<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2026 12:25:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'ndan derneklere destek: 400 kuruluşa 350 milyon lira sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligindan-derneklere-destek-400-kurulusa-350-milyon-lira-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligindan-derneklere-destek-400-kurulusa-350-milyon-lira-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 10 Şubat-20 Eylül 2026 döneminde 400 derneğe 350 milyon lira proje desteği sağlandığını açıkladı. Aynı dönemde 3 bin 705 yeni dernek faaliyete başladı, 7 bin 613 dernek denetlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı <strong>Mustafa</strong> <strong>Çiftçi</strong>, sivil toplum kuruluşlarının kurumsal yapılarının güçlendirilmesi ve kamu ile sivil toplum arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil toplumun kurumsal kapasitesinin artırılmasının yanı sıra kamu kurumlarıyla sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişim ve işbirliğinin geliştirilmesine önem verdiklerini belirtti.</p>

<h2><strong>400 derneğe 350 milyon liralık proje desteği verildi</strong></h2>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü </strong>tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, 10 Şubat-20 Eylül 2026 tarihleri arasında 400 derneğe toplam 350 milyon lira proje desteği sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftçi, aynı dönemde 3 bin 705 yeni derneğin çalışmalarına başladığını ve 7 bin 613 derneğin denetimden geçirildiğini aktardı.</p>

<p>Destek verilen projelerin farklı alanlara yayıldığını belirten Çiftçi, aile kurumunun güçlendirilmesi, uyuşturucuyla mücadele, engellilere yönelik çalışmalar ile tarihi ve kültürel değerlerin korunmasının öne çıkan başlıklar arasında bulunduğunu kaydetti.</p>

<h3><strong>Huzur ve Kardeşlik Buluşmaları'nda 2 bin 400 kişi bir araya geldi</strong></h3>

<p>Sivil toplum kuruluşlarıyla doğrudan temasın artırılmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini ifade eden Çiftçi, şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlenen “<strong>Huzur ve Kardeşlik Buluşmaları</strong>” hakkında da bilgi verdi.</p>

<p>Çiftçi, 14 ilde gerçekleştirilen programlarda toplam 2 bin 400 kişinin bir araya getirildiğini söyledi.</p>

<p>Sivil Toplum İstişare Kurulunun toplantısının gerçekleştirildiğini hatırlatan Çiftçi, Gönüllülük Kanunu Taslağı üzerindeki çalışmaların sürdüğünü belirtti. <strong>Mobil E-Alındı Uygulaması</strong>'nın test aşamasına ulaştığını aktaran Çiftçi, Dernekler Bilgi Sistemi (<strong>DERBİS</strong>) üzerinden yeni yazılımların da kullanıma sunulduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>17 bin 972 kişiye sivil toplum eğitimi verildi</strong></h3>

<p>Sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitelerini geliştirmeye yönelik eğitim çalışmalarına da değinen Çiftçi, bu kapsamda 17 bin 972 kişiye eğitim verildiğini bildirdi.</p>

<p>Çiftçi, ayrıca 2 bin 64 sivil toplum kuruluşuna ziyaret gerçekleştirildiğini belirterek, çalışmalarda sahadaki temasların sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Çiftçi, “Milletimizin içi rahat olsun, toplumsal dayanışmamızı artırmak ve ülkemizin geleceği için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğinin sürdürüleceğini belirten Çiftçi, çalışmalarda görev alan sivil toplum temsilcileri ve çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<h3><strong>Öncelikli destek başlıkları arasında aile ve kadın hakları bulunuyor</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığının öncelikli olarak desteklediği proje alanlarına da değinen Çiftçi, aile kurumunun desteklenmesi ve güçlendirilmesi ile kadın haklarının korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesinin bu başlıklar arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p><strong>Sivil toplum kuruluşları</strong>nın kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesinin de öncelikli alanlardan biri olduğunu belirten Çiftçi, kamu ile sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve sivil toplumun karar alma mekanizmalarına etkin şekilde katılması amacıyla yürütülen projelerin de desteklendiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Uyuşturucuyla mücadele ve gönüllülük projeleri de destekleniyor</strong></h3>

<p>Çiftçi, insan haklarının korunması ve demokrasinin güçlendirilmesi, şehit yakınları ve gazilerin desteklenmesi, uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele ile gönüllülüğün teşvik edilmesine yönelik projelerin de öncelikli destek alanları arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Bakanlığın <strong>destek</strong> verdiği diğer başlıkların sosyal girişimciliğin geliştirilmesi, afet ve trafik bilincinin artırılması, toplumsal dayanışma ve kalkınmanın güçlendirilmesi ile istihdamın artırılması olduğunu kaydeden Çiftçi, engelliler ve sosyal risk altındaki gruplara yönelik çalışmaların da destek kapsamında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Eğitim, kültür, sağlık ve spor alanlarının geliştirilmesine yönelik projelerin yanı sıra tarihi ve kültürel değerlerin korunması, hayvan haklarının gözetilmesi, çevrenin ve doğal yaşamın korunmasına yönelik çalışmaların da öncelikli destek başlıkları arasında bulunduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanligindan-derneklere-destek-400-kurulusa-350-milyon-lira-saglandi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/icisleri-bakanliginca-sivil-toplum-kuruluslarina-350-milyon-lira-proje-destegi-saglandi.png" type="image/jpeg" length="58292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'tan Belaruslu genç yıldız Zakhar Drachev için transfer hamlesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktastan-belaruslu-genc-yildiz-zakhar-drachev-icin-transfer-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktastan-belaruslu-genc-yildiz-zakhar-drachev-icin-transfer-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş'ın, 18 yaşındaki Belaruslu orta saha oyuncusu Zakhar Drachev'i kadrosuna dahil ettiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Beşiktaş</strong>, son olarak Belarus ekibi FC Minsk'te görev yapan orta saha oyuncusu<strong> Zakhar Drachev</strong> ile kadrosunu güçlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belarus U19 Milli Takımı'nda da forma terleten oyuncu, altyapısından yetiştiği FC Minsk'ten geçtiğimiz ay olaylı bir şekilde ayrıldı.</p>

<p><strong>NTV Spor'un Belarus basınından derlediği habere göre</strong>, genç futbolcunun, FC Minsk'in temmuz ayında Dinamo Minsk ile oynadığı karşılaşmadan bir gün önce kulübe haber vermeden takımdan ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>FC Minsk tarafından geçtiğimiz ay yapılan resmi açıklamada ise Zakhar Drachev'in geçerli bir gerekçe sunmadan antrenman ve çalışmalara katılmadığı gerekçesiyle kadrodan uzaklaştırıldığı bildirildi.</p>

<h2><strong>Drachev'in FC Minsk U19 takımındaki performansı</strong></h2>

<p>11 Ağustos'tan bu yana herhangi bir kulüpte forma giymeyen genç oyuncu, FC Minsk A Takımı ile çıktığı 18 karşılaşmada gol veya asist üretemedi.</p>

<p>Drachev'in FC Minsk U19 takımındaki performansı ise 24 maçta 4 gol ve 3 asist olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV Spor</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktastan-belaruslu-genc-yildiz-zakhar-drachev-icin-transfer-hamlesi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/besiktastan-belaruslu-genc-yildiz-zakhar-drachev-icin-transfer-hamlesi.png" type="image/jpeg" length="52804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[35 ilde narkotik operasyonu: 172 kişi tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/35-ilde-narkotik-operasyonu-172-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/35-ilde-narkotik-operasyonu-172-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda 35 ilde uyuşturucu madde satıcıları ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik operasyonlar düzenlendi. Çalışmalarda 653 kilogram uyuşturucu, 410 bin 412 uyuşturucu hap ve 1 milyon 229 bin kök kenevir ile skunk ele geçirilerek imha edildi. Gözaltına alınan 264 şüpheliden 172'si tutuklandı, 92'si hakkında adli kontrol kararı uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı </strong>koordinasyonunda uyuşturucu madde satıcıları ile yasa dışı kenevir ekimine yönelik 35 ili kapsayan operasyonlar gerçekleştirildi. Çalışmalarda 653 kilogram uyuşturucu madde ve 410 bin 412 uyuşturucu hap ele geçirilirken, 1 milyon 229 bin kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Operasyonlara 11 bin 25 personel katıldı</strong></h2>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre operasyonlar, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile <strong>Cumhuriyet Başsavcılıkları</strong>nın koordinasyonunda yürütüldü.</p>

<p>Uyuşturucu madde satışı yapan şüpheliler ile yasa dışı kenevir ekimi gerçekleştiren kişilere yönelik çalışmalarda 2 bin 205 narkotik ve asayiş ekibi görev aldı. Operasyonlarda toplam 11 bin 25 personel sahada yer aldı.</p>

<h3><strong>653 kilogram uyuşturucu ve 410 bin 412 hap ele geçirildi</strong></h3>

<p>35 ilde gerçekleştirilen operasyonların sonucunda 653 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ekiplerin çalışmalarında ayrıca 410 bin 412 uyuşturucu hap bulundu.</p>

<p><strong>Operasyon</strong>lar kapsamında yasa dışı şekilde yetiştirilen 1 milyon 229 bin kök kenevir ve skunk bitkisi de imha edildi.</p>

<h3><strong>264 şüpheliden 172'si tutuklandı</strong></h3>

<p>Operasyonlarda gözaltına alınan 264 şüpheli adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 172'si çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanırken, 92 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<h3><strong>Uyuşturucu satışında sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları kullanıldı</strong></h3>

<p>Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin uyuşturucu madde ticaretini organize biçimde gerçekleştirdikleri belirlendi.</p>

<p><strong>Şüpheli</strong>lerin sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde satışı yaptıkları tespit edildi. Ayrıca yasa dışı kenevir ve skunk ekimi gerçekleştiren şüphelilerin, uyuşturucu üretimine kaynak sağladıkları belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/35-ilde-narkotik-operasyonu-172-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/35-ilde-duzenlenen-uyusturucu-operasyonlarinda-172-kisi-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="19846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamsi fiyatları ne kadar? İyi hamsi nasıl anlaşılır? Tezgâhta bunlara dikkat]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hamsi-fiyatlari-ne-kadar-iyi-hamsi-nasil-anlasilir-tezgahta-bunlara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hamsi-fiyatlari-ne-kadar-iyi-hamsi-nasil-anlasilir-tezgahta-bunlara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamsi, balık sezonunun başlamasıyla birlikte yeniden tezgâhlarda görülmeye başlarken fiyatı ve tazeliğinin nasıl anlaşılacağı da merak konusu oldu. İstanbul'da eylül ayının ikinci yarısında hamsinin kilogram fiyatı yaklaşık 200 TL seviyesinde görülürken, fiyatların şehir, balığın geldiği bölge, boy ve günlük av miktarına göre değişebildiği belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>2026-2027 balıkçılık sezonunun başlamasının ardından hamsi, palamut, istavrit ve sardalya yeniden tezgâhlardaki yerini aldı. Ancak sezonun ilk döneminde özellikle Karadeniz hamsisinin miktarı yakından takip ediliyor. Trabzon'daki balıkçılar, eylül sonu itibarıyla yerli Karadeniz hamsisinin henüz yeterince çıkmadığını ve piyasadaki ürünün bir bölümünün Marmara'dan geldiğini ifade etti.</span></p>

<p><img alt="Hamsi4" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi4.webp" width="1672" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>HAMSİ FİYATLARI NE KADAR?</span></h2>

<p><span>Hamsi fiyatları için Türkiye genelinde geçerli tek bir rakam bulunmuyor. Fiyatlar av miktarına, bölgeye, hamsinin büyüklüğüne ve perakende satış noktasına göre önemli ölçüde değişebiliyor.</span></p>

<p><img alt="Hamsi5" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi5.webp" width="1672" /></p>

<p><span>İstanbul'daki balık tezgâhlarında 20 Eylül civarında hamsinin kilogramı yaklaşık </span><strong><span>200 TL'den</span></strong><span> satışa sunuldu. Sezonun ilk günlerine ilişkin bazı haberlerde ise perakende fiyatın 250 TL seviyesine kadar çıktığı görüldü.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hamsi1" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi1.webp" width="1672" /></p>

