<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 20 Oct 2026 23:34:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Telekom, evinde Siauliai’ye 94-84 mağlup oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-telekom-evinde-siauliaiye-94-84-maglup-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-telekom-evinde-siauliaiye-94-84-maglup-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BKT EuroCup B Grubu’nun 4. haftasında Litvanya temsilcisi Siauliai Basketbol’u konuk eden Türk Telekom, mücadeleden 94-84 mağlup ayrıldı. Üst üste üçüncü yenilgisini alan başkent ekibi, gruptaki mağlubiyet sayısını 3’e yükseltirken Siauliai ikinci galibiyetini elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Telekom, EuroCup B Grubu’ndaki dördüncü maçında sahasında Litvanya ekibi Siauliai Basketbol ile karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede başkent temsilcisi, rakibine 94-84 mağlup oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmaya etkili başlayan Türk Telekom, ilk 5 dakikayı 10-3 önde geçti. Rakibinin sayılarına Trifunovic ve Doğuş Özdemiroğlu ile karşılık veren ev sahibi ekip, skoru 15-7’ye getirerek farkı 8 sayıya çıkardı. İlk çeyreğin kalan bölümünde Siauliai farkı kapatmaya çalışsa da Türk Telekom, periyodu 21-16 üstün tamamladı.</p>

<p>İkinci çeyrekte oyunun kontrolünü ele almaya çalışan konuk ekip, Türk Telekom’un hücumlarda zorlanmasını fırsata çevirerek 23-23 eşitliği sağladı. Schneider ve McKissic’in üç sayılık basketleriyle yeniden üstünlük kuran başkent ekibi, hücum ve savunma ribauntlarında da etkili olarak skoru 31-26’ya taşıdı. Boyalı alandaki etkinliğiyle farkı azaltan Siauliai, periyodun bitimine 3 dakika kala skoru 37-34’e getirdi. Türk Telekom, soyunma odasına 45-43 önde gitti.</p>

<p>Üçüncü çeyreğe 7-3’lük seriyle başlayan Türk Telekom, avantajını korumakta zorlandı. Savunmada sertliğini artıran Siauliai, üst üste bulduğu 7 sayıyla maçta ilk kez öne geçti ve skoru 53-52 yaptı. İlerleyen dakikalarda iki takım da top kayıpları yaşarken Litvanya temsilcisi, arka arkaya kaydettiği üç üçlükle farkı 9 sayıya çıkardı: 67-58. Taraftarının desteğiyle yeniden toparlanan Türk Telekom, 9-0’lık seri yakalayarak son çeyreğe 67-67 eşitlikle girdi.</p>

<p>Son periyotta Lamb’in basketiyle başlayan Türk Telekom, hücum faulleri ve top kayıpları nedeniyle rakibinin üstünlüğünü kırmakta güçlük çekti. Siauliai’nin 10 sayılık serisiyle skor 77-69’a geldi. Hücumda istediği isabetleri bulamayan başkent ekibi karşısında farkı 15 sayıya kadar çıkaran konuk takım, 86-71’lik üstünlüğü yakaladı.</p>

<p>Maçın son bölümünde tam saha baskı uygulayan Türk Telekom, bitime 1 dakika 6 saniye kala farkı 4 sayıya kadar indirdi ve skoru 87-83’e taşıdı. Ancak kalan sürede rakibinin geri dönüşüne izin vermeyen Siauliai Basketbol, parkeden 94-84 galip ayrıldı.</p>

<p>Bu sonuçla Türk Telekom, EuroCup B Grubu’nda üst üste üçüncü kez mağlubiyet yaşarken toplam yenilgi sayısını 3’e çıkardı. Siauliai Basketbol ise gruptaki ikinci galibiyetini aldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-telekom-evinde-siauliaiye-94-84-maglup-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 23:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6ad7c0cf540364ebe7b5e676jpg.jpg" type="image/jpeg" length="25207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’nin staj ve çıraklık mağduriyetlerinin araştırılması önergesine AKP ve MHP’den ret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-staj-ve-ciraklik-magduriyetlerinin-arastirilmasi-onergesine-akp-ve-mhpden-ret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-staj-ve-ciraklik-magduriyetlerinin-arastirilmasi-onergesine-akp-ve-mhpden-ret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda CHP’nin staj ve çıraklık dönemindeki sigorta başlangıçlarının emeklilikte geçerli sayılmamasından kaynaklanan mağduriyetlerin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önergesi, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplanarak partilerin grup önerilerini görüştü.</p>

<p>CHP, "mesleki eğitimleri sırasında stajyer, aday çırak veya çırak olarak fiilen çalışan, adlarına sigorta bildirimi yapılmasına rağmen bu dönemlerdeki sigorta başlangıçları uzun vadeli sigorta kolları bakımından ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyen yurttaşların yaşadığı sosyal güvenlik ve emeklilik mağduriyetlerinin tüm boyutlarıyla araştırılması" amacıyla Meclis araştırması önergesi verdi.</p>

<p>CHP Grubu adına önerge üzerine konuşan Ankara Milletvekili Semra Dinçer, "Talebimiz açık: Staj ve çıraklık başlangıcı 4/A kapsamında sigorta başlangıcı olarak kabul edilmelidir çünkü emeğin ilk günü aynı zamanda ilk sigorta günüdür. Çocuk yaşta başlayan emek, emeklilikle karşılık bulmalıdır. Açık konuşayım: Biz çocukların yerinin tezgâh başı değil okul sırası olduğunu savunuyoruz ama yanlış, bugün ‘MESEM’ adıyla sürüyor. Meslek öğrensinler, evet ama meslek öğrenirken de canlarını vermesinler. Millî Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2025 yılından bugüne kadar MESEM’lerde 10 bine yakın iş kazası olmuş, 37 öğrenci hayatını kaybetmiştir. Bu evlatlarımızın 28’i 14 yaşından da daha küçüktür. İş güvenliği sağlanmadan hiçbir çocuk hiçbir iş yerine gönderilmemeli, denetim yapılmalı, sorumlular hesap vermelidir" dedi.</p>

<p><strong>"455 BİN YURTTAŞIN BİRİKİMİ BİR GECEDE KAYBOLDU"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere de değinen Dinçer, yüz milyarlarca liralık bir vurgunun yaşandığını ve yüz binlerce yurttaşın birikiminin kaybolduğunu savundu. Dinçer, fonlardan elde edilen kazançlarla çırakların yasal ücretlerini karşılaştırarak, "Şimdi aynı ülkenin öbür yüzüne bakalım. Yüz milyarlarca liralık bir vurgun bu milletin gözü önünde yaşandı, 455 bin yurttaşın birikimi bir gecede kayboldu. Adalet Bakanı açıkladı: 3 fondan 214 kişi ve şirket 187 milyar 653 milyon lira kazanmış. Yani bu kişilere tasfiyeden önce, dört günde haber uçurulmuş. Listedeki 141 kişinin ortalama kazancı 714 milyon lira. Bugün bir çırağın yasal ücreti ise sadece ve sadece bin .422 lira. Bir yanda 11 yaşında üç kuruş için tezgâha gönderilen çocuklar, bir yanda ise kaçırılan servetler; bir yanda kırk yıldır meydanlarda, sosyal medyada hak arayan, hak ararken gözaltına alınan yurttaşlar, bir yanda da ‘Fon skandalını Mecliste araştırmaya bile gerek yok’ diyen bir iktidar" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"KABAHAT SİYASET KURUMUNDA"</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 3 Ekim’de CHP Genel Merkezi’nde staj ve çıraklık mağdurlarıyla yaptığı görüşmeyi hatırlatan Dinçer, "Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, çok net konuştu: 'Kırk yıldır çözülemiyorsa kabahat sizde değil siyaset kurumunda' dedi. Ben de buradan ekliyorum, kabahat o kırk yılın yirmi beş yılında bu ülkeyi yöneten AKP iktidarındadır. Kırk yıl önce tezgaha gönderilen çocuklar için şimdi bu kürsüden bir kez daha söylüyorum: Çocuk yaşta başlayan emek, emeklilikle karşılık bulmalıdır, erken başlayan emek emeklilikte karşılık bulmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Önerge üzerine değerlendirmelerin ardından yapılan oylamada, önerge AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-staj-ve-ciraklik-magduriyetlerinin-arastirilmasi-onergesine-akp-ve-mhpden-ret</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tbmmdha-2477375.jpg" type="image/jpeg" length="12975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu Belediyesine yönelik davada karar: Tanju Özcan'a 7 yıl 3 ay hapis]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bolu-belediyesine-yonelik-davada-karar-tanju-ozcana-7-yil-3-ay-hapis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bolu-belediyesine-yonelik-davada-karar-tanju-ozcana-7-yil-3-ay-hapis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız ve Süleyman Can'a, "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap" suçundan 7 yıl 3 ay 15'er gün hapis cezası verildi. Özcan ve Can'a 4'er yıl boyunca "siyasi yasak" getirildi. 3 sanığın da tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu'nda yapılan duruşmaya, Belediye Başkanı Tanju Özcan ile belediye başkan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi aracılığıyla tutuklu bulundukları cezaevinden katıldı. Tutuklu sanıklar eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ve eski Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal ile tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.</p>

<p>Duruşmada, sanıklar ve avukatlarının da esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını tamamlamasının ardından sanıklara son sözleri soruldu.</p>

<p><strong>TANJU ÖZCAN: "MASAK RAPORU HERKESİ AKLADI, BURADA TİYATRO SERGİLENİYOR"</strong></p>

<p>Tanju Özcan, "Bu yargılamanın, belediyeye yapılan operasyonların sebebi de Tanju Özcan'ı bitirmek. Bir plan ve senaryo var. Bu planı kim yaptı bilmiyorum. Bu davada suç ve suçlu yok. MASAK raporu herkesi akladı. Burada bir tiyatro sergileniyor. Sayın mahkemenin de bu oyunu bozacağını düşünüyorum. İleride vicdanınızı rahatsız edecek bir karar vermeyin" dedi.</p>

<p>Başkan Tanju Özcan, salondaki oğluna da "Haram lokma ile büyümüş insanlar değiliz. 'Babam bana haram lokma yedirmemiş' diyeceksin. Bugün senin istediğin gibi umduğun gibi bir karar çıkmayacak olabilir. Ne karar çıkarsa çıksın dimdik dur. Senin boğazından haram lokma geçmedi. Haram olacak bir para da cebine girmedi" şeklinde seslendi.</p>

<p><strong>SİYASİ YASAK </strong></p>

<p>Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız ve Süleyman Can'a, "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap" suçundan 7 yıl 3 ay 15'er gün hapis cezası verdi. Özcan ve Can'a 4'er yıl boyunca "siyasi yasak" getiren heyet, 3 sanığın da tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.</p>

<p>Sanıklar Özcan ve Sarıyıldız hakkında, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan her bir mağdur yönünden 1 yıl 15 gün ile 1 yıl 8 ay arasında hapis ve adli para cezası verildi, Sarıyıldız hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakıldı, Özcan'ın bu cezası erteledi. Heyet, 2 sanığın da bu suçtan tahliyesine karar verdi.</p>

