<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 15:24:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-2027 ücretli öğretmenlik sonuçları ne zaman açıklanacak? e-Devlet sorgulama ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-ucretli-ogretmenlik-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-ucretli-ogretmenlik-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde ücretli öğretmenlik başvurusu yapan adayların sonuçlara ilişkin araştırmaları sürüyor. MEB bünyesindeki ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirmelerinde tek bir merkezi sonuç tarihi uygulanmıyor. İl ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin ihtiyaç ve değerlendirme süreçlerine göre ilerleyen görevlendirmelerde adayların sonucu takip edebileceği kanallar da önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına günler kala ücretli öğretmenlik başvurusu yapan adayların sonuçlara ilişkin araştırmaları yoğunlaştı. Ders ücreti karşılığında öğretmen olarak görev almak isteyen adaylar, başvurdukları il veya ilçede görevlendirmelerin açıklanıp açıklanmadığını kontrol ediyor.</p>

<p>Ücretli öğretmenlik süreci, merkezi bir atama takvimi üzerinden Türkiye genelinde aynı gün sonuçlandırılmıyor. Görevlendirmeler, okullardaki öğretmen ve ders saati ihtiyacına göre ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından yürütüldüğü için sonuçların açıklanma zamanı da bölgelere göre değişebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>“2026-2027 ücretli öğretmenlik sonuçları açıklandı mı?”</strong> sorusunun Türkiye geneli için tek bir yanıtı bulunmuyor. Bazı il ve ilçelerde görevlendirme süreci tamamlanırken, ihtiyaç ve değerlendirmeleri devam eden yerlerde sonuçların daha sonraki tarihlerde duyurulması mümkün.</p>

<h2><strong>Ücretli öğretmenlik sonuçları 2026 açıklandı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı ücretli öğretmenlik görevlendirmeleri için <strong>Türkiye genelinde geçerli tek bir sonuç açıklama tarihi bulunmuyor</strong>.</p>

<p>İlçe milli eğitim müdürlükleri, kendi bölgelerindeki okul ve branş ihtiyaçlarına göre başvuruları değerlendirerek görevlendirme işlemlerini gerçekleştiriyor. Bu nedenle bir ilçede sonuçlar açıklanmışken başka bir ilçede değerlendirme sürecinin devam etmesi mümkün.</p>

<p>Nitekim 2026-2027 eğitim öğretim yılı için bazı ilçe milli eğitim müdürlüklerinde ücretli öğretmenlik başvuruları ağustos ayında alınmaya başladı. Örneğin Kilis İl Milli Eğitim Müdürlüğü 27 Ağustos 2026 tarihinde 2026-2027 eğitim öğretim yılı ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirmelerine ilişkin duyuru yayımladı.</p>

<p>Başvuruların ardından görevlendirme işlemlerinin tamamlanma zamanı ise ilgili ilçenin ihtiyaçlarına ve değerlendirme sürecine göre değişiyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 ücretli öğretmenlik sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik sonuçları için <strong>MEB tarafından Türkiye genelinde tek bir açıklama günü belirlenmiş değil</strong>.</p>

<p>Görevlendirmelerde okulların öğretmen ihtiyacı, branşlardaki açıklar ve ilçelerdeki başvuru değerlendirmeleri dikkate alınıyor. Bu nedenle adayların yalnızca MEB'in merkezi duyurularını değil, başvuru yaptıkları <strong>ilçe milli eğitim müdürlüğünün resmi internet sitesini</strong> de takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Bazı ilçelerde görevlendirme listeleri duyurular bölümünde yayımlanabilirken, bazı yerlerde adaylara ayrıca iletişim kanalları üzerinden bilgi verilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla adayın sonucunu öğrenebilmesi için öncelikle <strong>başvuru yaptığı ilçe milli eğitim müdürlüğünü</strong> kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><img alt="Dmm’den %22E Devlet Kapısı'na Siber Saldırı” Iddiasına Yalanlama" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dmmden-22e-devlet-kapisina-siber-saldiri-iddiasina-yalanlama.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik sonucu e-Devlet'ten nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>MEB'in e-Devlet üzerinden sunduğu hizmetler arasında <strong>“Ders Ücreti Karşılığında Öğretmen Görevlendirme Başvurusu”</strong> hizmeti bulunuyor. Adaylar bu hizmete e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yaparak ulaşabiliyor.</p>

<p>Sorgulama için şu adımlar izlenebilir:</p>

<ol>
 <li>
 <p>e-Devlet sistemine giriş yapılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama bölümüne <strong>“Ders Ücreti Karşılığında Öğretmen Görevlendirme Başvurusu”</strong> yazılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>MEB tarafından sunulan ilgili hizmet açılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın başvuru bilgileri ve sistemde yer alan durum kontrol edilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıca başvuru yapılan il veya ilçenin resmi duyuruları takip edilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Burada önemli nokta, e-Devlet'teki hizmet adının doğrudan <strong>“Ücretli Öğretmenlik Sonuçları”</strong> şeklinde olmamasıdır. Resmî e-Devlet hizmet listesinde MEB'e ait ilgili işlem “Ders Ücreti Karşılığında Öğretmen Görevlendirme Başvurusu” adıyla yer alıyor.</p>

<h3><strong>İlçe MEM ücretli öğretmenlik sonuçları nasıl öğrenilir?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik görevlendirmesinde adayların takip etmesi gereken bir diğer kanal, başvuru yapılan <strong>ilçe milli eğitim müdürlüğünün resmi internet sitesi</strong>.</p>

<p>İlçe MEM'ler ihtiyaç durumuna göre duyurular yayımlayabiliyor. Bu duyurularda görevlendirme yapılan adayların isimleri, görevlendirme yapılacak okullar veya göreve başlama işlemlerine ilişkin bilgiler bulunabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların özellikle şu bölümleri kontrol etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İlçe milli eğitim müdürlüğünün resmi internet sitesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Duyurular</strong> bölümü,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Haberler</strong> bölümü,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ücretli öğretmenlik başvuru/görevlendirme duyuruları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görevlendirme sonrası göreve başlama ilanları.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru yapılan ilçenin resmi duyurularında sonuç yayımlanmışsa, adayın e-Devlet ekranına ek olarak bu listeyi de kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Eğitim-İş'ten öğretmenlere önlük düzenlemesine tepki" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Ücretli öğretmenlik görevlendirmesi nasıl yapılıyor?</strong></h3>

<p>Ücretli öğretmenlik, kadrolu veya sözleşmeli öğretmen atamasından farklı bir görevlendirme süreciyle yürütülüyor. MEB'in e-Devlet hizmetinde işlem, <strong>ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirmesi</strong> olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Görevlendirmelerde okulların ihtiyaçları belirleyici oluyor. Özellikle eğitim öğretim yılı başında hangi okulda hangi branşta öğretmen ihtiyacı bulunduğu ortaya çıktıkça görevlendirme süreci de şekilleniyor.</p>

<p>Bu nedenle başvuru yapan her adayın aynı tarihte görevlendirilmesi veya sonuçların aynı gün açıklanması gerekmiyor.</p>

<h3><strong>Görevlendirmesi çıkan adaylar ne yapacak?</strong></h3>

<p>Bir okula ücretli öğretmen olarak görevlendirilen adayların, ilgili ilçe milli eğitim müdürlüğünün duyurusunda belirtilen <strong>göreve başlama süresini ve istenen belgeleri</strong> takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>İstenen belgeler ve teslim yöntemi ilçe bazında değişebileceğinden, adayların daha önceki yıllarda yayımlanan genel listeler yerine kendi ilçelerinin güncel duyurusunu esas alması gerekiyor.</p>

<p>Görevlendirme sonucu olumlu olan adayların, kendilerine bildirilen tarihler içerisinde gerekli işlemleri tamamlamaması halinde görevlendirmeyle ilgili hak kaybı yaşanabileceği için resmi duyuruların düzenli kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 ücretli öğretmenlik sonuçları nereden takip edilecek?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için başvuru yapan adayların sonuç sürecinde birden fazla kanalı kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>e-Devlet</strong> üzerinden MEB'in ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirme hizmeti takip edilebilir. Bunun yanında başvuru yapılan <strong>ilçe milli eğitim müdürlüğünün resmi internet sitesindeki duyurular</strong> da kontrol edilmeli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-ucretli-ogretmenlik-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fb9ebcd2-3d75-4f14-b774-445ca2f8e298.webp" type="image/jpeg" length="86039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da partikül madde kaynaklı hava kirliliği arttı: Sultangazi ilk sırada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-partikul-madde-kaynakli-hava-kirliligi-artti-sultangazi-ilk-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-partikul-madde-kaynakli-hava-kirliligi-artti-sultangazi-ilk-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan çalışmada, İstanbul hava kirliliği seviyesinin ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 yükseldiği belirlendi. 26 istasyondaki ölçümlerde en yüksek partikül madde değeri Sultangazi'de kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul'daki hava kirliliği</strong> seviyesine ilişkin İTÜ bünyesinde bir çalışma gerçekleştirildi. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından yürütülen çalışmada, 2025 ve 2026 yıllarının ağustos ayları karşılaştırıldı.</p>

<p>Araştırmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ait hava kalitesi ölçüm istasyonlarının verileri değerlendirildi. Çalışmanın odağında havadaki partikül madde (PM10) konsantrasyonu yer aldı.</p>

<h2><strong>İstanbul hava kirliliği yüzde 11 arttı</strong></h2>

<p>26 ölçüm istasyonundan elde edilen verilere göre, İstanbul'da ağustos ayında ortalama partikül madde konsantrasyonu metreküp başına 31,9 mikrogram olarak ölçüldü. Geçen yılın ağustos ayında bu değer 28,87 mikrogram seviyesinde kaldı.</p>

<p>Böylece partikül madde kaynaklı İstanbul hava kirliliği, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11 yükseldi.</p>

<p>Kent genelindeki istasyonların sonuçları incelendiğinde, partikül madde kirliliğinin 9 istasyonda gerilediği görüldü. Buna karşılık 17 istasyonda hava kirliliği değerlerinde artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hava kirliliğinin en yüksek ölçüldüğü istasyon Sultangazi'de</strong></h3>

<p>Ağustos ayında PM10 kaynaklı hava kirliliğinin en yüksek ölçüldüğü istasyon Sultangazi 1 oldu. Bu istasyonda partikül madde konsantrasyonu metreküp başına 53,06 mikrogram olarak ölçüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sultangazi 1'in ardından metreküp başına 51,26 mikrogramla Sultangazi 2 geldi. Tuzla istasyonunda ise ölçüm 44,28 mikrogram seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Hava kirliliğinin en düşük olduğu istasyon Alibeyköy</strong></h3>

<p>Ağustos ayında en düşük partikül madde ölçümü Alibeyköy istasyonunda yapıldı. Buradaki değer metreküp başına 19,44 mikrogram olarak kaydedildi.</p>

<p>Alibeyköy'ü 19,66 mikrogramla Kandilli 1 ve 19,77 mikrogramla Ümraniye 1 istasyonları takip etti.</p>

<h3><strong>Hava kirliliğinin en fazla arttığı istasyonlar</strong></h3>

<p>İstanbul'da ağustos ayında hava kirliliğinin geçen yılın aynı dönemine göre en fazla yükseldiği istasyon Sarıyer oldu. Sarıyer'deki artış oranı yüzde 120,05 olarak belirlendi.</p>

<p>Sarıyer'i yüzde 95,29'luk artışla Kumköy istasyonu izledi.</p>

<h3><strong>Hava kirliliğinin en fazla azaldığı istasyon Yenibosna oldu</strong></h3>

<p>Partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin en fazla gerilediği istasyon ise Yenibosna olarak kayıtlara geçti. Bu istasyonda ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,89 oranında düşüş görüldü.</p>

<p>Yenibosna'nın ardından hava kirliliğinin en fazla azaldığı istasyonlar yüzde 23,77 ile Bağcılar ve yüzde 21,82 ile Maslak oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-partikul-madde-kaynakli-hava-kirliligi-artti-sultangazi-ilk-sirada</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbulda-partikul-madde-kaynakli-hava-kirliligi-artti.png" type="image/jpeg" length="75177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Rusya gübre ithalatında Türkiye'ye sınırlama getirmeyecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-rusya-gubre-ithalatinda-turkiyeye-sinirlama-getirmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-rusya-gubre-ithalatinda-turkiyeye-sinirlama-getirmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Rusya arasında imzalanan gübre anlaşmasının detaylarını açıkladı. Yumaklı, Rusya'nın gübre ve gübre ham maddesi ithalatında Türkiye'ye kota veya sınırlama uygulamayacağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim</strong> <strong>Yumaklı</strong>, Türkiye ile Rusya arasında gübre konusunda imzalanan anlaşmanın detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yumaklı, anlaşmayla Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu gübre ve gübre ham maddelerinin tedarikinde herhangi bir kota veya sınırlama uygulanmamasının sağlanacağını belirtti.</p>

