<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 15:22:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı Türkiye ve Avrupa günlük uçuş ve yolcu rekorunu kırdı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-havalimani-turkiye-ve-avrupa-gunluk-ucus-ve-yolcu-rekorunu-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-havalimani-turkiye-ve-avrupa-gunluk-ucus-ve-yolcu-rekorunu-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nın 16 Ağustos’ta 1739 uçuş ve 290 bin 287 yolcu ağırlayarak hem Türkiye’de hem de Avrupa genelinde tüm zamanların günlük uçuş ve yolcu rekorunu kırdığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada İstanbul Havalimanı’nda 16 Ağustos tarihinde gerçekleşen uçuş ve yolcu istatistiklerine ilişkin detayları paylaştı.</p>

<h3><strong>"Türkiye ve Avrupa tarihinin en yüksek seviyesi"</strong></h3>

<p>Ulaşım verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"İstanbul Havalimanı, 16 Ağustos'ta 1739 uçuş ve 290 bin 287 yolcu ile Türkiye ve Avrupa'da tüm zamanların en yüksek günlük uçuş ve yolcu sayısına ulaştı. İstanbul Havalimanı'mız, sahip olduğu kapasite, güçlü altyapısı ve sunduğu hizmet kalitesiyle dünyanın önde gelen havalimanları arasında yer alıyor. Kırılan bu yeni rekorlar, havalimanımızın küresel aktarma merkezi konumunu daha da güçlendirdiğini bir kez daha ortaya koydu."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-havalimani-turkiye-ve-avrupa-gunluk-ucus-ve-yolcu-rekorunu-kirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-94b63e0d164c35ced8f67c21f042619f.webp" type="image/jpeg" length="56874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[STM'nin deniz projeleri TEKNOFEST'te: TCG İstanbul ve denizaltılar sergilenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/stmnin-deniz-projeleri-teknofestte-tcg-istanbul-ve-denizaltilar-sergilenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/stmnin-deniz-projeleri-teknofestte-tcg-istanbul-ve-denizaltilar-sergilenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[STM, TEKNOFEST Mavi Vatan'da milli deniz platformlarını teknoloji meraklılarına tanıtacak. Etkinlikte TCG İstanbul ve TCG Burgazada'nın yanı sıra iki denizaltı da ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>STM Savunma Teknolojileri Mühendislik</strong> ve Ticaret AŞ, <strong>TEKNOFEST</strong> <strong>Mavi Vatan</strong> kapsamında milli deniz platformlarını ve savunma sanayisine yönelik mühendislik çalışmalarını ziyaretçilere tanıtacak. <strong>Gölcük Tersanesi Komutanlığı</strong>'nda 20-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlikte, Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan çeşitli milli platformlar yakından görülebilecek.</p>

<p>Festival kapsamında STM'nin ana yükleniciliğini üstlendiği Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İstanbul ile MİLGEM Ada Sınıfı Korvetlerden<strong> TCG Burgazada </strong>etkinlik alanında yer alacak.</p>

<h2><strong>Milli savaş gemileri ziyaretçilere açılacak</strong></h2>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan süresince ziyaretçiler, <strong>Türk Deniz Kuvvetleri </strong>envanterindeki milli deniz platformlarını yakından inceleme imkanı bulacak.</p>

<p>Su üstü platformlarının yanı sıra TCG Hızırreis ve TCG Sakarya denizaltıları da halkın ziyaretine açılacak. Böylece katılımcılar, savaş gemileri ve denizaltıları festival alanında doğrudan görme fırsatı elde edecek.</p>

<h3><strong>STM500 ve diğer projeler stantta sergilenecek</strong></h3>

<p>STM'nin etkinlik alanında kuracağı stantta, şirketin yürüttüğü milli denizcilik projelerine ilişkin maketler de ziyaretçilerin ilgisine sunulacak.</p>

<p>İstif Sınıfı Fırkateyn ile özel harekat ve hücum görevleri için tasarlanan STM500 denizaltısının maketi stantta sergilenecek. Türkiye, Portekiz ve Pakistan için STM tarafından inşa edilen Lojistik Destek Gemisi projesi de etkinlikte tanıtılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretçiler ayrıca STM mühendisleriyle bir araya gelerek Türkiye'nin askeri <strong>denizcilik</strong> alanındaki projeleri ve mühendislik çalışmaları hakkında bilgi alabilecek.</p>

<h3><strong>Milli teknoloji ve denizcilik projeleri gençlerle buluşacak</strong></h3>

<p>STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TEKNOFEST'in gençleri teknoloji alanındaki çalışmalarla bir araya getiren önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtti.</p>

<p>Güleryüz, Mavi Vatan kapsamında geliştirilen mühendislik projelerini ve milli platformları gençlerle buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Türk mühendisleri tarafından geliştirilen savaş gemileri ve denizaltıların Türk Deniz Kuvvetlerinin yanı sıra dost ve müttefik ülkelerin donanmalarında da görev yaptığını belirten Güleryüz, gençlerin bu projelerden ilham alarak geleceğin teknolojilerini geliştirmesini beklediklerini kaydetti.</p>

<p>Güleryüz, vatandaşları <strong>TEKNOFEST Mavi Vatan</strong> etkinliğine ve <strong>STM</strong> standına davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/stmnin-deniz-projeleri-teknofestte-tcg-istanbul-ve-denizaltilar-sergilenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/stm-gelistirdigi-milli-deniz-platformlariyla-teknofest-mavi-vatanda-yer-alacak.png" type="image/jpeg" length="98123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanlardan fruktoz uyarısı "Karaciğerde hızla yağa dönüşüyor, çocukluk çağı tüketimi yüzde 42'yi aştı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlardan-fruktoz-uyarisi-karacigerde-hizla-yaga-donusuyor-cocukluk-cagi-tuketimi-yuzde-42yi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlardan-fruktoz-uyarisi-karacigerde-hizla-yaga-donusuyor-cocukluk-cagi-tuketimi-yuzde-42yi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özmert, nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) yüksek fruktoz içeriği nedeniyle karaciğer yağlanması, obezite ve insülin direnci başta olmak üzere birçok kronik hastalığa zemin hazırladığını belirtti. Türkiye'de 7-8 yaş grubunda şekerli içecek tüketim oranının yüzde 42,3'e fırladığına dikkat çeken Özmert, yaşamın ilk 2 yılında ilave şekerin tamamen sıfırlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şekerleme, unlu mamuller, dondurma, reçel ve gazlı içecek sanayisinde yaygın olarak tercih edilen nişasta bazlı şekerler, sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor. Türkiye'de üretilen toplam şekerin en fazla yüzde 2,5'ini oluşturacak şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı kotalarıyla denetlenen NBŞ'lerin insan metabolizması üzerindeki yıkıcı etkilerine dair Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özmert önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Tokluk hissi vermiyor, hızla yağlanmaya yol açıyor"</strong></h2>

<p>Şeker pancarından elde edilen sofra şekerinde glukoz ve fruktozun eşit oranda bulunduğunu, NBŞ'de ise fruktoz oranının yüzde 42 ile 90 arasında değiştiğini belirten Prof. Dr. Özmert, şu uyarıları yaptı:</p>

<blockquote>
<p><i>"NBŞ'nin hastalık oluşturma riski, yüksek fruktoz içeriği nedeniyle çok daha yüksek. Fruktoz, diğer şekerlerden farklı bir metabolizmaya sahiptir; doğrudan karaciğerde hızla yağa dönüşür. Vücutta tokluk hissi oluşturmadığı için tüketim durmaksızın devam eder. Çocukluk dönemindeki yüksek şeker tüketimi yalnızca obeziteyle kalmayıp insülin direnci, hipertansiyon, yağlı karaciğer, diş çürükleri, kardiyometabolik sorunlar ve davranış bozukluklarıyla doğrudan ilişkilidir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Çocuklarda şekerli içecek tüketimi 3 katına çıktı</strong></h3>

<p>Türkiye'de 7-8 yaş grubundaki ilkokul çocukları üzerinde yapılan araştırmaların endişe verici boyutlara ulaştığını aktaran Özmert, günlük veya sıklıkla şekerli içecek tüketen çocuk oranının 2013 yılında yüzde 12,7, 2016 yılında yüzde 18,4, 2022 yılında yüzde 42,3 seviyesine yükseldiğini ifade ederek acil önlem alınması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Obez çocukların yüzde 80'i obez yetişkin oluyor"</strong></h3>

<p>Çocukluk çağında kazanılan sağlıksız beslenme alışkanlıklarının ömür boyu süren kardiyovasküler riskler doğurduğunu belirten Prof. Dr. Özmert, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Çocukluktaki hiçbir olumsuzluk çocuklukta kalmaz. Obez çocukların yüzde 55'i obez ergen, obez ergenlerin de yüzde 80'i obez erişkin olur. İlerleyen yaşlarda kalp damar hastalıkları, inme ve kanser gibi riskler katlanarak artar.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneği verileri doğrultusunda yaşamın ilk 2 yılında çocuklara kesinlikle ilave/serbest şeker verilmemelidir. Daha büyük yaşlardaki çocuklar için ise günlük sınır en fazla 26 gram (yaklaşık 6 çay kaşığı) olmalıdır. Okul kantinlerinde sağlıklı gıda standartları eksiksiz uygulanmalı ve okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek hizmeti sunulmalıdır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanlardan-fruktoz-uyarisi-karacigerde-hizla-yaga-donusuyor-cocukluk-cagi-tuketimi-yuzde-42yi-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abur-cubur-gofret2.jpg" type="image/jpeg" length="82207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahmut Arıkan: "Siyaseti ticari bir alana dönüştüren simsar anlayışını bitireceğiz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mahmut-arikan-siyaseti-ticari-bir-alana-donusturen-simsar-anlayisini-bitirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mahmut-arikan-siyaseti-ticari-bir-alana-donusturen-simsar-anlayisini-bitirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Sivas'ta iş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve gazetecilerle bir araya geldi. Siyaset kurumunun kâr odaklı bir yapıya evrildiğini belirten Arıkan, "Bazı simsarlar parti parti geziyor; bu anlayışı Türkiye'de ortadan kaldıracağız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sivas programı kapsamında sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcilerinin taleplerini dinleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ardından gündeme ve partisinin vizyonuna dair açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>"Onarıcı siyaset ve onarıcı devlet anlayışını inşa edeceğiz"</strong></h3>

<p>Toplumun siyasete olan güveninin zedelendiğine dikkat çeken Arıkan, temel yaklaşımlarını şu sözlerle tanımladı:</p>

<p>"Biz onarmaktan bahsediyoruz; yıkmaktan, dökmekten bahsetmiyoruz. Dilimizi olumlu manada inşa ederek, toplumun siyasete olan azalmış güvenini yukarılara çıkartmaya gayret gösteriyoruz. Siyaset ticari bir alana, bir kâr anlayışına dönüştü.</p>

