<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 17:32:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni gümrük kapısı için adım atıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-turkiye-ile-bulgaristan-arasinda-yeni-gumruk-kapisi-icin-adim-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-turkiye-ile-bulgaristan-arasinda-yeni-gumruk-kapisi-icin-adim-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni gümrük kapısı için çalışmalar devam ediyor. Yeni kapıyla özellikle tatil dönemlerinde yaşanan yolcu yoğunluğunun ve ihracat geçişlerindeki beklemelerin azaltılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong> ile <strong>Bulgaristan</strong> arasında yeni bir <strong>gümrük kapısı</strong>nın hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Kapıkule-Kapitan Andreevo gümrük kapılarının kuzeyinde açılması planlanan yeni kapının, hem yolcu trafiğinde yaşanan yoğunluğun azaltılması hem de ihracat geçişlerinin hızlandırılması açısından önemli bir katkı sunması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Yeni gümrük kapısı için çalışmalar sürüyor</strong></h2>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong>ndan yapılan açıklamaya göre, yeni gümrük kapısının hayata geçirilmesine ilişkin çalışmalar Bakanlığın koordinasyonunda aralıksız yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ile Bulgaristan İçişleri Bakanı Ivan Demerdzhiev başkanlığındaki heyetler, 10 Eylül'de Kapıkule'de bir toplantı gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>Sınır kapılarındaki yoğunluk ele alındı</strong></h3>

<p>Görüşmede, özellikle tatil dönemlerinde mevcut gümrük kapılarında ortaya çıkan yoğunluğun azaltılması konusu değerlendirildi. Vatandaşların uzun kuyruklarda mağduriyet yaşamaması ve sınır geçişlerinin daha hızlı ve etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi için atılabilecek adımlar ele alındı.</p>

<p>Toplantıda ayrıca Avrupa'ya yönelik ihracat süreçlerinin hızlandırılması üzerinde duruldu. <strong>İhracat</strong>çıların gümrük geçişlerinde karşılaştığı yoğunluğun azaltılması ve ticaretin daha hızlı, kesintisiz şekilde sürdürülebilmesine katkı sağlanması amacıyla yeni gümrük kapısının bir an önce hayata geçirilmesi değerlendirildi.</p>

<h3><strong>Hukuki ve teknik çalışmalar koordineli yürütülecek</strong></h3>

<p>İki ülke heyetleri, yeni gümrük kapısının hayata geçirilmesi için gerekli hukuki ve teknik çalışmaların koordineli şekilde yürütülmesi konusunda <strong>mutabakat</strong>a vardı.</p>

<p>Toplantının ardından Türkiye ve Bulgaristan heyetleri, yeni gümrük kapısının inşa edileceği alana geçti. Burada saha incelemesi yapan heyetler, yürütülecek çalışmaları yerinde değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-turkiye-ile-bulgaristan-arasinda-yeni-gumruk-kapisi-icin-adim-atildi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-bulgaristan-sinirinda-acilacak-yeni-gumruk-kapisiyla-ihracat-ve-yolcu-trafigi-hizlanacak.png" type="image/jpeg" length="46586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, 125 ülkeden ziyaretçiyi ağırlayan fuarda ihracatçı firmalarla görüştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-125-ulkeden-ziyaretciyi-agirlayan-fuarda-ihracatci-firmalarla-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-125-ulkeden-ziyaretciyi-agirlayan-fuarda-ihracatci-firmalarla-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen Texhibition İstanbul'u ziyaret etti. Kacır, firma stantlarını gezerek tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim sektörünün temsilcilerinden bilgi aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı <strong>Mehmet Fatih Kacır</strong>, tekstil sektörünün önemli buluşma noktaları arasında yer alan Texhibition İstanbul Kumaş ve Tekstil Aksesuarları Fuarı'nda incelemelerde bulundu.</p>

<p><strong>İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB)</strong> öncülüğünde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen fuarda, yaklaşık 500 Türk ihracatçı firma yer alıyor. Texhibition İstanbul, 125 ülkeden 25 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi katılımcılarla bir araya getiriyor.</p>

<h2><strong>Texhibition İstanbul'da 500'e yakın ihracatçı yer alıyor</strong></h2>

<p>Fuara katılan firmalar, farklı tekstil ve <strong>tekstil</strong> aksesuarı kategorilerindeki ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sunuyor.</p>

<p>Katılımcıların koleksiyonlarında dokuma, örme ve ipliğin yanı sıra aksesuar, denim, broderi ve nakış, baskı ile suni deri kategorilerindeki ürünler bulunuyor.</p>

<h3><strong>Bakan Kacır fuar stantlarını gezdi</strong></h3>

<p>Mehmet Fatih Kacır, <strong>Texhibition İstanbu</strong>l'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında fuardaki firmaların stantlarını dolaştı. Bakan Kacır, katılımcı firmaların sergilediği ürünleri yerinde inceledi.</p>

<p>Kacır'ın ziyaretinde tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim ihracatı yapan firmaların temsilcileriyle de görüşmeler gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sektör temsilcilerinden fuara ilişkin bilgi aldı</strong></h3>

<p>Bakan Kacır, firma temsilcileriyle yaptığı görüşmeler sırasında sergilenen ürünler hakkında bilgi aldı.<strong> Fuar</strong>da bu yılki organizasyonun nasıl geçtiğine ilişkin değerlendirmeleri de sektör temsilcilerinden dinledi.</p>

<p>Kacır'ın ziyaretinde tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürünleri ve fuarın bu yılki seyri hakkında bilgi paylaşımı yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kacir-125-ulkeden-ziyaretciyi-agirlayan-fuarda-ihracatci-firmalarla-gorustu</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-kacir-125-ulkeden-ziyaretciyi-agirlayan-fuarda-ihracatci-firmalarla-gorustu.png" type="image/jpeg" length="75607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Roma maçı sonrası kararını veren İsmail Kartal, Fenerbahçe'den ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/roma-maci-sonrasi-kararini-veren-ismail-kartal-fenerbahceden-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/roma-maci-sonrasi-kararini-veren-ismail-kartal-fenerbahceden-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe'de Roma maçının ardından görevinden ayrılma kararı alan İsmail Kartal'ın takımla devam etmeyeceği kesinleşti. Yönetimin ikna çabalarına rağmen kararını değiştirmeyen Kartal, sarı-lacivertli kulüpteki görevinden ayrıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe'</strong>nin Roma karşılaşmasının ardından görevinden ayrılma kararı alan Teknik Direktör <strong>İsmail Kartal,</strong> bugün gerçekleştirilen takım antrenmanında yer almadı ve görevine devam etmeyeceği netleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>A Spor'un haberine göre </strong>telefonunu kullanıma kapatan Kartal, yöneticilerin evinde yaptığı görüşmelerdeki ikna girişimlerine rağmen kararını değiştirmeyerek sarı-lacivertli ekipteki görevinden ayrıldı.</p>

<p>Konuyla ilgili resmi açıklamanın önümüzdeki kısa süre içinde yapılması öngörülürken, teknik direktörlük görevini Kartal'ın yardımcısı Dirk Kuyt'ın üstlenmesi bekleniyor.</p>

<div id="gtx-trans" style="left:-103px; position:absolute; top:168px">
<div class="gtx-trans-icon"></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>A Spor</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/roma-maci-sonrasi-kararini-veren-ismail-kartal-fenerbahceden-ayrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-5237da67229b8f8dc36588ca937ba2d2.webp" type="image/jpeg" length="68650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: 5 bin 673'ten fazla İHA imha edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-5-bin-673ten-fazla-iha-imha-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-5-bin-673ten-fazla-iha-imha-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da 5-11 Eylül tarihleri arasında düzenlenen saldırılara ilişkin haftalık bilançoyu açıkladı. Açıklamaya göre 19 gemi ve 5 bin 673'ten fazla İHA imha edildi, 8 yerleşim yeri ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, <strong>Rusya Silahlı Kuvvetleri</strong>nin 5-11 Eylül tarihleri arasında Ukrayna'daki faaliyetlerine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, bir hafta boyunca gerçekleştirilen saldırılar ve sahadaki gelişmeler hakkında bilgi paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre Rus güçleri, söz konusu dönemde Ukrayna'nın askeri sanayi, yakıt, <strong>enerji ve ulaşım tesisleri</strong>nin yanı sıra veri merkezleri, limanlar ve gemilere yönelik saldırılar düzenledi.</p>

<h2><strong>19 gemi hedef alındı</strong></h2>

<p>Açıklamada, <strong>Ukrayna</strong> ordusunun kullanımında olduğu belirtilen toplam 19 geminin vurulduğu aktarıldı. Bunlar arasında 13 kuru yük gemisi, 2 tanker, 2 römorkör ve 2 bot bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların 5-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirildiğini belirterek Ukrayna'nın askeri amaçlarla kullandığı çeşitli deniz unsurlarının hedef alındığını kaydetti.</p>

<h3><strong>8 yerleşim yerinin ele geçirildiği bildirildi</strong></h3>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Rus ordusunun Ukrayna'daki cephenin tüm yönlerinde ilerleme sağladığı öne sürüldü. Son bir hafta içerisinde 8 yerleşim biriminin Rus güçlerinin kontrolüne geçtiği bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığının verdiği bilgiye göre <strong>Harkiv</strong> bölgesindeki Ozernoye, Goptovka, Zarubinka, Berezenki ve Dolgenkoye ile Zaporijya bölgesindeki Zorevka ve Donetsk Halk Cumhuriyeti'ndeki Kurtovka ve Novogrişino yerleşim yerleri ele geçirildi.</p>

<h3><strong>İHA ve mühimmatlar da imha edildi</strong></h3>

<p>Açıklamada, aynı dönemde çeşitli silah ve araçların imha edildiği de belirtildi. Buna göre 48 güdümlü hava bombası ile ABD üretimi 14 HIMARS çok namlulu roketatar füzesi etkisiz hale getirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı ayrıca bir hafta içinde 5 bin 673'ten fazla <strong>insansız hava aracı </strong>ile 12 insansız deniz aracının imha edildiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-5-bin-673ten-fazla-iha-imha-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukraynada-bir-haftada-19-gemiyi-vurduk-8-yerlesim-birimini-ele-gecirdik.png" type="image/jpeg" length="24673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSİG Meclisi raporu: Ağustosta en az 226 işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/isig-meclisi-raporu-agustosta-en-az-226-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/isig-meclisi-raporu-agustosta-en-az-226-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSİG Meclisi’nin ağustos ayı İş Cinayetleri Raporu’na göre, geçen ay en az 226 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2026’nın ilk sekiz ayında hayatını kaybeden işçi sayısı 1509’a yükselirken, ağustosta ölenlerin 15’inin çocuk, 15’inin kadın, 16’sının göçmen olduğu belirtildi. İşçilerin yüzde 97’sinin ise sendikasız olduğu kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin Ağustos 2026 İş Cinayetleri Raporu’na göre, ağustos ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Böylece 2026’nın ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı en az 1509’a yükseldi.</p>

