<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 30 Oct 2026 19:49:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kulüpler Birliği'nden Türk futbolunun geleceği için Futbol Zirvesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kulupler-birliginden-turk-futbolunun-gelecegi-icin-futbol-zirvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kulupler-birliginden-turk-futbolunun-gelecegi-icin-futbol-zirvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulüpler Birliği Vakfı, Türk futbolunun uluslararası alanda gelişimini desteklemek ve geleceğe yönelik ortak bir yol haritası oluşturmak amacıyla 17 Kasım Salı günü İstanbul'da Futbol Zirvesi gerçekleştirecek. Akademisyenler, basın mensupları ve kulüp temsilcilerinin katılacağı organizasyonda futbol yönetimi, ekonomik sürdürülebilirlik ve yayıncılık teknolojileri masaya yatırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kulüpler Birliği Vakfı, Türk futbolunun gelişimine katkı sağlamak ve uluslararası düzeyde daha güçlü bir konuma ulaşmasını desteklemek amacıyla Futbol Zirvesi düzenlemeye hazırlanıyor. Vakıf tarafından yapılan duyuruya göre organizasyon, 17 Kasım Salı günü İstanbul'da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan'ın imzasını taşıyan açıklamada, Türk futbolunun geleceği açısından ortak hareket etmenin ve farklı paydaşların işbirliği içerisinde çalışmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Akademisyenlerin, basın mensuplarının ve kulüp temsilcilerinin katılımıyla yapılması planlanan zirvede, dünya futbolundaki değişimlerin Türkiye'ye yansımaları da değerlendirilecek. Uluslararası bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılmasının hedeflendiği organizasyonda, futbolun geleceğini ilgilendiren çeşitli konular gündeme taşınacak.</p>

<p>Açıklamada zirvenin içeriğine ilişkin şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Dünya futbolunda yaşanan değişim ve dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, futbolun geleceğini şekillendiren gelişmeleri yakından takip etmek, uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımını artırmak ve Türk futbolunun geleceğine yönelik ortak bir vizyon oluşturmak büyük önem taşıyor. Zirvemizde futbol yönetimi, ekonomik sürdürülebilirlik ve yayıncılık teknolojileri başta olmak üzere, futbolun bugününü ve yarınını doğrudan ilgilendiren önemli başlıkları ele alacağız."</p>

<p><strong>Uluslararası katılım hedefleniyor</strong></p>

<p>Futbol Zirvesi'nde farklı ülkelerden futbol temsilcilerinin de bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Böylece Türk futbolunun uluslararası deneyimlerden yararlanması ve geleceğe yönelik ortak projelerin geliştirilmesi için bir platform oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Kulüpler Birliği Vakfı açıklamasında, sportif başarıların yanı sıra yönetim, ekonomi ve teknoloji alanlarında atılacak adımların da Türk futbolunun gelişiminde belirleyici olacağı vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>"İnanıyoruz ki Türk futbolunun gelişimi yalnızca saha içindeki başarılarla değil; güçlü bir yönetim anlayışı, sürdürülebilir ekonomik modeller, teknolojik yatırımlar ve tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olacaktır. Futbol Zirvesi'ni de bu hedef doğrultusunda önemli bir buluşma ve geleceğe yönelik somut adımların konuşulacağı değerli bir fırsat olarak görüyoruz. Türk futbolunun bugününü değerlendirmek ve yarınını birlikte inşa etmek üzere gerçekleştireceğimiz bu organizasyonda, futbol dünyasının tüm paydaşlarını aramızda görmekten büyük memnuniyet duyacağız"</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kulupler-birliginden-turk-futbolunun-gelecegi-icin-futbol-zirvesi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/04/kulupler-birligi-1.webp" type="image/jpeg" length="64833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP’ten Kurtuluş Bildirgesi: Bu rejimle pazarlık değil, mücadele diyorsanız biz varız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tipten-kurtulus-bildirgesi-bu-rejimle-pazarlik-degil-mucadele-diyorsaniz-biz-variz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tipten-kurtulus-bildirgesi-bu-rejimle-pazarlik-degil-mucadele-diyorsaniz-biz-variz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İşçi Partisi (TİP), yayımladığı “Kurtuluş Bildirgesi” ile ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. “Önceliği kendi siyasi ikbali değil, halk için bu rejimle mücadele etmek olan herkesi yan yanayürümeye çağırıyoruz” diyen TİP, kurtuluş programını birlikte oluşturmak amacıyla yurttaşları il il, mahalle mahalleb uluşmaya davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TİP, “Kurtuluş Bildirgesi” başlığıyla yayımladığı açıklamayla yurttaşları ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı ortak mücadele yürütmeye çağırdı. TİP'in açıklaması şu şekilde:</p>

<p>"Sevgili yurttaşımız, her kim olursan ol, bu mektubu okuyorsan ya dertlisindir ya da öfkeli. Geçmişi, bugünü ve geleceği, kendini ve ülkeni düşünüp 'Bunları hak etmedik' diyorsundur. Evet, sen bunu hak etmedin. Annen baban, varsa eşin, çocuğun bunları hak etmedi. Ülken, ülkemiz bu yaşadıklarımızı hak etmedi. Aslında çok şey de istememiştin. Düzgün bir iş, belki bir ev, evladına ücretsiz ve nitelikli eğitim, güvenli bir gelecek… Emekliysen onca yılda hak ettiğin, seni kimseye muhtaç etmeyecek bir ikramiye, bir maaş, sağlık hizmeti… Öğrenciysen çalışmaya mecbur olmadan okumak… Kimseye zarar vermeden, kimseye muhtaç olmadan, boyun eğmeden kendin gibi olabilmek… Belki senede iki kere de olsa konsere gidebilmek, fiyatını düşünmeden kitap alabilmek, sosyal medyada özgürce dolaşabilmek, bir parkta kafanı dinlemek… İstediğin partiye, adaya oy verebilmek. Oy verdiğin parti, aday kazandığında yönettiğini görebilmek… Sen milyonlarsın. Sen bu ülkeyi var edensin, onun temel direğisin. Emeğinle var ettiğin bu ülkede kimseye muhtaç olmadan, onurunla, kardeşçe yaşamayı sonuna kadar hak ediyorsun. Sen emeğinin karşılığını, hakkın olanı istedin. Gelgelelim, bir avuç tuzu kuruya hiçbir şey yetmedi. Torpilli işlere, ballı ihalelere, beşer onar evlere, arazilere, tapulara doyamadılar. Hesaplarındaki, sülalelerini doyuracak milyonlara rağmen emekçi çocukları için sunulan burslara bile çöktüler. Yetmedi; bankalardaki milyonlarını onlarca katına çıkarmak için yurttaşları fon tuzağına çekip resmen kazık attılar, insanların yılların emeğiyle biriktirdiklerini iç ettiler. Topraklar, en değerli işletmeler, okuduğun gazete, izlediğin kanal… Hepsi onların oldu. Doymadılar.</p>

<p><strong>"HİÇBİRİ SENİN DERTLERİNİ UMURSAMIYOR"</strong></p>

<p>Tüm bunları yaparken 'vatan, millet, din, bayrak' edebiyatına sarılmaktan da vazgeçmediler. Bu ülke açgözlülüğün, riyakârlığın, halk düşmanlığının bu derecesini görmedi. Bu bir avuç arsız yüzünden burada, kendi yurdunda güvende hissetmeyi unuttun; biliyoruz. 'Koruyup kollar', 'herkes için var', 'bu halka aittir' dedikleri devletin kapılarını sana tamamen kapattılar; farkındayız. Vatandaşlarının bütün birikimlerini hortumlayan, vurgunlarla, tarikatlarla, çetelerle, gazla copla ayakta duran bu kara düzen bir tarafta. Bu ülkeyi emeğiyle, onuruyla var eden sen ise bir taraftasın. O halde kara düzenin karşı tarafında olmanın hakkını verelim, gereğini yapalım. 'Siyaset yapacaksan paran olacak, patronlarla aran iyi olacak, tarikatları karşına almayacak, Sarayın sınırlarını da fazla zorlamayacaksın' diyenlere kulak asmayalım. 'Bu işler halkla olmaz; güçlülerin, zenginlerin, dışarıdaki büyük devletlerin onayı olmadan hiçbir şey değişmez' diyenlere inanmayalım. Halkı birbirine düşürüp sonra buna siyaset diyenlerin, hamaseti muhalefet diye sunanların peşinden gitmeyelim. Hiçbiri senin kira derdini, yakıt derdini, işten çıkarılmanı, maaşını, çocuğunun beslenmesini ve eğitimini, emekliliğini, toprağını, ormanını, geleceğini, dertlerini, hayallerini umursamıyor.</p>

<p><strong>"KURTULUŞ ELLERİMİZDE"</strong></p>

<p>Sen de artık bunun farkındasın: Önüne konan seçeneklerin hiçbiri sana gerçek bir çıkış sunmuyor. Tek adamdan da onun beslemelerinden de, muhalefet diye önüne konan sağcılıktan da kurtulmak istiyorsun. Çaresiz değilsin. Ülkeni, bugününü, geleceğini, haysiyetini kurtarmak senin elinde. Harekete geçmek için isminin ne olduğu önemli değil; yeter ki emeğini koy. Gel, bu Kurtuluş hareketinin, bu isimsizler hareketinin binlerce emekçisinden biri ol. Kurtuluş ellerimizde. Biz bu ülkenin emeğiyle geçinen yurttaşlarıyız. Kurtuluşun yolunu açmak için bir araya geliyoruz. Ülkemizi, bütün birikimimizi gasp eden bir avuç arsızdan kurtaracağız. Doğayı, topraklarımızı, fabrikalarımızı, köprülerimizi satan, halkı satan ve sonunda kendini de satılığa çıkaran bu çürümüş siyasetten ülkemizi kurtaracağız.</p>

