<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 03 Nov 2026 15:02:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KYK burs sonuçları 2026: e-Devlet başvuru sonucu sorgulama nasıl yapılır? 2026-2027 GSB sonuç takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kyk-burs-sonuclari-2026-e-devlet-basvuru-sonucu-sorgulama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kyk-burs-sonuclari-2026-e-devlet-basvuru-sonucu-sorgulama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 KYK burs ve öğrenim kredisi başvurularını tamamlayan üniversite öğrencileri, sonuç duyurusunu bekliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığından açıklama gelip gelmediği takip edilirken geçen yılın sonuç takvimi de yeniden gündeme geldi. Peki, KYK burs sonuçları ne zaman açıklanacak, öğrenciler başvuru durumlarını e-Devlet üzerinden nasıl öğrenecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı KYK burs ve öğrenim kredisi başvuru sonuçları için üniversite öğrencilerinin bekleyişi sürüyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) tarafından 12-16 Ekim 2026 tarihleri arasında alınan başvuruların ardından değerlendirme sürecine geçildi. Ancak 3 Kasım 2026 itibarıyla sonuçların açıklanacağı kesin tarih ve saat duyurulmadı. Geçen yıl burs ve kredi sonuçlarının kasım ayının ilk haftasında ilan edilmesi, bu yıl için de benzer bir takvim beklentisini beraberinde getirdi. Peki, KYK burs sonuçları açıklandı mı, sonuçlar ne zaman belli olacak? İşte e-Devlet sorgulama ekranı ve ödeme tutarlarına ilişkin bilgiler…</p>

<h2><strong>KYK burs ve kredi sonuçları açıklandı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı KYK burs ve öğrenim kredisi başvuru sonuçları henüz açıklanmadı. GSB tarafından sonuçların ilan edileceği gün ve saate ilişkin resmî bir takvim paylaşılmadı.</p>

<p>Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri için başvurular 12-16 Ekim 2026 tarihleri arasında alındı. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından öğrencilerin beyan ettiği bilgiler değerlendirmeye alındı. Değerlendirme sonucunda burs veya öğrenim kredisi almaya hak kazanan öğrenciler belli olacak.</p>

<p>Sonuç duyurusu yapılana kadar öğrencilerin e-Devlet ekranında yeni bir sonuç bilgisi görüntüleyememesi mümkün. Bu nedenle başvurunun tamamlanmış olması, burs veya kredi hakkının kazanıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p><img alt="CHP'den KYK bursları için kanun teklifi: " d="" en="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/kyk-1.jpg" /></p>

<h3><strong>KYK burs sonuçları ne zaman açıklanacak 2026?</strong></h3>

<p>2026-2027 KYK burs ve kredi sonuçlarının açıklanacağı tarih henüz belli değil. Geçen yıl 2025-2026 eğitim öğretim yılı başvuru sonuçları 4 Kasım 2025 tarihinde duyurulmuştu. Bu tarih nedeniyle öğrenciler, 2026 yılı sonuçlarının da kasım ayının ilk günlerinde açıklanıp açıklanmayacağını takip ediyor.</p>

<p>Ancak geçen yılın takvimi, bu yıl için kesin bir açıklama tarihi anlamına gelmiyor. GSB'nin değerlendirme sürecini tamamlamasının ardından sonuçları duyurması bekleniyor. Kurumdan açıklama gelmeden belirli bir gün veya saat vermek mümkün değil.</p>

<p>Sonuçların açıklanacağı tarih ve sorgulama bağlantısı GSB'nin resmî internet sitesi ile e-Devlet üzerinden duyurulacak.</p>

<h3><strong>KYK burs ve kredi sonuçları nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>KYK burs ve öğrenim kredisi başvurusunda bulunan öğrenciler, sonuçlar açıklandığında e-Devlet üzerinden sorgulama yapabilecek. Bunun için öğrencilerin T.C. kimlik numarası ve e-Devlet şifresiyle sisteme giriş yapması gerekiyor.</p>

<p>KYK burs sonucu sorgulama işlemi için şu adımlar izlenebilecek:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><a href="https://www.turkiye.gov.tr/" rel="nofollow">e-Devlet sistemine</a> giriş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama alanına “Burs / Öğrenim Kredisi Başvuru Sonucu Sorgulama” yazın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından sunulan hizmeti seçin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru sonucunuzun yer aldığı ekranı görüntüleyin.</p>
 </li>
</ol>

<p>Öğrenciler ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığının <a href="https://gsb.gov.tr/" rel="nofollow">resmî internet sitesindeki</a> duyuruları takip ederek sonuç açıklamasına ulaşabilecek.</p>

<p><img alt="CHP'den KYK bursları için kanun teklifi: " d="" en="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/p-a-r-a21.jpg" /></p>

<h3><strong>KYK burs ve kredi ücretleri 2026-2027 ne kadar?</strong></h3>

<p>2026 yılı itibarıyla KYK burs ve öğrenim kredisi ödemeleri öğrencilerin eğitim seviyesine göre farklı tutarlarda yapılıyor. Mevcut aylık ödeme miktarları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ön lisans ve lisans öğrencileri:</strong> 4.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yüksek lisans öğrencileri:</strong> 8.000 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doktora öğrencileri:</strong> 12.000 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tutarlar 2026 yılında uygulanan burs ve öğrenim kredisi miktarları. 2026-2027 eğitim öğretim döneminde geçerli olacak yeni ödeme tutarları ise henüz açıklanmadı. 2027 yılında uygulanacak olası artışın ardından yeni burs ve kredi miktarlarının duyurulması bekleniyor.</p>

<p>Yeni tutarlar açıklanana kadar öğrencilerin mevcut ödeme miktarlarını 2027 yılı için kesinleşmiş rakamlar olarak değerlendirmemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>KYK bursu çıkan öğrenciler ne yapmalı?</strong></h3>

<p>KYK burs veya öğrenim kredisi almaya hak kazanan öğrencilerin sonuç duyurusunun ardından taahhütname onay işlemini tamamlaması gerekiyor. Bu işlem, burs veya kredi ödemelerinin başlatılması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Taahhütname onayı e-Devlet üzerinden gerçekleştiriliyor. Öğrencilerin GSB tarafından ilan edilecek son onay tarihini takip etmesi ve işlemlerini belirtilen süre içinde tamamlaması gerekiyor. Süresi içinde onay işlemini yapmayan öğrenciler, burs veya kredi hakkından yararlanamayabilir.</p>

<p>Yurt dışında öğrenim gören öğrenciler için de taahhütname işlemlerinde ayrıca noter onaylı belgeler gibi farklı koşullar söz konusu olabiliyor. Bu nedenle öğrencilerin kendi başvuru durumlarına uygun GSB bilgilendirmelerini incelemesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Kyk Yurt Başvuruları Başladı Son Başvuru Tarihi Ne Zaman?" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/kyk-yurt-basvurulari-basladi-son-basvuru-tarihi-ne-zaman.png" width="1200" /></p>

<h3><strong>KYK burs sonuçları açıklandığında ödeme ne zaman yapılacak?</strong></h3>

<p>Burs veya öğrenim kredisi almaya hak kazanan öğrencilerin ödeme süreci, sonuçların duyurulması ve taahhütname işlemlerinin tamamlanmasının ardından başlayacak. Ödemelerin hangi tarihte yapılacağına ilişkin ayrıntılar GSB tarafından açıklanacak.</p>

<p>Burs almaya hak kazanan öğrenciler, belirlenen ödeme takvimi doğrultusunda aylık destek alabilecek. Öğrenim kredisi kazanan öğrenciler için de ödeme süreci aynı şekilde taahhütname işlemlerinin tamamlanmasına bağlı olacak.</p>

<p>2026-2027 KYK burs sonuçları açıklandığında öğrenciler başvuru durumlarını e-Devlet üzerinden öğrenebilecek. Sonuç tarihi, yeni burs miktarları ve ödeme takvimine ilişkin duyurular için Gençlik ve Spor Bakanlığının resmî açıklamalarının takip edilmesi gerekiyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kyk-burs-sonuclari-2026-e-devlet-basvuru-sonucu-sorgulama</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/kyk-burs-sonuclari-aciklandi-mi-2025-burs-sorgulama-ekrani-ve-tarih-bilgisi.jpg" type="image/jpeg" length="89089"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGM: COP31 öncesi güvenlik tedbirleri ele alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egm-cop31-oncesi-guvenlik-tedbirleri-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egm-cop31-oncesi-guvenlik-tedbirleri-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan başkanlığında EGM'de düzenlenen toplantıda, Antalya'da düzenlenecek COP31 için alınan güvenlik tedbirleri ve koordinasyon çalışmaları ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğünde (EGM)</strong>, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (<strong>COP31</strong>) öncesinde hazırlık toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Antalya'nın <strong>9-20 Kasım </strong>tarihlerinde ev sahipliği yapacağı organizasyona ilişkin koordinasyon ve değerlendirme toplantısına Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan başkanlık etti.</p>

<h2><strong>COP31 için alınan güvenlik tedbirleri ele alındı</strong></h2>

<p>EGM'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, toplantıda konferansın güvenli şekilde gerçekleştirilmesi için yürütülen çalışmaların değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>Toplantıda, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek konferans süresince uygulanacak güvenlik <strong>tedbir</strong>leri gündeme geldi. İlgili birimlerin organizasyonun güvenli biçimde tamamlanması amacıyla yürüttüğü faaliyetler değerlendirildi.</p>

<h3><strong>Birimler arası koordinasyon değerlendirildi</strong></h3>

<p>Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan'ın başkanlığındaki toplantıda, ilgili birimlerin çalışmalarını etkin bir koordinasyon içinde sürdürmesi üzerinde duruldu. Konferans öncesinde yürütülen hazırlıklar ve <strong>güvenlik faaliyetleri </strong>kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Emniyet Genel Müdürümüz Sayın Ali Fidan’ın başkanlığında, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında teşkilatımız birimlerince yürütülen çalışmalara ilişkin koordinasyon ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda; ülkemizin ev sahipliği yapacağı bu önemli uluslararası organizasyonun güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla alınan tedbirler ile ilgili birimlerimizin etkin bir koordinasyon içerisinde yürüttüğü faaliyetler kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.</p>
— Türk Polis Teşkilatı (@EmniyetGM) <a href="https://x.com/EmniyetGM/status/2117544989638992294?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egm-cop31-oncesi-guvenlik-tedbirleri-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/egmde-cop31e-iliskin-koordinasyon-toplantisi-yapildi.png" type="image/jpeg" length="45700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Özdurak 'Menemen Endeksi'nde ortaya koydu: "Asgari ücretlinin sofrasından bir ayda 10 tabak eksildi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/doc-dr-ozdurak-menemen-endeksinde-ortaya-koydu-asgari-ucretlinin-sofrasindan-bir-ayda-10-tabak-eksildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/doc-dr-ozdurak-menemen-endeksinde-ortaya-koydu-asgari-ucretlinin-sofrasindan-bir-ayda-10-tabak-eksildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomist Caner Özdurak Türkiye ekonomisindeki değişimleri ölçmek için her yıl hesapladığı 'Menemen Endeksi'nin 2026 verilerini 24 Saat ile paylaştı. Endekse göre ekim ayında yumurta ve kuru soğandaki düşüşe karşın domates ve çarliston biberdeki sert artış sonucu aylık menemen enflasyonu yüzde 7,08, yıllık ise yüzde 27,98 artarken, 1 tabak menemen yapmanın maliyeti 22,40 TL'ye çıktı ve asgari ücretlinin sofrasından bir ayda 10 tabak eksildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_4530e24ee5d69fa2-24">Doç. Dr. Caner Özdurak hissedilen gıda enflasyonunu ölçmek amacıyla takip ettiği Menemen Endeksi'nin Ekim 2026 verilerini 24 Saat ile paylaştı. Dakikalar içinde hazırlanabilen, günün her öğününde sofralarda yer bulan ve toplumun her gelir grubu tarafından tüketilen menemenin hem kültürel hem de ekonomik anlamda ortak bir uzlaşıyı temsil ettiğine dikkat çekerek Memenen endeksi hazırlamaya başladığını ifade eden Özdurak, yapımında kullanılan temel gıda kalemlerinin mutfakların vazgeçilmezi olduğunu vurguladı. Özdurak, her ay sonunda kamuoyunda sıkça tartışılan "açıklanan resmî manşet enflasyonun mutfaktaki gerçek enflasyondan çok daha düşük kaldığı" savını en yalın ve doğrudan biçimde test edebilmek amacıyla Menemen Endeksi'nin geliştirildiğini ifade etti.</p>

<p id="p-rc_799711b8e16d472e-46">Özdurak'ın hazırladığı endekse göre yumurtada görülen yüzde 3,51’lik ve kuru soğandaki yüzde 0,29’luk düşüşe rağmen; çarliston biberdeki yüzde 20,79’luk ve domatesteki yüzde 34,08’lik artış neticesinde aylık menemen enflasyonu yüzde 7,08, yıllık menemen enflasyonu ise yüzde 27,98 olarak gerçekleşti. Oynaklığın ve jeopolitik risklerin sürdüğü bu dönemde 12 aylık ortalama yıllık menemen enflasyonu da yüzde 22,02 oldu. Yaşanan fiyat hareketleriyle birlikte 1 tabak menemen yapmanın maliyeti 22,40 TL'ye tırmandı.</p>

<h3><strong>Domates ve biber zirveye yerleşti, İstanbul perakendesinde yüzde 26 arttı</strong></h3>

