<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 13:29:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[kutuplarda kritik alarm: 47 yılda 12,5 rrilyon ton buzul eridi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kutuplarda-kritik-alarm-47-yilda-125-rrilyon-ton-buzul-eridi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kutuplarda-kritik-alarm-47-yilda-125-rrilyon-ton-buzul-eridi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Scientific Data" dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma, Grönland ve Antarktika'da 1979'dan bu yana geçen 47 yılda 12,5 trilyon ton buzun eridiğini ortaya koydu. Erimenin deniz seviyesini tek başına 3,1 santimetre yükselttiğini belirten bilim insanları, okyanuslardaki her 1 santimetrelik artışın dünya genelinde her yıl 2 ila 3 milyon kişiyi sel tehdidiyle karşı karşıya bıraktığı uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük iki buz kütlesi olan Grönland ve Antarktika’da son yarım asırda yaşanan buzul kaybının boyutları, ABD’de yayımlanan kapsamlı bir bilimsel araştırmayla gözler önüne serildi. Bilim dergisi "Scientific Data"da yayımlanan çalışmaya göre, 1979 yılından bu yana geçen 47 yılda Grönland ve Antarktika’dan tam 12,5 trilyon ton buz eriyerek okyanuslara karıştı. Erimenin küresel deniz seviyesini tek başına 3,1 santimetre yükselttiğine dikkat çeken bilim insanları, okyanuslardaki her 1 santimetrelik artışın dünya genelinde 2 ila 3 milyon insanı sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya bıraktığı uyarısında bulundu.</p>

<p>Çalışma, gezegenin iklim krizine verdiği tepkinin boyutlarını belgelemek amacıyla 27 farklı gözlem uydusunun verileri ile 45 bağımsız araştırmanın bulguları bir araya getirilerek hazırlandı. Uzmanlar, eriyen 12,5 trilyon tonluk buz kütlesinin devasa ölçeğini anlatmak için çarpıcı bir kıyaslama yaptı: Bu miktar, tüm ABD yüzölçümünü yaklaşık 1,5 metre kalınlığında bir buz tabakasıyla tamamen kaplamaya yetecek büyüklüğe karşılık geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise erimenin mekanizmasına ilişkin oldu. Veriler, kaybolan buz kütlesinin 6’da 5’inin doğrudan ısınan havadan değil; okyanus akıntılarıyla buz tabakalarını alttan ve yanlardan kemiren daha sıcak deniz sularından kaynaklandığını kanıtladı.</p>

<h2><strong>"Kutup bölgelerini eritiyoruz, kıyılar savunmasız kalacak"</strong></h2>

<p>Araştırmanın başyazarlarından California Üniversitesi öğretim üyesi Eric Rignot, buz tabakalarındaki çözülmenin geri dönülmez eşiklere yaklaştığını vurgulayarak süreci şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Buz tabakaları hızla eriyor. Kutup bölgelerini eritiyoruz, deniz seviyesi tüm dünyada yükseliyor ve bu da kıyı bölgelerinin savunmasızlığını daha da artıracak."</i></p>
</blockquote>

<p>Çalışmada yer alan hesaplamalara göre, eriyen trilyonlarca tonluk kütle yaklaşık 3 katrilyon galon (11,3 katrilyon litre) suya dönüşerek okyanuslara tahliye oldu. Bu devasa hacim, diğer iklimsel etkenlerle birlikte 1979’dan bu yana küresel deniz seviyesini tek başına yaklaşık 3,1 santimetre (1 inç) yukarı taşıdı.</p>

<h3><strong>Her 1 santimetre milyonlarca kişiyi su altında bırakıyor</strong></h3>

<p>Deniz seviyesindeki yükselişin kıyı şeritlerindeki insani faturasına dikkat çeken araştırmacılardan Northumbria Üniversitesi uzmanı Ines Otosaka, birkaç santimetrelik farkların hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Otosaka, <i>"Bu rakam kulağa çok fazla gelmeyebilir ancak deniz seviyesindeki her 1 santimetrelik artış, her yıl dünyada 2 ila 3 milyon kişinin seller altında kalması anlamına geliyor"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>"Isınmayı yarın durdursak bile erime on yıllar boyunca sürecek"</strong></h3>

<p>Araştırma ekibinde yer alan Andrew Shephard ise buzulların erime hızındaki tarihsel kırılmaya işaret etti. 1970'ler, 1980'ler ve 1990'larda kutup buzullarının görece stabil bir dengede durduğunu hatırlatan Shephard, kitlesel çözülmenin 2010'lu yıllarda dramatik bir ivme kazandığını kaydetti.</p>

<p>Shephard, tablonun taşıdığı gecikmeli tehlikeyi şu ifadelerle açıkladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu son derece endişe verici bir durum; zira bu veriler, buzullardaki söz konusu değişikliklerin küresel ısınmanın on yıllar gerisinde seyrettiğini gösteriyor. Bu da, gezegenin ısınmasını yarın tamamen durdurabilsek bile, bu çözülmenin ve yükselişin on yıllar daha devam etmesini bekleyebileceğimiz anlamına geliyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kutuplarda-kritik-alarm-47-yilda-125-rrilyon-ton-buzul-eridi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/buzul.webp" type="image/jpeg" length="65081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB: Çocukların oyun hakkı için 90 eylem adımı belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-cocuklarin-oyun-hakki-icin-90-eylem-adimi-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-cocuklarin-oyun-hakki-icin-90-eylem-adimi-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB'in yayımladığı Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı kapsamında 6 hedef, 29 politika maddesi ve 90 eylem adımı belirlendi. Planla oyun alanları, teneffüs süreleri ve yerli dijital oyun içerikleri için yeni hedefler oluşturuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong>'nın (MEB) resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, <strong>Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı</strong>na ilişkin bilgilere yer verildi. Belgede çocukların oyun hakkının korunması, oyun kültürünün sürdürülmesi ve oyunun eğitim hayatındaki yerinin güçlendirilmesine yönelik hedef ve eylemler belirlendi.</p>

<h2><strong>Belgede 6 hedef ve 90 eylem adımı yer alıyor</strong></h2>

<p>Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı kapsamında <strong>6 hedef, 29 politika maddesi ve 90 eylem adımı</strong> oluşturuldu.</p>

<p>Planla birlikte oyunun çocukların gelişimindeki ve eğitim sürecindeki rolünün güçlendirilmesi, aynı zamanda oyun kültürünün korunması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Teneffüs ve doğal oyun süreleri korunacak</strong></h3>

<p>Belgede çocukların oyun oynayabilecekleri zaman ve ortamların korunmasına yönelik maddeler de bulunuyor.</p>

<p>Bu kapsamda <strong>teneffüs ve doğal oyun için ayrılan sürelerin korunması</strong> hedefleniyor. Çocukların güvenli ve nitelikli ortamlarda oyun oynayabilmesi için oyun alanlarının geliştirilmesi de planın başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Ulusal oyun envanteri oluşturulacak</strong></h3>

<p>Türkiye'nin oyun kültürünün kayıt altına alınması amacıyla <strong>ulusal oyun envanteri</strong> oluşturulması öngörülüyor.</p>

<p>Bununla birlikte çocukların değerleri oyun aracılığıyla edinmelerinin desteklenmesi ve oyunun eğitim sürecindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. Plan kapsamında <strong>oyunun eğitimin merkezine yerleştirilmesi</strong> amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Yerli dijital oyun içerikleri desteklenecek</strong></h3>

<p>Eylem planında dijital oyunlara da yer verildi. Bu doğrultuda <strong>yerli ve milli dijital oyun içeriklerinin desteklenmesi</strong> hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların oyunla ilişkisini eğitim, kültür ve sosyal hayatla birlikte ele alan plan kapsamında aileler ile yerel yönetimlerin de sürece dahil edilmesi öngörülüyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">“Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı” Yayımlandı 🎈🏃🏻‍♀️🏃🏻‍♂️🪁<br />
<br />
Çocukların oyun hakkını güvence altına almak, oyun kültürünü yaşatmak ve oyunu eğitimin ve sosyal hayatın doğal bir parçası hâline getirmek amacıyla hazırlanan “Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı”… <a href="https://t.co/YEKllT74bU" rel="nofollow">pic.twitter.com/YEKllT74bU</a></p>
— T.C. Millî Eğitim Bakanlığı (@tcmeb) <a href="https://x.com/tcmeb/status/2100151623230083510?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-cocuklarin-oyun-hakki-icin-90-eylem-adimi-belirlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-oyun-politika-belgesi-ve-eylem-plani.png" type="image/jpeg" length="45616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Televizyonda milyonlara resmi sevdirmişti: İki Bob Ross tablosu müzayedede rekor fiyata satışa çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/televizyonda-milyonlara-resmi-sevdirmisti-iki-bob-ross-tablosu-muzayedede-rekor-fiyata-satisa-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/televizyonda-milyonlara-resmi-sevdirmisti-iki-bob-ross-tablosu-muzayedede-rekor-fiyata-satisa-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 yıl önce internet ilanından ucuza alınan iki Bob Ross tablosu açık artırmada servet değerine ulaştı. Eserlerin, sanat piyasasında kırılan peş peşe rekorların ardından müzayedede tahminlerin çok üzerinde bir fiyata satılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Televizyon ekranlarının unutulmaz ressamı Bob Ross’un yaklaşık 10 yıl önce ikinci el ilan sitesi Craigslist üzerinden makul bir fiyata satın alınan iki özgün tablosu, sanat piyasasında yaşanan değer patlamasının ardından büyük bir müzayedeyle alıcı arıyor. Sanatçının eserlerinin son dönemde yüz binlerce dolara satılması, Cincinnati merkezli Caza Sikes galeri ve müzayede evinde satışa sunulan iki tablonun tahminlerin çok üzerinde el değiştirmesi beklentisini doğurdu.</p>

