<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 16:36:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa soykırımının sorumlularından Ratko Mladiç hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/srebrenitsa-soykiriminin-sorumlularindan-ratko-mladic-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/srebrenitsa-soykiriminin-sorumlularindan-ratko-mladic-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Savaşı sırasında işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılan eski Bosnalı Sırp general Ratko Mladiç’in hayatını kaybettiği bildirildi. Mladiç’in, cezasını çektiği Hollanda’nın Lahey kentindeki Birleşmiş Milletler gözetimindeki tutukluluk merkezinde yaşamını yitirdiği aktarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belgrad merkezli Informer TV’nin aktardığına göre Bosna Savaşı sırasında işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılan eski Bosnalı Sırp general Ratko Mladiç, Lahey’deki Birleşmiş Milletler gözetimindeki tutukluluk merkezinde hayatını kaybetti.</p>

<p>Mladiç, 1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp güçlerinin en üst düzey askeri komutanı olarak görev yaptı.</p>

<p>Savaş sırasında işlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle yargılanan Mladiç, 2017 yılında uluslararası mahkeme tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Karar, 2021 yılında temyiz sürecinin ardından kesinleşti.</p>

<h2><strong>Ratko Mladiç kimdir?</strong></h2>

<p>12 Mart 1942’de bugünkü Bosna Hersek sınırları içerisinde bulunan Kalinovik yakınlarındaki Božanovići köyünde doğan Mladiç, Belgrad’daki askeri eğitimini tamamladıktan sonra Yugoslav Halk Ordusu’nda görev yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yugoslavya’nın dağılma sürecinde askeri kariyerinde yükselen Mladiç, 12 Mayıs 1992’de Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun (VRS) Genelkurmay Başkanı ve komutanı oldu.</p>

<p>Bosna Hersek’in 1992’de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından başlayan savaşta Bosnalı Sırp güçlerinin askeri operasyonlarını yöneten Mladiç, savaşın en önemli askeri aktörlerinden biri haline geldi.</p>

<h3><strong>Srebrenitsa soykırımında rolü</strong></h3>

<p>Mladiç’in adı özellikle Temmuz 1995’te gerçekleşen Srebrenitsa soykırımıyla özdeşleşti.</p>

<p>Bosnalı Sırp güçleri, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’yı ele geçirdi. Sonrasında 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk öldürüldü; kadınlar, çocuklar ve yaşlılar bölgeden zorla çıkarıldı.</p>

<p>Lahey’deki uluslararası mahkeme, Mladiç’i Srebrenitsa’da işlenen suçlar nedeniyle soykırımdan suçlu buldu. Mahkeme, Mladiç’in komutasındaki güçlerin Boşnak nüfusunu ortadan kaldırmayı amaçlayan ortak suç planına katıldığına hükmetti.</p>

<h3><strong>Saraybosna kuşatmasından da mahkûm edildi</strong></h3>

<p>Mladiç, yaklaşık dört yıl süren Saraybosna kuşatmasındaki rolü nedeniyle de mahkûm edildi.</p>

<p>Bosnalı Sırp güçlerinin kenti topçu ateşi ve keskin nişancı saldırıları altında tuttuğu kuşatma sırasında 10 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Uluslararası mahkeme, saldırıların Saraybosna’daki sivil nüfusu terörize etmeyi amaçladığı sonucuna vardı.</p>

<p>Mladiç ayrıca cinayet, zulüm, imha, zorla yerinden etme, sivillere yönelik saldırılar ve Birleşmiş Milletler personelinin rehin alınması gibi suçlardan da mahkûm edildi.</p>

<h3><strong>16 yıl firari yaşadı, 2011’de yakalandı</strong></h3>

<p>Mladiç hakkında ilk iddianame 1995 yılında hazırlandı. Ancak Bosna Savaşı’nın sona ermesinin ardından uzun yıllar yakalanamadı.</p>

<p>Yaklaşık 16 yıl firari yaşayan Mladiç, 26 Mayıs 2011’de Sırbistan’ın Lazarevo köyünde yakalandı. Lahey’e gönderilen Mladiç, 31 Mayıs 2011’de Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICTY) gözetimine teslim edildi.</p>

<h3><strong>Ömür boyu hapis cezası kesinleşti</strong></h3>

<p>Mladiç’in yargılanmasına Mayıs 2012’de başlandı.</p>

<p>ICTY, 22 Kasım 2017’de Mladiç’i Srebrenitsa soykırımının yanı sıra insanlığa karşı suçlar ve savaş hukukunun ihlali de dahil 11 suçlamanın 10’undan suçlu buldu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.</p>

<p>Mahkeme, Bosna Hersek’in bazı bölgelerinde 1992’de işlenen suçlara ilişkin ayrı soykırım suçlamasından ise Mladiç’i beraat ettirdi.</p>

<p>Mladiç kararı temyize taşıdı. Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması, 8 Haziran 2021’de mahkûmiyet kararlarını ve ömür boyu hapis cezasını onadı.</p>

<p>Mladiç’in kesinleşen mahkûmiyeti, özellikle Srebrenitsa’da yaşananların hukuken soykırım olarak tanınması ve Bosna Savaşı sırasında işlenen suçların sorumlularının yargılanması açısından uluslararası ceza hukukunun önemli kararlarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/srebrenitsa-soykiriminin-sorumlularindan-ratko-mladic-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/51b57b65-254f-47f9-89a2-910b174974f2jpg.webp" type="image/jpeg" length="31032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek’ten KKM mesajı: “TL’ye güveni artıran politikalarımızı sürdüreceğiz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsekten-kkm-mesaji-tlye-guveni-artiran-politikalarimizi-surdurecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsekten-kkm-mesaji-tlye-guveni-artiran-politikalarimizi-surdurecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, Kur Korumalı Mevduat'ta bakiyenin sıfırlanmasına ilişkin mesaj yayımladı. Şimşek'in mesajında, "Makro finansal istikrarı güçlendiren ve Türk lirasına güveni artıran politikalarımıza devam edeceğiz" ifadesi yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek,</strong> beş yıl sonra bakiyesi sıfırlanan Kur Korumalı Mevduat ile ilgili X hesabı üzerinden mesaj yayımladı. </p>

<p>Programın önemli hedeflerinden birini daha gerçekleştirdikleştirdiklerini belirten Şimşek, "Makro finansal istikrarı güçlendiren ve Türk lirasına güveni artıran politikalarımıza devam edeceğiz" dedi.</p>

<h2><strong>"KKM'den çıkış sürecini başarıyla tamamladık"</strong></h2>

<p>Şimşek'in paylaşımında şunlar kaydedildi:</p>

<p><i>"Programımızın önemli hedeflerinden birini daha gerçekleştirdik.</i></p>

<p><i>Koşullu yükümlülük olan KKM’den çıkış sürecini başarıyla tamamladık.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Makro finansal istikrarı güçlendiren ve Türk lirasına güveni artıran politikalarımıza devam edeceğiz."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Programımızın önemli hedeflerinden birini daha gerçekleştirdik.<br />
<br />
Koşullu yükümlülük olan KKM’den çıkış sürecini başarıyla tamamladık.<br />
<br />
Makro finansal istikrarı güçlendiren ve Türk lirasına güveni artıran politikalarımıza devam edeceğiz. <a href="https://t.co/k702Rl1Sdq" rel="nofollow">pic.twitter.com/k702Rl1Sdq</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2092962802147241985?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsekten-kkm-mesaji-tlye-guveni-artiran-politikalarimizi-surdurecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mehmet-simsek-19.png" type="image/jpeg" length="25054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK'ten Çakır ve Aksu'nun tutuklanmasına tepki: “Sendikal mücadele suç değildir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/diskten-cakir-ve-aksunun-tutuklanmasina-tepki-sendikal-mucadele-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/diskten-cakir-ve-aksunun-tutuklanmasina-tepki-sendikal-mucadele-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanmasına tepki göstererek, sendikal faaliyetlerin suçlama ve tutuklama gerekçesi haline getirilmesini eleştirdi. DİSK, “Sendikal mücadele suç değildir. Örgütlenmek anayasal haktır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DİSK, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu'nun tutuklanmasına tepki gösterdi. DİSK, sendikal faaliyetlerin suçlama ve tutuklama gerekçesi haline getirilmesini eleştirerek, <strong>“Sendikal mücadele suç değildir. Örgütlenmek anayasal haktır”</strong> açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>DİSK: “Tutukluluk cezalandırma aracına dönüştü”</strong></h2>

<p>DİSK tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de tutukluluğun giderek bir koruma tedbiri olmaktan çıkarılarak <strong>cezalandırma ve baskı aracına dönüştüğü</strong> savunuldu.</p>

<p>Açıklamada gazeteciler, sendikacılar, sanatçılar, aydınlar, belediye başkanları ve siyasetçilerin uzun süre tutuklu yargılandığı belirtildi.</p>

<p>DİSK, iktidarın muhalif sesleri ve emekçilerin hak arama mücadelesini baskılamak amacıyla yargı süreçlerini araçsallaştırdığını öne sürdü.</p>

<h3><strong>“Sendikal faaliyetler suçlama gerekçesi olamaz”</strong></h3>

<p>Sendikal faaliyetlerin suçlama ve tutuklama gerekçesi haline getirilmesine tepki gösteren DİSK, emekçilerin örgütlenme hakkının temel bir anayasal güvence olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, <strong>insanca yaşam ve güvenceli çalışma talep etmenin</strong>, ödenmeyen ücretlere, iş cinayetlerine, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı mücadele etmenin suç olmadığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Örgütlenmek anayasal haktır”</strong></h3>

<p>DİSK, sendikal örgütlenme ve mücadelenin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel haklardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, bu hakları kullanan emekçilerin ve sendikacıların hukuki ve anayasal güvencelerinin esas alınması gerektiği kaydedilerek “Sendikal mücadele suç değildir. Örgütlenmek anayasal haktır" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/diskten-cakir-ve-aksunun-tutuklanmasina-tepki-sendikal-mucadele-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/15e51ffd-2173-4d66-8487-a8627b6dc028.png" type="image/jpeg" length="75415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Üsküdar Çengelköy esnafına ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-uskudar-cengelkoy-esnafina-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-uskudar-cengelkoy-esnafina-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar'da gerçekleştirdiği esnaf ziyaretinde bir oyuncak dükkanına ve kebapçıya uğradı. Erdoğan, esnaf ve vatandaşlarla sohbet ederken çevredeki çocuklara oyuncak ve harçlık verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>, <strong>Üsküdar Çengelköy</strong>'de esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Öğle saatlerinde Kısıklı'daki konutundan ayrılan Erdoğan, Çengelköy'deki Prof. Dr. Beynun Akyavaş Caddesi'ne geçti. Burada aracını durduran Erdoğan, esnaf ziyaretinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan oyuncak dükkanını ziyaret etti</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Beynun Akyavaş Caddesi'nde bir oyuncak dükkanına giren Erdoğan, iş yeri sahibi ve çevrede bulunan vatandaşlarla sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dükkandaki çocuklara oyuncak hediye ederken bazı çocuklara da harçlık verdi.</p>

<p>Oyuncak dükkanından ayrılan Erdoğan, kendisini bekleyen vatandaşlarla selamlaştı. Çevredeki vatandaşların ilgisinin ardından yakındaki bir kebapçıya geçen Erdoğan, burada da çalışanlar ve müşterilerle sohbet etti.</p>

<h3><strong>Erdoğan kebapçıda vatandaşlarla sohbet etti</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, davet üzerine girdiği kebapçı dükkanında çalışanlarla ve iş yerindeki müşterilerle bir süre görüştü. Burada kendisine ikramda bulunuldu.</p>

<p>Erdoğan, kebapçıda bulunanlarla fotoğraf çektirdi. Esnaf ziyareti yaklaşık 45 dakika sürdü. Ziyaretin ardından iş yerinden çıkan Erdoğan, yolun karşı tarafında kendisini bekleyen vatandaşları da selamladı.</p>

