<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 10:48:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan'dan imalat sanayisine destek mesajı: 3 yılda 187,5 milyar lira]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhandan-imalat-sanayisine-destek-mesaji-3-yilda-1875-milyar-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhandan-imalat-sanayisine-destek-mesaji-3-yilda-1875-milyar-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında imalat sektörüne yönelik yeni destek sürecini açıkladı. Programa ilişkin yapılan düzenlemeyle sürenin 3 yıla çıkarılacağını belirten Işıkhan, 2026-2028 döneminde imalat sektörüne toplam 187,5 milyar lira destek sağlanacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, imalat sanayisi için yürütülen destek programına ilişkin bilgi paylaştı. Üretim kapasitesini ve istihdamı desteklemeye yönelik uygulamaların sürdüğünü belirten Işıkhan, İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında sağlanan desteklerin yeni dönemde üç yıllık süreyi kapsayacağını duyurdu.</p>

<p>İstihdamı Koruma Destek Programı çerçevesinde imalat sektöründe çalışan 1 milyon 394 bin 651 sigortalı için nisan, mayıs, haziran ve temmuz aylarında yaklaşık 8,9 milyar lira destek sağlandığı açıklandı.</p>

<h2><strong>Bakan Işıkhan'dan imalat sektörüne 3 yıllık destek açıklaması</strong></h2>

<p>Işıkhan, paylaşımında destek programının kapsamına ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu uygulamamızla istihdamını koruyan işletmelerimize yıl sonuna kadar toplam 51 milyar lira destek sağlayacağız. Attığımız yeni adımla birlikte programımızın süresini 3 yıla çıkarıyoruz. 2026-2028 arasında toplam 187,5 milyar lirayı imalat sektörümüzün kullanımına sunacağız. Emeği ve üretimi merkeze alan politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhandan-imalat-sanayisine-destek-mesaji-3-yilda-1875-milyar-lira</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/thumbs-b-c-7c57d118c611eddc5c9254f3bc25b644.jpg" type="image/jpeg" length="39497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı'nda iki petrol tankeri patladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-iki-petrol-tankeri-patladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-iki-petrol-tankeri-patladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nda iki petrol tankerinin patladığını duyurdu. Açıklamada, belirlenen rota dışındaki gemi geçişlerinin güvenli olmayacağı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran Devrim Muhafızları Ordusu</strong>, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğine ilişkin yaptığı açıklamada, iki <strong>petrol tankeri</strong>nin güvenli olmadığı belirtilen rotayı kullanmaya çalışırken patladığını duyurdu.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu tankerlerin ABD'nin baskısıyla <strong>İran</strong> tarafından belirlenen güvenli güzergahın dışına çıkarak ilerlediği öne sürüldü. Tankerlerde meydana gelen patlamaların nedenine ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'nda tanker geçişlerine ilişkin açıklama</strong></h2>

<p>Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı</strong>'nda gemilerin kullandığı rotalara yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. İran yönetimi tarafından belirlenen güzergahların dışındaki tüm geçiş noktalarının gemi trafiği açısından güvenli olmayacağı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, yabancı müdahalelerin bölgedeki güvenlik koşullarını olumsuz etkilediği savunuldu. İran tarafı, deniz ulaşımında yaşanan risklerin dış müdahaleler nedeniyle arttığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinde önemli bir geçiş noktası olarak bilinirken, bölgede yaşanan gelişmeler uluslararası deniz taşımacılığı açısından yakından takip ediliyor.</p>

<h3><strong>İran donanması Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını duyurmuştu</strong></h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, daha önce yaptığı açıklamada yabancı müdahalelerin neden olduğu istikrarsız güvenlik ortamı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını bildirmişti.</p>

<p>İran'ın bu kararı sonrası bölgede petrol tankerlerinin hareketleri ve deniz ulaşımının durumu gündeme gelmişti. Son açıklamada ise İran tarafından belirlenen rota dışında seyreden gemilerin güvenlik riski taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, enerji sevkiyatları ve bölgesel güvenlik açısından uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-iki-petrol-tankeri-patladi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazindan-gecmeye-calisan-iki-petrol-tankeri-patladi.png" type="image/jpeg" length="68526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 kişi hakim karşısında]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mustafa-bozbeyin-de-aralarinda-bulundugu-63-kisi-hakim-karsisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mustafa-bozbeyin-de-aralarinda-bulundugu-63-kisi-hakim-karsisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin açılan davasının ilk duruşması başladı. İddianamede Bozbey hakkında 402 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında açılan davasının ilk duruşması Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.</p>

<p>Sanıklar hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlamaları yöneltiliyor.</p>

<h2><strong>Duruşmaya yoğun katılım</strong></h2>

<p>Duruşmaya tutuklu bulunan Mustafa Bozbey ile diğer sanıklar ve avukatları katıldı.</p>

<p>Mahkemeyi Bozbey'in eşi Seden Bozbey'in yanı sıra CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk, CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ile çok sayıda CHP'li takip etti.</p>

<p><img alt="Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 kişi hakim karşısında-1" class="detail-photo img-fluid" height="911" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/68c494f3-ff29-4a24-8f7a-e3bee1eca9f3-w.jpg" width="1368" /></p>

<h3><strong>Duruşma öncesi gerginlik yaşandı</strong></h3>

<p>Duruşma öncesinde görevliler, mahkeme heyetinin kararı doğrultusunda salona yalnızca her sanık için bir yakınının alınacağını bildirdi.</p>

<p>Salona girmek isteyen CHP'li milletvekilleri ve partililer polis bariyeriyle karşılaşınca kısa süreli tartışma yaşandı. CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, uygulamaya tepki göstererek milletvekillerinin duruşma salonuna alınmamasını eleştirdi.</p>

<p>Yaşanan görüşmelerin ardından CHP heyetinin izleyici olarak salona girişine izin verildi.</p>

<h3><strong>Gazetecilerin bir bölümü salona alınmadı</strong></h3>

<p>Mahkeme heyetinin talimatı doğrultusunda duruşmayı takip etmek isteyen gazetecilerin önemli bir kısmı ise duruşma salonuna alınmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bozbey hakkında 402 yıla kadar hapis talebi</strong></h3>

<p>İddianamede, Mustafa Bozbey'e Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin çeşitli suçlamalar yöneltilirken, hakkında <strong>402 yıla kadar hapis cezası</strong> isteniyor.</p>

<p>Toplam 63 sanığın yargılandığı davada 37 sanık tutuklu bulunuyor. Mustafa Bozbey de tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı.</p>

<p>Dava kapsamında sanıklar hakkındaki suçlamalara ilişkin yargılama süreci devam ediyor; suçlamalar hakkında nihai karar ise mahkemenin değerlendirmesi sonucunda verilecek.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mustafa-bozbeyin-de-aralarinda-bulundugu-63-kisi-hakim-karsisinda</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/640ca7e6-3903-49da-b6e4-3394e859d8a0-w.jpeg" type="image/jpeg" length="27092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal: "İntiharların 6 yılda yüzde 32 artması toplumsal dayanıklılığın kırıldığının göstergesi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/doc-dr-gulin-ozdamar-unal-6-yilda-yuzde-32-artan-ihtihar-orani-toplumsal-dayanikliligin-kirilmasini-gosteriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/doc-dr-gulin-ozdamar-unal-6-yilda-yuzde-32-artan-ihtihar-orani-toplumsal-dayanikliligin-kirilmasini-gosteriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de intihar vakaları son 6 yılda yüzde 32 arttı. Yaşanan tabloyu "toplumsal dayanıklılığın kırılması ve yapısal bir uyarı" olarak tanımlayan Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, kalıcı çözümün sadece klinikte değil; ekonomik güvence, sosyal dayanışma ve sorumlu medyayı kapsayan bütüncül kamu politikalarında olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"><a href="http://tuik.gov.tr" rel="nofollow"><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong></a>’nun (TÜİK) yayımladığı 2025 “Ölüm ve Ölüm Nedenleri” raporuna göre Türkiye genelinde intihar vakalarındaki artış dikkat çekerken, verileri 24 Saat için değerlendiren <a href="https://psikiyatri.org.tr/" rel="nofollow">Türkiye Psikiyatri Derneği</a> (TPD) Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, yaşanan tabloyu ‘yapısal bir uyarı işareti’ olarak nitelendirdi.</p>

