<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 15:19:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köklü firmanın konkordato davasında karar çıktı: Tekstil sektöründe bir iflas daha]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/koklu-firmanin-konkordato-davasinda-karar-cikti-tekstil-sektorunde-bir-iflas-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/koklu-firmanin-konkordato-davasinda-karar-cikti-tekstil-sektorunde-bir-iflas-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekstil sektöründe faaliyet gösteren İstanbul merkezli Trioteks İplik Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin konkordato süreci iflas kararıyla sonuçlandı. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirketin konkordato talebini reddederek 3 Eylül 2026 itibarıyla iflasına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye tekstil sektöründe uzun süredir faaliyet gösteren <strong>Trioteks İplik Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi</strong> için yürütülen konkordato süreci iflas kararıyla sona erdi.</p>

<p>Mali sıkıntılarını aşmak amacıyla konkordato talebinde bulunan İstanbul merkezli şirketin talebi mahkeme tarafından reddedildi.</p>

<h2><strong>Mahkemeden iflas kararı</strong></h2>

<p>İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen <strong>2026/908 esas</strong> numaralı dosyada nihai karar 3 Eylül 2026 tarihinde verildi.</p>

<p>Mahkeme, Trioteks İplik Tekstil’in konkordato talebinin reddine karar verdi. Kararla birlikte şirketin aynı gün saat <strong>12.15 itibarıyla iflasının açılmasına</strong> hükmedildi.</p>

<p>İflas kararının ardından yasal süreç kapsamında gerekli bildirim ve ilan işlemlerinin başlatıldığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Konkordato koruması sona erdi</strong></h3>

<p>Mahkemenin kararıyla Trioteks lehine daha önce verilen <strong>geçici ve kesin mühlet kararları</strong> da kaldırıldı.</p>

<p>Böylece şirketin mali faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla sağlanan konkordato koruması sona ermiş oldu.</p>

<p>Konkordato sürecinin denetimi için görevlendirilen komiserlerin görevleri de mahkeme kararıyla sonlandırıldı.</p>

<h3><strong>Trioteks hangi alanda faaliyet gösteriyordu?</strong></h3>

<p>İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren Trioteks, <strong>pamuk, sentetik ve elastan grubu ipliklerin tedariki ve danışmanlığı</strong> alanında hizmet veriyordu.</p>

<p>Şirketin bazı ürünlerinde geri dönüştürülmüş polyester kullanıldığı ve bu ürünlerin çeşitli uluslararası sertifikalara sahip olduğu belirtiliyordu.</p>

<h3><strong>Geri dönüştürülmüş polyester ürünleri de bulunuyordu</strong></h3>

<p>Trioteks’in yüzde 100 tüketici sonrası geri dönüştürülmüş polyesterden üretilen bazı ürünleri için <strong>Global Recycled Standard (GRS)</strong> ve <strong>Recycled Claim Standard (RCS)</strong> sertifikalarının bulunduğu ifade ediliyordu.</p>

<p>Şirketin distribütörlük kapsamında tedarik ettiği bazı elastan ipliklerin ise <strong>OEKO-TEX Standard 100</strong> belgesine sahip olduğu belirtiliyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkemenin 3 Eylül 2026 tarihli kararıyla birlikte Trioteks İplik Tekstil’in konkordato süreci sona ererken şirket hakkında iflas tasfiyesi süreci başlamış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/koklu-firmanin-konkordato-davasinda-karar-cikti-tekstil-sektorunde-bir-iflas-daha</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/c3272e4d-dev-sirket-resmen-iflas-etti-kuresel-sertifikalara-sahipti-1.webp" type="image/jpeg" length="67771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da Renoir Müzesi'nde hırsızlık: Değeri 9 milyon avro olan 4 tablo çalındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-renoir-muzesinde-hirsizlik-degeri-9-milyon-avro-olan-4-tablo-calindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-renoir-muzesinde-hirsizlik-degeri-9-milyon-avro-olan-4-tablo-calindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın Cagnes-sur-Mer kentindeki Renoir Müzesi'nden 4 tablo çalındı. Yaklaşık 9 milyon avro değerindeki eserler için soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>'nın güneyindeki <strong>Cagnes-sur-Mer </strong>kentinde bulunan <strong>Renoir Müzesi</strong>, hırsızlık olayıyla gündeme geldi. Müzenin alarmının sabah saatlerinde devreye girmesinin ardından yapılan incelemede, 4 sanat eserinin çalındığı belirlendi.</p>

<p>Cagnes-sur-Mer Belediye Başkanı Bryan Masson, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, müzeye iki kişinin girdiğini ve 4 eserin çalındığını duyurdu.</p>

<p>Masson, "Bu sabah 2 kişi Renoir Müzesi'ne girerek 4 sanat eserini çaldı" dedi.</p>

<h2><strong>Polis ekipleri 5 dakika içinde olay yerine ulaştı</strong></h2>

<p>Belediye Başkanı Masson, müzenin alarmının yerel saatle 05.48'de çaldığını belirtti. Alarmın ardından belediyeye bağlı polis ekiplerinin yaklaşık 5 dakika içerisinde müzeye ulaştığını aktaran Masson, güvenlik kameralarında tespit edilen iki kişinin olay yerinden kaçtığını bildirdi.</p>

<p>Şüphelilerin yakalanması için polis ekiplerinin çalışma başlattığı belirtilirken, olayla ilgili <strong>soruşturma</strong>nın da sürdüğü kaydedildi.</p>

<h3><strong>Tabloların değeri 9 milyon avro olarak belirlendi</strong></h3>

<p>Yerel basında yer alan bilgilere göre, çalınan 4 tablonun toplam değerinin yaklaşık 9 milyon avro olduğu tahmin ediliyor. Hırsızların <strong>müze</strong>den ayrılırken eserlerden ikisini geride bıraktığı, diğer iki tablonun ise götürüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalınan eserlerin durumuna ilişkin incelemelerin sürdüğü aktarılırken, güvenlik güçleri şüphelilerin yakalanması ve kayıp eserlerin bulunması için çalışmalarını devam ettiriyor.</p>

<h3><strong>Belediye başkanından güvenlik çağrısı yapıldı</strong></h3>

<p>Bryan Masson, müzeye yönelik saldırının kentin tarihi mirasına zarar verdiğini belirterek <strong>kültürel varlıkları</strong>n korunması konusunda daha kapsamlı güvenlik önlemlerine ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p>

<p>Masson, "Renoir Müzesi'ne saldırmak, Cagnes-sur-Mer tarihinin ve mirasının bir bölümüne saldırmaktır" diyerek, ülkedeki müzelerin ve tarihi eserlerin korunması amacıyla kapsamlı bir güvenlik projesinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-renoir-muzesinde-hirsizlik-degeri-9-milyon-avro-olan-4-tablo-calindi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fransada-renoir-muzesinden-tahmini-degeri-9-milyon-avro-olan-tablolar-calindi.png" type="image/jpeg" length="71805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davada karar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/atlas-caglayanin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/atlas-caglayanin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Mahkeme, çocuk sanık E.Ç.’yi “çocuğa karşı kasten öldürme”, “6136 sayılı yasaya muhalefet” ve “zincirleme şekilde silahla tehdit” suçlarından toplam 18 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un Güngören ilçesinde 17 yaşındaki <strong>Atlas Çağlayan</strong>’ın öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması <strong>Bakırköy 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’</strong>nde görüldü. Duruşmanın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.</p>

<p>Çocuk sanık E.Ç., çeşitli suçlardan toplam <strong>18 yıl 10 ay hapis cezasına</strong> çarptırıldı.</p>

<h2><strong>İkinci duruşma görüldü</strong></h2>

<p>Davanın ikinci duruşması bugün saat 10.00’da başladı. <strong>Atlas Çağlayan</strong>’ın okul arkadaşları da adliyeye gelerek duruşmayı takip etti.</p>

<p>Duruşmada önce sanık E.Ç.’nin savunması dinlendi. Ardından avukatların beyanlarına geçildi. Mahkeme heyeti, savunmaların ardından duruşmaya ara verdi.</p>

<h3><strong>Savcı 21 yıl 7 aya kadar hapis istemişti</strong></h3>

<p>Davanın 9 Haziran’da görülen ilk duruşmasında <strong>Cumhuriyet Savcısı </strong>esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı.</p>

<p>Savcı, tutuklu sanık E.Ç. hakkında Atlas Çağlayan’a yönelik <strong>“çocuğa karşı öldürme”</strong>, mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ve Y.O.O.’ya yönelik ise <strong>“silahla tehdit”</strong>ve <strong>6136 sayılı Kanun’a muhalefet</strong> suçlarından toplam 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etmişti.</p>

<h3><strong>Atlas Çağlayan’ın annesinden iştirakçiler için çağrı</strong></h3>

<p>Duruşma öncesinde açıklama yapan<strong> Atlas Çağlayan</strong>’ın annesi<strong> Gülhan Ünlü</strong>, yalnızca sanığın değil, olayla bağlantılı olduğunu düşündüğü diğer kişilerin de yargılanmasını istedi.</p>

<p>Dosyada çeşitli mesajlaşmalar bulunduğunu belirten Ünlü, olay günü silah istendiğine ve olaydan günler önce başka bir kişinin bıçaklandığına ilişkin yazışmalar olduğunu savundu. Ünlü, “Biz iştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz” dedi.</p>

