<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 12:47:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya, Adana ve Mersin'de orman yangınları sürüyor: 1 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-adana-ve-mersinde-orman-yanginlari-suruyor-1-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-adana-ve-mersinde-orman-yanginlari-suruyor-1-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya, Adana ve Mersin’de yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini tehdit eden orman yangınlarında yüzlerce vatandaş tahliye edildi; çok sayıda ev, sera ve ahır alevlere teslim oldu. Antalya’nın Aksu ilçesinde alevlere müdahale eden ekiplere gönüllü destek veren Hasan Kahya kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Orman Genel Müdürlüğü (OGM); Kumluca ve Bozyazı’daki yangınların büyük ölçüde, Serik yangınının ise tamamen kontrol altına alındığını; Aksu’da enerjinin düşürüldüğünü, Adana Kozan’da i]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akdeniz kuşağında etkili olan şiddetli rüzgâr ve düşük nem, Antalya, Adana ve Mersin genelinde orman ve örtü yangınlarını tetikledi. 9 Eylül Çarşamba günü itibarıyla alevlerle mücadelede havadan ve karadan operasyonlar devam ederken, kriz merkezlerinden tahliye ve hasar tespit raporları paylaşıldı.</p>

<h3><strong>Antalya Aksu’da 720 kişi tahliye edildi</strong></h3>

<p>Aksu ilçesine bağlı Karaöz Mahallesi’nde 7 Eylül Pazartesi günü başlayan ve üçüncü gününe giren orman yangını, yerleşim merkezlerine sıçradı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> Yeşilkaraman Mahallesi’nde evine yaklaşan alevleri söndürmek için ekiplere yardım eden bölge sakini Hasan Kahya, duman ve yoğun stres sebebiyle fenalaşarak kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Kahya, kurtarılamadı.Yangından etkilenen Karaöz, Yumuk, Çamlıca ve Yeşilkaraman mahallelerinde 254 haneden toplam <strong>720 kişi</strong> tahliye edildi; 8 vatandaş dumandan etkilenirken 2 bin 97 abonenin elektriği güvenlik gerekçesiyle kesildi. Bölgede 2 uçak, 8 helikopter, 182 arazöz, 77 iş makinesi ve 204 destek aracı görev yapıyor.Antalya Valisi Hulusi Şahin, rüzgârın alevleri ev, sera ve ahırların bulunduğu hatta savurduğunu ancak setlerle yayılımın kesildiğini belirterek; yangının enerjisinin düşürüldüğünü ve saatler içinde kontrol altına alınmasını beklediklerini söyledi.Mahalle sakinleri traktör, beton mikseri ve tankerlerle yangın havuzlarına su taşıyarak helikopterlerin su ikmalini hızlandırdı. Motosikletli kuryeler ise sarp arazilere su, ayran ve erzak taşıyarak sahadaki personele lojistik destek sağladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de sahada incelemelerde bulunarak belediye ekiplerinin AFAD ile koordineli çalıştığını ve hasar tespitine başladıklarını açıkladı.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="4Ab17D86 Bf2C 4790 8E7B Def35Aa766D6" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4ab17d86-bf2c-4790-8e7b-def35aa766d6.webp" width="1200" />Hasan Kahya hayatını kaybetti</p>

<h3><strong>Antalya Kumluca ve Serik’teson durum</strong></h3>

<p>Toptaş Mahallesi’nde başlayıp Güzören Mahallesi’ne sıçrayan ve yaklaşık 10 evin zarar gördüğü yangın, jandarmanın tahliye adımları ve ekiplerin gece-gündüz süren müdahalesiyle büyük ölçüde kontrol altına alındı.</p>

<p>Serik ilçesindeki orman yangını 9 saatlik kesintisiz çalışmanın ardından tamamen kontrol altına alındı. Can kaybının yaşanmadığı bölgede hasar tespit süreci başlatıldı.</p>

<h3><strong>Adana Kozan yangını 3 ilçeye yayıldı: 7 ev yandı</strong></h3>

<p>Adana’nın Kozan ilçesi Enizçakırı ve Doğanalanı mahallelerinde başlayan orman yangını, rüzgârın yön değiştirmesiyle İmamoğlu ve Aladağ ilçelerine sıçradı.</p>

<p>Kozan'daki ilk tahliyelerin ardından alevlerin yaklaştığı İmamoğlu’na bağlı Musulu ile Aladağ’a bağlı Dailer köyleri tedbir amaçlı boşaltıldı. Yangında alevlerin arasında kalan <strong>7 ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi</strong>. Gece karadan açılan emniyet şeritlerinin ardından sabah saatlerinde yangın söndürme uçakları ve helikopterleri yeniden havalandı. OGM, Kozan yangınının henüz kontrol altına alınamadığını ve mücadelenin devam ettiğini duyurdu.</p>

<h3><strong>Mersin Bozyazı’da Soğutma Çalışmaları Başladı</strong></h3>

<p>Mersin’in Bozyazı ilçesi Tekeli Mahallesi Aksaz mevkiinde muz seralarının bitişiğindeki ormanlık alanda çıkan yangına 2 uçak, 5 helikopter, 66 kara aracı ve 230 personelle müdahale edildi. OGM, 9 Eylül sabahı itibarıyla Bozyazı yangınının büyük ölçüde kontrol altına alındığını, sahada soğutma çalışmalarının yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<h3></h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-adana-ve-mersinde-orman-yanginlari-suruyor-1-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-29t091003451.jpg" type="image/jpeg" length="51460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Liman ve lojistik tesisleri hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-liman-ve-lojistik-tesisleri-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-liman-ve-lojistik-tesisleri-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’da Kiev, Mıkolayiv ve Odessa’daki liman, gemi, askeri sanayi ve lojistik tesislerinin hedef alındığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna’daki askeri ve lojistik hedeflere yönelik saldırıların sürdüğünü bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, gece boyunca başkent Kiev ile <strong>Mıkolayiv </strong>ve <strong>Odessa</strong> bölgelerindeki çeşitli tesislerin hedef alındığı belirtildi.</p>

<p><strong>Kiev’de insansız araç üretim tesisi hedef alındı</strong></p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, <strong>Rus Silahlı Kuvvetleri</strong>nin Ukrayna’daki eylemlerine ilişkin bilgi verildi. Açıklamaya göre Rus ordusu, Ukrayna’nın liman, gemi, askeri sanayi tesisleri ve lojistik merkezlerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.</p>

<p>Gece saatlerinde <strong>Kiev</strong>’de insansız hava ve deniz araçlarının üretiminin gerçekleştirildiği bir tesisin hedef alındığı aktarıldı. Bakanlık, saldırıların yüksek hassasiyetli silahlar ile insansız hava araçları kullanılarak gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Mıkolayiv’de liman ve lojistik merkezleri vuruldu</strong></h3>

<p>Açıklamada, Mıkolayiv kenti ve çevresindeki askeri lojistik altyapının da saldırıların hedefi olduğu kaydedildi. Bölgede yakıt ve askeri malzemelerin depolandığı 3 yük terminali ile 5 lojistik merkezinin vurulduğu bildirildi.</p>

<p>Mıkolayiv Limanı’nda bulunan yakıt tanklarının yanı sıra limanın faaliyetlerini sürdürebilmesi için kullanılan trafo merkezinin de hedef alındığı ifade edildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu saldırıların Ukrayna ordusunun ihtiyaçları doğrultusunda kullanıldığı öne sürülen lojistik ve liman altyapısına yönelik gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Odessa Limanı’na giden gemi de hedefte</strong></h3>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Odessa Limanı’na geçiş yapan bir geminin de saldırı kapsamında hedef alındığı bildirildi. Ayrıca "Starokazaçye" sınır kapısında bulunan lojistik tesislerin vurulduğu aktarıldı.</p>

<p>Saldırıların karadan ve havadan yüksek hassasiyetli silahlar ile insansız hava araçları kullanılarak gerçekleştirildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların <strong>Ukrayna</strong>’nın askeri üretim, liman ve lojistik kapasitesini hedef alan operasyonlar kapsamında sürdüğünü açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-liman-ve-lojistik-tesisleri-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/rusya-ukraynanin-liman-gemi-askeri-sanayi-ve-lojistik-tesislerine-saldirilari-surduruyoruz.png" type="image/jpeg" length="38749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ziraat Bankası emekli promosyonu ne kadar oldu? 2026 SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı ödemeleri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ziraat-bankasi-emekli-promosyonu-ne-kadar-oldu-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ziraat-bankasi-emekli-promosyonu-ne-kadar-oldu-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ziraat Bankası emekli promosyonu 2026 Eylül ayında maaşını bankaya taşımayı düşünen emeklilerin gündeminde yer alıyor. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, banka promosyonu için hangi şartların arandığını ve ödemelerin maaş tutarına göre nasıl değiştiğini araştırıyor. Peki Ziraat Bankası emekli maaş promosyonu ne kadar, başvuru nasıl yapılır ve promosyon almak için hangi taahhüt gerekiyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekli maaşını farklı bir bankaya taşıyarak promosyon ödemesinden yararlanmak isteyen vatandaşların araştırdığı banka kampanyalarında güncel tutarlar merak ediliyor. <strong>Ziraat Bankası emekli promosyonu</strong> da SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında maaş alan emeklilerin takip ettiği ödemeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Ziraat Bankası'nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre emekli maaş ödemelerini bankadan alan veya maaşını Ziraat Bankası'na taşıyacak müşterilere maaş tutarına göre promosyon ödemesi yapılıyor. <strong>Emekli maaş promosyonu</strong> için temel koşul ise maaş ödemelerinin üç yıl boyunca Ziraat Bankası aracılığıyla alınacağına ilişkin başvurunun yapılması.</p>

<h2><strong>Ziraat Bankası emekli promosyonu 2026 ne kadar?</strong></h2>

<p>Ziraat Bankası'nın güncel emekli promosyonu uygulamasında ödenecek tutar, emeklinin aldığı aylığın miktarına göre değişiyor. Bankanın resmi tablosunda <strong>12.000 TL'ye varan promosyon</strong> imkanı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maaş tutarına göre Ziraat Bankası tarafından uygulanan <strong>banka promosyonu</strong> ödemeleri şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Emekli maaşı</th>
   <th>Promosyon tutarı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>0 - 9.999,99 TL</td>
   <td>5.000 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>10.000 - 14.999,99 TL</td>
   <td>8.000 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>15.000 - 19.999,99 TL</td>
   <td>10.000 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>20.000 TL ve üzeri</td>
   <td>12.000 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Buna göre aylığı <strong>20 bin TL ve üzerinde olan emekliler 12.000 TL</strong>, aylığı 15.000-19.999,99 TL arasında olanlar 10.000 TL, 10.000-14.999,99 TL arasında olanlar 8.000 TL, 10 bin TL'nin altında olanlar ise 5.000 TL promosyon alabiliyor. </p>

<h3><strong>Ziraat Bankası emekli maaş promosyonu şartları neler?</strong></h3>

<p><strong>Ziraat Bankası emekli maaş promosyonu</strong> almak isteyen müşterilerin, emekli aylıklarını üç yıl boyunca Ziraat Bankası aracılığıyla alacaklarına ilişkin başvuruda bulunması gerekiyor. Bankanın açıklamasına göre promosyon ödemesi üç yıllık dönem için peşin olarak yapılıyor.</p>

<p>Promosyon hesabında, bankanın aracılık ettiği emekli maaşlarının bir aya karşılık gelen toplam tutarı esas alınıyor. Varsa haciz ve nafaka kesintileri düşüldükten sonra hesaplanan maaş tutarına göre ilgili promosyon dilimi uygulanıyor.</p>

