<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 15:35:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP İstanbul İl Başkanı Özdemir'den Ertuğrul Özkök'e tepki: "Demokrasiye ağır saygısızlık"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akp-istanbul-il-baskani-ozdemirden-ertugrul-ozkoke-tepki-demokrasiye-agir-saygisizlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akp-istanbul-il-baskani-ozdemirden-ertugrul-ozkoke-tepki-demokrasiye-agir-saygisizlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, hakkında "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla soruşturma başlatılan gazeteci Ertuğrul Özkök'ün açıklamalarına tepki göstererek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı, Franco gibi darbeyle iktidarı ele geçirmiş, millet iradesini yıllarca baskı altında tutmuş bir diktatörle aynı cümlede anmak; demokrasiye, tarihe ve milletimizin iradesine yapılmış ağır bir saygısızlıktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, gazeteci <strong>Ertuğrul Özkök</strong> hakkında "Cumhurbaşkanı'na hakaret" iddiasıyla başlatılan soruşturmanın ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>

<p>Özdemir, Özkök'ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin ifadelerini eleştirerek, Erdoğan'ın İspanya'nın eski lideri Francisco Franco ile aynı cümlede anılmasının demokrasiye ve millet iradesine yönelik ağır bir saygısızlık olduğunu öne sürdü.</p>

<h2><strong>"Erdoğan demokratik meşruiyetini sandıktan aldı"</strong></h2>

<p>Açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi hayatı boyunca demokratik meşruiyetini seçimlerden aldığını belirten Özdemir, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu dönemler geçecek. Ben bir öğrenci olarak İspanya'da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya'da rejim değişti. Bu tür rejimlerin devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka bir insan yok. Uzun süre de olamaz. Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Tamam, 72 yaş daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Ben yaşıyorum bunu. O nedenle herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Vesayet dönemlerini özleyenler"</strong></h3>

<p>Türkiye'de vesayet dönemlerini özleyenlerin bugün de aynı anlayışla hareket ettiğini ileri süren Özdemir, milletin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin geçmişte olduğu gibi bugün de karşılık bulmayacağını söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı, Franco gibi darbeyle iktidarı ele geçirmiş, millet iradesini yıllarca baskı altında tutmuş bir diktatörle aynı cümlede anmak; demokrasiye, tarihe ve milletimizin iradesine yapılmış ağır bir saygısızlıktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatının her döneminde milletimizin hür iradesiyle yapılan seçimlerden zaferle çıkmış, demokratik meşruiyetini daima sandıktan almış bir liderdir. Türkiye'de vesayet dönemlerini özleyenler, milletin kararını hiçbir zaman yeterli görmeyenler bugün de aynı zihniyetle konuşmaktadır. Sandıkta kazanamadıklarını, milletimizin tercihlerini itibarsızlaştırarak telafi etmeye çalışan bu anlayışın geçmişte de karşılığı olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Demokrasi ile diktatörlüğü birbirinden ayıramayacak kadar savrulmuş bir söylem; ne Türkiye'ye ne demokrasimize ne de siyasete katkı sağlar. Aksine, milletimizin defalarca sandıkta ortaya koyduğu iradeyi hedef alan vesayetçi anlayışın dışavurumundan ibarettir. Biz, milletimizin iradesine sonuna kadar güveniyoruz. Dün olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde demokrasiyi, milli iradeyi ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir YouTube programında kullandığı ifadeler nedeniyle "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatmıştı. Özkök, programda İspanya'daki Franco dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve Türkiye'deki siyasi sürece ilişkin görüşlerini paylaşmıştı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akp-istanbul-il-baskani-ozdemirden-ertugrul-ozkoke-tepki-demokrasiye-agir-saygisizlik</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f910ec72-7469-4332-b2fb-1db20e862a98.webp" type="image/jpeg" length="62598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gıda zehirlenmesinden korunmak için nelere dikkat edilmeli?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gida-zehirlenmesi-yaz-aylarinda-neden-artiyor-sicakliklarla-birlikte-risk-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gida-zehirlenmesi-yaz-aylarinda-neden-artiyor-sicakliklarla-birlikte-risk-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte gıda zehirlenmesi riski de yükseliyor. Yüksek sıcaklıkların gıdalarda bozulma sürecini hızlandırması, doğru saklama ve hijyen koşullarının önemini artırıyor. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, 24 Saat Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, gıda güvenliği konusunda dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Toprak, soğuk zincirin korunması, hijyen kurallarına uyulması ve doğru saklama koşullarının önemini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gıda zehirlenmeleri</strong>, zararlı mikroorganizmaların, toksinlerin veya kimyasal maddelerin tüketilen gıdalar yoluyla vücuda alınması sonucu ortaya çıkan sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte gıdaların bozulma süreci hızlanırken, uygun saklama ve hazırlama koşullarına dikkat edilmemesi zehirlenme vakalarının görülme riskini artırıyor.</p>

<h2><strong>Sıcak havalarda gıda riski artıyor</strong></h2>

<p>Bakteriler, virüsler ve bazı parazitler gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, hazırlanması veya pişirilmemesi durumunda hızla çoğalabiliyor.</p>

<p>Özellikle sıcak havalarda mikroorganizmaların üreme hızının artması, gıda kaynaklı hastalıkların görülme riskini yükseltiyor. Açıkta bırakılan ürünler, soğuk zincirin bozulması ve hijyen kurallarına uyulmaması da <strong>gıda güvenliği </strong>açısından önemli riskler oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Gıda güvenliğinde hijyen uyarısı</strong></h3>

<p>Gıda zehirlenmelerinden korunmada en önemli unsurların başında hijyen kurallarına dikkat etmek, gıdaları uygun sıcaklıklarda muhafaza etmek ve çiğ ürünlerle pişmiş ürünleri birbirinden ayırmak geliyor.</p>

<p>Et, tavuk, balık ve süt ürünleri gibi bozulmaya daha yatkın gıdaların soğuk zincirinin korunması, bakteri oluşumunun önüne geçilmesi açısından önem taşıyor. Evlerde yapılan küçük ihmaller de gıda güvenliği açısından ciddi risklere yol açabiliyor.</p>

<p>Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte gıda güvenliği riskleri de yeniden gündeme geliyor. <strong>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak,</strong> yüksek sıcaklıkların mikroorganizmaların çoğalmasını hızlandırdığını belirterek, gıda zehirlenmelerine karşı soğuk zincirin korunması, hijyen kurallarına uyulması ve doğru saklama koşullarının sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Uğur Toprak-3" class="detail-photo img-fluid" height="1482" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ugur-toprak-3.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>Yaz aylarında artan sıcaklıklar gıda güvenliğini etkiliyor</strong></h3>

<p>TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Uğur Toprak</strong>, yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte mikroorganizmaların çoğalma hızının katlanarak arttığını belirtti. Özellikle 5–65°C aralığının "tehlikeli sıcaklık aralığı" olduğuna dikkat çeken Toprak, "Bu sıcaklık aralığında bakteriler çok hızlı ürer" dedi.</p>

<p>Soğuk zincirin kırılması, açıkta satışların artması, su hijyenindeki sorunlar ve denetim eksikliklerinin de gıda zehirlenmelerini artırdığını ifade eden Toprak, "Bu tablo, sadece bireysel değil kamusal bir gıda güvenliği sorunudur" diye konuştu.</p>

<p><strong>Gıda </strong>zehirlenmelerinin ilk belirtilerinin bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, ateş ve halsizlik olduğunu söyleyen Toprak, 24 saatten uzun süren kusma veya ishal, kanlı ishal, yüksek ateş ile çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. Toprak, "Gıda zehirlenmeleri basit bir mide rahatsızlığı değildir, ölümcül sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toprak, tavuk, et, balık ve süt ürünlerinin yüksek protein ve su içeriğine sahip olmaları nedeniyle bozulmaya çok hassas olduğunu, ayrıca soğuk zincire bağımlı ürünler arasında yer aldığını belirtti. Özellikle Salmonella, Listeria ve E. coli gibi patojenlerin bu ürünlerde hızla çoğalabildiğini ifade eden Toprak, "Burada sorun gıdanın kendisi değil, üretimden tüketime kadar olan zincirin yönetilememesidir" dedi.</p>

<p><img alt="Gıda Zehirlenmesi3" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gida-zehirlenmesi3.jpg" width="1224" /></p>

<h3><strong>“Küçük ihmal, büyük risk doğurur”</strong></h3>

<p>Evlerde en sık yapılan hataların pişmiş yemeği uzun süre dışarıda bekletmek, çiğ ve pişmiş gıdaları aynı yerde bulundurmak, yetersiz pişirme, tekrar ısıtmada yapılan hatalar, buzdolabını aşırı doldurmak ile el ve yüzey hijyenine dikkat etmemek olduğunu aktaran Toprak, "Gıda güvenliği 'alışkanlık' meselesidir. Küçük ihmal, büyük risk doğurur" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Çapraz bulaşmanın genel olarak çiğ gıdalardaki mikroorganizmaların diğer gıdalara taşınması anlamına geldiğini belirten Toprak, bunun önlenmesi için çiğ et ve sebzeler için ayrı kesme tahtaları ile bıçaklar kullanılması, bıçakların her kullanım sonrası yıkanması, çiğ ürünlerin alt raflarda saklanması ve ellerin sık sık yıkanması gerektiğini söyledi. Toprak, "Bu konu, evlerde en çok ihmal edilen ama en kritik risklerden biridir" dedi.</p>

<h3><strong>Açıkta satılan gıdalarda hijyen koşulları belirleyici oluyor</strong></h3>

<p>Toprak, açıkta ve güneş altında bekleyen ürünlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, soğuk ürünlerin soğuk, sıcak ürünlerin ise sıcak tutulmasının önemine dikkat çekti. Satıcının hijyen koşullarının gözlemlenmesi ve ambalajsız, kontrolsüz ürünlerden uzak durulması gerektiğini ifade eden Toprak, "Denetimsiz gıda = potansiyel risk demektir" diye konuştu.</p>

