<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 15:49:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM Kıbrıs Temsilcisi Cuellar, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bm-kibris-temsilcisi-cuellar-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bm-kibris-temsilcisi-cuellar-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ı kabul etti. Görüşmede Kıbrıs sürecine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (<strong>KKTC</strong>) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (<strong>BM</strong>) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile bir araya geldi.</p>

<p>KKTC Cumhurbaşkanlığında gerçekleştirilen görüşmede Erhürman ve Cuellar'ın yaklaşık bir saat görüştüğü bildirildi. Görüşmenin ardından Cuellar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>Guterres'in Kıbrıs ziyareti öncesi görüşme yapıldı</strong></h2>

<p>Cuellar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in aynı gün öğleden sonra <strong>Kıbrıs</strong>'a gelmesinin beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Guterres'in ziyaret kapsamında KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (<strong>GKRY</strong>) lideri Nikos Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşeceğini belirten Cuellar, iki liderin daha sonra akşam yemeğinde bir araya geleceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>BM sürecine ilişkin değerlendirmeler yapılacak</strong></h3>

<p>Cuellar, Guterres'in Kıbrıs ziyaretinin adaya ve Kıbrıs sorununa verdiği önemin göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p>BM Genel Sekreteri'nin görev süresi boyunca Kıbrıs meselesiyle yakından ilgilendiğini belirten Cuellar, ziyaretin mevcut çabaları desteklemek, olası müzakere sürecine katkı sağlamak ve tarafların görüşlerini dinlemek amacı taşıdığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Liderlerle temaslar devam edecek</strong></h3>

<p>BM Genel Sekreteri Guterres'in gerçekleştireceği temaslarda Kıbrıs'taki mevcut durum ve çözüm sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.</p>

<p>Cuellar, BM'nin Kıbrıs konusunda yürüttüğü çalışmalar kapsamında liderlerle temasların sürdürüleceğini ve sürecin ilerletilmesine yönelik adımların ele alınacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bm-kibris-temsilcisi-cuellar-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kktc-cumhurbaskani-erhurman-bm-genel-sekreterinin-kibris-sahsi-temsilcisi-cuellari-kabul-etti.png" type="image/jpeg" length="92325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesut Can Tomay Kaç Yaşında? Mesut Can Tomay Kimdir, Nereli ve Hangi Yapımlarda Rol Aldı? Mesutcan Tomay Neden Gündemde?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mesut-can-tomay-kac-yasinda-mesut-can-tomay-kimdir-nereli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mesut-can-tomay-kac-yasinda-mesut-can-tomay-kimdir-nereli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesut Can Tomay kimdir? Kaç yaşında, nereli ve nasıl tanındı? Son günlerde yeniden gündeme gelen Mesut Can Tomay, çocuk yaşta başladığı oyunculuk kariyeri, YouTube içerikleri ve dijital medya projeleriyle biliniyor. Peki Mesut Can Tomay kaç yaşında, hangi dizi ve filmlerde rol aldı, sosyal medya kariyerine nasıl başladı? İşte Mesut Can Tomay'ın hayatı, biyografisi ve kariyerine ilişkin merak edilenler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medya fenomeni ve oyuncu <strong>Mesut Can Tomay</strong>, hakkında yürütülen soruşturmayla yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Gelişmenin ardından internet kullanıcıları, <strong>"Mesut Can Tomay kimdir?"</strong>, <strong>"Mesut Can Tomay kaç yaşında?"</strong>, <strong>"Mesut Can Tomay nereli?"</strong> ve <strong>"Mesut Can Tomay hangi dizilerde oynadı?"</strong> sorularına yanıt aramaya başladı. Çocuk yaşta oyunculuğa adım atan Tomay, ilerleyen yıllarda dijital içerik üreticiliğiyle geniş bir takipçi kitlesine ulaştı.</p>

<p>2 Haziran 1999 doğumlu olan Mesut Can Tomay, oyunculuk kariyerine televizyon dizileriyle başladı. Daha sonra sosyal medya platformlarında ürettiği içerikler ve YouTube projeleriyle tanınırlığını artıran Tomay, hem oyunculuk hem de dijital medya alanındaki çalışmalarıyla biliniyor.</p>

<h2><strong>Mesut Can Tomay Kimdir?</strong></h2>

<p><strong>Mesut Can Tomay</strong>, 2 Haziran 1999 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Baba tarafından Karslı olduğu bilinen Tomay, çocukluk yıllarının bir bölümünü Kars'ta geçirdi.</p>

<p>Küçük yaşlardan itibaren kamera önüne ilgi duyan Tomay, ilk olarak kısa video içerikleriyle sosyal medya platformlarında görünürlük kazandı. Daha sonra televizyon dizilerinde rol alarak oyunculuk kariyerine başladı.</p>

<p>Yıllar içinde hem televizyon hem dijital medya alanında çalışmalarını sürdüren Tomay, milyonlarca takipçiye ulaşan içerikleriyle Türkiye'nin tanınan sosyal medya fenomenleri arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Mesut Can Tomay Kaç Yaşında?</strong></h2>

<p>2 Haziran 1999 doğumlu olan Mesut Can Tomay, <strong>2026 yılı itibarıyla 27 yaşındadır.</strong></p>

<p>Oyunculuk kariyerine henüz 13 yaşındayken başlayan Tomay, genç yaşta televizyon projelerinde yer almasının ardından dijital içerik üretimine yöneldi.</p>

<h2><strong>Mesut Can Tomay Nereli?</strong></h2>

<p>Mesut Can Tomay İstanbul doğumludur.</p>

<p>Ailesinin kökeni ise Kars'a dayanıyor. Baba tarafından Karslı olan Tomay'ın çocukluğunun ilk yıllarının bir kısmını Kars'ta geçirdiği biliniyor.</p>

<p><img alt="mesut can tomay-1" class="detail-photo img-fluid" height="696" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-153014.png" width="1250" /></p>

<h3><strong>Mesut Can Tomay Oyunculuğa Nasıl Başladı?</strong></h3>

<p>Mesut Can Tomay'ın profesyonel oyunculuk kariyeri 2012 yılında başladı.</p>

<p>Henüz 13 yaşındayken Show TV'de yayınlanan <strong>Türk'ün Uzayla İmtihanı</strong> dizisinde canlandırdığı <strong>Tarkan</strong> karakteriyle ilk kez televizyon izleyicisinin karşısına çıktı.</p>

<p>Bu yapımın ardından farklı televizyon dizileri ve sinema filmlerinde rol almaya devam etti.</p>

<h3><strong>Mesut Can Tomay Hangi Dizi ve Filmlerde Rol Aldı?</strong></h3>

<p>Oyunculuk kariyeri boyunca birçok televizyon ve sinema yapımında yer alan Mesut Can Tomay'ın rol aldığı yapımlar arasında şunlar bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türk'ün Uzayla İmtihanı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Heredot Cevdet Saati</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gönül Hırsızı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kördüğüm</p>
 </li>
 <li>
 <p>Menajerimi Ara</p>
 </li>
 <li>
 <p>İkinci Şans</p>
 </li>
 <li>
 <p>Maide'nin Altın Günü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tam Kafadan Karavana</p>
 </li>
</ul>

<p>Televizyon ve sinema projelerinin yanı sıra dijital platformlarda hazırlanan yapımlarda da görev aldı.</p>

<h3><img alt="mesut can tomay" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-153026.png" width="1088" /></h3>

<h3><strong>Mesut Can Tomay YouTube Kariyerine Ne Zaman Başladı?</strong></h3>

<p>Mesut Can Tomay, 2019 yılında içerik üreticisi <strong>Ali Biçim</strong> ile birlikte YouTube videoları hazırlamaya başladı.</p>

<p>İkilinin kanalı kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşırken, eğlence içerikleri milyonlarca görüntülenme aldı. Kanal, açıldıktan sonraki ilk aylarda önemli bir abone sayısına ulaşarak Türkiye'nin en hızlı büyüyen YouTube kanallarından biri oldu.</p>

<p>Tomay ve Ali Biçim, YouTube'da yayımlanan <strong>Tam Kafadan Karavana</strong> içeriklerinin yanı sıra dijital yayın platformu Exxen'de yayınlanan <strong>O Adam Oldun Mu?</strong> programında da birlikte yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mesut Can Tomay Neden Gündemde?</strong></h3>

<p>Mesut Can Tomay, hakkında yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında kamuoyunun gündemine geldi.</p>

<p>Soruşturmaya ilişkin süreç, emniyet ve adli makamlar tarafından yürütülürken konuya ilişkin resmi açıklamalar yakından takip ediliyor. Soruşturma süreci devam ettiği için nihai yargı kararı bulunmuyor.</p>

<h3><strong>Mesut Can Tomay Hakkında Merak Edilenler</strong></h3>

<p>Mesut Can Tomay hakkında öne çıkan bilgiler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Adı:</strong> Mesut Can Tomay</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doğum tarihi:</strong> 2 Haziran 1999</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaşı:</strong> 27 (2026 itibarıyla)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Doğum yeri:</strong> İstanbul</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Memleketi:</strong> Kars (baba tarafından)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesleği:</strong> Oyuncu, sosyal medya içerik üreticisi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>YouTube kariyeri:</strong> 2019 yılında başladı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Birlikte içerik ürettiği isim:</strong> Ali Biçim</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="mesut can tomay" class="detail-photo img-fluid" height="948" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-152941.png" width="1250" /></h3>

<h3><strong>Mesut Can Tomay'ın Kariyeri Dijital Medyada Devam Etti</strong></h3>

<p>Çocuk yaşta başladığı oyunculuk kariyerini sosyal medya içerik üreticiliğiyle sürdüren Mesut Can Tomay, televizyon, sinema ve dijital platformlarda farklı projelerde yer aldı. Oyunculuk geçmişinin ardından YouTube ve dijital yayın platformlarında hazırladığı içeriklerle milyonlarca kullanıcıya ulaşan Tomay, Türkiye'nin tanınan dijital içerik üreticileri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Son gelişmelerle birlikte hakkında yürütülen soruşturma kamuoyunun gündeminde yer alırken, Mesut Can Tomay kimdir, kaç yaşında, nereli ve hangi yapımlarda rol aldı soruları da internet kullanıcıları tarafından en çok araştırılan konular arasında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mesut-can-tomay-kac-yasinda-mesut-can-tomay-kimdir-nereli</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-152957.png" type="image/jpeg" length="94922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da yangın bilançosu ağırlaşıyor: 116 bin hektar alan zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-yangin-bilancosu-agirlasiyor-116-bin-hektar-alan-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-yangin-bilancosu-agirlasiyor-116-bin-hektar-alan-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da devam eden orman yangınlarında yıl başından bu yana 116 bin hektardan fazla alan yandı. Yangınlar nedeniyle 200 binden fazla kişi tahliye edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>, tarihinin en büyük yangın sezonlarından biriyle mücadele ederken, ülkedeki orman yangınlarının bilançosu açıklandı. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, yıl başından bu yana 116 bin hektardan fazla alanın yandığı bildirildi.</p>

<h2><strong>Gironde'deki yangın kontrol altına alınamadı</strong></h2>

<p>İçişleri Bakanı Laurent Nunez, France 2 kanalında katıldığı programda ülkede devam eden yangınlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Nunez, ülkenin güneybatısındaki Gironde vilayetinde geçen hafta başlayan yangınlarda şu ana kadar 42 bin hektar alanın zarar gördüğünü belirtti. Yangına 2 bin 500'den fazla itfaiye eri ve 18 hava aracının müdahale ettiğini aktaran Nunez, çalışmaların sürdüğünü ancak yangının henüz kontrol altına alınamadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Fransa'da 13 binden fazla yangın çıktı</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanı Nunez, yıl başından bu yana ülke genelinde 13 bin 566 yangın çıktığını açıkladı.</p>