<p id="p-rc_799711b8e16d472e-47">Özdurak, Ekim ayında domates ve çarliston biber fiyatlarının sert biçimde yükselmesinin temel gerekçesini, yazlık tarla üretiminin sona erip maliyeti yüksek sera üretimine geçilmesiyle yaşanan mevsimsel arz daralması oluşturduğuna işaret etti. Gübre, zirai ilaç, işçilik, nakliye ve sera ısıtma gibi girdi maliyetlerindeki tırmanış ürünlerin piyasaya çıkış fiyatlarını doğrudan yukarı yönlü tetiklediğini belirten Özdurak resmî verilerde de bu iki ürün ekim ayının zam şampiyonları arasında yer aldığını anımsattı. Domatesin İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) raporları domates fiyatlarının markette ve üreticide olağan dışı arttığını ifade eden Özdurak çarliston biberin ise ekim ayında İstanbul perakende piyasasında tek başına yüzde 26 oranında zamlandığını sivri ve dolmalık biber çeşitleriyle birlikte ayın en çok değer kazanan ürünlerinin başında geldiğine işaret etti.</p>

<h3><strong>Tesislerde verimlilik yüzde 120'yi aştı, yumurtada tarihi fiyat makası oluştu</strong></h3>

<p>Özdurak yumurta fiyatlarındaki düşüşün ana kaynağını ise üretim artışına bağlı arz fazlasının ihracat kısıtlamaları sebebiyle iç piyasada sıkışması oluşturduğunu belirtti. Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (Yum-Bir) raporlarına göre, Tarım ve Orman Bakanlığı'na verilen taahhütler doğrultusunda yumurta üretimi bir önceki yıla göre yüzde 20 arttı ve tesislerdeki verimlilik yüzde 120'nin üzerine çıktı. Ancak iç piyasada fiyat istikrarını korumak için getirilen kotalar ve Körfez bölgesindeki jeopolitik riskler ihracat pazarlarını daralttı. Kısa raf ömrü nedeniyle stoklanamayan milyarlarca yumurta iç piyasaya sürüldü; toptancı piyasalarında adet bazında indirimler yaşandı. Özdurak endeksin başladığı 2018 yılından bu yana ilk defa yumurta fiyatlarının alt ve üst bantları arasında bu denli geniş bir makas meydana geldiğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>Jeopolitik riskler yapısal bozulma yarattı, pazar ile hal arasındaki makas daraldı</strong></h3>

<p id="p-rc_799711b8e16d472e-49">Özdurak, kronikleşen jeopolitik risklerin gıda, ulaştırma ve hizmetler sektöründe yapısal bir bozulmaya yol açtığına dikkat çekti. Özdurak, "Küresel çaptaki navlun ve gübre maliyetlerindeki artış gıda enflasyonunu mevsimsel etkilerden bağımsız hale getirdi. Fiyatlama davranışlarındaki ve enflasyon beklentilerindeki düzensizliklerin sürdüğü bu süreçte semt pazarları ile market fiyatları birbirine yakınsadı. Hal fiyatları ile pazar fiyatları arasındaki ayrışma devam etse de sahada yapılan denetim ve kontroller bu makası nispeten azalttı" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Asgari ücretli 1 ayda 10 tabak kaybetti</strong></h3>

<p id="p-rc_799711b8e16d472e-50">Asgari ücrete ara zam gerekip gerekmediğine ilişkin tartışmaları hatırlatan Özdurak, "Yaz aylarındaki mevsimsellik etkisinin ardından ekim ayında asgari ücretlinin alım gücü yeniden geriledi; asgari ücretli bir önceki aya göre 10 menemen daha az tüketebildi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla toplamda 89 menemen daha fazla tüketilebilirken, Kasım 2024-Ekim 2025 ile Kasım 2025-Ekim 2026 dönemleri arasındaki kümülatif fark 731 tabak olarak gerçekleşti" değerlendirmesinde bulundu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/doc-dr-ozdurak-menemen-endeksinde-ortaya-koydu-asgari-ucretlinin-sofrasindan-bir-ayda-10-tabak-eksildi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/gemini-generated-image-abed7jabed7jabed.jpg" type="image/jpeg" length="47323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı fon tasfiyelerinde son durumu açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskanligi-fon-tasfiyelerinde-son-durumu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskanligi-fon-tasfiyelerinde-son-durumu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, tasfiye edilen yatırım fonlarına ilişkin güncel ödeme bilançosunu açıkladı. Olağan ve olağanüstü tasfiye kapsamındaki 100 fonda 247 bin 839 yatırımcıya toplam 97,3 milyar TL ödeme yapıldı. Haksız ve fahiş kazanç elde ettiği belirlenen yatırımcılar ara ödeme kapsamı dışında bırakılırken, ödemelerin bu hafta da devam edeceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin merakla beklenen güncel ödeme rakamları açıklandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında gerçekleştirilen Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından Cumhurbaşkanlığıİletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yatırımcılara aktarılan toplam tutarın 97,3 milyar TL'ye ulaştığı duyuruldu. Açıklamaya göre, 100 farklı fonda toplam 247 bin 839 yatırımcıya ödeme yapıldı.</p>

<h2><strong>Tasfiye edilen fonlarda 97,3 milyar TL ödeme gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu toplantısında, olağan ve olağanüstü tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarındayürütülen çalışmalar ve ödeme süreçleri değerlendirildi.</p>

<p>Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katıldığı toplantınınardından açıklanan verilere göre, 30 Ekim 2026 itibarıyla yatırımcılara yapılan toplam ödeme 97,3 milyar TL'ye ulaştı.</p>

<p>Bu tutarın 29,3 milyar TL'si olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlardan, 68 milyar TL'si ise olağan tasfiye kapsamındakifonlardan gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Atlas, Pusula ve Tera fonlarında 29,3 milyar TL ödeme yapıldı</strong></h3>

<p>Olağanüstü tasfiye sürecinde Atlas, Pusula ve Tera Portföy Yönetim Şirketleri tarafından kurulan yatırım fonları öne çıktı.</p>

<p>30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla söz konusu fonlarda hak sahiplerine toplam 29,3 milyar TL ödeme yapıldığı bildirildi.İlk ara ödemelerin 30 Ekim itibarıyla yatırımcıların hesaplarına yatırılmaya başlandığı belirtildi.</p>

<h3><strong>93 yatırım fonunda 68 milyar TL dağıtıldı</strong></h3>

<p>Daha önce başlatılan olağan tasfiye sürecinde de önemli miktarda ödeme gerçekleştirildi.</p>

<p>A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef Portföy Yönetim Şirketleri tarafından kurulan 93 fonda yatırımcılara toplam 68 milyar TL aktarıldı.</p>

<p>Olağan ve olağanüstü tasfiye süreçlerinin birlikte değerlendirilmesiyle 100 fonda 247 bin 839 yatırımcıya ulaşılmış oldu.</p>

<h3><strong>178 bin 537 yatırımcının anaparası ödendi</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından paylaşılan açıklamada, ödeme sürecinde anapara tutarlarına ilişkin bilgiler de yer aldı.</p>

<p>Buna göre, bugüne kadar 178 bin 537 tekil yatırımcıya nakdi ve ayni olarak yaklaşık 76 milyar TL ödeme gerçekleştirildi. Açıklamada, söz konusu yatırımcıların anapara tutarlarının karşılandığı vurgulandı.</p>

<h3><strong>Haksız kazanç elde eden yatırımcılar ara ödeme kapsamı dışında</strong></h3>

<p>Tasfiye sürecinde dikkat çeken başlıklardan biri de haksız kazanç elde ettiği belirlenen yatırımcılar oldu.</p>

<p>Yetkili kurumların gerçekleştirdiği denetimler sonucunda işlemleri üzerinden haksız ve fahiş kazanç sağladığı tespit edilen yatırımcıların ara ödemeuygulamasından yararlanamayacağı bildirildi.</p>

<p>Böylece ara ödeme sürecinde hak sahiplerinin belirlenmesinde denetim sonuçlarının da dikkate alınacağı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Yatırım fonlarında ara ödemeler nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Açıklamada, tasfiye kapsamındaki fonlarda ara ödemelerin hangi sırayla gerçekleştirileceğine ilişkin detaylar da paylaşıldı.</p>

<p>Buna göre ödemelere öncelikle para piyasası fonlarından başlanacak. Ardından fon katılma payı en düşük olanyatırımcılardan en yüksek olanlara doğru bir sıralama izlenecek.</p>

<p>Bu yöntemin temel amacının, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının ödeme almasını sağlamak ve mağduriyetleriazaltmak olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Tasfiye sürecinde ödemeler bu hafta da devam edecek</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı açıklamasında, ara ödemelerin bu hafta içerisinde de sürdürüleceği bildirildi.</p>

<p>7596 sayılı Kanun ve Sermaye Piyasası Kurulunun 76/1903 sayılı Kararı kapsamında yürütülen sürecin, ilgilikurumların koordinasyonunda devam edeceği kaydedildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıklarımızın ilgili kurum ve kuruluşları katılmıştır. TBMM’de kabul edilen 22.10.2026 tarihli ve 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile Sermaye Piyasası Kurulunun tasfiye ve ödemelere yönelik usul ve esaslara ilişkin 27.10.2026 tarihli ve 76/1903 sayılı Kararı doğrultusunda, olağanüstü tasfiyeye konu fonlardaki ilk ara ödemeler 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla fon sahiplerinin hesaplarına yatırılmaya başlanmıştır. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Atlas, Pusula ve Tera Portföy Yönetim Şirketlerinin oluşturduğu fonlarda, olağanüstü tasfiye kapsamında toplam 29,3 milyar TL fon sahiplerinin hesaplarına yatırılmıştır. Önceki süreçte A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef Portföy Yönetim Şirketlerinin oluşturduğu olağan tasfiye kapsamında ise 93 fonda 68 milyar TL ödenmiştir. Böylece, 30 Ekim 2026 Cuma günü itibarıyla olağan ve olağanüstü tüm tasfiyelerde toplam 100 fonda 247.839 yatırımcıya 97,3 milyar TL ödeme yapılmıştır. Bugüne kadar ilgili kurumlarımızın koordinasyonunda yürütülen olağan ve olağanüstü tasfiye süreci kapsamında, 178.537 tekil yatırımcıya nakdi ve ayni olarak yaklaşık 76 milyar TL ödeme yapılmış ve bu yatırımcıların anapara tutarları ödenmiştir. Yetkili kurumların yaptığı denetimler neticesinde haksız ve fahiş kazanç elde ettiği tespit edilen yatırımcılar ara ödeme kapsamı dışında bırakılmıştır. 7596 sayılı Kanun ve SPK’nın 76/1903 sayılı Kararı kapsamında yapılacak ara ödemelere para piyasası fonlarından başlamak üzere, en düşük fon katılma payı sahibinden en çok olana doğru olacak ve en fazla sayıda yatırımcının ödeme almasını sağlayacak şekilde sürdürülecektir. Bu hafta içerisinde, tasfiye sürecinden sorumlu kurumlarımızın koordinasyonunda ara ödemelere devam edilecektir.</p>
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) <a href="https://x.com/iletisim/status/2117554440911614421?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iletisim-baskanligi-fon-tasfiyelerinde-son-durumu-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/iletisim-baskanligi-aa-1492402jpg.webp" type="image/jpeg" length="66556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Google ve Telegram'a Rusya'dan yaptırım: 18,4 milyon ruble ceza kesildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/google-ve-telegrama-rusyadan-yaptirim-184-milyon-ruble-ceza-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/google-ve-telegrama-rusyadan-yaptirim-184-milyon-ruble-ceza-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'da Taganskiy Bölge Mahkemesi, yasaklı içerikleri kaldırmadıkları gerekçesiyle Telegram'a 14,6 milyon, Google'a 3,8 milyon ruble para cezası uygulanmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>'da <strong>Google</strong> ve <strong>Telegram</strong> hakkında açılan davalar karara bağlandı. Başkent Moskova'daki Taganskiy Bölge Mahkemesi, iki şirkete yasaklı içerikleri platformlarından kaldırmadıkları gerekçesiyle toplam 18,4 milyon ruble para cezası uygulanmasına hükmetti.</p>

<p>Mahkemenin kararına göre Telegram 14,6 milyon ruble, Google ise 3,8 milyon ruble ödeme yapacak. İki şirkete verilen cezaların gerekçeleri ise kaldırılmadığı belirtilen içeriklerin niteliğine göre farklılık gösterdi.</p>

<h2><strong>Telegram'a üç ayrı içerik nedeniyle ceza verildi</strong></h2>

<p>Mahkeme, Telegram'a Rusya'da yasaklı üç ayrı içeriği kaldırmadığı gerekçesiyle 14,6 milyon ruble para cezası verdi. Kararda, söz konusu içeriklerin bir bölümünün yasaklı bir terör örgütüne katılıma ilişkin olduğu belirtildi.</p>

<p>Telegram'a uygulanan cezanın diğer gerekçesini ise aşırılıkçı materyal olarak kabul edilen bir kitabın platformdan kaldırılmaması oluşturdu.</p>

<h3><strong>Google'a 3,8 milyon ruble ceza</strong></h3>

<p>Google hakkında verilen 3,8 milyon rublelik para cezasının gerekçesi, Rusya Silahlı Kuvvetleri ve devlet kurumlarını itibarsızlaştırıcı nitelikteki bilgilerin kaldırılmaması oldu.</p>

<p>Taganskiy Bölge Mahkemesi, bu içeriklerin platformda yer almaya devam etmesi nedeniyle şirketin para cezası ödemesine karar verdi.</p>

<h3><strong>Yabancı internet platformlarına daha önce de ceza verilmişti</strong></h3>