<h3><strong>Çocuklara oyuncak ve harçlık verildi</strong></h3>

<p>Esnaf ziyareti sırasında Erdoğan'ın yanına gelen çocuklara harçlık verildi. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı ekipleri tarafından çevrede bulunan çocuklara oyuncak dağıtıldı.</p>

<p>Çocuklarla ilgilenen Erdoğan, daha sonra bölgeden ayrıldı. Böylece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Üsküdar'daki esnaf ziyareti, Çengelköy'de gerçekleştirilen temasların ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-uskudar-cengelkoy-esnafina-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cumhurbaskani-erdogandan-uskudar-esnafina-ziyaret.png" type="image/jpeg" length="10696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye spor haritası: Kadınların tercihi yoga, pilates; erkeklerin futbol oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-spor-haritasi-kadinlarin-tercihi-yoga-pilates-erkeklerin-futbol-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-spor-haritasi-kadinlarin-tercihi-yoga-pilates-erkeklerin-futbol-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güncel TÜİK verileri, Türkiye’de spor alışkanlıklarında cinsiyet ayrışması ve zaman yoksulluğu yaşadığını ortaya koydu. Kadınlar günde 4 saatlik ev içi ücretsiz bakım yükü nedeniyle spora yalnızca 9 dakika ayırabilirken; futbolda yüzde 96'yı bulan erkek egemenliğine karşılık kadınların voleybol, pilates ve yoga gibi branşlara yöneldiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><strong><a href="http://tüik.gov.tr" rel="nofollow">Türkiye İstatistik Kurumu</a></strong>’nun (TÜİK) yayımladığı 'Zaman Kullanımı Araştırması 2025' verileri, Türkiye’de fiziksel aktivite tercihlerinin ve spora ayrılan sürenin derin bir toplumsal cinsiyet ayrışması içerdiğini ortaya koydu. Açıklanan resmi rakamlar; sahadaki branş seçimlerinden hane içi görünmeyen emek yüküne, serbest zaman yoksulluğundan beden algısına kadar sporun kadınlar ve erkekler için iki tamamen farklı deneyim alanına dönüştüğünü belgeliyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Erkekler pilates ve yogaya mesafeli</strong></h2>

<p dir="ltr">Son dört hafta içinde düzenli olarak yapılan sportif faaliyetlerin dağılımı, toplumsal cinsiyet rollerinin spor branşlarına yansıdığını gösteriyor. Erkeklerde futbol yüzde 8,06 ile yürüyüşten sonra erkeklerin en çok yaptığı ikinci spor dalı oldu. Buna karşılık kadınlarda düzenli futbol oynayanların oranı yüzde 0,2 kaldı. Aletli spor faaliyetlerinde de erkeklerin katılımı yüzde 3,87 iken, kadınlarda bu oran yüzde 1,25 seviyesinde.</p>

<p dir="ltr">Kadınların spor pratiklerinde ise esneklik, postür ve bireysel odaklanma odaklı branşlar belirgin bir ağırlık kazandı. Araştırma anketine ilk kez 2025 yılında dahil edilen "Pilates, Yoga ve Aerobik" kategorisi, yüzde 3,24 ile kadınların yürüyüşten sonra en çok yöneldiği ikinci alan oldu. Aynı faaliyet erkeklerde yalnızca yüzde 0,58 düzeyinde kaldı. Benzer şekilde takım sporları arasında kadınların erkekleri geride bıraktığı tek branş voleybol oldu; kadınlarda voleybola katılım yüzde 1,81 iken erkeklerde yüzde 0,96 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ev içi bakım yükü kadının spor zamanından çalıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Cinsiyetler arası spor tercihlerindeki bu yarılma, günlük serbest zaman dağılımındaki yapısal eşitsizlikle doğrudan besleniyor. Hane içi ücretsiz emek ve bakım yükü verilerine göre kadınlar günün ortalama 4 saatini ev temizliği, yemek hazırlama ve aile bakımına ayırmak zorunda kalırken, erkeklerde ev içi bakıma ayrılan süre yalnızca 53 dakikada kalıyor.</p>

<p dir="ltr">Bu asimetrik iş bölümü, kadınların fiziksel aktiviteye ayırabildiği zamanı doğrudan daraltıyor. Günlük ortalama faaliyet sürelerine bakıldığında erkekler günde spora ve doğa aktivitelerine ortalama 16 dakika 14 saniye ayırabilirken, kadınlarda bu süre 9 dakika 51 saniyeye kadar geriliyor. Kadınlar için spor yapmak, ev içi görünmeyen emeğin baskısı altında günlük rutinin dışına itilen bir lükse dönüşüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Zaman yoksulluğu kadınlarda daha belirgin</strong></h3>

<p dir="ltr">Hafta içi zaman kullanımı verileri, kadının hem ev hem de gündelik hayat temposu içindeki tükenmişliğini ortaya koyuyor. Hafta içi zamanı kendisine yetmeyen kadınların oranı 2015’te yüzde 23,59 iken 2025 yılında yüzde 31,86’ya fırladı. Erkeklerde ise bu oran yüzde 25,40’tan yüzde 29,26’ya yükseldi. Kadınlar arasındaki "Zaman Yoksulluğu"nun (Time Poverty) erkeklerden çok daha keskin bir ivmeyle tırmandığı görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Zaman darlığı yaşayan kadınların öncelikli hasreti de spordan ziyade dinlenme ihtiyacı oluyor. Fazladan zaman bulduğunda bunu nasıl değerlendirmek istediği sorulan kadınların yüzde 35,66’sı "Dinlenme ve tatil", yüzde 13,85’i ise uyku ve kişisel bakım cevabını veriyor. Fazla vaktini spora ayırmak isteyen kadınların oranı yalnızca yüzde 4,12 seviyesinde kalıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>AB ortalaması Türkiye’nin altında kaldı</strong></h3>

<p dir="ltr">Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan ‘Eurobarometer Spor ve Fiziksel Aktivite <a href="https://europa.eu/eurobarometer/surveys/detail/2668" rel="nofollow">Raporu</a>’ verilerine göre, Avrupa Birliği (AB) genelinde kadınların yüzde 49'u hiç spor veya egzersiz yapmadığını belirtirken, Türkiye'de bu oran yüzde 70 ila yüzde 80 bandına kadar çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">Bu farkın ardındaki temel neden, TÜİK’in 2025 Zaman Kullanımı verilerindeki hane içi ücretsiz bakım emeğiyle de bağlantılı. Eurobarometer raporuna göre Türkiye’de kadınlar spordan uzak kalma gerekçesi olarak ilk sırada "ailevi sorumluluklar ve zaman yetersizliğini" gösteriyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'de kadının günün 4 saatini ev ve aile bakımına ayırıp spora günde yalnızca 9 dakika 51 saniye ayırabiliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Branşlarda erkekler öne çıkıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Spor tercihlerindeki cinsiyet kutuplaşması, Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) ile ilgili federasyonların resmi lisanslı sporcu <a href="https://gsb.gov.tr/tr/haber-detay/263061-lisansli-sporcu-sayisi-12-milyona-yukseldi" rel="nofollow">istatistiklerinde </a>de karşılık buluyor. Kadınlar İçin Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) <a href="https://www.kasfad.org/wp-content/uploads/KASFAD-2021-Rapor-SON.pdf" rel="nofollow">araştırması </a>da Türkiye genelinde kayıtlı lisanslı sporcuların yaklaşık yüzde 60'ını erkekler, yüzde 40'ını ise kadınlar oluştururduğuna işaret ediyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) verileri, futboldaki erkek ağırlığını ortaya koyuyor. Lisanslı futbolcuların yaklaşık yüzde 96 ila 97’sini erkekler oluştururken, kadın futbolcu oranı yüzde 3-4 bandında kalıyor. Bu tablo, TÜİK verilerinde kadınların düzenli futbola katılımının binde 2 (yüzde 0,20) seviyesinde kalmasıyla örtüşüyor.</p>

<p dir="ltr">Buna karşılık voleybol, lisanslı kadın sporcu oranının erkekleri geride bıraktığı nadir branşların başında geliyor. Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) lisans verilerine göre kadın sporcular yüzde 60-65'lik bir ağırlığa sahipken, erkekler yüzde 35-40 bandında kalıyor. A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın uluslararası başarılarının yarattığı güçlü rol model etkisi ve kapalı salon sporlarının görece güvenli mekânsal algısı, kadınların bu alandaki kitlesel varlığını besliyor.</p>

<p dir="ltr">Benzer bir kadın ağırlığı cimnastik ve mat sporlarında da kendini hissettiriyor. Türkiye Cimnastik Federasyonu (TCF) ve Herkes İçin Spor Federasyonu (HİS) bünyesindeki lisans ve antrenörlük kayıtlarında kadınların oranı yüzde 70 ila 75 seviyesine ulaşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-spor-haritasi-kadinlarin-tercihi-yoga-pilates-erkeklerin-futbol-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fotoramio-91.jpg" type="image/jpeg" length="20980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti ile Dentapros Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinlikleri arasında indirim protokolü imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyeti-ile-dentapros-agiz-ve-dis-sagligi-poliklinlikleri-arasinda-indirim-protokolu-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyeti-ile-dentapros-agiz-ve-dis-sagligi-poliklinlikleri-arasinda-indirim-protokolu-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti ile Denge Tıp Laboratuvarı ve Dentapros Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinlikleri arasında indirimli hizmet sunulmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Ayhan Aydemir ile Dentapros Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinlikleri Kurum Koordinatörü Canan Bayraktar arasında imzalanan protokol kapsamında Gazeteciler Cemiyeti üyeleri, çalışanları ve birinci dereceden aile bireyleri, poliklinliklerin sunacağı diş tedavilerinde özel indirimlerle faydalanabilecek.</p>

<p><img alt="Gazeteciler Cemiyeti ile Dentapros Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinlikleri arasında indirim protokolü imzalandı" class="detail-photo img-fluid" height="1674" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-154649.png" width="2844" /></p>

<p>Yapılan anlaşmanın detaylarına göre, Dentapros Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinlikleri implant, ortodonti, estetik diş hekimliği, protez, endodonti, restoratif tedaviler, peridontoloji ile ağız, diş ve çene cerrahisi işlemlerinde Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) güncel fiyat tarifesi üzerinden yüzde 45 - yüzde 60 oranında; Pedodonti işlemlerinde ise yüzde 25 - yüzde 50 oranında indirim uygulamayı taahhüt etti.</p>

<p>Ayrıca Gazeteciler Cemiyeti üyeleri, çalışanları ve birinci dereceden aile bireyleri, diş taşı temizleme ve beyazlatma hizmetinden birer kez ücretsiz şekilde yararlanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gazeteciler Cemiyeti ile Dentapros arasında indirim protokolü imzalandı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1686" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-154448.png" width="2994" /></p>

<p>Tunalı, Balgat ve Eryaman olmak üzere Ankara'da üç şubesi bulunan Dentapros Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinlikleri'nin adres ve iletişim bilgileri şöyle:</p>

<p><strong>Dentapros Tunalı</strong></p>

<blockquote>
<p>Adres: Tunalı Hilmi Cd. No:90 D:12</p>

<p>Telefon numarası: (0312) 911 13 96</p>
</blockquote>

<p><strong>Dentapros Balgat</strong></p>

<blockquote>
<p>Adres: 1405. Sk. No:6</p>

<p>Telefon numarası: (0312) 911 13 96</p>
</blockquote>

<p><strong>Dentapros Eryaman</strong></p>

<blockquote>
<p>Adres: Göksu Prestij Konutlari, Eryaman, Malazgirt 1071. Cd. D:50/A No:20</p>

