<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 10:44:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK açıkladı: Güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı 2025’te 609 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-guvenlik-birimlerine-gelen-cocuk-sayisi-2025te-609-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-guvenlik-birimlerine-gelen-cocuk-sayisi-2025te-609-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK 2025 verilerine göre güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk sayısı %0,4 azalarak 609 bin 959 oldu. Çocukların %43,9'unu mağdur çocuklar oluştururken, suça sürüklenen çocuklarda yaralama suçu %41,6 ile ilk sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri verilerini açıkladı. Verilere göre, güvenlik birimlerine yansıyan çocuk olaylarında bir önceki yıla kıyasla sınırlı bir düşüş kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan resmi verilere göre, 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 0,4 azaldı. Böylece toplam olay sayısı 609 bin 959 olarak kayıtlara geçti. Güvenlik birimleriyle temas kuran bu çocukların büyük bir bölümünü adli süreçlerde mağdur konumunda yer alanlar oluştururken, geriye kalan grubun suça sürüklenme, bilgi alma, kayıp vakaları veya kabahat iddiaları nedeniyle emniyet güçleriyle bir araya geldiği saptandı.</p>

<h3><strong>Çocukların güvenlik birimlerine geliş nedenleri sıralandı</strong></h3>

<p>Güvenlik birimlerine yansıyan çocukların tablo genelindeki dağılımı incelendiğinde en büyük payı 267 bin 794 çocuk ile mağdur statüsündekiler aldı. Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla güvenlik birimlerine getirilen ve suça sürüklenen çocuk sayısı 196 bin 308 olurken; 92 bin 301 çocuk bilgisine başvurma amacıyla emniyet birimlerinde yer aldı. Ayrıca hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunan 18 bin 554 çocuk ile kabahat işlediği iddiasıyla getirilen 28 bin 251 çocuk da genel istatistiklere yansıdı. Diğer nedenlerle birimlere gelen çocuk sayısı ise 6 bin 751 olarak belirlendi.</p>

<h2><strong>Suça sürüklenen çocuklarda yaralama vakaları öne çıktı</strong></h2>

<p>Suça sürüklenme sebebiyle güvenlik birimlerine gelen çocuklara isnat edilen fiiller arasında yaralama olayları ilk sırada yer aldı. Suç isnat edilen çocukların yüzde 41,6'sının yaralama eylemi nedeniyle adli mercilere sevk edildiği görüldü. Hırsızlık suçu yüzde 14,7 ile ikinci sırada gelirken, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, satmak ya da satın almak suçlaması yüzde 9,7’lik bir dilimi oluşturdu. Tehdit suçları ise yüzde 5,1 ile takip eden diğer önemli başlık oldu.</p>

<h3><strong>Mağdur çocuklar içerisinde suç mağduriyetinin payı</strong></h3>

<p>Güvenlik birimlerine yansıyan çocukların yüzde 43,9'unu oluşturan mağdur çocukların geliş sebepleri incelendiğinde, büyük çoğunluğun doğrudan adli bir suçun mağduru olduğu görüldü. Toplam 267 bin 794 mağdur çocuğun yüzde 83,9'u doğrudan bir suç mağduriyeti, yüzde 16,1'i ise takibi gereken olay mağduriyeti kapsamında değerlendirildi. Doğrudan suç mağduru olan 224 bin 579 çocuğun maruz kaldığı eylemlere bakıldığında yüzde 59,2 ile yaralama ilk sırada yer alırken; bunu yüzde 10,3 ile cinsel suçlar, yüzde 8,5 ile aile düzenine karşı işlenen suçlar ve yüzde 5 ile tehdit vakaları izledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-guvenlik-birimlerine-gelen-cocuk-sayisi-2025te-609-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/cocuk-aa-2237066.jpg" type="image/jpeg" length="67175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli maaş zam farkı ne zaman yatacak? Emekli maaş farkları Ağustos ayında yatacak mı? SSK, Bağ-Kur ödeme takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-zam-farki-ne-zaman-yatacak-emekli-maas-farklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-zam-farki-ne-zaman-yatacak-emekli-maas-farklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli maaş farkı ödemeleri ne zaman yapılacak? 2026 Temmuz emekli zammı kapsamında en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesini içeren düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme maaş ödeme dönemine yetişmediği için eski tutar üzerinden ödeme alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, 3.552 TL zam farkının hangi tarihte hesaplara yatırılacağını araştırıyor. İşte SGK tarafından yürütülecek ödeme sürecine ilişkin son bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En düşük emekli aylığını 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye yükselten düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak yasal düzenleme maaş ödeme takvimine yetişmediği için çok sayıda <strong>SSK</strong> ve <strong>Bağ-Kur</strong> emeklisine temmuz aylığı eski tutar üzerinden ödendi. Bu nedenle oluşan <strong>emekli maaş farkı</strong> ödemelerinin hangi tarihte hesaplara yatırılacağı merak edilirken, ödeme takviminin <strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)</strong> tarafından ayrıca duyurulması bekleniyor.</p>

<p>Düzenleme kapsamında en düşük emekli aylığından yararlanan hak sahipleri için oluşan fark ödemeleri, SGK tarafından belirlenecek takvim doğrultusunda banka hesaplarına aktarılacak. Henüz kurum tarafından ödeme tarihine ilişkin resmî bir takvim açıklanmadı.</p>

<h2><strong>Emekli Maaş Farkı Ne Zaman Yatacak?</strong></h2>

<p>En düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesine ilişkin düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak düzenlemenin yasalaşma sürecinin maaş ödeme günlerine yetişmemesi nedeniyle temmuz ayı ödemeleri eski taban aylık üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu nedenle oluşan maaş farklarının, <strong>SGK tarafından açıklanacak özel ödeme takvimi</strong> kapsamında Ağustos ayı içerisinde hak sahiplerinin hesaplarına yatırılması bekleniyor. Ödeme tarihine ilişkin kesin takvim ise henüz açıklanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>3.552 TL Zam Farkı Kimlere Ödenecek?</strong></h3>

<p>Yapılan düzenleme ile en düşük emekli aylığı 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye yükseltildi.</p>

<p>Bu kapsamda, kök aylığı nedeniyle en düşük emekli aylığı uygulamasından yararlanan ve temmuz ayında ödemesini eski tutar üzerinden alan hak sahiplerine oluşan fark ödemesi yapılacak.</p>

<p>En düşük aylık üzerinden ödeme alan emekliler için oluşan fark tutarı <strong>3 bin 552 TL</strong> olarak hesaplanıyor. Ancak kişilerin hesaplarına yatırılacak kesin tutar, SGK kayıtlarında yer alan aylık bilgileri ve ödeme durumuna göre farklılık gösterebiliyor.</p>

<p><img alt="SGK Uzmanı yanıtladı: " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/sgk-10-sozlesmeli-bilisim-personeli-alacak.jpg" ya="" /></p>

<h3><strong>SGK Ödeme Takvimini Açıklayacak</strong></h3>

<p>Emekli maaş farklarının yatırılacağı tarih, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenecek ödeme programıyla duyurulacak.</p>

<p>SGK'nın yapacağı açıklamanın ardından fark ödemeleri, emeklilerin maaş aldığı banka hesaplarına veya PTT aracılığıyla yatırılacak. Kurum tarafından ödeme takvimi yayımlandığında hak sahipleri e-Devlet ve bankaları üzerinden ödemelerini takip edebilecek.</p>

<h3><strong>Memur Emeklisi Zam Farkı Ne Zaman Ödenecek?</strong></h3>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yanı sıra Emekli Sandığı kapsamındaki memur emeklileri de temmuz ayı zam farkı ödemelerini bekliyor.</p>

<p>Memur emeklilerine uygulanan <strong>yüzde 13,52</strong> oranındaki temmuz zammından kaynaklanan <strong>14 günlük maaş farkı </strong>ödemeleri de SGK tarafından açıklanacak ayrı bir takvim kapsamında gerçekleştirilecek. Bu ödemelerin tarihi konusunda da henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3><strong>En Düşük Emekli Maaşı Düzenlemesi Ne Getirdi?</strong></h3>

<p>Yasal düzenleme ile en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL olarak yeniden belirlendi. Düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girerken, ödeme dönemine yetişmediği için temmuz ayında birçok emekliye eski tutar üzerinden ödeme yapıldı.</p>

<p>Bu nedenle oluşan fark ödemeleri, SGK'nın belirleyeceği takvim doğrultusunda ayrıca hesaplara yatırılacak. Kurum tarafından yapılacak resmî duyurunun ardından ödeme tarihleri netleşecek.</p>

<p><img alt="Memur, emekli ve sosyal yardım zam oranları yarın belli oluyor" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kripto-para-transferlerinde-turk-lirasi-ruzgari.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Emekli Maaş Farkı Ödemelerinde Son Durum</strong></h3>

