<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 16:29:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu'ndan asimetrik tehdit uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumamiral-yanki-bagcioglundan-asimetrik-tehdit-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumamiral-yanki-bagcioglundan-asimetrik-tehdit-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, İHA'lar ve diğer insansız sistemlerin yanı sıra siber saldırı, elektronik harp ve hibrit yöntemlerin milli güvenlik açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, teknolojik gelişmelere paralel olarak İHA'lar ve diğer insansız sistemlerin milli güvenlik planlamasının ayrılmaz parçası haline geldiğini belirtti.</p>

<p>X hesabından "Terör ve asimetrik tehdit" başlıklı paylaşım yapan Bağcıoğlu, "İstihbarat, erken uyarı, siber güvenlik, sensörler, elektronik ve kinetik tedbirler, fiziki koruma ve kriz yönetimi birbirini tamamlamalı" dedi. </p>

<h2><strong>"Bir önceki asimetrik saldırıya değil, bir sonraki tehdide hazırlanılmalı"</strong></h2>

<p>Bağcıoğlu'nun paylaşımında şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Güçlü askerî kapasitenin tek başına güvenliği sağlamaya yetmediği, asimetrik tehditlerin stratejik sonuçlar yaratabileceği ve güvenlik zafiyetlerinin çoğu zaman sistemin bütünündeki eksikliklerden kaynaklandığı açıktır. Terörizmin yanında, teknolojik gelişmelere paralel olarak İHA’lar ve diğer insansız sistemler, siber saldırılar, yapay zekâ, biyolojik tehditler ve hibrit yöntemler de millî güvenlik planlamasının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.</p>

<p>Temel dersler: Bir önceki asimetrik saldırıya değil, bir sonraki tehdide hazırlanılmalıdır. Düşük olasılıklı ancak yüksek etkili senaryolar dâhil, 5–10–20 yıllık tehdit öngörüleri teknolojik gelişmeler de dikkate alınarak hazırlanmalıdır. İstihbarat paylaşılmadığında değerini kaybeder. Farklı kurumların bilgileri ortak bir millî tehdit ve değerlendirme resminde birleştirilmeli; gerekli bilgi ve değerlendirmeler karar vericilere zamanında ulaştırılmalıdır. Sisteme saldırganın gözünden de bakılmalıdır. Askerî tesisler ve kritik altyapılar düzenli Kırmızı Takım (Red Team) testlerine tabi tutulmalı; açıklar saldırgandan önce bulunmalıdır. Güvenlik katmanlı ve bütünleşik olmalı, yeni nesil tehditlere karşı özel kapasite geliştirilmelidir. İstihbarat, erken uyarı, siber güvenlik, sensörler, elektronik ve kinetik tedbirler, fiziki koruma ve kriz yönetimi birbirini tamamlamalı; siber saldırı, elektronik harp, sabotaj ve fiziki saldırının eş zamanlı kullanılabileceği dikkate alınmalıdır. Özellikle İHA ve diğer insansız sistemlere karşı tespit, teşhis ve etkisiz hâle getirme kabiliyetleri birlikte geliştirilmelidir.</p>

<p>Kritik altyapılar millî güvenliğin parçasıdır. Karada, denizde ve su altında bulunan enerji, haberleşme, ulaştırma, liman, havaalanı, su, finans ve veri altyapıları için fiziki ve siber saldırı, sabotaj ve insansız sistem tehditlerine karşı senaryolar hazırlanmalıdır. Özellikle deniz altı enerji ve haberleşme hatlarının korunması millî güvenlik planlamasına dâhil edilmelidir. Savunma maliyet-etkin ve sürdürülebilir olmalıdır. Düşük maliyetli tehditleri sürekli çok pahalı mühimmatlarla önlemek sürdürülebilir değildir. Savunma planlaması ve savunma sanayii buna uygun, maliyet-etkin çözümler geliştirmelidir. Yapay zekâ ve biyoteknoloji yeni güvenlik alanlarıdır. Yapay zekâ, otonom sistemler, biyoteknoloji ve benzeri gelişen teknolojilerin oluşturabileceği tehditleri sürekli izleyecek, gelecekteki tehditlere yönelik bir farkındalık mekanizması oluşturulmalıdır. Krizin ilk dakikalarında kimin karar vereceği önceden belli olmalıdır. Yetki, komuta-kontrol, kurumların görev ve sorumlulukları kriz başlamadan belirlenmeli ve düzenli olarak sınanmalıdır.</p>

<h3><strong>"Kurumlar, müşterek tatbikatlarla sınanmalı"</strong></h3>

<p>Kurumlar krizden önce birlikte çalışmalı ve müşterek tatbikatlarla sınanmalıdır. TSK, istihbarat, kolluk, siber güvenlik, sağlık, yerel yönetimler ve ilgili diğer kurumlar ortak planlama yapmalı; senaryosu önceden bilinmeyen ve gerektiğinde habersiz müşterek tatbikatlarla gerçek reaksiyon kapasitesi ölçülmelidir. Özel sektör güvenlik sisteminin parçasıdır. Enerji, haberleşme, finans, lojistik ve veri altyapısını işleten şirketlerle sürekli tehdit paylaşımı ve koordinasyon sağlanmalıdır. Demokratik ve adil yönetim ile hukukun üstünlüğü esas alınarak oluşturulacak toplumsal dirençlilik millî güvenliğin parçasıdır. Kriz iletişimi önceden planlanmalı; kamuoyuna hızlı, doğru ve güvenilir bilgi verilerek toplumun krizlere karşı farkındalığı güçlendirilmelidir. Her kriz kurumsal hafızaya dönüştürülmelidir. Her önemli olaydan sonra 'Ne oldu? Neden oldu? Ne çalışmadı? Ne değiştirilecek? Kim ve ne zamana kadar yapacak?' soruları cevaplanmalı; alınan derslerin uygulanması ayrıca takip edilmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumamiral-yanki-bagcioglundan-asimetrik-tehdit-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-11-162327.png" type="image/jpeg" length="27807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul kira fiyatları 2026: Hangi ilçede kiralar ne kadar? İstanbul'da en ucuz kira hangi ilçede?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-kira-fiyatlari-2026-hangi-ilcede-kiralar-ne-kadar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-kira-fiyatlari-2026-hangi-ilcede-kiralar-ne-kadar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da ev kiralamak isteyenlerin araştırdığı ilçe bazındaki kira verileri, 2026 yılı için yeniden gündemde. Endeksa verilerine göre kent genelinde konut kiralarında ilçe bazında belirgin farklar bulunuyor. Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy yüksek kira değerleriyle öne çıkarken Esenyurt, Sultangazi ve Arnavutköy daha düşük ortalamaların görüldüğü ilçeler arasında yer alıyor. Peki İstanbul'da kira fiyatları ne kadar oldu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da kiralık konut arayanlar için ilçe bazındaki fiyat farkı 2026 verilerinde de dikkat çekiyor. Endeksa verilerine göre İstanbul genelinde konut kiralarında metrekare fiyatı 571 TL seviyesinde bulunuyor. 100 metrekarelik bir konut üzerinden yapılan hesaplamada kent genelindeki ortalama kira 57 bin 100 TL'ye karşılık geliyor.</p>

<p>İlçeler arasındaki fark ise oldukça geniş. Verilerde Kadıköy en yüksek kira ortalamasına sahip ilçe olarak öne çıkarken Esenyurt listenin en alt sırasında yer alıyor. Böylece aynı büyüklükteki bir konut için ilçeye göre aylık kira bedeli önemli ölçüde değişiyor.</p>

<h2><strong>İstanbul'da en pahalı kira hangi ilçede?</strong></h2>

<p>2026 verilerinde İstanbul'un en yüksek kira ortalaması <strong>Kadıköy'de</strong> görülüyor. İlçede metrekare başına ortalama kira 651 TL seviyesinde. 100 metrekarelik bir konut üzerinden hesaplandığında aylık ortalama kira 65 bin 100 TL'ye ulaşıyor.</p>

<p>Kadıköy'ün ardından yüksek kira değerlerinin görüldüğü ilçeler arasında Beşiktaş, Bakırköy, Sarıyer ve Zeytinburnu bulunuyor.</p>

<p>En yüksek kira ortalamalarının görüldüğü ilk 5 ilçe şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kadıköy:</strong> 65.100 TL – 651 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beşiktaş:</strong> 59.200 TL – 592 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bakırköy:</strong> 59.100 TL – 591 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sarıyer:</strong> 59.000 TL – 590 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zeytinburnu:</strong> 58.500 TL – 585 TL/m²</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu sıralamada özellikle merkezi konumda bulunan ilçelerin üst sıralarda yer aldığı görülüyor. Kadıköy'deki 651 TL'lik metrekare kira değeri ile İstanbul genelindeki 571 TL'lik ortalama arasında da belirgin bir fark bulunuyor.</p>

<p><img alt="1740207446649 Konutaidattttt" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/1740207446649-konutaidattttt.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>İstanbul'da en ucuz kira hangi ilçede?</strong></h3>

<p>İstanbul'da 2026 verilerine göre en düşük kira ortalaması <strong>Esenyurt'ta</strong> bulunuyor. İlçede metrekare başına ortalama kira 228 TL olarak hesaplanırken 100 metrekarelik konut için aylık ortalama kira 22 bin 800 TL seviyesinde.</p>

<p>Esenyurt'u Sultangazi, Arnavutköy, Silivri ve Esenler takip ediyor.</p>

<p>En düşük kira ortalamasına sahip ilk 5 ilçe şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Esenyurt:</strong> 22.800 TL – 228 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultangazi:</strong> 23.700 TL – 237 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Arnavutköy:</strong> 24.000 TL – 240 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Silivri:</strong> 24.700 TL – 247 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Esenler:</strong> 25.100 TL – 251 TL/m²</p>
 </li>
</ul>

<p>Buna göre 100 metrekarelik konut varsayımında Esenyurt ile Kadıköy arasında aylık kira farkı <strong>42 bin 300 TL</strong> seviyesine çıkıyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'da ilçe ilçe 2026 kira fiyatları</strong></h3>

<p>Endeksa verilerinde 100 metrekarelik standart konut üzerinden hesaplanan kira değerleri düşükten yükseğe şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Esenyurt:</strong> 22.800 TL – 228 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultangazi:</strong> 23.700 TL – 237 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Arnavutköy:</strong> 24.000 TL – 240 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Silivri:</strong> 24.700 TL – 247 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Esenler:</strong> 25.100 TL – 251 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultanbeyli:</strong> 26.200 TL – 262 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Büyükçekmece:</strong> 28.200 TL – 282 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beylikdüzü:</strong> 28.900 TL – 289 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çatalca:</strong> 29.400 TL – 294 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaziosmanpaşa:</strong> 29.400 TL – 294 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sancaktepe:</strong> 29.400 TL – 294 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bağcılar:</strong> 29.700 TL – 297 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avcılar:</strong> 30.700 TL – 307 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuzla:</strong> 32.200 TL – 322 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bayrampaşa:</strong> 32.600 TL – 326 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güngören:</strong> 32.600 TL – 326 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fatih:</strong> 33.000 TL – 330 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Pendik:</strong> 33.000 TL – 330 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beykoz:</strong> 35.600 TL – 356 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başakşehir:</strong> 35.700 TL – 357 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çekmeköy:</strong> 36.400 TL – 364 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Küçükçekmece:</strong> 36.700 TL – 367 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ümraniye:</strong> 37.400 TL – 374 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şile:</strong> 37.500 TL – 375 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kağıthane:</strong> 39.100 TL – 391 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bahçelievler:</strong> 39.300 TL – 393 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kartal:</strong> 41.300 TL – 413 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eyüpsultan:</strong> 41.800 TL – 418 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Üsküdar:</strong> 42.500 TL – 425 TL/m²</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Maltepe:</strong> 44.000 TL – 440 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şişli:</strong> 45.200 TL – 452 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ataşehir:</strong> 46.000 TL – 460 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyoğlu:</strong> 49.200 TL – 492 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Adalar:</strong> 54.700 TL – 547 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zeytinburnu:</strong> 58.500 TL – 585 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sarıyer:</strong> 59.000 TL – 590 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bakırköy:</strong> 59.100 TL – 591 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beşiktaş:</strong> 59.200 TL – 592 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kadıköy:</strong> 65.100 TL – 651 TL/m²</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Konut-19" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/konut-19.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İstanbul'da ortalama kira ne kadar?</strong></h3>

<p>2026 verilerinde İstanbul genelinde ortalama konut kira değeri metrekare başına <strong>571 TL</strong> olarak veriliyor. 100 metrekarelik bir konut için bu değer aylık yaklaşık <strong>57 bin 100 TL</strong> kira anlamına geliyor.</p>

<p>Ancak bu rakamın tüm kiralık konutların aynı bedelle kiralandığı anlamına gelmediği dikkate alınmalı. Konutun bulunduğu mahalle, bina yaşı, konutun büyüklüğü, oda sayısı, ulaşım olanakları ve bina özellikleri gerçek kira bedelini değiştirebiliyor.</p>

<p>Güncel piyasa verilerinde farklı veri kaynaklarının farklı ortalamalar yayımlaması da kullanılan yöntemlerin aynı olmadığını gösteriyor. Örneğin bazı güncel kira endekslerinde İstanbul geneli için daha düşük medyan değerler hesaplanıyor. Bu nedenle ilçe bazındaki rakamların hangi veri setine ve hesaplama yöntemine dayandığına dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kadıköy ile Esenyurt arasındaki kira farkı ne kadar?</strong></h3>

