<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 11:43:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: Renault Türkiye CEO’suna Turkuaz Kart verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-renault-turkiye-ceosuna-turkuaz-kart-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-renault-turkiye-ceosuna-turkuaz-kart-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet’ye Turkuaz Kart verdi. Program kapsamında nitelikli yabancı yatırımcı ve yöneticilere Türkiye’de çalışma ve ikamet imkânı sağlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan</strong>, <strong>Renault Group Türkiye CEO</strong>’su Lionel Jaillet’ye <strong>Turkuaz Kart</strong> verildiğini açıkladı. Bakan Işıkhan, sürecin Türkiye’nin yatırım ve istihdam politikaları kapsamında yürütüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Turkuaz Kart teslimi gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Bakan Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada <strong>Renault Group Türkiye CEO’su ve Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı Lionel Jaillet</strong>’ye Turkuaz Kart verildiğini duyurdu. Kart tesliminin, yatırım ve üretim alanındaki iş birlikleri çerçevesinde gerçekleştirildiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Türkiye’nin yatırım vizyonu vurgulandı</strong></h3>

<p>Işıkhan paylaşımında; <strong>yatırım</strong>, <strong>üretim</strong> ve <strong>istihdam</strong> odaklı politikalar kapsamında uluslararası şirket temsilcileriyle temasların sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin güçlü ekonomi yapısı, yatırım güvenliği ve istikrarlı ekonomik ortamıyla küresel yatırımcılar için cazibe merkezi olmaya devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Turkuaz Kart programı nedir?</strong></h3>

<p>“<strong>Nitelikli Yatırımın Yeni Rotası: Türkiye</strong>” vizyonu çerçevesinde yürütülen <strong>Turkuaz Kart programı</strong> çerçevesinde, Türkiye’ye yatırım yapan ve ülkeye uluslararası tanınırlık kazandıran yabancı yatırımcılar, şirket yöneticileri ve sporculara kart veriliyor. Programın, nitelikli yabancı iş gücünün <strong>Türkiye</strong>’ye çekilmesini amaçladığı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Çalışma ve ikamet hakkı sağlıyor</strong></h3>

<p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü </strong>tarafından yürütülen program kapsamında verilen Turkuaz Kart, sahiplerine süresiz çalışma hakkı ve ikamet kolaylığı sunuyor. Uygulama ile nitelikli yabancı iş gücünün Türkiye’ye çekilmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yatırım, üretim ve istihdam vizyonumuza katkı sunan uluslararası şirketlerin kıymetli temsilcileriyle bir araya gelmeye devam ediyoruz. Renault Group Türkiye CEO’su Sayın Lionel Jaillet’e Turkuaz Kartımızı teslim ettik.<br />
<br />
Güçlü ekonomisi, güvenli yatırım ortamı ve istikrarlı… <a href="https://t.co/Uc2NO6kkJd" rel="nofollow">pic.twitter.com/Uc2NO6kkJd</a></p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://x.com/isikhanvedat/status/2071504636171739618?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-renault-turkiye-ceosuna-turkuaz-kart-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/bakan-isikhan-renault-group-turkiye-ceosu-jailletye-turkuaz-kart-verdi.jpeg" type="image/jpeg" length="78800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orzax Halka Arzı (ORZAX) ne zaman gerçekleşecek? ORZAX halka arz detayları neler, kaç lot düşer ve fiyat ne kadar?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/orzax-halka-arzi-orzax-ne-zaman-orzax-halka-arz-detaylari-kac-lot</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/orzax-halka-arzi-orzax-ne-zaman-orzax-halka-arz-detaylari-kac-lot" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayını alan Orzaks İlaç halka arz takvimi netleşti mi? Yatırımcıların merakla beklediği ORZAX halka arz fiyatı ne kadar ve toplamda Orzaks kaç lot verir? Bireysel yatırımcılara eşit dağıtım yöntemiyle sunulacak olan payların Orzaks katılım endeksine uygun mu sorusunun resmi yanıtı nedir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yayınlanan son haftalık bülten kararına göre, Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.’nin sermaye piyasalarında işlem görmek amacıyla yaptığı halka arz başvurusu resmen onaylandı. Borsa İstanbul Yıldız Pazar'da <strong>ORZAX</strong> koduyla işlem görecek olan şirketin izahname detayları, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Toplamda 52 milyon 500 bin adet payın satışa sunulacağı bu süreçte, bireysel yatırımcılar için eşit dağıtım modelinin uygulanacağı kesinleşti. Yatırımcılar, aracı kurumlar ve bankalar üzerinden belirlenen takvim çerçevesinde taleplerini ileterek şirketin ortaklık yapısına dahil olabilecekler.</p>

<h2><strong>Orzax Halka Arz Takvimi Nedir?</strong></h2>

<p>Şirketin sermaye piyasalarına adım atmasını sağlayan onay sürecinin ardından, yatırımcıların takibine giren <strong>Orzaks halka arz ne zaman</strong> başlığı altındaki takvim detayları:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Talep Toplama Süreci:</strong> Halka arz süreci, SPK onayının ardından ilan edilen resmi tarihler arasında birkaç iş günü boyunca devam edecektir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Talep Giriş Saatleri:</strong> Yatırımcılar, halka arza katılmak için belirlenen günlerde sabah saat 09:00 ile akşam 17:00 arasında aracı kurum veya bankalar üzerinden başvurularını iletebileceklerdir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sonuçların İlan Edilmesi:</strong> Talep toplama işlemlerinin sona ermesini takip eden en geç iki iş günü içinde yasal dağıtım sonuçları KAP üzerinden kamuoyuna duyurulacaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Borsada İşlem Görme:</strong> Dağıtılan payların yatırımcı hesaplarına aktarılmasının ardından, Borsa İstanbul yönetiminin alacağı kararla ORZAX kodlu hisseler Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlayacaktır.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Borsa İstanbul’da Bist 1Oo Endeksi Günü Düşüşle Tamamladı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/borsa-istanbulda-bist-1oo-endeksi-gunu-dususle-tamamladi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Orzax Halka Arz Fiyatı Ne Kadar?</strong></h3>

<p>Açıklanan bilgilere göre <strong>Orzax halka arz hisse fiyatı 69,00 TL</strong> olarak belirlendi.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sabit Hisse Fiyatı:</strong> Orzaks İlaç payları, 1,00 TL nominal değerli hisse başına <strong>69,00 TL</strong> sabit fiyat üzerinden satışa sunulacaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Toplam Arz Büyüklüğü:</strong> Satışa sunulan tüm payların tamamının satılması durumunda, halka arzın toplam finansal hacmi yaklaşık <strong>3,6 milyar TL</strong> olarak gerçekleşecektir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halka Açıklık Oranı:</strong> Şirketin halka arz sürecinin tamamlanmasının ardından borsa piyasalarında işlem görecek paylarının oranı <strong>%15,51</strong> olarak planlanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Talep Toplama Yöntemi:</strong> Süreç boyunca fiyat kararlılığı sağlamak amacıyla "Sabit Fiyatla Talep Toplama" yöntemi uygulanacak, herhangi bir fiyat teklifi veya ihale usulü uygulanmayacaktır.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>ORZAX Halka Arz Kaç Lot Verir?</strong></h3>

<p>Halka arz kapsamında piyasaya sürülecek payların yapısal özellikleri ve <strong>Orzaks kaç lot verir</strong> sorusunun temelini oluşturan kurumsal dağılım kalemleri:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Toplam Dağıtılacak Pay:</strong> Halka arz sürecinde yatırımcılara toplam <strong>52.500.000 lot</strong> pay sunulacaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sermaye Artırımı Detayı:</strong> Piyasaya arz edilecek olan payların <strong>31.500.000 lotluk</strong> kısmı, şirketin sermaye artırımı yoluyla ihraç edeceği yeni hisselerden oluşmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ortak Satışı Detayı:</strong> Toplam payların <strong>21.000.000 lotluk</strong> kısmı ise şirketin mevcut ortaklarının elinde bulundurduğu hisselerin satışı şeklinde gerçekleşecektir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bireysel Dağıtım Modeli:</strong> Yatırımcılar arasında adil bir dağılım sağlanması adına bireysel yatırımcı grubu için <strong>eşit dağıtım</strong> modeli uygulanacaktır. Bu model nedeniyle kişi başına düşecek net hisse miktarı, başvuru yapacak toplam benzersiz hesap sayısına göre borsa tarafından hesaplanacaktır.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Borsa İstanbul B I S T 100 Orta Doğu" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/borsa-istanbul-b-i-s-t-100-orta-dogu.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Orzax Halka Arzda Olası Lot Dağılımı</strong></h3>

<p>Eşit dağıtım modelinde başvuru yoğunluğu arttıkça kişi başına düşecek pay miktarı ters orantılı olarak azalmaktadır. Geçmiş borsa verileri ve katılım eğilimleri doğrultusunda hazırlanan muhtemel dağıtım tablosu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>150 Bin Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>199 lot</strong> (13.731 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>250 Bin Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>120 lot</strong> (8.280 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>350 Bin Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>86 lot</strong> (5.934 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>500 Bin Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>61 lot</strong> (4.209 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>700 Bin Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>43 lot</strong> (2.967 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1.1 Milyon Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>27 lot</strong> (1.863 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1.6 Milyon Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>19 lot</strong> (1.311 TL) düşebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2.2 Milyon Katılımcı:</strong> Hesap başına yaklaşık <strong>14 lot</strong> (966 TL) düşebilir.</p>
 </li>
</ul>

<blockquote>
<p><strong>Mali Not:</strong> Tablodaki hesaplamalar kesin bir taahhüt içermemektedir. Mükerrer başvuruların iptal edilmesi, yetersiz bakiye kullanımı veya kurumsal/bireysel tahsisat oranlarında meydana gelebilecek kaymalar nihai lot sayılarını doğrudan değiştirebilir.</p>
</blockquote>

<h3><strong>Orzax Katılım Endeksine Uygun mu?</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Endeks Uygunluk Durumu:</strong> Yayınlanan borsa görüş raporu ve izahname eklerine göre, Orzaks İlaç halka arzı <strong>katılım endeksi kriterlerine uygun değildir.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Değerlendirme Kriterleri:</strong> Şirketin mali tablolarında yer alan faizli borç/varlık oranları ile mevcut gelir kalemlerinin payı, Borsa İstanbul Katılım Endeksi kurallarında belirtilen eşik değerleri karşılamamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yatırımcı Stratejisi:</strong> Katılım endeksine uygun olmayan şirketlerin payları, faizsiz finans prensiplerine göre işlem yapan fonlar ve bireysel yatırımcılar için uygun yatırım araçları listesinde yer almaz. Yatırımcıların bu mali durumu gözeterek işlem yapması gerekmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Borsa İstanbul Bist 100 Endeksi Savaş Öncesi Seviyesine Döndü Kayıplar Geri Alındı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/borsa-istanbul-bist-100-endeksi-savas-oncesi-seviyesine-dondu-kayiplar-geri-alindi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Orzax Halka Arz Süreci Nasıl İşleyecek?</strong></h3>

<p><strong>Orzaks İlaç halka arz</strong> sürecine katılarak şirkete ortak olmak isteyen tasarruf sahiplerinin izlemesi gereken işlem basamakları maddeler halinde belirtilmiştir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Aracı Kurum Seçimi:</strong> Yatırımcılar, halka arz için kurulan konsorsiyumda yer alan yetkili bankalar veya aracı kurumlarda aktif bir yatırım hesabına sahip olmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Talep Giriş Ekranı:</strong> İlgili banka veya aracı kurumun dijital bankacılık kanallarına (mobil uygulama veya internet şubesi) giriş yapılarak "Yatırımlar / Halka Arz" menüsüne erişilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hisse Kodu Girişi:</strong> Halka arz listesinden <strong>ORZAX</strong> kodu seçilerek, satın alınmak istenen lot adedi veya toplam bütçe tutarı girilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bakiye Kontrolü:</strong> Eşit dağıtım modelinde talebin geçerli sayılabilmesi için, talep edilen tutarın karşılığı olan nakit paranın veya borsa tarafından kabul edilen teminat varlıkların hesapta hazır bulundurulması yasal bir zorunluluktur.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Borsa İstanbul Pay Piyasasında Yeni Dönem Emir Işlem Oranı Değişti" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/borsa-istanbul-pay-piyasasinda-yeni-donem-emir-islem-orani-degisti.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Yatırımcıların En Çok Sorduğu Sorular</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Orzaks halka arz süreci neden takip ediliyor?</strong></p>

 <p>Şirketin finansal hacmi, sektörel konumu ve halka açıklık oranı nedeniyle sermaye piyasalarında geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından takip edilmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Talep toplama süresi kaç gün sürecek?</strong></p>

 <p>SPK onaylı izahnamede belirtilen takvime göre talep toplama işlemleri ilan edilen sınırlı iş günleri içerisinde gerçekleştirilecektir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kişi başına düşecek lot sayısı kesin midir?</strong></p>

 <p>Hayır, kesin lot dağıtımı talep toplama süresi bittikten sonra sisteme giren toplam benzersiz yatırımcı sayısına göre borsa tarafından netleştirilecektir.</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Orzax halka arz (ORZAX)</strong>, yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği halka arzlar arasında yer alırken, süreç boyunca en kritik başlıklar takvim, fiyat ve lot dağılımı olarak öne çıkıyor. Eşit dağıtım modeli nedeniyle yatırımcıların alacağı pay, başvuru yoğunluğuna göre şekillenecek. Katılım endeksine uygun olmaması ise özellikle bireysel yatırımcıların stratejilerini etkileyen önemli bir detay olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/orzax-halka-arzi-orzax-ne-zaman-orzax-halka-arz-detaylari-kac-lot</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/borsa-8.jpg" type="image/jpeg" length="14259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Ya partimizi geri alacağız ya başka bir yol bulacağız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-ya-partimizi-geri-alacagiz-ya-baska-bir-yol-bulacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-ya-partimizi-geri-alacagiz-ya-baska-bir-yol-bulacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisine yönelik yargı süreci üzerinden yapılan tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı'na tepki gösteren Özel, "Bu işin tam göbeğindeler" dedi. CHP'nin bölünmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Özel, "Ya partimizi geri alacağız ya da iktidar yürüyüşümüzü engelleyenlere karşı başka bir yol bulacağız. Biz bu oyunu bozarız" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı <strong>Özgür Özel</strong>, İzmir'in Bayındır ilçesinde <strong>Bayçikoop Çiçek ve Kadın Kooperatifi</strong>'ni ziyaret etti. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, CHP'ye yönelik yargı süreci üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı'nı eleştirdi.</p>

<h2><strong>"Erdoğan bu işin tam göbeğinde"</strong></h2>

<p>Partisinin son dört kurultayını kazanan yönetimin hedef alındığını söyleyen Özel, "Altı yıl önceki bir seçimin sonucuna göre partinin başındaki genel başkanı değiştirmeye çalışıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan ve onun atadığı Adalet Bakanı bu işin tam göbeğindedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>“Malum partimize karşı büyük bir haksızlık yaptılar. Partimizin yapılan son dört kongresini kazanmış olan ekibin kazandığı kongrelere bakmadan altı yıl önceki bir seçimin sonucuna göre partinin başındaki Genel Başkan’ı değiştirmeye çalışıyorlar. Dün söylemiş, ‘Ben bu işin hiçbir yerinde yokum’ diye. Recep Tayyip Erdoğan ve onun atadığı Adalet Bakanı bu işin tam göbeğindedir. Bunu herkes böyle bilsin. Tabii biz Cumhuriyet fikrinin, dolayısıyla demokrasi fikrinin, sandığın insanlarıyız. Sandık varsa varız, sandık yoksa yokuz. Bir ailenin babadan oğula geçmesiyle, tek adamların ülkeyi seçilmeden yönetilmesiyle felakete sürüklenmiş bir imparatorluktan sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Millet efendidir. Kararı millet verir. Onun dediği olur, onun seçtiği yönetir’ demiştir ve kendisini de millete emanet etmiştir. Sonrasında da Cumhuriyet, seçenlerin seçtikleri tarafından yönetilmiştir. İnşallah biz de Recep Tayyip Erdoğan’ı, kendini yenilmez sanan Recep Tayyip Erdoğan’ı 23 yıl sonra ilk kez yenen ekip olarak, partide göreve geldiği günden dört ay sonra geldiği seçimlerde partiyi 47 yıl sonra birinci parti yapmış olan Genel Başkan olarak ve onun yönetimi, kadroları olarak en kısa zamanda ya partimizi düze çıkaracağız, partimizi alacağız ve partimizi her ankette olduğu gibi yapılacak ilk seçimde de birinci parti yapacağız. Ya da iktidar yürüyüşümüzü yargı darbesi engellemeye çalışırsa, bir başka yol bulup partiyi tekrar iktidar yapacağız. Başka bir yolu yok."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Kadir İnanır'ı andı: "Biz bu oyunu bozarız"</strong></h3>

<p>Konuşmasında hayatını kaybeden sanatçı Kadir İnanır'ı da anan Özel, İnanır'ın canlandırdığı "Tatar Ramazan" karakterine atıfta bulunarak, "Onun deyimiyle 'Bizim adımız Tatar Ramazan, biz bu oyunu bozarız.' Bugün bir kez daha hem Kadir İnanır'a hem de bütün oyunları bozan Tatar Ramazanlara selam olsun" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel, şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Şunu iyi bilsinler ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne bölünme planı yapanlar; ne Cumhuriyet Halk Partisi’ni kaderiyle baş başa bırakırız, seçilmemişlerde bırakırız, ne de Tayyip Erdoğan’ı bir şekilde iktidarda tutmak isteyenlerin planlarının parçası oluruz. Hiç öyle bir şey yok. Allah gani gani rahmet etsin, dün toprağa verdik <strong>Kadir İnanır’ı.</strong> Onun deyimiyle ‘Bizim adımız Tatar Ramazan, biz bu oyunu bozarız.’ Kadir Abi’yi ziyaret etmiştim hasta yatağında, daha doğrusu tedavi gördüğü bir hastanenin üst katındaki fizik tedavi merkezinde. Orada da konuşmuştuk. Özellikle o zaman mitingler devam ediyordu. Saraçhane’den sonraki bir hafta sonra mitingi, bir İstanbul mitingi… ‘Her miting izliyorum’ diyordu. Güzel dileklerini iletiyordu. O gün ona demiştim. Bizim İstanbul İl Başkanı ile birlikte, İstanbul’un ilçelerine operasyon yapıp elimizden almak istediklerinde biz hep öyle diyorduk, ‘Biz bu oyunu bozarız’ diye. Kendine de söylemiştim, çok hoşuna gitmişti. Böyle bir günde, onu defnettiğimiz günde de bir kez daha hem Kadir İnanır’a, hem de bütün oyunları bozan Tatar Ramazanlara selam olsun.</i>"</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Türkiye'nin çıkışı kooperatifçilikte"</strong></h3>

<p>Bayındır'daki çiçek üreticileriyle bir araya gelen Özel, Türkiye'nin tarım politikalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kooperatifçiliğin desteklenmesi gerektiğini belirten CHP lideri, üreticilerin artan maliyetler nedeniyle zor günler geçirdiğini söyledi.</p>

