-ek-iddianame-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-acikladi-ibb-dosyasinda-ek-iddianame-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı İBB davasına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil ve raporlar üzerinde çalışma yürütüldüğünü açıkladı. Gürlek, yeni bazı ihale raporlarının bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı<strong> Akın Gürlek</strong>, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma ve<strong> Ekrem İmamoğlu’</strong>nun da yargılandığı davaya ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Gürlek, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor” dedi.</p>

<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek,</strong> İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>İBB dosyasında yeni raporlar üzerinde çalışılıyor</strong></h2>

<p><strong>İBB davasında</strong> yargılamanın devam ettiğini belirten Gürlek, soruşturma sürecinde şüphelilerin baskı veya tehdit yoluyla ifade vermeye zorlandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p>

<p>Gürlek, Başsavcılık görevini yürüttüğü dönemde de soruşturma dosyasındaki eylemlerin delillerle desteklendiği yönündeki kanaatini ifade ettiğini belirtti.</p>

<p>Dosyanın artık kovuşturma aşamasında olduğunu vurgulayan Gürlek, bundan sonraki süreçte delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuna ilişkin nihai kararın mahkemeye ait olduğunu kaydetti.<br />
<img alt="B71Bd931 B43E 4362 9B70 6892Dc06569F W.jfif" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b71bd931-b43e-4362-9b70-6892dc06569f-wjfif.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>“Ek iddianameye konu olabilecek çalışmalar yürütülüyor”</strong></h3>

<p>İBB ve İmamoğlu’na yönelik devam eden soruşturma dosyalarında ek iddianame hazırlanıp hazırlanmadığı sorusunu da yanıtlayan Gürlek, Cumhuriyet Başsavcılığının yeni çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Gürlek, “Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor” dedi.</p>

<h3><strong>Gülistan Doku soruşturması</strong></h3>

<p>Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada da önemli ilerlemeler sağlandığını ancak dosyanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dosyadaki bazı beyanlarda Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunduğunu aktaran Gürlek, son olarak Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanların bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Gürlek, naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin de değerlendirildiğini belirterek, soruşturmadaki önceliğin Doku’nun naaşına ulaşmak olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Faili meçhul dosyalara ilişkin çalışma</strong></h3>

<p>Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Bakanlık bünyesinde kurulan birimin çalışmalarına da değinen Gürlek, faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını söyledi.</p>

<p>Gürlek, birimin kurulmasının üzerinden dört ay geçtiğini belirterek, bu süreçte 46 maktulün yer aldığı 40 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Yazıcıoğlu soruşturması sürüyor</strong></h3>

<p>Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarına devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Yeni soruşturmalar açısından isim vermenin doğru olmayacağını belirten Gürlek, dosyaların mevcut delil durumlarına göre ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma</strong></h3>

<p>Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın da Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca sürdürüldüğünü belirten Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi.</p>

<p>Kozinoğlu’nun ölümünün kesin sebebine ilişkin farklı ihtimallerin bilimsel ve adli veriler ışığında incelendiğini belirten Gürlek, zehirlenme, kalp krizi, ilaç etkisi veya doğal ölüm ihtimallerinin değerlendirildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Kuriş soruşturmasında MASAK raporları ve yeni beyanlar</strong></h3>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini yapılanmaya yönelik olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, suç teşkil ettiği değerlendirilen mali yapılanmaların incelendiğini ifade ederek, dosyada MASAK raporları, yeni tanık beyanları ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Almanya’dan adli yardım talebinde bulunulduğunu belirten Gürlek, bazı işlemlerin hangi kaynaklarla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının işletildiğini aktardı.</p>

<h3><strong>AHBAP soruşturması da gündemde</strong></h3>

<p>Gürlek, AHBAP soruşturmasının devam ettiğini belirterek dosyada MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının soruşturma kapsamında incelendiğini belirten Gürlek, dosyada mağdur ve şikayetçilerin de bulunduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“Menzil’e yönelik özel bir çalışma yok”</strong></h3>

<p>Sosyal medyada gündeme gelen “Menzil Cemaati operasyonu” iddialarına da yanıt veren Gürlek, belirli bir cemaat veya dini oluşuma yönelik özel bir çalışma yürütülmediğini söyledi.</p>

<p>Gürlek, herhangi bir yapı suç teşkil eden yöntemlerle maddi menfaat sağlarsa veya hukuk dışı faaliyet yürütürse savcılıkların deliller çerçevesinde gerekli işlemleri yapacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Rojin Kabaiş soruşturmasında teknik inceleme</strong></h3>

<p>Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA incelemelerinin sürdüğünü belirten Gürlek, cep telefonuna ilişkin teknik incelemelerin de devam ettiğini açıkladı.</p>

<p>Gürlek, mevcut aşamada doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söylemenin mümkün olmadığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-acikladi-ibb-dosyasinda-ek-iddianame-hazirligi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-10-115555.png" type="image/jpeg" length="75446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu dosyasında yeni ayrıntı: "Müdahale 29 dakika sonra geldi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-dosyasinda-yeni-ayrinti-mudahale-29-dakika-sonra-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-dosyasinda-yeni-ayrinti-mudahale-29-dakika-sonra-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden açılan soruşturmada cezaevi kayıtları, kamera görüntüleri, sağlık belgeleri ve görevli ifadeleri yeniden incelendi. Dosyaya göre ilk yardım çağrısı ile sağlık ekibinin Kozinoğlu’na ulaşması arasında 29 dakika 36 saniye geçti. Soruşturma kapsamında 11 kişi hakkında adli işlem başlatılırken, Kozinoğlu’nun mezarının 11 Eylül’de açılması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski MİT görevlisi <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>’nun Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada, olay gününe ait kayıtlar mercek altına alındı.</p>

<p>Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 günü saat 18.09 sıralarında odasından sendeleyerek çıktı. Yaklaşık üç dakika sonra tansiyonunun 205/127 olarak ölçüldüğü ve göğüs ağrısından şikayet ettiği kaydedildi. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’dan Isordil 5 mg isimli dilaltı ilacını aldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>İlk yardım çağrısıyla görevlilerin ulaşması arasındaki süre dikkat çekti</strong></h2>

<p>Kozinoğlu için ilk yardım çağrısının saat 18.13.24’te yapıldığı ifade edildi. Çağrının tekrarlanmasına, koğuş kapısına vurulmasına ve kamera üzerinden işaret verilmesine rağmen kapının saat 18.23.13’te açıldığı kaydedildi.</p>

<p>Buna göre ilk yardım çağrısıyla görevlilerin koğuşa ulaşması arasında <strong>9 dakika 49 saniye</strong> geçti.</p>

<p>Kozinoğlu’nun saat 18.26’da yürüyerek odadan çıkarıldığı, ardından sedyeye alınarak mahkûm kabul bölümüne götürüldüğü belirtildi. 112 ekiplerine saat 18.30’da haber verildiği, sağlık ekibinin ise yaklaşık 18.43’te cezaevine ulaştığı kaydedildi.</p>

<p>Dosyadaki zaman kayıtlarına göre ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin Kozinoğlu’na ulaşmasına kadar <strong>29 dakika 36 saniye</strong> geçti.</p>

<h2><strong>Ambulans ekibi yemek için Silivri merkezdeydi</strong></h2>

<p>Soruşturma dosyasında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise cezaevi kampüsünde görev yapan ambulans ekibinin olay sırasında normal bekleme noktasında bulunmaması oldu.</p>

<p>Ekibin yemek için Silivri merkeze gittiği, ambulansın görev yerinde bulunması halinde Kozinoğlu’na yaklaşık <strong>3-4 dakika içerisinde ulaşabileceği</strong> yönünde değerlendirme yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Cezaevi personeli tarafından sağlık birimine haber verildiği ifade edilirken, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği kaydedildi.</p>

<p>Dosyada ayrıca sağlık ekibi cezaevine ulaşıncaya kadar Kozinoğlu’na cezaevi personeli tarafından etkili bir tıbbi müdahale yapıldığına ilişkin bir kayda ulaşılamadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>112 ekibi ulaştığında nabız ve solunum yoktu</h3>

<p>Kozinoğlu’nun müdahale beklediği sırada terlediği, üşüdüğünü ve ellerinde uyuşma olduğunu söylediği aktarıldı.</p>

<p>Bazı cezaevi görevlileri, ambulans gelene kadar Kozinoğlu’nun hareket ettiğini ve solunumunun bulunduğunu ifade etti. Ancak 112 ekibinin olay yerine ulaştığı sırada Kozinoğlu’nun nabız ve solunumunun olmadığı kaydedildi.</p>

<p>Kozinoğlu, yapılan müdahalenin ardından saat 19.12’de Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<h3>Olay yeri incelemesinden önce odaya girildi</h3>

<p>Kozinoğlu hastaneye götürüldükten sonra koğuş arkadaşlarının kaldığı odaya birden fazla kez girdiği de yeniden incelenen kamera kayıtlarına yansıdı.</p>

<p>Dosyaya göre odadan gazete ve kahve fincanı gibi bazı eşyalar çıkarıldı. Odanın ancak saat 22.07 sıralarında kilitlendiği, olay yeri incelemesinin ise saat 23.20’den sonra yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Söz konusu zamanlama, olay sonrasında delillerin korunmasına ilişkin soru işaretlerini de soruşturma dosyasına taşıdı.</p>

<h3>Alarm sırasında radyonun sesini yükselttiği öne sürüldü</h3>

<p>Yeniden incelenen kamera kayıtlarında, Kozinoğlu’nun fenalaşmasının ardından acil durum butonuna basıldığı sırada dönemin infaz ve koruma memuru Ferhat Veysi Gül’ün alarma müdahale etmek yerine radyonun sesini yükselttiğinin öne sürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Gül’ün bu davranışının yardım çağrısının diğer görevliler tarafından geç fark edilmesine neden olduğu iddia edildi.</p>

<h3>Soruşturma 15 yıl sonra yeniden açıldı</h3>

<p>Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yürütülen ilk soruşturmada 10 Nisan 2012’de takipsizlik kararı verilmişti.</p>

<p>Dosyanın yeniden incelenmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, <strong>26 Ağustos 2026’da takipsizlik kararını kaldırdı.</strong></p>

<p>Olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatılırken, 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin ise yurt dışında olduğu belirlendi.</p>

<h3>Vitamin ilacı ve e-posta da araştırılıyor</h3>

<p>Yeniden açılan soruşturmada, Kozinoğlu’nun ölümünden önce cezaevi yönetiminden talep ettiği vitamin ilacı üzerinde ayrıntılı toksikolojik ve kimyasal inceleme yapılmamış olması da araştırılan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra Kozinoğlu’nun ölümünün ardından avukatına gönderilen ve onun kalp krizinden ölmediğinin öne sürüldüğü bir e-posta da soruşturma kapsamında inceleniyor.</p>

