<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 12:35:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Guendouzi ve Lyon cephesinde olaylı gecenin ardından ceza gündemi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/guendouzi-ve-lyon-cephesinde-olayli-gecenin-ardindan-ceza-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/guendouzi-ve-lyon-cephesinde-olayli-gecenin-ardindan-ceza-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Guendouzi ile Lyonlu görevli arasındaki kavga sonrası UEFA’nın vereceği olası cezalar merak konusu. İki taraf da disiplin soruşturmasıyla karşı karşıya.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Lyon'u 2-1 mağlup ederek lig aşamasına kalmasının ardından karşılaşmanın sonucundan çok maç sonunda yaşanan olaylar gündeme oturdu. Özellikle Mattéo Guendouzi'nin Lyon tribünlerine yönelik hareketleri ve sonrasında yaşanan fiziksel gerilim nedeniyle UEFA'nın disiplin süreci merak konusu oldu.</p>

<h1><strong>Maçın ardından tansiyon yükseldi</strong></h1>

<p>Fenerbahçe, deplasmanda Lyon'u 2-1 mağlup ederek iki maç sonunda toplamda 3-2'lik üstünlük sağladı ve Şampiyonlar Ligi lig aşamasına yükseldi. Ancak son düdüğün ardından sahada ve soyunma odalarına giden koridorda yaşananlar gecenin önüne geçti.</p>

<p>Karşılaşma boyunca Lyon taraftarlarının hedefinde olan Guendouzi, maçın ardından eski kulübü Olympique Marsilya'ya gönderme yapan “Allez l'OM” tezahüratıyla Lyon tribünlerinin önünde kutlama yaptı. Fransız futbolcunun tribünlere yönelik el hareketleri de gerilimi daha da artırdı. Guendouzi'nin karşılaşma öncesindeki ısınma sırasında da Lyon taraftarlarına orta parmağını gösterdiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Lyonlu saldırgan Guendouzi'ye yöneldi</strong></h2>

<p>Gerilim, takımların soyunma odalarına yöneldiği sırada daha ciddi bir boyuta ulaştı.</p>

<p>Görüntülere yansıyan olaylarda Lyon tarafıyla bağlantılı bir kişinin Guendouzi'ye fiziksel olarak saldırmaya çalıştığı görülüyor. Bir güvenlik görevlisi, saldırı girişimini son anda engelledi. Bazı kaynaklar saldırganı Lyon teknik ekibinden kaleci antrenörü António Ferreira olarak tanımlarken, bazı haberlerde ise olay genel olarak “Lyonlu bir kişi” veya “Lyon ekibinden bir görevli” şeklinde aktarılıyor. Bu nedenle kişinin olay içindeki kesin konumunun resmi disiplin raporuyla netleşmesi önem taşıyor.</p>

<p>UOL Esporte'nin aktardığına göre Ferreira, Guendouzi'ye doğru tekme atmaya çalıştı ancak güvenlik görevlisi müdahale ederek saldırıyı engelledi. Ardından Fenerbahçe kafilesinden bazı kişilerin Lyonlu görevlinin üzerine yürümesiyle olay büyüdü ve iki taraf arasında toplu bir arbede yaşandı.</p>

<h3><strong>Guendouzi: “Aileme hakaret ettiler”</strong></h3>

<p>Olayların merkezindeki Guendouzi ise maç sonrasında yaptığı açıklamada kutlamalarının nedenini Lyon tribünlerinden gelen ağır hakaretlerle gerekçelendirdi.</p>

<p>Fransız futbolcu, kendisinin ve ailesinin maç boyunca hedef alındığını savundu. Guendouzi, tribünlerden annesine, çocuklarına ve ailesine yönelik hakaretler edildiğini belirterek bunun kendisini ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Guendouzi ayrıca Marsilya sevgisini hiçbir zaman gizlemediğini ve Lyon karşısında <strong>“Allez l'OM”</strong> diye bağırmasının bu nedenle şaşırtıcı olmadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Peki Guendouzi ceza alabilir mi?</strong></h3>

<p>Şu aşamada en kritik nokta burada.</p>

<p>Guendouzi'nin hareketleri UEFA disiplin kurullarının değerlendirmesine girebilir. Özellikle rakip taraftara yönelik provokatif veya sportmenlik dışı davranış, maç sonrasında yaşanan olaylara katkı ve fiziksel çatışmanın parçası olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilebilir. Mevcut haberler daha çok olası disiplin soruşturması ve ceza ihtimali üzerine yoğunlaşıyor.</p>

<h3><strong>Sadece Guendouzi değil, Lyon tarafı da mercek altında</strong></h3>

<p>Olayın diğer önemli boyutu ise Guendouzi'ye yönelik fiziksel saldırı girişimi.</p>

<p>UEFA'nın olayı yalnızca Guendouzi'nin tribünlere yönelik hareketleri üzerinden değerlendirmesi beklenmemeli. Maç sonundaki toplu kavga, oyuncuların ve teknik ekiplerin davranışları, güvenlik önlemleri ve soyunma odası koridorunda yaşanan fiziksel müdahaleler de disiplin dosyasının parçası olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle ortaya çıkabilecek yaptırımların tek taraflı olması zorunlu değil. UEFA, olayın görüntülerini, hakem ve delegelerin raporlarını ve kulüplerin sunacağı savunmaları değerlendirdikten sonra hangi kişi ve kulüplerin sorumluluğu bulunduğuna karar verebilir.</p>

<h3><strong>Fenerbahçe açısından kritik nokta</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'nin sportif açıdan elde ettiği büyük başarı, yaşanan olayların gölgesinde kalmış durumda. Sarı-lacivertliler 17 yıl sonra Şampiyonlar Ligi lig aşamasına dönme hakkı kazanırken, maç sonrası yaşanan kavga nedeniyle kulüp ve futbolcular hakkında disiplin süreci başlatılıp başlatılmayacağı merak ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/guendouzi-ve-lyon-cephesinde-olayli-gecenin-ardindan-ceza-gundemi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/guendouzi-2.jpeg" type="image/jpeg" length="79477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan 'İran' açıklaması: "Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-iran-aciklamasi-anlasma-yapmak-icin-yalvariyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-iran-aciklamasi-anlasma-yapmak-icin-yalvariyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ile anlaşmaya varmak için "yalvardığını" öne sürdü. Trump, Washington'ın İran'la görüşmek istemediğini savunurken, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin Tahran ziyaretinde diplomatik sürecin yeniden başlatılması çağrısında bulunması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>, İran'ın ABD ile anlaşmaya varmak için "yalvardığını" öne sürdü. Trump, Washington yönetiminin İran'la görüşme arayışında olmadığını savunurken, açıklamalar <strong>İran ile ABD arasındaki diplomatik sürecin yeniden canlandırılmasına yönelik girişimlerin</strong> sürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h2><strong>Trump: "Ben görüşmek istemiyorum, onlar istiyor"</strong></h2>

<p>Trump, sosyal medya platformu Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Fox News'in Tahran ve Washington arasındaki müzakerelere ilişkin haberine tepki gösterdi.</p>

<p>ABD Başkanı, paylaşımında <strong>"Ben görüşmek istemiyorum, onlar istiyor"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump, aynı gün gazetecilere yaptığı açıklamada da yönetiminin İran ile <strong>"görüşme arayışında olmadığını"</strong> söyledi.</p>

<h3><strong>"İran anlaşma yapmak için yalvarıyor"</strong></h3>

<p>Trump, İran limanlarına yönelik uygulanan deniz ablukası ve ülke ekonomisine yönelik yaptırımların Tahran'a ciddi zarar verdiğini savundu.</p>

<p>ABD Başkanı, bu politikaların İran ekonomisi üzerindeki etkisine işaret ederek, <strong>İran'ın anlaşma yapmak için "yalvardığını"</strong> ileri sürdü.</p>

<p>Trump'ın açıklamalarında, Washington'ın İran'la olası bir anlaşmaya ilişkin yeni bir müzakere süreci başlatma niyetinde olmadığı mesajı öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı açıklaması</strong></h3>

<p>Trump ayrıca <strong>Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu</strong> söyledi.</p>

<p>Dünyanın en önemli enerji geçiş güzergâhlarından biri olan boğazda ise gemilerin güvenlik ve bölgedeki gerilim nedeniyle geçiş konusunda tereddüt yaşadığı belirtiliyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinde önemli bir güzergâh olması nedeniyle bölgedeki gerilim açısından kritik önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Katar'dan diplomasi girişimi</strong></h3>

<p>Trump'ın açıklamalarının geldiği sırada <strong>Katar</strong>, İran ile ABD arasındaki diplomatik sürecin yeniden başlatılması için girişimlerini sürdürüyor.</p>

<p>Katar Dışişleri Bakanı <strong>Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani</strong>, bugün Tahran'ı ziyaret ederek İran ve ABD'ye <strong>diplomatik süreci yeniden başlatma</strong> çağrısında bulundu.</p>

<p>Katar'ın girişimi, Trump'ın İran'la görüşme arayışında olmadığını açıkladığı bir dönemde, bölgedeki diplomatik temasların devam ettiğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-iran-aciklamasi-anlasma-yapmak-icin-yalvariyorlar</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dae78b6c-a879-4512-a571-59566415f5f0.png" type="image/jpeg" length="46779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan Bakan Gürlek'e 'canlı yayın' yanıtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-bakan-gurleke-canli-yayin-yaniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-bakan-gurleke-canli-yayin-yaniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in davanın canlı yayınlanması konusundaki sözlerine yanıt verdi. İmamoğlu, "İlk gün ne dediysek arkasındayız. Hiç beklemeyin. Yüreğiniz yetiyorsa duruşmaları canlı yayınlayın" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan<strong> İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu</strong>, Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek'in</strong> kendisine yönelik "Aynı tavır içinde olur mu?" sözlerine yanıt verdi.</p>

<p>Gürlek'in, İmamoğlu'nun yargılandığı davanın duruşmalarının canlı yayınlanması tartışmasına ilişkin açıklamalarının ardından İmamoğlu, <strong>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi</strong> hesabından bir mesaj yayımladı.</p>

<h2><strong>Bakan Gürlek: "Acaba aynı tavır içinde olur mu?"</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı<strong> Akın Gürlek</strong>, dün yaptığı değerlendirmelerde İmamoğlu'nun yargılandığı davaya ilişkin konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, dava ilk açıldığında İmamoğlu cephesinden "Bu yargılama canlı yayında yayınlansın, kendimize güveniyoruz" şeklinde açıklamalar yapıldığını hatırlattı.</p>

<p>Gürlek, "Şu anda ben Ekrem Bey acaba aynı tavır içinde olur mu diye sormak istiyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Gürlek ayrıca İmamoğlu'nun üzerine isnat edilen eylemlerle ilgili mahkemenin sorular yönelttiğini belirterek, İmamoğlu'nun bu süreçte "gerginlik çıkardığını" savundu.</p>

<h3><strong>İmamoğlu: "İlk gün ne dediysek arkasındayız"</strong></h3>

<p>Gürlek'in açıklamalarına İmamoğlu'ndan yanıt geldi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan mesajda İmamoğlu, "İlk gün ne dediysek arkasındayız. Hiç beklemeyin. Yüreğiniz yetiyorsa duruşmaları canlı yayınlayın" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İlk gün ne dediysek arkasındayız.<br />
<br />
Hiç beklemeyin. Yüreğiniz yetiyorsa duruşmaları canlı yayınlayın.</p>
— Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CA_iletisim) <a href="https://x.com/CA_iletisim/status/2093258457818300461?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-bakan-gurleke-canli-yayin-yaniti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="51507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da şiddetli fırtına ve dolu: 39 ilde turuncu alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-siddetli-firtina-ve-dolu-39-ilde-turuncu-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-siddetli-firtina-ve-dolu-39-ilde-turuncu-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da şiddetli fırtına ve dolu birçok bölgede hayatı olumsuz etkiledi. 39 ilde turuncu alarm sürerken, bazı tren seferleri durduruldu ve su baskınları yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>’da etkili olan şiddetli fırtına ve dolu yağışı, başta başkent Paris olmak üzere birçok bölgede yaşamı olumsuz etkiledi. Kuvvetli rüzgar nedeniyle bazı ağaçlar devrilirken, demir yolu hatlarında yaşanan sorunlar ulaşımda aksamalara yol açtı.</p>

<p>Fransız meteoroloji ajansı <strong>Meteo-France</strong> tarafından yapılan açıklamada, ülkede fırtına riski nedeniyle 39 ilde <strong>turuncu alarm</strong>ın devam ettiği bildirildi. Şiddetli hava koşullarının farklı bölgelerde etkisini sürdürdüğü aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Paris’te tren seferleri durduruldu</strong></h2>

<p>Başkent Paris ve çevresindeki birçok bölgede şiddetli <strong>yağış</strong>, <strong>fırtına</strong> ve dolu etkili oldu. Kuvvetli rüzgarın devirdiği ağaçlar bazı ulaşım güzergahlarında aksamalara neden oldu.</p>

<p>Paris’i çevre kentlere bağlayan bazı tren hatlarının üzerine ağaçların düşmesi nedeniyle RER A, RER D ve RER C hatlarındaki seferler durduruldu. Ekiplerin ulaşım hatlarında meydana gelen sorunların giderilmesi için çalışma yürüttüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Yağış bazı bölgelerde su baskınlarına yol açtı</strong></h3>

<p>Başkent çevresindeki bazı yerleşimlerde yoğun yağış nedeniyle su baskınları meydana geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere göre, Paris yakınlarındaki Hauts-de-Seine iline bağlı Antony’de şiddetli yağışın ardından bazı bölgelerde su birikintileri oluştu.</p>

<p>Paris’in yakınındaki Val-de-Marne ilinde de yoğun <strong>yağış</strong> ve su baskınları görüldü. İl genelindeki bazı yerleşimlerde sokakların su altında kaldığı, devrilen ağaçların ise bazı yolları ulaşıma kapattığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Devrilen ağaç nedeniyle bir kişi yaralandı</strong></h3>

<p>Val-de-Marne iline bağlı Chevilly-Larue kentinde fırtınanın neden olduğu olayda bir kişi yaralandı. Devrilen bir ağacın dalının koluna isabet etmesi sonucu yaralanan kişinin durumuna ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p>Bölgede etkili olan kuvvetli yağış ve rüzgar nedeniyle ekiplerin çeşitli noktalarda çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Rüzgarın hızı 142 kilometreye ulaştı</strong></h3>

<p>Seine-et-Marne ilinde fırtınanın etkisiyle rüzgarın hızı saatte 142 kilometreye kadar çıktı. Kuvvetli rüzgar özellikle tarım alanlarında hasara neden oldu.</p>

<p>Bölgede bulunan mısır ve pancar tarlalarının şiddetli rüzgardan zarar gördüğü belirtildi. Tarım arazilerindeki hasarın boyutuna ilişkin çalışmaların sürdüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Dolu yağışı ve kasırga da etkili oldu</strong></h3>

<p>Ülkenin farklı bölgelerinde fırtınanın yanı sıra dolu yağışı da görüldü. <strong>Correze</strong> iline bağlı <strong>Varetz</strong> kasabasında şiddetli yağışla birlikte kasırga meydana geldi. Olay nedeniyle bazı araçlarda hasar oluştuğu bildirildi.</p>