<p>Telefon numarası: 0552 882 24 98</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyeti-ile-dentapros-agiz-ve-dis-sagligi-poliklinlikleri-arasinda-indirim-protokolu-imzalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-154434.png" type="image/jpeg" length="75683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 İŞKUR TYP başvuruları başladı mı? İŞKUR TYP güvenlik görevlisi alımı başvurusu şartlar neler, kimler başvurabilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-iskur-typ-basvurulari-basladi-mi-iskur-typ-guvenlik-gorevlisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-iskur-typ-basvurulari-basladi-mi-iskur-typ-guvenlik-gorevlisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR TYP güvenlik görevlisi alımı kapsamında okullarda görev almak isteyen adaylar başvuru sürecinin ayrıntılarını araştırıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde yürütülen istihdam çalışmaları kapsamında başvuruların nasıl yapılacağı, ilanların nereden takip edileceği ve adayların hangi bilgileri kontrol etmesi gerektiği merak ediliyor. Peki İŞKUR okul güvenlik görevlisi alımı başvurusu nasıl yapılır, TYP ilanlarına nereden ulaşılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala okullarda yürütülecek personel çalışmalarına ilişkin başvuru süreci gündeme geldi. Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında okulların güvenlik, çevre düzenlemesi ve bakım gibi ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik istihdam planlanırken, adaylar <strong>İŞKUR TYP güvenlik görevlisi alımı </strong>başvurularının nasıl yapılacağını araştırmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşılan bilgilere göre yeni eğitim döneminde 81 ilde toplam 30 bin kişilik personel istihdamı planlanıyor. Adayların başvuru yapabilmesi için öncelikle İŞKUR tarafından yayımlanan aktif TYP ilanlarını kontrol etmesi gerekiyor. İlanlarda programın uygulanacağı yer, kontenjan, başvuru tarihleri ve varsa özel koşullar gibi ayrıntılar yer alıyor.</p>

<p>Özellikle okullarda görev almak isteyen adaylar için başvuru sürecinin elektronik kanallar üzerinden yürütülmesi bekleniyor. Ancak her ilde aynı sayıda kontenjan bulunmadığı gibi ilanların başvuru tarihleri ve program ayrıntıları da değişebiliyor. Bu nedenle adayların yalnızca genel açıklamalara değil, kendi illeri için yayımlanan ilanlara bakması önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Okullara yönelik TYP istihdamında başvuru süreci</strong></h2>

<p>Yeni eğitim öğretim döneminde okulların personel ihtiyacının karşılanması amacıyla farklı istihdam programlarından yararlanılması planlanıyor. Güvenlik alanındaki personel ihtiyacının karşılanmasında TYP öne çıkarken, temizlik hizmetleri için de TYP ve İşgücü Uyum Programı (İUP) kapsamında çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p>Bu kapsamda adayların başvurabilecekleri programı belirlerken ilan detaylarını dikkatli şekilde incelemesi gerekiyor. Çünkü güvenlik görevlisi olarak görev almak isteyenlerle temizlik veya çevre düzenlemesi alanında çalışacak kişiler için ilanlarda farklı görev tanımları bulunabiliyor.</p>

<p>Başvuru sürecinde adayların karşısına çıkacak bilgiler arasında programın adı, başvuru süresi, çalışma yeri ve kontenjan gibi ayrıntılar bulunuyor. Başvurunun kabul edilmesi için ise ilgili ilanda belirtilen şartların karşılanması gerekiyor.</p>

<h3><strong>İŞKUR TYP güvenlik görevlisi alımı başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>TYP kapsamında yayımlanan ilanları takip etmek isteyen adaylar İŞKUR'un elektronik hizmetlerinden yararlanabiliyor. Başvuru yapmak isteyenlerin öncelikle İŞKUR e-Şube üzerinden TYP ilanlarını incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Başvuru için izlenebilecek temel adımlar şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p>İŞKUR'un elektronik hizmetlerine giriş yapılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>TYP ilanları ve programlar bölümünden yayımlanan duyurular incelenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın ikamet ettiği ildeki aktif programlar kontrol edilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlgili ilanda yer alan kontenjan, başvuru tarihi ve şartlar okunur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aday, şartlarını karşıladığı programa başvuru işlemini tamamlar.</p>
 </li>
</ol>

<p>Başvuruların elektronik ortamda yürütülmesi nedeniyle adayların kişisel bilgilerini ve başvuru durumlarını da sistem üzerinden kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>İŞKUR TYP güvenlik görevlisi alımı başvuru ekranına ulaşmak isteyen adaylar, İŞKUR'un TYP ilanları bölümünü kullanabilir.</strong></p>

<p><a href="https://esube.iskur.gov.tr/Typ/TypArama.aspx?utm_source" rel="nofollow">İŞKUR TYP ilanları ve başvuru ekranı</a></p>

<p>Başvuru ekranında adayın bulunduğu ilde aktif bir program bulunup bulunmadığı görülebiliyor. İlanın yayımlanmış olması tek başına her adayın başvuru yapabileceği anlamına gelmediğinden, programın ayrıntılarının ve şartlarının ayrıca incelenmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Türkiye’de Güvenli Internet Hizmeti Kullanıcı Sayısı 55 Milyonu Aştı. Aile Ve Çocuk Profili Tercihleri, Ihbar Süreçleri Ve Dijital Güvenlik Verileri Açıklandı." class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/turkiyede-guvenli-internet-hizmeti-kullanici-sayisi-55-milyonu-asti-aile-ve-cocuk-profili-tercihleri-ihbar-surecleri-ve-dijital-guvenlik-verileri-aciklandi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>İŞKUR okul güvenlik görevlisi alımı hangi illerde yapılacak?</strong></h3>

<p>TYP kapsamında okullara yönelik personel istihdamının 81 ili kapsaması planlanıyor. Bununla birlikte illere ayrılan kontenjanlar aynı seviyede bulunmuyor. Nüfus, okul sayısı ve personel ihtiyacı gibi unsurlar doğrultusunda kontenjanların farklılaşması söz konusu olabiliyor.</p>

<p>Paylaşılan kontenjan bilgilerinde bazı büyükşehirler için öne çıkan rakamlar şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>İl</th>
   <th>Kontenjan</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>İstanbul</td>
   <td>3.013</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ankara</td>
   <td>1.628</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İzmir</td>
   <td>1.242</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Şanlıurfa</td>
   <td>805</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Gaziantep</td>
   <td>775</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Bursa</td>
   <td>736</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu rakamlar, illerdeki toplam planlama kapsamında verilen kontenjan bilgilerini gösteriyor. Adayların kendi illerindeki kesin başvuru koşulları ve program ayrıntıları için İŞKUR sistemindeki ilgili ilanı esas alması gerekiyor.</p>

<p>Özellikle büyükşehirlerde kontenjan sayılarının diğer illere kıyasla yüksek olması dikkat çekiyor. Ancak aday açısından belirleyici olan yalnızca ilin toplam kontenjanı değil, başvuru yapılabilecek aktif programın şartları ve başvuru süresi olacak.</p>

<h3><strong>TYP başvurularında hangi bilgiler kontrol edilmeli?</strong></h3>

<p>Adayların başvuru öncesinde ilan ekranındaki bilgileri dikkatli biçimde incelemesi gerekiyor. Aynı kapsamda farklı illerde veya farklı kurumlarda yayımlanan programların şartları birbirinden ayrılabilir.</p>

<p>Başvuru öncesinde özellikle şu bilgiler kontrol edilmeli:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Programın hangi il ve ilçede uygulanacağı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kontenjan sayısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başlangıç ve bitiş tarihleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru için belirlenen süre</p>
 </li>
 <li>
 <p>Program kapsamında yapılacak görev</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adaylarda aranan şartlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru yöntemi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seçim veya yerleştirme sürecine ilişkin bilgiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu ayrıntıların tamamı her ilan için aynı olmayabilir. Bu nedenle sosyal medya paylaşımları veya başka ilanların bilgileri yerine, başvuru yapılacak programa ait İŞKUR ilanının esas alınması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Okullara temizlik görevlisi de alınacak mı?</strong></h3>

<p>Yeni eğitim öğretim yılında okulların temizlik ihtiyacının karşılanması amacıyla da istihdam çalışmaları yürütülüyor. Bu alandaki personel ihtiyacının karşılanmasında TYP'nin yanı sıra İşgücü Uyum Programı'nın da kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Temizlik personeli olmak isteyen adayların da güvenlik görevlisi ilanlarından ayrı olarak yayımlanabilecek programları takip etmesi gerekiyor. Görev tanımı, çalışma süresi, kontenjan ve başvuru şartları ilgili programın ilanında açıklanacak.</p>

<p>Dolayısıyla okullarda çalışmak isteyen adayların yalnızca “güvenlik görevlisi” şeklindeki ilanları değil, temizlik ve diğer okul hizmetlerine yönelik duyuruları da İŞKUR üzerinden kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Başvuru tarihleri illere göre değişebilir</strong></h3>

<p>TYP kapsamında gerçekleştirilen istihdamlarda başvuru süreci tek bir ilan üzerinden yürütülmek zorunda değil. İllerdeki ihtiyaçlara göre farklı programlar oluşturulabildiği için başvuru tarihleri de değişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 27 Ağustos itibarıyla başvuruların başladığı bilgisi üzerinden hareket eden adayların kendi illerindeki ilanı ayrıca kontrol etmesi gerekiyor. Başvuru süresinin sona ermesinin ardından yapılan işlemlerin kabul edilip edilmeyeceği konusunda ise ilgili programın ilanındaki hükümler belirleyici olacak.</p>

<p>Adayların başvuru ekranını düzenli şekilde kontrol etmesi, özellikle başvurunun son gününü kaçırmamak açısından önem taşıyor.</p>

<p><img alt="MEB'den okullara yeni talimat: Öğrenci bilgilerinin paylaşımı tamamen yasaklandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>TYP kapsamındaki okul personeli çalışmalarının eğitim öğretim yılının başlamasından önce hız kazanmasının temel nedenlerinden biri yeni döneme hazırlık süreci. 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026 tarihinde başlayacak.</p>

<p>Okullarda güvenlik, temizlik ve çevre düzenlemesi gibi hizmetlerin eğitim dönemine hazırlık kapsamında yürütülmesi planlanıyor. Bu nedenle başvuru yapmak isteyen adayların ilanların yayımlanma tarihlerini ve başvuru sürelerini yakından takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Adaylar başvuru sonucunu nereden takip edecek?</strong></h3>

<p>Başvuru işlemini tamamlayan adayların süreçle ilgili gelişmeleri İŞKUR üzerinden takip etmesi gerekiyor. Programın ilanında yer alan bilgiler, adayın başvurusunun hangi aşamada olduğunu ve sonraki işlemlerin nasıl yürütüleceğini anlaması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle başvuru, değerlendirme ve programa katılım aşamalarının birbirinden farklı süreçler olduğu unutulmamalı. Bir ilana başvuru yapılması, doğrudan göreve başlanacağı anlamına gelmiyor. Adayların ilgili program kapsamında uygulanacak seçim veya yerleştirme sürecini de takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Okullarda görev almak isteyenler için süreç nasıl ilerleyecek?</strong></h3>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde 81 ilde yürütülmesi planlanan personel çalışmalarıyla birlikte adayların önündeki ilk aşama uygun ilanı bulmak olacak. İŞKUR sisteminde yayımlanan programın şartlarını karşılayan kişiler, ilan kapsamında başvuru işlemlerini gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Sonraki aşamalarda ise ilgili programın kendi takvimi ve uygulama esasları devreye girecek. Bu nedenle adayların başvuru yaptıktan sonra da İŞKUR duyurularını takip etmeyi sürdürmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>İŞKUR TYP güvenlik görevlisi alımı</strong> ve okullara yönelik diğer personel çalışmalarında en güncel bilgiler, ilanların yayımlandığı elektronik sistem üzerinden takip edilebilecek. Kontenjan, başvuru tarihi ve şartlarda değişiklik olması halinde adaylar için belirleyici olan güncel ilan bilgileri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-iskur-typ-basvurulari-basladi-mi-iskur-typ-guvenlik-gorevlisi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-63d186ce52ed9a5d3ad8b1496deae7bb.webp" type="image/jpeg" length="56288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCDD: Tren yolculuklarında 1 Eylül’den itibaren e-bilet dönemi başlayacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-tren-yolculuklarinda-1-eylulden-itibaren-e-bilet-donemi-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-tren-yolculuklarinda-1-eylulden-itibaren-e-bilet-donemi-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık, tren yolculuklarında 1 Eylül’den itibaren e-bilet uygulamasına tamamen geçileceğini duyurdu. Yolcular biletlerine “Yolculuk Bilgilendirme” e-postasındaki bağlantıdan ulaşabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (<strong>TCDD</strong>) Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğü, <strong>tren yolculukları</strong>nda kullanılacak biletlerle ilgili yeni uygulamayı duyurdu. Bir süredir kullanılan e-bilet sisteminin 1 Eylül itibarıyla tamamen devreye alınacağı bildirildi.</p>

