<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 06 Nov 2026 19:19:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ressam Şinasi Bozatlı Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ressam-sinasi-bozatli-gazeteciler-cemiyetini-ziyaret-etti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ressam-sinasi-bozatli-gazeteciler-cemiyetini-ziyaret-etti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ressam ve heykeltıraş Şinasi Bozatlı, eşi Ebru Akçatepe Bozatlı ile birlikte Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin'i ziyaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ressam ve heykeltıraş Şinasi Bozatlı, eşi Ebru Akçatepe Bozatlı ile birlikte Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek Başkan Nazmi Bilgin ile bir araya geldi.</p>

<p><img alt="I M G 20261106 W A0008" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/i-m-g-20261106-w-a0008.jpg" width="1920" /></p>

<p>Ziyarette Bozatlı, Ankara'daki CerModern'de açılacak “Inside Out” adlı sergisi hakkında bilgi verdi. Sanatçının 46 yıllık sanat yolculuğunu yansıtan sergi kapsamında, farklı dönemlerde ürettiği resim ve heykellerin yanı sıra yeni çalışmaları da sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</p>

<p><img alt="I M G 20261106 W A0006" class="detail-photo img-fluid" height="981" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/i-m-g-20261106-w-a0006.jpg" width="1600" /></p>

<h2><strong>46 yıllık sanat birikimi CerModern'de sergilenecek</strong></h2>

<p>Ankara'da doğan ve sanat yaşamını uzun yıllardır Viyana merkezli sürdüren Bozatlı'nın eserleri, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ve ABD'deki çeşitli koleksiyonlarda yer alıyor.</p>

<p>Sanatçının kültürel hafıza, kent siluetleri, doğa ve insanın iç dünyası gibi temaları ele aldığı “Inside Out” sergisi, 10 Kasım Salı günü saat 18.30'da açılacak. Sergi, 20 Aralık 2026 tarihine kadar CerModern'de ziyaret edilebilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemre Polat</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ressam-sinasi-bozatli-gazeteciler-cemiyetini-ziyaret-etti-1</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/i-m-g-20261106-w-a0009.jpg" type="image/jpeg" length="11401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Öztrak: Bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-oztrak-bankacilik-kriziyle-geldiler-fon-kriziyle-gidiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-oztrak-bankacilik-kriziyle-geldiler-fon-kriziyle-gidiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "O zaman 'Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu ve Sermaye Piyasası Kurumu'nu kurduk. Bir daha Türkiye'de bu olaylar yaşanmayacak. Artık gemileri yaktık, geriye dönüş yok' dedim. Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Burdur'da CHP İl Başkanlığı'nı ziyaretinde, Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri değerlendirdi. Emeklilerin, çalışanların ve gençlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkati çeken Öztrak, mevcut sorunların yolsuzluk, yandaş kayırma ve çıkar gruplarının etkili olduğu yönetim anlayışından kaynaklandığını söyledi.</p>

<p>CHP'nin çözümünün "topyekün arınma" olduğunu belirten Öztrak, bunun yalnızca bir siyasi söylem değil, gelir ve refahın toplumun tüm kesimlerine adil dağıtıldığı yeni bir düzenin kurulması anlamına geldiğini ifade etti. Öztrak, işsizliğin ve yoksulluğun sona erdiği, hiçbir kesimin dışarıda bırakılmadığı bir Türkiye hedeflediklerini söyledi. Öztrak, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"BU BİR FON VURGUNU, FON SOYGUNUDUR"</strong></p>

<p>"Fon krizi, 2018'de fiilen hayata geçen tek kişilik rejimin kaçınılmaz bir sonucudur. Tek kişinin iki dudağı arasından çıkan sözlerle yönetilen bir ülkede, ister istemez bürokrasi de giderek bağımsızlığını kaybeder. Yandaşlar türer ve sonunda da bugün gördüğümüz siyasetçi, vurguncu yandaş, bürokrat, şeytan üçgeni ortaya çıkar. Fon krizi tam bir rezalettir. Bu bir fon vurgunu, fon soygunudur. Yani bu kriz miriz değil. Arkadaşlar, sadece borsada 130 milyar dolar bu soygunun, bu soygunun yan etkileri nedeniyle kaybedilmiş. Doğrudan etkisi en az 20-30 milyar dolar. Bütün bunları topladığınız zaman yaklaşık 150 milyar dolar ediyor. Sonra dönüyorsunuz, 'Emekliye para yok, bütçede asgari ücretliye para yok, çiftçinin desteğine para yok' diyorsunuz. Ama orada sizin yandaşlarınızın, size bağlı çıkar gruplarının çevirdikleri dolaplar nedeniyle bu ülkenin tüyü bitmemiş yetiminin yüzlerce milyar doları buhar olup uçup gidiyor. Ondan sonra da kızıyorlar, 'Niye bize böyle diyorsunuz?' diye. Kızacak bir şey yok. Sizin yanlışlarınız nedeniyle bu ülke bu noktaya geldi. Yaptıklarınız nedeniyle bu ülke bu noktaya geldi.</p>

<p><strong>"FON VURGUNUN SORUMLULARI YÖNETİMİN İÇİNDE"</strong></p>

<p>Türkiye'nin hızla yeniden güçlü bir parlamenter demokrasiye dönmesi gerekir. Çünkü tek kişinin aklıyla, istişarenin olmadığı bir ortamda ülke yönetilemez. İşte biz buradayız. Sizler hep ilimizin yöneticilerisiniz. Sizler hiçbir şey demeseniz, tek başına başkan, 'Ben burayı, Burdur'u yönetirim. Burdur'da Cumhuriyet Halk Partisi'ni bütün milletin dertlerine derman olacak hale getirebilirim' dese, 'Ya bir dakika dur. Biz bunu hep birlikte yapacağız' dersiniz. Efendim, 'hızlı karar alacaklarmış'. Ne oldu? İşte görüyoruz nasıl hızlı karar aldıklarını. Tek kişiyle bu iş olmaz. Hesap vermeden bu iş olmaz. Bakın arkadaşlar, bütün bu fon vurgununun sorumluları yönetimin içinde, yönetenlerin içinde. Ama siz bu fon vurgununu yine yönetime denetletmeye çalışıyorsunuz. Dönüp baktığınız zaman, sorumluların bir kısmının denetleyen kuruluşların yönetim kurullarında, bir kısmının ise denetleyen kuruluşların yönetiminde olduğunu görüyorsunuz.</p>

<p>Takasbank'ın yönetimindekilerden birini alıp tutukluyorsunuz. Takasbank'ın yönetimindeki öbürünü ise SPK Başkanı yapıyorsunuz. Aynı dönemde ikisi de Takasbank'ın yönetiminde. Takasbank nerede? Takasbank, bütün bu olan bitenlerin tam da göbeğinde. Türkiye'nin en büyük bankacılık krizlerinden birinin yaşandığı dönemde o krizi toparlamak için iş başına geldim, Hazine Müsteşarı oldum. Allah'a çok şükür, krizi toparladım. Türkiye o krizden gerçekten başı dik olarak çıktı. O gün şöyle demiştim: 'Biz Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu ve Sermaye Piyasası Kurumu'nu kurduk. Bir daha Türkiye'de bu olaylar yaşanmayacak. Artık gemileri yaktık, geriye dönüş yok' dedim. Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-oztrak-bankacilik-kriziyle-geldiler-fon-kriziyle-gidiyorlar</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/faik-oztrak-tan-ozgur-ozel-e-yanit-kimseye-tepeden-bakmadim.webp" type="image/jpeg" length="59346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den tutuklu gazeteci İsmail Arı’ya ziyaret: 19 Kasım’daki duruşmaya çağrı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tutuklu-gazeteci-ismail-ariya-ziyaret-19-kasimdaki-durusmaya-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tutuklu-gazeteci-ismail-ariya-ziyaret-19-kasimdaki-durusmaya-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine tutuklanan gazeteci İsmail Arı’yı Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Arı’nın sağlık durumunun iyi olduğunu ve moralini koruduğunu belirten Özel, 19 Kasım’da yapılacak duruşmaya gazetecileri ve meslektaşlarını davet etti. Özel, gazetecilere yönelik tutuklamalara tepki göstererek yargı sürecindeki adaletsizliklere dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 16 gündür Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci İsmail Arı’yı ziyaret etti. Görüşmenin ardından cezaevi önünde basın mensuplarına açıklama yapan Özel, Arı’nın sağlık durumunun iyi olduğunu ve moralinin yüksek olduğunu söyledi.</p>

<p>Gazeteci Arı’yı daha önceki tutukluluk sürecinde de ziyaret ettiğini hatırlatan Özel, yeniden cezaevinde kendisiyle görüşmek zorunda kalmasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Şimdi ne yazık ki bir kez daha cezaevinde ziyaret ettim" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>İsmail Arı’dan meslektaşlarına duruşma çağrısı</strong></h2>

<p>Ziyaret sırasında İsmail Arı’nın kamuoyuna iletilmesini istediği mesajı da paylaşan Özel, gazetecinin mesleğini sürdürme konusundaki kararlılığını vurguladı. Arı’nın kendisine, "Gazetecilik yaptığım için buradayım. Gazetecilik yapmaya devam edeceğim" dediğini aktaran Özel, tutuklu gazetecinin 19 Kasım’da görülecek duruşmada meslektaşlarını ve dostlarını yanında görmek istediğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Bu tutukluluk normalse Türkiye’deki tüm hukuk fakültelerinin ve iletişim fakültelerinin kapatılması lazım”</strong></h2>

<p>İsmail Arı’nın tutuklanmasına gerekçe olarak RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyetinin gösterildiğini hatırlatan Özel, sürecin hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu savundu.</p>

<p>Arı’nın Şahin’e cevap hakkı tanınmasını istediğini belirten Özel, gazetecinin bu nedenle tutuklu bulunmasına tepki gösterdi. Kararın hukuk sistemi açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade eden Özel, "Arı, Şahin’e cevap hakkını kullandırmak istemiştir. Eğer bu tutukluluk normal görülüyorsa Türkiye’deki tüm hukuk fakültelerinin ve iletişim fakültelerinin kapatılması lazım. O düzeyde bir adaletsizlikle karşı karşıyayız" diye konuştu.</p>

<h2><strong>Gazetecilere yönelik diğer yargı süreçleri de gündeme geldi</strong></h2>

<p>Özgür Özel, İsmail Arı ile yaptığı görüşmede Türkiye’de gazetecilerin karşı karşıya kaldığı diğer tutuklama ve yargılama süreçlerinin de ele alındığını aktardı.</p>

<p>Görüşmede, kamuoyuna açık bir fotoğrafı yayımladığı gerekçesiyle tutuklanan Mustafa Balcı ile yapmadığı bir haber nedeniyle tutuklandığı belirtilen Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’in yanı sıra İsmail Saymaz, Merdan Yanardağ ve Tuğba Tekerek gibi gazetecilerin yaşadığı süreçlerin de konuşulduğunu kaydetti.</p>

<p>Gazetecilere yönelik uygulamaların dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardığını belirten Özel, görüşmede bu konunun kapsamlı biçimde ele alındığını ifade etti. Özel, açıklamasını "Tuhaf tutukluluklar ülkesi gibi bir çalışmanın yapılabileceği üzerine sohbet ettik" sözleriyle tamamladı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-tutuklu-gazeteci-ismail-ariya-ziyaret-19-kasimdaki-durusmaya-cagri</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ozgur-ozelden-tutuklu-gazeteci-ismail-ariya-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" length="43045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan “Terörsüz Türkiye” açıklaması: Süreç emin adımlarla ilerlemektedir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmustan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surec-emin-adimlarla-ilerlemektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmustan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surec-emin-adimlarla-ilerlemektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya'da düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye süreci emin adımlarla ilerlemektedir. Terör, tamamıyla gündemimizden kalkacak, ülkenin her ilinde, kasabasında, köyünde barış ve kardeşlik hakim olacak" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya’daki Başharık Gençlik Merkezi'nde düzenlenen Toplu Açılış Töreni'ne katıldı. Törende konuşan Kurtulmuş, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada güçlü olması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>“Bu bölgede ayakta durmak için mutlaka fevkalade güçlü, fevkalade donanımlı ve hazırlıklı olmak mecburiyetindesiniz. Her alanda güçlü Türkiye hedefimiz bunun için vardır. Türkiye'nin savunma sanayindeki gücü, ekonomisindeki gücü, dış politikasındaki gücü velhasıl her alandaki gücü bizim için hayati önemdedir. Hiç şüphesiz en büyük gücümüz ise birliğimiz, beraberliğimiz ve millet olarak yekvücut olabilme kabiliyetimizdir. Bu çerçevede Allah'ın izniyle özellikle son süreçlerde yürütmüş olduğumuz Terörsüz Türkiye meselesi emin adımlarla ilerlemektedir. Terör, tamamıyla gündemimizden kalkacak, ülkenin her ilinde, kasabasında, köyünde barış ve kardeşlik hakim olacak."</p>