<p dir="ltr">Resmi verilere göre, 2019 yılında Türkiye genelinde 3 bin 476 olan intihar kaynaklı can kaybı, her yıl artarak 2025 yılında 4 bin 599’a yükseldi. Yüz bin nüfus başına düşen intihar sayısını ifade eden kaba intihar hızı ise 2019’da 4,20 iken, 2023'te 4,79'a, 2024'te 5,27'ye ve 2025 yılında 5,35'e tırmandı.</p>

<p dir="ltr">Genel ölüm nedenleri incelendiğinde; %34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer alırken, intihar vakalarını da kapsayan "Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler" başlığı toplam ölümlerin %4,0'ünü oluşturdu. Toplam ölüm oranlarında binde 10,8 ile Sinop en yüksek, binde 2,3 ile Şırnak en düşük il olarak kayda geçti.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Sadece pandemi etkisi demek sorunu geçiştirmektir"</strong></h2>

<p dir="ltr">İntihar sayılarındaki bu çarpıcı yükselişi değerlendiren TPD Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, tablonun sadece "pandemi sonrası artçı etkiler" ile açıklanamayacak kadar çok katmanlı olduğunu vurguladı. Ünal, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p dir="ltr">"İntiharı yalnızca bireysel ruhsal hastalıklarla açıklamak sorunun yapısını gözden kaçırmaktır. Türkiye'de gözlenen artış eğilimi; ekonomik belirsizlikler, gelir esitsizliği, genç nüfusta artan gelecek kaygısı, toplumsal destek mekanizmalarındaki zayıflama ve ruh sağlığı hizmetlerine erişim güçlüğüyle birlikte değerlendirilmeli. Özellikle genç erişkinlerdeki yüksek oranlar; umutsuzluk, yalnızlaşma ve toplumsal aidiyet duygusundaki zayıflamayı düşündürmektedir.. Bu durum, toplumsal dayanıklılığımızın kırılganlaştığını gösteren yapısal bir uyarı işareti."</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Bilinmeyen" ölümlerdeki artış ve damgalanma riskine dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">TÜİK raporunda, "Bilinmeyen" ölüm nedenlerinin oranının bir yıl içinde yüzde 5,3'ten yüzde 8,0'e yükselmesi de dikkat çekti. Toplumdaki kültürel, dini ve ailevi baskılar sebebiyle bazı intihar vakalarının kayıtlara geçmeme olasılığına değinen Ünal, uluslararası literatürde bu durumun uzun yıllardır tartışıldığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Ünal, "Mevcut verilerle kayda geçmeyen intiharların büyüklüğüne dair güvenilir bir niceliksel tahmin yapmak mümkün değil. Bilinmeyen ölümlerdeki artışın tamamını 'gizli intihar' saymak da bu olasılığı dışlamak da bilimsel açıdan doğru olmaz. Ancak ölüm nedenlerinde şeffaflığın artırılması, adli ve tıbbi kayıt sistemlerinin güçlendirilmesi hayati önem taşıyor. Önlemenin ilk adımı, sorunun gerçek boyutunu ortaya koyabilmektir" dedi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çözüm yalnızca tedavide değil, bütüncül kamu politikalarında</strong></h3>

<p dir="ltr">Türkiye'deki mevcut önleyici tedbirlerin ve ruh sağlığı politikalarının geliştirilmeye açık olduğunu belirten Ünal, kalıcı çözümün çok sektörlü bir halk sağlığı yaklaşımından geçtiğini belirtti. Ünal, başarılı ülke örneklerinden yola çıkarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p dir="ltr">“İntiharın önlenmesi sadece psikiyatri hizmetlerine bırakılamaz; sağlık, eğitim, yerel yönetimler, sosyal hizmetler ve medyanın eşgüdümlü çalışması şart. Risk gruplarına yönelik erken müdahale programları yaygınlaştırılmalı, okul temelli hizmetler güçlendirilmeli ve medyada intihar haberleri sorumlu habercilik ilkelerine uygun verilmeli. Kalıcı başarı yalnızca tedavi hizmetlerinin artırılmasıyla değil; sosyal eşitsizlikleri azaltan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve bireylerin geleceğe ilişkin umut duygusunu destekleyen bütüncül kamu politikalarıyla mümkün.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/doc-dr-gulin-ozdamar-unal-6-yilda-yuzde-32-artan-ihtihar-orani-toplumsal-dayanikliligin-kirilmasini-gosteriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-100.jpg" type="image/jpeg" length="46980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi bitti, tutuklu yurttaşlar serbest bırakılmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nato-zirvesi-bitti-tutuklu-yurttaslar-serbest-birakilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nato-zirvesi-bitti-tutuklu-yurttaslar-serbest-birakilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da toplanan NATO Zirvesi öncesinde “Eylem yapma potansiyeli taşıdıkları” iddiasıyla evleri basılarak gözaltına alınan yurttaşlar, zirve bitmesine rağmen halen serbest bırakılmadılar. Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve ÇHD Genel Başkanı Av. Murat Yılmaz, durumun “son derece kaygı verici” olduğunu belirterek bu tutuklamaların hiçbir somut delile dayanmadığına dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO Zirvesi öncesi, “Eylem yapma potansiyeli taşıdıkları” gerekçesiyle, aralarında 75-80 yaşında TEMA gönüllüleri ile avukatların, akademisyenlerin, işçilerin ve öğrencilerin de bulunduğu 200’e yakın kişi evleri basılarak gözaltına alınmış ve tutuklanmışlardı. NATO Zirvesi geçtiği ve zirve günü eylem yapanlar bile bırakıldığı halde evlerinden operasyonla alınanlardan 186 kişinin halen cezaevinde tutulmalarına hukukçular tepki gösterdi. 24 Saat Gazetesi’ne konuşan Ankara Barosu Genel Sekreteri Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve ÇHD Genel Başkanı Avukat Murat Yılmaz, somut delile dayanmayan bu tutuklamaların, adil yargılama hakkıyla da bağdaşmadığını söylediler.</p>

<p><img alt="Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan" class="detail-photo img-fluid" height="1450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/avukat-elcin-ozge-simsek-caglayan.jpg" width="1319" /></p>

<h2><strong>“Son derece kaygı verici” </strong></h2>

<p>Ankara Barosu Genel Sekreteri Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınan yurttaşlar hakkında verilen tutuklama kararlarının, ceza muhakemesinin temel ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi. Tutuklama kararlarında “önleyici tutuklama” ibaresinin kullanılmasının hukukçular açısından “son derece kaygı verici” olduğunu belirten Çağlayan, şunları dile getirdi:</p>

<p>“Kişi özgürlüğünü sınırlandırmaya dönük tedbirler, somut olgulara dayanan kuvvetli suç şüphesi ile tutuklamayı zorunlu kılan nedenlerin varlığına bağlıdır. Dosyanın içeriği ve soruşturmanın geldiği aşama gözetildiğinde, özgürlüğü esas alan bir yaklaşım yerine tutuklamanın adeta ilk seçenek haline getirilmesi, adil yargılama hakkıyla bağdaşmamaktadır.”</p>

<p><img alt="Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan2" class="detail-photo img-fluid" height="896" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/avukat-elcin-ozge-simsek-caglayan2.jpg" width="1012" /></p>

<h3><strong>“Koruma tedbirlerinin amacı yargılamayı güvence altına almaktır” </strong></h3>

<p>Son günlerde yargı eliyle Anayasal haklara dönük müdahalelerin bir iktidar pratiğine dönüştüğünü gördüklerini ifade eden Çağlayan, “Demokratik bir toplumda barışçıl toplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğü, kamu düzeni gerekçesiyle ölçüsüz biçimde sınırlandırılamaz. Koruma tedbirlerinin amacı yargılamayı güvence altına almaktır; farklı düşünceleri veya demokratik tepkileri bastırmak değildir” değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>“Hukukun üstünlüğü, kişi özgürlüğü ve adil yargılanma hakkına saygı gösterilen bir yargılama sürecinin, yalnızca tutuklanan yurttaşlar açısından değil, toplumun adalete olan güveni bakımından da vazgeçilmez” olduğunun altını çizen Ankara Barosu Genel Sekreteri Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Tutuklu bulunan tüm yurttaşlar yönünden ölçüsüz ve orantısız şekilde uygulanan bu tutuklama tedbirinin bir an önce kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Hukuk, olası ihtimallere göre değil; somut olgulara ve evrensel hukuk ilkelerine göre işletilmelidir. Aksi yaklaşım, kişi özgürlüğünü istisna değil kural olarak sınırlayan, hukuk devletini ise öngörülebilirlikten uzaklaştıran tehlikeli bir anlayışın yerleşmesine neden olacaktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Avukat Murat Yılmaz1" class="detail-photo img-fluid" height="859" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/avukat-murat-yilmaz1.jpg" width="903" /></p>