<p>Toprak, "Kokmuyorsa bozulmamıştır", "Ev yapımıysa güvenlidir", "Yüksek ateşte her şey temizlenir" ve "Sirke/limon mikrobu yok eder" gibi yaygın inanışların doğru olmadığını söyledi. Toprak, “Gıda güvenliği bilimsel bir alandır. Kulaktan dolma bilgiler halk sağlığını tehdit eder" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında en fazla 2 saat bekletilmesi gerektiğini belirten Toprak, yaz aylarında bu sürenin daha da kısalabileceğini ifade etti. Bekleme süresinin uzamasıyla birlikte bakteri sayısının hızla arttığını ve toksin oluşabileceğini kaydeden Toprak, "Bu durumda ısıtmak çözüm olmaz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gıda Zehirlenmesi Denetim 2" class="detail-photo img-fluid" height="1236" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-03-102946.png" width="2028" /></p>

<p>Yaz aylarında güvenli gıda tüketimi için soğuk zincirin korunması, pişmiş gıdaların bekletilmemesi, çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayrılması, ellerin sık sık yıkanması, güvenilir yerlerden alışveriş yapılması ve şüphe duyulan gıdaların tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Toprak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Gıda güvenliği bireyin değil, kamunun sorumluluğudur. Denetim mekanizmaları güçlendirilmeden kalıcı çözüm mümkün değildir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şilan Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gida-zehirlenmesi-yaz-aylarinda-neden-artiyor-sicakliklarla-birlikte-risk-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gida-zehirlenmesi-denetim.png" type="image/jpeg" length="66013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere'de siber güvenlik ihlali: 100 binden fazla polisin bilgileri sızdırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-siber-guvenlik-ihlali-100-binden-fazla-polisin-bilgileri-sizdirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-siber-guvenlik-ihlali-100-binden-fazla-polisin-bilgileri-sizdirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de bazı devlet kurumlarını hedef alan siber saldırıda polis bilgileri ele geçirildi. 100 binden fazla polise ait kişisel verilerin dark web forumlarında paylaşıldığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İngiltere</strong>'de bazı kamu kurumlarına yönelik gerçekleştirilen siber saldırı sonucunda çok sayıda güvenlik personeline ait kişisel bilgilerin ele geçirildiği bildirildi. Saldırganların, devlet kurumlarına ait veri tabanlarına erişerek 100 binden fazla polisin bilgilerini dark web platformlarında yayımladığı bildirildi.</p>

<p>İngiliz basınında yer alan haberlere göre, siber saldırının <strong>Savunma Bakanlığı</strong>, <strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, <strong>İngiltere Ulusal Suç Ajans</strong>ı (NCA) ve <strong>İngiltere Kraliyet Savcılık Hizmetleri</strong>ni (CPS) kapsadığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Polis bilgileri dark web forumlarına taşındı</strong></h2>

<p>Saldırganların, İngiltere ve Galler'deki polis birimlerinin hukuki destek süreçlerinde kullandığı Ulusal Polis Hukuk Veri Tabanı'na (PNLD) da erişim sağladığı ifade edildi.</p>

<p>Ele geçirilen veriler arasında polislerin isimleri, iletişim bilgileri ve görev yaptıkları bölgelere ilişkin bilgilerin bulunduğu kaydedildi. Söz konusu verilerin bazı dark web forumlarında paylaşıldığı öğrenildi.</p>

<h3><strong>Saldırının arkasındaki siber suç grubu araştırılıyor</strong></h3>

<p>İngiliz yetkilileri, saldırının arkasında "ExfilSquad" isimli siber suç grubunun bulunabileceği iddia edildi.</p>

<p>Siber saldırının kapsamı ve ele geçirilen verilerin tamamına ilişkin incelemelerin sürdüğü aktarılırken, güvenlik birimlerinin olayla ilgili çalışmalarına devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>İngiltere'de kamu kurumları hedef alındı</strong></h3>

<p>İngiltere'de son dönemde kamu kurumlarına yönelik siber saldırılar gündeme gelmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>29 Temmuz'da Eğitim Bakanlığına yönelik düzenlenen başka bir siber saldırıda ise birey ve kuruluşlara ait telefon numaraları ile e-posta adresleri başta olmak üzere yaklaşık 607 bin verinin sızdırıldığı açıklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ingilterede-siber-guvenlik-ihlali-100-binden-fazla-polisin-bilgileri-sizdirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ingilterede-siber-saldiri-sonucu-100-binden-fazla-polise-ait-bilgiler-sizdirildi.png" type="image/jpeg" length="64326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran'dan İsrail'e tepki: Gazze saldırıları barış çabalarını sabote ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskani-durandan-israile-tepki-gazze-saldirilari-baris-cabalarini-sabote-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskani-durandan-israile-tepki-gazze-saldirilari-baris-cabalarini-sabote-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail'in Gazze'de sivilleri ve sağlık altyapısını hedef alan saldırılarının ateşkes ve kalıcı barış girişimlerini sabote ettiğini belirtti. Duran, uluslararası topluma daha etkili ve ilkeli bir tutum çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı<strong> Burhanettin Duran,</strong> İsrail'in Gazze'ye yönelik son saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Duran, sivilleri ve sağlık altyapısını hedef alan saldırıların ateşkes ve kalıcı barış yönündeki diplomatik girişimleri bilinçli şekilde sekteye uğrattığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Barış umutlarını hedef alıyor"</strong></h2>

<p>Duran, Gazze'de ateşkes ve kalıcı barış için yürütülen diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde gerçekleşen saldırıların barış çabalarını sabote ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde, İsrail'in sivilleri ve sağlık altyapısını hedef alan son saldırıları, barışa yönelik her türlü çabayı bilinçli şekilde sabote etmektedir."</p>

<h3><strong>"Uluslararası toplum daha etkili tavır almalı"</strong></h3>

<p>Kadınların, çocukların ve sivillerin yaşam hakkını hedef alan saldırıların çatışmayı sona erdirmek yerine krizi derinleştirdiğini savunan Duran, uluslararası topluma çağrıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duran, bölgesel istikrarı tehdit eden politikaların durdurulması için uluslararası toplumun daha etkili ve ilkeli bir tavır sergilemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Türkiye barış çabalarını desteklemeyi sürdürecek"</strong></h3>

<p>Açıklamasında Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumuna da değinen Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası hukukun, insan onurunun ve Filistin halkının meşru haklarının yanında olmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Duran, Türkiye'nin adil ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik tüm diplomatik girişimleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Duran'ın açıklamasının tamamı şöyle: </strong></p>

<blockquote>
<p>"Gazze’de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde, İsrail’in sivilleri ve sağlık altyapısını hedef alan son saldırıları, barışa yönelik her türlü çabayı bilinçli şekilde sabote etmektedir. Kadınların, çocukların ve masum sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar; Netanyahu hükümetinin çatışmayı sona erdirmekten değil, krizi derinleştirmekten yana olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</p>

<p>Bölgesel istikrarı tehdit eden bu saldırgan politikaların durdurulması için uluslararası toplumun daha etkili ve ilkeli bir tavır ortaya koyması kaçınılmazdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye olarak, uluslararası hukukun, insan onurunun ve Filistin halkının meşru haklarının yanında durmaya; adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen tüm çabalara destek vermeye devam edeceğiz."</p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, milletimizin hür iradesiyle sandıkta defalarca göreve getirdiği demokratik bir lider olmasına rağmen, otoriter rejimlerle ya da diktatörlüklerle aynı zeminde değerlendirmeye çalışmak; siyasi eleştiri sınırlarını aşan, demokratik…</p>
— Burhanettin Duran (@burhanduran) <a href="https://x.com/burhanduran/status/2084246788903489548?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskani-durandan-israile-tepki-gazze-saldirilari-baris-cabalarini-sabote-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a0f3a4db-48eb-4074-8b8d-afcdf606a804.png" type="image/jpeg" length="33018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Esnaf kredisi limitleri ne kadar oldu? Esnaf kredisi başvurusu nasıl yapılır? İşletme kredisi ve taşıt kredisi şartları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/esnaf-kredisi-limitleri-ne-kadar-oldu-esnaf-kredisi-basvurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/esnaf-kredisi-limitleri-ne-kadar-oldu-esnaf-kredisi-basvurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esnaf kredisi limitleri 2026 yılında yapılan düzenlemeyle güncellendi mi? İşletme kredisi, iş yeri alım kredisi, taşıt kredisi ve makine-teçhizat kredisi için yeni üst limitler ile vadeler açıklandı. Esnaf kredisi nasıl alınır, başvuru şartları neler, kimler Hazine destekli düşük faizli kredilerden yararlanabiliyor? İşte 2026 yılı güncel kredi limitleri, başvuru süreci ve resmî açıklamalara yansıyan tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın ayrıntılarını paylaştığı düzenleme kapsamında Hazine destekli düşük faizli <strong>esnaf kredisi</strong> uygulamasında yeni limitler yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle birlikte <strong>işletme kredisi</strong>, <strong>iş yeri alım kredisi</strong>, <strong>taşıt alım kredisi</strong> ve <strong>makine-teçhizat kredisi</strong> üst limitleri artırılırken, kredi vadelerine ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Esnaf ve sanatkârların finansmana erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan uygulamada başvuru süreci ve yararlanma şartları da yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Kredi limitlerinin güncellenmesiyle birlikte işletme sermayesi ihtiyacı bulunan, iş yerini büyütmeyi planlayan veya yeni yatırım yapmak isteyen esnaf ve sanatkârlar için kullanılabilecek azami kredi tutarları yükseltildi. Hazine faiz desteği kapsamında kullandırılan kredilere ilişkin işlemler, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) kefaletiyle Halkbank aracılığıyla yürütülmeye devam edecek.</p>

<h2><strong>Esnaf Kredisi Limitleri 2026'da Ne Kadar Oldu?</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte uygulanacak kredi üst limitleri şu şekilde açıklandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İşletme kredisi:</strong> 1 milyon TL'den <strong>1 milyon 500 bin TL'ye</strong> yükseltildi. Azami vade <strong>4 yıl</strong> olarak uygulanacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İş yeri alım kredisi:</strong> 2 milyon 500 bin TL'den <strong>3 milyon 500 bin TL'ye</strong> çıkarıldı. Azami vade <strong>6 yıl</strong> olacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Taşıt alım kredisi:</strong> Üst limit <strong>3 milyon 500 bin TL</strong> olarak belirlendi. Azami vade <strong>5 yıl</strong> olacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Makine ve teçhizat kredisi:</strong> Üst limit <strong>3 milyon 500 bin TL'ye</strong> yükseltildi. Azami vade <strong>5 yıl</strong> olarak uygulanacak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Düzenleme kapsamında kredi türlerine göre belirlenen yeni üst limitler, Hazine destekli düşük faizli kredi programı çerçevesinde uygulanacak.</p>