<p>Temmuz 2026 dönemi için en düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin düzenleme yürürlüğe girmiş bulunuyor. Buna karşın <strong>SSK</strong>, <strong>Bağ-Kur</strong> ve düzenlemeden yararlanan diğer hak sahiplerinin maaş farklarının yatırılacağı kesin tarih henüz açıklanmadı. SGK'nın ödeme takvimini duyurmasının ardından fark ödemeleri belirlenen tarihlerde hak sahiplerinin hesaplarına aktarılacak. Emekliler, ödeme sürecine ilişkin güncel bilgileri SGK'nın resmî açıklamaları ve e-Devlet üzerinden takip edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-zam-farki-ne-zaman-yatacak-emekli-maas-farklari</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/emekli-maas-3.webp" type="image/jpeg" length="17149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALES/3 başvuruları ne zaman başlayacak? ALES/3 başvurusu nasıl yapılır? 2026 ALES/3 sınav tarihi hangi gün?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ales3-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-ales3-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ales3-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-ales3-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 ALES/3 ne zaman yapılacak? ÖSYM tarafından yayımlanan sınav takvimiyle ALES/3 başvuru tarihleri ve sınav günü netleşti. Akademik kariyer hedefleyen adayların katılacağı yılın son Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES/3) için başvuru süreci, sınav tarihi, oturum saati ve puan geçerlilik süresine ilişkin ayrıntılar açıklandı. İşte 2026 ALES/3 sınav takvimi ve başvuru sürecine ilişkin güncel bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (<strong>ÖSYM</strong>) tarafından yayımlanan 2026 sınav takvimiyle birlikte <strong>Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES/3)</strong> tarihleri belli oldu. Takvime göre 2026 yılının son ALES oturumu <strong>29 Kasım 2026 Pazar</strong> günü gerçekleştirilecek. Sınava katılmak isteyen adaylar ise belirlenen tarihler arasında başvurularını ÖSYM'nin elektronik başvuru sistemi üzerinden yapabilecek.</p>

<p>Yüksek lisans, doktora ve akademik personel alımlarında kullanılan ALES puanını almak isteyen adaylar için başvuru ve sınav takvimi ÖSYM tarafından duyuruldu. Başvurular elektronik ortamda alınacak ve sınav Türkiye genelindeki sınav merkezlerinde eş zamanlı olarak uygulanacak.</p>

<h2><strong>2026 ALES/3 Ne Zaman Yapılacak?</strong></h2>

<p>ÖSYM'nin 2026 sınav takvimine göre <strong>ALES/3</strong>, <strong>29 Kasım 2026 Pazar</strong> günü gerçekleştirilecek.</p>

<p>Sınava ilişkin temel bilgiler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sınav tarihi:</strong> 29 Kasım 2026 Pazar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav saati:</strong> 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Soru sayısı:</strong> 100 (50 sayısal, 50 sözel)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav süresi:</strong> 150 dakika</p>
 </li>
</ul>

<p>Sınav, ÖSYM tarafından belirlenen sınav merkezlerinde aynı gün ve aynı saatte uygulanacak.</p>

<p><img alt="ösym sınav-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-64f7678bdece88de4c42b898149865d9.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>ALES/3 Başvuruları Ne Zaman Başlayacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM takvimine göre <strong>2026-ALES/3</strong> başvuruları <strong>7 Ekim 2026</strong> tarihinde başlayacak.</p>

<p>Başvurular <strong>15 Ekim 2026</strong> tarihinde sona erecek. Adaylar başvuru işlemlerini son başvuru günü saat <strong>23.59'a</strong> kadar tamamlayabilecek.</p>

<h3><strong>ALES/3 Başvurusu Nasıl Yapılır?</strong></h3>

<p>2026-ALES/3 başvuruları ÖSYM'nin elektronik başvuru sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.</p>

<p>Başvuru sürecinde adayların izleyeceği adımlar şu şekilde sıralanıyor:</p>

<ol>
 <li>
 <p>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) veya ÖSYM AİS mobil uygulamasına giriş yapılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. Kimlik Numarası ve aday şifresi ya da e-Devlet bilgileriyle sisteme giriş yapılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>"2026-ALES/3" başvuru ekranı üzerinden sınav merkezi tercihinin yapılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerinin onaylanmasının ardından sınav ücretinin ÖSYM Ödeme Sistemi veya anlaşmalı bankalar aracılığıyla yatırılması.</p>
 </li>
</ol>

<p>Başvurunun geçerli sayılabilmesi için başvuru işlemleri ile sınav ücretinin belirlenen süre içerisinde tamamlanması gerekiyor.</p>

<p><img alt="ösym sınav" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" width="716" /></p>

<h3><strong>2026 ALES/3 Kimler İçin Düzenleniyor?</strong></h3>

<p>ALES, lisansüstü eğitim ve akademik kariyer hedefleyen adaylar tarafından kullanılan merkezi sınavlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Sınav puanı;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek lisans başvurularında,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doktora programlarında,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sanatta yeterlik programlarında,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğretim görevlisi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Araştırma görevlisi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uzman kadrolarına yapılacak başvurularda</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>ilgili mevzuat kapsamında kullanılabiliyor.</p>

<h3><strong>ALES Puanı Kaç Yıl Geçerli?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından uygulanan ALES'ten alınan puanlar, sonuçların açıklandığı tarihten itibaren <strong>5 yıl</strong> süreyle geçerliliğini koruyor.</p>

<p>Adaylar, geçerlilik süresi boyunca puanlarını lisansüstü eğitim başvurularında ve üniversitelerin akademik personel ilanlarında kullanabiliyor.</p>

<p><img alt="ösym sınav" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-8ea2ecf70e33bb6faaf9e2a16264a844.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 ÖSYM ALES/3 Takvimi</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından yayımlanan 2026 sınav takvimine göre yılın son <strong>ALES/3</strong> oturumu <strong>29 Kasım 2026 Pazar</strong> günü gerçekleştirilecek. Başvurular <strong>7-15 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında elektronik ortamda alınacak. Sınav saat 10.15'te başlayacak ve adaylara 100 soruyu yanıtlamaları için 150 dakika süre verilecek. Başvuru ve sınav sürecine ilişkin güncel duyurular, ÖSYM'nin resmî internet sitesi ve Aday İşlemleri Sistemi üzerinden takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ales3-basvurulari-ne-zaman-baslayacak-ales3-basvuru</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sinav-2377407.jpg" type="image/jpeg" length="63512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ege ihracatı temmuz ayında arttı: 1,7 milyar dolar aşıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ege-ihracati-temmuz-ayinda-artti-17-milyar-dolar-asildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ege-ihracati-temmuz-ayinda-artti-17-milyar-dolar-asildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri, temmuz ayında ihracatını yüzde 7 artırarak 1 milyar 746 milyon dolara çıkardı. Bölgenin yıllık ihracatı ise 19 milyar doları aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri (<strong>EİB</strong>) bünyesindeki firmalar, temmuz ayı <strong>ihracat</strong> performansıyla yeni bir seviyeye ulaştı. Birlik üyelerinin gerçekleştirdiği dış satım, aylık bazda şimdiye kadarki en yüksek rakama çıktı.</p>

<p>EİB tarafından yapılan açıklamada, haziran ayında 1 milyar 743 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren birlik firmalarının, temmuz ayında bu rakamı artırarak 1 milyar 746 milyon dolara yükselttiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Ege ihracatı geçen yıla göre arttı</strong></h2>

<p>Ege Bölgesi'nin temmuz ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemindeki 1 milyar 634 milyon dolarlık seviyeye göre yüzde 7 artış gösterdi.</p>

<p>Sektör bazında değerlendirildiğinde sanayi ihracatı yüzde 4 yükselerek 911 milyon dolara ulaşırken, <strong>tarım ürünleri ihracatı </strong>yüzde 5 artışla 677,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p>Madencilik sektörünün ihracatı ise temmuz ayında dikkat çeken artış göstererek yüzde 47 yükseldi ve 157 milyon dolara çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yıllık ihracat 19 milyar doları geçti</strong></h3>

<p>EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yaptığı değerlendirmede haziran ayının ardından temmuz ayında da aylık ihracat seviyesinde en yüksek rakama ulaşıldığını aktardı.</p>

<p>Öztürk, <strong>Ege</strong> Bölgesi'nin yıllık ihracatının 19 milyar dolar seviyesini aştığını ifade etti. Bölgedeki 9 ilin 7'sinin temmuz ayında ihracatını artırdığını aktaran Öztürk, ihracat performansındaki yükselişin sürdüğünü kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ege-ihracati-temmuz-ayinda-artti-17-milyar-dolar-asildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/egeli-ihracatcilar-haziranin-ardindan-temmuzda-da-aylik-ihracat-rekoru-kirdi.png" type="image/jpeg" length="73656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzun yaşamın sırrı mucize besinlerde değil: Sağlıklı yaş almanın yolu ufak alışkanlıklarda saklı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzun-yasamin-sirri-mucize-besinlerde-degil-saglikli-yas-almanin-yolu-ufak-aliskanliklarda-sakli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzun-yasamin-sirri-mucize-besinlerde-degil-saglikli-yas-almanin-yolu-ufak-aliskanliklarda-sakli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Ziya Mocan, sağlıklı yaş almanın sırrının mucize besinlerde değil, genç yaşta kazanılan yaşam tarzı alışkanlıklarında saklı olduğunu belirterek damar sağlığı ve kas kütlesini korumanın önemine değindi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ziya Mocan</strong>, modern tıbbın artık sadece yaşam süresini uzatmaya değil, sağlıklı geçirilen yılları artırmaya odaklandığını belirterek yaşam tarzı alışkanlıklarının sağlıklı yaş alma sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti.</p>