<p>Rusya'da Google ve Telegram'ın yanı sıra diğer yabancı internet platformları da benzer gerekçelerle para cezalarıyla karşı karşıya kaldı. Daha önceki yaptırımlarda, yasaklı içeriklerin kaldırılmaması ve ülkedeki yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi etkili oldu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/google-ve-telegrama-rusyadan-yaptirim-184-milyon-ruble-ceza-kesildi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/rusyada-google-ve-telegrama-para-cezasi.png" type="image/jpeg" length="55044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jesus Owono kimdir, nereli, kaç yaşında? Jesus Owono hangi takımda oynuyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jesus-owono-kimdir-nereli-kac-yasinda-jesus-owono-hangi-takimda-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jesus-owono-kimdir-nereli-kac-yasinda-jesus-owono-hangi-takimda-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya 2. Ligi'nde Tenerife ile Andorra arasında oynanan maçta yaşanan ve Jesús de Miguel'in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayın ardından Jesus Owono'nun kim olduğu araştırılıyor. Peki, Jesus Owono kimdir, nereli, kaç yaşında, hangi takımda oynuyor? İşte Ekvator Gineli kalecinin hayatı, futbol kariyeri ve biyografisi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya 2. Ligi'nde 2 Kasım 2026 tarihinde oynanan Tenerife-Andorra karşılaşmasında yaşanan olay, futbol dünyasının gündemine oturdu. Tenerife'nin 30 yaşındaki futbolcusu Jesús de Miguel, Andorra kalecisi Jesus Owono ile çarpışmasının ardından ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan İspanyol futbolcu, 3 Kasım Salı günü yaşamını yitirdi. Yaşanan gelişmenin ardından karşılaşmada görev yapan 25 yaşındaki kaleci Jesus Owono'nun hayatı ve kariyeri merak konusu oldu.</p>

<h2><strong>JESUS OWONO KİMDİR?</strong></h2>

<p>Jesus Owono, tam adıyla Jesús Lázaro Ferrer Owono Ngua Akeng, 1 Mart 2001 tarihinde Ekvator Ginesi'nin Bata kentinde dünyaya geldi. Profesyonel futbol kariyerini kaleci olarak sürdüren Owono, İspanya'da yetişti ve ülkesinin millî takımında forma giymeye başladı.</p>

<p>Çocukluk yıllarında İspanya'ya taşınan futbolcu, altyapı eğitimine Antiguoko takımında başladı. Ardından Real Sociedad ve Deportivo Alavés altyapılarında oynayarak profesyonel futbol kariyerinin temellerini attı.</p>

<p><img alt="Jesus Owono 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/jesus-owono-2.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>JESUS OWONO NERELİ, KAÇ YAŞINDA?</strong></h2>

<p>Jesus Owono, Ekvator Ginesi'nin Bata şehrinde doğdu. 1 Mart 2001 doğumlu futbolcu, 3 Kasım 2026 itibarıyla 25 yaşındadır.</p>

<p>Ekvator Ginesi vatandaşı olan Owono, futbol yaşamının önemli bölümünü İspanya'da geçirdi. 1,83 metre boyundaki futbolcu, kaleci pozisyonunda görev yapıyor.</p>

<p><img alt="Owono 3" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/owono-3.webp" width="900" /></p>

<h2><strong>JESUS OWONO HANGİ TAKIMDA OYNUYOR?</strong></h2>

<p>Jesus Owono, 2026-2027 sezonunda İspanya 2. Ligi ekiplerinden FC Andorra'nın formasını giyiyor. Deportivo Alavés'ten 2025 yılında kiralık olarak Andorra'ya katılan kaleci, 26 Ağustos 2026 tarihinde kulübe kalıcı olarak transfer oldu.</p>

<p>Andorra, Ekvator Gineli kaleciyle iki yıllık sözleşme imzalarken anlaşmaya iki sezonluk uzatma opsiyonu da eklendi. Oyuncu, takımında 25 numaralı formayı giyiyor.</p>

<p><img alt="Owono 5" class="detail-photo img-fluid" height="507" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/owono-5.webp" width="900" /></p>

<h2><strong>JESUS OWONO HANGİ TAKIMLARDA OYNADI?</strong></h2>

<p>Jesus Owono, futbol kariyerinde İspanya'nın çeşitli kulüplerinde görev aldı. Antiguoko ve Real Sociedad altyapılarından geçen futbolcu, Deportivo Alavés bünyesinde profesyonel seviyeye yükseldi.</p>

<p>Owono'nun kariyerinde yer alan takımlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>Antiguoko (altyapı)<br />
  </li>
 <li>Real Sociedad (altyapı)<br />
  </li>
 <li>Deportivo Alavés (altyapı ve A takım)<br />
  </li>
 <li>CD San Ignacio<br />
  </li>
 <li>Deportivo Alavés B<br />
  </li>
 <li>FC Andorra<br />
  </li>
</ul>

<p>Owono, La Liga'daki ilk maçına 2 Ocak 2022 tarihinde Deportivo Alavés formasıyla çıktı. Bu karşılaşma, kalecinin İspanya'nın en üst düzey futbol ligindeki ilk deneyimi oldu.</p>

<h2><strong>JESUS OWONO HANGİ MİLLÎ TAKIMDA OYNUYOR?</strong></h2>

<p>Jesus Owono, uluslararası düzeyde Ekvator Ginesi Millî Takımı'nı temsil ediyor. İlk kez 2018 yılında A millî takım kadrosuna davet edilen futbolcu, 25 Mart 2019 tarihinde Suudi Arabistan karşısında ilk millî maçına çıktı.</p>

<p>Owono, 2023 Afrika Uluslar Kupası için belirlenen Ekvator Ginesi kadrosunda da yer aldı. Genç yaşta millî takım seviyesine yükselen kaleci, ilerleyen yıllarda ülkesinin kadrosunda görev almaya devam etti.</p>

<h2><strong>TENERİFE-ANDORRA MAÇINDA JESUS OWONO İLE JESUS DE MIGUEL ARASINDA NE OLDU?</strong></h2>

<p>İspanya 2. Ligi'nin 12. haftasında Tenerife ile FC Andorra, 2 Kasım 2026 tarihinde karşı karşıya geldi. Mücadelenin uzatma dakikalarında yaşanan pozisyonda Andorra kalecisi Jesus Owono, ceza sahasının dışına çıkarak topa müdahale etmek istedi.</p>

<p>Bu sırada Tenerife futbolcusu Jesús de Miguel ile Owono arasında sert bir çarpışma meydana geldi. Çarpışmanın ardından yere yığılan De Miguel'e sağlık ekipleri müdahalede bulundu.</p>

<p>Hakem, pozisyonun ardından Jesus Owono'ya kırmızı kart gösterdi. Sağlık ekiplerinin sahadaki müdahalesi sürerken karşılaşma 2-2'lik skorla durduruldu.</p>

<h2><strong>JESUS DE MIGUEL NEDEN HAYATINI KAYBETTİ?</strong></h2>

<p>Tenerife oyuncusu Jesús de Miguel, Jesus Owono ile yaşadığı çarpışmanın ardından kalp ve solunum durması geçirdi. Sağlık ekiplerinin müdahalesiyle yeniden hayata döndürülen futbolcu, Hospital Universitario Nuestra Señora de Candelaria'ya kaldırıldı.</p>

<p>Yoğun bakımda tedavi altına alınan 30 yaşındaki futbolcunun nörolojik durumunun kötüleştiği açıklandı. Tenerife Kulübü, 3 Kasım 2026 Salı günü yaptığı duyuruda Jesús de Miguel'in yerel saatle 08.00'de hayatını kaybettiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>JESUS OWONO'NUN FUTBOL KARİYERİ VE GÜNCEL DURUMU</strong></h2>

<p>Jesus Owono, Deportivo Alavés'te A takım seviyesine yükseldikten sonra FC Andorra'ya transfer olarak kariyerini İspanya 2. Ligi'nde sürdürdü. Ekvator Ginesi Millî Takımı'nda da görev yapan futbolcu, 2026-2027 sezonunda Andorra kadrosunda yer alıyor.</p>

<p><a href="https://www.transfermarkt.com/jesus-owono/profil/spieler/631693" rel="nofollow">Owono'nun</a> adı, Tenerife karşılaşmasında Jesús de Miguel ile yaşadığı çarpışmanın ardından gündeme geldi. Hakemin kırmızı kart gösterdiği pozisyon, İspanyol futbolcunun hayatını kaybetmesi nedeniyle geniş yankı uyandırdı. Olayla ilgili olası disiplin kararlarına ilişkin resmî açıklamalar henüz netleşmedi.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="es">🔵⚪️ | Golpe fortísimo de Owono sobre Jesús de Miguel que hace que salten todas las alarmas. 🇪🇸👀 🙏🏼 Pronta recuperación a Jesús y que todo quede en un susto 🏟️ Tenerife - Andorra https://t.co/NXopIJ7p9H</p>
— Laliga News (@laligaa_neews) <a href="https://x.com/laligaa_neews/status/2117272602523684948?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jesus-owono-kimdir-nereli-kac-yasinda-jesus-owono-hangi-takimda-oynuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/owono-4.jpg" type="image/jpeg" length="46687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ressam Özgür Eryılmaz 'Eş Zaman İnsan' sergisini anlattı: “Bilmek, yeni boşluklar doğurur”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ressam-ozgur-eryilmaz-es-zaman-insan-sergisini-anlatti-bilmek-yeni-bosluklar-dogurur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ressam-ozgur-eryilmaz-es-zaman-insan-sergisini-anlatti-bilmek-yeni-bosluklar-dogurur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CerModern’de sanatseverlerle buluşan “Eş Zaman İnsan” sergisinde ressam Özgür Eryılmaz, insanın bireysel deneyimiyle ortak insanlık tarihi arasındaki ilişkiyi eserleri üzerinden ele alıyor. “Bilmek, yeni boşluklar doğurur” diyen Eryılmaz, geçmişin, bugünün ve geleceğin aynı yüzeyde buluştuğu zaman anlayışını, boşluk kavramını ve sanatın felsefeyle ilişkisini 24 Saat’e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir insanı anlamak, yalnızca yüzüne bakmakla mümkün mü? Yoksa o yüzün ardında biriken zamanı, yaşadığı sokakları, içinde bulunduğu toplumu, doğayla kurduğu ilişkiyi ve taşıdığı belleği de görmek mi gerekir? İnsan, yalnızca kendi hikâyesinden ibaret deği; onu biçimlendiren karşılaşmaların, çatışmaların ve içinde yaşadığı dünyanın da bir parçası. Bazen bir yüzün ardında bir kentin hafızası, bazen bir bakışın içinde bir çağın izleri, bazen de henüz yaşanmamış bir geleceğin ihtimali saklı. Kendimizi anlamaya çalışırken bile çoğu zaman bizi biz yapan karşılaşmaları, içinde bulunduğumuz toplumu ve doğayla kurduğumuz ilişkiyi unutuyoruz. Oysa insanı anlamak, belki de onu bütün bu ilişkilerin ortasında yeniden düşünmekle mümkün.</p>

<p>Ressam <strong>Özgür Eryılmaz</strong>, CerModern’de sanatseverlerle buluşan “<strong>Eş Zaman İnsan</strong>” sergisinde tam da bu noktadan hareket ediyor. İnsanı yalnızca kendi deneyimleriyle sınırlı bir varlık olarak ele almak yerine, onu geçmişin, bugünün ve geleceğin iç içe geçtiği daha geniş bir varoluş alanına yerleştiriyor. Eryılmaz’ın resimlerinde figürler, yalnızca kendilerine ait bir hikâyeyi anlatmıyor, insanın içinde bulunduğu dünyayla kurduğu ilişkinin, toplumsal belleğin ve zamana yayılan deneyimlerin izlerini de taşıyor. Böylece tek bir insana bakarken insanlığın ortak hikâyesine, kişisel bir deneyimden yola çıkarken bizi birbirimize bağlayan görünmez ilişkilere yaklaşmak mümkün hale geliyor.</p>

<p>Sanatçının resimlerinde zaman da alışık olduğumuz biçimiyle işlemiyor. Geçmişin geride kaldığı, bugünün yaşanıp tüketildiği ve geleceğin henüz gelmediği düşüncesi, yerini farklı zamanların aynı yüzeyde bir araya geldiği başka bir anlayışa bırakıyor. Organik formlarla geometrik yapıların karşılaşması, figürlerin çevresinde beliren gölgeler ve resimde kendine yer açan boşluklar, bu arayışın görsel parçalarına dönüşüyor. Birbirine karşıt görünen biçimler, varoluşun içindeki çatışmaları hatırlatırken boşluk, yalnızca eksik olanı değil, henüz ortaya çıkmamış olanı da düşündürüyor. Eryılmaz’ın resimlerinde görünen kadar görünmeyen, gerçekleşen kadar gerçekleşme ihtimali taşıyan da anlamın bir parçası haline geliyor.</p>

<p>Peki, bir şeyi gerçekten anladığımızı ne zaman söyleyebiliriz? Onu tanımladığımızda, sınırlarını çizdiğimizde, bir açıklamaya ulaştığımızda mı; yoksa her cevabın ardından başka soruların belirdiğini fark ettiğimizde mi? Özgür Eryılmaz için bilmek, bir düşüncenin sonuna ulaşmaktan çok yeni düşüncelerin başlangıcına işaret ediyor. “Bilmek, yeni boşluklar doğurur” diyen Eryılmaz, her yeni bilginin başka ihtimalleri görünür kılarken insanın kendisine, zamana ve dünyaya ilişkin sorularını da çoğalttığını ifade ediyor.</p>

<p>Eryılmaz, “Eş Zaman İnsan” sergisinde izleyiciyi yalnızca resimlere bakmaya değil, gördüklerinin ardında kalanları da düşünmeye çağırıyor. İnsanlığın ortak belleğinden zamanın katmanlarına, gölgenin sakladıklarından boşluğun özgürleştirici olanaklarına uzanan bu düşünsel yolculukta sanatçı, resmin sınırlarını yeni sorularla genişletiyor. Özgür Eryılmaz, insanı ve zamanı nasıl ele aldığını, sanatın başka disiplinlerle kurduğu ilişkiyi ve bir eserin sanatçısından bağımsız olarak nasıl yeni anlamlar üretmeye devam edebileceğini 24 Saat’e anlattı.</p>

<p><img alt="Özgür Eryılmaz Eş Zaman İnsan5" class="detail-photo img-fluid" height="2592" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ozgur-eryilmaz-es-zaman-insan5.jpg" width="3888" /></p>