<p><strong>"MEMLEKETİN SOLA SU GİBİ İHTİYAÇ DUYDUĞUNU GÖRÜYORUZ"</strong></p>

<p>Saray’ın güdümündekileri, rejimin ufkundan ötesini göremeyenleri, memleket namına bir davası olmayanları, paraya ve menfaate tapanları reddediyoruz. Her daim düzenin ve gücün yanında olan ama iş hamasete gelince mangalda kül bırakmayan, rejimle sağcılık yarıştıran, sağa teslim olmuş siyaseti reddediyoruz. En ağır koşullarda üç kuruşa çalıştırılan emekçilerin, ısınmak için tren istasyonlarına sığınan emeklilerin, okuldan çıkarılıp patrona teslim edilen çocuk işçilerin, her gün bir kız kardeşi daha şiddete uğrayan kadınların, toprağı, doğası vahşi madenciliğe peşkeş çekilen çiftçinin, kiraya parası yetmeyen, ay sonunu getiremeyen, sürekli borçlanan, azıcık birikimi de çalınan tüm emekçilerin yani içinde yaşadığı ülke her gün biraz daha ellerinden kaymakta olan bu halkın artık bu siyasete 'yeter' dediğini, memleketin sola, onun erdemine ve cesaretine su gibi ihtiyaç duyduğunu görüyoruz.</p>

<p><strong>"HERKESE İŞ, SENDİKA GÜVENCESİ' DİYEN BİRİLERİ VAR"</strong></p>

<p>Biz birbirimize güveniyoruz. Kurtuluşun ellerimizde olduğunu biliyoruz. Bu ülkede, 'özel okul mu olur, tüm çocuklarımız ücretsiz, nitelikli, bilimsel eğitim alacak' diyen birileri var. 'Ücretsiz, nitelikli, yollarda ve sıralarda sürünmeden sağlık hizmeti sağlayacağız' diyen birileri var. 'Batsın sizin çocuk sömürünüz; MESEM’inizi kapatıp çocukları karınlarının doyduğu, güvenli okullara göndereceğiz' diyen birileri var. 'Her yere kreş açacağız, yaşlılar için bakım hizmeti sağlayacağız' diyen birileri var. '10 tane, 100 tane eviniz olamaz, barınmayı servet biriktirme aracına çeviremezsiniz' diyen birileri var. 'Herkese iş güvencesi, herkese sendika güvencesi' diyen birileri var.</p>

<p><strong>"DERDİMİZ BU REJİMLE PAZARLIK DEĞİL, MÜCADELE DİYORSANIZ..."</strong></p>

<p>'Yeter Türk-Kürt-Alevi-Sünni ayrımcılığınız. Yeter insanların kime âşık olacağına karışmanız. Hepimiz eşit yurttaşlarız' diyen birileri var. 'Kadın katillerini, çocuk katillerini, işçi katillerini affetmeyeceğiz' diyen birileri var. 'Dünyayı kana bulayan zorba ABD dostumuz filan değil' diyen birileri var. 'Yeter savaş ve düşmanlık sattığınız, biz barış istiyoruz' diyen birileri var. Onlar ise ne zaman hakkımızı istesek 'kaynağımız yok' diyorlar. Var. Üreten, çalışan insanımız var. Bilgimiz, birikimimiz, yaratıcı gençlerimiz var. Bu ülkeye sahip çıkacak milyonlarımız var. Eksik olan, bütün bunları halkın ortak ihtiyaçları için seferber edecek cesaret, irade ve siyasal ufuk. Mesele, elimizde olanı kimin için ve ne için kullanacağımıza karar verme gücünü, yani egemenliğimizi geri almak. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Artık kaybedecek bir günümüz dahi olmadığını bildiğimiz için, kimseyi arkamızda bırakmadan, kapı kapı gezip birbirimizi bularak, birliğimizi sağlamak için toplanıyoruz. Saraya direnen herkesle yol yürümeye hazırız. Derdimiz bu rejimle pazarlık değil mücadele diyorsanız, biz varız. Kentlerde, kasabalarda, mahallelerde, iş yerlerinde, okullarda nerede yaşamı var ediyorsak orada buluşuyoruz.</p>

<p><strong>"KURTULUŞ PROGRAMIMIZI HEP BİRLİKTE YAZMAK İÇİN BİR ARAYA GELİYORUZ"</strong></p>

<p>Bulunduğumuz yerde dertlerimizi, ama mutlaka çözümlerimizi de konuşmak, temsilcilerimizi belirlemek, kurtuluş programımızı hep birlikte yazmak için bir araya geliyoruz. Birimiz diğerine üstün sayılmadan, eşitler olarak halkımız ve ülkemiz için bütünleşiyoruz. Çağrımız bu kara düzenden kurtulmak isteyen tüm yurttaşlarımızadır. Önceliği kendi siyasi ikbali değil, halk için bu rejimle mücadele etmek olan herkesi yan yana yürümeye çağırıyoruz. Gelin il il, mahalle mahalle buluşalım. Kurtuluşun yolunu birlikte açalım. Kurtuluş ellerimizde. Ya hep beraber ya hiçbirimiz."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tipten-kurtulus-bildirgesi-bu-rejimle-pazarlik-degil-mucadele-diyorsaniz-biz-variz</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b4bf7261-10c1-4383-9c1c-7986d42b4e67.jpg" type="image/jpeg" length="94264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris'te hafta sonu kısmi sokağa çıkma yasağı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/pariste-hafta-sonu-kismi-sokaga-cikma-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/pariste-hafta-sonu-kismi-sokaga-cikma-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da eğitim koşullarına yönelik protestoların büyüyerek ülke geneline yayılması üzerine Paris'te kısmi sokağa çıkma yasağı kararı alındı. Cumhuriyet Meydanı ve Halles bölgesinde 23.00-06.00 saatleri arasında uygulanacak yasak, 2 Kasım'a kadar devam edecek. Avrupa genelinde 31 Ekim'de düzenlenmesi beklenen kitlesel gösteriler öncesinde güvenlik önlemleri de artırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa'da liselerdeki eğitim koşullarına tepki olarak başlayan ve zamanla geniş katılımlı protestolara dönüşen gösteriler nedeniyle hükümet yeni güvenlik tedbirlerini devreye soktu. Başkent Paris'te olası olayların önüne geçilmesi amacıyla hafta sonunu kapsayan kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanması kararlaştırıldı.</p>

<p>Paris Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, yasağın yarından itibaren 2 Kasım'a kadar geçerli olacağı duyuruldu. Karar kapsamında başkentteki Cumhuriyet Meydanı ve Halles çevresinde yerel saatle 23.00 ile 06.00 arasında sokağa çıkılmasına izin verilmeyecek.</p>

<h3><strong>31 Ekim'de Avrupa genelinde protestolar bekleniyor</strong></h3>

<p>Fransa'da haftalardır devam eden gösterilerin, 31 Ekim Cumartesi günü Avrupa'nın farklı ülkelerinde düzenlenecek eylemlerle daha geniş bir alana yayılması bekleniyor. Paris'te bir aydan uzun süredir devam eden protestolara hafta sonlarında yüz binlerce kişinin katıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Yetkililer, yaklaşan gösteriler nedeniyle ülke genelinde güvenlik tedbirlerini artırırken, eylemler sırasında yaklaşık 70 bin kolluk kuvvetinin görevlendirileceği bildirildi.</p>

<h3><strong>Sarı Yeleklilerin Paris'teki eylemine izin verilmedi</strong></h3>

<p>Öte yandan, Sarı Yelekliler hareketinin kamu özgürlüklerinin korunması talebiyle Ulusal Meclis önünde gerçekleştirmeyi planladığı gösteri de Paris Emniyet Müdürlüğü tarafından yasaklandı.</p>

<p>Sarı Yelekliler Koordinasyonu'nun açıklamasına göre emniyet yetkilileri, eylemin Ulusal Meclis'e yaklaşık 500 metre mesafedeki Invalides Meydanı'nda yapılmasını önerdi. Ancak hareketin temsilcileri, gösterinin bu alana taşınması teklifini kabul etmedi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/pariste-hafta-sonu-kismi-sokaga-cikma-yasagi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/fransa-eylem-3.jpg" type="image/jpeg" length="46742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon krizi mağdurlarına 29,3 milyar liralık ödeme başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizi-magdurlarina-293-milyar-liralik-odeme-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizi-magdurlarina-293-milyar-liralik-odeme-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran fon skandalından etkilenen yatırımcılar için beklenen ara ödemeler hesaplara yatırılmaya başlandı. Olağanüstü tasfiye süreci kapsamında 7 fonda bulunan 235 bin 705 yatırımcıya toplam 29,3 milyar lira ödeme yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fon skandalı nedeniyle mağduriyet yaşayan yatırımcılar için ilk ödeme süreci bugün itibarıyla başladı. Tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarında hak sahibi olan kişilere yönelik ara ödemeler, yatırımcıların hesaplarına aktarılıyor.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen <strong>Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun</strong>doğrultusunda başlatılan süreçte, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen tasfiye ve ödeme usul ve esasları uygulanıyor.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, olağanüstü tasfiye kapsamındaki 7 fonda yer alan yatırımcılara toplam 29,3 milyar liralık ara ödeme gerçekleştirilecek.</p>

<p>Atlas, Pusula ve Tera Portföy Yönetim Şirketleri tarafından oluşturulan ve olağanüstü tasfiye sürecine dahil edilen fonları kapsayan ödemelerden toplam 235 bin 705 yatırımcı yararlanacak.</p>