<p>Yumaklı, <strong>Tarım ve Orman Bakanlığı</strong>nın Lodumlu Kampüsü'nde Türkiye ile <strong>Çin</strong> arasında defne yaprağının ihracatına ilişkin düzenlenen protokol imza törenine katıldı. Törenin ardından açıklamalarda bulunan Yumaklı, tarım diplomasisi alanında son dönemde önemli temaslar gerçekleştirildiğini ve Çin heyetini ağırladıklarını ifade etti.</p>

<h2><strong>Çin ile defne yaprağı ihracatı için protokol</strong></h2>

<p>Yumaklı, geçen yıl ekim ayında Çin'e gerçekleştirdikleri ziyarette başta badem olmak üzere farklı ürünlere yönelik <strong>protokol</strong>ler imzaladıklarını hatırlattı.</p>

<p>Bugün Çin heyetiyle yapılan görüşmeler kapsamında Türkiye'nin üretiminde öncü ve katma değerli ürünlerden biri olan defne yaprağına ilişkin protokolün imzalandığını belirten Yumaklı, "Şimdi bugün Çin heyetiyle ülkemizin üretiminde öncü ürünlerden, katma değerli ürünlerden biri olan defne yaprağı ile ilgili protokoller imzalanmış oldu. Yıllık yaklaşık 60 milyon dolarlık bir ihracatımız söz konusu" diye konuştu.</p>

<p>Söz konusu protokollerin Türkiye'de üretilen diğer ürünlerin de farklı pazarlara ulaşması açısından önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, <strong>Çin</strong> pazarının Türkiye'de üretilen tarım ürünleri açısından önemli bir paya sahip olacağını söyledi.</p>

<h3><strong>Çin ile yeni anlaşmalar için çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>Yumaklı, gelecek dönemde benzer anlaşmalar yapmaya devam edeceklerini belirterek, özellikle kanatlı eti konusunda çalışmaların ve görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yumaklı, "Özellikle kanatlı eti konusunda çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Burada da yakın zamanda iyi haberleri vermiş olacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Su ürünleri başta olmak üzere diğer ürünlerin ihracatı konusunda da Çin ile gıda ve tarım alanındaki ilişkilerin sürdürüleceğini belirten Yumaklı, "Burada tarım diplomasisinin önemini ve ikili işbirliklerini ifade etmek istiyorum. Özellikle teknoloji, bilgi ve deneyim aktarımı da devam edecek" diye aktardı.</p>

<h3><strong>Rusya ile gübre tedariki için anlaşma</strong></h3>

<p>Yumaklı, Bakanlıktan bir heyetin önceki gün <strong>Rusya</strong>'da bulunduğunu hatırlatarak, gübre tedarikine ilişkin görüşmelerin tamamlandığını ve gerekli imzaların atıldığını söyledi.</p>

<p>Tarımsal üretimin yeniden başlayacağı ekim dönemi öncesinde hazırlıklara çok daha önce başladıklarını belirten Yumaklı, gübrenin tarımsal girdiler arasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yumaklı, Rusya'nın önemli bir tedarikçi olduğunu belirterek, yalnızca Rusya ile değil, <strong>gübre</strong> tedarikinde önemli ülkelerle de çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Amaçlarının ekim dönemi geldiğinde Türkiye'de herhangi bir sorun yaşanmamasını sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu ziyaretler ve anlaşmaların Türkiye'deki üretim ve ihracat açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, ilerleyen haftalarda Almanya Tarım Bakanı'nın da Türkiye'ye geleceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Rusya gübre ithalatında kota uygulamayacak</strong></h3>

<p>Yumaklı, tarım diplomasisi kapsamında hem üretimin hem de üreticilerin katma değerli ürün <strong>ihraç</strong> edebilmesinin sağlanması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Rusya ile gübre konusunda imzalanan anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Hasadın sonlarına geldiğimiz bu dönemde yeni dönemin planlamasını yapmak, girdilerde herhangi bir şekilde sorun olmamasını sağlamak ve ürettiğimiz ürünlerin katma değerli bir şekilde ihracatını sağlamak için de çalışmalarımıza devam edeceğiz. </i></p>

<p><i>Ülkeler arasındaki anlaşmalar, içeride ihtiyaç duyduğumuz ve üretmediğimiz, üretemediğimiz gübrelerin teminiyle alakalı ülke garantilerini içeriyor. Bu konuda ülkemizde de zaman zaman girdilerle alakalı ya da farklı hususlarda ihracatla ilgili birtakım kotalar ve yasaklar koyabiliyoruz. </i></p>

<p><i>Aynı şekilde Rusya da bunu yapıyor. Yaptığımız anlaşma ülkemizin ihtiyacı olan gübre ham maddelerini ve gübrenin ithalatıyla ilgili Rusya'nın herhangi bir şekilde kota veya sınırlama uygulamayacağı yönünde. Herhangi bir şekilde girdilerde bir sıkıntı yaşanmamasını sağlamaya gayret ediyoruz."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-rusya-gubre-ithalatinda-turkiyeye-sinirlama-getirmeyecek</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-yumakli-turkiye-ile-rusya-arasindaki-gubre-anlasmasini-degerlendirdi.png" type="image/jpeg" length="52074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökhan Günaydın’dan Bakan Şimşek’e: "Her dört ekmeğimizden üçünü çaldınız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gokhan-gunaydindan-bakan-simseke-her-dort-ekmegimizden-ucunu-caldiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gokhan-gunaydindan-bakan-simseke-her-dort-ekmegimizden-ucunu-caldiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Orta Vadeli Program’ı eleştirerek Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik sert ifadeler kullandı. Vergi politikaları, enflasyon, borçluluk, kira krizi ve gelir kaybına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Günaydın, Bakan Şimşek'e seslenerek “Her dört ekmeğimizden üçünü çalan sen ve senin ağababalarındır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Grup Başkanvekili <strong>Gökhan Günaydın</strong>, Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşe</strong>k’i ekonomi politikaları üzerinden eleştirdi. Günaydın, enflasyon, vergi politikaları, faiz ödemeleri, borçluluk ve hayat pahalılığına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, iktidara da<strong> erken seçim</strong> çağrısı yaptı.</p>

<p>Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında OVP’nin geçmiş hedeflerinin gerçekleşmediğini savunarak yeni programın da kamuoyunda yeterli güven oluşturmadığını ileri sürdü.</p>

<h2><strong>Günaydın: “OVP’nin inandırıcılığı yok”</strong></h2>

<p>Gökhan Günaydın, geçmişte açıklanan Orta Vadeli Programların hedeflerinin gerçekleşmediğini belirterek yeni OVP’nin de inandırıcılık sorunu taşıdığını savundu.</p>

<p>Günaydın, Mehmet Şimşek’in enflasyonun yüksek seyretmesine savaş, deprem ve Kur Korumalı Mevduat’ı gerekçe göstermesini eleştirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Geçmişte açıklanan Orta Vadeli Program'ın hiçbir çıktısı tutmadığı için bugünkü Orta Vadeli Program'ın da ne iç ne dış çevreler tarafından herhangi bir inandırıcılık temelinde değerlendirilmediğini ifade edelim. Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek, uzun bıktırıcı ve asla inandırıcı temeli olmayan konuşmalarını yaptılar. Şimşek, üç buçuk yıldır yönetimde ve enflasyon oranlarının hala 30'ların üzerinde olmasını üç temel şeye bağlıyor. Diyor ki 'Çünkü etrafımızda savaş var, çünkü deprem oldu, çünkü kur korumalı mevduat var.' Bunlar bizlerin aklıyla alay ediyorlar. Milletin geleceği ile oynuyorlar ama aynı zamanda bizi balık hafızalı sanıyorlar."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Dış rantiyenin yararı ve çıkarı için çalışıyorsun”</strong></h3>

<p>Günaydın, savaş ve deprem gerekçelerinin Türkiye’deki yüksek enflasyonu açıklamak için yeterli olmadığını savundu. Depremin üzerinden yıllar geçtiğini belirten Günaydın, faiz ödemelerine ayrılan kaynakların deprem bölgesinin yanı sıra ülke genelindeki kentsel dönüşüm için kullanılabileceğini söyledi.:</p>

<blockquote>
<p>"Etrafımızda savaş var fakat savaşan ülke Ukrayna'nın enflasyon oranı yüzde 7,7, Rusya'nın enflasyon oranı yüzde 6. Savaşanın enflasyonu 6 iken kendindeki enflasyonun 30 olmasını savaş üzerinden anlatmanın mantığı var mı? Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçti. Sen üç yılda tahsis ettiğin iç ve dış rantiyeye tahsis ettiğin faiz parasıyla yalnızca deprem bölgesindeki konutları yenilemekle kalmayıp Türkiye'nin tamamının kentsel dönüşümünü finanse edebilirsin. Ama sen bunu yapmak yerine ait olduğun ve geldiğin yerin özellikle dış rantiyenin yararı ve çıkarı için çalışıyorsun. Bunu hepimiz biliyoruz.</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Her dört ekmeğimizden üçünü çalan sen ve senin ağababalarındır”</strong></h3>

<p>Günaydın, ekonomi politikalarının vatandaşın satın alma gücünü düşürdüğünü savundu.</p>

<p>200 TL üzerinden örnek veren Günaydın, Haziran 2023’te 200 TL ile 40 ekmek ve 10 litre benzin alınabildiğini, bugün ise aynı parayla 11 ekmek ve 3 litre benzin alınabildiğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Enflasyonun düşmemesinin üçüncü sebebi kur korumalı mevduatmış. Kur korumalı mevduatı kim buldu? Bay ekonomist ile beraber gözleri parlayan Nebati'nin icadı değil miydi? Mehmet Şimşek'in yarattığı ekonominin üç yılda vatandaş üzerindeki etkisini ölçebileceğimiz en temel mesele; bir 200 TL koyalım. Bu 200 TL Haziran 2023'te 40 ekmek alıyordu, 10 litre benzin alıyordu. Aynı 200 lira Mehmet Şimşek'in üç yılı sonrasında bugün 11 ekmek alıyor. Yani her dört ekmeğimizden üçünü çalan sen ve senin ağababalarındır. 10 litreden 3 litreye benzin satın alma gücümüzü çalan sen ve senin ağababalarındır. Saniyede 400 bin lira vergi topluyorsun. Bu memleketi vergi ve ceza ile bir noktaya getirmeye çalışıyorsun. Vergi, ceza yurttaşın sırtında. Saniyede 400 bin TL vergi topluyorsun ve bunun her saniye 100 bin lirasını faize ödüyorsun. Yani vatandaş sana vergi vermek için çalışıyor. Dört lira vergi veriyorsa bir lirasını alıyorsun ve faize veriyorsun. İşte yarattığınız düzenin özeti budur."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“İcra dosyası sayısı 26 milyona ulaştı”</strong></h3>

<p>Türkiye’de vatandaşların borç yükünün arttığını savunan Günaydın, icra dosyası sayısının 26 milyona ulaştığını ileri sürdü. Günaydın, yasal takipte tahsilatı süren 4,5 milyon kişi bulunduğunu, bireysel kredi ve kredi kartı borcunun 7 trilyon TL’yi aştığını ve borçla yaşayan vatandaş sayısının 44,5 milyona ulaştığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Vatandaş borç batağında. İcra dosyası sayısı 26 milyona ulaştı. Yasal takipte tahsilatı süren 4,5 milyon kişi var. Bireysel kredi ve kredi kartı borcu 7 trilyon TL'yi aşmış durumda. Borçla yaşayan vatandaş sayısı 44,5 milyonu buldu. Ne gam? Memleketi bu hale düşürenler keyiflerine bakıyorlar. Memlekette 44,5 milyon kişi borç batağında. Yılın ilk yedi ayında konkordato sayısı 3 bin 529'a dayanmış. Türkiye'de sanayi çöküyor. Sanayi üretimi çöküyor. En geleneksel sektörümüz tekstil Mısır'a, katma değeri en yüksek sektörlerimizden otomotiv yan sanayi Fas'a kaçıyor. Kaçabilen canını kurtarıyor. Yüksek maliyetlerle üretebilmek mümkün değil. Bu aşırı değerli kur ile ürettiğini ihraç edebilmek mümkün değil. Konkordatolar, fabrika kapanmaları, işsizliğin çığ gibi artması... Yunanistan'ın batmasında da aynen böyle olmuştu. Fabrika batarken, tarım batarken kafe sayısı artıyor. Evet bu kafe ekonomisi sizin yarattığınız ekonomidir. Türkiye'nin çöküşünün fotoğrafıdır. Mesele Mehmet Şimşek meselesi değil."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Memurun elinden 15 çeyrek altını kim çaldı?”</strong></h3>