<p><strong>"TERÖR TAMAMIYLA GÜNDEMİMİZDEN KALKACAK"</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Kurtulmuş, "Bu çerçevede Allah'ın izniyle özellikle son süreçlerde yürütmüş olduğumuz Terörsüz Türkiye meselesi emin adımlarla ilerlemektedir. Terör tamamıyla gündemimizden kalkacak, ülkenin her ilinde, kasabasında, köyünde barış ve kardeşlik hakim olacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin güçlü şehirler üzerinde yükselmesinin önemine de değinen Kurtulmuş, Malatya'ya yapılan her hizmetin 86 milyon yurttaşa yönelik olduğunu belirterek, "İnşallah şehirlerimiz güzelleştikçe, toplumsal dayanışmamız arttıkça Türkiye'de huzur, esenlik ve refah yükseldikçe, Allah'ın izniyle bu milletin önünde duracak hiçbir güç yoktur" diye konuştu.</p>

<p>Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'in de konuşma yaptığı tören, açılış kurdelesinin kesilmesiyle sona erdi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmm-baskani-kurtulmustan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-surec-emin-adimlarla-ilerlemektedir</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/numan-kurtulmus-25.png" type="image/jpeg" length="65220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan’dan sıkı para politikası vurgusu: Gerekirse yeni adımlar atılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-siki-para-politikasi-vurgusu-gerekirse-yeni-adimlar-atilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-siki-para-politikasi-vurgusu-gerekirse-yeni-adimlar-atilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini belirterek, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir kötüleşme yaşanması halinde ilave sıkılaştırmaya gidilebileceğini açıkladı. Ekim 2026'da yıllık enflasyon yüzde 29,8'e gerilerken, Merkez Bankası enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu risklere dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Ankara'da düzenlenen "Enflasyon ve Para Politikası" başlıklı sunumunda Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri, enflasyonun seyrini ve para politikasının geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p>Enflasyonun ana eğiliminde düşüşün devam ettiğini ifade eden Karahan, buna karşın küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin ve yüksek enerji maliyetlerinin fiyat istikrarı açısından risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Karahan, enflasyonla mücadele kapsamında mevcut sıkı para politikası yaklaşımının korunacağını vurgulayarak, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma görülmesi durumunda ilave sıkılaştırma adımlarının devreye alınabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Yıllık enflasyon yüzde 29,8 seviyesine indi</strong></h2>

<p>TCMB Başkanı Karahan'ın sunumunda paylaşılan verilere göre, tüketici enflasyonunda son dönemde aşağı yönlü bir hareket yaşandı. Mayıs 2024'te yüzde 75,5'e kadar yükselen yıllık enflasyon, Ekim 2026 itibarıyla yüzde 29,8 seviyesine kadar geriledi.</p>

<p>Ekim ayında enflasyonun ana eğilimi aylık bazda yüzde 1,8 olarak hesaplanırken, üç aylık ortalama da aynı oranda gerçekleşti.</p>

<p>Merkez Bankası, dezenflasyon sürecinin arz kaynaklı baskılar nedeniyle beklenenden daha yavaş ilerlediğine işaret etti. Bununla birlikte fiyat artışlarının ana eğilimindeki gerilemenin devam ettiği değerlendirildi.</p>

<p>Karahan, iç talepteki yavaşlamanın arz yönlü şokların fiyatlar üzerindeki enflasyonist etkisini sınırlayan unsurlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Faiz kararlarında temkinli politika devam edecek</strong></h2>

<p>Para politikası kararlarının alınmasında enflasyonun gerçekleşen seviyesi, ana eğilimi ve beklentilerin belirleyici olacağını aktaran Karahan, Merkez Bankası'nın toplantı bazlı ve ihtiyatlı karar alma yaklaşımını sürdüreceğini bildirdi.</p>

<p>TCMB'nin mevcut politika duruşuyla iç talep, döviz kuru ve beklentiler kanallarını kullanarak dezenflasyon sürecini desteklemeyi hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Fiyat istikrarı tesis edilene kadar sıkı para politikası uygulamasından vazgeçilmeyeceği mesajı verildi.</p>

<h2><strong>Enflasyon beklentilerinde kesimler arasında fark var</strong></h2>

<p>Merkez Bankası'nın ekim ayına ilişkin verileri, önümüzdeki 12 aylık döneme yönelik enflasyon beklentilerinin ekonomik kesimler arasında farklılaştığını ortaya koydu.</p>

<p>Buna göre 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,9 olurken, reel sektörde yüzde 31,8, hane halkında ise yüzde 43,8 olarak kaydedildi.</p>

<p>Beklentiler arasındaki bu farklılığın para politikası açısından yakından takip edildiği belirtilirken, mevcut görünümün temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerekli kıldığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Eşel mobil sistemi akaryakıt fiyatlarındaki artışı sınırladı</strong></h2>

<p>Karahan'ın sunumunda enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi de önemli başlıklar arasında yer aldı. Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetlerini yüksek tuttuğuna dikkat çekilirken, eşel mobil sisteminin bu artışların yurt içindeki akaryakıt fiyatlarına yansımasını azalttığı belirtildi.</p>

<p>TCMB hesaplamalarına göre, mart-ekim döneminde uygulanan eşel mobil sistemi, akaryakıt fiyatlarında oluşan birikimli artışı 12,6 puan sınırladı.</p>

<p>Bu uygulamanın küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların yurt içi fiyatlara geçişini azaltan unsurlardan biri olduğu değerlendirildi.</p>

<h2><strong>Türk lirasının mevduat ve yatırım fonlarındaki payı yüzde 62,1</strong></h2>

<p>Karahan, yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına yönelik tercihlerinin devam ettiğini ve mevcut verilerde dolarizasyona işaret eden bir eğilim bulunmadığını da aktardı.</p>

<p>30 Ekim itibarıyla açıklanan rakamlara göre, mevduat ve yatırım fonları içerisinde Türk lirasının payı yüzde 62,1 seviyesinde gerçekleşti. Yatırım fonları hesaplama dışında tutulduğunda ise Türk lirası mevduatının toplam içindeki payı yüzde 61,4 olarak ölçüldü.</p>

<p>Merkez Bankası'nın değerlendirmesinde, Türk lirasının finansal sistem içerisindeki payının korunmasının para politikası aktarım mekanizması açısından önem taşıdığına dikkat çekildi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tcmb-baskani-karahandan-siki-para-politikasi-vurgusu-gerekirse-yeni-adimlar-atilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2b9b0250-92fc-4951-bcfb-3f01d378056c.webp" type="image/jpeg" length="79560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de Emre Belözoğlu için imza töreni: Feherbahçe’yi hiç kimseye, hiçbir şeye değişmem]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-emre-belozoglu-icin-imza-toreni-feherbahceyi-hic-kimseye-hicbir-seye-degismem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-emre-belozoglu-icin-imza-toreni-feherbahceyi-hic-kimseye-hicbir-seye-degismem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü Emre Belözoğlu, düzenlenen imza töreninde sarı-lacivertli kulübe dönüşü, şampiyonluk hedefleri, Dirk Kuyt ve Okan Buruk hakkındaki sorular ile takımın oyun anlayışına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Belözoğlu, Fenerbahçe'de uzun yıllar başarı elde etmek istediğini vurgulayarak, "Şampiyonluk için geldik" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de İsmail Kartal'ın ardından teknik direktörlük görevine getirilen Emre Belözoğlu, düzenlenen imza töreninde basın mensuplarının karşısına çıktı. Sarı-lacivertli kulübe yeniden dönmenin heyecanını yaşadığını belirten Belözoğlu, hedeflerinin kupalar kazanmak ve Fenerbahçe'yi hem Türkiye'de hem de Avrupa'da başarıya taşımak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Deneyimlerinden önemli dersler çıkardığını söyleyen genç teknik adam, önceki dönemine kıyasla kendisini geliştirdiğini ve yeni görevine daha farklı bir bakış açısıyla hazırlandığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Yuvama Bir Kez Daha Dönüyorum"</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'ye yeniden gelmenin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Emre Belözoğlu, sarı-lacivertli kulübün çocukluk hayali olduğunu söyledi.</p>

<p>"Benim için çok yabancı olan bir heyecan değil burada olmak. Çocukluğumda, hayalini taşıdığım bir formaydı Fenerbahçe, 103 gollü sezonun efsanelerin ismini anarak o sokaklarda büyüdüm. Allah bana böyle bir çınarda forma giymeyi, sportif direktörlüğü, kısa bir süre de olsa teknik direktörlüğünü nasip etti. Yuvama bir kez daha dönüyorum. Beklentilerin farkındayım."</p>

<p>Kendisine duyulan güvenin sorumluluğunu taşıdığını vurgulayan Belözoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Sorumluluğumun bilincinde, çok daha farklı bir Emre olarak, 5 sene önceki Emre olmayarak, kendimi geliştirdiğimi bilerek elimizden geleni yapmaya geldim. İnşallah beraberce muvaffak oluruz. Bana inanan, güvenen başkanımıza ve yöneticilerimize teşekkür ederim. Kasımpaşa Kulübü'ne kolaylık için teşekkür ederim. Bende yerleri her zaman farklı olacak."</p>

<h2><strong>Dirk Kuyt Hakkında Açıklama</strong></h2>

<p>Basın toplantısında Dirk Kuyt'ın kulüpteki geleceği ve görevine ilişkin yöneltilen soruyu da yanıtlayan Belözoğlu, konuyla ilgili değerlendirmelerin kulüp tarafından yapılacağını belirtti.</p>

<p>"Dirk Kuyt ile ilgili kulüp bir değerlendirme yapacaktır. Ben de buna katılacağım ve bu konuda bir açıklama yapılacak. 12-13 kişilik bir ekibim olacak. Yine kulüp ekibimi açıklayacaktır. Oldukça yetkin bir teknik ekibim var. Büyük teknik direktörlerle çalışmış bir İspanyol yardımcı teknik direktör de ekibimde olacak. Samandıra'da güçlü bir ekip kurduğumuzu düşünüyorum. İnşallah mahçup olmayız."</p>

<h2><strong>"100. Hocaya 10-15 Tane Kupa Kazanıp Devrederiz"</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'deki teknik direktörlük görevinin bir bayrak yarışı olduğunu ifade eden Emre Belözoğlu, kulübün hedeflerinin her zaman şampiyonluk ve kupa olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>"İnşallah Fenerbahçe 100. hocasını üst üste şampiyonluklarla, Avrupa kupasıyla taçlandırdıktan sonra görsün. Bu bir bayrak yarışı, bugün biz varız. Bu koltuğun ağırlığının, maliyetinin farkındayız. Başarı esastır, ötesi yoktur. Kupalara, şampiyonluklara talip olmak, doğru oyunu oynamak her sporcunun, her teknik direktörün yapması gerekendir. Ben burada uzun süre hem ulusal hem uluslararası başarılar yakalamak en büyük isteğim."</p>

<p>Teknik direktörlük kariyerinde edindiği tecrübelerin kendisine önemli katkılar sağladığını belirten Belözoğlu, Fenerbahçe'nin sahip olduğu kadro kalitesine dikkat çekti.</p>

<p>"Biz de bundan mutluluk duyarız."</p>

<h2><strong>Okan Buruk Sorusuna Yanıt: "Fenerbahçe Her Şeyden Öte"</strong></h2>

<p>Emre Belözoğlu'na, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile arasındaki olumlu ilişkinin Fenerbahçe taraftarlarını rahatsız ettiği yönünde bir soru da yöneltildi.</p>

<p>Belözoğlu, geçmişten gelen arkadaşlıkların saygı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek Fenerbahçe söz konusu olduğunda önceliğinin her zaman kulüp olduğunu vurguladı.</p>

<p>"Geçmişten gelen arkadaşlıklar, dostluklar saygı duymamız gereken bir durum. Ben ilişkilerimde mesafeyi korumuşumdur. Eşiniz dahi olsa mesafe olmalıdır, ben mesafeyi korumuşumdur. Fenerbahçe mevzu olduğunda ben buraya transfer olurken bu işin mahremiyetini düşündüğümden eşimle bile paylaşmadım.</p>

<p>Fenerbahçe'yi hiç kimseye, hiçbir şeye değişmem. Fenerbahçe çok değerli ve çok önemli. Bu koltuğun bilincindeyiz. Çocukların mutlu olması için her şeyi Fenerbahçelilik'e yakışır şekilde yapacağız. Hiçbir zaman insanları kırarak, dökerek, Fenerbahçeliliğe yakışmayacak şekilde yapmam. Arkadaşlıklardan, dostluklardan daha önemli şeyler var. Şampiyonluk için geldik. Rakibim, öz kardeşim de olsa rakibimdir. Fenerbahçe her şeyden öte, oyuncu grubumu motive etmek için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğim."</p>

<h2><strong>"Lıverpool Maçında Avrupa'ya Gösterdiler"</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin mevcut kadrosuna güvendiğini dile getiren Belözoğlu, takımın Liverpool karşısında sergilediği performansı örnek gösterdi.</p>

