<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 31 Oct 2026 13:52:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: Elektrik tarifesinde yeni tüketim sınırları belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-elektrik-tarifesinde-yeni-tuketim-sinirlari-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-elektrik-tarifesinde-yeni-tuketim-sinirlari-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EPDK'nin yeni kararıyla Son Kaynak Tedarik Tarifesi'ndeki yıllık tüketim miktarları değişti. Mesken tüketicileri için sınır 1 Ocak 2027'den itibaren 3 bin kilovatsaat olarak uygulanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)</strong>, Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'de değişiklik yaptı. Kurul tarafından alınan karar, <strong>Resmi Gazete</strong>'nin bugünkü sayısında yayımlandı.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren farklı tüketici grupları için uygulanacak yıllık elektrik tüketim miktarları yeniden belirlendi. Mesken tüketicileri için sınır 3 bin kilovatsaat olarak düzenlendi.</p>

<h2><strong>Mesken tüketicileri için yıllık sınır 3 bin kilovatsaat oldu</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeye göre mesken tüketici grubu kapsamında değerlendirilen yıllık tüketim miktarı 3 bin kilovatsaat olacak.</p>

<p>Bu sınır; kamu kurum ve kuruluşları, <strong>mahalli idareler</strong> ile <strong>mesken</strong> olarak kullanılan müstakil binalar, apartmanlar ve apartmanlardaki bağımsız bölümleri kapsayacak. Konut kooperatifleri ve konut siteleri de aynı kapsamda yer alacak.</p>

<p>Ayrıca bu yerlerde ayrı sayaçlarla ölçülen kalorifer, asansör, hidrofor, merdiven otomatiği, kapıcı dairesi ve benzeri ortak kullanım alanlarının elektrik tüketimleri için de yıllık 3 bin kilovatsaatlik miktar uygulanacak.</p>

<h3><strong>Diğer tüketici gruplarına farklı sınırlar getirildi</strong></h3>

<p>EPDK kararında bazı tüketici grupları için farklı yıllık tüketim miktarları da belirlendi.</p>

<p>Buna göre mesken tüketici grubu içinde yer alan <strong>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)</strong> tarafından kurulan geçici barınma merkezleri için yıllık tüketim miktarı 150 milyon kilovatsaat olacak.</p>

<p>Köylerde içme suyu temini ve dağıtımı amacıyla kullanılan tesisler ile diğer tüketiciler ve tarımsal faaliyet tüketici grubu da yıllık 150 milyon kilovatsaatlik sınır kapsamında bulunacak.</p>

<p>Bu grupların dışında kalan tüketici grupları için ise yıllık miktar 15 bin kilovatsaat olarak uygulanacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-elektrik-tarifesinde-yeni-tuketim-sinirlari-belirlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/epdk-meskenlere-yonelik-elektrik-tuketim-limitinde-degisiklige-gitti.png" type="image/jpeg" length="79091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emir ve Ömer Sarıgül'ün de tutuklandığı soruşturmada mahkemeden 2 yeni tutuklama kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emir-ve-omer-sarigulun-de-tutuklandigi-sorusturmada-mahkemeden-2-yeni-tutuklama-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emir-ve-omer-sarigulun-de-tutuklandigi-sorusturmada-mahkemeden-2-yeni-tutuklama-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emir ve Ömer Sarıgül'ün de tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden 2'si daha cezaevine gönderilirken, dosya kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 24'e yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı, söz konusu fonların yatırım sözleşmelerine uygun kullanılmadığı ve suç gelirlerine yasal görünüm kazandırıldığı iddialarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada 2 şüpheli daha tutuklandı. Emir ve Ömer Sarıgül'ün de aralarında bulunduğu 22 kişinin daha önce tutuklandığı dosya kapsamında gözaltına alınan 8 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Emniyetteki sorgularının ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen ve savcılık ifadeleri sonrası nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüpheliler hakkında karar verildi.</p>

