<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 26 Oct 2026 22:53:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Kaya'dan Bakan Tekin'e tepki: Nehir ve Nevin'in yeri üniversite sıralarıdır]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-kayadan-bakan-tekine-tepki-nehir-ve-nevinin-yeri-universite-siralaridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-kayadan-bakan-tekine-tepki-nehir-ve-nevinin-yeri-universite-siralaridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i protesto ettikleri gerekçesiyle üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin'in tutuklanmasına tepki gösterdi. Kaya, "Bir pankartı tehdit olarak gören anlayışın, çocukların ve gençlerin geleceğine dair verecek hiçbir sözü kalmamıştır. Nehir ve Nevin'in yeri cezaevi değil, üniversite sıralarıdır. Gençlerin sesini susturamaz, eleştiri hakkını suç haline getiremezsiniz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iki üniversite öğrencisinin pankart açtıkları gerekçesiyle tutuklanmasını eleştirdi. Kaya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Sayın Yusuf Tekin, Gençler eğitim sisteminin sorunlarını dile getiriyor, sizi istifaya çağırıyor. Siz ise onların sesini duymak yerine, eleştirileri nedeniyle cezaevine gönderilmelerini film izler gibi seyrediyorsunuz. Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, açtıkları bir pankart yüzünden bugün demir parmaklıklar ardında. Sizin asıl gündeminiz, sizi eleştiren üniversiteliler değil; okullarda şiddete maruz kalan çocuklar, eğitimden koparılan kız çocukları, MESEM'lerde yaşamını yitiren gençler ve geleceği elinden alınan öğrenciler olmalı. Peki, size bir soru daha: Sizi istifaya çağıran pankartlarla ilgilendiğiniz kadar, Sakarya Üniversitesi'ndeki cinsel saldırı iddialarıyla da ilgileniyor musunuz? Genç kadınların güvenliği neden aynı hassasiyeti görmüyor? Bir pankartı tehdit olarak gören anlayışın, çocukların ve gençlerin geleceğine dair verecek hiçbir sözü kalmamıştır. Nehir ve Nevin'in yeri cezaevi değil, üniversite sıralarıdır. Gençlerin sesini susturamaz, eleştiri hakkını suç haline getiremezsiniz."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-kayadan-bakan-tekine-tepki-nehir-ve-nevinin-yeri-universite-siralaridir</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/02b31789-89d6-452e-834c-842cf3f59bfc.jpg" type="image/jpeg" length="64456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yandex neden gündem oldu, çöktü mü? İHA saldırılarının ardından yeni açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yandex-neden-gundem-oldu-coktu-mu-iha-saldirilarinin-ardindan-yeni-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yandex-neden-gundem-oldu-coktu-mu-iha-saldirilarinin-ardindan-yeni-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yandex neden gündem oldu, çöktü mü, erişim sorunu devam ediyor mu? Rus teknoloji şirketi Yandex, veri merkezlerine düzenlenen İHA saldırılarının ardından üç süper bilgisayarının durumuyla ilgili yeni açıklama yaptı. Şirket, saldırılardan zarar görmeyen sistemlerin farklı tesislere taşındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya merkezli teknoloji şirketi <strong>Yandex</strong>, 26 Ekim 2026 Pazartesi günü yaptığı açıklamayla yeniden gündeme geldi. Ekim ayının başında üç ayrı veri merkezine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle çeşitli dijital hizmetlerinde kesintiler yaşayan şirket, kritik bilgisayar sistemlerinin son durumunu paylaştı. Yandex, yapay zekâ çalışmalarında kullanılan üç süper bilgisayarın saldırılardan zarar görmediğini ve yeni veri merkezlerinde kurulumlarının sürdüğünü açıkladı.</p>

<h2><strong>YANDEX NEDEN GÜNDEM OLDU?</strong></h2>

<p>Yandex'in yeniden gündeme gelmesinin nedeni, Rusya'daki veri merkezlerine yönelik saldırıların ardından şirketin teknolojik altyapısıyla ilgili yaptığı son açıklama oldu. Yandex, Çervonenkis, Lyapunov ve Galuşkin isimli üç süper bilgisayarının saldırılardan etkilenmediğini bildirdi.</p>

<p>Şirketin açıklamasına göre kritik sistemler, daha önce bulundukları veri merkezlerinden çıkarılarak yeni tesislere taşındı. Süper bilgisayarların kurulum işlemleri devam ederken sistemlerin yeniden Yandex'in dijital hizmetlerinde ve yapay zekâ çalışmalarında kullanılacağı belirtildi.</p>

<p>Yandex, taşınma ve kurulum işlemlerinin tamamlanacağı tarihe ilişkin henüz kesin bilgi paylaşmadı.</p>

<p><img alt="Yandex 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/yandex-3.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>YANDEX ÇÖKTÜ MÜ, NEDEN ÇALIŞMIYOR?</strong></h2>

<p>Yandex'in Rusya'daki veri merkezlerine yönelik saldırılar, şirketin bazı hizmetlerinde ciddi erişim sorunlarına yol açtı. Ancak 26 Ekim itibarıyla Yandex'in bütün hizmetlerinin dünya genelinde çöktüğünü gösteren doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Ekim ayının ilk yarısında yaşanan saldırılardan sonra şirketin bulut altyapısı, ödeme sistemleri ve çeşitli internet hizmetlerinde aksamalar meydana geldi. Altyapının bir bölümünün devre dışı kalması, Yandex hizmetlerinden yararlanan diğer şirketleri de etkiledi.</p>

<p>Yandex, sorunların giderilmesi amacıyla sistemlerini alternatif sunuculara taşıyarak hizmetlerini aşamalı biçimde yeniden devreye almaya başladı.</p>

<h2><strong>YANDEX VERİ MERKEZLERİNE NE OLDU?</strong></h2>

<p>Yandex'in Rusya'daki üç ayrı veri merkezi, 8-11 Ekim 2026 tarihleri arasında İHA saldırılarının hedefi oldu.</p>

<p>İlk saldırı 8 Ekim'de Ryazan bölgesindeki Sasovo kentinde bulunan veri merkezine düzenlendi. Tesiste meydana gelen hasarın ardından faaliyetler tamamen durduruldu.</p>

<p>9 Ekim'de Kaluga bölgesindeki veri merkezinin altyapısının bir kısmı kullanılamaz hale geldi. 11 Ekim'de ise Vladimir bölgesindeki tesis saldırıya uğradı ve buradaki çalışmalar da durduruldu.</p>

<p>Üç veri merkezinin etkilenmesi, şirketin dijital hizmetlerinin sürekliliğini olumsuz etkilerken veri güvenliği ve sunucu altyapısının korunması konularını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>YANDEX HANGİ HİZMETLERİNDE ERİŞİM SORUNU YAŞADI?</strong></h2>

<p>Saldırıların ardından Yandex'in farklı alanlarda hizmet veren dijital platformlarında geçici kesintiler ve performans sorunları görüldü.</p>

<p>Özellikle Yandex Cloud, Yandex Pay, ulaşım ve teslimat uygulamaları ile bazı kurumsal hizmetler yaşanan altyapı sorunlarından etkilendi. Şirketin bulut hizmetlerini kullanan işletmeler de sistemlerindeki aksaklıklarla karşılaştı.</p>

<p>Yandex'in 20 Ekim'de reklam platformu Yandex Direct'in temel işlevlerini yeniden kullanıma açtığı, 23 Ekim'de ise Yandex Cloud üzerinde müşterilere ait verilerin yüzde 90,47'sine erişimin yeniden sağlandığı bildirildi.</p>

<p>Bununla birlikte bu gelişmeler, tüm hizmetlerin eksiksiz biçimde normale döndüğü anlamına gelmiyor.</p>

<h2><strong>YANDEX TÜRKİYE'DE ÇALIŞIYOR MU?</strong></h2>

<p>Yandex'in Rusya'daki altyapısında yaşanan sorunlar, Türkiye'de kullanılan bazı uygulamaları da etkiledi. Özellikle Yandex Go, Yandex Maps ve Yandex Navigasyon hizmetlerinde geçici performans ve erişim sorunları bildirildi.</p>

<p>Şirketin önceki açıklamalarında, harita ve ulaşım uygulamalarının çalışmaya devam ettiği ancak bazı özelliklerin geçici olarak kullanılamayabileceği belirtilmişti.</p>

<p>26 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye genelinde bütün Yandex uygulamalarını kapsayan yeni bir kesinti yaşandığına ilişkin doğrulanmış bir duyuru bulunmuyor. Kullanıcıların karşılaştıkları bağlantı sorunlarının ilgili uygulama ve hizmet bazında değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>YANDEX'İN SÜPER BİLGİSAYARLARI NE İŞE YARIYOR?</strong></h2>

<p>Yandex'in saldırılardan zarar görmeden kurtulan üç süper bilgisayarı, şirketin yapay zekâ ve makine öğrenimi altyapısında önemli görevler üstleniyor.</p>

<p>Lyapunov adlı sistem Aralık 2020'de, Çervonenkis ve Galuşkin ise Haziran 2021'de faaliyete geçti. Özellikle Galuşkin, Rusya'nın en güçlü süper bilgisayarları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bu sistemler, büyük miktarda verinin işlenmesini ve gelişmiş yapay zekâ modellerinin eğitilmesini sağlıyor. Yandex, yeni tesislerde kurulacak bilgisayarları dijital hizmetlerinin altyapısında ve büyük dil modellerinin geliştirilmesinde kullanmayı sürdüreceğini açıkladı.</p>

<h2><strong>YANDEX ERİŞİM SORUNU NE ZAMAN DÜZELECEK?</strong></h2>

<p>Yandex, veri merkezlerinde yaşanan hasarın ardından sistemlerini yeniden çalışır hale getirmek için kurtarma ve taşıma işlemlerini sürdürüyor. Şirket, üç süper bilgisayarının yeni merkezlerde kurulmasının ardından tekrar hizmet altyapısına dahil edileceğini bildirdi.</p>

<p>Ancak süper bilgisayarların hangi tarihte tamamen faaliyete geçeceği açıklanmadı. Bu nedenle Yandex'in saldırılardan etkilenen bütün hizmetlerinin ne zaman sorunsuz çalışacağına ilişkin kesin bir tarih vermek mümkün değil.</p>

