<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 15:31:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsenal Manchester City maçı hangi kanalda, saat kaçta? Community Shield heyecanı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arsenal-manchester-city-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-community-shield-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arsenal-manchester-city-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-community-shield-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arsenal Manchester City maçı hangi kanalda, saat kaçta? İngiltere’de yeni sezon öncesinin geleneksel karşılaşması FA Community Shield’da Arsenal ile Manchester City kozlarını paylaşacak. 16 Ağustos 2026 Pazar günü oynanacak mücadele Türkiye saatiyle 17.00’de başlayacak. Karşılaşmanın Türkiye’deki yayın bilgisi de belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Premier League’in 2025-2026 sezonu şampiyonu Arsenal ile FA Cup’ı kazanan Manchester City, sezonun ilk kupası için Cardiff’te karşı karşıya gelecek. Principality Stadium’un ev sahipliği yapacağı Arsenal-Manchester City maçı, 16 Ağustos Pazar günü saat 17.00’de başlayacak. İngiltere Futbol Federasyonu karşılaşmanın yerel saatle 15.00 BST’de başlayacağını duyurdu.</p>

<h2>ARSENAL MANCHESTER CITY MAÇI SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Arsenal-Manchester City FA Community Shield maçı 16 Ağustos 2026 Pazar günü oynanacak. Mücadelenin başlama saati Türkiye için <strong>17.00</strong> olacak.</p>

<p>Karşılaşma, İngiliz futbolunda 2026-2027 sezonunun önemli açılış organizasyonlarından biri olacak. Community Shield’da Premier League şampiyonu ile FA Cup şampiyonu karşı karşıya geliyor. Arsenal son lig şampiyonu, Manchester City ise son FA Cup şampiyonu olarak mücadeleye katılıyor.</p>

<h3>ARSENAL MANCHESTER CITY MAÇI NEREDE OYNANACAK?</h3>

<p>Arsenal ile Manchester City arasındaki mücadele, Galler’in Cardiff kentindeki <strong>Principality Stadium</strong>’da oynanacak. Community Shield organizasyonu normal şartlarda Wembley’de düzenlenirken, 2026 yılında Wembley Stadı’ndaki önceden planlanmış konserler nedeniyle karşılaşmanın Cardiff’e alınmasına karar verildi.</p>

<p>Principality Stadium daha önce de Community Shield maçlarına ev sahipliği yaptı. İngiltere Futbol Federasyonu, Cardiff’teki stadın organizasyon için tarafsız saha niteliği taşıdığını ve Birleşik Krallık’taki yüksek kapasiteli statlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<h3>COMMUNITY SHIELD’DA ARSENAL VE MANCHESTER CITY KARŞILAŞIYOR</h3>

<p>Arsenal, 2025-2026 Premier League sezonunu şampiyon tamamlamasının ardından Community Shield bileti aldı. Manchester City ise FA Cup şampiyonluğu sayesinde sezonun açılış kupasında yer alma hakkı kazandı.</p>

<p>İki takım Community Shield’da son olarak 2023 yılında karşı karşıya gelmişti. Wembley’deki mücadelede normal süre 0-0 tamamlanmış, Arsenal penaltı atışlarının ardından Manchester City’yi mağlup ederek kupaya uzanmıştı.</p>

<p>Manchester City, yeni sezona teknik direktör Enzo Maresca yönetiminde giriyor. İngiltere Futbol Federasyonu, Pep Guardiola’nın ayrılığının ardından takımın başına geçen Maresca’nın City ile ilk Community Shield kupasını kazanmak için sahaya çıkacağını duyurdu. Arsenal’in teknik direktörlüğünü ise Mikel Arteta sürdürüyor.</p>

<h3>ARSENAL MANCHESTER CITY MAÇININ HAKEMİ KİM?</h3>

<p>Community Shield mücadelesini İngiliz hakem <strong>Sam Barrott</strong> yönetecek. Barrott’un yardımcılıklarını Craig Taylor ve Blake Antrobus yapacak. Dördüncü hakem görevini Farai Hallam üstlenirken VAR’da James Bell, AVAR’da ise Tim Wood görev alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmada VAR sistemi de kullanılacak. Arsenal ve Manchester City, 2026-2027 sezonunun ilk kupasını kazanabilmek için Cardiff’te sahaya çıkacak.</p>

<h3>ARSENAL MANCHESTER CITY MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p><strong>Arsenal-Manchester City maçı 16 Ağustos 2026 Pazar günü saat 17.00’de Türkiye’de tabii Spor üzerinden canlı yayınlanacak.</strong> Arsenal’in resmi uluslararası yayın listesinde Türkiye için yayıncı <strong>TRT – tabii Spor/tabii</strong> olarak gösterildi. <a href="https://www.trtspor.com.tr/" rel="nofollow">TRT Spor</a>’un canlı yayın bölümünde de Tabii Spor yayınına erişim sağlanıyor. tabii platformu ücretsiz üyelik seçeneği sunuyor ancak karşılaşmaya ilişkin özel erişim veya üyelik şartlarının maç öncesinde platform üzerinden kontrol edilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arsenal-manchester-city-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-community-shield-heyecani</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/arsenal-manchester-city-maci.webp" type="image/jpeg" length="46216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Alanya'da orman yangını: 1 dönümlük alan zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-alanyada-orman-yangini-1-donumluk-alan-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-alanyada-orman-yangini-1-donumluk-alan-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde ormanlık alanda yangın çıktı. Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında yaklaşık 1 dönüm alan zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Alanya ilçesinde Tepe Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Dumanları fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye orman ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p>

<h2><strong>Ekipler yangına müdahale etti</strong></h2>

<p>İhbarın ardından Alanya Orman İşletme Müdürlüğü ile Alanya İtfaiye Müdürlüğü ekipleri yangının çıktığı bölgeye ulaştı. Ekiplerin çalışmasıyla alevler kontrol altına alınarak yangın tamamen söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının ardından bölgede yeniden alevlenme ihtimaline karşı soğutma çalışması başlatıldı. Ekiplerin alandaki çalışmaları sürerken yangının çıkış nedeninin belirlenmesine yönelik inceleme yapıldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Yangında yaklaşık 1 dönüm alan zarar gördü</strong></h3>

<p>Yangının etkili olduğu bölgede yapılan ilk incelemelerde yaklaşık 1 dönüm ormanlık alanın zarar gördüğü tespit edildi.</p>

<p>Ekiplerin müdahalesi sayesinde yangının çevredeki ormanlık alana daha fazla yayılmasının önüne geçildi. Bölgede soğutma çalışmalarının tamamlanmasının ardından yangının çıkış nedeniyle ilgili incelemelerin sürdürüleceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-alanyada-orman-yangini-1-donumluk-alan-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/alanyada-ormanlik-alanda-cikan-yangin-sonduruldu.png" type="image/jpeg" length="78856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş'in kardeşinin adresinde 200 kilogram külçe altın ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alihan-kurisin-kardesinin-adresinde-200-kilogram-kulce-altin-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alihan-kurisin-kardesinin-adresinde-200-kilogram-kulce-altin-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da Süleymancılar cemaatine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında firari Hilmi Tuna Kuriş’in aranmasına devam edilirken, tek bir adreste kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın ele geçirildi. Altınların toplam değerinin 1,34 milyar TL olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen <strong>“Alihan Kuriş Suç Örgütü” soruşturması</strong> kapsamında, tutuklu Alihan Kuriş’in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik arama çalışmalarında dikkat çeken bir bulguya ulaşıldı. Tek bir adreste, kaynağı belirsiz olduğu belirtilen <strong>200 kilogram külçe altın</strong> ele geçirildi. Altınların değerinin yaklaşık <strong>1,34 milyar TL</strong> olduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik arama sürüyor</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu Alihan Kuriş’in kardeşi <strong>firari Hilmi Tuna Kuriş’in yakalanmasına yönelik çalışmalar</strong> devam ediyor.</p>

<p>Arama çalışmaları sırasında tek bir adreste yapılan incelemede, kaynağına ilişkin henüz bilgi bulunmayan <strong>200 kilogram külçe altın</strong> tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>200 kilogram külçe altının değeri 1,34 milyar TL</strong></h3>

<p>Ele geçirilen altınların toplam değerinin <strong>1,34 milyar TL</strong> olduğu bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ele geçirilen külçe altınların kaynağına ilişkin incelemenin sürdüğü öğrenildi.</p>