<h3><strong>Hakimlikten 2 tutuklama ve 6 adli kontrol kararı</strong></h3>

<p>Sulh ceza hakimliği, savcılığın talebi doğrultusunda şüphelilerden Zülfü Sümer ve Abdulkadir Sezgin'in tutuklanarak cezaevine gönderilmesine hükmetti. Hakimlik; Müge Bayır, Gökcen Bayır, Yusuf Demir, Elif Keskinel Ülker, Hatice Kübra Arat ve Hasan Hişim hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanması yönünde karar tesis etti. Son kararlarla birlikte soruşturma çerçevesinde cezaevine giren şüpheli sayısı 24'e çıkarken, dosya kapsamında firari durumda bulunan 2 kişinin yakalanması için başlatılan çalışmaların devam ettiği kaydedildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından konuya ilişkin yapılan bilgilendirmede, soruşturmanın Alman vatandaşı K.P. ve M.B.'nin yurt içi ve yurt dışı menşeli şirketler üzerinden kaynağı belirsiz büyük ölçekli paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirdiği iddiaları üzerine başlatıldığı bildirildi. Müştekilerin başsavcılığa sundukları beyanlarda; 80 milyon avro tutarında sözleşme düzenlendiği, 100 milyon avroluk banka havalesi gerçekleştirildiği, kamu gücü ile siyasi nüfuz kullanılarak 1 milyar avroluk bir fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vadedildiği ve 1,5 milyon avro bedelli bir tekne satışının gerçekleştirildiği yönündeki iddialar yer aldı.</p>

<h3><strong>Mustafa Sarıgül Dosyası Ankara'ya gönderildi</strong></h3>

<p>Yürütülen ilk operasyonlar kapsamında Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner, Murat Ağırel, Caner Baş, Cihan Durak, Zekai Erdem, Cihat Salman, Selim Daşdemir, Özgür Bölükbaşı, Bayram Özata, Zekeriya Yasemin, Mehmet Ali Aslan, Sadullah Ergün ve Emir Sarıgül tutuklanmış; Cemil Vasken Barın ile Uğur Kurtulan adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Devam eden aşamalarda Çağlar Sezgin, Cihan Tunç, Ümit İlker Avcı, Sofu Altınbaş, Ramazan Argün ve İbrahim Avcı tutuklanırken, Beşir Ömer Demir ile Atakan Eren hakkında konutu terk etmeme tedbiri uygulanmıştı.</p>

<p>Öte yandan, TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların milletvekilliği durumu nedeniyle ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve dosya kapsamında cinsel saldırı iddialarının da incelemeye konu edildiği açıklandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emir-ve-omer-sarigulun-de-tutuklandigi-sorusturmada-mahkemeden-2-yeni-tutuklama-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/sarigul-sorusturmasinda-altinbas-ve-aygun-dahil-13-kisi-adliyeye-sevk-edildi.png" type="image/jpeg" length="23144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi için ilk adım Çankaya Köşkü'nde atıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-devletleri-teskilati-aile-ve-kadin-konseyi-icin-ilk-adim-cankaya-koskunde-atildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-devletleri-teskilati-aile-ve-kadin-konseyi-icin-ilk-adim-cankaya-koskunde-atildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde kurulacak Aile ve Kadın Konseyi için devlet başkanlarının eşleri Emine Erdoğan ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde bir araya gelirken, kadınların eğitimi, girişimciliği ve ailenin korunması alanında ortak kurumsal iş birliği kararı alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çatısı altında kurumsal yapısının temelleri atılan Aile ve Kadın Konseyi için Türk dünyası liderlerinin eşleri Ankara’da bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü’nde düzenlenen "Dayanışmadan Kurumsal İşbirliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın" başlıklı TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı’nda, ailenin korunması, kadının güçlendirilmesi ve çocukların refahına yönelik ortak vizyon ilan edildi.</p>

<p>TDT 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi marjında gerçekleşen toplantıya; Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve üye ülkelerin üst düzey heyetleri katıldı.</p>

<h3><strong>3 somut eylem önerisi gündeme geldi</strong></h3>

<p>Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Ziroat Mirziyoyeva, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen Aile ve Kadın İşbirliği Konseyi ile Yüksek Onur Konseyi girişimini bütünüyle desteklediklerini belirterek, ortak platformun somut adımlarla güçlendirilmesi amacıyla 3 stratejik öneri sundu:</p>

<p>"Kadınların mesleki becerilerini ve girişimcilik kapasitelerini artıracak ortak bir çerçeve program geliştirilmeli; kız çocukları çağdaş mesleklere yönlendirilmelidir. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınların dijital okuryazarlık ve e-ticaret eğitimi alarak gelirlerini artırmaları sağlanmalıdır.</p>