<p>Yangınlar nedeniyle şu ana kadar <strong>116 bin hektar</strong>dan fazla alanın yandığını belirten Nunez, bu alanın Paris şehir merkezinin yaklaşık 11 katı büyüklüğüne denk geldiğini söyledi.</p>

<h3><strong>200 binden fazla kişi tahliye edildi</strong></h3>

<p>Fransa'da yangın sezonunun önceki yıllara göre daha erken başladığı belirtilirken, Gironde'nin yanı sıra Landes, Var ve Haute-Corse vilayetlerinde de <strong>yangın</strong>ların devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, devam eden yangınlar nedeniyle şu ana kadar 200 binden fazla kişinin güvenli bölgelere tahliye edildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>2022'deki yangın bilançosu aşıldı</strong></h3>

<p>Nunez, Fransa'nın büyük yangın sezonlarından birini yaşadığı 2022 yılında yıl boyunca yaklaşık 70 bin hektarlık alanın yandığını hatırlattı.</p>

<p>Bu yılki yangınlarda ise yılın tamamı bitmeden 116 bin hektardan fazla alanın zarar gördüğü belirtilirken, ekiplerin yangınları kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-yangin-bilancosu-agirlasiyor-116-bin-hektar-alan-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fransada-2026da-116-bin-hektar-alan-kul-oldu.png" type="image/jpeg" length="48693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyon trafik kazasında refüje devrilen otomobilde 5’i çocuk 8 yaralı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afyon-trafik-kazasinda-refuje-devrilen-otomobilde-5i-cocuk-8-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afyon-trafik-kazasinda-refuje-devrilen-otomobilde-5i-cocuk-8-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar-Kütahya kara yolundaki trafik kazasında refüje devrilen otomobilde sürücü ile birlikte 5’i çocuk 8 kişi yaralandı. Yaralılar çevredeki hastanelerde tedavi altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazasında kontrolden çıkarak refüje devrilen otomobilde bulunan 5’i çocuk 8 kişi yaralandı. Afyon kaza ihbarının ardından bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.</p>

<h2><strong>Afyon trafik kazası Anıtkaya köyü yakınlarında meydana geldi</strong></h2>

<p>Kaza, Afyonkarahisar-Kütahya kara yolunun Anıtkaya köyü yakınındaki bölümünde yaşandı. S.D. (42) yönetimindeki 34 KLS 112 plakalı otomobil, henüz belirlenemeyen nedenle refüje devrildi.</p>

<p>Otomobilin devrilmesiyle sürücü S.D. ile araçta yolcu olarak bulunan 7 kişi yaralandı. Yaralılardan 5’inin çocuk olduğu bildirildi.</p>

<p>Kazayı görenlerin durumu bildirmesi üzerine olay yerine ambulanslar ile jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, araçtaki yaralılara kaza yerinde ilk müdahaleyi yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Afyon kazasında yaralılar hastanelere kaldırıldı</strong></h3>

<p>İlk müdahaleleri tamamlanan 8 yaralı, ambulanslarla Afyonkarahisar’daki ve çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Jandarma ekipleri, yeni bir kazanın yaşanmaması için kara yolunda güvenlik önlemi alırken otomobilin bulunduğu noktada inceleme gerçekleştirdi. Kaza nedeniyle ulaşımın kontrollü sağlandığı bölümde, aracın kaldırılması için çalışma yürütüldü.</p>

<p>Afyonkarahisar-Kütahya kara yolu, şehirler arası ulaşımın yanı sıra çevredeki yerleşimlere erişim açısından da yoğun kullanılan güzergâhlar arasında bulunuyor. Bu tür kazalarda olay yeri güvenliğinin hızlı şekilde sağlanması, hem yaralılara müdahaleyi kolaylaştırıyor hem de ikinci bir kaza riskini azaltıyor.</p>

<p>Afyon trafik kazasının kesin nedeni, araç ve yol koşullarına ilişkin yapılacak incelemenin ardından netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afyon-trafik-kazasinda-refuje-devrilen-otomobilde-5i-cocuk-8-yarali</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/acil.jpg" type="image/jpeg" length="36720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peskov: Ukrayna krizinin çözümüne ilişkin somut gelişme yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-ukrayna-krizinin-cozumune-iliskin-somut-gelisme-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/peskov-ukrayna-krizinin-cozumune-iliskin-somut-gelisme-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna krizinin çözümüne yönelik yeni tekliflerle ilgili somut gelişme olmadığını açıkladı. Peskov, Kuzey Kore iddialarına da yanıt verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy Peskov</strong>, başkent Moskova'da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Peskov, Ukrayna krizinin çözümüne yönelik yeni girişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Ukrayna krizine ilişkin açıklama yaptı</strong></h2>

<p>Peskov, Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir Zelenskiy</strong>'nin ABD'de gerçekleştireceği görüşmelerde hava ateşkesi konusunun ele alınacağı yönündeki iddiaları değerlendirdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, "Bu konuda somut bir gelişme yok. Yeni formüller ve tekliflerle ilgili de somut bir gelişme yok" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kuzey Kore iddiasına yanıt verdi</strong></h3>

<p>Peskov, Zelenskiy'nin <strong>Rusya</strong>'nın Ukrayna'daki çatışmalara yaklaşık 30 bin Kuzey Koreli askeri dahil etmeyi planladığı yönündeki iddiasına da değindi.</p>

<p>Söz konusu açıklamaları yorumlamaya gerek duymadığını belirten Peskov, Rusya'nın planları hakkında konuşmanın Zelenskiy'nin görevi olmadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Rus ticari gemileriyle ilgili değerlendirme</strong></h3>

<p>Rus ticari gemilerinin silahlandırılması ihtimaline ilişkin soruyu da yanıtlayan Peskov, Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>'in Deniz Kuvvetlerine, Rus gemilerine el koyma girişimlerine karşı gerekli tedbirlerin alınması yönünde talimat verdiğini söyledi.</p>

<p>Uluslararası deniz hukukuna göre ticari gemilerin silahlandırılamayacağını belirten Peskov, buna karşın Rus donanmasının ticari gemilerin korunmasına yönelik ilave güvenlik önlemleri alabileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/peskov-ukrayna-krizinin-cozumune-iliskin-somut-gelisme-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kremlin-sozcusu-peskov-ukrayna-krizinin-cozumune-yonelik-yeni-tekliflerle-ilgili-somut-gelisme-yok.png" type="image/jpeg" length="12697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Komedyen Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/komedyen-deniz-goktasin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/komedyen-deniz-goktasin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 3 Temmuz'dan bu yana tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş'ın avukatlarının tutuklama kararına yaptığı itirazı reddetti. Mahkeme, tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek itirazın reddine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, <strong>3 Temmuz'dan bu yana tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna yapılan itirazı reddetti</strong>. Mahkeme, tutuklama kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararda değişiklik yapılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığına hükmetti.</p>

<p>Deniz Göktaş, YouTube'da yayımlanan ve 13 milyondan fazla kişinin izlediği <strong>"Ölü Deniz"</strong> adlı stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla tutuklanmıştı.</p>

<p>Göktaş'ın gözaltına alınma sürecindeki mizansen görüntüleri ve tutuklanmasının ardından "kuyu tipi" olarak nitelendirilen Tekirdağ Karatepe Cezaevi'ne gönderilmesi kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.</p>

<h2><strong>Avukatları tahliye talep etti</strong></h2>

<p>Tutukluluğunun 24. gününde Göktaş'ın avukatları, İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği'ne sunulmak üzere tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulundu.</p>

<p>İtiraz dilekçesinde, Göktaş'ın hakkındaki soruşturmayı öğrenmesinin ardından tatilini yarıda keserek yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğüne dikkat çekildi. Dilekçede, tutuklama kararında yasaya uygun somut bir <strong>"tutuklama nedeni"</strong> gösterilmediği ve kaçma şüphesinin bulunmadığının hakimlikçe de zımnen kabul edildiği savunuldu.</p>

<p>Avukatlar ayrıca, tutuklama gerekçeleri arasında yer alan <strong>"eylemin toplumda oluşturduğu olumsuz tepki ve duygular"</strong>ifadesinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda bir karşılığının bulunmadığını belirterek, kararın hukuki temelden yoksun olduğunu öne sürdü.</p>

<h3><strong>"Suç vasfı tutuklama için zorlandı"</strong></h3>

<p>İtiraz dilekçesinde, soruşturmanın ilk olarak tutuklama yasağı kapsamında kalan TCK'nin 216/3. maddesindeki <strong>"dini değerleri aşağılama"</strong> suçu kapsamında başlatıldığı, ancak tutuklama kararı çıkarılabilmesi amacıyla suç vasfının TCK'nin 216/1. maddesindeki <strong>"halkı kin ve düşmanlığa tahrik"</strong> suçuna dönüştürüldüğü savunuldu.</p>

<p>Göktaş'ın avukatları, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre "diktatör" ifadesinin tek başına Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturmayacağını, gösterideki diğer ifadelerin ise kara mizah ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Avukatlar, yaklaşık 3 yıldır 198 kez sahnelenen gösterinin kamu düzenini bozacak açık ve yakın bir tehlikeye yol açmadığını da ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mahkemeden ret kararı</strong></h3>

<p>Avukatların ayrıntılı itiraz dilekçesine rağmen mahkeme, tutukluluğa itirazı kısa bir kararla reddetti.</p>

<p>İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, <strong>"kararın usul ve yasaya uygun olması, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmemesi ve mevcut delil durumu"</strong> gerekçeleriyle itirazın yerinde olmadığına karar verdi.</p>

<p>Böylece Deniz Göktaş'ın tutukluluğunun devamına hükmedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/komedyen-deniz-goktasin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/87f9baf5-2712-4876-8a4a-44e3b845ae66jpg.webp" type="image/jpeg" length="10341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daniele Santarelli'den Türk voleyboluna altın dokunuş: Uluslararası başarılar damga vurdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/daniele-santarelliden-turk-voleyboluna-altin-dokunus-uluslararasi-basarilar-damga-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/daniele-santarelliden-turk-voleyboluna-altin-dokunus-uluslararasi-basarilar-damga-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı, uluslararası organizasyonlarda kazandığı başarılarla Türk voleybolunda dikkat çeken bir döneme imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026 FIVB Milletler Ligi</strong> (<strong>VNL</strong>) final karşılaşmasında <strong>Brezilya</strong>'yı 3-1'lik skorla geçerek şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımı, başantrenör <strong>Daniele Santarelli</strong> idaresindeki 4. madalyasını (3 altın ve 1 gümüş) müzesine götürdü.</p>

<p>Ay-yıldızlı ekibin teknik direktörlüğüne 27 Aralık 2022 tarihinde getirilen 45 yaşındaki İtalyan çalıştırıcı Daniele Santarelli, 2023 ve 2026 senelerinde FIVB Milletler Ligi ile 2023 CEV Avrupa Şampiyonası'nda birincilik yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milli takım, Daniele Santarelli yönetiminde 2024 Paris Olimpiyat Oyunları'nı 4. sırada bitirip tarihinde ilk kez yarı final seviyesine çıkarken 2025 Dünya Şampiyonası'nda ise ikinci sırayı alarak gümüş madalya kazandı.</p>

<h2><strong>Daniele Santarelli idaresinde Türkiye'nin altın yılı</strong></h2>

<p>İtalyan başantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2023 senesinde iki büyük turnuvada altın madalya elde ederek tarihinin en başarılı dönemlerinden birine imza attı.</p>

<p>Daniele Santarelli ile 2023 Milletler Ligi finalinde Çin'i 3-1 yenen ay-yıldızlılar, şampiyonluk ipini göğüsleyerek organizasyondaki ilk altın madalyasını elde etti.</p>