<h2><strong>YANDEX SON DAKİKA AÇIKLAMASINDA NE DEDİ?</strong></h2>

<p>Yandex'in 26 Ekim tarihli açıklamasında, veri merkezlerine yapılan İHA saldırılarına rağmen Çervonenkis, Lyapunov ve Galuşkin adlı üç süper bilgisayarın fiziksel olarak zarar görmediği belirtildi.</p>

<p>Şirket, sistemlerin eski tesislerinden çıkarıldığını ve farklı bilgi işlem merkezlerinde yeniden kurulduğunu duyurdu. Kurulum tamamlandığında bilgisayarların Yandex hizmetlerine destek vermeye ve yapay zekâ modellerinin geliştirilmesinde kullanılmaya devam etmesi planlanıyor.</p>

<p><strong><a href="https://yandex.com.tr/" rel="nofollow">Yandex'in</a> son açıklaması, saldırılardan etkilenen teknolojik altyapının yeniden yapılandırılması açısından önem taşırken şirketin tüm dijital hizmetlerinin tamamen normale döndüğüne ilişkin kesin bir tarih henüz paylaşılmadı.</strong></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yandex-neden-gundem-oldu-coktu-mu-iha-saldirilarinin-ardindan-yeni-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 22:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/yandex-saldirilarda-zarar-gormeyen-uc-super-bilgisayarini-tasimaya-basladi.png" type="image/jpeg" length="77816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan YENİ Parti'nin ilk kurultayı öncesi "Rekor üye” çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-yeni-partinin-ilk-kurultayi-oncesi-rekor-uye-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-yeni-partinin-ilk-kurultayi-oncesi-rekor-uye-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, YENİ Parti'nin ilk kurultayı öncesinde üye kampanyasının büyütülmesi çağrısında bulundu. İmamoğlu, "İlk kez üyelerinin genel başkanı seçtiği YENİ Parti’de rekor üye ile sandığa gidelim. Genel Başkanımız Özgür Özel’i kendimiz seçelim, tarihe geçelim" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, YENİ Parti'nin ilk kurultayına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Kıymetli milletimiz, adını siz koydunuz, bütçesini siz verdiniz, YENİ bir dönem başlattınız. Yeni nesil siyaset sizin eseriniz olacak. YENİ Parti, şimdi ilk kurultayında genel başkanını seçecek! Üye kampanyasını büyütelim, desteğimizi artıralım. İlk kez; üyelerinin genel başkanı seçtiği YENİ Parti’de, rekor üye ile sandığa gidelim. Genel başkanımız Özgür Özel’i kendimiz seçelim, tarihe geçelim. Millet başaracak, millet kazanacak! Her şey çok güzel olacak!"</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-yeni-partinin-ilk-kurultayi-oncesi-rekor-uye-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="29527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş: Bir müddet sonra terör tamamıyla gündemimizden kalkacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/numan-kurtulmus-bir-muddet-sonra-teror-tamamiyla-gundemimizden-kalkacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/numan-kurtulmus-bir-muddet-sonra-teror-tamamiyla-gundemimizden-kalkacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Batman'da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldiği programda, "Şu anda geldiğimiz nokta, çatışma çözümleri bakımından birçok ülkede karşılaşılan örneklerde 8-10 yılda gelinen noktayla neredeyse başa baş bir noktadır. Bir müddet sonra artık terör tamamıyla gündemimizden kalkacak, bu konuşmalar da geçmişte yaptığımız tarihi konuşmalar faslında yer alacaktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Batman'daki Necat Nasıroğlu Külliyesi'nde bulunan Hatice Nasıroğlu Konferans Salonu'nda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle buluştu.</p>

<p>Gün boyunca Batman’da çeşitli programlar gerçekleştirdiklerini belirten Kurtulmuş, bu kapsamda kentin sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir arada bulunmaktan da memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>

<p>Dünyanın ve Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, böylesine önemli bir dönemde Türkiye’nin dünyanın öne çıkan, yıldız gibi parlayan ülkelerinden birisi olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin, dünyanın içinde bulunduğu bu çalkantılı dönemde iç kalesini tahkim etmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkenin yarım asrını işgal eden terörün de sona ereceğini ifade etti.</p>

<p>Emperyalist projelerden daha güçlü bir aklı ortaya koymak gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:</p>

<p>“Terörsüz Türkiye hedefi, bu anlayıştan ortaya çıkmıştır. Coğrafyamızın derlenip toparlanması, yeniden birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, tarihdaşlığın, kültürdaşlığın ve aynı coğrafyayı paylaşmış olmanın verdiği o büyük huzur yeniden bizim için güç tesis etsin. İşte devlet aklı dediğimiz şey budur. Sultan Alparslan’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Kılıçarslan’ın torunları, evlatları olan bu aziz millet, hep beraber aralarındaki bu tefrikayı ortadan kaldırmak için büyük bir atılım yaptı ve Terörsüz Türkiye tam da bu niyetlerin, tam da bu hedeflerin kesiştiği noktadır.</p>

<p>‘Devlet aklı, millet vicdanı’ diyoruz. Bunu bir slogan olsun diye söylemiyoruz. Her zaman devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmeyebilir. Bu süreçte milletin huzur ve barış beklentileriyle devletin coğrafyamızı derleyip toplama hedefleri birbiriyle örtüşmüş ve Terörsüz Türkiye süreci başlamıştır. Bu kadar uzun süre terörle mücadele edildi, bu kadar uzun süre terör vardı da şimdi ne oldu, birdenbire Türkiye bu sürece girdi? Birinci sebep budur. Türkiye’de devlet aklıyla millet vicdanının buluşması, onun da barış, kardeşlik ve esenlikten yana yeni bir istikameti çizmiş olmasıdır.”</p>

<p>İsrail’in saldırganlıklarıyla birlikte bölgenin tamamıyla hallaç pamuğu gibi dağıtılmasının Terörsüz Türkiye adımlarının atılmasında etkili olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Akıl, saldırgan bir bölgesel unsurun, Türkiye toprakları da dahil olmak üzere bölge topraklarını daha fazla bölüp parçalamasına, bölge insanları arasına daha fazla fitne fesat koymasına mani olmayı gerektirirdi. İşte tam da bu nedenle Terörsüz Türkiye başlatılmıştır. Yani bu saldırgan ölüm canavarına karşı kendi halkımızı, milletimizi, 86 milyonu; sadece 86 milyonu değil, bütün coğrafyamızdaki yüz milyonlarca insanımızı korumak için bu startı verdik, bu süreci başlatmış olduk” dedi.</p>

<p>Kurtulmuş, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere teröre karşı verilen fevkalade etkili, gayretli mücadelelerin sonucu terör örgütünün artık silahlarını bırakmak ve gerçekten terörsüz bir iklime doğru geçmekten başka bir şansının olmadığını görmesinin de bu süreçte etkili olduğunu belirti.</p>

<p>Bölge üzerinde hesap kitap yapanların, emperyal güçlerin ortaya koyacağı hedefleri gerçekleştirmek için on yıllardır adım atanların, örgütlere silah verenlerin, istihbarat destekleri verenlerin, lojistik destekler verenlerin artık karşılarında zayıf bir Türkiye’nin olmadığını gördüklerini dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye her alanda güçlü, her alanda sözünün eri olan bir ülke ve bu bölgede Türkiye ile işbirliği yapmaktan başka hiçbir çareleri yok” ifadesini kullandı.</p>

<p>Kurtulmuş, sürecin başarılı bir şekilde bu noktaya kadar geldiğine dikkati çekerek, “Şu anda geldiğimiz nokta, çatışma çözümleri bakımından birçok ülkede karşılaşılan örneklerde 8-10 yılda gelinen noktayla neredeyse başa baş bir noktadır. Bir müddet sonra artık terör tamamıyla gündemimizden kalkacak, bu konuşmalar da geçmişte yaptığımız tarihi konuşmalar faslında yer alacaktır” şeklinde konuştu.</p>

<p>TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını da anlatan Kurtulmuş, bu süreçte Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un da kabul edildiğini anlattı.</p>

<p>Kurtulmuş, “TBMM’de bütün partilerin katılımıyla kabul edilen bu rapor ve 467 milletvekili tarafından kabul edilen bu yasa, TBMM’nin her türlü sorunu çözmekte muktedir olduğunu ve siyasetin Türkiye’nin bütün meselelerinin yegane sahibi olduğunu gösteren en güzel uygulamadır. Kolay değildi. Emeği geçen bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bütün siyasetçileri, siyasi partilerin değerli genel başkanlarını ve bu komisyonun üyelerini, parlamentodaki yöneticileri tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p>Milletin bütün hassasiyetleri dikkate alınarak sürecin bugüne kadar getirildiğini söyleyen Kurtulmuş, “Sizi temin ederek söylüyorum ki her cümlesi değil, her kelimesi bile hesap edilmiş bir rapordur ve çıkarılmış bir yasadır. Bu yasa hiçbir boşluğa yer vermemiştir. Bu yasayla hiçbir tesadüfe ve beklenmedik bir hadiseye, gelişmeye kapı aralanmamıştır. Bu yasayla birlikte Türkiye’de Allah’ın izniyle şeksiz şüphesiz Terörsüz Türkiye noktasında büyük adımlar atılacaktır.” ifadesini kullandı.</p>

<p>Bu süreç devam ederken uluslararası ve bölgesel gelişmeler bakımından da önemli ve Türkiye’nin lehine olan gelişmelerin de gerçekleştiğini ifade eden Kurtulmuş, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri dile getirdi.</p>

<p>Terör örgütü PKK'nın Sincar'daki uzantısının silah bırakarak Irak ordusuyla entegre edileceğinin açıklanmasına ilişkin ise Kurtulmuş, “İnşallah Suriye’nin de Irak’ın da bütün bölgelerinde Allah’ın izniyle terör tamamıyla ortadan kalkacak ve terörsüz bir bölgeyi inşa edeceğiz” dedi.</p>

<p>Bu bölgenin halklarının bu kadar büyük emperyal oyunlara rağmen bir ve beraber olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, değerlendirmesinde şunlara yer verdi:</p>

<p>“Mesele sadece bir örgütü silahsızlandırmak değil, mesele sadece bir yasa çıkarmak değil, mesele sadece bir rapor hazırlamak değil; mesele bir iradenin ortaya konulması, bir kararlılığın ortaya konulmasıdır. Türkiye’de iki yıldır devam eden çalışmayla kapı sonuna kadar açılmıştır. Bu kapı kardeşlik kapısıdır, bu kapı birlik kapısıdır, bu kapı beraberlik kapısıdır.</p>