<p>Vichy kenti yakınlarındaki Creuzier-le-Vieux köyünde ise çapı 4 santimetreye ulaşan dolu taneleri etkili oldu. Şiddetli hava olaylarının ardından bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Fransa’da fırtına riskine karşı 39 ilde turuncu alarm uygulaması devam ederken, <strong>meteorolojik</strong> koşulların yakından takip edildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-siddetli-firtina-ve-dolu-39-ilde-turuncu-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransada-siddetli-firtina-ve-dolu-hayati-olumsuz-etkiledi.png" type="image/jpeg" length="58356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi kura çekimi ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Beşiktaş'ın rakipleri kimler?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-avrupa-ligi-kura-cekimi-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-besiktasin-rakipleri-kimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uefa-avrupa-ligi-kura-cekimi-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-besiktasin-rakipleri-kimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi kura çekimi, 28 Ağustos 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek. Lig aşamasına yükselen Beşiktaş'ın da 8 rakibinin belirleneceği kura çekimi Türkiye saati ile 14.00'te başlayacak. Siyah-beyazlılar kura öncesinde 4. torbada yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Avrupa Ligi 2026-2027 sezonunda lig aşamasının eşleşmeleri bugün Monako'daki Grimaldi Forum'da yapılacak kura çekimiyle belli olacak. Türkiye'yi organizasyonda temsil eden Beşiktaş, dört farklı torbadan toplam 8 rakiple eşleşecek ve yeni formatta Avrupa Ligi yolculuğuna devam edecek.</p>

<p><img alt="Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi'nde lig aşamasına yükseldi: Vincenzo Italiano'dan transfer ve hedef açıklaması-2-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/murillo-331451.webp" width="930" /></p>

<h2>UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMİ NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>UEFA Avrupa Ligi lig aşaması kura çekimi <strong>28 Ağustos 2026 Cuma günü saat 14.00'te</strong> başlayacak. UEFA'nın açıkladığı programa göre kura organizasyonu Monako'daki Grimaldi Forum'da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kura sonucunda Beşiktaş dahil lig aşamasındaki 36 takımın rakipleri belli olacak. Maçların kesin tarihleri ve başlama saatlerinin ise UEFA tarafından en geç 30 Ağustos Pazar günü açıklanması planlanıyor.</p>

<p><img alt="Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi'nde lig aşamasına yükseldi: Vincenzo Italiano'dan transfer ve hedef açıklaması-2" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/murillo-331451.webp" width="930" /></p>

<h3>BEŞİKTAŞ UEFA AVRUPA LİGİ'NDE HANGİ TORBADA?</h3>

<p>UEFA tarafından açıklanan kesinleşmiş kura listesine göre <strong>Beşiktaş 4. torbada</strong> yer alıyor. Siyah-beyazlılarla aynı torbada Hoffenheim, Torreense, Hapoel Beer-Sheva, NEC Nijmegen, OFI Crete, Lilleström, Levski Sofia ve Ararat-Armenia bulunuyor.</p>

<p>Beşiktaş'ın 4. torbada olması yalnızca kura sıralamasını belirliyor. Yeni format nedeniyle siyah-beyazlılar kendi torbasından da bir iç saha ve bir deplasman rakibiyle karşılaşacak.</p>

<p><img alt="Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi'nde lig aşamasına yükseldi: Vincenzo Italiano'dan transfer ve hedef açıklaması-4" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dusanvlahovic-311038.webp" width="930" /></p>

<h3>BEŞİKTAŞ'IN MUHTEMEL RAKİPLERİ KİMLER?</h3>

<p>UEFA Avrupa Ligi'nde 36 takım dört torbaya ayrıldı. Beşiktaş her torbadan iki olmak üzere toplam 8 farklı takımla karşılaşacak. Her torbadan belirlenen rakiplerden biriyle iç sahada, diğeriyle deplasmanda oynanacak.</p>

<p><strong>1. TORBA:</strong> Bayer Leverkusen, Benfica, Juventus, Milan, Lyon, AZ Alkmaar, Olympiakos, Real Sociedad, Marsilya.</p>

<p>Bu torbada özellikle Juventus, Milan, Benfica, Lyon ve Bayer Leverkusen gibi Avrupa kupalarında önemli deneyime sahip takımlar dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>2. TORBA:</strong> Ferencvaros, Viktoria Plzen, Union Saint-Gilloise, Dinamo Zagreb, Salzburg, Celtic, Sparta Prag, Rennes, Anderlecht.</p>

<p><strong>3. TORBA:</strong> Sturm Graz, Lech Poznan, Crystal Palace, Bournemouth, Sunderland, Celje, Jagiellonia, Omonia, Celta Vigo.</p>

<p>İngiltere'den Crystal Palace, Bournemouth ve Sunderland'ın aynı torbada bulunması 3. torbayı Beşiktaş açısından dikkat çekici hale getiriyor.</p>

<p><strong>4. TORBA:</strong> Hoffenheim, Beşiktaş, Torreense, Hapoel Beer-Sheva, NEC Nijmegen, OFI Crete, Lilleström, Levski Sofia, Ararat-Armenia.</p>

<p>Beşiktaş kendi takımı dışında 4. torbadaki ekiplerden ikisiyle de eşleşebilecek.</p>

<p><img alt="Beşiktaş, Kauno Zalgiris’i geçerek UEFA Avrupa Ligi’nde lig aşamasına kaldı" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6a9086dbde691a4aa8c67710jpg.jpg" width="750" /></p>

<h3>UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMİ NASIL YAPILACAK?</h3>

<p>Yeni sistemde 36 takımın tamamı tek bir lig tablosunda mücadele ediyor. Kulüpler UEFA katsayılarına göre dokuzar takımdan oluşan dört torbaya ayrılıyor.</p>

<p>Her takım kura sonucunda <strong>8 farklı rakiple</strong> eşleşiyor. Kulüpler her torbadan iki rakiple karşılaşıyor; bu iki maçtan biri iç sahada, diğeri deplasmanda oynanıyor.</p>

<p>UEFA kuralları gereği aynı ülkenin takımları lig aşamasında birbirleriyle eşleşemiyor. Ayrıca bir takım aynı ülkeden en fazla iki farklı rakiple karşı karşıya gelebiliyor.</p>

<p>Böylece Beşiktaş lig aşamasında <strong>4 iç saha ve 4 deplasman olmak üzere toplam 8 karşılaşmaya</strong> çıkacak.</p>

<p><img alt="Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi'nde lig aşamasına yükseldi: Vincenzo Italiano'dan transfer ve hedef açıklaması-1" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/besiktas-140565.webp" width="930" /></p>

<h3>BEŞİKTAŞ AVRUPA LİGİ LİG AŞAMASINA NASIL GELDİ?</h3>

<p>Beşiktaş Avrupa Ligi elemelerine 2. eleme turundan başladı. Siyah-beyazlılar Danimarka temsilcisi Midtjylland'ı iki maç sonunda 3-0'lık toplam skorla geçerek 3. eleme turuna yükseldi.</p>

<p>Beşiktaş bir sonraki turda Hradec Kralove'yi iki karşılaşmada da 1-0 mağlup etti ve toplamda 2-0'lık üstünlükle play-off'a kaldı.</p>

<p>Play-off turunda Kauno Zalgiris ile karşılaşan siyah-beyazlılar İstanbul'daki ilk maçı 3-0 kazandı. Beşiktaş rövanşta Litvanya temsilcisine 1-0 mağlup olmasına rağmen toplamda <strong>3-1 üstünlük sağlayarak UEFA Avrupa Ligi lig aşamasına yükseldi.</strong></p>

<p>Beşiktaş böylece Avrupa elemelerini 5 galibiyet ve 1 mağlubiyetle tamamladı.</p>

<p><img alt="Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi'nde lig aşamasına yükseldi: Vincenzo Italiano'dan transfer ve hedef açıklaması" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1787859049-img-3314-6a909069567e9.webp" width="1200" /></p>

<h3>UEFA AVRUPA LİGİ MAÇLARI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?</h3>

<p>UEFA Avrupa Ligi lig aşamasında ilk hafta karşılaşmaları 16-17 Eylül 2026 tarihlerinde oynanacak. Lig aşaması 28 Ocak 2027'de oynanacak sekizinci hafta maçlarıyla tamamlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lig aşamasını ilk 8 sırada tamamlayan takımlar doğrudan son 16 turuna yükselecek. 9 ile 24. sıralar arasında yer alan ekipler ise son 16 turuna kalabilmek için play-off oynayacak. İlk 24 dışında kalan kulüpler Avrupa kupalarına veda edecek.</p>

<p>UEFA Avrupa Ligi finali ise <strong>26 Mayıs 2027'de Frankfurt'ta</strong> oynanacak.</p>

<h3>UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA?</h3>

<p><strong>Beşiktaş'ın rakiplerinin belli olacağı UEFA Avrupa Ligi kura çekimi 28 Ağustos Cuma günü saat 14.00'te başlayacak. Kura çekimi Türkiye'de TRT Spor üzerinden takip edilebilecek; UEFA ise organizasyonu UEFA.tv ve UEFA.com üzerinden canlı ve ücretsiz olarak yayınlayacak.</strong> <a href="https://www.trtspor.com.tr/" rel="nofollow">TRT Spor</a>'da kura öncesi <strong>Avrupa Stüdyosu</strong> programı saat 13.30'da başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-avrupa-ligi-kura-cekimi-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-besiktasin-rakipleri-kimler</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kauno-zalgiris-besiktas-rashica-874682.webp" type="image/jpeg" length="86859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonlarca kişinin verisini ele geçiren hacker grubu için istenen ceza belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarca-kisinin-verisini-ele-geciren-hacker-grubu-icin-istenen-ceza-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarca-kisinin-verisini-ele-geciren-hacker-grubu-icin-istenen-ceza-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir sosyal medya platformunun veri tabanına yetkisiz şekilde erişerek yaklaşık 19 milyon 800 bin kişinin kişisel bilgilerini ele geçirdikleri ve bu verileri sattıkları tespit edilen hacker grubuna ilişkin iddianame hazırlandı. İddianamede, 7 sanık hakkında 9 yıl 6 aydan 50 yıla kadar hapis cezası talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından hazırlanan iddianamede, İl Jandarma Komutanlığına ulaştırılan bir ihbarın soruşturmanın başlangıcında etkili olduğu belirtildi.</p>

<p>İhbarın içeriğinde, "Osman" olarak adı geçen bir kişinin Kağıthane'de banka ve bilişim sistemlerini kullandığı öne sürüldü. Söz konusu kişinin, yurt dışında bulunan ve uzun süredir işlem yapılmayan hesaplara erişerek yüksek miktarlarda para transferi gerçekleştirdiği iddia edildi. İhbarda ayrıca bu paraların kısa süre içerisinde Türkiye'ye getirileceği ve Kağıthane'de bulunan 11 farklı adrese nakit olarak taşınacağı bilgisine yer verildi.</p>

<p>İhbar kapsamında aynı kişinin kredi kartlarını kopyaladığı ve bu işlemde kullanılan cihazlara sahip olduğu yönündeki bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı aktarıldı. İddianamede, sanık Osman Yıldırım'ın evinde bulunan dijital materyallerin incelenmesi sonucunda 7 sanığın belirli bir yapılanma içinde bilişim sistemlerini kullandığının belirlendiği ifade edildi.</p>

<p>İncelemelerde sanıkların özel şirketler ile kamu kurumlarına ait veri tabanlarına erişim sağladıkları belirtildi. İddianamede, yazılım programları aracılığıyla banka sistemlerine giriş yapıldığı ve daha önce ele geçirildiği belirtilen kişilere ait hesaplardan para transferlerinin gerçekleştirildiği kaydedildi.</p>

<p>Sanıkların hazırladıkları belgeler üzerinden para çekme işlemlerini örgüt üyelerinden birine yaptırdıkları öne sürüldü. Ele geçirilen kişisel verilerin ise farklı kişilere para karşılığında satıldığı bilgisi iddianamede yer aldı.</p>

<h2><strong>"Siyah Şapkalı Hacker" olarak tanımlandı</strong></h2>

<p>İddianamede, örgütün kurucusu olduğu belirtilen Gökay Celal Gülen'in bilişim dünyasında "Siyah Şapkalı Hacker" olarak tanındığı ifade edildi.</p>

<p>Gülen'in bilişim sistemleri konusunda teknik bilgiye sahip olduğu ve bu bilgileri çeşitli eylemlerde kullandığının değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, sanığın kart kopyalama, kamu kurumları ile sosyal medya platformlarının veri tabanlarına erişme ve bu sistemlerdeki bilgileri kopyalama gibi işlemleri yapabildiği belirtildi.</p>

<p>Gülen'in ayrıca kişisel verilerin yanı sıra internet siteleri, sosyal medya hesapları ve e-posta adreslerine ait kullanıcı adı ile şifreleri ele geçirmeye yönelik teknik becerilere sahip olduğu kaydedildi.</p>

<p>İddianamede, Gülen'in sahip olduğu bu teknik bilgileri örgüt yöneticileri olarak gösterilen Osman Yıldırım ve Fatih Kulaklı'ya uygulamalı şekilde aktardığı belirtildi. Diğer sanıklar Yunus Çolak, Eyüp Yirmili, Barış Serbay Sertler ve Erol Çakır'ın ise kendilerine verilen görevleri yerine getirdikleri ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>Dijital materyallerde çok sayıda kişisel veri bulundu</strong></h3>

<p>Soruşturma sırasında ele geçirilen dijital materyaller İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarında incelemeye alındı. İddianamede, yapılan incelemelerde bilgisayar ve bilişim sistemlerine sızmak için kullanıldığı değerlendirilen kodların bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Materyallerde çok sayıda kişiye ait kimlik ve telefon numaralarının yanı sıra sosyal medya hesapları ile e-posta adreslerine ilişkin kullanıcı adı ve parola bilgilerinin de bulunduğu belirtildi.</p>

<p>İncelemelerde ayrıca banka veri tabanına erişim sağlamak amacıyla kullanılabilecek yazılımların bulunduğu tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Banka sistemlerine erişim sağlayabilecek kodlar tespit edildi</strong></h3>

<p>Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede "Searc.py" adlı çok sayıda dosyaya rastlandığı belirtildi. İddianamede, bu dosyaların banka veri tabanına bağlantı kurularak transfer işlemlerinin gerçekleştirilmesine imkan sağlayabilecek kodlar olduğu değerlendirildi.</p>

<p>Materyallerde yer alan internet arama kayıtlarında ise "Bankada en zayıf ülke hangisidir?", "PSD Bank İban No", "Başka IP'deki bilgisayar nasıl izlenir?" ifadelerinin aratıldığı belirlendi.</p>

<p>İncelenen uygulamalarda kimlik bilgilerinin sisteme girilmesi halinde ayrıntılı sorgulama yapılabildiği tespit edildi.</p>

<p>İddianamede, şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"HSYS harflerinin açılımıyla ilgili olarak tarafımızca yapılan araştırmada Halk Sağlığı Yönetim Sistemi olduğu ve verilerin bu sistem üzerinden kopyalandığının değerlendirildiği, bu uygulamanın ve verilerin birden fazla materyal içerisinde olduğu tespit edilmiştir."</p>

