<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 14:57:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tur oylaması başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bulgaristan-cumhurbaskanligi-seciminde-ikinci-tur-oylamasi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bulgaristan-cumhurbaskanligi-seciminde-ikinci-tur-oylamasi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgaristan'da ilk turda çoğunluğun sağlanamaması üzerine yaklaşık 6,6 milyon kayıtlı seçmen cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için sandık başına giderken, mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova ile eski Başbakan Andrey Gyurov arasındaki kritik yarışta oy verme işlemi yerel saatle 20.00'de sona erecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için oy verme işlemi başladı. 25 Ekim'de gerçekleştirilen ilk turda hiçbir adayın salt çoğunluğu ve gerekli katılım barajını sağlayamaması nedeniyle seçmenler, ülkenin gelecek 5 yıllık yönetimini belirlemek üzere yeniden sandık başına gidiyor.</p>

<p>Yaklaşık 6,6 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede yarış, mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova ile eski Başbakan Andrey Gyurov arasında geçiyor.</p>

<h3><strong>Oy verme işlemi yerel saatle 20.00'ye kadar sürecek</strong></h3>

<p>Ülke genelinde yerel saatle 07.00'de başlayan oy verme işlemlerinde, cumhurbaşkanı ile cumhurbaşkanı yardımcısı ikilileri oylanıyor. İkinci turda mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Kiril Valchev ile eski Başbakan Andrey Gyurov ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Georgi Kandev kozlarını paylaşıyor.</p>

<p>Oy verme işlemi yerel saatle 20.00'de sona erecek. Sandık alanlarında oy kullanmak üzere bekleyen vatandaşların bulunması halinde ise işlem süresi en geç 21.00'e kadar uzatılabilecek.</p>

<h3><strong>İlk turda katılım yüzde 22,98 seviyesinde kaldı</strong></h3>

<p>Bulgaristan Merkez Seçim Komisyonu (ZİK) tarafından ilan edilen kesin verilere göre, 25 Ekim'deki ilk turda Yotova-Valchev ikilisi 528 bin 951 oyla yüzde 34,76 elde ederek sandıktan birinci çıktı. Gyurov-Kandev ikilisi ise 486 bin 232 oy alarak yüzde 31,95 ile ikinci sırayı aldı ve ikinci tura adını yazdırdı.</p>

<p>Toplam 6 milyon 584 bin 25 kayıtlı seçmenin yer aldığı ülkede ilk turda yalnızca 1 milyon 525 bin 34 kişi oy kullandı ve sandığa katılım oranı yüzde 22,98'de kaldı. Sandığa giden seçmenlerin yüzde 4,42'si ise "Kimseyi desteklemiyorum" tercihinde bulundu.</p>

<p>Mevzuata göre bir adayın ilk turda cumhurbaşkanı seçilebilmesi için geçerli oyların salt çoğunluğunu alması ve toplam kayıtlı seçmen sayısının en az yarısının sandığa gitmesi şartı aranıyor. İlk turda bu barajların aşılamaması üzerine yarış en yüksek oyu alan iki adayın mücadelesine taşındı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bulgaristan-cumhurbaskanligi-seciminde-ikinci-tur-oylamasi-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/bulgaristan1.png" type="image/jpeg" length="16740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: İklim değişikliğine dikkat çeken COP31 tanıtım filmi yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-iklim-degisikligine-dikkat-ceken-cop31-tanitim-filmi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-iklim-degisikligine-dikkat-ceken-cop31-tanitim-filmi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, milli sporcu İklim Şentunalı'nın eriyen buz üzerinde performans sergilediği COP31 tanıtım filmini paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde <strong>Antalya</strong>'da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (<strong>COP31</strong>) için hazırlıklar devam ediyor. Organizasyon kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yeni bir tanıtım filmi hazırlandı.</p>

<p>COP31 Başkanı ve Bakan Murat Kurum, artistik buz pateni milli sporcusu <strong>İklim Şentunalı</strong>'nın rol aldığı filmi sosyal medya hesabından yayımladı. Görüntülerde Şentunalı, hızla eriyen bir buz kütlesi üzerinde performans sergileyerek <strong>iklim</strong> değişikliğinin oluşturduğu risklere ilişkin mesajlar verdi.</p>

<h2><strong>COP31 tanıtım filminde eriyen buzlar öne çıktı</strong></h2>

<p>Bakanlığın hazırladığı tanıtım filminde milli sporcu İklim Şentunalı, eriyen buz kütlesi üzerinde buz pateni performansı sergiledi. Görüntülerde buzların erimesi üzerinden iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekildi.</p>

<p>COP31 Başkanı <strong>Murat Kurum</strong>, filmi "Buzlar erimeden, İklim'in sesine kulak verin" mesajıyla paylaştı. Paylaşımda, tanıtım filminin ana mesajı milli sporcunun performansı ve seslendirdiği metin aracılığıyla aktarıldı.</p>

<p>Şentunalı, filmde iklim değişikliğinin doğa ve insanlık üzerindeki etkilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Ben İklim. Dünya kusursuz bir dengenin üzerinde kaydığımız ince bir buz tabakasıydı. Buz eriyor. Altımızdaki zemin ayaklarımızın kayıp gitmesine izin vermiyor artık. Zaman azaldı. Denge bozuldu. Seyirci kalma lüksümüz bitti. Bu bir çağrı değil kaçınılmaz bir yüzleşme. Birlikte durdurabileceğimiz bir çöküş, birlikte yazabileceğimiz bir yarın var. Doğanın ritmi, benim dansım, gezegenin hikayesi… Hiçbiri yarım kalmayacak. Ama önce gerçekle yüzleşmeliyiz. Sözler bitti değişim başladı. Ben İklim, iklim değişiyor."</i></p>

<h3><strong>COP31 hazırlıkları Antalya'da sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı</strong>, <strong>Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi </strong>kapsamında düzenlenecek COP31 için çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası iklim organizasyonu, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bakanlık, konferansın tanıtım çalışmaları kapsamında milli sporcu İklim Şentunalı'nın yer aldığı filmin yanı sıra farklı içerikler de hazırlıyor.</p>

<h3><strong>COP31 için İngilizce şarkı da hazırlandı</strong></h3>

<p>COP31 Başkanlığı, organizasyonun tanıtımı amacıyla "<strong>Let's COP</strong>" adlı İngilizce bir şarkı da hazırlamıştı. Böylece konferans öncesinde tanıtım çalışmaları film ve müzik içerikleriyle sürdürüldü.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Buzlar erimeden, İklim'in sesine kulak verin 🇹🇷⛸️ #COP31 https://t.co/VQGIveZ6hv</p>
— Murat KURUM (@murat_kurum) <a href="https://x.com/murat_kurum/status/2116829159221506518?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-iklim-degisikligine-dikkat-ceken-cop31-tanitim-filmi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/iklim-degisikligine-dikkat-ceken-cop31-tanitim-filmi-yayimlandi.png" type="image/jpeg" length="53722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konut aboneleri 3 bin kWh limitine TÜKODER'den tepki: Kota kalksın, elektrik dağıtımı kamulaştırılsın]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/konut-aboneleri-3-bin-kwh-limitine-tukoderden-tepki-kota-kalksin-elektrik-dagitimi-kamulastirilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/konut-aboneleri-3-bin-kwh-limitine-tukoderden-tepki-kota-kalksin-elektrik-dagitimi-kamulastirilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut aboneleri için belirlenen yıllık 3 bin kilovatsaatlik Son Kaynak Tedarik Tarifesi limitinin iptal edilmesi istenirken; hane geliri, nüfus ve iklim şartlarına dayalı adil bir sosyal tarifenin yürürlüğe konulması, faturalardaki tüm maliyet kalemlerinin şeffaflaştırılması ve elektrik dağıtımının kamu eliyle yürütülmesi yönünde çağrıda bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-29">Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırını 4 bin kilovatsaatten (kWh) 3 bin kilovatsaate düşürme hazırlığına tepki gösterdi. Düzenlemenin yaklaşık 6,5 milyon konut abonesini doğrudan etkileyeceğini vurgulayan dernek, temel bir yaşam hakkı olan elektriğin ticari piyasa koşullarına terk edilemeyeceğini belirterek kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>İki yılda yüzde 40 kesinti: Sınır aylık 250 kWh seviyesine iniyor</strong></h2>

<p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-30">2025 yılında 5 bin kWh olarak uygulanan yıllık tüketim sınırının iki yıl içinde yüzde 40 oranında azaltıldığına dikkat çekilen açıklamada, yeni düzenlemeyle sınırın aylık ortalama 250 kWh seviyesine gerileyeceği ifade edildi.</p>

<p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-31">Elektrik Mühendisleri Odası'nın (EMO) verilerine atıfta bulunulan açıklamada, dört kişilik bir ailenin yalnızca temel elektrik ihtiyacının aylık ortalama 230 kWh düzeyinde olduğu ve bu hesaba ısınma, soğutma ile sıcak su gibi zaruri giderlerin dahil edilmediği hatırlatıldı. Dernek yönetimi, "Bir ailenin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığı elektrik ne zamandan beri lüks tüketim sayılmaktadır?" sorusunu yönelterek dar gelirlilerin, emeklilerin, kalabalık ailelerin ve sağlık cihazına bağımlı yurttaşların mağdur edileceğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>Yıl bitimine iki ay kala açıklanması hukuki öngörülebilirliğe aykırı</strong></h3>