<h3><strong>“Artık evladımın adaletinin sağlanmasını istiyorum”</strong></h3>

<p>Yaklaşık 8 aydır adalet aradıklarını belirten <strong>Gülhan Ünlü</strong>, verilecek hiçbir cezanın evladının kaybının acısını gidermeyeceğini söyledi.</p>

<p>Ünlü, cezasızlık algısının ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek infaz sistemiyle ilgili de değişiklik çağrısında bulundu.</p>

<p>Dosyada delillerin karartıldığına ilişkin iddialarının bulunduğunu da dile getiren Ünlü, önceki duruşmada yaptıkları taleplerin reddedildiğini belirterek bu duruşmadan daha umutlu ayrılmak istediğini söyledi.</p>

<h3><strong>Mahkeme kararını açıkladı</strong></h3>

<p>Mahkeme heyeti, duruşmanın ardından hükmünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk sanık E.Ç., <strong>Atlas Çağlayan</strong>’a yönelik “çocuğa karşı kasten öldürme”, “6136 sayılı yasaya muhalefet etme” ve “zincirleme şekilde silahla tehdit” suçlarından toplam 18 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/atlas-caglayanin-olumune-iliskin-davada-karar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/64a96aad-9f34-48dc-b928-3a2b96c75fcf.jpg" type="image/jpeg" length="10595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar açıkladı: Gabar’da günlük petrol üretimi 84 bin varile ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-acikladi-gabarda-gunluk-petrol-uretimi-84-bin-varile-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-acikladi-gabarda-gunluk-petrol-uretimi-84-bin-varile-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çorum’da yaptığı açıklamada Gabar’daki günlük petrol üretiminin 83-84 bin varile ulaştığını söyledi. Bayraktar, bölgede yüzlerce kuyunun açıldığını ve çoğunluğu yöre halkından binlerce kişinin istihdam edildiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çorum’da katıldığı Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programında enerji üretimi ve Gabar’daki petrol çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bayraktar, Gabar’da günlük petrol üretiminin <strong>83-84 bin varile</strong> ulaştığını açıkladı.</p>

<h2><strong>“Türkiye tarihinin en büyük petrol keşfi”</strong></h2>

<p>Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefiyle farklı bir döneme girdiğini belirten Bayraktar, Gabar’daki petrol üretimine dikkat çekti.</p>

<p>2021 yılının Eylül ayında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük petrol keşfinin gerçekleştirildiğini belirten Bayraktar, petrolün bölgede milyonlarca yıldır bulunduğunu ancak terör nedeniyle arama ve sondaj faaliyetlerinin yapılamadığını söyledi.</p>

<p>Bayraktar, bölgenin terörden temizlenmesinin ardından 2019-2020 yıllarında sismik ve sondaj çalışmalarına başlandığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Gabar’da Günlük Petrol Üretimi 84 Bin Varile Ulaştı3" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gabarda-gunluk-petrol-uretimi-84-bin-varile-ulasti3.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>Gabar’da günlük üretim 83-84 bin varile çıktı</strong></h3>

<p>Gabar’daki üretimin geldiği noktayı açıklayan Bayraktar, <strong>“Şu anda 83-84 bin varil günlük üretim yaptığımız bir Gabar’dan bahsediyoruz”</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada büyük bir enerji krizinin yaşandığını belirten Bayraktar, Türkiye’nin yerli petrol ve doğal gaz üretiminin enerji arzı açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Bölgede 700 kilometreye yakın yol yapıldı</strong></h3>

<p>Gabar’daki çalışmaların yalnızca petrol üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Bayraktar, Şırnak’ta yaklaşık 700 kilometrelik yol yapıldığını ve yüzlerce kuyunun açıldığını söyledi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında binlerce kişinin istihdam edildiğini aktaran Bayraktar, çalışanların önemli bölümünün bölge halkından oluştuğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“Bölge insanı istihdam imkanına kavuştu”</strong></h3>

<p>Bayraktar, petrol üretimiyle birlikte bölgede ekonomik faaliyetlerin arttığını belirterek, özellikle gençlerin geleceğe daha umutlu bakmaya başladığını savundu.</p>

<p>Bölgede iş ve istihdam imkanlarının oluşmasının sosyal ve ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğurduğunu söyleyen Bayraktar, Gabar’daki gelişmeleri “Terörsüz bölgenin ufak bir kesiti” olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="Gabar’da Günlük Petrol Üretimi 84 Bin Varile Ulaştı2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gabarda-gunluk-petrol-uretimi-84-bin-varile-ulasti2.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>“Terörsüz Türkiye Yüzyılın en önemli projelerinden”</strong></h3>

<p>Terörsüz Türkiye hedefinin ülkenin kalkınmasına ve bölgesel refaha katkı sağlayacağını belirten Bayraktar, projenin Türkiye Yüzyılı’nın en önemli adımlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Bayraktar, “Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge, inşallah Türkiye Yüzyılı’nın en önemli, onu taçlandıracak projelerinden birisidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Bayraktar, Çorum ziyaretinde Türkiye Yüzyılı hedefleri kapsamında yürütülen çalışmaların vatandaşlarla paylaşılmaya devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-bayraktar-acikladi-gabarda-gunluk-petrol-uretimi-84-bin-varile-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gabarda-gunluk-petrol-uretimi-84-bin-varile-ulasti1.png" type="image/jpeg" length="79168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 25 bin 812 hükümlü ve tutukluya mesleki belge verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-25-bin-812-hukumlu-ve-tutukluya-mesleki-belge-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-25-bin-812-hukumlu-ve-tutukluya-mesleki-belge-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz kurumlarında 25 bin 812 hükümlü ve tutukluya kalfalık, ustalık ve usta öğretici belgesi verildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, <strong>ceza infaz kurumları</strong>nda hükümlü ve tutukluların meslek edinmelerine yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Gürlek, mesleki eğitim programları kapsamında bugüne kadar 25 bin 812 hükümlü ve tutuklunun kalfalık, ustalık ve usta öğretici belgesi almaya hak kazandığını belirtti.</p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, meslek sahibi olmanın bireylerin yeniden hayata tutunmasına katkı sağlayan önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>73 mesleki eğitim merkezi faaliyet gösteriyor</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, ceza infaz sisteminde eğitimi ve üretimi destekleyen uygulamaların devam ettiğini belirterek, <strong>hükümlü</strong> ve <strong>tutuklular</strong>ın tahliye sonrasında meslek sahibi olabilmelerine yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gürlek, Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen işbirliği kapsamında ceza infaz kurumlarında 73 adalet <strong>mesleki eğitim </strong>merkezi ile 6 adalet çok programlı Anadolu lisesinin faaliyet gösterdiğini aktardı.</p>

<p>Bakan Gürlek, çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Milli Eğitim Bakanlığımızla yürüttüğümüz işbirliği kapsamında ceza infaz kurumlarımızda faaliyet gösteren 73 adalet mesleki eğitim merkezi ve 6 adalet çok programlı Anadolu lisesinde hükümlü ve tutukluların meslek edinmelerine imkan sağlıyoruz. Bugüne kadar 25 bin 812 hükümlü ve tutukluya kalfalık, ustalık ve usta öğretici belgesi verildi. Hükümlü ve tutukluların tahliye sonrasında meslek sahibi, üretken ve topluma yeniden kazandırılmış bireyler olarak hayatlarına devam edebilmeleri için mesleki eğitimi merkeze alan infaz politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Mesleki eğitim tahliye sonrasına hazırlanıyor</strong></h3>

<p>Uygulamalarla hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumunda bulundukları dönemde <strong>meslek</strong> edinmeleri ve eğitim almaları amaçlanıyor. Verilen kalfalık, ustalık ve usta öğretici belgeleriyle kişilerin tahliye sonrasında çalışma hayatına daha donanımlı şekilde katılabilmelerine imkan sağlanıyor.</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı</strong> ile<strong> Milli Eğitim Bakanlığı </strong>arasındaki işbirliği kapsamında yürütülen mesleki eğitim çalışmalarının, hükümlü ve tutukluların üretken bireyler olarak topluma yeniden kazandırılmasına yönelik infaz politikalarının bir parçası olarak sürdürüleceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Bir meslek, insanın hayata yeniden tutunmasının en güçlü yollarından biridir.<br />
<br />
Ceza infaz sistemimizi insanı topluma yeniden kazandıran, eğitimi ve üretimi teşvik eden bir anlayışla geliştirmeye devam ediyoruz.<br />
<br />
Millî Eğitim Bakanlığımızla yürüttüğümüz iş birliği kapsamında ceza… <a href="https://t.co/6pvKKpCAUZ" rel="nofollow">https://t.co/6pvKKpCAUZ</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2097281753983447348?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 8, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-25-bin-812-hukumlu-ve-tutukluya-mesleki-belge-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/25-bin-812-hukumlu-ve-tutukluya-kalfalik-ustalik-ve-usta-ogretici-belgesi-verildi.png" type="image/jpeg" length="28389"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnşaat malzemesi ihracatından 1,76 milyar dolarlık dış ticaret fazlası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/insaat-malzemesi-ihracatindan-176-milyar-dolarlik-dis-ticaret-fazlasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/insaat-malzemesi-ihracatindan-176-milyar-dolarlik-dis-ticaret-fazlasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnşaat malzemesi ihracatı temmuz ayında miktar bazında yüzde 4,8 azalırken, değer bazında yüzde 1 yükseldi. Türkiye İMSAD ve KPMG iş birliğiyle hazırlanan endekse göre sektörün ihracatı 3,20 milyar dolar, dış ticaret fazlası ise 1,76 milyar dolar oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği</strong> (Türkiye İMSAD) ile KPMG iş birliği doğrultusunda hazırlanan İnşaat Malzemesi Sanayi Dış Ticaret Endeksi'nin Temmuz 2026 sonuçları açıklandı. Verilere göre, inşaat malzemesi ihracatında miktar düşerken ihracat gelirinde artış kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnşaat malzemesi ihracatında miktar geriledi</strong></h2>