<p><span>Hal fiyatları ise perakende satış rakamlarından daha düşük seviyelerde bulunuyor. Eylül başındaki İstanbul hal verilerinde hamsinin kilogram fiyatı 53-67 TL arasında kaydedilmişti. Ankara Toptancı Hali'nin 11 Eylül verilerinde ise hamsi için 66,67-83,33 TL/kg aralığı görülüyordu. Bu rakamların tüketicinin balıkçıda ödediği perakende fiyat değil, hal ve toptan satış göstergeleri olduğu unutulmamalı.</span></p>

<p><img alt="Hamsi3" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi3.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>HAMSİ NEDEN GÜNDEM OLDU?</span></h2>

<p><span>Hamsiye yönelik aramaların artmasında sezonun başlaması ve tezgâhlardaki fiyat hareketliliğinin yanı sıra Karadeniz'deki hamsi miktarına ilişkin açıklamalar da etkili oldu.</span></p>

<p><img alt="Hamsi2" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi2.webp" width="1672" /></p>

<p><span>Trabzon'da balıkçılar, 28 Eylül itibarıyla palamutun daha fazla olduğunu, hamsinin ise daha sınırlı kaldığını söyledi. Balıkçıların verdiği bilgilere göre mevcut hamsinin bir bölümü Marmara'dan gelirken yerli Karadeniz hamsisinin henüz beklenen seviyede olmadığı ifade edildi.</span></p>

<p><span>Sezon ilerledikçe deniz suyu sıcaklığının düşmesi ve hamsinin göç hareketinin hızlanmasıyla tezgâhlardaki miktarın değişmesi bekleniyor. Hamsinin özellikle kasım ve aralık aylarında daha yağlı hale gelmesi, bu dönemi lezzet açısından öne çıkarıyor.</span></p>

<p><img alt="Hamsi7" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi7.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>İYİ HAMSİ NASIL ANLAŞILIR?</span></h2>

<p><span>Hamsi satın alırken yalnızca fiyatına değil, balığın görünümüne, kokusuna ve dokusuna da bakmak gerekiyor. Taze hamsinin en belirgin özelliklerinden biri parlak ve canlı görünümüdür.</span></p>

<p><span>Taze hamsinin gözleri berrak ve parlak, gövdesi ise sıkı olmalı. Derisinin gümüş rengi canlılığını koruması ve balığın elle tutulduğunda kendisini bırakmaması tazelik açısından önemli işaretler arasında gösteriliyor.</span></p>

<p><img alt="Hamsi-1" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi-1.webp" width="1672" /></p>

<p><span>Balığın karnının dağılmamış olması da önemli. Karnı parçalanmış, aşırı yumuşamış veya dokunulduğunda şekli bozulan hamsiler tazeliğini kaybetmiş olabilir.</span></p>

<h2><span>TAZE HAMSİ NASIL SEÇİLİR?</span></h2>

<p><span>Balıkçı tezgâhında hamsi seçerken şu özelliklere dikkat edilebilir:</span></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong><span>Gözleri:</span></strong><span> Parlak, berrak ve dolgun görünmeli.</span></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong><span>Derisi:</span></strong><span> Canlı ve gümüş renkli olmalı.</span></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong><span>Eti:</span></strong><span> Sıkı ve elastik olmalı; hafif bastırıldığında eski şeklini almalı.</span></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong><span>Karnı:</span></strong><span> Açılmış, yırtılmış veya dağılmış olmamalı.</span></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong><span>Kokusu:</span></strong><span> Hafif deniz kokusu taşımalı; ağır ve keskin kokmamalı.</span></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong><span>Solungaçları:</span></strong><span> Canlı renkte olmalı.</span></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong><span>Genel görünümü:</span></strong><span> Hamsiler diri görünmeli, tezgâhta gevşek ve ezilmiş halde bulunmamalı.</span></p>
 </li>
</ul>

<p><span>Özellikle keskin, ekşi veya amonyağı andıran bir koku balığın tazeliğini kaybettiğine işaret edebilir.</span></p>

<p><img alt="Hamsi8" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi8.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>HAMSİ HANGİ AYDA DAHA LEZZETLİ?</span></h2>

<p><span>Eylül sonu ve ekim ayında hamsi sezonunun ilk ürünleri tezgâhlara gelirken balıklar genellikle daha küçük ve daha az yağlı olabiliyor.</span></p>

<p><span>Kasım ayıyla birlikte hamsinin yağ oranının artması ve daha dolgun hale gelmesi bekleniyor. Aralık ayı ise çoğu sezonda hamsinin en yağlı ve lezzetli olduğu dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. Ocak ayında da hamsi sofralarda öne çıkmaya devam ediyor.</span></p>

<p><span>Bu nedenle özellikle tava yapmak isteyenler için orta veya iri boy, diri ve yağlanmış hamsi tercih edilebilir. Buğulama ve hamsili pilav gibi tariflerde de daha iri balıkların temizlenmesi daha kolay oluyor.</span></p>

<p><img alt="Hamsi6" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi6.webp" width="1672" /></p>

<h2><span>HAMSİ ALIRKEN FİYATTAN ÖNCE TAZELİĞİNE BAKIN</span></h2>

<p><a href="https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-3-kilosu-100-tl-10-gundur-fiyatlar-dusuyor-1743942" rel="nofollow"><strong><span>Hamsi</span></strong></a><span> fiyatlarının sezon boyunca sabit kalması beklenmiyor. Av miktarı arttığında fiyatlar gerileyebilirken hava koşulları, denize çıkılamaması ve arzın azalması fiyatları yeniden yükseltebilir.</span></p>

<p><span>Eylül 2026'nın ikinci yarısında İstanbul'daki tezgâhlarda yaklaşık 200 TL/kg seviyesinde satılan hamsi için alışveriş yaparken güncel fiyat kadar balığın kaynağına ve tazeliğine de dikkat etmek gerekiyor. Parlak göz, canlı gümüş renk, sıkı et ve hafif deniz kokusu iyi hamsiyi ayırt etmek için en önemli göstergeler arasında bulunuyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hamsi-fiyatlari-ne-kadar-iyi-hamsi-nasil-anlasilir-tezgahta-bunlara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hamsi6.webp" type="image/jpeg" length="34916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20. yılında Sinopale "Karada akıl yürür, denizde sezgi" başlığıyla kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/20-yilinda-sinopale-karada-akil-yurur-denizde-sezgi-basligiyla-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/20-yilinda-sinopale-karada-akil-yurur-denizde-sezgi-basligiyla-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu’nun ilk bienali olma niteliğini taşıyan Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, 20. yılında 10. edisyonuyla sanatseverlerle buluştu. Deniz Kırkalı, Mariam Natroshvili, Marina Fokidis ve Melih Görgün küratörlüğünde "Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi" başlığıyla düzenlenen bienal, ana sergisini Eski Askeri Gazino Binası’nda açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu’nun ilk bienali olma niteliğini taşıyan Sinopale – Uluslararası Sinop Bienali, 20. yılında 10. edisyonuyla sanatseverlerle buluştu. "Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi" başlığıyla düzenlenen bienal, ana sergisini Eski Askeri Gazino Binası’nda ziyarete açtı. 26 Eylül Cumartesi günü gerçekleştirilen açılış programında küratör konuşmaları ve performanslar izleyicilerle buluştu.</p>

<p><img alt="Sinopale1" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sinopale1.jpg" width="1024" /><img alt="Adsız Tasarım (57)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-57.png" width="1280" /></p>

<p>Deniz Kırkalı, Mariam Natroshvili, Marina Fokidis ve Melih Görgün’ün eş-küratörlüğünde hayata geçirilen Sinopale 10; 12 ülkeden yaklaşık 25 sanatçının Sinop’ta yerel zanaatkârlar, topluluklar ve gönüllülerle imece usulü ürettikleri eserleri bir araya getiriyor.</p>

<h3><strong>İlhamını Sinoplu balıkçıların kadim bilgisinden alıyor</strong></h3>

<p>2 Eylül’de başlayan üretim sürecinin ardından 25 Eylül’de sergi aşamasına geçen bienal, başlığını Sinoplu bir balıkçının sözünden alıyor. Karadeniz’in güvenli limanlarından biri olan Sinop’ta yaklaşan bir fırtınanın işaretlerini denizin hareketlerinden ve teknelerin limana sığınmasından okuyan yerel deneyim, bienalin kavramsal eksenini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sinopale 10, bu gözlemden hareketle belirsizlik dönemlerinde dayanışmanın, birlikte üretmenin ve yerel bilgi biçimlerinin önemine odaklanarak izleyicileri birlikte yaşamanın farklı yollarını düşünmeye davet ediyor.</p>

<p><img alt="Sinop2" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sinop2.jpg" width="1024" /></p>

<h3><strong>Avrupa merkezli sanat ağına çok merkezli alternatif</strong></h3>

<p>Çağdaş sanatın ağırlıklı olarak Avrupa merkezli dolaşım ağlarına dayanan yapısına alternatif getirmeyi amaçlayan bienal; Gürcistan, Güney Kore, Kazakistan ve Venezuela gibi farklı coğrafyalardan sanatçıları bünyesinde topluyor. Gürcistan’dan Mariam Natroshvili’nin küratöryel ekibe katılımı da bu coğrafi çeşitlilik ve çok merkezli yaklaşımın bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Hazır işlerin sergilenmesi yerine tüm yapıtların Sinoplularla birlikte kente özgü üretildiği süreç odaklı model, bu edisyonda da sürdürülüyor.</p>

<p><img alt="Sinop-1" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sinop-1.jpg" width="1024" /></p>

<h3><strong>Etkinlikler kentin farklı noktalarına yayılıyor</strong></h3>

<p>15 Kasım 2026’ya kadar devam edecek bienal kapsamında düzenlenecek performanslar, atölyeler, film gösterimleri ve paneller kentin farklı mekanlarına yayılacak. Etkinlikler; Hal Sinop Buluşma Merkezi, Sinop Sabahattin Ali Kültür Merkezi ve Sinop Mimarlar Odası Binası’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bienal ayrıca, Avusturya merkezli Viyana İklim Bienali ve Brunnenpassage ortaklığıyla yürütülen ve Sinop ile Avrupa’daki kültür kurumları arasında sanatsal üretim ile değişim süreçlerini güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası bir projeye de ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Sinopale 10’da eserleri ve performanslarıyla yer alan sanatçılar şunlar:</p>

<blockquote>
<p>Adina Mocanu, Aleksi Soselia, Ali Kazma, Angela Bonadies, Angelo Plessas, Anna Dziapshipa, Anuar Duisenbinov, Ayesha Hameed, Burak Kabadayı, Collectif MASI, Evrim Kavcar, Eylem Ertürk, Ezgi Tok, Fisherwomxn, Giorgi Khasaia, İpek İpekçioğlu, Kadir Kayserilioğlu, Loopntale, Natalia Nebieridze, Paky Vlassopoulou, Paloma Proudfoot, Serkan Aka ve Tanja Ostojić.</p>
</blockquote>

<p>Tüm sergi ve etkinliklerin halka açık ve ücretsiz olduğu bienalin ayrıntılı takvimi, resmi sosyal medya kanalları üzerinden takip edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/20-yilinda-sinopale-karada-akil-yurur-denizde-sezgi-basligiyla-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-57.png" type="image/jpeg" length="55274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlker Yağcıoğlu'ndan Montella için dikkat çeken sözler: Kendi ipini çekti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ilker-yagcioglundan-montella-icin-dikkat-ceken-sozler-kendi-ipini-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ilker-yagcioglundan-montella-icin-dikkat-ceken-sozler-kendi-ipini-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Takım'ın aldığı sonuçların ardından Vincenzo Montella'ya yönelik eleştiriler sürerken İlker Yağcıoğlu'ndan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Milli Takım'ın oyununu eleştiren Yağcıoğlu, İtalyan teknik adam için "Montella kendi kendinin ipini çekti" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>A Milli Futbol Takımı'nın performansı sonrası </span><strong><span>Vincenzo Montella</span></strong><span> yeniden tartışmaların merkezine yerleşti. Eski futbolcu ve yorumcu </span><strong><span>İlker Yağcıoğlu</span></strong><span>, karşılaşmanın ardından yaptığı değerlendirmede hem milli futbolcuları hem de Montella'nın tercihlerini sert sözlerle eleştirdi.</span></p>

