<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 12:38:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da ormanlık alanlara giriş yasağı uzatıldı; açık alanda ateş yakmak yasaklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-ormanlik-alanlara-giris-yasagi-uzatildi-acik-alanda-ates-yakmak-yasaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-ormanlik-alanlara-giris-yasagi-uzatildi-acik-alanda-ates-yakmak-yasaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, artan yangın riski nedeniyle ormanlara giriş yasağını 15 Ekim 2026'ya uzattı. Tarla, bağ, bahçe ve orman bitişiğindeki açık alanlarda ateş yakılması tamamen yasaklanırken, uymayanlara adli işlem yapılacağı duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Valiliği, aşırı sıcaklar ve olumsuz iklim koşulları nedeniyle orman yangını riskinin en üst seviyeye çıkması üzerine radikal bir karar aldı. Daha önce <strong>30 Eylül 2026</strong> tarihine kadar uygulanacağı açıklanan ormanlık alanlara giriş yasağı ve önleyici tedbirler, <strong>15 Ekim 2026</strong> tarihine kadar uzatıldı.</p>

<p>Valilikten yapılan açıklamada, il genelinde meydana gelen yangınların büyük bölümünün ormana yakın kırsal alanlarda insan kaynaklı dikkatsizlik, anız yakımı, bağ ve bahçe temizliği amacıyla yakılan ateşlerden kaynaklandığına dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>Açık alanlarda her ne sebeple olursa olsun ateş yakmak yasaklandı</strong></h2>

<p>İlave tedbirler kapsamında Ankara il sınırları genelinde; zirai araziler, tarla, bağ, bahçe ve tüm açık alanlar dâhil olmak üzere <strong>orman bitişiğindeki alanlarda her ne sebeple olursa olsun ateş yakılması ve ateşe neden olabilecek tüm faaliyetler tamamen yasaklandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>7/24 kesintisiz gözetim ve muhtarlara ihbar görevi</strong></h2>

<p>Alınan kararların sahadaki takibi için güvenlik ve idari mekanizmalar teyakkuza geçirildi. Yangın riski taşıyan kırsal alanlar ile orman bitişikleri; kolluk kuvvetleri, orman muhafaza ekipleri ve ilgili kurumlar tarafından <strong>kesintisiz gözetim altında</strong> tutulacak. Mahalle muhtarlıkları, kendi sorumluluk alanlarında ateş yakan kişileri anbean takip ederek tespit edilen ihlalleri derhal kolluk kuvvetlerine bildirecek.</p>

<h2><strong>Cezai yaptırım uyarısı</strong></h2>

<p>Valilik açıklamasında, belirlenen yasaklara ve tedbirlere uymayan kişiler hakkında gerekli <strong>adli ve idari işlemlerin derhal başlatılacağı</strong> vurgulandı. Ayrıca, olası bir yangın durumunda meydana gelebilme ihtimali olan tüm zararlar ile idari söndürme masraflarının doğrudan kuralları ihlal eden sorumlulardan tahsil edileceği kaydedildi.</p>

<p>Ankara Valiliği, olası faciaların önüne geçilebilmesi amacıyla kamu kurumları, özel sektör ve sanayi kuruluşlarının da kendi alanlarında tedbir alması, kaymakamlıklar ve kolluk kuvvetlerinin koordinasyon içinde süreci yakından takip etmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-ormanlik-alanlara-giris-yasagi-uzatildi-acik-alanda-ates-yakmak-yasaklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/5b4e74eb-98a8-4b0b-825a-7beffcad3022.webp" type="image/jpeg" length="95344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğrenci affı yasalaştı: Başvuru süresi ve şartlar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ogrenci-affi-yasalasti-basvuru-suresi-ve-sartlar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ogrenci-affi-yasalasti-basvuru-suresi-ve-sartlar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan düzenlemeyle, daha önce öğrenci affından yararlanmamış ve belirli istisnalar dışında ilişiği kesilen öğrenciler, başvurmaları halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek. Kanun, başvuru süresi ve yararlanma şartlarını da netleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.</p>

<p>Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</p>

<p>Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.</p>

<p>Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.</p>

<p>Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.</p>

<p>Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</p>

<p>Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.</p>

<h3><strong>Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler</strong></h3>

<p>Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.</p>

<p>Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.</p>

<p>Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.</p>

<p></p>

<p>Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.</p>

<p>Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.</p>

<p>Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.</p>

<p>TBMM Genel Kurulunda kabul edilen öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise YÖK kararı ile kapatılabilecek.</p>

<p>Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor.</p>

<p>Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak.</p>

<p>Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak.</p>

<p>Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak.</p>

<h3><strong>Yükseköğretim kurumları ortak ofis kurabilecek</strong></h3>

<p>Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilecek veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek.</p>

<p>Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek.</p>

<p>Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.</p>

<p>Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanunla, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.</p>

<p>Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.</p>

<p>Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak.</p>

<p>Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de ön lisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.</p>

<p>Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak.</p>

<p>Kanunla, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek.</p>

<h3><strong>Öğrenci affı düzenlemesinde neler var?</strong></h3>

<p>Kanunla, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.</p>

<p>Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek.</p>

<p>Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak.</p>

<p>Bu düzenlemede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenecek.</p>

<p>Bu düzenlemeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim ön lisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak.</p>

<p>Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak.</p>

<p>Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.</p>

<p>Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.</p>

<p>TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Kanunla, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yer alan İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerinin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde de yer alması nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesindeki ilgili birimlerle birleştirilmesi ve mükerrerliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor.</p>

<p>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yapılandırılması hedeflendiği için İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı İletişim ve Turizm fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanıyor. Düzenlemelere bağlı olarak Elbistan Meslek Yüksekokulu, Türkoğlu Meslek Yüksekokulu, Onikişubat Meslek Yüksekokulu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanacak. Ayrıca Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak.</p>

<p>Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.</p>

<p>Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı, yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle misyonunun ve vizyonunun değiştirilerek bilim ve teknoloji ağırlıklı bir üniversite olarak yapılandırılması öngörüldüğü için "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Bu amaç doğrultusunda TUSAŞ ile yürüttüğü çalışmalar gözetilerek Üniversite, Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan oluşacak.</p>

<p>Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış atıflar, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılacak.</p>

<p>Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor.</p>

<h3><strong>Kapatılan akademik birimler için geçiş nasıl olacak?</strong></h3>

<p>Kanun'a eklenen geçici maddeyle İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi arasında devredilen, birleştirilen veya kapatılan akademik birimlerin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu birimlerdeki bütçe ödenekleri, laboratuvar donanımları ve personelin kadrolarıyla birlikte Sütçü İmam Üniversitesine devredilmesi, kayıtlı öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak mağduriyet yaşanmaksızın aktarılması ve diplomaların verilme usulleri düzenleniyor.</p>

<p>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılacak.</p>

<p>Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılacak ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacak.</p>

<p>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin teklifte belirtilen fakültelerine aktarılacak.</p>

<p>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılacak ve buradaki öğretim elemanları aynı üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine, Üniversitenin Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılacak.</p>

<p>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılacak.</p>

<p>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu düzenlemeyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilecek. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanacak.</p>

<p>Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi halinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilecek. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</p>

<p>Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve/veya Japonya ülke kuruluşlarından kendi adına yılı yatırım programında yer almaksızın sağlayacağı dış finansmana düzenlemede öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hibe almaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak.</p>

<p>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi adıyla yer alan üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ogrenci-affi-yasalasti-basvuru-suresi-ve-sartlar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-ce91059bb84a144adb9c19f79f9f38e3-1.jpg" type="image/jpeg" length="65626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı açıkladı: Fethiye'deki yangın kontrol altında, Çine'de müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-acikladi-fethiyedeki-yangin-kontrol-altinda-cinede-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-acikladi-fethiyedeki-yangin-kontrol-altinda-cinede-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Muğla'nın Fethiye ilçesindeki orman yangınının tamamen kontrol altına alındığını açıkladı. Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya ve Mersin Gülnar-Aydıncık'taki yangınların büyük ölçüde kontrol altında olduğunu belirten Yumaklı, Aydın'ın Çine ilçesinde ise havadan ve karadan müdahalenin sürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye genelinde yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgârın etkisiyle peş peşe çıkan orman yangınlarıyla mücadele sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı<strong> İbrahim Yumaklı</strong>, Muğla'nın Fethiye ilçesindeki yangının tamamen kontrol altına alındığını, Balıkesir'in Gömeç, Antalya'nın Alanya ve Mersin'in Gülnar-Aydıncık bölgelerindeki yangınların ise büyük ölçüde kontrol altında olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre son iki günde, 110'u orman dışı alanlarda olmak üzere toplam 169 yangın çıktı. Yangınların 163'ü kontrol altına alındı.</p>

<p><img alt="Tarım Ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli.jpg" width="864" /></p>

<h2><strong>Fethiye'deki yangın tamamen kontrol altında</strong></h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahadaki son duruma ilişkin açıklamasında Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan yangının tamamen kontrol altına alındığını bildirdi.</p>

<p>Yumaklı, Balıkesir'in Gömeç, Antalya'nın Alanya ve Mersin'in Gülnar-Aydıncık bölgelerindeki yangınların da büyük ölçüde kontrol altında olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Çine'de yangına havadan ve karadan müdahale</strong></h3>

<p>Aydın'ın Çine ilçesinde rüzgârın etkisiyle yayılan yangına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.</p>

<p>Alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması nedeniyle bazı mahalleler tahliye edilirken, bölgedeki hayvanlar da güvenli alanlara götürüldü.</p>

<p>Yumaklı, Çine'deki yangının tamamen kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmalarını aralıksız sürdüreceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>9 ilde cep telefonlarına uyarı gönderildi</strong></h3>

<p>Yangın riskinin en yüksek seviyeye ulaştığı Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin ve Adana'da cep telefonlarına acil durum uyarısı gönderildi.</p>

<p>Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya, Muğla ve Balıkesir'de çıkan orman yangınlarında 65 bağımsız bölümün ağır hasar aldığını veya yıkıldığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-yumakli-acikladi-fethiyedeki-yangin-kontrol-altinda-cinede-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/12b3a142-513e-4c66-b324-89bca77f6750.webp" type="image/jpeg" length="50960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 9 ildeki yurttaşlara “Açık alanda ateş yakmayın” uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligindan-9-ildeki-yurttaslara-acik-alanda-ates-yakmayin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligindan-9-ildeki-yurttaslara-acik-alanda-ates-yakmayin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, orman yangını riskinin yüksek olduğu 9 ilde cep telefonu kullanıcılarına uyarı mesajı göndererek, açık alanda ateş yakılmaması ve yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınılması çağrısında bulundu. En küçük duman veya alev görülmesi halinde ise 112'nin derhal aranması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, yangın riski bulunan dokuz ildeki yurttaşlara gönderdiği uyarı mesajında, yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınılmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, orman yangını riski bulunan Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin ve Adana'da sinyal veren tüm cep telefonu kullanıcılarına uyarı mesajı gönderdi.</p>