<p>İSİG Meclisi, rapordaki verilerin yüzde 61’inin ulusal basından, yüzde 39’unun ise işçilerin mesai arkadaşları ve aileleri, sendikalar, hemşehri dernekleri, işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve yerel basından elde edilen bilgilerden derlendiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Dört ay üst üste 200’ün üzerinde işçi ölümü</strong></h2>

<p>İSİG Meclisi, geçmiş aylara ilişkin verilerin her ay güncellendiğine dikkat çekti. Rapora göre son 15 yılda ilk kez dört ay art arda 200’ün üzerinde işçi ölümü kaydedildi.</p>

<p>2026’nın aylara göre iş cinayeti bilançosu şöyle:</p>

<ul>
 <li>Ocak: 155</li>
 <li>Şubat: 129</li>
 <li>Mart: 151</li>
 <li>Nisan: 190</li>
 <li>Mayıs: 214</li>
 <li>Haziran: 228</li>
 <li>Temmuz: 216</li>
 <li>Ağustos: 226</li>
</ul>

<h3><strong>Ölen işçilerin yüzde 79’u ücretli çalışan</strong></h3>

<p>Ağustos ayında yaşamını yitiren 226 işçinin 178’ini ücretli çalışanlar, 48’ini ise kendi nam ve hesabına çalışan çiftçi ve esnaflar oluşturdu.</p>

<p>Buna göre ağustosta iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yüzde 79’u ücretli çalışanlardan, yüzde 21’i ise kendi hesabına çalışanlardan oluştu.</p>

<h3><strong>En fazla ölüm inşaat ve yol işkolunda</strong></h3>

<p>Ağustos ayında en fazla işçi ölümü inşaat ve yol işkolunda meydana geldi. Bu sektörde 68 işçi yaşamını yitirdi. Tarım ve orman işkolunda ise 58 emekçi hayatını kaybetti. Tarım ve orman işkolundaki ölümlerin 26’sını işçiler, 32’sini ise çiftçiler oluşturdu.</p>

<p>Diğer işkollarındaki işçi ölümleri şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Taşımacılık: 22</li>
 <li>Belediye, genel işler: 15</li>
 <li>Ticaret, büro, eğitim, sinema: 12</li>
 <li>Metal: 11</li>
 <li>Konaklama, eğlence: 9</li>
 <li>Madencilik: 5</li>
 <li>Tekstil, deri: 4</li>
 <li>Gemi, tersane, deniz, liman: 4</li>
 <li>Çimento, toprak, cam: 3</li>
 <li>Enerji: 3</li>
 <li>Petro-kimya, lastik: 2</li>
 <li>Ağaç, kâğıt: 2</li>
 <li>Sağlık, sosyal hizmetler: 2</li>
 <li>Gıda, şeker: 1</li>
 <li>İletişim: 1</li>
 <li>İşkolu belirlenemeyen: 4</li>
</ul>

<p>Sektörel dağılıma bakıldığında ise ağustosta 73 inşaat, 58 tarım, 54 sanayi ve 41 hizmet sektörü çalışanının hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Raporda ayrıca yalnızca 12 Ağustos'ta en az 9 inşaat işçisinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İş cinayetlerinde ilk sırada trafik ve servis kazaları var</strong></h3>

<p>İSİG Meclisi verilerine göre ağustosta iş cinayetlerinin en yaygın nedeni trafik ve servis kazaları oldu. Bu nedenle en az 50 işçi hayatını kaybetti.</p>

<p>İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılım şöyle:</p>

<ul>
 <li>Trafik ve servis kazası: 50</li>
 <li>Yüksekten düşme: 48</li>
 <li>Ezilme, göçük: 42</li>
 <li>Kalp krizi, beyin kanaması: 27</li>
 <li>Elektrik çarpması: 23</li>
 <li>Şiddet: 10</li>
 <li>Zehirlenme, boğulma: 6</li>
 <li>Patlama, yanma: 5</li>
 <li>Nesne çarpması, düşmesi: 3</li>
 <li>İntihar: 2</li>
 <li>Kesilme, kopma: 1</li>
 <li>Diğer nedenler: 9</li>
</ul>

<p>İSİG Meclisi, trafik ve servis kazalarında yaşamını yitirenlerin önemli bölümünü uzun çalışma saatleriyle çalışan şoförlerin oluşturduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Ağustosta 15 çocuk işçi yaşamını yitirdi</strong></h3>

<p>Ağustos ayında iş cinayetlerinde 15 çocuk işçi hayatını kaybetti. Bu çocukların 4’ü 14 yaş ve altında, 11’i ise 15-17 yaş grubundaydı.</p>

<p>Hayatını kaybeden çocuk işçilerin 4’ü metal, 3’ü tarım, 3’ü inşaat, 1’i ticaret, 1’i çimento, 1’i konaklama ve 1’i genel işler işkolunda çalışıyordu. Bir çocuğun çalıştığı işkolu ise belirlenemedi.</p>

<p>Raporda, hayatını kaybeden çocuk işçilerden 2’sinin Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştığı da belirtildi.</p>

<h3><strong>En fazla ölüm 30-49 yaş grubunda</strong></h3>

<p>Ağustos ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle oldu:</p>

<ul>
 <li>14 yaş ve altı: 4 çocuk işçi</li>
 <li>15-17 yaş: 11 çocuk/genç işçi</li>
 <li>18-29 yaş: 38 işçi</li>
 <li>30-49 yaş: 80 işçi</li>
 <li>50-64 yaş: 63 işçi</li>
 <li>65 yaş ve üstü: 21 işçi</li>
 <li>Yaşı belirlenemeyen: 9 işçi</li>
</ul>

<p>Rapora göre ağustosta hayatını kaybeden işçiler arasında çocukların yanı sıra 15 kadın ve 16 göçmen işçi de bulunuyor.</p>

<h3><strong>İş cinayetlerinde ölenlerin yüzde 97’si sendikasız</strong></h3>

<p>İSİG Meclisi’nin raporunda, ağustos ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin yüzde 97’sinin sendikasız olduğu belirtildi.</p>

<p>Veriler, iş cinayetlerinin özellikle inşaat, tarım ve taşımacılık gibi sektörlerde yoğunlaştığını; trafik ve servis kazaları ile yüksekten düşme ve ezilmenin ağustosta öne çıkan ölüm nedenleri olduğunu ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/isig-meclisi-raporu-agustosta-en-az-226-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/e908d3da-713b-480c-978b-3c7f6429a338.webp" type="image/jpeg" length="74393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASO Başkanı Seyit Ardıç: Gümrük Birliği güncellenmeli, vize sorunu çözülmeli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aso-baskani-seyit-ardic-gumruk-birligi-guncellenmeli-vize-sorunu-cozulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aso-baskani-seyit-ardic-gumruk-birligi-guncellenmeli-vize-sorunu-cozulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odasının (ASO) Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu'nda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da vize sorununa dikkat çekerek Avrupa Birliği büyükelçilerine seslendi. Otuz yılı geride bırakan Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve iş dünyasının önündeki en büyük engellerden biri haline gelen vize sorununun çözülmesi gerektiğini belirten Ardıç, "Artık bu iki başlıkta somut adımlar atılması için güçlü desteğinizi bekliyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diplomatik misyon temsilcileri ile iş dünyası, Ankara Sanayi Odasının bu yıl 15’incisini düzenlediği Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nda bir araya geldi. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde Ankara Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirilen resepsiyona TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, büyükelçiler, diplomatik misyon temsilcileri ve iş insanları katıldı.</p>

<p><img alt="Aso Buyukelciler (2)" class="detail-photo img-fluid" height="906" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aso-buyukelciler-2.webp" width="1280" /></p>

<p>Açılış konuşmasını yapan Ardıç, resepsiyonun iş dünyası ile diplomatik misyonlar arasındaki diyaloğu derinleştirdiğini, karşılıklı güveni pekiştirerek kalıcı iş birliklerine zemin hazırladığını söyledi. Başkanlık görevi süresince 50'ye yakın ülkenin büyükelçileriyle ticaret, yatırım ve ortak projeleri ele aldıklarını belirten Ardıç, "Her defasında gördük ki ekonomi ve ticaret rakamlarla başlasa da kalıcı ortaklıklar karşılıklı güven ve yüz yüze kurulan ilişkilerle büyüyor" dedi.</p>

<h3><img alt="Aso Buyukelciler (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aso-buyukelciler-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Vize sorunu bu yıl da gündeminde</strong></h3>

<p>Geçen yılki resepsiyonda sanayicilerin satın aldıkları makineleri teslim almak için bile vize alamadıklarını dile getiren Ardıç'ın gündeminde bu yıl da vize engelleri vardı. Avrupa Birliği büyükelçilerine seslenen Ardıç, "Fuarların, yatırım görüşmelerinin, ticari anlaşmaların takvimi uzun vize randevularını beklemiyor. Hatta randevu alınsa dahi vizenin çıkıp çıkmayacağı belli olmuyor" dedi.</p>

<p>Avrupa ile güçlü ekonomik bağlara sahip sanayicilerin iş seyahatlerini dahi planlayamamasının karşılıklı ticaretin ulaştığı düzeyle bağdaşmadığını vurgulayan Ardıç, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi talebini de yineledi. Otuz yılı geride bırakan Gümrük Birliği'nin günümüz ticaretinin ihtiyaçlarına göre yenilenmesinin Türkiye kadar Avrupa Birliği'nin de yararına olduğunu belirten Ardıç, "Sayın Avrupa Birliği büyükelçileri, artık bu iki başlıkta somut adımlar atılması için güçlü desteğinizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Vize sorununun aşılması için Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ile imzaladıkları protokole de değinen Ardıç, ticari vize süreçlerini hızlandıran ve kolaylaştıran uygulamaya katkılarından dolayı Büyükelçi Isabelle Dumont'a teşekkür etti. Ardıç, benzer protokolleri diğer büyükelçiliklerle de hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi.</p>

