<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2026 15:15:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Ergin'in tutuklanmasının ardından Ümit Özdağ'dan destek mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-erginin-tutuklanmasinin-ardindan-umit-ozdagdan-destek-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fatih-erginin-tutuklanmasinin-ardindan-umit-ozdagdan-destek-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, gazeteci Fatih Ergin’in tutuklanmasının ardından sosyal medya hesabı üzerinden destek mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, gazeteci Fatih Ergin’in tutuklanmasının ardından X hesabı üzerinden mesaj yayımladı.</p>

<p>Özdağ'ın paylaşımında “Fatih Ergin iyi bir gazetecidir. Tutuklanması zamanın ruhunun gereğidir. Geçmiş olsun sevgili Fatih... Bu da geçer elbet” ifadeleri yer aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Fatih Ergin iyi bir gazetecidir. Tutuklanması zamanın ruhunun gereğidir. Geçmiş olsun sevgili Fatih….Bu da geçer elbet. <a href="https://x.com/zaferpartisi?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@zaferpartisi</a> <a href="https://x.com/zpgencresmi?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@zpgencresmi</a> <a href="https://x.com/ZPKadinAile?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@ZPKadinAile</a> <a href="https://t.co/rW8qAU3cSY" rel="nofollow">pic.twitter.com/rW8qAU3cSY</a></p>
— Ümit Özdağ (@umitozdag) <a href="https://x.com/umitozdag/status/2104848047041626324?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-erginin-tutuklanmasinin-ardindan-umit-ozdagdan-destek-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fatih-erginin-tutuklanmasinin-ardindan-umit-ozdagdan-destek-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="51507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO'dan İHA savunması için “Drone Edge” hamlesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/natodan-iha-savunmasi-icin-drone-edge-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/natodan-iha-savunmasi-icin-drone-edge-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İHA tehditlerine karşı düşük maliyetli savunma sistemlerinin güçlendirileceğini açıkladı. Rutte, Ankara Zirvesi'nde duyurulan "Drone Edge" girişimine de işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte</strong>, İttifakın İHA tehditlerine karşı savunma kapasitesini geliştireceğini belirtti. Brüksel'deki NATO Karargahı'nda Litvanya Başbakanı Mindaugas Sinkevicius ile ortak basın toplantısı düzenleyen Rutte, düşük maliyetli İHA karşıtı sistemlerin güçlendirileceğini söyledi.</p>

<p>Rutte, iki hafta önce Litvanya'nın Siauliai kentinde görev yapan iki İtalyan Eurofighter savaş uçağının ülke hava sahasını ihlal eden bir İHA'yı düşürdüğünü hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>NATO, İHA tehditlerine karşı savunmayı güçlendirecek</strong></h2>

<p>NATO'nun müttefik ülkelerin topraklarını farklı yönlerden gelebilecek tehditlere karşı koruduğunu belirten Rutte, "NATO, müttefik topraklarının her karışını, her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunur" ifadesini kullandı.</p>

<p>NATO Genel Sekreteri, doğu kanadında tekrarlanan hava sahası ihlallerinin hava tehditlerinin niteliğinde değişim yaşandığını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>İttifakın, hava tehditlerine karşı koruma sağlamak amacıyla çok katmanlı ve 360 derecelik yaklaşımı bulunan entegre hava ve füze savunma sistemlerini güçlendirdiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Drone Edge ile İHA karşıtı sistemlere odaklanılacak</strong></h3>

<p>Rutte, Ankara Zirvesi'nde duyurulan "Drone Edge" gibi girişimlerle İHA tehditlerine karşı önlemler alındığını ifade etti. NATO'nun Ankara Zirvesi'nde Drone Edge kapsamında karşı-İHA kabiliyetlerine yönelik yatırımlar açıklanmıştı.</p>

<p>Yaklaşımın maliyet boyutuna da dikkat çeken Rutte, şöyle dedi:</p>

<p>"Düşük maliyetli tehditlere karşı yüksek teknolojili savaş uçakları kullanmak zorunda kalmamak amacıyla, daha düşük maliyetli İHA karşıtı savunma sistemlerini güçlendireceğiz."</p>

<h3><strong>NATO'dan Ukrayna'ya destek mesajı</strong></h3>

<p>Rutte, Rusya'nın NATO müttefiklerine yönelik "pervasız" eylemlerini sürdürdüğünü ve bunlarla Ukrayna'ya verilen desteğin durdurulmasının amaçlandığını değerlendirdi.</p>

<p>NATO Genel Sekreteri, Kiev'e yönelik desteğin devam edeceğini belirterek, İttifakın hibrit tehditlere karşı kullanabileceği tüm müdahale seçeneklerine sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Litvanya'dan NATO'nun doğu kanadına ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>Litvanya Başbakanı Mindaugas Sinkevicius da Rutte ile NATO'nun caydırıcılığı, savunma kapasitesi, doğu kanadındaki hazırlık durumu ve Ukrayna'ya verilen destek başlıklarını görüştüklerini aktardı.</p>

<p>Sinkevicius, Avrupa'daki güvenlik durumunun "zorlu ve gergin" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Litvanya Başbakanı ayrıca, bir Alman tugayının 2027 sonuna kadar Litvanya'da konuşlandırılmasına yönelik hazırlıkların planlandığı şekilde devam ettiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/natodan-iha-savunmasi-icin-drone-edge-hamlesi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/natodan-iha-savunmasi-icin-drone-edge-hamlesi.png" type="image/jpeg" length="93171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: 117 kalp merkezinde sağlık hizmeti veriliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-117-kalp-merkezinde-saglik-hizmeti-veriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-117-kalp-merkezinde-saglik-hizmeti-veriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kamu hastanelerinde 101 erişkin ve 16 pediatrik olmak üzere 117 kalp merkezi hizmet veriyor. Bu merkezlerde geçen yıl 46, 2026'nın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanlığı</strong>nın kamu hastanelerindeki kalp merkezlerinde kalp ve damar hastalıklarına yönelik tanı, tedavi ve takip hizmetleri sürdürülüyor. Bakanlık bünyesinde 101 erişkin ve 16 pediatrik olmak üzere toplam 117 kalp merkezi faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, <strong>kalp ve damar hastalıklar</strong>ının insanların yaşam süresiyle birlikte günlük aktivitelerini ve genel yaşam kalitesini doğrudan etkileyebildiği belirtildi.</p>

<p>Özellikle erken yaşlarda kazanılan sağlıksız yaşam alışkanlıklarının <strong>kalp sağlığ</strong>ı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabileceği ve ilerleyen dönemlerde ciddi hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>117 kalp merkezinde kapsamlı hizmet sunuluyor</strong></h2>

<p>Kalp ve damar sağlığının korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının edinilmesi, risklerin erken dönemde tespit edilmesi ve uygun tedavinin uygulanmasının önem taşıdığı bildirildi.</p>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının <strong>teşhis</strong> ve tedavisi için kamu hastanelerinde hizmet veren 101 erişkin kalp merkezi ile 16 pediatrik kalp merkezinin koordineli şekilde çalıştığı aktarıldı.</p>

<p>İleri tıbbi imkanlara ve uzman sağlık kadrolarına sahip merkezlerde başta kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi olmak üzere ilgili tıp branşlarının işbirliğiyle hastaların süreçleri birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu merkezlerde erken tanıdan ileri tedavilere kadar farklı sağlık hizmetleri sunulurken, ileri düzey kalp yetmezliği bulunan ve gerekli tıbbi koşulları karşılayan hastalar da değerlendirmeye alınıyor.</p>

<h3><strong>Kalp nakillerinin takibi de uzman ekiplerce yapılıyor</strong></h3>

<p>Kalp merkezleri, gerekli durumlarda kalp nakline ilişkin işlemlerin yürütülmesinde de önemli görev üstleniyor.</p>

<p>Kamu hastanelerinde geçen yıl 46 kalp nakli gerçekleştirilirken, 2026'nın ilk yarısında 11 kalp nakli yapıldı. <strong>Nakil</strong> uygulanan hastaların işlem sonrasındaki takip ve tedavileri de uzman sağlık ekiplerinin gözetiminde devam ediyor.</p>

<p>Bakanlık bünyesindeki kalp merkezleri sayesinde vatandaşların kalp ve damar hastalıklarına yönelik sağlık hizmetlerine daha hızlı ulaşabilmesine imkan sağlanırken, ciddi kalp hastalıklarında ileri tanı ve tedavi yöntemlerinden yararlanılmasının da önü açılıyor.</p>

<h3><strong>Kalp hastalıklarına karşı koruyucu sağlık çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasını önlemeye yönelik çalışmalar da koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birinci basamak <strong>sağlık</strong> kuruluşlarında kalp ve damar hastalıklarına ilişkin risk değerlendirmeleri gerçekleştirilirken, hipertansiyon ve diyabet gibi önemli risk faktörlerinin erken tespiti ve kontrol altında tutulmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p>Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımını azaltmaya yönelik mücadele devam ederken, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin günlük yaşama dahil edilmesi teşvik ediliyor. Bunun yanında toplumun sağlık okuryazarlığını geliştirmeye yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetleri gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>Kalp sağlığında riskleri hastalık oluşmadan azaltmak hedefleniyor</strong></h3>

<p>Kalp sağlığının korunmasının yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi uygulanmasından ibaret olmadığı, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını da kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirdiği vurgulandı.</p>

<p>Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, sağlıklı ve dengeli beslenilmesi, günlük fiziksel hareketin artırılması ve ideal vücut ağırlığının korunması önem taşıyor.</p>

<p>Kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin düzenli şekilde kontrol ettirilmesi ve aile hekimine başvurularak kalp ve damar hastalıkları açısından risk değerlendirmesi yaptırılması da öneriliyor.</p>

<p>Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtilerinin ortaya çıkması halinde ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörleriyle bağlantılı olduğu belirtilirken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireylerin yaşam kalitesinin yükseltilebileceği hem de toplum genelindeki <strong>hastalık</strong> yükünün azaltılabileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakanligi-117-kalp-merkezinde-saglik-hizmeti-veriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saglik-bakanligi-117-kalp-merkeziyle-ileri-tani-ve-tedavi-hizmeti-sunuyor.png" type="image/jpeg" length="17661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'dan transfer müjdesi: "Devre arasında kısmetse alacağız onu"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-baskani-serdal-adalidan-transfer-mujdesi-devre-arasinda-kismetse-alacagiz-onu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-baskani-serdal-adalidan-transfer-mujdesi-devre-arasinda-kismetse-alacagiz-onu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, kulübün gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunurken taraftara da transfer mesajı verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Anadolu Ajansı Spor Masası'nın konuğu olan<strong> </strong>Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı; takımın sezon başlangıcını, şampiyonluk hedefini, ara transfer dönemindeki planlamayı ve hakem kararlarına yönelik eleştirilerini değerlendirdi.</p>

<h1 dir="ltr"><strong>Beşiktaş'ta seçim kararı</strong></h1>

<p dir="ltr">Tüzükte bazı değişiklikler yapmayı planladıklarını ancak çalışmanın kapsamının genişlemesi nedeniyle sürecin tamamlanamadığını belirten Serdal Adalı, yeniden yönetim kurmak için seçime gitme kararı aldıklarını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Adalı, "Tüzükte değişecek maddelerden birisi de görev süresinin 2 yıla düşmesiydi. 3-5 maddelik bir değişiklik yapmayı düşünüyorduk ama divan başkanıyla konuştuktan sonra daha geniş kapsamlı bir değişiklik yapmayı düşündük. O nedenle yetişmedi. Yönetim kurulunda yorulan arkadaşlar var, dışarıdan yardımcı olayım diyen arkadaşlar var. O yüzden yeniden bir yönetim kurmak için seçime gitmeye karar verdik" ifadelerini kullandı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Beşiktaş'ın şampiyonluktan başka düşüncesi olmaz"</strong></h2>