<h2><strong>İnsan, içinde yaşadığı dünyadan bağımsız değil</strong></h2>

<p>İnsanı yalnızca kendi iç dünyası üzerinden anlamaya çalışmak, onu biçimlendiren toplumsal ve doğal koşulları gözden kaçırmak anlamına geliyor. Eryılmaz'ın resimlerinde birey, çevresinden yalıtılmış bir varlık olarak değil, içinde bulunduğu dünyanın etkileriyle şekillenen bir özne olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçı, insanı anlamanın yolunun bireyin kendisiyle birlikte onun dahil olduğu yapıyla kurduğu ilişkiye bakmaktan geçtiğini söylüyor:</p>

<blockquote>
<p>“İnsanı doğaya dahil bir varlık olarak düşünürsek, doğada olan biten şeylerin insanı şekillendirdiğini de var saymış oluruz. Sosyal çevre ve onun yapısı, toplum, sokaklar, orman, gökyüzü, hayvanlar, bitkiler, çağın özellikleri, tarih vb. unsurlar insanı ve de toplumu biçimlendirir. Böylelikle insanı anlamak eğer söz konusu ise bireyin kendisine bakmakla beraber onun dahil olduğu yapı ile kurduğu ilişkiye de bakmak gerekecektir.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 10 27 13.43.36" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-27-134336.png" width="1110" /></p>

<h3><strong>Tekil insandan ortak insanlık deneyimine</strong></h3>

<p>Eryılmaz'ın figür anlayışında bireysel deneyim önemini korurken, sanatın yalnızca kişisel hikâyelerin aktarımına indirgenmesine mesafeli bir yaklaşım öne çıkıyor. Sanatçının yöneldiği “evrensel insan” düşüncesi, farklı deneyimlerin ortak bir düzlemde yeniden ele alınabilmesine dayanıyor. Kişisel olanın daha geniş bir tarihsel ve toplumsal bağlam içerisinde değerlendirilmesi, Eryılmaz'ın resimlerinde figürün anlamını da dönüştürüyor.</p>

<p>Sanatçı, öznel deneyimin sınırlarını aşarak daha kapsayıcı bir insan anlayışına ulaşma arayışını şöyle ifade ediyor:</p>

<blockquote>
<p>“Bireyin kendi öznel deneyimi değerli olmakla birlikte sanatı öznel deneyime indirgemek, ufku daraltmak anlamına gelir. Bizler, tarihsel ve zamansal olarak büyük insanlığın bir parçası olduğumuz için, kendi öznel, yerel düşüncemizi, hikayemizi, deneyimimizi büyük insanlık üzerinden okumak, onun bir parçası halinde görmek durumundayız. Ancak o zaman daha üniversal olana, başka bir deyişle nesnel olana yaklaşabilme olanağı bulabiliriz. Böylelikle tekil ya da tikel olarak insandan tümel olan insan kavramına geçmiş oluruz.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Geçmiş, şimdi ve gelecek aynı yüzeyde</strong></h3>

<p>“Eş Zaman İnsan” sergisinin düşünsel eksenlerinden birini zaman kavramı oluşturuyor. Eryılmaz, geçmişi, şimdiyi ve geleceği birbirini izleyen, birbirinden kesin sınırlarla ayrılan dönemler olarak ele almak yerine, bu zaman katmanlarının aynı yüzeyde bir arada bulunabileceği bir resim anlayışına yöneliyor. Sanatçının “topolojik zaman” olarak ifade ettiği yaklaşım, yalnızca yaşanmış olanı değil, bir oluşumun ardındaki süreci ve henüz gerçekleşmemiş ihtimalleri de düşünmeye alan açıyor.</p>

<p>Deleuze'ün zaman-imge kavramıyla ilişkilendirdiği bu yaklaşımı Eryılmaz şöyle açıklıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Sanatta zaman kavramı aynı zamanda felsefi bir problem. Zamanın başka başka ele alınış örneklerini resim sanatıyla birlikte sinema, tiyatro, edebiyat, şiir, müzik, mimari, arkeoloji… gibi alanlarda da görmekteyiz. Benim bu sergide üzerinde çalıştığım zaman kavramı, Deleuze’cü zaman imge kavramı. Topolojik zaman da dediğimiz, geçmişe, şimdiye ve geleceğe ait zamansal içeriğin aynı anda aynı yüzeyde eş zamanlı bir arada birbirini içererek bulunması sorunsalı. Varoluşçu bir yaklaşım söz konusu olduğunda bu teori, zamansal arkeolojik bir kazı yapmanın olanaklarını araştırmak, varlığı oluşturan zamansal bileşimleri görebilmek, sonucu görürken arkasındaki zamansal oluşumu da görebilmek, resme ilişkin kelime dağarcığını çoğaltabilmek bakımından oldukça doğurgan bir düşünsel içerik taşıyor.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 10 27 14.06.44" class="detail-photo img-fluid" height="1596" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-27-140644.png" width="2466" /></p>

<h3><strong>Organik formlarla geometrik yapıların çatışması</strong></h3>

<p>Eryılmaz'ın resimlerinde insan figürleri ile geometrik mekânlar arasındaki ilişki, biçimsel bir tercih olmanın ötesine geçiyor. Organik ve geometrik formların karşılaşması, sanatçının yaşamı anlamlandırırken üzerinde durduğu uyum ve çatışma hâllerinin görsel karşılıklarını oluşturuyor. Bu karşılaşmada varoluş ile yok oluş, birbirini dışlayan iki ayrı durum olmaktan çıkarak aynı sürecin parçalarına dönüşüyor.</p>

<p>Sanatçı, formlar üzerinden yürüttüğü araştırmayı şu sözlerle anlatıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Burada formlardan bahsedebiliriz. İnşa ettiğimiz yaşam uyumun ve zıtlıkların bir arada olduğu koşullar içermekte. Organik doğa ile üretilen doğa birbiriyle çatışma halinde. Bu diyalektik. Çatışma, var ederken aynı zamanda yok eden bir işleve sahip. Çalışmalarımdaki formlar bu var oluş ve yok oluşa karşılık gelen ve espas ile belirginleşen bir araştırmanın sonuçları. Organik formlara karşılık geometrik formlar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Boşluk, eksiklikten özgürlüğe uzanıyor</strong></h3>

<p>Bir resimde boşluk, ilk bakışta figürün bulunmadığı alan olarak görülebilir. Ancak Eryılmaz'ın yaklaşımında boşluk, eksikliğin yanı sıra henüz anlamlandırılmamış ihtimalleri ve yeni varoluş alanlarını da kapsıyor. Dolu olanın içinde bile boşluğun düşünülebileceği fikri, sanatçının gerçeklik ile soyut düşünce arasında kurduğu ilişkiyi ortaya koyuyor.</p>

<p>Eryılmaz, boşluğu yalnızca yoklukla açıklamıyor; onu bilginin, özgürleşmenin ve yeni düşüncelerin ortaya çıkabileceği bir alan olarak ele alıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Boşluk kavramı çeşitli bağlamlarda ele alınabilir. Yaşamımızda olmayan ama ihtiyaç duyduğumuz bir şeyin eksikliğini de boşluk kavramıyla ifade edebiliriz. Bunun yanı sıra boşluğa doğru ilerleyip gelişim gösterebiliriz. Henüz anlamlandırmadığımız bir ihtimal olabileceği gibi tüm bunların toplamı olan özgürlük kavramı boşluğu daha iyi ifade edebilir. Varoluşu gerçekleştirmek, özgürleşme ile başat gider. Bilmek, yeni boşluklar doğurur. Yeni boşluklar aynı zamanda yeni özgürleşme ve varoluş alanlarıdır. Bununla birlikte dolu olan, boşluğu gizil ya da soyut olarak barındırır. Dolu bir kavanozu eş zamanlı olarak boş olarak da düşünebiliriz. Dolu olması gerçeklik, boş olarak düşünmek soyut, felsefi, sanatsal bir sorunsal.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Gölgede saklanan ve henüz gerçekleşmeyen</strong></h3>

<p>Eryılmaz'ın resimlerinde gölge, ışığın figür üzerinde yarattığı doğal bir sonuçtan ibaret değil. Freud ve Jung'un kuramlarıyla ilişkilendirdiği gölge kavramı, bilinç ve bilinçdışı arasındaki ilişkiye, bastırılan deneyimlere ve henüz gerçekleşmemiş ihtimallere uzanıyor. Böylece resimdeki figür, yalnızca görünür olanın değil, saklananın, geride bırakılanın ve geleceğe ait olasılıkların da taşıyıcısına dönüşüyor.</p>

<p>Sanatçı, gölgenin resimlerindeki düşünsel işlevini şöyle açıklıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çalışmalarımda yararlandığım gölge kavramı, ağırlıklı olarak Freud ve Jung teorilerine dayanıyor. Arketipler, bilinç, bilinçdışı, kolektif bilinç, personalar… gibi kavramlar sanatsal düşünceyle ve pratikle birlikte ele alındığında anlatım derinliğini geliştireceği fikri üzerinde durdum. Figür ya da figür gruplarının yapısında zamansal bir yaklaşımla, bastırılan ya da geride bırakılan veya saklanan, gizlenen, beliren, ortaya çıkan şeylerin resme dahil olmasının, henüz olmamış, gerçekleşmemiş, ütopik düşüncelerin diğerleriyle eş zamanlı olarak yüzeyde yer almasının temelinde yer alan düşüncelerden birisi gölge kavramı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Sanatı yalnızca göz hoşluğuna indirgememek gerekiyor</strong></h3>

<p>Bir sanat eserine bakarken kişisel beğeni ve sezgi çoğu zaman ilk karşılaşmayı belirliyor. Ancak eserin düşünsel arka planı, kullanılan biçimlerin ve kurulan ilişkilerin anlamını daha kapsamlı biçimde değerlendirmeyi de mümkün kılıyor. Eryılmaz, sanatın başka disiplinlerle kurduğu ilişkilerin önemine dikkat çekerken teorik bilginin eseri tek başına açıklayan bir anahtar olmadığını, sanatsal düşüncenin kendi yapısını geliştirirken farklı alanlardan yararlandığını vurguluyor.</p>

<p>Sanatçı, bir eserin nasıl okunması gerektiğine ilişkin yaklaşımını şöyle dile getiriyor:</p>

<blockquote>
<p>“Bir eserin incelenişinde, eleştirisinde yaklaşımlar konusunda dayatmacı değilim. Bununla birlikte şunu da söylemeliyim: Başlangıçta duygusal, kişisel beğeni, sezgisel yaklaşım pratik ihtiyaca cevap verebilir ve fakat yetersiz kaldığı durumlar olacaktır. Eser teorik, felsefi, psikoanalitik bir altyapı ile çalışılmış ise farklı ve daha gelişmiş bir okumaya ihtiyacımız olacaktır. Örneğin Bilge Karasu, Borges, Oruç Aruoba, Umberto Eco gibi yazarları, Tarkovski veya Kiarostami sinemasını, zihinsel felsefi yapıyı göz önünde bulundurmadan çözümlemekte yetersiz kalırız diye düşünüyorum. Başka bir örnek: Impressionist resim, teorisi bilinmeden ele alınınca yalnızca göz hoşluğuna indirgenir ki büyük talihsizlik. Tam da bu noktada şunu ayırt etmemiz gerekir. Sanatsal çalışma felsefi bir düşüncenin, teori ya da kuramın betimlemesi veya hikaye edilmesi değildir. Sanatsal düşünce başka alanlarla, disiplinlerle bağ kurar ve kendi yapısını geliştirecek arayışlar gerçekleştirir. Bu arayışlar sırasında farklı disiplinlerin ürettiği bilgiyi kendi yapısında eritir.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 10 27 13.43.57" class="detail-photo img-fluid" height="658" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-27-134357.png" width="1110" /></p>

<h3><strong>Eser, sanatçısından sonra da düşünce üretmeye devam ediyor</strong></h3>

<p>Eryılmaz'ın sanat anlayışında eser, sanatçısının niyetini aktaran ve tek bir yorumla tamamlanan kapalı bir yapı değil. İzleyicinin deneyimi, belleği ve düşünsel konumlanışıyla yeni anlamlar kazanabilen bir alan. Bu nedenle sanatçının eser üzerindeki söz hakkı, eserin anlamını bütünüyle belirleyen bir otoriteye dönüşmüyor. Eleştiri de bu çoğalma sürecinin bir parçası olarak önem kazanıyor.</p>

<p>Sanatın yeniden üretme gücüne dikkat çeken Eryılmaz, sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor:</p>

<blockquote>
<p>“Eseri, kendinde barındırdığı potansiyelin aktarıcısı olarak düşünürsek, eseri yapan kişi de dahil olmak üzere herkes üzerine söz üretebilir sonsuza kadar. Sanat düşüncesi eser üzerinden çoğaltılır, geliştirilir, olumlanır ya da olumsuzlanır. Bu, sanatın dinamik, yaratıcı, devrimci özelliğidir ki eser böylelikle sürekli kendini yeniden üretir. Sanat eleştirisi düşünceyi geliştirir ki gereklidir.”</p>
</blockquote>

<p></p>

<p><img alt="Ressam Özgür Eryılmaz 'Eş Zaman İnsan' sergisini anlattı: “Bilmek, yeni boşluklar doğurur”" class="detail-photo img-fluid" height="1658" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-27-141408.png" width="1106" /></p>