<p>Mocan, <i>"Uzun yaşam denildiğinde akla ilk olarak genetik geliyor. Oysa bilimsel çalışmalar, yaşam tarzı alışkanlıklarının son derece belirleyici olduğunu gösteriyor. Amaç sadece 90 ya da 100 yaşına ulaşmak değil, o yaşlara bağımsız hareket edebilen, üretken ve yaşam kalitesi yüksek bireyler olarak ulaşabilmek"</i> dedi.</p>

<h2><strong>"Takvim yaşınız ile biyolojik yaşınız aynı olmayabilir"</strong></h2>

<p>Yaşlanma sürecinin yalnızca takvim yaşıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Ziya Mocan, damar sağlığının biyolojik yaşın en temel göstergesi olduğunu aktardı.</p>

<p>Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, sedanter (hareketsiz) yaşam ve kronik stresin damar yapısını bozarak biyolojik yaşı hızlandırdığını belirten Mocan, düzenli tansiyon, kan şekeri ve kolesterol kontrollerinin kalp-damar hastalıklarını önlemede hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sadece kilo kontrolü yetmez: Kas kütlenizi koruyun</strong></h3>

<p>İleri yaşlarda sadece kilo takibinin yeterli olmadığını, kas kütlesinin korunmasının yaşam kalitesini doğrudan belirlediğini ifade eden Mocan, yaşla birlikte artan kas kaybının düşme riskini ve hareket kısıtlılığını beraberinde getirdiğini belirtti.</p>

<p>Sağlıklı kas yapısı için önerilerini sıralayan Mocan, haftada en az iki gün kas güçlendirici egzersiz yapılması, düzenli yürüyüş ve yeterli protein tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Uzun yaşam bütüncül bir tercihtir"</strong></h3>

<p>Uzun ve kaliteli bir ömrün tek bir takviye ya da mucize besinle elde edilemeyeceğini hatırlatan Prof. Dr. Mocan, sağlıklı yaş almayı destekleyen temel unsurları şu şekilde özetledi:</p>

<p>"Sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve sağlıklı yağ ağırlıklı beslenerek işlenmiş gıdalar ve şekerden uzak durulmalı. Hücre yenilenmesi için uyku düzeni sağlanmalı, kronik stres kontrol altına alınmalı. Yeni bilgiler öğrenmek, kitap okumak, hobiler edinmek ve güçlü sosyal ilişkiler kurmak zihni aktif tutar. Uzun yaşamın sırrı tek bir ilaçta ya da mucize bir besinde saklı değil. Her gün yaptığımız seçimler, nasıl beslendiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz ve uykumuza gösterdiğimiz özen yıllar içinde biyolojik yaşımızı şekillendiriyor. Sağlıklı yaş almak, genç yaşlarda kazanılan doğru alışkanlıklarla başlar."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzun-yasamin-sirri-mucize-besinlerde-degil-saglikli-yas-almanin-yolu-ufak-aliskanliklarda-sakli</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-04t103211975.jpg" type="image/jpeg" length="66978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir elektrik kesintisi sorgulama: İzmir'de elektrikler ne zaman gelecek? 4 Ağustos elektrik kesintisi hangi ilçelerde?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-elektrik-kesintisi-sorgulama-izmirde-elektrik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-elektrik-kesintisi-sorgulama-izmirde-elektrik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir elektrik kesintisi 4 Ağustos 2026 tarihinde hangi ilçeleri etkileyecek? GDZ Elektrik, planlı bakım, şebeke yenileme, trafo çalışmaları ve altyapı işlemleri nedeniyle 14 ilçede elektrik kesintisi uygulanacağını duyurdu. Kesintiden etkilenecek mahalleler, çalışma nedenleri ve elektriklerin yeniden verilmesinin planlandığı saatler açıklandı. İşte GDZ Elektrik 4 Ağustos İzmir elektrik kesintisi programına ilişkin güncel bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>GDZ Elektrik</strong>, 4 Ağustos 2026 Salı günü İzmir genelinde planlı bakım, şebeke yenileme, trafo bakımı, kapasite artırımı ve ağaç kesimi çalışmaları nedeniyle <strong>14 ilçede planlı elektrik kesintisi</strong> uygulanacağını açıkladı. Kurumun yayımladığı programa göre kesintiler gün içerisinde farklı saat aralıklarında gerçekleştirilecek. Çalışmalardan etkilenecek ilçe ve mahalleler ile planlanan bitiş saatleri kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>GDZ Elektrik'in açıklamasına göre çalışmaların planlanan süreden önce tamamlanması hâlinde elektrik enerjisi ilan edilen saatlerden daha erken verilebilecek. Kesinti süresince vatandaşların elektrikli cihazları korumaya yönelik gerekli tedbirleri almaları tavsiye edildi.</p>

<h2><strong>4 Ağustos İzmir Elektrik Kesintisi Hangi İlçeleri Kapsıyor?</strong></h2>

<p>GDZ Elektrik'in yayımladığı programa göre 4 Ağustos 2026 tarihinde planlı elektrik kesintisi uygulanacak ilçeler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Aliağa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Balçova</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bergama</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bornova</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çeşme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çiğli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Foça</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güzelbahçe</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karabağlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kemalpaşa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Menemen</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ödemiş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seferihisar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Urla</p>
 </li>
</ul>

<p>Kesintiler ilçelere göre farklı saat aralıklarında uygulanacak.</p>

<h3><strong>Aliağa, Balçova ve Bergama Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Aliağa ilçesinde Çıtak, Çoraklar, Güzelhisar, Karaköy, Karakuzu, Uzunhasanlar ve Yalı mahallelerinde 09.00-15.00 saatleri arasında TEİAŞ hat bakım çalışmaları nedeniyle kesinti uygulanacak. Bozköy ve Şehitkemal mahallelerinde ise 10.00-16.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışmaları gerçekleştirilecek.</p>

<p>Balçova'da İnciraltı Mahallesi 09.00-12.00 saatleri arasında röle akü redresör arızası nedeniyle elektrik kesintisinden etkilenecek.</p>

<p>Bergama ilçesinde Ayaskent ve Zağnoz mahallelerinde 10.00-17.00 saatleri arasında ağaç kesimi çalışmaları yapılırken, Eğrigöl, Fatih ve Ovacık mahallelerinde 10.30-12.00 saatleri arasında üçüncü şahıs talebi kapsamında planlı kesinti uygulanacak.</p>

<h3><strong>Bornova, Çeşme ve Çiğli Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Bornova'da Kavaklıdere Mahallesi 09.00-17.00 saatleri arasında ağaç kesimi çalışmaları nedeniyle elektriksiz kalacak. Gürpınar ve Kemalpaşa mahallelerinde ise 12.00-14.00 saatleri arasında şebeke yenileme çalışmaları yapılacak.</p>

<p>Çeşme ilçesinde Yalı Mahallesi'nde 08.30-12.30 ile 13.00-17.00 saatleri arasında şebeke yenileme ve kapasite artırımı çalışmaları gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiğli'de Evka-2, Güzeltepe, Şirintepe ve Yakakent mahallelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında ağaç kesimi çalışmaları yapılacak. Cumhuriyet Mahallesi ise 10.00-16.00 saatleri arasında şebeke yenileme çalışmaları kapsamında kesintiden etkilenecek.</p>

<h3><strong>Foça, Güzelbahçe ve Karabağlar Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Foça ilçesinde Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal Atatürk ve Yenibağarası mahallelerinde 10.00-13.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışmaları yürütülecek.</p>

<p>Güzelbahçe'de Kahramandere ve Mustafa Kemal Paşa mahallelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında manevra çalışması nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Karabağlar ilçesinde Günaltay, Kibar, Barış ve Sevgi mahalleleri 09.00-17.00 saatleri arasında ağaç kesimi çalışmaları kapsamında elektriksiz kalacak.</p>

<h3><strong>Kemalpaşa, Menemen ve Ödemiş Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Kemalpaşa'da Sekiz Eylül Mahallesi 09.00-13.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışmaları nedeniyle kesintiden etkilenecek. Armutlu 85. Yıl Cumhuriyet ve Armutlu Hürriyet mahallelerinde ise 14.00-18.00 saatleri arasında planlı bakım çalışmaları gerçekleştirilecek.</p>

<p>Menemen ilçesinde 9 Eylül Mahallesi 10.30-14.30 saatleri arasında trafo bakım çalışması nedeniyle elektrik alamayacak.</p>

<p>Ödemiş'te Çamyayla Mahallesi 09.00-15.30 saatleri arasında şebeke bakım çalışmaları kapsamında kesinti yaşayacak. Bademli, Mescitli, Ovakent, Çamlıca ve Horzum mahallelerinde ise 09.00-17.00 saatleri arasında yenileme ve bakım çalışmaları yapılacak.</p>

<h3><strong>Seferihisar ve Urla Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Seferihisar ilçesinde Akarca ve Sığacık mahallelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında şebeke bakım çalışmaları gerçekleştirilecek.</p>

<p>Urla'da Atatürk, İskele, Kalabak ve Yenice mahalleleri 09.30-17.30 saatleri arasında kapasite artırımı ve bakım çalışmaları nedeniyle planlı elektrik kesintisinden etkilenecek.</p>