<p dir="ltr">Futbol takımının sezon başlangıcını da değerlendiren Adalı, Beşiktaş'ın hedefinin şampiyonluk olduğunu vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Kadroda büyük bir değişime gittiklerini belirten Adalı, yaklaşık 30 oyuncunun değiştiğini söyledi. Adalı, "Beşiktaş'ın şampiyonluktan başka bir düşüncesi olmaz. Türkiye liglerinde örneği olmadığı gibi Avrupa'da da pek örneği olmayan bir şekilde futbol takımımızın neredeyse tamamını değiştirdik bu süreçte. 30'a yakın oyuncu değiştirdik. Haliyle bunların bir uyum süreci oluyor. Ben biraz daha tedbirli yaklaşıyordum, 6-7 haftayı kazasız belasız geçirir miyiz diye düşünürken inanılmaz bir başlangıç yaptık" dedi.</p>

<p dir="ltr">Kadro planlamasına uygun hareket edilmesinin başarı getirdiğini ifade eden Adalı, takımın henüz tam anlamıyla hazır olmadığını belirterek milli aranın ardından daha iyi bir görüntü beklediğini söyledi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Beşiktaş'ta devre arası transferi için flaş sözler</strong></h2>

<p dir="ltr">Serdal Adalı, ara transfer döneminde yapılacak çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Transfer planlamasının sürdüğünü belirten Adalı, plan dışında yeni bir fırsatın ortaya çıkabileceğini de söyledi.</p>

<p dir="ltr">Adalı, "Devre arası transferi için plan doğrultusunda gidiyoruz. Planlamanın dışında birisi çıkar mı bilmiyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Adalı, teknik direktör Italiano'nun özellikle istediği bir oyuncu olup olmadığı sorusuna ise dikkat çeken bir yanıt verdi.</p>

<p dir="ltr">Tecrübeli yönetici, "Var, devre arasında kısmetse alacağız onu" diyerek söz konusu oyuncunun transfer edilebileceğinin sinyalini verdi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"İstediğimiz transferlerin yüzde 90'ını gerçekleştirdik"</strong></h2>

<p dir="ltr">İtalyan basınında Italiano'nun "Benden şampiyonluk beklemiyorlar" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Adalı, teknik direktörün şampiyonluk hedefinin bulunduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Adalı, "Hoca öyle bir röportaj vermiş ama hocanın aklında şampiyonluk var. O da temkinli konuşuyor. Transfer ekibi hiç durmadı. Statta Graf çalışıyor, Ümraniye'de Önder Özen ve ekibi çalışıyor. İstediğimiz transferlerin yüzde 90'ını gerçekleştirdik. Devre arasında da bir iki transfer yapacağız" dedi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>MHK eleştirisi</strong></h2>

<p dir="ltr">TFF'nin bazı çalışmalarını olumlu bulduğunu belirten Adalı, Merkez Hakem Kurulu konusunda ise eleştirilerini sürdürdü.</p>

<p dir="ltr">Adalı, "TFF'nin iyi yaptığı şeyler de var ama MHK konusunda maalesef çok ısrarcılar. Lig inanılmaz hatalarla başladı. İnşallah iyi olur diye dua ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Beşiktaş'ın hakem kararlarından olumsuz etkilendiğini savunan Adalı, "Sanki Beşiktaş'ın önünü kesmek için olaylar gerçekleşiyor! Ligde altı haftada herkesin 'evet' dediği altı golümüz iptal ediliyor. Penaltıları saymıyorum, verileni saymıyorum" diye konuştu.</p>

<p dir="ltr">Saha içindeki yumruk olayının kendileri açısından daha önemli olduğunu belirten Adalı, konunun düzeltilmesi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-baskani-serdal-adalidan-transfer-mujdesi-devre-arasinda-kismetse-alacagiz-onu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/besiktas-serdal-adali.png" type="image/jpeg" length="15274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varlık Ekim 2026 sayısında "Gıdıklanan Özneden Buharlaşan Özneye" başlıklığıyla raflarda]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/varlik-ekim-2026-sayisinda-gidiklanan-ozneden-buharlasan-ozneye-baslikligiyla-raflarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/varlik-ekim-2026-sayisinda-gidiklanan-ozneden-buharlasan-ozneye-baslikligiyla-raflarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edebiyat ve düşünce dergisi Varlık, Ekim 2026 sayısında çağdaş insanın kimlik krizini "Gıdıklanan Özneden Buharlaşan Özneye" başlıklı özel dosyayla ele alıyor. Nil Sakman, Barış Acar, Selçuk Orhan ve Semiramis Yağcıoğlu’nun yazılarıyla katkı sunduğu sayıda; algoritmik yankı odalarından tüketim kapitalizmine, yapay zekâ tartışmalarından ekolojik eşiğe kadar günümüz insanının öznelliğini yitirme süreçleri edebiyat ve felsefe ekseninde sorgulanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_95f4d23f258abcf2-33"><a href="http://varlik.com.tr" rel="nofollow"><strong>Varlık</strong></a>, Ekim 2026 tarihli yeni sayısında günümüz insanının dönüşen kimliğini ve ontolojik açmazlarını masaya yatırıyor. Derginin bu ayki dosya konusu <strong>“Gıdıklanan Özneden Buharlaşan Özneye”</strong> başlığını taşıyor. Dosyaya felsefe, edebiyat ve eleştiri dünyasından Nil Sakman, Barış Acar, Selçuk Orhan ve Semiramis Yağcıoğlu kapsamlı inceleme ve yazılarıyla katkı sunuyor.</p>

<p id="p-rc_95f4d23f258abcf2-34">Dosya kapsamında; modern felsefenin merkezine yerleşen "özne" kavramının dijitalleşme, algoritmik yankı odaları, tüketim kültürü, yapay zekâ ve ekolojik kriz karşısında nasıl aşındığı ve "buharlaşma" eşiğine geldiği disiplinler arası bir perspektifle irdeleniyor.</p>

<h2><strong>Aşkın benlikten insan sonrası akışkanlığa</strong></h2>

<p id="p-rc_95f4d23f258abcf2-35">Dosyanın ilk yazısında <strong>Nil Sakman</strong>, <i>“Özne Akışkanlığının Olanakları”</i> başlıklı çalışmasıyla insan merkezli modern paradigmanın 20. yüzyıldan itibaren geçirdiği kırılmaları inceliyor. Richard Sennett’ın aşkın sekülerlikten içkin sekülerliğe geçiş tezinden hareket eden Sakman; Virginia Woolf, George Eliot ve Clarice Lispector’ın metinlerindeki edebî ve epistemolojik dönüşümleri çözümlüyor. İnsanın kendisini doğanın efendisi sayan kartezyen kibrini terk etmesi gerektiğini vurgulayan yazar, Rosi Braidotti’nin "Zoe" ve "kaozmos" kavramları eşliğinde insanın gezegen, canlılar ve nesnelerle eşitlikçi ve akışkan bir bağ kurma olanaklarını tartışıyor.</p>

<h3><strong>Dijital çağın yankı odalarında "Buharlaşan Özne"</strong></h3>

<p id="p-rc_95f4d23f258abcf2-36">Dosyaya adını veren kavramsal çerçeveyi çizen <strong>Barış Acar</strong>, <i>“‘Gıdıklanan Özne’den ‘Buharlaşan Özne’ye”</i> başlıklı yazısında Kant’tan Hegel’e, Marx’tan Foucault, Deleuze, Lacan ve Žižek’e uzanan geniş bir felsefi hat kuruyor. Öznenin sabit bir cevher değil; iktidar, dil ve tarihsel ilişkiler ağı içinde kurulan bir süreç olduğunu hatırlatan Acar; Žižek’in "gıdıklanan özne" metaforundan yola çıkıyor. Algoritmik yankı odaları, dijital medya ve hakikat sonrası siyaset çağında özneyi eleştirel kılacak "öteki"nin kaybolduğuna dikkat çeken yazar; narsisistik kültür ve tüketim kapitalizminin dayattığı keyif buyruğu altında öznenin politik direncini yitirerek giderek "buharlaşan" bir varlığa dönüştüğünü savunuyor.</p>

<h3><strong>Yapay zekâ ve hayvan deneyimi karşısında insan eşiği</strong></h3>

<p id="p-rc_95f4d23f258abcf2-37">Yazar <strong>Selçuk Orhan</strong>, <i>“İnsan Olmanın Eşiği”</i> başlıklı makalesinde insan türünün ayrıcalıklı konumunu hem yapay zekâ teknolojileri hem de hayvan bilinci ekseninde sorguluyor. Başka canlı türlerinin dünyasını anlama çabamızın kaçınılmaz olarak insan algısının sınırlarına takıldığını belirten Orhan, günümüz yapay zekâ dil modellerinin sembolik çıktılar üretmesine rağmen bilinçli bir varoluşa ya da anlam iradesine sahip olmadığını ifade ediyor. Okuma ve yazma eylemlerinin algoritmalara devredilmesinin iletişimi anlamsız dijital verilere indirgeme riski taşıdığı uyarısını yapan Orhan, insanın özgüllüğünü bilinç ve anlam üretme kapasitesinde temellendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>David Szalay romanında özneleşememe hali</strong></h3>

<p id="p-rc_95f4d23f258abcf2-38">Dosyanın edebiyat eleştirisi ayağında ise <strong>Semiramis Yağcıoğlu</strong>, <i>“David Szalay’ın Beden Romanında Yaşanan Beden, Kurulamayan Anlam ve Özneleşmenin İmkânsızlığı”</i> başlıklı yazısıyla yer alıyor. Szalay’ın romanındaki István karakterinin yaşadığı travmaları ve kayıpları bütünlüklü bir hayat hikâyesine dönüştürememe sürecini irdeleyen Yağcıoğlu; Sartre, Merleau-Ponty, Benveniste ve Iser’in kuramsal yaklaşımlarını bir araya getiriyor. Karakterin deneyimlerini dille simgeleştiremediği için edilgin kaldığını vurgulayan yazar, romanın parçalı ve eksiltili yapısının çağımız insanının özneleşme imkânsızlığını simgelediğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/varlik-ekim-2026-sayisinda-gidiklanan-ozneden-buharlasan-ozneye-baslikligiyla-raflarda</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-58.png" type="image/jpeg" length="40696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okullarda psikolojik danışmanlık uyarısı: Bir danışmana en fazla 250 öğrenci öneriliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/okullarda-psikolojik-danismanlik-uyarisi-bir-danismana-en-fazla-250-ogrenci-oneriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/okullarda-psikolojik-danismanlik-uyarisi-bir-danismana-en-fazla-250-ogrenci-oneriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemine dikkat çekildi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, bir danışmanın sorumlu olduğu öğrenci sayısının ihtiyaçlara yanıt verebilecek düzeyde olması gerektiğini belirterek danışman başına en fazla 250 öğrenci önerildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği </strong>Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, 30 Eylül Psikolojik Danışmanlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, okullarda psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Deniz, psikolojik danışmanlığın kişilerin kendilerini tanımalarına, sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmalarına, karşılaştıkları sorunlarla baş etmelerine ve geleceklerine ilişkin sağlıklı kararlar almalarına destek sağlayan bir meslek alanı olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Psikolojik Danışmanlar Günü 37 yıllık geçmişe dayanıyor</strong></h2>

<p>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneğinin ilk genel kurulunun 30 Eylül 1989'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Deniz, derneğin 2020 yılında bu tarihi "<strong>Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü</strong>" olarak ilan ettiğini aktardı.</p>

<p>Deniz, 37 yıllık birikimin psikolojik danışmanlık alanının bilimsel ve mesleki açıdan gelişmesine katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Çocukların ve gençlerin dijital teknolojilerin etkisiyle önceki nesillere kıyasla farklı imkanlara eriştiğine dikkati çeken Deniz, bununla birlikte yeni sorun alanlarının da ortaya çıktığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akran ve <strong>siber zorbalık</strong>, problemli teknoloji kullanımı, sınav kaygısı, arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan sorunlar, aile içindeki problemlerin çocuklara yansıması, gelecek kaygısı ve meslek seçimine ilişkin belirsizliklerin okullarda sık karşılaşılan konular arasında yer aldığını belirten Deniz, çocukların gelişim sürecinde kendilerini tanıma, güçlü yönlerini keşfetme, sağlıklı ilişkiler kurma, karar alma ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenme gibi ihtiyaçlarının da bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Deniz, tüm bu değişimlerin arasında temel bir ihtiyacın öne çıktığını belirterek bunun "anlaşılmak" olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Psikolojik danışmanlık yalnızca sorunlara müdahaleyle sınırlı değil</strong></h3>