<p>Çiftçilere yönelik desteklerin artırılacağını vaat eden Özel, iktidara gelmeleri halinde tarım kredilerindeki faizleri sileceklerini, mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldıracaklarını ve tarımsal destekleri yasal seviyeye çıkaracaklarını ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bayındır benim yakından takip ettiğim bir ilçe. Seçim kazandığımız, kazandığımız seçimde gelip çalıştığım; seçim kaybettiğimiz, sonra Davut Başkan’la birlikte yüzde 54 gibi bir oyla yeniden kazandığımız bir ilçemiz. Burada tarım var, özellikle çiçekçilik var. Bayındır çiçekçiliğin, çiçeğin başkentidir. Özellikle burada geçmiş başkanımız Aziz Kocaoğlu’nu selamlamak lazım verdiği desteklerle. Tunç Soyer’i selamlamak lazım. Her daim buraya destek veren bu dönem ilçe belediye başkanlarımızı, büyükşehir belediye başkanlarımızı selamlamak lazım. Burada 17 kişinin kurduğu bu kooperatif 400 üyeye ulaştı. Burada çiçek yetiştiriliyor seralarda. Başta İzmir’in belediyeleri, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler başka yerlerden, yandaştan, ondan - bundan ihaleyle çiçek almak yerine bütün çiçek alımlarını buradaki kooperatiften yapıyorlar. Buradaki kooperatifi destekleyen tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Ümit ediyoruz ki belediyelerdeki bu sıkıntılar hızlı şekilde aşılacak. Ben eczanesine 22 yaşında üye olduğu EDAK Ecza Kooperatifi’nden, sonra da Bursa Ecza Kooperatifi’nde bir mal varsa, o malı… Bir çöp satıyorsa o kooperatif çöpü kooperatif dışında başka bir yerden almayan, ömrü boyunca eczacı kooperatifliğini oda başkanlığında, yöneticiliğinde desteklemiş, Türkiye’nin çıkışının kooperatifçilikte, özellikle de çiftçinin, köylünün kendi ürününü kendi değerlendirdiği, sattığı ve buna aracılık eden kooperatiflerde olduğunu ısrarla söylüyoruz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-ya-partimizi-geri-alacagiz-ya-baska-bir-yol-bulacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/2af75b04-c283-4e16-b250-040c77ea0509.webp" type="image/jpeg" length="84868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zorlu'nun yapılandırma talebi sonrası Vestel hisselerinde rekor artış]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zorlunun-yapilandirma-talebi-sonrasi-vestel-hisselerinde-rekor-artis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zorlunun-yapilandirma-talebi-sonrasi-vestel-hisselerinde-rekor-artis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya, mevcut konsolide kredilerinin geri ödeme planını nakit akışıyla uyumlu hale getirmek amacıyla bankalara finansal yeniden yapılandırma başvurusunda bulundu. Cuma akşamı Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan resmi açıklamaların ardından, haftanın ilk işlem gününde her iki şirketin de hisseleri yüzde 10 yükselerek tavan fiyata ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli teknoloji ve dayanıklı tüketim malları üreticilerinden Vestel Grubu şirketleri, finansal borç yükümlülüklerini yapılandırmak adına bankacılık konsorsiyumu ile masaya oturdu. Şirketlerin borç vade yapısını nakit akışlarına göre yeniden düzenleme adımı, sermaye piyasalarında olumlu karşılık buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>KAP: "Nakit akışıyla uyumlu hale getirilecek"</strong></h2>

<p>Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Vestel Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından cuma akşamı Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) eş zamanlı bildirimler yapıldı. Ortak açıklamada, finansal borçların yapılandırılmasına dair "Mevcut konsolide kredilerimizin geri ödeme planı ve vade yapısının faaliyetlerimizden sağlanan konsolide nakit akışıyla uyumlu hale getirilmesi" ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><strong>Hisseler yüzde 10 değer kazandı</strong></h2>

<p>Yapılan kurumsal açıklamaların ardından borsanın açılmasıyla birlikte her iki şirketin pay senetlerine yoğun alım talebi geldi. Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören hisselerdeki yükseliş trendi kısa sürede fiyat limitlerine ulaştı.</p>

<p><strong>Vestel Elektronik (VESTL)</strong> Hisseleri yüzde 10 prim yaparak <strong>28,64 Türk lirası</strong> değerine ulaştı ve tavan fiyattan işlem gördü.</p>

<p><strong>Vestel Beyaz Eşya (VESBE)</strong> Hisseleri benzer şekilde yüzde 10 oranında yükselerek <strong>7,4 Türk lirası</strong> ile günlük limit olan tavan fiyatı gördü.</p>

<h2><strong>Aracı kurumlardan "Finansal yapı güçlenecek" analizi</strong></h2>

<p>Yatırım ortaklıkları ve aracı kurumlar da söz konusu borç hamlesini mercek altına aldı. Deniz Yatırım tarafından yayımlanan teknik analiz notunda, Vestel’in borç yeniden yapılandırma görüşmelerine atıfta bulunularak "Söz konusu gelişmeyi de bu görüşmelerin bir sonraki adımı olarak okurken, şirketin mevcut durumda zayıf olan finansal yapısının güçlendirilmesi anlamında olumlu olarak değerlendiriyoruz" değerlendirmesi yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zorlunun-yapilandirma-talebi-sonrasi-vestel-hisselerinde-rekor-artis</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-56d62dd3799d583918d95213327b7cb2.jpg" type="image/jpeg" length="91901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Lig kulüpleri yeni yabancı kuralında anlaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/super-lig-kulupleri-yeni-yabanci-kuralinda-anlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/super-lig-kulupleri-yeni-yabanci-kuralinda-anlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig kulüpleri, 2026-2027 sezonunda uygulanacak 10+4 yabancı oyuncu kuralının değiştirilmesi konusunda ortak görüşe vardı. Kulüpler Birliği toplantısında 12 yabancı oyuncu modelinde uzlaşma sağlanırken, artı kontenjanı için farklı seçenekler masaya yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda uygulanacak<strong> 10+4 yabancı oyuncu kuralı</strong> yeniden tartışmaya açıldı. Kulüpler Birliği'nin son toplantısında tüm kulüpler, mevcut uygulamanın değiştirilmesi konusunda fikir birliğine vardı.</p>

<h2><strong>Kulüplerden 12 yabancı önerisi</strong></h2>

<p>Akşam Gazetesi'nin haberine göre, Süper Lig kulüpleri yeni yabancı oyuncu kuralı için <strong>12 yabancı</strong> modelinde uzlaştı. Görüşmelerde, mevcut sistemdeki "artı" kontenjanının ise <strong>2 ile 5 oyuncu</strong> arasında değişebilecek alternatiflerle yeniden düzenlenmesi gündeme geldi.</p>

<h3><strong>"Kural en az iki yıl değişmesin"</strong></h3>

<p>Kulüpler, yalnızca yabancı oyuncu sayısının değil, uygulanacak yeni sistemin de istikrarlı olmasını istiyor. Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu'ndan (TFF), belirlenecek yabancı kuralının en az iki sezon boyunca değiştirilmemesi talep edilecek.</p>

<h3><strong>Fenerbahçe yabancı sınırının kaldırılmasını istiyor</strong></h3>

<p>Habere göre Fenerbahçe, yabancı oyuncu sınırının tamamen kaldırılmasından yana görüş bildirirken, Anadolu kulüpleri bu öneriye sıcak bakmadı. Anadolu ekipleri, yabancı sınırının kaldırılmasının büyük kulüplerle aralarındaki ekonomik ve sportif rekabet farkını daha da artıracağını savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gözler TFF'de</strong></h3>

<p>Kulüpler Birliği'nin yabancı oyuncu kuralına ilişkin ortak talebini bugün Türkiye Futbol Federasyonu'na iletmesi bekleniyor. Federasyonun yapılacak görüşmelerin ardından mevcut düzenlemeyi yeniden değerlendirebileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/super-lig-kulupleri-yeni-yabanci-kuralinda-anlasti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/1754555675586-12323123.jpg" type="image/jpeg" length="58229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Kreş ve gündüz bakımevlerinde yeni yönetmelik yürürlüğe girdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-kres-ve-gunduz-bakimevlerinde-yeni-yonetmelik-yururluge-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-kres-ve-gunduz-bakimevlerinde-yeni-yonetmelik-yururluge-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kreş ve Gündüz Bakımevleri Yönetmeliği ile 0-6 yaş çocuklara yönelik hizmetlerde standartları ve denetim süreçlerini yeniden düzenledi. Uygulama Resmi Gazete sonrası yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş</strong>, <strong>Kreş</strong> ve <strong>Gündüz Bakımevleri Yönetmeliği</strong>’nin yürürlüğe girdiğini belirterek çocuklara yönelik hizmet veren merkezlerde uygulama farklılıklarının ortadan kaldırıldığını ifade etti.</p>

<p>27 Haziran’da <strong>Resmi Gazete</strong>’de yayımlanan düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarının açtığı <strong>kreş</strong> ve <strong>gündüz bakımevleri </strong>için ortak kurallar getirildi.</p>

<p>Bakan Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda "Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik”e ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<h2><strong>Tüm kreşler için ortak standart uygulaması başlatıldı</strong></h2>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilen <strong>0-6 yaş grubu</strong> kreş ve gündüz bakımevlerinde ülke genelinde tek tip uygulama hayata geçirildi.</p>

<p><strong>Bakan Göktaş</strong>, düzenlemenin çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda yetişmesini amaçladığını belirtti. Bu kapsamda yetki, süreç ve standart farklılıklarının ortadan kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p><img alt="Kreş Ve Gündüz Bakımevleri" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kres-ve-gunduz-bakimevleri.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Fiziki koşullar ve personel kriterleri yeniden belirlendi</strong></h3>

<p>Yönetmelikte kreş ve gündüz bakımevlerinin fiziki yapısına ilişkin yeni standartlar tanımlandı. Oda büyüklükleri, metrekare şartları, kapasite hesaplamaları ve yaş gruplarına yönelik düzenlemeler netleştirildi.</p>

<p>Ayrıca görevli müdür, öğretmen, grup sorumlusu ve yardımcı personelin işe alım kriterlerinin kamu mevzuatına uygun şekilde yeniden belirlendiği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Denetim süreci yılda en az bir kez yapılacak</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemeye göre kreş ve gündüz bakımevleri,<strong> il müdürlükleri </strong>tarafından yılda en az bir kez idari, fiziki ve işleyiş açısından denetlenecek.</p>

<p>Eğitim programlarının kontrolü ise<strong> Milli Eğitim Bakanlığı</strong> tarafından yürütülecek. <strong>Denetim</strong>lerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için kurumlara en fazla 1 aylık süre tanınacağı bildirildi.</p>

<h3><strong>Yaptırımlar ve kapatma süreçleri devreye girecek</strong></h3>

<p>Çocukların güvenliği, sağlığı ve gelişimini riske atan durumlarda kademeli yaptırımlar uygulanacak. Gerekli görülmesi halinde kapatma işlemlerinin de devreye alınabileceği belirtildi. Bu uygulamaların denetim süreçlerinin etkinliğini artırmayı hedeflediği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Belediyelere bağlı kreşler de kapsama alındı</strong></h3>

<p>Düzenleme kapsamında büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinin halka açık şekilde işlettiği tüm 0-6 yaş <strong>kreş</strong> ve <strong>gündüz bakımevleri</strong>nin yeni yönetmeliğe tabi olacağı açıklandı.</p>

<p>Ancak <strong>kamu kurumları</strong>nın kendi personeline yönelik kapalı devre olarak hizmet veren çocuk bakım merkezlerinin kapsam dışında tutulduğu belirtildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">0-6 yaş arası çocuklarımızın sevgi ve şefkat dolu ortamlarda büyümelerini, kendilerini güvende hissetmelerini ve sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz.<br />
<br />
Bu kapsamda öncü bir adım daha attık.<br />
<br />
Yürürlüğe giren Kreş ve Gündüz Bakımevleri Yönetmeliğimiz ile;… <a href="https://t.co/Zmt3eQEuNL" rel="nofollow">pic.twitter.com/Zmt3eQEuNL</a></p>
— Mahinur Özdemir Göktaş (@MahinurOzdemir) <a href="https://x.com/MahinurOzdemir/status/2071488330185793935?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-kres-ve-gunduz-bakimevlerinde-yeni-yonetmelik-yururluge-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/bakan-goktastan-kres-ve-gunduz-bakimevlerine-yonelik-yeni-duzenlemeye-iliskin-paylasim.jpg" type="image/jpeg" length="70912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tamar Tanrıyar Kuşadası’nda kruvaziyer gemisinde gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tamar-tanriyar-kusadasinda-kruvaziyer-gemisinde-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tamar-tanriyar-kusadasinda-kruvaziyer-gemisinde-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından resen soruşturma başlatılan ve yurt dışına çıktığı gerekçesiyle yakalama kararı talep edilen Tamar Tanrıyar, Aydın'ın Kuşadası ilçesinde bir kruvaziyer gemisinde gözaltına alındı. Eşi Can Tanrıyar ile deniz yolu üzerinden çıkış yaptığı saptanan şüphelinin, adli işlemler için İstanbul'a getirileceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medya mecraları üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle yargı kıskacına giren Tamar Tanrıyar hakkında adli süreç başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, içeriği suç unsuru barındıran yayınları gerekçe göstererek Tanrıyar hakkında gözaltı ve yakalama emri çıkardı.</p>

<h2><strong>Başsavcılık: "23 Haziran’da Marmaris’ten yurt dışına çıktı"</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturmanın detaylarına ve teknik takibe ilişkin yapılan resmi duyuruda şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Bir kısım sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna açık şekilde içeriği suç teşkil eden paylaşımlar yaptığı tespit edilen şüpheli Tamar Tanrıyar hakkında resen soruşturma başlatılmış ve şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde şüphelinin 23.06.2026 günü Marmaris Deniz Hudut Kapısından yurt dışına çıkış yaptığı tespit olunmuştur. Yakalama Emri çıkartılmak üzere evrakın 28/06/2026 günü adliyeye ikmalen getirilmesi talimatı verilmiştir"</p>
</blockquote>

<h2><strong>Kuşadası’nda yolcu gemisinde yakalandı</strong></h2>

<p>Sabah gazetesinde yer alan habere göre, hudut kapısından eşi Can Tanrıyar ile birlikte ayrıldığı belirlenen Tamar Tanrıyar'ın seyahat rotası emniyet birimlerince takibe alındı. Yapılan fiziki ve dijital çalışmalar neticesinde şüpheli, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde limana yanaşan bir kruvaziyer (lüks yolcu) gemisinde emniyet güçlerince yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan Tanrıyar'ın, soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul'a nakledileceği öğrenildi.</p>

<p>Soruşturmaya konu olan paylaşımların yanı sıra, Tamar Tanrıyar'ın geçmiş dönemdeki dijital yayınları nedeniyle siyasi arenada da hukuki süreçler yürütülüyordu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, kendilerini hedef alan yayınlar yapıldığı gerekçesiyle Tanrıyar hakkında daha önce yargıya başvurmuştu.</p>

<p>Verilen şikayet dilekçelerinde; bir YouTube kanalı üzerinden 9, 10 ve 11 Mayıs 2026 tarihlerinde yayımlanan video içeriklerinde, Özel ve Ağbaba hakkında asılsız iddialarda bulunulduğu, kişilik haklarına saldırı gerçekleştirildiği ve bu durumun "kamu görevlisine görevinden dolayı ve şahsa alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğu iddia edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tamar-tanriyar-kusadasinda-kruvaziyer-gemisinde-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gozalti-karari-verilmisti-tamar-tanriyar-yurt-disina-cikti.jpeg" type="image/jpeg" length="22489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Hasan Sözbilir: "Venezuela'da 6,5 büyüklüğünde artçı depremler olabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-hasan-sozbilir-venezuelada-65-buyuklugunde-artci-depremler-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-hasan-sozbilir-venezuelada-65-buyuklugunde-artci-depremler-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Venezuela'da 24 Haziran'da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki ikiz depremlerin ardından bölgede 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek yıkıcı artçı sarsıntıların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Sözbilir, sarsıntıların Karayip ve Güney Amerika plakaları sınırında en az 3 metrelik bir yer değiştirmeye yol açtığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Venezuela'da meydana gelen ve can kaybının 1450'ye ulaştığı çifte deprem felaketinin ardından, Türkiye'deki sismoloji uzmanlarından yapısal hasar mekanizması ve artçı sarsıntı risklerine dair teknik değerlendirmeler geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgenin sismik geleceğine yönelik değerlendirmede bulundu.</p>

<h2><strong>"Plakalar arasında en az 3 metrelik yer değiştirme var"</strong></h2>

<p>Karayip ve Güney Amerika tektonik plakalarının sınır hattında son 100 yılın en büyük depremlerinden birinin meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremlerin sismolojik arka planına dair şu teknik verileri paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Bu depremler sismolojik anlamda ikiz deprem olarak tanımlanmaktadır. Sismolojik veriler, depremlerin Karayip ile Güney Amerika plakalarının sınırındaki doğu-batı doğrultulu sağ yanal atımlı faylanma mekanizmasıyla geliştiğini ve deprem sırasında plakalar arasında en az 3 metrelik bir yer değiştirme gerçekleştiğini göstermektedir. Bu durumda ilk sarsıntıda taşıyıcı sistemleri zayıflayan yapılar, henüz 40 saniye dolmadan meydana gelen ikinci depremde tamamen göçmüş olmalıdır. Bu durumun can kaybını ve fiziksel hasarı dramatik bir şekilde artıracağı öngörülmektedir. İkinci ana şokun 7,5 büyüklüğüne kadar çıkması nedeniyle, yakın gelecekte yıkıcı deprem niteliğindeki 6,5 büyüklüğüne varan artçı şokların olması beklenebilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>Türkiye’den örneklerle "ikiz deprem" vurgusu</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Sözbilir, sismik enerjinin komşu fay hatlarını tetiklemesiyle kısa süre aralıklarında gelişen benzer ölçekteki sarsıntıların literatürde "ikiz deprem" olarak adlandırıldığını belirtti. Bu mekanizmanın küresel ve ulusal örneklerine değinen Sözbilir, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler ile 10 Ağustos ve 27 Ekim 2025 tarihlerinde Balıkesir Sındırgı'da kaydedilen 6,1 büyüklüğündeki sarsıntıların bu sınıfa girdiğini hatırlattı.</p>

<p>Sözbilir, olası afet risklerini önceden azaltabilmek adına Türkiye genelindeki aktif fay segmentlerinden hangilerinin ikiz deprem üretme potansiyeline sahip olduğunun bilimsel olarak tescil edilmesinin kritik bir öneme sahip olduğunu da sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-hasan-sozbilir-venezuelada-65-buyuklugunde-artci-depremler-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/6bb25add-3e68-4fd4-a157-39eb2330f13b.webp" type="image/jpeg" length="71467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'da Lemina'nın geleceği yabancı kuralına bağlı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-leminanin-gelecegi-yabanci-kuralina-bagli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-leminanin-gelecegi-yabanci-kuralina-bagli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Mario Lemina ile yeni sözleşme konusunda anlaşma sağladı. Ancak sarı-kırmızılı yönetim, imzaların atılması için Türkiye Futbol Federasyonu'nun yabancı oyuncu kuralıyla ilgili alacağı son kararı bekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray'da yeni sezon kadro yapılanması kapsamında iç transfer çalışmaları devam ediyor. Sarı-kırmızılı yönetim, Mario Lemina ile yeni sözleşme konusunda prensip anlaşmasına varırken, resmi imzalar için Türkiye Futbol Federasyonu'nun yabancı oyuncu statüsüne ilişkin kararını beklemeye geçti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Gabonlu orta saha oyuncusu, yıllık 2.5 milyon euro ücret içeren yeni sözleşme teklifini kabul etti. Ancak anlaşmanın resmiyete kavuşması, TFF'nin yabancı oyuncu kuralını nasıl uygulayacağına bağlı olacak.</p>

<p>Eğer yabancı oyuncu düzenlemesi geçen sezon olduğu gibi fiilen 12+2 formatında uygulanmaya devam ederse Galatasaray, Lemina ile yeni sözleşmeyi imzalayacak. Buna karşılık kuralın daha önce duyurulduğu şekliyle 10+4 olarak hayata geçirilmesi halinde sarı-kırmızılılar, Gabonlu futbolcuyla yollarını ayırarak alternatif isimlere yönelebilecek.</p>

<p>Galatasaray formasıyla bugüne kadar 85 resmi karşılaşmaya çıkan Mario Lemina, takımına 5 gol ve 4 asistlik katkı sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-leminanin-gelecegi-yabanci-kuralina-bagli</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/lemina-1-629084.webp" type="image/jpeg" length="89540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ve Japonya tatbikatına Kuzey Kore’den “savaş provası” tepkisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ve-japonya-tatbikatina-kuzey-koreden-savas-provasi-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-ve-japonya-tatbikatina-kuzey-koreden-savas-provasi-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore, ABD ve Japonya’nın gerçekleştirdiği ortak askeri tatbikatı “savaş provası” olarak nitelendirerek kınadı. Pyongyang, tatbikatın bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kuzey Kore</strong>, <strong>Japonya</strong> ve <strong>ABD</strong> tarafından gerçekleştirilen ortak askeri tatbikata ilişkin açıklama yaparak sert eleştiriler yöneltti. Pyongyang yönetimi, söz konusu tatbikatı “s<strong>avaş provası</strong>” olarak tanımlarken, bölgedeki güvenlik dengesine zarar verdiğini iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Pyongyang’dan tatbikata sert açıklama</strong></h2>

<p>Yonhap ajansının <strong>Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı’na (KCNA) </strong>dayandırdığı bilgilere göre, Pyongyang yönetimi ABD Deniz Piyadeleri ile Japonya Kara Öz Savunma KuABD’ye yönelik eleştiriler arttı</p>

<p><strong>Kuzey Kore </strong>açıklamasında Japonya’nın tatbikata katılımının askeri kapasiteyi güçlendirme amacı taşıdığı iddia edildi. Tokyo’nun Washington ile yürüttüğü askeri iş birliğinin genişlemesinin bölgesel güvenlik ortamını olumsuz etkilediği savunuldu.</p>