<h3><strong>Soruşturma devam ediyor</strong></h3>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturma kapsamında, Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik arama ve yakalama çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Ele geçirilen altınlarla ilgili incelemelerin de soruşturma kapsamında devam ettiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alihan-kurisin-kardesinin-adresinde-200-kilogram-kulce-altin-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/3acc781d-ec7e-4727-9f7a-02ea806bbaa6.jpg" type="image/jpeg" length="24454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Hanelerin yüzde 57'sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-hanelerin-yuzde-57sinde-18-yas-alti-cocuk-bulunmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-hanelerin-yuzde-57sinde-18-yas-alti-cocuk-bulunmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'de hanelerin yüzde 57'sinde 18 yaş altında çocuk bulunmadığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş</strong>, Türkiye'deki hane yapısına ilişkin verileri paylaşarak nüfus politikalarının önemine dikkat çekti. Göktaş, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajda, hanelerin yüzde 57'sinde çocuk bulunmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göktaş, aile yapısının korunması ve nüfus yapısının desteklenmesi amacıyla <strong>Aile ve Nüfus On Yılı</strong> vizyonu doğrultusunda farklı alanlarda çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>Bakan Göktaş'tan nüfus politikalarına ilişkin mesaj</strong></h2>

<p>Göktaş, paylaşımında çocukların aile yaşamındaki yerine değinerek aile hikayelerinin nesilden nesle devam etmesinin önemini vurguladı.</p>

<p>Bakan Göktaş, "Bugün hanelerimizin yüzde 57'sinde çocuk bulunmaması, nüfus yapımıza ilişkin politikalarımızın önemini bir kez daha ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak Türkiye'nin geleceği açısından dinamik nüfus yapısının ve aile kurumunun korunmasını önemli gördüklerini belirten Göktaş, bu kapsamda çok yönlü nüfus politikaları üzerinde çalışıldığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Aile ve Nüfus On Yılı vurgusu</strong></h3>

<p>Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında ailelerin desteklenmesine yönelik yeni mekanizmaların geliştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Bakan Göktaş, ailelerin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini belirterek, geniş aile yapısının toplumdaki yerine de dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Göktaş'tan Mehmet Yalçınkaya'ya teşekkür</strong></h3>

<p>Göktaş'ın video mesajında, Şef Mehmet Yalçınkaya'nın bir televizyon programında doğum oranlarındaki düşüşe ilişkin yaptığı değerlendirmelere de yer verildi.</p>

<p>Yalçınkaya'ya nüfus ve aile konusunda farkındalık oluşturduğu için teşekkür eden Göktaş, televizyon programları, diziler ve diğer yayınlarda nüfus ve aile konularının daha fazla ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Bugün Türkiye'de hanelerimizin yüzde 57'sinde 18 yaş altında hiç çocuk bulunmuyor"</strong></h3>

<p>Göktaş, nüfus yapısına ilişkin verilerin açık olduğunu belirterek Türkiye'deki hanelerin yüzde 57'sinde 18 yaş altında çocuk bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Aile yapısının yalnızca anne, baba ve çocuklardan oluşan bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Göktaş, kendi kuşağının kardeşler, teyze, dayı, amca ve hala gibi geniş aile üyeleriyle birlikte büyüdüğünü aktardı.</p>

<p>Göktaş, aile bağlarının çocukların ve diğer aile bireylerinin yaşamındaki yerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Çünkü aile bizim en güvenli limanımız, en değerli sığınağımız. Bir çocuğun eksikliği sadece bir odanın sessizliği değildir. Bir kardeşin oyun arkadaşını, bir teyzenin yeğenini, bir dayının sevincini, bir halanın muhabbetini, bir amcanın da hatıralarını eksiltir. Çocuk seslerinin çoğaldığı evler toplumun neşesidir."</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sofralarımızı şenlendiren, evlerimizi bereketlendiren çocuk seslerinin çoğalması ve aile hikâyelerimizin nesilden nesile büyümesi en büyük arzumuz.<br />
<br />
Bugün hanelerimizin %57’sinde çocuk bulunmaması, nüfus yapımıza ilişkin politikalarımızın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.… <a href="https://t.co/RqXZPC0RBc" rel="nofollow">pic.twitter.com/RqXZPC0RBc</a></p>
— Mahinur Özdemir Göktaş (@MahinurOzdemir) <a href="https://x.com/MahinurOzdemir/status/2088946237131145658?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-hanelerin-yuzde-57sinde-18-yas-alti-cocuk-bulunmuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hanelerin-yuzde-57sinde-18-yas-alti-cocuk-bulunmuyor.png" type="image/jpeg" length="55740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan’dan F-35 mesajı: "Trump’ın taahhütlerini yerine getirmesini bekliyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogandan-f-35-mesaji-trumpin-taahhutlerini-yerine-getirmesini-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogandan-f-35-mesaji-trumpin-taahhutlerini-yerine-getirmesini-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının verileceğine ilişkin taahhüdünü hatırlatarak, söz konusu taahhüdün hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi. Erdoğan ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Anlaşması’nın genişleyebileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının verilmesine ilişkin NATO Zirvesi’nde yaptığı açıklamaları hatırlatarak, <strong>ABD’nin verdiği taahhüdün hayata geçirilmesini beklediklerini</strong> söyledi. Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan <strong>Mekke Anlaşması</strong>’nın da yeni ülkelerin katılımına açık olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>Erdoğan’dan Trump’a F-35 çağrısı</strong></h2>

<p>Erdoğan, Al Jazeera Arabic kanalında yayınlanan <strong>Al Muqabala</strong> programına verdiği röportajda, Türkiye-ABD ilişkilerinin gündemindeki F-35 savaş uçaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen ortak basın toplantısında Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarını alacağı yönündeki açıklamasını hatırlatan Erdoğan, <strong>Trump’ın verdiği sözün yerine getirilmesini beklediklerini</strong> ifade etti.</p>

<h3><strong>Türkiye F-35 programından neden çıkarılmıştı?</strong></h3>

<p>Türkiye, 2019 yılında Rusya’dan <strong>S-400 hava savunma sistemi</strong> satın almasının ardından ABD tarafından F-35 programından çıkarılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Washington yönetimi, S-400 sistemlerinin F-35 savaş uçaklarının hassas ve gizli teknolojilerinin Rusya tarafından analiz edilmesine yol açabileceği gerekçesiyle Türkiye’ye yönelik F-35 teslimatlarını durdurmuştu.</p>

<p>Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olmasının önündeki en önemli engellerden biri ise <strong>ABD Kongresi tarafından 2020 yılında kabul edilen düzenleme</strong> oldu. Söz konusu düzenleme, S-400 sistemleri Türkiye’nin envanterinde bulunduğu sürece F-35 satışına izin verilmesini engelliyor.</p>

<h3><strong>Erdoğan: Mekke Anlaşması genişleyebilir</strong></h3>

<p>Erdoğan röportajında ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz cuma günü imzalanan <strong>Mekke Anlaşması'na</strong> ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Anlaşmanın yeni katılımlara açık olduğunu belirten Erdoğan, <strong>Mısır’ın da bu yapıya dahil olabileceğini</strong> söyledi.</p>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<h3><strong>Trump NATO Zirvesi’nde ne demişti?</strong></h3>

<p>Trump, Erdoğan ile NATO Zirvesi kapsamında düzenlediği ortak basın toplantısında Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarını alacağını söylemişti.</p>

<p>Trump, Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğunu belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ABD yapımı önemli savunma ekipmanlarına sahip olduğunu ifade etmiş ve <strong>Türkiye'nin F-35'leri alacağını</strong> açıklamıştı.</p>

<p>Trump, Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında şöyle konuşmuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bazı liderleri sevmiyorum, bazılarını seviyorum. Erdoğan'ı seviyorum mesela kırmızı halı serdi. ABD'ye yıllarca adil davranmadılar. Erdoğan'ı seviyorum kırmızı halı serdi, Bibi'yi de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye ile ilgili kötü şeyler söyledi. Erdoğan ile konuştum. Savaşa girebilirdi, İsrail'i ve Bibi'yi sevmiyor biliyorsunuz ama benim için savaşa girmedi. </i><i>Türkiye çok güçlü, bizim en iyi ekipmanlarımıza sahipler ve F-35'leri alacaklar."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Türkiye-ABD ilişkilerinde F-35 gündemi</strong></h3>

<p>Türkiye ile ABD arasında uzun süredir devam eden <strong>F-35 ve S-400 anlaşmazlığı</strong>, Erdoğan ve Trump'ın açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Ankara, Trump'ın NATO Zirvesi'nde verdiği F-35 mesajının somut bir adıma dönüşmesini bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogandan-f-35-mesaji-trumpin-taahhutlerini-yerine-getirmesini-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/erdogan-dan-f-35-mesaji-taahhutlerin-yerine-getirilmesini-bekliyoruzjpg.webp" type="image/jpeg" length="85801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da organize suç örgütüne yönelik operasyon: 6 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyon-6-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyon-6-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik operasyonda 6 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin tamamı, sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü </strong>ekipleri, organize suç faaliyetlerinin önlenmesine yönelik yürüttüğü çalışma kapsamında Küçükçekmece ve Esenyurt'ta operasyon gerçekleştirdi. Çalışmada, aralarında örgütü yönettiği belirlenen şüphelinin de bulunduğu 6 kişi yakalandı.</p>