<p><img alt="Bob Ross" class="detail-photo img-fluid" height="1257" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bob-ross.jpg" width="1676" /></p>

<p>Girişimci bir sanatsever tarafından yaklaşık on yıl önce dijital ilan platformu Craigslist üzerinden oldukça uygun bir bedelle edinilen tablolar, Bob Ross’un küresel ölçekte yeniden yükselen popülaritesi sayesinde devasa bir yatırım fırsatına dönüştü. Koleksiyoner, elinde bulundurduğu iki Bob Ross eserini Cincinnati merkezli Caza Sikes galerisinin 15 Eylül açık artırma seçkisine sundu.</p>

<h2><strong>"Tahminleri bilerek temkinli tuttuk, satış fiyatı çok üzerinde olabilir"</strong></h2>

<p>Her iki tablo için 24 bin dolarlık açılış teklifi belirlenirken, müzayede evi eserlerin adet bazında 50 bin ila 75 bin dolar aralığında değer bulacağını öngörüyor. Müzayedeyi yönetecek olan Evan Sikes, son dönemde Ross’un eserlerine yönelik küresel ilgiyi ve satış trendlerini işaret ederek gerçek rakamların bu tahminlerin çok üzerine çıkabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Müzayede stratejisine ilişkin bilgi veren Sikes, <i>"Açık artırmada rekabeti ve teklifleri teşvik etmek amacıyla eserler için genellikle temkinli tahminler belirliyoruz. Tahmini fiyatlar, eseri satışa sunan kişiyle birlikte belirleniyor ve bu rakamlar üzerinde karar kıldık"</i> ifadelerini kullandı. Eser sahibinin 10 yıl önce Craigslist üzerinden ödediği tutarı gizli tuttuğu belirtilse de Sikes, söz konusu rakamın bugünkü piyasa gerçeklerinin katbekat altında sembolik bir meblağ olduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Sanat piyasasında Bob Ross fırtınası</strong></h3>

<p>Yaşamı boyunca yaklaşık 30 bin tablo ürettiği tahmin edilen Bob Ross’un yapıtları, 2009 yılına kadar kurumsal müzayede evlerinde neredeyse hiç işlem görmemişti. Ancak son yıllarda başlayan ilgi dalgası, sanatçının eserlerini çağdaş sanat piyasasının en gözde parçaları arasına taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçının 1993 tarihli <i>"Home in the Valley"</i> adlı tablosu, Kasım 2025’te Bonhams Los Angeles müzayedesinde 229 bin 100 dolara el değiştirmişti. Bu satışı izleyen süreçte, Ocak ayında Bonhams Skinner tarafından açık artırmaya sunulan 1990 tarihli <i>"Change of Seasons"</i> tablosu ise tam 787 bin 900 dolara alıcı bularak sanatçının müzayede rekorunu kırmıştı. Caza Sikes'taki yeni satışın, bu rekorlar silsilesinin yeni bir halkası olup olmayacağı sanat çevrelerince merakla takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/televizyonda-milyonlara-resmi-sevdirmisti-iki-bob-ross-tablosu-muzayedede-rekor-fiyata-satisa-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/05467a54f53210d7f3488c4d205f2dce.webp" type="image/jpeg" length="11965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Hâkim ve savcı atamalarında yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-hakim-ve-savci-atamalarinda-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-hakim-ve-savci-atamalarinda-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek, 2027 Yılı Ana Kararnamesi ile hâkim ve savcı atamalarında yeni bir modele geçileceğini açıkladı. Yeni sistemde hizmet puanı ve puan sıralamasının yanı sıra terfi, teftiş, liyakat ve mesleğe uygunluk kriterleri de dikkate alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section aria-label="Konuşma chat-6cb54191-e2e7-481d-8a15-2c59669f7656">
<p dir="ltr">Adalet Bakanı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanı <strong>Akın Gürlek</strong>, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının görev yeri değişikliklerinde uygulanacak yeni sistemi açıkladı. <strong>2027 Yılı Ana Kararnamesi</strong> ile hayata geçirilmesi planlanan modelde hizmet puanı ve puan sıralaması temel ölçüt olacak.</p>

<p dir="ltr">Yeni sistemde hâkim ve savcıların terfi ve teftiş sonuçlarının yanı sıra liyakat ve mesleğe uygunluk göstergeleri de puanlamaya dahil edilecek.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Hakim ve savcı atamalarında puanlama sistemi</strong></h2>

<p dir="ltr">Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, 2027 Ana Kararnamesi'nden itibaren hâkim ve savcıların atamalarında daha ölçülebilir kriterlerin kullanılması planlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Yeni modelde hizmet puanı, puan sıralaması, terfi sonuçları, teftiş sonuçları, liyakat, mesleğe uygunluk gibi kriterlerin atama sürecinde dikkate alınması öngörülüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Doğu-batı” ayrımı kaldırılacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Yeni sistemle birlikte hâkim ve savcıların atamalarında kullanılan <strong>“doğu-batı” ayrımının kaldırılması</strong> planlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Gürlek, yeni modelle atama süreçlerinde daha nesnel ve ölçülebilir kriterlerin öne çıkarılacağını belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Emeğin ve liyakatin karşılığı daha güçlü olacak"</strong></h3>

<p dir="ltr">Akın Gürlek, yeni sisteme ilişkin değerlendirmesinde, 2027 Ana Kararnamesi ile birlikte atama süreçlerinde emeğin, liyakatin ve mesleki başarının daha güçlü şekilde karşılık bulmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Gürlek, yeni uygulamanın hakkaniyet ve öngörülebilirliği güçlendirmesinin amaçlandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Yeni sistemin yargılamalara etkisi hedefleniyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Gürlek, atama sisteminde yapılacak değişikliğin yalnızca görev yeri belirleme süreciyle sınırlı olmadığını, yargı sisteminin işleyişine de katkı sağlamasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Yeni modelle yargılamaların daha kısa sürede tamamlanması ve yargı sisteminin etkinliğinin artırılmasıamaçlanıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>2026'da 4 bin 967 hâkim ve savcının görev yeri değişti</strong></h3>

<p dir="ltr">HSK, 2026 yılı ana kararnamesi kapsamında hâkim ve savcıların görev yerlerinin belirlenmesine ilişkin atama sürecini yürüttü.</p>

<p dir="ltr">Haziran ayında yayımlanan kararnameyle 4 bin 967 hâkim ve savcının görev yeri değiştirildi.</p>

<p dir="ltr">Yeni sistemin ise 2027 Yılı Ana Kararnamesi ile uygulanmaya başlanması planlanıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-hakim-ve-savci-atamalarinda-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/c290e44c-8a4d-4864-a6b8-8d517e4d7dbe.webp" type="image/jpeg" length="64591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zihni sakinleştirmenin 4 yolu: Birkaç saniyelik "mikro pratikler" stresi azaltıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zihni-sakinlestirmenin-4-yolu-birkac-saniyelik-mikro-pratikler-stresi-azaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zihni-sakinlestirmenin-4-yolu-birkac-saniyelik-mikro-pratikler-stresi-azaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yoğun yaşam temposunda zihni sakinleştirmek için uzun meditasyon seanslarına ihtiyaç kalmadı. Bilimsel araştırmalara göre; kahkaha yogası, 15 saniyelik esneme molaları, üç yavaş nefes ve kısa öz-şefkat dokunuşları gibi yalnızca saniyeler süren "mikro pratikler" stres hormonlarını düşürerek kaygıyı hafifletiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo ve zihinsel yorgunlukla mücadelede uzun meditasyon seansları ya da kapsamlı kişisel bakım rutinleri zorunlu olmayabilir. BBC tarafından derlenen güncel bilimsel araştırmalar; kahkaha yogası, kısa esneme molaları, yavaş nefes alma ve öz-şefkat teması gibi yalnızca saniyeler süren "mikro pratikler"in stres hormonlarını düşürmede, kaygıyı azaltmada ve üretkenliği artırmada güçlü etkiler yarattığını ortaya koydu.</p>