<h2><strong>Tren yolculuklarında e-bilet dönemi başlıyor</strong></h2>

<p>TCDD Taşımacılık tarafından sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında e-bilet uygulamasına geçileceği belirtildi.</p>

<p>Yeni uygulamayla yolcular, <strong>bilet</strong> satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen “Yolculuk Bilgilendirme” e-postası üzerinden biletlerine ulaşabilecek. E-postada yer alan PDF dokümanındaki bağlantının kullanılmasıyla <strong>e-bilet </strong>görüntülenebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Biletler dijital ortamdan görüntülenebilecek</strong></h3>

<p>1 Eylül itibarıyla tren biletlerinin dijital ortamda erişilebilir hale geleceği belirtildi. Yolcuların bilet bilgilerini elektronik ortamda görüntüleyebileceği ve seyahat sırasında ihtiyaç duyduklarında bu belgelere ulaşabileceği aktarıldı.</p>

<p>TCDD Taşımacılık, uygulamayla bilet işlemlerinin daha kolay ve erişilebilir hale getirilmesinin amaçlandığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Kağıt kullanımının azaltılması hedefleniyor</strong></h3>

<p>E-bilet uygulamasının dijital dönüşüm çalışmalarının bir parçası olduğu belirtildi. Yeni sistemle kağıt kullanımının azaltılması, belgelere erişimin kolaylaştırılması ve belge yönetiminin daha güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>TCDD Taşımacılık</strong> tarafından yapılan paylaşımda, dijital altyapının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi. Yeni uygulamayla tren yolculuklarında bilet işlemlerinin dijital ortam üzerinden yürütülmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Yolcular e-biletlerine nasıl ulaşacak?</strong></h3>

<p>Yolcuların e-biletlerine ulaşmak için öncelikle bilet satın alma işlemini tamamlaması gerekiyor. Daha sonra kendilerine gönderilen “Yolculuk Bilgilendirme” e-postasının açılması ve PDF dokümanında bulunan bağlantıya tıklanmasıyla e-bilet görüntülenebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tcdd-tren-yolculuklarinda-1-eylulden-itibaren-e-bilet-donemi-baslayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tren-yolculuklarinda-1-eylul-itibariyla-tamamen-e-bilet-uygulamasina-gecilecek.png" type="image/jpeg" length="41705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti’nin ilk parti otobüsü giydirildi: Özgür Özel ve Ayşe Yaylacık detayı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-parti-otobusu-giydirildi-ozgur-ozel-ve-ayse-yaylacik-detayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-parti-otobusu-giydirildi-ozgur-ozel-ve-ayse-yaylacik-detayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti’nin yurt gezilerinde kullanacağı ilk parti otobüsü hazır hale getirildi. Özgür Özel’in Kocaeli’deki saha çalışmasında kullanılacak otobüsün arkasında Ayşe Yaylacık’ın fotoğrafı ile “Teyzem sağ olsun” ifadesi yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti’</strong>nin Türkiye genelindeki saha çalışmalarında kullanacağı parti otobüslerinden ilki hazırlandı. Otobüsün, Genel Başkan <strong>Özgür Özel</strong>’in yarın Kocaeli’de gerçekleştireceği saha programında kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Otobüsün arka bölümünde ise Özel’in daha önceki bir ziyaretinde kendisine “Sana otobüs de alacağız bina da yapacağız” diyen Ayşe Yaylacık’ın Özel’le birlikte çekilmiş fotoğrafına yer verildi. Fotoğrafın üzerine “Teyzem sağ olsun” ifadesi yazıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgilere göre,</strong> YENİ Parti’nin yurt gezilerinde kullanılacak parti otobüsünün hazırlıkları tamamlandı. İlk kullanımın, Özgür Özel’in Kocaeli’de yapacağı saha çalışması sırasında gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Otobüste "Teyzem sağ olsun" mesajı</strong></h2>

<p>Parti otobüsünün dış yüzeyinde Özgür Özel’in fotoğrafının yanı sıra “Türkiye'nin YENİ Partisi” ifadesi kullanıldı. Arka bölümde ise Özel’in 29 Haziran’da İzmir’in Bayındır ilçesine yaptığı ziyaret sırasında Ayşe Yaylacık tarafından söylenen “Sana otobüs de alacağız bina da yapacağız” sözlerine yer verildi.</p>

<p>Yaylacık ile Özgür Özel’in birlikte çekilmiş fotoğrafının da bulunduğu otobüsün arka kısmına, fotoğrafın üzerine “Teyzem sağ olsun” ifadesi eklendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-parti-otobusu-giydirildi-ozgur-ozel-ve-ayse-yaylacik-detayi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yeni-partinin-ilk-parti-otobusu-giydirildi.jpeg" type="image/jpeg" length="64901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ta Felix Uduokhai gelişmesi: Alman ekibine transfer oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-felix-uduokhai-gelismesi-alman-ekibine-transfer-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-felix-uduokhai-gelismesi-alman-ekibine-transfer-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, 28 yaşındaki savunma oyuncusu Felix Uduokhai'nin Alman ekibi 1. FC Union Berlin'e transfer olduğunu açıkladı. Siyah-beyazlı formayla 58 resmi karşılaşmada görev yapan futbolcunun transferi resmiyet kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Beşiktaş</strong>'ta forma giyen <strong>Felix Uduokhai'</strong>nin yeni takımı belli oldu. Alman savunma oyuncusu, siyah-beyazlı kulüpten ayrılarak 1. FC Union Berlin'e transfer oldu. Beşiktaş, transfer anlaşmasını yaptığı açıklamayla duyurdu.</p>

<p>Beşiktaş tarafından yapılan açıklamada, Felix Uduokhai'nin nihai transferi konusunda Alman ekibi 1. FC Union Berlin ile anlaşmaya varıldığı bildirildi. Kulüp, 28 yaşındaki stopere Beşiktaş'a verdiği hizmetler için teşekkür etti.</p>

<p>Siyah-beyazlı kulübün açıklamasında transfer sürecine ilişkin, "Profesyonel futbolcumuz Felix Uduokhai'nin nihai transferi hususunda 1. FC Union Berlin ile anlaşmaya varılmıştır" ifadelerine yer verildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Resmi Açıklama | Felix Uduokhai<br />
<br />
🔗 <a href="https://t.co/EnsjP5RIYw" rel="nofollow">https://t.co/EnsjP5RIYw</a> <a href="https://t.co/J44NvzEXOU" rel="nofollow">pic.twitter.com/J44NvzEXOU</a></p>
— Beşiktaş JK (@Besiktas) <a href="https://x.com/Besiktas/status/2092934258662785271?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<h2><strong>Felix Uduokhai Beşiktaş'ta 58 maçta oynadı</strong></h2>

<p>Felix Uduokhai, Beşiktaş formasıyla toplam 58 resmi karşılaşmada sahaya çıktı. 28 yaşındaki futbolcu, siyah-beyazlı ekipte geçirdiği dönemin ardından kariyerine Almanya'da devam edecek.</p>

<p>Uduokhai'nin transferiyle birlikte Beşiktaş ile Alman savunma oyuncusunun yolları ayrılmış oldu. Tecrübeli stoperin yeni adresi ise 1. FC Union Berlin oldu.</p>

<h3><strong>Beşiktaş'tan Felix Uduokhai için teşekkür</strong></h3>

<p>Beşiktaş, transfer duyurusunda Felix Uduokhai'ye kulübe verdiği hizmetler nedeniyle teşekkür etti. Alman oyuncunun siyah-beyazlı takımda geçirdiği dönemin ardından 1. FC Union Berlin'e transferi tamamlandı.</p>

<p>Böylece Felix Uduokhai'nin Beşiktaş kariyeri 58 resmi maçın ardından sona ererken, futbolcunun yeni takımı 1. FC Union Berlin oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-felix-uduokhai-gelismesi-alman-ekibine-transfer-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/besiktasta-felix-uduokhai-gelismesi.png" type="image/jpeg" length="34175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevdiğim Sensin 2. sezon fragmanı yayınlandı mı? Sevdiğim Sensin 2. sezon fragmanı nereden izlenir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sevdigim-sensin-2-sezon-fragmani-yayinlandi-mi-sevdigim-sensin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sevdigim-sensin-2-sezon-fragmani-yayinlandi-mi-sevdigim-sensin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir'in başrollerini paylaştığı Sevdiğim Sensin dizisinin yeni sezon tanıtımı izleyiciyle buluştu. Fragmanda Erkan ve Dicle'nin kavuşmasının ardından yaşanan gelişmeler dikkat çekerken, özellikle Dicle'nin kelepçeli görüntüleri yeni sezonun hikâyesine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Peki Sevdiğim Sensin ne zaman başlayacak, 2. sezon için yayın tarihi açıklandı mı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Televizyon ekranlarının takip edilen yapımlarından <strong>Sevdiğim Sensin</strong>, yeni sezonuyla izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir'in başrollerinde yer aldığı dizinin 2. sezonundan yayınlanan yeni tanıtım, hikâyenin geleceğine ilişkin dikkat çeken görüntüler içerdi.</p>

<p>Yeni fragmanda Erkan ve Dicle'nin birbirlerine kavuşmasının ardından daha sakin ve umut dolu bir döneme geçeceği izlenimi öne çıkarken, tanıtımın ilerleyen bölümlerinde yaşanan gelişme bu tabloyu tersine çeviriyor. Dicle'nin kelepçeli ve gözyaşları içindeki görüntüsü, Erkan'ın yaşadığı şaşkınlıkla birlikte yeni sezonun önemli çatışmalarından birinin ipucunu veriyor.</p>

<p>Fragmanın yayınlanmasının ardından izleyiciler bir yandan yeni sezonda yaşanacakları tartışırken diğer yandan <strong>Sevdiğim Sensin ne zaman</strong> başlayacak sorusuna yanıt aramaya başladı. Dizinin yeni sezon yayın tarihiyle ilgili ise henüz kesin bir tarih paylaşılmış değil.</p>

<h2><strong>Sevdiğim Sensin 2. sezon fragmanında neler oluyor?</strong></h2>

<p>Yeni sezon tanıtımının başlangıcında Erkan ve Dicle'nin ilişkilerinde olumlu bir tablo görülüyor. İki karakterin yeniden bir araya gelmesi ve gelecek planları yapması, sezon finalinin ardından hikâyede yeni bir dönemin başlayacağı izlenimini oluşturuyor.</p>

<p>Çiftin bir daha ayrılmamak üzere verdiği sözler, fragmanın romantik tarafını oluştururken kısa süre sonra hikâyenin yönü değişiyor. Dicle'nin tutuklandığı anların gösterilmesi, karakterlerin önündeki yeni engelin ne olacağı konusunda merak uyandırıyor.</p>