<p>Bu coğrafyanın sadece Müslüman unsurları değil, bütün unsurlarıyla birlikte hemhal olma, bir araya gelme, saflarımızı sıklaştırma, aynı tarihin ve aynı coğrafyanın yol arkadaşları olmak üzere yolumuza devam etme kararlılığının kapısıdır.”</p>

<p>Bu süreçte herkesin dikkatli olmasını isteyen Kurtulmuş, “Bu süreci bozmak için provokasyon yapmak isteyeceklere karşı mutlaka dikkatli olmamız lazım. Bunun için de dillerimize, eylemlerimize, yaptığımız işlere özel bir özen göstermek zorundayız. Bizim kültürümüzde ötekileştirmek yoktur. Kendisini üstün, karşısındaki başkası olarak görmek öteki olarak ya da aşağıda görmek yoktur. Bizim inancımız buna müsaade etmez” diye konuştu.</p>

<p>“Biz insanları ne ırkıyla ne sülalesiyle ne sosyal sınıfıyla ne ana diliyle ne bir başka özelliğiyle asla küçük göremeyiz, asla ötekileştiremeyiz, asla bir ayrımcılığın içerisinde olmayız” diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bizim lügatimizde kavmiyetçilik yoktur. Bizim lügatimizde ırkçılık yoktur. Bizim lügatimizde diğer insanları küçük görmek asla ve asla yoktur. Dolayısıyla bu dönemde ne ayrılıkçı bir söze prim vereceğiz ne de ayrımcı bir söze prim vereceğiz. Onun için bu konuda tekraren söylüyorum, ayrılıkçı hiçbir sözün hiçbir değeri yoktur. ‘Ya biz derleniyoruz, toparlanıyoruz…’ Ayrılmak isteyenin söylediği sözün bu milletin nezdinde zerre miskal bir kıymeti yoktur. Ne Kürt’ün gözünde ne Türk’ün gözünde zerre miskal bunun bir kıymeti yoktur. Ayrımcılık da yapmayacağız, ayrılıkçılık da yapmayacağız, kavmiyetçilik hiç yapmayacağız. Hepimiz Adem’in soyundanız, hepimiz aynı ananın, aynı babanın ahfadıyız. Hepimiz aynı bu kutlu insanlık sülalesinin farklı parçalarıyız. Allah bu millete yeniden önce bu coğrafyayı derleyip toparlamayı, ardından bütün dünyadaki mazlum ve mağdur milletleri derleyip toparlamayı ve bununla birlikte zalimin artık sesinin çıkmadığı, mazlumun da hakkının yenmediği yeni bir dünyayı kurmayı nasip etsin.”</p>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Ezidi heyetini kabul ederek, taleplerini dinledi.</p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/numan-kurtulmus-bir-muddet-sonra-teror-tamamiyla-gundemimizden-kalkacak</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/numan-kurtulmus-25.png" type="image/jpeg" length="95175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor, deplasmanda Çaykur Rizespor’u 4-3 yendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-deplasmanda-caykur-rizesporu-4-3-yendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-deplasmanda-caykur-rizesporu-4-3-yendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’in 9. haftasında Çaykur Rizespor’a konuk olan Trabzonspor, 2-0 geriye düştüğü mücadelede rakibini 4-3mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bordo-mavililer, Rize deplasmanından 3 puanla ayrıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig’in 9. haftasında Çaykur Rizespor ile Trabzonspor, Rize’de karşı karşıya geldi. Büyük heyecana sahne olan mücadelede Trabzonspor, iki farklı geriye düşmesine rağmen sahadan 4-3’lük galibiyetle ayrılmayı başardı.</p>

<p>Karşılaşmaya etkili başlayan ev sahibi Çaykur Rizespor, 12. dakikada Borrelli’nin golüyle öne geçti. Aynı oyuncu, 32.dakikada bir kez daha fileleri havalandırarak takımının soyunma odasına 2-0 üstünlükle gitmesini sağladı.</p>

<p>İkinci yarıya hızlı başlayan Trabzonspor, maçın kaderini kısa sürede değiştirdi. Bordo-mavililer, 49. dakikada Melih’ingolüyle farkı bire indirdi. Bu golden yalnızca iki dakika sonra Aral sahneye çıkarak skoru 2-2’ye getirdi.</p>

<p>Ataklarını sürdüren Karadeniz temsilcisi, 57. dakikada Franculino’nun golüyle 3-2 öne geçti. Böylece Trabzonspor, ikinciyarının ilk 12 dakikasında bulduğu üç golle karşılaşmada üstünlüğü ele aldı.</p>

<p>Çaykur Rizespor, 69. dakikada Laçi’nin kaydettiği golle skora yeniden denge getirdi. Ancak maçın son bölümünde bir kezdaha sahneye çıkan Franculino, 83. dakikada attığı golle Trabzonspor’a galibiyeti getirdi.</p>

<p>Zorlu deplasmanda elde ettiği 4-3’lük galibiyetle Trabzonspor, puanını 19’a çıkardı. Çaykur Rizespor ise bu mağlubiyetin ardından 10 puanda kaldı.</p>

<p>Süper Lig’in 10. haftasında Trabzonspor, sahasında Gaziantep FK’yı konuk edecek. Çaykur Rizespor ise deplasmanda Kocaelispor ile karşılaşacak.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-deplasmanda-caykur-rizesporu-4-3-yendi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6adf930cb363221ca20533d9jpg.jpg" type="image/jpeg" length="30607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş, evinde Başakşehir’i 2-0 mağlup etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-evinde-basaksehiri-2-0-maglup-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-evinde-basaksehiri-2-0-maglup-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’in 9. haftasında Başakşehir’i konuk eden Beşiktaş, golsüz geçen ilk yarının ardından ikinci devrede bulduğu gollerle rakibini 2-0 mağlup etti. Siyah-beyazlılara galibiyeti getiren golleri 76. dakikada Oh, 89. dakikada ise Olaitan kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında Beşiktaş ile Başakşehir, Dolmabahçe’de karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelenin ilk 45 dakikasında iki takım da fileleri havalandıramadı ve devre arasına 0-0’lık eşitlikle gidildi.</p>

<p>İkinci yarıda rakibi karşısında baskısını artıran Beşiktaş, aradığı golü 76. dakikada Oh ile buldu. Bu golle 1-0 öne geçen siyah-beyazlılar, maçın son bölümünde farkı ikiye çıkarmayı başardı. 89. dakikada sahneye çıkan Olaitan, karşılaşmanın skorunu belirleyen golü attı.</p>

<p>Mücadeleden 2-0’lık galibiyetle ayrılan Beşiktaş, hanesine 3 puan daha yazdırdı.</p>

<p>Bu sonucun ardından Beşiktaş puanını 18’e yükseltirken Başakşehir, 11 puanda kaldı.</p>

<p>Ligin 10. haftasında Beşiktaş, Kasımpaşa deplasmanında puan mücadelesi verecek. Başakşehir ise sahasında Samsunspor’u konuk edecek.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-evinde-basaksehiri-2-0-maglup-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6adf931ab363221ca20533dbjpg.jpg" type="image/jpeg" length="30290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı açıkladı: Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz görevden uzaklaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-acikladi-milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-gorevden-uzaklastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-acikladi-milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-gorevden-uzaklastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, Muğla'nın Milas ilçesinin Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklama şu şekilde:</p>

<p>"Muğla ili Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz hakkında, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/11589 Soruşturma sayılı dosyasında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve Rüşvet Almak' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Muğla Sulh Ceza Hakimliğinin 23.10.2026 tarih ve 2026/246 sorgu sayılı kararı ile tutuklanması üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligi-acikladi-milas-belediye-baskani-fevzi-topuz-gorevden-uzaklastirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ec459cf4-7306-4d09-aa0e-a0e332d9e654-w.png" type="image/jpeg" length="78296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasında Nusret Altınbaş tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-sorusturmasinda-nusret-altinbas-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-sorusturmasinda-nusret-altinbas-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Nusret Altınbaş, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Altınbaş’ın tutuklanmasıyla soruşturmada tutuklu sayısı 117’ye yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen Nusret Altınbaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Soruşturma çerçevesinde 21 Ekim sabahı 31 kişi hakkında daha gözaltı kararı çıkarılmıştı. Hakkında karar verilen isimler arasında Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Altınbaş ile kardeşi Nusret Altınbaş da bulunuyordu. Ayrıca Altınbaş ailesinin mal varlıklarına tedbir kapsamında el konularak dondurma kararı uygulanmıştı.</p>

<p>İnan Altınbaş, 24 Ekim’de tutuklanmıştı. Kardeşi Nusret Altınbaş ise Anadolu Ajansı’nın (AA) haberinde firari olarak aktarılmıştı.</p>

<p>24 Ekim’de gözaltına alındığı belirtilen Nusret Altınbaş’ın emniyetteki işlemleri bugün tamamlandı. Ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Altınbaş için savcılık tutuklama talebinde bulundu. ANKA’nın haberine göre, Altınbaş hakkında tutuklama kararı verildi. Böylece fon soruşturması kapsamında tutuklananların sayısı 117’ye çıktı.</p>

<h2><strong>Altınbaş Holding hakkında</strong></h2>

<p>Altınbaş Holding’in temelleri, 1975 yılında Gaziantep’te Mehmet Altınbaş ve oğulları tarafından mücevher sektöründe atıldı. Şirket, 1985 yılında İstanbul’da 14 ayar altın ürünlerinin toptan satışına başladı.</p>

<p>Holdingin internet sitesinde yer alan bilgilere göre şirket, 1994 yılında Şeref Han’da Türkiye’nin en büyük toptan satış merkezini kurdu.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-sorusturmasinda-nusret-altinbas-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/2026-10-26-nusret-altinbas-xekrangoruntusu-2jpg.jpg" type="image/jpeg" length="48128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-turkiye-sokaga-teslim-edilecek-bir-ulke-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-turkiye-sokaga-teslim-edilecek-bir-ulke-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada iç ve dış politikadan ekonomiye, 2027 yılı bütçesinden Libya ile ilişkilere kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin huzur ve istikrarının korunması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantının ardından millete seslenen Erdoğan, bölgesel gelişmeler, Türkiye’nin dış politika hedefleri, muhalefetin söylemleri ve 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi hakkında açıklamalar yaptı.</p>