<p>Milli takım, aynı sene gerçekleştirilen CEV Avrupa Şampiyonası finalinde ise Sırbistan'ı 3-2 mağlup ederek tarihinde ilk defa Avrupa şampiyonluğuna ulaştı. Türkiye, 2023 yılında FIVB Dünya Sıralaması'nın ilk sırasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Daniele Santarelli ile olimpiyatlarda tarihi başarı ve Dünya Şampiyonası finali</strong></h3>

<p>Daniele Santarelli idaresindeki Türkiye, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları'nda yarı finale yükselerek tarihi bir dereceye imza attı. Milli takım Dünya Kupası adıyla organize edilen olimpiyat elemelerinde yenilgisiz lider oldu. Tarihinde ilk kez olimpiyat yarı finaline çıkan ay-yıldızlı ekip, üçüncülük müsabakasında Brezilya'da 3-1 mağlup olarak organizasyonu 4. sırada tamamladı.</p>

<p>Milli takım, 2025 FIVB Dünya Şampiyonası'nda da başarılı çizgisini sürdürdü. Finalde İtalya'ya 3-2 yenilerek dünya ikincisi olan Türkiye, turnuvadaki ilk madalyasını İtalyan çalıştırıcı idaresinde kazandı.</p>

<h3><strong>Daniele Santarelli ve VNL'de gelen bir kupa daha</strong></h3>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nde de kupanın sahibi oldu. Finalde Brezilya'yı 3-1 mağlup eden ay-yıldızlı ekip, organizasyonda ikinci, Daniele Santarelli idaresinde ise üçüncü altın madalyasına ulaştı. Böylelikle İtalyan başantrenör, Türkiye kariyerinde 3 altın ve 1 bronz madalya elde etti.</p>

<p>Daniele Santarelli, ay-yıldızlıların başında 84 resmi müsabakada görev aldı. Bu karşılaşmaların 64'ünden galibiyetle ayrılan milli takım, İtalyan teknik adam ile yüzde 76 galibiyet yüzdesi yakaladı.</p>

<p>Daniele Santarelli idaresinde en fazla müsabakaya Milletler Ligi'nde çıkan Türkiye, 56 karşılaşmada 40 galibiyet alırken Dünya Şampiyonası'nda 6 galibiyet ve 1 yenilgi yaşadı. Olimpiyat elemelerinde 7 maçın tamamını kazanan milli takım, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları'nı 3'er galibiyet ve mağlubiyetle tamamladı. Ay-yıldızlı ekip Daniele Santarelli ile 2023 Avrupa Şampiyonası'nda ise 8'de 8 yaparak şampiyonluğa ulaştı.</p>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 VNL şampiyonluğunun ardından gözünü Avrupa Şampiyonası'na çevirdi. Daniele Santarelli yönetimindeki Türkiye, 21 Ağustos-6 Eylül tarihlerinde bir grubu ve finalleri İstanbul'da oynanacak 2026 Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya için parkeye çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/daniele-santarelliden-turk-voleyboluna-altin-dokunus-uluslararasi-basarilar-damga-vurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/daniele-santarelliden-turk-voleyboluna-altin-dokunus.png" type="image/jpeg" length="85433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DMM: Türkiye'nin savunma tedarikinin engellendiği iddiası gerçeği yansıtmıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dmm-turkiyenin-savunma-tedarikinin-engellendigi-iddiasi-gercegi-yansitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dmm-turkiyenin-savunma-tedarikinin-engellendigi-iddiasi-gercegi-yansitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DMM, Yunanistan'ın Türkiye'nin füze ve savunma mühimmatı tedarik süreçlerini engellediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, savunma tedarik süreçlerinin kesintisiz sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM)</strong>, son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan, "<strong>Yunanistan</strong>'ın diplomatik girişimler ve gizli hamlelerle Türkiye'nin çeşitli füze ve savunma mühimmatı tedarik süreçlerini engellediği" yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.</p>

<h2><strong>İddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi</strong></h2>

<p>DMM tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu bildirildi. Açıklamada, <strong>Türkiye</strong>'nin savunma sanayisinde benimsediği yerli ve milli üretim anlayışı sayesinde kritik mühimmat, füze ve savunma sistemlerine yönelik ihtiyacının büyük bölümünü kendi imkanlarıyla karşıladığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Savunma tedarik süreçlerinin sürdüğü vurgulandı</strong></h3>

<p>Açıklamada, uluslararası pazarlarda yürütülen savunma tedarik ve iş birliği süreçlerinin de devletler arasındaki hukuki mutabakatlar ile stratejik planlamalar doğrultusunda sorunsuz ve kesintisiz şekilde devam ettiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kamuoyuna resmi açıklamaların takip edilmesi çağrısı</strong></h3>

<p>DMM, basında veya üçüncü taraf kaynaklarda zaman zaman yer alan bu tür haberlerin kamuoyunu manipüle etmeye ve asılsız algı oluşturmaya yönelik dezenformasyon faaliyetleri olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, kamuoyunun yalnızca ilgili resmi kurumlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dmm-turkiyenin-savunma-tedarikinin-engellendigi-iddiasi-gercegi-yansitmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dmmturkiyenin-savunma-tedarikinin-engellendigi-iddiasi-gercegi-yansitmiyor.png" type="image/jpeg" length="17304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de IMAX 70 mm var mı? Türkiye'de kaç IMAX salonu var? The Odyssey hangi IMAX salonlarında izlenebilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-imax-70-mm-var-mi-turkiyede-kac-imax-salonu-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-imax-70-mm-var-mi-turkiyede-kac-imax-salonu-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de IMAX salonu var mı? Türkiye'de kaç IMAX salonu var ve IMAX 70 mm Türkiye'de bulunuyor mu? Christopher Nolan'ın The Odyssey filmiyle yeniden gündeme gelen IMAX teknolojisi, dev perde, yüksek çözünürlüklü görüntü ve gelişmiş ses sistemiyle dikkat çekiyor. İşte Türkiye'deki IMAX salonları, hizmet verdikleri şehirler, IMAX ile normal sinema arasındaki fark ve The Odyssey filminin Türkiye'de hangi formatta izlenebileceğine ilişkin merak edilen tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi <strong>The Odyssey</strong>, yalnızca sinema dünyasında değil, Türkiye'deki sinemaseverler arasında da IMAX teknolojisine yönelik ilgiyi artırdı. Tamamı IMAX film kameralarıyla çekilen ilk uzun metraj yapım olarak öne çıkan filmin vizyona girmesiyle birlikte <strong>"Türkiye'de IMAX salonu var mı?"</strong>, <strong>"Türkiye'de kaç IMAX salonu var?"</strong>, <strong>"The Odyssey hangi IMAX salonlarında izlenebilir?"</strong> ve <strong>"Türkiye'de IMAX 70 mm var mı?"</strong> soruları en çok araştırılan konular arasında yer aldı.</p>

<p>Türkiye'de 2026 yılı itibarıyla <strong>10 IMAX salonu</strong> faaliyet gösteriyor. Bu salonlar Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Adana'da sinemaseverlere hizmet verirken, ülkede filmin çekildiği orijinal format olan <strong>IMAX 70 mm (15/70)</strong> projeksiyon sistemine sahip herhangi bir sinema salonu bulunmuyor. Buna rağmen dijital IMAX ve IMAX with Laser teknolojisi kullanan salonlar, standart sinema salonlarına göre daha gelişmiş görüntü ve ses kalitesi sunuyor.</p>

<p><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-c827ea01905ce89185c1b35e6b3b797bjpg.webp" width="864" /></p>

<h2><strong>Türkiye'de IMAX Salonu Var mı?</strong></h2>

<p>Evet. Türkiye'de IMAX teknolojisini kullanan sinema salonları bulunuyor. 2026 yılı itibarıyla toplam <strong>10 IMAX salonu</strong>, büyük perde yapısı, gelişmiş projeksiyon sistemi ve güçlü ses altyapısıyla hizmet veriyor.</p>

<p>Özellikle Christopher Nolan'ın <strong>The Odyssey</strong> filmiyle birlikte IMAX salonlarına olan ilgi yeniden artarken, sinemaseverler yaşadıkları şehirlerde IMAX salonu olup olmadığını araştırıyor. Türkiye'deki salonlarda dijital IMAX ve IMAX with Laser teknolojileri kullanılıyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 5Fa841C0Fd72F2D17Ac31131Cb6Baebe.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-5fa841c0fd72f2d17ac31131cb6baebejpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>IMAX Nedir?</strong></h3>

<p>IMAX, standart sinema salonlarına göre daha büyük perde, daha yüksek çözünürlüklü görüntü ve gelişmiş ses sistemi sunan özel bir sinema teknolojisidir.</p>

<p>Bu sistem yalnızca projeksiyon cihazından ibaret değildir. Salon mimarisi, perde boyutu, koltuk yerleşimi, ses sistemi ve görüntü oranı da IMAX deneyiminin bir parçasını oluşturur.</p>

<p>IMAX kameralarıyla çekilen filmlerde yönetmenin kaydettiği görüntünün daha büyük bölümü perdeye aktarılabilir. Böylece izleyici standart salonlarda görülemeyen daha geniş bir görüntü alanını deneyimleyebilir.</p>

<p>IMAX teknolojisinin öne çıkan özellikleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Dev ekran tasarımı</li>
 <li>Daha geniş görüş açısı</li>
 <li>Daha yüksek çözünürlük</li>
 <li>Güçlü kontrast ve parlaklık</li>
 <li>Hassas ayarlanmış çok kanallı ses sistemi</li>
 <li>IMAX formatına uygun görüntü oranı</li>
</ul>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-bbab0ce3b370a4cb10eeae3a49b65614jpg.webp" width="864" /></h3>

<h3><strong>IMAX İle Normal Sinema Arasındaki Fark Nedir?</strong></h3>

<p>IMAX teknolojisini standart sinema salonlarından ayıran en önemli unsur görüntü ve ses kalitesidir.</p>

<p>Başlıca farklar şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>Daha büyük perde kullanılması</li>
 <li>İzleyiciyi çevreleyen salon tasarımı</li>
 <li>Yüksek çözünürlüklü projeksiyon sistemi</li>
 <li>Daha parlak görüntü</li>
 <li>Daha yüksek kontrast</li>
 <li>Çok kanallı gelişmiş ses sistemi</li>
 <li>IMAX kameralarıyla çekilen sahnelerde daha geniş görüntü alanı</li>
</ul>

<p>Bu nedenle özellikle aksiyon, bilim kurgu, macera ve görsel efekt ağırlıklı filmler IMAX salonlarında daha farklı bir izleme deneyimi sunuyor.</p>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="696" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150419-1.png" width="1134" /></h3>

<h3><strong>The Odyssey Neden IMAX Teknolojisiyle Gündeme Geldi?</strong></h3>

<p>Christopher Nolan'ın yönettiği <strong>The Odyssey</strong>, sinema teknolojisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak gösteriliyor.</p>

<p>Film, tamamı IMAX film kameralarıyla çekilen ilk uzun metraj yapım olma özelliğini taşıyor. Nolan daha önce <strong>The Dark Knight</strong>, <strong>Dunkirk</strong>, <strong>Tenet</strong> ve <strong>Oppenheimer</strong> gibi filmlerinde IMAX kameralarını belirli sahnelerde kullanmıştı. Ancak bu kez yapımın tamamı aynı formatta çekildi.</p>

<p>Yapım sürecinde yaklaşık <strong>2,1 milyon fit (yaklaşık 640 kilometre)</strong> IMAX film kullanıldığı belirtiliyor. Gösterim için hazırlanan <strong>IMAX 70 mm</strong> film kopyasının ise yaklaşık <strong>17 kilometre uzunluğunda</strong> ve <strong>240 kilogram</strong> ağırlığında olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Filmde dijital efekt yerine mümkün olduğunca gerçek dekorlar ve pratik efektler tercih edilirken, analog IMAX film kullanımı sayesinde yüksek görüntü kalitesinin hedeflendiği aktarılıyor.</p>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="846" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150636.png" width="1622" /></h3>