<h3><strong>“Hiçbir hukuki temeli yok” </strong></h3>

<p>Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Avukat Murat Yılmaz da NATO Zirvesi öncesi Ankara’nın adeta bir hapishaneye çevrildiğini söyledi. “Siyasi iktidarın aynı zamanda muhaliflere yönelik, hiçbir hukuki temeli olmayan, herhangi bir delile dayanmayan operasyonlar yaptığını, bu operasyonları yaparken de sabaha karşı apartmanların, evlerin kapılarının kırıldığını, yurttaşların elleri arkadan kelepçelenerek gözaltına alındığını” hatırlatan Yılmaz, “Bu gözaltı ve tutuklamaların temel amacı, sorulardan ve sevk yazılarından anlaşıldığı kadarıyla ortada bir suç veya suça teşebbüs olmadan, tamamen NATO’ya karşı ses çıkarma, hayır deme ihtimali olanların susturulmasıdır” diye konuştu.</p>

<h3><strong>“Tutuklamalar zulüm kâr ve keyfi” </strong></h3>

<p>ÇHD Genel Başkanı Murat Yılmaz şunları aktardı:</p>

<p>“Söylediğim gibi hiçbir diline dayanmayan, hukuki temeli olmayan bu soruşturmalar sonucunda öğrenciler, işçiler, emekliler, avukatlar tutuklandı, hapishanelere kapatıldı. Hem gözaltına alınmaları ve tutuklanmaları hem de hapishanedeki koşullar tamamen zulüm kâr olduğu gibi keyfiliği de barındırmaktadır.<br />
Tutuklu olanların itirazlarının birçoğunun halen itirazı inceleyecek mahkemeye gönderilmediğini de aktaran Yılmaz, bunun da “keyfiliğin göstergesi” olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Avukat Murat Yılmaz2" class="detail-photo img-fluid" height="1012" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/avukat-murat-yilmaz2.jpg" width="1146" /></p>

<h3><strong>“İtiraz dilekçeleri matbu cümlelerle reddediliyor”</strong></h3>

<p>Mahkemeye giden itirazların da matbu cümlelerle reddedildiğini hatırlatan Yılmaz, “Aslında yargı hukukumuzda yeri olmayan ve ancak yapılandan açıkça anlaşılacağı üzere önleyici gözaltı, önleyici tutuklama ve önleyici kapatma aşamasına geçilmiştir ki, bu son derece tehlikelidir. Niyet okumadır” değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>“Ankara’daki bu keyfi tutuklamalar esnasında ÇHD üyesi iki arkadaşımız da tutuklandı” diyen Yılmaz, ÇHD olarak arkadaşlarını ve tutuklanan yurttaşları yalnız bırakmadıklarını da söyledi. Yılmaz, bu davanın sonunda tutuklananların beraat edeceklerini belirterek, “Çünkü söylediğim gibi hiçbir somut delile dayanmayan, hukuki olmayan gerekçelerle tutuklanmışlardır” dedi. Yılmaz tüm tutukluların itiraz dilekçelerine olumlu yanıt verilerek, serbest bırakılmalarını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nato-zirvesi-bitti-tutuklu-yurttaslar-serbest-birakilmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/40cd29b8-ea09-44bc-8100-3221cb38f8a7-w.jpeg" type="image/jpeg" length="59312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ta kasayı dolduracak ayrılık: Wilfred Ndidi 10 milyon euroya veda ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-kasayi-dolduracak-ayrilik-wilfred-ndidi-10-milyon-euroya-veda-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-kasayi-dolduracak-ayrilik-wilfred-ndidi-10-milyon-euroya-veda-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, Ernest Muçi'nin ardından Wilfred Ndidi'den de dev bir gelir elde etmeye hazırlanıyor. Siyah-beyazlıların, 29 yaşındaki Nijeryalı orta sahayı 10 milyon euro bonservis bedeliyle Arap Yarımadası'na satmak üzere olduğu ve oyuncunun Midtjylland maçının ardından takıma veda edeceği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz transfer döneminde kadro yapılanmasını sürdüren Beşiktaş'ta yaprak dökümü devam ediyor. Ernest Muçi'yi Trabzonspor'a göndererek 8.5 milyon euroluk bonservis geliri elde eden siyah-beyazlılar, bir diğer yıldız ismi Wilfred Ndidi'yi de satmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Sözleşmeleri biten Salih Uçan ve Ersin Destanoğlu ile yolları ayıran; Cengiz Ünder, Devis Vasquez, Jota Silva, Kristjan Asllani ve El Bilal Toure'nin opsiyonlarını kullanmayan Beşiktaş'ta, Nijeryalı orta sahanın da ayrılığı an meselesi.</p>

<p><img alt="Beşiktaş'ta kasayı dolduracak ayrılık: Wilfred Ndidi 10 milyon euroya veda ediyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="416" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ndidi.jpg" width="757" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Midtjylland maçının ardından veda edecek</strong></h2>

<p>UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turunda 23 Temmuz Perşembe günü Midtjylland ile kritik bir müsabakaya çıkacak olan siyah-beyazlılarda Wilfred Ndidi’nin, bu karşılaşmanın ardından takıma veda etmesi bekleniyor. 29 yaşındaki tecrübeli futbolcunun hafta içinde tesislerde takım arkadaşlarıyla helalleşeceği öğrenildi.</p>

<p><img alt="Beşiktaş'ta kasayı dolduracak ayrılık: Wilfred Ndidi 10 milyon euroya veda ediyor-2" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/301253.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Arap Yarımadası'na 10 milyon euroluk transfer</strong></h2>

<p>Sözcü gazetesinde yer alan habere göre; geçen yaz Leicester City'den 8 milyon euroya transfer edilen Ndidi için Arap Yarımadası ekipleriyle büyük oranda anlaşma sağlandı. Beşiktaş yönetiminin bu transferden kasasına <strong>10 milyon euro</strong> koymayı hedeflediği ve taraflar arasındaki son detayların görüşüldüğü aktarıldı.</p>

<p>Siyah-beyazlı formayı toplam 31 resmi maçta terleten Wilfred Ndidi, takımı adına 2 gol ve 1 asistlik katkı sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-kasayi-dolduracak-ayrilik-wilfred-ndidi-10-milyon-euroya-veda-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-20t101539745.jpg" type="image/jpeg" length="71288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüketici hakem heyetlerine 6 ayda 481 bin başvuru: Şikayetlerin değeri 8,5 milyar liraya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuketici-hakem-heyetlerine-6-ayda-481-bin-basvuru-sikayetlerin-degeri-85-milyar-liraya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuketici-hakem-heyetlerine-6-ayda-481-bin-basvuru-sikayetlerin-degeri-85-milyar-liraya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında 481 bin 613 tüketici başvurusu aldı. Başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar lira olurken, 455 bin 500 dosya karara bağlandı. Başvuruların büyük bölümü e-Devlet üzerinden gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk yarısında tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için yoğun mesai yürüttü. Ticaret Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, yılın ilk 6 ayında heyetlere 481 bin 613 başvuru yapıldı. Aynı dönemde 455 bin 500 başvuru sonuçlandırılırken, başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar lira olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>Tüketici hakem heyetleri milyonlarca uyuşmazlığı karara bağladı</strong></h2>

<p>Ticaret Bakanlığı açıklamasında, tüketici hakem heyetlerinin tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercii olarak görev yaptığı hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada şunlar kaydedildi:</p>

<blockquote>
<p>"Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>e-Devlet üzerinden yapılan tüketici başvuruları öne çıktı</strong></h3>

<p>Açıklamada, tüketicilerin e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla başvurularını elektronik ortamda gerçekleştirebildiği belirtildi. İlk 6 aylık dönemde yapılan başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet üzerinden yapıldığı, elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Tüketici hakem heyetlerine en fazla başvuru İstanbul'dan geldi</strong></h3>

<p>Verilere göre tüketici hakem heyetlerine en fazla başvuru yapılan il 126 bin 319 başvuruyla İstanbul oldu. İstanbul'u 50 bin 353 başvuruyla Ankara, 32 bin 507 başvuruyla İzmir, 17 bin 399 başvuruyla Bursa ve 15 bin 893 başvuruyla Antalya izledi. En az başvurunun ise 305 dosyayla Ardahan'dan yapıldığı açıklandı.</p>

