<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 14:52:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: Göcek’te deniz çayırları çapa zararlarına karşı korunuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-gocekte-deniz-cayirlari-capa-zararlarina-karsi-korunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-gocekte-deniz-cayirlari-capa-zararlarina-karsi-korunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Göcek’te tekne çapalarının zarar verdiği deniz çayırlarını korumak amacıyla Mapa-Şamandıra Sistemi ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <strong>Murat</strong> <strong>Kurum</strong>, Göcek’te deniz ekosisteminin önemli unsurlarından olan deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Kurum, tekne çapalarının deniz tabanında oluşturduğu tahribatın önüne geçmek amacıyla <strong>Mapa-Şamandıra Sistemi</strong> ile restorasyon çalışmalarının yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<h2><strong>Deniz çayırlarının ekosistemdeki önemine dikkat çekti</strong></h2>

<p>Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda deniz çayırlarının <strong>Akdeniz ekosistemi</strong> açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Deniz tabanındaki bu yaşam alanlarının yalnızca su altındaki canlılar açısından değil, oksijen üretimi bakımından da önemli bir role sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Kurum, <strong>deniz çayırları</strong>nın ormanlardan 10 kat daha fazla oksijen ürettiğini ifade ederek, bu alanların korunmasının deniz ekosisteminin devamlılığı açısından önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Tekne çapalarının verdiği zarar azaltılıyor</strong></h3>

<p>Göcek koylarında yoğun tekne trafiğinin oluşturduğu çevresel baskıya da değinen Kurum, özellikle kontrolsüz şekilde atılan çapaların deniz çayırlarına zarar verdiğini belirtti. Bu tahribatın önüne geçmek amacıyla Mapa-Şamandıra Sistemi'nin kullanıldığını aktardı.</p>

<p>Kurum, yürütülen çalışmalara ilişkin paylaşımında, "Tekne çapalarının verdiği zararı durduruyor, Mapa-Şamandıra Sistemimiz ve <strong>restorasyon</strong> çalışmalarımızla deniz çayırlarını yeniden güçlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<h3><strong>Restorasyon çalışmaları da yürütülüyor</strong></h3>

<p>Göcek’teki çalışmalar yalnızca kontrolsüz demirlemenin önlenmesiyle sınırlı kalmıyor. Bakanlık tarafından yürütülen restorasyon faaliyetleriyle zarar gören deniz çayırlarının yeniden güçlendirilmesi de hedefleniyor.</p>

<p>Bakan Kurum, <strong>Göce</strong>k’te deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaların ele alındığı projeyi gösteren videoyu da sosyal medya hesabından paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Ormanlardan 10 kat daha fazla oksijen ürettiklerini biliyor muydunuz?🪸<br />
<br />
Denizin altında sessizce çalışan, Akdeniz’e nefes veren bir yaşam alanı; Deniz çayırları…<br />
<br />
Ama tekne çapaları bu eşsiz ekosistemi yok ediyor.<br />
<br />
Göcek’te çapaların verdiği zararı durduruyor, Mapa-Şamandıra… <a href="https://t.co/FkQpCy4tQ5" rel="nofollow">pic.twitter.com/FkQpCy4tQ5</a></p>
— Murat KURUM (@murat_kurum) <a href="https://x.com/murat_kurum/status/2097619775346143734?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-gocekte-deniz-cayirlari-capa-zararlarina-karsi-korunuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-kurumdan-gocekteki-deniz-cayirlarina-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="30741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Susuzluk krizinden Ankara'nın yok olan mimari kimliğine: 9. Köy e-Dergisi 104. sayısıyla okurla buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/susuzluk-krizinden-ankaranin-yok-olan-mimari-kimligine-9-koy-e-dergisi-104-sayisiyla-okurla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/susuzluk-krizinden-ankaranin-yok-olan-mimari-kimligine-9-koy-e-dergisi-104-sayisiyla-okurla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen 9. Köy Haber Merkezi Projesi kapsamında hazırlanan 9. Köy e-Dergisi’nin 104. sayısı yayımlandı. Türkiye’nin dört bir yanından genç gazetecilerin imzasını taşıyan yeni sayıda; Amik Ovası’ndaki susuzluk krizinden organ bağışı farkındalığına, Ankara’nın yok olan mimari kimliğinden tiyatroda "artwashing" tartışmalarına ve yok olma tehlikesi yaşayan yüz yıllık zanaatlara kadar uzanan çok sayıda hak odaklı araştırma dosyası okurlarla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-34">Gazeteciler Cemiyeti tarafından Norveç Krallığı Büyükelçiliği desteğiyle yürütülen 9. Köy Haber Merkezi Projesi kapsamında hazırlanan 9. Köy e-Dergisi'nin 104. sayısı (Ağustos 2026) yayımlandı. Türkiye’nin dört bir yanından genç gazetecilerin usta editörlerin gözetiminde hazırladığı hak odaklı haberleri bir araya getiren yeni sayı; ekolojiden kültürel mirasa, spordan emek mücadelesine ve kentsel dönüşümden sanat etiğine kadar uzanan geniş bir dosya yelpazesini kamuoyunun dikkatine sundu.</p>

<p id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-35">Merhum gazeteci-yazar Bekir Coşkun’un "Dokuzuncu Köy" mirasını yaşatarak genç muhabirlerin mesleki gelişimine alan açan derginin bu sayısında, yerelden evrensele uzanan derinlikli saha araştırmaları, röportajlar ve kentsel bellek dosyaları öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>64 Sanatçıdan Ortak Vicdan Hareketi: "Bağışla Beni N'olur" (Berfin Şengil)</strong></h3>

<p>Haliç Tersanesi'ndeki İstanbul Sanat Müzesi'nde açılan ve Ali Gün Yıldırım’ın küratörlüğünü üstlendiği sergi üzerinden Türkiye'deki organ bağışı yetersizliğine ve bekleyen yaklaşık 33 bin hastanın durumuna dikkat çekildi. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat ve organ nakliyle hayata tutunan sanatçıların görüşleriyle hazırlanan haberde, sanatın yaşam hakkı savunuculuğundaki rolü işlendi.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-38"><strong>Hokeyin Muğla Temsilcisi Ege Yıldızları Sponsor Desteği Bekliyor (Didem Çam)</strong></h3>

<p>Türkiye Kadınlar Hokey Süper Ligi'nde tüm kategorilerde Türkiye şampiyonluğu bulunan ve milli takıma çok sayıda sporcu kazandıran Ege Yıldızları Spor Kulübü’nün deplasman, araç ve konaklama konularında yaşadığı ağır maddi imkânsızlıklar aktarıldı. Kulüp Başkanı Serkan Şen ve milli sporcu Sude Nur Kurt’un anlatımlarıyla amatör branşlardaki kaynak eşitsizliği gözler önüne serildi.</p>

<p id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-39"><strong>Kadın Güvenlik Görevlileri: "Önce Ön Yargılarla Mücadele Ediyoruz" (Melekşah Güzel)</strong></p>

<p>Erkek egemen olarak kodlanan özel güvenlik sektöründe çalışan kadın personelin karşılaştığı toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, ciddiye alınmama, mobbing ve güvenlik riskleri ele alındı. 14 yıllık güvenlik görevlisi Yağmur Anıl’ın kişisel deneyimleri ile Sosyolog Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu’nun çalışma yaşamındaki psikolojik şiddete dair tespitleri haberleştirildi.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-40"><strong>Amik Ovası'nda Susuzluk Tehlikesi (İlyas Yiğit)</strong></h3>

<p>6 Şubat depremlerinin ardından Hatay genelinde kontrolsüz şekilde artan beton santralleri, taş ocakları ve altyapı tahribatının su kaynakları üzerindeki ağır baskısı incelendi. Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu’nun aktardığı verilerle Asi Nehri’ne karışan kontrolsüz atıklar, kuraklık ve havzayı korumak amacıyla başlatılan imza kampanyası gündeme taşındı.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-41"><strong>Yüz Yıllık Zanaatlar Yok Oluyor (Fırat Karahan)</strong></h3>

<p>Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde yüzyıllardır icra edilen semercilik ve Bakırcılar Çarşısı'ndaki kalaycılık mesleğinin son temsilcileriyle konuşuldu. Motorlu araçların yaygınlaşması, teknolojik değişim ve en önemlisi çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma sınırına gelen zanaatların korunması için mesleki teşvik çağrısında bulunuldu.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-42"><strong>Karar Var Uygulama Yok: Gökbey Enkazı Hâlâ Demircili Koyu'nda (Ali Dinç)</strong></h3>

<p>İzmir'in Urla ilçesine bağlı Demircili Koyu'nda kaçak şekilde sökülmek istenirken halkın mücadelesiyle durdurulan hurda gemi Gökbey’in aylardır denizden tahliye edilmeyişi ele alındı. Şirketin konuyu istinafa taşıması, resmi kurumlar arasındaki belirsizlik ve Urla Belediyesi Başkan Vekili Prof. Dr. Mesut Önen’in korozyonun besin zincirine ve deniz ekosistemine vereceği zararlara ilişkin uyarıları ayrıntılandırıldı.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-43"><strong>"Ankara'nın Mimari Kimliği Yık-Yap Kültürüne Yeniliyor" (Zeynep Koç)</strong></h3>

<p>Başkent Ankara'nın Cumhuriyet mirası olan sivil mimari belleğinin, tescilli apartmanlarının ve mahalle kültürünün neoliberal "yık-yap" rant politikaları ve plansız ticari dönüşümle tasfiye edilişi araştırıldı. Eski Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ın değerlendirmeleriyle konutun barınma hakkı olmaktan çıkarılıp yatırım aracına dönüştürülmesi tartışıldı.</p>

<h3><strong>Son Kareler: Analog Fotoğrafçılık Maliyetlere Direniyor (Erdem Avşar)</strong></h3>

<p>Dijitalleşme çağında Z kuşağı gençlerinin hızlı tüketimden kaçış alanı olarak yöneldiği analog fotoğrafçılığın, fahiş oranda artan film, kimyasal ve karanlık oda banyo masrafları nedeniyle sürdürülemez hale gelişi işlendi. İletişim fakültesi öğrencileri ile Ankara Sıhhiye’deki emektar esnaf ve eğitmenlerin tanıklıklarıyla sektördeki tekelleşme ve daralma aktarıldı.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-45"><strong>80'ler Sergisi Gençleri Zaman Yolculuğuna Çıkardı (Burak Altınok)</strong></h3>