<p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-32">TÜKODER açıklamasında, 2027 yılında geçerli olacak tarife sınırında 2026 yılındaki fiili tüketimlerin esas alınmasının hukuki öngörülebilirlik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtildi. Kararın yılın tamamlanmasına yalnızca iki ay kala gündeme gelmesinin tüketicinin önceden bilgilendirilmesi hakkını çiğnediği aktarılarak, enerji yoksulluğunun derinleşeceği vurgulandı.</p>

<p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-33">Enerji dağıtım hizmetlerinin özel şirketlerin kâr beklentileri doğrultusunda değil, doğrudan kamu yararı ve kamusal hizmet anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini kaydeden TÜKODER, dağıtımda özelleştirme uygulamalarından vazgeçilmesini talep etti.</p>

<h3><strong>86 milyon tüketici adına dört temel talep</strong></h3>

<p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-34">Açıklamanın sonuç bölümünde 86 milyon vatandaş adına yetkililere seslenen dernek, atılması gereken adımları şu taleplerle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-35">Konut aboneleri için yıllık 3 bin kWh olarak belirlenen Son Kaynak Tedarik Tarifesi sınırı iptal edilmeli, konut tüketicileri ticari piyasa maliyetlerinin dışında tutulmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-36">Hane geliri, kişi sayısı, iklim şartları ve zorunlu enerji ihtiyaçları gözetilerek herkesin erişebileceği sosyal tarife güvence altına alınmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-37">Tüketicilerin yıllık toplam tüketimleri faturalarda açıkça yer almalı, tüm maliyet kalemleri detaylandırılmalı ve tarife değişiklikleri önceden haber verilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_8ddf5d5decacefc5-38">Elektrik dağıtımındaki özelleştirme politikalarına son verilerek hizmet kamu eliyle yürütülmeli, maliyetler şeffaf şekilde denetlenmelidir.</p>
 </li>
</ul><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/konut-aboneleri-3-bin-kwh-limitine-tukoderden-tepki-kota-kalksin-elektrik-dagitimi-kamulastirilsin</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/akilli-sayac.jpg" type="image/jpeg" length="14624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar'a ait LNG tankeri Basra Körfezi'nde hasar aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/katara-ait-lng-tankeri-basra-korfezinde-hasar-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/katara-ait-lng-tankeri-basra-korfezinde-hasar-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar merkezli Nakilat şirketine ait Al Mayeda isimli LNG tankeri, Basra Körfezi'nde seyir halindeyken hasar gördü. Olayda mürettebattan yaralanan olmadı, çevre kirliliği yaşanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Katar</strong> merkezli gaz taşımacılığı şirketi Nakilat, filosunda bulunan <strong>LNG tankerleri</strong>nden birinin <strong>Basra Körfezi</strong>'ndeki seyri sırasında hasar aldığını duyurdu. Şirketin yazılı açıklamasında, Al Mayeda isimli gemiye 30 Ekim Cuma akşamı kimliği henüz tespit edilemeyen cisimlerin isabet ettiği bildirildi.</p>

<p>Olayın ardından gemi mürettebatının durumuna ve tankerin faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşan şirket, personelden yaralanan olmadığını belirtti. Açıklamada ayrıca herhangi bir çevre kirliliğinin meydana gelmediği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Al Mayeda tankeri güvenli durumda</strong></h3>

<p>Nakilat'ın açıklamasına göre, Basra Körfezi'nde hasar gören <strong>Al Mayeda</strong> isimli LNG tankeri güvenli durumda bulunuyor ve seyrüsefer faaliyetlerini sürdürebiliyor.</p>

<p>Gemide oluşan hasarın boyutunun belirlenmesi için değerlendirme çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Hasarın kapsamına ilişkin incelemenin henüz tamamlanmadığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Mürettebatın güvenliği için koordinasyon sağlanıyor</strong></h3>

<p>Şirket, gemide görev yapan personelin güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli koordinasyonun yürütüldüğünü bildirdi. Bu kapsamda gemi mürettebatı ve bölgede görevli ilgili <strong>deniz güvenliği </strong>makamlarıyla doğrudan iletişim kurulduğu ifade edildi.</p>

<p>Nakilat, açıklamasında çalışanların güvenliğinin, çevrenin korunmasının ve şirket varlıklarının bütünlüğünün öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Şirket, olayın ardından gemi personeli ve ilgili makamlarla koordineli çalışmayı sürdürdüğünü kaydetti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/katara-ait-lng-tankeri-basra-korfezinde-hasar-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/katar-lng-tankerinin-saldiriya-ugradigini-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="52813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Antalya-Alanya arası 36 dakikaya düşecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-antalya-alanya-arasi-36-dakikaya-dusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-antalya-alanya-arasi-36-dakikaya-dusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu'nun tamamlanmasıyla seyahat süresinin 2,5 saatten 36 dakikaya ineceğini açıkladı. Proje kapsamında yıllık 23,9 milyar lira tasarruf ve 47 bin ton karbon salımı azalması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, <strong>Antalya</strong> ile <strong>Alanya</strong> arasındaki ulaşımı geliştirmek amacıyla yapımı devam eden otoyol projesinin ayrıntılarını paylaştı. Yazılı açıklama yapan Uraloğlu, artan ulaşım ihtiyacına yanıt vermesi beklenen projenin bölgenin altyapısına katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Otoyolun tamamlanmasıyla Antalya ve Alanya arasındaki seyahatin daha kısa sürede gerçekleştirileceğini aktaran Uraloğlu, projenin turizm açısından da önem taşıdığını ifade etti. Yeni güzergahın yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımını hızlandırması ve yolculuk konforunu artırması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Antalya-Alanya Otoyolu 122 kilometre uzunluğunda olacak</strong></h2>

<p>Uraloğlu'nun verdiği bilgilere göre otoyol, <strong>Serik Kavşağı</strong>'ndan başlayacak ve Konaklı'nın kuzeyindeki <strong>Alanya Batı Kavşağı</strong>'nda sona erecek. Projenin 84 kilometrelik bölümü ana gövdeden, 38 kilometrelik kısmı ise bağlantı yollarından oluşacak. Böylece toplam 122 kilometrelik otoyol inşa edilecek.</p>

<p>Ana gövde, her iki yönde üçer şeritli olarak tasarlandı. Bağlantı yollarında ise gidiş ve geliş yönlerinde toplam dört şerit bulunacak.</p>

<p>Proje kapsamında <strong>Serik</strong>, <strong>Taşağıl</strong>, <strong>Manavgat</strong>, <strong>Manavgat Doğu</strong>, <strong>Alarahan</strong>, <strong>Konaklı</strong> ve <strong>Alanya Batı</strong> olmak üzere toplam 7 kavşak yer alacak. Ayrıca 4 bin 604 metre uzunluğunda 5 tünel ile toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadük yapılacak.</p>

<h3><strong>Projede fiziki ilerleme yüzde 35'e ulaştı</strong></h3>

<p><strong>Antalya-Alanya Otoyolu</strong>'nun yapım çalışmalarında genel fiziki ilerleme yüzde 35 seviyesine çıktı. Uraloğlu, 3 tünelde kazı ve destekleme çalışmalarının tamamlandığını, bu tünellerde nihai beton imalatlarının sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Diğer 2 tünelde ise kazı ve destekleme çalışmaları devam ediyor. Projedeki 16 viyadüğün 15'inde de yapım faaliyetleri yürütülüyor.</p>

<p>Otoyolun diğer yapıları için de çalışmalar sürdürülüyor. Proje kapsamında 17 alt geçit, 10 üst geçit, 7 köprü ve 48 menfezin inşası devam ediyor.</p>

<h3><strong>Antalya-Alanya arası 36 dakikaya inecek</strong></h3>

<p>Uraloğlu, otoyolun tamamlanmasının ardından mevcut güzergahta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini bildirdi. Böylece Antalya ile Alanya arasındaki ulaşımın önemli ölçüde kısalması hedefleniyor.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, projenin sağlayacağı tasarrufa ilişkin de bilgi verdi. Otoyol sayesinde yılda 23 milyar liranın zamandan, 900 milyon liranın ise akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf elde edilmesinin öngörüldüğünü belirtti.</p>

<p>Projenin çevresel etkilerine de değinen Uraloğlu, otoyolun tamamlanmasıyla yıllık karbon salımının 47 bin ton azalacağını kaydetti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-antalya-alanya-arasi-36-dakikaya-dusecek</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/antalya-ile-alanya-arasinda-kara-yoluyla-ulasim-36-dakikaya-dusecek.png" type="image/jpeg" length="68215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Ayasofya'nın bilinmeyen tarihi katmanları gün yüzüne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-ayasofyanin-bilinmeyen-tarihi-katmanlari-gun-yuzune-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-ayasofyanin-bilinmeyen-tarihi-katmanlari-gun-yuzune-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya'da Mimar Sinan'dan bu yana yürütülen en kapsamlı restorasyonda yer altından 3 bin ton moloz çıkarıldığını ve uygun bölümlerin ziyarete açılacağını duyururken, bölgedeki savaş şartlarına rağmen Türkiye'nin 9 aylık turizm gelirinin 51 milyar 278 milyon dolara ulaştığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 4. Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelerek Ayasofya'daki tarihi restorasyon, Türkiye'nin turizm hedefleri ve devam eden kültürel projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ayasofya'nın yer altındaki tünel, kanal ve mahzenlerinde titiz bir mühendislik çalışması yürütüldüğünü belirten Ersoy, şu ana kadar 3 bin ton çamur ve molozun temizlendiğini, yapının gizli kalmış tarihi katmanlarının güvenli bölümler halinde ziyarete açılacağını açıkladı.</p>