<h3><strong>“Savaş ülkesi” iddiası ve uyarı mesajı</strong></h3>

<p><strong>Pyongyang</strong> yönetimi, Japonya’nın mevcut uluslararası şartları askeri yapılanmasını genişletmek için kullandığını öne sürdü. Açıklamada, askeri faaliyetlerin sürmesi halinde Tokyo’nun ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği yönünde uyarı ifadeleri yer aldı.</p>

<h3><strong>Tatbikatın takvimi</strong></h3>

<p>ABD ve <strong>Japonya</strong>’nın 20 Haziran’da başlattığı ortak askeri tatbikatın planlandığı şekilde yarın sona ermesinin beklendiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ve-japonya-tatbikatina-kuzey-koreden-savas-provasi-tepkisi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kuzey-kore-japonya-abd-ortak-askeri-tatbikatini-22savas-provasi22-olarak-nitelendirdi.jpg" type="image/jpeg" length="17135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da 7,4 büyüklüğünde deprem iddialarına Prof. Dr. Bektaş'tan itiraz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-74-buyuklugunde-deprem-iddialarina-prof-dr-bektastan-itiraz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-74-buyuklugunde-deprem-iddialarina-prof-dr-bektastan-itiraz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'nde yürütülen uluslararası bilimsel araştırmaların sismik verilerine dayanarak, İstanbul için uzun süredir dile getirilen $7.4$ büyüklüğündeki tek parça kırılma senaryolarına karşı çıktı. Fay hatlarındaki kilitlenme yapısının mega bir deprem ihtimalini zayıflattığını savunan Bektaş, "İstanbul’un kaderi 7,4 değil" diyerek sarsıntının 7 büyüklüğünün altında gerçekleşebileceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da olası sismik risklere ve Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi altındaki segment yapısına dair bilim dünyasından yeni bir değerlendirme geldi. Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara'da yapılan yabancı kaynaklı teknik ölçümleri referans göstererek mevcut risk senaryolarının revize edilmesi gerektiğini savundu.</p>

<h2><strong>"İstanbul’un kaderi 7,4 değil"</strong></h2>

<p>Marmara Denizi tabanında yer alan fay segmentlerinin tek bir sismik döngüde ve bütünüyle kırılma olasılığının düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, kamuoyunda endişe yaratan $7.4$ büyüklüğündeki yıkıcı deprem modellemelerinin mevcut ampirik verilerle tam olarak uyuşmadığını ileri sürdü. Bektaş, "İstanbul’un kaderi 7,4 değil" ifadesini kullanarak riskin boyutuna dair farklı bir bilimsel yaklaşım ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Kumburgaz segmenti sanıldığı gibi tamamen kilitli değil"</strong></h2>

<p>Alman ve Japon sismologların bölgede gerçekleştirdiği çok yıllı çalışmaların sonuçlarına atıfta bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, teknik verilere dair şu doğrudan alıntıları paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Alman ve Japon bilim insanlarının 2019-2023 yıllarında yaptıkları creep (fayın sürünerek deprem enerjisi harcaması) çalışmalarına göre Kumburgaz segmenti sanıldığı gibi "tamamen kilitli" değildir. Yani beklendiği gibi büyük deprem üretemez. Bunu kanıtlayan en somut veri Tekirdağ’dan Kumburgaz’a doğru gidildikçe fayın tam sürünme (creep) derinliği ile deprem odak derinliklerinin (deprem üreten zon) aşırı sığlaşmasıdır. Uluslararası bu çalışmalar Marmara'nın boydan boya tek bir mega-kırılma üretemeyeceğini, riskin daha küçük segmentlerin bağımsız ve daha düşük ölçekli sarsıntılarıyla sınırlı kalacağını bilimsel olarak ortaya koyuyor. Sonuç: Beklenen İstanbul depremi 7'den büyük değil, 7'den küçük olmalıdır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-74-buyuklugunde-deprem-iddialarina-prof-dr-bektastan-itiraz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/thumbs-b-c-a93abb03f7537425cc0cb6eb1c6dc0dc.jpg" type="image/jpeg" length="94311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran ve ABD yarın Katar'da görüşecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-ve-abd-yarin-katarda-gorusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-ve-abd-yarin-katarda-gorusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hafta sonu Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi geçişleri nedeniyle ABD ve İran arasında yeniden tırmanan askeri gerilim, tarafların çatışmaları durdurma kararı almasıyla diplomatik zemine taşındı. İki ülke heyetlerinin, Hürmüz Boğazı krizini çözüme kavuşturmak amacıyla yarın Katar’ın başkenti Doha’da bir araya geleceği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Basra Körfezi'nin stratejik enerji geçiş güzergahı Hürmüz Boğazı'nda hafta sonu yaşanan askeri hareketlilik ve anlaşmazlıkların ardından, Washington ve Tahran yönetimleri tansiyonu düşürmek adına diplomatik temaslara yeniden başlama kararı aldı. Çatışmaların durdurulmasının ardından gözler yarın Katar'da gerçekleştirilecek üst düzey buluşmaya çevrildi.</p>

<h2><strong>Washington askeri faaliyetleri durdurdu</strong></h2>

<p>ABD merkezli <i>Axios</i> haber sitesinin üst düzey bir Amerikalı yetkiliye dayandırdığı kulis haberine göre, Washington yönetimi gerilimi tırmandırmamak adına İran'a yönelik tüm askeri faaliyetlerini geçici olarak durdurma kararı aldı.</p>

<p>Haberde, hafta sonu patlak veren son çatışmaların temel sebebinin, ABD ile İran arasında daha önce imzalanan ve savaşı sona erdiren mutabakat zaptının maddelerinden kaynaklandığı belirtildi. Özellikle Hürmüz Boğazı'na ilişkin hükümlerin iki başkent tarafından farklı yorumlanmasının krizi tetiklediği aktarıldı. Söz konusu mutabakat kapsamında <strong>İran</strong> Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak için azami çaba göstermeyi, <strong>ABD </strong>İran limanlarına yönelik yürüttüğü askeri ve ekonomik ablukayı tamamen kaldırmayı taahhüt etmişti.</p>

<h3><strong>Doğrudan iletişim hattı henüz devreye girmedi</strong></h3>

<p>Geçen hafta İsviçre'de yürütülen müzakerelerde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran heyeti arasında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin koordinasyonunu sağlamak amacıyla önemli bir güvenlik kararı alınmıştı. Bu doğrultuda ABD ordusu ile İran Devrim Muhafızları Ordusu arasında doğrudan bir kriz iletişim hattı (kırmızı hat) kurulması konusunda mutabakata varılmıştı. Ancak <i>Axios</i>’un aktardığı bilgilere göre, söz konusu acil iletişim hattı gerilimin tırmandığı önceki gün itibarıyla henüz teknik olarak faaliyete geçirilmemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Görüşmeler İsviçre’den Katar’a taşındı</strong></h2>

<p>İki ülke arasında daha önceden planlanan diplomatik takvimde de zorunlu bir değişiklik yaşandı. Taraflar arasında dün İsviçre'de yapılması öngörülen ve öncelikli olarak İran'ın nükleer programının geleceğini ele alacak olan zirve, hafta sonu yaşanan askeri gerilim sebebiyle Katar'ın başkenti Doha'ya kaydırıldı. Yarın Doha'da yapılacak olan kritik görüşmenin ana gündem maddesinin, nükleer programdan ziyade Hürmüz Boğazı'nda sürdürülebilir güvenliğin sağlanması ve krizin sonlandırılması olacağı ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan, ABD'li bir diğer yayın organı <i>The Wall Street Journal</i> (WSJ) gazetesi ise dün yayımladığı analiz haberinde, hafta sonu sahada yaşanan sıcak çatışmaların ardından iki ülke arasındaki diplomatik müzakerelerin tamamen çıkmaza girdiğini iddia etmişti. Katar'da yapılacak yarınki zirve, bu iddiaların gölgesinde gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-ve-abd-yarin-katarda-gorusecek</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/iran-2465060.jpg" type="image/jpeg" length="31623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Midas’tan Atatürk’e uzanan tarih koridor: Polatlı ve Gordion’da zamana yolculuk]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/midastan-ataturke-uzanan-tarih-koridor-polatli-ve-gordionda-zamana-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/midastan-ataturke-uzanan-tarih-koridor-polatli-ve-gordionda-zamana-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Polatlı ilçesine, tarihi Gordion antik kentine doğru ilerlerken bozkırın sakinliği ilk bakışta insana sıradan bir Anadolu manzarası sunuyor. Ancak bu topraklar, dünyanın en büyük medeniyet hikâyelerine tanıklık etmiş. Bir yanda Frigya Krallığı’nın başkenti Gordion, Kral Midas’ın efsaneleri, Gordion Düğümü ve Anadolu’nun en büyük tümülüsleri; diğer yanda ise Türkiye Cumhuriyeti’nin kaderini belirleyen Sakarya Meydan Muharebesi’nin cepheleri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Polatlı, binlerce yıl boyunca yalnızca orduların değil, fikirlerin, kültürlerin ve medeniyetlerin de kesişme noktası oldu. Sakarya Nehri’nin bereket verdiği bu coğrafya, Frig krallarından Pers satraplarına (Antik Pers İmparatorluğu'nda ve daha sonraki Helenistik krallıklarda yöneticilere verilen isim), Büyük İskender’den Mustafa Kemal Atatürk’e kadar tarihin yönünü değiştiren isimlerin yollarının kesiştiği yerlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Gordion 1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-1.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gordion’u gezerken, yalnızca bir antik kenti değil, yaklaşık dört bin yıllık kesintisiz bir yaşam hikâyesini de adım adım takip ediyorsunuz.</p>

<p>Polatlı ilçe merkezindeki Sakarya Şehitleri Anıtı Ve Müzesi’nden Gordion’a doğru yola çıkıyoruz. Buradan Gordion Antik Kenti arasındaki mesafe yaklaşık 19,3 kilometre. Otobüsümüzle, Polatlı Belediyesi araçlarının mihmandarlığında yoldayız ve otobüsümüzde Gordion Kazısı Direktörü, Pensilvanya Üniversitesi’nden Brian Rose’un anlatımı ile daha gitmeden Gordion’un tarihini, yapılan çalışmaları, kazılardan elde edilen eserleri dinliyoruz. İki otobüsten oluşan ekibimiz, Gazeteciler Cemiyeti ev sahipliğinde çok farklı ülkelerden gelen Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) üyesi gazetecilerden oluşuyor. Bizler de en az EJF’li gazeteciler kadar heyecanlıyız. Yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuğun ardından o kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış, ama yakın zamanda da Kurtuluş Savaşı mücadelesinde önemli yeri olan alandayız…</p>

<p><img alt="Gordion4" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion4.jpeg" width="2000" /></p>

<h2><strong>Frigya’nın kalbi Gordion</strong></h2>

<p>Frigya’nın efsanevi başkenti Gordion burası ve Polatlı’nın Yassıhöyük Mahallesi yakınlarında yer alıyor. Kent, antik çağda Sangarios adıyla bilinen Sakarya Nehri havzasında kurulmuş. İlginç olan, Sakarya adının binlerce yıldır yaşamaya devam etmesi. Araştırmalar, nehrin adının yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu da gösteriyor.</p>

<p>Antik dönemde nehir bugünkü yatağından farklı olarak kentin doğusundan akıyor ve geçilmesi son derece güç doğal bir engel oluşturuyormuş. Bu nedenle Gordion, Anadolu’nun en önemli köprü ve geçiş noktalarından biri halinde. Ticaret yolları burada kesişiyor, ordular bu noktadan geçiyor, zenginlik ise bu stratejik konum sayesinde büyüyormuş. Tarih bize bunları gösteriyor.</p>

<p><img alt="Gordion-3" class="detail-photo img-fluid" height="1121" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-3.jpg" width="1498" /></p>

<p>Bugün Türkiye’nin tahıl ambarlarından biri olan Polatlı Ovası, antik çağda da aynı özelliğe sahipmiş. Bu bereket sayesinde Gordion’un en parlak döneminde yaklaşık 10 bin kişilik nüfusa ulaştığı söyleniyor.</p>

<p>Modern araştırmalar, uzun yıllar yalnızca höyükten ibaret sanılan Gordion’un gerçekte 150 hektarlık dev bir kent olduğunu ortaya koyuyor. Sarayların bulunduğu akropolis, surlarla çevrili aşağı kent ve batı dış yerleşimiyle Gordion, döneminin en büyük Anadolu şehirlerinden biriymiş. Kazı direktörü Brian Rose da anlatımlarında bu bilgilere yer veriyor.</p>

<p><img alt="Gordion Muze3" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze3.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>Midas’ın babası ve çözülemeyen düğüm</strong></h3>

<p>Gordion’un hikâyesi, Kral Midas’tan önce babası Gordios ile başlıyor. Rivayete göre kente arabasıyla ilk giren kişinin kral olacağına dair bir kehanet var. Yoksul bir köylü olan Gordios, arabasıyla kente ilk giren olunca kral ilan ediliyor. Daha sonra kendisini tahta taşıyan arabayı tanrılara adayan Gordios, onu çözülmesi imkânsız bir düğümle bağlıyor.</p>

<p>Tarih boyunca “Gordion Düğümü” olarak anılacak bu düğüm, yüzyıllar sonra Büyük İskender’in karşısına çıkıyor.</p>

<p>Gordios’un ardından tahta geçen Midas ise Gordion’u Anadolu’nun en güçlü merkezlerinden biri haline getiriyor.</p>

<p><img alt="Gordion Muze9" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze9.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>“Midas’ın kulakları eşek kulakları” </strong></h3>

<p>Kral Midas denince akla ilk gelen hikâyelerden biri kuşkusuz ‘Midas’ın kulakları’ efsanesi. Anlatıya göre Pan ile Apollon arasında düzenlenen müzik yarışmasında Midas, Pan’ın müziğini daha samimi bulur. Apollon ise bu tercihe öfkelenerek Midas’ı eşek kulaklarıyla cezalandırır.</p>

<p>Midas yıllarca kulaklarını Frig başlığıyla gizler. Sırrını bilen tek kişi berberidir. Ancak berber bu sırrı daha fazla saklayamaz ve efsaneye göre bir kuyuya haykırır, “Midas’ın kulakları eşek kulakları” diye… Bu kuyunun suyuyla beslenen sazlıklar büyür ve her rüzgar esişinde yere eğilerek “Midas’ın kulakları eşek kulakları” diye fısıldar. Başka bir anlatıya göre de bir çoban bu sazlıklardan kaval yapar ve kavalı çaldıkça, “Midas’ın kulakları eşek kulakları” ezgisi yükselir. Böylece bu sırrı duymayan kalmaz, bütün ülkeye yayılır ki, “Midas’ın kulakları eşek kulakları”…</p>

<p><img alt="Gordion Muze9" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze9.jpeg" width="2040" /></p>

<p>Kazı direktörü Brian Rose, efsanelerin ardındaki gizemleri antik diller ve tıp dünyasıyla açıklıyor:</p>

<p>“Neden ‘Eşek Kulakları?’ Bölgede kullanılan antik Luvice hiyeroglif yazısında, ‘Hükümdar / Kral’ anlamına gelen sembol tam olarak bir eşek kulağına benziyor. Muhtemelen bölgeye sonradan gelen Yunanlar bu sembolü literal (gerçek) anlamda yorumlayıp Midas’ın kulaklarıyla ilgili o ünlü miti ürettiler. Bir diğer ihtimal ise tümülüslerde bulunan kraliyet iskeletlerinde rastlanan, kulak kanallarını asimetrik gösteren genetik bir hastalık (Saddback ear sendromu).”</p>

<p><img alt="Gordion Muze2" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze2.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>Yangından yeniden doğan başkent</strong></h3>

<p>Gordion Höyüğü, yaklaşık dört bin yıl boyunca kesintisiz yerleşime sahne olur. MÖ 800 yıllarında çıkan büyük yangın ise kentin kaderini değiştirir. Araştırmalar, yangının yaz aylarında meydana geldiğini gösteriyor. İlginç olan ise yangında insan kalıntılarına rastlanmamış olması.</p>

<p>Frigliler felaketin ardından şehri terk etmek yerine olağanüstü bir mühendislik projesine girişir. Eski kentin üzeri metrelerce taş ve molozla doldurulur ve şehir daha yükseğe taşınarak yeniden inşa edilir.</p>

<p>Bugün “Kral Midas’ın Gordion’u” olarak bilinen görkemli başkent işte bu yeniden doğuşun bir ürünü…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gordion Muze5 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze5-2.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>Saraylar, mozaikler ve günlük hayat</strong></h3>

<p>İç kalede yer alan megaron tipi yapılar, Frig saray yaşamına ışık tutuyor. Diplomatların ağırlandığı, şölenlerin düzenlendiği bu yapılarda bulunan kaplumbağa kabuğundan lirler, müziğin saray hayatındaki önemini de gösteriyor.</p>

<p>MÖ 850’lere kadar giden geometrik mozaikler ise dünyanın bilinen en eski çakıl taşı mozaikleri arasında yer alıyor.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Gordion Muze5-1" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze5-1.jpeg" width="2040" /><i>Kazılarda ortaya çıkarılan dokuma tezgâhları, iğneler ve değirmen taşları, kadınların üretim hayatındaki merkezi rolünü de gözler önüne seriyor.</i></p>

<h3><strong>Bozkırın dev anıtları: Tümülüsler</strong></h3>

<p><img alt="Gordion Tümülüs" class="detail-photo img-fluid" height="774" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-tumulus.jpg" width="1188" /></p>

<p>Gordion çevresinde bugün 130’dan fazla tümülüs bulunuyor. Bunların en büyüğü olan Midas Tümülüsü, 53 metre yüksekliğiyle dünyanın en büyük mezar höyüklerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p><strong>İçindeki mezar odası, MÖ 740 yılına uzanan, dünyanın en eski ahşap yapılarından biri. Devasa çam ve ardıç kütüklerinden oluşturulan yapı, çivi kullanılmadan yalnızca mühendislik bilgisi ve denge hesabıyla inşa edilmiş.</strong></p>

<p>Kazılar sırasında ortaya çıkarılan bronz kaplar, şölen kalıntıları ve ahşap mobilyalar Frig aristokrasisinin yaşam tarzını da günümüze taşıyan belgeler.</p>

<p><img alt="Gordion Muze9" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/gordion-muze9.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>‘Altın dokunuş’un sırrı </strong></h3>

<p>"Dokunduğu her şeyi altına çeviren Midas" efsanesine rağmen, mezar odasından tek bir gram altın çıkmamış. Arkeologlar kumaş kalıntılarını incelediklerinde, kıyafetlerin demir oksit (goethite) pigmentiyle parlak bir altın sarısına boyandığını keşfetmişler. Törenlerde güneş ışığında parlayan bu kıyafetler, yüzyıllar içinde “altın dokunuş” efsanesinin ortaya çıkmış olabileceğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>Ticaret ağlarının merkezi Gordion</strong></h3>

<p>Midas’ın ailesine ait olduğu düşünülen bir çocuk mezarında bulunan 3 binden fazla kehribar boncuğun Baltık Denizi kıyılarından geldiğinin anlaşılması, Gordion’un uluslararası ticaret ağlarının merkezlerinden biri olduğunu da ortaya koyuyor.</p>

<p>Afganistan kökenli lapis lazuli taşları da Frigya’nın binlerce kilometrelik ticaret ilişkilerine sahip olduğunu kanıtlıyor.</p>

<p><img alt="Midas Tümülüs1" class="detail-photo img-fluid" height="1148" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/midas-tumulus1.jpeg" width="2040" /></p>

<h3><strong>İskender’in kılıcı ve Gordion Düğümü</strong></h3>

<p>MÖ 333 yılında Büyük İskender Gordion’a geldiğinde onu tarihe geçirecek olay da burada yaşanıyor. Çözülmesi imkânsız görülen Gordion Düğümü’nü çözmeye çalışmak yerine kılıcıyla kesen İskender, “Gordion düğümünü kesmek” deyiminin doğmasına da neden oluyor.</p>

<h3><strong>Sakarya Meydan Muharebesi</strong></h3>

<p>Gordion’dan ayrılıp Polatlı Ovası’na baktığınızda tarihin burada bitmediğini görüyorsunuz. Antik çağın ticaret yollarına hâkim olan bu coğrafya, binlerce yıl sonra, Sakarya Meydan Muharebesi ile bir kez daha tarihin merkezine yerleşiyor.</p>

<p>1921’de Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Polatlı, Ankara’nın savunma hattının en kritik noktalarından biri oluyor. Duatepe, Kartaltepe ve Sakarya boyunca uzanan cephelerde verilen mücadele, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olarak tarihte yerini alıyor. Bir tarafta Midas’ın başkenti, diğer tarafta Cumhuriyet’in kaderini belirleyen savaşın izleri...</p>