<h3><img alt="Aso Buyukelciler (6)" class="detail-photo img-fluid" height="801" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aso-buyukelciler-6.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Ankara’nın ihracatı yaklaşık 20 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>Ankara'nın üretim ve teknoloji alanındaki konumuna dikkat çeken Ardıç, başkentin yıllık ihracatının yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını, yüksek teknoloji ürünlerinin ihracat içindeki payının ise yüzde 13'e yükseldiğini belirtti. Bu oranın Türkiye ortalamasının üç katından fazla olduğunu kaydeden Ardıç, Ankara'yı diğer sanayi merkezlerinden farklılaştıran unsurun ihracat hacmi kadar ürünlerinin teknoloji düzeyi olduğunu ifade etti.</p>

<p>ASO Teknoloji Üssü'nün 800'den fazla firmaya ev sahipliği yapmasını, 18 bin nitelikli istihdam oluşturmasını ve Ankara'nın yıllık ihracatına 1,5 milyar dolar katkı sağlamasını öngördüklerini aktaran Ardıç, ASO Serbest Bölgesi için de 40 bin istihdam ve yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat katkısı hedeflediklerini söyledi.</p>

<h3><strong>Sıfır atık OSB projesini duyurdu</strong></h3>

<p>ASO’nun yeni projesini ilk kez resepsiyonda paylaşan Ardıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketini sanayinin merkezine taşımayı hedeflediklerini belirtti. Ardıç, "Türkiye'nin ilk sıfır atık organize sanayi bölgesini kurmak için harekete geçiyoruz" dedi.</p>

<p>Yaklaşık 5 milyon metrekarelik alanda kurulması ve 250 civarında firmaya ev sahipliği yapması planlanan ASO Döngüsel Sanayi ve Sıfır Atık OSB'de, bir işletmenin firesinin, atık ısısının ve suyunun başka bir işletmenin girdisine dönüşeceğini açıklayan Ardıç, projeyle kaynak verimliliğini artırmayı ve sanayinin rekabet gücünü desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti.</p>

<h3><strong>Gazze için çağrı</strong></h3>

<p>Konuşmasında Gazze'de yaşanan insani drama da değinen Ardıç, uluslararası toplumun sivillerin korunması, insani yardımın kesintisiz ulaştırılması ve kalıcı barışın sağlanması için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Ardıç, "Gazze bugün uluslararası hukukun, insan haklarının ve dünya vicdanının sınandığı yerdir" dedi. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini hatırlatan Ardıç, diplomasinin çatışmalar derinleşmeden diyaloğu, yıkım büyümeden uzlaşmayı güçlendirmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="Aso Buyukelciler (4)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aso-buyukelciler-4.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Hisarcıklıoğlu: Duvarlara değil köprülere ihtiyacımız var</strong></h3>

<p>TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, jeopolitik çatışmaların, korumacılığın ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların küresel ekonomiyi parçalara böldüğünü söyledi. Böyle bir dönemde diplomasi ile iş dünyasının buluşmasının daha da anlamlı hale geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Biz barış isteriz, istikrar isteriz, öngörülebilirlik isteriz. Duvarlara değil köprülere ihtiyacımız var" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'nin stratejik konumu, güçlü sanayisi ve girişimci insan kaynağıyla bu köprülerden biri olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, Türk şirketlerinin dünyanın dört bir yanında ticaret ve yatırım yaptığını, sanayicilerin Avrupa değer zincirlerinin güvenilir bir halkası olarak çalıştığını kaydetti.</p>

<h3><strong>COP31 için iş birliği daveti</strong></h3>

<p>Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'de özel sektör temsilcisi görevini üstlendiklerini aktaran Hisarcıklıoğlu, iş dünyasını sürecin aktif bir parçası haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. İklimin artık yalnızca çevre meselesi olmadığını, yatırım, ticaret ve rekabeti de şekillendirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, büyükelçilerin ülkelerindeki iş dünyası kuruluşlarını ve şirketleri COP31 çalışmalarına davet etti. Hisarcıklıoğlu, Türk iş dünyasının üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkeler arasında yeni köprüler kurmaya devam edeceğini söyledi.</p>

<h3><img alt="Aso Buyukelciler (3)" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aso-buyukelciler-3.webp" width="1200" /></h3>

<h3><strong>Özel'den ekonomik diplomasi vurgusu</strong></h3>

<p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, buluşmanın diplomasinin yalnızca devletler arasındaki ilişkilerden ibaret olmadığını bir kez daha gösterdiğini belirtti. Ekonomik ilişkilerin, ticaretin, yatırımların ve girişimcilerin dış politikanın önemli unsurları olduğunu ifade eden Özel, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve ekonomik bağlarını ileriye taşımada diplomatik ve ekonomik aktörler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı olarak iş dünyasının önünü açan, ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendiren, Türk girişimcilerinin yurt dışındaki faaliyetlerine katkı sağlayan bir diplomasi anlayışını sürdürdüklerini kaydeden Özel, resepsiyonun ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamasını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aso-baskani-seyit-ardic-gumruk-birligi-guncellenmeli-vize-sorunu-cozulmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aso-buyukelciler-5.webp" type="image/jpeg" length="21208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 Eylül 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/28-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/28-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Standart altının kilogram fiyatı, Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) günü yüzde 0,6 yükselişle 6 milyon 808 bin 700 liradan tamamladı. Altın piyasasında gün içinde en düşük 6 milyon 699 bin 500 lira, en yüksek 6 milyon 813 bin 300 lira görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong>'da işlem gören<strong> standart altının kilogram fiyatı</strong>, gün sonunda önceki kapanışına göre yükseldi. KMKTP verilerine göre altının kilogram fiyatı, günü yüzde 0,6 artışla 6 milyon 808 bin 700 liradan tamamladı. Standart altının kilogram fiyatı önceki günü 6 milyon 765 bin liradan kapatmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Standart altının kilogram fiyatı yükseldi</strong></h2>

<p>Altın piyasasında gün içerisinde standart altının kilogram fiyatı 6 milyon 699 bin 500 liraya kadar geriledi. Günün en yüksek seviyesinde ise kilogram fiyatı 6 milyon 813 bin 300 liraya ulaştı.</p>

<p>Gün sonunda standart altının kilogram fiyatı, yüzde 0,6'lık artışla 6 milyon 808 bin 700 lira olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 4,8 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 4 milyar 849 milyon 573 bin 501,57 lira oldu. Piyasada gerçekleştirilen işlemlerin toplam miktarı ise 714,41 kilogram olarak gerçekleşti.</p>

<p>Tüm metallerin dahil edildiği işlemlerde toplam hacim 5 milyar 33 milyon 462 bin 890,73 liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Altın borsasında günün en fazla işlem gerçekleştiren kurumları arasında Türkiye İş Bankası, NMGlobal Kıymetli Madenler ve Vakıf Katılım Bankası yer aldı.</p>

<p>Bu kurumları Çakmakçı Kıymetli Madenler ile Garanti BBVA takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/28-agustos-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="68391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD’ye 'Bahreyn' mesajı: “ABD halkı İsrail'in savaşlarının maliyetini üstlenmemeli"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abdye-bahreyn-mesaji-abd-halki-israilin-savaslarinin-maliyetini-ustlenmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abdye-bahreyn-mesaji-abd-halki-israilin-savaslarinin-maliyetini-ustlenmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Hung Cao’nun İran saldırılarının Bahreyn’deki ABD 5. Filo Karargâhı’nda önemli hasara yol açtığı yönündeki açıklamasına yanıt verdi. Erakçi, “Amerikan halkı, İsrail’in savaşlarının faturasını ödemekten daha iyisini hak ediyor” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Hung Cao’nun <strong>Bahreyn’deki ABD 5. Filo Karargâhı’na yönelik İran saldırılarına</strong> ilişkin açıklamalarına yanıt verdi.</p>

<p>Cao’nun İran saldırılarının ABD’nin Bahreyn’deki donanma üssünde önemli hasara yol açtığını kabul etmesinin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erakçi, Cao’nun açıklamasına atıfta bulunarak, <strong>“Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Hung Cao’nun samimiyetini takdir ediyoruz”</strong> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Erakçi: “5. Filo Karargâhı’nı cehenneme çevirdik”</strong></h2>

<p>Erakçi, paylaşımında İran Silahlı Kuvvetlerinin Bahreyn’deki ABD 5. Filo Karargâhı’na yönelik saldırısına ilişkin “Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz gerçekten de Bahreyn'deki 5. Filo Karargâhı'nı cehenneme çevirdi ve ABD'nin saldırganlığını destekleyen diğer üsleri de" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı, mesajının devamında ABD kamuoyuna seslenerek, <strong>“Amerikan halkı, İsrail'in savaşlarının faturasını ödemekten daha iyisini hak ediyor”</strong> dedi.</p>

<h3><strong>ABD’li Bakan Vekili Cao ne demişti?</strong></h3>

<p>ABD Deniz Kuvvetleri Bakan Vekili Hung Cao, New York merkezli <i>Epoch Times</i> gazetesine verdiği röportajda, İran’ın gerçekleştirdiği saldırıların <strong>Bahreyn’deki ABD donanma üssünde ağır hasara neden olduğunu</strong> söylemişti.</p>

<p>Cao, İran saldırılarının Bahreyn’de bulunan ABD 5. Filo Karargâhı’nı “yerle bir ettiğini” ifade etmişti.</p>

<p>Erakçi’nin açıklaması, Cao’nun bu değerlendirmesinin ardından geldi. İranlı bakan, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ile İsrail’in yürüttüğü savaşlar arasındaki ilişkiye dikkat çekerek Washington yönetimine yönelik eleştirisini yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-abdye-bahreyn-mesaji-abd-halki-israilin-savaslarinin-maliyetini-ustlenmemeli</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/795f9179-ca27-4351-a332-51a51fd78e92.webp" type="image/jpeg" length="22266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Komisyonu: Yapay zekada küresel kurallara ihtiyaç var]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-yapay-zekada-kuresel-kurallara-ihtiyac-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-yapay-zekada-kuresel-kurallara-ihtiyac-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, yapay zekanın oluşturabileceği risklere karşı küresel kurallara ve uluslararası işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği (AB) </strong>Komisyonunun Teknolojik Egemenlik, Güvenlik ve Demokrasiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, yapay zeka teknolojilerinin oluşturabileceği risklere karşı küresel kuralların oluşturulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Politico'da yer alan habere göre Virkkunen, İrlanda'nın başkenti Dublin'de çocukların çevrim içi güvenliğine yönelik düzenlenen konferansın ardından yapay zekanın olası riskleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Virkkunen'den küresel kural çağrısı</strong></h2>