<h2><strong>Mimar Sinan'dan bu yana en kapsamlı restorasyon</strong></h2>

<p>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde Cumhuriyet tarihinin en büyük restorasyon sürecinin ilerlediğini kaydeden Bakan Ersoy, bilim kurulunun bu müdahaleyi Mimar Sinan devrinden sonraki en kapsamlı koruma çalışması olarak nitelendirdiğini aktardı. Kubbe ve taşıyıcı sistemlerdeki statik güçlendirmelerin sürdüğünü belirten Ersoy, doğu yarım kubbede yeni bir etaba geçtiklerini söyledi.</p>

<p>Mihrap ve minberin bulunduğu doğu bölümündeki mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerin korunması için çelik çalışma platformunun kurulumuna başlandığını bildiren Ersoy, ibadet ve ziyaret akışının aksatılmadan korunduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Ayasofya'nın yer altı gizemleri gün yüzüne çıkıyor</strong></h3>

<p>Yapının yer altındaki tüneller, su kanalları, mahzenler ve kuzeydoğu bölümündeki dört odalı yer altı mezarında (hipoje) yürütülen arkeolojik temizlikte önemli bulgulara ulaşıldığını kaydeden Ersoy, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Şu ana kadar yaklaşık 3 bin ton çamur ve moloz çıkarıldı. Böylece daha önce erişilemeyen alanların incelenmesi mümkün hale geldi. Bazı bölümlerde ilerledikçe yeni mekanlara ulaşıyoruz. Bu yapılar, İstanbul’un tarihî su yönetimi ve altyapısı hakkında da önemli bilgiler veriyor. Bazı bölümler insanların geçebileceği büyüklükte. Gerekli koruma, güvenlik ve ziyaretçi altyapısı çalışmaları tamamlanan uygun bölümleri halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Turizm geliri 9 ayda 51 milyar doları aştı</strong></h3>

<p>Körfez bölgesinde şubat ayı sonunda patlak veren savaş ve artan enerji maliyetlerine rağmen tanıtım stratejileriyle krizleri aştıklarını kaydeden Bakan Ersoy, 2026 yılı üçüncü çeyreğinde turizm gelirinin yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolara, ilk dokuz aylık gelirin ise yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 74 ülkede 7,1 milyar dijital gösterim elde ettiklerini kaydeden Ersoy, uluslararası pazarlarda tanınan Türk dizi oyuncularının yer aldığı ikişer dakikalık mini dizilerin toplam 10,5 milyar gösterime ulaştığını ve iptal edilen rezervasyonların hızla telafi edildiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Diyarbakır Cezaevi hafıza müzesi yıl sonunda açılacak</strong></h3>

<p>Kültür varlıklarının iadesi konusunda 14 ülkeyle anlaşma imzalandığını ve ABD'den yeni eserlerin getirildiğini açıklayan Ersoy, Diyarbakır Cezaevi'nin 47 dönümlük alanda hafıza müzesi ve kütüphane kompleksine dönüştürülmesi projesinin yıl sonunda tamamlanacağını aktardı.</p>

<p>İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nin mülkiyetine ilişkin davayı kazandıklarını ve merkezin Bakanlığa devredileceğini duyuran Ersoy, Antalya'daki COP31 Zirvesi'nin ardından EXPO alanının da Türkiye'nin en büyük kongre merkezine dönüştürüleceğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Formula 1, Haydarpaşa ve Sirkeci için 2027 hedefi</strong></h3>

<p>Formula 1'in Türkiye takvimine dönmesini yalnızca hafta sonu yarışıyla sınırlı tutmayıp İstanbul genelinde bir kültür ve turizm festivaline dönüştüreceklerini belirten Ersoy, yarış öncesi ve sonrasını Ege ile Akdeniz destinasyonlarına bağlayacaklarını söyledi.</p>

<p>Bakan Ersoy ayrıca, mimarisiyle dikkat çekecek yeni Antalya Arkeoloji Müzesi ile Haydarpaşa ve Sirkeci kültür-sanat projelerinin ilk etaplarının arkeolojik keşifler doğrultusunda planlanarak 2027 yılında açılacağını duyurdu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-ersoy-ayasofyanin-bilinmeyen-tarihi-katmanlari-gun-yuzune-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ayasofya1.jpg" type="image/jpeg" length="42963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP yönetimi internet sitesindeki Özgür Özel dönemine ait tüm içerikleri kaldırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-yonetimi-internet-sitesindeki-ozgur-ozel-donemine-ait-tum-icerikleri-kaldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-yonetimi-internet-sitesindeki-ozgur-ozel-donemine-ait-tum-icerikleri-kaldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi'nin resmi internet sitesinde dikkat çeken bir değişikliğe gidilerek, 38'inci Olağan Kurultay'a ilişkin mutlak butlan davası Yargıtay'da beklerken, Özgür Özel'in genel başkanlık yaptığı yaklaşık üç yıllık döneme ait tüm haber, açıklama, TBMM konuşması ve kurumsal bültenler arşivden tamamen kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin resmi internet sitesinde dikkat çeken bir arşiv değişikliğine gidildi. "chp.org.tr" adresinde yapılan düzenlemeyle, Özgür Özel'in Genel Başkanlık yaptığı yaklaşık üç yıllık döneme ait tüm haber, basın açıklaması, TBMM konuşması, video, rapor ve fotoğraflar siteden temizlendi.</p>

<p>Sitedeki arşivin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlıktan ayrıldığı Kasım 2023 tarihi ile kurultaya ilişkin mutlak butlan kararının verildiği Mayıs 2026 dönemi arasında doğrudan bir boşluk barındırdığı görüldü.</p>

<h3><strong>Kurultay kararına ilişkin süreç Yargıtay'da sürüyor</strong></h3>

<p>CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen 21 Mayıs 2026 tarihli "mutlak butlan" kararına ilişkin dosya Yargıtay incelemesinde bulunurken, partinin resmi portalında kapsamlı bir içerik tasfiyesi hayata geçirildi.</p>

<p>Portalın TBMM konuşmaları, miting hitapları, etkinlik konuşmaları, basın duyuruları, yazılı açıklamalar, sosyal medya paylaşımları, televizyon mülakatları, resmi kabuller, kurultay metinleri ve yurt dışı temasları gibi tüm kategorilerindeki akışın Kasım 2023'ten Mayıs 2026'ya atladığı tespit edildi.</p>

<h3><strong>Özel dönemine ait açıklamalar da silindi</strong></h3>

<p>Arşivden kaldırılan içeriklerin sadece Özgür Özel'in şahsi açıklamalarıyla sınırlı kalmadığı belirlendi. Özel'in liderlik yaptığı süre boyunca genel başkan yardımcılarının kamuoyu duyuruları, parti sözcülerinin haftalık basın toplantıları, kurmaylara ait bültenler, grubun TBMM yasama çalışmaları, yayımlanan raporlar, fotoğraf galerileri ve diğer tüm kurumsal veriler de siteden çıkarıldı.</p>

<p>Resmi internet sitesinde daha önce eylül ayında da benzer bir işlem yapılmış; Özgür Özel'in 18 Mart tarihinde genel merkezde gerçekleştirdiği ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığı iddialarını konu alan "Turpun Küçüğü" başlıklı basın toplantısının kaydı yayından kaldırılmıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-yonetimi-internet-sitesindeki-ozgur-ozel-donemine-ait-tum-icerikleri-kaldirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-27-142709.png" type="image/jpeg" length="41224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diriliş Postası Yazarı Yiğit Uzun gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dirilis-postasi-yazari-yigit-uzun-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dirilis-postasi-yazari-yigit-uzun-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diriliş Postası gazetesi yazarı Yiğit Uzun, Türk Ceza Kanunu'nun halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu düzenleyen 217/A maddesi kapsamında İzmir Bornova'daki evinde savcılık kararıyla gözaltına alınırken dijital materyallerine el konulduğu ve hukuki sürecin avukatı tarafından takip edildiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diriliş Postası gazetesi yazarı Yiğit Uzun, Türk Ceza Kanunu'nun "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" fiilini düzenleyen 217/A maddesi kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alındı. Uzun, gözaltı işlemini sosyal medya hesabından yaptığı "Gözaltına alınıyorum" paylaşımıyla duyurdu.</p>

<h2><strong>İzmir Bornova'daki evinde arama yapıldı</strong></h2>

<p>Gözaltı işleminin ardından yazılı bir açıklama yapan Yiğit Uzun'un avukatı Kaan Bayramzade, operasyonun müvekkilinin İzmir'in Bornova ilçesindeki ikametinde gerçekleştiğini belirtti. Arama ve el koyma işlemlerinde müdafi olarak hazır bulunduğunu kaydeden Bayramzade, sürecin savcılık kararıyla işletildiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Dijital materyallere el konuldu, hukuki itirazlar kayda geçirilecek</strong></h3>

<p>Aramanın Cumhuriyet Savcılığının "gecikmesinde sakınca bulunan hâl" kapsamında verdiği talimatla icra edildiğini aktaran Avukat Bayramzade, şu bilgileri paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Müvekkilimizin konutunda bugün yapılan aramaya tarafımızca müdafi sıfatıyla iştirak edilmiştir. Arama, yalnızca Cumhuriyet Savcılığının ‘gecikmesinde sakınca bulunan hâl’ gerekçesiyle verdiği kararla gerçekleştirilmiş ve dijital materyallere CMK m. 134 kapsamında el konulmuştur. İşlemlere ilişkin itiraz ve çekincelerimiz, müvekkilimizin ifadesi sırasında kayda geçirilecektir. Hâkim onayı süreci tarafımızca yakından takip edilecek, hukuka aykırı her işleme karşı tüm kanuni yollara başvurulacaktır. Soruşturmanın gizliliği gereği henüz dosya içeriğine ilişkin açıklama yapılamayacaktır."</p>
</blockquote>