<p>Gönderilen uyarı mesajında, "Dikkat, bulunduğunuz alanda orman yangını riski çok yüksektir. Yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınalım. Açık alanda ateş yakmayalım. En küçük duman veya alev gördüğünüzde, 112'yi derhal arayalım. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz" denildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarim-ve-orman-bakanligindan-9-ildeki-yurttaslara-acik-alanda-ates-yakmayin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/0487c696-a6c2-4340-8486-d0343c5d6125-w.jpg" type="image/jpeg" length="81921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası aranan 526 kişi 7 ayda Türkiye'ye getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/44-ulkeyle-ortak-operasyon-uluslararasi-aranan-526-kisi-7-ayda-turkiyeye-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/44-ulkeyle-ortak-operasyon-uluslararasi-aranan-526-kisi-7-ayda-turkiyeye-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, 44 ülkeyle yürütülen çalışmalar kapsamında 2026'nın ilk 7 ayında kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin Türkiye'ye iadesi sağlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, yurt dışına kaçan ve uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanarak ülkeye getirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.</p>

<p>Bu kapsamda, 1 Ocak-16 Temmuz 2026 döneminde 44 ülkede yürütülen çalışmalar sonucunda 499 kişinin Türkiye'ye getirilmesi sağlandı.</p>

<p>Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişinin daha 28 Temmuz'da ülkeye getirilmesiyle, 7 aylık dönemdeki sayı 526'ya ulaştı.</p>

<h3><strong>123'ü organize suç örgütü lideri veya üyesi</strong></h3>

<p>Türkiye'ye getirilen 499 kişinin 225'inin asayiş, 194'ünün kaçakçılık ve organize suçlar, 71'inin narkotik, 9'unun ise terör suçlarından arandığı belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kişilerden 123'ünün organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu tespit edildi.</p>

<p>Terör suçları kapsamında getirilen 9 kişiden 5'inin PKK, 2'sinin dini istismar eden terör örgütleri, 2'sinin ise diğer terör örgütleri kapsamında arandığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>"Kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir"</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uluslararası seviyede aranan kişilerin Türkiye'ye getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Suçluların yurt dışına çıkarak izlerini kaybettiremeyeceğini vurgulayan Bakan Çiftçi, ilgili kurumlar ve uluslararası muhataplarla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Çiftçi, şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Suçlular şunu iyi bilmelidir, kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir. İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, bu yıl kırmızı bülten dahil uluslararası seviyede aranan 526 kişinin ülkemize getirilmesini sağladık. Bu sonuç, Türkiye'nin güçlü takip kapasitesinin ve uluslararası alandaki etkin işbirliğinin somut göstergesidir. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve aranan kişileri ülkemize getirmeye devam edeceğiz."</i></p>

<h3><strong>Uluslararası arama sürecini Interpol-Europol Daire Başkanlığı yürütüyor</strong></h3>

<p>Türkiye'de uluslararası seviyede aranan kişilere ilişkin işlemler, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığınca yürütülüyor.</p>

<p>Başkanlık, aranan kişilere ilişkin bilgileri Interpol kanalları üzerinden ilgili ülkelerin birimlerine iletiyor, yakalama ve Türkiye’ye getirme süreçlerinde ülkeler arasındaki koordinasyonu sağlıyor.</p>

<p>Kırmızı bülten, aranan kişinin yerinin belirlenmesi ve iade amacıyla geçici olarak yakalanmasına yönelik uluslararası talebi ifade ediyor. Difüzyon ise arama bilgisinin Interpol üzerinden üye ülkelere doğrudan iletildiği acil mesaj olarak kullanılıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/44-ulkeyle-ortak-operasyon-uluslararasi-aranan-526-kisi-7-ayda-turkiyeye-getirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mersinde-uyusturucu-operasyonunda-42-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="36036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: 67 bin 709 anne doğum iznini 24 haftaya kadar uzattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-67-bin-709-anne-dogum-iznini-24-haftaya-kadar-uzatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-67-bin-709-anne-dogum-iznini-24-haftaya-kadar-uzatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Vedat Işıkhan, 67 bin 709 annenin analık raporunu uzatarak doğum izni süresini 24 haftaya kadar kullandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat Işıkhan</strong>, <strong>doğum izni </strong>raporlarının uzatılmasına yönelik uygulamada gelinen son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Işıkhan, toplam 67 bin 709 annenin analık raporlarını uzatarak doğum izni süresini 24 haftaya kadar kullandığını bildirdi.</p>

<p>Işıkhan, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında bulunduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (<strong>TBMM</strong>) yaptığı değerlendirmede, <strong>Sosyal Hizmetler Kanunu</strong>'nda gerçekleştirilen düzenleme kapsamında yürütülen işlemler hakkında bilgi verdi.</p>

<h2><strong>Analık raporu uzatma işlemleri devam ediyor</strong></h2>

<p>Bakan Işıkhan, yasa kapsamında başvuruya dayalı işlemlerin sürdüğünü, bunun yanı sıra sistem üzerinden gerçekleştirilen otomatik uzatma uygulamalarının da devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda 4A statüsündeki sigortalılar için 32 bin 214, 4B kapsamındaki sigortalılar için 1.711, 4C kapsamındaki sigortalılar için ise 13 bin 435 analık raporunun sistem tarafından otomatik olarak uzatıldığını aktardı.</p>

<p>Işıkhan, üç sigortalılık statüsünde toplam 47 bin 360 analık raporunun herhangi bir ek işleme gerek kalmadan otomatik şekilde uzatma işlemine tabi tutulduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>20 bin 349 sigortalı başvuru işlemini tamamladı</strong></h3>

<p>Bakan Işıkhan, 27 Temmuz itibarıyla analık raporu uzatma başvurusu yapabilecek 46 bin 918 sigortalının bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Otomatik olarak uzatılan 47 bin 360 <strong>analık raporu</strong>nun yanı sıra 20 bin 349 sigortalının da başvuru sürecini tamamladığını belirten Işıkhan, başvuru yapan sigortalıların tamamı için rapor oluşturma işlemlerinin sonuçlandırıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Işıkhan, isteğe bağlı olarak analık raporunu uzatabilecek annelerin yüzde 43'ünün bu hakkı kullanma yönünde karar aldığını belirtti.</p>

<h3><strong>Doğum izni süresi 24 haftaya kadar kullanıldı</strong></h3>

<p>Bakan Işıkhan, otomatik uzatma işlemleri ve başvuru sonucunda yapılan uzatmalarla birlikte toplam 67 bin 709 annenin analık raporunu uzatarak doğum izni süresini 24 haftaya kadar kullandığını ifade etti.</p>

<p>Uygulama kapsamında annelerin doğum sonrası izin sürelerine ilişkin rapor uzatma işlemleri, belirlenen koşullar çerçevesinde yürütülmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-67-bin-709-anne-dogum-iznini-24-haftaya-kadar-uzatti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/uzatilan-dogum-izninden-67-bin-709-anne-faydalandi.png" type="image/jpeg" length="65972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum orman yangınlarında hasar gören yapı sayısını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-orman-yanginlarinda-hasar-goren-yapi-sayisini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-orman-yanginlarinda-hasar-goren-yapi-sayisini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya, Muğla ve Balıkesir'de çıkan orman yangınlarının ardından yapılan ilk hasar tespit çalışmalarında 65 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olduğunun belirlendiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <strong>Murat Kurum</strong>, Antalya, Muğla ve Balıkesir'de meydana gelen orman yangınlarının ardından yürütülen ilk hasar tespit çalışmalarında <strong>65 bağımsız bölümün ağır hasarlı veya yıkık olduğunun belirlendiğini</strong> açıkladı.</p>

<p><img height="1530" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a86a746d-9dfb-4081-b403-8ecf6adef6d7-w.jpeg" width="2040" /></p>

<h2><strong>Hasar tespit çalışmaları başladı</strong></h2>

<p>Bakan Kurum, Antalya'nın Kumluca, Muğla'nın Seydikemer ve Balıkesir'in Gömeç ilçelerinde çıkan orman yangınlarının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>

<p>Yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Kurum, yangınların kontrol altına alındığı bölgelerde hasar tespit çalışmalarının başladığını bildirdi.</p>

<h3><img height="1530" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/8e6366ae-d187-4b74-91f1-3cdd96d981e6-w.jpeg" width="2040" /></h3>

<h3><strong>En fazla hasar Muğla'da</strong></h3>

<p>İlk tespitlere göre Antalya, Muğla ve Balıkesir'de toplam 65 bağımsız bölümün ağır hasar aldığı veya yıkıldığı belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın paylaştığı verilere göre, hasar gören bağımsız bölümlerin 20'si Antalya'nın Kumluca ilçesinde, 39'u Muğla'nın Seydikemer ilçesinde, 6'sı ise Balıkesir'in Gömeç ilçesinde bulunuyor.</p>

<p>Kurum, açıklamasında "Yangınlardan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Yangınların kontrol altına alındığı yerlerde ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarımıza başladı. Şu anda Antalya, Muğla ve Balıkesir'de yangınlarda 65 bağımsız bölüm ağır hasar aldı ya da yıkıldı. Milletimiz üzülmesin, devletimiz daima yanınızdadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yangından etkilenen bölgelerde hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 07 31 11.40.53" class="detail-photo img-fluid" height="1384" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-31-114053.png" width="1108" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-orman-yanginlarinda-hasar-goren-yapi-sayisini-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/bakan-kurum-kentsel-donusum-icin-3-milyon-liraya-kadar-dev-bir-destek-paketi-hazirliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="55000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ın gündemindeydi: Mohamed Salah'ın yeni adresi belli oluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-gundemindeydi-mohamed-salahin-yeni-adresi-belli-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-gundemindeydi-mohamed-salahin-yeni-adresi-belli-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig devi Beşiktaş'ın uzun süre kadrosuna katmak istediği Mohamed Salah için yeni bir transfer iddiası gündeme geldi. İngiliz basını, Mısırlı yıldızın Suudi Arabistan ekibi Al-Ittihad'a imza atmaya yakın olduğunu öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş'ın bir dönem transfer listesinde yer alan Mohamed Salah'ın geleceğine ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. İngiliz basınında yer alan iddialara göre, tecrübeli futbolcu kariyerine Suudi Arabistan'da devam etmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Haberlere göre Al-Ittihad, Mısırlı yıldız için resmi temaslara başladı. Suudi ekibinin Salah'a yıllık 25 milyon dolarlık sözleşme teklif ettiği, deneyimli oyuncunun da bu teklife sıcak baktığı öne sürüldü.</p>

