<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 19:36:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhur İttifakı'ndan şehit yakınları ve gazilerin haklarına ilişkin kanun teklifi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhur-ittifakindan-sehit-yakinlari-ve-gazilerin-haklarina-iliskin-kanun-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhur-ittifakindan-sehit-yakinlari-ve-gazilerin-haklarina-iliskin-kanun-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti ve MHP'nin imzasını taşıyan, şehit yakınları ile gazilerin haklarında yeni düzenlemeler öngören 9 maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Teklif; şehit anne ve babalarına gelir güvencesi, malul sayılmayan gazilere aylık ve sosyal haklar ile çeşitli destekleri içeriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan şehit ve gazi ailelerinin haklarına yönelik "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", TBMM Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, kanun teklifine ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay katıldı. MHP Grubu’nun da imzasının bulunduğu kanun teklifi, toplam dokuz maddeden oluşuyor.</p>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, teklifin Cumhur İttifakı tarafından imzalandığını belirterek, "Bu kanun teklifiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın erbaş ve erler dahil askeri personeline, Milli İstihbarat Teşkilatı personeline, Emniyet Teşkilatımızın Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup olanlarına, güvenlik korucuları ve askeri öğrencilerin sorunlarına bir çözüm olmayı hedefleyen kanun teklifimizi Meclis Başkanlığımıza verdik" dedi.</p>

<p>Gül, Türkiye’nin bugün huzur içerisinde yaşamasında şehit ve gazilerin fedakarlıklarının önemine dikkat çekerek, "Başımızı huzur içerisinde koyuyorsak, bugün ‘Terörsüz Türkiye’yi konuşuyorsak, bugün Türkiye çok güçlü bir şekilde bağımsız olarak ay yıldızlı bayrağını dalgalandırıyorsa şehitlerimizin, gazilerimizin ortaya koymuş oldukları büyük fedakarlık burada çok önemlidir ve her zaman milletimiz, her zaman bu ülkenin 86 milyonu şehitlerimizi, gazilerimizi her zaman minnetle ve şükranla hep anacaktır, anmaktadır" diye konuştu.</p>

<p>Şehit yakınları ve gazilere yönelik desteklerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürüldüğünü belirten Gül, "Elbette hiçbir şey onların yaptığı fedakarlığın yanında hiçbir şey, maddi bir şeyle ifade edilemez. Ancak burada özellikle onların manevi hatıralarını aziz bilerek her zaman şehit ailelerimizin, gazilerimizin bir emanet olduğunu gördük. Ve bu minvalde onların taleplerini her zaman dikkate aldık, her zaman merkeze aldık" dedi.</p>

<p>Gül, teklifin hazırlanmasında yaklaşık iki yıldır çalışma yürütüldüğünü belirterek, "Bu kanun teklifimizi Cumhur İttifakı olarak Meclis Başkanlığımıza verdik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla ilgili kurumlara vermiş olduğu talimatla ve grubumuzun, değerli milletvekillerimizin gayretleriyle bu çalışma somut bir hale geldi. Milli Savunma Komisyonu Başkanımız değerli Hulusi Akar Bakanımız, yine komisyonda İzmir Milletvekilimiz Sayın Mehmet Ali Çelebi, yine Bursa Milletvekilimiz Sayın Refik Özen ve tüm komisyon üyesi arkadaşlarımızın yoğun çalışmaları oldu. Bugünün değil, iki yılın içerisinde, iki yıldır çok yoğun bir şekilde çalışarak bu kişilerin, gazilerimizin, şehit ailelerimizin sorunlarına bir neşter vurmaya, bir yara olmaya, yaralarına merhem olmaya çalıştılar" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Şehit Anne Ve Babalarına Asgari Gelir Güvencesi</strong></p>

<p>Teklifin şehitlerin anne ve babalarına ilişkin düzenlemeler içerdiğini belirten Gül, "Vazife malullerinden hayatlarını kaybedenlerin ve şehitlerimizin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarına ilişkin asgari gelir güvencesi getiriyoruz bu kanun düzenlemesiyle" dedi.</p>

<p><strong>Malul Sayılmayan Gazilere Aylık Ve Sosyal Hak Düzenlemesi</strong></p>

<p>Terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen malul sayılmayan personele yönelik düzenleme yapıldığını belirten Gül, şunları söyledi:</p>

<p>"Terörle mücadele eden kahramanlarımızın yıllara sari sorunları... Şarapnel parçası gelmiş, vücuduna mermi isabet etmiş ama gazi sayılmayan, terörle mücadele esnasında mücadele etmiş, ateşli silahlar gelmiş vücuduna ama gazi sayılmayan bir kesimin sorunu vardı. İşte burada da malul sayılmayan personele aylık bağlanmaya ilişkin bir düzenleme getiriyoruz. 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere sağlanan haklardan yararlanmasını burada düzenliyoruz. Yani gazilik unvanı veriyoruz, aylık veriyoruz ve sosyal haklarını güçlendiriyoruz."</p>

<p>Gül, bakıma muhtaç gazilere yönelik de düzenleme bulunduğunu belirterek, "Gazi ve vazife malullerine yapılan evde bakım desteğini artırıyoruz. Böylelikle gazilerimizin hayat standartlarını yükseltmeyi amaçlıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>15 Temmuz Gazilerine Aylık Bağlanması</strong></p>

<p>Teklifte 15 Temmuz darbe girişiminde yaralanan kamu görevlileri ve sivillere ilişkin de düzenleme bulunduğunu belirten Gül, "Bu düzenlemeyle yaralanan kamu görevlileri ve sivillerden malul olmayan, sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan gazilerimize aylık bağlanmaya ilişkin düzenleme getiriyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>Er Gaziler, Korucular, Askeri Öğrenciler Ve Siviller</strong></p>

<p>Gül, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, askeri öğrenciler ve sivillerin aylıklarını artıran düzenleme getirileceğini belirterek, "Bu vatan için canını, vücudunu siper ederek gazi olan erbaş ve erler ile güvenlik korucularının, askeri öğrencilerin ve sivillerin aylıklarını artıran bir düzenlemeyi getiriyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Vazife Ve Harp Malullerinde Yaş Haddi 55'e Çıkarılıyor</strong></p>

<p>Vazife ve harp malullerinde muayene yaş haddinin 41’den 55’e çıkarılacağını belirten Gül, "Böylece malullük derecesi ağırlaşanlara da hak kaybı olmaksızın aylıklarının artırılmasına imkan sağlıyoruz. Bu da özellikle talep edilen bir konuydu. Bu konudaki düzenlemeyi yine kanun teklifine vermiş oluyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>684 Sayılı Khk Kapsamındaki Personele De Düzenleme</strong></p>

<p>684 sayılı KHK kapsamında terörle mücadele sırasında yaralanan ancak malul sayılmayan personele ilişkin de düzenleme yapıldığını belirten Gül, "Bu personelin de gösterge aylıklarını artırıyoruz. Belirlenen personele 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere sağlanan haklardan yararlanma imkanı getiriyoruz. Böylelikle gazilik unvanı veriyoruz, aylıklarını artırıyoruz ve sosyal haklarını güçlendiriyoruz" dedi.</p>

<p>Gül, düzenlemenin şehitlerin anne ve babaları, malul sayılmayan gaziler, bakıma muhtaç gaziler, er gaziler, korucular, askeri öğrenciler ve siviller, 15 Temmuz gazileri, vazife ve harp malulleri ile 684 sayılı KHK kapsamında malul sayılmayanlara yönelik sorunları kapsadığını belirtti.</p>

<p>"Şehitlerimiz, gazilerimiz bu millete emanettir ve kıyamete kadar onların emanetini koruyarak ve onlara her türlü minneti, saygıyı, şükranı sürdürerek bizler de onlara layık olmaya çalışacağız" diyen Gül, teklifin ülke için ve terörle mücadelede görev yapan personele hayırlı olmasını diledi.</p>

<p><strong>Teklif Bu Hafta Komisyonda Görüşelecek</strong></p>

<p>Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Gül, düzenlemenin terör saldırılarında yaralanan siviller ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nde çalışan sivil personeli kapsayıp kapsamadığı sorusu üzerine "Terörle ilgili olan vazife malulleriyle ilgili olanlar var. Kapsamı teferruatlı, teknik bir konu olduğu için bilgi notunda var" yanıtını verdi.</p>

<p>Teklifin bu hafta TBMM'de görüşülüp görüşülmeyeceğinin sorulması üzerine Gül, "Bu hafta görüşülecek. Komisyon başkanımız toplantıya çağırıyor, bu hafta komisyonda görüşülmesini bekliyoruz" dedi. Öte yandan Gül, teklifin Genel Kurul’da görüşülmesinin de hedeflendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhur-ittifakindan-sehit-yakinlari-ve-gazilerin-haklarina-iliskin-kanun-teklifi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/918f3767-c47f-4bdf-b24d-95bbd04db5b6-w.jpeg" type="image/jpeg" length="55116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'nin rozet törenine ilişkin 'figüran' iddiası soruşturmasında Fatih Altaylı ifade verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-rozet-torenine-iliskin-figuran-iddiasi-sorusturmasinda-fatih-altayli-ifade-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-rozet-torenine-iliskin-figuran-iddiasi-sorusturmasinda-fatih-altayli-ifade-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BirGün muhabiri Ebru Çelik'in CHP'nin rozet takma etkinliğine "figüran getirildiği" iddiasını içeren haberi nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında gazeteci Fatih Altaylı, İstanbul Adliyesi'nde ifade verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'nin rozet takma etkinliğine "figüran getirildiği" iddiasını konu alan haber nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Fatih Altaylı, ifade vermek üzere Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gitti.</p>