<p>2026 Endeksa verileri üzerinden yapılan 100 metrekarelik konut karşılaştırmasında Kadıköy'de aylık ortalama kira 65 bin 100 TL, Esenyurt'ta ise 22 bin 800 TL olarak hesaplanıyor.</p>

<p>İki ilçe arasındaki aylık fark <strong>42 bin 300 TL</strong>. Metrekare bazında ise Kadıköy'deki 651 TL'lik kira değeri Esenyurt'taki 228 TL'nin yaklaşık 2,9 katına denk geliyor.</p>

<p>Bu fark, İstanbul'da konut kiralarken ilçe seçiminin bütçe üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Özellikle kira bütçesi belirli bir seviyede olanların aynı konut büyüklüğü için farklı ilçelerde önemli ölçüde farklı bedellerle karşılaşması mümkün.</p>

<p><img alt="Bakanlık harekete geçti: Satılık konut ilanlarına e-devlet yetki doğrulama zorunluluğu geliyor" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1766906300286-yeni-proje-2025-12-28-t-101816623.jpeg" width="800" /></p>

<h3><strong>Kira araştırmasında sadece ilçe ortalamasına bakılmamalı</strong></h3>

<p>İlçe bazındaki ortalama veriler, İstanbul kira piyasasının genel görünümünü gösterirken tek bir evin kira bedelini doğrudan belirlemiyor. Aynı ilçe içinde mahalleler arasında da önemli fiyat farklılıkları oluşabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle ev arayanların metrekare fiyatının yanı sıra konutun büyüklüğü, bina yaşı, ısınma sistemi, ulaşım noktalarına mesafesi ve aidat gibi giderleri de birlikte değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>2026 verilerindeki ilçe sıralaması, İstanbul'da kira maliyetlerinin konuma göre ciddi biçimde değiştiğini gösterirken, gerçek ilan fiyatlarının da konutun özelliklerine göre farklılaşabileceği göz önünde bulundurulmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-kira-fiyatlari-2026-hangi-ilcede-kiralar-ne-kadar</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/konut-satislari-subat-ayinda-yukselise-gecti-tuik-guncel-emlak-verilerini-acikladi-2.jpg" type="image/jpeg" length="35297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Muharip Uçak KAAN için değerlendirme toplantısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Muharip Uçak KAAN Programı kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün katıldığı değerlendirme toplantısında ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Muharip Uçak KAAN</strong> <strong>Programı'</strong>ndaki çalışmaların geldiği aşama, gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında gündeme alındı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Başkan Haluk Görgün, KAAN Programına ilişkin düzenlenen toplantıda yer aldı.</p>

<p>Görüşmede, program çerçevesinde sürdürülen faaliyetlerin mevcut aşaması değerlendirilirken, gelecek dönemde ele alınacak konular da masaya yatırıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, KAAN'ın geliştirilmesine yönelik süreci teknik ihtiyaçlar ve program kapsamında belirlenen hedeflerle birlikte izlemeyi sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">📍 Ankara | TUSAŞ<br />
<br />
Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün, Millî Muharip Uçak KAAN Programı kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına katıldı.<br />
<br />
Toplantıda, program kapsamında yürütülen faaliyetlerin mevcut durumu ile önümüzdeki döneme ilişkin başlıklar ele alındı.… <a href="https://t.co/LoL6JG6qZD" rel="nofollow">pic.twitter.com/LoL6JG6qZD</a></p>
— SSB (@SavunmaSanayii) <a href="https://x.com/SavunmaSanayii/status/2098374011570815232?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi.png" type="image/jpeg" length="49230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen’den MEB önünde 'eğitim bütçesi' çağrısı: “Ücretler yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-meb-onunde-egitim-butcesi-cagrisi-ucretler-yoksulluk-sinirinin-uzerine-cikarilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-meb-onunde-egitim-butcesi-cagrisi-ucretler-yoksulluk-sinirinin-uzerine-cikarilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen üyeleri, “Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz” başlığıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, okullara doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmasını ve bilimsel-laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamalarına son verilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyeleri, eğitim sistemindeki sorunlara ve taleplerine dikkat çekmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde bir araya geldi.</p>

<p>“Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz” başlığıyla düzenlenen eylemde eğitimciler; “Okullarda şiddet istemiyoruz”, “Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın”, “Ek ders ücreti derhal 300 lira olsun”, “İnsanca yaşam, mesleki itibar”, “Eşit işe eşit ücret” ve “Maarif modeli dayatmasına son verilsin” yazılı dövizler taşıdı.</p>

<p>Eğitimciler ayrıca “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Eğitim haktır, satılamaz” ve “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları attı.</p>

<h2><strong>Kemal Irmak: Eğitim sistemi ağır bir kriz yaşıyor</strong></h2>

<p>Sendika adına açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de eğitim sisteminin kamusal hizmetlerin tasfiye edilmesi, eğitimin piyasaya açılması ve dinselleştirilmesi ile eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle ağır bir kriz yaşadığını söyledi.</p>

<p>Okullarda fiziki koşullar, hijyen ve güvenlik konusunda sorunların devam ettiğini belirten Irmak, MEB’in 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgenin de eğitimin temel sorunlarına çözüm üretmediğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irmak, Bakanlığın önlük uygulamasından norm kadro düzenlemelerine, Milli Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen değişikliklerden <strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli</strong> uygulamasına kadar şekilci, denetimci ve ideolojik bir yaklaşımı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>“Öğretmenin mesleki saygınlığı kıyafetle sağlanmaz”</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin ihtiyacının önlük ya da kılık kıyafet talimatı olmadığını belirten Irmak, öğretmenlerin mesleki saygınlığının ürettikleri emek, mesleki özerklik, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Irmak, eğitim emekçilerini biçimsel kurallarla denetlemeye ve baskı altına almaya yönelik uygulamaları kabul etmediklerini belirtti.</p>

<h3><strong>Norm kadro fazlası öğretmenler için tepki</strong></h3>

<p>Norm kadro fazlası öğretmenlerin re'sen görevlendirilmesi ile Milli Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesine de tepki gösteren Irmak, bu uygulamaların öğretmenlerin çalışma güvencesine doğrudan müdahale olduğunu söyledi.</p>

<p>Plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumlusunun öğretmenler olmadığını belirten Irmak, “Bunların faturası öğretmenlere kesilemez” mesajı verdi.</p>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı, öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>“Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz”</strong></h3>

<p>MEB’in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı yönündeki açıklamalarına da değinen Irmak, uygulamada velilerin “nitelikli okul” olarak görülen okullara çocuklarını kaydettirmek için yüksek miktarlarda bağış yapmak zorunda kaldığını ileri sürdü.</p>

<p>Irmak, kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye, elektrik ve su gibi temel giderlerinin merkezi bütçeden karşılanmamasının okul yönetimlerini velilerden bağış istemeye yönelttiğini söyledi.</p>

<p>Bu durumun eğitimin finansmanını giderek ailelerin üzerine bıraktığını belirten Irmak, <strong>parasız ve kamusal eğitim hakkının fiilen ortadan kalktığını</strong> savundu.</p>

<h3><strong>Eğitim masrafları ailelerin bütçesini zorluyor</strong></h3>

<p>TÜİK’in Ağustos 2026 tüketici enflasyonu verilerine de değinen Irmak, eğitim alanındaki enflasyonun diğer enflasyon kalemlerinden daha yüksek olduğunu belirtti.</p>

<p>İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderlerinin toplamının 6 bin ila 9 bin lira arasında olduğunu söyleyen Irmak, bu tutarın ortaokulda 8 bin-, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı boyunca ortaya çıkan diğer giderlerin dahil olmadığını belirten Irmak, şu değerlend12 bin liraya, lisede ise 10 bin-15 bin liraya kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Bu rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı boyunca ortaya çıkan diğer giderlerin dahil olmadığını belirten Irmak, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p><strong>“Ailenin gelir düzeyinin çocuğun hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesi doğrudan eğitim ihlalidir. Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz.”</strong></p>

<h3><strong>Eğitim Sen’in talepleri neler?</strong></h3>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, sendikanın taleplerini de sıraladı.</p>

<ul>
 <li>Tüm eğitim emekçilerinin ücretlerinin <strong>yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</strong>.</li>
 <li>Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdama son verilmesi.</li>
 <li>Okullara ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılması.</li>
 <li>Temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetlerde ihtiyaç duyulan personelin kadrolu olarak istihdam edilmesi.</li>
 <li>Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi.</li>
 <li>Öğrencilere ücretsiz temiz içme suyu sağlanması.</li>
 <li>Temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz karşılanması.</li>
 <li>Kmak ayrıca öğretmenlere yönelik kılık kıyafet müdahaleleri, re'sen görevlendirme ve irade dışı alan değişik kapsamında hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin MEB’in verdiği farklı sayıdaki yanıtlaraayıt parası ve zorunlu bağış uygulamalarına son verilmesi.</li>
 <li>Kamu okullarının temel giderlerinin merkezi bütçeden karşılanması.</li>
 <li>Okul servisi ve ulaşım giderlerinin kamusal olarak desteklenmesi.</li>
</ul>

<h3><strong>Eğitim Sen’den “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tepkisi</strong></h3>

<p>Irmak, <strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamalarına son verilmesini</strong> istedi.</p>

<p>Eğitim programlarının bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve kapsayıcı bir anlayışla hazırlanması gerektiğini belirten Irmak, ana dilinde eğitim hakkının da esas alınması çağrısında bulundu:</p>

<p>"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir. Eğitim programları bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve ana dilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir. Öğretmenlerin meslek özelliğine yönelik kılık kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelere son verilmelidir. Eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı, eğitim finansmanı velilerin omuzuna bırakılmamalıdır."</p>

<h3><strong>MESEM’deki öğrenci ölümleri tartışması</strong></h3>

<p>Irmak, bir gazetecinin <strong>Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM)</strong> kapsamında hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin MEB’in verdiği farklı sayıdaki yanıtlara ilişkin sorusunu da yanıtladı:</p>

<p>"Daha haziran ayında yapılan açıklamada, soru önergesine verilen cevapta sadece 13 ölümden bahsediyor bakanlık. Ancak iki ay sonra bu ölüm sayısının 37 olduğunu söylüyor. Herkesin merak ettiği bir şey. Bizim elimizdeki veriler en azından 13 değil, 23'tü bugüne kadar. Bakanlık, mümkün olduğunca MESEM'lere yönelik tepkiyi kırmak adına bir yere kadar bu verileri saklıyor, gerçek bunu gösteriyor. Ama bir yerden sonra bu veriler saklanamaz hale geliyor."</p>

<h3><strong>“Eğitim finansmanı velilerin omuzuna bırakılamaz”</strong></h3>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, açıklamasının sonunda eğitim için ayrılan kamu kaynaklarının artırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Irmak, okulların temel ihtiyaçlarının kamu bütçesinden karşılanması, eğitim emekçilerinin güvenceli ve insanca çalışma koşullarına kavuşturulması ve öğrencilerin eğitim hakkının ailelerin ekonomik gücüne bağlı olmaktan çıkarılması çağrısını yineledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-meb-onunde-egitim-butcesi-cagrisi-ucretler-yoksulluk-sinirinin-uzerine-cikarilmali</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-11-160715.png" type="image/jpeg" length="12021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: Dünyada 4 kişiden 1'i güvenli içme suyundan yoksun]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünyada her 4 kişiden 1'inin güvenli içme suyuna erişemediğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ</strong>) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, güvenli içme suyuna erişime ilişkin değerlendirmede bulundu. Ghebreyesus, dünya genelinde her 4 kişiden 1'inin halen güvenli içme suyuna erişemediğini bildirdi.</p>

<p>Ghebreyesus, konuya ilişkin açıklamasını ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabı üzerinden yaptı. Güvenli suyun <strong>insan sağlığı </strong>açısından temel bir unsur olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, dünyada önemli sayıda kişinin halen güvenli içme suyuna ulaşamadığını belirtti.</p>

<h2><strong>Ghebreyesus'tan güvenli su vurgusu</strong></h2>

<p>DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, paylaşımında güvenli suyun sağlığın temeli olduğunu ifade etti. Buna karşın dünya genelinde her 4 kişiden 1'inin güvenli içme suyuna erişemediğine işaret etti.</p>

<p>Ghebreyesus, bu durumun dünyada güvenli içme suyuna ulaşamayan insanların bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek konuya dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Her 4 kişiden 1'i güvenli suya ulaşamıyor</strong></h3>

<p>Ghebreyesus'un verdiği bilgiye göre dünya genelinde her dört kişiden biri <strong>güvenli içme suyu</strong>na erişim imkanından yoksun durumda.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, güvenli içme suyunun <strong>sağlık</strong> açısından taşıdığı öneme dikkat çekerken, bu alandaki mevcut duruma ilişkin mesajını sosyal medya hesabından paylaştı.</p>

