<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 16:28:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4 ilde dolandırıcılık operasyonu: 18 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-dolandiricilik-operasyonu-18-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-dolandiricilik-operasyonu-18-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum merkezli 4 ilde düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda 18 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin 55 ilde nitelikli dolandırıcılık yaptığı belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çorum</strong>'un merkez olduğu 4 ilde yürütülen dolandırıcılık soruşturması kapsamında 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin, internet üzerinden araç alım satımı yapmak isteyen kişileri farklı yöntemlerle mağdur ettikleri belirlendi.</p>

<h2><strong>Araç alım satımı üzerinden dolandırıcılık ağı ortaya çıkarıldı</strong></h2>

<p><strong>Çorum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü</strong> Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, internet üzerinden araç satın almak veya aracını satmak isteyen bazı kişilerin dolandırıldığı yönündeki ihbarların ardından inceleme başlattı.</p>

<p>Ekiplerin yürüttüğü soruşturmada, araç almak isteyen kişilerden kapora gerekçesiyle para talep edildiği tespit edildi. Aracını satmak isteyen kişilerin ise kendilerini noter görevlisi olarak tanıtan şüpheliler tarafından dolandırıldığı ortaya çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Şüphelilerin 55 ilde faaliyet gösterdiği belirlendi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde şüphelilerin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu 55 farklı ilde gerçekleştirdikleri tespit edildi.</p>

<p>Çorum'un yanı sıra <strong>Mersin</strong>, <strong>İzmir</strong> ve <strong>Adana</strong>'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Çalışma sonucunda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sahte noter görünümü verilen villada arama yapıldı</strong></h3>

<p>Şüphelilerin <strong>noter</strong> izlenimi oluşturdukları villada gerçekleştirilen aramada çeşitli materyallere ulaşıldı. Aramada sıramatik zili, ruhsatsız tabanca, çok sayıda fişek, cep telefonları, SIM kartlar ve bir miktar para bulundu.</p>

<p><strong>Gözaltı</strong>na alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler daha sonra adli işlemler için adliyeye sevk edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/4-ilde-dolandiricilik-operasyonu-18-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/corum-merkezli-4-ilde-dolandiricilik-operasyonunda-18-zanli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="50434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Adliyelerde dijital güvenlik ve dezenformasyon büroları kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-adliyelerde-dijital-guvenlik-ve-dezenformasyon-burolari-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-adliyelerde-dijital-guvenlik-ve-dezenformasyon-burolari-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, dijital ortamdaki suçlarla ve suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleriyle daha etkin mücadele amacıyla adliyelerde yeni bürolar oluşturulacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, <strong>adliye</strong>lerde “<strong>Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları</strong>” oluşturulacağını açıkladı. Yeni yapılanmayla dijital alandaki suçlarla mücadelenin daha hızlı, etkili ve koordineli yürütülmesinin hedeflendiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Dijital suçlarla mücadelede adli kapasite güçlendirilecek</strong></h2>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>siber</strong> alanda işlenen suçlara karşı yürütülen mücadelenin daha etkin bir yapıya kavuşturulacağını ifade etti.</p>

<p>Çocukları ve gençleri suç, şiddet ve istismara yöneltebilecek dijital içeriklerin yanı sıra vatandaşların özel yaşamını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini tehdit eden içeriklere karşı adli kapasitenin artırılacağını aktaran Gürlek, bu kapsamda yeni bir yapılanmaya gidileceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>175 ağır ceza merkezinde yeni bürolar oluşturulacak</strong></h3>

<p>Adalet Bakanlığının 175 <strong>ağır ceza </strong>merkezi Cumhuriyet başsavcılığına gönderdiği yazıyla söz konusu büroların adliyelerde kurulacağı belirtildi.</p>

<p>Yeni sistem kapsamında <strong>dijital platformlar</strong>da yer alan suç unsurlu içerikler ile kişileri suça yönlendiren faaliyetlerin uzmanlaşmış cumhuriyet savcılarının takibine alınacağı ifade edildi. Şüphelilerin belirlenmesi, gerekli adli süreçlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere yönelik müdahalelerin daha hızlı gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Dezenformasyonla mücadelede kurumlar arası koordinasyon artırılacak</strong></h3>

<p>Yeni yapılanmayla kamuoyunu bilinçli biçimde yanıltan ve toplum huzuru ile kamu düzenini bozmayı amaçlayan suç niteliğindeki <strong>dezenformasyon </strong>faaliyetlerine karşı kurumlar arasındaki iş birliğinin de güçlendirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Gürlek, çalışmaların çocukların korunması, vatandaşların haklarının güvence altına alınması, kamu düzeninin sağlanması ve hukukun üstünlüğünün dijital ortamda da korunması anlayışıyla sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">ADLİYELERDE DİJİTAL ORTAM GÜVENLİĞİ VE DEZENFORMASYONLA MÜCADELE BÜROLARI KURUYORUZ!<br />
<br />
Siber vatanda suçla mücadeleyi daha hızlı, daha etkin ve daha koordineli hâle getiriyoruz.<br />
<br />
Çocuklarımızı ve gençlerimizi suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşlarımızın özel hayatını,…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2103077506463023340?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-adliyelerde-dijital-guvenlik-ve-dezenformasyon-burolari-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adliyelerde-dijital-ortam-guvenligi-ve-dezenformasyonla-mucadele-burolari-kurulacak.png" type="image/jpeg" length="47569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖZYES tercihleri ne zaman başlıyor? 2026 BESYO tercih ekranı ve kılavuz yayımlandı mı? BESYO tercihleri nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozyes-tercihleri-ne-zaman-basliyor-2026-besyo-tercih-ekrani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozyes-tercihleri-ne-zaman-basliyor-2026-besyo-tercih-ekrani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-YKS kapsamında düzenlenen Spor Bilimleri İçin Özel Yetenek Sınavı’nın ardından gözler ÖZYES tercih sürecine çevrildi. BESYO ve spor bilimleri programlarında eğitim almak isteyen adaylar için ÖSYM’nin tercih takvimi belli olurken, tercihlerin yapılacağı AİS ekranı da gündeme geldi. Adayların tercih sürecinde kılavuzdaki koşulları ve program bilgilerini dikkate alması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-YKS kapsamında gerçekleştirilen <strong>Spor Bilimleri İçin Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES)</strong> sonrasında adayların üniversite tercih süreci başladı. BESYO ve spor bilimleri alanındaki lisans programlarına yerleşmek isteyen adaylar, ÖSYM tarafından açıklanan takvim doğrultusunda tercihlerini Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden gerçekleştirecek.</p>

<p>ÖZYES tercih sürecinde adayların en çok merak ettiği konular arasında tercihlerin başlangıç ve bitiş tarihi, ÖSYM AİS tercih ekranına nasıl ulaşılacağı ve 2026-ÖZYES tercih kılavuzunun yayımlanıp yayımlanmadığı bulunuyor.</p>

<h2><strong>ÖZYES tercihleri başladı mı, saat kaçta açıldı?</strong></h2>

<p>ÖSYM’nin açıkladığı takvime göre <strong>2026-ÖZYES tercih işlemleri 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 15.00’te başlayacak.</strong></p>

<p>Adaylar, tercih süresi boyunca üniversite ve program seçimlerini elektronik ortamda kendi hesapları üzerinden yapabilecek.</p>

<p>Tercih işlemleri için adayların ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi’ne giriş yapması gerekiyor.</p>

<h3><strong>ÖZYES tercihleri ne zaman bitecek?</strong></h3>

<p>2026 ÖZYES tercih işlemleri için adaylara yaklaşık bir haftalık süre verilecek.</p>

<p>ÖSYM takvimine göre tercih süreci <strong>30 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 23.59’da sona erecek.</strong></p>

<h3>2026 ÖZYES tercih tarihleri</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tercih başlangıcı:</strong> 24 Eylül 2026 Perşembe, saat 15.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tercih bitişi:</strong> 30 Eylül 2026 Çarşamba, saat 23.59</p>
 </li>
</ul>

<p>Son başvuru saatinin ardından sistem üzerinden yeni tercih yapılması veya mevcut tercihlerin değiştirilmesi mümkün olmayacak. Bu nedenle adayların tercih listelerini son saate bırakmadan kontrol etmeleri gerekiyor.</p>

<p><img alt="YKS 2026 açıklandı mı? ÖSYM AİS YKS 2026 sonuçları ne zaman açıklanacak, bugün mü? İşte YKS 2026 tercih tarihleri-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" width="716" /></p>

<h3><strong>2026 ÖZYES tercih kılavuzu yayımlandı mı?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından <strong>2026-ÖZYES Tercih Kılavuzu (Ön Bilgi)</strong> erişime açıldı.</p>

<p>Kılavuzda adayların tercih sürecinde ihtiyaç duyacağı program ve yerleştirme bilgileri ile ilgili açıklamalar bulunuyor. Üniversitelerin programları, kontenjanlar ve yerleştirmeye ilişkin koşullar tercih sürecinde dikkate alınacak.</p>

<p>Adayların tercih listelerini oluşturmadan önce kılavuzda yer alan açıklamaları ve program koşullarını incelemesi gerekiyor.</p>

<p>ÖZYES yerleştirmelerinde ÖSYM’nin yayımladığı başvuru ve tercih kılavuzlarında belirtilen kurallar esas alınacak.</p>

<h3><strong>ÖZYES tercihi nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>ÖZYES tercihleri <strong>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden elektronik olarak</strong> gerçekleştirilecek. Posta yoluyla veya elden teslim edilen tercih listeleri geçerli olmayacak.</p>

<p>Adayların tercih işlemi için ÖSYM’nin AİS platformuna giriş yapması gerekiyor.</p>

<p>Tercih sürecinin genel adımları şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi’ne giriş yapılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. kimlik numarası ve ÖSYM şifresiyle veya sistemde sunulan giriş seçenekleriyle hesaba erişilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tercih işlemleri bölümünden <strong>2026-ÖZYES tercih ekranı</strong> açılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kılavuzdaki program ve kodlar incelenerek tercih listesi oluşturulur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Programlar adayın öncelik sırasına göre sisteme girilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Tercihler kontrol edildikten sonra sistem üzerinden onaylanarak bildirilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Tercih işlemi tamamlandıktan sonra adayların tercih listesinin sisteme doğru şekilde kaydedildiğini kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>BESYO tercihi ÖZYES üzerinden mi yapılacak?</strong></h3>

<p>BESYO olarak bilinen spor bilimleri alanındaki lisans programlarına yerleşmek isteyen adayların tercih sürecinde ÖZYES kapsamında belirlenen kuralları takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Spor Bilimleri İçin Özel Yetenek Sınavı, spor bilimleri alanındaki özel yetenekle öğrenci kabul eden programlara yönelik merkezi süreç kapsamında uygulanıyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların yalnızca bölüm adına bakarak tercih yapması yerine, <strong>2026-ÖZYES tercih kılavuzundaki program, kontenjan ve yerleştirme koşullarını</strong> kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="ösym-10" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f8e1ba151619ad9cf594b892b2ed93f8.jpg" width="1120" /></p>

<h3><strong>ÖZYES tercih ekranına nereden girilir?</strong></h3>

<p>Adaylar tercih işlemlerini <a href="https://ais.osym.gov.tr" rel="nofollow">ÖSYM’nin <strong>Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong></a> üzerinden yapabilecek.</p>