<p><strong>RÜŞVET SUÇUNDAN BERAAT</strong><strong> </strong></p>

<p>Özcan ve Sarıyıldız'ın, "5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun'a muhalefet" ile "rüşvet" suçlarını işledikleri sabit olmadığından beraatlerine hükmetti.</p>

<p>Sanık Hakan Yılmaz'a, "irtikap" suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi, Yılmaz hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanması kararlaştırıldı.</p>

<p>Diğer sanıklara da "icbar suretiyle irtikap", "yalan tanıklık", "suçluyu kayırma" gibi suçlardan çeşitli miktarlara ceza veren hapis cezalarında "takdiri indirim nedenlerini" uygulayan heyet, 11 sanığın tüm suçlardan beraatine hükmetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bolu-belediyesine-yonelik-davada-karar-tanju-ozcana-7-yil-3-ay-hapis</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/fd28e60c-64ef-4760-a2f0-4e267117e6cb.png" type="image/jpeg" length="26848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim-İş’ten, MEB'in Ortak Yazılı Sınav Sistemi düzenlemesine dava]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-mebin-ortak-yazili-sinav-sistemi-duzenlemesine-dava</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-mebin-ortak-yazili-sinav-sistemi-duzenlemesine-dava" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-İş'ten yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) Ortak Yazılı Sınav Sistemi düzenlemesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay'da dava açıldığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası'ndan yapılan açıklamada, MEB'in Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu'nda, "öğretmenlerin soru hazırlama yetkisini sınırlandıran ve angaryaya dönüştürdüğü puanların e-Okul’a girilmesine yönelik" düzenlemelere karşı Danıştay'da yürütmenin durdurulması ve iptal istemiyle dava açıldığı bildirildi.</p>

<p>Dava konusu hükümlerle, okul zümrelerinin hazırlayacağı soruların iki soruyla sınırlandırıldığı, diğer soruların merkezi soru havuzuna bağlandığı belirtilen açıklamada, "Havuz soruları öğretmenlerin erişimine sınavdan yalnızca dört gün önce açılmaktadır. Böylece öğrencisini tanıyan, öğrenme sürecini izleyen ve ihtiyaçlarını belirleyen öğretmenin ölçme-değerlendirmedeki belirleyici rolü daraltılmaktadır" denildi.</p>

<p>Öğretmenin, merkezden gönderilen soruları uygulayan ve sonuçları sisteme aktaran bir görevliye indirgenemeyeceği kaydedilen açıklamada, öğrencinin hazırbulunuşluğunu, gelişimini ve öğrenme güçlüklerini doğrudan gözlemleyen öğretmenin mesleki birikiminin, sınavın hazırlanmasına yansıyabilmesi gerektiğine işaret edildi.</p>

<p><strong>"BAKANLIĞIN GÖREVİ ÖĞRETMENİN MESLEĞİ YETKİSİNİ DARALTMAK DEĞİL"</strong></p>

<p>Öğretmenin akademik özgürlüğünün ve pedagojik takdir alanının korunmasını gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Okulların koşulları, sınıf mevcutları ve öğrencilerin eğitim olanakları birbirinden farklıdır. 40 kişilik sınıfla, 15 kişilik sınıfta aynı öğrenme koşulları bulunmamaktadır. Bu farklılıkları yeterince gözetmeyen, öğretmenin uyarlama imkanlarını sınırlandıran merkezi bir model eğitimde eşitliği sağlayamaz. Öğrencilerin farklı öğrenme süreçlerini yok sayan standartlaştırma, mevcut eşitsizlikleri derinleştirecektir.</p>

<p>Kılavuzun soru bazında puan girişi zorunluluğu ise öğretmenlere ağır bir idari iş yükü yüklemektedir. Sınavların okunması ve değerlendirilmesine eklenen bu yükün, yeterli bilgisayar, internet ve çalışma imkânı sağlanmadan öğretmenlerin üzerine bırakılması kabul edilemez. Öğretmenin öğrenciye ve ders hazırlığına ayıracağı zaman, binlerce verinin girişine harcanmamalıdır.</p>

<p>Bakanlığın görevi, öğretmenin mesleki yetkisini daraltmak ve emeğini angarya niteliğindeki yüklerle kuşatmak değil, okulların ihtiyaçlarını karşılamak, eşitsizlikleri gidermek ve öğretmenin eğitim sürecindeki rolünü güçlendirmektir. Bu sebeplerle ilgili düzenlemelere karşı Danıştay nezdinde sendikamızca dava açılmıştır. Eğitim-İş olarak öğretmenlerin mesleki haklarını ve her çocuğun laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız, karma ve nitelikli eğitim hakkını savunmayı sürdüreceğiz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-isten-mebin-ortak-yazili-sinav-sistemi-duzenlemesine-dava</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/9dbf1ae7-146f-42af-9f85-1bcbfd7a8cd7.png" type="image/jpeg" length="11802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsmail Kartal istifa etti mi? Fenerbahçe'de istifa sesleri yükseldi, gözler yönetimde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ismail-kartal-istifa-etti-mi-fenerbahcede-istifa-sesleri-yukseldi-gozler-yonetimde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ismail-kartal-istifa-etti-mi-fenerbahcede-istifa-sesleri-yukseldi-gozler-yonetimde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal istifa etti mi? Sarı-lacivertli takımın UEFA Şampiyonlar Ligi'nde aldığı sonuçların ardından tribünlerde istifa çağrıları yükseldi. Daha önce istifasını açıklamasına rağmen yönetimin kararıyla görevini sürdüren İsmail Kartal'ın geleceği yeniden gündeme gelirken, gözler Fenerbahçe yönetiminden gelecek açıklamalara çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal'ın geleceği tartışılıyor. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 14 Ekim 2026 tarihinde Aston Villa'ya deplasmanda 6-0 mağlup olan sarı-lacivertli ekipte taraftarlar, karşılaşmanın son bölümünde İsmail Kartal'ı istifaya davet etti. 20 Ekim'de Slavia Prag karşısında yaşanan puan kaybının ardından da tribünlerden istifa sesleri yükseldi. Kartal'ın yeniden istifa ettiğine veya görevden alındığına ilişkin doğrulanmış yeni bir resmî açıklama bulunmuyor.</p>

<h2><strong>İSMAİL KARTAL İSTİFA ETTİ Mİ? FENERBAHÇE'DE SON DURUM</strong></h2>

<p>İsmail Kartal'ın görevinden ayrılıp ayrılmadığı, Aston Villa karşısında alınan ağır mağlubiyetin ardından yeniden merak konusu oldu. Ancak Fenerbahçe yönetimi, bu karşılaşmanın ardından teknik direktör değişikliğine gidildiğini duyurmadı.</p>

<p>Deneyimli teknik adam, 10 Eylül 2026 tarihinde Roma ile oynanan ve 1-1 sona eren karşılaşmanın ardından istifasını açıklamıştı. Başkan Aziz Yıldırım'ın devreye girmesiyle yaşanan görüşmelerin ardından kulüp, 11 Eylül'de Kartal'ın görevine devam edeceğini kamuoyuna bildirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ASTON VILLA MAÇINDA İSMAİL KARTAL İSTİFA SESLERİ YÜKSELDİ</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin İngiltere'de Aston Villa'ya 6-0 mağlup olduğu UEFA Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında taraftarların tepkisi tribünlere yansıdı.</p>

<p>Villa Park'ta yaklaşık 1800 Fenerbahçe taraftarı takımlarını desteklemek için tribündeki yerini aldı. Ancak ev sahibi ekibin beşinci golünün ardından deplasman tribünlerinden "İsmail Kartal istifa" tezahüratları yükseldi.</p>

<p>Özellikle maçın 78. dakikasında duyulan istifa çağrıları, sarı-lacivertli takımın teknik direktörüne yönelik tepkilerin en belirgin göstergelerinden biri oldu.</p>

<h2><strong>İSMAİL KARTAL ASTON VILLA MAÇINDAN SONRA NE DEDİ?</strong></h2>

<p>İsmail Kartal, Aston Villa karşısında alınan 6-0'lık mağlubiyetin ardından yayıncı kuruluşa yaptığı açıklamada, takımının yaptığı basit pas hataları ve top kayıplarına dikkat çekti.</p>

<p>Avrupa futbolunun üst seviyesinde bu tür hataların ağır sonuçlar doğurabildiğini belirten Kartal, karşılaşmadan önemli dersler çıkardıklarını söyledi.</p>

<p>Deneyimli teknik adam, alınan sonuç nedeniyle Fenerbahçe camiasından ve taraftarlardan özür diledi. Kartal, takımın önündeki lig karşılaşmasına odaklanması gerektiğini de vurguladı.</p>

<h2><strong>FENERBAHÇE-SLAVIA PRAG MAÇINDA İSMAİL KARTAL'A İSTİFA TEPKİSİ</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'de İsmail Kartal'a yönelik istifa çağrıları, <strong>20 Ekim 2026 Salı günü oynanan Slavia Prag karşılaşmasının ardından yeniden yükseldi.</strong> UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında Çekya temsilcisini ağırlayan sarı-lacivertliler, 2-0 öne geçtiği mücadeleden 2-2 beraberlikle ayrıldı.</p>

<p>Oğuz Aydın'ın 4. dakikada, Mason Greenwood'un ise 11. dakikada attığı gollerle avantaj yakalayan Fenerbahçe, Lukas Provod'un golüne engel olamadı. Karşılaşmanın 90. dakikasında Pavel Kacor'un kaydettiği golle konuk ekip eşitliği sağladı.</p>

<p>Son düdüğün ardından Kadıköy'deki tribünlerden <strong>"İsmail Kartal istifa"</strong> tezahüratları yükseldi. Taraftarların tepkisi, teknik direktörün geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kadıköy’de İsmail Kartal İstifa sesleri! Fenerbahçe taraftarı İsmail Kartal için maç sonunda istifa çağrısında bulundu. Sanırım bu Fenerbahçe’nin değişmez kaderi. Olacak şey değil. Şu maçı bitirememek bu seviyede kabul edilmez. #FBvSLA #FBvSLP https://t.co/eBFWg9GmBy</p>
— Erhan Alveroğlu (@erhanalverogluu) <a href="https://x.com/erhanalverogluu/status/2112615750448091184?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 20, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h2><strong>İSMAİL KARTAL'IN FENERBAHÇE'DEKİ GELECEĞİ NE OLACAK?</strong></h2>

<p>Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı ilk üç karşılaşmadan iki beraberlik ve bir mağlubiyetle ayrılarak 2 puan topladı. Slavia Prag karşısında son dakikada kaybedilen galibiyetin ardından teknik heyete yönelik eleştiriler yeniden arttı.</p>