<h3>Kozinoğlu’nun mezarı 11 Eylül’de açılacak</h3>

<p>Soruşturmanın önemli aşamalarından biri de Kozinoğlu’nun mezarının açılması olacak.</p>

<p><strong>11 Eylül’de</strong> yapılması planlanan fethi kabir işleminin üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Mezardan alınacak kemik, toprak ve diğer örneklerin toksikolojik ve kimyasal incelemeye gönderileceği belirtildi.</p>

<p>Böylece Kozinoğlu’nun ölümünün üzerinden yaklaşık 15 yıl geçtikten sonra, ölüm nedenine ilişkin soruşturmanın yeni deliller ve yeniden incelenen kayıtlar üzerinden sürdürüleceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-dosyasinda-yeni-ayrinti-mudahale-29-dakika-sonra-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kasif-kozinoglu-2487264.jpg" type="image/jpeg" length="21006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'da orman yangını: Konitsa'da 8 bin dönüm alan zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-orman-yangini-konitsada-8-bin-donum-alan-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-orman-yangini-konitsada-8-bin-donum-alan-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın Konitsa bölgesinde 31 Ağustos'ta başlayan orman yangını kontrol altına alındı. Yangında yaklaşık 8 bin dönüm alan zarar görürken koruma altındaki bölgeler de etkilendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>'ın kuzeybatısında bulunan <strong>Konitsa</strong> bölgesindeki Trapezitsa Dağı'nda 31 Ağustos'ta başlayan orman yangını kontrol altına alındı. Yangında 8 Eylül itibarıyla yaklaşık 8 bin dönüm alanın zarar gördüğü belirtildi.</p>

<h2><strong>Yangın 8 bin dönümlük alanı etkiledi</strong></h2>

<p>Yunan basınında yer alan haberlere göre, Atina Ulusal Gözlemevinin FireHUB verileri, Konitsa'daki yangının geniş bir alanı etkilediğini ortaya koydu. 31 Ağustos'ta başlayan yangında 8 Eylül'e kadar yaklaşık 8 bin dönüm alanın zarar gördüğü kaydedildi.</p>

<p>Kontrol altına alınan yangının özellikle doğal çevre açısından koruma altında bulunan bölgelerde etkili olduğu aktarıldı. Yangından etkilenen alanların önemli bir bölümünün Avrupa Birliği sınırları içerisinde belirlenen doğal çevre koruma ağı "<strong>Natura 2000</strong>" kapsamında yer aldığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Yangın koruma alanlarına yayıldı</strong></h3>

<p>Yangının, <strong>Kuzey</strong> <strong>Pindos</strong> <strong>Milli</strong> <strong>Parkı</strong>'nın yüksek koruma statüsüne sahip 2. bölgesinde de etkili olduğu bildirildi. Böylece yangının yalnızca ormanlık alanları değil, koruma statüsü bulunan doğal bölgeleri de etkilediği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgenin sarp arazi yapısı, yoğun orman örtüsü ve yol ağının sınırlı olması nedeniyle yangına müdahale sırasında çeşitli güçlüklerle karşılaşıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>İtfaiye ekiplerinin müdahalesi zorlaştı</strong></h3>

<p>Dağlık ve ulaşılması güç bölgelerde görev yapan itfaiyecilere destek amacıyla helikopterlerle taşınabilir su depolarının ulaştırıldığı belirtildi.</p>

<p>Yangının etkili olduğu alanların coğrafi yapısının müdahaleyi zorlaştırdığı, ekiplerin özellikle sarp bölgelerde çalışmalarını sürdürmek durumunda kaldığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Ormanların yeniden oluşması 100 yılı aşabilir</strong></h3>

<p>WWF Yunanistan Eylem Koordinatörü Ilias Tziritis'in değerlendirmelerine de yer verilen haberlerde, yangında ağır zarar gören köknar ve karaçam ormanlarının doğal yollarla yeniden oluşmasının 100 yıldan fazla sürebileceği ifade edildi.</p>

<p>Tziritis'in ayrıca yüksek rakımlı bölgelerde çıkan <strong>yangınlar</strong>ın son yıllarda daha geniş alanlara yayıldığına dikkat çektiği belirtildi. Tziritis, bu tür yangınlara daha erken müdahale edilmesinin önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-orman-yangini-konitsada-8-bin-donum-alan-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yunanistanin-konitsa-bolgesindeki-yanginda-yaklasik-8-bin-donum-alan-zarar-gordu.png" type="image/jpeg" length="84219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında aralarında sağlık çalışanlarının da olduğu 9 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasi-kapsaminda-aralarinda-saglik-calisanlarinin-da-oldugu-9-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasi-kapsaminda-aralarinda-saglik-calisanlarinin-da-oldugu-9-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde şüpheli ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Aralarında gazeteciler, doktor, ambulans şoförleri ve acil tıp teknisyenlerinin de bulunduğu 9 kişi sabah saatlerinde düzenlenen baskınlarla gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oda TV davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011 tarihinde hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu’nun dosyasındaki takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından adli süreç derinleşiyor.</p>

<h3><strong>9 şüpheli emniyete götürüldü</strong></h3>

<p>Sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifade işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne sevk edildi.</p>

<p>Gözaltına alınan isimler ve meslekleri şu şekilde sıralandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Turgay Tamer</strong> – Doktor</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Selahattin Günday</strong> – Muhabir</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İdris Tiftikci</strong> – Kameraman</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Göksel Erdoğan</strong> – Ambulans şoförü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahmut Arslan</strong> – Ambulans şoförü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Uslu Öz</strong> – Acil Tıp Teknisyeni (ATT)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Emre Atmaca</strong> – Acil Tıp Teknisyeni (ATT)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuba Koç</strong> – Acil Tıp Teknisyeni (ATT)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nesrin Kaya Altınova</strong> – Acil Tıp Teknisyeni (ATT)</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Takipsizlik kararı 14 yıl sonra kaldırılmıştı</strong></h3>

<p>Kozinoğlu’nun cezaevinde yaşamını yitirmesinin ardından açılan soruşturmada 2012 yılında "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verilmişti.</p>

<p>Ölüm gününe dair sağlık ekiplerinin müdahalede 29 dakika geciktiği ve ambulans personelinin yemekte olduğu gibi yeni bulgu ve şüphelerin dosyaya girmesi üzerine Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, 26 Ağustos 2026 tarihinde takipsizlik kararını kaldırdı.</p>

<p>Kararın ardından başlatılan soruşturmanın ilk dalgasında, olay tarihinde cezaevinde görevli bulunan 11 şüpheliden 10'u yakalanmış, firari durumdaki 1 kişinin ise yurt dışında olduğu tespit edilmişti. Sabah saatlerinde düzenlenen ikinci dalga operasyonla birlikte dosyadaki gözaltı sayısı arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasi-kapsaminda-aralarinda-saglik-calisanlarinin-da-oldugu-9-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kasif-kozinoglunun-olumu-15-yil-sonra-yeniden-sorusturuluyor-en-az-15-kisi-ifadeye-ca-1812348-20260829093908.jpg" type="image/jpeg" length="32265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başsavcılıktan İBB tutuklularına yönelik 'çay yasağı' iddialarına ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bassavciliktan-ibb-tutuklularina-yonelik-cay-yasagi-iddialarina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bassavciliktan-ibb-tutuklularina-yonelik-cay-yasagi-iddialarina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri'de tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İBB davasındaki tutukluların Silivri’deki duruşma salonunun nezaret bölümünde çay içmelerine izin verilmediğine ilişkin iddiaların ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama geldi. Başsavcılık, duruşma öncesi veya sırasında tutuklulara çay-kahve servisi yapılmasının mevzuatta karşılığının bulunmadığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı <strong>Ekrem İmamoğlu</strong> ile İBB davasında tutuklu bulunan sanıkların Silivri’deki duruşma salonunun nezaret bölümünde<strong> çay içmelerine izin verilmediğine ilişkin </strong>iddiaların ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı açıklama yaptı. Başsavcılık, duruşmalara katılan tutuklulara öğünleri için kumanya verildiğini, duruşma öncesi veya sırasında çay-kahve servisi yapılmasına ilişkin ise m<i>evzuatta bir düzenleme bulunmadığını </i>bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başsavcılıktan mevzuat vurgusu</strong></h2>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında, “Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personeli’nin İaşe Yönetmeliği”nin 4/3 maddesine işaret edildi.</p>

<p>Açıklamada, duruşmalara katılan tutuklulara öğünleri için kumanya verildiği hatırlatıldı.</p>

<p>Duruşma öncesinde veya duruşmalar arasında çay ve kahve servisi yapılmasına yönelik uygulamanın ise yasal dayanağının bulunmadığı belirtildi.</p>

<h3><strong>“Hiçbir tutukluya çay-kahve servisi yapılmadı”</strong></h3>

<p>Başsavcılık, duruşma öncesi ve aralarında çay-kahve servisi yapılmasının hiçbir zaman hiçbir tutukluya uygulanmadığını açıkladı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kaldıkları odalarda çay içmelerine yönelik herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Ailelerin çay masraflarını karşılama talebi yanıtsız</strong></h3>

<p>İBB davasında tutuklu bulunan<strong> Ekrem İmamoğlu </strong>ve diğer sanıkların, Silivri’de duruşmaların yapıldığı yeni salondaki nezaret bölümünde çay içmelerine izin verilmediği daha önce gündeme gelmişti.</p>

<p>Günde 15 saate kadar uzayabilen duruşmalar sırasında tutukluların çay içememesine tepki gösteren ailelerin, yakınlarına servis edilecek çayın masraflarını kendilerinin karşılamasını teklif ettiği belirtilmişti.</p>

<p>Ancak bu teklifin cezaevinden sorumlu güvenlik birimlerince reddedildiği aktarılmıştı.</p>

<p><strong>Başsavcılık tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Bazı basın-yayın organları ile sosyal medya hesaplarında, İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yargılaması tutuklu sanıklarına çay yasağı getirildiği yönünde gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar yapıldığı görülmüştür.</p>

<p>“Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personeli’nin İaşe Yönetmeliği”nin, 4/3 maddesinde, günlük olarak duruşmalara katılan tutuklulara öğünleri için kumanya verileceği hükmü bulunmaktadır.</p>

<p>Yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle duruşma öncesi ve aralarında çay-kahve servisi gibi bir uygulama hiçbir zaman hiçbir tutukluya yapılmamıştır. Ceza İnfaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerinin kaldıkları odalarda çay içmelerine ilişkin sınırlama ise yoktur.</p>