<p>Böylece fon skandalından etkilenen yatırımcılar için başlatılan ödeme sürecinde ilk aşama hayata geçirilmiş oldu.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizi-magdurlarina-293-milyar-liralik-odeme-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/c8ffc4ac-fon-paralari-ne-zaman-odenecek-tasfiye-edilen-fonlara.webp" type="image/jpeg" length="36619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'de teknik direktör açıklaması: Üç maçlık teknik sorumlu belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-teknik-direktor-aciklamasi-uc-maclik-teknik-sorumlu-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-teknik-direktor-aciklamasi-uc-maclik-teknik-sorumlu-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray derbisinde alınan mağlubiyetin ardından İsmail Kartal ile yollarını ayıran Fenerbahçe, milli maç arasına kadar takımın başında Dirk Kuyt'ın görev yapacağını açıkladı. Hollandalı teknik adam, sarı-lacivertlilerin bu süreçte oynayacağı iki Süper Lig ve bir UEFA Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında kulübede yer alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de teknik direktör değişikliğinin ardından geçici görevlendirme netlik kazandı. Trendyol Süper Lig'in 9. haftasında Galatasaray'a 2-1 mağlup olan sarı-lacivertli ekipte, karşılaşma sonrasında istifasını yönetime sunan İsmail Kartal'ın ayrılığıyla yeni bir süreç başladı.</p>

<p>Kartal'ın görevinden ayrılmasının ardından takımın başına Dirk Kuyt getirilmişti. Fenerbahçe Spor Kulübü, yaptığı son açıklamayla Hollandalı çalıştırıcının milli maç arasına kadar teknik sorumlu olarak görevini sürdüreceğini resmen duyurdu.</p>

<p>Kulübün açıklamasında, yeni teknik direktörün belirlenmesi için çalışmaların yönetim kurulunun oluşturduğu komite tarafından yürütüleceği ve sürecin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Kulüpten yapılan resmî açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Yapılan değerlendirmeler sonucunda, milli maçlar nedeniyle lige verilecek araya kadar Futbol A Takımımızın teknik sorumluluğunun Dirk Kuyt tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Yeni teknik direktörümüzün belirlenmesine yönelik çalışmaların, Yönetim Kurulumuz tarafından oluşturulan komite tarafından yürütülmesine ve sürecin hızla ilerletilmesine karar verilmiştir. Fenerbahçe’mizin en büyük gücü, her koşulda yanında duran büyük taraftarıdır. Armamıza gönülden bağlı milyonların inancı ve desteği, sahadaki mücadelemizin en büyük dayanağıdır. Şimdi omuz omuza durma, futbolcularımıza ve teknik heyetimize sahip çıkma zamanıdır. Tribünlerden yükselen her ses, verilen her destek bu mücadelede büyük önem taşımaktadır. Büyük taraftarımızla birlikte, Fenerbahçe’mizi hak ettiği başarılara taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu inançla, Büyük Fenerbahçe Taraftarımızı yarınki karşılaşmada takımımızın yanında olmaya ve desteğini tribünlerden güçlü bir şekilde hissettirmeye davet ediyoruz.”</p>

<h3><strong>Kuyt, üç karşılaşmada takımın başında olacak</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'nin aldığı karar doğrultusunda Dirk Kuyt, milli maç arasına kadar oynanacak üç mücadelede takımın teknik sorumluluğunu üstlenecek.</p>

<p>Sarı-lacivertliler, bu dönemde Trendyol Süper Lig kapsamında Göztepe ve Çorum FK ile karşılaşacak. Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi ise Liverpool olacak.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcede-teknik-direktor-aciklamasi-uc-maclik-teknik-sorumlu-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/dca49991-091f-4117-bd85-abf90675f585.jpg" type="image/jpeg" length="51459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirne'de Kapıkule yolunda denetim: 41 üründe aykırılık belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/edirnede-kapikule-yolunda-denetim-41-urunde-aykirilik-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/edirnede-kapikule-yolunda-denetim-41-urunde-aykirilik-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de Kapıkule Sınır Kapısı kara yolu üzerindeki akaryakıt istasyonları, tır parkları ve dinlenme tesislerinde fiyat ve etiket denetimi yapıldı. Ekim ayındaki kontrollerde 74 iş yerinde 598 ürün incelenirken 41 ürün hakkında idari işlem uygulandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Edirne</strong>'de<strong> Kapıkule Sınır Kapısı</strong> güzergahında hizmet veren işletmeler, fiyat ve etiket kurallarına uyulup uyulmadığının belirlenmesi amacıyla denetlendi.<strong> Ticaret İl Müdürlüğü</strong> ekipleri, <strong>Edirne Jandarma Komutanlığı </strong>personelinin katılımıyla akaryakıt istasyonları, tır parkları ve dinlenme tesislerinde incelemelerde bulundu.</p>

<p>Kontrollerde ürünlerin raf ve kasa fiyatları karşılaştırıldı, faturalar incelendi ve etiket bilgileri kontrol edildi. Restoranlarda ise müşterilere sunulan fiyat listeleri ile yemeklerin gramajları denetlendi. <strong>Mevzua</strong>ta aykırı uygulamaların belirlendiği işletmelere idari para cezası verildi.</p>

<h2><strong>Ekim ayında 74 iş yerinde denetim yapıldı</strong></h2>

<p>Ekiplerin ekim ayı boyunca Edirne merkez ve ilçelerinde gerçekleştirdiği kontrollerde 74 iş yerindeki 598 ürün incelendi. <strong>Denetimler </strong>sonucunda 41 üründe kurallara aykırılık belirlendi ve ilgili işletmeler hakkında idari işlem başlatıldı.</p>

<p>Haksız fiyat artışlarının tespitine yönelik çalışmalar da sürdürüldü. Bu kapsamda 11 firmada toplam 16 ürün kontrol edildi.</p>

<h3><strong>İşletme yetkilileri denetimlerden memnun</strong></h3>

<p><strong>Kapıkule kara yolu </strong>üzerindeki bir işletmenin genel müdürü Erkan Yılmaz, denetimlerin düzenli olarak yapılmasından memnuniyet duyduklarını belirtti. Son 6 aydır yaklaşık 10 günde bir kontrole tabi tutulduklarını aktaran Yılmaz, bu çalışmaların işletmelerdeki eksikliklerin giderilmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Avrupa'dan Türkiye'ye giriş yapan gurbetçilere ve tır şoförlerine hizmet verdiklerini kaydeden Yılmaz, denetimlerin işletmelerin hizmet standartlarını takip etmelerine yardımcı olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>Restoranlarda fiyat ve gramaj kontrolleri yapıldı</strong></h3>

<p>Tesis müdürü Celil Dikmen de restoran bölümündeki fiyatların ve yemeklerin müşterilerin görebileceği şekilde sergilendiğini söyledi. İşletmenin düzenli aralıklarla denetlendiğini belirten Dikmen, kontroller sırasında tespit edilen eksiklikleri gidermek için çalışma yürüttüklerini kaydetti.</p>

<p>Kapıkule güzergahındaki denetimlerde fiyat listeleri, ürün etiketleri ve yemek gramajlarının yanı sıra raf ve kasa fiyatlarının uyumu da incelendi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/edirnede-kapikule-yolunda-denetim-41-urunde-aykirilik-belirlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/kapikule-yolu-uzerindeki-isletmelere-fiyat-denetimi.png" type="image/jpeg" length="81982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ukrayna lideri Zelenski, Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-lideri-zelenski-erdoganin-daveti-uzerine-turkiyeye-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-lideri-zelenski-erdoganin-daveti-uzerine-turkiyeye-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti doğrultusunda yarın Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Zelenskiy'nin 31 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret edeceğini duyurdu. Duran, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 31 Ekim 2026 tarihinde ülkemize bir çalışma ziyareti gerçekleştirecektir.</p>

<p>İstanbul’da yapılacak görüşmelerde, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili iş birliğinin daha da geliştirilmesi amacıyla atılabilecek adımlar ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz’deki güvenlik durumu başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alınacaktır."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ukrayna-lideri-zelenski-erdoganin-daveti-uzerine-turkiyeye-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/03/erdogan-zelenski.png" type="image/jpeg" length="42571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: Eczanelerin reçete hizmet bedellerinde iyileştirme kararı alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-eczanelerin-recete-hizmet-bedellerinde-iyilestirme-karari-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-eczanelerin-recete-hizmet-bedellerinde-iyilestirme-karari-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, SGK ile Türk Eczacıları Birliği arasında yapılan görüşmelerde mutabakata varıldığını duyurdu. Anlaşma kapsamında eczanelerin satış hasılatı baremleri ve reçete hizmet bedellerinde iyileştirme kararı alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat</strong> <strong>Işıkhan</strong>, <strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)</strong> ile <strong>Türk Eczacıları Birliği (TEB)</strong> arasında yürütülen görüşmeler sonucunda eczacılara yönelik bazı düzenlemelerde mutabakata varıldığını bildirdi. Işıkhan, anlaşmayla satış hasılatı baremleri ve <strong>reçete hizmet bedelleri</strong>nin iyileştirilmesinin kararlaştırıldığını belirtti.</p>

<p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, TEB Başkanı Mehmet İrfan Demirci ve beraberindeki heyetle bir araya geldiklerini aktardı. Görüşmede, SGK kapsamındaki kişilerin TEB üyesi eczanelerden <strong>ilaç</strong> temin etmesine ilişkin protokolde yapılacak değişikliklerin ele alındığını kaydetti.</p>