<p>"6 Kasım'ın farklı bir yerleri var. Fenerbahçe'yi o dönemde seçerek en doğru kararı verdim. Bu camianın mutluluğunu ve hüznünü paylaşmak benim için bir görevdir. Dışarıda olsam da, bazen yalnız hissettiğim zamanlar da oldu. 5 sene önceki Emre değilim, hayat gerçekleri öğretiyor. Bize güvenenlere, inananlara karşı sorumlu olmayı öğretti hayat, bize güvenmeyenleri de anlamayı öğretti."</p>

<p>Oyuncuların kalitesine inandığını belirten genç teknik adam, takımın oyun anlayışında geliştirmek istediği noktalar bulunduğunu da kaydetti.</p>

<p>"Fenerbahçe'nin güçlü kadrosu var. Bizden önceki teknik adam da buraya yıllarca hizmet etti, bizim büyüğümüzdü, en iyisini yapmaya çalıştı. Kendimce gelişimini istediğim belli yerler var. Teoride ve pratikte hızlanmamız lazım. Oyuncu kalitesine inanıyorum, gelme sebeplerimden biri bu oyuncu kalitesine inancımdı. Liverpool maçında bunu tüm Avrupa'ya gösterdiler. Kaldığımız yerden devam edecek oyun için çalışıyoruz, karşılığını inşallah alacağız."</p>

<h2><strong>Shakhtar Maçı İçin Dostluk Ve Rekabet Mesajı</strong></h2>

<p>Shakhtar karşılaşmasına da değinen Belözoğlu, rakip takımın teknik direktörüyle olan yakınlığına dikkat çekti. Milli takımda birlikte görev yaptıkları arkadaşına karşı mücadele edecek olmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.</p>

<p>"Benim için ayrı bir gurur olacak. Çok değerli bir kardeşim. Milli formaya beraber hizmet ettik. Yurt dışında çok güzel işler başarıyor. Çok zorlu şartlarda birçok meslektaşımıza nasıl davranması gerektiğini, nasıl çalışılacağını gösteriyor. Bizim için mükemmel bir karşılaşma olacak. O da, ben de kazanmak için çalışacağız. Rekabetten öte dostluk olacak ama kazanmak için varımızla yoğumuzla çalışacağız. Güzel bir maç, güzel bir tevafuk olacak."</p>

<h2><strong>"Hiçbir Maçı İkinci Plana Atamayız"</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin mücadele ettiği bütün kulvarlarda iddialı olması gerektiğini ifade eden Emre Belözoğlu, hiçbir karşılaşmaya önemsiz gözüyle bakmayacaklarını söyledi.</p>

<p>"Hiçbir maçı, hiçbir hedefi ikinci plana atamayız. Sporcu olarak da böyle baktım. Sporculara bir şeyi ikinci plana atmışlık kadar büyük bir teknik adamlık zaafı olamaz. Güçlü bir kadromuz var. Fenerbahçe'nin doğal hedefi gidebildiği yere kadar gitmektir. Şampiyonlar Ligi'nde 18 yıl sonra katılmak değerli, Liverpool galibiyeti değerli. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi maçlarına gerçekçi bakmak zorunda. Liverpool maçı güzel bir sınavdı, doğru bir oyun vardı sahada."</p>

<p>Teknik direktörlük sürecinde yaklaşık 200 karşılaşmada görev yaptığını hatırlatan Belözoğlu, oyuncuları tanıma ve oyun planı oluşturma konusunda önemli bir gelişim gösterdiğini dile getirdi.</p>

<p>"Yine oyuncu grubumla, en güçlü yönlerini ortaya çıkararak, Fenerbahçe genlerine uygun oyunla, tutkuyla oynamaya çalışacağız. Oyuncu tercihleri, oyuncuları tanımakla da değişecektir. Kalite ve tutkunun birleşeceği oyunu, en kısa ve en hızlı şekilde uygulamaya çalışacağız."</p>

<h2><strong>9 Puanlık Fark İçin Ne Dedi?</strong></h2>

<p>Şampiyonluk yarışında oluşan 9 puanlık farkla ilgili soruyu da yanıtlayan Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'nin sezonun her döneminde şampiyonluk hedefini koruması gerektiğini belirtti.</p>

<p>"Bu bir süreç. Her anına inanmak lazım. Fenerbahçe her daim, hele sezonun bu döneminde şampiyonluğa talip olduğunu söylemek zorunda. Biz de beklentilerin farkındayız. Ben buraya evet Fenerbahçe'yi çok seviyorum, bu camianın içinde olmak şeref, ben oyuncu grubuna çok inandığım için de buraya geldim."</p>

<p>Takımın ve camianın yeniden kenetlenmesinin önemine değinen Belözoğlu, hedeflerinin hem başarılı futbol oynatmak hem de taraftarlara yeniden umut vermek olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>"Risk Alacağız"</strong></h2>

<p>Kupaların Fenerbahçe için en önemli hedef olduğunu vurgulayan genç teknik adam, takımın ortaya koyacağı futbolun beklentileri karşılayacağına inandığını belirtti.</p>

<p>"En basiti kupalar. Kupalar değerli ve önemli. Oynattığımız oyun beklentileri karşılayacaktır. En yakın sürede olacaktır. Bu genlerin ne istediğini biliyorum, ben de sahanın içinden geliyorum. Yönetim bize teveccüh gösterdi ama ben oyunculara çok inanıyorum. İşin sonuna kadar şampiyonluğu kovalamalıyız. Bunu oynatırken insanlara umut ışığı doğurmak gerek. Bunun bilincinde geldim. İddialıyız. Çünkü Fenerbahçe'de bu koltukta oturmak iddia gerektiriyor. Risk alacağız. Hayatta risk almamak en büyük risktir."</p>

<h2><strong>"İlk Görüşmem Salı Günü Oldu"</strong></h2>

<p>Göreve geliş sürecine ilişkin de bilgi veren Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'deki teknik direktörlük koltuğunu kariyerinin en önemli noktası olarak gördüğünü ifade etti.</p>

<p>"Benim için zirve burasıdır! Anadolu'da, yaşadığım her yerde yaşadığım her şeyi tecrübe olarak gördüm, hazırlandığımız yer burasıydı. Geldiğinde hazır olmak lazım. Onun bir sınırı var. Bize güvenenler çok, bize inanmayanların da güvenmeyenlerin de olduğunu anlamam gerekiyor. Bunu tersine çevirmek yapacağımız işle olacak."</p>

<p>Fenerbahçe yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmelerin kısa sürede sonuçlandığını aktaran Belözoğlu, süreci şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"İlk görüşmem, salı günü oldu. Kasımpaşa Kulübü ile görüştük. Daha sonra iletişim oldu. Kasımpaşa izin verdikten sonra yönetici büyüklerimizle, Önder Ağabey ile buluştuk, Fatih Bey, Yusuf Bey, değerli yöneticilerimiz vardı. Bir karara vardık. Başkanımızla görüştük. Mutabakata vardık. Birbirimizi inandırdık."</p>

<p>Emre Belözoğlu, imza töreninde verdiği mesajlarla Fenerbahçe'deki yeni dönem için şampiyonluk ve kupa hedeflerini ön plana çıkarırken, taraftarların beklentilerinin farkında olduğunu ve bu sorumluluğu yerine getirmek için çalışacaklarını bir kez daha vurguladı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-emre-belozoglu-icin-imza-toreni-feherbahceyi-hic-kimseye-hicbir-seye-degismem</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/t25-fenerbahcede-imza-toreni-403jpg.jpg" type="image/jpeg" length="40472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 öncesi Türkiye’ye 'yeşil dönüşüm' uyarısı: İhracatta milyarlarca avroluk maliyet riski]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cop31-oncesi-turkiyeye-yesil-donusum-uyarisi-ihracatta-milyarlarca-avroluk-maliyet-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cop31-oncesi-turkiyeye-yesil-donusum-uyarisi-ihracatta-milyarlarca-avroluk-maliyet-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde gerçekleştirilen “COP31 Gerçekleri” panelinde uzmanlar, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecini değerlendirdi. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın ihracatçılara ek maliyet getirebileceği belirtilirken, fosil yakıt ithalatına bağımlılığın azaltılması ve yenilenebilir enerjiye geçişin ekonomik rekabet açısından kritik olduğu vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde ekonomive enerji uzmanları, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Brand Weekİstanbul kapsamında düzenlenen “COP31 Gerçekleri” panelinde, Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemelerininTürkiye’nin ihracat maliyetlerini artırabileceği belirtilirken, yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji bağımsızlığıve ekonomik rekabet açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.</p>

<p>Türkiye'de marka, iletişim ve yaratıcılık sektörlerinin temsilcilerini buluşturan Brand Week İstanbulkapsamında, 1984 Derneği (D84) tarafından “COP31 Gerçekleri” başlıklı panel gerçekleştirildi.</p>

<p>Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen panelde iklim politikalarının Türkiye'nin ekonomik büyümesi,sanayi stratejisi, dış ticaret dengesi ve enerji bağımsızlığı üzerindeki etkileri ele alındı.</p>

<h2><strong>AB’nin karbon düzenlemesi Türkiye’ye milyarlarca avro ek maliyet getirebilir</strong></h2>

<p>Panelde konuşan D84 Genel Direktörü Dr. Enes Özkan, Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat ile çevrepolitikasını aynı zamanda sanayi ve ticaret politikasına dönüştürdüğünü söyledi.</p>

<p>AB'nin 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin uygulama dönemine geçen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nınTürkiye açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Özkan, düzenlemenin çelik, alüminyum,çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerinde faaliyet gösteren ihracatçılara karbon beyanı vesertifika yükümlülükleri getirdiğini hatırlattı.</p>

<p>Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 40'ını Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirdiğine dikkat çekenÖzkan, yeni düzenlemenin ekonomik etkilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Özkan, söz konusu mekanizmanın Türkiye'ye 2026 yılında 400 ila 770 milyon avro, 2032 yılında iseyıllık yaklaşık 2,5 milyar avro ek maliyet getirebileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>“COP31 Türkiye için kuralları belirleme fırsatı”</strong></h3>

<p>COP31'in yalnızca uluslararası bir iklim zirvesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten EnesÖzkan, Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki konumunu güçlendirebileceğini ifade etti.</p>

<p>Özkan, Türkiye'nin yalnızca uluslararası kuralları uygulayan ülkeler arasında kalmaması, bu kurallarınoluşturulmasında da söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Sanayi politikası olmadan iklim politikası olmaz”</strong></h3>

<p>cambridge üniversitesi şehir ve bölge ekonomisti prof. dr. özge öner, Türkiye'nin enerji yoğun üretimyapısına dikkat çekerek iklim politikalarının kapsamlı bir sanayi stratejisiyle birlikte ele alınmasıgerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'deki üretim yapısının ve bölgeler arasındaki ekonomik farklılıkların dikkate alınmasının öneminivurgulayan Öner, her sektöre ve bölgeye aynı dönüşüm modelinin uygulanmasının başarılı sonuçlarvermesinin güç olduğunu belirtti.</p>

<p>Öner, iklim hedeflerinin yalnızca tamamlanan çalışmaların sıralandığı bir kontrol listesine dönüşmemesigerektiğini ifade ederek, ekonomik ve sanayi politikalarıyla uyumlu bir dönüşüm sürecine ihtiyaç olduğunudile getirdi.</p>

<h3><strong>Fosil yakıt ithalatı dış ticaret açığını büyütüyor</strong></h3>

<p>Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) Direktörü Bengisu Özenç, enerjidönüşümünün Türkiye ekonomisine sağlayabileceği üç temel kazanıma dikkat çekti.</p>

<p>Özenç'e göre yenilenebilir enerjiye geçiş; dış ticaret açığının azaltılması, enerji maliyetlerindeöngörülebilirliğin sağlanması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Türkiye'nin fosil yakıt ithalatına bağımlılığının ekonomiyi küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalarakarşı kırılgan hale getirdiğini belirten Özenç, 2022 yılında fosil yakıt ithalatının ülkenin dış ticaret açığınınyaklaşık yüzde 90'ına karşılık geldiğini aktardı.</p>

<p>Güneş, rüzgâr ve batarya teknolojilerindeki maliyet düşüşlerinin enerji dönüşümünü ekonomik açıdandaha önemli hale getirdiğini belirten Özenç, AB'nin karbon düzenlemelerinin de ihracatçı sektörlerüzerindeki dönüşüm baskısını artırdığını söyledi.</p>

<h3><strong>Yenilenebilir enerjiye geçiş tek başına yeterli değil</strong></h3>

<p>Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarınınpayının artırılmasının ekonominin tamamını karbonsuzlaştırmak için tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.</p>