<p>Bankanın nezdinde açık takip süreci devam eden müşterilerin promosyon başvuruları ise söz konusu borçların tamamen tahsil edilmesinin ardından ayrıca değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="Ziraat Bankası sistemine erişilemiyor: ATM, POS, Kart ve Mobil Bankacılık hizmet dışı kaldı" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/06/ziraat-baknasi.webp" width="952" /></p>

<h3><strong>Ziraat Bankası emekli promosyonu başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Ziraat Bankası'ndan <strong>emekli promosyonu</strong> almak isteyen vatandaşlar başvurularını yalnızca şubeler üzerinden yapmak zorunda değil. Bankanın resmi bilgilendirmesine göre başvurular farklı kanallar aracılığıyla gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p>Başvuru yapılabilecek kanallar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ziraat Bankası şubeleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ziraat İnternet Şubesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ziraat Mobil</p>
 </li>
 <li>
 <p>ATM'ler</p>
 </li>
 <li>
 <p>SMS</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müşteri İletişim Merkezi</p>
 </li>
</ul>

<p>SMS ile başvuru yapmak isteyen müşteriler, 4757 numarasına <strong>“PRO” yazıp bir boşluk bırakarak T.C. kimlik numarasını</strong> gönderebiliyor. Bankanın açıklamasına göre SMS gönderen müşteriler, Müşteri İletişim Merkezi tarafından aranarak onaylarının alınmasıyla süreci tamamlayabiliyor.</p>

<h3><strong>Emekli promosyonu üç yıllık ödeme olarak yapılıyor</strong></h3>

<p>Ziraat Bankası'nın uygulamasında promosyon ödemesi üç yıllık dönem için peşin olarak gerçekleştiriliyor. Bu nedenle tabloda yer alan tutarlar aylık veya yıllık ödeme şeklinde değil, üç yıllık taahhüt karşılığında yapılan promosyon ödemesini ifade ediyor.</p>

<p>Emeklinin maaşını Ziraat Bankası üzerinden almaya devam etmesi halinde belirlenen üç yıllık dönem boyunca alınan promosyonun koşulları geçerli oluyor. Maaş taşıma kararı verecek vatandaşların, taahhüt süresine ilişkin banka tarafından belirtilen şartları da başvuru öncesinde incelemesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklileri promosyon alabilir mi?</strong></h3>

<p>Ziraat Bankası'nın resmi emekli maaş promosyonu sayfasında kapsam <strong>SGK kapsamında bulunan Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emekli maaş ödemeleri</strong> olarak belirtiliyor. Dolayısıyla bu kapsamda maaş alan müşteriler, gerekli şartları karşılamaları halinde Ziraat Bankası'nın emekli promosyon uygulamasından yararlanabiliyor.</p>

<p>Promosyon tutarının belirlenmesinde ise emeklinin hangi sigorta kolundan emekli olduğundan ziyade bankanın aracılık ettiği maaş tutarı esas alınıyor. Bu nedenle aynı maaş diliminde bulunan SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı emeklileri için tabloda aynı promosyon tutarı uygulanıyor.</p>

<h3><strong>Ziraat Bankası'nda emeklilere sunulan diğer avantajlar neler?</strong></h3>

<p>Ziraat Bankası, emekli maaşını bankadan alan müşterilere promosyonun yanı sıra farklı bankacılık hizmetleri de sunuyor. Bankanın emeklilere yönelik bilgilendirme sayfasında ATM işlemleri, emekli maaş hesabı ve çeşitli bankacılık avantajlarına ilişkin bilgiler yer alıyor.</p>

<p>Ziraat Bankası ayrıca dijital kanallar üzerinden <strong>“Emekli Promosyonum”</strong> ve <strong>“Emekli Maaşı Taşıma”</strong> gibi işlemlerin yapılabildiğini belirtiyor. Ziraat Mobil ve internet bankacılığı üzerinden emekli müşterilere yönelik işlemlere erişilebiliyor.</p>

<p><img alt="Parayı En Çok Neye Harcıyoruz? İşte Türkiye’nin Harcama Haritası!-(copy)-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Ziraat Bankası emekli promosyonu nereden sorgulanır?</strong></h3>

<p>Emekliler, başvuru ve promosyon işlemleriyle ilgili detaylara Ziraat Bankası'nın şubeleri, internet şubesi, Ziraat Mobil, ATM'ler ve Müşteri İletişim Merkezi üzerinden ulaşabiliyor. Bankanın resmi iletişim numarası da <strong>0850 220 00 00</strong> olarak belirtiliyor.</p>

<p><strong>Emekli maaş promosyonu 2026</strong> kapsamında Ziraat Bankası'nı tercih etmeyi düşünenlerin başvuru öncesinde maaş tutarlarına karşılık gelen promosyon dilimini ve üç yıllık taahhüt şartını kontrol etmesi gerekiyor. Güncel promosyon tutarları ve koşullar bankanın resmi kanallarındaki bilgilendirmeye göre uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ziraat-bankasi-emekli-promosyonu-ne-kadar-oldu-2026</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/0dd7d24e-a191-4238-9a2f-720dea6546edjpeg.webp" type="image/jpeg" length="89836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Valiliği’nde 'okul güvenliği' toplantısı: Tedbirler değerlendirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiliginde-okul-guvenligi-toplantisi-tedbirler-degerlendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiliginde-okul-guvenligi-toplantisi-tedbirler-degerlendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valisi Yakup Canbolat başkanlığında, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde “okul güvenliği” toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda öğrencilerin güvenliği, eğitim ortamlarının huzuru ve yeni eğitim yılı öncesinde alınan güvenlik tedbirleri değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Valisi <strong>Yakup Canbolat</strong> başkanlığında, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde “<strong>okul güvenliği</strong>” toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda, öğrencilerin güvenliğinin sağlanması ve eğitim ortamlarının huzurunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ile alınan tedbirler değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ankara Valiliği’nde 'okul güvenliği' toplantısı: Tedbirler değerlendirildi" class="detail-photo img-fluid" height="824" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/h-rw1lofb-a-a-a-c-e-b-b.jpeg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Ankara’da okul güvenliği için hazırlık</strong></h2>

<p>Ankara Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, toplantının Vali Yakup Canbolat başkanlığında gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>Toplantıya ilgili Vali Yardımcıları, kolluk birimleri, il müdürlükleri ve kurum yöneticileri katıldı.</p>

<h3><strong>Eğitim yılı öncesi tedbirler değerlendirildi</strong></h3>

<p>Toplantıda, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde okullarda öğrencilerin güvenliğini ve eğitim ortamlarının huzurunu güçlendirmeye yönelik çalışmalar ele alındı.</p>

<p>Bu kapsamda yeni eğitim yılı öncesinde yürütülen çalışmalar ile okullarda alınan güvenlik tedbirleri gözden geçirildi.</p>

<p>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:</p>

<blockquote>
<p>"Vali Yakup Canbolat başkanlığında, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı “Okul Güvenliği” toplantısı; ilgili Vali Yardımcıları, kolluk birimleri, il müdürlükleri ve kurum yöneticilerimizin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okullarımızda öğrencilerimizin güvenliğini ve eğitim ortamlarının huzurunu güçlendirmeye yönelik çalışmalar değerlendirilerek bu kapsamda yürütülen çalışmalar ile alınan tedbirler gözden geçirildi."</p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Vali Yakup Canbolat başkanlığında, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı “Okul Güvenliği” toplantısı; ilgili Vali Yardımcıları, kolluk birimleri, il müdürlükleri ve kurum yöneticilerimizin katılımıyla gerçekleştirildi.<br />
<br />
Toplantıda, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okullarımızda… <a href="https://t.co/nuzHn8wxXI" rel="nofollow">pic.twitter.com/nuzHn8wxXI</a></p>
— T.C. Ankara Valiliği (@AnkaraValiligi) <a href="https://x.com/AnkaraValiligi/status/2097610459255914808?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiliginde-okul-guvenligi-toplantisi-tedbirler-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/h-rw1ln6-x-m-a-am-l-j-1.jpeg" type="image/jpeg" length="71623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOKİ’de taksit ve anapara artış sistemi Meclis gündeminde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tokide-taksit-ve-anapara-artis-sistemi-meclis-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tokide-taksit-ve-anapara-artis-sistemi-meclis-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, TOKİ konutlarında memur maaş katsayısına bağlı taksit ve anapara artış sistemini TBMM gündemine taşıdı. Öztunç, düzenli ödeme yapan hak sahiplerinin kalan borçlarının neden arttığını sorarken, 2022’deki 250 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında yaklaşık 4 milyon liralık bir konutun mevcut sistemle ödeme süresi sonunda yaklaşık 26 milyon liraya mal olabileceğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Kahramanmaraş Milletvekili <strong>Ali Öztunç</strong>, TOKİ konutlarında <strong>memur maaş katsayısına bağlı taksit</strong> ve<strong> anapara artış sistemini </strong>TBMM gündemine taşıdı. Öztunç, düzenli ödeme yapan hak sahiplerinin kalan anapara borçlarının neden arttığını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu.</p>

<p>Öztunç, TOKİ konutlarında uygulanan memur maaş katsayısına bağlı taksit ve anapara artış sistemine ilişkin Bakan Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.</p>

<p><img alt="TOKİ’de taksit ve anapara artış sistemi Meclis gündeminde-1" class="detail-photo img-fluid" height="719" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6e7b803b-b178-4525-85bd-943fe5945c6c.png" width="1282" /></p>

<h2><strong>“Ödemelere rağmen borç artıyor”</strong></h2>

<p>Soru önergesinin gerekçesinde TOKİ’nin dar ve orta gelirli vatandaşların uygun koşullarla konut sahibi olması amacıyla kurulduğunu hatırlatan Öztunç, mevcut ödeme sisteminin hak sahipleri açısından mağduriyet oluşturduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memur maaş katsayısına bağlı artışlar nedeniyle vatandaşların düzenli olarak taksitlerini ödemesine rağmen hem aylık taksitlerin hem de kalan anapara borcunun yükseldiğini ifade eden Öztunç, bu durumun toplam borcun azalmasını engellediğini savundu.</p>

<p>Öztunç, bazı durumlarda kalan borcun başlangıçtaki borcun dahi üzerine çıkabildiğini belirterek ödeme sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>“4 milyon liralık konut 26 milyona mal olabilir”</strong></h3>

<p>Öztunç, 2022 yılında başlatılan 250 Bin Sosyal Konut Projesi üzerinden mevcut sisteme ilişkin bir örnek verdi.</p>

<p>Satış bedeli yaklaşık 4 milyon lira olan 3+1 bir konutun, mevcut artış sisteminin devam etmesi halinde ödeme süresi sonunda hak sahibine yaklaşık 26 milyon liraya mal olacağının ifade edildiğini belirten Öztunç, bu tablonun sosyal konut politikasına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdiğini söyledi.</p>

<p>Öztunç, dar gelirli vatandaşların konut sahibi olmasını amaçlayan projelerde ödeme koşullarının makul ve öngörülebilir olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Ödeme güçlüğü yaşayan kaç hak sahibi var?”</strong></h3>

<p>Öztunç, Bakan Kurum’a 2022 yılında başlatılan 250 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında Türkiye genelinde kaç hak sahibinin bulunduğunu sordu.</p>

<p>Memur maaş katsayısına bağlı taksit artış sisteminin hangi gerekçeyle uygulandığını soran Öztunç, düzenli ödeme yapan vatandaşların kalan anapara borçlarının neden arttığının da açıklanmasını istedi.</p>

<p>Öztunç ayrıca, mevcut sistem nedeniyle ödeme güçlüğü yaşayan hak sahiplerinin sayısına ilişkin Bakanlık tarafından bir çalışma yapılıp yapılmadığını ve bugüne kadar kaç kişinin artan taksitler nedeniyle sözleşmesini feshettiğini veya konutundan vazgeçmek zorunda kaldığını sordu.</p>