<p><strong>Psikolojik</strong> danışma ve rehberlik hizmetlerine yalnızca ciddi bir sorun ortaya çıktığında ihtiyaç duyulduğu yönünde yaygın bir anlayış bulunduğunu belirten Deniz, bu yaklaşımın doğru olmadığını vurguladı.</p>

<p>Günümüzde psikolojik danışmanların, sorunların ortaya çıkmasının ardından müdahale etmenin yanı sıra çocukların gelişimini destekleyen ve sorunların oluşmasını önlemeye yönelik çalışmalara da odaklandığını aktardı.</p>

<p>Deniz, okullarda görev yapan<strong> psikolojik danışmanları</strong>n bireysel problemlerle ilgilenmenin yanı sıra öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sunduğunu, öğretmenler ve ailelerle ortak çalışmalar yürüttüğünü, önleyici programlar hazırladığını ve riskleri erken aşamada fark etmeye çalıştığını belirtti.</p>

<h3><strong>Bir danışmana düşen öğrenci sayısına dikkat çekti</strong></h3>

<p>Okullarda psikolojik danışman bulunmasının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Deniz, danışman başına düşen öğrenci sayısının da hizmetin niteliği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Deniz, <strong>Amerikan Okul Psikolojik Danışmanları Derneği</strong>nin bir danışman için en fazla 250 öğrenci önerdiğini belirterek, yüzlerce öğrencinin bulunduğu okullarda her öğrenciyi tanımanın, riskleri erken fark etmenin, bireysel ve grup çalışmaları yürütmenin, öğretmen ve ailelerle işbirliği yapmanın ve önleyici programları sürdürmenin ciddi bir kapasite gerektirdiğini kaydetti.</p>

<p>Uzun süredir gündemde bulunan psikolojik danışman ve rehber öğretmen norm kadro düzenlemesinin yalnızca bir istihdam konusu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Deniz, meselenin öğrencilerin ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşabilmesi açısından ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Deniz, temel hedefin çocukların ihtiyaç duydukları desteğe zamanında, yeterli ve nitelikli biçimde erişebilmesi olduğunu belirterek, bu alanda atılacak olumlu adımların çocuklar, gençler, aileler, okullar ve toplum açısından karşılık bulacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/okullarda-psikolojik-danismanlik-uyarisi-bir-danismana-en-fazla-250-ogrenci-oneriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turk-pdr-derneginden-okullardaki-psikolojik-danisman-sayisinin-artirilmasi-onerisi.png" type="image/jpeg" length="38622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TKP'li Okuyan'dan fon krizi tepkisi: "Tek bir istifayla bu soygunun üstü örtülemez, sorumlular yargılansın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tkpli-okuyandan-fon-krizi-tepkisi-tek-bir-istifayla-bu-soygunun-ustu-ortulemez-sorumlular-yargilansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tkpli-okuyandan-fon-krizi-tepkisi-tek-bir-istifayla-bu-soygunun-ustu-ortulemez-sorumlular-yargilansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, kamuoyunda infial yaratan fon krizine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin tek bir istifayla kapatılamayacağını vurguladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasını "bedel bu olamaz" diyerek değerlendiren Okuyan; bürokrasi, şirketler ve siyaset üçgenindeki tüm sorumluların yargılanması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Katıldığı canlı yayın programında konuşan Okuyan, yaşanan skandalın basit bir vurgun olmadığını, bürokrasiden siyasete uzanan kapsamlı bir mekanizma içerdiğini belirterek, sürecin tek bir istifayla geçiştirilemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın görevinden istifa etmesini değerlendiren Okuyan, iktidarın krizden ağır bir yara aldığını ve "temizleniyoruz" söyleminin inandırıcı olmadığını savundu.</p>

<h2><strong>"Maliye küçük şirketlerin tepesine binerken bu balon neden izlendi?"</strong></h2>

<p>İktidarın finansal hareketleri denetleme konusundaki çifte standardını eleştiren Okuyan, Tera ve bağlantılı kurumlara işaret ederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"AKP buradan ciddi bir yara aldı. Ortada sadece bir istifa var, bunun bedeli bu olamaz. 'Muhalefet yapmadı, üzerine gidiyorlar' deniyor. Neyin üzerine gidiliyor? Tera ve diğer kurumların içine girdiği bu soygunun dolaylı yoldan ilişkilendiği bütün sorumluların görevden alınıp yargılanması gerekir. Maliye vergi toplarken bu rakamların altındaki hareketlere sahip küçük şirketlerin tepesine biniyor. Bu yatırımcıların hareketleri takip edilmiyor mu? İnternette yayınlanan her şeyi takip eden bekçiler var. En az 8-9 isim ayrıntı vererek buradaki balonu zaten ihbar etmişti."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Erdoğan bu süreçten güçlenerek çıkmayı deneyebilir ama zincir çok uzun"</strong></h2>

<p>İktidarın kamuoyundaki algıyı yönetme çabalarına dikkat çeken Okuyan, krizin izole edilemeyecek kadar büyük olduğunu ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Yani 'kendimizi temizliyoruz' masalı anlatmasınlar. İktidar inandırıcılığını ciddi şekilde yitirdi. Memlekette 'Erdoğan iyi, çevresi kötü' hikayesine inanan çok; Erdoğan bu süreçten kendisini güçlendirerek çıkmayı deneyebilir, bunun belirtileri var. Ancak buradan güçlenerek çıkamayacaklar, çünkü zincir çok uzun. Şirketler, bürokrasiden gelen aktörler ve siyaset bağlantıları var. Bu meseleyi izole edemezler. 'İş patladığı andan itibaren meseleye el koyduk' görüntüsü de veremediler. Dağılma hali sürüyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Piyasa sistemi yoksuldan sermayeye kaynak transferidir"</strong></h3>

<p>Finansal sistemin meşruiyetinin sorgulanması gerektiğini belirten Okuyan, iktisatçılar Prof. Dr. Aziz Konukman ve Prof. Dr. Oğuz Oyan’ın tespitlerine atıfta bulunarak vergi politikalarını eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye’de nakit para neredeyse yok, para akışı kayıt altında. Ancak toplam vergi gelirlerinin milli hasıladaki payı artmıyor. Kaçak nerede? Patronlara sağlanan istisnalar ve muafiyetlerde. İster borsa ister bahis ister Hazine arazisi satışı ya da ihaleler olsun; tamamında sermaye sınıfına dolaylı yoldan kaynak aktarılıyor. Bu bir soygundur ve sadece teşhir etmek yetmez; buna karşı mücadelenin örgütlenmesi gerekir. Çok sevilen piyasa ekonomisi ve sistem tam olarak budur."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Deniz Göktaş'ın tahliyesine ilişkin değerlendirme</strong></h3>

<p>Programda, tutukluluğu sona eren komedyen Deniz Göktaş'ın tahliyesine de değinen Okuyan, geçmiş olsun dileklerini ileterek, "'Yaşasın adalet' diyebilecek durumda değiliz. Zaten son derece anlamsız bir süreçti. 'Mizahçının işi çok kolay Türkiye'de' denir; ben öyle olduğunu düşünmüyorum, mizah burada gerçekle rekabet halinde" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tkpli-okuyandan-fon-krizi-tepkisi-tek-bir-istifayla-bu-soygunun-ustu-ortulemez-sorumlular-yargilansin</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kemal-okuyan-2.jpg" type="image/jpeg" length="25116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek, Ahmet Şık hakkında suç duyurusunda bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-ahmet-sik-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-ahmet-sik-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "fon soruşturması" hakkında çeşitli iddialarda bulunan TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık için suç duyurusunda bulunurken, ayrıca manevi tazminat davası açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili <strong>Ahmet Şık</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda fon soruşturmaları ile Süzer Plaza üzerinden yargı ve iktidar arasındaki ilişkilere yönelik çeşitli iddialar ortaya attı. Şık, paylaşımında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması talebiyle 6 soru yöneltti.</p>

<p><strong>Cumhuriyet'in haberine göre </strong>bunun ardından<strong> Adalet Bakanı Akın Gürlek</strong>, Ahmet Şık hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>

<h2><strong>Gürlek'ten hem suç duyurusu hem manevi tazminat davası</strong></h2>

<p>Akın Gürlek tarafından Ahmet Şık hakkında suç duyurusunun yanı sıra manevi tazminat davası da açıldı.</p>

<p>Gürlek'in avukatı Abdullah Adır, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek'in kira durumuna ilişkin gündeme getirdiği iddialara yanıt verdi.</p>

<p>Abdullah Adır'ın açıklamasında, Akın Gürlek ile eşinin Adalet Bakanlığı tarafından tahsis edilen lojmanda yaşadığı ifade edildi. Açıklamada, çiftin bunun dışında başka bir konut kiraladığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p>

<p>Şık'ın iddialarına ilişkin açıklamada, “Elinde bir kira sözleşmesi ve ödeme belgesi varsa bunu derhal kamuoyuyla paylaşmalıdır” ifadesi kullanıldı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Ahmet Şık, daha önce "fon soruşturması" kapsamında çeşitli iddiaları gündeme getirmişti.</p>

<p>Şık, son sosyal medya paylaşımında ise fon soruşturmaları ve Süzer Plaza üzerinden yargı ile iktidar arasındaki ilişkilere yönelik iddialarda bulundu.</p>

<p>Şık, paylaşımında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması amacıyla 6 soru yöneltti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ahmet Şık, paylaşımında Süzer Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Baran Süzer'in 2025 yılının sonlarında İstanbul'da gerçekleştirilen bir uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alındığını ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını hatırlattı.</p>

<p>Şık, Akın Gürlek'in başsavcılık görevinde bulunduğu dönemde gerçekleştiğini belirttiği operasyonla ilgili paylaşımında "Bu Süzer Plaza çok hareketli bir yer" ifadesinin ardından çeşitli iddialar ortaya attı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cumhuriyet.com.tr</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlek-ahmet-sik-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/akin-gurlek-7.png" type="image/jpeg" length="25765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Togg T6X ne zaman satışa çıkacak, fiyatı ne kadar olacak? İşte yeni model için açıklanan detaylar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/togg-t6x-ne-zaman-satisa-cikacak-fiyati-ne-kadar-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/togg-t6x-ne-zaman-satisa-cikacak-fiyati-ne-kadar-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Togg'un yeni modeli T6X ne zaman çıkacak? Togg T6X fiyatı ne kadar olacak? T10X ve T10F'in ardından ürün gamını genişletmesi planlanan model için satış sürecine ilişkin hangi bilgiler açıklandı? T6X'in kampanya seçenekleri ve teknik özellikleri konusunda hangi detaylar belli oldu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Togg'un yeni modeli T6X için satış takvimi ve fiyat hedefi gündemde. Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı'nın açıklamalarına göre T6X için talep toplama sürecinin Haziran 2027'de başlaması, ilk araçların ise aynı ayın sonunda kullanıcılara sevk edilmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>T6X'in fiyatında ise yaklaşık 1 milyon 300 bin TL seviyesindeki hedefin korunduğu belirtiliyor. Ancak bu rakamın kesinleşmiş satış fiyatı olmadığı, şirketin mevcut fiyat hedefini ifade ettiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Togg T6X ne zaman çıkacak?</strong></h2>

<p>Togg T6X için açıklanan takvim Haziran 2027'yi işaret ediyor. Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 31 Ağustos 2026'da yaptığı açıklamada yeni model için gelecek yıl haziran ayında talep toplamaya başlayacaklarını ve ayın sonundan itibaren araçları kullanıcılara göndermeyi planladıklarını açıkladı.</p>