<h3><strong>Birlikte çalışma çağrısı yaptı</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, açıklamasında herkesin ve her yerin sağlığının, onurunun ve sahip olduğu fırsatların iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla ortak çalışma çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ Genel Direktörü, güvenli suyun sağlık açısından temel olduğunu vurgulayarak bu hedef doğrultusunda birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun.png" type="image/jpeg" length="83812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk resminin 1968 kuşağından İbrahim Örs’ün "Dünyanın Halleri" sergisi Metrohan’da açıldı: 62 eser ilk kez bir arada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-resminin-1968-kusagindan-ibrahim-orsun-dunyanin-halleri-sergisi-metrohanda-acildi-62-eser-ilk-kez-bir-arada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-resminin-1968-kusagindan-ibrahim-orsun-dunyanin-halleri-sergisi-metrohanda-acildi-62-eser-ilk-kez-bir-arada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk resminde 1968 kuşağının usta figüratif ressamı İbrahim Örs’ün farklı dönemlerine yayılan üretimlerini aile koleksiyonundaki 62 eser üzerinden bir araya getiren "Dünyanın Halleri" sergisi, İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde tarihi Metrohan’da kapılarını açtı. Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde yetişen sanatçının insanı, doğayı ve gündelik nesneleri özgün plastik diliyle yorumladığı kapsamlı seçki, 1 Aralık 2026’ya kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-57">Türk resminde 1968 kuşağının önde gelen figüratif ressamlarından İbrahim Örs’ün farklı dönemlerine yayılan üretimlerini bir araya getiren "Dünyanın Halleri" sergisi, Beyoğlu’nun tarihi yapılarından Metrohan’da sanatseverlerle buluştu. İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde düzenlenen sergi, sanatçının aile koleksiyonunda titizlikle korunan 62 eserini izleyiciye sunuyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi ve asistanı olarak yetişen ustanın yaşamı ile sanatı arasındaki bağı gözler önüne seren seçki, 1 Aralık 2026 tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-2.jpg" width="1280" /></p>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-58">Metrohan’ın birinci katında açılan "İbrahim Örs: Dünyanın Halleri", sanatçının insanı, doğayı, hayvanları ve gündelik nesneleri kendine has plastik diliyle yeniden yorumladığı zengin bir görsel evren sunuyor. Sergi, Örs’ün yalnızca neleri tuvale aktardığına değil, dünyayı ve insanlık hallerini nasıl alımlayıp kurguladığına odaklanan kavramsal bir çerçeve çiziyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinden özgün bir biçim diline</strong></h3>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-59">1965-1971 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gören ve usta ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun hem öğrencisi hem de asistanı olarak yetişen İbrahim Örs, insana ve toplumsal yaşama dair gözlemlerini zaman içinde giderek daha kişisel ve bağımsız bir anlatıma dönüştürdü.</p>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-60">Sanatçının 1980’li yıllardan itibaren belirginleşen soyutlama arayışları; kıvrımlı biçimler, ritmik tekrarlar, yüzey katmanları ve sistematik deformasyonlarla birleşerek onun resminde ayırt edici temel unsurlar haline geldi. Sergi, ustanın bu biçimsel dönüşüm evrelerini ve desen gücünü kronolojik bir tutarlılıkla takip etme imkânı veriyor.</p>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (3)" class="detail-photo img-fluid" height="950" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Aile koleksiyonundan 62 seçkin eser: Portreler, figürler ve doğa</strong></h3>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-61">Sanatçının aile koleksiyonundan derlenen 62 eseri kapsayan seçkide, figüratif anlatının farklı katmanları dikkat çekiyor. Sergide Örs’ün fırçasından çıkan "Otoportre", "Bedri Rahmi Eyüboğlu", "Bodil Örs" ve "Atatürk" portreleri öne çıkarken; el, ayak ve nü figür çalışmaları sanatçının insan anatomisine getirdiği heykelsi yorumu gözler önüne seriyor.</p>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-62">Portre ve figürlerin yanı sıra atlar, boğalar, kuşlar, ağaçlar ve gündelik yaşam nesneleri de Örs’ün geniş konu dünyasını ortak bir görsel disiplin ve zengin bir renk paleti altında buluşturuyor.</p>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>1 Aralık’a kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek</strong></h3>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-63">İBB Kültür ve İBB Miras işbirliğiyle hayata geçirilen "İbrahim Örs: Dünyanın Halleri" başlıklı sergi, 10 Eylül - 1 Aralık 2026 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç her gün 10.00 ile 18.00 saatleri arasında Beyoğlu Metrohan’ın birinci katında ücretsiz olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-resminin-1968-kusagindan-ibrahim-orsun-dunyanin-halleri-sergisi-metrohanda-acildi-62-eser-ilk-kez-bir-arada</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-4.jpg" type="image/jpeg" length="42077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD enflasyonunda ağustos ayı rakamları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonunda-agustos-ayi-rakamlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonunda-agustos-ayi-rakamlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD enflasyonu ağustos ayında yıllık bazda yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşerek temmuz ayındaki oranı korudu. Aylık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise yüzde 0,4 artarak önceki aya göre hızlandı. Benzin fiyatlarındaki yükseliş, aylık enflasyonda öne çıkan kalem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), ağustos ayına ait tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. <strong>ABD enflasyonu</strong> yıllık bazda yüzde 3,4 olarak kaydedilirken, mevsimsellikten arındırılmış aylık TÜFE yüzde 0,4 yükseldi. Temmuz ayında aylık TÜFE yüzde 0,1 artmıştı.</p>

<h2><strong>ABD enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,4 seviyesinde kaldı</strong></h2>

<p>Ağustos ayında ABD'de tüketici fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 yükseldi. Böylece yıllık ABD enflasyonu, temmuz ayında ölçülen yüzde 3,4'lük seviyeyi değiştirmedi.</p>

<p>Aylık bazda ise tüketici fiyatlarındaki artış önceki aya göre daha yüksek gerçekleşti. TÜFE, temmuzda yüzde 0,1 yükselirken ağustosta mevsimsellikten arındırılmış olarak yüzde 0,4 arttı.</p>

<h3><strong>ABD enflasyonunda benzin fiyatları öne çıktı</strong></h3>

<p>Ağustos ayındaki aylık fiyat artışında en belirgin kalemlerden biri benzin oldu. Benzin endeksi, bir önceki aya kıyasla yüzde 3,9 yükseldi.</p>

<p>Benzin fiyatlarındaki bu artış, ağustos ayındaki toplam aylık TÜFE yükselişinin üçte birinden fazlasına karşılık geldi. Enerji endeksi de aynı ayda yüzde 2,1 artış gösterdi.</p>

<p>Barınma endeksinde ağustosta yüzde 0,3'lük yükseliş kaydedilirken, gıda endeksi yüzde 0,1 arttı.</p>

<h3><strong>ABD çekirdek enflasyonu ağustosta yüzde 2,4 oldu</strong></h3>

<p>Gıda ve enerji fiyatlarının hesaplama dışında bırakıldığı çekirdek tüketici fiyat endeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 0,3 yükseldi. Çekirdek TÜFE, temmuz ayında ise aylık yüzde 0,2 artmıştı.</p>

<p>Ağustos itibarıyla sona eren 12 aylık dönemde çekirdek TÜFE'deki yıllık artış yüzde 2,4 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>ABD enflasyonunda bazı kalemlerde artış görüldü</strong></h3>

<p>Ağustos ayında iletişim, ev dışında konaklama, uçak biletleri, eğitim ve ikinci el otomobil endekslerinde yükseliş kaydedildi.</p>

<p>Sağlık hizmetleri ile motorlu taşıt sigortası endeksleri ise ağustos ayında gerileyen başlıca kalemler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>ABD enerji enflasyonu yıllık yüzde 16,3'e yükseldi</strong></h3>

<p>Enerji endeksindeki yıllık artış, ağustos ayında manşet ABD enflasyonunun üzerinde gerçekleşti. Enerji fiyatları, ağustos ayında sona eren 12 aylık dönemde yüzde 16,3 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı dönemde gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonunda-agustos-ayi-rakamlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abd-enflasyonu-temmuzda-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="52734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Güler: Kara Kuvvetleri Komutanlığında denetleme yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-guler-kara-kuvvetleri-komutanliginda-denetleme-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-guler-kara-kuvvetleri-komutanliginda-denetleme-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret etti. Güler'i Orgeneral Metin Tokel askeri törenle karşılarken ziyarette kuvvet komutanları da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı <strong>Yaşar</strong> <strong>Güler</strong>, <strong>Kara Kuvvetleri Komutanlığı</strong>nda inceleme ve denetlemelerde bulunmak üzere ziyarette gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Güler'in ziyaretine ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Ziyaret sırasında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel tarafından Bakan Güler için askeri tören düzenlendi. Güler'in Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki temasları sırasında beraberindeki komutanlar da hazır bulundu.</p>

<h2><strong>Bakan Güler'i Orgeneral Tokel karşıladı</strong></h2>

<p>Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'i askeri törenle karşıladı. Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki ziyaretinde <strong>inceleme</strong> ve <strong>denetlemeler</strong> gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Güler'e ziyaretinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu eşlik etti. Heyette ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran da yer aldı.</p>

<h3><strong>Bakanlıktan ziyarete ilişkin paylaşım</strong></h3>

<p>Paylaşımda ayrıca ziyarete ilişkin fotoğraflara da yer verildi. Böylece Bakan Güler'in Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki temaslarına ilişkin görüntüler de kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu.<br />
<br />
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel tarafından askerî törenle karşılanan Bakan Yaşar Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk… <a href="https://t.co/Sy87umE0Wm" rel="nofollow">pic.twitter.com/Sy87umE0Wm</a></p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2098374841485205963?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-guler-kara-kuvvetleri-komutanliginda-denetleme-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/milli-savunma-bakani-guler-kara-kuvvetleri-komutanligini-ziyaret-etti.png" type="image/jpeg" length="42594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Mudanya'daki Uzunyalı açıklarında bulunan erkek cesedinin kimliği belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-mudanyadaki-uzunyali-aciklarinda-bulunan-erkek-cesedinin-kimligi-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bursa-mudanyadaki-uzunyali-aciklarinda-bulunan-erkek-cesedinin-kimligi-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Mudanya ilçesindeki Uzunyalı Sahili'nde denize giren 69 yaşındaki Necaattin Şen hareketsiz halde bulundu. Şen'in cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'nın Mudanya ilçesinde tekneyle denize açıldıktan sonra suya giren 69 yaşındaki Necaattin Şen yaşamını yitirdi. Uzunyalı Sahili açıklarında hareketsiz halde görülen Şen, dalgıç polisler tarafından kıyıya çıkarıldı.</p>

<h2><strong>Mudanya'da denizde hareketsiz halde görüldü</strong></h2>

<p>Olay, Mudanya'nın Uzunyalı Sahili'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre tekneyle açılan Necaattin Şen, bir süre sonra denize girdi. Çevrede bulunan kişiler, Şen'in denizde hareketsiz kaldığını fark ederek durumu yetkililere bildirdi.</p>

<p>İhbarın ardından bölgeye Sahil Güvenlik, jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin koordineli çalışmasıyla denizde bulunan Şen'e ulaşılması için çalışma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dalgıç polisler Necaattin Şen'i kıyıya çıkardı</strong></h3>

<p>Dalgıç polisler tarafından sudan çıkarılarak kıyıya getirilen Necaattin Şen'in yaşamını yitirdiği belirlendi. Olay yerinde güvenlik önlemleri alınırken ekipler çevrede inceleme yaptı.</p>

<p>Denizde meydana gelen ölümün ardından Şen'in cansız bedeni, gerekli işlemlerin tamamlanmasıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.</p>

<h3><strong>Kesin ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek</strong></h3>

<p>Necaattin Şen'in ölüm nedenine ilişkin kesin bilgi henüz açıklanmadı. Şen'in kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumunda otopsi yapılacak.</p>

<p>Mudanya'daki olayla ilgili inceleme sürerken, ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumunda yapılacak değerlendirmelerin ardından netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-mudanyadaki-uzunyali-aciklarinda-bulunan-erkek-cesedinin-kimligi-belirlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/bursa-mudanyadaki-uzunyali-aciklarinda-bulunan-erkek-cesedinin-kimligi-belirlendi.jpg" type="image/jpeg" length="24802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye otoyol ve köprülerini 30 yıllığına devretmeye hazırlanırken: Dünyada otoyol imtiyazları ne getirdi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-yollarini-30-yilligina-devrederken-dunyada-otoyol-imtiyazlari-ne-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-yollarini-30-yilligina-devrederken-dunyada-otoyol-imtiyazlari-ne-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İki Boğaz köprüsü ile 8 otoyol ve çevre yolunun işletme haklarının 30 yıllığına özel sektöre devredilmesi planlanırken, kamu geliri, geçiş ücretleri, bakım maliyetleri ve çalışanların geleceği tartışma konusu oldu. YENİ Partili Yavuzyılmaz, özelleştirmenin gerekçesi olarak gösterilen ağır bakım maliyetlerine ve gelir hesaplamasına itiraz etti. YOL-İŞ Genel Başkanı Ağar ise kamu hizmeti ve iş güvencesi konusunda uyarıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de köprü ve otoyolların işletme modelinde yeni bir dönem başlıyor. 4 Eylül 2026 tarihli ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın 5 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla Karayolları Genel Müdürlüğü’nün işlettiği çok sayıda köprü, otoyol ve çevre yolu özelleştirme kapsamına alındı. Kararla birlikte işletme hakkının 30 yıllığına devredilmesinin önü açılırken, <strong>mülkiyet devri özelleştirme yöntemleri dışında bırakıldı.</strong> Buna göre işletme hakkı devri, kiralama, mülkiyetin gayri ayni haklarının tesisi, gelir ortaklığı veya mevzuatın izin verdiği diğer yöntemler tek başına ya da birlikte uygulanabilecek.</p>

<p>Özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması öngörülürken hükümet cephesi, uygulamanın yolların mülkiyetinin satılması anlamına gelmediğini, mülkiyetin devlette kalacağını ve özel sektörün belirli bir süre boyunca işletme hakkını kullanacağını vurguluyor. Ancak 30 yıllık işletme hakkı devri, yalnızca mülkiyetin kimde kalacağı sorusunu değil; gelirin, riskin, bakım maliyetinin, yatırımların ve geçiş ücretlerinin nasıl belirleneceği sorularını da gündeme getiriyor.</p>