<h3><strong>“Taksit artışına üst sınır getirilecek mi?”</strong></h3>

<p>Öztunç, taksit artışlarının belirli bir üst sınırla sınırlandırılması, kalan borcun sabitlenmesi veya daha öngörülebilir ve adil bir endeksleme sistemine geçilmesi konusunda Bakanlığın bir çalışma yürütüp yürütmediğini de gündeme getirdi.</p>

<p>Faizsiz yeniden yapılandırma, vade uzatımı veya borç güncellemesi yapılması yönünde herhangi bir düzenleme planlanıp planlanmadığını soran Öztunç, sosyal konutlarda toplam geri ödeme tutarının satış bedelinin katbekat üzerine çıkmasını önleyecek yeni bir finansman modeli üzerinde çalışılıp çalışılmadığının açıklanmasını istedi.</p>

<h3><strong>“Somut tedbirler neler?”</strong></h3>

<p>Öztunç, Bakan Kurum’a son olarak dar gelirli vatandaşların konutlarını kaybetmemesi ve hak sahipliğinden vazgeçmek zorunda kalmaması için hangi somut tedbirlerin alınmasının planlandığını sordu.</p>

<p>CHP’li Öztunç, sosyal konut projelerinin temel amacının dar gelirli vatandaşların konut sahibi olmasını sağlamak olduğunu belirterek, ödeme koşullarının vatandaşların ekonomik gücünü aşmayacak şekilde yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tokide-taksit-ve-anapara-artis-sistemi-meclis-gundeminde</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-40d0492cd725e6490566a17c4b671ef3jpg.webp" type="image/jpeg" length="41450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara DOB Başdansçısı İlhan Durgut Moldova sahnesinde: Kuğu Gölü’nün "Prens"i olarak başrolde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-dob-basdanscisi-ilhan-durgut-moldova-sahnesinde-kugu-golunun-prensi-olarak-basrolde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-dob-basdanscisi-ilhan-durgut-moldova-sahnesinde-kugu-golunun-prensi-olarak-basrolde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB) başdansçısı İlhan Durgut, Moldova’nın başkenti Kişinev’de düzenlenen 34. Maria Bieşu Uluslararası Opera ve Bale Festivali’ne davet edildi. Türk balesinin önde gelen isimlerinden Durgut, 17 Eylül'de sahnelenecek Çaykovski'nin ölümsüz eseri Kuğu Gölü'nde "Prens Siegfried" karakterine hayat verecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rus besteci Pyotr İlyiç Çaykovski’nin 1877’den bu yana dünya sahnelerinde en çok sergilenen başyapıtlarından Kuğu Gölü, bu kez Moldova Opera ve Bale Tiyatrosu ev sahipliğinde Türk bir başdansçıyı ağırlıyor. Büyücü tarafından kuğuya dönüştürülen Odette ile Prens Siegfried’in aşkını anlatan eserde başrolü, 7 yıldır bu karakteri Ankara sahnelerinde kapalı gişe oynayan İlhan Durgut üstlenecek.</p>

<p><img alt="A A 20260909 42421473 42421470 T U R K B A L E T M O L D O V A N I N D A V E T I Y L E K U G U G O L U B A L E S I N D E B A S R O L D E S A H N E Y E C I K A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260909-42421473-42421470-t-u-r-k-b-a-l-e-t-m-o-l-d-o-v-a-n-i-n-d-a-v-e-t-i-y-l-e-k-u-g-u-g-o-l-u-b-a-l-e-s-i-n-d-e-b-a-s-r-o-l-d-e-s-a-h-n-e-y-e-c-i-k-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>"Kuğu Gölü benim için çok özel bir yere sahip"</strong></h2>

<p>Sanat kariyerine ve festivale ilişkin açıklamalarda bulunan İlhan Durgut, 2011 yılından bu yana Ankara Devlet Opera ve Balesi bünyesinde dans ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kuğu Gölü benim için çok özel bir yere sahip; çünkü en uzun dans ettiğim eserlerden birisi Prens rolü. Ankara Operası'nda prömiyerini yaptığımız yıldan itibaren yaklaşık 7 yıldır her sezon sahnelendiğinde oynuyorum. Yurt içinde de bu eserle festivallere katılıyoruz. Moldova'ya ilk kez gideceğim. 34. Maria Bieşu Uluslararası Opera ve Bale Festivali'nde yer alacağım için çok mutluyum."</i></p>
</blockquote>

<p>Daha önce 2024 yılında Atina'da Akropolis'te sahnelenen <i>Zorba</i> balesine davet edildiğini hatırlatan Durgut, geçen yaz İtalya'nın Verona kentindeki festivale vize engeli nedeniyle katılamadığını, Moldova davetinin ise uluslararası alanda yeni bir kapı açtığını söyledi.</p>

<p><img alt="A A 20260909 42421473 42421471 T U R K B A L E T M O L D O V A N I N D A V E T I Y L E K U G U G O L U B A L E S I N D E B A S R O L D E S A H N E Y E C I K A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260909-42421473-42421471-t-u-r-k-b-a-l-e-t-m-o-l-d-o-v-a-n-i-n-d-a-v-e-t-i-y-l-e-k-u-g-u-g-o-l-u-b-a-l-e-s-i-n-d-e-b-a-s-r-o-l-d-e-s-a-h-n-e-y-e-c-i-k-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Günde 6 saatlik yoğun kamp ve sezonun ilk temsili</strong></h3>

<p>Moldova'daki gösterinin yeni sanat sezonundaki ilk sahne temsili olacağını belirten başarılı balet, hazırlık sürecindeki disiplinini anlattı. Bale dersleriyle birlikte günde 5-6 saati bulan provalar yürüttüğünü belirten Durgut, sakatlık riskine karşı fitness ve güçlendirme antrenmanlarıyla kondisyonunu zirvede tuttuğunu kaydetti.</p>

<p>Kişinev’de daha önce birlikte dans etmediği bir partner ve sanat ekibiyle sahneye çıkacağını ifade eden başdansçı, iki haftalık kısa hazırlık sürecine rağmen bütünüyle bu festivale konsantre olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"7 yıl önceki ile şimdiki performansım arasında dünyalar kadar fark var"</strong></h3>

<p>Sanat yaşamındaki 16'ncı sezonuna adım atan İlhan Durgut, sahne deneyiminin dansına kattığı olgunluğu şu sözlerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"7 yıl önce ilk dans ettiğim Kuğu Gölü ile bugünkü performansım arasında dünyalar kadar fark var. Teknik açıdan olmasa bile iç dinamizm, heyecanım, duruşum, adım atışım hepsi birbirine ekleniyor. Eserde her adımda başka bir tecrübeye sahip olduğumun farkına varıyorum. Sürekli kendimi geliştirmeye çalışan bir dansçıyım; umarım bundan sonra da başka kapılar açılır ve devamı gelir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-dob-basdanscisi-ilhan-durgut-moldova-sahnesinde-kugu-golunun-prensi-olarak-basrolde</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260909-42421473-42421468-t-u-r-k-b-a-l-e-t-m-o-l-d-o-v-a-n-i-n-d-a-v-e-t-i-y-l-e-k-u-g-u-g-o-l-u-b-a-l-e-s-i-n-d-e-b-a-s-r-o-l-d-e-s-a-h-n-e-y-e-c-i-k-a-c-a-k.jpg" type="image/jpeg" length="82913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremde 35 kişi hayatını kaybetmişti: Ezgi Apartmanı davasında karar duruşması yarın görülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/depremde-35-kisi-hayatini-kaybetmisti-ezgi-apartmani-davasinda-karar-durusmasi-yarin-gorulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/depremde-35-kisi-hayatini-kaybetmisti-ezgi-apartmani-davasinda-karar-durusmasi-yarin-gorulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı’nda 35 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar aşamasına gelindi. Sanık avukatları esasa ilişkin savunmalarını tamamlarken, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi yarın yapılacak 12’nci duruşma öncesinde emniyetten güvenlik önlemi alınmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan<strong> Ezgi Apartmanı</strong>'nda 35 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar aşamasına gelindi. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yarın görülecek 12'nci duruşma öncesinde sanık avukatları esasa ilişkin savunmalarını tamamladı. Mahkeme, duruşma öncesinde emniyetten güvenlik önlemi alınmasını talep etti.</p>

<h2><strong>Ezgi Apartmanı'nda 35 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Onikişubat ilçesinde bulunan <strong>Ezgi Apartmanı'</strong>nın yıkılması sonucu, en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden Ertan Danacı hakkında dava açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanıklar hakkında 35 kez “olası kastla öldürme” ve “olası kastla yaralama” suçlarından ceza talep edildi.</p>

<p>Binanın müteahhidi Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla dava açıldı. Yargılama devam ederken müteahhit Yakup Aktaş hayatını kaybetti.</p>

<h3><strong>Ezgi Apartmanı davasında kamu görevlileri de sanık</strong></h3>

<p>Davanın sanıkları arasında, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesinde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken de bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca pastanedeki tadilatları denetlemedikleri gerekçesiyle Onikişubat Belediyesi personeli Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.</p>

<p>Böylece davada pastane yetkilileri, tadilat sürecinde görev alan kişiler, binanın müteahhidi ve fenni mesulünün yanı sıra belediyelerde görev yapan kamu personelinin sorumlulukları da yargılama konusu oldu.</p>

<h3><strong>Savcılık sanıklar için ceza talep etti</strong></h3>

<p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 11'inci duruşma öncesinde davaya ilişkin esasa yönelik mütalaasını açıkladı.</p>

<p>Savcılık, sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın “olası kastla kasten öldürme”, “olası kastla nitelikli kasten öldürme” ve “olası kastla yaralama” suçlarından cezalandırılmasını istedi.</p>

<p>Fenni mesul Mehmet Tekin'in “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan, 7 kamu görevlisinin ise “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan cezalandırılması talep edildi.</p>

<h3><strong>Ezgi Apartmanı davasında karar duruşması yarın</strong></h3>

<p>Edinilen bilgiye göre, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yarın saat 09.30'da görülecek 12'nci duruşma öncesinde sanıklar, avukatları aracılığıyla esasa ilişkin yazılı savunmalarını mahkemeye sundu.</p>

<p>Sanık avukatlarının savunmalarını tamamlamasının ardından gözler yarın yapılacak duruşmaya çevrildi.</p>

<p>Mahkeme tarafından dün Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilen müzekkerede, duruşma için “yeteri kadar güvenlik önlemi alınması” talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/depremde-35-kisi-hayatini-kaybetmisti-ezgi-apartmani-davasinda-karar-durusmasi-yarin-gorulecek</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-45.jpeg" type="image/jpeg" length="24791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, PISA 2025'te yapay zeka değerlendirmesinde OECD ortalamasını aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-pisa-2025te-yapay-zeka-degerlendirmesinde-oecd-ortalamasini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-pisa-2025te-yapay-zeka-degerlendirmesinde-oecd-ortalamasini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PISA 2025 sonuçlarında Türkiye, öğrencilerin yapay zeka tarafından üretilen bilgileri değerlendirme göstergesinde yüzde 68,1 oranına ulaştı. Türkiye'nin oranı, yüzde 62,6 olarak açıklanan OECD ortalamasının üzerinde yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>PISA 2025</strong> sonuçlarına göre Türkiye, öğrencilerin yapay zeka üretimi bilgiyi değerlendirme göstergesinde<strong> OECD</strong> ortalamasının üzerinde bir oran elde etti. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 68,1'i bu gösterge kapsamında değerlendirilirken, OECD ülkelerindeki ortalama oran yüzde 62,6 oldu.</p>