<p>Ulaşım, ısınma ve sanayi alanlarında fosil yakıt kullanımının elektrik enerjisiyle değiştirilmesi anlamınagelen elektrifikasyonun önemine dikkat çeken Alparslan, bu dönüşümün enerji ithalatını azaltma veverimliliği artırma potansiyeli taşıdığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin petrol tüketiminde yaklaşık yüzde 85, doğal gaz tüketiminde ise yüzde 90'ın üzerindeithalata bağımlı olduğunu belirten Alparslan, enerji dönüşümünün yalnızca elektrik üretimiyle sınırlıtutulmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>2035 hedefi için ulaşım, sanayi ve ısınmada dönüşüm gerekiyor</strong></h3>

<p>Alparslan, COP31 gündeminde yer alan 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payınınyüzde 35'e çıkarılması hedefinin kapsamlı bir dönüşüm gerektirdiğini belirtti.</p>

<p>Bu hedefe ulaşılabilmesi için elektrik üretiminin yanı sıra ulaşım, sanayi ve ısınma alanlarında daelektrifikasyonun yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Alparslan, yenilenebilir enerji yatırımlarınındiğer sektörlerle birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Panelde yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin COP31 sürecini ekonomik rekabet gücünü artıracak,sanayisini dönüştürecek ve enerji ithalatına bağımlılığını azaltacak politikalar geliştirmek için değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cop31-oncesi-turkiyeye-yesil-donusum-uyarisi-ihracatta-milyarlarca-avroluk-maliyet-riski</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/88e5dcc0-3ea3-422e-b543-96bab5757412.png" type="image/jpeg" length="64383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB: Yunan askeri heyeti Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığında]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-yunan-askeri-heyeti-muharip-hava-kuvvetleri-komutanliginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-yunan-askeri-heyeti-muharip-hava-kuvvetleri-komutanliginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Yunanistan Taktik Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Panagiotis Georgakopoulos ve beraberindeki heyetin Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığını ziyaret ettiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Savunma Bakanlığı</strong>, <strong>Yunanistan</strong> Taktik Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Panagiotis Georgakopoulos'un beraberindeki heyetle birlikte Eskişehir'de temaslarda bulunduğunu duyurdu. Ziyaretin, 2026 yılı Güven Artırıcı Önlemler çerçevesinde gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Ziyaret Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Yunan heyetinin<strong> Muharip Hava Kuvveti </strong>Komutanı Hava Orgeneral Erdoğan Gür'ün resmi daveti üzerine Eskişehir'e geldiği belirtildi.</p>

<p>Paylaşımda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Yunanistan Taktik Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Panagiotis Georgakopoulos ve beraberindeki heyet; 2026 yılı Güven Artırıcı Önlemler kapsamında Muharip Hava Kuvveti Komutanı Hava Orgeneral Erdoğan Gür’ün resmi davetlisi olarak Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına (Eskişehir) ziyarette bulundu."</p>

<h3><strong>Ziyaret 2026 yılı Güven Artırıcı Önlemler kapsamında yapıldı</strong></h3>

<p>Yunanistan Taktik Hava Kuvveti Komutanı Georgakopoulos'un<strong> Eskişehir</strong>'deki ziyareti, iki ülke arasında 2026 yılı için belirlenen <strong>Güven Artırıcı Önlemler</strong> kapsamında düzenlendi. Heyete Georgakopoulos başkanlık etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🗓️3-5 Kasım 2026 Yunanistan Taktik Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Panagiotis Georgakopoulos ve beraberindeki heyet; 2026 yılı Güven Artırıcı Önlemler kapsamında Muharip Hava Kuvveti Komutanı Hava Orgeneral Erdoğan Gür’ün resmî davetlisi olarak Muharip Hava Kuvveti Komutanlığına (Eskişehir) ziyarette bulundu. #MillîSavunmaBakanlığı</p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2118692141677400112?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-yunan-askeri-heyeti-muharip-hava-kuvvetleri-komutanliginda</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/yunan-askeri-heyeti-muharip-hava-kuvvetleri-komutanliginda.png" type="image/jpeg" length="52200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OECD ülkelerinde fiyat artışları pandemi öncesi seviyeyi aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/oecd-ulkelerinde-fiyat-artislari-pandemi-oncesi-seviyeyi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/oecd-ulkelerinde-fiyat-artislari-pandemi-oncesi-seviyeyi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 2,7, 2027'de ise yüzde 3,6 büyümesini bekliyor. Küresel ekonomiye ilişkin büyüme öngörüsünü bu yıl için yüzde 2,9'a çıkaran OECD, enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret politikalarındaki belirsizliklerin ekonomik görünüm üzerindeki etkilerine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü</strong> (<strong>OECD</strong>), yayımladığı ara dönem<strong> Ekonomik Görünüm r</strong>aporunda Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini açıkladı. "Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak" başlıklı raporda, küresel ekonomik faaliyet, enflasyon, enerji piyasaları ve ülkelerin büyüme performansına ilişkin değerlendirmelere yer verildi.</p>

<p>OECD, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında kaydettiği yüzde 3,7'lik büyümenin ardından 2026'da yüzde 2,7 büyüyeceğini öngördü. Kurumun gelecek yıl için büyüme beklentisi ise yüzde 3,6 olarak açıklandı. Küresel ekonominin bu yıl yüzde 2,9, 2027'de ise yüzde 3 büyüyeceği tahmin edildi.</p>

<h2><strong>Küresel ekonomide büyüme beklentisi </strong></h2>

<p>OECD raporunda, dünya ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,4 büyüdüğü belirtildi. Bu yılın ilk altı ayında ekonomik büyüme hızında yavaşlama görülmesine rağmen, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin yarattığı olumsuzluklara karşın birçok ülkede ekonomik faaliyetlerin dayanıklılığını koruduğu kaydedildi.</p>

<p>Yapay zeka teknolojilerindeki ilerlemenin devam etmesi de küresel ekonomide yatırımları, üretimi ve ticaret hacmini destekleyen unsurlar arasında gösterildi.</p>

<p>Bununla birlikte küresel ekonomik görünümün, Orta Doğu'da devam eden savaşın kalıcı bir çözüme ulaşıp ulaşmayacağına bağlı olduğu vurgulandı. Üretim süreçlerinde yaşanan darboğazların rafineri marjlarını yükselttiği, bunun da tüketici fiyatları ve şirketlerin faaliyet giderleri üzerinde artış baskısı yarattığı ifade edildi.</p>

<p>Enerji piyasalarındaki fiyat hareketlerinin yanı sıra bazı tarım ürünlerinde de yüksek fiyat seviyelerinin korunduğu belirtildi. Aşırı hava olaylarının tarımsal üretim ve arz üzerindeki etkisinin bu gelişmede rol oynadığı aktarıldı.</p>

<p>Ticaret politikalarında gümrük vergileri ve ihracat kısıtlamaları gibi uygulamaların devam etmesinin de belirsizlikleri artırdığına dikkat çekildi. Bu değişikliklerin tedarik süreçlerinde kesintilere neden olabildiği bildirildi.</p>

<p>Uzun vadeli kamu maliyesi riskleri ile yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihracına ilişkin endişelerin artması, birçok ülkede uzun vadeli faiz oranlarını son 15 yılın en yüksek seviyelerine taşıdı.</p>

<p>Bu gelişmeleri dikkate alan OECD, 2026 yılı küresel büyüme tahminini haziran ayındaki raporuna kıyasla 0,1 puan yükselterek yüzde 2,9'a çıkardı. Kurum, 2027 yılına ilişkin büyüme beklentisini ise aynı döneme göre 0,1 puan azaltarak yüzde 3 olarak güncelledi.</p>

<p>Raporda, artan fiyat baskıları, reel gelirlerdeki sınırlı yükseliş ve yüksek faiz oranlarının birçok ülkede kısa vadeli ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği belirtildi. Yapay zeka yatırımlarının devam etmesi ve enerji maliyetlerinde beklenen gerilemeyle birlikte ekonomik hareketliliğin 2027'de bir miktar hız kazanacağı öngörüldü.</p>

<h3><strong>Küresel enflasyonda kısa vadeli yükseliş bekleniyor</strong></h3>

<p>OECD, emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle dünya genelinde enflasyonun kısa vadede yeniden hız kazanmasını bekliyor. Raporda, enerji fiyatlarındaki olası gerileme ve sıkı para politikalarının etkisiyle fiyat artışlarının 2027 yılında aşamalı olarak yavaşlayacağı tahmin edildi.</p>

<p>Bununla birlikte kuruluş, ekonomik görünüm ve enflasyon tahminlerinin özellikle enerji piyasalarındaki gelişmeler nedeniyle önemli belirsizlikler barındırdığı uyarısında bulundu.</p>

<p>Petrol ve doğal gaz fiyatlarının gelecekteki seyrinin, arz kesintilerinin ne kadar süreceğine, üretici ve tüketicilerin değişen koşullara uyum kapasitesine ve bölgesel gelişmelere bağlı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Enerji arzında yaşanan sorunların kısa sürede giderilmesi durumunda fiyat baskılarının hafifleyebileceği ve ekonomik faaliyetlerin desteklenebileceği belirtildi. Buna karşılık yeni kesintilerin ortaya çıkması veya mevcut aksaklıkların uzaması halinde enflasyonun yükselmesi, ekonomik büyümenin ise zayıflaması ihtimaline dikkat çekildi.</p>

<p>OECD, enerji maliyetlerindeki artış ve enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalması durumunda merkez bankalarının para politikalarında yeni düzenlemelere gitmek zorunda kalabileceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>OECD'nin türkiye büyüme tahmini aşağı yönlü güncellendi</strong></h3>

<p>OECD, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,7 büyüdüğünü hatırlatarak, 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisini yüzde 2,7 olarak açıkladı. Kuruluşun 2027 yılı için öngördüğü büyüme oranı ise yüzde 3,6 oldu.</p>

<p>Yeni tahminler, OECD'nin haziran ayında yayımladığı öngörülerle karşılaştırıldığında 2026 yılı için 0,4 puan, 2027 yılı için 0,2 puanlık aşağı yönlü revizyona işaret etti.</p>

<p>Türkiye'de enerji ve gübre maliyetlerindeki yükselişin ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtildi. Buna rağmen OECD, ülkede dezenflasyon sürecinin devam etmesini beklediğini bildirdi.</p>

<p>Kurumun tahminlerine göre Türkiye'de enflasyonun 2026 yılında yüzde 31,5, 2027'de ise yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Raporda ayrıca enflasyondaki gerilemenin sürmesiyle Türkiye ve Brezilya gibi gelişmekte olan ekonomilerde para politikasının gevşetilmesinin önünün açılabileceği ifade edildi. Faiz politikalarındaki olası gevşemenin de ekonomik büyümeye katkı sağlaması öngörüldü.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/oecd-ulkelerinde-fiyat-artislari-pandemi-oncesi-seviyeyi-asti</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/oecd-ulkelerinde-fiyat-artislari-pandemi-oncesi-seviyeyi-asti.png" type="image/jpeg" length="96982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[RTÜK’ün yeni ceza taslağı AK Parti grubuna iletildi: Abonelik gelirleri de gündemde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rtukun-yeni-ceza-taslagi-ak-parti-grubuna-iletildi-abonelik-gelirleri-de-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rtukun-yeni-ceza-taslagi-ak-parti-grubuna-iletildi-abonelik-gelirleri-de-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RTÜK, dijital yayın platformlarına uygulanacak idari para cezalarının hesaplanmasında abonelik gelirlerinin de dikkate alınmasını öngören taslağı AK Parti grubuna iletti. TBMM gündemindeki Dijital Telif Yasası kapsamında ise Google ve Meta gibi teknoloji şirketlerinin içerik üreticilerine yönelik telif ödemelerinin denetlenmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu</strong> (RTÜK), dijital yayın platformlarına uygulanacak idari para cezalarınınhesaplanma yöntemini değiştirmeye hazırlanıyor. Hazırlanan taslakta, mevcut uygulamada dikkatealınmayan abonelik gelirlerinin de ceza hesabına dahil edilmesi öngörülüyor. Öte yandan TBMM'dehazırlıkları süren Dijital Telif Yasası ile Google ve Meta gibi teknoloji şirketlerinin içerik üreticilerinekarşı telif yükümlülüklerinin denetlenmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>RTÜK para cezalarında abonelik gelirleri de hesaplanacak</strong></h2>

<p>Sabah gazetesinin haberine göre RTÜK, dijital yayın platformlarına yönelik para cezalarının hesaplanmayöntemini değiştirmeyi amaçlayan düzenleme taslağını AK Parti grubuna iletti.</p>

<p>Mevcut uygulamada 6112 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında idari para cezaları, ihlalden öncekiaya ait beyan edilen ticari iletişim gelirleri üzerinden hesaplanıyor. Platformların abonelik ücretlerindenelde ettiği gelirler ise bu hesaplamaya dahil edilmiyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle abonelik gelirlerinin de ceza hesabına katılması planlanıyor. Böylece dijital platformlarayönelik yaptırımların kapsamının genişletilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Çocuk istismarı ve şiddet içeriklerine yönelik yaptırımlar gündemde</strong></h3>