<p>İsmail Kartal'ın görevine devam edip etmeyeceği konusunda kulüpten yeni bir karar açıklanmadı. Sarı-lacivertli yönetimin teknik direktör konusunda nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, taraftarların istifa çağrıları sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ismail-kartal-istifa-etti-mi-fenerbahcede-istifa-sesleri-yukseldi-gozler-yonetimde</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 21:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ismail-karta.webp" type="image/jpeg" length="44846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde Slavia Prag ile 2-2 berabere kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahce-sampiyonlar-liginde-slavia-prag-ile-2-2-berabere-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahce-sampiyonlar-liginde-slavia-prag-ile-2-2-berabere-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi’nin üçüncü haftasında Slavia Prag’ı konuk eden Fenerbahçe, 2-0 öne geçtiği mücadeleden 2-2’lik beraberlikle ayrıldı. Sarı-lacivertlilerin gollerini Oğuz Aydın ve Mason Greenwood kaydederken, Çekya temsilcisi son dakikada bulduğu golle skoru eşitledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Şampiyonlar Ligi’nin üçüncü haftasında Fenerbahçe, Chobani Stadı’nda Çekya ekibi Slavia Prag ile karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan karşılaşma, tarafların 2-2’lik eşitliğiyle sona erdi.</p>

<p>Mücadeleye hızlı başlayan Fenerbahçe, henüz 4. dakikada Oğuz Aydın’ın attığı golle öne geçti. Sarı-lacivertliler, 11. dakikada Mason Greenwood’un kaydettiği golle farkı ikiye çıkardı.</p>

<p>Ancak Slavia Prag, 15. dakikada Lukas Provod’un golüyle farkı bire indirdi. Karşılaşmanın son bölümüne Fenerbahçe’nin üstünlüğüyle girilirken, konuk ekip 90. dakikada Pavel Kacor’un golüyle beraberliği yakaladı.</p>

<p>Bu sonucun ardından Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ndeki puanını 2’ye yükseltirken Slavia Prag 1 puana ulaştı.</p>

<p>Fenerbahçe, organizasyonun dördüncü haftasında 4 Kasım Çarşamba günü sahasında Liverpool’u konuk edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahce-sampiyonlar-liginde-slavia-prag-ile-2-2-berabere-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 21:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6ad7b50a22393fcfc7d3bd64jpg.jpg" type="image/jpeg" length="94960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Can Güner'den YENİ Parti Çankaya İlçe ön seçimi açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/huseyin-can-gunerden-yeni-parti-cankaya-ilce-on-secimi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/huseyin-can-gunerden-yeni-parti-cankaya-ilce-on-secimi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görevinden uzaklaştırılan tutuklu Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, YENİ Parti Çankaya İlçe Başkanlığı için yapılan ön seçime ilişkin, "Yapılan ön seçimde İlçe Başkanı seçilen Ercan Başal'a karşı olduğum iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Yapılan seçimlerde hiç kimseye 'Şunu değil, bunu destekleyin' şeklinde telkinde dahi bulunmadım" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevinden uzaklaştırılan tutuklu Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in sosyal medya hesabından, YENİ Parti Çankaya İlçe Başkanlığı için yapılan ön seçim sonuçlarına ilişkin iddialar üzerine açıklama yapıldı.</p>

<p>Güner, "Hafta sonu gerçekleştirilen ön seçimde, üyelerimizin desteğini kazanarak güven tazeleyen Yeni Parti Ankara İl Başkanımız İbrahim Karaca'yı kutluyor, görevinde başarılar diliyorum. Bu vesileyle, son günlerde YENİ Parti Çankaya İlçe Kongre süreci ile ilgili yürütülen tartışmalar ve adımın bu konuyla ilgili gündeme getirilmesi sebebiyle açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur. Yapılan ön seçimde, İlçe Başkanı seçilen Ercan Başal'a karşı olduğum iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Yapılan seçimlerde hiç kimseye 'Şunu değil, bunu destekleyin' şeklinde telkinde dahi bulunmadım. Her iki adayı destekleyenler arasında sevdiğim insanlar olduğu gibi, iki aday da sevdiğim, değer verdiğim emektar partililerimizdi" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"HER KOŞULDA KENDİLERİNİ DESTEKLEDİĞİMİ BELİRTTİM"</strong></p>

<p>Ayrıca, seçimden sonra İlçe Başkanının yönetimine de karışmadığını belirten Hüseyin Can Güner, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ancak kendisinin ziyaretime gelen partililerimiz aracılığıyla önerilerim olup olmadığını sorması üzerine, çeşitli önerilerde bulundum. Bunları kendisinin değerlendirip en uygun listeyi yine kendisinin yapacağını ve benim her koşulda kendilerini desteklediğimi de belirttim. Kendisi de bu önerilerin önemli bir bölümüne listesinde yer verdi. Dolayısıyla önerdiğim isimleri listesine almadığı iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Ancak, bazı milletvekilleri ve parti yöneticilerinin kendisine yönetim kurulu konusunda önerilerde bulunduğu ve bunların gerçekleşmemesi üzerine konuyu Genel Başkanımıza kadar taşıdığı anlaşılmaktadır.</p>

<p><strong>"KONUNUN GENEL BAŞKANIMIZA TAŞINMASINI YANLIŞ BULMAKTAYIM"</strong></p>

<p>Bu kişilerin davranışlarını yanlış bulduğum gibi, konunun Genel Başkanımıza taşınmasını ve yönetim kurulunda değişikliğe gidilmesini de ve hatta bunun, benim adım kullanılarak yapılmasını ve kamuoyunda böyle bir algıya sebebiyet verilmesini de yanlış bulmaktayım. Seçilen İlçe Başkanımız, değerli bir partilimiz ve yol arkadaşımızdır. Yönetim kurulunu da kendi çalışma anlayışına göre oluşturmalıdır. Milletvekilleri, parti yöneticileri de öneride bulunabilmekle beraber sonucuna razı olmalıdır. Demokrasinin gereği budur."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/huseyin-can-gunerden-yeni-parti-cankaya-ilce-on-secimi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 21:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/fc22bb11-2829-4641-9875-8a3a76527f30.png" type="image/jpeg" length="68717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akın Gürlek'in avukatı: Tapu kayıtlarının istenmemesi yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlekin-avukati-tapu-kayitlarinin-istenmemesi-yonundeki-iddialar-gercegi-yansitmamaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlekin-avukati-tapu-kayitlarinin-istenmemesi-yonundeki-iddialar-gercegi-yansitmamaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır, "Gürlek'in 16 adet tapu kaydı bulunduğu" iddiası nedeniyle YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e karşı açılan davada, 750 bin lira tazminata hükmedilmesinin ardından Özel’in açıklamalarına yanıt verdi. Tapu kayıtlarının istenmemesi yönünde herhangi bir taleplerinin bulunmadığını belirten Adır, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e karşı açılan manevi tazminat davasının ardından Özel'in yaptığı açıklamaya tepki gösterdi.</p>

<p>Adır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p>

<p>"Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e karşı yıllardır yöneltilen iftira kampanyalarından bir tanesi daha bugün karara bağlandı. Müvekkilimizin kişilik haklarını ihlal eden, hakaret ve iftira niteliğindeki beyanlar nedeniyle açılan davada, davalı Özgür Özel'in 750 bin Türk lirası manevi tazminat ödemesine hükmedilmiştir.</p>

<p><strong>"TAPU KAYITLARININ İSTENMEMESİNE YÖNELİK BİR TALEBİMİZ OLMADI" </strong></p>

<p>Kararın ardından davalı tarafından yapılan basın açıklamasında, müvekkilimizin bilgisi ve talimatı doğrultusunda tapu kayıtlarının istenmemesi yönünde beyanda bulunduğumuz ileri sürülmüştür. Ancak söz konusu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Gerek duruşma sırasında mahkemeye sunduğumuz sözlü beyanlarımızda gerekse dosyaya ibraz ettiğimiz dilekçelerimizde, tapu kayıtlarının istenmemesine yönelik herhangi bir talebimizin bulunmadığı sabittir. Henüz iftiraları nedeniyle tazminata mahkum edilen davalı, yalan ve iftiraya kamuoyu huzurunda devam etmektedir. Bu eylemlere devam ettikçe hukuk önünde hesap vermeye de devam edecektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akin-gurlekin-avukati-tapu-kayitlarinin-istenmemesi-yonundeki-iddialar-gercegi-yansitmamaktadir</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 21:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/akin-gurlek-fon-sorusturmasinda-63-kisi-hakkinda-adli-islem-yapildi-dedi.png" type="image/jpeg" length="63213"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Sarıgül’den operasyon açıklaması: Hesabını veremeyeceğim bir kuruş dahi yoktur]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mustafa-sarigulden-operasyon-aciklamasi-hesabini-veremeyecegim-bir-kurus-dahi-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mustafa-sarigulden-operasyon-aciklamasi-hesabini-veremeyecegim-bir-kurus-dahi-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, "Hesabını veremeyeceğim bir kuruş dahi yoktur. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahısların iddiaları, sahte banka dekontları, sahte noter tasdikleri, hile ile düzenlenen sözleşmeler ve belgelere dayalıdır. Dekontlar sahtedir. 100 avroluk bir dekont 100 milyon avro olarak değiştirilmiştir. Kurulduğu iddia edilen şirketler kurulmamıştır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Sarıgül, X hesabından yaptığı paylaşımda, 1975 yılından beri siyasetin içinde olduğunu, yaklaşık 50 yıldır kamuoyunun gözü önünde ve halkın içinde yaşadığını belirtti. Sarıgül, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ücretli çalıştım. Memurluk yaptım. Ticaret yaptım. Belediye başkanı olarak kamu görevi yaptım. Milletvekili olarak milletimi temsil görevi yaptım. Ticaret yaparken de belediye başkanlığı yaparken de gerekli mercilerce sayısız kez denetlendim. Hakkımda açılmış bir soruşturma dahi bulunmamaktadır. 2023 seçimleri sonrasında milletvekili olarak mal beyanında bulundum. Hesabını veremeyeceğim bir kuruş dahi yoktur. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahısların iddiaları, sahte banka dekontları, sahte noter tasdikleri, hile ile düzenlenen sözleşmeler ve belgelere dayalıdır. Dekontlar sahtedir. 100 avroluk bir dekont 100 milyon avro olarak değiştirilmiştir. Kurulduğu iddia edilen şirketler kurulmamıştır. Türkiye'ye getirilmiş ya da Türkiye'den çıkmış 1 avro dahi yoktur.</p>