<p>Günaydın, konuşmasında son 25 yıldaki ekonomik değişimi ücretler ve altın fiyatları üzerinden karşılaştırdı. Dolar, euro, akaryakıt ve altın fiyatlarındaki artışlara dikkat çeken Günaydın, iç ve dış borç rakamlarının da yükseldiğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Size 25 yıl özeti vereyim. 2002'de dolar, euro, benzin, mazot hepsi 1,5 lira. Ne alırsan 1,5 lira. Bugün dolar ne olmuş? 48 lira. Euro 56 lira. Benzin 77 lira. Mazot 90 lira. 1,5 liradan buralara gelmişler. Çeyrek altın 30 liradan 11 bin liraya çıkmış. Dış borcu 130 milyar dolardan 530 milyar dolara çıkartmışsınız. İç borç 200 milyar TL'den 9 trilyon 240 milyar TL'ye çıkmış. İşte 25 yılda bu memlekete getirdiğiniz hazin tablo budur. Derseniz ki '25 yıl uzun. Gel biraz daha kısa vade yapalım'. 2018'den bugüne bakalım. Kesintisiz sekiz yıldır iktisadi krizdeyiz. Dünyada kriz yokken kendi elinizle yarattığınız kriz. Dolar 4,5 liradan 48 liraya çıkmış. yüzde 922 artmış. Euro 5,5 liradan 56 liraya. Faiz yüzde 17'den yüzde 30 küsüre. 1 kilogram dana kıyma 29 liradan 900 liraya çıkmış. Yüzde 3 bin artmış. 1 gram altın 191 bin liradan 7 bin liraya çıkmış. Yüzde 3 bin 500 artmış. Eğer utanmıyorsanız tablo budur. Bununla övünebiliyorsanız övünün.</p>

<p>Bakalım vatandaşın durumuna. En düşük memur maaşı 489 liradan 70 bin liraya çıkmış. Eğer sabit fiyat nedir bilmezseniz burayı nereden nereye diye anlatabilirsiniz. Bir memur 489 lirayla 22 çeyrek altın alabiliyormuş. Şimdi aynı memur 70 bin lirayla 6 çeyrek altın alabiliyor. Memurun elinden 15 çeyrek altını kim çaldı? En düşük emekli aylığı, 332 liradan 23 bin 552 liraya çıkmış. 332 lira en düşük emekli aylığı alan kardeşimiz 11 çeyrek altın alabiliyormuş. Bugün 23 bin 552 lira aylık alan emekli kardeşimiz iki çeyrek altın ancak alabiliyor. Emeklinin dokuz çeyrek altınını kim çaldı? Bu memleketin gerçek meselesi budur. Bir de asgari ücretliye bakalım. Asgari ücret 318 liradan 28 bin liraya çıkmış. 14,5 çeyrek altın alabiliyorken 2,5 çeyrek altın alabiliyor. Asgari ücretlinin elinden 12 çeyrek altını kim çaldı? Çalanın kim olduğunu biliyoruz. Bu düzen onun için vatandaşı kahreden bir düzendir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Vatandaş artık kira ödeyemiyor”</strong></h3>

<p>Hayat pahalılığının yanı sıra barınma krizine de dikkat çeken Günaydın, vatandaşların yalnızca ev satın almakta değil, kira ödemekte de zorlandığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bu memlekette açlık sınırı 37 bin TL, yoksulluk sınırı 121 bin TL. Bir bekar çalışanın maliyeti 48 bin TL. Bu memlekette en az 30 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor. Bu tablo herkesi derinden düşündürmesi gereken bir tablodur. Vatandaş hayat pahalılığının altında eziliyor. Buna büyük bir barınma krizi eklendi. Bırakın ev almayı artık vatandaş kira ödeyemiyor. Yüzde 78 Türkiye'de kira enflasyonu. Bizden sonraki en çok enflasyonun olduğu ülke Karadağ. Onlarda yüzde 18. Yunanistan'da yüzde 10. Finlandiya'da yüzde 1. Türkiye Yüzyılı diye övüneceğiniz bir tablo varsa işte bu. Vatandaş eskiden ev alma derdindeydi, krediyle ev alabilirdi. Belki 10 yıl, belki beş yıl öderdi. Şimdi vatandaş kira ödeyemiyor. Bu dünyada olan bir trend değildir. Dünyadan burada da negatif anlamda ayrıştınız ve bu memleketi yaşanamaz hale getirdiniz.</p>

<p>Esenyurt, Sultangazi, Arnavutköy, Silivri buralarda 22 bin, 23 bin, 24 bin liraya 100 metrekarelik bir evde oturabiliyorsunuz. Gaziosmanpaşa, Sancaktepe, Bağcılar, Tuzla, Fatih, Pendik buralara geldiğinizde 30 bin liralara çıkmanız gerekiyor. Kartal, Eyüpsultan, Üsküdar, Maltepe 43 bin, 44 bin, 45 bin liralara çıkmak gerekiyor. Zeytinburnu, Sarıyer denince 50 bin liralara, Kadıköy, Beşiktaş deyince 60 bin liralara çıkmak gerekiyor. Yani 100 metrekarelik bir eve 20, 30, 40, 50, 60 bin TL vermekten bahsediyoruz. Bu İstanbul'un gerçek fotoğrafıdır. Bu İstanbul'da böyle de Ankara'da çok mu farklı? İzmir'de çok mu farklı? Yozgat'ta, Ardahan'da çok mu farklı? Belki bu rakamlardan biraz daha düşük ama insanlar aldıkları aylıklarla, kazançlarıyla artık kiralarını ödeyemez duruma gelmişler. Bu tabloyu net olarak saptamak zorundayız."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“93 bin kişi Türkiye’de dolar milyoneri”</strong></h3>

<p>Günaydın, ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerinde gelir dağılımındaki eşitsizliğe de dikkat çekti. İsviçre merkezli UBS’in verilerine atıfta bulunan Günaydın, Türkiye’de dolar milyoneri sayısının son 10 yılda 5 bin 650 kişi arttığını ve toplam sayının 93 bine ulaştığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bir taraftan insanlar kira ödeyemiyorlar. Enflasyon altında eziliyorlar ama İsviçre merkezli UBS Bankası diyor ki 'dünyada dolar milyoneri sayısının bir önceki yıla göre oransal olarak en yüksek arttığı dünyadaki ikinci ülke Türkiye.' 30 milyon insan açlık sınırının altında. Çok sayıda insan kira ödeyemiyor. Barınma krizi, gıda krizi ama dolar milyoneri sayısı oransal olarak dünyada ikinci artış oranına sahip olan memleket Türkiye. Son 10 yılda 5 bin 650 kişi daha dolar milyoneri kulübüne katılmış. Toplam 93 bin kişi Türkiye'de dolar milyoneri. Sizce kimdir bu dolar milyonerleri? Bunlar yandaşlar mıdır? Bunlar yandaş ekonomisinin yarattığı rantiyeciler midir? Demek ki emeğiyle çalışan insanlar sürüm sürüm sürünürken diğer taraftan bir eli yağda, bir eli balda hiç çalışmadan dünyalığını yapan bir grup var.</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Çözüm YENİ Parti’dedir”</strong></h3>

<p>Günaydın, Türkiye’nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini ve çiftçilerin yaş ortalamasının yükseldiğini savundu. Tarım ve sanayide yaşanan sorunlara dikkat çeken Günaydın, üretici ile tüketicinin aynı anda ekonomik baskı altında olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Dünyada tarımın başladığı toprakları bütün temel tarımsal ürünlerde dışarıya bağımlı hale getirdiniz. Buğdayından, arpasından, çeltiğinden, ayçiçeğinden, mısırından, hayvancılığından, hepsinden ayrı ayrı bahsettik. Ortalama çiftçi yaşı 58 olmuş. Vatandaş bir taraftan mutfakta çorba kaynatıyor. Üretici iflas ediyor, tüketici aç.</p>

<p>Türkiye dünyanın 17'nci büyük ekonomisi. Bütün bunlar kader değil. Bu sonuçları yaratanlar memleket için çözüm olamazlar. Çözüm YENİ Parti'dedir. Biz programımızı yapmışız. Bütün alt sektörlerde ne yapacağımızı, vatandaşın hangi sorusuna nasıl yanıt vereceğimizi, hangi derdine nasıl derman olacağımızı somut olarak belirlemişiz. Bu notlarla Anadolu'ya çıkıyoruz. Türkiye yalnız değildir. Türkiye'de hiçbir yurttaşımızı geride bırakmayacağız ve bütün bu sorunları çözebilecek bir memleket, çözebilecek bir kadro olduğumuzu ülkemize ve vatandaşımıza göstereceğiz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Günaydın’dan OVP’de vergi artışı eleştirisi</strong></h3>

<p>Basın toplantısının ardından soruları yanıtlayan Günaydın, OVP’deki vergi hedeflerinin önümüzdeki dönemde yeni vergi ve vergi artışları anlamına gelip gelmediğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>2026 bütçesinde vergi gelirlerinin önemli bir paya sahip olduğunu söyleyen Günaydın, dolaylı vergilerin ağırlığının devam edeceğini savundu:</p>

<blockquote>
<p>"2026 bütçesinin yüzde 85'i vergi gelirlerinden oluşuyor. Dolayısıyla vergi ve ceza üzerinden bir bütçe oluşturan AKP ve bunun da dörtte birini faize veren bir AKP ekonomik düzeni var. Bu öyle bir sistematik hale gelmiş ki bu zihniyetle bu yapının değişebilmesi mümkün değil. Örneğin mazot fiyatları 90 lirayı buldu ve daha da artacak gibi görünüyor. Brent petrol 97 lirayı gördü, daha da artacak gibi görünüyor. Buna karşılık nasıl bir vergi alıyorlar mazottan ve brent petrolden? Yüzde 20 KDV alıyor ve eylül ayından itibaren 3 TL KDV almaya başladı. Yani ağustosta almadığı KDV'yi 3 lira olarak eylül'de aldı. Ekim'de 6 lira alacak. Kasım'da 9 lira alacak. Aralık'ta 12 lira alacak. 1 Ocak'tan itibaren 2027'de 13 liradan fazla KDV alacak. Arkasından da yüzde 20 ÖTV'yi de almaya devam edecek. Dolayısıyla ödediğiniz her litre mazot parasını en az 20 küsür lirasını vergi olarak ödemeye devam edeceksiniz. Başka bir yapı, vergilemenin yüzde 65'i dolaylı vergiler üzerinden devam edecek. OVP'de bunun azaltılmasına yönelik herhangi bir önlem yoktur. Tam tersine bu düzen daha da ağırlaşarak devam edecektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Günaydın'dan Mansur Yavaş açıklaması: “Yakından takip ediyoruz”</strong></h3>

<p>Günaydın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Yavaş’ın açıklamalarını gördüğünü belirten Günaydın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “denge politikası” izlemeye devam edeceği yönündeki açıklamasına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>"Mansur Bey 31 Mart 2024'te güven tazeleyerek Ankara'nın Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur. Yaptığı açıklamayı gördüm. Mansur Yavaş diyor ki, ben bu kaotik ortamda bir denge politikasını izlemeye devam edeceğim. Ankaralı'nın hizmetinde olmaya devam edeceğim. Kimseyi de hayal kırıklığına uğratmayacağım. Kimse buralardan senaryo üretmeye çalışmasın. Tabii bir sözü de şu, her gün televizyonlarda arkamızdan dedikodu üretenleri yalanlamaktan bıktık. Onlar utanmaktan bıkmadılar diyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Yüreğiniz varsa derhal seçim yapalım”</strong></h3>

<p>Erken seçim tartışmalarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Günaydın, Türkiye’nin erken seçime ihtiyacı olduğunu savundu:</p>