<p>Dijital materyallerde yapılan incelemeye ilişkin iddianamede ayrıca şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>"Sorgu panelleri içerisinde 'Mernis Sistem' isimli klasör içerisinde 'Full exe' isimli uygulamanın olduğu, uygulamanın çalıştırıldığında TC kimlik numarası girilerek yapılan sorgulamada kişiye ait kişisel bilgilerin geldiğinin görüldüğü, uygulamanın kendi içerisinde bulunan veri tabanından sorgulama yaptığının tespit edildiği, Merkezi Nüfus İdaresi Sisteminin veri tabanının kopyalandığı tarafımızca değerlendirilmektedir."</p>

<h3><strong>Örgütün faaliyetleri iddianamede yer aldı</strong></h3>

<p>İddianamede, örgütün tespit edilmesini önlemek amacıyla toplantılarını internet tabanlı uygulamalar üzerinden video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği belirtildi. Bunun yanında bilişim sistemlerine yönelik gerçekleştirilen eylemlerle ilgili eğitim toplantılarının da yapıldığı aktarıldı.</p>

<p>Örgütün amaçları arasında kişisel bilgilerin ele geçirilmesi ve kamu kurumları ile kuruluşlarının veri tabanlarına girilerek burada bulunan bilgilerin kopyalanmasının bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>İddianamede ayrıca yapılanmanın, başkalarına ait banka hesaplarına erişerek para transferi gerçekleştiren ve nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinde bulunan suç örgütlerine kişisel veri sağladığı öne sürüldü. Üçüncü kişilere ait banka ve kredi kartlarının kopyalanarak bu kartlardan para çekilmesinin de örgütün faaliyetleri arasında olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>19 milyon 800 bin kişiye ait telefon numarası tespit edildi</strong></h3>

<p>Sanık Osman Yıldırım'ın evinde ele geçirilen dijital materyaller üzerinde gerçekleştirilen incelemede önemli miktarda kişisel veriye ulaşıldığı belirtildi.</p>

<p>İddianamede, "Turkey" adı verilen ve 1'den 30'a kadar numaralandırılmış dosyaların bulunduğu kaydedildi. Bu dosyaların her birinde yaklaşık 660 bin kişiye ait bilgilerin yer aldığı ve toplam 30 dosyada yaklaşık 19 milyon 800 bin kişinin telefon numaralarının bulunduğunun anlaşıldığı ifade edildi.</p>

<p>Dijital materyallerde ayrıca sanıkların Facebook sitesinin veri tabanında işlem gerçekleştirdiğini gösteren videolar bulunduğu belirtildi. Yapılan inceleme sonucunda söz konusu verilerin platformun veri tabanından kopyalandığının değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Gülen ve Yıldırım'ın ifadeleri iddianamede yer aldı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında örgütün kurucusu olarak gösterilen Gökay Celal Gülen'in emniyette verdiği ifade sırasında kendisine bazı sorular yöneltildiği belirtildi.</p>

<p>Gülen'e, dijital materyallerde bulunan ve banka hesaplarına erişimle ilgili kullandığı belirtilen ifadeler soruldu.</p>

<p>Sanığa şu cümle yöneltildi:</p>

<p>"Diyorsunuz ki hata olmuş, para gelmiş. O zaman girip bakıyorum. Ola ki ben oradan 1 milyon lira çaldım. Banka oraya ulaşmayacak mı sanıyorsun, bizim oradan IP adreslerini almayacak mı sanıyorsun? Bak bugüne kadar bu işi 4 kişiye öğrettim. Sen beşincisin, dördüncü Fatih. İlk üç var ya, ilk üçü de cezaevinde."</p>

<p>Gülen ise söz konusu konuşmayı hatırlamadığını savundu. Sanık, Fatih Kulaklı ve Osman Yıldırım'a herhangi bir şey öğretmediğini öne sürdü.</p>

<h3><strong>"Bilgisayar kullanmayı öğreniyordum" dedi</strong></h3>

<p>Örgütün yöneticileri arasında gösterilen Osman Yıldırım'a da emniyette verdiği ifade sırasında Zoom üzerinden gerçekleştirilen görüntülü görüşmeler ve bu görüşmelerin neden kayıt altına alındığı soruldu.</p>

<p>Yıldırım, kendisine yöneltilen soruya "Bilgisayar kullanımını öğrenmek amacıyla görüşme sağlıyorduk. Unutmamak amacıyla kayıt altına alıyordum" şeklinde yanıt verdi.</p>

<p>Sanıklardan Erol Çakır'ın da bilgisayar ve program kullanımı konusundaki bilgi düzeyi sorgulandı. Çakır, "Bilgisayar kullanmayı bilmiyorum. Daha önce de hiç bilgisayar kullanmadım. Klavyedeki tuşların yerini dahi bilmem" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Sanıklar hakkında istenen cezalar belli oldu</strong></h3>

<p>İddianamede, Gökay Celal Gülen ve Osman Yıldırım'ın çeşitli suçlardan 19 yıl 7 aydan 50 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.</p>

<p>Bu kapsamda iki sanık için "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirerek sahte banka veya kredi kartı üretme-satma", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Fatih Kulaklı, Barış Serbay Sertler, Erol Çakır, Eyüp Yirmili ve Yunus Çolak hakkında ise "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlarından 9 yıl 6 aydan 26 yıla kadar hapis cezası istendi.</p>

<p>Hazırlanan iddianame, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarca-kisinin-verisini-ele-geciren-hacker-grubu-icin-istenen-ceza-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/milyonlarca-kisinin-verisini-ele-geciren-hacker-grubu-icin-istenen-ceza-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="83401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 Ağustos İstanbul trafiği nasıl olacak? 30 Ağustos İstanbul'da trafiğe kapalı yollar hangileri?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/30-agustos-istanbul-trafigi-nasil-olacak-30-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/30-agustos-istanbul-trafigi-nasil-olacak-30-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Ağustos İstanbul trafiğe kapalı yollar listesi, Zafer Bayramı kutlamaları öncesinde sürücülerin gündeminde. İstanbul Valiliği'nin açıklamasına göre Fatih'teki tören ve geçiş programı kapsamında Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) ile bağlantılı yan yolların iki yönde ulaşıma kapatılması planlanıyor. Peki Vatan Caddesi ne zaman kapanacak, hangi yollar alternatif olarak kullanılabilecek ve yol ne zaman yeniden trafiğe açılacak? İşte İstanbul'daki trafik düzenlemesinin ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>30 Ağustos Zafer Bayramı'nın İstanbul'daki resmi kutlama programı nedeniyle kent trafiğinde geçici düzenleme uygulanacak. İstanbul Valiliği tarafından yapılan duyuruya göre Fatih ilçesinde gerçekleştirilecek tören ve tören geçişi sırasında bazı ana güzergahlar araç trafiğine kapatılacak. Düzenlemeden özellikle <strong>Adnan Menderes Bulvarı</strong>, kamuoyunda bilinen adıyla <strong>Vatan Caddesi</strong>, etkilenecek.</p>

<p>Valiliğin açıklamasında Vatan Caddesi'nin her iki istikamette ulaşıma kapatılacağı, bulvar üzerindeki yan yolların da çift yönlü olarak trafiğe kapatılacağı bildirildi. Böylece 30 Ağustos 2026 Pazar günü Fatih ve çevresinde seyahat edecek sürücülerin yolculuk öncesinde güzergahlarını yeniden planlaması gerekecek.</p>

<p>Trafik düzenlemesinin kapsamı ve alternatif güzergahlar da duyuruda yer aldı. Vatan Caddesi'ni kullanamayacak sürücüler için <strong>Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 Karayolu ve O-3 Hal Yolu</strong> alternatif güzergahlar arasında gösterildi.</p>

<h2><strong>30 Ağustos Pazar Günü İstanbul'da hangi yollar trafiğe kapatılacak?</strong></h2>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında İstanbul'da uygulanacak yol kapatma kararının merkezinde <strong>Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi)</strong> bulunuyor.</p>

<p>İstanbul Valiliği'nin duyurusuna göre bulvarın <strong>her iki istikameti</strong> araç trafiğine kapatılacak. Uygulama yalnızca ana güzergahla sınırlı olmayacak. Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki yan yollar da iki yönde trafiğe kapalı olacak.</p>

<p>Vatan Caddesi, Fatih üzerinden İstanbul'un farklı bölgelerine ulaşım sağlayan önemli ana arterlerden biri olduğu için uygulamanın çevredeki trafik akışına da yansıması bekleniyor. Özellikle tören güzergahına yakın noktalarda seyahat edecek sürücülerin kapatma kararını dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>Yol kapatma uygulaması, Zafer Bayramı kapsamında gerçekleştirilecek tören ve geçiş programının güvenli biçimde tamamlanabilmesi amacıyla yapılacak.</p>

<h3><strong>Vatan Caddesi 30 Ağustos'ta trafiğe kapalı mı?</strong></h3>

<p>Evet. 30 Ağustos 2026 Pazar günü Vatan Caddesi olarak bilinen Adnan Menderes Bulvarı'nın iki yönü de trafiğe kapatılacak.</p>

<p>Valiliğin açıklamasında tören ve tören geçişi nedeniyle uygulanacak trafik düzenlemesinin ana güzergahın yanı sıra bağlantılı yan yolları da kapsadığı belirtildi.</p>

<p>Bu nedenle Vatan Caddesi'ni günlük ulaşım güzergahı olarak kullanan sürücülerin 30 Ağustos günü alternatif yolları tercih etmesi gerekecek. Özellikle Fatih, Aksaray, Topkapı ve çevresine ulaşım sağlayacak kişiler açısından yolculuk öncesi güzergah kontrolü önem taşıyor.</p>

<p>Trafik düzenlemesinin uygulanacağı süre boyunca sürücülerin görevli ekiplerin yönlendirmelerine uyması ve kapalı güzergahlara alternatif olarak belirlenen yolları kullanması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Bakan Uraloğlu açıkladı: 1 saatlik yol 35 dakikaya düşecek" height="508" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/64212fdc-0540-4d86-a6e9-49866b14a7fc.jpg" width="900" /></p>

<h3><strong>Vatan Caddesi 30 Ağustos'ta ne zaman açılacak?</strong></h3>

<p>30 Ağustos'ta trafiğe kapatılacak Vatan Caddesi'nin yeniden ulaşıma açılacağı saat konusunda İstanbul Valiliği tarafından kesin bir saat bilgisi paylaşılmadı.</p>

<p>Duyuruda yolun <strong>tören ve tören geçişi süresince</strong> kapalı tutulacağı belirtildi. Dolayısıyla açılış zamanı, programın tamamlanmasının ardından trafik tedbirlerinin kaldırılmasıyla netleşecek.</p>

<p>Bu nedenle 30 Ağustos günü Vatan Caddesi'ni kullanmayı planlayan sürücülerin belirli bir açılış saatini esas alarak hareket etmemesi gerekiyor. Yolun yeniden ulaşıma açılması, tören programının tamamlanmasına ve bölgede alınan trafik tedbirlerinin kaldırılmasına bağlı olacak.</p>

<p>Resmi makamlar tarafından ayrıca bir saat açıklanması halinde yolun açılışına ilişkin bilgiler güncellenebilecek.</p>

<h3><strong>30 Ağustos İstanbul'da alternatif güzergahlar hangileri?</strong></h3>

<p>Vatan Caddesi ve bağlantılı yolların trafiğe kapatılması nedeniyle sürücülerin kullanabileceği alternatif güzergahlar da açıklandı.</p>

<p>İstanbul Valiliği'nin duyurusunda yer alan alternatif yollar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Turgut Özal Millet Caddesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fevzipaşa Caddesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Atatürk Bulvarı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>D-100 Karayolu</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>O-3 Hal Yolu</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu güzergahlar, kapatılan ana arterin yerine kullanılabilecek alternatif ulaşım seçenekleri olarak öne çıkıyor. Ancak hangi yolun tercih edileceği, sürücünün başlangıç ve varış noktasına göre değişiklik gösterecek.</p>

<p>Özellikle Fatih çevresinde yolculuk yapacak kişilerin yalnızca Vatan Caddesi'ni değil, bağlantılı yolları da dikkate alarak hareket etmesi gerekiyor. Çünkü ana arterde uygulanan trafik kısıtlamaları çevredeki güzergahlarda araç yoğunluğunun artmasına neden olabilir.</p>

<h3><strong>İstanbul'da 30 Ağustos günü trafik nasıl etkilenecek?</strong></h3>

<p>Zafer Bayramı nedeniyle İstanbul'un farklı noktalarında resmi programlar ve etkinlikler düzenlenecek. Fatih'teki tören ve geçiş programı nedeniyle uygulanacak yol kapatma kararı ise özellikle merkezi ulaşım akslarında etkili olacak.</p>

<p>Vatan Caddesi'nin iki yönlü olarak ulaşıma kapatılması, normal günlerde bu güzergahı kullanan sürücülerin alternatif yollara yönelmesine neden olacak. Bu durum, kapatılan yolun çevresindeki caddelerde trafik hareketliliğinin artmasına yol açabilir.</p>

<p>Sürücülerin yolculuk öncesinde alternatif güzergahlarını belirlemesi ve mümkün olduğunca kapalı yolların çevresinden geçecek şekilde planlama yapması ulaşım açısından önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan trafik ekiplerinin tören süresince bölgede gerekli düzenlemeleri uygulaması bekleniyor. Trafik akışının yeniden normal hale gelmesi ise tören programının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="İstanbul'da yarın hangi yollar kapalı? 16 Ağustos 2026 Triatlon Şampiyonası nedeniyle kapanacak yollar belli oldu" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-13ce29e522ee8e1c94bd0ce91bcf55a2.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Toplu taşıma kullanıcıları da dikkat etmeli</strong></h3>

<p>30 Ağustos'taki trafik düzenlemesinin etkileri yalnızca özel araç kullanan vatandaşlarla sınırlı olmayabilir. Vatan Caddesi ve bağlantılı yollar üzerinde uygulanan geçici trafik tedbirleri, güzergahları bu bölgeden geçen toplu taşıma araçlarının hareketlerini de etkileyebilir.</p>

<p>Bu nedenle Fatih ve çevresinde toplu taşıma kullanacak kişilerin de seyahat öncesinde güncel güzergah ve sefer bilgilerini kontrol etmesi faydalı olacak.</p>

<p>Özellikle tören saatlerinde yol kapatmalarının kapsamına giren bölgelerde ulaşımın farklı güzergahlara yönlendirilmesi mümkün olabileceğinden, yolculuk planının buna göre yapılması zaman kaybının önüne geçebilir.</p>

<h3><strong>30 Ağustos'ta İstanbul'da yola çıkacaklar için önemli noktalar</strong></h3>

