<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 16:07:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SDG'nin feshi sonrası Burhanettin Duran'dan "Terörsüz Bölge" mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sdgnin-feshi-sonrasi-burhanettin-durandan-terorsuz-bolge-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sdgnin-feshi-sonrasi-burhanettin-durandan-terorsuz-bolge-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Suriye'de faaliyet gösteren Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) feshine ilişkin X sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran</strong>,<strong> Suriye Demokratik Güçleri</strong>'nin (<strong>SDG</strong>) feshedilmesine ilişkin değerlendirmesinde, kararın devlet otoritesinin ülke genelinde güçlendirilmesi ve farklı toplumsal kesimlerin ortak bir siyasi zeminde buluşturulması açısından önemli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Suriye yönetimi, kapsayıcılığı esas alan adımları sürdürmeli"</strong></h2>

<p>Duran'ın X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:</p>

<p>"Türkiye, Suriye krizinin ilk gününden itibaren terör örgütlerinin ve dış müdahalelerin ülkeyi parçalama girişimlerine karşı ilkeli ve kararlı bir tutum sergilemiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan bu yaklaşımın merkezinde, Suriye'nin geleceğine yalnızca Suriye halkının iradesinin yön vermesi gerektiği anlayışı bulunmaktadır. Bugün gelinen noktada SDG'nin feshedilmesi, devlet otoritesinin ülke genelinde güçlendirilmesi ve farklı toplumsal kesimlerin ortak bir siyasi zeminde buluşturulması bakımından önemli bir gelişmedir. Suriye yönetiminin kapsayıcılığı esas alan adımlarının devam etmesi, kalıcı istikrarın tesisi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Türkiye'nin 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vizyonu da bu anlayışın bölgesel ölçekteki ifadesidir. Etnik, mezhebi ve toplumsal farklılıkların çatışma aracı haline getirilmediği, terör örgütlerinin vesayetinden arındırılmış, sınırların ve egemenlik haklarının korunduğu bölgesel bir düzenin tesis edilmesi oldukça önemlidir. Çünkü bölgenin bütün halkları için gerçek güvence; ayrışmada ve dışarıdan dayatılan projelerde değil, ortak gelecekte, huzurda ve istikrardadır. Türkiye, kirli hesaplara ve senaryolara karşı Suriye’nin yeniden ayağa kalkmasını ve Suriye halkının bütün unsurlarıyla barış ve refah içinde yaşamasını desteklemeyi sürdürecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sdgnin-feshi-sonrasi-burhanettin-durandan-terorsuz-bolge-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/sdgnin-feshi-sonrasi-burhanettin-durandan-22terorsuz-bolge22-mesaji.png" type="image/jpeg" length="92879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’da çölleşme yayılıyor: Toprakların yüzde 72,74’ünde sorun tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-collesme-yayiliyor-topraklarin-yuzde-7274unde-sorun-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-collesme-yayiliyor-topraklarin-yuzde-7274unde-sorun-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan rapora göre Yunanistan topraklarının yüzde 36’sı çölleşmeden etkileniyor. Ülke nüfusunun yüzde 47’sinin ise çölleşme sürecinden doğrudan etkilenen bölgelerde yaşadığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>’da çölleşmenin ülke topraklarının önemli bir bölümünü etkilediği bildirildi. <strong>AB Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC)</strong> tarafından hazırlanan raporda, Yunanistan topraklarının yüzde 36’sında çölleşmenin etkili olduğu, nüfusun yaklaşık yarısının ise bu süreçten doğrudan etkilenen bölgelerde yaşadığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Yunanistan topraklarının yüzde 36’sı çölleşmeden etkileniyor</strong></h2>

<p>JRC tarafından hazırlanan raporda, çölleşmenin Avrupa’da başlıca çevresel ve sosyo-ekonomik tehditlerden biri haline geldiği belirtildi. Yunanistan’ın da <strong>çölleşme</strong>den en fazla etkilenen ülkeler arasında bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Rapora göre Yunanistan topraklarının yüzde 72,74’ünde en az bir göstergede <strong>arazi</strong> <strong>bozulması</strong> görüldü. Çölleşmenin ise ülke topraklarının yüzde 36’sını etkilediği bildirildi.</p>

<h3><strong>İspanya ve Kıbrıs Rum kesimi ilk sıralarda</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği genelinde çölleşmeden en fazla etkilenen ülkelerin başında İspanya geliyor. Raporda İspanya topraklarının yüzde 53’ünün çölleşmeden etkilendiği belirtildi.</p>

<p>İspanya’yı yüzde 45 ile <strong>Kıbrıs</strong> <strong>Rum</strong> kesimi takip etti. Yunanistan yüzde 36’lık oranla üçüncü sırada yer alırken, Portekiz yüzde 28 ile dördüncü sırada bulundu.</p>

<h3><strong>Yunanistan nüfusunun yüzde 47’si etkilenen bölgelerde</strong></h3>

<p>Raporda çölleşmenin nüfus üzerindeki etkilerine ilişkin verilere de yer verildi. Yunanistan nüfusunun yüzde 47’sinin çölleşmeden doğrudan etkilenen bölgelerde yaşadığı bildirildi.</p>

<p>Bu oranla Yunanistan, Avrupa'da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ardından ikinci sırada yer aldı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde nüfusun yüzde 61’inin çölleşmeden doğrudan etkilenen bölgelerde yaşadığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Çölleşme geleneksel çöllerin genişlemesi anlamına gelmiyor</strong></h3>

<p>Raporda, çölleşmenin geleneksel çöllerin genişlemesi anlamına gelmediğine dikkat çekildi. Çölleşme, iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri gibi çeşitli etkenler nedeniyle <strong>kurak</strong> ve yarı kurak bölgelerde toprağın bozulması olarak tanımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte toprağın doğal özelliklerinin ve verimliliğinin olumsuz etkilenebileceği belirtildi. Arazi bozulmasının farklı çevresel ve sosyo-ekonomik sonuçlara yol açabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Tarımsal üretim kapasitesi azalabiliyor</strong></h3>

<p>Çölleşmenin toprağın bitki örtüsünü destekleme kapasitesini azaltabileceği kaydedildi. Bunun yanı sıra toprağın tarımsal üretim sağlama ve insan topluluklarının yaşamını sürdürmesine imkan verme kapasitesinin de düşebileceği belirtildi.</p>

<p>Raporda, arazi bozulması ve çölleşmenin Avrupa genelinde önemli bir çevresel ve<strong> sosyo-ekonomik</strong> tehdit oluşturduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-collesme-yayiliyor-topraklarin-yuzde-7274unde-sorun-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistan-topraklarinin-ucte-birinden-fazlasi-collesme-riski-altinda.png" type="image/jpeg" length="30141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmit Belediyesi'nde 'CHP' plakalı makam aracı için satış kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmit-belediyesinde-chp-plakali-makam-araci-icin-satis-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmit-belediyesinde-chp-plakali-makam-araci-icin-satis-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmit Belediyesi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, üzerinde 'CHP' plakası bulunan makam aracını satışa sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmit Belediyesi </strong>hakkında yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan <strong>İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet</strong>, makam aracının satışa çıkarıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hürriyet'in X sosyal medya hesabı üzerinden aracın satış bağlantısı paylaşıldı. Paylaşımda, "Yıllardır Fatma Başkan’ın birçok yolculuğuna ve hatırasına eşlik eden yol arkadaşı, şimdi yeni yol arkadaşını bekliyor. Güzel anılarla, güzel yollara…" ifadeleri yer aldı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yıllardır Fatma Başkan’ın birçok yolculuğuna ve hatırasına eşlik eden yol arkadaşı, şimdi yeni yol arkadaşını bekliyor.<br />
<br />
Güzel anılarla, güzel yollara… 🤍<br />
<br />
Detaylı ilan:<a href="https://t.co/RVuQcK1MhE" rel="nofollow">https://t.co/RVuQcK1MhE</a> <a href="https://t.co/JH8aCzKVaI" rel="nofollow">pic.twitter.com/JH8aCzKVaI</a></p>
— Fatma Kaplan Hürriyet (@fatmakaplan) <a href="https://x.com/fatmakaplan/status/2092530809173336361?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 26, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmit-belediyesinde-chp-plakali-makam-araci-icin-satis-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/izmit-belediyesinde-baskan-vekili-secimi-icin-tarih-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="89663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muhtemel Aşk 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı, yeni bölümde ne olacak? Defne ve Kadir arasında ne yaşanacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muhtemel-ask-11-bolum-fragmani-yayinlandi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muhtemel-ask-11-bolum-fragmani-yayinlandi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muhtemel Aşk 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı, yeni bölüm ne zaman ekrana gelecek? Show TV'nin perşembe akşamları yayınlanan dizisinin yeni bölüm tanıtımında Defne ve Kadir'in gözlerden uzak bir dağ evinde baş başa kaldığı görülüyor. İkili arasındaki yakınlaşma dikkat çekerken, fragmanın sonunda Kadir'in aniden bayılması yeni bölümün en merak edilen gelişmesi olarak öne çıkıyor. Peki Muhtemel Aşk 11. bölüm ne zaman yayınlanacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Show TV ekranlarında izleyiciyle buluşan <strong>Muhtemel Aşk</strong> dizisinin 11. bölüm fragmanı, yeni bölüm öncesinde izleyicilerin dikkatini çekti. Dizinin yayınlanan ikinci tanıtımında Defne ve Kadir'in baş başa kaldığı anlar öne çıkarken, bölümün sonunda yaşanan beklenmedik gelişme merak uyandırdı. Kadir'in aniden bayılması, yeni bölümde yaşanacak olayların seyrine ilişkin soru işaretlerini artırdı.</p>