<p>Temmuz ayında sektörün ihracatı, bir önceki aya kıyasla miktar bakımından yüzde 4,8 düştü. Buna karşılık ihracatın dolar bazındaki değeri yüzde 1 yükseldi.</p>

<p>İhracat miktarındaki gerilemeye rağmen ortalama ihracat birim fiyatındaki artış, toplam ihracat gelirinin yükselmesini sağladı.</p>

<h3><strong>İnşaat malzemesi ihracatında birim fiyat yüzde 6,1 arttı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında ortalama ihracat birim fiyatı bir önceki aya göre yüzde 6,1 yükseldi. Birim fiyattaki bu artış, ihracat miktarındaki düşüşün ihracat değerine etkisini sınırladı.</p>

<p>Bu gelişmelerin ardından inşaat malzemesi sanayisinin temmuz ayındaki ihracatı 3,20 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>İthalatta ise hem miktar hem de değer bakımından düşüş görüldü. Haziran ayında gerileyen ortalama ithalat birim fiyatı da temmuz ayında yeniden yükseldi.</p>

<h3><strong>İnşaat malzemesi ihracatında 1,76 milyar dolarlık dış ticaret fazlası</strong></h3>

<p>İnşaat malzemesi sanayisinin temmuz ayındaki ithalatı 1,44 milyar dolar oldu. İhracattaki artış ile ithalattaki gerilemenin sonucunda sektörün dış ticaret fazlası yaklaşık 1,76 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>Böylece sektörün dış ticaret dengesinde ihracat lehine olan görünüm temmuz ayında da sürdü.</p>

<h3><strong>İnşaat malzemesi ihracatı 12 ayda 33,38 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>Ağustos 2025 ile Temmuz 2026 arasındaki 12 aylık dönemde inşaat malzemesi sanayi ihracatı 33,38 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Söz konusu dönemde ihracat miktarı da 51,65 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/insaat-malzemesi-ihracatindan-176-milyar-dolarlik-dis-ticaret-fazlasi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tuik-insaat-maliyet-endeksi-haziranda-yuzde-2866-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="67206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’nin 103. kuruluş yıl dönümü Taksim’de törenle kutlandı: “CHP, Türkiye'nin sigortasıdır”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-103-kurulus-yil-donumu-taksimde-torenle-kutlandi-chp-turkiyenin-sigortasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-103-kurulus-yil-donumu-taksimde-torenle-kutlandi-chp-turkiyenin-sigortasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanlığı, partinin 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenledi. Çelenk bırakma töreninde konuşan İl Başkanı Gürsel Tekin, CHP’nin Türkiye’nin “sigortası” olduğunu belirterek, “Hiçbir güç ne cumhuriyete ne cumhuriyetin değerlerine ne de CHP’ye asla dokunamaz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP İstanbul İl Başkanlığı, CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda tören düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anıta çelenk bırakılmasıyla başlayan törene CHP İstanbul İl Başkanı <strong>Gürsel Tekin</strong> ve Beyoğlu Belediye Başkanvekili <strong>Sefer Karaahmetoğlu</strong> katıldı.</p>

<p>Törende konuşan Gürsel Tekin, CHP’nin tarihsel misyonuna ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yaptı.</p>

<p><img alt="CHP’nin 103. kuruluş yıl dönümü Taksim’de törenle kutlandı: “CHP, Türkiye'nin sigortasıdır”-1" class="detail-photo img-fluid" height="1708" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-145136.png" width="3272" /></p>

<h2><strong>“CHP, Cumhuriyetin değerlerini muhafaza edecek”</strong></h2>

<p>CHP’nin savaş meydanlarında kurulduğunu belirten Tekin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Türkiye’ye iki önemli emanet bıraktığını söyledi.</p>

<p>Bunların Cumhuriyet ve Cumhuriyetin değerleri olduğunu ifade eden Tekin, CHP’nin de bu değerleri koruyacak siyasi yapı olduğunu belirtti.</p>

<p>Tekin, “Hiçbir güç, hiçbir kudret ne cumhuriyete ne cumhuriyetin değerlerine ne de CHP’ye asla dokunamaz” dedi.</p>

<h3><strong>“CHP küllerinden doğarak yoluna devam etti”</strong></h3>

<p>CHP’nin 103 yıllık siyasi geçmişinde çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirten Tekin, özellikle 1960 ve 1970’li yıllarda parti yöneticilerinin tutuklandığını ve gözaltına alındığını söyledi.</p>

<p>1980 darbesi sonrasında ise CHP’nin tarihinin ve arşivlerinin yok edildiğini ifade eden Tekin, buna rağmen partinin yeniden örgütlenerek siyasi hayatına devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Tekin, “Bütün buna rağmen CHP, küllerinden doğarak yoluna devam etmiştir” diye konuştu.</p>

<h3><strong>“CHP’nin varlık sebebi ahlaki üstünlüğüdür”</strong></h3>

<p>Partinin bugün de çeşitli tartışmalarla karşı karşıya olduğunu belirten Tekin, CHP’nin bu sorunların üstesinden geleceğini savundu.</p>

<p>CHP’nin varlık nedeninin “ahlaki üstünlük” olduğunu söyleyen Tekin, partinin tarih boyunca demokrasi ve özgürlük mücadelesi verdiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“CHP, Türkiye’nin sigortasıdır”</strong></h3>

<p>Gürsel Tekin, konuşmasının devamında CHP’nin Türkiye açısından taşıdığı role ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.</p>

<p>“CHP, Türkiye’nin sigortasıdır; Türkiye’nin sigortası olmaya da devam edecektir. Yüz yıllarca devam edecektir. Hiç kimsenin tereddüdü olmasın” diyen Tekin, parti içerisinde ve kamuoyunda son dönemde yaşanan tartışmaların CHP’nin tarihinde daha önce de görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Tekin, CHP’nin varlığından rahatsız olan kesimlerin geçmişte de bulunduğunu savunarak, yaşanan sorunların yeni olmadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>“CHP yöneticileri demokrasi uğruna can verdi”</strong></h3>

<p>CHP’nin siyasi tarihindeki kayıplara da değinen Tekin, 1950 sonrasında çok sayıda parti yöneticisinin demokrasi mücadelesi sırasında hayatını kaybettiğini söyledi.</p>

<p>CHP il başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları ve parti yöneticilerinin demokrasi ve özgürlük mücadelesinde bedel ödediğini belirten Tekin, CHP’nin yalnızca klasik bir siyasi parti olmadığını savundu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">CHP İstanbul İl Başkanlığı, CHP'nin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk koyma töreni düzenliyor <a href="https://x.com/hashtag/Canl%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Canlı</a><br />
<a href="https://t.co/xy8Yk19cTS" rel="nofollow">https://t.co/xy8Yk19cTS</a></p>
— ANKA Haber Ajansı (@ankahabera) <a href="https://x.com/ankahabera/status/2097248805397704796?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 8, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-103-kurulus-yil-donumu-taksimde-torenle-kutlandi-chp-turkiyenin-sigortasidir</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-08-145220.png" type="image/jpeg" length="11691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Amiral Türker Ertürk hakkında 'tutukluluğa devam' kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-amiral-turker-erturk-hakkinda-tutukluluga-devam-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-amiral-turker-erturk-hakkinda-tutukluluga-devam-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üç yıl önce katıldığı bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle başlattığı soruşturma kapsamında 17 Ağustos’ta tutuklanan emekli Amiral Türker Ertürk, ilk kez hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, Ertürk’ün tutukluluk halinin devamına karar verirken duruşmayı 5 Ekim’e erteledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, üç yıl önce katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında resen soruşturma başlatılan <strong>emekli Amiral Türker Ertürk</strong>, davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı. 17 Ağustos’tan bu yana tutuklu bulunan Ertürk’ün <strong>tutukluluk halinin devamına</strong> karar verildi.</p>

<p>Duruşma, 5 Ekim tarihine ertelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ertürk 17 Ağustos’ta tutuklanmıştı</strong></h2>

<p>Emekli Amiral Türker Ertürk hakkında, 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesinde katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar nedeniyle soruşturma başlatılmıştı.</p>

<p>Ertürk, programda iktidarın değişeceğini belirterek, Yüksek Seçim Kurulu’nun hukuka uygun karar vermesi gerektiğini ifade etmiş ve aksi durumda ülke açısından ileride sorunlar yaşanabileceğini söylemişti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Ertürk, 17 Ağustos’ta tutuklanmıştı.</p>

<h3><strong>İddianame 25 Ağustos’ta kabul edildi</strong></h3>

<p>Ertürk hakkında hazırlanan iddianame 25 Ağustos’ta mahkeme tarafından kabul edildi.</p>