<p><img alt="Midas Tümülüs2" class="detail-photo img-fluid" height="2040" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/midas-tumulus2.jpeg" width="1148" /></p>

<p>Polatlı’yı farklı kılanın da tam olarak bu olduğu yaygın görüş. Aynı gün içinde hem Frig krallarının yürüdüğü sokaklarda dolaşabilir hem de Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” emrinin hayat bulduğu cepheleri görebilirsiniz. Bu yüzden Polatlı yalnızca bir ilçe değil; Midas’tan Atatürk’e, efsanelerden Cumhuriyet’e uzanan Anadolu tarihinin yaşayan hafızası olarak da önemli merkez.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer - Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/midastan-ataturke-uzanan-tarih-koridor-polatli-ve-gordionda-zamana-yolculuk</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/susltn.jpg" type="image/jpeg" length="35558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ANKARA ETKİNLİK TAKVİMİ: Bu hafta 29 Haziran-5 Temmuz Ankara etkinlik rehberi, Ankara etkinlik bugün neler var?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-etkinlik-takvimi-bu-hafta-ankara-etkinlik-rehberi-ankara-etkinlik-bugun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-etkinlik-takvimi-bu-hafta-ankara-etkinlik-rehberi-ankara-etkinlik-bugun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara etkinlik takvimi içinde 29 Haziran-5 Temmuz 2026 haftasının konser, tiyatro, stand-up, sergi ve sinema programları öne çıkıyor. Ankara etkinlik rehberi arayanlar ve Ankara etkinlik bugün seçeneklerini görmek isteyenler için gün gün derlenmiş kapsamlı liste.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’da haftalık plan yapanlar için <strong>Ankara etkinlik takvimi</strong>, <strong>Ankara etkinlik rehberi</strong> ve <strong>Ankara etkinlik bugün </strong>aramaları bu hafta da yoğun bir içerik sunuyor. Metin Yöney’in derleyip hazırladığı Ankara Sanat Bülteni’ne göre başkentte <strong>29</strong><strong> Haziran-5 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında konserlerden tiyatro oyunlarına, stand-up gösterilerinden sergilere ve sinema etkinliklerine kadar uzanan dopdolu bir kültür-sanat programı sanatseverleri bekliyor. Hafta içi akşamlarını değerlendirmek ya da hafta sonu için rota oluşturmak isteyenler açısından Ankara, büyük salonlardan butik sahnelere kadar uzanan geniş etkinlik ağıyla yine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong><a href="https://www.instagram.com/metinyoneyboya/" rel="nofollow">Metin Yöney</a>’in derleyip hazırladığı Ankara Sanat Bülteni’ne göre</strong>, başkentte <strong>29 Haziran-5 Temmuz 2026</strong> haftası konserlerden stand-up gösterilerine, tiyatro oyunlarından sergilere, açık hava sinemasından çocuk etkinliklerine kadar uzanan yoğun bir kültür-sanat gündemi yaşanacak. <strong>Ankara etkinlik takvimi</strong> bu hafta özellikle açık hava konserleri, quiz geceleri, canlı müzik programları ve sahne gösterileriyle dikkat çekerken, <strong>Ankara etkinlik rehberi</strong> arayanlar için hem büyük salonlarda hem de butik mekânlarda oldukça geniş bir seçenek sunuyor. Hafta içi akşamlarını değerlendirmek ya da hafta sonu için plan yapmak isteyenler açısından <strong>Ankara etkinlik bugün</strong> aramalarında öne çıkabilecek dopdolu bir liste başkentte sanatseverleri bekliyor.</p>

<h2><strong>Ankara etkinlik takvimi: Haftanın ilk günlerinde stand-up, quiz ve konser programları öne çıkıyor</strong></h2>

<p><strong>29 Haziran Pazartesi</strong> günü Ankara’da hafta yoğun başlıyor. Altı Üstü Bar’da <strong>Deneme Fıçısı Stand Up saat 20.30’da</strong>, B’eat Rock&amp;Pub’da <strong>Prof. Dr. Barış Durukan Medikal – Stand Up 19.00’da</strong>, Coffee Up Bahçelievler’de <strong>Kuzey Güney Quiz Night 19.00’da</strong> ve <strong>Aşk-ı Memnu Quiz Night 20.30’da</strong>, Congresium’da <strong>IMANY - Women Deserve Rage 21.00’de</strong>, Greyshake and Grey Sahne Comedy Club’da <strong>F.R.I.E.N.D.S Quiz Night 19.00’da</strong>, Quito Sahne’de <strong>Faili Meçhul 20.30’da</strong>, Route Sahnesi’nde <strong>Musti Kusti - Stand Up 20.00’de</strong>, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde <strong>Karma Karışık 20.00’de</strong> izlenebilecek. Tiyatro tarafında Çankaya Sahne’de <strong>İçimizdeki Şeytan 20.00’de</strong>, Mesafe Sahne’de <strong>Yasaklar 20.00’de</strong> sahnelenecek. TRT 2 Film Kuşağı’nda ise <strong>Çıldırış (The Jacket) 21.30’da</strong> ekrana gelecek.</p>

<p><strong>30 Haziran Salı</strong> günü başkentte konser, quiz ve tiyatro trafiği daha da yoğunlaşıyor. Adabı Muhabet’te <strong>Seyit Yıldırım</strong>, Altı Üstü Bar’da <strong>Hikayeli Trivia Night 20.30’da</strong>, Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon’da <strong>Gençlik Türk Dünyası Müzik Dans Topluluğu Konseri 20.00’de</strong>, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde <strong>Operatic Pop - Faruk Vatan ile En Sevilen Aşk Şarkıları 20.00’de</strong>, Coffee Up Bahçelievler’de <strong>Kurtlar Vadisi Quiz Night 19.00’da</strong> ve <strong>Behzat Ç Quiz Night 20.30’da</strong>, Editör Dükkan’da <strong>Ankara Stand Up Gecesi 20.30’da</strong>, Fade Stage and Coffee’de <strong>Tuna Kalınsaz 20.30’da</strong>, Flora’da <strong>Latin Jazz</strong>, Gönye Cafe’de <strong>Karaoke Gecesi 21.00’de</strong>, Greyshake’te <strong>Harry Potter Quiz Night 19.00’da</strong> ve <strong>Yüzüklerin Efendisi Quiz Night 20.30’da</strong>, Haymatlos Mekan’da <strong>Terapi Stand Up 3’lü Şov 20.20’de</strong>, IF Performance Hall Tepe Prime’da <strong>Rap Night 21.00’de</strong>, IF Ankara Performance Hall Tunus’ta <strong>Hip Hop Night 21.00’de</strong>, Kahveyopya’da <strong>Behzat Çiçek ile Sıra Gecesi 20.30’da</strong>, Rasgele’de <strong>Sevcan Orhan</strong>, Yolkenarı’nda <strong>Can Üzüm</strong> sahne alacak. Tiyatro tarafında AKM Sahne Kızılay’da <strong>Fabrikada Cinayet 18.00’de</strong>, Bergüzar Konağı’nda <strong>Doğruluk mu Cesaret mi? 20.00’de</strong>, Bergüzar Sahne’de <strong>Haybeden Gerçeküstü Aşk 20.00’de</strong>, Çukurambar Kültür Sanat Merkezi’nde <strong>Bir İdam Mahkumunun Son Günü 18.00’de</strong> ve <strong>Bir Delinin Hatıra Defteri 20.00’de</strong>, Era Tiyatro Gösteri Merkezi’nde <strong>Bir Delinin Hatıra Defteri 20.00’de</strong>, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde <strong>Oda No:648 20.00’de</strong> izleyiciyle buluşacak. Sinema tarafında Devlet Opera ve Balesi Büyük Tiyatro’da <strong>101 Dalmaçyalı 19.00’da</strong>, L’avare Alice’te <strong>Gastro Sinema: Shrek 2 20.00-22.30</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>Charlie &amp; The Chocolate Factory 20.00-22.30</strong>, ODTÜ MD Vişnelik’te <strong>Poor Things 20.30’da</strong> gösterilecek. TRT 2 Film Kuşağı’nda <strong>Koloni (Tides) 21.30’da</strong> yayınlanacak.</p>

<p><img alt="Ankara Etkinlik Bugün" class="detail-photo img-fluid" height="698" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ankara-etkinlik-bugun.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Ankara etkinlik rehberi: Çarşamba ve perşembe günlerinde sahneler daha da hareketleniyor</strong></h2>

<p><strong>1 Temmuz Çarşamba</strong> günü Ankara’da program daha da genişliyor. Altı Üstü Bar’da <strong>Trivia Night - Bilgi Yarışması 19.30’da</strong> ve <strong>Altı Üstü Stand Up Gecesi 20.30’da</strong>, Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon’da <strong>Tahsin Hasoğlu 20.30’da</strong>, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde <strong>Müzede Gün Batımı Konserleri: Şenay Ocak 20.00’de</strong>, Greyshake’te <strong>Yaprak Dökümü Quiz Night 19.00’da</strong>, IF Performance Hall Tepe Prime’da <strong>Enes Çebi 21.00’de</strong>, IF Ankara Performance Hall Tunus’ta <strong>Deniz Yıldız 21.00’de</strong>, Lola Kitchen and Bar’da <strong>Lola Küba Gecesi 21.00’de</strong>, Rabarba Terrace’ta <strong>Hey! Douglas 21.00’de</strong>, Rasgele’de <strong>Gökhan Namlı</strong> sahne alacak. Tiyatro tarafında Bergüzar Konağı’nda <strong>Kahvede Şenlik Var 20.30’da</strong>, Çayyolu Sahne’de <strong>Olağanüstü Bir Gece 20.30’da</strong>, Oran Açık Hava Sahnesi’nde <strong>7 Kocalı Hürmüz Müzikali 21.00’de</strong>, L’avare Alice’te <strong>Gizemli Cinayet Yemeği: Pera’da Cinayet 20.30-23.30</strong> sahnelenecek. Sinema tarafında CerModern Açık Hava Sahnesi’nde <strong>Napoli-New York 20.15’te</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>Beauty and the Beast 20.00-22.30</strong>gösterimi yapılacak. TRT 2 Film Kuşağı’nda <strong>Percy 21.30’da</strong> ekrana gelecek.</p>

<p><strong>2 Temmuz Perşembe</strong> günü Ankara etkinlik rehberi içinde hem konser hem stand-up hem tiyatro tarafında yoğunluk dikkat çekiyor. Altı Üstü Bar’da <strong>Kara Komedi Gecesi 20.30’da</strong>, Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon’da <strong>Özgür Turhan – Yepyenisi 20.30’da</strong>, DaDA’da <strong>Gözde Biçyap</strong>, Flora’da <strong>Wine Night in Flora</strong>, Greyshake’te <strong>Prens Quiz Night 19.00’da</strong>, Haymatlos Mekan’da <strong>Doğruluk Mu? Rezalet Mi? 20.30’da</strong>, Holly Stone’da <strong>Yavuzcan Çetin “Yavuz Çetin Şarkıları” 21.00’de</strong>, IF Ankara Performance Hall Tunus’ta <strong>Alef 21.00’de</strong>, Makka Ankara’da <strong>Eylem Çalı</strong>, Quito Sahne’de <strong>Off Campus Quiz Night 20.30’da</strong> öne çıkıyor. Tiyatro tarafında Bergüzar Sahne’de <strong>Haybeden Gerçeküstü Aşk 20.00’de</strong>, L’avare Alice’te <strong>Gizemli Cinayet Yemeği: Ankara Oteli 20.30-23.30</strong> sahnelenecek. Sinema tarafında CerModern Açık Hava Sahnesi’nde <strong>Fransız Yazlık Sineması – Arenalar 20.15’te</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>Shrek 2 19.00-21.30</strong> ve <strong>20.00-22.30</strong> gösterilecek. TRT 2 Film Kuşağı’nda <strong>Yerdeniz Öyküleri 21.30’da</strong> yayınlanacak.</p>

<h2><strong>Ankara etkinlik bugün aramalarında öne çıkacak hafta sonu programı</strong></h2>

<p><strong>3 Temmuz Cuma</strong> günü Ankara’daki kültür-sanat trafiği haftanın zirvesine çıkıyor. Altı Üstü Bar’da <strong>Memes Quiz Night 20.00’de</strong>, <strong>Altı Üstü Stand Up Gecesi 21.00’de</strong> ve <strong>Geç Saat Stand Up 22.30’da</strong>, Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon’da <strong>Ali Congun - Adliye Çayı 20.30’da</strong>, Avalon Ankara’da <strong>Samet Liçina 23.30’da</strong>, Bilkent Odeon’da <strong>Robert Plant with Saving Grace and Suzi Dian 21.00’de</strong>, Coffee Up Bahçelievler’de <strong>Trivia Night Bilgi Yarışması: Sanatco.Ankara 20.30’da</strong>, DaDA’da <strong>Dilan Baran</strong>, Editör Dükkan’da <strong>Burak Mert Tuzluk - Stand-up 20.00’de</strong>, Fade Stage and Coffee’de <strong>Mustafa Sağır Stand Up 20.00’de</strong>, Flora’da <strong>Oldies &amp; Goldies Night</strong>, Greyshake’te <strong>Avrupa Yakası Dizisi Quiz Night 19.00’da</strong> ve <strong>GORA-AROG Quiz Time 20.30’da</strong>, Haymatlos Mekan’da <strong>Gxblin &amp; Falle 21.21’de</strong>, Holly Stone’da <strong>Pınar Alkan ile Büyük 2000’ler Türkçe Pop Partisi 22.00’de</strong>, IF Performance Hall Tepe Prime’da <strong>2000’ler Türkçe Pop Partisi 21.00’de</strong>, IF Ankara Performance Hall Tunus’ta <strong>Retro Türkçe Pop Partisi 21.00’de</strong>, Kite Ankara’da <strong>AEREA, Minnaa, İlayda B. Season Closing 23.59’da</strong>, Oran Açık Hava Sahnesi’nde <strong>Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu ile Hayko Cepkin 21.00’de</strong>, Pixel’de <strong>Redline Bounce&amp;Techno 23.00’te</strong>, Route Sahnesi’nde <strong>Güneylerdeyiz - Yekpare Kalabalık 21.00’de</strong> sahne alacak. Tiyatro tarafında Düşkapanı Sanat Merkezi’nde <strong>Olmak Ya Da Olmamak 20.00’de</strong>, L’avare Alice’te <strong>Yemekli Tiyatro: Sevmekten Öldü Desinler 20.00-23.00</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>Aşk Tüneli 20.30-23.00</strong>, Nergiz Kültür Merkezi’nde <strong>Ters Giden Aşk-ı Memnu 20.30’da</strong> sahnelenecek. Sinema tarafında CSO Ada Ankara’da <strong>Açık Hava Sineması - Babam ve Oğlum</strong>, ODTÜ MD Vişnelik’te <strong>Aşk ve Gurur 20.30’da</strong> izlenebilecek. TRT 2 Film Kuşağı’nda <strong>Vurgun 21.30’da</strong> yayınlanacak.</p>

<p><strong>4 Temmuz Cumartesi</strong> günü Ankara etkinlik bugün aramalarında öne çıkacak en yoğun günlerden biri olacak. Altı Üstü Bar’da <strong>Trivia Night - Bilgi Yarışması 19.00’da</strong>, Atakule Çim Teras’ta <strong>Bir Yaz Akşamı w/Santi&amp;Tuğçe 16.00’da</strong>, Atatürk Sanat Merkezi Mavi Salon’da <strong>Çakırcalı Destanı: Kanlı Miras 20.00’de</strong>, Bella Live’da <strong>Ersan Başbuğ 00.30’da</strong>, DaDA’da <strong>Ata Alabaş</strong>, Fade Stage and Coffee’de <strong>Nevzat Can Ünsal Tek Kişilik Stand Up 20.00’de</strong>, Flora’da <strong>Concert Night in Flora</strong>, Greyshake’te <strong>Mustafa Sağır - Stand Up 20.30’da</strong>, Holly Stone’da <strong>Son Feci Bisiklet 21.00’de</strong>, IF Performance Hall Tepe Prime’da <strong>Türkçe Pop Partisi 21.00’de</strong>, IF Ankara Performance Hall Tunus’ta <strong>90’lar Türkçe Pop Partisi 21.00’de</strong>, Kulüp Müjgan’da <strong>Ezginin Günlüğü 21.00’de</strong>, Kült Kavaklıdere’de <strong>Buse Sinem İren 20.00’de</strong>, Kült Teras’ta <strong>Berk Karan – Dul 20.30’da</strong>, Lola Kitchen and Bar’da <strong>Lola Küba Gecesi 21.00’de</strong>, Rasgele’de <strong>Umut Kaplan</strong>, Route Sahnesi’nde <strong>Salih Tıraş 21.00’de</strong> ve <strong>Mosh Party 21.00’de</strong>, Social Street’te <strong>PentHouse Night! 20.00’de</strong>, Yolkenarı’nda <strong>Tolga Kaya 5+1</strong> sahne alacak. Tiyatro tarafında AKM Sahne Kızılay’da <strong>Kraliçe Gülmek İstiyor 20.00’de</strong>, Bergüzar Sahne’de <strong>Haybeden Gerçeküstü Aşk 20.00’de</strong>, Karagöz Müzesi’nde <strong>Bir Aşk Hikayesi Meddah 19.00’da</strong>, L’avare Alice’te <strong>SHOWTIME 20.00-23.00</strong>, Tiyatro Kafe’de <strong>Küçük Bir Aşk Masalı 20.00’de</strong> sahnelenecek. Çocuk etkinliklerinde Bergüzar Sahne’de <strong>Pinokyo 17.00’de</strong>, Çayyolu Sahne’de <strong>Rapunzel 16.00’da</strong> ve <strong>Bloklarla Köy Macerası 18.00’de</strong>, Fade Stage and Coffe’de <strong>Gaia’nın Dünya Macerası 15.00’te</strong>, Karagöz Müzesi’nde <strong>Hokkabaz 14.30’da</strong>, Vesahne Panora’da <strong>Zaman Makinesi Dinozorlar &amp; Barok Konser 15.00’te</strong>, Yeni Meydan Oda Tiyatrosu’nda <strong>Kukla Perisi ile Duygular 13.00’te</strong> çocuklarla buluşacak. Sinema tarafında Capital Country Club’ta <strong>The Fall Guy 21.00’de</strong>, CSO Ada Ankara’da <strong>Thor (2011)</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>Garfield 2 - İki Kedinin Hikayesi 14.00-16.30</strong>, <strong>Home Alone 17.30-20.00</strong> ve <strong>Chef 20.00-23.00</strong> gösterimleri yapılacak. TRT 2 Film Kuşağı’nda <strong>Kirazın Tadı 21.30’da </strong>yayınlanacak.</p>

<p><strong>5 Temmuz Pazar</strong> günü haftanın finali de yoğun geçecek. Altı Üstü Bar’da <strong>Medcezir Quiz Night 19.00’da</strong>, Coffee Up Bahçelievler’de <strong>Trivia Night Bilgi Yarışması: Sanatco.Ankara 20.30’da</strong>, Holly Stone’da <strong>Ankara Üniversiteler Yıl Sonu Balosu 2026 19.00’da</strong>, IF Performance Hall Tepe Prime’da <strong>Cengiz Kaçan ile Popluyoruz 21.00’de</strong>, IF Ankara Performance Hall Tunus’ta <strong>Grunge Night: Spiral &amp; Junkhead 21.00’de</strong>, Kült Kavaklıdere Yan Salon’da <strong>Celil Sadık ile Hieronymus Bosch 14.00’te</strong>, Oran Açık Hava Sahnesi’nde <strong>Gipsy Kings by Andre Reyes - Viva El Arte Tour 21.00’de</strong>, Tenedos’ta <strong>Lahit Events Presents: Aya Nocturna, Goetia &amp; Elsoberro 20.00’de</strong> öne çıkıyor. Tiyatro tarafında Ve Sahne Panora &amp; Kulis Sanat’ta <strong>Haybeden Gerçeküstü Aşk 20.00’de</strong>, L’avare Alice’te <strong>Napoli Gecesi 20.00-23.00</strong>sahnelenecek. Çocuk etkinliklerinde Çayyolu Sahne’de <strong>Pamuk Prenses ve Sihirli Ayna 18.00’de</strong>, Karagöz Müzesi’nde <strong>Hokkabaz 14.30’da</strong>, Vesahne Panora’da <strong>Pinokyo 15.00’te</strong> ve <strong>Alice Harikalar Diyarında 17.00’de</strong> izlenebilecek. Spor ve izleme etkinlikleri tarafında Atakule Green Terrace’ta <strong>Wimbledon Şampiyonası 15.00’te</strong> ve <strong>Formula 1 British Grand Prix 17.00’de</strong> takip edilebilecek. Sinema tarafında CSO Ada Ankara’da <strong>The Lion King / Aslan Kral (1994)</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>Charlie &amp; The Chocolate Factory 17.30-19.30</strong> ve <strong>Ratatouille 20.00-22.30</strong>, ODTÜ MD Vişnelik’te <strong>Ratatouille 20.30’da</strong> gösterilecek. TRT 2 Film Kuşağı’nda <strong>6 Temmuz’a sarkan liste verilmediği için</strong> pazar programında yalnızca dosyada açık biçimde yer alan içerikleri baz alıyorum; listede <strong>5 Temmuz için ayrı TRT 2 başlığı görünmüyor</strong>.</p>