<p>Soruşturma çerçevesinde savcılığa ifade veren Altaylı, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.</p>

<p>Aynı soruşturma kapsamında gazeteci Uğur Dündar'ın da daha önce ifadeye çağrıldığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpnin-rozet-torenine-iliskin-figuran-iddiasi-sorusturmasinda-fatih-altayli-ifade-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ismail-saymaz-duyurdu-fatih-altayli-bu-sabah-itibariyla-beyin-ameliyatina-girdi-ameliyati-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="30506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gürsel Tekin: CHP'ye 3 bin 146 yeni üye katıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gursel-tekin-chpye-3-bin-146-yeni-uye-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gursel-tekin-chpye-3-bin-146-yeni-uye-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, farklı siyasi partilerden ve toplumun çeşitli kesimlerinden 3 bin 146 kişinin CHP'ye katıldığını açıkladı. Tekin, yeni üyelerin "arınma ve yeniden umut olma mücadelesine güç verdiğini" belirterek, "Birlikte büyüyecek, birlikte başaracak ve hep birlikte iktidara yürüyeceğiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sosyal medya hesabından, CHP'ye 3 bin 146 yeni üyenin katıldığını açıkladı. Tekin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhuriyet Halk Partisi ailemiz büyümeye devam ediyor. Bugüne kadar farklı siyasi partilerden ve toplumun çeşitli kesimlerinden 3.146 vatandaşımız Cumhuriyet Halk Partisi saflarına katılarak arınma ve yeniden umut olma mücadelesine güç verdi. Bu süreçte Gelecek Partisi eski İstanbul İl Başkanı Sayın Arif Osman Gençtürk ve beraberindeki yöneticiler, DEVA Partisi eski ilçe başkanı Sayın Barış Yılmazkaya ve beraberindeki yöneticiler, Türkiye İşçi Partisi’nden Belediye Meclis Üyesi İbrahim Özdemir, TİP Tokat Kınık Bld. Adayı Sayın Edip koşar ve daha birçok değerli isim de ailemize katılarak bu yürüyüşe omuz verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’ni tercih eden 3.146 yol arkadaşımızın her birine yürekten teşekkür ediyor, ailemize bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Birlikte büyüyecek, birlikte başaracak ve hep birlikte iktidara yürüyeceğiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gursel-tekin-chpye-3-bin-146-yeni-uye-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/56567a69-3d7c-46f4-b5e5-de76243402b4-w.png" type="image/jpeg" length="98362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Can Bursalı hakkında soruşturma başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-can-bursali-hakkinda-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-can-bursali-hakkinda-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazete Pencere muhabiri Can Bursalı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" iddiasıyla ifadeye çağrıldı. Bursalı hakkında gözaltı kararı bulunmadığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazete Pencere muhabiri Can Bursalı hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Bursalı'nın ifade vermek üzere savcılığa çağrıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, Can Bursalı hakkında herhangi bir gözaltı talimatı verilmezken, soruşturma kapsamında yalnızca ifade işlemi uygulanacağı belirtildi. Savcılık tarafından Bursalı'ya, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması yöneltildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-can-bursali-hakkinda-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/f35f36f3-b0e4-45de-a732-396b16497175.jpg" type="image/jpeg" length="65306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMMOB'dan orman yangınları için çağrı: Liyakat sağlansın, anız yakılması yasaklansın]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tmmobdan-orman-yanginlari-icin-cagri-liyakat-saglansin-aniz-yakilmasi-yasaklansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tmmobdan-orman-yanginlari-icin-cagri-liyakat-saglansin-aniz-yakilmasi-yasaklansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, orman yangınlarının önlenmesi için ormancılıkta liyakat esaslı atamaların yapılmasını, orman köylülerinin sürece dahil edilmesini ve anız yakılmasının kayıtsız şartsız yasaklanmasını istedi. Çakar, ormanların rant amaçlı kullanımı yerine koruma odaklı politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, geçen hafta ülkenin pek çok bölgesinde meydana gelen orman yangınlarına karşı alınması gereken önlemlere ilişkin önerilerini açıkladı.</p>

<p>Her yıl olduğu gibi bu yıl da ormanlar, tarım alanları ve doğal yaşamın büyük zarar gördüğünü, ülkenin nefes alanlarının bir kez daha alevlere teslim olduğunu belirten Çakar, orman yangınlarının büyük felaketlere dönüşmesinin engellenmesi ve yangınların yaratacağı doğal ve toplumsal yaraların en aza indirilmesi için önceden önlem alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ormanların rant amaçlı madencilik, taş ocakları, turizm, enerji ve benzeri gerekçelerle amaç dışı kullanılmasına son verilmesi gerektiğini ifade eden Çakar, ormanların doğal yapısını, su kaynaklarını, biyoçeşitliliğini ve iklim üzerindeki olumlu etkilerini koruyan politikalar, ekonomik çıkarların önünde tutulmasını istedi.</p>

<p>Ormanların parçalanmasını ve sermayenin çıkarları uğruna yok edilmesini engelleyecek, bu değerli varlıkların yeterli bütçe ve uzman personelle yönetilmesini ve gelecek nesillere taşınmasını sağlayacak kamucu politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Ali Ekber Çakar, "Uyarıyoruz ve alınması gereken önlemlere ilişkin önerilerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz" diyerek, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>"186 yıllık deneyime sahip ormancılık örgütü, ormanların korunması konusunda yeterli sayıda orman muhafaza memuruna sahip değildir. Ormancılık örgütündeki rotasyona ve liyakat esaslı olmayan atamalara son verilmelidir. Yangınla mücadele hem teknik hem de riskli bir alandır. Bölgeye hakimiyet en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle görevli personelin devamlılığı kadar orman köylüsünün katkısı da vazgeçilmezdir. Orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesi çalışmalarını yürütecek ekiplerde öncelikli olarak orman köylülerine yer verilmeli, bu sayede orman köylülerinin ormana yabancılaşması engellenmelidir.</p>

<p>Anayasa’nın 169. maddesinde yer alan görevler eksiksiz ve koşulsuz olarak uygulanmalıdır. Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğünün öncelikli görevi, Anayasa’da belirtildiği üzere, yanan ormanların yerine yeni ormanlar yetiştirmek ve bu alanların başka amaçlarla kullanılmasını engellemektir. Anayasa’nın 170. maddesi, ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımından ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde devlet ile bu halkın iş birliğini öngörmüştür. Orman köylüsünün ormanlara ve orman köylerine yeniden kazandırılması sağlanmalıdır.</p>

<p><strong>"Yangın Söndürme Çalışmalarında Kargaşa Önlenmeli"</strong></p>

<p>Ormancılık örgütü, yangınlar sırasında yerel yönetimler, demokratik kitle örgütleri ve diğer kamu kurumlarıyla eşgüdüm içinde çalışmayı öngören bir eylem planı hazırlamalıdır. Yangın söndürme çalışmalarında kargaşayı önleyecek düzenlemeler yapılmalıdır. Yangınların çıkışını engellemek için öncelikle orman köylerinde yaşayan halk, kamu görevlileri ve bölgedeki işletmelerin personeli eğitilmelidir. Kasıtlı çıkarılan yangınlar için ağır cezai yaptırımlar uygulanması büyük önem taşımaktadır. Anız yakılması kayıtsız şartsız engellenmeli, elektrik iletim hatlarının durumu periyodik olarak kontrol edilmeli, orman yangın emniyet şeritlerinin her yıl düzenli bakımı yapılmalı, tarım arazileriyle orman alanlarının birleştiği sınırlarda yangının sıçramasını engelleyecek önlemler alınmalıdır.</p>