<p><img alt="Parayı En Çok Neye Harcıyoruz? İşte Türkiye’nin Harcama Haritası!-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>İşletme Kredisi Limiti 1,5 Milyon TL'ye Yükseltildi</strong></h3>

<p>Yapılan güncelleme ile işletme kredisi üst limiti 1 milyon TL'den 1 milyon 500 bin TL'ye çıkarıldı. İşletme kredisi, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması, ticari faaliyetlerin sürdürülmesi ve mal alımlarının finansmanı amacıyla kullanılabiliyor. Kredinin azami vadesi 4 yıl olarak uygulanmaya devam edecek.</p>

<h3><strong>İş Yeri Alım Kredisi İçin Yeni Üst Limit Açıklandı</strong></h3>

<p>İş yerini satın almak veya iş yerini büyütmeye yönelik yatırım yapmak isteyen esnaf ve sanatkârlar için sunulan iş yeri alım kredisinin üst limiti 3 milyon 500 bin TL'ye yükseltildi. Bu kredi türünde geri ödeme süresi azami 6 yıl olarak uygulanacak.</p>

<h3><strong>Taşıt Kredisi ve Makine-Teçhizat Kredisi Limitleri Artırıldı</strong></h3>

<p>Yeni düzenleme kapsamında ticari araç alımlarında kullanılabilecek taşıt kredisi ile üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik makine ve teçhizat kredilerinde de üst limit 3 milyon 500 bin TL olarak belirlendi. Her iki kredi türünde de azami geri ödeme süresi 5 yıl olacak.</p>

<p><img alt="sözleşme anlaşma çalışma" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-169b3e7cf114500e44784b52ae86ca86-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Esnaf Kredisi Başvuru Şartları Neler?</strong></h3>

<p>Hazine destekli düşük faizli esnaf kredilerinden yararlanabilmek için başvuru sahiplerinin ilgili mevzuatta yer alan koşulları sağlaması gerekiyor. Başlıca şartlar şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>En az 6 aydır Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile Esnaf Sicil Kütüğü'ne kayıtlı olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İş yerinin aktif olarak faaliyet göstermesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kredi değerlendirme sürecinde mali yeterliliğin uygun bulunması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Banka veya kooperatif tarafından talep edilmesi hâlinde gerekli teminat ya da kefalet şartlarını yerine getirmek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mevzuat kapsamında Hazine destekli kredi kullanımına engel teşkil eden bir durumun bulunmaması.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru sırasında talep edilecek belgeler, ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Halkbank tarafından başvuru sahibine bildiriliyor.</p>

<h3><strong>Esnaf Kredisi Nasıl Alınır?</strong></h3>

<p>Hazine destekli esnaf kredisi başvurularında izlenen süreç şu adımlardan oluşuyor:</p>

<ol>
 <li>
 <p>İşletmenin kayıtlı olduğu Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifine başvuru yapılması.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kooperatif tarafından başvuru dosyasının ve kredi uygunluğunun değerlendirilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygun bulunan başvuruların Halkbank'a iletilmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Banka tarafından yapılan inceleme sonrasında kredi onay sürecinin tamamlanması ve kredinin kullandırılması.</p>
 </li>
</ol>

<p>Başvuruların sonuçlanma süreci, dosyanın değerlendirilmesi ve banka incelemesine göre değişiklik gösterebiliyor.</p>

<p><img alt="sözleşme anlaşma çalışma" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-0d1e5f1f5f19f1d27d4e64a8bfc923f1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Esnaf Kredisi Kimlere Veriliyor?</strong></h3>

<p>Hazine destekli düşük faizli kredi uygulamasından;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı işletmeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Faaliyetini aktif olarak sürdüren iş yeri sahipleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifine üyeliği bulunan başvuru sahipleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kooperatif ve banka değerlendirmesi sonucunda kredi kullanımı uygun görülen esnaf ve sanatkârlar</p>
 </li>
</ul>

<p>yararlanabiliyor.</p>

<h3><strong>Esnaf Kredisi Faiz Oranları Nasıl Belirleniyor?</strong></h3>

<p>Esnaf kredilerinde uygulanacak faiz oranları, Hazine faiz desteği kapsamında belirleniyor. Kredi türüne ve yürürlükteki uygulamalara göre faiz oranlarında dönemsel güncellemeler yapılabildiği için güncel oranlar, başvuru sırasında ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Halkbank şubelerinden öğrenilebiliyor.</p>

<p><img alt="sözleşme anlaşma çalışma" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-93f65018a1634779fc048adc28ac84cb.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 Esnaf Kredisi Düzenlemesinde Öne Çıkan Değişiklikler</strong></h3>

<p>2026 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte Hazine destekli düşük faizli esnaf kredilerinde üst limitler artırıldı. İşletme kredisi 1 milyon 500 bin TL'ye yükseltilirken, iş yeri alımı, taşıt alımı ve makine-teçhizat yatırımlarına yönelik kredi üst limitleri 3 milyon 500 bin TL olarak güncellendi. Başvurular ise Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla alınmaya, kredi kullandırma işlemleri Halkbank üzerinden yürütülmeye devam edecek. Bu kapsamda kredi kullanmak isteyen esnaf ve sanatkârların başvuru şartlarını sağlaması ve ilgili kooperatifler üzerinden işlemlerini başlatması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/esnaf-kredisi-limitleri-ne-kadar-oldu-esnaf-kredisi-basvurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/iban-dolandiriciligi-ozel-haber-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="23112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY: Günlük toplam sefer sayısı 2 bin 34 ile en yüksek seviyeye çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/thy-gunluk-toplam-sefer-sayisi-2-bin-34-ile-en-yuksek-seviyeye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/thy-gunluk-toplam-sefer-sayisi-2-bin-34-ile-en-yuksek-seviyeye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Yolları yolcu sayısında ağustos ayında en yüksek seviyeye ulaştı. THY ve AJet operasyonlarıyla 2 Ağustos'ta 352 bin 715 yolcu taşınırken, günlük toplam sefer sayısı 2 bin 34 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları (<strong>THY</strong>), ağustos ayına yolcu ve operasyon rakamlarında elde ettiği rekorlarla başladı. Şirket, ayın ilk iki gününde gerçekleştirdiği uçuşlarla günlük yolcu ve sefer sayılarında tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı.</p>

<p>THY İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, 1 ve 2 Ağustos tarihlerindeki yolcu taşıma verileri ile gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bilgiler paylaşıldı.</p>

<h2><strong>THY ilk günde yolcu rekoru kırdı</strong></h2>

<p>Açıklamaya göre Türk Hava Yolları, 1 Ağustos'ta 248 bin 922 yolcu taşıyarak günlük yolcu sayısında yeni bir rekora imza attı.</p>

<p>Şirketin artan yolcu talebiyle birlikte uçuş operasyonlarını sürdürdüğü belirtilirken, elde edilen rakamın THY tarihindeki en yüksek günlük yolcu sayısı olduğu öğrenildi.</p>

<h3><strong>THY ve AJet'ten 352 bin 715 yolcu taşımacılığı</strong></h3>

<p>Bayrak taşıyıcı <strong>hava yolu şirketi</strong>, 2 Ağustos'ta da yüksek yolcu performansını devam ettirdi.</p>

<p>Bu tarihte THY 248 bin 318 yolcu taşırken, AJet ile birlikte toplam yolcu sayısı 352 bin 715'e ulaştı. Böylece iki şirketin ortak operasyonlarıyla günlük yolcu taşımacılığında önemli bir seviyeye erişildi.</p>

<h3><strong>Günlük sefer sayısı 2 bin 34'e çıktı</strong></h3>

<p>THY'nin 2 Ağustos'ta gerçekleştirdiği uçuşlarla birlikte toplam operasyon sayısında da yeni bir rekor kaydedildi.</p>

<p>Türk Hava Yolları aynı gün 1388 uçuş gerçekleştirirken, <strong>AJet operasyonları</strong>yla toplam sefer sayısı 1970'e ulaştı. Turkish Cargo operasyonlarının da dahil edilmesiyle günlük toplam sefer sayısı 2 bin 34 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bu rakamın şirket tarihindeki en yüksek günlük operasyon sayısı olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>THY operasyon kapasitesini artırıyor</strong></h3>

<p>THY'nin <strong>yolcu</strong> ve <strong>sefer</strong> sayılarındaki artış, hava yolu şirketinin yoğun <strong>seyahat</strong> dönemlerindeki operasyon kapasitesini artırdığını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket, gerçekleştirdiği uçuşlarla yurt içi ve yurt dışı bağlantılarında yolcu taşımacılığını sürdürürken, operasyon ağını genişletmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/thy-gunluk-toplam-sefer-sayisi-2-bin-34-ile-en-yuksek-seviyeye-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thyden-tum-zamanlarin-yolcu-ve-ucus-rekoru.png" type="image/jpeg" length="16646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bartın Üniversitesi 25 bin TL burs verecek mi? BARÜ tercih bursu şartları neler? BARÜ 25 bin TL burs kimlere verilecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bartin-universitesi-25-bin-tl-burs-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bartin-universitesi-25-bin-tl-burs-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bartın Üniversitesi 2026 YKS tercih döneminde dikkat çeken bir burs programı açıkladı. Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı tarafından yürütülecek program kapsamında belirlenen başarı şartlarını sağlayarak BARÜ'ye yerleşen öğrencilere öğrenim süresi boyunca her yıl 9 ay süreyle aylık 25 bin TL bursverilecek. Peki Bartın Üniversitesi bursu kimlere verilecek, başvuru şartları neler? İşte ayrıntılar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 <strong>YKS tercih</strong> sürecinin devam ettiği günlerde üniversite adaylarını yakından ilgilendiren önemli bir burs desteği açıklandı. <strong>Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı</strong>, Bartın Üniversitesini (BARÜ) tercih edecek başarılı öğrenciler için yeni bir burs programını hayata geçirdi. Açıklamaya göre belirlenen başarı kriterlerini karşılayan öğrencilere, öğrenim süreleri boyunca her yıl <strong>9 ay süreyle aylık 25 bin TL burs</strong> ödemesi yapılacak.</p>