<p> Türk dünyasının ortak hafızasında yer alan öncü kadın figürlerin mirasını araştırmak, tarihi mekânlarıihya etmek ve bu birikimi genç kuşaklara aktaracak ortak bir dijital kültür arşivi oluşturulmalıdır. Anne, baba ve eğitimcilere yönelik rehber uygulamaların geliştirilmesi, uzman heyetlerin tecrübe paylaşımı ve kanıtlanmış sosyal modellerin teşkilat coğrafyasında yaygınlaştırılması hedeflenmelidir."</p>

<h3><strong>Aygül Caparova: "Şiddete karşı dayanışma ve eşit sorumluluk şart"</strong></h3>

<p>Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Aygül Caparova, değişen dünya koşullarında aile kurumuna sunulan desteğin çocukların yarınlarına yapılan en büyük yatırım olduğunu vurguladı. Kırgızistan'da 3 yaşına kadar çocuklara sağlanan "Bala Irısı" ödeneği ile "Benim Evim" konut programından örnekler veren Caparova, aile içi şiddetle mücadele ve toplumsal cinsiyet adaleti konularında mesajlar verdi:</p>

<p>Kadınların aile hayatının yanı sıra eğitim ve istihdamda yer almasının önemine değinen Caparova, anne ve babanın çocuk yetiştirmede eşit sorumluluk taşıması gerektiğini ifade etti. Şiddete maruz kalan kadınların seslerinin duyulması çağrısında bulunan Caparova; adli, psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarının sivil toplumla koordineli biçimde güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Nilden Bektaş Erhürman: "2040 vizyonunun temeli sosyal dayanışmadır"</strong></h3>

<p>KKTC Cumhurbaşkanı’nın eşi Nilden Bektaş Erhürman, Türk dünyasının kültürel zenginliğinin evrensel insan hakları ve modern sosyal koruma mekanizmalarıyla taçlandırılması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>"2040 Türk Dünyası Vizyonu"nun yalnızca siyasi ve iktisadi hedeflerle sınırlı kalmaması gerektiğini hatırlatan Erhürman, toplumsal dayanışma ve aile yapısının güçlendirilmesinin entegrasyonun omurgasını oluşturduğunu belirtti. Kurulacak Aile ve Kadın Konseyi'nin bölgesel sorunlara pratik çözümler sunacak daimi bir mekanizmaya dönüşmesi yönündeki inancını paylaştı.</p>

<h3>Kurucu bakanlar oturumu Bakan Göktaş moderatörlüğünde yapıldı</h3>

<p>Yüksek Onur Kurulu toplantısının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın moderatörlüğünde "Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu: Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar" başlıklı toplantı düzenlendi.</p>

<p>Bakan Göktaş, teşkilat bünyesinde uzun süredir hazırlıkları yürütülen Aile ve Kadın Konseyinin hukuki ve kurumsal çerçevesinin bu oturumla netleştirildiğini belirtti. Göktaş, devlet başkanları eşlerinin yer aldığı Yüksek Onur Kurulunun himayesinin, konseyin faaliyetleri için en üst düzey stratejik güvenceyi oluşturduğunu ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-devletleri-teskilati-aile-ve-kadin-konseyi-icin-ilk-adim-cankaya-koskunde-atildi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/tdt-aile-ve-kadin-konseyi-lider-esleri-aa-2500050.jpg" type="image/jpeg" length="38226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: "Maarif Modeli'nde Alevi-Bektaşi vatandaşların katkısını aldık"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekin-maarif-modelinde-alevi-bektasi-vatandaslarin-katkisini-aldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekin-maarif-modelinde-alevi-bektasi-vatandaslarin-katkisini-aldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Maarif Modeli müfredat çalışmalarında Alevi ve Bektaşi toplumunun katkılarını aldıklarını belirterek halk eğitim merkezlerinde inanç ve kültürü anlatan 12 ayrı modülün yürürlüğe girdiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde Liberal Düşünce Topluluğu tarafından düzenlenen "2026 Liberal Düşünce Kongresi"nde yaptığı konuşmada, eğitimde demokratikleşme adımları, fiziki altyapı yatırımları ve müfredat süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 2024 yılı bahar aylarında kamuoyuna duyurulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarına değinen Tekin, Alevi ve Bektaşi toplumunun hassasiyetlerinin gözetildiğini ve sivil toplum kuruluşlarından doğrudan katkı alındığını ifade etti.</p>