<p>İl tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvuru 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapılırken, ilçe bazında en yüksek başvuru sayısı 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına ulaştı.</p>

<h3><strong>Tüketici şikayetlerinde ayıplı mal ve ayıplı hizmet ilk sıralarda yer aldı</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığı açıklamasına göre, tüketici şikayetleri içinde başvuruların yaklaşık yüzde 35'ini ayıplı mal, yüzde 29'unu ise ayıplı hizmet uyuşmazlıkları oluşturdu.</p>

<p>Ürün bazında değerlendirildiğinde ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu. Dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>En fazla tüketici başvurusu perakende ticaret sektöründe gerçekleşti</strong></h3>

<p>Sektörel dağılımda en fazla başvuru 249 bin 240 dosya ve yüzde 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne yönelik oldu. Finansal hizmetler sektörü 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla ikinci sırada yer alırken, abonelik hizmetleri sektörü ise 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla üçüncü sırada bulundu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>"Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak 'https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi' adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuketici-hakem-heyetlerine-6-ayda-481-bin-basvuru-sikayetlerin-degeri-85-milyar-liraya-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tuketici-hakem-heyeti.png" type="image/jpeg" length="10091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da ÜFE verileri açıklandı: Haziranda yüzde 1,8 arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-ufe-verileri-aciklandi-haziranda-yuzde-18-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-ufe-verileri-aciklandi-haziranda-yuzde-18-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) haziranda yıllık bazda yüzde 1,8 arttı. Üretici fiyatlarındaki yükseliş piyasa beklentilerinin altında kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Almanya</strong> Federal İstatistik Ofisi (Destatis), haziran ayına ilişkin <strong>Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)</strong> verilerini duyurdu. Açıklanan verilere göre, Almanya'da üretici fiyatları haziranda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 artış kaydetti.</p>

<p>Üretici fiyatlarındaki yıllık yükseliş, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Ekonomistler, haziranda üretici fiyatlarının yıllık bazda yüzde 1,9 artmasını bekliyordu. Ülkede <strong>ÜFE</strong>, mayıs ayında yüzde 2,2 yükselerek 2023 Mayıs ayından bu yana en hızlı artışını göstermişti.</p>

<h2><strong>Almanya'da üretici fiyatlarında haziran verileri açıklandı</strong></h2>

<p>Haziran ayında üretici fiyatları aylık bazda ise yüzde 0,3 düşüş gösterdi.</p>

<p>Üretici fiyatlarındaki yıllık artışta özellikle ara mallarındaki yükseliş etkili oldu. Ara malı fiyatları haziranda yıllık bazda yüzde 5,1 artarken, enerji fiyatlarında da yıllık bazda yüzde 0,4 yükseliş görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Enerji fiyatlarında aylık düşüş yaşandı</strong></h3>

<p><strong>Enerji</strong> fiyatları yıllık bazda sınırlı bir artış gösterirken, aylık bazda yüzde 1,8 geriledi. Enerji maliyetlerindeki değişim, Almanya'daki üretici fiyatlarının seyrinde önemli başlıklardan biri oldu.</p>

<p><strong>Orta Doğu</strong>'daki savaş nedeniyle enerji piyasalarında yaşanan hareketlilik sonrasında fiyatlarda yükseliş görülmüş, ABD ile İran arasında haziran ayında sağlandığı belirtilen mutabakatın ardından enerji fiyatlarında düşüş yaşanmıştı.</p>

<h3><strong>Enerji hariç üretici fiyatları da arttı</strong></h3>

<p>Almanya'da enerji fiyatları hesaplama dışında bırakıldığında üretici fiyatlarındaki artışın daha yüksek seviyede olduğu görüldü. Buna göre enerji hariç üretici fiyatları yıllık bazda yüzde 2,4, aylık bazda ise yüzde 0,2 yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-ufe-verileri-aciklandi-haziranda-yuzde-18-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/almanyada-uretici-fiyatlari-haziranda-yuzde-18-artti.png" type="image/jpeg" length="87726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pink Floyd'un gitaristi Roger Waters: Konserlerim iptal edildi, oteller beni kabul etmedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pink-floydun-gitaristi-roger-waters-konserlerim-iptal-edildi-oteller-beni-kabul-etmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pink-floydun-gitaristi-roger-waters-konserlerim-iptal-edildi-oteller-beni-kabul-etmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pink Floyd'un kurucu üyelerinden Roger Waters, gazeteci Tucker Carlson'a verdiği röportajda, İsrail'e yönelik eleştirileri nedeniyle birçok ülkede otel rezervasyonu yaptıramadığını ve bazı konserlerinin iptal edildiğini iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pink Floyd'un kurucu üyelerinden <strong>Roger Waters</strong>, Amerikalı yorumcu <strong>Tucker Carlson'ın programında yaptığı açıklamalarda</strong>, İsrail'e yönelik eleştirileri nedeniyle otellerin kendisini kabul etmediğini ve bazı konserlerinin iptal edildiğini öne sürdü.</p>

<p>Waters, özellikle <strong>2023 turnesi sırasında ciddi zorluklar yaşadığını iddia etti.</strong></p>

<h2><strong>"Birçok şehirde otel bulamadım"</strong></h2>

<p>Tucker Carlson Show'a konuk olan Roger Waters, Güney Amerika turnesi sırasında Buenos Aires, Kolombiya ve Ekvador'da konaklayacak otel bulmakta güçlük çektiğini söyledi.</p>

<p>Waters, "Buenos Aires'te, Kolombiya'da veya Ekvador'da kalacak bir otel bulamadım" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Bunun nedeni İsrail'e yönelik eleştirilerimdi"</strong></h3>

<p>Carlson'ın, yaşadığı sorunların İsrail'e yönelik eleştirileriyle bağlantılı olup olmadığı sorusuna Waters, "Evet" yanıtını verdi.</p>

<p>Ünlü müzisyen, Uruguay'ın Montevideo kentinde de konaklayamadığını belirterek, Ekvador'un başkenti Quito'da bulunduğu sırada organizatörlerin "orada yokmuşum gibi davranmak zorunda kaldıklarını" iddia etti.</p>

<h3><strong>"Çok organize bir İsrail lobisi var" iddiası</strong></h3>

<p>Yaşadığı olayların İsrail'den uzak ülkelerde de yaşanmasının nedeninin sorulması üzerine Waters, Arjantin, Uruguay, Ekvador ve Almanya dahil birçok ülkede "çok organize bir İsrail lobisi" bulunduğunu öne sürdü.</p>

<h3><strong>Avrupa'daki konserlerinin de engellenmeye çalışıldığını söyledi</strong></h3>

<p>Roger Waters, Avrupa'daki konserlerinin de çeşitli girişimlerle engellenmeye çalışıldığını iddia etti.</p>

<p>Waters, Almanya'nın Frankfurt kentindeki konserinin iptal edilmesinin istendiğini, Polonya'nın Krakow kentinde planlanan konserinin ise 2023 yılında iptal edildiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trend Haberler</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pink-floydun-gitaristi-roger-waters-konserlerim-iptal-edildi-oteller-beni-kabul-etmedi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bccaf6b6-9ef3-4c84-9045-6d4a906bb8fd.webp" type="image/jpeg" length="25279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli tatil başladı: Mahkemelerde nöbetçi heyetler görev yapacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/adli-tatil-basladi-mahkemelerde-nobetci-heyetler-gorev-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/adli-tatil-basladi-mahkemelerde-nobetci-heyetler-gorev-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargı mensuplarının toplu izin dönemi olarak uygulanan adli tatil bugün itibarıyla başladı. Adli tatil boyunca nöbetçi mahkemeler görev yapacak, tutuklu dosyaları ile acil nitelikteki başvurular görülmeye devam edecek. Yeni adli yıl ise 1 Eylül Salı günü başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yargı mensuplarının toplu izin dönemi olarak uygulanan adli tatil bugün başladı. Adli tatil süresince mahkemelerde olağan duruşmalara büyük ölçüde ara verilecek ancak nöbetçi mahkemeler, gecikmesinde sakınca bulunan işlemler ile tutuklu dosyalarını değerlendirmeyi sürdürecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni adli yıl ise <strong>1 Eylül Salı günü</strong> başlayacak.</p>

<h2><strong>Adli tatilde hangi davalar görülmeye devam edecek?</strong></h2>

<p>Adli tatil boyunca yargı hizmetlerinin aksamaması amacıyla nöbetçi mahkemeler görev yapacak.</p>