<p>Dizinin takipçileri bir yandan <strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm fragmanını</strong> incelerken diğer yandan yeni bölümün yayın tarihini araştırıyor. Mevcut yayın akışına göre dizi perşembe akşamları saat 20.00'de Show TV ekranlarında yayınlanıyor.</p>

<h2><strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h2>

<p><strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm 2. fragmanı yayınlandı.</strong> Show TV tarafından paylaşılan tanıtımda yeni bölümün hikâyesine ilişkin önemli görüntüler yer alıyor.</p>

<p>Fragmanın merkezinde Defne ve Kadir'in birlikte geçirdiği zaman bulunuyor. İkilinin gözlerden uzak bir dağ evinde baş başa kaldığı görülürken, aralarındaki duygusal yakınlaşma da dikkat çekiyor.</p>

<p>Tanıtımın ilerleyen bölümlerinde yaşanan gelişmeler ise bölümün yalnızca romantik anlardan oluşmayacağını gösteriyor. Fragmanın sonunda Kadir'in bir anda bayılması, yeni bölümün en dikkat çekici anlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm fragmanında neler oluyor?</strong></h3>

<p>Yeni bölüm tanıtımında Defne ve Kadir'in şehirden uzak bir ortamda birlikte olduğu görülüyor. Dağ evinde baş başa kalan ikili arasındaki yakınlaşma, ilişkilerindeki değişimi ortaya koyuyor.</p>

<p>Defne ve Kadir'in yalnız kaldıkları bu süreçte birbirlerine karşı duygularını daha açık biçimde ortaya koymaları dikkat çekiyor. Fragmanda yer alan sahneler, ikilinin ilişkisi açısından yeni bir dönemin başlayabileceğine işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak tanıtımın son bölümünde yaşanan olay, romantik atmosferi bir anda değiştiriyor. <strong>Kadir'in aniden bayılması</strong>, Defne'nin karşı karşıya kalacağı yeni durumu gündeme getiriyor.</p>

<p>Kadir'in neden bayıldığı ise fragmanda açıklanmıyor. Bu nedenle yaşanan olayın sebebi ve sonrasında neler olacağı yeni bölümde ortaya çıkacak.</p>

<p><img alt="Muhtemel Aşk" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-17-102206.png" width="1028" /></p>

<h3><strong>Kadir neden bayılıyor?</strong></h3>

<p><strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm fragmanının</strong> en dikkat çeken sahnesi Kadir'in aniden bayılması oldu. Defne ile birlikte olduğu sırada yaşanan bu olay, yeni bölümün önemli gelişmelerinden birinin Kadir'in durumu olacağını gösteriyor.</p>

<p>Tanıtımda Kadir'in neden bu duruma geldiğine ilişkin herhangi bir ayrıntı paylaşılmıyor. Dolayısıyla olayın sağlık sorunuyla mı yoksa hikâyede yaşanacak başka bir gelişmeyle mi bağlantılı olduğu henüz bilinmiyor.</p>

<p>Defne'nin Kadir'in yaşadığı olay karşısındaki tepkisi ve sonrasında ikili arasında neler yaşanacağı, 11. bölümün merak edilen başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Defne ve Kadir arasında ne olacak?</strong></h3>

<p>Yeni bölüm fragmanında Defne ve Kadir'in baş başa kaldığı sahneler öne çıkıyor. İkilinin dağ evinde birlikte vakit geçirmesi, aralarındaki ilişkinin farklı bir noktaya taşındığını gösteriyor.</p>

<p>Defne'nin Kadir'e karşı yaklaşımı ve ikilinin birbirleriyle kurduğu iletişim, yeni bölümün romantik yönünü oluşturuyor. Birlikte geçirilen zaman boyunca ortaya çıkan duygusal yakınlaşma, karakterlerin ilişkisi açısından dikkat çekici gelişmelere zemin hazırlıyor.</p>

<p>Ancak Kadir'in fragmanın sonunda bayılması, yaşanan bu yakınlaşmanın ardından yeni bir sorunla karşılaşılacağını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p><strong>Muhtemel Aşk 11. bölümün 27 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 20.00'de Show TV'de yayınlanması bekleniyor.</strong></p>

<p>Dizi, mevcut yayın düzeninde perşembe akşamları ekrana geliyor. Bu nedenle 11. bölümün de aynı yayın akışı içerisinde izleyiciyle buluşması planlanıyor.</p>

<p>Yeni bölüm öncesinde yayınlanan fragmanlarla birlikte dizinin hikâyesine ilişkin ayrıntılar da ortaya çıkıyor. Özellikle Kadir'in yaşadığı beklenmedik olay, bölümün en önemli soru işaretlerinden birini oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Muhtemel Aşk yeni bölümde ne olacak?</strong></h3>

<p>11. bölümde Defne ve Kadir'in ilişkisine odaklanan gelişmelerin devam etmesi bekleniyor. İkilinin baş başa kaldığı dağ evindeki sahneler, aralarındaki duygusal bağın güçlendiğini gösteriyor.</p>

<p>Bununla birlikte Kadir'in aniden bayılması, hikâyede yeni bir gelişmenin kapısını açıyor. Defne'nin bu olay karşısında nasıl hareket edeceği ve Kadir'in durumunun ne olacağı bölüm içerisinde netleşecek.</p>

<p>Fragmanda gösterilen görüntüler, yeni bölümün hem romantik hem de merak unsuru yüksek sahnelere sahip olacağının ipuçlarını veriyor. Özellikle bölümün finalinde yaşanan olayın ardından hikâyenin hangi yönde ilerleyeceği izleyicilerin takip edeceği başlıklardan biri olacak.</p>

<p><img alt="Muhtemel Aşk" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-17-102114.png" width="1034" /></p>

<h3><strong>Muhtemel Aşk 11. bölüm 2. fragmanı izleyicilere hangi ipuçlarını veriyor?</strong></h3>

<p>İkinci tanıtımda en belirgin ayrıntı, Defne ve Kadir'in gözlerden uzak bir ortamda baş başa kalması. Bu durum, iki karakter arasındaki ilişkinin daha yakından işleneceğini gösteriyor.</p>

<p>Fragmanda romantik anların yanı sıra beklenmedik bir gelişmenin yaşanması, yeni bölümde hikâyenin yalnızca ilişki üzerinden ilerlemeyeceğini de ortaya koyuyor. Kadir'in bayılmasıyla birlikte Defne'nin vereceği tepki ve olayın sonuçları merak konusu oluyor.</p>

<p>Tanıtımın özellikle son sahnesi, yeni bölümün hikâyesi açısından önemli bir soru işareti bırakıyor. Kadir'in neden bayıldığı ve bu durumun Defne ile arasındaki ilişkiyi nasıl etkileyeceği bölümde yanıtlanacak.</p>

<p>Muhtemel Aşk 11. bölüm, mevcut yayın akışına göre 27 Ağustos Perşembe günü saat 20.00'de Show TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Yeni bölümde Defne ve Kadir'in ilişkisindeki gelişmeler ile Kadir'in yaşadığı beklenmedik olayın sonuçları merakla takip edilecek.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/U-X7EzOS5Wo?si=ytHRAbm6WbzLQATh" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muhtemel-ask-11-bolum-fragmani-yayinlandi-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-17-102224.png" type="image/jpeg" length="97225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da Malezya-Türkiye Medya Buluşması: 10 milyar dolarlık ticaret hedefi vurgulandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-malezya-turkiye-medya-bulusmasi-10-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-vurgulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-malezya-turkiye-medya-bulusmasi-10-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-vurgulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malezya'nın Ankara Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen "Malezya-Türkiye Medya Buluşması" etkinliğinde iki ülke arasındaki ticaret, yatırım, turizm, savunma ve ikili ilişkilerin geleceği ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Malezya</strong>'nın <strong>Ankara Büyükelçiliği </strong>tarafından "<strong>Malezya-Türkiye Medya Buluşması</strong>" etkinliği gerçekleştirildi. Büyükelçilikte düzenlenen programa Türk medya temsilcileri katılırken, etkinliğe Malezya'nın Ankara Büyükelçisi Adlan Mohd Shaffieq ev sahipliği yaptı.</p>

<h2><strong>Malezya-Türkiye ilişkileri ele alındı</strong></h2>

<p>Büyükelçi Shaffieq, etkinlikte yaptığı değerlendirmede Malezya'nın Türkiye ile ilişkilerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Shaffieq'in açıklamalarında ticaret, yatırım, savunma, turizm, helal endüstrisi, sağlık ve eğitim başlıkları öne çıktı.</p>

<p>Shaffieq, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, farklı alanlardaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik görüşlerini de aktardı.</p>

<h3><strong>Ticaret hacmi hedefi 10 milyar dolar</strong></h3>

<p>Türkiye ile Malezya arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik Malezya'nın kararlılığını vurgulayan Shaffieq, iki ülkesinin ikili <strong>ticaret hacmi</strong>ni 10 milyar dolara çıkarma yönündeki ortak hedefinin desteklenmesinin önemine değindi.</p>

<p>İki ülke arasındaki iş dünyası bağlantılarının güçlendirilmesi, yatırımların artırılması ve pazara erişim imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Shaffieq, ekonomik ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasına yönelik çalışmaların önemini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Türk medyasına Malezya daveti</strong></h3>

<p>Büyükelçi Shaffieq, "Visit Malaysia Year 2026 (VMY2026)" programına da dikkat çekti. Türk medyasını Malezya'nın turizm, iş ve yatırım açısından tercih edilen bir <strong>destinasyon</strong> olarak tanıtılmasına daha fazla katkı sunmaya davet etti.</p>

<p>Program kapsamında Malezya'nın turizm potansiyelinin yanı sıra iş ve yatırım imkanlarının da Türkiye'de daha fazla tanıtılması hedeflendi.</p>