<h3><strong>The Odyssey Gerçek IMAX Formatında Kaç Salonda Gösterilecek?</strong></h3>

<p>Sinema sektöründe paylaşılan teknik bilgilere göre <strong>The Odyssey</strong>, çekildiği <strong>IMAX 70 mm (15/70)</strong> formatında dünyada yalnızca <strong>41 sinema salonunda</strong> gösterilebilecek.</p>

<p>Bu salonların sayısının sınırlı olmasının nedeni, IMAX 70 mm projeksiyon sistemlerinin kurulum ve işletme maliyetlerinin yüksek olması ve yalnızca belirli sinema merkezlerinde bulunması.</p>

<p>Dünyanın büyük bölümündeki IMAX salonlarında ise film dijital IMAX veya IMAX with Laser formatlarında gösterilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="846" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150636.png" width="1622" /></h3>

<h3><strong>Türkiye'de Kaç IMAX Salonu Var ve Nerelerde Bulunuyor?</strong></h3>

<p>2026 yılı itibarıyla Türkiye genelinde faaliyet gösteren <strong>10 IMAX salonu</strong> bulunuyor.</p>

<h3><strong>Ankara</strong></h3>

<ul>
 <li>Paribu Cineverse ANKAmall IMAX</li>
 <li>World Cinezone Ankara Gordion IMAX</li>
 <li>Panora AVM IMAX</li>
</ul>

<h3><strong>İstanbul</strong></h3>

<ul>
 <li>Paribu Cineverse İstinyePark IMAX</li>
 <li>Paribu Cineverse Marmara Park IMAX</li>
 <li>Paribu Cineverse Akasya IMAX</li>
 <li>Paribu Cineverse Hilltown IMAX</li>
 <li>World Cinezone Marmara Forum IMAX</li>
</ul>

<h3><strong>İzmir</strong></h3>

<ul>
 <li>Paribu Cineverse MaviBahçe IMAX</li>
</ul>

<h3><strong>Bursa</strong></h3>

<ul>
 <li>Paribu Cineverse Sur Yapı Marka IMAX</li>
</ul>

<h3><strong>Adana</strong></h3>

<ul>
 <li>Paribu Cineverse M1 Adana IMAX</li>
</ul>

<p>Bu salonlar dijital IMAX ve IMAX with Laser projeksiyon teknolojileriyle hizmet veriyor.</p>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="554" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150236.png" width="1380" /></h3>

<h3><strong>Türkiye'de IMAX 70 mm Var mı?</strong></h3>

<p>Sinemaseverlerin en çok araştırdığı sorulardan biri de <strong>"Türkiye'de IMAX 70 mm var mı?"</strong> oluyor.</p>

<p>Mevcut durumda Türkiye'de <strong>IMAX 70 mm (15/70)</strong> projeksiyon sistemine sahip herhangi bir sinema salonu bulunmuyor. Bu nedenle <strong>The Odyssey</strong>, Türkiye'deki IMAX salonlarında dijital IMAX veya IMAX with Laser formatlarında gösterilecek.</p>

<p>Filmin çekildiği orijinal 70 mm deneyimi ise yalnızca dünyadaki sınırlı sayıdaki sinema salonunda yaşanabilecek.</p>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="554" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150220.png" width="1380" /></h3>

<h3><strong>The Odyssey Türkiye'de Hangi IMAX Salonlarında İzlenebilir?</strong></h3>

<p>Filmin Türkiye dağıtım programına göre <strong>The Odyssey</strong>, IMAX gösteriminin planlandığı şehirlerde bulunan IMAX salonlarında izlenebilecek.</p>

<p>Gösterim programı sinema işletmecilerinin haftalık vizyon planlamasına göre değişebileceği için seans bilgileri ilgili sinema zincirlerinin resmi internet siteleri ve mobil uygulamaları üzerinden takip edilebiliyor.</p>

<p>Türkiye'deki IMAX salonlarında film, dijital IMAX veya IMAX with Laser teknolojisiyle gösterilecek.</p>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-3f09aa5677f842306593131e422b36eejpg.webp" width="864" /></h3>

<h3><strong>IMAX Teknolojisi Hangi Filmlerde Daha Fazla Tercih Ediliyor?</strong></h3>

<p>IMAX formatı özellikle görsel anlatımın güçlü olduğu yapımlarda tercih ediliyor.</p>

<p>Bu teknoloji en çok şu türlerde öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Aksiyon filmleri</li>
 <li>Bilim kurgu yapımları</li>
 <li>Macera filmleri</li>
 <li>Doğa ve uzay belgeselleri</li>
 <li>Büyük bütçeli görsel efekt ağırlıklı yapımlar</li>
</ul>

<p>Christopher Nolan, Denis Villeneuve ve James Cameron gibi yönetmenler, hikâyenin etkisini artırmak amacıyla IMAX teknolojisini kullanan yönetmenler arasında yer alıyor.</p>

<h3><img alt="The Odyssey sinema" class="detail-photo img-fluid" height="554" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150256.png" width="1192" /></h3>

<h3><strong>IMAX Salonlarına İlgi Artıyor</strong></h3>

<p>Görüntü ve ses teknolojilerindeki gelişmeler, IMAX salonlarına olan ilgiyi her geçen yıl artırıyor. Özellikle <strong>The Odyssey </strong>gibi IMAX kameralarıyla çekilen filmlerin vizyona girmesiyle birlikte sinemaseverler, <strong>"Türkiye'de IMAX salonu var mı?"</strong>, <strong>"Türkiye'de kaç IMAX salonu var?"</strong> ve <strong>"IMAX 70 mm Türkiye'de bulunuyor mu?"</strong> sorularına yanıt aramaya devam ediyor.</p>

<p>Bugün itibarıyla Türkiye'de hizmet veren 10 IMAX salonu, dijital IMAX ve IMAX with Laser teknolojileriyle yüksek çözünürlüklü görüntü, gelişmiş ses sistemi ve büyük perde deneyimi sunuyor. Ancak filmin çekildiği orijinal <strong>IMAX 70 mm</strong> formatını destekleyen bir sinema salonu Türkiye'de bulunmuyor. Bu nedenle Türkiye'deki izleyiciler <strong>The Odyssey </strong>filmini dijital IMAX altyapısıyla izleme imkânına sahip olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-imax-70-mm-var-mi-turkiyede-kac-imax-salonu-var</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-150327-1.png" type="image/jpeg" length="91981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-2027 Okul Kayıtları Hangi Tarihte Başlıyor? İlkokul, Ortaokul ve Lise Kayıt Süreci Nasıl İşleyecek? MEB Takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-okul-kayitlari-hangi-tarihte-basliyor-ilkokul-ortaokul-ve-lise-kayit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-okul-kayitlari-hangi-tarihte-basliyor-ilkokul-ortaokul-ve-lise-kayit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 okul kayıtları ne zaman başlayacak? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan çalışma takvimine göre anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise kayıt tarihleri netleşti. e-Okul, e-Devlet okul kayıt sorgulama ekranı, LGS lise kayıt takvimi, nakil başvuruları ve 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlangıç tarihi ile ilgili merak edilen tüm ayrıntılar belli oldu. Veliler kayıt sürecini hangi tarihlerde ve nasıl takip edecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde milyonlarca veli ve öğrencinin merakla beklediği <strong>okul kayıt tarihleri</strong>, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan çalışma takvimiyle netleşti. Bakanlığın açıklamasına göre anaokulu, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5. sınıf ve liseye başlayacak öğrencilerin kayıt işlemleri belirlenen takvim doğrultusunda yürütülecek. İlkokul ve ortaokul kayıtları adrese dayalı sistem üzerinden otomatik olarak gerçekleştirilirken, liseye yerleşen öğrencilerin kayıtları ise LGS yerleştirme sonuçlarının ardından sistem üzerinden tamamlanacak.</p>

<p>Veliler, çocuklarının kayıt durumunu <strong>e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi</strong> ile <strong>e-Devlet okul kayıt sorgulama hizmeti </strong>üzerinden öğrenebilecek. MEB, kayıt işlemlerinin büyük bölümünün otomatik yürütüleceğini belirtirken, nakil başvuruları ve lise yerleştirme süreci için de ayrı bir takvim yayımladı.</p>

<h2><strong>2026 Okul Kayıtları Ne Zaman Başlıyor?</strong></h2>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı çalışma takvimine göre okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kayıt işlemleri yaz dönemi boyunca e-Okul sistemi üzerinden yürütülüyor.</p>

<p>Özellikle ilk kez okula başlayacak öğrencilerin velileri, çocuklarının hangi okula yerleştirildiğini e-Devlet üzerinden sunulan adrese dayalı okul kayıt sorgulama hizmeti aracılığıyla görüntüleyebiliyor. Yerleştirmeler öğrencilerin ikamet adresleri esas alınarak otomatik şekilde gerçekleştiriliyor.</p>

<p><img alt="Okullarda ders zili bugün çalıyor: Ortak ders " finansal="" okuryazarl="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-e846c6dd146937116d3ecd6a1dc12b04.jpg" /></p>

<h3><strong>2026 İlkokul Ve Anaokulu Kayıt Tarihleri</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıkladığı takvime göre <strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı ilkokul 1. sınıf ve anaokulu kayıtları Temmuz 2026 itibarıyla başladı.</strong></p>

<p>İlkokul kayıtlarında velilerin ayrıca okula başvuru yapmasına gerek bulunmuyor. Bakanlık, öğrencileri Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre ilgili okullara otomatik olarak yerleştiriyor.</p>

<p>Veliler çocuklarının hangi okula kayıt edildiğini şu kanallar üzerinden öğrenebiliyor:</p>

<ul>
 <li>e-Devlet okul kayıt sorgulama hizmeti</li>
 <li>e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi</li>
 <li>İlgili okul müdürlükleri</li>
</ul>

<p>Bu sistem sayesinde kayıt işlemleri elektronik ortamda tamamlanırken, gereksiz belge ve başvuru yükünün azaltılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Ortaokul 5. Sınıf Kayıt Süreci Nasıl İşliyor?</strong></h3>

<p>MEB takvimine göre <strong>ortaokul 5. sınıf kayıt işlemleri 1 Temmuz 2026 tarihinde başladı.</strong></p>

<p>Devlet ortaokullarında kayıtlar da ilkokullarda olduğu gibi otomatik sistem üzerinden gerçekleştiriliyor. Öğrenciler, ikamet adreslerine göre belirlenen eğitim kurumlarına yerleştiriliyor.</p>

<p>Veliler kayıt sonuçlarını:</p>

<ul>
 <li>e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi</li>
 <li>Okul müdürlükleri</li>
</ul>

<p>üzerinden takip edebiliyor.</p>

<p>Kayıt işlemlerinin tamamlanmasının ardından, yönetmelikte belirtilen şartları sağlayan öğrenciler için nakil başvuruları da alınabilecek.</p>

<p><img alt="MEB’den veli randevu sistemine güvenlik güncellemesi: Okullar da randevu oluşturabilecek" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/okul-silahli-saldiri.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 Lise Kayıtları Ne Zaman Yapılacak?</strong></h3>

<p>Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında herhangi bir liseye yerleşen öğrencilerin kayıtları, yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesinin ardından otomatik olarak gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkezi sınav puanıyla ya da yerel yerleştirme kapsamında bir okula yerleşen adayların ayrıca kayıt yaptırmasına gerek bulunmuyor. Kayıt işlemleri MEB sistemi üzerinden tamamlanıyor.</p>

<p>Bakanlığın açıkladığı takvime göre lise yerleştirme ve nakil süreci şu şekilde ilerleyecek:</p>