<p>Yapay zeka alanında ülkeler arasındaki işbirliğinin devam etmesinin önemine değinen Virkkunen, bu alanda uluslararası ortak düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Virkkunen, <strong>yapay zeka</strong> konusunda küresel kuralların oluşturulması gerektiğini belirterek uluslararası işbirliğinin sürdürülmesi gerektiğine işaret etti.</p>

<h3><strong>AB'de şirketlere risk yükümlülüğü bulunuyor</strong></h3>

<p>Virkkunen, Avrupa Birliği'nde <strong>Anthropic</strong> ve <strong>OpenAI</strong> gibi şirketlerin gelişmiş yapay zeka modellerinin kontrolden çıkma ihtimalini değerlendirmekle yükümlü olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Söz konusu şirketlerin bu risklere karşı gerekli önlemleri alma sorumluluğunun da bulunduğunu belirten Virkkunen, benzer kuralların dünya genelinde aynı şekilde uygulanmadığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Yapay zekanın insanlığa yönelik riskleri tartışılıyor</strong></h3>

<p>Yapay zekanın oluşturabileceği risklere ilişkin tartışmalar son dönemde farklı açıklamalarla da gündeme geldi. Eski bir Anthropic çalışanı, bir gün önce yapay zekanın insanlığın varlığı açısından tehdit oluşturabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Anthropic araştırmacılarından Evan Hubinger, yapay zeka teknolojilerinin önümüzdeki 10 yıl içerisinde “tüm insanları öldürebilme” ihtimalinin yüzde 10'dan fazla olduğuna inandığını belirtti.</p>

<h3><strong>Eski OpenAI ve Anthropic çalışanından dikkat çeken iddia</strong></h3>

<p>Son üç yıl boyunca OpenAI ve Anthropic bünyesinde araştırmacı olarak çalışan ve daha sonra istifa eden Jacob Coxon da yapay zeka modellerinin geliştirilmesinde görev alan sektör çalışanlarının önemli bir bölümünün, bu sistemlerin 10 yıl içinde insanlığı “öldürebileceğine” ciddi şekilde inandığını iddia etti.</p>

<p>Coxon, yöneticilerin kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda daha ılımlı bir yaklaşım sergilediklerini ancak şirketlerin kapalı kapılar ardında büyük bir korku yaşadığını öne sürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-komisyonu-yapay-zekada-kuresel-kurallara-ihtiyac-var</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/abden-yapay-zeka-icin-kuresel-kurallar-cagrisi.png" type="image/jpeg" length="75160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Havalimanı: Ağustosta yolcu trafiği 5,8 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-havalimani-agustosta-yolcu-trafigi-58-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-havalimani-agustosta-yolcu-trafigi-58-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Havalimanı'nda ağustos ayında 5 milyon 893 bin 602 yolcuya hizmet verildi. Yıl başından ağustos sonuna kadar yolcu trafiği 23 milyon 103 bin 581 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya Havalimanı</strong>'nın ağustos ayına ilişkin hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistikleri açıklandı. <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı</strong> Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün verilerine göre, havalimanında geçen ay toplam 5 milyon 893 bin 602 yolcuya hizmet sunuldu.</p>

<h2><strong>Ağustosta 5,8 milyon yolcu Antalya Havalimanı'nı kullandı</strong></h2>

<p>Antalya Havalimanı'ndaki yolcu trafiğinin 756 bin 612'sini iç hatlar oluşturdu. Dış hatlarda ise 5 milyon 136 bin 990 yolcuya hizmet verildi.</p>

<p>Böylece ağustos ayındaki toplam yolcu trafiği 5 milyon 893 bin 602 olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Uçak trafiği 32 bin 711'e ulaştı</strong></h3>

<p>Ağustos ayında Antalya Havalimanı'na iniş ve kalkış yapan uçakların sayısı da belli oldu. <strong>İç hatlar</strong>da 4 bin 635 uçak trafiği kaydedilirken, <strong>dış</strong> <strong>hatlar</strong>da bu sayı 28 bin 76 olarak gerçekleşti.</p>

<p>İç ve dış hatlardaki uçuşların toplamıyla birlikte ağustos ayındaki uçak trafiği 32 bin 711'e ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Havalimanındaki yük trafiği de ağustos ayında 71 bin 340 ton olarak kayıtlara geçti. Söz konusu rakam kargo, posta ve bagaj trafiğinin toplamından oluştu.</p>

<p>Böylece ağustos ayında Antalya Havalimanı'nda <strong>yolcu</strong> ve <strong>uçak trafiği</strong>nin yanı sıra yük taşımacılığına ilişkin veriler de açıklandı.</p>

<h3><strong>Yılın ilk 8 ayında 23 milyon yolcu</strong></h3>

<p>Antalya Havalimanı'nda yıl başından ağustos ayı sonuna kadar oluşan toplam trafik verileri de paylaşıldı. Buna göre yılın söz konusu döneminde yolcu trafiği 23 milyon 103 bin 581'e ulaştı.</p>

<p>Aynı dönemde <strong>havalimanı</strong>ndaki uçak trafiği 153 bin 501 olarak kaydedildi. Ocak-ağustos dönemindeki toplam yük trafiği ise 301 bin 792 ton oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-havalimani-agustosta-yolcu-trafigi-58-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalya-havalimani-agustosta-5-milyon-893-bin-602-yolcuya-hizmet-verdi.png" type="image/jpeg" length="99205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKINCI TİHA, İHA-300 füzesini 300 kilometrenin üzerinde menzilden ateşledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akinci-tiha-iha-300-fuzesini-300-kilometrenin-uzerinde-menzilden-atesledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akinci-tiha-iha-300-fuzesini-300-kilometrenin-uzerinde-menzilden-atesledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKINCI TİHA'dan gerçekleştirilen atışta, 300 kilometrenin üzerinde menzile sahip ROKETSAN üretimi İHA-300 süpersonik balistik füzesi kullanıldı. Selçuk Bayraktar, atışın milli bir hava aracından bugüne kadar gerçekleştirilen en uzun menzilli füze atışı olduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Baykar Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Selçuk Bayraktar</strong>,<strong> AKINCI Taarruz İnsansız Hava Arac</strong>ı'ndan (TİHA), menzili 300 kilometreyi aşan İHA-300 süpersonik balistik füzesinin fırlatıldığını açıkladı. Bayraktar, gerçekleştirilen atışın bugüne kadar milli bir hava platformundan yapılan en uzun menzilli füze atışı olduğunu belirtti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayraktar, X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, AKINCI TİHA ve ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-300 füzesine ilişkin bilgi verdi.</p>

<h2><strong>"Türk savunma sanayi için tarihi bir eşik"</strong></h2>

<p>Bayraktar'ın paylaşımında şunlar kaydedildi:</p>

<p>“AKINCI ve 300 km’nin üzerinde menzilli süpersonik balistik füze İHA-300... Milli bir hava aracından bugüne kadar atılmış en uzun menzilli füze. Türk savunma sanayi için tarihi bir eşik. Hayırlı uğurlu olsun."</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/AKINCI?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#AKINCI</a> ✈️🐳🚀<br />
<br />
🚀 İHA-300 ve İHA-122 Mühimmatı Atış Testi<br />
🚀 UAV-300 &amp; UAV-122 Munitions Firing Test<br />
<br />
◾️ İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile 250+ kilometre menzildeki hedef başarıyla vuruldu.<br />
◾️ The target at a range of 250+ kilometers was successfully hit with the UAV-300… <a href="https://t.co/ZLhcaQc2Mn" rel="nofollow">pic.twitter.com/ZLhcaQc2Mn</a></p>
— Selçuk Bayraktar (@Selcuk) <a href="https://x.com/Selcuk/status/2098343612480119117?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akinci-tiha-iha-300-fuzesini-300-kilometrenin-uzerinde-menzilden-atesledi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/antalya-havalimani-agustosta-5-milyon-893-bin-602-yolcuya-hizmet-verdi.png" type="image/jpeg" length="17782"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı’dan 'AKP’ye geçen başkanlar' çıkışı: "Sorumluluk yalnızca gidenlere ait değil"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-sozcusu-saridan-akpye-gecen-baskanlar-cikisi-sorumluluk-yalnizca-gidenlere-ait-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-sozcusu-saridan-akpye-gecen-baskanlar-cikisi-sorumluluk-yalnizca-gidenlere-ait-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’den seçilip AKP’ye geçen belediye başkanlarına ilişkin partisinin aday belirleme süreçlerinin de sorgulanması gerektiğini söyledi. Sarı, “Adayları kim belirledi, hangi yöntemlerle belirledi, hangi referanslarla bu isimler tercih edildi?” diyerek kapsamlı ve samimi bir öz eleştiri çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı <strong>Müslim Sarı</strong>, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’den seçildikten sonra AKP’ye katılan belediye başkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Sarı’nın açıklaması, son olarak Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı ile daha önce CHP’den istifa eden Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun’un AKP’ye katılmasının ardından geldi.</p>

<p>Üç belediye başkanına da AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen programda Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından parti rozeti takıldı.</p>

<h2><strong>“Seçmenin oyuna ihanet ettiler”</strong></h2>

<p>Sarı, CHP’den seçildikten sonra parti değiştiren belediye başkanlarının kendilerine verilen seçmen desteğini başka bir siyasi çizgiye taşıdığını savundu.</p>

<p>Ancak tartışmanın yalnızca AKP’ye geçen belediye başkanları üzerinden yürütülmesinin yeterli olmadığını belirten Sarı, CHP’nin 2024 yerel seçimlerindeki aday belirleme süreçlerinin de sorgulanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Adayları kim belirledi, hangi referanslarla tercih edildi?”</strong></h3>