<h2><strong>Şüpheliler araçta yakalandı</strong></h2>

<p>Polis ekipleri, <strong>Küçükçekmece Sultanmurat Mahallesi</strong>'nde şüphe üzerine bir aracı durdurdu. Araçta bulunan E.C. (24), S.Ç. (24), B.U. (19), M.Ş. (28) ve Y.B. (23) gözaltına alındı.</p>

<p>Araçta ve şüphelilerin üzerinde yapılan aramada Y.B'nin üzerinde ruhsatsız tabanca, şarjör ve 11 fişek ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kadıköy'deki iş yerine yönelik hazırlık tespit edildi</strong></h3>

<p>Soruşturmayı genişleten ekipler, yakalanan şüphelilerin Kadıköy'de bulunan bir iş yerine yönelik eylem hazırlığında olduklarını belirledi.</p>

<p>Polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda şüphelilere talimat verdiği değerlendirilen kişinin M.B. (35) olduğu tespit edildi. Hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.B'nin Esenyurt'ta saklandığı belirlendi.</p>

<h3><strong>Örgüt bağlantısı dijital materyallerle ortaya çıkarıldı</strong></h3>

<p>Ekipler, M.B'nin bulunduğu <strong>Esenyurt</strong>'taki adrese operasyon düzenledi. Operasyonda yakalanan şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerin ardından şüphelilerin organize suç örgütü şeklinde hareket ettiği belirlendi.</p>

<h3><strong>6 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 şüpheli, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kasten öldürme, suç örgütü kurma ve suç örgütüne üye olma suçlarından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin tamamı, çıkarıldıkları hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyon-6-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-organize-suc-orgutu-operasyonunda-6-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="53863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vize krizi turizmi vurdu: Türkler Avrupa yerine Uzakdoğu’ya yöneliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/vize-krizi-turizmi-vurdu-turkler-avrupa-yerine-uzakdoguya-yoneliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/vize-krizi-turizmi-vurdu-turkler-avrupa-yerine-uzakdoguya-yoneliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Schengen vizesinde artan ret ve randevu sorunları Türk turistlerin rotasını değiştiriyor. Avrupa’ya gitmekte zorlananların Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere Uzakdoğu ülkelerine ilgisi son dönemde yüzde 50’nin üzerinde arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa’ya seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarının karşılaştığı <strong>Schengen vizesi randevu ve ret sorunu</strong>, turizm sektörünü de etkilemeye devam ediyor. Vize başvurularında yaşanan zorluklar nedeniyle bazı tur şirketlerinde iptaller artarken, vizesiz veya daha kolay vize veren ülkelere yönelik talep yükseliyor. Sektör temsilcileri, özellikle <strong>Japonya ve Güney Kore gibi Uzakdoğu rotalarına talebin yüzde 50’nin üzerinde arttığını</strong> belirtiyor.</p>

<h2><strong>Vize başvurularında ret oranı yüzde 14,6’ya çıktı</strong></h2>

<p><u><a href="https://www.nefes.com.tr/vize-karaborsada-turlar-iptal-145434" rel="nofollow"><strong>Nefes'ten Songül Dalgıç Bilgili'nin haberine göre,</strong> </a></u>Avrupa'ya gitmek isteyen Türk vatandaşları için vize sürecindeki sorunlar büyürken, başvuruların maliyeti de yükseldi. Vatandaşların Avrupa tatili için vize başvurusuna yaklaşık <strong>1000 Euro'ya varan maliyetlerle</strong> karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.</p>

<p>Avrupa Birliği Komisyonu verilerine göre Türkiye, 2025 yılında Schengen ülkelerine en fazla vize başvurusu yapan ikinci ülke oldu. Türkiye'den yapılan başvuru sayısı 2016'da 937 bin 487 iken, 2025'te yaklaşık 1,3 milyona yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde vize ret oranı da yüzde 4,4'ten <strong>yüzde 14,6'ya</strong> çıktı. 2025'te Türkiye'den en fazla Schengen vizesi başvurusu Yunanistan'a yapılırken, en yüksek ret sayısı Almanya'da görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Vize randevuları turizmcileri de zorluyor</strong></h3>

<p>Schengen vizesinde yaşanan randevu sıkıntısı ve artan ret oranları, turizm acentelerinin planlamalarını da etkiliyor. Haziran ayında yedi şirket hakkında inceleme başlatılırken, son olarak Schengen vize randevularını bot yazılımlarla kapattığı ve haksız kazanç elde ettiği belirlenen aracı firma ve kişilere yönelik operasyon düzenlendi.</p>

<p>Buna karşın Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahat talebinde düşüş yaşanmadı. Yurt dışına çıkan vatandaşların sayısı 2012'de 5,8 milyon iken 2025'te <strong>11,8 milyona</strong> ulaştı. 2026'nın ilk altı ayında ise 6,3 milyon Türk vatandaşı yurt dışına çıktı.</p>

<h3><strong>Avrupa yerine Uzakdoğu rotaları öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Vize sorunu yaşayan vatandaşların önemli bir bölümü seyahat planlarını <strong>vizesiz veya daha kolay vize alınabilen ülkelere</strong> çevirmeye başladı.</p>

<p><u><a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/haberler/ekonomi-haberleri/vizeden-yorulan-uzakdoguda-tatile-kostu_ID102232411/" rel="nofollow"><strong>Hürriyet'in haberine göre, </strong></a></u>özellikle <strong>Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka</strong> gibi Uzakdoğu destinasyonlarına yönelik ilgi son dönemde belirgin şekilde arttı.</p>

<p>Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, düzenli olarak yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının yeni deneyimler sunan rotalara yöneldiğini belirterek Japonya ve Güney Kore'nin yanı sıra Sri Lanka'nın da öne çıktığını ifade etti.</p>

<p>Kamçı'ya göre yurt dışı tatil tercihlerinde en önemli kriter ise <strong>fiyat-performans dengesi</strong> olmaya devam ediyor.</p>

<h3><strong>Türk turistlerin rotası değişiyor</strong></h3>

<p>Schengen vizesindeki randevu ve ret sorunları, Türk vatandaşlarının yurt dışı tatil tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Avrupa'ya yönelik seyahatlerde yaşanan belirsizlik, vizesiz ya da daha kolay ulaşılabilen destinasyonların cazibesini artırırken, <strong>Uzakdoğu ülkeleri Türk turistler için alternatif tatil rotaları arasında giderek daha fazla öne çıkıyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Nefes - Hürriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/vize-krizi-turizmi-vurdu-turkler-avrupa-yerine-uzakdoguya-yoneliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ec665209-aa7e-4cc9-b218-bae9e4a58f8e.webp" type="image/jpeg" length="19883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’ın fast food tercihinin nedeni ortaya çıktı: "Zehirlenmekten korkuyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumpin-fast-food-tercihinin-nedeni-ortaya-cikti-zehirlenmekten-korkuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumpin-fast-food-tercihinin-nedeni-ortaya-cikti-zehirlenmekten-korkuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın seyahatlerinde neden fast food tercih ettiği tartışma yarattı. Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Trump’ın gıda zehirlenmesi endişesi nedeniyle büyük restoran zincirlerine güvendiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump’ın</strong> özellikle seyahatleri sırasında fast food restoranlarını tercih etmesinin nedeninin yalnızca damak zevki olmadığı belirtildi. ABD Sağlık Bakanı <strong>Robert F. Kennedy Jr.</strong>, Trump’ın yemeklerden zehirlenme endişesi nedeniyle büyük restoran zincirlerinin ürünlerine güvendiğini söyledi.</p>

<p>Kennedy, katıldığı <strong>Joe Rogan podcastinde</strong> Trump’ın beslenme alışkanlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>Seyahatlerde fast food, evinde daha farklı besleniyor</strong></h2>

<p>Kennedy, Trump’ın seyahat sırasında uyguladığı beslenme düzeniyle Beyaz Saray ve Florida’daki <strong>Mar-a-Lago</strong>malikanesindeki alışkanlıklarının farklı olduğunu anlattı.</p>

<p>Buna göre Trump, kendi mekânlarında aşçılar tarafından hazırlanan, yerel kaynaklardan temin edilen ve daha kaliteli ürünlerden oluşan yemekler tüketiyor. Seyahatlerinde ise <strong>McDonald’s ürünleri, şekerlemeler ve diyet kola</strong> ağırlıklı bir beslenme düzenini tercih ediyor.</p>

<p>Kennedy, bu beslenme düzenini sağlıksız bulmasına rağmen Trump’ın yüksek enerjisini korumasına şaşırdığını belirtti.</p>

<h3><strong>“Zehirlenmekten çekiniyor”</strong></h3>

<p>Trump’ın zincir restoranlara yönelmesinde en önemli nedenlerden birinin <strong>gıda zehirlenmesi endişesi</strong> olduğu aktarıldı.</p>