<p>Nörobilim ve psikoloji alanında yürütülen çalışmalar, günlük rutini tamamen değiştirmeden gün içine serpiştirilen mikro molaların sinir sistemi üzerinde dönüştürücü rol oynadığını gösteriyor. Beden ve zihin dengesini korumayı hedefleyen bu pratikler, zaman yetersizliği gerekçesiyle sağlığını öteleyen kent insanı için erişilebilir bilimsel yöntemler sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mizahsız kahkaha depresyonu azaltmada iki kat daha etkili</strong></h3>

<p>Delft Teknoloji Üniversitesi araştırmacısı Natalie Van der Wal’ın yürüttüğü kapsamlı meta-analiz, herhangi bir fıkra ya da mizahi unsura dayanmayan yapay kahkahanın insan psikolojisine etkisini inceledi. Bulgulara göre, bilişsel bir espriye ihtiyaç duyulmadan bedensel bir refleks olarak başlatılan kahkaha, depresyon ve anksiyeteyi geriletmede mizah kaynaklı doğal kahkahaya oranla yaklaşık iki kat daha etkili sonuçlar verdi.</p>

<p>Uygulama; üç derin nefes alarak yapay bir gülme sesi çıkarmakla başlıyor. Beyin, yapay ve gerçek kahkaha arasındaki farkı ayırt edemediği için bedenin başlattığı bu ritim saniyeler içinde gerçek bir rahatlamaya dönüşüyor. Egzersizin sonunda derin bir nefes alarak minnet duyulan bir düşünceye odaklanmak ruh halini hızla dengeliyor.</p>

<h3><strong>Masabaşı çalışanlara 15 saniyelik esneme ile yüzde 15 verimlilik</strong></h3>

<p>Bilgisayar başında uzun saatler hareketsiz kalanlar için geliştirilen "mikro yoga" tekniği, oturma kaynaklı gerginliği kırarak duruş farkındalığı sağlıyor. Araştırmalar, her 15 dakikada bir yalnızca 15 ila 30 saniye süresince esnemenin gün içi üretkenliği ortalama yüzde 15 artırdığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Elleri arkada kenetleyip nefes alırken kolları aşağı uzatarak göğsü yukarı kaldırma şeklinde uygulanan bu hareket, iki ya da üç yavaş nefes boyunca sürdürüldüğünde fiziksel ve psikolojik baskıyı eşzamanlı olarak hafifletiyor.</p>

<h3><strong>Üç yavaş nefes beyin dalgalarını değiştiriyor</strong></h3>

<p>İtalya'daki Napoli Federico II Üniversitesi'nden Amit Kumar tarafından yürütülen çalışma, yavaş ve kontrollü nefes alışverişinin sinir sistemini doğrudan regüle ettiğini kanıtladı. Araştırmaya göre yaklaşık 10 saniye süren üç yavaş ve derin nefes, "savaş ya da kaç" mekanizmasını baskılayarak bedenin onarım ve dinginlikten sorumlu parasempatik sinir sistemini (dinlen ve sindir) devreye sokuyor.</p>

<p>Bu pratik esnasında, sakinlik ve odaklanmayla doğrudan ilişkili olan alfa ve teta beyin dalgalarında belirgin artış kaydedildi. Teknik için rahat bir pozisyonda gözleri kapatıp nefes verme süresini alma süresinden biraz daha uzun tutmak ve havanın akciğerlerdeki hareketine odaklanmak yeterli oluyor.</p>

<h3><strong>20 saniyelik öz-şefkat dokunuşu kortizolü frenliyor</strong></h3>

<p>Araştırmalarda dikkat çeken bir diğer nörobiyolojik etki ise öz-şefkat temasında görüldü. Bireyin ellerini göğsüne ya da karnına koyarak kendisine sıcaklık ve nezaket odaklı yaklaştığı 20 saniyelik pratiklerin, stres hormonu kortizol seviyesini kontrol grubuna göre anlamlı biçimde düşürdüğü belirlendi. Takip çalışmalarında, bu teması alışkanlık haline getiren katılımcıların altı ay sonra öz-şefkat duygularında kalıcı iyileşmeler sağlandığı gözlemlendi.</p>

<p>Uzmanlar, bu uygulamaların tamamını bir kural gibi uygulamak yerine, kişinin kendi yaşam ritmine uygun olan bir veya birkaç yöntemi günün olağan akışına (örneğin bulaşık yıkarken ya da kısa yürüyüşlerde) dahil etmesinin zihinsel dayanıklılığı korumak için yeterli olacağını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zihni-sakinlestirmenin-4-yolu-birkac-saniyelik-mikro-pratikler-stresi-azaltiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/stres-1.webp" type="image/jpeg" length="98753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reuters: THY ile Boeing arasındaki kriz aşıldı: 150 uçaklık anlaşmada imza bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/reuters-thy-ile-boeing-arasindaki-kriz-asildi-150-ucaklik-anlasmada-imza-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/reuters-thy-ile-boeing-arasindaki-kriz-asildi-150-ucaklik-anlasmada-imza-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları'nın motor üreticisi CFM ile yaşadığı bakım ve sanayi işbirliği pürüzleri nedeniyle askıya aldığı 150 adet Boeing 737 MAX siparişinde anlaşma sağlandı. THY'nin masadan kalkma tehdidiyle ertelenen ve Beyaz Saray açısından da kritik önem taşıyan dev sipariş paketinin önümüzdeki hafta imzalanması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları’nın (THY) motor üreticisi CFM International ile yaşadığı bakım ve sanayi işbirliği anlaşmazlığı sebebiyle askıya aldığı 150 adet Boeing 737 MAX siparişinde mutlu sona yaklaşıldı. THY’nin masadan kalkarak Airbus’a yönelme tehdidinde bulunduğu krizin taraflar arasında varılan mutabakatla aşıldığı ve milyarlarca dolarlık dev anlaşmanın önümüzdeki hafta resmiyet kazanacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Reuters’ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre söz konusu 150 adetlik dar gövdeli uçak siparişi, THY’nin toplam 225 uçaklık geniş kapsamlı filo genişletme stratejisinin temel parçasını oluşturuyor. Paket, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bir yıl önce gerçekleştirilen temasların ardından kamuoyuna duyurulmuştu. Ancak THY’nin motor bakım süreçlerine ilişkin yerli sanayi ortaklığı ve fiyatlama talepleri üzerine CFM ile yaşanan gerilim, anlaşmanın resmi imzaya dökülmesini geciktirmişti.</p>

<h3><strong>Pazarlıkların merkezinde "premier" bakım tesisi yer aldı</strong></h3>

<p>Küresel ölçekte havacılık sektöründe baş gösteren tedarik zinciri aksamaları ve fırlayan yedek parça maliyetleri, havayolu şirketlerinin yalnızca gövde alımı değil, motor bakımını da kapsayan uzun vadeli müzakereler yürütmesini zorunlu kılıyor.</p>

<p>Bünyesinde Boeing ve Airbus modellerinden oluşan 400’ü aşkın karma bir filo barındıran THY, sipariş paketindeki 150 adet 737 MAX modeline güç veren CFM motorları için kendi bünyesinde bir onarım tesisi kurmayı hedeflemişti. THY’nin CFM’nin en üst düzey ortakları arasına doğrudan katılarak en gelişmiş motor teknolojilerine hızlı erişim sağlama talebi, geçtiğimiz ekim ayında GE Aerospace Üst Yöneticisi Larry Culp tarafından "müzakerelerin kamuoyu önünde yürütülmesi" şeklinde eleştirilmişti. Kaynaklar, iki taraf arasında yürütülen yoğun temasların ardından sürecin yeniden rayına oturduğunu ve diplomatik bir kriz ihtimalinin tamamen bertaraf edildiğini aktarıyor.</p>

<p>İstanbul Havalimanı merkezli büyümesini aralıksız sürdüren bayrak taşıyıcı, 737 MAX anlaşmasının yanı sıra filosuna yeni uçak tipleri eklemeyi de planlıyor.</p>

<p>Uluslararası Taşımacılık Uçağı Ticaret Topluluğu’nun (ISTAT) düzenlediği sektör konferansında değerlendirmelerde bulunan THY Finans Kıdemli Başkan Yardımcısı Okan Baş, bölgesel operasyonlar için Embraer E2 ve Airbus A220 modellerini yakından incelediklerini belirtti. Baş, geniş gövdeli uçak segmentinde ise uzun menzilli uçuş ağını desteklemek adına Boeing 777X ile Airbus A350-1000 modelleri arasında teknik ve ticari karşılaştırmaların devam ettiğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/reuters-thy-ile-boeing-arasindaki-kriz-asildi-150-ucaklik-anlasmada-imza-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thy-dalaman-ic-hat-ozel-yolcu-salonunu-hizmete-acti.png" type="image/jpeg" length="29676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silivri açıklarında gemi kazası çalışmaları sürüyor: Kayıp 9 mürettebat aranıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/silivri-aciklarinda-gemi-kazasi-calismalari-suruyor-kayip-9-murettebat-araniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/silivri-aciklarinda-gemi-kazasi-calismalari-suruyor-kayip-9-murettebat-araniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki kayıp 9 mürettebat için arama-kurtarma çalışmaları 15'inci gününde devam ediyor. Kazada geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'ın cansız bedenine ulaşılmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Silivri</strong> açıklarında "<strong>Alsu</strong>" isimli gemiyle çarpıştıktan sonra batan "Tuğberk İmamoğlu" adlı geminin kayıp 9 mürettebatını bulmak için yürütülen arama-kurtarma çalışmaları 15'inci gününde devam ediyor.</p>