<p>Bazı simsarlar var; A partisine gidiyor, orada bir şey görmüyor B partisine gidiyor. Orada onu görmüyor C partisine geçiyor. Bu anlayışı Türkiye'de ortadan kaldırabilecek ahlaklı bir zemini inşa etmek istiyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Sadakat kişilere değil, değerlere olacak"</strong></h3>

<p>"Sadece iktidarımıza vesile olan yüzde 50+1'e değil, yüzde100, 86 milyon insanımıza bu huzuru, mutluluğu inşa etmeye çalışacağız. Yetmeyecek, bölgemizde de çok büyük oyunlar oynanıyor, bölgemizde de çok büyük tehlikeler var. Türkiye sadece Türkiye'den ibaret değil. Komşularla beraber bir kardeşlik hukuku içerisinde, bir düşman ülkeler gibi değil dost ve kardeş ülkeler anlayışıyla kardeşlik hukukunu inşa ederek bölgemizin de kalkınmasını temin edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mahmut-arikan-siyaseti-ticari-bir-alana-donusturen-simsar-anlayisini-bitirecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2173ca3d-09c0-42ed-b876-532bbe3d5002-w.jpg" type="image/jpeg" length="65626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'na katılan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan:  "Büyük salonlar yamakla adalet sağlanmıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-katilan-emep-genel-baskani-seyit-aslan-buyuk-salonlar-yamakla-adalet-saglanmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-katilan-emep-genel-baskani-seyit-aslan-buyuk-salonlar-yamakla-adalet-saglanmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi Silivri'deki Yeni Duruşma Salonu'nda başladı. Duruşmayı takip eden Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, duruşma salonundaki organizasyona ve yargılama sürecine tepki göstererek, "Büyük adliye sarayları, büyük duruşma salonları yapmakla olmuyor; hukuksuzluk bu büyük salonlarda devam ediyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki Yeni Duruşma Salonu'nda görülen duruşmayı EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi takip etti.</p>

<h2><strong>"Silahlı kişi İçeri girebilirken gazeteciler engelleniyor"</strong></h2>

<p>Duruşma öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, salon girişinde yaşanan güvenlik aksaklıklarına ve basına yönelik kısıtlamalara dikkat çekti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>*"Salonun büyüklüğüne bakmayın; burada tam bir keşmekeş hakim. Biraz önce izleyiciler salona alınırken bir kişinin silahla X-ray cihazından geçerek salona girdiğine dair panik yaşandı. İçerideki izleyicilerin hepsi yeniden aramalardan ve X-ray cihazlarından geçirildi. Sözüm ona burası yüksek güvenlikli bir salon.</p>

<p>Silahlı kişiler içeri girebilirken, turkuaz basın kartı bulunmayan onlarca gazeteci engelleniyor. Salonun geç açılmasından dolayı da duruşmayı izlemeye gelen yurttaşlara engeller çıkarılıyor. İktidarın ayakta kalabilmesinin aracı haline getirilmiş bu Saray yargısından adalet beklemek mümkün değil."*</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Bu yargılama İstanbul'un deprem güvenliğini tehlikeye atıyor"</strong></h3>

<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Aslan, yerel yönetimlere yönelik davaların kentin geleceğini de olumsuz etkilediğini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>*"Marmara'yı bekleyen olası büyük bir deprem riskini göz önünde bulundurduğumuzda, burada yürütülen yargılama aynı zamanda İstanbul'un güvenliğini ve kentsel konut stokunun geleceğini tehlikeye atan bir anlayışa sahiptir.</p>

<p>Bu dava, Türkiye'de yargı mekanizmasının ne kadar keyfi hale geldiğinin en açık göstergesidir. Hukuksuzluğun ve adaletsizliğin son bulması, adil bir yargılamanın sağlanması ve sanıkların sınırsız biçimde savunma hakkını kullanabilmesi için mahkemenin gerekli hukuki tutumu alması şarttır."*</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-katilan-emep-genel-baskani-seyit-aslan-buyuk-salonlar-yamakla-adalet-saglanmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-9801.png" type="image/jpeg" length="97556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli tuğamiral Türker Ertürk gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tugamiral-turker-erturk-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tugamiral-turker-erturk-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, sosyal medya üzerinden yayımlanan video içerikleri gerekçe gösterilerek hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 2008-2010 yılları arasında Deniz Harp Okulu Komutanlığı görevini yürüten ve ardından istifa eden emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında bir sosyal medya hesabında yer alan video kayıtları üzerine resen soruşturma başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın Türk Ceza Kanunu kapsamında; "Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "Suç işlemeye tahrik" iddialarıyla açıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma çerçevesinde Türker Ertürk, öğle saatlerinde emniyet güçlerince gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ertürk'ün gün içinde ifadesi alınmak üzere Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emekli-tugamiral-turker-erturk-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e3c730ff-366b-4bc6-b8b7-e7896306763a.jpeg" type="image/jpeg" length="22870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: Faiz dışı bütçe fazlası 470 milyar liraya yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-faiz-disi-butce-fazlasi-470-milyar-liraya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-faiz-disi-butce-fazlasi-470-milyar-liraya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temmuz ayı bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Şimşek, ocak-temmuz döneminde faiz dışı bütçe fazlasının 470 milyar liraya ulaştığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet</strong> <strong>Şimşek</strong>, temmuz ayı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin değerlendirmesinde mali disiplinin sürdürüldüğünü açıkladı. Şimşek, jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkilerine rağmen <strong>bütçe</strong> hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini belirtti.</p>

<p>Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, <strong>dezenflasyon</strong> sürecini desteklemek amacıyla uygulanan politikaların bütçe gelirleri üzerindeki etkisine de değindi.</p>

<h2><strong>Faiz dışı bütçe fazlası 470 milyar liraya ulaştı</strong></h2>

<p>Bakan Şimşek, <strong>faiz dışı bütçe fazlas</strong>ının ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 228 milyar lira yükselerek 470 milyar liraya ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Faiz dışı bütçe fazlasının borç yükünün azaltılmasında önemli bir unsur olduğunu belirten Şimşek, mali görünümün güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>Yurt içi borç çevirme oranı yüzde 87 oldu</strong></h3>

<p>Şimşek, <strong>finansman</strong> koşullarının dikkate alınarak yurt içi borç çevirme oranının yüzde 87 seviyesinde tutulduğunu belirtti.</p>

<p>Bakan, bütçe uygulamalarında harcama disiplininin güçlendirildiğini ve gelir politikalarında etkinliğin artırıldığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Mali alan öncelikli alanlara yönlendirilecek</strong></h3>

<p>Mehmet Şimşek, dezenflasyonu desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli miktarda <strong>vergi geliri</strong>nden vazgeçildiğini belirtti. İç talepteki dengelenmenin de gelir performansı üzerinde etkili olduğunu ifade eden Şimşek, buna rağmen bütçe hedefleri doğrultusunda ilerlemeye devam ettiklerini söyledi.</p>

<p>Şimşek, gelir politikalarında artan etkinlik ve güçlenen harcama disiplini sayesinde oluşturulan mali alanın öncelikli alanlara yönlendirileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Şimşek, mali disiplinin korunmasının yanı sıra dezenflasyon sürecinin desteklenmesine yönelik uygulamaların sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkilerine rağmen mali disiplini koruyoruz.<br />
<br />
Dezenflasyonu desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli ölçüde vergi gelirinden feragat etmemize ve iç talepteki dengelenmenin gelir performansı üzerindeki etkilerine rağmen bütçe… <a href="https://t.co/d3oOtafkOf" rel="nofollow">pic.twitter.com/d3oOtafkOf</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2089304271950946482?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-faiz-disi-butce-fazlasi-470-milyar-liraya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-simsek-jeopolitik-gelismelerin-olumsuz-etkilerine-ragmen-mali-disiplini-koruyoruz.png" type="image/jpeg" length="33936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji Bakanlığı önünde madencilerden yarı çıplak oturma eylemi: "Bakanlar garantör oldu, sözler yine tutulmadı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-bakanligi-onunde-madencilerden-yari-ciplak-oturma-eylemi-bakanlar-garantor-oldu-sozler-yine-tutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-bakanligi-onunde-madencilerden-yari-ciplak-oturma-eylemi-bakanlar-garantor-oldu-sozler-yine-tutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işletmelerinde çalışan maden işçileri, ödenmeyen kıdem, ihbar, ücretsiz izin ve sigorta primleri için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde yarı çıplak oturma eylemi başlattı. Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, "Tazminatımızı, sigortamızı istiyoruz. Vermeden buradan gitmiyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıldızlar SSS Holding’e bağlı maden ocaklarında çalışıp hak edişlerini tahsil edemediklerini belirten işçiler, başkent Ankara'daki eylemlerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne taşıdı. Akköprü Metro İstasyonu’ndan metroyla Milli Kütüphane durağına gelen madencilerin önü önce polis barikatıyla kesildi. Yapılan müzakerelerin ardından bakanlık önüne geçen işçiler, daha önce gözaltına alınıp serbest bırakılmalarına tepki olarak üzerlerindeki kıyafetleri çıkararak yarı çıplak oturma eylemine başladı. Baretlerini yere vurarak seslerini duyurmaya çalışan madenciler, talepleri karşılanana kadar ayrılmayacaklarını vurguladı.</p>

<p><img alt="Enerji Bakanlığı önünde madencilerden yarı çıplak oturma eylemi: " bakanlar="" garant="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a7d86f0b-1b1f-48fd-9584-fc1889a3f24d-w.jpeg" /></p>

<h2><strong>"Bu dava tüm işçi sınıfının davasıdır"</strong></h2>

<p>Doruk Maden işçisi <strong>Ersin Furuncu</strong>, mücadelenin yaklaşık altı aydır devam ettiğini hatırlatarak verilen sözlerin arkasında durulmadığını ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bugün 17 Ağustos. Yine bakanlığın önündeyiz; yine ekmek, yine emek mücadelesi. Ödemeler yapılmadığı için bu direnişin içine girmek zorunda bırakıldık. 27 Nisan’da Kurtuluş Parkı’nda üç bakanın garantörlüğünde işveren vekilleri, sendika ve işçi temsilcileriyle bir anlaşma sağlandı. Bakanlar açıklama yaptı, sevinerek evlerimize gittik ancak verilen sözler tutulmadı.</i></p>

<p><i>Şirketin önüne tekrar gittik, yine bakanlıklar devreye girdi, yine sözler verildi. Kısmi ödemeler yapıldı ama tamamı ödenmedi. Maaş, ihbar, kıdem ve sendikal tazminatlarını, ücretsiz izin sürelerinin haklarını alamayan arkadaşlarımız var. Sigortalarımız yatırılmadı. Sayın Ankara Valisi gelsin halimizi görsün; çıplak kaldığımız için utanmıyoruz, bizi bu duruma siz getirdiniz. Bu dava tüm işçi sınıfının davasıdır. Ya hep beraber ya hiçbirimiz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Devlet Sebahattin Yıldız'ın hakkından gelemiyor mu?"</strong></h3>