<p>İddianamede, Ertürk’ün söz konusu videoların üzerinden uzun süre geçmiş olmasına ilişkin savunmasına da yer verildi. Savcılık, sosyal medya ve görsel basında yayımlanmaya devam eden içeriklerin “temadi eden suç” kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>“Korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçlaması</strong></h3>

<p>İddianamede Ertürk’ün programdaki sözlerinin <strong>“halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit”</strong> suçu kapsamında olduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Emekli Amiral hakkında, <strong>basın ve yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit</strong> suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.</p>

<h3><strong>Tutukluluğunun devamına karar verildi</strong></h3>

<p>Davanın bugün görülen ilk duruşmasında mahkeme, Türker Ertürk’ün tutukluluk halinin devamına hükmetti.</p>

<p>Duruşma, dosyadaki yargılamanın sürdürülmesi amacıyla <strong>5 Ekim’e</strong> ertelendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-amiral-turker-erturk-hakkinda-tutukluluga-devam-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turker-erturk-hakkinda-tutukluluga-devam-karari.webp" type="image/jpeg" length="10968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekilliğini kazanan isim belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediyesinde-baskan-vekilligini-kazanan-isim-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediyesinde-baskan-vekilligini-kazanan-isim-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediyesi’nde AKP’nin itirazı üzerine yenilenen başkanvekili seçiminde dört tur yapıldı. Cumhur İttifakı’nın adayı Dündar Ziya Gültekin, son turda 23 oy alarak Üsküdar Belediyesi’nin yeni başkanvekili oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üsküdar Belediyesi’nde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya’nın 22 oyla kazandığı başkanvekili seçimi, AKP’nin itirazının kabul edilmesinin ardından bugün yeniden yapıldı. Dört tur süren seçimde Cumhur İttifakı’nın adayı<strong> Dündar Ziya Gültekin</strong>, 23 oy alarak belediyenin yeni başkanvekili seçildi.</p>

<h2><strong>Meclis'te dengeler değişti</strong></h2>

<p>Üsküdar Belediye Meclisi’nde AKP-MHP ittifakının 21, CHP ve YENİ Parti’nin ise toplam 23 üyesi bulunuyor.</p>

<p>Ancak CHP’li iki meclis üyesinin tutuklu olması nedeniyle seçimde CHP ve YENİ Parti gruplarından 21’er kişi oy kullandı.</p>

<p>Başkanvekilliği için CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ile Cumhur İttifakı’nın adayı <strong>Dündar Ziya Gültekin</strong> yarıştı.</p>

<h3><strong>İlk turda Gültekin öne geçti</strong></h3>

<p>Yenilenen seçimin ilk turunda AKP’nin adayı Dündar Ziya Gültekin <strong>21 oy</strong>, CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ise <strong>19 oy</strong> aldı. İki oy geçersiz sayıldı.</p>

<p>İkinci turda da Gültekin üstünlüğünü korudu. Gültekin 22 oy alırken Çetinkaya 20 oyda kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Üçüncü turda fark açıldı</strong></h3>

<p>Seçimin üçüncü turunda Dündar Ziya Gültekin <strong>23 oy</strong> alarak bir kez daha ilk sırada yer aldı. Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy aldı.</p>

<p>Dördüncü turda da 23 oy alan Gültekin, Üsküdar Belediyesi’nin yeni başkanvekili oldu.</p>

<h3><strong>5 Ağustos’taki seçimde CHP kazanmıştı</strong></h3>

<p>Üsküdar’da başkanvekili seçimi ilk olarak 5 Ağustos’ta yapılmıştı. CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya <strong>22 oyla</strong> başkanvekili seçilirken AKP’nin adayı 18 oy almıştı.</p>

<p>AKP’nin itirazının ardından mahkeme, 25 Ağustos’ta seçimde usulsüzlük ve seçim güvenliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle seçimin yenilenmesine karar vermişti.</p>

<h3><strong>6 Eylül’de salt çoğunluk sağlanamamıştı</strong></h3>

<p>Yenilenen seçim 6 Eylül’de yapılmak istenmiş ancak YENİ Partili ve CHP’li bazı meclis üyelerinin toplantıya katılmaması nedeniyle salt çoğunluk sağlanamamıştı.</p>

<p>Bunun üzerine seçim <strong>8 Eylül saat 09.00’a</strong> ertelenmişti.</p>

<p>Seçim öncesinde CHP’li Amine Cansu Çelik ve Ekrem Baki’nin tutuklanması da meclisteki sandalye ve oy dağılımını etkileyen gelişmeler arasında yer aldı. Ayrıca seçimden kısa süre önce CHP’li dört meclis üyesi AKP’ye geçti.</p>

<h3><strong>31 Mart seçimlerinde CHP öndeydi</strong></h3>

<p>31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde Üsküdar’da CHP’nin adayı Sinem Dedetaş <strong>157 bin 605 oy</strong>, AKP’nin adayı Hilmi Türkmen ise <strong>133 bin 814 oy</strong> almıştı.</p>

<p>Böylece CHP, Üsküdar’da AKP’ye yaklaşık 22 bin oy fark atarak belediye başkanlığını kazanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediyesinde-baskan-vekilligini-kazanan-isim-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/uskudar-da-secim-gunu-tutuklamalar-ve-istifalar-golgesinde-baskanvekili-belli-olacak-1jpg.webp" type="image/jpeg" length="27025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Yarısı Bizden Kampanyası 1 yıl uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-yarisi-bizden-kampanyasi-1-yil-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-yarisi-bizden-kampanyasi-1-yil-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Yarısı Bizden Kampanyası'nın 1 yıl uzatıldığını açıkladı. İstanbul'da kentsel dönüşüm desteğinden yararlanmak isteyenler için yeni tarih 31 Aralık 2027 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <strong>Murat</strong> <strong>Kurum</strong>, İstanbul'da <strong>kentsel dönüşümü</strong> hızlandırmak amacıyla uygulanan Yarısı Bizden Kampanyası'nın süresinin 1 yıl uzatıldığını duyurdu. Buna göre vatandaşlar kampanyadan 31 Aralık 2027 tarihine kadar yararlanabilecek.</p>

<p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kampanyanın uzatılmasına ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Kurum, "Siz istediniz, Yarısı Bizden'i 1 yıl daha uzattık. Yeni süre, 31 Aralık 2027. Evini dönüştürmek isteyen vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.</p>

<h3><strong>435 binden fazla bağımsız bölüm dönüşüme alındı</strong></h3>

<p>Bakan Kurum, kampanyanın bugüne kadarki uygulamasına ilişkin verileri de paylaştı. İstanbul genelinde 435 bin 683 bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığını belirten Kurum, bunlardan 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını bildirdi.</p>

<p>Kampanya kapsamında dönüşüm çalışmalarının sürdürülürken, bu yıl sonuna kadar 500 binden fazla konutun dönüşüm programına dahil edilmesinin hedeflendiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Konutlar için 1 milyon 875 bin liralık destek</strong></h3>

<p>İstanbul'daki kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmak amacıyla 22 Şubat 2024'te <strong>Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi</strong> ile yürürlüğe giren Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında hak sahiplerine çeşitli destekler sağlanıyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında evini yeniden yaptırmak isteyen vatandaşlara 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira tahliye desteği veriliyor. Böylece konut başına sağlanan toplam destek tutarı 1 milyon 875 bin liraya ulaşıyor.</p>

<h3><strong>İş yerleri için de destek sağlanıyor</strong></h3>

<p><strong>Yarısı Bizden Kampanyası</strong> kapsamında hak sahiplerinin iş yerleri için de finansal destek uygulanıyor. Buna göre bir dükkan veya iş yeri için 437 bin 500 lira hibe ve 437 bin 500 lira kredi desteği sunulurken, 125 bin lira da taşınma desteği sağlanıyor.</p>

<p>Hak sahibine ait diğer her bir dükkan için ise 875 bin liraya kadar kredi imkanı bulunuyor.</p>

<h3><strong>Büyük dönüşümlerde TOKİ ve Emlak Konut devrede</strong></h3>

<p>Alan bazlı ve site benzeri büyük ölçekli dönüşüm projelerinde ise farklı bir model uygulanıyor. Bu kapsamda inşaat çalışmalarını <strong>TOKİ</strong> veya <strong>Emlak Konut </strong>üstleniyor.</p>

<p>Bu modelde her hak sahibi için 875 bin lira <strong>hibe</strong> ve 125 bin lira taşınma desteği sağlanıyor. Verilen hibe, bina maliyetinden düşülürken kalan borç uzun vadeli ve uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kampanyanın süresinin 31 Aralık 2027'ye kadar uzatılmasıyla İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışmalarından daha fazla vatandaşın yararlanması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-yarisi-bizden-kampanyasi-1-yil-uzatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-kurumdan-yarisi-bizden-kampanyasi-paylasimi.png" type="image/jpeg" length="57576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMSF'den iki şirket için satış kararı: Sürat Sigorta ve Kaynak Kağıt satışta]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tmsfden-iki-sirket-icin-satis-karari-surat-sigorta-ve-kaynak-kagit-satista</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tmsfden-iki-sirket-icin-satis-karari-surat-sigorta-ve-kaynak-kagit-satista" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Sürat Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi ile Kaynak Kağıt Anonim Şirketi'ni satışa çıkardı. TMSF tarafından düzenlenecek ihalelerde Sürat Sigorta için 455 bin lira, Kaynak Kağıt için 150 milyon lira muhammen bedel belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu </strong>(<strong>TMSF</strong>), Sürat Sigorta ve Kaynak Kağıt'ın satışına ilişkin ihale sürecini başlattı. Resmi Gazete'de yayımlanan ilanlarda, iki şirket için uygulanacak satış yöntemi ve ihale takvimi açıklandı.</p>