<p>Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan ile Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) 2025 sonuçlarında Türkiye'nin ve dünya ülkelerinin performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'nin temel yeterlik performansı</strong></h2>

<p>Dr. İpek Coşkun Armağan, PISA 2025 sonuçlarında temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrencilerin oranında azalma görüldüğünü belirtti. Armağan, söz konusu düşüşün Türkiye açısından olumlu değerlendirilebilecek sonuçlardan biri olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de 2022-2025 döneminde fen, okuma ve matematik alanlarının tamamında temel düzeyin altında kalan öğrencilerin oranının gerilediği aktarıldı. Böylece üç temel alanda da temel yeterlik seviyesinin altında bulunan öğrenci oranında düşüş kaydedildi.</p>

<h3><strong>Türkiye'de fen, okuma ve matematik sonuçları</strong></h3>

<p>Armağan, Türkiye'deki değişimin OECD genelindeki eğilimden farklı olduğunu belirtti. OECD genelinde temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenci oranında Türkiye'nin aksine artış yönünde bir seyir görüldüğünü aktaran Armağan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"OECD genelinde ise bu göstergede ters yönde bir seyir izlendi. Öğrenme kayıplarının küresel ölçekte derinleştiği bir dönemde Türkiye'nin tersine bir yön çizmiş olması önemli bir gelişme."</p>

<p>PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'deki iyileşmenin özellikle fen alanında daha belirgin olduğu belirtildi. Fen, okuma ve matematik alanlarında temel yeterlik seviyesinin altında kalan öğrenci oranındaki değişim, sonuçların değerlendirilmesinde öne çıkan başlıklardan biri oldu.</p>

<h3><strong>PISA 2025'te öğrencilerin alanlardaki yeterlilik durumu</strong></h3>

<p>Armağan'ın aktardığı bilgilere göre, temel düzeyin altında kalan öğrencilerin önemli bir bölümü yalnızca bir alanda güçlük yaşıyor. Bu öğrenciler arasında özellikle matematikte zorlanmanın öne çıktığı belirtildi.</p>

<p>Birden fazla alanda aynı anda temel yeterlik seviyesinin altında kalan öğrencilerin oranının ise daha sınırlı olduğu ifade edildi. Böylece PISA 2025 sonuçlarında öğrencilerin fen, okuma ve matematik alanlarındaki yeterlilik durumlarının birlikte değerlendirilmesine ilişkin veriler de ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>Yapay zeka üretimi bilgiyi değerlendirme oranı yüzde 68,1</strong></h3>

<p>PISA 2025 kapsamında öğrencilerin yapay zeka tarafından üretilen bilgileri değerlendirme göstergesinde Türkiye'nin oranı yüzde 68,1 olarak kaydedildi. Bu oran, OECD ülkelerindeki yüzde 62,6'lık ortalamanın üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Türkiye'nin söz konusu göstergedeki oranı ile OECD ortalaması arasındaki fark 5,5 puan oldu. PISA 2025 sonuçlarında yapay zeka üretimi bilgiyi değerlendirme göstergesi, Türkiye'nin öğrencilerinin performansına ilişkin açıklanan veriler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-pisa-2025te-yapay-zeka-degerlendirmesinde-oecd-ortalamasini-asti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-pisa-2025te-yapay-zeka-degerlendirmesinde-oecd-ortalamasini-asti.png" type="image/jpeg" length="51977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek’ten 'sosyal medya' mesajı: "Sanal şöhret suçun gizlenmesine perde olamayacak"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-sosyal-medya-mesaji-sanal-sohret-sucun-gizlenmesine-perde-olamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-sosyal-medya-mesaji-sanal-sohret-sucun-gizlenmesine-perde-olamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medyada lüks yaşam, gösterişli düğün ve benzeri mizansenlerle suç gelirlerinin gizlenmesi veya meşru gösterilmesine yönelik faaliyetlerin adli makamlarca titizlikle inceleneceğini bildirdi. Gürlek, “Sosyal medyada oluşturulan sanal şöhret, suçun ve suç gelirlerinin gizlenmesine perde olamayacaktır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, sosyal medya üzerinden lüks yaşam, gösterişli düğün veya benzeri mizansenlerle suç gelirlerinin kaynağının gizlenmesine ya da bu gelirlerin meşru gösterilmesine yönelik faaliyetlerin adli makamlarca titizlikle inceleneceğini bildirdi. Gürlek, “Sosyal medyada oluşturulan sanal şöhret, suçun ve suç gelirlerinin gizlenmesine perde olamayacaktır” dedi.</p>

<h2><strong>“Sosyal medya hukuk dışı ve denetimsiz bir alan değildir”</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, sosyal medya üzerinden yapılan ve suç teşkil ettiği değerlendirilen paylaşımlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>“Sosyal medya, hukuk dışı ve denetimsiz bir alan değildir” başlığıyla yayımlanan açıklamasında Gürlek, vatandaşların huzurunu ve güven duygusunu zedeleyen, toplumda korku ve tedirginlik oluşturacak şekilde kurgulanan paylaşımlara karşı adli makamların gerekli hassasiyeti gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Gürlek, suçtan elde edilen gelirleri meşru göstermek amacıyla hazırlanan mizansenlerin de adli makamlar tarafından incelendiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“İki soruşturma yürütülüyor”</strong></h3>

<p>Son günlerde kamuoyuna yansıyan iki soruşturmaya ilişkin de bilgi veren Gürlek, sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen M.F.T. hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını bildirdi.</p>

<p>Gürlek, yürütülen mali incelemelerin ardından M.F.T.’nin “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan tutuklandığını belirtti.</p>

<p>Sosyal medyada yayımlanan görüntüleriyle gündeme gelen A.H.K. hakkında da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını aktaran Gürlek, şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemlerinin uygulandığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Suç gelirleri mercek altına alınacak”</strong></h3>

<p>Gürlek, sosyal medya üzerinden suç gelirlerini meşru göstermeye yönelik faaliyetlerin de bundan sonra titizlikle inceleneceğini belirtti.</p>

<p>Lüks yaşam, gösterişli düğün ve benzeri mizansenlerle suç gelirlerinin kaynağını gizlemeye veya bu gelirleri meşru göstermeye yönelik faaliyetlerin yanı sıra toplumda korku ve güvensizlik oluşturan suç teşkil eden içeriklerin de adli makamlarca inceleneceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Gerekli adli işlemler gecikmeksizin uygulanacak”</strong></h3>

<p>Cumhuriyet Başsavcılıklarının emniyet, jandarma ve ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde hareket edeceğini belirten Gürlek, sosyal medya paylaşımlarının arkasındaki kişi, para ve suç bağlantılarının mali ve teknik incelemelerle ortaya çıkarılacağını bildirdi.</p>

<p>Gürlek, suç şüphesi bulunan durumlarda gerekli adli işlemlerin gecikmeksizin uygulanacağını belirterek, “Tavrımız nettir, sosyal medyada oluşturulan sanal şöhret, suçun ve suç gelirlerinin gizlenmesine perde olamayacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><blockquote class="twitter-tweet"><p lang="tr" dir="ltr">Sosyal medya, hukuk dışı ve denetimsiz bir alan değildir!<br><br>Vatandaşlarımızın huzurunu ve güven duygusunu zedeleyen, toplumda korku ve tedirginlik oluşturacak şekilde kurgulanan paylaşımlar ile suçtan elde edilen gelirleri meşru göstermek amacıyla hazırlanan mizansenlere karşı…</p>&mdash; Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2097603556408786955?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 9, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlekten-sosyal-medya-mesaji-sanal-sohret-sucun-gizlenmesine-perde-olamayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/624772eb-37bd-445a-89ec-b61a316cf758.jpg" type="image/jpeg" length="47446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 hazırlıkları hızlandı: Lojistik operasyonları OMSAN yürütecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cop31-hazirliklari-hizlandi-lojistik-operasyonlari-omsan-yurutecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cop31-hazirliklari-hizlandi-lojistik-operasyonlari-omsan-yurutecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in uluslararası taşıma ve etkinlik alanındaki lojistik operasyonlarını OMSAN Lojistik yönetecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek <strong>Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC)</strong> 31. Taraflar Konferansı’nın (<strong>COP31</strong>) lojistik operasyonlarında OMSAN Lojistik görev alacak.</p>

<h2><strong>Uluslararası taşımalar OMSAN tarafından yönetilecek</strong></h2>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre <strong>OMSAN Lojistik</strong>, konferans kapsamında yurt dışından Türkiye’ye getirilecek malzeme ve ekipmanların uluslararası taşımalarını gerçekleştirecek. Şirket ayrıca yaklaşık 1 milyon metrekarelik etkinlik alanında yürütülecek tüm taşıma operasyonlarının koordinasyonunu üstlenecek.</p>

<p>COP31 gibi çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluşun katılım sağlayacağı büyük ölçekli bir organizasyonun lojistik süreçlerinde görev alınması, OMSAN’ın geniş kapsamlı operasyonları yönetme kapasitesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Antalya EXPO Center</strong>’da gerçekleştirilecek konferansta iklim değişikliğiyle mücadele, iklim finansmanı, uyum politikaları, adil dönüşüm ve 2030 öncesi iklim hedefleri gibi küresel ölçekte önem taşıyan başlıklar ele alınacak.</p>

<h3><strong>COP31 hazırlıkları Antalya’da sürüyor</strong></h3>

<p>Konferans kapsamında ülkelerin yanı sıra <strong>Birleşmiş Milletler </strong>kuruluşları, hükümetler arası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin bir araya gelmesi bekleniyor.</p>

<p>COP31’in hazırlık sürecinde ulaşım, teknik altyapı ve lojistik çalışmalarına yönelik koordinasyon da devam ediyor. Son dönemde <strong>Antalya EXPO Alanı</strong>’nda yürütülen hazırlıklarda ulaşım ve lojistik süreçleri de ele alındı.</p>

<p>Bu kapsamda OMSAN Lojistik Genel Müdürü Ahmet Tansık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp ile Antalya’da bir araya geldi. Görüşmede COP31’in hazırlık çalışmaları ile şirketin üstleneceği lojistik operasyonlar değerlendirildi.</p>

<h3><strong>Lojistiğin kritik rolü ele alındı</strong></h3>

<p>COP31’in mekan yönetimi de dahil olmak üzere operasyonel ve lojistik süreçlerinden sorumlu olan Demiralp ile Tansık, görüşmede organizasyonun uluslararası niteliği ve lojistik faaliyetlerin konferansın işleyişindeki rolü üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede ayrıca sürdürülebilir taşımacılığın geleceğine ilişkin görüş alışverişi yapıldı.</p>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Ahmet Tansık, COP31’in Türkiye ve dünya açısından önemine dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p><i>“Böylesine büyük bir organizasyonun uluslararası taşımalarını ve devasa bir etkinlik alanındaki taşıma operasyonlarını üstlenmek, bizim için büyük bir onur ve önemli bir sorumluluk. Bu görevi, yükselen başarı grafiğimizin, operasyonel yetkinliğimizin ve kurumumuza duyulan güvenin önemli bir takdiri olarak değerlendiriyoruz.”</i></p>
</blockquote>

<p>Tansık, COP31 kapsamında dünyanın farklı noktalarından Antalya’ya uzanan ve konferans alanında devam edecek kapsamlı bir lojistik süreci yöneteceklerini belirtti. Bu operasyonun yalnızca taşıma faaliyetlerinden oluşmayacağını, etkinlik alanındaki lojistik hareketliliğin de şirketin sorumluluğunda bulunacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>1 milyon metrekarelik alanda lojistik operasyon</strong></h3>