<p>Türkiye’nin istikrarını korumaya ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ilerlemeye devam ettiğini belirten Erdoğan, küresel gelişmelerin ülke içindeki huzur ortamının önemini daha da artırdığını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Sevgili vatandaşlarım, kabine toplantımızı az önce tamamladık. Toplantımızda iç siyasete, ekonomiye, güvenliğe ve dış politikaya dair güncel gelişmeleri istişare ettik. Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yönünde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor.</p>

<p>Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum.”</p>

<h2><strong>Türkiye’nin diplomatik temasları ve yeni iş birlikleri</strong></h2>

<p>Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası ilişkilerini geliştirmeye devam ettiğini ifade eden Erdoğan, farklı coğrafyalardaki dost ve müttefiklerle ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kamboçya ve Kanada ile yürütülen temasların yanı sıra Türk dünyasıyla ilişkilerin de gündemde olduğunu belirtti.</p>

<p>Kamboçya ile 16 Ekim’de gerçekleştirilen görüşmelerde ticaret, yatırım, enerji, eğitim ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği imkânlarının ele alındığını aktaran Erdoğan, iki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kanada Başbakanı Carney ve beraberindeki heyetin Türkiye ziyaretini de değerlendiren Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirtti. Savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında üç yeni anlaşmanın imzalandığını ifade eden Erdoğan, ticaret hacmine ilişkin hedefleri şöyle açıkladı:</p>

<p>“Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.”</p>

<p>Erdoğan, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’i Ankara’da ağırlayacağını, Türk Devletleri Teşkilatının 13. zirvesine ev sahipliği yapacağını ve Güney Kore ziyaretinin ardından COP31 Zirvesi’nin Antalya’da düzenleneceğini de bildirdi.</p>

<h2><strong>Libya ile deniz yetki alanları mutabakatı</strong></h2>

<p>Türkiye’nin Libya politikasının uzun vadeli çıkarlar doğrultusunda şekillendiğini belirten Erdoğan, 27 Kasım 2019’da Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın önemini vurguladı.</p>

<p>Mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandığını hatırlatan Erdoğan, kararın Libya’daki siyasi farklılıklara rağmen ortak millî menfaatler çerçevesinde hareket edilmesi bakımından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin Libya’da birlik ve beraberliğin güçlenmesini desteklediğini ifade eden Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin korunmasına yönelik politikalarının sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Avrupa Birliği başta olmak üzere mutabakata yönelik tepkileri eleştiren Erdoğan, Türkiye’nin anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yana olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Erdoğan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Aziz milletim, tabii burada şu gerçeğin de altını çizmek durumundayız. Mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur. Bizim Doğu Akdeniz'le ilgili politikamız çok nettir. Biz Doğu Akdeniz'de, tabiri caizse, birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz.”</p>

<h2><strong>Erdoğan’dan muhalefete ve sokak eylemleri tartışmalarına tepki</strong></h2>

<p>Konuşmasının iç politikaya ilişkin bölümünde muhalefetin söylemlerini değerlendiren Erdoğan, siyasi rekabetin demokratik zemin içerisinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin huzur ve istikrarını bozabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, sokak eylemleri üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi.</p>

<p>Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde istikrarın korunması açısından önemli bir konumda olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.”</p>

<p>Basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen Erdoğan, hükümetin eleştirel seslere karşı olmadığını ifade etti. Ancak hakaret, yalan ve dezenformasyon içeren yayınlarla farklı amaçlara hizmet eden girişimlerin kabul edilmeyeceğini savundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi aktörlerin önceliğinin ülkenin huzuru ve milletin çıkarları olması gerektiğini belirterek, uzun yıllar içinde oluşturulan istikrar ortamının korunmasının önemine işaret etti.</p>

<h2><strong>2027 bütçesinin büyüklüğü 27,2 trilyon lira</strong></h2>

<p>Erdoğan, konuşmasının ekonomi başlığında 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi hakkında bilgi verdi. Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine sunulan bütçede giderlerin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirlerin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak öngörüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Bütçeyle üretim kapasitesinin ve rekabet gücünün artırılmasının, makroekonomik istikrarın korunmasının ve dezenflasyon sürecinin hızlandırılmasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın öncelikli alanlar olmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Deprem riskine karşı şehirlerin güçlendirilmesi amacıyla kentsel dönüşüm ödeneklerinin yüzde 176 artırılarak 276 milyar liraya çıkarıldığını belirten Erdoğan, sosyal konut için ayrılan kaynağın da yüzde 150 artışla 250 milyar liraya yükseltildiğini bildirdi. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması için 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayrıldığını kaydetti.</p>

<p>Depremden etkilenen 11 ilde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Erdoğan, 2026 yılı sonu itibarıyla güncel fiyatlarla yapılan harcamaların 5,4 trilyon liraya ulaştığını ve 455 bin konut ile iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Ekonomide büyüme ve istihdam hedefleri</strong></h2>

<p>Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürmesinin amaçlandığını belirten Erdoğan, 2026 yılı için yüzde 3,3, 2027 yılı için ise yüzde 4,2 büyüme tahminini paylaştı.</p>

<p>İhracat ve turizm gelirlerinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyleyen Erdoğan, gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasının, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesinin ve işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesinin beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Eğitim, sağlık ve sosyal desteklerin de bütçede önemli bir yer tuttuğunu belirten Erdoğan, eğitim alanına ayrılan kaynakların artırıldığını bildirdi.</p>

<p>2027 bütçesinde Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar lira ayrıldığını kaydeden Erdoğan, yükseköğretim dâhil toplam eğitim bütçesinin 3 trilyon 747 milyar liraya çıkarıldığını söyledi.</p>

<p>Sağlık hizmetleri için 2 trilyon 134 milyar liralık ödenek ayrıldığını belirten Cumhurbaşkanı, Sosyal Güvenlik Kurumu harcamaları da dâhil edildiğinde sağlık alanına tahsis edilen toplam kaynağın 4 trilyon 532 milyar liraya ulaştığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Sosyal yardımlar ve çalışanlara yönelik vergi istisnası</strong></h2>

<p>Toplumun bütün kesimlerinin refahtan adil biçimde yararlanmasının temel hedefler arasında bulunduğunu dile getiren Erdoğan, sosyal yardım ve desteklemeler için 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayrıldığını açıkladı.</p>

<p>Asgari ücrete kadar olan ücretlerin vergi dışında tutulması uygulamasının sürdürüleceğini belirten Erdoğan, bu düzenleme kapsamında 2027 yılında çalışanların gelirlerine vergi istisnası yoluyla 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını güçlendirmeyi, istihdamı artırmayı ve sosyal refahı genişletmeyi amaçlayan bütçe politikalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-turkiye-sokaga-teslim-edilecek-bir-ulke-degildir</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-04-152812.png" type="image/jpeg" length="12473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Palamut bolluğu fiyatları düşürdü: Balıkçılardan Karadeniz için dikkat çeken uyarı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/palamut-bollugu-fiyatlari-dusurdu-balikcilardan-karadeniz-icin-dikkat-ceken-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/palamut-bollugu-fiyatlari-dusurdu-balikcilardan-karadeniz-icin-dikkat-ceken-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz'de bu sezon yaşanan palamut bolluğu balık tezgâhlarında fiyatları düşürürken balıkçılardan deniz ekosistemine ilişkin dikkat çeken açıklamalar geldi. Bazı bölgelerde tanesi 30 liraya kadar gerileyen palamut, hem uygun fiyatıyla hem de diğer balık türleri üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalarla gündemde. Palamut fiyatlarının yanı sıra internetteki aramaların da geçen yıla göre 3,6 katına çıktığı açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karadeniz'de 2026 balıkçılık sezonunun öne çıkan türlerinden biri olan palamut, 26 Ekim Pazartesi günü hem fiyatları hem de deniz yaşamına etkileriyle gündeme geldi. Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, palamut sürülerinin mezgit, istavrit ve bazı kabuklu canlılar üzerinde baskı oluşturduğunu savunarak avcılığın sürdürülmesi çağrısında bulundu. Karadeniz kıyılarında palamudun tanesi 30-50 lira arasında satılırken farklı illerde fiyatların değiştiği görüldü.</p>

<h2><strong>PALAMUT BOLLUĞU KARADENİZ'DE TARTIŞMA YARATTI</strong></h2>

<p>Karadeniz'de av sezonunun başlamasıyla birlikte yoğun şekilde avlanan palamut, balıkçıların açıklamalarıyla yeniden gündeme taşındı. Balıkçılar, denizdeki palamut sürülerinin diğer balık türlerinin yavrularını da tükettiğini belirterek bunun balık popülasyonlarına etkilerine dikkat çekti.</p>

<p>Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, palamudun beslenme alışkanlıkları nedeniyle mezgit, istavrit, çinekop yavruları ve yengeç gibi canlılar üzerinde baskı oluşturduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Malkoç, sürülerin Doğu Karadeniz'den yeniden batıya doğru hareket etmeye başladığını belirterek balıkların avlanıp uygun fiyatlarla tüketiciye ulaştırılması gerektiğini savundu.</p>

<p><img alt="Palamut 1" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/palamut-1.webp" width="1672" /></p>

<h2><strong>PALAMUT FİYATLARI NE KADAR OLDU? 26 EKİM 2026 GÜNCEL FİYATLAR</strong></h2>

<p>Palamut bolluğu, satış fiyatlarında bölgesel farklılıkları da beraberinde getirdi. Karadeniz'de bazı tezgâhlarda tanesi 30-50 liradan satılan balığın, Kocaeli'de 125 liradan alıcı bulduğu bildirildi.</p>

<p>26 Ekim'de haberlerde bildirilen palamut satış fiyatları</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Samsun / Karadeniz</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>30–50 TL / adet</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Akçaabat / Trabzon</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>60–100 TL / adet</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Kocaeli</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>125 TL / adet</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Fiyatlar satış noktasına, balığın büyüklüğüne ve güncel arz durumuna göre değişebilir. Türkiye genelinde tek bir palamut fiyatı bulunmuyor.</p>

<p>Palamudun yanı sıra diğer balık türlerinin fiyatları da tüketicilerin gündeminde bulunuyor. Kocaeli'deki tezgâhlarda istavrit ve sardalyanın kilogramı 200 liradan, hamsinin kilogramı 350 liradan, lüferin tanesi ise 450 liradan satışa sunuluyor.</p>

<p><img alt="" sofral="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/palamut-1.jpg" /></p>