<p>30 Ağustos Pazar günü İstanbul'da araç kullanacak vatandaşların özellikle Fatih bölgesindeki trafik düzenlemesini dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>Sürücülerin dikkat etmesi gereken başlıca noktalar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Vatan Caddesi'nin iki yönü de trafiğe kapatılacak.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki yan yollar da uygulamadan etkilenecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yolun açılışı için Valilik tarafından kesin bir saat açıklanmadı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tören ve geçiş programı tamamlanana kadar kapatma uygulanacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Turgut Özal Millet Caddesi ve Fevzipaşa Caddesi alternatif güzergahlar arasında bulunuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Atatürk Bulvarı, D-100 Karayolu ve O-3 Hal Yolu da alternatif olarak kullanılabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fatih ve çevresinde yolculuk yapacakların güzergahlarını önceden kontrol etmesi gerekiyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>İstanbul'daki trafik düzenlemesi ne zaman sona erecek?</strong></h3>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında uygulanacak trafik tedbirlerinin sona erme zamanı, tören programının tamamlanmasına bağlı olacak. İstanbul Valiliği'nin mevcut duyurusunda Vatan Caddesi için belirli bir yeniden açılış saati verilmedi.</p>

<p>Bu nedenle sürücülerin 30 Ağustos günü Vatan Caddesi'nin belirli bir saatte kesin olarak açılacağını varsaymaması gerekiyor. Tören ve geçiş programının tamamlanmasının ardından trafik ekiplerinin gerekli kontrolleri yapması ve güzergahı yeniden ulaşıma açması bekleniyor.</p>

<p>İstanbul'da 30 Ağustos günü trafiğe çıkacak vatandaşlar, özellikle Fatih bölgesindeki yol kapatma uygulamasını dikkate alarak hareket etmeli. <strong>Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi)</strong> ve bağlantılı yolların kapalı olması nedeniyle alternatif güzergahların kullanılması gerekecek.</p>

<p>Valiliğin açıkladığı Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 Karayolu ve O-3 Hal Yolu, sürücülerin değerlendirebileceği alternatifler arasında yer alıyor. Yol kapatma uygulamasının ne kadar süreceği ise tören programının tamamlanmasına göre belirlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/30-agustos-istanbul-trafigi-nasil-olacak-30-agustos</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-zafer-bayrami-provasi-nedeniyle-bazi-yollar-trafige-kapatildi.png" type="image/jpeg" length="80519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hizmet Üretici Fiyat Endeksi yüzde 32,77 yükseldi: Ulaştırma fiyatları ne kadar arttı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-yuzde-3277-yukseldi-ulastirma-fiyatlari-ne-kadar-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-yuzde-3277-yukseldi-ulastirma-fiyatlari-ne-kadar-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Temmuz 2026'da yıllık bazda yüzde 32,77, aylık bazda ise yüzde 3,94 yükseldi. H-ÜFE'deki yıllık artışta ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 37,26 ile öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hizmet Üretici Fiyat Endeksi </strong>(<strong>H-ÜFE</strong>), Temmuz 2026'da bir önceki aya göre yüzde 3,94 yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre endeks, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32,77 arttı.</p>

<p>H-ÜFE'nin Temmuz 2026 verilerinde farklı dönemlere göre değişim oranları da açıklandı. Endeks, Temmuz ayında bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 28,95 artış gösterdi.</p>

<p>On iki aylık ortalamalara göre hesaplanan H-ÜFE değişimi ise yüzde 34,71 olarak kaydedildi. Böylece hizmet üretici fiyat endeksinde hem aylık hem yıllık bazda artış gerçekleşti.</p>

<h2><strong>H-ÜFE</strong> <strong>ulaştırma ve depolamada yüzde 37,26 arttı</strong></h2>

<p>H-ÜFE'nin alt sektörlerine bakıldığında, Temmuz ayında yıllık bazda en yüksek artış ulaştırma ve depolama hizmetlerinde görüldü. Bu gruptaki fiyat artışı yüzde 37,26 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yıllık artış yüzde 36,18 olurken, idari ve destek hizmetlerinde yüzde 30,62 olarak hesaplandı. Bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 29,56, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 27,63 ve gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 21,92 artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hizmet üretici fiyat endeksi aylık bazda en fazla idari ve destek hizmetlerde arttı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında hizmet sektörlerindeki aylık değişimler de belli oldu. İdari ve destek hizmetlerinde H-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 5,41 yükseldi. Bu grubu yüzde 5,26 artışla gayrimenkul hizmetleri izledi.</p>

<p>Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde aylık artış yüzde 4,70 olarak gerçekleşirken, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 3,71 yükseliş kaydedildi. Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 2,68, bilgi ve iletişim hizmetlerinde ise yüzde 2,41 artış görüldü.</p>

<h3><strong>Hizmet üretici fiyat endeksinde sektörlere göre değişim</strong></h3>

<p>TÜİK'in Temmuz 2026 verilerinde hizmet üretici fiyat endeksinin alt sektörlerindeki yıllık ve aylık değişimler ayrı ayrı açıklandı. Yıllık bazda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 37,26 ile en yüksek artışın görüldüğü alan olurken, gayrimenkul hizmetlerinde artış yüzde 21,92 ile diğer sektörlere kıyasla daha düşük seviyede kaldı.</p>

<p>Aylık değişimde ise en yüksek artış yüzde 5,41 ile idari ve destek hizmetlerinde gerçekleşti. Bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 2,41 ile aylık bazda en düşük artışın kaydedildiği sektör oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜİK verilerine göre H-ÜFE, Temmuz 2026'da aylık yüzde 3,94 ve yıllık yüzde 32,77 arttı. Endeksin yıllık değişiminde ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 37,26, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 36,18 ve idari ve destek hizmetleri yüzde 30,62 artış gösterdi. Aylık bazda ise idari ve destek hizmetleri yüzde 5,41, gayrimenkul hizmetleri yüzde 5,26 ve konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,70 yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-yuzde-3277-yukseldi-ulastirma-fiyatlari-ne-kadar-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-yuzde-3277-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="39600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya’da sıcak dalgası etkisini artırdı: 9 kentte kırmızı alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/italyada-sicak-dalgasi-etkisini-artirdi-9-kentte-kirmizi-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/italyada-sicak-dalgasi-etkisini-artirdi-9-kentte-kirmizi-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya’da beşinci sıcak hava dalgası etkisini artırırken 9 kentte kırmızı alarm ilan edildi. Sicilya’da ise orman yangınlarıyla mücadele sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İtalya</strong>’da hafta başından itibaren etkisini artıran sıcak hava dalgası, ülkenin orta ve güney kesimlerinde hayatı olumsuz etkiliyor. Yaz mevsiminin başından bu yana görülen beşinci sıcak hava dalgası nedeniyle <strong>Sağlık</strong> <strong>Bakanlığı</strong> tarafından yüksek risk taşıyan 9 kentte kırmızı alarm uygulamasına geçildi.</p>

<p>Aşırı sıcaklar başkent <strong>Roma</strong>’da da günlük yaşamı etkilerken, kenti ziyaret eden turistler ve kent sakinleri serinlemek için çeşitli yöntemlere başvurdu. Ülkenin güneyinde sıcak hava nedeniyle orman yangınlarıyla mücadele de sürüyor.</p>

<h2><strong>9 kentte kırmızı alarm uygulaması</strong></h2>

<p>İtalya Sağlık Bakanlığı, sıcak hava dalgasının oluşturduğu sağlık risklerine karşı bazı kentleri kırmızı kategoriye aldı. Buna göre Bari, Cagliari, Campobasso, Katanya, Latina, Messina, Palermo, Roma ve Reggio Calabria’da bugün için kırmızı alarm verildi.</p>

<p>Ülkenin orta ve güney bölgelerinde yer alan bu kentlerde <strong>hava sıcaklıkları</strong>nın etkisini artırması beklenirken, vatandaşların yüksek sıcaklıklara karşı tedbirli olması istendi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, aşırı sıcakların özellikle risk grubunda bulunan kişiler açısından daha fazla dikkat gerektirdiğini belirterek güneşten korunmaya yönelik tavsiyelerini yineledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yaşlılar ve çocuklar için sıcaklık uyarısı</strong></h3>

<p>Bakanlık, özellikle yaşlıların, çocukların ve sağlık sorunu bulunan kişilerin günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamasını tavsiye etti.</p>

<p>Yetkililer, 11.00 ile 18.00 saatleri arasında sıcaklıkların daha yüksek olması nedeniyle bu zaman diliminde mümkün olduğunca açık alanlardan uzak durulmasını istedi. Güneş altında uzun süre kalınmaması ve sıcak havaya karşı gerekli önlemlerin alınması yönündeki uyarılar da yinelendi.</p>

<h3><strong>Roma’da turistler sıcaktan korunmaya çalıştı</strong></h3>

<p>Aşırı sıcak hava başkent Roma’da günlük yaşamın yanı sıra turistik faaliyetleri de etkiledi. Kentin tarihi ve turistik noktalarını ziyaret eden turistler, yüksek sıcaklıklara karşı güneşten korunmaya çalıştı.</p>

<p>Bazı ziyaretçilerin yanlarında taşıdıkları şemsiye ve taşınabilir vantilatörlerle sıcaktan korunmaya çalıştığı görüldü. Serinlemek isteyen turistler ve kent sakinleri, kentte bulunan çeşmelerin önünde de sıra oluşturdu.</p>

<h3><strong>Sicilya’da orman yangınlarıyla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Öte yandan İtalya’nın güneyindeki <strong>Sicilya Adası</strong>’nın farklı bölgelerinde çıkan orman yangınlarına yönelik çalışmalar da devam ediyor.</p>

<p>Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, <strong>Palermo</strong> yakınlarındaki Gulino Dağı eteklerinde dün başlayan yangına havadan müdahale edildi. Alevlerin kontrol altına alınması amacıyla bölgeye 2 helikopter sevk edildi.</p>

<p>Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürerken, yüksek sıcaklıkların etkili olduğu bölgelerde orman yangınlarına karşı mücadele devam ediyor.</p>

<p>İtalya’da beşinci sıcak hava dalgasının etkisini sürdürmesi nedeniyle <strong>kırmızı alarm</strong> verilen kentlerde vatandaşların sıcak havaya karşı uyarıları dikkate almaları istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/italyada-sicak-dalgasi-etkisini-artirdi-9-kentte-kirmizi-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/italyada-asiri-sicak-sebebiyle-9-kentte-kirmizi-alarm-verildi.png" type="image/jpeg" length="58092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Motosikletçi Deniz Öncü Aragon Grand Prix'sinde piste çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-motosikletci-deniz-oncu-aragon-grand-prixsinde-piste-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-motosikletci-deniz-oncu-aragon-grand-prixsinde-piste-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli motosikletçi Deniz Öncü, Dünya Moto2 Şampiyonası'nın 13. ayağı kapsamında İspanya'da düzenlenecek Aragon Grand Prix'sinde mücadele edecek. Red Bull sporcusu, ELF Marc VDS Takımı adına podyum hedefiyle gaza basacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) tarafından yapılan açıklamaya göre milli sporcu Deniz Öncü, İspanya'nın ev sahipliğinde koşulacak etapta piste çıkacak.</p>

<p>Aragon Pisti'nde (MotorLand Aragon) gerçekleştirilecek organizasyonda milli temsilcimiz, 29 Ağustos Cumartesi günü sıralama turlarında en iyi dereceyi elde etmek için ter dökecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şampiyonanın 13. ayağında 19 turluk büyük mücadeleye sahne olacak ana yarış ise <strong>30 Ağustos Pazar günü TSİ 13.15'te</strong> başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-motosikletci-deniz-oncu-aragon-grand-prixsinde-piste-cikiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0207-11-a-a-32058261.webp" type="image/jpeg" length="84972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[27 Ağustos MasterChef'te dokunulmazlığı kim kazandı? 27 Ağustos MasterChef'te 3. ve 4. eleme adayı kim oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/27-agustos-masterchefte-dokunulmazligi-kim-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/27-agustos-masterchefte-dokunulmazligi-kim-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27 Ağustos 2026 Perşembe akşamı ekrana gelen MasterChef Türkiye bölümünde haftanın ikinci dokunulmazlık oyunu tamamlandı. Kırmızı Takım'ın kazandığı mücadele sonrası Mavi Takım bireysel dokunulmazlık için yarıştı. Hasan Alp bireysel dokunulmazlığı kazanırken 3. eleme adayı olarak Simge'yi belirledi. Oylama sonucunda ise Ayşe haftanın 4. eleme adayı oldu. Peki MasterChef'te başka kimler potada?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TV8 ekranlarında yayınlanan <strong>MasterChef Türkiye</strong>, 27 Ağustos 2026 Perşembe akşamı yeni bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Yarışmacılar haftanın ikinci dokunulmazlık oyununda takımlarını galibiyete taşımak için mücadele ederken, gecenin sonunda eleme potasına gidecek iki isim daha belli oldu.</p>

<p>Şefler Somer Sivrioğlu, Mehmet Yalçınkaya ve Danilo Zanna'nın değerlendirmeleriyle tamamlanan takım oyununda kazanan taraf <strong>Kırmızı Takım</strong> oldu. Bu sonuçla Mavi Takım yarışmacıları bireysel dokunulmazlık oyunu ve ardından eleme adayı belirleme süreciyle karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Gecenin bireysel dokunulmazlık oyununda en başarılı tabağı hazırlayan isim <strong>Hasan Alp</strong> oldu. Böylece Hasan Alp, eleme potasına gönderilecek yarışmacıyı belirleme hakkını elde etti. Hasan Alp'in tercihi Simge olurken, Mavi Takım'daki konsey oylamasından Ayşe'nin adı çıktı.</p>

<p>Böylece 27 Ağustos'taki bölümün ardından haftanın ilk dört eleme adayı <strong>Nilay, Şadi, Simge ve Ayşe</strong> olarak sıralandı.</p>

<h2><strong>MasterChef dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı?</strong></h2>

<p>Haftanın ikinci dokunulmazlık mücadelesinde Kırmızı Takım ile Mavi Takım karşı karşıya geldi. Yarışmacılar şeflerin belirlediği konsept doğrultusunda hazırladıkları yemeklerle değerlendirmeye alındı.</p>

<p>Takımların hazırladığı tabakları tek tek değerlendiren şeflerin kararı sonucunda gecenin galibi <strong>Kırmızı Takım</strong> oldu.</p>

<p>Bu sonuç, Mavi Takım açısından gecenin devamında kritik bir sürecin başlamasına neden oldu. Takım oyununu kaybeden yarışmacılar bu kez bireysel dokunulmazlık için tezgah başına geçti.</p>

<p>Dokunulmazlık oyununu kazanan takımın yarışmacıları eleme potasına girmekten kurtulurken, kaybeden ekipteki isimler bireysel olarak güvenli bölgede kalabilmek için yeniden mücadele etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Masterchef Türkiye2" class="detail-photo img-fluid" height="442" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-turkiye2.webp" width="765" /></p>

<h3><strong>MasterChef bireysel dokunulmazlığı kim kazandı?</strong></h3>

<p>Takım oyununda Mavi Takım'ın kaybetmesinin ardından yarışmacılar bireysel dokunulmazlık oyununda performanslarını ortaya koydu.</p>

<p>Şeflerin belirlediği konsept üzerinden hazırlanan tabaklar değerlendirmeye alındı. Gecenin sonunda en başarılı tabağı çıkaran yarışmacı <strong>Hasan Alp</strong> oldu.</p>

<p>Hasan Alp böylece 27 Ağustos'taki bölümün <strong>bireysel dokunulmazlık sahibi</strong> oldu. Bireysel dokunulmazlığı kazanmanın yanı sıra eleme adayı belirleme hakkını da elde eden Hasan Alp, konseyde kararını açıkladı.</p>