<p>Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."</p>
</blockquote>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">BASIN AÇIKLAMASI<br />
<br />
Bazı basın-yayın organları ile sosyal medya hesaplarında, İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yargılaması tutuklu sanıklarına çay yasağı getirildiği yönünde gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar yapıldığı görülmüştür.<br />
<br />
“Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz…</p>
— Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı (@BakirkoyCBS) <a href="https://x.com/BakirkoyCBS/status/2097956390681624721?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>İBB davasında tutuklu bulunanlara yönelik uygulamalar daha önce de kamuoyunun gündemine gelmişti.</p>

<p>Duruşmalarda savunma sürelerinin kısıtlanması, İmamoğlu’nun “Millet Şahidimdir” isimli kitabının basım aşamasında yasaklanması ve cezaevinde Süper Lig maçlarının izlenmesine yönelik kısıtlamaların ardından Silivri’deki duruşma salonunun nezaret bölümünde çay içilmesine izin verilmemesi de tartışma konusu olmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bassavciliktan-ibb-tutuklularina-yonelik-cay-yasagi-iddialarina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/imamoglu55jpg-3c-x7h-udu2kmeo-ht-o-v-wgr-og.jpg" type="image/jpeg" length="36203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Husilerin Suudi Arabistan saldırılarının ardından Pakistan’dan 'Mekke Anlaşması' mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/husilerin-suudi-arabistan-saldirilarinin-ardindan-pakistandan-mekke-anlasmasi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/husilerin-suudi-arabistan-saldirilarinin-ardindan-pakistandan-mekke-anlasmasi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Yemen'deki Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan’a sıçraması halinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın devreye gireceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pakistan Savunma Bakanı <strong>Khawaja Asif</strong>, Yemen’deki Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan’a yönelik bir saldırıya dönüşmesi halinde <strong>Türkiye, Pakistan </strong>ve <strong>Suudi Arabistan</strong> arasında imzalanan <strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşmas</strong>ı’nın devreye gireceğini söyledi. Asif, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yapılmış sayılacağını belirtti.</p>

<h2><strong>“Anlaşmayı kesinlikle devreye sokacaktır”</strong></h2>

<p>Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Pakistan medyasına yaptığı açıklamada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Anlaşma kapsamında taraflardan birine yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış sayıldığını belirten Asif, Yemen’deki çatışmaların Suudi Arabistan’a sıçraması halinde anlaşmanın uygulanacağını söyledi.</p>

<p>Asif, “Bu konuda hiçbir belirsizlik yok. Yemen’de yaşananların sebepsiz bir saldırı veya çatışmanın Suudi Arabistan’a sıçraması şeklinde ortaya çıkması, bu anlaşmayı kesinlikle devreye sokacaktır” dedi.</p>

<p><img alt="12Eae961 B8D0 4C82 8094 4Fc89699F998" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/12eae961-b8d0-4c82-8094-4fc89699f998.png" width="1200" /></p>

<h3><strong>“Yükümlülüklerimizi yerine getiririz”</strong></h3>

<p>Pakistan’ın anlaşmanın hükümlerine bağlı olduğunu vurgulayan Asif, ihtiyaç ortaya çıkması halinde ülkesinin anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getireceğini ifade etti.</p>

<p>Anlaşmanın saldırı amacı taşımadığını belirten Asif, “Ancak üye ülkelerden birine saldırı olursa üç ülke de karşılık verecektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Asif ayrıca Pakistan ile Suudi Arabistan arasında son saldırılarla ilgili kurulmuş herhangi bir temas konusunda bilgisinin bulunmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Husiler Suudi Arabistan’ı hedef aldı</strong></h3>

<p>Husiler önceki gün Suudi Arabistan’ın Hamis Muşayt kentindeki bir hava üssü ile ülkenin güneyindeki bazı kentlerde bulunan petrol altyapısını hedef aldı. Saldırılarda 73 kişinin yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise Suudi savaş uçaklarının Yemen’in çeşitli bölgelerine 12 saat içerisinde 54 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Seri, saldırıların “karşılıksız ve cezasız kalmayacağını” söyledi.</p>

<h3><strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması ne öngörüyor?</strong></h3>

<p>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yönelik gerçekleştirilmiş sayılmasını öngörüyor.</p>

<p>Pakistan Savunma Bakanı Asif’in açıklamasıyla birlikte, Yemen’deki çatışmaların Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara dönüşmesi halinde anlaşmanın nasıl uygulanacağı yeniden gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/husilerin-suudi-arabistan-saldirilarinin-ardindan-pakistandan-mekke-anlasmasi-mesaji</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-704ee114ed94a257ee3cf39e80ed0386jpg.webp" type="image/jpeg" length="10993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes Belediyesi soruşturmasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Menderes Belediyesine yönelik yürütülen “rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik” soruşturması kapsamında avukat Elifnur Gürcü gözaltına alındı. Adalet Bakanlığı, Gürcü’nün Belediye Başkanı İlkay Çiçek ile cinsel içerikli WhatsApp yazışmaları yaptığının ve Kuruçaylar suç örgütü tarafından Çiçek’in yanına yerleştirildiğinin tespit edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde <strong>Menderes Belediyesine</strong> yönelik yürütülen soruşturma kapsamında avukat<strong> Elifnur Gürcü</strong> gözaltına alındı. “Rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik” suçlarının örgütlü şekilde işlendiği iddiasıyla sürdürülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Gürcü hakkında Adalet Bakanlığı tarafından açıklama yapıldı.</p>

<h2><strong>Avukat Elifnur Gürcü gözaltına alındı</strong></h2>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında <strong>Elifnur Gürcü,</strong> 9 Eylül’de yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>Soruşturmanın, Menderes Belediyesinde “rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik” suçlarının örgütlü şekilde işlendiği iddiasına ilişkin yürütüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Adalet Bakanlığı’ndan Gürcü hakkında açıklama</strong></h3>

<p>Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, gözaltına alınan avukat Elifnur Gürcü’nün Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek ile cinsel içerikli WhatsApp yazışmaları gerçekleştirdiğinin tespit edildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, soruşturma kapsamında elde edilen diğer bulgulara da yer verildi. Buna göre Gürcü’nün, Kuruçaylar suç örgütü tarafından Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in yanına yerleştirildiğinin tespit edildiği kaydedildi.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/menderes-belediyesinde-baskan-vekili-secimi.png" type="image/jpeg" length="85806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlıktan Orhan Veli’nin satışa çıkarılan evine ret: "Satın almak görev alanımızda değil"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-orhan-velinin-satisa-cikarilan-evine-ret-satin-almak-gorev-alanimizda-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-orhan-velinin-satisa-cikarilan-evine-ret-satin-almak-gorev-alanimizda-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beykoz Yalıköy'de yer alan ve Türk şiirinin öncülerinden Orhan Veli Kanık'ın dünyaya geldiği üç katlı tarihi yapının satışa çıkarılması kamuoyunda tepkilere neden olmuştu. Tarihi konağın akıbetine dair Meclis'e sunulan soru önergesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın konuyla ilgili tavrını netleştirdi.</p>

<h3><strong>"2. Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı ama projesi yok"</strong></h3>

<p>Cumhuriyet'in aktardığı bilgilere göre Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi yanıtında, şairin doğduğu evin Beykoz ilçesi Yalıköy Mahallesi'nde 466 ada 17 parselde konumlandığı belirtildi.</p>

<p>Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde kalan yapının "2. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescilli olduğu aktarılırken, mülkün şahsa ait olduğu ve yapıya ait herhangi bir rölöve, restitüsyon ya da restorasyon projesinin bulunmadığı kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık ayrıca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11. maddesine dikkat çekerek, tescilli kültür varlıklarının mülk sahipleri tarafından satışı esnasında bakanlıktan izin alma zorunluluğunun bulunmadığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Bakanlık: Sorumluluk alanımızda değil</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, kurumun sadece tahsisli taşınmazlarla ilgilendiği ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bakanlığımızca, bakanlığımıza bağlı müze ve ören yerleri ile bakanlığımıza tahsisli tescilli kültür varlıklarına yönelik restorasyon çalışmaları yürütülmekte olup, söz konusu taşınmazın satın alınması bakanlığımız görev ve sorumluluk alanı kapsamında bulunmamaktadır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Önergede bütçe vurgusu: "Müze yapılamaz mı?"</strong></h3>

<p>Yeni Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, 5 Mart tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde konağın bir edebiyat müzesine dönüştürülmesi için çağrıda bulunmuştu.</p>

<p>Ösen önergesinde; Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2026 yılı toplam bütçesinin yaklaşık 70 milyar lira, yatırım bütçesinin ise 18,2 milyar lira olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin ortak kültürel mirası sayılan bu yapının kamulaştırılması için gereken kaynağın rahatlıkla ayrılabileceğini dile getirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fiyatı 80 milyondan 65 milyon liraya indirildi</strong></h3>

<p>Yaklaşık 70 yıldır aynı ailenin mülkiyetinde bulunan, yüksek tavanları, döneme özgü ahşap işçiliği ve mimari dokusuyla korunan üç katlı tarihi köşk, şubat ayında 80 milyon liralık satış bedeliyle emlak sitelerinde yer almıştı. Eser statüsündeki köşkün satış bedelinin daha sonra 65 milyon liraya düşürüldüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-orhan-velinin-satisa-cikarilan-evine-ret-satin-almak-gorev-alanimizda-degil</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2026-02-19-orhan-veli-evi-the-magger.webp" type="image/jpeg" length="88807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı personel alımı 2026 başvuru şartları neler? Sağlık Bakanlığı personel alımı kadro ve branş dağılımı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-2026-basvuru-sartlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-2026-basvuru-sartlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 2026 yılı sözleşmeli personel alımı için belirlenen 26 bin 673 kişilik kontenjan, adayların gündeminde yer almaya devam ediyor. Kontenjanların belirlenmesinin ardından gözler bu kez başvuru ve tercih sürecine çevrildi. ÖSYM üzerinden yürütülmesi beklenen süreç için henüz tercih ekranı açılmış değil. Peki 26 bin 673 personel alımı başvuruları başladı mı, tercih kılavuzu yayımlandı mı ve kadrolar hangi unvanlara ayrıldı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı kapsamında istihdam edeceği <strong>26 bin 673 sözleşmeli sağlık personeli</strong> için adayların beklediği başvuru süreci henüz başlamadı. 2026 yılı için belirlenen kontenjanlar daha önce Cumhurbaşkanı Kararı ile kesinleşirken, adayların tercih yapabilmesi için ÖSYM tarafından yayımlanacak kılavuzun ve tercih tarihlerinin açıklanması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin güncel Aday İşlemleri Sistemi'nde 10 Eylül 2026 itibarıyla Sağlık Bakanlığı'nın 26 bin 673 kişilik kontenjanına ilişkin bir tercih işlemi yer almıyor. Bu nedenle adayların şu aşamada herhangi bir başvuru veya tercih işlemi yapması mümkün değil.</p>