<h2><strong>PALAMUT NEDEN BU KADAR ÇOĞALDI?</strong></h2>

<p>Balıkçılar, 2026 sezonunda Karadeniz'de palamut avının oldukça verimli geçtiğini belirtiyor. Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, hava sıcaklıklarının ve mevsim koşullarının palamut hareketliliğinde etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Giresun'dan Hopa'ya kadar uzanan bölgede yoğun palamut sürülerinin görüldüğünü aktaran Malkoç, balıkların yeniden İstanbul Boğazı yönüne hareket ettiğini söyledi. Ancak bu sezon yaşanan bolluğun kesin nedenlerini belirlemek için bilimsel stok ve ekosistem verilerine ihtiyaç bulunuyor.</p>

<h2><strong>PALAMUT DİĞER BALIK TÜRLERİNİ TEHDİT EDİYOR MU?</strong></h2>

<p>Palamut, denizlerde küçük balıklar ve diğer canlılarla beslenen avcı türler arasında yer alıyor. Bu nedenle palamut miktarındaki değişimler, besin zincirindeki diğer türlerle ilişkisi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Balıkçı temsilcilerinin palamut bolluğunun ekosistemi olumsuz etkilediği yönündeki değerlendirmeleri ise henüz bilimsel bir araştırmayla doğrulanmış sonuç olarak sunulmuyor. Denizlerdeki türler arasındaki dengenin korunması, yalnızca av miktarına değil sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarına ve bilimsel stok yönetimine de bağlı bulunuyor.</p>

<h2><strong>PALAMUT ARAMALARI 3,6 KATINA ÇIKTI</strong></h2>

<p>Palamut yalnızca balık tezgâhlarında değil internet aramalarında da dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Yandex Türkiye'nin 26 Ekim'de paylaştığı verilere göre, 2026 yılının eylül ve ekim ayı başlarında palamutla ilgili aramaların toplam aramalar içindeki payı, 2025'in aynı dönemine kıyasla 3,6 katına çıktı.</p>

<p>Aynı verilerde 2024'e göre artışın 1,2 kat olduğu belirtildi. Balıkçılık sezonunun açılmasıyla hızlanan aramalarda kullanıcıların özellikle güncel fiyatlar ve palamut pişirme yöntemlerine yöneldiği görüldü.</p>

<p>En çok araştırılan konular arasında fırında palamut, palamut tava ve palamut buğulama tarifleri yer aldı. Veriler yalnızca Yandex Arama'ya dayanıyor ve bütün arama motorlarının toplam kullanımını yansıtmıyor.</p>

<h2><strong>PALAMUT FİYATLARI DAHA DA DÜŞECEK Mİ?</strong></h2>

<p><a href="https://balikhalim.com/palamut" rel="nofollow">Karadeniz'de</a> palamut sürülerinin batıya doğru hareket etmesi, önümüzdeki dönemde balık tezgâhlarındaki arzı etkileyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor. Ancak fiyatların daha da düşeceğine ilişkin doğrulanmış bir tahmin bulunmuyor.</p>

<p>Balıkçılar, mevcut bolluğun tüketiciler açısından uygun fiyatlı balığa ulaşma imkânı sunduğunu belirtiyor. Önümüzdeki günlerde palamut fiyatlarının seyri, av miktarı, hava koşulları, nakliye maliyetleri ve bölgesel talebe bağlı olarak şekillenecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/palamut-bollugu-fiyatlari-dusurdu-balikcilardan-karadeniz-icin-dikkat-ceken-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/palamut-2.webp" type="image/jpeg" length="59329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nusret Altınbaş kimdir, neden tutuklandı? Fon soruşturmasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nusret-altinbas-kimdir-neden-tutuklandi-fon-sorusturmasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nusret-altinbas-kimdir-neden-tutuklandi-fon-sorusturmasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş, emniyet ve savcılıktaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında daha önce çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapılmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan iş insanı Nusret Altınbaş tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada polise teslim olan Altınbaş, 26 Ekim 2026 Pazartesi günü Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü. Savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Altınbaş hakkında tutuklama kararı verildi.</p>

<h2><strong>NUSRET ALTINBAŞ NEDEN TUTUKLANDI?</strong></h2>

<p>Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin başlatılan fon soruşturması kapsamında tutuklandı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) raporları ve yapılan başvurular doğrultusunda bazı şirketlerin hisse işlemleri incelemeye alındı. Bu incelemelerin ardından çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.</p>

<p>Hakkında yakalama kararı bulunan Nusret Altınbaş, polise teslim olmasının ardından Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde ifade verdi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Altınbaş, sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan iş insanının tutuklanmasına karar verildi.</p>

<h2><strong>FON SORUŞTURMASINDA HANGİ ŞİRKETLER İNCELENİYOR?</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre soruşturma, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor.</p>

<p>SPK tarafından hazırlanan raporlar ve ilgili başvurular çerçevesinde dört şirketin paylarına yönelik işlemler inceleme konusu oldu.</p>

<p>Soruşturmada adı geçen şirketler şöyle:</p>

<ul>
 <li>Işıklar Enerji ve Yapı Holding AŞ (IEYHO)<br />
  </li>
 <li>Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ (VSNMD)<br />
  </li>
 <li>Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE)<br />
  </li>
 <li>Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ (TRHOL)<br />
  </li>
</ul>

<p>Savcılık, söz konusu şirketlerin paylarına ilişkin iddiaları değerlendirmeye alırken soruşturma kapsamındaki işlemlerin sürdüğünü bildirdi. Şirketlerin inceleme kapsamında yer alması, haklarında kesinleşmiş bir suç tespiti bulunduğu anlamına gelmiyor.</p>

<h2><strong>ALTINBAŞ HOLDİNG SORUŞTURMASINDA DAHA ÖNCE NELER YAŞANDI?</strong></h2>

<p>Fon soruşturmasının 21 Ekim'deki aşamasında 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltına alınan isimler arasında Altınbaş Holding yetkilisi İnan Altınbaş da bulunuyordu. Nusret Altınbaş hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Altınbaş ailesinin diğer fertlerinin mal varlıklarının dondurulduğu bilgisi de kamuoyuna yansıdı.</p>

<p>Adli süreçte İnan Altınbaş'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken bazı şüpheliler için adli kontrol tedbirleri uygulandı.</p>

<h2><strong>NUSRET ALTINBAŞ KİMDİR?</strong></h2>

<p>Nusret Altınbaş, Türkiye'de mücevherat, yatırım ve finans sektörlerindeki faaliyetleriyle tanınan Altınbaş ailesinin üyelerinden biridir.</p>

<p>Altınbaş Holding, temelleri 1975 yılında Gaziantep'te atılan ve zaman içerisinde farklı sektörlerde faaliyet göstermeye başlayan şirketler grubudur.</p>

<p>Nusret Altınbaş'ın adı, sermaye piyasalarına yönelik fon soruşturması kapsamında hakkında çıkarılan yakalama kararı ve ardından gerçekleşen tutuklama işlemiyle yeniden gündeme geldi.</p>

<h2><strong>NUSRET ALTINBAŞ HAKKINDAKİ FON SORUŞTURMASI SÜRÜYOR</strong></h2>

<p>Nusret <a href="https://www.altinbasholding.com/tr/" rel="nofollow">Altınbaş'ın</a> tutuklanmasıyla birlikte sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, SPK raporları doğrultusunda başlatılan soruşturma kapsamında ilgili kişi ve şirketlere yönelik incelemelerini sürdürüyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nusret-altinbas-kimdir-neden-tutuklandi-fon-sorusturmasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/nusret-altinbas.webp" type="image/jpeg" length="92018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan "Merrill Lynch Bankası" açıklaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-merrill-lynch-bankasi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-merrill-lynch-bankasi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bakan Mehmet Şimşek'in yaklaşık 20 yıl önce görev yaptığı Merrill Lynch Bankası üzerinden ortaya atılan iddialara ilişkin "Sayın Bakanımızın, yıllar önce çalışıp ayrıldığı bir kurum üzerinden asılsız iddialarla töhmet altında bırakılma gayretleri kabul edilemez. Bu tür gerçeğe aykırı ilişkilendirmeleri kınıyor, söz konusu yayınlara ve ithamlara karşı tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bakan Mehmet Şimşek'in geçmişte görev yaptığı Merrill Lynch Bankası üzerinden gündeme getirilen iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek'in, yaklaşık 20 yıl önce görev yaptığı Merrill Lynch Bankası üzerinden zorlama bir algı oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu çabalar yakışıksız ve dayanaktan yoksundur. Sayın Bakanımızın, yıllar önce çalışıp ayrıldığı bir kurum üzerinden asılsız iddialarla töhmet altında bırakılma gayretleri kabul edilemez. Bu tür gerçeğe aykırı ilişkilendirmeleri kınıyor, söz konusu yayınlara ve ithamlara karşı tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-merrill-lynch-bankasi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hazine-ve-maliye-bakanligi-esg-tahvili-ihraci-icin-4-finans-kurulusuna-yetki-verdi.png" type="image/jpeg" length="39877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sarıgül soruşturması: AKP'li başkan yardımcısı gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sarigul-sorusturmasi-akpli-baskan-yardimcisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sarigul-sorusturmasi-akpli-baskan-yardimcisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Mustafa Sarıgül’ün oğullarının da tutuklandığı dosya kapsamında, AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Serkan Korkutata İstanbul’da gözaltına alınarak Ankara’ya götürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltılar sürüyor. Yeni Parti İstanbul Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün oğullarının da tutuklandığı soruşturma kapsamında, AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Serkan Korkutata gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>İstanbul’da Gözaltına Alındı, Ankara’ya Götürüldü</strong></h3>

<p>Gazete Pencere’den Büşra Cebeci’nin haberine göre Serkan Korkutata, İstanbul’da gözaltına alınmasının ardından soruşturmanın yürütüldüğü Ankara’ya sevk edildi.</p>

<p>Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül’ün kurucuları arasında yer aldığı Maritza İnşaat’ta yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Korkutata’nın, geçmişte Melih Gökçek ailesiyle ilişkilendirilen Beyaz TV’nin hissedarları arasında da bulunduğu belirtiliyor.</p>