<p>Tansık, üstlenecekleri görevin uluslararası taşımaların yanı sıra konferans alanındaki faaliyetleri de kapsayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Yurt dışından konferans için getirilecek malzeme ve ekipmanların Türkiye'ye taşınmasını OMSAN gerçekleştirecek. Bunun yanı sıra 1 milyon metrekarelik etkinlik alanındaki tüm taşıma operasyonlarını da yöneteceğiz. Böylece uluslararası taşımalardan etkinlik sahasındaki lojistik hareketliliğe kadar uzanan geniş bir operasyon zincirinin sorumluluğunu üstleneceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cop31-hazirliklari-hizlandi-lojistik-operasyonlari-omsan-yurutecek</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/iklim-zirvesi-cop31in-lojistik-sureclerini-omsan-lojistik-yurutecek.png" type="image/jpeg" length="59567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[11 ayrı suç kaydı ortaya çıktı: Kendini "Vanlı iş insanı" olarak tanıtan kişi yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/11-ayri-suc-kaydi-ortaya-cikti-kendini-vanli-is-insani-olarak-tanitan-kisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/11-ayri-suc-kaydi-ortaya-cikti-kendini-vanli-is-insani-olarak-tanitan-kisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya platformlarında "Vanlı iş insanı" başlığıyla paylaşılan ve tepki çeken videoların ardından hakkında soruşturma başlatılan 61 yaşındaki Ali Haydar Kurum, İstanbul’da gözaltına alındı. Şüphelinin "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "kasten yaralama" dahil 11 ayrı suç kaydının bulunduğu belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada son dönemde gündeme gelen benzer içeriklere paralel olarak "Vanlı bir iş insanı" nitelendirmesiyle yürürken kayda aldırılan ve kamuoyunda tartışma yaratan video paylaşımları üzerine resen soruşturma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>11 ayrı suç kaydı çıktı</strong></h3>

<p>Başsavcılık koordinesinde yürütülen kimlik tespit ve güvenlik araştırmalarında, görüntülerdeki şahsın Ali Haydar Kurum (61) olduğu saptandı.</p>

<p>Emniyet sistemlerinde yapılan detaylı sorgulamada şüphelinin geçmiş dönemde kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, tehdit, hakaret gibi suçlardan toplam <strong>11 ayrı adli suç kaydının</strong> bulunduğu ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>Ümraniye’de yakalandı, adliyeye sevk edilecek</strong></h3>

<p>Soruşturma çerçevesinde hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde düzenlenen "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçundan gözaltı kararı çıkarılan Ali Haydar Kurum, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince Ümraniye ilçesinde yakalandı.</p>

<p>Gözaltına alınan zanlının, emniyetteki ifade ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edileceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/11-ayri-suc-kaydi-ortaya-cikti-kendini-vanli-is-insani-olarak-tanitan-kisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fotoramio-2026-09-09t120043253.jpg" type="image/jpeg" length="13704"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den Türkiye merkezli 3 şirkete İran yaptırımı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdden-turkiye-merkezli-3-sirkete-iran-yaptirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdden-turkiye-merkezli-3-sirkete-iran-yaptirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım paketi kapsamında Türkiye merkezli Sky Phoenix, S Sistem ve MES Kargo’yu yaptırım listesine aldı. Bakanlık, şirketlerin Mahan Air’e destek verdiğini, Boeing 777 uçaklarının aktarılmasına aracılık ettiğini ve İran’a İHA parçaları ile çeşitli ekipmanların sevkiyatını koordine ettiğini öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım paketi kapsamında Türkiye merkezli üç şirketi yaptırım listesine aldı. Bakanlık, Sky Phoenix Hava Yolları Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketi, S Sistem Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi ve MES Kargo Taşımacılık Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin İranlı hava yolu Mahan Air’e destek verdiğini öne sürdü.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından açıklanan yaptırım kararı kapsamında toplam <strong>36 kişi ve kuruluş hedef alındı.</strong> Listede İran’da faaliyet gösteren 27 hava yolu şirketinin yanı sıra Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Kazakistan merkezli hizmet sağlayıcılar ve aracılar da yer aldı.</p>

<h2><strong>ABD’den Türkiye merkezli 3 şirkete yaptırım</strong></h2>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye merkezli Sky Phoenix, S Sistem ve MES Kargo’nun Mahan Air’e destek sağladığını iddia etti.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre Sky Phoenix, ABD menşeli üç Boeing 777 yolcu uçağının Mahan Air’e aktarılmasına aracılık etti. S Sistem’in İran’a gönderilen bazı sevkiyatları koordine ettiği, MES Kargo’nun ise Mahan Air’in genel satış acentesi olarak faaliyet göstererek hava yolu adına sevkiyatları organize ettiği öne sürüldü.</p>

<p>Şirketler, Mahan Air’e maddi, mali veya teknolojik destek ile mal veya hizmet sağladıkları iddiasıyla yaptırım listesine alındı.</p>

<h3><strong>Boeing 777 uçakları için transfer iddiası</strong></h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, Mahan Air’in 2026 yazında Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman üzerinden yönlendirilen en az üç Boeing 777 uçağını teslim aldığını ileri sürdü.</p>

<p>Açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ECT Aviation Support ile Türkiye merkezli Sky Phoenix’in, ABD menşeli uçakların Mahan Air’e aktarılmasında aracı olarak kullanıldığı iddia edildi.</p>

<p>Bakanlık, söz konusu uçakların daha önce kullanımdan kaldırılmış filolardan geldiğini, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ulaştırılmalarının ardından geçici sicil numaraları aldığını ve daha sonra Mahan Air’e aktarıldığını savundu.</p>

<h3><strong>“İran’a İHA parçaları gönderildi” iddiası</strong></h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye merkezli S Sistem’in Mahan Air adına İran’a gönderilen çeşitli sevkiyatları koordine ettiğini öne sürdü.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında söz konusu sevkiyatlar arasında insansız hava aracı parçaları ile endüstriyel ekipmanların bulunduğu belirtildi.</p>

<p>MES Kargo’nun ise Mahan Air’in genel satış acentesi olarak İranlı hava yolu adına sevkiyatları koordine ettiği iddia edildi.</p>

<p>ABD makamlarının şirketlere yönelttiği suçlamalar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil. Şirketlerin yaptırım kararına ilişkin açıklamaları ise henüz kamuoyuna yansımadı.</p>

<h3><strong>FinCEN’den Türkiye üzerinden sevkiyat uyarısı</strong></h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığına bağlı Mali Suçları Uygulama Ağı (FinCEN) da yaptırım kararıyla eş zamanlı olarak finans kuruluşlarına yönelik bir uyarı yayımladı.</p>

<p>FinCEN, İranlı hava yolu şirketlerinin ABD ve Batı menşeli uçak ve uçak parçalarını temin etmek amacıyla Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya’daki paravan şirketlerden yararlandığını öne sürdü.</p>

<p>Uyarıda, İranlı hava yolu şirketlerinin kontrollü ürünleri İran’a ulaştırmak amacıyla Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki nakliye acenteleri ve kaçakçılık ağlarından yararlandığına ilişkin bulgular bulunduğu belirtildi.</p>

<p>FinCEN, finans kuruluşlarından İran’ın uçak ve uçak parçası tedarikinde kullandığı düşünülen işlemleri incelemelerini ve şüpheli faaliyetleri bildirmelerini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yaptırım kapsamında mal varlıkları bloke edilecek</strong></h3>

<p>ABD Hazine Bakanlığının kararına göre yaptırım listesine alınan şirketlerin ABD’de bulunan veya ABD vatandaşlarının kontrolündeki mal varlıkları bloke edilecek.</p>

<p>Ayrıca yaptırım listesindeki kişi veya kuruluşların doğrudan ya da dolaylı olarak yüzde 50 veya daha fazla hissesine sahip olduğu şirketler de yaptırım kapsamındaki kısıtlamalara tabi olacak.</p>

<p>Hazine Bakanlığı, yaptırım uygulanan şirketler adına önemli işlemler gerçekleştiren yabancı finans kuruluşlarının da ikincil yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdden-turkiye-merkezli-3-sirkete-iran-yaptirimi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/88a7fb75-be32-4883-a859-96e41790dcd2.png" type="image/jpeg" length="52532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı kameramanı da yer alıyordu: Yanardağ patlamasını takibe giden gazetecilerin teknesi aranıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-ajansi-kameramani-da-yer-aliyordu-yanardag-patlamasini-takibe-giden-gazetecilerin-teknesi-araniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-ajansi-kameramani-da-yer-aliyordu-yanardag-patlamasini-takibe-giden-gazetecilerin-teknesi-araniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endonezya’da yeniden faaliyete geçen Anak Krakatau Yanardağı’ndaki patlamaları takip etmek üzere bölgeye açılan, aralarında Anadolu Ajansı (AA) için çalışan serbest kameramanın da bulunduğu 5 gazeteci, 2 mürettebat ve 1 rehberden haber alınamıyor. Kayıp 8 kişiyi bulmak için Sunda Boğazı ve çevresinde geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Endonezya'nın Sunda Boğazı'nda yer alan Anak Krakatau Adası'ndaki volkanik patlamaları yerinde görüntülemek ve haberleştirmek amacıyla denize açılan sürat teknesiyle irtibat tamamen kesildi.</p>

<h3><strong>Son Mesaj: "Adaya ulaştık"</strong></h3>

<p>Banten Arama Kurtarma Ofisi Şefi Al Amrad konuya ilişkin yaptığı resmi açıklamada; içinde 5 foto muhabiri, 2 tekne mürettebatı ve 1 yerel rehberin yer aldığı deniz aracından sinyal alınamadığını bildirdi.</p>

<p>Ekipten alınan son bilginin, muhabirlerden birinin yakınlarına gönderdiği kısa mesaj olduğunu belirten Amrad, söz konusu mesajda teknenin Anak Krakatau çevresindeki sulara ulaştığının ifade edildiğini aktardı. Sahadaki arama kurtarma timlerinin henüz grupla temas kuramadığını ve teknenin konumuna ulaşılamadığını kaydeden yetkililer, arama çalışmalarının havadan ve denizden sürdüğünü vurguladı.</p>

<h3><strong>Kayıplar arasında AA muhabiri de var </strong></h3>

<p>Haber alınamayan basın mensuplarının uluslararası ve yerel ajanslarda görev yapan deneyimli gazeteciler olduğu bildirildi.</p>

<p>Kayıp listede; Anadolu Ajansı (AA) adına serbest kameramanlık yapan Firdaus Wajidi’nin yanı sıra Endonezya devlet haber ajansı Antara, Merdeka ve iNews bünyesinde çalışan foto muhabirleri bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anak Krakatau Yanardağı'nda şiddetli patlamaların sona erdiği ancak adadaki volkanik hareketliliğin sürdüğü kaydedildi.</p>

<p>Anak Krakatau’da 6 Eylül'de meydana gelen şiddetli patlamanın ardından püsküren volkanik küller Java bölgesinde 6 bin metreye, Sumatra bölgesinde ise 15 bin metreye kadar yükselmişti.</p>

<p>Kül bulutlarının yayılması nedeniyle başkent Cakarta'daki Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı dahil ülke genelinde 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edilmiş, 7 havalimanında yaklaşık 340 bin yolcu mahsur kalmıştı. Güvenlik şartlarının sağlanmasının ardından Cakarta'daki iki ana havalimanı ve 3 bölgesel meydan kademeli olarak yeniden uçuş trafiğine açılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-ajansi-kameramani-da-yer-aliyordu-yanardag-patlamasini-takibe-giden-gazetecilerin-teknesi-araniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/merapi-2258452.jpg" type="image/jpeg" length="35647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’den TBMM’ye "okula başlangıç desteği" kanun teklifi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-tbmmye-okula-baslangic-destegi-kanun-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpden-tbmmye-okula-baslangic-destegi-kanun-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, ekonomik eşitsizliklerin çocukların eğitim hayatına başlamasını etkilememesi amacıyla “okula başlangıç desteği” uygulamasının hayata geçirilmesini önerdi. Avşar, devlet okullarındaki öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanması ve dar gelirli ailelere eğitim desteği sağlanması için kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Tekirdağ Milletvekili <strong>Cem Avşar,</strong> çocukların eğitim hayatına ekonomik eşitsizliklerin gölgesinde başlamasının önüne geçilmesi amacıyla “<strong>okula başlangıç desteği</strong>” uygulamasının hayata geçirilmesini önerdi. Avşar, bu kapsamda Milli Eğitim Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni TBMM Başkanlığı’na sundu.</p>