<p><strong>"Çelişkili Uygulamalardan Vazgeçilmeli"</strong></p>

<p>Yangın riski yüksek zamanlarda orman alanlarına girişlere ilişkin kısıtlamalar herkese ve her kesime eşit ve etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Bazı kesimlere tam kısıtlama getirilirken, hayvan otlatılmasına dahi izin verilmeyen orman alanlarının madencilik, turizm, enerji ve yapı sektörü gibi faaliyetlere açılması biçimindeki çelişkili uygulamalardan vazgeçilmelidir. Orman yangınları sonrası hazırlanan raporlarda yangının çıkış tarihi, yanan alanın konumu, topografik yapısı, çıkış nedeni, meteorolojik koşullar ve yangın sonrasında alanın hangi amaçla kullanıldığı gibi bilgilere şeffaf ve eksiksiz biçimde yer verilmelidir. Bu, gelecekte meydana gelebilecek yangınlara karşı kapsamlı önlemler alınmasını sağlayacaktır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tmmobdan-orman-yanginlari-icin-cagri-liyakat-saglansin-aniz-yakilmasi-yasaklansin</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2b412ad0-94b5-4c1f-a27d-ec12cb51568f.png" type="image/jpeg" length="26809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsrail'den Gazze ateşkesi açıklaması: Açıklanan yol haritası pozisyonumuzu yansıtmıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/israilden-gazze-ateskesi-aciklamasi-aciklanan-yol-haritasi-pozisyonumuzu-yansitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/israilden-gazze-ateskesi-aciklamasi-aciklanan-yol-haritasi-pozisyonumuzu-yansitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail hükûmeti, kamuoyuna açıklanan Gazze'deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin yol haritasının kendi tutumlarını yansıtmadığını bildirdi. Tel Aviv, Hamas'ın tamamen silah bırakmaması halinde saldırıların durdurulmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı <strong>Binyamin Netanyahu</strong>, Barış Kurulu’nun duyurduğu ve tarafların anlaştığını ilan ettiği Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi ve tüm saldırıların durmasını öngören anlaşmaya ilişkin henüz açıklama yapmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail basınındaki haberlere göre, Başbakanlık Ofisi Sözcüsü <strong>Doron Spielman</strong>, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, <i>"İsrail, önerilen çerçeveye ilişkin görüşlerini ve endişelerini Amerikalı mevkidaşlarına iletmiştir. Kamuoyuna açıklanan taslak İsrail’in pozisyonunu yansıtmamaktadır."</i>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Spielman, Hamas'ın geçen 8 ayda ateşkesi, yeniden silahlanma amacıyla kullandığını öne sürerek, Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Başbakanlık Ofis Sözcüsü, <i>"Askeri varlıktan arındırma, Hamas’ın silahlarını fiilen teslim etmesi anlamına gelir. Tam bir silahsızlandırma haricindeki herhangi bir adım, Hamas’a İsrail’i yeniden tehdit etme kabiliyeti bırakacaktır."</i> iddiasında bulundu.</p>

<p>Benzer şekilde, Enerji Bakanı <strong>Eli Cohen</strong> de Ordu Radyosu’na yaptığı açıklamada, Gazze planı üzerine herhangi bir kabine görüşmesi yapılmadığını ve böyle bir anlaşmanın imzalanmadığını söyledi.</p>

<p>Bu açıklamalar, Barış Kurulu’nun açıkladığı Beyaz Saray’ın da desteklediği Hamas’ın silah bırakacağı anlaşmada, İsrail'in saldırılarını durdurmasının öncelenmesine rağmen Tel Aviv’in bu planda ayak dirediğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>Ateşkesin ikinci aşaması için yol haritası duyuruldu</strong></h3>

<p>Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi <strong>Nickolay Mladenov</strong>, son olarak Hamas'ın ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong> da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Barış Kurulu'nun Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların silahlarını bırakması konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.</p>

<p>Hamas ise Filistinli gruplarla birlikte, müzakere sürecine ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının tamamlanmasına yönelik arabulucuların sunduğu önerilere olumlu yaklaştığını bildirmişti.</p>

<p>Hamas, İsrail'in saldırıları durdurmasının ve üzerinde mutabakata varılan hususlara ilişkin takvimin oluşturulmasının temel şart olduğunu belirtmiş, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının da İsrail'in birinci aşamadaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulamıştı.</p>

<p>Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de Gazze Şeridi'nin yönetimini devralmak için kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını duyurmuştu.</p>

<p>Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmiş, ateşkes, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngören anlaşmaya rağmen İsrail'in saldırıları ve yardım girişine yönelik kısıtlamalar sürmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/israilden-gazze-ateskesi-aciklamasi-aciklanan-yol-haritasi-pozisyonumuzu-yansitmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/5f0d3c56-dd5a-46d2-9991-3df13d543ff8.jpg" type="image/jpeg" length="29355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pezeşkiyan: Bölgede gerilim istemiyoruz ancak güvenliğimizi savunacağız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pezeskiyan-bolgede-gerilim-istemiyoruz-ancak-guvenligimizi-savunacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pezeskiyan-bolgede-gerilim-istemiyoruz-ancak-guvenligimizi-savunacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bölgesel gerilimlerin artmasını istemediklerini ancak ülkenin güvenliği, milli çıkarları ve toprak bütünlüğü için gerekli adımların atılacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanı <strong>Mesud Pezeşkiyan</strong>, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak ülkesinin güvenlik politikası hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, <strong>Ulusal Aile Hekimliği ve Sevk Sistemi Projesi</strong>'nin ikinci fazının açılış töreninde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Pezeşkiyan'dan bölgesel güvenlik mesajı</strong></h2>

<p>Pezeşkiyan, <strong>İran</strong>'ın bölgede gerilim ve güvensizlik ortamının artmasını istemediğini ifade etti.</p>

<p>Ülkesinin ulusal güvenlik, <strong>milli çıkarlar</strong> ve toprak bütünlüğünü koruma konusunda kararlı olduğunu belirten Pezeşkiyan, bu hedefler doğrultusunda mevcut tüm imkanların kullanılacağını kaydetti.</p>

<p>İran Cumhurbaşkanı, bölgedeki istikrarın korunmasının önemli olduğunu vurgularken, ülkesinin kendi güvenliğine yönelik tehditlere karşı gerekli adımları atacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Sağlık ve dayanıklılık vurgusu</strong></h3>

<p>Konuşmasında sağlık politikalarına da değinen Pezeşkiyan, toplum sağlığının geliştirilmesi ve ulusal dayanıklılığın artırılmasının ülkenin gücünü oluşturan temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Sağlıkta adaletin sağlanmasının etkin yönetim ve sürdürülebilir kalkınma açısından önemli olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, bu alandaki çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pezeskiyan-bolgede-gerilim-istemiyoruz-ancak-guvenligimizi-savunacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iran-cumhurbaskani-pezeskiyan-iran-bolgede-gerilim-ve-guvensizligin-artmasini-istemiyor.png" type="image/jpeg" length="12217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'den 7 ayda 124 ülkeye 1 milyar doları aşan ihracat yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dogu-karadenizden-7-ayda-124-ulkeye-1-milyar-dolari-asan-ihracat-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dogu-karadenizden-7-ayda-124-ulkeye-1-milyar-dolari-asan-ihracat-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz'den ocak-temmuz döneminde yapılan ihracat yüzde 18 artarak 1 milyar 92 milyon doları geçti. Bölgeden 124 ülkeye ürün gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz illerinin <strong>ihracat</strong> performansında yılın ilk 7 ayında artış kaydedildi. Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane'den yapılan ihracattan elde edilen gelir, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18 yükselerek 1 milyar 92 milyon 760 bin 838 dolar oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (<strong>DKİB</strong>) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk İskender, yaptığı açıklamada bölgedeki ihracat verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>4 ilden 1 milyar doları aşan ihracat geliri</strong></h2>

<p>İskender'in paylaştığı verilere göre, ocak-temmuz döneminde Trabzon'dan 841 milyon 470 bin dolar, Rize'den 119 milyon 758 bin dolar, Gümüşhane'den 76 milyon 929 bin dolar ve Artvin'den 54 milyon 604 bin dolar değerinde ihracat gerçekleştirildi.</p>

<p>Söz konusu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre Trabzon'un ihracatında yüzde 18, Rize'nin ihracatında yüzde 4, Gümüşhane'nin ihracatında yüzde 36, Artvin'in ihracatında ise yüzde 33 artış yaşandı.</p>

<h3><strong>İhracatta ilk sırada fındık yer aldı</strong></h3>

<p><strong>Doğu Karadeniz</strong>'den yapılan ihracatta en yüksek gelir sağlayan ürün fındık oldu. Bölgeden 7 aylık dönemde 563 milyon 178 bin dolarlık fındık ihracatı gerçekleştirildi.</p>

<p>Fındığın ardından 150 milyon 614 bin dolarla maden ve metaller, 132 milyon 335 bin dolarla su ürünleri ve hayvancılık mamulleri, 88 milyon 921 bin dolarla yaş meyve ve sebze ürünleri geldi.</p>

<h3><strong>Bölgeden 124 ülkeye ürün gönderildi</strong></h3>

<p>Doğu Karadeniz'den ocak-temmuz döneminde 124 ülkeye ihracat yapıldığı bildirildi. En fazla ihracat gerçekleştirilen ülkeler İtalya, Rusya, Gürcistan, Almanya ve Fransa oldu.</p>

<p>İtalya'ya yapılan ihracatta yüzde 3, Rusya'ya yüzde 10, Gürcistan'a yüzde 18, Almanya'ya yüzde 51 ve Fransa'ya yapılan ihracatta yüzde 72 artış görüldü.</p>