<p>Türkiye’deki tartışma yalnızca yolların özelleştirilip özelleştirilmediği üzerinden değil, <strong>kamu işletmeciliğinin gerçek mali performansının nasıl hesaplanacağı</strong> üzerinden de ilerliyor. Bir tarafta hükümet, 600 milyon dolarlık gelirin yaklaşık 300 milyon dolarının bakım ve onarım giderlerine gittiğini ve bunun doğrudan “600 milyon dolar kâr” olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor. Diğer tarafta YENİ Parti Zonguldak Milletvekili <strong>Deniz Yavuzyılmaz</strong>, gelir ve gider kalemlerinin farklı yöntemlerle hesaplandığını belirterek kamu işletmeciliğinin daha yüksek bir ekonomik getiri sağladığını ileri sürüyor. Ağar ise tartışmayı kamu hizmeti ve çalışanlar açısından genişleterek, <strong>gelirin yanı sıra yol güvenliği, bakım, iş güvencesi ve yurttaşın ulaşım hakkının</strong> da değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Dünyadaki örnekler de Türkiye’deki tartışmanın merkezindeki soruyu değiştiriyor. Meksika’da gelir ve trafik tahminlerinin tutmaması kamu müdahalesini beraberinde getirirken, Portekiz’de geçiş ücretlerinin firmalar üzerinde ekonomik sonuçları oldu. Fransa’da uzun süreli imtiyazların kamu gelirleriyle ilişkisi tartışılıyor. Yunanistan’da bazı akademik çalışmalar kamu işletmesini daha avantajlı bulurken, Şili örneği risklerin doğru paylaşılması halinde özel sektör katılımının daha olumlu sonuçlar verebileceğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Hangi köprü ve otoyollar kapsama alındı?</strong></h2>

<p>Özelleştirme kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve bunların bağlantı yollarının yanı sıra çok sayıda otoyol ve çevre yolu bulunuyor.</p>

<p>Kararda yer alan güzergâhlar arasında Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu, Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu, Toprakkale-İskenderun Otoyolu, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu, İzmir-Çeşme Otoyolu ve İzmir-Aydın Otoyolu bulunuyor.</p>

<p>Bunlara daha önce özelleştirme programında bulunan güzergâhların yanı sıra Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölüm ve bağlantı yolları da eklendi. Ayrıca, İzmir, Ankara ve İstanbul çevre yolu bağlantıları da karar kapsamında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süreç tamamlanıncaya kadar kapsamda bulunan otoyol, çevre yolu, köprü, bağlantı yolları ve ilgili tesislerin bakım, onarım ve işletme sorumluluğu <strong>KGM’de kalacak.</strong></p>

<h3><strong>Dünyada benzer modeller nasıl sonuçlandı?</strong></h3>

<p>Otoyolların özel sektör tarafından işletilmesi yeni bir uygulama değil. Farklı ülkelerde kamu-özel sektör ortaklığı, imtiyaz ve işletme hakkı devri modelleri yıllardır uygulanıyor. Ancak bu deneyimler tek bir sonuca işaret etmiyor.</p>

<p>Meksika’da kamu yeniden devreye girmek zorunda kalırken, Fransa’da imtiyazların kamu gelirleri açısından sonuçları tartışılıyor. Portekiz’de geçiş ücretlerinin ekonomik etkileri ölçülürken, Yunanistan’da kamu işletmesinin daha avantajlı olabileceğini savunan akademik çalışmalar bulunuyor. Şili ise risklerin doğru paylaşılması halinde özel sektör katılımının daha olumlu sonuçlar verebileceğine ilişkin örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu deneyimlerin ortak noktası, meselenin yalnızca “yol özel sektörde mi, kamuda mı?” sorusundan ibaret olmadığını gösteriyor. Sözleşmenin nasıl hazırlandığı, gelir ve trafik riskinin kime ait olduğu, geçiş ücretlerinin nasıl düzenlendiği ve kamu denetiminin ne kadar güçlü olduğu uzun vadeli sonuçları belirliyor.</p>

<h3><strong>Meksika’da hesap tutmadı, devlet devreye girdi</strong></h3>

<p>Meksika, özel otoyol imtiyazlarının risklerini gösteren dikkat çekici örneklerden biri.</p>

<p>1989’da başlayan program kapsamında çok sayıda otoyol imtiyazı özel sektöre verildi. Ancak yatırım maliyetlerinin ve trafik gelirlerinin yanlış hesaplanması, yüksek geçiş ücretleri ve 1990’ların ortasındaki ekonomik kriz sistemin finansal dengesini bozdu.</p>

<p>Dünya Bankası’nın değerlendirmesine göre 1997’de hükümet bankaların alacaklarını ve 23 paralı yolun geçici mülkiyetini üstlenmek zorunda kaldı.</p>

<p>Meksika örneği, uzun süreli işletme sözleşmelerinde “Trafik beklenenden düşük gerçekleşirse zararı kim karşılayacak?” sorusunun önemini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Portekiz’de geçiş ücreti firmaları da etkiledi</strong></h3>

<p>Portekiz’de bazı otoyollarda geçiş ücretlerinin uygulanmaya başlamasının ekonomik etkileri akademik araştırmalara konu oldu.</p>

<p>2023’te <strong>Journal of Urban Economics</strong> dergisinde yayımlanan çalışmada, geçiş ücretlerinin uygulanmasının firmalar üzerindeki etkisi incelendi. Araştırmaya göre ücret uygulanan bölgelerde firmaların cirolarında yüzde 10,2, verimliliklerinde ise yüzde 4,3 düşüş görüldü.</p>

<p>Bu sonuç, otoyol ücretlerinin yalnızca sürücünün cebinden çıkan bir maliyet olmadığını, ulaşım maliyetinin üretim, istihdam ve bölgesel ekonomi üzerinde de etkileri olabileceğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>Fransa’da tartışma: Kâr kimin?</strong></h3>

<p>Fransa ise uzun süreli otoyol imtiyazlarının kamu gelirleriyle ilişkisi açısından dikkat çekiyor. Ülkedeki büyük otoyol imtiyazlarının önemli bir bölümünün 2031-2036 yılları arasında sona ermesi bekleniyor. Fransız Senatosu, mevcut modelin kamu ile imtiyaz sahibi şirketler arasında dengesiz bir ilişki oluşturduğuna yönelik eleştirilerde bulunuyor.</p>

<p>İmtiyazların sona ermesinin ardından nasıl bir model kurulacağı ve otoyollardan elde edilen gelirlerin ne kadarının yeniden kamu altyapısına aktarılacağı tartışılıyor.</p>

<h3><strong>Yunanistan’da kamu işletmesi tartışması</strong></h3>

<p>Yunanistan’daki Egnatia Otoyolu da benzer tartışmaların konusu oldu.</p>

<p>2021’de yayımlanan akademik bir çalışmada, Egnatia Otoyolu’nun 35 yıllık imtiyaz modeli incelendi. Çalışmanın yazarları, otoyolun kamu tarafından işletilmeye devam edilmesinin devlet açısından daha yüksek gelir yaratabileceği ve geçiş ücretlerinin daha düşük tutulabileceği sonucuna ulaştı. Bu örnek, işletme hakkının özel sektöre devredilmesinin otomatik olarak kamu için daha düşük maliyet veya daha yüksek verim anlamına gelmediğini gösteren akademik değerlendirmelerden biri.</p>

<h3><strong>Şili’de kritik unsur: Riskin paylaşılması</strong></h3>

<p>Dünyadaki bütün örnekler olumsuz değil. Şili’de 1990’lı yıllarda özel sektörün otoyol yapımı ve işletmesine dahil olduğu model, <strong>Dünya Bankası tarafından</strong> daha olumlu örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Yaklaşık 2 bin kilometrelik otoyolun iyileştirilmesi için milyarlarca dolarlık yatırım gerçekleştirilirken, modelin önemli unsurlarından biri kamu ile özel sektör arasındaki risklerin paylaşılması oldu.</p>

<h3><strong>Deniz Yavuzyılmaz: "Ücretsiz geçişler artık ücretli hale mi gelecek?”</strong></h3>

<p>Türkiye’deki yeni modele siyasi muhalefetten ilk dikkat çekici itirazlardan biri YENİ Parti Zonguldak Milletvekili <strong>Deniz Yavuzyılmaz’</strong>dan geldi. Yavuzyılmaz, iki Boğaz köprüsü ve otoyolların işletme hakkının özel sektöre devredilmesi halinde, <strong>dini bayramlarda uygulanan ücretsiz geçişlerin devam edip etmeyeceğini</strong> sordu.</p>

<p><img alt="YENİ Partili Yavuzyılmaz açıkladı: " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f2a30793-5cba-4206-b4b8-3f7f222299d2jpg.webp" /></p>

<p>Yavuzyılmaz, iktidara yönelttiği soruda, “Şu anda devletin işlettiği 2 Boğaz Köprüsü ve 8 Otoyolun özelleştirilmeleri durumunda, dini bayramlar süresince araçların yaptığı ücretsiz geçişler artık ücretli hale mi gelecek?” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Devletin yüksek kârla işlettiği yollar özelleştiriliyor”</strong></h3>

<p>Yavuzyılmaz’ın eleştirisinin bir diğer ayağını ise <strong>köprü ve otoyolların mevcut gelirleri </strong>oluşturdu. Yavuzyılmaz, KGM’nin işlettiği söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılında <strong>600 milyon dolar gelir sağladığını </strong>belirterek, bu tutarı 30 yıllık işletme süresi üzerinden hesapladı ve 18 milyar dolarlık bir gelir büyüklüğüne işaret etti.</p>

<p>Yavuzyılmaz, mevcut kamu işletmeciliğinin yüksek gelir yarattığını ve bu nedenle işletme hakkının özel sektöre devredilmesinin kamu açısından önemli bir gelir kaybı yaratabileceğini savundu.</p>

<h3><strong>Bakanlığın "600 milyon dolar" açıklamasına itiraz</strong></h3>

<p>Yavuzyılmaz, daha sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın köprü ve otoyolların gelir-gider hesabına ilişkin verdiği rakamlara da itiraz etti. Bakanlığın açıklamasında söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılı gelirinin 600 milyon dolar, bakım ve onarım giderlerinin ise 300 milyon dolar olduğu belirtilmişti. Yavuzyılmaz ise 600 milyon dolarlık rakamın vatandaşların ödediği toplam tutarı değil, KDV ve köprülerdeki belediye payları düşüldükten sonra kalan net geliri ifade ettiğini savundu.</p>

<p>KGM’nin 2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na dayandığını belirten Yavuzyılmaz, KDV ve belediye paylarının da hesaba katılması halinde vatandaşların ödediği toplam tutarın 804 milyon dolar olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Yavuzyılmaz’a göre dolayısıyla kamu işletmeciliğinin yarattığı ekonomik büyüklük Bakanlığın açıkladığı 600 milyon dolardan daha yüksek.</p>

<h3><strong>“Bakım gideri 300 milyon dolar değil”</strong></h3>

<p>Yavuzyılmaz, Bakanlığın açıkladığı 300 milyon dolarlık bakım ve onarım giderine de itiraz etti.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2026 Yılı Performans Programı’na işaret eden Yavuzyılmaz, 2025 yılı bakım ve onarım giderlerinin 5 milyar 391 milyon lira olduğunu ve bunun yaklaşık 126 milyon dolara karşılık geldiğini belirtti.</p>

<p>Yavuzyılmaz, bu nedenle Bakanlığın gelirleri düşük, giderleri ise yüksek gösterdiğini ileri sürerek kamuoyunun yanıltıldığını savundu.</p>

<h3><strong>"Ağır bakım masrafı gerekçe olamaz"</strong></h3>

<p>Yavuzyılmaz’ın yeni açıklamasında özelleştirmenin gerekçelerinden biri olarak gündeme gelen <strong>ağır bakım maliyetlerine </strong>de itiraz etti.</p>

<p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ağır bakımlarının 2024 itibarıyla tamamlandığını savunarak, bir sonraki ağır bakım döneminin yaklaşık 30 yıl sonra geleceğini ileri süren Yavuzyılmaz’a göre bu durumda ağır bakım maliyetlerinin köprülerin işletme hakkının 30 yıllığına devredilmesinin gerekçesi olarak gösterilmesi çelişkili.</p>

<p>Yavuzyılmaz, “Bir sonraki ağır bakım 30 yıl sonra! Yani özelleştirme programı bitip, köprü ve otoyol işletmeleri yeniden devlete devredildikten sonra!” diyerek iktidarın “ağır bakım yükünden kurtulma” gerekçesini eleştirdi.</p>

<p>FSM Köprüsü’nde askı halatlarının değiştirilmesini de içeren büyük bakım çalışmasının 2024’te tamamlanması planlanmıştı; proje kapsamında köprünün tüm askı halatlarının değiştirilmesi ve çeşitli bakım-onarım çalışmalarının yapılması öngörülmüştü.</p>

<h3><strong>Yabancı yatırımcıların ilgisi arttı</strong></h3>

<p>Özelleştirme tartışması sürerken, işletme hakkını devralması muhtemel yatırımcıların ilgisi de gündeme geliyor.</p>