<h3><strong>Malezya kültürü tanıtıldı</strong></h3>

<p>"Malezya-Türkiye Medya Buluşması" kapsamında Malezya mutfağından çeşitli yemekler ikram edildi.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca Malezya kültürüne ait el sanatları, müzik aletleri ve kumaşlar tanıtıldı. Böylece program kapsamında iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra Malezya'nın kültürel özellikleri de katılımcılarla paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-malezya-turkiye-medya-bulusmasi-10-milyar-dolarlik-ticaret-hedefi-vurgulandi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ankarada-22malezya-turkiye-medya-bulusmasi22-etkinligi-yapildi.png" type="image/jpeg" length="38988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ekonomisi ne kadar büyüyecek? Ekonomistlerden ikinci çeyrek tahmini]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ekonomisi-ne-kadar-buyuyecek-ekonomistlerden-ikinci-ceyrek-tahmini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ekonomisi-ne-kadar-buyuyecek-ekonomistlerden-ikinci-ceyrek-tahmini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AA Finans'ın 11 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği GSYH beklenti anketinde, Türkiye ekonomisinin 2026'nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,80 büyümesi öngörüldü. Ekonomistlerin 2026 yıl sonu büyüme beklentisi ise yüzde 3 olarak hesaplandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye ekonomisinin</strong> ikinci çeyrek büyüme verisi öncesinde ekonomistlerin beklentileri belli oldu. AA Finans tarafından gerçekleştirilen ankete göre, <strong>gayrisafi yurt içi hasılanın</strong> (GSYH) yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,80 artması bekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ikinci çeyreğe ilişkin GSYH verisini 31 Ağustos Pazartesi günü açıklaması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 2,8 büyüyebilir</strong></h2>

<p>AA Finans'ın 11 ekonomistin katılımıyla düzenlediği beklenti anketinde, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekteki büyümesine ilişkin tahminler değerlendirildi. Ankete katılan ekonomistlerin medyan beklentisi, GSYH'nin yıllık bazda yüzde 2,80 yükselmesi yönünde oldu.</p>

<p>Ekonomistlerin ikinci çeyrek büyüme tahminleri yüzde 2,20 ile yüzde 3 arasında değişti. Böylece ankette yer alan en düşük ve en yüksek beklenti arasında 0,80 puanlık fark oluştu.</p>

<h3><strong>2026 büyüme beklentisi yüzde 3 oldu</strong></h3>

<p>Ankette ekonomistlerin Türkiye ekonomisinin 2026 yılının tamamına ilişkin büyüme öngörüleri de yer aldı. Buna göre yıl sonu büyüme beklentisinin medyanı yüzde 3 olarak hesaplandı.</p>

<p>Ekonomistlerin 2026 yılı büyüme tahminleri yüzde 2,50 ile yüzde 3,50 arasında şekillendi. Böylece yılın tamamına ilişkin beklentilerde farklı tahmin aralıkları ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>2027 büyüme tahmini yüzde 4 seviyesinde</strong></h3>

<p>Ekonomistlerin 2027 yılı sonuna ilişkin büyüme beklentisi de ankette yer aldı. Buna göre 2027 sonu için büyüme tahminlerinin medyanı yüzde 4 olarak kaydedildi.</p>

<p>Böylece ekonomistlerin beklentileri, 2026 için yüzde 3, 2027 yılı sonu için ise yüzde 4 büyüme seviyesinde yoğunlaştı.</p>

<h3><strong>GSYH verisi 31 Ağustos'ta açıklanacak</strong></h3>

<p>Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrek büyüme performansına ilişkin resmi verinin 31 Ağustos Pazartesi günü açıklanması bekleniyor. Söz konusu veri, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ekonomisi 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyümüştü. İkinci çeyrek için AA Finans anketine katılan ekonomistlerin yüzde 2,80 seviyesindeki büyüme beklentisi, yılın ilk çeyreğinde kaydedilen büyüme oranının üzerinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ekonomisi-ne-kadar-buyuyecek-ekonomistlerden-ikinci-ceyrek-tahmini</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-ekonomisi-ne-kadar-buyuyecek.png" type="image/jpeg" length="80303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Elon Musk’a Özgürlük Nişanı verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-elon-muska-ozgurluk-nisani-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-elon-muska-ozgurluk-nisani-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, SpaceX ve Tesla yöneticisi Elon Musk’ı insan hayatının ve özgürlüğünün korunmasına yönelik hizmetleri ile Ukrayna ve ABD arasındaki ilişkilere katkıları nedeniyle Özgürlük Nişanı ile ödüllendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>’nin, <strong>SpaceX</strong>’in Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk’ı Ukrayna’nın devlet nişanlarından Özgürlük Nişanı ile ödüllendirdiği bildirildi. Ödüle ilişkin kararın Ukrayna Devlet Başkanlığı tarafından duyurulduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Musk’a Özgürlük Nişanı verildi</strong></h2>

<p>Ukrayna Devlet Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Zelenskiy, girişimci ve mühendis <strong>Elon Musk</strong>’ın Özgürlük Nişanı ile ödüllendirilmesine ilişkin karar aldı.</p>

<p>Musk’ın, insan hayatının ve özgürlüğünün korunmasına yönelik üstün kişisel hizmetleri nedeniyle söz konusu devlet nişanına layık görüldüğü ifade edildi. Ödül kararında Musk’ın bu alandaki katkılarının dikkate alındığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Ukrayna-ABD ilişkilerine katkısı gerekçe gösterildi</strong></h3>

<p>Açıklamada, Musk’ın Ukrayna ile ABD halkları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yaptığı katkıların da ödül kararında etkili olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukrayna Devlet Başkanlığının açıklamasında, Musk’ın girişimcilik ve mühendislik alanındaki çalışmalarının yanı sıra iki ülke halkları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine sunduğu katkılara dikkat çekildi.</p>

<p>SpaceX’in kurucusu ve CEO’su olan Elon Musk, aynı zamanda Tesla şirketinin yöneticisi olarak görev yapıyor. Ukrayna tarafından verilen<strong> Özgürlük Nişanı</strong>, Musk’ın insan hayatı ve özgürlüğünün korunmasına yönelik hizmetleri ile Ukrayna ve ABD arasındaki ilişkilere katkıları gerekçe gösterilerek takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-elon-muska-ozgurluk-nisani-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ukrayna-devlet-baskani-zelenskiy-elon-muski-ozgurluk-nisani-ile-odullendirdi.png" type="image/jpeg" length="76775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın fiyatları tahminleri peş peşe revize edildi: Ons altın ve gram altın fiyatı ne kadar olacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-tahminleri-pes-pese-revize-edildi-ons-altin-ve-gram-altin-fiyati-ne-kadar-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-tahminleri-pes-pese-revize-edildi-ons-altin-ve-gram-altin-fiyati-ne-kadar-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları ağustostaki sert yükselişle 4 bin 700 dolar sınırına dayanırken dev bankalar ons altın ve gram altın tahminlerini yeniledi. BofA'nın 5 bin dolar öngörüsü ve uzmanların kısa vadeli kar satışı uyarılarıyla işte altın fiyatları beklentileri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Altın fiyatları</strong> temmuz ayı sonundan itibaren başlayan tırmanışını ağustos ayında hızlandırarak <strong>ons altında</strong> 4 bin 700 dolar eşiğine ulaştı. Dev finans kuruluşlarının öngörülerini geride bırakan bu hızlı yükselişin ardından bankalar yeni tahminlerini açıklarken, piyasalara yönelik olası kar satışları ve geri çekilme uyarısı da yapıldı.</p>

<p>Altın fiyatları tarafında temmuz sonu itibarıyla kaydedilen yukarı yönlü hareket ağustos döneminde ivmesini artırdı. 4 bin dolar seviyesinin altına inmiş olan ons altın, ağustostaki hamlesiyle 4 bin 670 dolara kadar tırmandı ve bir aylık periyottaki getirisi yüzde 16 seviyesine ulaştı. Gram altın ise 7 bin 200 lirayı görmesinin ardından 7 bin 145 lira seviyelerine çekildi. Değer artışında ABD mali görünümüne dair kaygılar, dolardaki zayıflama ve güvenli liman arayışı etkisini gösterdi.</p>

<h2><strong>Dev bankadan yeni ons altın ve gram altın fiyatı tahmini</strong></h2>

<p>Bank of America (BofA), yayımladığı önceki öngörülerde ons altının 2026 yılı üçüncü çeyreğinde 3 bin 900 dolar, son çeyrekte ise 4 bin 250 dolar seviyelerinde kalacağını varsaymıştı. Ancak ons altının 4 bin 670 dolara yükselmesiyle BofA'nın bu beklentileri beklenenden daha erken aşılmış oldu.</p>

<p>Orta vadeli artış beklentisini sürdüren BofA, ons altının 2027 yılının ilk çeyreğinde 4 bin 750 dolara, ikinci çeyrekte ise 5 bin dolara çıkacağını tahmin etti. Kuruluşun 2027 yılı ortalama ons altın fiyatı beklentisi ise 4 bin 813 dolar seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Dolar/TL kurunun sabit kaldığı varsayımı altında, şu an 7 bin 145 lira olan gram altın fiyatı BofA öngörülerine göre 2027'nin ilk çeyreğinde 7 bin 300 liraya, ikinci çeyreğinde ise 7 bin 700 liraya yükselebilir. 2027'de kurun sabit kalması zor görünse de gram altın hem ons altından hem de dolar/TL'den beslendiği için, kurun yükselmesi durumunda gram altın 7 bin 700 liranın da üzerine çıkabilir. Banka, ons altının 2027'nin ikinci ve üçüncü çeyreğinde 5 bin dolar civarında kalmasının ardından son çeyrekte 4 bin 500 dolara çekilmesini bekliyor.</p>