<p>Beşiktaş'ın ise Liverpool'dan ayrılmasının ardından Salah'ı kadrosuna katmak için girişimlerde bulunduğu ancak yüksek maliyet nedeniyle transferi sonuçlandıramadığı iddia edildi. Özellikle oyuncunun menajerinin taleplerinin görüşmelerde önemli bir engel oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Siyah-beyazlı yönetim daha önce transfer görüşmelerinin sona erdiğini duyurmuştu. Buna rağmen taraftarlar yıldız futbolcunun transferine ilişkin umutlarını uzun süre korudu.</p>

<p>İngiliz basını ise Beşiktaş'ın artık transfer yarışında yer almadığını ve sürecin ekonomik koşullar nedeniyle sonuçsuz kaldığını yazdı.</p>

<p>34 yaşındaki Mohamed Salah, geride kalan sezonda Liverpool formasıyla çıktığı 41 karşılaşmada 12 gol atıp 9 asist yaptı. Mısır Milli Takımı kariyerinde ise Dünya Kupası organizasyonunda 5 gol ve 1 asistlik performans sergiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-gundemindeydi-mohamed-salahin-yeni-adresi-belli-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/salah-6-6-939541.webp" type="image/jpeg" length="26825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Keçiörengücü'nde hedef zirve yarışı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/keciorengucunde-hedef-zirve-yarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/keciorengucunde-hedef-zirve-yarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig ekiplerinden Keçtaş Ankara Keçiörengücü, Bolu kampını tamamlayarak gözünü lige çevirdi. Takımın tecrübeli isimleri İshak Karaoğul ve Abdullah Çelik, yeni sezonda hedeflerinin Play-Off ve zirve yarışı olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig’de yeni sezon öncesi hazırlıklarını sürdüren Keçtaş Ankara Keçiörengücü, gözünü üst sıralara ve Süper Lig hedefine dikti. Ankara, Gerede ve Bolu’da gerçekleştirdiği üç etaplı kamp sürecini tamamlayan başkent ekibinde tecrübeli oyuncular <strong>İshak Karaoğul</strong> ve <strong>Abdullah Çelik</strong>, yeni sezon hedeflerini değerlendirdi.</p>

<p>Hazırlık maçlarıyla hem takım içi uyumu artıran hem de eksiklerini görme fırsatı bulan eflatun-beyazlılarda morallerin yüksek olduğu gözlendi.</p>

<h2><strong>İshak Karaoğul: "Gerçekten çok zor bir lig bizi bekliyor"</strong></h2>

<p>Kamp sürecinin hem fiziksel hem de taktiksel açıdan son derece verimli geçtiğini belirten orta saha oyuncusu İshak Karaoğul, takıma katılan yeni isimlerle birlikte yoğun bir çalışma temposu yakaladıklarını ifade etti.</p>

<p>Hazırlık maçlarının takıma önemli bir ivme kazandırdığını aktaran Karaoğul, bu sezon ligdeki rekabetin arttığına dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Geçen sezona baktığımız zaman, bu sene gerçekten çok zor bir lig olacağını düşünüyorum. Alttan gelen takımlar gerçekten çok güçlü. Yukarıdan düşen takımları zaten hiç söylememe gerek yok. Bizim için de zor olacak ama kendimize inanıyoruz. İnşallah güzel bir sezon geçiririz."</i></p>
</blockquote>

<p>Karaoğul ayrıca taraftarlara çağrıda bulunarak sezon boyunca takımlarına destek olmalarını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260731 42110054 42110051 A N K A R A K E C I O R E N G U C U Y E N I S E Z O N D A Z I R V E Y A R I S I N D A Y E R A L M A K I S T I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="894" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42110054-42110051-a-n-k-a-r-a-k-e-c-i-o-r-e-n-g-u-c-u-y-e-n-i-s-e-z-o-n-d-a-z-i-r-v-e-y-a-r-i-s-i-n-d-a-y-e-r-a-l-m-a-k-i-s-t-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Abdullah Çelik: "Sezona Antalya galibiyetiyle başlamak istiyoruz"</strong></h2>

<p>Defans oyuncusu Abdullah Çelik ise Bolu kampının ardından fiziki olarak üst düzeye ulaştıklarını ve sezona hazır olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Yeni teknik direktör <strong>Osman Zeki Korkmaz</strong> yönetiminde yoğun bir tempo yakaladıklarını vurgulayan Çelik, kadro iskeletinin büyük ölçüde korunduğunu ve yeni transferlerin takıma çabuk adapte olduğunu ifade etti.</p>

<p>İlk hafta oynayacakları Antalyaspor deplasmanına odaklandıklarını söyleyen tecrübeli savunmacı, hedeflerini şöyle özetledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Takım olarak kendimizi çok iyi hissediyoruz. Çok çalışıyoruz. İnşallah güzel maçlar çıkaracağız. Sezona Antalya'da galibiyetle başlamak istiyoruz. Bu sene geçen seneye göre daha zor bir lig olacağını düşünüyoruz. Geçen sene bir takımın düşeceği önceden belliydi, bu sene öyle bir durum yok. Herkes yukarıya oynayabilir. Biz de ligi üst taraflarda bitirmeyi, Play-Off veya Play-Off'tan lige çıkmayı hedefliyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Bireysel performansına dair de mesaj veren Çelik, <i>"Önceliğim takım başarısı ama kendi açımdan da sezona damga vurmak istiyorum. İnşallah hem kulüp hem benim için iyi bir yıl olur"</i> diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/keciorengucunde-hedef-zirve-yarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42110054-42110053-a-n-k-a-r-a-k-e-c-i-o-r-e-n-g-u-c-u-y-e-n-i-s-e-z-o-n-d-a-z-i-r-v-e-y-a-r-i-s-i-n-d-a-y-e-r-a-l-m-a-k-i-s-t-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="95265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete: 12. Yargı Paketi ile yargı süreçlerinde değişiklik yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazete-12-yargi-paketi-ile-yargi-sureclerinde-degisiklik-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazete-12-yargi-paketi-ile-yargi-sureclerinde-degisiklik-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12. Yargı Paketi Resmi Gazete'de yayımlandı. Düzenlemeyle Danıştay, idare mahkemeleri, bilirkişi uygulamaları ve bazı suçlara ilişkin yeni hükümler getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda "<strong>12. Yargı Paketi</strong>" olarak bilinen düzenleme kapsamında, yargı sistemine ilişkin çeşitli değişiklikler hayata geçirildi.</p>

<p>Kanunla birlikte Danıştay'ın yapısı, idare mahkemelerindeki yargılama süreçleri, bilirkişi uygulamaları ve bazı suçlara yönelik hükümlerle ilgili yeni düzenlemeler yapıldı.</p>

<h2><strong>Yargılama süreçlerine ilişkin yeni düzenlemeler getirildi</strong></h2>

<p>Düzenleme kapsamında, <strong>Danıştay</strong>'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine ilişkin sürenin uzatılmasına karar verildi. Buna göre, 23 Temmuz 2026'da sona eren mevcut süre 4 yıl daha devam edecek.</p>

<p><strong>İdare mahkeme</strong>lerinde tek hakim tarafından çözümlenecek davaların kapsamı da genişletildi. Böylece belirli nitelikteki davaların görülme usulüne ilişkin yeni düzenlemeler uygulanacak.</p>

<p>Kanun kapsamında, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası uygulanabilecek.</p>

<h3><strong>Bazı suçlara ilişkin ceza hükümlerinde değişiklik yapıldı</strong></h3>

<p>Düzenlemeyle birlikte dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin bazı hükümler de yeniden düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, söz konusu suçlara iştirakin, haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarının ya da hesap kullanımına ilişkin gerekli bilgilerin başkasına verilmesiyle sınırlı olması halinde uygulanacak cezada indirim yapılacak.</p>

<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler kapsamında da yeni düzenlemeye gidildi. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve kötü muamele kapsamında değerlendirilen bazı suçlarda bu uygulamadan yararlanılamayacak.</p>

<h3><strong>Faiz ve temyiz süreçlerinde yeni hükümler uygulanacak</strong></h3>

<p><strong>Türk Borçlar Kanunu</strong> ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken ancak miktarı sözleşmeyle belirlenmeyen durumlarda uygulanacak faiz oranına ilişkin düzenleme yapıldı.</p>

<p>Buna göre, bu tür ödemelerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemleri için uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i esas alınacak.</p>

<p>Yargıtay ceza dairelerinin, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilmesine ilişkin düzenleme de yapıldı.</p>

<p>İtiraz hakkı, dosyanın teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde kullanılabilecek.</p>

<h3><strong>Duruşma sürelerine yönelik sınır getirildi</strong></h3>

<p>Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin 3 aydan uzun olmaması hükme bağlandı.</p>

<p><strong>Resmi Gazete</strong>'de yayımlanan 12. Yargı Paketi ile birlikte yargı süreçlerinin işleyişine yönelik farklı alanlarda yeni düzenlemeler yürürlüğe girmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazete-12-yargi-paketi-ile-yargi-sureclerinde-degisiklik-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yarginin-etkin-ve-verimli-islemesine-yonelik-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-resmi-gazetede.png" type="image/jpeg" length="85759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milan'ın efsane kaptanı Franco Baresi 66 yaşında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milanin-efsane-kaptani-franco-baresi-66-yasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milanin-efsane-kaptani-franco-baresi-66-yasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya futbolunun unutulmaz savunmacılarından ve Milan tarihinin simge isimlerinden Franco Baresi, 66 yaşında hayatını kaybetti. Kariyeri boyunca yalnızca Milan forması giyen efsane futbolcu, hem kulüp hem de milli takım düzeyinde sayısız başarıya imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalyan futbolunun efsane isimlerinden <strong>Franco Baresi</strong>, 66 yaşında yaşamını yitirdi.</p>

<p>Kariyerinin tamamını Milan'da geçiren Baresi, 1977 yılında A takıma yükseldi ve 1997'de aktif futbolculuk kariyerini noktaladı. Kırmızı-siyahlı ekibin tarihine adını altın harflerle yazdıran efsane savunmacı, kulübün en önemli sembollerinden biri olarak kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milan formasıyla 6 Serie A şampiyonluğu yaşayan Baresi; 2 Şampiyon Kulüpler Kupası, 1 UEFA Şampiyonlar Ligi, 3 UEFA Süper Kupa, 4 İtalya Süper Kupası, 2 Kıtalararası Kupa ve 2 Serie B şampiyonluğu kazanarak kulüp tarihinin en başarılı oyuncuları arasında yer aldı.</p>