<p>Eğitim alanında geçmişten bugüne atılan adımların uzun vadeli toplumsal barışı tesis etmeyi amaçladığını belirten Bakan Tekin, inanç ve kültür alanındaki eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hayata geçirilen projeleri anlattı.</p>

<h2><strong>"Müfredat sürecinde istişare ettik, halk eğitime 12 modül ekledik"</strong></h2>

<p>Alevi ve Bektaşi vatandaşların kendi inanç ve değerlerini çocuklarına aktarma noktasındaki taleplerine dikkat çeken Tekin, 2023 yılında göreve geldikten sonra Alevi-Bektaşi sivil toplum kuruluşlarıyla kapsamlı çalıştaylar yürüttüklerini bildirdi. Sürecin somut çıktılar verdiğini aktaran Tekin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Birinci sonuç, 'Maarif Modeli' adıyla 2024 yılı bahar aylarında ilan ettiğimiz müfredat çalışmalarında, Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızı rahatsız edecek herhangi bir hususun olmaması için onların katkılarını aldık. Onlar gözden geçirdiler, katkı verdiler. İkincisi de zorunlu eğitim kurumlarında yapamadığımız bir şeyi, hayat boyu öğrenme alanları diye tanımladığımız halk eğitim merkezlerimizde başlattık. Şu anda her biri minimum 90 saatlik 12 modül yazdık. Bunlardan 8'i 13 yaş üstü yetişkinler, 4'ü ise 13 yaş altı çocuklar için Alevi-Bektaşi kültürünü ve inancını anlatan modüllerdir. Bu eğitimler bu yılın haziran ayı itibarıyla yürürlüğe girdi."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Demokratikleşme adımları sabote edilmeye çalışıldı"</strong></h3>

<p>Konuşmasında Türkiye'nin demokratikleşme geçmişine ve vesayet odaklarına da değinen Bakan Tekin, AK Parti iktidara geldiğinde Kürtçe şarkı söylediği için linç edilen Ahmet Kaya örneğini hatırlattı. İktidarın iki yıl içinde OHAL'i kaldırarak Kürtçe kurslarını açtığını belirten Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005 Diyarbakır konuşmasındaki insan hakları vizyonunu vurguladı.</p>

<p>Başörtüsü yasağının kaldırılması ve katsayı engelinin sonlandırılması gibi düzenlemelerin toplumsal barışa hizmet ettiğini dile getiren Tekin, "e-muhtıra, kapatma davası, Gezi olayları gibi süreçlerin öncesine bakıldığında demokratikleşme yönünde atılan kritik adımların sabote edilmek istendiğini, ancak hükümetin reform çizgisini kararlılıkla sürdürdüğünü" ifade etti.</p>

<h3><strong>PISA başarısı ve eğitimde fiziki kapasite artışına dikkat çekti</strong></h3>

<p>Türkiye'nin uluslararası eğitim göstergelerindeki performansına değinen Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerini paylaştı. 2003 yılında 38 ülke arasında ilk 30'a giremeyen Türkiye'nin, geçtiğimiz ay Bratislava'da açıklanan son PISA sonuçlarında 81 ülke arasında ilk 15 ülke arasına yerleştiğini kaydetti.</p>

<p>Fiziki altyapı ve teknolojik yatırımlara ilişkin rakamları da aktaran Tekin, 2002 öncesinde 200 bin civarında olan derslik sayısı 750 bine ulaştığını 550 bin seviyesindeki öğretmen kadrosu 1 milyon 200 bin kişiye çıkarıldığını kaydetti. Tekin, 660 bin sınıfa etkileşimli tahta ve internet erişimi sağlanarak teknoloji entegrasyonu tamamlandığını; bu çalışma Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) raporlarına da yansıdığını ifade etti.</p>