<p>Selçuk İskender, geçen yılın aynı döneminden farklı olarak Filipinler, Arjantin, El Salvador, Sudan, Fransız Guyanası, Gambiya, Maldiv Adaları, Guyana, Türkmenistan, Gabon ve Hong Kong olmak üzere 11 yeni ülkeye daha ihracat gerçekleştirildiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dogu-karadenizden-7-ayda-124-ulkeye-1-milyar-dolari-asan-ihracat-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dogu-karadenizden-7-ayda-124-ulkeye-1-milyar-dolari-asan-ihracat-yapildi.png" type="image/jpeg" length="65486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Murat Çalık'ın avukatlarından AYM'ye hak ihlali başvurusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-murat-calikin-avukatlarindan-aymye-hak-ihlali-basvurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-murat-calikin-avukatlarindan-aymye-hak-ihlali-basvurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın avukatları, yaklaşık 500 gündür devam eden tutukluluğun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, tutukluluğun hukuki gerekçelerden yoksun olduğu ve ölçülülük ilkesine aykırı şekilde sürdürüldüğü savunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet <strong>Murat Çalık</strong>'ın avukatları, müvekkillerinin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle <strong>Anayasa Mahkemesi</strong>'ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, yaklaşık 500 gündür devam eden tutukluluğun Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi talep edildi.</p>

<h2><strong>Avukatlardan Anayasa Mahkemesi'ne başvuru</strong></h2>

<p>Mehmet Murat Çalık'ın avukatı Melih Koçkan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, müvekkili hakkında Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında güvence altına alınan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapıldığını duyurdu.</p>

<h3><strong>"500 gündür süren tutukluluk hak ihlali oluşturuyor"</strong></h3>

<p>Başvuruda, yaklaşık 500 gündür devam eden tutukluluk halinin hukuki ve yeterli gerekçelere dayanmadığı savunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukatlar, tutuklama ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların yeterli gerekçeler içermediğini, isnat edilen suçlamalara ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü ve tutukluluk incelemelerinin etkili bir yargısal denetime tabi tutulmadığını ileri sürdü.</p>

<h3><strong>"Bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmadı"</strong></h3>

<p>Başvuruda ayrıca, tüm tutuklu sanıklar hakkında tutukluluğun devamına ilişkin kararların benzer ve genel gerekçelerle verildiği, Mehmet Murat Çalık'ın kişisel durumu ile dosyasına özgü somut ve bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmadığı iddia edildi.</p>

<p>Avukatlar, Çalık'ın yalnızca tek bir suç isnadı nedeniyle tutuklu bulunduğunu, bu suçun da Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan katalog suçlar arasında bulunmadığını belirterek tutukluluğun devamının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>Sağlık başvurusundan ayrı bir süreç</strong></h3>

<p>Melih Koçkan, yapılan bireysel başvurunun daha önce Mehmet Murat Çalık'ın sağlık durumu ve yaşam hakkına ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurudan ayrı nitelikte olduğunu ifade etti.</p>

<p>Açıklamada, sağlık hakkına ilişkin başvurunun Anayasa Mahkemesi önünde inceleme aşamasında bulunduğu, yeni başvurunun ise yalnızca kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasını içerdiği belirtildi.</p>

<h3><strong>"Başvurunun ivedilikle incelenmesini bekliyoruz"</strong></h3>

<p>Avukatlar, yaklaşık 500 gündür devam eden tutukluluğun temel hak ve özgürlükler üzerindeki etkisinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmesini talep etti.</p>

<p>Başvuruda, Anayasa Mahkemesi'nden dosyanın ivedilikle incelenmesi ve kişi özgürlüğü ile güvenliği hakkına yönelik ihlalin giderilmesine yönelik karar verilmesi istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mehmet-murat-calikin-avukatlarindan-aymye-hak-ihlali-basvurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ibb-davasinda-savunma-yapan-murat-calik-hastaneye-kaldirildi.jpeg" type="image/jpeg" length="63281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yozgat'ta ekili alanda yangın: 10 dönüm hububat zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yozgatta-ekili-alanda-yangin-10-donum-hububat-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yozgatta-ekili-alanda-yangin-10-donum-hububat-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat Sorgun'da hububat ekili alanda çıkan yangında yaklaşık 10 dönümlük arazi zarar gördü. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yozgat</strong>'ın <strong>Sorgun</strong> ilçesinde tarım arazisinde meydana gelen yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında hububat ekili yaklaşık <strong>10 dönümlük alan</strong> zarar gördü.</p>

<p>İlçeye bağlı Ayrıdam köyü yakınlarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Araziden yükselen dumanları fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p>

<h2><strong>Ekipler yangına müdahale etti</strong></h2>

<p>Yangın bölgesine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki alanlara yayılmasını önlemek için çalışma başlattı. Ekiplerin yoğun müdahalesiyle <strong>yangın</strong> kısa sürede kontrol altına alınırken, tarım arazisindeki yangın tamamen söndürüldü.</p>

<p>Yangının ardından bölgede olası yeniden alevlenmelere karşı soğutma çalışmalarının sürdürüldüğü bildirildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangının daha geniş bir alana yayılması engellendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hububat ekili alan zarar gördü</strong></h3>

<p>Yangın sonrası yapılan ilk incelemelerde, yaklaşık 10 dönümlük hububat ekili <strong>tarım</strong> alanının zarar gördüğü belirlendi.</p>

<p>Yetkililerin yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattığı, olayın detaylarının yapılacak çalışmaların ardından netleşeceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yozgatta-ekili-alanda-yangin-10-donum-hububat-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yozgatta-hububat-ekili-alanda-cikan-yanginda-10-donum-alan-zarar-gordu.png" type="image/jpeg" length="11157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İddianame hazırlandı: Eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'ye hapis talebi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iddianame-hazirlandi-eski-akut-baskani-nasuh-mahrukiye-hapis-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iddianame-hazirlandi-eski-akut-baskani-nasuh-mahrukiye-hapis-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKUT eski Başkanı Nasuh Mahruki hakkında, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle yürütülen soruşturma tamamlandı. "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla hazırlanan iddianamede Mahruki'nin 4 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Arama Kurtarma Derneği (AKUT) eski Başkanı <strong>Nasuh Mahruki</strong> hakkında, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Mahruki'nin 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.</p>

<h2><strong>Soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı</strong></h2>

<p>"Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla 17 Temmuz'da tutuklanan Nasuh Mahruki hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.</p>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Mahruki'nin söz konusu suçtan yargılanması talep edildi.</p>

<h3><strong>4 yıl 6 aya kadar hapis talebi</strong></h3>

<p>Savcılık, hazırladığı iddianamede Nasuh Mahruki'nin "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.</p>

<p>İddianamede, suçlamaya konu paylaşımın basın ve yayın yoluyla gerçekleştirildiği belirtilerek, Türk Ceza Kanunu'nun cezayı yarı oranında artırmayı öngören 218'inci maddesinin de uygulanması talep edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Soruşturma, Nasuh Mahruki'nin 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle başlatılmıştı.</p>

<p>Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde Mahruki, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iddianame-hazirlandi-eski-akut-baskani-nasuh-mahrukiye-hapis-talebi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/52114a28-aa9a-4ad7-9226-162127680787jpg.webp" type="image/jpeg" length="98624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Pancar üreticilerinin hesaplarına 991 milyon lira ödeme aktarıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-pancar-ureticilerinin-hesaplarina-991-milyon-lira-odeme-aktarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-pancar-ureticilerinin-hesaplarina-991-milyon-lira-odeme-aktarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pancar üreticilerine yönelik ikinci avans ödemesinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Üreticilerin hesaplarına 991 milyon lira yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim Yumaklı</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda pancar üreticilerine yönelik destek ödemelerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Yumaklı, <strong>tarımsal üretim</strong>in desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, <strong>pancar</strong> üreticilerinin emeklerinin karşılığını alması için desteklerin devam ettiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Pancar üreticilerine ikinci avans ödemesi yapıldı</strong></h2>

<p>Bakan Yumaklı, temmuz ayında pancar üreticilerinin hesaplarına toplam <strong>991 milyon lira </strong>tutarında ikinci avans (bakım) ödemesinin aktarıldığını bildirdi.</p>

<p>Söz konusu ödemenin, üreticilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve üretim süreçlerine katkı sağlaması amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Tarımsal üretime yönelik destekler sürüyor</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, farklı üretim alanlarında faaliyet gösteren çiftçilere yönelik destek ödemelerini sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Yumaklı da paylaşımında, üreticilerin çalışmalarını desteklemeye ve tarımsal üretimin güçlendirilmesine yönelik adımların devam edeceğini kaydetti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🌱 Pancar üreticilerimizin emeklerini desteklemeye, tarımsal üretimimize güç katmaya devam ediyoruz.<br />
<br />
🤝 Temmuz ayında üreticilerimizin hesaplarına toplam 9️⃣9️⃣1️⃣ Milyon TL tutarındaki 2. Avans (Bakım) Ödemesini aktardık.<br />
<br />
Hayırlı ve bereketli olsun. <a href="https://t.co/dJXyaNjl6H" rel="nofollow">pic.twitter.com/dJXyaNjl6H</a></p>
— İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) <a href="https://x.com/ibrahimyumakli/status/2084172638759342151?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-pancar-ureticilerinin-hesaplarina-991-milyon-lira-odeme-aktarildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/pancar-ureticilerinin-hesaplarina-991-milyon-lira-odeme-aktarildi.png" type="image/jpeg" length="80647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli maaş zam farkı ne zaman yatacak? Emekli maaş farkları Ağustos ayında yatacak mı? SSK, Bağ-Kur ödeme takvimi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-zam-farki-ne-zaman-yatacak-emekli-maas-farklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-zam-farki-ne-zaman-yatacak-emekli-maas-farklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli maaş farkı ödemeleri ne zaman yapılacak? 2026 Temmuz emekli zammı kapsamında en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesini içeren düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme maaş ödeme dönemine yetişmediği için eski tutar üzerinden ödeme alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, 3.552 TL zam farkının hangi tarihte hesaplara yatırılacağını araştırıyor. İşte SGK tarafından yürütülecek ödeme sürecine ilişkin son bilgiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En düşük emekli aylığını 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye yükselten düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak yasal düzenleme maaş ödeme takvimine yetişmediği için çok sayıda <strong>SSK</strong> ve <strong>Bağ-Kur</strong> emeklisine temmuz aylığı eski tutar üzerinden ödendi. Bu nedenle oluşan <strong>emekli maaş farkı</strong> ödemelerinin hangi tarihte hesaplara yatırılacağı merak edilirken, ödeme takviminin <strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)</strong> tarafından ayrıca duyurulması bekleniyor.</p>