<p>İtalya Milli Takımı'nın da uzun yıllar formasını giyen Baresi, 1982 FIFA Dünya Kupası'nı kazanan kadroda yer alarak dünya şampiyonluğu sevinci yaşadı.</p>

<p>Franco Baresi'nin vefat haberini Milan Kulübü duyururken, İtalyan devi yayımladığı mesajla kulüp tarihine damga vuran efsane kaptanına veda etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milanin-efsane-kaptani-franco-baresi-66-yasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/2ebefabf-3762-41cc-aca4-acadf8a8077a.jpg" type="image/jpeg" length="42485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Gezegen Gezgini Yarışması ODTÜ’de Başladı: 25 takım Ay ve Mars simülasyonlarında yarışıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-gezegen-gezgini-yarismasi-odtude-basladi-25-takim-ay-ve-mars-simulasyonlarinda-arisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-gezegen-gezgini-yarismasi-odtude-basladi-25-takim-ay-ve-mars-simulasyonlarinda-arisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ'de düzenlenen 5. Anadolu Gezegen Gezgini Yarışması (ARC), 8 ülkeden 25 takımın katılımıyla başladı. İnsansız kara araçlarının Ay ve Mars simülasyon alanlarında yarıştığı organizasyon, Türkiye'nin 2028 Ay misyonu için teknik veri ve akademik havuz oluşturmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzay Keşif Topluluğu (UKET) tarafından Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) yerleşkesinde düzenlenen 5. Anadolu Gezegen Gezgini Yarışması (Anatolian Rover Challenge-ARC), yerli ve yabancı 25 takımın katılımıyla gerçekleştiriliyor.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42109539 42109520 U Z A Y G O R E V L E R I I C I N T A S A R L A N A N G E Z E G E N G E Z G I N L E R I O D T U D E Y E T E N E K L E R I N I S E R G I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109539-42109520-u-z-a-y-g-o-r-e-v-l-e-r-i-i-c-i-n-t-a-s-a-r-l-a-n-a-n-g-e-z-e-g-e-n-g-e-z-g-i-n-l-e-r-i-o-d-t-u-d-e-y-e-t-e-n-e-k-l-e-r-i-n-i-s-e-r-g-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<p>Etkinlik kapsamında takımlar, gezegen keşiflerinde kullanılan insansız kara araçlarıyla Ay ve Mars simülasyon alanlarında stratejik görevleri tamamlamak için mücadele ediyor. UKET organizasyonuyla bu yıl 5'incisi yapılan yarışmada ekipler; otonom sürüş, bilimsel keşif ve gece görevleri gibi çeşitli aşamalarda araçlarını test ediyor.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42109539 42109526 U Z A Y G O R E V L E R I I C I N T A S A R L A N A N G E Z E G E N G E Z G I N L E R I O D T U D E Y E T E N E K L E R I N I S E R G I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109539-42109526-u-z-a-y-g-o-r-e-v-l-e-r-i-i-c-i-n-t-a-s-a-r-l-a-n-a-n-g-e-z-e-g-e-n-g-e-z-g-i-n-l-e-r-i-o-d-t-u-d-e-y-e-t-e-n-e-k-l-e-r-i-n-i-s-e-r-g-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>"2028 Ay misyonu için akademik havuz oluşturuluyor"</strong></h2>

<p>Yarışmanın organizasyonel yapısı ve hedeflerine ilişkin bilgi veren ARC Genel Yürütücüsü Utku Hatipoğlu, etkinliği Türkiye'deki uzay topluluğunu geliştirmek ve Türkiye'nin Ay misyonuna katkı sağlamak amacıyla başlattıklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260731 42109539 42109531 U Z A Y G O R E V L E R I I C I N T A S A R L A N A N G E Z E G E N G E Z G I N L E R I O D T U D E Y E T E N E K L E R I N I S E R G I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109539-42109531-u-z-a-y-g-o-r-e-v-l-e-r-i-i-c-i-n-t-a-s-a-r-l-a-n-a-n-g-e-z-e-g-e-n-g-e-z-g-i-n-l-e-r-i-o-d-t-u-d-e-y-e-t-e-n-e-k-l-e-r-i-n-i-s-e-r-g-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<p>İngiltere, Meksika, Almanya, Bangladeş, Hindistan, Çekya, Polonya ve Türkiye'den takımların katıldığı yarışmanın; Türkiye Uzay Ajansı (TUA), TÜBİTAK Uzay, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent paydaşlığında yürütüldüğünü ifade eden Hatipoğlu, ana sponsorların ise Fergani Uzay ve Baykar olduğunu aktardı.</p>

<p>Hatipoğlu, çalışmanın akademik boyutuna ilişkin şu açıklamada bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yarışmacıların araçlarını ve gerçekleştirdikleri görevleri not alarak akademik bir havuz oluşturuyoruz. Hem bizim için hem de Türkiye'nin 2028 Ay misyonu kapsamında değerlendirilebilmesi için bir arşiv oluşturuyoruz. Ayrıca, yarışmacı arkadaşlarımızı sektörde görev almaları noktasında motive ediyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260731 42109539 42109532 U Z A Y G O R E V L E R I I C I N T A S A R L A N A N G E Z E G E N G E Z G I N L E R I O D T U D E Y E T E N E K L E R I N I S E R G I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109539-42109532-u-z-a-y-g-o-r-e-v-l-e-r-i-i-c-i-n-t-a-s-a-r-l-a-n-a-n-g-e-z-e-g-e-n-g-e-z-g-i-n-l-e-r-i-o-d-t-u-d-e-y-e-t-e-n-e-k-l-e-r-i-n-i-s-e-r-g-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Ay ve Mars simülasyonlarında gece ve iş birliği görevleri</strong></h2>

<p>Dünyadaki URC (ABD) ve ERC (Avrupa) gibi muadillerinden farklı olarak yarışmaya Ay sahasının da dahil edildiğini belirten Hatipoğlu, etapların işleyişini şu sözlerle detaylandırdı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dünyada örneği olan yarışmalarda genellikle sadece Mars sahaları kullanılıyordu. ARC olarak biz ilk defa Ay sahasını da yarışmaya dahil ettik. Öğrencilerimiz bu alanlarda otonom, bilim, iş birliği ve gece görevlerini icra ediyor. Otonom görevde araçlar hiçbir dış müdahale olmadan kodlarla hareket ediyor. Bilim görevinde ise takımlar bir hipotez oluşturarak Mars sahasında su veya canlılık aramak gibi analizler yapıyor. Başka organizasyonlarda olmayan gece görevimizde, ortam ışıklarını kapatarak takımların robot kollarını karanlık uzay koşullarında test etmelerini sağlıyoruz. Ay sahasında gerçekleştirilen işbirliği görevinde ise tüm takımlar aynı anda sahaya çıkarak ortak mekanik sorumlulukları yerine getiriyor."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="Aa 20260731 42109539 42109517 Uzay Gorevleri Icin Tasarlanan Gezegen Gezginleri Odtude Yeteneklerini Sergiliyor (1)" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/aa-20260731-42109539-42109517-uzay-gorevleri-icin-tasarlanan-gezegen-gezginleri-odtude-yeteneklerini-sergiliyor-1.jpg" width="1200" /></p>

<p>Yarışmada yer alan ODTÜ Rover Takımı üyesi Bilge Arıkca, geliştirdikleri keşif odaklı insansız kara aracının üzerinde otonom görevler için özel bir robot kol bulunduğunu bildirdi. Araçtaki delici sistem yardımıyla toprak numuneleri toplayıp analiz ettiklerini aktaran Arıkca, sistemdeki bazı aksaklıklar sebebiyle bu yıl birincilik beklemediklerini ancak organizasyonun pratik bir öğrenme süreci sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Polonya'dan katılan Legendary Rover Takımı'ndan Dawid Adamiak ise, <i>"Yeni aracımızı test etmek için buradayız. Sahayı ve rekabet ortamını çok iyi biliyoruz. Hedefimiz, organizasyonu birincilikle tamamlamak"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Ödül töreni 1 Ağustos'ta yapılacak</strong></h2>

<p>Zaman sınırının bulunmadığı yarışmada, görevini erken bitiren takımlar doğrudan bir sonraki aşamaya geçerken, ek süre talepleri hakem heyeti tarafından karara bağlanıyor. Takımlar, çadır alanlarında Yüzey Keşif Aracı Uydu Haberleşme Protokolü (RSCP) modül testlerine tabi tutulurken, "Parlama zamanı" görevi kapsamında zorlu arazi sürüşü, kontrol paneli manipülasyonu ve takım yapısı gibi parametrelerde değerlendiriliyor.</p>

<p>Organizasyon, 1 Ağustos'ta düzenlenecek değerlendirme toplantısı ve ödül töreniyle sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-gezegen-gezgini-yarismasi-odtude-basladi-25-takim-ay-ve-mars-simulasyonlarinda-arisiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109539-42109529-u-z-a-y-g-o-r-e-v-l-e-r-i-i-c-i-n-t-a-s-a-r-l-a-n-a-n-g-e-z-e-g-e-n-g-e-z-g-i-n-l-e-r-i-o-d-t-u-d-e-y-e-t-e-n-e-k-l-e-r-i-n-i-s-e-r-g-i-l-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="47166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Kadın Kolları'ndan gençlere ücretsiz tercih danışmanlığı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-kadin-kollarindan-genclere-ucretsiz-tercih-danismanligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-kadin-kollarindan-genclere-ucretsiz-tercih-danismanligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kadın Kolları, üniversiteye hazırlanan gençlere tercih döneminde destek olmak amacıyla "Genç Tercih Destek Merkezleri" projesini başlattı. Proje kapsamında öğrencilere başarı sıralamaları, ilgi alanları ve hedefleri doğrultusunda ücretsiz tercih danışmanlığı sunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, üniversiteye hazırlanan gençlerin tercih döneminde yanlarında olmak amacıyla "Genç Tercih Destek Merkezleri" projesini hayata geçirdi.</p>

<p>Proje kapsamında gerçekleştirilen programa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Kadın Kolları Genel Başkanı <strong>Ayten Gülsever'in </strong>yanı sıra<strong> </strong>Kadın Kolları MYK üyesi <strong>Elmas Kübra Karaca Demirci</strong> ve <strong>Dilay Sayar </strong>da katıldı.</p>

<h2><strong>Gençlere ücretsiz tercih desteği</strong></h2>

<p>Proje kapsamında üniversite adayları, alanında deneyimli öğretmenlerle bir araya geldi. Öğrencilere başarı sıralamaları, ilgi alanları ve gelecek hedefleri doğrultusunda ücretsiz tercih danışmanlığı hizmeti verildi.</p>

<p>Gençler ayrıca üniversiteler ve bölümler, burs olanakları ve tercih sürecinde dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgilendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Unknown 4-17" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/unknown-4-17.jpeg" width="1536" /></p>