<pre>
<strong>Fotoğraflar için Çağla Berberoğlu'na teşekkürler.</strong></pre><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ressam-ozgur-eryilmaz-es-zaman-insan-sergisini-anlatti-bilmek-yeni-bosluklar-dogurur</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/nurfvfff-kopyasijpg.jpeg" type="image/jpeg" length="28718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jesús de Miguel neden öldü, kimdir? 30 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jesus-de-miguel-neden-oldu-kimdir-30-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jesus-de-miguel-neden-oldu-kimdir-30-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya futbolunda Jesús de Miguel'in ölümü büyük üzüntü yarattı. CD Tenerife forması giyen 30 yaşındaki İspanyol futbolcu, Andorra maçında rakip kaleciyle çarpışmasının ardından geçirdiği kalp ve solunum durması sonucu hayatını kaybetti. Peki, Jesús de Miguel kimdir, kaç yaşındaydı, neden öldü ve hangi takımlarda oynadı? İşte futbolcunun yaşamı ve kariyerine ilişkin bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya futbolunda CD Tenerife forması giyen Jesús de Miguel Alameda, 3 Kasım 2026 Salı günü yaşamını yitirdi. Tenerife ile FC Andorra arasında 2 Kasım Pazartesi günü oynanan karşılaşmada ağır bir darbe alan İspanyol santrfor, hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alınmıştı. Kulübü, 30 yaşındaki futbolcunun yerel saatle 08.00'de hayatını kaybettiğini duyurdu.</p>

<h2><strong>JESÚS DE MIGUEL NEDEN ÖLDÜ?</strong></h2>

<p>Jesús de Miguel'in ölümüne yol açan olay, Tenerife ile Andorra arasında oynanan lig maçının son bölümünde meydana geldi. İspanyol futbolcu, Andorra kalecisi Jesús Owono ile topa müdahale etmek isterken çarpıştı.</p>

<p>Göğüs bölgesine aldığı şiddetli darbenin ardından yere yığılan De Miguel'in kalbi ve solunumu durdu. Sağlık ekipleri futbolcuya saha içinde müdahale etti. Karşılaşma 108. dakikada durdurulurken oyuncu ambulansla hastaneye götürüldü.</p>

<p>Santa Cruz de Tenerife'deki Hospital Universitario Nuestra Señora de Candelaria'da yoğun bakıma alınan futbolcunun nörolojik durumunun gece saatlerinde kötüleştiği açıklandı. De Miguel, tüm müdahalelere rağmen 3 Kasım sabahı hayatını kaybetti.</p>

<p><img alt="Jesus De Miguel Cd Teneriffa" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/jesus-de-miguel-cd-teneriffa.webp" width="1002" /></p>

<h2><strong>JESÚS DE MIGUEL KİMDİR, KAÇ YAŞINDAYDI?</strong></h2>

<p>Jesús de Miguel Alameda, 21 Eylül 1996 tarihinde İspanya'nın başkenti Madrid'de doğdu. Futbol dünyasında "Demi" lakabıyla da tanınan oyuncu, 3 Kasım 2026'da 30 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Sol ayağını kullanan De Miguel, santrfor mevkisinde görev yapıyordu. Yaklaşık 1,90 metre boyundaki futbolcu, özellikle ceza sahasındaki etkinliği ve golcülüğüyle tanınıyordu.</p>

<p>Futbol eğitimini Lugo Fuenlabrada ve Leganés altyapılarında alan İspanyol oyuncu, profesyonel kariyerine giden ilk önemli adımını 2015 yılında Leganés B takımına yükselerek attı.</p>

<h2><strong>JESÚS DE MIGUEL HANGİ TAKIMLARDA OYNADI?</strong></h2>

<p>İspanyol futbolcu kariyeri boyunca ülkesinin farklı liglerinde mücadele etti. Leganés altyapısından yetişen De Miguel, Internacional de Madrid, Fuenlabrada, Unión Adarve, Navalcarnero, Unionistas de Salamanca ve Castellón gibi kulüplerde görev yaptı.</p>

<p>2017-2018 sezonunda Internacional de Madrid formasıyla 33 maçta 9 gol atan futbolcu, takımının Segunda División B'ye yükselmesine katkı sağladı. Ardından Navalcarnero'da 2019-2020 sezonunu 29 karşılaşmada 12 golle tamamladı.</p>

<p>2021-2022 sezonunda Unionistas de Salamanca adına 36 lig maçında 12 gol ve 4 asist üreten De Miguel, hücum performansıyla dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Jesus De Miguel-1" class="detail-photo img-fluid" height="574" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/jesus-de-miguel-1.jpg" width="860" /></p>

<h2><strong>JESÚS DE MIGUEL'İN CASTELLÓN VE TENERIFE KARİYERİ</strong></h2>

<p>Jesús de Miguel, Ocak 2023'te CD Castellón'a transfer oldu. İspanyol futbolcunun kariyerindeki önemli dönemlerden biri bu kulüpte yaşandı.</p>

<p>2023-2024 sezonunda Primera Federación'da 16 gol kaydeden De Miguel, Castellón'un bir üst lige yükselmesinde önemli rol oynadı. İspanya Futbolcular Birliği tarafından grubunun en iyi oyuncusu seçilmesi de bu dönemdeki performansının ardından geldi.</p>

<p>8 Temmuz 2025'te CD Tenerife ile üç sezonluk sözleşme imzalayan İspanyol santrfor, kariyerine Kanarya Adaları temsilcisinde devam etti. Tenerife'ye transferi, Castellón'da sergilediği golcü performansın ardından gerçekleşti.</p>

<h2><strong>JESÚS DE MIGUEL'İN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN KULÜPLERDEN AÇIKLAMA</strong></h2>

<p>CD Tenerife, Jesús de Miguel'in ölümünü resmî internet sitesi üzerinden duyurdu. Kulüp, futbolcunun ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilerken yaşanan kayıptan duyduğu derin üzüntüyü paylaştı.</p>

<p>De Miguel'in ailesi de kendilerine iletilen destek mesajları için teşekkür ederek bu süreçte özel hayatlarına saygı gösterilmesini istedi.</p>

<p>İspanya Futbol Federasyonu, 30 yaşındaki futbolcunun vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı. Real Madrid de resmî açıklamasında De Miguel'in ailesine, takım arkadaşlarına ve CD Tenerife camiasına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<h2><strong>JESÚS DE MIGUEL'İN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN MAÇTA NE OLDU?</strong></h2>

<p>Tenerife ile FC Andorra arasında Heliodoro Rodríguez López Stadı'nda oynanan karşılaşmada Jesús de Miguel'in sakatlanmasının ardından sağlık ekipleri sahaya girdi.</p>

<p>Maçın uzatma bölümünde yaşanan çarpışma sonrasında kalp ve solunum durması geçiren futbolcuya acil müdahale yapılırken karşılaşmanın devam ettirilmemesine karar verildi.</p>

<p>Mücadele, skor 2-2 iken 108. dakikada tatil edildi. Futbolcunun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmesi, İspanyol futbolunda geniş yankı uyandırdı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="es">🔵⚪️ | Golpe fortísimo de Owono sobre Jesús de Miguel que hace que salten todas las alarmas. 🇪🇸👀 🙏🏼 Pronta recuperación a Jesús y que todo quede en un susto 🏟️ Tenerife - Andorra https://t.co/NXopIJ7p9H</p>
— Laliga News (@laligaa_neews) <a href="https://x.com/laligaa_neews/status/2117272602523684948?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Futbol dünyası şokta! Tenerife-Andorra karşılaşmasında Andorra kalecisiyle çarpışan Jesus De Miguel, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. De Miguel’in 1,5 yaşında kızının olduğu öğrenildi. https://t.co/YVtQwZpGlN</p>
— Aykırı (@aykiri) <a href="https://x.com/aykiri/status/2117561555311108297?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">November 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jesus-de-miguel-neden-oldu-kimdir-30-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/jesus-de-miguel.jpeg" type="image/jpeg" length="94698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu görevlilerinden refah payı talebi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kamu-gorevlilerinden-refah-payi-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kamu-gorevlilerinden-refah-payi-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BASK ve AES Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici, TÜİK'in ekim ayı enflasyon verilerinin ardından temmuz zammının tamamen eridiğini belirterek kamu çalışanları ile emeklilerin fahiş kira artışları ve hayat pahalılığı karşısında ezilmemesi için maaşlara mutlak surette refah payı eklenmesi ve enflasyon farkının her ay ödenmesi gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) ve Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerinin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Ekim ayı enflasyonunun yüzde 2,58 olarak duyurulmasıyla temmuz ayında kamu görevlileri ve emeklilere yapılan yüzde 7'lik maaş artışının tamamen buharlaştığını belirten Öğretici, sabit gelirlilerin insanca yaşayabilmesi için maaşlara mutlak surette refah payı eklenmesi ve enflasyon farkının her ay maaşlara yansıtılması çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>"Altı aylık düzenlemeler kayıpları telafi etmiyor"</strong></h3>

<p>Altı ayda bir yapılan maaş güncellemelerinin yüksek hayat pahalılığı karşısında kamu çalışanlarının alım gücünü korumada yetersiz kaldığını vurgulayan Öğretici, geriye dönük kayıpların telafi edilmediğini dile getirdi.</p>

<p>Enflasyon farkının altı ay beklenmeden her ay düzenli olarak maaşlara aktarılması gerektiğini savunan Öğretici, toplu sözleşme süreçlerinde yetkili sendikaların tutumunu eleştirerek son yıllardaki zam ve enflasyon tablosunu şu verilerle paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2024 Yılı:</strong> Memur ve emekliye yüzde 15 + yüzde 10 artış verilirken, gerçekleşen yıllık enflasyon yüzde 44 oldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2025 Yılı:</strong> Yüzde 6 + yüzde 5'lik artışa karşılık yıllık enflasyon yüzde 30,89 seviyesine ulaştı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026 Yılı:</strong> Yüzde 11 + yüzde 7'lik artış verilmesine karşın yıl sonu enflasyonunun yüzde 29 bandında gerçekleşeceği öngörülüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2027 Projeksiyonu:</strong> Masada kabul edilen yüzde 5 + yüzde 4'lük oranlara karşın şimdiden enflasyon beklentileri yüzde 21'in üzerinde seyrediyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Yetkili konfederasyonlara ve kamu görevlilerine seslenen Öğretici, "Yıllardır bu düşük artışlara göz yuman ve altına imza atanlar kadar, bu anlayışa yetki vermeye devam edenlerin de bu tabloyu şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"En büyük çıkmaz fahiş kiralar ve varınma krizidir"</h3>

<p>Açıklamasında mutfaktaki yangının ötesinde kamu emekçilerini ve emeklileri en çok sarsan meselenin kontrolsüz kira artışları olduğunu belirten BASK ve AES Genel Başkanı Öğretici, barınma krizinin ulaştığı boyutlara dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün bir emeklinin tek başına ev kiralama ve bu kirayı ödeme şansı neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. Görevi başındaki kamu görevlilerimiz ise aylık gelirlerinin yarıdan fazlasını sadece barınma ihtiyacına, yani kiraya aktarmak zorunda kalmaktadır. Maaş zamları yerinde sayarken kiralardaki devasa yükseliş, memurlarımızın en temel insan hakkı olan barınma hakkını tehdit eder boyuta ulaşmıştır. İstatistiki rakamlar pazardaki, mutfaktaki ve kiralardaki yakıcı hayat pahalılığını gizleyemediği gibi kamu çalışanının cebindeki yangını söndürmeye de yetmemektedir."</p>
</blockquote>

<h3>"Enflasyon farkı lütuf değil, eksik iadedir"</h3>

<p>Maaşlara yalnızca geçmiş enflasyon farkı kadar zam yapılmasının bir refah artışı sayılamayacağını hatırlatan Mehmet Alper Öğretici, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p>"Sadece gerçekleşen enflasyon kadar zam yapmak bir lütuf veya refah artışı değil; yalnızca kaybolan alım gücünün geç ve eksik bir iadesidir. Enflasyonun altında kalan her artış ise kamu çalışanının ve emeklinin hakkının gasp edilmesidir. Memur ve emeklilerimizin insanca yaşayabileceği bir alım gücüne kavuşabilmesi için bu oranların üzerine mutlaka refah payı eklenmelidir. Kamu çalışanları sadaka değil, alın terinin, emeğinin ve insanca yaşam hakkının karşılığını istemektedir."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kamu-gorevlilerinden-refah-payi-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/c8ffc4ac-fon-paralari-ne-zaman-odenecek-tasfiye-edilen-fonlara.webp" type="image/jpeg" length="14510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[STM'den Avrupa'da milli sistem tanıtımı: Milli deniz sistemleri Paris'te sergilendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/stmden-avrupada-milli-sistem-tanitimi-milli-deniz-sistemleri-pariste-sergilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/stmden-avrupada-milli-sistem-tanitimi-milli-deniz-sistemleri-pariste-sergilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[STM, Paris'teki EURONAVAL 2026'da insansız deniz araçlarından milli fırkateyn ve denizaltı tasarımlarına kadar farklı projelerini tanıttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>STM</strong> Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, milli savaş gemileri ve insansız deniz sistemlerini Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen <strong>EURONAVAL 2026 Fuarı</strong>'nda sergiledi.</p>

<p>Şirketin açıklamasına göre Türkiye'nin denizcilik alanındaki mühendislik çalışmalarını temsil eden STM, fuarda yeni nesil deniz teknolojilerini uluslararası deniz kuvvetlerinin temsilcileriyle buluşturdu. 6 Kasım'a kadar sürecek organizasyonda şirketin insansız sistemleri ve askeri gemi projeleri tanıtıldı.</p>

<h2><strong>İnsansız deniz araçları uluslararası katılımcılara tanıtıldı</strong></h2>

<p>STM, fuarda insansız otonom sualtı aracı <strong>STM NETA</strong>'yı ve sürü kabiliyeti bulunan kamikaze insansız deniz aracı <strong>STM</strong> <strong>YAKTU</strong>'yu sergiledi.</p>

<p>Her iki sistem de şirketin fuar kapsamında öne çıkardığı yeni nesil deniz teknolojileri arasında yer aldı. STM, bu araçları uluslararası deniz kuvvetlerinin temsilcilerine tanıttı.</p>

<h3><strong>Milli savaş gemisi projeleri de sergilendi</strong></h3>

<p>Şirket, insansız deniz sistemlerinin yanı sıra farklı askeri gemi projelerini de EURONAVAL 2026'da katılımcıların incelemesine sundu.</p>

