<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 13:06:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elon Musk'tan "Yapay zeka insanlığı tehdit ediyor" sözlerine esprili yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/elon-musktan-yapay-zeka-insanligi-tehdit-ediyor-sozlerine-esprili-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/elon-musktan-yapay-zeka-insanligi-tehdit-ediyor-sozlerine-esprili-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tesla ve SpaceX Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen All-In Summit 2026 Zirvesi’nde yapay zekanın insanlığın varlığına yönelik oluşturduğu varoluşsal tehditlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Sektördeki kontrolsüz rekabetin tehlikeli boyutlara ulaştığı uyarısını yineleyen Musk, "10 yıl içinde hepimiz ölecek miyiz?" sorusuna ise esprili bir yanıt verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Los Angeles’ta teknoloji ve inovasyon dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren All-In Summit 2026'da konuşan Elon Musk, hızla ilerleyen otonom yapay zeka sistemlerinin denetimsiz bırakılması durumunda küresel felaketlere kapı aralayabileceğini söyledi. Güvenlik önlemlerinin teknolojinin gelişim hızının gerisinde kaldığını vurgulayan Musk, en kötü senaryoyu askeri sistemler üzerinden örneklendirdi.</p>

<h2><strong>"Nükleer fırlatma emri vermesi kötü olur"</strong></h2>

<p>Yapay zekanın insanlık için oluşturabileceği somut tehlikelerin sınırlarının sorulması üzerine Musk, savunma mekanizmalarına dikkat çekerek, <i>"Güvenlik konusunda daha fazla önlem alınmazsa modeller geliştikçe riskler de katlanacak. Örneğin askeri sistemlerin kontrolünü ele geçirip bir nükleer silahın fırlatılması emrini vermesi oldukça kötü bir senaryo olur"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>OpenAI tarafından gerçekleştirilen siber güvenlik testlerinde, yapay zeka ajanlarının Hugging Face platformunun altyapısını hedef alan bağımsız siber saldırılar gerçekleştirdiğini hatırlatan Musk, yeterli olgunluğa erişen modellerin insan kontrolündeki yazılımsal kısıtlamaları aşabilecek potansiyele ulaştığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Çin’i de kapsayan "karşılıklı güvenlik denetimi" önerisi</strong></h3>

<p>Geliştirilen modellerin piyasaya sürülmeden önce bağımsız testlerden geçirilmesinin zorunlu hale gelmesi gerektiğini savunan Elon Musk, sektördeki dev aktörlerin birbirini denetleyeceği bir kontrol mekanizması önerdi. Musk, <i>"Önde gelen yapay zeka şirketleri yeni modellerini kamuoyuna ve pazara sunmadan önce birbirlerinin sistemlerini güvenlik açısından kapsamlı testlere tabi tutmalı. Bu denetim mekanizmasına Çinli paydaşlar da dahil edilebilir. Şirketler arası karşılıklı denetim sistemi en kısa sürede hayata geçirilmelidir"</i> dedi.</p>

<h3><strong>Araştırmacı Jacob Coxon’ın "10 yıl içinde insanlığı yok edebilir" uyarısı gündemde</strong></h3>

<p>Musk'ın açıklamaları, yapay zeka laboratuvarlarında çalışan uzmanların son dönemde artan istifaları ve uyarılarıyla eş zamanlı geldi. OpenAI ve Anthropic bünyesinde son üç yıldır araştırmacı olarak görev yapan Jacob Coxon, her iki teknoloji şirketinin de güvenlik protokollerinde sorumsuz davrandığını savunarak Anthropic’teki görevinden ayrılmıştı.</p>

<p>Şirketlerin kendi kendini geliştirebilen yapay zeka modelleri üzerinde kontrolsüz bir yarış yürüttüğünü belirten Coxon, yakın gelecekte bu sistemlerin dijital dünyadaki her unsuru hackleyebilecek "insanüstü sistemlere" evrileceğini kaydetmişti. Coxon ayrıca, sektörün mutfağında yer alan pek çok mühendisin, bu modellerin 10 yıl içinde insanlığın sonunu getirebileceği ihtimaline kuvvetle inandığını kamuoyuna açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/elon-musktan-yapay-zeka-insanligi-tehdit-ediyor-sozlerine-esprili-yanit</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/iran-medyasi-elon-muskin-bolgedeki-sirketleri-iranin-hedef-listesine-girdi.jpg" type="image/jpeg" length="75208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Altaylı'dan Bülent Arınç'ın düğün konuşmasına tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-altaylidan-bulent-arincin-dugun-konusmasina-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fatih-altaylidan-bulent-arincin-dugun-konusmasina-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fatih Altaylı, Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun düğününde nikâh şahidi olarak konuşan eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı eleştirdi. Arınç'ın konuşmasını “bireysel miting” olarak nitelendiren Altaylı, nikâh töreninin siyasi mesajların verileceği bir alan olmadığını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci <strong>Fatih Altaylı</strong>, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun düğününde nikâh şahidi olan eski TBMM Başkanı <strong>Bülent Arınç'ın</strong> yaptığı konuşmayı köşesine taşıdı.</p>

<p dir="ltr">Altaylı, Arınç'ın düğün sırasında iktidara yönelik eleştirilerde bulunmasını eleştirerek, nikâh töreninin siyasi açıklamalar için kullanılmaması gerektiğini savundu.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“Bireysel miting alanına çevirmiş”</strong></h2>

<p dir="ltr">Altaylı, Arınç'ın konuşmasını “bireysel miting” olarak değerlendirdi. Arınç'ın genç çiftin nikâhında uzun bir konuşma yaptığını belirten Altaylı, siyasi eleştirilerin yapılabileceğini ancak bunun yerinin düğün töreni olmadığını ifade etti.</p>

<p dir="ltr">Altaylı yazısında, “İktidarı eleştirmekte elbette bir beis yok. Ama yeri nikâh kıyılan sahne mi?” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p dir="ltr">Altaylı, nikâh sahnesinin gelin ve damada ait olduğunu belirterek, siyasi mesaj vermek isteyen siyasetçilerin bunu düğün töreninin dışında yapabileceğini savundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Gelinle damattan rol çalmak olur mu?”</strong></h3>

<p dir="ltr">Altaylı, Arınç'ın konuşmasının genç çiftin özel gününün önüne geçtiğini öne sürdü.</p>

<p dir="ltr">Yazısında düğün töreninin gelin ve damadın mutlu günü olduğunu vurgulayan Altaylı, “Gelinle damattan rol çalmak, olacak iş mi!” ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Altaylı ayrıca, Arınç'ın oğlu Ahmet Mücahit Arınç'ın AK Parti'de siyaset yaptığını hatırlatarak, Arınç'ın iktidara yönelik eleştirilerini kendi oğluyla konuşabileceğini belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Davutoğlu'nun Erdoğan'ı davet etmesini de eleştirdi</strong></h3>

<p dir="ltr">Altaylı'nın yazısındaki bir diğer konu ise Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun düğününe Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan'ın</strong> davet edilmesi oldu. Davutoğlu ile Erdoğan arasındaki siyasi görüş ayrılıklarına dikkat çeken Altaylı, Davutoğlu'nun Erdoğan'ı düğüne davet etmesini eleştirdi.</p>

<p dir="ltr">Altaylı, Erdoğan'ın düğüne katılmadığını ve kendi bilgisine göre tebrik mesajı da göndermediğini belirterek bunu “Doğrusunu yapmış” sözleriyle değerlendirdi.</p>

<p dir="ltr">Yazısının sonunda genç çifte mutluluk dileyen Altaylı, Arınç'ın konuşmasının düğündeki tek mutsuz anı olmasını temenni etti.</p>

<p><strong>Altaylı'nın ilgili yazısının tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Ne Bülent Arınç’ı anlamak mümkün ne de Ahmet Davutoğlu’nu. En vahim durum ise ikisinin bir araya geldiği durum. Gezegenlerin hizalanıp deprem tetiklemesi gibi bir şey.</i></p>

<p><i>Geçen hafta sonunda Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun düğünü vardı. Tabii ki tüm siyaset davetliydi. En önemli davetli ise Cumhurbaşkanı Erdoğan idi. Emin olun ben bu kafayı anlamıyorum. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağzına gelen her şeyi söyleyeceksin; yolsuzlukla, nepotizmle itham edecek, zehir zemberek cümleler kuracaksın, öyle ki, söylediklerinden ötürü Cumhurbaşkanı’na hakaretten ifadeye çağrılacaksın.</i></p>

<p><i>Sonra da tüm o lafları ettiğin adamı ailenin en mutlu gününe, evladının düğününe davet edeceksin.</i></p>

<p><i>En hafif tabiriyle “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” denir ama bu gibi durumları tanımlayan çok daha uygun bir kelime biliyorum da, Ahmet Davutoğlu gibi kibar biri için bunu söylemem yakışık almaz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Cumhurbaşkanı Erdoğan da haklı olarak düğüne katılmamış, hatta bildiğim kadarı ile tebrik mesajı bile yollamamış. Doğrusunu yapmış.</i></p>

<p><i>Düğünden akılda kalan ise nikahın şahitlerinden Bülent Arınç’ın konuşması. Arınç, siyasetle pek de ilgilenmediğini bildiğimiz genç bir çiftin nikahını, bireysel miting alanına çevirmiş. Almış eline mikrofonu kimine göre beş, kimine göre 15 dakika süren bir konuşma yapmış ve iktidarı eleştirmiş.</i></p>