<p>Son günlerde yayımlanan haberlerde <strong>Fransız bir şirketin süreci yakından takip ettiği ve Ankara’da ilgili kişilerle temaslarda bulunduğu</strong> aktarılırken, İspanya, Japonya ve Güney Kore merkezli şirketlerin de süreçle ilgilendiği belirtiliyor. Yabancı yatırımcıların Türk şirketleriyle konsorsiyum oluşturarak ihaleye katılabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Fransız altyapı yatırımcısı Meridiam’ın da daha önce iki Boğaz köprüsü ve bazı otoyolların işletme haklarıyla ilgilendiği ve Makyol ile konsorsiyum kurmayı değerlendirdiği <strong>Bloomberg</strong> <strong>tarafından aktarılmıştı</strong>. Yerli yatırımcı tarafında ise IC İçtaş, Limak, Kalyon ve Cengiz Holding’in potansiyel talipler arasında gösterildiği haberleştirildi.</p>

<h3><strong>YOL-İŞ: “Kâr özel sektöre, zarar kamuya bırakılamaz”</strong></h3>

<p>Türkiye’de köprü ve otoyolların işletme hakkının 30 yıllığına özel sektöre devredilmesi planına işçi cephesinden de tepki geldi. <strong>YOL-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar</strong>, köprü ve otoyolların yalnızca gelir getiren ticari işletmeler olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu güzergâhların kamu hizmetinin ve ülkenin ulaşım güvenliğinin temel unsurları olduğunu söyledi. Ağar, <i>“Köprüler ve otoyollar, vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen, ülkenin ekonomik ve sosyal bütünlüğü açısından stratejik öneme sahip altyapılardır. Bu nedenle bu alanlara yalnızca kâr-zarar hesabıyla bakılamaz. Kamu kaynaklarının ve kamuya ait altyapının temel önceliği özel sektörün kârı değil, toplumun yararı olmalıdır” </i>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Thumbs B C D3681B36A88Ebe386F6Dd0C41Fae4201.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-d3681b36a88ebe386f6dd0c41fae4201jpg.webp" width="864" /></p>

<p>İşletme hakkı devrinin ardından geçiş ücretlerinin artabileceği uyarısında bulunan Ağar, <i>“Özel işletmecinin temel amacı kârlılığını artırmak olacaktır. Bu da yurttaşın daha yüksek geçiş ücretleriyle karşı karşıya kalması, düşük gelirli vatandaşların ulaşım imkânlarının daralması ve bazı güzergâhların yalnızca ticari getirisi üzerinden değerlendirilmesi riskini doğurur. Ulaşım hakkı, şirketlerin kâr hedeflerine göre şekillendirilemez” </i>diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Hiçbir çalışan, özelleştirme kararının bedelini işini veya kazanılmış haklarını kaybederek ödememelidir”</strong></h3>

<p>Ağar, kamu gelirlerinin azalması ihtimaline de dikkat çekerek,<i> “Devletin işlettiği köprü ve otoyollardan elde edilen gelir, kamu bütçesine aktarılmakta ve yine kamu hizmetlerinin finansmanında kullanılmaktadır. Bu gelirlerin uzun yıllar boyunca özel işletmecilere bırakılması halinde kamu önemli bir kaynaktan mahrum kalabilir. Burada sorulması gereken, ihalenin ne kadar gelir getireceği kadar, 30 yıllık işletme süresince kamu ne kadar gelir kaybedecek sorusudur”</i> diye konuştu.</p>

<p>Çalışanların durumunun da belirsiz bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Ağar, <i>“Bu tesislerde görev yapan işçiler, yıllardır yol ve köprülerin bakımından işletmesine, güvenliğinden acil müdahalesine kadar ağır sorumluluklar üstleniyor. İşletme hakkının devriyle birlikte çalışanların iş güvencesi, ücretleri, sosyal hakları ve sendikal örgütlülüğü zayıflatılmamalıdır. Hiçbir çalışan, özelleştirme kararının bedelini işini veya kazanılmış haklarını kaybederek ödememelidir”</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Kamu adına yapılan hiçbir sözleşme, kamuoyundan gizli yürütülemez”</strong></h3>

<p>Ağar, ihale şartlarının kamuoyuna açık biçimde paylaşılması gerektiğini belirterek,<i> “İşletme süresi ne kadar olacak, gelir paylaşımı nasıl yapılacak, şirkete herhangi bir gelir veya trafik garantisi verilecek mi, bakım ve yatırım yükümlülüklerini kim üstlenecek, geçiş ücretlerini kim ve hangi ölçütlere göre belirleyecek? Bu soruların tamamı açık ve denetlenebilir biçimde yanıtlanmalıdır. Kamu adına yapılan hiçbir sözleşme, kamuoyundan gizli yürütülemez” </i>ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>YOL-İŞ'ten 'Bakım ve güvenlikte tasarruf' uyarısı</strong></h3>

<p>Bakım ve güvenlik hizmetlerinde maliyet düşürme baskısının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Ağar,<i> “Köprü ve otoyollarda bakım, onarım ve güvenlik hizmetleri ertelenebilecek ya da tasarruf yapılabilecek sıradan kalemler değildir. Bu alanlarda personel sayısının azaltılması, bakım aralıklarının uzatılması veya güvenlik standartlarının düşürülmesi doğrudan yurttaşların can güvenliğini etkiler. Özel işletmecinin kârını artırmak için bu hizmetlerde kısıntıya gidilmesine izin verilmemelidir”</i> dedi.</p>

<p>Ağar, afet ve acil durumlarda yolların kamu hizmeti niteliğinin daha da belirginleştiğini belirterek<i>, “Deprem, sel, yangın, büyük kazalar ve benzeri olağanüstü durumlarda köprü ve otoyollar yalnızca ücret karşılığında kullanılan ticari alanlar değildir. Bu güzergâhlar yardım ekiplerinin, ambulansların, itfaiyenin ve güvenlik güçlerinin ulaşımı açısından hayati öneme sahiptir. Böyle zamanlarda kamu yararı, şirket kârlılığının önüne geçmelidir” </i>diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Vatandaş yolun müşterisi değildir, vatandaş, kamu hizmetinin sahibidir” </strong></h3>

<p>Özel işletme modelinde kârlı güzergâhların öne çıkarılmasının bölgesel eşitsizlikleri artırabileceği uyarısında da bulunan Ağar,<i> “Yalnızca yoğun kullanılan ve yüksek gelir getiren yolların önceliklendirilmesi, daha az kullanılan bölgelerdeki ulaşım yatırımlarının geri plana itilmesine yol açabilir. Oysa kamu hizmeti, sadece kârlı olan bölgelere değil, ihtiyaç duyulan her yere ulaştırılmalıdır. Vatandaş yolun müşterisi değildir; vatandaş, kamu hizmetinin sahibidir” </i>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ağar, işletme hakkı devrinin kamu yararı, çalışanların hakları ve ulaşım güvenliği açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p><i>“Bizim itirazımız, yatırım yapılmasına ya da yolların daha iyi işletilmesine değil; kamuya ait stratejik altyapının, kamu yararı yeterince güvence altına alınmadan özel kâr alanına dönüştürülmesinedir. Kâr özel sektöre, zarar kamuya bırakılamaz. Eğer bir devir yapılacaksa bunun bütün koşulları kamuoyuna açıklanmalı, çalışanların hakları güvence altına alınmalı, geçiş ücretleri yurttaşın ödeme gücü gözetilerek belirlenmeli ve devletin denetim yetkisi eksiksiz korunmalıdır.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-yollarini-30-yilligina-devrederken-dunyada-otoyol-imtiyazlari-ne-getirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nurrrjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="43395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüşte 121 dolar rekoru sonrası yeni dönem: Piyasada dev kurumların senaryoları çatışıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gumuste-121-dolar-rekoru-sonrasi-yeni-donem-piyasada-dev-kurumlarin-senaryolari-catisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gumuste-121-dolar-rekoru-sonrasi-yeni-donem-piyasada-dev-kurumlarin-senaryolari-catisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüş fiyatı, ocak ayında 121 doların üzerine çıkarak tarihi zirveyi gördükten sonra yaklaşık yüzde 47 gerileyerek 64 dolar seviyesine indi. Piyasada arz açığının devam etmesi dikkat çekerken, ABD'deki faiz ve enflasyon beklentileri gümüş fiyatının seyrinde etkili oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gümüş piyasasında</strong> 2026'nın ilk aylarında yaşanan sert yükselişin ardından güçlü bir geri çekilme görüldü. Ocak ayında ons başına 121 doların üzerine çıkan gümüş fiyatı, son satışlarla birlikte 64 dolar civarına geriledi. Böylece değerli metalin tarihi zirvesinden yaşadığı kayıp yaklaşık yüzde 47'ye ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gümüş fiyatı bir günde yüzde 5'e yakın geriledi</strong></h2>

<p>Ons gümüş, son işlem gününde yüzde 5'e yaklaşan değer kaybıyla 64 dolar seviyesine kadar çekildi. Fiyattaki düşüşte ABD'de faiz artışı ihtimalinin güçlenmesi, tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların güçlü seyrini koruması etkili oldu.</p>

<p>Yeni işlem gününde ise gümüş fiyatındaki kayıpların bir bölümünün geri alındığı görüldü. Fiyat hareketlerinin yüksek dalgalanma göstermesi, gümüşün altına kıyasla daha oynak bir seyir izlediğini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatı ocak ayında 121 doları aşmıştı</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatı 2026 yılına hızlı bir yükselişle başladı. Fiziki piyasadaki arz sıkışıklığı ve yatırım talebindeki artışın etkisiyle ons gümüş, 29 Ocak'ta 121 dolar seviyesinin üzerine çıkarak tarihi zirvesine ulaştı.</p>

<p>Ons gümüşün yaklaşık 64 dolar seviyesine gerilemesiyle birlikte zirveden yaşanan kayıp yüzde 47'ye yaklaştı. Böylece yılın ilk ayında kaydedilen yükselişin önemli bir bölümü sonrasındaki satışlarla geri verildi.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatında bir yıllık hareket dikkat çekti</strong></h3>

<p>Gümüşün 2025 yılı başındaki fiyatı 29 doların altında bulunuyordu. Ons gümüş aynı yılın sonunda 80 dolar seviyesinin üzerine yükselirken, 2026'nın ilk haftalarında yukarı yönlü hareket daha da hızlandı.</p>

<p>Yaşanan hareketle birlikte gümüş fiyatı birkaç aylık dönemde hem tarihi seviyelere yükseldi hem de ardından sert bir düzeltme yaşadı. Mevcut ons fiyatı yaklaşık 64 dolar seviyesinde bulunmasına rağmen 2025 yılının başındaki seviyenin üzerinde seyrediyor.</p>

<h3><strong>Gram gümüş fiyatı 100 lira sınırında</strong></h3>

<p>Ons gümüşteki hareketler Türkiye'deki gram gümüş fiyatına da dolar kuru üzerinden yansıyor. Saf gram gümüşün uluslararası fiyat ve döviz kuru dikkate alınarak hesaplanan değeri yaklaşık 99-100 lira seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle ons gümüşün yanı sıra dolar/TL'deki hareket de Türkiye'deki gram gümüş fiyatının yönünde belirleyici oluyor. Dolar kurundaki yükseliş, ons gümüşteki düşüşün Türkiye'deki fiyatlara etkisini sınırlayabiliyor.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatında gözler ABD enflasyon verisinde</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatının seyri açısından ABD'de açıklanacak enflasyon verisi piyasaların takip ettiği gelişmeler arasında bulunuyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve güçlü ekonomik veriler, ABD Merkez Bankası'nın faiz artırabileceğine ilişkin beklentileri güçlendirdi.</p>

<p>Faiz oranlarının yükselmesi, faiz getirisi sağlamayan altın ve gümüş gibi değerli metaller üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabiliyor. Enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması halinde ise değerli metaller üzerindeki baskının azalabileceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Tahvil faizleri ve dolar gümüş fiyatını etkiliyor</strong></h3>

<p>ABD'nin uzun vadeli tahvil faizlerinin son yılların en yüksek seviyelerine yaklaşması, faiz getirisi sağlayan varlıklara yönelik ilgiyi artırdı. Tahvil faizlerindeki yükseliş, değerli metaller açısından takip edilen unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Doların seyri de gümüş fiyatı üzerinde etkili oluyor. Doların güç kazanması, dolar üzerinden fiyatlanan gümüşün diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha yüksek maliyetle alınmasına neden oluyor.</p>

<h3><strong>Gümüş piyasasında arz açığı sürüyor</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatındaki sert düşüşe rağmen piyasadaki arz-talep dengesinde açık devam ediyor. Küresel gümüş piyasasının 2026 yılını da üretimin tüketimi karşılayamadığı bir arz açığıyla tamamlaması bekleniyor.</p>

<p>Bu beklentinin gerçekleşmesi durumunda gümüş piyasası art arda altıncı yılı arz açığıyla tamamlamış olacak. Fiyatlarda yaşanan gerilemeye karşın fiziki gümüş piyasasında uzun vadeli arz sıkışıklığının tamamen ortadan kalkmadığı görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gumuste-121-dolar-rekoru-sonrasi-yeni-donem-piyasada-dev-kurumlarin-senaryolari-catisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gumus-piyasasinda-alarm-zilleri.jpg" type="image/jpeg" length="18902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna'ya AB desteği: 6,1 milyar avro onaylandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukraynaya-ab-destegi-61-milyar-avro-onaylandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukraynaya-ab-destegi-61-milyar-avro-onaylandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Komisyonu, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları için hava savunması, mühimmat, dron ve elektronik harp ekipmanlarında kullanılacak 6,1 milyar avroyu onayladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu</strong>, <strong>Ukrayna</strong>'nın savunma alanındaki ihtiyaçlarını karşılamasına yönelik yeni bir finansman kararını açıkladı. Komisyon tarafından onaylanan 6,1 milyar avroluk ilave kaynağın hava ve füze savunma sistemleri, mühimmat, insansız hava araçları ve elektronik harp ekipmanı tedarikinde kullanılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB Komisyonunun açıklamasında, söz konusu finansmanın <strong>Ukrayna</strong>'nın <strong>Rusya</strong>'nın yoğunlaşan balistik füze ve İHA saldırılarına karşı koyma kapasitesini güçlendirmesine katkı sağlamasının amaçlandığı belirtildi. Kaynağın ayrıca AB ve Ukrayna merkezli şirketlerden savunma ürünlerinin tedarik edilmesini destekleyeceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Hava ve füze savunmasına öncelik verilecek</strong></h2>