<h2><strong>Sağlık Bakanlığı 26 bin 673 personel alımı başvuruları başladı mı?</strong></h2>

<p><strong>26 bin 673 sözleşmeli sağlık personeli alımı için başvurular henüz başlamadı.</strong> Sağlık Bakanlığı'nın kontenjanları belirlenmiş olsa da başvuru ve tercih işlemlerinin yapılabilmesi için ÖSYM'nin ilgili tercih kılavuzunu yayımlaması gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM'nin güncel Aday İşlemleri Sistemi'nde mevcut sınav ve tercih işlemleri arasında söz konusu alıma yönelik bir tercih duyurusu bulunmuyor. Dolayısıyla sosyal medyada veya farklı internet sitelerinde yer alan tarihlerin resmi başvuru tarihi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılavuz yayımlandığında adayların tercih işlemlerinin ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden elektronik ortamda yapılması bekleniyor. ÖSYM'nin geçmişteki sözleşmeli personel yerleştirmelerine ilişkin kılavuzlarında da tercihlerin sistem üzerinden adayın T.C. kimlik numarası ve şifresiyle gerçekleştirildiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı Irana Tıbbi Yardım" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/saglik-bakanligi-irana-tibbi-yardim.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>26 bin 673 personel alımı tercih kılavuzu ne zaman yayımlanacak?</strong></h3>

<p><strong>26 bin 673 kişilik alım için ÖSYM tercih kılavuzunun kesin yayımlanma tarihi henüz açıklanmadı.</strong> Bu nedenle başvuruların hangi gün başlayacağı ve kaç gün süreceği konusunda şu aşamada kesin tarih vermek mümkün değil.</p>

<p>Kılavuz yayımlandığında adayların; kontenjanların hangi birimlerde bulunduğunu, pozisyonların özel nitelik kodlarını, mezuniyet koşullarını, tercih tarihlerini ve diğer başvuru şartlarını aynı metin üzerinden kontrol etmesi gerekecek.</p>

<p>Özellikle bu alımda kontenjanların büyük bölümünün tabip ve uzman tabip kadrolarından oluşması nedeniyle adayların yalnızca toplam personel sayısına değil, kendi unvanlarına ayrılan kontenjana da bakması gerekiyor.</p>

<h3><strong>26 bin 673 kadro ve branş dağılımı nasıl?</strong></h3>

<p>2026 yılı için belirlenen 26 bin 673 sözleşmeli sağlık personeli kontenjanında en büyük pay <strong>uzman tabip</strong> ve <strong>tabip </strong>kadrolarına ayrıldı.</p>

<p>Kontenjanların unvanlara göre dağılımı şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Uzman tabip:</strong> 22 bin 983</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tabip:</strong> 3 bin 652</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sağlık memuru:</strong> 25</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ebe:</strong> 9</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hemşire:</strong> 2</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diyetisyen:</strong> 1</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sağlık teknikeri:</strong> 1</p>
 </li>
</ul>

<p>Toplam kontenjan <strong>26 bin 673</strong> kişiden oluşuyor. Uzman tabip ve tabip kadroları birlikte değerlendirildiğinde 26 bin 635 kişilik kontenjanın hekimlere ayrıldığı görülüyor.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bazı haber ve paylaşımlarda 25 kişilik kontenjanın “sağlık teknikeri” olarak aktarılması. Kararda yer alan dağılıma göre <strong>25 kişi sağlık memuru</strong>, <strong>1 kişi ise sağlık teknikeri</strong> kadrosunda bulunuyor.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığından Kurban Bayramı'nda Beslenme Uyarıları" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/saglik-bakanligindan-kurban-bayraminda-beslenme-uyarilari.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>26 bin 673 personel hangi birimlerde görev yapacak?</strong></h3>

<p>Söz konusu kontenjanlar, 4924 sayılı Kanun kapsamında <strong>eleman temininde güçlük çekilen yerler ve hizmet dallarında </strong>sağlık hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla belirlendi.</p>

<p>Kontenjanların hizmet birimlerine göre dağılımında ağırlık yataklı tedavi kurumlarında bulunuyor. Mevcut karar kapsamında toplam 26 bin 673 pozisyonun:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>26 bin 657'si yataklı tedavi kurumlarında</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>8'i sağlık evlerinde</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>7'si ilçe sağlık müdürlüğü/toplum sağlığı merkezlerinde</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1'i acil sağlık hizmetlerinde</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>görevlendirilmek üzere belirlenmiş durumda.</p>

<p>Bu dağılım, 26 bin 673 kişilik kontenjanın ağırlıklı olarak hekim kadrolarından oluşmasıyla da örtüşüyor.</p>

<h3><strong>Sağlık Bakanlığı personel alımı başvuru şartları neler?</strong></h3>

<p><strong>Kesin başvuru şartları ÖSYM tarafından yayımlanacak tercih kılavuzunda yer alacak.</strong> Adayların hangi öğrenim programlarından mezun olması gerektiği, pozisyonların özel nitelik kodları ve varsa pozisyona ilişkin diğer koşullar kılavuzda açıklanacak.</p>

<p>Sözleşmeli personel yerleştirmelerinde genel olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümleri ile sözleşmeli personel mevzuatındaki şartlar dikkate alınıyor. ÖSYM'nin Sağlık Bakanlığı sözleşmeli pozisyonlarına ilişkin geçmiş kılavuzlarında da adayların 657 sayılı Kanun'un ilgili genel şartlarını ve tercih edilen pozisyonun özel niteliklerini taşıması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların kılavuz yayımlanmadan önce kesin KPSS puan şartı, özel nitelik kodu veya mezuniyet koşulu bulunduğunu varsaymaması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı-6" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/saglik-bakanligi-6.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>26 bin 673 personel alımında KPSS şartı olacak mı?</strong></h3>

<p><strong>Hekim dışındaki kadrolar için KPSS şartının nasıl uygulanacağı, yayımlanacak ÖSYM kılavuzuyla kesinleşecek. </strong>Adayların hangi KPSS puan türüyle tercih yapabileceği ve puanın hangi tarihte alınmış olması gerektiği kılavuzda yer alacak.</p>

<p>ÖSYM'nin merkezi yerleştirme uygulamalarında adayların tercih ettikleri pozisyonun niteliklerini taşıması gerekiyor. Mezuniyet bilgisi ile tercih edilen pozisyonun aranan nitelikleri uyuşmadığında tercih geçersiz hale gelebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların kılavuz yayımlandığında kendi öğrenim düzeylerini, mezuniyet alanlarını ve KPSS puan türlerini kontenjanlarla birlikte kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Sağlık Bakanlığı 26 bin 673 personel alımı ne zaman yapılacak?</strong></h3>

<p>26 bin 673 kişilik kontenjanın 2026 yılı için belirlenmiş olması, başvuruların başladığı anlamına gelmiyor. <strong>10 Eylül 2026 itibarıyla tercih kılavuzu ve kesin başvuru takvimi açıklanmış değil.</strong></p>

<p>Sürecin sonraki aşamasında ÖSYM'nin tercih kılavuzunu yayımlaması, ardından tercihlerin belirlenen tarihler arasında Aday İşlemleri Sistemi üzerinden alınması bekleniyor. Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından göreve başlama işlemlerine ilişkin duyuruların ise Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması gerekiyor. ÖSYM'nin geçmiş Sağlık Bakanlığı yerleştirmelerine ilişkin kılavuzlarında da yerleştirme sonrasında göreve başlama işlemlerinin ilgili Bakanlık tarafından duyurulduğu belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı'ndan 'muayene reddi' iddiasına yanıt: Soruşturma başlatıldı" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/d6808c32-af26-4e0e-abf4-514b27099e7a.jpeg" width="1000" /></p>

<p>Bu nedenle adayların <strong>ÖSYM'nin duyuruları ile Sağlık Bakanlığı'nın resmi açıklamalarını</strong> takip etmesi gerekiyor. Kesin başvuru tarihi, tercih süresi, özel nitelik kodları ve pozisyonlara ilişkin ayrıntılar yalnızca resmi kılavuz yayımlandığında netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-personel-alimi-2026-basvuru-sartlari</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastanede-genel-teftis-programi-baslatti.jpg" type="image/jpeg" length="49590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Modüler Aile Eğitim Programı 81 ilde uygulanıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-moduler-aile-egitim-programi-81-ilde-uygulaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-moduler-aile-egitim-programi-81-ilde-uygulaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Modüler Aile Eğitim Programı 81 ilin tamamında uygulanmaya başladı. Programla bugüne kadar 53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı </strong>tarafından aile yapısının güçlendirilmesine yönelik geliştirilen Modüler Aile Eğitim Programı, Türkiye genelinde yaygınlaştırıldı. 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlatılan program, 2025 Aile Yılı kapsamında 61 ilde uygulanmasının ardından bu yıl 81 ilin tamamına ulaştı.</p>

<p>Programla aile içindeki iletişimin güçlendirilmesi, anne ve babaların bilgi ve becerilerinin desteklenmesi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sunulması amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>Aile yapısının güçlendirilmesi hedefleniyor</strong></h2>

<p>Bakanlığın aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik politika ve uygulamaları arasında önemli bir yere sahip olan Modüler Aile Eğitim Programı, <strong>Aile ve Nüfus On Yılı </strong>vizyonu doğrultusunda yürütülüyor.</p>

<p>Bu kapsamda ailelere yönelik koruyucu ve önleyici politikaların kapsamı genişletilirken, program aracılığıyla ailelerin bilgi, beceri ve farkındalıklarının artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Bakanlık tarafından 2013 yılında hayata geçirilen <strong>Aile Eğitim Programı </strong>da ailelerin değişen ihtiyaçları dikkate alınarak içerik ve uygulama yöntemleri bakımından yeniden ele alındı. Bu çalışmalar sonucunda anne ve baba olma becerilerinin desteklenmesi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlanması amacıyla Modüler Aile Eğitim Programı geliştirildi.</p>

<h3><strong>Eğitimler 12 modülden oluşuyor</strong></h3>

<p>Modüler Aile Eğitim Programı, 8 ana ve 4 ek olmak üzere toplam 12 kapsamlı eğitim modülünden oluşuyor. Program hazırlanırken güncel yetişkin eğitimi yöntemleri ile uygulamaya dayalı öğrenme yaklaşımları esas alınıyor.</p>

<p>En fazla 30 kişilik gruplar halinde gerçekleştirilen eğitimler 9 ila 12 hafta sürüyor. Eğitimlerde katılımcıların doğrudan sürece dahil olduğu uygulamalı etkinlikler, grup çalışmaları ve deneyim paylaşımına dayalı öğrenme yöntemleri kullanılıyor.</p>