<p><i>İktidarı eleştirmekte elbette bir beis yok. Ama yeri nikah kıyılan sahne mi! Orası gelinle damadın şov yeri, eski siyasetçilerin ego parlatma yeri değil. İlle konuşmak, ille gündem olmak istiyorsan şahitliğini efendi gibi yapar inersin sahneden sonra gazetecileri ister masana davet edersin, ister nikah salonunun dışına çıkar herkesi toplar canın ne istiyorsa konuşursun. Ama gelinle damadı esir etmek, belki hiç ama hiç katılmadıkları bir siyasi konuşmaya alet etmek hiç yakışık alıyor mu!</i></p>

<p><i>Gelin ile damadın canını sıkmak, gelinden rol çalmak, olacak iş mi!</i></p>

<p><i>Ayrıca da Arınç’ın oğlu Ahmet Mücahit Arınç halen AK Parti’de yönetici konumunda ve milletvekili. Aç oğluna anlat şikayetlerini, başkasının oğlunun düğününü berbat edeceğine.</i></p>

<p><i>Bu arada genç çifte mutluluklar dileyelim.</i></p>

<p><i>İnşallah evliliklerindeki tek mutsuz anı Arınç’ın konuşması olur!"</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fatih-altaylidan-bulent-arincin-dugun-konusmasina-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a1b1e15f-1465-4885-bca3-e9e876746ea3.webp" type="image/jpeg" length="90281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kozinoğlu soruşturmasında ifade veren Raci Şaşmaz iddiaları reddetti: "Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yok"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kozinoglu-sorusturmasinda-ifade-veren-raci-sasmaz-iddialari-reddetti-birinin-olumunu-onceden-bilme-ihtimalimiz-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kozinoglu-sorusturmasinda-ifade-veren-raci-sasmaz-iddialari-reddetti-birinin-olumunu-onceden-bilme-ihtimalimiz-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristi Raci Şaşmaz Silivri Adliyesi’nde ifade verdi. Senaristler Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan ile birlikte "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılıkta dinlenen Şaşmaz; dizideki "Kazım Kaşifoğlu" karakteri, FETÖ bağlantısı, mezar taşı sahnesi ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur'un senaryoya müdahale ettiği iddiaları]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde hücredeki "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin ölümle tehdit edilmesi ve bu yayından kısa süre sonra Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesi, ardından yayımlanan bölümde ise karakterin damarına hava enjekte edilerek öldürülüp olayın kalp krizi gibi gösterilmesi sahnelerini incelemeye aldı. Sosyal medyada yeniden gündeme gelen sahnelerin ardından ifadeye çağrılan Raci Şaşmaz'ın savcılık ifadesinin tam metni ortaya çıktı.</p>

<p><img alt="A A 20260914 42468213 42468212 E S K I M I T G O R E V L I S I K O Z I N O G L U N U N O L U M U S O R U S T U R M A S I N D A K U R T L A R V A D I S I N I N S E N A R I S T L E R I A D L I Y E D E 715063" class="detail-photo img-fluid" height="570" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260914-42468213-42468212-e-s-k-i-m-i-t-g-o-r-e-v-l-i-s-i-k-o-z-i-n-o-g-l-u-n-u-n-o-l-u-m-u-s-o-r-u-s-t-u-r-m-a-s-i-n-d-a-k-u-r-t-l-a-r-v-a-d-i-s-i-n-i-n-s-e-n-a-r-i-s-t-l-e-r-i-a-d-l-i-y-e-d-e-715063.webp" width="880" /></p>

<h3><strong>"Dizi tamamen kurgudur, birinin ölümünü önceden bilemeyiz"</strong></h3>

<p>Dizinin toplumun fotoğrafını çekerek açık kaynaklardan yararlandığını ve hiçbir yasal ya da yasa dışı odakla irtibatlarının olmadığını belirten Raci Şaşmaz, "Kazım Kaşifoğlu" karakteri hakkında şu beyanda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Dizideki Kaşifoğlu karakteri istihbarat içi çatışmaları anlatmak için yaratıldı. Hikayesi bittiğinde ise dizide öldürülerek başka karakterlere ve konulara geçildi. Dizideki karakterin ölümü konunun bitimini ifade eder, gerçek hayatla ilgisi yoktur. İskender Büyük karakteri de dizide ölmüş ama o karaktere ilham verdiği söylenen gerçek kişiler hayattadır. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünü araştırmak savcılık makamının işidir. Bundan ancak memnuniyet duyarız. Cinayete kurban gittiyse ya da ölümünde ihmaller varsa bunların ortaya çıkması ve dahli bulunanların cezalandırılması tüm kamuoyu gibi bizim de talebimizdir. Dizi tamamen kurgudur, hayal ürünü karakterlerin birleşiminden oluşur. Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yoktur."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ali Fuat Yılmazer’i tanımam, senaryoya müdahale iddiası iftiradır"</strong></h3>

<p>Sosyal medyada yer alan FETÖ mensubu eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiği iddialarını kesin bir dille yalanlayan Şaşmaz, <i>"Ali Fuat Yılmazer’i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır. Bu haberler tamamen iftiradır"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kurtlar Vadisi Gladio ve Kurtlar Vadisi Filistin filmleriyle FETÖ yapılanmasının hedef alındığını kaydeden Şaşmaz, <i>"Devletin bu habis yapıyla mücadelesi açık bir biçimde desteklenmiştir. Ben şahsen de 15 Temmuz gecesi Çengelköy’de FETÖ’cü teröristlerle çatışmış, Silivri’deki davalara müdahil olarak katılmış, sanık Mürsel Çıkrıkçı’yı ve diğer FETÖ mensubu teröristleri teşhis etmiş biriyim. Bu FETÖ’cü teröristlerle birlikte anılmayı zul sayarım"</i> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mezar taşı ve plaka iddialarına yanıt</strong></h3>

<p>Dizinin eski bir sahnesinde yer alan "Erdoğan" yazılı mezar taşına ilişkin soruya da yanıt veren Şaşmaz, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Erdoğan ve ailesi ile ilgili bir mezar taşıyla mesaj vermek ne bizim inandığımız değerlere uygundur ne de böyle bir şey söz konusudur. Bu durum senaryo olarak belirlediğim ya da kontrol edebileceğim bir şey değildir. O yıllarda kabristan çekimlerinde gerçek mezar taşları kapatılmazdı. Bu gerçek bir mezar taşı da olabilir, prodüksiyon ve sanat grubunun hazırladığı yaygın soyisimlerinden oluşan sahte bir mezar taşı da olabilir, hatırlamam mümkün değil. Bir yapımcının ya da senaristin mezar taşının üstünde yazanları ya da araç plakalarını bilme ihtimali yoktur. Dizide kullanılan (34 PLT 34 hariç) araç plakalarına müdahil olmamız söz konusu değildir. Her bölümde onlarca kiralık araç kullanılırdı ve o yıllarda plaka değiştirme adeti yaygın değildi."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Hasan Atilla Uğur ve Osman Sınav açıklaması</strong></h3>

<p>Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un senaryoya yön verdiği iddialarının asılsız olduğunu savunan Şaşmaz, tanışma sürecini ve Osman Sınav'ın ayrılığını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile ilk defa Deli Yürek Bumerang Cehennemi filminin çekiminde tanıştı. Diyarbakır’da jandarma bölgesinde yapılan çekimler esnasında jandarmadan izin almamız gerekiyordu. Osman Sınav bu vesileyle tanıştı ve aralarındaki dostluk ilerledi, sık görüşüyorlardı. Bu vesileyle ben de Hasan Atilla Uğur ile tanışmış oldum ancak hiçbir zaman kendisiyle bireysel bir ilişkim olmadı. Senaryomuza kimsenin müdahalesi olmamıştır. Osman Sınav zaman zaman senaryo konusunda fikir ve tavsiye vermek istedi ancak sakıncalı olduğunu düşündüğümden izin vermedim. Bu talebini kabul etmediğim için bana gelip tehdit aldığını, çocuklarının olduğunu ve bu işi bırakıp bana devretmek istediğini söyledi. Diziden ayrılışı bu şekilde gerçekleşmiştir."</i></p>
</blockquote>

<p>Şaşmaz ayrıca, Pana Film veya Kurtlar Vadisi YouTube hesaplarıyla güncel bir bağının kalmadığını, internet ortamında yapılan değişikliklerin sahte hesaplar kaynaklı olabileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV Haber</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kozinoglu-sorusturmasinda-ifade-veren-raci-sasmaz-iddialari-reddetti-birinin-olumunu-onceden-bilme-ihtimalimiz-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260914-42468213-42468211-e-s-k-i-m-i-t-g-o-r-e-v-l-i-s-i-k-o-z-i-n-o-g-l-u-n-u-n-o-l-u-m-u-s-o-r-u-s-t-u-r-m-a-s-i-n-d-a-k-u-r-t-l-a-r-v-a-d-i-s-i-n-i-n-s-e-n-a-r-i-s-t-l-e-r-i-a-d-l-i-y-e-d-e-924064.webp" type="image/jpeg" length="61482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Rasim Ozan Kütahyalı ifadeye çağrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-rasim-ozan-kutahyali-ifadeye-cagrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-rasim-ozan-kutahyali-ifadeye-cagrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika haberi... Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma sürüyor. Dün Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin senaristlerinin dinlenmesinin ardından, Rasim Ozan Kütahyalı da savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. Kütahyalı, soruşturma kapsamında bildiklerini ve tanıklıklarını aktarmak üzere "bilgi sahibi" sıfatıyla Silivri Adliyesi’ne gitti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son dakika haberi... FETÖ mensubu savcı ve hakimlerin yürüttüğü Ergenekon operasyonları sürecinde tutuklanan ve ilk duruşmasına günler kala cezaevinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu dosyasında yeni bir gelişme yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kütahyalı: "Tanıklıklarımı anlatmak için Silivri Adliyesi’ndeyim"</strong></h3>