<p>Bu aşamada yarışmanın eleme potasındaki isimlerden biri daha netleşti.</p>

<h3><strong>MasterChef 3. eleme adayı kim oldu?</strong></h3>

<p>27 Ağustos Perşembe akşamındaki bölümde haftanın <strong>3. eleme adayı Simge</strong> oldu.</p>

<p>Bireysel dokunulmazlığı kazanan Hasan Alp, eleme adayı olarak Simge'nin ismini söyledi. Böylece Simge, haftanın eleme potasına dahil edilen üçüncü yarışmacı olarak belirlendi.</p>

<p>Eleme adaylarının belirlenmesi sürecinde bireysel dokunulmazlık sahibinin seçimi doğrudan belirleyici olurken, gecenin son bölümünde Mavi Takım yarışmacıları bu kez takım içi oylama için konseyde toplandı.</p>

<h3><strong>MasterChef 4. eleme adayı kim oldu?</strong></h3>

<p>Gecenin son aşamasında Mavi Takım yarışmacıları arasında <strong>eleme adayı oylaması</strong> yapıldı.</p>

<p>Yarışmacıların kullandığı oyların ardından en fazla oyu alan isim <strong>Ayşe</strong> oldu. Böylece Ayşe, 27 Ağustos bölümünün ardından haftanın <strong>4. eleme adayı</strong> olarak belirlendi.</p>

<p>Hasan Alp'in Simge'yi eleme adayı göstermesinin ardından Ayşe'nin de konsey oylamasıyla potaya girmesiyle haftalık eleme listesi dört kişiye yükseldi.</p>

<h3><strong>MasterChef haftanın eleme adayları kimler?</strong></h3>

<p>27 Ağustos 2026 tarihli bölümün tamamlanmasıyla birlikte MasterChef Türkiye'de haftanın eleme potasında dört yarışmacı yer aldı.</p>

<p>Haftanın eleme adayları şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Nilay</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şadi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ayşe</strong></p>
 </li>
</ol>

<p>Böylece haftanın ilk iki eleme adayı olan Nilay ve Şadi'nin ardından Simge ve Ayşe de potaya dahil oldu.</p>

<p>Eleme potasının şekillenmesinde takım oyunlarının sonuçları ve bireysel dokunulmazlık mücadeleleri belirleyici olurken, haftanın ilerleyen bölümlerinde yeni adayların eklenmesiyle listenin değişmesi mümkün olacak.</p>

<p><img alt="Masterchef Türkiye" class="detail-photo img-fluid" height="599" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-turkiye.webp" width="900" /></p>

<h3><strong>MasterChef'te eleme potası nasıl belirleniyor?</strong></h3>

<p>MasterChef Türkiye'de haftalık eleme sürecinde takım oyunlarının sonuçları önemli rol oynuyor. Dokunulmazlık oyununu kaybeden takım, sonraki aşamalarda bireysel dokunulmazlık ve eleme adayı belirleme süreçlerine giriyor.</p>

<p>Bireysel dokunulmazlığı kazanan yarışmacı, belirli kurallar çerçevesinde eleme potasına göndereceği ismi belirleme hakkına sahip oluyor. Ardından takım içerisinde yapılan oylamayla bir başka yarışmacı daha eleme adayı olarak seçiliyor.</p>

<p>Bu süreç sonucunda haftalık eleme potası oluşuyor. Haftanın sonunda potadaki yarışmacılar eleme oyununda yeniden tezgah başına geçerek yarışmada kalmak için mücadele ediyor.</p>

<p>27 Ağustos'taki bölümde de benzer süreç işlendi. Kırmızı Takım'ın dokunulmazlığı kazanmasının ardından Mavi Takım bireysel dokunulmazlık mücadelesine çıktı. Hasan Alp'in dokunulmazlığı kazanmasıyla Simge'nin adı eleme adayı olarak belirlenirken, takım oylamasında Ayşe en fazla oyu alan yarışmacı oldu.</p>

<h3><strong>27 Ağustos MasterChef'te gecenin sonucu ne oldu?</strong></h3>

<p>Perşembe akşamı yayınlanan bölüm, özellikle eleme potasının genişlemesi açısından önem taşıdı. Kırmızı Takım'ın takım dokunulmazlığını kazanması, Mavi Takım yarışmacılarını bireysel mücadeleye yönlendirdi.</p>

<p>Gecenin bireysel dokunulmazlığını Hasan Alp kazanırken, yaptığı seçim sonucunda Simge üçüncü aday olarak potaya girdi. Takım içerisinde gerçekleştirilen oylamada ise Ayşe'nin ismi öne çıktı ve dördüncü aday belli oldu.</p>

<p>Böylece haftanın eleme potasında Nilay, Şadi, Simge ve Ayşe yer aldı. Yarışmanın ilerleyen bölümlerinde oynanacak yeni dokunulmazlık oyunları, hem takımların durumunu hem de eleme potasına girecek yeni isimleri belirleyecek.</p>

<p>MasterChef Türkiye'de 27 Ağustos gecesinin kazananı Kırmızı Takım olurken, bireysel dokunulmazlığı Hasan Alp aldı. Haftanın 3. eleme adayı Simge, 4. eleme adayı ise Ayşe oldu. Haftanın mevcut eleme potasında ise Nilay, Şadi, Simge ve Ayşe bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/27-agustos-masterchefte-dokunulmazligi-kim-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-turkiye-kim-eleme-potasi.webp" type="image/jpeg" length="53896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lider Kayserispor'da hedef Bursaspor maçıyla 4'te 4: Atila Gerin'den zirve uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/lider-kayserisporda-hedef-bursaspor-maciyla-4te-4-atila-gerinden-zirve-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/lider-kayserisporda-hedef-bursaspor-maciyla-4te-4-atila-gerinden-zirve-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig'de ilk 3 haftayı kayıpsız geçerek 9 puanla liderlik koltuğuna oturan Metro Holding Kayserispor, 4. haftada konuk edeceği Bursaspor maçına odaklandı. Karşılaşma öncesi açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Atila Gerin, Bursaspor'un ligin en güçlü favorilerinden biri olduğunu belirterek rehavet uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>11 yıl aradan sonra mücadele ettiği 1. Lig'e hızlı bir başlangıç yapan sarı-kırmızılı ekip, sırasıyla Vanspor FK'yi 2-0, Sivasspor'u 2-0 ve Iğdır FK'yi 1-0 mağlup ederek 3'te 3 yaptı. Kayserispor, hafta sonu sahasında ağırlayacağı Bursaspor engelini de aşarak Süper Lig yolunda kritik bir avantaj elde etmeyi amaçlıyor.</p>

<h2><strong>"Bursaspor yaralı geliyor, rehavete kapılamayız"</strong></h2>

<p>Karşılaşmaya ve rakibin gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Teknik Direktör Atila Gerin, takımın yeni kurulduğunu ve dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bursaspor, ligin en ağır favorisi ilan edilen, şehir ve taraftar olarak da Türkiye'nin sayılı takımlarından biridir. Ben de Bursaspor'da çalıştım. Muhteşem bir atmosfere ve maça tanık olacağımızı düşünüyorum. Biz o güne hazırlık yapıyoruz. Sürekli onları analiz ediyoruz. Çok güçlü başladıkları sezonda bir mağlubiyet aldılar. Fakat yenildikleri maçta bile çok güçlü oynadılar.</i></p>

<p><i>Onlar güçlü oyunla yaralı olarak geliyorlar. Bu da bizim dikkat etmemiz gereken bir konu. Rehavete kapılacak durumda değiliz. Yeni kurulduk, oyuncularımız birbirine yeni alışıyor. Maça iyi hazırlanıyoruz. Sayısal olarak eksiğimizin olduğu bir durumda inşallah bir sakatlık da yaşamayız. Çünkü şu anda herhangi bir eksiği tamamlayacak durumda değiliz. Çocuklarım iyi çalışıyor, iyi hazırlanıyoruz. En iyi halimizde sahada olmak istiyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"4'te 4 yapmak moralimizi yukarı çıkaracak"</strong></h3>

<p>Takımın yakaladığı galibiyet serisinin önemine değinen deneyimli teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yakaladığımız 3 haftalık galibiyet serisi, özgüvene ihtiyacı olan ve yeni kurulan bir takıma iyi geldi. Bursaspor gibi bir takımı yenip 4'te 4 yapmak tabii ki moral motivasyonu daha yukarı çıkaracak. Onun da kıymetini bilip yine varsa eksiklerimizi tamamlayarak devam etmek zorundayız. Çünkü hiçbir şey bitmiyor. Ne bir galibiyetle zafer geliyor ne bir mağlubiyetle başarısızlık geliyor. Avantajlıyız çünkü ikinci yarı rakibimize gideceğiz. Oraya kredilerle gitmek istiyoruz. Taraftarlarımızın önünde en iyi halimizle sahaya çıkacağız."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Son yılların en çekişmeli 1. Lig sezonu"</strong></h3>

<p>Ligdeki rekabet seviyesinin ve rakiplerin yatırımlarının altını çizen Gerin, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu sene gerçekten en zorlu sezon gözüküyor. Çünkü büyük camia takımları var ve hepsi de hazır, hepsi hedefe oynuyor. Finansal gücü çok iyi olan, yapılanması güçlü takımlar bulunuyor. Geçen sene final oynayan Erokspor, 2-3 senedir bu işi zorlayan Iğdır FK, geçen sene ilk devreyi lider bitiren Pendikspor, Batman Petrolspor ve Mardinspor gibi ciddi yatırımlar yapan kulüpler var. Bu kadar fazla takımın doğrudan hedefe oynayacağı bir lig son yıllarda ilk defa oluyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/lider-kayserisporda-hedef-bursaspor-maciyla-4te-4-atila-gerinden-zirve-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9388-kayserisporun-flas-startina-bursaspor-engeli.webp" type="image/jpeg" length="23200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankırı'da yuvadan düşen engelli kumru yavrusu "Boncuk"a esnaf sahip çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-yuvadan-dusen-engelli-kumru-yavrusu-boncuka-esnaf-sahip-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-yuvadan-dusen-engelli-kumru-yavrusu-boncuka-esnaf-sahip-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'da ağaçtaki yuvasından düşen ve doğuştan tek gözü olmayan kumru yavrusu, kendisini fark eden 15 yıllık mahalle bakkalının şefkatiyle yeniden hayata bağlandı. "Boncuk" adı verilen sevimli kuş, esnafın özenli bakımıyla büyüyerek dükkan içinde uçmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alparslan Türkeş Caddesi'nde 15 yıldır bakkal işleten Murat Uzun, 5 Temmuz'da iş yerinin önündeki çınar ağacının altında henüz tüyleri tam çıkmamış ve uçamayan bir kumru yavrusu buldu. Kuşu kontrol ettiğinde doğuştan tek gözünün olmadığını fark eden Uzun, annesinin alması umuduyla yavruyu bir süre ağaç dallarında bekletti. Annesinin geri dönmemesi üzerine harekete geçen esnaf, yavrunun bakımını üstlendi.</p>

<p><img alt="A A 20260828 42325337 42325336 Y U V A D A N D U S E N K U M R U Y A V R U S U B O N C U K E S N A F I N S E F K A T I Y L E B U Y U Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260828-42325337-42325336-y-u-v-a-d-a-n-d-u-s-e-n-k-u-m-r-u-y-a-v-r-u-s-u-b-o-n-c-u-k-e-s-n-a-f-i-n-s-e-f-k-a-t-i-y-l-e-b-u-y-u-y-o-r.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş yerinde atıl durumda bulunan eski bir kuş kafesini temizleyip hazırlayan Murat Uzun, kumru yavrusunu buğday, bulgur ve muhabbet kuşu yemiyle beslemeye başladı. Günler geçtikçe kanatları ve tüyleri gelişen, sağlığına kavuşan yavruya "Boncuk" ismi verildi. Kafesinden çıkarılan Boncuk, bakkal dükkanının içinde serbestçe uçarak müşterilerin de ilgi odağı haline geldi.</p>

<p><img alt="A A 20260828 42325337 42325334 Y U V A D A N D U S E N K U M R U Y A V R U S U B O N C U K E S N A F I N S E F K A T I Y L E B U Y U Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260828-42325337-42325334-y-u-v-a-d-a-n-d-u-s-e-n-k-u-m-r-u-y-a-v-r-u-s-u-b-o-n-c-u-k-e-s-n-a-f-i-n-s-e-f-k-a-t-i-y-l-e-b-u-y-u-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Aramızda güzel bir dostluk oluştu"</strong></h3>

<p>Yaklaşık 20 gündür kumru yavrusuyla birlikte vakit geçirdiğini belirten Murat Uzun, yaşanan süreci ve aralarındaki bağı şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kanat kısmı, tüyleri gayet güzel gelişmeye başladı, artık uçuyor da. İsmini de 'Boncuk' koydum. Sıkıntısı, herhangi bir yarası yok ama sadece doğuştan tek gözü maalesef yok. Muhtemelen annesi yuvadan attı; çünkü bazı canlılar bu tür engelli yavruları yuvadan uzaklaştırabiliyor. Ben de sahiplendim.</i></p>

<p><i>Doğaya salmak istemiyorum ama kafeste de sıkıldı, sonuçta bir doğa hayvanı. İlerleyen zamanda şehir içinde değil de daha sakin bir ortamda doğaya bırakacağım. Aramızda çok güzel bir dostluk oluştu, inşallah geri gelir diye umut ediyorum."</i></p>
</blockquote>

<p>Yıllardır sokak hayvanlarıyla ilgilendiğini ifade eden Uzun, tek gözü olmayan Boncuk'un bakımını üstlenmenin kendisi için son derece anlamlı ve unutulmaz bir deneyim olduğunu dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cankirida-yuvadan-dusen-engelli-kumru-yavrusu-boncuka-esnaf-sahip-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260828-42325337-42325335-y-u-v-a-d-a-n-d-u-s-e-n-k-u-m-r-u-y-a-v-r-u-s-u-b-o-n-c-u-k-e-s-n-a-f-i-n-s-e-f-k-a-t-i-y-l-e-b-u-y-u-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="24464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci İsmail Saymaz yeni yayın döneminde Halk TV’de olmayacağını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ismail-saymaz-yeni-yayin-doneminde-halk-tvde-olmayacagini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ismail-saymaz-yeni-yayin-doneminde-halk-tvde-olmayacagini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci İsmail Saymaz, yaklaşık iki yıldır görev yaptığı Halk TV’den ayrılacağını açıkladı. Saymaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu ay sonunda kanaldan ayrılacağını ve yeni yayın döneminde Halk TV ekranlarında olmayacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci <strong>İsmail Saymaz</strong>, yaklaşık iki yıldır görev yaptığı <strong>Halk TV’den ayrılma kararı aldığını</strong> açıkladı. Saymaz, bu ay sonu itibarıyla kanaldan ayrılacağını ve yeni yayın döneminde Halk TV ekranlarında yer almayacağını duyurdu.</p>

<p>Saymaz, ayrılık kararını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kamuoyuna açıkladı.</p>