<p>Eğitimlerin ardından verilen ev ödevleriyle de katılımcıların oturumlarda kazandıkları bilgi ve becerileri kendi aile yaşamlarında uygulamaları amaçlanıyor. Böylece edinilen kazanımların günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi teşvik ediliyor.</p>

<h3><strong>53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı</strong></h3>

<p>Modüler Aile Eğitim Programı'nın uygulanmaya başladığı tarihten bu yana toplam 53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programdan, Bakanlığın mevcut sosyal hizmet modellerinden yararlanan farklı aile grupları da faydalanıyor. Bu kapsamda <strong>Sosyal ve Ekonomik Destek (SED)</strong> hizmetinden yararlanan aileler, koruyucu aileler, evlat edinme sürecindeki aileler ve doğum yardımından yararlanan aileler eğitimlere dahil ediliyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra <strong>Aile Destek Merkezleri (ADEM)</strong> ve <strong>Sosyal Dayanışma Merkezlerinden (SODAM)</strong> hizmet alan aileler de program kapsamında eğitimlerden yararlanıyor.</p>

<h3><strong>Farklı kurumlarla işbirliği yapılıyor</strong></h3>

<p>Modüler Aile Eğitim Programı'nın daha geniş hedef gruplarına ulaştırılması amacıyla kurumlar arası işbirliklerinden de yararlanılıyor. Bu kapsamda diğer kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p>Katılımcılardan alınan geri bildirimler de programın aile yaşamına yansımalarına ilişkin olumlu sonuçlar ortaya koyuyor. Eğitimlerde edinilen bilgi ve becerilerin günlük hayatta uygulanmasının aile içi ilişkilerde olumlu değişimlere katkı sağladığı belirtiliyor.</p>

<p>Anne ve babalar, özellikle kendini tanıma ve öz farkındalık, çocuklarla sağlıklı iletişim kurma ve olumlu ebeveynlik becerileri geliştirme alanlarında önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade ediyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Modüler Aile Eğitim Programı ile 81 ilde ailelere ulaşıyoruz.<br />
<br />
Toplam 8 ana ve 4 ek modülden oluşan 12 kapsamlı eğitim programıyla, anne ve baba olma becerilerinin desteklenmesine ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlıyoruz.<br />
<br />
Programın uygulanmaya başladığı tarihten bu…</p>
— T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (@tcailesosyal) <a href="https://x.com/tcailesosyal/status/2097960797859143684?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-moduler-aile-egitim-programi-81-ilde-uygulaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/moduler-aile-egitim-programi-ile-81-ilde-ailelere-ulasiliyor.png" type="image/jpeg" length="87194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yavaş'tan Erdoğan ile görüşme sonrası iddialara yanıt: "Görüşmeden Kılıçdaroğlu ve Özel'in bilgisi vardı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yavastan-erdogan-ile-gorusme-sonrasi-iddialara-yanit-gorusmeden-kilicdaroglu-ve-ozelin-bilgisi-vardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yavastan-erdogan-ile-gorusme-sonrasi-iddialara-yanit-gorusmeden-kilicdaroglu-ve-ozelin-bilgisi-vardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe'de yaptığı görüşme ve ardından başlayan "parti değiştirecek" tartışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Yavaş; görüşmenin tek gündeminin Ankara olduğunu, randevu öncesinde hem Kemal Kılıçdaroğlu’na hem de Özgür Özel’e bilgi verdiğini belirterek, "Beni seven, bana güvenen insanları incitecek bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen kabulün ardından ortaya atılan siyasi iddiaları ve televizyon ekranlarında dile getirilen kulis senaryolarını eleştiren Mansur Yavaş, belediye başkanlığı görevinin dedikodulara cevap yetiştirmek değil, kente hizmet etmek olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>"Görüşme talebini Ahlat dönüşü ilettim, tek gündem Ankara'ydı"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme sürecinin nasıl geliştiğini ve masadaki başlıkları aktaran Yavaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık. Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı, yatırımları vardı, Ankara'nın geleceği vardı."</i></p>
</blockquote>

<p>Başkanlık sisteminin bürokratik şartları gereği büyükşehir yatırımlarında merkezi idarenin onayına ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Yavaş, <i>"Ankara’nın bir sorununu çözmek ve sözlerimizi yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Kılıçdaroğlu ve Özel’e bilgi verdim, güvenenleri incitmem"</strong></h3>

<p>Görüşmeden siyasi ayrılık ya da parti değişikliği senaryoları çıkaranlara sert tepki gösteren Yavaş, sürecin parti yönetimleriyle paylaşıldığının altını çizdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim: Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz. Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Üsküdar ve Tekirdağ örnekleri ortada: Kurduğumuz dengeyle Meclis'te fire vermedik"</strong></h3>

<p>Yerel yönetimlerdeki meclis krizlerine dikkat çeken ve Ankara'da izlediği denge politikasının önemini vurgulayan Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>Üsküdar ve Tekirdağ belediye meclislerinde yaşanan krizleri hatırlatarak, <i>"Belediye meclislerindeki dengeleri, başkanların hangi şartlar altında hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanlar iyi bilir. Bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum. Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. </i><i>Bugün normal bir dönemden geçmiyoruz. Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık var. Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil, sağduyunun hâkim olmasına katkı sağlamaktır. </i><i>"Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da tarafıma böyle bir rahatsızlık iletilmemiştir."</i></p>

<h3><strong>Ekranlardaki kulis iddialarına tepki: "Yalan söylemekten bıkmadınız"</strong></h3>

<p>Açıklamasının sonunda televizyon kanallarında hakkında asılsız iddialar öne süren yorumculara seslenen Mansur Yavaş, <i>"Biz sizi yalanlamaktan bıktık, siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz"</i> ifadeleriyle tartışmalara nokta koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yavastan-erdogan-ile-gorusme-sonrasi-iddialara-yanit-gorusmeden-kilicdaroglu-ve-ozelin-bilgisi-vardi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mansur-yavastan-ankaradaki-hizmet-calismalarina-iliskin-aciklama.png" type="image/jpeg" length="41436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşacak Bu Deniz yeni sezon ne zaman? Taşacak Bu Deniz 2. sezon çekimleri başladı mı? TDB 2. sezon oyuncuları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tasacak-bu-deniz-yeni-sezon-ne-zaman-tasacak-bu-deniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tasacak-bu-deniz-yeni-sezon-ne-zaman-tasacak-bu-deniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taşacak Bu Deniz yeni sezon için hazırlıklar hız kazandı. TRT 1 ekranlarında yayınlanan dizinin ikinci sezonu için ekip yeniden Trabzon'da bir araya geliyor. Deniz Baysal ve Ulaş Tuna Astepe'nin başrollerinde yer aldığı yapımda yeni sezon öncesi afiş çekimleri yapılacak. Ardından oyuncular ve teknik ekip sete çıkacak. Peki Taşacak Bu Deniz 2. sezon ne zaman başlayacak, yeni bölümler hangi tarihte ekrana gelecek ve kadroda hangi değişiklikler olacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TRT 1'in <strong>Taşacak Bu Deniz</strong> dizisinde ikinci sezon hazırlıkları hız kazandı. İlk sezonunu 31. bölümle sezon finaline taşıyan yapım, yaz arasının ardından yeniden Trabzon'da kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor. Yeni sezon öncesinde oyuncu ve yapım ekibinin Trabzon'da buluşacağı, afiş çalışmalarının ardından çekimlerin başlayacağı bildirildi.</p>

<p>Başrollerini <strong>Ulaş Tuna Astepe</strong> ve <strong>Deniz Baysal</strong>'ın paylaştığı dizinin ikinci sezonunda hikâyeye yeni karakterlerin dahil olması bekleniyor. Yapımın yeni sezon hazırlıkları daha önce eylül ayı için planlanmıştı; son gelişmelerle birlikte ekip için çekim takvimi de netleşmeye başladı.</p>

<h2><strong>Taşacak Bu Deniz 2. sezon çekimleri ne zaman başlıyor?</strong></h2>

<p><strong>Taşacak Bu Deniz 2. sezon çekimleri için ekibin 10 Eylül'de Trabzon'a gelmesi planlanıyor.</strong> Birsen Altuntaş'ın haberine dayanan son bilgilere göre yeni sezon öncesinde Deniz Baysal ve Ulaş Tuna Astepe'nin yer alacağı ikili afiş çekiminin yanı sıra oyuncu kadrosunun katılacağı toplu afiş çalışması da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu hazırlıkların ardından dizinin ikinci sezon çekimlerine geçilecek. Son gelişmelere göre <strong>Taşacak Bu Deniz'in 2. sezon setinin 11 Eylül Cuma günü başlaması</strong> planlanıyor. Böylece sezon finaliyle ara veren yapımın oyuncuları ve teknik ekibi yeniden Trabzon'da kamera karşısına geçecek.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="788" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124804.png" width="1226" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz 2. sezon ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Dizinin çekim takviminin netleşmeye başlamasına rağmen <strong>2. sezonun ilk bölümünün yayın tarihi için TRT 1 tarafından güncel bir resmi duyuru yapılmış değil.</strong> Bu nedenle yeni sezonun kesin yayın gününü ve saatini resmi yayın akışı üzerinden takip etmek gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk sezonda <strong>cuma akşamları</strong> ekrana gelen Taşacak Bu Deniz'in yeni sezonda da aynı yayın düzenini sürdürmesi bekleniyor. Ancak çekimlerin başlaması, tek başına ilk bölümün kesin yayın tarihinin belli olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Daha önceki bilgilerde dizinin yeni sezonunun eylül veya ekim ayında ekrana dönmesinin beklendiği aktarılmıştı. Son gelişmeler ise çekimlerin eylül ayında başladığını doğruluyor.</p>

<p><img alt="Taşacak Bu Deniz Eleni Ava Yaman Kimdir" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/tasacak-bu-deniz-eleni-ava-yaman-kimdir.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>Yeni sezonda kadroya kimler katılacak?</strong></h3>

<p><strong>Taşacak Bu Deniz'in ikinci sezonunda hikâyeye yeni karakterlerin dahil olması bekleniyor.</strong> Yeni sezona ilişkin daha önce paylaşılan kulis bilgilerinde özellikle Emriye Hala karakteri öne çıkmıştı.</p>

<p>Birsen Altuntaş'ın temmuz ayında aktardığı bilgilere göre Emriye Hala, Adil'in halası olarak hikâyeye dahil olacak. Karakterin Esme'nin karşısında yeni bir çatışma alanı oluşturacağı ve aile içindeki dengeleri değiştireceği belirtilmişti.</p>