<ul>
 <li><strong>Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar:</strong> 5 Ağustos 2026</li>
 <li><strong>Birinci nakil tercih başvuruları:</strong> 5-7 Ağustos 2026</li>
 <li><strong>Birinci nakil sonuçları:</strong> 10 Ağustos 2026</li>
 <li><strong>İkinci nakil tercih başvuruları:</strong> 10-12 Ağustos 2026</li>
 <li><strong>İkinci nakil sonuçları:</strong> 14 Ağustos 2026</li>
 <li><strong>İl ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonu başvuruları:</strong> 17-26 Ağustos 2026</li>
</ul>

<p>Bu süreç sonunda herhangi bir liseye yerleşemeyen öğrencilerin başvuruları il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca değerlendirilecek.</p>

<h3><strong>2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Ne Zaman Başlayacak?</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan çalışma takvimine göre öğretmenlerin mesleki çalışmaları <strong>1 Eylül 2026 </strong>tarihinde başlayacak.</p>

<p>Öğrenciler ise <strong>14 Eylül 2026 Pazartesi günü</strong> ders başı yapacak. Böylece 2026-2027 eğitim öğretim yılı resmen başlamış olacak.</p>

<p><img alt="Uluslararası Kardeş Okul Uygulaması yürürlüğe girdi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-d94ea0114506f84b26ab0838a6fbed53-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026-2027 MEB Eğitim Öğretim Takvimi</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan resmi takvimde eğitim yılına ilişkin önemli tarihler şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li><strong>Öğretmenlerin mesleki çalışmaları:</strong> 1 Eylül 2026</li>
 <li><strong>Okulların açılış tarihi:</strong> 14 Eylül 2026</li>
 <li><strong>Birinci dönem başlangıcı:</strong> 14 Eylül 2026</li>
 <li><strong>Birinci ara tatil:</strong> 16-20 Kasım 2026</li>
 <li><strong>Yarıyıl tatili:</strong> 25 Ocak-5 Şubat 2027</li>
 <li><strong>İkinci dönem başlangıcı:</strong> 8 Şubat 2027</li>
 <li><strong>İkinci ara tatil:</strong> 8-12 Mart 2027</li>
 <li><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılının sona ermesi:</strong> 25 Haziran 2027</li>
</ul>

<h3><strong>Veliler Kayıt Sürecinde Nelere Dikkat Etmeli?</strong></h3>

<p>MEB'in uyguladığı otomatik kayıt sistemi nedeniyle devlet okullarına kayıt yaptıracak velilerin çoğu durumda ayrıca başvuru yapmasına gerek bulunmuyor. Ancak kayıt bilgilerinin doğruluğunun kontrol edilmesi, ikamet adresi bilgilerinin güncel olması ve e-Okul ile e-Devlet üzerinden kayıt durumunun takip edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>LGS kapsamında liseye yerleşen öğrencilerin ise yerleştirme sonuçlarını ve nakil takvimini yakından takip etmeleri gerekiyor. Özellikle boş kontenjan ilanları ile nakil başvuru tarihleri, okul değişikliği yapmak isteyen öğrenciler açısından belirleyici oluyor.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, kayıt süreçlerinin tamamının resmi takvim doğrultusunda yürütüleceğini belirterek velilerin yalnızca <strong>MEB</strong>, <strong>e-Okul</strong> ve <strong>e-Devlet</strong> üzerinden yapılan resmi duyuruları esas almalarını tavsiye ediyor. Böylece kayıt, yerleştirme ve nakil işlemleri güncel takvime uygun şekilde takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-2027-okul-kayitlari-hangi-tarihte-basliyor-ilkokul-ortaokul-ve-lise-kayit</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-516ca6254c3f591be9436396000c9ae5jpg.webp" type="image/jpeg" length="56960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa ve İspanya'daki yangınlara AB desteği: Çok sayıda hava aracı görevlendirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransa-ve-ispanyadaki-yanginlara-ab-destegi-cok-sayida-hava-araci-gorevlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransa-ve-ispanyadaki-yanginlara-ab-destegi-cok-sayida-hava-araci-gorevlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB, Fransa ve İspanya'da devam eden orman yangınları nedeniyle Sivil Koruma Mekanizması kapsamında uçak, helikopter, personel ve ekipman desteği sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (<strong>AB</strong>), <strong>Fransa</strong> ve <strong>İspanya</strong>'da etkisini sürdüren orman yangınlarına yönelik destek çalışmalarını artırdı. AB Komisyonu, devam eden yangınlar nedeniyle iki ülkede hava ve kara unsurlarının görevlendirildiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>Fransa ve İspanya'daki yangınlara uluslararası destek</strong></h2>

<p>AB Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, Fransa ve İspanya'daki <strong>orman yangınları</strong>nın <strong>Avrupa</strong>'daki en büyük tahliye operasyonlarından birine neden olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, iki ülkede 300 binden fazla kişinin yangınlar nedeniyle yer değiştirmek zorunda kaldığı aktarıldı.</p>

<p>Fransa'daki yangınlarla mücadele için Çekya, Hırvatistan, Almanya, Portekiz, Slovakya, İsveç ve Türkiye'den 7 uçak ile 4 helikopterin bölgeye gönderildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Türkiye'den yangın söndürme desteği</strong></h3>

<p>AB açıklamasında, Fransa'ya gönderilen hava araçlarının önemli bölümünün rescEU yangın söndürme filosu kapsamında görev yaptığı ifade edildi.</p>

<p>İspanya'daki yangınlara müdahale için ise Yunanistan, İtalya ve Türkiye'den 6 uçağın seferber edildiği belirtildi. Portekiz'in de 134 personel ve 41 araçla çalışmalara destek verdiği kaydedildi.</p>

<p>Türkiye, İspanya'daki orman yangınlarıyla mücadele kapsamında daha önce 2 yangın söndürme uçağı görevlendirmişti.</p>

<h3><strong>Copernicus uydu hizmeti sahadaki çalışmaları destekliyor</strong></h3>

<p>AB Komisyonu, Copernicus uydu hizmetinin yangın bölgelerinde hızlı acil durum haritaları sağlayarak müdahale çalışmalarına katkı sunduğunu açıkladı.</p>

<p>Açıklamada, AB'nin Fransız ve İspanyol makamlarıyla koordinasyon halinde olduğu ve ihtiyaç duyulması halinde ek destek seçeneklerinin değerlendirildiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Fransa'da 98 bin hektardan fazla alan zarar gördü</strong></h3>

<p>Tarihinin en büyük yangın sezonlarından birini yaşayan Fransa'da yıl başından bu yana 98 bin hektardan fazla alanın yandığı bildirildi.</p>

<p>Gironde, <strong>Landes</strong> ve <strong>Var</strong> vilayetlerinde devam eden yangınların henüz kontrol altına alınamadığı belirtilirken, İspanya'nın Avila bölgesinde de yangınlardan etkilenen yerleşim yerlerinde tahliye çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransa-ve-ispanyadaki-yanginlara-ab-destegi-cok-sayida-hava-araci-gorevlendirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fransa-ve-ispanyanin-yanginla-mucadelesine-ab-destegi.png" type="image/jpeg" length="72461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 AÖF yaz okulu sınavı hangi gün yapılacak? Anadolu Üniversitesi AÖF yaz okulu sınav giriş belgesi yayımlandı mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-aof-yaz-okulu-sinavi-hangi-gun-yapilacak-anadolu-universitesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-aof-yaz-okulu-sinavi-hangi-gun-yapilacak-anadolu-universitesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AÖF yaz okulu sınavı, AÖF yaz okulu sınav giriş belgesi, Anadolu Üniversitesi AÖF sınav tarihi ve AÖF sınav yerleri öğrenciler tarafından yoğun şekilde araştırılıyor. Anadolu Üniversitesi'nin 2025-2026 akademik takvimine göre AÖF yaz okulu sınav tarihi netleşti. Peki AÖF yaz okulu sınavı ne zaman, sınav giriş belgesi yayımlandı mı, sınav yerleri ne zaman açıklanacak ve sonuçlar hangi tarihte ilan edilecek? İşte tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (<strong>AÖF</strong>) öğrencilerinin gündeminde <strong>AÖF yaz okulu sınavı</strong>, <strong>AÖF sınav giriş belgesi</strong>, <strong>AÖF sınav yerleri</strong> ve <strong>AÖF yaz okulu sınav tarihi</strong> yer alıyor. Yaz okuluna kayıt yaptıran binlerce öğrenci, başarısız olduğu dersleri tamamlamak veya mezuniyet şartlarını yerine getirmek için yapılacak sınava hazırlanırken, gözler Anadolu Üniversitesi tarafından yapılacak resmi duyurulara çevrildi.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi'nin yayımladığı <strong>2025-2026 akademik takvime</strong> göre yaz okulu süreci devam ederken sınav tarihi de kesinleşti. Öğrenciler ayrıca sınav giriş belgelerinin ne zaman erişime açılacağını ve sınav sonuçlarının hangi tarihte açıklanacağını araştırıyor.</p>

<h2><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavı Ne Zaman 2026?</strong></h2>

<p>Anadolu Üniversitesi tarafından yayımlanan akademik takvime göre <strong>2025-2026 öğretim yılı AÖF yaz okulu sınavı 22 Ağustos 2026 Cumartesi günü</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>29 Haziran 2026 tarihinde başlayan yaz okulu eğitim süreci, 22 Ağustos'ta yapılacak sınavın ardından tamamlanacak.</p>

<p>Yaz okuluna kayıt yaptıran öğrenciler, aldıkları derslerin final değerlendirmesine bu sınavla katılacak. Sınav sonunda başarılı olan öğrenciler, ilgili derslerden başarılı sayılarak akademik durumlarını güncelleyebilecek.</p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınav Giriş Belgesi Yayımlandı Mı?</strong></h3>

<p><strong>Hayır.</strong> Anadolu Üniversitesi tarafından <strong>AÖF yaz okulu sınav giriş belgesi</strong> henüz erişime açılmadı.</p>

<p>Sınav giriş belgelerinin sınav tarihinden önce Anadolu Üniversitesi'nin resmi <strong>AÖF Öğrenci Bilgi Sistemi</strong> üzerinden yayımlanması bekleniyor.</p>

<p>Belgenin yayımlanmasının ardından öğrenciler;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınava girecekleri okul,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Salon bilgisi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sıra numarası,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav saati</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi bilgilere sistem üzerinden ulaşabilecek.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi, sınav giriş belgelerinin yayımlandığını resmi internet sitesi ve öğrenci otomasyonu üzerinden duyuracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="aöf açıköğretim-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-7210783a46f9d6c3836a363f75bcb15f.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınav Yerleri Ne Zaman Açıklanacak?</strong></h3>

<p>Sınav yerlerine ilişkin resmi tarih henüz paylaşılmadı.</p>

<p>Geçmiş yıllardaki uygulamalara bakıldığında sınav giriş belgeleri genellikle sınavdan yaklaşık <strong>7 ila 10 gün önce</strong> erişime açılıyor.</p>

<p>Bu nedenle öğrencilerin Anadolu Üniversitesi'nin resmi internet sitesi ile AÖF Öğrenci Bilgi Sistemi'ni düzenli olarak takip etmeleri gerekiyor.</p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınav Giriş Belgesi Nasıl Alınır?</strong></h3>

<p>Sınav giriş belgesi yayımlandıktan sonra öğrenciler aşağıdaki adımları izleyerek belgelerine ulaşabilecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p><a href="https://aosogrenci.anadolu.edu.tr" rel="nofollow">Anadolu Üniversitesi AÖF Öğrenci Bilgi Sistemi'ne giriş yapın.</a></p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. Kimlik Numarası ve şifrenizle oturum açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>"Sınav İşlemleri" menüsüne girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav giriş belgesini görüntüleyerek yazdırın veya dijital olarak kaydedin.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sınava katılacak adayların sınav günü fotoğraflı sınav giriş belgesi ile birlikte geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulundurmaları gerekiyor.</p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınav Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi, yaz okulu sınav sonuçlarının açıklanacağı kesin tarihi henüz ilan etmedi.</p>