<p>Adliyeye gidişini sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kamuoyuna duyuran gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, soruşturma makamının daveti üzerine adliyeye geldiğini ifade etti. Kütahyalı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ensonhaber’deki YouTube videolarım ve yazdığım yazılar dolayısıyla Kozinoğlu-Kurtlar Vadisi soruşturmasında 'bilgi sahibi' sıfatıyla tüm bildiklerimi ve tanıklıklarımı anlatmak için şu an Silivri Adliyesi’ndeyim."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Soruşturmanın odağında "Kurtlar Vadisi Pusu" senaryosu var</strong></h3>

<p>Yeniden başlatılan soruşturmanın seyri, dizide Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden hemen önce ve sonra yayınlanan bölümlerdeki sahneler üzerine yoğunlaşmış durumda. Dizinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayınlanan 136. bölümünde, eski istihbaratçı "Kazım Kaşifoğlu" karakteri bir hücrede tutulurken görülüyor ve "İlhan" adlı karakter tarafından <i>"Kaşifoğlu! Azrail’in benim Kaşifoğlu, seni ben öldüreceğim"</i> sözleriyle tehdit ediliyordu. Bu bölümün yayından çıkmasından sadece iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu cezaevinde aniden hayatını kaybetti.</p>

<p>Kozinoğlu’nun vefatının ardından dizinin 8 Aralık 2011’de ekrana gelen 139. bölümünde ise "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım’ı simgeleyen "Kara" karakteri cezaevine girmiş ve "Kazım Kaşifoğlu"nu koluna şırıngayla hava enjekte ederek koğuşunda öldürmüştü.</p>

<p>Söz konusu kurgu ile gerçek ölüm olayı arasındaki şüpheli zamanlama ve benzerlikler nedeniyle dün ifadeleri alınan dizi senaristlerinin ardından, Kütahyalı’nın savcılıktaki ifade işlemlerinin tamamlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-rasim-ozan-kutahyali-ifadeye-cagrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/316783.jpg" type="image/jpeg" length="54126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın Koza’da Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu: 6 senaryo finale kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-kozada-edebiyat-uyarlamasi-finalistleri-belli-oldu-6-senaryo-finale-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-kozada-edebiyat-uyarlamasi-finalistleri-belli-oldu-6-senaryo-finale-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması'nda 54 başvuru arasından 6 proje finale kaldı. Ömer Seyfettin ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserlerinin de aralarında bulunduğu farklı edebi metinlerden uyarlanan senaryolar, Altın Koza için yarışacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen <strong>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>, sinema ile edebiyat arasındaki bağı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p dir="ltr">Festival kapsamında düzenlenen <strong>Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması</strong> için bu yıl 54 proje başvuruda bulundu. Yazar ve senarist Doğu Yücel ile yazar Hakan Bıçakcı'dan oluşan Seçici Kurul'un değerlendirmesi sonucunda 6 proje finale kalmaya hak kazandı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Altın Koza’da Edebiyat Uyarlaması Finalistleri Belli Oldu: 6 Senaryo Finale Kaldı3" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/altin-kozada-edebiyat-uyarlamasi-finalistleri-belli-oldu-6-senaryo-finale-kaldi3.PNG" width="1080" /></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Klasik ve çağdaş eserler sinemaya uyarlanıyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Finale kalan projeler, Türk edebiyatının farklı dönemlerinden eserleri sinema diliyle yeniden yorumluyor.</p>

<p dir="ltr">Yarışmada finale kalan projeler ve uyarladıkları eserler şöyle:</p>

<ul dir="ltr">
 <li><strong>Onur Doğan – “Bomba”</strong>: Ömer Seyfettin'in aynı adlı öyküsünden uyarlandı.</li>
 <li><strong>Gonca Gülbey – “Dünyanın Öbür Ucunda”</strong>: Kendi öyküsü “Karadutun Ölümü”nden uyarlandı.</li>
 <li><strong>Salihcan Sezer – “Halley”</strong>: Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın “Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç” romanından uyarlandı.</li>
 <li><strong>Eyüp Tan ve Eylem Ata – “Kaçak Elektrik”</strong>: Eylem Ata'nın “Uzak Değil” adlı öyküsünden uyarlandı.</li>
 <li><strong>Ramazan Kılıç – “Kör Islık”</strong>: Eyüp Tosun'un aynı adlı romanından uyarlandı.</li>
 <li><strong>Raşel Meseri – “Küt Oynayan Kadınlar”</strong>: Kendi romanından sinemaya uyarlandı.</li>
</ul>

<h3 dir="ltr"><strong>Finalistleri üç kişilik jüri değerlendirecek</strong></h3>

<p dir="ltr">Yarışmanın koordinatörlüğünü senarist, senaryo danışmanı ve film eleştirmeni <strong>Burak Göral</strong> üstleniyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Altın Koza’da Edebiyat Uyarlaması Finalistleri Belli Oldu: 6 Senaryo Finale Kaldı2" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/altin-kozada-edebiyat-uyarlamasi-finalistleri-belli-oldu-6-senaryo-finale-kaldi2.jpg" width="1080" /></p>

<p dir="ltr">Finale kalan 6 senaryo; yazar <strong>Murat Gülsoy</strong>, yapımcı <strong>Zeynep Atakan</strong> ve yönetmen <strong>Vuslat Saraçoğlu</strong>'ndan oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Yarışmanın kazananı, festival kapsamında 3 Ekim'de düzenlenecek Büyük Ödül Töreni ve Kapanış Gecesi'nde açıklanacak.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Altın Koza 26 Eylül'de başlayacak</strong></h3>

<p dir="ltr">Bu yıl 33'üncüsü düzenlenecek Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.</p>

<p dir="ltr">Festival, 26 Eylül'de gerçekleştirilecek Orhan Kemal Emek Ödülleri Töreni ve Açılış Gecesi ile başlayacak. Festival programında 1 Ekim'de Onur Ödülü Töreni, 3 Ekim'de ise Büyük Ödül Töreni ve Kapanış Gecesi düzenlenecek.</p>

<p dir="ltr">Film gösterimleri ise bu yıl da 01 Burda AVM'deki CinemaPink by Maximum salonlarında gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-kozada-edebiyat-uyarlamasi-finalistleri-belli-oldu-6-senaryo-finale-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/altin-kozada-edebiyat-uyarlamasi-finalistleri-belli-oldu-6-senaryo-finale-kaldi1.jpg" type="image/jpeg" length="64074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ'dan Sırrı Sakık'a tepki: "Türk milleti bu projeye izin vermeyecek"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-sirri-sakika-tepki-turk-milleti-bu-projeye-izin-vermeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-sirri-sakika-tepki-turk-milleti-bu-projeye-izin-vermeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık'ın dağlarda yer alan “Türk öğün çalış güven”, “Ne mutlu Türk'üm diyene” ve “Her şey vatan için” ifadelerinin kaldırılması gerektiği yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi. Özdağ, Sakık'ın sözleri üzerinden yaptığı değerlendirmede, “Amaçları hiçbir zaman barış, demokrasi, hukuk devleti olmadı” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Zafer Partisi Genel Başkanı <strong>Ümit Özdağ</strong>, DEM Parti Ağrı Milletvekili <strong>Sırrı Sakık'ın</strong>, dağlara yazılan “Türk öğün çalış güven”, “Ne mutlu Türk'üm diyene” ve “Her şey vatan için” ifadelerine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.</p>

<p dir="ltr">Sakık, söz konusu ifadelerin ırkçılığı çağrıştırdığını savunarak kaldırılması gerektiğini belirtmişti. Özdağ ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Sakık'ın açıklamalarına karşı çıktı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Özdağ: “Amaçları hiçbir zaman barış, demokrasi, hukuk devleti olmadı”</strong></h2>

<p dir="ltr">Özdağ, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><i>“Amaçları hiçbir zaman barış, demokrasi, hukuk devleti olmadı. Kravatlı ve kravatsız teröristlerin hedefi toprak ve egemenlik elde etmek.”</i></p>

<p dir="ltr">Özdağ, açıklamasının devamında Türkiye'nin farklı bölgelerini kapsayan bir Kürdistan kurulmasının hedeflendiğini öne sürdü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Türk milleti bu projeye izin vermeyecek”</strong></h3>

<p dir="ltr">Ümit Özdağ, söz konusu hedefe ulaşılması için zamana ihtiyaç duyulduğunu iddia ederek, Türkiye'nin bölünmesine yönelik bir projenin bulunduğunu savundu.</p>