<p><img alt="İlker Yağcıoğlu’ndan Fenerbahçe yönetimine çağrı: İki isimle yollar ayrılmalı" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ilker-yagcioglu-2-402059-2.webp" width="930" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>İLKER YAĞCIOĞLU MONTELLA İÇİN NE DEDİ?</span></h2>

<p><span>Karşılaşmanın ardından TRT Spor'da değerlendirmelerde bulunan İlker Yağcıoğlu, Milli Takım'ın sahadaki görüntüsünden memnun olmadığını belirtti.</span></p>

<p><span>Takımın kritik bir karşılaşmaya gereken enerjiyle başlayamadığını savunan Yağcıoğlu, oyuncuların sahada daha yüksek mücadele göstermesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span>Yağcıoğlu, Montella'nın oyuncu ve oyun tercihlerine ilişkin ise dikkat çeken ifadeler kullandı. Tecrübeli yorumcu, İtalyan teknik adamın bazı konulardaki ısrarının kendisine zarar verdiğini dile getirdi.</span></p>

<p><img alt="" da="" osimhen="" oyun="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/f96abcf1837f43fbac99f7fc48ea72ad6767.webp" yok="" yoksa="" /></p>

<h2><span>"MONTELLA KENDİ KENDİNİN İPİNİ ÇEKTİ"</span></h2>

<p><span>İlker Yağcıoğlu'nun açıklamalarında en fazla öne çıkan bölüm ise Vincenzo Montella hakkındaki sözleri oldu.</span></p>

<p><span>Yağcıoğlu, </span><strong><span>"Montella kendi kendinin ipini çekti. İnadından vazgeçmezsen, biraz esnek olmazsan böyle cezayı keserler"</span></strong><span> ifadelerini kullandı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Milli futbolcuların performansına da değinen Yağcıoğlu, takımın genel olarak kendi seviyesinin altında kaldığını savundu. Bazı oyuncuların mücadele gücünü yetersiz bulduğunu belirten eski futbolcu, takımın bütün halinde daha fazla reaksiyon göstermesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><img alt="İlker Yağcıoğlu Fenerbahçe maçının hakemine sert çıktı" class="detail-photo img-fluid" height="620" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/ilker-yagcioglu-2-266308.webp" width="930" /></p>

<h2><span>MİLLİ TAKIM OYUNCULARINI DA ELEŞTİRDİ</span></h2>

<p><span>İlker Yağcıoğlu sadece Montella'yı değil, sahadaki oyuncuların performansını da eleştirdi.</span></p>

<p><span>Milli Takım oyuncularından beklentinin yüksek olduğunu belirten Yağcıoğlu, sahaya yansıyan mücadele seviyesinin bu beklentiyi karşılamadığını ifade etti. Tecrübeli yorumcu, bazı isimlerin bireysel olarak çaba göstermesine karşın takımın genel görüntüsünün yeterli olmadığını dile getirdi.</span></p>

<p><img alt="Karagümrük maçını değerlendiren İlker Yağcıoğlu: " fenerbah="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ilker-yagcioglu-2.webp" /></p>

<h2><span>VINCENZO MONTELLA ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA</span></h2>

<p><span>A Milli Takım Teknik Direktörü </span><strong><span>Vincenzo Montella</span></strong><span>, alınan sonuçların ardından futbol kamuoyundaki tartışmaların önemli başlıklarından biri haline geldi.</span></p>

<p><span>İlker Yağcıoğlu'nun Montella'nın taktik tercihleri ve oyuncu seçimleri üzerinden yaptığı değerlendirmeler de teknik direktör tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</span></p>

<p><span>Montella'nın A Milli Takım'ın başındaki geleceğine ilişkin resmi makamlar tarafından açıklanmış yeni bir karar bulunmadığı sürece, teknik direktörün görev durumu hakkındaki yorumlar değerlendirme ve iddia niteliği taşıyor.</span></p>

<p><img alt="Vincenzo Montella’dan eleştirilere sert yanıt: " daha="" isteyenlerden="" kaos="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/montella33.webp" yaratmak="" /></p>

<h2><span>İLKER YAĞCIOĞLU'NUN MONTELLA SÖZLERİ GÜNDEM OLDU</span></h2>

<p><strong><span>İlker Yağcıoğlu Montella</span></strong><span> açıklaması, Milli Takım'ın performansının ardından futbol gündeminin öne çıkan konularından biri oldu. Yağcıoğlu'nun özellikle "kendi kendinin ipini çekti" sözleri, Montella'nın tercihleri ve Milli Takım'ın oyun planına yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi.</span></p>

<p><span>A Milli Takım cephesinden veya Türkiye Futbol Federasyonu'ndan Montella'nın geleceğine ilişkin yapılacak resmi açıklamalar, teknik direktör konusundaki sürecin nasıl ilerleyeceğini netleştirecek.</span></p>
</div>
</div>
</div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🚨İlker Yağcıoğlu<br />
<br />
"İlk 45 dakika 80'li yıllardaki Milli Takımı hatırlattı bana."<br />
<br />
(TRT SPOR) <a href="https://t.co/bCSz2oFVBZ" rel="nofollow">pic.twitter.com/bCSz2oFVBZ</a></p>
— FullTimeDrama (@FullTimeDramaFc) <a href="https://x.com/FullTimeDramaFc/status/2104684370934350240?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ilker-yagcioglundan-montella-icin-dikkat-ceken-sozler-kendi-ipini-cekti</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ilker-yagcioglu-3-748881.webp" type="image/jpeg" length="43608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[12 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/12-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-30-supheli-hakkinda-gozalti-karari-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/12-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-30-supheli-hakkinda-gozalti-karari-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheli hesaplarında 4,1 milyar liralık işlem hacmi tespit edilirken 505 banka hesabı ve 82 kripto cüzdanına bloke konuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>'da yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında 12 ili kapsayan operasyon gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında 9 farklı yasa dışı bahis sitesine hizmet verdiği tespit edilen 30 <strong>şüpheli</strong> hakkında gözaltı kararı alındı.</p>

<p>Şüpheliler arasında söz konusu sitelerin yöneticilerinin yanı sıra finans, canlı destek, teknik ve ödeme işlemlerinden sorumlu kişilerin de bulunduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>9 yasa dışı bahis sitesine hizmet veren şüpheliler belirlendi</strong></h2>

<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>ndan yapılan açıklamaya göre soruşturma, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldü. Çalışmalar, 7258 Sayılı Kanuna Muhalefet, yani yasa dışı bahis suçunun önlenmesine yönelik olarak İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, 9 ayrı yasa dışı bahis sitesine hizmet sağlayan toplam 30 şüphelinin kimliği belirlendi. Şüphelilerin görevleri arasında yöneticilik, finans işlemleri, canlı destek, teknik sorumluluk ve ödeme sorumluluğunun bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Şüpheli hesaplarında 4,1 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (<strong>MASAK</strong>) raporunda, şüphelilere ait hesaplarda 2023-2026 yılları arasındaki dönemde 4,1 milyar liralık işlem hacmi bulunduğu kaydedildi.</p>

<p>Şüphelilerin yakalanması ve yasa dışı bahis faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla jandarma ekiplerince <strong>operasyon</strong> planlandı. Bu kapsamda İstanbul'un yanı sıra İzmir, Antalya, Muğla, Ankara, Denizli, Van, Hatay, Mersin, Iğdır, Ağrı ve Manisa'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Toplam 12 ili kapsayan operasyonda 32 farklı adreste arama, el koyma ve yakalama işlemleri gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>Adreslerden sunucu şifreleri ve dijital materyaller çıktı</strong></h3>

<p>Yasa dışı bahis faaliyetlerinin yürütüldüğü ofis olarak değerlendirilen adreslerde yapılan aramalarda çeşitli materyallere el konuldu.</p>

<p>Ekiplerin çalışmasında bahis sitelerinde kullanılan çok sayıda sunucu şifresi, sözde çağrı merkezi görevlilerinin müşterilerle iletişim kurarken kullandığı hazır metinler ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>505 banka hesabı ile 82 kripto cüzdanına bloke konuldu</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlığı değerlerine ilişkin de işlem yapıldı. Bu kapsamda 30 şüpheliye ait 505 banka hesabı ile 82 kripto varlık cüzdanı hesabına bloke uygulandı.</p>

<p>Operasyonda <strong>gözaltı</strong> işlemleri ve soruşturma kapsamında yürütülen çalışmaların ilgili ekipler tarafından sürdürüldüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/12-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-30-supheli-hakkinda-gozalti-karari-cikarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-merkezli-12-ildeki-yasa-disi-bahis-operasyonunda-30-supheli-hakkinda-gozalti-karari.png" type="image/jpeg" length="82411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu bu yıl Denizli'de düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/italyan-kultur-merkezi-arkeoloji-sempozyumu-bu-yil-denizlide-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/italyan-kultur-merkezi-arkeoloji-sempozyumu-bu-yil-denizlide-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’deki İtalyan arkeoloji kazı ve araştırma heyetlerini bir araya getiren 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu, bu yıl 13-14 Ekim’de Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde Denizli’de düzenleniyor. 13 Ekim akşamı tarihi Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda verilecek özel bir konserle başlayacak sempozyumda; Arslantepe’den Karkamış’a, Uşaklı Höyük’ten Hattuşa’ya kadar Anadolu’nun önemli kazı alanlarındaki en son bulgular ve Türk-İtalyan ortak araştırmaları bilim dünyasıyla paylaşılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalya’nın Türkiye’deki kültürel miras ve kazı çalışmalarına sunduğu bilimsel katkıları ele alan İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu, bu yıl 13-14 Ekim 2026 tarihlerinde Denizli’de gerçekleştirilecek.</p>

<p>İstanbul İtalyan Kültür Merkezi ve Ankara İtalyan Büyükelçiliği himayesinde, Pamukkale Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 17. buluşma; <strong>"Keşifler, yöntemler ve iş birliği: Araştırmanın sürekliliği ile yenilikçilik arasında Türkiye'deki İtalyan arkeoloji heyetleri"</strong> başlığını taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Açılış Hierapolis Antik Tiyatrosu'ndaki konserle yapılacak</strong></h2>

<p>Sempozyumun resmi açılışı, 13 Ekim akşamı tarihi Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda düzenlenecek özel bir konserle gerçekleştirilecek. Diplomatik temsilciler, üst düzey bürokratlar ve yerli-yabancı akademisyenlerin bir araya geleceği açılış konseri, ücretsiz ve halka açık olacak.</p>

<h3><strong>Önemli kazı alanları masaya yatırılacak</strong></h3>

<p>İtalyan ve Türk arkeologların ortak yürüttüğü saha çalışmalarının sonuçlarını karşılaştırma imkânı sunan sempozyumda; Arslantepe, Hierapolis, Karkamış, Kültepe, Uşaklı Höyük, Porsuk-Zeyve Höyük, Hattuşa, Tripolis ve Tokalı Kilisesi gibi Anadolu'nun kilit arkeolojik alanlarında yürütülen en güncel keşifler, yöntemler ve koruma stratejileri aktarılacak.</p>

<p><img alt="Arkeoloji 2" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arkeoloji-2.jpg" width="543" /></p>

<h3><strong>Akademik oturumlar 14 Ekim'de Pamukkale Üniversitesi'nde</strong></h3>

<p>Sempozyumun bilimsel oturumları, 14 Ekim Çarşamba günü Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İsmail Çetişli Konferans Salonu’nda sabah saat 09.00’dan itibaren gün boyu devam edecek.</p>

<p>Oturumların konu başlıkları arasında <strong>Prehistorya ve Protohistorya Dönemleri </strong> Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Bilal Söğüt</strong> moderatörlüğünde yürütülecek.</p>