<h3><strong>GDZ Elektrik Vatandaşları Uyardı</strong></h3>

<p>GDZ Elektrik, planlı çalışmaların tamamlanmasının ardından elektrik enerjisinin yeniden verileceğini bildirdi. Kurum, kesintiden etkilenecek bölgelerde yaşayan vatandaşların elektrikle çalışan hassas cihazlarını korumaları, gerekli güvenlik önlemlerini almaları ve güncel kesinti bilgileri için GDZ Elektrik'in resmî duyurularını takip etmeleri gerektiğini belirtti. Planlanan çalışmaların erken tamamlanması hâlinde bazı bölgelerde elektrik hizmetinin ilan edilen saatlerden önce yeniden sağlanabileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-elektrik-kesintisi-sorgulama-izmirde-elektrik</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmir-elektrik-4-agustos.webp" type="image/jpeg" length="99627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 Ağustos İzmir'de su kesintisi var mı? Aliağa, Foça, Karabağlar, Menemen ve Seferihisar'da sular ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-agustos-izmirde-su-kesintisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-agustos-izmirde-su-kesintisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir su kesintisi 4 Ağustos 2026 tarihinde hangi ilçeleri etkileyecek? İZSU, bakım ve arıza çalışmaları nedeniyle Aliağa, Foça, Karabağlar, Menemen ve Seferihisar ilçelerinde planlı su kesintisi uygulanacağını duyurdu. Kesintiden etkilenecek mahalleler ile suların yeniden verilmesinin planlandığı saatler açıklandı. İşte İZSU 4 Ağustos su kesintisi programına ilişkin güncel bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (<strong>İZSU</strong>), 4 Ağustos 2026 Salı gününe ilişkin güncel <strong>su kesintisi</strong> programını yayımladı. Kurumun açıklamasına göre bakım, onarım ve arıza çalışmaları nedeniyle <strong>Aliağa, Foça, Karabağlar, Menemen ve Seferihisar</strong> ilçelerinde belirli saatler arasında su kesintisi uygulanacak. İZSU, kesintiden etkilenecek mahalleleri ve çalışmaların tamamlanmasının planlandığı saatleri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>İZSU tarafından yapılan duyuruya göre çalışmaların tamamlanmasının ardından bölgelere yeniden su verilmesi planlanıyor. Şebekeye su verilmesinin ardından bazı noktalarda basıncın normale dönmesi belirli bir süre alabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İzmir su kesintisi 4 Ağustos 2026:</strong></h2>

<h3><strong>Aliağa Su Kesintisi 4 Ağustos 2026</strong></h3>

<p>İZSU'nun açıklamasına göre Aliağa ilçesinde planlı çalışma nedeniyle su kesintisi uygulanacak.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Aliağa</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalleler:</strong> B. Hayrettin Paşa, Fatih, Mimar Sinan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç saati:</strong> 08.26</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş saati:</strong> 12.26</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti süresi:</strong> Yaklaşık 4 saat</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Foça Su Kesintisi Hangi Mahallelerde Uygulanacak?</strong></h3>

<p>Foça ilçesinde iki mahallede planlı su kesintisi gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Foça</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalleler:</strong> Cumhuriyet, Kozbeyli</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç saati:</strong> 07.48</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş saati:</strong> 11.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti süresi:</strong> Yaklaşık 3 saat</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Karabağlar Su Kesintisi</strong></h3>

<p>Karabağlar ilçesinde Bozyaka Mahallesi planlı çalışma kapsamında su kesintisinden etkilenecek.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Karabağlar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalle:</strong> Bozyaka</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç saati:</strong> 09.24</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş saati:</strong> 11.24</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti süresi:</strong> Yaklaşık 2 saat</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Menemen Su Kesintisi</strong></h3>

<p>İZSU tarafından yayımlanan programa göre Menemen ilçesinde iki mahallede su kesintisi uygulanacak.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Menemen</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalleler:</strong> Gazi, İstiklal</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç saati:</strong> 09.16</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş saati:</strong> 12.16</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti süresi:</strong> Yaklaşık 3 saat</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Seferihisar Su Kesintisi 8 Saat Sürecek</strong></h3>

<p>Seferihisar ilçesi, 4 Ağustos programında en uzun süreli kesintinin uygulanacağı bölgeler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Seferihisar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalleler:</strong> Akarca, Camikebir, Çolak İbrahim Bey, Hıdırlık, Sığacık, Tepecik</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç saati:</strong> 09.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş saati:</strong> 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti süresi:</strong> Yaklaşık 8 saat</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>4 Ağustos İzmir Su Kesintisi Hangi İlçeleri Kapsıyor?</strong></h3>

<p>İZSU'nun yayımladığı programa göre 4 Ağustos 2026 tarihinde su kesintisi uygulanacak ilçeler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Aliağa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Foça</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karabağlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Menemen</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seferihisar</p>
 </li>
</ul>

<p>Kesintilerin süreleri, çalışma yapılan bölgeye göre yaklaşık 2 saat ile 8 saat arasında değişiyor.</p>

<h3><strong>İZSU Su Kesintilerinin Nedeni</strong></h3>

<p>İZSU tarafından yayımlanan duyuruya göre 4 Ağustos 2026 tarihindeki su kesintileri bakım, onarım ve şebeke çalışmaları kapsamında uygulanıyor. Kurum, çalışmaların planlanan saatlerde tamamlanmasının ardından bölgelere yeniden su verileceğini bildirdi. Suyun şebekeye yeniden verilmesi sonrasında bazı bölgelerde basınç seviyesinin normale dönmesinin kısa bir süre alabileceği belirtilirken, güncel kesinti bilgileri ve olası değişikliklerin İZSU'nun resmî duyuruları üzerinden takip edilebileceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-agustos-izmirde-su-kesintisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmir-4-agustos-su-kesintisi.webp" type="image/jpeg" length="79393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaz yorgunluğu deyip geçmeyin! Uzun süren yorgunluk kalp hastalığının habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yaz-yorgunlugu-deyip-gecmeyin-uzun-suren-yorgunluk-kalp-hastaliginin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yaz-yorgunlugu-deyip-gecmeyin-uzun-suren-yorgunluk-kalp-hastaliginin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, yaz aylarında artan sıcak ve nemin yol açtığı yorgunluğun haftalarca sürmesi durumunda gizli bir kalp hastalığına işaret edebileceğini belirterek kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz aylarında sıcaklık ve nem oranının artmasıyla birlikte çoğalan yorgunluk ve halsizlik şikayetleri günlük yaşamı olumsuz etkiliyor.<strong> Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz</strong>, yaz sıcaklarında görülen yorgunluğun çoğu zaman geçici olduğunu, ancak haftalarca sürmesi halinde altta yatan kalp-damar hastalıkları ve ciddi sağlık sorunlarının araştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Sıcak ve nem sıvı-mineral dengesi bozuyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, yükselen hava sıcaklıklarıyla birlikte vücudun ısı dengesini korumak için damarları genişlettiğini ve terleme mekanizmasını artırdığını kaydetti. Bu süreçte ciddi miktarda sıvı ve mineral kaybı yaşandığını belirten Yavuz, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yaz aylarında sadece susamayı bekleyerek su tüketmek yeterli olmayabilir. Terlemeyle sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati mineraller de kaybedilir. Bu dengenin bozulması yorgunluk hissini artırabilir ve bazı kişilerde ritim düzensizliklerine zemin hazırlayabilir."</i></p>
</blockquote>

<p>Yavuz; özellikle yaşlılar, hipertansiyon ve kalp hastaları, açık havada çalışanlar ve yoğun fiziksel aktivite yapanlarda sıvı kaybının çok daha belirgin olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Yanlış beslenme ve uykusuzluk enerjiyi düşürüyor</strong></h2>

<p>Yaz döneminde yapılan öğün atlama, sadece meyveyle beslenme veya uzun süreli açlıkların enerji düşüklüğünü tetiklediğini aktaran Yavuz, kahvaltının atlanması ve yetersiz protein alımının kas gücünü olumsuz etkilediğini belirtti.</p>

<p>Sıcaklar nedeniyle yaşanan düzensiz uykunun da ertesi gün dikkat dağınıklığı ve halsizlik yarattığına değinen Prof. Dr. Yavuz, serin bir uyku ortamının sağlanmasını ve yatmadan önce ağır yemeklerden kaçınılmasını tavsiye etti.</p>