<h3><strong>Uzmanlardan altın fiyatları için kritik kar satışı ve düzeltme uyarısı</strong></h3>

<p>Altının tek bir ayda yaklaşık yüzde 16 oranında değer kazanması, kısa vadeli kar satışları ihtimalini yükseltiyor. Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, altının dört günlük sürede yaklaşık 350 dolar artmasının ardından duraksamaya başladığını vurguladı. Ons altının Asya seansında 4 bin 700 doları görerek üç ayın zirvesine çıkmasının ardından yaşanan sınırlı düşüşte, doların güçlenmesi ve yatırımcıların kar realizasyonları rol oynadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hansen, fiyatların aniden yükselmek yerine mevcut seviyelerde dengelenmesinin piyasa sağlığı açısından daha uygun olacağını dile getirdi. Sürekli ve keskin tırmanışların piyasadaki aşırı iyimserliği besleyerek sert bir düşüşe zemin hazırlayabileceğini belirten Hansen, teknik açıdan 4 bin 770 doları kritik direnç, 4 bin 519 doları ise ilk destek seviyesi şeklinde işaret etti.</p>

<p>Öte yandan, piyasaların takibinde ABD PCE enflasyon verileri ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole toplantısındaki açıklamaları yer alacak. Olası faiz artırımı beklentilerinin güç kazanması halinde altın fiyatları üzerinde satış baskısı oluşabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-tahminleri-pes-pese-revize-edildi-ons-altin-ve-gram-altin-fiyati-ne-kadar-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-35.jpg" type="image/jpeg" length="32203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ın Avrupa Ligi rövanşında kadro belli oldu: Trossard yer almadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-avrupa-ligi-rovansinda-kadro-belli-oldu-trossard-yer-almadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-avrupa-ligi-rovansinda-kadro-belli-oldu-trossard-yer-almadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında deplasmanda karşılaşacağı Kauno Zalgiris maçı öncesinde kamp kadrosunu açıkladı. Leandro Trossard, sağlık ekibinin yaptığı risk değerlendirmesi nedeniyle kadroda yer almadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Beşiktaş</strong>, UEFA Avrupa Ligi play-off turundaki rövanş karşılaşması için hazırlıklarını sürdürürken deplasmanda oynayacağı Kauno Zalgiris maçının kamp kadrosunu duyurdu. Siyah-beyazlı ekipte <strong>Leandro Trossard</strong>, sağlık ekibinin değerlendirmesi sonucunda karşılaşmanın kadrosuna dahil edilmedi.</p>

<h2><strong>Beşiktaş'ın Kauno Zalgiris maçı kadrosu açıklandı</strong></h2>

<p>Beşiktaş'ın Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris ile deplasmanda oynayacağı UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanş maçının kamp kadrosu belli oldu. Teknik direktör Vincenzo Italiano tarafından belirlenen kadroda 24 futbolcu yer aldı.</p>

<p>Siyah-beyazlı ekibin açıkladığı kamp kadrosunda kaleciler Alexander Nübel, Doğan Alemdar ve Emir Yaşar bulunuyor.</p>

<p>Savunma hattında Kassoum Ouattara, Emmanuel Agbadou, Taylan Bulut, Rıdvan Yılmaz, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Yasin Özcan ve Amir Murillo kadroya dahil edildi.</p>

<h3><strong>Leandro Trossard Kauno Zalgiris maçında olmayacak</strong></h3>

<p>Beşiktaş'ta Leandro Trossard'ın Kauno Zalgiris karşılaşmasının kadrosunda yer almayacağı açıklandı. Siyah-beyazlı kulübün duyurusunda oyuncunun kadroya alınmamasına ilişkin sağlık ekibinin değerlendirmesine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulübün açıklamasında, "Leandro Trossard, sağlık ekibimizce yapılan risk analizinde yüksek risk değerlendirmesi nedeniyle Kauno Zalgiris maçı kadrosunda yer almamıştır." ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3><strong>Beşiktaş'ın orta saha ve hücum kadrosu</strong></h3>

<p>Beşiktaş'ın kamp kadrosunda orta saha oyuncuları arasında Amir Hadziahmetovic, Wilfred Ndidi, Salih Özcan, Milot Rashica, Kartal Kayra Yılmaz ve Orkun Kökçü yer aldı.</p>

<p>Hücum hattında ise Hyeon-gyu Oh, Junior Olaitan, Vaclav Cerny, Dusan Vlahovic, İlhan Fakılı ve Semih Kılıçsoy kadroya dahil edilen isimler arasında bulundu.</p>

<h3><strong>Kauno Zalgiris rövanşında 24 futbolcu yer alıyor</strong></h3>

<p>Beşiktaş'ın Kauno Zalgiris karşılaşması için açıkladığı 24 kişilik kamp kadrosu şöyle:</p>

<p>Alexander Nübel, Doğan Alemdar, Emir Yaşar, Amir Hadziahmetovic, Wilfred Ndidi, Salih Özcan, Milot Rashica, Kartal Kayra Yılmaz, Hyeon-gyu Oh, Orkun Kökçü, Kassoum Ouattara, Emmanuel Agbadou, Junior Olaitan, Vaclav Cerny, Taylan Bulut, Dusan Vlahovic, İlhan Fakılı, Rıdvan Yılmaz, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Yasin Özcan, Amir Murillo, Ahmet Sami Bircan ve Semih Kılıçsoy.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-avrupa-ligi-rovansinda-kadro-belli-oldu-trossard-yer-almadi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-26-144746.png" type="image/jpeg" length="30001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yemek kartı sektöründe inceleme: Komisyon yüzde 6’yı aşamayacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yemek-karti-sektorunde-inceleme-komisyon-yuzde-6yi-asamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yemek-karti-sektorunde-inceleme-komisyon-yuzde-6yi-asamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yemek kartı sektöründeki uygulamaları mercek altına aldı. Bakan Ömer Bolat, sektörün büyük bölümünü oluşturan 6 kuruluşun incelemeye alındığını açıklarken, yemek kartı şirketlerinin esnaf ve tacirlerden alabileceği komisyonun azami yüzde 6 olarak belirlendiğini ve farklı adlar altında ek ücret alınmasının yasaklandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong>, yemek kartı sektöründeki uygulamalara yönelik denetimleri sıkılaştırdı. Ticaret Bakanı <strong>Ömer Bolat</strong>, sektörün büyük bölümünü oluşturan 6 kuruluşun incelemeye alındığını açıklarken, yemek kartı kuruluşlarının esnaf ve tacirlerden alabileceği komisyon oranının azami <strong>yüzde 6 olarak belirlendiğini bildirdi.</strong></p>

<h2><strong>Yemek kartı şirketlerine yüzde 6 komisyon sınırı</strong></h2>

<p>Türkiye gazetesinin <u><strong><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/ekonomi/yemek-kartina-siki-takip-6-firmaya-inceleme-1811627" rel="nofollow" target="_blank">haberine</a></strong></u> göre, yemek kartı kuruluşlarının esnaf ve tacirlerden alabileceği komisyon oranı en fazla yüzde 6 olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre uygulama barındırma, kira, sarf malzemesi, işletim, teknik destek, bakım ve depozito gibi adlarla ayrıca ücret alınamayacak.</p>

<h3><strong>6 kuruluş incelemeye alındı</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yemek kartı sektörünün büyük bölümünü oluşturan 6 kuruluşun Bakanlık tarafından incelemeye alındığını açıkladı.</p>

<p>Bolat, düzenlemelerle esnaf ve tacirlerin yüksek komisyon oranları ve farklı isimlerle tahsil edilen ek bedeller nedeniyle yaşadığı sorunların önüne geçilmesinin amaçlandığını belirtti.</p>

<h3><strong>Ek hizmet sunulmadan ücret talep edilemeyecek</strong></h3>

<p>Bakanlığa ulaşan başvuruların yalnızca yüksek komisyon oranlarıyla sınırlı olmadığını belirten Bolat, komisyon ve diğer hizmet bedellerinin açık ve anlaşılır şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Satıcıya herhangi bir ek hizmet sunulmadığı halde yalnızca kampanyaya katılım gerekçesiyle ayrıca ücret talep edilemeyecek.</p>

<p>Ayrıca satıcıların ek hizmet, kampanya, indirim ve reklam faaliyetlerine katılımı zorunlu tutulamayacak.</p>

<h3><strong>Kampanyalı satışlarda komisyon hesabı değişti</strong></h3>

<p>Bolat, kampanyalı satışlarda komisyon bedelinin alıcının ödediği nihai fiyat üzerinden hesaplanacağını belirtti.</p>

<p>Elektronik ticaret mevzuatı kapsamında platformların satıcılardan talep ettiği hizmet bedellerinin ve bu bedellerin hangi durumlarda farklılaşacağının sözleşmelerde açıkça belirtilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Yemek sipariş platformlarına tek tip komisyon sınırı yok</strong></h3>

<p>Çevrim içi yemek sipariş platformlarının uyguladığı komisyonlara ilişkin de değerlendirmede bulunan Bolat, tüm yemek sipariş hizmeti sunan elektronik ticaret pazar yerlerine tek tip komisyon üst sınırı getirilmesinin fiyat oluşumuna doğrudan müdahale anlamına gelebileceğini söyledi.</p>