<p><strong>Klasik ve Bizans Dönemleri başlıklı oturumda </strong>Arkeoloji Enstitüsü Başkanı ve Laodikeia Kazı Heyeti Başkanı <strong>Prof. Dr. Celal Şimşek</strong> moderatörlüğünde gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Bildiriler kitaplaştırılacak</strong></h3>

<p>Tüm oturumları ücretsiz olarak izlenebilecek sempozyumda Türkçe-İtalyanca simultane tercüme hizmeti sunulacak. Katılmak isteyen araştırmacı ve dinleyiciler kayıtlarını <code>iicistanbul.esteri.it</code> adresi üzerinden tamamlayabilecek.</p>

<p>Sempozyum süresince sunulan bilimsel bildiriler önümüzdeki aylarda kitap haline getirilerek akademik literatüre kazandırılacak; etkinlik kayıtları ise İtalyan Kültür Merkezi’nin YouTube kanalı üzerinden erişime açılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/italyan-kultur-merkezi-arkeoloji-sempozyumu-bu-yil-denizlide-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arkeoloji-1.jpg" type="image/jpeg" length="70848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'nin ismi için AYM'den 30 günlük süre]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ismi-icin-aymden-30-gunluk-sure</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ismi-icin-aymden-30-gunluk-sure" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM), YENİ Parti'nin adının ve rumuzunun geçersiz kabul edilerek siyasi partiler sicilinden çıkarılması yönündeki talebi gündemine aldı. Yüksek Mahkeme, başvuruyla ilgili esas yönünden değerlendirmeye geçmeden önce partinin savunma ve görüşlerinin alınmasına hükmetti ve YENİ Parti'ye bu kapsamda 30 günlük süre verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Anayasa Mahkemesi</strong> Genel Kurulu, <strong>YENİ Parti'</strong>nin adına ilişkin başvuruyu 29 Eylül tarihli toplantı gündemine aldı.</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yüksek Mahkeme'ye iletilen dosyada, YENİ Parti'nin adı ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96'ncı maddesiyle bağdaşmadığı öne sürülüyor. Başvuruda, parti adının ve rumuzunun hükümsüz kabul edilerek siyasi partiler sicilinden silinmesi talep ediliyor.</p>

<h2><strong>YENİ Parti'ye savunma için 30 gün verildi </strong></h2>

<p>AYM, gerçekleştirdiği değerlendirme sonucunda YENİ Parti'nin konuya ilişkin görüşünün alınmasını kararlaştırdı. Parti, dosya kapsamında savunmasını ve görüşlerini sunmak üzere 30 günlük süre içerisinde başvuruda bulunabilecek. Bu nedenle Yüksek Mahkeme'nin bugünkü değerlendirmesinde YENİ Parti'nin ismine ilişkin nihai bir karar çıkmadı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>YENİ Parti'nin kurulmasının ardından Yenilik Partisi, iki siyasi partinin adlarının birbirine benzerlik taşıdığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılık, parti isimlerinin karışıklığa neden olabileceğini belirterek "iltibas" gerekçesiyle YENİ Parti'ye adını değiştirmesi yönünde bildirim gönderdi. Partiye isim değişikliği yapması için 18 Eylül'e kadar süre verildi.</p>

<p>Belirlenen süre içinde isim değişikliğine gidilmemesinin ardından dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anayasa Mahkemesi'ne gönderildi.</p>

<p>AYM'nin resmi gündeminde yer alan dosyada, YENİ Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'nun 96'ncı maddesine aykırı olduğu iddiası kapsamında hükümsüz kabul edilmesi ve siyasi partiler sicilinden çıkarılması talebi bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ismi-icin-aymden-30-gunluk-sure</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/065756e1-8b50-4c46-9fe8-ab28cf233660-w.jpeg" type="image/jpeg" length="69332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ramize Erer'in "Ayrılık" serisi Paris'te]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ramize-ererin-ayrilik-serisi-pariste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ramize-ererin-ayrilik-serisi-pariste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınlık hallerini ve toplumsal rolleri kendine has çizgileriyle aktaran ressam ve çizer Ramize Erer, "Séparation" (Ayrılık) adlı yeni sergisini Paris’te açıyor. Nazlı Pektaş küratörlüğünde hazırlanan ve Art Basel Paris ile eş zamanlı düzenlenen sergi, geleneksel bir galeri yerine tarihi Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluşacak. Sergi, sanatçının portre, figür ve natürmorttan oluşan 25 tablosunun yanı sıra odadaki ekranda gösterilecek video serisinden oluşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kadınlık hallerini, toplumsal cinsiyet rollerini ve kadın deneyimlerini kendine özgü cesur çizgileriyle ele alan sanatçı ve çizer Ramize Erer, yeni kişisel sergisiyle Paris’te sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Sanatçının "Séparation" (Ayrılık) başlıklı sergisi, 19 Ekim’de Paris’teki tarihi Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında açılacak.</p>

<p><img alt="Ayrılık 3" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ayrilik-3.jpg" width="643" /></p>

<p>Nazlı Pektaş’ın küratörlüğünde hazırlanan sergi, çağdaş sanat fuarı Art Basel Paris ile eş zamanlı olarak düzenleniyor. Sergide Erer’in portre, figür ve natürmort çalışmalarından oluşan 25 tablosunun yanı sıra otel odasındaki televizyon ekranından izlenebilecek özel bir video serisi de yer alıyor.</p>

<p><img alt="Ayrılık" class="detail-photo img-fluid" height="1275" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ayrilik.jpg" width="836" /></p>

<h3><strong>Geçiciliğin mekânı olarak otel odası</strong></h3>

<p>Sergi, geleneksel bir galeri veya beyaz küp yerine kimseye kalıcı olarak ait olmayan bir otel odasında kurgulanmasıyla dikkat çekiyor. Paris’te 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen kesme taş mimarisiyle bilinen Hôtel Langlois, serginin odağındaki "geçicilik" ve "ayrılık" izleklerini mekânsal düzleme taşıyor. Varış ile ayrılışın, başlangıç ile sonun aynı yatakta kesiştiği 44 numaralı oda, ayrılık duygusunu doğrudan deneyimleten bir anlatı alanına dönüşüyor.</p>

<p><img alt="Ayrılık 2" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ayrilik-2.jpg" width="645" /></p>

<p>Ramize Erer’in resimlerinde porselen dokusunu andıran ten yüzeyleri, solgun tonlar, kalın yağlıboya darbeleri ve ince konturlar bir arada sunuluyor. Eserlerindeki karakterlerin gül pembesi yanakları ve doğrudan izleyiciye yönelen bakışları özgün bir atmosfer yaratırken, sanatçı kendi üretim sürecini "Neşeyle, mutlulukla yaptığım bu resimler şimdi neden hüzünlü?" sözleriyle özetledi.</p>

<p><img alt="Ayrılık4" class="detail-photo img-fluid" height="2680" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ayrilik4.jpg" width="3753" /></p>

<p>Serginin kavramsal çerçevesini kaleme alan küratör Nazlı Pektaş, mekân ile eserler arasındaki bağı şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p>"‘Séparation’ sergisi, yarıda kalmış bir yasın yankısını taşır. Sıradan bir hasretin sınırlarını çoktan aşan an, varoluşsal bir yarığa açılır. Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında toplanan Ramize Erer’in kızları, mekânı estetik bir teşhir alanı olmaktan çıkarıp varoluşsal bir sığınağa dönüştürür. Erer’in kızlarını bir galeri yerine bir otel odasına yerleştirmesi de rastlantı değildir: Otel odası, hiç kimseye kalıcı olarak ait olmayan, geçerken uğranılan bir ikametgâhtır. Aynı yatak, aynı gece içinde hem bir varışın hem bir ayrılışın izini taşır; sonla başlangıç burada dip dibedir. Geçiciliği seçmek, sergiye adını veren ayrılığı mekânın kendisinde bir kez daha tekrarlamak demektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Art Basel Paris haftasında izleyicilerle buluşacak olan "Séparation", 19–31 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris Hôtel Langlois’nin 44 numaralı odasında görülebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ramize-ererin-ayrilik-serisi-pariste</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-56-1.png" type="image/jpeg" length="94823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OpenAI'dan GPT-6.1 Astra kararı: Güvenlik endişeleri nedeniyle ertelendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/openaidan-gpt-61-astra-karari-guvenlik-endiseleri-nedeniyle-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/openaidan-gpt-61-astra-karari-guvenlik-endiseleri-nedeniyle-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OpenAI, güvenlik endişeleri nedeniyle GPT-6.1 Astra yapay zeka modelinin piyasaya çıkışını erteledi. Şirket, yeni sürümün beklenen güvenlik standartlarını tam karşılamadığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>OpenAI</strong>, yeni yapay zeka modeli GPT-6.1 Astra'nın kullanıma sunulmasına ilişkin kararını duyurdu. Şirket, araştırmacıların güvenlik konusunda ortaya koyduğu endişeler nedeniyle modelin çıkışının ertelendiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>OpenAI modelin güvenlik standartlarını karşılamadığını açıkladı</strong></h2>

<p>OpenAI tarafından <strong>GPT-6.1 Astra</strong>'ya ilişkin yapılan açıklamada, şirket bünyesindeki araştırmacıların taşıdığı güvenlik kaygılarının erteleme kararında etkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, yeni modelin görevleri tamamlama konusunda daha ısrarcı bir yapıya ulaştığı ifade edildi. Bununla birlikte bu kapasitenin, yetkisiz davranış oluşturabilecek risklerle dengelenmesi gerektiğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket, güvenlik ve uyumluluk alanlarında son derece yüksek standartlara sahip olduğunu vurgularken, yeni sürümün söz konusu standartları henüz tam olarak karşılamadığını aktardı.</p>

<h3><strong>GPT-6.1 Astra'nın otonom yeteneklere sahip olması bekleniyordu</strong></h3>

<p>Yeni modelin, <strong>internet</strong>te insan yönlendirmesi olmadan gezinebilmesi, yazılımları otonom biçimde çalıştırabilmesi ve karmaşık operasyonları gerçekleştirebilmesi bekleniyordu.</p>

<p>Bu özellikler, modelin yalnızca verilen görevleri yerine getirmesinin ötesinde daha kapsamlı işlemleri kendi başına yürütebilmesini hedefliyordu.</p>

<h3><strong>Yapay zeka modellerinin kötüye kullanımına karşı çağrı yapıldı</strong></h3>

<p>ABD basınında yer alan haberlerde ise teknoloji şirketlerine yönelik <strong>yapay zeka </strong>modellerinin kötüye kullanımına karşı sorumluluk üstlenmeleri yönündeki çağrılara dikkat çekildi.</p>

<p>Bu çağrıların, daha yüksek otonomiye sahip yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesiyle birlikte güvenlik ve hesap verebilirlik konularının da önem kazandığı bir dönemde gündeme geldiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/openaidan-gpt-61-astra-karari-guvenlik-endiseleri-nedeniyle-ertelendi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/openai-yeni-yapay-zeka-modelinin-cikisini-guvenlik-aciklari-nedeniyle-erteledi.png" type="image/jpeg" length="64009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Fenerbahçeliler Derneği'nde Volkan Akan yönetimiyle yola devam dedi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-fenerbahceliler-derneginde-volkan-akan-yonetimiyle-yola-devam-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-fenerbahceliler-derneginde-volkan-akan-yonetimiyle-yola-devam-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Fenerbahçeliler Derneği’nin 7. Olağan Genel Kurulu, üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Tek aday olarak seçime giren Fenerbahçe SK Yönetim Kurulu Üyesi ve Dernek Başkanı Volkan Akan, güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Fenerbahçeliler Derneği’nin 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı, üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurula tek aday olarak giren Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Volkan Akan, oyların tamamını alarak güven tazeledi ve yeniden başkanlık görevine getirildi.</p>

<p>Genel kurula, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Batuhan Özdemir de katılarak başkentteki sarı-lacivertli camia ve dernek üyeleriyle bir araya geldi. Toplantıda geride kalan dönemin mali ve idari faaliyetleri ibra edilirken, derneğin gelecek dönem yol haritası ve stratejik projeleri karara bağlandı.</p>