<p>CHP’nin aday belirleme sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Sarı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Peki adayları kim belirledi, hangi yöntemlerle belirledi, hangi referanslarla bu isimler tercih edildi? Bütün sorumluluğu AKP’ye geçenlerin üzerine yüklemek, işi yarım bırakmaktır.”</p>
</blockquote>

<p>Sarı, yalnızca parti değiştiren isimlerin sorumlu tutulmasının yeterli olmayacağını belirterek, 2024 yerel seçimlerinde söz konusu isimlerin kimler tarafından ve hangi kriterlerle adaylaştırıldığının mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Siyasi sorumluluk yalnızca gidenlere ait değil”</strong></h3>

<p>CHP Sözcüsü Sarı, aday belirleme sürecine ilişkin kapsamlı ve samimi bir öz eleştiri yapılmadan benzer hataların tekrarlanmasının önüne geçilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Sarı, “Siyasi sorumluluk yalnızca gidenlere değil, onları o makamlara taşıyanlara da aittir” diyerek parti içerisindeki aday belirleme mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“İlk seçimde kaybedecekler”</strong></h3>

<p>AKP’ye geçen belediye başkanlarının seçmen tarafından sandıkta cezalandırılacağını savunan Sarı, CHP’nin 2029 yerel seçimlerinde aday tercihlerinde aynı hataları tekrarlamaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sarı, CHP’nin doğru adaylarla kaybettiği belediyeleri yeniden kazanabileceğini belirterek, siyasi çizgisi ve sorumluluk anlayışı net adaylarla seçime gidilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">2024 yerel seçimlerinden bugüne, partimizin adayı olarak seçilen çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyesi iktidar saflarına geçti.<br />
Ağustos ayında partimizden istifa ederek görevlerine bağımsız devam eden Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa…</p>
— Müslim Sarı (@muslimsarichp) <a href="https://x.com/muslimsarichp/status/2098378497865449748?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h3><strong>CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanları</strong></h3>

<p>31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP adayı olarak seçilen ve daha sonra AKP’ye katılan belediye başkanları arasında farklı illerden çok sayıda isim bulunuyor.</p>

<h3>Aydın</h3>

<ul>
 <li>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu</li>
 <li>Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan</li>
 <li>Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan</li>
 <li>Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya</li>
</ul>

<h3>Gaziantep</h3>

<ul>
 <li>Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz</li>
 <li>Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel</li>
</ul>

<h3>Afyonkarahisar</h3>

<ul>
 <li>Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal</li>
 <li>Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu</li>
</ul>

<h3>Ankara</h3>

<ul>
 <li>Haymana Belediye Başkanı Levent Koç</li>
 <li>Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan</li>
 <li>Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı</li>
 <li>Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu</li>
</ul>

<h3>İstanbul</h3>

<ul>
 <li>Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl</li>
 <li>Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez</li>
</ul>

<h3>Antalya</h3>

<ul>
 <li>Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım</li>
 <li>Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul</li>
</ul>

<h3>Kayseri</h3>

<ul>
 <li>Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser</li>
 <li>Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun</li>
</ul>

<h3>Diğer il ve ilçeler</h3>

<ul>
 <li>Konya Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu</li>
 <li>Batman Hasankeyf Belediye Başkanı Hamit Tutuş</li>
 <li>Yalova Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca</li>
 <li>Ardahan Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak</li>
 <li>Şırnak Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut</li>
 <li>Çorum Aşdağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül</li>
 <li>Niğde Bozköy Belde Belediye Başkanı Muammer Çelikbaş</li>
 <li>Edirne Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan</li>
 <li>Tekirdağ Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu</li>
 <li>Kütahya Domaniç Belediye Başkanı Engin Uysal</li>
 <li>Çanakkale Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli</li>
 <li>İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-sozcusu-saridan-akpye-gecen-baskanlar-cikisi-sorumluluk-yalnizca-gidenlere-ait-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/chp-sozcusu-muslim-saridan-parali-figuran-iddialarina-yanit.jpg" type="image/jpeg" length="81563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu'ndan asimetrik tehdit uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumamiral-yanki-bagcioglundan-asimetrik-tehdit-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumamiral-yanki-bagcioglundan-asimetrik-tehdit-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, İHA'lar ve diğer insansız sistemlerin yanı sıra siber saldırı, elektronik harp ve hibrit yöntemlerin milli güvenlik açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, teknolojik gelişmelere paralel olarak İHA'lar ve diğer insansız sistemlerin milli güvenlik planlamasının ayrılmaz parçası haline geldiğini belirtti.</p>

<p>X hesabından "Terör ve asimetrik tehdit" başlıklı paylaşım yapan Bağcıoğlu, "İstihbarat, erken uyarı, siber güvenlik, sensörler, elektronik ve kinetik tedbirler, fiziki koruma ve kriz yönetimi birbirini tamamlamalı" dedi. </p>

<h2><strong>"Bir önceki asimetrik saldırıya değil, bir sonraki tehdide hazırlanılmalı"</strong></h2>

<p>Bağcıoğlu'nun paylaşımında şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Güçlü askerî kapasitenin tek başına güvenliği sağlamaya yetmediği, asimetrik tehditlerin stratejik sonuçlar yaratabileceği ve güvenlik zafiyetlerinin çoğu zaman sistemin bütünündeki eksikliklerden kaynaklandığı açıktır. Terörizmin yanında, teknolojik gelişmelere paralel olarak İHA’lar ve diğer insansız sistemler, siber saldırılar, yapay zekâ, biyolojik tehditler ve hibrit yöntemler de millî güvenlik planlamasının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temel dersler: Bir önceki asimetrik saldırıya değil, bir sonraki tehdide hazırlanılmalıdır. Düşük olasılıklı ancak yüksek etkili senaryolar dâhil, 5–10–20 yıllık tehdit öngörüleri teknolojik gelişmeler de dikkate alınarak hazırlanmalıdır. İstihbarat paylaşılmadığında değerini kaybeder. Farklı kurumların bilgileri ortak bir millî tehdit ve değerlendirme resminde birleştirilmeli; gerekli bilgi ve değerlendirmeler karar vericilere zamanında ulaştırılmalıdır. Sisteme saldırganın gözünden de bakılmalıdır. Askerî tesisler ve kritik altyapılar düzenli Kırmızı Takım (Red Team) testlerine tabi tutulmalı; açıklar saldırgandan önce bulunmalıdır. Güvenlik katmanlı ve bütünleşik olmalı, yeni nesil tehditlere karşı özel kapasite geliştirilmelidir. İstihbarat, erken uyarı, siber güvenlik, sensörler, elektronik ve kinetik tedbirler, fiziki koruma ve kriz yönetimi birbirini tamamlamalı; siber saldırı, elektronik harp, sabotaj ve fiziki saldırının eş zamanlı kullanılabileceği dikkate alınmalıdır. Özellikle İHA ve diğer insansız sistemlere karşı tespit, teşhis ve etkisiz hâle getirme kabiliyetleri birlikte geliştirilmelidir.</p>

<p>Kritik altyapılar millî güvenliğin parçasıdır. Karada, denizde ve su altında bulunan enerji, haberleşme, ulaştırma, liman, havaalanı, su, finans ve veri altyapıları için fiziki ve siber saldırı, sabotaj ve insansız sistem tehditlerine karşı senaryolar hazırlanmalıdır. Özellikle deniz altı enerji ve haberleşme hatlarının korunması millî güvenlik planlamasına dâhil edilmelidir. Savunma maliyet-etkin ve sürdürülebilir olmalıdır. Düşük maliyetli tehditleri sürekli çok pahalı mühimmatlarla önlemek sürdürülebilir değildir. Savunma planlaması ve savunma sanayii buna uygun, maliyet-etkin çözümler geliştirmelidir. Yapay zekâ ve biyoteknoloji yeni güvenlik alanlarıdır. Yapay zekâ, otonom sistemler, biyoteknoloji ve benzeri gelişen teknolojilerin oluşturabileceği tehditleri sürekli izleyecek, gelecekteki tehditlere yönelik bir farkındalık mekanizması oluşturulmalıdır. Krizin ilk dakikalarında kimin karar vereceği önceden belli olmalıdır. Yetki, komuta-kontrol, kurumların görev ve sorumlulukları kriz başlamadan belirlenmeli ve düzenli olarak sınanmalıdır.</p>

<h3><strong>"Kurumlar, müşterek tatbikatlarla sınanmalı"</strong></h3>

<p>Kurumlar krizden önce birlikte çalışmalı ve müşterek tatbikatlarla sınanmalıdır. TSK, istihbarat, kolluk, siber güvenlik, sağlık, yerel yönetimler ve ilgili diğer kurumlar ortak planlama yapmalı; senaryosu önceden bilinmeyen ve gerektiğinde habersiz müşterek tatbikatlarla gerçek reaksiyon kapasitesi ölçülmelidir. Özel sektör güvenlik sisteminin parçasıdır. Enerji, haberleşme, finans, lojistik ve veri altyapısını işleten şirketlerle sürekli tehdit paylaşımı ve koordinasyon sağlanmalıdır. Demokratik ve adil yönetim ile hukukun üstünlüğü esas alınarak oluşturulacak toplumsal dirençlilik millî güvenliğin parçasıdır. Kriz iletişimi önceden planlanmalı; kamuoyuna hızlı, doğru ve güvenilir bilgi verilerek toplumun krizlere karşı farkındalığı güçlendirilmelidir. Her kriz kurumsal hafızaya dönüştürülmelidir. Her önemli olaydan sonra 'Ne oldu? Neden oldu? Ne çalışmadı? Ne değiştirilecek? Kim ve ne zamana kadar yapacak?' soruları cevaplanmalı; alınan derslerin uygulanması ayrıca takip edilmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tumamiral-yanki-bagcioglundan-asimetrik-tehdit-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-11-162327.png" type="image/jpeg" length="43438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul kira fiyatları 2026: Hangi ilçede kiralar ne kadar? İstanbul'da en ucuz kira hangi ilçede?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-kira-fiyatlari-2026-hangi-ilcede-kiralar-ne-kadar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-kira-fiyatlari-2026-hangi-ilcede-kiralar-ne-kadar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da ev kiralamak isteyenlerin araştırdığı ilçe bazındaki kira verileri, 2026 yılı için yeniden gündemde. Endeksa verilerine göre kent genelinde konut kiralarında ilçe bazında belirgin farklar bulunuyor. Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy yüksek kira değerleriyle öne çıkarken Esenyurt, Sultangazi ve Arnavutköy daha düşük ortalamaların görüldüğü ilçeler arasında yer alıyor. Peki İstanbul'da kira fiyatları ne kadar oldu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da kiralık konut arayanlar için ilçe bazındaki fiyat farkı 2026 verilerinde de dikkat çekiyor. Endeksa verilerine göre İstanbul genelinde konut kiralarında metrekare fiyatı 571 TL seviyesinde bulunuyor. 100 metrekarelik bir konut üzerinden yapılan hesaplamada kent genelindeki ortalama kira 57 bin 100 TL'ye karşılık geliyor.</p>