<p>Özellikle elleri kelepçeli halde görülen Dicle'nin yaşadığı duygusal anlar dikkat çekiyor. Erkan'ın bu görüntü karşısındaki şaşkınlığı da tanıtımın öne çıkan sahneleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fragman, yeni sezonda yalnızca ilişkinin geleceğinin değil, karakterlerin karşılaşacağı yeni sorunların da hikâyenin merkezinde olacağını gösteriyor.</p>

<p><img alt="sevdiğim sensin" class="detail-photo img-fluid" height="988" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-152853.png" width="1960" /></p>

<h3><strong>Dicle neden tutuklandı?</strong></h3>

<p>Fragmanda Dicle'nin tutuklanması açık biçimde gösterilmesine rağmen, bu gelişmenin hangi olayın sonucunda gerçekleştiğine ilişkin tüm ayrıntılar tanıtımda açıklanmıyor. Bu nedenle karakterin neden gözaltına alındığı veya tutuklandığı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Tanıtımın bu noktayı özellikle açık bırakması, yeni sezonun hikâyesine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. İzleyiciler, Dicle'nin yaşadığı olayın Erkan ile ilişkisine nasıl yansıyacağını ve iki karakterin yeni bölümde bu durumun üstesinden nasıl geleceğini merak ediyor.</p>

<p>Dizinin yeni sezon bölümleri yayınlandığında söz konusu gelişmenin arka planının ortaya çıkması bekleniyor. Şu aşamada fragmanda görülen sahnelerin ötesinde kesinleşmemiş senaryoları gerçekmiş gibi aktarmamak gerekiyor.</p>

<h3><strong>Erkan ve Dicle'nin ilişkisi yeni sezonda nasıl ilerleyecek?</strong></h3>

<p>İlk tanıtımda Erkan ve Dicle'nin birbirlerine yeniden kavuştuğu görülüyor.</p>

<p>Ancak Dicle'nin tutuklanması, bu olumlu tablonun uzun sürmeyebileceğini düşündürüyor. Erkan'ın olay karşısındaki tepkisi, yaşanan gelişmenin karakterler arasındaki ilişkiyi de doğrudan etkileyebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Bununla birlikte tanıtım, romantik hikâyenin yanında yeni bir dramatik çatışmanın da kurulacağını ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>Sevdiğim Sensin 2. sezon ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>İzleyicilerin en çok araştırdığı konuların başında <strong>Sevdiğim Sensin ne zaman</strong> yayınlanacağı geliyor. Yeni sezon fragmanının yayınlanmasıyla birlikte dizinin ekrana dönüş tarihi konusundaki beklenti de arttı.</p>

<p>Ancak mevcut bilgilere göre dizinin 2. sezonu için henüz kesin bir yayın tarihi açıklanmış değil. Yapımın eylül ayında izleyiciyle buluşması bekleniyor. Bununla birlikte eylül ayındaki hangi gün yayın hayatına başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmadığı için belirli bir gün üzerinden kesin bilgi vermek mümkün değil.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medya hesaplarında veya farklı platformlarda ortaya çıkabilecek tarih iddialarının resmi açıklama yapılmadan kesinleşmiş bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="sevdiğim sensin" class="detail-photo img-fluid" height="988" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-152824.png" width="1960" /></p>

<h3><strong>Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir başrolde</strong></h3>

<p><strong>Sevdiğim Sensin</strong>, başrollerinde Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir'in yer aldığı yapımlar arasında bulunuyor. İki oyuncunun canlandırdığı Erkan ve Dicle karakterlerinin ilişkisi, dizinin hikâyesinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Yeni sezon tanıtımında da iki karakter arasındaki ilişki merkezde tutuluyor. Erkan ve Dicle'nin kavuşma anlarıyla başlayan fragman, Dicle'nin tutuklanmasıyla farklı bir yöne evriliyor.</p>

<h3><strong>Fragman yeni sezon hakkında hangi ipuçlarını veriyor?</strong></h3>

<p>Yeni tanıtımın en önemli ipucu, Erkan ve Dicle'nin yeniden bir araya gelmesinin ardından yeni bir krizle karşılaşacak olması. Romantik sahneler ile dramatik görüntülerin art arda kullanılması, dizinin yeni sezonda iki farklı anlatım tonunu birlikte sürdüreceğini gösteriyor.</p>

<p>Dicle'nin kelepçeli görüntüsü ise fragmanın en dikkat çekici gelişmesi olarak öne çıkıyor. Erkan'ın bu duruma verdiği tepki, olayın yalnızca Dicle'nin hayatını değil, iki karakter arasındaki ilişkiyi de etkileyeceğini düşündürüyor.</p>

<p><img alt="sevdiğim sensin" class="detail-photo img-fluid" height="988" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-152850.png" width="1960" /></p>

<h3><strong>Sevdiğim Sensin yeni sezon tarihi açıklandı mı?</strong></h3>

<p>Şu an için <strong>Sevdiğim Sensin 2. sezon</strong> için kesin yayın günü açıklanmış değil. Yeni sezon tanıtımının yayınlanması, dizinin dönüş hazırlıklarının sürdüğünü gösterirken, izleyicilerin beklediği net tarih konusunda resmi bir duyuru bulunmuyor.</p>

<p>Dizinin eylül ayında ekrana dönmesi bekleniyor. Yayın günü ve ilk bölüm tarihinin yapımcı veya yayıncı tarafından açıklanması halinde yeni sezon takvimi kesinlik kazanacak.</p>

<p>Bu süreçte izleyicilerin özellikle fragmandan hareketle ortaya atılan yayın tarihi iddiaları ile resmi açıklamaları birbirinden ayırması önem taşıyor. Kesin tarih açıklanana kadar eylül ayı beklentisi dışında belirli bir gün vermek doğru olmayacaktır.</p>

<p><img alt="sevdiğim sensin" class="detail-photo img-fluid" height="988" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-152815.png" width="1960" /></p>

<h3><strong>Sevdiğim Sensin 2. sezonunda izleyiciyi ne bekliyor?</strong></h3>

<p>Yayınlanan tanıtım, yeni sezonda Erkan ve Dicle'nin ilişkisini yeni bir sınavın beklediğini ortaya koyuyor. Kavuşmanın hemen ardından gelen tutuklanma görüntüsü, hikâyede dengelerin yeniden değişeceğinin en güçlü işareti olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>İzleyiciler açısından en önemli soru ise Dicle'nin neden tutuklandığı ve Erkan'ın bu olay karşısında nasıl bir yol izleyeceği olacak. Fragman bu soruların yanıtlarını vermek yerine yeni sezonun merak unsurunu güçlendiren görüntülerle yetiniyor.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>Sevdiğim Sensin 2. sezon fragmanı</strong>, dizinin dönüşü öncesinde hikâyeye ilişkin önemli ipuçları verirken bütün soru işaretlerini de yanıtlamıyor. Dizinin yeni sezonunun eylül ayında başlaması beklenirken, kesin yayın tarihi henüz açıklanmış değil.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/df0kou7DX_0?si=orhR_xAtk26qs8Xo" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sevdigim-sensin-2-sezon-fragmani-yayinlandi-mi-sevdigim-sensin</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-27-152844.png" type="image/jpeg" length="56329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hafta sonu sınav var mı? 29-30 Ağustos hafta sonu hangi sınavlar yapılacak? KPSS Lisans sınavı ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hafta-sonu-sinav-var-mi-29-30-agustos-hafta-sonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hafta-sonu-sinav-var-mi-29-30-agustos-hafta-sonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[29-30 Ağustos 2026 hafta sonunda sınav olup olmadığını araştıran adaylar, ÖSYM'nin sınav takvimindeki güncel programı merak ediyor. Hafta sonu için sınav takvimi nasıl, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda sınav yapılacak mı? KPSS Lisans sınavı bu hafta mı, yoksa daha sonraki bir tarihte mi gerçekleştirilecek? İşte 29-30 Ağustos hafta sonu sınav takvimi ve KPSS için merak edilen tarih...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>29-30 Ağustos 2026 hafta sonuna yaklaşılırken sınava girecek adayların gözü resmi sınav takvimlerine çevrildi. Özellikle özel güvenlik görevlisi adayları 29 Ağustos Cumartesi günü yapılacak sınavın ayrıntılarını araştırırken, KPSS'ye hazırlanan adaylar da <strong>KPSS Lisans sınavı</strong> tarihinin bu hafta sonuna denk gelip gelmediğini merak ediyor.</p>

<p>Hafta sonunun ilk gününde Özel Güvenlik 122. Temel Eğitim ve 98. Yenileme Eğitimi Sınavı gerçekleştirilecek. 30 Ağustos Pazar günü ise Zafer Bayramı nedeniyle resmi tatil uygulanacak ve ÖSYM'nin sınav takviminde bu tarihe planlanmış merkezi bir sınav bulunmuyor.</p>

<p>KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ise 6 Eylül 2026 Pazar günü yapılacak. Dolayısıyla KPSS Lisans adaylarının bu hafta sonu değil, bir sonraki hafta sınava girmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>29 Ağustos Cumartesi hangi sınav yapılacak?</strong></h2>

<p>29 Ağustos 2026 Cumartesi günü sınav takviminde özel güvenlik adaylarını ilgilendiren önemli bir sınav bulunuyor. Özel Güvenlik 122. Temel Eğitim ve 98. Yenileme Eğitimi Sınavı, özel güvenlik görevlisi olmak isteyen adaylar ile yenileme eğitimi kapsamında sınava katılacak kişiler için uygulanacak.</p>

<p>Sınavın kapsamı nedeniyle bu oturum, KPSS'den farklı bir aday grubunu ilgilendiriyor. Sınava katılacak kişilerin kendi sınav giriş belgelerinde yer alan bilgileri esas alması gerekiyor.</p>

<p>Adayların sınav öncesinde sınav merkezi, saat ve giriş koşulları gibi ayrıntıları ilgili resmi kanallardan kontrol etmesi önem taşıyor. Özellikle sınav merkezine ulaşım planı yapacak adayların giriş belgesindeki bilgileri son kez kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>30 Ağustos Pazar günü sınav var mı?</strong></h3>

<p>30 Ağustos 2026 Pazar günü Türkiye'de Zafer Bayramı kutlanacak. Resmi tatil olan bu tarihte ÖSYM'nin yayımlanan sınav takviminde merkezi bir sınav bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle “30 Ağustos'ta sınav var mı?” sorusunun ÖSYM takvimi açısından yanıtı hayır. Ancak ÖSYM dışındaki kurumların düzenlediği sınav veya farklı değerlendirmeler söz konusu olabileceğinden, adayların girecekleri sınavın bağlı olduğu kurumun duyurularını ayrıca takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>29 Ağustos'taki özel güvenlik sınavının ardından hafta sonu sınav gündeminde önemli değişiklik yaşanacak. KPSS Lisans adayları açısından ise gözler eylül ayındaki sınav oturumuna çevrilecek.</p>

<p><img alt="Ösym Ve Merkezi Sınavlar Tarihi Kitabı Yayımlandı" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>KPSS Lisans sınavı bu hafta mı?</strong></h3>

<p>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 29-30 Ağustos hafta sonunda yapılmayacak. ÖSYM'nin sınav takvimine göre söz konusu oturum 6 Eylül 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bu nedenle KPSS Lisans'a hazırlanan adayların önünde sınava kadar yaklaşık bir haftalık süre bulunuyor. Adaylar bu süreyi konu tekrarları, deneme sınavları ve eksik oldukları alanlara yönelik çalışmayla değerlendirebilecek.</p>

<p>KPSS Lisans sınavına katılacak kişilerin sınav günü herhangi bir sorun yaşamamak için sınav giriş belgesini önceden kontrol etmesi gerekiyor. Sınav merkezi ve bina bilgileri de adayın belgesinde yer alan bilgiler doğrultusunda takip edilmeli.</p>