<p>Fatih Belediyesi tarafından Topkapı Kaleiçi Meydanı'nda düzenlenen ve yoğun ilgi nedeniyle uzatılan "Nostalji Günleri" etkinliği haberleştirildi. Mahalle bakkalından nostaljik dolmuşlara, kasetlerden terzi dükkanlarına kadar dönemin kültürel hafızasını canlandıran sergiye İstanbulluların ilgisi ve katılımcı görüşleri derlendi.</p>

<h3 id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-46"><strong>Sponsorluk ve "Artwashing" Kıskacında Tiyatro (İsmail Sarp Aykurt)</strong></h3>

<p>Tiyatro sektöründe son dönemde artan holding sponsorlukları, fahiş salon ve bilet fiyatları ile "sanatla aklanma" (artwashing) kavramı derinlemesine masaya yatırıldı. Tiyatro eleştirmeni Mustafa Kara’nın bağımsız tiyatroların vergi yükleri, sermaye tiyatrolarının yükselişi ve gerçek kamusal tiyatro ihtiyacına dair eleştirileri haber dosyasının merkezine yerleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-47">İmtiyaz sahipliğini <strong><a href="https://gc-tr.org/" rel="nofollow">Gazeteciler Cemiyeti</a></strong> adına Nazmi Bilgin’in, Proje Koordinatörlüğünü Zeynep Gürcanlı’nın, Yazı İşleri Müdürlüğünü Korhan Ziya Ön’ün, Okur Temsilciliğini ise gazeteci Faruk Bildirici’nin üstlendiği <strong><a href="http://9koy.org" rel="nofollow">9. Köy Haber Merkezi</a></strong>; yayınladığı e-dergi sayılarıyla medya sektöründeki staj ve bağımsız telif imkânlarını sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p id="p-rc_d7a127c1d2fa4dd8-48">Ağustos 2026 tarihli 104. sayısını okumak için <strong><a href="https://9koy.org/9-koy-e-dergi-103-sayisi-yayinda-2.html" rel="nofollow">tıklayınız</a></strong>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/susuzluk-krizinden-ankaranin-yok-olan-mimari-kimligine-9-koy-e-dergisi-104-sayisiyla-okurla-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/104-dergi-1920-1080-660x365.jpg" type="image/jpeg" length="82648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli uzman çavuşlar hakları için Ankara'da imza kampanyası başlattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-uzman-cavuslar-haklari-icin-ankarada-imza-kampanyasi-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-uzman-cavuslar-haklari-icin-ankarada-imza-kampanyasi-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli uzman çavuşlar, özlük haklarının iyileştirilmesi ve mesleki mağduriyetlerin giderilmesi talepleriyle Ankara Ulus'ta imza kampanyası başlattı. 18 Eylül'e kadar sürecek kampanyaya ilişkin TEMUD Genel Başkanı Ali Tilkici, vatandaşlara destek çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Emekli Uzman Çavuşlar Derneği </strong>(TEMUD) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren <strong>emekli uzman çavuşlar</strong>, özlük haklarının geliştirilmesi ve meslek hayatlarında yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi için çalışmalarına devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda emekli uzman çavuşlar, Ankara'nın Ulus semtinde bulunan Atatürk Heykeli önünde imza kampanyası başlattı. Kampanyayla taleplerin kamuoyuna aktarılması ve ilgili kurumlara ulaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Emekli uzman çavuşlar daha önce de hak taleplerini gündeme taşımak amacıyla Kayseri'den Ankara'ya "Kahramanlara Hak Yürüyüşü" düzenlemişti. Bu kez ise Ulus'ta başlatılan imza kampanyasıyla taleplerini duyurmaya devam ediyor.</p>

<p>TEMUD bünyesinde yürütülen kampanyanın 18 Eylül'e kadar devam edeceği belirtildi. Toplanan imzaların, emekli uzman çavuşların taleplerinin ilgili kurumlara iletilmesi amacıyla kullanılacağı ifade edildi.</p>

<p>TEMUD Genel Başkanı Ali Tilkici, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Vatanımızın ve milletimizin güvenliği için yıllarca fedakarca görev yapan uzman çavuşlarımızın hak ve adalet mücadelesine destek olmak için tüm vatandaşlarımızı imza kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-uzman-cavuslar-haklari-icin-ankarada-imza-kampanyasi-baslatti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/emekli-uzman-cavuslar-haklari-icin-ankarada-imza-kampanyasi-baslatti.png" type="image/jpeg" length="96613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batum’dan kalkan özel uçak Rize açıklarında denize acil iniş yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/batumdan-kalkan-ozel-ucak-rize-aciklarinda-denize-acil-inis-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/batumdan-kalkan-ozel-ucak-rize-aciklarinda-denize-acil-inis-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürcistan’ın Batum kentinden Ordu-Giresun Havalimanı’na gitmek üzere havalanan iki kişilik özel uçak, teknik arıza nedeniyle Rize’nin Pazar ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı. Uçaktaki iki kişi Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürcistan’ın <strong>Batum</strong> kentinden <strong>Ordu-Giresun Havalimanı</strong>’na gitmek üzere havalanan <strong>iki kişilik özel uçak</strong>, teknik arıza nedeniyle Rize açıklarında denize acil iniş yaptı.</p>

<p>Uçak, <strong>Rize’nin Pazar ilçesi </strong>açıklarında denize iniş yaptı. İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri sevk edildi.</p>

<h2><strong>Uçaktaki iki kişi kurtarıldı</strong></h2>

<p>Sahil Güvenlik ekipleri, denize acil iniş yapan uçaktaki iki kişiye ulaştı. Uçakta bulunan iki kişi ekipler tarafından kurtarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldılar</strong></h3>

<p>Kurtarılan iki kişi, tedbir amacıyla <strong>Kaçkar Devlet Hastanesi’</strong>ne götürüldü.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme başlatıldığı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/batumdan-kalkan-ozel-ucak-rize-aciklarinda-denize-acil-inis-yapti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/24saatsondak-285.gif" type="image/jpeg" length="42341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti, Üsküdar Belediyesi başkan vekili seçimine itiraz edecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-uskudar-belediyesi-baskan-vekili-secimine-itiraz-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-uskudar-belediyesi-baskan-vekili-secimine-itiraz-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Üsküdar Belediyesi’nde yapılan başkanvekili seçimine itiraz edeceklerini açıkladı. Günaydın, seçimin yapılış biçimini eleştirerek “Türkiye’de seçimli demokrasiyi rafa kaldırmak hiç kimsenin haddi değildir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Grup Başkanvekili <strong>Gökhan Günaydın</strong>, Üsküdar Belediyesi’nde gerçekleştirilen başkanvekili seçimine itiraz edeceklerini açıkladı.</p>

<p>Günaydın, seçim sürecine ilişkin sert eleştirilerde bulunarak yaşananları “Türkiye’nin seçimli demokratik yaşamı açısından kara leke” olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Üsküdar Belediyesi’nde yapılan seçime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Günaydın’dan Üsküdar Belediyesi seçimine tepki</strong></h2>

<p>Üsküdar Belediyesi’nde gerçekleştirilen başkanvekili seçimine tepki gösteren Günaydın, sürecin sistemli ve planlı şekilde yürütüldüğünü öne sürdü.</p>

<p>Günaydın, “Dün Üsküdar’da yapılanlar ilçe ile sınırlı olmayan bir skandalın ve adeta bir utanç vesikasının tarihe geçirilmiş şeklidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Yerel seçim tarihini erkene çekin”</strong></h3>

<p>Üsküdar Belediyesi’nde başkanvekilliği görevine AKP’li bir ismin getirildiğini belirten Günaydın, belediyedeki yönetimin halkın iradesini yansıtmadığını savundu.</p>

<p>Günaydın, Üsküdar halkının önceki yerel seçimlerde CHP’li Sinem Dedetaş’a destek verdiğini belirterek, iktidara “Türkiye genelinde yerel seçim tarihini öne çekin” çağrısında bulundu.</p>

<p>Günaydın, Üsküdar’da seçimin yenilenmesi halinde vatandaşın iradesinin yeniden ortaya çıkacağını savunarak, İstanbul’daki seçim sonuçlarına da atıfta bulundu.</p>

<h3><strong>“Üsküdar seçimlerine itiraz edeceğiz”</strong></h3>

<p>Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Üsküdar Belediyesi’nde yapılan seçime ilişkin hukuki yollara başvuracaklarını söyledi.</p>

<p>Günaydın, “Hiç kuşkusuz Üsküdar’daki seçimlere itiraz edeceğiz. Ancak hakkıyla yapılmış seçimleri iptal eden yargının kumpasla yapılmış seçim konusunda ne diyeceğini hep beraber göreceğiz” dedi.</p>

<h3><strong>CHP ve Yeni Parti seçime katılmayacaklarını açıklamıştı</strong></h3>

<p>Üsküdar Belediyesi’ndeki başkanvekili seçimi öncesinde dört CHP’li meclis üyesinin AKP’ye geçmesi ve iki meclis üyesinin tutuklanması gündeme gelmişti.</p>

<p>Bu gelişmelerin ardından Yeni Parti ve CHP grupları, bazı meclis üyeleri gözaltındayken yapılacak seçime katılmayacaklarını açıklamıştı.</p>

<p>Günaydın, açıklamasında Türkiye’de seçimli demokratik düzenin korunması gerektiğini belirterek, “Türkiye’de seçimli demokrasiyi rafa kaldırmak hiç kimsenin haddi değildir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-uskudar-belediyesi-baskan-vekili-secimine-itiraz-edecek</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/d4c167f7-dab1-44c6-8e27-f36a385ca956.webp" type="image/jpeg" length="94271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye İdlib'de mühimmat deposunda patlama: Yaralı ve can kaybı yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suriye-idlibde-muhimmat-deposunda-patlama-yarali-ve-can-kaybi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suriye-idlibde-muhimmat-deposunda-patlama-yarali-ve-can-kaybi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'nin kuzeyindeki İdlib kentinde bulunan bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamanın ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve acil durum ekibi gönderildi. Patlamanın mühimmat kaynaklı olduğu belirtilirken, şu ana kadar yaralanma veya can kaybı bildirilmedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Suriye</strong>'nin kuzeyindeki<strong> İdlib</strong> kentinde, Sarmada yolu üzerindeki bir mühimmat deposunda güçlü bir <strong>patlama</strong> meydana geldiği bildirildi. Patlamanın ardından olayın yaşandığı bölgeye ambulanslar ile acil durum ekipleri sevk edildi.</p>