<p>Düzenleme kapsamında en düşük emekli aylığından yararlanan hak sahipleri için oluşan fark ödemeleri, SGK tarafından belirlenecek takvim doğrultusunda banka hesaplarına aktarılacak. Henüz kurum tarafından ödeme tarihine ilişkin resmî bir takvim açıklanmadı.</p>

<h2><strong>Emekli Maaş Farkı Ne Zaman Yatacak?</strong></h2>

<p>En düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesine ilişkin düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak düzenlemenin yasalaşma sürecinin maaş ödeme günlerine yetişmemesi nedeniyle temmuz ayı ödemeleri eski taban aylık üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu nedenle oluşan maaş farklarının, <strong>SGK tarafından açıklanacak özel ödeme takvimi</strong> kapsamında Ağustos ayı içerisinde hak sahiplerinin hesaplarına yatırılması bekleniyor. Ödeme tarihine ilişkin kesin takvim ise henüz açıklanmadı.</p>

<h3><strong>3.552 TL Zam Farkı Kimlere Ödenecek?</strong></h3>

<p>Yapılan düzenleme ile en düşük emekli aylığı 20 bin TL'den 23 bin 552 TL'ye yükseltildi.</p>

<p>Bu kapsamda, kök aylığı nedeniyle en düşük emekli aylığı uygulamasından yararlanan ve temmuz ayında ödemesini eski tutar üzerinden alan hak sahiplerine oluşan fark ödemesi yapılacak.</p>

<p>En düşük aylık üzerinden ödeme alan emekliler için oluşan fark tutarı <strong>3 bin 552 TL</strong> olarak hesaplanıyor. Ancak kişilerin hesaplarına yatırılacak kesin tutar, SGK kayıtlarında yer alan aylık bilgileri ve ödeme durumuna göre farklılık gösterebiliyor.</p>

<p><img alt="SGK Uzmanı yanıtladı: " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/sgk-10-sozlesmeli-bilisim-personeli-alacak.jpg" ya="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>SGK Ödeme Takvimini Açıklayacak</strong></h3>

<p>Emekli maaş farklarının yatırılacağı tarih, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenecek ödeme programıyla duyurulacak.</p>

<p>SGK'nın yapacağı açıklamanın ardından fark ödemeleri, emeklilerin maaş aldığı banka hesaplarına veya PTT aracılığıyla yatırılacak. Kurum tarafından ödeme takvimi yayımlandığında hak sahipleri e-Devlet ve bankaları üzerinden ödemelerini takip edebilecek.</p>

<h3><strong>Memur Emeklisi Zam Farkı Ne Zaman Ödenecek?</strong></h3>

<p>SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yanı sıra Emekli Sandığı kapsamındaki memur emeklileri de temmuz ayı zam farkı ödemelerini bekliyor.</p>

<p>Memur emeklilerine uygulanan <strong>yüzde 13,52</strong> oranındaki temmuz zammından kaynaklanan <strong>14 günlük maaş farkı </strong>ödemeleri de SGK tarafından açıklanacak ayrı bir takvim kapsamında gerçekleştirilecek. Bu ödemelerin tarihi konusunda da henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<h3><strong>En Düşük Emekli Maaşı Düzenlemesi Ne Getirdi?</strong></h3>

<p>Yasal düzenleme ile en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL olarak yeniden belirlendi. Düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girerken, ödeme dönemine yetişmediği için temmuz ayında birçok emekliye eski tutar üzerinden ödeme yapıldı.</p>

<p>Bu nedenle oluşan fark ödemeleri, SGK'nın belirleyeceği takvim doğrultusunda ayrıca hesaplara yatırılacak. Kurum tarafından yapılacak resmî duyurunun ardından ödeme tarihleri netleşecek.</p>

<p><img alt="Memur, emekli ve sosyal yardım zam oranları yarın belli oluyor" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kripto-para-transferlerinde-turk-lirasi-ruzgari.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Emekli Maaş Farkı Ödemelerinde Son Durum</strong></h3>

<p>Temmuz 2026 dönemi için en düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin düzenleme yürürlüğe girmiş bulunuyor. Buna karşın <strong>SSK</strong>, <strong>Bağ-Kur</strong> ve düzenlemeden yararlanan diğer hak sahiplerinin maaş farklarının yatırılacağı kesin tarih henüz açıklanmadı. SGK'nın ödeme takvimini duyurmasının ardından fark ödemeleri belirlenen tarihlerde hak sahiplerinin hesaplarına aktarılacak. Emekliler, ödeme sürecine ilişkin güncel bilgileri SGK'nın resmî açıklamaları ve e-Devlet üzerinden takip edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-maas-zam-farki-ne-zaman-yatacak-emekli-maas-farklari</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/emekli-maas-3.webp" type="image/jpeg" length="12645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağustos ayı kira zammı yüzde 31,90 oldu: Emlak Federasyonu'ndan yeni model çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kira-zammi-yuzde-3190-oldu-emlak-federasyonundan-yeni-model-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kira-zammi-yuzde-3190-oldu-emlak-federasyonundan-yeni-model-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla ağustos ayında uygulanacak kira artış oranı yüzde 31,90 olarak belirlendi. Emlak Federasyonu Başkanı Nejla Aykaç, mevcut kiracılar için artış sınırının koruyucu olsa da asıl sorunun yeni kiraya verilen konutlardaki yüksek başlangıç bedelleri olduğunu söyledi. Aykaç, kira artış oranının yüzde 15'i geçmemesi gerektiğini belirterek, kalıcı çözümün konut arzını artıracak ve barınma hakkını güvence altına alacak yapısal politikalar olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre tüketici enflasyonu temmuz ayında aylık yüzde 1,78, yıllık bazda ise yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. TÜFE'nin 12 aylık ortalaması ise yüzde 31,90 oldu. Açıklanan bu oranla birlikte ağustos ayında konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek azami kira artış oranı da yüzde 31,90 olarak belirlendi. Böylece kira sözleşmesini ağustos ayında yenileyecek milyonlarca kiracı ile ev sahibi için yeni zam dönemi başlamış oldu.</p>

<p>TÜFE'nin 12 aylık ortalaması esas alınarak hesaplanan kira artış oranı doğrultusunda, 10 bin liralık bir kira bedeli 13 bin 190 liraya, 20 bin liralık kira 26 bin 380 liraya, 30 bin liralık kira ise 39 bin 570 liraya yükseliyor. Aynı hesaplamaya göre 50 bin liralık bir kira 65 bin 950 liraya, 100 bin liralık kira ise 131 bin 900 liraya çıkıyor. Kira artışları, TÜFE'nin 12 aylık ortalaması üzerinden belirlenmeye devam ederken, özellikle büyükşehirlerde yüksek kira bedelleri nedeniyle geçim sıkıntısı yaşayan dar ve sabit gelirli vatandaşların barınma yükü bir kez daha gündeme geldi.</p>

<p>Temmuz ayında uygulanan kira artış tavanı yüzde 32,03 olurken, <strong>ağustos ayında bu oran yüzde 31,90'a geriledi</strong>. Ancak oranlardaki sınırlı düşüşe rağmen, uzmanlar asıl sorunun mevcut kiralara uygulanacak zamdan çok, yeni kiraya verilecek konutlardaki yüksek başlangıç bedelleri olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle büyükşehirlerde kiralık konut arzının yetersizliği ve yüksek talep nedeniyle yeni kira bedellerinin vatandaşın gelir düzeyinin çok üzerine çıktığı belirtiliyor.</p>

<p>Ağustos ayı kira artış oranını ve piyasadaki son durumu değerlendiren<strong> Emlak Federasyonu Başkanı Nejla Aykaç</strong> ise mevcut sistemin kısa vadede mevcut kiracıları korusa da tek başına yeterli olmadığını söyledi. Kira artış oranının<strong> yüzde 15'i geçmemesi gerektiğini </strong>savunan Aykaç, kalıcı çözümün konut üretiminin artırılması, sosyal konut projelerinin hızlandırılması ve vatandaşın barınma hakkını güvence altına alacak sürdürülebilir konut politikalarının hayata geçirilmesinden geçtiğini ifade etti.</p>