<p>Buna göre T6X için süreç iki aşamada ilerleyecek. İlk olarak Haziran 2027'de talep toplama sürecinin başlaması, ardından ilk araçların aynı ayın sonunda sevk edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu tarih, şirketin mevcut planını gösteriyor. T6X'in satış sürecine ilişkin nihai takvim ve teslimat programında ilerleyen dönemde değişiklik olup olmayacağı ise yeni açıklamalarla netleşecek.</p>

<h3><strong>Togg T6X fiyatı ne kadar olacak?</strong></h3>

<p>T6X için açıklanan fiyat hedefi yaklaşık 1,3 milyon TL seviyesinde. Fuat Tosyalı, daha önce gündeme gelen bu hedef fiyatın değişmediğini belirtti.</p>

<p>Ancak 1 milyon 300 bin TL rakamının kesin satış fiyatı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Şirket tarafından açıklanan rakam şu aşamada bir fiyat hedefi niteliğinde bulunuyor. Nihai liste fiyatının, modelin satışa çıkacağı dönemde belirlenmesi bekleniyor.</p>

<p>2027 yılına kadar fiyatlandırmayı etkileyebilecek maliyetler, vergiler ve satış koşullarındaki değişiklikler nedeniyle T6X'in satış fiyatının açıklanan hedef rakamdan farklılaşması mümkün.</p>

<p><img alt="TOGG, yerli otomobil, elektrikli araç, TOGG kampanya, T10X, yerli üretim, otomobil desteği, elektrikli araç sahibi olma, İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-5e4be01ba3488a383bde61421cf5b494.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>T6X için kampanya olacak mı?</strong></h3>

<p>Togg T6X'in satış döneminde fiyatın yanı sıra kampanya ve finansman seçeneklerinin de açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Bununla birlikte 2027 yılında uygulanacak kampanyalara ilişkin ayrıntılar henüz belli değil. Faiz oranı, vade, peşinat ve diğer ödeme koşullarına ilişkin şu aşamada açıklanmış kesin bir plan bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle T6X için bugün itibarıyla belirli bir kampanya tutarı veya ödeme planı üzerinden hesaplama yapmak mümkün değil. Bu detayların satış dönemine yaklaştıkça netleşmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Togg T6X özellikleri neler?</strong></h3>

<p>T6X'in satış tarihi ve fiyat hedefine ilişkin açıklamalar bulunurken modelin bütün teknik özellikleri henüz açıklanmış değil.</p>

<p>Batarya kapasitesi, menzil, motor gücü, şarj süresi ve donanım seviyeleri gibi başlıklarda kesinleşmiş tüm teknik veriler kamuoyuyla paylaşılmadı. Bu nedenle T6X'in teknik özellikleri konusunda açıklanmayan verilerin kesin bilgi gibi sunulmaması gerekiyor.</p>

<p>Togg'un yeni modeli daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşacak şekilde geliştirdiği belirtiliyor. Modelin seri üretim öncesindeki geliştirme süreci devam ederken teknik detayların satış tarihine yaklaştıkça açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Togg T6X için hangi bilgiler netleşti?</strong></h3>

<p>T6X hakkında şu aşamada açıklanan temel bilgiler satış takvimi ve fiyat hedefi etrafında şekilleniyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Talep toplama:</strong> Haziran 2027'de başlaması planlanıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlk sevkiyat:</strong> Haziran 2027'nin sonunda yapılması hedefleniyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fiyat hedefi:</strong> Yaklaşık 1,3 milyon TL.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kampanya:</strong> Satış dönemine uygun kampanyaların hazırlanması planlanıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Teknik özellikler:</strong> Batarya, menzil, motor gücü ve donanım gibi ayrıntıların tamamı henüz açıklanmadı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Dolayısıyla T6X için bugün itibarıyla kesinleşen satış fiyatı veya tüm teknik özellikler bulunmuyor. Açıklanan 1,3 milyon TL seviyesi şirketin fiyat hedefi olarak öne çıkarken, nihai fiyatın satış döneminde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="TOGG, yerli otomobil, elektrikli araç, TOGG kampanya, T10X, yerli üretim, otomobil desteği, elektrikli araç sahibi olma, İlk Arabam Yerli Otomobil Aile Destek Programı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-de6f90356715beaf3151d0982d385128.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Togg T6X için gözler Haziran 2027'de</strong></h3>

<p>Togg'un yeni modeli T6X için mevcut plan, Haziran 2027'de talep toplama sürecinin başlaması ve ilk araçların ay sonunda kullanıcılara ulaştırılması yönünde.</p>

<p>Modelin fiyatında ise yaklaşık 1,3 milyon TL seviyesindeki hedef korunuyor. Ancak bu rakamın kesin liste fiyatı olmadığı özellikle belirtiliyor.</p>

<p>T6X'in teknik özellikleri, versiyonları, nihai satış fiyatı ve kampanya koşullarının ise satış tarihine yaklaştıkça açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/togg-t6x-ne-zaman-satisa-cikacak-fiyati-ne-kadar-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-bf49aeab16d1e2f7cbf3266e5a8d5ebc.jpg" type="image/jpeg" length="95717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 aylık kıdem şartında AYM kararı: Yeniden yargılama yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/6-aylik-kidem-sartinda-aym-karari-yeniden-yargilama-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/6-aylik-kidem-sartinda-aym-karari-yeniden-yargilama-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, 6 aylık kıdem şartını karşılamadığı gerekçesiyle işe iade davası reddedilen çalışanın başvurusunu karara bağladı. AYM, istinaf mahkemesinin davanın reddine ilişkin yeterli gerekçe sunmadığı sonucuna vararak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti ve yeniden yargılama yapılmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Anayasa Mahkemesi (AYM)</strong>, işe iade talebiyle açtığı dava kesin olarak reddedilen çalışanın başvurusunu değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, davanın reddine ilişkin istinaf kararında yeterli gerekçe bulunmadığı sonucuna ulaşarak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti.</p>

<h2><strong>Çalışanın işe iade talebi mahkemeye taşındı</strong></h2>

<p><strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlanan karara göre, Gülşah K, 15 Mart 2021'de bir bankada yatırım uzmanı olarak görev yapmaya başladı. Çalışanın iş sözleşmesi, 13 Eylül 2021'de "performans yetersizliği" gerekçesiyle sona erdirildi.</p>

<p>Kovid-19 nedeniyle 5-18 Eylül 2021 tarihleri arasında raporlu bulunan Gülşah K'ye fesih ihbarnamesi ise 18 Eylül 2021'de ulaştırıldı.</p>

<p>Bunun ardından <strong>İstanbul 11. İş Mahkemesi</strong>nde işe iade davası açan Gülşah K, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarih dikkate alındığında 6 aylık kıdem koşulunu tamamladığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalıştığı dönemde yöneticileri tarafından sürekli takdir edildiğini belirten Gülşah K, buna rağmen performansının yetersiz olduğu gerekçesiyle işten çıkarılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Banka ise mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde, iş sözleşmesinin 13 Eylül 2021'de haklı nedenle sona erdirildiğini belirtti. Davalı banka, işe iade için aranan koşullardan biri olan 6 aylık kıdem süresinin tamamlanmadığını savundu.</p>

<h3><strong>Yerel mahkeme işe iadeye karar verdi</strong></h3>

<p>İstanbul 11. İş Mahkemesi, Gülşah K'nin işe iadesine hükmetti. Mahkeme ayrıca işverenin çalışanı yeniden işe başlatmaması durumunda 43 bin 666 lira tazminat ödenmesine karar verdi.</p>

<p>Mahkemenin kararında, çalışanın 6 aylık kıdeme ulaşmasına 2 gün kala iş sözleşmesinin feshedildiğine dikkat çekildi. Gülşah K'nin raporlu olması nedeniyle fesih ihbarnamesinin 18 Eylül 2021'de tebliğ edildiği belirtilerek, bu nedenle iş güvencesi hükümlerinden yararlanması gerektiği değerlendirildi.</p>

<p>Kararda ayrıca, fesih işleminden önce çalışanın savunmasının alınmadığına işaret edildi. Bu nedenle feshin şekil ve şartlar bakımından geçerli şekilde gerçekleştirilmediği sonucuna varıldı.</p>

<h3><strong>İstinaf mahkemesi davayı reddetti</strong></h3>

<p>Yerel mahkemenin kararına itiraz edilmesinin ardından dosya <strong>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi</strong>nce incelendi.</p>

<p>Daire, davalı bankanın itirazını kabul ederek yerel mahkemenin kararının aksine değerlendirmede bulundu. Gülşah K'nin iş yerindeki kıdemini 5 ay 28 gün olarak hesaplayan daire, çalışanın iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı kanaatine ulaştı. Bu değerlendirme sonucunda işe iade davası kesin olarak reddedildi.</p>

<h3><strong>AYM yeniden yargılama yapılmasını istedi</strong></h3>

<p>İşe iade talebinin kesin olarak reddedilmesinin ardından Gülşah K, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.</p>

<p>AYM, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi. <strong>Yüksek Mahkeme</strong>, ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılması için kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine hükmetti.</p>

<p>AYM kararında, yerel mahkemenin 6 aylık kıdem koşulunun yerine getirildiği yönündeki değerlendirmesini sağlık raporu ile fesih bildiriminin çalışana ulaştığı tarihi dikkate alarak yaptığı belirtildi. Yerel mahkemenin bu kabulünü kararında gerekçeleriyle açıkladığına dikkat çekildi.</p>

<p>Buna karşılık AYM, <strong>istinaf mahkemesi</strong>nin davayı hangi gerekçelerle reddettiğini yeterli biçimde ortaya koymadığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/6-aylik-kidem-sartinda-aym-karari-yeniden-yargilama-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aym-kidem-hakkina-2-gun-kala-isten-cikarilan-calisani-hakli-buldu.png" type="image/jpeg" length="70700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 Eylül-6 Ekim hava durumu nasıl olacak? Meteoroloji'den sağanak uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/30-eylul-6-ekim-hava-durumu-nasil-olacak-meteorolojiden-saganak-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/30-eylul-6-ekim-hava-durumu-nasil-olacak-meteorolojiden-saganak-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava durumu tahminlerine göre Türkiye genelinde sıcaklıkların 30 Eylül-6 Ekim döneminde mevsim normallerinin altında kalması bekleniyor. Meteoroloji, birçok bölgede sağanak ve gök gürültülü sağanak öngörüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının hafta boyunca mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor.<strong> Meteoroloji</strong> Genel Müdürlüğünün 30 Eylül-6 Ekim dönemini kapsayan tahminlerinde, ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu hava öngörülürken birçok bölgede sağanak yağış bekleniyor.</p>

<p>Yarın Marmara'nın Edirne dışındaki kesimleri, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz'in yanı sıra bazı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu illerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak görülecek.</p>

<h2><strong>Yarın birçok bölgede sağanak bekleniyor</strong></h2>

<p>Meteoroloji tahminlerine göre yarın Malatya, Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Van, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde de sağanak ve gök gürültülü sağanak etkili olacak.</p>

<p>Yağışların Marmara'nın güney ve doğusunda, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında ve Ardahan çevrelerinde kuvvetli olması öngörülüyor. Kastamonu kıyıları ile Sinop çevrelerinde de sabah saatlerinde kuvvetli yağış bekleniyor.</p>

<p>Perşembe günü Marmara'nın bazı kesimleri ile Akdeniz, Batı ve Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun yanı sıra Ege ve İç Anadolu'daki bazı illerde sağanak ve gök gürültülü sağanak görülecek.</p>

<p>Akdeniz'de Isparta ve Kahramanmaraş dışındaki kesimler ile Kırklareli, Karaman, Niğde, Erzincan, Dersim, Elazığ, Bingöl, Muş, Bitlis, Batman ve Siirt çevrelerinde yağışların yer yer kuvvetli olması tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Hava durumu cuma günü nasıl olacak?</strong></h3>

<p>Cuma günü Marmara, Akdeniz ve Karadeniz'in yanı sıra Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun büyük bölümünde yağış bekleniyor.</p>