<p>Korkutata’nın adı, Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde ailesine ait şirketlerin belediyeden aldığı ihalelerle de gündeme gelmişti.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sarigul-sorusturmasi-akpli-baskan-yardimcisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/yg453ytg453-n8iz-coverjpg.jpg" type="image/jpeg" length="22831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Medya İzleme Raporu yayınlandı: 2026’nın ilk yarısında 38 gazeteci gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/medya-izleme-raporu-yayinlandi-2026nin-ilk-yarisinda-38-gazeteci-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/medya-izleme-raporu-yayinlandi-2026nin-ilk-yarisinda-38-gazeteci-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya Projesi kapsamında hazırlanan 2026 İlk Altı Ay Medya İzleme Raporu yayımlandı. Rapora göre yılın ilk yarısında en az 38 gazeteci gözaltına alındı, 9 gazeteci tutuklandı. Erişim engelleri, RTÜK cezaları, düşük ücretler ve medya sahipliğindeki müdahaleler de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun finansmanıyla Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti ortaklığında yürütülen Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya Projesi kapsamında hazırlanan rapor, 2026’nın ilk altı ayında Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünde yaşanan gelişmeleri ele aldı.</p>

<p>Açık kaynaklar, medya taramaları, proje ofisine ulaşan başvuru ve ihbarlar, araştırmalar, TGS verileri ve Gazeteciler Cemiyeti’nin Özgürlük için Basın çalışmalarından yararlanılarak hazırlanan raporda; gazetecilere yönelik adli işlemlerden dijital sansüre, çalışma koşullarından medya sahipliğine kadar birçok başlık incelendi.</p>

<h2><strong>Yılın ilk yarısında 38 gazeteci gözaltına alındı</strong></h2>

<p>Rapora göre 1 Ocak-30 Haziran 2026 arasında en az 38 gazeteci gözaltına alındı. Bunlardan 9’u tutuklanırken, 16 gazeteci hakkında biri ev hapsi olmak üzere adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Aynı dönemde en az 61 gazeteci ceza davalarında yargılandı. Sekiz gazeteci hakkında ceza verilirken, 13 gazeteci hakkında beraat ya da düşme kararı çıktı. Haziran sonu itibarıyla 40 gazetecinin yargılaması sürüyordu.</p>

<p>Raporda, gazetecilerin yalnız yayımladıkları haberler nedeniyle değil, haber takibi, röportaj ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle de soruşturma ve davalarla karşı karşıya kaldığı belirtildi.</p>

<p>Kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen TCK 217/A da en çok tartışılan düzenlemeler arasında yer aldı. TGS verilerine göre maddenin yürürlüğe girdiği 2022’den bu yana en az 88 gazeteci hakkında 113 soruşturma açıldı.</p>

<h3><strong>141 haber içeriği ve 1142 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi</strong></h3>

<p>Rapor, erişim engellerinin artık yalnız tek tek haberlerle sınırlı kalmadığına da dikkat çekti.</p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb verilerine göre yılın ilk altı ayında en az 141 haber içeriğine erişim engeli getirildi. Aynı dönemde 1142 sosyal medya hesabı veya içeriğine yönelik engelleme kaydedilirken, en az 24 internet sitesi tamamen erişilemez hale geldi.</p>

<p><img alt="FreeWeb raporu: İnternet sansürü Türkiye’de sistematikleşti" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1759233630548-errisimeenggellli.jpg" width="1600" /></p>

<p>Gazetecilerin kişisel sosyal medya hesapları ile medya kuruluşlarının kurumsal hesapları da engelleme kararlarının hedefi oldu.</p>

<p>Raporda, Canan Coşkun’un “Vize İmparatorluğu” yazı dizisine yönelik peş peşe erişim engelleri de dikkat çeken örnekler arasında gösterildi. Yazı dizisinin ardından, erişim engelini haberleştiren içeriklere de yeni engel kararları getirildi.</p>

<h3><strong>RTÜK’ten 9 ayrı kanala 3 milyon lira ceza</strong></h3>

<p>Gazeteciler Cemiyeti’nin derlediği verilere göre RTÜK, 1 Ocak-30 Haziran döneminde hükümet üyeleri ve kamu politikalarına yönelik eleştirel yayınlar nedeniyle Halk TV, SZC TV, Ulusal Kanal ve Koza TV’ye dokuz ayrı kararla toplam 3 milyon 18 bin 569 lira idari para cezası verdi.</p>

<p>Raporda, RTÜK uygulamalarının değerlendirilmesinde yalnız ceza miktarlarının değil, cezaların hangi içeriklere verildiğinin de önemli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Basın İlan Kurumu’nun ilan ve reklam kesme yetkisinin de yılın ilk yarısında yeniden düzenlendiği hatırlatıldı. Raporda özellikle yerel basının resmi ilan gelirlerine erişim ve ekonomik sürdürülebilirlik sorunlarının devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Gazeteciler düşük ücret ve güvencesizlikle karşı karşıya</strong></h3>

<p>Gazetecilerin çalışma koşulları da raporun önemli başlıklarından biri oldu.</p>

<p>Basın, Yayın ve Gazetecilik işkolunda kayıtlı çalışan sayısı yılın ilk yarısında 90 bin 293’ten 92 bin 61’e yükselirken, sendikalı çalışan sayısı geriledi. Sendikalaşma oranı yüzde 13,74’ten yüzde 13,34’e düştü.</p>

<p>DİSK Basın-İş’in araştırmasına göre sektörde ortalama ücret 42 bin lira olarak hesaplandı. Çalışanların yüzde 61’inin bu rakamın altında ücret aldığı, yoksulluk sınırı ve üzerinde gelir elde edenlerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğu belirlendi.</p>

<p>Raporda düşük ücret, işsizlik riski ve sendikasızlığın gazetecilerin editoryal bağımsızlığını da doğrudan etkilediği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<h3><strong>“Basın özgürlüğü yalnız sansür ve tutuklama meselesi değil”</strong></h3>

<p>Raporun sonuç bölümünde, Türkiye’de basın özgürlüğü sorununun yalnız gazetecilerin tutuklanması veya haberlerin erişime engellenmesi üzerinden değerlendirilemeyeceği vurgulandı.</p>

<p>Yargı süreçleri, medya sahipliği, ekonomik bağımlılık, düzenleyici kurumlar, dijital platformlar ve çalışma koşullarının birbiriyle bağlantılı hale geldiği belirtildi.</p>

<p>Çözüm önerileri arasında TCK 217/A’nın kaldırılması, RTÜK, BİK ve BTK gibi kurumların bağımsız ve hesap verebilir hale getirilmesi, medya sahipliğinde şeffaflığın artırılması, yerel ve bağımsız medyanın desteklenmesi ve gazetecilerin sendikal örgütlenmesinin güçlendirilmesi yer aldı.</p>

<p>Raporda, basın özgürlüğünün yalnız gazetecilerin değil, toplumun doğru ve çoğulcu bilgiye erişim hakkının da temel güvencelerinden biri olduğu vurgulandı.</p>

<p><i><u><a href="https://supporttomediafreedom.com/genel/2026-ocak-haziran-donemi-medya-izleme-raporu-yayinlandi/" rel="nofollow">Raporu indirmek için tıklayınız.</a></u></i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/medya-izleme-raporu-yayinlandi-2026nin-ilk-yarisinda-38-gazeteci-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/medya-izleme-raporu-gc.webp" type="image/jpeg" length="10280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Er şehit aileleri ve gaziler, eşit özlük hakları talebiyle yeniden Ankara’ya geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/er-sehit-aileleri-ve-gaziler-esit-ozluk-haklari-talebiyle-yeniden-ankaraya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/er-sehit-aileleri-ve-gaziler-esit-ozluk-haklari-talebiyle-yeniden-ankaraya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşit özlük hakları talebiyle başlattıkları oturma eylemini, Oktay Saral’ın girişimde bulunma sözü üzerine sonlandıran er şehit aileleri ve er gaziler, taleplerine yanıt alamadıklarını belirterek kasım ayında yeniden Ankara’ya gelmeyi planlıyor. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, yetkililere çağrıda bulunarak sorunun çözülmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelerek rütbe ayrımı yapılmaksızın eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi başlatan er şehit aileleri ve er gaziler, eylemlerinin 48’inci gününde, 29 Ağustos 2026’da, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın, Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu’nu görüntülü arayarak, "Meclis açıldığında haklarının verilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yetkililer nezdinde girişimde bulunacağını" belirtmesinin ardından eylemlerini sonlandırmıştı.</p>

<p>Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevinden istifa ettiğini duyurmasının ardından ANKA Haber Ajansı'na konuştu.</p>

<p>Çerçioğlu, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Oktay Saral, ekim ayında Meclis açıldığında yaşadığımız problemlerin çözüme kavuşması için elinden geleni yapacağını ve konuyu Sayın Cumhurbaşkanı’na ileteceğini söylemişti. Bildirip bildirmediğini bilmiyoruz ancak Sayın Oktay Saral’ın görevden alındığını duyduk" dedi.</p>

<p>Ekim ayında Meclis açıldığında komisyona davet edilmeleri için Milli Savunma Komisyonu'na yazı yazdıklarını, bu aşamada yazılarına hiçbir cevap alamadıklarını belirten Çerçioğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Muhatap alınmadık. Kasım ayında Ankara’ya gelmeyi planlıyoruz. Şehit aileleri ve gaziler hak aramak için parklarda, bahçelerde ve açık alanlarda bulunmak zorunda bırakılmasın. Bunun bir tehdit olarak ya da aba altından sopa göstermek gibi algılanmasını asla istemem. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tehdit edecek bir unsur henüz olmamıştır.</p>

<p><strong>"LÜTFEN BU PROBLEMİ ÇÖZÜN"</strong></p>

<p>Biz hakkımız için alanlara çıktık. Eğer hükümeti yönetenler ya da Milli Savunma Komisyonundakiler haksız olduğumuzu düşünüyorsa bize bir açıklama borçlular. Bu sorunun Oktay Saral söz verdiği için değil, bizim bunu hak etmemiz nedeniyle çözülmesi gerekiyor. Kasım ayında şehit aileleri ve gazilerin alanlara, parklara ve bahçelere çıkmak zorunda kalması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne gerçekten yakışmayacaktır. Lütfen bu problemi çözün."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/er-sehit-aileleri-ve-gaziler-esit-ozluk-haklari-talebiyle-yeniden-ankaraya-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0ec015da-73c5-424c-9e2c-8e485bc9d703-w.jpeg" type="image/jpeg" length="79019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve İran arasındaki güvenlik toplantısı Tahran'da başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-suudi-arabistan-pakistan-ve-iran-arasindaki-guvenlik-toplantisi-tahranda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-suudi-arabistan-pakistan-ve-iran-arasindaki-guvenlik-toplantisi-tahranda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın oluşturduğu Mekke Savunma İttifakı ülkelerinin üst düzey güvenlik yetkilileri ile İranlı yetkililer arasındaki dörtlü toplantı, İran'ın başkenti Tahran'da başladı. Türkiye'den MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın da katıldığı toplantıda, bölgesel güvenlik, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının sonuçları, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ile Filistin ve Lübnan'daki gelişmelerin ele alınması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran'ın Nour News haber ajansının aktardığına göre, Pakistan'ın girişimi ve İran'ın desteğiyle düzenlenen dörtlü toplantı Tahran'da başladı. Toplantıya Türkiye'yi temsilen Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Suudi Arabistan'ı temsilen Savunma Bakanı Halid bin Selman, Pakistan'ı temsilen Genelkurmay Başkanı Asım Münir ve İran'ı temsilen Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai katıldı.</p>