<p dir="ltr">Özdağ'ın dağlarda bulunan söz konusu ifadelerin kaldırılması yönündeki değerlendirmesinin ardından geldi, paylaşımının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p dir="ltr">“Türkiye'yi parçalamadan önce ‘Batıyı birlikte yönetelim, doğuyu biz yönetiriz’ diyorlar. Türk milleti bu projeye izin vermeyecek.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Özdağ'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>“Amaçları hiçbir zaman barış, demokrasi, hukuk devleti olmadı. Kravatlı ve kravatsız teröristlerin hedefi toprak ve egemenlik elde etmek.</p>

<p>Sivas’a kadar uzanan kuzeyde Karadeniz’e, güneyde Akdeniz’e uzanan, GAP bölgesini Türkiye’den koparan bir Kürdistan’ı kurmak.</p>

<p>Bunun için zamana ihtiyaçları var. Türkiye’yi parçalamadan önce ‘Batıyı birlikte yönetelim, doğuyu biz yönetiriz’ diyorlar. Türk milleti bu projeye izin vermeyecek.”</p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Amaçları hiç bir zaman barış, demokrasi, hukuk devleti olmadı. Kravatlı ve kravatsız teröristlerin hedefi toprak ve egemenlik elde etmek.<br />
<br />
Sivas’a kadar uzanan Kuzeyde Karadeniz’e güneyde Akdeniz’e uzanan, GAP bölgesini Türkiye’den koparan bir Kürdistan’ı kurmak.<br />
<br />
Bunun için… <a href="https://t.co/KZvWacX5fR" rel="nofollow">https://t.co/KZvWacX5fR</a></p>
— Ümit Özdağ (@umitozdag) <a href="https://x.com/umitozdag/status/2099781391546228776?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-sirri-sakika-tepki-turk-milleti-bu-projeye-izin-vermeyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/51750b81-2afc-4063-9764-c7dbf1a17e64.jpg" type="image/jpeg" length="17069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk konser 23 Nisan'da: Hacettepe Üniversitesi, çocuk orkestrası kuruyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ilk-konser-23-nisanda-hacettepe-universitesi-cocuk-orkestrasi-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ilk-konser-23-nisanda-hacettepe-universitesi-cocuk-orkestrasi-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı ile Hacettepe Üniversitesi Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi (HÜYÖM) işbirliğinde, 7-12 yaş aralığındaki çocukların sanatsal ve bilişsel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla özel bir "Çocuk Orkestrası" kuruluyor. Keman ve viyolonsel eğitimi alan minik enstrümantalistleri bir araya getirecek olan projede başvurular 20 Eylül’e kadar devam ederken, ilk provalar 4 Ekim’de başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı, amatör sanat eğitimini bilimsel altyapıyla destekleyecek örnek bir projeyi hayata geçiriyor. Proje kapsamında keman ve viyolonsel çalan minik müzisyenler, bireysel derslerin yanı sıra orkestra disiplini içinde birlikte üretme deneyimi kazanacak.</p>

<p><img alt="A A 20260915 42472977 42472965 A N K A R A D E V L E T K O N S E R V A T U V A R I K E M A N V E V I Y O L O N S E L C A L A N C O C U K L A R I O R K E S T R A D A B U L U S T U R A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="781" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472965-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Prof. Burak Tüzün: "Bilinçli toplumun yolu çocukların sanatla buluşmasından geçer"</strong></h3>

<p>Projenin vizyonunu anlatan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müdürü ve Orkestra Şefi Prof. Burak Tüzün, hem profesyonel müziğe veri sağlayacaklarını hem de amatör sanat eğitimini tabana yayacaklarını vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Standart bir orkestrada birçok çalgı bulunur. Çocuk orkestramız ise başlangıç aşamasında yalnızca keman ve viyolonselden oluşacak. Amacımız konservatuvar sınavı gibi katı bir eleme yapmak değil; müzikle tanışmış, biraz enstrüman çalmış her çocuğun rahatlıkla katılabileceği bir dinleti ile seviyeleri belirleyeceğiz. Bu yaştaki çocuklara birlikte hareket edebilme, birbirini dinleyebilme, bir yapının parçası olarak dengede yerlerini bulmaları açısından çok önemli bir eğitim sunuyoruz. Gerçekten vicdanlı insanlar yetiştirmek, bilinçli bir toplum yaratmak istiyorsak bunun tek yolu var, o da çocukların yolunun sanattan geçmesi. İlk konserimizi 23 Nisan’da vermeyi amaçlıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20260915 42472977 42472966 A N K A R A D E V L E T K O N S E R V A T U V A R I K E M A N V E V I Y O L O N S E L C A L A N C O C U K L A R I O R K E S T R A D A B U L U S T U R A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="798" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472966-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<p></p>

<p>Konservatuvarın Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi Ayşe Akçay, çalışmalar sırasında Suzuki metodunun ana dil öğrenme yaklaşımından ilham alan felsefesini benimseyeceklerini bildirdi. Enstrüman eğitiminde çocukların uzun süre yalnız kalarak motivasyon kaybı yaşayabildiğine işaret eden Akçay, orkestra ortamının bu yalnızlığı kırarak çocukların güçlü yönlerini öne çıkaracağını ve özgüvenlerini pekiştireceğini dile getirdi. Başvuruların merkezin internet sitesi üzerinden alınacağını hatırlatan Akçay, 26 Eylül’deki seviye tespit ve tanışma dinletisinin ardından repertuvarın kesinleşeceğini söyledi.</p>

<p><img alt="A A 20260915 42472977 42472967 A N K A R A D E V L E T K O N S E R V A T U V A R I K E M A N V E V I Y O L O N S E L C A L A N C O C U K L A R I O R K E S T R A D A B U L U S T U R A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472967-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<p>Öğretim Görevlisi Gizem Şahin ise orkestrada yer almanın çoklu odaklanma gerektirmesi nedeniyle çocukların nörolojik ve zihinsel gelişimine doğrudan katkı sağladığını belirtti. Şahin, çocuğun aynı anda hem kendi partisini ve notasını takip ettiğini hem şefin hareketlerini izlediğini hem de yanındaki arkadaşını dinlediğini hatırlatarak bu sürecin bilişsel kapasiteyi zenginleştirdiğini, repertuvar oluşturma aşamasında konservatuvardaki bestecilerin de katkı sunacağını kaydetti.</p>

<p><img alt="A A 20260915 42472977 42472968 A N K A R A D E V L E T K O N S E R V A T U V A R I K E M A N V E V I Y O L O N S E L C A L A N C O C U K L A R I O R K E S T R A D A B U L U S T U R A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="795" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472968-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<p>Viyolonsel sanatçısı ve Öğretim Görevlisi İpek Gürel de fiziksel boyutları nedeniyle viyolonselin küçük yaşlarda kemana kıyasla daha zor bir enstrüman olarak görüldüğünü, ancak bu branşa yönelik ilginin hızla arttığını ifade etti. Viyolonsel grubunun orkestranın yapı taşı ve bel kemiği olacağını belirten Gürel, projenin yoğun talep görmesi nedeniyle ilk başta 20 olarak planlanan kontenjanı genişlettiklerini, çalışmaların çocukların okul derslerine engel olmak yerine sosyal ve akademik başarılarını artıracağını söyledi.</p>

<p><img alt="A A 20260915 42472977 42472962 A N K A R A D E V L E T K O N S E R V A T U V A R I K E M A N V E V I Y O L O N S E L C A L A N C O C U K L A R I O R K E S T R A D A B U L U S T U R A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="818" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472962-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<p>Koro çalışmalarının koro şefi ve eğitimci Atilla Çağdaş Değer yönetiminde yürütüleceği projenin sezon boyunca devam etmesi, ilerleyen dönemlerde elde edilen veriler ışığında farklı enstrüman gruplarının da eklenerek orkestranın genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260915 42472977 42472970 A N K A R A D E V L E T K O N S E R V A T U V A R I K E M A N V E V I Y O L O N S E L C A L A N C O C U K L A R I O R K E S T R A D A B U L U S T U R A C A K" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472970-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" width="1200" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ilk-konser-23-nisanda-hacettepe-universitesi-cocuk-orkestrasi-kuruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260915-42472977-42472975-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-k-o-n-s-e-r-v-a-t-u-v-a-r-i-k-e-m-a-n-v-e-v-i-y-o-l-o-n-s-e-l-c-a-l-a-n-c-o-c-u-k-l-a-r-i-o-r-k-e-s-t-r-a-d-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" type="image/jpeg" length="10015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Şampiyonu Defne Kurt gözünü 2028 Los Angeles’a dikti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-sampiyonu-defne-kurt-gozunu-2028-los-angelesa-dikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-sampiyonu-defne-kurt-gozunu-2028-los-angelesa-dikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Avrupa Para Yüzme Şampiyonası'nda mücadele ettiği 5 kategorinin tamamında altın madalya kazanarak tarihi bir rekora imza atan 26 yaşındaki milli yüzücü Defne Kurt, rotasını 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’na çevirdi. Bir Avrupa Şampiyonası'nda 5 altın madalya kazanan ilk Türk sporcu unvanını elde eden başarılı yüzücü, gelecek yıl düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nı hazırlık basamağı olarak değerlendireceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaeli'de 7-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Avrupa Para Yüzme Şampiyonası'nda gösterdiği üstün performansla 5 altın madalyayı boynuna takan Defne Kurt, Singapur'daki Dünya Şampiyonası'nın ardından Avrupa kulvarında da kürsünün en üst basamağını kimseye bırakmadı. Kocaeli'de spor tarihine geçen genç milli yüzücü, olimpiyat hedefi ve antrenman disiplinine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>"İkinci veya üçüncü olmak beni mutlu etmiyor"</strong></h3>