<p>2 Eylül'de meydana gelen kazanın ardından <strong>Sahil Güvenlik Komutanlığı</strong>, <strong>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü</strong> ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Arama faaliyetleri havadan ve denizden koordineli şekilde gerçekleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Ekipler kaza bölgesinde arama yapıyor</strong></h2>

<p>Ekipler, "<strong>Tuğberk İmamoğlu</strong>" gemisinin battığı bölgede arama ve tarama çalışmalarına devam ediyor. Kaza sahasındaki faaliyetler, ilgili kurumların ekipleri tarafından koordineli biçimde yürütülüyor.</p>

<p>Silivri Sahili'nde ise kayıp mürettebatın yakınlarının bekleyişi sürüyor. Kaymakamlık ve AFAD koordinasyonunda oluşturulan kriz merkezinde toplanan aileler, ekiplerden gelecek haberi bekliyor.</p>

<h3><strong>Gemiler yaklaşık 18 mil açıkta çarpıştı</strong></h3>

<p>Kaza, Silivri açıklarında yaklaşık 18 mil mesafede meydana geldi. Kocaeli'den Aliağa'ya giden "Alsu" isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye seyreden "Tuğberk İmamoğlu" çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın ardından 10 kişilik mürettebatı bulunan "Tuğberk İmamoğlu" battı. Kazanın ardından gemideki 9 kişiye ulaşılması için <strong>arama-kurtarma</strong> çalışmaları başlatıldı.</p>

<h3><strong>Enkazın yeri dördüncü günde tespit edildi</strong></h3>

<p>Kazanın dördüncü gününde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait kurtarma gemisi TCG Akın'ın çalışmalara dahil olmasıyla enkazın yerinin belirlenmesine yönelik faaliyetler yoğunlaştırıldı.</p>

<p>TCG Akın'da bulunan gelişmiş sonar sistemleri ile uzaktan kumandalı su altı aracı (<strong>ROV</strong>) kullanılarak geminin enkazının konumu tespit edildi. Bunun ardından bölgede dalış ve tarama çalışmaları artırıldı.</p>

<h3><strong>Birinci kaptan Yaşar Kayhan'ın cansız bedeni bulundu</strong></h3>

<p>Arama-kurtarma faaliyetleri sırasında önceki gün çatışma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında bir erkek cesedine ulaşıldı.</p>

<p><strong>Adli Tıp Kurumu</strong>'na gönderilen cansız bedenin kimliğinin belirlenmesi için yapılan incelemeler sonucunda kişinin, "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin birinci kaptanı Yaşar Kayhan olduğu tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece kayıp mürettebattan bir kişinin cansız bedenine ulaşılırken, diğer 9 kişiyi bulmak amacıyla bölgedeki arama çalışmaları devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/silivri-aciklarinda-gemi-kazasi-calismalari-suruyor-kayip-9-murettebat-araniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/silivri-aciklarinda-batan-gemideki-kayip-murettebati-arama-calismalari-suruyor.png" type="image/jpeg" length="97376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli'den Öcalan açıklaması: "İmralı'da villa diye birşey yok, 250 metrekarelik konut yapıldı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-ocalan-aciklamasi-imralida-villa-diye-birsey-yok-250-metrekarelik-konut-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-ocalan-aciklamasi-imralida-villa-diye-birsey-yok-250-metrekarelik-konut-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan için hazırlandığı öne sürülen yapıya ilişkin tartışmalara açıklık getirdi. İddia edildiği gibi bir villanın söz konusu olmadığını belirten Bahçeli, cezaevi yerleşkesi içine 250 metrekarelik bir konut yapıldığını ifade ederek; "Orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajlarını aktarsın diye bir konut yapıldı. Yeri geldiğinde gazetecilerle de görüşsün" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_34924deda5637434-65">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmralı Cezaevi'nde Abdullah Öcalan için bir yapı inşa edildiği yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a konuşan Bahçeli, kamuoyunda dile getirilen "villa" tanımlamasını reddederek, cezaevi yerleşkesi içerisine 250 metrekarelik bir konut yapıldığını belirtti. Bahçeli, yapının amacının Öcalan’ın görüşmelerini yürütmesi ve örgütün tasfiyesine yönelik mesajlarını aktarması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gazeteci Nagehan Alçı’nın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği iddiaların ardından başlayan tartışmalara değinen MHP lideri Devlet Bahçeli, söz konusu inşaatın lüks bir konut ya da villa olarak nitelendirilmesinin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Yapının doğrudan cezaevi sınırları içerisinde yer aldığını kaydeden Bahçeli, fiziksel koşullara ve yürütülen sürece dair detayları paylaştı.</p>

<h3 id="p-rc_34924deda5637434-66"><strong>"Görüşmelerini yapsın, mesajlarını aktarsın diye yapıldı"</strong></h3>

<p>Konutun hangi gerekçeyle inşa edildiğine açıklık getiren Bahçeli, mülakatında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_34924deda5637434-67"><i>"Geçenlerde gazeteci Nagehan Alçı geldi. Hanımefendinin aktardıklarından 'villa' yorumu çıkardılar. Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir. Dört tarafı suyla çevrili bir ada. Abdullah Öcalan, zaten 26 yıldır cezaevinde. Yaşı ilerlemiş durumda. Bu süreçte örgütü feshetmesi önemli. 2025’teki açıklamasıyla Şubat 2026’daki açıklamasının birbirinden farksız ve örgütün ortadan kalkması noktasında bu sürecin arkasında olması kıymetli. O arada bir konut yapıldı. Orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajlarını aktarsın diye bir konut yapıldı. Yeri geldiğinde gazetecilerle de görüşsün. Bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır."</i></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>
</blockquote>

<h3 id="p-rc_34924deda5637434-68"><strong>"Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" teklifi</strong></h3>

<p>Açıklamasında sürecin kurumsal çerçevesine de değinen Bahçeli, daha önce kamuoyu gündemine taşıdığı "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" kurulması yönündeki önerisinin arkasında durduğunu kaydetti. Bahçeli, sürecin sağlıklı ve şeffaf bir zeminde ilerlemesi adına söz konusu mekanizmanın geçerliliğini koruduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-ocalan-aciklamasi-imralida-villa-diye-birsey-yok-250-metrekarelik-konut-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/06b69276-b730-4052-8627-bc228a01a255-w.JPG" type="image/jpeg" length="84234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yoğun bakımda tedavi gören Nev'in sağlık durumuna ilişkin yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yogun-bakimda-tedavi-goren-nevin-saglik-durumuna-iliskin-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yogun-bakimda-tedavi-goren-nevin-saglik-durumuna-iliskin-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çoklu organ yetmezliği teşhisiyle kaldırıldığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde entübe edilerek yoğun bakıma alınan ünlü müzisyen Nev'in sağlık durumunda yeni bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_457e1faaa2bca8e8-49">Türk pop ve rock müziğinin 2000'li yıllara damga vuran 57 yaşındaki sevilen ismi Nev (Nevzat Doğansoy), 3 Eylül tarihinde geçirdiği ani bilinç kaybı sonrasında yakınları tarafından Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştırılmıştı. Hastanede hekimlerin yaptığı acil müdahalenin ardından entübe edilen sanatçıda, ileri tetkikler sonucunda çoklu organ yetmezliği tablosu belirlenmiş ve tedavisine yoğun bakım servisinde devam edilmesine karar verilmişti.</p>

<h3 id="p-rc_457e1faaa2bca8e8-50"><strong>"İki gün içinde normal odaya çıkması bekleniyor"</strong></h3>