<p>Hazırlanan taslakta özellikle çocuk istismarı, müstehcenlik ve şiddeti özendiren içeriklere yönelikyaptırımların caydırıcılığının artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde dijital yayın platformlarının aboneliklerden elde ettiği gelirlerde idari para cezalarının belirlenmesinde dikkate alınabilecek.</p>

<p>Avrupa Birliği'nde yürürlükte bulunan Dijital Hizmetler Yasası kapsamında şirketlere yıllık küresel cirolarınınyüzde 6'sına kadar para cezası uygulanabiliyor. İngiltere'de ise belirli ihlallerde bu oran yüzde 10'akadar çıkabiliyor.</p>

<h3><strong>Google ve Meta'nın telif ödemeleri denetlenecek</strong></h3>

<p>Dijital platformlara yönelik düzenlemelerin yanı sıra TBMM'de Dijital Telif Yasası için de çalışmalardevam ediyor.</p>

<p>Yasa taslağının temel hedeflerinden biri, dijital platformların haber ve diğer özgün içeriklerden eldeettiği gelirlerin içerik üreticileriyle paylaşılmasını sağlamak.</p>

<p>TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, daha önce yaptığı açıklamada taslak çalışmalarınınolgunlaştığını belirtmişti. Elmas, dijital platformların içerik üreticilerinin emeklerinden önemli gelirlerelde ettiğini ancak bu gelirlerin üreticilere yeterince yansımadığını ifade etmişti.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle içerik üreticileri ile dijital platformlar arasında gelir paylaşımına dayalı bir sistemoluşturulması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Dijital telif kurulu oluşturulması planlanıyor</strong></h3>

<p>Dijital Telif Yasası kapsamında kurulması planlanan Dijital Telif Kurulu'nun, Meta ve Google gibi teknolojişirketlerinin içerik üreticileriyle yaptığı anlaşmaları ve telif ödemelerini denetlemesi öngörülüyor.</p>

<p>Kurulda Rekabet Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve Basın İlan Kurumu gibi kuruluşların temsilcilerininyer alması planlanıyor.</p>

<p>Kurulun yalnızca telif ödemelerini denetlemekle sınırlı kalmayacağı, içerik üreticileri ile dijital platformlararasında yaşanabilecek anlaşmazlıklarda da görev üstlenebileceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Dijital platformlara para cezası ve lisans iptali gündemde</strong></h3>

<p>Dijital Telif Yasası kapsamında değerlendirilmesi planlanan yaptırımlar arasında idari para cezaları ile izin ve lisans iptali de bulunuyor.</p>

<p>Düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle dijital platformların hem yayın içerikleri hem de içerik üreticilerine karşı mali yükümlülükleri bakımından daha kapsamlı bir denetim mekanizmasına tabi tutulması hedefleniyor. Ancak RTÜK'ün ceza taslağı ve Dijital Telif Yasası henüz hazırlık aşamasında bulunuyor. Bu nedenledüzenlemelerin nihai kapsamı, uygulanacak yaptırımlar ve yürürlük tarihleri henüz kesinleşmiş değil.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rtukun-yeni-ceza-taslagi-ak-parti-grubuna-iletildi-abonelik-gelirleri-de-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/rtuk-ten-dort-dijital-platforma-ust-sinirdan-ceza.jpg" type="image/jpeg" length="10415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmbat Madencilik işçileri direnişin ardından ödeme sözüyle ocağa döndü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imbat-madencilik-iscileri-direnisin-ardindan-odeme-sozuyle-ocaga-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imbat-madencilik-iscileri-direnisin-ardindan-odeme-sozuyle-ocaga-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’da İmbat Madencilik’te ödenmeyen maaşları ve geriye dönük alacakları için 11 gündür direnişte olan işçiler, şirket yönetiminin ödeme sözü vermesinin ardından ocağa dönme kararı aldı. Genel Müdür İlhan Çolak, eylül ayı maaşları ve geriye dönük hakların bugün, yetişmemesi halinde pazartesi günü ödeneceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İmbat Madencilik’te ödenmeyen maaşları ve geriye dönük hakları için 11 gündür eylem yapan işçiler,şirket yönetiminin ödeme sözü vermesi üzerine ocağa dönme kararı aldı. İmbat Madencilik Genel Müdürüİlhan Çolak, eylül ayı maaşları ile geriye dönük alacakların bugün ödenmesinin planlandığını, ödemelerin yetişmemesi durumunda pazartesi günü tamamlanacağını bildirdi.</p>

<h2><strong>İmbat Madencilik’te 11 günlük direnişin ardından uzlaşma</strong></h2>

<p>Manisa'da faaliyet gösteren İmbat Madencilik'te ücretlerini ve geriye dönük haklarını alamadıklarıgerekçesiyle 11 gündür direnişte olan işçiler, şirket yönetiminden gelen ödeme sözü üzerine yenidenocağa dönüyor.</p>

<p>İmbat Madencilik Genel Müdürü İlhan Çolak, işçilerin barikat önündeki bekleyişi sırasında açıklamalardabulundu. Çalışanların taleplerinin kendisine iletildiğini belirten Çolak, üretimin yeniden başlaması içinbirlikte hareket edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Genel Müdür Çolak: “Tek kaygım iş sağlığı ve güvenliği”</strong></h3>

<p>Madenciliğin yaklaşık 800 metre yer altında, yüksek risk koşullarında yürütülen bir faaliyet olduğunadikkat çeken İlhan Çolak, iş sağlığı ve güvenliğinin şirket açısından öncelikli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Daha önce üretimin durdurulmasına gerekçe olarak iş barışını bozabilecek eylemleri ve çalışanlarınkarşı karşıya gelme ihtimalini gösteren Çolak, yer altında disiplin, koordinasyon ve ekip bütünlüğününönemine işaret etti.</p>

<p>Çolak, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Burada üretim kaygım yok. Burada insanlara iş verme kaygım yok. Burada tek kaygım var, iş sağlığıve iş güvenliği. Bizim insanların burnunu kanatmama felsefemiz. Burada sıfır üretimle de çıkabilirizama bir tane insanımızın tırnağının kesilmesine razı olamayız.”</p>

<h3><strong>İşçilerin maaşları için ödeme takvimi açıklandı</strong></h3>

<p>İşçilerin en önemli taleplerinden biri olan ödenmeyen ücretler ve geriye dönük haklar konusunda daaçıklama yapan Çolak, çalışanların mağdur edilmeyeceğini söyledi.</p>

<p>Eylül ayı maaşları ile geriye dönük alacakların ödenmesi için takvim paylaşan Çolak, ödemelerin yüzde90 ihtimalle bugün hesaplara yatırılacağını, bugün tamamlanamaması halinde ise pazartesi günü yüzde100 oranında gerçekleştirileceğini belirtti.</p>

<p>Ekim ayı maaşlarının da mümkün olan en kısa sürede ödenmesi için çalışma yürütüleceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Üçüncü vardiyada üretim yeniden başlayacak</strong></h3>

<p>Şirket yönetimi, iş güvenliği kurallarına uyulması ve çalışanlar arasında ekip ruhunun korunması çağrısında bulundu.</p>

<p>İşçilerin talebi üzerine üçüncü vardiya itibarıyla üretimin yeniden başlatılacağı, çalışanların ulaşımınısağlayan servislerin de yeniden devreye alınacağı duyuruldu.</p>

<p>11 günlük direnişin ardından ocağa dönme kararı alan işçiler ise şirket yönetiminin verdiği ödeme sözlerinin yerine getirilmesini bekliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imbat-madencilik-iscileri-direnisin-ardindan-odeme-sozuyle-ocaga-dondu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ekran-resmi-2026-11-05-192209.png" type="image/jpeg" length="21095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadıköy’de 10 Kasım’da Ata’ya saygı zinciri: Binlerce kişi 09.05’te buluşacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 88’inci yılında Kadıköy’de düzenlenecek geleneksel “Ata’ya Saygı Zinciri” ile anılacak. Fenerbahçe Orduevi ile Bostancı Sahili arasındaki 6,5 kilometrelik hatta binlerce kişi saat 09.05’te el ele vererek Atatürk’e saygı ve minnetini gösterecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 88’inci yılındaKadıköy’de geleneksel hale gelen “<strong>Ata’ya Saygı Zinciri</strong>” etkinliğiyle anılacak. Kadıköy Belediyesi ve Kadıköy Belediyesi Gönüllüleri tarafından düzenlenen etkinlikte binlerce kişi, 10 Kasım saat 09.05’te sahil boyunca el eletutuşarak insan zinciri oluşturacak.</p>

<p><img alt="Kadıköy’de 10 Kasım’da Ata’ya Saygı Zinciri: Binlerce Kişi 09.05’Te Buluşacak5" class="detail-photo img-fluid" height="2002" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak5.JPG" width="3000" /></p>

<h2><strong>Kadıköy sahilinde 6,5 kilometrelik saygı zinciri</strong></h2>

<p>Atatürk’ün anısını yaşatmak ve ona duyulan minneti göstermek amacıyla gerçekleştirilecek etkinlik, Fenerbahçe Orduevi ile Bostancı Sahili arasındaki 6,5 kilometrelik sahil hattında düzenlenecek.</p>

<p>Her yaştan vatandaşın katılımına açık olan organizasyonda katılımcılar, saat 09.05’te el ele tutuşarak Ata’ya SaygıZinciri’ni oluşturacak.</p>

<p><img alt="Kadıköy’de 10 Kasım’da Ata’ya Saygı Zinciri: Binlerce Kişi 09.05’Te Buluşacak4" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak4.JPG" width="3000" /></p>

<h3><strong>Etkinlik için hazırlıklar saat 08.00’de başlayacak</strong></h3>

<p>Anma programına katılmak isteyen vatandaşlar, sabah saat 08.00’den itibaren Fenerbahçe Orduevi ile BostancıSahili arasındaki yürüyüş yolunda bir araya gelmeye başlayacak.</p>

<p>Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı’nın da katılacağı etkinlik öncesinde sahil şeridi Türk bayrakları veAtatürk posterleriyle donatılacak.</p>

<p><img alt="Kadıköy’de 10 Kasım’da Ata’ya Saygı Zinciri: Binlerce Kişi 09.05’Te Buluşacak1" class="detail-photo img-fluid" height="2002" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak1.JPG" width="3000" /><img alt="Kadıköy’de 10 Kasım’da Ata’ya Saygı Zinciri: Binlerce Kişi 09.05’Te Buluşacak2" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak2.JPG" width="3000" /></p>

<h3><strong>Yelkenliler ve tekneler 09.05’te sirenlerini çalacak</strong></h3>

<p>Kadıköy’deki anma etkinliği yalnızca sahil şeridinde oluşturulacak insan zinciriyle sınırlı kalmayacak.</p>

<p>Saatler 09.05’i gösterdiğinde denizdeki yelkenliler, kanolar ve tekneler sirenlerini çalarak anmaya eşlik edecek.Paramotorcular ise gökyüzünde Türk bayrakları açarak Atatürk’ü anma etkinliğine katılacak.</p>

<p>Kadıköy’de binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşecek “Ata’ya Saygı Zinciri”, 10 Kasım’da Atatürk’e duyulansevgi, saygı ve minnetin simgesi olacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/kadikoyde-10-kasimda-ataya-saygi-zinciri-binlerce-kisi-0905te-bulusacak7.jpg" type="image/jpeg" length="68299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump'tan “süper zeka” açıklaması: Eyaletlerle işbirliği yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-super-zeka-aciklamasi-eyaletlerle-isbirligi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-super-zeka-aciklamasi-eyaletlerle-isbirligi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, süper zeka teknolojilerine destek verdiğini belirterek bu alandan ekonomik kazanç sağlamak isteyen eyaletlerle çalışacağını duyurdu. Trump, daha önce imzaladığı kararnameyle resmi belgelerde "süper zeka" ve "SI" ifadelerinin kullanılmasını zorunlu kılmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, süper zeka teknolojilerine yönelik yaklaşımını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Bu alanda faaliyet gösteren ve teknolojiden gelir elde etmeyi hedefleyen ABD eyaletleriyle işbirliğine açık olduğunu belirten Trump, süper zekanın ekonomik değerine dikkat çekti.</p>

<p>Trump, söz konusu teknolojilerden yararlanmak isteyen çok sayıda eyaletle ortak çalışma yürüteceğini ifade etti. Süper zekanın önemli bir ekonomik değer taşıdığını vurgulayan ABD Başkanı, bu teknolojilerin sağlayacağı kazancın geri çevrilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<h2><strong>Trump süper zekayı ekonomik kazanç fırsatı olarak değerlendirdi</strong></h2>

<p>Sosyal medya paylaşımında süper zeka teknolojilerinin değerine değinen Trump, bu alanda gelir elde etmek isteyen <strong>eyaletler</strong>le çalışacağını aktardı.</p>

<p>ABD Başkanı, teknolojilerin ekonomik karşılığını "altın" ifadesiyle tanımladı. Trump, paylaşımında, "Yalnızca akılsız bir yönetim, (süper zekanın) getirdiği zenginliğe hayır der" sözlerini kullandı.</p>