<h3><strong>Gençlerin gelecek hedefleri dinlendi</strong></h3>

<p>Proje kapsamında gençlerle bir araya gelen CHP Genel Başkanı <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>, gençlerin tercih sürecine ilişkin görüşlerini, beklentilerini ve gelecek hedeflerini dinledi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, öğrencilere eğitim hayatlarında başarılar diledi.</p>

<h3><strong>"Hiçbir genç hayallerinden vazgeçmemeli"</strong></h3>

<p>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı <strong>Ayten Gülsever</strong>, hiçbir gencin ekonomik koşullar veya bilgiye erişimde yaşanan eşitsizlikler nedeniyle hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gençlerin nitelikli eğitime erişebilmesinin ve geleceklerini özgürce kurabilmesinin sosyal devlet anlayışının temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Gülsever, eğitimde fırsat eşitliğinin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-kadin-kollarindan-genclere-ucretsiz-tercih-danismanligi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-31-110159.png" type="image/jpeg" length="29479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapadokya’da görsel şölen başladı: 7. Uluslararası Balon Festivali’nde gökyüzü renklendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kapadokyada-gorsel-solen-basladi-7-uluslararasi-balon-festivalinde-gokyuzu-renklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kapadokyada-gorsel-solen-basladi-7-uluslararasi-balon-festivalinde-gokyuzu-renklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir'de düzenlenen 7. Uluslararası Kapadokya Balon Festivali, 10 ülkeden 30 figürlü balonun katılımıyla başladı. Göreme'de peribacaları üzerinde yükselen renkli balonlar yerli ve yabancı turistlere görsel şölen sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Nevşehir’de bu yıl yedincisi düzenlenen <strong>"Kapadokya Balon Festivali"</strong>, Türkiye’nin yanı sıra dünyadan farklı ülkelerin katılımıyla kapılarını açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca gerçekleştirilen festivale; Türkiye, ABD, Fransa, İngiltere, Belçika, Hollanda, Brezilya, Slovakya, Avusturya ve Polonya’dan getirilen <strong>30 özel tasarımlı figürlü sıcak hava balonu</strong> damga vurdu.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42108621 42108602 K A P A D O K Y A B A L O N F E S T I V A L I 30 F I G U R L U B A L O N U N G O S T E R I U C U S U Y L A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42108621-42108602-k-a-p-a-d-o-k-y-a-b-a-l-o-n-f-e-s-t-i-v-a-l-i-30-f-i-g-u-r-l-u-b-a-l-o-n-u-n-g-o-s-t-e-r-i-u-c-u-s-u-y-l-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Gün doğumu vaktinde Göreme beldesindeki festival alanında uçuş hazırlıklarını tamamlayan balonlar, peribacalarıyla kaplı vadilerin üzerinde yükselerek izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Kalp, baykuş, civciv, kurt, ördek, papağan, ahtapot, roket, dünya ve palyaço gibi çeşitli şekillerdeki dev balonlar gökyüzünü renklendirdi.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42108621 42108608 K A P A D O K Y A B A L O N F E S T I V A L I 30 F I G U R L U B A L O N U N G O S T E R I U C U S U Y L A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42108621-42108608-k-a-p-a-d-o-k-y-a-b-a-l-o-n-f-e-s-t-i-v-a-l-i-30-f-i-g-u-r-l-u-b-a-l-o-n-u-n-g-o-s-t-e-r-i-u-c-u-s-u-y-l-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Hayalindeki balon gökyüzüyle buluştu</strong></h2>

<p>Festivalde dikkat çeken en anlamlı detaylardan biri de çocukların hayallerine verilen değer oldu. Kent genelinde ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında düzenlenen *"Hayalimdeki Balon Tasarım Yarışması"*nda birinci seçilen 6’ncı sınıf öğrencisi Bengi Serra Kaya'nın tasarladığı <strong>"Balina"</strong> figürlü sıcak hava balonu, festival kapsamında ilk kez Kapadokya semalarında havalandı.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42108621 42108611 K A P A D O K Y A B A L O N F E S T I V A L I 30 F I G U R L U B A L O N U N G O S T E R I U C U S U Y L A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42108621-42108611-k-a-p-a-d-o-k-y-a-b-a-l-o-n-f-e-s-t-i-v-a-l-i-30-f-i-g-u-r-l-u-b-a-l-o-n-u-n-g-o-s-t-e-r-i-u-c-u-s-u-y-l-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: "Bu yıl 316 bin misafirimiz balon deneyimini yaşadı"</strong></h2>

<p>Festival alanında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Nevşehir Valisi <strong>Hüseyin Kök</strong>, Kapadokya'da oluşan bu görsel şölenin bölge turizmine büyük katkı sağladığını belirtti. Vali Kök, bölgedeki balon turizmi verilerini şu sözlerle paylaştı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bölgemizde 30 balon işletmesinde 359 sıcak hava balonu mevcut. Pilotlarımızın 37'si kadınlardan oluşuyor. Bu yılın ocak-temmuz döneminde yaklaşık 316 bin misafirimiz balon turuna katıldı. Her sene ortalama 750 bin misafirimiz balon deneyimini yaşamaktadır. Ortalama uçuş sayısına baktığımızda hava koşullarına bağlı olarak değişmekle birlikte yılın 224 gününde bu deneyim yaşanmaktadır. Selçuklulardan Osmanlıya, Hititlerden Romalılara kadar tarihin, doğanın ve mirasın bir araya geldiği bu eşsiz doğa güzelliğinde misafirlerimizi ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duymaktayız."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260731 42108621 42108612 K A P A D O K Y A B A L O N F E S T I V A L I 30 F I G U R L U B A L O N U N G O S T E R I U C U S U Y L A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42108621-42108612-k-a-p-a-d-o-k-y-a-b-a-l-o-n-f-e-s-t-i-v-a-l-i-30-f-i-g-u-r-l-u-b-a-l-o-n-u-n-g-o-s-t-e-r-i-u-c-u-s-u-y-l-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Ziyaretçilerden yoğun ilgi: "Atmosfer beni çok etkiledi"</strong></h2>

<p>Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte festival alanını dolduran yerli ve yabancı turistler, peri bacaları ile figürlü balonların uyumunu fotoğraflamak için yarıştı.</p>

<p>Festivale Ankara’dan katılan Özge Şenmerdan, <i>"Daha önce birçok yer gezdim ama bu kadar güzel bir yer görmedim. Figürlü balonları görmek için özellikle geldim. Buradaki atmosfer beni çok etkiledi"</i> diyerek hayranlığını dile getirirken; ailesiyle gelen Abdussamet Aygün ve Rahime Aygün de manzarayı izlemekten büyük keyif aldıklarını belirtti.</p>

<p>Kapadokya'daki gökyüzü şöleni ve etkinlikler, <strong>2 Ağustos Pazar</strong> gününe kadar devam edecek.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42108621 42108614 K A P A D O K Y A B A L O N F E S T I V A L I 30 F I G U R L U B A L O N U N G O S T E R I U C U S U Y L A B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42108621-42108614-k-a-p-a-d-o-k-y-a-b-a-l-o-n-f-e-s-t-i-v-a-l-i-30-f-i-g-u-r-l-u-b-a-l-o-n-u-n-g-o-s-t-e-r-i-u-c-u-s-u-y-l-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kapadokyada-gorsel-solen-basladi-7-uluslararasi-balon-festivalinde-gokyuzu-renklendi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260731-42108621-42108613-k-a-p-a-d-o-k-y-a-b-a-l-o-n-f-e-s-t-i-v-a-l-i-30-f-i-g-u-r-l-u-b-a-l-o-n-u-n-g-o-s-t-e-r-i-u-c-u-s-u-y-l-a-b-a-s-l-a-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="57191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK açıkladı: Haziranda dış ticaret açığı yüzde 26 artarak 10,4 milyar dolara yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-haziranda-dis-ticaret-acigi-yuzde-26-artarak-104-milyar-dolara-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-haziranda-dis-ticaret-acigi-yuzde-26-artarak-104-milyar-dolara-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in haziran ayı dış ticaret verilerine göre ihracat yıllık bazda yüzde 21,7 artarak 24,9 milyar dolara, ithalat ise yüzde 23 artışla 35,3 milyar dolara çıktı. Dış ticaret açığı yüzde 26,2 yükselerek 10,4 milyar dolara ulaşırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,6'ya geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan Haziran 2026 Dış Ticaret İstatistikleri'ne göre, haziran ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 artarak 24 milyar 915 milyon dolar, ithalat ise yüzde 23 artışla 35 milyar 285 milyon dolar oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel ticaret sistemine göre 2026 yılı Haziran ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 artarak 24 milyar 915 milyon dolara, ithalat ise yüzde 23 artarak 35 milyar 285 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Ocak-Haziran döneminde ise ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artışla 135 milyar 980 milyon dolar, ithalat yüzde 4,6 artışla 189 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Dış Ticaret Açığı Yüzde 26,2 Arttı</strong></p>

<p>Haziran ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,2 artarak 8 milyar 218 milyon dolardan 10 milyar 370 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 71,4'ten yüzde 70,6'ya geriledi.</p>

<p>Yılın ilk altı ayında dış ticaret açığı yüzde 7,4 artışla 53 milyar 140 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 72,6'dan yüzde 71,9'a düştü.</p>

<p>Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda ise haziran ayında ihracat yüzde 23,2 artışla 23 milyar 302 milyon dolar, ithalat yüzde 24,3 artışla 28 milyar 16 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı 4 milyar 713 milyon dolar olarak hesaplanırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83,2 oldu.</p>

<p><strong>İhracatta İmalat Sanayi Öne Çıktı</strong></p>

<p>Haziran ayında ekonomik faaliyetlere göre toplam ihracatın yüzde 93,7'sini imalat sanayi ürünleri oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2 oldu.</p>

<p>İthalatta ise ara mallarının payı yüzde 71,4, sermaye mallarının payı yüzde 14,2 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,2 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong>En Fazla İhracat Almanya'ya, İthalat Çin'den</strong></p>

<p>Haziran ayında en fazla ihracat 1 milyar 971 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Almanya'yı 1 milyar 539 milyon dolarla ABD, 1 milyar 352 milyon dolarla İtalya, 1 milyar 258 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 1 milyar 117 milyon dolarla İspanya izledi. İlk beş ülkenin toplam ihracattaki payı yüzde 29 oldu.</p>

<p>İthalatta ise ilk sırada 5 milyar 276 milyon dolarla Çin yer aldı. Çin'i 3 milyar 673 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 2 milyar 463 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 872 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 384 milyon dolarla İtalya takip etti. İlk beş ülkenin toplam ithalattaki payı yüzde 41,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Mevsim Etkisinden Arındırılmış İhracat Geriledi</strong></p>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre haziran ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 1,8 azalırken, ithalat yüzde 7,1 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise haziran ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,9, ithalat yüzde 8,7 artış gösterdi.</p>