<p>Bu kapsamda; tutuklu sanıklarla ilgili işlemler, tutukluluk incelemeleri, gecikmesinde sakınca bulunan başvurular, kanunlarda acil olduğu belirtilen dava ve işlemler, nöbetçi mahkemeler tarafından karara bağlanacak. Diğer dava ve yargılamalar ise yeni adli yılın başlamasıyla birlikte kaldığı yerden devam edecek.</p>

<h3><strong>Danıştay'da nöbetçi heyet görev yapacak</strong></h3>

<p>Adli tatil süresince Danıştay'da da nöbetçi heyet görev alacak. Nöbetçi heyet, davaların esasına ilişkin karar vermeyecek ancak yürütmenin durdurulması talepleri ile aciliyet taşıyan başvuruları değerlendirebilecek.</p>

<h3><strong>Yargıtay'da iki nöbetçi daire görevde olacak</strong></h3>

<p>Yargıtay'da ise adli tatil boyunca biri hukuk, diğeri ceza alanında olmak üzere iki nöbetçi daire çalışmalarını sürdürecek.</p>

<p>Ceza dairesi tutuklu sanıklara ilişkin dosyaları incelerken, hukuk dairesi ise acil nitelik taşıyan hukuki işlemleri karara bağlayacak.</p>

<h3><strong>AYM çalışmalarını sürdürecek</strong></h3>

<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), adli tatil uygulaması kapsamında bulunmadığı için çalışmalarına kesintisiz devam edecek.</p>

<h3><strong>Adli tatil ne zaman bitecek?</strong></h3>

<p>2026 yılı adli tatili <strong>31 Ağustos</strong> tarihinde sona erecek. Yeni adli yıl ise <strong>1 Eylül 2026 Salı günü</strong> başlayacak. Böylece mahkemelerde normal yargılama takvimi yeniden işleyecek.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/adli-tatil-basladi-mahkemelerde-nobetci-heyetler-gorev-yapacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/9c27cf17-c70e-4b0b-a6b3-ef6d3bed9642-wjfif.jpeg" type="image/jpeg" length="93237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'tan Mohamed Salah transferinde menajer krizine karşı yeni strateji]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktastan-mohamed-salah-transferinde-menajer-krizine-karsi-yeni-strateji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktastan-mohamed-salah-transferinde-menajer-krizine-karsi-yeni-strateji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, prensipte anlaştığı Mohamed Salah transferinde menajer Ramy Abbas'ın çıkardığı yüzde 35'lik ek komisyon engeline takıldı. 5-6 milyon euroyu bulan ek maliyete tepki gösteren Başkan Serdal Adalı'nın yönlendirmesiyle siyah-beyazlı yönetim, sorunu doğrudan Mısırlı yıldızla yüz yüze görüşerek çözme kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Liverpool ile sözleşmesi sona eren dünyaca ünlü Mısırlı yıldız Mohamed Salah'ın transferinde Beşiktaş yönetimi kararlı bir duruş sergiliyor. Siyah-beyazlılar, 34 yaşındaki futbolcuya yıllık 12 milyon eurodan 2 sezonluk sözleşme teklif edip prensip anlaşmasına varırken, oyuncunun temsilcisi Ramy Abbas'ın çıkardığı ek maliyetler transfer sürecinde kriz yarattı.</p>

<p><img alt="Beşiktaş'tan Mohamed Salah transferinde menajer krizine karşı yeni strateji-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/besiktas-123-yasinda-baskan-serdal-adalidan-kutlama-mesaji.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>Başkan Serdal Adalı'dan tepki: "Yüzde 35 kabul e</strong><strong>dilemez"</strong></h2>

<p>Gelişmelerin ardından Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, temsilci Ramy Abbas'ın komisyon talebini inanılmaz seviyelere çıkardığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Medyada Salah'la anlaştığımız haberi çıkar çıkmaz oyuncunun menajeri, mali taleplerini gündeme getirdi ve komisyonunu inanılmaz rakamlara çıkardı. Bu oran yaklaşık yüzde 35'e ulaştı. Bizim açımızdan böyle bir yüzde hiçbir şekilde kabul edilemez. Salah'ın bu rakamlardan haberi olduğunu zannetmiyoruz."</p>
</blockquote>

<p><img alt="Beşiktaş'tan Mohamed Salah transferinde menajer krizine karşı yeni strateji-1" class="detail-photo img-fluid" height="638" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/salah-6-6-939541.webp" width="930" /></p>

<h2><strong>5-6 milyon euroluk ek maliyet: Salah ile yüz yüze görüşülecek</strong></h2>

<p>Menajer Ramy Abbas'ın talepleri doğrultusunda ortaya çıkan 5-6 milyon euro civarındaki ek maliyet artışını reddeden Beşiktaş yönetimi, yeni bir strateji belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyah-beyazlı idareciler, menajerin yüksek taleplerinden haberdar olmadığı düşünülen Mohamed Salah ile bire bir görüşme gerçekleştirerek krizi doğrudan oyuncuyla çözmeyi hedefliyor. Beşiktaş camiasında şimdi gözler Mısırlı yıldızdan gelecek yanıta çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktastan-mohamed-salah-transferinde-menajer-krizine-karsi-yeni-strateji</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/salah-6-6-939541.webp" type="image/jpeg" length="36240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 TEMMUZ 2026 BIST 100 haftanın ilk işlem gününe ekside başladı: Borsa İstanbul'da son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/20-temmuz-2026-bist-100-haftanin-ilk-islem-gunune-ekside-basladi-borsa-istanbulda-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/20-temmuz-2026-bist-100-haftanin-ilk-islem-gunune-ekside-basladi-borsa-istanbulda-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftanın ilk işlem gününe yüzde 0,32 düşüşle 13.936,16 puandan başladı. Borsa açılışında bankacılık endeksi yatay seyrederken, holding endeksi yükseliş kaydetti. Küresel piyasalarda ise ABD-İran gerilimi ve petrol fiyatlarındaki hareketlilik takip ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da <strong>BIST 100 endeksi</strong>, haftanın birinci işlem gününde (20 Temmuz Pazartesi) negatif bir açılış gerçekleştirdi. Cuma gününü yüzde 1,90 değer kaybıyla 13.981,05 puanda tamamlayan endeks, yeni haftanın açılışında önceki kapanışa göre 44,89 puan gerileyerek 13.936,16 puana indi. Açılışta bankacılık endeksi yatay bir görünüm sergilerken, holding endeksi yüzde 0,14 yükseldi.</p>

<h2><strong>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi güne ekside başladı</strong></h2>

<p>BIST 100 endeksi, açılışta yüzde 0,32 değer kaybederek 13.936,16 puana geriledi. Bankacılık endeksi yatay seyrini korurken, holding endeksi yüzde 0,14 artış gösterdi. Böylece Borsa İstanbul haftanın ilk işlem gününe düşüşle başlamış oldu.</p>

<h3><strong>Borsa İstanbul'da sektör endekslerinde son durum</strong></h3>

<p>Sektör endeksleri incelendiğinde en yüksek yükseliş yüzde 1,58 ile tekstil deri sektöründe görüldü. Günün açılışında en fazla değer kaybeden sektör ise yüzde 9,04 düşüşle finansal kiralama faktoring oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel piyasalarda ABD ile İran arasında devam eden karşılıklı askeri müdahaleler risk algısını etkilemeye devam etti. Japonya piyasalarının kapalı olması nedeniyle uluslararası piyasalarda işlem hacmi düşük seviyelerde seyretti.</p>

<h3><strong>BIST 100 endeksinde destek ve direnç seviyeleri takip ediliyor</strong></h3>

<p>Analistler, gün içerisinde BIST 100 endeksi açısından yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcıları anketi, uluslararası yatırım pozisyonu ve yurt dışı ÜFE verilerinin izleneceğini belirtti. Yurt dışında ise ABD'de açıklanacak öncü endeks verisinin takip edileceği ifade edildi.</p>