<h3><strong>ABD'de yapay zeka yerine süper zeka terimi kullanılacak</strong></h3>

<p>Trump, 30 Eylül'de "<strong>yapay</strong> <strong>zeka</strong>" (<strong>AI</strong>) ifadesinin yerine "<strong>süper</strong> <strong>zeka</strong>" (<strong>SI</strong>) teriminin kullanılmasını öngören başkanlık kararnamesine imza atmıştı.</p>

<p><strong>Beyaz Saray</strong>'ın yayımladığı bilgi notunda, kararnameyle federal kurum ve bakanlıklara yönelik terminoloji değişikliği getirildiği belirtildi. Düzenleme kapsamında tüm bakanlık ve kurumların resmi yazışmalarında, kamuoyu duyurularında ve politika belgelerinde "süper zeka" ile "SI" ifadelerini kullanması zorunlu hale getirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-super-zeka-aciklamasi-eyaletlerle-isbirligi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/trumptan-super-zeka-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="27461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cankaya-belediye-baskan-yardimcisi-mesut-akinci-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cankaya-belediye-baskan-yardimcisi-mesut-akinci-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediyesi hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı'nın tahliyesine karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da <strong>Çankaya Belediyesi </strong>hakkında sürdürülen soruşturmada yeni bir gelişme meydana geldi.</p>

<p>Soruşturma çerçevesinde tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı <strong>Mesut Akınc</strong>ı'nın serbest bırakılmasına karar verildi.</p>

<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, 11 Temmuz 2026 tarihinde CHP'li Çankaya Belediyesine yönelik operasyon gerçekleştirilmişti.</p>

<p>"Suç örgütü kurmak", "suç örgütüne üye olmak", "rüşvet almak", "rüşvet vermek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlamaları doğrultusunda, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı'nın da aralarında bulunduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.</p>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye götürülmüş, 15 Temmuz'da Belediye Başkanı Güner ve Başkan Yardımcısı Akıncı'nın da aralarında yer aldığı 24 kişi tutuklanmıştı. Diğer 6 şüpheli ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, tutuklama kararının ardından Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'i geçici bir idari tedbir kapsamında görevinden uzaklaştırmıştı. Güner de kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini açıklamıştı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cankaya-belediye-baskan-yardimcisi-mesut-akinci-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/cankaya-belediyesi-3.png" type="image/jpeg" length="46961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Partili Uz’dan Bakan Ersoy’a 'Kartalkaya' çıkışı: “İstifa erdemdir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-uzdan-bakan-ersoya-kartalkaya-cikisi-istifa-erdemdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-uzdan-bakan-ersoya-kartalkaya-cikisi-istifa-erdemdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesi görüşülürken Kartalkaya faciasında hayatını kaybeden 78 kişinin ailelerinin adalet arayışını gündeme taşıdı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy’a istifa çağrısını yineleyen Uz, soruşturma süreçlerinin neden tamamlanmadığını sorarak, “Makamlar değişir, gündemler değişir fakat milletin sizden beklediği hesap ortadan kalkmaz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesi görüşülürken Kartalkaya faciasıyeniden gündeme geldi. İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, yangında hayatını kaybeden 78 kişinin yakınlarınınadalet beklentisini dile getirerek Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a istifa çağrısında bulundu.</p>

<p>AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında gerçekleştirilen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesi ele alındı.Görüşmelerde turizm sektörünün ekonomik sorunları, kültür ve sanat politikaları, bütçe öncelikleri ve Kartalkayafaciasının ardından devam eden adalet arayışı öne çıktı.</p>

<h2><strong>Rıdvan Uz’dan Bakan Ersoy’a istifa çağrısı</strong></h2>

<p>Komisyonda söz alan İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Kartalkaya’da yaşanan yangın faciasında yakınlarınıkaybeden ailelerin otel önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasını hatırlattı.</p>

<p>Ailelerin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’dan istifa etmesini istediğini belirten Uz, bu talebi doğrudanBakan Ersoy’a yöneltti.</p>

<p>Uz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Geçen bütçede talep ettiğimiz istifanızı bugün burada ben, otelin önünde de aileler soruyor. İstifa erdemdir. Sizbu erdemi gösterecek misiniz Sayın Bakanım?”</p>

<h3><strong>Kartalkaya faciasında ailelerin adalet arayışı Meclis gündeminde</strong></h3>

<p>Kartalkaya faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acıya ve adalet beklentisine dikkat çeken Uz,ailelerin soruşturma süreçlerine ilişkin endişelerini de komisyon üyeleriyle paylaştı.</p>

<p>Ailelerin Bolu-Kartalkaya yolunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkısıyla yapıldığı belirtilen birtabelayla karşılaştıklarını aktaran Uz, güvenli turizm anlayışını sorgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Bu güvenli yolun sonunda güvensiz otellerde insanlar can veriyor. Bunun izahı nasıl olabilir?”</p>

<h3><strong>İki çocuğunu kaybeden annenin sorularını Bakan Ersoy’a iletti</strong></h3>

<p>Rıdvan Uz, yangında iki çocuğunu kaybeden Duygu isimli bir annenin Bakan Ersoy’a iletilmesini istediği mesajıda komisyonda okudu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratları hakkında soruşturma izniverilmesine rağmen savcılık süreçlerinin tamamlanmadığını ve davaların açılmadığını belirten Uz, annenin yaşadığı belirsizliği şu sözlerle aktardı:</p>

<p>“Amaç unutturmak mı? İzinleri verildi, ifadeler alındı ama dosya donduruldu. Hiçbir işlem yapılmadı.Niye bekliyorsunuz?”</p>

<h3><strong>“78 canımızı hangi güvenli turizm anlayışıyla kaybettik?”</strong></h3>

<p>Uz, Grand Kartal Otel’in ETS Tur tarafından “güvenlik turizm sertifikalı” ve “güvenli aile oteli” ifadeleriyletanıtıldığını belirterek, otelin güvenliğinin kim tarafından denetlendiğini ve onaylandığını sorguladı.</p>

<p>Yangında eşini ve kızını kaybeden bir babanın sözlerini de komisyona taşıyan Uz, şu ifadeleri aktardı:</p>

<p>“Ben tek başıma döndüm. Eşimi, kızımı ve 36’sı çocuk, 78 canımızı hangi güvenli turizm anlayışının sonucukaybettik, Sayın Bakanım?”</p>

<h3><strong>Otel denetimlerine ilişkin iddiaları gündeme getirdi</strong></h3>

<p>Rıdvan Uz, Bakanlık denetçilerinin Grand Kartal Otel’deki denetim öncesinde otel sahibine ait Gazelle Otel’deücretsiz konakladıklarını öne sürdü.</p>

<p>Otelin genel müdürünün de denetçileri kendi aracıyla Grand Kartal Otel’e götürdüğünü belirten Uz, söz konusubilgilerin mahkeme salonunda verilen ifadelerde yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Milletin sizden beklediği hesap ortadan kalkmaz”</strong></h3>

<p>Konuşmasının sonunda Bakan Ersoy’a yönelik istifa çağrısını yineleyen Rıdvan Uz, Kartalkaya faciasının ardındanBakanlığın siyasi sorumluluğunun üstlenilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Uz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p>

<p>“Kartalkaya'da kaybettiğimiz 78 vatandaşımızın ardından yönettiğiniz Bakanlığın siyasi sorumluluğunu üstlenipistifa etmenizi gerçekten beklemekteyiz. Makamlar değişir, gündemler değişir, bütçeler gelir geçer fakat milletinsizden beklediği hesap ortadan kalkmaz Sayın Bakanım.”</p>

<h4><strong>Turizm sektörünün ekonomik sorunları da komisyonda gündeme geldi</strong></h4>

<h4><strong>Çorabatır: Avrupa Pazarında 800 Bin Turist Kaybettik</strong></h4>

<p>CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, komisyon görüşmelerinde turizm sektörünün ekonomik koşullarını,artan işletme maliyetlerini ve uluslararası pazardaki rekabet gücünü değerlendirdi.</p>

<p>2026 yılının ilk dokuz aylık turizm verilerinin farklı göstergeler ortaya koyduğunu belirten Çorabatır, resmi verileregöre turizm gelirinin yüzde 2,4 artarak 51 milyar 278 milyon dolara yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Gecelik ortalama turist harcamasının 102 dolardan 107 dolara çıktığını belirten Çorabatır, buna karşılık toplamziyaretçi sayısının yüzde 1,52 azalarak 49 milyon 132 bine gerilediğini ifade etti.</p>

<p>Antalya'da turist sayısının yüzde 5 düştüğünü, Muğla'da İngiltere pazarındaki gerileme nedeniyle 165 bin turistkaybedildiğini belirten Çorabatır, Alman turist sayısında da 175 binlik düşüş yaşandığını kaydetti.</p>

<p>Avrupa pazarındaki toplam kaybın yüzde 3,68'e ulaştığını söyleyen Çorabatır, yaklaşık 800 bin ziyaretçinin başkadestinasyonları tercih ettiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Oteller artan maliyetler ve borç yüküyle karşı karşıya</strong></h3>

<p>Turizm işletmelerinin kârlılık oranlarının son yılların en düşük seviyelerine gerilediğini belirten Çorabatır, gelirlerindöviz, giderlerin ise büyük ölçüde Türk lirası üzerinden oluşmasının sektörü zorladığını söyledi.</p>

<p>Otellerin yiyecek ve içecek maliyetlerinin yıllık yüzde 63, personel giderlerinin ise yüzde 54 arttığını aktaranÇorabatır, döviz kurundaki artışın yüzde 18 seviyesinde kaldığını ifade etti.</p>

<p>Kur artışı ile gerçek enflasyon arasındaki farkın 44 puana ulaştığını belirten Çorabatır, sektörün ağır bir borçlulukve banka kredisi yükü altında olduğunu savundu.</p>

<p>2026 yılının ilk sekiz ayında konaklama sektörünün toplam cirosunun yüzde 7 artışla 12,6 milyar dolara ulaştığını,otellerin banka kredi stokunun ise yıllık yüzde 29,1 artarak 14,1 milyar dolara yükseldiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Gamze Akkuş İlgezdi: “Yola bütçe var, sanata yok”</strong></h3>

<p>CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi de Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesini eleştirdi.</p>

<p>Bakanlığın sanat ve sanatçıya yeterli kaynak ayırmadığını savunan İlgezdi, kurumsal halkla ilişkiler ve tanıtımbütçesinin 1,5 milyon liradan 67 milyon liraya çıkarılmasını eleştirdi.</p>

<p>İlgezdi, “Kendi vitrinini parlatmaya bütçe var, ama sanata ve sanatçıya yok” dedi.</p>

<p>Bakanlığın bütçe sunumlarında kültür ve sanat politikalarının yeterince yer bulmadığını belirten İlgezdi, kitap,kütüphane, opera, tiyatro ve sinema gibi alanlara ilişkin hedeflerin açıklanmadığını ifade etti.</p>

<p>Yolluk harcamalarına da dikkat çeken İlgezdi, 2025 yılında 177 milyon lirayı aşan harcama yapıldığını, 2026yılının ilk yarısında ise bu rakamın 160 milyon lirayı geçtiğini söyledi.</p>

<p>2027 yılı için yolluk kalemine 222 milyon lira ödenek talep edildiğini belirten İlgezdi, sanatçıların ve sanat kurumlarınınyaşadığı bütçe sorunlarını gündeme taşıdı.</p>

<h3><strong>Lütfü Türkkan’dan turizm bütçesine eleştiri</strong></h3>

<p>İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesi için yaklaşık 95milyar lira öngörüldüğünü belirtti.</p>

<p>Bütçenin bir önceki yılın başlangıç ödeneğine göre yüzde 35,9 arttığını ifade eden Türkkan, Turizmin Geliştirilmesiprogramındaki artışın yüzde 13,6, Millî Kültür programındaki artışın ise yüzde 47,1 olduğunu söyledi.</p>

<p>Turizm yatırımlarına ayrılan kaynağın yetersiz olduğunu savunan Türkkan, doğrudan turizm sektörüne ayrılanyatırım tahsisinin 329 milyon 800 bin lira olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkkan, turizmden yüksek gelir bekleyen Türkiye'nin yatırım önceliklerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tanıtım harcamalarının hangi ülkelerde ne kadar ziyaretçi artışı sağladığının açıklanmasını istedi.</p>

<h3><strong>Mehmet Karaman’dan RTÜK ve dijital içerik uyarısı</strong></h3>

<p>YENİ YOL Samsun Milletvekili Mehmet Karaman ise komisyon toplantısında kültür politikaları, televizyonyayınları ve dijital platformlardaki içeriklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Çocukların televizyon, dijital platform ve sosyal medyada karşılaştığı içeriklerin önemine dikkat çeken Karaman, aile,merhamet, sorumluluk, dürüstlük ve dayanışma gibi değerleri işleyen yapımların desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>RTÜK'ün yalnızca ihlal gerçekleştikten sonra ceza veren bir kurum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Karaman, çocukların korunması ve dijital yayın ortamlarının denetlenmesi konusunda daha etkin biryaklaşım sergilenmesini istedi.</p>