<h2><strong>"Yeni yayın döneminde Halk TV’de olmayacağım"</strong></h2>

<p>İki yıldır Halk TV'de görev yaptığını belirten Saymaz, paylaşımında "İki yıldır çalıştığım Halk TV’den bu ay sonu itibariyle ayrılıyorum. Yeni yayın döneminde Halk TV’de olmayacağım" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Saymaz, açıklamasında Halk TV sahibi <strong>Cafer Mahiroğlu</strong>, yayın yönetmenleri <strong>Suat Toktaş ve Bengü Şap Babaeker</strong>, program ortakları <strong>Ebru Baki ve İbrahim Kahveci</strong> başta olmak üzere kanal ekibine ve izleyicilere teşekkür etti.</p>

<h3><strong>Halk TV ekibine teşekkür etti</strong></h3>

<p>Saymaz, ayrılık mesajının devamında Halk TV çalışanlarına ve izleyicilerine teşekkür ederek paylaşımını <strong>"Sevgi, selam ve hürmetlerimle"</strong> sözleriyle tamamladı.</p>

<p>Saymaz'ın açıklamasında Halk TV'den neden ayrıldığına ilişkin herhangi bir gerekçe yer almadı. Yeni yayın döneminde hangi kanalda veya platformda görev yapacağına ilişkin de henüz bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><strong><i>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Saymaz, şu ifadeleri kullandı:</i></strong></p>

<blockquote>
<p><i>"İki yıldır çalıştığım Halk TV’den bu ay sonu itibariyle ayrılıyorum.</i></p>

<p><i>Yeni yayın döneminde Halk TV’de olmayacağım.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Halk TV’nin sahibi sayın Cafer Mahiroğlu, yayın yönetmenlerimiz Suat Toktaş ve Bengü Şap Babaeker, program ortaklarım Ebru Baki ve İbrahim Kahveci başta olmak üzere bütün Halk TV ekibine ve değerli izleyicilerine teşekkür ederim.</i></p>

<p><i>Sevgi, selam ve hürmetlerimle."</i></p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İki yıldır çalıştığım Halk TV’den bu ay sonu itibariyle ayrılıyorum.<br />
Yeni yayın döneminde Halk TV’de olmayacağım.<br />
Halk TV’nin sahibi sayın Cafer Mahiroğlu, yayın yönetmenlerimiz Suat Toktaş ve Bengü Şap Babaeker, program ortaklarım Ebru Baki ve İbrahim Kahveci başta olmak üzere…</p>
— İsmail Saymaz (@ismailsaymaz) <a href="https://x.com/ismailsaymaz/status/2093233085135372376?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trend Haberler</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-ismail-saymaz-yeni-yayin-doneminde-halk-tvde-olmayacagini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ac4aac00-f14f-4d29-b14f-7dd809fcc34fjpg.webp" type="image/jpeg" length="35795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz planı yapanlar dikkat! 4 kentte yasak kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-plani-yapanlar-dikkat-4-kentte-yasak-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/deniz-plani-yapanlar-dikkat-4-kentte-yasak-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin farklı kentlerinde olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle bugün denize giriş yasaklandı. Trabzon ve Giresun'da il genelinde, Kırklareli'nin Vize ilçesinde ise tüm plajlarda denize girmek yasaklanırken, İstanbul'un Beykoz ilçesinde Karadeniz kıyılarındaki yasak 29 Ağustos'a kadar sürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle Türkiye'nin dört farklı kentinde denize giriş yasaklandı. Trabzon ve Giresun'da il genelinde uygulanan yasağın yanı sıra Kırklareli'nin Vize ilçesindeki tüm plajlarda da denize girilmesine izin verilmiyor. İstanbul'un Beykoz ilçesinde ise Karadeniz kıyılarında iki gün süreyle yasak uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Trabzon ve Giresun'da il genelinde yasak</strong></h2>

<p>Trabzon ve Giresun'da valilikler tarafından yapılan açıklamalarda, <strong>olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle il genelinde denize girmenin yasaklandığı</strong> duyuruldu.</p>

<p>Yetkililer, yurttaşlardan güvenlik nedeniyle yasağa uymalarını istedi.</p>

<h3><strong>Vize'deki tüm plajlarda denize giriş yasak</strong></h3>

<p><strong>Kırklareli'nin Vize ilçesinde</strong> de bugün denize girmek yasaklandı.</p>

<p>Vize Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, <strong>olumsuz hava ve deniz koşulları</strong> nedeniyle ilçedeki tüm plajlarda denize girilmesinin yasaklandığı bildirildi.</p>

<p>Yasağın uygulanması kapsamında jandarma ekiplerinin gün boyunca plajlarda denetim gerçekleştireceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Beykoz'da yasak 2 gün sürecek</strong></h3>

<p>Denize giriş yasağı uygulanan bir diğer bölge ise <strong>İstanbul'un Beykoz ilçesi</strong> oldu.</p>

<p>Beykoz Kaymakamlığı, ilçenin Karadeniz'e kıyısı bulunan <strong>sahil, plaj ve koylarında</strong> denize girmenin yasaklandığını açıkladı.</p>

<p>Kaymakamlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, <strong>yüksek dalga boyu</strong> nedeniyle yasağın 28 Ağustos Cuma ve 29 Ağustos Cumartesi günlerini kapsayacağı belirtildi.</p>

<p>Buna göre Beykoz'da Karadeniz kıyılarındaki sahil, plaj ve koylarda <strong>iki gün boyunca denize girilemeyecek.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-plani-yapanlar-dikkat-4-kentte-yasak-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/63085e18-6fa5-4c77-b5e6-1a679d95fbcb.jpg" type="image/jpeg" length="87333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[530 araştırma kanıtladı: Reçeteye ‘üniversite’ yazmak ileri yaşta bireylerin ilaç kullanımını düşürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/530-arastirma-kanitladi-receteye-universite-yazmak-ileri-yasta-bireylerin-ilac-kullanimini-dusuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/530-arastirma-kanitladi-receteye-universite-yazmak-ileri-yasta-bireylerin-ilac-kullanimini-dusuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde hızla artan yaşlı nüfus, sağlık ve sosyal politikaların merkezine otururken; emeklilik sonrası başlayan sosyalleşmenin azalması, yalnızlık ve boşluk hissi ileri yaştaki bireylerin ruh sağlığını tehdit ediyor. Ancak bilimsel veriler, bu tabloya karşı en güçlü ilacın amfilerden ve yaşam boyu öğrenme sıralarından geçtiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Hasan Çölgeçen tarafından hazırlanan ve ‘Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi’nin 2026 sayısında yayımlanan araştırma, Üçüncü Yaş Üniversiteleri (U3A) ve ileri yaş eğitimi alanında 1982-2025 yılları arasında üretilen 530 bilimsel çalışmayı mercek altına aldı. Çalışmanın bulguları, ileri yaş eğitiminin pedagojik bir uğraş olmaktan çıkarak, halk sağlığı ve koruyucu psikiyatri için bir müdahale aracına dönüştüğünü somutlaştırıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Literatürün rotası ‘depresyon ve yaşam kalitesi’ne kaydı</strong></h2>

<p dir="ltr">Araştırmada elde edilen veriler, dünya genelinde yapılan akademik çalışmaların yalnızca eğitim bilimleriyle sınırlı kalmadığını; geriatri (57 yayın), halk sağlığı (37 yayın), hemşirelik (16 yayın), psikoloji (15 yayın) ve psikiyatri (11 yayın) gibi sağlık odaklı disiplinlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.</p>

<p dir="ltr">Makaledeki bulgulardan biri de bu alanda yapılan çalışmalarda “yaşlı bireyler" ve "yaşam boyu öğrenme" kavramları "depresyon" ve "yaşam kalitesi" kavramlarıyla birlikte daha sık kullanılıyor. Analiz, düzenli bir öğrenme rutini ve sosyal etkileşim ortamının, ileri yaştaki bireylerin başa çıkma becerilerini ve öz-yeterlik algılarını güçlendirerek klinik düzeydeki depresyon belirtilerini önemli ölçüde hafiflettiğini ortaya koyuluyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Tazelenme 9Wnu7Vw2" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tazelenme-9wnu7vw2.jpeg" width="1000" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yalnızlık ve stres yönetimine karşı “üniversite amfisi”</strong></h3>

<p dir="ltr">Makalede yer verilen uluslararası saha çalışmaları, öğrenme sürecinin psikolojik iyilik haline doğrudan yansıyan somut çıktılarını gösteriyor:</p>

<p dir="ltr">Filipinler’de yürütülen araştırmalar, yetişkin eğitim programlarının yaşlı bireylerin toplumsal katkı sunma ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarını karşılayarak psikolojik dayanıklılık sağladığını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Polonya merkezli saha çalışmalarında, fiziksel aktivitelerle desteklenen öğrenme ortamlarının hem psikolojik hem de sosyal yaşam kalitesini doğrudan artırdığı tespit ediliyor.</p>

<p dir="ltr">Polonya, Ukrayna ve Belarus'taki araştırmalar, Üçüncü Yaş Üniversiteleri’nin kriz ve ekonomik stres dönemlerinde yaşlı bireylerin psikolojik adaptasyonunu güçlendirdiğini doğruluyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İlaç tüketiminin azalmasını sağlıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Araştırmanın sonuç bölümünde, Üçüncü Yaş Üniversiteleri’nin salt bir hobi ya da zaman geçirme mekanı olarak görülmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bireyin sosyal ağlar içinde kalmasını sağlayan bu merkezler, bilişsel zindeliği destekleyerek hafıza kaybını yavaşlatıyor ve yaşlı bireyi pasif bir sağlık hizmeti alıcısından aktif bir toplumsal aktöre dönüştürüyor.</p>

<p dir="ltr">Bu durumun kamu maliyesine yansımasına da dikkat çeken çalışma; U3A modellerinin uzun vadede yaşlı bakım masraflarını, kronik stres kaynaklı hastane başvurularını ve antidepresan kullanımını azaltan "önleyici bir sosyal yatırım" niteliği taşıdığının altını çiziyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col width="65" />
  <col width="151" />
  <col width="204" />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr"><strong>Yıl</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr"><strong>65+ Yaşlı Nüfus (Kişi)</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr"><strong>Toplam Nüfus İçindeki Oranı</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2015</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">6.495.239</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%8,2</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2016</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">6.651.503</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%8,3</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2017</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">6.895.385</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%8,5</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2018</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">7.186.204</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%8,8</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2019</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">7.550.727</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%9,1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2020</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">7.953.555</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%9,5</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2021</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">8.245.124</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%9,7</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2022</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">8.451.669</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%9,9</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2023</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">8.722.806</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%10,2</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2024</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">9.102.500</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%10,6</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p dir="ltr">2025</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">9.583.059</p>
   </td>
   <td>
   <p dir="ltr">%11,1</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3 dir="ltr"><strong>Türkiye’de kritik eşik aşıldı: Nüfus hızla yaşlanıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Üçüncü Yaş Üniversiteleri ve aktif yaşlanma politikaları, demografik göstergelerin hızla değiştiği Türkiye için ertelenemez bir zorunluluk niteliği taşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, ülkedeki 65 yaş ve üzeri nüfusun son 10 yılda yaklaşık yüzde 47,5 artarak 2015’teki 6,5 milyon seviyesinden 2025 sonu itibarıyla 9,5 milyonun üzerine çıktığını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Birleşmiş Milletler kriterlerine göre toplam nüfus içindeki yaşlı oranının yüzde 10 barajını aşması bir ülkenin "çok yaşlı nüfus" yapısına geçtiğini gösterirken, Türkiye bu eşiği 2023 yılında yüzde 10,2 ile geride bıraktı. Resmi demografik projeksiyonlar, bu eğilimin sürmesi halinde yaşlı nüfus oranının 2030’da yüzde 13,5’e, 2040’ta ise yüzde 17,9’a fırlayacağını ortaya koyuyor.</p>

<p dir="ltr">Söz konusu dönüşümün en savunmasız kesimini ise yalnız yaşayan yaşlılar oluşturuyor. 65 yaş üzeri nüfusun yüzde 55,3’ünü kadınlar meydana getirirken, Türkiye’de tek başına yaşayan yaşlı hanelerin yüzde 73,5’inde kadınların ikamet etmesi; sosyal izolasyon, rol kaybı ve buna bağlı depresyon riskinin doğrudan kadın odaklı bir halk sağlığı sorununa evrildiğini gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Araştırmada, söz konusu konunun küresel akademik literatürde ele alınması da incelendi. Küresel çapta Polonya’nın 99 yayınla ilk sırada yer alırken, Malta ve Asya-Pasifik ülkelerinin konuyu kuramsal açıdan alıyor; Türkiye 7 yayın ve 23 atıf ile henüz başlangıç düzeyinde bulunuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yaşam boyu öğrenme beyin sağlığını koruyor</strong></h3>

<p dir="ltr">İleri yaşta eğitime katılım beynin yapısal direncini koruyan somut bir biyolojik mekanizma olarak tanımlanıyor. Tıp dünyasının üzerinde uzlaştığı "Bilişsel Rezerv" hipotezi; yaşam boyu süren zihinsel, eğitsel ve sosyal uyaranların beyinde alternatif yeni ağlar inşa ettiğini belgeliyor. Bu koruyucu kalkan, ileri yaşta Alzheimer veya demans başlasa dahi klinik semptomların ve hafıza kaybının ortaya çıkışını yıllarca öteleyebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Klasik eğitim modellerinin yaşlanan beyne hitap etmekte yetersiz kaldığı noktada ise "Geragoji" disiplini devreye giriyor. Çocukların veya çalışan yetişkinlerin öğrenme dinamiklerinden farklılaşan geragoji; yaş alan bireyin bilişsel hızını, yaşam deneyimlerini ve fiziksel sınırlarını merkeze alan özgün bir öğrenme modeli sunuyor.</p>

<p dir="ltr">Bu yeni bakış, dünya genelinde kamu sağlığı politikalarını da dönüştürüyor. Başta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi (NHS) olmak üzere pek çok sağlık otoritesinin uyguladığı "Sosyal Reçeteleme" modelinde; hekimler hafif ve orta düzey depresyon ya da anksiyete şikayetiyle başvuran yaşlı hastalara yalnızca ilaç yazmak yerine, onları üçüncü yaş üniversitelerine, mahalle amfilerine ve sanat atölyelerine resmi olarak sevk ediyor. Böylece emeklilikle birlikte baş gösteren "rol kaybı" ve "görünmezlik sendromu" yerini, akran etkileşimi ve öğrenme yoluyla yeniden inşa edilen bir öz-yeterlik duygusuna bırakıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Küresel araştırmalar doğruluyor: Demans ve yalnızlığa karşı en güçlü kalkan ‘sosyal bağ ve öğrenme’</strong></h3>