<p>Kongre kapsamında Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Liberal Düşünce Topluluğu Genel Koordinatörü Özlem Çağlar Yılmaz ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin de birer konuşma yaparken, etkinliğin oturumlarına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman da katıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekin-maarif-modelinde-alevi-bektasi-vatandaslarin-katkisini-aldik</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42922140-42922135-m-i-l-l-i-e-g-i-t-i-m-b-a-k-a-n-i-t-e-k-i-n-n-e-v-s-e-h-i-r-d-e-2026-l-i-b-e-r-a-l-d-u-s-u-n-c-e-k-o-n-g-r-e-s-i-n-d-e-k-o-n-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="34354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Likya Yolu'nda kaybolan Alman turistin cansız bedenine ulaşıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/likya-yolunda-kaybolan-alman-turistin-cansiz-bedenine-ulasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/likya-yolunda-kaybolan-alman-turistin-cansiz-bedenine-ulasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da tarihi Likya Yolu'nun Kaş ile Demre etabında doğa yürüyüşü yaparken 14 Ekim'de kaybolan 33 yaşındaki Alman vatandaşı Friederike Elisabeth Newrzella'nın cansız bedenine patika dışındaki kayalık alanda ulaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'da tarihi Likya Yolu'nun Kaş ile Demre ilçeleri arasındaki etabında doğa yürüyüşü yaparken kaybolan 33 yaşındaki Alman vatandaşı Friederike Elisabeth Newrzella'nın cansız bedeni bulundu. </p>

<p>Yakınlarının 14 Ekim sonrasında iletişimin kopması üzerine kayıp ihbarında bulunması ve sosyal medya platformları üzerinden yardım çağrısı yapmasıyla birlikte jandarma ve AFAD koordinesinde çalışma başlatılmıştı. Arama tarama faaliyetlerine sivil toplum kuruluşu AKUT'un Kaş-Kalkan ekibi de destek verdi.</p>

<h3><strong>Patikanın dışındaki kayalık alanda bulundu</strong></h3>

<p>Arama kurtarma ekiplerinin Likya Yolu güzergâhı ve çevresindeki sarp arazide yürüttüğü titiz incelemeler sonucunda, Newrzella'nın cansız bedenine Kaş ilçesine bağlı Üçağız Mahallesi civarında ulaşıldı.</p>

<p>Yapılan ilk incelemelerde, cesedin standart yürüyüş parkurunun dışında, denize yaklaşık 700 ila 800 metre mesafedeki kayalık bir alanda bulunduğu tespit edildi. Cenazenin üzerindeki kimliğin kayıp olarak aranan Alman turist Friederike Elisabeth Newrzella'ya ait olduğu belirlendi.</p>

<p>Gelişmeye ilişkin açıklamada bulunan Demre Kaymakamı Emin Bağlı, Alman turistin ailesine bilgi verildiğini ifade etti. Kesin kimlik tespiti ve ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak otopsi işlemlerinin ardından kesinleşeceğini bildiren Kaymakam Bağlı, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü kaydetti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/likya-yolunda-kaybolan-alman-turistin-cansiz-bedenine-ulasildi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/alman-turist.webp" type="image/jpeg" length="54999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[48. İstanbul Maratonu yarın koşulacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/48-istanbul-maratonu-yarin-kosulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/48-istanbul-maratonu-yarin-kosulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın kıtalar arasında koşulan tek maratonu olan Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu 143 ülkeden 45 bini aşkın koşucunun katılımıyla yarın gerçekleştirilirken, yarış kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Avrasya Tüneli başta olmak üzere birçok güzergâh trafiğe kapatılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın kıtalar arasında koşulan tek maratonu unvanına sahip Türkiye İş Bankası 48. <strong><a href="https://maraton.istanbul/" rel="nofollow">İstanbul Maratonu</a></strong>, 1 Kasım Pazar günü gerçekleştirilecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İBB Spor İstanbul iş birliğiyle düzenlenen dev organizasyon; 42 kilometre, 15,5 kilometre, kurumsal koşu, halk koşusu ve tekerlekli sandalye olmak üzere 5 ayrı kategoride sporseverleri buluşturacak.</p>

<p>Dünya Atletizm Birliği’nin (World Athletics) "Gold Label" (Altın Kategori) unvanına sahip yarışa, 143 farklı ülkeden toplam 45 bin 679 koşucu kayıt yaptırdı. Katılım sayıları 42 kilometrelik maratonda 8 bin 427, 15,5 kilometrede 14 bin 781, kurumsal koşuda 17 bin 471 ve halk koşusunda 5 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Organizasyon aynı zamanda Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından "2026 Şevki Koru Türkiye Maraton Şampiyonası" olarak tescillendiğinden, yerli atletler de ulusal şampiyonluk unvanı için ter dökecek.</p>

<h3><strong>Yarış 09.00'da köprüde başlayacak</strong></h3>

<p>Yarışların başlangıç noktası, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün Anadolu Yakası girişi olacak. Parkurda ilk düdük saat 08.45'te tekerlekli sandalye sporcuları için çalacak. 42 kilometrelik elit ve genel maraton mücadelesi ise saat 09.00'da başlayacak.</p>