<h3><strong>KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ne zaman?</strong></h3>

<p>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026 Pazar günü düzenlenecek. Bu oturum, lisans düzeyinde KPSS'ye katılacak adayların önemli sınav aşamalarından biri olacak.</p>

<p>Sınava kısa süre kala adayların yalnızca ders çalışmaya değil, sınav günü uygulanacak kurallara da dikkat etmesi gerekiyor. Sınav giriş belgesinde belirtilen bina ve salon bilgileri kontrol edilmeli, sınav günü gerekli belgeler hazır bulundurulmalı.</p>

<p>ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda adayların belirlenen saatten sonra sınav binalarına alınmaması gibi kurallar uygulanabildiği için sınav günüyle ilgili resmi duyuruların takip edilmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>29-30 Ağustos sınav takviminde hangi tarihler öne çıkıyor?</strong></h3>

<p>Hafta sonu sınav programını takip eden adaylar için 29 ve 30 Ağustos tarihlerindeki durum şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>29 Ağustos 2026 Cumartesi:</strong> Özel Güvenlik 122. Temel Eğitim ve 98. Yenileme Eğitimi Sınavı yapılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>30 Ağustos 2026 Pazar:</strong> Zafer Bayramı nedeniyle resmi tatil. ÖSYM'nin takviminde merkezi sınav bulunmuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>6 Eylül 2026 Pazar:</strong> 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu gerçekleştirilecek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu takvim, özellikle “hafta sonu sınav var mı?” sorusuna yanıt arayan adaylar açısından tarihlerin birbirine karıştırılmaması bakımından önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Resmi Gazete'de yayımlandı: TÜRMOB 2026/3. dönem SMMM ve YMM sınav takvimi açıklandı! İşte başvuru tarihleri" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>ÖGG sınavına kimler katılacak?</strong></h3>

<p>29 Ağustos'taki sınav, özel güvenlik alanında eğitim alan iki farklı aday grubunu kapsıyor. Bunlardan ilki temel eğitim kapsamında sınava giren adaylar, diğeri ise yenileme eğitimi sonrasında sınava katılacak özel güvenlik görevlileri.</p>

<p>Temel eğitim sınavı, özel güvenlik görevlisi olma sürecindeki adaylar açısından önemli bir aşama oluştururken yenileme sınavı mevcut özel güvenlik görevlilerinin ilgili eğitim sürecindeki sınavını ifade ediyor.</p>

<p>Adayların sınavla ilgili ayrıntıları resmi duyurular üzerinden takip etmesi gerekiyor. Sınav günü, saat ve sınav merkezine ilişkin bilgiler konusunda adayın kendi giriş belgesindeki bilgiler esas alınmalı.</p>

<h3><strong>Sınav giriş belgesi neden önemli?</strong></h3>

<p>Sınav takvimindeki tarihi bilmek tek başına sınava katılım için yeterli değil. Adayların sınavdan önce kendilerine ait sınav giriş belgesini kontrol etmesi ve belgede yer alan bilgileri dikkatle incelemesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle farklı sınav merkezlerinde sınava girecek adaylar açısından bina ve salon bilgilerinin önceden öğrenilmesi, sınav günü yaşanabilecek ulaşım sorunlarının önüne geçebilir.</p>

<p>KPSS adayları da 6 Eylül'deki sınav öncesinde ÖSYM'nin resmi duyurularını takip etmeli. Sınava ilişkin güncel kurallar, giriş belgesi ve adayların uyması gereken koşullar konusunda en güvenilir bilgi ÖSYM'nin kendi açıklamalarından alınmalı.</p>

<h3><strong>30 Ağustos tatili sınav programını nasıl etkiliyor?</strong></h3>

<p>Zafer Bayramı'nın 30 Ağustos Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle bu tarihte resmi tatil uygulanacak. ÖSYM'nin mevcut sınav takviminde de bu güne ilişkin merkezi bir sınav yer almıyor.</p>

<p>29 Ağustos'taki özel güvenlik sınavı ile 6 Eylül'deki KPSS Lisans oturumu arasında ise bir haftalık süre bulunuyor. Böylece farklı sınav gruplarındaki adayların tarihleri birbirinden ayrılıyor.</p>

<p>Özellikle sosyal medya veya çeşitli internet platformlarında paylaşılan sınav tarihleri yerine ÖSYM ve sınavı düzenleyen kurumun resmi takviminin esas alınması gerekiyor. Takvimlerde yapılabilecek güncellemeler yalnızca yetkili kurumların duyurularıyla kesinlik kazanıyor.</p>

<h3><strong>Adayların bu hafta sonu için bilmesi gerekenler</strong></h3>

<p>29-30 Ağustos hafta sonunda sınava girecek adaylar açısından en önemli tarih 29 Ağustos Cumartesi olacak. Özel güvenlik sınavına katılacak adayların sınav giriş bilgilerini kontrol ederek sınav merkezine ilişkin hazırlıklarını tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>30 Ağustos Pazar günü ise Zafer Bayramı nedeniyle resmi tatil uygulanacak ve ÖSYM'nin mevcut takviminde merkezi sınav bulunmayacak.</p>

<p>KPSS Lisans adaylarının ise bu hafta sonu sınava girmesi gerekmiyor. 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül Pazar günü yapılacak. Bu nedenle adayların kalan süreyi sınav hazırlıkları açısından değerlendirmesi ve ÖSYM'nin resmi duyurularını takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p>29 Ağustos Cumartesi günü Özel Güvenlik 122. Temel Eğitim ve 98. Yenileme Eğitimi Sınavı yapılırken, 30 Ağustos Pazar günü ÖSYM takviminde merkezi sınav bulunmuyor. <strong>KPSS Lisans sınavı</strong> ise 6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hafta-sonu-sinav-var-mi-29-30-agustos-hafta-sonu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-4b32671bca0912fbf54a000354e8529d.jpg" type="image/jpeg" length="10585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’da iki adada yangın çıktı: 5 hava aracı bölgeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-iki-adada-yangin-cikti-5-hava-araci-bolgeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-iki-adada-yangin-cikti-5-hava-araci-bolgeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’ın Sakız ve Eğriboz adalarında yeşil alanlarda yangın çıktı. Sakız Adası’ndaki yangına 2 yangın söndürme uçağı ve 3 helikopterle havadan destek verilirken, bölgede bulunan vatandaşlara acil durum mesajı gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>’ın <strong>Sakız Adas</strong>ı ve <strong>Eğriboz Adası</strong>’nda ormanlık ve yeşil alanlarda yangın çıktı. Ekipler, her iki adadaki yangınlara karadan müdahale ederken Sakız Adası’ndaki çalışmalara hava araçları da destek veriyor.</p>

<h2><strong>Sakız Adası’nda ormanlık alanda yangın çıktı</strong></h2>

<p>Yunanistan İtfaiye Teşkilatından yapılan açıklamaya göre, Sakız Adası’nın <strong>Viki</strong> bölgesindeki ormanlık alanda yangın başladı.</p>

<p>Yangının fark edilmesinin ardından itfaiye ekipleri bölgeye sevk edilerek söndürme çalışmalarına başladı. Ekiplerin karadan yürüttüğü çalışmalara 2 yangın söndürme uçağı ve 3 yangın söndürme helikopteri de dahil edildi.</p>

<h3><strong>Vatandaşlara acil durum mesajı gönderildi</strong></h3>

<p>Yunanistan Sivil Koruma Genel Sekreterliği, Sakız Adası’ndaki <strong>yangın</strong> nedeniyle bölgede bulunan kişileri telefon mesajıyla uyardı.</p>

<p>Acil durum koduyla gönderilen mesajda vatandaşlardan yetkililerin yönlendirmelerini takip etmeleri istendi. Yangının bulunduğu bölgede güvenlik önlemleri alınırken, söndürme çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Eğriboz Adası’nda da yangın çıktı</strong></h3>

<p>Öte yandan Eğriboz Adası’nın<strong> Kato Monokaria </strong>bölgesindeki yeşil alanda da yangın çıktı.</p>

<p>Yangına müdahale için ekipler tarafından hem karadan hem de havadan çalışma başlatıldı. Bölgedeki yangının kontrol altına alınması için söndürme faaliyetlerinin devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Yunanistan’da iki adada aynı dönemde çıkan yangınlara yönelik ekiplerin müdahalesi sürerken, Sakız Adası’nda hava araçlarının da çalışmalara destek verdiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-iki-adada-yangin-cikti-5-hava-araci-bolgeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanin-sakiz-adasi-ve-egriboz-adasinda-yangin.png" type="image/jpeg" length="33249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKM bakiyesi sıfıra indi: Kur korumalı mevduatta son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kkm-bakiyesi-sifira-indi-kur-korumali-mevduatta-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kkm-bakiyesi-sifira-indi-kur-korumali-mevduatta-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKM bakiyesi geçen hafta 4 milyon lira gerileyerek sıfıra indi. BDDK verilerine göre aynı dönemde bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 27 trilyon 734 milyar liraya, toplam mevduat ise 32 trilyon 316 milyar liraya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kur korumalı Türk lirası</strong> mevduat ve katılma hesaplarında (<strong>KKM</strong>) bakiye sıfırlandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık verilerine göre, 21 Ağustos itibarıyla KKM bakiyesi 4 milyon liralık düşüşle 4 milyon liradan sıfıra geriledi. Aynı haftada bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi ve toplam mevduatında artış kaydedildi.</p>

<h2><strong>KKM bakiyesi sıfıra indi</strong></h2>

<p>BDDK'nın yayımladığı haftalık bültende yer alan verilere göre KKM hesaplarının bakiyesi geçen hafta 4 milyon lira azaldı. Böylece 4 milyon lira seviyesinde bulunan KKM bakiyesi sıfırlandı.</p>

<p>Bankacılık sektöründeki diğer göstergelerde ise farklı yönlerde hareket görüldü. Toplam kredi hacmi artarken tüketici kredilerinde düşüş gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Bankacılık sektöründe toplam kredi hacmi arttı</strong></h3>

<p>Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 21 Ağustos itibarıyla bir önceki haftaya göre 50 milyar 984 milyon lira yükseldi. Böylece toplam kredi hacmi 27 trilyon 683 milyar 273 milyon liradan 27 trilyon 734 milyar 257 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Toplam mevduatta da haftalık bazda artış kaydedildi. Bankalar arası mevduat dahil toplam mevduat tutarı 506 milyar 469 milyon lira artarak 31 trilyon 810 milyar 6 milyon liradan 32 trilyon 316 milyar 474 milyon liraya yükseldi.</p>

<h3><strong>Tüketici kredilerinde 3 trilyon 423 milyar lira seviyesine gerileme</strong></h3>

<p>Tüketici kredilerinin toplam tutarında ise geçen hafta düşüş yaşandı. Verilere göre tüketici kredileri 23 milyar 33 milyon lira azalarak 3 trilyon 423 milyar 504 milyon liraya geriledi.</p>

<p>Tüketici kredilerinin dağılımında konut kredileri 823 milyar 76 milyon lira, taşıt kredileri 41 milyar 412 milyon lira ve ihtiyaç kredileri 2 trilyon 559 milyar 16 milyon lira olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taksitli ticari kredilerde ise artış görüldü. Söz konusu kredilerin tutarı 9 milyar 340 milyon lira yükselerek 4 trilyon 230 milyar 331 milyon liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Bireysel kredi kartı alacakları geriledi</strong></h3>

<p>Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da haftalık dönemde yüzde 2 azaldı. Böylece bireysel kredi kartı alacaklarının toplam tutarı 3 trilyon 353 milyar 271 milyon lira olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bu tutarın 1 trilyon 287 milyar 249 milyon lirasını taksitli, 2 trilyon 66 milyar 23 milyon lirasını ise taksitsiz borçlar oluşturdu.</p>