<p>Burs programının yalnızca maddi destek sağlamayı değil, yüksek başarı gösteren öğrencilerin Bartın Üniversitesini tercih etmelerini teşvik etmeyi amaçladığı belirtildi. Bunun yanında başarı bursu ve yemek bursu gibi ek desteklerin de yeni eğitim-öğretim döneminde uygulanacağı duyuruldu.</p>

<h2><strong>Bartın Üniversitesi 25 Bin TL Burs Kimlere Verilecek?</strong></h2>

<p>Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre burs programından yararlanabilmek için adayların <strong>2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS)</strong> herhangi bir puan türünde <strong>Türkiye genelinde ilk 5 bin içerisinde</strong> yer alması gerekiyor.</p>

<p>Bu başarı sıralamasına sahip adayların Bartın Üniversitesini tercih ederek yerleşmeleri ve vakıf tarafından belirlenen akademik başarı koşullarını öğrenimleri boyunca sürdürmeleri halinde burs almaya hak kazanacakları bildirildi.</p>

<p>Bursun devam edebilmesi için öğrencilerin belirlenen başarı kriterlerini koruması gerekiyor.</p>

<p><img alt="banka banka para çekme tutarları- kurban bayramı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/bankalardan-yeni-karar-atm-lerde-para-krizi.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Aylık 25 Bin TL Burs 9 Ay Boyunca Ödenecek</strong></h3>

<p>Vakıf tarafından açıklanan programa göre burs almaya hak kazanan öğrencilere, öğrenim gördükleri süre boyunca <strong>her akademik yılda 9 ay süreyle aylık 25 bin TL</strong> ödeme yapılacak.</p>

<p>Burs desteğinin amacı, öğrencilerin eğitim hayatlarını ekonomik kaygılardan uzak şekilde sürdürebilmeleri ve akademik çalışmalarına daha fazla odaklanabilmeleri olarak açıklandı.</p>

<p>Vakıf ayrıca ekonomik koşullar ve yönetim kurulu değerlendirmeleri doğrultusunda burs miktarının ilerleyen yıllarda yeniden güncellenebileceğini de belirtti.</p>

<h3><strong>Başarı Bursu ve Yemek Bursu Da Verilecek</strong></h3>

<p>Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı, yalnızca tercih bursuyla sınırlı kalmayacak yeni destek programlarını da duyurdu.</p>

<p>Yapılan açıklamaya göre yeni eğitim-öğretim döneminde;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Başarı bursu,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yemek bursu,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akademik başarıyı teşvik edecek farklı destek programları</p>
 </li>
</ul>

<p>uygulamaya alınacak.</p>

<p>Bu desteklerle öğrencilerin eğitim sürecinde karşılaşabilecekleri ekonomik yüklerin azaltılması ve üniversite yaşamlarının desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Üniversite Yaşı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/universite-yasi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı Ne Zaman Kuruldu?</strong></h3>

<p>Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı, <strong>11 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan kararın ardından</strong> özel hukuk tüzel kişiliği kazandı.</p>

<p>İş dünyası ile akademik çevrelerin katkılarıyla kurulan vakıf, Bartın Üniversitesinin akademik gelişimine katkı sağlayacak projeler yürütmeyi, başarılı öğrencileri desteklemeyi ve üniversitenin eğitim kalitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Vakfın ilk önemli projelerinden biri de 2026 YKS tercih döneminde açıklanan 25 bin TL'lik burs programı oldu.</p>

<h3><strong>Bartın Üniversitesi Başarılı Öğrencileri Hedefliyor</strong></h3>

<p>Üniversite yönetimi ve vakıf tarafından yapılan değerlendirmelerde, burs programıyla yüksek başarı sıralamasına sahip öğrencilerin Bartın Üniversitesini tercih etmelerinin teşvik edilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p>Programın aynı zamanda üniversitenin akademik başarısını artırması, nitelikli öğrenci sayısını yükseltmesi ve eğitim kalitesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YKS tercih döneminde özellikle üst başarı sıralarında bulunan adayların burs programı sayesinde Bartın Üniversitesini daha yakından değerlendirmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Para3-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/para3-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Bartın Üniversitesi 25 Bin TL Burs Şartları</strong></h3>

<p>Vakıf tarafından açıklanan bilgilere göre burs programının temel şartları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>2026 YKS'de herhangi bir puan türünde ilk 5 bin içerisinde yer almak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bartın Üniversitesini tercih ederek kayıt yaptırmak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vakıf tarafından belirlenen akademik başarı şartlarını öğrenim süresince korumak,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Burs devam kriterlerini yerine getirmek.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru süreci ve uygulama esaslarına ilişkin ayrıntılı bilgilerin Bartın Üniversitesi ile Bartın Üniversitesini Geliştirme ve Destekleme Vakfı tarafından duyurulacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>YKS Tercih Döneminde Burslar Tercihleri Etkileyebilir</strong></h3>

<p>Üniversitelerin açıkladığı burs programları, her yıl tercih döneminde adayların kararlarını etkileyen önemli kriterler arasında yer alıyor.</p>

<p>Barınma, ulaşım ve yaşam maliyetlerinin arttığı dönemde sunulan burs destekleri, öğrencilerin eğitimlerini daha rahat sürdürebilmeleri açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bartin-universitesi-25-bin-tl-burs-verecek</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="24384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Orman yangınlarından etkilenen 4 ile 25 milyon lira destek sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-orman-yanginlarindan-etkilenen-4-ile-25-milyon-lira-destek-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-orman-yanginlarindan-etkilenen-4-ile-25-milyon-lira-destek-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orman yangınlarından etkilenen Aydın, Balıkesir, Antalya ve Muğla için destek ödeneği gönderildi. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 25 milyon liralık kaynağın ilgili illere aktarıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı <strong>Mahinur Özdemir Göktaş</strong>, orman yangınlarından etkilenen vatandaşlara yönelik yürütülen destek çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Göktaş, Aydın, Balıkesir, Antalya ve Muğla'da yangınlardan zarar gören vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için ilk etapta 25 milyon liralık ödenek aktarıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yangından etkilenen illere destek ödeneği gönderildi</strong></h2>

<p>Bakan Göktaş, aktarılan kaynağın yangınlardan etkilenen vatandaşların temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılacağını belirtti.</p>

<p>Destek ödemelerinin <strong>Aydın</strong>, <strong>Balıkesir</strong>, <strong>Antalya</strong> ve <strong>Muğla</strong>'da faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını ifade eden Göktaş, sürecin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü kaydetti.</p>

<h3><strong>Hasar tespit çalışmaları devam ediyor</strong></h3>

<p>Yangın bölgelerinde ekiplerin saha çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Göktaş, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla hane ziyaretlerinin gerçekleştirildiğini aktardı.</p>

<p>Bakanlık ekiplerinin, vatandaşların ihtiyaçlarını belirlemek ve oluşan zararları tespit etmek amacıyla çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü aktaran Göktaş, elde edilen veriler doğrultusunda gerekli desteklerin sağlanacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>Devletin desteği devam edecek </strong></h3>

<p>Yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Göktaş, devletin tüm imkanlarıyla afetzedelerin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Göktaş, paylaşımında Türkiye'nin her türlü afetten korunması temennisinde bulunarak, yangınların etkilerinin en kısa sürede giderilmesi için çalışmaların aralıksız devam edeceğini belirtti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Aydın, Balıkesir, Antalya ve Muğla'da meydana gelen orman yangınlarından etkilenen vatandaşlarımızın ilk aşamada temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, illerimize 25 milyon lira tutarında kaynak aktardık.<br />
<br />
İllerimizde faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma…</p>
— Mahinur Özdemir Göktaş (@MahinurOzdemir) <a href="https://x.com/MahinurOzdemir/status/2084228890457690132?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-orman-yanginlarindan-etkilenen-4-ile-25-milyon-lira-destek-saglandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-goktastan-orman-yanginlarina-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="90367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan Erdal Beşikçioğlu'nun tutuklanmasına tepki: "Başkanımızın yanındayız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-erdal-besikcioglunun-tutuklanmasina-tepki-baskanimizin-yanindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-erdal-besikcioglunun-tutuklanmasina-tepki-baskanimizin-yanindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun tutuklanmasına tepki gösterdi. İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Milletin iradesi yargı operasyonlarıyla teslim alınamaz. Erdal Başkanımızın yanındayız" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Ekrem İmamoğlu</strong>, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun tutuklanmasına ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde bulunan İmamoğlu'nun mesajı,<strong> Cumhurbaşkanlığı İletişim Ofisi'nin sosyal medya hesabından </strong>paylaşıldı.</p>

<h2><strong>"Sandığı ve demokrasiyi hedef alıyor"</strong></h2>

<p>İmamoğlu, açıklamasında son dönemde belediyelere yönelik yargı süreçlerini eleştirerek, peş peşe gelen operasyonların seçilmiş belediye başkanlarını değil, sandığı, demokrasiyi ve millet iradesini hedef aldığını savundu.</p>