<p><strong>Portekiz Donanması</strong> için inşa edilen <strong>Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi</strong>, STM'nin fuarda tanıttığı projeler arasında yer aldı. Ayrıca İstif Sınıfı Fırkateyn ve STM MPAC Hücumbot da sergilendi.</p>

<p>STM, Türkiye'nin özel harekat ve hücum maksatlı ilk milli denizaltı tasarımı olan STM500'ü de fuarda tanıtarak askeri denizcilik alanındaki tasarım ve mühendislik çalışmalarını uluslararası platforma taşıdı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/stmden-avrupada-milli-sistem-tanitimi-milli-deniz-sistemleri-pariste-sergilendi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/stm-milli-savas-gemileri-ve-insansiz-deniz-sistemlerini-avrupada-sergiliyor.png" type="image/jpeg" length="17794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Bankası, üniversite hastaneleri projesine 700 milyon dolar ayırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-bankasi-universite-hastaneleri-projesine-700-milyon-dolar-ayirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunya-bankasi-universite-hastaneleri-projesine-700-milyon-dolar-ayirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Bankası, Türkiye'de 9 ilde inşa edilecek depreme ve doğal afetlere dayanıklı üniversite hastaneleri için 700 milyon dolarlık finansmanı onayladı. Toplam 4 bin 21 yatak kapasitesine sahip olacak hastanelerin yılda yaklaşık 3,14 milyon kişiye sağlık hizmeti sunması, projenin ise 122 bine kadar ilave ve daha iyi ücretli iş eşdeğeri oluşturması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Bankası</strong>, Türkiye'nin sağlık altyapısını güçlendirmek amacıyla hazırlanan üniversite hastaneleri projesine 700 milyon dolarlık finansman sağlanmasını kabul etti. Türkiye Üniversite Hastaneleri Dayanıklılık Projesi kapsamında 9 ilde yeni hastane binaları inşa edilecek. Afet ve acil durumlarda sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramaması için tasarlanacak tesislerin toplam kapasitesi 4 bin 21 yatak olacak.</p>

<p>Dünya Bankası'nın açıkladığı proje, üniversite hastanelerinin deprem, iklim değişikliği ve sağlık hizmetlerinin sürdürülmesini engelleyebilecek diğer risklere karşı dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülecek yatırımlarla ileri düzey sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve sağlık personelinin yetiştirilmesine de katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Üniversite hastaneleri hangi illerde yapılacak?</strong></h2>

<p>Türkiye Üniversite Hastaneleri Dayanıklılık Projesi kapsamında Ağrı, Adana, Erzurum, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kayseri, Konya ve Samsun'da yeni üniversite hastanesi binaları yapılacak.</p>

<p>Dokuz ilde hayata geçirilecek yatırımların tamamlanmasıyla hastanelerin toplam yatak kapasitesi 4 bin 21'e ulaşacak. Tesislerin yılda yaklaşık 3,14 milyon kişinin ileri düzey sağlık hizmetlerine erişimini iyileştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Proje kapsamında inşa edilecek binalar, deprem ve iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlanacak. Hastanelerde enerji verimliliği ve erişilebilirlik standartları da dikkate alınacak. Bu doğrultuda tesislerin farklı afet koşullarında faaliyetlerini sürdürebilmesine yönelik altyapılar oluşturulacak.</p>

<h3><strong>Depreme dayanıklı üniversite hastanelerinde hangi altyapılar bulunacak?</strong></h3>

<p>Yeni hastane binalarında afet ve acil durumlarda sağlık hizmetlerinin devam etmesini sağlayacak sistemlere yer verilecek. Bu kapsamda yedek enerji kaynakları, güvenli su temini ve kesintisiz çalışabilecek ısıtma-soğutma altyapıları kurulacak.</p>

<p>Hastanelerin yalnızca deprem riskine karşı değil, iklim değişikliğinin yol açabileceği olumsuzluklara karşı da dayanıklı olması planlanıyor. Projede, sağlık tesislerinin faaliyetlerini aksatabilecek farklı risklere karşı gerekli altyapı düzenlemelerinin yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Erişilebilirlik düzenlemeleriyle yaşlılar, engelliler, anneler ve çocuklar başta olmak üzere farklı ihtiyaçları bulunan kişilerin sağlık hizmetlerine ulaşımının kolaylaştırılması amaçlanıyor. Yatırımların, üniversite hastanelerinin ileri düzey sağlık hizmeti sunma kapasitesini geliştirmesi de bekleniyor.</p>

<h3><strong>Üniversite hastaneleri projesi kaç kişiye istihdam sağlayacak?</strong></h3>

<p>Dünya Bankası tarafından onaylanan 700 milyon dolarlık finansman, sağlık yatırımlarının yanı sıra istihdam ve yerel ekonomik faaliyetler açısından da hedefler içeriyor.</p>

<p>Kurumun açıklamasında, proje sayesinde 122 bine kadar ilave ve daha iyi ücretli iş eşdeğeri oluşturulmasının öngörüldüğü belirtildi. Oluşması beklenen istihdamın yaklaşık yüzde 38,3'lük bölümünün kadınlara yönelik olması planlanıyor.</p>

<p>Projenin yerel ekonomik faaliyetleri desteklemesi ve istihdam olanaklarının artırılmasına katkıda bulunması hedefleniyor. Böylece dokuz ilde gerçekleştirilecek hastane yatırımlarının sağlık altyapısının yanı sıra ekonomik faaliyetlere de katkı sunması bekleniyor.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-bankasi-universite-hastaneleri-projesine-700-milyon-dolar-ayirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dunya-bankasindan-yesil-ve-gelecegin-sehirleri-projesi-icin-1915-milyon-avro-kaynak.jpg" type="image/jpeg" length="87352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barış Anneleri, TBMM’de Özgür Özel ve Ali Mahir Başarır ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/baris-anneleri-tbmmde-ozgur-ozel-ve-ali-mahir-basarir-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/baris-anneleri-tbmmde-ozgur-ozel-ve-ali-mahir-basarir-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çerçeve yasa kapsamında somut adımlar atılması” talebiyle Ankara’da temaslarda bulunan Barış Anneleri, TBMM’de YENİ Parti lideri Özgür Özel ve Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile görüştü. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, Barış Anneleri’nin sürecin kalıcı barışa dönüşmesini istediğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Barış Anneleri, “çerçeve yasa” çerçevesinde somut adımların atılması yönündeki taleplerini iletmek üzere YENİ Parti Genel Başkan<strong>ı Özgür Özel </strong>ve Grup Başkanvekili <strong>Ali Mahir Başarır </strong>ile görüştü.</p>

<p>Ankara'ya gelen Barış Anneleri, taleplerini paylaşmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) siyasi partilerle temaslarını sürdürüyor.</p>

<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'ın eşlik ettiği heyet, Meclis'teki ziyaret programına YENİ Parti Grubu ile başladı. Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen ile yapılan görüşmenin ardından heyet, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i makamında ziyaret etti.</p>

<p>Görüşme sonrasında açıklama yapan DEM Parti Sözcüsü Doğan, “Barış Anneleri bunu en sonunda ifade edecekler. Yazılı bir dosyaları var zaten. Onlar adına konuşmayalım ama sürecin kalıcı bir barışa evrilmesini istiyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/baris-anneleri-tbmmde-ozgur-ozel-ve-ali-mahir-basarir-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/baris-anneleri-tbmmde-ozgur-ozel-ve-ali-mahir-basarir-ile-gorustu.png" type="image/jpeg" length="87088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramankazan'da kentsel dönüşümde kat sınırı 5'ten 7'ye çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kahramankazanda-kentsel-donusumde-kat-siniri-5ten-7ye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kahramankazanda-kentsel-donusumde-kat-siniri-5ten-7ye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile yaptıkları görüşme sonucunda kentsel dönüşümde zemin artı 5 kat olan yapılaşma sınırının zemin artı 7 kata çıkarıldığını, ayrıca ilçeye yeni iş makineleri ve altyapı hibeleri sağlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramankazan Belediye Meclisi kasım ayı olağan toplantısı, Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. İlçe merkezindeki kentsel dönüşüm tıkanıklığının aşılması, belediyeye sağlanan yeni hibe ve iş makineleri, termal turizm yatırımı ve kırsal mahallelerdeki emlak değerlemeleri toplantının ana gündem maddelerini oluşturdu.</p>

<p>Toplantıda meclis üyelerine hitap eden Başkan Çırpanoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ayrıntılarını paylaşarak, deprem riskli alan ilan edilen bölgelerde zemin artı 5 kat olan yapılaşma sınırının yüzde 40 artışla zemin artı 7 kata yükseltildiğini müjdeledi.</p>

<h3><strong>Bakan Kurum ile görüşüldü: "Yüzde 40'lık kat artışı büyük başarı"</strong></h3>

<p>Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engelin mevcut imar koşulları olduğuna dikkat çeken Çırpanoğlu; AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ve AK Parti Kahramankazan İlçe Başkanı Hasan Çidem ile birlikte Bakan Murat Kurum'u ziyaret ettiklerini belirtti.</p>

<p>Ziyarette Satıkadın Mahallesi başta olmak üzere ilçe merkezindeki yapı stokunun yenilenmesi için müteahhitlerin ve hak sahiplerinin ekonomik beklentilerinin karşılanması gerektiğini ilettiklerini aktaran Çırpanoğlu, alınan kararı şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Bakanımıza deprem riskli alan ilan edilmesi nedeniyle uygulanan zemin artı 5 kat koşulunun Kahramankazan gerçekleriyle örtüşmediğini, ekonomik fizibilitenin sağlanamadığını anlattık. Sağ olsun, normalde büyükşehirlerde uygulamadığı bir esneklik göstererek yüzde 40'lık artışla sınırı zemin artı 5 kattan zemin artı 7 kata çıkardı. Bu karar hem hak sahiplerimizin mağduriyetini giderecek hem de taşın altına elini koyacak müteahhitlerin önünü açacak. Beş kattan yedi kata çıkılması dönüşümün başlaması adına tarihi bir kazanımdır."</p>
</blockquote>

<p>Meclis üyelerinden gelen "Daha fazla kat artışı mümkün mü?" soruları üzerine teknik zemin koşullarına işaret eden Çırpanoğlu, bölge zemininin su tabakası barındırdığını ancak doğru mühendislik ve zemin iyileştirme yöntemleriyle ilave imkanların araştırılması için Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile temasları sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>Belediyeye milyonluk hibe: Yeni iş makineleri ve altyapı desteği</strong></h3>

<p>Bakanlık temasları neticesinde ilçeye önemli araç ve altyapı hibeleri kazandırıldığını duyuran Çırpanoğlu, piyasa değeri 15-16 milyon TL bandında olan bir greyder ile kazıyıcı-yükleyici (beko loder) iş makinelerinin Kahramankazan Belediyesi'ne tahsis edildiğini söyledi.</p>

<p>Resmî yazışmaların ardından araçların filoya katılacağını aktaran Çırpanoğlu, yol yapım, bakım ve onarım işleri için nakdi ve ayni hibe destekleri de aldıklarını, hazırladıkları kapsamlı vizyon projelerini önümüzdeki günlerde Bakan Kurum'a özel bir sunumla aktaracaklarını bildirdi.</p>

<h3><strong>400 milyon liralık termal turizm yatırımı yolda</strong></h3>

<p>İlçenin ekonomik kalkınmasında kilit rol oynaması hedeflenen termal kaynakların turizme kazandırılması amacıyla Afyonkarahisar modelinin incelendiğini belirten Çırpanoğlu, termal turizm ilan edilen bölgede özel sektör işbirliğiyle sondaj ve tesisleşme sürecinin başlayacağını açıkladı. Özel sektör temsilcilerinin ilk etapta 300 ila 400 milyon TL'lik sondaj ve altyapı yatırımı gerçekleştirmesi, yeterli debide termal su çıkması durumunda ise büyük ölçekli turizm tesislerinin kurulması öngörülüyor.</p>

<p>Bölgenin mülkiyetinin şahıslara ait olduğunu hatırlatan Çırpanoğlu, her birinin bakım maliyeti yaklaşık 5 milyon TL olan belediyeye ait iki atıl sondaj kuyusunun rehabilitasyonunun da yatırımcı sözleşmelerine şart olarak ekleneceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Kırsal mahallelerde doğalgaz talebi</strong></h3>

<p>Toplantıda kırsal yerleşim alanlarındaki emlak rayiç değer artışlarına yönelik gelen eleştirileri de yanıtlayan Çırpanoğlu, köylerden kente göçün önüne geçmek istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Köylerimizde ve kırsal mahallelerimizde vatandaşlarımızın yaşamaya devam etmesini istiyoruz. Muhtarlar Derneği Başkanımız ve mahalle muhtarlarımızla birlikte Başkentgaz Genel Müdürlüğü'nü ziyaret ederek doğalgaz altyapısı olmayan yerleşimler için taleplerimizi ilettik. Kırsal ile ilçe merkezi arasındaki emlak değerlemelerinde göze çarpan bir orantısızlık varsa, ilgili müdürlüklerimiz bu durumu yeniden incelemeye alacak."</p>
</blockquote>

<h3>"Kapalı kapılar ardında iş yapmam"</h3>

<p>Meclisteki parti dengeleri ve bağımsız üyelerin komisyonlardaki temsiline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Çırpanoğlu; yönetim anlayışının temelinde şeffaflık olduğunu vurguladı. İlçenin menfaatini her türlü siyasi mülahazanın üzerinde tuttuklarını belirten Çırpanoğlu, tüm belediye meclis üyelerinin karar alma süreçlerine eşit şekilde dahil olacağını ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kahramankazanda-kentsel-donusumde-kat-siniri-5ten-7ye-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/kahramankazan.jpeg" type="image/jpeg" length="57151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bardarov:“Halkbank’ta tek yapmanız gereken voleybola odaklanmak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bardarovhalkbankta-tek-yapmaniz-gereken-voleybola-odaklanmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bardarovhalkbankta-tek-yapmaniz-gereken-voleybola-odaklanmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkbank’ın Bulgar smaçörü Denislav Bardarov, yeni sezon hedeflerini, şampiyonluk inancını ve Türkiye’deki yaşamına ilişkin düşüncelerini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkbank Erkek Voleybol Takımı’nın Bulgar smaçörü Denislav Bardarov, transfer sürecinden takımın yeni sezon hedeflerine, kulübün profesyonel yapısından Türkiye’deki yaşamına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Halkbank’tan teklif aldığı anda transferin gerçekleşeceğine yüzde 99 emin olduğunu belirten Bardarov, “Geriye dönüp baktığımda doğru kararı verdiğimden eminim.” dedi.</p>