<p>Tercih döneminde sisteme giriş yapan adayların karşısına ilgili ÖZYES tercih işlemi açılacak. Tercihlerin elektronik ortamda adayın kendi hesabı üzerinden tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Adayların tercih sırasında program kodlarını doğru girmesi ve tercih sıralamasını bildirimden önce dikkatli şekilde kontrol etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>ÖZYES tercihinde nelere dikkat edilmeli?</strong></h3>

<p>Tercih listesi oluşturulurken yalnızca bölümün adı değil, ilgili programın kılavuzda yer alan koşulları da incelenmeli.</p>

<p>Özellikle programın kontenjanı, yerleştirme koşulları ve adayın tercih edebileceği programlara ilişkin açıklamalar kontrol edilmeli.</p>

<p>Tercih sıralaması tamamlandıktan sonra adayların işlemi sistem üzerinden onaylaması gerekiyor. Son gün ve saat geçtikten sonra sistemin tercih işlemlerine kapanması nedeniyle adayların süreci <strong>30 Eylül saat 23.59’dan önce</strong>tamamlaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026 ÖZYES tercih sürecinde son durum</strong></h3>

<p>2026 ÖZYES tercih işlemleri <strong>24 Eylül saat 15.00’te başlayacak</strong> ve <strong>30 Eylül saat 23.59’da sona erecek.</strong></p>

<p>Tercih sürecinin başlamasıyla birlikte BESYO ve diğer spor bilimleri programlarında eğitim almak isteyen adaylar, ÖSYM AİS üzerinden tercih listelerini oluşturabilecek.</p>

<p>ÖSYM tarafından yayımlanan 2026-ÖZYES tercih kılavuzu ise adayların program ve yerleştirme koşullarını kontrol edebileceği temel kaynak olacak. Tek bir tercih listesinin oluşturulması yerine adayların kılavuzdaki tüm açıklamaları inceleyerek tercihlerini buna göre tamamlaması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozyes-tercihleri-ne-zaman-basliyor-2026-besyo-tercih-ekrani</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-0c4f8526a26c52fda72d323e8fcee910.webp" type="image/jpeg" length="95498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigara yasağı ne zaman başlayacak? 2015 sonrası doğanlara tütün ürünü satışı yasaklanacak mı? Teklifte neler var?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sigara-yasagi-ne-zaman-baslayacak-2015-sonrasi-doganlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sigara-yasagi-ne-zaman-baslayacak-2015-sonrasi-doganlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de tütün kullanımını azaltmaya yönelik yeni bir kanun teklifi hazırlığı gündemde. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmada özellikle çocuk ve gençlerin tütün ürünlerine erişiminin sınırlandırılması hedeflenirken, satış ve kullanım alanlarına ilişkin yeni kurallar da değerlendiriliyor. Teklifin Meclis’e sunulmasıyla birlikte düzenlemenin kapsamı ve uygulanıp uygulanmayacağı netleşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de sigara ve diğer tütün ürünlerine yönelik yeni bir düzenleme hazırlığı gündeme geldi. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yaklaşık bir yıldır sürdürülen çalışmalarda, özellikle yeni neslin tütün ürünlerine başlamasını önlemeye yönelik kapsamlı değişiklikler üzerinde duruluyor.</p>

<p>Hazırlanan kanun teklifinde dikkat çeken başlıklardan biri, <strong>1 Ocak 2015 ve sonrasında doğan kişilere hayatları boyunca tütün ürünü satılmaması</strong> yönündeki planlama oldu. Bunun yanı sıra restoranların açık alanları, parklar ve kamuya açık bazı bölgelerde sigara kullanımına ilişkin yeni sınırlamalar getirilmesi değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak söz konusu düzenlemelerin şu an için yürürlükte olmadığına dikkat çekiliyor. Hazırlanan teklifin ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması planlanırken, Meclis sürecinde maddelerde değişiklik yapılması mümkün.</p>

<h2><strong>2015 sonrası doğanlara ömür boyu sigara yasağı mı geliyor?</strong></h2>

<p>Yeni çalışmanın en dikkat çekici maddelerinden biri belirli bir doğum tarihinden sonra dünyaya gelen kişilere yönelik tütün ürünü satışının kalıcı olarak engellenmesi.</p>

<p>Planlamaya göre <strong>1 Ocak 2015 ve sonrasında doğan kişilere tütün ürünlerinin satışı hayat boyu yasaklanabilecek.</strong>Böylece bu yaş grubunun ilerleyen yıllarda reşit olmasının ardından da tütün ürünlerine yasal yollardan erişememesi hedefleniyor.</p>

<p>Düzenlemenin temel yaklaşımı, belirli bir yaş grubuna sonradan yasak getirmekten ziyade yeni neslin tütün ürünlerine hiç başlamamasını sağlamaya yönelik bir model oluşturmak.</p>

<p>Burada önemli olan nokta ise bunun henüz kesinleşmiş bir yasa olmaması. Teklifin TBMM’ye sunulması, komisyonlarda görüşülmesi ve Genel Kurul aşamalarından geçmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>“2015 sonrası doğanlara sigara yasağı başladı”</strong> şeklindeki bir ifade mevcut durumda gerçeği yansıtmıyor. Şu aşamada gündemde olan konu, bu kişilere yönelik ömür boyu tütün ürünü satış yasağı içeren bir düzenleme hazırlığı.</p>

<h3><strong>Restoranlarda açık alanda sigara içmek yasaklanacak mı?</strong></h3>

<p>Hazırlıkların yalnızca tütün ürünlerinin satışına yönelik olmadığı belirtiliyor. Kullanım alanlarına ilişkin yeni kurallar da teklif kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>Buna göre restoran, lokanta ve benzeri işletmelerin açık alanlarında sigara kullanımına yönelik yeni yasakların getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Park ve bahçeler ile kamu binalarının açık alanları için de farklı kurallar üzerinde çalışılıyor. Tütün kullanımına tamamen izin verilmesi yerine, belirli alanlarda ve dışarıdan görünürlüğü sınırlandıracak şekilde özel bölümlerin oluşturulması seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<p>Bu düzenlemelerin özellikle çocukların tütün dumanına maruz kalmasını ve sigara kullanımının kamusal alanlardaki görünürlüğünü azaltmayı amaçladığı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="sigara-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-e4ef79853dc8b9de1b9e0672a276b87e.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Slim sigaraların satışı sona erecek mi?</strong></h3>

<p>Teklif hazırlığında tütün ürünlerinin özelliklerine ilişkin değişiklikler de yer alıyor.</p>

<p>Piyasada <strong>slim veya ince sigara</strong> olarak bilinen ürünlerin satışının sonlandırılması planlanan düzenlemeler arasında bulunuyor. Ayrıca standart paket uygulamasının kapsamının genişletilmesi de değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ürünlerin tasarımı ve pazarlanma biçimine yönelik bu tür değişikliklerle özellikle gençlerin ve kadınların hedeflendiği belirtilen ürün stratejilerinin sınırlandırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Ancak bu başlıkların da henüz kesinleşmiş yasal düzenlemeler olmadığı unutulmamalı. Nihai kapsam, teklifin TBMM’ye sunulmasının ardından ortaya çıkacak.</p>

<h3><strong>Sigara satışında elektronik yaş kontrolü gündemde</strong></h3>

<p>Yeni düzenleme hazırlığında tütün ürünlerinin satış noktalarındaki yaş kontrolünün daha sıkı hale getirilmesine yönelik teknolojik bir sistem de bulunuyor.</p>

<p>Planlanan model kapsamında satış sırasında müşterinin yaşının elektronik yöntemlerle doğrulanması hedefleniyor. Kimlik bilgilerinin ödeme sistemiyle ilişkilendirilmesine yönelik seçeneklerin de değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu uygulamayla özellikle <strong>18 yaşından küçüklerin tütün ürünlerine erişiminin önüne geçilmesi</strong> amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="Bir sigara grubuna daha zam: İşte güncel fiyatlar" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-b1928e7fb5859aff7a127734a13c4e12.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Sigara yasağı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>Yeni sigara düzenlemesinin ne zaman yürürlüğe gireceği şu aşamada belli değil. Bunun temel nedeni, hazırlanan çalışmanın henüz yürürlüğe girmiş bir kanun olmaması.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı öncülüğünde hazırlanan kanun teklifinin <strong>ekim ayında TBMM’ye sunulması planlanıyor.</strong> Teklifin Meclis’e ulaşmasının ardından ilgili komisyonlarda görüşülmesi ve yasama sürecinden geçmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu süreçte teklif maddelerinde değişiklik yapılabileceği için 2015 sonrası doğanlara yönelik satış yasağının kapsamı, açık alanlardaki sigara kuralları, slim sigaralara ilişkin düzenleme ve elektronik yaş doğrulama sisteminin nasıl uygulanacağı henüz kesinleşmiş değil.</p>

<h3><strong>Yeni sigara düzenlemesinde hangi başlıklar var?</strong></h3>

<p>Hazırlık kapsamında öne çıkan başlıklar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1 Ocak 2015 ve sonrasında doğanlara hayat boyu tütün ürünü satışının yasaklanması</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Restoran, lokanta ve benzeri işletmelerin açık alanlarında sigara kullanımına yeni sınırlamalar getirilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Park, bahçe ve kamu binalarının açık alanlarında tütün kullanımına ilişkin özel alanlar oluşturulması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Slim veya ince sigaraların satışının sonlandırılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Standart paket uygulamasının kapsamının genişletilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sigara satış noktalarında elektronik kimlik ve yaş doğrulama sisteminin uygulanması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çocuk ve gençlerin tütün ürünlerine erişiminin daha sıkı şekilde kontrol edilmesi</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Düzenleme ne zaman kesinleşecek?</strong></h3>

<p>Hazırlanan maddelerin kesinleşmesi için öncelikle kanun teklifinin TBMM’ye sunulması gerekiyor. Ardından teklifin Meclis komisyonlarında ve Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle bugün itibarıyla 2015 sonrası doğanlara ömür boyu sigara satış yasağı, restoranların açık alanlarına ilişkin yeni kurallar veya slim sigaraların satışının kaldırılması kesinleşmiş uygulamalar olarak değerlendirilemez.</p>

<p>Teklifin Meclis’e sunulması ve yasama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte hangi maddelerin kabul edildiği, hangi düzenlemelerin değiştirildiği ve uygulamanın ne zaman başlayacağı netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sigara-yasagi-ne-zaman-baslayacak-2015-sonrasi-doganlar</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/1562136518262-dsd.jpg" type="image/jpeg" length="97564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sueda Kent Sitesi davasında yeni gelişme: Sanık Yılmaz adli kontrolle serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sueda-kent-sitesi-davasinda-yeni-gelisme-sanik-yilmaz-adli-kontrolle-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sueda-kent-sitesi-davasinda-yeni-gelisme-sanik-yilmaz-adli-kontrolle-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde 65 kişinin yaşamını yitirdiği Sueda Kent Sitesi davasında hakkında yakalama kararı bulunan sanık Ömer Yılmaz’ın savunması alındı. Yılmaz, bilirkişi raporlarında kendisinin kasıtlı şekilde kusurlu gösterildiğini savundu. Mahkeme, sanığın yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına ve duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Adıyaman’da 6 Şubat 2023 depremlerinde 65 kişinin yaşamını yitirdiği Sueda Kent Sitesi B Blok’a ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan sanık Ömer Yılmaz’ın savunması alındı.</p>