<p><img alt="Ankara Etkinlik Rehberi" class="detail-photo img-fluid" height="714" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ankara-etkinlik-rehberi.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Ankara etkinlik rehberi içinde tiyatro sahneleri yine güçlü</strong></h2>

<p>Bu hafta Ankara’da tiyatro ve sahne gösterileri özellikle komedi ile müzikal tarafında öne çıkıyor. Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon’da <strong>Tahsin Hasoğlu</strong>, <strong>Özgür Turhan</strong> ve <strong>Ali Congun</strong> ile stand-up hattı öne çıkarken, AKM Sahne Kızılay’da <strong>Fabrikada Cinayet</strong>, <strong>Kraliçe Gülmek İstiyor</strong> ve farklı günlerdeki temsil programı dikkat çekiyor. Bergüzar Sahne ve Bergüzar Konağı, <strong>Haybeden Gerçeküstü Aşk</strong>, <strong>Doğruluk mu Cesaret mi?</strong> ve <strong>Kahvede Şenlik Var</strong> ile haftanın önemli tiyatro durakları arasında yer alıyor. Çukurambar Kültür Sanat Merkezi ve Era Tiyatro ise <strong>Bir İdam Mahkumunun Son Günü</strong>, <strong>Bir Delinin Hatıra Defteri</strong> ve <strong>Gece</strong> gibi oyunlarla tiyatro izleyicisine güçlü bir seçenek sunuyor.</p>

<h2><strong>Ankara etkinlik takvimi içinde sergiler ve açık hava sineması da dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Sergi tarafında Ankara’da ziyaret rotası bu hafta da güçlü. APNC Art Galery’de <strong>Sanat Dolu XVI Yıl</strong> sergisi 30 Haziran’a kadar, CerModern’de <strong>Hakan Esmer – Kıyıdan İçeriye</strong> 12 Temmuz 2026’ya kadar, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde <strong>Çekim Yasası</strong> 6 Eylül 2026’ya kadar, Esat Hâl Galeri’de <strong>Beygir Gücü</strong> yıl sonuna kadar, Esenboğa Havaalanı TAV Galeri’de <strong>Art in Flight / Uçuşta Sanat</strong> 24 Temmuz 2026’ya kadar, Fırça Sanat Galerisi’nde <strong>Ersin Burak’ın “Özgürlük Savaşçıları”</strong> 3 Temmuz 2026’ya kadar, Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde <strong>Apocalypse</strong> 19 Temmuz 2026’ya kadar, Galeri Soyut / Çankaya’da <strong>Hatice Yazıcıoğlu Gürler’in “Vicdan ve Vicdanın Kabuğu”</strong> 24 Haziran 2026’ya kadar, Goethe-Institut Ankara’da <strong>Ankara’nın Suyuna Bak</strong> 10 Temmuz 2026’ya kadar, Kore Kültür Derneği’nde <strong>GILGGOT Grup Yelpaze Sergisi</strong> 31 Ağustos 2026’ya kadar, Nurol Sanat Galerisi’nde <strong>Aklımı Başımda Tutamıyorum Kitabından Bir Sergi</strong> 30 Haziran 2026’ya kadar, Timora Sanat’ta <strong>Belleğin Yansıması</strong> ve <strong>Yeni Yönler</strong> 26 Eylül 2026’ya kadar, Türk Amerikan Derneği’nde <strong>6. TAD’lı Sanat Sergisi</strong> 30 Haziran 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek.</p>

<p><img alt="Ankara Sanat Etkinlileri" class="detail-photo img-fluid" height="698" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ankara-sanat-etkinlileri.webp" width="1280" /></p>

<p>Sinema tarafında ise açık hava ve gastro sinema programları öne çıkıyor. CerModern Açık Hava Sahnesi’nde <strong>1 Temmuz’da Napoli-New York 20.15’te</strong> ve <strong>2 Temmuz’da Arenalar 20.15’te</strong>, Capital Country Club’ta <strong>4 Temmuz’da The Fall Guy 21.00’de</strong>, CSO Ada Ankara’da <strong>3 Temmuz’da Babam ve Oğlum</strong>, <strong>4 Temmuz’da Thor</strong>, <strong>5 Temmuz’da The Lion King</strong>, L’avare Alice’te <strong>30 Haziran’da Shrek 2 20.00-22.30</strong>, L’avare Sokak’ta <strong>30 Haziran’da Charlie &amp; The Chocolate Factory 20.00-22.30</strong>, <strong>1 Temmuz’da Beauty and the Beast 20.00-22.30</strong>, <strong>2 Temmuz’da Shrek 2 iki seans</strong>, <strong>4 Temmuz’da Garfield 2, Home Alone ve Chef</strong>, <strong>5 Temmuz’da Charlie &amp; The Chocolate Factory</strong> ile <strong>Ratatouille</strong>gösterimleri yapılacak. ODTÜ MD Vişnelik’te <strong>30 Haziran’da Poor Things 20.30’da</strong>, <strong>3 Temmuz’da Aşk ve Gurur 20.30’da</strong>, <strong>5 Temmuz’da Ratatouille 20.30’da</strong> açık hava sineması programı bulunuyor. Bu seçki, özellikle hafta sonu için <strong>Ankara etkinlik bugün</strong> aramalarında öne çıkabilecek alternatif sinema rotaları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkentte <strong>29 Haziran-5 Temmuz 2026</strong> haftası, kültür-sanat gündeminin neredeyse her güne yayıldığı yoğun bir dönem olarak öne çıkıyor. <strong>Ankara etkinlik takvimi</strong>, <strong>Ankara etkinlik rehberi</strong> ve <strong>Ankara etkinlik bugün</strong> aramalarında öne çıkabilecek bu program; konser, tiyatro, stand-up, sergi, açık hava sineması, çocuk etkinlikleri ve festival başlıklarıyla Ankara’da dışarı çıkmak isteyenler için kapsamlı bir haftalık rota sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Metin Yöney</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-etkinlik-takvimi-bu-hafta-ankara-etkinlik-rehberi-ankara-etkinlik-bugun</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ankara-etkinlik-takvimi-bu-hafta-ankara-etkinlik-rehberi-bugun-neler-var.webp" type="image/jpeg" length="60596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK açıkladı: Ekonomik güven endeksi haziran ayında 98,9 seviyesine çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-ekonomik-guven-endeksi-haziran-ayinda-989-seviyesine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-ekonomik-guven-endeksi-haziran-ayinda-989-seviyesine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK, haziran ayına ilişkin Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Endeks aylık bazda yüzde 1,8 artarak 98,9 seviyesine çıktı. Sektörel güven endekslerinde de yükseliş kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)</strong>, haziran ayına ilişkin <strong>Ekonomik Güven Endeksi</strong> sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Açıklanan verilere göre endeks, mayıs ayında 97,2 seviyesindeyken haziran ayında yüzde 1,8’lik artışla 98,9’a çıktı. Böylece <strong>ekonomik</strong> güven göstergelerinde aylık bazda yukarı yönlü bir hareket kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ekonomik güven endeksi haziranda yükseldi</strong></h2>

<p>Açıklanan verilere göre <strong>Ekonomik Güven Endeksi</strong>, mayıs ayında 97,2 seviyesinde bulunurken haziran ayında 98,9 seviyesine ulaştı. Böylece endekste aylık bazda yüzde 1,8 oranında artış gerçekleşti. Veriler, ekonomik güvenin sınırlı da olsa yukarı yönlü seyrettiğini ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Tüketici güven endeksi artış gösterdi</strong></h3>

<p>Haziran ayında <strong>tüketici güven endeksi</strong>, bir önceki aya göre yüzde 2,5 artış kaydederek 87,9 seviyesine yükseldi. Tüketici tarafındaki bu artış, genel endeks içindeki yükselişi destekleyen kalemlerden biri oldu.</p>

<h3><strong>Reel kesim ve hizmet sektöründe yükseliş</strong></h3>

<p>İmalat sanayisini kapsayan <strong>reel kesim güven endeksi</strong>, haziran ayında yüzde 1 artarak 102 değerine çıktı. <strong>Hizmet sektörü güven endeksi</strong> ise yüzde 1,4 yükselişle 110,5 seviyesine ulaştı. Bu veriler, üretim ve hizmet alanlarında güvenin artış yönlü seyrettiğini gösterdi.</p>

<h3><strong>Perakende ve inşaat sektöründe son durum</strong></h3>

<p><strong>Perakende</strong> <strong>ticaret</strong> sektöründe güven endeksi haziran ayında yüzde 0,3 artarak 112,8 değerini aldı. <strong>İnşaat sektörü güven endeksi</strong> ise yüzde 1,1 yükselişle 83 seviyesine çıktı.</p>

<p>Sektörel bazda tüm alanlarda artış görülmesine rağmen inşaat sektörünün diğerlerine göre daha düşük seviyede kaldığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-ekonomik-guven-endeksi-haziran-ayinda-989-seviyesine-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/tuik-haziran-ayina-iliskin-ekonomik-guven-endeksi-verilerini-acikladi-endeks-aylik-bazda-yuzde-18-artarak-989-seviyesine-cikti-sektorel-guven-endekslerinde-de-yukselis-kaydedildi.jpg" type="image/jpeg" length="54644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Tümgeneral İrez: Gıda özerkliği, üretim altyapısındaki teknolojiyi kontrol etmekle başlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumgeneral-irez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumgeneral-irez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Tümgeneral Ateş Mehmet İrez, Tarım ve Orman Bakanlığının yapay zeka ve İHA entegrasyonuna dayanan 'yeni üretim vizyonunu' 24 Saat'e değerlendirdi. "Gıda arzının artık dördüncü bir güvenlik sütunu olduğunu" belirten İrez, "Tarım teknolojisi kümesini elinde tutan, gıda özerkliğini de elinde tutacak. Asıl sınır çizgisi burada" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığının düzenlediği "AI Tomorrow Summit 2026" zirvesinde, tarımda dijital dönüşümü hızlandırmayı amaçlayan yeni bir strateji belgesi tanıtıldı. Bakanlık, tarımsal üretimi bir "millî güvenlik meselesi" olarak ele alırken bu alanda sivil havacılık ve savunma sanayiinde kullanılan teknolojilerden yararlanmayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="Tümgeneral Ateş Mehmet İrez" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/tumgeneral-ates-mehmet-irez.jpeg" width="600" /></p>

<p>Sivil havacılık ve tarım teknolojileri alanında çalışmalar yürüten <strong>emekli Tümgeneral Ateş Mehmet İrez,</strong> iklim değişikliği ve dijitalleşmenin tarımsal üretime etkilerini 24 Saat'e değerlendirdi</p>

<p>Gıdanın küresel ölçekte stratejik bir güç haline geldiğini belirten İrez, sahada atılması gereken adımları da sıraladı. İrez; tarımda dronların güvenli kullanımından verilerin korunmasına, yerli altyapının güçlendirilmesinden gençlerin sektöre kazandırılmasına kadar birçok noktaya dikkat çekti.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>"TARIMSAL ÜRETİMDE KIRILGANLIK YALNIZCA REKOLTEYLE SINIRLI DEĞİL"</strong></h2>

<p><strong>Bakan Yumaklı, tarımsal üretimi sınır güvenliği gibi bir “milli güvenlik meselesi” olarak tanımladı. Bir ülkenin gıda arzında kendi kendine yetebilmesi, o ülkenin bağımsızlığı ve güvenliği açısından tam olarak ne ifade ediyor?</strong></p>

<p>Bahsettiğiniz “kendi kendine yeterlilik” başlı başına tartışmalı bir kavram; bu yüzden onu kesin bir sonuç gibi değil, üzerinde durulması gereken bir mesele olarak ele almakta yarar var. Gıdayı askerî, enerji ve ekonomik güvenliğin yanına dördüncü bir güvenlik sütunu olarak gören yaklaşım giderek güçleniyor; bizim de paylaştığımız ve savunduğumuz bir görüş bu. Artan nüfus, tarım alanlarındaki kayıplar ve iklim değişikliği gibi etkenler gıda arzını giderek zorluyor. Son yıllar somut biçimde gösterdi ki kendi halkını besleyemeyen ülke, gıda açısından dışa bağımlı ve dolayısıyla baskıya açık hale geliyor. Salgın döneminde uygulanan gıda ihracatı kısıtlamaları, Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz tahıl koridorunu kesintiye uğratması, gübre ve enerji fiyat şokları gibi örnekler gıdanın bir pazarlık ve baskı aracına dönüşebileceğinin kanıtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yine de yeterliliği yalnızca rekolte gibi çıktılarla ölçmek eksik kalır. Mesele yalnızca tohum, gübre, ilaç ve enerjide dışa bağımlılık değil; aynı zamanda mevcut toprağı ne kadar doğru ve koordineli kullandığımız. Doğru ürünü doğru yerde seçmek, suyu doğru yönetmek, daralan tarım arazisini verimli tutmak, çiftçiye ürün konusunda yol gösteren bir danışmanlık zemini kurmak, hepsi aynı denklemin parçası. Kısacası kırılganlık çoğu zaman dekarda değil; bir yanda girdi bağımlılığında, özellikle gübre, ilaç ve enerjide; diğer yanda kendi alanımızdaki üretimi ne kadar verimli ve koordineli yönettiğimizde saklı.</p>

<h3><strong>ZİRAİ İHA'LARDA EĞİTİM VE SERTİFİKASYON ADIMI</strong></h3>

<p><strong>Türkiye’de bazı üreticiler tarlalarında ilaçlama yapmak için halihazırda İHA kullanıyor. Bakanlığın yeni strateji planında bahsettiği İHA ve yapay zeka entegrasyonu, şu an sahadaki mevcut uygulamalardan farklı olarak ne gibi yenilikler getirecek?</strong></p>

<p>Bugün birçok üretici ilaçlama için zirai İHA, yani zirai insansız hava aracı (ZİHA) kullanıyor. Türkiye’de bu alanda henüz kurumsal bir yerli üretici olmadığı için araçların çoğu ithal. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün sınıflandırmasında bunlar İHA-1 ve İHA-2 kategorisine giriyor; sahada her iki sınıf da yaygın ve ticari ya da zirai kullanım için pilot sertifikası gerekiyor.</p>

<p>Sahada gözlemlediğim birkaç nokta tabloyu özetliyor. Dron; bugün ilaçlama, rekolte tahmini, hastalık takibi ve gübrelemede kullanılabiliyor. Örneğin, hastalığı tespit edip tarlanın yalnızca o bölgesini ilaçlamak çok daha az ilaç ve su demek. Ama çiftçi ürünüyle risk almak istemediği için çoğu zaman tarlanın tamamını, hatta gereğinden yüksek dozla ilaçlıyor. Bunun sonucu üründe pestisit kalıntısının yükselmesi oluyor. Buna bir de eğitim boşluğu ekleniyor: Operatör, dronu uçurmaya ilişkin lisansı alıyor ama bu lisans teknik ve sivil havacılık kurallarını kapsıyor. Zirai ilaçlamanın kurallarını, doğru dozu ve uygulamayı içeren bir tip eğitimi yok. Sahada bunun bedeli hatalı uygulama ve ürün yanması olarak ödendi.</p>

<p>Yeni vizyonun asıl katkısı tam burada, işin üstüne bir karar katmanı eklemek. Uydu ve sensör verisinden üretilen reçete haritalarıyla, tarlayı baştan sona aynı dozla ilaçlamak yerine doğru bitkiye doğru dozu vermek; yani daha az ilaç, daha az kalıntı, daha az su, daha yüksek verim. Üstelik bu mantık yalnızca ilaçlamayla sınırlı değil; aynı veri, ürün takibinden ürün planlamasına kadar uzanan daha geniş bir karar zeminine açılıyor.</p>

<p>Bir başka önemli boyut iş gücü. Tarımsal nüfus yaşlanırken ve kırsalda iş gücü bulmak zorlaşırken, zirai İHA’lar yalnızca ilaçlama aracı değil, azalan tarımsal iş gücünü telafi eden dijital üretim araçlarına dönüşüyor. Bir operatörün onlarca, hatta yüzlerce hektarı yönetebilmesi, uzun vadede tarımın sürdürülebilirliği açısından en az verimlilik artışı kadar önemli olacak.</p>

<p>Bu işin yapısal tarafında iki otorite birlikte çalışıyor: Tarım ve Orman Bakanlığı dronu zirai mücadele aracı olarak ruhsatlandırıp doz, meme tipi, uçuş hızı ve yüksekliği gibi parametreleri belirliyor; uçuş izni içinse Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü onayı gerekiyor. Bugün operatörlerin bir kısmı tam sertifikalı değil, platformlar ithal, kırsalda veri altyapısı yetersiz. Böyle bir ortamda yapay zekâ; sertifikasyon, operatör eğitimi ve veri altyapısı çözülmeden beklenen sonucu vermez, kısıtlı düzeyde kalır. Sertifikasyon, tip eğitimi, Emniyet Yönetim Sistemi, yerlileştirme ve dijital yönetim gibi süreçleri kapsayan bir yol haritası daha sağlıklı görünüyor.</p>

<h3><strong>HAVA SAHASI GÜVENLİĞİ İÇİN UTM SİSTEMİ ALTYAPISI</strong></h3>

<p><strong>Gelecekte tarım arazilerinin üzerinde uçan zirai araç sayısının ciddi oranda artması bekleniyor. Alçak irtifadaki bu yoğun insansız hava trafiği, uçuş güvenliği açısından bir risk oluşturur mu ve bu süreç nasıl koordine edilmeli?</strong></p>

<p>Bu operasyonlar genellikle 120 metrenin altında, kontrollü hava sahasının dışında yürüyor. Doğru tasarlanırsa yoğunluk artmadan sistemi kurma fırsatı var ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün bu yönde bir çalışması olduğunu biliyoruz. Ancak bir kontrol ve denetim mekanizması kurulmadan uçuşlar sürerse artan araç sayısıyla risk de büyür. Zirai dronlar çoğaldıkça aynı alçak irtifayı yangın ve ambulans helikopterleri gibi araçlarla paylaşmak zorunda kalacaklar. Özellikle görüş hattı dışındaki uçuşlarda çarpışma ve yakın geçiş riski hızla yükselir.</p>

<p>Mevcut durumu sade bir biçimde özetlemek gerekirse kayıt, uçuş izni ve hava sahası bölgeleri gibi hususları dikkate alan bugünkü uygulama görece seyrek operasyonlar için tasarlandı ve otomatik trafik bu çerçevenin sınırlarını zorluyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bu alanda yeni bir yönerge yayımlamak üzere, o yürürlüğe girene kadar mevcut çerçeve geçerli.</p>

<p>Uygulanabilecek ve en uyumlu çözüm, gelişmiş ülkelerde takip edilen İnsansız Hava Trafiği Yönetimi (UTM), Avrupa’daki adıyla U-space. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bu yönde adım atmış durumda, İHA trafiğine yönelik dijital bir vizyon geliştirdiğini paylaştı ve EUROCONTROL ile koordinasyon yürütüyor. Açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla bu dijital katman uzaktan kimliklendirme, coğrafi sınırlama, dinamik ayrışım ve pilotlu havacılıkla gerçek zamanlı eşgüdüm sağlayacak. Burada kritik olan zamanlama: Emniyet katmanının, yani operasyonel UTM altyapısının yoğunluk gelmeden kurulması. Sonradan yapılacak düzeltmelerle kalıcı çözüm sağlamak hem zor hem de maliyet açısından verimsizdir.</p>

<h3><strong>DİJİTAL TARIMDA VERİ GÜVENLİĞİ VE SAHİPLİĞİ RİSKİ</strong></h3>

<p><strong>Yeni projeyle tarlalarımızdan, su kaynaklarımızdan ve uydulardan dijital ortama çok büyük veri akışı sağlanacak. Türkiye’nin stratejik tarım ve su haritalarını içeren bu dijital bilgilerin siber saldırılara karşı güvenliği nasıl sağlanmalı?</strong></p>