<p>Kennedy ayrıca UFC Başkanı <strong>Dana White’ın</strong>, Trump’ı yaklaşık 20 yıldır tanıdığını ve bu süre içerisinde onu neredeyse hiç su içerken görmediğini söylediğini aktardı.</p>

<p>Trump’ın gün boyunca diyet kola tükettiği ve ikinci başkanlık döneminin başlamasının ardından Oval Ofis’teki çalışma masasına, kendisine soğuk diyet kola getirilmesini sağlayan özel düğmenin yeniden yerleştirildiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Trump’ın zehirlenme korkusu daha önce de yazılmıştı</strong></h3>

<p>Trump’ın fast food zincirlerini tercih etmesinin arkasında zehirlenme korkusunun bulunduğu iddiası daha önce de gündeme gelmişti.</p>

<p>Yazar <strong>Michael Wolff</strong>, 2018'de yayımlanan <i>Fire and Fury: Inside the Trump White House</i> adlı kitabında Trump’ın uzun süredir zehirlenmekten endişe duyduğunu yazmıştı.</p>

<p>Wolff’a göre Trump, McDonald’s çalışanlarının kendisinin ne zaman geleceğini önceden bilmemesi ve yiyeceklerin standart biçimde hazırlanması nedeniyle zincire güveniyordu.</p>

<p>Trump'ın mikroplara karşı hassasiyetiyle bilindiği, daha önce de büyük fast food zincirlerinin hijyen standartlarını korumak zorunda olduğunu savunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>İşte Trump’ın favori McDonald’s menüsü</strong></h3>

<p>Trump’ın damadı <strong>Jared Kushner</strong>, 2022’de yayımlanan <i>Breaking History</i> adlı anı kitabında Trump’ın favori McDonald’s siparişinin <strong>Big Mac, Filet-O-Fish, patates kızartması ve vanilyalı milkshake</strong> olduğunu yazdı.</p>

<p>Trump’ın eski kampanya yöneticisi <strong>Corey Lewandowski</strong> ise 2017’de Başkan’ın bir siparişinin iki Big Mac, iki Filet-O-Fish ve büyük boy çikolatalı içecekten oluştuğunu açıklamıştı. Bu menünün yaklaşık <strong>2 bin 400 kalori</strong> olduğu belirtilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Trump egzersizi de sevmiyor</strong></h3>

<p>Trump’ın düzenli egzersize sıcak bakmadığı ve golf dışında fiziksel aktiviteleri tercih etmediği de biliniyor.</p>

<p>ABD Başkanı daha önce verdiği bir röportajda <strong>egzersizi sevmediğini ve sıkıcı bulduğunu</strong> söylemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumpin-fast-food-tercihinin-nedeni-ortaya-cikti-zehirlenmekten-korkuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1786877203063-yeni-proje-1.jpg" type="image/jpeg" length="30680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında minik taraftarın forması çıkartılmıştı: 1 kişi gözaltında]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirligi-fenerbahce-macinda-minik-taraftarin-formasi-cikartilmisti-1-kisi-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirligi-fenerbahce-macinda-minik-taraftarin-formasi-cikartilmisti-1-kisi-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında dört yaşındaki çocuğun Fenerbahçe formasının zorla çıkartılmasıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında Ş.A. gözaltına alındı. Görüntüleri inceleyen ekipler, çocuğu güvenli alana götüren polisin herhangi bir fiziki müdahalede bulunmadığını belirledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında <strong>dört yaşındaki bir çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasının çıkartılması</strong>olayına ilişkin soruşturmada yeni gelişme yaşandı.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında, çocuğa tepki gösterdiği belirlenen <strong>Ş.A. gözaltına alındı.</strong></p>

<h2><strong>Çocuğu koruyan polis hakkında inceleme yapıldı</strong></h2>

<p>Sosyal medyada yayılan görüntüleri inceleyen ekipler, olay sırasında görevli polisin küçük çocuğu kucağına alarak güvenli alana götürdüğünü belirledi.</p>

<p>Yapılan incelemede, polis tarafından çocuğa yönelik <strong>herhangi bir fiziki temasa rastlanmadığı</strong> tespit edildi.</p>

<p>Çocuğa tepki gösterdiği belirlenen Ş.A. ise polis ekiplerince gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı</strong></h3>

<p>Başsavcılık, 15 Ağustos'ta Eryaman Stadı'nda oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe karşılaşmasında yaşanan olayla ilgili soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Soruşturmanın, <strong>6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun</strong> ile Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-f maddesi kapsamında yürütüldüğü açıklanmıştı.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"15/08/2026 tarihinde ilimiz Eryaman stadında oynanan Gençlerbirliği- Fenerbahçe Türkiye Süper Ligi müsabakasında küçük bir çocuğun üzerinden formasınının çıkarttırılması şeklinde meydana gelen olayda; şüpheli hakkında 6222 sayılı kanun ve 5237 sayılı kanunun 109/3-f maddeleri uyarınca soruşturma başlatılmış ve gözaltı kararı verilmiştir."</i></p>

<h3><strong>Gençlerbirliği: “Rakip takımın formasını giyen bir çocuk her şeyden önce bizim çocuğumuzdur”</strong></h3>

<p>Olayın ardından <strong>Gençlerbirliği Kulübü</strong> de açıklama yaparak yaşananları kınadı.</p>

<p>Kulüp, olayın 103 yıllık Gençlerbirliği tarihine ve tribün kültürüne yakışmadığını belirterek, “Söz konusu olan küçük bir çocuksa, bu durum açıkça kabul edilemez bir davranıştır. Bizim için rakip takımın formasını giyen bir çocuk her şeyden önce bizim çocuğumuzdur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<p><i>"Cumhuriyet ile yaşıt bir asırlık çınar olan Gençlerbirliği Spor Kulübü 103 yıllık mazisiyle yetiştirdiği “zeki, çevik ve ahlaklı” sporcularıyla, misafirperver seyircisiyle, sadık taraftarıyla Türk futbolunda eşsiz bir konuma sahiptir.</i></p>

<p><i>Yıllarca birçok sportif başarıya imza atmış kulübümüz, önemli bir spor okulu ve örnek gösterilecek bir spor ekolüdür.</i></p>

<p><i>Bugün oynanan mücadelede, bir çocuğumuzun üzerindeki Fenerbahçe formasının çıkarılmaya çalışıldığı görüntüler bizleri derinden üzmüştür.</i></p>

<p><i>Bu saygısızlık yalnızca minik bir Fenerbahçe taraftarına değil; 103 yıllık Gençlerbirliği tarihine yapılmıştır.</i></p>

<p><i>Yaşanan bu hadise, ne futbolun değerleriyle ne de Gençlerbirliği’nin tribün kültürüyle bağdaşır.</i></p>

<p><i>Hele ki söz konusu olan küçük bir çocuksa, bu durum açıkça kabul edilemez bir davranıştır.</i></p>

<p><i>Bizim için rakip takımın formasını giyen bir çocuk her şeyden önce bizim çocuğumuzdur.</i></p>

<p><i>Yaşanan bu münferit olayı kınıyor, minik Fenerbahçeli evladımızın ve ailesinin yaşadığı üzüntüyü paylaşıyoruz. Her bir seyircinin tribünde kendini güvende hissetme hakkının ve futbol sevgisinin yanında olduğumuzu özellikle vurguluyoruz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Bu üzücü olayın takipçisi olacağımızı, küçük çocuğumuzu tuttuğu takımın formasıyla en kısa sürede tesislerimizde ağırlamak istediğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız."</i></p>

<h3><strong>Bakan Çiftçi: “Tribünlerde holiganizme geçit vermeyeceğiz”</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong> de olayla ilgili açıklama yaparak çocuğu koruyan polise teşekkür etti.</p>

<p>Çiftçi, tribünlerin çocukların korkacağı değil, sporun coşkusunu yaşayacağı yerler olduğunu belirterek, “Tribünlerde holiganizme asla geçit vermeyecek, çocuklarımızın huzurunu her daim koruyacağız” dedi.</p>