<blockquote>
<p>"Memleketin bir dakika gecikmeye ihtiyacı yoktur. Tahammülü yoktur. Derhal erken seçim istiyoruz. Onlar erken seçimi her doğanın değil Erdoğan'ın talebine göre ve ihtiyaçlarına göre son dakikada yapmayı planlıyorlar. Onun adı erken seçim olmayacak, onun adı Erdoğan'ı kurtarma seçimi olacak. Eğer yürekleri varsa yalnızca bu konuda olmak üzere hızlı bir anayasa değişikliği yapalım ve yerel seçimleri derhal tekrar edelim. Türkiye'deki bütün yerel seçimleri tekrar edelim. Bu kadar başlattığınız iftira kampanyası, bu kadar insanı tutukladınız, bu kadar yargılama süreçleri muhatap oldu bakalım vatandaş sizi haklı görüyor muymuş? Türkiye'nin her tarafında, Afyon'da da seçim yapalım, Aydın'da da seçim yapalım, Üsküdar'da da seçim yapalım, bakalım vatandaş kime oy veriyor. Yüreğiniz varsa derhal getirin bunu, imzalayalım ve yerel seçimleri yapalım. Dolayısıyla YENİ Parti her zaman olduğu gibi hem ilkeli tutumunu bir tutarlılık içerisinde, söylem tutarlılığı içerisinde hem de yurttaşa ve kendisine güvenen bir ahlak anlayışı içerisinde ortaya koyuyor."</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gokhan-gunaydindan-bakan-simseke-her-dort-ekmegimizden-ucunu-caldiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gokhan-gunaydindan-bakan-simseke.png" type="image/jpeg" length="23978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osimhen yoksa Galatasaray kazanamıyor! Avrupa’da çarpıcı tablo]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osimhen-yoksa-galatasaray-kazanamiyor-avrupada-carpici-tablo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osimhen-yoksa-galatasaray-kazanamiyor-avrupada-carpici-tablo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Victor Osimhen’in forma giymediği Avrupa maçlarında galibiyet alamadı. Sarı-kırmızılı ekip, 6 maçta 4 mağlubiyet ve 2 beraberlik yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’ın Avrupa kupalarındaki Victor Osimhen istatistiği dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılı ekip, Nijeryalı yıldızın forma giymediği Avrupa maçlarında galibiyet yüzü göremedi.</p>

<p>Galatasaray, Victor Osimhen’in görev yapmadığı Avrupa karşılaşmalarında istediği sonuçları alamadı. Sarı-kırmızılıların Osimhen’siz çıktığı 6 maçta <strong>4 mağlubiyet ve 2 beraberlik</strong> elde ettiği görüldü.</p>

<h2><strong>Osimhen’siz 6 maçta galibiyet yok</strong></h2>

<p>Galatasaray’ın Victor Osimhen’in forma giymediği Avrupa maçlarındaki sonuçları şöyle:</p>

<ul>
 <li> Sporting CP 3-1 Galatasaray</li>
 <li> AZ Alkmaar 4-1 Galatasaray</li>
 <li> Eintracht Frankfurt 5-1 Galatasaray</li>
 <li> Galatasaray 0-1 Union Saint-Gilloise</li>
 <li> Rigas Skola 2-2 Galatasaray</li>
 <li> Malmö 2-2 Galatasaray</li>
</ul>

<p>Bu karşılaşmalarda kalesinde <strong>17 gol gören</strong> Galatasaray, rakip fileleri ise <strong>8 kez</strong> havalandırabildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Galatasaray’ın hücumdaki en önemli silahı</strong></h2>

<p>Victor Osimhen’in yokluğunda Avrupa arenasında galibiyet alamayan Galatasaray’ın, Nijeryalı golcünün varlığında ise hücum etkinliğini önemli ölçüde artırdığı görülüyor.</p>

<p>Osimhen’in sakatlık veya çeşitli nedenlerle forma giyemediği maçlarda alınan sonuçlar, yıldız futbolcunun sarı-kırmızılı takımın hücum gücü açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Galatasaray’ın Avrupa macerasında Osimhen’in yokluğundaki bu tablo, taraftarların da dikkatini çeken istatistiklerden biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osimhen-yoksa-galatasaray-kazanamiyor-avrupada-carpici-tablo</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/03/victor-osimhen-galatasaray.jpg" type="image/jpeg" length="90355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da Aksu ve Kepez'deki orman yangınının izleri havadan görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-aksu-ve-kepezdeki-orman-yangininin-izleri-havadan-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-aksu-ve-kepezdeki-orman-yangininin-izleri-havadan-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Aksu ve Kepez ilçelerinde 7 Eylül'de başlayan orman yangını, geniş bir alana yayıldı. Ekiplerin 3 gündür sürdürdüğü çalışmalarla büyük ölçüde kontrol altına alınan yangında zarar gören ormanlık alanlar havadan görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya'</strong>da <strong>Aksu</strong> ve <strong>Kepez </strong>ilçelerinde etkili olan <strong>orman yangını</strong> nedeniyle zarar gören bölgeler, dronla havadan görüntülendi. Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle Kepez ilçesine yayıldı.</p>

<p>Yangına ekiplerin müdahalesi devam ederken, alevlerin etkilediği alanların büyük bölümü kontrol altına alındı. Yangının tamamen söndürülmesi için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<h2><strong>Antalya orman yangını geniş alana yayıldı</strong></h2>

<p>Yangın, 7 Eylül'de Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda başladı. Rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın, Kepez ilçesine de sıçradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alevler Karaöz, Hatipler, Yeşilkaraman, Kızıllı ve Çamlıca mahalleleri çevresinde etkili oldu. Ekipler, yangını kontrol altına almak için 3 gündür çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığı belirtilirken, tamamen söndürülmesi amacıyla müdahale devam ediyor.</p>

<h3><strong>Yanan ormanlık alanlar havadan görüntülendi</strong></h3>

<p>Yangından zarar gören ormanlık alan, Anadolu Ajansı ekibi tarafından dronla havadan görüntülendi. Görüntülerde, yangının etkilediği bölgelerdeki yeşil alanların siyah ve gri renklere dönüştüğü görüldü.</p>

<h3><strong>Yangın nedeniyle çok sayıda hane tahliye edildi</strong></h3>

<p>Yangın nedeniyle Aksu ilçesindeki bazı mahallelerde ve Kepez ilçesine bağlı Çamlıca Mahallesi'nde tahliye işlemleri gerçekleştirildi.</p>

<p>Yeşilkaraman Mahallesi'nde 40, Karaöz Mahallesi'nde 10 ve Yumuk Mahallesi'nde 29 hane ile 18 ahır tahliye edildi. Kepez ilçesindeki Çamlıca Mahallesi'nde ise 175 hane boşaltıldı.</p>

<p>Ekiplerin yangını tamamen kontrol altına alma ve söndürme çalışmaları devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-aksu-ve-kepezdeki-orman-yangininin-izleri-havadan-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalyada-aksu-ve-kepezdeki-orman-yangininin-izleri-havadan-goruntulendi.png" type="image/jpeg" length="38989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mardin Nusaybin'de 14 yıl önce öldürülen baba-kızın dosyasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mardin-nusaybinde-14-yil-once-oldurulen-baba-kizin-dosyasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mardin-nusaybinde-14-yil-once-oldurulen-baba-kizin-dosyasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin’in Nusaybin ilçesinde 27 Mart 2012’de İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında 4 ilde operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan 16 şüpheliden 3’ü tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mardin’in Nusaybin ilçesinde, 14 yıl önce İsmail Akın ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 şüpheliden 3’ü tutuklandı.</p>

<h2><strong>Baba-kız 2012 yılında öldürülmüştü</strong></h2>

<p>Nusaybin’in İlkadım Mahallesi’nde 27 Mart 2012 tarihinde meydana gelen olayda, çobanlık yapan İsmail Akın (62) ile 10 yaşındaki kızı Elif Akın, başlarından vurulmuş ve başları taşla ezilmiş halde ölü bulunmuştu.</p>

<p>Cinayetin ardından başlatılan soruşturma kapsamında uzun yıllar çalışma yürütülmesine rağmen olayın failleri belirlenememişti.</p>

<h3><strong>14 yıllık faili meçhul dosya yeniden açıldı</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetlere ilişkin açıklamalarının ardından baba-kızın ölümüne ilişkin dosya yeniden ele alındı.</p>

<p>Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte ekipler tarafından 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 16 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>3 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p>Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Şüphelilerden 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p>Diğer şüphelilerden 12’si serbest bırakılırken, 1 şüpheli hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.</p>

<p>Soruşturmanın, 2012 yılında işlenen baba-kız cinayetinin aydınlatılması amacıyla sürdürüldüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mardin-nusaybinde-14-yil-once-oldurulen-baba-kizin-dosyasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/76738251-3146-4b7d-80c6-638e90e4ac80-w-1.jpg" type="image/jpeg" length="21808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AJet yurt dışı uçuş ağını genişletiyor: İstanbul'dan Kazakistan'a 2 yeni hat başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ajet-yurt-disi-ucus-agini-genisletiyor-istanbuldan-kazakistana-2-yeni-hat-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ajet-yurt-disi-ucus-agini-genisletiyor-istanbuldan-kazakistana-2-yeni-hat-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AJet, İstanbul Sabiha Gökçen'den Kazakistan'ın Almatı ve Astana şehirlerine direkt sefer başlatıyor. İlk uçuşlar 5 ve 7 Ocak 2027'de yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AJet</strong>, <strong>yurt</strong> <strong>dışı</strong> uçuş ağını genişletme çalışmaları kapsamında Kazakistan'ın başkenti Astana ile Almatı'ya İstanbul'dan direkt sefer başlatma kararı aldı. <strong>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı</strong>'ndan düzenlenecek yeni uçuşlarla şirketin Orta Asya'daki bağlantıları güçlendirilecek.</p>

<h2><strong>İstanbul'dan Kazakistan'a direkt uçuş dönemi</strong></h2>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre AJet'in İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ndan Almatı'ya ilk seferi 5 Ocak 2027'de, Astana'ya ilk uçuşu ise 7 Ocak 2027'de yapılacak.</p>

<p>AJet, Kazakistan'ın Astana ve Almatı şehirlerine Ankara'dan halihazırda direkt sefer düzenliyor. İstanbul'dan başlayacak yeni hatlarla birlikte şirketin Orta Asya'daki varlığının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İstanbul-Almatı ve İstanbul-Astana arasında başlayacak direkt uçuşların, <strong>Türkiye</strong> ile <strong>Kazakistan</strong> arasındaki ticari ve turistik faaliyetlere de katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Astana ve Almatı seferleri haftada 2 gün yapılacak</strong></h3>

<p>AJet'in İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile <strong>Astana</strong>'nın Nursultan Nazarbayev Uluslararası Havalimanı arasındaki direkt uçuşları haftada 2 gün gerçekleştirilecek. Seferler pazartesi ve perşembe günleri yapılacak.</p>

<p><strong>İstanbul-Almatı </strong>hattındaki uçuşlar ise salı ve pazar günleri olmak üzere haftada 2 gün düzenlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece İstanbul'dan Kazakistan'ın iki önemli şehrine doğrudan ulaşım imkanı sağlanacak.</p>

<p>AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, şirketin Kazakistan'a yönelik yeni uçuşlarını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla açıkladı.</p>

<p>Sarp, AJet'in yurt dışı uçuş ağını genişletme çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, İstanbul'dan Kazakistan'ın iki önemli şehrine direkt sefer başlatacak olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.</p>

<p>Sarp, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<h3><strong>AJet'ten Kazakistan seferlerinde artış </strong></h3>

<blockquote>
<p><i>"Bu doğrultuda Kazakistan'ın 2 önemli şehrine İstanbul'dan direkt sefer başlatmanın ve Ankara'dan yaptığımız seferlerde frekans artışına gidecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Türk devletleriyle olan bağlantımızı daha da güçlendirecek bu yeni hava köprüleri bizim için büyük önem taşıyor.</i></p>

<p><i>İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan 5 Ocak 2027 itibarıyla Almatı'ya, 7 Ocak itibarıyla da Astana'ya haftada 2 gün direkt seferlere başlayacağız. Halihazırda Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Almatı ve Astana'ya gerçekleştirdiğimiz seferlerde ise frekans artışına gidiyoruz. Önümüzdeki dönemde Kazakistan'daki uçuş ağımızı daha da genişletmek ve iki ülke arasındaki bağlara yeni hava köprüleriyle katkı sunmak istiyoruz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ajet-yurt-disi-ucus-agini-genisletiyor-istanbuldan-kazakistana-2-yeni-hat-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ajetten-kazakistana-istanbuldan-iki-yeni-hat.png" type="image/jpeg" length="14257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürriyetçi Eğitim Sen'den MEB’e okul yöneticileri için 4 talep]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hurriyetci-egitim-senden-mebe-okul-yoneticileri-icin-4-talep</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hurriyetci-egitim-senden-mebe-okul-yoneticileri-icin-4-talep" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürriyetçi Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası, okul müdürleri ve müdür yardımcılarının haftalık 6 saatlik zorunlu ders yükünün kaldırılması, okul yöneticiliğinin müstakil kadro haline getirilmesi, makam tazminatı ödenmesi ve yönetim hizmetleri karşılığında verilen ek ders ücretlerinin artırılması talebiyle Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hürriyetçi Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası</strong> (Hürriyetçi Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak okul müdürleri ve müdür yardımcılarının haftalık 6 saatlik zorunlu ders yükünün kaldırılmasını istedi. Sendika ayrıca okul yöneticiliğinin müstakil kadro haline getirilmesi, yöneticilere makam tazminatı ödenmesi ve yönetim hizmetleri karşılığında verilen ek ders ücretlerinin artırılması taleplerini gündeme taşıdı.</p>