<p>Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale'nin iç kesimleri, Balıkesir'in kuzeyi, İstanbul, Kocaeli ve Adana çevrelerinde yağışların yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Rüzgarın yarın Marmara, Kıyı Ege ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey yönlerden saatte 40-70 kilometre hızla esmesi bekleniyor. Perşembe ve cuma günlerinde ise Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında aynı yönden kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Hava durumu hafta sonu nasıl olacak?</strong></h3>

<p>Meteoroloji'nin tahminlerine göre yağışların hafta sonu ve gelecek haftanın ilk günlerinde de bazı bölgelerde devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>Yağışların özellikle Akdeniz, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İç Anadolu'nun bazı kesimlerinde etkili olacağı öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ankara, İstanbul ve İzmir hava durumu</strong></h3>

<p>Ankara'da yarın sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Başkentte en yüksek sıcaklıkların yarın 19, perşembe 18 ve cuma 17 derece olması tahmin ediliyor.</p>

<p>İstanbul'da üç gün boyunca aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak öngörülüyor. Kentte yağışların yarın ve cuma günü yer yer kuvvetli olması beklenirken, en yüksek sıcaklığın yarın ve perşembe 22, cuma günü ise 20 derece olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>İzmir'de yarın sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor. Kentte en yüksek hava sıcaklığının yarın 27, perşembe ve cuma günlerinde ise 25 derece seviyesinde olması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/30-eylul-6-ekim-hava-durumu-nasil-olacak-meteorolojiden-saganak-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saganak-12.png" type="image/jpeg" length="98024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pastırma sıcakları ne zaman? 2026 pastırma yazı için gözler o tarihlere çevrildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pastirma-sicaklari-ne-zaman-2026-pastirma-yazi-icin-gozler-o-tarihlere-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pastirma-sicaklari-ne-zaman-2026-pastirma-yazi-icin-gozler-o-tarihlere-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pastırma sıcakları ne zaman başlayacak, pastırma yazı hangi ayda görülür? Sonbaharla birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi, kış öncesinde yaşanan kısa süreli sıcak hava dönemini yeniden gündeme getirdi. Türkiye'de pastırma sıcakları genellikle ekim ayının son günleri ile kasım ayının ilk yarısında görülüyor. Ancak 2026 yılı için henüz kesin bir başlangıç tarihi açıklanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Sonbaharın ilerlemesiyle birlikte “pastırma sıcakları ne zaman?” sorusu Google'da en çok araştırılan hava durumu başlıklarından biri haline geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü pastırma yazını, sonbaharın son dönemlerinde yaşanan yaza benzer iyi hava koşulları olarak tanımlıyor. 2026 yılına ilişkin uzun vadeli tahminlerde ise ekim ayında Türkiye'nin büyük bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.</span></p>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 6" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-6.webp" width="1672" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>PASTIRMA SICAKLARI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?</span></h2>

<p><span>Pastırma sıcaklarının her yıl geçerli olan sabit bir başlangıç tarihi bulunmuyor. Hava koşullarına bağlı olarak dönem yıldan yıla birkaç hafta ileri veya geri kayabiliyor.</span></p>

<p><span>Türkiye'de pastırma yazı çoğunlukla </span><strong><span>ekim ayının son haftası ile kasım ayının ilk yarısı</span></strong><span> arasında görülüyor. Bu nedenle 2026'da da özellikle ekim sonundan itibaren yaşanabilecek kısa süreli sıcaklık yükselişleri yakından takip edilecek.</span></p>

<p><span>Bazı meteorolojik değerlendirmelerde 25 Ekim-1 Kasım aralığına dikkat çekilse de bu tarihlerin Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından açıklanmış kesin bir pastırma sıcakları başlangıç tarihi olmadığı belirtilmeli. Kısa vadeli tahminler yaklaştıkça dönem daha net biçimde ortaya çıkacak.</span></p>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 1" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-1.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>2026 PASTIRMA YAZI HANGİ TARİHLERDE?</span></h2>

<p><span>29 Eylül 2026 itibarıyla Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından “2026 pastırma yazı şu gün başlayacak” şeklinde kesin bir tarih duyurulmuş değil.</span></p>

<p><span>Bununla birlikte MGM'nin Ekim 2026 uzun vadeli tahminleri, hava sıcaklıklarının Türkiye'nin büyük bölümünde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesini öngörüyor. Marmara'nın doğusu, Kuzey Ege'nin iç kesimleri, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun bazı kesimlerinde sıcaklıkların normallerin 1 ila 2 derece üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.</span></p>

<p><span>Diğer birçok bölgede ise sıcaklıkların mevsim normallerinin yaklaşık 0,5 ila 1 derece üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bunun doğrudan “pastırma yazı başladı” anlamına gelmediği, pastırma sıcaklarının ancak kısa vadeli meteorolojik koşullar ortaya çıktığında değerlendirilebileceği unutulmamalı.</span></p>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 5" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-5.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>PASTIRMA SICAKLARI KAÇ GÜN SÜRER?</span></h2>

<p><span>Pastırma sıcaklarının süresi de her yıl aynı değil. Sıcak ve güneşli hava bazı yıllarda yalnızca birkaç gün etkili olurken bazı dönemlerde yaklaşık bir hafta veya daha uzun sürebiliyor.</span></p>

<p><span>Pastırma yazının en belirgin özelliklerinden biri gündüz ve gece sıcaklıkları arasındaki fark. Gündüz saatlerinde güneşle birlikte sıcaklık yükselirken, açık gökyüzü nedeniyle geceleri hava hızla serinleyebiliyor.</span></p>

<p><span>Bu nedenle pastırma sıcakları “yaz geri geldi” anlamına gelmiyor. Sonbahar koşulları devam ederken yaşanan geçici bir sıcak ve sakin hava dönemi olarak değerlendiriliyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 4" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-4.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>PASTIRMA YAZI NEDİR?</span></h2>

<p><span>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün meteoroloji sözlüğünde pastırma yazı, </span><strong><span>“sonbaharın son dönemlerinde yaşanan yaza benzer iyi havalar”</span></strong><span> şeklinde tanımlanıyor.</span></p>

<p><span>Pastırma yazı veya pastırma sıcakları olarak adlandırılan dönem belirli bir takvim olayına bağlı değil. Atmosferdeki koşullar uygun olduğunda sonbaharın ilerleyen bölümünde birkaç günlük güneşli, sakin ve mevsime göre sıcak bir dönem ortaya çıkabiliyor.</span></p>

<p><span>Bu nedenle bazı yıllarda pastırma sıcakları belirgin biçimde hissedilirken bazı yıllarda çok kısa sürebiliyor veya dikkat çekici bir sıcaklık yükselişi yaşanmayabiliyor.</span></p>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 7" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-7.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>PASTIRMA SICAKLARI HANGİ AYDA OLUR?</span></h2>

<p><span>“Pastırma sıcakları hangi ayda olur?” sorusunun yanıtında </span><strong><span>ekim ve kasım ayları</span></strong><span> öne çıkıyor.</span></p>

<p><span>Türkiye'de yaygın olarak ekim ayının son günleri ile kasım ayının ilk haftalarında görülüyor. Bununla birlikte bölgesel iklim farklılıkları nedeniyle sıcaklık artışının zamanı ve şiddeti şehirden şehre değişebiliyor.</span></p>

<p><span>İç Anadolu'da gecelerin daha hızlı soğuması mümkün olurken Ege ve Akdeniz kıyılarında gündüz sıcaklıkları daha yüksek değerlerde kalabiliyor.</span></p>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 3" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-3.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>NEDEN “PASTIRMA SICAKLARI” DENİYOR?</span></h2>

<p><span>Kavramın adıyla ilgili en yaygın açıklama, geçmişte pastırma üretiminin bu dönemdeki hava koşullarıyla ilişkilendirilmesi.</span></p>

<p><span>Gündüzlerin ılık ve güneşli, gecelerin ise serin olması etin kurutulması açısından uygun koşullar oluşturduğu için bu kısa sıcak dönemin halk arasında “pastırma yazı” veya “pastırma sıcakları” adıyla anıldığı aktarılıyor.</span></p>

<p><span>Ancak bu isimlendirmeye ilişkin farklı anlatımlar bulunduğundan, açıklamayı kesin bir tarihsel köken olarak değerlendirmemek gerekiyor.</span></p>

<p><img alt="Pastırma Sıcakları 2" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-2.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>PASTIRMA SICAKLARI NE ZAMAN? 2026 İÇİN SON DURUM</span></h2>

<p><strong><span><a href="https://mgm.gov.tr/" rel="nofollow">Pastırma</a> sıcakları için 2026 yılında kesinleşmiş bir başlangıç tarihi henüz bulunmuyor.</span></strong><span> Türkiye'de bu hava olayı genel olarak ekim sonu ile kasımın ilk yarısı arasında görülüyor.</span></p>

<p><span>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Ekim 2026 tahminleri, Türkiye'nin büyük bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine işaret ediyor. Pastırma sıcaklarının gerçekten oluşup oluşmayacağı ve hangi şehirlerde etkili olacağı ise ekim ayının ikinci yarısından itibaren yayımlanacak kısa ve orta vadeli hava tahminleriyle daha net anlaşılacak.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pastirma-sicaklari-ne-zaman-2026-pastirma-yazi-icin-gozler-o-tarihlere-cevrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-2.webp" type="image/jpeg" length="23252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu'nun yargılandığı davada zorla getirme kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglunun-yargilandigi-davada-zorla-getirme-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglunun-yargilandigi-davada-zorla-getirme-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2016-2019 yılları arasındaki açıklamaları ve paylaşımları nedeniyle "zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yargılandığı davada mahkemeden ara karar çıktı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, beraat ve dava birleştirme taleplerini reddederek, "5 celsedir erteleniyor, duruşmaya gelmek zorundadır" uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2016-2019 yılları arasındaki konuşmaları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yargılandığı davada kritik bir ara karar verdi. Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmaya katılmaması durumunda Kılıçdaroğlu hakkında zorla getirilme ya da savunmasının alınmasına yönelik yakalama emri çıkarılmasına hükmetti.</p>

<p>Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaların devri nedeniyle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Kemal Kılıçdaroğlu katılmazken, kendisini avukatı Uğur Çelik temsil etti.</p>

<h3><strong>Avukatındanberaat ve birleştirme talebi</strong></h3>

<p>ANKA Haber Ajansı'ndan Esra Tokat'ın haberine göre duruşmada söz alan Kılıçdaroğlu’nun avukatı Uğur Çelik, müvekkilinin siyasi programının yoğunluğu nedeniyle mahkemede hazır bulunamadığını belirterek şu beyanda bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Suçun yasal unsurları oluşmamıştır, söz konusu ifadeler siyasi açıdan yapılan eleştirel nitelendirmelerdir. Müvekkilim hakkında derhal beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Aksi takdirde, Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dosyaların birleştiği bir dava bulunuyor; bu dosyanın da oradaki dava ile birleştirilmesini talep ediyoruz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Mahkeme Başkanı: "5 duruşmadır erteliyoruz, gelmek zorunda"</strong></h3>

<p>Avukatın birleştirme ve beraat taleplerini reddeden Mahkeme Başkanı, dosyanın sürüncemede kalmaması gerektiğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"5 duruşmadır erteliyoruz. Kendisi de yasalara uymak zorundadır ve diğer tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi duruşmaya gelmek zorundadır. Bir sonraki celse hazır edilmeli."</p>
</blockquote>

<p>Cumhuriyet Savcısının dosyadaki eksik hususların giderilmesi yönündeki mütalaasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti; Kılıçdaroğlu’nun gelecek celse mahkeme huzurunda hazır edilmesine, duruşmaya katılmaması halinde hakkında zorla getirilme veya ifade almaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 19 Kasım’a ertelendi.</p>