<p>İran devlet televizyonu IRIB, bölgesel güvenlik ve istikrar gündemiyle düzenlenen toplantının başladığını duyurarak, görüşmelerden görüntüler yayımladı. Görüntülerde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin de yer aldığı görüldü.</p>

<p><strong>İRAN: "BÖLGESEL GÜVENLİK, BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞ BİRLİĞİYLE SAĞLANABİLİR"</strong></p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, görüşmelerde bölge güvenliğini tehdit eden gelişmelerin ele alınacağını belirtti. Bekayi, İsrail'in bölgedeki politikaları, Filistin ve Lübnan'daki gelişmeler ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının sonuçlarının toplantının öncelikli gündem maddeleri arasında bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bölgesel güvenliğin dış aktörlere bağımlı olmadan sağlanması gerektiğini savunan Bekayi, son iki yılda ve özellikle son sekiz ayda yaşanan gelişmelerin, kalıcı ve güvenilir güvenliğin ancak bölge ülkeleri arasında güven ve iş birliğinin geliştirilmesiyle mümkün olabileceğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri Keni de görüşmelerin Batı Asya'da bölge içi dinamiklere dayalı bir güvenlik anlayışının hayata geçirilmesine yönelik çabaların parçası olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>SUUDİ ARABİSTAN: "GÖRÜŞMELERİN AMACI, GERİLİMİ AZALTMAK"</strong></p>

<p>Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Tahran'daki görüşmelerin bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemeyi ve diplomatik çözüm için zemin oluşturmayı amaçladığını açıkladı.</p>

<p>Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Rayed Krimly, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ziyaretin mevcut krizin tarafları arasındaki gerilimi azaltmaya, diyaloğu ve diplomatik çözümleri teşvik etmeye yönelik çabaların devamı niteliğinde olduğunu bildirdi. Krimly, görüşmelerin Katar ve Pakistan tarafından yürütülen arabuluculuk girişimlerini desteklemeyi amaçladığını belirterek, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na taraf ülkelerin bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesindeki rolüne dikkati çekti.</p>

<p><strong>HUSİLERİN SUUDİ ARABİSTAN'A YÖNELİK SALDIRILARI GÜNDEMDE </strong></p>

<p>Toplantı, Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze saldırılarının yoğunlaştığı ve Washington ile Tahran arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde düzenleniyor. Batı medyasına konuşan Pakistanlı üst düzey bir güvenlik yetkilisi, toplantının temel gündem maddelerinden birinin, İran'ın Husiler üzerindeki etkisini kullanarak Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların durdurulmasını sağlaması olduğunu belirtti.</p>

<p>Husilerin son dönemde Suudi Arabistan'daki havalimanları ve petrol altyapısını hedef alan saldırıları bölgesel güvenlik kaygılarını artırırken, Suudi Arabistan da Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik saldırılar düzenledi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-suudi-arabistan-pakistan-ve-iran-arasindaki-guvenlik-toplantisi-tahranda-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/b8cea66a-02fa-4e5d-8d78-9e7d261586ff-w.png" type="image/jpeg" length="55738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hız sınırı 80 kilometreye düşebilir! Akaryakıt krizi nedeniyle yeni düzenleme gündemde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hiz-siniri-80-kilometreye-dusebilir-akaryakit-krizi-nedeniyle-yeni-duzenleme-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hiz-siniri-80-kilometreye-dusebilir-akaryakit-krizi-nedeniyle-yeni-duzenleme-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akaryakıt tedarikinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle otoyollarda hız sınırı değişikliği gündeme geldi. Mevcut 120 km/s hız sınırının 80 km/s'ye düşürülmesini öngören teklif hükümete sunulurken, 45 milyon litre dizel yakıtın stratejik rezervlerden karşılanmasına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa'da akaryakıt tedarikinde yaşanan sorunlar, trafik kurallarında önemli bir değişikliği gündeme taşıdı. İsviçre'de yetkililer, olası yakıt kıtlığına karşı otoyollarda uygulanan <strong>hız sınırının 120 kilometreden 80 kilometreye düşürülmesini</strong> değerlendiriyor. Federal Ulusal Ekonomik Tedarik Ofisi (BWL) tarafından hazırlanan öneri, yakıt tüketimini azaltmayı ve ülkenin stratejik rezervlerini korumayı amaçlıyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için henüz kesin bir karar alınmadı.</p>

<h2><strong>HIZ SINIRI 80 KM/SAATE Mİ DÜŞÜRÜLECEK?</strong></h2>

<p>İsviçre'de akaryakıt arzında yaşanan aksaklıkların ardından otoyollardaki hız sınırının düşürülmesi için hazırlık başlatıldı. Federal Ulusal Ekonomik Tedarik Ofisi, mevcut hız limitinin saatte 120 kilometreden 80 kilometreye indirilmesini içeren öneriyi federal yönetimin değerlendirmesine sundu.</p>

<p>Yetkililer, söz konusu önlemin yalnızca ciddi bir akaryakıt kıtlığı yaşanması durumunda uygulanabileceğini belirtiyor. Hız sınırının düşürülmesiyle özellikle uzun mesafeli yolculuklarda yakıt tüketiminin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Ancak yeni hız sınırının hangi tarihte yürürlüğe gireceği, ne kadar süre uygulanacağı ve hangi yolları kapsayacağı henüz netleşmedi.</p>

<p><img alt="Almanya Hız Sınırı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/almanya-hiz-siniri.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>AKARYAKIT KRİZİ NEDEN YAŞANIYOR?</strong></h2>

<p>İsviçre'de benzin, motorin ve havacılık yakıtı tedarikinde yaşanan sıkıntıların arkasında birden fazla neden bulunuyor. Özellikle Avrupa'daki taşımacılık hatlarında meydana gelen aksaklıklar, ülkenin akaryakıt tedarikini olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Fransa'nın güneyinde etkili olan şiddetli yağışlar, petrol ürünlerinin boru hatları üzerinden taşınmasında gecikmelere neden oldu. Ren Nehri'ndeki su seviyesinin düşmesi de taşımacılığı zorlaştırarak lojistik maliyetlerini artırdı.</p>

<p>Bunun yanında İsviçre'nin Cressier kentindeki petrol rafinerisinde eylül ayında meydana gelen teknik arıza nedeniyle üretimin yaklaşık iki hafta durması, yakıt arzındaki baskıyı artıran gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>45 MİLYON LİTRE DİZEL YAKIT REZERVLERDEN KARŞILANACAK</strong></h2>

<p>Akaryakıt tedarikinde yaşanan sorunların ardından İsviçre hükümeti, 23 Ekim 2026 tarihinde stratejik rezervlerin bir bölümünün kullanılmasına izin verdi.</p>

<p>Alınan kararla <strong>45 milyon litreye kadar dizel yakıtın</strong> zorunlu stoklardan piyasaya sunulmasının önü açıldı. Söz konusu miktarın ülkenin toplam dizel rezervlerinin yaklaşık yüzde 4'üne karşılık geldiği belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, rezervlerin kullanılmasını tedarikteki geçici aksaklıkların etkisini azaltmaya yönelik bir önlem olarak değerlendiriyor. Akaryakıt arzındaki sorunların devam etmesi durumunda ilave tasarruf tedbirlerinin gündeme gelebileceği ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Karayollarında yeni dönem: Hız sınırları ve trafik levhalarında standartlaşma geliyor" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/1755294371112-son-haber-muhabir-psd-30.jpg" width="1600" /></p>

<h2><strong>OTOYOLLARDA HIZ SINIRI NEDEN DÜŞÜRÜLMEK İSTENİYOR?</strong></h2>

<p>Otoyollarda hız sınırının düşürülmesi önerisinin temelinde, araçların yakıt tüketimini azaltma hedefi bulunuyor.</p>

<p>Araçların yüksek hızlarda ilerlemesi, hava direncinin artması nedeniyle daha fazla enerji tüketmelerine yol açabiliyor. Bu nedenle otoyol hızlarının azaltılması, özellikle uzun yolculuklarda toplam akaryakıt ihtiyacının düşürülmesine katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>İsviçreli yetkililer, hız sınırının 80 km/saate indirilmesi halinde ülke genelinde ne kadar yakıt tasarrufu elde edileceğine ilişkin kesin bir hesaplama paylaşmadı.</p>

<p>Hükümetin değerlendirdiği diğer seçenekler arasında toplu taşımanın daha fazla kullanılması, araç paylaşımının teşvik edilmesi ve zorunlu olmayan yolculukların azaltılması da bulunuyor.</p>

<h2><strong>YENİ HIZ SINIRI NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?</strong></h2>

<p>İsviçre'de otoyollardaki hız sınırının 80 km/saate düşürülmesi konusunda henüz kesinleşmiş bir uygulama bulunmuyor.</p>

<p>Federal yönetimin hazırlıkları, akaryakıt tedarikinde ciddi bir kriz yaşanması ihtimaline karşı yürütülüyor. Bu nedenle mevcut otoyol hız sınırı genel olarak 120 km/saat seviyesinde uygulanmaya devam ediyor.</p>

<p>Yetkililer, yakıt tedarikindeki gelişmeleri ve stratejik rezervlerin durumunu izleyerek yeni tedbirlerin gerekip gerekmediğini değerlendirecek.</p>