<h3><strong>Volkan Akan: "Gücümüzü aidiyet ve vefadan alıyoruz"</strong></h3>

<p>Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından üyelere hitap eden Başkan Volkan Akan, gösterilen teveccühün yönetim kurulu için büyük bir sorumluluk olduğunu belirtti. Yönetim kuruluna "yol arkadaşlarım" diye seslenen Akan, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Yeni dönemde de Fenerbahçe için birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz. Geride kalan dönemdeki emek, özveri ve destekleri için tüm yol arkadaşlarıma minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Ankara Fenerbahçeliler Derneği gücünü aidiyet, vefa ve sarsılmaz bir Fenerbahçe sevgisinden almaktadır."</p>
</blockquote>

<p>Akan, konuşmasını dernek geleneklerine uygun olarak "Fenerbahçeli Olmak" şiirinin mısralarıyla noktaladı.</p>

<h3><strong>Mülkiyeti derneğe ait merkez geliyor</strong></h3>

<p>Genel kurulda Ankara Fenerbahçeliler Derneği’nin önümüzdeki döneme ilişkin somut hedefleri de açıklandı. Dernek üye sayısının 1.000'in üzerine çıkarılması ve kulüp kongre üyesi sayısının en az 500'e ulaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Mülkiyeti ve tapusu doğrudan derneğe ait kalıcı bir merkezin kazandırılması öncelikli gündem maddesi yapıldı. Tesisin hem idari merkez hem de sarı-lacivertli taraftarların maç izleyip sosyalleşebileceği bir buluşma noktası olması planlanıyor.</p>

<p>Başkentteki genç üniversite ve lise gençliğinin dernek çatısı altındaki projelere daha etkin katılımı sağlanacak.</p>

<h3><strong>Marşın bestecisine ve slogan yazarına anlamlı plaket</strong></h3>

<p>Toplantı kapsamında derneğe kültürel katkı sunan isimler de onurlandırıldı. Ankara Fenerbahçeliler Derneği'nin simgesi haline gelen <i>"Kadıköy’de bir Fener yanar, güneş Ankara’dan doğsun diye…"</i> dizelerinin yazarı Yalçın Karakoç ile dernek marşının söz ve bestesini hazırlayan Aydoğan Koru’ya hizmet ve teşekkür plaketleri Volkan Akan tarafından takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Volkan Akan başkanlığındaki yeni dönem yönetim kurulları şu isimlerden oluştu:</p>

<ul>
 <li><strong>Yönetim Kurulu (Asil):</strong> Volkan Akan, Sait Erelmalı, Alaetdin Candansayar, Aydoğan Koru, Haluk Tümer Yavuz, Nezih Allıoğlu, Uğur İpkırmaz, Emine Dilek Altuntaş, Murat Ercan, Ata Türköz, Can Çavuşoğlu, Kamil Laleli, Kemal Selçuk Türköz, Serap Aytekin, Ümit Cemal Öztürk, Hamza Aslan, Utku Yeşilkaya.

 <p></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yönetim Kurulu (Yedek):</strong> Anıl Parıltı, Arda Alkan, Atilla Aytun, Bora Sağır, Didem Gelen, Hamide Şenyuva, Muammer Topsakal, Mustafa Cesur, Okan Hızarcıoğlu, Yalçın Karakoç.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-fenerbahceliler-derneginde-volkan-akan-yonetimiyle-yola-devam-dedi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1790591770-m-a-g-2015jpg.jpg" type="image/jpeg" length="45364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de muhtemel eğitim süresi 2025'te 16,8 yıl oldu: İşte il il sonuçlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-muhtemel-egitim-suresi-2025te-168-yil-oldu-iste-il-il-sonuclar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-muhtemel-egitim-suresi-2025te-168-yil-oldu-iste-il-il-sonuclar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de ilkokula başlama çağındaki bir bireyin eğitim hayatında geçirmesi beklenen toplam örgün eğitim süresi, 2025 yılında 16,8 yıl olarak hesaplandı. Muhtemel eğitim süresi bir önceki yıla göre yüzde 2,4 azalırken, kadınlarda 17,2 yıl, erkeklerde ise 16,3 yıl oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'de muhtemel eğitim süresi</strong>, 2025 yılında 16,8 yıl olarak hesaplandı. Eğitim hayatına başlayan bir bireyin eğitimde geçirmesi beklenen toplam örgün eğitim süresini ifade eden gösterge, eğitim sistemindeki fiili kayıt sayılarını da dikkate alıyor.</p>

<h2><strong>Muhtemel eğitim süresi 2025'te 16,8 yıl olarak hesaplandı</strong></h2>

<p>İlkokula başlama çağındaki bir bireyin en yüksek eğitim kademesini tamamlayıncaya kadar eğitim hayatında geçirmesi beklenen süre, 2025 yılında 16,8 yıl oldu.</p>

<p>Aynı dönemde ilkokul çağındaki bir bireyin ortaöğretimi tamamlayana kadar eğitimde geçirmesi muhtemel süre 11,9 yıl olarak belirlendi. Okul öncesi eğitimde ise bu süre 1,6 yıl olarak hesaplandı.</p>

<p>Muhtemel eğitim süresi, yalnızca teorik eğitim sürelerine dayanmıyor. Gösterge kapsamında eğitim sistemindeki fiili kayıt sayıları da esas alınıyor. Bu nedenle hesaplama, ideal ya da kesintisiz bir eğitim süresinden ziyade mevcut eğitim katılım dinamikleri doğrultusunda beklenen eğitimde kalma süresini yansıtıyor.</p>

<h3><strong>Muhtemel eğitim süresi yüzde 2,4 azaldı</strong></h3>

<p>2025 yılında Türkiye genelindeki muhtemel eğitim süresi, bir önceki yıla kıyasla yüzde 2,4 oranında geriledi. Erkeklerdeki muhtemel eğitim süresi yüzde 2,5 azalarak 16,3 yıl olurken, kadınlarda yüzde 2,4'lük düşüşle 17,2 yıl olarak kaydedildi.</p>

<p>Böylece 2025 verilerinde kadınların muhtemel eğitim süresi erkeklere kıyasla daha yüksek gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Türkiye'nin muhtemel eğitim süresi OECD ortalamasını aştı</strong></h3>

<p>İlkokuldan yükseköğretime kadar olan eğitim kademelerinde Türkiye'nin 2025 yılı muhtemel eğitim süresi, OECD ülkelerinin 2024 yılına ait en güncel verileriyle karşılaştırıldı.</p>

<p>Buna göre OECD ortalaması 16,6 yıl olurken, Türkiye'nin ortalaması 17,2 yıl olarak hesaplandı. OECD ülkeleri arasında muhtemel eğitim süresinin en yüksek olduğu ülke 20,9 yıl ile Yunanistan oldu. En düşük değer ise 14,3 yıl ile Kolombiya'da görüldü.</p>

<h3><strong>Muhtemel eğitim süresi en yüksek iller Bayburt ve Karabük oldu</strong></h3>

<p>İl bazındaki 2025 verilerinde en yüksek muhtemel eğitim süresi 18,6 yıl ile Bayburt ve Karabük'de kaydedildi. Bu iki ili 18,4 yıl ile İstanbul ve 18,3 yıl ile Tunceli takip etti.</p>

<p>Muhtemel eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 13,8 yıl ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa'nın ardından 14,1 yıl ile Şırnak ve 14,3 yıl ile Muş sıralandı.</p>

<h3><strong>Kadınlarda en yüksek muhtemel eğitim süresi Tunceli'de</strong></h3>

<p>2025 yılında kadınların muhtemel eğitim süresi Türkiye genelinde 17,2 yıl, erkeklerin muhtemel eğitim süresi ise 16,3 yıl olarak hesaplandı.</p>

<p>Kadınlarda il bazında en yüksek değer Tunceli'de görüldü. Tunceli'yi Karabük, İstanbul, Rize ve Ankara izledi. Erkeklerde ise en yüksek muhtemel eğitim süresi Bayburt'ta gerçekleşti. Bayburt'un ardından Erzincan, Karabük, İstanbul ve Bolu geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erkeklerde muhtemel eğitim süresinin en düşük olduğu iller Şanlıurfa, Ağrı, Şırnak, Muş ve Hakkari olarak sıralandı. Kadınlarda ise en düşük değerlerin görüldüğü iller Şanlıurfa, Şırnak, Muş, Mardin ve Ağrı oldu.</p>

<h3><strong>Muhtemel eğitim süresinde cinsiyet eşitliği endeksi 1,05 oldu</strong></h3>

<p>Muhtemel eğitim süresi kapsamında cinsiyet eşitliği endeksi, kadınların muhtemel eğitim süresinin erkeklerin muhtemel eğitim süresine oranlanmasıyla hesaplanıyor.</p>

<p>İlkokul-yükseköğretim kademelerini kapsayan ISCED 1-8 düzeyinde cinsiyet eşitliği endeksi, 2025 yılında 1,05 olarak belirlendi. 2018 yılında 0,97 olan endeks, 2025'e kadar 0,08 puan arttı.</p>

<p>İller arasında endeksin en yüksek olduğu yer 1,13 ile Iğdır oldu. Iğdır'ı 1,11 ile Tunceli, 1,10 ile Bartın, 1,09 ile Çankırı ve Kars takip etti.</p>

<p>Cinsiyet eşitliği endeksinin en düşük olduğu iller ise 0,97 ile Bitlis, 0,99 ile Şanlıurfa ve Siirt, 1,00 ile Muş, Erzurum ve Batman olarak kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-muhtemel-egitim-suresi-2025te-168-yil-oldu-iste-il-il-sonuclar</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/egitim-7.png" type="image/jpeg" length="85575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arda Güler'in İtalya maçındaki görüntüsü gündem oldu: Bastoni'nin isteği şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/arda-gulerin-italya-macindaki-goruntusu-gundem-oldu-bastoninin-istegi-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/arda-gulerin-italya-macindaki-goruntusu-gundem-oldu-bastoninin-istegi-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Takım'ın İtalya'ya 4-1 mağlup olduğu UEFA Uluslar Ligi karşılaşmasında Arda Güler'in devre arasında yaşadığı anlar sosyal medyanın gündemine oturdu. İlk yarıyı 3-0 geride kapatan Türkiye'de soyunma odasına üzgün şekilde ilerleyen Arda Güler, Alessandro Bastoni'nin forma değişimi talebiyle karşılaştı. Milli futbolcunun görüntüleri kısa sürede geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>A Milli Futbol Takımı'nın Bursa'da İtalya karşısında aldığı 4-1'lik mağlubiyetin ardından </span><strong><span>Arda Güler</span></strong><span> en çok konuşulan isimlerden biri oldu. Karşılaşmanın ilk yarısında İtalya'nın 3-0'lık üstünlüğü sonrası oldukça üzgün görünen milli futbolcunun devre arasında Alessandro Bastoni ile yaşadığı forma değişimi dikkat çekti.</span></p>

<p><img alt="Arda Guler 002" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-002.webp" width="930" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>ARDA GÜLER'İN İTALYA MAÇINDAKİ GÖRÜNTÜSÜ GÜNDEM OLDU</span></h2>

<p><span>Türkiye'nin ilk 45 dakikayı 3-0 geride tamamlamasının ardından futbolcular soyunma odasına yöneldi. Kameralara yansıyan görüntülerde Arda Güler'in skor nedeniyle moralinin oldukça bozuk olduğu görüldü.</span></p>

<p><span>Bu sırada İtalya'nın ilk golünü kaydeden Interli savunmacı </span><strong><span>Alessandro Bastoni</span></strong><span>, Arda Güler'in yanına gelerek formasını değiştirmek istedi. Bastoni'nin talebi karşısında kısa süre şaşkınlık yaşayan milli futbolcu, rakibini geri çevirmedi.</span></p>

<p><img alt="Arda Guler 005" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-005.webp" width="930" /></p>

<p><span>İki oyuncu henüz karşılaşmanın devre arasında formalarını değiştirerek soyunma odasına gitti. Görüntüler sosyal medyada kısa sürede yayılırken Arda Güler'in yaşadığı hayal kırıklığı da futbolseverlerin dikkatini çekti.</span></p>