<p dir="ltr">Yılmaz, üzerine atılı suçlamaları kabul etmezken bilirkişi raporlarında kendisinin kasıtlı olarak kusurlu gösterildiğini öne sürdü. Mahkeme, sanığın <strong>yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına</strong> karar verdi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Sueda Kent Sitesi’nde 65 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p dir="ltr">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’ın Merkez ilçesinde bulunan Sueda Kent Sitesi B Blok yıkıldı.</p>

<p dir="ltr">Binanın yıkılması sonucu <strong>65 kişi yaşamını yitirdi, 14 kişi yaralandı.</strong></p>

<p dir="ltr">Olayla ilgili Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dava açıldı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sanıklar hakkında dava açılmıştı</strong></h3>

<p dir="ltr">İlk aşamada müteahhit Mehmet Murat Bulut, müteahhit, mimari proje müellifi ve mimari fenni mesul Muhittin Büyük ile şantiye şefi, statik proje müellifi ve statik fenni mesul Ömer Yılmaz hakkında <strong>“bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma”</strong> suçundan dava açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Daha sonra Adıyaman Belediyesi’nde görev yapan Aysel Ertemir, Bedir Leblebici, İrfan Günay Çelik ve Mehmet Bağcı hakkında <strong>“taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma”</strong> suçundan dava açıldı.</p>

<p dir="ltr">İki dosya daha sonra birleştirildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın savunması alındı</strong></h3>

<p dir="ltr">Sanık Ömer Yılmaz hakkında 17 Temmuz 2024 tarihinde yakalama emri çıkarılmıştı.</p>

<p dir="ltr">Yılmaz, bu karar kapsamında Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı ve savunması alındı.</p>

<p dir="ltr">Savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Yılmaz, <strong>bilirkişi raporlarında kendisinin kasıtlı biçimde kusurlu gösterildiğini</strong> savundu.</p>

<p dir="ltr">Sanık ayrıca duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Mahkemeden adli kontrol kararı</strong></h3>

<p dir="ltr">Duruşmada Cumhuriyet savcısı, Yılmaz’ın savunmasının alınmış olması nedeniyle, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu değilse serbest bırakılmasını talep etti.</p>

<p dir="ltr">Mahkeme heyeti de sanığın savunmasının alınmış olması nedeniyle, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse <strong>derhal serbest bırakılmasına</strong> karar verdi.</p>

<p dir="ltr">Mahkeme ayrıca Yılmaz’ın duruşmalardan vareste tutulması talebini kabul etti.</p>

<p dir="ltr">Sanık hakkında, isnat edilen suçun niteliği ve mahiyeti dikkate alınarak <strong>CMK’nın 109/3-a maddesi kapsamında “yurt dışına çıkmamak” şeklinde adli kontrol tedbiri</strong> uygulanmasına hükmedildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Depremzede aileden “adalet” çağrısı</strong></h3>

<p dir="ltr">Sueda Kent Sitesi davasının duruşması yarın saat 10.00’da Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.</p>

<p dir="ltr">Depremde iki kardeşini kaybeden ve annesiyle enkazdan yaralı kurtulan Hatice Özciriş, dava sürecine ilişkin değerlendirmesinde adalet çağrısı yaptı.</p>

<p dir="ltr">Özciriş, 6 Şubat 2023’te iki kardeşini ve 63 komşusunu kaybettiklerini belirterek, yaşadıkları acının devam ettiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Özciriş, sanık Ömer Yılmaz’ın deprem sonrasında uzun süre yakalanamamasının kendileri açısından süreci daha da ağırlaştırdığını ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Sorumluların adalete hesap vermesini istiyoruz”</strong></h3>

<p dir="ltr">Özciriş, açıklamasında  <i>“6 Şubat 2023'te iki kardeşimizi ve 63 komşumuzu kaybettik. O günden bu yana hayatımız geri dönülmez biçimde değişti"</i> ifadelerini kullandı</p>

<p dir="ltr">Özciriş, sorumluların adalet önünde hesap vermesini istediklerini belirterek, “Kardeşlerimizin hayatına mal olan bu felakette sorumluların adalete hesap vermesini ve adaletin eksiksiz yerine getirilmesini istiyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sueda-kent-sitesi-davasinda-yeni-gelisme-sanik-yilmaz-adli-kontrolle-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/65-kisinin-oldugu-sueda-kent-sitesi-dosyasinda-tutuklu-sanik-yok.jpg" type="image/jpeg" length="34950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası rezervlerinde yön değişimi: Döviz azalırken altın arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-yon-degisimi-doviz-azalirken-altin-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-yon-degisimi-doviz-azalirken-altin-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri 18 Eylül haftasında 4 milyar 319 milyon dolar azalarak 174 milyar 405 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde brüt döviz rezervleri düşerken altın rezervlerinde artış görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet<strong> Merkez Bankası </strong>(TCMB), 18 Eylül haftasına ilişkin para ve banka istatistiklerini yayımladı. Açıklanan verilere göre Merkez Bankası rezervlerinde haftalık bazda düşüş kaydedildi. Toplam rezervlerdeki gerilemede brüt döviz rezervlerindeki azalış etkili olurken, altın rezervleri aynı dönemde yükseldi.</p>

<h2><strong>Merkez Bankası rezervleri 4,3 milyar dolar azaldı</strong></h2>

<p>TCMB’nin toplam rezervleri, 11 Eylül’de 178 milyar 724 milyon dolar seviyesinde bulunurken 18 Eylül haftasında 4 milyar 319 milyon dolar düşüş gösterdi.</p>

<p>Haftalık değişimin ardından Merkez Bankası’nın toplam rezervleri 174 milyar 405 milyon dolara geriledi. Böylece toplam rezervlerde bir haftada 4 milyar doları aşan azalış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Döviz rezervleri 5,6 milyar dolar geriledi</strong></h3>

<p>TCMB rezervlerindeki düşüşün temel kalemlerinden biri brüt döviz rezervleri oldu. 11 Eylül itibarıyla 68 milyar 444 milyon dolar olan brüt döviz rezervleri, 18 Eylül haftasında 5 milyar 636 milyon dolar azaldı.</p>

<p>Haftalık düşüşün ardından brüt döviz rezervleri 62 milyar 808 milyon dolar seviyesine indi. Böylece bir haftalık dönemde döviz rezervlerinde 5 milyar doların üzerinde gerileme kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altın rezervlerinde yükseliş</strong></h3>

<p>Brüt döviz rezervlerinde düşüş yaşanırken TCMB’nin altın rezervleri aynı dönemde artış gösterdi. Altın rezervleri, 11 Eylül’deki 110 milyar 280 milyon dolarlık seviyesinden 18 Eylül’de 111 milyar 597 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Verilere göre altın rezervlerindeki haftalık artış 1 milyar 317 milyon dolar oldu. Böylece altın rezervleri yükselirken döviz rezervleri aşağı yönlü hareket etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TCMB toplam rezervi 174,4 milyar dolara indi</strong></h3>

<p>Rezerv kalemlerindeki haftalık değişim toplam rezervlere de yansıdı. Brüt döviz rezervlerinde meydana gelen 5 milyar 636 milyon dolarlık düşüş, altın rezervlerindeki 1 milyar 317 milyon dolarlık artışın üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Bu değişimlerin ardından TCMB’nin toplam rezervleri 18 Eylül haftasında 4 milyar 319 milyon dolar azalarak 174 milyar 405 milyon dolar oldu. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri 174,4 milyar dolar seviyesine geriledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-yon-degisimi-doviz-azalirken-altin-artti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/piyasalarin-gozu-merkez-bankasindayd.png" type="image/jpeg" length="63425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Müge Anlı neden gündemde? Katılımevim soruşturması ne? Müge Anlı'nın Katılımevim reklamı neden gündemde?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muge-anli-neden-gundemde-katilimevim-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muge-anli-neden-gundemde-katilimevim-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Televizyon programcısı Müge Anlı, Katılımevim hakkında yürütülen soruşturmanın ardından sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Anlı'nın geçmiş dönemde şirketin reklam çalışmalarında yer alması, soruşturmayla birlikte reklam yüzlerinin konumuna ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Peki Müge Anlı neden konuşuluyor, Katılımevim soruşturmasının konusu ne ve Anlı hakkında bilinenler neler?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Televizyon programcısı <strong>Müge Anlı</strong>, Katılımevim hakkında yürütülen soruşturmanın ardından sosyal medyanın gündemine geldi. Anlı'nın geçmiş dönemde şirketin reklam çalışmalarında yer almış olması, soruşturmanın ardından eski reklam görüntülerinin yeniden paylaşılmasına neden oldu.</p>

<p>Gündemdeki tartışmanın temelinde ise <strong>Katılımevim soruşturması ile şirketin reklamlarında yer alan tanınmış isimlerin konumu arasındaki ilişki</strong> bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müge Anlı'nın adının yeniden gündeme gelmesinin nedeni, şirketin geçmiş dönem reklam kampanyalarında ekran yüzü olarak yer alması. Ancak bu durum, Anlı'nın soruşturmanın tarafı olduğu veya hakkında adli işlem başlatıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<h2><strong>Katılımevim soruşturması sonrası Müge Anlı neden gündemde?</strong></h2>

<p>Müge Anlı'nın Katılımevim'in reklamlarında yer aldığı dönemden kalan görüntüler, şirket hakkında yürütülen soruşturmanın ardından yeniden gündeme taşındı.</p>

<p>Katılımevim'in borsa paylarına yönelik soruşturmanın kamuoyunda tartışılmasıyla birlikte, şirketin daha önce gerçekleştirdiği reklam kampanyaları ve bu kampanyalarda yer alan tanınmış kişiler de konuşulmaya başlandı.</p>

<p>Anlı'nın da bu reklamlarda yer alması nedeniyle sosyal medyada şirket ile ünlü reklam yüzleri arasındaki ilişki üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Ancak burada iki farklı konuyu birbirinden ayırmak gerekiyor. Katılımevim'e yönelik soruşturmanın konusu ile bir kişinin geçmişte şirket reklamında yer almış olması aynı şey değil.</p>

<p><img alt="Müge Anlı-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/muge-anli-2.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Katılımevim soruşturmasının konusu ne?</strong></h3>

<p>Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'nin <strong>KTLEV</strong> koduyla Borsa İstanbul'da işlem gören paylarına yönelik yürütülen soruşturma, sermaye piyasası işlemleriyle ilgili.</p>

<p>Soruşturmanın ardından şirketin geçmiş dönem faaliyetleri ve reklam çalışmaları da kamuoyunun gündemine gelirken, özellikle tanınmış kişilerin finansal hizmet reklamlarında yer almasının ne anlama geldiği tartışılmaya başladı.</p>

<p>Bu tartışmanın ortaya çıkması, reklamda bulunan her kişinin soruşturmada sorumlu olduğu anlamına gelmiyor. Bir kişinin reklamda yer alması ile şirketin borsa işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma arasında doğrudan bir bağ kurulabilmesi için ayrıca somut bilgi ve deliller bulunması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Müge Anlı hakkında soruşturma mı var?</strong></h3>