<p>Yeni finansman kapsamında Ukrayna'nın ihtiyaç duyduğu çeşitli savunma ürünlerinin temin edilmesi hedefleniyor. Kaynağın önemli kullanım alanları arasında <strong>hava ve füze savunma sistemleri</strong> ile mühimmat bulunuyor.</p>

<p>Finansman aynı zamanda dronlar ve elektronik harp alanındaki savunma ekipmanlarının tedarikinde de kullanılacak. Böylece Ukrayna'nın söz konusu alanlardaki savunma ihtiyaçlarına yönelik ürün temin sürecinin desteklenmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>PAC-3 füzeleri için de kaynak kullanılabilecek</strong></h3>

<p>AB Komisyonunun açıklamasında, alınan kararın Ukrayna'ya <strong>Patriot</strong> hava savunma sistemlerinde kullanılan ABD yapımı PAC-3 füzelerini satın alma imkanı da sağlayacağı belirtildi.</p>

<p>Böylece onaylanan 6,1 milyar avroluk ilave finansmanın Ukrayna'nın hava savunmasına yönelik ihtiyaçları kapsamında farklı ürünlerin tedarikinde kullanılabileceği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Von Der Leyen: 6,1 milyar avro onayladık</strong></h3>

<p><strong>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen</strong> de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda konuya ilişkin paylaşım yaptı. Von der Leyen, Ukrayna'nın hava savunma sistemleri, füzeler, dronlar ve elektronik harp sistemleri temin etmesine yardımcı olmak amacıyla 6,1 milyar avroluk kaynağın onaylandığını duyurdu.</p>

<p>AB üyesi ülkeler ile NATO'nun Ukrayna'ya yönelik desteğinin devam edeceğini belirten von der Leyen, bu desteğin Ukrayna'nın adil ve kalıcı bir barışa ulaşmasını amaçladığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Finansman 90 milyar avroluk kredi kapsamında sağlanacak</strong></h3>

<p>Ukrayna için onaylanan yeni finansman, 2026-2027 dönemini kapsayan 90 milyar avroluk “Ukrayna Destek Kredisi” kapsamında sağlanacak.</p>

<p>Söz konusu kredi kapsamında 30 milyar avroluk bölüm bütçe desteğine ayrılırken, 60 milyar avroluk kaynak savunma harcamaları için tahsis edilmişti. Yeni onaylanan 6,1 milyar avroluk finansman da bu kapsam içerisinde Ukrayna'nın savunma ihtiyaçlarına yönelik tedariklerde kullanılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukraynaya-ab-destegi-61-milyar-avro-onaylandi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/abden-ukraynanin-hava-savunmasina-61-milyar-avroluk-finansman.png" type="image/jpeg" length="66046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Franco Tongya, Gençlerbirliği’nde kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/franco-tongya-genclerbirliginde-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/franco-tongya-genclerbirliginde-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Franco Tongya, transfer döneminin son saatlerinde Rubin Kazan’dan gelen teklife rağmen Gençlerbirliği’nde kalma kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlerbirliği'nin İtalyan futbolcusu Franco Tongya, transfer döneminin son saatlerinde Rusya temsilcisi Rubin Kazan'dan gelen teklife rağmen takımda kalma kararı aldı.</p>

<p>Transfer penceresinin kapanmasına kısa süre kala Rubin Kazan, Tongya'nın transferi için girişimde bulundu. Rus ekibinin teklifine rağmen 24 yaşındaki futbolcu, kariyerine Gençlerbirliği'nde devam etmeyi tercih etti.</p>

<p>Tongya'nın takımda kalma kararıyla Rubin Kazan'ın transfer girişimi sonuçsuz kaldı. Gençlerbirliği de hücum hattında görev yapan oyuncusunu kadrosunda tutmuş oldu.</p>

<p><strong>Gençlerbirliği'nde 5 gol, 5 asist</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2025-2026 sezonunda Gençlerbirliği formasıyla mücadele eden Tongya, takımına 5 gol ve 5 asistlik katkı sağladı. Hücum hattının farklı bölgelerinde görev yapabilen İtalyan futbolcu, özellikle skor katkısıyla dikkati çekti.</p>

<p>Juventus altyapısında yetişen Tongya, kariyerinde İtalya ve Fransa'nın yanı sıra Türkiye'de de forma giydi.</p>

<p>Transfer döneminin sona ermesiyle birlikte Tongya'nın sezonun kalan bölümünde Gençlerbirliği forması giymeye devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/franco-tongya-genclerbirliginde-kaldi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/franco-tongya-002-555306.jpg" type="image/jpeg" length="57979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Çin ilişkilerinin 55. yılı konserle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-cin-iliskilerinin-55-yilina-ozel-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-cin-iliskilerinin-55-yilina-ozel-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı, CSO Ada Ankara’da düzenlenen “Medeniyetlerin Uyumu” konseriyle kutlandı. Türk ve Çinli sanatçıları aynı sahnede buluşturan gecede, iki ülkenin müziğinden ve dünya opera repertuvarından eserler seslendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Çin Ulusal Operası iş birliğinde düzenlenen “Medeniyetlerin Uyumu – Çin-Türkiye Diplomatik İlişkilerinin 55. Yıl Dönümü Konseri”, 10 Eylül’de CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleştirildi. Konserde Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ve solistleri ile Çin Ulusal Operası solistleri sahne aldı.</p>

<h3><img alt="Cin Turkiye Konseri (2)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cin-turkiye-konseri-2.webp" width="1280" /></h3>

<h2><strong>Türk ve Çinli sanatçılar aynı sahnede</strong></h2>

<p>Orkestrayı şefler Yuan Ding ve Tolga Taviş’in yönettiği gecede sopranolar Aslı Kıyıcı ve Chen Yibao, mezzosoprano Niu Shasha, tenorlar Li Shuang ve Ayhan Uştuk, bariton Jin Chuan ve bas Mehmet Yılmaz dinleyicilerle buluştu.</p>

<p>Konserin enstrüman solistleri ise kemanda Du Xuan, piyanoda Ju Xiaofu ve Çin’in geleneksel çalgılarından erhuda Yang Xue oldu. Gecede Ju Xiaofu “Sarı Nehir Piyano Konçertosu”nu, Yang Xue “At Yarışı”nı, Du Xuan ise “Kelebek Âşıklar”ı yorumladı.</p>

<h3><img alt="Cin Turkiye Konseri (1)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cin-turkiye-konseri-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Türkülerden opera aryalarına</strong></h3>

<p>“Çayda Çıra”nın da yer aldığı konser programında Aslı Kıyıcı, “Eski Üslupta Kantat” ve “Sen, Sen, Sen…” eserlerini seslendirdi. Ayhan Uştuk, programda “Yunus Emre Oratoryosu” başlığıyla yer alan eseri ve “Çökertme”yi yorumlarken, Mehmet Yılmaz “On Halk Türküsü – Bozlak” ve “Beş Halk Türküsü – Köroğlu”nu dinleyicilerle buluşturdu. Li Shuang ise “Nessun Dorma” aryasını seslendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Cin Turkiye Konseri (3)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cin-turkiye-konseri-3.webp" width="1280" /></p>

<p>Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılına ithaf edilen gecede, tüm solistler “Seni Seviyorum, Çin” ve “Bir Başkadır Benim Memleketim” eserlerini birlikte söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-cin-iliskilerinin-55-yilina-ozel-konser</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cin-turkiye-konseri-4.webp" type="image/jpeg" length="41346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SON DAKİKA: Ankara Gölbaşı'ndaki orman yangınına müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-ankara-golbasindaki-orman-yanginina-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-ankara-golbasindaki-orman-yanginina-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde Çiçek Kent Sitesi yakınındaki ormanlık alanda son dakika yangın çıktı. Kısmen kontrol altına alınan Ankara orman yangını nedeniyle çevredeki yerleşim yerleri tedbir amacıyla tahliye edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde çıkan son dakika orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Taşpınar Mahallesi’ndeki Çiçek Kent Sitesi yanında başlayan Gölbaşı yangını nedeniyle bölgeye çok sayıda ekip sevk edilirken, polis çevrede güvenlik önlemleri aldı.</p>

<h2><strong>Gölbaşı yangınına havadan ve karadan müdahale</strong></h2>

<p>Ankara yangın haberlerinin odağındaki olay, Taşpınar Mahallesi’nde bulunan Çiçek Kent Sitesi yakınındaki ormanlık alanda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangının bildirilmesi üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı, arazöz ve tanker yönlendirildi.</p>

<p>Yangına müdahaleye polis ekipleri de destek verdi. Bölgeye Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) sevk edilirken, bir helikopter de havadan söndürme çalışmalarına katılmak üzere yangın alanına ulaştı.</p>

<h3><strong>Ankara orman yangını nedeniyle yerleşim yerleri boşaltıldı</strong></h3>

<p>Gölbaşı’ndaki yangının yerleşim alanlarına yakın bir noktada çıkması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri artırıldı. Polis ekipleri, olası risklere karşı çevredeki yerleşim yerlerini tedbir amacıyla boşalttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekiplerin çalışmalarını güvenli şekilde sürdürebilmesi ve yangın bölgesine kontrolsüz girişlerin önlenmesi amacıyla yangın alanına ulaşan yollar da trafiğe kapatıldı.</p>

<h3><strong>Ankara yangınında ekiplerin müdahalesi sürüyor</strong></h3>

<p>Son dakika gelişmesine göre ekiplerin yoğun müdahalesiyle Gölbaşı yangını kısmen kontrol altına alındı. Ancak bölgede söndürme çalışmaları henüz tamamlanmadı. İtfaiye, arazöz ve tankerler karadan müdahaleyi sürdürürken, helikopter de havadan çalışmalara destek veriyor.</p>

<p>Orman yangınlarında alevlerin tamamen söndürülmesinin ardından yeniden tutuşma riskine karşı saha kontrolleri ve soğutma çalışmaları önem taşıyor. Gölbaşı’ndaki yangının çıkış nedenine ilişkin ise şu aşamada kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Ekiplerin Ankara orman yangınına yönelik müdahalesi devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-ankara-golbasindaki-orman-yanginina-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/agency/aa/son-dakika-ankara-golbasindaki-orman-yanginina-mudahale-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="71473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AÖF öğrenci affı ile üniversiteye kimler geri dönebilecek? Başvuru şartları neler? AÖF af başvurusu ne zaman bitiyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aof-ogrenci-affi-ile-universiteye-kimler-geri-donebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aof-ogrenci-affi-ile-universiteye-kimler-geri-donebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde eğitimini yarıda bırakan veya çeşitli nedenlerle kaydı sona eren öğrenciler için 7592 sayılı Kanun kapsamında yeniden kayıt imkânı bulunuyor. Düzenlemenin kapsamı, başvuru yöntemi ve kayıt takvimi belli olurken, öğrencilerin dikkat etmesi gereken iki farklı tarih bulunuyor. Peki AÖF öğrenci affından kimler yararlanabilecek, başvurular nasıl yapılacak ve son tarih ne zaman?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde öğrenci affından yararlanarak eğitimine yeniden dönmek isteyenler için başvuru süreci devam ediyor. 7592 sayılı Kanun kapsamında yürütülen düzenleme, daha önce Açıköğretim Fakültesi ile kapatılan İktisat ve İşletme Fakültelerine bağlı programlarda öğrenim gören ve belirlenen şartlar kapsamında ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor.</p>

<p>Anadolu Üniversitesinin yayımladığı bilgilere göre kendi isteğiyle kaydını sildiren öğrenciler de kanunda belirtilen istisnalar dışında af hakkından yararlanabilecek. Bunun yanında bir Açıköğretim programına ÖSYM veya YÖK tarafından yerleştirildiği halde süresi içinde kesin kayıt yaptırmayan adaylar için de yeniden kayıt imkânı bulunuyor.</p>

<h2><strong>AÖF öğrenci affı kimleri kapsıyor?</strong></h2>

<p>7592 sayılı Kanun kapsamında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesine yeniden kayıt yaptırabilecek öğrencilerin durumları, kanunda belirtilen şartlara göre değerlendiriliyor. Üniversitenin yayımladığı Sıkça Sorulan Sorular belgesinde kapsam ayrıntılı şekilde açıklandı.</p>

<p>Buna göre af hakkından genel olarak şu durumdaki kişiler yararlanabilecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>AÖF, kapatılan İktisat veya İşletme Fakültelerine bağlı programlarda öğrenci olduğu halde ilişiği kesilenler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kendi isteğiyle üniversiteden ayrılarak kaydını sildirenler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>ÖSYM veya YÖK tarafından bir Açıköğretim programına yerleştirildiği halde süresi içinde kesin kayıt yaptırmayanlar,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Uluslararası öğrenci kabulü kapsamında kesin kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt işlemini zamanında tamamlamayanlar.</p>
 </li>
</ul>

<p>Af kapsamındaki öğrencilerin durumunun, kanunda yer alan istisnalar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor. Başvuru yapmak tek başına kesin kayıt hakkı kazandırmıyor. Anadolu Üniversitesi, başvuru şartlarının ve sunulan bilgi ve belgelerin uygunluğunu değerlendirdikten sonra kayıt hakkını kesinleştiriyor.</p>