<h3><strong>Davanın geçmişi</strong></h3>

<p>Soruşturma, MHP Genel Başkan Yardımcıları Feti Yıldız, İzzet Ulvi Yönter ve İsmail Faruk Aksu'nun sunduğu şikayet dilekçesi üzerine başlatıldı. Hazırlanan iddianamede; Kılıçdaroğlu'nun "PKK terör örgütü propagandası yapmak" suçundan hüküm giyen eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı övdüğü ve 2016-2019 yılları arasında FETÖ ile PKK mensuplarına yönelik paylaşımlarda bulunduğu ileri sürülerek "zincirleme şekilde suçu ve suçluyu övme" suçundan cezalandırılması talep ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kemal-kilicdaroglunun-yargilandigi-davada-zorla-getirme-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-27-142709.png" type="image/jpeg" length="24299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul, Mega Polietilen paylarının işlemlerini durdurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-mega-polietilen-paylarinin-islemlerini-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-mega-polietilen-paylarinin-islemlerini-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mega Polietilen payları, finansal tabloların son gönderim tarihine kadar KAP'a bildirilmemesi nedeniyle Borsa İstanbul tarafından geçici olarak işleme kapatıldı. Şirketin finansal tablolarını KAP'a göndermesi halinde işlem sırası yeniden açılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>,<strong> Mega Polietilen </strong>Köpük Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (MEGAP) paylarının işlem sırasını geçici süreyle durdurdu. İşlem sırasının kapatılmasına, şirketin finansal tablolarını belirlenen son tarihe kadar Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) iletmemesi gerekçe gösterildi.</p>

<p>Borsa İstanbul'un 29 Eylül 2026 tarihinde seans öncesinde KAP üzerinden yaptığı duyuruda, MEGAP.E işlem sırasında geçici olarak işlem gerçekleştirilemeyeceği bildirildi.</p>

<h2><strong>Mega Polietilen paylarında işlem durduruldu</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul tarafından yapılan açıklamada, Mega Polietilen'e ait MEGAP paylarının işlem sırasının geçici olarak kapatıldığı belirtildi.</p>

<p>İşlem durdurma kararının gerekçesi, şirketin finansal tablolarını son gönderim tarihi itibarıyla KAP'a sunmamış olması olarak açıklandı.</p>

<h3><strong>Mega Polietilen finansal tabloları gönderirse işlemler başlayacak</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul'un duyurusunda, Mega Polietilen'in finansal tablolarını KAP'a iletmesinin ardından MEGAP paylarının işlem sırasının yeniden açılacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece şirketin finansal tablolarını KAP'a bildirmesi, payların yeniden işleme açılması için belirtilen koşul olarak açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-mega-polietilen-paylarinin-islemlerini-durdurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="48898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da kamu borcu arttı: 2 trilyon 753,5 milyar avroya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-kamu-borcu-artti-2-trilyon-7535-milyar-avroya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-kamu-borcu-artti-2-trilyon-7535-milyar-avroya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın kamu borcu ikinci çeyrekte yüzde 1 artarak 2 trilyon 753,5 milyar avroya yükseldi. Artışta altyapı, iklim ve savunma yatırımları etkili oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Almanya</strong>'da kamu borcunun yılın ikinci çeyreğinde yükseldiği görüldü. Ekonomideki toparlanma eğilimine rağmen altyapı, iklim ve savunma alanlarındaki özel fonların harcamaları borç stokundaki artışta belirleyici oldu.</p>

<h2><strong>Kamu borcu ikinci çeyrekte 26,3 milyar avro arttı</strong></h2>

<p><strong>Almanya Federal İstatistik Ofisi</strong>, 2026'nın ikinci çeyreğine ilişkin kamu borç stoku öncü verilerini yayımladı.</p>

<p>Verilere göre federal yönetim, eyaletler, sosyal güvenlik fonları, belediyeler ve belediye birlikleri dahil olmak üzere kamuya ait kurum ve kuruluşların kamu dışındaki kesimlere olan borcu ikinci çeyrekte 26,3 milyar avro yükseldi.</p>

<p>Bu artışın ardından kamu borcu, ilk çeyrek sonundaki seviyeye göre yüzde 1 büyüyerek 2 trilyon 753,5 milyar avroya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Federal borç 1,9 trilyon avroya yaklaştı</strong></h3>

<p>Federal düzeydeki kamu borcu da ikinci çeyrekte 20,5 milyar avroluk artış kaydetti. Böylece <strong>federal borç </strong>1 trilyon 907,1 milyar avroya çıktı.</p>

<p>Federal borçtaki yükselişte özellikle altyapı ve savunma sanayisi için oluşturulan iki büyük özel fondan yapılan harcamalar öne çıktı.</p>

<p>“<strong>Altyapı ve İklim Nötrlüğü Özel Fonu</strong>”nun borç miktarı da çeyreklik bazda yüzde 39,1 arttı. Fonun borç yükü 13,8 milyar avro yükselerek 48,9 milyar avroya ulaştı.</p>

<p>Alman Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonu amacıyla oluşturulan “<strong>Alman Silahlı Kuvvetleri Özel Fonu</strong>”nun borcu ise aynı dönemde yüzde 8,8 arttı. 4,2 milyar avroluk artış sonrasında söz konusu fonun toplam borcu 51,6 milyar avroya yükseldi.</p>

<p>Eyaletlerin borçları da ikinci çeyrekte yüzde 0,5 oranında arttı. 2,9 milyar avroluk yükselişin ardından eyaletlerin toplam borcu 646,2 milyar avro olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Alman ekonomisinde toparlanma işaretleri güçlendi</strong></h3>

<p>Alman ekonomisi ise <strong>İran</strong>'daki savaşın enerji fiyatları üzerindeki etkisine rağmen yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüme göstererek yeniden toparlanma eğilimine girdi.</p>

<p>Bölgesel gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin oluşturduğu olumsuz koşullara karşın sanayi üretimindeki büyümede yapay zeka ve savunma alanlarına yönelik harcamaların etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Ekonomi enstitülerinin önemli bölümü, Almanya'nın bu yıl için büyüme beklentisini ortalama yüzde 1,3 seviyesine çıkardı. Alman hükümetinin mevcut büyüme tahmini ise yüzde 0,5 düzeyinde bulunuyor.</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve <strong>Kalkınma Örgütü </strong>de Almanya ekonomisine ilişkin 2026 büyüme tahminini yüzde 0,7'den yüzde 1,1'e yükseltti. Söz konusu revizyonda yapay zekanın ihracata sağladığı ivmenin yanı sıra savunma ve altyapı yatırımları etkili oldu.</p>

<h3><strong>Bütçe açığının gelecek yıl yüzde 4,7'ye çıkması bekleniyor</strong></h3>

<p>Ekonomideki toparlanma ve yeni borçlanmadaki artışın etkisiyle genel devlet bütçe açığının bu yıl geçen yılki yüzde 3 seviyesinden yüzde 4,1'e yükselmesi bekleniyor. Bütçe açığının 2027 yılında ise yüzde 4,7 seviyesine ulaşacağı öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-kamu-borcu-artti-2-trilyon-7535-milyar-avroya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/almanyanin-kamu-borcu-ikinci-ceyrekte-ozel-fonlarin-etkisiyle-2-trilyon-7535-milyar-avroya-cikti.png" type="image/jpeg" length="33647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Acun Ilıcalı Manchester City için çok sert konuştu: Finansal doping yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/acun-ilicali-manchester-city-icin-cok-sert-konustu-finansal-doping-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/acun-ilicali-manchester-city-icin-cok-sert-konustu-finansal-doping-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hull City Başkanı Acun Ilıcalı, Manchester City’nin Premier League’deki finansal kural ihlalleriyle ilgili devam eden süreci değerlendirdi. Ilıcalı, suçlamaların kesinleşmesi halinde yaşananları spordaki dopingle kıyaslayarak, “Günün sonunda bu finansal doping” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<p><span>Hull City’nin sahibi ve başkanı Acun Ilıcalı, İngiliz futbolunun gündemindeki Manchester City dosyasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Manchester City’nin Premier League tarafından yöneltilen 115 finansal kural ihlali suçlamasının büyük bölümünden sorumlu bulunduğuna yönelik haberlerin ardından konuşan Ilıcalı, nihai hukuki sürecin tamamlanması gerektiğini vurgularken finansal kuralların ihlal edilmesinin sportif rekabete doğrudan etki ettiğini savundu.</span></p>

<p><img alt="Acun Ilicali" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/acun-ilicali.webp" width="1800" /></p>

<h2><span>ACUN ILICALI MANCHESTER CITY İÇİN NE DEDİ?</span></h2>

<p><span>Acun Ilıcalı, Hull City üzerine yayın yapan </span><strong><span>The 1904 Club</span></strong><span> podcastinde Manchester City hakkındaki sürece değindi. Manchester City yönetiminin suçlamaları reddettiğini hatırlatan Ilıcalı, kendisinin kulübün suçlu ya da suçsuz olduğuna ilişkin kesin bir hüküm vermediğinin altını çizdi.</span></p>

<p><span>Ilıcalı, ancak ihlallerin nihai olarak doğrulanması durumunda bunun sportif açıdan ciddi bir sorun oluşturacağını belirtti. Hull City Başkanı, finansal kuralların dışına çıkarak yüksek bedelli oyuncular transfer edilmesini olimpiyatlarda doping yaparak madalya kazanmaya benzetti.</span></p>

<p><img alt="acun ılıcalı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/91e04c76-a83e-40ac-9737-f500ffa0df47jpg.webp" width="1280" /></p>

<p><span>Ilıcalı'nın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise şu sözler oldu:</span></p>

<blockquote>
<p><span>“Eğer suçsuz değillerse bunun doping yapıp olimpiyat madalyası kazanmaktan farkı olmadığını düşünüyorum. Günün sonunda bu finansal doping.”</span></p>
</blockquote>

<h2><span>“BÜYÜK PARALARLA OYUNCU ALMAK REKABETİ ETKİLİYOR”</span></h2>

<p><span>Ilıcalı, açıklamasında finansal düzenlemelerin yalnızca kulüplerin hesaplarını kontrol etmek için oluşturulmadığını, aynı zamanda Premier League’deki rekabet dengesini koruduğunu ifade etti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Hull City Başkanı'nın değerlendirmesine göre bir kulübün belirlenen finansal sınırların dışına çıkarak çok yüksek bütçelerle dört veya beş üst düzey oyuncuyu kadrosuna katması, kurallara uyan kulüpler karşısında sportif avantaj sağlayabilir. Ilıcalı bu durumu “finansal doping” benzetmesiyle tanımladı.</span></p>

<p><img alt="Acun Ilıcalı’dan Aziz Yıldırım’a 'loca' tepkisi: “Kendisine yakışmayan bir tavır içinde”" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/04710e65-c1f3-4964-8eb5-ed18544d0cb7.webp" width="1600" /></p>

<h2><span>HULL CITY'NİN PSR ÖRNEĞİNİ VERDİ</span></h2>

<p><span>Acun Ilıcalı, Manchester City değerlendirmesi sırasında kendi kulübü Hull City üzerinden de örnek verdi. Finansal kurallara uyabilmek için transfer planlarında zaman zaman istemedikleri kararlar almak zorunda kaldıklarını dile getirdi.</span></p>

<p><span>Ilıcalı, Kyle Joseph'in satışını örnek göstererek oyuncuyu takımda tutmak istemelerine rağmen finansal kriterleri karşılamak amacıyla satış kararı aldıklarını anlattı. Bu örnekle birlikte Ilıcalı, Premier League’de finansal kurallara uyan kulüpler ile kuralları ihlal ettiği tespit edilen kulüpler arasında eşit yaptırım mekanizmasının önemine dikkat çekti.</span></p>

<p><span>Premier League de 2026-27 sezonundan itibaren PSR sisteminin yerine Squad Cost Ratio (SCR) ve Sustainability and Systemic Resilience (SSR) adı verilen yeni finansal düzenlemeleri uygulamaya aldı. Organizasyon, sistemin amaçları arasında kulüplerin mali sürdürülebilirliği ile ligin rekabet dengesinin korunmasını gösteriyor.</span></p>

<p><img alt="Hull City Premier Lig’e yükseldi: Acun Ilıcalı “Hayatımın en büyük gururu” dedi" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/5ba4d274-87b7-4f4e-aa65-023da9a494c8.jpg" width="1600" /></p>