<p><img height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/nejla-a-y-k-a-c-iyi-ki-varsin-nejla-a-y-k-a-c-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>"Sorunun temelinde yüksek enflasyon ve yetersiz konut üretimi var"</strong></h2>

<p>Kira piyasasında yaşanan dengesizliğin birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıktığını belirten Aykaç, yüksek enflasyon, inşaat maliyetlerindeki artış, arsa üretimindeki yetersizlik, göç hareketleri, deprem sonrası artan konut talebi ve uzun yıllardır yeterli sayıda yeni konut üretilememesinin piyasayı olumsuz etkilediğini ifade ederek şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Yüzde 31,90'luk artış oranı, mevcut kiracılar açısından kısa vadede önemli bir koruma sağlamaktadır. Ancak asıl sorun kira artış oranından çok, yeni kiraya verilecek konutların başlangıç kira bedelleridir. Büyükşehirlerde birçok aile gelirinin yarısından fazlasını kiraya ayırmak zorunda kalıyor.</i></p>

<p><i>Dolayısıyla sadece artış oranını belirlemek yeterli değildir. Konut arzının artırılması, sosyal konut projelerinin hızlandırılması ve kira piyasasında dengeyi sağlayacak yapısal adımların atılması gerekiyor. Aksi halde mevcut kiracı korunurken yeni ev arayan vatandaş çok daha yüksek kira bedelleriyle karşılaşmaya devam edecektir.Ayrıca kıra artış oranı önerimiz yuzde 15 i de gecmemesidir.Sosyal devlet anlayışını gerçekten geliştirmeliyiz"</i></p>

<h3><strong>"Kira destekleri artırılmalı"</strong></h3>

<p>Yüksek kira bedelleri nedeniyle vatandaşların ev değiştirmekte zorlandığını ifade eden Aykaç, kısa vadede dar gelirli vatandaşlara yönelik kira desteklerinin artırılması, sosyal konut projelerinin hızlandırılması ve kamu arazilerinin uygun fiyatlı konut üretimine açılması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Kira piyasasındaki sorunun temelinde tek bir neden yoktur. Yüksek enflasyon, inşaat maliyetlerindeki artış, arsa üretimindeki yetersizlik, göç hareketleri, deprem sonrası oluşan konut talebi ve uzun yıllardır yeterli sayıda yeni konut üretilememesi bu tabloyu oluşturdu.</i></p>

<p><i>Bunun yanında kayıt dışı kiralamalar, gerçek piyasa verilerine ulaşılamaması ve yatırım amaçlı konutların uzun süre boş tutulması da piyasayı olumsuz etkiliyor.</i></p>

<p><i>Artık günü kurtaran tedbirlerden çok, konut üretimini teşvik eden ve yatırımcı ile kiracıyı birlikte koruyan uzun vadeli bir konut politikası oluşturulmalıdır. "</i></p>

<p><img alt="Ev sahipleri ve kiracılar dikkat: Tahliye taahhütnamesinde bu ayrıntı önemli" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-843f8358635024675915cd5965709075jpg.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>"Dar gelirli vatandaş için kira destekleri artırılmalı"</strong></h3>

<p>Kısa vadede dar gelirli vatandaşlara yönelik kira desteklerinin artırılması gerektiğini belirten Aykaç, sosyal konut projelerinin hızlandırılması ve atıl durumdaki kamu arazilerinin uygun fiyatlı konut üretimine açılmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Aykaç,<i> "Dar gelirli vatandaşın barınma hakkını koruyacak sosyal politikaların güçlendirilmesi gerekiyor. Sosyal konut üretiminin hızlandırılması ve kamu kaynaklarının bu doğrultuda değerlendirilmesi, kira baskısını hafifletecek önemli adımlar arasında yer alıyor"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Üretimi artırmadan fiyatları kalıcı olarak düşüremeyiz"</strong></h3>

<p>Konut piyasasında kalıcı çözümün ancak uzun vadeli politikalarla sağlanabileceğini vurgulayan Aykaç, Türkiye'nin sürdürülebilir bir ulusal konut politikasına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Konut üretiminin artırılması, kira piyasasının dijital sistemlerle şeffaflaştırılması, boş konutların ekonomiye kazandırılması ve yerel yönetimlerle merkezi idarenin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Aykaç<i>, "Sorunu sadece kira artış oranını değiştirerek çözmemiz mümkün değildir. Üretimi artırmadan fiyatları kalıcı olarak düşürmek mümkün olmaz" </i>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ev sahipleri ve kiracılar dikkat: Tahliye taahhütnamesinde bu ayrıntı önemli-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1739957618042-thumbs-b-c-281-c-41-a-3679-ae-771724-ffd-85-f-59-de-87-d.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>"Kalıcı çözüm ulusal konut politikasından geçiyor"</strong></h3>

<p>Kira artışlarının yalnızca TÜFE oranına bağlanmasının yeterli olmadığını belirten Aykaç, bölgesel kira endeksleri, konutun yaşı, enerji verimliliği ve bulunduğu bölgenin özelliklerini dikkate alan yeni bir model önerdi:</p>

<p><i>"Sağlıklı bir kira piyasası, taraflardan yalnızca birini değil, hem kiracıyı hem de mülk sahibini koruyan dengeli bir sistemle mümkündür.</i></p>

<p><i>Biz Emlak Federasyonu olarak kira artışlarının sadece TÜFE oranına bağlanmasının tek başına yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bölgesel kira endeksleri, konutun yaşı, enerji verimliliği, bulunduğu bölge ve piyasa koşulları da dikkate alınarak daha bilimsel bir model oluşturulabilir.</i></p>

<p><i>Ayrıca uzun süreli kira sözleşmelerini teşvik eden vergi avantajları, düzenli ödeme yapan kiracıyı ödüllendiren uygulamalar ve kira uyuşmazlıklarını hızla çözecek mekanizmalar kurulmalıdır.</i></p>

<p><i>Türkiye'nin ihtiyacı geçici müdahaleler değil; öngörülebilir, adil ve sürdürülebilir bir kira sistemidir. Bu süreçte devletin, yerel yönetimlerin, sektör temsilcilerinin ve akademik dünyanın ortak akılla hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.</i></p>

<p><i>"Konut, temel bir yaşam hakkıdır. Kira politikaları hazırlanırken ne kiracı mağdur edilmeli ne de mülk sahibi cezalandırılmalıdır. Kalıcı çözüm; daha fazla konut üretmek, piyasayı şeffaflaştırmak ve güven ortamını güçlendirmektir. Emlak Federasyonu olarak bilimin, verinin ve ortak aklın rehberliğinde geliştirilecek her çözümün destekçisi olmaya devam edeceğiz.</i></p>

<p><i>Bugün artık yalnızca asgari ücretli ya da emekliler değil; birçok memur, öğretmen, polis ve kamu çalışanı da kira ödemekte zorlanıyor. Bu tablo, kira meselesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Her vatandaşın ev sahibi olması elbette mümkün olmayabilir. Ancak herkesin güvenli, sağlıklı ve gelirine uygun bir konutta yaşayabilmesi, sosyal devlet anlayışının temel gereklerinden biridir. Bu nedenle Türkiye'nin en önemli gündemlerinden biri, kiralık konut arzının artırılması ve erişilebilir kira politikalarının hayata geçirilmesi olmalıdır.</i></p>

<p><i>Türkiye'nin bugün en büyük ihtiyacı, ev sahibi sayısını artırmaktan önce, vatandaşın kiraya erişimini kolaylaştıracak sürdürülebilir bir konut politikası oluşturmaktır. Barınma lüks değil, Anayasa'nın da güvence altına aldığı temel bir haktır. Eğer bugün kira ödeyebilmek bile milyonlarca aile için ciddi bir mücadeleye dönüşmüşse, artık konut politikalarını bütüncül bir anlayışla yeniden ele almanın zamanı gelmiştir.</i></p>

<p><i>Emlak Federasyonu olarak inanıyoruz ki; kalıcı çözüm, yalnızca kira artış oranlarını tartışmak değil, kiralık konut arzını artıran, üretimi teşvik eden, yatırımcıyı küstürmeyen ve vatandaşın barınma hakkını güvence altına alan dengeli politikaları hayata geçirmektir."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kira-zammi-yuzde-3190-oldu-emlak-federasyonundan-yeni-model-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ny.jpg" type="image/jpeg" length="69401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da sıcak hava ve kuraklık: Ren Nehri'nde su seviyesi düştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-sicak-hava-ve-kuraklik-ren-nehrinde-su-seviyesi-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-sicak-hava-ve-kuraklik-ren-nehrinde-su-seviyesi-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da sıcak hava ve kuraklık etkisini artırıyor. Meteoroloji sıcaklık uyarısı yaparken, Ren Nehri'nde su seviyesi Köln'de 67 santimetreye kadar düştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alman Meteoroloji Servisi (<strong>DWD</strong>), ülkede etkili olması beklenen yüksek sıcaklıklar nedeniyle geniş bir bölge için uyarı yayımladı. Özellikle Almanya'nın orta ve güney kesimlerinde sıcaklıkların yüksek seviyelere ulaşacağı belirtilirken, vatandaşlara sıcak havaya karşı önlem almaları çağrısı yapıldı.</p>