<p>Müge Anlı'nın Katılımevim reklamında yer alması nedeniyle gündeme gelmesi, hakkında soruşturma yürütüldüğü anlamına gelmiyor.</p>

<p>Mevcut haber akışında Anlı'nın Katılımevim paylarına yönelik soruşturmanın şüphelileri arasında olduğuna veya bu soruşturma kapsamında hakkında adli işlem yapıldığına ilişkin bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Gündeme gelen konu, Anlı'nın geçmişte şirketin reklam çalışmalarında yer almış olması.</p>

<p><img alt="Müge Anlı1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/muge-anli1.webp" width="1600" /></p>

<h3><strong>Eski reklam görüntüleri neden yeniden konuşuluyor?</strong></h3>

<p>Finansal hizmet sunan şirketlerin reklamlarında tanınmış isimlerin kullanılması, şirketin kamuoyundaki tanınırlığı ve güven algısı açısından ayrıca tartışılabiliyor.</p>

<p>Katılımevim hakkında soruşturma haberlerinin gündeme gelmesinin ardından şirketin geçmiş reklamları da yeniden dolaşıma girdi. Bu nedenle daha önce yayımlanan reklam filmlerinde yer alan isimler hakkında da sosyal medyada yorumlar yapılmaya başlandı.</p>

<p>Müge Anlı'nın reklam kampanyasındaki görüntüleri de bu kapsamda yeniden gündeme gelen içerikler arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muge-anli-neden-gundemde-katilimevim-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/ekran-resmi-2025-08-04-144948.png" type="image/jpeg" length="73249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da 36 saatte düzenlenen 4 operasyonda 184 şüpheli yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-36-saatte-duzenlenen-4-operasyonda-184-supheli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-36-saatte-duzenlenen-4-operasyonda-184-supheli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da narkotik ekiplerinin 36 saat içinde gerçekleştirdiği 4 ayrı operasyonda 184 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonlarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ile uyuşturucu üretiminde kullanılan ham maddeler ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü </strong>Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretinin önüne geçilmesine yönelik çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Narkotik ekipleri, aylar boyunca gerçekleştirdikleri teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimlikleri ile kullandıkları adresleri belirledi. Çalışmaların ardından 22 Eylül’de 36 saat içerisinde gerçekleştirilecek 4 ayrı operasyon için harekete geçildi.</p>

<h2><strong>İstanbul’da sokak satıcılarına yönelik operasyon</strong></h2>

<p>Operasyonların ilk aşamasında Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer’de uyuşturucu sattığı belirlenen ve kamuoyunda “torbacı” olarak adlandırılan sokak satıcıları hedef alındı.</p>

<p>Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sırasında şüphelilerin uyuşturucu satışını eğlence mekanları ile vale noktaları üzerinden gerçekleştirdiği tespit edildi. Şüphelilerin kendi aralarında kullandıkları şifreler ile uyuşturucuyu sakladıkları “zula” olarak adlandırılan noktalar da ekipler tarafından belirlendi.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyon kapsamında 176 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>40 kilogram ham maddeden 4 ton uyuşturucu üretimi engellendi</strong></h3>

<p>Narkotik ekipleri, aynı gün Bağcılar’da uyuşturucu üretimi ve dağıtımına yönelik ayrı bir operasyon daha gerçekleştirdi. Çalışma kapsamında yaklaşık 4 ton uyuşturucunun piyasaya sürülmesinin önüne geçildi.</p>

<p>Arnavutköy’de ikamet eden şüphelilerin yalnızca kendilerine ulaştırılan siparişler doğrultusunda Bağcılar’daki matbaa görünümündeki bir iş yerine gittikleri belirlendi. Polis ekipleri, şüphelilerin gerçekleştirdiği faaliyetleri teknik ve fiziki takip çalışmalarıyla izledi.</p>

<p>İş yerinin birinci katında yüzük ve çikolata kutularının sergilendiği bir alan bulunduğu, ikinci katta ise gaz maskeleri kullanılarak çeşitli ham maddelerin uyuşturucuya dönüştürüldüğü tespit edildi.</p>

<p>İki şüphelinin aynı anda yakalanabilmesi amacıyla takip çalışmalarını sürdüren ekipler, zanlıların birbirleriyle yalnızca söz konusu iş yerinde iletişim kurduğunu belirledi.</p>

<p>Şüphelilerin Arnavutköy’den Bağcılar’a giderken polis takibinden kurtulmak için farklı toplu taşıma araçlarını kullandığı tespit edildi. Bu kişilerin yaklaşık 8 saat süren yolculuğun ardından iş yerine ulaştıkları belirlendi.</p>

<p>Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda iki şüpheli, uyuşturucu üretimi amacıyla bir araya geldikleri iş yerinde düzenlenen operasyonla yakalandı.</p>

<p>Adreste yapılan aramada, yaklaşık 4 ton uyuşturucu üretilebilecek miktarda 40 kilogram ham madde ele geçirildi.</p>

<h3><strong>İran’dan farklı uçuşlarla gelen şüpheliler yakalandı</strong></h3>

<p>Narkotik ekipleri, 22 Eylül’de İran’dan Türkiye’ye gelerek uyuşturucu üretmeyi planladığı belirlenen kişilere yönelik de operasyon düzenledi.</p>

<p>Dikkat çekmemek amacıyla Türkiye’ye farklı günlerde ve farklı uçaklarla giriş yaptıkları belirlenen İran uyruklu şüpheliler, ekiplerin takibine alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelilerden birinin Türkiye’ye ilk gelişinde Esenyurt’ta ev kiraladığı belirlendi. Bu kişi, polis ekiplerinin gerçekleştirdiği rutin Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolü sırasında denetime takıldı. Kontrolün ardından şüphelilerin aynı gün İran’a geri döndüğü tespit edildi.</p>

<p>Yaklaşık bir ay sonra farklı tarihlerde ve uçuşlarla yeniden Türkiye’ye gelen şüphelilerin polis tarafından izlenmeye devam edildiği belirlendi. Şüpheliler, kiraladıkları başka bir evde uyuşturucu üretimi gerçekleştirdikleri sırada düzenlenen operasyonla yakalandı.</p>

<p>Operasyonda 3’ü İran uyruklu olmak üzere 5 şüpheli gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda ise 327 kilogram uyuşturucu ele geçirildi.</p>

<h3><strong>Diyarbakır’dan getirilen 16 kilogram toz esrar ele geçirildi</strong></h3>

<p>Narkotik ekiplerinin 23 Eylül’de gerçekleştirdiği son operasyonda ise Diyarbakır’dan farklı parçalar halinde getirildiği belirlenen 16 kilogram toz esrarın piyasaya sürülmesi girişimi engellendi.</p>

<p>Operasyon kapsamında uyuşturucuyu piyasaya sürmeye çalıştığı belirlenen şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Böylece İstanbul’da 36 saatlik süreç içerisinde gerçekleştirilen 4 ayrı operasyonda toplam 184 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-36-saatte-duzenlenen-4-operasyonda-184-supheli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbulda-36-saatte-duzenlenen-4-operasyonda-184-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="46827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BDDK: Kredi hacmi 18 Eylül itibarıyla 28,2 trilyon liraya geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kredi-hacmi-18-eylul-itibariyla-282-trilyon-liraya-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kredi-hacmi-18-eylul-itibariyla-282-trilyon-liraya-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 18 Eylül itibarıyla 28 trilyon 237 milyar 686 milyon liraya geriledi. Toplam mevduat ise 32 trilyon 553 milyar 270 milyon liraya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bankacılık</strong> sektörünün toplam kredi hacmi, 18 Eylül haftasında önceki haftaya kıyasla 32 milyar 144 milyon liralık düşüş göstererek 28 trilyon 237 milyar 686 milyon liraya indi.</p>

<h2><strong>Toplam mevduat 32,5 trilyon lirayı aştı</strong></h2>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (<strong>BDDK</strong>) haftalık verilerine göre, toplam mevduatta ise artış kaydedildi. Bankalar arası <strong>mevduat</strong> da dahil olmak üzere sektörün toplam mevduatı, 388 milyar 112 milyon lira yükselişle 32 trilyon 553 milyar 270 milyon liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tüketici kredilerinde düşüş yaşandı</strong></h3>

<p>18 Eylül itibarıyla tüketici kredilerinin toplam tutarı 23 milyar 928 milyon liralık azalışla 3 trilyon 451 milyar 206 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutarın 835 milyar 18 milyon lirasını konut kredileri, 41 milyar 308 milyon lirasını taşıt kredileri, 2 trilyon 574 milyar 880 milyon lirasını ise ihtiyaç<strong> kredil</strong>eri oluşturdu.</p>

<p>Taksitli ticari kredilerde ise ters yönde bir hareket görüldü. Bu kredilerin toplam tutarı 3 milyar 481 milyon lira yükselerek 4 trilyon 265 milyar 39 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Bireysel kredi kartı alacaklarında ise 57 milyar 173 milyon liralık gerileme yaşandı ve toplam tutar 3 trilyon 440 milyar 275 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Bu alacakların 1 trilyon 336 milyar 385 milyon liralık bölümü taksitli, 2 trilyon 103 milyar 889 milyon liralık kısmı ise taksitsiz borçlardan oluştu.</p>

<h3><strong>Takipteki alacaklar 876 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p><strong>Bankacılık sektörü</strong>nün takipteki alacakları, 18 Eylül itibarıyla bir önceki haftaya göre 9 milyar 267 milyon lira yükseldi. Böylece takipteki alacakların toplamı 876 milyar 498 milyon liraya ulaştı. Bu tutarın 658 milyar 771 milyon lirası için özel karşılık ayrıldı.</p>

<h3><strong>Yasal öz kaynaklarda 61,5 milyar liralık artış kaydedildi</strong></h3>

<p>Bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları da aynı dönemde 61 milyar 552 milyon lira arttı. Söz konusu kaynakların toplam büyüklüğü 6 trilyon 56 milyar 344 milyon liraya yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kredi-hacmi-18-eylul-itibariyla-282-trilyon-liraya-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bankacilik-sektorunun-toplam-kredi-hacmi-282-trilyon-liraya-geriledi.png" type="image/jpeg" length="71709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da reel kira arttı, Ankara ve İzmir’de geriledi: Konut fiyatlarında son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-reel-kira-artti-ankara-ve-izmirde-geriledi-konut-fiyatlarinda-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-reel-kira-artti-ankara-ve-izmirde-geriledi-konut-fiyatlarinda-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Satılık konut fiyatları ağustosta İstanbul, Ankara ve İzmir’de enflasyonun altında yükseldi. Reel konut fiyatları üç kentte de gerilerken, reel kira İstanbul’da yüzde 5,8 arttı. Ankara ve İzmir’de ise reel kira fiyatları düşüş gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Satılık konut</strong> fiyatlarında ağustos ayında üç büyükşehirde de enflasyonun altında kalan artışlar görüldü. Türkiye genelinde satılık konutların reel fiyatı yıllık bazda yüzde 8,4 gerilerken, <strong>İstanbul</strong>, <strong>Ankara</strong> ve <strong>İzmir</strong>’de de konut fiyatlarının reel değeri düştü. Kiralık konutlarda ise İstanbul, Ankara ve İzmir’den farklı bir seyir izledi ve reel kira yüzde 5,8 yükseldi.</p>