<p>Üç ayrı dalga halinde start alacak 15,5 kilometre yarışı saat 09.19, 09.38 ve 10.05'te start alacak. Kurumsal koşunun ilk etabı saat 10.32'de, halk koşusunun başlangıcı ise saat 12.14'te yapılacak.</p>

<p>Varış noktaları kategorilere göre farklılık gösterecek: 42 kilometrelik maraton Sultanahmet Meydanı'nda, 15,5 kilometrelik mücadele Yenikapı'da, kurumsal koşu ve halk koşusu ise Dolmabahçe'de sona erecek.</p>

<p>Maratonun ana yarışında atletler, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üzerinden Avrupa Yakası'na geçerek Beşiktaş sapağından sahil yoluna inecek. Galata Köprüsü üzerinden Tarihi Yarımada'ya ulaşan koşucular, Kennedy Caddesi boyunca ilerleyip Bakırköy'den dönüş yapacak. Sahil şeridinden Gülhane Parkı'na tırmanan sporcular, zorlu etabı Sultanahmet Meydanı'ndaki At Meydanı'nda noktalayacak.</p>

<p>15,5 kilometrelik yarış Yenikapı'ya kadar maratonla ortak güzergâhı izleyecek. Kurumsal koşu ve halk koşusuna katılanlar ise köprü geçişinin ardından Barbaros Bulvarı'ndan Dolmabahçe aksına inerek yarışı bitirecek.</p>

<h3><strong>43 elit atlet piste çıkıyor: Toplam ödül 12 Milyon TL</strong></h3>

<p>Bu yıl 42 kilometrelik parkurda 27 erkek ve 16 kadın olmak üzere 43 elit atlet birincilik mücadelesi verecek. Erkeklerde 2024 şampiyonu Dejene Debela, Amdework Walelegn ve Sufaro Woliyi favoriler arasında gösterilirken; kadınlarda son şampiyon Bizuager Aderra, Judith Korir ve Veronicah Maina zafer peşinde koşacak.</p>

<p>Maratonu ilk sırada bitiren kadın ve erkek şampiyonlar 50'şer bin dolar para ödülünün sahibi olacak. Parkur rekoru kırılması durumunda şampiyonlara 5'er bin dolar ilave prim ödenecek. Genel klasmanda ilk 8'e giren atletlere toplamda 190 bin dolar dağıtılırken, yerli atletler sıralamasında ilk 5'e girenlere ise toplam 500 bin lira takdim edilecek. Tüm kategoriler genelinde dağıtılacak toplam nakdi ödül havuzu 12 milyon liraya ulaşacak.</p>

<h3><strong>Köprü ve Avrasya Tüneli trafiğe kapatılacak</strong></h3>

<p>Organizasyon kapsamında maraton güzergâhı ve bağlantı yolları kademeli olarak araç trafiğine kapatılacak.</p>

<p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü saat 03.00'ten, Avrasya Tüneli dahil parkurun tamamı ise saat 06.00'dan itibaren trafiğe kapalı olacak. Yarışların tamamlanmasının ardından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün saat 14.00'te, Avrasya Tüneli'nin saat 15.00'te, parkur üzerindeki tüm yolların ise saat 15.30 itibarıyla yeniden araç trafiğine açılması planlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/48-istanbul-maratonu-yarin-kosulacak</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/maraton.jpg" type="image/jpeg" length="52537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ile KKTC arasında sağlık iş birliği: Yeni eylem planı imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ile-kktc-arasinda-saglik-is-birligi-yeni-eylem-plani-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ile-kktc-arasinda-saglik-is-birligi-yeni-eylem-plani-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile KKTC Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, sağlık alanındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla 2026-2028 dönemini kapsayan eylem planını imzaladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı <strong>Kemal Memişoğlu</strong>, Türkiye ile <strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)</strong> arasındaki sağlık iş birliğini geliştirmeye yönelik yeni bir anlaşmanın imzalandığını açıkladı.</p>

<p>Memişoğlu, <strong>12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı </strong>kapsamında KKTC Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki ülkenin sağlık bakanlıkları arasında 2026-2028 yıllarını kapsayan eylem planı imzalandı.</p>