<p><strong>"ŞANTAJLARA BOYUN EĞİLMEMİŞTİR"</strong></p>

<p>Bu şahıslarla benim veya aile üyelerim arasındaki temaslar, resmiyete dönüşmeden tarafımızca sona erdirilmiştir. Ortada bir kamu zararı yoktur, bu şahısların uğradığı bir zarar da yoktur. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslar ellerindeki düzmece belgeleri e-mail ve WhatsApp yoluyla bana ve aile üyelerime iletmiş, ancak bu şantajlara boyun eğilmemiştir. Bu girişimlerinden sonuç alamayınca üzerimizde kamuoyu baskısı yaratmak için gazeteci Murat Ağırel'le temasa geçmişlerdir. Sayın Ağırel, kendisine ulaşan iddia ve belgelerden kuşku duymuş, etik gazetecilik gereği doğrulamak istemiştir. Şahıslar bunun üzerine benim, aile fertlerim ve gazeteci Murat Ağırel hakkında şikayette bulunmuşlardır. Şahısların bu girişimlerinden -e-mail ve WhatsApp yoluyla- zaten haberimiz olduğu halde Sayın Murat Ağırel'in bize bilgi verdiğini, bizi koruduğunu iddia etmişlerdir. Sayın Murat Ağırel'in - yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için- haber yapmadığı gerekçesiyle bu soruşturmaya adının karıştırılması ve tutuklanmış olmasından son derece üzgünüm. Çok büyük bir haksızlıktır. Ülke olarak zor zamanlardan geçiyoruz ama bu zorluklar bizi güçlendirecek. Demokrasiye, adalete ve hukukun üstünlüğüne olan inancımızı kaybetmeyeceğiz. Kazanan demokrasi olacak, kazanan adalet olacak, kazanan tüm Türkiye olacak."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mustafa-sarigulden-operasyon-aciklamasi-hesabini-veremeyecegim-bir-kurus-dahi-yoktur</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 20:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/mustafa-sarigul-adana-demirspor-talimati-kimden-aldin.jpg" type="image/jpeg" length="15147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve 8 meclis üyesi CHP’den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kemer-belediye-baskani-necati-topaloglu-ve-8-meclis-uyesi-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kemer-belediye-baskani-necati-topaloglu-ve-8-meclis-uyesi-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, 8 belediye meclis üyesiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) ayrıldıklarını duyurdu. Topaloğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, belediye başkanlığı ve meclis üyeliği görevlerini bağımsız olarak sürdüreceklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya’nın Kemer ilçesinde Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve 8 belediye meclis üyesi, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden ayrılma kararı aldı. İstifalarını kamuoyuyla paylaşan Topaloğlu, bundan sonraki süreçte görevlerini bağımsız olarak sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<p>Sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yayımlayan Topaloğlu, Kemer’e hizmet etme hedeflerinin devam ettiğini vurguladı. İlçenin tüm mahallelerine hizmet götürmek ve vatandaşların taleplerine çözüm üretmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Kemer’e hizmet etmek için aynı gayret ve samimiyetle yolumuza devam edeceğiz”</strong></h2>

<p>CHP’den ayrılma kararını duyuran Necati Topaloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, 8 belediye meclis üyemizle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ederek görevlerimizi bağımsız olarak sürdürme kararı aldık. Bu karar, Kemer’e ve sizlere karşı taşıdığımız sorumluluğu değiştirmiyor. Birlikte yol yürüdüğümüz tüm arkadaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyor, bugüne kadar kurduğumuz dostluklara ve paylaştığımız emeğe saygı duyuyorum. Bizlere emanet ettiğiniz belediye başkanlığı ve meclis üyeliği görevlerini en iyi şekilde yerine getirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Kemer’in yararına olan her çalışmanın yanında olacak, halkımızın ihtiyaçlarını ve ortak geleceğimizi gözeterek hareket edeceğiz. Verdiğimiz sözlerin arkasındayız. Güveninize layık olmak ve Kemer’e hizmet etmek için aynı gayret ve samimiyetle yolumuza devam edeceğiz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kemer-belediye-baskani-necati-topaloglu-ve-8-meclis-uyesi-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/d2ba234f-ab3c-441c-bfbe-8cc6e401d792.jpg" type="image/jpeg" length="66688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüm zamanların Ballon d’Or’u için 10 aday belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tum-zamanlarin-ballon-doru-icin-10-aday-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tum-zamanlarin-ballon-doru-icin-10-aday-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Futbol tarihinin en iyi oyuncularını bir araya getiren Tüm Zamanların Ballon d’Or’u ödülünün adayları açıklandı. Listede Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’nun yanı sıra Johan Cruyff, Franz Beckenbauer ve Alfredo Di Stefano gibi efsane isimler de bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Futbol dünyasının gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarını bir araya getiren Tüm Zamanların Ballon d’Or’u ödülü için belirlenen 10 aday kamuoyuyla paylaşıldı. Farklı dönemlerde futbola damga vuran yıldızların yer aldığı listede, geçmişin efsaneleri ile modern dönemin öne çıkan isimleri bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaylar arasında Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’nun yanı sıra Alfredo Di Stefano, Johan Cruyff ve Franz Beckenbauer gibi futbol tarihine adını yazdırmış isimler de yer aldı.</p>

<p><strong>Tüm Zamanların Ballon d’Or’u ödülü için açıklanan 10 aday şöyle:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Alfredo Di Stefano</li>
 <li>Johan Cruyff</li>
 <li>Franz Beckenbauer</li>
 <li>Kevin Keegan</li>
 <li>Karl-Heinz Rummenigge</li>
 <li>Michel Platini</li>
 <li>Marco van Basten</li>
 <li>Ronaldo Nazario</li>
 <li>Cristiano Ronaldo</li>
 <li>Lionel Messi</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tum-zamanlarin-ballon-doru-icin-10-aday-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/068e279e-183b-4ea4-9bde-4e12a2138728.jpg" type="image/jpeg" length="67464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kani Torun, AKP Genel Başkan Danışmanı olarak atandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kani-torun-akp-genel-baskan-danismani-olarak-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kani-torun-akp-genel-baskan-danismani-olarak-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan, bugün AK Parti'ye katılan Bursa Milletvekili Kani Torun'un AK Parti Genel Başkan Danışmanı olarak görevlendirildiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan, X hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle, Genel Başkan Danışmanımız olarak görevlendirilen Bursa Milletvekilimiz Sayın Cemalettin Kani Torun'u tebrik ediyor, yeni görevinde muvaffakiyetler diliyorum."</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kani-torun-akp-genel-baskan-danismani-olarak-atandi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/cc6af952-d596-4957-8bd2-e8dc9130c0a9-w.png" type="image/jpeg" length="90173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor yönetimine bahis cezası: Ertuğrul Doğan dahil 11 isme 45 gün hak mahrumiyeti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-yonetimine-bahis-cezasi-ertugrul-dogan-dahil-11-isme-45-gun-hak-mahrumiyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-yonetimine-bahis-cezasi-ertugrul-dogan-dahil-11-isme-45-gun-hak-mahrumiyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) yürüttüğü bahis soruşturmasında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın da aralarında bulunduğu 10 Trabzonspor yöneticisi ile Beşiktaşlı yönetici Kerem Gürel’e 45 gün hak mahrumiyeti cezası verdi. Soruşturma kapsamında toplam 147 kişi cezalandırılırken, 301 kişi hakkında ceza uygulanmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) futbol kulüplerinde yöneticilik yaptığı dönemde bahis oynadığı belirlenen isimlere yönelik yürüttüğü soruşturmada kararlar açıklandı. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Trabzonspor ve Beşiktaş’tan bazı yöneticilere 45 günlük hak mahrumiyeti cezası verdi.</p>

<p>TFF, Süper Lig ve 1. Lig kulüplerinde son 5 yıl içinde yöneticilik görevinde bulunmuş ve görev süreleri içerisinde bahis oynadığı tespit edilen 448 kişinin PFDK’ya sevk edildiğini duyurmuştu. Sevk edilen isimler arasında Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban ve Galatasaray A.Ş. Başkan Vekili Maruf Güneş de bulunuyordu.</p>

<h3><strong>Trabzonspor’dan 10 yöneticiye ceza</strong></h3>

<p>PFDK’nın açıkladığı karar doğrultusunda Trabzonspor’da Ertuğrul Doğan, Zeyyat Kafkas, Murat İskender, Taner Fikret Saral, Şenol Kaynar, Abdulkadir Ferda Başkan, Semih Hekimoğlu, Derviş Köz, İbrahim Şahinkaya ve Ceyhun Eskici, bahis eylemi nedeniyle 45 gün hak mahrumiyeti cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Beşiktaş’ta ise yönetici Kerem Gürel aynı gerekçeyle 45 günlük hak mahrumiyeti cezası aldı.</p>

<p>PFDK, bahis eylemi nedeniyle toplam 147 kişi hakkında 45 gün hak mahrumiyeti kararı verirken, soruşturma kapsamında sevk edilen 301 kişi için ceza verilmesine gerek görmedi.</p>

<h3><strong>Galatasaray ve Fenerbahçe yöneticilerine ceza çıkmadı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında PFDK’ya sevk edilen Galatasaray ve Fenerbahçe yöneticileri hakkında ise ceza tayinine yer olmadığına karar verildi.</p>

<h3><strong>Ertuğrul Doğan: "Kapanmış bir hesabım vardı"</strong></h3>

<p>Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, PFDK’ya sevk edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, bahis hesabının yıllar önce kapatıldığını belirtmişti.</p>

<p>Doğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>"Daha önce de beraber konuşmuştuk. Ben yönetici makamlardaki arkadaşlara bu konu hakkında bilgi vermiştim. Kendi adımdan örnek verecek olursam, bu olaylardan çok daha önce kapanmış bir hesabım vardı. Ancak bu şirketler aynı zamanda grupların sponsoruydu ve bu şirketlerin lansmanları federasyonda yapılıyordu"</p>

<h3><strong>45 gün hak mahrumiyeti cezası alan isimler</strong></h3>

<p><strong>Beşiktaş</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Kerem Gürel</li>
</ul>

<p><strong>Trabzonspor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Ertuğrul Doğan</li>
 <li>Zeyyat Kafkas</li>
 <li>Murat İskender</li>
 <li>Taner Fikret Saral</li>
 <li>Şenol Kaynar</li>
 <li>Abdulkadir Ferda Başkan</li>
 <li>Semih Hekimoğlu</li>
 <li>Derviş Köz</li>
 <li>İbrahim Şahinkaya</li>
 <li>Ceyhun Eskici</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-yonetimine-bahis-cezasi-ertugrul-dogan-dahil-11-isme-45-gun-hak-mahrumiyeti</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/ertugrul-dogan-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="77958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP Sözcüsü Çelik: Fon şeytanlığının üzerine sonuna kadar gideceğiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akp-sozcusu-celik-fon-seytanliginin-uzerine-sonuna-kadar-gidecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akp-sozcusu-celik-fon-seytanliginin-uzerine-sonuna-kadar-gidecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bu fon şeytanlığının, bu fon dolandırıcılığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi, bunların hiçbirinin önemi yok. Ne siyasi linçle mahkum ettiririz herhangi bir kimseyi ne de siyasi himayeyi, herhangi bir iddiayı örtbas ettiririz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan MKYK Toplantısı'na ilişkin basın toplantısı düzenledi. Çelik, hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin için başsağlığı diledi. Çelik, "Bu kayıptan sonra, çok çirkin, gerçekten çok acı verici birtakım paylaşımlar yapıldığını gördük sosyal medyada. Bir vefat haberi karşısında böylesine bir, nefret söyleminin örgütlü bir şekilde kullanılmasını, ortaya çıkarılmasını en güçlü şekilde lanetliyoruz. Onun dışında pek çok siyasi partiden son derece sağduyulu, son derece insani hassasiyetlere saygılı bu acı kaybımız karşısında gereken paylaşımı, acımızı paylaşmaya dönük mesaj yayınlayanlar oldu. Onlara da şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.</p>