<h2><strong>Bu belirtilere dikkat: Mutlaka doktora başvurun!</strong></h2>

<p>Yorgunluğun yanı sıra bazı kritik semptomların eşlik etmesi halinde zaman kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Çarpıntı ve Ritim Bozukluğu</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Göğüste Baskı ve Sıkışma Hissi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nefes Darlığı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Efor Kapasitesinde Belirgin Azalma</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Yavuz, özellikle tansiyon ilacı ve idrar söktürücü kullanan hastaların hekim bilgisi dışında ilaç dozlarında değişiklik yapmaması gerektiğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>Yaz sıcaklarında sağlığı korumak için 5 öneri</strong></h3>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Susamayı beklemeden gün içine yayarak <strong>düzenli su tüketin</strong>.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğün atlamayın; hafif, sebze ve protein ağırlıklı <strong>dengeli beslenin</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Günün en sıcak saatlerinde <strong>yoğun egzersizden kaçının</strong>, akşam saatlerinde hafif yürüyüşleri tercih edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağır ve yağlı gıdalar yerine <strong>hafif gıdalar</strong> tüketin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yorgunluğunuz haftalarca sürüyorsa <strong>kan tahlili ve kalp kontrollerinizi</strong> yaptırın.</p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yaz-yorgunlugu-deyip-gecmeyin-uzun-suren-yorgunluk-kalp-hastaliginin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-04t102615295.jpg" type="image/jpeg" length="26914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara elektrik kesintisi 4 Ağustos 2026: Ankara elektrik kesintisi hangi mahalleleri etkileyecek, ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-elektrik-kesintisi-4-agustos-2026-ankara-elektrik-kesintisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-elektrik-kesintisi-4-agustos-2026-ankara-elektrik-kesintisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara elektrik kesintisi 4 Ağustos 2026 tarihinde hangi ilçelerde uygulanacak? Başkent EDAŞ, planlı bakım, onarım ve şebeke yenileme çalışmaları kapsamında çok sayıda ilçede elektrik kesintisi yapılacağını duyurdu. Altındağ, Akyurt, Ayaş, Bala, Çankaya, Keçiören, Mamak, Sincan ve birçok ilçede uygulanacak kesintilerin saatleri ile etkilenecek mahalleler açıklandı. İşte 4 Ağustos Başkent EDAŞ elektrik kesintisi programının ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkent Elektrik Dağıtım AŞ (<strong>Başkent EDAŞ</strong>), 4 Ağustos 2026 Salı günü Ankara'nın birçok ilçesinde planlı bakım, onarım ve şebeke yenileme çalışmaları nedeniyle <strong>elektrik kesintisi</strong> uygulanacağını duyurdu. Kurumun yayımladığı programa göre çalışmalar gün boyunca farklı saatlerde gerçekleştirilecek. Kesintilerden etkilenecek ilçe, mahalle ve sokaklar da kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Başkent EDAŞ'ın açıklamasına göre çalışmaların amacı elektrik dağıtım şebekesinin bakımının yapılması, altyapının güçlendirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması olarak belirtildi. Çalışmaların planlanan süreden önce tamamlanması halinde bazı bölgelere elektrik daha erken verilebilecek.</p>

<h2><strong>4 Ağustos Ankara Elektrik Kesintisi Hangi İlçeleri Kapsıyor?</strong></h2>

<p>Başkent EDAŞ'ın yayımladığı programa göre 4 Ağustos'ta planlı elektrik kesintisi uygulanacak ilçeler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Altındağ</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akyurt</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayaş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bala</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beypazarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çamlıdere</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çankaya</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çubuk</p>
 </li>
 <li>
 <p>Elmadağ</p>
 </li>
 <li>
 <p>Etimesgut</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Gölbaşı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Haymana</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kahramankazan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kalecik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Keçiören</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kızılcahamam</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mamak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nallıhan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Polatlı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pursaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sincan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenimahalle</p>
 </li>
</ul>

<p>Kesintiler ilçelere göre farklı saat aralıklarında uygulanacak.</p>

<h3><strong>Altındağ, Çankaya ve Keçiören Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Altındağ ilçesinde Gülpınar, Yıldıztepe, Hacı Bayram, Çamlık, Hacettepe ve Ulubey mahallelerinde 09.30-17.30 ile 10.00-14.00 saatleri arasında planlı çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Çankaya ilçesinde Bayraktar, Murat ve Umut mahallelerinde 09.30-17.30 saatleri arasında bakım çalışmaları nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Keçiören'de ise Adnan Menderes, Basınevleri ve Karargahtepe mahallelerinde farklı saat aralıklarında planlı kesintiler yapılacak.</p>

<h3><strong>Akyurt, Ayaş, Bala ve Beypazarı'nda Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Akyurt'ta Ahmetadil Mahallesi 09.30-17.30 saatleri arasında kesintiden etkilenecek.</p>

<p>Ayaş'ta Şeyhmuhittin Mahallesi'nde 09.30-11.30 saatleri arasında planlı çalışma yapılacak.</p>

<p>Bala ilçesinde 10.00-17.00 saatleri arasında planlı bakım çalışması gerçekleştirilecek.</p>

<p>Beypazarı'nda ise Karaşar Mahallesi 09.00-17.00 saatleri arasında elektrik kesintisi yaşayacak.</p>

<h3><strong>Çubuk, Elmadağ ve Etimesgut'ta Kesinti Programı</strong></h3>

<p>Çubuk ilçesinde Kargın, Yıldırım Beyazıt ve Güldarpı mahallelerinde 10.15-17.15 saatleri arasında planlı çalışmalar yapılacak.</p>

<p>Elmadağ'da İsmetpaşa, Yenice, Yenidoğan ve Yenipınar mahalleleri 09.00-17.00 saatleri arasında kesintiden etkilenecek.</p>

<p>Etimesgut'ta Şehitali Mahallesi ile Altay Mahallesi'nde farklı saatlerde planlı bakım çalışmaları gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Gölbaşı, Haymana, Kahramankazan ve Kalecik'te Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Gölbaşı ilçesinde Akörençarşak Mahallesi 09.05-17.00 saatleri arasında elektriksiz kalacak.</p>

<p>Haymana'da Alahacılı, Boğazkaya, Büyükkonak, Esen, Evliyafakı, Kavak, Soğulca, Yaprakbayırı ve Kerpiç mahallelerinde 09.00-17.00 saatleri arasında bakım çalışmaları yapılacak.</p>

<p>Kahramankazan'da Fatih ve Güvenç mahallelerinde farklı saatlerde elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Kalecik'te Karalar, Buğra, Hasayaz, Yılanlı ve Yeşilöz mahalleleri planlı çalışmalar kapsamında kesintiden etkilenecek.</p>

<h3><strong>Kızılcahamam, Mamak, Nallıhan ve Polatlı'nda Planlı Kesintiler</strong></h3>

<p>Kızılcahamam'da Çeltikçi Mahallesi'nde 14.00-18.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<p>Mamak ilçesinde Kusunlar ve Tuzluçayır mahallelerinde planlı bakım çalışmaları gerçekleştirilecek.</p>

<p>Nallıhan'da Çulhalar ve Ozan mahallelerinde gün içerisinde planlı kesintiler uygulanacak.</p>

<p>Polatlı'da Avşar, Karaahmet, Güreş ve Hıdırşeyh mahalleleri 09.30-17.30 saatleri arasında elektrik kesintisinden etkilenecek.</p>

<h3><strong>Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle Elektrik Kesintisi</strong></h3>

<p>Pursaklar'da Mimar Sinan Mahallesi 14.00-15.30 saatleri arasında planlı kesinti programında yer aldı.</p>

<p>Sincan ilçesinde İncirlik, Gazi, Maliköy ve Bacı mahallelerinde 09.00-17.30 saatleri arasında bakım çalışmaları yürütülecek.</p>

<p>Yenimahalle'de ise Uğur Mumcu ve Demetlale mahallelerinde gün içerisinde farklı saat aralıklarında planlı elektrik kesintisi uygulanacak.</p>

<h3><strong>Başkent EDAŞ Elektrik Kesintilerinin Nedeni</strong></h3>

<p>Başkent EDAŞ, 4 Ağustos 2026 tarihinde uygulanacak elektrik kesintilerinin planlı bakım, onarım ve şebeke yenileme çalışmaları kapsamında gerçekleştirileceğini açıkladı. Kurum, çalışmaların planlanan süreden önce tamamlanması hâlinde enerji arzının daha erken sağlanabileceğini bildirirken, vatandaşların kesinti saatlerine göre gerekli tedbirleri önceden almalarını tavsiye etti. Güncel kesinti bilgileri ve olası değişiklikler Başkent EDAŞ'ın resmî duyuruları üzerinden takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-elektrik-kesintisi-4-agustos-2026-ankara-elektrik-kesintisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eletrik.webp" type="image/jpeg" length="23954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarih belli oldu: Emeklilerin zam farkı yatırılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarih-belli-oldu-emeklilerin-zam-farki-yatirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarih-belli-oldu-emeklilerin-zam-farki-yatirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), en düşük emekli aylığının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemelerinin 7 Ağustos'ta emeklilerin hesaplarına yatırılacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), en düşük emekli aylığının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesi kapsamında oluşan aylık fark ödemelerinin 7 Ağustos 2026 tarihinde emeklilerin hesaplarına yatırılacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Emeklilerin zam farkı hesaplara yatıyor: Tarih ve tutar belli oldu!" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/thumbs-b-c-d1c96a6e9d368988fcfd1a17b1dc1665.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>Emeklilerin fark ödemeleri 7 Ağustos'ta yapılacak</strong></h2>

<p>SGK tarafından yapılan açıklamada, en düşük emekli aylığının 2026 yılı Temmuz ödeme dönemi itibarıyla 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesi nedeniyle oluşan aylık fark ödemelerinin 7 Ağustos'ta gerçekleştirileceği belirtildi.</p>

<p><img alt="B555Ec45 57D6 4160 Bd21 A561E6D2529D W" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b555ec45-57d6-4160-bd21-a561e6d2529d-w.png" width="864" /></p>