<h2><strong>2026-2028 dönemini kapsayan eylem planı imzalandı</strong></h2>

<p>Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, imzalanan belgenin “Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Arasında 2026-2028 Yıllarında İş Birliğine Dair Eylem Planı” adını taşıdığını bildirdi.</p>

<p>Üç yıllık dönemi kapsayan planla Türkiye ve KKTC arasındaki sağlık alanındaki ortak çalışmaların geliştirilmesi hedeflendi.</p>

<h3><strong>Sağlık sisteminden e-sağlığa ortak çalışmalar yapılacak</strong></h3>

<p>Eylem planında sağlık sisteminin desteklenmesi, <strong>e-sağlık </strong>uygulamaları, sağlıkta dönüşüm ve temel <strong>sağlık</strong> hizmetleri başlıkları yer aldı.</p>

<p>Söz konusu alanlarda yürütülecek çalışmalarla iki ülke arasındaki sağlık iş birliğinin daha ileriye taşınması amaçlandı.</p>

<p>Memişoğlu, paylaşımında Kıbrıs Türkü'nün yanında olmaya ve sağlık alanındaki dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Sayın Dr. Hakan Dinçyürek ile bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz görüşmenin ardından, “Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Arasında 2026-2028 Yıllarında İş Birliğine Dair Eylem Planı”nı imzaladık. Sağlık sisteminin desteklenmesi, e-sağlık, sağlıkta dönüşüm ve temel sağlık hizmetlerini kapsayan Eylem Planı ile sağlık alanındaki iş birliğimizi daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Her daim Kıbrıs Türkü'nün yanında olmaya, sağlık alanındaki dayanışmamızı güçlendirmeye devam edeceğiz.</p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2116455789082587617?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-ile-kktc-arasinda-saglik-is-birligi-yeni-eylem-plani-imzalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/turkiye-ile-kktc-arasinda-saglik-is-birligi.png" type="image/jpeg" length="46477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jandarmanın şampiyon yüzbaşısı İsmail Keleş'in hedefi 2028 Los Angeles Olimpiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jandarmanin-sampiyon-yuzbasisi-ismail-kelesin-hedefi-2028-los-angeles-olimpiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jandarmanin-sampiyon-yuzbasisi-ismail-kelesin-hedefi-2028-los-angeles-olimpiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kariyerinde 2 dünya, 6 Avrupa ve 2 Akdeniz Oyunları şampiyonluğu bulunan Jandarma Atıcılık Kısım Amiri Yüzbaşı İsmail Keleş, Katar'daki Dünya Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak 2028 Los Angeles Olimpiyatları vizesini almayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Azerbaycan ve Endonezya'da gerçekleştirilen Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupalarında iki kez dünya şampiyonluğu kürsüsüne çıkan Jandarma Genel Komutanlığı Atıcılık Kısım Amiri Yüzbaşı İsmail Keleş, kariyer hedefini 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları olarak açıkladı. Kariyeri boyunca 4 kez olimpiyatlarda Türkiye'yi temsil eden millî atıcı, Katar'da düzenlenecek ve olimpiyat kotası dağıtacak Dünya Şampiyonası öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="A A 20261031 42921406 42921392 D U N Y A S A M P I Y O N U A T I C I Y U Z B A S I I S M A I L K E L E S H E D E F I N I L O S A N G E L E S O L I M P I Y A T L A R I N A C E V I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921406-42921392-d-u-n-y-a-s-a-m-p-i-y-o-n-u-a-t-i-c-i-y-u-z-b-a-s-i-i-s-m-a-i-l-k-e-l-e-s-h-e-d-e-f-i-n-i-l-o-s-a-n-g-e-l-e-s-o-l-i-m-p-i-y-a-t-l-a-r-i-n-a-c-e-v-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Atıcılık kariyerine 2008 yılında Jandarma Gücü Spor Kulübü bünyesinde adım atan ve 2011 yılında millî formayı giyen Yüzbaşı Keleş, Anadolu Ajansı'na yaptığı değerlendirmede sporculuk serüvenini, jandarma teşkilatının spora yaklaşımını ve uluslararası hedeflerini paylaştı.</p>