<p>Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:</p>

<p><i>Polis canımızı ve sevdiklerimizi emanet ettiğimiz can yoldaşımızdır. Tribünler çocuklarımızın korkacağı değil, sporun coşkusunu yaşayacağı yerlerdir. Gençlerbirliği maçında, Fenerbahçe forması nedeniyle hedef alınan minik evladımızı, şefkatle kucaklayarak koruyan ve gerginliği sağduyuyla sonlandıran duyarlı polisimize yürekten teşekkür ediyorum. Türk polisi; masumun sığınağı, milletimizin vicdanı ve huzurun teminatıdır. Tribünlerde holiganizme asla geçit vermeyecek, çocuklarımızın huzurunu her daim koruyacağız. Masum yavrumuzun gözlerinden öpüyor, fedakar polisimize ve tüm emniyet teşkilatımıza görevlerinde başarılar diliyorum"</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirligi-fenerbahce-macinda-minik-taraftarin-formasi-cikartilmisti-1-kisi-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/46c7e01a-39c9-4f1a-870e-f5573c122b42.webp" type="image/jpeg" length="76978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB'de çalışan şehir plancısı Müge Yorgancı Ozar hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibbde-calisan-sehir-plancisi-muge-yorganci-ozar-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibbde-calisan-sehir-plancisi-muge-yorganci-ozar-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Planlama Ajansı'nda görev yapan şehir plancısı Müge Yorgancı Ozar, THY'nin Tokyo-İstanbul seferi sırasında rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Ozar'ın cenazesi bugün Üsküdar Ayazma Camii'nde kılınacak namazın ardından Çamlıca Mezarlığı'na defnedilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı <strong>İstanbul Planlama Ajansı'nda (İPA)</strong> görev yapan şehir plancısı <strong>Müge Yorgancı Ozar</strong>, Türk Hava Yolları'nın (THY) Tokyo-İstanbul seferi sırasında yaşamını yitirdi.</p>

<p>Ozar, uçuş sırasında rahatsızlandı. Kabin ekibinin müdahalesine rağmen kurtarılamayan Ozar, uçağın İstanbul'a ulaşmasının ardından hayatını kaybetti.</p>

<h2><strong>Tokyo-İstanbul uçuşunda yaşamını yitirdi</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre Müge Yorgancı Ozar, <strong>THY'nin Tokyo-İstanbul seferini yapan uçakta</strong> uçuş sırasında rahatsızlandı.</p>

<p>Kabin ekibinin müdahalesine rağmen Ozar'ın yaşamını yitirdiği belirtildi. Uçak, herhangi bir havalimanına yönlendirilmeden İstanbul'a iniş yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İBB'den başsağlığı mesajları</strong></h3>

<p>Ozar'ın ölümünün ardından İBB Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Mahir Polat</strong>, sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı.</p>

<p>İPA Başkanı <strong>Buğra Gökce</strong> de Ozar'ın çalışma arkadaşları arasında olduğunu belirterek ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.</p>

<h3><strong>Müge Yorgancı Ozar bugün son yolculuğuna uğurlanacak</strong></h3>

<p>Müge Yorgancı Ozar'ın cenaze namazı <strong>16 Ağustos Pazar günü</strong>, öğle namazının ardından Üsküdar Ayazma Camii'nde kılınacak.</p>

<p>Ozar, cenaze namazının ardından <strong>Çamlıca Mezarlığı'nda</strong> toprağa verilecek.</p>

<h3><strong>Müge Yorgancı Ozar kimdir?</strong></h3>

<p>Müge Yorgancı Ozar, <strong>2008 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir Planlama Bölümü'nden onur derecesiyle</strong> mezun oldu. Aynı üniversitede sanat yönetimi alanında çift anadal yapan Ozar, kentsel tasarım alanında yüksek lisansını tamamladı.</p>

<p>TÜBİTAK-1001 Projesi'nde proje asistanı olarak da görev yapan Ozar, <strong>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Şehircilik alanında doktora</strong> yapıyordu.</p>

<p>Ozar, 2014-2020 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ayrıca 2017-2019 yılları arasında <strong>Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın çalışmalarının koordinasyonunda</strong> görev aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibbde-calisan-sehir-plancisi-muge-yorganci-ozar-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ibb-de-calisan-sehir-plancisi-muge-yorganci-ozar-ucak-yolculugunda-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="49926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO: Romanya hava sahasındaki İHA İspanyol F-18'ler tarafından düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nato-romanya-hava-sahasindaki-iha-ispanyol-f-18ler-tarafindan-dusuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nato-romanya-hava-sahasindaki-iha-ispanyol-f-18ler-tarafindan-dusuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO, Romanya hava sahasına izinsiz giren İHA'nın İspanyol F-18 savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü duyurdu. İHA'nın hangi ülkeye ait olduğunun belirlenmesi için inceleme sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>NATO</strong>, Romanya hava sahasına izinsiz giriş yapan bir insansız hava aracının (İHA), İttifak'ın <strong>İspanyol F-18 </strong>savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü duyurdu. Operasyonun, İspanya'nın Torrejon de Ardoz askeri hava üssünde bulunan NATO Ortak Hava Operasyonları Merkezi üzerinden yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p><strong>NATO Müttefik Hava Komutanlığının (AIRCOM) </strong>sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İHA'ya müdahale eden iki İspanyol F-18'in ay başından bu yana Romanya'daki Mihail Kogalniceanu Hava Üssü'nde görev yaptığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Romanya'daki İspanyol birliğinin unsurları açıklandı</strong></h2>

<p>Açıklamada, F-18 savaş uçaklarının <strong>İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri</strong>ne bağlı daha geniş bir birliğin parçası olduğu bildirildi.</p>

<p>Romanya'daki üste toplam 7 F-18 savaş uçağının yanı sıra 3 NH-90 İHA önleme helikopteri ve havada yakıt ikmali yapabilen bir A400M uçağının bulunduğu kaydedildi. Üste ayrıca İspanya'dan gönderilen yaklaşık 200 personelin görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>NATO, İHA'nın düşürülmesine yönelik operasyonun <strong>Torrejon</strong> de <strong>Ardoz</strong>'daki Ortak Hava Operasyonları Merkezi tarafından koordine edildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>NATO hava savunma yaklaşımını genişletti</strong></h3>

<p>NATO açıklamasında, hava polisliği faaliyetlerinden hava savunması duruşuna geçişle birlikte İttifak'ın tehditlere karşı daha geniş kapsamlı bir yaklaşım benimsediği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, NATO'nun farklı <strong>operasyon</strong> alanlarında katmanlı ve 360 derecelik savunma anlayışıyla tehditlere daha esnek şekilde karşılık verebildiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>İHA'nın hangi ülkeye ait olduğu araştırılıyor</strong></h3>

<p>Romanya Savunma Bakanı Radu-Dinel Miruta, daha önce yaptığı açıklamada ülke hava sahasına izinsiz giren İHA'nın İspanyol F-18 savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü bildirmişti.</p>

<p>Miruta, İHA'nın yerleşim bulunmayan ormanlık bir alana düştüğünü açıklarken, aracın hangi ülkeye ait olduğunun belirlenmesi için inceleme başlatıldığını duyurmuştu.</p>

<p>Romanya hava sahasına yönelik benzer ihlaller daha önce de yaşanmıştı. Temmuz ayında üç gün arka arkaya Romanya hava sahasına izinsiz giren üç İHA'nın düşürüldüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nato-romanya-hava-sahasindaki-iha-ispanyol-f-18ler-tarafindan-dusuruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nato-romanyadaki-iha-dusurme-operasyonu-ispanyadaki-merkezden-koordine-edildi.png" type="image/jpeg" length="63348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi'den Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında forması çıkarılan çocuğa ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftciden-genclerbirligi-fenerbahce-macinda-formasi-cikarilan-cocuga-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftciden-genclerbirligi-fenerbahce-macinda-formasi-cikarilan-cocuga-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında Fenerbahçe forması nedeniyle hedef alınan çocuğu koruyan polise teşekkür etti. Çiftçi, “Tribünlerde holiganizme asla geçit vermeyecek, çocuklarımızın huzurunu her daim koruyacağız” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong>, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında Fenerbahçe forması nedeniyle hedef alınan çocuğa ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Çiftçi, küçük taraftarı koruyan ve tribündeki gerginliği sonlandıran polise teşekkür ederek, <strong>tribünlerde holiganizme izin verilmeyeceğini</strong> söyledi.</p>

<h2><strong>“Tribünler çocuklarımızın korkacağı yerler değil”</strong></h2>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çiftçi, tribünlerin çocukların korkacağı değil, sporun coşkusunu yaşayacağı alanlar olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Çiftçi, Gençlerbirliği maçında Fenerbahçe forması nedeniyle hedef alınan çocuğu <strong>şefkatle kucaklayarak koruyan polise </strong>teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Bakan Çiftçi'den Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında forması çıkarılan çocuğa ilişkin açıklama-1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/3d7be383-1069-4586-8ebf-52999a2816f2-w.jpg" width="1314" /></p>

<h3><strong>“Holiganizme asla geçit vermeyeceğiz”</strong></h3>

<p>Türk Polis Teşkilatı'nın görevini vurgulayan Çiftçi, tribünlerde yaşanabilecek taşkınlıklara karşı mesaj verdi.</p>

<p>Çiftçi, <strong>“Tribünlerde holiganizme asla geçit vermeyecek, çocuklarımızın huzurunu her daim koruyacağız”</strong>ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Çiftçi ayrıca olay sırasında görev yapan polise ve tüm emniyet teşkilatına başarı diledi.</p>