<h3><strong>AÖF öğrenci affı başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>AÖF öğrenci affı başvuruları çevrim içi olarak gerçekleştiriliyor. Anadolu Üniversitesinin duyurusuna göre başvurular <a href="http://aoskayit.anadolu.edu.tr" rel="nofollow"><strong>aoskayit.anadolu.edu.tr</strong></a> adresi üzerinden e-Devlet şifresi kullanılarak yapılacak. Posta veya kargo yoluyla gönderilen başvurular kabul edilmiyor.</p>

<p>Başvuru sırasında istenen belgeler öğrencinin durumuna göre değişiyor. Örneğin ÖSYM veya YÖK tarafından bir programa yerleştirildiği halde kayıt yaptırmayan adayların yerleştirme sonuç belgesini sisteme yüklemesi gerekiyor.</p>

<p>Kayıt hakkı kazanan adaylardan öğrenim bilgileri MEBBİS veya YÖKSİS üzerinden sorgulanamayanların lise diplomasını sisteme yüklemesi gerekiyor. Dikey Geçiş veya Lisans Tamamlama kapsamında bulunanlardan ise ön lisans diploması isteniyor. Ayrıca bu kapsamda kayıt yaptıracak adayların adli sicil belgesini sisteme yüklemeleri gerekiyor. Programın özel koşullarında ek belge bulunması halinde bu belgelerin de başvuru sırasında sunulması gerekiyor.</p>

<p><img alt="AÖF Sınavları Ne Zaman 2025? Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Bahar Dönemi Sınav Takvimi Açıklandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-6758ca7c34674852f3f8b77d56d0e588-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF öğrenci affı son başvuru tarihi ne zaman?</strong></h3>

<p>AÖF öğrenci affı için <strong>genel başvuru süresi 9 Aralık 2026 Çarşamba günü saat 17.00'de</strong> sona erecek. Anadolu Üniversitesinin resmi duyurusunda başvuruların bu tarihe kadar tamamlanması gerektiği açıklandı.</p>

<p>Ancak güz döneminde eğitimine yeniden başlamak isteyen öğrenciler açısından daha erken bir tarih bulunuyor. <strong>2 Ekim 2026 Cuma günü saat 17.00'ye kadar</strong> başvurusunu tamamlayan adayların güz dönemi kayıtları 8-16 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılacak.</p>

<p>Güz dönemi için kayıt takvimi şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç:</strong> 8 Ekim 2026, saat 10.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş:</strong> 16 Ekim 2026, saat 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ders ekle-sil:</strong> 8-19 Ekim 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>2 Ekim'den sonra başvurusunu tamamlayan öğrencilerin başvuruları ise genel af süresi içinde değerlendirilecek. <strong>3 Ekim-9 Aralık 2026</strong> arasında başvuru yapanların kayıt tarihleri, 2026-2027 öğretim yılı bahar dönemi için ayrıca belirlenecek.</p>

<h3><strong>AÖF öğrenci affı başvurusu nereden yapılır?</strong></h3>

<p>Başvuru işlemleri Anadolu Üniversitesinin çevrim içi kayıt sistemi üzerinden yapılacak. Öğrencilerin <strong>aoskayit.anadolu.edu.tr</strong> adresine girerek e-Devlet şifresiyle başvuru işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Başvurunun tamamlanması, öğrencinin doğrudan kayıt hakkı kazandığı anlamına gelmiyor. Üniversite tarafından başvuru koşulları, öğrencinin geçmiş kayıt durumu ve sisteme yüklenen belgeler kontrol ediliyor. Gerekli görülmesi halinde diğer kurumlardan ek bilgi veya belge talep edilebiliyor.</p>

<p>Af başvurusu kabul edilen adayların ayrıca kayıt işlemlerini tamamlaması ve ilgili dönem için belirlenen öğretim materyali ücretini ödemesi gerekiyor. Kayıt adımlarının tamamlanması ve ücretin ödenmesiyle kayıt işlemi tamamlanmış sayılıyor.</p>

<h3><strong>Daha önce verilen dersler geçerli olacak mı?</strong></h3>

<p>AÖF öğrencilerinin af kapsamında yeniden kayıt yaptırmaları halinde daha önceki eğitim durumları da dikkate alınıyor. Kaydı daha önce silinen öğrencilerin geçmişte aldığı dersler, başarıları, muafiyetleri ve intibak kayıtları esas alınarak yeni eğitim durumları belirleniyor.</p>

<p>Daha önce AÖF öğrencisi olarak kaydı bulunan ve yeniden af kapsamında kayıt yaptıran öğrenciler, önceki kayıtlarına göre değerlendirme yapılması nedeniyle ayrıca yeni bir ders transferi veya muafiyet talebinde bulunamıyor.</p>

<p>Buna karşılık daha önce programa yerleştirildiği halde üniversitede hiç öğrencilik kaydı oluşturmayan adaylar, kayıt sonrasında Anadolu Üniversitesinin ders transferi ve muafiyet esasları kapsamında başvuru yapabiliyor.</p>

<h3><strong>Kapatılan programa yeniden kayıt mümkün mü?</strong></h3>

<p>Daha önce kayıtlı olunan programın kapatılmış veya öğrenci alımının durdurulmuş olması, af kapsamında yeniden kayıt hakkını tek başına ortadan kaldırmıyor. Anadolu Üniversitesinin SSS belgesinde, bu durumdaki öğrencilerin ilgili programa yeniden kayıt işlemlerinin yapılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Fakülte veya programın adının değişmiş olması halinde ise öğrencinin önceki statüsü korunuyor. Kayıt, intibak, öğrenim ve mezuniyet işlemleri ilgili düzenlemeler doğrultusunda eski fakülte veya program adı üzerinden değerlendirilebiliyor.</p>

<p><img alt="Anadolu Üniversitesi'nden öğrenci affından yararlanacaklara çift anadal ve ikinci üniversite çağrısı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-0ff665968b2fb3acc6f6de83c5adbebf.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF öğrenci affında azami öğrenim süresi yeniden mi başlıyor?</strong></h3>

<p>Af kapsamında yeniden kayıt yaptıran öğrenciler açısından azami öğrenim süresi yeniden kayıt tarihinden itibaren başlıyor. Yani öğrencinin daha önce kullandığı öğrenim süresi, af kapsamında yeniden kayıt sonrasında aynı şekilde devam etmiyor.</p>

<p>Ayrıca öğrencilerden kayıt tarihinden önceki eğitim-öğretim yıllarına ilişkin geriye dönük katkı payı veya öğrenim ücreti tahakkuk ettirilmiyor. Bu uygulama, 7592 sayılı Kanun kapsamında yeniden kayıt yaptıran öğrenciler için düzenlenmiş durumda.</p>

<h3><strong>AÖF öğrenci affı için iki farklı tarih neden önemli?</strong></h3>

<p>AÖF öğrenci affında <strong>9 Aralık 2026</strong> genel başvuru süresinin son tarihi. Ancak öğrencinin 2026-2027 güz döneminde yeniden eğitime başlayabilmesi için başvurusunu <strong>2 Ekim 2026 saat 17.00'ye kadar</strong> tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle eğitimine güz döneminde devam etmek isteyen adayların yalnızca 9 Aralık tarihini dikkate almaması gerekiyor. 2 Ekim'e kadar başvurusunu tamamlayan ve başvurusu kabul edilen adaylar için güz dönemi kayıtları 8-16 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Daha sonraki başvuruların kayıtları ise bahar dönemi için yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aof-ogrenci-affi-ile-universiteye-kimler-geri-donebilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-a35650cd888691650b84910fcbacb09c.jpg" type="image/jpeg" length="83718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hafta sonu KPSS sınavı var mı? 12 Eylül Cumartesi hangi sınav var? 12-13 Eylül ÖSYM sınav takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hafta-sonu-kpss-sinavi-var-mi-12-eylul-cumartesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hafta-sonu-kpss-sinavi-var-mi-12-eylul-cumartesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hafta sonu sınava girecek adayların gözü 12 ve 13 Eylül tarihlerine çevrildi. ÖSYM'nin takvimine göre bu hafta sonu iki güne yayılan 2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi oturumları gerçekleştirilecek. Peki cumartesi ve pazar günü hangi testler uygulanacak, sınavlar saat kaçta başlayacak, adayların sınav binalarında bulunması gereken son saat ne olacak? İşte 12-13 Eylül sınav programı ve adayların bilmesi gerekenler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'nin 2026 sınav takvimine göre <strong>12-13 Eylül 2026 hafta sonunda KPSS Lisans Alan Bilgisi oturumları </strong>yapılacak. İki güne yayılan sınavlarda adaylar başvurdukları alanlara göre farklı testlere katılacak. ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'nde de KPSS Alan Bilgisi sınavının 12 ve 13 Eylül'de gerçekleştirileceği ve sınava giriş belgesi işlemlerinin devam ettiği görülüyor.</p>

<p>KPSS Alan Bilgisi oturumlarına girecek adayların sınav günü, sınav saati ve sınav binasına giriş kurallarını önceden kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle birden fazla oturuma başvuran adayların iki gün için de sınav programını ayrı ayrı takip etmesi önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Bu Cumartesi hangi sınav var?</strong></h2>

<p><strong>2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi 1. gün oturumları 12 Eylül 2026 Cumartesi günü yapılacak.</strong></p>

<p>Cumartesi günü üç farklı alan grubuna yönelik sınav uygulanacak. ÖSYM'nin sınav duyurusuna göre oturumların başlangıç saatleri ve kapsamları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri:</strong> 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hukuk, İktisat, Maliye:</strong> 14.45</p>
 </li>
</ul>

<p>Sabah oturumunda sınav binasına giriş için son saat <strong>10.00</strong>, öğleden sonraki oturumda ise <strong>14.30</strong> olarak uygulanacak.</p>

<p>Adayların yalnızca sınav başlangıç saatini değil, <strong>sınav binasına alınmayacakları son saati</strong> de dikkate almaları gerekiyor.</p>

<h3><strong>13 Eylül Pazar hangi sınav var?</strong></h3>

<p>KPSS Alan Bilgisi sınavının ikinci günü <strong>13 Eylül 2026 Pazar</strong> günü gerçekleştirilecek.</p>

<p>Pazar günkü oturumda şu testler uygulanacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İşletme</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Muhasebe</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İstatistik</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu oturum <strong>10.15'te</strong> başlayacak. Adayların sınav binasına giriş işlemleri ise <strong>10.00'da</strong> sona erecek.</p>

<p>Dolayısıyla 13 Eylül Pazar günü sınava girecek adayların sınav merkezine son dakikaya bırakmadan ulaşması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınavı saat kaçta?</strong></h3>

<p>KPSS Alan Bilgisi sınavında oturumlara göre başlangıç saatleri değişiyor.</p>

<h3>12 Eylül Cumartesi</h3>

<p><strong>1. oturum: 10.15</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Kamu Yönetimi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uluslararası İlişkiler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>2. oturum: 14.45</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Hukuk</p>
 </li>
 <li>
 <p>İktisat</p>
 </li>
 <li>
 <p>Maliye</p>
 </li>
</ul>

<h3>13 Eylül Pazar</h3>

<p><strong>3. oturum: 10.15</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>İşletme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhasebe</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstatistik</p>
 </li>
</ul>

<p>Adayların hangi oturuma başvuru yaptıklarını sınava giriş belgelerinden kontrol etmeleri gerekiyor.</p>

<p><img alt="ösym-10" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f8e1ba151619ad9cf594b892b2ed93f8.jpg" width="1120" /></p>

<h3><strong>Sınava giriş belgesi nereden alınır?</strong></h3>

<p>12-13 Eylül'deki KPSS Alan Bilgisi oturumlarına katılacak adayların <strong><a href="https://ais.osym.gov.tr/yetki/giris" rel="nofollow">Sınava Giriş Belgeleri ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS</a>)</strong> üzerinden erişime açıldı.</p>

<p>ÖSYM'nin AİS sisteminde KPSS Alan Bilgisi için sınava giriş belgesi dökümü işlemi <strong>3 Eylül 2026 saat 10.30'da</strong> başladı ve 13 Eylül saat 23.59'a kadar sistemde devam ediyor.</p>

<p>Adayların sınavdan önce belgelerini sistem üzerinden kontrol ederek sınava girecekleri <strong>bina ve salon bilgilerini </strong>öğrenmeleri gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sınavında hangi alanlar var?</strong></h3>

<p>2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi üç oturum halinde uygulanıyor. Alanlara göre sınav programı iki güne dağıtılmış durumda.</p>

<p><strong>12 Eylül Cumartesi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Kamu Yönetimi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uluslararası İlişkiler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukuk</p>
 </li>
 <li>
 <p>İktisat</p>
 </li>
 <li>
 <p>Maliye</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>13 Eylül Pazar:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>İşletme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhasebe</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstatistik</p>
 </li>
</ul>

<p>Adaylar yalnızca başvurdukları test veya testler için sınava katılacak.</p>

<h3><strong>KPSS Alan Bilgisi sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>12-13 Eylül'de uygulanacak <strong>2026-KPSS Lisans Alan Bilgisi sınavının sonuçları 7 Ekim 2026'da açıklanacak.</strong></p>

<p>Adaylar sonuçlarını ÖSYM'nin sonuç açıklama sistemi üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifreleriyle görüntüleyebilecek.</p>

<p>Sonuçların açıklanmasının ardından KPSS Lisans sürecinde adayların tercih ve atama süreçleri, ilgili kurumların ilan edeceği takvim doğrultusunda ilerleyecek.</p>