<p>Sınav değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından sonuçların AÖF Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden erişime açılması bekleniyor.</p>

<p>Önceki dönemlerde olduğu gibi sonuçların sınavın ardından kısa süre içerisinde açıklanması öngörülüyor. Ancak kesin tarih, yalnızca Anadolu Üniversitesi tarafından yapılacak resmi duyuruyla netleşecek.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-a6c2d1a55808b9fc3a5b870238f32dfa.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Ne Zaman Sona Erecek?</strong></h3>

<p>2025-2026 eğitim öğretim yılı yaz okulu dönemi, <strong>22 Ağustos 2026 Cumartesi günü</strong> gerçekleştirilecek sınavla birlikte sona erecek.</p>

<p>Sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrenciler;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ders başarı durumlarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Not ortalamalarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mezuniyet şartlarını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni dönem kayıt işlemlerini</p>
 </li>
</ul>

<p>kontrol edebilecek.</p>

<h3><strong>2026-2027 AÖF Güz Dönemi Kayıt Yenileme Ne Zaman?</strong></h3>

<p>Yaz okulu sınavının ardından öğrencilerin gündemindeki bir diğer konu ise <strong>AÖF kayıt yenileme tarihleri</strong>.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılı güz dönemi kayıt yenileme takvimi henüz yayımlanmadı.</p>

<p>Yeni akademik takvimin ilan edilmesiyle birlikte kayıt yenileme, ders seçimi ve kayıt işlemlerine ilişkin tarihler de netlik kazanacak.</p>

<h3><strong>AÖF Yaz Okulu Sınavına Girecek Öğrenciler İçin Hatırlatmalar</strong></h3>

<p>Sınava katılacak adayların sınav günü herhangi bir mağduriyet yaşamaması için;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınav giriş belgelerini önceden temin etmeleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezlerini kontrol etmeleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulundurmaları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav saatinden önce sınav binasında hazır olmaları</p>
 </li>
</ul>

<p>öneriliyor.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi tarafından yapılacak yeni duyurular doğrultusunda sınav giriş belgeleri ve sınav sonuçlarına ilişkin bilgiler güncellenecek.</p>

<p><img alt="aöf açıköğretim" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-5b276232e96f8fbb2c492aacccf1679f.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 AÖF Yaz Okulu Takvimi</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yaz okulu başlangıcı:</strong> 29 Haziran 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yaz okulu sınavı:</strong> 22 Ağustos 2026 Cumartesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav giriş belgesi:</strong> Henüz yayımlanmadı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav yerleri:</strong> Resmi duyuru bekleniyor</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sınav sonuçları:</strong> Anadolu Üniversitesi tarafından daha sonra açıklanacak</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yeni dönem kayıt yenileme:</strong> Akademik takvim yayımlandığında duyurulacak</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-aof-yaz-okulu-sinavi-hangi-gun-yapilacak-anadolu-universitesi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-ecaf17fa02c9a49441fd2c5a0a399d27.jpg" type="image/jpeg" length="17420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alacakları ödenmeyen Doruk Madencilik işçileri oturma eylemi başlattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/alacaklari-odenmeyen-doruk-madencilik-iscileri-oturma-eylemi-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/alacaklari-odenmeyen-doruk-madencilik-iscileri-oturma-eylemi-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türk Maden-İş üyesi işçiler, alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle Ankara'daki holding önünde oturma eylemi başlattı. Türk Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, alacakları hesaplara yatırılana kadar eylemi sürdüreceklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir'de Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, <strong>alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği</strong> gerekçesiyle Ankara'daki holding önünde oturma eylemi başlattı.</p>

<p>Beypazarı'ndan Ankara'ya gelen işçiler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmelerde, ödemelerin 23 Temmuz'da yapılacağının belirtilmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Halen bir ödeme yapılmadı”</strong></h2>

<p>İşçiler adına açıklama yapan Türk Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, yaklaşık 1,5 ay önce başlattıkları eylemin ardından yapılan görüşmelerde <strong>yaklaşık 580 kişinin kıdem tazminatının ödeneceği yönünde söz verildiğini</strong>, ancak ödemelerin yapılmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kocabıyık, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün burada toplanmamızın sebebi belli. Malum yine aynı şirket, yine aynı sorunla. Yaklaşık 1,5 ay önce başlatmış olduğumuz eylemde Beypazarı'nda emniyet güçleri tarafından G20 Zirvesi'nden dolayı Ankara'ya yürüyüşümüz engellendi. Yapılan görüşmeler hem Çalışma ve Enerji Bakanlığı'yla nezdinde şirket yetkilileri Temmuz 23'ünde yaklaşık 580 kişinin kıdem tazminatının ödeneceği sözünü verdi. Fakat bugün ayın 27'si. Geldiğimiz güne herhangi bir ödeme daha yapılmadı. Bugün burada arkadaşlarla yine toplanma kararı aldık. Bu paraların, alacağımız rakamlar hesaplara geçinceye kadar 7/24 buradan ayrılmayacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz. Bu arkadaşlar aylardır, yıllardır verilen sözlere hep riayet ettiler. Acaba olur mu umuduyla beklediler. Ailesine karşı hep boyunları bükük kaldılar. Fakat geldiğimiz bugün de bundan sonra dönüş yok artık. Ya bu paralar yatar ya bu paralar yatar. Eylemimizden vazgeçmeyeceğiz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>“Bu holding bünyesinde tüm işletmelerde aynı sorunlar yaşanıyor”</strong></h3>

<p>Holding bünyesinde faaliyet gösteren işletmelerde benzer mağduriyetlerin yaşandığını savunan Kocabıyık, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak sorunun çözülmesini istedi.</p>

<p>Kocabıyık, işçilerin verilen sözlerin yerine getirilmesini beklediğini belirterek şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Maalesef bu holdingin bünyesinde çalışan tüm işletmelerde aynı sorunlar yaşanıyor. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum. Bir an önce bu konuya bir çare bulmalarını, ellerinden ne geliyorsa yapmalarını kendilerinden rica ediyorum. Bunu niye söylüyorum? Evet, mağduriyet çok yaşanıyor. Devletimizin, bakanlarımızın verdiği sözleri boşa çıkaracak kimse yetkili değildir. Bir söz verildiyse masada herkes taşın altına elini koymakla mükellef. Biz burada, bu kadar arkadaş burada durmaya hayran değiliz. Emniyet güçleri de hayran değil, siz de hayran değilsiniz. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Yıllardır verdiniz, verdiniz. Hep yalan, hep yalan. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bu paraları almadan buradan gitmek yok. Buradaki mağduriyetin daha fazla uzamasını istiyorlarsa bir an önce buradaki sıkıntımızı çözsünler. Ben buradan Yıldızlar Holding bünyesinde çalışan ne kadar mağdur varsa hepsini buraya davet ediyorum."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/alacaklari-odenmeyen-doruk-madencilik-iscileri-oturma-eylemi-baslatti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-27-142955.png" type="image/jpeg" length="48567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturmasında Avukat Feyza Altun ifade verdi: "Bu rezaletin içinde ismimizin geçmesi çok üzücü"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-avukat-feyza-altun-ifade-verdi-bu-rezaletin-icinde-ismimizin-gecmesi-cok-uzucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-avukat-feyza-altun-ifade-verdi-bu-rezaletin-icinde-ismimizin-gecmesi-cok-uzucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında avukat Feyza Altun ifade vermek üzere adliyeye geldi. Altun, "Bu rezaletin içinde ismimizin geçmesi çok üzücü" değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik sürdürülen soruşturma kapsamında avukat <strong>Feyza Altun</strong>, ifadesine başvurulmak üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.</p>

<p>Adliye girişinde basın mensuplarına kısa bir açıklamada bulunan Altun, <i>"Bu rezaletin içinde ismimizin geçmesi çok üzücü. Savcı bey ne soracaksa cevaplayacağız. Dilerim yardımcı olabileceğim bir şey olur"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturma çerçevesinde kamuoyunda tanınan çok sayıda ismin ifadesine başvurulduğunu bildirdi.</p>

<p>Son olarak bugün soruşturma dosyası kapsamında gazeteci <strong>Uğur Dündar</strong>, sanatçı ve yönetmen <strong>Mahsun Kırmızıgül</strong>, şarkıcı ve oyuncu <strong>Gülben Ergen</strong>, oyuncu <strong>Elçin Sangu</strong> ile rock müzik sanatçısı <strong>Hayko Cepkin</strong> ifadeye çağrıldı.</p>

<p>Soruşturmanın önceki safhalarında Ahbap Derneği Kurucusu müzisyen <strong>Haluk Levent</strong> ile yayıncı <strong>Oğuzhan Uğur</strong> tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosya kapsamında Fatih Altaylı, Özlem Gürses, Hazal Kaya, Ruşen Çakır, Şahan Gökbakar, Fatih Koparan, Gökhan Özoğuz, Öykü Serter, Ece Üner ve Fatih Portakal'ın ifadelerine başvuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-dernegi-sorusturmasinda-avukat-feyza-altun-ifade-verdi-bu-rezaletin-icinde-ismimizin-gecmesi-cok-uzucu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/27c1b5b0-847a-45a9-a210-e28920a6bda1-1.webp" type="image/jpeg" length="50072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şapkalılar çetesinden ünlü rapçiye suikast hazırlığı iddiası: 7 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sapkalilar-cetesinden-unlu-rapciye-suikast-hazirligi-iddiasi-7-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sapkalilar-cetesinden-unlu-rapciye-suikast-hazirligi-iddiasi-7-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın organize suç örgütlerine yönelik soruşturmasında, rapçi Blok3 adıyla tanınan Hakan Aydın'a yönelik suikast hazırlığı yapıldığı iddiası dosyaya girdi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 7 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, rapçi <strong>Blok3 </strong>sahne adıyla tanınan <strong>Hakan Aydın'a yönelik suikast hazırlığı yapıldığı</strong> iddia edildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, "<strong>Şapkalılar</strong>" olarak anılan organize suç örgütünün hedefinde Hakan Aydın'ın bulunduğu öne sürüldü.</p>

<p>Dosyaya giren ifade tutanaklarında, saldırının organize şekilde planlandığı iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Signal'de "Blok3" isimli grup kurulduğu öne sürüldü</strong></h2>

<p>Dosyadaki bilgilere göre, saldırıda kullanılacağı değerlendirilen silahların temini ve finansmanının örgüt yöneticileri tarafından sağlandığı öne sürüldü.</p>

<p>Saldırının koordinasyonu için Signal adlı mesajlaşma uygulamasında <strong>"Blok3" isimli özel bir grup kurulduğu</strong> iddia edildi.</p>

<p>Şüphelilerin yurt dışı GSM hatları kullandığı, talimatların D.A. ile "Cesur" kod adlı kişi tarafından iletildiği, Muğla'daki hareket planının ise "Diyar" isimli kişi aracılığıyla aktarıldığı öne sürüldü.</p>

<h3><strong>Çok sayıda ruhsatsız silah ele geçirildi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin İstanbul'dan kiraladıkları araçlarla Muğla'ya gittikleri belirtildi.</p>

<p>Şüphelilerin <strong>21 Temmuz 2026'da</strong> Muğla'da sivil polis ekiplerinin "dur" ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştıkları, kısa süreli takibin ardından yakalandıkları kaydedildi.</p>

<p>Kiralık araçlarda yapılan aramalarda çok sayıda <strong>ruhsatsız tabanca, yedek şarjör ve 9x19 milimetre çapında fişek</strong> ele geçirildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Şüphelilerden farklı ifadeler</strong></h3>

<p>Şüphelilerden K.Y., başlangıçta menajere yönelik saldırı teklifini kabul ettiğini ancak daha sonra vazgeçtiğini öne sürdü.</p>

<p>K.Y., Muğla'ya cinayet amacıyla gitmediklerini, polis uygulamasından kaçtığı belirtilen F. isimli kişiyi yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarmak amacıyla bölgede bulunduklarını savundu ve suçlamaları reddetti.</p>