<p>Elazığ'ın Maden ilçesinden gelen ETİ Gümüş işçisi <strong>Necati Deniz</strong> ise ağır çalışma koşullarına rağmen haklarının gasbedildiğini belirterek şu tepkiyi gösterdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sebahattin Yıldız, sen devletten büyük müsün? Polis etrafında güvenlik çemberi oluşturmuş; Sebahattin Yıldız’ı niye gözaltına almıyorsunuz? Devlet bunun hakkından gelemiyor mu? Biz 12 saat yerin altında çalıştık. Yasada yeraltı çalışması 6 saattir ama bizi sahipsiz görüp 12 saat tuttunuz. Yine hakkımızı vermediniz. Tazminatımızı, sigortamızı, işsizliğimizi almadan ölürüz de buradan gitmeyiz. Elazığ’ın 5 milletvekili var, neredesiniz?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Gökay Çakır: "İşçi sizin koltuğunuzu mu yiyecek?"</strong></h3>

<p>Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı <strong>Gökay Çakır</strong>, kamu otoritelerine ve bakanlık bürokratlarına seslenerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Vali Bey'e sesleniyorum; gel işçiyi dinle, kararını öyle ver. İşçiyi dinlemeden polise emir verip madenciyi gözaltına aldıramazsınız. Gücünüz yetiyorsa o patronu gözaltına alın, biz de alkışlayalım. Enerji Bakanlığı yetkilileri işçilerle 5 dakika görüşmüyor. İşçi sizin koltuğunuzu mu yiyecek, koltuğunuzu mu eskitecek? Ne suçu var bu insanların?</i></p>

<p><i>Doruk Maden işçilerinin 10-15 aylık ücretsiz izinleri ve buna bağlı ihbar tazminatları ödenmedi. Elazığ işçilerinin ise maaşları yattı fakat kıdem, ihbar ve ücretsiz izin alacakları duruyor. Alacağı olmayan insan burada aç, susuz beklemeyi kâr mı sayar?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sorumlu ruhsatları veren Enerji Bakanlığı'dır"</strong></h3>

<p>Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı <strong>Başaran Aksu</strong>, yaşanan tıkanıklığın doğrudan bakanlık politikalarından kaynaklandığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sürecin esas sorumlusu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'dır; çünkü ruhsatları veren doğrudan bakanlıktır. Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan konuya tamamen hakimdir, yıllardır enerji politikalarını ve maden şirketleriyle ilişkileri yürüten kişidir. Bu madencilerin tamamına yakını iktidara oy vermiş ailelerin çocuklarıdır. Halkın ve milli iradenin temsilcisi olduğunu söyleyen milletvekilleri nerede?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Deprem ve maden şehitleri anıldı</strong></h3>

<p>Sendika yöneticileri ve avukatlardan oluşan heyetin resmi randevu talebine rağmen bakanlık yetkilileri kapıları açmadı. Gökay Çakır, kapılar açılmasa da haklarını alana kadar bakanlık önündeki bekleyişin süreceğini bildirdi.</p>

<p>Eylem sırasında madenciler, <strong>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi</strong>, <strong>6 Şubat depremleri</strong> ve Türkiye tarihindeki <strong>maden facialarında</strong> hayatını kaybeden yurttaşların anısına asfalt üzerinde 10 dakikalık <strong>"yatma eylemi"</strong> gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-bakanligi-onunde-madencilerden-yari-ciplak-oturma-eylemi-bakanlar-garantor-oldu-sozler-yine-tutulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/36a69040-5af0-4fe8-996f-0ff96e0520ea-w.jpeg" type="image/jpeg" length="66545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'ın "Altın yıllar yaşattık" açıklamasına emeklilerden tepki: "70 yaşından sonra faturalar için pazara çıkıyorum"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-altin-yillar-yasattik-aciklamasina-emeklilerden-tepki-70-yasindan-sonra-faturalar-icin-pazara-cikiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-altin-yillar-yasattik-aciklamasina-emeklilerden-tepki-70-yasindan-sonra-faturalar-icin-pazara-cikiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Türkiye'ye altın yıllarını yaşattık" açıklamasına karşılık Kadıköy Koşuyolu Pazarı'nda konuşan yurttaşlar ve üreticiler; artan hayat pahalılığı, yüksek girdi maliyetleri ve düşen alım gücü nedeniyle geçinmekte büyük zorluk çektiklerini belirterek yaşadıkları sıkıntıları anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, iktidarları döneminde "Türkiye'ye, Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattıklarını" ifade etti. İktidar sözcüleri ve ekonomi kurmayları da hayata geçirilen yatırımlar ve alınan tedbirlerle hayat pahalılığının sorun olmaktan çıkarılacağını belirtiyor.</p>

<p>Kadıköy Koşuyolu Pazarı’nda mikrofon uzatılan üreticiler ve vatandaşlar ise yaşadıkları ekonomik tabloya ilişkin beyanlarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"70 yaşından sonra faturalarımı ödemek için pazara çıkıyorum"</strong></h2>

<p>Geçinebilmek adına 70 yaşından sonra pazarcılık yapmaya başladığını aktaran bir vatandaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Benim maaşım yok. Önceleri evimize aldık, arabamıza aldık ama şimdi müteahhite verdik eve, onu bile ödeyemiyoruz. Bak faturalarım ödenmedi, onları ödeyeyim diye pazara çıkıyorum. Çok zor, geçim çok zor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Altını biz göremedik, köylüye öyle bir şey uğramadı"</strong></h3>

<p>Pendik Göçbeyli’den getirdiği domates ve biberleri satmaya çalışan bir üretici kadın, tarımsal üretimdeki maliyetleri ve yaşadığı zorlukları şu sözlerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ne altın çağı mı vardı daha biz yaşamadık kızım. Ben böyle burada, bu yaşta şalvarla bak ayakta duramıyorum. Tansiyon hastasıyım. Ondan sonra boynumda iki üç tane fıtık var aşağı eğilemiyorum. Bak sandalyede oturuyorum. Neyin altını? Altını biz göremedik pek görenler görmüştür. Bize gelmedi kızım. Bizim bize uğramadı. Köylüye öyle bir şey uğramadı...</i></p>

<p><i>Ne satış var ne bir şey var. Getirdik üç kuruşluk mal aynen duruyor. Bunlar ne kazanalım ne yapalım. Valla otuz senedir pazarlardayız kızım. Ah kızım eski günlerimiz biz o zaman Avrupa'da yaşıyormuşuz. Şimdi açlıktan ölüyoruz. Köylü böyle söylüyorsa, şehirli hep bitmiş zaten. Göçbeyli'den tarlalar falan hep boşta. Ekmiyoruz, ekmeyeceğiz de zaten. Bir şey kazanmıyor. Bir pancar motorunu çalıştırıyorsun, 5 bin lira mazot yakıyor. Günde 3 kere... Hadi gel sula. Sulamasan da bitki ölüyor. Nasıl yapacak biz bu işi? Yapamıyoruz. Çiftçi Bağ-Kur'umuz vardı ödeyemedik. Ben her ay nereden 20 lira 25 lira para bulacağım daha. Ben 20 lira 25 lira kazanmıyorum ki emekli Bağ-Kur'u ödeyeyim.</i></p>

<p><i>Sabahtan beri bakıyorum bir kiloyu geçemedik daha. Yarım kilo, yarım kilo... 20 liralık, 30 liralık. İnsanlar ne yapsın yok kızım yok. 8-10 sene önce daha iyiydi. Milletin maaşı azdı ama alım gücü çoktu. Bu Türkiye'nin en büyük sorunu ne biliyor musun? Çiftçiye, köylüye güzel destek. Hayvanda, sebzede, ekimde, dikimde, mazotta destek verecek. Benden sonra benim dört tane çocuğum var, bir tanesi girip de bu bahçe işini yapmaz. Benim tarlam boş. Koca koca ahırlar hep bomboş. Bir balya saman 200 lira. Nasıl yedireceksin hayvanlara? Yediremezsen de alamazsın. O zaman da süt pahalı, peynir pahalı. Atatürk ne demiş? 'Köylü milletin efendisidir' demiş. Niye demiş? Biliyor oradan gelecek burada yiyeceksiniz. Ben getirmezsem bu domatesi siz nasıl yiyeceksiniz?"</i></p>
</blockquote>

<p>Pazara alışverişe gelen vatandaşların ekonomik duruma dair değerlendirmeleri ise şöyle kaydedildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Bir vatandaş:</strong> <i>"Hayır düşünmüyorum. Gitgide kötüye, ilk önce yavaş yavaş kötüye gittik hep 25 yıldır... 25 yıl önce, yani az alsak bile hayat her şey ucuzdu. Geçinebiliyorduk. Mutluyduk. Ama şimdi herkesin yüzü böyle asık. Geçinemiyoruz işte. Bir emekli maaşıyla kendi evin olmasa hiç geçinemezsin. Çocuklar destek veriyor."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bir başka vatandaş:</strong> <i>"Bak santim santim düşüne düşüne hesaplayarak öyle alınıyor. Rahat yaşadığımızı unuttuk zaten. Unutmamamız lazım ama unutuyoruz tabii ki o günleri arıyoruz yani."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alışveriş yapan bir kişi:</strong> <i>"Görünüyor yani. Ben altın yılı göremiyorum. Geçim daha iyiydi... Emeklinin parasını görüyorsunuz. Ne olur ki o kadarla? Bir pazara çıkıyorsun. Hiçbir şey alma. Yine bir buçuk, iki bin lira gidiyor..."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Emekli bir yurttaş:</strong> <i>"Vatandaş çok dertli... Çantayı 2500 liraya tam dolduramadık. İki kişiyiz. Domates aldım, biber aldım, meyve aldım. Soğan aldık. Hepsi o kadar. Et yok, yağ yok, tuz yok bunun içinde. Ne yapsın vatandaş? Biz çift maaşız hanımla birlikte, evimiz var. Anca geçiniyoruz. Hesabımızı, kitabımızı bilmesek çarşıya, pazara çıkamayız."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>62 yaşındaki bir vatandaş:</strong> <i>"Ben asla inanmıyorum. Ben 62 yaşındayım, yani bütün yaşadığımız, gördüğümüz şeyler maalesef... Benim cebime, senin cebine iktidarın söylediği gibi bir şey yansıyor mu? Hayır."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bir diğer vatandaş:</strong> <i>"Siyasi güç kendini her zaman iyi gösterecek açıklamalar yapar. Ekonomi politikası çok onu mümkün göstermiyor önümüzdeki dönemde. Dolayısıyla pahalılık hayatımızın bir gerçeği olarak devam edecek önümüzdeki yıllarda büyük ihtimalle."</i></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-altin-yillar-yasattik-aciklamasina-emeklilerden-tepki-70-yasindan-sonra-faturalar-icin-pazara-cikiyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/76b2aa02-9d48-4720-b244-d5e2577abf7b.png" type="image/jpeg" length="52952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu'ndan YENİ Parti'ye çağrı: "Çerçeve yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıyın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-milliyetcisi-avukatlar-grubundan-yeni-partiye-cagri-cerceve-yasayi-anayasa-mahkemesine-tasiyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-milliyetcisi-avukatlar-grubundan-yeni-partiye-cagri-cerceve-yasayi-anayasa-mahkemesine-tasiyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Barosu Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu Başkanı Hakan Erdem, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, düzenlemenin iptali için YENİ Parti'yi Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurmaya davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Barosu önünde grup üyesi avukatlarla birlikte basın açıklaması yapan Hakan Erdem, Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir terörle mücadele ettiğini hatırlatarak devletin terör unsurlarıyla müzakere edemeyeceğini, onları yalnızca teslim alabileceğini vurguladı. Erdem, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un örtülü bir "koşullu özel af" niteliği taşıdığını savundu.</p>