<p>DWD tarafından yapılan açıklamada, hissedilen sıcaklığın 32 derecenin üzerine çıkmasının ve gece saatlerinde binaların yeterince serinlememesinin beklendiği durumlarda sıcak hava uyarılarının devreye alındığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Vatandaşlara sıcak havaya karşı önlem çağrısı</strong></h2>

<p>Yetkililer, aşırı sıcakların etkisini azaltmak için vatandaşlara çeşitli tavsiyelerde bulundu.</p>

<p>Açıklamada, doğrudan güneş ışığına uzun süre maruz kalınmaması, açık hava aktivitelerinin sabah erken saatlerde yapılması ve gün içinde yeterli miktarda sıvı tüketilmesi önerildi.</p>

<p>Ayrıca <strong>sıcak hava</strong>larda hafif kıyafetlerin tercih edilmesi, alkol tüketiminden kaçınılması ve yaşam alanlarının güneşten korunarak dış ortamın serinlediği saatlerde havalandırılması gerektiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Kuraklık nehirlerde su seviyelerini düşürdü</strong></h3>

<p>Almanya'da etkili olan kuraklık, nehirlerdeki su seviyelerinde de belirgin düşüşlere neden oldu.</p>

<p>Ren Nehri başta olmak üzere bazı su kaynaklarında seviyelerin önemli ölçüde azaldığı belirtilirken, <strong>Köln</strong> kentinde Ren Nehri'nin su seviyesi 67 santimetreye kadar geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düşük su seviyelerinin nehir taşımacılığını olumsuz etkilediği, özellikle yük gemilerinin seferlerinde aksaklıklar yaşandığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Ren Nehri için uzman toplantısı yapılacak</strong></h3>

<p><strong>Ren</strong> <strong>Nehri</strong>'ndeki düşük su seviyeleri nedeniyle Ulaştırma Bakanı Steffen Bilger'in perşembe günü Bonn'da uzmanların katılımıyla bir konferans düzenleyeceği belirtildi.</p>

<p>Toplantıda nehir taşımacılığında yaşanan sorunlar ve alınabilecek önlemlerin ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya Ulaştırma Bakanı Oliver Krischer ise federal hükümet, eyalet yönetimleri, belediyeler ve lojistik sektörünün katılımıyla ulusal bir görev gücü oluşturulması çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/almanyada-sicak-hava-ve-kuraklik-ren-nehrinde-su-seviyesi-dustu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/almanyada-sicak-hava-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="79606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Oyuncu Özge Özpirinçci'den eski rol arkadaşı Kübra Süzgün'ün iddialarına yanıt geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-ozge-ozpirincciden-eski-rol-arkadasi-kubra-suzgunun-iddialarina-yanit-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-ozge-ozpirincciden-eski-rol-arkadasi-kubra-suzgunun-iddialarina-yanit-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oyuncu Kübra Süzgün'ün sosyal medya üzerinden yönelttiği ağır suçlamalara Özge Özpirinçci'den yanıt geldi. Hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Özpirinçci, 2017-2019 yıllarında yaşanan süreçte yalnızca avukat tavsiyesinde bulunduğunu ifade ederek hukuki süreci başlattığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Oyuncu <strong>Kübra Süzgün</strong>'ün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla eski rol arkadaşı<strong> Özge Özpirinçci</strong> hakkında dile getirdiği iddialar magazin gündemine oturdu. <strong>Kadın</strong> dizisinde birlikte rol alan iki oyuncu arasındaki gerilim, Özpirinçci'nin yaptığı açıklamayla yeni bir boyut kazandı.</p>

<p><img height="562" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/m-v5-b-m-dc3-o-g-ix-nz-yt-n-w-ux-n-c00-z-t-q2-l-tlj-o-t-qt-nj-i0-m-tk1-m-t-q3-o-d-fj-xk-ey-xk-fqc-gc-at-v1.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>Kübra Süzgün'den dikkat çeken suçlamalar</strong></h2>

<p>Çocuk yaşta rol aldığı <strong>Kadın</strong> dizisindeki "Nisan" karakteriyle tanınan <strong>Kübra Süzgün</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda <strong>Özge Özpirinçci</strong>'yi hedef aldı.</p>

<p>Süzgün, yıllar önce yaşadığını iddia ettiği olaylar nedeniyle kendisinin ve ailesinin büyük mağduriyet yaşadığını öne sürerek, "Biz her gün ailecek 'bizi ne zaman öldürürler' diye bekledik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Paylaşımında Özpirinçci'ye yönelik suçlamalarda bulunan oyuncu, yaşadıkları nedeniyle hesap soracağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Ozge Ozpirincci Ilk Kez Konustu Sessizliginin B79E6F0Efd Amp.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ozge-ozpirincci-ilk-kez-konustu-sessizliginin-b79e6f0efd-ampjpg.webp" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Allah'a şikâyet edeceğim"</strong></h3>

<p><strong>Kübra Süzgün</strong>, açıklamasının devamında<strong> Özge Özpirinçci</strong>'ye yönelik ağır ifadelerini sürdürdü.</p>

<p>Oyuncu, yaşadığını öne sürdüğü olaylar nedeniyle Özpirinçci'yi affetmeyeceğini belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>"<i>Umarım sen de Bodrum'da çok güzel eğleniyorsundur. Ama Allah'tan tek bir dileğim var; bana ve aileme bu dünyada yaşattıklarının 100 katını Allah'ım inşallah sana da yaşatırken bana da göstermeyi nasip etsin. Ama eğer göremezsem, seni Allah'a şikayet edeceğim. Ve umarım bu dünyada veremediğin hesabı, Allah'ın huzurunda verirsin.</i>"</p>

<h3><strong>Özge Özpirinçci: "İddiaların hiçbirine dahil olmadım"</strong></h3>

<p>Suçlamaların ardından açıklama yapan Özge Özpirinçci ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p>

<p>Oyuncu, <strong>2017-2019 yılları arasında Kadın dizisinin çekimleri sırasında</strong> Kübra Süzgün'ün babasının kendisinden avukat tavsiyesi istediğini, bunun üzerine avukatı <strong>Nail Gönenli</strong>'yi önerdiğini belirtti.</p>

<p>Söz konusu olaylara hiçbir aşamada dahil olmadığını vurgulayan  Özpirinçci açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"<i>2017–2019 yılları arasında 'Kadın' dizisinde birlikte çalıştığım Kübra Süzgün'ün babası Serkan Süzgün, bir gün sette yanıma gelerek yaşadığı üzüntüyü dile getirmiş ve bir avukata ihtiyacı olduğunu ifade etmiştir. Bunun üzerine kendisini avukatım Nail Gönenli'ye yönlendirdim. Bahsi geçen konuya hiçbir aşamada dahil olmadım.</i>"<br />
 </p>

<p><img alt="S X Ee Kubra Suzgun Ozge Ozpirincci Olayi Ne Kubra Suzgun Kimdir Hangi Dizilerde Rol Aldi.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/s-x-ee-kubra-suzgun-ozge-ozpirincci-olayi-ne-kubra-suzgun-kimdir-hangi-dizilerde-rol-aldijpg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>"Yedi yıldır iftira ve tehditlerle karşı karşıyayım"</strong></h3>

<p>Özge Özpirinçci, yaklaşık yedi yıldır kendisi, ailesi ve yakın çevresi hakkında gerçeğe aykırı ithamlar, iftiralar, tehditler ve hakaret içerikli paylaşımlar yapıldığını üzüntüyle takip ettiğini ifade etti.</p>

<p>Oyuncu, kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçek dışı olduğunu yineledi.</p>

<h3><strong>Hukuki süreç başlattığını duyurdu</strong></h3>

<p>Kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddeden Özge Özpirinçci, hukuki haklarını korumak amacıyla gerekli başvuruların yapıldığını ve hukuki sürecin resmen başlatıldığını açıklayarak şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"<i>Şahsıma yöneltilen iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Hukuki haklarımın korunması amacıyla gerekli başvurular yapılmış ve ilgili süreçler başlatılmıştır.</i>"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trend Haberler</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/oyuncu-ozge-ozpirincciden-eski-rol-arkadasi-kubra-suzgunun-iddialarina-yanit-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/52aabc83-d667-4afc-9a3e-59e9a3efee23jpg.webp" type="image/jpeg" length="58224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Çerçeve yasa' Meclis'te milletvekillerinin imzasına açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-mecliste-milletvekillerinin-imzasina-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-mecliste-milletvekillerinin-imzasina-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin hazırlanan çerçeve yasa teklifi TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in bugün siyasi partilere ön bilgilendirme yapması, teklifin ise 4 Ağustos Salı günü saat 17.00'ye kadar tüm milletvekilleri tarafından imzalanması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin hazırlanan çerçeve yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) milletvekillerinin imzasına açıldı. Teklif kapsamında AKP Grup Başkanı <strong>Abdullah Güler</strong>'in bugün siyasi partilere ön bilgilendirme yapacağı bildirildi.</p>