<h3><strong>Fark ödemeleri banka hesaplarından çekilebilecek</strong></h3>

<p>Açıklamada, emeklilerin söz konusu fark ödemelerini 7 Ağustos 2026 tarihinden itibaren ilgili banka hesaplarından çekebileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarih-belli-oldu-emeklilerin-zam-farki-yatirilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/24saatsondak-264.gif" type="image/jpeg" length="58397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. ESET uzmanlarına göre, “sadece arkadaşlarım görüyor” sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.</span></p>

<p><strong><span>Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Uzmanlar sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir istihbarat kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. Bu nedenle her paylaşım öncesi şu soruyu sormakta fayda var: <i>“Bu bilgi gerçekten çevrim içi olmalı mı?”</i></span></p>

<p><strong><span>Gizlilik ayarları kadar farkındalık da önemli</span></strong></p>

<p><span>Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Ancak asıl güvenlik, bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.</span></p>

<p><strong><span>Sosyal medya paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken 10 nokta:</span></strong></p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><span>Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.</span></li>
 <li><span>Tatil planlarınızı tüm detaylarıyla gözler önüne sermeyin.<strong> </strong>Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.</span></li>
 <li><span>Konum bilgilerinizi paylaşırken dikkatli olun. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.</span></li>
 <li><span>Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir. Sizin olan siz de kalsın. </span></li>
 <li><span>Çocukların fotoğraflarını paylaşırken her zaman hassas davranın.<strong> </strong> İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.</span></li>
 <li><span>Kurumsal yapıya uygun hareket edin, işle ilgili serzenişlerinizi açık platformlarda yapmayın. Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.</span></li>
 <li><span>Finansal bilgilerinize dikkat edin. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.</span></li>
 <li><span>Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.</span></li>
 <li><span>Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatlerinin kimlik avı girişimi olabileceğini unutmayın.</span></li>
 <li><span>Ekran görüntüsü paylaşırken dikkatli olun.<strong> </strong> Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.</span></li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1785822255-social-media-risks.jpg" type="image/jpeg" length="53074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı’dan 5 il için "şiddetli rüzgar" ve orman yangını uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumaklidan-5-il-icin-siddetli-ruzgar-ve-orman-yangini-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumaklidan-5-il-icin-siddetli-ruzgar-ve-orman-yangini-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı; Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa dâhil kıyı bölgelerinde beklenen şiddetli rüzgar nedeniyle orman yangını uyarısı yaptı. Yumaklı, açık alanda ateş yakılmaması ve en ufak dumanın 112'ye bildirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim Yumaklı</strong>, meteorolojik verilere göre bugün ve yarın başta <strong>Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa</strong> olmak üzere kıyı bölgelerinde orman yangını riskini artıran şiddetli rüzgar beklendiğini belirterek vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, <i>"Lütfen bu süreçte, ormanlık alanlarda ve yakın çevresinde kesinlikle ateş yakmayalım"</i> çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>"Kesinlikle ateş yakmayalım"</strong></h2>

<p>Hava şartlarının yangın riskini en üst seviyeye çıkardığına dikkati çeken Bakan Yumaklı, paylaşımında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yeşil vatan için kritik uyarı. Meteorolojik verilere göre, bugün ve yarın başta Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa olmak üzere, kıyı bölgelerimizde orman yangınları açısından risk teşkil edecek seviyede şiddetli rüzgar bekleniyor. Lütfen bu süreçte, ormanlık alanlarda ve yakın çevresinde kesinlikle ateş yakmayalım."</i></p>
</blockquote>

<p>Yumaklı, rüzgarlı havalarda yangınların hızla yayılabileceğini vurgulayarak; kuru otluk alanlara yanıcı madde atılmaması, anız ve bahçe atığı yakma gibi tehlikeli uygulamalardan kesinlikle uzak durulması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Tüm ekiplerimizle sahadayız, en büyük gücümüz duyarlılık"</strong></h3>

<p>Orman teşkilatının teyakkuz halinde olduğunu belirten Yumaklı, olası yangınların önüne geçilmesinde toplumsal duyarlılığın önemine işaret etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Yeşil Vatan'ımızı korumak için tüm ekiplerimizle sahadayız. Ama unutulmamalıdır ki en büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir. Devletimizin tüm imkanları ve orman kahramanlarımızın fedakar mücadelesi kararlılıkla sürerken, bu kritik günlerde tedbiri elden bırakmıyor, ortak evimiz doğamıza hep birlikte sahip çıkıyoruz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumaklidan-5-il-icin-siddetli-ruzgar-ve-orman-yangini-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/3370650d-6a27-4563-ac64-b0dfc6dbe99f-w.jpeg" type="image/jpeg" length="73794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[16 ilde suç örgütüne yönelik operasyon: 72 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/16-ilde-suc-orgutune-yonelik-operasyon-72-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/16-ilde-suc-orgutune-yonelik-operasyon-72-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, sahte ekspertiz raporlarıyla gayrimenkul değerlerini yüksek göstererek vatandaşlık kazandırdığı belirlenen suç örgütüne yönelik 72 şüpheli gözalarına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda, gayrimenkul işlemleri üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alınmasını sağladığı belirlenen suç örgütüne yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>Adalet</strong> ve <strong>İçişleri</strong> <strong>Bakanlıkları</strong>nın koordinasyonuyla suç örgütleri ve sahtecilik faaliyetlerine karşı yürütülen çalışmaların sürdüğünü akardı.</p>

<h2><strong>Sahte ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık süreci yürütüldü</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında bir suç örgütüne yönelik soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporları kullanılarak yüksek değerli gösterildiği, bu yöntemle gerçekleştirilen muvazaalı satış işlemleri üzerinden bazı yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşlığı kazanmasının sağlandığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>72 şüpheli yakalandı, çok sayıda varlığa el konuldu</strong></h3>

<p>Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında <strong>gözaltı kararı</strong> verildiğini ve İstanbul merkezli 16 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 72 kişinin yakalandığını açıkladı.</p>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında yaklaşık 2,5 milyar liralık para girişinin sağlanmadığının, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğunun belirlendiği kaydedildi.</p>

<p>Yürütülen çalışmalar sonucunda, söz konusu yöntemle 687 kişinin Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği ifade edildi.</p>

<p>Operasyonlarda 7 şirkete el konularak kayyum atandığı, ayrıca 1045 gayrimenkul, Bodrum'daki bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabı hakkında el koyma işlemi uygulandığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Vatandaşlıkların iptali için çalışma başlatıldı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında, usulsüz yöntemlerle vatandaşlık kazandığı değerlendirilen kişilerin Türk vatandaşlıklarının iptal edilmesine yönelik çalışmaların başlatıldığı belirtildi.</p>

<p>Bakan Gürlek, suç örgütleri, sahtecilik faaliyetleri ve vatandaşlık hukukunun istismar edilmesine karşı hukuki süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2084520434679087288?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 4, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/16-ilde-suc-orgutune-yonelik-operasyon-72-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/haksiz-turk-vatandasligi-kazandirdigi-tespit-edilen-suc-orgutune-operasyon.png" type="image/jpeg" length="48278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serbest piyasada dolar ve euro güne nasıl başladı? 4 Ağustos 2026 döviz fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/serbest-piyasada-dolar-ve-euro-gune-nasil-basladi-4-agustos-2026-doviz-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/serbest-piyasada-dolar-ve-euro-gune-nasil-basladi-4-agustos-2026-doviz-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul serbest piyasasında dolar 47,5530 TL, Euro 54,7650 TL seviyesinden güne başladı. İşte 4 Ağustos 2026 güncel dolar ve avro alış-satış fiyatları ile piyasalardaki son durum...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul serbest piyasasında döviz kurları yeni güne hareketli başladı. Dolar <strong>47,5530 lira</strong> seviyesinden, Euro (avro) ise <strong>54,7650 lira</strong> seviyesinden güne merhaba dedi. Yatırımcılar ve piyasa takipçileri "Dolar ne kadar oldu?", "Euro kaç TL'den satılıyor?" sorularının cevabını arıyor.</p>

<p>Peki, serbest piyasada dolar ve Euro alım-satım fiyatları kaç TL? İşte 4 Ağustos 2026 Salı günü itibarıyla canlı döviz verileri ve piyasalardaki son durum...</p>

<p><img alt="Serbest piyasada dolar ve euro güne nasıl başladı? 4 Ağustos 2026 döviz fiyatları-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kuresel-bankalardan-eurodolar-paritesi-tahminleri.jpg" width="863" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dolar ve euro kaç lira oldu? (4 Ağustos 2026 Serbest Piyasa)</strong></h2>

<p>Serbest piyasada sabah saatleri itibarıyla döviz alış ve satış fiyatları şu şekilde işlem görüyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dolar Alış:</strong> 47,5510 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dolar Satış:</strong> 47,5530 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Euro Alış:</strong> 54,7630 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Euro Satış:</strong> 54,7650 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Dün döviz fiyatları ne kadardı?</strong></h3>

<p>Döviz piyasasında bir önceki kapanış rakamlarına bakıldığında; dün doların satış fiyatı <strong>47,5350 lira</strong>, Euro’nun satış fiyatı ise <strong>54,8250 lira</strong> seviyelerinden gerçekleşmişti.</p>