<p>Teknik açıdan değerlendirmelerde bulunan analistler, BIST 100 endeksi için 13.900 puanın destek, 14.200 ve 14.300 puan seviyelerinin ise direnç konumunda bulunduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/20-temmuz-2026-bist-100-haftanin-ilk-islem-gunune-ekside-basladi-borsa-istanbulda-son-durum</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="57948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yasa dışı bahis soruşturması: 17 kulüp yöneticisi adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yasa-disi-bahis-sorusturmasi-17-kulup-yoneticisi-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yasa-disi-bahis-sorusturmasi-17-kulup-yoneticisi-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli yasa dışı bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınan futbol kulüplerinde görevli 19 yöneticiden 17'si emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Soruşturmada, bazı yöneticilerin görev yaptıkları dönemde kendi takımlarının maçlarına rakip ekip lehine ve farklı bahis seçenekleri üzerinden kupon oynadığı iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında gözaltına alınan futbol kulüplerinde görevli<strong> 19 yöneticiden 17'si</strong> emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Soruşturma, "<strong>6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a Muhalefet (Bahis şikesi)</strong>" suçlaması kapsamında yürütülüyor.</p>

<h2><strong>2020-2026 yıllarına ait bahis hareketleri incelendi</strong></h2>

<p>İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada, Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) bağlı profesyonel liglerde görev yapan hakemler, futbolcular ve kulüp yöneticilerine ilişkin 2020-2026 dönemini kapsayan bahis verileri analiz edildi.</p>

<p>MASAK tarafından sağlanan finansal verilerin de incelenmesi sonucunda bazı kulüp yöneticilerinin, görev yaptıkları dönemde kendi kulüplerinin karşılaşmalarına ilişkin yasa dışı bahis oynadığı yönünde bulgular elde edildi.</p>

<h3><strong>Rakip takım lehine ve gol bahisleri oynadıkları iddiası</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında, bazı yöneticilerin kendi kulüplerinin maçlarında rakip takımın kazanacağı yönünde bahis yaptığı, gol bahisleri ile oyuncu bazlı bahis seçeneklerine kupon oynadığı iddia edildi.</p>

<p>Bu tespitlerin ardından farklı kulüplerde görev yapan <strong>19 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</strong></p>

<h3><strong>Operasyon İstanbul merkezli düzenlendi</strong></h3>

<p>İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon, cuma günü sabah saat 06.00'da gerçekleştirildi. Operasyonda gözaltına alınan 19 şüpheliden 17'si emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında adı geçen kulüpler arasında <i>Adana Demirspor, Adanaspor, Altay, Altınordu, Balıkesirspor, Bandırmaspor, Beşiktaş, Bodrum FK, Boluspor, Erzurumspor, Galatasaray, Gençlerbirliği ve Karaman FK</i> yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yasa-disi-bahis-sorusturmasi-17-kulup-yoneticisi-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f53b8dda-fd11-4cbd-9060-f6ab96f49f5f.webp" type="image/jpeg" length="26590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da 27 vilayette yangın alarmı verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-27-vilayette-yangin-alarmi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-27-vilayette-yangin-alarmi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da yılbaşından bu yana 32 bin hektardan fazla alan kül olurken, Var vilayetinde dün başlayan ve 10 yerleşim yerini etkileyen yangınlar henüz kontrol altına alınamadı. Météo-France 27 vilayette yüksek yangın riski uyarısı yaparken, güneydoğudaki 6 vilayet için aşırı sıcaklık nedeniyle turuncu alarm verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yangın sezonunun geçen yıla kıyasla erken başladığı Fransa'da orman yangınlarıyla mücadele aralıksız sürüyor. Yılbaşından bu yana binlerce hektar alanın küle döndüğü ülkede 27 vilayette yüksek yangın riski alarmı verilirken, güneydoğudaki Var vilayetinde başlayan yangınlar henüz kontrol altına alınamadı.</p>

<p>Fransa'nın güneydoğusunda yer alan Var vilayetinde dün farklı noktalarda başlayan yangınları söndürmek için 600'den fazla itfaiye personeli görevlendirildi. Havadan ve karadan yürütülen müdahale çalışmaları gece boyunca kesintisiz devam etti.</p>

<p>Var Valiliği tarafından yapılan resmi açıklamada, Taradeau kenti merkezli yangında dünden bu yana 200 hektarı aşkın alanın kül olduğu ve 10 yerleşim yerinin alevlerden etkilendiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Korsika Adası'nda yangınlar 8 gündür sürüyor</strong></h2>

<p>Fransa'ya bağlı Korsika Adası'ndaki Haute-Corse vilayetinde ise ormanlık alanlarda 12 Temmuz'da başlayan iki farklı yangın henüz söndürülemedi. Ekiplerin bölgedeki zorlu arazi şartlarında müdahalesi sürüyor.</p>

<h2><strong>27 vilayette risk alarmı, 6 vilayette turuncu sıcaklık uyarısı</strong></h2>

<p>Fransız meteoroloji ajansı Météo-France, ülke genelinde 27 vilayette yüksek orman yangını riski uyarısı yaptı. Meteoroloji ajansı ayrıca, ülkenin güneydoğusunda yer alan 6 vilayette aşırı sıcaklıklar nedeniyle hava durumu alarm seviyesinin "turuncu"ya çıkarıldığını duyurdu.</p>

<h2><strong>2026 yangın bilançosu geçen yılın tamamını aştı</strong></h2>

<p>Fransız hükümeti tarafından 13 Temmuz'da yapılan açıklamada, yılbaşından bu yana ülke genelinde 32 bin hektardan fazla alanın yandığı belirtilmişti. Yerel basında yer alan haberlere göre bu rakam, 2025 yılının tamamında kaydedilen toplam yanan alan miktarını geride bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-27-vilayette-yangin-alarmi-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-759ed0c6e3f3d0bdd1558b57226ecfe2.webp" type="image/jpeg" length="81297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: “Hürmüz Boğazı biz kontrol ediyoruz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-hurmuz-bogazi-biz-kontrol-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-hurmuz-bogazi-biz-kontrol-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı açıklaması yaptı. Trump, "Boğazı biz kontrol ediyoruz" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, İran'a yönelik saldırılar ve <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı</strong>'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, Orta Doğu'da hayatını kaybeden ABD askerleri nedeniyle İran'ı yeniden sert şekilde hedef aldıklarını belirterek, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirme yaptı.</p>

<p>Fox News'in haberine göre Trump, Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Üssü'ne dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD'nin İran'a yönelik son operasyonları hakkında konuşan Trump, saldırıların gerekçelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>"Bu gece onları yine çok sert vurduk"</strong></h2>

<p>Trump, Orta Doğu'da yakın zamanda hayatını kaybeden ABD askerleri nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu ifade etti. ABD Başkanı, saldırılara ilişkin "Bu gece onları yine çok sert vurduk" dedi.</p>

<p>İran'ın askeri gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Tahran yönetiminin önemli ölçüde kapasite kaybettiğini öne sürdü.</p>

<p>Trump, İran'ın elinde bazı füze ve insansız hava aracı imkanlarının bulunduğunu belirterek, ülkenin belirli bir üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Trump: Hürmüz Boğazı'nın kontrolü bizde</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin yaptığı açıklamada, "Ellerinde bazı füzeler var, bazı insansız hava araçları var, belli bir üretim kapasiteleri de var. Ama çok fazla değil. Boğazı biz kontrol ediyoruz. Onlar hiçbir şeyi kontrol etmiyor. Bundan sonra ne olacağını göreceğiz" diye konuştu.</p>

<p>Trump'ın açıklamaları, <strong>ABD</strong> ile <strong>İran</strong> arasındaki gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. Hürmüz Boğazı, küresel enerji ve deniz ticareti açısından önemli geçiş noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Trump Kanada'daki yangınlar hakkında da konuştu</strong></h3>

<p>Trump, açıklamalarında <strong>Kanada</strong>'daki orman yangınları konusuna da değindi. Kanada Başbakanı Mark Carney ile ülkedeki yangınları görüştüğünü belirten Trump, ABD'ye ulaşan duman nedeniyle Kanada yönetiminin sorumluluk alması gerektiğini savundu.</p>