<p>Olimpiyat yolunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığını ve her şampiyonayı büyük bir sınav olarak gördüğünü vurgulayan Defne Kurt, çalışma felsefesini şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bir gün antrenman yapmazsanız iki gün geriye gidebiliyorsunuz. Şu an 'en büyük hedefim olimpiyatlar' diyebilirim. O yüzden gelecek yıl düzenlenecek dünya şampiyonasını da olimpiyatlara hazırlık gibi geçireceğim. Olimpiyatlarda da elimden geldiğince yarışıp çıktığım bütün kategorileri altın madalyayla tamamlamak istiyorum. İkinci veya üçüncü olmak beni mutlu etmiyor. Kendi derecemden kötü yüzmek de beni mutlu etmiyor. Bu yüzden elimden geldiğince çok çalışıp en iyi Defne'yi havuzda göstereceğim. Amacım burada her zaman kendinle savaşmak ve yarışmak. Rakiplerinize bakmayın, kendinizle yarıştığınız sürece o sonuç sizi mutlu edecektir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Antrenör Oyeniyi: "Antrenman sonrası ağlayışları bir tek biz biliyoruz"</strong></h3>

<p>Geçirdiği ağır trafik kazasının ardından sergilediği azimle podyuma dönen şampiyon sporcunun perde arkasındaki mücadelesini anlatan antrenörü Nuriye Renin Gemicioğlu Oyeniyi, başarıya giden sancılı süreci anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Çekmiş olduğu ağrılar ve problemler, her antrenmana çıktıktan sonraki ağlayışları, yarıştan sonraki ayak uyuşmalarını bir tek ben ve Defne biliyor. Dışarıdan çok kolay görünüyor ama kolay değil. Geçen yıl Singapur'da bu hedefi karşılamıştık, bu yıl da aynı hedefi tutturması ve 5 altın madalya alması çok büyük başarı. 5 yarışa arka arkaya girmek, seçmelerle birlikte toplamda 10 defa yüzmek demek. Bundan kaynaklı kendisine fizyoterapist eşliğinde sabaha kadar masaj yapıyoruz, onu dinlendirmeye çalışıyoruz. Mental ve fiziksel her türlü yoruluyor ama karar Defne'nin kararı. Kaç yarışa girmek isterse sonuna kadar arkasındayım."</i></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-sampiyonu-defne-kurt-gozunu-2028-los-angelesa-dikti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/defne-kurt-1.jpg" type="image/jpeg" length="94345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da yeni nesil suç örgütlerine yönelik operasyon: 7 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanliurfada-yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-7-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanliurfada-yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-7-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da tefecilik ve suç örgütü soruşturması kapsamında 7 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 1,5 milyar lira para hareketliliği bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şanlıurfa</strong>'da jandarma ekipleri, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve tefecilik faaliyetlerine yönelik operasyon gerçekleştirdi. Çalışmada, “Yeni Nesil Suç Örgütleri”ne finansman sağladığı değerlendirilen 7 <strong>şüpheli</strong> gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığının yürüttüğü çalışmalar sonucunda gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Şüphelilerin hesaplarında 1,5 milyar liralık hareketlilik</strong></h2>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında yakalanan 7 şüphelinin hesapları mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin hesaplarında toplam 1,5 milyar liralık para hareketliliği bulunduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüphelilerin, “Yeni Nesil Suç Örgütleri” olarak nitelendirilen yapılara finansman sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı.</p>

<h3><strong>Yüksek faizle borç verdikleri öne sürüldü</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında <strong>şüpheli</strong>lerin vatandaşlara yüksek faiz karşılığında para verdikleri ortaya konuldu. Şüphelilerin, borç olarak verdikleri yüksek faizli paralar karşılığında vatandaşlardan çek ve senet aldıkları bildirildi.</p>

<p>Bu yöntemle vatandaşların baskı altında tutulduğu değerlendirilirken, yürütülen çalışma tefecilik faaliyetlerine odaklandı.</p>

<h3><strong>Jandarmadan suç örgütleriyle mücadele mesajı</strong></h3>

<p>Yetkililer, organize suç örgütleri ve çetelere karşı yürütülen mücadelenin, vatandaşları mağdur eden tefecilik faaliyetlerine karşı da aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Güvenlik güçlerinin koordineli çalışmaları sayesinde şehirlerin huzurunu bozan yapılara fırsat verilmeyeceği vurgulandı.</p>

<p>Operasyona katkı sağlayan <strong>Jandarma Genel Komutanlığı </strong>Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, <strong>Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı </strong>ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ile çalışmalarda emeği bulunanlara teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığımız tarafından düzenlenen operasyonda, “Yeni Nesil Suç Örgütleri”ne finansman sağladığı tespit edilen ve hesaplarında 1,5 milyar TL para hareketliliği bulunan 7 şüpheli yakalandı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla… <a href="https://t.co/4PezZBmTTl" rel="nofollow">pic.twitter.com/4PezZBmTTl</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2099769782769746251?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanliurfada-yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-7-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sanliurfada-yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon.png" type="image/jpeg" length="47087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Benim Senaryom 7" senaryo yarışmasının kazananları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/benim-senaryom-7-senaryo-yarismasinin-kazananlari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/benim-senaryom-7-senaryo-yarismasinin-kazananlari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SETEM) tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla hayata geçirilen "Benim Eserim 7" Senaryo Yarışması sonuçlandı. Genç nesillerde telif hakları bilincini güçlendirmek ve fikri emeğin korunmasını teşvik etmek amacıyla düzenlenen organizasyonda, 166 başvuru arasından Aykut Topçu’nun kaleme aldığı "Hak Unutulmaz" adlı eser birincilik ödülüne layık görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fikri mülkiyet haklarının korunmasını ve sinema sektörüne yeni yeteneklerin kazandırılmasını amaçlayan "Benim Eserim" projesi, 2019 yılından bu yana sürdürdüğü misyonunu 7. yılında da devam ettirdi. Türkiye genelinden yoğun ilgi gören yarışmaya bu yıl toplam 166 özgün senaryo başvurusu yapıldı.</p>

<p>Yarışmanın değerlendirme sürecini sinema ve akademi dünyasının deneyimli isimlerinden oluşan jüri heyeti yürüttü. Yönetmen ve senarist Feza Sınar’ın başkanlığını üstlendiği jüride; yönetmen Mehmet Güleryüz ile akademisyen ve yönetmen Hakan Salih Dikmen yer aldı. Yapılan titiz inceleme ve sanatsal değerlendirmelerin ardından dereceye giren senaryolar belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aykut Topçu’nun "Hak Unutulmaz" senaryosuyla zirvede yer aldığı yarışmada; Arzu Candan Sürmen "Doğmayan Çocuk" başlıklı eseriyle ikincilik, Birol Engeler ise "Olur mu?" senaryosuyla üçüncülük ödülünü elde etti.</p>

<p>Yarışmada başarıya ulaşan ilk üç senaryo yalnızca kağıt üzerinde kalmayacak; SETEM bünyesinde görev alacak profesyonel prodüksiyon ekipleri tarafından kısa film formatında beyaz perdeye aktarılarak izleyiciyle buluşturulacak. Üniversite amfilerinde verilen seminerlerle gençlerle buluşmayı sürdüren "Benim Eserim" projesi, önümüzdeki dönemde de atölye çalışmaları, festivaller ve sektörel networking etkinlikleriyle yeni sinemacılara rehberlik etmeyi sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/benim-senaryom-7-senaryo-yarismasinin-kazananlari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/senaryo1.jpg" type="image/jpeg" length="34176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynep Sönmez Guadalajara Open'da ikinci turda ABD'li rakibiyle karşılaşacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zeynep-sonmez-guadalajara-openda-ikinci-turda-abdli-rakibiyle-karsilasacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zeynep-sonmez-guadalajara-openda-ikinci-turda-abdli-rakibiyle-karsilasacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Guadalajara Open'ın ilk turunda Belaruslu Iryna Shymanovich'i 2-0 yenerek turnuvada ikinci tura çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Zeynep Sönmez</strong>,<strong> Guadalajara Open</strong>'daki mücadelesine galibiyetle başladı. Milli tenisçi, ilk tur karşılaşmasında Belaruslu Iryna Shymanovich'i iki sette mağlup ederek adını ikinci tura yazdırdı.</p>

<h2><strong>Zeynep Sönmez ilk turu iki sette geçti</strong></h2>

<p>Guadalajara Open'ın ilk turunda korta çıkan Zeynep Sönmez, Iryna Shymanovich ile karşı karşıya geldi. 59 dakika süren mücadelede iki sette de rakibine 6-1 üstünlük kuran Sönmez, karşılaşmayı 2-0 kazandı.</p>

<p>Milli tenisçi, maç boyunca elde ettiği set sonuçlarıyla ilk tur karşılaşmasını kayıp yaşamadan tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Zeynep Sönmez'in ikinci turdaki rakibi belli oldu</strong></h3>

<p>İlk turdaki 2-0'lık galibiyetin ardından Zeynep Sönmez, Guadalajara Open'da ikinci turda mücadele etme hakkı kazandı.</p>