<p dir="ltr">Üçüncü Yaş Üniversiteleri’nin koruyucu ruh sağlığı üzerindeki etkisini destekleyen tespitler, dünyanın önde gelen tıp ve toplum sağlığı kurumlarının araştırmalarıyla da örtüşüyor. Tıp dergisi ‘The Lancet’teki Demans Önleme, Müdahale ve Bakım Komisyonu’nun <a href="https://www.thelancet.com/commissions-do/dementia-prevention-intervention-and-care" rel="nofollow">raporları</a>; dünya genelindeki demans vakalarının yaklaşık yüzde 45’inin değiştirilebilir risk faktörlerine bağlı olduğunu belgeliyor. Raporda; ileri yaşta zihinsel uyaran eksikliği, sosyal izolasyon ve fiziksel hareketsizlik demansı tetikleyen temel dinamikler arasında sıralanırken, yaşam boyu öğrenme pratikleri bilişsel çöküşü önlemede birincil koruma kalkanı olarak tanımlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyal bağların biyolojik sağlık üzerindeki dönüştürücü gücünü kanıtlayan bir diğer temel araştırma ise 80 yılı aşkın süredir kesintisiz devam eden ‘<a href="https://www.adultdevelopmentstudy.org/" rel="nofollow">Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması</a>’ (Harvard Study of Adult Development). Dünyanın en kapsamlı mutluluk ve uzun ömür araştırması kabul edilen çalışma; ileri yaşta hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı ayakta tutan en belirleyici unsurun genetik faktörler ya da kolesterol seviyeleri değil, kurulan anlamlı ve sıcak sosyal ilişkiler olduğunu ortaya koyuyor. Üçüncü Yaş Üniversiteleri de bireye tam olarak bu sosyal etkileşim zeminini sunuyor.</p>

<p dir="ltr">Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) "Aktif Yaşlanma" <a href="https://iris.who.int/server/api/core/bitstreams/0418705f-1c82-4fe2-82d6-d4faee89dfa0/content" rel="nofollow">politikası </a>ise yaşlılığı biyolojik bir geri çekilme evresi olarak gören geleneksel algıyı değiştirmeye yönelik. Yaşlanmayı sağlık, sosyal katılım ve güvenlik fırsatlarının uyarlandığı dinamik bir süreç olarak tarif eden DSÖ; eğitimi bu sacayaklarını birleştiren stratejik bir halk sağlığı müdahalesi olarak konumlandırıyor. Küresel ölçekteki bu bulgular, amfilere dönen ileri yaştaki bireylerin yalnızca yeni bilgiler edinmekle kalmayıp, aynı zamanda bilişsel ve ruhsal dayanıklılıklarını da güvence altına aldıklarını somut biçimde doğruluyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Türkiye’de temelleri 2016 yılında ‘Tazelenme Üniversitesi’ adıyla atıldı</strong></h3>

<p dir="ltr">Dünyadaki Üçüncü Yaş Üniversitesi (U3A) hareketinin Türkiye’deki karşılığını "60+ Tazelenme Üniversitesi" modeli oluşturuyor. Temelleri 2016 yılında Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan öncülüğünde atılan proje, uzun yıllar süren Türkiye Gerontoloji Atlası <a href="https://avesis.akdeniz.edu.tr/yayin/da77cc52-d0b9-43b4-be38-b4f785fb66ca/turkiyede-gerontoloji-atlasi-yasli-yoksullugu-ve-yalnizlik-uzerine-bulgular" rel="nofollow">araştırmasının </a>saha verilerine dayanarak geliştirildi. 2021 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle devlet politikası haline gelen model; Akdeniz Üniversitesi’nde başlayarak Ege ve Dokuz Eylül, Anadolu, Muğla Sıtkı Koçman, Nişantaşı, İstanbul Cerrahpaşa Mehmet Akif Ersoy, Kırklareli ve Girne Üniverstesi’nde de uygulanmaya başlandı.</p>

<p dir="ltr">Tamamen ücretsiz, sınavsız ve akademisyenlerin gönüllü katılımıyla yürütülen 4 yıllık eğitim programına 60 yaş ve üzerindeki tüm yurttaşlar kabul ediliyor. Programın müfredatı, klasik teorik eğitimin ötesine geçerek yaşlanan beyni ve bedeni çok yönlü destekleyen zengin bir içeriğe sahip. Dersler arasında Demans ve Alzheimer’dan korunma yolları, yaşlanma fizyolojisi, doğru ilaç kullanımı, ilk yardım ve beslenme ilkeleri, felsefe, mitoloji, tarih, psikoloji, iletişim becerileri ve temel yabancı dil eğitimleri, ileri yaşta sakatlıkları ve düşmeleri önlemeye yönelik denge egzersizleri, aikido, yoga ve halk dansları beynin her iki lobunu çalıştıran ve erkek öğrencilere de uygulanan örgü atölyeleri, mutfak becerileri, yaratıcı yazarlık ve satranç dersleri, akıllı telefon kullanımı, e-Devlet, internet bankacılığı ve siber dolandırıcılıktan korunma yöntemlerini içeren dijital okuryazarlık eğitimleri yer alıyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Images 2026 08 27T133519.789" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-27t133519789.jpg" width="1480" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Kampüste kuşaklar buluşuyor: Yaş ayrımcılığına karşı 'ortak amfi’ modeli</strong></h3>

<p dir="ltr">Üçüncü Yaş Üniversiteleri, yalnızca ileri yaştaki bireylerin akranlarıyla buluştuğu kapalı bir sosyal çevre sunmakla kalmıyor; üniversite yerleşkelerinde genç kuşaklarla yaş almış yurttaşları buluşturarak kuşaklararası öğrenme köprüsü inşa ediyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyal psikolojideki "Gruplararası Temas Hipotezi"ne ve eğitimsel gerontoloji araştırmalarına dayanan bulgular; 20’li yaşlarındaki lisans öğrencileri ile 60 yaş üstü bireylerin aynı yerleşkede, kütüphanede veya atölyelerde etkileşime girmesinin çift taraflı bir kazanım sağladığını gösteriyor. Bu temas, bir yandan gençlerin zihnindeki "bağımlı, çağa ayak uyduramayan yaşlı" kalıp yargılarını ve yaş ayrımcılığını kırarken; diğer yandan ileri yaştaki bireylerin gençlik dinamizmiyle bağ kurarak "toplumdan soyutlanmışlık" ve "çağın gerisinde kalma" kaygılarını dağıtıyor.</p>

<p dir="ltr">Kampüs zemininde kendiliğinden gelişen tersine mentorluk pratikleri sayesinde; gençler ileri yaştaki öğrencilere akıllı telefon, e-Devlet ve internet bankacılığı gibi dijital okuryazarlık alanlarında rehberlik ederken, yaş almış öğrenciler ise mesleki birikimlerini, kriz yönetimi deneyimlerini ve yaşam tecrübelerini genç kuşaklara aktarıyor. Bu karşılıklı etkileşim, yaşlanmayı bir geri çekilme dönemi olmaktan çıkarıp kuşaklararası toplumsal hafızanın ve dayanışmanın sürdürüldüğü ortak bir üretim alanına dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/530-arastirma-kanitladi-receteye-universite-yazmak-ileri-yasta-bireylerin-ilac-kullanimini-dusuruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/i-m-g-0935.PNG" type="image/jpeg" length="49870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dış ticaret verileri açıklandı: Temmuz ayında ihracat ve ithalat ne kadar arttı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dis-ticaret-verileri-aciklandi-temmuz-ayinda-ihracat-ve-ithalat-ne-kadar-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dis-ticaret-verileri-aciklandi-temmuz-ayinda-ihracat-ve-ithalat-ne-kadar-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılı Temmuz ayında ihracat yüzde 2,9 artışla 25 milyar 623 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,1 yükselişle 32 milyar 966 milyon dolara çıktı. Temmuz ayında dış ticaret açığı yüzde 13,6 artarak 7 milyar 343 milyon dolar oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin <strong>dış ticaret</strong> verileri Temmuz 2026 döneminde <strong>ihracat</strong> ve <strong>ithalattaki </strong>artışı ortaya koydu. Genel ticaret sistemine göre hazırlanan geçici verilere göre, Temmuz ayında ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 yükselerek 25 milyar 623 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 5,1 artışla 32 milyar 966 milyon dolara ulaştı.</p>

<h2><strong>Dış ticaret açığı temmuz ayında arttı</strong></h2>

<p>Temmuz ayında ihracat ile ithalat arasındaki farkın yükselmesiyle dış ticaret açığında da artış kaydedildi. Geçen yılın aynı ayında 6 milyar 463 milyon dolar olan dış ticaret açığı, 2026 yılı Temmuz ayında yüzde 13,6 artarak 7 milyar 343 milyon dolara çıktı.</p>

<p>İhracatın ithalatı karşılama oranı da aynı dönemde geriledi. Bu oran 2025 yılının Temmuz ayında yüzde 79,4 seviyesindeyken, 2026 Temmuz ayında yüzde 77,7 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Ocak-temmuz döneminde ihracat 161,5 milyar doları aştı</strong></h3>

<p>2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret verilerinde de artış görüldü. İhracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 yükselerek 161 milyar 539 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde ithalat yüzde 4,7 artışla 222 milyar 85 milyon dolar oldu.</p>

<p>Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 8,3 artarak 55 milyar 923 milyon dolardan 60 milyar 545 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 73,6'dan yüzde 72,7'ye geriledi.</p>

<h3><strong>Enerji ve altın hariç dış ticaret verileri</strong></h3>

<p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın dışarıda bırakıldığında Temmuz ayında ihracat yüzde 3,1 arttı. Söz konusu ihracat 23 milyar 78 milyon dolardan 23 milyar 788 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Aynı kapsamda ithalat yüzde 3,6 artarak 25 milyar 280 milyon dolardan 26 milyar 194 milyon dolara çıktı. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı 2 milyar 407 milyon dolar olarak hesaplandı. Bu kapsamdaki dış ticaret hacmi ise yüzde 3,4 artışla 49 milyar 982 milyon dolara ulaştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 90,8 oldu.</p>

<h3><strong>Temmuz ayında en fazla ihracat Almanya'ya yapıldı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Almanya oldu. Almanya'ya yapılan ihracat 2 milyar 42 milyon dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Almanya'nın ardından 1 milyar 683 milyon dolarla ABD, 1 milyar 349 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 113 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 110 milyon dolarla İtalya geldi. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, Temmuz ayındaki toplam ihracatın yüzde 28,5'ini oluşturdu.</p>

<p>Ocak-Temmuz döneminde de ihracatta ilk sırada Almanya yer aldı. Bu ülkeye yapılan ihracat 13 milyar 286 milyon dolar oldu. Almanya'yı 10 milyar 164 milyon dolarla ABD, 9 milyar 429 milyon dolarla Birleşik Krallık, 8 milyar 347 milyon dolarla İtalya ve 6 milyar 638 milyon dolarla Fransa takip etti. İlk 5 ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 29,6 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>İthalatta ilk sırayı Çin aldı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı ülke Çin oldu. Çin'den gerçekleştirilen ithalat 5 milyar 40 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Çin'in ardından 3 milyar 232 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 2 milyar 521 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 889 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 553 milyon dolarla İtalya sıralandı. İlk 5 ülkeden gerçekleştirilen ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,2'sini oluşturdu.</p>

<p>Ocak-Temmuz döneminde de ithalatta Çin ilk sırada yer aldı. Çin'den yapılan ithalat 31 milyar 350 milyon dolar olurken, Rusya Federasyonu 24 milyar 174 milyon dolarla ikinci sırada bulundu. Almanya'dan 16 milyar 3 milyon dolar, ABD'den 11 milyar 500 milyon dolar ve İtalya'dan 8 milyar 803 milyon dolar tutarında ithalat yapıldı. İlk 5 ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 41,3 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İhracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,4 oldu</strong></h3>

<p>Ekonomik faaliyetlere göre değerlendirildiğinde Temmuz ayında toplam ihracatın yüzde 94,4'ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinin payı yüzde 3,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak kaydedildi.</p>

<p>Ocak-Temmuz döneminde imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,9 oldu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinin payı yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>İthalatta ara mallarının payı yüzde 69,4'e ulaştı</strong></h3>

<p>Temmuz ayında ithalatın ekonomik gruplara göre dağılımında en yüksek pay ara mallarına ait oldu. Ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 69,4 olarak hesaplandı. Sermaye mallarının payı yüzde 14,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 16,0 oldu.</p>

<p>Ocak-Temmuz döneminde ara mallarının ithalattaki payı yüzde 71,2 seviyesinde gerçekleşti. Sermaye mallarının payı yüzde 14,0, tüketim mallarının payı ise yüzde 14,4 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı yüzde 4,4 oldu</strong></h3>

<p>Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verilerinde, imalat sanayi ürünleri kapsamında yüksek teknoloji ürünlerinin payı da açıklandı. Temmuz ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4 olurken, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,4 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Ocak-Temmuz döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,9, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatındaki payı yüzde 3,7 oldu. Temmuz ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 82,2, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatındaki payı yüzde 12,7 olarak kaydedildi. Ocak-Temmuz döneminde bu oranlar sırasıyla yüzde 79,9 ve yüzde 12,1 oldu.</p>

<h3><strong>Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ihracat arttı</strong></h3>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre Temmuz ayında ihracat, Haziran ayına kıyasla yüzde 2,6 yükseldi. Aynı dönemde ithalat yüzde 7,2 azaldı.</p>

<p>Takvim etkilerinden arındırılmış seride ise Temmuz 2026'da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 2,9, ithalat yüzde 5,1 arttı.</p>

<h3><strong>Özel ticaret sisteminde de dış ticaret açığı yükseldi</strong></h3>

<p>Özel ticaret sistemine göre Temmuz ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,4 artarak 23 milyar 156 milyon dolar oldu. İthalat ise yüzde 3,5 yükselerek 30 milyar 400 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Bu sistem kapsamında Temmuz ayında dış ticaret açığı yüzde 7,1 artışla 6 milyar 762 milyon dolardan 7 milyar 243 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 77,0'dan yüzde 76,2'ye geriledi.</p>

<p>Özel ticaret sistemine göre Ocak-Temmuz döneminde ihracat yüzde 4,1 artarak 147 milyar 697 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,6 yükselerek 209 milyar 175 milyon dolar oldu. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,4 artarak 61 milyar 479 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 71,6'dan yüzde 70,6'ya geriledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dis-ticaret-verileri-aciklandi-temmuz-ayinda-ihracat-ve-ithalat-ne-kadar-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/serbest-bolgelerde-ihracat-ticaret-bakanligi-tarafindan-duyuruldu.jpg" type="image/jpeg" length="49193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da narkotik operasyonu: 3 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-3-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-3-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da İstanbul’dan uyuşturucu getirileceği bilgisi üzerine düzenlenen operasyonda 1 kilo 200 gram kokain ele geçirildi. Kahramankazan’da durdurulan araçtaki 3 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara</strong>’da uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışma kapsamında ekipler, <strong>İstanbul</strong>’dan kente uyuşturucu madde getirileceği bilgisine ulaştı.</p>

<p>Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde başlatılan çalışmada, Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri söz konusu sevkiyata ilişkin takip gerçekleştirdi.</p>

<h2><strong>Uyuşturucu sevkiyatı takibe alındı</strong></h2>

<p>Ekiplerin yürüttüğü çalışma sonucunda, İstanbul’dan Ankara’ya uyuşturucu getirileceği değerlendirilen araç tespit edildi. Bunun üzerine araç takibe alınarak güzergahı izlendi.</p>

<p>Yapılan takip çalışmalarının ardından 34 PPL 284 plakalı araç, Kahramankazan ilçesinde ekipler tarafından durduruldu. Araçta bulunan kişilerle ilgili kimlik tespitinin ardından uyuşturucu madde bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla arama yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Narkotik köpeği Ventus ile arama yapıldı</strong></h3>