<p>Sendika Genel Başkanı Levent Kuruoğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Taner imzasıyla Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’ne gönderilen başvuruda, okul yöneticilerinin idari, mali ve özlük hakları ile çalışma koşullarından kaynaklanan sorunlar ele alındı.</p>

<h2><strong>Okul yöneticilerinin 6 saatlik ders yükü kaldırılsın</strong></h2>

<p>Başvuruda, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar kapsamında örgün ve yaygın eğitim kurumlarının müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarının haftada 6 saat ders okutmakla yükümlü oldukları hatırlatıldı.</p>

<p>Hürriyetçi Eğitim Sen, okulların personel yönetimi, akademik takip, bütçe, döner sermaye, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal süreçlerin yürütüldüğü karmaşık idari yapılara dönüştüğünü belirtti.</p>

<p>Sendikaya göre yoğun idari sorumluluk taşıyan okul yöneticilerine ayrıca zorunlu ders yükü verilmesi, yönetimsel verimliliği düşürüyor ve okul işleyişinde aksamalara yol açıyor.</p>

<h3><strong>Ders açığı norm kadro fazlası öğretmenlerle karşılanabilir</strong></h3>

<p>Sendika, okul yöneticilerinin haftalık 6 saatlik zorunlu ders yükünün kaldırılmasıyla oluşabilecek ders saati açığının kamu bütçesine ek maliyet getirmeden karşılanabileceğini savundu.</p>

<p>Başvuruda, maaş karşılığı ders yükünü dolduramayan ve norm kadro fazlası durumunda bulunan öğretmenlerin ders programlarının bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtildi.</p>

<p>Hürriyetçi Eğitim Sen, böylece hem kamu kaynaklarının daha etkin kullanılabileceğini hem de norm kadro fazlası öğretmen sorununa katkı sağlanabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Okul yöneticiliği müstakil kadro haline getirilmeli”</strong></h3>

<p>Başvuruda okul yöneticiliğinin mevcut statüsü de ele alındı.</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 88’inci maddesi kapsamında okul yöneticiliğinin halen “ikinci görev” olarak yürütüldüğünü belirten sendika, bu uygulamanın idari sürekliliği zedelediğini savundu.</p>

<p>Yöneticilerin gelecek kaygısı yaşamasına neden olduğu ve idari unvanlarıyla il dışı yer değiştirmelerinin önünde engel oluşturduğu belirtilen başvuruda, okul yöneticiliğinin müstakil bir idari kadroya dönüştürülmesi istendi.</p>

<p>Sendika, talebini “Okul yöneticiliğinin müstakil bir idari kadro statüsüne kavuşturulması, kamu yönetimindeki kariyer ve liyakat ilkelerinin bir gereğidir” sözleriyle gerekçelendirdi.</p>

<h3><strong>17.00’den sonraki çalışma için ek ders ücreti talebi</strong></h3>

<p>Hürriyetçi Eğitim Sen, ikili eğitim yapılan okullarda yöneticilerin 17.00’den sonra da kurumda kalmak zorunda olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Başvuruda, yönetim sorumluluğu nedeniyle okulda geçirilen bu sürenin ayrıca ücretlendirilmesi gerektiği savunuldu.</p>

<p>Mevcut uygulamada söz konusu çalışmalar karşılığında haftalık ilave 2 saat ek ders ödemesi yapıldığını belirten sendika, bunun yeterli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Sendika, ikili eğitim veren kurumlarda görev yapan yöneticilere <strong>17.00’den sonra okulda geçirdikleri her saat için ek ders ücreti ödenmesini</strong> istedi.</p>

<p>Başvuruda ayrıca mevcut uygulamanın Anayasa’nın 18’inci maddesindeki “Angarya yasaktır” ve 55’inci maddesindeki “Ücrette adalet sağlanması” ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>Okul müdürleri ve müdür yardımcılarına makam tazminatı istendi</strong></h3>

<p>Sendikanın MEB’e başvurusundaki bir diğer talep ise okul yöneticilerine makam tazminatı verilmesi oldu.</p>

<p>Başvuruda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak doğrudan hukuki ve mali sorumluluk üstlenen okul yöneticilerinin, benzer bütçe ve personel ölçeğini yöneten diğer kurum müdürlerinin aksine makam tazminatından yararlanamadığı belirtildi.</p>

<p>Hürriyetçi Eğitim Sen, bu durumun kamusal hiyerarşide ücret adaletini bozduğunu savundu.</p>

<p>Sendika, okul müdürlerine <strong>aylıklarının 1/5’i</strong>, müdür yardımcılarına ise <strong>1/7’si oranında makam tazminatı</strong> verilmesini talep etti.</p>

<h3><strong>Yönetim ek ders ücretleri artırılsın</strong></h3>

<p>Başvuruda okul yöneticilerinin çalışma süreleri ve üstlendikleri sorumluluklara karşılık aldıkları ek ders ücretlerinin de artırılması istendi.</p>

<p>Haftalık 40 saatlik mesainin tamamını fiilen kurumda geçiren ve yüksek idari risk üstlenen yöneticilere ödenen mevcut yönetim ek ders ücretlerinin günümüz ekonomik koşullarının ve sorumluluk düzeyinin gerisinde kaldığı belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda sendika, yönetim hizmetleri karşılığında ödenen haftalık ek ders ücretlerinin okul müdürleri için <strong>40 saate</strong>, müdür yardımcıları için <strong>35 saate </strong> çıkarılmasını istedi.</p>

<h3><strong>MEB’den yasal ve idari düzenleme talebi</strong></h3>

<p>Hürriyetçi Eğitim Sen, taleplerinin hayata geçirilmesi için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar kapsamında gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılmasını istedi.</p>

<p>Sendikanın başvurusu kapsamında okul yöneticilerinin ders yükünden kadro statüsüne, makam tazminatından ek ders ücretlerine kadar farklı alanlarda düzenleme yapılması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hurriyetci-egitim-senden-mebe-okul-yoneticileri-icin-4-talep</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4c16493e-a62f-4241-a8eb-dd53a4818e9c-w.png" type="image/jpeg" length="32353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Seda Gazioğlu’nun yedinci kişisel sergisi "Sanatçıyı Beslemeyiniz" Merdiven Art Space’te açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/seda-gazioglunun-yedinci-kisisel-sergisi-sanatciyi-beslemeyiniz-merdiven-art-spacete-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/seda-gazioglunun-yedinci-kisisel-sergisi-sanatciyi-beslemeyiniz-merdiven-art-spacete-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seda Gazioğlu’nun kontrol mekanizmaları, içselleştirilmiş bakış ve kadın bedeni üzerine odaklanan yedinci kişisel sergisi "Sanatçıyı Beslemeyiniz", 11 Eylül’de Merdiven Art Space’te kapılarını açıyor. Antika Anadolu halılarını kesip yağlıboyayla dönüştüren ve pirinç tellerle dikişlerini açıkta bırakarak yeniden birleştiren sanatçı; otoriter buyrukları tersyüz ederek yarayı kapatmak yerine görünür kılan ve iyileşme vaadi yerine dirençli bir umut sunan bir görsel anlatı kuruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-128">Seda Gazioğlu’nun kontrol, teslimiyet, gözetim mekanizmaları ve kadın bedeni üzerine odaklanan yedinci kişisel sergisi 'Sanatçıyı Beslemeyiniz', 11 Eylül 2026 Cuma günü <strong><a href="http://merdivenartspace.com" rel="nofollow">Merdiven Art Space</a></strong>’te izleyiciyle buluşuyor. Antika Anadolu halılarını kesip yağlıboyayla dönüştüren ve pirinç tellerle yeniden diken Gazioğlu; ev içi emeğin zeminini, yarayı gizlemeyen bir tür "vekil bedene" dönüştürüyor.</p>

<p><img alt="Seda Gazioğlu’nun yedinci kişisel sergisi " sanat="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sg-1.jpg" /></p>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-129">11 Eylül – 17 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek sergi, hayvanat bahçelerinden ya da otoriter buyruklardan aşina olunan o katı tabelayı merkezine alıyor: 'Sanatçıyı Beslemeyiniz'. İzleyenle izlenenin hiyerarşik konumunu belirleyen, otoritenin yazdığı ve hakkında karar verilen bedene fikrinin sorulmadığı bu talimatı tersyüz eden Gazioğlu; uyarıyı sanatçıyı muhafaza etmek için değil, izleyiciye yöneltilmiş açık bir tehdit olarak kuruyor. Sergiyle sanatçıya dışarıdan ne verilirse verilsin eninde sonunda sanata dönüşeceği ancak bunun hangi biçimde geri döneceğine artık dışarıdaki irade karar veremeyeceği vurgulanıyor.</p>

<p><img alt="Copper Me (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/copper-me-1.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>Sergide göç dinamiklerinden bireysel hezeyanlara geniş bir açı yer alıyor</strong></h2>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-130">Serginin kavramsal omurgası, sanatçının <i>"teslimiyetin kaybı"</i> olarak tanımladığı psikolojik ve toplumsal bir eşiğe dayanıyor. Dışarıdan gelecek olası bir yargıyı henüz gelmeden hesaplamak, verilecek tepkiyi zihinde önceden inşa etmek ve sürekli tetikte bir savunma pozisyonu almak, zamanla bir hayatta kalma stratejisi olmaktan çıkarak kişinin karakterine yerleşiyor.</p>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-132">Göç dinamikleri, annelik deneyimi, rekabet hırsı ve bireyin ayakları altındaki zemini aralıksız kaydıran coğrafi ve toplumsal çalkantılar bu savunma refleksini besliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-133">Dış seslerin içselleştirilerek kişinin kendi öz sesiyle karışması sonucunda kontrol bir zırha dönüşürken, teslimiyetin kendisi dahi mutlak şekilde yönetilmesi gereken bir tehdit alanı halini alıyor.</p>

<p><img alt="Table (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/table-1.jpg" width="900" /></p>

<h3><strong>Onarım değil müdahale: Pirinç tellerle dikilen eski Anadolu halıları</strong></h3>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-134">Gazioğlu, sergideki yapıtlarında ev içi emeğin, ibadetin, geleneksel hafızanın ve gündelik yaşamın temas ettiği eski Anadolu halılarını taşıyıcı yüzey olarak seçiyor.</p>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-135">Sanatçı halıları kesip parçalıyor, yüzeylerine yağlıboyayla katmanlar ekliyor ve ardından sert pirinç tellerle yeniden dikiyor. Bu süreçte hiçbir dikiş izini kamufle etmeyerek hepsini çıplak gözle görülür kılıyor.</p>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-136">Geliştirilen bu yöntem geleneksel bir restorasyon ya da iyileştirme amacı taşımıyor. Aksine, yarayı kapatıp yok etmek yerine onu bilinçli olarak görünür tutmayı hedefliyor. Çevresindeki organik dokudan çok daha sert bir malzemeyle zorla tutturulmuş bu dikişler, acının ve travmanın üzerinin örtülmesine izin vermiyor. Halı böylece maruz kaldığı baskıyı içine hapseden ve köşeye sıkışmış vahşi bir hayvan gibi ne zaman, nasıl karşılık vereceği kestirilemeyen bir vekil bedene dönüşüyor.</p>

<p id="p-rc_799200dbfdb5b35a-137">Sanatçının kadın bedenini denetleyen normlar ve içselleştirilmiş bakış sistemleri üzerine yürüttüğü araştırmanın devamı niteliğindeki sergi, izleyiciye yapay bir sağalma veya pembe tablolar vadetmiyor. </p>

<p><img alt="Detay (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/detay-1.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/seda-gazioglunun-yedinci-kisisel-sergisi-sanatciyi-beslemeyiniz-merdiven-art-spacete-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sg-1.jpg" type="image/jpeg" length="36254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALES/3 ne zaman yapılacak? 2026 ALES/3 başvuruları ne zaman? ALES/3 sınav tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ales3-ne-zaman-yapilacak-2026-ales3-basvurulari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ales3-ne-zaman-yapilacak-2026-ales3-basvurulari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek lisans ve doktora başvuruları ile akademik kariyer planlayan adayların takip ettiği ALES’in yıl içindeki son oturumu için takvim netleşti. ÖSYM’nin 2026 sınav takviminde yer alan ALES/3 için başvuru ve geç başvuru dönemleri ayrı tarihlerde uygulanacak. Peki ALES/3 başvuruları ne zaman başlayacak, sınav hangi gün yapılacak ve geç başvuru fırsatı ne zaman kullanılabilecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’nın (ALES) 2026 yılındaki son oturumu için hazırlıklar takvim doğrultusunda ilerliyor. Yüksek lisans ve doktora programlarına başvuracak adayların yanı sıra akademik kariyer planlayanların kullandığı sınavın üçüncü oturumu için başvuru dönemi ekim ayında başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ÖSYM’nin 2026 sınav takviminde ALES/3 için başvuru, geç başvuru ve sınav tarihleri yer alıyor. Adayların sınava katılabilmesi için başvuru işlemlerini ilgili tarihler arasında tamamlaması gerekiyor.</p>