<h2><strong>SGK ve TEB arasında ek protokol görüşmesi yapıldı</strong></h2>

<p>Işıkhan, toplantının <strong>eczanele</strong>rin ilaç teminine ilişkin mevcut protokolde değişiklik yapılması amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. Görüşmelerde ek protokol üzerinde değerlendirmelerde bulunulduğunu belirten Bakan Işıkhan, eczacıları ilgilendiren düzenlemeler konusunda <strong>mutabakat</strong>a ulaşıldığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Satış hasılatı baremleri ve reçete hizmet bedelleri iyileştirildi</strong></h3>

<p>Mutabakat kapsamında eczanelerin satış hasılatı baremleri ile reçete hizmet bedellerinin iyileştirilmesi kararlaştırıldı. Işıkhan, söz konusu düzenlemenin eczacılar ve meslek sektörü açısından hayırlı olmasını diledi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'de değişiklik çalışmaları amacıyla ek protokol görüşmesini gerçekleştirdik. Eczacılarımız için önemli gördüğümüz mutabakat sayesinde satış hasılatı baremleri ile reçete hizmet bedellerinin iyileştirilmesini kararlaştırdık. Eczacılarımıza ve meslek sektörüne hayırlı olmasını diliyorum."</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Sayın Mehmet İrfan Demirci ve beraberindeki Merkez Heyeti Üyeleriyle bir araya geldik. ‘Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolü'nde değişiklik çalışmaları amacıyla Ek Protokol görüşmesini gerçekleştirdik. Eczacılarımız için önemli gördüğümüz mutabakat sayesinde; satış hasılatı baremleri ile reçete hizmet bedellerinin iyileştirilmesini kararlaştırdık. Eczacılarımıza ve meslek sektörüne hayırlı olmasını diliyorum. @sgksosyalmedya @tebkurumsal</p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://x.com/isikhanvedat/status/2116140067995389964?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-eczanelerin-recete-hizmet-bedellerinde-iyilestirme-karari-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/eczanelerin-recete-hizmet-bedellerinde-iyilestirme-karari-alindi.png" type="image/jpeg" length="22235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Bölünmüş yol uzunluğu 30 bin 278 kilometreye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-bolunmus-yol-uzunlugu-30-bin-278-kilometreye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-bolunmus-yol-uzunlugu-30-bin-278-kilometreye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölünmüş yol ağının 30 bin 278 kilometreye, otoyol uzunluğunun 3 bin 848 kilometreye ulaştığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, <strong>Yol-İş Sendikası 13. Olağan Genel Kurulu</strong>'na ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Uraloğlu, Türkiye genelindeki yol, köprü ve tünel çalışmalarında görev alan çalışanların ortak emeğine ve dayanışmasına dikkat çekti.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, ulaşım altyapısındaki gelişmelerin sahada görev yapan çalışma arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirildiğini belirterek çalışanların katkısını vurguladı.</p>

<h2><strong>Bölünmüş yol ağı 30 bin 278 kilometreye çıktı</strong></h2>

<p>Uraloğlu, paylaşımında bölünmüş yol ve otoyol uzunluklarına ilişkin verileri aktardı.<strong> Bölünmüş yol ağı</strong>nın 30 bin 278 kilometreye, otoyol uzunluğunun ise 3 bin 848 kilometreye çıkarıldığını bildirdi.</p>

<p>Bu çalışmalarda sahadaki personelin ortak çabasının etkili olduğunu belirten Uraloğlu, <strong>yol</strong>, <strong>köprü</strong> ve <strong>tünel</strong> projelerinin çalışanlarla omuz omuza yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>Çalışanların hakları ve sosyal diyalog vurgusu</strong></h3>

<p>Çalışanların haklarının gözetilmesi ve sosyal diyaloğun güçlendirilmesi konularına da değinen Uraloğlu, ülkeye birlikte hizmet etmeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Yol-İş Sendikamızın 13. Olağan Genel Kurulu’nda, ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprülerle ve tünellerle donatırken ortaya koyduğumuz ortak emeğive dayanışmayı vurguladık.</p>

<p>Bölünmüş yol ağımızı 30 bin 278 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 3 bin 848 kilometreye çıkarırken bu başarılara sahadaki çalışma arkadaşlarımızla omuz omuza ulaştık.</p>

<p>Çalışanlarımızın haklarını gözeterek sosyal diyaloğu güçlendirmeyi ve ülkemize birlikte hizmet etmeyi sürdüreceğiz.</p>

<p>Yol medeniyettir anlayışıyla birlikte hayata geçirdiğimiz eserlerde emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, genel kurulda alınan kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum.”</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yol-İş Sendikamızın 13. Olağan Genel Kurulu’nda, ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprülerle ve tünellerle donatırken ortaya koyduğumuz 𝐨𝐫𝐭𝐚𝐤 𝐞𝐦𝐞𝐠̆𝐢 ve 𝐝𝐚𝐲𝐚𝐧ı𝐬̧𝐦𝐚𝐲ı vurguladık. 🤝 Bölünmüş yol ağımızı 30 bin 278 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 3 bin 848 kilometreye çıkarırken bu başarılara sahadaki çalışma arkadaşlarımızla 𝐨𝐦𝐮𝐳 𝐨𝐦𝐮𝐳𝐚 ulaştık. 🛣️ Çalışanlarımızın haklarını gözeterek sosyal diyaloğu güçlendirmeyi ve ülkemize 𝐛𝐢𝐫𝐥𝐢𝐤𝐭𝐞 𝐡𝐢𝐳𝐦𝐞𝐭 𝐞𝐭𝐦𝐞𝐲𝐢 sürdüreceğiz. 🌿 Yol medeniyettir anlayışıyla birlikte hayata geçirdiğimiz eserlerde emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, genel kurulda alınan kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. 🌟 #TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷</p>
— Abdulkadir URALOĞLU (@a_uraloglu) <a href="https://x.com/a_uraloglu/status/2116120617078427941?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-bolunmus-yol-uzunlugu-30-bin-278-kilometreye-ulasti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/bakan-uraloglu-bolunmus-yol-uzunlugu-30-bin-278-kilometreye-ulasti.png" type="image/jpeg" length="66445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI 30 EKİM 2026 kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı ne kadar oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-30-ekim-2026-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-ne-kadar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-30-ekim-2026-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-ne-kadar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul KMKTP'de standart altının kilogram fiyatı, 30 Ekim Cuma gününü yüzde 1,1 değer kaybıyla 6 milyon 350 bin liradan tamamladı. Gün içinde 6 milyon 477 bin liraya kadar yükselen altının işlem hacmi 7,27 milyar lirayı aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong> Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) <strong>standart altının kilogram fiyatı</strong>, önceki işlem gününe kıyasla düşüş kaydetti. Gün içerisinde 6 milyon 350 bin lira ile 6 milyon 477 bin lira aralığında işlem gören altın, kapanışta yüzde 1,1 gerileyerek 6 milyon 350 bin liraya indi.</p>

<p>Standart altının kilogram fiyatı, bir önceki işlem gününü 6 milyon 423 bin 11 lira seviyesinde tamamlamıştı. Böylece altının kilogram fiyatı, son işlem günündeki kapanış değerinin altında kaldı.</p>

<h2><strong>Altının kilogram fiyatı gün sonunda ne kadar oldu?</strong></h2>

<p>KMKTP verilerine göre standart altın, gün boyunca farklı fiyat seviyelerinde işlem gördü. Günün en düşük seviyesini 6 milyon 350 bin lirayla kaydeden altın, en yüksek 6 milyon 477 bin lirayı gördü.</p>

<p>İşlem gününün tamamlanmasıyla birlikte standart altının kilogram fiyatı 6 milyon 350 bin lira olarak kayıtlara geçti. Bu değer, önceki günün 6 milyon 423 bin 11 liralık kapanış fiyatına göre yüzde 1,1'lik düşüşe karşılık geldi.</p>

<h3><strong>KMKTP altın işlem hacmi 7,27 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul KMKTP'de gün boyunca gerçekleştirilen altın işlemlerinin toplam hacmi 7 milyar 272 milyon 586 bin 140,62 lira oldu. Piyasada işlem gören altın miktarı ise 1141 kilogram olarak açıklandı.</p>

<p>Kıymetli maden piyasasında tüm metaller dikkate alındığında toplam işlem hacmi 7 milyar 539 milyon 395 bin 721,32 liraya ulaştı. Böylece altın işlemlerinin yanı sıra diğer metallerde gerçekleştirilen işlemler de günün toplam hacmine dahil edildi.</p>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar belli oldu</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul altın piyasasında günün en yüksek işlem hacmine sahip kurumları da açıklandı. KMKTP'de en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar arasında Zirve Değerli Madenler ve Kuveyt Türk Katılım Bankası yer aldı.</p>

<p>Listede ayrıca Rona Döviz ve Kıymetli Maden, NMGlobal Kıymetli Madenler ile Fetih Döviz ve Kıymetli Madenler de bulundu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-30-ekim-2026-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-ne-kadar-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/69df3b2b7cf79-1776237355jpg.webp" type="image/jpeg" length="25252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı’nda süper tanker mayına çarptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazinda-super-tanker-mayina-carpti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazinda-super-tanker-mayina-carpti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’ndan alternatif güney rotasıyla ayrılmaya çalışan bir süper tankerin deniz mayınına çarptığını açıkladı. Olayla birlikte bugün patlama yaşanan petrol tankeri sayısının üçe çıktığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran Devrim Muhafızları </strong>Ordusu Deniz Kuvvetleri, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmaya çalışan bir petrol tankerinin mayına çarptığını bildirdi. Ordunun yazılı açıklamasında, yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıyabilen geminin alternatif güney rotasını kullanarak boğazdan ayrılmak istediği sırada patlamanın yaşandığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Süper tanker alternatif güney rotasını kullanmaya çalıştı</strong></h2>