<h3><strong>"Erdal Başkanımızın yanındayız"</strong></h3>

<p>Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun tutuklanmasına tepki gösteren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Peşi sıra gelen operasyonlar, seçilmiş belediye başkanlarını değil, sandığı, demokrasiyi ve millet iradesini hedef almaktadır. Sandıkta kazanamadıklarını yargı eliyle değiştirmeye çalışan anlayış, bu kez de Erdal Beşikçioğlu'nu hedef aldı. Milletin iradesi yargı operasyonlarıyla teslim alınamaz. Erdal Başkanımızın yanındayız."</p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Peşi sıra gelen operasyonlar, seçilmiş belediye başkanlarını değil; sandığı, demokrasiyi ve millet iradesini hedef almaktadır.<br />
<br />
Sandıkta kazanamadıklarını yargı eliyle değiştirmeye çalışan anlayış, bu kez de Erdal Beşikçioğlu'nu hedef aldı.<br />
<br />
Milletin iradesi yargı…</p>
— Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CAOIletisim11) <a href="https://x.com/CAOIletisim11/status/2084180336330604672?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-erdal-besikcioglunun-tutuklanmasina-tepki-baskanimizin-yanindayiz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/imamoglu-ndan-erdal-besikcioglu-mesajijpg.webp" type="image/jpeg" length="20272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den TBMM Başkanlığı'na başvuru: YENİ Parti'nin kullandığı odalar talep edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-tbmm-baskanligina-basvuru-yeni-partinin-kullandigi-odalar-talep-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-tbmm-baskanligina-basvuru-yeni-partinin-kullandigi-odalar-talep-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'nin TBMM'deki oda ve koridorlarının kullanımı tartışma konusu oldu. CHP, TBMM Başkanlığı'na yaptığı başvuruda, YENİ Parti'nin kullandığı grup katı ve çalışma alanlarının kendilerine tahsis edilmesini talep ederek, "Yeni grubun eski partinin odaları üzerinde kendiliğinden halefiyet hakkı bulunmamaktadır" görüşünü savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) çalışma alanlarının nasıl belirleneceği tartışma yaratırken, CHP konuyu<strong> TBMM Başkanlığı'na </strong>taşıdı.</p>

<p>CHP, Meclis'te YENİ Parti'nin kullandığı grup katı, grup başkanvekili odaları ve ilgili çalışma alanlarının kendilerine tahsis edilmesini talep etti.</p>

<h2><strong>"Otomatik halefiyet kuralı yok"</strong></h2>

<p>TBMM Başkanlığı'na sunulan başvuruda, milletvekili sayısındaki değişimin Genel Kurul oturma düzenini ve hizmet ihtiyacını etkileyebileceği ancak bunun mevcut grup mekanlarının yeni partiye otomatik olarak devredileceği anlamına gelmediği savunuldu.</p>

<p>Başvuruda şu değerlendirmeye yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Milletvekili sayısındaki değişim Genel Kurul sıralarını ve hizmet ihtiyacının ölçüsünü etkiler; ancak siyasi partilere tahsisli mevcut grup mekanlarının yeni partiye kendiliğinden geçmesini sağlayan bir halefiyet kuralı oluşturmaz. Teamül niteliğindeki tarihsel uygulamalar, yeni grubun TBMM Başkanlığınca ayrıca yerleştirilmesidir. 'Sayıca büyüklük', hizmet kapasitesini belirleyebilir; mevcut tahsisin hukuki halefini belirlemez."</p>

<h3><strong>"CHP'nin mevcut kullanımının korunması gerekiyor"</strong></h3>

<p>CHP, halen kullandığı grup katı, grup başkanvekili odaları ile toplantı ve destek birimlerinin kurumsal devamlılık kapsamında korunmasını istedi. Başvuruda, şu ifadelere yer verildi:</p>

<ul>
 <li>Mevzuat, çalışma mekânlarının düzenlenmesini TBMM idaresine verir; otomatik intikal veya 'çoğunluk hangi taraftaysa oda onundur' şeklinde bir kural yoktur.</li>
 <li>Genel Kurul oturma düzeni ile bina içindeki idari mekân tahsisi aynı işlem değildir. İlkinde siyasi ağırlık ve görünürlük, ikincisinde kamu hizmetinin sürekliliği, fiziki imkân ve idari karar öne çıkar.</li>
 <li>Belgelenmiş güçlü uygulamalarda yeni gruplar için yeni/ayrı yer bulunmuş, bölme-inşaat yapılmış, dağınık veya aşamalı çözüm uygulanmıştır.</li>
 <li>TBMM çatısı altında siyasi partilerin hizmetine ayrılmış mekanlar parti malvarlığı değildir; milletvekilleriyle birlikte 'göç eden' bir hak niteliği de taşımaz.</li>
 <li>CHP'ye özgülenmiş mevcut kullanımın korunması mülkiyet iddiası değil; devam eden kurumsal muhataplık, hizmet sürekliliği ve istikrarlı idari uygulama talebidir.</li>
 <li>Yeni grup oluşması, eski partinin oda ve koridorları üzerinde kendiliğinden halefiyet hakkı doğurmaz. Önceki uygulamalarda böyle bir otomatik devir mekanizması söz konusu değildir.</li>
 <li>Yeni grubun çalışma ihtiyacı TBMM Başkanlığınca ayrıca karşılanır. Saadet 2023'te yeni koridor belirlenmiş ve odalar boşaltılmış; ANAVATAN 2005'te eski FP odaları ile kurumsal görevlerde kullanılan odalar yeniden tahsis edilmiştir.</li>
 <li>'Kaynak parti her durumda mevcut odalarını muhafaza eder' şeklinde yazılı ve mutlak bir kural yoktur. Ancak, yeni grubun, ayrıldığı partinin odalarını otomatik olarak isteme hakkı bulunduğunu gösteren hiçbir TBMM uygulaması da söz konusu değildir.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-tbmm-baskanligina-basvuru-yeni-partinin-kullandigi-odalar-talep-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/40e0602c-96ae-4e19-99ee-5e3ba83d924bjpg.webp" type="image/jpeg" length="45127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Türkiye'nin temmuz ayı ihracatı 25,6 milyar dolar oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turkiyenin-temmuz-ayi-ihracati-256-milyar-dolar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turkiyenin-temmuz-ayi-ihracati-256-milyar-dolar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından Türkiye’nin temmuz ayı ihracat rakamlarını paylaştı. Kacır, temmuz ayında ihracatın yüzde 2,9 artarak 25,6 milyar dolara ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı <strong>Mehmet Fatih Kacır</strong>, Türkiye'nin temmuz ayı ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kacır, ihracat verilerine yönelik yaptığı paylaşımda, sanayicilerin katma değerli üretim çalışmalarını sürdürdüğünü ve dış satımdaki olumlu görünümün devam ettiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Temmuz ayı ihracat verileri paylaşıldı</strong></h2>

<p>Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yatırım, üretim, <strong>istihdam</strong> ve <strong>ihracat</strong> odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Sanayi sektörünün üretim kapasitesinin ihracat rakamlarına katkı sağladığını aktaran Kacır, temmuz ayı verilerini paylaştı.</p>

<h3><strong>Temmuz ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yükseldi</strong></h3>

<p>Bakan Kacır, temmuz ayında gerçekleştirilen ihracatın geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 arttığını açıkladı. Türkiye'nin temmuz ayı ihracatı 25,6 milyar dolar seviyesine yükseldi.</p>

<p>İhracattaki artışın, üretim faaliyetlerindeki devamlılık ve sanayicilerin küresel pazarlardaki çalışmalarının etkisiyle gerçekleştiğini belirten Kacır, Türkiye'nin dış ticaretteki güçlü performansını koruduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Yıllıklandırılmış ihracat 278,6 milyar dolara çıktı</strong></h3>

<p>Kacır, Türkiye'nin yıllıklandırılmış mal ihracatının 278,6 milyar dolara ulaştığını bildirdi. İhracat rakamlarındaki yükselişin, ülkenin ekonomik hedefleri doğrultusunda ilerlediğini ifade eden Kacır, üretim ve ihracat kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p><strong>Sanayi</strong> ve <strong>teknoloji</strong> alanındaki yatırımların desteklenmesiyle birlikte Türkiye'nin küresel rekabet gücünün geliştirilmesine yönelik adımların devam ettiği aktarıldı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">⚙️ Sanayicimiz katma değerli üretimi sürdürüyor, ihracatta güçlü performansımız devam ediyor.<br />
<br />
📈 Temmuzda ihracat, geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artarak 25,6 milyar dolar oldu.<br />
<br />
📈 Yıllıklandırılmış mal ihracatı 278,6 milyar dolara ulaştı.<br />
<br />
🇹🇷 Türkiye yatırım, istihdam,… <a href="https://t.co/7y1YJNOTaC" rel="nofollow">pic.twitter.com/7y1YJNOTaC</a></p>
— Mehmet Fatih KACIR (@mfatihkacir) <a href="https://x.com/mfatihkacir/status/2084227103591919713?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-turkiyenin-temmuz-ayi-ihracati-256-milyar-dolar-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-1.png" type="image/jpeg" length="25426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cevdet Yılmaz açıkladı: Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat seviyesine ulaştık]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cevdet-yilmaz-acikladi-cumhuriyet-tarihinin-en-yuksek-ihracat-seviyesine-ulastik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cevdet-yilmaz-acikladi-cumhuriyet-tarihinin-en-yuksek-ihracat-seviyesine-ulastik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendirerek, yıllıklandırılmış ihracatın 278,6 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Yılmaz, cari açığın ise yılın kalanında sürdürülebilir seviyelerde kalmasını beklediklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı <strong>Cevdet Yılmaz,</strong> temmuz ayı dış ticaret verilerine ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlere rağmen Türkiye'nin ihracat performansını koruduğunu belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış ihracatın rekor seviyeye ulaştığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"İhracat 278,6 milyar dolarla rekor kırdı"</strong></h2>

<p>Yılmaz, temmuz ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 artarak 25,6 milyar dolar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"İhracat, temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 oranında artarak 25,6 milyar dolar gerçekleşirken, yıllıklandırılmış ihracatımız 278,6 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır."</i></p>

<p>Yılmaz ayrıca, yılın ilk yarısında yıllıklandırılmış turizm gelirinin 65,2 milyar dolara ulaştığını, bu katkıyla yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının 400 milyar doların üzerindeki seyrini sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<h3><strong>"İthalatta kontrollü artış"</strong></h3>

<p>Bölgede yaşanan savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, artan lojistik, enerji, sigorta ve finansman maliyetlerine rağmen ithalatın ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 oranında kontrollü arttığını ifade etti.</p>

<h3><strong>"Cari açık sürdürülebilir seviyelerde kalacak"</strong></h3>

<p>Jeopolitik riskleri azaltmaya yönelik adımların etkisine dikkat çeken Yılmaz, cari açığın yılın geri kalanında sınırlı artışla sürdürülebilir seviyelerde kalacağını öngördüklerini belirtti.</p>