<h3><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı</strong></h3>

<p>Gençlerbirliği-Fenerbahçe karşılaşması öncesinde küçük bir Fenerbahçe taraftarının üzerinden formasının çıkarıldığına ilişkin görüntüler kamuoyunda tepki çekmişti.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili <strong>6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun</strong> ile Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında soruşturma başlatıldığını ve bir şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamıştı.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Polis, canımızı ve sevdiklerimizi emanet ettiğimiz can yoldaşımızdır. Tribünler çocuklarımızın korkacağı değil, sporun coşkusunu yaşayacağı yerlerdir. Gençlerbirliği maçında, Fenerbahçe forması nedeniyle hedef alınan minik evladımızı, şefkatle kucaklayarak koruyan ve gerginliği sağduyuyla sonlandıran duyarlı polisimize yürekten teşekkür ediyorum. Türk Polisi; masumun sığınağı, milletimizin vicdanı ve huzurun teminatıdır. Tribünlerde holiganizme asla geçit vermeyecek, çocuklarımızın huzurunu her daim koruyacağız. Masum yavrumuzun gözlerinden öpüyor; fedakâr polisimize ve tüm emniyet teşkilatımıza görevlerinde başarılar diliyorum."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ciftciden-genclerbirligi-fenerbahce-macinda-formasi-cikarilan-cocuga-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/4c8eba08-b9ed-4aa2-a1b9-a642c6167d9a-w.jpg" type="image/jpeg" length="17728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SON DAKİKA: Erzurum trafik kazasında otomobil ile hafriyat kamyonu çarpıştı 2 ölü, 4 yaralı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-erzurum-trafik-kazasinda-otomobil-ile-hafriyat-kamyonu-carpisti-2-olu-4-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-erzurum-trafik-kazasinda-otomobil-ile-hafriyat-kamyonu-carpisti-2-olu-4-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum son dakika trafik kazası olayı... Erzurum-Çat karayolunda otomobil ile hafriyat kamyonu çarpıştı. Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum’da otomobil ile hafriyat kamyonunun çarpıştığı son dakika trafik kazası can kaybıyla sonuçlandı. Erzurum-Çat karayolu üzerindeki Teke Deresi Mahallesi mevkisinde meydana gelen kazada yaralanan 6 kişi hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan Sevda Aydın (42) ile Serranur Aydın, hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<h2><strong>Erzurum-Çat karayolundaki trafik kazasında iki araç çarpıştı</strong></h2>

<p>Erzurum trafik kazası, Erzurum-Çat karayolunun Teke Deresi Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.D. yönetimindeki 25 BA 480 plakalı hafriyat kamyonu ile E.A’nın kullandığı 25 AES 586 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı.</p>

<p>Erzurum kaza ihbarının ardından bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Ekipler, kazada yaralanan 6 kişiye olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Yaralılar daha sonra ambulanslarla Erzurum’daki çeşitli hastanelere sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan Sevda Aydın (42) ile Serranur Aydın, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. Diğer 4 yaralının tedavisi ise hastanelerde sürüyor.</p>

<h3><strong>Erzurum trafik kazası sonrası kamyon sürücüsü gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Ölümlü Erzurum trafik kazasının ardından jandarma ekipleri bölgede güvenlik önlemi aldı. Hafriyat kamyonunun sürücüsü C.D. ise jandarma tarafından gözaltına alındı.</p>

<p>Kazanın meydana geldiği noktada olay yeri inceleme ekipleri de çalışma yürüttü. Otomobil ve hafriyat kamyonu üzerinde inceleme yapan ekipler, çarpışmanın oluş şeklinin belirlenmesine yönelik bulguları kayıt altına aldı.</p>

<p>Erzurum-Çat karayolunda meydana gelen kazanın kesin nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Araçların çarpışmasına hangi etkenlerin yol açtığının, yürütülecek inceleme ve soruşturmanın ardından netleşmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Son dakika Erzurum kaza soruşturması sürüyor</strong></h3>

<p>İki kişinin hayatını kaybettiği, dört kişinin yaralandığı Erzurum kaza sonrası başlatılan soruşturma devam ediyor. Olay yeri inceleme ekiplerinin araçlar üzerindeki çalışmaları ve jandarmanın hazırlayacağı tutanakların, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.</p>

<p>Ölümlü trafik kazalarında çarpışma noktası, araçlardaki hasarın konumu ve olay yerindeki diğer fiziksel bulgular, kazanın oluş biçiminin ortaya çıkarılması için yapılan incelemenin temel unsurları arasında yer alıyor. Ancak Erzurum-Çat karayolundaki bu kazanın nedeni konusunda soruşturma tamamlanmadan kesin bir değerlendirme yapılması mümkün değil.</p>

<p>Sevda Aydın ve Serranur Aydın’ın yaşamını yitirdiği Erzurum trafik kazasıyla ilgili jandarmanın inceleme ve soruşturması sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/son-dakika-erzurum-trafik-kazasinda-otomobil-ile-hafriyat-kamyonu-carpisti-2-olu-4-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/agency/aa/son-dakika-erzurum-trafik-kazasinda-otomobil-ile-hafriyat-kamyonu-carpisti-2-olu-4-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="82536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Endonezya'daki depremde 51 kişi yaşamını yitirdi: 900'den fazla ev yıkıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/endonezyadaki-depremde-51-kisi-yasamini-yitirdi-900den-fazla-ev-yikildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/endonezyadaki-depremde-51-kisi-yasamini-yitirdi-900den-fazla-ev-yikildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın Flores bölgesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 51'e çıktı. Bölgede 101 kişi yaralanırken 900'den fazla ev yıkıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Endonezya</strong>'nın <strong>Flores </strong>bölgesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremin ardından arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Yetkililer, deprem nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 51'e yükseldiğini, yaralı sayısının ise 101 olduğunu açıkladı.</p>

<p>Depremin ardından bölgede çok sayıda yapı hasar görürken, binlerce kişi güvenli alanlara yerleştirildi. Ekiplerin enkaz ve hasarlı bölgelerdeki çalışmaları sürüyor.</p>

<h2><strong>900'den fazla ev yıkıldı</strong></h2>

<p>Deprem nedeniyle Flores bölgesinde 900'den fazla evin yıkıldığı bildirildi. Yaklaşık 450 evin ise hasar gördüğü açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Deprem</strong>den etkilenen yaklaşık 5 bin kişi, geçici barınma alanlarına yerleştirildi. Yetkililer, bölgede barınma ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Heyelanlar yolları ulaşıma kapattı</strong></h3>

<p>Depremin ardından meydana gelen heyelanlar da ulaşımı olumsuz etkiledi. Flores bölgesindeki yerleşim yerlerini birbirine bağlayan yaklaşık 700 kilometrelik kara yolunun bazı bölümlerinde ulaşım kesildi.</p>

<p><strong>Arama kurtarma ekipleri</strong>nin bölgedeki çalışmaları, ulaşımın sağlanamadığı noktalarda yaşanan güçlükler nedeniyle sürdürülüyor.</p>

<h3><strong>Bölgede yüzlerce artçı sarsıntı kaydedildi</strong></h3>

<p>Endonezya'da dün meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremin ardından çok sayıda artçı sarsıntı yaşandı. Kaydedilen en az 235 artçıdan en büyüğünün 6,2 büyüklüğünde olduğu bildirildi.</p>

<p>Öte yandan <strong>Kuzey Sumatra </strong>eyaletindeki <strong>Pematangsiantar</strong> kenti yakınlarında da 6,9 büyüklüğünde başka bir deprem meydana geldi. Bu depremin ardından bölgedeki son durumla ilgili çalışmalar devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/endonezyadaki-depremde-51-kisi-yasamini-yitirdi-900den-fazla-ev-yikildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/endonezyada-77-buyuklugundeki-depremde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-51e-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="43738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giresun Keşap’taki selde kaybolan 2 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/giresun-kesaptaki-selde-kaybolan-2-kisiyi-arama-calismalari-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/giresun-kesaptaki-selde-kaybolan-2-kisiyi-arama-calismalari-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Keşap ilçesinde sel sularına kapılan araçta bulunan Mehmet Akkaya ve Muhammet Abdullah Hakkıoğlu’nu bulmak için 148 kişilik ekip, dere boyunca arama çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun’un Keşap ilçesinde 13 Ağustos’ta meydana gelen selin ardından kaybolduğu değerlendirilen 2 kişiye ulaşılması için başlatılan arama kurtarma çalışması devam ediyor. Karadere köyü mevkisinde sel sularına kapılan araçta bulunan Mehmet Akkaya (45) ile yeğeni Muhammet Abdullah Hakkıoğlu (16), çok sayıda ekibin katıldığı çalışmayla aranıyor.</p>