<p>Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasında, olayın <strong>Hürmüz Boğazı</strong>’ndaki geçiş sırasında meydana geldiği aktarıldı. Yaklaşık 2 milyon varil <strong>petrol</strong> taşıma kapasitesine sahip olduğu için <strong>süper tanker</strong> olarak nitelendirilen geminin, alternatif güney güzergâhından bölgeden ayrılmaya çalıştığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamaya göre tanker, bu rota üzerinden ilerlediği sırada deniz mayınına çarptı. Çarpmanın ardından gemide <strong>patlama</strong> meydana geldiği bilgisi paylaşıldı.</p>

<h3><strong>Mayına çarpan tankerin görüntüleri yayımlandı</strong></h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, olayın ardından mayına çarptığı belirtilen tankere ait görüntüleri de kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, <strong>gemi</strong>nin durumu ve olayın ardından yaşananlara ilişkin başka bir ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<h3><strong>Bugün patlama yaşanan tanker sayısı üçe çıktı</strong></h3>

<p>Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasında, söz konusu gemiyle birlikte bugün patlama meydana gelen petrol tankeri sayısının üçe yükseldiği belirtildi. Böylece Hürmüz Boğazı çevresinde aynı gün içinde üç petrol tankerinde patlama yaşandığı bilgisi paylaşıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazinda-super-tanker-mayina-carpti</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazinda-bir-petrol-tankeri-mayina-carpti.png" type="image/jpeg" length="54098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB duyurdu: Öğretmenlerin kasım dönemi mesleki çalışmaları ÖBA üzerinden yapılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-duyurdu-ogretmenlerin-kasim-donemi-mesleki-calismalari-oba-uzerinden-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-duyurdu-ogretmenlerin-kasim-donemi-mesleki-calismalari-oba-uzerinden-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı kasım dönemi öğretmen mesleki çalışmalarının tarihlerini açıkladı. Öğretmenler, 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında ÖBA üzerinden uzaktan eğitim içeriklerine katılabilecek. Eğitimleri tamamlamak için son tarih ise 22 Kasım Pazar saat 23.59 olarak belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılı kasım dönemi öğretmen mesleki çalışmalarına ilişkin takvimi duyurdu.</p>

<p>Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin kasım dönemi seminerleri, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre öğretmenler, 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yayımlanacak uzaktan eğitim içeriklerine katılarak mesleki çalışmalarını tamamlayabilecek.</p>

<h2><strong>Öğretmenlerin kasım seminerleri ne zaman yapılacak?</strong></h2>

<p>MEB tarafından açıklanan takvime göre 2026 yılı kasım dönemi öğretmen mesleki çalışmaları, 16 Kasım2026 Pazartesi günü saat 08.00'de başlayacak.</p>

<p>Öğretmenler, ÖBA platformunda erişime açılacak eğitim içeriklerini belirtilen süre içerisinde takip ederek mesleki çalışma yükümlülüklerini yerine getirebilecek.</p>

<h3><strong>ÖBA kasım seminerleri için son tarih 22 kasım</strong></h3>

<p>Kasım dönemi mesleki çalışmalarına ilişkin uzaktan eğitim içerikleri, 22 Kasım 2026 Pazar günü saat 23.59'a kadar erişime açık tutulacak.</p>

<p>Belirlenen süre içerisinde eğitimlerini tamamlayan öğretmenler, 2026-2027 eğitim öğretim yılı kasım dönemi mesleki çalışmalarını tamamlamış sayılacak.</p>

<h3><strong>Öğretmenler kasım seminerlerine nasıl katılacak?</strong></h3>

<p>Öğretmenler, mesleki çalışmalarını Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformunda yayımlanacak uzaktan eğitim içerikleri üzerinden gerçekleştirecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-duyurdu-ogretmenlerin-kasim-donemi-mesleki-calismalari-oba-uzerinden-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/30fe638c-5a40-4b37-a7f4-9493926e6263-w.png" type="image/jpeg" length="39446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erhan Usta'dan Müsavat Dervişoğlu'na: "Sözümün tevile ihtiyacı yok"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erhan-ustadan-musavat-dervisogluna-sozumun-tevile-ihtiyaci-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erhan-ustadan-musavat-dervisogluna-sozumun-tevile-ihtiyaci-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Milletvekili Erhan Usta, Müsavat Dervişoğlu'nun Anıtkabir'deki törende Devlet Bahçeli ile kol kola yürümesine yönelik eleştirilerini yineledi. Söz konusu davranışın fiziksel bir zorunluluktan değil siyasi tercihten kaynaklandığını belirten Usta, bu tercihe itiraz ettiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anıtkabir'deki resmî törende <strong>İYİ Parti</strong> lideri<strong> Müsavat Dervişoğlu</strong>'nun,<strong> MHP </strong>Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong> ile kol kola yürümesine tepki gösteren İYİ Parti Milletvekili Erhan Usta, konuya ilişkin yeni bir açıklamada bulundu.</p>

<p>Dervişoğlu'nun, "Dilerim ki söylediklerini tevil edilebilecek bir yol haritası tanzim eder" sözlerine Usta, "Sözümün tevile ihtiyacı yok" yanıtını verdi. Usta, açıklamasında ayrıca, "O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"O kola giriş, siyasi bir tercihtir"</strong></h2>

<p>Usta'nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Sözümün tevile ihtiyacı yok. Bugüne kadar, İYİ Parti olarak hem içtimai hem iktisadi konularda hem de son olarak Çerçeve Yasa sürecinde, her platformda, her kademede canla başla mücadele verdik. Bu mücadelemiz bundan sonra da sürecek. Anıtkabir’de defalarca törene katılmış birisi olarak söylüyorum. Orada birisini görmek isterseniz görür, görmek istemezseniz görmezsiniz. Birisiyle yürümek isterseniz yürür, istemezseniz yürümezsiniz. Tören boyunca birisinin sürekli yanında olmak çok özel gayret gerektirir. Hele hele merdivenlerden inerken hiçbir düzen olmaz. O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum.</i></p>

<p><i>Şu çok iyi bilinsin ki bizler görevimizi kapalı kapıların ardında ikbal hesaplarından almayız, biz görevimizi büyük Atatürk’ün gençliğe hitabesinden alırız. Birinci vazifemizin gereği olarak Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz. Siyasetin sorumluluğu herkes için geçerlidir. Davranışlarımızın yerindeliğini milletimizin verdiği tepkiyle değerlendirmek en güzel yoldur. Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim. Risk aldım. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim. Milletimize verdiğimiz sözden bir milim dahi sapmadan, inandığımız yolda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."</i></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sözümün tevile ihtiyacı yok. Bugüne kadar, İYİ Parti olarak hem içtimai hem iktisadi konularda hem de son olarak Çerçeve Yasa sürecinde, her platformda, her kademede canla başla mücadele verdik. Bu mücadelemiz bundan sonra da sürecek. Anıtkabir’de defalarca törene katılmış birisi olarak söylüyorum. Orada birisini görmek isterseniz görür, görmek istemezseniz görmezsiniz. Birisiyle yürümek isterseniz yürür, istemezseniz yürümezsiniz. Tören boyunca birisinin sürekli yanında olmak çok özel gayret gerektirir. Hele hele merdivenlerden inerken hiçbir düzen olmaz. O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum. Şu çok iyi bilinsin ki bizler görevimizi kapalı kapıların ardında ikbal hesaplarından almayız, biz görevimizi büyük Atatürk’ün gençliğe hitabesinden alırız. Birinci vazifemizin gereği olarak Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz. Siyasetin sorumluluğu herkes için geçerlidir. Davranışlarımızın yerindeliğini milletimizin verdiği tepkiyle değerlendirmek en güzel yoldur. Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim. Risk aldım. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim. Milletimize verdiğimiz sözden bir milim dahi sapmadan, inandığımız yolda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.</p>
— Dr. Erhan Usta (@55erhanusta) <a href="https://x.com/55erhanusta/status/2116158227578576967?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erhan-ustadan-musavat-dervisogluna-sozumun-tevile-ihtiyaci-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/erhan-usta-2.jpg" type="image/jpeg" length="58376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin'den Trump açıklaması: Kiev, petrol rafinerilerine saldırıları sürdürdü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-trump-aciklamasi-kiev-petrol-rafinerilerine-saldirilari-surdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-trump-aciklamasi-kiev-petrol-rafinerilerine-saldirilari-surdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Ukrayna'nın ABD Başkanı Donald Trump'ın petrol rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulması talebini dikkate almadığını öne sürdü. Uşakov, Kiev yönetiminin Avrupa'nın desteğiyle saldırıları sürdürdüğünü savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kremlin Dış Politika Danışmanı <strong>Yuriy</strong> <strong>Uşakov</strong>, <strong>Ukrayna</strong> ordusunun <strong>Rusya</strong>'nın Samara bölgesindeki petrol rafinerisine düzenlediği saldırıyı değerlendirdi. Rus televizyon kanalı Vesti'ye konuşan Uşakov, Kiev yönetiminin ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>'ın petrol rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulması talebini dikkate almadığını savundu.</p>

<p>Uşakov, Ukrayna'nın Trump'ın çağrısına rağmen saldırılara devam ettiğini belirterek, Avrupa'nın <strong>Kiev</strong> yönetimine verdiği desteğin bu tutumda etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<h2><strong>Uşakov'dan Trump'ın çağrısına ilişkin açıklama</strong></h2>

<p>Trump'ın petrol rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulmasını istediğini hatırlatan Uşakov, Kiev yönetiminin bu talebi göz ardı ettiğini söyledi.</p>