<h2><strong>"Yargı bağımsızlığı MGK vesayetine alınıyor"</strong></h2>

<p>Yasa teklifinde yer alan maddelerin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını öne süren Erdem, kasten öldürme suçu kapsam dışı tutulsa dahi terör örgütü yöneticileri hakkındaki adli süreçlerin ertelenebileceğini belirterek ağır yaralanma ve kalıcı sakatlıklara yol açan eylemlere karışan örgüt üyelerinin de serbest kalmasının önünün açıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yasanın 7. maddesinin 4. fıkrasına dikkat çeken Erdem, denetim sürecindeki örgüt mensuplarının seçilme veya atanma yoluyla kamu görevi üstlenebileceğini, oluşturulacak kurullara yargı yetkisi verilerek üyelerine cezai ve hukuki muafiyet sağlandığını iddia etti.</p>

<p>Erdem, <i>"Yürütme organı olan Milli Güvenlik Kurulu'na yargı organı konumu verilmektedir. Mahkemeler terör suçluları hakkında karar verirken MGK tespitleriyle bağlanmış, bağımsız mahkemeler vesayet altına alınmıştır"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekçedeki "ortak vatandaşlık bilinci" ifadesinin yeni anayasa çalışmalarına dönük bir zemin hazırlığı olduğunu iddia eden Erdem, milli egemenliğin devredilemez olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>"54 milletvekili samimiyse kanunu AYM'ye taşımalıdır"</strong></h3>

<p>TBMM'de grubu bulunan ana muhalefet aktörlerine sorumluluk çağrısı yapan Hakan Erdem, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"TBMM'de 91 milletvekili bulunan YENİ Parti grubunda 54 milletvekili bu yasaya 'ret' oyu verdi. 54 milletvekili kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünüyorsa bir araya gelerek grup kararı almalı ve kanunu Anayasa Mahkemesi'ne taşımalıdır. İtirazlarında samimilerse iptal başvurusunu derhal yapmalıdırlar."</i></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-milliyetcisi-avukatlar-grubundan-yeni-partiye-cagri-cerceve-yasayi-anayasa-mahkemesine-tasiyin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/94891cb5-1d6e-4ed9-b455-c3b0092d5829-w.jpeg" type="image/jpeg" length="70937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC'de Ebola bilançosu: 2 bin 325 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-bilancosu-2-bin-325-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-bilancosu-2-bin-325-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında can kaybı 2 bin 325'e çıktı. Ülkede 4 bin 945 doğrulanmış vaka tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (<strong>KDC</strong>) devam eden <strong>Ebola salgını</strong>nda can kaybı 2 bin 325'e yükseldi. <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>nın açıkladığı verilere göre, salgının başlangıcından bu yana 4 bin 945 doğrulanmış vaka tespit edildi. Salgında ölüm oranı yüzde 47 olarak kaydedildi.</p>

<p>Son verilere göre mevcut can kaybı, KDC'nin doğusunda 2018-2020 yıllarında görülen ve 2 bin 299 kişinin yaşamını yitirdiği Ebola salgınındaki sayıyı geride bıraktı.</p>

<h2><strong>Ebola salgını 6 eyalete yayıldı</strong></h2>

<p>15 Mayıs'ta resmen ilan edilen salgının, Ebola virüsünün Bundibugyo varyantından kaynaklandığı bildirildi. Salgın Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uele, Tshopo ve Bas-Uele olmak üzere 6 eyaletteki 55 bölgeye yayıldı.</p>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün bildirilmesinin ardından ülkede resmi olarak salgın ilan edilmişti.</p>

<h3><strong>DSÖ'den salgının yayılma hızına ilişkin uyarı</strong></h3>

<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong> Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 12 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, mevcut salgının önceki Ebola salgınlarına kıyasla daha hızlı yayıldığını belirtmişti.</p>

<p>Ghebreyesus, yayılım hızının devam etmesi halinde KDC'deki salgının, 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika'da görülen ve 28 binden fazla kişinin enfekte olduğu tarihin en büyük Ebola salgınını aşabileceği uyarısında bulunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ebola virüsü 1976'da tanımlandı</strong></h3>

<p>Ebola virüsü ilk kez 1976'da Sudan'ın <strong>Nzara</strong> kasabası ile KDC'nin Yambuku köyünde eş zamanlı olarak ortaya çıkan salgınlarla tespit edildi. Virüs, KDC'deki salgının <strong>Ebola Nehri </strong>yakınlarında başlaması nedeniyle bu adı aldı.</p>

<p>Virüs, kanamalı ateşe yol açan ciddi bir enfeksiyon hastalığına neden oluyor. KDC'deki son salgında görülen <strong>Bundibugyo</strong> <strong>varyantı</strong>na yönelik onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Batı Afrika'daki salgında 11 binden fazla kişi öldü</strong></h3>

<p>Ebola virüsü Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmaya başladı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında görülen salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaştı ve 11 binden fazla kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>KDC'de son salgınla ilgili sağlık ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü bildirilirken, vaka ve can kayıplarına ilişkin veriler yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-bilancosu-2-bin-325-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/kdcde-2-bin-325-kisinin-yasamini-yitirdigi-son-ebola-salgini-ulke-tarihinin-en-olumculu-oldu.png" type="image/jpeg" length="28713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'na katılan Özgür Özel: "Savunma hakkını kısıtlamayı tek çare görüyorlar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-katilan-ozgur-ozel-savunma-hakkini-kisitlamayi-tek-care-goruyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-katilan-ozgur-ozel-savunma-hakkini-kisitlamayi-tek-care-goruyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, aralarında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi öncesinde Silivri'de açıklamalarda bulundu. İmamoğlu'nun savunma hakkının kısıtlandığını belirten Özel, "İddiaları savunulamaz durumda olduğu için Ekrem Başkan'ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında yer alan duruşma salonunda görülen davayı takip etmek üzere heyetiyle birlikte alana gelen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, duruşma öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Savunma hakkı kısıtlaması bozma gerekçesidir"</strong></h2>

<p>Yargılama sürecindeki usul uygulamalarını eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi. Ekrem Başkan'ın savunma hakkı elinden alınmıştı. Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti; aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandık kabul edeceğiz' demişlerdi. Bırakın Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, bu uygulama Türkiye'de 972 ilçenin herhangi bir adliye binasındaki basit bir davada uygulandığında verilecek ilk karar bozma kararıdır.</i></p>

<p><i>Ne yapmaya çalışıyorlar bilmiyoruz. Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı? Demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem Başkan'ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partimizi elimizden almak isteyenlere teslim olmadık"</strong></h3>

<p>Dava süreci ve parti teşkilatının dayanışmasına dikkat çeken Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"YENİ Parti Genel Başkanı olarak buradayız. Bu sürecin böyle işlemesini istemezdik ama buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik.</i></p>

<p><i>Bakın görüyorsunuz; YENİ Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada. Bir ara 'ana muhalefetten düştünüz' diye valilik tarafından birtakım kısıtlamalar uygulanıyordu; şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada; 39'da 38'i devam ediyor, bir arkadaşımız da yeni katıldı, hepsi burada. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz burada. YENİ Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasina-katilan-ozgur-ozel-savunma-hakkini-kisitlamayi-tek-care-goruyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a5df3393-420b-47f9-b337-d56b47a21d3f-w.jpeg" type="image/jpeg" length="32643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yozgatlı çiftçilerden TMO'ya silo tepkisi: "Maliyeti 21 lira olan buğdayı tüccara 12 liraya satıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yozgatli-ciftcilerden-tmoya-silo-tepkisi-maliyeti-21-lira-olan-bugdayi-tuccara-12-liraya-satiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yozgatli-ciftcilerden-tmoya-silo-tepkisi-maliyeti-21-lira-olan-bugdayi-tuccara-12-liraya-satiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta bereketli yağışların ardından hububat rekoltesinde yaşanan artış, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) yetersiz alım kapasitesi ve kapalı silolar nedeniyle üretici için çileye dönüştü. Doğankent alım merkezinin açılmaması sebebiyle ürünlerini 30 kilometre mesafedeki Sorgun'a taşımak zorunda kalan çiftçiler, yüksek nakliye maliyetleri ve tüccarların düşük fiyat baskısı karşısında acil çözüm çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin en önemli tahıl ambarlarından biri olan ve 4 milyon 648 bin dekar alanda 42 bini aşkın çiftçinin üretim yaptığı Yozgat'ta, hasat döneminde alım krizi patlak verdi. Sorgun ilçesine bağlı Doğankent Beldesi'ndeki TMO alım merkezinin kapalı olması, bölge üreticisini hem lojistik hem de ekonomik açıdan zor durumda bıraktı.</p>

<h3><strong>"30 bin lira nakliye veriyoruz, zaten o kadar kârımız yok"</strong></h3>

<p>Sarıkaya ilçesi Karacalar Köyü'nden çiftçi <strong>İsmail Şahin</strong>, TMO'ya ürün teslim edemeyen üreticinin borçları nedeniyle tüccara mahkum edildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Malımızı çıkarttık ama TMO’ya veremiyoruz. Vatandaş çiftçi adeta tefeciye düştü. Bizim talebimiz Doğankent TMO'nun bir an önce açılıp ürünlerin buraya alınmasıdır. Buğdayı 30 kilometre uzağa götürmek için araç başına 30 bin lira nakliye parası veriyoruz. Zaten benim bir araba buğdayda 30 bin lira kârım yok.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Tarım Kredi ve Ziraat Bankası borçlarımızın vadesi geldi. Borcum dolayısıyla sabah maliyeti 21 lira olan buğdayı tüccara 12 liraya vermek zorunda kaldım. Yazık değil mi bize?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özel silolara kira ödemek yerine kalıcı tesis yapılsın"</strong></h3>

<p>Doğankent Beldesi üreticilerinden <strong>Yusuf Koçak</strong> ise randevu bulamadıklarını ve lisanslı depoların dolması nedeniyle çaresiz kaldıklarını vurgulayarak şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Buğdayımızı ürettik, yalnızca bir sefer teslim edebildim. İkinci partiyi randevu olmadığı için götüremedik. Lisanslı depo kapandı, bizi Sorgun’a yönlendirdiler. Ürünü Sorgun’a taşımam 25 bin liraya mal oluyor.</i></p>