<p>2026-2027 sezonunda Halkbank kadrosuna katılan Bulgar smaçör Denislav Bardarov, kulübümüzün resmi internet sitesine verdiği özel röportajda önemli açıklamalarda bulundu. Halkbank’ın profesyonel yapısından ve kendisine sunulan çalışma ortamından duyduğu memnuniyeti dile getiren Bardarov, takımın şampiyonluk hedeflerine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h1><strong>“Halkbank Gibi Bir Kulüpten Teklif Aldığınızda Diğer Seçenekleri Düşünmek Zor”</strong></h1>

<p>Halkbank’a transfer sürecini değerlendiren Bardarov, kulüpten gelen teklifin kararında belirleyici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bulgar smaçör, “Halkbank gibi bir kulüpten teklif aldığınızda sahip olabileceğiniz diğer fırsatları düşünmek çok zor. Kulüp teklif yaptığı anda transferin gerçekleşeceğinden zaten yüzde 99 emindim. Geriye dönüp baktığımda, o anda doğru kararı verdiğimden eminim. Bu takımın bir parçası olmak büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Hedefimiz mümkün olan her maçı kazanmak ve takım olarak gelişmeye devam etmek. Bunun bir parçası olabilmek için her gün elimizden gelenin en iyisini ortaya koymamız gerekiyor.” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Şampiyonluk Zor Bir Hedef Ama Kesinlikle Mümkün”</strong></h2>

<p>2026-2027 sezonunda Efeler Ligi ve CEV Kupası’nda mücadele edecek Halkbank’ın hedeflerini ve takımın potansiyelini değerlendiren Bardarov, şampiyonluk konusunda iddialı olduklarını belirtti.</p>

<p>“Takımımızın potansiyeli çok yüksek. Çok sıkı çalışıyoruz ve her antrenmanda elimizden gelenin en iyisini ortaya koyuyoruz. Şimdi yapmamız gereken, bu potansiyeli maçlara da yansıtmak. Sezon uzun ancak hedefimiz şampiyon olmak. Bu zorlu bir mücadele olacak ama bana göre kesinlikle mümkün.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Halkbank’ta Tek Yapmanız Gereken Voleybola Odaklanmak”</strong></h3>

<p>Kulübün profesyonel yapısı ve sporculara sunduğu çalışma ortamından duyduğu memnuniyeti dile getiren Denislav Bardarov, Halkbank’ın oyuncuların yalnızca voleybola odaklanabilmeleri için sağladığı imkânlara dikkat çekti.</p>

<p>Bardarov, “Halkbank, bulunmak için harika bir yer. Takımın organizasyon yapısı öyle düzenlenmiş ki bir sporcu olarak tek yapmanız gereken voleybola odaklanmak. Bunun dışındaki her şey kulüp ve çalışanları tarafından hallediliyor. Gösterdikleri bütün emekler için kendilerine gerçekten minnettarım.” dedi.</p>

<h3><strong>“Bu Sezon Takımımızın Çok İyi Yapılandırıldığını Düşünüyorum”</strong></h3>

<p>Takım arkadaşlarıyla kısa sürede uyum sağladığını belirten Bulgar smaçör, kadrodaki genç ve tecrübeli oyuncuların birbirini tamamladığını vurguladı.</p>

<p>Bardarov, “Takıma çok iyi uyum sağladığımı söyleyebilirim. Herkes aynı hedef doğrultusunda ilerliyor. Takım olarak özel bir şeyler inşa etmeye ve aramızda güçlü bir bağ oluşturmaya çalışıyoruz. Bu sezon takımımızın çok iyi yapılandırıldığını düşünüyorum. Genç ve hırslı oyuncularla onların gelişimine katkı sağlayabilecek tecrübeli isimlerden oluşan iyi bir kadroya sahibiz.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>“Türkiye’ye Her Geçen Yıl Daha Fazla Bağlanıyorum”</strong></h3>

<p>Türkiye’deki üçüncü sezonunu geçiren Bardarov, Ankara’daki yaşamından ve Türk kültürüne uyum sürecinden de söz etti.</p>

<p>Ankara’da yaşamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Bulgar oyuncu, “Ankara çok güzel bir şehir ve burada yaşamaktan gerçekten keyif alıyorum. Her geçen yıl Türkiye’ye kendimi daha bağlı hissediyorum ve burada birçok arkadaş edindim. Türk kültürüne çok iyi uyum sağladığımı düşünüyorum. Ayrıca yemekler de gerçekten harika.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Çalışkanlığım, Disiplinim ve Mücadelemle Hatırlanmak İstiyorum”</strong></h3>

<p>Halkbank formasıyla kariyerinde nasıl bir iz bırakmak istediğine de değinen Denislav Bardarov, başarının yalnızca yetenekle değil; istikrar, disiplin ve sürekli gelişimle mümkün olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bardarov, “Kariyerimde bırakmak istediğim izin çok çalışmak, disiplinli olmak ve asla pes etmemek üzerine kurulmasını istiyorum. Başarının yalnızca yetenekten değil, aynı zamanda istikrardan, tutkudan ve her gün kendini geliştirme isteğinden geldiğini göstermek istiyorum.” dedi.</p>

<p>Halkbank taraftarlarına da mesaj gönderen Bulgar smaçör, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Taraftarlarımıza şunu söylemek istiyorum: Oyuncular olarak kulübümüzün hedeflerine ulaşmasına ve maçlar kazanmasına yardımcı olmak için her zaman elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Destekleri için gerçekten minnettarım ve bu desteği her maçta hissediyoruz.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bardarovhalkbankta-tek-yapmaniz-gereken-voleybola-odaklanmak</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/denislav-bardarov-10.jpg" type="image/jpeg" length="21210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mutfak tüpüne dev zam: Aralık'ta 2 bin lirayı aşabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mutfak-tupune-dev-zam-aralikta-2-bin-lirayi-asabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mutfak-tupune-dev-zam-aralikta-2-bin-lirayi-asabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel petrol fiyatları ve kur artışlarının etkisiyle motorinin 100 lirayı aştığı akaryakıt zamlarının ardından 12 kilogramlık mutfak tüpü 1.900 liraya fırlarken, sektör temsilcileri aralık ayında yapılacak yeni artışla tüp fiyatının 2 bin lira eşiğini geçeceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel jeopolitik krizler, döviz kurundaki yükseliş ve vergi ayarlamaları enerji piyasalarını yangın yerine çevirdi. Benzin, motorin ve otogaz pompa fiyatlarında peş peşe gelen artışların ardından dar gelirlinin temel giderleri arasında yer alan ev tipi mutfak tüpü de zam dalgasına katıldı. Ankara'da 12 kilogramlık ev tüpünün satış fiyatı 220 TL birden artarak 1.900 TL seviyesine yükseldi. Sektör temsilcileri, aralık ayı başında beklenen yeni fiyat düzenlemesiyle tüp fiyatının 2 bin lira sınırını aşacağını belirtti.</p>

<h2><strong>Orta Doğu gerilimi petrolü vurdu: motorin 100 TL'yi, benzin 80 TL'yi aştı</strong></h2>

<p>ABD ile İran arasındaki sıcak çatışmalar küresel piyasalarda Brent petrol varil fiyatının fırlamasına yol açarken, Türkiye'de akaryakıt ürünleri tarihi rekor seviyelere ulaştı. Uluslararası ürün fiyatlarındaki tırmanışa döviz kurlarındaki hareketlilik ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışlarının da eklenmesiyle motorinin litre fiyatı 100 TL eşiğini geride bıraktı. Benzin fiyatları ise 80 TL barajını aştı.</p>

<p>Akaryakıttaki tırmanış otogaz (LPG) fiyatlarına da sert yansıdı. Gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere otogaza litre başına 9 lira 3 kuruşluk rekor zam yapıldı. Bu düzenlemeyle birlikte otogazın pompa satış fiyatı bazı illerde 52 TL'ye kadar tırmandı.</p>

<h3><strong>Mutfak tüpünde rekor: 12 kiloluk tüp 1.900 TL, piknik tüpü 420 TL oldu</strong></h3>

<p>LPG toptan fiyatlarındaki sıçrama, doğrudan evlerde yemek pişirme ve ısınmada kullanılan tüpgaz fiyatlarına yansıdı. Ankara'da daha önce 1.680 TL olan 12 kilogramlık standart şişman ev tüpü, bugünden itibaren 220 TL artışla 1.900 TL'den satılmaya başlandı. Küçük esnafın ve dar gelirli hanelerin tercih ettiği 2 kilogramlık piknik tüpünün fiyatı ise 375 TL'den 420 TL'ye çıktı.</p>

<h3><strong>Sektör kaynakları: "Aralık ayında 2 bin lira eşiği aşılacak"</strong></h3>

<p>ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan enerji sektörü kaynakları, LPG fiyatlamalarının uluslararası piyasalara paralel olarak aylık periyotlarla güncellendiğini hatırlattı. Mevcut maliyet baskılarının devam ettiğini vurgulayan sektör yetkilileri şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"LPG ve otogazda fiyat ayarlamaları genellikle ay başlarında gerçekleşiyor. Küresel petrol fiyatları ve kurdaki baskı sürdüğü müddetçe bu tablo kaçınılmaz hale geliyor. Aralık ayının başında gündeme gelecek yeni düzenlemeyle birlikte 12 kilogramlık mutfak tüpünün fiyatı 2 bin TL'lik psikolojik ve tarihi eşiği kesin olarak aşacaktır."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mutfak-tupune-dev-zam-aralikta-2-bin-lirayi-asabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/tup-1.jpg" type="image/jpeg" length="66661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon Koordinasyon Kurulu dokuzuncu kez toplandı: 247 bin yatırımcının hesabına 97,3 milyar lira yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-koordinasyon-kurulu-dokuzuncu-kez-toplandi-247-bin-yatirimcinin-hesabina-973-milyar-lira-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-koordinasyon-kurulu-dokuzuncu-kez-toplandi-247-bin-yatirimcinin-hesabina-973-milyar-lira-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Fon Koordinasyon Kurulu'nun 9'uncu toplantısının ardından olağan ve olağanüstü tasfiyeye konu toplam 100 yatırım fonunda 247 bin 839 hak sahibine 97,3 milyar lira ödeme yapıldığını, haksız kazanç sağlayanların kapsam dışı bırakıldığı ara ödemelerin bu hafta da süreceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında toplanan 9'uncu Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nın ardından tasfiye sürecine ilişkin resmî verileri kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, olağan ve olağanüstü tasfiye kapsamındaki toplam 100 yatırım fonunda yer alan 247 bin 839 yatırımcıya 30 Ekim 2026 itibarıyla 97,3 milyar TL ödeme gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıklara bağlı ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.</p>

<h3><strong>İlk ara ödemeler hesaplara geçti</strong></h3>

<p>Açıklamada, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen 22 Ekim 2026 tarihli ve 7596 sayılı "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun" ile Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 27 Ekim 2026 tarihli ve 76/1903 sayılı ilke kararı hatırlatıldı. Bu mevzuat çerçevesinde, olağanüstü tasfiyeye konu fonlardaki ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma gününden itibaren fon sahiplerinin hesaplarına aktarılmaya başlandığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Şirket bazında ödeme dağılımı ve 76 milyar liralık anapara iadesi</strong></h3>

<p>İletişim Başkanlığı'nın paylaştığı resmî verilere göre tasfiye süreçleri kapsamında Atlas Portföy, Pusula Portföy ve Tera Portföy Yönetim Şirketleri bünyesindeki fonlarda, olağanüstü tasfiye prosedürü kapsamında hak sahiplerine toplam 29,3 milyar TL yatırıldı.</p>

<p>Daha önceki süreçte A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef Portföy Yönetim Şirketleri tarafından kurulan fonlara yönelik olağan tasfiye sürecinde ise 93 fonda toplam 68 milyar TL ödeme tamamlandı.</p>

<p>Böylece her iki tasfiye sürecinde toplam 100 fonda 247 bin 839 yatırımcıya 97,3 milyar TL ulaştırıldı. Bu kapsamda 178 bin 537 tekil yatırımcıya nakdi ve ayni olarak yaklaşık 76 milyar TL aktarılarak anaparalarının tamamı ödendi.</p>

<h3><strong>Ödemeler küçük yatırımcıdan başlayacak</strong></h3>

<p>Açıklamada denetim ve ödeme takvimine ilişkin kritik bir ayrıntıya da yer verildi. Yetkili organlarca yürütülen incelemeler sonucunda mevzuata aykırı, haksız ve fahiş kazanç elde ettiği tespit edilen kişi ve kurumların ara ödeme listelerinden çıkarıldığı vurgulandı.</p>