<p>Veriye dayalı tarım, bugüne kadar ürettiğimizden çok daha kritik, değerli ve stratejik veri kümeleri üretecek. Toprak, su rezervi, verim ve ürün dağılımı verileri bir araya geldiğinde, ülkenin gıda üretim kapasitesini ve zayıf noktalarını gösteren bir harita ortaya çıkar. Bu kadar değerli bir veri doğal olarak hedef haline gelir. Tehditler de soyut değil: Verinin dışarı sızması, bozulması ya da fidye yazılımıyla rehin alınması ve hepsinden önemlisi ithal dronların tedarik zinciri riski ve bu dronlar tarafından üretilen hassas zirai bilginin imalatçı ülkeye akması.</p>

<p>Asıl mesele, toplanan verinin büyüklüğü ve niteliği. Zirai dron kullanımı arttıkça ürün, kullanılan ilaç, ilaçlanan dekar, kullanıcı ve çiftçi bilgisi birinci derece zirai veri oluşturacak. Bunların işlenmesi ile toprak kalitesindeki bozulma ya da ilaç kullanım örüntüleri gibi, en az kendisi kadar kıymetli ikincil veri ve analizler türetilebilecek. Yani değer yalnızca toplanan veride değil, ondan üretilen bilgide.</p>

<p>Bu veri yüksek riskli, stratejik bir varlık ve iyi korunması gerekiyor. Bunu hangi teknik yöntemle koruyacağı devletin sorumluluk alanı. Yalnızca şu dengeye işaret etmek uygun olur: Koruma, çiftçinin erişimini zorlaştırmayacak kadar kullanışlı ama sızmayı önleyecek kadar sıkı olmalı. Bir de teknik korumadan daha az konuşulan ama en az onun kadar önemli bir soru var: Bu veri kimin? Çiftçinin mi, platformu işleten şirketin mi, devletin mi? Kim erişiyor, kim işliyor, hangi kuralla paylaşılıyor? Veriyi güvenceye almak kadar, sahipliğini ve yönetimini netleştirmek de gerekiyor.</p>

<h3><strong>SU KRİZİNE KARŞI YAPISAL ALTYAPI ADIMLARI</strong></h3>

<p><strong>Küresel iklim krizi ve kuraklık riski karşısında, yapay zeka destekli sistemlerle su kaynaklarının verimli kullanılması, olası su krizlerine karşı Türkiye’ye nasıl bir güvence sağlayacak?</strong></p>

<p>Burada gerçek bir fırsat var ama önce zemini sayılarla ve kaynaklarıyla netleştireyim. Devlet Su İşleri ve Su Enstitüsü verilerine göre Türkiye, kişi başına yaklaşık 1.300 metreküp kullanılabilir suyla uluslararası ölçütlerde “su stresi” aralığında; suyun yaklaşık yüzde 80’i sulamada kullanılıyor. Meteoroloji verileri 2025 su yılında yağışların bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 29 azaldığını gösteriyor; Dünya Kaynakları Enstitüsü ise Türkiye’nin 2040’a kadar çok yüksek su stresi riskiyle karşılaşacağını öngörüyor. Suyun en çok harcandığı yer tarım olduğuna göre, çözüm de kazanç da orada aranmalı. Sensör verisi, buharlaşma-terleme modelleri ve kısıtlı sulama gibi yapay zekâ destekli hassas sulama yöntemleri, tarla düzeyinde su kullanımını kayda değer ölçüde düşürebilir. Bunu, su ve toprak kalitesine göre ürün seçimini destekleyen teşvikler tamamlar. Yine de bunun bir araç olduğunu, tek başına garanti olmadığını hatırlamak gerekir. Su alanında çalışanların ortak vurgusu şu: Kaybın büyük kısmı yapısal; açık kanallardaki iletim kayıpları, düşük sulama randımanı, fiyatlandırma ve tahsis gibi konular. Su Enstitüsü, yalnızca sulama randımanını yükseltmenin bile ciddi tasarruf sağlayacağını belirtiyor. Bu çerçevede yapay zekâ uygulamayı tarlada iyileştirir ama iletim kaybını ya da tahsisi tek başına çözmez. Teknolojinin vaadini tam vermesi, kapalı ve basınçlı sulama altyapısı ile su yönetişimindeki iyileşmeye bağlı görünüyor.</p>

<p>Bir de erişim boyutu var: Hassas sulamanın ürettiği arazi bazlı su bilgisini çiftçiye sade bir uygulamayla ulaştırmak, bu kazanımı en çok ihtiyaç duyan kesime, aile çiftçisine taşımanın en pratik yolu. Sonuçta az suyla üretebilmek artık bir verimlilik ayrıntısı değil, belirleyici bir yetenek.</p>

<h3><img alt="İ H A-11" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/i-h-a-11.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="868" /></h3>

<h3><strong>SAVUNMA MODELİYLE TARIMDA YERLİLEŞME STRATEJİSİ </strong></h3>

<p><strong>Türkiye, savunma sanayisinde yerli teknoloji üretimiyle önemli bir başarı yakaladı. Savunma sanayisindeki bu üretim modeli ve kurumsal tecrübe, tarım teknolojilerinin yerlileştirilmesi sürecine nasıl aktarılabilir?</strong></p>

<p>Türkiye'nin savunmadaki başarısı; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN ve STM gibi şirketler çevresinde kurulan ekosistem, geniş bir KOBİ ağı, araştırma-geliştirmeyi tedarikle birleştiren disiplin, sistem mühendisliği ve sertifikasyon kültürüyle örnek alınabilecek bir model sunuyor. Tarıma asıl aktarılabilir olan da bu yöntem ve disiplin.</p>

<p>Tam burada çift kullanımlı (dual-use) teknoloji meselesine değinmek gerekir çünkü işin can alıcı noktası burada. Bugün dünyada teknoloji üretiminin ağırlık merkezi askerî araştırmadan sivil sektöre kaydı. Sivil alanda geliştirilen bir teknoloji kısa sürede savunma yeteneğine dönüşebiliyor, literatürde buna “spin-on” deniyor. Yani akış tek yönlü değil; yalnızca savunmadan tarıma değil, tarım, lojistik ya da görüntüleme için geliştirilen sivil bir sistem de savunmaya değer üretebiliyor. Bunun pratik sonucu ise savunma sanayimiz güçlü ama asıl kazanç bu teknolojinin sivil şirketlere de akması ve orada da desteklenmesiyle gelir. Çift kullanımlı teknoloji yalnızca kontrol edilecek bir risk değil, doğru yönetildiğinde güçlü bir avantaj. Bunun için de devletin yanında üniversiteleri, teknoloji girişimlerini ve yazılım şirketlerini içine alan, ekosistem temelli bir yaklaşıma ihtiyaç var.</p>

<p>Buradaki sorun, bu modeli tarıma uygularken karşılaşılacak zorluklar. Savunmada tek ve baskın bir müşteri var: Devlet, Savunma Sanayii Başkanlığı ve garantili alım. Tarımda tablo bambaşka; alan, büyük çoğunluğu aile işletmelerinden oluşan, milyonlarca dağınık ve fiyata duyarlı üreticinin alanı. İki yıllık MANA tecrübemde sahada gördüğüm de buydu. Bireysel çiftçi çoğunlukta ve büyük bölümü analiz ya da öngörüye dayanmadan, geleneksel yöntemlerle üretim yapıyor. Bu gerçek hem talebin neden kolay toparlanamadığını hem de yapay zekânın getireceği analiz katmanının neden aynı anda hem gerekli hem de benimsenmesi zor olduğunu birlikte açıklıyor.</p>

<p>Bu nedenle savunma sanayiinden talep modeli değil, yöntem aktarılmalı. Tarım teknolojisinin de kendi yönlendirici mekanizmasına ihtiyacı var: Talebi toparlayan, standardı koyan, araştırma-geliştirmeyi pazara bağlayan, savunmadaki başkanlığın oynadığı role benzer bir koordinasyon yapısı. Platform yeteneğimiz var; çoğu zaman eksik kalan kavram, yönetişim ve entegrasyon katmanı.</p>

<p>Somutlaştırmak gerekirse kurumsal işletmeler zaten kendi kârlılık ve verimlerini en üst düzeye çıkaracak tedbirleri alıyor; asıl boşluk, çoğunluğu oluşturan aile çiftçisinde. Önerim, Bakanlık eliyle çiftçinin telefonuna indirilebilecek sade bir karar destek uygulaması: Arazinin su stresi ve verimlilik durumunu, seçmeyi düşündüğü ürünlere göre olası rekolteyi ve fiyatı, hatta o ürünlerle arazinin uzun vadeli verimlilik sürekliliğini gösteren bir araç. Böylesi hem tarladaki verimi artırır hem de neyin, nerede, ne kadar ekileceğini ülke ölçeğinde akılcı kılar. “Yönlendirici mekanizma” dediğim şeyin çiftçiye dokunan en somut yüzü budur.</p>

<h3><strong>TARIMDA 'DERİN TEKNOLOJİ' VE YENİ KARİYER YOLLARI</strong></h3>

<p><strong>Bakanlık, tarımdaki bu teknolojik dönüşümün genç neslin gayretiyle gerçekleşeceğini vurguluyor. Savunma alanında kendini kanıtlamış nitelikli genç insan kaynağını, tarım teknolojileri ve akıllı üretim alanına çekmek için nasıl bir teşvik modeli kurulmalı?</strong></p>

<p>Türkiye, TÜBİTAK, TEKNOFEST, savunma sanayii ve üniversiteler üzerinden otonomi, yazılım ve sistem becerilerine sahip bir insan kaynağına sahip. Asıl soru, bu yeteneğin nereye aktığı. Yetenek üç şeyi izler: Prestij, problemin anlamı ve karşılık. Tarım çoğu zaman “düşük teknoloji” diye okunuyor; savunma ve teknoloji ise “yüksek teknoloji”. Bu algı kırılmadan yeteneğin tarıma akması zor.</p>

<p>Önerim, tarım teknolojisini çiftçilik olarak değil, otonomi, yapay zekâ, biyoteknoloji, su teknolojisi gibi hususların da dahil olduğu stratejik derin teknoloji olarak yeniden çerçevelemek. Pratik kaldıraçlar bellidir: Rekabetçi ücret, TÜBİTAK gibi kurumlar üzerinden ayrılmış araştırma-geliştirme fonları, tarım teknolojisine özel kuluçka ve girişim ekosistemi, üniversite-sanayi programları ve gıda ile su güvenliğini “bir mühendisin kariyerini adamaya değer bir problem” olarak sunmak. Burada da çift kullanımlı teknolojinin avantajı işliyor: Aynı genç yeteneğin hem savunmaya hem tarıma değer üretebileceği bir ekosistem, ikisini birden güçlendirir. Kısacası yeteneği çeken şey slogan değil; anlamlı problem, ciddi bütçe ve gerçek bir kariyer yolu.</p>

<h3><strong>"TÜRKİYE'NİN KONUMU UMUT VERİCİ"</strong></h3>

<p><strong>Gelecekte otonom araçların, İHA’ların ve yapay zekanın yönetimde olduğu bir tarım ekosistemi öngörülüyor. Önümüzdeki 20–30 yıllık süreç dikkate alındığında, tarımdaki bu dijital dönüşüm ‘dünyadaki güç dengelerini ve ülkelerin kendi kendine yetebilme vizyonunu’ nasıl şekillendirecek?</strong></p>

<p>Gıda üretimi giderek bir teknoloji alanına dönüşüyor. İklim değişikliği ekilebilir alanı ve suyu daralttıkça, az suyla ve az girdiyle daha çok üretebilmek stratejik bir güç haline gelecek. Gıda; enerji ve veri gibi, jeopolitik bir kaldıraca dönüşüyor. Tarım teknolojisi alanına özellikle otonomi, yapay zekâ, tohum ve genetik, su yönetimi, veri gibi hususlarda hâkim olan ülkeler dayanıklılık ve etki kazanacak, başkasının platformuna bağımlı kalanlar ise yeni bağımlılıklar devralacak.</p>

<p>Türkiye’nin konumu umut verici. Coğrafi ve iklimsel avantaj ile kanıtlanmış savunma-teknoloji tabanı bir araya geldiğinde, bölgesel bir tarım teknolojisi gücü olma potansiyeli var. Ama bir koşulla: Gıda ve gübredeki eski bağımlılığı; ithal platform, yabancı yapay zekâ ve bulut, dışa bağımlı tohum ve genetik gibi yeni bağımlılıklara taşımamak. Bunun anahtarı da sivil ile askerî teknolojiyi birbirine bağlayan çift kullanımlı akışı kendi ekosistemimiz içinde tutabilmek. Kapanışta şunu söylemek isterim: Geleceğin kendine yeterliliği yalnızca rekolteyle ya da tonajla değil, o üretimin arkasındaki teknolojiyi kimin kontrol ettiğiyle ölçülecek. Tarım teknolojisi kümesini elinde tutan, gıda özerkliğini de elinde tutacak. Asıl sınır çizgisi burada.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <h2><strong>Emekli Tümgeneral Ateş Mehmet İrez kimdir?</strong></h2>

   <p>Emekli Tümgeneral Ateş Mehmet İrez, Türk Hava Kuvvetleri ve sivil havacılıkta edinilmiş kırk yılı aşkın operasyonel ve yönetsel deneyime sahip bir havacılık profesyoneli. Kariyeri boyunca uçuş harekâtı, hava sahası yönetimi, planlama, eğitim ve liderlik alanlarında görev yapan İrez, askerî ve sivil havacılık ekosisteminin farklı seviyelerinde sorumluluk üstlendi. Hâlen insansız hava sistemleri ve tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir teknoloji girişiminin yöneticisi olarak çalışmalarını sürdüren İrez; İHA entegrasyonu, hava trafik yönetimi, savunma teknolojileri, açık mimari sistemler ve çok alanlı harekât konseptleri üzerine analiz ve araştırmalar yapıyor.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumgeneral-irez</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/esin-manseyt.jpg" type="image/jpeg" length="57997"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engelli İstanbulkart kullanıcılarına kritik uyarı: Son gün 30 Haziran]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/engelli-istanbulkart-kullanicilarina-kritik-uyari-son-gun-30-haziran</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/engelli-istanbulkart-kullanicilarina-kritik-uyari-son-gun-30-haziran" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki BELBİM, engelli İstanbulkart kullanıcılarını ücretsiz ulaşım hakkının kesintiye uğramaması için uyardı. Sağlık Bakanlığı'nın pandemi döneminde uygulanan geçici rapor kolaylığını sona erdirmesiyle birlikte, rapor bilgileri doğrulanamayan yaklaşık 200 bin kullanıcının 30 Haziran 2026'ya kadar güncel rapor numaralarını BELBİM'e bildirmesi gerekiyor. Aksi halde ücretsiz geçiş hakkı geçici olarak durdurulabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki <strong>BELBİM</strong>, <strong>engelli</strong> <strong>İstanbulkart</strong> kullanıcılarının ücretsiz ulaşım hakkının kesintisiz devam edebilmesi için rapor güncelleme sürecine ilişkin önemli bir duyuru yaptı. Sağlık Bakanlığı'nın pandemi döneminde uygulanan geçici rapor doğrulama kolaylığını sona erdirmesiyle birlikte, rapor bilgileri doğrulanamayan kullanıcıların bilgilerini güncellemesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>233 bin kişinin ücretsiz ulaşım hakkı otomatik uzatıldı</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın Ulusal Engelli Veri Bankası ve e-Rapor sistemi üzerinden doğrulama sürecini yeniden başlatmasının ardından BELBİM, 433 bin 400 engelli İstanbulkart kullanıcısını inceledi.</p>

<p>Yapılan kontroller sonucunda rapor bilgileri doğrulanan 233 bin 128 kullanıcının<strong> ücretsiz ulaşım </strong>hakkı herhangi bir başvuruya gerek kalmadan otomatik olarak uzatıldı.</p>

<h3><strong>200 bin kullanıcıya SMS gönderildi</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanlığı sistemlerinde rapor bilgileri doğrulanamayan 200 bin 272 kullanıcı ise SMS ile bilgilendirildi. Bu kişilerin ücretsiz ulaşım hakkının kesintiye uğramaması için güncel rapor numaralarını 30 Haziran 2026 tarihine kadar BELBİM'e iletmeleri gerekiyor.</p>

<h3><strong>Güncelleme nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>BELBİM'in açıklamasına göre kullanıcıların telefonlarının mesaj bölümüne <strong>ISTRPR</strong> yazıp bir boşluk bıraktıktan sonra <strong>T.C. kimlik numaralarını</strong>, ardından tekrar boşluk bırakarak <strong>rapor numaralarını</strong> yazıp <strong>6235</strong> numarasına SMS göndermeleri yeterli olacak.</p>

<h3><strong>30 Haziran'dan sonra ne olacak?</strong></h3>

<p>Güncelleme işlemi 30 Haziran'dan sonra da yapılabilecek. Ancak rapor bilgisi Sağlık Bakanlığı sistemlerinde doğrulanıncaya kadar ücretsiz ulaşım hakkı tanımlanmayacak ve bu süreçte toplu ulaşım kullanımları ücretli olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>SMS almayanların işlem yapmasına gerek yok</strong></h3>

<p>BELBİM, Sağlık Bakanlığı sistemlerinde rapor bilgileri doğrulanan ve ücretsiz ulaşım hakkı aktif olan kullanıcıların herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığını belirtti. Dolayısıyla SMS bildirimi almayan engelli İstanbulkart kullanıcıları mevcut haklarından kesintisiz yararlanmaya devam edecek.</p>

<h3><strong>Destek ALO 153'ten alınabilecek</strong></h3>

<p>Süreçle ilgili bilgi almak isteyen vatandaşlar, <strong>ALO 153 Çağrı Merkezi</strong> üzerinden destek alabilecek. Güncel duyurular ise İstanbulkart'ın resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/engelli-istanbulkart-kullanicilarina-kritik-uyari-son-gun-30-haziran</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-3554d9c43abf7398cc1fcb34e20ff453.jpg" type="image/jpeg" length="33361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 AÖF yaz okulu kayıtları ne zaman başlıyor? AÖF yaz okulu ders seçimi ne zaman başlıyor, sınavlar ne zaman yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-aof-yaz-okulu-kayitlari-ne-zaman-basliyor-aof-yaz-okulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-aof-yaz-okulu-kayitlari-ne-zaman-basliyor-aof-yaz-okulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) yaz okulu sürecine ilişkin kayıt ve ders seçimi adımları öğrencilerin gündeminde ilk sırada yer alırken, mezuniyetini hızlandırmak isteyenler için kritik dönem nasıl işleyecek? Yaz okuluna kimlerin başvurabileceği, ders seçimlerinde hangi kuralların geçerli olacağı ve yoğun talep beklenen bu süreçte öğrencileri hangi aşamalar bekliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF), 2025-2026 eğitim öğretim yılı yaz okulu takvimini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre <strong>AÖF yaz okulu kayıt işlemleri 29 Haziran 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da başlayacak</strong>, ders seçimi ve ödeme süreci 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 22.00’de sona erecek. Yaz okulu sınavı ise <strong>22 Ağustos 2026 Cumartesi günü</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Öğrenciler, yaz okuluna katılarak başarısız oldukları dersleri tekrar alma, not ortalamalarını yükseltme veya mezuniyet süreçlerini hızlandırma imkânına sahip olacak.</p>

<h2><strong>AÖF Yaz Okulu Kayıt Süreci Başladı mı?</strong></h2>

<p><strong>AÖF yaz okulu kayıtları</strong>, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştiriliyor. Kayıt sürecinde öğrencilerin sistem üzerinden ders seçimi yapması ve ardından belirlenen ücretin ödenmesi gerekiyor.</p>

<p>Kayıt işlemleri, resmi takvime göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç:</strong> 29 Haziran 2026 – 10.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş:</strong> 3 Temmuz 2026 – 22.00</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tarihler arasında işlem yapmayan öğrencilerin yaz okuluna katılım hakkı bulunmuyor. Üniversite tarafından yapılan bilgilendirmede, sürenin kesin olduğu ve uzatma yapılmayacağı ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-7210783a46f9d6c3836a363f75bcb15f.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Ders Seçimi Nasıl Yapılıyor?</strong></h3>

<p><a href="https://aof.anadolu.edu.tr" rel="nofollow"><strong>AÖF yaz okulu ders seçimi</strong></a>, öğrenci otomasyon sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Öğrenciler, yaz okulunda almak istedikleri dersleri sistem üzerinden seçerek kayıt sürecini tamamlıyor.</p>

<p>Ders seçimi sürecinde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Öğrencinin başarısız olduğu dersler görüntüleniyor</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kredi sınırına göre seçim yapılabiliyor</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seçilen dersler ödeme adımına yönlendiriliyor</p>
 </li>
</ul>