<p><i>Devlet, özel silolara kira ödemek yerine buraya kalıcı bir silo yapmalıdır. Doğankent bölgenin en merkezi yeridir. Geçen sene açtılar, bu yıl ise hiç açmadılar. Buğdayımız tarlada ve depoda bekliyor. Devlet alım merkezlerini açarsa tüccarın fiyat baskısı da kırılır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yozgatli-ciftcilerden-tmoya-silo-tepkisi-maliyeti-21-lira-olan-bugdayi-tuccara-12-liraya-satiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ca608000-fd9f-46e8-94d7-2f6ee88d8f79-w.jpg" type="image/jpeg" length="80304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üreticiler Et ve Süt Kurumu'na canlı hayvan için 350 TL çağrısında bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ureticiler-et-ve-sut-kurumuna-canli-hayvan-icin-350-tl-cagrisinda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ureticiler-et-ve-sut-kurumuna-canli-hayvan-icin-350-tl-cagrisinda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) ithalat ve fiyat politikalarını eleştirerek, halen 430 TL bandında olan karkas ve canlı hayvan kilogram fiyatlarının 350 TL seviyelerine çekilmesi gerektiğini söyledi. ESK’nin asli görevinin üreticiyi korumak olduğunu vurgulayan Çiçek, kurumun ticari anlayıştan uzaklaşması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Türkiye’de 2010 yılından bu yana uygulanan ithalata dayalı hayvancılık politikalarının yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını savundu. 2024 yılından itibaren ithalat yetkisinin tamamen ESK'ye devredildiğini hatırlatan Çiçek, besilik materyal maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle üreticinin çıkmaza girdiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Canlı kilo fiyatı 350 liraya çekilmeli"</strong></h3>

<p>Piyasadaki dengesizliğe dikkat çeken Çiçek, fiyat makasının üretici aleyhine açıldığını ifade ederek şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Et ve Süt Kurumu, karkas ve canlı kilo fiyatlarını makul bir seviyeye çekmeli. Canlı kilo fiyatı 350 lira civarına çekilirse Türkiye’de bir normalleşme olacaktır. Bayram arifesinde 420 lira olarak açıklanan ve enflasyon farkıyla 430 liraya çıkan canlı hayvan fiyatı var. Bugün 430 liraya canlı hayvan veriyorsun, 550 liraya canlı hayvan kesiyorsun. Burada çok büyük bir tezatlık var.</i></p>

<p><i>Besiciler şu anda besilik materyali çok pahalıya aldı. Ramazan ayında besilik ve karkas etin kilogram fiyatı 750-800 lira seviyelerinde olmazsa besici tamamen zarar eder."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"ESK 8,3 katrilyon kâr etti, üreticiye pahalı mal satmak için kurulmadı"</strong></h3>

<p>Et ve Süt Kurumu’nun 1953 yılında halkın ve ordunun sağlıklı ete ulaşması, aynı zamanda besicinin desteklenmesi amacıyla kurulduğunu hatırlatan Çiçek, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ben 60 yaşındayım. Et ve Süt Kurumu ilk kez bir tüccar zihniyetine bürünmüştür. Zaten 8,3 katrilyon kâr etmişti. Et ve Süt Kurumu tüccar değildir. Besicileri koruyup kollaması için kurulmuştur. Üreticiye pahalı mal satmak için kurulmamıştır. Şu an besicilere dana başına verilen 900 liralık desteğin hiçbir kıymeti yok. Taleplerimizi Tarım ve Orman Bakanlığı'na iletiyoruz ancak olumlu bir dönüş alamıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Gençler hayvancılıkta gelecek görmüyor"</strong></h3>

<p>Küçük aile işletmelerine yönelik hazırlanan projelerin ve yüksek girdi maliyetlerinin genç üreticiyi sektörden uzaklaştırdığını vurgulayan Çiçek, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gençler, 40 sene bu işi yapan insanların kazanamadığını görünce besicilikten vazgeçiyor. Canlı mala dünya kadar sermaye bağlıyorsunuz, getirisi yüzde 10-20; banka mevduatı ise yüzde 50 faiz veriyor. Bakanlığın küçük aile işletmelerine 30 hayvan verilmesi programı var. 4,5 milyon lira para yatıracaksınız; o parayı bankaya koysa yılda 2 milyon lira faiz geliri alacakken kimse bu riske girip sermayesini bağlamıyor."</i></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ureticiler-et-ve-sut-kurumuna-canli-hayvan-icin-350-tl-cagrisinda-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/09/buyukbas-1.jpg" type="image/jpeg" length="87239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Suç faaliyetleri inanç ve dini değerlerle meşrulaştırılamaz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-suc-faaliyetleri-inanc-ve-dini-degerlerle-mesrulastirilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-suc-faaliyetleri-inanc-ve-dini-degerlerle-mesrulastirilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadelenin kimlik veya faaliyet alanına bakılmaksızın hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasının da kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Akın</strong> <strong>Gürlek</strong>, suç örgütleri ve çetelerle mücadeleye ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, vatandaşların dini duygularını istismar ederek suç işleyen ve bu yolla haksız kazanç elde eden yapılara karşı gerekli adımların atıldığını belirtti.</p>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin suç örgütleriyle mücadeleyi hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>Gürlek'ten suç örgütleriyle mücadele mesajı</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, yürütülen mücadelenin kişi, grup veya yapıların kimliğine göre değil, işlenen fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalar üzerinden gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Vatandaşların <strong>inançlar</strong>ını ve <strong>dini duygular</strong>ını kullanarak suç işleyen yapılara karşı gerekli hukuki işlemlerin yürütüldüğünü aktaran Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Alihan Kuriş suç örgütüne ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>Gürlek, açıklamasında Alihan Kuriş suç örgütüne de değindi. Söz konusu yapının, suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların örneklerinden biri olduğunu belirten Gürlek, değerlendirmelerde temel ölçütün herhangi bir inanç veya dini topluluğun kimliği olmadığını vurguladı.</p>

<p>Gürlek, hukuka aykırı eylemler ile bu eylemlerle bağlantılı yapılanmaların esas alındığını ifade etti.</p>

<h3><strong>İnanç ve ibadet özgürlüğü vurgusu</strong></h3>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, dini değerlerin suç faaliyetlerinde kullanılmasına karşı olduklarını belirterek, vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasının da devletin sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Gürlek, "İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir.<br />
<br />
Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar… <a href="https://t.co/Kh8WOjakai" rel="nofollow">https://t.co/Kh8WOjakai</a></p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2089258050351710408?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-suc-faaliyetleri-inanc-ve-dini-degerlerle-mesrulastirilamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-gurlek-inanc-ve-dini-degerler-hicbir-sekilde-suc-faaliyetlerinin-araci-veya-kalkani-haline-getirilemez.png" type="image/jpeg" length="37203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayide çırak alarmı: "5-10 yıl sonra usta bulunamayacak"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanayide-cirak-alarmi-5-10-yil-sonra-usta-bulunamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanayide-cirak-alarmi-5-10-yil-sonra-usta-bulunamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta'da oto sanayi sitesi esnafı, yeni neslin sanayi mesleklerine ilgi göstermemesi nedeniyle çırak ve kalfa bulmakta büyük zorluk yaşıyor. Usta-çırak kültürünün zayıfladığına dikkat çeken sektör temsilcileri, mevcut durumun sürmesi halinde 5-10 yıl içinde araç tamir edecek usta bulunamayacağı uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meslek liseleri ve çıraklık eğitim merkezlerinin sunduğu devlet teşviklerine rağmen sanayide istihdam açığı giderek büyüyor. Isparta Yeni Sanayi Sitesi'nde hizmet veren kaporta ve oto tamir ustaları, hem ailelerin bakış açısının hem de gençlerin mesleğe karşı isteksizliğinin sektörü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını vurguladı.</p>

<h2><strong>"Aileler sanayiyi hor görüyor ama ileride doktorluktan üstün olacak"</strong></h2>

<p>Meslekte 12 yılı geride bırakan kaporta ustası <strong>Samet Demir</strong>, çırak açığının temelinde ailelerin tutumunun yer aldığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Şu anda çırak ve eleman bulmakta ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Bu durum biraz ailelerden kaynaklanıyor; çocuklarını sanayide ezdirmek istemiyorlar ve sanayiyi hor görüyorlar. Ancak tam aksine, ilerleyen süreçte sanayi ustalığı doktorluktan bile üstün bir seviyeye gelecek. Yeni nesil yetişmezse gelecekte usta kalmayacak.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Mesleki eğitim liseleri ve çıraklık okullarının sunduğu çok büyük avantajlar var. Eskiden bu kadar imkan yokken çırak çoktu; şimdi imkan fazla ama çırak yok. Üniversiteyi bitirenler ilerleyen yaşlarda işsiz kalıp sanayiye gelmeye çalışıyor. Oysa ağaç yaşken eğilir, mesleğin çocuklukta öğrenilmesi şart."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Günü doldurayım, paramı alayım mantığı var"</strong></h3>

<p>Sektörde çalışan gençlerin meslek edinme arzusundan yoksun olduğunu ifade eden kaporta ustası <strong>İbrahim Damlar</strong>, 5-10 yıl içinde tablonun daha da ağırlaşacağını belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gelen çocuklar çok gönülsüz. 'Günü doldurayım, günlük paramı alayım yeter' diyorlar. Meslek öğreneyim, gelecekte dükkan açayım gibi bir gayeleri yok. Bu anlayışla devam ederse ne çırak kalır ne de usta. 5-10 yıl içerisinde oto sanayilerinde iş yapacak usta sayısı yok denecek kadar azalacak."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Üniversite diploma veriyor ama sanayi hayatı öğretiyor"</strong></h3>

<p>Sektörde 6 yılı geride bırakarak kalfalık unvanını alan genç usta <strong>Mustafa Yıldız</strong> ise çekirdekten yetişmenin önemini vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Üniversite okumak kıymetli olabilir ancak çıraklıktan yetişmek çok daha önemli. 2 ya da 4 yıllık üniversiteyi bitirdiğinizde doğrudan bir iş garantisi sunulmuyor. Sanayide el işçiliği yapıyorsunuz, her gün çeşit çeşit araçla karşılaşıyorsunuz. Teorik eğitimde tek bir araç üzerinden anlatılanı görüyorsunuz ama burada her markayı, her arızayı bizzat deneyimliyorsunuz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanayide-cirak-alarmi-5-10-yil-sonra-usta-bulunamayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e2ab7fc3-83a1-49b3-afcc-54b87935daea-w.jpg" type="image/jpeg" length="87950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AÖF İkinci Üniversite kayıtları ne zaman? AÖF İkinci Üniversite başvurusu nasıl yapılır? Sınavsız kayıt şartları neler?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aof-ikinci-universite-kayitlari-ne-zaman-aof-ikinci-universite</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aof-ikinci-universite-kayitlari-ne-zaman-aof-ikinci-universite" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AÖF İkinci Üniversite başvuruları 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü başladı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin 2026-2027 eğitim öğretim yılı için sınavsız ikinci üniversite kapsamında alacağı başvurular 19 Ekim 2026 saat 17.00'de sona erecek. Peki AÖF İkinci Üniversite başvurusu nasıl yapılır, kimler kayıt olabilir ve YÖKSİS bilgilerinin güncel olması neden önemli? İşte başvuru ekranı, şartlar ve kayıt takvimi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin 2026-2027 eğitim öğretim yılı <strong>İkinci Üniversite</strong> başvuru süreci başladı. Üniversite öğrencileri ve yükseköğretim programlarından mezun olan adayların sınava girmeden AÖF programlarına kayıt yaptırmasına imkân sağlayan süreç 17 Ağustos'ta başladı.</p>