<p><img alt="1C41E999 5Cf5 4E83 B7Ab 0Cbbb265Be21" class="detail-photo img-fluid" height="1158" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1c41e999-5cf5-4e83-b7ab-0cbbb265be21.png" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Yoksulluk çocukları en fazla etkiliyor”</strong></h2>

<p>Kanun teklifinin gerekçesinde değerlendirmelerde bulunan Avşar, yoksulluğun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, toplumsal yaşamın birçok alanını etkileyen bir kriz haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’de her 10 yurttaştan 2’sinin yoksullukla karşı karşıya olduğunu ifade eden Avşar, açlık sınırının 37 bin 388 lira, asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğunu, geniş tanımlı işsizliğin ise yüzde 30,6 seviyesinde bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>Yoksulluğun yaşamın temel alanlarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Avşar, gelir yetersizliğinin beslenmeden sağlığa, barınmadan ulaşıma kadar pek çok alanda sorunlara yol açtığını belirtti.</p>

<p>TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine işaret eden Avşar, Türkiye’de en az 17 milyon 821 bin kişinin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksul olduğunu ve yoksulluk oranının yüzde 21,2’ye yükseldiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Yoksulluk çocuk işçiliğini artırıyor”</strong></h3>

<p>Çocukların yoksulluktan en fazla etkilenen kesimlerin başında geldiğini belirten Avşar, TÜİK verilerine göre 2025 yılında 18 yaşından küçük çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Toplam nüfusta yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunanların oranının yüzde 29,3 olduğunu belirten Avşar, yoksulluk içinde büyüyen çocukların sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklara erişimde sorun yaşayabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Avşar, ekonomik koşullar nedeniyle çocukların erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kalabildiğini ve çocuk işçiliğinin arttığını vurguladı.</p>

<p>Çocukların nitelikli eğitime erişebilmesi ve özgüvenli bireyler olarak yetişebilmesi için merkezi bütçeden eğitime daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini belirten Avşar, etkili kamu politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>“Kamusal politikalar çocuk mutluluğuna odaklanmalı”</strong></h3>

<p>Sosyo-ekonomik farklılıkların çocuklar arasında ayrışmayı, akran zorbalığını ve sosyal dışlanmayı tetikleyebildiğini ifade eden Avşar, kamusal politikaların çocukların mutluluğunu merkeze alması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Avşar, devlet okullarında eğitim gören çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik “okula başlangıç desteği” uygulamasının hayata geçirilmesini önerdi.</p>

<p>Eğitimin Anayasa ile güvence altına alınmış temel insan haklarından biri olduğunu hatırlatan Avşar, söz konusu desteğin eğitimdeki eşitsizliklerin azaltılması ve hak temelli bir eğitim sisteminin oluşturulması açısından önemli bir adım olacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Okula başlangıç fonu kurulmalı”</strong></h3>

<p>Teklifin ayrıntılarını paylaşan Avşar, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 53’üncü maddesinde değişiklik yapılmasını önerdi.</p>

<p>Teklife göre Milli Eğitim Bakanlığı, devlet okullarında eğitim gören ve talepte bulunan öğrencilerin kırtasiye malzemelerini her eğitim-öğretim yılı başında ücretsiz olarak karşılayacak.</p>

<p>Ayrıca dar gelirli ailelere, devlet okullarında eğitim gören çocuklarının eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde “okula başlangıç desteği” sağlanması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>“Eğitim desteği sosyal yardım değil, hak olmalı”</strong></h3>

<p>Avşar, teklifin temel amacının çocukların eğitim hakkına erişimini sosyal yardım anlayışından çıkararak yasal güvenceye kavuşturmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Önerilen düzenlemeyle eğitim desteğinin sosyal ve ekonomik koşullara bağlı bir yardım olmaktan çıkarılarak kanuni güvence altına alınmasının hedeflendiğini ifade eden Avşar, uygulamanın çocukların eğitim hakkına daha adil ve erişilebilir biçimde ulaşmasını sağlayacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpden-tbmmye-okula-baslangic-destegi-kanun-teklifi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/9c5f183e4acedb66c06ca49ec781f932jpg.webp" type="image/jpeg" length="24770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İkinci el otomobilde yılın ilk fiyat düşüşü kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ikinci-el-otomobilde-yilin-ilk-fiyat-dususu-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ikinci-el-otomobilde-yilin-ilk-fiyat-dususu-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araç alım-satım platformu arabam.com, ağustos ayına ilişkin İkinci El Motorlu Kara Taşıtları Aylık Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Yılın başından bu yana ilk kez ortalama ilan fiyatlarında düşüş kaydedilirken, reel gerileme yüzde 2,21 olarak hesaplandı. Sıfır araç kampanyaları ve değerli metallerdeki hareketlilik ikinci el pazarındaki talebi canlandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>arabam.com verilerine göre, temmuz ayında 917 bin 614 TL olan platformdaki ortalama ilan fiyatı, ağustosta 913 bin 817 TL'ye indi. Nominal bazda yüzde 0,42 gerileyen ilan fiyatları, enflasyondan arındırıldığında aylık bazda yüzde 2,21 oranında reel düşüş kaydetti.</p>

<h2><strong>En çok ilan verilen marka ve modeller hangileri?</strong></h2>

<p>Ağustos ayında satılık ilanlarında en çok yer alan markalar Renault, Fiat, Volkswagen, Ford, Opel, Hyundai, Peugeot, Toyota, BMW ve Citroen olarak sıralanırken öne çıkan modeller Renault Clio, Renault Megane, Fiat Egea, Toyota Corolla, Opel Astra, Ford Focus, Volkswagen Passat, Honda Civic, Volkswagen Polo ve Opel Corsa olarak kayda geçti.</p>

<h3><strong>1 milyon TL altı ağırlıkta</strong></h3>

<p>İlanların bütçe ve araç yaşına göre dağılımında ekonomik segmentin payı dikkat çekti:</p>

<p> 600 bin TL’ye kadar olan araçlar toplam ilanların yüzde 30'unu oluşturdu. 600 bin 1 TL ile 1 milyon TL arası araçların payı yüzde 27, 1 milyon 1 TL ile 1 milyon 400 bin TL arası yüzde 20, 1 milyon 400 bin 1 TL ile 1 milyon 700 bin TL arası yüzde 10, 1 milyon 700 bin TL ve üzeri araçlar ise yüzde 14 pay aldı.</p>

<p>5 yaşa kadar olan araçların payı 0,7 puanlık artışla yüzde 26,8'e ulaştı. İlanların yüzde 16,7'sini 6-9 yaş, yüzde 30,3'ünü 10-15 yaş, yüzde 10,9'unu 16-20 yaş ve yüzde 15,4'ünü 20 yaş ve üzerindeki araçlar oluşturdu.</p>

<h3><strong>Benzinli araç ilanlarında belirgin artış</strong></h3>

<p>Yakıt türlerine göre dağılımda benzinli motor seçeneğindeki yükseliş öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Benzin:</strong> Bir önceki aya göre 6,3 puan artış göstererek yüzde 45,3'e yükseldi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dizel:</strong> 4,7 puanlık düşüşle yüzde 36,5'e geriledi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>LPG:</strong> 1,4 puan kayıpla yüzde 14,8 seviyesinde kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alternatif Yakıtlar:</strong> Hibrit araçlar yüzde 2,3, tam elektrikli araçlar ise yüzde 1 pay aldı.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Oğuzhan: "Sıfırdaki kampanyalar ikinci eli de aşağı çekti"</strong></h3>

<p>Verileri değerlendiren arabam.com CEO'su Önder Oğuzhan, sıfır araç pazarındaki daralma ve kampanya baskısına işaret ederek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ağustos ayında altın ve gümüş fiyatlarındaki toparlanmanın da etkisiyle ikinci el piyasasında hareketlilik gözlemledik. Satışların temmuza kıyasla arttığını tahmin ediyoruz. Buna karşın Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre otomobil ve hafif ticari pazarı ağustosta yıllık bazda yüzde 20,28 daraldı. Sıfır araç tarafındaki indirim ve finansman kampanyaları ikinci el fiyatlarında gerilemeye yol açtı. Fiyat avantajını değerlendirmek isteyenler ve yatırımlarını nakde çevirenlerin talebi pazarı hareketlendirdi; bu tablonun eylül ayında da sürmesini öngörüyoruz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ikinci-el-otomobilde-yilin-ilk-fiyat-dususu-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-1a99304ab86cb18261764460e3d6eb8f.webp" type="image/jpeg" length="35452"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC’de Ebola salgını büyüyor: WFP daha fazla kaynak talep etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-buyuyor-wfp-daha-fazla-kaynak-talep-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-buyuyor-wfp-daha-fazla-kaynak-talep-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ebola salgınıyla mücadele sürerken WFP, etkilenen topluluklara acil gıda yardımı ve daha fazla kaynak sağlanması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP)</strong>, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (<strong>KDC</strong>) doğusunda Ebola salgınının etkilediği topluluklara yönelik gıda yardımının artırılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BM’nin UN News sitesinde yer alan habere göre, WFP KDC Ülke Direktörü David Stevenson, ülkedeki salgının seyrine ve bölgedeki insani koşullara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Ebola ile mücadelede gıda desteği vurgusu</strong></h2>

<p>Stevenson, <strong>salgın</strong>ın kontrol altına alınması için yalnızca sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirtti. Ebola salgınından etkilenen bölgelerde yaşayan insanların aynı zamanda çatışmalar, yerinden edilme ve gıda sıkıntısıyla mücadele ettiğini aktardı.</p>

<p>Bölgedeki salgınla mücadelenin sağlık çalışmalarının ötesine taşınması gerektiğine dikkati çeken Stevenson, zor koşullarda yaşamını sürdüren toplulukların temel gıda ihtiyaçlarının da karşılanmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Stevenson, özellikle sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde gıda yardımının devamlılığının salgınla mücadele açısından kritik olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Ituri’de yüz binlerce kişi açlıkla karşı karşıya</strong></h3>

<p>KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde gıda krizinin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Stevenson, bölgede 500 binden fazla kişinin <strong>Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması</strong>'nın (IPC) 5 üzerinden 4. aşaması olan "acil durum" seviyesinde açlıkla karşı karşıya bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Bölgedeki gıda yetersizliğinin salgınla mücadeleyi daha da güçleştirdiğini belirten Stevenson, insani yardım ekiplerinin ulaşılması güç bölgelere de gıda ulaştırabilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Stevenson, Ebola salgınından en fazla etkilenen topluluklara destek sağlanabilmesi için daha fazla kaynağın acilen harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>KDC’de Ebola salgını ilan edildi</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe neden olabilen <strong>Ebola virüsü</strong>, ilk kez 1976 yılında <strong>Sudan</strong>’ın <strong>Nzara</strong> ve KDC’nin Yambuku kentlerinde aynı dönemde görülen salgınlarla tespit edildi.</p>