<p>Uşakov, "Trump'ın sözünü yine dinlemediler. Bu konudaki ısrarına rağmen söylediklerini göz ardı ediyorlar. Avrupa'nın desteğini aldıkları için cesaretliler. Tek başlarına buna cesaret edemezlerdi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kremlin yetkilisi, Ukrayna'nın saldırıları sürdürmesinde Avrupa ülkelerinin desteğinin etkili olduğunu öne sürdü. Uşakov'un açıklamaları, Ukrayna ordusunun Samara bölgesindeki <strong>petrol rafinerisi</strong>ne yönelik saldırısına ilişkin değerlendirmesi sırasında geldi.</p>

<h3><strong>Abu Dabi'deki üçlü müzakerelere dikkat çekti</strong></h3>

<p>Uşakov, Ukrayna konusunda<strong> Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE)</strong> başkenti Abu Dabi'de yapılması planlanan üçlü müzakerelere de değindi.</p>

<p>Görüşmelerin ABD'nin girişimiyle gerçekleştirileceğini belirten Uşakov, müzakerelerin ilerleyen süreçte yaşanacak gelişmeler açısından belirleyici öneme sahip olacağını vurguladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-trump-aciklamasi-kiev-petrol-rafinerilerine-saldirilari-surdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/kremlinden-trump-aciklamasi-kiev-petrol-rafinerilerine-saldirilari-surdurdu.png" type="image/jpeg" length="71500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31 için girişimcilere çağrı: Gençler iklim çözümleri geliştirecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cop31-icin-girisimcilere-cagri-gencler-iklim-cozumleri-gelistirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cop31-icin-girisimcilere-cagri-gencler-iklim-cozumleri-gelistirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[COP31 İklim Teknolojileri Creathonu, iklim değişikliğine teknoloji temelli çözümler geliştirmek isteyen gençleri ve girişimcileri bir araya getirecek. Başvurular 2 Kasım'a kadar yapılabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sıfır Atık Vakfı </strong>ile <strong>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı)</strong> ve T3 Girişim Merkezi yürütücülüğünde gerçekleştirilecek <strong>COP31 </strong>İklim Teknolojileri Creathonu, gençleri, girişimcileri ve teknoloji meraklılarını bir araya getirecek. Organizasyonda iklim değişikliğinin yol açtığı çevresel sorunlara yönelik teknoloji temelli fikirlerin geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Sıfır Atık </strong>Vakfından yapılan açıklamaya göre vakıf, Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda sürdürülebilir yaşam anlayışının yaygınlaştırılması, bilimsel bilginin ve teknolojik yeniliklerin çevre sorunlarına yönelik çözümlere dönüştürülmesi öncelikli çalışma alanları arasında yer alıyor.</p>

<p>T3 Vakfı ve T3 Girişim Merkezi ise teknoloji ve girişimcilik alanındaki birikimleriyle organizasyona katkı sağlayacak. Creathon aracılığıyla iklim kriziyle mücadelede gençlerin ve yenilikçi fikirlerin rolünün güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>İklim sorunlarına teknoloji odaklı çözümler geliştirilecek</strong></h2>

<p><strong>COP31 İklim Teknolojileri Creathonu</strong>, iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel sorunlara yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesini hedefliyor. Organizasyonda inovasyonun sürdürülebilir bir gelecek için sunduğu imkanların değerlendirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Etkinlik kapsamında farklı disiplinlerden katılımcıların bir araya gelmesi ve fikir alışverişinde bulunması amaçlanıyor. Böylece yaratıcı düşüncelerin geliştirilmesi ve iklim eylemine katkı sağlayabilecek önerilerin ortaya çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p>Creathon, katılımcılara iklim değişikliği karşısında teknoloji temelli fikirler üretme imkanı sunacak. Gençler ve girişimciler, yenilikçi yaklaşımlarını somut çözüm önerilerine dönüştürmek için bir araya gelecek.</p>

<h3><strong>COP31 sürecinde gençlerin katılımı desteklenecek</strong></h3>

<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 süreci, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin yanı sıra yenilikçi teknolojilerin ve sürdürülebilir çözümlerin önemini de gündeme taşıyor.</p>

<p>COP31 <strong>İklim</strong> Teknolojileri Creathonu da bu süreçte gençlerin ve girişimcilerin geliştireceği fikirlerle iklim çalışmalarına katkı sunmayı amaçlıyor. Organizasyon, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarını bir araya getirerek çevresel ihtiyaçlara yanıt verebilecek önerilerin geliştirilmesini destekleyecek.</p>

<p>Farklı alanlardan katılımcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşacağı etkinlikte, toplumsal fayda sağlayabilecek çözüm önerilerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Teknolojinin <strong>iklim krizi</strong>yle mücadelede daha etkin kullanılması için yenilikçi fikirlerin geliştirilmesi ve uygulanabilir önerilere dönüştürülmesi de organizasyonun amaçları arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Başvurular 2 Kasım'a kadar sürecek</strong></h3>

<p>COP31 İklim Teknolojileri Creathonu'na katılmak isteyen gençler, girişimciler ve teknoloji meraklıları başvurularını 2 Kasım'a kadar yapabilecek. Organizasyonun final etkinliği ise <strong>15-16 Kasım</strong> tarihlerinde düzenlenecek. </p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cop31-icin-girisimcilere-cagri-gencler-iklim-cozumleri-gelistirecek</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/sifir-atik-vakfi-ve-t3-vakfi-iklim-teknolojileri-icin-gencleri-bulusturacak.png" type="image/jpeg" length="50376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den yeni kanun teklifi: "Staj ve çıraklık sigorta başlangıcı sayılsın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-partiden-yeni-kanun-teklifi-staj-ve-ciraklik-sigorta-baslangici-sayilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-partiden-yeni-kanun-teklifi-staj-ve-ciraklik-sigorta-baslangici-sayilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, staj ve çıraklık sürelerinin emekliliğe esas sigorta başlangıcı sayılması için TBMM'ye kanun teklifi sundu. Teklifte, geçmiş dönemlere ait staj ve çıraklık sürelerinin borçlanılması için düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay süre tanınması öngörüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabına dahil edilmesi konusunda yeni bir adım atıldı. DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, staj ve çıraklık dönemlerinin emekliliğe esas sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini ve geçmiş sürelerin borçlanma yoluyla emeklilik hesabına dahil edilmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu.</p>

<p>Teklifin yasalaşması halinde aday çıraklar, çıraklar, stajyer öğrenciler ve düzenlemede belirtilen diğer grupların geçmiş dönemlerdeki eğitim ve staj süreleri için borçlanma imkânı elde etmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Staj ve çıraklık süreleri emeklilik başlangıcına sayılacak mı?</strong></h2>

<p>Kanun teklifinin genel gerekçesinde, stajyer ve çırakların sosyal güvenlik sisteminde yaşadığı sorunlara dikkat çekildi.</p>

<p>İşyerlerinde uygulamalı eğitim gören ve bazı durumlarda üretim süreçlerine fiilen katılan stajyer ve çırakların SGK bildirimlerinin emeklilik açısından gerekli bütün sigorta kollarını kapsamadığı belirtildi.</p>

<p>Mevcut uygulamada bu kişilerin sigorta girişleri yapılmasına rağmen söz konusu sürelerin emeklilik başlangıcında dikkate alınmadığı ifade edildi.</p>

<p>Teklifte, staj ve çıraklık dönemlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamına alınması ve bu sürelerin emeklilik hesabında değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>EYT sonrası staj ve çıraklık mağduriyetine dikkat çekildi</strong></h3>

<p>Teklifin gerekçesinde, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi sonrasında da staj ve çıraklık başlangıcı emekliliğe esas sigorta başlangıcı kabul edilmeyen kişilerin hak kaybı yaşadığına vurgu yapıldı.</p>

<p>Aynı dönemlerde çalışma hayatına katılan kişilerin farklı sigortalılık statülerine tabi tutulmasının emeklilik koşullarında eşitsizlik oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabına dahil edilmemesinin yalnızca sigorta başlangıç tarihini değil, kişilerin emeklilik yaşını ve gerekli prim gününü tamamlama sürecini de etkilediği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Staj ve çıraklık borçlanması için yeni hak tanınması isteniyor</strong></h3>

<p>Kanun teklifinde öne çıkan düzenlemelerden biri de geçmiş dönemlere ilişkin borçlanma hakkı oldu.</p>

<p>Teklifin gerekçesinde, zorunlu staj ve çıraklık sürelerinin mevcut sistemde borçlanma kapsamına alınmamasının önemli bir eksiklik olduğu belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda staj ve çıraklık dönemlerinde geçen sürelerin borçlanılabilmesine imkân tanınması ve bu sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte geçmişte staj veya çıraklık yapmış kişilerin sigorta başlangıç tarihlerinin yeniden değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Stajyer ve çırakların sigorta primlerini işveren ödeyecek</strong></h3>

<p>Kanun teklifinde yalnızca emeklilik başlangıcı ve borçlanma konusu ele alınmadı. Stajyer, çırak, kursiyer ve bursiyerlerin sosyal güvenlik primlerinin finansmanına ilişkin değişiklikler de gündeme getirildi.</p>

<p>Teklifin gerekçesinde, işyerlerinde mesleki eğitim gören ve üretim ya da hizmet süreçlerine katkı sağlayan kişilerin sosyal güvenlik yükümlülüklerinin açık biçimde belirlenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bu doğrultuda, kapsam dahilindeki kişilerin primlerinin İşsizlik Sigortası Fonu yerine fiilen çalışmanın gerçekleştiği işverenler tarafından karşılanması öngörüldü.</p>