<h2><strong>Keşap selinde arama alanı 9 kilometreye ulaştı</strong></h2>

<p>Keşap’ta yaşanan sel sırasında içinde 3 kişinin bulunduğu araç sel sularına kapıldı. Olayın ardından Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammet Abdullah Hakkıoğlu’na ulaşılması amacıyla bölgede geniş kapsamlı çalışma başlatıldı.</p>

<p>Giresun’daki arama kurtarma faaliyeti, olayın meydana geldiği Karadere köyü mevkisinden başlayarak derenin denizle birleştiği noktaya kadar sürdürülüyor. Yaklaşık 9 kilometrelik güzergâhı kapsayan çalışmalarda toplam 148 personel görev yapıyor.</p>

<p>Ekipler yalnızca dere yatağında değil, su altında ve karadan ulaşılabilen noktalarda da arama gerçekleştiriyor. Selin taşıdığı malzemeler ve dere hattındaki farklı bölgeler ekipler tarafından kontrol ediliyor.</p>

<h3><strong>Giresun’daki arama kurtarma çalışmalarında dron ve botlar kullanılıyor</strong></h3>

<p>Giresun Keşap seli sonrası yürütülen çalışmalarda ekiplerin farklı noktalara ulaşabilmesi için geniş araç ve ekipman desteği sağlandı. Arama faaliyetlerinde 32 araç, 4 dron ve 3 bot kullanılıyor.</p>

<p>Dronlarla dere güzergâhı havadan taranırken, botlarla su üzerinde çalışma yürütülüyor. Kara ekipleri de dere çevresi ile ulaşılabilen alanlarda kayıp iki kişiden herhangi bir iz bulunup bulunmadığını araştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sel ve taşkınların ardından yürütülen bu tür arama çalışmalarında suyun taşıdığı malzemeler nedeniyle arama sahası olay noktasının dışına kadar genişleyebiliyor. Bu nedenle Keşap’taki çalışmalar, derenin denize ulaştığı bölgeyi de kapsayacak şekilde sürdürülüyor.</p>

<h3><strong>Selde kaybolan Mehmet Akkaya ve Muhammet Abdullah Hakkıoğlu aranıyor</strong></h3>

<p>Mehmet Akkaya ile Muhammet Abdullah Hakkıoğlu’na ulaşılması için su altı, kara ve hava unsurlarının birlikte görev aldığı arama çalışmasının sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Ekipler, Karadere köyünden derenin denizle buluştuğu noktaya kadar uzanan yaklaşık 9 kilometrelik alandaki çalışmalarına devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/giresun-kesaptaki-selde-kaybolan-2-kisiyi-arama-calismalari-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/son-dakika-1.jpeg" type="image/jpeg" length="32224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı: Endonezya'daki depremler için taziye mesajı yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/disisleri-bakanligi-endonezyadaki-depremler-icin-taziye-mesaji-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/disisleri-bakanligi-endonezyadaki-depremler-icin-taziye-mesaji-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Endonezya'nın Kuzey Sumatra ve Flores bölgelerinde meydana gelen depremlerde yaşanan can kayıpları ve maddi hasar nedeniyle üzüntü duyulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanlığı</strong>, Endonezya'da meydana gelen depremlerin ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Kuzey Sumatra ve Flores bölgelerinde yaşanan depremler nedeniyle hayatını kaybedenler ve meydana gelen hasar dolayısıyla derin üzüntü duyulduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık açıklamasında, "Endonezya’nın Kuzey Sumatra ve Flores bölgelerinde meydana gelen depremlerin neden olduğu can kayıpları ve maddi hasardan dolayı derin üzüntü duyuyoruz” denildi.</p>

<h2><strong>Hayatını kaybedenlerin yakınlarına taziye mesajı</strong></h2>

<p>Açıklamada, depremlerde yaşamını yitirenlerin yakınlarına ve <strong>Endonezya</strong> halkına başsağlığı dilekleri iletildi. Yaralananlar için de acil şifa temennisinde bulunuldu.</p>

<p>Türkiye'nin, Endonezya'da meydana gelen iki ayrı <strong>deprem</strong> sonrasında yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Flores'te 7,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi</strong></h3>

<p>Endonezya'nın Flores bölgesinin 68 kilometre kuzeybatısında dün 7,7 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Ana depremin ardından bölgede en büyüğü 6,2 olan en az 235 artçı sarsıntı meydana geldi.</p>

<p>Son açıklanan verilere göre depremde 47 kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Kuzey Sumatra'da da deprem kaydedildi</strong></h3>

<p>Öte yandan <strong>Kuzey Sumatra</strong> eyaletinde, Pematangsiantar kenti yakınlarında 6,9 büyüklüğünde bir başka deprem meydana geldi. Bu depremle ilgili ilk belirlemelere göre can kaybı ya da ciddi hasar yaşanmadığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/disisleri-bakanligi-endonezyadaki-depremler-icin-taziye-mesaji-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiye-endonezyadaki-depremlerin-neden-oldugu-can-kayiplari-nedeniyle-derin-uzuntu-duyuyor.png" type="image/jpeg" length="52739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü’nde boğulma faciası: Tuşba’da göle giren 2 kardeş hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/van-golunde-bogulma-faciasi-tusbada-gole-giren-2-kardes-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/van-golunde-bogulma-faciasi-tusbada-gole-giren-2-kardes-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’ın Tuşba ilçesinde serinlemek için Van Gölü’ne giren 18 yaşındaki S.A. ile 24 yaşındaki M.A. boğularak hayatını kaybetti. İki oğlunu kurtarmaya çalışan babanın tedavisi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van’ın Tuşba ilçesinde yaşanan boğulma olayı iki kardeşin ölümüyle sonuçlandı. Amik Kalesi yakınlarında Van Gölü’ne giren 18 yaşındaki S.A. ve 24 yaşındaki M.A., bir süre sonra suda çırpınmaya başladı. Çocuklarını kurtarmak için göle giren baba S.A. da boğulma tehlikesi geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tuşba’da boğulma olayında baba da suya girdi</strong></h2>

<p>Olay, Tuşba ilçesindeki Amik Kalesi yakınlarında meydana geldi. Serinlemek amacıyla Van Gölü’ne giren iki kardeşin suda zorlandığını fark eden baba, çocuklarına ulaşmaya çalıştı.</p>

<p>Babanın da suda güçlük çekmesi üzerine çevrede bulunan vatandaşlar yardıma koştu. Baba ile iki oğlu vatandaşlar tarafından sudan çıkarılırken, durumun bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı, Van Emniyet Müdürlüğü deniz polisi ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından baba ve iki kardeş ambulanslarla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezine kaldırıldı.</p>

<h3><strong>Van Gölü’nde boğulan 2 kardeş kurtarılamadı</strong></h3>

<p>Hastanede tedavi altına alınan 18 yaşındaki S.A. ile 24 yaşındaki M.A., doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. İki kardeşin ölümüyle sonuçlanan Van’daki boğulma olayında baba S.A.’nın ise tedavisinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>Van Gölü’nde meydana gelen olayın ardından ekipler, benzer boğulma vakalarının önüne geçilebilmesi için vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Özellikle yüzmenin önerilmediği ve cankurtaran hizmetinin bulunmadığı bölgelerde göle girilmemesi istendi.</p>

<h3><strong>Van’da boğulma vakalarına karşı güvenli yüzme alanı uyarısı</strong></h3>

<p>Cankurtaran hizmeti bulunmayan bölgelerde yaşanabilecek acil durumlarda müdahalenin gecikebilmesi, suya girilecek alanın seçimini daha da önemli hale getiriyor. Yetkililer bu nedenle vatandaşların güvenli olduğu belirtilen bölgeleri tercih etmelerini ve yapılan uyarıları dikkate almalarını istedi.</p>

<p>Tuşba’daki boğulma olayında iki kardeş hayatını kaybederken, çocuklarını kurtarmaya çalışırken boğulma tehlikesi geçiren babanın hastanedeki tedavisi sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/van-golunde-bogulma-faciasi-tusbada-gole-giren-2-kardes-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/agency/aa/van-golunde-bogulma-faciasi-tusbada-gole-giren-2-kardes-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="68817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan'da iki adada orman yangını: İskiri ve Andros'ta müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-iki-adada-orman-yangini-iskiri-ve-androsta-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-iki-adada-orman-yangini-iskiri-ve-androsta-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan'ın İskiri Adası'nda başlayan orman yangını ikinci gününde devam ediyor. Andros Adası'nda da sabah saatlerinde yeni bir yangın çıkarken, ekipler her iki bölgede havadan ve karadan çalışma yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>'ın İskiri Adası'nda dün başlayan <strong>orman yangını</strong>na müdahale ikinci gününde devam ediyor. Atsitsa bölgesindeki ormanlık alanda çıkan yangının söndürülmesi için gece boyunca karadan çalışma yürütülürken, sabah saatleriyle birlikte hava unsurları da devreye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İskiri'deki yangına hava araçları destek veriyor</strong></h2>