<h2><strong>Suriye İdlib'de patlama sonrası ekipler bölgeye sevk edildi</strong></h2>

<p>Suriye resmi haber ajansı SANA'nın aktardığı bilgilere göre, İdlib'in Sarmada ilçesi yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından bölgeye çok sayıda ekip yönlendirildi. Ambulansların yanı sıra acil durum ekiplerinin de olay yerindeki çalışmalara katıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Patlamanın meydana geldiği bölgedeki çalışmaların devam ettiği belirtildi. Ekiplerin olayla ilgili çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.</p>

<h3><strong>Mühimmat deposundaki patlamanın nedeni araştırılıyor</strong></h3>

<p>İdlib'deki patlamanın nedenine ilişkin araştırma başlatıldığı bildirildi. Olayın meydana geldiği mühimmat deposundaki patlamanın çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme yürütüldüğü aktarıldı.</p>

<p>İdlib Acil Durum ve Afet Yönetimi Müdürlüğü operasyonlar sorumlusu Walid Aslan ise patlamanın mühimmat kaynaklı olduğunu ifade etti. Aslan, olayda şu ana kadar herhangi bir yaralanma veya can kaybı bildirilmediğini belirtti.</p>

<h3><strong>İdlib'deki patlamada can kaybı bildirilmedi</strong></h3>

<p>Patlamanın ardından bölgedeki ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Olayla ilgili yürütülen araştırmanın devam ettiği belirtilirken, şu ana kadar herhangi bir yaralanma veya can kaybının yaşanmadığı ifade edildi.</p>

<p>Sarmada yolu üzerindeki mühimmat deposunda meydana gelen patlamaya ilişkin incelemelerin sonuçlarıyla ilgili ise yeni bir bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suriye-idlibde-muhimmat-deposunda-patlama-yarali-ve-can-kaybi-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/suriye-idlib-patlama.png" type="image/jpeg" length="23738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Krasnodar’da İHA saldırısı: 4 kişi hayatını kaybetti, 29 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-krasnodarda-iha-saldirisi-4-kisi-hayatini-kaybetti-29-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-krasnodarda-iha-saldirisi-4-kisi-hayatini-kaybetti-29-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya’nın Krasnodar bölgesine düzenlenen İHA saldırısında 1’i çocuk 4 kişi hayatını kaybetti, 29 kişi yaralandı. Yaralılardan 3’ünün durumunun ağır olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>’nın <strong>Krasnodar</strong> Bölge Valisi Veniamin Kondratyev, <strong>Ukrayna</strong> tarafından bölgeye düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 29 kişinin yaralandığını açıkladı.</p>

<h2><strong>Saldırının merkezinde Novorossiysk yer aldı</strong></h2>

<p>Kondratyev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun gece saatlerinde Krasnodar bölgesine İHA’larla saldırı düzenlediğini belirtti. Saldırı nedeniyle bölgedeki çeşitli kentlerde sivil altyapının zarar gördüğünü kaydetti.</p>

<p>Kondratyev, saldırının özellikle <strong>Novorossiysk</strong> kentini etkilediğini belirterek, "Saldırı nedeniyle Novorossiysk şehrinde 1'i çocuk 4 kişi yaşamını yitirdi, 29 kişi yaralandı. Bunlardan 3'ü ağır durumda” dedi.</p>

<p>Saldırının ardından yaralılara sağlık ekipleri tarafından müdahale edildiği ve durumu ağır olan kişilerin tedavisinin sürdüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sivil altyapıda hasar oluştu</strong></h3>

<p>İHA saldırısı nedeniyle Krasnodar bölgesinin farklı noktalarında <strong>sivil altyapı unsurları</strong>nın zarar gördüğü belirtildi. Novorossiysk’te bazı konutlar ile kamuya ait yapılarda hasar meydana geldiği aktarıldı.</p>

<p>Bölgede saldırının ardından güvenlik ve acil durum ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü, hasar gören bölgelerde incelemelerin yapıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Rusya yaklaşık 600 İHA’nın etkisiz hale getirildiğini açıkladı</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı da gece saatlerinde Ukrayna tarafından gönderildiği belirtilen çok sayıda İHA’nın hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Ukrayna'ya ait yaklaşık 600 <strong>İHA</strong>'nın Rusya’nın çeşitli bölgeleri üzerinde hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiği belirtildi.</p>

<p>Krasnodar bölgesindeki saldırının ardından bölgede <strong>hasar tespit çalışmaları</strong> ve güvenlik önlemlerinin devam ettiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-krasnodarda-iha-saldirisi-4-kisi-hayatini-kaybetti-29-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukrayna-krasnodar-bolgesini-ihalarla-hedef-aldi-1.png" type="image/jpeg" length="42967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fazla kahve tüketimi kemik sağlığını etkileyebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fazla-kahve-tuketimi-kemik-sagligini-etkileyebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fazla-kahve-tuketimi-kemik-sagligini-etkileyebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Op. Dr. Hakan Özer, kemik sağlığının tek bir besin ya da içecekle açıklanamayacağını belirterek, kahve tüketiminin de kişinin genel beslenme düzeni ve yaşam tarzı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahve, günlük yaşamın en yaygın alışkanlıklarından biri. Ancak yaş ilerledikçe kemik sağlığının korunmasında yalnızca kalsiyum ve D vitamini değil, günlük beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının bütünü önem taşıyor. Özellikle ileri yaşlarda ve menopoz sonrası dönemde yüksek kafein tüketiminin kemik sağlığı üzerindeki olası etkileri dikkat çekiyor.<br />
Kemik dokusu yaşam boyunca sürekli olarak yenilenir. Yeni kemik yapımı ile mevcut kemik dokusunun yıkımı arasındaki denge, kemik kütlesinin korunmasında önemli rol oynar. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bu denge değişebilir ve kemik kaybı hızlanabilir. Kadınlarda, menopoz sonrasında hormonal değişikliklerin de etkisiyle kemik mineral yoğunluğundaki azalma daha belirgin hale gelebilir.<br />
Kemik mineral yoğunluğunun azalması, osteoporoz ve buna bağlı kırık riskinin değerlendirilmesinde önemli göstergelerden biridir. Yaş, genetik özellikler, beslenme, fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı, bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar bu süreçte birlikte değerlendirilmelidir.<br />
<strong>Kahve Tüketiminde Miktar Önemli</strong><br />
Kahve tüketimi ile kemik sağlığı arasındaki ilişki yalnızca içilen fincan sayısıyla açıklanabilecek kadar basit değildir. Günlük alınan toplam kafein miktarı ve kişinin beslenme alışkanlıkları da önem taşır.<br />
Sağlıklı yetişkinler için günlük toplam kafein alımının 400 mg'ı aşmaması genel bir referans olarak kabul edilmektedir. Ancak bir fincan kahvedeki kafein miktarı; kahvenin türüne, hazırlanma yöntemine ve porsiyon büyüklüğüne göre önemli ölçüde değişebilir. Bu nedenle günlük tüketimi değerlendirirken yalnızca fincan sayısına değil, toplam kafein alımına da dikkat edilmelidir.<br />
Ölçülü kahve tüketiminin tek başına kemik mineral yoğunluğunu azalttığını ya da osteoporoza neden olduğunu söylemek doğru değildir. Bununla birlikte yüksek miktarda kafein tüketimi, özellikle ileri yaşlarda veya kemik kaybı açısından ek risk faktörleri bulunan kişilerde dikkate alınması gereken yaşam tarzı unsurlarından biri olabilir.<br />
Bu nedenle amaç kahveyi tamamen bırakmak değil; tüketim miktarını kişinin yaşı, beslenmesi ve bireysel risk faktörleri ile birlikte değerlendirmektir.<br />
<strong>Kafein Kalsiyum Dengesini Etkileyebilir mi?</strong><br />
Kafeinin kemik sağlığı açısından gündeme gelmesinin nedenlerinden biri kalsiyum metabolizması üzerindeki olası etkileridir. Yüksek miktarda kafein tüketiminin kalsiyum emilimi ve vücuttaki kalsiyum dengesi üzerinde sınırlı bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.<br />
Bu etkinin kişinin günlük kalsiyum alımı ve genel beslenme düzenine göre değişebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.<br />
Tek başına kahve tüketimine odaklanmak yerine yeterli ve dengeli beslenme, kalsiyum ve D vitamini gereksiniminin karşılanması ile kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitenin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.<br />
<strong>Çay İçmek Kemikleri Korur mu?</strong><br />
Çayın içerdiği kateşinler ve diğer biyoaktif bileşenlerin kemik metabolizması üzerindeki etkileri de bilimsel olarak incelenmektedir. Çay tüketimi ile kemik mineral yoğunluğu arasında olumlu bir ilişki olabileceğine yönelik bulgular bulunmakla birlikte, çayı osteoporozdan koruyan bir içecek olarak değerlendirmek doğru değildir. Bu nedenle kemik sağlığı amacıyla çay tüketimini artırmak yerine beslenme ve yaşam tarzının bütününe odaklanılması gerekir.<br />
<strong>Kemik Sağlığında Bütüncül Yaklaşım Önemli</strong><br />
Op. Dr. Hakan Özer, kemik sağlığının birçok faktörden etkilendiğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:<br />
“İleri yaşlarda kemik kaybını yalnızca kahve tüketimi gibi tek bir alışkanlık üzerinden değerlendirmek doğru değildir. Genetik özellikler, yaş, menopoz, beslenme düzeni, fiziksel aktivite düzeyi, sigara ve alkol kullanımı, bazı kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar kemik sağlığını birlikte etkileyebilir. Özellikle yüksek miktarda kafein tüketen kişilerde günlük kalsiyum alımı ve genel beslenme düzeninin de göz önünde bulundurulması önemlidir.”<br />
Kahveden tamamen vazgeçmek yerine tüketim miktarının genel beslenme ve yaşam tarzı içerisinde değerlendirilmesi önem taşıyor. Kemik mineral yoğunluğu, osteoporoz ve kırık riski ise kişinin yaşı ve bireysel risk faktörleri doğrultusunda sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fazla-kahve-tuketimi-kemik-sagligini-etkileyebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kahve-saglik.jpg" type="image/jpeg" length="53352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka şirketi Anthopic araştırmacısı "Hayatlarımızla kumar oynuyorlar" sözleriyle istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yapay-zeka-sirketi-anthopic-arastirmacisi-hayatlarimizla-kumar-oynuyorlar-sozleriyle-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yapay-zeka-sirketi-anthopic-arastirmacisi-hayatlarimizla-kumar-oynuyorlar-sozleriyle-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka güvenliği odaklı yaklaşımıyla tanınan teknoloji şirketi Anthropic’te görev yapan kıdemli ön eğitim araştırmacısı Jacob Coxon, sektör genelindeki kontrolsüz süper zeka yarışına tepki göstererek istifa ettiğini duyurdu. Hem OpenAI hem de Anthropic tecrübesine sahip olan Coxon, şirketlerin sorumsuz davrandığını ve geliştirilen sistemlerin insanlığın sonunu getirebilecek bir kumar haline dönüştüğünü savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Büyük dil modellerinin devasa veri setleriyle eğitilmesi (ön eğitim / pre-training) alanında uzmanlaşan araştırmacı Jacob Coxon, yapay zeka endüstrisindeki güvenlik kaygılarını yeniden alevlendiren sert bir açıklamayla Anthropic bünyesindeki görevinden ayrıldı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<blockquote class="twitter-tweet"><p lang="en" dir="ltr">I resigned from Anthropic today. I spent the last three years doing pretraining research at both OpenAI and Anthropic. Neither company is acting responsibly. They are racing straight to self-improving superintelligence and gambling with our lives. More thoughts below.</p>&mdash; Jacob Coxon (@hilbertspaess) <a href="https://x.com/hilbertspaess/status/2097476196791709843?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 9, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h2><strong>"Süper insan sistemleri gerçek güç ve kaynak edinecek"</strong></h2>