<p><img alt="Arda Guler 003" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-003.webp" width="930" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>ARDA GÜLER MAÇ BOYUNCA DİKKAT ÇEKTİ</span></h2>

<p><span>Türkiye, ikinci yarının başında Barış Alper Yılmaz'ın golüyle skoru 3-1'e getirse de İtalya kısa süre sonra yeniden farkı üçe çıkardı ve mücadeleden 4-1 galip ayrıldı.</span></p>

<p><span>Ay-yıldızlı takımın hücumdaki en hareketli isimleri arasında yer alan Arda Güler, özellikle ikinci yarıda topu daha fazla kullanarak Türkiye'nin hücumlarını yönlendirmeye çalıştı. Karşılaşmanın son bölümünde milli futbolcu tribünlerden de destek gördü.</span></p>

<p><img alt="Arda Guler 003" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-003.webp" width="930" /></p>

<p><span>Türkiye bu sonuçla UEFA Uluslar Ligi'nde oynadığı ilk iki karşılaşmayı puansız tamamladı.</span></p>

<p><img alt="Arda Guler 001" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-001.webp" width="930" /></p>

<h2><span>ARDA GÜLER VE BASTONI'NİN FORMA DEĞİŞİMİ ÇOK KONUŞULDU</span></h2>

<p><span>Maçtan sonra gündemin önemli başlıklarından biri ise </span><strong><span>Arda Güler ile Alessandro Bastoni'nin forma değişimi</span></strong><span> oldu. İlk yarının hemen ardından yaşanan anın sosyal medyada paylaşılmasıyla görüntüler kısa sürede çok sayıda kullanıcıya ulaştı.</span></p>

<p><img alt="Arda Guler Turkiye Italya 4" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-turkiye-italya-4.webp" width="930" /></p>

<p><span>Real Madrid forması giyen Arda Güler'in Türkiye'nin farklı mağlubiyetinden duyduğu üzüntü görüntülere yansırken, Bastoni'nin talebini geri çevirmemesi karşılaşmanın en çok konuşulan saha dışı anlarından biri haline geldi.</span></p>

<p><img alt="Turkiye Italya Arda Guler 34" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiye-italya-arda-guler-34.webp" width="930" /></p>
</div>
</div>
</div>

<p><span>Türkiye-İtalya maçının 4-1 sona erdiği, Türkiye'nin devreye 3-0 geride girdiği ve Arda Güler'in Bastoni'nin forma değişimi talebini kabul ettiği farklı kaynaklarda da doğrulanıyor. Ayrıca maç değerlendirmelerinde Arda'nın özellikle ikinci yarıdaki performansının öne çıktığı belirtiliyor.</span></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Maçın görüntüsü bence İnter’in yıldızı İtalya Milli takımının stoperi Alessandro Bastoni, Arda Güler’den devre arası formasını aldı. https://t.co/EiRgOmr56m</p>
— Sinan AKYÜZ (@Revha1453) <a href="https://x.com/Revha1453/status/2104659552562294817?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/arda-gulerin-italya-macindaki-goruntusu-gundem-oldu-bastoninin-istegi-sasirtti</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/arda-guler-olay-goruntu.webp" type="image/jpeg" length="22526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Erdal Öz Edebiyat Ödülleri belli oldu: Onur ödülü Adnan Özyalçıner’e takdim edilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-erdal-oz-edebiyat-odulleri-belli-oldu-onur-odulu-adnan-ozyalcinere-takdim-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-erdal-oz-edebiyat-odulleri-belli-oldu-onur-odulu-adnan-ozyalcinere-takdim-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2008 yılından bu yana takdim edilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü, bu yıldan itibaren üç ayrı dalda verilmeye başlandı. Seçici kurulların yaz boyunca süren değerlendirmeleri sonucunda 2026 yılı ödülleri sahiplerini buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2008 yılından bu yana edebiyat dünyasının saygın buluşmalarından biri olan Erdal Öz Edebiyat Ödülü, bu yıldan itibaren üç ayrı kategoride verilmeye başlandı. Gelenekselleşen Erdal Öz Ödülü "Onur Ödülü" adıyla ustalara takdim edilirken, programa her yıl verilecek "Roman Ödülü" ile "İlk Öykü Kitabı Ödülü" dahil edildi. Yaz boyu süren jüri değerlendirmelerinin ardından 2026 yılı ödüllerinin sahipleri ve gerekçeleri açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Onur ödülü 1950 Kuşağı'nın ustası Adnan Özyalçıner'e</strong></h3>

<p>Metin Celâl, Turgay Fişekçi ve Ayşe Sarısayın’dan oluşan Seçici Kurul, Onur Ödülü’nün 60 yılı aşan edebiyat emeği dolayısıyla Adnan Özyalçıner’e verilmesini kararlaştırdı. Kurulun gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>"Türk edebiyatına ve özellikle öyküye verdiği altmış yılı aşan emeği, özgün anlatımı ve edebiyatımızın insanı merkeze alan damarına yaptığı kalıcı katkı nedeniyle Adnan Özyalçıner Erdal Öz Edebiyat Onur Ödülü’ne değer görülmüştür. 1950 Kuşağı’nın önemli temsilcilerinden biri olan Adnan Özyalçıner, öykülerinde özellikle İstanbul’un emekçilerini, yoksullarını ve gündelik hayatın görünmeyen insanlarını kendine özgü yalın, yoğun ve şiirsel bir dille anlatmış, bireyin hayatını toplumsal gerçeklikle buluşturan özgün bir öykü dünyası kurmuştur. Uzun yıllara yayılan yazarlığının yanı sıra dergicilik, örgütçülük gibi nitelikleriyle de Türk edebiyatına emek vermiştir. Erdal Öz ile aynı kuşağın edebiyat anlayışından beslenen Adnan Özyalçıner’in ödüllendirilmesi, yalnızca seçkin bir öykücünün uzun soluklu edebiyat emeğini değil, insanı ve hayatı merkeze alan güçlü bir öykü geleneğinin de onurlandırılması anlamına gelmektedir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Roman ödülü Polat Özlüoğlu’nun "Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar" kitabına</strong></h3>

<p>Oğuz Demiralp, Nedret Öztokat Kılıçeri ve Levent Yılmaz’dan oluşan Roman Seçici Kurulu, ödülü Polat Özlüoğlu’na takdim etti. 12 Eylül darbesinin izlerini işkence gören ve işkenceci arasındaki karşılaşma üzerinden ele alan yapıta dair jüri gerekçesinde şu değerlendirme paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p>"2025 yılında yayımlanan ve roman jürisi tarafından değerlendirilen romanlar arasında Polat Özlüoğlu’nun <i>Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar</i> başlıklı romanı konusu, konunun ele alınma biçimi, birden çok bilinç ve duyumsayışı bir araya getiren kurgusu ve yazınsal biçemiyle öne çıkmış ve ödüle layık görülmüştür. Romanın kurgusu işkence gören ile işkenceciyi farklı zamanda ve farklı yerde tekrar bir araya getiren bir ‘buluşma’ çevresinde anlatıcının, kadın kahramanın ve işkencecinin söylemleri üzerinden ilerler; insan onurunun ve saf kötülüğün adaletsiz oyununu okurun da düşünmesini ister. Kadın kahraman intikamla körleşmek yerine o tuhaf enkazdan çıkmayı ve bütün korkularıyla ve yaralarıyla kendisini var etmeyi seçmiştir. Bu nedenle romanın hem insanlık dışı şiddetin faillerinin gözünün içine bakan hem de insan onurunu hatırlatan ahlaki bir çağrısı vardır. 12 Eylül 1980 darbesinin izini dört kişi üzerinden süren romanın, 12 Mart 1960 döneminde yaygın ve normalleşmiş işkencelerle kanayan ruhları ve yaralanan bedenleri anlatan Erdal Öz’ün roman evreniyle sessiz bir bağ kurduğu da gözlemlenmektedir. Polat Özlüoğlu’nun romanı Türkiye’de toplumsal ve siyasal kırılmaları, savrulmaları, devlet gücüne ilişkin ortak bellekte kalanları hatırlatmakta, bireysel ve toplumsal dönüşümleri yazınsal bir kurgu içinde, özenli biçemiyle anlatmaktadır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>İlk öykü kitabı ödülü Nesimi Yetik’in "Ben ve Gulyabani"sine</strong></h3>

<p>Jale Özata Dirlikyapan, Murat Yalçın ve Müge İplikçi’den oluşan Seçici Kurul, bu yıl ilk kez takdim edilen İlk Öykü Kitabı Ödülü’nün Nesimi Yetik’in <i>Ben ve Gulyabani</i> kitabına verilmesini oy birliğiyle kararlaştırdı. Karar gerekçesinde eserin dil ve kurgu yetkinliğine şu sözlerle dikkat çekildi:</p>

<blockquote>
<p>"Bu yıl ilk kez verilecek Erdal Öz İlk Öykü Kitabı Ödülü değerlendirmeleri sonucunda, bu yıl ödülün Nesimi Yetik’in <i>Ben ve Gulyabani</i> adlı öykü kitabına verilmesine karar verilmiştir. Eseri seçerken önceliğimiz, çağdaş öykü dağarcığına yeni bir katkı sunan, dil ve kurguda olgunluk gösteren çalışmaların öne çıkarılmasıydı. <i>Ben ve Gulyabani</i> bu ölçütleri karşıladığı gibi, kısa öykü formunun imkânlarını ustaca kullanan, özgün ve etkileyici bir bütünlük sergilemiştir. Kitabın güçlü yanları arasında dil hassasiyeti ve anlatımın ölçülülüğü ilk göze çarpandır. Nesimi Yetik, gösterişten uzak ama etkileyici bir üslupla, sıradan görünen anları, jestleri ve duyusal izlenimleri anlatının dokusuna incelikle işliyor; bu unsurlar öykülere ruhsal bir derinlik ve şiirsellik katıyor. Kurgusal açıdan eser, tek tek öykülerin bağımsızlığını korurken aynı zamanda kitap boyu süren bir ritim ve tema ağı örüyor. Karakterlerin iç dünyalarına nüfuz etme biçimi, anlatıdaki boşluklar ve ima edilen geçmişler okuru aktif kılıyor. Bu yapı, çağdaş kısa öykü geleneğinde hem gelenekçi hem de deneysel unsurların dengeli bir biçimde bir arada kullanılabildiğinin örneğini veriyor. Ayrıca jüri, 11 öykülük bu eserin tematik zenginliğini ve insan hallerine dair gözlemlerinin evrensel yankısını da takdir etmiştir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-erdal-oz-edebiyat-odulleri-belli-oldu-onur-odulu-adnan-ozyalcinere-takdim-edilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/erdal-oz.jpg" type="image/jpeg" length="34921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çirkin 11. bölüm fragmanı ne zaman yayınlanacak? Çirkin 11. bölüm ne zaman? Çirkin fragman ve yeni bölüm tarihi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cirkin-11-bolum-fragmani-ne-zaman-yayinlanacak-cirkin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cirkin-11-bolum-fragmani-ne-zaman-yayinlanacak-cirkin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çirkin dizisinin 10. bölümünün ardından gözler 11. bölüme çevrildi. Star TV ekranlarında cumartesi akşamları yayınlanan dizinin yeni bölümünde yaşanacak gelişmeler izleyicilerin gündeminde bulunurken, 11. bölümün yayın tarihi ve fragmanının ne zaman paylaşılacağı araştırılıyor. Yeni bölüme ilişkin resmi fragman henüz yayınlanmazken, dizinin geleceğine dair son gelişmeler de merak konusu oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Star TV ekranlarında yayınlanan <strong>Çirkin</strong> dizisinin 10. bölümünün ardından gözler 11. bölüm fragmanına çevrildi. Çirkin 11. bölüm fragmanı için henüz resmi bir tanıtım yayınlanmadı. Star TV'nin resmi fragman sayfasında şu an Çirkin'in 10. bölümüne ait üç farklı fragman bulunuyor.</p>