<p>Yeni işlem gününde doların önceki kapanışa göre hafif primli, Euro'nun ise sınırlı bir geri çekilmeyle güne başladığı gözlendi. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve iç piyasadaki likidite adımları döviz kurlarının seyri üzerinde etkili olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/serbest-piyasada-dolar-ve-euro-gune-nasil-basladi-4-agustos-2026-doviz-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/30-temmuz-2026-dolar-fiyati-yukseldi-mi-euro-kac-tl-oldu.png" type="image/jpeg" length="30078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve İngiltere ile diplomasi trafiği]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/disisleri-bakani-hakan-fidandan-suudi-arabistan-iran-kuveyt-ve-ingiltere-ile-diplomasi-trafigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/disisleri-bakani-hakan-fidandan-suudi-arabistan-iran-kuveyt-ve-ingiltere-ile-diplomasi-trafigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son bir haftada küresel krizler ve bölgesel gelişmeler doğrultusunda Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve İngiltere dışişleri bakanları ile telefon diplomasisi yürüterek çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesisi için temaslarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı <strong>Hakan Fidan</strong>, son bir haftalık süreçte küresel ve bölgesel krizlere ilişkin yoğun bir diplomasi trafiği yürüterek çok sayıda mevkidaşıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde Orta Doğu'daki gerilim, Gazze'deki durum, Rusya-Ukrayna Savaşı ve bölgesel barış çabaları masaya yatırıldı.</p>

<p>Diplomasi maratonu kapsamında 31 Temmuz'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı <strong>Faysal bin Ferhan</strong> ile görüşen Bakan Fidan, bölgedeki son gelişmeler ile devam eden çatışmaları sona erdirmeye yönelik yürütülen çabaları ele aldı. Fidan, 1 Ağustos'ta ise İran Dışişleri Bakanı <strong>Abbas Erakçi</strong> ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Müzakere sürecindeki son durumun değerlendirildiği görüşmenin ardından açıklama yapan Fidan, <i>"Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların sona ermesi ve kalıcı barışın tesisi için çaba göstermeye devam edecektir"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Diplomatik temaslarını 3 Ağustos'ta da sürdüren Bakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı <strong>Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah</strong> ile görüşerek bölgesel konuları masaya yatırdı. Aynı gün telefonda görüştüğü Kuzey Makedonya Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı <strong>Zülfikar Zeynula</strong>'yı Devlet Bakanlığı görevi dolayısıyla tebrik eden Fidan, kendisine yeni görevinde başarılar diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Fidan, 3 Ağustos'taki temasları kapsamında İngiltere'nin yeni Dışişleri Bakanı <strong>Ed Miliband</strong> ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İngiliz mevkidaşını yeni görevi sebebiyle kutlayan Fidan; görüşmede Gazze başta olmak üzere Orta Doğu'daki durum, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son gelişmeler ve bölgede devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik atılabilecek adımları değerlendirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın telefon diplomasisinin yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkiliyle yüz yüze temaslarını da sürdürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/disisleri-bakani-hakan-fidandan-suudi-arabistan-iran-kuveyt-ve-ingiltere-ile-diplomasi-trafigi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/292fa1c1-e226-4d89-859b-ff99889376c1-w.jpeg" type="image/jpeg" length="60188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danimarka'da zorunlu askerlik süresi 11 aya çıkarıldı: Cinsiyet ayrımı kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/danimarkada-zorunlu-askerlik-suresi-11-aya-cikarildi-cinsiyet-ayrimi-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/danimarkada-zorunlu-askerlik-suresi-11-aya-cikarildi-cinsiyet-ayrimi-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danimarka'da zorunlu askerlik süresini dört aydan 11 aya çıkaran yeni uygulama başladı. İlk grup kapsamında 1600 genç askerlik hizmetine katılırken, Danimarka'nın ay sonunda zorunlu askerlik yapan birlikleri ilk kez Grönland'a sevk etmeye hazırlandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Danimarka</strong>'da zorunlu askerlik süresini dört aydan 11 aya çıkaran yeni uygulama kapsamında ilk grup askerlik hizmetine başladı. Uygulamanın ilk döneminde 1600 genç askeri birliklere katılacak.</p>

<p><strong>Danimarka</strong>'nın bu ayın sonlarında zorunlu askerlik yapan birlikleri ilk kez Grönland'a sevk etmeye hazırlandığı dönemde, 100'den fazla askerden oluşan bir bölüğün temel eğitimin ardından bir ay boyunca profesyonel askerlerin operasyonel görevlerini devralması planlanıyor.</p>

<h2><strong>Zorunlu askerlikte cinsiyet ayrımı kaldırıldı</strong></h2>

<p>Yeni sistem kapsamında cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin 18 yaşına giren gençler, askerlik süreci hakkında bilgilendirildikleri ve uygunluklarının değerlendirildiği <strong>Savunma Günü'ne çağrılacak.</strong></p>

<p><strong>Danimarka'</strong>da zorunlu askerlik sistemi, 18 yaşına giren sağlıklı genç yetişkinler için kura sistemine dayanıyor. Ancak uzun yıllardır askerlik hizmetinin büyük bölümü gönüllüler tarafından karşılandığı için kura yöntemi ağırlıklı olarak kalan kontenjanların doldurulmasında kullanılıyor.</p>

<h3><strong>Gözler Grönland'a yapılması planlanan sevkte</strong></h3>

<p>Dünyanın en büyük adası Grönland, NATO üyesi <strong>Danimarka</strong>'ya bağlı özerk bir bölge olarak bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, Aralık 2024'ten bu yana "ulusal güvenlik" gerekçesiyle Grönland'ın ABD tarafından kontrol edilmesini "<strong>mutlak zorunluluk</strong>" olarak nitelendirmiş ve adaya ilişkin açıklamalarını sürdürmüştü.</p>

<p>Trump, Rusya ve Çin'e ait gemilerle çevrili olduğunu öne sürdüğü Grönland'ı kontrol altına almak için askeri güç kullanma ihtimalini de gündeme getirmişti. Bu nedenle <strong>Danimarka</strong>'nın zorunlu askerlik yapan birlikleri ilk kez Grönland'a sevk etmeye hazırlanması, siyasi açıdan da önem taşıyor.</p>

<p>Trump, iki gün önce Truth Social hesabından yaptığı paylaşımlarda da Grönland konusunu yeniden gündeme getirmişti.</p>

<h3><strong>Frederiksen: "Her bir karışı savunmaya hazırız"</strong></h3>

<p>Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de geçen ay Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde yaptığı açıklamada, ülkesinin kendi toprakları da dahil olmak üzere askeri ittifakın her bir karışını savunmaya hazır olduğunu söylemişti.</p>

<h3><strong>Bazı askerler yeni uygulamadan memnun</strong></h3>

<p><strong>Danimarka</strong>'nın Aalborg kentindeki kışlada askerlik hizmetine başlayan 20 yaşındaki Joy Berg, yeni üniformasını giymek için heyecanlı olduğunu ve operasyonel görev üstlenmeye hazırlandığını söyledi.</p>

<p>Berg, 11 aylık askerlik hizmetinin orduyu daha yakından tanımasına ve daha güçlü arkadaşlıklar kurmasına fırsat sağlayacağını belirterek ülkesini savunmaya hazır olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ülken için savaşa gitmeye hazır mısın?" sorusuna Berg, "Evet, zaten burada olma sebebimiz bu ama annem sorarsa hayır" yanıtını verdi.</p>

<h3><strong>"Artık birlikler yetiştirilecek"</strong></h3>

<p>Aalborg Üniversitesi'nde Avrupa güvenliği ve savunma politikaları alanında dış öğretim görevlisi Jeppe Plenge Trautner, zorunlu askerlik süresinin 11 aya çıkarılmasıyla sistemin yalnızca bireysel askerlerin yetiştirilmesine dayanmayacağını söyledi.</p>

<p>Trautner, yeni sistemle kısa sürede savaşa sevk edilebilecek askeri birliklerin yetiştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/danimarkada-zorunlu-askerlik-suresi-11-aya-cikarildi-cinsiyet-ayrimi-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/486a4639-fb4a-42cc-bcf3-0175c01ce3f5.webp" type="image/jpeg" length="74407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatay Defne’de kaza: Bahçeye devrilen kamyonetin altında kalan kadın hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hatay-defnede-kaza-bahceye-devrilen-kamyonetin-altinda-kalan-kadin-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hatay-defnede-kaza-bahceye-devrilen-kamyonetin-altinda-kalan-kadin-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın Defne ilçesinde kum ve çimento yüklü kamyonetin apartman bahçesine devrilmesi sonucu aracın altında kalan 65 yaşındaki Sakine Altınöz hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay’ın Defne ilçesinde meydana gelen trafik kazası can kaybıyla sonuçlandı. Bir apartmanın bahçesine devrilen kamyonet, o sırada bahçeyle ilgilenen 65 yaşındaki Sakine Altınöz’ün üzerine düştü. Hastaneye kaldırılan Altınöz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Defne’de kamyonet apartman bahçesine devrildi</strong></h2>

<p>Defne trafik kazası, Dursunlu Mahallesi’nde yaşandı. Plakası ve sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen kum ve çimento yüklü kamyonet, bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıkarak apartmanın bahçesine devrildi.</p>

<p>Kamyonetin devrildiği sırada bahçede bulunan Sakine Altınöz, aracın altında kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekipleri yönlendirildi.</p>