<h2><strong>TMSF, iki şirket için ihale düzenleyecek</strong></h2>

<p>TMSF'nin satış ilanlarına göre, Sürat Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi ile Kaynak Kağıt Anonim Şirketi için ihaleler gerçekleştirilecek.</p>

<p>Her iki satışta da kapalı teklif isteme ve açık artırma yöntemleri birlikte uygulanacak. İhalelerin TMSF'nin Esentepe'deki binasında yapılacağı bildirildi.</p>

<h3><strong>TMSF Sürat Sigorta için 455 bin lira belirledi</strong></h3>

<p>Sürat Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin satışında muhammen bedel 455 bin lira olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhaleye katılmak isteyenlerin 25 bin lira teminat yatırması gerekiyor. Tekliflerin 6 Ekim saat 16.30'a kadar sunulması bekleniyor.</p>

<p>Sürat Sigorta'nın ihalesi 7 Ekim saat 10.00'da gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>TMSF Kaynak Kağıt için 150 milyon lira muhammen bedel açıkladı</strong></h3>

<p>Kaynak Kağıt Anonim Şirketi için belirlenen muhammen bedel 150 milyon lira oldu.</p>

<p>İhaleye katılım için 7,5 milyon lira teminat yatırılması gerekiyor. Tekliflerin teslimi için son tarih ise 5 Ekim saat 16.30 olarak belirlendi.</p>

<p>Kaynak Kağıt'ın ihalesi 6 Ekim saat 10.00'da düzenlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tmsfden-iki-sirket-icin-satis-karari-surat-sigorta-ve-kaynak-kagit-satista</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tmsf-iki-iktisadi-butunlugu-satisa-cikardi.png" type="image/jpeg" length="19004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki davasında ilk duruşma tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eski-akut-baskani-nasuh-mahruki-davasinda-ilk-durusma-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eski-akut-baskani-nasuh-mahruki-davasinda-ilk-durusma-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[17 Temmuz’dan bu yana tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki’nin yargılanacağı davanın ilk duruşması 16 Eylül’de Bakırköy Adliyesi’nde görülecek. Mahruki hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski AKUT Başkanı <strong>Nasuh Mahruki</strong>’nin tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 16 Eylül’de Bakırköy Adliyesi’nde yapılacak. Mahruki, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 17 Temmuz’da tutuklanmıştı.</p>

<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>Nasuh Mahruki, 15 Temmuz’da X hesabından 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bir paylaşım yaptı.</p>

<p>Mahruki, paylaşımında darbe girişiminin önceden fark edildiğini ancak “rejim değişikliği” amacıyla engellenmediğini öne sürdü. Ayrıca darbe girişiminin arkasında ABD’nin bulunduğunu iddia etti.</p>

<h3><strong>Paylaşım sonrası gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Mahruki’nin paylaşımının ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>“halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”</strong>suçlamasıyla gözaltı kararı verilen Mahruki, İstanbul’daki evinde gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>17 Temmuz’da tutuklandı</strong></h3>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mahruki, 17 Temmuz’da tutuklandı.</p>

<p>Mahruki hakkında hazırlanan iddianamede, <strong>“halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”</strong> suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.</p>

<h3><strong>İlk Duruşma 16 Eylül’de</strong></h3>

<p>Nasuh Mahruki’nin tutuklu olarak yargılandığı davanın ilk duruşması <strong>16 Eylül’de Bakırköy Adliyesi’nde</strong> görülecek.</p>

<p>Duruşmayla birlikte Mahruki hakkındaki yargılamanın esasına ilişkin süreç de başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eski-akut-baskani-nasuh-mahruki-davasinda-ilk-durusma-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/483f4f28-1455-4d63-adb8-a01289990f4f-1jpg.webp" type="image/jpeg" length="85092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş CHP'nin 103. yıl resepsiyonu için kararını verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-chpnin-103-yil-resepsiyonu-icin-kararini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-chpnin-103-yil-resepsiyonu-icin-kararini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 103'üncü kuruluş yıl dönümü kapsamında yarın CHP Genel Merkezi’nde düzenlenecek 9 Eylül Resepsiyonu ve kutlama programlarına katılmayacak. Belediye kaynakları, Yavaş’ın kararına ilişkin "Mevcut pozisyonunu muhafaza ediyor. Taraf olmayacak" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü vesilesiyle 9 Eylül Çarşamba günü Ankara’da bir dizi anma ve kutlama etkinliği organize edildi. Program, sabah saatlerinde Anıtkabir ziyareti ve çelenk sunma töreniyle başlayacak; akşam saat 19.00’da ise parti genel merkezinde geleneksel 9 Eylül Resepsiyonu gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Resepsiyonda yer almayacak</strong></h3>

<p>ANKA Haber Ajansı'ndan İleyda Özmen'in aktardığına göre, başkentin belediye başkanı Mansur Yavaş, hem gündüz düzenlenecek Anıtkabir programında hem de akşam genel merkezde verilecek resepsiyonda yer almayacak.</p>

<p>Kararın gerekçesine ilişkin değerlendirmede bulunan ABB kaynakları, Yavaş’ın son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler karşısında tarafsız duruşunu sürdürme kararlılığında olduğunu belirterek, <i>"Mevcut pozisyonunu muhafaza ediyor. Taraf olmayacak"</i> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>CHP ile YENİ Parti arasındaki denge siyaseti</strong></h3>

<p>Mansur Yavaş, daha önce CHP Genel Merkezi'ne yönelik mutlak butlan kararına tepki göstermiş ve Özgür Özel'in bu karara itiraz amacıyla Güvenpark’ta düzenlediği bayramlaşma buluşmasına katılarak dayanışma mesajı vermişti.</p>

<p>Buna karşın Yavaş, geride kalan süreçte CHP ile YENİ Parti ekseninde cereyan eden saflaşmada herhangi bir siyasi tercihte bulunmayarak tarafsız çizgisini korudu. Nitekim dün gerçekleşen Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi başkanvekilliği seçiminde de CHP ve YENİ Parti meclis grupları ortak hareket ederek iş birliğini sürdürmüştü.</p>

<p>Yavaş’ın 9 Eylül kutlamalarına katılmama kararı, başkent siyasetinde iki yapı arasında dengede durma ve kurumsal mesafesini koruma stratejisinin bir yansıması olarak yorumlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-chpnin-103-yil-resepsiyonu-icin-kararini-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mansur-yavastan-huseyin-can-gunere-destek.png" type="image/jpeg" length="74890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuk Mızraklı 7 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-mizrakli-yaklasik-7-yil-sonra-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-mizrakli-yaklasik-7-yil-sonra-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğunun ardından tahliye edildi. Edirne Cezaevi önünde eşi Zeynep Mızraklı ve DEM Parti heyeti tarafından karşılanan Mızraklı’nın ilk olarak İstanbul’a, ardından Diyarbakır’a gitmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı <strong>Selçuk Mızraklı</strong>, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğunun ardından Edirne Cezaevi’nden tahliye edildi. Mızraklı’yı cezaevi çıkışında eşi <strong>Zeynep Mızraklı ile DEM Parti heyeti karşıladı.</strong></p>

<h2><strong>DEM Parti Heyeti cezaevi önünde karşıladı</strong></h2>

<p>Selçuk Mızraklı’nın tahliyesi için Edirne Cezaevi önünde DEM Parti heyeti de hazır bulundu.</p>

<p>Heyette DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar yer aldı.</p>

<h3><strong>İlk durak İstanbul olacak</strong></h3>

<p>Cezaevinden tahliye edilen Mızraklı’nın ilk olarak İstanbul’a gitmesi bekleniyor.</p>

<p>Mızraklı’nın İstanbul’da yazar İsmail Beşikçi’yi ziyaret edeceği ve Sırrı Süreyya Önder’in mezarına gideceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Ardından Diyarbakır’a gidecek</strong></h3>

<p>Mızraklı’nın İstanbul programının ardından Diyarbakır’a geçeceği kaydedildi.</p>

<p>Diyarbakır’da ilk olarak annesi ve babasının mezarlarını ziyaret etmesi beklenen Mızraklı’nın daha sonra Mehdi Zana, Tahir Demirtaş, Tahir Elçi, Mehmed Uzun ve İlhan Diken’in mezarlarını ziyaret edeceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Selçuk Mızraklı, 2019 yerel seçimlerinde HDP’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilmişti.</p>

<p>Mızraklı, İçişleri Bakanlığı tarafından <strong>19 Ağustos 2019’da</strong> görevden alınmış ve aynı gün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanmıştı.</p>

<h3><strong>Son 5 yılını Demirtaş ile aynı koğuşta geçirdi</strong></h3>

<p>Mızraklı, cezaevindeki son 5 yılını eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı koğuşta geçirdi.</p>

<p>Mızraklı’nın tahliye edileceğini daha önce Demirtaş da kamuoyuna duyurmuştu.</p>