<p>Yeni sezonda ayrıca Timur Volkov'un oğlunun da hikâyeye dahil edilmesinin planlandığı aktarılmıştı. Bu gelişmeler, ikinci sezonda mevcut karakterlerin hikâyelerinin yanı sıra yeni aile ilişkilerinin de işlenebileceğine işaret ediyor.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="764" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124643.png" width="1056" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz oyuncu kadrosunda değişiklik olacak mı?</strong></h3>

<p>İkinci sezon öncesinde dizinin oyuncu kadrosunda da bazı değişiklikler yaşandı. Yeni karakterlerin eklenmesinin yanı sıra bazı oyuncuların projeden ayrıldığına ilişkin haberler daha önce gündeme geldi.</p>

<p>Yeni sezonda <strong>Deniz Baysal ve Ulaş Tuna Astepe'nin</strong> başrollerdeki rollerini sürdürmesi bekleniyor. Kadroya katılacak yeni isimlerin tamamının ise sezon çekimleri ilerledikçe açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Yapımın yönetmen koltuğunda <strong>Çağrı Bayrak</strong>, senaryo ekibinde ise <strong>Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem</strong> yer alıyor. Dizi, OGM Pictures imzasıyla TRT 1 ekranlarında yayınlanıyor.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="764" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124615.png" width="1056" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz yeni sezon nerede çekilecek?</strong></h3>

<p>Dizinin ikinci sezon çekimleri yine <strong>Trabzon'da</strong> gerçekleştirilecek. Yeni sezon ekibinin Trabzon'a dönüşüyle birlikte hem afiş çalışmaları hem de set hazırlıkları başlayacak.</p>

<p>Trabzon, dizinin ilk sezonunda da çekimlerin gerçekleştirildiği başlıca bölgeler arasında yer aldı. Yeni sezonda da yapımın hikâyesinin aynı bölgede devam etmesi planlanıyor.</p>

<p><img alt="taşacak bu deniz" class="detail-photo img-fluid" height="1252" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124731.png" width="914" /></p>

<h3><strong>Taşacak Bu Deniz 2. sezon yayın tarihi açıklandı mı?</strong></h3>

<p><strong>Taşacak Bu Deniz 2. sezon için kesin yayın tarihi resmi olarak açıklanmış değil.</strong> Bilinen takvim, ekibin Trabzon'da yeniden toplanacağı, afiş çekimlerinin yapılacağı ve ardından 11 Eylül Cuma günü yeni sezon çekimlerine başlanacağı yönünde.</p>

<p>TRT 1'in yayın akışında yapılacak duyuruyla birlikte dizinin 2. sezon ilk bölüm tarihi ve yayın saati kesinleşecek. Yeni sezon çekimlerinin başlamasıyla birlikte dizinin yeni bölümlerinden ilk görüntülerin ve tanıtım çalışmalarının da paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tasacak-bu-deniz-yeni-sezon-ne-zaman-tasacak-bu-deniz</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-124746.png" type="image/jpeg" length="86978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kart dolandırıcılığına karşı önlem almak mümkün: Kredi kartınızı kapatmanız gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kart-dolandiriciligina-karsi-onlem-almak-mumkun-kredi-kartinizi-kapatmaniz-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kart-dolandiriciligina-karsi-onlem-almak-mumkun-kredi-kartinizi-kapatmaniz-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kredi kartı ve banka kartlarının internet alışverişi, mobil uygulamalar, temassız ödemeler ve yurt dışı işlemlerinde kullanılması farklı güvenlik risklerini beraberinde getirebiliyor. Kartı tamamen kullanıma kapatmadan internet alışverişi, işlem limitleri, sanal kart ve bildirimler üzerinden çeşitli önlemler alınabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kredi kartı kullanımı</strong> internet alışverişlerinden mobil uygulamalara, temassız ödemelerden yurt dışındaki işlemlere kadar birçok kanala yayıldı. Kartların farklı ödeme alanlarında kullanılabilmesi, kart bilgilerinin ele geçirilmesi halinde çevrim içi işlemler açısından risk oluşturabiliyor. Kullanılmayan işlem kanallarını sınırlandırmak, harcama limitlerini ihtiyaca göre belirlemek ve işlemleri anlık takip etmek ise kredi kartı güvenliği açısından alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>Kredi kartı internet alışverişine nasıl daha güvenli hale getirilebilir?</strong></h2>

<p>Kartın internet alışverişlerine açık olması, ele geçirilen kart bilgilerinin çevrim içi işlemlerde kullanılabilmesi açısından risk oluşturabiliyor. İnternetten düzenli alışveriş yapmayan kişiler, bankalarının sunduğu imkanlar doğrultusunda bu özelliği sürekli açık tutmak yerine yalnızca ödeme yapılacağı zaman etkinleştirebilir.</p>

<p>Alışveriş tamamlandıktan sonra internet üzerinden işlem yapma özelliğinin yeniden kapatılması mümkün olabiliyor. Ancak bu uygulama kartı tüm dolandırıcılık yöntemlerine karşı korumuyor. Fiziksel POS işlemleri, temassız ödemeler ve diğer kullanım kanallarının ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kredi kartı limiti yerine internet alışveriş limitini düşürmek mümkün</strong></h3>

<p>Kredi kartının toplam limitinin yüksek olması, internet üzerinden gerçekleştirilecek işlemlerde aynı limitin kullanılmasını gerektirmiyor. Bankanın bu özelliği desteklemesi halinde çevrim içi harcamalar için daha düşük bir limit belirlenebiliyor.</p>

<p>Günlük internet alışverişi ihtiyacı birkaç bin lira seviyesindeyse, kartın kullanılabilir toplam limitinin tamamının çevrim içi işlemlere açık bırakılmaması mümkün olabiliyor. Daha yüksek tutarlı bir alışveriş yapılacağı zaman limit geçici olarak artırılırken, işlem tamamlandıktan sonra yeniden düşürülebiliyor.</p>

<h3><strong>Sanal kart kullanımı kredi kartı güvenliğine ek katman sağlıyor</strong></h3>

<p>İnternet alışverişlerinde ana kredi kartının bilgilerini paylaşmak yerine sanal kart kullanılması ek bir güvenlik katmanı oluşturabiliyor. Sanal karta yapılacak alışverişin tutarı kadar limit tanımlanması ve ödeme sonrasında bu limitin sıfırlanması mümkün.</p>

<p>Bu yöntemle alışveriş yapılan internet sitesindeki kart bilgilerinin daha sonra ele geçirilmesi durumunda ana kredi kartının bilgilerinin doğrudan paylaşılması önlenebiliyor. Böylece internet alışverişlerinde kullanılan kart bilgileri ile ana kart bilgileri birbirinden ayrılmış oluyor.</p>

<h3><strong>Kredi kartında yurt dışı işlemlerine dikkat</strong></h3>

<p>Yurt dışında kart kullanmayan kişiler, bankalarının sunduğu seçenekler doğrultusunda yurt dışı işlem yetkisini kapalı tutabiliyor. Yurt dışına seyahat edilmesi veya yabancı bir internet sitesinden ödeme yapılması gerektiğinde ise ilgili özellik yeniden açılabiliyor.</p>

<p>Yurt dışındaki fiziksel kart kullanımı ile yurt dışı internet işlemleri aynı ayar üzerinden yönetilmeyebiliyor. Bu nedenle hangi işlemin hangi güvenlik ayarı kapsamında bulunduğu bankaya göre değişebiliyor.</p>

<h3><strong>Temassız ödeme özelliği nasıl sınırlandırılabilir?</strong></h3>

<p>Temassız ödeme, kart kullanımını kolaylaştıran yöntemlerden biri olurken kartın kaybolması veya çalınması halinde belirli işlemlerin PIN girilmeden gerçekleştirilebilmesi risk oluşturabiliyor. Bankanın sunduğu seçenekler arasında temassız ödeme limitlerini kontrol etmek de bulunuyor.</p>

<p>Temassız ödeme kullanılmıyorsa bu özelliğin kapatılması değerlendirilebiliyor. Ancak kartın kaybolduğu veya çalındığı fark edildiğinde yalnızca temassız ödeme ayarına güvenilmemesi ve kartın banka üzerinden derhal kullanıma kapatılması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kredi kartı nakit avans limiti de sınırlandırılabilir</strong></h3>

<p>Kredi kartından nakit çekme özelliğini kullanmayan kişiler, bankalarının sunduğu seçeneklere bağlı olarak nakit avans limitini düşürebiliyor veya bu işlem kanalını sınırlandırabiliyor.</p>

<p>Kullanılmayan ödeme ve para çekme kanallarının sürekli açık tutulmaması, kredi kartının kullanım alanlarının kontrol edilmesini sağlayabiliyor. İhtiyaç ortaya çıktığında ilgili ayarların mobil bankacılık üzerinden yeniden değiştirilmesi mümkün olabiliyor.</p>

<h3><strong>Kredi kartı işlemlerini anlık takip etmek önemli</strong></h3>

<p>Kredi kartı güvenliğinde işlemlerin mümkün olduğunca hızlı fark edilmesi de önem taşıyor. Mobil bankacılık uygulamalarındaki bildirimlerin veya bankanın sunduğu diğer işlem uyarılarının açık olması, tanınmayan harcamaların kısa sürede fark edilmesini sağlayabiliyor.</p>

<p>Şüpheli bir işlem görüldüğünde kartın hemen kullanıma kapatılması ve bankayla iletişime geçilmesi, devam eden işlemlerin önlenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Kredi kartı dolandırıcılığına karşı şifre ve doğrulama kodları paylaşılmamalı</strong></h3>

<p>Kredi kartını internet alışverişine kapatmak güvenlik açısından güçlü bir önlem olsa da kartı tek başına tüm risklere karşı korumuyor. Kullanılmayan işlem kanallarının kapatılması, limitlerin ihtiyaca göre düşük tutulması, internet alışverişlerinde sanal karttan yararlanılması ve işlemlerin anlık takip edilmesi birlikte uygulanabilecek önlemler arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Banka tarafından gönderilmiş izlenimi veren SMS ve e-postalardaki bağlantılara karşı da dikkatli olunması gerekiyor. Kart numarası, CVV, mobil bankacılık şifresi ve tek kullanımlık doğrulama kodlarının üçüncü kişilerle paylaşılmaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kart-dolandiriciligina-karsi-onlem-almak-mumkun-kredi-kartinizi-kapatmaniz-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/kredi-karti-9.jpg" type="image/jpeg" length="62982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankırı'da trafik kazası: Hafif ticari aracın çarptığı 14 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-trafik-kazasi-hafif-ticari-aracin-carptigi-14-yasindaki-cocuk-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-trafik-kazasi-hafif-ticari-aracin-carptigi-14-yasindaki-cocuk-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'da Kastamonu-Çankırı kara yolundaki İstasyon Kavşağı'nda hafif ticari aracın çarptığı 14 yaşındaki Dilara İ., kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Sürücü gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çankırı'da meydana gelen trafik kazası, 14 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Kastamonu-Çankırı kara yolu üzerindeki İstasyon Kavşağı'nda yolun karşısına geçmeye çalışan Dilara İ.'ye hafif ticari araç çarptı. Ağır yaralanan çocuk, hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çankırı trafik kazası İstasyon Kavşağı'nda meydana geldi</strong></h2>