<p>Sönmez'in ikinci turdaki rakibi ise turnuvanın iki numaralı seribaşı ABD'li Iva Jovic olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zeynep-sonmez-guadalajara-openda-ikinci-turda-abdli-rakibiyle-karsilasacak</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/zeynep-sonmez-guadalajara-openda-ikinci-turda-abdli-rakibiyle-karsilasacak.png" type="image/jpeg" length="29974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pentagon: İran savaşında ABD çok sayıda hava aracını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pentagon-iran-savasinda-abd-cok-sayida-hava-aracini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pentagon-iran-savasinda-abd-cok-sayida-hava-aracini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pentagon raporuna göre İran savaşında ABD çok sayıda hava aracını kaybetti. Raporda savaşın maliyetinin temmuz itibarıyla 33,4 milyar dolara ulaştığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon</strong>) denetçisi, "Destansı Öfke Operasyonu (Operation Epic Fury)" olarak adlandırılan İran savaşına ilişkin kapsamlı bir rapor hazırladı. NBC News tarafından aktarılan raporda, savaş sürecinin ABD'nin mühimmat ihtiyacını artırdığı ve tedarik zincirlerinde "darboğaz" meydana getirdiği ifade edildi.</p>

<p>Pentagon, söz konusu sorunların etkisini azaltmak amacıyla tedarik mekanizmalarının hızlandırılması ve kritik malzemeler için stokların güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.</p>

<h2><strong>Savaşın faturası 33,4 milyar dolara çıktı</strong></h2>

<p>Raporda yer alan değerlendirmeye göre savaşın ABD açısından toplam maliyeti temmuz itibarıyla 33,4 milyar dolara ulaştı. Hesaplamaya göre bu miktarın 22,3 milyar dolarlık kısmı kullanılan mühimmatın maliyetinden kaynaklandı.</p>

<p>Ekipman kayıpları için 3,7 milyar dolar harcandığı belirtilirken, diğer giderlerin toplamı 7,4 milyar dolar olarak hesaplandı. Ancak bu maliyet tablosuna altyapının yeniden onarılması için yapılacak harcamaların dahil edilmediği belirtildi.</p>

<p>Böylece <strong>Pentagon</strong> denetçisinin hesabı, savaşın <strong>ABD bütçesi </strong>üzerindeki yükünün yalnızca askeri mühimmat ve ekipmanla sınırlı olmadığını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Dört ülkede diplomatik tesisler zarar gördü</strong></h3>

<p>Raporda <strong>ABD Dışişleri Bakanlığı</strong>nın da savaşın etkileri nedeniyle Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 208 milyon dolardan fazla zararla karşılaştığı bilgisi yer aldı.</p>

<p>Bu zararın büyük bölümünün diplomatik tesislerdeki hasardan kaynaklandığı aktarıldı. Buna göre 184 milyon dolarlık kayıp, "diplomatik tesislerde" meydana gelen zararlarla ilişkilendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnşaat projelerinde yaşanan gecikmelerin mali karşılığının ise 25 milyon doları bulduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>İran saldırıları ABD'nin askeri varlıklarını etkiledi</strong></h3>

<p>Pentagon raporunda savaşın askeri boyutuna ilişkin önemli bir bulgu da paylaşıldı.<strong> İran</strong>'ın Bahreyn'de bulunan <strong>ABD Donanması</strong>na ait ana lojistik üssüne <strong>insansız hava araçları (İHA) </strong>ve balistik füzelerle saldırı düzenlediği, bu saldırıya ilişkin bunun ilk resmi teyitlerden biri olduğu bildirildi.</p>

<p>Çatışmalar sırasında 30'dan fazla büyük İHA'nın imha edildiği bilgisine yer verildi. ABD'nin hava unsurlarında da önemli kayıplar yaşandığı belirtildi.</p>

<p>Rapora göre dört F-15E, bir F-35A ve bir A-10 Warthog savaş uçağı ya ağır hasar gördü ya da tamamen kaybedildi. Bunun yanı sıra 12 KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı ile 9 hava aracının da imha edildiği bilgisi raporda yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pentagon-iran-savasinda-abd-cok-sayida-hava-aracini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pentagon-raporuna-gore-abd-iran-savasi-nedeniyle-muhimmat-sikintisi-yasadi.png" type="image/jpeg" length="15717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da  ibre Thomas Reis’e döndü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-ibre-thomas-reise-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-ibre-thomas-reise-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknik direktör arayışlarını sürdüren Trabzonspor, Ludogorets’i çalıştıran Thomas Reis için resmi teklifini iletti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Trabzonspor’da teknik direktör arayışında yeni bir gelişme yaşandı. Bordo-mavililerin gündemindeki Stefano Pioli’nin ekonomik taleplerinin yüksek olması nedeniyle yönetim, alternatif adaylarla da eş zamanlı olarak görüşmelere başladı.</p>

<p dir="ltr">Pioli konusunda şartların oluşmaması ihtimalini göz önünde bulunduran Trabzonspor’da ibrenin yeniden Thomas Reis’e döndüğü öğrenildi.</p>

<p dir="ltr">Bordo-mavili yönetimin, Pioli ile yapılan görüşmelerin yanı sıra alternatif teknik direktör adaylarıyla da temaslarını sürdürdüğü ve Thomas Reis isminin bu süreçte öne çıktığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Trabzonspor’un kısa süre içerisinde teknik direktör konusundaki kararını netleştirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-ibre-thomas-reise-dondu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/10/thomas-reis.jpg" type="image/jpeg" length="91726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 4 tutuklama kararı daha]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-4-tutuklama-karari-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-4-tutuklama-karari-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada düzenlenen 6. dalga operasyonda gözaltına alınan 11 şüpheliden 5'inin işlemleri tamamlandı. Hakimliğe sevk edilen 5 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmadaki tutuklu sayısı 36'ya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi <strong>Gülistan Doku</strong> ile ilgili soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen 6. dalga operasyonda 7 ilde eş zamanlı çalışmalar yürütülürken, 11 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Delillerin karartıldığı ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle gerçekleştirilen operasyonda, aralarında görevdeki ve emekli emniyet mensuplarının da bulunduğu şüpheliler hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri yapıldı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı</strong></h2>

<p dir="ltr">Operasyon kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden 5'inin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Erzurum Adliyesi'ne sevk edildi.</p>

<p dir="ltr">Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 4'ü tutuklama, 1'i ise adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>4 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p dir="ltr">Hakimlikte yapılan değerlendirme sonucunda 4 şüphelinin tutuklanmasına karar verildi. Diğer şüpheli ise <strong>adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</strong></p>

<p dir="ltr">Böylece soruşturma kapsamında tutuklu bulunanların sayısı <strong>36'ya yükseldi.</strong></p>

<p dir="ltr">Operasyonda gözaltına alınan diğer 6 şüphelinin işlemlerinin ise sürdüğü öğrenildi.</p>

<p dir="ltr">Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de Tunceli'de kaybolmasının ardından yürütülen soruşturma, Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca devam ettiriliyor. Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri genişletilirken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalar sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-4-tutuklama-karari-daha</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1fb928c8-f18c-4810-9dcf-42635b08b1bbjpg.webp" type="image/jpeg" length="66778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu’nun 15 Temmuz darbecisi Semih Terzi'ye dair hazırladığı rapor ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglunun-15-temmuz-darbecisi-semih-terziye-dair-hazirladigi-rapor-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglunun-15-temmuz-darbecisi-semih-terziye-dair-hazirladigi-rapor-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ergenekon kumpası sürecinde Silivri Cezaevi’nde şüpheli biçimde hayatını kaybeden eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun, 15 Temmuz darbe girişiminde Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir tarafından etkisiz hale getirilen darbeci tuğgeneral Semih Terzi hakkında henüz 1991 yılında teğmenken rapor hazırladığı ve "TSK’da barındırılmayıp derhal ihraç edilmeli" uyarısında bulunduğu belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri Cezaevi'nde ilk duruşmasına günler kala yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu dosyasındaki şüpheli ölüm iddialarına yönelik yürütülen adli incelemeler, geçmişteki kritik askeri ve istihbari kayıtları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<h3><strong>1991’de Eğirdir’deki atama şüpheli bulundu.</strong></h3>

<p>Ortaya çıkan bilgilere göre olay zinciri, Kozinoğlu’nun Özel Kuvvetler bünyesinde görev yaptığı döneme dayanıyor. 1991 yılında bordo bereli iki üsteğmen, yeni mezun teğmenler arasından Özel Kuvvetler Komutanlığı'na dahil edilmek üzere iki aday seçmek amacıyla Isparta Eğirdir Dağ Komando Okulu’na gönderildi. Bu subaylardan biri Kaşif Kozinoğlu’ydu.</p>

<p>Görevlerini tamamlayıp Ankara'ya dönen iki üsteğmen, kendi seçip önerdikleri teğmenler yerine birliğe bambaşka iki ismin atandığını fark etti.</p>

<p>Kozinoğlu ve silah arkadaşları, yapılan bu şüpheli isim değişikliğinin arka planını aydınlatmak için kapsamlı bir araştırma başlattı.</p>