<p>Başvurular çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Adayların kayıt işlemi sırasında eğitim bilgilerinin YÖKSİS'te güncel olması gerekiyor. Başvurunun tamamlanabilmesi için çevrim içi işlemlerin yanı sıra öğretim giderinin ödenmesi ve kayıt sürecinde istenen adımların tamamlanması da gerekiyor.</p>

<p>Anadolu Üniversitesinin açıkladığı takvime göre <strong>AÖF İkinci Üniversite başvuruları 19 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 17.00'de sona erecek.</strong> Bu tarihten sonra mazeret gerekçesiyle yeni başvuru alınmayacağı ve kayıt süresinin uzatılmayacağı bildirildi.</p>

<h2><strong>AÖF İkinci Üniversite başvuruları başladı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için AÖF İkinci Üniversite başvuruları <strong>17 Ağustos 2026 saat 10.00 itibarıyla başladı. </strong>Böylece başka bir yükseköğretim programında öğrenim gören veya daha önce yükseköğretim programından mezun olan adaylar, belirlenen koşulları karşılamaları halinde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin uygun programlarına sınavsız olarak başvuru yapabilecek.</p>

<p>Sistem üzerinden gerçekleştirilen başvurularda adayın mevcut öğrenim durumu ve mezuniyet bilgileri dikkate alınıyor. Bu nedenle başvuru öncesinde YÖKSİS kayıtlarının kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>İkinci Üniversite uygulaması, herhangi bir yükseköğretim programında eğitimine devam eden ya da mezuniyetini tamamlamış kişilerin yeni bir programa sınava girmeden kayıt yaptırabilmesine olanak sağlıyor. Ancak bu hak, bütün adaylar ve programlar için aynı koşullarda uygulanmıyor.</p>

<p><img alt="AÖF Sınavları Ne Zaman 2025? Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Bahar Dönemi Sınav Takvimi Açıklandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-6758ca7c34674852f3f8b77d56d0e588-1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>AÖF İkinci Üniversite başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Başvuru işlemleri internet üzerinden gerçekleştiriliyor. Adayların öncelikle Anadolu Üniversitesinin çevrim içi kayıt sistemine ulaşması ve e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru sürecinde izlenecek temel adımlar şöyle:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>AÖF çevrim içi kayıt sistemine giriş yapın.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>e-Devlet üzerinden kimlik doğrulamasını tamamlayın.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İkinci Üniversite başvuru seçeneğini açın.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öğrenim durumunuza uygun programı belirleyin.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sistemdeki bilgilerinizi kontrol ederek başvuruyu tamamlayın.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Belirlenen öğretim giderini ödeyin.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kayıt işleminin tamamlandığını sistem üzerinden kontrol edin.</strong></p>
 </li>
</ol>

<p>Yalnızca çevrim içi başvuru formunun doldurulması kayıt işleminin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Adayların ödeme ve kayıt sürecinde gerekli diğer işlemleri de tamamlaması gerekiyor.</p>

<p><strong>AÖF İkinci Üniversite başvuru ekranı:</strong> <a href="http://aoskayit.anadolu.edu.tr" rel="nofollow">aoskayit.anadolu.edu.tr</a></p>

<h3><strong>Kimler sınavsız ikinci üniversite okuyabilir?</strong></h3>

<p>İkinci Üniversite kapsamında başvuru hakkı, adayın mevcut veya tamamladığı yükseköğretim düzeyine göre değişiyor.</p>

<p>Bir <strong>lisans programında öğrenim gören veya lisans mezunu olanlar</strong>, mevcut ya da mezun oldukları alanla aynı olmamak şartıyla AÖF bünyesindeki uygun ön lisans veya lisans programlarından birine başvurabiliyor.</p>

<p><strong>Ön lisans öğrencileri ve ön lisans mezunları</strong> ise yine mevcut veya mezun oldukları alanın dışında olmak kaydıyla AÖF'nin ön lisans programlarına kayıt yaptırabiliyor. Bu adayların İkinci Üniversite kapsamında lisans programlarına başvuru hakkı bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuru koşullarının yanı sıra seçilecek programa ilişkin özel şartların da ayrıca incelenmesi gerekiyor. Bazı bölümlerde yaş veya mezuniyet düzeyine bağlı farklı kurallar uygulanabiliyor.</p>

<p><img alt="Anadolu Üniversitesi'nden öğrenci affından yararlanacaklara çift anadal ve ikinci üniversite çağrısı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-0ff665968b2fb3acc6f6de83c5adbebf.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Anadolu Üniversitesi AÖF öğrencileri ikinci üniversiteye başvurabilir mi?</strong></h3>

<p>İkinci Üniversite uygulamasında önemli noktalardan biri adayın hâlihazırdaki AÖF kaydı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde aktif kaydı bulunan öğrenciler bu uygulama kapsamında yeni bir programa başvuru yapamıyor.</p>

<p>Buna karşılık Anadolu Üniversitesi AÖF dışındaki bir yükseköğretim kurumunda öğrenim gören öğrenciler ile yükseköğretim programlarından mezun olan adaylar, diğer koşulları karşılamaları halinde başvuru yapabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların başvuru sırasında yalnızca mezuniyet durumuna değil, mevcut kayıt bilgilerine de dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>YÖKSİS bilgileri güncel değilse ne yapılmalı?</strong></h3>

<p>AÖF başvuru sürecinde YÖKSİS bilgileri kritik önem taşıyor. Sistemde adayın öğrenim gördüğü veya mezun olduğu yükseköğretim programına ilişkin bilgilerin güncel olması gerekiyor.</p>

<p>Bilgilerinde hata veya eksiklik bulunan adayların önce kayıtlı oldukları ya da mezun oldukları yükseköğretim kurumuyla iletişime geçerek YÖKSİS kayıtlarını güncelletmesi gerekiyor.</p>

<p>YÖKSİS'teki öğrenim bilgileri güncel olmadığı takdirde çevrim içi başvuru işleminin gerçekleştirilememesi söz konusu olabiliyor. Bu nedenle başvuru tarihinin son gününü beklemek yerine eğitim bilgilerinin önceden kontrol edilmesi adayların işlemlerini daha sorunsuz tamamlamasına yardımcı olabilir.</p>

<h3><strong>AÖF İkinci Üniversite kayıtları ne zaman sona erecek?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için başvuru süreci <strong>17 Ağustos'ta başlayıp 19 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 17.00'de </strong>sona erecek.</p>

<p>Belirlenen son başvuru tarihinin ardından mazeret gerekçesiyle yeni başvuru alınmayacağı ve kayıt süresinin uzatılmayacağı belirtildi. Eksik işlemler için ayrıca ek süre verilmemesi nedeniyle adayların başvuru ve ödeme aşamalarını son güne bırakmaması gerekiyor.</p>

<p>Burada özellikle başvuru ile kesin kayıt arasındaki farkın dikkate alınması gerekiyor. Adayın internet üzerinden formu doldurması tek başına yeterli olmayacak; öğretim giderinin ödenmesi ve kayıt sürecindeki gerekli işlemlerin tamamlanması gerekecek.</p>

<p><img alt="Anadolu Üniversitesi Veri Bilimi ve Analitiği lisans programı ilk öğrencilerini bu yıl kabul edecek" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f6993728ab9589cadeb61aa497cb81fc.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>2026-2027 AÖF İkinci Üniversite programlarında hangi kurallar var?</strong></h3>

<p>Adayların program tercihi yaparken yalnızca bölümün adını dikkate almaması gerekiyor. Eğitim düzeyi, daha önce tamamlanan veya devam edilen program ve seçilecek bölümün özel koşulları birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Özellikle bazı lisans programlarında İkinci Üniversite kapsamında yaş ve mezuniyet şartları bulunuyor. <strong>Felsefe, Sosyoloji, Tarih ile Türk Dili ve Edebiyatı</strong> programlarına ilişkin uygulamada, 2024-2025 öğretim yılından itibaren yalnızca 35 yaş ve üzerindeki lisans programı mezunları için kayıt imkânı bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların başvuru öncesinde seçmek istedikleri programın güncel koşullarını incelemesi gerekiyor. Her adayın aynı bölümlere otomatik olarak kayıt hakkı bulunmayabilir.</p>

<h3><strong>AÖF İkinci Üniversite son başvuru tarihi ve başvuru bilgileri</strong></h3>

<p>2026-2027 dönemi için temel tarihler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başlangıç:</strong> 17 Ağustos 2026 Pazartesi, saat 10.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son başvuru:</strong> 19 Ekim 2026 Pazartesi, saat 17.00</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başvuru yöntemi:</strong> Çevrim içi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Giriş:</strong> e-Devlet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başvuru sistemi:</strong> AÖF çevrim içi kayıt ekranı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Önemli koşul:</strong> YÖKSİS öğrenim bilgilerinin güncel olması</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kayıt işlemi:</strong> Öğretim giderinin ödenmesi ve gerekli kayıt adımlarının tamamlanması</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>AÖF İkinci Üniversite başvurusunda dikkat edilmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Başvuru yapacak adayların öncelikle kendi eğitim düzeylerine uygun programları kontrol etmesi gerekiyor. Lisans öğrencileri ve mezunları ile ön lisans öğrencileri ve mezunlarının başvurabileceği programlar aynı değil.</p>

<p>Bunun yanında adayın hâlihazırda Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde kayıtlı olup olmadığı da başvuru hakkını etkiliyor. YÖKSİS bilgilerindeki güncellik ise sistem üzerinden başvurunun gerçekleştirilebilmesi açısından temel koşullardan biri.</p>