<p>İlçeler arasındaki fark ise oldukça geniş. Verilerde Kadıköy en yüksek kira ortalamasına sahip ilçe olarak öne çıkarken Esenyurt listenin en alt sırasında yer alıyor. Böylece aynı büyüklükteki bir konut için ilçeye göre aylık kira bedeli önemli ölçüde değişiyor.</p>

<h2><strong>İstanbul'da en pahalı kira hangi ilçede?</strong></h2>

<p>2026 verilerinde İstanbul'un en yüksek kira ortalaması <strong>Kadıköy'de</strong> görülüyor. İlçede metrekare başına ortalama kira 651 TL seviyesinde. 100 metrekarelik bir konut üzerinden hesaplandığında aylık ortalama kira 65 bin 100 TL'ye ulaşıyor.</p>

<p>Kadıköy'ün ardından yüksek kira değerlerinin görüldüğü ilçeler arasında Beşiktaş, Bakırköy, Sarıyer ve Zeytinburnu bulunuyor.</p>

<p>En yüksek kira ortalamalarının görüldüğü ilk 5 ilçe şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kadıköy:</strong> 65.100 TL – 651 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beşiktaş:</strong> 59.200 TL – 592 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bakırköy:</strong> 59.100 TL – 591 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sarıyer:</strong> 59.000 TL – 590 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zeytinburnu:</strong> 58.500 TL – 585 TL/m²</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu sıralamada özellikle merkezi konumda bulunan ilçelerin üst sıralarda yer aldığı görülüyor. Kadıköy'deki 651 TL'lik metrekare kira değeri ile İstanbul genelindeki 571 TL'lik ortalama arasında da belirgin bir fark bulunuyor.</p>

<p><img alt="1740207446649 Konutaidattttt" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/1740207446649-konutaidattttt.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>İstanbul'da en ucuz kira hangi ilçede?</strong></h3>

<p>İstanbul'da 2026 verilerine göre en düşük kira ortalaması <strong>Esenyurt'ta</strong> bulunuyor. İlçede metrekare başına ortalama kira 228 TL olarak hesaplanırken 100 metrekarelik konut için aylık ortalama kira 22 bin 800 TL seviyesinde.</p>

<p>Esenyurt'u Sultangazi, Arnavutköy, Silivri ve Esenler takip ediyor.</p>

<p>En düşük kira ortalamasına sahip ilk 5 ilçe şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Esenyurt:</strong> 22.800 TL – 228 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultangazi:</strong> 23.700 TL – 237 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Arnavutköy:</strong> 24.000 TL – 240 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Silivri:</strong> 24.700 TL – 247 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Esenler:</strong> 25.100 TL – 251 TL/m²</p>
 </li>
</ul>

<p>Buna göre 100 metrekarelik konut varsayımında Esenyurt ile Kadıköy arasında aylık kira farkı <strong>42 bin 300 TL</strong> seviyesine çıkıyor.</p>

<h3><strong>İstanbul'da ilçe ilçe 2026 kira fiyatları</strong></h3>

<p>Endeksa verilerinde 100 metrekarelik standart konut üzerinden hesaplanan kira değerleri düşükten yükseğe şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Esenyurt:</strong> 22.800 TL – 228 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultangazi:</strong> 23.700 TL – 237 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Arnavutköy:</strong> 24.000 TL – 240 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Silivri:</strong> 24.700 TL – 247 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Esenler:</strong> 25.100 TL – 251 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sultanbeyli:</strong> 26.200 TL – 262 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Büyükçekmece:</strong> 28.200 TL – 282 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beylikdüzü:</strong> 28.900 TL – 289 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çatalca:</strong> 29.400 TL – 294 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gaziosmanpaşa:</strong> 29.400 TL – 294 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sancaktepe:</strong> 29.400 TL – 294 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bağcılar:</strong> 29.700 TL – 297 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avcılar:</strong> 30.700 TL – 307 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuzla:</strong> 32.200 TL – 322 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bayrampaşa:</strong> 32.600 TL – 326 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güngören:</strong> 32.600 TL – 326 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fatih:</strong> 33.000 TL – 330 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Pendik:</strong> 33.000 TL – 330 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beykoz:</strong> 35.600 TL – 356 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başakşehir:</strong> 35.700 TL – 357 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çekmeköy:</strong> 36.400 TL – 364 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Küçükçekmece:</strong> 36.700 TL – 367 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ümraniye:</strong> 37.400 TL – 374 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şile:</strong> 37.500 TL – 375 TL/m²</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kağıthane:</strong> 39.100 TL – 391 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bahçelievler:</strong> 39.300 TL – 393 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kartal:</strong> 41.300 TL – 413 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eyüpsultan:</strong> 41.800 TL – 418 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Üsküdar:</strong> 42.500 TL – 425 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Maltepe:</strong> 44.000 TL – 440 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şişli:</strong> 45.200 TL – 452 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ataşehir:</strong> 46.000 TL – 460 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyoğlu:</strong> 49.200 TL – 492 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Adalar:</strong> 54.700 TL – 547 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zeytinburnu:</strong> 58.500 TL – 585 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sarıyer:</strong> 59.000 TL – 590 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bakırköy:</strong> 59.100 TL – 591 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beşiktaş:</strong> 59.200 TL – 592 TL/m²</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kadıköy:</strong> 65.100 TL – 651 TL/m²</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="Konut-19" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/konut-19.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İstanbul'da ortalama kira ne kadar?</strong></h3>

<p>2026 verilerinde İstanbul genelinde ortalama konut kira değeri metrekare başına <strong>571 TL</strong> olarak veriliyor. 100 metrekarelik bir konut için bu değer aylık yaklaşık <strong>57 bin 100 TL</strong> kira anlamına geliyor.</p>

<p>Ancak bu rakamın tüm kiralık konutların aynı bedelle kiralandığı anlamına gelmediği dikkate alınmalı. Konutun bulunduğu mahalle, bina yaşı, konutun büyüklüğü, oda sayısı, ulaşım olanakları ve bina özellikleri gerçek kira bedelini değiştirebiliyor.</p>

<p>Güncel piyasa verilerinde farklı veri kaynaklarının farklı ortalamalar yayımlaması da kullanılan yöntemlerin aynı olmadığını gösteriyor. Örneğin bazı güncel kira endekslerinde İstanbul geneli için daha düşük medyan değerler hesaplanıyor. Bu nedenle ilçe bazındaki rakamların hangi veri setine ve hesaplama yöntemine dayandığına dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kadıköy ile Esenyurt arasındaki kira farkı ne kadar?</strong></h3>

<p>2026 Endeksa verileri üzerinden yapılan 100 metrekarelik konut karşılaştırmasında Kadıköy'de aylık ortalama kira 65 bin 100 TL, Esenyurt'ta ise 22 bin 800 TL olarak hesaplanıyor.</p>

<p>İki ilçe arasındaki aylık fark <strong>42 bin 300 TL</strong>. Metrekare bazında ise Kadıköy'deki 651 TL'lik kira değeri Esenyurt'taki 228 TL'nin yaklaşık 2,9 katına denk geliyor.</p>

<p>Bu fark, İstanbul'da konut kiralarken ilçe seçiminin bütçe üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Özellikle kira bütçesi belirli bir seviyede olanların aynı konut büyüklüğü için farklı ilçelerde önemli ölçüde farklı bedellerle karşılaşması mümkün.</p>

<p><img alt="Bakanlık harekete geçti: Satılık konut ilanlarına e-devlet yetki doğrulama zorunluluğu geliyor" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1766906300286-yeni-proje-2025-12-28-t-101816623.jpeg" width="800" /></p>

<h3><strong>Kira araştırmasında sadece ilçe ortalamasına bakılmamalı</strong></h3>

<p>İlçe bazındaki ortalama veriler, İstanbul kira piyasasının genel görünümünü gösterirken tek bir evin kira bedelini doğrudan belirlemiyor. Aynı ilçe içinde mahalleler arasında da önemli fiyat farklılıkları oluşabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle ev arayanların metrekare fiyatının yanı sıra konutun büyüklüğü, bina yaşı, ısınma sistemi, ulaşım noktalarına mesafesi ve aidat gibi giderleri de birlikte değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<p>2026 verilerindeki ilçe sıralaması, İstanbul'da kira maliyetlerinin konuma göre ciddi biçimde değiştiğini gösterirken, gerçek ilan fiyatlarının da konutun özelliklerine göre farklılaşabileceği göz önünde bulundurulmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-kira-fiyatlari-2026-hangi-ilcede-kiralar-ne-kadar</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/konut-satislari-subat-ayinda-yukselise-gecti-tuik-guncel-emlak-verilerini-acikladi-2.jpg" type="image/jpeg" length="83422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Muharip Uçak KAAN için değerlendirme toplantısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Muharip Uçak KAAN Programı kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün katıldığı değerlendirme toplantısında ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Muharip Uçak KAAN</strong> <strong>Programı'</strong>ndaki çalışmaların geldiği aşama, gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında gündeme alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Başkan Haluk Görgün, KAAN Programına ilişkin düzenlenen toplantıda yer aldı.</p>