<p>Yılmaz, ihracatçılara ve üretim sektörüne yönelik desteklerin devam edeceğini vurgulayarak, rekabetçi büyümenin sürdürülmesi ve büyümenin kazanımlarının toplumun tüm kesimlerine yansıtılması için çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p>
</section>

<section dir="auto">
<p><strong>Yılmaz'ın paylaşımının tamamı şöyle: </strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Küresel belirsizlikler ve çatışma ortamının etkisiyle dünya ticaretindeki zayıf görünümün sürdürdüğü bu dönemde, Türkiye'nin ihracatı güçlü üretim altyapısı ve çeşitlendirilmiş ihracat pazarları sayesinde yüksek seviyesini sürdürmektedir.</i></p>

<p><i>İhracat, temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 oranında artarak 25,6 milyar dolar gerçekleşirken, yıllıklandırılmış ihracatımız 278,6 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca yılın ilk yarısında 65,2 milyar dolar gerçekleşen yıllıklandırılmış turizm gelirlerinin de etkisiyle temmuz ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımız 400 milyar dolar üzerindeki seyrini devam ettirmiştir. </i></p>

<p><i>Bölgemizde yaşanan savaş ve jeopolitik gerilimler nedeniyle tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar, artan lojistik, enerji, sigorta ve finansman maliyetlerine rağmen ithalatta ocak-temmuz döneminde geçen yıla göre yüzde 4,7 ile kontrollü bir artış yaşanmıştır. </i></p>

<p><i>Jeopolitik gerilimlerin etkisini azaltmak için aldığımız önlemler sayesinde cari açığın yılın kalanında sınırlı artışla sürdürülebilir seviyelerde kalacağını öngörüyoruz. </i></p>

<p><i>İhracatımızı ve ihracatçılarımızı güçlü bir şekilde desteklemek temel önceliklerimiz arasındadır. Bunun yanı sıra üretim sektörüne yönelik uyguladığımız desteklerin ihracatımızın güçlü performansına katkı sağlamaya devam etmesini amaçlıyoruz. </i></p>

<p><i>Rekabetçi bir şekilde büyümek ve büyümenin nimetlerini tüm toplumsal kesimlere yansıtmak için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz."</i></p>
</blockquote>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cevdet-yilmaz-acikladi-cumhuriyet-tarihinin-en-yuksek-ihracat-seviyesine-ulastik</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a77c45f5-7dc7-4252-be87-aa467454f273.webp" type="image/jpeg" length="81316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirne'de tarihi değişim: CHP'li belediye başkanı kalmadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/edirnede-tarihi-degisim-chpli-belediye-baskani-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/edirnede-tarihi-degisim-chpli-belediye-baskani-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan yönetim değişikliğinin ardından Edirne'de CHP'li belediye başkanı kalmadı. 3 belediye başkanı YENİ Parti'ye katılırken, 3 başkan görevlerini bağımsız olarak sürdürme kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'de yaşanan yönetim değişikliğinin ardından Edirne merkez ve ilçelerinde görev yapan tüm CHP'li belediye başkanları partilerinden ayrıldı. Belediye başkanlarından 3'ü YENİ Parti'ye katılırken, 3'ü görevine bağımsız olarak devam etme kararı aldı.</p>

<h2><strong>Edirne'de CHP'li başkan kalmadı</strong></h2>

<p>CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkan olmasıyla başlayan süreçte, Edirne'deki CHP'li belediye başkanları partilerinden istifa etti.</p>

<p>Yaşanan gelişmelerin ardından Edirne merkez ve ilçelerinde CHP adına görev yapan hiçbir belediye başkanı kalmadı.</p>

<h3><strong>3 belediye başkanı YENİ Parti'ye katıldı</strong></h3>

<p>Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden ve Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, CHP'den ayrılarak Özgür Özel'in kurduğu YENİ Parti'ye katıldı.</p>

<h3><strong>3 başkan görevine bağımsız devam edecek</strong></h3>

<p>Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, Süloğlu Belediye Başkanı Mehmet Ormankıran ve Lalapaşa Belediye Başkanı Sezgin Geldi ise CHP'den istifa ederek görevlerini bağımsız belediye başkanı olarak sürdürme kararı aldı.</p>

<h3><strong>Edirne'de çok partili hayattan bu yana bir ilk</strong></h3>

<p>Yaşanan siyasi değişimle birlikte Edirne merkez ve ilçelerinde CHP adına görev yapan belediye başkanı kalmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece çok partili hayata geçilmesinin ardından ilk kez Edirne'de CHP'nin herhangi bir belediye başkanlığı bulunmadığı bir tablo ortaya çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/edirnede-tarihi-degisim-chpli-belediye-baskani-kalmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0c974e31-f7fc-450c-a634-fff062d8d391-w-p-n-g.jpeg" type="image/jpeg" length="26766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan çözüm sürecine destek mesajı: 4 maddelik yol haritası verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-cozum-surecine-destek-mesaji-4-maddelik-yol-haritasi-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-cozum-surecine-destek-mesaji-4-maddelik-yol-haritasi-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürece destek verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, terör örgütünün silahsızlanmasından demokratik reformlara kadar uzanan 4 maddelik yol haritasını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürece destek verdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, kalıcı bir çözüm için dört temel başlıkta önerilerini sıraladı.</p>

<h2><strong>"2013'te de TBMM'yi adres göstermiştik"</strong></h2>

<p>Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine yönelik desteklerinin yeni olmadığını belirterek, 2013 yılında yürütülen ilk süreçte de görüşlerini açıkça dile getirdiklerini söyledi.</p>

<p><i>"Bu sorunun aşılması için 2013 yılındaki ilk çözüm sürecinde de destek verdik. Gizli kapaklı yapmayın, Meclis'e getirin diye TBMM'yi adres gösterdik. Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm sadresi olarak TBMM gösterildi. Gerçekçi bir çözüm mimarisi en az dört boyuru içermek zorundadır"</i></p>

<h3><strong>Kılıçdaroğlu'ndan 4 maddelik çözüm önerisi</strong></h3>

<p>Kalıcı bir çözüm için dört temel unsurun birlikte ele alınması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şu başlıkları sıraladı:</p>

<p><i>"Bir, terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi. İki, Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması. Üç, Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi. Ve dört dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması. Bu dört boyut her aşamada dikkate alınmak zorundadır. Çünkü Türkiye, kendi iç barışını kurarken dış politik hesaplara karşı da dikkatli olmak zorundadır. Bu mesele Türkiye'nin kendi tarihsel ve toplumsal gerçekliği içinde kendi Meclisi, hukuku ve yurttaşlarıyla çözmesi gereken bir meseledir. Dolayısıyla Türkiye hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır."</i></p>

<h3><strong>"Terörün bitmesi tarihsel bir fırsattır"</strong></h3>

<p>Sürecin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, terörün sona ermesinin Türkiye açısından önemli bir dönüm noktası olacağını söyledi:</p>

<p><i>"Bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir güvenlik başlığı, yalnızca bir yasa hazırlığı, yalnızca bir örgütün silah bırakması veya kendisini feshetmesi değildir. Terörün bitmesi Türkiye için tarihsel bir fırsattır. Bu süreç ancak cumhuriyetin kurucu ilkeleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin demokratik meşruiyeti, hukuk devleti, eşit yurttaşlık, üniter yapıyla, üretken kalkınmayla ve bağımsız dış politika iradesiyle başarıya ulaşabilir. Çünkü bugün konuştuğumuz mesele Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Türkiye'nin nasıl bir ülke olacağı meselesidir. Bu gerçeği unutmamak gerekiyor. Bu nedenle asıl soru şudur; terör sonrasında nasıl bir Türkiye kurulacaktır? Silahların susması kendi başına kalıcı bir barışa dönüşecek midir? İşte onu yapabilecek vizyona ve iradeye sahip olan parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Herkes bunu bilmeli. Sorunu ilk keşfeden ilk gören, ilk raporu hazırlayan, çözüm önerilerini getiren ve bütün eleştirilere göğüs geren tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Kimse bunu bu gerçeği unutmasın. Çünkü biz bu ülkeyi kuran partiyiz. Bu ülkenin mimarı biziz, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Sorunlarını da çözmesini akılcı politikalar üretmesini bilen bir partiyiz."</i></p>

<h3><strong>"Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci"</strong></h3>

<p>CHP'nin yaklaşımını "Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, güvenlik ve özgürlüğün birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Biz bu sürece cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci diyoruz. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak güvenliği hukuka yerine koymadan, özgürlüğü de güvenliğin karşısına dikmeden bu iki güveni ortak alanda birleştirmektir. Farklı toplumsal aidiyetlerin çatışma alanı olmaktan çıkarıp ortak güvence altına almaktır."</i></p>

<h3><strong>"Üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir"</strong></h3>

<p>Terörün sona erdirilmesinin yanı sıra Türkiye'nin üniter yapısının korunmasının da vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, <i>Bu mesele sadece bir demokrasi ve hukuk meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye'nin güvenliği ve dış politika için de hayatidir. Bu meselemizi çözmeden Türkiye'nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesi çok zor. Bu noktada artık ilkesel bir çerçeve ortaya koyuyoruz. Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir"  </i>ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmeli"</strong></h3>

<p>Kılıçdaroğlu, çözüm sürecinin şeffaf ve demokratik zeminde ilerlemesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:</p>

<p><i>Çağrımız çok açık. Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmeli. Çerçeve yasa açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalı. Bu ülkeyi kuran parti olarak sorumluluğumuzu biliyoruz. Ülkemizin, bölgemizin huzuru açıkladığım çerçeve içinde bir çözüm </i><i>Türkiye'yi rahatlatacaktır."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglundan-cozum-surecine-destek-mesaji-4-maddelik-yol-haritasi-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/90973c6e-c74d-4c82-b5ad-548ecd9e7efa.webp" type="image/jpeg" length="76029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YouTube neden açılmıyor? YouTube çöktü mü 3 Ağustos 2026? 3 Ağustos 2026 YouTube hata bildirimlerinde son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/youtube-neden-acilmiyor-youtube-coktu-mu-3-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/youtube-neden-acilmiyor-youtube-coktu-mu-3-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YouTube çöktü mü, neden açılmıyor? 3 Ağustos 2026 tarihinde bazı kullanıcılar YouTube'da video yüklenmemesi, akışın yenilenmemesi ve uygulamaya erişim sorunları yaşadıklarını bildirdi. Peki, YouTube'da genel bir kesinti mi var?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YouTube</strong> kullanıcılarının bir bölümü, <strong>3 Ağustos 2026 Pazartesi</strong> günü platforma erişim sırasında çeşitli sorunlar yaşadıklarını bildirdi. Özellikle video yüklenmemesi, ana sayfa akışının yenilenmemesi, uygulamanın açılmaması ve içeriklerin geç yüklenmesi nedeniyle "YouTube çöktü mü?", "YouTube neden açılmıyor?" ve "YouTube'da erişim sorunu mu var?" soruları gündeme geldi. Kullanıcı bildirimleri artarken, platformun durumuna ilişkin resmi açıklamalar da yakından takip ediliyor.</p>