<p>Durdurulan araçta <strong>Ankara Emniyet Müdürlüğü </strong>ekiplerinin narkotik dedektör köpeği “Ventus”un da katılımıyla arama gerçekleştirildi. Yapılan kontroller sırasında araç içerisinde uyuşturucu madde bulundu.</p>

<p>Aramada toplam 1 kilo 200 gram kokain ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeye ekipler tarafından el konulurken, araçta bulunan 3 kişi gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>3 şüpheli gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında yakalanan 3 <strong>şüpheli</strong>, işlemleri yapılmak üzere emniyete götürüldü. Şüphelilerin uyuşturucu maddeyle bağlantılarının belirlenmesine yönelik soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Soruşturma devam ediyor</strong></h3>

<p>Narkotik ekiplerinin çalışmasıyla ele geçirilen 1 kilo 200 gram kokainin ardından soruşturma genişletilerek sürdürülüyor. Şüphelilerin uyuşturucu maddenin temini ve taşınmasıyla ilgili bağlantılarının araştırıldığı aktarıldı.</p>

<p>Ankara’da uyuşturucu madde imal ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen operasyonun adli süreci, şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-3-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ankarada-uyusturucu-operasyonunda-3-zanli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="91247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekonomik güven endeksi yükselirken hangi sektörlerde düşüş yaşandı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ekonomik-guven-endeksi-yukselirken-hangi-sektorlerde-dusus-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ekonomik-guven-endeksi-yukselirken-hangi-sektorlerde-dusus-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik güven endeksi, Temmuz 2026'da 99,8 seviyesindeyken Ağustos 2026'da yüzde 0,8 artarak 100,6 değerine yükseldi. TÜİK verilerine göre aynı dönemde tüketici ve reel kesim güven endekslerinde artış görülürken, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde güven endeksi geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ekonomik güven endeksi</strong>, Ağustos 2026'da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,8 yükselerek 100,6 seviyesine çıktı. <strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (<strong>TÜİK</strong>) tarafından açıklanan verilere göre ekonomik güven endeksi Temmuz ayında 99,8 olarak kaydedilmişti.</p>

<h3><strong>Ekonomik güven endeksi ağustosta yükseldi</strong></h3>

<p>TÜİK'in Ağustos 2026 verilerine göre ekonomik güven endeksinde aylık bazda artış gerçekleşti. Temmuz ayında 99,8 olan endeks, Ağustos ayında yüzde 0,8 oranındaki yükselişle 100,6'ya ulaştı.</p>

<p>Aynı dönemde farklı güven endekslerinde ise birbirinden farklı değişimler yaşandı. Tüketici güven endeksi ile reel kesim güven endeksi Ağustos ayında artarken, hizmet sektörü, perakende ticaret sektörü ve inşaat sektörü güven endekslerinde düşüş kaydedildi.</p>

<h3><strong>Tüketici güven endeksi 90,8'e çıktı</strong></h3>

<p>Ağustos ayında tüketici güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,0 oranında yükseldi. Temmuz ayında açıklanan değerin ardından endeks, Ağustos 2026'da 90,8 seviyesine ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilere göre tüketici güven endeksi, ekonomik güven endeksini oluşturan göstergeler arasında aylık bazda artış kaydeden endekslerden biri oldu.</p>

<h3><strong>Reel kesim güven endeksi 102,4 oldu</strong></h3>

<p>Reel kesim güven endeksi de Ağustos ayında yükseliş gösterdi. İmalat sanayisini kapsayan reel kesim güven endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,2 oranında artarak 102,4 değerini aldı.</p>

<p>Böylece Ağustos ayında tüketici güven endeksiyle birlikte reel kesim güven endeksinde de artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Hizmet sektörü güven endeksi geriledi</strong></h3>

<p>Hizmet sektörü güven endeksinde ise Ağustos ayında sınırlı bir düşüş kaydedildi. Endeks, bir önceki aya kıyasla yüzde 0,1 oranında gerileyerek 111,9 seviyesine indi.</p>

<p>TÜİK verilerinde hizmet sektörü güven endeksindeki değişim, ekonomik güven endeksindeki genel yükselişten farklı yönde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Perakende ticaret ve inşaat güven endeksi düştü</strong></h3>

<p>Perakende ticaret sektörü güven endeksi de Ağustos ayında geriledi. Temmuz ayına göre yüzde 0,8 azalan endeks, 110,1 değerini aldı.</p>

<p>İnşaat sektörü güven endeksinde de aylık bazda düşüş görüldü. Ağustos ayında yüzde 0,4 oranında gerileyen inşaat sektörü güven endeksi 83,1 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>TÜİK'in Ağustos 2026 verilerine göre ekonomik güven endeksi yüzde 0,8 artışla 100,6 olurken, alt endekslerdeki değişimler farklılık gösterdi. Tüketici güven endeksi 90,8'e, reel kesim güven endeksi 102,4'e yükseldi. Hizmet sektörü güven endeksi 111,9'a, perakende ticaret sektörü güven endeksi 110,1'e ve inşaat sektörü güven endeksi 83,1'e geriledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ekonomik-guven-endeksi-yukselirken-hangi-sektorlerde-dusus-yasandi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekonomik-guven-endeksi-4.png" type="image/jpeg" length="81939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cuma namazı bugün saat kaçta? 28 Ağustos 2026 İstanbul, Ankara ve İzmir cuma namazı vakitleri saat kaçta?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cuma-namazi-saat-kacta-28-agustos-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cuma-namazi-saat-kacta-28-agustos-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Ağustos 2026 Cuma günü cuma namazı saat kaçta kılınacak? Diyanet'in namaz vakitleri takvimine göre bugün İstanbul'da cuma namazı 13.10, Ankara'da 12.55, İzmir'de ise 13.18'de kılınacak. İl ve ilçelere göre değişen vakitler nedeniyle vatandaşların kendi bölgeleri için belirlenen saati kontrol etmesi gerekiyor. Peki 81 ilde cuma namazı vakitleri ne zaman? Cuma namazı kaç rekât?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>28 Ağustos 2026 Cuma günü camiye giderek cuma namazını kılacak vatandaşlar, bulundukları ilde namazın hangi saatte başlayacağını araştırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın namaz vakitleri takvimine göre cuma namazının vakti, illerin öğle namazı vaktine göre belirleniyor ve şehirler arasında birkaç dakikalık farklılıklar bulunabiliyor.</p>

<p>Bugün <strong>İstanbul cuma namazı</strong> 13.10'da, Ankara'da 12.55'te, İzmir'de ise 13.18'de kılınacak. Cuma namazı için camiye gidecek kişilerin, özellikle büyükşehirlerde ilçe bazında oluşabilecek vakit farklılıklarını da dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>Cuma namazı, Müslüman erkekler açısından belirli şartlar çerçevesinde cemaatle kılınan ve cuma günü öğle namazının yerine eda edilen farz bir ibadet olarak uygulanıyor. Namaz öncesinde hutbe okunuyor ve ardından cemaatle birlikte namaz kılınıyor.</p>

<h2><strong>28 Ağustos cuma namazı saat kaçta?</strong></h2>

<p>28 Ağustos 2026 Cuma günü için üç büyükşehirde açıklanan cuma namazı saatleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> 13.10</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ankara:</strong> 12.55</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzmir:</strong> 13.18</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu saatler, söz konusu illerin merkez vakitlerini ifade ediyor. İlçeler arasında konuma bağlı olarak küçük zaman farklılıkları oluşabileceğinden, vatandaşların bulundukları bölgeye ilişkin Diyanet namaz vakitlerini ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Cuma namazına yetişmek isteyenlerin yalnızca namazın başlayacağı saati değil, hutbenin okunacağı zamanı da dikkate alarak camiye önceden gitmesi önem taşıyor. Cuma namazında hutbe, namazın önemli unsurlarından biri olduğundan ibadetin başlangıcından önce camide bulunmak gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İstanbul cuma namazı saat kaçta?</strong></h3>

<p>28 Ağustos 2026 Cuma günü İstanbul'da cuma namazı <strong>13.10'da</strong> kılınacak.</p>

<p>İstanbul'un geniş yüzölçümü ve farklı ilçelere yayılan yerleşim yapısı nedeniyle vatandaşların kendi konumlarına göre Diyanet'in namaz vakitleri ekranından kontrol yapması mümkün. Camiye gidecek kişilerin, cuma namazı öncesindeki hazırlıklarını bu saate göre planlamaları gerekiyor.</p>

<p>Özellikle iş yerlerinden veya uzak bölgelerden camiye gidecek vatandaşların ulaşım süresini de hesaba katması, hutbe sırasında camiye yetişmeye çalışmaktan kaçınmaları açısından önem taşıyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-66f7f7902a90944164aca966f57cb410.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Ankara cuma namazı saat kaçta?</strong></h3>

<p>Başkent Ankara'da 28 Ağustos 2026 Cuma günü namaz vakti <strong>12.55</strong> olarak belirlendi.</p>

<p>Ankara'da cuma namazına gidecek vatandaşların öğle vaktiyle birlikte cuma ibadetinin gerçekleştirileceği saat aralığını dikkate alması gerekiyor. İlçeler veya farklı yerleşim noktaları için namaz vakitlerinde küçük farklılıklar bulunabileceğinden, en doğru bilgi Diyanet'in güncel namaz vakitleri takviminden alınabilir.</p>

<h3><strong>İzmir cuma namazı saat kaçta?</strong></h3>

<p>İzmir'de bugün cuma namazı <strong>13.18'de</strong> kılınacak.</p>

<p>28 Ağustos Cuma günü İzmir'deki camilerde cuma namazına katılacak vatandaşlar, ibadet öncesinde hutbeyi de takip edecek. Şehir içerisindeki farklı ilçelerde vakitlerde küçük değişiklikler olabileceği için kişilerin kendi yerleşim yerlerini esas alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>İl il cuma namazı vakitleri nasıl öğrenilir?</strong></h3>

<p>Türkiye'de cuma namazı vakitleri il ve ilçelere göre değişebiliyor. Bunun temel nedeni güneşin doğuşu, öğle vaktinin başlaması ve gün içerisindeki astronomik zamanlamaların bölgelere göre farklılık göstermesi.</p>

<p>Bu nedenle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde verilen merkez vakitleri başka bir il veya ilçedeki namaz saatinin aynısı olmayabilir.</p>

<p>Vatandaşlar kendi şehirlerindeki cuma namazı vaktini öğrenmek için Diyanet'in namaz vakitleri takvimini kullanabilir. Arama yapılırken yalnızca il adının değil, mümkünse ilçe bilgisinin de kontrol edilmesi doğru vakte ulaşılması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Cuma günü camiye gidecek kişilerin ayrıca namaz saatinin yanı sıra camideki hutbe ve cemaat düzenini de dikkate alması gerekiyor. Özellikle merkezi camilerde cuma saatlerinde yoğunluk oluşabileceğinden, ibadet öncesinde camiye ulaşmak için yeterli süre ayrılması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Cuma namazı kaç rekât?</strong></h3>

<p>Cuma namazının <strong>farzı iki rekâttır</strong>. Cuma namazı, cuma günü öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır ve namazdan önce hutbe okunur.</p>

<p>Fıkıh kaynaklarında cuma namazının farzından önce ve sonra kılınan sünnet namazlara ilişkin farklı uygulama ve görüşler bulunuyor. Hanefi mezhebindeki yaygın uygulamada farzdan önce dört, farzdan sonra dört rekât sünnet kılınmasıyla birlikte toplam sekiz rekâtlık sünnet namazdan söz ediliyor.</p>

<p>Bununla birlikte, farzdan sonra kılınacak sünnet konusunda mezhep imamları arasında farklı görüşler de bulunuyor. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre farzdan sonra kılınacak sünnetin bir selamla dört, bir selamla iki rekât olmak üzere toplam altı rekât şeklinde kılınabileceği aktarılıyor.</p>

<p>Dolayısıyla cuma namazının temel farzı iki rekât olmakla birlikte, sünnetlerin nasıl kılınacağı konusunda fıkhî görüş farklılıkları bulunuyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-f01020951a9d293ca2be8d4e3e2aaa29.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Cuma namazında hutbe ne zaman okunur?</strong></h3>

<p>Cuma namazının diğer günlük farz namazlardan ayrılan önemli özelliklerinden biri, namazdan önce hutbe okunmasıdır. İmam tarafından okunan hutbe sırasında cemaatin dinlemesi ve sessiz olması gerekir.</p>

<p>Hutbenin ardından cuma namazının farzı cemaatle birlikte iki rekât olarak kılınır. Bu nedenle cuma namazına katılacak kişilerin yalnızca iki rekâtlık farzın başlangıç saatini değil, hutbe öncesinde camide bulunmayı da planlaması gerekir.</p>

<p>Cuma namazı için camiye erken gitmek, hem hutbenin takip edilmesini hem de cemaat düzenine uygun şekilde ibadetin gerçekleştirilmesini sağlar.</p>

<h3><strong>Cuma namazı için hangi saat esas alınmalı?</strong></h3>

<p>Cuma namazı için kişinin bulunduğu il ve mümkünse ilçe için açıklanan namaz vakti esas alınmalı. Farklı şehirlerde güneşin konumuna bağlı olarak öğle vaktinin başlangıcı değiştiği için Türkiye genelinde tek bir cuma namazı saati bulunmuyor.</p>

<p>28 Ağustos 2026 için İstanbul, Ankara ve İzmir'deki vakitler arasında da bu farklılık görülüyor. İstanbul'da namaz 13.10'da, Ankara'da 12.55'te, İzmir'de ise 13.18'de başlayacak.</p>

<p>Vatandaşların özellikle başka bir şehirde bulunan bir caminin vakit bilgisini kendi bulunduğu bölge için kullanmaması gerekiyor. En doğru saat, kişinin bulunduğu yer için Diyanet tarafından yayımlanan namaz vakitleri takviminden öğrenilebilir.</p>

<h3><strong>28 Ağustos 2026 cuma namazı için dikkat edilmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Cuma namazına gidecek vatandaşların ibadet öncesinde camiye zamanında ulaşması gerekiyor. Özellikle merkezi bölgelerde cuma saatlerinde yoğunluk yaşanabileceği için ulaşım süresinin önceden hesaplanması yararlı olabilir.</p>

<p>Namaz vaktinin belirlenmesinde bölgesel farklılıklar bulunduğundan, başka bir şehir için verilen saat doğrudan kullanılmamalı. İstanbul, Ankara ve İzmir için açıklanan saatler kendi şehirlerinin ilgili vakitlerini gösteriyor.</p>

<p>28 Ağustos 2026 Cuma günü için üç büyükşehirdeki cuma namazı saatleri <strong>İstanbul 13.10, Ankara 12.55 ve İzmir 13.18 </strong>olarak öne çıkıyor. Diğer illerde ise vakitler konuma göre değişiyor. Cuma namazına katılacak vatandaşların kendi il ve ilçelerine ait güncel namaz vaktini kontrol ederek camiye buna göre gitmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cuma-namazi-saat-kacta-28-agustos-2026</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-aa878b3075698d6ae2e284391326147a.jpg" type="image/jpeg" length="65352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="62355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="24343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="33540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="89281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="83839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="45303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="69451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="35493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="49958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="65976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="99125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="12636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="73467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="42200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="81667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="62060"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="47850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="57558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="68999"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