<p>Kişisel sosyal medya hesabı üzerinden ayrılık kararını ve gerekçelerini paylaşan Coxon, endüstrinin kendi kendini geliştiren sistemler üretme hırsının kontrolden çıktığını ifade etti. Araştırmacı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün Anthropic'ten istifa ettim. Son üç yılımı hem OpenAI hem de Anthropic'te ön eğitim araştırmaları yaparak geçirdim. Her iki şirket de sorumlu davranmıyor. Kendini geliştiren süper zekaya doğru düz bir yarış yapıyorlar ve hayatlarımızla kumar oynuyorlar. Bunlar yakında her şeyi hackleyebilen, herhangi bir alanı bir gecede devrimleştiren ve gerçek güç ile kaynaklar edinebilen süper insan sistemleri olacak. Hepimiz bu alanlardaki ilerlemeyi bizzat gözlemledik ve ilerleme yavaşlamıyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Pazarlama numarası değil: On yılın sonuna kadar hepimizi öldürebilir"</strong></h3>

<p>Sektör yöneticilerinin kamuoyuna yaptıkları ılımlı açıklamalar ile kapalı kapılar ardında dile getirdikleri endişeler arasında uçurum bulunduğunu belirten Coxon, tehlikenin boyutuna dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yapay zeka geliştiren insanlar, on yılın sonuna kadar bu sistemlerin hepimizi öldürebileceğine samimi bir şekilde inanıyor. Bu bir pazarlama numarası değil. Tam tersine, birçok yönetici ve kıdemli araştırmacı, basında mantıklı görünmek için ifadelerine dikkatle bürünüyor ama aynı insanlar özelde korkularını açıkça dile getiriyor. Başka hiçbir insan etkinliği bu düzeyde bir tehlike oluşturmuyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>OpenAI ve Anthropic karşılaştırması: "İlk olma hırsı güvenliğin önüne geçti"</strong></h3>

<p>İki büyük yapay zeka laboratuvarındaki yaklaşım farklarını da değerlendiren araştırmacı, Anthropic'in "güvenlik" iddiasına rağmen rekabete teslim olduğunu öne sürdü. Coxon, OpenAI cephesinde birçok çalışanın insanlık medeniyetinin karşı karşıya olduğu varoluşsal riskleri derinden içselleştiremediğini savundu. Anthropic tarafında ise risklerin bilindiğini ancak <i>"Kimse sorumlu davranmayacak, bu yüzden risklere rağmen ilk biz yapmalıyız"</i> mantığıyla yarışa girildiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamasının sonunda laboratuvarlarda çalışan meslektaşlarına seslenen Coxon, <i>"Eğer bir laboratuvar araştırmacısıysanız, önümüzdeki birkaç yılın gerçekten nasıl hissettireceğini düşünmenizi şiddetle tavsiye ederim"</i> çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yapay-zeka-sirketi-anthopic-arastirmacisi-hayatlarimizla-kumar-oynuyorlar-sozleriyle-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-2026-09-09t142921862.jpg" type="image/jpeg" length="67356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin kuruluş yıl dönümünde Kılıçdaroğlu'ndan "temiz siyaset" vurgusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-kurulus-yil-donumunde-kilicdaroglundan-temiz-siyaset-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-kurulus-yil-donumunde-kilicdaroglundan-temiz-siyaset-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyeti, partinin 103. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Aslanlı Yol'dan yürüyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin ve partinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine çelenk bırakan CHP heyeti, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladıktan sonra 2. Genel Başkan İsmet İnönü'nün kabri başında da saygı duruşunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Ankara'da resmî anma töreni düzenlendi. Partililer ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 9 Eylül programı kapsamında sabah saatlerinde Anıtkabir'de bir araya geldi.</p>

<p><img alt="Kemal Kilicdaroglundan Chpnin 103 Yili Icin Ankarada Anitkabir Ozel Defterine Temiz Siyaset Mesaji Lmd4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kemal-kilicdaroglundan-chpnin-103-yili-icin-ankarada-anitkabir-ozel-defterine-temiz-siyaset-mesaji-lmd4.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Mozoleye çelenk bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu</strong></h3>

<p>CHP heyeti, Aslanlı Yol boyunca yürüyerek Atatürk’ün mozolesine ulaştı. Mozoleye çelenk bırakılmasının ardından heyet ve alandaki partililer saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir merdivenlerinde günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından Misak-ı Milli Kulesi'ne geçildi.</p>

<p>Misak-ı Milli Kulesi'nde imzalanan Anıtkabir Özel Defteri'nde yer alan ifadeler şu şekilde oldu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Büyük Atatürk, Sayın Genel Başkanım, Cumhuriyet Halk Partimizin 103'üncü kuruluş yıl dönümünde, 9 Eylül'ün bağımsızlık ve kuruluş ruhuyla huzurunuzdayız. Yaktığınız bağımsızlık ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor; kurduğunuz Cumhuriyet Halk Partisi, bizlere bıraktığınız en büyük emanetlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor.</i></p>

<p><i>Emanetinize layık olmak; Cumhuriyet Halk Partisi’nin dokularına işlenen ahlakı, adaleti ve erdemi korumak, her türlü yozlaşmadan arınma iradesini ve temiz siyaset anlayışını kararlılıkla sürdürmek demektir. Bu sorumluluğun gereği olarak, Cumhuriyetimizi 2’nci yüzyılında demokrasiyle taçlandıracağımıza ve millet egemenliğini eksiksiz hakim kılacağımıza söz veriyoruz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>9 Eylül ruhundan aldığımız güçle ülkemizi demokrasinin, adaletin ve umudun ülkesi yapma mücadelemizi sürdüreceğiz. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor; silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; hayatını yitirmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygıyla yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>İsmet İnönü’nün kabri de ziyaret edildi</strong></h3>

<p>Misak-ı Milli Kulesi’ndeki törenin tamamlanmasının ardından CHP heyeti, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı ve CHP’nin 2. Genel Başkanı İsmet İnönü’nün Anıtkabir yerleşkesinde bulunan mezarını ziyaret etti. İnönü'nün kabrine çelenk sunulup saygı duruşunda bulunulmasıyla Anıtkabir'deki anma programı sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-kurulus-yil-donumunde-kilicdaroglundan-temiz-siyaset-vurgusu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kemal-kilicdaroglundan-chpnin-103-yili-icin-ankarada-anitkabir-ozel-defterine-temiz-siyaset-mesaji-lmd4.jpg" type="image/jpeg" length="30760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB’den okul servis şoför ve rehberlerine güvenli sürüş ve ilk yardım eğitimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abbden-okul-servis-sofor-ve-rehberlerine-guvenli-surus-ve-ilk-yardim-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abbden-okul-servis-sofor-ve-rehberlerine-guvenli-surus-ve-ilk-yardim-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul servis şoförleri ve rehber personele yönelik ilk yardım, iş sağlığı ve güvenliği ile güvenli sürüş eğitimi düzenledi. Eğitimlerde acil durumlarda doğru müdahale ve trafikte güvenli sürüş teknikleri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara Büyükşehir Belediyesi </strong>(ABB), 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okul servislerinde öğrencilerin güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla şoför ve rehber personele yönelik eğitim programı düzenledi.</p>

<p>ABB Sağlık İşleri, Ulaştırma ve Zabıta Dairesi başkanlıkları ile Ankara Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde; ilk yardım, iş sağlığı ve güvenliği ile güvenli sürüş teknikleri konusunda bilgi verildi.</p>

<p>Alanında uzman personel ve trafik polislerinin katıldığı programda, servis şoförleri ve rehber personele acil durumlarda yapılması gereken müdahaleler uygulamalı olarak anlatıldı.</p>

<p><img alt="ABB’den okul servis şoför ve rehberlerine güvenli sürüş ve ilk yardım eğitimi-1" class="detail-photo img-fluid" height="1454" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-09-134212-1.png" width="2398" /></p>

<h2><strong>Servis şoförlerine ilk yardım eğitimi</strong></h2>

<p>Eğitim programında, okul servislerinde yaşanabilecek acil durumlarda doğru ve zamanında müdahalenin önemi ele alındı.</p>

<p>Şoför ve rehber personele ilk yardım uygulamaları uygulamalı olarak gösterilirken, olası kazalarda ve sağlık sorunlarında izlenmesi gereken adımlar aktarıldı.</p>

<h3><strong>Güvenli sürüş teknikleri anlatıldı</strong></h3>

<p>Programın bir diğer bölümünde ise servis şoförlerine güvenli sürüş teknikleri konusunda eğitim verildi.</p>