<p>Emniyetteki işlemleri devam eden Uzun'un, ifadesinin alınmasının ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dirilis-postasi-yazari-yigit-uzun-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/dirilis.png" type="image/jpeg" length="22935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da Alevi Çalıştayı: Eşit yurttaşlık ve anayasal güvence çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-alevi-calistayi-esit-yurttaslik-ve-anayasal-guvence-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-alevi-calistayi-esit-yurttaslik-ve-anayasal-guvence-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da Alevi Aydınlar İstişare Meclisi tarafından düzenlenen ve dört oturumda tamamlanan Alevi Çalıştayı'nın ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, yeni anayasada eşit ve seküler yurttaşlık ilkesinin esas alınması istenirken cemevlerinin anayasal statüye kavuşturulması ve Alevifobi ile Suriye'deki hak ihlallerinin araştırılması amacıyla TBMM bünyesinde komisyon kurulması çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da Alevi Aydınlar İstişare Meclisi tarafından organize edilen Alevi Çalıştayı'nda eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin anayasal statüsü ve "Alevifobi" ile mücadele başlıkları ele alındı. Dört oturum şeklinde gerçekleştirilen toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, TBMM bünyesinde Alevifobi ve Suriye'deki hak ihlallerinin incelenmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulması ve cemevlerinin hukuki güvenceye kavuşturulması talep edildi.</p>

<h3><strong>"Geleceğimizin başkaları tarafından şekillendirilmesini kabul Etmiyoruz"</strong></h3>

<p>Çalıştayın açılış konuşmasını üstlenen araştırmacı yazar Mesut Özcan, Alevilerin uzun yıllar sonra ilk kez herhangi bir siyasi müdahale, parti aidiyeti veya dış yönlendirmenin gölgesinde kalmadan bir araya geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Alevi toplumunun geleceğinin siyasi hesapların konusu haline getirilmesine karşı çıktıklarını belirten Özcan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Uzun yıllar sonra ilk kez Aleviler, herhangi bir siyasi müdahalenin, parti aidiyetinin veya dış yönlendirmenin gölgesinde kalmadan yalnızca Alevi kimliğini, Alevi inancını, tarihsel hafızasını ve ortak geleceğini esas alarak bir araya geliyor. Bizler, Alevi toplumunun geleceğinin başkaları tarafından tanımlanmasını, siyasi hesapların konusu hâline getirilmesini veya dışarıdan şekillendirilmesini kabul etmiyoruz. Alevi toplumunun geleceğinin kendi ortak aklı, tarihsel hafızası, inançsal değerleri ve özgür iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Yeni Anayasa, eşit yurttaşlık ve Alevifobi ile mücadele vurgusu</strong></h3>

<p>Çalıştay sonrasında kamuoyuyla paylaşılan sonuç bildirgesinde, vatandaşlık hukukunun işletilmesinde inanç eksenli bürokratik muamelelere son verilmesi gerektiği vurgulandı. Yeni anayasa hazırlıklarında inanç temelli ayrışmalar yerine seküler ve hukuki vatandaşlık bağının temel alınması istenerek eşit yurttaşlık ilkesinin altı çizildi.</p>

<p>16'ncı yüzyıldan bu yana süregelen Alevifobi anlayışına karşı topyekun mücadele çağrısı yapılan bildirgede; eğitimden kışlalara kadar tüm kamu alanlarında çalışmalar yapılması ve konunun kapsamlı şekilde ele alınması amacıyla TBMM bünyesinde araştırma komisyonu kurulması talep edildi. Bildirgede ayrıca kamu kurumlarında kullanılan proje, mekân ve envanter adlandırmalarında 16'ncı yüzyıldaki çatışmaları çağrıştıran "Çaldıran" ve "Yavuz Sultan Selim" gibi isimlerin tercih edilmesine son verilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Cemevlerine anayasal statü, Suriye'deki Aleviler için komisyon talebi</strong></h3>

<p>Alevi meselesinin sadece fiziki altyapı ihtiyaçlarından ibaret görülmemesi gerektiğine işaret edilen metinde; cemevleri ile ziyaretgâhların inançsal, kültürel ve toplumsal işlevlerine uygun hukuki statüye kavuşturulması ve bu durumun anayasal güvenceye bağlanması istendi.</p>

<p>Suriye'deki duruma da yer verilen bildirgede, bölgede Alevi toplumunun yaşam hakkını tehdit eden ihlallere karşı Türkiye'nin sessiz kalmaması gerektiği belirtilerek, sahadaki şartları yerinde tespit edecek resmi bir TBMM komisyonunun oluşturulması önerildi.</p>

<p>Bildirgenin son bölümünde ise Türkçe dışındaki Zazaca, Kurmanci ve Arapça gibi dillerin ve bu dillerdeki edebiyatın yasal koruma altına alınması, Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına da Alevifobi ile mücadeleye dönük içeriklerin dahil edilmesi talep edildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-alevi-calistayi-esit-yurttaslik-ve-anayasal-guvence-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/11/24saatdikdortgen.png" type="image/jpeg" length="62896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da ekim enflasyonu belli oldu: Zirvede giyim ve ayakkabı var]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-ekim-enflasyonu-belli-oldu-zirvede-giyim-ve-ayakkabi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-ekim-enflasyonu-belli-oldu-zirvede-giyim-ve-ayakkabi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası verilerine göre İstanbul'da ekim ayında perakende fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 2,47, toptan fiyatlar ise yüzde 1,20 artış kaydederken, yıllık bazda perakende fiyat artışı yüzde 32,47'ye ulaştı ve aylık bazda en yüksek artış yüzde 10,60 ile kış sezonunun başladığı giyim ve ayakkabı grubunda görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO), mega kentin enflasyon göstergesi niteliğindeki 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi ile Toptan Eşya Fiyatları İndeksi'nin ekim ayı sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre İstanbul'da perakende fiyatlar ekimde bir önceki aya kıyasla yüzde 2,47, toptan fiyatlar ise yüzde 1,20 oranında yükseliş kaydetti.</p>

<p>Yıllık bazdaki fiyat hareketlerine bakıldığında, tüketici fiyatlarındaki yıllık artış oranı yüzde 32,47 olarak gerçekleşti. Toptan eşya fiyatlarındaki yıllık değişim ise yüzde 25,51 seviyesinde kayıtlara geçti.</p>

<h2><strong>Giyim ve ayakkabıda sezon etkisi: Zirve yüzde 10,60 ile geldi</strong></h2>

<p>İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi'nde ekim ayında en belirgin fiyat artışı, yeni kış sezonu ürünlerinin vitrine çıkmasıyla birlikte giyim ve ayakkabı harcama grubunda gözlendi. Aylık yüzde 10,60 artışla ilk sırada yer alan giyim grubunu, piyasa koşullarına bağlı fiyat artışlarının kaydedildiği diğer harcama kalemleri izledi.</p>

<p>Bu dönemde eğlence ve kültür harcamaları yüzde 5,32, haberleşme yüzde 5,05, mevsim geçişinin hissedildiği gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 2,58, konut harcamaları yüzde 2,24, lokanta ve oteller yüzde 1,87, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 1,82, sağlık harcamaları yüzde 1,80, ev eşyası yüzde 1,67, eğitim yüzde 1,52 ve ulaştırma yüzde 0,45 oranında artış gösterdi. Alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda ise herhangi bir fiyat değişimi kaydedilmedi.</p>

<h3><strong>Toptan fiyatlarda lider kimyevi maddeler, yıllık artışta madenler önde</strong></h3>

<p>Toptan eşya fiyatlarında ekim ayında aylık bazda en yüksek artış yüzde 3,44 ile kimyevi maddeler grubunda meydana geldi. Bu grubu sırasıyla yüzde 2,31 ile işlenmemiş maddeler, yüzde 1,34 ile inşaat malzemeleri, yüzde 1 ile gıda maddeleri, yüzde 0,53 ile yakacak ve enerji maddeleri ile yüzde 0,46 ile madenler takip etti. Mensucat grubunun toptan fiyatlarında ise değişim yaşanmadı.</p>

<p>Toptan eşya fiyatlarının yıllık değişim oranlarında ise madenler yüzde 41,97'lik artışla en çok yükselen grup oldu. Yıllık toptan fiyat artışları gıda maddelerinde yüzde 26,92, yakacak ve enerji grubunda yüzde 25,60, inşaat malzemelerinde yüzde 23,48, işlenmemiş maddelerde yüzde 16,36, mensucatta yüzde 13,48 ve kimyevi maddelerde yüzde 10,45 olarak gerçekleşti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-ekim-enflasyonu-belli-oldu-zirvede-giyim-ve-ayakkabi-var</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/giyim.webp" type="image/jpeg" length="62872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC Başbakanı Ünal Üstel'den Rum yönetimine tepki: "Sızlanmayı bırakıp işbirliği elini tutun"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-unal-ustelden-rum-yonetimine-tepki-sizlanmayi-birakip-isbirligi-elini-tutun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-unal-ustelden-rum-yonetimine-tepki-sizlanmayi-birakip-isbirligi-elini-tutun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği nezdindeki şikayet girişimlerine tepki göstererek, Türkiye ile KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetlerinin kimsenin iznine tabi olmadığını belirtti ve Rum tarafına uluslararası platformlarda sızlanmayı bırakıp uzatılan işbirliği elini tutma çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetleri ve ortak enerji projelerine yönelik şikayetlerine çok sert yanıt verdi. Üstel, Rum idaresinin uluslararası mercilere mektup yazarak şikayette bulunmak yerine Türk tarafının uzattığı işbirliği elini tutması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Araştırma faaliyetlerimiz kimsenin iznine tabi değildir"</strong></h3>