<h2><strong>YouTube'da Erişim Sorunu Mu Yaşanıyor?</strong></h2>

<p>3 Ağustos günü özellikle sabah saatlerinden itibaren bazı kullanıcılar YouTube'a erişimde sorun yaşadıklarını sosyal medya platformlarında paylaşmaya başladı. Bildirimlerde en sık dile getirilen problemler arasında videoların açılmaması, ana sayfanın yenilenmemesi ve içeriklerin uzun süre yüklenmemesi yer aldı.</p>

<p>Sorunun tüm kullanıcıları aynı şekilde etkilemediği görülürken, bazı kullanıcılar platformu sorunsuz kullanmaya devam etti. Bu durum, yaşanan problemin bölgesel veya bağlantı türüne göre farklılık gösterebileceğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>YouTube Çöktü Mü? Downdetector Verileri Ne Gösteriyor?</strong></h3>

<p>Kullanıcıların bildirdiği sorunlar, çevrim içi hizmetlerde yaşanan kesintileri takip eden <strong>Downdetector</strong> platformuna da yansıdı. Son 24 saatlik verilere göre YouTube için hata bildirimlerinde belirli dönemlerde artış gözlemlendi.</p>

<p>Bununla birlikte, bildirilen sorunların büyük çaplı ve küresel bir kesintiye işaret edecek seviyede olmadığı, son saatlerde ise kullanıcı raporlarının dalgalı şekilde devam ettiği görülüyor.</p>

<p>Downdetector verileri, kullanıcı bildirimlerine dayandığı için tek başına platform genelinde kesin bir kesinti yaşandığını göstermiyor. Ancak benzer şikâyetlerin aynı zaman diliminde yoğunlaşması, bazı bölgelerde erişim problemleri yaşanabileceğine işaret ediyor.</p>

<p><img alt="Youtube'dan Türkiye'de Büyük Zam Premium Abonelik Ücretleri Arttı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/youtubedan-turkiyede-buyuk-zam-premium-abonelik-ucretleri-artti.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>YouTube Neden Açılmıyor?</strong></h3>

<p>YouTube'da yaşanan erişim probleminin nedeni hakkında platformun sahibi Google tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Benzer durumlarda erişim sorunları;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sunucu tarafındaki teknik aksaklıklar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bölgesel internet altyapısı sorunları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>CDN (içerik dağıtım ağı) kaynaklı gecikmeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulama güncellemesi sırasında yaşanan hatalar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnternet servis sağlayıcılarından kaynaklanan bağlantı problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi farklı nedenlerden kaynaklanabiliyor.</p>

<p>Resmi açıklama yapılıncaya kadar yaşanan erişim probleminin kesin nedeni bilinmiyor.</p>

<h3><strong>Kullanıcılar Hangi Sorunları Bildiriyor?</strong></h3>

<p>3 Ağustos'ta yapılan kullanıcı bildirimlerinde öne çıkan problemler şunlar oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ana sayfa akışının yenilenmemesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Videoların yüklenmemesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulamanın geç açılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama sonuçlarının görüntülenememesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Video oynatma sırasında hata mesajı alınması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Canlı yayınlara erişimde gecikmeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Web sürümü ve mobil uygulamada bağlantı sorunları.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sorunların kullanıcıların tamamını etkilemediği, bazı bölgelerde platformun normal şekilde çalışmaya devam ettiği görüldü.</p>

<p><img alt="Google, Gmail ve YouTube'a erişim sorunu! Bakanlıktan açıklama geldi" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/1747857573228-google-ai-google-yapay-zekasi.jpg" width="1920" /></p>

<h3><strong>Google'dan Resmi Açıklama Geldi Mi?</strong></h3>

<p>3 Ağustos 2026 itibarıyla Google veya YouTube tarafından erişim sorununa ilişkin resmi bir açıklama paylaşılmış değil.</p>

<p>Şirketten yeni bir açıklama yapılması veya platformun durum sayfasında güncelleme yayımlanması halinde kamuoyu bilgilendirilecek.</p>

<h3><strong>YouTube Çalışmıyorsa Ne Yapılabilir?</strong></h3>

<p>Sorunun cihazdan mı yoksa platformdan mı kaynaklandığını anlamak için kullanıcılar şu adımları deneyebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İnternet bağlantısını kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Wi-Fi ve mobil veri arasında geçiş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulamayı tamamen kapatıp yeniden açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Google Play Store veya App Store üzerinden güncelleme olup olmadığını kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tarayıcı önbelleğini temizleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Farklı bir cihazdan veya tarayıcıdan giriş yapmayı deneyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Downdetector gibi platformlardan genel bir kesinti olup olmadığını kontrol edin.</p>
 </li>
</ul>

<p>Platform kaynaklı genel bir kesinti yaşanıyorsa, sorunun giderilmesi Google'ın teknik ekipleri tarafından gerçekleştirilecektir.</p>

<p><img alt="Kullanıcılar Internette En Çok Video Izledi, Trafikte Ilk Sırayı Youtube Aldı" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kullanicilar-internette-en-cok-video-izledi-trafikte-ilk-sirayi-youtube-aldi.png" width="1578" /></p>

<h3><strong>YouTube Erişim Sorununda Son Durum</strong></h3>

<p>3 Ağustos 2026 itibarıyla YouTube'da bazı kullanıcıların erişim ve video yükleme sorunları yaşadığına ilişkin bildirimler bulunuyor. Ancak şu ana kadar platform genelini etkileyen küresel bir kesintiyi doğrulayan resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Kullanıcı raporları ile hata takip platformlarında görülen bildirimler takip edilirken, sorunun teknik bir aksaklıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin Google'dan gelecek açıklamalar bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/youtube-neden-acilmiyor-youtube-coktu-mu-3-agustos</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/youtube-abdli-gencin-actigi-sosyal-medya-bagimliligi-davasinda-uzlasmaya-vardi.jpg" type="image/jpeg" length="58333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savunma ve havacılık ihracatında yükseliş: 7 ayda 5,7 milyar dolar aşıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/savunma-ve-havacilik-ihracatinda-yukselis-7-ayda-57-milyar-dolar-asildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/savunma-ve-havacilik-ihracatinda-yukselis-7-ayda-57-milyar-dolar-asildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye savunma ve havacılık sanayisi ihracatında yükseliş görüldü. Temmuz ayında sektör ihracatı yüzde 14,4 artarak 1,12 milyar dolara çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin <strong>savunma</strong> ve <strong>havacılık</strong> <strong>sanayisi</strong> sektörüne ilişkin temmuz ayı <strong>ihracat</strong> verilerini paylaştı.</p>

<p>Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sektörün ihracattaki yükselişini sürdürdüğünü belirterek, temmuz ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,4 arttığını aktardı.</p>

<h2><strong>Savunma sanayisi ihracatı temmuzda 1,12 milyar dolara ulaştı</strong></h2>

<p>Savunma ve havacılık sanayisi sektörünün temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracat 1,12 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Haluk Görgün, sektörün ihracat performansında istikrarlı artışın devam ettiğini belirterek, Türkiye'nin savunma sanayisindeki üretim kapasitesi ve mühendislik kabiliyetlerinin ihracat rakamlarına yansıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>7 aylık ihracat 5,7 milyar doları geçti</strong></h3>

<p>Görgün, ocak-temmuz dönemine ilişkin verileri de kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Buna göre sektörün yılın ilk 7 ayındaki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26,2 artarak 5 milyar 787 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Savunma ve havacılık sanayisinin son 12 aylık ihracatının ise 11,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.</p>

<h3><strong>Savunma sanayisinde ihracat hedefleri sürüyor</strong></h3>

<p>Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma sanayisinde sahip olduğu mühendislik gücü, üretim altyapısı ve <strong>küresel</strong> <strong>rekabet</strong> kapasitesiyle ihracattaki yükselişin devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Görgün, savunma sanayisi ekosisteminde yer alan şirketlerin, mühendislerin, teknisyenlerin ve diğer paydaşların katkısıyla elde edilen ihracat rakamlarının Türkiye'nin teknolojik kapasitesini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Savunma ve Havacılık Sanayiimiz Temmuz Ayında da İhracattaki İstikrarlı Yükselişini Sürdürdü!<br />
<br />
📈 Savunma ve havacılık ihracatımız Temmuz 2026’da, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 artışla 1,12 milyar dolara ulaştı.<br />
<br />
📊 Ocak–Temmuz döneminde ihracatımız, geçen yılın aynı… <a href="https://t.co/Vsoy8LDMzW" rel="nofollow">pic.twitter.com/Vsoy8LDMzW</a></p>
— Prof. Dr. Haluk Görgün (@halukgorgun) <a href="https://x.com/halukgorgun/status/2084223382531322363?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/savunma-ve-havacilik-ihracatinda-yukselis-7-ayda-57-milyar-dolar-asildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/savunma-ve-havacilik-sanayisinden-temmuzda-112-milyar-dolarlik-ihracat.png" type="image/jpeg" length="38807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti paylaştı: Öcalan'dan 'çerçeve yasa' mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-paylasti-ocalandan-cerceve-yasa-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-paylasti-ocalandan-cerceve-yasa-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği yaklaşık 3 saatlik görüşmenin ardından Öcalan'ın mesajını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur" derken, sürecin ilerlemesi için Meclis'in çıkaracağı yasanın önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri, 2 Ağustos Pazar günü İmralı Adası'na giderek <strong>terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan</strong> ile görüştü. Yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından Öcalan'ın sürece ilişkin mesajı kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Heyette Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol yer aldı.</p>