<p>Özellikle sabah kuşağı programlarını eleştiren Karaman, bu yayınların aile yapısını ve mahremiyet anlayışınıolumsuz etkilediğini öne sürdü.</p>

<p>RTÜK verilerine göre 2024 yılında İletişim Merkezi'ne 31 bin 538 başvuru yapıldığını hatırlatan Karaman, başvurularınyaklaşık üçte birinin genel ahlak, manevi değerler ve ailenin korunmasıyla ilgili olduğunu belirterekdenetim mekanizmalarının etkinliğini sorguladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-partili-uzdan-bakan-ersoya-kartalkaya-cikisi-istifa-erdemdir</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ekran-resmi-2026-11-06-163035.png" type="image/jpeg" length="89618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR Gençlik Programı asil ve yedek aday listesi yayımlandı: İŞKUR Gençlik Programı kura sonuçlarına nasıl bakılır?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-asil-ve-yedek-aday-listesi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-asil-ve-yedek-aday-listesi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 eğitim öğretim yılı İŞKUR Gençlik Programı kapsamında noter kurasıyla belirlenen adayların listeleri üniversiteler tarafından duyurulmaya başladı. Bazı yükseköğretim kurumları asil ve yedek adayların yanı sıra evrak teslim tarihlerini de açıkladı. Ancak bütün üniversitelerin sonuçlarını gösteren ortak bir sorgulama ekranı bulunmuyor. Peki, hangi üniversitelerde sonuçlar yayımlandı ve öğrenciler kura sonuçlarına nereden ulaşabilir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İŞKUR Gençlik Programı 2026-2027 dönemi kura sonuçları üniversitelerin resmi internet sitelerinde yayımlanmaya başladı.</strong> Noter huzurunda gerçekleştirilen çekilişlerin ardından asil ve yedek aday listelerini erişime açan yükseköğretim kurumları, programa katılmaya hak kazanan öğrenciler için belge teslim ve değerlendirme süreçlerini de duyuruyor.</p>

<p>Üniversite öğrencilerine eğitim hayatları devam ederken çalışma deneyimi ve gelir elde etme olanağı sunan programda sonuçların açıklanması tek bir takvim üzerinden yürütülmüyor. Bu nedenle başvuru yapan öğrencilerin kendi üniversitelerinin Sağlık, Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanlığı duyurularını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>İŞKUR Gençlik Programı sonuçları açıklandı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için gerçekleştirilen noter kurası tamamlanan üniversitelerde sonuç duyuruları yayımlanmaya başladı. Açıklanan listelerde programa katılmak üzere belirlenen asil adaylar ile asil listedeki öğrencilerin şartları karşılamaması veya haklarından vazgeçmesi durumunda değerlendirilebilecek yedek adaylar yer alıyor.</p>

<p>Sonuçların açıklanma tarihi üniversitelerin kura takvimine göre değişiyor. Bazı kurumlar ekim ayının son günlerinde listelerini yayımlarken bazı üniversitelerde duyurular kasım ayının ilk haftasında erişime açıldı. Dolayısıyla bir üniversitede sonuçların ilan edilmiş olması, diğer bütün üniversitelerde de sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p><img alt="Iskur 2" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iskur-2.webp" width="750" /></p>

<h3><strong>İŞKUR Gençlik Programı sonuçları hangi üniversitelerde açıklandı?</strong></h3>

<p>6 Kasım 2026 itibarıyla kura sonuçlarını veya aday listelerini duyuran üniversiteler arasında farklı şehirlerden çok sayıda yükseköğretim kurumu bulunuyor. Açıklama yapan kurumların bir bölümü sonuçlarla birlikte evrak teslim sürecine ilişkin takvimi de paylaştı.</p>

<p><strong>Kura sonuçları duyurulan üniversiteler arasında şunlar yer alıyor:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Marmara Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Anadolu Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kütahya Dumlupınar Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Trabzon Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Trakya Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tarsus Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Siirt Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bayburt Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gazi Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kocaeli Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ege Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sakarya Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erciyes Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aksaray Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çukurova Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eskişehir Teknik Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erzurum Teknik Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bartın Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Amasya Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bingöl Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çankırı Karatekin Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gümüşhane Üniversitesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Üniversitelerin duyuruları farklı tarihlerde yayımlandığı ve sonuç listeleri kurumların kendi sistemlerinde paylaşıldığı için bu listeye ilişkin güncellemelerin resmi açıklamalar üzerinden takip edilmesi gerekiyor. Bazı üniversitelerde kura sonuçlarının ardından belge kontrolü devam ederken bazı kurumlarda adayların evraklarını teslim etme süreci de başladı.</p>

<p><img alt="Iskur-8" class="detail-photo img-fluid" height="418" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iskur-8.webp" width="750" /></p>

<h3><strong>İŞKUR Gençlik Programı sonuç sorgulama nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>İŞKUR Gençlik Programı kura sonucunu öğrenmek isteyen öğrencilerin başvuru yaptıkları üniversitenin resmi internet sitesine girmesi gerekiyor. Üniversitelerin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları tarafından yayımlanan duyurularda genellikle asil ve yedek aday listelerine erişim bağlantıları bulunuyor.</p>

<p>Sonuç sorgulama işlemi için şu adımlar izlenebilir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Başvuru yapılan üniversitenin resmi internet sitesine girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı sayfasını veya üniversitenin duyurular bölümünü açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2026-2027 İŞKUR Gençlik Programı kura sonuçları başlıklı duyuruyu bulun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Duyuruda paylaşılan asil veya yedek aday listesi bağlantısını açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Listede adınızın bulunup bulunmadığını kontrol edin.</p>
 </li>
</ol>

<p>Üniversitelerin sonuçları farklı sayfalarda ve dosya formatlarında yayımlayabilmesi nedeniyle adayların yalnızca sosyal medya paylaşımlarına dayanarak işlem yapmaması, üniversitenin resmi duyurusundaki bağlantıları kullanması önem taşıyor.</p>

<p><strong>İŞKUR Gençlik Programı için bütün üniversitelerin sonuçlarını bir arada gösteren merkezi bir kura sorgulama ekranı bulunmuyor.</strong> Bu nedenle öğrencilerin başvuru yaptıkları yükseköğretim kurumunun ilanını esas alması gerekiyor.</p>

<p><img alt="İşkur'un Dabi̇s Uygulamasından 353 Bin Kişi Faydalandı" class="detail-photo img-fluid" height="604" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iskurun-dabis-uygulamasindan-353-bin-kisi-faydalandi.png" width="1090" /></p>

<h3><strong>İŞKUR Gençlik Programı asil ve yedek liste ne anlama geliyor?</strong></h3>

<p>Kura sonucunda asil listede yer alan öğrenciler, program kapsamında katılımcı olarak değerlendirilmek üzere ilk sırada belirlenen adaylar oluyor. Ancak asil listede bulunmak, çalışma sürecinin bütün işlemlerinin tamamlandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Üniversiteler, asil adaylardan belirlenen tarihler arasında çeşitli belgeler talep edebiliyor. Öğrencilik durumunun ve programın katılım koşullarının kontrol edilmesinin ardından süreci tamamlayan adayların programa katılım işlemleri yürütülüyor.</p>

<p>Yedek listede bulunan öğrenciler ise asil adaylardan gerekli şartları karşılamayan, süresi içinde evrak teslim etmeyen veya programa katılmaktan vazgeçenlerin yerine değerlendirilebiliyor. Yedek adayların hangi sırayla ve ne zaman çağrılacağına ilişkin bilgilendirme ilgili üniversite tarafından yapılıyor.</p>

<p><img alt="İŞKUR'dan engelli ve eski hükümlü projelerine 187,4 milyon liralık yeni destek-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/thumbs-b-c-58eb3a483f8a89b2fd7d0bf39d2b87f5.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Kura sonuçlarının ardından hangi belgeler isteniyor?</strong></h3>

<p>Asil listede yer alan öğrencilerin tamamlaması gereken belgeler ve teslim yöntemi üniversitelere göre değişebiliyor. Üniversitelerin duyurularında öğrenci belgesi, kimlik fotokopisi, ikametgâh belgesi, adli sicil kaydı ve SGK kayıtlarına ilişkin belgeler gibi evraklar istenebiliyor. Bazı kurumlar aynı hanede yaşayan kişilerin gelir durumunu gösteren belgeleri ve öğrencinin ders programını da talep edebiliyor.</p>

<p>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, 2026-2027 dönemi için noter kurasının ardından 1.278 asil ve 4.100 yedek aday belirlediğini duyurdu. Üniversitenin açıklamasına göre asil adayların evrak yükleme işlemleri 28 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi; belgelerin değerlendirilmesi ise 2-6 Kasım tarihleri için planlandı.</p>

<p>Ankara Üniversitesi de program kapsamında 3.776 kişilik kontenjan için kura çekimi yaptığını ve sonuçları yerleşke bazında yayımladığını açıkladı. Üniversite, gerekli belgelerin eksiksiz yüklenmemesi veya katılım şartlarının karşılanmaması durumunda yedek listedeki adayların değerlendirilebileceğini bildirdi.</p>

<p>Bu örnekler, kura listesinde yer alan adayların üniversitelerinin sonraki duyurularını da takip etmesi gerektiğini gösteriyor. Evrakların teslim tarihi, istenen belgeler ve başvuru yöntemi her kurumun ilanında ayrı ayrı belirtiliyor.</p>

<p><strong>İŞKUR Gençlik Programı sonuçlarını bekleyen öğrencilerin, asil veya yedek durumlarını öğrenmek için başvuru yaptıkları üniversitenin resmi duyurularını kontrol etmesi gerekiyor.</strong> Asil listede yer alan adayların ise yalnızca kura sonucuna bakmakla yetinmeyip belge teslim takvimini ve sonraki değerlendirme aşamalarını da takip etmesi önem taşıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iskur-genclik-programi-asil-ve-yedek-aday-listesi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iskur-3.webp" type="image/jpeg" length="30341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gelinim Mutfakta 6 Kasım puan durumu: 10 bileziği kim kazandı, kim elendi? Tuğba, Cemile, Öykü ve Yeşim kaç puan aldı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-6-kasim-puan-durumu-10-bilezigi-kim-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-6-kasim-puan-durumu-10-bilezigi-kim-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelinim Mutfakta'da 6 Kasım 2026 Cuma günü haftanın final heyecanı yaşanıyor. Tuğba, Cemile, Öykü ve Yeşim, 10 altın bilezik ödülünü kazanmak için son kez mutfağa girerken gözler günün puanlamasına çevrildi. Final öncesinde 65 puanla lider olan Tuğba, rakiplerine karşı avantajlı durumda bulunuyor. Peki son günün puanları haftalık sıralamayı değiştirdi mi, çeyrek altını kim kazandı ve yarışmaya veda eden isim belli oldu mu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanal D'nin yarışma programı Gelinim Mutfakta'da 6 Kasım 2026 Cuma günü haftanın final bölümü yayınlanıyor. Aslı Hünel'in sunumuyla ekrana gelen yarışmada Tuğba, Cemile, Öykü ve Yeşim, haftanın son gününde hem günlük çeyrek altın hem de 10 altın bilezik ödülü için mücadele ediyor.</p>

<p>Haftanın finali öncesinde açıklanan puanlara göre Tuğba 65 puanla ilk sırada bulunuyor. Cemile 58, Öykü 57 ve Yeşim 55 puanla lideri takip ediyor. Son günün değerlendirmeleriyle birlikte haftalık sıralama, bilezik ödülünün sahibi ve eleme sonucu netleşecek.</p>

<p>Kanal D'nin resmî bölüm sayfasında 1945. bölüm fragmanı yer alırken tam bölüm henüz listelenmedi.</p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta bugün kim birinci oldu, çeyrek altını kim kazandı?</strong></h3>

<p>Gelinim Mutfakta'nın 6 Kasım Cuma günü yayınlanan haftanın finalinde günün birincisi, kayınvalidelerin ve sunucu Aslı Hünel'in puanlamasının ardından belirlenecek. Günün en yüksek puanını alan yarışmacı çeyrek altının sahibi olacak.</p>

<p>Ancak final gününe ait kesin puanlar henüz doğrulanmadığı için çeyrek altını kazanan gelinin ismini açıklamak mümkün değil. Yarışmanın 1945. bölümündeki puanlama tamamlandığında günlük sıralama da belli olacak.</p>

<h3><strong>6 Kasım Gelinim Mutfakta haftalık puan durumu</strong></h3>

<p>Haftanın finali öncesinde 2-5 Kasım tarihleri arasında yarışmacıların topladığı puanlar belli oldu. Dört günlük değerlendirmede Tuğba 65 puanla ilk sırada yer aldı. Cemile 58 puanla ikinci, Öykü 57 puanla üçüncü, Yeşim ise 55 puanla dördüncü sıraya yerleşti.</p>