<p id="p-rc_457e1faaa2bca8e8-51">Günlerdir yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veren usta sanatçının son durumuna ilişkin kamuoyunu rahatlatan açıklama menajerinden geldi. Sanatçının menajeri İlker Ercan, hekim heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından son gelişmeleri aktararak şu bilgileri paylaştı:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_457e1faaa2bca8e8-52"><i>"Solunum cihazından ayrıldı. Doktorlarından aldığım bilgiye göre durumu iyileşme eğiliminde. Tedavi sürecinin seyrine bağlı olarak iki gün içinde yoğun bakımdan çıkarılarak normal odaya alınmasını bekliyoruz."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Sanatçının hayati tehlikeyi atlatmaya başlaması ve bilincinin toparlanması müzik dünyasında ve sevenleri arasında memnuniyetle karşılandı. Hekimlerin sanatçının organ fonksiyonlarını ve genel sağlık parametrelerini yakından takip ettiği, normal servis odasına geçişin ardından nekahat sürecinin başlayacağı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yogun-bakimda-tedavi-goren-nevin-saglik-durumuna-iliskin-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nev.jpg" type="image/jpeg" length="39631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Formula 1 Türkiye'ye dönüyor: Yarış tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/formula-1-turkiyeye-donuyor-yaris-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/formula-1-turkiyeye-donuyor-yaris-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu Formula 1, 6 yıllık aranın ardından yeniden Türkiye’ye dönüyor. FIA Dünya Motor Sporları Konseyi’nin onayladığı takvimde İstanbul Park resmi olarak yer aldı. Yapılan 5 yıllık anlaşma kapsamında Türkiye etabının tarihi de belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açıklanan 2027 yılı yarış programına göre Formula 1 heyecanı, 22 ülkede toplam 24 yarışlık takvimle gerçekleştirilecek. En son 2021 yılında Formula 1 yarışına ev sahipliği yapan İstanbul Park, 2027 sezonundan itibaren beş yıl boyunca kesintisiz olarak takvimde kalacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bakü ve Singapur arasında üçlü yarış serisi</strong></h3>

<p>İstanbul'daki organizasyon, sezonun en yoğun ve lojistik açıdan kritik virajlarından birine denk gelecek. Türkiye Grand Prix’si; 24-26 Eylül’deki Azerbaycan Grand Prix’si ile 8-10 Ekim’deki Singapur Grand Prix’sinin arasına konumlandırıldı. Pilotlar ve takımlar, üç hafta sonunda art arda üç yarış çıkararak kıtalararası zorlu bir etapta mücadele edecek. İstanbul’daki yarış geleneksel yarış formatıyla düzenlenecek, sprint yarışına ev sahipliği yapmayacak.</p>

<p>Daha önce 2005-2011 yılları arasında düzenli olarak yarışlara ev sahipliği yapan Intercity İstanbul Park Pisti, küresel salgın döneminde 2020 ve 2021 takvimlerine dahil edilmiş ve motor sporları dünyasından büyük övgü almıştı.</p>

<h3><strong>Sezon Bahreyn'de başlayıp Abu Dabi'de bitecek</strong></h3>

<p>2027 Formula 1 Dünya Şampiyonası, 12-14 Mart tarihlerinde koşulacak Bahreyn Grand Prix’si ile start alacak ve 10-12 Aralık'ta Abu Dabi’deki geleneksel kapanış etabıyla noktalanacak.</p>

<p>Yeni takvimde Türkiye'nin yanı sıra Portekiz de Portimao Pisti ile 18-20 Haziran tarihlerinde yeniden organizasyona dahil olurken; Zandvoort Pisti'nin organizasyondan çekilmesiyle Hollanda Grand Prix’si takvimden çıkarıldı. İspanya ve Belçika etapları ise dönüşümlü takvim modeline geçirildi. Bu kapsamda Spa-Francorchamps Pisti'ndeki Belçika yarışı 2027'den itibaren tekli yıllarda koşulacak; Barselona'daki İspanya yarışı ise 2028 itibarıyla çiftli yıllarda pistteki yerini alacak.</p>

<p>Formula 1 yönetimi ayrıca yarış takvimindeki sprint hafta sonu sayısını artırdı. 2026'da 6 olan sprint hafta sonu sayısı 2027'de 10'a yükseltildi. Bahreyn, Avustralya, Japonya, Kanada, Monako, Büyük Britanya, İtalya, Brezilya, Katar ve Abu Dabi sprint yarışlarına ev sahipliği yapacak duraklar olarak açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/formula-1-turkiyeye-donuyor-yaris-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/formula-1-1.webp" type="image/jpeg" length="58639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı: Hürmüz krizi AB'ye 90 milyar avro ek maliyet getirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-hurmuz-krizi-abye-90-milyar-avro-ek-maliyet-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-hurmuz-krizi-abye-90-milyar-avro-ek-maliyet-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle ithal fosil yakıtların Avrupa'ya 90 milyar avro ek maliyet getirdiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın <strong>enerji</strong> alanındaki dışa bağımlılığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Von der Leyen, Strazburg'da gerçekleştirilen <strong>Avrupa Parlamentosu (AP</strong>) Genel Kurulu'ndaki yıllık <strong>"Birliğin Durumu"</strong> konuşmasında enerji fiyatları ve Avrupa'nın enerji politikası hakkında mesajlar verdi.</p>

<h2><strong>Enerji fiyatları Avrupa sanayisi için kritik</strong></h2>

<p>Avrupa'da enerji fiyatlarının yapısal olarak yüksek seyretmesinin sanayi açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirten von der Leyen, "Enerji fiyatları yapısal olarak çok yüksek olursa, Avrupa bir sanayi gücü olarak kalamaz” dedi.</p>

<p>Rusya'nın doğal gaz akışını kesmesinin ardından AB'nin enerji tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye yöneldiğini aktaran von der Leyen, aynı dönemde yenilenebilir enerji ile nükleer enerji yatırımlarının da artırıldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Hürmüz krizi 90 milyar avro ek maliyet oluşturdu</strong></h3>

<p>Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, Avrupa'nın ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığının ekonomik yükünü yeniden gündeme getirdiğini söyleyen von der Leyen, krizin maliyetine ilişkin rakam paylaştı.</p>

<p>Von der Leyen, Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların başlamasından bu yana ithal fosil yakıtların AB'ye 90 milyar avro ilave maliyet çıkardığını belirtti. Bu harcamaya karşın Avrupa'nın fazladan enerji miktarı elde etmediğini ifade eden von der Leyen, kendi temiz enerji kaynaklarına yönelik yatırımların hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Temiz enerji kaynaklarına yatırım çağrısı</strong></h3>

<p>Von der Leyen, Avrupa'nın enerji bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve biyometan gibi farklı kaynakların <strong>teknolojik tarafsızlık</strong> yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu kaynakların kullanımının Avrupa'nın dış enerji bağımlılığını azaltacağını ve enerji fiyatlarının düşmesine katkı sağlayacağını belirten von der Leyen, enerji bağımsızlığı için elektriğin toplam enerji tüketimindeki payının artırılmasına işaret etti.</p>

<h3><strong>2040 hedefi elektrik kullanımını iki katına çıkarmak</strong></h3>

<p>AB Komisyonu Başkanı, Avrupa'nın toplam enerji tüketimi içinde elektriğin payını 2040'a kadar iki katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.</p>

<p>Bu hedefin hayata geçirilmesi durumunda Avrupa'nın yıllık fosil yakıt ithalatı için ödediği faturanın <strong>260 milyar avro azalabileceğini</strong> kaydeden von der Leyen, elektrifikasyonun enerji bağımsızlığı açısından önemine dikkati çekti.</p>

<h3><strong>80 gigavatın üzerinde yenilenebilir kapasite kuruldu</strong></h3>

<p>Geçen yıl Avrupa'da 80 gigavattan fazla <strong>yenilenebilir enerji </strong>kapasitesinin devreye alındığını aktaran von der Leyen, bunun yaklaşık altı katı büyüklüğündeki kapasitenin ise halen elektrik şebekesine bağlanmayı beklediğini söyledi.</p>

<p>Von der Leyen, yenilenebilir kapasitenin sisteme daha hızlı dahil edilebilmesi için elektrik şebekelerine yatırımların hızlandırılması gerektiğini belirtti. Bağlantı işlemlerinin daha hızlı tamamlanması ve enerji depolama kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini de ifade eden von der Leyen, Avrupa'nın enerji geleceğinde <strong>elektrifikasyonun</strong> belirleyici olacağını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-hurmuz-krizi-abye-90-milyar-avro-ek-maliyet-getirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hurmuz-bogazindaki-kriz-abnin-fosil-yakit-faturasini-90-milyar-avro-artirdi.png" type="image/jpeg" length="55349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorine yeni zam yolda: 100 lirayı aşabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/motorine-yeni-zam-yolda-100-lirayi-asabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/motorine-yeni-zam-yolda-100-lirayi-asabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akaryakıt ürünlerinde peş peşe gelen fiyat artışlarına bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre önce yapılan 6,59 TL'lik artışın ardından motorinin litre satış fiyatına bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere yeni bir zam yapılması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası petrol piyasaları ve döviz kurlarındaki hareketliliğin etkisiyle akaryakıt fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir devam ediyor. Son olarak uygulanan 6,59 TL'lik zammın ardından Bitlis ve Hakkari gibi illerde 98,47 TL'ye kadar çıkan motorin fiyatı, megakent İstanbul genelinde 95 TL sınırının üzerine tırmanmıştı. Sektör temsilcilerinden aktarılan son verilere göre bu gece yarısından itibaren geçerli olacak 4,62 TL'lik ek zamla birlikte Türkiye genelinde motorin fiyatları üç haneli rakamlara adım atacak.</p>