<h3><strong>Geçmiş staj ve çıraklık süreleri için 3 aylık borçlanma süresi</strong></h3>

<p>kanun teklifinin en dikkat çeken maddelerinden biri, geçmiş dönemlerdeki staj ve çıraklık sürelerinin borçlanılmasına ilişkin geçici düzenleme oldu.</p>

<p>Teklifte, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na geçici 113'üncü maddenin eklenmesi öngörüldü.</p>

<p>Buna göre düzenlemenin yasalaşması halinde kapsam dahilindeki kişiler, yürürlük tarihinden önceki staj, çıraklık ve eğitim sürelerini borçlanabilecek.</p>

<p>Teklifte, borçlanma hakkından yararlanmak isteyenlerin düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren <strong>3 ay içerisinde başvuruda bulunması</strong> şartı yer aldı.</p>

<p>Borçlanılan sürelerin ise sigorta başlangıç tarihinin hesaplanmasında dikkate alınması önerildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-partiden-yeni-kanun-teklifi-staj-ve-ciraklik-sigorta-baslangici-sayilsin</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tbmmdha-2477375.jpg" type="image/jpeg" length="77873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eksik maaş ödemesi için icra takibi başlatan memurlara AYM'den karar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eksik-maas-odemesi-icin-icra-takibi-baslatan-memurlara-aymden-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eksik-maas-odemesi-icin-icra-takibi-baslatan-memurlara-aymden-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi (AYM), maaşlarının eksik ödenmesi nedeniyle alacaklarını tahsil etmek için icra takibi başlatan memurların, takiplerin sonuçsuz kalmasının ardından idari yargıda açtıkları davaların süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesini hak ihlali olarak değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, bu kararların memurların mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yer alan karara göre, tüzel kişiliği kaldırılan Çalış Belediyesinde 2002-2014 döneminde görev yapan bazı memurlar, alamadıkları maaşlar ile bu tutarlara işleyen faizlerin ödenmesi amacıyla 2014'te belediye aleyhine ilamsız icra takibi başlattı.</p>

<p>İcra süreci devam ederken Çalış Belediyesinin tüzel kişiliği sona erdirildi. Belediyeye ait taşınır ve taşınmaz mallar ile alacak ve borçlar Haymana Belediyesine aktarıldı.</p>

<p>Devir işleminin ardından Haymana İcra Müdürlüğü, Haymana Belediyesini dosyada borçlu olarak gösterdi ve ilgili alacakların tahsil edilmesi yönünde işlem yaptı.</p>

<h2><strong>İcra dosyaları kapatıldı: Memurların açtığı davalar süre aşımına takıldı</strong></h2>

<p>Haymana Belediyesinin icra takibine itiraz etmesi üzerine müdürlük, memurların başlattığı hukuki süreçten sonra yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerini gerekçe göstererek takiplerin düşürülmesine karar verdi.</p>

<p>İcra işlemlerinin sona ermesinin ardından memurlar, ödenmeyen alacaklarını tahsil edebilmek için idare mahkemelerinde dava açtı.</p>

<p>İdare mahkemeleri, icra takibinin başlatıldığı günleri idareye başvuru tarihi olarak kabul etti. Bu tarihler dikkate alınarak yasal süre içerisinde talep edildiği belirlenen alacakların ödenmesine hükmedildi. Diğer alacaklar için açılan davalar ise süre aşımı gerekçesiyle reddedildi.</p>

<p>Mahkeme kararlarının kesinleşmesi üzerine memurlar, haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptı.</p>

<h3><strong>AYM, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna vardı</strong></h3>

<p>Başvuruları değerlendiren Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 36. maddesinde koruma altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetti.</p>

<p>AYM'nin gerekçeli kararında, başvurucuların eksik maaş ödemelerinden kaynaklanan alacaklarını almak için o tarihte hukuken başvurabilecekleri ilamsız icra yöntemini kullandıkları ifade edildi.</p>

<p>Kararda, Çalış Belediyesinin bu borçlara karşı herhangi bir itirazda bulunmadığına işaret edildi. Daha sonra yürürlüğe giren KHK düzenlemesi kapsamında icra takiplerinin sona erdirildiği ve memurların alacak uyuşmazlıklarını idari yargıya taşıdığı belirtildi.</p>

<h3><strong>İdare mahkemelerinin dava açma süresine ilişkin değerlendirmesi incelendi</strong></h3>

<p>AYM, idare mahkemelerinin 694 sayılı KHK ile belirlenen süre içinde dava açılmasını tek başına yeterli görmediğine dikkat çekti.</p>

<p>İdare mahkemelerinin değerlendirmesinde, maaşlardaki eksik ödemelerin farklı aylarda gerçekleştiği ve kesintilerin süreklilik taşımadığı gerekçesine yer verildi. Bu doğrultuda başvurucuların alacaklarındaki eksikliği, maaşların ödendiği tarihlerde öğrendiği kabul edildi.</p>

<p>Bununla birlikte AYM, süre hesabı yapılırken KHK'dan önce idari yargının görev alanında bulunan alacaklar için de ilamsız icra takibi yolunun kullanılabildiği gerçeğinin dikkate alınmadığını belirtti.</p>

<p>Yüksek Mahkeme ayrıca belediyenin borca itiraz etmemesi nedeniyle icra takiplerinin kesinleştiğini ve işlemlerin haciz aşamasına kadar ilerlediğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>AYM'den dava açma süresine ilişkin öngörülebilirlik vurgusu</strong></h3>

<p>AYM, idare mahkemelerinin dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağına yönelik yorumunun öngörülebilirlik koşulunu karşılamadığını değerlendirdi.</p>

<p>Kararda, bu yaklaşımın mahkemeye erişim hakkını sınırlayan katı bir yorum olduğu ifade edildi. Yüksek Mahkeme, söz konusu değerlendirmeler sonucunda başvurucuların mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi.</p>

<p><strong>Kararda şu ifadeler yer aldı:</strong></p>

<p>"Sonuç olarak başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eksik-maas-odemesi-icin-icra-takibi-baslatan-memurlara-aymden-karar</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/thumbs-b-c-ec6e6640f30bda3d2adbb088abaf057ejpg.webp" type="image/jpeg" length="46996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Ukrayna'da askeri ve enerji tesisleri vuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-askeri-ve-enerji-tesisleri-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-askeri-ve-enerji-tesisleri-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri sanayi ve enerji tesislerinin hedef alındığını, bir haftada 11 askeri yük gemisinin vurulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna'daki askeri sanayi ve enerji tesisleri ile limanlara yönelik saldırılar hakkında açıklama yaptı. Bakanlığın bildirimine göre, Kiev ve <strong>Kiev</strong> bölgesinde insansız hava aracı (İHA) üretiminde kullanılan parçaların hazırlandığı fabrika, bir İHA üretim atölyesi ve askeri sanayi tesislerine enerji sağlayan trafo merkezi hedef alındı. Dnipropetrovsk bölgesindeki bir trafo merkezinin de vurulduğu aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, <strong>Odessa Limanı</strong>'na askeri yük taşıdığı belirtilen bir geminin Karadeniz'de hedef alındığı kaydedildi. Saldırılarda karadan yüksek hassasiyetli silahlar ile insansız hava araçlarının kullanıldığı bildirildi.</p>

<h2><strong>Kiev ve Dnipropetrovsk'taki tesisler hedef alındı</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasında, Kiev ve çevresindeki askeri sanayi faaliyetleriyle bağlantılı tesislere yönelik saldırıların ayrıntıları paylaşıldı. Bakanlık, başkent Kiev ve Kiev bölgesinde İHA parçaları üreten "<strong>Kievskiy Radiozavod</strong>" fabrikasının, İHA üretim atölyesinin ve askeri sanayi tesislerinin çalışmasını sağlayan trafo merkezinin vurulduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, <strong>Dnipropetrovsk</strong> bölgesinde bulunan bir trafo merkezinin de saldırılarda hedef alındığı ifade edildi. Odessa Limanı'na askeri yük taşıdığı belirtilen geminin ise Karadeniz'de vurulduğu kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık, 24-30 Ekim tarihleri arasındaki askeri faaliyetlere ilişkin ayrı bir bilgilendirme de yaptı. Bu dönemde Ukrayna'nın askeri sanayi, lojistik, enerji ve ulaşım altyapısına ait tesisleri ile limanlarına saldırılar düzenlendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Rusya, 11 kuru yük gemisinin vurulduğunu öne sürdü</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, hafta boyunca Ukrayna ordusu için askeri yük taşıdığı belirtilen 11 kuru yük gemisinin hedef alındığını açıkladı. Aynı bilgilendirmede, <strong>Ukrayna</strong>'da üç yerleşim biriminin Rus güçlerinin kontrolüne geçtiği ileri sürüldü.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, Harkiv bölgesindeki Alisovka, Sumi bölgesindeki Barilovka ve Zaporijya bölgesindeki Obşçeye yerleşimleri ele geçirildi. Açıklamada, söz konusu yerleşimlerin Rus güçlerince kurtarıldığı ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı ayrıca, aynı süreçte 6 güdümlü hava bombası, İngiltere yapımı "Storm Shadow" (Fırtına Gölgesi) füzelerinin de aralarında bulunduğu 3 seyir füzesi ve yaklaşık 7 bin İHA'nın imha edildiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Samara'da İHA saldırısı açıklaması yapıldı</strong></h3>

<p>Samara Bölge Valisi Vyaçeslav Fedorışçev de Ukrayna'nın bölgedeki<strong> sivil altyapı</strong>ya yönelik saldırısına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Fedorışçev, saldırıda rekor sayıda İHA kullanıldığını belirtti.</p>