<p>Haziran ayında imalat sanayi ürünleri toplam ihracatın yüzde 93,7'sini oluştururken, yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 4,4 oldu. İthalatta ise imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,3, yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı yüzde 12,1 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>Özel Ticaret Sistemine Göre Açık 10,5 Milyar Dolara Yaklaştı</strong></p>

<p>Özel ticaret sistemine göre ise haziran ayında ihracat yüzde 23,8 artışla 22 milyar 720 milyon dolar, ithalat yüzde 27,1 artışla 33 milyar 193 milyon dolar oldu. Bu sistemde dış ticaret açığı yüzde 34,9 artarak 10 milyar 473 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,3'ten yüzde 68,4'e geriledi.</p>

<p>Ocak-Haziran döneminde özel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 4,4 artışla 124 milyar 604 milyon dolar, ithalat yüzde 5,9 artışla 178 milyar 777 milyon dolar oldu. Aynı dönemde dış ticaret açığı yüzde 9,5 artarak 54 milyar 173 milyon dolara yükseldi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-acikladi-haziranda-dis-ticaret-acigi-yuzde-26-artarak-104-milyar-dolara-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/8c843ffa-abb3-47b5-91ae-e9f3c28a0d72-w.png" type="image/jpeg" length="21527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz Cuma Namazı Saatleri belli oldu mu? İstanbul, Ankara, İzmir cuma namazı saat kaçta?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/31-temmuz-cuma-namazi-saatleri-belli-oldu-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/31-temmuz-cuma-namazi-saatleri-belli-oldu-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Temmuz 2026 Cuma namazı saatleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandı. İstanbul, Ankara, İzmir cuma namazı saat kaçta? Diyanet il il cuma namazı vakitleri nasıl öğrenilir? Cuma namazı kaç rekattır, nasıl kılınır ve camiye giderken dikkat edilmesi gerekenler neler? İşte 31 Temmuz Cuma namazı saatleri, resmi vakitler ve merak edilen tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>31 Temmuz 2026 Cuma günü Türkiye genelinde milyonlarca Müslüman, haftalık cuma ibadetini yerine getirmek üzere camilere gidecek. <strong>Diyanet İşleri Başkanlığı</strong> tarafından yayımlanan resmi namaz vakitlerine göre <strong>31 Temmuz Cuma namazı saatleri</strong> netleşti. İstanbul'da cuma namazı 13.16'da, Ankara'da 13.00'te, İzmir'de ise 13.23'te eda edilecek. Diğer illerdeki cuma vakitleri de Diyanet'in resmi namaz vakitleri sistemi üzerinden takip edilebiliyor.</p>

<h2><strong>31 Temmuz Cuma Namazı Saatleri Açıklandı</strong></h2>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı, her gün olduğu gibi 31 Temmuz 2026 Cuma gününe ait namaz vakitlerini de kamuoyuyla paylaştı. Cuma namazı, her ilde güneşin konumu esas alınarak belirlenen öğle vakti içerisinde cemaatle kılınıyor. Bu nedenle şehirler arasında dakika bazında farklılıklar oluşabiliyor.</p>

<h3><strong>İstanbul Cuma Namazı Saat Kaçta?</strong></h3>

<p>31 Temmuz 2026 Cuma günü İstanbul'da cuma namazı <strong>13.16'da</strong> kılınacak.</p>

<p>İstanbul'un tüm ilçelerinde Diyanet tarafından belirlenen resmi vakit esas alınırken, hutbenin ardından imam eşliğinde cuma namazı cemaatle eda edilecek. Özellikle merkezi camilerde oluşabilecek yoğunluk nedeniyle vatandaşların camilere erken gitmeleri öneriliyor.</p>

<h3><strong>Ankara Cuma Namazı Saati Belli Oldu</strong></h3>

<p>Başkent Ankara'da cuma namazı vakti <strong>13.00</strong> olarak açıklandı.</p>

<p>Kent genelindeki camilerde hutbe okunmasının ardından cuma namazının iki rekat farzı cemaatle kılınacak. Diyanet, resmi namaz vakitlerinin esas alınması gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<h3><strong>İzmir Cuma Namazı Vakti Kaçta?</strong></h3>

<p>31 Temmuz 2026 tarihinde İzmir'de cuma namazı <strong>13.23'te</strong> eda edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir'deki camilerde de diğer illerde olduğu gibi hutbe okunacak ve ardından cuma namazı cemaatle kılınacak. Özellikle yaz aylarında cuma namazına katılımın yoğunlaşabildiği belirtilirken, vatandaşların ibadet öncesinde camilere zamanında ulaşmaları tavsiye ediliyor.</p>

<h3><strong>Diyanet İl İl Cuma Namazı Saatleri Nasıl Öğrenilir?</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye'deki tüm il ve ilçelere ait günlük namaz vakitlerini resmi internet sitesi ve mobil uygulaması üzerinden yayımlıyor.</p>

<p>Bulunduğunuz ilin veya ilçenin cuma namazı saatini öğrenmek isteyen vatandaşlar, Diyanet'in resmi namaz vakitleri hizmetinden güncel verilere ulaşabiliyor. Böylece farklı şehirlerde bulunan kişiler de kendi bölgelerine ait öğle ve cuma namazı vakitlerini kolaylıkla takip edebiliyor.</p>

<h3><strong>Cuma Namazı Kaç Rekattır?</strong></h3>

<p>İslam dininde cuma namazının farzı <strong>iki rekattır</strong>. Ancak uygulamada sünnet namazlarıyla birlikte cuma ibadeti toplam <strong>10 rekat</strong> olarak yerine getirilmektedir.</p>

<p>Genel uygulamaya göre ibadet şu sırayla eda edilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>4 rekat ilk sünnet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hutbenin dinlenmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>2 rekat cuma namazının farzı</p>
 </li>
 <li>
 <p>4 rekat son sünnet</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı camilerde ve cemaatlerde son sünnetten sonra "zuhr-i ahir" ve "vaktin son sünneti" olarak bilinen nafile namazlar da kılınabilmektedir.</p>

<h3><strong>Cuma Namazı Nasıl Kılınır?</strong></h3>

<p>Cuma namazı, cemaatle eda edilen farz bir ibadettir ve cuma günleri öğle namazının yerine geçer. Namazdan önce imam minbere çıkarak hutbe okur. Hutbe sırasında cemaatin sessiz kalması, konuşmaması ve dikkatle hutbeyi dinlemesi dini adabın önemli unsurlarındandır.</p>

<p>Hutbenin tamamlanmasının ardından kamet getirilir ve imamın rehberliğinde iki rekat farz namazı cemaatle kılınır. Daha sonra ilk ve son sünnetler tamamlanarak cuma ibadeti sona erer.</p>

<h3><strong>31 Temmuz 2026 Cuma Namazı Saatleri</strong></h3>

<p>31 Temmuz Cuma günü öne çıkan resmi namaz vakitleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> 13.16</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ankara:</strong> 13.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzmir:</strong> 13.23</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cuma namazının farzı:</strong> 2 rekat</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sünnetlerle birlikte:</strong> Toplam 10 rekat</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Resmi namaz vakitleri:</strong> Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanmaktadır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan resmi verilere göre cuma namazı vakitleri illere göre farklılık gösterebildiğinden, farklı şehirlerde bulunan vatandaşların kendi il ve ilçelerine ait güncel vakitleri resmi kaynaklardan kontrol etmeleri önem taşıyor. 31 Temmuz 2026 Cuma günü de milyonlarca kişi, belirlenen vakitlerde camilerde bir araya gelerek haftalık cuma ibadetini yerine getirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/31-temmuz-cuma-namazi-saatleri-belli-oldu-mu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-ddee0dd1e9f01e6f043b141531b110f1.jpg" type="image/jpeg" length="38387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK: Türkiye'nin enerji ithalatı haziranda 5,9 milyar doları aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-turkiyenin-enerji-ithalati-haziranda-59-milyar-dolari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tuik-turkiyenin-enerji-ithalati-haziranda-59-milyar-dolari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin enerji ithalatı haziranda yıllık bazda yüzde 28,8 artarak 5 milyar 916 milyon 832 bin dolara yükseldi. Ham petrol ithalatında ise düşüş yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin enerji ithalatına yönelik harcamaları haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (<strong>TÜİK</strong>) ve <strong>Ticaret Bakanlığı</strong> tarafından hazırlanan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, enerji ithalatı tutarı 5 milyar 916 milyon 832 bin dolar olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haziran ayında Türkiye'nin toplam ithalatı, 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 23 artarak 35 milyar 284 milyon 742 bin dolara ulaştı. Toplam ithalat içerisinde <strong>enerji</strong> kaleminin payı ise 5 milyar 916 milyon 832 bin dolar oldu.</p>

<h2><strong>Enerji ithalatı yıllık bazda arttı</strong></h2>

<p><strong>Enerji ithalatı</strong> kapsamında değerlendirilen "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" kaleminde haziran ayında artış yaşandı.</p>

<p>Geçen yılın haziran ayında enerji ithalatı için ödenen tutar 4 milyar 593 milyon 350 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Bu kapsamda enerji ithalatı harcamaları yıllık bazda yüzde 28,8 yükseldi.</p>

<h3><strong>Ham petrol ithalatında düşüş görüldü</strong></h3>

<p>Verilere göre, haziran ayında ham petrol ithalatında ise gerileme yaşandı. Türkiye'nin <strong>ham petrol ithalatı</strong> geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 azalarak 2 milyon 656 bin 324 tona düştü.</p>

<p>Enerji ithalatındaki artışa karşın ham petrol ithalatında yaşanan düşüş, haziran ayına ilişkin dış ticaret verilerinde öne çıkan gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tuik-turkiyenin-enerji-ithalati-haziranda-59-milyar-dolari-asti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/enerji-ithalati-faturasi-haziranda-yuzde-288-artti.png" type="image/jpeg" length="87434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sürekli indirim yapan mağazalara dikkat: "Sahte kampanyalar tüketiciyi yanıltıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/surekli-indirim-yapan-magazalara-dikkat-sahte-kampanyalar-tuketiciyi-yaniltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/surekli-indirim-yapan-magazalara-dikkat-sahte-kampanyalar-tuketiciyi-yaniltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İndirim sezonlarının başlamasıyla birlikte mağazalarda ve e-ticaret sitelerinde peş peşe kampanyalar tüketicilerin ilgisini çekiyor. Ancak uzmanlar, her indirimin gerçek bir fiyat avantajı sunmadığına dikkat çekiyor. TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, birçok kampanyada önce ürün fiyatlarının yükseltildiğini, ardından indirim yapılmış gibi gösterildiğini belirterek, tüketicilerin fiyat geçmişini mutlaka kontrol etmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İndirim sezonlarında mağazaların vitrinlerini ve e-ticaret sitelerini süsleyen ‘yüzde 50’, ‘yüzde 70’ gibi kampanyalar, tüketicileri alışverişe yönlendiriyor. Ancak uzmanlara göre bu kampanyaların tamamı gerçek bir indirim anlamına gelmiyor. TÜKONFED (Tüketici Konfederasyonu) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, indirim dönemlerinde en sık karşılaşılan yanıltıcı uygulamaları, tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini ve gerçek indirimin nasıl anlaşılacağını 24 Saat Gazetesi’ne değerlendirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 10.41.00" class="detail-photo img-fluid" height="760" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-31-at-104100.jpeg" width="1120" /></p>