<p>Ağustos verilerine göre Türkiye genelinde satılık konutların reel fiyatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,4 azaldı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de de nominal konut fiyatları yükselmesine rağmen bu artışlar enflasyon oranının altında gerçekleşti.</p>

<p>İlanlarda yer alan TL bazındaki fiyatların yükselmesi, konut fiyatlarının reel olarak da arttığı anlamına gelmedi. Üç büyükşehirde satılık konutların fiyat değişimi, enflasyondan arındırıldığında düşüş gösterdi.</p>

<h2><strong>İstanbul, Ankara ve İzmir'de konut fiyatları ne kadar değişti?</strong></h2>

<p>Satılık konut fiyatlarının yıllık reel değişimi İstanbul’da yüzde eksi 5,2 olarak hesaplandı. Aynı dönemde Ankara’da reel fiyat değişimi yüzde eksi 2,9, İzmir’de ise yüzde eksi 9,8 oldu.</p>

<p>Nominal ilan fiyatlarına bakıldığında İstanbul’da satılık konut fiyatları yıllık yüzde 24,7 arttı. Ankara’da bu artış yüzde 27,7, İzmir’de ise yüzde 18,6 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Üç büyükşehirde de TL cinsinden ilan fiyatları yükselirken, bu artışlar enflasyonun altında kaldı. Satılık konutlarda en yüksek reel düşüş yüzde 9,8 ile İzmir’de görüldü.</p>

<h3><strong>İstanbul’da kira fiyatları reel olarak yükseldi</strong></h3>

<p>Kiralık konutlarda ise üç büyükşehir arasındaki tablo satılık konutlardan farklılaştı. İstanbul’da yıllık reel kira yüzde 5,8 artarken Ankara’da yüzde 8, İzmir’de yüzde 10,5 geriledi.</p>

<p>Türkiye genelinde reel kira değişimi yüzde 6,6 düşüş yönünde gerçekleşti. Böylece İstanbul’da kira fiyatları enflasyondan arındırıldığında da artış gösterirken, Ankara ve İzmir’deki kira artışları enflasyonun altında kaldı.</p>

<h3><strong>İstanbul’da kira artışı satış fiyatlarını geçti</strong></h3>

<p>İstanbul’da kiralık ve satılık konut fiyatlarının nominal yıllık değişimleri arasındaki fark ağustosta belirginleşti. Kiralık konut fiyatları İstanbul’da yıllık yüzde 39,2 yükselirken satılık konut fiyatlarındaki artış yüzde 24,7 oldu.</p>

<p>İki fiyat artışı arasındaki fark 14,5 puana ulaştı. Ankara’da satılık konut fiyatları yüzde 27,7 artarken kiralık konut fiyatları yüzde 21 yükseldi. İzmir’de ise satılık konut fiyatlarındaki yüzde 18,6’lık artış ile kira fiyatlarındaki yüzde 17,6’lık yükseliş birbirine yakın seviyelerde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Konut metrekare fiyatlarında İstanbul ilk sırada</strong></h3>

<p>Ortalama ilan metrekare fiyatları da üç büyükşehir arasındaki fiyat farkını ortaya koydu. Satılık konutlarda İstanbul’da metrekare fiyatı 66 bin 228 TL olarak hesaplandı. Bu rakam Ankara’da 39 bin 636 TL, İzmir’de ise 53 bin 750 TL oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kiralık konutlarda metrekare başına aylık ilan fiyatı İstanbul’da 463,9 TL seviyesinde gerçekleşti. Ankara’da bu değer 300 TL, İzmir’de ise 333,3 TL oldu. Böylece İstanbul, hem satılık hem de kiralık konutlarda ortalama metrekare fiyatının en yüksek olduğu şehir oldu.</p>

<h3><strong>100 metrekarelik konutun fiyatı ve kirası belli oldu</strong></h3>

<p>Ortalama metrekare ilan fiyatları 100 metrekare büyüklüğündeki konutlar üzerinden hesaplandığında üç şehir arasındaki fark daha belirgin hale geldi.</p>

<p>İstanbul’da 100 metrekarelik bir konutun ortalama ilan satış fiyatı yaklaşık 6 milyon 623 bin TL olurken, aylık kira bedeli 46 bin 390 TL seviyesine ulaştı. Ankara’da aynı büyüklükteki bir konutun ortalama satış fiyatı yaklaşık 3 milyon 964 bin TL, aylık kira bedeli ise 30 bin TL olarak hesaplandı.</p>

<p>İzmir’de 100 metrekarelik konutun ortalama satış fiyatı yaklaşık 5 milyon 375 bin TL olurken, aylık kira bedeli 33 bin 330 TL seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Satılık konut talebi ağustosta yükseldi</strong></h3>

<p>Satılık konut fiyatlarındaki reel düşüşe rağmen konut talep endeksinde ağustos ayında aylık artış görüldü. Satılık konut talep endeksi bir önceki aya göre yüzde 11,5 yükseldi.</p>

<p>İlanların ortalama yayında kalma süresi İstanbul’da 52,9 gün, Ankara’da 45,4 gün ve İzmir’de 63,4 gün oldu. Böylece üç büyükşehir arasında ilanların ortalama olarak en kısa sürede kapandığı şehir Ankara, en uzun süre yayında kaldığı şehir ise İzmir oldu.</p>

<h3><strong>Merkez Bankası verilerinde konut fiyatları geriledi</strong></h3>

<p>Konut piyasasına ilişkin ağustos verilerinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı göstergelerde de reel düşüş görüldü. Konut Fiyat Endeksi yıllık bazda nominal yüzde 23 yükselirken, enflasyondan arındırılmış değişim yüzde 6,5 düşüş olarak kaydedildi.</p>

<p>Yeni Kiracı Kira Endeksi ise yıllık yüzde 26,4 arttı. Endeksin reel değişimi yüzde 3,9 düşüş yönünde gerçekleşti. İstanbul’da yeni kiracı kira endeksindeki yıllık artış yüzde 34,5 olurken, bu oran Ankara ve İzmir’deki artışların üzerinde kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-reel-kira-artti-ankara-ve-izmirde-geriledi-konut-fiyatlarinda-son-durum</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/konut-fiyat-endeksi-yukseldi-istanbul-ankara-izmir-konut-fiyatlari-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="58230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burhanettin Duran'dan Katz'ın Erdoğan'a yönelik sözlerine tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/burhanettin-durandan-katzin-erdogana-yonelik-sozlerine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/burhanettin-durandan-katzin-erdogana-yonelik-sozlerine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerine tepki gösterdi. Duran, Katz’a “Tarih, her zaman dizilerden öğrenilmez; milletlerin hafızasında ve insanlığın vicdanında yazılır” sözleriyle yanıt verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı <strong>Burhanettin Duran</strong>, İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarına tepki gösterdi.</p>

<p dir="ltr">Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Katz’ın ifadelerini eleştirirken, Gazze’de yaşananların bu tür açıklamalarla gündemden çıkarılamayacağını belirtti.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Duran’dan Katz’a “tarih” yanıtı</strong></h2>

<p dir="ltr">Burhanettin Duran, paylaşımında Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerinin Gazze’de yaşananların üzerini örtemeyeceğini ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Duran, İsrail yönetiminin Gazze’deki uygulamalarına ilişkin uluslararası kamuoyunda ve hukuk alanında yöneltilen suçlamalara dikkat çekerek, Katz’ın açıklamalarının bu tartışmaları değiştirmeyeceğini savundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Tarih her zaman dizilerden öğrenilmez”</strong></h3>

<p dir="ltr">Katz’ın Türk dizilerine yönelik ilgisine gönderme yapan Duran, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p dir="ltr"><i>“Katz’ın Türk dizilerine olan özel merakını anlıyoruz. Ancak kendisine küçük bir hatırlatmada bulunmak gerekiyor. Tarih, her zaman dizilerden öğrenilmez; milletlerin hafızasında ve insanlığın vicdanında yazılır.”</i></p>

<p dir="ltr">Duran, “gerçeklikten kopmuş” olarak nitelendirdiği anlayışın tarihin ve yaşananların gerçekliğini görmekte zorlandığını ileri sürdü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Bugün tarih gözlerimizin önünde yazılıyor”</strong></h3>

<p dir="ltr">Türkiye’nin Gazze konusunda tutumunu sürdüreceğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin adalet, barış ve mazlumların yanında olmayı sürdüreceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Duran, İsrail yönetiminin Gazze’deki uygulamalarının uluslararası toplumun ve hukukun gündeminde ağır suçlamalarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Duran’dan Erdoğan’ın sözlerine atıf</strong></h3>

<p dir="ltr">Burhanettin Duran, paylaşımının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce yaptığı bir konuşmada şairin dizeleriyle dile getirdiği ifadeleri hatırlattı.</p>

<p dir="ltr">Duran, söz konusu dizeleri paylaşarak, yaşananların tarihin ve hakikatin hafızasından silinemeyeceği mesajını verdi.</p>

<p dir="ltr"><i>“Onlar sanıyorlar ki,<br />
Biz sussak mesele kalmayacak.<br />
Halbuki biz sussak, tarih susmayacak.<br />
Tarih sussa, hakikat susmayacak...”</i></p>

<p><strong>Duran'ın paylaşımının tamamı şöyle: </strong></p>

<blockquote>
<p>"İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik seviyesiz ve hadsiz ifadeleri, Gazze’de yaşananların üzerini örtemediği gibi İsrail yönetiminin insanlık vicdanında ve tarih önündeki soykırımcı sicilini de görünmez hale getirmiyor. Katz’ın Türk dizilerine olan özel merakını anlıyoruz. Ancak kendisine küçük bir hatırlatmada bulunmak gerekiyor. Tarih, her zaman dizilerden öğrenilmez; milletlerin hafızasında ve insanlığın vicdanında yazılır.</p>

<p>Gerçeklikten kopmuş bir anlayışın görmekte zorlandığı asıl hakikat de budur. Bugün tarih gözlerimizin önünde yazılıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; adaletin, barışın ve mazlumların sesi olmayı sürdürüyor. İsrail yönetiminin Gazze’deki zulmü ise uluslararası toplumun ve hukukun gündeminde ağır suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın şairimizin sözleriyle bütün dünyaya hatırlattığı hakikat açıktır: Onlar sanıyorlar ki,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz sussak mesele kalmayacak.<br />
Halbuki biz sussak, tarih susmayacak.<br />
Tarih sussa, hakikat susmayacak...<br />
Tarihin azabından kurtulsalar,<br />
Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar."</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/burhanettin-durandan-katzin-erdogana-yonelik-sozlerine-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2669dd14-d435-43c4-b388-d4389691bca5.png" type="image/jpeg" length="97014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: 99 sosyal medya hesabına erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-cinayetinde-yeni-gelisme-99-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-cinayetinde-yeni-gelisme-99-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay’ın kesinleşmiş kararına rağmen karar aleyhine dezenformasyon yaptıkları tespit edilen 99 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 19 Eylül 2024’te mahalle yakınındaki Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan <strong>8 yaşındaki Narin Güran’ın</strong> cinayet davasında yeni bir gelişme yaşandı.</p>