<p><strong><a href="https://www.yenicaggazetesi.com/isvicrede-akaryakit-sorunu-otoyollarda-hiz-siniri-80-kmsye-dusebilir-1085303h.htm" rel="nofollow">Hız sınırı</a> değişikliğinin yürürlüğe girip girmeyeceği</strong>, akaryakıt arzında yaşanacak gelişmelere ve İsviçre Federal Konseyi'nin alacağı karara bağlı olacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hiz-siniri-80-kilometreye-dusebilir-akaryakit-krizi-nedeniyle-yeni-duzenleme-gundemde</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/hiz-siniri-80-km.webp" type="image/jpeg" length="35646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti'nden Kosova Radyo Televizyonu’na ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyetinden-kosova-radyo-televizyonuna-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyetinden-kosova-radyo-televizyonuna-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti heyeti, Kosova Radyo Televizyonu’nu (RTK) ziyaret ederek kurumun farklı dillerdeki yayın faaliyetleri ve Türkiye medyası ile geçmişten bugüne uzanan iş birliği imkanları hakkında bilgi aldı. Ziyaret kapsamında RTK stüdyoları ve haber merkezi de gezildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler Cemiyeti heyeti, Kosova temasları kapsamında Kosova Radyo Televizyonu’nu (RTK) ziyaret etti. Görüşmede RTK’nın farklı dillerde yürüttüğü yayın faaliyetleri, TRT ile geçmişte yapılan çalışmalar ve Türkiye'deki medya kuruluşlarıyla gelecekte geliştirilebilecek iş birliği olanakları ele alındı.</p>

<p>Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç, Mali Sekreter Ali Topçu, Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı ile gazeteciler Zeynel Lüle, Sedat Bozkurt ve Erdoğan Süzer’den oluşan heyet, RTK Türkçe Programlar Sorumlusu Fatma Hoxha tarafından ağırlandı.</p>

<p><img alt="Gazeteciler Cemiyeti Rtk Ziyareti 2" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/gazeteciler-cemiyeti-rtk-ziyareti-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Hoxha, heyete Kosova’daki Türk toplumuna yönelik programların yanı sıra RTK’nın diğer azınlık dillerindeki yayınları hakkında bilgi verdi. Görüşmede bu yayınların haftalık programları ve süreleri ile kamu yayıncılığında farklı toplulukların temsil edilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi.</p>

<p>TRT ile RTK arasında geçmiş yıllarda gerçekleştirilen iş birliklerinin de gündeme geldiği görüşmede, iki yayın kuruluşu arasında önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerinde duruldu.</p>

<p><img alt="Rtk Kurgu Odası Ziyareti" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-kurgu-odasi-ziyareti.jpeg" width="2030" /></p>

<h2><strong>RTK’nın çalışmaları hakkında bilgi verildi</strong></h2>

<p>Görüşmenin ardından Gazeteciler Cemiyeti heyeti, RTK’nın haber merkezini ve televizyon stüdyolarını gezdi. Fatma Hoxha, stüdyoların çalışma sistemi, haber üretim süreçleri ve yayın altyapısı hakkında heyete bilgi verdi.</p>

<p>Ziyaret kapsamında RTK için Gazeteciler Cemiyeti heyetiyle kısa röportajlar da gerçekleştirildi. Başkan Yardımcısı Ali Oruç, Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı ve gazeteci Zeynel Lüle, Kosova ziyareti ve iki ülkenin medya çevreleri arasında geliştirilebilecek ilişkiler konusunda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Rtk Röportaj Ali Oruç" class="detail-photo img-fluid" height="1306" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-roportaj-ali-oruc.jpeg" width="2044" /></p>

<h3><strong>Oruç: Uluslararası ilişkilerimizi geliştirmeyi önemsiyoruz</strong></h3>

<p>Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç, Kosova’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Cemiyetin uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalara değindi. Gazeteciler ve meslek örgütleri arasındaki temasların önemine dikkat çeken Oruç, Gazeteciler Cemiyeti'nin farklı ülkelerdeki meslektaşlarıyla ilişkilerini ve dayanışmasını geliştirmeye önem verdiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Rtk Ziyaret Zeynel Lüle" class="detail-photo img-fluid" height="1334" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-ziyaret-zeynel-lule.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>Lüle: Kosovalı gazetecilerle iş birliğini geliştirebiliriz</strong></h3>

<p>Gazeteci Zeynel Lüle, Türkiye’deki gazeteciler ile Kosova’daki meslektaşları arasında geliştirilebilecek iş birliği olanaklarına dikkat çekti. İki ülkenin medya mensupları arasında daha yakın temas kurulabileceğini belirten Lüle, bilgi ve deneyim paylaşımı başta olmak üzere farklı alanlarda ortak çalışmalar yapılabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Rtk Röportaj Zeynep Gürcanlı" class="detail-photo img-fluid" height="1098" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-roportaj-zeynep-gurcanli.jpeg" width="1830" /></p>

<h3><strong>Gürcanlı: Kosova ile Türkiye arasında güçlü tarihi bağlar var</strong></h3>

<p>Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı ise Kosova’nın Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek ziyaretin amacını anlattı. Kosova’daki Türk toplumunun iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir bağ oluşturduğunu belirten Gürcanlı, özellikle Prizren ve Priştine ile Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağlara işaret etti. Gürcanlı, ziyaretlerin bu ilişkileri gazetecilik ve mesleki iş birlikleri yoluyla daha da geliştirmeyi amaçladığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Rtk Plaket" class="detail-photo img-fluid" height="1288" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-plaket.jpeg" width="1952" /></p>

<p>RTK stüdyolarının gezilmesinin ardından Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç, ev sahipliği dolayısıyla Fatma Hoxha’ya Gazeteciler Cemiyeti plaketi takdim etti.</p>

<p>Oruç, Hoxha ve RTK çalışanlarını Ankara’daki Gazeteciler Cemiyeti'nde ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını belirterek ev sahipliği için teşekkür etti. Ziyaret, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.</p>

<p><img alt="Rtk Stüdyo Toplu Foto" class="detail-photo img-fluid" height="1392" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-studyo-toplu-foto.jpeg" width="2456" /></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteciler-cemiyetinden-kosova-radyo-televizyonuna-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rtk-toplu-fotograf.jpeg" type="image/jpeg" length="35059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerbirliği'nde Dimitrios Goutas sezonu kapattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirliginde-dimitrios-goutas-sezonu-kapatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirliginde-dimitrios-goutas-sezonu-kapatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerbirliği'nde çapraz bağları kopan Yunan futbolcu Dimitrios Goutas'ın sezonu kapattığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kulüpten yapılan açıklamada, Trendyol Süper Lig'de dün TÜMOSAN Konyaspor ile deplasmanda oynanan maçın 30. dakikasında sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan Goutas'ın sağ diz ön çapraz bağlarında kopma tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Sözleşmesi sezon sonunda bitecek Goutas'ın, sakatlığı nedeniyle sezonun kalan bölümünde forma giyemeyeceği aktarıldı.</p>

<p>Bu sezon Gençlerbirliği formasıyla 9 maçta görev alan 32 yaşındaki savunma oyuncusu, söz konusu karşılaşmaların tamamına ilk 11'de başladı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/genclerbirliginde-dimitrios-goutas-sezonu-kapatti</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6adf6609ea5ea19fcfce1d04jpg-0000.jpg" type="image/jpeg" length="36979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da derbi için Osimhen planı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-derbi-icin-osimhen-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-derbi-icin-osimhen-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’in 9. haftasında Fenerbahçe’yi sahasında ağırlayacak Galatasaray’da teknik direktör Okan Buruk, derbi için özel bir oyun planı hazırlıyor. Victor Osimhen’i ön alan baskısının merkezine yerleştirmeyi düşünen deneyimli çalıştırıcı, oyuncularından galibiyet alarak zirvedeki yerlerini güçlendirmelerini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig’in 9. haftasında ezeli rakibi Fenerbahçe’yi konuk edecek Galatasaray’da hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Taraftarı önünde sahaya çıkacak sarı-kırmızılı ekip, kritik mücadeleden üç puanla ayrılarak şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj elde etmeyi hedefliyor. Teknik direktör Okan Buruk ise derbiye yönelik taktik çalışmalarında takımının hücum gücünü ve baskı oyununu ön plana çıkarmayı planlıyor.</p>

<h2><strong>Ön Alan Baskısıyla Rakibi Zorlamak İstiyor</strong></h2>

<p>Fanatik’in haberine göre Okan Buruk, Fenerbahçe karşılaşması için özel bir oyun stratejisi üzerinde duruyor. Tecrübeli teknik adamın planında kanatlardan geliştirilecek ataklar ve rakibin geriden oyun kurmasını engelleyecek yoğun pres önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>Bu doğrultuda Barış Alper Yılmaz ile Yunus Akgün’ün hızı, fiziksel gücü ve hareketliliğinden yararlanılması amaçlanıyor. Galatasaray’ın, bu iki oyuncunun baskısıyla Fenerbahçe savunmasının rahat pas yapmasını önlemeyi ve rakibi hataya zorlamayı hedeflediği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Osimhen Baskının Merkezinde Olacak</strong></h2>

<p>Sarı-kırmızılıların derbi planındaki en önemli isimlerden biri Victor Osimhen olacak. Okan Buruk’un Nijeryalı golcüyü ön alan presinin merkezinde görevlendirmeyi düşündüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Kanat oyuncularının da rakip beklerle stoperler arasındaki pas bağlantılarını kesmesi planlanıyor. Orta sahada kazanılacak ikinci toplarla oyunun hızlı biçimde rakip kaleye taşınması hedeflenirken Galatasaray, baskı sonucunda elde edeceği fırsatları etkili hücumlarla değerlendirmek istiyor.</p>

<h2><strong>Okan Buruk’tan Oyuncularına Derbi Mesajı</strong></h2>

<p>Sabah’ın haberine göre Okan Buruk, Fenerbahçe maçı öncesinde takımla yaptığı toplantıda futbolcularına önemli uyarılarda bulundu. Başarılı teknik adamın, oyuncularından sahaya odaklanmalarını ve mücadele boyunca takım oyunundan ödün vermemelerini istediği aktarıldı.</p>

<p>Buruk’un toplantıda şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü:</p>

<p>“Lille karşısında gerçek Galatasaray’ı gösterdiniz. Bizim öldürücü presimiz karşısında hiçbir takım duramaz. Kazanıp liderliği tekrar elimize geçirelim. Sizin yeriniz her zaman zirve." </p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-derbi-icin-osimhen-plani</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/osimhen-434-9.webp" type="image/jpeg" length="93391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="83826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="26707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="65117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="69807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="33941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="68587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="70101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="44564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="27010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="91364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="45288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="85741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="10395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="45051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="29878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="84701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="51169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="46597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="92842"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