<p>Hastalığa, KDC’de <strong>Ebola Nehr</strong>i yakınındaki bir yerleşim bölgesinde ortaya çıkması nedeniyle bu nehrin adı verildi.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013’te Batı Afrika’da yeniden geniş çaplı şekilde yayılmaya başladı. Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 yılları arasında yaşanan salgında yaklaşık 30 bin kişi virüse yakalandı, 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ile 65 ölüm bildirilmesinin ardından ülkede 15 Mayıs’ta Ebola salgını ilan edildi.</p>

<h3><strong>Yeni varyant için tedavi ve aşı bulunmuyor</strong></h3>

<p>Sağlık yetkililerinin açıklamalarına göre, mayıs ayında tespit edilen <strong>"Bundibugyo"</strong> Ebola varyantına karşı henüz onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmuyor.</p>

<p>Salgının sağlık sorunlarının yanı sıra bölgedeki gıda krizini de ağırlaştırdığına dikkat çekilirken, WFP, özellikle yüksek risk altındaki topluluklara yönelik gıda yardımlarının artırılması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-buyuyor-wfp-daha-fazla-kaynak-talep-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/wfp-kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-ile-mucadelede-gida-yardimina-acil-ihtiyac-var.png" type="image/jpeg" length="53692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ailemde kanser var, bende de olur mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ailemde-kanser-var-bende-de-olur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ailemde-kanser-var-bende-de-olur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Ailemizde çok fazla kanser hastası var, bende de kanser çıkacak diye çok korkuyorum.” Ailesinde kanser öyküsü bulunan pek çok kişi benzer bir endişe yaşıyor. Peki ailede kanser görülmesi, kişinin de mutlaka kanser olacağı anlamına mı geliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Bu noktada sıklıkla birbiriyle karıştırılan “ailesel” ve “kalıtsal” kanser kavramlarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Kalıtsal kanserler, tüm kanserlerin yalnızca yüzde 5-10’unu oluşturuyor ve ebeveynlerden aktarılan belirli genetik değişikliklerle ilişkili olarak ortaya çıkıyor. Ailesel kanserlerde ise tablo daha farklı. Aynı ailede birden fazla kişide kanser görülmesinde genetik yatkınlığın yanı sıra ortak yaşam koşulları ve çevresel faktörler de rol oynayabiliyor.</span></p>

<p><span>Aile üyelerinin yalnızca genlerini değil; aynı sofrayı, evi, mahalleyi, yaşam alışkanlıklarını ve benzer çevresel maruziyetleri de paylaştığına dikkat çeken Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Bu nedenle ailede tekrarlayan kanserlerin önemli bir kısmı ‘ailesel’ olmakla birlikte ‘kalıtsal’ değildir” diyor.</span></p>

<p><span>Ailede kanser öyküsü bulunmasının tek başına kanser gelişeceği anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Sarıyıldız, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin risklerini daha doğru değerlendirebilmeleri ve yönetebilmeleri için 4 önemli adımı paylaşıyor.</span></p>

<p><strong><span>KANSERLE İLGİLİ BİLİNEN O BÜYÜK YANLIŞ!</span></strong></p>

<p><span>Toplumda kanserle ilgili bilinen en büyük yanlışlardan biri kanserlerin genetik olduğu inancı. Oysa tanı konulan tüm kanser vakalarının yalnızca yüzde 5 ile 10’u genetik. Bunun diğer bir anlamı her 100 kanser vakasından 90 ile 95’i ömrümüz boyunca hücrelerimizde biriken hasarların, çevresel etkenlerin ve yaşam tarzının ortak ürünü. Buna rağmen ailesinde kanser öyküsü olan pek çok kişi sıklıkla şikayetlerine göre değil, korkuyla şu soruyu soruyor: “Ailemde çok fazla kanser tanısı alan var, bende mi kanser olacağım?”</span></p>

<p><span>Bir ailede birden fazla kişide kanser görülmesinin, kanserin mutlaka kalıtsal olduğu anlamına gelmediğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Aile üyeleri yalnızca genetik özelliklerini değil; yaşam alanlarını, beslenme düzenlerini, alışkanlıklarını ve benzer çevresel maruziyetleri de paylaşır. Örneğin aynı evde büyüyen kardeşler yıllarca aynı sigara dumanına maruz kalabilir; benzer beslenme, kilo ve fiziksel aktivite alışkanlıkları geliştirebilir. Dolayısıyla aynı ailede birden fazla kanser vakasının görülmesi her zaman kalıtsal bir genetik değişikliğe işaret etmez. Bu nedenle ailede tekrarlayan kanserlerin önemli bir kısmı ‘ailesel’ olmakla birlikte ‘kalıtsal’ değildir” diyor.</span></p>

<p><strong><span>AİLESEL VE KALITSAL ARASINDAKİ TEHLİKELİ FARK!</span></strong></p>

<p><span>“Ailesel” ve “kalıtsal” kanser kavramları, sıklıkla birbiriyle karıştırılsa da farklı anlamlar taşıyor. Ailesel kanserlerde, aynı ailede birden fazla kanser vakasının görülmesinde ortak yaşam tarzı, çevresel maruziyetler ve genetik yatkınlık gibi birden fazla faktör rol oynayabiliyor. Kalıtsal kanser sendromlarında ise kişiye anne veya babasından aktarılan, doğuştan taşınan belirli bir genetik değişiklik söz konusu oluyor.</span></p>

<p><span>Bu iki kavramın birbirine karıştırılmasının gereksiz kaygıya ya da tam tersine risklerin göz ardı edilmesine yol açabileceği uyarısında bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Ailesel kanser öyküsü bulunan kişilerde yaşam tarzının düzenlenmesi ve kişiye uygun sağlık taramalarının ihmal edilmemesi önem taşıyor. Kalıtsal kanser sendromlarında ise kişinin taşıdığı genetik riske göre daha erken yaşta başlayan ve daha yakın aralıklarla uygulanan tarama programlarının yanı sıra gerekli durumlarda risk azaltıcı ilaç veya cerrahi seçenekler de değerlendirilebiliyor” diyor.</span></p>

<p><strong><span>BU LİSTEDEKİLERDEN BİRİ BİLE SİZDE VARSA… </span></strong></p>

<p><span>Tek başına "annemde kanser vardı" cümlesinin kanser riskini belirlemede yeterli olmadığını belirten Dr. Sarıyıldız, “Asıl belirleyici olan tanı yaşı, kanserin türü, akrabaların aynı soy hattında olup olmadığı ve belirli kanser kombinasyonlarıdır” diyor ve kanser riskinde kırmızı alarm anlamına gelen senaryoları sıralıyor; </span></p>

<ul>
 <li><span>Yakın akrabada 50 yaşından önce konulmuş meme, kolon, rahim ya da yumurtalık kanseri tanısı, </span></li>
 <li><span>Anne ya da baba tarafında, aynı soy hattında iki ve daha fazla akrabada aynı ya da ilişkili kanser türü, </span></li>
 <li><span>Tek bir kişide birden fazla bağımsız kanser; örneğin meme, yumurtalık, kolon, rahim, </span></li>
 <li><span>Her iki memede ya da her iki böbrekte ayrı ayrı ortaya çıkmış tümörler, </span></li>
 <li><span>Erkekte meme kanseri, </span></li>
 <li><span>Herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri, genç yaşta pankreas ya da mide kanseri, </span></li>
 <li><span>Ardışık üç kuşakta tekrar eden tanılar,</span></li>
 <li><span>Ailede daha önce saptanmış bir gen değişikliği; BRCA1, BRCA2, Lynch sendromu genleri ya da TP53 gibi, </span></li>
 <li><span>Kolonda çok sayıda polip öyküsü ya da nadir tümör türleri.</span></li>
</ul>

<p><span>Bu listedeki maddelerden bir tanesinin dahi varlığında aile öyküsünün ayrıntılı alınması gerektiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, “Hatta gerekiyorsa genetik danışmanlığa yönlendirilmelidir. Ancak hiçbiri yoksa, aile öyküsündeki üç dört vaka çoğu zaman yaş, çevre ve tesadüflerin toplamıdır” diyor. </span></p>

<p><strong><span>KANSERDE EN TEHLİKELİ YANILGI “NASIL OLSA GENETİK”</span></strong></p>

<p><span>Kalıtsal kanser sendromları içinde en iyi tanınanlar, meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 gen değişiklikleri ile kolon ve rahim kanseriyle ilişkili Lynch sendromu olduğunu ifade eden Dr. Erkan Sarıyıldız, “Ancak bu gen değişikliklerini taşımak da yüzde yüz kanser riski anlamına gelmez. Aynı gen değişikliğini taşıyan iki kız kardeşten biri hastalanırken diğeri ömrünü hastalanmadan tamamlayabilir” ifadelerini kullanıyor. </span></p>

<p><span>Dr. Erkan Sarıyıldız , ailesinde kanser öyküsü olan kişilerde en yaygın ve zararlı yanılgılardan biri “nasıl olsa genetik” denilerek yaşam tarzı değişikliklerinin önemsenmemesi. Kalıtsal yükü olan kişilerde bile sigara, alkol, bel çevresinde biriken yağ, hareketsizlik, işlenmiş gıda ağırlıklı beslenme ve kronik uyku bozukluğunun riski yükselttiğini, bu etkenlerin düzeltildiğinde riskin anlamlı şekilde azaldığını ifade ediyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><span>AİLEDE KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR İÇİN RİSKİ YÖNETEN 4 ADIM </span></strong></p>

<ol>
 <li><span>Aile ağacınızı yazın ve burada anne-baba tarafının olduğu üç kuşakta bulunan kanser türü, tanı yaşı, yaşayan ve vefat eden akrabaları not edin. Bu bilgiyi hekiminize götürün ve standart taramanın sizin için yeterli olup olmadığını sorun. </span></li>
 <li><span>Yukarıdaki listede bulunan kırmızı alarm durumlarından biri varsa genetik danışmanlık alın. </span></li>
 <li><span>Sigarayı bırakın, alkolü sınırlayın, bel çevrenizi kontrol altında tutun, haftada en az 150 dakika hareket edin. </span></li>
</ol>

<ol>
 <li><span>HPV ve Hepatit B aşılarını aile öyküsünden bağımsız olarak, bazı kanser </span><span>türlerinden korunmanın önemli bir parçası olarak değerlendirin.</span></li>
</ol>

<p><span>Aile öyküsünün bir tehdit olmadığını, doğru okunduğunda bir yol haritası olduğunu belirten Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız “Sorulması gereken soru "bende de olacak mı" değil, "benim için doğru tarama hangisi ve ne zaman başlamalı" sorusudur. Kanserin erken yakalandığında büyük ölçüde tedavi edilebildiği bir çağdayız. Aile öyküsü bize tam da bu şansı sağlayan bilgiyi verir. Onu korkuya değil, sağlıklı yaşam planına dönüştürmek gerekir” diyor. </span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ailemde-kanser-var-bende-de-olur-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/k-a-n-s-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="54640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor'da Şenol Güneş iddiası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-senol-gunes-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-senol-gunes-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da teknik direktör arayışı sürerken, Şenol Güneş’in futbol yapılanmasında farklı bir görev üstlenebileceği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor'da teknik direktör arayışı sürerken, bordo-mavili takımın eski teknik direktörlerinden Şenol Güneş'in kulüpte farklı bir görev üstlenebileceği iddia edildi.</p>

<p>Trabzonspor'da Fatih Tekke ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör arayışları devam ederken, Şenol Güneş'in ismi yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Trabzon'da yayın yapan bazı yerel medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, Güneş'in doğrudan teknik direktörlük görevini üstlenmesinden ziyade futbol yapılanmasında görev alabileceği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu iddialarda, Güneş'in sportif direktör veya futbol yapılanmasında koordinasyonu sağlayacak bir pozisyonda değerlendirilmesinin gündeme geldiği, Hüseyin Çimşir'in ise saha içindeki görevlerden sorumlu olabileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Başkan Doğan, Güneş'le görüşülmediğini açıklamıştı</strong></h2>