<p>Ders seçimi tamamlanmadan ödeme işlemi yapılamıyor. Bu nedenle sürecin iki aşamalı olduğu belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Emekli maaşlarında kök aylık düzenlemesi için geri sayım: Zam oranları netleşiyor" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/bankalardan-yeni-karar-atm-lerde-para-krizi.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Ücreti ve Ödeme Yöntemleri</strong></h3>

<p>AÖF yaz okulu kapsamında öğrenciler, seçtikleri ders sayısına göre belirlenen ücreti ödemek zorunda. Ücretler her yıl üniversite yönetimi tarafından yeniden düzenleniyor.</p>

<p>Ödeme yöntemleri ise şu şekilde uygulanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kredi kartı ve banka kartı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnternet bankacılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mobil bankacılık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ziraat Bankası ATM’leri (kartlı/kartsız işlem)</p>
 </li>
</ul>

<p>Ödeme işlemi tamamlanmayan kayıtlar geçerli sayılmıyor. Üniversite, öğrencilerin son dakikaya bırakmadan işlemlerini tamamlaması gerektiğini özellikle vurguluyor.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-e54cc3c7f0afcfe7a89d87b6602b0751.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Ne Zaman Başlayacak?</strong></h3>

<p>2026 yılı <strong>AÖF yaz okulu eğitim süreci 29 Haziran 2026 itibarıyla başlayacak</strong>. Yaz okulu, yoğunlaştırılmış bir eğitim programı olarak uygulanıyor ve yaklaşık 8 hafta sürüyor.</p>

<p>Takvime göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç:</strong> 29 Haziran 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bitiş:</strong> 22 Ağustos 2026 (sınav tarihi)</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu süreçte öğrenciler çevrim içi ders içeriklerine erişim sağlayarak sınav hazırlıklarını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Aof Sinav 2025" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/03/aof-sinav-2025.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınav Tarihi Ne Zaman?</strong></h3>

<p><strong>AÖF yaz okulu sınavı 22 Ağustos 2026 Cumartesi günü yapılacak.</strong> Sınav, Anadolu Üniversitesi tarafından belirlenen sınav merkezlerinde yüz yüze olarak uygulanacak.</p>

<p>Sınavla ilgili önemli noktalar:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tek oturumda gerçekleştirilir</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tüm dersleri kapsayan değerlendirme yapılır</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başarı notu doğrudan mezuniyet ortalamasına etki eder</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Sınav sonuçlarının açıklanma tarihi ise üniversitenin akademik takvimi doğrultusunda daha sonra ilan edilecek.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-ecaf17fa02c9a49441fd2c5a0a399d27.jpg" width="863" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Kimler İçin Geçerli?</strong></h3>

<p>Yaz okulu uygulaması, Açıköğretim Fakültesi öğrencilerine yönelik alternatif bir eğitim modeli olarak öne çıkıyor. Bu sistemden:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Derslerinde başarısız olan öğrenciler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Not ortalamasını yükseltmek isteyenler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mezuniyetini hızlandırmak isteyen öğrenciler</p>
 </li>
</ul>

<p>yararlanabiliyor.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-a6c2d1a55808b9fc3a5b870238f32dfa.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sürecinin Amacı</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi, yaz okulu uygulamasıyla öğrencilere yıl içinde ek bir öğrenim fırsatı sunmayı amaçlıyor. Bu sistem sayesinde öğrenciler, normal dönemde tamamlayamadıkları dersleri kısa sürede telafi edebiliyor.</p>

<p>Yetkililer, yaz okulunun özellikle mezuniyet sürecini hızlandıran önemli bir akademik fırsat olduğunu belirtiyor.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-5b276232e96f8fbb2c492aacccf1679f.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Takvimi 2026</strong></h3>

<p>Özet takvim şu şekilde:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kayıt başlangıcı:</strong> 29 Haziran 2026 – 10.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kayıt bitişi:</strong> 3 Temmuz 2026 – 22.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eğitim süreci:</strong> 29 Haziran – 22 Ağustos 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav tarihi:</strong> 22 Ağustos 2026 Cumartesi</p>
 </li>
</ul>

<p>2026 <strong>AÖF yaz okulu kayıt tarihleri ve sınav takvimi</strong>, öğrenciler için kritik bir dönemi işaret ediyor. Kayıt sürecinin kısa olması nedeniyle öğrencilerin işlemlerini zamanında tamamlaması gerekiyor. Yaz okulu, hem akademik başarıyı artırmak hem de mezuniyet sürecini hızlandırmak isteyen öğrenciler için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-aof-yaz-okulu-kayitlari-ne-zaman-basliyor-aof-yaz-okulu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/aof-yaz-okulu.webp" type="image/jpeg" length="15343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den sıcaklık ve kuvvetli rüzgar uyarısı: Kuzey kesimlerde hava ısınacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-sicaklik-ve-kuvvetli-ruzgar-uyarisi-kuzey-kesimlerde-hava-isinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-sicaklik-ve-kuvvetli-ruzgar-uyarisi-kuzey-kesimlerde-hava-isinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun kuzey bölgelerinde hava sıcaklıklarının 2 ila 4 derece yükseleceğini açıkladı. Yağış beklenmezken, Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli rüzgara karşı dikkatli olunması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), bugün yurt genelinde yağış beklenmediğini duyurdu. Yapılan son değerlendirmelere göre, hava sıcaklıkları özellikle kuzey kesimlerde 2 ila 4 derece artış gösterecek. Diğer bölgelerde ise sıcaklıklarda önemli bir değişiklik öngörülmüyor.</p>

<p>Öte yandan rüzgarın, ülke genelinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor. Marmara'nın güneybatısı ile Kuzey Ege kıyılarında ise rüzgarın yer yer kuvvetli etkili olacağı tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji, kuvvetli rüzgar nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-sicaklik-ve-kuvvetli-ruzgar-uyarisi-kuzey-kesimlerde-hava-isinacak</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a1b9fc7f-19ce-41b5-acae-41ace580aca5-w.jpg" type="image/jpeg" length="57691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de obezite alarmı: Sağlıklı gıdaya erişememek obeziteyi tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-obezite-alarmi-saglikli-gidaya-erisememek-obeziteyi-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-obezite-alarmi-saglikli-gidaya-erisememek-obeziteyi-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Türkiye'de obezite hastalığını yaşayan kişi oranı yüzde 21,8'e ulaştı. Geçmişte 'yüksek gelirli ülkelerde' yaygın olarak görülen obezitenin artık sağlıklı beslenme olanaklarının kısıtlı olmasıyla ilişkili olduğu ise Dünya Sağlık Örgütü raporlarında yer buluyor. Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emel Sakınç Çağlar ve Derin Yoksulluk Ağı kurucularından Hacer Foggo, Türkiye'de artışa geçen obezitenin sosyo-ekonomik arka planını 24 Saat'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı "Türkiye Sağlık Araştırması, 2025" verileri, ülkede obezite ve fazla kilo probleminin her iki yetişkinden birini etkileyecek boyuta ulaştığını resmi olarak ortaya koyarken; bu artışın arka planında sağlıklı beslenmeye erişimin ekonomik şartlar nedeniyle zorlaşması ve hareketsiz kent yaşamı işaret ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><a href="https://www.tuik.gov.tr/" rel="nofollow">TÜİK </a></strong>verilerine göre, 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 21,8’e, fazla kilolu bireylerin oranı ise yüzde 37,6’ya yükselirken; kadınların yüzde 24,8'inin, erkeklerin ise yüzde 18,7'sinin obez olduğu kaydedildi. Resmi verilere göre günde en az bir kez sebze veya salata tüketenlerin oranının yüzde 32,6’ya kadar gerilediği Türkiye, <strong><a href="https://www.who.int/" rel="nofollow">Dünya Sağlık Örgütü</a></strong> (DSÖ) raporlarında da alarm vererek Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesi konumunda bulunuyor.</p>

<h2><strong>Obeziteyle mücadele eden çocuklar, aşırı zayıf çocukların sayısını geçti</strong></h2>

<p>Dünya Obezite Federasyonu'nun güncel verileri ve özellikle çocukluk çağı obezitesine yönelik projeksiyonları içeren 2026 Dünya Obezite Atlası raporu ise obezitenin küresel ölçüde artışını içeriyor. Rapora göre, <strong>dünya genelinde obeziteyle yaşayan çocukların sayısı, yetersiz beslenme nedeniyle aşırı zayıf olan çocukların sayısını tarihte ilk kez geride bıraktı</strong>. Çocukluk çağı obezitesinin küresel yaygınlığı yüzde 20'ye yaklaşırken, bu tırmanışın en hızlı olduğu bölgeler sanılanın aksine gelişmiş Batı ülkeleri değil, endüstriyel ve ucuz gıdaların hızla yayıldığı düşük ve orta gelirli ülkeler olarak sıralanıyor.</p>

<h3><strong>Yüksek tansiyon artık sadece yaşlılara mahsus değil</strong></h3>

<p>Raporda, yüksek Vücut Kütle İndeksi'ne bağlı olarak çocuklarda ve ergenlerde (5-19 yaş) erken yaşta ortaya çıkan kronik hastalık göstergelerine dair ilk kez bu kadar net projeksiyonlar sunuyor. Aşırı kiloya bağlı metabolik fonksiyon bozukluğu kaynaklı karaciğer yağlanması yaşayan çocuk sayısının küresel ölçekte hızla tırmandığı belirtilen raporda hipertansiyon, yüksek kan şekeri (hiperglisemi) ve yüksek trigliserid vakalarının çocuk yaş grubunda alarm verici düzeyde artacağı; yalnızca bu trend nedeniyle milyonlarca çocuğun erken yaşta kalp ve damar hastalıkları belirtileri göstermeye başladığı vurgulanıyor. Dünya genelinde fazla kilolu ve obez kategorisinde yer alan 200 milyondan fazla okul çağındaki çocuk, <strong>dünyadaki sadece 10 ülkede</strong> yoğunlaşmış durumda. Rapora göre Çin, Hindistan ve ABD bu listenin başını çekerken; Türkiye, Avrupa bölgesindeki liderliğinin yanı sıra çocuk nüfusundaki riskli tırmanış hızıyla federasyonun radarına giren ülkeler arasında yer alıyor. Federasyonun 161 ülkeyi kapsayan makro-ekonomik etki modellemelerine göre, obezite ve buna bağlı gelişen diyabet, kanser türleri, kalp hastalıkları dahil olmak üzere 28 kronik hastalığın küresel ekonomiye maliyeti de ele alındı. Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde, obezitenin küresel bazda <strong>ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hasılalarının (GSYH) yüzde 3'ünden fazlasını</strong> doğrudan eriteceği öngörülüyor. Bu ekonomik yükün, yüksek gelirli ülkelerde 4 kat artması beklenirken; altyapısı ve bütçesi yetersiz olan orta ve düşük gelirli ülkelerde <strong>12 ila 25 kat arasında artış yaşanacağı öngörülüyor. </strong></p>

<h3><strong>Obezite artık 'zengin ülke hastalığı' değil</strong></h3>

<p><strong>Obeziteye neden olan sağlıklı besine erişme sorunu toplumları yeni bir kavramla tanıştırdı: </strong>"Çifte beslenme bozukluğu". Dünya Sağlık Örgütü’nün de küresel bir tehdit olarak işaret ettiği ‘çifte beslenme bozukluğu’ aynı ülkede, hatta aynı ailede yetersiz beslenme, gelişim geriliği, vitaminsizlik ile obezitenin aynı anda görülmesi olarak tanımlanıyor. Uluslararası araştırma kurumları ise küreselleşme ve endüstriyel gıda sistemlerinin etkisiyle obezitenin, eskiden "yüksek gelirli ülke sorunu" olarak görülürken artık düşük ve orta gelirli ülkelerde çok daha hızlı tırmandığını belirtiyor. Bunun başlıca sebebi ise kalitesiz ve ucuz ham maddeli gıdaların yaygınlaşmasıyla açıklanıyor.</p>

<p>Küresel bir salgın haline gelen obezitenin toplumsal arka planını ve çözüm önerilerini <strong><a href="http://ato.org.tr" rel="nofollow">Ankara Tabip Odası</a></strong> Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emel Sakınç Çağlar ve Derin Yoksulluk Ağı kurucularından Hacer Foggo <strong><a href="http://24saatgazetesi.com">24 Saat</a></strong>’e değerlendirdi.</p>

<p>Türkiye’de obezite artışının temel nedenlerinden birinin gıda ve çevre üzerindeki denetim yetersizliği olduğunu belirten Çağlar, uluslararası gıda firmalarının Avrupa ülkelerindeki katı mevzuatlar sebebiyle uyguladığı standartları Türkiye’de esnettiğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Yapay şekere karşı yasal kotalar yetersiz</strong></h3>

<p>Avrupa genelinde gıdalarda glukoz şurubu kullanım kotasının yüzde 3 ila yüzde 5 seviyelerinde sınırlandırıldığını aktaran Çağlar, Türkiye’de bu oranın yüzde 10 ile yüzde 24’lere kadar çıkabildiğini vurguladı. Nişasta bazlı şekerler ve yapay tatlandırıcıların geleneksel tatlılardan paketli abur cuburlara kadar tüm gıda zincirine sızdığını ifade eden Çağlar, yasal kotaların yetersizliği nedeniyle halkın kalitesiz kalorilere maruz bırakıldığını belirtti.</p>

<h3><strong>"Hamur işi tüketmek kültür değil, ekonomik zorunluluk"</strong></h3>

<p>Yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşün beslenme alışkanlıklarını doğrudan bozduğunu ifade eden Dr. Çağlar, vücudun temel yapı taşı olan hayvansal ve bitkisel proteine erişimin asgari ücretli aileler için lüks haline geldiğini kaydetti.</p>

<p>Dar gelirli kitlelerin çocuklarının karnını doyurabilmek adına karbonhidrat ağırlıklı ucuz gıdalara ve glukoz şuruplu paketli ürünlere yöneldiğini belirten Çağlar, hamur işi tüketiminin bir "kültür" değil, ekonomik yetersizliklerin dayattığı bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Çağlar, çocuklarda gözlenen bodurluk, zayıflık ve bağışıklık sistemi hastalıklarındaki artışın bu protein eksikliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu ekledi. Çağlar, çocukların anne karnından itibaren yetersiz beslenip, büyürken yüksek yağlı, şekerli ve mikro besini zayıf ucuz gıdalara maruz kalmasının bu durumun ana nedeni olarak gösterdi.</p>

<h3><strong>Hareket dostu şehirler obezite ile mücadelede önemli</strong></h3>

<p>Sağlıklı yaşamın iki temel şartından birinin hareket etmek olduğunu hatırlatan Çağlar, mevcut kentleşme modelinin fiziksel aktiviteyi engellediğini ifade etti. Şehirlerde yürüyüş alanlarının ve en önemlisi güvenli bisiklet yollarının bulunmadığına dikkat çeken Çağlar, altyapı yetersizliği nedeniyle insanların çok kısa mesafeler için bile araç kullanmak zorunda kaldığını söyledi. Çağlar, bu durumun kas erimesine, biyolojik yaşın hızla artmasına ve kalp-damar hastalıklarını ortaya çıkmasına neden olduğunu işaret etti.</p>

<h3><strong>Kentli nüfus artarken taze gıda pahalanıyor</strong></h3>

<p>Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 80’inin kentlerde yığıldığına işaret eden Dr. Çağlar, üretimi desteklemeyen tarım ve hayvancılık politikaları nedeniyle tarım yapması gereken kitlelerin büyükşehirlerde işçileştiğini belirtti. Artan lojistik, işçilik ve akaryakıt maliyetleri yüzünden üreticinin tarladaki ürününü dahi toplayamadığını ifade eden Çağlar, bu durumun taze gıdayı pahalılaştırırken, raf ömrü kimyasallarla uzatılmış ucuz endüstriyel gıdaların pazar payını artırdığını dile getirdi.</p>

<p>Çağlar , toplumda sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kesimlerde dahi sağlık ve beslenme okuryazarlığının düşük olduğunu, bu durumun kitleleri agresif pazarlama tekniklerine ve takviye edici gıda sektörünün manipülasyonlarına açık hale getirdiğini sözlerine ekledi.</p>

<h3><strong>Obeziteye karşı flukoz ve früktoz uyarısı </strong></h3>

<p>Obezitenin bireysel çabayla çözülemeyecek kamusal ve politik bir problem olduğunu vurgulayan Çağlar, acilen atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı:</p>

<p>“Gıda ürünlerindeki glukoz ve fruktoz şuruplarına katı kotalar getirilmeli. Avrupa’da olduğu gibi çocuk yaş gruplarına yönelik zararlı gıdaların satışı yasalarla engellenmeli. Tüketici bir ürünün güvenliğini düşünmek zorunda kalmamalı, devlet zararlı gıdayı en baştan piyasaya sokmamalı. Büyüme çağındaki çocukların et, süt, yumurta gibi hayvansal protein içeren besinlere kesintisiz ve ucuz erişimi bir devlet politikası haline getirilmeli, yaygın beslenme eğitimleri verilmeli. Şehirler araç odaklı olmaktan çıkarılıp insan odaklı hale getirilmeli. Güvenli ve entegre bisiklet yolları yapıldığı takdirde, hem şehir içi trafik yoğunluğu büyük oranda azalacak hem de toplumun hareket kabiliyeti artırılacaktır.”</p>

<h2><strong>Hacer Foggo: “Bir çocuk hem obezite hem de gelişim geriliği yaşayabiliyor” </strong></h2>

<p><a href="https://derinyoksullukagi.org/" rel="nofollow">Derin Yoksulluk Ağı</a> kurucularından Hacer Foggo, Türkiye’de tırmanışa geçen obezite ve fazla kilo oranlarının sadece bir "yaşam tarzı" sorunu olmadığını; derin yoksulluk, gıda enflasyonu ve gıda güvencesizliği ile doğrudan bağlantılı toplumsal bir kriz olduğunu vurguladı. Beslenme alışkanlıklarındaki dönüşüme de değinen Foggo, günde en az bir kez sebze veya salata tüketenlerin oranının 2010 yılında yüzde 69,4 iken, 2025’te yüzde 32,6’ya gerilediğini ifade etti. Foggo bu düşüşün, artan gıda enflasyonunun sofralar üzerindeki olumsuz etkisini gösterdiğini belirtti. Derin yoksulluk yaşayan ailelerin bütçelerini koruyabilmek için protein, vitamin ve taze gıdalar yerine ucuz, yüksek kalorili ama besin değeri düşük işlenmiş gıdalara yönelmek zorunda kaldığını belirten Foggo, saha gözlemlerini şu sözlerle aktardı:</p>

<p>"Gıda fiyatları arttıkça sebze, meyve ve süt ürünleri tüketimi azalıyor; daha doyurucu olduğu için makarna, patates ve ekmek gibi karbonhidrat ağırlıklı gıdalara yönelim artıyor. Bu durum, yetersiz beslenme ve obezitenin aynı anda görüldüğü 'çifte yükü' derinleştiriyor. Bir çocuk aynı anda hem demir ve vitamin eksikliği ile gelişim geriliği yaşayıp hem de obez olabiliyor. Sahada bir evde fazla kilosu nedeniyle akran zorbalığına uğrayıp okula gitmek istemeyen bir çocuk görürken, diğer evde aynı yoksulluk koşullarında bodurluk ve aşırı zayıflık yaşayan çocuklarla karşılaşıyoruz. İkisi de aynı yapısal eşitsizliğin farklı sonuçlarıdır."</p>

<h3><strong>“Türkiye’de çocukluk çağı obezitesi verileri izlenmiyor”</strong></h3>

<p>Dünya Obezite Federasyonu 2026 yılı raporuna göre, Türkiye’de 5-19 yaş arasındaki yaklaşık 6,8 milyon çocuğun obezite riski taşıdığı açıkladı. Ancak Foggo, raporda Türkiye adına dikkat çekici bir eksiklik olduğunun altını çizerek “Türkiye, okullardaki beslenme hedefleri, obezite stratejileri ve çocukların okul yemeği alıp almadığına dair kritik verileri uluslararası veri setlerine bildirmedi. Bu durum, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede okul temelli politikaların yeterince izlenmediğini gösteriyor” dedi.</p>

<p>Türkiye, okullardaki beslenme hedefleri, obezite stratejileri ve çocukların okul yemeği alıp almadığına dair kritik verileri uluslararası veri setlerine bildirmedi. Bu durum, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede okul temelli politikaların yeterince izlenmediğini gösteriyor” dedi.</p>