<h2><strong>“En yaygın yöntem sahte indirim”</strong></h2>

<p>İndirim ve kampanya dönemlerinde tüketicilerin en çok karşılaştığı sorunun gerçekte indirim olmayan kampanyalar olduğunu belirten Güllü, birçok işletmenin önce ürün fiyatını yükselttiğini, ardından eski seviyesine çekerek indirim yapılmış algısı oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin ‘sözde’ ya da ‘sahte indirim’ olarak adlandırıldığını ifade eden Güllü, "Kampanya öncesinde fiyat yükseltiliyor, daha sonra ürün eski fiyatına ya da piyasa fiyatına yakın bir seviyeye çekiliyor. Böylece tüketicide büyük bir indirim yapıldığı algısı oluşturuluyor. Oysa ürün çoğu zaman normal piyasa fiyatından satılmaya devam ediyor" dedi.</p>

<p>Tüketicileri yanıltan uygulamaların bununla sınırlı olmadığını dile getiren Güllü, ‘Tüm ürünlerde yüzde 50 indirim’, ‘Yüzde 70'e varan indirim’ gibi ifadelerin de çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kampanya duyurularında kullanılan yüksek indirim oranlarının her ürün için geçerli olmadığını belirten Güllü, birçok ürünün kampanya dışında bırakıldığını ya da gerçek indirim oranlarının ilan edilenden çok daha düşük olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kampanyaların sunuluş biçiminin de tüketiciyi yanıltabildiğini vurgulayan Güllü, "Yüzde 50 artı yüzde 20 artı yüzde 10 gibi üst üste bindirilen indirim ifadeleri tüketicinin kafasını karıştırabiliyor. Aynı şekilde '1 alana 1 bedava' gibi kampanyalarda hangi ürünlerin uygulama kapsamında olduğunun açıkça belirtilmemesi de önemli sorunlardan biri" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Başlangıç ve bitiş tarihi mutlaka belirtilmeli"</strong></h3>

<p>İndirim kampanyalarında süre ve stok bilgilerinin açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirten Güllü, başlangıç ve bitiş tarihinin belirtilmediği kampanyaların tüketiciyi yanıltabileceğini söyledi. Kampanya kapsamında kaç ürün bulunduğunun açıklanmasının ve satışlar devam ettikçe stok bilgisinin güncellenmesinin önem taşıdığını ifade eden Güllü, "Tüketicinin ne kadar süreyle ve hangi koşullarda indirimden yararlanacağını bilmesi gerekir. Bu bilgilerin eksik ya da belirsiz bırakılması doğru değildir" dedi.</p>

<p>Son dönemde ‘en düşük fiyat’, ‘yıldız ürün’ ve ‘avantajlı fiyat’ gibi ifadelerin de yaygınlaştığına dikkat çeken Güllü, bu tür söylemlerin hangi kriterlere göre kullanıldığının çoğu zaman açıklanmadığını belirtti.</p>

<p>"'En düşük fiyat', 'yıldız ürün' ya da 'avantajlı fiyat' deniliyor ancak bunun neye göre belirlendiği tüketiciye açıklanmıyor. Bu ifadeler, ürünü kaçırılmaması gereken bir fırsat gibi göstererek tüketiciyi satın almaya yönlendirebiliyor" ifadelerini kullanan Güllü, bu tür tanıtımların şeffaf olması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Indirim 2" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/indirim-2.webp" width="1800" /></p>

<h3><strong>"Online alışverişte manipülasyon daha kolay"</strong></h3>

<p>Özellikle e-ticaret sitelerinde tüketicilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirten Güllü, online alışverişlerde fiyat geçmişinin gizlenmesi, sınırlı stok baskısı oluşturulması ve iade ya da cayma hakkının zorlaştırılması gibi uygulamaların da tüketiciyi yanıltan yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bu tür uygulamaların tüketicinin karar verme sürecini etkilediğini dile getiren Güllü, Ticaret Bakanlığı ile Reklam Kurulu'nun aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar kapsamında bu tür kampanyalara idari para cezası ve reklam durdurma yaptırımı uygulayabildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Sürekli yüzde 50 indirim yapan mağazalara dikkat"</strong></h3>

<p>Yıl boyunca neredeyse sürekli yüksek oranlı indirim kampanyaları düzenleyen mağazalara karşı da tüketicileri uyaran Güllü, bu tür işletmelerde görülen indirimli fiyatların çoğu zaman ürünün gerçek satış fiyatı olduğunu söyledi.</p>

<p>Üzeri çizili yüksek fiyatların ise çoğu zaman yalnızca referans fiyat olarak kullanıldığını belirten Güllü, "Sürekli yüksek indirim iddiası gerçek bir avantaj olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman indirimli gösterilen fiyat, ürünün zaten uzun süredir satıldığı normal satış fiyatıdır. Üzeri çizilen fiyat ise gerçeği yansıtmayan abartılmış bir referans fiyat olabilir" dedi.</p>

<p>Tüketicilerin alışveriş yapmadan önce ürünün uzun süredir aynı seviyede satılıp satılmadığını araştırması gerektiğini belirten Güllü, rakip firmalardaki fiyatların da mutlaka karşılaştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Mağaza ya da e-ticaret sitesinin sürekli kampanya yapmasının da fiyat politikasına ilişkin önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Güllü, "Sürekli kampanya yapan işletmelerde bunun gerçekten indirim mi yoksa kalıcı fiyat stratejisi mi olduğu sorgulanmalıdır. Ayrıca etikette gösterilen önceki fiyatın yasal düzenlemelere uygun olup olmadığı da kontrol edilmelidir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Gerçek indirimin ölçüsü yönetmelikte açık"</strong></h3>

<p>Gerçek bir indirimin nasıl anlaşılacağının Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nin 11'inci maddesinde açıkça düzenlendiğini belirten Güllü, indirimli satışlarda esas alınacak fiyatın kampanya öncesindeki en düşük fiyat olduğunu söyledi.</p>

<p>Güllü, "Mal satışlarında indirimin uygulandığı tarihten önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat 'önceki fiyat' olarak gösterilmeli ve indirim oranı buna göre hesaplanmalıdır. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünlerde ise bir önceki fiyat esas alınır. Burada ispat yükümlülüğü satıcıya aittir" dedi.</p>

<p>Tüketicilerin de gerçek indirimi anlamak için bazı yöntemlerden yararlanabileceğini ifade eden Güllü, karşılaştırmalı fiyat sitelerinin önemli bir kaynak olduğunu belirtti.</p>

<p>"Ürünün son bir ila üç aylık, hatta mümkünse daha uzun dönemli fiyat grafiğine bakılmalı. Kampanya öncesindeki 10 ila 30 günlük süreçte aynı satıcıdaki ve rakip satıcılardaki fiyatlar karşılaştırılmalı. İndirimli gösterilen fiyatın piyasadaki diğer güvenilir satıcılardaki fiyatlarla uyumlu olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli" diye konuşan Güllü, ekran görüntüsü, ürün etiketi ve faturaların da olası şikâyet süreçlerinde delil niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.</p>

<p>Aşırı yüksek indirim oranları ile kısa süreli fırsat baskısının tüketiciler açısından uyarı işareti olması gerektiğini vurgulayan Güllü, vatandaşların bu tür kampanyalara temkinli yaklaşmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><img alt="Indirim 1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/indirim-1.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>"Şikâyetlerde artış yaşanıyor"</strong></h3>

<p>İndirim kampanyalarına ilişkin tüketici şikâyetlerinde son dönemde artış yaşandığını belirten Güllü, bu nedenle Ticaret Bakanlığı ile Reklam Kurulu'nun denetimlerini sıkılaştırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle 2025 ve 2026 yıllarında indirim kampanyalarına yönelik denetimlerin artırıldığını ifade eden Güllü, Reklam Kurulu'nun binlerce dosyayı inceleyerek aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle yüz milyonlarca liralık idari para cezası ile reklam durdurma kararları verdiğini belirtti.</p>

<p>Tüketicilerden en fazla başvurunun yanıltıcı indirimler ve fiyat gösterimi konusunda geldiğini aktaran Güllü, bunun yanı sıra geç, eksik veya yanlış teslimat, ayıplı ürün, iade süreçlerinde yaşanan sorunlar ile internet alışverişlerinde tüketicilere tanınan 14 günlük cayma hakkının kullandırılmaması ya da iade bedellerinin geciktirilmesinin de en sık şikâyet edilen konular arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Kampanya koşullarının açık ve anlaşılır şekilde belirtilmemesinin de tüketicilerin mağduriyet yaşamasına neden olduğunu belirten Güllü, alışveriş öncesinde kampanya şartlarının dikkatlice okunması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Hak kaybı yaşayanlar başvuru yapmalı"</strong></h3>

<p>Aldatıcı indirim uygulamalarıyla karşılaşan tüketicilerin haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiğini vurgulayan Güllü, reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin şikâyetlerin Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu'na iletilebileceğini söyledi.</p>

<p>Tüketicilerin ayrıca Alo 175 Tüketici Danışma Hattı üzerinden de başvuruda bulunabileceklerini belirten Güllü, satın aldıkları ürün ya da hizmet nedeniyle maddi hak kaybına uğrayan vatandaşların ise uyuşmazlık tutarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi'ne başvurabileceğini ifade etti.</p>

<p>2026 yılı itibarıyla 186 bin TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olduğunu hatırlatan Güllü, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemeleri'ne başvuru yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"İhtiyacınızı belirleyin, fırsat baskısına kapılmayın"</strong></h3>

<p>İndirim dönemlerinde alışveriş yapacak vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Güllü, alışverişe çıkmadan önce ihtiyaçların belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tüketicilerin yalnızca indirim oranına odaklanmaması gerektiğini belirten Güllü, "Fırsatı kaçırıyorum düşüncesiyle hareket edilmemeli. Öncelikle gerçekten ihtiyaç duyulan ürün belirlenmeli, ardından ürünün fiyat geçmişi mutlaka kontrol edilmeli" dedi.</p>