<p>Başvurunun ardından öğretim giderinin zamanında yatırılması da kayıt sürecinin tamamlanması bakımından önem taşıyor. Bu nedenle adayların yalnızca başvuru formunu doldurmakla sürecin tamamlandığını düşünmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>2026-2027 AÖF İkinci Üniversite başvuruları 19 Ekim 2026 saat 17.00'de sona erecek.</strong> Başvuru hakkı bulunan adayların bu tarihe kadar çevrim içi işlemlerini tamamlaması ve kayıt için gerekli ödeme ve onay adımlarını gerçekleştirmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aof-ikinci-universite-kayitlari-ne-zaman-aof-ikinci-universite</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-a35650cd888691650b84910fcbacb09c.jpg" type="image/jpeg" length="41359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin Ankara'daki eylemi 22. gününde: "Ödemeler yapılmazsa eylemler şiddetli şekilde sürecek"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-ankaradaki-eylemi-22-gununde-odemeler-yapilmazsa-eylemler-siddetli-sekilde-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-ankaradaki-eylemi-22-gununde-odemeler-yapilmazsa-eylemler-siddetli-sekilde-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te çalışan ve yasal alacaklarını tahsil edemediklerini belirten maden işçilerinin Ankara’daki hak arama mücadelesi 22’nci gününe girdi. Madenci Anıtı önünde oturma eylemi yapan işçiler adına konuşan Türkiye Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, şirketin ödeme taahhüdünü hatırlatarak, "Bu haftayı sabırla bekliyoruz. Bu hafta ödenmezse eylemlerimizi şiddetli bir şekilde devam ettireceğiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doruk Madencilik bünyesinde çalışırken iş akitleri sonlandırılan veya hak edişlerini alamayan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türkiye Maden-İş) üyesi madenciler, başkent Ankara’daki Madenci Anıtı önünde toplandı. Ellerinde <i>"Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz"</i>, <i>"Hak, hukuk, adalet"</i>, <i>"İşçi burada vekiller nerede"</i>, <i>"Etkisiz, yetkisiz Ali Vahit"</i> ve <i>"Sayın Cumhurbaşkanım duy sesimizi"</i> yazılı dövizler taşıyan işçiler, oturma eylemi gerçekleştirerek taleplerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Videoframe 109009" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-109009.png" width="1280" /></p>

<h2><strong>"Tüm yasal haklarımızı alana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız"</strong></h2>

<p>Eylem alanında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Türkiye Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, holding yetkililerinin geçtiğimiz hafta ödeme yapılacağına dair söz verdiğini hatırlattı. Kocabıyık, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"22 gündür Ankara'nın çeşitli noktalarında hak arama mücadelesi devam ediyor. Görünen o ki bu mücadele devam edecek. Geçen hafta tüm kamuoyunun da bilgisi üzere, iş yeri sahibi Sebahattin Yıldız; perşembe ve cuma günü ödemelerin başlayacağını, bu hafta itibarıyla Yıldızlar Holding'e bağlı işçilerin alacağının kalmayacağını beyan etmişti. Kendilerine de bildirdik: Biz tüm haklarımız alınıncaya, yasal haklarımız ödeninceye kadar Ankara'dan ayrılmayacağız."</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="Videoframe 48448" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-48448.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Sadaka değil kuruşu kuruşuna hakkımızı istiyoruz"</strong></h3>

<p>Ödemelerde yapılan hesaplama hatalarına ve eksik yatırılan kalemlere dikkat çeken Kocabıyık, işçilerin kıdem tazminatlarının eski çıkış tarihi üzerinden değil, güncel yasal tutarlar üzerinden ödenmesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu kararları doğrultusunda ücretsiz izin sürelerinin ücretlerinin ödenmesi, kullanılmayan yıllık izin hak edişlerinin kapatılması, işten çıkarılma süreçlerine dair ihbar alacaklarının ödenmesi, maaşlardan kesilip ilgili icra dairelerine yatırılmayan meblağların ödenmesi şçi ücretlerinden kesilen BES paylarının hesaplara aktarılması taleplerini sıraladı.</p>

<p>Şirket yetkililerinin söz konusu kalemlerden 5'ini kabul ettiğini ancak ücretsiz izin ücretleri konusunda uzlaşmazlık çıkardığını belirten Kocabıyık, <i>"Saydığımız kalemlerin beş tanesini kabul ediyor, bir tanesini 'Mahkemelik oluruz' diyerek kabul etmiyor. O bizi bağlamaz; Çalışma Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun kararı doğrultusunda biz yasal haklarımızı talep ediyoruz"</i> dedi.</p>

<h3><strong>500'ü aşkın işçiye henüz ödeme yapılmadı</strong></h3>

<p>Hesaplamalardaki adaletsizliğe işaret eden Kocabıyık, yaklaşık 70 kişilik grubun tazminatlarının eski tarihler üzerinden eksik hesaplandığını, geriye kalan 500 madencinin hesabına ise bugüne kadar tek kuruş yatırılmadığını ifade etti.</p>

<p>Gözaltı işlemlerinin sorunu çözmeyeceğini ve madencilerin kararlılıkla direneceğini vurgulayan Kocabıyık, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ortada bir cenaze var arkadaşlar. Bu cenazeyi hep beraber kaldırmamız lazım. Bu da kimin sayesinde olacak? Devletimizin bakanları, ilgili firma ve yetkili sendika olarak bizim masada oturarak bu sorunlara bir an önce çözüm bulmamızla olacak. Bizi 'yılacak' diye düşünüyorlarsa biz kesinlikle yılmayız. Dört aydır Ankara Emniyeti burada güvenlik sağlıyor; dünya kadar masraf yapıldı. Sayın Valimize sesleniyorum: İşçilerin yetkilisini çağırın, bu masrafları holdingden talep edin. İşverenin işçiye ödeyeceği paranın yarısı zaten güvenlik masrafı olarak harcanmıştır. Bizim polisle karşı karşıya gelme amacımız olamaz."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sevgili patron, bu sefer sözünde dur"</strong></h3>

<p>Holding yönetimine ve kamu otoritelerine sağduyu çağrısında bulunan Talih Kocabıyık, sözlerini şu çağrıyla noktaladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Daha önce Sayın Cumhurbaşkanımıza 1 Mayıs'ta 'madenci arkadaşların alacağı kalmadı' denilerek eksik bilgi verilmişti. Ardından üç bakanımız garantör oldu ama maalesef onları da kötü pozisyona düşürdüler. Sevgili patron, iş yeri sahibi; iki seferdir herkesi boşa çıkardın. Bu sefer sözünde dur. Herkes mutlu, huzurlu bir şekilde evine dönsün. Bakanlığımıza çözüm önerilerimizi sunduk. Takdir kendilerinin. Bu hafta içinde ödemeler tamamlanmazsa eylemlerimizi çok daha şiddetli bir şekilde sürdüreceğiz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-ankaradaki-eylemi-22-gununde-odemeler-yapilmazsa-eylemler-siddetli-sekilde-surecek</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-224976.png" type="image/jpeg" length="42407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOKİ İstanbul konut belirleme kurası ne zaman yapılacak, 1+1 ve 2+1 daireler nasıl belirlenecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/toki-istanbul-konut-belirleme-kurasi-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/toki-istanbul-konut-belirleme-kurasi-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOKİ İstanbul daire belirleme kurası için tarih araştırmaları hız kazandı. İstanbul'daki 100 bin sosyal konut kapsamında hak sahipliği sürecinin ardından gözler konutların hangi projede ve hangi dairelerde olacağını belirleyecek kuraya çevrildi. Peki TOKİ İstanbul 100 bin konut kura tarihi belli oldu mu, 1+1 ve 2+1 dairelerin kat, cephe ve metrekare bilgileri ne zaman açıklanacak? İşte konut belirleme kurasına ilişkin son durum ve kategorilere göre daire tipleri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da TOKİ'nin 100 bin sosyal konut projesi kapsamında hak sahipliği sürecinin ardından yeni aşama için bekleyiş sürüyor. Hak sahiplerinin hangi dairede oturacağına ilişkin ayrıntıları belirleyecek <strong>konut belirleme kurası</strong> için tarih henüz açıklanmadı. Dairelerin hangi projede, hangi katta ve hangi cephede yer alacağı ise ilgili sürecin tamamlanmasının ardından yapılacak kura ile netleşecek.</p>

<p>İstanbul'daki sosyal konut projesinde hak sahipliği kurasının tamamlanmasının ardından bu kez konutların fiziki özelliklerinin belirlenmesine ilişkin süreç gündeme geldi. Hak sahipleri özellikle <strong>TOKİ İstanbul daire belirleme kurası ne zaman çekilecek</strong> ve 1+1 ile 2+1 konutların hangi özelliklere sahip olacağı sorularına yanıt arıyor.</p>

<p>Mevcut bilgilere göre konut belirleme kurasının gerçekleştirilebilmesi için öncelikle projelerdeki ihale ve konut üretim süreçlerinin ilerlemesi gerekiyor. Bu nedenle İstanbul için kura günü ve saatine ilişkin kesinleşmiş bir tarih bulunmuyor.</p>

<h2><strong>TOKİ İstanbul daire belirleme kurası ne zaman çekilecek?</strong></h2>

<p>2026 yılı itibarıyla <strong>TOKİ İstanbul konut belirleme kurası</strong> için resmi tarih açıklanmış değil. Hak sahiplerinin konutlarının belirlenmesine yönelik kura takviminin, ilgili projelerin ihale süreçleri ve konutların üretim durumları doğrultusunda oluşturulması bekleniyor.</p>

<p>Dolayısıyla şu aşamada sosyal medya veya çeşitli internet platformlarında paylaşılabilecek tarihlerin resmi kura günü olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Kesin tarih, TOKİ tarafından yapılacak resmi duyuruyla netleşecek.</p>

<p>Konut belirleme kurasının hak sahiplerinin dairelerine ilişkin ayrıntıları kesinleştiren aşama olması nedeniyle, tarih açıklandığında yalnızca kura günü değil, çekilişin gerçekleştirileceği saat ve sonuçların hangi kanallardan takip edilebileceğine ilişkin bilgiler de önem taşıyacak.</p>

<p><img alt="TOKİ’den kiralık ev dönemi başlıyor: Bakan Kurum 15 bin sosyal konut projesinin detaylarını açıkladı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ecbb38e066749e3ec7924f0997edac33.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>İstanbul'daki 100 bin konutta daireler nasıl belirlenecek?</strong></h3>

<p>Hak sahiplerinin oturacağı konutların belirlenmesinde kura yöntemi kullanılacak. Sürecin noter huzurunda ve canlı yayın eşliğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu aşamada hak sahiplerinin yalnızca konut tipinin değil, projedeki dairenin özelliklerinin de belirlenmesi bekleniyor. Kura sonucunda hak sahibinin tahsis edileceği konutla ilgili şu bilgiler netleşecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Konutun 1+1 veya 2+1 olması</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dairenin bulunduğu kat</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dairenin cephe bilgisi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konutun net ve brüt metrekare bilgileri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Proje içerisindeki dairenin konumu</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Böylece daha önce hak sahipliği belirlenen vatandaşlar açısından konut sürecinin önemli bir aşaması daha tamamlanmış olacak.</p>

<h3><strong>TOKİ İstanbul 100 bin konut projesinde hangi daire tipleri bulunuyor?</strong></h3>

<p>İstanbul'daki projede konutların büyüklüğü ve tipi, başvuru kategorisine göre değişiklik gösterecek. Her kategoride aynı tip dairenin tahsis edilmesi yerine, başvuru grubuna göre belirlenen konut seçenekleri uygulanacak.</p>