<p>Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, 3 Eylül'de yaptığı açıklamada Şenol Güneş'in teknik direktörlük için gündemlerinde olmadığını ve bu kapsamda kendisiyle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmediğini belirtmişti.</p>

<p>Doğan, yeni teknik direktörün yabancı olmasının beklendiğini de ifade etmişti.</p>

<p>Bu açıklamanın ardından Güneş'in kulüpte farklı bir görevde değerlendirilebileceğine ilişkin iddiaların gündeme gelmesi dikkati çekti.</p>

<h2><strong>Son görevinden Mart 2025'te ayrılmıştı</strong></h2>

<p>Trabzonspor'un efsane isimleri arasında yer alan Şenol Güneş, bordo-mavili takımda teknik direktör olarak çeşitli dönemlerde görev yaptı.</p>

<p>Güneş, son olarak 2024-2025 sezonunda Trabzonspor'u çalıştırdı. Deneyimli teknik adam ile kulüp arasındaki sözleşme 12 Mart 2025'te karşılıklı olarak feshedildi.</p>

<p>Trabzonspor'un teknik direktör arayışının devam ettiği süreçte, Şenol Güneş'le ilgili ortaya atılan yeni iddiaların önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Şu ana kadar Trabzonspor Kulübü tarafından Güneş'in sportif direktör veya başka bir görevde görevlendirileceğine ilişkin resmi açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-senol-gunes-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/senol-gunes1.jpg" type="image/jpeg" length="92250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mario Tiago Paixao: “Edebiyat dünyayı yansıtır”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mario-tiago-paixao-edebiyat-dunyayi-yansitir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mario-tiago-paixao-edebiyat-dunyayi-yansitir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Portekizli yazar ve akademisyen Mário Tiago Paixao, Türkiye'de yayımlanan ilk şiir kitabı "İftira ve Diğer Gözlemler"in yanı sıra yazarlığını, Türkiye ile Portekiz arasındaki edebi ve kültürel bağlara ilişkin görüşlerini anlattı. İki toplum arasında özlem, misafirperverlik ve iletişim biçimleri bakımından gördüğü yakınlığın edebiyata da yansıdığını belirten Paixao, "Edebiyat dünyayı yansıtır; ya da istersek dünya edebiyatı yansıtır diyebiliriz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şiir yazmaya ergenlik yıllarında başlayan Paixao, o dönemde kaleme aldığı metinleri yayımlamak gibi bir düşüncesinin olmadığını anlattı. Yazma eylemini bir araştırma biçimi olarak tanımlayan Paixao, "Benim için yazmak araştırmaktır. Daha sonra somutlaşan kitap da bu araştırmanın sonucu ya da en azından araştırmanın ön sonucu" dedi.</p>

<h3><strong>"Bu şehir, Atatürk'ün şehri"</strong></h3>

<p>Ankara'da yaşayan ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Portekizce dersleri veren Paixao, "Türkiye'yi çok seviyorum, Ankara'yı da çok seviyorum. Bu şehir, Atatürk'ün şehri" dedi. Atatürk tarafından kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde ders vermenin kendisi için özel olduğunu ifade eden yazar, Ankara’nın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını, ancak kendi hayatında özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Yazarlığı açısından Türkiye deneyiminin en güçlü tarafının ise başka bir dilin içinde yaşamak olduğunu belirtti.</p>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (2)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-2.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Kelimeleri yeniden sorgulamak</strong></h3>

<p>Başka bir dilin içinde yaşamanın ana diline bakışını değiştirdiğini söyleyen Paixao, Türkçe şiir yazmadığını ve Portekizce şiirlerinde Türkçe kelimeler kullanmadığını belirtti. Bu deneyimin kendi dilindeki kelimeleri yeniden sorgulamasını sağladığını ifade eden Paixao, "Bence Türkiye'nin yazarlığım üzerindeki geçmişteki ve bugün de devam eden en büyük etkisi bu" dedi. Türkiye'deki kültür-sanat çevresiyle temasını anlatan Paixao, Portekiz Büyükelçiliği'nde kültür ataşesi ve Instituto Camões'in Türkiye temsilcisi olarak görev yapması nedeniyle Türk sanatçılar, entelektüeller ve kültür dünyasından isimlerle yakın iletişim içinde bulunduğunu söyledi.</p>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (4)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-4.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>"Siyam ikizi" gibi doğan iki kitap</strong></h3>

<p>Aynı dönemde ortaya çıkan "İftira ve Diğer Gözlemler" ile Portekiz'de yayımlanan "Estudo de Caso"yu "siyam ikizleri"ne benzeten Paixao, iki kitabın birlikte doğduğunu ancak farklı yönlerde geliştiğini anlattı. "İftira ve Diğer Gözlemler"in diğer kitabın çevirisi olmadığının altını çizen Paixao, eserin gözlem ile iftira kavramları arasındaki ilişkiyi araştıran bağımsız bir çalışma olduğunu ve Portekizce yazılmasına rağmen başından itibaren yalnızca Türkiye'de yayımlanmak üzere kaleme alındığını ifade etti.</p>

<h3><strong>"Buna inanmazsam yazmayı bırakırım"</strong></h3>

<p>Türkiye'de ilk kez bir kitabının yayımlanmasının kendisi açısından ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Paixao'nun Portekiz'de yayımlanmış beş kitabı bulunuyor. "Do Corpo ao Algoritmo, da Planta ao Relógio" adlı son kitabıyla 2025 Oxalá Şiir Ödülü'nü kazanan Paixao, en iyi eserinin her zaman bir sonraki kitabı olacağına inandığını belirterek, "Buna inanmazsam yazmayı bırakırım" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (1) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2540" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-1-1.webp" width="1650" /></h3>

<h3><strong>"Bengi benim ortak yazarımdır"</strong></h3>

<p>Kitabın Türkçe çevirisini eşi Bengi Paixao'nun yaptığını belirten Paixao, yazım ve çeviri süreçlerinin neredeyse eş zamanlı ilerlediğini anlattı. Kendisinin kaleme aldığı sayfaların eşi tarafından hemen Türkçeye aktarıldığını söyleyen yazar, Bengi Paixao'nun kendisini herkesten daha iyi tanımasının şiirlerin ardındaki anlamların Türkçede korunmasında önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Saramago, Pessoa, Cervantes ve Unamuno gibi yazarların eserlerini daha önce Türkçeye kazandıran Bengi Paixao'nun çeviri deneyimine dikkat çeken Paixao, "Bengi benim ortak yazarımdır. Son kitapta ben yazarım ama o da yazardır" diye konuştu. Çevirmenin yalnızca metni bir dilden diğerine aktaran kişi olmadığını belirten Paixao, çevirinin esere ikinci bir hayat kazandırdığını da ifade etti.</p>

<h3><strong>Pessoa'nın açtığı kapı</strong></h3>

<p>İki ülke arasındaki kültürel ilişkilerde edebiyatın daha güçlü bir rol oynayabileceğini düşünen Paixao, Fernando Pessoa'nın Türk okurlar için Portekiz edebiyatına açılan önemli kapılardan biri olduğunu belirtti. Pessoa'nın eserlerinin büyük bölümünün Türkçeye çevrildiğini hatırlatan Paixão, çağdaş Portekiz şiirinin de Türkiye'de daha fazla tanınmasını istediğini söyledi. Edebi etkileşimin karşılıklı gelişmesini istediğini belirten Paixao, Türk yazarların ve özellikle şairlerin Portekiz'de daha geniş bir okur kitlesine ulaşmasını arzuladığını ifade etti.</p>

<h3><img alt="Yazar Mario Tiago Paixao (3)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-3.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>"Edebiyat dünyayı yansıtır…"</strong></h3>

<p>Türkiye ile Portekiz'in şiir gelenekleri arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu söyleyen Paixao, buna rağmen iki toplum arasında güçlü bir psikolojik yakınlık gördüğünü belirtti. Özlem, misafirperverlik ve insanlar arasındaki iletişim biçimlerini bu yakınlığın örnekleri arasında gösteren Paixao, "Edebiyat dünyayı yansıtır; ya da istersek dünya edebiyatı yansıtır diyebiliriz" dedi. Yabancı bir yazarı okurken yalnızca ortak noktaların aranmaması gerektiğini vurgulayan Paixao, "Ötekini, farklı olanı aramalıyız. Bir şeyler kazanıp hayatımıza katmamızı sağlayan şey farklılıktır" diye konuştu. Türkiye ile Portekiz arasındaki edebi diyaloğun da bu farklılıklarla zenginleşebileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Ehlileştirilmeye direnmek"</strong></h3>

<p>Şiirin bugün de değerini koruduğunu, ancak bu değerin hız veya verimlilik üzerinden ölçülemeyeceğini belirten Paixao, şiirin sosyal medya ya da yapay zeka ile bu alanlarda rekabet etmek zorunda olmadığını söyledi. Instagram, Facebook veya yapay zekadan daha hızlı ve daha verimli olmaya çalışmanın şiirin gücünü oluşturmadığını ifade etti. Asıl gücün insanı durmaya ve düşünmeye yöneltmede yattığını belirten Paixao, kelimelerin farklı biçimlerde kullanılabileceğini, şiirin bir şeyi açıklamak ya da yalnızca güzel görünmek zorunda olmadığını söyledi. Bu belirsizlikle çalışmasının ve verimliliğe direnmesinin şiiri güçlü kıldığını savunan Paixao, sosyal medyada popülerleşen, siyasi söylemleri süsleyen veya ehlileştirilen şiirin bu gücü kaybettiğini öne sürdü.</p>

<p>Kendi yazma biçimini de bu noktada konumlandıran Paixao, "Ben de yazarken bunu yapmaya çalışıyorum: Ehlileştirilmeye direnmek" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mario-tiago-paixao-edebiyat-dunyayi-yansitir</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yazar-mario-tiago-paixao-1.webp" type="image/jpeg" length="60303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’dan Ankara Emniyet Müdürü Maksut Yüksek’e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eski-icisleri-bakani-mehmet-agardan-ankara-emniyet-muduru-maksut-yukseke-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eski-icisleri-bakani-mehmet-agardan-ankara-emniyet-muduru-maksut-yukseke-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek’i makamında ziyaret etti. Görüşmeyi sosyal medya hesabından duyuran İl Emniyet Müdürü Yüksek, Ağar’a ziyareti dolayısıyla teşekkürlerini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne ziyarette bulunarak İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek ile bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yüksek: "Kendilerine şükranlarımı sunarım"</strong></h3>

<p>Görüşmenin ardından Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden ziyarete ilişkin bir paylaşımda bulundu. Yüksek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"İçişleri Eski Bakanı Sayın Mehmet Ağar, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ziyaret etmiştir. Nazik ziyaretlerinden dolayı kendilerine şükranlarımı sunarım."</i></p>
</blockquote>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunan Mehmet Ağar; Türk siyasi tarihine "Susurluk kazası" olarak geçen sürecin ardından açılan davada yargılanmış, 1990'lı yıllardaki faili meçhul cinayetler ve derin devlet iddialarıyla ilgili soruşturmalarda da adı sıkça gündeme gelmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eski-icisleri-bakani-mehmet-agardan-ankara-emniyet-muduru-maksut-yukseke-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/c0b3f613-bd30-4293-ac37-99a17f2eba2c.webp" type="image/jpeg" length="95993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="75693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="27017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="32057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="40837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="96859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="39936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="39648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="83552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="85609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="46947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="88874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="56327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="13811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="52092"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="45262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="26183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="96835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="54530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="88353"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