<p>Dizinin 11. bölümü ise <strong>4 Ekim 2026 Pazar günü</strong> ekrana gelecek. 11. bölüm fragmanının yayınlanacağı kesin tarih ve saat konusunda Star TV tarafından ayrıca bir açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Çirkin'in yeni bölümü öncesinde dizinin hikâyesinde yaşanan gelişmeler de merak konusu. 10. bölümde Kadir ve Meryem'in boşanmasının ardından iki karakter arasındaki ilişki yeni bir aşamaya taşınırken Cennet'in Kadir hakkında aldığı karar ve Engin'in Meryem'e yaptığı aşk itirafı bölümün öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Çirkin 11. bölüm fragmanı yayınlandı mı?</strong></h2>

<p><strong>Çirkin 11. bölüm fragmanı henüz yayınlanmadı.</strong> Star TV'nin resmi internet sitesindeki Çirkin fragmanları arasında şu an 10. bölümün üç ayrı tanıtımı yer alıyor. 11. bölüme ait resmi bir fragman veya tanıtım sayfası henüz bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle sosyal medya veya farklı platformlarda Çirkin 11. bölüm fragmanı adıyla paylaşılan videoların resmi tanıtım olarak değerlendirilmesi için Star TV'nin yayınını beklemek gerekiyor. Resmi fragman yayınlandığında yeni bölümdeki gelişmelere ilişkin ayrıntılar da netleşecek.</p>

<h3><strong>Çirkin 11. bölüm ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Çirkin'in 11. bölümü <strong>4 Ekim 2026 Pazar günü</strong> yayınlanacak. Dizinin yayın gününe ilişkin güncel bilgilerde de yeni bölümün pazar günü ekrana geleceği belirtiliyor.</p>

<p>11. bölüm öncesinde fragmanın hangi gün ve saatte yayınlanacağı ise henüz açıklanmış değil. Dolayısıyla şu aşamada kesin bir fragman yayın tarihi vermek mümkün değil.</p>

<p><img alt="çirkin dizi" class="detail-photo img-fluid" height="752" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-02-143455.png" width="1316" /></p>

<h3><strong>Çirkin 10. bölümde neler oldu?</strong></h3>

<p>Çirkin'in 10. bölümünde Kadir ve Meryem'in boşanmasının sonuçları iki karakter açısından da belirleyici oldu. Kadir'in gerçekleri açıklamadan evliliklerini bitirmesi Meryem'i yeni bir kararın eşiğine getirirken, Cennet'in Kadir'i evlatlıktan reddetmesi Tunalı ailesindeki ilişkileri daha da zorlaştırdı.</p>

<p>Bölümde Kadir'in Meryem'i cezaevinden kurtarmak için yaptığı anlaşmanın da henüz herkes tarafından bilinmediği ortaya çıktı. Cennet, Meryem'in geleceğine ilişkin yeni bir karar alırken Engin, Meryem'e olan duygularını açıkça dile getirdi.</p>

<p>Kadir'in Meryem'e karşı davranışları Lale'nin şüphelerini artırdı. Lale, Cennet ile arasındaki ilişkiyi düzeltmek için iki ailenin Karataşların evinde bir araya gelmesini sağladı. Bu buluşmada Cennet'in yapacağı hamlenin Kadir, Meryem, Lale ve Engin'in hayatını etkileyeceği belirtildi.</p>

<h3><strong>Meryem ve Kadir'in hikâyesinde yeni dönem</strong></h3>

<p>Çirkin'in ikinci sezon tanıtımında Meryem ve Kadir'in ilişkisinde yeni bir döneme girileceği gösterilmişti. Star TV'nin resmi açıklamasına göre Meryem'in Süreyya Pera Sahnesi'nde sahneye çıkması, Kadir'in ise bu gelişmeye sert tepki göstermesi yeni sezondaki çatışmanın temel noktalarından biri oldu.</p>

<p>Dizinin hikâyesi, Meryem Tunalı'nın kayboluşuyla başlayan olaylar üzerinden Kadir ve Meryem'in yıllar sonra yeniden kesişen yollarını anlatıyor. Star TV'nin dizi sayfasında da hikâyenin aşk, güç, sırlar ve hesaplaşmalar ekseninde ilerlediği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="çirkin dizi" class="detail-photo img-fluid" height="752" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-02-143517.png" width="1316" /></p>

<h3><strong>Çirkin 11. bölüm final mi olacak?</strong></h3>

<p>Çirkin'in 11. bölümde final yapacağına ilişkin haberler 28 Eylül itibarıyla gündeme geldi. Birsen Altuntaş, Star TV'nin diziyi 11. bölümde bitirme kararı aldığını bildirdi. Bu bilgi henüz Star TV'nin resmi internet sitesindeki Çirkin sayfasında bir final duyurusu olarak yer almıyor.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>11. bölümün dizinin final bölümü olup olmayacağına ilişkin bilgi, şu aşamada medya kaynaklarının aktardığı karar olarak bulunuyor</strong>. Star TV'nin resmi sayfasında ise Çirkin'in 10. bölüm içerikleri ve fragmanları yer almaya devam ediyor.</p>

<h3><strong>Çirkin dizisinin oyuncuları kimler?</strong></h3>

<p>Çirkin dizisinin başrollerinde <strong>Çağlar Ertuğrul ve Derya Pınar Ak</strong> yer alıyor. Star TV'nin resmi dizi sayfasında oyuncu kadrosunda Başak Gümülcinelioğlu, Olgun Toker, Baran Bölükbaşı, Cahit Gök, Gözde Kansu, Sema Gültekin, Eylül Ersöz, Özlem Kaya, Eren Demirbaş, Buse Badurlar, Yusuf Nebioğlu, Berkay Şahinoğlu, Müfit Aytekin, Gözde Kocaoğlu, Nur Sürer ve Tamer Levent'in de bulunduğu belirtiliyor.</p>

<p>Çirkin'in yapımını 25 Film üstlenirken yapımcılığını Koray Şahin ve Fırat Parlak yapıyor. Dizinin yönetmen koltuğunda Burcu Alptekin ve Merve Çolak, senaryo ekibinde ise Özlem İnci Hekimoğlu ile Nil Güleç Ünsal bulunuyor.</p>

<p><strong>Çirkin 11. bölüm fragmanı yayınlandığında</strong>, tanıtımda yer alan yeni gelişmeler ve bölümde yaşanacaklara ilişkin ayrıntılar netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cirkin-11-bolum-fragmani-ne-zaman-yayinlanacak-cirkin</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-02-143504.png" type="image/jpeg" length="11202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asılsız 112 çağrıları için Emniyet'ten uyarı: "Her saniye bir hayat için çok değerli"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/asilsiz-112-cagrilari-icin-emniyetten-uyari-her-saniye-bir-hayat-icin-cok-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/asilsiz-112-cagrilari-icin-emniyetten-uyari-her-saniye-bir-hayat-icin-cok-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), 112'ye yapılan asılsız ve gereksiz çağrıların, gerçek bir acil durumda yardıma ihtiyaç duyan kişilerin desteğe ulaşmasını geciktirebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü </strong>(EGM), 112 Acil Çağrı Hattı'nın gereksiz şekilde meşgul edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. EGM, 112'ye yönlendirilen her asılsız çağrının, gerçekten yardıma ihtiyaç duyan kişilerin yardım almasını geciktirebileceğini bildirdi.</p>

<h2><strong>"Unutmayalım, 112 bir yaşam hattıdır"</strong></h2>

<p>EGM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 112'nin gereksiz yere meşgul edilmesinin acil durumlarda ortaya çıkabilecek sonuçlarına dikkat çekildi.</p>

<p>Paylaşımda, şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"112'yi gereksiz yere meşgul etmek, bir hayatı tehlikeye atmaktır. 112'ye yapılan asılsız her çağrı, gerçekten yardıma ihtiyacı olan birinin yardımına ulaşılmasını geciktirebilir. Unutmayalım, 112 bir yaşam hattıdır. Her saniye, bir hayat için çok değerlidir." </p>

<h2><strong>EGM'den 112 için yaşam hattı vurgusu</strong></h2>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğünün açıklamasında, 112'nin acil durumlarda kullanılan bir yaşam hattı olduğuna vurgu yapıldı. Kurum, hatta yapılan asılsız çağrıların gerçek yardım taleplerine ulaşılmasını geciktirebileceğine işaret etti.</p>

<p>EGM'nin paylaşımında ayrıca 112'de geçen her saniyenin bir hayat açısından önem taşıdığı belirtildi. Açıklamada, hattın gereksiz yere meşgul edilmemesi gerektiği mesajı verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/asilsiz-112-cagrilari-icin-emniyetten-uyari-her-saniye-bir-hayat-icin-cok-degerli</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/emniyet-3.png" type="image/jpeg" length="40228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soyut resmin ustası Frank Bowling eserleriyle ilk kez Türkiye'de]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/soyut-resmin-ustasi-frank-bowling-eserleriyle-ilk-kez-turkiyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/soyut-resmin-ustasi-frank-bowling-eserleriyle-ilk-kez-turkiyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pera Müzesi, soyut sanatın 92 yaşındaki yaşayan efsanesi Frank Bowling’in yapıtlarını Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Alistair Hicks küratörlüğünde açılan "Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım" sergisi, Bowling’in 60 yılı aşan üretimini 20. yüzyıl figüratif sanatının devi Francis Bacon ve savaş sonrası Britanya resminin önemli ismi Victor Willing’in yapıtlarıyla diyalog halinde sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pera Müzesi, soyut sanatın yaşayan en önemli ustalarından Guyana asıllı Britanyalı ressam Frank Bowling’in yapıtlarını Türkiye’de ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor. Alistair Hicks küratörlüğünde hazırlanan <strong>"Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle"</strong> başlıklı sergi kapılarını açtı.</p>

<p>Sergi, 92 yaşındaki Bowling’in 60 yılı aşan zengin sanat pratiğini, 20. yüzyıl figüratif sanatının çığır açan ismi Francis Bacon ve savaş sonrası Britanya resminin özgün temsilcilerinden Victor Willing’in yapıtlarıyla diyalog halinde ele alıyor.</p>

<p><img alt="Frank Bowling eserleriyle ilk kez Türkiye'de-1" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/frank-bowling.jpg" width="596" /><img alt="1790516063 Victor Willing Knight E" class="detail-photo img-fluid" height="857" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1790516063-victor-willing-knight-e.jpg" width="1000" /></p>

<h2><strong>"Zorbalar başarılı olamaz: Sanatla başkaldırı"</strong></h2>

<p>Müzede düzenlenen basın toplantısında konuşan Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür Sanat İşletmeleri Genel Müdürü Özalp Birol, sanatın bireysel travmalarla mücadeledeki gücüne işaret etti. Birol, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Gerçekten de sanatın yaşamın birtakım zorluklarıyla mücadelede ne kadar etkin bir enstrüman olduğunu ve bu mağdur insanların da mesajlarını sanat yoluyla ne büyük başarıyla verdiklerini görüyoruz. Hakikaten bu insanlar gençlik yıllarında, özellikle baba tarafından, ebeveynden şiddete maruz kalmış insanlar. Bir yolunu bulup parlamışlar. Sanat da en büyük yardımcıları olmuş."</p>
</blockquote>

<p>Serginin küratörü Alistair Hicks ise Bowling’in işlerinin doğanın ötesinde insan zihninin direnciyle ilişkili olduğunu vurguladı. Serginin ana fikrini özetleyen Hicks, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Frank Bowling'i ve eserlerini düşündüğümde, gerçekten büyük tablolar, o Güney Amerika güneşinin renklerini taşıyan devasa resimler aklıma geliyor. Ama aslında Bowling'in işi doğayla ilgili değil, kafamızın içinde olup bitenlerle ilgili. Bu yüzden Frank'in eserlerini tek kişilik bir retrospektif olarak göstermek yerine, onun kendi taktiklerini ödünç almamız ve araya girmemiz gerektiğini düşündüm. Serginin ana mesajı 'Zorbalar başarılı olamaz'dır. Her üç sanatçının da babaları zorbaydı ve hayatlarını buna karşı isyan etmek için resim yaparak geçirdiler."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><img alt="1790515983 F Bowling Birds Diptyc" class="detail-photo img-fluid" height="420" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1790515983-f-bowling-birds-diptyc.jpg" width="1000" /></p>