<p>Şoförlere servis araçlarını kullanırken trafik kurallarına uymanın önemi anlatılırken, trafikte öğrencilerin güvenliğini riske atabilecek davranışlara ilişkin de bilgilendirme yapıldı.</p>

<h3><strong>“Çocuklarımızın güvenliğini ve sağlığını önemsiyoruz”</strong></h3>

<p>ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı <strong>Mümtaz Yavuz</strong>, okul servislerinde görev yapan şoför ve rehber personelin öğrencilerin güvenliği açısından önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti.</p>

<p>Eğitimlerin amacının, servis personelinin trafikte ve acil durumlarda karşılaşabilecekleri sorunlara doğru müdahale edebilmesini sağlamak olduğunu ifade eden Yavuz, şöyle konuştu:</p>

<p><i>“Acil müdahale hayati önem taşımaktadır. Hayatın içerisinde, mesleklerin içerisinde bu tür kazalarla karşılaştıklarında ilk müdahaleyi doğru bilgi ve doğru teknikle yapmaları gerekmektedir.”</i></p>

<p>Yavuz, eğitimlerin her yıl güncellendiğini ve ABB bünyesinde toplu taşıma araçlarını kullanan şoförlere yönelik eğitimlerin de sürdürüldüğünü belirterek, programların kapsamını genişletmeye devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><img alt="ABB’den okul servis şoför ve rehberlerine güvenli sürüş ve ilk yardım eğitimi-2" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-09-134147.png" width="2362" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aktürk: “Çocuklarımızı taşıyoruz”</strong></h3>

<p>Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı <strong>İlyas Aktürk </strong>de eğitim programından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Servis şoförlerinin ve rehber personelin eğitimlerle mevcut bilgilerini tazeleme fırsatı bulduğunu belirten Aktürk, çocukların taşınması gibi önemli bir sorumluluğu üstlendiklerini ifade etti.</p>

<p>Aktürk, eğitim programı nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ederek, verilen eğitimlerin servis personeline önemli katkı sağladığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abbden-okul-servis-sofor-ve-rehberlerine-guvenli-surus-ve-ilk-yardim-egitimi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-09-134200.png" type="image/jpeg" length="31305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UKMTO: BAE açıklarında ticari gemi hasar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukmto-bae-aciklarinda-ticari-gemi-hasar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukmto-bae-aciklarinda-ticari-gemi-hasar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UKMTO, BAE’nin Raşid Limanı açıklarında ticari bir geminin yana yatmış halde bulunduğunu ve saldırı sonucu su almış olabileceğini açıkladı. Olay araştırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO)</strong>, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (<strong>BAE</strong>) Raşid Limanı açıklarında bir ticari geminin hasar gördüğünü bildirdi. Geminin saldırı sonucu su almış olabileceği değerlendirilirken, olayın nedenine ilişkin incelemenin sürdüğü belirtildi.</p>

<h2><strong>Gemi yana yatmış halde görüldü</strong></h2>

<p>UKMTO tarafından yapılan yazılı açıklamada, bir tankerin kaptanının <strong>Raşid Limanı</strong>’nın yaklaşık 24 deniz mili kuzeybatısında demirli bulunan bir geminin yana yatmış halde olduğunu bildirdiği aktarıldı.</p>

<p>İhbarın ardından geminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirme yapıldığı belirtilen açıklamada, <strong>gemi</strong>nin neden yana yattığının henüz kesin olarak belirlenmediği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Saldırı ihtimali araştırılıyor</strong></h3>

<p>Açıklamada, geminin yana yatmasının saldırı sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu kaydedildi. Değerlendirmeye göre, kaynağı henüz belirlenemeyen bir <strong>mühimmat</strong>ın gemiye isabet etmesinin ardından geminin su almış olabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte UKMTO, olayın gerçekten bir saldırıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının yetkililer tarafından araştırıldığını bildirdi. Olayla ilgili incelemenin devam ettiği ve geminin durumuna ilişkin değerlendirmelerin sürdüğü aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukmto-bae-aciklarinda-ticari-gemi-hasar-gordu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ukmto-bae-aciklarinda-demirli-gemi-yana-yatti-saldiri-ihtimali-arastiriliyor.png" type="image/jpeg" length="27174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamuoyunda "Sisi" olarak tanınan Seyhan Soylu tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kamuoyunda-sisi-olarak-taninan-seyhan-soylu-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kamuoyunda-sisi-olarak-taninan-seyhan-soylu-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda "Sisi" lakabıyla bilinen organizatör ve televizyon yorumcusu Seyhan Soylu, hakkında yürütülen bir adli soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soylu’nun hangi dosya kapsamında ve hangi suçlama yöneltilerek tutuklandığına ilişkin adli mercilerden henüz resmî bir açıklama yapılmazken, karara itiraz edeceklerini duyuran avukatları da dosya içeriğine dair ayrıntı paylaşmadı. Soylu’nun adı son olarak şüpheli şekilde hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nün dosyasındaki ses kayı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seyhan Soylu, hakkında yürütülen bir soruşturma çerçevesinde çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Kararın ardından Soylu cezaevine gönderilirken, dosyanın niteliğine dair belirsizlik sürüyor.</p>

<h3><strong>Avukatlarından ilk açıklama: "Mahkûmiyet değil, tedbir; itiraz edeceğiz"</strong></h3>

<p>Tutuklama kararının ardından Seyhan Soylu’nun müdafileri Avukat Fıratcan Kalız ve Avukat Aslı Nur Çanakçı Çapan ortak bir basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Açıklamada, tutuklamanın bir mahkûmiyet hükmü veya kesinleşmiş bir ceza olmadığı, geçici bir koruma tedbiri niteliği taşıdığı vurgulandı. Masumiyet karinesine dikkat çeken avukatlar, kamuoyunda suçlu algısı oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kanuni itiraz yollarını işleteceklerini ifade etti. Açıklamada, soruşturmanın içeriği ya da yöneltilen somut suçlamaya dair bilgi verilmedi.</p>

<p><img alt="5D036Add 539F 4461 9645 B2283306Ac9A" class="detail-photo img-fluid" height="1398" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/5d036add-539f-4461-9645-b2283306ac9a.webp" width="1032" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kamuoyunda-sisi-olarak-taninan-seyhan-soylu-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/raw-sisi-lakapli-seyhan-soylu-hangi-partiden-aday-adayi-oldu-436136958.jpg" type="image/jpeg" length="60406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Mezarı açılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-mezari-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-mezari-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada feth-i kabir kararı verildi. Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’ndaki mezardan alınacak doku örnekleriyle, Kozinoğlu’na farklı bir ilaç verilip verilmediği araştırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden <strong>eski</strong> <strong>MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu</strong>’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada feth-i kabir kararı alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kozinoğlu’nun İstanbul Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’ndaki mezarının önümüzdeki günlerde açılması ve <strong>naaştan doku örnekleri alınması bekleniyor.</strong> Örnekler üzerinde yapılacak incelemelerle, cezaevinde kendisine<strong> farklı bir ilaç verilip verilmediği</strong> araştırılacak.</p>

<h2><strong>Kozinoğlu’nun mezarı açılacak</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında gerçekleştirilecek feth-i kabir işlemiyle Kozinoğlu’ndan alınacak doku örneklerinin toksikolojik ve kimyasal açıdan incelenmesi planlanıyor.</p>

<p>İncelemelerde özellikle Kozinoğlu’nun cezaevinde kullandığı ilaçlara ilişkin iddialar üzerinde durulacağı bildirildi. Böylece 2011 yılındaki ölümüne ilişkin soru işaretlerinin yeniden değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Ölüm soruşturması 15 yıl sonra yeniden açıldı</strong></h3>

<p>Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde rahatsızlanmasının ardından hastaneye sevk edilmiş ve hastaneye ulaştığında hayatını kaybettiği belirlenmişti.</p>

<p>Ölümünün ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile diğer tanıkların ifadeleri alınmıştı. Soruşturma sonucunda 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti.</p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyayı yeniden incelemesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, 26 Ağustos 2026’da takipsizlik kararını kaldırdı. Bunun ardından soruşturma yeniden başlatıldı ve dosyada gizlilik kararı alındı.</p>

<h3><strong>11 cezaevi görevlisi hakkında işlem</strong></h3>

<p>Yeniden yürütülen soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği dönemde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı.</p>

<p>Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirtildi. Soruşturmanın, olay günü cezaevinde yaşananlar ve görevlilerin olası sorumlulukları da dahil olmak üzere ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-yeni-gelisme-mezari-acilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kasif-kozinoglunun-olumu-15-yil-sonra-yeniden-sorusturuluyor-en-az-15-kisi-ifadeye-ca-1812348-20260829093908.jpg" type="image/jpeg" length="72428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekrem Türkmen Yeniden Refah Partisi'nden istifa etti: “Kararım kesin ve nettir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ekrem-turkmen-yeniden-refah-partisinden-istifa-etti-kararim-kesin-ve-nettir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ekrem-turkmen-yeniden-refah-partisinden-istifa-etti-kararim-kesin-ve-nettir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Osmaniye İl Başkanı Ekrem Türkmen, Halkla İlişkiler Başkan Yardımcılığı ve il başkanlığı görevlerinin yanı sıra parti üyeliğinden de istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yeniden Refah Partisi </strong>Osmaniye İl Başkanı <strong>Ekrem Türkmen</strong>, görevleri ve parti üyeliğiyle ilgili kararını kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Türkmen, X hesabından yaptığı açıklamada Halkla İlişkiler Başkan Yardımcılığı ile Osmaniye İl Başkanlığı görevlerini bıraktığını ve parti üyeliğini sonlandırdığını bildirdi. İstifa kararının ardından yaptığı değerlendirmede Türkmen, bundan sonraki dönemde doğrularından ve ilkelerinden ödün vermeyeceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"İlkelerimden asla taviz vermeyeceğim"</strong></h2>

<p>Türkmen'in X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Gördüğüm lüzum üzerine Yeniden Refah Partisi Halkla İlişkiler Başkan Yardımcılığı görevimden, Yeniden Refah Partisi Osmaniye İl Başkanlığı görevimden ve parti üyeliğimden bugün itibarıyla istifa etmiş bulunmaktayım.</p>