<p>ABD Başkanı, Kanada'dan gelen duman nedeniyle Ottawa yönetiminin ABD'ye tazminat ödemesi veya gümrük tarifeleriyle karşı karşıya kalması gerektiğini öne sürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-hurmuz-bogazi-biz-kontrol-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/trump-hurmuz-bogazini-abdnin-kontrol-ettigini-savundu.png" type="image/jpeg" length="83848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 TEMMUZ 2026 DÖVİZ KURLARI: Dolar kuru, euro kuru ve sterlin kuru bugün ne kadar oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/20-temmuz-2026-doviz-kurlari-dolar-kuru-euro-kuru-ve-sterlin-kuru-bugun-ne-kadar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/20-temmuz-2026-doviz-kurlari-dolar-kuru-euro-kuru-ve-sterlin-kuru-bugun-ne-kadar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dolar/TL haftanın ilk işlem gününe (20 Temmuz Pazartesi) yükselişle başladı. Dolar kuru, sabah saatlerinde 47,1840 seviyesinde işlem görürken, avro/TL 53,9940, sterlin/TL ise 63,5750 seviyesinde bulundu. Piyasalarda Orta Doğu'daki gelişmeler, petrol fiyatları ve Fed beklentileri izleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dolar/TL</strong>, haftanın birinci işlem gününde yukarı yönlü bir seyir izledi. Cuma gününü 47,1577 seviyesinde tamamlayan dolar kuru, saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,1 yükselerek 47,1840 seviyesine çıktı. Aynı saatlerde avro/TL 53,9940, sterlin/TL ise 63,5750 seviyesinden işlem gördü. Dolar endeksi ise yatay görünümünü koruyarak 100,7 seviyesinde yer aldı.</p>

<h2><strong>Dolar/TL ve döviz kurları haftaya yükselişle başladı</strong></h2>

<p>Haftanın ilk işlem gününde dolar/TL yüzde 0,1 artışla 47,1840 seviyesinde işlem gördü. Aynı dakikalarda avro/TL önceki kapanışına göre yüzde 0,1 yükselişle 53,9940 seviyesinde bulunurken, sterlin/TL de yüzde 0,1 primle 63,5750 seviyesinden alıcı buldu. Dolar endeksi ise 100,7 seviyesinde yatay seyrini sürdürdü.</p>

<h3><strong>Orta Doğu gerilimi döviz piyasalarının gündeminde</strong></h3>

<p>Dolar kuru üzerinde etkili gelişmeler arasında Orta Doğu'da devam eden ABD-İran gerilimi öne çıktı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların sekizinci gecesinde İran'ın askeri kıyı gözetleme ve hava savunma tesisleri, deniz kuvvetleri ile füze ve insansız hava aracı depolama alanlarının vurulduğunu açıkladı.</p>

<p>İran tarafı ise ABD'nin yapımı süren Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını duyurarak saldırıyı "tehlikeli bir girişim" olarak nitelendirdi.</p>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı ve petrol fiyatları takip ediliyor</strong></h3>

<p>Bölgede devam eden savaşın etkisiyle Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinde azalma yaşandı. Bu gelişmenin ardından petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. Brent petrolün varil fiyatı 88,9 dolara ulaşarak 12 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesini kaydetti.</p>

<h3><strong>Fed beklentileri dolar kuru üzerinde etkili oluyor</strong></h3>

<p>Para piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) eylül ayında politika faizini 25 baz puan artıracağı beklentisi yüzde 70 seviyesinde fiyatlandı. Ayrıca bankanın gelecek 12 ay içinde iki faiz artışı yapabileceği öngörüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Orta Doğu'da devam eden gerilimin likidite ihtiyacını sürdüreceğine ve dolara talebin artacağına dair tahminler öne çıktı.</p>

<h3><strong>Piyasaların odağında TCMB ve ABD verileri var</strong></h3>

<p>Analistler, gün içerisinde dolar/TL ve diğer piyasalarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcıları anketi, uluslararası yatırım pozisyonu ve yurt dışı ÜFE verilerinin takip edileceğini belirtti. ABD tarafında ise öncü endeks verisinin izleneceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/20-temmuz-2026-doviz-kurlari-dolar-kuru-euro-kuru-ve-sterlin-kuru-bugun-ne-kadar-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/doviz-dolar-euro-sterlin-4.jpg" type="image/jpeg" length="40883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baksı Müzesi, Ebru Uygun’un "Aşk Çiçekleri Açar Bu Topraklarda" sergisine ev sahipliği yapıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/baksi-muzesi-ebru-uygunun-ask-cicekleri-acar-bu-topraklarda-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/baksi-muzesi-ebru-uygunun-ask-cicekleri-acar-bu-topraklarda-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayburt Baksı Müzesi, Ebru Uygun’un “Aşk Çiçekleri Açar Bu Topraklarda” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 8 Temmuz - 4 Eylül 2026 tarihleri arasında açık kalacak sergide sanatçı; çimento, alçı, fayans ve pigmentlerle oluşturduğu katmanlı yüzey çalışmalarını Bayburt coğrafyasıyla buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_2a13c503559ce16a-55">Bayburt’ta bulunan Baksı Müzesi, çağdaş sanatın isimlerinden Ebru Uygun’un “Aşk Çiçekleri Açar Bu Topraklarda” başlıklı kişisel sergisini sanatseverlerle buluşturuyor.</p>

<p id="p-rc_2a13c503559ce16a-56">8 Temmuz – 4 Eylül 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olan sergi, sanatçının yüzey, madde ve zaman araştırmalarını Bayburt coğrafyasıyla bir araya getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sarp coğrafya ile topografik yüzeylerin buluşması</strong></h2>

<p id="p-rc_2a13c503559ce16a-57">Ebru Uygun’un sanat pratiğinde yer alan birikme, aşınma, parçalanma ve yeniden oluşma süreçleri eserlerde katmanlar hâlinde sunuluyor. Sanatçının çimento, alçı, fayans, tutkal ve pigmentler kullanarak oluşturduğu topografik yüzeyler, Baksı Müzesi'nin bulunduğu coğrafi yapı ile görsel ve düşünsel bir bağ kuruyor.</p>

<p id="p-rc_2a13c503559ce16a-58">Gelenek ile çağdaşı, doğa ile kültürü buluşturan bir yaklaşıma sahip Baksı Müzesi’nde yer alan sergide; doğanın belleği, dönüşümün estetiği ve zamanın izleri temaları öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Ebru Uygun Hakkında</strong></h2>

<p id="p-rc_2a13c503559ce16a-61">İstanbul'da yaşayıp çalışmalarını sürdüren Ebru Uygun, Kingston Üniversitesi’nde Sanat ve Tasarım eğitimi aldıktan sonra Brighton Üniversitesi İllüstrasyon Bölümü'nden mezun oldu. 2000'li yılların başından bu yana uluslararası sanat ortamında aktif olan sanatçının eserleri daha önce İstanbul Modern, Museum Haus Konstruktiv (Zürih) ve Saatchi Gallery (Londra) gibi kurumlarda sergilendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/baksi-muzesi-ebru-uygunun-ask-cicekleri-acar-bu-topraklarda-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ar503365-1.jpg" type="image/jpeg" length="16346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALTIN FİYATLARI 20 TEMMUZ 2026 : Cumhuriyet altını, gram altın, çeyrek altın ve ons altın bugün kaç lira?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-20-temmuz-2026-cumhuriyet-altini-gram-altin-ceyrek-altin-ve-ons-altin-bugun-kac-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-20-temmuz-2026-cumhuriyet-altini-gram-altin-ceyrek-altin-ve-ons-altin-bugun-kac-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gram altın fiyatı, haftanın ilk işlem gününde 6 bin 80 lira seviyesinden işlem görürken, altın fiyatları küresel gelişmelerin etkisiyle yakından izleniyor. Ons altın 4 bin 10 dolar seviyesinde bulunurken, Orta Doğu'daki gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş piyasaların odağında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gram altın fiyatı</strong>, haftanın ilk işlem gününde (20 Temmuz Pazartesi) önceki kapanışın ardından sınırlı düşüşle 6 bin 80 liradan işlem gördü. Cuma gününü ons altındaki yükselişe paralel olarak yüzde 1,2 değer kazanarak 6 bin 92 liradan tamamlayan gram altın, sabah saatlerinde yüzde 0,2 gerileyerek 6 bin 80 liraya indi. Aynı saatlerde çeyrek altın 10 bin 12 liradan, cumhuriyet altını ise 39 bin 893 liradan satıldı.</p>

<h2><strong>Gram altın fiyatı ve ons altın son durumu</strong></h2>

<p>Cuma günü ons altındaki yükselişin desteğiyle değer kazanan gram altın, haftanın ilk işlem gününe satıcılı bir görünümle başladı. Saat 09.30 itibarıyla gram altın 6 bin 80 liradan işlem görürken, altının ons fiyatı ise yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 10 dolar seviyesinde işlem gördü.</p>