<h3><strong>Demirtaş tahliyeyi önceden duyurmuştu</strong></h3>

<p>Selahattin Demirtaş, QAD-Barış Meydanı için kaleme aldığı yazısında Mızraklı’nın tahliyesine ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>“Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti. Salı sabahı buradan çıkacak, akşamına da Diyarbakır Havaalanında olacak. Artık size emanettir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mızraklı’nın tahliyesinin ardından İstanbul ve Diyarbakır’da gerçekleştireceği ziyaretlerin programı da belli oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-mizrakli-yaklasik-7-yil-sonra-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-44.jpeg" type="image/jpeg" length="99251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Başbakanı Üstel gemi kazası gündemiyle Ankara'da]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-ustel-gemi-kazasi-gundemiyle-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-ustel-gemi-kazasi-gundemiyle-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen trajik gemi kazasının ardından arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarını koordine etmek üzere Ankara’da üst düzey temaslarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KKTC Başbakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre Başbakan Ünal Üstel, beraberindeki KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ile birlikte Girne açıklarında yaşanan deniz kazasının ardından yürütülen adli, teknik ve askeri çalışmaları değerlendirmek üzere başkent Ankara'ya çıkarma yaptı.</p>

<h3><strong>Askeri ve adli erkanla arka arkaya temaslar</strong></h3>

<p>Ankara temasları kapsamında Başbakan Üstel, Türkiye’nin adli ve askeri karar vericileriyle bir araya geldi.</p>

<p>Üstel ve heyeti; Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile görüşerek kazanın soruşturma boyutu ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri unsurlarının bölgede yürüttüğü teknik faaliyetleri ele aldı.</p>

<p>Başbakan Ünal Üstel, Ankara temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında düzenlenen üst düzey değerlendirme toplantısına katılıyor.</p>

<p>Denizde kaybolan kişilere en kısa sürede ulaşılabilmesi için devam eden çalışmalara katkı sunacak yeni teknik kapasiteler, ileri su altı teknolojileri ve süreci hızlandıracak alternatif arama yöntemleri masaya yatırılacak.</p>

<p>Kazaya karışarak batan geminin enkazının yüzeye çıkarılmasına yönelik mühendislik imkanları, teknik kabiliyetler ve atılabilecek yeni operasyonel adımlar değerlendirilecek.</p>

<h3><strong>Üstel: "Önceliğimiz kayıp insanlarımıza ulaşmak"</strong></h3>

<p>Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, hükümetin bir numaralı önceliğinin kayıp şahıslara hızla ulaşmak olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üstel, kazanın ilk anından itibaren Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir dayanışma ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini belirterek; mevcut imkanların tahkim edilmesi, arama tarama sahasına her türlü ilave lojistik ve teknik kapasitenin entegre edilmesi yönündeki kararlılıklarını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-ustel-gemi-kazasi-gundemiyle-ankarada</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/girne-deki-gemi-faciasinda-dorduncu-gun-son-durum-ne.jpg" type="image/jpeg" length="78125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin ve teknoloji hisseleri ayrışıyor: Altınla ilişkisinde 9 yılın zirvesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-ve-teknoloji-hisseleri-ayrisiyor-altinla-iliskisinde-9-yilin-zirvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-ve-teknoloji-hisseleri-ayrisiyor-altinla-iliskisinde-9-yilin-zirvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin ile altın arasındaki korelasyon dokuz yıllık karşılaştırılabilir verilerde en yüksek seviyeye ulaştı. Bitcoin'in Nasdaq ile ilişkisi ise son bir yılın en düşük düzeyine geriledi. Veriler, Bitcoin'in teknoloji hisselerinden ayrışarak altına daha fazla yaklaştığını gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bitcoin</strong>'in piyasalardaki konumuna ilişkin tartışmalarda yeni bir gelişme öne çıktı. Dünyanın en büyük kripto parasının son dönemde teknoloji hisseleriyle ilişkisinin zayıfladığı görüldü.</p>

<p>Buna karşılık Bitcoin ile altın arasındaki korelasyon güçlendi. İki varlık arasındaki korelasyon 0,56'ya yükseldi. Bu seviye, dokuz yıllık karşılaştırılabilir veriler içinde en yüksek değer olarak kaydedildi.</p>

<p>Aynı dönemde Bitcoin'in Nasdaq ile korelasyonu son bir yılın en düşük seviyesine indi. Böylece Bitcoin'in altın ve teknoloji hisseleriyle hareketlerinde belirgin bir ayrışma ortaya çıktı.</p>

<h2><strong>Bitcoin ve altın arasındaki ilişki güçlendi</strong></h2>

<p>Bitcoin ile altın arasındaki korelasyonun 0,56 seviyesine çıkması dikkat çekti. Bu durum, iki varlığın fiyat hareketlerinin son dönemde daha fazla benzerlik gösterdiğine işaret etti.</p>

<p>Bitcoin'in Nasdaq ile ilişkisinin zayıflaması ise farklı bir tablo ortaya koydu. Kripto para, teknoloji hisseleriyle geçmiş dönemlerde görülen güçlü bağlantıdan uzaklaştı.</p>

<p>Bu değişim, Bitcoin'in piyasalardaki rolüne yönelik tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3><strong>Bitcoin için "dijital altın" tartışması yeniden başladı</strong></h3>

<p>Bitcoin uzun süredir "dijital altın" olarak tanımlanıyor. Ancak kripto paranın teknoloji hisseleriyle yüksek korelasyon gösterdiği dönemler de yaşandı.</p>

<p>Bu dönemlerde Bitcoin, değer saklama aracından çok risk iştahındaki değişimlere duyarlı bir yatırım aracı görünümü sergiledi.</p>

<p>Son veriler ise farklı bir tabloya işaret ediyor. Bitcoin'in teknoloji hisselerinden ayrışması ve altınla ilişkisinin güçlenmesi, "dijital altın" tartışmasını yeniden gündeme getirdi.</p>

<h3><strong>Bitcoin'in yatırım portföylerindeki rolü değişebilir</strong></h3>

<p>Altınla kurulan ilişkinin güçlenmesi kalıcı hale gelirse Bitcoin'in yatırım portföylerindeki konumu da değişebilir.</p>

<p>Özellikle kurumsal yatırımcılar açısından bu gelişmenin önemli sonuçları olabilir. Bitcoin, riskli teknoloji yatırımlarından farklı bir çeşitlendirme aracı olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Ancak mevcut veriler, Bitcoin'in kalıcı biçimde "dijital altın" haline geldiğini ortaya koymak için yeterli değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bitcoin ile altın arasındaki ilişki daha önce de güçlenmişti. 2020'de korelasyon 0,6 seviyesine yaklaşmıştı. Ancak sonrasında iki varlık arasındaki ilişki yeniden zayıflamıştı.</p>

<p>Benzer bir hareket 2022'nin sonlarında da görüldü. Sıfıra yakın seviyelerden 0,5'e yükselen korelasyon daha sonra yeniden geriledi.</p>

<h3><strong>Bitcoin geçmişte de altınla güçlü korelasyon kurdu</strong></h3>

<p>Bitcoin ile altın arasındaki korelasyonun geçmişte yükselmesi kalıcı bir eğilime dönüşmedi.</p>

<p>Bu dönemlerin ardından Bitcoin'de güçlü yükselişler yaşansa da geçmişteki hareketler gelecekte aynı tablonun ortaya çıkacağını göstermiyor.</p>

<p>Bitcoin'in oynaklığı da altından belirgin biçimde yüksek. Likidite koşullarındaki değişimler, faiz beklentileri ve yatırımcıların risk iştahı kripto para fiyatlarında hızlı hareketlere neden olabiliyor.</p>

<h3><strong>Bitcoin fiyatında yüzde 30'luk yükseliş</strong></h3>

<p>Bitcoin'in değişen piyasa rolü mevcut koşullarda da test ediliyor. Kripto para, 2026'da gördüğü düşük seviyelerden yaklaşık yüzde 30 yükseldi.</p>

<p>Son rallide Bitcoin'in fiyatı 80 bin doların üzerine çıktı.</p>

<p>Altın ise yükselen faiz beklentilerinin oluşturduğu baskıya rağmen ons başına 4 bin 400 doların üzerinde işlem görmeye devam etti.</p>

<h3><strong>Bitcoin'in gelecekteki yönünü piyasa koşulları belirleyecek</strong></h3>

<p>Bitcoin'in altınla yakınlaşmasının devam edip etmeyeceği ve Nasdaq'tan ayrışmanın kalıcı olup olmayacağı takip edilecek.</p>

<p>Bu iki eğilimin sürmesi halinde Bitcoin'in yatırımcılar nezdindeki konumuna ilişkin değerlendirmeler değişebilir.</p>