<h3><strong>Hastanede hayatını kaybetti</strong></h3>

<p>İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kamyonetin altından çıkarılan Altınöz, sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından Defne Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ancak ağır yaralanan kadın, doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<h3><strong>Hatay trafik kazası güvenlik kamerasına yansıdı</strong></h3>

<p>Defne’deki kazanın bir apartmana ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği belirtildi. Görüntülerin, kamyonetin bahçeye devrilme anı ve kazanın gelişimine ilişkin yürütülecek inceleme kapsamında değerlendirilebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Polis ekipleri olay yerinde güvenlik önlemi alarak inceleme yaptı. Kamyonetin neden devrildiğinin ve kazaya yol açan koşulların yapılacak teknik incelemeyle netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hatay-defnede-kaza-bahceye-devrilen-kamyonetin-altinda-kalan-kadin-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/kaza-yeri-trafik-kazasi.webp" type="image/jpeg" length="92904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugün Ankara'da su kesintisi var mı? 4 Ağustos Ankara su kesintisi hangi mahallelerde, sular ne zaman gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bugun-ankarada-su-kesintisi-var-mi-4-agustos-ankara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bugun-ankarada-su-kesintisi-var-mi-4-agustos-ankara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara su kesintisi 4 Ağustos 2026 tarihinde hangi ilçeleri etkileyecek? ASKİ, Bala, Akyurt ve Kalecik ilçelerinde bakım ve arıza çalışmaları nedeniyle uygulanacak su kesintisi programını duyurdu. Kesintiden etkilenecek mahalleler, çalışmaların nedenleri ve suların yeniden verilmesi planlanan saatler açıklandı. İşte ASKİ su kesintisi duyurusuna ilişkin güncel bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (<strong>ASKİ</strong>), 4 Ağustos 2026 tarihine ilişkin güncel <strong>su kesintisi</strong> duyurusunu yayımladı. Kurumun açıklamasına göre <strong>Bala</strong>, <strong>Akyurt</strong> ve <strong>Kalecik</strong> ilçelerinde bakım, onarım ve şebeke hattında meydana gelen arızalar nedeniyle belirli saatler arasında su kesintisi uygulanacak. ASKİ, çalışmalardan etkilenecek mahalleleri ve suyun yeniden verilmesinin planlandığı saatleri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>ASKİ tarafından yayımlanan bilgilere göre kesintiler, içme suyu deposunda gerçekleştirilecek bakım çalışmaları ile şebeke hattında meydana gelen arızaların giderilmesi amacıyla uygulanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından mahallelere yeniden su verilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Bala Su Kesintisi 4 Ağustos 2026</strong></h3>

<p>ASKİ'nin açıklamasına göre Bala ilçesinde içme suyu deposunda gerçekleştirilecek temizlik, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle su kesintisi uygulanacak.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Bala</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalle:</strong> Tatarhöyük Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 04 Ağustos 2026 - 08.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesintinin sona ermesi planlanan saat:</strong> 13.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> İçme suyu deposunda temizlik, bakım ve onarım çalışmaları</p>
 </li>
</ul>

<p>ASKİ açıklamasında, çalışmalar süresince yaşanacak kesinti nedeniyle abonelerden anlayış beklendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Akyurt Su Kesintisi Hangi Mahalleleri Etkileyecek?</strong></h3>

<p>Akyurt ilçesinde yaşanacak su kesintisinin, altyapı firmasının yürüttüğü kazı çalışması sırasında içme suyu dağıtım şebeke hattına zarar verilmesi nedeniyle uygulanacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Akyurt</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mahalle:</strong> Yeşiltepe Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 04 Ağustos 2026 - 08.50</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesintinin sona ermesi planlanan saat:</strong> 12.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> Uluçay Caddesi'ndeki kazı çalışması sırasında içme suyu şebeke hattının zarar görmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>ASKİ, arızanın giderilmesinin ardından suyun kademeli olarak yeniden verileceğini duyurdu.</p>

<h3><strong>Kalecik Su Kesintisi Hangi Mahallelerde Uygulanacak?</strong></h3>

<p>Kalecik ilçesinde ise içme suyu şebeke hattında meydana gelen arıza nedeniyle plansız su kesintisi uygulanıyor.</p>

<p><strong>Kesinti bilgileri:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlçe:</strong> Kalecik</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti başlangıcı:</strong> 04 Ağustos 2026 - 09.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesintinin sona ermesi planlanan saat:</strong> 13.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kesinti nedeni:</strong> Halilağa Tabakhane Mahallesi Şehit Ali Yüzyıl Sokak üzerinde bulunan Ø160'lık içme suyu şebeke hattındaki arıza</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Kesintiden etkilenecek mahalleler:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Halilağa Tabakhane Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ahikemal Şenyurt Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan Yeşilyurt Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cuma Saray Mahallesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ahiler Yenice Mahallesi</p>
 </li>
</ul>

<p>ASKİ, arızanın giderilmesinin ardından su temininin yeniden sağlanacağını bildirdi.</p>

<h3><strong>ASKİ Su Kesintisi Nedeniyle Vatandaşlara Yapılan Uyarılar</strong></h3>

<p>ASKİ, bakım ve arıza çalışmalarının planlanan sürede tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti. Kurum, çalışmalar sırasında su kesintisinden etkilenecek abonelerin gerekli tedbirleri önceden almalarını tavsiye etti.</p>

<p>Çalışmaların tamamlanmasının ardından suyun şebekeye yeniden verilmesiyle birlikte, bazı bölgelerde basınç dengesinin sağlanmasına bağlı olarak suyun abonelere kademeli şekilde ulaşabileceği ifade edildi.</p>

<p>ASKİ tarafından paylaşılan bilgilere göre çalışmaların planlanan saatlerde tamamlanması hâlinde belirtilen zaman dilimlerinin ardından mahallelere yeniden su verilmesi öngörülüyor. Güncel kesinti bilgileri ve olası değişiklikler ASKİ'nin resmî duyuruları üzerinden takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bugun-ankarada-su-kesintisi-var-mi-4-agustos-ankara</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/4-agustos-su-kesintisi.webp" type="image/jpeg" length="61619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Kanada Açık'ta ikinci tura yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-tenisci-zeynep-sonmez-kanada-acikta-ikinci-tura-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-tenisci-zeynep-sonmez-kanada-acikta-ikinci-tura-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, WTA 1000 seviyesindeki Kanada Açık'ta Kanadalı Rebecca Marino'yu 2-0 mağlup ederek ikinci tura yükseldi. Sönmez, ikinci turda Yunanistanlı Maria Sakkari ile karşılaşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli tenisçi Zeynep Sönmez, WTA 1000 seviyesindeki Kanada Açık Tenis Turnuvası'nda ikinci tura yükseldi.</p>

<p>Kanada'nın Toronto kentinde düzenlenen turnuvanın ilk turunda dünya sıralamasında 81. basamakta bulunan Zeynep Sönmez ile Kanadalı Rebecca Marino karşı karşıya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zeynep Sönmez'den rahat galibiyet</strong></h2>

<p>Milli tenisçi, 1 saat 34 dakika süren mücadelede rakibini 7-5 ve 6-4'lük setlerle 2-0 mağlup etti.</p>

<p>Bu sonuçla Zeynep Sönmez, Kanada Açık'ta adını ikinci tura yazdırmayı başardı.</p>

<h3><strong>İkinci turdaki rakibi belli oldu</strong></h3>

<p>Zeynep Sönmez, turnuvanın ikinci turunda Yunanistanlı Maria Sakkari ile karşılaşacak.</p>

<p>WTA 1000 kategorisindeki Kanada Açık, Toronto'da 13 Ağustos'a kadar devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-tenisci-zeynep-sonmez-kanada-acikta-ikinci-tura-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/zeynep-sonmez-kanada-acikta-ikinci-turdajpg.webp" type="image/jpeg" length="49900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malatya’da iş kazası: Pres makinesine sıkışan işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/malatyada-is-kazasi-pres-makinesine-sikisan-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/malatyada-is-kazasi-pres-makinesine-sikisan-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde iş kazası... Bir işletmede pres makinesine sıkışan 46 yaşındaki işçi A.S. yaşamını yitirdi. Cenaze, Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde meydana gelen iş kazasında, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir işletmede çalışan A.S. (46), pres makinesine sıkışarak hayatını kaybetti.</p>

<h2><strong>Yeşilyurt’ta işçi pres makinesine sıkıştı</strong></h2>

<p>Yeşilyurt Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmede çalışan A.S., çalışma sırasında henüz bilinmeyen nedenle pres makinesine sıkıştı.</p>

<p>Durumu fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine işletmeye 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Malatya iş kazasında bir işçi yaşamını yitirdi</strong></h3>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık görevlileri, yaptıkları kontrolde 46 yaşındaki işçinin hayatını kaybettiğini belirledi.</p>

<p>A.S.’nin cenazesi, olay yerindeki işlemlerin ardından Malatya Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Yeşilyurt’taki iş kazasının kesin nedeninin yapılacak incelemeler sonucunda netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/malatyada-is-kazasi-pres-makinesine-sikisan-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/son-dakika-2.jpeg" type="image/jpeg" length="35460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="77889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="95225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="97694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="64041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="96923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="46787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="29729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="99618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="93041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="72862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="86069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="11243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="23805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="92778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="33799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="68937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="31958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="76529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="76646"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