<h3><strong>"Bağlantıları nedeniyle TSK'dan derhal ihraç edilmeli"</strong></h3>

<p>Yapılan güvenlik ve istihbarat incelemesi sonucunda, birliğe zorla dahil edilen teğmenlerden birinin örgütle (FETÖ) irtibatlı ve iltisaklı olduğu somut verilerle saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaşif Kozinoğlu, tespit ettiği bulguları resmi bir rapor haline getirerek Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesine iletti. Raporda söz konusu teğmen hakkında, <strong>"Bağlantıları nedeniyle TSK’da barındırılmayıp derhal ihraç edilmeli"</strong> şeklinde kesin ve net bir şerh düşüldü. Hazırlanan raporda işaret edilen ve o tarihte ihraç edilmeyip yıllar içinde tuğgeneralliğe kadar yükselen ismin, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Karargahı’nı ele geçirmeye çalışan darbeci Tuğgeneral Semih Terzi olduğu ortaya çıktı.</p>

<p>Kozinoğlu’nun 2011’deki ölümünün perde arkasını soruşturan adli makamların, bu tarihi raporu ve döneme ait diğer askeri yazışmaları da soruşturma evrakı arasına eklediği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Hürriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglunun-15-temmuz-darbecisi-semih-terziye-dair-hazirladigi-rapor-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fotoramio.jpg" type="image/jpeg" length="31695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna'ya gece saldırısı: 200 SİHA'nın 187'si etkisiz hale getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukraynaya-gece-saldirisi-200-sihanin-187si-etkisiz-hale-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukraynaya-gece-saldirisi-200-sihanin-187si-etkisiz-hale-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik gece saldırılarında 200 SİHA kullanıldı. Ukrayna hava savunması 187 SİHA'yı etkisiz hale getirirken Kiev'de akaryakıt istasyonları ve bir depo hedef alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>'nın gece saatlerinde <strong>Ukrayna</strong>'nın çeşitli bölgelerine yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiği bildirildi. Ukrayna Ordusu <strong>Hava Kuvvetleri Komutanlığı</strong> tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırılarda çok sayıda silahlı insansız hava aracının (SİHA) kullanıldığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>200 SİHA ile saldırı düzenlendi</strong></h2>

<p>Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığının açıklamasında, Rus ordusunun gece boyunca ülkeye SİHA'larla saldırılar gerçekleştirdiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırılarda toplam <strong>200 SİHA</strong> kullanıldığı bilgisi paylaşılırken, Ukrayna hava savunma kuvvetlerinin müdahalesi sonucu 187 SİHA'nın etkisiz hale getirildiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kiev de saldırıların hedefi oldu</strong></h3>

<p>Ukrayna'nın başkenti <strong>Kiev</strong>'de de gece boyunca hava saldırıları yaşandı. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kente yönelik saldırıları duyurdu.</p>

<p>Kliçko, saldırılar sırasında başkentin farklı bölgelerindeki bazı noktaların hedef alındığını belirtti.</p>

<h3><strong>Akaryakıt istasyonları ve depo hedef alındı</strong></h3>

<p>Kiev Belediye Başkanı Kliçko'nun açıklamasına göre saldırılarda kentin farklı bölgelerinde bulunan <strong>akaryakıt istasyonları</strong> hedef oldu. Bunun yanı sıra bir <strong>depo altyapısının</strong> da saldırıların hedefleri arasında yer aldığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukraynaya-gece-saldirisi-200-sihanin-187si-etkisiz-hale-getirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ukrayna-rus-ordusu-bu-gece-200-siha-ile-hava-saldirilari-duzenledi.png" type="image/jpeg" length="41883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Çelik'ten “Ailem Güvende” operasyonlarına tepki: "Cadı avı başladı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celikten-ailem-guvende-operasyonlarina-tepki-cadi-avi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celikten-ailem-guvende-operasyonlarina-tepki-cadi-avi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 12 Eylül'de Türkiye genelinde düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonlarına tepki gösterdi. Çelik, gözaltılar üzerinden yürütülen uygulamaların insanları yaşam tarzları, sosyal medya paylaşımları ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle hedef haline getirdiğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">YENİ Parti İstanbul İl Başkanı <strong>Özgür Çelik</strong>, 12 Eylül'de LGBTİ+’lara yönelik Türkiye genelinde düzenlenen “<strong>Ailem Güvende</strong>” operasyonlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p dir="ltr">Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda operasyon kapsamında gözaltına alınan kişilerin yaşam tarzları, sosyal medya paylaşımları ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle hedef haline getirildiğini savundu.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“12 Eylül'ün yıldönümünde adeta bir cadı avı başladı”</strong></h2>

<p dir="ltr">Operasyonlara tepki gösteren Çelik, gözaltına alınan kişilerin çeşitli gerekçelerle hedef gösterildiğini öne sürdü.</p>

<p dir="ltr">Çelik açıklamasında, “12 Eylül'ün yıldönümünde adeta bir cadı avı başladı” ifadelerini kullanarak, bazı kişilerin sivil toplum faaliyetleri, bazılarının ise özel yaşamları üzerinden hedef alındığını belirtti.</p>

<p dir="ltr">Çelik, operasyonlara ilişkin görüntülerin günlerdir medyada servis edildiğini ve bunun bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü iddia etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Yaşam tarzları nedeniyle şeytanlaştırılıyorlar”</strong></h3>

<p dir="ltr">İnsanların sosyal medya paylaşımları, düşünceleri veya yaşam tarzları nedeniyle hedef haline getirildiğini savunan Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>“12 Eylül’ün yıldönümünde adeta bir cadı avı başladı. Kimileri yıllardır faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından insanlar kimileri ise özel yaşamları hedef alınarak, bazısı sırf gece dışarıda eğlenmeye çıktığı için bir operasyonla gözaltına alındı. Üç gündür medyaya servis edilen görüntülerle bir algı operasyonu sürdürülüyor, ortada bir suç varmış gibi gösteriliyor. İnsanlar yaptıkları sosyal medya paylaşımları, düşünceleri ya da salt varoluşları, yaşam tarzları nedeniyle şeytanlaştırılıyor, toplumun gerçek sorunlarını görünmez kılmak için hedef haline getirilip gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.”</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>“Anayasal ve demokratik haklar suç olarak gösteriliyor”</strong></h3>

<p dir="ltr">Dernekleşme, örgütlenme ve sendikalaşmanın anayasal ve demokratik haklar olduğunu vurgulayan Çelik, bu alanların suç gibi gösterildiğini ileri sürdü.</p>

<p dir="ltr">Çelik, ülkedeki baskı ortamının toplumun farklı kesimlerinde kaygı ve karamsarlığı artırdığını belirterek özellikle gençlerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini savundu.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Açlık, yoksulluk ve işsizlikle boğuşan ailelerimizin ihtiyaçlarıyla ilgili adım atmıyorlar”</strong></h3>

<p dir="ltr">Ekonomik sorunlara da değinen Çelik, açıklamasında açlık, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik ve güvensizlik gibi sorunlara dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr">Çelik, belli bir grubun ahlak anlayışının kanun gibi topluma dayatıldığını ve hukukun bu süreçte araçsallaştırıldığını öne sürdü.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>“Yapay kutuplaşmayı reddediyoruz”</strong></h3>

<p dir="ltr">Özgür Çelik, açıklamasının devamında kimliklerin suç sayıldığı bir siyaseti kabul etmediklerini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Çelik, “Biz bu yapay kutuplaşmayı ve kimlikleri suç sayan siyaseti reddediyoruz!” diyerek vatandaşlık hakları ve eşit yaşam talebi etrafında ortak mücadele çağrısında bulundu.</p>

<p dir="ltr">YENİ Parti'nin farklı kesimleri kapsayan bir siyaset anlayışını savunduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin ötekileştirme ve dışlama olmadan birlikte yaşama hedefiyle yeni bir sayfa açması gerektiğini ifade etti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">12 Eylül’ün yıldönümünde adeta bir cadı avı başladı. Kimileri yıllardır faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından insanlar kimileri ise özel yaşamları hedef alınarak, bazısı sırf gece dışarıda eğlenmeye çıktığı için bir operasyonla gözaltına alındı. Üç gündür medyaya servis…</p>
— Özgür Çelik (@ozgurcelik1919) <a href="https://x.com/ozgurcelik1919/status/2099740028184187041?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h3 dir="ltr"><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Türkiye genelinde 12 Eylül günü LGBTİ+’lara yönelik “Ailem Güvende” adı altında operasyonlar düzenlenmişti.</p>

<p>Operasyon kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, baskın ve gözaltı anlarına ilişkin görüntüler de kamuoyuna servis edilmişti.</p>

<p>Operasyonlarda LGBTİ+ aktivistleri, sivil toplum faaliyetleriyle bağlantılı kişiler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında işlem yapılan kişilerin de bulunduğu belirtilirken, uygulama kamuoyunda büyük tepki çekmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celikten-ailem-guvende-operasyonlarina-tepki-cadi-avi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aeef5792-017d-49bc-8be2-2b6319e09026jpg.webp" type="image/jpeg" length="81731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da sahte para operasyonu: 11 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sahte-para-operasyonu-11-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sahte-para-operasyonu-11-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da sahte para üretimine yönelik operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda 357 bin 400 lira ve 500 dolar sahte banknot ile sahte altınlar ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>’da parada sahtecilik ve paraya eşit değerde sahtecilik suçlarının önlenmesine yönelik çalışma kapsamında operasyon gerçekleştirildi. <strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> koordinasyonunda yürütülen çalışmada, <strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü </strong>Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri görev aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Şüpheliler takibe alındı</strong></h2>