<p>AK Parti'ye katılan Kani Torun'a "evimize hoş geldiniz" diyen Çelik, Torun'un Afrika'da önemli çalışmaları olduğunu hatırlattı. Çelik, "Çok değerli bir arkadaşımız. Orada, ki çalışmalara çok güçlü emek verdi. Bundan sonrasında da inşallah partimizde, kendi evinde bu çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Tabii partimize hem belediye başkanlarından hem milletvekillerinden çok sayıda katılım talebi var. Bunu, partimizin yetkili kurulları titizlikle, inceliyor" ifadelerini kullandı. Çelik, önümüzdeki dönemde hem milletvekili seviyesinde hem belediye başkanı, belediye meclis üyesi seviyesinde pek çok katılımı göreceklerini söyledi. Çelik, bugün Bodrum'dan bir meclis üyesinin aralarına katıldığını bildirdi<strong>. </strong></p>

<p><strong>"SİYASİ LİNÇ KAMPANYASIYLA KİMSEYİ MAHKUM ETTİRMEYİZ"</strong></p>

<p>Fon krizine ilişkin Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"Fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ile birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bütün bu, bizim fon dolandırıcıları, fon şeytanları dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Tabii ki bu fon şeytanları, fon dolandırıcıları dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, buraları meşru bir yatırım aracı olarak kullanan vatandaşlarımızı hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşım ve değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra tabii bu fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz. Daha önce de ifade etmiştim, herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum etmeyiz, ettirmeyiz. Ama herhangi bir siyasi himayeyle de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz. Burada temel mesele bütün gerçeğin açığa çıkması ve bu gerçeğin açığa çıkması ile birlikte de gereken, sonuçlara ulaşılmasıdır. O yüzden, devletin bütün kurumları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla görevinin başında ve bu meselenin tam olarak açığa çıkması, bu fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının, hem çaldıkları paraların geri alınması hem de cezalandırılması konusunda adliyeden maliyeye, bütün denetim kurumlarına kadar herkes görevinin başında. Meşru yatırımcının korunması, mağdur edenin korunması için de gereken hassasiyet gösteriliyor.</p>

<p>Burada kimse kimsenin avukatı ya da savcısı değil. Kimse kimsenin herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kendini savcı yerine koyup mahkum etmesi gibi bir yaklaşım içinde olmamalı, kimse de herhangi bir iddia varsa birilerinin avukatı olup herhangi bir siyasi himaye içerisine girmemeli şeklindeki ilkemizi ayakta tutuyoruz. Ve bu konuyla, bu konuyla sonuna kadar mücadele edecek iradenin, Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla tam olarak inşa edildiğini, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki koordinasyon kurulunun da bu görevi ifa etmek üzere üst üste toplantılar yaptığını ifade ediyoruz."</p>

<p><strong>"ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR"</strong></p>

<p>Çelik, Sermaye Piyasası Kurulu'nca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi konusunda hassasiyetlerinin olduğunu vurguladı. "Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli" diyen Çelik, bu çerçevede teklif edilen kanunun Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edildiğini ve muhtemelen bu hafta görüşüleceğini söyledi. Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bu Fon Koordinasyon Kurulu tarafından Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen mevcut kanun, bu bahsettiğim yaklaşımları garanti altına alırken, bunun yanında daha önce de ifade etmiştik, bir daha böyle şeylerin tekerrür etmemesi için yapısal tedbirlerin alınması, sistemsel bir vites yükseltilmesi son derece önemli. Bu çerçevede, bu mevcut kanun teklifinin yanı sıra sermaye piyasasındaki yapısal sorunların giderilmesini sağlamaya dönük, aynı zamanda düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların güçlendirilmesine dönük, aynı zamanda yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına dönük ve sermaye piyasasında, Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor.</p>

<p>Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonları hakkındaki kanun taslağı çalışmaları çerçevesinde, bu Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen birinci olarak kanun teklifiyle tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanlarının dediğim gibi adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor ve geri kazanan değerlerin bu fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul ve esasları düzenleyecek ,Yüce Meclis bunu tartışacak. Ve Yüce Meclis'in tartışmasıyla birlikte bu hedeflere ulaşacak şekilde bu düzenlemenin hayata geçmesi esas olacak.</p>

<p>Herhangi bir şekilde bunların bir siyasi linç kampanyasıyla insanların hedef gösterilmesi de doğru değil. Herhangi bir siyasi himayeyle herhangi bir iddianın üzerine gidilmemesi gibi bir yaklaşım da söz konusu olamaz. Hem siyasi linçe karşı olduğumuzu hem siyasi himayeye karşı olduğumuzu net bir şekilde söylüyoruz. Bunun da yolu adliyenin ve maliyenin çalışmaları çerçevesinde bütün gerçeğin açığa çıkmasıdır. Bu açığa çıkması üzerinden bu argümanların geliştirilmesidir. Yoksa siyasi polemik konusu yapmak üzere çeşitli şeyler çarpıtıldığı zaman, o zaman mesele yanlış yerlere gidebiliyor. Bu sefer gerçekten üzerine gidilmesi gereken meselelerle ilgili enerjiler başka yerlere kaydırılmış oluyor. Ama burada bizim kararlılığımız nettir ve açıktır. "Bu fon şeytanlığının, bu fon dolandırıcılığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi, bunların hiçbirinin önemi yok. Dediğim gibi, ne siyasi linçle mahkum ettiririz herhangi bir kimseyi, ne de siyasi himayeyi, herhangi bir iddiayı örtbas ettiririz. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak."</p>

<p><strong>"MUHAMMED SEMAN AĞA'NIN DEVLET BAKANLIĞI GÖREVİNE SEÇİLMESİNİ OLUMLU BİR ADIM OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ"</strong></p>

<p>Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanı'nın yıllardır verdiği bir mücadele olduğunu dile getiren Çelik, Cumhurbaşkanı'nın bütün unsurların Türk, Kürt, Türkmen, Arap ve bütün mezhep unsurlarının bir arada yaşaması, bütüncül bir Irak profilinin ortaya çıkması için neredeyse çok uzun zamana yayılan bir gayreti, çabası, emeği olduğuna işaret etti. En önemli başlıklardan birinin Irak'taki Türkmenlerin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleri olduğunu kaydeden Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem terörsüz bölge konusunda Sayın Başbakan'ın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz hem de bütünsel herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımları var. Bu çerçevede Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa'nın Irak hükümetinde Devlet Bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz.</p>

<p>Bu hem Irak'ın asli unsuru olan Türklerle, Araplarla birlikte asli unsuru olan Türkmen kardeşlerimizin tarihi bir aşamaya geçtiğini gösteriyor hem de Türkiye açısından Irak'ın birliği, bütünlüğü, toprak bütünlüğü, egemenliği ve bundan sonra geleceğe bütün herkesi kapsayan hükümet modelleriyle ilerlemesi bakımından da son derece önemlidir. Bunun son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz."</p>

<p><strong>"SİYONİST İŞGALCİLİĞE EN GÜÇLÜ DURUŞU SERGİLEMEK DURUMUNDAYIZ"</strong></p>

<p>Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın birlik ve bütünlük içerisinde yürüttüğü bir politika olan, bu politikanın başarıya ulaşması için gereken hassasiyetin gösterilmesi konusunda her zaman MKYK ve MYK'ya hatırlatmalarda ve uyarılarda bulunduğunu belirtti. Gelinen noktada etraftaki gelişmelere bakıldığında terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli, zamanlamasının ne kadar doğru bir süreç olduğunu hep beraber gördüklerinin altını çizen Çelik, şöyle konuştu:</p>

<p>"ABD ve İsrail'in İran'a saldırısından sonra bölgede ortaya çıkan tablo, Gazze'deki soykırım devam ederken İsrail'in Batı Şeria'yı da Gazzeleştirmeye dönük attığı adımlar, Lübnan'a yaptığı saldırılar, Suriye topraklarına yaptığı saldırılar, yine Suriye içerisinde Süveyda bölgesindeki ayrılıkçı grupların bütün bu faaliyetlerini gördüğümüzde aslında çok daha büyük bir siyasi projenin yürürlüğe koyulmaya çalışıldığını görüyoruz. Dün Netanyahu'nun yayınladığı bir harita vesilesiyle de bir tartışma ortaya çıkmıştı. Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük adeta kol kola girmiş, bölgedeki Türkleri, Kürtleri, Arapları birbirlerinden uzaklaştırmak, aralarında fitne çıkarmak için elinden gelen bütün enstrümanları, çabayı devreye sokmuş durumda.</p>

<p>Hem bu emperyalist bölücülüğe karşı hem siyonist işgalciliğe karşı en güçlü duruşu bölge halkları olarak kardeş ülkelerle birlikte sergilemek durumundayız. Bu bakımdan, terörsüz Türkiye süreci aynı zamanda bir terörsüz bölge süreci olarak, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgenin kol kola yürüyen, iç içe geçmiş, birbirinden ayrılmaz kader birliği olan süreçler ve kavramlar olduğunu ifade etmiştik. Bu hem milletimizin huzurunu ve bekasını teminat altına alma bakımından hem de bölgedeki kardeş halkların üzerindeki Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük temelli siyasi projelerin berhava edilmesi bakımından son derece kıymetli sonuçlar doğuracaktır."</p>

<p>Neçirvan Barzani'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiği yönündeki sözlerini aktaran Çelik, "Kendisine teşekkür ediyoruz. Ama tabii bunlar çeşitli mekanizmalar, çeşitli şekillerde gündeme geliyor. Ama Cumhurbaşkanımızın en önemsediği şeyin bölge halklarının kardeşliği, onların rızası ve duası olduğunu ve siyasi gayretini o çerçevede sürdürdüğünü bir kere daha ifade etmek isterim" dedi.</p>

<p><strong>"BUNDAN SONRA ÖNEMLİ OLAN MEKANİZMANIN HIZLI ÇALIŞMASIDIR"</strong></p>

<p>Çelik, zaman zaman Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge ile ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımların ortaya çıktığına değinen Çelik, "Tabii bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir, lineer süreçler değildir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda gidemediğiniz ilerlemeyi, bir yerde elde edemediğiniz ilerlemeyi bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur" değerlendirmesini yaptı. Önemli olanın çalışmaların doğru yapılması olduğunu söyleyen Çelik, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çok sayıda olumsuz cümle, söylem, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak, odağımızı kaybederiz. Odağımız Terörsüz Türkiye'nin ve terörsüz bölgenin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız. Odağımız konusunda hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın bize verdiği talimat da budur.</p>