<h2><span>MANCHESTER CITY'NİN 115 SUÇLAMA DOSYASINDA SON DURUM NE?</span></h2>

<p><span>Premier League, Manchester City’yi Şubat 2023'te bağımsız komisyona sevk etmişti. Dosyada 2009-10 ile 2017-18 sezonları arasında kulübün gelir, sponsorluk gelirleri, ilişkili taraflar ve işletme maliyetleri konusunda doğru finansal bilgi sunup sunmadığı dahil olmak üzere çok sayıda başlık yer aldı.</span></p>

<p><span>25 Eylül 2026'da İngiliz basınında çıkan haberlerde bağımsız komisyonun 115 suçlamadan 114'ünü kanıtlanmış bulduğu öne sürüldü. Reuters'ın aktardığına göre Premier League, sürecin gizli olduğunu belirterek konu hakkında yorum yapmazken Manchester City de işlemlerin henüz tamamlanmadığını ve önemli aşamaların sürdüğünü açıkladı. Kulüp suçlamaları başından bu yana reddediyor.</span></p>

<p><span>Sky Sports da dosyanın itiraz aşamasına geçtiğini bildirdi. Bu nedenle basında yer alan “114 suçlamadan suçlu bulundu” bilgisine rağmen hukuki ve disiplin süreci henüz kesin olarak sonuçlanmış değil.</span></p>

<p><img alt="Acun Ilıcalı 'ya 'yasa dışı bahis reklamı' iddiasıyla açılan dava ertelendi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/acun-ilicali-yasa-disi-bahis-reklami-davasinda-hakim-karsisinda-5-yila-kadar-hapis-cezasi-isteniyor.jpg" width="1280" /></p>

<h2><span>MANCHESTER CITY'YE NE CEZA VERİLECEK?</span></h2>

<p><span>Manchester City hakkında uygulanabilecek olası yaptırım henüz açıklanmadı. İngiliz basınında para cezası, puan silme ve lig statüsünü etkileyebilecek daha ağır yaptırımlar dahil çeşitli senaryolar tartışılıyor. Ancak Premier League tarafından şu ana kadar kesinleşmiş bir ceza kamuoyuna duyurulmuş değil.</span></p>

<p><span>Manchester City ise sürecin devam ettiğini vurgulayarak suçlamalar karşısındaki önceki tutumunu koruyor. Kulüp yönetimi, nihai karar verilene kadar hukuki haklarını kullanmaya devam edeceğini belirtiyor.</span></p>

<p><img alt="Acun Ilıcalı'dan Hull City'de mali kriz ve transfer yasağı iddialarına yanıt verdi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/a-c-u-n-i-l-i-c-a-l-i.webp" width="1280" /></p>

<h2><span>ACUN ILICALI'NIN MANCHESTER CITY AÇIKLAMASI GÜNDEM OLDU</span></h2>

<p><span>Acun <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Acun_Il%C4%B1cal%C4%B1" rel="nofollow">Ilıcalı</a>’nın Manchester City için kullandığı </span><strong><span>“finansal doping”</span></strong><span> ifadesi İngiliz basınında geniş yankı buldu. Açıklamanın dikkat çekmesinin nedenlerinden biri de Ilıcalı'nın artık Premier League’de mücadele eden Hull City’nin sahibi olarak konuyu doğrudan bir lig yöneticisi perspektifinden değerlendirmesi oldu.</span></p>

<p><span>Ilıcalı, Manchester City'nin suçlu olduğuna kendisinin karar vermediğini özellikle belirtirken, finansal ihlaller kesinleşirse güçlü yaptırımlar uygulanması gerektiğini savundu. Manchester City cephesinde ise suçlamalara yönelik itiraz sürüyor ve dosyada nihai kararın ardından uygulanacak olası yaptırımlar İngiliz futbolunun en çok takip edilen gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/acun-ilicali-manchester-city-icin-cok-sert-konustu-finansal-doping-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/acun-ilicali-manchester-city.webp" type="image/jpeg" length="26673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 yılda 532 katlık rekor artış: IMEI kayıt harcının 2027'de 70 bin liraya dayanması bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/12-yilda-532-katlik-rekor-artis-imei-kayit-harcinin-2027de-70-bin-liraya-dayanmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/12-yilda-532-katlik-rekor-artis-imei-kayit-harcinin-2027de-70-bin-liraya-dayanmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonları için ödenen IMEI kayıt harcı, yeni yılda yeniden değerleme oranında beklenen yaklaşık yüzde 28'lik artışla 70 bin liraya dayanacak. 2015 yılında 131,50 lira olan ve 2026'da 54 bin 258 liraya ulaşan harcın, indirim yetkisi kullanılmadığı takdirde 69 bin 450 liraya çıkacağını belirten uzmanlar, 12 yılda 530 katı aşan bir artış yaşandığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt dışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonları için ödenen ve halihazırda 54 bin 258 lira olan IMEI kayıt harcı, yeni yılda yeniden değerleme oranında yapılması beklenen artışla birlikte yaklaşık 70 bin liraya ulaşacak. 2015 yılında yalnızca 131,50 TL olan kayıt bedelinin, beklenen yüzde 28'lik artışla 12 yıl içerisinde 532 kat yükselmiş olacağı hesaplandı.</p>

<p>Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi’nin (Yİ-ÜFE) eylül ve ekim aylarında yaklaşık yüzde 2 seviyesinde gerçekleşmesi durumunda, 2027 yılı başında uygulanacak yeniden değerleme oranının yüzde 27,85 civarında gerçekleşeceğini belirtti. Yılmaz, bu oranın 2026 yılı için belirlenen yüzde 25,49’un üzerinde kalacağına dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Vergi, harç ve cezalar 3 Kasım’da netleşecek</strong></h3>

<p>Yeniden değerleme oranının kesinleşmesiyle birlikte yalnızca IMEI kayıtları değil; emlak, çevre temizlik, özel iletişim ve motorlu taşıtlar vergisi başta olmak üzere trafik cezaları, araç muayene ücretleri ve Gelir Vergisi tarife dilimleri de bu oranda güncellenecek.</p>

<p>Vergi Usul Kanunu uyarınca Cumhurbaşkanı’nın vergi ve harçlarda yeniden değerleme oranını yüzde 50’ye kadar artırma veya azaltma yetkisi bulunuyor. Cumhurbaşkanı’nın bu indirim yetkisini kullanmaması halinde, yolcu beraberinde getirilen telefonların IMEI harcı 54 bin 258 liradan yaklaşık 69 bin 450 liraya yükselecek. Kesinleşecek oranlar ise 3 Kasım’da açıklanacak enflasyon verileriyle birlikte netleşecek.</p>

<h3><strong>131 liradan 70 bin liraya: 12 yılda rekor artış</strong></h3>

<p>İç piyasadaki üretici ve ithalatçıları korumak, kayıt dışılığı önlemek ve bütçeye gelir sağlamak amacıyla uygulamaya konulan IMEI harcındaki tarihi artış dikkat çekiyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Yıl</strong></td>
   <td><strong>IMEI Kayıt Harcı</strong></td>
   <td><strong>Değişim / Not</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>2015</strong></td>
   <td>131,50 TL</td>
   <td>Baz yıl</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>2026</strong></td>
   <td>54.258 TL</td>
   <td>Mevcut tarife</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>2027 (Beklenen)</strong></td>
   <td>~69.450 TL</td>
   <td>%27,85 tahmini YDO ile</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>2015 yılındaki 131 lira 50 kuruşluk harç tutarı göz önüne alındığında, 2027 başında devreye girecek yeni tarife ile 12 yıllık süreçteki toplam artış 532 katı bulmuş olacak.</p>

<h3><strong>MOBİSAD: "Yurt dışından telefon getirmenin avantajı tümüyle bitebilir"</strong></h3>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, mevcut 54 bin 258 liralık harcın dahi tüketici tarafındaki cazibeyi zayıflattığını vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>"Yurt dışından telefon satın almanın fiyat avantajı büyük ölçüde azaldı. 2027 yılında beklenen bu yeni artışla birlikte söz konusu avantaj tümüyle ortadan kalkabilir."</p>
</blockquote>

<p>Öte yandan uzmanlar, harç maliyetinin yanı sıra teknik servis ve garanti risklerine de işaret ediyor. Birçok küresel teknoloji markası, yurt dışından getirilen cihazlar için Türkiye’de standart üretici garantisi sağlamıyor. Uluslararası garanti (Universal Warranty) kapsamındaki ürünlerde dahi Türkiye’deki yetkili servislerin ücretsiz onarım veya değişim yapmaması, tüketiciler açısından ek risk oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/12-yilda-532-katlik-rekor-artis-imei-kayit-harcinin-2027de-70-bin-liraya-dayanmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-1.jpeg" type="image/jpeg" length="86650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuk İnan, Türkiye - İtalya maçının tek cümleyle özetledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-inan-turkiye-italya-macinin-tek-cumleyle-ozetledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-inan-turkiye-italya-macinin-tek-cumleyle-ozetledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın İtalya karşısında aldığı 4-1’lik yenilginin yankıları sürerken Selçuk İnan’dan da dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Milli Takım’ın eski kaptanlarından olan deneyimli teknik adam, Türkiye-İtalya maçındaki sonucu kısa bir değerlendirmeyle yorumladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>A Milli Takım, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’taki ikinci maçında Bursa’da İtalya’yı konuk etti. Ay-yıldızlılar, ilk yarım saatte kalesinde üç gol görürken sahadan 4-1 mağlup ayrıldı. Karşılaşmanın ardından Türkiye’nin performansı futbol kamuoyunda tartışılırken Selçuk İnan’ın maçla ilgili değerlendirmesi de gündeme geldi.</span></p>

<p><img alt="Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan: " plan="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/selcukinan-919949.webp" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>SELÇUK İNAN'DAN TÜRKİYE-İTALYA MAÇI YORUMU</span></h2>

<p><span>Türk futbolunun önemli orta saha oyuncularından biri olarak uzun yıllar A Milli Takım formasını giyen Selçuk İnan, Türkiye’nin İtalya karşısında aldığı ağır yenilginin ardından maçla ilgili değerlendirmede bulundu.</span></p>

<p><span>Selçuk İnan’ın Türkiye-İtalya karşılaşmasına yönelik kısa yorumu, 4-1’lik mağlubiyet sonrasında Milli Takım’ın performansına ilişkin başlayan tartışmalar arasında öne çıktı.</span></p>

<p><img alt="Selçuk Inan-2" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/selcuk-inan-2.webp" width="952" /></p>

<h2><span>İTALYA İLK 27 DAKİKADA ÜÇ GOL BULDU</span></h2>

<p><span>Türkiye, karşılaşmaya istediği başlangıcı yapamadı. İtalya 9. dakikada Alessandro Bastoni’nin golüyle öne geçerken Davide Frattesi 22. dakikada farkı ikiye çıkardı.</span></p>

<p><span>Michael Kayode’nin 27. dakikadaki golünün ardından skor henüz ilk yarım saat dolmadan 3-0’a geldi. İtalya soyunma odasına da üç farklı üstünlükle gitti.</span></p>

<p><img alt="Kocaelispor Teknik Direktor Selcuk Inan Ile Prensipte Anlasti" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/kocaelispor-teknik-direktor-selcuk-inan-ile-prensipte-anlasti.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>BARIŞ ALPER YILMAZ'IN GOLÜ YETMEDİ</span></h2>

<p><span>A Milli Takım ikinci yarıya hızlı başladı. Oğuz Aydın’ın hazırladığı pozisyonda Barış Alper Yılmaz, 47. dakikada topu ağlara göndererek skoru 3-1’e getirdi.</span></p>

<p><span>Türkiye’nin farkı azaltmasının hemen ardından İtalya yeniden gol buldu. Sandro Tonali’nin direkten dönen şutunu Francesco Pio Esposito tamamladı ve 50. dakikada skor 4-1 oldu. Karşılaşmanın kalan bölümünde başka gol çıkmadı.</span></p>

<p><img alt="Selcuk Inan Kocaelispora Yarin Imza Atacak" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/selcuk-inan-kocaelispora-yarin-imza-atacak.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>MİLLİ TAKIM ULUSLAR LİGİ'NDE PUANSIZ KALDI</span></h2>