<p>Yunan basınında yer alan bilgilere göre, <strong>İskiri Adası</strong>'nın <strong>Atsitsa</strong> bölgesinde yerel saatle 16.00 sıralarında başlayan yangın henüz söndürülemedi.</p>

<p>İtfaiye ekipleri gece boyunca alevlerin yayılmasını önlemek için karadan çalışmalarını sürdürdü. Günün ilk ışıklarıyla birlikte yangın söndürme çalışmalarına havadan da destek verilmeye başlandı.</p>

<h3><strong>Olay yerine ekipler sevk edildi</strong></h3>

<p>Bölgede 4 yangın söndürme uçağı ile 2 helikopter görevlendirildi. Ayrıca farklı bölgelerden adaya ek itfaiye ekipleri gönderildi.</p>

<p>Öte yandan Yunanistan İtfaiye Teşkilatı, <strong>Andros Adası</strong>'nda da sabah saatlerinde ormanlık bir alanda yangın çıktığını açıkladı.</p>

<p>Yangına kara ekiplerinin yanı sıra hava araçlarıyla da müdahale edildiği bildirildi. Ekiplerin her iki adadaki yangınları kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-iki-adada-orman-yangini-iskiri-ve-androsta-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanin-iskiri-adasindaki-orman-yangini-ikinci-gununde-de-devam-ediyor.png" type="image/jpeg" length="23768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hastaneye kaldırılan Mahir Polat'tan açıklama: "Bugün daha iyiyim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hastaneye-kaldirilan-mahir-polattan-aciklama-bugun-daha-iyiyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hastaneye-kaldirilan-mahir-polattan-aciklama-bugun-daha-iyiyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şiddetli göğüs ağrısı, spazm ve sol kol ağrısı nedeniyle hastaneye kaldırılan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, sağlık durumuyla ilgili açıklama yaptı. Polat, kardiyoloji servisinde müşahade altında tutulduğunu ve tedavi programına devam ettiğini belirterek, “Bugün daha iyiyim” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Mahir Polat</strong>, şiddetli göğüs ağrısı nedeniyle kaldırıldığı hastanedeki sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Polat, uzun süredir aralıklarla devam eden sağlık sorunları nedeniyle sürdürdüğü <strong>kardiyatik tedavi programına devam ettiğini</strong> belirterek, bugün kendisini daha iyi hissettiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Şiddetli göğüs ve sol kol ağrısı yaşadı</strong></h2>

<p>Polat, dün şiddetli göğüs ağrıları, spazm ve eş zamanlı sol kol ağrıları nedeniyle hastaneye yatırıldığını açıkladı.</p>

<p>Doktorlarının kararıyla kardiyoloji servisinde müşahade altında tutulduğunu belirten Polat, sağlık durumuyla ilgili yaptığı paylaşımda tedavisinin sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Polat, “Uzun süredir aralıklarla devam eden sorunlarım için sürdürdüğüm kardiyatik tedavi programına devam ediyorum. Bugün daha iyiyim” dedi.</p>

<h3><strong>“Arayan, soran herkese teşekkür ederim”</strong></h3>

<p>Hastanede kendisini yalnız bırakmayanlara da teşekkür eden Polat, arayan, soran ve geçmiş olsun dileklerini iletenlere minnettar olduğunu belirtti.</p>

<p>Polat, sağlık durumu nedeniyle mesajlara yanıt veremediği için özür dileyerek, kendisine geçmiş olsun dileklerini iletenlere teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mahir Polat daha önce de sağlık sorunları yaşamıştı</strong></h3>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonlar kapsamında <strong>19 Mart 2025'te gözaltına alınan ve 23 Mart'ta tutuklanan</strong> Mahir Polat, cezaevinde bulunduğu dönemde sağlık sorunları yaşamıştı.</p>

<p>Süreçte anjiyo yapılan ve tansiyonu kontrol altına alınamayan Polat, Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda 9 Nisan 2025'te “konutu terk etmeme” adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hastaneye-kaldirilan-mahir-polattan-aciklama-bugun-daha-iyiyim</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/87554d88-4168-4519-834e-085bc413ea7f.jpeg" type="image/jpeg" length="62761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orman yangınlarında adli bilanço: 64 yangın, 11 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/orman-yanginlarinda-adli-bilanco-64-yangin-11-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/orman-yanginlarinda-adli-bilanco-64-yangin-11-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Haziran 2026'dan bu yana 22 ilde meydana gelen ve adli işlem yapılan 64 orman yangınına ilişkin 43 şüphelinin tespit edildiğini açıkladı. Şüphelilerden 11'i tutuklanırken, 18 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, son bir haftada Türkiye'nin farklı illerinde meydana gelen <strong>orman yangınlarına ilişkin yürütülen soruşturmaların bilançosunu</strong> açıkladı.</p>

<p>Gürlek'in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, son bir haftada Adıyaman, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Kırklareli, Kocaeli ve Sinop'ta meydana gelen 10 orman yangınına ilişkin soruşturmalar yürütüldü.</p>

<h2><strong>Son bir haftada 10 orman yangınına soruşturma</strong></h2>

<p>Son bir haftada meydana gelen 10 orman yangını kapsamında <strong>6 şüpheli hakkında işlem yapıldı</strong>.</p>

<p>Bu şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. 3 şüphelinin ise gözaltı işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>1 Haziran'dan bu yana 43 şüpheli tespit edildi</strong></h3>

<p>Bakan Gürlek, <strong>1 Haziran 2026'dan bugüne kadar</strong> 22 ilde adli işlem yapılan 64 orman yangını bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Bu yangınlara ilişkin soruşturmalarda toplam <strong>43 şüpheli tespit edildi</strong>.</p>

<p>Şüphelilerden 11'i tutuklandı. 18'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 3 şüphelinin ise gözaltı işlemleri sürüyor.</p>

<p><img alt="9308A829 D216 4702 B0Cb 03C067679602.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9308a829-d216-4702-b0cb-03c067679602jpg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>“Yangınların çıkış nedenleri tüm yönleriyle araştırılıyor”</strong></h3>

<p>Gürlek, orman yangınlarına ilişkin adli süreçlerin kararlılıkla takip edildiğini belirtti.</p>

<p>Cumhuriyet başsavcılıklarının, yangınların <strong>çıkış nedenlerini ve sorumlularını tüm yönleriyle araştırdığını</strong> belirten Gürlek, soruşturmaların Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı'nın yakın takibinde yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>“Hiçbir orman yangınının faili meçhul kalmasına müsaade edilmeyecek”</strong></h3>

<p>Gürlek, orman yangınlarında kastın yanı sıra ihmal ve tedbirsizlik iddialarının da soruşturulduğunu belirterek, sorumluların adalet önünde hesap vereceğini söyledi.</p>

<p>Bakan Gürlek, <strong>suç şüphesi bulunan hiçbir orman yangınının faili meçhul kalmasına izin verilmeyeceğini</strong> vurguladı.</p>

<p>Bakan Gürlek'in sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:  </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Son bir haftada Adıyaman, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Kırklareli, Kocaeli ve Sinop’ta meydana gelen 10 orman yangınına ilişkin soruşturmalarda 6 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 2 şüpheli tutuklanmış, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 3 şüphelinin gözaltı işlemleri devam etmektedir.</p>

<p>1 Haziran 2026’dan bugüne ise 22 ilimizde adli işlem yapılan 64 orman yangınına ilişkin toplam 43 şüpheli tespit edilmiştir. Şüphelilerden 11’i tutuklanmış, 18 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. 3 şüphelinin gözaltı işlemleri sürmektedir.</p>

<p>Nefesimiz, geleceğimiz ve gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli miraslardan biri olan Yeşil Vatanımızı tehdit eden orman yangınlarına ilişkin adli süreçleri kararlılıkla takip ediyoruz. Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığımızın yakın takibinde, Cumhuriyet başsavcılıklarımız yangınların çıkış nedenlerini ve sorumlularını tüm yönleriyle araştırmaktadır.</p>

<p>Milletimiz müsterih olsun; ormanlarımızı kasten yakanlar da ihmal veya tedbirsizlikleriyle yangına sebebiyet verenler adalet önünde hesap vermektedir. Suç şüphesi bulunan hiçbir orman yangınının faili meçhul kalmasına müsaade edilmeyecektir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/orman-yanginlarinda-adli-bilanco-64-yangin-11-tutuklama</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/7cedcf6c-1503-45bc-9c19-fa76bc0ed39bjpg.webp" type="image/jpeg" length="49814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="14357"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="46621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="93239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="86015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="72719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="47157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="19221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="43051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="62991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="99841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="98073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="77242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="46055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="98987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="23938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="64774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="33909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="46626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="71293"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