<h3><strong>Pompada yeni tarife: 100 lira barajı aşılıyor</strong></h3>

<p>Beklenen artışın gerçekleşmesi durumunda İstanbul'da motorinin litresi Avrupa Yakası'nda 100,22 TL'ye, Anadolu Yakası'nda ise 100,08 TL'ye yükselecek. Başkent Ankara'da litresi 101,37 TL'ye ulaşacak olan motorin, İzmir'de ise 101,64 TL seviyesinden satılacak. Nakliye maliyetlerinin eklendiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki birçok kentte ise litre fiyatı 103 TL barajını test edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Büyükşehirlerde güncel pompa fiyatları</strong></h3>

<p>Zam öncesi büyükşehirlerde geçerli olan mevcut akaryakıt pompa fiyatları şu şekilde sıralanıyor:</p>

<p>İstanbul Avrupa Yakası'nda benzin 80,26 TL, motorin 95,60 TL ve LPG 34,99 TL düzeyinde işlem görüyor. Anadolu Yakası'nda ise benzin 80,12 TL, motorin 95,46 TL ve LPG 34,39 TL'den satılıyor.</p>

<p>Ankara genelinde benzinin litre fiyatı 81,25 TL, motorinin litresi 96,75 TL ve LPG 35,09 TL bandında seyrederken; İzmir'de benzin 81,52 TL, motorin 97,02 TL ve LPG 34,99 TL olarak pompaya yansıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/motorine-yeni-zam-yolda-100-lirayi-asabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tabela-degisti-motorin-ve-benzine-zam-geldi-1jpg.webp" type="image/jpeg" length="86280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerbirliği'nde yeni stat özlemi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirliginde-yeni-stat-ozlemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirliginde-yeni-stat-ozlemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerbirliği’nde Başkan Arda Çakmak, 19 Mayıs Stadı’nın hizmete gireceği günü dört gözle beklediklerini açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de bir türlü istikrarı sağlayamayan ve oynadığı 5 maçta topladığı 7 puanla 13. sıraya kadar gerileyen Gençlerbirliği, yeni 19 Mayıs Stadı’nın açılışını şu dönemde dört gözle bekliyor.<br />
Son 5 yıl içinde 12 genel kurul gerçekleştiren ve seçilen yöneticilerle bir türlü uyum sağlayamayan Gençlerbirliği’nde Başkan Arda Çakmak, inşaatı bu yılın sonunda tamamlanması planlanan 19 Mayıs Stadı’nın hizmete gireceği günü dört gözle beklediklerini açıkladı.<br />
Başkan Çakmak, işlerin düzelmeye başladığının müjdesini verirken konuyla ilgili şöyle konuştu:<br />
“Yeni stadın resmi açılışının 29 Ekim’de yapılması planlanıyor. Açılışın gerçekleşmesi halinde, ligin ikinci yarısındaki iç saha maçlarımızı yeni statta oynamak istiyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başakşehir karşılaşmasını da değerlendiren Çakmak, iki mağlup takımın karşı karşıya geleceğini vurgulayarak, "Puana ihtiyaç duyulan, keyifli bir maç olacağını düşünüyorum. İyi olan ve hak eden taraf kazansın, umarım o da biz oluruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirliginde-yeni-stat-ozlemi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-cakmak-1.jpg" type="image/jpeg" length="31242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Tuğgeneral Anton Grunis Ukrayna'da hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-tuggeneral-anton-grunis-ukraynada-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-tuggeneral-anton-grunis-ukraynada-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'dan yapılan açıklamada, 4. Motorize Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral Anton Grunis'in Ukrayna'daki çatışmalarda hayatını kaybettiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Silahlı Kuvvetleri Ana Askeri Siyasi Müdürlüğü Başkan Yardımcısı <strong>Tümgeneral Apti Alaudinov</strong>, 4. Motorize Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral Anton Grunis'in <strong>Ukrayna</strong>'daki çatışmalarda yaşamını yitirdiğini duyurdu.</p>

<h2><strong>Grunis'in hayatını kaybettiği açıklandı</strong></h2>

<p>Alaudinov, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Grunis'in ölümüne ilişkin bilgi verdi. Tümgeneral Alaudinov, açıklamasında 4. Motorize Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral Anton Grunis'in görevini yerine getirirken hayatını kaybettiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece <strong>Rusya</strong>'nın Güney Askeri Kuvvetleri bünyesinde görev yapan tugay komutanlarından Grunis'in Ukrayna'daki çatışmalarda öldüğü duyurulmuş oldu.</p>

<h3><strong>Putin'e Konstantinovka hakkında bilgi vermişti</strong></h3>

<p>Tuğgeneral Anton Grunis, 3 Temmuz'da Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>'e Donetsk bölgesinde bulunan Konstantinovka şehrinin ele geçirilmesine ilişkin yürütülen süreç hakkında bilgi vermişti.</p>

<p>Grunis'in Putin'e yaptığı bilgilendirme, kentteki çatışmalar ve Rus birliklerinin bölgedeki faaliyetleri kapsamında gerçekleşmişti.</p>

<h3><strong>Ağustos sonunda "Rusya Kahramanı" unvanı verilmişti</strong></h3>

<p>Grunis'e ağustos ayının sonunda <strong>"Rusya Kahramanı"</strong> unvanı verilmişti. <strong>Rusya</strong>'nın Güney Askeri Kuvvetlerine bağlı 4. Motorize Piyade Tugayı'nın komutanlığını yürüten Grunis, Ukrayna'daki çatışmalar sırasında hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-tuggeneral-anton-grunis-ukraynada-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rus-komutan-anton-grunis-ukraynadaki-catismalarda-hayatini-kaybetti.png" type="image/jpeg" length="85385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel Le Figaro'ya yazdı: "Türkiye 21. yüzyılın incelikli otoriterliğini gösteren önemli bir örnek"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-le-figaroya-yazdi-turkiye-21-yuzyilin-incelikli-otoriterligini-gosteren-onemli-bir-ornek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-le-figaroya-yazdi-turkiye-21-yuzyilin-incelikli-otoriterligini-gosteren-onemli-bir-ornek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız Le Figaro gazetesi için kaleme aldığı makalede Türkiye'deki demokratik kurumların ve siyasi rekabetin aşındığını belirtti. Demokrasilerin aniden değil adım adım zayıflatıldığını vurgulayan Özel, asıl tehlikenin iktidarın kimin rakip olacağına karar vermeye başlaması ve kontrollü bir muhalefet yaratması olduğunu kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransa merkezli Le Figaro gazetesi için kaleme aldığı makalede Türkiye'deki demokratik kurumların işleyişi, siyasi rekabet koşulları ve yerel yönetimler üzerindeki baskılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Türkiye, 21'inci yüzyılın incelikli otoriterliğinin nasıl göründüğünü ortaya koyan çarpıcı bir örnek" başlığıyla yayımlanan yazıda Özel, demokrasilerin aniden değil adım adım aşındığını belirterek, "Asıl tehlike, iktidarın rakiplerini sandıkta yenmeye çalışmakla yetinmeyip kimin kendisine rakip olabileceğine karar vermeye başlamasıyla ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yazısında Avrupa tarihinin demokratik sistemlerin çöküşüne dair sunduğu derslere değinen Özgür Özel, demokrasilerin nadiren bir anda yok olduğunu, kurumların biçimsel olarak varlığını korurken içeriğinin boşaltılabileceğini kaydetti. Özel, seçimlerin yapılmasına ve parlamentoların çalışmasına karşın işleyişin dönüştüğünü ifade ederek, <i>"Seçimler yapılmaya, mahkemeler açık kalmaya, muhalefet partileri varlığını sürdürmeye ve parlamentolar çalışmaya devam edebilir. Ancak siyasi rekabetin koşulları zaman içinde iktidar lehine öylesine değişir ki iktidarı sınırlamak için kurulmuş kurumlar sonunda onu koruyan araçlara dönüşür"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>"Siyasi güç giderek Erdoğan'ın etrafında toplandı"</strong></h2>

<p>Son yirmi yıllık süreçteki yönetim yapısına işaret eden Özel, makalesinde şu tespitleri aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Son 20 yılda Türkiye'de siyasi güç giderek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafında toplandı. Yargı bağımsızlığı zayıfladı, medyanın önemli bir bölümü hükümet kontrolüne geçti, gazeteciler yargılamalarla karşı karşıya kaldı, gösteriler kısıtlandı ve şirketlere el konuldu."</i></p>
</blockquote>

<p>Muhalefet yönetimindeki belediyelerin baskı altına alındığını savunan Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Mart 2025'teki tutuklanma sürecini örnek gösterdi. Söz konusu dönemde sosyal medya platformlarına erişimin 42 saat yavaşlatıldığını, yüzlerce hesaba erişim engeli getirildiğini ve protestoların engellendiğini belirten Özel, <i>"Otuzdan fazla muhalefet belediye başkanı tutuklandı ya da görevden uzaklaştırıldı. Belediyeler adli, idari ve mali baskılarla karşı karşıya kaldı"</i> dedi. İmamoğlu'nun en güçlü cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıktığı evrede tutuklandığını kaydeden Özel, aile şirketine el konulduğunu, görsel kullanımının yasaklandığını ve cezaevinde yazdığı kitabın sansürlendiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Amaç kontrollü bir muhalefet yaratmak"</strong></h3>