<p><img alt="ÖSYM’den 2026-YKS kararı: AYT’de bir soru iptal edildi, bir sorunun yanıtı değiştirildi" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/282311a9-d33f-4c1e-bd70-a42467bb3fe4.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>Eylül ayında başka hangi ÖSYM sınavları var?</strong></h3>

<p>KPSS Alan Bilgisi'nin ardından ÖSYM'nin eylül takviminde farklı sınavlar da bulunuyor. Adayların önümüzdeki haftalardaki sınavları da ÖSYM'nin AİS ve sınav takvimi üzerinden takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM AİS'te şu an <strong>e-YDS 2026/10</strong> başvuruları 17 Eylül'e, <strong>Sayıştay Başkanlığı Sayıştay Denetçi Yardımcısı Adaylığı Eleme Sınavı</strong> başvuruları ise 17 Eylül'e kadar devam ediyor. Ayrıca <strong>2026-KPSS Ortaöğretim</strong> sınavı 25 Ekim 2026'da uygulanacak.</p>

<h3><strong>12-13 Eylül KPSS Alan Bilgisi kısa sınav takvimi</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026 Cumartesi:</strong> Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri — 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026 Cumartesi:</strong> Hukuk, İktisat, Maliye — 14.45</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Eylül 2026 Pazar:</strong> İşletme, Muhasebe, İstatistik — 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Alan Bilgisi sonuç tarihi:</strong> 7 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınava giriş belgeleri:</strong> ÖSYM AİS üzerinden erişimde</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hafta-sonu-kpss-sinavi-var-mi-12-eylul-cumartesi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tus-2-donem-sinav-giris-belgesi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="60802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de: "Muhalefetin ne dediğiyle, ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-rizede-birazdan-26-yeni-projemizin-resmi-acilisini-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-rizede-birazdan-26-yeni-projemizin-resmi-acilisini-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de "Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni"nde açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>, <strong>Rize</strong>’de "Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni"nde açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılış töreninde yaptığı konuşan Erdoğan, "Biz sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz. Onun için muhalefetin ne dediğiyle, ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>"Durmuyoruz, duraksamıyoruz, rehavete kapılmıyoruz"</strong></h2>

<p><u><strong>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: </strong></u></p>

<p>Sevgili Rizeliler, değerli hemşehrilerim, kıymetli genç kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerle yeniden bir araya gelmenin, memleketim Rize'de siz kardeşlerimle hasret gidermenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Bizi yine en güzel, en içten şekilde karşıladığınız için, her zaman olduğu gibi bize gönüllerinizi açtığınız için her birinize teşekkür ediyorum.</p>

<p>Şimdi bize zaman zaman soruyorlar. Diyorlar ki: "Yorulmuyor musun?" Ya Allah aşkına, şu sevdayı görende yorulma olur mu? Rizeli uşakların şu muhabbetine mazhar olanda yorgunluk olur mu? Dahası, ülkesi ve milleti için aşkla koşanda yorgunluk emaresi hiç olur mu? Tabii ki olmaz. Kalbi bu ülke için, bu aziz millet için çarpan yorulmaz. Onun için durmuyoruz, duraksamıyoruz, rehavete kapılmıyoruz. Onun için şehir şehir, ilçe ilçe geziyor; ülkemizin eksiğini, gediğini gidermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meydanlardan dolup taşan şu coşkunuz, şu heyecanınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi inşallah daim eylesin diyorum.</p>

<p>Değerli kardeşlerim, biraz evvel Sahil Camii'mizde cumamızı eda ettik. Oradaki kardeşlerimizle dualar ettik, hasbihal ettik, musafaha ettik. Şimdi de Rize merkez ve ilçelerimizde yapımı tamamlanan eserlerimizin toplu açılışını gerçekleştirmek üzere sizlerle beraberiz.</p>

<h3><strong>"3 yatırımın temellerini atacağız"</strong></h3>

<p>Ne diyor o güzel Karadeniz manisinde? "Yaylasının dumanı, denizinin baluğu, bu dağlarun derdi Rize'ye sevdalu." İşte bizim de derdimiz Rize'yle birlikte 81 vilayetimize aşkla hizmet etmek. Hamdolsun, sizin desteğinizle, sizin itimadınızla, sizlerin hayır dualarıyla şehirlerimizi ihya ediyoruz. Şimdiye kadar Rize'ye hep elimiz dolu geldik. Her gelişimizde taş üstüne taş, eser yanına eser koyduk. Bugün de eserlerimizi hizmete almak, yeni yatırımlarımızın da temellerini atmak amacıyla sizlerin huzurundayız. Birazdan 26 projemizin resmi açılışını yapacak, 3 yeni yatırımın da inşallah temellerini atacağız.</p>

<p>Toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan bu eserlerin Rize'mize, Rizeli hemşehrilerime ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlıklarımızı, belediyelerimizi, hayırseverlerimizi, bu yatırımlarda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımıza, bu eserlere alın ve fikir teri bulunan işçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize en içten şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden hemen onun ardından önceliğimiz şehirlerimizi süratle dirençli ve güvenli hâle getirmektir. Bunun için TOKİ vasıtasıyla yürüttüğümüz projelerde gaza bastık. TOKİ eliyle bugüne kadar 5 bin 636 konutu tamamladık. 1221 konutun yapımı sürüyor. Bugün de Yağlıtaş Mahallesi'nde 465 konut, 4 iş yeri ve bir camimizin; Kendirli mahallemizde 79, Madenli beldemizde 143, Çayeli ilçemizde ise 79 konutumuzun açılışını yapıyoruz. Ailelerimizin bu evlerde ağız tadıyla oturmalarını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.</p>

<p>Geliyorum millet bahçelerimize. Rize'mizin yeşiline yeni tonlar ekleyecek toplam 330 bin metrekarelik millet bahçemizi de bugün resmen hizmete sunuyoruz. Aynı şekilde içerisinde Millet Kıraathanemizin, İlçe Kütüphanemizin, çocuk parkımızın ve sosyal donatı alanlarının yer aldığı İyidere Millet Bahçemizin kurdelesini kesiyoruz. Çamlıhemşin'de vatandaşlarımızın tabiatla iç içe vakit geçirebilecekleri, çocuklarımızın rahatça oyun oynayabilecekleri millet bahçemizi faaliyete alıyoruz.</p>

<p><i><strong>AYRINTILAR GELİYOR...</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-rizede-birazdan-26-yeni-projemizin-resmi-acilisini-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-rize.png" type="image/jpeg" length="95990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Basın İlan Kurumu Genel Kurul Toplantısı sona erdi: Gazete ve internet haber sitelerine kadro kolaylığı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-genel-kurul-toplantisi-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-genel-kurul-toplantisi-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu toplantısı tamamlandı. Toplantıda, İŞKUR İşbaşı Eğitim Programına katılanların belirli koşullarla gazete ve internet haber sitelerinin asgari kadrosunda gösterilebilmesine imkân tanıyan düzenleme kabul edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Basın İlan Kurumu (BİK) 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, 9-11 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Üç gün süren toplantının son oturumunda Yönetim Kurulunun Genel Kurula sunduğu düzenlemeler ele alınırken, İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonlarında değerlendirilen gündem maddelerine ilişkin raporlar da üyelerin görüşüne sunuldu. Yapılan oylamalarda Kurumun Durum Raporu ile Denetçiler Kurulu Raporu oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<p><img alt="T7 A6736" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/t7-a6736.jpg" width="2000" /></p>

<h2><strong>İşbaşı eğitimine katılanlar asgari kadroya dahil edilebilecek</strong></h2>

<p>Toplantıda öne çıkan kararlardan biri, Basın İlan Kurumu ile Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) arasında yürütülen “Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği” kapsamında alındı. Kabul edilen düzenlemeyle, İŞKUR İşbaşı Eğitim Programından yararlanan kişiler, gerekli şartları sağlayan ve resmî ilan yayımlayan gazete ile internet haber sitelerinin asgari kadrosunda belirli sayılarla gösterilebilecek.</p>

<p>Uygulamaya göre asgari kadrosunda 10 kişiye kadar çalışan bulunan yayın kuruluşları program kapsamında 1 kişiyi, 11 ila 20 kişi istihdam edenler 2 kişiyi, 20’den fazla çalışanı bulunanlar ise en fazla 3 kişiyi asgari kadroya dahil edebilecek. Düzenlemeden yararlanacak yayın kuruluşlarının, Aktif İşgücü Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yer alan koşulları karşılaması gerekecek. Program kapsamında çalışacak kişilerin taşıması gereken şartlar ile uygulamanın nasıl yürütüleceğine ilişkin ayrıntıları belirleme yetkisi ise BİK Yönetim Kuruluna bırakıldı.</p>

<p><img alt="T7 A6656" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/t7-a6656.jpg" width="2000" /></p>

<h3><strong>Programı tamamlayanlara yeni imkân</strong></h3>

<p>Genel Kurulda, İşbaşı Eğitim Programını tamamlayan katılımcılara yönelik bir başka düzenleme de kabul edildi. Buna göre program sonunda işbaşı eğitim belgesi veya sertifikası alan ve eğitim gördüğü gazete ya da internet haber sitesinde ara vermeden çalışmayı sürdüren kişiler, ilgili yönetmelikte asgari kadro için öngörülen bazı nitelik ve şartlar aranmaksızın kadroda yer alabilecek.</p>

<p><img alt="T7 A6677" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/t7-a6677.jpg" width="2000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BİK Genel Kurulu, üyelerin dilek ve temennilerinin alınmasının ardından sona erdi. Bir sonraki Genel Kurul toplantısının 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde yapılması kararlaştırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BİK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-genel-kurul-toplantisi-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/t7-a6874.jpg" type="image/jpeg" length="31461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistinli Ney Virtüözü Faris Ishaq yeni albümünün ilk konseri için 13 Eylül’de Arter’de]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/filistinli-ney-virtuozu-faris-ishaq-yeni-albumunun-ilk-konseri-icin-13-eylulde-arterde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/filistinli-ney-virtuozu-faris-ishaq-yeni-albumunun-ilk-konseri-icin-13-eylulde-arterde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel nefesli çalgı neyi çağdaş caz, polifonik arayışlar ve deneysel dünya müziğiyle buluşturarak uluslararası müzik sahnesinde özgün bir alan açan Filistinli virtüöz ve besteci Faris Ishaq, 13 Eylül Pazar günü Arter’de sahne alacak. Arter’in performans programı kapsamında İstanbullu dinleyicilerle buluşacak olan sanatçı, neyin meditatif ve mistik tınılarını modern armonilerle bir araya getirdiği özel repertuvarını müzikseverlerin beğenisine sunacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğu Akdeniz’in köklü makam geleneğini cazın doğaçlama estetiği ve küresel ritimlerle harmanlayan Faris Ishaq, İstanbul’un çağdaş sanat merkezlerinden Arter’de dinleyicileri sınırları aşan bir ses yolculuğuna davet ediyor. Geleneksel icra kalıplarının dışına çıkarak nefes, parmak tekniği ve ritmik unsurları tek bir bedende bütünleştiren sanatçı, konserde hem kendi bestelerinden oluşan seçkiyi hem de canlı performanslarında derinlik kazanan doğaçlama pasajları sahneye taşıyacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="3329Cc7D Cab4 B634 Cb2C 5A46A4Fbb8Ec" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/3329cc7d-cab4-b634-cb2c-5a46a4fbb8ec.jpg" width="1024" /></p>

<h3><strong>Neyi çağdaş caz ve dünya müziğiyle yeniden tanımlayan bir virtüöz</strong></h3>

<p>Faris Ishaq, neyi yalnızca mistik ve klasik Doğu müziğine hapsolmuş bir çalgı olarak görmek yerine; onu modern tınılar üreten, çok sesli ve yenilikçi bir enstrümana dönüştürme vizyonuyla tanınıyor. Flüt ve ney icrasındaki ustalığını ritmik nefes kullanımı ve perküsif unsurlarla destekleyen sanatçı, sahnede çok katmanlı bir ses dokusu oluşturarak tek kişilik bir müzikal dünya kuruyor. Uluslararası caz festivallerinde ve prestijli kültür merkezlerinde verdiği konserlerle eleştirmenlerden övgü toplayan Ishaq, köklerinden kopmadan evrensel müzikal dille kurduğu bağ sayesinde dinleyicilere yoğun bir duygu aktarımı sağlıyor.</p>

<p>Görsel sanatların yanı sıra sahne sanatları ve müziğin öncü örneklerine ev sahipliği yapan Arter, Faris Ishaq konseriyle akustik ve kavramsal açıdan güçlü bir buluşmaya zemin hazırlıyor. Sanatçının farklı kültürlerin ezgilerini diyalog haline getiren müzikal anlatısı, Arter’in dinamik performans atmosferinde izleyicilere canlı, samimi ve derinlikli bir dinleme alanı sunacak.</p>

<p>13 Eylül 2026 Pazar günü Arter’de gerçekleştirilecek konserin biletleri satışa sunuldu. Sanatseverler, sınırlı sayıdaki etkinlik biletlerini Biletix ve Mobilet platformları üzerinden doğrudan temin edebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/filistinli-ney-virtuozu-faris-ishaq-yeni-albumunun-ilk-konseri-icin-13-eylulde-arterde</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/342bf68d-c484-973f-d00b-bf6b58880d09.jpg" type="image/jpeg" length="71902"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="56718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="28548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="61117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="59995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="11807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="82419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="50243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="43701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="67887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="48519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="64285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="30535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="15797"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="67719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="71502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="63068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="72291"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="56510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="69824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="30038"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