<p>Birtakım kavramsal çerçeveler birbirine çarpıştırılıyor. Birtakım kelimeler birbirine çarpıştırılıyor. Birtakım öncelikler, sonralıklar birbirine çarpıştırılıyor. Ama esas bellidir. O da bu çerçevede Sayın Bahçeli'nin yaptığı tarihi çağrıdan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgenin bir devlet politikasına dönüşmesiyle birlikte yüce Meclis de devreye girmiştir. Oradaki komisyonla birlikte rapor hazırlanmıştır. Daha sonra da silah bırakmayı temin edecek PKK terör örgütünün tasfiyesini tamamlayacak mekanizmanın ne olduğuna dair kanun, 467 gibi tarihi bir kararla çıkmıştır. Bundan sonrasında yapılması gereken, bu kanunun gereklerini yerine getirmek, kanunun gerekleri yerine gelip de terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakılması gerçekleştiğinde, kanun zaten otomatik olarak devreye girecek ve süreç sağlıklı bir şekilde işleyecektir.</p>

<p>Onun dışında, sürekli olarak mekanizmanın üzerindeki yorumlar, çeşitli tarih bildirmeler, çeşitli yol göstermeler, çeşitli olumsuz değerlendirmeler bu meselenin dışında. Devletin kurumları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işinin başındadır. Üzerlerine düşeni biliyorlar. Yüce Meclis'in de onayladığı yasayla birlikte yol haritası iyice berraklaşmıştır. Yol haritasının siyasi tarafı, sosyal tarafı aynı şekilde dediğim gibi, kanuni zemini oluşmuştur. Yıllardır şu söylenirdi, 'Bu işlerde siyasi irade olsa bile bir kanuni zemin oluşmadığı için ilerlenemiyor' denirdi. Bu kanuni zemin de oluşmuştur. Bundan sonrasında önemli olan mekanizmanın hızlı bir şekilde çalışmasıdır.</p>

<p>Bunun karşısında duran, yani Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini bütün bu berraklığın dışına çıkarmaya çalışan, burada flu bir alan oluşturmaya çalışan ve bu süreci baltalamaya çalışan hangi odak olursa olsun, siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün yanında kendisini konumlandırmış olur. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Süryani'nin, Alevi'nin, Ezidi'nin, Nusayri'nin, Şii'nin herkesin faydasına olan bir süreçtir. Herkesin hakkı olan huzuru ve refahı ve güvenliği getirecek bir süreçtir. O sebeple bunun karşısında duranın tüm bu kavramlarla kavgası olduğu ortaya çıkmış olur."</p>

<p><strong>"DİKKATLİ BİR DİL KULLANMAK LAZIM"</strong></p>

<p>Dikkatli bir dil kullanılması gerektiğine dikkati çeken Çelik, birtakım yanlış projelerin parçası olacak yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini dile getirdi. İşin olumlu tarafına, pozitif tarafına odaklanılması gerektiğini söyleyen Çelik, "Şimdiye kadar olumlu anlamda pek çok adım atıldı, pozitif anlamda pek çok gelişme yaşandı. Bunları daha da güçlendirecek adımlar atma konusu, irade Cumhur İttifakı'nda vardır. 467 ile gerçekleşen, ortaya çıkan iradenin, içerdiği yasanın içerdiği yol haritasına uyulduğu müddetçe herhangi bir kaza ihtimali söz konusu olmayacaktır" diye konuştu.</p>

<p>Çelik, "Süreci sabote etmek isteyen, siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün sponsoru olan bazı ülkeler, bazı odaklar olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Ama burada herkes basiret ve sağduyuyla bu sürecin doğru sonuca ulaşmasını sağlamaya çalışmalıdır" dedi. Tarihin bunun üzerine bugün kurulduğunu söyleyen Çelik, "Bütün bu fitne senaryolarına karşı, bütün bu emperyalist senaryolara karşı Türk'süz Kürt, Kürt'süz Türk, Türk ve Kürt olmadan Arap, Arap olmadan Türk ve Kürt doğru, huzurlu ve anlamlı bir geleceğe kavuşamaz. Bu bir kader birliğidir. Bu hem kaderdaşlıktır hem de geleceği beraber kurma iradesidir. Bu gözle bakmamız gerekir diye değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"NETANYAHU HÜKÜMETİ İKİNCİ AŞAMAYI ENGELLİYOR"</strong></p>

<p>İsrail'de Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesinin engellenmeye çalışıldığını ifade eden Çelik, "Hamas kabul ettiği halde Netanyahu hükümeti ikinci aşamaya geçilmesini kabul etmiyor, bunu engelliyor. En basitinden yeterli miktarda insani yardımın oraya ulaşmasını bile engelliyor ve halen de saldırılarla Gazze'de insan öldürmeye devam ediyor" şeklinde konuştu. Çelik, konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<p>"Şimdi Batı Şeria'da yine adımlar atmaya başladılar ve yeni birtakım onların tabiri yerleşim yerleri açıyoruz diyorlar. Biz yerleşim yerleri demiyoruz. Biz oraya hırsızlık bölgeleri diyoruz, işgal bölgeleri diyoruz. Yani, bu yerleşim yeri tabiri daha önce de söyledim, çok yanlış bir tabir ya da yerleşimci tabiri yanlış bir tabir. Filistinlilerin toprağına çöken kişinin adı yerleşimci değil, hırsızdır. Filistinlilerin toprağında kendisine yer yapmaya çalışan grup, guruh, her kimse, onlar da yerleşimci değil, bir hırsızlık şebekesidir. Onun için bu yerleşimci ve yerleşim yeri tabirinden uzak durmak lazım.</p>

<p>Batı Şeria'daki Filistin toprağını Filistinlilerin elinden çalmaya çalışan, orayı Gazzeleştirmeye çalışan gelişmelere karşı da bütün gücümüzle gereken mücadeleyi vermeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız çok güçlü bir diplomasi trafiği yürütmeye devam ediyor. Özellikle Mescid-i Aksa'nın statüsü konusunda geçenlerde yine bir mabette maalesef talmudik birtakım ritüellerle yapılan, camide yapılan talmudik ritüellerle yapılan saygısızlıklar konusu gereken tavrı uluslararası bütün platformlarda göstermeye devam ediyoruz."</p>

<p><strong>"SOYKIRIM ŞEBEKESİNİN AÇIKLAMALARI YALAN SİYASETİ ÜZERİNE KURULUDUR"</strong></p>

<p>İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun zemin kaybettikçe seçim kampanyasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşıtlık üzerine kurduğunu kaydeden Çelik, "Bunun bizim için herhangi bir hükmü yok. İsrail'deki bu soykırım şebekesinin bütün açıklamaları, Cumhurbaşkanımız hakkındaki bütün açıklamaları hezeyandan ibaret açıklamalardır. Ve tamamen yalan siyaseti üzerine kuruludur. Ama bu yalan siyasetinin ve bu hezeyanların bu soykırımı ve onların siyasi sıkışmışlıklarını örtbas edecek hiçbir tarafı yoktur. Cumhurbaşkanımız hakkında, Türkiye hakkında, partimiz ve Cumhur İttifakı'mız hakkında yapılan yayınların hepsini yok hükmünde sayıyoruz. Biz doğruyu söylemeye, insanlık ittifakının gür sesi olarak hakikati ifade etmeye bundan sonrasında da devam edeceğiz" dedi.</p>

<p>Çelik, İstanbul'daki sel felaketiyle ilgili üzgün olduklarını dile getirerek, hayatını kaybeden vatandaşlara başsağlığı diledi. Çeşitli illerde de sel felaketleri olduğuna değinen Çelik, "İstanbul ve diğer illerdeki bu felaketlerden zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin. Buradan ailelerine başsağlığı dileklerimizi arz ediyoruz. Burada AFAD, Çevre Şehircilik Bakanlığı, bütün devletin ilgili kurumları çalışmalar yapıyorlar. Buradaki hasar tespitleriyle birlikte ilgili kurumların birtakım zararların tazmini konusundaki yaklaşımını da somut olarak vatandaşlarımız görecekler" diye konuştu.</p>

<p><strong>"NATO'YA ALTERNATİF OLMADIĞINI NET BİR ŞEKİLDE İFADE ETTİK"</strong></p>

<p>Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Meclis'e sevk edildiğini anımsatan Çelik, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"NATO'ya alternatif olmadığını, tam tersine uluslararası güvenlik mimarisinin tamamlayıcı bir mekanizması olduğunu net bir şekilde ifade ettik, ki NATO üyesi pek çok ülkenin de güvenlik mimarisinin tamamlayıcısı olarak içinde bulunduğu başka anlaşmalar da var. Mekke Anlaşması'nı da bu şekilde düşünmek lazım. Bu anlaşma kapsamındaki askeri destek, kuvvet konuşlandırması ve diğer unsurların Meclis'in onayı olmadan, anayasal süreçlere tabi olmadan hükümetimiz tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığına dair bir yalan siyaseti de epey dolaşıma sokuldu. Halbuki böyle bir şey söz konusu değil. Yüce Meclis'in onayı ve anayasal süreçler dahilinde bu anlaşma Türkiye tarafından işletilecektir.</p>

<p>Başka ülkelerin de bu anlaşmaya katılması, bu anlaşmanın prensipleri, amaçları açısından son derece kıymetli olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız hem bölgemizdeki bu anlaşmanın içerdiği Yakın Doğu, Orta Doğu bölgesi hem Kafkasya hem Balkanlar için çeşitli zamanlarda çeşitli modelleri gündeme getirmiştir. Ve bu Mekke Ortak Savunma Anlaşması da Doğu Akdeniz'den aslında Kızıldeniz ve Körfez'e kadar uzanan bölgede bizim barış, istikrar ve istikrarsızlaştırıcı faaliyetlere karşı bölgesel caydırıcılığı ortaya koyma yaklaşımımızın bir ürünüdür. Sayın Cumhurbaşkanımız çok uzun zamandır Doğu Akdeniz'den Kızıldeniz ve Körfez'e kadar olan bölgeyi içeren iş birliklerinin ekonomik anlamda olsun, güvenlik anlamında olsun sıkılaştırılması ve güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.</p>

<p><strong>"YURT DIŞI GÖREVİ MECLİS'İN İRADESİNE BAĞLILIKLA GERÇEKLEŞMEKTEDİR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tabii bazı çevreler henüz bilgiye sahip olmadan bunu hemen yine bir eksen kayması ve kontrolsüz ve onaysız asker gönderme mekanizması olarak değerlendirdiler. Halbuki bunların hepsi asılsızdır. Her türlü yurt dışı görevi Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Meclis'in iradesine, Anayasamızın 92'nci maddesine ve milli egemenlik ilkelerimize tam bir bağlılıkla gerçekleşmektedir. Bundan sonrasında da böyle olacaktır. Zaten yüce Meclis bunu bu çerçevede tartışacaktır, değerlendirecektir. Arkadaşlarımız da o tartışmalar sırasında hakikati ortaya koyacaklar."</p>