<p>Türk Ajansı Kıbrıs'ta (TAK) yer alan yazılı açıklamaya göre Başbakan Üstel, GKRY'nin Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) nezdinde yürüttüğü diplomatik girişimleri yakından takip ettiklerini kaydetti. Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının haklarını hiçe sayarak tek yanlı adımlar atmasının Ada'daki huzur ortamına zarar verdiğini belirten Üstel, BM'ye iletilen mektupta "Akdeniz Araştırma 1" gemisinin çalışmalarının hedef alınmasına tepki gösterdi.</p>

<p>Bu faaliyetlerin Rum tarafının iznine bağlı olduğu iddialarının gerçeklikten kopuk olduğunu dile getiren Üstel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve ana vatan Türkiye, Doğu Akdeniz’deki meşru haklarından kaynaklanan araştırma ve inceleme faaliyetlerini kimsenin iznine tabi olmadan yürütmektedir ve yürütmeye devam edecektir. Rum liderliği sürekli şikayet mektupları yazarak uluslararası platformlarda sızlanmak yerine, Kıbrıs Türk tarafının Doğu Akdeniz’de uzattığı işbirliği elini tutmalıdır."</p>
</blockquote>

<p>Ada'da Kıbrıs Türklerinin eşit statüsü ve meşru hakları gözetilmeden yürütülen hiçbir girişimin meşruiyet taşımayacağının altını çizen Üstel, stratejik adımlardan kesinlikle taviz verilmeyeceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı kopmaz bağın nişanesidir"</strong></h3>

<p>GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos'un Türkiye-KKTC Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'ne yönelik eleştirilerine de değinen Üstel, yabancı ülkelerle tek taraflı anlaşmalar yapan Rum kesiminin KKTC'nin projelerine müdahale edecek mevkide olmadığını hatırlattı.</p>

<p>Boru hattı projesinin kesintisiz süreceğini ve başarıyla tamamlanacağını ifade eden Üstel, projenin stratejik önemini şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Asrın Projesi ile Ada'ya ulaştırılan sudan sonra doğal gaza da kavuşacak olan Kıbrıs Türk halkı için bu hat, yalnızca bir enerji projesi değil ana vatan Türkiye ile arasındaki kopmaz bağın en somut nişanelerinden biri olacaktır."</p>
</blockquote>

<p>Kıbrıs Türk tarafının su ve doğal gaz başlıklarında işbirliği kapısını açık tuttuğunu anımsatan Başbakan Üstel, Rum toplumuna da doğrudan çağrıda bulundu. Rum liderliğinin uzlaşmaz politikalarına karşı tavır alınması gerektiğini belirten Üstel, Ada'da yan yana iki ayrı halk ve iki bağımsız devletin barış içinde varlık göstermesinin her iki kesimin de menfaatine olduğunu, kalıcı istikrarın bu realitenin kabulünden geçtiğini dile getirdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktc-basbakani-unal-ustelden-rum-yonetimine-tepki-sizlanmayi-birakip-isbirligi-elini-tutun</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-e1282fa452d189940f7e5cd23db791be.webp" type="image/jpeg" length="28673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolivya'da El Nino önlemi: Kuraklık ve sel riskine karşı hazırlık başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bolivyada-el-nino-onlemi-kuraklik-ve-sel-riskine-karsi-hazirlik-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bolivyada-el-nino-onlemi-kuraklik-ve-sel-riskine-karsi-hazirlik-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolivya, El Nino kaynaklı kuraklık ve sel risklerine karşı harekete geçti. Devlet Başkanı Rodrigo Paz, ulusal acil durum kararnamesini imzalayarak kurumlara koordinasyon çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bolivya</strong> Devlet Başkanı Rodrigo Paz, <strong>El Nino</strong> hava olayının ülkede yol açabileceği olumsuzluklara karşı hükümetin önlem alma kararı verdiğini duyurdu. Şiddetli <strong>kuraklık</strong> ve ardından yaşanabilecek sellerin ülkeyi etkileyebileceğine ilişkin tahminler üzerine ulusal <strong>acil durum kararnamesi </strong>imzalandı.</p>

<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre Paz, halka yönelik açıklamasında hükümetin önceki yönetimlerden farklı bir yaklaşım benimsediğini belirtti. İklim olayının etkilerinin ortaya çıkmasını beklemek yerine önceden harekete geçtiklerini ifade eden Paz, olası sonuçlarla mücadele için kaynakların bir araya getirileceğini bildirdi.</p>

<h2><strong>El Nino için ulusal acil durum kararı</strong></h2>

<p>Paz, El Nino kaynaklı risklere karşı ulusal acil durum kararnamesini imzaladığını belirterek, hazırlık sürecinde uluslararası işbirliği ve ülke içindeki çalışmaların birlikte yürütüleceğini kaydetti.</p>

<p>Bolivya Devlet Başkanı, alınan karara ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“El Nino fenomeni nedeniyle ulusal acil durum kararnamesini imzaladım. Bu çevresel olayın etkilerinin ortaya çıkmasını beklediğimiz önceki yıllardan farklı olarak, bu fenomenle mücadele etmek amacıyla uluslararası işbirliği ve ulusal çabalarla ekonomik ve insani kaynakları bir araya getirme kararı aldık.”</p>

<h3><strong>Kuraklık ve sel riskine karşı koordinasyon çağrısı</strong></h3>

<p>Ülkede özellikle yağışların azalmasının ve bunun ardından meydana gelebilecek <strong>sel</strong>lerin ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Paz, <strong>acil durumlar</strong>a hazırlık kapsamında kamu kurumlarına çağrıda bulundu.</p>

<p>Paz, bakanlıklar ve diğer ilgili kurumların yanı sıra valilikler ile belediyelerin de koordineli hareket etmesi gerektiğini belirtti. Olası afetlerin etkilerini azaltmak amacıyla tüm idari birimlerin ortak çalışma yürütmesinin önemini vurguladı.</p>

<h3><strong>Kuraklık bazı bölgeleri şimdiden etkiledi</strong></h3>

<p>Bolivya Devlet Başkanı, kuraklığın ülkenin farklı bölgelerinde etkisini göstermeye başladığını da açıkladı. Hükümetin hazırlıklarının yalnızca mevcut kuraklıkla sınırlı kalmayacağını belirten Paz, muhtemel sellerin oluşturabileceği sonuçların da dikkate alınacağını ifade etti.</p>

<p>Paz, alınan acil durum kararıyla hem kuraklığın hem de olası sellerin yol açabileceği zararların en düşük seviyeye indirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bolivyada-el-nino-onlemi-kuraklik-ve-sel-riskine-karsi-hazirlik-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/bolivyada-el-nino-kaynakli-kuraklik-ve-sel-riskine-karsi-ulusal-acil-durum-kararnamesi-imzalandi.png" type="image/jpeg" length="27630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'nın tarihi ilçesi Beypazarı sonbaharda turistlerin ilgisini topluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankaranin-tarihi-ilcesi-beypazari-sonbaharda-turistlerin-ilgisini-topluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankaranin-tarihi-ilcesi-beypazari-sonbaharda-turistlerin-ilgisini-topluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan gözde turizm merkezi Beypazarı'nda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile başlayan ziyaretçi hareketliliği sürerken, konakları, yöresel lezzetleri ve 5 müzesiyle yerli turistlerin akınına uğrayan ilçede yoğun ilgi tanıtım çalışmalarının başarısı olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın önde gelen kültür ve turizm merkezlerinden Beypazarı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile birlikte başlayan yoğun ziyaretçi akınına ev sahipliği yapıyor. Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan ilçe; asırlık konakları, zengin mutfak kültürü, kaya mağaraları ve doğal alanlarıyla yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmayı sürdürüyor.</p>

<p><img alt="A A 20261031 42924482 42924479 B A S K E N T I N B E Y P A Z A R I I L C E S I N E T U R I S T I L G I S I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261031-42924482-42924479-b-a-s-k-e-n-t-i-n-b-e-y-p-a-z-a-r-i-i-l-c-e-s-i-n-e-t-u-r-i-s-t-i-l-g-i-s-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Tanıtım faaliyetleri meyvelerini veriyor</strong></h2>

<p>İlçedeki turizm hareketliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beypazarı Kültür ve Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı Nusret Erdoğan, yürütülen tanıtım çalışmalarının sahaya doğrudan yansıdığını ifade etti. Beypazarı'nın çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Erdoğan, şu açıklamada bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Tarihiyle, kültürüyle, konaklarıyla, kaya mağaralarıyla ve yemekleriyle öne çıkan Beypazarı'nı her platformda tanıtıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'ndan itibaren ilçemizde yoğunluk yaşanmaya başladı. Ziyaretçi sayısına ilişkin net bir rakam vermeyeyim ancak oldukça fazla turist ağırlıyoruz. Beypazarı'nı tercih edenlere teşekkür ediyoruz."</p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20261031 42924482 42924478 B A S K E N T I N B E Y P A Z A R I I L C E S I N E T U R I S T I L G I S I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261031-42924482-42924478-b-a-s-k-e-n-t-i-n-b-e-y-p-a-z-a-r-i-i-l-c-e-s-i-n-e-t-u-r-i-s-t-i-l-g-i-s-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Müzelerden vadilere uzanan zengin rota</strong></h3>