<p>Çankırı kaza haberi, Kastamonu-Çankırı kara yolunun İstasyon Kavşağı bölümünden geldi. İ.A.K. yönetimindeki 18 ABC 258 plakalı hafif ticari araç, yolun karşı tarafına geçmeye çalışan 14 yaşındaki Dilara İ.'ye çarptı.</p>

<p>Kazanın ardından çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. Sağlık görevlilerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı çocuk ambulansla hastaneye kaldırıldı.</p>

<h3><strong>Hastanede yapılan müdahaleler yeterli olmadı</strong></h3>

<p>Çankırı trafik kazasında ağır yaralanan Dilara İ., hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Çocuğun ölümünün ardından polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.</p>

<p>Hafif ticari aracın sürücüsü İ.A.K. ise polis ekiplerince gözaltına alındı. Sürücünün emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Çankırı kaza soruşturması kapsamında, olayın meydana geliş biçiminin ve kazaya ilişkin diğer ayrıntıların yapılacak incelemelerle netleşmesi bekleniyor. Özellikle kavşaklarda yaya ve araç hareketliliğinin aynı noktada kesişmesi, trafik güvenliği açısından sürücüler ile yayaların daha dikkatli hareket etmesini gerektiriyor.</p>

<p>Polisin Çankırı trafik kazasıyla ilgili başlattığı inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-trafik-kazasi-hafif-ticari-aracin-carptigi-14-yasindaki-cocuk-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/kaza-yeri-trafik-kazasi.webp" type="image/jpeg" length="65400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Datça’da FETÖ operasyonu: 9 zanlı ve kaptan adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-datcada-feto-operasyonu-9-zanli-ve-kaptan-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mugla-datcada-feto-operasyonu-9-zanli-ve-kaptan-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Datça açıklarında yurt dışına kaçmaya çalışırken Rusya bayraklı teknede yakalanan 9 FETÖ zanlısı ile kaptanın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Zanlılar sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilirken teknede para ve 3 sahte Belçika kimliği ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>’nın <strong>Datça</strong> ilçesinden tekneyle yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları belirlenen 9 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) zanlısı ile tekne kaptanı adliyeye gönderildi.</p>

<p><strong>Sahil Güvenlik Komutanlığ</strong>ı ekipleri tarafından Rusya bayraklı "Peter Pan" isimli teknede yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Datça açıklarında, uluslararası sulara yakın bölgede durdurulan teknedeki zanlılar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye getirildi.</p>

<h2><strong>FETÖ zanlıları adliyeye sevk edildi</strong></h2>

<p><strong>Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından yürütülen <strong>soruşturma</strong> kapsamında, FETÖ üyeliği suçundan haklarında işlem bulunan ve dosyaları istinaf aşamasında olan şüphelilerin yurt dışına kaçmaya hazırlandıkları tespit edilmişti.</p>

<p>Bu tespit üzerine ekipler, zanlıların 6 Eylül’de <strong>Rusya</strong> bayraklı "Peter Pan" isimli tekneyle Datça açıklarında, uluslararası sulara yakın bir bölgede bulunduğunu belirledi.</p>

<p>Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin müdahalesiyle durdurulan teknede 9 FETÖ zanlısı, 2 çocuk ve tekne kaptanı yakalandı. Şüpheliler hakkında adli işlem başlatılırken, teknede bulunan 2 çocuk aile yakınlarına teslim edildi.</p>

<h3><strong>Teknede para ve sahte kimlik ele geçirildi</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında teknede yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda para ve sahte kimlikler bulundu.</p>

<p>Aramalarda 40 bin 80 avro, 200 dolar ve 4 bin 752 liranın yanı sıra 3 sahte Belçika kimliği ele geçirildi. Üzerinde arama gerçekleştirilen "Peter Pan" isimli tekneye de el konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ele geçirilen para ve sahte kimliklerle ilgili incelemelerin soruşturma kapsamında sürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Zanlıların meslekleri belli oldu</strong></h3>

<p>Yakalanan FETÖ zanlılarının mesleklerine ilişkin de bilgi edinildi.</p>

<p>Şüphelilerin meslekten ihraç edilen özel okul öğretmeni, işçi, tekniker, yurt müdürü ve zabit katibi oldukları öğrenildi.</p>

<p>FETÖ üyeliği suçundan haklarında işlem bulunan zanlıların dosyalarının istinaf aşamasında olduğu, soruşturma kapsamında yurt dışına çıkma hazırlığında olduklarının tespit edilmesinin ardından operasyon düzenlendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Tekne Datça açıklarında durduruldu</strong></h3>

<p>Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, zanlıların Rusya bayraklı "<strong>Peter Pa</strong>n" isimli teknede Datça açıklarında bulunduğunun belirlenmesi üzerine harekete geçti.</p>

<p>Uluslararası sulara yakın bölgede durdurulan teknede gerçekleştirilen operasyonda 9 FETÖ zanlısı ile tekne kaptanı yakalandı.</p>

<p>Teknede bulunan 2 çocuk ise işlemlerin ardından aile yakınlarına teslim edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 zanlı ve kaptan, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-datcada-feto-operasyonu-9-zanli-ve-kaptan-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/muglada-teknede-yakalanan-9-feto-suphelisi-ile-kaptan-adliyeye-sevk-edildi.png" type="image/jpeg" length="86193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girişimlerin yüzde 83'ü güvenlik önlemi aldı: İşte bilişim teknolojileri verileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/girisimlerin-yuzde-83u-guvenlik-onlemi-aldi-iste-bilisim-teknolojileri-verileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/girisimlerin-yuzde-83u-guvenlik-onlemi-aldi-iste-bilisim-teknolojileri-verileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girişimlerin bilişim teknolojileri kullanımına ilişkin 2026 verileri açıklandı. En az 10 çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 92,7'si sabit hat internet bağlantısı kullanırken, sosyal medya kullananların oranı yüzde 57,7, e-satış yapanların oranı ise yüzde 17,1 oldu. Girişimlerin yüzde 83'ü bilgi ve iletişim teknolojileri sistemlerinde güvenlik önlemi aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Girişimlerin bilişim teknolojileri</strong> kullanımına ilişkin veriler, işletmelerin internet bağlantısı, sosyal medya, e-satış, bulut bilişim ve bilgi teknolojileri güvenliği alanlarındaki kullanım oranlarını ortaya koydu. Verilere göre en az 10 çalışanı olan girişimlerin yüzde 92,7'si 2026 yılında internete erişimde sabit hat internet bağlantısından yararlandı. Girişimlerin yüzde 57,7'si sosyal medya uygulamalarını kullanırken, yüzde 20,2'si ücretli bulut bilişim hizmetlerinden faydalandı.</p>

<h2><strong>Girişimlerin internet kullanımında 100 mbit/s ve üzeri hız öne çıktı</strong></h2>

<p>En az 10 çalışanı bulunan girişimlerin sabit hat internet bağlantısı kullanım oranı 2026 yılında yüzde 92,7 olarak gerçekleşti. Sabit internet kullanan girişimlerin sahip olduğu en yüksek bağlantı hızları incelendiğinde, yüzde 47,1'inin 100 Mbit/s'den düşük hızda internet kullandığı görüldü.</p>

<p>100-999 Mbit/s bağlantı hızına sahip girişimlerin oranı yüzde 43,7 olurken, 1 Gbit/s ve üzeri internet bağlantısı kullananların oranı yüzde 9,2 olarak kaydedildi. Böylece sabit hat internet bağlantısı kullanan girişimler arasında 100 Mbit/s ve üzeri hız kullananların oranı yüzde 52,9'a ulaştı.</p>

<h3><strong>Girişimlerin yüzde 57,7'si sosyal medya kullanıyor</strong></h3>

<p>Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranında da artış görüldü. Bu oran 2025 yılında yüzde 55,2 iken 2026 yılında yüzde 57,7'ye çıktı.</p>

<p>Çalışan sayısına göre değerlendirildiğinde sosyal medya kullanımı 10-49 çalışanı bulunan girişimlerde yüzde 55,0, 50-249 çalışanı bulunanlarda yüzde 68,4 ve 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde yüzde 86,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ekonomik faaliyetler arasında sosyal medya kullanımının en yüksek olduğu alan yüzde 93,9 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri oldu. Bu alanı yüzde 83,1 ile finans ve sigorta, yüzde 81,1 ile bilgisayarların ve iletişim araç ve gereçlerinin onarımı izledi. En düşük oranlar ise yüzde 40,7 ile inşaat, yüzde 42,7 ile ulaştırma ve depolama ve yüzde 56,9 ile idari ve destek hizmet faaliyetlerinde görüldü.</p>

<h3><strong>E-satış yapan girişimlerin oranı yüzde 17,1 oldu</strong></h3>

<p>İnternet veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) yoluyla satış gerçekleştiren girişimlerin oranı 2024 yılında yüzde 13,6 iken 2025 yılında yüzde 17,1'e yükseldi.</p>

<p>Çalışan sayısına göre e-satış oranı 10-49 çalışanı olan girişimlerde yüzde 16,4, 50-249 çalışanı olan girişimlerde yüzde 18,3 ve 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde yüzde 29,7 olarak belirlendi.</p>

<p>Ekonomik faaliyetler içinde e-satış oranının en yüksek olduğu alan yüzde 43,3 ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri oldu. Yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetlerinde oran yüzde 25,4, toptan ve perakende ticaret faaliyetlerinde ise yüzde 23,7 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdamı yüzde 15,2'ye çıktı</strong></h3>

<p>Bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev yapan bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanlarını istihdam eden girişimlerin oranı 2026 yılında yüzde 15,2 oldu. Bu oran 2024 yılında yüzde 13,4 seviyesindeydi.</p>

<p>Çalışan sayısı gruplarına göre bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı 10-49 çalışanı bulunanlarda yüzde 10,8, 50-249 çalışanı bulunanlarda yüzde 29,8 ve 250 ve üzeri çalışanı bulunanlarda yüzde 73,3 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Bilgi teknolojileri uzmanı işe alımında en büyük güçlük yüksek ücret beklentisi oldu</strong></h3>

<p>Girişimlerin yüzde 6,4'ü 2025 yılında en az bir bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanını işe aldı veya işe almaya çalıştı. Bu oran 2023 yılında yüzde 6,0 olarak gerçekleşmişti.</p>