<p>Ekipler, sahte para üretimi yaptığı belirlenen kişilerin yakalanmasına yönelik teknik ve fiziki takip gerçekleştirdi. Yapılan çalışmalar sonucunda zanlıların kimlikleri ve adresleri belirlendi.</p>

<p>Elde edilen bilgiler doğrultusunda harekete geçen ekipler, tespit edilen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda 11 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Aramalarda sahte banknotlar ele geçirildi</strong></h3>

<p><strong>Şüpheli</strong>lerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda sahte para üretimi ve dolaşımına ilişkin çeşitli materyallere ulaşıldı.</p>

<p>Aramalarda 357 bin 400 lira ve 500 dolar sahte banknot ele geçirildi. Bunun yanında 15 adet 100 dolar bandrolü ile 2 bin 636 bandrollü kağıt da bulundu.</p>

<h3><strong>Sahte altınlar da bulundu</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında yapılan aramalarda sahte olduğu belirlenen değerli eşyalara da el konuldu. Ekipler, 6 sahte altın bilezik, bir altın kolye ve tam altın ele geçirdi. Böylece operasyonda hem sahte banknotların hem de sahte altınların bulunduğu belirlendi.</p>

<h3><strong>11 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında yakalanan 11 şüpheli, işlemlerinin tamamlanması için <strong>emniyet</strong>e götürüldü. Çalışmanın, parada sahtecilik ve paraya eşit değerde sahtecilik suçlarının önlenmesi ve bu faaliyetlerde bulunduğu belirlenen kişilerin yakalanmasına yönelik yürütüldüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sahte-para-operasyonu-11-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbulda-sahte-para-operasyonunda-11-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="16825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orman yangını riskine karşı OGM'den uyarı: “Ateşin şakası yok”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/orman-yangini-riskine-karsi-ogmden-uyari-atesin-sakasi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/orman-yangini-riskine-karsi-ogmden-uyari-atesin-sakasi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orman Genel Müdürlüğü (OGM), hava sıcaklıkları ve meteorolojik koşulların orman yangını açısından riskli seyretmeye devam ettiğini belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Orman yangını </strong>riskine ilişkin yeni bir uyarı <strong>Orman Genel Müdürlüğünden</strong> geldi. OGM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, mevcut hava sıcaklıkları ve meteorolojik koşulların orman yangını açısından risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Orman yangını riski devam ediyor</strong></h2>

<p>Orman Genel Müdürlüğünün paylaşımında, hava sıcaklıkları ile meteorolojik koşulların orman yangını açısından riskli seviyede seyrettiğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurum, yangın riskine karşı yaptığı uyarıda, ateşin ormanlık alanlarda oluşturabileceği tehlikeye vurgu yaptı.</p>

<h3><strong>OGM'den “ateşle oyun olmaz” uyarısı</strong></h3>

<p>OGM'nin sosyal medya hesabından yayımlanan mesajda, şunlar kaydedildi:</p>

<p>“Ateşle oyun olmaz. Hava sıcaklıkları ve meteorolojik koşullar, orman yangını açısından riskli seyretmeye devam ediyor. Unutma! Ateşin şakası, yangının geri dönüşü yok.”</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🔥 Ateşle oyun olmaz.<br />
<br />
Hava sıcaklıkları ve meteorolojik koşullar, orman yangını açısından riskli seyretmeye devam ediyor.<br />
<br />
Unutma! Ateşin şakası, yangının geri dönüşü yok.<a href="https://x.com/hashtag/SebepOlma?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SebepOlma</a> <a href="https://t.co/KYwGCSOUsI" rel="nofollow">pic.twitter.com/KYwGCSOUsI</a></p>
— Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) <a href="https://x.com/OGMgovtr/status/2099742290029740086?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Paylaşımda, orman yangını riskinin devam ettiği belirtilerek ateş konusunda dikkatli olunması gerektiği mesajı verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/orman-yangini-riskine-karsi-ogmden-uyari-atesin-sakasi-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/orman-yangini-riskine-karsi-ogmden-uyari.png" type="image/jpeg" length="19180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silivri'de batan 'Tuğberk İmamoğlu' gemisinin kaptanının cansız bedeni bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/silivride-batan-tugberk-imamoglu-gemisinin-kaptaninin-cansiz-bedeni-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/silivride-batan-tugberk-imamoglu-gemisinin-kaptaninin-cansiz-bedeni-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri açıklarında "Alsu" isimli gemiyle çarpışmasının ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin kayıp 10 kişilik mürettebatına yönelik arama çalışmaları sürerken, geminin enkazının yaklaşık 3 deniz mili güneyinde bir erkek cesedi bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin geminin kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında 2 Eylül'de "Alsu" isimli ticari gemiyle çarpıştıktan sonra batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin kayıp mürettebatına yönelik arama çalışmaları sürüyor. Çalışmalar devam ederken geminin enkazının yaklaşık 3 deniz mili güneyinde bir erkek cesedi bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin, geminin kaptanı <strong>Yaşar Kayhan'a</strong> ait olduğu belirlendi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Silivri açıklarında cansız beden bulundu</strong></h2>

<p dir="ltr">2 Eylül'de meydana gelen deniz kazasının ardından bölgede Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri tarafından havadan ve denizden arama-kurtarma çalışmaları yürütülüyor.</p>

<p dir="ltr">Arama faaliyetleri sırasında 14 Eylül saat 13.15 sıralarında Silivri açıklarından bir erkek cesedi bulunduğu ihbarı geldi. İhbar üzerine bölgeye giden Sahil Güvenlik ekipleri, denizde bulunan cansız bedeni çıkararak Silivri Limanı'na getirdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ceset enkazın yaklaşık 3 deniz mili güneyinde bulundu</strong></h3>

<p dir="ltr">Bulunan cesedin, 2 Eylül'deki kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin enkazına yakın bir bölgede bulunması dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr">Cesedin, geminin battığı noktanın yaklaşık 3 deniz mili güneyinde bulunduğu öğrenildi.</p>

<p dir="ltr">İlk incelemelerde cesedin uzun süre suda kalmasına bağlı olarak tahriş ve bozulma meydana geldiği belirlendi. Bu nedenle olayın ilk aşamasında kimlik tespiti yapılamadı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ceset Adli Tıp Kurumu'na gönderildi</strong></h3>

<p dir="ltr">Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, bulunan cansız erkek bedeninin kazada kaybolan mürettebattan birine ait olup olmadığının belirlenmesi, kimlik tespitinin yapılması ve kesin ölüm nedeninin ortaya çıkarılması amacıyla Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Yapılan incelemelerin ardından cesedin, kazanın ardından kaybolan mürettebattan biri olan <strong>'Tuğberk İmamoğlu' gemisinin kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu</strong> tespit edildi.</p>

<p>Konu ile ilgili Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan dün yapılan açıklamada, "2 Eylül 2026 tarihinde Marmara Denizi'nde ticari faaliyette bulunan M/T Alsu ile Tugberk İmamoğlu isimli gemilerin çarpışması ve 10 kişilik mürettebatı bulunan Tugberk İmamoğlu isimli geminin batmasıyla sonuçlanan olaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında yürütülen arama ve kurtarma faaliyetleri sırasında, çatma bölgesine yaklaşık 5 km mesafede bir cansız erkek bedenine ulaşılmıştır. Cansız bedenin kazada kaybolan mürettebattan birine ait olup olmadığının belirlenmesi, kimlik tespitinin yapılması ve kesin ölüm sebebinin tespit edilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanmıştır. Yürütülen soruşturma kapsamında maddi gerçeğin her yönüyle açığa çıkarılması amacıyla gerekli tüm işlemler titizlikle sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>10 kişilik mürettebat için arama çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p dir="ltr">"Tuğberk İmamoğlu" gemisinin batmasının ardından gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşmak amacıyla bölgede kapsamlı arama-kurtarma çalışmaları başlatılmıştı.</p>

<p dir="ltr">Ekipler, havadan ve denizden yürütülen çalışmalar kapsamında geminin battığı bölgede arama faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ne olmuştu</strong></h3>

<p dir="ltr">2 Eylül'de Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında, Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan "Alsu" isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemi çarpıştı.</p>

<p dir="ltr">Yaklaşık 18 mil açıkta meydana gelen kazanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" gemisi battı.</p>

<p dir="ltr">Kazanın ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmalarında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait kurtarma gemisi TCG Akın da bölgeye sevk edildi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Enkazın yeri 4'üncü günde tespit edildi</strong></h3>

<p dir="ltr">Kazanın 4'üncü gününde TCG Akın'ın gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) desteğiyle "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin enkazının yeri tespit edildi.</p>

<p dir="ltr">Yaklaşık 1.100 metre derinlikte bulunan enkazın bulunduğu bölgede dalış ve tarama faaliyetleri yoğunlaştırıldı.</p>

<p dir="ltr">Silivri'deki gemi kazasına ilişkin soruşturma ve kayıp mürettebata yönelik arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/silivride-batan-tugberk-imamoglu-gemisinin-kaptaninin-cansiz-bedeni-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6a9909d44c16b-1788414420.jpg" type="image/jpeg" length="33563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="46990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="53598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="92075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="76317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="83099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="17191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="77752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="28939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="60362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="82413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="70334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="13634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="90439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="49599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="20887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="73189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="52935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="62762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="10834"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