<p>Beypazarı'na gelen konukların zengin bir gezi rotasıyla karşılaştığını vurgulayan Erdoğan, ilçede faaliyet gösteren 5 ayrı müzenin yanı sıra İnözü Vadisi'ndeki tarihi kaya mağaralarının, Kelebek Vadisi'nin, Gözetleme Kulesi'nin, restore edilen tarihi konakların ve şehri kuşbakışı gören Hıdırlık Tepesi'nin yoğun ilgi gördüğünü aktardı.</p>

<p>Erdoğan, tarih ve doğayla iç içe bir seyahat planlayan tüm seyahatseverleri Beypazarı'nın özgün mirasını yerinde keşfetmeye davet etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankaranin-tarihi-ilcesi-beypazari-sonbaharda-turistlerin-ilgisini-topluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261031-42924482-42924480-b-a-s-k-e-n-t-i-n-b-e-y-p-a-z-a-r-i-i-l-c-e-s-i-n-e-t-u-r-i-s-t-i-l-g-i-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="11225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aksaray'da otomobil devrildi: 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aksarayda-otomobil-devrildi-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-agir-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aksarayda-otomobil-devrildi-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-agir-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray merkeze bağlı Akin köyü yolunda 24 yaşındaki Ömer E. idaresindeki otomobilin kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında araçta bulunan Selman E. olay yerinde hayatını kaybetti, ağır yaralanan sürücü ise Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aksaray'da kontrolden çıkan otomobilin devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaşamını yitirdi, sürücü ise ağır yaralandı.</p>

<h3><strong>Akin Köyü yolunda kontrolden çıktı</strong></h3>

<p>Kaza, Aksaray merkeze bağlı Akin köyü yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ömer E. (24) yönetimindeki 06 DB 2008 plakalı otomobil, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak devrildi.</p>

<p><img alt="Aksaray'da otomobil devrildi: 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı-1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261101-42932231-42932230-a-k-s-a-r-a-y-d-a-k-i-t-r-a-f-i-k-k-a-z-a-s-i-n-d-a-1-k-i-s-i-o-l-d-u-1-k-i-s-i-a-g-i-r-y-a-r-a-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Kaza yerine ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, araçta bulunan Selman E.'nin (24) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Kazada ağır yaralanan sürücü Ömer E. ise sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan sürücünün hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Polis ekipleri kaza mahallinde inceleme yaparken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aksarayda-otomobil-devrildi-1-kisi-hayatini-kaybetti-1-kisi-agir-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/a-a-20261101-42932231-42932229-a-k-s-a-r-a-y-d-a-k-i-t-r-a-f-i-k-k-a-z-a-s-i-n-d-a-1-k-i-s-i-o-l-d-u-1-k-i-s-i-a-g-i-r-y-a-r-a-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="55601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metin Öztürk kimdir, kaç yaşında, nereli? Galatasaray İkinci Başkanı'nın hayatı ve kariyeri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/metin-ozturk-kimdir-kac-yasinda-nereli-galatasaray-ikinci-baskaninin-hayati-ve-kariyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/metin-ozturk-kimdir-kac-yasinda-nereli-galatasaray-ikinci-baskaninin-hayati-ve-kariyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk'ün hayatı, yaşı, memleketi ve iş dünyasındaki kariyeri merak ediliyor. 1961 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Öztürk, gazetecilikle başladığı meslek hayatını sigorta hizmetleri, reklamcılık ve yayıncılık sektörlerinde sürdürdü. İş insanı kimliğinin yanı sıra Galatasaray'da üstlendiği yöneticilik görevleriyle tanınan Metin Öztürk'ün biyografisi ve ailesine ilişkin ayrıntılar haberimizde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray yönetiminde uzun yıllardır görev alan <strong>Metin Öztürk kimdir, kaç yaşında ve nereli?</strong> Sarı-kırmızılı kulüpte ikinci başkanlık görevini üstlenen Öztürk, 14 Mart 1961'de İstanbul'un Şişli ilçesinde doğdu. 2026 yılı itibarıyla 65 yaşında olan iş insanı, Galatasaray başkanlığına aday olduğu seçimlerin ardından 2022 yılında Dursun Özbek'in yönetimine katıldı. Öztürk, 2026 seçimlerinin ardından açıklanan yeni yönetim kurulunda da ikinci başkan olarak görevlendirildi.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK KİMDİR?</h2>

<p>Metin Öztürk, 14 Mart 1961 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olduğu belirtilen Öztürk, iş hayatına gazetecilik yaparak başladı. Daha sonraki yıllarda sigorta destek hizmetleri, medya ve reklamcılık alanlarında faaliyet gösteren şirketlerde yöneticilik üstlendi.</p>

<p>Galatasaray Spor Kulübü ile uzun yıllara dayanan ilişkisi bulunan Öztürk, kulübün çeşitli organizasyonlarında görev aldı. Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GSYİAD) başkanlığının ardından kulübün yönetim kademelerinde yer aldı.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK KAÇ YAŞINDA, NERELİ?</h2>

<p>Metin Öztürk, 14 Mart 1961 doğumlu olması nedeniyle 1 Kasım 2026 itibarıyla 65 yaşındadır. İstanbul'un Şişli ilçesinde doğan Öztürk, eğitimini ve iş hayatının önemli bölümünü İstanbul'da sürdürdü.</p>

<p>Öztürk'ün ailesi de Galatasaray camiasıyla bağlantılıdır. Babası Süleyman Öztürk, Galatasaray Adası'nın yaklaşık 30 yıl boyunca müdürlüğünü yaptı. Metin Öztürk'ün kardeşi Çetin Öztürk ise Türkiye Kürek Federasyonu Başkanlığı görevinde bulundu.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK NE İŞ YAPIYOR, HANGİ ŞİRKETLERİN SAHİBİ?</h2>

<p>Gazetecilik geçmişi bulunan Metin Öztürk, daha sonra girişimcilik ve şirket yöneticiliğine yöneldi. Türkiye'deki sigorta şirketlerine asistans hizmetleri sunan Assist Line'ın kurucusu olan Öztürk, bu şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendi.</p>

<p>Galatasaray'ın resmî biyografisinde, Öztürk'ün Assist Line'ın yanı sıra Güneş Reklamcılık şirketinde de yönetim kurulu başkanı olduğu belirtiliyor. İş insanının ticari faaliyetleri arasında yayıncılık, reklam, pazarlama ve dijital platformlara yönelik çalışmalar bulunuyor.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK'ÜN GALATASARAY KARİYERİ NASIL BAŞLADI?</h2>

<p>Metin Öztürk'ün Galatasaray ile bağı çocukluk yıllarına dayanıyor. Babasının Galatasaray Adası'ndaki yöneticilik görevi nedeniyle kulüp çevresinde büyüyen Öztürk, ilerleyen yıllarda sarı-kırmızılı camianın farklı kuruluşlarında sorumluluk üstlendi.</p>

<p>2014-2018 yılları arasında Galatasaray İş İnsanları Derneği'nin başkanlığını yapan Öztürk, kulüp üyeliği ve divan kurulu çalışmalarında da yer aldı. Bu süreçte Galatasaray'ın kurumsal yönetimine yönelik faaliyetleriyle öne çıktı.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK GALATASARAY BAŞKANLIĞINA ADAY OLDU MU?</h2>

<p>Metin Öztürk, 19 Haziran 2021 tarihinde düzenlenen Galatasaray başkanlık seçiminde adaylar arasında yer aldı. Beş adayın yarıştığı seçimde 893 oy alan Öztürk, Burak Elmas ve Eşref Hamamcıoğlu'nun ardından üçüncü sırada kaldı.</p>

<p>2022 yılında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde yeniden başkan adaylığı çalışmalarına başlayan Öztürk, daha sonra Dursun Özbek'in oluşturduğu yönetim listesine katıldı. 11 Haziran 2022'de yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Dursun Özbek'in başkan seçilmesiyle kulübün ikinci başkanı oldu.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK GALATASARAY'DA HANGİ GÖREVLERİ ÜSTLENDİ?</h2>

<p>Galatasaray'da ikinci başkanlık yapan Metin Öztürk, aynı zamanda Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ'de yönetim kurulu başkan vekili olarak görev aldı. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yayımlanan kayıtlarında Öztürk'ün yönetim kuruluna ilk seçilme tarihi 29 Temmuz 2022 olarak yer alıyor.</p>

<p>Galatasaray'da 23 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen seçimlerin ardından Dursun Özbek başkanlığında oluşturulan yönetim kurulunun görev dağılımı 1 Haziran'da açıklandı. Bu dağılımda Metin Öztürk yeniden ikinci başkan olarak yer aldı.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK EVLİ Mİ, KAÇ ÇOCUĞU VAR?</h2>

<p>Galatasaray'ın resmî internet sitesindeki biyografisine göre Metin Öztürk evli ve üç çocuk babasıdır. Öztürk'ün iki kızı da Galatasaray Spor Kulübü bünyesinde lisanslı binicilik sporcusudur.</p>

<p>Ailesinin sporla ilişkisi binicilikle sınırlı değil. Öztürk'ün oğlunun da Galatasaray'ın yelken branşında lisanslı sporcu olarak faaliyet gösterdiği, geçmiş yıllarda yayımlanan biyografi bilgilerinde yer alıyor.</p>