<p>Platformların sunduğu hizmetlerin ve maliyet yapılarının farklılık gösterdiğine dikkat çeken Bolat, iş yeri ölçeği, sipariş hacmi ve hizmet kapsamı gibi unsurların komisyon oranlarını etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>Bu nedenle tüm platformlara aynı komisyon üst sınırının uygulanmasının piyasa işleyişinde öngörülmeyen sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye gazetesi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yemek-karti-sektorunde-inceleme-komisyon-yuzde-6yi-asamayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0c4db130-13b4-42c6-b5d6-34cb2ec5c27d.webp" type="image/jpeg" length="47744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin: CIA Direktörü Ratcliffe Moskova’ya geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-cia-direktoru-ratcliffe-moskovaya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-cia-direktoru-ratcliffe-moskovaya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’ya geldiğini doğrulayarak iki ülkenin özel servisleri arasında temasların yapıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy</strong> <strong>Peskov</strong>, CIA Direktörü John Ratcliffe’in dün Moskova’yı ziyaret ettiğini belirtti. Peskov, Ratcliffe’in ziyareti kapsamında ABD ve Rusya’nın özel servisleri arasında temasların gerçekleştiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Peskov, Ratcliffe’in Moskova ziyaretini doğruladı</strong></h2>

<p>Peskov, başkent Moskova’da gazetecilere gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova’ya geldiğine yönelik soruyu yanıtlayan Peskov, ziyareti doğruladı.</p>

<p>Peskov, "Özel servisler arasında temaslar gerçekleşti” dedi.</p>

<p>Bu temasların olumlu bir gelişme olduğunu belirten Peskov, Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>’e Ratcliffe ile gerçekleştirilen temaslar hakkında bilgi verildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Peskov’dan Ukrayna değerlendirmesi</strong></h3>

<p>Kremlin Sözcüsü Peskov, açıklamalarında Ukrayna’daki savaşın sahadaki durumuna da değindi. Ukrayna’nın sahada başarısız olduğunu savunan Peskov, cephedeki gelişmelerin bu durumu gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Peskov, Kiev yönetiminin çökmeye başladığını ifade ederek, "Avrupalıların bunu görmezden gelmesi büyük bir hata” açıklamasını yaptı.</p>

<h3><strong>Ermenistan açıklaması</strong></h3>

<p>Peskov, gazetecilerin soruları üzerine Ermenistan’daki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Ermenistan’ın iç siyasetinde ağır süreçlerin yaşandığını belirten Peskov, söz konusu gelişmelerin yasalara uygun şekilde gerçekleşeceğine dair umudunu dile getirdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, <strong>Moskova</strong>’daki açıklamalarında Ratcliffe’in ziyareti kapsamında <strong>ABD</strong> ve <strong>Rusya</strong> özel servisleri arasındaki temasların gerçekleştiğini yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlin-cia-direktoru-ratcliffe-moskovaya-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kremlin-rusya-ve-abd-ozel-servisleri-arasinda-temaslar-gerceklesti.png" type="image/jpeg" length="46700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan İBB davası mesajı: “Yargısız infazın son perdesini izliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-ibb-davasi-mesaji-yargisiz-infazin-son-perdesini-izliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-ibb-davasi-mesaji-yargisiz-infazin-son-perdesini-izliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya aracılığıyla, dün İBB Davası'nda savunma yapan etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız'a tepki gösterdi. İBB Başkanı, "Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri'de tutuklu bulunan <strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu</strong>'ndan İBB davası ile ilgili yeni bir mesaj geldi.</p>

<p>"Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi" X  hesabından açıklaması yayımlanan İmamoğlu,<strong> Aziz İhsan Aktaş davasında</strong> verilen cezalara ve dün İBB Davası'nda savunma yapan <strong>etkin pişmanlıkçı Ertan Yıldız</strong>'a tepkisini dile getirdi. </p>

<h2><strong>"Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek"</strong></h2>

<p>Açıklamasına<strong> "Bu Silivri'den adalet çıkmaz"</strong> sözleriyle başlayan İmamoğlu, "Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi" dedi. </p>

<p>Aktaş davasına atıf yapan İmamoğlu,<strong> "Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><u><strong>İmamoğlu'nun paylaşımında şunlar kaydedildi: </strong></u></p>

<p><i>"BU SİLİVRİ’DEN ADALET ÇIKMAZ!</i></p>

<p><i>Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek. </i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>İBB davasında ise dün bir skandala tanık olduk. Davanın sözde “bel kemiği” itirafçısı, çarpraz sorguda tel tel döküldü. </i></p>

<p><i>Birbiriyle çelişen ifadeler iftiracıyı zora sokunca, mahkeme avukatların soru sormasını engelledi.</i></p>

<p><i>Gerekçe hakimin soruları beğenmemesiydi. Pek çok insanın 18 aydır tutuklu kalmasına neden olan kişiye “istenmeyen” soru sormak uygun bulunmadı. </i></p>

<p><i>Bu süregiden mizansene bir dava demek zordur. </i></p>

<p><i>Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!"</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">BU SİLİVRİ’DEN ADALET ÇIKMAZ!<br />
<br />
Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek.<br />
<br />
İBB davasında ise dün…</p>
— Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CA_iletisim) <a href="https://x.com/CA_iletisim/status/2092565394477195532?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 26, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-ibb-davasi-mesaji-yargisiz-infazin-son-perdesini-izliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="26085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM'den 2026 MEB-AGS açıklaması: Puan hesaplamasında hata tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osymden-2026-meb-ags-aciklamasi-puan-hesaplamasinda-hata-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osymden-2026-meb-ags-aciklamasi-puan-hesaplamasinda-hata-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 26 Temmuz 2026'da uygulanan Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı'nın (MEB-AGS) puan hesaplamasında 2025 yılına ait soru ağırlıklarının kullanıldığını duyurdu. Adayların doğru ve yanlış sayılarında herhangi bir hata bulunmadığını belirten ÖSYM, puanların 2026 yılı soru ağırlıklarına göre güncellenerek gün içinde yeniden erişime açılacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 26 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Millî Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı'nın (MEB-AGS) sonuçlarına dair önemli bir bilgilendirme yayımladı.</p>

<p><img alt="ÖSYM'den 2026 MEB-AGS açıklaması: Puan hesaplamasında hata tespit edildi,-1" class="detail-photo img-fluid" height="351" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/d3834dd2-2acc-4b91-91c7-d9f8a9804ab1.png" width="536" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>2025 yılının  soru ağırlıkları kullanıldı</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından yapılan incelemede, 80 sorudan oluşan AGS Testi bünyesindeki 6 alt testin soru ağırlıklarının puan hesaplama sürecinde sehven 2025 yılına ait katsayılarla işleme alındığı belirlendi.</p>

<p>Açıklamada, adayların sınav kağıtlarındaki toplam doğru ve yanlış sayılarında kesinlikle bir yanlışlık bulunmadığının altı çizildi.</p>

<p><img alt="ÖSYM'den 2026 MEB-AGS açıklaması: Puan hesaplamasında hata tespit edildi,-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/o-s-y-m1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Sonuç belgeleri ne zaman erişime açılacak?</strong></h3>

<p>Tüm adayların sınav puanlarının 2026 yılına ait güncel alt test soru ağırlıkları esas alınarak baştan hesaplandığı bildirildi. Yeniden hesaplanan güncel sonuç belgelerinin gün içerisinde ÖSYM'nin Sonuç Açıklama Sistemi üzerinden adayların erişimine sunulacağı kaydedildi.</p>

<p>Farklı alt testlerin adayın toplam başarı puanına etki oranını ifade eden soru ağırlıklarındaki bu güncelleme, adayların doğru-yanlış sayıları sabit kalsa dahi nihai sınav puanlarında değişikliklere yol açacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osymden-2026-meb-ags-aciklamasi-puan-hesaplamasinda-hata-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="85604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK verileri doğruladı: Türkiye'de spor yapmak gelir ve zaman kısıtına takılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-verileri-dogruladi-turkiyede-spor-yapmak-gelir-ve-zaman-kisitina-takiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuik-verileri-dogruladi-turkiyede-spor-yapmak-gelir-ve-zaman-kisitina-takiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplumun tek spor rutini açık havadaki yürüyüş oldu; salon sporları ise yüksek aidatlar yüzünden dar bir zümrenin tekelinde kaldı. Nüfusun yüzde 30'u haftalık yoğun çalışma temposu yüzünden spora değil uykuyu ve dinlenmeyi öncelerken, mevzuattaki kişi başına 15 metrekarelik yeşil alan standardının merkez ilçelerde 1 metrekareye düşmesi hareketsizliği tetikliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Zaman Kullanımı Araştırması 2025 verileri, Türkiye’de spor alışkanlıklarının sınıfsal gelir dağılımı, kamusal alan yetersizliği ve kronik zaman baskısı nedeniyle ciddi bir tıkanma yaşadığını ortaya koydu. Açıklanan resmi rakamlar, toplumun düzenli fiziksel aktivitesinin neredeyse tamamen açık havada yapılan maliyetsiz yürüyüşe sıkıştığını, özel üyelik veya ekipman gerektiren salon sporlarının ise ekonomik bariyerler nedeniyle geniş kitlelere ulaşamadığını belgeliyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Spor yapmak bütçe ve boş zaman lüksüne dönüştü</strong></h2>