<p>Buna karşılık korelasyonların yeniden zayıflaması, mevcut tablonun geçici olduğunu gösterebilir. Bitcoin'in bundan sonraki performansı, piyasa koşullarındaki değişimlere vereceği tepki açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bitcoin-ve-teknoloji-hisseleri-ayrisiyor-altinla-iliskisinde-9-yilin-zirvesi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/kripto-para-piyasasinda-yukselis-bitcoin-71-bin-dolar-sinirini-asti.jpg" type="image/jpeg" length="15675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araştırma: Öğretmenlerin yüzde 89’u akran zorbalığına tanık, yüzde 24’ü okulunda suça karışan çocuk olduğunu söylüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-ogretmenlerin-yuzde-89u-akran-zorbaligina-tanik-yuzde-24u-okulunda-suca-karisan-cocuk-oldugunu-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-ogretmenlerin-yuzde-89u-akran-zorbaligina-tanik-yuzde-24u-okulunda-suca-karisan-cocuk-oldugunu-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen’in 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirdiği "Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri" araştırması, eğitim kurumlarındaki şiddet, akran zorbalığı ve güvenlik risklerinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Rapora göre öğretmenlerin yüzde 89,4’ü görev yaptığı okulda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 23,9’u ise okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" temasıyla hazırlanan kapsamlı rapor, sendikanın resmî internet sitesi ile 5 ayrı eğitim platformu üzerinden yürütülen anket çalışması sonucunda hazırlandı. Türkiye genelinde görev yapan 2 bin 296 öğretmenin katıldığı araştırma; akran zorbalığının yaygınlığı, siber şiddet, suça sürüklenen çocukların durumu, aile denetimi ve Millî Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) beklenen acil tedbirlere ışık tuttu.</p>

<h2><strong>Zorbalık en çok okul bahçesinde ve sınıfta yaşanıyor</strong></h2>

<p>Araştırma verilerine göre, öğretmenlerin yüzde 49,2’si akran zorbalığının görev yaptığı okulda "kısmen yaygın", yüzde 34,5’i ise "yaygın" olduğunu ifade etti. Zorbalığa doğrudan tanıklık ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 65,2, kısmen tanık olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 24,2 oldu. Böylece okullarda akran zorbalığına bir şekilde tanık olan eğitimcilerin oranı <strong>yüzde 89,4</strong> gibi kritik bir seviyeye ulaştı.</p>

<p>Öğrencilerin yaşadıkları baskıyı gizleme eğiliminde olduğu saptanan araştırmada, katılımcıların yüzde 26,6’sı mağdur çocukların maruz kaldıkları zorbalığı öğretmenlerine, idareye ya da ailelerine anlatmadığını aktardı.</p>

<p></p>

<p>Zorbalık tespit edildiğinde öğretmenlerin yüzde 81,8'i tarafların rehberlik birimiyle görüşmesini sağladığını, yüzde 81,7'si mağdur öğrenciyle birebir konuştuğunu, yüzde 78'i zorbalık uygulayan öğrenciyi uyardığını, yüzde 65'i ise durumu ailelere ilettiğini belirtti. Rehberlik servislerinin müdahale kapasitesini değerlendiren katılımcıların yüzde 16’sı ise mevcut şartlarda yeterli bir müdahalenin yapılamadığını bildirdi.</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre akran zorbalığının en sık yaşandığı alan yüzde 37,2 ile okul bahçesi olurken, bunu yüzde 19,5 ile sınıf içi, yüzde 16 ile sosyal medya ve dijital platformlar, yüzde 14,7 ile okul dışındaki çevre takip etti.</p>

<h2><strong>Dört okuldan birinde "suça karışan çocuk" var</strong></h2>

<p>Raporda yer alan en çarpıcı verilerden biri suça sürüklenen çocuklara ilişkin oldu. Katılımcı öğretmenlerin <strong>yüzde 23,9’u</strong> görev yaptığı okulda daha önce adli suça karışmış öğrenci bulunduğunu açıkladı. Yüzde 44,6’sı okulunda suça karışan öğrenci olmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgisinin bulunmadığını kaydetti.</p>

<p>Okula devam eden suça karışmış çocuklara yönelik "Rehberlik birimi tarafından bireysel rehabilitasyon çalışması yürütülüyor mu?" sorusuna öğretmenlerin yüzde 54,3’ü "evet", yüzde 16,7’si "hayır" cevabını verdi; yüzde 28,8'lik kesim ise bu süreçten haberdar olmadığını belirtti.</p>

<h3><strong>Şiddeti tetikleyen unsurlar: Ebeveyn ilgisizliği, sosyal medya ve çeteleşme</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin değerlendirmelerine göre çocukları şiddet ve suça sürükleyen unsurların başında aile içi denetimsizlik ile kontrolsüz dijital medya kullanımı yer aldı. Katılımcıların yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimi temel etken olarak görürken; bunu yüzde 82,6 ile sosyal medya içeriklerinin kışkırtıcı etkisi, yüzde 81,9 ile çeteleşme dinamikleri ve yüzde 81,1 ile madde kullanımı riski izledi. Ankette ayrıca şiddet içerikli dijital oyunlar yüzde 80,1, dışlanmışlık ve zayıf aidiyet hissi yüzde 77,8, akran baskısı ise yüzde 74,9 oranıyla çocukları suça ve saldırganlığa yönelten başlıca faktörler arasında sıralandı.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 59,4’ü şiddet eğilimi gösteren öğrencilerin ailelerinin okulla yeterli iş birliği yapmadığını kaydederken, yüzde 56’sı suça karışan çocukların aile çevrelerinde suç geçmişi bulunan bireylerin yer aldığını belirtti.</p>

<h3><strong>Sözlü şiddet zirvede, alet taşıma vakaları dikkat çekiyor</strong></h3>

<p>Okul içi ve çevresindeki güvenlik riskleri incelendiğinde; öğretmenlerin yüzde 52,7’si sözlü şiddetle "sık sık", yüzde 35,9’u ise "ara sıra" karşılaştığını beyan etti. Akran zorbalığıyla sık sık karşılaşma oranı yüzde 39,7, fiziksel şiddetle sık sık karşılaşma oranı ise yüzde 17,1 oldu.</p>

<p>Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımıyla düzenli (ara sıra veya sık sık) karşılaştığını bildirenlerin toplam oranı yüzde 9 seviyesinde kalırken; okula kesici veya delici alet getirilmesi vakalarıyla "nadiren" karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 37,8, daha düzenli karşılaştığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 13,1 olarak rapora yansıdı.</p>

<p>Öte yandan, öğretmenlerin yüzde 71,3’ü genel iklim açısından öğrencilerin kendilerini okulda güvende hissettiğini, yüzde 87,1’i ise olumlu ve sosyal bir okul atmosferinin şiddeti belirgin biçimde düşürdüğünü aktardı.</p>

<h3><strong>"Siber zorbalık gerçek dünyadaki çatışmaları körüklüyor"</strong></h3>

<p>Katılımcıların yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında kritik bir sorun haline geldiğine işaret etti. Öğretmenlerin yüzde 77,7’si sosyal medyanın öğrenciler arasındaki kavga ve çatışmaları tırmandırdığını, yüzde 69,8’i ise sanal zorbalık ile okul içindeki akran şiddeti arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>Velilerin çocuklarının internet ve sosyal medya kullanımını yeterince denetlediğine inanan öğretmenlerin oranının <strong>yalnızca yüzde 20</strong> düzeyinde kalması, tehlikenin boyutunu ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bakanlıktan beklenenler: Caydırıcı yaptırımlar ve her 100 öğrenciye 1 rehber öğretmen</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubunda bulunan öğrencilere kesintisiz profesyonel psikolojik destek verilmesini, yüzde 90,5’i ise akran zorbalığını önleme eğitimlerinin müfredatta artırılmasını istedi. Mevcut rehberlik personeli sayısını yeterli bulan öğretmenlerin oranı yalnızca yüzde 25'te kaldı.</p>

<p>Suça karışan çocuklara yönelik cezalara ilişkin açık uçlu yanıtlarda, öğretmenlerin <strong>yüzde 42,3’ü caydırıcı, ağır ve tavizsiz yaptırımları</strong> savunurken; eğitici ve rehabilite edici yaklaşımları önceleyenlerin oranı yüzde 22,4 oldu. MEB'den beklenen öncelikli adımlarda ise <strong>yüzde 41,3 ile okul güvenliği, profesyonel güvenlik görevlisi istihdamı ve giriş aramaları</strong> ilk sıraya yerleşti. Bunu yüzde 40,2 ile disiplin yönetmeliğinin sertleştirilmesi ve sınıf tekrarı yaptırımı takip etti.</p>

<h3><strong>Talip Geylan: "Öğrenciyi aile, okul ve dijital çevreyle birlikte ele almalıyız"</strong></h3>

<p>Araştırma bulgularını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okul şiddetinin tek bir nedene indirgenemeyecek çok boyutlu bir kriz olduğunu ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Öğrencinin davranışını içinde bulunduğu aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle bir bütün halinde değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Akran zorbalığının en çok okul bahçesinde yaşanması, teneffüs saatlerinde öğretmen ve personel görünürlüğünün artırılmasını, giriş-çıkışların sıkı denetlenmesini zorunlu kılmaktadır.</i></p>

<p><i>Rehberlik servislerimizin kadro ve altyapı eksiklikleri ivedilikle giderilmelidir. Okullarımızda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen/psikolojik danışman düşecek şekilde norm kadro planlaması yapılmalıdır. Aile eğitimleri sadece dönem başlarında değil, yıl boyunca periyodik olarak sürdürülmeli; disiplin mevzuatı caydırıcılığı sağlayacak şekilde revize edilmelidir."</i></p>
</blockquote>