<p>Siyasi rekabet alanının daraltılmasının nihai sonucunu "kontrollü muhalefet" kavramıyla açıklayan Özel, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Asıl tehlike, iktidarın rakiplerini sandıkta yenmeye çalışmakla yetinmeyip kimin kendisine rakip olabileceğine karar vermeye başlamasıyla ortaya çıkar. Amaç, sesini ancak belirlenen sınırlar içinde çıkarabilen ve iktidardakilerin yerini alma imkânı bulunmayan bir muhalefet yaratmaktır. Demokratik kurumlar varlıklarını sürdürebilirken, onları gerçekten demokratik kılan koşullar aşama aşama zayıflatılabilir ve sonunda ele geçirilebilir. Bir demokrasiyi demokrasi yapan yalnızca kurumların varlığı değildir. Asıl güvence, bu kurumların bağımsızlığıdır."</i></p>
</blockquote>

<p>Kendi siyasi hareketinin kuruluşuna da değinen Özel, <i>"Yeni Parti bu inançtan doğdu. Ana muhalefet partisinin liderliğinden uzaklaştırılıp yerime başka bir isim getirildikten sonra, 90 milletvekiliyle birlikte partiyi kurdum"</i> bilgisini vererek, bu tablonun muhalefeti bölme ve mevcut dengelerle uyumlu bir yönetim tesis etme amacı taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Stratejik önem ile demokratik meşruiyet aynı şey değil"</strong></h3>

<p>Türkiye'de halkın sandığa ve demokrasiye olan inancının yüksek katılım oranlarıyla kanıtlandığını bildiren Özel, dışarıdan bir model dayatılmasına ihtiyaç olmadığını vurgulayarak, <i>"Bugün asıl soru, yurttaşların demokratik tercihlerinin siyasi iktidara dönüşmesine hâlâ izin verilip verilmediğidir"</i> dedi.</p>

<p>Avrupa ülkelerinin Türkiye ilişkilerinde jeopolitik dengeleri merkeze almasını eleştiren Özel, makalesini şu çağrıyla tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Avrupa Türkiye'ye NATO, göç, Ukrayna, Karadeniz, enerji, Suriye ve Orta Doğu gibi konular üzerinden bakıyor. Oysa stratejik önem ile demokratik meşruiyet aynı şey değildir. Jeopolitik fayda, otoriterliği daha az otoriter yapmaz. Aynı şekilde stratejik gereklilik de demokrasinin aşınmasını daha az tehlikeli hale getirmez. Öngörülebilirliği kişiler değil, kurumlar sağlar. Avrupa ne demokrasileri dışarıdan kurtarabileceğini düşünmeli ne stratejik zorunlulukları gerekçe göstererek demokratik aşınmaya sırtını dönmelidir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-le-figaroya-yazdi-turkiye-21-yuzyilin-incelikli-otoriterligini-gosteren-onemli-bir-ornek</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ozgur-ozel-uskudarda-konustu-bize-sinemler-ekremler-yeter-hainleri-tepe-tepe-kullansinlar-dpjn.jpg" type="image/jpeg" length="95744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[37. Ankara Film Festivali'nin Onur Ödülleri açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/37-ankara-film-festivalinin-onur-odulleri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/37-ankara-film-festivalinin-onur-odulleri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 12-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek 37. Ankara Film Festivali'nin Onur Ödülleri açıklandı. Aziz Nesin Emek Ödülü Demet Akbağ'a, Sanat Çınarı Ödülü Bülent Ortaçgil'e, Kitle İletişim Ödülü Atilla Dorsay'a verilecek. Vakıf Özel Ödülleri ise Bige Önal ve Boran Kuzum'un olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen <strong>37. Ankara Film Festivali'nin Onur Ödülleri</strong> belli oldu. 12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde Demet Akbağ, Bülent Ortaçgil, Atilla Dorsay, Bige Önal ve Boran Kuzum ödüle layık görüldü.</p>

<p>Festival, <strong>12 Kasım'da Kızılay Büyülü Fener Sineması'nda</strong> başlayacak. Onur Ödülleri ise aynı akşam düzenlenecek özel törende sahiplerine takdim edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Aziz Nesin Emek Ödülü Demet Akbağ'a</strong></h2>

<p>Bu yıl <strong>Aziz Nesin Emek Ödülü</strong>, oyuncu Demet Akbağ'a verilecek.</p>

<p>İstanbul Belediye Konservatuvarı'ndan mezun olduktan sonra Kent Oyuncuları, Devekuşu Kabare, Dormen Tiyatrosu ve Ortaoyuncular gibi önemli tiyatro topluluklarında sahne alan Akbağ; <i>Otogargara</i>, <i>Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?</i>, <i>Bana Bir Şeyhler Oluyor</i> ve <i>Aydınlıkevler</i> gibi tiyatro oyunlarının yanı sıra <i>Baldız ve Bacanak</i> ve <i>Bir Demet Tiyatro</i> gibi yapımlarda rol aldı.</p>

<p>Akbağ'ın sinema kariyerinde ise <i>Vizontele</i>, <i>Neredesin Firuze</i>, <i>Organize İşler</i>, <i>O... Çocukları</i>, <i>Eyyvah Eyvah</i>, <i>Kurtuluş Son Durak</i>, <i>Hükümet Kadın</i> ve <i>Kış Uykusu</i> gibi filmler yer alıyor.</p>

<p>Vakıf, ödülün Akbağ'a 40 yılı aşkın süredir sinema, tiyatro ve kültür hayatına sunduğu katkılar nedeniyle verileceğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Sanat Çınarı Ödülü Bülent Ortaçgil'in</strong></h3>

<p>Festivalin <strong>Sanat Çınarı Ödülü</strong> ise müzisyen Bülent Ortaçgil'e sunulacak.</p>

<p>Müzik çalışmalarına Ankara'da başlayan Ortaçgil, 1974 yılında yayımlanan <i>Benimle Oynar Mısın?</i> albümüyle müzik kariyerine adım attı. Folk, caz ve rock türlerini Türkçe sözlerle buluşturan sanatçı, <i>Oyuna Devam</i> ve <i>Eski Defterler</i> gibi albümleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.</p>

<p>Ödülün, Ortaçgil'in yarım asrı aşan müzik kariyeri ve müzik kültürüne katkıları nedeniyle verileceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Kitle İletişim Ödülü Atilla Dorsay'a</strong></h3>

<p><strong>2026 Kitle İletişim Ödülü</strong>, sinema yazarı Atilla Dorsay'ın olacak.</p>

<p>1966 yılında sinema yazarlığına başlayan Dorsay; Cumhuriyet, Milliyet, Sabah ve T24 gibi yayınlarda sinema yazıları kaleme aldı. Sinema Yazarları Derneği'nin (SİYAD) kurucusu ve onursal başkanı olan Dorsay, FIPRESCI Türkiye temsilciliğinin yanı sıra TRT 2'deki programları ve 50'yi aşkın kitabıyla sinema kültürüne katkı sundu.</p>

<p>Vakıf, ödülün Dorsay'a sinema kültürünün geniş kitlelere ulaşmasına ve sanat ile toplum arasında bağ kurulmasına sunduğu katkılar nedeniyle verileceğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Vakıf Özel Ödülleri Bige Önal ve Boran Kuzum'a</strong></h3>

<p>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı'nın genç kuşak sanatçılara verdiği <strong>Vakıf Özel Ödülleri</strong> bu yıl oyuncular Bige Önal ve Boran Kuzum'a takdim edilecek.</p>

<p>Bige Önal'ın farklı karakterlerdeki oyunculuk performansları ve <i>Martıların Efendisi</i>, <i>10 Saniye</i> ile <i>Buradayım, İyiyim</i> gibi bağımsız yapımlardaki çalışmaları ödül gerekçeleri arasında gösterildi.</p>

<p>Boran Kuzum ise farklı dönem ve karakterleri canlandırdığı yapımlardaki performansı, tiyatro geçmişi ve Türkiye yapımlarının uluslararası alanda görünürlüğüne katkıları nedeniyle ödüle değer görüldü.</p>

<h3><strong>Ödüller 12 Kasım'da verilecek</strong></h3>

<p><strong>37. Ankara Film Festivali Onur Ödülleri</strong>, 12 Kasım 2026 Perşembe akşamı düzenlenecek özel törende sahiplerine verilecek.</p>