<p>Görüşmede, program çerçevesinde sürdürülen faaliyetlerin mevcut aşaması değerlendirilirken, gelecek dönemde ele alınacak konular da masaya yatırıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, KAAN'ın geliştirilmesine yönelik süreci teknik ihtiyaçlar ve program kapsamında belirlenen hedeflerle birlikte izlemeyi sürdürüyor.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">📍 Ankara | TUSAŞ<br />
<br />
Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün, Millî Muharip Uçak KAAN Programı kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına katıldı.<br />
<br />
Toplantıda, program kapsamında yürütülen faaliyetlerin mevcut durumu ile önümüzdeki döneme ilişkin başlıklar ele alındı.… <a href="https://t.co/LoL6JG6qZD" rel="nofollow">pic.twitter.com/LoL6JG6qZD</a></p>
— SSB (@SavunmaSanayii) <a href="https://x.com/SavunmaSanayii/status/2098374011570815232?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/milli-muharip-ucak-kaan-icin-degerlendirme-toplantisi-yapildi.png" type="image/jpeg" length="96053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen’den MEB önünde 'eğitim bütçesi' çağrısı: “Ücretler yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-meb-onunde-egitim-butcesi-cagrisi-ucretler-yoksulluk-sinirinin-uzerine-cikarilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-meb-onunde-egitim-butcesi-cagrisi-ucretler-yoksulluk-sinirinin-uzerine-cikarilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen üyeleri, “Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz” başlığıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, okullara doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmasını ve bilimsel-laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamalarına son verilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyeleri, eğitim sistemindeki sorunlara ve taleplerine dikkat çekmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde bir araya geldi.</p>

<p>“Eğitime Bütçe, Eğitim Emekçisine Güvence, Öğrenciye Gelecek İstiyoruz” başlığıyla düzenlenen eylemde eğitimciler; “Okullarda şiddet istemiyoruz”, “Ek ödemeler emekliliğe yansıtılsın”, “Ek ders ücreti derhal 300 lira olsun”, “İnsanca yaşam, mesleki itibar”, “Eşit işe eşit ücret” ve “Maarif modeli dayatmasına son verilsin” yazılı dövizler taşıdı.</p>

<p>Eğitimciler ayrıca “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Eğitim haktır, satılamaz” ve “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları attı.</p>

<h2><strong>Kemal Irmak: Eğitim sistemi ağır bir kriz yaşıyor</strong></h2>

<p>Sendika adına açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de eğitim sisteminin kamusal hizmetlerin tasfiye edilmesi, eğitimin piyasaya açılması ve dinselleştirilmesi ile eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi politikaları nedeniyle ağır bir kriz yaşadığını söyledi.</p>

<p>Okullarda fiziki koşullar, hijyen ve güvenlik konusunda sorunların devam ettiğini belirten Irmak, MEB’in 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgenin de eğitimin temel sorunlarına çözüm üretmediğini savundu.</p>

<p>Irmak, Bakanlığın önlük uygulamasından norm kadro düzenlemelerine, Milli Eğitim Akademisi üzerinden yapılmak istenen değişikliklerden <strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli</strong> uygulamasına kadar şekilci, denetimci ve ideolojik bir yaklaşımı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>“Öğretmenin mesleki saygınlığı kıyafetle sağlanmaz”</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin ihtiyacının önlük ya da kılık kıyafet talimatı olmadığını belirten Irmak, öğretmenlerin mesleki saygınlığının ürettikleri emek, mesleki özerklik, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Irmak, eğitim emekçilerini biçimsel kurallarla denetlemeye ve baskı altına almaya yönelik uygulamaları kabul etmediklerini belirtti.</p>

<h3><strong>Norm kadro fazlası öğretmenler için tepki</strong></h3>

<p>Norm kadro fazlası öğretmenlerin re'sen görevlendirilmesi ile Milli Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesine de tepki gösteren Irmak, bu uygulamaların öğretmenlerin çalışma güvencesine doğrudan müdahale olduğunu söyledi.</p>

<p>Plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumlusunun öğretmenler olmadığını belirten Irmak, “Bunların faturası öğretmenlere kesilemez” mesajı verdi.</p>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı, öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>“Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz”</strong></h3>

<p>MEB’in devlet okullarında kayıt parası alınmayacağı yönündeki açıklamalarına da değinen Irmak, uygulamada velilerin “nitelikli okul” olarak görülen okullara çocuklarını kaydettirmek için yüksek miktarlarda bağış yapmak zorunda kaldığını ileri sürdü.</p>

<p>Irmak, kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye, elektrik ve su gibi temel giderlerinin merkezi bütçeden karşılanmamasının okul yönetimlerini velilerden bağış istemeye yönelttiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durumun eğitimin finansmanını giderek ailelerin üzerine bıraktığını belirten Irmak, <strong>parasız ve kamusal eğitim hakkının fiilen ortadan kalktığını</strong> savundu.</p>

<h3><strong>Eğitim masrafları ailelerin bütçesini zorluyor</strong></h3>

<p>TÜİK’in Ağustos 2026 tüketici enflasyonu verilerine de değinen Irmak, eğitim alanındaki enflasyonun diğer enflasyon kalemlerinden daha yüksek olduğunu belirtti.</p>

<p>İlkokul düzeyinde kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı giderlerinin toplamının 6 bin ila 9 bin lira arasında olduğunu söyleyen Irmak, bu tutarın ortaokulda 8 bin-, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı boyunca ortaya çıkan diğer giderlerin dahil olmadığını belirten Irmak, şu değerlend12 bin liraya, lisede ise 10 bin-15 bin liraya kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Bu rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı boyunca ortaya çıkan diğer giderlerin dahil olmadığını belirten Irmak, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p><strong>“Ailenin gelir düzeyinin çocuğun hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesi doğrudan eğitim ihlalidir. Çocukların eğitim hakkı ailelerin gelir düzeyine bırakılamaz.”</strong></p>

<h3><strong>Eğitim Sen’in talepleri neler?</strong></h3>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, sendikanın taleplerini de sıraladı.</p>

<ul>
 <li>Tüm eğitim emekçilerinin ücretlerinin <strong>yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</strong>.</li>
 <li>Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdama son verilmesi.</li>
 <li>Okullara ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılması.</li>
 <li>Temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetlerde ihtiyaç duyulan personelin kadrolu olarak istihdam edilmesi.</li>
 <li>Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi.</li>
 <li>Öğrencilere ücretsiz temiz içme suyu sağlanması.</li>
 <li>Temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz karşılanması.</li>
 <li>Kmak ayrıca öğretmenlere yönelik kılık kıyafet müdahaleleri, re'sen görevlendirme ve irade dışı alan değişik kapsamında hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin MEB’in verdiği farklı sayıdaki yanıtlaraayıt parası ve zorunlu bağış uygulamalarına son verilmesi.</li>
 <li>Kamu okullarının temel giderlerinin merkezi bütçeden karşılanması.</li>
 <li>Okul servisi ve ulaşım giderlerinin kamusal olarak desteklenmesi.</li>
</ul>

<h3><strong>Eğitim Sen’den “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tepkisi</strong></h3>

<p>Irmak, <strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamalarına son verilmesini</strong> istedi.</p>

<p>Eğitim programlarının bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve kapsayıcı bir anlayışla hazırlanması gerektiğini belirten Irmak, ana dilinde eğitim hakkının da esas alınması çağrısında bulundu:</p>

<p>"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamasına son verilmelidir. Eğitim programları bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve ana dilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir. Öğretmenlerin meslek özelliğine yönelik kılık kıyafet, resen görevlendirme ve irade dışı alan değişikliği gibi müdahalelere son verilmelidir. Eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı, eğitim finansmanı velilerin omuzuna bırakılmamalıdır."</p>

<h3><strong>MESEM’deki öğrenci ölümleri tartışması</strong></h3>

<p>Irmak, bir gazetecinin <strong>Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM)</strong> kapsamında hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin MEB’in verdiği farklı sayıdaki yanıtlara ilişkin sorusunu da yanıtladı:</p>

<p>"Daha haziran ayında yapılan açıklamada, soru önergesine verilen cevapta sadece 13 ölümden bahsediyor bakanlık. Ancak iki ay sonra bu ölüm sayısının 37 olduğunu söylüyor. Herkesin merak ettiği bir şey. Bizim elimizdeki veriler en azından 13 değil, 23'tü bugüne kadar. Bakanlık, mümkün olduğunca MESEM'lere yönelik tepkiyi kırmak adına bir yere kadar bu verileri saklıyor, gerçek bunu gösteriyor. Ama bir yerden sonra bu veriler saklanamaz hale geliyor."</p>

<h3><strong>“Eğitim finansmanı velilerin omuzuna bırakılamaz”</strong></h3>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, açıklamasının sonunda eğitim için ayrılan kamu kaynaklarının artırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Irmak, okulların temel ihtiyaçlarının kamu bütçesinden karşılanması, eğitim emekçilerinin güvenceli ve insanca çalışma koşullarına kavuşturulması ve öğrencilerin eğitim hakkının ailelerin ekonomik gücüne bağlı olmaktan çıkarılması çağrısını yineledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-senden-meb-onunde-egitim-butcesi-cagrisi-ucretler-yoksulluk-sinirinin-uzerine-cikarilmali</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-11-160715.png" type="image/jpeg" length="71072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: Dünyada 4 kişiden 1'i güvenli içme suyundan yoksun]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünyada her 4 kişiden 1'inin güvenli içme suyuna erişemediğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ</strong>) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, güvenli içme suyuna erişime ilişkin değerlendirmede bulundu. Ghebreyesus, dünya genelinde her 4 kişiden 1'inin halen güvenli içme suyuna erişemediğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ghebreyesus, konuya ilişkin açıklamasını ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabı üzerinden yaptı. Güvenli suyun <strong>insan sağlığı </strong>açısından temel bir unsur olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, dünyada önemli sayıda kişinin halen güvenli içme suyuna ulaşamadığını belirtti.</p>

<h2><strong>Ghebreyesus'tan güvenli su vurgusu</strong></h2>

<p>DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, paylaşımında güvenli suyun sağlığın temeli olduğunu ifade etti. Buna karşın dünya genelinde her 4 kişiden 1'inin güvenli içme suyuna erişemediğine işaret etti.</p>

<p>Ghebreyesus, bu durumun dünyada güvenli içme suyuna ulaşamayan insanların bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek konuya dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Her 4 kişiden 1'i güvenli suya ulaşamıyor</strong></h3>

<p>Ghebreyesus'un verdiği bilgiye göre dünya genelinde her dört kişiden biri <strong>güvenli içme suyu</strong>na erişim imkanından yoksun durumda.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, güvenli içme suyunun <strong>sağlık</strong> açısından taşıdığı öneme dikkat çekerken, bu alandaki mevcut duruma ilişkin mesajını sosyal medya hesabından paylaştı.</p>