<p>Geylan, hazırladıkları kapsamlı raporu Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili kamu otoritelerine ileterek güvenli okul ortamlarının tesisi için takipçi olacaklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arastirma-ogretmenlerin-yuzde-89u-akran-zorbaligina-tanik-yuzde-24u-okulunda-suca-karisan-cocuk-oldugunu-soyluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-c5de0f3f2eb2e5fee420316bf08ad5e1.webp" type="image/jpeg" length="28261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Serik'te orman yangını bilançosu: Evler ve tarım alanları zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-bilancosu-evler-ve-tarim-alanlari-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-bilancosu-evler-ve-tarim-alanlari-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesindeki orman yangını kontrol altına alındı. İlk belirlemelere göre 5 ev yanarken sera ve tarım arazileri de zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın <strong>Serik</strong> ilçesinde dün gece başlayan ve yerleşim alanları ile tarım arazilerine yayılan <strong>orman yangını </strong>ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangının ardından bölgede soğutma çalışmaları sürerken, alevlerin geride bıraktığı hasarın belirlenmesi için de çalışma başlatıldı.</p>

<h2><strong>Yangın kontrol altına alındı</strong></h2>

<p><strong>Deniztepesi Mahallesi</strong>'nin <strong>Yemişlitahta</strong> mevkisinde saat 23.30 sıralarında başlayan yangın, kısa sürede <strong>Sarıabalı Mahallesi</strong>'nin Hacıveliler ve Çiftlik mevkilerindeki ormanlık alanlar ile tarım arazilerine yayıldı.</p>

<p>Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda yangın kontrol altına alınırken, bölgede yeniden alevlenme ihtimaline karşı soğutma çalışmalarına devam ediliyor. Yangının etkilediği alanlarda oluşan zarar da ekipler tarafından inceleniyor.</p>

<h3><strong>5 ev yangında kullanılamaz hale geldi</strong></h3>

<p>İlk tespitlere göre Yemişlitahta mevkisinde bulunan 2'si metruk olmak üzere toplam 5 ev yangında yandı. Alevlerden plastik seraların ve tarım arazilerinin de etkilendiği belirlendi.</p>

<p>Jandarma, <strong>Orman Bölge Müdürlüğü</strong> ve Kaymakamlık ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarına başladı. Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekipleri ise yangından etkilenen vatandaşlarla görüşerek durumlarını değerlendiriyor.</p>

<p>Yangın sırasında evleri bölgede bulunan İbrahim ve Hatice Karaca çifti ile kızları Kiraz Karaca dumandan etkilendi. Üçünün de engelli olduğu belirtilen aile üyeleri, tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Ailenin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan yangına müdahale sırasında şarampole devrilen özel bir şirkete ait kepçenin sürücüsünün hastanedeki tedavisi de devam ediyor.</p>

<h3 dir="auto"><strong>Yangında evini kaybeden aileler yardım bekliyor</strong></h3>

<p>Yangın sırasında babası, annesi ve kız kardeşini kurtaran Süleyman Karaca, çocukluğunun da geçtiği ailesine ait evin alevler içinde kalışını gözyaşlarıyla izledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaca, "Annem, babam, ablam vardı burada. Onları kurtardık. Ev tamamen yandı. Yapacak bir şey yok, Allah'tan geldi. Sağlık durumları iyi. Annemle babam dışarıdaydı, ablam içerideydi. Onu kucaklayıp çıkardım. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Yangında evini kaybeden Kürşat Ateş de evin, hayatını kaybeden babasından kalan bir hatıra olduğunu belirterek yaşadıkları kaybın büyüklüğünü anlattı.</p>

<p>Ateş, "Evimiz, ağaçlarımız yandı. Acımız, zararımız büyük. Ev ve çevresindeki ağaçlar tamamen yandı" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-serikte-orman-yangini-bilancosu-evler-ve-tarim-alanlari-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalya-serikteki-yanginda-olusan-hasarin-boyutu-inceleniyor.png" type="image/jpeg" length="70388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PISA 2025 sonuçlarını değerlendiren Bakan Tekin: "Tarihi bir başarıya imza attık"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pisa-2025-sonuclarini-degerlendiren-bakan-tekin-tarihi-bir-basariya-imza-attik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pisa-2025-sonuclarini-degerlendiren-bakan-tekin-tarihi-bir-basariya-imza-attik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin eğitim tarihinde bir ilke imza atarak fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Yusuf Tekin, dünya genelinde eş zamanlı olarak açıklanan PISA 2025 verilerinin ardından NSosyal hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin kaydettiği tarihi yükselişe dikkat çeken Tekin, paylaştığı videolu mesajında atılan reform adımlarının sahada somut karşılık bulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Fen ve okumada OECD ortalamasını aştık, matematikte yakaladık"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin uluslararası eğitim göstergelerindeki performansını değerlendiren Bakan Tekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"PISA 2025'te tarihi bir başarıya imza attık. İlk kez fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıktık, matematikte ise OECD ortalamasını yakaladık. Eğitimde attığımız kararlı adımların karşılığını almaya devam ediyoruz. Hedefimiz açık; eğitimde daha güçlü, başarılarıyla dünyada söz sahibi bir Türkiye."</i></p>
</blockquote>

<p>Türkiye, açıklanan PISA 2025 sonuçlarında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının tamamında OECD üyesi ülkeler arasında puanını en fazla yükselten ülke konumuna yerleşmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pisa-2025-sonuclarini-degerlendiren-bakan-tekin-tarihi-bir-basariya-imza-attik</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/sinif-ogretmen.jpg" type="image/jpeg" length="86539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçiminde üçüncü turda da sonuç çıkmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-seciminde-ucuncu-turda-da-sonuc-cikmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-seciminde-ucuncu-turda-da-sonuc-cikmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararının ardından yeniden toplanan Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılan belediye başkan vekilliği seçiminde heyecan doruğa çıktı. Gizli oylamayla yapılan üçüncü turda Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin 23, CHP/Yeni Parti adayı Sibel Tan Çetinkaya ise 19 oy aldı. 24 oy olan salt çoğunluğa ulaşılamaması ve "salt çoğunluk hesabı" tartışmalarının ardından seçim, en çok oyu alanın kazanacağı dördüncü tura kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üsküdar Belediye Meclisi, 5 Ağustos’taki seçime ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin itirazı reddetmesi sonrası Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral başkanlığında toplandı. 5 Eylül’de çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen oturumda taraflar başkan vekilliği için adaylarını çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oylamada CHP/Yeni Parti Grubu CHP’li Meclis Üyesi Sibel Tan Çetinkaya’yı, Cumhur İttifakı ise AK Parti’li Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin’i aday gösterdi.</p>

<h3><strong>İlk iki turda 31 oya ulaşılamadı</strong></h3>

<p>Belediye Kanunu hükümleri uyarınca üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun (31 oy ve üzeri) arandığı ilk iki tur oylamada iki aday da gerekli oy sayısına ulaşamadı. Bunun üzerine üye tam sayısının salt çoğunluğunun arandığı üçüncü tura geçildi.</p>

<p>Üçüncü turda kullanılan 42 oyun dağılımı  <strong>Dündar Ziya Gültekin (Cumhur İttifakı / AK Parti)</strong> 23 oy, <strong>Sibel Tan Çetinkaya (CHP / Yeni Parti)</strong> 19 oy şeklinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Mecliste "salt çoğunluk" ve "Yüreğir emsali" tartışması</strong></h3>

<p>Oylamanın tamamlanmasının ardından meclis salonunda salt çoğunluk hesabına ilişkin usul tartışması yaşandı.</p>

<p>Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Vefa Yunus Taylan, Adana Yüreğir’de daha önce yaşanan seçimi emsal gösterdi. Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın artık meclis üyesi olarak sayılamayacağını savunan Taylan; meclisin kalan 45 üyesi dikkate alındığında 23 oyun salt çoğunluğu sağladığını belirterek, Dündar Ziya Gültekin’in başkan vekilliğinin tescil edilmesini talep etti.</p>

<h3><strong>Başkanvekili Aral: "Danıştay kararı esas alınacak, 4. tura geçiyoruz"</strong></h3>

<p>AK Parti Grubu'nun itirazına yanıt veren Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral, mevzuat ve Danıştay içtihatları doğrultusunda hareket edeceğini açıkladı.</p>

<p>Salt çoğunluk eşiğinin 24 oy olduğunu ve bu sayıya ulaşılamadığını belirten Aral, seçimin en çok oyu alan adayın başkan vekili seçileceği dördüncü tur oylamayla tamamlanacağını duyurdu ve meclisi dördüncü tur oylamaya geçirdi.</p>

<h3><strong>Süreç nasıl gelişmişti?</strong></h3>

<p>İstanbul Valiliği, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 5 Ağustos'ta yapılan Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimine ilişkin meclis kararının yürütmesini durdurduğunu ve bu karara yapılan itirazın Bölge İdare Mahkemesince reddedildiğini duyurmuştu.</p>

<p>Valilik koordinasyonunda meclisin 5 Eylül Cumartesi günü toplanması kararlaştırılmış; ancak söz konusu oturumda meclis üye yeter sayısı sağlanamadığı için oylama bugüne ertelenmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-seciminde-ucuncu-turda-da-sonuc-cikmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yeni-partiden-uskudar-belediyesi-onunde-bulusma-cagrisi-hakkimiza-irademize-sahip-cikalim.jpg" type="image/jpeg" length="48118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="60277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="59581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="80229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="20471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="23656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="78353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="93573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="37843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="45425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="89851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="98456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="93907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="42765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="43171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="48097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="45235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="72849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="98260"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