<p dir="ltr">Narin Güran cinayetinin üzerinden iki yıl geçerken, davaya ilişkin kesinleşmiş yargı kararının ardından sosyal medyada yapılan paylaşımlarla ilgili de işlem gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="ltr"><strong>99 sosyal medya hesabına erişim engeli</strong></h2>

<p dir="ltr">Diyarbakır Sulh Ceza Hakimliği tarafından, Narin Güran davasında Yargıtay’ın kesinleşmiş yargı kararına rağmen karar aleyhine dezenformasyon yaptıkları tespit edilen 99 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.</p>

<p dir="ltr">Kararla birlikte, davaya ilişkin sosyal medya paylaşımları da yargı makamlarının incelemesine konu oldu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Narin Güran davasında üç sanığa ağırlaştırılmış müebbet</strong></h3>

<p dir="ltr">Narin Güran cinayetine ilişkin dava, 28 Aralık 2024’te karara bağlandı.</p>

<p dir="ltr">Mahkeme, Narin Güran’ın annesi <strong>Yüksel Güran</strong>, amcası <strong>Salim Güran</strong> ve ağabeyi <strong>Enes Güran</strong> hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan <strong>ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası</strong> verdi.</p>

<p dir="ltr">Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne taşıyan komşusu <strong>Nevzat Bahtiyar</strong> ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yargıtay’dan Nevzat Bahtiyar kararı</strong></h3>

<p dir="ltr">Dosyanın temyiz sürecinde Yargıtay, Güran ailesine verilen cezaları onadı.</p>

<p dir="ltr">Bahtiyar yönünden ise kararın, <strong>kasten öldürmeye yardım</strong> suçu kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek bu bölümü bozdu.</p>

<p dir="ltr">Bozma kararının ardından yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar hakkında <strong>17 yıl hapis cezası</strong> verildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p dir="ltr">Narin Güran, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolmuştu.</p>

<p dir="ltr">Arama çalışmalarının ardından küçük kızın cansız bedeni, 19 Eylül 2024’te mahalleye yakın Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuştu.</p>

<p dir="ltr">Cinayet soruşturması kapsamında yürütülen yargılama sonucunda Narin’in annesi, amcası ve ağabeyi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Nevzat Bahtiyar hakkında da farklı aşamalarda verilen kararlar doğrultusunda yargılama süreci devam etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/narin-guran-cinayetinde-yeni-gelisme-99-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/12/narin-guran-davasi-4-sanik-icin-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istendi.jpeg" type="image/jpeg" length="13840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brezilya - Kanada maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/brezilya-kanada-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/brezilya-kanada-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Dostluk Kupası’nda Brezilya U18 ile Kanada U18 karşı karşıya geliyor. İsviçre’nin Nyon kentinde oynanacak mücadele 24 Eylül 2026 Perşembe günü Türkiye saatiyle 16.00’da başlayacak. Brezilya - Kanada maçının yayın bilgisi, başlama saati ve karşılaşmaya ilişkin detaylar futbolseverler tarafından araştırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Dostluk Kupası 2026 heyecanı Brezilya ile Kanada arasında oynanacak karşılaşmayla devam ediyor. Erkekler U18 milli takımlarının mücadele ettiği organizasyonda iki ekip, 24 Eylül Perşembe günü Nyon’da kozlarını paylaşacak.</p>

<p>Brezilya - Kanada maçı öncesinde karşılaşmanın saat kaçta başlayacağı, nerede oynanacağı ve hangi kanaldan canlı yayınlanacağı merak edilen konular arasında yer alıyor.</p>

<h2>BREZİLYA - KANADA MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Brezilya U18 ile Kanada U18 arasındaki UEFA Dostluk Kupası karşılaşması <strong>24 Eylül 2026 Perşembe günü</strong> oynanacak.</p>

<p>İsviçre’nin Nyon kentindeki mücadelede ilk düdük <strong>Türkiye saatiyle 16.00’da</strong> çalacak.</p>

<h2>BREZİLYA - KANADA MAÇI NEREDE OYNANACAK?</h2>

<p>Brezilya - Kanada karşılaşmasına İsviçre’nin Nyon kentinde bulunan <strong>Centre sportif de Colovray</strong> ev sahipliği yapacak.</p>

<p>UEFA merkezinin yakınında bulunan tesis, 24 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında düzenlenen UEFA Dostluk Kupası 2026 karşılaşmalarının oynanacağı merkez olacak.</p>

<h2>UEFA DOSTLUK KUPASI 2026'DA HANGİ TAKIMLAR VAR?</h2>

<p>UEFA Dostluk Kupası’nın erkekler kategorisinde beş farklı konfederasyondan sekiz U18 milli takımı mücadele ediyor.</p>

<p>Turnuvada <strong>Brezilya, Kanada, Kolombiya, Fildişi Sahili, İngiltere, Mısır, Güney Kore ve İspanya</strong> yer alıyor.</p>

<p>Brezilya ve Kolombiya Güney Amerika’yı temsil ederken Kanada Kuzey ve Orta Amerika’dan turnuvaya katılıyor. İngiltere ve İspanya Avrupa’yı, Mısır ile Fildişi Sahili Afrika’yı, Güney Kore ise Asya’yı temsil ediyor.</p>

<h2>UEFA DOSTLUK KUPASI NEDİR?</h2>

<p>UEFA Dostluk Kupası, farklı kıtalardan 18 yaş altı milli takımları bir araya getiren uluslararası bir gençlik organizasyonu olarak düzenleniyor.</p>

<p>2024 yılında başlatılan turnuva, genç futbolculara uluslararası karşılaşma deneyimi kazandırmayı ve farklı futbol kültürlerinin bir araya gelmesini amaçlıyor.</p>

<p>Organizasyon aynı zamanda genç oyuncuların farklı oyun anlayışlarına karşı mücadele etmesine ve uluslararası turnuva ortamını deneyimlemesine olanak sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BREZİLYA - KANADA MAÇININ ÖNEMİ</h2>

<p>Brezilya ile Kanada arasındaki karşılaşma, UEFA Dostluk Kupası’nın ilk maç gününde oynanacak mücadelelerden biri olacak.</p>

<p>Güney Amerika futbolunun önemli altyapı ekollerinden Brezilya ile Kuzey Amerika temsilcisi Kanada’nın karşı karşıya geleceği mücadelede iki ekip de turnuvaya iyi bir başlangıç yapmayı hedefleyecek.</p>

<p>Karşılaşma, iki ülkenin genç oyuncularının uluslararası seviyedeki performanslarının görülmesi açısından da dikkat çekiyor.</p>

<h2>BREZİLYA - KANADA MAÇI HANGİ KANALDA?</h2>

<p>Brezilya U18 - Kanada U18 UEFA Dostluk Kupası maçı <strong>24 Eylül Perşembe günü saat 16.00’da <a href="https://www.uefa.tv/" rel="nofollow">UEFA.tv</a> üzerinden canlı olarak yayınlanacak.</strong> Karşılaşma ayrıca UEFA’nın resmi YouTube kanalı üzerinden de takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/brezilya-kanada-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/brezilya-kanada-maci.webp" type="image/jpeg" length="45226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çelik üretiminde küresel düşüş: Türkiye’nin 8 aylık performansı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/celik-uretiminde-kuresel-dusus-turkiyenin-8-aylik-performansi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/celik-uretiminde-kuresel-dusus-turkiyenin-8-aylik-performansi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Çelik Birliği (worldsteel) verilerine göre, küresel ham çelik üretimi ağustosta yıllık bazda yüzde 1,2 düşerek 144,2 milyon tona indi. Türkiye’nin ham çelik üretimi ise ocak-ağustos döneminde yüzde 6,8 artışla 26,6 milyon tona ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Çelik Birliği</strong> (worldsteel), ağustos ayına ilişkin <strong>küresel ham çelik üretim verilerini</strong> yayımladı. Verilere göre dünya genelindeki ham çelik üretimi ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,2 azalarak 144,2 milyon ton olarak kaydedildi. Türkiye’nin üretimi ise yılın ilk 8 ayında yüzde 6,8 artış gösterdi.</p>

<h2><strong>Küresel ham çelik üretimi ağustosta geriledi</strong></h2>

<p>Dünya genelinde ham çelik üretimi ağustos ayında yıllık bazda düşüş gösterdi. Küresel üretimin 144,2 milyon ton seviyesine gerilediği dönemde, dünyanın en büyük çelik üreticisi Çin’in üretimi de azaldı.</p>

<p>Çin’in ağustos ayındaki ham çelik üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 düşerek 74,6 milyon ton oldu. Hindistan’ın üretimi ise aynı dönemde yüzde 4,6 artışla 14,8 milyon tona yükseldi.</p>

<p>ABD’nin tahmini ham çelik üretimi yüzde 3 artarak 7,3 milyon tona çıkarken, Japonya’nın üretimi yüzde 0,4 yükselerek 6,7 milyon ton seviyesine ulaştı.</p>

<h3><strong>Çin üretimini azaltırken Hindistan artırdı</strong></h3>

<p>Ağustos ayında önemli üreticiler arasında farklı yönlerde değişimler görüldü. Tahmini verilere göre Rusya’nın ham çelik üretimi yüzde 0,3 azalarak 5,5 milyon ton olurken, Güney Kore’nin üretimi yüzde 2,6 artışla 5,4 milyon tona çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk 10 üretici arasında en yüksek aylık üretim artışı Vietnam’da gerçekleşti. Vietnam’ın ham çelik üretimi ağustosta yüzde 36,4 artarak 2,7 milyon tona yükseldi.</p>

<p>Almanya’nın ağustos ayındaki üretimi yüzde 1,7 artışla 2,6 milyon tona ulaşırken, Brezilya’nın üretimi yüzde 6,2 azalarak 2,7 milyon tona geriledi.</p>

<h3><strong>Türkiye’nin ham çelik üretimi 8 ayda yüzde 6,8 arttı</strong></h3>

<p>Türkiye’nin ham çelik üretiminde ağustos ayında sınırlı bir gerileme yaşandı. Türkiye, ağustosta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,4 düşüşle 3,4 milyon ton ham çelik üretti.</p>

<p>Buna karşın ocak-ağustos döneminde Türkiye’nin toplam ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 arttı. Böylece Türkiye’nin 8 aylık ham çelik üretimi 26,6 milyon tona yükseldi.</p>

<h3><strong>Küresel ham çelik üretimi 8 ayda 1,2 milyar tonu geçti</strong></h3>

<p>Dünya genelinde ocak-ağustos dönemindeki ham çelik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 azalarak 1 milyar 225,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Bu dönemde Çin’in ham çelik üretimi yüzde 3,1 düşüşle 651,9 milyon tona geriledi. Hindistan ise üretimini yüzde 6 artırarak 115,9 milyon tona çıkardı.</p>

<p>ABD’nin 8 aylık tahmini ham çelik üretimi yüzde 5,5 artışla 57,5 milyon tona ulaşırken, Japonya’nın üretimi yüzde 0,2 azalarak 54 milyon ton oldu.</p>