<h2>METİN ÖZTÜRK NEDEN GÜNDEMDE, GALATASARAY'DAKİ SON DURUMU NE?</h2>

<p>Metin Öztürk'ün <a href="https://www.transfermarkt.com.tr/metin-ozturk/profil/trainer/137306" rel="nofollow">Galatasaray</a> yönetimindeki durumu, 1 Kasım 2026 tarihinde gündeme gelen istifa iddiasıyla yeniden merak konusu oldu. Ancak yapılan kaynak taramasında, istifanın gerçekleştiğini ve gerekçesini doğrulayan bağımsız bir açıklamaya ulaşılamadı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/metin-ozturk-kimdir-kac-yasinda-nereli-galatasaray-ikinci-baskaninin-hayati-ve-kariyeri</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1764620628376-yanlizca-boyutlandirma-11.jpg" type="image/jpeg" length="41828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'a mahkemeden ret: WSJ'ye açtığı Epstein davası düştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumpa-mahkemeden-ret-wsjye-actigi-epstein-davasi-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumpa-mahkemeden-ret-wsjye-actigi-epstein-davasi-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Bölge Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile mektup bağı olduğunu öne süren haber nedeniyle Wall Street Journal ve yayıncılarına açtığı tazminat davasını iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle yeniden açılmasına imkân vermeyecek şekilde kesin olarak reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Bölge Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarından tutukluyken cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile bağlantılı olduğuna yönelik haber yapan Wall Street Journal (WSJ) gazetesine açtığı hakaret davasını ikinci kez reddetti. Yargıç, bu kez davanın yeniden açılmasına imkân tanımayacak şekilde kesin ret kararı verdi.</p>

<h2><strong>Yargıç Gayles: "İddialar belirsiz ve yetersiz"</strong></h2>

<p>Miami'deki davaya bakan ABD Bölge Yargıcı Darrin Gayles, Donald Trump'ın, gazetenin 2025 yılındaki haberiyle şahsına hakaret edildiği yönündeki tezlerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna hükmetti.</p>

<p>Gerekçeli kararında Trump'ın iddialarını sert sözlerle değerlendiren Yargıç Gayles, sunulan gerekçelerin "sonuca yönelik, belirsiz, zaman zaman haber metniyle çelişen ve çoğu zaman konuyla ilgisiz" olduğunu belirtti. Yargıç, haberin gazetecilik ilkeleri çiğnenerek kasıtlı biçimde gerçeğe aykırı yayımlandığına dair yeterli ve somut delilin mahkemeye sunulamadığını vurguladı.</p>

<h3><strong>Yeniden dava açma yolu kapatıldı, hukuk ekibi temyize gidiyor</strong></h3>

<p>Davanın önceki versiyonunu nisan ayında reddeden ancak Trump'ın avukatlarına dosyayı revize ederek yeniden başvurma hakkı tanıyan Yargıç Gayles, bu kez dosyanın bir daha açılamayacak şekilde (with prejudice) nihai olarak kapatılmasına karar verdi.</p>

<p>Kararın ardından açıklama yapan Trump'ın hukuk ekibinin sözcüsü, mahkemenin hükmüne katılmadıklarını ve kararı bir üst mahkemeye taşıyarak temyiz edeceklerini bildirdi.</p>

<h3><strong>Davanın arka planı: 50. yaş günü mektubu iddiası</strong></h3>

<p>Wall Street Journal, 2025 yılında yayımladığı haberde, Jeffrey Epstein'ın cezaevindeki eski kız arkadaşı ve suç ortağı Ghislaine Maxwell'in, Epstein'in 50. yaş günü dolayısıyla yakın çevresinden bir mektup derlemesi hazırladığını ve bu mektuplardan birinin de Donald Trump'a ait olduğunu öne sürmüştü.</p>

<p>Haberin itibarını zedelediğini savunan Trump, 2025 yılında gazetenin yayıncısı Dow Jones ile ana hissedarı Rupert Murdoch aleyhine yüksek tazminat talebiyle hakaret davası açmıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumpa-mahkemeden-ret-wsjye-actigi-epstein-davasi-dustu</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/trump-rusyaya-yonelik-yaptirimlari-kaldirmayi-dusunmuyoruz.png" type="image/jpeg" length="40914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mekke Anlaşması yeni haftada Meclis gündeminde olacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mekke-anlasmasi-yeni-haftada-meclis-gundeminde-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mekke-anlasmasi-yeni-haftada-meclis-gundeminde-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık mesaisine 3 Kasım Salı günü başlayacak olan TBMM Genel Kurulu, Türk Kızılayına uluslararası yardımlarda tek yetki tanıyan yasa teklifi ile Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı görüşürken, Plan ve Bütçe Komisyonunda ise 2027 yılı bütçe maratonu beş bakanlığın sunumuyla devam edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi, yoğun bir yasama ve bütçe trafiğiyle yeni haftadaki mesaisine hazırlanıyor. Genel Kurulda Türk Kızılayına uluslararası yardımlarda tek yetki tanıyan kanun teklifinin kalan maddeleri görüşülürken; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki tarihi Mekke Ortak Savunma Anlaşması da milletvekillerinin onayına sunulacak. Plan ve Bütçe Komisyonunda ise 2027 yılı bütçe maratonu beş bakanlığın sunumlarıyla sürecek.</p>

<h3><strong>Türk Kızılayına uluslararası yardımlarda tek yetki</strong></h3>

<p>Haftalık çalışmalarına 3 Kasım Salı günü başlayacak olan TBMM Genel Kurulu, ilk 3 maddesi daha önce kabul edilen Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin görüşmelerini sürdürecek. Teklifin yasalaşması halinde Türk Kızılay; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ile yabancı ülkelerin Kızılay ve Kızılhaç cemiyetlerinden Türkiye'ye gerek olağan gerekse afet dönemlerinde gönderilen ayni ve nakdi yardımların kabulü ve idaresinde tek yetkili kuruluş vasfını kazanacak.</p>

<p>Düzenleme ayrıca sahadaki personelin özlük hakları ve yerel sosyal koordinasyon açısından yeni hükümleri içeriyor. Düzenlemeye göre olağanüstü haller ile afet, savaş ve çatışma şartlarında sahada bilfiil vazife yürüten personele nakdi tazminat verilecek. Eş zamanlı olarak Kızılay şube ve temsilciliklerinin faaliyette olduğu il ve ilçelerde, Kızılay il merkez ve ilçe şube başkanları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyetlerinin tabii üyesi sayılacak.</p>

<h3><strong>Üç başkent arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması</strong></h3>

<p>Genel Kurulun bu haftaki dış politika ve savunma ajandasındaki en kritik başlık ise üçlü güvenlik paktı olacak. Genel Kurulda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşülerek yasalaştırılmaya çalışılacak.</p>

<h3><strong>Plan ve Bütçe Komisyonunda beş bakanlığın takvimi</strong></h3>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 yılı bütçe mesaisini yeni haftada aralıksız sürdürecek. Görüşmeler saat 11.00'de başlayacak ve komisyon maratonunda 2 Kasım Pazartesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 3 Kasım Salı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 4 Kasım Çarşamba Ticaret Bakanlığı, 5 Kasım Perşembe Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6 Kasım Cuma günü ise Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçeleri masaya yatırılacak.</p>

<p>Komisyon gündemlerinin yanı sıra Meclis bünyesindeki Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu ile Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu da çalışma konularını değerlendirmek üzere bir araya gelecek. Hafta ortasında ise salı ve çarşamba günleri Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mekke-anlasmasi-yeni-haftada-meclis-gundeminde-olacak</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tbmmdha-2477375.jpg" type="image/jpeg" length="43327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Çocukların sosyal medya kullanımına yeni kurallar getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-cocuklarin-sosyal-medya-kullanimina-yeni-kurallar-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-cocuklarin-sosyal-medya-kullanimina-yeni-kurallar-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni kuralların yürürlüğe girdiğini açıkladı. Düzenlemeyle 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulamayacak, 15-18 yaş grubuna özel hizmet verilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı <strong>Mahinur</strong> <strong>Özdemir</strong> <strong>Göktaş</strong>, çocukların dijital ortamdaki güvenliğini hedefleyen sosyal medya düzenlemesinin yürürlüğe girmesine ilişkin açıklama yaptı. Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>Resmi</strong> <strong>Gazete</strong>'de yayımlanan yönetmeliğin getirdiği kuralları duyurdu.</p>

<p>Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik kapsamında, sosyal medya platformlarının çocuklara yönelik hizmetlerinde yeni uygulamalar hayata geçirilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulamayacak. <strong>15-18 yaş </strong>arasındaki kullanıcılar için ise yaş grubuna özel hizmet sağlanacak.</p>

<h2><strong>15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya hizmeti verilmeyecek</strong></h2>

<p>Bakan Göktaş, yeni yönetmeliğin çocukların üstün yararını gözeten ve çocuk dostu dijital ortam oluşturmayı amaçlayan düzenlemeler içerdiğini belirtti. Göktaş'ın paylaşımına göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklar sosyal medya hizmetlerinden yararlanamayacak. 15-18 yaş grubundaki çocuklar ise hesap açabilecek ve bu yaş aralığına özel olarak ayrıştırılmış hizmetlerden faydalanabilecek.</p>

<p>Düzenleme kapsamında platformlara, kullanıcıların güvenliğini destekleyen <strong>ebeveyn</strong> kontrol araçları sunma yükümlülüğü de getirildi. Yeni açılacak hesaplarda yaş doğrulaması zorunlu olacak.</p>