<p>Suudi Arabistan'a yapılan saldırıları kınadıklarını söyleyen Çelik, Mekke-i Mükerreme'ye yapılan saldırıların hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurguladı. Çelik, "Bunun yanı sıra Riyad, Doğu Bölgesi, Necran, Abha, Hamis, Muşait kentlerine füzeler ve İHA'larla saldırı yapılması da hem kardeş Suudi Arabistan'ın güvenliğine bir tehdit oluşturması bakımından reddettiğimiz, kınadığımız, lanetlediğimiz faaliyetlerdir hem de bölgesel güvenliği tehdit etmektedir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Çelik, "Halen Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık devam ederken bir de Babülmendep'in konuşulmaya başlanması, bu, artık bir felaket senaryosuna dönüşür. Bölgesel değil, artık küresel barışı da doğrudan etkileyecek bir sonuç doğurur. Dolayısıyla Körfez bölgesindeki tırmanmalar karşısında hem Hürmüz Boğazı'ndaki seyri seferin güvenliğinin sağlanması hem de kardeş ülkelere dönük bu saldırıların sona ermesi gerektiğini bir kere daha ifade ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da Suudi Arabistan konusundaki, kardeş Suudi Arabistan'la dayanışmamız konusundaki diplomasi trafiğini yürütmektedir" dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akp-sozcusu-celik-fon-seytanliginin-uzerine-sonuna-kadar-gidecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-35527b0ec85823db3b3463444b7c160b-3.jpg" type="image/jpeg" length="70427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Emir: Mekke Anlaşması Türkiye’yi İran ve Husilerle sıcak çatışmaya sürükleyebilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-emir-mekke-anlasmasi-turkiyeyi-iran-ve-husilerle-sicak-catismaya-surukleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-emir-mekke-anlasmasi-turkiyeyi-iran-ve-husilerle-sicak-catismaya-surukleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, "İktidar Mekke Anlaşması ile Türkiye’yi yeni bir Suriye tehlikesiyle yüz yüze bırakıp İran ve Husiler ile doğrudan sıcak çatışmaya sürükleyecek bir ateşte atıyor. TSK’nın asli görevi Türkiye’nin kendi semalarını ve sınırlarını korumaktır, bu anlaşmanın tüm karanlık noktalarının hesabını TBMM zemininde tek tek soracağız" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Halkımızı açık açık uyarıyorum, iktidar Mekke Anlaşması ile Türkiye’yi yeni bir Suriye tehlikesiyle yüz yüze bırakıp İran ve Husiler ile doğrudan sıcak çatışmaya sürükleyecek bir ateşte atıyor. İktidarın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 2. maddesi Türkiye'yi ucu açık ve büyük bir savaşa ortak ederken, 16. maddesi bu yükümlülükten 10 yıl boyunca çıkamayacağımızı söylüyor. Sakın kimse çıkıp 'sadece savunma amaçlı uçak gönderiyoruz' bahanesinin arkasına sığınmasın. Bu anlaşma ABD veya İsrail karşıtı bir blok değil; tam tersine Washington'ın Körfez'deki askeri yükünü bölge ülkelerine yıkma, Suudi Arabistan'ın enerji tesislerini İran ve Husilere karşı koruma maliyetini ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sırtına yükleme projesidir. İngiltere, bizim yıllardır envanterimize katmak için kapısında beklediğimiz Eurofighter uçaklarını gönderip kendi savunma sanayini finanse ediyor.</p>

<p>Fransa sadece tek bir petrol terminalini koruyor. Ege'de bize karşı silahlanan Yunanistan, Riyad'a Patriot kiralıyor. Mısır ise anlaşmaya imza dahi atmadan, elini bağlamadan konuyu kendi parlamentosuna götürüyor. Peki iktidar ne yapıyor? TBMM'yi tamamen devre dışı bırakarak Türkiye'yi NATO'nun 5. maddesinden bile daha ağır, tek taraflı bir yükümlülüğün altına sokuyor. 8. maddeyle merkezi Suudi Arabistan'da olan bir Sekretarya kuruluyor ama metinde Türkiye'nin katılmak istemediği bir harekâtı veto etme hakkı bile bulunmuyor. 'Savunma' diye başlayacak bu görevlendirmeyle Türkiye'yi bir yandan İran ile doğrudan cepheleştirirken, diğer yandan Kızıldeniz ve Babülmendep'teki Türk ticaret gemilerini ve Husi-Eş Şebab hattında Somali'deki Türk askeri varlığını açık hedef haline getiriyorsunuz. TSK’nın asli görevi Türkiye’nin kendi semalarını ve sınırlarını korumaktır, bu anlaşmanın tüm karanlık noktalarının hesabını TBMM zemininde tek tek soracağız."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-emir-mekke-anlasmasi-turkiyeyi-iran-ve-husilerle-sicak-catismaya-surukleyebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ae295e21-4cf5-4106-9d00-3a571b78230e.jpg" type="image/jpeg" length="43734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BirGün muhabiri İsmail Arı neden gözaltına alındı? İsmail Arı kimdir, kaç yaşında ve nereli?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/birgun-muhabiri-ismail-ari-neden-gozaltina-alindi-ismail-ari-kimdir-kac-yasinda-ve-nereli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/birgun-muhabiri-ismail-ari-neden-gozaltina-alindi-ismail-ari-kimdir-kac-yasinda-ve-nereli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, Mart 2026'da Tokat'ta gözaltına alınmasının ardından Ankara'da tutuklandı. Hakkında 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası istenen gazeteci, 75 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildi. Peki, İsmail Arı kimdir, kaç yaşında, nereli ve hangi haberleriyle tanınıyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BirGün gazetesi muhabiri <strong>İsmail Arı</strong>, 21 Mart 2026'da Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesini ziyaret etmek için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Gazeteciye Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması yöneltildi. Ankara'ya götürülen Arı, 22 Mart'ta tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İSMAİL ARI NEDEN GÖZALTINA ALINDI?</strong></h2>

<p>İsmail Arı hakkındaki soruşturma, gazetecinin yaptığı haberler, sosyal medya paylaşımları ve katıldığı yayınlardaki açıklamalar üzerine yürütüldü. Soruşturma kapsamında Arı'ya kamu kurumlarına yönelik usulsüzlük iddialarını ele aldığı haberleri ve açıklamaları soruldu.</p>

<p>BirGün'ün aktardığı bilgilere göre soruşturma dosyasında Erdoğan ailesinin bazı vakıflardaki yöneticilikleri, kamu kaynaklarının kullanımı, hakim ve savcı atamaları ile Yunus Emre Enstitüsündeki usulsüzlük iddialarına ilişkin açıklamalar yer aldı. Savcılık, gazetecinin bazı ifadelerinin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğunu öne sürdü. Arı ise suçlamaları kabul etmedi.</p>

<p><img alt="Tutuklu gazeteci İsmail Arı'ya bir dava daha açıldı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/gazeteci-ismail-ari-tehdit-ediliyor-yetkililer-sessiz-cete-mesajlari-acik.jpg" width="1152" /></p>

<h2><strong>İSMAİL ARI TUTUKLANDI MI, SERBEST BIRAKILDI MI?</strong></h2>

<p>İsmail Arı, gözaltı işlemlerinin ardından 22 Mart 2026'da tutuklandı. Ankara 11. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karar sonrasında Sincan Cezaevi'ne götürüldü.</p>

<p>Gazeteci hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 13 Mayıs'ta kabul edildi. İddianamede, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamaları kapsamında 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.</p>

<p>Arı, 5 Haziran 2026'da görülen ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme, herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulamadan serbest bırakılmasına karar verdi. Davanın sonraki duruşması 9 Ekim 2026'ya ertelendi.</p>

<p><img alt="İsmail Arı-4" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ismail-ari-4.jpg" width="702" /></p>

<h2><strong>İSMAİL ARI KİMDİR, KAÇ YAŞINDA VE NERELİ?</strong></h2>

<p>İsmail Arı, 1996 yılında İstanbul'da doğdu. 2026 yılı itibarıyla 30 yaşına giren gazeteci, yükseköğrenimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde tamamladı.</p>

<p>Bazı biyografik kaynaklarda Tokatlı olduğu belirtilen Arı, BirGün gazetesindeki kişisel yazısında aslen Karaman'ın Ermenek ilçesinden olduğunu ifade ediyor. Gazetecinin kendi açıklaması, memleketine ilişkin bilgiler bakımından esas alınıyor.</p>

<h2><strong>İSMAİL ARI'NIN GAZETECİLİK KARİYERİ</strong></h2>

<p>İsmail Arı, 2019 yılında BirGün gazetesinde çalışmaya başladı. Gazetenin Ankara bürosunda muhabirlik yapan Arı, özellikle kamu kurumlarının faaliyetleri, kamu harcamaları ve usulsüzlük iddialarına ilişkin araştırma haberleriyle tanındı.</p>

<p>COVID-19 salgını sırasında sağlık alanındaki gelişmeleri takip eden gazeteci, daha sonraki yıllarda kamu yönetimi, vakıflar, dernekler ve çeşitli kurumların mali ilişkileri üzerine haberler hazırladı. Arı, araştırma dosyalarının yanı sıra televizyon ve dijital yayınlarda da gazetecilik çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p><img alt="Gözaltına Alınmıştı Birgün Muhabiri İsmail Arı Tutuklandı!" class="detail-photo img-fluid" height="508" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/gozaltina-alinmisti-birgun-muhabiri-ismail-ari-tutuklandi.png" width="785" /></p>

<h2><strong>İSMAİL ARI'NIN KİTAPLARI NELER?</strong></h2>

<p>Gazeteci İsmail Arı'nın yayımlanmış iki kitabı bulunuyor. Tekin Yayınevi tarafından yayımlanan eserleri arasında 2023 tarihli <i>Kızılay Holding</i> ve 2024 tarihli <i>Menzil'in Kasası</i> yer alıyor.</p>

<p>Arı, bu kitaplarında haberlerinde de ele aldığı kurumların mali faaliyetleri, örgütlenme yapıları ve kamuoyuna yansıyan ilişkileri inceliyor.</p>

<h2><strong>İSMAİL ARI HANGİ ÖDÜLLERİ KAZANDI?</strong></h2>

<p>İsmail Arı, gazetecilik kariyeri boyunca çeşitli meslek kuruluşları tarafından ödüllendirildi. Sağlık alanındaki haberleri nedeniyle İstanbul Tabip Odası ve Ankara Tabip Odasından ödüller aldı.</p>

<p>Arı, 2022 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank hakkında hazırladığı haberleriyle Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin Siyasal Haber Ödülü'ne layık görüldü.</p>