<p>Vali, hava savunma sistemleri ve mobil ateş gruplarının saldırı sırasında onlarca İHA'yı etkisiz hale getirdiğini aktardı. İlk belirlemelere göre olayda can kaybı yaşanmadığını kaydetti.</p>

<p>Öte yandan sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Rus petrol şirketi Rosneft'e ait Novokuybışevsk petrol rafinerisinin bulunduğu bölgeden yoğun duman yükseldiği görüldü. Yıllık yaklaşık 8,8 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahip rafinerinin daha önce de Ukrayna'nın İHA saldırılarının hedefi olduğu belirtildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, gece saatlerinde Ukrayna'ya ait 1043 İHA'nın Moskova'nın da aralarında bulunduğu çeşitli Rus bölgelerinde etkisiz hale getirildiğini duyurdu.</p>

<h3><strong>Oleşki için insani yardım ve ateşkes çalışması yürütülüyor</strong></h3>

<p><strong>Ukrayna Ombudsmanı Dmitro Lubinets</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rusya İnsan Hakları Yüksek Komiseri Yana Lantratova ile Oleşki şehrinde insani operasyon yürüttüklerini bildirdi.</p>

<p>Çalışmalara ilişkin bilgi veren Lubinets, "Her şey şu anda yüksek seviyede hazırlanmış durumda. Oleşki şehrinin yerel sakinlerine insani yardım ulaştırıyoruz" dedi.</p>

<p>Bölgeye giriş için 25 otobüsün yanı sıra ambulansların da hazırlandığını belirten Lubinets, "Oleşki'den ayrılmak isteyen herkese güvenli bir şekilde ayrılma fırsatı verilecektir. Aynı zamanda, kalmaya karar verenler kalabilir ve gerekli tüm insani yardımı alacaklardır. Şimdi her iki taraf için de ateşkes rejimine uymak aynı derecede önemlidir." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania Trump'ın, Ukrayna'nın Herson bölgesinde iki ateş arasında kalan Oleşki şehri için "özel bir ateşkes" sağladığı bildirilmişti.</p>

<p>Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, insani operasyon kapsamında Rus Silahlı Kuvvetlerinin 27 Ekim'de Moskova saatiyle 04.00'ten itibaren Herson yönündeki saldırıları durduracağını ve geçici ateşkes uygulayacağını açıklamıştı. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı da 27 Ekim'de Kiev saatiyle 03.00'ten itibaren bölgede belirlenmiş bir alanda ateşkes ilan edileceğini duyurmuştu.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-ukraynada-askeri-ve-enerji-tesisleri-vuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/rusya-ukraynada-gemi-askeri-sanayi-ve-enerji-tesislerini-vurduk.png" type="image/jpeg" length="93663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gelinim Mutfakta 30 Ekim puan durumu: Haftanın birincisi ve elenen isim belli oldu mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-30-ekim-puan-durumu-haftanin-birincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-30-ekim-puan-durumu-haftanin-birincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanal D’nin yemek yarışması Gelinim Mutfakta’da 30 Ekim 2026 Cuma günü haftanın finali yapılıyor. Cemile, Tuğba, Öykü ve Beyza’nın son gün performansları, günlük ödülün yanı sıra haftalık sıralamayı da belirleyecek. Yarışmacılardan biri 10 altın bileziğin sahibi olurken bir isim de programa veda edecek. Peki, 30 Ekim puan tablosunda son durum ne, haftanın birincisi ve elenen yarışmacı belli oldu mu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gelinim Mutfakta’da haftanın final bölümü 30 Ekim 2026 Cuma günü ekrana geliyor. Cemile, Tuğba, Öykü ve Beyza, haftanın son yemeğini hazırlayarak kayınvalidelerden puan toplamaya çalışıyor. Günlük değerlendirme tamamlandığında çeyrek altının sahibi, haftalık puanların hesaplanmasıyla da 10 altın bileziği kazanan yarışmacı ve yarışmaya veda edecek isim belli olacak.</p>

<h2><strong>Gelinim Mutfakta 30 Ekim puan durumu açıklandı mı?</strong></h2>

<p>Gelinim Mutfakta’nın 30 Ekim Cuma tarihli final bölümünde yarışmacıların gün içindeki performansları değerlendiriliyor. Cemile, Tuğba, Öykü ve Beyza’nın aldığı son puanlar, haftalık toplam sıralamayı doğrudan etkileyecek.</p>

<p>Ancak 30 Ekim tarihli kesin puan tablosu henüz elimizdeki bilgiler arasında yer almıyor. Bu nedenle günün birincisi, çeyrek altını kazanan yarışmacı ve haftalık sıralama konusunda kesin bir sonuç paylaşmak mümkün değil.</p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta 29 Ekim puan durumu</strong></h3>

<p>Final öncesinde yarışmacılar 29 Ekim Perşembe günü balaban kebabı hazırladı. Kayınvalidelerin değerlendirmesi sonucunda 17 puana ulaşan Cemile, günün birincisi olarak çeyrek altını kazandı.</p>

<p>Perşembe günkü puanlamada Cemile 17 puanla ilk sırada yer aldı. Tuğba 14 puan toplarken Öykü ve Beyza günü 13'er puanla tamamladı.</p>

<p><img alt="gelinim mutfakta" class="detail-photo img-fluid" height="1056" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-21-161627.png" width="1114" /></p>

<h3><strong>Gelinim Mutfakta bu hafta kim elendi?</strong></h3>

<p>Haftanın finalinde yarışmacıların beş günlük performansları üzerinden oluşan toplam puan sıralaması belirleyici olacak. En düşük toplam puana sahip yarışmacı yarışmaya veda edecek. Haftalık sıralamada ilk sıraya yerleşen isim ise 10 altın bileziğin sahibi olacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gelinim-mutfakta-30-ekim-puan-durumu-haftanin-birincisi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-21-161607.png" type="image/jpeg" length="15368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atlas, Pusula ve Tera fonlarında ara ödeme süreci başladı: İlk sırada kimler var?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/atlas-pusula-ve-tera-fonlarinda-ara-odeme-sureci-basladi-ilk-sirada-kimler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/atlas-pusula-ve-tera-fonlarinda-ara-odeme-sureci-basladi-ilk-sirada-kimler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tasfiye kararı verilen yatırım fonlarında beklenen ara ödeme süreci 30 Ekim 2026'da başladı. Olağanüstü tasfiye kapsamındaki 7 fonda bulunan 235 bin 705 yatırımcıya toplam 29,3 milyar lira ödenmesi planlanırken, ilk aşamada 1 milyon liraya kadar olan alacaklar karşılanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına </strong>yönelik yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte yatırımcıların beklediği ödeme süreci başladı. 30 Ekim 2026 itibarıyla uygulamaya alınan ara ödeme planı, <strong>Atlas</strong>, <strong>Pusula</strong> ve<strong> Tera Portföy Yönetimi </strong>tarafından oluşturulan 7 fonu kapsıyor.</p>

<p>Olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan 235 bin 705 yatırımcı için toplam 29,3 milyar liralık ödeme yapılması öngörülüyor. İşlemler, TBMM'de kabul edilen Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun ile Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) belirlediği usul ve esaslar doğrultusunda yürütülüyor.</p>

<h2><strong>235 bin yatırımcıya ödeme: Hangi fonlar bu kapsamda?</strong></h2>

<p>Olağanüstü tasfiye kapsamına alınan 7 yatırım fonu için ödeme işlemleri başlatıldı. Atlas, Pusula ve Tera Portföy Yönetimi şirketlerinin oluşturduğu fonlarda yatırımı bulunan 235 bin 705 kişi, toplam 29,3 milyar liralık ara ödeme planından yararlanacak.</p>

<p>30 Ekim itibarıyla başlayan süreçte, belirlenen tutarların yatırımcıların hesaplarına aktarılması için işlemler gerçekleştiriliyor. Böylece tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırımcılar için ilk ödeme aşamasına geçilmiş oldu.</p>

<h3><strong>Fon ödemelerinde öncelik kimlere verilecek? </strong></h3>

<p>Ara ödeme planında yatırımcıların alacak tutarları esas alınacak. İlk aşamada 1 milyon liraya kadar olan alacakların ödenmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden yürütülen ödeme işlemlerinde en düşük alacak tutarına sahip yatırımcılardan başlanacak. Ödemeler, küçük tutarlı alacaklardan daha yüksek miktarlara doğru ilerleyecek.</p>

<p>Bu yöntemle ilk ödeme aşamasında daha düşük miktarda alacağı bulunan yatırımcıların işlemleri öncelikli olarak gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>29,3 milyar liralık fon ödemesi ne zaman tamamlanacak?</strong></h3>

<p>Tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarının ara ödeme sürecinde üç ayrı finansman kaynağından yararlanılacak. Ödemelerde fonların tasfiye sonrasında ellerinde kalan bakiyeler, yatırımcıların gönüllü iadeleri ve kısa süre içinde nakde çevrilebilecek varlıklar kullanılacak.</p>

<p>Bu kaynaklardan sağlanacak tutarlarla ara ödemelerin 1-2 hafta içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Mevcut ödeme planına göre işlemlerin kasım ayının ortalarına doğru sonuçlandırılması öngörülüyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/atlas-pusula-ve-tera-fonlarinda-ara-odeme-sureci-basladi-ilk-sirada-kimler-var</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/on-binlerce-magdur-yatirimciyi-ilgilendiriyor-17-fonda-odemeler-bugun-basliyorjpg.webp" type="image/jpeg" length="69248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="34321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="69692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="42094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="72390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="39475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="69100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="44643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="81443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="87483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="44586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="50702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="98703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="13750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="70270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="76464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="55336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="91689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="98694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="41621"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