<p>Bugüne kadar görev yaptığım süre içerisinde davamıza ve teşkilatımıza elimden geldiğince hizmet etmeye gayret ettim. Aldığım bu karar şahsım açısından kesin ve nettir. Bundan sonraki süreçte de doğrularımdan, ilkelerimden ve milletimize hizmet etme irademden asla taviz vermeyeceğim.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ekrem-turkmen-yeniden-refah-partisinden-istifa-etti-kararim-kesin-ve-nettir</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekrem-turkmen-yeniden-refah-partisinden-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" length="45760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ROKETSAN’dan MSPO 2026 çıkarması: Füze ve savunma sistemleri sergileniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/roketsandan-mspo-2026-cikarmasi-fuze-ve-savunma-sistemleri-sergileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/roketsandan-mspo-2026-cikarmasi-fuze-ve-savunma-sistemleri-sergileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROKETSAN, Polonya’da düzenlenen MSPO 2026’da SİHA mühimmatları, füze, tanksavar ve hava savunma sistemleri gibi farklı savunma ürünlerini sergiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Roket</strong>, füze ve mühimmat teknolojileri geliştiren <strong>ROKETSAN</strong>, <strong>Polonya</strong>’da düzenlenen 34’üncü <strong>Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı</strong>’nda (MSPO 2026) geniş ürün yelpazesiyle yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>8-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen fuar, Avrupa başta olmak üzere farklı ülkelerden karar vericileri, askeri heyetleri ve savunma sanayii profesyonellerini bir araya getiriyor.</p>

<h2><strong>ROKETSAN Avrupa’daki iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor</strong></h2>

<p><strong>Orta ve Doğu </strong>Avrupa’nın önemli savunma sanayii organizasyonları arasında gösterilen MSPO 2026, ROKETSAN açısından mevcut ortaklıkların geliştirilmesi ve yeni iş birliklerinin değerlendirilmesi için önemli bir platform oluşturuyor.</p>

<p>Son dönemde Avrupa savunma ekosistemindeki faaliyetlerini artıran şirket, fuar kapsamında Polonya başta olmak üzere NATO müttefikleriyle savunma sanayii alanındaki ilişkilerini daha ileri taşımayı amaçlıyor.</p>

<p>ROKETSAN Genel Müdürü <strong>Murat İkinci</strong> de Türkiye ile Polonya arasındaki dostluk ve <strong>NATO</strong> müttefikliği çerçevesinde gelişen savunma sanayii iş birliklerinin önemine dikkati çekti.</p>

<p>İkinci, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>“Polonya'nın savunma alanındaki modernizasyon vizyonunu yakından takip ediyor ve bu dönüşüm sürecinde işbirliği fırsatlarına büyük önem veriyoruz. ROKETSAN olarak sahip olduğumuz ileri teknoloji kabiliyetleri yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa ülkelerinin ve NATO'nun kolektif caydırıcılık ve savunma kapasitesine de önemli katkılar sunabilecek seviyededir. </i></p>

<p><i>Avrupa güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu dönemde, yeni nesil savunma teknolojilerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Biz de NATO standartlarına tam uyumlu çözümler geliştiriyor ve müttefik ülkelerle stratejik işbirliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda MSPO'yu, mevcut ortaklıklarımızı derinleştirmek ve yeni işbirliği fırsatları geliştirmek açısından son derece değerli bir platform olarak görüyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>SİHA mühimmatları ve tanksavar sistemleri sergileniyor</strong></h3>

<p>ROKETSAN’ın <strong>MSPO 2026 </strong>kapsamında sergilediği ürünler arasında farklı görev alanlarına yönelik füze ve mühimmat sistemleri bulunuyor.</p>

<p>Şirket, SİHA mühimmatları grubunda MAM-L IIR ve MAM-T IIR ile Havadan Karaya Balistik Süpersonik Füze İHA-230’u katılımcıların beğenisine sunuyor.</p>

<p>TEBER Güdüm Kiti ile CİRİT Lazer Güdümlü Füze de fuarda sergilenen ürünler arasında yer alıyor. Tanksavar çözümleri kapsamında ise KARAOK Kısa Menzilli Tanksavar Silahı, L-OMTAS ve UMTAS-GM tanıtılıyor.</p>

<h3><strong>Hava savunma ve füze sistemleri de fuarda</strong></h3>

<p>ROKETSAN’ın fuardaki ürün portföyünde hava savunma ve topçu mühimmatları da bulunuyor. SUNGUR Hava Savunma Füze Sistemi ile Lazer Güdümlü Topçu Mühimmatı <strong>LG-155</strong>, şirketin sergilediği sistemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Fuarda ayrıca TR-122 Füzesi, TRLG-230 Füzesi ve <strong>BORA (KHAN) Füzesi</strong> ziyaretçilere tanıtılıyor. Çok Namlulu Roketatar Sistemi (ÇNRA), KMC-U Taktik Füze Silah Sistemi, PUSU Kule Üstü Silah Sistemi ve BURÇ Mobil Hava Savunma Sistemi de ROKETSAN’ın sergi alanında yer alan diğer çözümler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>MSPO 2026, ROKETSAN’ın Avrupa savunma pazarındaki mevcut ilişkilerini geliştirmesi ve yeni stratejik iş birlikleri için temaslarını artırması açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/roketsandan-mspo-2026-cikarmasi-fuze-ve-savunma-sistemleri-sergileniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/roketsan-mspo-2026da-avrupa-ve-nato-ile-isbirliklerini-guclendirmeyi-hedefliyor.png" type="image/jpeg" length="69537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti’nden COP31 öncesi çevre gazeteciliği atölyesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyetinden-cop31-oncesi-cevre-gazeteciligi-atolyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyetinden-cop31-oncesi-cevre-gazeteciligi-atolyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Expo Center’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde Gazeteciler Cemiyeti, 24 Eylül Perşembe günü çevre ve iklim haberciliğine odaklanan eğitim programına ve söyleşiye ev sahipliği yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 Zirvesi öncesinde çevre haberciliğinin niteliğini güçlendirmeyi amaçlayan <strong><a href="http://gc-tr.org" rel="nofollow">Gazeteciler Cemiyeti</a></strong>, "COP 31’i Haberleştirmek" başlıklı tek günlük özel bir eğitim ve panel programı hazırladı. <strong><a href="https://9koy.org/egitim-ve-soylesi.html" rel="nofollow">Etkinlik</a></strong>, iklim krizinin bilimsel arka planından enerji politikalarına, uluslararası zirve diplomasisinden sahada doğru kavram kullanımına kadar zengin bir takvimle gerçekleştirilecek.</p>

<p>Eğitime katılan basın mensupları, oturumların tamamlanmasının ardından eğitmen kadrosunun ortak katılımıyla düzenlenecek <strong>"COP31: Çok kutuplu dünyada ortak iklim mücadelesi mümkün mü?"</strong> başlıklı yuvarlak masa söyleşisini de takip edebilecek. Program, mini anket değerlendirmesi ve kapanış kokteyli ile sona erecek.</p>

<h3><strong>Eğitim programı ve oturum başlıkları</strong></h3>

<p>24 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirilecek etkinliğin ders ve oturum çizelgesi şu şekilde planlandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>12.45:</strong> Açılış</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13.00 – 14.00:</strong> <i>COP31’i ve İklim Değişikliğini Haberleştirmek: Bilimsel Gerçekler, Etkiler ve Afet Riskleri</i> (Prof. Dr. Murat Türkeş)</p>

 <ul>
  <li>
  <p>İklim değişikliğinin tanımı ve bilimsel ispatı</p>
  </li>
  <li>
  <p>Güncel iklim durumu ve Türkiye projeksiyonları</p>
  </li>
  <li>
  <p>Uyum ve azaltım süreçlerinde yapılması gerekenler</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>14.15 – 15.15:</strong> <i>İklim Krizi ve Enerji</i> (Özgür Gürbüz)</p>

 <ul>
  <li>
  <p>Fosil yakıtlardan çıkış zorunluluğu ve yenilenebilir enerjinin sınırları</p>
  </li>
  <li>
  <p>Elektrifikasyonun önemi ve nükleer enerji tartışmaları</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.30 – 16.30:</strong> <i>Uluslararası İklim Müzakereleri: Belém’den Antalya’ya COP 31 Gündemi</i> (Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum)</p>

 <ul>
  <li>
  <p>Müzakerelerin yürütülme mantığı, UNFCCC ve Paris Anlaşması süreci</p>
  </li>
  <li>
  <p>COP'larda karar alma mekanizmaları ve süreci tıkayan başlıklar</p>
  </li>
  <li>
  <p>Türkiye'nin resmi pozisyonu ve COP31 ana gündemi</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.45 – 17.45:</strong> <i>COP 31 İçin Pratik Bilgiler</i> (Özgür Gürbüz)</p>

 <ul>
  <li>
  <p>Zirveyi izlerken faydalanılacak veri kaynakları ve temel kavramlar</p>
  </li>
  <li>
  <p>İklim krizini haberleştirirken sıkça yapılan hatalar</p>
  </li>
  <li>
  <p>Aşırı hava olaylarının doğru haberleştirilme yöntemleri</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>17.45 – 18.00:</strong> Mini Anket: İklim Meselesine Dair 5 Soru</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.00 – 19.00:</strong> Söyleşi: <i>"COP31: Çok Kutuplu Dünyada Ortak İklim Mücadelesi Mümkün mü?"</i> (Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum, Prof. Dr. Murat Türkeş, Özgür Gürbüz)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>19.00:</strong> Kapanış ve Kokteyl</p>
 </li>
</ul>