<h3><strong>Takipteki alacaklar arttı</strong></h3>

<p>Bankacılık sektöründe takipteki alacakların tutarı 21 Ağustos itibarıyla önceki haftaya kıyasla 5 milyar 663 milyon lira yükseldi. Böylece takipteki alacaklar 838 milyar 968 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Takipteki alacakların 623 milyar 576 milyon lirası için özel karşılık ayrıldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Bankaların yasal öz kaynakları yükseldi</strong></h3>

<p>Bankacılık sisteminin yasal öz kaynaklarında da haftalık artış kaydedildi. Yasal öz kaynaklar 47 milyar 505 milyon lira yükselerek 5 trilyon 983 milyar 438 milyon liraya ulaştı.</p>

<p>BDDK'nın 21 Ağustos tarihli verilerinde böylece KKM bakiyesinin sıfıra indiği görülürken, toplam kredi ve mevduat hacminde artış, tüketici kredileri ile bireysel kredi kartı alacaklarında ise düşüş kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kkm-bakiyesi-sifira-indi-kur-korumali-mevduatta-son-durum</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kkm-bakiyesi-sifira-indi.png" type="image/jpeg" length="81205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin 300 bin dolara ulaşacak mı? Bernstein tarih verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-300-bin-dolara-ulasacak-mi-bernstein-tarih-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-300-bin-dolara-ulasacak-mi-bernstein-tarih-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'li finans kuruluşu Bernstein, Bitcoin fiyatı için yeni bir yükseliş tahmini açıkladı. Kuruma göre Bitcoin 2027 ortasında 150 bin dolara ulaşarak yeni bir rekor kırabilir, 2029'a kadar ise fiyat 300 bin dolara kadar çıkabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'li finans kuruluşu<strong> Bernstein</strong>, <strong>Bitcoin</strong> fiyatının gelecek yıllarda yükselebileceğine ilişkin tahminini paylaştı. Kurumun öngörüsüne göre Bitcoin'in 2027 ortasına kadar 150 bin dolara ulaşması ve 2029'a kadar 300 bin dolarlık seviyeyi görmesi mümkün.</p>

<p>Bernstein'ın değerlendirmesinde, küresel borç yükündeki artış, para birimlerinin değer kaybına yönelik endişeler ve kurumsal yatırımcıların Bitcoin'e artan ilgisi fiyat beklentisinin temel unsurları arasında gösterildi.</p>

<h2><strong>Bitcoin fiyatı 2027'de 150 bin dolara ulaşabilir</strong></h2>

<p>Bernstein, Bitcoin'in 2027 ortasına kadar toparlanarak 150 bin dolarlık seviyeye ulaşabileceğini öngördü. Bu seviyenin Bitcoin açısından yeni bir rekor olabileceği belirtildi.</p>

<p>Kurumun daha uzun vadeli tahmininde ise Bitcoin fiyatının 2029'a kadar 300 bin dolara kadar yükselebileceği ifade edildi. Böylece Bernstein'ın öngörüsü, Bitcoin için hem orta hem de uzun vadeye ilişkin yükseliş beklentisini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Küresel borç yükü Bitcoin talebini artırabilir</strong></h3>

<p>Bernstein'ın değerlendirmesinde küresel kamu borçlarındaki artışa da dikkat çekildi. Artan borç yükü ve para birimlerinin değer kaybına ilişkin endişelerin, arzı sınırlı varlıklara yönelik ilgiyi artırabileceği belirtildi.</p>

<p>Kurum, yatırımcıların küresel borç seviyelerindeki yükseliş karşısında geleneksel para birimlerine alternatif olarak sınırlı arza sahip varlıklara yönelebileceğini değerlendirdi. Bitcoin de arzının sınırlı olması nedeniyle bu varlıklar arasında gösterildi.</p>

<h3><strong>Kurumsal yatırımcıların Bitcoin ilgisi artıyor</strong></h3>

<p>Bernstein'ın Bitcoin fiyatına yönelik tahmininde kurumsal yatırımcıların artan ilgisi de öne çıktı. Kurum, Bitcoin'in kurumsal yatırımcılar tarafından benimsenmesindeki artışı yükseliş beklentisini destekleyen unsurlardan biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>Uzun vadeli yatırımcıların sahip oldukları pozisyonları korumasının da Bitcoin fiyatı üzerinde etkili olabileceği belirtildi. Kuruma göre kurumsal talepteki artış ile Bitcoin arzının sınırlı olması, önümüzdeki yıllarda fiyatın daha yüksek seviyelere ulaşmasına yönelik beklentiyi güçlendiren unsurlar arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bitcoin için 2029 hedefi 300 bin dolar</strong></h3>

<p>Bernstein'ın tahmininde Bitcoin için 2027 ortasında 150 bin dolar, 2029'a kadar ise 300 bin dolar seviyesi öne çıktı. Kurum, bu beklentiyi küresel borç görünümü, geleneksel para birimlerine yönelik endişeler ve kurumsal yatırımcıların Bitcoin'e yönelik artan adaptasyonuyla ilişkilendirdi.</p>

<p>Böylece Bernstein, Bitcoin fiyatında önümüzdeki yıllara ilişkin iki aşamalı bir hedef ortaya koydu. Kurumun tahminine göre Bitcoin önce 2027 ortasında 150 bin dolara ulaşabilir, ardından 2029'a kadar 300 bin dolarlık seviyeye yükselebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-300-bin-dolara-ulasacak-mi-bernstein-tarih-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bitcoin-5.png" type="image/jpeg" length="24017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Esnafın finansmana erişimi kolaylaştırılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-esnafin-finansmana-erisimi-kolaylastirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-esnafin-finansmana-erisimi-kolaylastirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, vergi ve prim borcu bulunan esnafı ilgilendiren yeni düzenlemeyle kredi koşullarını tam karşılayamayanların finansmana erişiminin kolaylaştırıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet</strong> <strong>Şimşek</strong>, esnafın finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik yeni düzenlemeye ilişkin açıklamada bulundu. Şimşek, vergi ve prim borcu bulunan esnafı ilgilendiren Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında kredi imkanlarının genişletildiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Esnafın krediye erişimi kolaylaştırılacak</strong></h2>

<p>Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>Hazine</strong> destekli yatırım ve işletme kredilerine ilişkin düzenlemeyi değerlendirdi.</p>

<p>Esnafın finansmana ulaşmasını güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Şimşek, yeni düzenlemeyle kredi koşullarını tümüyle karşılayamayan esnafın da finansman imkanlarından yararlanmasının kolaylaştırıldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Hazine destekli kredilerde faiz desteği sağlanıyor</strong></h3>

<p>Bakan Şimşek, Hazine destekli <strong>yatırım</strong> ve işletme kredilerinde faiz yükünün önemli bir bölümünün karşılandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemenin, kredi şartları konusunda sorun yaşayan esnafın finansmana ulaşabilmesine yönelik kolaylık sağladığını aktaran Şimşek, uygulamanın özellikle işini sürdüren ve faaliyetlerine devam eden <strong>esnaf</strong> açısından önem taşıdığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Esnafa destek mesajı</strong></h3>

<p>Şimşek, açıklamasında üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve <strong>istihdam</strong> oluşturan esnafın desteklenmeye devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Bakan Şimşek, esnafın <strong>finansman</strong>a erişimini güçlendirmeye yönelik düzenlemelerin sürdürüleceğini belirterek, yeni uygulamanın kredi koşullarını tam olarak karşılayamayan esnafın finansman imkanlarına ulaşmasını kolaylaştıracağını ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Esnafımızın finansmana erişimini güçlendirmeyi sürdürüyoruz.<br />
<br />
Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinde faiz yükünün önemli bir kısmını karşılıyoruz. Yaptığımız yeni düzenlemeyle kredi koşullarını tam olarak karşılayamayan esnafımızın da finansmana erişimini… <a href="https://t.co/58TUzv3jTv" rel="nofollow">https://t.co/58TUzv3jTv</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2092922075535098216?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-esnafin-finansmana-erisimi-kolaylastirilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-simsek-vergi-ve-prim-borcu-bulunan-esnafa-yonelik-kredi-duzenlemesini-degerlendirdi.png" type="image/jpeg" length="78229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AİHM'in nihai kararının ardından Osman Kavala'dan ilk açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aihmin-nihai-kararinin-ardindan-osman-kavaladan-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aihmin-nihai-kararinin-ardindan-osman-kavaladan-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osman Kavala, AİHM Büyük Dairesi’nin hakkındaki kararının ardından yaptığı değerlendirmede, somut delil olmadan özgürlük hakkının kısıtlanamayacağını belirterek, mahkûmiyet kararlarında “niyet okuma” içeren akıl yürütmelerin kabul edilemez olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osman Kavala, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin kendisi hakkında verdiği kararın ardından açıklama yaptı. Kavala, mahkûmiyet sürecinin incelendiğine dikkat çekerek, AİHM’in özgürlük hakkının <strong>“suç işlendiğini gösteren ikna edici somut delil olmadan”</strong> kısıtlanamayacağını vurguladığını belirtti.</p>

<h2><strong>Kavala: “AİHM mahkûmiyet sürecini inceledi”</strong></h2>

<p>Kavala, ilk Gezi davasında 2020 yılında verilen beraat kararını hatırlatarak, kendisinin suç işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığını savundu.</p>

<p>AİHM’in son kararının da mahkûmiyet sürecine ilişkin önemli tespitler içerdiğini belirten Kavala, mahkemelerin olaylara ilişkin genel değerlendirmeler üzerinden ve faaliyetlerin amacı hakkında <strong>“niyet okuma”</strong> içeren gerekçelerle mahkûmiyet kararı vermesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Niyet okuma içeren akıl yürütmeler kabul edilemez”</strong></h3>

<p>Kavala, AİHM kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“AİHM son kararıyla mahkemelerin olaylarla ilgili genel değerlendirmeler ve faaliyetlerin amacı hakkında niyet okuma içeren akıl yürütmelerle mahkûmiyet kararı verebileceği anlayışının kabul edilemez olduğunu belirtmiş oldu.”</p>

<h3><strong>“Özgürce yaşama hakkı kısıtlanamaz”</strong></h3>

<p>Özgürlük hakkının temel insan haklarından biri olduğunu belirten Kavala, suç sayılan bir eylemi gerçekleştirmeyen kişilerin özgürlüklerinin kısıtlanamayacağını söyledi.</p>

<p>Kavala, bu hakkın korunmasının hukuk devletinin yurttaşlara karşı temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirterek, AİHM kararlarına uyulmasının da bu yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından gerekli olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“AİHM kararlarına uyulması gereklidir”</strong></h3>

<p>Kavala açıklamasının devamında şöyle dedi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yasalarca suç sayılan bir eylemde bulunmayan insanların özgürce yaşama haklarının kısıtlanamayacağı temel insan hakları ilkesidir. Bu hakkın korunması, kamuda bu ilkeye mutlak biçimde riayet edilmesinin sağlanması da hukuk devletinin yurttaşlara karşı yükümlülüğüdür.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aihmin-nihai-kararinin-ardindan-osman-kavaladan-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/d3c72c34-b91f-4d3b-ac77-13c7e711ed02jpg.webp" type="image/jpeg" length="12696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Narin Güran dosyasında yeni gelişme: "Faili meçhul" başvurusu reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-dosyasinda-yeni-gelisme-faili-mechul-basvurusu-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-dosyasinda-yeni-gelisme-faili-mechul-basvurusu-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin Güran ailesinin cinayetin “faili meçhul” kapsamında yeniden incelenmesi talebi reddedildi. Adli kaynaklar, dosyadaki yargısal tespitleri değiştirecek yeni ve somut bir delile ulaşılamadığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır’da 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin Güran ailesinin cinayetin <strong>“faili meçhul” kapsamında yeniden ele alınması</strong> talebi kabul edilmedi. Adli kaynaklar, dosyanın yeniden incelenmesini gerektirecek <strong>yeni ve somut bir delile ulaşılamadığını</strong> bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güran ailesi, Narin Güran’ın ölümüne ilişkin dosyanın yeniden değerlendirilmesi ve cinayetin “faili meçhul” kapsamında ele alınması talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvurmuştu.</p>