<h2><strong>İSMAİL ARI HAKKINDAKİ DAVADA SON DURUM NE?</strong></h2>

<p><a href="https://www.birgun.net/profil/ismail-ari-380" rel="nofollow">İsmail Arı</a> hakkındaki davada doğrulanabilen son önemli yargı kararı, 5 Haziran 2026'da verilen tahliye kararı oldu. Gazeteci, 75 gün süren tutukluluğunun ardından serbest bırakılırken hakkındaki suçlamalar nedeniyle yürütülen yargılama bu kararla sona ermedi.</p>

<p>Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi, ilk duruşmanın ardından davayı 9 Ekim 2026'ya erteledi. Ancak 20 Ekim 2026 itibarıyla yapılan araştırmada söz konusu duruşmaya ilişkin yeni bir karar doğrulanamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/birgun-muhabiri-ismail-ari-neden-gozaltina-alindi-ismail-ari-kimdir-kac-yasinda-ve-nereli</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/530590c2-45aa-426b-904b-4a682809e6e1jpg.webp" type="image/jpeg" length="97856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tom Barrack: Washington, Orta Doğu’daki geleneksel rolünü yeniden değiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tom-barrack-washington-orta-dogudaki-geleneksel-rolunu-yeniden-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tom-barrack-washington-orta-dogudaki-geleneksel-rolunu-yeniden-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Washington’ın Orta Doğu’da uzun yıllardır izlediği “petrol karşılığı güvenlik” modelinden uzaklaştığını söyledi. ABD’nin bölgeden çekilmediğini vurgulayan Barrack, Washington’ın artık bölgeyi kontrol etmeyi ya da siyasi düzenini şekillendirmeyi hedeflemediğini belirterek, “Kontrol etmek değil, ayrılmamak. Biz ayrılmıyoruz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda konuşan Barrack, ABD’nin Orta Doğu ile ilişkilerinde uzun yıllardır belirleyici olan “petrol karşılığı güvenlik” anlayışından uzaklaştığını söyledi.</p>

<p>Barrack, ABD’nin yeni yaklaşımını, “ABD artık sahip olmak istemiyor. Denklem, kontrol etmek değil, ayrılmamak. Biz ayrılmıyoruz” sözleriyle anlattı. Bölge ülkelerinin de Washington’ın müdahalesinin sınırlarını giderek daha fazla gördüğünü belirten Barrack, “Herkes, ‘Tamam, bütün sorunlarımı çözmek için Amerika’ya güvenemem’ diyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Washington’ın geçmişte Orta Doğu’da izlediği müdahaleci politikaları da eleştiren Barrack, ABD’nin geniş Orta Doğu coğrafyasında 23 rejim değişikliğine dahil olduğunu söyledi. Barrack, “Her müdahale edip kişiyi ya da rejimi değiştirmeye çalıştığımızda bunun bir hata olduğu görülüyor” dedi.</p>

<p><strong>“PEYGAMBERLER BİLE BURADAKİ SORUNLARI ÇÖZEMEDİ”</strong></p>

<p>Barrack, Orta Doğu’daki sorunların kısa sürede çözülebileceği beklentisine ilişkin de “Tanrı tarafından bu bölgeye kaç peygamber gönderildiğine bakarsak; 55 Hristiyan peygamber, 100’den fazla İslam peygamberi ve ayrıca 50 Yahudi peygamber var. Hiçbiri bu durumu çözmeyi başaramadı. Dolayısıyla bizim bunu sadece birkaç yıl içinde çözebileceğimizi düşünmek muhtemelen gerçekçi değil" diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tom-barrack-washington-orta-dogudaki-geleneksel-rolunu-yeniden-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/trump-duyurdu-tom-barrackin-gorev-alani-genisletildi.jpg" type="image/jpeg" length="68104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir'de arkadaşının evinde kalan 40 yaşındaki kişi ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-arkadasinin-evinde-kalan-40-yasindaki-kisi-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-arkadasinin-evinde-kalan-40-yasindaki-kisi-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde arkadaşının evinde kalan 40 yaşındaki Aykut Günen, sabah hareketsiz bulundu. Günen'in hayatını kaybettiği belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde arkadaşının evinde kalan 40 yaşındaki Aykut Günen hayatını kaybetti. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Günen'in yaşamını yitirdiği belirlendi.</p>

<p>Olay, Fevziçakmak Mahallesi Asuman Sokak'taki bir evde meydana geldi. Arkadaşına ait evde kalan Günen'in sabah uyanmaması üzerine ev sahibi durumu yetkililere bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbarın ardından adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Aykut Günen'in hayatını kaybettiği tespit edildi.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehirde-arkadasinin-evinde-kalan-40-yasindaki-kisi-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/agency/aa/eskisehirde-arkadasinin-evinde-kalan-40-yasindaki-kisi-olu-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="24881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’ın Fransa seferinde üst düzey güvenlik önlemi: Özel eğitimli askerler devrede]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayin-fransa-seferinde-ust-duzey-guvenlik-onlemi-ozel-egitimli-askerler-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayin-fransa-seferinde-ust-duzey-guvenlik-onlemi-ozel-egitimli-askerler-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da yaşanan protestolar ve güvenlik endişeleri, Galatasaray’ı harekete geçirdi. Sarı-kırmızılı kulübün UEFA’dan ek güvenlik önlemleri talep ettiği belirtilirken, Lille maçı için Fransa’ya gidecek kafilenin korunması amacıyla geniş kapsamlı bir güvenlik planı hazırlandığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’da yaşanan olaylar ve protestoların ardından Galatasaray, takım kafilesi ile taraftarların güvenliğinin sağlanması için harekete geçti. Sarı-kırmızılıların, olası risklere karşı önlemlerin artırılması talebiyle UEFA’ya başvurduğu ifade edildi.</p>

<p>Kulübün, Fransa’daki genel güvenlik durumu hakkında Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla bilgi aldığı, Paris Büyükelçiliği’nin de gerekli tedbirlerin alınması için girişimlerde bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Lille Maçı Öncesi Geniş Güvenlik Planı</strong></h3>

<p>Lille karşılaşması için Fransa’ya hareket edecek Galatasaray kafilesine yönelik güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkarıldığı belirtildi. İddialara göre takımın korunması için üst düzey askeri yetkililer de görev alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransız spor gazetesi L’Équipe’in haberine göre, karşılaşma ve takım kafilesinin güvenliği için kapsamlı bir plan hazırlandı. Haberde, otelin çatısına 6 keskin nişancının yerleştirileceği, Fransa Kara Kuvvetleri’nden 250 özel eğitimli askerin görevlendirileceği ve 1000 kişilik Ulusal Jandarma ile muhafız gücünün güvenlik çalışmalarına destek vereceği öne sürüldü.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayin-fransa-seferinde-ust-duzey-guvenlik-onlemi-ozel-egitimli-askerler-devrede</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6ad6f796f52f8447c91e8053jpg-0000.jpg" type="image/jpeg" length="88829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: Eşitsizlik, bulaşıcı olmayan hastalık risklerini artırabiliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-esitsizlik-bulasici-olmayan-hastalik-risklerini-artirabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-esitsizlik-bulasici-olmayan-hastalik-risklerini-artirabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ'nün raporu, gelir ve eğitim düzeyinden yaşanılan yere kadar birçok faktörün bulaşıcı olmayan hastalık risklerini ve sağlık hizmetlerine erişimi etkilediğine dikkat çekti. Raporda kırsal ve kentsel bölgelerdeki farklılıklar da ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ)</strong> yayımladığı rapor, gelir, eğitim, cinsiyet, yaş ve yaşanılan yer gibi faktörlerin bulaşıcı olmayan hastalıklara yakalanma riskini ve sağlık hizmetlerine erişimi etkilediğini ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Dört ana hastalık grubu ve risk faktörleri incelendi</strong></h2>

<p>DSÖ tarafından “Eşitsizliğin Durumu: Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Risk Faktörleri” başlığıyla yayımlanan raporda; kanser, kardiyovasküler hastalıklar, kronik solunum yolu hastalıkları ve <strong>diyabet</strong> olmak üzere dört ana bulaşıcı olmayan hastalık grubu değerlendirildi.</p>

<p>Raporda ayrıca tütün ve alkol kullanımı, obezite ve sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite ile hava kirliliği gibi önemli risk faktörlerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bulaşıcı olmayan hastalıkların dünya genelinde insanları etkilediği belirtilen raporda, herkesin aynı risklerle karşılaşmadığı ve hastalıkların önlenmesi, teşhis edilmesi ve <strong>tedavi</strong>ye erişim konusunda eşit imkanlara sahip olmadığı vurgulandı.</p>

<h3><strong>Gelir ve eğitim düzeyi sağlık risklerinde belirleyici olabiliyor</strong></h3>

<p>Raporda, insanların gelirlerinin, eğitim düzeylerinin, cinsiyetlerinin, yaşlarının ve yaşadıkları yerin hem <strong>risk</strong> <strong>faktörleri</strong>ne maruz kalmalarını hem de sağlık hizmetlerine erişimlerini etkileyebildiğine işaret edildi.</p>

<p>Raporda, "Bu eşitsizlikler, hastalığı önlemekten ve risk faktörlerine maruz kalmayı azaltmaktan teşhise, tedaviye ve bir durumu yönetmeye kadar her aşamada ortaya çıkabilir. Düşük ve orta gelirli ülkelerden elde edilen kanıtlar, daha az eğitimli nüfusların hipertansiyon ve diyabet oranlarının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu gösteriyor" denildi.</p>

<p>Daha yoksul ve eğitim düzeyi daha düşük kadınların rahim ağzı kanseri taraması yaptırma olasılığının daha az olduğu belirtilen raporda, tütün kullanımının da daha az eğitimli erkeklerde, daha eğitimli erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kırsal ve kentsel bölgelerde farklı riskler öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Raporda, yaşanılan yerin<strong> sağlık hizmetleri</strong>ne erişim ve çevresel riskler açısından önemli bir etken olduğu belirtildi. Birçok düşük ve orta gelirli ülkede kırsal kesimde yaşayanların hipertansiyon teşhis ve tedavisi ile rahim ağzı kanseri taramasına erişiminin, kentlerde yaşayanlara göre daha sınırlı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Raporda, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"İnsanların yaşadığı yer, önemli bir faktördür. Birçok düşük ve orta gelirli ülkede, kırsal kesimdeki nüfusun hipertansiyon teşhis ve tedavisi ile rahim ağzı kanseri taramasına erişimi, kentsel kesimdeki nüfusa göre daha sınırlıdır. Kırsal kesimdeki haneler ev içi hava kirliliğine daha fazla maruz kalabilirken kentsel nüfuslar genellikle dış ortam hava kirliliğine daha fazla maruz kalıyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-esitsizlik-bulasici-olmayan-hastalik-risklerini-artirabiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/dso-esitsizligin-bulasici-olmayan-hastalik-riskleri-ile-bakima-erisimi-sekillendirdigini-bildirdi.png" type="image/jpeg" length="33927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="26794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="74380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="59494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="88104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="27443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="33113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="49498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="25028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="54483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="33516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="23335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="55112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="77930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="22587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="41251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="12440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="70456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="52219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="24833"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