<p dir="ltr">Hanehalkı gelir gruplarına göre günlük zaman kullanımı verileri, fiziksel aktivitenin doğrudan ekonomik refahla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Aylık geliri 0 ile 28 bin TL arasında bulunan en alt gelir grubundaki bireyler günde spora ve doğa aktivitelerine ortalama yalnızca 11 dakika 5 saniye ayırabilirken, 90 bin 1 TL ve üzerindeki en yüksek gelir grubunda bu süre 15 dakika 58 saniyeye çıkıyor. Düşük gelir grubunun günün 2 saat 48 dakikasını ev içi ücretsiz bakım hizmetlerine harcamak zorunda kalması, sporu satın alınabilir bir serbest zaman lüksü haline getiriyor. Türkiye’de sporun kitlelerden koparak dar bir zümrenin erişebildiği bir pratiğe dönüşmesi, kentlerin kapitalist dönüşümle de örtüşüyor. Marksist coğrafyacı ve kent kuramcısı David Harvey’nin "Kamusal alanların özelleştirilmesi ve mekânın metalaşması" tezi, sporun toplumsal karakterindeki radikal değişimi net bir şekilde açıklıyor. Harvey’nin kuramı ekseninde bakıldığında; geçmişte mahalle aralarında, çocukların ve gençlerin ortak kullanımına açık boş arsalarda ya da kamusal sokaklarda ücretsiz ve kolektif olarak yapılabilen spor, kentsel rant baskısıyla birlikte yerini ticarileşmiş alanlara bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Şehirlerdeki ortaklaşa kullanılan kamusal açık alanların imara açılmasıyla birlikte fiziksel aktivite, yüksek aylık aidatlarla girilebilen özel zincir fitness salonlarına ve lüks pilates stüdyolarına devredildi.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Images 2026 08 25T140443.699" class="detail-photo img-fluid" height="365" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-25t140443699.jpg" width="547" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Kentlerde yurttaşa açık olarak kullanılabilecek basketbol ve voleybol sahalarının az olması spora erişimi kısıtlıyor</i></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Pahalı salonlar yerine masrafsız spor yürüyüş öne çıktı</strong></h3>

<p dir="ltr">Son dört hafta içinde yapılan sportif faaliyetlerin dağılımına bakıldığında ise yürüyüş ve koşu yüzde 11,67 ile açık ara en yaygın fiziksel aktivite olarak öne çıkıyor. On yıl önce yüzde 9,86 olan bu oranın düzenli artışı, spor salonu üyeliklerinin ve ekipman fiyatlarının yükseldiği bir dönemde halkın maliyetsiz seçeneklere sığındığını gösteriyor. Bisiklete binenlerin oranı ise yüzde 2,22, yüzmeye gidenlerin yüzde 2,15 ve basketbol oynayanların yüzde 0,90 ile sınırlı kaldı. Türkiye'de yürüyüşün en yaygın spor tercihi olmasına rağmen toplumun genelinde fiziksel aktivite düzeyinin sınırlı kalması, modern kent planlamasının niteliğiyle de doğrudan ilişkileniyor. Dünyaca ünlü Danimarkalı mimar ve kent kuramcısı Jan Gehl’in ortaya koyduğu "İnsan Odaklı Kentler" yaklaşımı ve uluslararası "Yürünebilirlik" endeksleri, bir toplumun hareket alışkanlığını doğrudan sokak tasarımının belirlediğini savunuyor. Gehl’in araştırmaları; kesintisiz geniş kaldırımlara, gölge veren ağaç dokusuna, güvenli yaya geçitlerine ve taşıt trafiğinden arındırılmış kamusal alanlara sahip şehirlerde halkın spora ihtiyaç duymadan dahi gündelik hayatın akışı içinde doğal olarak hareket ettiğini ortaya koyuyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Spor yapmaya değil dinlenmeye hasretiz</strong></h2>

<p dir="ltr">Öte yandan modern hayatın dayattığı zaman darlığı, toplumun spor yapma arzusunu doğrudan tüketiyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye, haftalık 45 saati aşan uzun çalışma sürelerinde üye ülkeler arasında ilk sıralarda yer alırken; bu durum çalışma sosyolojisinde "Zaman Yoksulluğu" (Time Poverty) olarak tanımlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Hafta içi zamanı kendisine yetmeyen bireylerin oranı son on yılda yüzde 24,48’den yüzde 30,57’ye tırmanırken, zaman baskısı hisseden bu kitlenin en çok hasret kaldığı faaliyet yüzde 36,23 ile dinlenme ve tatil oluyor. Fazladan zaman bulduğunda bunu spora ayırmak isteyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 5,17 seviyesinde kalarak, insanların bedensel egzersiz yerine tükenmişlik hissiyle dinlenmeye ve uykuya öncelik verdiğini ortaya koyuyor. Hareketsizlik ise başka sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açıyor. Sağlık Bakanlığı'nın kronik hastalıklar ve risk faktörlerine yönelik araştırmaları, Türkiye'de yetişkin nüfusun yaklaşık üçte birinin obezite, diğer üçte birinin ise fazla kilo sorunuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Hareketsiz yaşam tarzı ve ucuz karbonhidrat odaklı beslenme sonucu diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Dünyanın önde gelen tıp dergilerinden The Lancet tarafından yayımlanan fiziksel hareketsizlik serisi (Physical Inactivity Series), hareketsizliği tütün kullanımı kadar ölümcül bir küresel salgın olarak nitelendiriyor. Araştırma bulguları, günlük yeterli düzeyde fiziksel hareketten yoksun kalmanın erken ölüm riskini yüzde 20 ila 30 oranında artırdığını ortaya koyarken; Türkiye'de halkın spor yapabileceği tesis ve kamusal alanların eksikliği, önlenebilir kronik hastalıkların ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının genç yaşlara kadar inmesine zemin hazırlıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Parklar yerine AVM ve sosyal medya</strong></h2>

<p dir="ltr">Kültürel faaliyet ve mekan kullanım tercihleri de kamusal yeşil alan eksikliğinin vatandaşları kapalı mekanlara ittiğini doğruluyor. Toplumun yüzde 42,41’i düzenli olarak alışveriş merkezlerinde vakit geçirirken, sosyal medya kullanımı son on yılda yüzde 33,88’den yüzde 71,74’e sıçramış durumda. Buna karşın doğayla doğrudan temas sağlayan günübirlik doğa yürüyüşlerine katılımın yüzde 5,85’te kalması, şehirlerde nefes aldıracak spor ve rekreasyon alanlarının yetersizliğini gösteriyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mevzuatta 15 metrekare yeşil alan şart: Gerçekte sadece 1 metrekare</strong></h3>

<p dir="ltr">Toplumun neden nitelikli açık alan sporları yapamadığı sorusu, kentleşme ve imar verilerinde yanıt buluyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürürlükteki Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği kişi başına en az 15 metrekare aktif yeşil alan standardı getirirken, TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) ve Mimarlar Odası'nın kent izleme raporları büyükşehirlerin merkez ilçelerinde bu oranın fiilen 1 ila 3 metrekare seviyesine kadar gerilediğini ortaya koyuyor. ŞPO Ankara Şubesi’nin 2019, 2021 ve 2023 yıllarını kapsayan <a href="https://www.spo.org.tr/" rel="nofollow">Ankara Kent İzleme Raporları</a> Çankaya, Altındağ, Keçiören gibi merkez ilçelerinde kişi başına düşen aktif yeşil alanın mahalle ölçeğinde 2–4 metrekareyle sınırlı kaldığı, vadilerin ve açık alanların yapılaşma baskısıyla daraldığına işaret ediyor. ŞPO İstanbul Şubesi’nin 2020 ve 2022 tarihli İstanbul Kent Raporları ve Plan İncelemeleri’ne göre İstanbul genelinde kişi başına düşen aktif yeşil alan ortalama 6–8 metrekare civarında.Ancak yoğun yapılaşmanın olduğu Bağcılar, Esenler, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy veya Fatih) bu oran kişi başına 1 ila 3 metrekareye düşüyor. ŞPO İzmir Şubesi raporlarında, kıyı şeritleri dışarıda bırakıldığında Konak, Karabağlar, Bornova gibi yerleşimlerde kişi başına düşen nitelikli park alanının 3–5 metrekare olduğu belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kişi başına asgari 9 metrekarelik sağlıklı çevre eşiğinin dahi altında kalan bu yoğun yapılaşma ve betonlaşma, halkın spor yapabileceği park, koşu parkuru ve rekreasyon alanlarını fiilen yok ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-verileri-dogruladi-turkiyede-spor-yapmak-gelir-ve-zaman-kisitina-takiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cbc.jpg" type="image/jpeg" length="73202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMO'dan fındık üreticilerine uyarı: Geçen yılın ürünü alınmayacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tmodan-findik-ureticilerine-uyari-gecen-yilin-urunu-alinmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tmodan-findik-ureticilerine-uyari-gecen-yilin-urunu-alinmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, fındık alımlarına ilişkin yaptığı açıklamada geçen yılın ürünlerinin kesinlikle kabul edilmeyeceğini bildirdi. TMO'nun fındık alımına 24 Ağustos'ta başladığını belirten Güldal, son üreticinin ürününü teslim etmesine kadar alımların sürdürüleceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toprak Mahsulleri Ofisi</strong> (<strong>TMO</strong>) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Ordu'nun Altınordu ilçesinde fındık alımının sürdüğü depoda incelemelerde bulundu. Güldal, Vali Muammer Erol ve MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk'e TMO'nun yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi. Fındık alım sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Güldal, geçen yılın fındığının bu yılın mahsulüyle karıştırılmaması gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>TMO fındık alımına 24 Ağustos'ta başladı</strong></h2>

<p>Ahmet Güldal, TMO'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15'inci kez fındık alımı yapmakla görevlendirildiğini açıkladı. Kurumun 2017 yılından bu yana 10 yıl boyunca aralıksız şekilde fındık alımında görevlendirildiğini belirten Güldal, bu çalışmaların üreticiye, bölge ekonomisine ve ülke ekonomisine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Güldal, TMO'nun verilen görevleri kurumsal olarak yerine getirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Fındık alım sürecinin de bu kapsamda devam ettiğini belirtti.</p>

<p>TMO'nun fındık alımına 24 Ağustos'ta başladığını aktaran Güldal, randevu sisteminin üreticiler tarafından kullanılmaya başlandığını kaydetti. Randevuların alım tarihinden bir hafta önce açıldığını belirten Güldal, üreticilerin kendilerine uygun gün için sistem üzerinden randevu alarak ürünlerini teslim etmeye başladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fındık alımında geçen yılın ürünü kabul edilmeyecek</strong></h3>