<p>Karşılaştırmalı fiyat sitelerinden yararlanılmasının bilinçli alışveriş açısından önemli olduğuna dikkat çeken Güllü, aynı ürünün farklı satıcılardaki fiyatlarının karşılaştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>"Tüketiciler ürünün piyasa değerini araştırmalı, birden fazla satıcıdaki fiyatları incelemeli ve gerçek indirim olup olmadığını buna göre değerlendirmelidir" diyen Güllü, güvenilir satıcı ve alışveriş platformlarının tercih edilmesinin de önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Özellikle internet alışverişlerinde güvenlik unsurlarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Güllü, SSL güvenlik sertifikasına sahip, 3D Secure altyapısını kullanan ve bilinen alışveriş platformlarının tercih edilmesini önerdi.</p>

<p>Sosyal medya üzerinden paylaşılan alışveriş bağlantılarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Güllü, tüketicilerin acele karar vermesine neden olan "Son saat", "Stoklar tükeniyor", "Son ürünler" gibi ifadelerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu tür mesajların tüketici üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu belirten Güllü, "Vatandaşlarımız acele ettiren kampanyalara karşı temkinli yaklaşmalı ve doğruluğunu araştırmadan alışveriş yapmamalıdır" dedi.</p>

<p>Tüketicilere son olarak sağduyulu hareket etmeleri çağrısında bulunan Güllü, "Tüketici hiçbir zaman 'Bedava peynir ancak fare kapanında olur' sözünü unutmamalıdır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ateş Çatıkkaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/surekli-indirim-yapan-magazalara-dikkat-sahte-kampanyalar-tuketiciyi-yaniltiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/attt.jpg" type="image/jpeg" length="30817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözaltındaki Cem Küçük sağlık kontrolünden geçirildi, jandarma karakoluna götürüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltindaki-cem-kucuk-saglik-kontrolunden-gecirildi-jandarma-karakoluna-goturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gozaltindaki-cem-kucuk-saglik-kontrolunden-gecirildi-jandarma-karakoluna-goturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cem Küçük, "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" ve "Şantaj" suçlamalarıyla gözaltına alındı. İş insanlarından maddi menfaat sağladığı ve İBB soruşturmasına dair beyanları nedeniyle soruşturulan Küçük, sağlık kontrolünün ardından İl Jandarma Komutanlığı'na sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, <strong>Cem Küçük</strong> gözaltına alındı. Küçük hakkında "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma" (TCK 217/A) ve "Şantaj" (TCK 107) suçlamalarıyla işlem başlatıldığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Maddi menfaat ve şantaj iddiası</strong></h2>

<p>Başsavcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre soruşturmanın merkezinde; Cem Küçük’ün bazı iş insanlarından maddi menfaat temin etme amacıyla sosyal medya paylaşımları yaptığına yönelik dosyaya giren çok sayıda şikâyet yer alıyor.</p>

<p>Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması sürecinde kamuoyuna ve medyaya yansıyan bazı beyanat ve açıklamaların da yürütülen soruşturma dosyasına dahil edildiği bildirildi.</p>

<p>Gözaltı işleminin ardından polis ve jandarma ekipleri nezaretinde sağlık kontrolüne sevk edilen Cem Küçük, <strong>Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi</strong>’ne getirildi.</p>

<p>Hastanede sağlık kontrolü ve resmi işlemleri tamamlanan Küçük, ifade işlemleri ve tahkikatın devamı amacıyla <strong>İstanbul İl Jandarma Komutanlığı</strong>’na götürüldü. S</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltindaki-cem-kucuk-saglik-kontrolunden-gecirildi-jandarma-karakoluna-goturuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-43.jpeg" type="image/jpeg" length="80982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu hafta sonu ne sınavı var? ALES/2 giriş belgesi yayımlandı mı? 2 Ağustos sınavı için bilinmesi gerekenler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bu-hafta-sonu-ne-sinavi-var-ales2-giris-belgesi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bu-hafta-sonu-ne-sinavi-var-ales2-giris-belgesi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu hafta sonu sınav var mı? ÖSYM, 1-2 Ağustos 2026 hafta sonu sınav takvimini yayımladı. Takvime göre 1 Ağustos Cumartesi günü merkezi bir sınav yapılmayacak, 2 Ağustos Pazar günü ise 2026-ALES/2 gerçekleştirilecek. Peki ALES/2 saat kaçta başlayacak, sınav giriş belgesi yayımlandı mı? İşte ÖSYM 1-2 Ağustos sınav takvimi ve adayların bilmesi gereken ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlanan 2026 sınav takvimine göre 1-2 Ağustos hafta sonunda uygulanacak merkezi sınav programı belli oldu. Takvime göre 1 Ağustos Cumartesi günü herhangi bir merkezi sınav yapılmayacak. Hafta sonunun tek merkezi sınavı ise 2 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek <strong>2026-ALES/2 (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı)</strong> olacak.</p>

<h2><strong>Bu Hafta Sonu 1-2 Ağustos Ne Sınavı Var?</strong></h2>

<p>ÖSYM'nin resmî sınav takvimine göre 1-2 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sınav programı şu şekilde:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1 Ağustos 2026 Cumartesi:</strong> Merkezi sınav bulunmuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2 Ağustos 2026 Pazar:</strong> <strong>2026-ALES/2</strong> uygulanacak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu nedenle hafta sonunun tek merkezi sınavı ALES/2 olacak.</p>

<h3><strong>ALES/2 Ne Zaman Yapılacak?</strong></h3>

<p>2026-ALES/2, <strong>2 Ağustos 2026 Pazar günü</strong> ÖSYM tarafından belirlenen sınav merkezlerinde gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ALES; lisansüstü eğitim programlarına başvuracak adaylar ile akademik kadrolara başvuruda bulunacak kişiler için uygulanan merkezi sınavlardan biri olarak düzenleniyor.</p>

<p><img alt="ÖSYM’den okul birincileri için kritik YKS 2026 uyarısı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" width="716" /></p>

<h3><strong>ALES/2 Saat Kaçta Başlayacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin sınav uygulama kurallarına göre adayların sınav günü belirtilen saatten önce sınav binalarında hazır bulunmaları gerekiyor.</p>

<p>Kurumun açıklamasına göre <strong>saat 10.00'dan sonra adaylar sınav binalarına alınmayacak.</strong> Bu nedenle adayların sınav merkezine erken gitmeleri önem taşıyor.</p>

<h3><strong>ALES/2 Giriş Belgesi Yayımlandı Mı?</strong></h3>

<p>ÖSYM, 2026-ALES/2 adaylarının sınava giriş belgelerini erişime açtı.</p>

<p>Adaylar;</p>

<ul>
 <li>
 <p>T.C. kimlik numaraları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aday şifreleri</p>
 </li>
</ul>

<p>ile <strong>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden sınava giriş belgelerini görüntüleyip çıktı alabiliyor.</p>

<p><img alt="ÖSYM’den okul birincileri için kritik YKS 2026 uyarısı-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-0df436c59274b80a6a436454eacc04d6.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>ALES sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin 2026 sınav takvimine göre <strong>ALES/2 sonuçları belirlenen takvim doğrultusunda ÖSYM tarafından ilan edilecek.</strong> Sonuçlar açıklandıktan sonra adaylar puanlarını ÖSYM AİS üzerinden öğrenebilecek.</p>

<h3><strong>Sınava Giderken Hangi Belgeler Gerekli?</strong></h3>

<p>ÖSYM'nin sınav kurallarına göre adayların sınav günü yanlarında şu belgeleri bulundurmaları gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınava giriş belgesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçerli kimlik belgesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>Eksik belgeyle gelen adaylar, ÖSYM'nin ilgili kuralları doğrultusunda sınava alınmayabiliyor.</p>

<h3><strong>ALES Nedir?</strong></h3>

<p>Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES), yüksek lisans ve doktora programlarına başvurularda, ayrıca araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve bazı akademik kadroların başvurularında kullanılan merkezi sınavdır.</p>

<p>Sınav sonuçları, ilgili kurumların belirlediği değerlendirme kriterleri doğrultusunda kullanılmaktadır.</p>

<p><img alt="YKS SONUÇLARI AÇIKLANDI! 2026 ÖSYM AİS YKS sonuç sorgulama | YKS tercih tarihleri ne zaman?-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/2026-yks-ilk-oturumu-tamamlandi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>ALES puanı nerelerde kullanılıyor?</strong></h3>

<p>ALES puanı birçok akademik başvuruda zorunlu şartlar arasında yer alıyor. Sınav sonucu;</p>

<ul>
 <li>Yüksek lisans başvurularında,</li>
 <li>Doktora programlarında,</li>
 <li>Araştırma görevlisi alımlarında,</li>
 <li>Öğretim görevlisi başvurularında,</li>
 <li>Bazı akademik personel ilanlarında</li>
</ul>

<p>kullanılıyor.</p>

<p>Üniversiteler, ilan ettikleri kadrolara göre farklı ALES puan türlerini ve taban puan şartlarını belirleyebiliyor.</p>

<h3><strong>Sınav günü adayların dikkat etmesi gerekenler</strong></h3>

<p>ALES/2'ye katılacak adayların sınav günü mağduriyet yaşamamaları için şu hususlara dikkat etmeleri gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>Sınav giriş belgesini önceden çıktı almak,</li>
 <li>Geçerli kimlik belgesini yanlarında bulundurmak,</li>
 <li>Sınav merkezine erken gitmek,</li>
 <li>Saat <strong>10.00'dan sonra</strong> sınav binasına giriş yapılamayacağını unutmamak,</li>
 <li>Yasaklı eşya ve elektronik cihazlarla sınav binasına gelmemek.</li>
</ul>

<h3><img alt="YKS 2026 sonuçları açıklandı! ÖSYM Başkanı Ersoy duyurdu: YKS sonuç sorgulama ekranı-4" class="detail-photo img-fluid" height="890" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yeditepe-universitesindeki-mezuniyet-toreni-olayina-yok-sorusturmasi.png" width="1550" /></h3>

<h3><strong>1-2 Ağustos 2026 ÖSYM Sınav Takvimi</strong></h3>

<p>Hafta sonu uygulanacak merkezi sınav programı şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>1 Ağustos Cumartesi:</strong> Merkezi sınav yok.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2 Ağustos Pazar:</strong> 2026-ALES/2.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bu-hafta-sonu-ne-sinavi-var-ales2-giris-belgesi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/o-s-y-m1.jpg" type="image/jpeg" length="80779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="72857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="75254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="10914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="15638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="40248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="55681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="68269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="44692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="58853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="33147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="25553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="74379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="71164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="90342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="25321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="34849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="27391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="83878"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