<p>Yeni ödeme takviminin işleyişi hakkında ise şu bilgilendirme yapıldı:</p>

<p>"7596 sayılı Kanun ve SPK kararı doğrultusunda ara ödemeler, öncelikle para piyasası fonlarından başlayacaktır. Süreç, en düşük fon katılma payı sahibinden en yüksek olana doğru ilerleyecek ve en fazla sayıda küçük yatırımcının hızla ödeme alması sağlanacaktır. Bu hafta içerisinde, tasfiye sürecinden sorumlu kurumlarımızın koordinasyonunda ara ödemelere aralıksız devam edilecektir."</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-koordinasyon-kurulu-dokuzuncu-kez-toplandi-247-bin-yatirimcinin-hesabina-973-milyar-lira-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/para-piyasasi-fonlarindan-elde-edilen-kazanclara-yuzde-10-stopaj-kesintisi-uygulanacak.png" type="image/jpeg" length="34782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: 11 güneş enerjisi projesinde yarışmalar tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-11-gunes-enerjisi-projesinde-yarismalar-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-11-gunes-enerjisi-projesinde-yarismalar-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının YEKA GES-2026 yarışmalarında 11 proje için teklifler belli oldu. Toplam 785 megavatlık kapasiteyi kapsayan yarışmalara 19 şirket katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı</strong>nın 11 proje için düzenlediği <strong>Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA GES-2026) </strong>yarışmaları tamamlandı. Toplam 785 megavatlık güneş enerjisi kapasitesini kapsayan organizasyona 19 şirket katıldı.</p>

<p>Yarışmalarda önce kapalı mali teklifler açıldı. Ardından megavat başına 2 bin avro katılım bedeli üzerinden açık artırma aşamasına geçildi. Denizli, Ankara, Konya, Kahramanmaraş, Malatya, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Elazığ'daki projeler için elektrik bağlantı kapasitesi tahsisi amacıyla teklif alındı.</p>

<p><strong>Yarışma</strong>larda kilovatsaat başına elektrik birim fiyatı için belirlenen tavan 5,50 avro sent, taban ise 3,25 avro sent oldu. 11 projenin tamamında en iyi teklifler taban fiyat üzerinden verildi. Şirketlerin megavat başına sunduğu katkı payları ise projelere göre farklılık gösterdi.</p>

<h2><strong>Denizli ve Ankara projelerinde kazanan şirketler</strong></h2>

<p>30 megavat kapasiteye sahip <strong>G26-Denizli GES yarışması</strong>na 7 başvuru yapıldı. Altıncı turda sonuçlanan yarışmada Temmuz Güneş Denizli Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ, kilovatsaat başına 3,25 avro sent elektrik birim fiyatı ve megavat başına 60 bin avro katkı payıyla en iyi teklifi sundu.</p>

<p>Ankara'da düzenlenen iki yarışmada ise toplam 70 megavatlık kapasite için teklif alındı. 40 megavatlık G26-Ankara-1 GES yarışmasına 4 şirket başvurdu. Dördüncü turda sonuçlanan süreçte Erser Grup Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ, megavat başına 22 bin avro katkı payı teklif etti.</p>

<p>30 megavatlık G26-Ankara-2 GES yarışmasında 5 başvuru değerlendirildi. İkinci turda en iyi teklifi veren İklim İnvest Enerji ve Teknoloji Yatırımları AŞ, megavat başına 12 bin avro katkı payı sundu.</p>

<h3><strong>Konya ve Kahramanmaraş'taki yarışmalar sonuçlandı</strong></h3>

<p>110 megavat kapasiteye sahip G26-Konya GES yarışmasına 4 başvuru yapıldı. Yedinci turda İş Enerji Yatırımları AŞ, kilovatsaat başına 3,25 avro sent elektrik birim fiyatı ve megavat başına 64 bin avro katkı payıyla en iyi teklifi verdi.</p>

<p>Kahramanmaraş'ta iki ayrı proje için yarışma düzenlendi. 85 megavatlık G26-Kahramanmaraş-2 GES yarışmasına 5 başvuru yapıldı. Sekizinci turda sonuçlanan yarışmada Temmuz Güneş Kahramanmaraş <strong>Enerji Üretim Sanayi </strong>ve Ticaret AŞ, megavat başına 60 bin avro katkı payı teklif etti.</p>

<p>50 megavat kapasiteli G26-Kahramanmaraş-3 GES yarışmasında ise 4 başvuru değerlendirildi. On ikinci turda aynı şirket, megavat başına 74 bin avro katkı payıyla en iyi teklifi sundu.</p>

<h3><strong>Malatya ve Diyarbakır projelerinde teklifler belirlendi</strong></h3>

<p>55 megavatlık G26-Malatya-1 GES yarışmasına 4 şirket katıldı. On altıncı turda tamamlanan yarışmada Ezel Mensucat Sanayi ve Ticaret AŞ, megavat başına 91 bin avro katkı payıyla en iyi teklifi verdi.</p>

<p>200 megavat kapasiteyle yarışmaların en büyük projesi olan G26-Diyarbakır GES için 3 başvuru yapıldı. İkinci turda Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim AŞ, megavat başına 16 bin avro katkı payı sundu.</p>

<h3><strong>Mardin, Batman ve Elazığ'da da sonuçlar açıklandı</strong></h3>

<p>120 megavatlık G26-Mardin-2 GES yarışmasına 3 şirket başvurdu. Üçüncü turda en iyi teklifi veren<strong> Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim AŞ</strong>'nin katkı payı teklifi megavat başına 18 bin avro oldu.</p>

<p>25 megavat kapasiteye sahip G26-Batman GES yarışmasında da 3 başvuru değerlendirildi. Yedinci turda Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim AŞ, megavat başına 36 bin avro katkı payıyla en iyi teklifi sundu.</p>

<p>Son olarak 40 megavatlık G26-Elazığ GES yarışması gerçekleştirildi. İki başvurunun yapıldığı süreç, sekizinci turda tamamlandı. Ecogreen Elektrik Enerji Üretim AŞ, kilovatsaat başına 3,25 avro sent elektrik birim fiyatı ve megavat başına 36 bin avro katkı payıyla yarışmada en iyi teklifi verdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakanligi-11-gunes-enerjisi-projesinde-yarismalar-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/yeka-ges-2026-yarismalarinda-11-proje-icin-en-iyi-teklifler-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="66418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hayvan hakları için toplanan 1 milyon üzerinde imza TBMM'ye taşınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hayvan-haklari-icin-toplanan-1-milyon-uzerinde-imza-tbmmye-tasinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hayvan-haklari-icin-toplanan-1-milyon-uzerinde-imza-tbmmye-tasinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sokakta yaşayan hayvanlara yönelik Ağustos 2024'te yürürlüğe giren düzenlemeye karşı başlatılan “Yaşatan Yasa İstiyoruz” kampanyasında imza sayısı 1 milyon 108 bine ulaştı. Yaşatacağız Platformu, toplanan imzaları kasım ayında TBMM'ye sunarak “Kısırlaştır-Aşılat-Yerinde Yaşat” yaklaşımını esas alan yeni bir yasal düzenleme yapılmasını isteyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sokakta yaşayan hayvanlara yönelik düzenlemeye karşı başlatılan “<strong>Yaşatan Yasa İstiyoruz</strong>” kampanyası, 1 milyon imza barajını aştı.</p>

<p>Yaşatacağız Platformu tarafından Change.org üzerinden başlatılan kampanya, kısa sürede 1 milyon 108 bin imzaya ulaştı. Böylece kampanya, <strong>Change.org</strong> Türkiye tarihinde 1 milyon imzayı aşan dördüncü kampanya oldu.</p>

<h2><strong>"Kısırlaştır-Aşılat-Yerinde Yaşat" çağrısı</strong></h2>

<p>Kampanyayı yürüten Yaşatacağız Platformu, sokakta yaşayan hayvanlara yönelik mevcut uygulamaların değiştirilmesini talep ediyor.</p>

<p>Platform, çözüm önerisi olarak “Kısırlaştır-Aşılat-Yerinde Yaşat” modelini öne çıkarıyor. Kampanya kapsamında hayvanların toplatılması yerine bulundukları yaşam alanlarında korunmalarını sağlayacak politikaların uygulanması isteniyor.</p>

<p>Kampanya metninde, hayvanların yaşam hakkını esas alan yeni bir yasal düzenleme yapılması çağrısı da yer alıyor.</p>

<h3><strong>Kadıköy'de sokak hayvanları için imza etkinliği düzenlendi</strong></h3>

<p>Kampanyaya destek toplamak amacıyla 1 Kasım Pazar günü<strong> İstanbul Kadıköy'deki Süreyya Operası</strong> önünde etkinlik gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Yaşatacağız Platformu</strong>'nun çağrısıyla bir araya gelen hayvan hakları savunucuları, “Yaşatan Yasa İstiyoruz” kampanyası kapsamında yurttaşlardan imza topladı.</p>

<p>Etkinliğin ardından yapılan basın açıklamasında, sokakta yaşayan hayvanların yaşam haklarının korunması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, hayvanların toplatılmasının sokakları güvenli hale getirmenin doğru yolu olmadığı savunularak bütün hayvanlar için eşit yaşam hakkı talep edildi.</p>

<h3><strong>1 milyon 108 bin imza TBMM'ye sunulacak</strong></h3>

<p>Yaşatacağız Platformu, kampanyada toplanan imzaları karar vericilere ulaştırmaya hazırlanıyor.</p>

<p>1 milyon 108 bini aşan imzanın kasım ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Platform, Meclis'e yapılacak başvuruyla Ağustos 2024'te yürürlüğe giren sokak hayvanlarına ilişkin düzenlemenin değiştirilmesini ve “Yaşatan Yasa” adı verilen yeni bir yasal düzenlemenin gündeme alınmasını isteyecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hayvan-haklari-icin-toplanan-1-milyon-uzerinde-imza-tbmmye-tasinacak</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/69d1353579484-1775318325jpg.webp" type="image/jpeg" length="89508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli DEAŞ soruşturması: 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-merkezli-deas-sorusturmasi-9-supheli-hakkinda-gozalti-karari-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-merkezli-deas-sorusturmasi-9-supheli-hakkinda-gozalti-karari-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da DEAŞ ve diğer dini motifli terör örgütleri kapsamında adli işlem gören kişilerle para transferi bağlantısı tespit edilen 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>nca yürütülen terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin <strong>soruşturma</strong> kapsamında 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Şüphelilerin, DEAŞ ve diğer dini motifli terör örgütleriyle bağlantılı soruşturmalarda adli işlem gören kişilerle para transferi gerçekleştirdiği belirlendi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen çalışmada, şüphelilerin para hareketleri incelendi. Soruşturma dosyasında farklı illerdeki başsavcılıklar tarafından DEAŞ faaliyetleri kapsamında haklarında işlem yapılan kişilerle bağlantılı para transferleri tespit edildi.</p>

<h2><strong>MASAK kayıtlarında para transferleri yer aldı</strong></h2>

<p>Soruşturmada şüpheli Bahar (Akıncı) Ibragimova'nın, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca DEAŞ faaliyetleri nedeniyle haklarında adli işlem yapılan Hikmet Tavukçuoğlu ve Furkan Tavukçuoğlu ile para transferi ilişkisi bulunduğu belirlendi.</p>

<p><strong>Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)</strong> verilerinde yer alan şüpheli işlem açıklamalarında da söz konusu para hareketlerinin bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Altı şüphelinin Şanlıurfa bağlantısı incelendi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında Barış Öztürk, Derya Sümbül, Gamze Kayhan, Hüseyin Korkusuz, Muzaffer Kaya ve Semra Avcı'nın da Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca DEAŞ faaliyetleri nedeniyle hakkında işlem yapılan Seyithan Benzer ile para transferi ilişkisi olduğu tespit edildi.</p>

<p>Bu kişilerin para hareketleri, başsavcılığın yürüttüğü terörizmin finansmanı soruşturması kapsamında değerlendirildi.</p>

<h3><strong>Mersin'deki soruşturmada adı geçen kişiyle de para trafiği belirlendi</strong></h3>

<p>Çalışmada ayrıca Eman A.S. Barbakh ve Wael Alejji'nin, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca DEAŞ faaliyetleri kapsamında hakkında <strong>adli</strong> <strong>işlem</strong> yapılan Serdal Akın ile para transferi ilişkisi bulunduğu ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Yapılan tespitlerin ardından soruşturma kapsamında belirlenen toplam 9 <strong>şüpheli</strong> hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-merkezli-deas-sorusturmasi-9-supheli-hakkinda-gozalti-karari-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/istanbul-merkezli-deas-sorusturmasi-9-supheli-hakkinda-gozalti-karari-verildi.png" type="image/jpeg" length="50543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Valiliği'nden sağanak ve sel uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-valiliginden-saganak-ve-sel-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-valiliginden-saganak-ve-sel-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, kent genelinde yarın sabahtan itibaren yerel kuvvetli sağanak ve öğleden sonra kuzeyden esecek kısa süreli fırtına beklendiğini duyurarak sel, su baskını, heyelan, yıldırım ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşları tedbirli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Valiliği, kent genelinde yarın etkili olması beklenen kuvvetli sağanak yağış ve fırtına nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmelerini paylaşan Valilik; su baskını, sel, heyelan ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunması çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>Öğleden sonra fırtına bekleniyor</strong></h3>

<p>Valiliğin resmî sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada, 4 Kasım Çarşamba sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde aralıklı ve yerel olmak üzere kuvvetli gök gürültülü sağanağın etkili olacağı bildirildi.</p>

<p>Hava tahmin raporlarına göre, rüzgarın da özellikle öğle saatlerinden itibaren kuzeyli yönlerden şiddetini artırarak kuvvetli rüzgar ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde esmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Valilikten sel uyarısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, ani yağış ve kuvvetli rüzgarın beraberinde getirebileceği tehlikelere dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Kuvvetli yağış ve fırtınayla birlikte sel, su baskını, yıldırım düşmesi, heyelan ve özellikle kent içi ulaşımda meydana gelebilecek aksamalar gibi risklere karşı tüm vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları önemle rica olunur."</p>

<p>Yetkililer, olumsuz hava koşulları süresince sürücülerin trafikte takip mesafesini korumaları, riskli alanlarda araç park edilmemesi ve zorunlu olmadıkça fırtına anında dışarıda bulunulmaması yönünde tavsiyelerde bulundu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-valiliginden-saganak-ve-sel-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/istanbul-yagmur-saganak.webp" type="image/jpeg" length="17971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="95249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="59177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="29479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="78361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="59599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="39966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="15502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="64246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="47082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="24722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="43658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="10444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="17313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="10746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="41667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="16867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="57471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="56792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="83705"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