<p>Dosyada ifadesi bulunan başka bir şüpheli ise Signal grubunda <strong>Hakan Aydın'ın hedef gösterildiğini</strong>, kendisine "Bu işi sen yapıyorsun, sana güveniyoruz" denildiğini ve daha sonra Hakan Aydın ile menajerinin vurulmasının istendiğinin söylendiğini iddia etti.</p>

<h3><strong>Blok3'ün daha önce de tehdit edildiği öne sürüldü</strong></h3>

<p>Soruşturma dosyasında, aynı grubun daha önce sosyal medya üzerinden Blok3'ü hedef aldığı ve sanatçının konserlerinin engelleneceğine yönelik tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı iddiaları da yer aldı.</p>

<h3><strong>7 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan <strong>7 şüpheli</strong>, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Şüphelilerin tamamı çıkarıldıkları mahkemece <strong>tutuklandı</strong>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sapkalilar-cetesinden-unlu-rapciye-suikast-hazirligi-iddiasi-7-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/810b8220-6fbd-43f6-a39f-0e794576a2fa.jpg" type="image/jpeg" length="91939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC'de Ebola salgını: Vaka sayısı 3 bin 200'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-vaka-sayisi-3-bin-200e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-vaka-sayisi-3-bin-200e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1405'e, doğrulanmış vaka sayısı 3 bin 200'e yükseldi. Sağlık çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (<strong>KDC</strong>) <strong>Ebola</strong> salgınına ilişkin son veriler açıklandı. Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, ülkede doğrulanmış Ebola vaka sayısı 3 bin 200'e ulaşırken, salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 1405 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ebola salgını 5 eyalete yayıldı</strong></h2>

<p>KDC Sağlık Bakanlığı, salgının Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele ve Tshopo eyaletlerinde etkili olduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, 773 hastanın izolasyon merkezleri ve hastanelerde tedavi altında olduğu, 571 kişinin ise hastalığı atlatarak iyileştiği belirtildi. Sağlık ekiplerinin hastalığın yayılmasını önlemek için hasta yönetimi ve temaslı takibi çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Salgın 15 Mayıs'ta ilan edilmişti</strong></h3>

<p>KDC'nin doğusunda yer alan Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (<strong>DSÖ</strong>) ise 17 Mayıs'ta <strong>Ebola salgını </strong>nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<h3><strong>Bundibugyo varyantı etkili oluyor</strong></h3>

<p>Sağlık yetkilileri, mevcut salgının nadir görülen Ebola varyantlarından biri olan "<strong>Bundibugyo</strong>" virüsünden kaynaklandığını açıkladı.</p>

<p>Söz konusu varyanta karşı onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığı belirtilirken, salgının kontrol altına alınması için sağlık ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Ebola virüsü ilk kez 1976'da tespit edildi</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe yol açabilen Ebola virüsü, ilk olarak 1976 yılında Sudan'ın <strong>Nzara</strong> kenti ile KDC'nin Yambuku bölgesinde görülen salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>Virüse, KDC'de Ebola Nehri yakınındaki bir köyde ortaya çıkması nedeniyle bu isim verildi.</p>

<p>Ebola, Aralık 2013'te Batı Afrika'da da geniş çaplı bir salgına neden olmuştu. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında yaşanan salgında yaklaşık 30 bin kişi virüse yakalanırken, 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-vaka-sayisi-3-bin-200e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salgininda-can-kaybi-sayisi-1405e-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="75122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de sıcak hava dalgaları rekor kırıyor: Son 75 yılın en şiddetli yazları yaşandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-sicak-hava-dalgalari-rekor-kiriyor-son-75-yilin-en-siddetli-yazlari-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-sicak-hava-dalgalari-rekor-kiriyor-son-75-yilin-en-siddetli-yazlari-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İTÜ tarafından yapılan kapsamlı iklim araştırması, Türkiye genelinde sıcak hava dalgalarının şiddetinde tarihi bir rejim değişimi yaşandığını ve aşırı sıcak gün sayısının önümüzdeki dönemde katlanarak artacağını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Önol ve meteoroloji mühendisi Tolga Karakaya tarafından yürütülen çalışmada, Türkiye'deki sıcak hava dalgalarının 1950-2025 dönemindeki değişimi mercek altına alındı.</p>

<p>Günlük maksimum sıcaklık verilerine dayanan "Sıcak Hava Dalgası Büyüklük İndeksi (HWMId)" kullanılarak yapılan araştırmada, sıcak hava dalgalarının yıllık gerçekleşen en şiddetli değeri ve yıllık toplam değerlerinin zamansal ile mekansal değişimi incelendi.</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde sıcak hava dalgalarının büyüklüğünde belirgin bir yükseliş eğilimi göze çarpıyor. Yaz mevsimi ortalama sıcaklıkları 1970-1990 aralığında 22-23 derece bandında seyrederken, 2000'li yılların başından itibaren ivme kazanan ısınmayla birlikte bu değerler 24-25 derece seviyelerine çıktı. Ortalama yaz sıcaklığı 2024 yılında 26,1 dereceye ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı.</p>

<p>Ortalama sıcaklıklardaki yükselişin yanı sıra aşırı sıcak hava olaylarının şiddetindeki değişim de dikkat çekiyor. Referans kabul edilen 1980-2009 dönemi için ortalama HWMId değeri tekil sıcak hava dalgası özelinde 1,29, yıllık toplamda ise 1,68 olarak hesaplandı. 2000 yılı öncesinde yıllık toplam değerleri çoğunlukla 1,6'nın altında kaldı. Buna karşın, 2010 sonrasında sıcak hava dalgalarının şiddetinde belirgin bir rejim değişimi yaşandı ve yıllık gerçekleşen sıcak hava dalgalarının toplam şiddet ortalamaları tarihsel referans dönemin yaklaşık 3 katına ulaştı.</p>

<h2><strong>Sıcak hava dalgaları son 75 yılın zirvesini mi gördü?</strong></h2>

<p>Sıcak hava dalgaları açısından 2023 ve 2025 yazları olağanüstü dönemler olarak kayıtlara geçti. 2023 ve 2025 yaz mevsimlerinde son 75 senenin en güçlü sıcak hava dalgaları kaydedildi. 2023 yazındaki sıcak hava dalgalarının büyüklüğünün yıllık alansal ortalaması referans döneme kıyasla 7 kattan fazla artış gösterdi, 2025'te ise aynı değer referans dönemin yaklaşık 11 katına fırladı.</p>

<p>Ortalama yaz sıcaklıklarının en yüksek seviyeye çıktığı 2024 yazında ise sıcak hava dalgası büyüklük yönünden referans döneme göre tekil sıcak hava dalgasında yaklaşık yüzde 95, yıllık toplamda ise yüzde 150 daha yüksek gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tablo, yaz mevsimi ortalama sıcaklıklarının rekor düzeyde yüksek gerçekleşmesinin her zaman en şiddetli sıcak hava dalgalarıyla birebir örtüşmediğini ortaya koydu. Sıcak hava dalgaları; atmosferik blokajlar, sıcak hava taşınımı, yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları, kuraklık ve toprak nemi gibi yerel ve küresel ölçekli süreçlerin ortak etkisiyle karmaşık bir yapıda gelişti.</p>

<h3><strong>Sıcak hava dalgaları şehirleri nasıl etkileyecek, sıcak gün sayısı kaç katına çıkacak?</strong></h3>

<p>Çalışmada elde edilen verilerin Türkiye ve Doğu Akdeniz havzasında iklim rejiminde köklü bir değişime işaret ettiği belirtilerek, aşırı sıcakların daha isabetli tahmin edilmesine yönelik kapasitenin geliştirilmesi ve uyum stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Bilim insanlarının gelecek senaryolarını ele aldığı bir diğer araştırmada ise 1976-2005 yıllarında İstanbul, Ankara, Antalya, Konya ve İzmir'de yılda ortalama 3-5 gün civarında olan sıcak hava dalgasının etkili olduğu gün sayısının, Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin kötümser senaryosu altında, 2021–2050 döneminde; İstanbul, Ankara ve Konya'da yaklaşık 16, Antalya'da 18 ve İzmir'de ise 23 güne kadar çıkabileceği gösterilmişti.</p>

<p>Yüzyılın ikinci yarısında ise (2051-2080) bu sürenin İstanbul ve Ankara'da yaklaşık 38, Antalya ve Konya'da 40 ve İzmir'de ise 53 güne kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-sicak-hava-dalgalari-rekor-kiriyor-son-75-yilin-en-siddetli-yazlari-yasandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/sicaklik-9.png" type="image/jpeg" length="57302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’den Cody Gakpo sürprizi! Hollandalı yıldız kararını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-cody-gakpo-surprizi-hollandali-yildiz-kararini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-cody-gakpo-surprizi-hollandali-yildiz-kararini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Cody Gakpo transferi için harekete geçti. Sarı-lacivertli yönetimin, Liverpool’dan ayrılma ihtimali bulunan Hollandalı hücum oyuncusunun durumunu sorduğu öne sürüldü. Gakpo’nun ise kariyer planıyla ilgili ilk yanıtını Fenerbahçe’ye ilettiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesinde Mason Greenwood, Nathan Aké ve Vedat Muriqi gibi dikkat çeken isimleri kadrosuna katan Fenerbahçe, transfer çalışmalarını sürdürüyor. Sarı-lacivertlilerin son olarak Liverpool forması giyen Cody Gakpo için bilgi aldığı, Hollandalı oyuncunun ise İngiltere’den ayrılması durumunda önceliğini Avrupa’nın beş büyük ligine verdiği belirtildi. Fenerbahçe veya Liverpool’dan görüşmelere ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><img alt="Gakpo 4" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gakpo-4.jpeg" width="1476" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>FENERBAHÇE CODY GAKPO TRANSFERİ İÇİN DURUMUNU SORDU</h2>

<p>Fanatik muhabiri Samet Çayır’ın haberine göre Fenerbahçe yönetimi, Liverpool’daki geleceği transfer iddialarına konu olan Cody Gakpo’nun şartlarını öğrenmek için girişimde bulundu.</p>

<p>Sarı-lacivertlilerin doğrudan bir transfer teklifi yapıp yapmadığına ilişkin bilgi paylaşılmazken, ilk temasın oyuncunun kariyer planını ve olası ayrılık şartlarını öğrenmeye yönelik olduğu kaydedildi.</p>

<p>Gakpo’nun adı daha önce de farklı Avrupa kulüpleriyle anılmıştı. Ancak Liverpool’un Hollandalı futbolcuyla ilgili kesin bir satış kararı aldığına dair kulüpten yapılmış resmî bir duyuru bulunmuyor.</p>

<p><img alt="Gakpo 5" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gakpo-5.webp" width="1920" /></p>

<h3>CODY GAKPO FENERBAHÇE’YE NE YANIT VERDİ?</h3>

<p>Haberde yer alan iddiaya göre Cody Gakpo, Liverpool’dan ayrılması halinde futbol hayatına Avrupa’nın beş büyük liginden birinde devam etmek istediğini Fenerbahçe’ye bildirdi.</p>

<p>Oyuncunun bu yaklaşımı nedeniyle transfer sürecinde kısa vadede somut bir gelişme beklenmediği ifade edildi. Fenerbahçe yönetiminin ise şartların değişme ihtimaline karşı Gakpo’nun durumunu takip etmeyi sürdüreceği öne sürüldü.</p>

<p>Gakpo’nun yanıtı kesin bir transfer reddi olarak değerlendirilmezken, Hollandalı futbolcunun şu aşamadaki önceliğinin İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya veya Fransa’da kariyerine devam etmek olduğu aktarıldı.</p>

<p><img alt="Gakpo 1" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gakpo-1.jpeg" width="1478" /></p>