<h3><strong>Mevcut hesaplar için son tarih 31 Mart 2027</strong></h3>

<p>Göktaş, halihazırda kullanılan sosyal medya hesaplarının da <strong>yaş doğrulama</strong> sürecinden geçeceğini bildirdi. Mevcut hesaplar için zorunlu doğrulama işlemlerinin tamamlanması gereken son tarih 31 Mart 2027 olarak açıklandı.</p>

<p>Yaş doğrulama işlemlerinin yalnızca turkiye.gov.tr adresi ve resmi <strong>e-Devlet uygulaması</strong> üzerinden yapılabileceği belirtildi. Bakan Göktaş, bu işlemler için farklı internet adreslerinin veya uygulamaların kullanılamayacağını kaydetti.</p>

<p>Bakan Göktaş, düzenlemenin yürürlüğe girmesine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Çocukların güvenle var olabildiği bir dijital dünya için kritik bir eşik olan yeni dönemin çocuklarımız, ailelerimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum."</p>

<h3><strong>Sosyal medya platformlarında hangi özellikler sınırlandırılacak?</strong></h3>

<p>Bakanlığın paylaşımında yönetmelikle getirilen uygulamaları anlatan bilgilendirici görsellere de yer verildi. Görsellerde, çocuklara yönelik sosyal medya hizmetlerinde bazı özelliklerin sınırlandırılacağı aktarıldı.</p>

<p>Bu kapsamda mesajlaşma özelliğine kısıtlama getirilecek. Çocuklara yalnızca takip ettikleri hesaplardan mesaj gönderilebilecek. Mesajlarda "görüldü" bilgisi gösterilmeyecek. Ayrıca çocukların canlı yayın açmasına ve ekran görüntüsü almasına izin verilmeyecek.</p>

<p>Hesap önerisi, kişiselleştirme ve kişiye özel reklam uygulamaları da sınırlandırılacak. Rehber eşleştirmesi özelliği de çocuklara yönelik hizmetlerde kullanılamayacak.</p>

<h3><strong>Ebeveynlere hesap ve harcama kontrolü imkanı</strong></h3>

<p>Yönetmelikle birlikte ebeveynlerin çocuklarının <strong>sosyal medya</strong> kullanımını takip edebilmesine yönelik araçlar da sunulacak. Bakanlığın bilgilendirme görsellerinde, ebeveynlerin hesap ve özellik ayarlarını kontrol edebileceği belirtildi.</p>

<p>Buna göre ebeveynler, uygulama içi satın alma, kiralama ve ücretli üyelik işlemlerini takip edebilecek. Harcama limitlerini belirleyebilecek, kullanım süresini izleyerek sınırlandırabilecek. Konum paylaşımı mekanizmaları üzerinde de kontrol imkanına sahip olacak.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Çocuğun üstün yararını gözeten yeni sosyal medya düzenlemesi ile çocuk dostu dijital ekosistem hedefimizde önemli bir adım attık. Yürürlüğe giren yeni Yönetmelik doğrultusunda; 🔹15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulamayacak. 🔹Yalnızca 15-18 yaş arasındaki çocuklar hesap açabilecek. 🔹15-18 yaş aralığında çocuklara ayrıştırılmış hizmet verilecek. 🔹Platformlar, kullanışlı ebeveyn kontrol araçları sunacak. Bu kapsamda yeni açılacak hesaplar için yaş doğrulaması zorunlu olacak. Mevcut hesaplar, 31 Mart 2027’ye kadar zorunlu yaş doğrulaması işlemini tamamlayacak. 📌 Yaş doğrulama için yalnızca https://t.co/DmpiBGhGgF adresi ve resmî e-Devlet uygulaması kullanılacak. Bunun dışında hiçbir adres ve uygulamadan yaş doğrulaması yapılamayacak. Çocukların güvenle var olabildiği bir dijital dünya için kritik bir eşik olan yeni dönemin çocuklarımız, ailelerimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p>
— Mahinur Özdemir Göktaş (@MahinurOzdemir) <a href="https://x.com/MahinurOzdemir/status/2116809869898522931?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-cocuklarin-sosyal-medya-kullanimina-yeni-kurallar-getirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/bakan-goktastan-sosyal-medyada-yas-sinirlamasi-yonetmeliginin-yururluge-girmesine-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="33568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-ikinci-baskani-metin-ozturk-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-ikinci-baskani-metin-ozturk-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, 27 Ekim tarihindeki yönetim kurulu toplantısında yaşanan tartışmaları gerekçe göstererek istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Galatasaray Spor Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, sarı-kırmızılı kulüpteki tüm görevlerinden istifa ettiğini duyurdu.</p>

<p dir="ltr">İstifa kararını kamuoyuyla paylaşan Metin Öztürk, 27 Ekim tarihinde gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısında yaşanan olaylara işaret etti. Yaşananlara sert tepki gösteren Öztürk, ayrılık gerekçesini şu ifadelerle açıkladı:</p>

<p dir="ltr">"27 Ekim tarihli Yönetim Kurulu toplantımızda gerçekleşen, fiili saldırıya ve ölmüş anneme hakarete dönüşen eylemi kabullenmeme ne Galatasaray terbiyem ne annemden babamdan aldığım terbiyem el vermez."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-ikinci-baskani-metin-ozturk-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1764620628376-yanlizca-boyutlandirma-11.jpg" type="image/jpeg" length="50281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: İran'ın kalan nükleer tesisleri hedef alınabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-iranin-kalan-nukleer-tesisleri-hedef-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-iranin-kalan-nukleer-tesisleri-hedef-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını savunarak geriye kalan nükleer tesislerin 10 dakika içinde hedef alınabileceğini iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong>, İran'a yönelik saldırıların ardından ülkenin askeri gücünün önemli ölçüde zayıfladığını ileri sürdü. Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran'ın hedef alınabilecek <strong>nükleer tesisleri</strong>nin sayısının azaldığını belirterek kalan tesisleri kısa sürede vurabileceklerini söyledi.</p>

<p>CBS televizyonunun haberine göre Trump, <strong>ABD</strong>'nin askeri operasyonlarının İran'ın silahlı kuvvetleri ve nükleer altyapısı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu savundu. İran'da geriye hedef alınabilecek sınırlı sayıda tesis kaldığını öne süren Trump, bu noktalara yönelik saldırı planlarının bulunduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Trump: Kalan tesisleri 10 dakikada vurabiliriz</strong></h2>

<p>İran'da halen hedef alınabilecek bir veya iki tesis bulunduğunu söyleyen Trump, ABD'nin bu noktalara yönelik operasyonu çok kısa sürede gerçekleştirebileceğini iddia etti.</p>

<p>Trump, konuya ilişkin açıklamasında, "Halen ilgilenmemiz gereken, bir ya da iki tesis diyebilirim. Ancak bunu 10 dakika içinde yapabiliriz. Yani elimizde böyle bir plan var" diye konuştu.</p>

<p>Washington ile Tahran arasında Katar'ın arabuluculuğunda yürütülebilecek olası müzakereler hakkındaki soruları da yanıtlayan Trump, açıklamalarında yeni askeri müdahale ihtimalini gündeme getirdi.</p>

<p>İran'daki hedeflerden söz eden Trump, "Mesela 'Pickaxe Dağı' (Kazma Dağı) meselesi var, onunla da ilgilenmeniz gerekiyor. Bunların hepsini çok hızlı bir şekilde halledebiliriz" dedi.</p>

<h3><strong>ABD'nin askeri operasyonlarına ilişkin iddialarını yineledi</strong></h3>

<p>İran'la anlaşma sağlanması için acele etmediklerini belirten Trump, ABD'nin gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda İran'ın askeri kapasitesinin büyük bölümünün ortadan kaldırıldığını savundu.</p>

<p>Trump, İran donanması, <strong>hava kuvvetleri,</strong> <strong>hava savunma sistemleri</strong>, askeri teçhizatı ve nükleer altyapısının önemli bir kısmının yok edildiğini ileri sürdü.</p>

<p>ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlara gelecek hafta yeniden başlayıp başlamayacağı sorusuna ise doğrudan yanıt vermedi. Trump, soruya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Neden böyle aptalca bir soru soruyorsun? Bunu sana söyleyemem. İran asla nükleer silaha sahip olamayacak. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Bakalım ne olacak"</p>

<h3><strong>Trump'tan müzakere sürecine ilişkin değerlendirme</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Trump, <strong>Washington</strong> ile <strong>Tahran</strong> arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini belirtti. Ancak İran'ın müzakere sürecindeki tutumuna güvenmediğini dile getirdi.</p>

<p>Görüşmelerin gidişatına ilişkin değerlendirmesinde Trump, "İyi gidiyorlar ama pek güvenilir değiller. Bir anlaşma yapıyorlar, sonra vazgeçiyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump'ın açıklamalarında, İran'a yönelik yeni bir askeri operasyonun ne zaman gerçekleştirilebileceğine ilişkin kesin bir tarih yer almadı. ABD Başkanı, gelecek haftaya ilişkin soruya yanıt vermekten kaçınırken, İran'ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceklerini yineledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-iranin-kalan-nukleer-tesisleri-hedef-alinabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/trump-iranin-kalan-nukleer-tesisleri-hedef-alinabilir.png" type="image/jpeg" length="59470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="80374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="23509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="88334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="58645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="75380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="55088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="75186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="51091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="38522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="50804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="94087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="38110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="86359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="22181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="39058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="93412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="40656"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="45328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="68842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="84965"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