<p>TMO Genel Müdürü Güldal, fındık alımında uygulanacak kriterlerin daha önce duyurulduğunu belirtti. Kurumda görev yapan eksperlerin fındık alımı konusunda yetkin olduğunu ifade eden Güldal, alım sürecinde herhangi bir eksik veya sorun bulunmadığını dile getirdi.</p>

<p>Üreticilere geçen yılın fındığını bu yılın mahsulüne karıştırmamaları çağrısında bulunan Güldal, bu ürünlerin geri çevrileceğini belirtti. Güldal, "Çünkü geri dönme durumu söz konusu olacaktır. Geçen yılın ürünleri kesinlikle alınmayacaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>TMO fındık alımları son üreticiye kadar sürecek</strong></h3>

<p>Fındık hasadının ilk günlerinde kurutma işlemi nedeniyle ürün arzının daha düşük olduğunu belirten Güldal, ilerleyen günlerde alım miktarının artmasını beklediklerini söyledi. TMO'nun alım süreci için hazırlıklarını tamamladığını aktaran Güldal, son üreticinin ürününü teslim etmesine kadar alımların devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>TMO'nun randevu sistemi üzerinden yapılan planlamayla üreticilerin ürünlerini belirlenen günlerde teslim etmeye başladığı belirtildi. Alım faaliyetlerinin depoların ve personelin hazırlıkları doğrultusunda sürdürüleceği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Fındık üretiminde bu yıl verimli sezon beklentisi</strong></h3>

<p>Güldal, geçen sezon kuraklık ve zirai don nedeniyle tarımsal ürünlerde rekoltenin düştüğünü hatırlattı. Bu yıl ise ülke genelinde birçok tarım ürününde daha verimli bir sezon yaşandığını belirtti.</p>

<p>TMO Genel Müdürü, hububat ve bakliyatta hasat döneminin sonuna yaklaşıldığını ve bu ürünlerde yüksek verim alındığını söyledi. TMO'nun söz konusu ürünlerde yüksek miktarda alım gerçekleştirdiğini aktaran Güldal, fındık sezonunun da verimli ve bereketli geçmesini temenni etti.</p>

<h3><strong>TMO ürün bedellerini 21'inci günden itibaren ödeyecek</strong></h3>

<p>TMO'nun ürün bedeli ödemelerine ilişkin de bilgi veren Güldal, bu yıl tüm ürünlerde ödemelerin 21'inci günden itibaren yapıldığını açıkladı.</p>

<p>TMO'nun fındık alım görevinin 31 Aralık'a kadar devam edeceğini belirten Güldal, kendilerine ulaştırılacak ürünlerin tamamını almak amacıyla depo, finans ve personel hazırlıklarının yapıldığını söyledi.</p>

<h3><strong>Üreticilere TMO'yu tercih etmeleri önerildi</strong></h3>

<p>MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk de fındık üreticilerine yönelik değerlendirmesinde TMO'yu tercih etmeleri önerisinde bulundu. TMO'nun fındık alım çalışmalarına ilişkin incelemelerde Vali Muammer Erol ve Ahmet Güldal ile birlikte yer alan Şanlıtürk, üreticilerin ürünlerini kuruma teslim etmeleri yönündeki tavsiyesini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tmodan-findik-ureticilerine-uyari-gecen-yilin-urunu-alinmayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tmodan-findik-ureticilerine-uyari.png" type="image/jpeg" length="24875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Side’de 390 metrelik caddede kazılar tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-sidede-390-metrelik-caddede-kazilar-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-sidede-390-metrelik-caddede-kazilar-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Side Antik Kenti’nde yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde yürütülen kazıların tamamlandığını açıkladı. Çalışmalarda Herakles Kapısı ile Roma ve Geç Antik Çağ dönemlerine ilişkin önemli mimari izler ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, <strong>Side Antik Kenti</strong>’nde sürdürülen kazı çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Ersoy, yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde tamamlanan kazıların, kentin Roma’dan Geç Antik Çağ’a uzanan değişimine ilişkin izler ortaya çıkardığını belirtti.</p>

<h2><strong>Side’de Herakles Kapısı ortaya çıkarıldı</strong></h2>

<p>Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Side Antik Kenti’ndeki çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Ersoy, "Side'de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık. Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nde tamamladığımız kazılar, Side'nin Roma'dan Geç Antik Çağ'a uzanan dönüşümüne ilişkin önemli izler ortaya koydu” dedi.</p>

<p>Caddenin anıtsal girişlerinden biri olan Herakles Kapısı’nın, Herakles’in On İki İşi’ni gösteren kabartmalarıyla öne çıktığı belirtildi. Kapının kasetlerinde ise <strong>Athena</strong>, <strong>Zeus</strong>, <strong>Artemis</strong>, <strong>Hygeia</strong> ve <strong>Tykhe</strong> tasvirlerinin yer aldığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kabartmaların yeniden kullanıldığı belirlendi</strong></h3>

<p>Herakles Kapısı’ndaki kabartmaların MS 3. yüzyılın başlarına ait olduğu belirtildi. Bu eserlerin Geç Antik Çağ döneminde kapının yapımı sırasında yeniden kullanıldığı ifade edildi.</p>

<p>Bakan Ersoy, caddenin MS 5. yüzyılda Piskoposluk Sarayı kompleksiyle birlikte yeniden düzenlendiğini bildirdi. Bu düzenlemeyle güzergahın, Doğu Kapısı’ndan kente gelenleri karşılayan anıtsal bir kent aksına dönüştüğü kaydedildi.</p>

<p>Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Side’nin çok katmanlı tarihinin ortaya çıkarılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</p>

<h3><strong>Caddede üç anıtsal giriş tespit edildi</strong></h3>

<p><strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı</strong>nın açıklamasında, <strong>Geleceğe Miras Projesi</strong> kapsamında kazıları tamamlanan yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nin kuzey bölümüne ilişkin ayrıntılar paylaşıldı.</p>

<p>Açıklamaya göre, caddenin kuzeyinde MS 2. yüzyılda doğu-batı yönünde uzanan bir stoa bulunuyordu. Stoanın arka bölümünde ise çok sayıda mekanın yer aldığı belirtildi.</p>

<p>Caddenin Roma Dönemi’ndeki mimari yapısına ilişkin izler taşıyan söve ve eşik taşları da kazılar sırasında tespit edildi. Stoa üzerinde batıdan doğuya doğru Batı Kapısı, Herakles Kapısı ve Kuzey Hamamı Kapısı olarak adlandırılan üç anıtsal giriş ortaya çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Side’nin mimari yapısı MS 5. yüzyılda değişti</strong></h3>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Herakles’in <strong>On İki İşi</strong>’nin işlendiği kabartmaların yanı sıra Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirlerinin de kapının kasetlerinde yer aldığı bildirildi.</p>

<p>MS 3. yüzyıla tarihlenen kabartmaların, <strong>Geç Antik Çağ’</strong>da Herakles Kapısı’nın inşası sırasında devşirme malzeme olarak kullanıldığı ifade edildi.</p>