<h3>LIVERPOOL İLE YENİ SÖZLEŞME İMZALAMIŞTI</h3>

<p>Cody Gakpo, Ağustos 2025’te Liverpool ile uzun süreli yeni bir sözleşmeye imza attı. İngiliz kulübü, anlaşmayı duyururken Hollandalı oyuncunun geleceğini Liverpool’a bağladığını açıklamıştı. Bu nedenle olası transferde Liverpool’un onayı ve talep edeceği bonservis bedeli belirleyici olacak.</p>

<p>Premier League’in resmî oyuncu profilinde Gakpo’nun Liverpool formasıyla ligde 127 karşılaşmaya çıktığı, 32 gol ve 16 asist ürettiği bilgisi yer alıyor. Hollandalı futbolcu hücum hattında ağırlıklı olarak sol kanatta görev yapsa da santrfor ve ikinci forvet pozisyonlarında da oynayabiliyor. </p>

<p>Liverpool’un resmî açıklamalarında da Gakpo’nun Jürgen Klopp döneminde daha çok merkezde, sonraki süreçte ise sol kanatta kullanıldığı belirtilmişti. 1,93 metre boyundaki oyuncu; fizik gücü, ceza sahasına yaptığı koşular ve farklı hücum bölgelerinde görev yapabilmesiyle öne çıkıyor. </p>

<p><img alt="Gakpo 2" class="detail-photo img-fluid" height="830" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gakpo-2.jpeg" width="1478" /></p>

<h3>CODY GAKPO KİMDİR, KAÇ YAŞINDA?</h3>

<p>7 Mayıs 1999 tarihinde Hollanda’nın Eindhoven kentinde doğan Cody Gakpo, 27 yaşında. Futbola PSV altyapısında başlayan Gakpo, Hollanda ekibinin A takımında çıktığı 159 karşılaşmada 55 gol kaydetti. Ocak 2023’te ise PSV’den Liverpool’a transfer oldu.</p>

<p>Hollanda Milli Takımı’nın da önemli hücum oyuncuları arasında bulunan Gakpo, milli formayla 54 karşılaşmada 24 gole ulaştı. Deneyimli futbolcu, Hollanda’nın 2026 Dünya Kupası kadrosunda da yer aldı.</p>

<p>Sağ ayağını kullanan Gakpo; sol kanattan içeri kat ederek şut çekmesi, hava toplarındaki etkinliği ve hücum hattındaki pozisyon çeşitliliğiyle biliniyor. Hollandalı futbolcunun hem kanat hem de merkez forvet olarak oynayabilmesi, Fenerbahçe’nin hücum planlarında farklı seçenekler oluşturabilir.</p>

<h3>FENERBAHÇE CODY GAKPO TRANSFERİNDE TAKİBİ SÜRDÜRECEK</h3>

<p>Fenerbahçe’nin Cody Gakpo transferinde şimdilik bilgi alma ve oyuncunun durumunu takip etme aşamasında olduğu belirtiliyor. Hollandalı yıldızın önceliğini Avrupa’nın beş büyük ligine vermesi, sarı-lacivertlilerin önündeki en önemli engel olarak gösteriliyor.</p>

<p>Buna rağmen Fenerbahçe yönetiminin transfer döneminin ilerleyen bölümünde oluşabilecek yeni şartları değerlendireceği öne sürüldü. Cody <a href="https://www.transfermarkt.com.tr/cody-gakpo/profil/spieler/434675" rel="nofollow">Gakpo</a> veya kulübü Liverpool cephesinden Fenerbahçe iddialarıyla ilgili henüz resmî bir açıklama gelmedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-cody-gakpo-surprizi-hollandali-yildiz-kararini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gakpo-3.jpeg" type="image/jpeg" length="90644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Omuz yırtıklarında erken tanı ve tedavi önemli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/omuz-yirtiklarinda-erken-tani-ve-tedavi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/omuz-yirtiklarinda-erken-tani-ve-tedavi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sağlık Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ömer Selçuk Öçmen, hem gençlerde hem de ileri yaşlarda görülebilen omuz tendon yırtılmalarında vakit kaybetmeden uzman hekime gidilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öçmen, omuz tendon yırtığı tedavisinin, yırtığın boyutuna, yaşa va hastanın şikayetine göre şekillendiğini belirterek, ilaç tedavisi, fizik tedavi, artroskopi yöntemi ve ileri aşamalarda ise omuz protez uygulandığını dile getirdi.</p>

<p><strong>TEDAVİ YAŞA GÖRE BELİRLENİYOR</strong></p>

<p>Tendon yırtıklarının gençlerde genelde travma sonucu, yaşlılarda ise daha çok tendon dejenerasyonu nedeniyle yaşandığını kaydeden Op. Dr. Ömer Selçuk Öçmen şunları söyledi:</p>

<p>“Omuzda oluşan tendon yırtılmaları genç yaşlarda kaza sonucu oluşan travmalara, spor yaralanmalarına veya ağır yük kaldırmaya bağlı gelişiyor. Daha ileri yaşlardaki hastalarda ise yaşa bağlı olarak tendonlarda dejenerasyon dediğimiz yıpranmalar yaşanıyor. Yıllar içinde yavaş yavaş yırtılmalar oluşuyor. Tendonların fonksiyonunu etkileyen ve ona bağlı olan kasların zayıflaması da bu durumu etkiliyor. Atrofi denilen kas kütlesinin kaybı da bizim için bir gösterge oluyor. İleri yaş grubundaki hastalarda tamir edilemeyen tendon hasarı bulunuyorsa, artık omuz protezi uygulanması gerekiyor”</p>

<p><strong>KAPALI AMELİYAT UYGULANIYOR</strong></p>

<p>Tedavi süreçleri hakkında da bilgi veren Öçmen, “Eğer hastanın fonksiyonları etkileniyorsa, kol gücünde kayıp yaşıyorsa veya önüne geçilemeyen ağrılar yaşanıyorsa burada artroskopik müdahale yapılması gerekiyor. Artroskopik kapalı yöntemle, kamerayla görüntüleyerek yaptığımız bir cerrahi türü. Omuz eklemine dört veya beş tane küçük delikten girerek yırtık bölgeyi tespit ediyoruz. Yaptığımız işlem sonucunda tendonları tekrar kemiğe sabitleyerek tedaviyi sağlamış oluyoruz. Eğer tendonu orijinal yerine getiremiyorsak omuzun çevresindeki başka tendonları, o bölgeye transfer ediyoruz. Başka bir tendon grubunu yırtık bölgemize dikerek fonksiyonu elde etmiş oluyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>BAŞARILI SONUÇLAR VERİYOR</strong></p>

<p>Omuz protezini son çare olarak uyguladıklarına dikkat çeken Op. Dr. Ömer Selçuk Öçmen şöyle devam etti: “55 - 60 yaş üstündeki hasta grubunda da önceliğimiz yine artroskopi oluyor. Bu omuz protezini artık tedavi edilemeyen veya uzun yırtıklar sonucunda kireçlenmeler gelişen ileri yaşa sahip grupta yapıyoruz. Her kişinin omuzundaki ölçüyü ameliyat esnasında tespit ederek ona uygun ölçüde bir protez uyguluyoruz.Operasyonun ardından bir fizik tedavi süreci de oluyor. Hemartroskopi, hem de omuz protezi operasyonları uzman hekimler tarafından yapılırsa başarılı sonuçlar veriyor”</p>

<p><strong>OMUZ SAĞLIĞI İÇİN NELER YAPILMALI?</strong></p>

<p>- Düzenli antrenman yapın</p>

<p>- Spora başlamadan önce ısınma hareketleri yapın</p>

<p>- Omuzda batma veya sızı hissettiğiniz an hareketi durdurun.</p>

<p>- Dik durun, kambur oturmaktan kaçının</p>

<p>- Aniden ağır yük kaldırmayın</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Ellerin sürekli baş seviyesinin üzerinde olduğu işlerde merdiven kullanın</p>

<p>- Şikayetiniz varsa mutlaka uzman hekime görünün</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/omuz-yirtiklarinda-erken-tani-ve-tedavi-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/drfxhnrfdh.jpg" type="image/jpeg" length="48622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB'den SAT komandolarının paraşüt eğitimine ilişkin görüntüleri paylaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msbden-sat-komandolarinin-parasut-egitimine-iliskin-goruntuleri-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msbden-sat-komandolarinin-parasut-egitimine-iliskin-goruntuleri-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, SAT komandolarının gökyüzündeki süzülüşlerini ve zorlu paraşüt eğitimlerini "Cesaret gökyüzünde başlar, görev yerde tamamlanır" notuyla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin göz bebeği <strong>Su Altı Taarruz (SAT)</strong> komandolarının gerçekleştirdiği paraşüt eğitimine ait özel görüntüleri kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Bakanlığın resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan videolu paylaşımda, gökyüzünden süzülen komandoların zorlu ve hassas intikal anları yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260727 42074813 42074808 M S B S A T K O M A N D O L A R I N I N P A R A S U T E G I T I M I G O R U N T U L E R I N I P A Y L A S T I" class="detail-photo img-fluid" height="753" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260727-42074813-42074808-m-s-b-s-a-t-k-o-m-a-n-d-o-l-a-r-i-n-i-n-p-a-r-a-s-u-t-e-g-i-t-i-m-i-g-o-r-u-n-t-u-l-e-r-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>"Cesaret gökyüzünde başlar, görev yerde tamamlanır"</strong></h2>

<p>Paylaşımda, SAT komandolarının yüksek disiplin ve cesaret gerektiren serbest paraşüt atlayışlarına vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Cesaret gökyüzünde başlar, görev yerde tamamlanır. Her iniş, başarıyla icra edilen bir görevin ilk adımıdır."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260727 42074813 42074810 M S B S A T K O M A N D O L A R I N I N P A R A S U T E G I T I M I G O R U N T U L E R I N I P A Y L A S T I" class="detail-photo img-fluid" height="733" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260727-42074813-42074810-m-s-b-s-a-t-k-o-m-a-n-d-o-l-a-r-i-n-i-n-p-a-r-a-s-u-t-e-g-i-t-i-m-i-g-o-r-u-n-t-u-l-e-r-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Görüntülerde, zorlu hava ve arazi şartlarında tam teçhizatla gökyüzünden hedef noktaya sızma gerçekleştiren komandoların performansı büyük beğeni topladı.</p>

<p><img alt="A A 20260727 42074813 42074809 M S B S A T K O M A N D O L A R I N I N P A R A S U T E G I T I M I G O R U N T U L E R I N I P A Y L A S T I" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260727-42074813-42074809-m-s-b-s-a-t-k-o-m-a-n-d-o-l-a-r-i-n-i-n-p-a-r-a-s-u-t-e-g-i-t-i-m-i-g-o-r-u-n-t-u-l-e-r-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" width="1200" /><img alt="A A 20260727 42074813 42074812 M S B S A T K O M A N D O L A R I N I N P A R A S U T E G I T I M I G O R U N T U L E R I N I P A Y L A S T I" class="detail-photo img-fluid" height="733" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260727-42074813-42074812-m-s-b-s-a-t-k-o-m-a-n-d-o-l-a-r-i-n-i-n-p-a-r-a-s-u-t-e-g-i-t-i-m-i-g-o-r-u-n-t-u-l-e-r-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msbden-sat-komandolarinin-parasut-egitimine-iliskin-goruntuleri-paylasti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260727-42074813-42074811-m-s-b-s-a-t-k-o-m-a-n-d-o-l-a-r-i-n-i-n-p-a-r-a-s-u-t-e-g-i-t-i-m-i-g-o-r-u-n-t-u-l-e-r-i-n-i-p-a-y-l-a-s-t-i.jpg" type="image/jpeg" length="40030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="62010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="13996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="66020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="38662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="27892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="85223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="84263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="43972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="71776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="38308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="97222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="28436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="66272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="90405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="79395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="79826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="52516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="71680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="82951"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