<h3><strong>Rusya’da üretim düşerken Güney Kore’de arttı</strong></h3>

<p>Ocak-ağustos döneminde Rusya’nın tahmini ham çelik üretimi yüzde 5,1 azalarak 43,8 milyon tona geriledi. Güney Kore’nin üretimi ise aynı dönemde yüzde 2,8 artarak 42,8 milyon ton seviyesine yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde Almanya’nın ham çelik üretimi yüzde 6,3 artışla 23,9 milyon tona ulaştı. Brezilya’da ise 8 aylık üretim yüzde 1,8 düşerek 21,8 milyon ton olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Vietnam’ın 8 aylık üretimi yüzde 29,1 yükseldi</strong></h3>

<p>İlk 10 üretici arasında ocak-ağustos döneminde en yüksek üretim artışı Vietnam’da gerçekleşti. Ülkenin 8 aylık ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29,1 artarak 20,6 milyon tona çıktı.</p>

<p>Türkiye’nin 26,6 milyon tonluk 8 aylık üretimi ise aynı dönemde yüzde 6,8 artış gösterdi. Böylece Türkiye, yılın ilk 8 ayında ham çelik üretimini artıran ülkeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/celik-uretiminde-kuresel-dusus-turkiyenin-8-aylik-performansi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/celik-uretiminde-tablo-degisti.png" type="image/jpeg" length="93593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 24 şüpheli hakkında işlem başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-24-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-24-supheli-hakkinda-islem-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli merkezli İstanbul, Zonguldak, Niğde, Eskişehir, Rize ve Trabzon'da gerçekleştirilen yasa dışı bahis operasyonlarında 24 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. İncelemelerde şüphelilerin hesaplarında 2 milyar 155 milyon liralık para hareketliliği bulunduğu belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kırklareli</strong> merkezli 7 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis <strong>operasyon</strong>larında 24 şüpheli hakkında adli işlem süreci başlatıldı. Şüphelilerin hesaplarında toplam 2 milyar 155 milyon liralık para hareketliliği bulunduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>Operasyonlar 7 ilde gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.</p>

<p>Kırklareli merkezli çalışmanın <strong>İstanbul</strong>, <strong>Zonguldak</strong>, <strong>Niğde</strong>, <strong>Eskişehir</strong>, <strong>Rize</strong> ve <strong>Trabzon</strong>'u da kapsamasıyla toplam 7 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda yakalanan şüphelilerle ilgili incelemelerde hesap hareketlerine ilişkin dikkat çekici para trafiği ortaya çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Şüphelilerin yasa dışı bahis oynattığı belirlendi</strong></h3>

<p>Yapılan tespitlerde şüphelilerin internet siteleri aracılığıyla yasa dışı bahis oynattıkları değerlendirildi. <strong>Şüpheli</strong>lerin ayrıca yasa dışı faaliyetlerden sağlanan paranın farklı noktalara aktarılmasına aracılık ettikleri ortaya konuldu.</p>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin hesaplarında 2 milyar 155 milyon lira tutarında para hareketliliği bulunduğu tespit edildi.</p>

<h3><strong>Mücadele kararlılıkla sürdürülecek</strong></h3>

<p>Yetkililer, vatandaşların huzurunu, güvenliğini ve emeğini hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, güvenlik güçlerinin kararlı çalışmaları ile vatandaşların desteği sayesinde suç ve suçlulara yönelik mücadelenin devam edeceği ifade edildi. Operasyonda görev alan <strong>Jandarma</strong> personeli, ilgili daire başkanlıkları, <strong>MASAK</strong>, <strong>Cumhuriyet Başsavcılıkları </strong>ve çalışmaya katkı sunanlar tebrik edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kırklareli merkezli 7 ilde “Yasa Dışı Bahis” suçuna yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda, hesaplarında 2 milyar 155 milyon TL para hareketliliği bulunan 24 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire… <a href="https://t.co/JbEsMOLuls" rel="nofollow">pic.twitter.com/JbEsMOLuls</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2103077208419967071?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-24-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="54785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terrence Malick Sineması ve Heidegger düşüncesi UMAG'da 'Felsefe Sinemaya Gidiyor' seminerlerinde ele alınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/terrence-malick-sinemasi-ve-heidegger-dusuncesi-umagda-felsefe-sinemaya-gidiyor-seminerlerinde-ele-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/terrence-malick-sinemasi-ve-heidegger-dusuncesi-umagda-felsefe-sinemaya-gidiyor-seminerlerinde-ele-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinemanın görsel filozofu Terrence Malick’in kült başyapıtları, 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger’in felsefesi eşliğinde çözümleniyor. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı bünyesinde düzenlenecek "Felsefe Sinemaya Gidiyor" seminer dizisinde, Badlands’ten The Tree of Life’a uzanan filmler üzerinden sinematografik yenilikler ve ontolojik sorgulamalar irdelenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sinema tarihinin en özgün yönetmenleri arasında yer alan ve felsefi arka planıyla tanınan Amerikalı yönetmen Terrence Malick'in filmografisi, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Martin Heidegger’in felsefesi ekseninde Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nda (UMAG) düzenlenecek seminer dizisiyle ele alınıyor. Eğitmen Ertuğrul Rufayi Turan yürütücülüğünde düzenlenecek "Felsefe Sinemaya Gidiyor: Terrence Malick Filmleri ve Heidegger" başlıklı atölye programı, 7 Ekim 2026 tarihinde başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 10 hafta ve 20 ders saati olarak planlanan yüz yüze seminerlerde, Malick sinemasının görsel dili, anlatı yenilikleri ve Heideggerci varoluş felsefesiyle kurduğu derin bağlar detaylı bir okumaya tabi tutulacak.</p>

<p>7 Ekim 2026 Çarşamba günü başlayacak program, her çarşamba 19.00 – 21.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Seminer boyunca katılımcılar, sinema sanatında doğa, insan, zaman, hafıza ve varoluş temalarını metafizik bir sorgulamaya dönüştüren Malick’in çekim tekniklerini, kamera hareketlerindeki yenilikleri ve felsefi katmanlarını çok boyutlu biçimde analiz etme imkânı bulacak.</p>

<p>Program kapsamında izlenmesi ve analiz edilmesi planlanan Malick başyapıtları <i>Badlands</i> (1973), <i>Days of Heaven</i> (1978), <i>The Thin Red Line</i> (1998), <i>The New World</i> (2005), <i>The Tree of Life</i> (2011) olarak sıralandı.</p>

<p>Felsefe ve sinema meraklılarını bir araya getirecek 10 haftalık yüz yüze eğitim programının katılım ücreti 5 bin 600 TL olarak belirlendi. Sinema diliyle ontolojik sorgulamaların kesişim noktasına odaklanan atölye, katılımcılarına Malick filmografisini klasik bir sinematografik bakışın ötesine taşıyarak felsefi bir metin gibi çözümleme perspektifi kazandırmayı hedefliyor. </p>

<p>Detaylı bilgi için <a href="https://www.umagkitap.com/felsefe-sinemaya-gidiyor-terrence-malick-filmler-ve-heidegger" rel="nofollow">tıklayın</a>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/terrence-malick-sinemasi-ve-heidegger-dusuncesi-umagda-felsefe-sinemaya-gidiyor-seminerlerinde-ele-alinacak</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-32.png" type="image/jpeg" length="82796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Barosu’nun kadın başkan adayı Çağlayan’dan Cemiyet’e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-barosunun-kadin-baskan-adayi-caglayandan-cemiyete-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-barosunun-kadin-baskan-adayi-caglayandan-cemiyete-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Barosu Genel Sekreteri ve 11 Ekim’de yapılacak Genel Kurul’da başkan adayı olan Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek Başkan Nazmi Bilgin ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye’nin gündemi, basın ve ifade özgürlüğü ile hukuk alanındaki güncel gelişmeler ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Barosu Genel Sekreteri Elçin Özge Şimşek Çağlayan ile Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Kemal Binici Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Vekili Ayhan Aydemir ve Cemiyet Avukatı Gökhan Tekşen tarafından karşılanan Çağlayan, Ankara Barosu’nun 10-11 Ekim’de yapılacak genel kurulda, Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun başkan adayı. Çağlayan 10 Haziran’da yapılan ön seçimde grubun başkan adayı olarak belirlenmişti.</p>

<h2><strong>“Böyle güzel bir yer olduğunu bilsem daha önce de gelirdim”</strong></h2>

<p>Görüşmede Cemiyet’e ilk kez geldiğini belirten Elçin Özge Şimşek Çağlayan, “Bu kadar güzel bir yer olduğunu bilseydim daha önce de gelirdim” dedi. Başkan Nazmi Bilgin, 1983 yılında satın aldıkları Cemiyet binasını tanıttı. 24 Saat Gazetesi, Basın Evi, konferans salonu ve stüdyonun yanı sıra Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü projelerden, işsiz gazetecilere ve diğer meslek örgütlerine yönelik desteklerinden de söz eden Bilgin, işsiz gazetecilerin giderek arttığını, 60 civarındaki iletişim fakültesinden mezun olan gazetecilerin işsiz kaldığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Baro Cemiyet Ziyaret3" class="detail-photo img-fluid" height="877" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baro-cemiyet-ziyaret3.jpg" width="1424" /></p>

<h3><strong>“İlk kez ön seçimden bir kadın aday çıktı”</strong></h3>

<p>Elçin Özge Şimşek Çağlayan da baronun yaklaşan seçimlerine atıf yaparak, Ankara Barosu seçimleri için üç adayın bulunduğunu, kendisinin ön seçimden çıkarak aday olduğunu ve daha önce ön seçimden kadın adayın çıkmadığını söyledi. Her açıdan zor bir dönem yaşandığını, cezaevlerinde kimi ziyaret edeceklerini şaşırdıklarını dile getiren Çağlayan, en son Gazeteci Lale Özarslan’ı Sincan Cezaevi’nde ziyaret ettikleri bilgisini verdi.</p>

<h3><strong>Merdan Yanardağ’ı ziyaret izni verilmiyor</strong></h3>

<p>Gazeteci Merdan Yanardağ’ı Cemiyet olarak bir kez ziyaret ettiklerini, ancak sonradan bir daha ziyaret izni verilmediğini belirten Bilgin, daha önce gazetecileri cezaevinde dört yıl hiç ara vermeden ziyaret ettiğini hatırlattı. Gökhan Tekşen de önceki Adalet Bakanı zamanında Yanardağ’ı ziyaret için bir kez izin verildiğini, ama şimdi başvurularının hep reddedildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Baro Cemiyet Ziyaret2" class="detail-photo img-fluid" height="1340" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baro-cemiyet-ziyaret2.jpg" width="877" /></p>

<p>Elçin Özge Şimşek Çağlayan, Ankara Barosu’nun en büyük sıkıntılarından birinin “görünürlük” olduğunu belirterek, “Kurum olarak medyada görünür olmaya ihtiyacımız var” sözleriyle destek istedi. Bilgin de bu konuda her türlü desteğe hazır olduklarını ifade etti.</p>

<p>Karşılıklı iki kurumun ortak nasıl çalışmalar yapılabileceğinin konuşulduğu ziyarette Bilgin, “Bizim de sizin desteğinize ihtiyacımız var medya olarak. Ortak çalışmaya, birbirimizi desteklemeye ihtiyacımız var” diye konuştu.</p>