<p>Teklifin, 4 Ağustos Salı günü saat 17.00'ye kadar tüm milletvekilleri tarafından imzalanmasının beklendiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Abdullah Güler partilere bilgilendirme yapacak</strong></h2>

<p>TBMM gündemine gelen çerçeve yasa teklifiyle ilgili AKP Grup Başkanı <strong>Abdullah Güler'</strong>in bugün siyasi partilere ön bilgilendirmede bulunacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilgilendirme toplantısında teklifin genel çerçevesi ve izlenecek sürece ilişkin değerlendirmelerin paylaşılması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İmzaların yarın tamamlanması bekleniyor</strong></h3>

<p>Meclis'te imzaya açılan teklif için milletvekillerine <strong>4 Ağustos Salı günü saat 17.00'ye kadar süre tanındığı belirtildi.</strong></p>

<p>İmza sürecinin tamamlanmasının ardından teklifin TBMM'deki yasama takvimine göre görüşülmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Kurtulmuş "bu hafta Meclis'e sunulmasını bekliyoruz" demişti</strong></h3>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş da geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta Meclis'e sunulmasını beklediğini ifade etmişti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-mecliste-milletvekillerinin-imzasina-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f890f21d-b9bf-462a-9737-e8c8bf33693d-w.jpeg" type="image/jpeg" length="40541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilecik Bozüyük'te yangın: Alevler köye ulaşmadan söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bilecik-bozuyukte-yangin-alevler-koye-ulasmadan-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bilecik-bozuyukte-yangin-alevler-koye-ulasmadan-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik’in Bozüyük ilçesine bağlı Kovalıca köyünde arazide çıkan yangın, helikopter ve kara ekiplerinin müdahalesiyle yerleşim alanına ulaşmadan kontrol altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilecik’in Bozüyük ilçesinde arazide çıkan yangın, havadan ve karadan yürütülen yoğun çalışmayla söndürüldü. Kovalıca köyü yakınlarındaki alevlerin yerleşim yerine sıçramadan kontrol altına alınması olası bir tehlikenin önüne geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bozüyük yangını için ekipler seferber oldu</strong></h2>

<p>Bozüyük’e bağlı Kovalıca köyündeki arazide, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Bölgeden yükselen dumanı ve alevleri fark edenlerin ihbarı üzerine Orman İşletme Müdürlüğü ile itfaiye ekipleri harekete geçti.</p>

<p>Bilecik yangın ihbarının ardından bölgeye kısa sürede çok sayıda ekip ve araç yönlendirildi. Müdahale çalışmalarına bir helikopter, 3 arazöz ve 4 müdahale aracı katıldı. Toplam 25 personel, alevlerin yayılmasını önlemek amacıyla havadan ve karadan eş zamanlı çalışma yürüttü.</p>

<h3><strong>Bilecik yangını yerleşim alanına ulaşmadan durduruldu</strong></h3>

<p>Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda Bozüyük yangını, Kovalıca köyündeki yerleşim alanlarına ulaşmadan söndürüldü. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgede yeniden alevlenme riskine karşı kontroller gerçekleştirildi.</p>

<p>Arazide çıkan yangınlarda rüzgâr ve kuru bitki örtüsü, alevlerin kısa sürede geniş bir alana yayılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle erken ihbar ve hızlı müdahale, yerleşim yerleri ile çevredeki tarım ve orman alanlarının korunmasında önem taşıyor.</p>

<p>Bilecik’in Bozüyük ilçesindeki yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bilecik-bozuyukte-yangin-alevler-koye-ulasmadan-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/agency/aa/bilecik-bozuyukte-yangin-alevler-koye-ulasmadan-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="83003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla'da yangın sonrası inceleme: Fethiye'de hasar tespit çalışmaları sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-yangin-sonrasi-inceleme-fethiyede-hasar-tespit-calismalari-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muglada-yangin-sonrasi-inceleme-fethiyede-hasar-tespit-calismalari-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Fethiye'de orman yangınından etkilenen tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları devam ediyor. Ekipler bahçe ve üretim alanlarındaki zararları kayıt altına alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>'nın <strong>Fethiye</strong> ilçesinde meydana gelen orman yangınının ardından bölgede zarar gören tarım alanlarına yönelik incelemeler sürdürülüyor. <strong>İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü</strong> ekipleri, yangından etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarına devam ediyor.</p>

<p>Yeşilüzümlü Mahallesi'nde çıkan yangının ardından başlatılan saha çalışmaları kapsamında, üretim alanlarında oluşan zararlar ekipler tarafından tek tek değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Yangından etkilenen tarım alanları inceleniyor</strong></h2>

<p>İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, bölgede gerçekleştirdiği incelemelerde zeytinlikler, üzüm bağları ile badem, armut, erik ve incir bahçelerinde meydana gelen hasarları belirliyor.</p>

<p>Yapılan değerlendirmelerde tespit edilen zararların kayıt altına alındığı belirtilirken, çalışmaların üreticilerin yaşadığı kayıpların belirlenmesi amacıyla sürdüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Üreticilere hasar süreci hakkında bilgi veriliyor</strong></h3>

<p>Ekiplerin saha incelemelerinin yanı sıra bölgedeki üreticilere de <strong>hasar tespi</strong>t süreci hakkında bilgilendirme yaptığı bildirildi.</p>

<p>Üreticilere, zararların belirlenmesi sonrasında izlenecek süreç ve yapılması gereken işlemler konusunda bilgi aktarılırken, çalışmaların tamamlanmasının ardından hasar durumunun netleşmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Fethiye'deki yangın yeniden başlamıştı</strong></h3>

<p><strong>Yeşilüzümlü Mahallesi</strong>'ndeki ormanlık alanda 30 Temmuz'da başlayan yangın, kontrol altına alınmasının ardından rüzgarın etkisiyle yeniden etkili olmuştu.</p>

<p>Bölgede 31 Temmuz'da tekrar çıkan <strong>orman yangını</strong>na havadan ve karadan müdahale edilmiş, ekiplerin çalışmaları sonucunda yangın kontrol altına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muglada-yangin-sonrasi-inceleme-fethiyede-hasar-tespit-calismalari-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fethiyede-orman-yanginindan-etkilenen-tarim-alanlarinda-hasar-tespiti-yapiliyor.png" type="image/jpeg" length="61683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ordu Ünye’de pat pat devrildi: Trafik kazasında 3 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ordu-unyede-pat-pat-devrildi-trafik-kazasinda-3-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ordu-unyede-pat-pat-devrildi-trafik-kazasinda-3-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu’nun Ünye ilçesinde kontrolden çıkarak devrilen pat pat tarım aracındaki sürücü ile iki yolcu yaralandı. Hastaneye kaldırılan üç kişinin hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ordu’nun Ünye ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, yörede “pat pat” olarak bilinen tarım aracının devrilmesi sonucu üç kişi yaralandı. İnkur Mahallesi’ndeki kazanın ardından bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<h2><strong>Ünye’de tarım aracı kontrolden çıktı</strong></h2>

<p>Ünye kaza haberi, İnkur Mahallesi Fevzi Çakmak Küme Evleri mevkisinden geldi. Edinilen bilgiye göre, Nuri A’nın (42) kullandığı tarım aracı, henüz belirlenemeyen nedenle kontrolden çıkarak devrildi.</p>

<p>Devrilen araçta sürücü Nuri A. ile birlikte Dursun Efe A. (17) ve Mehmet A. (57) bulunuyordu. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri yönlendirildi.</p>

<h3><strong>Ordu trafik kazasında 3 kişi hastaneye kaldırıldı</strong></h3>

<p>Sağlık görevlileri, kaza yerinde yaptıkları ilk müdahalenin ardından yaralıları ambulanslarla Ünye Devlet Hastanesine kaldırdı. Tedavi altına alınan sürücü ve iki yolcunun hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.</p>

<p>Ünye trafik kazası nedeniyle bölgede kısa süreli hareketlilik yaşanırken, devrilen tarım aracının bulunduğu alanda gerekli güvenlik önlemleri alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ünye kazasının nedeni araştırılıyor</strong></h3>

<p>Tarım alanlarında ve kırsal bölgelerde yaygın olarak kullanılan pat pat araçlarının devrilmesi, sürücü ve yolcular açısından ciddi yaralanma riski oluşturabiliyor. Bu tür araçların kullanıldığı güzergâhlarda yolun eğimi, zemin yapısı ve yük dengesi güvenli sürüş açısından önem taşıyor.</p>

<p>Ordu kaza olayına ilişkin inceleme başlatılırken, tarım aracının neden kontrolden çıktığının yapılacak çalışma sonucunda netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ordu-unyede-pat-pat-devrildi-trafik-kazasinda-3-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/acil-1.jpg" type="image/jpeg" length="81380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="88641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="27283"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="94436"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="36832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="51798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="39909"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="91511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="97640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="65689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="79431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="71870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="23289"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="90877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="32127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="48028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="30097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="61814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="29430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="46724"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