<h2><strong>Öcalan'dan sürece ilişkin mesaj</strong></h2>

<p>Abdullah Öcalan, mesajında sürecin henüz tamamlanmadığını ancak olumsuz bir yaklaşım için de gerekçe bulunmadığını belirtti.</p>

<p>Öcalan, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan, bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Siyasetin çıkaracağı yasa anahtar niteliğinde"</strong></h3>

<p>Sürecin ilerlemesinde Meclis'in çıkaracağı yasanın belirleyici olacağını savunan Öcalan, "Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet'e sonuna kadar kapı aralanmaktadır" dedi.</p>

<h3><strong>"Demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız"</strong></h3>

<p>Öcalan, mesajında süreci tarihsel bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.</p>

<p>"Bin kilometrelik yol bir adımla başlar" ifadeleriyle başlayan mesajında Öcalan, "Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Cumhuriyet'in kuruluş sürecindeki emek ve fedakârlığa dikkat çeken Öcalan, demokratik cumhuriyet için de aynı ciddiyetle çalışılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Bu yalnızca Kürtlerin değil, herkesin ihtiyacıdır"</strong></h3>

<p>Atılacak adımın yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'de yaşayan tüm yurttaşları ilgilendirdiğini belirten Öcalan, sürecin ülkenin ve bölgenin geleceğini etkileyebileceğini savundu.</p>

<p>Öcalan, "Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır"</strong></h3>

<p>Toplumun örgütlülüğüne vurgu yapan Öcalan, sürecin barış ve ekonomi açısından önemli sonuçlar doğuracağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öcalan, "Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır" dedi.</p>

<p><strong>Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın mesajının tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>“Bin kilometrelik yol bir adımla başlar.</p>

<p>Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.</p>

<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa, şimdi de demokratik cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.</p>

<p>Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir.</p>

<p>Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır.</p>

<p>Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir.</p>

<p>Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-paylasti-ocalandan-cerceve-yasa-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-c87ffcad0434603730c84a194718afa1.jpg" type="image/jpeg" length="25612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Canpolat'tan "Terörsüz Türkiye" açıklaması: "Çatışma yerine diyaloğu büyütelim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-canpolattan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-catisma-yerine-diyalogu-buyutelim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-canpolattan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-catisma-yerine-diyalogu-buyutelim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sinde görev yapan Cemal Canpolat, iktidarın "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürüttüğü çözüm sürecine ilişkin bir açıklama yaptı. Canpolat, "Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"<strong>Mutlak butlan</strong>" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine geldiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibinden, iktidarın "<strong>Terörsüz Türkiye</strong>" söylemiyle yürüttüğü çözüm sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) görev yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı <strong>Cemal Canpolat</strong>, "<strong>Yurtta Barış, Dünyada Barış</strong>" başlığıyla yaptığı paylaşımda barış ve diyalog çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Canpolat: "Kin yerine empatiyi büyütmeliyiz"</strong></h2>

<p>Farklılıkların tehdit değil, ortak zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirten Canpolat, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Canpolat, "Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir. Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Bu ülkenin en büyük gücü bir arada yaşayabilme iradesidir"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin farklı kimlik, inanç, dil ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir ülke olduğunu belirten Canpolat, toplumsal birlik vurgusu yaptı. Canpolat, açıklamasında, "Bu ülkenin en büyük gücü farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Çevre ülkelerde yaşanan savaş ve çatışmalara da dikkat çeken Canpolat, Suriye ve Irak başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların insani sonuçlarına vurgu yaptı.</p>

<p>"Savaşın kazananı yoktur" diyen Canpolat, gerçek zaferin barışı inşa edebilmek olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>"Silahların susması kadar önyargıların sona ermesi gerekir"</strong></h3>

<p>Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözünün yalnızca bir dış politika ilkesi olmadığını ifade eden Canpolat, bu anlayışın toplumsal huzur, adalet ve dayanışmayı da kapsadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Canpolat, barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağını belirterek, "Barış silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir" dedi.</p>

<h3><strong>"Gerçek barışın temeli kimlik ve inanç özgürlüğüdür"</strong></h3>

<p>Türkiye'de farklı kimlik ve inançlara sahip yurttaşların eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulayan Canpolat, hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumun gerçek barışın teminatı olduğunu savundu.</p>

<p>Canpolat, "Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kimsenin kimliği, inancı veya düşüncesi nedeniyle dışlanmadığı bir toplumun önemine dikkat çeken Canpolat, farklılıkların toplumu zayıflatmadığını, aksine zenginleştirdiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim"</strong></h3>

<p>Toplumun farklı kesimlerinin birbirini anlamaya çalışması gerektiğini ifade eden Canpolat, ayrıştırıcı dil yerine sevgi ve saygının öne çıkarılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Canpolat, "Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim" dedi.</p>

<p>Canpolat açıklamasını, "Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım" sözleriyle tamamladı.</p>

<p><strong>Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı açıklamada şunlar kaydedildi:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>“Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir.</i></p>

<p><i>Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye'de, Irak'ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor; savaşın kazananı yoktur, gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.</i></p>

<p><i>Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil, insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın, dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır.</i></p>

<p><i>Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.</i></p>

<p><i>Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı, herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır.</i></p>

<p><i>Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.</i></p>

<p><i>Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir.</i></p>

<p><i>Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.</i></p>

<p><i>Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-canpolattan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-catisma-yerine-diyalogu-buyutelim</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/201037b9-c54f-429a-babe-a29b2ce620abjpg.webp" type="image/jpeg" length="78802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEFA KONFERANS LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA, SAAT KAÇTA?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-konferans-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uefa-konferans-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Konferans Ligi kura çekimi için geri sayım başladı. 2026-2027 sezonu play-off turu eşleşmelerinin belirleneceği kura, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek. Futbolseverler kura çekimini canlı ve şifresiz olarak izleyebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Konferans Ligi play-off kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA Genel Merkezi’nde yapılacak. Türkiye saatiyle 15.00’te başlayacak organizasyonda, takımların lig aşamasına kalabilmek için karşılaşacağı muhtemel rakipler belli olacak.</p>

<h2>UEFA KONFERANS LİGİ KURA ÇEKİMİ SAAT KAÇTA?</h2>

<p>UEFA Konferans Ligi kura çekimi saat 15.00’te başlayacak. Kura sonucunda play-off turundaki eşleşmelerin yanı sıra takımların ilk karşılaşmayı kendi sahasında mı yoksa deplasmanda mı oynayacağı da belirlenecek.</p>

<p>Kura çekiminde toplam 48 takım veya eşleşme yer alacak. Bu ekiplerin 10’u Şampiyonlar Yolu’nda, 38’i ise Ana Yol’da mücadele edecek. Üçüncü eleme turunda karşılaşacak bazı takımların isimleri kura sırasında eşleşme olarak açıklanacak.</p>

<h3>UEFA KONFERANS LİGİ PLAY-OFF MAÇLARI NE ZAMAN?</h3>

<p>UEFA Konferans Ligi play-off turunda karşılaşmalar çift maçlı eleme sistemiyle oynanacak. İlk mücadeleler 20 Ağustos 2026, rövanş karşılaşmaları ise 27 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>İki maç sonunda rakibine üstünlük kuran takımlar, 2026-2027 sezonu UEFA Konferans Ligi lig aşamasına katılma hakkı kazanacak. Üçüncü eleme turu karşılaşmaları ise 6 ve 13 Ağustos tarihlerinde oynanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>UEFA KONFERANS LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA?</h3>

<p>UEFA Konferans Ligi kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 15.00’ten itibaren UEFA’nın resmî dijital yayın platformu <strong><a href="https://www.uefa.tv/home" rel="nofollow">UEFA</a>.tv</strong> üzerinden canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-konferans-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-17f001583fdc476cb9b113510715d7ab.webp" type="image/jpeg" length="63911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 21 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-21-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-21-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 31 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 33 şüphelinin yakalandığını, 21 kişinin tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 31 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 33 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, operasyonların Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütüldüğü kaydedildi.</p>

<h2><strong>31 ilde jandarma ekiplerinden eş zamanlı operasyon</strong></h2>

<p>Açıklamada, operasyonların İnsansız Hava Araçları (JİHA) desteğiyle havadan, İl Jandarma Komutanlıkları, asayiş, otoyol ve komando timlerinin katılımıyla karadan gerçekleştirildiği öğrenildi.</p>

<p>Düzensiz göç hareketleri ve göçmen kaçakçılığı organizasyonlarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında farklı illerde belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.</p>

<h3><strong>21 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p>Operasyonlarda yakalanan 33 şüpheliden 21'inin çıkarıldıkları hakimlikler tarafından tutuklandığı açıklandı.</p>

<p>12 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulandığı bildirildi. Şüphelilerle ilgili adli süreçlerin devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Çok sayıda araç ve bot ele geçirildi</strong></h3>

<p>Jandarma ekiplerinin operasyonlarında göçmen kaçakçılığında kullanıldığı değerlendirilen 83 araç ile 11 bot ve bot motoru ele geçirildi.</p>

<p>Ele geçirilen araç ve ekipmanlarla ilgili incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Göçmen kaçakçılığıyla mücadele devam ediyor</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığı açıklamasında, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine karşı yürütülen çalışmaların sürdüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, kamu düzeninin korunması ve düzensiz göçle mücadele kapsamında operasyonların kararlılıkla devam edeceği belirtildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">31 ilde "Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele" kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 33 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.<br />
<br />
Şüphelilerden; 21'i tutuklandı. 12'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve… <a href="https://t.co/3UE6u1ynMZ" rel="nofollow">pic.twitter.com/3UE6u1ynMZ</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2084224748339306851?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-21-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gocmen-kacakciligiyla-mucadele-kapsaminda-duzenlenen-operasyonlarda-21-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="64915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="24841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="71497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="91645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="54157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="43700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="72328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="28149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="96379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="68345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="57628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="83438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="21828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="79247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="25958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="17598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="92744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="57963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="82009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="68715"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