<p>Ziyaretin ardından Gökhan Tekşen, Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve Kemal Bilici’ye Gazeteciler Cemiyeti’ni ve Basın Evi’ni gezdirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-barosunun-kadin-baskan-adayi-caglayandan-cemiyete-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/baro-cemiyet-ziyaret1.jpg" type="image/jpeg" length="91954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Tabip Odası'ndan Sağlık Bakanlığı'na REDES ve MEDULA uyarısı: "Mesleki özerklik yok ediliyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-saglik-bakanligina-redes-ve-medula-uyarisi-mesleki-ozerklik-yok-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-saglik-bakanligina-redes-ve-medula-uyarisi-mesleki-ozerklik-yok-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı'nın yapay zekâ destekli REDES denetimi ve MEDULA fatura onay dayatmasına tepki gösterdi. Yazdıkları reçeteler ve hastaların tercih ettiği eczaneler nedeniyle hekimlerden savunma istenmesinin meslek onurunu zedelediğini vurgulayan ATO, hekimlerin asli görevinin fatura denetlemek olmadığını belirterek uygulamaların durdurulmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konan Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) ve 1 Eylül 2026 itibarıyla eğitim ve araştırma hastanelerine de teşmil edilen MEDULA fatura onay zorunluluğuna ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Hekimlik mesleğinin özerkliğini zedeleyen, hekimleri potansiyel dolandırıcı muamelesine maruz bırakan ve hastaların sağlık hizmeti alma süresini kısıtlayan idari dayatmalara derhal son verilmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<p>ATO, hekimlerden son aylarda çığ gibi büyüyen şikayetler aldıklarını belirterek, sağlık yönetiminde bürokratik ve yapay zekâ temelli denetimlerin tıbbi deontoloji ve anayasal çalışma barışıyla açıkça çeliştiğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>"Yapay zekâ verisiyle savunma istenmesi hekim onuruna saldırıdır"</strong></h3>

<p>Bakanlığın 29 Kasım 2024 tarihli oluruyla devreye aldığı ve yapay zekâ taramalarıyla yolsuzluğu önleme savı taşıyan REDES uygulamasının hekimleri rencide eden bir sürece dönüştüğü vurgulandı. Sistem tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda, belli bir tutarın üzerindeki reçeteleri yazan hekimlerin hastane başhekimliklerince yazılı ve sözlü savunmaya çağrıldığı bildirildi.</p>

<p>Reçetelerin hangi eczaneden karşılandığı üzerinden hekimlere adeta suçlu muamelesi yapıldığını aktaran Tabip Odası, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hekimlere reçetenizdeki 'İlaçlar neden X eczanesinden alındı?' gibi eczaneyle gayrimeşru ticari ilişki iması içeren sorular yöneltilmektedir. Oysa hekimler reçeteyi yazıp numarasını verdikten sonra ilacın hangi eczaneden temin edileceği tamamen hastanın tasarrufundadır. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi hekime, tedavisini vicdani ve mesleki kanaatine göre serbestçe seçme hakkı tanır. Veri madenciliği algoritmaları üzerinden hekimleri sorguya çekmek hekimliğe doğrudan bir saldırı ve açık bir mobbingtir. Bu yaklaşım, Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesi ve Anayasa'nın 49. maddesindeki çalışma barışının korunması ilkesiyle çelişmektedir."</i></p>
</blockquote>

<p>Açıklamada, bu soruşturma baskısının hekimleri çekinik kalmaya zorlayacağı, sorumluluk almaktan kaçınan hekim pratiğinin doğrudan hastaların güncel ve hayati tedavilere erişimini aksatacağı vurgulanarak, REDES raporlarıyla savunma alınması uygulamasından derhal vazgeçilmesi istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İdari görevler hekimin sırtına yüklenemez"</strong></h3>

<p>Açıklamada gündeme taşınan ikinci kriz başlığı ise SGK faturalandırma ve dönem sonlandırma işlemleri kapsamında hekimlere getirilen MEDULA üzerinden şahsi e-imza ile fatura onaylama zorunluluğu oldu. 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerini de kapsayacak biçimde genişletilen uygulamanın hekimlerin yasal görev tanımı dışında olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Muayene, reçete ve ameliyat süreçlerine ait yüzlerce idari ve mali veriyi denetlemenin hekimlerin değil, idari hizmetler sınıfındaki uzman personelin görevi olduğuna işaret eden ATO Yönetim Kurulu, uygulamanın getireceği hukuki açmazları şöyle sıraladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hatalı ya da gerçeğe aykırı bir mali çıktıda hekim doğrudan idari, hukuki ve cezai sorumluluk altına itilmektedir. Hekimlerin yoğun poliklinik ve ameliyat temposu içerisinde bu yüzlerce veriyi tek tek inceleyecek bir zamanı bulunmamaktadır. İdarelerin 'veriyi sorgulamadan hızla onaylayın' yönündeki sözel talimatları hekimleri büyük bir risk havuzuna atmaktadır. Hekimin vaktini idari fatura onaylarıyla çalmak, doğrudan halkın sağlık hizmetine erişim süresinden çalmaktır."</i></p>
</blockquote>

<p>Ankara Tabip Odası, hekimleri hem yasal risklerle hem de yoğun angaryayla karşı karşıya bırakan MEDULA fatura onay mecburiyetinin gecikmeksizin iptal edilmesini, söz konusu denetimlerin hastane yönetimleri ile teknik personel tarafından yürütülmesini talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-saglik-bakanligina-redes-ve-medula-uyarisi-mesleki-ozerklik-yok-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260924-w-a0010.jpg" type="image/jpeg" length="56954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı operasyonu: 8 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-gocmen-kacakciligi-operasyonu-8-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-gocmen-kacakciligi-operasyonu-8-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 109 düzensiz göçmen tespit edildi. 10 şüpheliden 8'i tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çanakkale</strong>'de göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda 109 düzensiz göçmen tespit edilirken, olaylarla bağlantılı 10 şüpheli adli sürece dahil edildi. <strong>Şüpheli</strong>lerden 8'i tutuklanırken, 2 kişi hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verildi.</p>

<h2><strong>Emniyetin çalışmalarında 81 düzensiz göçmen tespit edildi</strong></h2>

<p><strong>İl Emniyet Müdürlüğü</strong> ekipleri, il genelinde göçmen kaçakçılığının önüne geçmek amacıyla 13-20 Eylül döneminde çalışmalar yürüttü. Farklı ülkelerin vatandaşlarından oluşan 81 <strong>düzensiz göçmen</strong>, bu çalışmalar sırasında ekiplerin kontrolüne girdi.</p>

<h3><strong>Küçükkuyu'daki operasyonda 28 göçmen belirlendi</strong></h3>

<p><strong>Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı</strong> ekipleri de 18 Eylül'de Küçükkuyu beldesinde bir <strong>operasyon</strong> gerçekleştirdi. Çalışmada 28 düzensiz göçmen tespit edilerek işlemleri başlatıldı.</p>

<p>Göçmen kaçakçılığıyla bağlantılı oldukları iddiasıyla yakalanan 10 şüphelinin emniyetteki süreçleri tamamlandı. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden 8'i hakimlik kararıyla cezaevine gönderilirken, 2 şüpheli adli kontrol hükümleri kapsamında serbest kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Araç ve çeşitli ekipmanlara el konuldu</strong></h3>

<p>Operasyonların ardından 5 araç ile 25 can yeleği, 22 can simidi ve 5 hava pompası muhafaza altına alındı. Çalışmalarda ayrıca 61 bin 850 lira ve 400 dolar bulundu.</p>

<p>İdari işlemleri tamamlanan düzensiz göçmenler, Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (<strong>GÖKSEM</strong>) gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-gocmen-kacakciligi-operasyonu-8-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/canakkalede-bir-haftada-109-duzensiz-gocmen-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="43820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin'den Ukrayna açıklaması: “Geçici ateşkes yerine barışa ulaşmak lazım”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-ukrayna-aciklamasi-gecici-ateskes-yerine-barisa-ulasmak-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-ukrayna-aciklamasi-gecici-ateskes-yerine-barisa-ulasmak-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna krizine ilişkin Rusya'nın barışçıl çözüm sürecine açık olduğunu belirterek, geçici ateşkes yerine kalıcı bir barışa ulaşılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov</strong>, başkent Moskova’da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Ukrayna krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Peskov, Rusya’nın barışçıl çözüm sürecine açık olduğunu belirtti. </p>

<p>Peskov ayrıca Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Kursk bölgesindeki çatışmalarda esir alınan Kuzey Koreli askerlerin Güney Kore’ye teslim edileceğine yönelik açıklamasına ilişkin bilgi sahibi olmadığını bildirdi. Kremlin Sözcüsü, Avrupa Birliği’nin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen geliri Ukrayna’ya aktarma kararını da değerlendirdi.</p>

<h2><strong>Kremlin’den Ukrayna krizi için barış mesajı</strong></h2>

<p>Dmitriy Peskov, Ukrayna krizinin çözümüne ilişkin Rusya’nın mevcut yaklaşımında değişiklik olmadığını söyledi. Peskov, Moskova’nın krizin barışçıl yollarla çözülmesine açık olduğunu belirterek, geçici bir ateşkes yerine barışa ulaşılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Peskov, konuya ilişkin açıklamasında, “Krizin barışçıl çözüm sürecine açığız. Ancak geçici ateşkes yerine barışa ulaşmak lazım. Bu bizim pozisyonumuz ve bu pozisyonda herhangi bir değişiklik yok.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Peskov’dan Kuzey Koreli askerler açıklaması</strong></h3>

<p>Kremlin Sözcüsü Peskov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Rusya’nın Kursk bölgesindeki çatışmalarda esir aldığı Kuzey Koreli askerlerle ilgili açıklamasına da değindi.</p>

<p>Zelenskiy’nin, söz konusu askerlerin Güney Kore’ye teslim edileceği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Peskov, konu hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.</p>

<h3><strong>Rus varlıklarının gelirinin Ukrayna’ya aktarılmasına tepki</strong></h3>

<p>Dmitriy Peskov, Avrupa Birliği’nin dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirin Ukrayna’ya aktarılmasına ilişkin karar hakkında da değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Peskov, AB’nin söz konusu uygulamasının hukuka aykırı olduğunu savundu. Kremlin Sözcüsü, “Bu eylemlerin hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz. Bu, gerçekten hırsızlık” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Putin’in G20 Zirvesi'ne katılımı henüz netleşmedi</strong></h3>

<p>Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in G20 Liderler Zirvesi’ne katılıp katılmayacağı konusunda da açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya’nın zirveye katılımıyla ilgili kararın henüz verilmediğini belirten Peskov, Putin’in zirveye katılımının üst düzeyde ya da daha düşük çalışma seviyesinde gerçekleşebileceğini ifade etti.</p>

<p>Peskov, “Rusya'nın zirveye katılımı üst düzeyde veya daha düşük çalışma seviyesinde olabilir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-ukrayna-aciklamasi-gecici-ateskes-yerine-barisa-ulasmak-lazim</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kremlinden-ukrayna-aciklamasi.png" type="image/jpeg" length="38123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="71990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="20243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="75066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="17165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="59466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="21410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="56860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="27224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="67276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="73879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="49546"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="82565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="21755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="85843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="43535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="56908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="60706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="35214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="57649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="97624"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