<h3><strong>Birlikte çalışma çağrısı yaptı</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, açıklamasında herkesin ve her yerin sağlığının, onurunun ve sahip olduğu fırsatların iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla ortak çalışma çağrısında bulundu.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, güvenli suyun sağlık açısından temel olduğunu vurgulayarak bu hedef doğrultusunda birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/dso-dunyada-4-kisiden-1i-guvenli-icme-suyundan-yoksun.png" type="image/jpeg" length="89580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk resminin 1968 kuşağından İbrahim Örs’ün "Dünyanın Halleri" sergisi Metrohan’da açıldı: 62 eser ilk kez bir arada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-resminin-1968-kusagindan-ibrahim-orsun-dunyanin-halleri-sergisi-metrohanda-acildi-62-eser-ilk-kez-bir-arada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-resminin-1968-kusagindan-ibrahim-orsun-dunyanin-halleri-sergisi-metrohanda-acildi-62-eser-ilk-kez-bir-arada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk resminde 1968 kuşağının usta figüratif ressamı İbrahim Örs’ün farklı dönemlerine yayılan üretimlerini aile koleksiyonundaki 62 eser üzerinden bir araya getiren "Dünyanın Halleri" sergisi, İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde tarihi Metrohan’da kapılarını açtı. Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde yetişen sanatçının insanı, doğayı ve gündelik nesneleri özgün plastik diliyle yorumladığı kapsamlı seçki, 1 Aralık 2026’ya kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-57">Türk resminde 1968 kuşağının önde gelen figüratif ressamlarından İbrahim Örs’ün farklı dönemlerine yayılan üretimlerini bir araya getiren "Dünyanın Halleri" sergisi, Beyoğlu’nun tarihi yapılarından Metrohan’da sanatseverlerle buluştu. İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde düzenlenen sergi, sanatçının aile koleksiyonunda titizlikle korunan 62 eserini izleyiciye sunuyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi ve asistanı olarak yetişen ustanın yaşamı ile sanatı arasındaki bağı gözler önüne seren seçki, 1 Aralık 2026 tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-2.jpg" width="1280" /></p>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-58">Metrohan’ın birinci katında açılan "İbrahim Örs: Dünyanın Halleri", sanatçının insanı, doğayı, hayvanları ve gündelik nesneleri kendine has plastik diliyle yeniden yorumladığı zengin bir görsel evren sunuyor. Sergi, Örs’ün yalnızca neleri tuvale aktardığına değil, dünyayı ve insanlık hallerini nasıl alımlayıp kurguladığına odaklanan kavramsal bir çerçeve çiziyor.</p>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-2.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinden özgün bir biçim diline</strong></h3>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-59">1965-1971 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gören ve usta ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun hem öğrencisi hem de asistanı olarak yetişen İbrahim Örs, insana ve toplumsal yaşama dair gözlemlerini zaman içinde giderek daha kişisel ve bağımsız bir anlatıma dönüştürdü.</p>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-60">Sanatçının 1980’li yıllardan itibaren belirginleşen soyutlama arayışları; kıvrımlı biçimler, ritmik tekrarlar, yüzey katmanları ve sistematik deformasyonlarla birleşerek onun resminde ayırt edici temel unsurlar haline geldi. Sergi, ustanın bu biçimsel dönüşüm evrelerini ve desen gücünü kronolojik bir tutarlılıkla takip etme imkânı veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (3)" class="detail-photo img-fluid" height="950" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-3.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Aile koleksiyonundan 62 seçkin eser: Portreler, figürler ve doğa</strong></h3>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-61">Sanatçının aile koleksiyonundan derlenen 62 eseri kapsayan seçkide, figüratif anlatının farklı katmanları dikkat çekiyor. Sergide Örs’ün fırçasından çıkan "Otoportre", "Bedri Rahmi Eyüboğlu", "Bodil Örs" ve "Atatürk" portreleri öne çıkarken; el, ayak ve nü figür çalışmaları sanatçının insan anatomisine getirdiği heykelsi yorumu gözler önüne seriyor.</p>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-62">Portre ve figürlerin yanı sıra atlar, boğalar, kuşlar, ağaçlar ve gündelik yaşam nesneleri de Örs’ün geniş konu dünyasını ortak bir görsel disiplin ve zengin bir renk paleti altında buluşturuyor.</p>

<p><img alt="Ibrahim Ors Dunyanin Halleri Ser (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>1 Aralık’a kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek</strong></h3>

<p id="p-rc_4ad4f2043c1ccf29-63">İBB Kültür ve İBB Miras işbirliğiyle hayata geçirilen "İbrahim Örs: Dünyanın Halleri" başlıklı sergi, 10 Eylül - 1 Aralık 2026 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç her gün 10.00 ile 18.00 saatleri arasında Beyoğlu Metrohan’ın birinci katında ücretsiz olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-resminin-1968-kusagindan-ibrahim-orsun-dunyanin-halleri-sergisi-metrohanda-acildi-62-eser-ilk-kez-bir-arada</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ibrahim-ors-dunyanin-halleri-ser-4.jpg" type="image/jpeg" length="42949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD enflasyonunda ağustos ayı rakamları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonunda-agustos-ayi-rakamlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonunda-agustos-ayi-rakamlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD enflasyonu ağustos ayında yıllık bazda yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşerek temmuz ayındaki oranı korudu. Aylık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise yüzde 0,4 artarak önceki aya göre hızlandı. Benzin fiyatlarındaki yükseliş, aylık enflasyonda öne çıkan kalem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), ağustos ayına ait tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. <strong>ABD enflasyonu</strong> yıllık bazda yüzde 3,4 olarak kaydedilirken, mevsimsellikten arındırılmış aylık TÜFE yüzde 0,4 yükseldi. Temmuz ayında aylık TÜFE yüzde 0,1 artmıştı.</p>

<h2><strong>ABD enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,4 seviyesinde kaldı</strong></h2>

<p>Ağustos ayında ABD'de tüketici fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 yükseldi. Böylece yıllık ABD enflasyonu, temmuz ayında ölçülen yüzde 3,4'lük seviyeyi değiştirmedi.</p>

<p>Aylık bazda ise tüketici fiyatlarındaki artış önceki aya göre daha yüksek gerçekleşti. TÜFE, temmuzda yüzde 0,1 yükselirken ağustosta mevsimsellikten arındırılmış olarak yüzde 0,4 arttı.</p>

<h3><strong>ABD enflasyonunda benzin fiyatları öne çıktı</strong></h3>

<p>Ağustos ayındaki aylık fiyat artışında en belirgin kalemlerden biri benzin oldu. Benzin endeksi, bir önceki aya kıyasla yüzde 3,9 yükseldi.</p>

<p>Benzin fiyatlarındaki bu artış, ağustos ayındaki toplam aylık TÜFE yükselişinin üçte birinden fazlasına karşılık geldi. Enerji endeksi de aynı ayda yüzde 2,1 artış gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barınma endeksinde ağustosta yüzde 0,3'lük yükseliş kaydedilirken, gıda endeksi yüzde 0,1 arttı.</p>

<h3><strong>ABD çekirdek enflasyonu ağustosta yüzde 2,4 oldu</strong></h3>

<p>Gıda ve enerji fiyatlarının hesaplama dışında bırakıldığı çekirdek tüketici fiyat endeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 0,3 yükseldi. Çekirdek TÜFE, temmuz ayında ise aylık yüzde 0,2 artmıştı.</p>

<p>Ağustos itibarıyla sona eren 12 aylık dönemde çekirdek TÜFE'deki yıllık artış yüzde 2,4 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>ABD enflasyonunda bazı kalemlerde artış görüldü</strong></h3>

<p>Ağustos ayında iletişim, ev dışında konaklama, uçak biletleri, eğitim ve ikinci el otomobil endekslerinde yükseliş kaydedildi.</p>

<p>Sağlık hizmetleri ile motorlu taşıt sigortası endeksleri ise ağustos ayında gerileyen başlıca kalemler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>ABD enerji enflasyonu yıllık yüzde 16,3'e yükseldi</strong></h3>

<p>Enerji endeksindeki yıllık artış, ağustos ayında manşet ABD enflasyonunun üzerinde gerçekleşti. Enerji fiyatları, ağustos ayında sona eren 12 aylık dönemde yüzde 16,3 yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonunda-agustos-ayi-rakamlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abd-enflasyonu-temmuzda-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="50708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Güler: Kara Kuvvetleri Komutanlığında denetleme yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-guler-kara-kuvvetleri-komutanliginda-denetleme-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-guler-kara-kuvvetleri-komutanliginda-denetleme-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret etti. Güler'i Orgeneral Metin Tokel askeri törenle karşılarken ziyarette kuvvet komutanları da yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı <strong>Yaşar</strong> <strong>Güler</strong>, <strong>Kara Kuvvetleri Komutanlığı</strong>nda inceleme ve denetlemelerde bulunmak üzere ziyarette gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Güler'in ziyaretine ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Ziyaret sırasında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel tarafından Bakan Güler için askeri tören düzenlendi. Güler'in Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki temasları sırasında beraberindeki komutanlar da hazır bulundu.</p>

<h2><strong>Bakan Güler'i Orgeneral Tokel karşıladı</strong></h2>

<p>Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'i askeri törenle karşıladı. Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki ziyaretinde <strong>inceleme</strong> ve <strong>denetlemeler</strong> gerçekleştirdi.</p>

<p>Bakan Güler'e ziyaretinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu eşlik etti. Heyette ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran da yer aldı.</p>

<h3><strong>Bakanlıktan ziyarete ilişkin paylaşım</strong></h3>

<p>Paylaşımda ayrıca ziyarete ilişkin fotoğraflara da yer verildi. Böylece Bakan Güler'in Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki temaslarına ilişkin görüntüler de kamuoyuyla paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu.<br />
<br />
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel tarafından askerî törenle karşılanan Bakan Yaşar Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk… <a href="https://t.co/Sy87umE0Wm" rel="nofollow">pic.twitter.com/Sy87umE0Wm</a></p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2098374841485205963?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-guler-kara-kuvvetleri-komutanliginda-denetleme-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/milli-savunma-bakani-guler-kara-kuvvetleri-komutanligini-ziyaret-etti.png" type="image/jpeg" length="76984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="19567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="76067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="74593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="15747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="82358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="62892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="93252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="28957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="42703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="70657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="59928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="72303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="29551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="20559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="19589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="35643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="24322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="77402"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