<h2><strong>ALES ne zaman yapılacak?</strong></h2>

<p>2026-ALES/3 sınavı <strong>29 Kasım 2026 Pazar günü</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Böylece ALES’in 2026 yılı içerisindeki üç oturumluk sınav takvimi ALES/3 ile tamamlanacak. Yıl içinde ALES/1 ve ALES/2 oturumlarına katılan adayların yanı sıra üçüncü oturumda sınava girmek isteyenler de ÖSYM tarafından belirlenen başvuru sürecini takip edecek.</p>

<p>Sınav tarihi yaklaşırken adayların sınava giriş belgelerini de ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden takip etmesi gerekecek. Sınava giriş belgesinin hangi tarihte erişime açılacağı ise sınav sürecinde ÖSYM tarafından duyurulacak.</p>

<h3><strong>2026 ALES/3 başvuruları ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>2026-ALES/3 başvuruları <strong>7 Ekim 2026 Çarşamba günü</strong> başlayacak ve <strong>15 Ekim 2026 Perşembe günü</strong> sona erecek.</p>

<p>Adaylar başvurularını ÖSYM’nin elektronik sistemi üzerinden gerçekleştirecek. Başvuru sürecinde adayların kişisel bilgilerinin yanı sıra sınav merkezi tercihlerinin de kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi aktif sınav ve başvuru işlemlerini elektronik ortamda yürütüyor. Sistemde şu an ALES/3 başvurusu bulunmuyor; mevcut işlemler arasında e-YDS 2026/10, Sayıştay Eleme Sınavı ve KPSS Alan Bilgisi gibi sınavlara ilişkin işlemler yer alıyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)-2" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" width="597" /></p>

<h3><strong>ALES/3 geç başvuru günü ne zaman?</strong></h3>

<p>Normal başvuru dönemini kaçıran adaylar için <strong>21 Ekim 2026 Çarşamba günü</strong> geç başvuru imkanı bulunacak.</p>

<p>Geç başvuru günü, normal başvuru süresi içerisinde işlemlerini tamamlayamayan adaylar açısından son başvuru fırsatı olacak. Geç başvuru işlemlerinde uygulanacak ücret ve diğer ayrıntılar ÖSYM tarafından yayımlanacak kılavuzla netleşecek.</p>

<p>Adayların geç başvuru gününde işlemlerini tamamlamalarının ardından sınavla ilgili duyuruları da takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>ALES başvurusu nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>ALES başvuruları ÖSYM’nin <strong>Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden elektronik olarak yapılacak. Adaylar sisteme ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden erişebilecek.</p>

<p>Başvuru döneminde adayların şu bilgileri kontrol etmesi önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kimlik ve iletişim bilgilerinin güncel olması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezi tercihinin doğru yapılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerinin eksiksiz tamamlanması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav ücretinin belirtilen süre içerisinde yatırılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru işleminin sistem üzerinden tamamlandığının kontrol edilmesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM’nin AİS sistemi üzerinden sınav başvuruları ve diğer aday işlemleri elektronik ortamda yürütülüyor.</p>

<h3><strong>ALES/3 sınavı için hangi tarihler takip edilecek?</strong></h3>

<p>2026-ALES/3 için adayların takvimdeki üç tarihi özellikle not etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç:</strong> 7 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Normal başvuru sonu:</strong> 15 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Geç başvuru:</strong> 21 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav:</strong> 29 Kasım 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>ALES/3, 2026 yılında yapılacak son ALES oturumu olacak. Adayların sınav öncesinde ÖSYM tarafından yayımlanacak kılavuz, sınav giriş belgesi ve diğer duyuruları takip etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>ALES sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>ALES/3 sonuç tarihi de ÖSYM’nin 2026 sınav takviminde yer alacak şekilde takip edilmeli. Sonuçlar açıklandığında adaylar puanlarını ÖSYM’nin sonuç sistemi üzerinden görüntüleyebilecek.</p>

<p>ÖSYM’nin sonuç sisteminde 2026 yılındaki ALES/2 sonuçlarının <strong>14 Ağustos 2026</strong> tarihinde açıklandığı görülüyor.</p>

<p>ALES puanı; lisansüstü eğitim başvuruları ve akademik kadrolara ilişkin süreçlerde ilgili kurumların belirlediği koşullar çerçevesinde kullanılabiliyor. Bu nedenle sınava girecek adayların yalnızca sınav tarihini değil, başvurmayı planladıkları yüksek lisans, doktora veya akademik ilanların kendi şartlarını da ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ales3-ne-zaman-yapilacak-2026-ales3-basvurulari</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="54632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TTB’den İBB davasındaki uzun duruşmalar için kritik değerlendirme: "Yorma yasağına aykırı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ttbden-ibb-davasindaki-uzun-durusmalar-icin-kritik-degerlendirme-yorma-yasagina-aykiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ttbden-ibb-davasindaki-uzun-durusmalar-icin-kritik-degerlendirme-yorma-yasagina-aykiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında 14-15 saate ulaşan duruşmaların sanıklar, müdafiler ve diğer yargılama öznelerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel sağlıkları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. TTB, uzun ve ardışık duruşmaların “yorma” yasağı ve kötü muamele açısından ele alınması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk Tabipleri Birliği </strong>(TTB), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında <strong>14-15 saate ulaşan duruşmaların </strong>sanıklar, müdafiler ve diğer yargılama öznelerinin sağlıkları ile yargılamaya etkin katılım kapasiteleri üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel değerlendirmesini tamamladı.</p>

<p>TTB’nin değerlendirmesinde, uzun ve aralıksız duruşmaların fiziksel, ruhsal ve bilişsel yorgunluğa neden olabileceği belirtilirken, yargılama koşullarının “yorma” yasağı ve kötü muamele bakımından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><img alt="Ttbden Durusmalara Dair Degerlendirme" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ttbden-durusmalara-dair-degerlendirme.jpg" width="886" /></p>

<h2><strong>İBB davasında duruşmalar gece yarısına kadar sürüyor</strong></h2>

<p>TTB’nin bilimsel değerlendirmesine göre İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/208 E. sayılı dosyasında 17 Ağustos 2026’da başlayan duruşmalar haftada dört gün, saat 10.00’da başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı duruşmaların ise gece yarısını aşarak 00.00, 00.30 ve 01.30’a kadar sürdüğü aktarıldı.</p>

<p>Değerlendirmede, müdafilerin her gün en az 100 kilometre yol kat etmek zorunda kaldığına da dikkat çekildi. Dosyada 53’ü tutuklu sanığın ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya olduğu belirtilirken, yargılamanın tüm tarafları açısından yoğun stres ve belirsizlik koşullarının bulunduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>"Uzun duruşmalar bilişsel işlevleri etkileyebilir"</strong></h3>

<p>TTB, uzun süre uyanık kalma ve yetersiz dinlenmenin kişinin bilişsel işlevleri üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Bilimsel değerlendirmede; dikkat, hafıza, muhakeme ve karar verme gibi temel bilişsel işlevlerin fiziksel ve zihinsel yorgunluktan olumsuz etkilenebileceği belirtildi.</p>

<p>Uzun süreli uyanıklık ve dinlenme eksikliğinin yanı sıra yoğun stresin de bu etkileri artırabileceği kaydedildi. TTB, söz konusu koşulların taşikardi, hipotansiyon ve hipoglisemi gibi fiziksel sonuçlara da yol açabileceğini aktardı.</p>

<h3><strong>"Yorgunluk kişinin kendisini koruma kapasitesini de azaltabilir"</strong></h3>

<p>TTB’nin değerlendirmesinde, fiziksel yorgunluk, uykusuzluk ve yoğun stresin birbirini artırabileceği vurgulandı.</p>

<p>Bu durumun kişinin genel işlevselliğinin yanı sıra kendisini koruma kapasitesini de zayıflatabileceği belirtildi. Özellikle tutukluluk, ağır ceza tehdidi, ulaşım yükü ve yargılama sürecindeki belirsizliğin mevcut stres yükünü artırabileceği ifade edildi.</p>

<p>TTB’ye göre bu koşullar, sanıkların kendilerini ifade etme ve haklarını koruma kapasitelerini azaltabileceği gibi müdafilerin de savunma görevlerini etkin biçimde yerine getirmelerini güçleştirebilir.</p>

<h3><strong>"Yorgunluk yalnızca hissedilen bir durum değil"</strong></h3>

<p>Bilimsel değerlendirmede, sağlık bilimleri açısından yorgunluğun yalnızca kişinin öznel olarak hissettiği bir durum olmadığına dikkat çekildi.</p>

<p>Uzun süre uyanık kalmanın ve yeterince dinlenememenin değerlendirme, karar verme ve kendini ifade etme kapasitesini azaltabileceği belirtildi.</p>

<p>TTB, bu nedenle uzun süren ve ardışık duruşmaların yalnızca çalışma koşulları açısından değil, yargılamaya katılan kişilerin sağlıkları ve etkin katılım kapasiteleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>CMK 148/1 kapsamında “yorma” yasağı hatırlatıldı</strong></h3>

<p>TTB değerlendirmesinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/1. maddesine de dikkat çekildi.</p>

<p>Söz konusu düzenlemede sanık ve şüphelinin beyanının özgür iradeye dayanması gerektiği, bunu engelleyici nitelikte “yorma” dahil bedensel veya ruhsal müdahalelerin yasaklandığı hatırlatıldı.</p>

<p>TTB, sağlık bilimleri açısından değerlendirildiğinde uzun süreli uyanıklık, yetersiz dinlenme ve yoğun stresin kişinin iradesini ortaya koyma, değerlendirme ve karar verme kapasitesi üzerinde etkili olabileceğine işaret etti.</p>

<h3><strong>"Uzun duruşmalar hâkimlerin muhakemesini de etkileyebilir"</strong></h3>

<p>TTB’nin değerlendirmesinde yalnızca sanık ve müdafilerin değil, yargılamanın diğer öznelerinin de uzun duruşmalardan etkilenebileceği belirtildi.</p>

<p>Uzun süreli yorgunluğun muhakeme ve karar verme süreçlerini olumsuz etkileyebileceği ifade edilirken, bunun yargılayan makamlar açısından da dikkate alınması gerektiği değerlendirildi.</p>

<p>Böylece uzun ve ardışık duruşmaların, yargılamaya katılan tüm kişilerin bilişsel ve fiziksel kapasitesini etkileyebilecek bir koşul oluşturabileceği vurgulandı.</p>

<h3><strong>" Adil yargılama için yeterli dinlenme koşulları sağlanmalı"</strong></h3>

<p>Bilimsel değerlendirmenin sonuç bölümünde, söz konusu duruşma koşullarının sanıkların, müdafilerin ve diğer yargılama öznelerinin fiziksel, ruhsal ve bilişsel sağlıklarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.</p>

<p>TTB, uzun duruşmaların savunma yapma, sorgulama, soru sorma ve beyanda bulunma gibi yargılama faaliyetlerini güçleştirebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Değerlendirmede, adil yargılama süreçlerinin kişilere yeterli dinlenme olanağı sağlayan ve fiziksel, ruhsal ve bilişsel bütünlüklerini gözeten koşullarda yürütülmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>TTB’den “insan eliyle oluşturulmuş travma” değerlendirmesi</strong></h3>

<p>TTB, değerlendirmesinin sonuç bölümünde söz konusu koşulların “insan eliyle oluşturulmuş travma” olarak kabul edilmesinin uygun olacağını belirtti.</p>

<p>Ayrıca bu koşulların Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-10 sınıflandırmasındaki Y07.3 koduyla belirtilen “işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele” kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ttbden-ibb-davasindaki-uzun-durusmalar-icin-kritik-degerlendirme-yorma-yasagina-aykiri</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-87611df94ea93a72a2cb5c50157b6388jpg.webp" type="image/jpeg" length="70044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Piyasaların gözü Merkez Bankası'ndaydı: Faiz kararı açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/piyasalarin-gozu-merkez-bankasindaydi-faiz-karari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/piyasalarin-gozu-merkez-bankasindaydi-faiz-karari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, eylül ayı toplantısında politika faizine ilişkin kararını açıkladı. Merkez Bankası faiz kararıyla politika faizi yüzde 37 seviyesinde tutuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirdiği yılın altıncı toplantısını tamamladı. Piyasaların yakından takip ettiği Merkez Bankası faiz kararı toplantının ardından kamuoyuyla paylaşıldı. Kurul, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasına karar verdi.</p>