<h3><strong>Obezite ile mücadele sosyal politikalarla mümkün</strong></h3>

<p>Çocukluk çağı obezitesine karşı Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu üyesi olarak, tüm çocukları kapsayan evrensel ve ücretsiz okul yemeği programları acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Foggo, yoksul hanelerin protein, süt ürünleri, sebze ve meyveye düzenli erişimini sağlayacak mekanizmalar kurulması gerektiğini vurguladı . Güvenli kamusal oyun alanları yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Foggo, ücretsiz spor olanakları ve yerel hizmetler güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Foggo, obezitenin “bir eğitim, gelir dağılımı ve insan hakları meselesi” olduğunu belirterek, “Çocukluk çağı obezitesiyle etkili mücadele, ancak sağlıklı beslenmeyi bir hak olarak gören ve bu hakkı tüm çocuklar için güvence altına alan bütüncül sosyal politikalarla mümkün olacaktı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-obezite-alarmi-saglikli-gidaya-erisememek-obeziteyi-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/obezite-1.jpg" type="image/jpeg" length="20865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="54965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="12696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="69718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Haziran'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 5 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="80125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="12942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="21994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye’de Ayçiçeği Tarlaları Sarıya Büründü: Kartpostallık Görüntüler Oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmaniye’de yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte ayçiçeği tarlaları sarının farklı tonlarına büründü. Geniş tarım arazilerinde açan ayçiçekleri, hem üreticilere hem de bölgeyi ziyaret eden vatandaşlara görsel bir şölen sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent genelinde özellikle kırsal bölgelerde bulunan tarım arazilerinde ekimi yapılan ayçiçekleri, güneşle birlikte yön değiştiren yapıları ve canlı renkleriyle dikkat çekiyor. Sarı ve yeşilin uyumuyla oluşan manzara, bölgeyi adeta açık hava stüdyosuna dönüştürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114633.png" type="image/jpeg" length="17539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kars Sarıkamış’ta Angut Yavruları Yumurtadan Çıktı: Doğayla Buluşma Anları Görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yumurtadan çıkan angut yavruları, doğal yaşam alanlarında anneleri eşliğinde doğayla buluştu. Türkiye’nin en yüksek yerleşim yerlerinden biri olan Sarıkamış’ta, kışın ardından canlanan sulak alanlar, yeni doğan yavrulara ev sahipliği yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarıçam ormanlarıyla çevrili Sarıkamış, bozayı, kurt, tilki, yeşilbaş ördek ve angut gibi birçok yaban hayvanı türü için hem üreme hem de barınma alanı sunuyor. Bölgede yağmurların ardından oluşan Hamamlı Düzü’ndeki sulak alanlar, özellikle su kuşları için önemli bir yaşam merkezi haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114430.png" type="image/jpeg" length="62708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır’ın Yaylaları Hayvan Sürülerinin Akınına Uğradı: Yayla Sezonu Başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/igdirin-yaylalari-hayvan-surulerinin-akinina-ugradi-yayla-sezonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/igdirin-yaylalari-hayvan-surulerinin-akinina-ugradi-yayla-sezonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Iğdır’da havaların ısınmasıyla birlikte yüksek rakımlı yaylalar yeniden hayvancılık faaliyetlerinin merkezi haline geldi. Kış mevsiminin ardından yeşeren meralar, binlerce küçük ve büyükbaş hayvanın otlatıldığı doğal alanlara dönüşürken, bölgede yayla sezonu resmen başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Iğdır’da, uzun ve yağışlı geçen kış mevsiminin ardından yüksek kesimlerdeki otlaklar yeniden canlandı. Özellikle Zor Dağı etekleri ile Bendemurat, Örüşmüş, Alibey ve Mezra köylerindeki yaylalar, baharın gelişiyle birlikte adeta yeşil bir örtüye büründü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/igdirin-yaylalari-hayvan-surulerinin-akinina-ugradi-yayla-sezonu-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114132.png" type="image/jpeg" length="57605"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mardin Nusaybin’de Seyir Halindeki Tırın Dorsesinde Yangın: Un Yüklü Araçta Hasar Oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/mardin-nusaybinde-seyir-halindeki-tirin-dorsesinde-yangin-un-yuklu-aracta-hasar-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/mardin-nusaybinde-seyir-halindeki-tirin-dorsesinde-yangin-un-yuklu-aracta-hasar-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mardin’in Nusaybin ilçesinde seyir halindeyken dorsesinde yangın çıkan un yüklü tırda maddi hasar meydana geldi. Nusaybin-Kızıltepe karayolu üzerinde yaşanan olay, bölgede kısa süreli paniğe neden olurken, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde yangın büyümeden söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Nusaybin Devlet Hastanesi mevkiinde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği ve aracın plakası henüz öğrenilemeyen tır, seyir halindeyken dorsesinden yükselen dumanları fark etti. Durumu hızla değerlendiren sürücü, aracı yol kenarına çekerek olası bir facianın önüne geçmeye çalıştı. Ardından çekici kısmı dorseden ayırarak yangının yayılmasını engellemeye yönelik kritik bir müdahalede bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/mardin-nusaybinde-seyir-halindeki-tirin-dorsesinde-yangin-un-yuklu-aracta-hasar-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-113827.png" type="image/jpeg" length="42006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Tedavi edilmezse ‘fil ayak’ tablosuna yol açabiliyor”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/tedavi-edilmezse-fil-ayak-tablosuna-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/tedavi-edilmezse-fil-ayak-tablosuna-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Pınar Borman, tedavi edilmediğinde halk arasında “fil ayak” olarak bilinen ciddi deformasyonlara yol açabilen lenfödem hastalığına dikkat çekti. Erken tanının önemini vurgulayan Borman, özellikle doğumsal vakalarda gecikmenin önlenmesi, doğru tedavi, cilt bakımı ve yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın kontrolünde kritik rol oynadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lenfödem, lenf damarlarında doğuştan ya da sonradan gelişen yetmezlikler sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Daha çok kol ve bacaklarda görülse de yüz ve genital bölgede de gelişebilen hastalık, tedavi edilmediğinde ciddi deformasyonlara yol açabiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında <strong>lenfödemle</strong> ilgili soruları Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı <strong>Prof. Dr. Pınar Borman</strong> yanıtladı.</p>

<p>Prof. Dr. Borman, lenfödemin proteinden zengin sıvının dokularda birikmesiyle ortaya çıktığını belirterek, “Bu ilerleyici bir hastalık. Zamanla dokularda sertleşme, fibrozis ve yağ dokusu artışı gelişiyor. İleri dönemlerde halk arasında ‘fil ayak’ ya da ‘fil kol’ olarak tarif edilen tablo ortaya çıkabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 22 At 14.18.17" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141817.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Doğumsal lenfödemde erken tanı büyük önem taşıyor</strong></h2>

<p>Lenfödemin doğuştan gelen tiplerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Borman, bazı çocuklarda belirtilerin yenidoğan döneminde, bazılarında ise ergenlik ya da yetişkinlik döneminde ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>“Yenidoğan döneminde ayağın üst kısmındaki şişlikler önemli bir işaret olabilir. Çocukluk çağında kollarda ve bacaklarda görülen asimetrik şişliklerin lenfödem olabileceği düşünülmeli” diyen Borman, Türkiye’de doğumsal lenfödem tanısında hâlâ gecikmeler yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Çocukluk çağındaki şişliklerin zaman zaman romatizmal hastalıklarla karıştırıldığını belirten Borman, ailelerin hangi uzmana başvuracağını bilmediklerini belirterek, “Bu hastaların fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Çünkü erken tanı konulduğunda yalnızca masaj, egzersiz ve düzenli takip ile bile çok başarılı sonuçlar alınabiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>Kanser tedavileri sonrası ortaya çıkabiliyor</strong></h2>

<p>Lenfödem yalnızca doğumsal nedenlerle gelişmiyor. Özellikle kanser cerrahileri sonrası lenf nodlarının alınması ve radyoterapi uygulanması lenfödem riskini artırıyor. Bunun yanı sıra obezite, varisler, travmalar ve yaralanmalar da hastalığın nedenleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Pınar Borman, özellikle rahim, yumurtalık ve meme kanseri gibi ameliyatlarda lenf nodlarının alınmasının bazen kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Bu hastaların tedavi öncesinde fizik tedavi uzmanları tarafından değerlendirilmesi çok önemli. Riskleri bilir ve gerekli önlemleri erken dönemde alırsak lenfödemin ilerlemesini önleyebiliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 22 At 14.18.18 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141818-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Obezite ve lipödem ile karıştırılıyor</strong></h2>

<p>Lenfödemin en sık obezite ve lipödem ile karıştırıldığı belirtiliyor. Özellikle kilolu bireylerde tanının gecikebildiğini ifade eden uzmanlar, bazı hastalarda lenfödem, varis ve lipödemin birlikte görülebildiğini söylüyor.</p>

<p>Hastalığın erken belirtileri arasında tek taraflı şişlikler öne çıkıyor. Kollardaki takıların sıkması, kıyafetlerin bir kol ya da bacakta dar gelmesi, gün içinde ağırlık hissi oluşması ya da ayakkabının tek ayağı sıkması erken belirtiler arasında yer alıyor. Hastalık ilerlediğinde ise gözle görülür asimetri ve belirgin şişlik ortaya çıkıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Borman, lipödem ile lenfödem arasındaki farkı da anlatarak, “Lipödemde el ve ayaklar genellikle tutulmaz ve tablo daha simetriktir. Sosyal medyada bu konuda çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor. Her şişlik ya da kilo problemi lipödem değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Lenfödemde proteinden zengin sıvı biriktiği için enfeksiyon riski artıyor, en küçük travmalar bile ciddi sorunlara yol açabiliyor. Kaşıma, çizilme, yanlış tırnak kesimi ya da sivrisinek ısırığı bile enfeksiyona neden olabiliyor.</p>

<p>“Hastalarımıza cilt bakımı konusunda ayrıntılı eğitim veriyoruz” diyen Prof. Dr. Borman, hastaların yaralanmalardan korunmaları, ciltlerini düzenli takip etmeleri ve gerektiğinde yara bakımı ile bandajlamayı doğru uygulamaları gerektiğini belirtti.</p>

<p>Lenfödemin hayat boyu takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Borman, hastaların düzenli egzersiz yapmaları, kilo kontrolünü sağlamaları ve bası giysilerini düzenli kullanmalarının tedavinin temel parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 22 At 14.18.18" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141818.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Akdeniz diyeti öneriliyor</strong></h2>

<p>Lenfödem ve lipödemde inflamasyonun önemli rol oynadığını belirten uzmanlar, bu nedenle Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Omega-3 içeren besinler, vişne, pancar, kırmızı meyveler, ceviz, badem, fındık, zeytin ve zeytinyağı gibi antiinflamatuar besinlerin önerildiğini belirten Prof. Dr. Borman, rafine şeker, beyaz un, paketli ve hazır gıdalardan ise uzak durulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kinoa, avokado ve chia tohumu gibi besinler de destekleyici olabilir ancak bizim Anadolu mutfağımızda zaten çok değerli antiinflamatuar besinler var” diyen Borman, tedavide hastanın sürece aktif katılımının başarıyı doğrudan etkilediğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/tedavi-edilmezse-fil-ayak-tablosuna-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141818-1.jpeg" type="image/jpeg" length="20509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Narsisizm erkeklerde daha sık görülüyor”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/narsisizm-erkeklerde-daha-sik-goruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/narsisizm-erkeklerde-daha-sik-goruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, son dönemde sıkça gündeme gelen narsisizm kavramını bilimsel yönleriyle değerlendirdi. Narsisistik kişilik özelliklerinin çocukluk döneminde şekillendiğini belirten Aslan, özellikle erkek çocuklarının aşırı yüceltilmesinin bu eğilimleri artırabileceğini vurgulayarak, narsisizmin erkeklerde daha sık görüldüğüne dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dönemde sosyal medyada sıklıkla görülen, narsistik bireyleri tanımakla ya da bu kişilerin özelliklerini anlatan paylaşımların önemli bir bölümünün bilimsel temelden uzak ve popülist söylemler içerdiği belirtiliyor. Narsisizmin ne olduğu, nasıl ortaya çıktığı, hangi kişilik özellikleriyle kendini gösterdiği ve bu bireylere nasıl yaklaşılması gerektiği Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programında ele alındı. Programa konuk olan <strong>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, narsisizmin yalnızca kendini beğenmişlik ya da kibir olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aslan “Erkek çocuklarının aşırı yüceltilmesi narsisistik kişilik özelliklerini artırabiliyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Selçuk Aslan, narsisizmi; empati yapma becerisinin düşük olması, kendisini daha yüksekte görme eğilimi, yüksek ego, yakın çevreyi yönetme ve kullanma isteği, çok başarılı ve çok zeki olduğuna inanma ve bunu sürekli duyma ihtiyacı olarak tanımladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 20 At 14.11.38" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-20-at-141138.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Narsisizmin temeli çoğunlukla çocukluk yıllarına dayanıyor</strong></h2>

<p>Her çocuğun dünyaya farklı bir mizaçla geldiğini belirten Aslan, bazı çocukların daha dışa dönük, bazılarının ise daha çekingen olabildiğini söyledi. Çocuğun mizacının üzerine yetiştiği çevre, aldığı eğitim ve bulunduğu ortamların eklenmesiyle kişilik yapısının oluştuğunu ifade eden Aslan, kişiliğin<strong> 12-13 yaşlarında şekillenmeye başladığını</strong>, oturmasının ise <strong>20’li yaşların ortalarına kadar sürebildiğini </strong>belirtti.</p>

<p>İnsanların var olan mizaçlarının üzerine hayatta kalma becerilerini stratejik olarak geliştirdikleri süreçte kişilik yapısının oluştuğunu vurgulayan Aslan, çocukluk dönemindeki yaşantıların narsisistik savunmaları tetikleyebileceğini söyledi</p>

<p>Narsisistik özellikler taşıyan bireylerin sürekli pohpohlanmak istediğini belirten Aslan, “Narsisizmi genellikle genç yaşlardan itibaren süregelen bir örüntü, bir patern olarak ifade ediyoruz. Bu yapı içinde kişi kendi çıkarlarını ön planda tutuyor. Karşısındaki insanın ihtiyaçlarına ve duygularına gerçek anlamda empati yapmıyor ya da empati yapıyormuş gibi davranıp yüzeysel bir yaklaşım sergiliyor. Sürekli kendi ihtiyaçlarını önceleyen bir yapıdan söz ediyoruz” dedi.</p>

<p>İnsanların yaşamlarında bu özellikleri taşıyan bireylerle karşılaştıklarında yaşadıkları sorunları ifade etmek ve içlerini dökmek için sosyal medyayı kullandıklarını belirten Aslan, bu nedenle narsisizmle ilgili çok sayıda paylaşımın gündeme geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 20 At 14.11.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-20-at-141138-2.jpeg" width="1920" /></p>

<h3><strong>Aşırı ezilen de aşırı pohpohlanan da narsisistik özellikler geliştirebilir</strong></h3>

<p>Çocukluk döneminde çok ezilen, zorbalığa uğrayan ya da değersiz hissettirilen bireylerin bununla baş etmek için kendilerini güçlü ve üstün göstermeye çalışabildiğini belirten Aslan, “Kötü ya da yetersiz hissettirmemek için çok sağlam ve güçlü görünmeye çalışmak, zamanla büyüklenmeci yani narsisistik mekanizmaları devreye sokabiliyor” dedi.</p>

<p>Bunun tam tersine sürekli övülen, hep alan, hep verilen, adeta cam fanus içinde büyütülen çocuklarda da narsisistik kişilik özelliklerinin gelişebildiğini belirten Aslan, “Çocuğa olduğundan çok daha akıllı, çok daha özel, çok daha yetenekli olduğu duygusunun sürekli verilmesi ilerleyen yıllarda narsisistik bir yapı oluşturabiliyor” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Narsisistik bireyler büyük çöküşler yaşayabiliyor</strong></h3>

<p>Narsisistik özellikler taşıyan bireyler zaman zaman ağır depresif süreçler yaşayabiliyor. Özellikle uzun süren ve tedaviye dirençli depresyon vakalarının bir bölümünde narsisistik kişilik örüntüleri görülebiliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan dışarıdan güçlü ve özgüvenli görünen narsisistik yapının aslında kırılgan bir benlik algısı, yoğun onay ihtiyacı, mükemmeliyetçilik ve eleştiriye karşı aşırı hassasiyet barındırdığını belirtti. Aslan, sürekli takdir bekleme, başarısızlığı kabullenememe ve değersizlik hissini bastırmak için “üstün görünme” çabasının zamanla yalnızlık, öfke, tükenmişlik ve depresif belirtilere yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Özellikle yaş ilerledikçe sosyal ilişkilerde yaşanan kırılmalar, statü kaybı, terk edilme ya da beklenen ilgiyi görememe gibi durumlar ağır depresif süreçleri tetikleyebiliyor.</p>

<p>Narsisizm özellikleri taşıyan bireyler yardım istemeyi zayıflık olarak görebildikleri için psikolojik destek süreçlerine de direnç gösterebiliyorlar.</p>

<p>Prof. Dr. Selçuk Aslan, “Bu kişiler zaman zaman çok büyük çöküşler yaşayabiliyorlar. Çünkü kendi kurguladıkları dünya istedikleri gibi gitmediğinde dibe vurdukları dönemler olabiliyor. Genellikle de yardım almak için uzmana başvurdukları dönemler bu çöküş süreçleri oluyor. Kendilerini çok iyi hissettikleri, bulutların üzerinde olduklarını düşündükleri dönemlerde yardım alma ihtiyacı hissetmiyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 20 At 14.11.38 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-20-at-141138-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h3><strong>Bazı mesleklerde sonradan gelişen narsisizm görülebiliyor</strong></h3>

<p>Programda bazı bireylerde narsisistik özelliklerin sonradan da gelişebileceği ifade edildi. Özellikle <strong>sahne sanatları</strong> gibi göz önünde olunan, popülerlik ve güçle beslenen mesleklerde bulunan bireylerin çevrelerinden sürekli yoğun ilgi ve övgü gördüklerini belirten Aslan, bunun zamanla “<strong>ikincil narsisizm</strong>” olarak tanımlanan bir davranış kalıbına dönüşebildiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bu kişilerle yakın ilişki kurulduğunda aslında özel hayatlarında tamamen farklı bir yapı görülebiliyor. Çünkü burada çocukluktan gelen bir yapıdan değil, sonradan oluşmuş bir davranış örüntüsünden söz ediyoruz” dedi.</p>

<h3><strong>Narsisizm erkeklerde daha sık görülüyor</strong></h3>

<p>Programın dikkat çeken başlıklarından biri de narsisizmin erkeklerde daha sık görülmesi oldu. Erkek çocuklarının büyütülme biçiminin bu durum üzerinde etkili olabileceğini belirten Aslan, “Bazı anneler erkek çocuklarını aşırı yücelterek büyütebiliyor. Erkek oldukları için her şeye hakları varmış gibi davranıldığında bu durum bir patolojiye dönüşebiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bunun aksine kız çocuklarına daha baskıcı ve sınırlayıcı yaklaşımlar gösterilebildiğini belirten Aslan, toplumda erkekliğin güç üzerinden kışkırtılmasının narsisistik eğilimleri artırabildiğini söyledi. Kadınların zaman zaman erkek çocuklarını kendileri için bir güç unsuru olarak görebildiğini belirten Aslan, bunun erkek çocukları üzerinde de ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 20 At 14.11.39" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-20-at-141139.jpeg" width="1920" /></p>

<h3><strong>Güçlüye uyumlu, güçsüze baskıcı davranabiliyorlar</strong></h3>

<p>Narsisistik özellikler taşıyan bireylerin toplum içinde bu yönlerini kamufle edebildiklerini belirten Aslan, özellikle aile içinde daha baskıcı tutumlar sergileyebildiklerini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerin kendilerinden güçlü gördükleri kişilere karşı daha uyumlu davranabildiğini ifade eden Aslan, kendilerinden güçsüz gördükleri kişilere karşı ise daha baskıcı, <strong>zaman zaman sadist ve zalimce tavırlar </strong>sergileyebildiklerini belirtti.</p>

<h3><strong>“İnsanları etiketlemek yerine iletişim kurmak gerekiyor”</strong></h3>

<p>Programda son olarak sosyal medyada sıkça kullanılan “narsist”, “borderline” gibi etiketlerin gelişigüzel kullanılmasının yanlış olduğuna dikkat çekildi. Özellikle eşler arasında yaşanan tartışma ve boşanma süreçlerinde kişilerin birbirlerini psikiyatrik tanılarla suçlamasının sağlıklı olmadığı vurgulandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, “İnsanlarla ve eşlerle sağlıklı iletişim kurabilmek için etiketleme yapmak yerine bize yapılan davranışları ve bunun bizde oluşturduğu duyguları konuşmak gerekiyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/narsisizm-erkeklerde-daha-sik-goruluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-20-at-141137.jpeg" type="image/jpeg" length="87987"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="23041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="32559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="47868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="87986"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="42709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="56799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="22759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="69201"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