<p>5 Kasım Perşembe günü sonrasında oluşan haftalık toplam puanlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tuğba:</strong> 65 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cemile:</strong> 58 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öykü:</strong> 57 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeşim:</strong> 55 puan</p>
 </li>
</ul>

<p>Tuğba ile ikinci sıradaki Cemile arasında 7 puan fark bulunuyor. Cemile ile Öykü arasındaki fark 1 puanken Öykü, Yeşim'in yalnızca 2 puan önünde. Bu nedenle final gününde alınacak puanlar, özellikle alt sıralardaki sıralamayı değiştirebilecek.</p>

<p><img alt="gelinim mutfakta" class="detail-photo img-fluid" height="1056" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-21-161627.png" width="1114" /></p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 10 altın bileziği kim kazandı?</strong></h3>

<p>Yarışmanın haftalık büyük ödülü olan 10 altın bileziğin sahibi, beş günlük toplam puanların kesinleşmesiyle belli olacak. Final öncesinde 65 puanla lider durumda bulunan Tuğba, ödül yarışında avantajlı konumda.</p>

<p>Cemile, Öykü ve Yeşim'in son gün alacağı puanlar da haftalık toplama eklenecek. Bu nedenle yalnızca dört günlük sıralamaya bakarak 10 bileziğin sahibini kesinleştirmek mümkün değil.</p>

<p>6 Kasım saat 15.26 itibarıyla haftanın birincisi ve bilezik ödülünü kazanan yarışmacı hakkında doğrulanmış sonuç bulunmuyor.</p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta bugün kim elendi?</strong></h3>

<p>6 Kasım Cuma günü yapılacak haftalık finalde yarışmaya veda edecek isim de son puanlamanın ardından belirlenecek. Final öncesinde 55 puanla son sırada bulunan Yeşim, diğer yarışmacıların gerisinde yer alıyor.</p>

<p>Ancak eleme kararı, cuma günü alınan puanların haftalık toplama eklenmesiyle ortaya çıkacak. Bu nedenle Yeşim'in final öncesindeki son sırada bulunması, yarışmaya kesin olarak veda ettiği anlamına gelmiyor.</p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 2-5 Kasım günlük puanları</strong></h3>

<p>Haftanın ilk dört gününde yarışmacıların aldığı puanlar, cuma finali öncesindeki sıralamayı oluşturdu. Günlük puan dağılımı şöyle:</p>

<p><strong>2 Kasım Pazartesi</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Tuğba: 17 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öykü: 15 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cemile: 13 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeşim: 12 puan</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>3 Kasım Salı</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Yeşim: 19 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tuğba: 18 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öykü: 14 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cemile: 8 puan</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>4 Kasım Çarşamba</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Tuğba: 18 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cemile: 16 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öykü: 16 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeşim: 10 puan</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>5 Kasım Perşembe</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Cemile: 21 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeşim: 14 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tuğba: 12 puan</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öykü: 12 puan</p>
 </li>
</ul>

<p>Haftanın ilk dört gününde Tuğba iki kez, Yeşim ve Cemile ise birer kez günlük birincilik elde etti. Perşembe günü 21 puan alan Cemile, haftalık toplamını 58'e yükselterek ikinci sıraya çıktı.</p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 6 Kasım final sonuçları ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>Gelinim Mutfakta'nın 1945. bölümünde yapılacak son puanlamanın ardından günlük birincilik, haftalık sıralama, 10 altın bileziğin sahibi ve eleme sonucu açıklanacak. Sonuçların kesinleşmesiyle birlikte yarışmacıların beş günlük toplam puanları da netleşecek.</p>

<p>Güncel sonuçlar için Kanal D'nin resmî Gelinim Mutfakta bölüm ve duyuru sayfası takip edilebilir.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-6-kasim-puan-durumu-10-bilezigi-kim-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-21-161607.png" type="image/jpeg" length="38152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ile Fransa fotoğrafın ortak dilinde buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ile-fransa-fotografin-ortak-dilinde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ile-fransa-fotografin-ortak-dilinde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fotoğrafın icadının 200’üncü yılı vesilesiyle hazırlanan ‘Bir Bakıştan Diğerine’ sergisi, Ankara’da Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezinde ziyarete açıldı. Fransız Kültür Merkezinin Çankaya Belediyesi iş birliğiyle düzenlediği sergi, Türkiye ile Fransa arasındaki kültürel ilişkileri fotoğraf üzerinden ele alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Serginin açılışına Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Ankara Fransız Kültür Merkezi Müdürü Pascale Boeglin-Rodier ve İstanbul Fransız Kültür Merkezi Müdürü Valentin Rodriguez ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="Fransa Sergi (2)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1013" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/fransa-sergi-2-1.webp" width="1200" /></p>

<h2><strong>Fotoğrafa dört farklı bakış</strong></h2>

<p>Dört bölümden oluşan sergi, arşiv fotoğraflarını, genç fotoğrafçıların çalışmalarını, fotoğraf kitaplarını ve bir video yerleştirmesini bir araya getiriyor. Ara Güler ile Jean Dieuzaide’in çalışmalarına ayrılan bölüm, 1950 ve 1960’ların Türkiye’sine iki fotoğrafçının gözünden bakıyor. İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan kareler, dönemin gündelik yaşamını ve toplumsal değişimini yansıtıyor. Dieuzaide, 1955’te bir kitap için fotoğraf çekmeye geldiği Türkiye’de yaklaşık üç ay geçirdi. Ankara’nın da durakları arasında yer aldığı bu yolculukta çektiği ‘La Chevauchée’ adlı at fotoğrafıyla aynı yıl Niépce Ödülü’nün ilk sahibi oldu. İki fotoğrafçının ortak noktalarından biri de Salvador Dalí’yi fotoğraflamış olmaları.</p>

<p><img alt="Fransa Sergi (7) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/fransa-sergi-7-1.webp" width="1280" />‘Beden Halleri – ENSP Félicités 2026’ bölümünde Arles Ulusal Fotoğraf Yüksekokulunun sekiz genç mezununun çalışmaları yer alıyor. Eserler, bedenin toplumsal, kültürel ve duyusal boyutlarını araştırıyor. ‘Bakıştan Sayfaya – France PhotoBook’ bölümü ise fotoğraf kitabını bir sanat eseri olarak ele alıyor ve tasarım ile baskının görsel anlatıyı nasıl biçimlendirdiğine odaklanıyor. France PhotoBook, Fransa genelinde yaklaşık 30 bağımsız yayınevini bir araya getiriyor.</p>

<p>Fransız görsel sanatçı Julie Chaffort ile dansçılar Banu Açıkdeniz, Chiara Giorda ve Su Güneş Mıhladız’ın ortak çalışması ‘Suya Yazmak’, üç eş zamanlı filmden oluşuyor. İstanbul Boğazı, Şerefiye Sarnıcı ve Sarıyer Büyük Bent’te çekilen video yerleştirmesi, beden, su ve geçicilik arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Filmlerde İstanbul Boğazı’nda teknelerde çekilen dans sahneleri de yer alıyor.</p>

<p><img alt="Fransa Sergi (6)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/fransa-sergi-6.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Dumont: Kültür toplumsal bağları güçlendiriyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Açılışta konuşan Dumont, serginin iki ülke arasındaki sanat ilişkilerinin zenginliğini ortaya koyduğunu belirterek Çankaya Belediyesiyle yıllardır süren iş birliğine değindi ve yerel yönetimlerin, kültür gruplarının, derneklerin ve sanatçıların ortak çalışmalarının kültürel yaşamı zenginleştirdiğini ifade etti. Kültürün özgürlük, diyalog ve çeşitlilik temelinde toplumsal bağları güçlendirdiğini vurgulayarak Fransa’nın yerel ortaklarıyla birlikte herkesin erişebildiği bir kültürel yaşamı desteklemeye önem verdiğini de dile getirdi.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Fransa Sergi (5)-1" class="detail-photo img-fluid" height="885" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/fransa-sergi-5-1.webp" width="1280" /></p>

<p dir="ltr">Serginin, Fransa Kültür Bakanlığının desteklediği 200’üncü yıl programı kapsamında düzenlendiğini aktaran Dumont, Fransız mucit Nicéphore Niépce’in 19’uncu yüzyılın başında Burgonya’da yaptığı ilk deneyleri hatırlatarak fotoğrafın sınırları aşıp insanları bir araya getirdiğini, kültürleri yakınlaştırdığını ve serginin bu ortak dili görünür kıldığını vurguladı.</p>

<p>Sergi, 3 Aralık’a kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ile-fransa-fotografin-ortak-dilinde-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/fransa-sergi-4.webp" type="image/jpeg" length="11256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UKMTO: Hürmüz Boğazı'nda tankerde patlama meydana geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukmto-hurmuz-bogazinda-tankerde-patlama-meydana-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukmto-hurmuz-bogazinda-tankerde-patlama-meydana-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapmaya çalışan bir tankerde, Umman'ın Hasab kenti açıklarında patlama meydana geldi. UKMTO, tankerin seyrine devam ettiğini ve olayla ilgili soruşturma yürütüldüğünü bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO)</strong>, Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapmaya çalışan bir tankerde patlama meydana geldiğini açıkladı. Umman'ın Hasab kentinin 16 deniz mili doğusunda gerçekleşen olayın ardından geminin seyrini sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>UKMTO tarafından yapılan açıklamada, patlamanın tankerin iskele tarafında, su seviyesine yakın bir noktada meydana geldiği aktarıldı. Patlamanın nedenine ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<h2><strong>Tankerdeki patlamanın nedeni araştırılıyor</strong></h2>

<p>Açıklamada, olayda herhangi bir can kaybının yaşanmadığı ve denizde çevre kirliliği oluşmadığı kaydedildi. Patlamanın ardından tankerin yoluna devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Yetkililerin olayın nedenini belirlemek amacıyla soruşturma yürüttüğü ifade edildi. Patlamanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiği tartışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026'da İran'a yönelik saldırılar başlatmıştı. Saldırılar sırasında küresel petrol ihracatı ve tedarik zincirleri açısından önemli bir geçiş noktası olan <strong>Hürmüz Boğazı </strong>kapatılmıştı.</p>

<p>İran da Körfez ülkelerine ve bölgede "ABD ve İsrail hedefleri" olarak tanımladığı noktalara saldırılar düzenlemişti. Daha sonra taraflar arasında ateşkes sağlanmıştı.</p>

<h3><strong>İslamabad Mutabakatı'nın uygulanması sekteye uğradı</strong></h3>

<p><strong>Washington</strong> ile <strong>Tahran</strong> arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan "<strong>İslamabad Mutabakatı</strong>" kapsamında askeri saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılması için düzenlemelerin başlatılması kararlaştırılmıştı.</p>

<p>Ancak anlaşmanın uygulanması ve boğazdaki seyrüsefer konusunda yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle süreç ilerleyemedi. Temmuz ayında bölgede çatışmalar yeniden başladı.</p>

<p>İran, ABD'nin 8 Temmuz'da saldırılarına tekrar başlamasının ardından 12 Temmuz'da Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını bildirmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukmto-hurmuz-bogazinda-tankerde-patlama-meydana-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ukmto-umman-aciklarinda-seyreden-bir-tankerde-patlama-meydana-geldi.png" type="image/jpeg" length="49648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-gazze-baris-anlasmasi-uygulanmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-gazze-baris-anlasmasi-uygulanmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum 2026'nın açılışında yaptığı konuşmada uluslararası sistemin işleyişini, Gazze'deki gelişmeleri ve Filistinlilere yönelik saldırıları değerlendirdi. Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanmadığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin daha adil ve özgür bir dünya için çabalarını sürdüreceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>, İstanbul Kongre Merkezi'nde, "TRT World Forum 2026 Resmi Açılış Töreni"nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. </p>

<p>Uluslararası kuruluşların <strong>Gazze</strong>'deki gelişmeler karşısındaki tutumunu eleştiren Erdoğan, Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanmadığını belirtti.</p>

<p>Bununla birlikte, Erdoğan, Türkiye'nin daha adil ve özgür bir dünya için çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<h2><strong>"Türkiye olarak yüreğimizi taşın altına koyduk"</strong></h2>

<p><u><strong>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:</strong></u></p>

<p>*Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz.</p>

<p>*En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor.</p>

<p>*Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor.</p>

<p>*Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir.</p>

<p>*Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini herkes anlamalıdır.</p>

<p>*Türkiye söz konusu olduğun aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kağıttan kaplana dönüşüyor.</p>

<p>*Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil bütün bedenimizi, kalbimizi hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız.</p>

<p>*Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.</p>

<p>*Mazlum ve mağdurların sesini ancak kalbinde merhamet adlı bir çınar olanlar duyabilir ve dünyaya duyurabilir.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-gazze-baris-anlasmasi-uygulanmiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Nov 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/cumhurbaskani-erdogan-10.png" type="image/jpeg" length="65502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="45521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="97340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="59327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="21178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="28124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="75881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="83653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="79879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="77708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="62417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="43394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="84832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="23566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="65938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="80056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="37375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="55557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="67288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="42976"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