<p>Eğitim kadrosunda Türkiye'nin iklim politikaları, klimatoloji ve çevre haberciliği alanındaki öncü isimleri yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum:</strong> Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi. Ankara Üniversitesi Kent ve Çevre Bilimleri doktorası ve London School of Economics (LSE) araştırmalarıyla iklim rejimi, uluslararası çevre politikaları ve sürdürülebilirlik alanında çok sayıda eser ve derleme kitaba imza attı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Prof. Dr. Murat Türkeş:</strong> Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi yönetim kurulu üyesi; ODTÜ ve Ege Üniversitesi misafir öğretim üyesi. Eski Meteoroloji Genel Müdürlüğü araştırmacısı ve Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporları başyazarı/hakem editörü.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özgür Gürbüz:</strong> 1994 yılından bu yana çevre ve enerji odaklı ekonomi muhabirliği, editörlük ve köşe yazarlığı yürüten gazeteci. Uluslararası çevre örgütlerinde kampanya direktörlüğü ve Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu yazarlığı yapan Gürbüz, <i>Enerji ve İnekler</i> kitabının da yazarıdır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Programa kayıt yaptırmak isteyen gazeteciler, Gazeteciler Cemiyeti’nin resmi duyuru kanallarında yer alan <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfsWkaQtmYAWiAKUFFL-bExbm1tQja4l0lIaKiTlkNMToc0gA/viewform?usp=send_form" rel="nofollow"><strong>başvuru formu</strong></a> üzerinden kayıt işlemlerini tamamlayabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyetinden-cop31-oncesi-cevre-gazeteciligi-atolyesi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-2026-09-09t133254788.jpg" type="image/jpeg" length="23008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüş 67 dolara yaklaştı: UBS'nin 80 dolar beklentisi ertelendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gumus-67-dolara-yaklasti-ubsnin-80-dolar-beklentisi-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gumus-67-dolara-yaklasti-ubsnin-80-dolar-beklentisi-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüş fiyatları 9 Eylül işlemlerinde yükselişe geçti. Gümüşün ons fiyatı yüzde 1,27 artışla 66,59 dolara çıkarken gram gümüşün satış fiyatı 103,88 liraya ulaştı. UBS ise 80 dolarlık beklentisini 2027'ye taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gümüş fiyatları,</strong> zayıflayan doların desteğiyle yeni işlem gününde yükseldi. Gümüşün ons fiyatı yüzde 1,27 değer kazanarak 66,59 dolara çıkarken, Türkiye piyasasında gram gümüş 103,88 lira seviyesine yükseldi. Değerli metal, önceki iki işlem günündeki kayıplarının bir bölümünü geri aldı.</p>

<h2><strong>Gümüş fiyatları 67 dolar sınırına yaklaştı</strong></h2>

<p>Gümüşün ons fiyatı 9 Eylül işlemlerinde yüzde 1,27 yükseliş kaydetti. Ons fiyatı 66,59 dolara ulaşırken, böylece gümüş 67 dolar seviyesine yeniden yaklaştı.</p>

<p>Gram gümüşün alış fiyatı 103,78 lira, satış fiyatı ise 103,88 lira olarak kaydedildi. Gram fiyatındaki günlük artış yüzde 1,34 seviyesine ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gram gümüş 104 lira sınırında</strong></h3>

<p>Türkiye piyasasında gram gümüş fiyatı 104 lira sınırına yaklaşırken alış ve satış fiyatları arasında 0,10 liralık fark bulunuyor. Farklı işlem kanallarında fiyatların ve alış-satış makasının değişebileceği belirtildi.</p>

<p>Gümüşün ons fiyatındaki hareketlilik, gram fiyatındaki yükselişte etkili olan gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatlarını dolar destekledi</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatlarındaki yükselişte uluslararası piyasalarda doların değer kaybetmesi etkili oldu. Doların zayıflaması, gümüşü diğer para birimleri üzerinden işlem yapan yatırımcılar açısından daha düşük maliyetli hale getirdi.</p>

<p>Bu gelişmeyle birlikte gümüş üzerindeki satış baskısının hafiflediği görüldü. Değerli metalin ons fiyatı da yeniden yukarı yönlü hareket etti.</p>

<h3><strong>Gümüşün ons fiyatı tarihi zirvenin altında</strong></h3>

<p>Gümüşün ons fiyatı 29 Ocak 2026'da 121,64 dolarla tarihi zirvesine ulaşmıştı. 9 Eylül'deki 66,59 dolarlık fiyat, söz konusu zirvenin yaklaşık yüzde 45 altında bulunuyor.</p>

<p>Gümüş fiyatları ağustos ayında ise yüzde 15,5 yükselerek yeniden 70 dolar seviyesine ulaşmıştı. Daha sonra güçlü ABD istihdam verilerinin faiz artışı beklentilerini güçlendirmesiyle ons fiyatı 65,90 dolara kadar gerilemişti.</p>

<h3><strong>UBS gümüş tahminini güncelledi</strong></h3>

<p>UBS, mayıs ayında yıl sonu için açıkladığı 80 dolarlık gümüş fiyatı hedefini yeni değerlendirmesinde 70 dolara çekti. Bankanın tahminlerine göre gümüşün Mart 2027'de 75 dolara, Eylül 2027'de ise 80 dolara ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Böylece UBS'nin 80 dolarlık beklentisi yaklaşık dokuz ay ileri taşınmış oldu. Banka, gümüşte kademeli bir toparlanma öngörürken yüksek oynaklık nedeniyle uzun vadeli pozisyon oluşturulması konusunda temkinli bir yaklaşım sergiliyor.</p>

<p>Yüksek gümüş fiyatlarının güneş paneli, mücevher ve gümüş eşya talebini azaltabileceği değerlendirmesi de UBS'nin yaklaşımında etkili olan unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatları için banka tahminleri farklılaşıyor</strong></h3>

<p>JPMorgan, gümüşün 2026 yılı genelinde ortalama 70,60 dolar seviyesinde bulunacağını öngörüyor. Bankanın yılın son çeyreğine ilişkin ortalama fiyat beklentisi ise 63 dolar olarak açıklanıyor.</p>

<p>JPMorgan'a göre güneş enerjisi sektörünün gümüş tüketimi yaklaşık yüzde 30 azalabilir. Bu düşüşün yaklaşık 60 milyon ons seviyesinde olması bekleniyor.</p>

<p>Commerzbank'ın 2026 yıl sonu için gümüş fiyatı tahmini 67 dolar seviyesinde bulunuyor. Banka, 2027 yılının sonunda fiyatın 80 dolara çıkmasını bekliyor. ING ise üçüncü çeyrekte ortalama 68 dolar, son çeyrekte 74 dolar fiyat öngörüyor.</p>

<h3><strong>Gümüşte en yüksek tahmin Citi'den geldi</strong></h3>

<p>Citi, gümüş için kısa vadeli 75 dolarlık hedefini koruyor. Banka ayrıca gümüş fiyatının önümüzdeki 6-12 aylık dönemde 90 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.</p>

<p>Citi'nin bu senaryosu, sanayi kaynaklı gümüş tüketimindeki yavaşlamanın güçlü yatırım talebiyle dengelenmesine dayanıyor.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatlarında tahmin farkı 27 dolara ulaşıyor</strong></h3>

<p>JPMorgan'ın son çeyrek için öngördüğü 63 dolarlık ortalama ile Citi'nin 6-12 aylık 90 dolarlık hedefi arasında 27 dolarlık fark bulunuyor. Tahminlerin farklı dönemleri kapsaması nedeniyle söz konusu rakamlar aynı zaman aralığını ifade etmiyor.</p>

<p>Banka beklentilerindeki farklılıkta yatırım talebi, güneş enerjisi sektörünün gümüş tüketimi ve faiz görünümüne ilişkin değerlendirmeler etkili oluyor.</p>

<h3><strong>Gram gümüş için ons fiyatı hesaplamaları</strong></h3>

<p>Dolar/TL'nin yaklaşık 48,48 seviyesinde sabit kaldığı varsayımıyla yapılan matematiksel hesaplamaya göre 63 dolarlık ons fiyatı yaklaşık 98,2 liralık gram gümüş fiyatına karşılık geliyor.</p>

<p>Aynı hesaplamada 70 dolarlık ons fiyatı 109,1 liraya, 75 dolar 116,9 liraya, 80 dolar 124,7 liraya ve 90 dolar 140,3 liraya denk geliyor.</p>

<p>Bu rakamlar yalnızca matematiksel karşılıkları gösteriyor. Kur hareketleri, işlem maliyetleri, vergiler ve alış-satış farkları gerçek işlem fiyatlarının değişmesine neden olabilir.</p>

<h3><strong>Petrol fiyatları gümüş için farklı etkiler yaratabilir</strong></h3>

<p>Petrol fiyatlarının 100 doları aşması, jeopolitik riskler ve enflasyondan korunma talebi üzerinden gümüş fiyatlarını destekleyebilir. Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu artırması ve buna bağlı faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, getirisi bulunmayan değerli metallere yönelik talebi baskılayabilir.</p>

<p>Bu nedenle petrol fiyatlarındaki hareketlilik, gümüş açısından hem destekleyici hem de baskı oluşturabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Gümüş piyasasında arz açığı takip ediliyor</strong></h3>

<p>Dünya gümüş piyasasının 2026 yılında 46,3 milyon ons arz açığı vermesi bekleniyor. Böylece piyasanın üst üste altıncı yılı arz açığıyla tamamlaması öngörülüyor.</p>

<p>Bununla birlikte güneş paneli talebindeki gerileme, geri dönüşüm miktarındaki artış ve yüksek fiyatların tüketimi azaltması, arz açığının gümüş fiyatlarında kesintisiz yükseliş anlamına gelmeyebileceğine işaret ediyor.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatlarında kritik seviyeler</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatlarında kısa vadede 67 dolar seviyesi ilk sınır olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin ardından 70 dolar takip edilecek. Aşağı yönlü hareketlerde ise 65 ve 63 dolar bölgeleri izlenecek.</p>

<p>Gümüş fiyatlarının seyri açısından 10 Eylül'de açıklanacak ABD üretici enflasyonu, 11 Eylül'deki tüketici enflasyonu ve 16 Eylül'de yapılacak Fed toplantısı önemli veri ve karar başlıkları arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gumus-67-dolara-yaklasti-ubsnin-80-dolar-beklentisi-ertelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gumus-piyasasinda-alarm-zilleri.jpg" type="image/jpeg" length="82148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara, İstanbul ve İzmir’de okul servis ücretleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-istanbul-ve-izmirde-okul-servis-ucretleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-istanbul-ve-izmirde-okul-servis-ucretleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de okul servis ücretleri belli oldu. Üç büyükşehirde servis ücretleri mesafeye göre değişirken yıllık tarifeler 27 bin 331 liradan başlayıp İstanbul’da 93 bin 610 liraya kadar çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Ankara, İstanbul ve İzmir’de okul servis ücretleri belli oldu. Üç büyükşehirde servis ücretleri mesafeye göre değişirken yıllık tarifeler 27 bin 331 liradan başlayıp 93 bin 610 liraya kadar çıkıyor.</p>