<p>Festival, <strong>12-20 Kasım 2026</strong> tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması'nda sinemaseverlerle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/37-ankara-film-festivalinin-onur-odulleri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-16-121918.png" type="image/jpeg" length="92289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen'den Çin uyarısı: "Ticaret açığı günde 1 milyar avroya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyenden-cin-uyarisi-ticaret-acigi-gunde-1-milyar-avroya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyenden-cin-uyarisi-ticaret-acigi-gunde-1-milyar-avroya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirdiği yıllık "Birliğin Durumu" konuşmasında Çin ile olan ticari dengesizliğe dikkat çekti. Birliğin Çin ile ticaret açığının günlük 1 milyar avroya tırmandığını belirten von der Leyen, bu durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda hitap eden AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Pekin yönetimiyle yürütülen ekonomik ilişkileri ve Avrupa sanayisinin karşı karşıya olduğu yapısal tehditleri değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin ile olan dış ticaret açığının kritik sınırları aştığını ifade eden von der Leyen, <i>"Çin'le ticaret açığımız artık günde 1 milyar avro. Bu durum sürdürülemez. Bazıları ikinci Çin şokunun yaklaştığını söylüyor ancak bu şok çoktan başladı."</i> ifadelerini kullandı. Çin kaynaklı haksız rekabet ve damping baskısının Avrupa genelindeki fabrikalarda ve üretim havzalarında derinden hissedildiğini aktaran AB Komisyonu Başkanı, mevcut sürecin kıta genelinde sanayisizleşmeye ve fabrika kapanmalarına yol açtığını kaydetti.</p>

<h3><strong>"Diyalog yetmez, eyleme geçeceğiz"</strong></h3>

<p>Ticari ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturtulması için Pekin yönetimiyle diplomatik temasların sürdüğünü ancak müzakerelerin artık somut neticeler doğurması gerektiğini bildiren von der Leyen, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Çok açık olmak istiyorum. İlişkilerimizi yeniden dengelemek için elimizdeki bütün araçları kullanacağız. Sözler iyidir ancak eylemler daha iyidir. Çin'deki zayıflayan iç talep, onların Avrupa pazarına olan ihtiyacını artırıyor. Dolayısıyla adil bir çözüm geliştirmek her iki tarafın da menfaatinedir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Kritik ham maddelerde yeni kuruluş geliyor</strong></h3>

<p>Avrupa’nın Çin'e olan stratejik bağımlılığının Birliğin güvenliğini doğrudan tehdit ettiğine dikkat çeken von der Leyen, AB'nin pek çok kritik ham maddede Çin'e yüzde 80'in üzerinde, bazı nadir toprak elementlerinde ise yüzde 90 düzeyinde bağımlı olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Bu asimetrik bağımlılığı kırmak amacıyla hiçbir AB ülkesinin tek başına yeterli olamayacağını belirten von der Leyen, ortak bir "Avrupa Kritik Hammaddeler Kuruluşu" kurulacağını duyurdu. Yeni yapının elektrikli araçlar, mikroçipler, bataryalar, yeşil dönüşüm teknolojileri ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan ham maddelerin güvenli tedarikini sağlayacağı ve ortak stratejik rezervler oluşturacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-baskani-von-der-leyenden-cin-uyarisi-ticaret-acigi-gunde-1-milyar-avroya-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/von-der-leyen-1.jpg" type="image/jpeg" length="15144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun’da narkotik operasyonu: 7 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/samsunda-narkotik-operasyonu-7-supheli-gozaltina-alindi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/samsunda-narkotik-operasyonu-7-supheli-gozaltina-alindi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da uyuşturucu operasyonu düzenlendi. İlkadım'daki çalışmada 7 şüpheli gözaltına alınırken 8 bin sentetik ecza hapı, 32,68 gram sentetik uyuşturucu ve 9 bin 650 lira ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Samsun</strong>'da uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmada 7 <strong>şüpheli</strong> gözaltına alındı. Operasyon, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İlkadım ilçesinde gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ekipler şüphelileri takibe aldı</strong></h2>

<p>Narkotik ekipleri, ilçede uyuşturucu ticareti ve kullanımının önüne geçilmesine yönelik çalışma kapsamında belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi.</p>

<p>Çalışma kapsamında şüphelilerin üzerleri, kullandıkları araçlar ve ikametleri kontrol edildi. Gerçekleştirilen aramalarda uyuşturucu madde ve uyuşturucu kullanımında kullanılan çeşitli materyaller tespit edildi.</p>

<h3><strong>Aramalarda sentetik ecza ve uyuşturucu ele geçirildi</strong></h3>

<p>Şüphelilerin üzerlerinde, araçlarında ve adreslerinde yapılan aramalarda 8 bin sentetik ecza hapı bulundu. Aramalarda ayrıca 32,68 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi.</p>

<p>Ekipler, incelemeler sırasında uyuşturucu madde kullanımında kullanılan aparat ile hassas teraziye de el koydu.</p>

<p>Operasyonda ayrıca uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 9 bin 650 lira para ele geçirildi.</p>

<h3><strong>7 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında belirlenen 7 zanlı ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında uyuşturucu ticareti ve kullanımına yönelik yürütülen çalışma kapsamında gerekli işlemlerin sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/samsunda-narkotik-operasyonu-7-supheli-gozaltina-alindi-1</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/samsunda-uyusturucu-operasyonunda-7-zanli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="45933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pera Müzesi’nde "Yazar-Editör Sohbetleri" başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pera-muzesinde-yazar-editor-sohbetleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pera-muzesinde-yazar-editor-sohbetleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pera Müzesi, Atlas Publishing Lab işbirliğiyle hayata geçirilen "Yazar-Editör Sohbetleri" serisini edebiyat ve sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Serinin ilk buluşmasında; çevirmen, şair ve araştırmacı Kıymet Erzincan Kına ile sanat pratiğini doğayla kurduğu temas üzerine inşa eden sanatçı Emine Boyner aynı sahnede bir araya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pera Müzesi tarafından yapılan açıklamaya göre etkinlik, 24 Eylül Perşembe günü saat 19.00'da Pera Müzesi Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek. Söyleşi; insanın doğayla, toprakla ve içinde nefes aldığı coğrafyayla kurduğu köklü, kadim bağları modern edebiyat ve sanat anlatılarının sınırlarını aşan çok katmanlı bir bakış açısıyla masaya yatırmayı hedefliyor.</p>

<p>Farklı yaratıcı disiplinlerden gelen iki ismi bir araya getirecek olan buluşmada Kıymet Erzincan Kına, metinler, edebiyat teorisi ve çeviri eksenindeki zengin deneyimlerini dinleyicilerle paylaşacak. Emine Boyner ise bitkiler, toprak, mekân, aidiyet ve beden arasındaki geçirgen ilişkilere odaklanan güncel sanat pratiği üzerinden sohbete görsel ve kavramsal bir boyut kazandıracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve sanat meraklılarına açık olacak etkinlik, ücretsiz olarak takip edilebilecek. Katılım için herhangi bir rezervasyon şartı aranmazken, salona girişlerin etkinlik saati öncesinde geliş sırasına göre yapılacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pera-muzesinde-yazar-editor-sohbetleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pera-muzesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="47716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bologna'da Domenico Tedesco dönemi erken bitti: Yerine gelen isim belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bolognada-domenico-tedesco-donemi-erken-bitti-yerine-gelen-isim-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bolognada-domenico-tedesco-donemi-erken-bitti-yerine-gelen-isim-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya Serie A ekiplerinden Bologna, sezona istediği başlangıcı yapamayan teknik direktör Domenico Tedesco ile yollarını ayırdı. Ligde geride kalan ilk 4 haftada galibiyet alamayan İtalyan çalıştırıcının görevine son verilirken, takımın başına vakit kaybetmeden İtalyan teknik adam Raffaele Palladino getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Serie A’da yeni sezona büyük hedeflerle giren ancak beklenen skorları alamayan Bologna'da fatura teknik heyete kesildi. Kırmızı-lacivertli kulüpten yapılan resmi açıklamada, 39 yaşındaki teknik adamla yolların ayrıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Takımın teknik direktörü Domenico Tedesco'nun görevine son verildi. Kulüp, sergilediği profesyonellik ve yetkinlikten dolayı kendisine içtenlikle teşekkür eder. Kendisine ve ekibine gelecekteki kariyerlerinde başarılar diler."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>İlk 4 haftada yalnızca 1 puan çıkarabildi</strong></h3>

<p>Geçtiğimiz sezon Süper Lig devi Fenerbahçe'yi çalıştıran İtalyan teknik direktörün Bologna macerası kısa sürdü. Bu sezon Serie A'da takımın başında çıktığı 4 lig müsabakasında 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet alan Tedesco, galibiyetle tanışamadan koltuğunu kaybetti.</p>

<p>Ayrılık kararının hemen ardından yeni patronunu belirleyen İtalyan ekibi, takımı bir diğer yerli çalıştırıcı Raffaele Palladino'ya emanet ettiğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bolognada-domenico-tedesco-donemi-erken-bitti-yerine-gelen-isim-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/fenerbahcenin-son-hocasi-tedesco-bolognanin-yeni-teknik-direktoru-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="45154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="17430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="90784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="19303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="56489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="47281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="91656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="21380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="10402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="74653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="55204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="37029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="56921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="90722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="47261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="51373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="30939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="12940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="37497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="96627"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