<p>Bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı işe alan veya almaya çalışan girişimlerin yüzde 31,7'si işe alım sürecinde güçlük yaşadığını bildirdi. Bu girişimlerin yüzde 55,7'si yeterli sayıda veya uygun aday başvurusu olmamasını, yüzde 71,8'i adayların gerekli eğitim ve öğretim niteliklerine sahip olmamasını, yüzde 71,0'ı ilgili iş deneyiminin bulunmamasını ve yüzde 82,6'sı adayların yüksek ücret beklentisini güçlük olarak belirtti.</p>

<h3><strong>Ücretli bulut bilişim kullanımı yüzde 20,2 oldu</strong></h3>

<p>Ücretli bulut bilişim hizmetlerinden yararlanan girişimlerin oranı 2026 yılında yüzde 20,2 olarak hesaplandı. Bu oran çalışan sayısına göre farklılık gösterdi.</p>

<p>250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 57,0'si ücretli bulut bilişim hizmeti kullanırken, bu oran 50-249 çalışanı olanlarda yüzde 33,3, 10-49 çalışanı olanlarda ise yüzde 16,7 oldu.</p>

<p>Ekonomik faaliyetlere göre en yüksek ücretli bulut bilişim kullanımı yüzde 55,2 ile telekomünikasyon, programlama ve bilişim faaliyetlerinde görüldü. Yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetlerinde oran yüzde 46,3, bilgisayarların ve iletişim araç ve gereçlerinin onarımı faaliyetlerinde yüzde 43,2 oldu.</p>

<h3><strong>Girişimlerin yüzde 83'ü bilgi teknolojileri güvenlik önlemi aldı</strong></h3>

<p>Bilgi ve iletişim teknolojileri sistemlerinde herhangi bir güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 2024 yılında yüzde 76,0 iken 2026 yılında yüzde 83,0'a yükseldi.</p>

<p>Çalışan sayısına göre güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 10-49 çalışanı bulunanlarda yüzde 81,2, 50-249 çalışanı bulunanlarda yüzde 90,5 ve 250 ve üzeri çalışanı bulunanlarda yüzde 97,2 olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>Girişimlerin yüzde 9,4'ü bilgi teknolojileri güvenlik ihlali yaşadı</strong></h3>

<p>Girişimlerin yüzde 9,4'ü 2025 yılında en az bir bilgi ve iletişim teknolojileri güvenliği ihlal olayı yaşadığını bildirdi. Bu oran 10-49 çalışanı bulunan girişimlerde yüzde 9,3, 50-249 çalışanı bulunanlarda yüzde 10,2 ve 250 ve üzeri çalışanı bulunanlarda yüzde 8,4 oldu.</p>

<p>Güvenlik ihlali yaşayan girişimlerde en yaygın olay yüzde 6,4 ile dışarıdan gelen saldırılar nedeniyle bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetlerine erişememe olarak kaydedildi. Bunu yüzde 5,6 ile kötü amaçlı yazılım veya yetkisiz erişim nedeniyle veri kaybı ya da bozulması izledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzinsiz girişler, dolandırıcılık, oltalama saldırıları veya girişim çalışanlarının kasıtlı eylemleri nedeniyle veri gizliliğinin ihlal edildiğini bildiren girişimlerin oranı ise yüzde 5,3 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/girisimlerin-yuzde-83u-guvenlik-onlemi-aldi-iste-bilisim-teknolojileri-verileri</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/girisimlerin-yuzde-83u-guvenlik-onlemi-aldi.png" type="image/jpeg" length="39540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köprü ve otoyollar için Fransız şirket Ankara’da temaslarını artırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kopru-ve-otoyollar-icin-fransiz-sirket-ankarada-temaslarini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kopru-ve-otoyollar-icin-fransiz-sirket-ankarada-temaslarini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karayolları Genel Müdürlüğünün kontrolündeki köprü ve otoyolların 30 yıllığına İşletme Hakkı Devri yöntemiyle özelleştirilmesi beklenirken, yabancı yatırımcıların ilgisi arttı. Fransız bir şirketin Ankara’da temaslarda bulunduğu belirtilirken, Japon, Güney Koreli ve İspanyol şirketlerin de süreci yakından izlediği ifade edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyol ve çevre otoyolunun 30 yıllığına İşletme Hakkı Devri yöntemiyle özelleştirilmesi için hazırlıklar sürerken, yabancı yatırımcıların ilgisi de arttı. Özellikle Fransız bir şirketin süreci yakından takip ettiği ve Ankara’da yetkililerle temaslarda bulunduğu belirtildi. Japonya, Güney Kore ve İspanya merkezli bazı şirketlerin de özelleştirmeyle ilgilendiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Köprü ve otoyollar 30 yıllığına devredilecek</strong></h2>

<p>Karayolları Genel Müdürlüğünün kontrolünde bulunan 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyol ve çevre otoyolu özelleştirme kapsamına alındı.</p>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre söz konusu varlıklar; bir bütün halinde ya da bölümler halinde İşletme Hakkı Devri, kiralama, mülkiyetin gayriayni haklarının tesisi, gelir ortaklığı modeli veya işin gereğine uygun diğer yöntemlerden biri ya da birkaçı birlikte uygulanarak özelleştirilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özelleştirme kapsamında mülkiyet devri yapılmayacak. İşlemlerin 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Fransız şirket Ankara’da temaslarda</strong></h3>

<p>Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik hazırlıklar sürerken, ihaleye ilgi gösteren yatırımcılar da netleşmeye başladı.</p>

<p>Özelleştirme sürecine yakın kaynaklar, ANKA Haber Ajansının sorusu üzerine, özellikle Fransız bir şirketin süreci yakından takip ettiğini ve Ankara’da ilgili kişilerle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.</p>

<p>Kaynaklar, Fransız şirketin özelleştirmeye yönelik ilgisinin oldukça yüksek olduğunu ifade ederek, sürecin yakından izlendiğini ve çeşitli temasların sürdüğünü aktardı.</p>

<p>Fransız yatırımcıların yanı sıra Japonya ve Güney Kore merkezli bazı şirketlerin de köprü ve otoyolların işletme hakkının devrine ilgi gösterdiği belirtildi. İspanyol şirketlerin de süreçle ilgilendiği ifade edildi.</p>

<p>Yabancı yatırımcıların ihaleye Türkiye’deki şirketlerle konsorsiyum oluşturarak katılmasının beklendiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Yerli şirketler de hazırlık yapıyor</strong></h3>

<p>Özelleştirme ihalesinde yerli yatırımcıların da hazırlık yaptığı belirtiliyor.</p>

<p>Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli kapsamında köprü ve otoyol projelerinde görev alan şirketlerin ihaleye katılması bekleniyor.</p>

<p>Sektöre yakın kaynaklar, IC İçtaş, Limak, Kalyon ve Cengiz Holding’in potansiyel yatırımcılar arasında öne çıktığını belirtti. Kaynaklar, bu şirketlerin özelleştirme sürecinde yer almasının sürpriz olmayacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>Hangi köprü ve otoyollar özelleştirilecek?</strong></h3>

<p>Özelleştirme kapsamında bulunan köprü, otoyol ve çevre otoyolları şöyle:</p>

<ul>
 <li>Niğde-Pozantı Otoyolu</li>
 <li>Gaziantep Çevre Otoyolu</li>
 <li>Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bağlantı yolları</li>
 <li>Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu</li>
 <li>Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu</li>
 <li>Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu</li>
 <li>Toprakkale-İskenderun Otoyolu</li>
 <li>Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu</li>
 <li>İzmir-Çeşme Otoyolu</li>
 <li>İzmir-Aydın Otoyolu</li>
 <li>İzmir Çevre Otoyolu</li>
 <li>Ankara Çevre Otoyolu</li>
 <li>15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve çevre otoyolu ile bağlantı yolları</li>
 <li>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve çevre otoyolu ile bağlantı yolları</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kopru-ve-otoyollar-icin-fransiz-sirket-ankarada-temaslarini-artirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/89d0fd74-646c-490a-a937-ca5899f6db55.jpg" type="image/jpeg" length="69551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SPK: Bildirilmeyen ve bloke edilmeyen repo işlemleri geçersiz sayılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/spk-bildirilmeyen-ve-bloke-edilmeyen-repo-islemleri-gecersiz-sayilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/spk-bildirilmeyen-ve-bloke-edilmeyen-repo-islemleri-gecersiz-sayilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa Repo ve Ters Repo Pazarı'nda merkezi takas hizmeti verilmeyen işlemler için yeni şartlar getirdi. Menkul kıymetlerin belirlenen saate kadar bildirilmemesi veya ilgili hesapta bloke edilmemesi halinde işlemler geçersiz sayılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)</strong>, Borsa Repo ve Ters Repo Pazarı'nda gerçekleştirilen bazı işlemlere ilişkin yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Merkezi takas hizmeti verilmeyen işlemler için menkul kıymetlerin bildirilmesi ve ilgili hesapta bloke edilmesi zorunlu hale getirildi.</p>

<p>SPK'nin "Borsa İstanbul AŞ Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" düzenlemesi <strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<h2><strong>Repo işlemlerine bildirim ve bloke şartı</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeye göre, <strong>Borsa Repo</strong> ve <strong>Ters Repo Pazarı</strong>'nda merkezi takas hizmeti verilmeyen işlemlerde belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda, söz konusu işlemlerde kullanılan menkul kıymetlerin <strong>Takasbank</strong> tarafından belirlenen saate kadar bildirilmesi ve fon adına ilgili hesapta bloke edilmesi zorunlu olacak.</p>

<h3><strong>Şartlar yerine getirilmezse işlemler geçersiz olacak</strong></h3>

<p>Menkul kıymetlerin belirlenen süre içerisinde bildirilmemesi veya fon adına ilgili hesapta bloke edilmemesi halinde söz konusu işlemler geçersiz kabul edilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte, işlemlerin geçerliliği için belirlenen bildirim ve bloke şartlarının yerine getirilmesi esas alınacak.</p>

<h3><strong>İşlemler Borsa tarafından iptal edilecek</strong></h3>

<p>Belirlenen koşulların karşılanmaması halinde işlemlerin iptal süreci de düzenlendi. Buna göre, söz konusu işlemler Takasbank'ın bildirimi doğrultusunda <strong>Borsa</strong> tarafından iptal edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/spk-bildirilmeyen-ve-bloke-edilmeyen-repo-islemleri-gecersiz-sayilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/spk-repo-ve-ters-repo-islemlerinde-yeni-duzenlemeler-yapti.png" type="image/jpeg" length="34520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="37368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="40703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="25469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="45957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="64258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="96687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="49836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="16998"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="15860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="98938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="87090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="65257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="85329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="91509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="64003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="42348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="98433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="87350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="99157"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