<h2><strong>Merkez Bankası faiz kararı yüzde 37 oldu</strong></h2>

<p>TCMB, eylül ayındaki toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Böylece politika faizi yüzde 37 seviyesindeki mevcut oranını korudu.</p>

<p>Merkez Bankası, 2026 yılının ocak ayında politika faizini yüzde 38'den yüzde 37'ye indirmişti. Ocak ayındaki bu kararın ardından yapılan toplantılarda yeni bir faiz indirimi uygulanmadı.</p>

<p>Mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında gerçekleştirilen toplantılarda politika faizi yüzde 37 olarak korundu. Mayıs ayında ise faiz kararı açıklanmadı.</p>

<h3><strong>Politika faizi ne işe yarıyor?</strong></h3>

<p>Politika faizi, Merkez Bankası'nın bankalara borç verirken uyguladığı temel faiz oranı olarak kullanılıyor. Bu oran, enflasyonun kontrol altında tutulması, fiyat istikrarının sağlanması ve para arzının düzenlenmesi amacıyla para politikasının temel araçları arasında yer alıyor.</p>

<p>Politika faizinde yapılan değişiklikler kredi maliyetleri ve borçlanma koşulları üzerinden ekonomik faaliyetleri etkileyebiliyor. Faiz artırıldığında bankaların kredi faiz oranları yükselirken, borçlanma maliyetlerinin artması kredi talebini azaltabiliyor.</p>

<p>Kredi kullanımındaki düşüş tüketim ve yatırımların yavaşlamasına neden olabiliyor. Talebin azalmasıyla birlikte enflasyonun düşürülmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>2026 yılı kalan Merkez Bankası toplantıları</strong></h3>

<p>Merkez Bankası'nın eylül ayı toplantısını tamamlamasının ardından 2026 yılı içinde iki toplantısı daha bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TCMB'nin yılın kalan bölümündeki toplantı tarihleri şöyle:</p>

<p>22 Ekim 2026<br />
10 Aralık 2026</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/piyasalarin-gozu-merkez-bankasindaydi-faiz-karari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/piyasalarin-gozu-merkez-bankasindayd.png" type="image/jpeg" length="85050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş'ın Erdoğan'la görüşmesine ilişkin YENİ Parti'den açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavasin-erdoganla-gorusmesine-iliskin-yeni-partiden-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavasin-erdoganla-gorusmesine-iliskin-yeni-partiden-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin "Ankara’nın yatırımlarıyla sınırlı olduğunu" söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Part</strong>i Grup Başkanvekili <strong>Gökhan Günaydın</strong>, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında ABB Başkanı <strong>Mansur Yavaş</strong>’ın, Cumhurbaşkanı <strong>Erdoğan</strong> ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bir gazeteci, Yavaş’ın görüşme sonrasında kullandığı <strong>“Eğer partimi rahatsız ettiyse gereğini yaparım”</strong> sözlerini hatırlattı. Görüşmeyi nasıl değerlendirdiği sorulması üzerine Günaydın, Yavaş’ın Ankara’daki çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi.</p>

<h2><strong>"Kimse senaryo üretmeye çalışmasın"</strong></h2>

<p>Günaydın, söz konusu görüşmede yalnızca Ankara’nın gündemindeki büyük yatırımların ele alındığını ifade etti. Yavaş’ın tutumuna ilişkin konuşan Günaydın, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Yani Mansur Yavaş diyor ki, ‘Ben bu kaotik ortamda bir denge politikası izlemeye devam edeceğim. Ankaralı'nın hizmetinde olmaya devam edeceğim. Kimseyi de hayal kırıklığına uğratmayacağım. Kimse buralardan senaryo üretmeye çalışmasın.’”</strong></p>

<h3><strong>Günaydın'dan "parti değiştirileceği" iddialarına yanıt</strong></h3>

<p>Öte yandan, Erdoğan ile yapılan görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarılmasına tepki gösteren Günaydın, Yavaş’ın parti değiştireceği yönündeki iddialara yanıt verdi.</p>

<p>Günaydın, Yavaş’ın şu sözlerini hatırlattı:</p>

<p><strong>“Ve bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara açıkça ifade etmek isterim; beni seven, bana güvenen, yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak, hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olmayacaktır.”</strong></p>

<p>YENİ Partili Günaydın, bu sözlerin ardından <strong>“Bu kadar basit” </strong>dedi.</p>

<p>ABB Başkanı'nın televizyonlarda kendisi hakkında ortaya atılan iddialara yönelik tepkisini de anımsatan Günaydın, <strong>“Her gün televizyonlarda arkamızdan dedikodu üretenleri yalanlamaktan bıktık, onlar utanmaktan bıkmadılar" </strong>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavasin-erdoganla-gorusmesine-iliskin-yeni-partiden-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/mansur-yavasin-erdoganla-gorusmesine-iliskin-yeni-partiden-aciklama.png" type="image/jpeg" length="27590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anıttepe Yüzme Havuzu 9,5 yıldır tamamlanamadı: Açılış tarihi hâlâ belirsiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/anittepe-yuzme-havuzu-95-yildir-tamamlanamadi-acilis-tarihi-hala-belirsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/anittepe-yuzme-havuzu-95-yildir-tamamlanamadi-acilis-tarihi-hala-belirsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anıtkabir’in karşısındaki Anıttepe Yüzme Havuzu, 2017’de yıkılmasının ardından geçen 9,5 yıla rağmen hâlâ hizmete açılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın merkezinde, Anıtkabir’in hemen karşısında bulunan Anıttepe Yüzme Havuzu, 2017 yılında yıkılmasının ardından geçen 9,5 yıla rağmen hâlâ hizmete açılamadı. Yeniden yapılması planlanan tesisin inşaatı büyük ölçüde tamamlanmasına karşın, kalan bölümdeki çalışmaların bitirilememesi nedeniyle havuz yıllardır atıl durumda.</p>

<h2><strong>2017’de yıkıldı, bir türlü tamamlanamadı</strong></h2>

<p>Sağlıksız olduğu gerekçesiyle 2017 yılında yıkılan Anıttepe Yüzme Havuzu’nun yeniden inşa edilerek Başkent’teki sporcuların yanı sıra çevrede bulunan okullardaki öğrencilerin kullanımına sunulacağı belirtilmişti.</p>

<p>Ancak aradan geçen 9,5 yıla rağmen proje tamamlanamadı. İnşaat sürecinde dört farklı müteahhit firmanın, ortaya çıkan fiyat farkları nedeniyle projeden çekildiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşanan fiyat farkı ve sözleşme kaynaklı sorunların çözülememesi nedeniyle inşaatın yaklaşık yüzde 90’ı tamamlanabildi. Projenin kalan yüzde 10’luk bölümündeki çalışmaların tamamlanamaması ise tesisin hizmete açılmasının önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.</p>

<h2><strong>Havuz ne zaman hizmete girecek?</strong></h2>

<p>Bin seyirci kapasiteli olarak planlanan Anıttepe Yüzme Havuzu’nun gençlerin ve sporcuların kullanımına ne zaman açılacağı ise belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Yetkililer tarafından konuyla ilgili net bir tarih açıklanmazken, tesisin kalan yüzde 10’luk bölümünün tamamlanması halinde <strong>Aralık ayında hizmete açılmasının planlandığı</strong> belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Başkentin merkezindeki tesis yıllardır bekliyor</strong></h2>

<p>Ankara’nın en merkezi noktalarından birinde, Anıtkabir’in hemen karşısında yer alan bir spor tesisinin 9,5 yıldır tamamlanamaması, Başkent’teki spor yatırımlarının mevcut durumunu yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Sporcuların ve öğrencilerin kullanımına sunulması planlanan Anıttepe Yüzme Havuzu’nun ne zaman tamamlanarak hizmete açılacağına ilişkin belirsizlik ise sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/anittepe-yuzme-havuzu-95-yildir-tamamlanamadi-acilis-tarihi-hala-belirsiz</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/anittepe-1.jpg" type="image/jpeg" length="83637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edebiyat ve sanat dergisi ArtAnlam yeni sayısında "Yapay Zekâ Çağında Sanat" dosya konusunu ele alıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/edebiyat-ve-sanat-dergisi-artanlam-yeni-sayisinda-yapay-zeka-caginda-sanat-dosya-konusunu-ele-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/edebiyat-ve-sanat-dergisi-artanlam-yeni-sayisinda-yapay-zeka-caginda-sanat-dosya-konusunu-ele-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yayın hayatına mayıs ayında başlayan öykü ağırlıklı edebiyat ve sanat dergisi ArtAnlam, Eylül-Ekim 2026 tarihli üçüncü sayısıyla okurlarıyla buluştu. Genel yayın yönetmenliğini Hürriyet Yaşar’ın, yazı işleri koordinasyonunu Mehmet S. Aman’ın üstlendiği dergi, yeni sayısında zengin öykü ve şiir seçkisinin yanı sıra yapay zekânın sanata ve düşünce dünyasına etkilerini masaya yatırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yayın kurulunda Ender Özer, Erdi Ülküseven, Ergün Doğan, M. Bahadır Deniz ve Tuğçe Hitay’ın yer aldığı <strong><a href="https://artanlam.com/" rel="nofollow">ArtAnlam</a></strong>, üçüncü sayısında klasik metin çözümlemelerinden güncel teknolojik tartışmalara uzanan çok katmanlı bir içerik sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Erdal Öz incelemesi, Nurullah Ataç denemesi ele alınıyor</strong></h2>

<p>Derginin Eylül-Ekim sayısında öne çıkan inceleme, çeviri ve denemeler edebiyat tarihine ışık tutuyor. Kaya Tokmakçıoğlu, Erdal Öz’ün 12 Mart dönemine sürüklenişin izlerini taşıyan "Taş" adlı öyküsünü kapsamlı bir çözümlemeyle ele alıyor.</p>

<p>Genel Yayın Yönetmeni Hürriyet Yaşar, kaleme aldığı denemesinde derginin çıkış felsefesini ve "art anlam" kavramının anlambilimsel katmanlarını irdeliyor.Petronius’un "Efesli Dul Kadın" başlıklı öyküsü Haluk Erdemol çevirisiyle sunulurken; Saber Moghaddami’nin bir öyküsü Mustafa Balel ve Moghaddami’nin ortak çevirisiyle Türkçeye kazandırılıyor.</p>

<p>Yazar Faruk Duman "Ataç’ın Kendiyle Kavgası Bitmez ki Başkalarıyla Bitsin" başlıklı yazısında Nurullah Ataç’ı değerlendirirken; Ergün Doğan "Babil Kulesi Işığında Sosyal Medyanın Sonsuz Dil Karmaşası" başlıklı denemesiyle dijital çağın dil krizine odaklanıyor.</p>

<h3><strong>Soruşturma: "Yapay zekâ çağında sanat"</strong></h3>

<p>Üçüncü sayının düşünce omurgasını yapay zekâ tartışmaları oluşturuyor. Tuğçe Hitay’ın hazırladığı <strong>"Yapay Zekâ Çağında Sanat"</strong> başlıklı soruşturmada Ali Kayaalp, Ayşegül Tözeren, Burhan Şeşen ve Ferhat Barış Zengin dijital dönüşümün sanat üretimine yansımalarını değerlendiriyor.</p>

<p>Dosyayı tamamlayan bir diğer metin ise Mehmet S. Aman imzalı <i>"Tekno-oligarşinin Egemenliğinde Zekânın Gerçeği, Yapayın Egemenliği ve İnsanın İkirciği"</i> başlıklı araştırma yazısı oldu.</p>

<h3><strong>Şiir ve öyküler de yer alıyor</strong></h3>

<p>Toplum gündeminin edebiyata yansımasını önemseyen derginin sayfalarında geniş bir yazar ve şair kadrosu yer alıyor. Şiirde Âba Müslim Çelik, Kenan Sarıalioğlu, Arife Kalender, İbrahim Baştuğ, Metin Fındıkçı, Ozan Öztepe ve Cengiz Şenol; öykü alanında Mustafa Balel, Muzaffer Kale, Volkan Emre Çalı, Osman Gür, M. Bahadır Deniz, Ekin Güneş Saygılı, Ender Özer, Erdi Ülküseven, Tuğçe Hitay ve Seval Uslu eserleriyle dergide yer alıyor. Gültekin Emre’nin eleştirel "Öykü Günlüğü" ve Eray Karınca’nın güncesi, Karikatürcü Mustafa Bilgin çizimleriyle sayıya katkı sağlarken, Ender Özer de kendi öyküsü için hazırladığı kolaj çalışmasıyla görsel tasarımda yer aldı.</p>