<h3><strong>Francis Bacon’dan 4 önemli tablo Sainsbury Centre’dan ödünç alındı</strong></h3>

<p>Pera Müzesi Süreli Sergiler Yöneticisi Begüm Akkoyunlu Ersöz de dünya çapında ulaşılması güç bir isim olan Francis Bacon'ın eserlerini İstanbul'a getirmenin heyecanını paylaştıklarını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>"Tahmin edersiniz ki çok ulaşılması güç bir sanatçı. Avrupa'da dünya müzelerinde eserlerini görüyoruz ama biz çok uğraştık. Sainsbury Centre'a çok teşekkür ediyoruz. Büyük bir cömertlikle bize 4 şahane Francis Bacon tablosunu ödünç verdiler."</p>
</blockquote>

<p><img alt="1790516022 F Bowling X Photograp" class="detail-photo img-fluid" height="696" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1790516022-f-bowling-x-photograp.jpg" width="1000" /></p>

<h3><strong>Kişisel bellek, göç ve figüratif müdahaleler</strong></h3>

<p>Sergide; Bowling’in çocukluk yıllarını geçirdiği Guyana’daki aile evinden New York ve Londra’daki göç ve kimlik deneyimlerine uzanan üretim süreci ile ilk kez gün yüzüne çıkan eserleri bir arada sunuluyor.</p>

<p>Francis Bacon ve Victor Willing'in yapıtları ise Bowling’in soyut evrenine ritmik birer "müdahale" olarak yerleştiriliyor. Seçkide Bacon’ın <i>“Nü Etüt Çalışması”</i> (1952–1953) ve <i>“Lisa’nın Portresi”</i> (1956) ile Willing’in <i>“Baş VI (ya da Sarı Saç)”</i> (1985) gibi çarpıcı başyapıtları yer alıyor.</p>

<p><img alt="1790516061 Francis Bacon Two Figur" class="detail-photo img-fluid" height="1011" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1790516061-francis-bacon-two-figur.jpg" width="720" /></p>

<p>Sergiye eşlik eden iki dilli kapsamlı katalogda küratör Alistair Hicks’in yanı sıra Dilek H. Zadegan ve Jessica Cerasi’nin inceleme metinleri okuyucuyla buluşuyor.</p>

<p>Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle hayata geçirilen sergi, <strong>31 Ocak 2027</strong> tarihine kadar Pera Müzesi’nde ziyarete açık kalacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/soyut-resmin-ustasi-frank-bowling-eserleriyle-ilk-kez-turkiyede</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/frank-bowling1.webp" type="image/jpeg" length="93958"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzak Şehir yeni bölüm fragmanı yayınlandı mı? Uzak Şehir 67. bölümde neler olacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzak-sehir-yeni-bolum-fragmani-yayinlandi-mi-uzak-sehir-67</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzak-sehir-yeni-bolum-fragmani-yayinlandi-mi-uzak-sehir-67" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanal D'nin Uzak Şehir dizisinde 66. bölümün ardından 67. bölüm fragmanı yayınlandı. Yeni bölüm tanıtımında Alya'nın, Deniz'in çantasına konulan zehir nedeniyle Sadakat'ten şüphelenmesi dikkat çekiyor. Cihan'ın annesiyle yüzleşmesiyle gerilim yükselirken Kartal'ın Alya ile ilgili şüphesi de yeni bölümün öne çıkan gelişmeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanal D ekranlarında pazartesi akşamları yayınlanan <strong>Uzak Şehir</strong> dizisinin 66. bölümünün ardından 67. bölüm fragmanı yayınlandı. Kanal D'nin resmi internet sitesinde yer alan tanıtımda, Alya'nın Deniz'in çantasındaki zehir nedeniyle Sadakat'ten şüphelendiği görülüyor. Alya'nın bu şüphesini Cihan'a anlatmasının ardından Cihan'ın annesiyle doğrudan yüzleşmesi yeni bölümün öne çıkan gelişmelerinden biri oluyor.</p>

<p>Uzak Şehir 67. bölüm fragmanında yalnızca Cihan ve Alya cephesindeki gelişmeler değil, Kartal'ın Alya hakkındaki şüphesi de öne çıkıyor. Kartal, Alya'nın kendi kızı olup olmadığını sorgulamaya başlarken Mardin'den dönmeme kararı alıyor. Kanal D'nin yayın akışına göre dizi yeni bölümüyle pazartesi saat 20.00'de ekrana geliyor.</p>

<h2><strong>Uzak Şehir 67. bölüm fragmanı yayınlandı</strong></h2>

<p>Uzak Şehir 67. bölüm fragmanı Kanal D'nin resmi internet sitesinde yayınlandı. 1 dakika 31 saniyelik tanıtımda Alya'nın Deniz'in çantasındaki zehir nedeniyle Sadakat'ten şüphelendiği görülüyor. Alya'nın şüphesini Cihan'a aktarmasının ardından Cihan, annesine bu konuyu doğrudan soruyor. Sadakat ise Cihan'ın sorusu karşısında sert tepki gösteriyor.</p>

<p>Cihan, yaşananların arkasında Ecmel'in olduğunu düşünüyor. Böylece Deniz'in çantasına konulan zehir üzerinden başlayan şüphe, Albora ailesi içindeki gerilimin yeniden yükselmesine neden oluyor. Fragmanda Cihan ile Sadakat arasındaki yüzleşmenin yanı sıra Alya'nın içinde bulunduğu durum da yeni bölümün önemli başlıkları arasında yer alıyor. </p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/f06ftz82uYA?si=LEOx0jgie6f3l3io" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h3><strong>Kartal, Alya'nın kızı olup olmadığını sorguluyor</strong></h3>

<p>Yeni bölüm tanıtımında dikkat çeken bir diğer gelişme Kartal'ın Alya hakkındaki şüphesi oluyor. Kartal, Alya'nın kendi kızı olup olmadığını sorgulamaya başlıyor ve bu nedenle Mardin'den dönmemeye karar veriyor. Bu gelişme, dizide Alya'nın geçmişine ilişkin yeni bir soru işaretinin ortaya çıkmasına neden oluyor.</p>

<p>Fragmanda Kartal'ın bu şüphe üzerinden nasıl bir adım atacağına ilişkin ayrıntılar da yer alıyor. Alya ile Kartal arasındaki ilişkinin yeni bölümde nasıl şekilleneceği, 67. bölümde yanıt bulması beklenen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Alya'nın başına ne geliyor?</strong></h3>

<p>Uzak Şehir 67. bölüm fragmanında Alya'nın sağlık durumuyla ilgili bir gelişme de gösteriliyor. Alya'nın karnına aniden ağrı saplanması üzerine bir polis memuru ona yardımcı olmaya çalışıyor. Tanıtımda bu durumun nedenine ilişkin kesin bir bilgi verilmiyor.</p>

<p>Alya'nın içinde bulunduğu koşullar, yeni bölümde yaşanacak gelişmelerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Fragmanda ayrıca Enver'in Alya'yı hapisten çıkarmak için ona söz verdiği görülüyor. Böylece Alya'nın hem ailesiyle hem de içinde bulunduğu hukuki durumla ilgili yeni gelişmelerle karşı karşıya kalacağı görülüyor.</p>

<p><img alt="Uzak Şehir Alya Cihan" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/uzak-sehir-alya-cihan.webp" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Uzak Şehir 66. bölümde neler oldu?</strong></h3>

<p>Uzak Şehir'in 66. bölümünde Cihan ve Alya arasındaki gerilim yeniden öne çıktı. Cihan'ın oğlundan vazgeçmemesi Alya'nın farklı adımlar atmasına neden olurken, ikili arasındaki anlaşmazlık daha da derinleşti.</p>

<p>Bölümde Kaya ve Zerrin cephesinde yaşananlar da dikkat çekti. Kaya'nın Zerrin'i başka bir adamla görmesi, geçmişte kalan meselelerin yeniden gündeme gelmesine yol açtı. İki karakter arasındaki geçmişten gelen hesaplaşma yeniden hareketlendi.</p>

<p>İpek de bölümde farklı bir yüzleşmenin içinde kaldı. Alya'nın Nare ile kurduğu iş birliği ise yaşanan gelişmelerin yönünü değiştiren unsurlardan biri oldu. Alya ve Nare'nin birlikte hareket etmesi, yeni bölümde ortaya çıkacak gelişmeler açısından da önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Uzak Şehir 67. bölüm ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Kanal D'nin resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre <strong>Uzak Şehir yeni bölümüyle pazartesi saat 20.00'de</strong> ekrana geliyor. 67. bölüm fragmanı da kanalın resmi fragman sayfasında yayınlandı.</p>

<p>Yeni bölümde Alya'nın Deniz'in çantasındaki zehir nedeniyle Sadakat'ten şüphelenmesi, Cihan'ın annesiyle yüzleşmesi, Kartal'ın Alya hakkındaki şüphesi ve Alya'nın yaşadığı sağlık sorunu üzerinden gelişmelerin devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzak-sehir-yeni-bolum-fragmani-yayinlandi-mi-uzak-sehir-67</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-12-133417.png" type="image/jpeg" length="38111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ekonomik güven endeksi eylülde arttı: Tüketici güveninde yükseliş]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ekonomik-guven-endeksi-eylulde-artti-tuketici-guveninde-yukselis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ekonomik-guven-endeksi-eylulde-artti-tuketici-guveninde-yukselis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik güven endeksi, eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,7 artarak 101,3 değerine ulaştı. Aynı dönemde tüketici güven endeksi 91,9'a, reel kesim güven endeksi ise 102,5'e yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ekonomik güven endeksi</strong>, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre eylül ayında yükseliş kaydetti. Ağustosta 100,6 olarak ölçülen ekonomik güven endeksi, eylülde yüzde 0,7 artışla 101,3 değerini aldı.</p>

<p>TÜİK verilerine göre ekonomik güven endeksinde ağustostan eylüle geçişte yüzde 0,7 oranında artış gerçekleşti. Böylece endeks, ağustosta bulunduğu 100,6 seviyesinden eylülde 101,3'e çıktı.</p>

<p>Ekonomik güven endeksini oluşturan göstergelerde de ay bazında farklı değişimler görüldü. Tüketici güven endeksi ile reel kesim güven endeksinde artış kaydedilirken, hizmet sektörü güven endeksi değişmedi.</p>

<h2><strong>Tüketici güven endeksi yüzde 1,3 arttı</strong></h2>

<p>Eylül ayında tüketici güven endeksi, bir önceki aya kıyasla yüzde 1,3 oranında yükseldi. Böylece ağustosta ölçülen değere göre artış gösteren tüketici güven endeksi, eylülde 91,9 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Reel kesim güven endeksi de aynı dönemde yüzde 0,1 oranında artış kaydetti. İmalat sanayini kapsayan reel kesim güven endeksi, eylül ayında 102,5 değerini aldı.</p>

<h3><strong>Hizmet sektörü güven endeksi 111,9 oldu</strong></h3>

<p>Hizmet sektörü güven endeksinde ise eylülde bir önceki aya göre değişiklik gerçekleşmedi. Endeks, 111,9 seviyesindeki değerini korudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Perakende ticaret sektörü güven endeksi ise eylül ayında yüzde 1,1 oranında yükseldi. Söz konusu endeks, 111,3 değerine çıktı.</p>

<h3><strong>İnşaat sektörü güven endeksi geriledi</strong></h3>

<p>Eylül ayında güven endekslerinde düşüş kaydedilen sektör inşaat oldu. İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,2 azalarak 83,0 seviyesine geriledi.</p>

<p>Böylece eylül ayında ekonomik güven endeksi 101,3 olurken, endeksi oluşturan tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerinde farklı yönlerde değişimler kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ekonomik-guven-endeksi-eylulde-artti-tuketici-guveninde-yukselis</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekonomik-guven-endeksi-5.png" type="image/jpeg" length="52152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="48521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="93680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="60149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="49413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="24082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="61671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="42196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="34311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="21874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="20750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="94999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="35498"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="92566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="57572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="95313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="29049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="59319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="41144"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