<p><span>Türkiye, UEFA Uluslar A Ligi’ndeki ilk karşılaşmasında Fransa’ya 1-0 mağlup olmuştu. İtalya karşısında alınan 4-1’lik yenilgiyle birlikte ay-yıldızlı ekip ilk iki karşılaşmasından puan çıkaramadı.</span></p>

<p><span>Grupta Fransa ise ilk iki karşılaşmasını kazanarak 6 puana ulaştı. Milli Takım açısından İtalya yenilgisi sonrası özellikle ilk 30 dakikadaki oyun ve savunmada yapılan hatalar tartışmaların merkezine yerleşti.</span></p>

<p><img alt="Selçuk İnan duyurdu: Kocaelispor taraftarına transfer müjdesi" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/kocaelispor-1.webp" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>SELÇUK İNAN'IN TÜRKİYE-İTALYA DEĞERLENDİRMESİ GÜNDEMDE</span></h2>

<p><span>Türkiye’nin İtalya karşısında kısa sürede üç gol yiyerek oyundan kopması, karşılaşma sonrasında yapılan değerlendirmelerin ortak noktalarından biri oldu. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella da maçın ardından ilk 30 dakikadaki performanstan memnun olmadığını belirterek bu bölüm için eleştirileri hak ettiklerini söyledi.</span></p>

<p><span><a href="https://www.transfermarkt.com.tr/selcuk-inan/profil/spieler/35026" rel="nofollow">Selçuk İnan’</a>ın Türkiye-İtalya maçına ilişkin kısa değerlendirmesi de 4-1’lik mağlubiyetin ardından öne çıkan açıklamalardan biri oldu. Milli Takım, Uluslar Ligi’ndeki sonraki karşılaşmalarda ilk puanlarını almak için sahaya çıkacak.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-inan-turkiye-italya-macinin-tek-cumleyle-ozetledi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-25t072358070.jpg" type="image/jpeg" length="94630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saadet Partili Arıkan’dan fon krizi çıkışı: "800 milyar lira Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğudur"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saadet-partili-arikandan-fon-krizi-cikisi-800-milyar-lira-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-yolsuzlugudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saadet-partili-arikandan-fon-krizi-cikisi-800-milyar-lira-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-yolsuzlugudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, fon krizine ilişkin iddia edilen 800 milyar liralık kaybı "Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu" olarak nitelendirdi. Olayın eski bakan üzerinden birkaç kurban verilerek örtbas edilmek istendiğini savunan Arıkan; "Pazardaki vatandaş da köydeki vatandaş da bunu konuşuyor, mızrak çuvala sığmıyor. Borsada ve fonlarda her şey kayıt altındadır, bu mesele bir turnusol kâğıdı olacak" diyerek partili cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, fon krizine ilişkin iddiaların boyutuna dikkat çekerek, telaffuz edilen 800 milyar liralık kaybın "Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu" olduğunu vurguladı. KRT TV’de yayınlanan "Liderler Özel" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, krizin birkaç ismin feda edilmesiyle kapatılmak istendiğini savundu ve sistemin kökten temizlenmesi için seferberlik çağrısı yaptı.</p>

<p>Olayın birkaç kişinin sorumluluğuna indirgenerek asıl kurgunun gözden kaçırılmaya çalışıldığını belirten Arıkan, "Birkaç kurban verilerek sürecin kapatılacağını düşünüyorum. Eski bakanla ilgili haberler tek bir merkezden yönlendirildi. İktidarın yılmaz savunucuları koro halinde bakan hanımın istifa etmesi gerektiğini söyledi. Bu Betül Hanım kurban verilecek, tabiri yerindeyse olayın üstü örtbas edilmeye çalışılacak" dedi.</p>

<h2><strong>"Artık mızrak çuvala sığmıyor, temeller 2021'de atıldı"</strong></h2>

<p>Toplumun her kesiminin bu iddiaları konuştuğunu kaydeden Arıkan, meselenin anlık bir skandal değil, yılların ürünü olduğunu ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>"Pazardaki vatandaş da köydeki vatandaş da bu fon meselesini konuşuyor. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bugünkü tablo 24 yıl boyunca inşa edilen sistemin bir sonucu. O kurgu, o düzen 2021 senesinde başlamış. 2021 önemli bir sene; Türkiye'nin gri listeye alındığı, şüphelerin üzerimize odaklandığı sene bu şirket kurulmuş."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partili yolsuzluk sisteminden çıkmamız lazım"</strong></h3>

<p>Mevcut yönetim modelinin yolsuzluk mekanizmalarını beslediğini savunan Arıkan, siyasetteki ahlaki aşınmaya dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>"Bir an önce partili cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden, parti başkanının cumhurbaşkanı olduğu hükümet sisteminden çıkmamız gerekiyor. İkincisi de partili yolsuzluk sisteminden çıkmamız gerekiyor. Siyasette 'senin hırsızın, benim hırsızım' kavgası başladı. 'Seninki daha çok çaldı, benimki daha az çaldı' tartışması yürüyor. Bir an önce bu sarmaldan çıkacak, ahlaki yapıyı büyütecek mekanizmalara ihtiyacımız var. İktidarıyla muhalefetiyle bir seferberlik başlatıp o bağırsakları temizlememiz lazım."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"İktidar yangın çıkmasını engelleyemiyor, canı yanınca söndürmeye koşuyor"</strong></h3>

<p>Hükümetin kriz yönetimini itfaiye ve yangın benzetmesiyle eleştiren Arıkan, ekonomik tahribatın geçmiş adımlarla büyüdüğünü söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"İktidar şunu yapıyor; bir yangın çıkıyor, yangını takip ediyor. Ne zaman yangın iktidarın canını yakmaya başladı, itfaiye o zaman gidip yangını söndürüyor. Sizin işiniz yangın çıktıktan sonra söndürmek değil; o yangının çıkmasına sebebiyet verecek tehlikeleri ortadan kaldırmaktır. İktidar yetkilileri toplumu narkozlamak üzerine cümleler kuruyor. Kur Korumalı Mevduat ile 60 milyar dolarımız buharlaştı. Merkez Bankası operasyonlarıyla 128 milyar dolarımız buharlaştı gitti."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Borsada her şey kayıtlıdır, bu mesele turnusol kâğıdı olacak"</strong></h3>

<p>Fon skandalının aydınlatılmasının teknik olarak mümkün olduğunu vurgulayan Arıkan, sürecin kararlılıkla takip edilmesi gerektiğini belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"800 milyar ağızdan kolay çıkıyor ama Cumhuriyet tarihinin en büyük sıkıntısından bahsediyoruz. Borsanın ve fonların şöyle bir tarafı var: Her şey kayıt altındadır, gizli saklı iş yapma şansı yoktur. Eğer sonuna kadar gidilirse her şey ortaya çıkar. Bakalım, bu mesele gerçek bir turnusol kâğıdı olacak."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saadet-partili-arikandan-fon-krizi-cikisi-800-milyar-lira-cumhuriyet-tarihinin-en-buyuk-yolsuzlugudur</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/sp-lideri-mahmut-arikandan-akpli-vekillere-22komik-olan-ne22.jpeg" type="image/jpeg" length="38064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan-Wüst görüşmesi Alman basınında: "Alışılmadık bir durum, beklenenden uzun sürdü"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-wust-gorusmesi-alman-basininda-alisilmadik-bir-durum-beklenenden-uzun-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-wust-gorusmesi-alman-basininda-alisilmadik-bir-durum-beklenenden-uzun-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst’ü kabul etmesi Alman basınında geniş yankı buldu. Görüşmenin diplomatik teamüllere göre "sıra dışı" ve beklenenden uzun sürdüğünü yazan Die Welt ve Bild gazeteleri; randevuda vize kolaylığı, ekonomik iş birliği ve Almanya’daki seçim sonuçlarının ele alındığını aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya’nın en kalabalık eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın (KRV) Başbakanı Hendrik Wüst’ü kabul etmesi Alman basınında geniş yankı buldu. Ülkenin önde gelen yayın organlarından <i>Die Welt</i> ve <i>Bild</i>, görüşmenin diplomatik teamüller açısından "sıra dışı" olduğuna dikkat çekerken, 50 dakika süren randevunun beklenenden uzun geçtiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman medyasında yer alan analizlerde, Türkiye Cumhurbaşkanlığı makamının bölgesel hükümet liderleriyle doğrudan temas kurmasının nadir bir protokol adımı olduğu ve buluşmanın Wüst’ün federal siyasetteki konumu açısından güçlü bir mesaj taşıdığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Welt: "Erdoğan Alman futboluna kadar her gündeme hâkim"</strong></h3>

<p><i>Die Welt</i> gazetesinde yayımlanan haberde, Wüst’ün Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmesinin heyet için de sürpriz ve önemli bir gelişme olduğu vurgulandı.</p>

<p>Görüşmenin 50 dakika sürdüğünü belirten gazete, ele alınan başlıklara dair şu ayrıntılara yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Görüşmede ekonomik iş birliği, Türkiye-AB ilişkileri ve vize kolaylıkları masaya yatırıldı. Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanlığı, jeopolitik değişimler ışığında Türkiye'nin tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve üretim merkezi kimliğiyle Alman şirketleri için stratejik önem kazandığını açıkladı. Wüst, Erdoğan’ın Almanya’daki son seçim sonuçlarına büyük ilgi gösterdiğini, ülkede insanların gündemini meşgul eden konulardan futboldaki son gelişmelere kadar her detayı yakından takip ettiğini söyledi."</p>
</blockquote>

<p>Gazete ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı döneminde daha önce hiçbir Alman eyalet başbakanını kabul etmediğine işaret ederek; 2014 yılında dönemin Aşağı Saksonya Eyalet Başbakanı Stephan Weil'in hem dönemin Başbakanı Erdoğan hem de 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştüğünü anımsattı.</p>

<h2><strong>Bild: "Wüst şimdiden bir devlet adamı gibi davranıyor"</strong></h2>

<p><i>Bild</i> gazetesi ise görüşmeyi doğrudan Almanya’nın iç siyaseti ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) içerisindeki liderlik dengeleri üzerinden değerlendirdi. Haberde, KRV ile Türkiye arasındaki derin ekonomik ve toplumsal bağların altı çizildi:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye, Almanya'nın en kalabalık eyaleti için kritik öneme sahip. Birçok eyalet şirketi Türkiye ile ticaret yapıyor, sanayi devleri orada fabrikalar işletiyor. Ayrıca yaklaşık 1 milyon Türk kökenli nüfusa ev sahipliği yapan Kuzey Ren-Vestfalya, Almanya'daki toplam Türk nüfusunun üçte birini barındırıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı normal şartlarda yalnızca mevkidaşları olan devlet başkanlarıyla görüşür. Bu görüşme Wüst için en üst düzey diplomatik randevudur."</p>
</blockquote>

<p>Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in olası haleflerinden biri olarak görülen Wüst ile temas kurmasının altını çizen gazete, Wüst'ün şu sözlerini aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"İlk kez Türkiye’deyim ve ilk kez bir Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Türkiye'yi ziyaret ediyor. Dolayısıyla bu görüş alışverişinin zamanı çoktan gelmişti. Erdoğan ile ekonomi ve toplumdaki girift bağları güçlendirmeyi konuştuk. Sayın Erdoğan Almanya’daki seçim sonuçlarını çok yakından takip etmiş ve değerlendirmemi sordu."</p>
</blockquote>

<p><i>Bild</i>, haberinin kapanışında Wüst'ün bu temasla federal düzeyde şansölyelik liderliğine de hazır olduğunu gösterdiği yorumunu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-wust-gorusmesi-alman-basininda-alisilmadik-bir-durum-beklenenden-uzun-surdu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/erdogan-1.png" type="image/jpeg" length="26630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="98831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="33146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="88939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="39711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="35240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="49088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="27177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="25136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="30914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="20957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="78390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="79001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="29734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="82013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="73475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="45040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="27044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="76110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="10836"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