<p>ArtAnlam’ın üçüncü sayısı; İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelindeki bağımsız kitabevleri ve dağıtım noktalarının yanı sıra <strong><a href="http://www.artanlam.com" rel="nofollow"><code>www.artanlam.com</code></a></strong> internet adresi ve doğrudan abonelik kanalları üzerinden temin edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/edebiyat-ve-sanat-dergisi-artanlam-yeni-sayisinda-yapay-zeka-caginda-sanat-dosya-konusunu-ele-aliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-2026-09-10t135752248.png" type="image/jpeg" length="85038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris'te lüks otelde gece soygunu: 1 milyon avroluk eşya çalındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pariste-luks-otelde-gece-soygunu-1-milyon-avroluk-esya-calindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pariste-luks-otelde-gece-soygunu-1-milyon-avroluk-esya-calindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paris'te lüks bir otelin 7. katındaki odaya tırmanarak giren 2 hırsız, yaklaşık 1 milyon avro değerinde eşya çalarak kaçtı. Çalınanlar arasında 636 bin avroluk saat de bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Paris</strong>'te lüks bir otel odasında meydana gelen soygunda yaklaşık 1 milyon avro değerinde eşya çalındı. Otele tırmanarak giren 2 hırsız, olayın ardından kayıplara karışırken polis ekipleri <strong>şüpheli</strong>lerin yakalanması için çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>Paris'in 8. bölgesinde soygun</strong></h2>

<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, soygun 8 Eylül gecesi Paris'in 8. bölgesinde bulunan lüks bir otelin odasında gerçekleşti.</p>

<p>Polis kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2 hırsız otele tırmanarak 7. kattaki bir odaya girdi. Odaya giren şüpheliler, değerli eşyaları aldıktan sonra olay yerinden kaçtı.</p>

<p>Hırsızların kimlikleri henüz belirlenemezken, şüphelilerin yakalanamadığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Mağdur yaklaşık 1 milyon avro zarar gördü</strong></h3>

<p>Soygunun ardından polis ekipleri tarafından soruşturma başlatıldı. Olayla ilgili inceleme sürerken, mağdurun çalınan eşyalarının değerine ilişkin verdiği ifade de ortaya çıktı.</p>

<p>Mali vatandaşı mağdur, <strong>polis</strong>e yaptığı açıklamada yaklaşık 1 milyon avro değerindeki eşyalarının çalındığını söyledi.</p>

<p>Çalınan eşyalar arasında yüksek değerli bir saatin de bulunduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Çalınan saatin değeri 636 bin avro</strong></h3>

<p>Mağdur, polis ekiplerine verdiği ifadede çalınan eşyaları arasında <strong>636 bin avro </strong>değerinde bir saat bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Yaklaşık 1 milyon avroluk eşyanın çalındığı soygunun ardından polis, kaçan 2 hırsığın yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pariste-luks-otelde-gece-soygunu-1-milyon-avroluk-esya-calindi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pariste-luks-bir-oteldeki-soygunda-yaklasik-1-milyon-avro-degerinde-esya-calindi.png" type="image/jpeg" length="21166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toyota C-HR'larda güç kaybı riski: Binlerce araç geri çağrılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/toyota-c-hrlarda-guc-kaybi-riski-binlerce-arac-geri-cagrilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/toyota-c-hrlarda-guc-kaybi-riski-binlerce-arac-geri-cagrilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toyota, sürüş esnasında aracın beklenmedik şekilde güç kaybetmesine yol açabilecek bir yazılım sorunu nedeniyle 8 bin 521 aracı geri çağıracak. Geri çağırma kararı, belirli 2026 model elektrikli C-HR araçlarını kapsıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toyota</strong>, sürüş esnasında aracın aniden güç kaybetmesine neden olabilecek yazılım sorunu nedeniyle ABD'de 8 bin 521 aracı geri çağıracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi'nin (NHTSA) salı günü yaptığı duyuruya göre geri çağırma, belirli 2026 model elektrikli C-HR araçlarını içeriyor.</p>

<h2><strong>Elektrikli sürüş sistemi devre dışı kalabilir</strong></h2>

<p>NHTSA tarafından yayımlanan belgelerde, söz konusu yazılım hatasının belirli sürüş koşullarında bataryanın normalden fazla şarj edilmesine yol açabileceği ifade edildi.</p>

<p>Aşırı şarjın, aracı hareket ettiren elektrikli sistemin devre dışı kalmasına neden olabileceği belirtildi. Bu durumun sonucunda araç sürüş sırasında güç kaybedebilir.</p>

<p>Toyota, sorunun giderilmesi amacıyla araçların elektronik kontrol ünitesindeki yazılımı yetkili servislerde güncelleyecek. Yapılacak güncelleme için araç sahiplerinden herhangi bir ücret talep edilmeyecek.</p>

<p>Geri çağırma kapsamında bulunan araçların sahiplerine gönderilecek bildirimlerin 18 Ekim 2026 tarihine kadar ulaştırılması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/toyota-c-hrlarda-guc-kaybi-riski-binlerce-arac-geri-cagrilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/toyota-c-hrlarda-guc-kaybi-riski.png" type="image/jpeg" length="37410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MESAM’dan 40. yıla özel beste yarışması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mesamdan-40-yila-ozel-beste-yarismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mesamdan-40-yila-ozel-beste-yarismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), kuruluşunun 40. yılı vesilesiyle kurum tarihinde bir ilke imza atarak tüm bestecilerin katılımına açık büyük bir beste yarışması başlattı. 10 farklı müzik türünde düzenlenecek ve Orhan Gencebay, Sagopa Kajmer, Amir Ateş gibi usta isimlerin jürisinde yer alacağı yarışmada dereceye giren eserler özel hatıra plağında toplanacak ve birinci olan yapıtlara video klip çekilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_5685f023a43a159d-98">MESAM merkez ofisinde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında yarışmanın detaylarını paylaşan MESAM Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ergül, müziğin birleştirici gücüne ve Anadolu'nun zengin üretim mirasına dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Recep Ergül: "Yapay zekâ beste yapamaz, söz yazamaz"</strong></h3>

<p id="p-rc_5685f023a43a159d-99">Yarışmanın temel amacının hem yeni yetenekleri keşfetmek hem de müzik dünyasındaki üretim krizine karşı durmak olduğunu belirten Recep Ergül, son dönemde dijitalleşme ve yapay zekânın sektörde oluşturduğu tartışmalara değindi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Müziğin kalbi 40 yıldır MESAM'da atıyor. Müzik, insanları birleştiren, geçmişle bugünü buluşturan, yarınlara da tarihi bir vesika niteliğinde yaşanmışlıklar bırakan bir sanat dalı. Bu beste yarışmasındaki temel amacımız, müziğe dikkati çekmek, geçmişten bugüne kadar repertuvarımızda yer alan eserlere yenilerini eklemek, yeni sesler, yeni besteler, yeni besteciler ortaya çıkarmak.</i></p>

<p><i>Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle beraber 'Acaba müzik bitiyor mu?' söylentileri başladı. Bize göre yapay zeka beste yapamaz, söz de yazamaz. Yapay zekanın sağladığı kolaylıklardan istifade ederek, müziğimize de bunu yansıtarak yola devam ediyoruz. Ama şimdi yüzde yüz insan emeği, el emeği, göz nuru diye tabir ettiğimiz, Anadolu'nun geçmişten bugüne kadar üretilmiş müziklerine yenilerini ekleyecek bir yarışmayla bu besteleri gün yüzüne çıkarmak istiyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p id="p-rc_5685f023a43a159d-100">Genel koordinatörlüğünü araştırmacı-sanatçı Salih Turhan’ın üstlendiği organizasyon, geniş bir müzikal yelpazeyi kapsayacak. Yarışma; <strong>Halk, Sanat, Tasavvuf, Klasik Batı, Âşık/Ozan, Pop, Kürtçe, Arabesk, Anadolu Rock ve Rap</strong> olmak üzere toplam 10 ana kategoride gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yarışmanın jüri heyetinde kendi türlerinin duayen isimleri yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Orhan Gencebay</strong> (Serbest Çalışmalar Jüri Başkanı)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mehmet Özbek</strong> (Halk Müziği Jüri Başkanı)</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_5685f023a43a159d-101"><strong>Turhan Taşan</strong> (Türk Sanat Müziği Jüri Başkanı)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Amir Ateş</strong> (Tasavvuf Müziği Jüri Başkanı)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Jüri Üyeleri:</strong> Aykut Gürel, Sagopa Kajmer, Hilmi Yarayıcı, Cihat Aşkın, Ahmet Selçuk İlkan</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Ödüller, özel hatıra plağı ve klip çekimi</strong></h3>

<p>İki aşamalı eleme sisteminin uygulanacağı yarışmada, ön elemeyi geçen her daldan 10 finalist eser nihai jürinin değerlendirmesine sunulacak.</p>

<p>Her müzik dalında dereceye girenlere verilecek ödüller:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Birincilik Ödülü:</strong> 50 bin TL ve başarı belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İkincilik Ödülü:</strong> 40 bin TL ve başarı belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Üçüncülük Ödülü:</strong> 30 bin TL ve başarı belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_5685f023a43a159d-102"><strong>Jüri Özel Ödülü:</strong> 20 bin TL ve başarı belgesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Kültürel hafızayı kalıcı kılmak adına, her kategorinin birincisi olan 10 eser ile jüri özel ödülünü kazanan 1 eser profesyonel sanatçılar tarafından stüdyoda seslendirilerek özel bir <strong>40. Yıl Hatıra Plağı</strong> haline getirilecek. Ayrıca birincilik kazanan tüm eserler için profesyonel video klip prodüksiyonu yapılacak.</p>

<h3><strong>Başvuru şartları ve takvim</strong></h3>

<p>Katılımcılar her kategoriye en fazla iki özgün eserle ve farklı rumuzlar kullanarak katılabilecek. Gönderilen bestelerin daha önce hiçbir dijital platformda, albümde veya yayında yayımlanmamış, ödül almamış ve ticari kayda girmemiş olması gerekiyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Katılım Bedeli:</strong> Eser başına 500 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son Başvuru Tarihi:</strong> 13 Kasım 2026, Cuma saat 18.00</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başvuru Kanalları:</strong> <code>yarisma.mesam.org.tr</code> internet adresi veya <code>yarisma@mesam.org.tr</code></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mesamdan-40-yila-ozel-beste-yarismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-c9953757d7f0f389ff893376f7e02f52.webp" type="image/jpeg" length="78231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna Rusya'ya en uzun menzilli saldırıyı gerçekleştirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-rusyaya-en-uzun-menzilli-saldiriyi-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-rusyaya-en-uzun-menzilli-saldiriyi-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Özel Harekat Kuvvetleri, Rusya'nın Yamalo-Nenets Özerk Bölgesi'nde yer alan iki stratejik doğalgaz işleme tesisini vurduğunu duyurdu. İnsansız hava araçlarının (İHA) 3 bin kilometreden fazla mesafe katederek gerçekleştirdiği operasyon, savaşın başlangıcından bu yana Rusya topraklarının en derin noktasına düzenlenen hava saldırısı olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Özel Harekat Kuvvetleri tarafından resmi sosyal medya kanalları üzerinden yapılan açıklamada, Rus enerji altyapısının kalbi sayılan Yamalo-Nenets Özerk Bölgesi'ndeki tesislerin hedef alındığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, saldırının dün Novy Urengoy ve Purovsky gaz kondensatı işleme tesislerine yönelik organize edildiği ve İHA'ların 3 bin kilometreyi aşan bir menzili başarıyla katederek hedeflere ulaştığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Zelenskiy: "Rusya'nın diplomasiyi erteleme kapasitesini azaltıyor"</strong></h3>

<p>Başarılı operasyonun ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Özel Harekat Kuvvetlerinin açıklamasını paylaşarak operasyonu gerçekleştiren birimleri tebrik etti.</p>

<p>Zelenskiy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu isabet ve uzun menzilli kapasite için teşekkür ederim. Rusya'nın savaşına tamamen haklı bir şekilde ve gerçekten hissedebileceği şekilde karşılık vermemiz önemli. Bu tür her saldırı, Rusya'nın diplomasi için gerekli kararları erteleme kapasitesini azaltıyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-rusyaya-en-uzun-menzilli-saldiriyi-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-2162ab3f2bdfe7370aa483b213d98668.webp" type="image/jpeg" length="76325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="54826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="65132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="96606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="35246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="69973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="91675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="40485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="61962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="51008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="31434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="16929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="23995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="42692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="22180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="75164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="64616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="20438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="64730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="90621"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