<h2><strong>Ailenin iddiaları ve alternatif senaryolar incelendi</strong></h2>

<p>Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre Adalet Bakanlığı, başvuruyu dosyada daha önce mahkumiyet kararları bulunduğu gerekçesiyle doğrudan reddetmedi.</p>

<p>Başvuruda ileri sürülen iddialar ve yeni olduğu belirtilen hususların tamamının değerlendirildiği belirtildi. Bu kapsamda aile fertleri ile başvuruda bulunan kişilerin dinlendiği, ileri sürülen tezler ve alternatif olay senaryolarının mevcut soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki delillerle karşılaştırıldığı aktarıldı.</p>

<p>Dosyanın teknik incelemeler, bilirkişi raporları ve yargı kararlarıyla birlikte değerlendirildiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>“Yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadı”</strong></h3>

<p>Yapılan incelemeler sonucunda, Narin Güran cinayetinin <strong>“faili meçhul” olduğunu ortaya koyan</strong> veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut bir olguya ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p>Adli kaynaklar, bu nedenle Güran ailesinin başvurusunun kabul edilmediğini belirtti.</p>

<h3><strong>Üç sanık hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet kararı onandı</strong></h3>

<p>Narin Güran dosyasında failler konusunda yargısal hükümlerin kurulduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Üç sanık hakkında verilen <strong>ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının Yargıtay tarafından onandığı</strong> belirtilirken, yapılan son değerlendirmelerde mevcut delil durumunu ve yargısal tespitleri değiştirecek yeni ve somut bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Bakanlık: Yeni deliller yetkili makamlarca değerlendirilecek</strong></h3>

<p>Adalet Bakanlığı’nın değerlendirmesinin, yargı mercilerinin bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Bakanlığın, ortaya çıkabilecek <strong>yeni ve somut bilgi veya delillerin yetkili adli makamlar tarafından değerlendirilmesi</strong>için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-dosyasinda-yeni-gelisme-faili-mechul-basvurusu-reddedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/12/narin-guran-davasi-4-sanik-icin-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi.jpeg" type="image/jpeg" length="24395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Bahçelievler’de okullara güvenlik desteği: 82 personel alınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-bahcelievlerde-okullara-guvenlik-destegi-82-personel-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-bahcelievlerde-okullara-guvenlik-destegi-82-personel-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahçelievler’deki 82 devlet okulunda görev yapacak 82 güvenlik personelinin belirlenmesi için mülakat süreci başladı. Başarılı olan adaylar, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okullarda göreve başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bahçelievle</strong>r’de devlet okullarında görev yapmak üzere <strong>istihdam</strong> edilecek güvenlik personellerinin belirlenmesi amacıyla mülakatlar başladı. İlçedeki 82 devlet okulunda görev yapacak 82 kişinin alınacağı süreç, ilgili kurumların işbirliğiyle yürütülüyor.</p>

<h2><strong>82 güvenlik personeli için başvurular alındı</strong></h2>

<p><strong>Bahçelievler Belediyesi</strong>, <strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, <strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı</strong>, <strong>İŞKUR</strong> ve <strong>Bahçelievler Kaymakamlığı </strong>işbirliğiyle yürütülen “Toplum Yararına Programlar” kapsamında güvenlik personeli istihdamı için çalışma başlatıldı.</p>

<p>İstihdam imkanına ilişkin duyuru, belediyenin <strong>BiKariyer Merkezi</strong>’ne daha önce iş başvurusunda bulunan ve güvenlik görevlisi olarak çalışmak isteyen kişilerin yanı sıra ilçedeki vatandaşlara SMS yoluyla iletildi.</p>

<p>Başvuruda bulunan ve proje kapsamında belirlenen şartları taşıyan adaylar, mülakatlara katılmak üzere Bahçelievler Belediyesi Nurettin Topçu Kültür Merkezi’ne gelmeye başladı.</p>

<h3><strong>Güvenlik sertifikası bulunanlara öncelik verilecek</strong></h3>

<p>Mülakat sürecinin yarın da devam edeceği bildirildi. İşe alım aşamasında güvenlik görevlisi sertifikasına sahip adaylara öncelik tanınacağı belirtildi.</p>

<p>Adayların değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından mülakat sonuçlarının yaklaşık bir hafta içinde açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Göreve 2026-2027 eğitim yılında başlayacaklar</strong></h3>

<p>Mülakat sonucunda başarılı bulunan adaylar, 2026-2027 eğitim öğretim yılında Bahçelievler’deki devlet okullarında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstihdam edilecek 82 güvenlik personelinin ilçedeki 82 devlet okulunda görev yapacağı bildirildi. Çalışmanın, okullarda güvenliğin desteklenmesi amacıyla yürütülen “<strong>Toplum Yararına Programlar</strong>” kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-bahcelievlerde-okullara-guvenlik-destegi-82-personel-alinacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bahcelievlerdeki-82-okulda-guvenlik-personeli-istihdam-edilecek.png" type="image/jpeg" length="71320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2030'da ekonomik güç dengesi değişiyor: Türkiye'nin dünya ekonomisindeki yeri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2030da-ekonomik-guc-dengesi-degisiyor-turkiyenin-dunya-ekonomisindeki-yeri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2030da-ekonomik-guc-dengesi-degisiyor-turkiyenin-dunya-ekonomisindeki-yeri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IMF'nin 2030 projeksiyonuna göre dünya ekonomisinin toplam büyüklüğü 150,3 trilyon dolara ulaşacak. ABD ve Çin zirvedeki yerini korurken Almanya ile Hindistan arasındaki fark 5 milyar dolara kadar inecek. Türkiye ekonomisinin ise 1,934 trilyon dolarlık nominal GSYH ile dünyanın 17. büyük ekonomisi olması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel ekonominin önümüzdeki dört yılda 25 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması beklenirken, IMF'nin 2030 yılına ilişkin tahminleri ülkelerin ekonomik sıralamasına dair tabloyu ortaya koydu.<strong> IMF'nin Dünya Ekonomik Görünümü</strong> tahminlerinde küresel nominal GSYH'nin 2030'da 150,3 trilyon dolara çıkacağı öngörüldü. Türkiye'nin de 1,934 trilyon dolarlık nominal GSYH ile dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasındaki yerini koruması bekleniyor.</p>

<h2><strong>2030'da dünya ekonomisinin büyüklüğü 150,3 trilyon dolar olacak</strong></h2>

<p>IMF projeksiyonlarına göre küresel nominal GSYH, 2030 yılında 150,3 trilyon dolara ulaşacak. Bu dönemde dünya ekonomisindeki sıralamanın ilk basamağında ABD'nin yer almaya devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>ABD ekonomisinin 2030'da 37,678 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. ABD'nin küresel ekonomiden alacağı payın ise yüzde 25,1 olması öngörülüyor.</p>

<p>Çin'in 26,047 trilyon dolarlık nominal GSYH ile ikinci sıradaki konumunu koruması beklenirken, ülkenin küresel ekonomideki payının yüzde 17,3 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Almanya ve Hindistan arasındaki fark 5 milyar dolara inecek</strong></h3>

<p>IMF'nin 2030 tahminlerinde sıralamanın üçüncü basamağında Almanya, dördüncü basamağında ise Hindistan bulunuyor. Ancak iki ülkenin ekonomik büyüklükleri arasındaki farkın oldukça sınırlı kalması bekleniyor.</p>

<p>Almanya'nın 2030'da 6,178 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edilirken, Hindistan için 6,173 trilyon dolarlık ekonomik büyüklük öngörülüyor. Böylece iki ülke arasındaki farkın 5 milyar dolar olması bekleniyor.</p>

<p>Her iki ülkenin de küresel ekonomide yüzde 4,1 paya sahip olacağı tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında ilk 10</strong></h3>

<p>2030 projeksiyonunda Birleşik Krallık 5,148 trilyon dolarlık GSYH ile beşinci sırada yer alıyor. Japonya'nın 5,002 trilyon dolarla altıncı sırada bulunması bekleniyor.</p>

<p>Fransa'nın 4,004 trilyon dolarlık ekonomik büyüklükle yedinci, Brezilya'nın 3,204 trilyon dolarla sekizinci, İtalya'nın 3,046 trilyon dolarla dokuzuncu ve Kanada'nın 3,008 trilyon dolarla 10. sırada yer alacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu ülkelerin küresel ekonomideki paylarının sırasıyla yüzde 3,4, yüzde 3,3, yüzde 2,7, yüzde 2,1, yüzde 2,0 ve yüzde 2,0 olması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Türkiye ekonomisi 2030'da 17. sırada olacak</strong></h3>

<p>IMF'nin 2030 projeksiyonunda Türkiye ekonomisinin 1,934 trilyon dolarlık nominal GSYH ile 17. sırada bulunacağı öngörülüyor. Türkiye'nin küresel ekonomiden alacağı payın ise yüzde 1,3 seviyesinde olması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye'nin önünde Endonezya, Güney Kore, İspanya, Avustralya, Meksika ve Rusya bulunuyor. Endonezya'nın 2,082 trilyon dolarlık GSYH ile 16. sırada, Güney Kore'nin ise 2,267 trilyon dolarla 15. sırada yer alması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye'nin ardından ise Hollanda, Suudi Arabistan ve Polonya geliyor. Hollanda'nın 1,655 trilyon dolar, Suudi Arabistan'ın 1,650 trilyon dolar ve Polonya'nın 1,388 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>IMF'nin 2030 tahmininde ilk 20 ekonomi</strong></h3>

<p>IMF'nin projeksiyonuna göre 2030 yılında dünyanın en büyük 20 ekonomisi ve tahmini nominal GSYH büyüklükleri şöyle sıralanıyor:</p>

<p>ABD: 37,678 trilyon dolar – yüzde 25,1<br />
Çin: 26,047 trilyon dolar – yüzde 17,3<br />
Almanya: 6,178 trilyon dolar – yüzde 4,1<br />
Hindistan: 6,173 trilyon dolar – yüzde 4,1<br />
Birleşik Krallık: 5,148 trilyon dolar – yüzde 3,4<br />
Japonya: 5,002 trilyon dolar – yüzde 3,3<br />
Fransa: 4,004 trilyon dolar – yüzde 2,7<br />
Brezilya: 3,204 trilyon dolar – yüzde 2,1<br />
İtalya: 3,046 trilyon dolar – yüzde 2,0<br />
Kanada: 3,008 trilyon dolar – yüzde 2,0<br />
Rusya: 2,592 trilyon dolar – yüzde 1,7<br />
Meksika: 2,549 trilyon dolar – yüzde 1,7<br />
Avustralya: 2,484 trilyon dolar – yüzde 1,7<br />
İspanya: 2,472 trilyon dolar – yüzde 1,6<br />
Güney Kore: 2,267 trilyon dolar – yüzde 1,5<br />
Endonezya: 2,082 trilyon dolar – yüzde 1,4<br />
Türkiye: 1,934 trilyon dolar – yüzde 1,3<br />
Hollanda: 1,655 trilyon dolar – yüzde 1,1<br />
Suudi Arabistan: 1,650 trilyon dolar – yüzde 1,1<br />
Polonya: 1,388 trilyon dolar – yüzde 0,9</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2030da-ekonomik-guc-dengesi-degisiyor-turkiyenin-dunya-ekonomisindeki-yeri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-ekonomisi-1.png" type="image/jpeg" length="82406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="92674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="97197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="99149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="46695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="96106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="36959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="65500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="53898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="63846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="70006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="66788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="62596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="39385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="31916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="75634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="94005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="47436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="20612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="80902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="61352"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