<h2><strong>İstanbul’da en uzun mesafe 93 bin 610 lira</strong></h2>

<p>İstanbul’da okul servis ücretleri geçen eğitim-öğretim yılına göre yüzde 10 arttı.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünce belirlenen yıllık tarifeye göre 0-1 kilometre servis ücreti 39 bin 970 lira oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ücretler 1-3 kilometrede 42 bin 804 lira, 3-5 kilometrede 46 bin 258 lira, 5-7 kilometrede 48 bin 249 lira, 7-9 kilometrede 50 bin 868 lira, 9-11 kilometrede 58 bin 923 lira olarak belirlendi.</p>

<p>11-13 kilometrede 67 bin 822 lira, 13-15 kilometrede 71 bin 239 lira, 15-17 kilometrede 76 bin 899 lira, 17-19 kilometrede 81 bin 304 lira, 19-21 kilometrede 86 bin 515 lira, 21-23 kilometrede 90 bin 112 lira olan servis ücreti, 23-25 kilometrede 93 bin 610 liraya yükseldi.</p>

<h3><strong>Ankara’da servis ücreti 27 bin 331 liradan başlıyor</strong></h3>

<p>Ankara’da 2026-2027 eğitim-öğretim yılı için okul servis ücretleri yüzde 25,49 oranında artırıldı.</p>

<p>Başkentte yıllık servis ücreti 0-3 kilometre için 27 bin 331 lira, 3-6 kilometre için 30 bin 155 lira, 6-10 kilometre için 34 bin 785 lira, 10-15 kilometre için 40 bin 432 lira olarak belirlendi.</p>

<p>15 kilometreyi aşan mesafelerde ise her kilometre için 527 lira ek ücret uygulanacak.</p>

<h3><strong>İzmir’de en yüksek ücret 83 bin 250 lira</strong></h3>

<p>İzmir’de 2026-2027 eğitim-öğretim yılında uygulanacak okul servis tarifesi İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylandı.</p>

<p>Buna göre 0-3 kilometre servis ücreti 32 bin 850 lira, 4-6 kilometre 40 bin 50 lira, 7-10 kilometre 43 bin 20 lira, 11-15 kilometre 50 bin 940 lira oldu.</p>

<p>16-20 kilometre için 61 bin 110 lira, 21-25 kilometre için 67 bin 950 lira, 26-30 kilometre için 74 bin 880 lira, 31-35 kilometre için 78 bin 480 lira, 36-40 kilometre için ise 83 bin 250 lira ücret uygulanacak.</p>

<h3><strong>Servis esnafı yüzde 35-40 zam yapıldığını belirtti</strong></h3>

<p>Ankara Servis Aracı İşletmecileri Odası Başkanı İlyas Aktürk, AA’ya yaptığı değerlendirmede, ülke genelindeki büyükşehirlerde servis ücretlerinde yüzde 35 ile 40 arasında artış olduğunu belirtti.</p>

<p>İstanbul’da yüzde 10’luk artış yapıldığını ancak kentte 2026 yılı içinde servis ücretlerine yüzde 40 oranında ara zam geldiğini ifade eden Aktürk, Ankara’da yeni eğitim-öğretim yılı için yüzde 25,49, İzmir’de ise yüzde 35 oranında artış yapıldığını söyledi.</p>

<p>Aktürk, büyükşehirler arasında en düşük servis ücretinin Ankara’da olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>Ankara’da servis ücretlerine yüzde 60 zam talebi</strong></h3>

<p>Ankara’daki gider artışları nedeniyle servis ücretlerinde yüzde 60 zam talep ettiklerini belirten Aktürk, önce yüzde 40 zam konusunda anlaşma sağlandığını ancak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin son kararıyla yüzde 25,49 oranında artış yapıldığını ifade etti.</p>

<p>Aktürk ayrıca Ankara’da korsan servislere yönelik denetimlerin sürdüğünü belirterek, denetimleri gerçekleştiren kurumlara teşekkür etti.</p>

<h3><strong>“Zor bir yıl olacak ama sezonu bitireceğiz”</strong></h3>

<p>Servis taşımacılığına ilişkin anlaşmaların yıllık yapıldığını belirten Aktürk, akaryakıt fiyatlarındaki artışların servis esnafını zorlayacağını söyledi.</p>

<p>Aktürk, “Dünyadaki gelişmelerden kaynaklı akaryakıt fiyatlarındaki artışlardan dolayı servis esnafı için zor bir yıl olacak ama bizler Ahi Evran kültürüyle yetişmiş bir esnaf topluluğuyuz. Başladığımız işi yarı yolda bırakmayız, sezonu bitireceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-istanbul-ve-izmirde-okul-servis-ucretleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/50af9e61-289c-4752-9d4b-a224fd34d541.webp" type="image/jpeg" length="53740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda fiyatları için yeni adım: Tarımsal üretimde dönüşüm hızlanıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gida-fiyatlari-icin-yeni-adim-tarimsal-uretimde-donusum-hizlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gida-fiyatlari-icin-yeni-adim-tarimsal-uretimde-donusum-hizlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027-2029 yıllarına ilişkin Orta Vadeli Program kapsamında, tarımsal üretimde maliyet baskısını azaltacak yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılması ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın düşürülmesi hedefleniyor. Gıda arz güvenliği, tarımsal verimlilik ve uygun fiyatlı gıdaya erişim öncelikli alanlar arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gıda fiyatlarının</strong> hedeflerle uyumlu bir seyir izlemesi amacıyla tarımsal üretimden dış ticaret politikalarına kadar çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülecek. 2027-2029 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'da, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve tarımsal üretimde verimliliğin artırılması hedeflenirken, maliyet baskılarının azaltılması için yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Gıda fiyatlarında oynaklığın azaltılması hedefleniyor</strong></h2>

<p>Gıda fiyatlarındaki değişimlerin hedeflerle uyumlu bir seyir izlemesi için uygulanacak politikalar kapsamında arz güvenliği, tarımsal verimlilik ve katma değerin artırılması önceliklendirilecek. Kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimin sağlanması amacıyla dış ticaret ve destekleme politikalarının birlikte uygulanması planlanıyor.</p>

<p>Tarımsal üretim süreçlerinde maliyetleri artıran baskıların hafifletilmesi için yapısal dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması öngörülüyor. Bu adımlarla birlikte gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması ve fiyat istikrarına katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Düşük gelirli kesimlerin gıda harcamaları desteklenecek</strong></h3>

<p>Fiyat istikrarına yönelik çalışmalarla gıda harcamalarının hanehalkı bütçesi üzerindeki yükünün azaltılması hedefleniyor. Bu kapsamda özellikle düşük gelirli kesimlerin refahının desteklenmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gıda ve tarımsal ürünlerde meydana gelen arz-talep ile ihracat-ithalat değişimleri takip edilecek. Dağıtım zincirindeki gelişmelerin fiyatlar üzerindeki muhtemel etkileri de erken uyarı yaklaşımıyla izlenerek değerlendirilecek.</p>

<p>Fiyat istikrarının desteklenmesi amacıyla ilgili kurumlar arasında eş güdüm sağlanarak maliye ve dış ticaret politikalarının uygulanmasına devam edilecek.</p>

<h3><strong>Tarımsal üretimde planlama sürdürülecek</strong></h3>

<p>Gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi için stratejik tarım ürünlerinin üretiminde arz ve talep dengesi dikkate alınacak. Üretim planlamasında yeterlilik düzeyleri, su kısıtı ve bölgelerin üretim potansiyelleri de göz önünde bulundurulacak.</p>

<p>Bu çerçevede stratejik ürünlerin üretimine ilişkin planlamanın sürdürülmesi öngörülüyor. Tarımsal dayanıklılığın güçlendirilmesi için veri altyapısı, üretim planlaması ve stratejik tarımsal girdilerde yerli kapasitenin geliştirilmesi de programdaki başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Tarımsal girdilerde yerli üretim artırılacak</strong></h3>

<p>Tarımsal üretimde verimlilik, kaynakların etkin kullanımı ve iklim değişikliğine uyumun desteklenmesi amacıyla yenilikçi üretim modellerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. Tarımsal üretim altyapısının bu doğrultuda güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Genel Tarım Sayımı sonuçları doğrultusunda tarım envanterinin güncellenmesi ve tarımsal veri ile istatistik altyapısına yönelik veri toplama ve yönetim standartlarının geliştirilmesi öngörülüyor. Tarımsal AR-GE ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesiyle yerli genetik kaynakların korunması, ıslahı ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülecek.</p>

<p>İklim değişikliğine dayanıklı, yüksek verimli ve uluslararası rekabet gücü bulunan bitki çeşitleri ile hayvan genetik materyallerinin geliştirilmesi desteklenecek. Gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel tarımsal girdilerde ise arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yerli üretim kapasitesinin artırılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Sözleşmeli üretim modelleri yaygınlaştırılacak</strong></h3>

<p>Tarımsal üretimde verimlilik, kalite ve kaynak kullanım etkinliğinin yükseltilmesi amacıyla dijitalleşme, yapay zeka ve hassas tarım uygulamalarının kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Üretimin takip edilmesi, verim tahmini yapılması ve hastalık ile zararlıların erken tespit edilmesi için karar destek ve izleme sistemleri geliştirilecek.</p>

<p>Tarıma dayalı sanayinin ham madde ihtiyacının sürdürülebilir ve öngörülebilir şekilde karşılanması için sözleşmeli üretim modellerinin artırılması planlanıyor. Üretim, işleme ve lojistik altyapısının birlikte planlandığı organize tarım bölgelerinin de yaygınlaştırılması öngörülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde jeotermal ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasıyla kaynak ve enerji verimliliğinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Tarımda iklim değişikliğine uyum güçlendirilecek</strong></h3>

<p>Tarımsal üretimin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılması ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının azaltılması için yeni üretim modellerine ağırlık verilecek. Bu kapsamda toprak sağlığını koruyan, su kullanımında etkinliği artıran ve karbon tutumunu destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Onarıcı ve düşük karbonlu üretim modellerinin tarımsal üretimde daha fazla kullanılmasıyla kaynakların daha etkin değerlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyumun güçlendirilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gida-fiyatlari-icin-yeni-adim-tarimsal-uretimde-donusum-hizlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gida-fiyatlari-icin-yeni-adim.png" type="image/jpeg" length="94435"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="74314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="75467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="88115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="84801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="12254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="59271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="15351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="26117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="54311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="80893"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="95598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="92202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="15220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="17885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="82656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="78525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="89904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="91051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="84978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="76787"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