<p>Side Antik Kenti’ndeki b Caddesi’nin görünümünün MS 5. yüzyılda önemli ölçüde değiştiği aktarıldı. Bu dönemde caddenin kuzeyinde bulunan geniş alanın Piskoposluk Sarayı kompleksinin bir bölümüne dönüştürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Bu değişiklikle daha önce stoaya açılan girişlerin bir bölümünün kapatıldığı, kuzey stoa üzerinde ise yeni anıtsal girişlerin oluşturulduğu kaydedildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Side’de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık.<br />
<br />
Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi’nde tamamladığımız kazılar, Side’nin Roma’dan Geç Antik Çağ’a uzanan dönüşümüne ilişkin önemli izler ortaya koydu.<br />
<br />
Caddenin anıtsal girişlerinden Herakles Kapısı,… <a href="https://t.co/ddwmzbk2mN" rel="nofollow">pic.twitter.com/ddwmzbk2mN</a></p>
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) <a href="https://x.com/MehmetNuriErsoy/status/2092538182617158086?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 26, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-sidede-390-metrelik-caddede-kazilar-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kultur-ve-turizm-bakani-ersoysidede-tarihin-gorkemli-kapilarindan-birini-daha-gun-yuzune-cikardik.png" type="image/jpeg" length="22076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da termometreler 46 dereceyi gösterdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanliurfada-termometreler-46-dereceyi-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanliurfada-termometreler-46-dereceyi-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da etkisini artıran kavurucu sıcaklar nedeniyle termometreler 46 dereceyi gösterdi. Aşırı sıcaklar sokakları boşaltırken, vatandaşlar gölgelik alanlara ve Balıklıgöl çevresine sığındı; tarihi çarşılar bölgesinde ise ziyaretçileri serinletmek amacıyla vantilatör sistemleri devreye alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin en sıcak illerinin başında gelen Şanlıurfa'da kavurucu yaz sıcakları etkisini sürdürüyor. Kent merkezinde termometrelerin 46 dereceye kadar yükselmesiyle birlikte günlük yaşam olumsuz etkilenirken, cadde ve sokaklarda araç ile yaya trafiğinde belirgin bir durgunluk yaşandı.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak isteyen vatandaşlar, parklar ile kentin simgesi olan Balıklıgöl Yerleşkesi'ndeki gölgelik ve yeşil alanlara sığındı. Dışarı çıkmak zorunda kalan vatandaşların güneş çarpmasından korunmak adına şapka ve şemsiyelerle önlem aldığı görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan tarihi çarşılar bölgesinde ise esnaf ve ziyaretçilerin sıcaktan daha az etkilenmesini sağlamak amacıyla vantilatör sistemleri devreye sokuldu. Sıcak hava dalgasının kent genelinde önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanliurfada-termometreler-46-dereceyi-gosterdi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-26t135748755.jpg" type="image/jpeg" length="92806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aliağa Petkimspor'dan pota altına 2.18'lik takviye: Letonyalı Pivot Anzejs Pasecniks imzayı attı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aliaga-petkimspordan-pota-altina-218lik-takviye-letonyali-pivot-anzejs-pasecniks-imzayi-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aliaga-petkimspordan-pota-altina-218lik-takviye-letonyali-pivot-anzejs-pasecniks-imzayi-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Aliağa Petkimspor, pota altını Letonyalı pivot Anzejs Pasecniks ile güçlendirdi. İzmir temsilcisi, geçen sezonu Tayvan ekibi Hsinchu JKO Lioneers'ta tamamlayan 2.18 metre boyundaki tecrübeli milli basketbolcuyu kadrosuna kattığını resmen duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Aliağa Petkimspor, yeni sezon kadro planlaması kapsamında Letonyalı pivot Anzejs Pasecniks'i renklerine bağladı. İzmir temsilcisi, 2.18 metre boyundaki tecrübeli oyuncunun transferiyle pota altı rotasyonunu güçlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transferi resmi kanallarından duyuran yeşil-beyazlı kulüp, "Letonya Milli Takımı formasını da giyen, geçtiğimiz sezon Hsinchu JKO Lioneers formasıyla 10,4 sayı, 7,7 ribaunt ve 1,5 asist ortalamaları yakalayan 2,18 metrelik pivot Anzejs Pasecniks, birlikte hedefe yolculuğumuz için aramıza katıldı" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Kariyerinde Avrupa ve milli takım tecrübesi bulunan 30 yaşındaki Letonyalı pivot, güçlü fiziği ve boyalı alandaki etkinliğiyle tanınıyor. Pasecniks'in sağlık kontrollerinin ardından Aliağa Petkimspor'un sezon öncesi hazırlık kampına katılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aliaga-petkimspordan-pota-altina-218lik-takviye-letonyali-pivot-anzejs-pasecniks-imzayi-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/getty-images-1178155841.webp" type="image/jpeg" length="93638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Un sanayicileri ve hububatçılardan rekor buğday hasadı beklentisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/un-sanayicileri-ve-hububatcilardan-rekor-bugday-hasadi-beklentisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/un-sanayicileri-ve-hububatcilardan-rekor-bugday-hasadi-beklentisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, yağışlardaki yüzde 76'lık artışla Türkiye'nin buğday rekoltesinde 24,5 milyon tonluk rekora koştuğunu açıkladı. Karadeniz'deki askeri gerilim ve Avrupa'daki kuraklığa rağmen Türkiye'nin güçlü stok yapısıyla küresel tedarik krizinden korunduğunu belirten Ulusoy, un ihracatında küresel liderliğin sürdüğünü vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, Türkiye genelinde yağışların geçen yıla kıyasla yüzde 76 artmasıyla birlikte buğday üretiminde tarihi bir rekorun eşiğine gelindiğini açıkladı. Karadeniz'deki jeopolitik gerilimler ve Avrupa'daki kuraklığa rağmen Türkiye'nin iç pazarda herhangi bir arz riski taşımadığını vurgulayan Ulusoy, başarılı yerli hasat ve güçlü stok yapısı sayesinde ülkenin küresel tedarik krizinden tam anlamıyla izole durumda olduğunu bildirdi.</p>

<p>Türkiye un sektörü, yıllık 32 milyon tonluk üretim kapasitesiyle dünya un ticaretinden yüzde 23 pay alarak 11 yıldır aralıksız küresel un ihracat şampiyonluğunu sürdürüyor. ABD merkezli ve 130 yıllık geçmişe sahip IAOM’in Avrasya Bölge Başkanlığı’nı yürüten Türkiye, 32 ülkeyi, 2 milyarı aşkın nüfusu, 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü, dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve küresel un ihracatının yüzde 55’ini temsil eden stratejik bir coğrafyayı koordine ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel tahıl piyasalarını değerlendiren Eren Günhan Ulusoy, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların son dönemde liman altyapılarını ve yük gemilerini hedef alması nedeniyle durumun 2022'deki krizden daha riskli hale geldiğini kaydetti. Dünya buğday tedarikinin yüzde 30'unu sağlayan bu iki ülkenin limanlarındaki aksaklıkların küresel piyasaları baskıladığını belirten Ulusoy, ABD Tarım Bakanlığı tahminlerine göre yaşanan lojistik blokajlar nedeniyle ihracat beklentisinin Rusya için 43-46 milyon tona, Ukrayna için ise 13,5 milyon ton seviyelerine gerilediğini ifade etti.</p>

<p>Dünyadaki dalgalanmalara karşın Türkiye'de tahıl üretim sezonunun oldukça bereketli geçtiğini hatırlatan Ulusoy, bu yıl buğday rekoltesinin 24,5 milyon tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Avrupa genelinde baş gösteren şiddetli kuraklığın kıtadaki rekolteleri aşağı çektiğini belirten Ulusoy; Türkiye'nin un ve unlu mamuller sanayisindeki yüksek üretim gücü, lojistik üstünlüğü ve işlenmiş hububat kapasitesiyle Avrupa'daki açığı kapatabilecek en kilit aktör konumunda bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sektörün Avrasya'daki en büyük buluşması olan 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi ise bu yıl 28-29 Eylül tarihlerinde ilk kez Özbekistan'ın başkenti Taşkent’te düzenlenecek. Rusya, Ukrayna, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Kazakistan, Orta Asya cumhuriyetleri, ABD, Orta Doğu ve Afrika’dan 1000’in üzerinde sektör profesyonelini ağırlayacak etkinlikte; hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticileri ile değirmen makineleri, lojistik ve depolama tedarikçileri yeni ticaret rotalarını belirlemek üzere bir araya gelecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/un-sanayicileri-ve-hububatcilardan-rekor-bugday-hasadi-beklentisi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/bugday-3.jpg" type="image/jpeg" length="36074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB’nin ticaretinde Türkiye 5’inci sırada: Türkiye ile ticaret 52,8 milyar avroya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abnin-ticaretinde-turkiye-5inci-sirada-turkiye-ile-ticaret-528-milyar-avroya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abnin-ticaretinde-turkiye-5inci-sirada-turkiye-ile-ticaret-528-milyar-avroya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2026’nın ikinci çeyreğinde Avrupa Birliği’nin en fazla ithalat ve ihracat yaptığı ülkeler arasında 5’inci sırada yer aldı. Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaret hacmi bu dönemde 52,8 milyar avroya ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, 2026’nın ikinci çeyreğinde <strong>Avrupa Birliği’nin (AB) </strong>dış ticaretinde öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre Türkiye, AB’nin hem en fazla ithalat yaptığı hem de en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında 5’inci oldu.</p>

<h2><strong>AB’nin dış ticareti arttı</strong></h2>

<p>Eurostat, AB’nin 2026’nın ikinci çeyreğine ilişkin uluslararası ticaret verilerini yayımladı. Buna göre AB, nisan-haziran döneminde Birlik dışındaki ülkelerden 701,8 milyar avroluk mal ithal etti.</p>

<p>AB’nin aynı dönemde Birlik dışındaki ülkelere yaptığı mal ihracatı ise 680 milyar avro olarak kaydedildi. AB’nin ithalatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,7 artarken, <strong>ihracatı</strong>ndaki yükseliş yüzde 4,5 oldu.</p>

<h3><strong>AB’nin ithalatında Çin ilk sırada</strong></h3>

<p>AB’nin ikinci çeyrekte en fazla <strong>ithalat</strong> yaptığı ülke Çin oldu. Çin’den yapılan ithalat 153,6 milyar avroya ulaşırken, ülkenin AB’nin toplam ithalatındaki payı yüzde 21,9 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Çin’in ardından 98,7 milyar avroyla ABD, 43,4 milyar avroyla Birleşik Krallık ve 36,9 milyar avroyla İsviçre geldi.</p>

<p>Türkiye’den AB ülkelerine yapılan ithalat ise ikinci çeyrekte 25,5 milyar avro oldu. Bu rakamla Türkiye, AB’nin en fazla ithalat gerçekleştirdiği 5’inci ülke olarak sıralandı.</p>

<h3><strong>Türkiye AB’nin ihracatında da 5’inci</strong></h3>

<p>AB’nin ikinci çeyrekte en fazla ihracat yaptığı ülke 127,7 milyar avroyla ABD oldu. ABD’yi 92,7 milyar avroyla Birleşik Krallık, 60,5 milyar avroyla İsviçre ve 50,3 milyar avroyla Çin takip etti.</p>

<p>AB’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ihracat ise 27,3 milyar avro olarak kayıtlara geçti. Türkiye, bu rakamla AB’nin en fazla ihracat yaptığı <strong>5’inci ülke</strong> oldu.</p>

<h3><strong>Türkiye-AB ticaret hacmi 52,8 milyar avro</strong></h3>

<p>Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaret hacmi, 2026’nın ikinci çeyreğinde 52,8 milyar avroya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu toplamın 25,5 milyar avroluk bölümünü AB’nin Türkiye’den gerçekleştirdiği ithalat, 27,3 milyar avroluk kısmını ise Türkiye’ye yaptığı ihracat oluşturdu. Böylece Türkiye, yılın ikinci çeyreğinde AB’nin dış ticaretinde hem ithalat hem de ihracat tarafında 5’inci sırada yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abnin-ticaretinde-turkiye-5inci-sirada-turkiye-ile-ticaret-528-milyar-avroya-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-abnin-5inci-buyuk-ticaret-ortagi-konumunda.png" type="image/jpeg" length="55053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="75878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="49636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="31437"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="80076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="74449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="73829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="77811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="30390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="77295"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="42564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="24439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="17710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="51250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="13266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="13795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="22085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="29298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="29976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="99820"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