<h3><strong>Orta Doğu'daki gelişmeler altın fiyatlarını etkiliyor</strong></h3>

<p>Orta Doğu'da devam eden gerilim, küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdürdü. ABD, İran'a düzenlediği saldırıların 8. gecesinde, İran'ın askeri kıyı gözetleme ve hava savunma tesisleri, deniz kuvvetleri ile füze ve insansız hava aracı depolama alanlarını hedef aldı. İran ise ABD'nin yapımı süren Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını belirterek, bu saldırıyı "tehlikeli bir girişim" olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı ve petrol fiyatlarındaki yükseliş takip ediliyor</strong></h3>

<p>Bölgede devam eden gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiğinde azalma yaşandı. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere paralel olarak petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. Brent petrolün varil fiyatı 88,9 dolara çıkarak 12 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<h3><strong>Fed beklentileri altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor</strong></h3>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentilerin şekillenmesini etkiledi. Para piyasalarında Fed'in eylülde politika faizini 25 baz puan artıracağı beklentisi yüzde 70 seviyesinde fiyatlanırken, bankanın gelecek 12 ay içinde iki faiz artışı gerçekleştirebileceği öngörüldü.</p>

<p>Bu gelişmelerin etkisiyle altın fiyatları başta olmak üzere kıymetli metaller üzerindeki baskının sürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Piyasaların gözü Merkez Bankası ve ABD verilerinde</strong></h3>

<p>Analistler, gün içinde yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcıları anketi, uluslararası yatırım pozisyonu ve yurt dışı ÜFE verilerinin takip edileceğini bildirdi. ABD tarafında ise öncü endeks verisinin piyasaların gündeminde yer aldığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-20-temmuz-2026-cumhuriyet-altini-gram-altin-ceyrek-altin-ve-ons-altin-bugun-kac-lira</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-35.jpg" type="image/jpeg" length="38347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'dan Türk şirketine ait yük gemisine füze saldırısı: 5 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-turk-sirketine-ait-yuk-gemisine-fuze-saldirisi-5-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-turk-sirketine-ait-yuk-gemisine-fuze-saldirisi-5-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna, Rusya'nın Odessa Limanı açıklarında seyreden Türk şirketine ait kuru yük gemisini üç seyir füzesiyle hedef aldığını açıkladı. Saldırıda 5 denizcinin yaşamını yitirdiği, 5 kişiden ise halen haber alınamadığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Ukrayna, Rusya'nın Odessa Limanı açıklarında seyreden Türk şirketine ait kuru yük gemisine seyir füzeleriyle saldırı düzenlediğini duyurdu. Yetkililer, saldırıda 5 denizcinin hayatını kaybettiğini,<strong> 5 kişiden ise halen haber alınamadığını açıkladı.</strong></p>

<h2><strong>Gemiye üç seyir füzesi isabet etti</strong></h2>

<p>Ukrayna Başbakanı Sergiy Koretsky'nin açıklamasına göre, Gine-Bissau bayraklı <strong>"Golden Leo"</strong> adlı yük gemisi, mısır yükünü aldıktan sonra Odessa Limanı'ndan ayrıldı.</p>

<p>Koretsky, Rusya'nın gemiyi üç seyir füzesiyle hedef aldığını, füzelerden birinin geminin sancak tarafına isabet etmesi sonucu yangın çıktığını belirtti.</p>

<h3><strong>Mürettebatta farklı ülkelerden denizciler bulunuyordu</strong></h3>

<p>Saldırı sırasında gemide Hindistan, Suriye ve Ukrayna vatandaşlarından oluşan 18 kişilik mürettebatın bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Ukrayna Deniz Kuvvetleri'nin olayın ardından kurtarma operasyonu başlattığını aktaran Koretsky, 2'si yaralı olmak üzere toplam 8 denizcinin tahliye edilerek Odessa'daki hastanelere sevk edildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>5 kişi öldü, 5 denizci kayıp</strong></h3>

<p>Ukrayna makamları, saldırıda 5 denizcinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Ayrıca 5 mürettebat üyesinden ise halen haber alınamadığı ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyadan-turk-sirketine-ait-yuk-gemisine-fuze-saldirisi-5-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f6f49fa3-34f6-43a2-8600-0dc08fe152a4.webp" type="image/jpeg" length="96605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rubio: İran, Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına almak istiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rubio-iran-hurmuz-bogazini-kontrol-altina-almak-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rubio-iran-hurmuz-bogazini-kontrol-altina-almak-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı dünyaya karşı koz olarak kullanmak istediğini öne sürdü. Rubio, diplomatik çözüm mesajı da verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanı <strong>Marco Rubio</strong>, Filipinler'de gerçekleştirilecek Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (<strong>ASEAN</strong>) Zirvesi öncesinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Rubio, İran'ın <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı</strong> üzerindeki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak uluslararası deniz ticaretinin korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Rubio, İran'a yönelik gerçekleştirilen saldırıların amacının uluslararası ticari gemilere yönelik saldırılarda kullanılan askeri unsurları hedef almak olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İran, Hürmüz Boğazı'nı dünyaya karşı koz olarak kullanmak istiyor”</strong></h2>

<p>Rubio, uluslararası toplumun İran'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin planlarını daha net gördüğünü belirterek, "Bence dünya artık İran'ın, en azından İran'daki bazı kesimlerin, Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına alıp bunu dünyaya karşı bir koz aracı olarak kullanmak istediğinin farkına varıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uluslararası ticari gemilere yönelik saldırıların devam etmesi halinde buna karşılık vereceklerini belirten Rubio, diğer ülkelere de küresel deniz ticaretinin güvenliğinin sağlanmasına katkı sunmaları çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>Diplomatik çözüm mesajı verdi</strong></h3>

<p><strong>ABD</strong>'nin diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü belirten Rubio, bu sürecin ilerleyebilmesi için İran'ın mevcut tutumunu değiştirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Rubio, <strong>Washington</strong> yönetiminin diplomatik kanalları açık tutmayı hedeflediğini ancak deniz ticaretini tehdit eden gelişmeler karşısında gerekli adımların atılacağını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Çin ziyareti hazırlıkları sürüyor</strong></h3>

<p>Açıklamasında <strong>ABD-Çin</strong> ilişkilerine de değinen Rubio, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in eylül ayında gerçekleştirmesi planlanan ABD ziyaretine yönelik hazırlıkların devam ettiğini söyledi.</p>

<p>İki ülke arasında çeşitli anlaşmazlıklar bulunduğunu ifade eden Rubio, buna rağmen iletişimin sürdürülmesinin önem taşıdığını vurgulayarak, "Birbirimize, halklarımıza ve dünyaya karşı konuşmayı sürdürme sorumluluğumuz var" değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rubio-iran-hurmuz-bogazini-kontrol-altina-almak-istiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/abd-disisleri-bakani-rubio-iranin-hurmuzu-koz-araci-olarak-kullanmak-istedigini-savundu.png" type="image/jpeg" length="58263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="90627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="23251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="55302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="21028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="37541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="51924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="64352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="79323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="57737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye’de Ayçiçeği Tarlaları Sarıya Büründü: Kartpostallık Görüntüler Oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmaniye’de yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte ayçiçeği tarlaları sarının farklı tonlarına büründü. Geniş tarım arazilerinde açan ayçiçekleri, hem üreticilere hem de bölgeyi ziyaret eden vatandaşlara görsel bir şölen sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent genelinde özellikle kırsal bölgelerde bulunan tarım arazilerinde ekimi yapılan ayçiçekleri, güneşle birlikte yön değiştiren yapıları ve canlı renkleriyle dikkat çekiyor. Sarı ve yeşilin uyumuyla oluşan manzara, bölgeyi adeta açık hava stüdyosuna dönüştürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114633.png" type="image/jpeg" length="10464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kars Sarıkamış’ta Angut Yavruları Yumurtadan Çıktı: Doğayla Buluşma Anları Görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yumurtadan çıkan angut yavruları, doğal yaşam alanlarında anneleri eşliğinde doğayla buluştu. Türkiye’nin en yüksek yerleşim yerlerinden biri olan Sarıkamış’ta, kışın ardından canlanan sulak alanlar, yeni doğan yavrulara ev sahipliği yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarıçam ormanlarıyla çevrili Sarıkamış, bozayı, kurt, tilki, yeşilbaş ördek ve angut gibi birçok yaban hayvanı türü için hem üreme hem de barınma alanı sunuyor. Bölgede yağmurların ardından oluşan Hamamlı Düzü’ndeki sulak alanlar, özellikle su kuşları için önemli bir yaşam merkezi haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114430.png" type="image/jpeg" length="91205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="50246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="58342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="62888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="38379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="25996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="54598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="93514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="32641"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