<p>Konut tiplerine ilişkin mevcut dağılımda bazı kategoriler için tek bir daire tipi öngörülürken, bazı gruplarda iki farklı konut seçeneği bulunuyor.</p>

<p>Buna göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri:</strong> 2+1, 65 metrekare</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gazi vatandaşlar:</strong> 2+1, 65 metrekare</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>En az yüzde 40 engelli vatandaşlar:</strong> 2+1, 65 metrekare</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Emekli vatandaşlar:</strong> 1+1, 55 metrekare veya 2+1, 65 metrekare</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3 ve daha fazla çocuklu aileler:</strong> 2+1, 65 metrekare veya 2+1, 80 metrekare</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gençler:</strong> 1+1, 55 metrekare</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diğer alıcı adayları:</strong> 2+1, 65 metrekare veya 2+1, 80 metrekare</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu dağılım, başvuru kategorisi ile konut tipi arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Özellikle emekliler, çocuklu aileler ve diğer alıcı adayları açısından birden fazla konut tipi seçeneğinin bulunması, konut belirleme aşamasını daha önemli hale getiriyor.</p>

<p><img alt="Toki Ankara Kura Çekilişi Ne Zaman Saat Kaçta" class="detail-photo img-fluid" height="714" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/toki-ankara-kura-cekilisi-ne-zaman-saat-kacta.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>1+1 ve 2+1 dairelerin katı ve cephesi ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>Hak sahiplerinin merak ettiği konuların başında yalnızca dairenin büyüklüğü değil, konutun projedeki konumu da geliyor. Dairenin kaçıncı katta bulunacağı ve hangi cepheye bakacağı, konut belirleme kurasının ardından netleşecek.</p>

<p>Bu nedenle hak sahipliği kurasında ismi çıkan bir vatandaşın doğrudan belirli bir daireye sahip olduğu anlamına gelmiyor. Hak sahipliği, projeden konut alma hakkını ortaya koyarken, dairenin ayrıntılarının belirlenmesi ayrı bir kura sürecinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>İhale sonrasında ilan edilen konut tiplerinde yeterli sayıda üretim yapılamaması durumunda ise hak sahiplerine mümkün olan en yakın konut tipinin verilmesi öngörülüyor. Bu uygulama, projedeki üretim koşulları ile hak sahiplerinin kategori kapsamında belirlenen konut özelliklerinin birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.</p>

<h3><strong>Konut belirleme kurası nereden takip edilecek?</strong></h3>

<p>Kura tarihi açıklandığında hak sahiplerinin çekilişi TOKİ'nin resmi kanalları üzerinden takip etmesi önem taşıyor. Kura sonuçlarının da çekilişin tamamlanmasının ardından ilgili resmi sorgulama kanallarında yayımlanması bekleniyor.</p>

<p>Hak sahipleri sonuçlara ilişkin bilgileri <strong>e-Devlet</strong> üzerinden ve TOKİ'nin resmi internet sitesi üzerinden kontrol edebilecek. Kura sonucunun açıklanmasının ardından vatandaşların kendi bilgileri üzerinden tahsis edilen konuta ilişkin ayrıntıları incelemesi mümkün olacak.</p>

<p>Özellikle sosyal medya platformlarında dolaşıma giren doğrulanmamış kura tarihleri yerine, TOKİ'nin resmi açıklamalarının takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Toki Toplu Konut" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/toki-toplu-konut.webp" width="1250" /></p>

<h3><strong>TOKİ İstanbul kura sürecinde sırada hangi aşama var?</strong></h3>

<p>İstanbul'daki 100 bin konut projesinde hak sahipleri açısından sonraki önemli aşama, konutların belirlenmesi olacak. Ancak bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için projelerin ihale ve üretim süreçlerinin ilerlemesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle <strong>TOKİ İstanbul 100 bin konut kura tarihi 2026</strong> için bugün itibarıyla kesinleşmiş bir takvim bulunmuyor. TOKİ'nin yapacağı açıklama, hak sahiplerinin konutlarına ilişkin bekleyişte belirleyici olacak.</p>

<p>Kura tarihi açıklandığında vatandaşların özellikle çekilişin kapsamına, hangi projeleri içerdiğine, başvuru kategorilerine ve sonuçların nasıl sorgulanacağına ilişkin ayrıntıları kontrol etmesi gerekecek. Böylece hak sahipleri yalnızca kura tarihini değil, kendi konutlarının belirlenmesine ilişkin sürecin tamamını takip edebilecek.</p>

<h3><strong>TOKİ İstanbul daire belirleme kurası için son durum</strong></h3>

<p>17 Ağustos 2026 itibarıyla <strong>TOKİ İstanbul daire belirleme kurası</strong> için resmi tarih açıklanmış değil. Hak sahiplerinin konutlarının katı, cephesi, metrekare bilgisi ve daire tipi gibi ayrıntılar, ilgili projelerin sürecinin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek konut belirleme kurasıyla netleşecek.</p>

<p>İstanbul'da 100 bin konut kapsamında hak sahibi olan vatandaşların bundan sonraki süreçte TOKİ tarafından yayımlanacak resmi duyuruları takip etmesi gerekiyor. Kura tarihi kesinleştiğinde çekilişin günü ve saatiyle birlikte sonuçların hangi kanallar üzerinden sorgulanabileceğine ilişkin bilgiler de duyurulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/toki-istanbul-konut-belirleme-kurasi-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/2c0034b1-371d-4de3-9437-7afb7c9cd63e.jpg" type="image/jpeg" length="33523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Psikiyatri Derneği'nden 17 Ağustos mesajı: "Afet Bakanlığı kurulmalı, Afet Müdahale Planı yeniden yazılmalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-psikiyatri-derneginden-17-agustos-mesaji-afet-bakanligi-kurulmali-afet-mudahale-plani-yeniden-yazilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-psikiyatri-derneginden-17-agustos-mesaji-afet-bakanligi-kurulmali-afet-mudahale-plani-yeniden-yazilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Psikiyatri Derneği, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde yayımladığı basın açıklamasında afet yönetiminde köklü reform çağrısında bulunarak, mevcut AFAD yapısının yerine acilen müstakil bir "Afet Bakanlığı" kurulmasını ve Türkiye Afet Müdahale Planı'nın (TAMP) yeniden yazılmasını talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-51"><a href="https://psikiyatri.org.tr/" rel="nofollow">Türkiye Psikiyatri Derneği</a> (TPD), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı basın açıklamasında afet yönetiminde yapısal reform çağrısında bulundu. Dernek; mevcut AFAD yapısının değiştirilerek "Afet Bakanlığı" kurulmasını, Türkiye Afet Müdahale Planı'nın (TAMP) yeniden hazırlanmasını ve afetlerde psikososyal destek hizmetlerinin ana planlayıcısının Sağlık Bakanlığı olmasını talep etti.</p>

<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-52">Türkiye Psikiyatri Derneği Afetlere Hazırlık ve Müdahale Birimi ile Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos Marmara Depremi ve sonrasında yaşanan tüm afetlerde hayatını kaybedenler anıldı. Açıklamada, depremlerin yarattığı yıkımların ve işlevsiz müdahalelerin toplum üzerinde derin psikolojik travmalara yol açtığı, bu tablonun aynı zamanda insan kaynaklı bir ihmal olduğu vurgulandı.</p>

<h2><strong>"Önlemsizliğin bedeli 6 Şubat depremleriyle ağır ödendi"</strong></h2>

<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-53">1999 Marmara Depremi'nin ardından sivil savunma yapısının yenilenmesi, deprem yönetmelikleri ve deprem vergisi gibi adımlarla bir milat yaşandığı ancak bu farkındalığın kısa sürdüğü ifade edildi. Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-54">"Deprem gerçeğiyle bağdaşmayan müdahale planları ve başta meslek örgütlerinin katkısı olmak üzere kolektif müdahaleyi yok sayan yapılanma nedeniyle yıllar içinde oluşmayan afet kültürünün ve sağlanamayan yapı güvenliğinin bedeli, 6 Şubat depremleriyle çok ağır ödenmiştir. Afet gerçeği ile hareket etmek, yaşanan her afet sonrasında yapılanların kutsanması yerine eksikliklerin belirlendiği sağlıklı analizler ile mümkündür."</p>
</blockquote>

<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-55">Depremler kuşağında yer alan Türkiye'de sismik boşluklar ve olası Marmara/İstanbul Depremi riski nedeniyle zaman kaybedilmeden önlem alınması gerektiği, afet travmalarının özellikle çocuklar, yaşlılar, engelliler ve kırılgan gruplarda kalıcı izler bıraktığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Türkiye Psikiyatri Derneği'nden 4 Maddelik Acil Eylem Talebi</strong></h3>

<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-56">Afet yönetiminin kurumsal yapısının doğrudan toplumun ruh sağlığını belirleyen temel bir etken olduğuna dikkat çeken TPD, kamuoyu ve yetkililerle 4 temel talebini paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-57">Yaşanan son depremlerdeki tecrübeler göz önüne alınarak mevcut AFAD yapısı ivedilikle değiştirilmeli ve vakit kaybetmeden müstakil bir <strong>Afet Bakanlığı</strong> kurulmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-58">Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), sahadaki işlevsizliği ve yaşanan aksaklıklar nedeniyle bilimsel veriler ışığında, tüm paydaşların ve meslek örgütlerinin katılımıyla sıfırdan revize edilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-59">TAMP kapsamında halen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülen ruhsal sağlık ve psikososyal destek görevlerinde, acı tecrübeler ve bilimsel veriler doğrultusunda <strong>Sağlık Bakanlığı ve sağlık kuruluşları ana planlayıcı</strong> yetkiye getirilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-60">Meslek örgütleri ve uzmanlık derneklerinin katılımıyla "Afetlerde Ulusal Ruhsal Sağlık Müdahale Stratejisi" oluşturulmalı ve bu doğrultuda çok paydaşlı bir kurul hayata geçirilmelidir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>"Kurumlara her türlü katkıyı sağlamaya hazırız"</strong></h3>

<p id="p-rc_fbb3280ee3b3de47-61">6 Şubat depremleri öncesinde kendi bünyesinde <i>Afetlere Hazırlık ve Müdahale Birimi</i> kurarak bağımsız müdahale planlarını oluşturduğunu hatırlatan Türkiye Psikiyatri Derneği, hazırlıklı olmanın toplumsal ruhsal etkilenmeyi en aza indireceğini belirterek afetlerle mücadelede tüm devlet kurumlarına bilimsel destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-psikiyatri-derneginden-17-agustos-mesaji-afet-bakanligi-kurulmali-afet-mudahale-plani-yeniden-yazilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2022-agustos-20220816-2-54739716-79921042.webp" type="image/jpeg" length="27219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="28023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="31309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="55819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="54512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="32355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="81165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="28416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="35954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="63215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="18901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="52783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="56803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="65708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="98872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="58379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="54742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="58908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="90327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="91353"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