<p><img alt="Jandarmanın şampiyon yüzbaşısı İsmail Keleş'in hedefi 2028 Los Angeles Olimpiyatları-2" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921406-42921396-d-u-n-y-a-s-a-m-p-i-y-o-n-u-a-t-i-c-i-y-u-z-b-a-s-i-i-s-m-a-i-l-k-e-l-e-s-h-e-d-e-f-i-n-i-l-o-s-a-n-g-e-l-e-s-o-l-i-m-p-i-y-a-t-l-a-r-i-n-a-c-e-v-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>4 olimpiyat, 2 dünya ve 6 Avrupa şampiyonluğu</strong></h3>

<p>İlk uluslararası olimpiyat kotasını 2012 yılında İtalya'nın Milano kentinde düzenlenen ISSF Dünya Kupası'nda gümüş madalya kazanarak aldığını ve ardından Londra Olimpiyatları'nda yarıştığını hatırlatan Keleş, bugüne kadar 4 olimpiyat katılımının yanı sıra 2 dünya, 6 Avrupa ve 2 Akdeniz Oyunları şampiyonluğuna imza attığını belirtti.</p>

<p>Son olarak 20. Akdeniz Oyunları'nda 3 rekor kırarak 2 altın madalya kazandığını ifade eden Keleş, bu sezon yakaladığı formu Katar'da sürdürmek istediğini kaydederek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bu sene hem Avrupa şampiyonu hem Akdeniz Oyunları şampiyonu olduk. Şimdi Katar Dünya Şampiyonası'na gideceğim. Burası 2028 Los Angeles Olimpiyatları'na ilk kotayı verecek müsabaka. Aynı şampiyonluk serisini orada da devam ettirmek istiyoruz. Şampiyon olarak olimpiyatlara yeniden katılmak ve ülkemizi bu kez bir olimpiyat altınıyla taçlandırmayı hedefliyoruz. Ömrümüz yettiğince Türkiye'yi uluslararası arenada temsil etmeyi sürdüreceğiz."</p>
</blockquote>

<p><img alt="A A 20261031 42921406 42921391 D U N Y A S A M P I Y O N U A T I C I Y U Z B A S I I S M A I L K E L E S H E D E F I N I L O S A N G E L E S O L I M P I Y A T L A R I N A C E V I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921406-42921391-d-u-n-y-a-s-a-m-p-i-y-o-n-u-a-t-i-c-i-y-u-z-b-a-s-i-i-s-m-a-i-l-k-e-l-e-s-h-e-d-e-f-i-n-i-l-o-s-a-n-g-e-l-e-s-o-l-i-m-p-i-y-a-t-l-a-r-i-n-a-c-e-v-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>"Jandarmanın disiplini sporculukla birleştiğinde başarı geliyor"</strong></h3>

<p>Elde ettiği derecelerde görev yaptığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın kurumsal desteği ve aşıladığı disiplinin belirleyici rol oynadığını vurgulayan Keleş, askeri kimliğin sporculuk anlayışına kattığı değeri şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Jandarmanın disiplini bambaşka. Bu disiplin sporculuğun gerektirdiği disiplinle birleştiğinde ortaya çok başarılı bir sporcu çıkıyor. Jandarma olarak sadece sporcu değiliz; halkımızın zor anında yanındayız, kamu görevimizi sürdürüyoruz. İlçe jandarma komutanının adli ve mülki görevlerinin yanı sıra dünya şampiyonu bir sporcu olarak halka örnek olması vizyonuyla hareket ediyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Bu yıl Ermenistan'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda kazandığı altın madalyaya da değinen millî sporcu, "Ermenistan'da İstiklal Marşı'mızı dinlettik, tüm Avrupa ayakta bizi dinledi. Bu gurur tarif edilemez. Şimdi aynı kararlılıkla Katar'daki şampiyonaya odaklandık; marşımızı çaldırıp Los Angeles kotasını alacağımıza inanıyorum" dedi.</p>

<p><img alt="A A 20261031 42921406 42921394 D U N Y A S A M P I Y O N U A T I C I Y U Z B A S I I S M A I L K E L E S H E D E F I N I L O S A N G E L E S O L I M P I Y A T L A R I N A C E V I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921406-42921394-d-u-n-y-a-s-a-m-p-i-y-o-n-u-a-t-i-c-i-y-u-z-b-a-s-i-i-s-m-a-i-l-k-e-l-e-s-h-e-d-e-f-i-n-i-l-o-s-a-n-g-e-l-e-s-o-l-i-m-p-i-y-a-t-l-a-r-i-n-a-c-e-v-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jandarmanin-sampiyon-yuzbasisi-ismail-kelesin-hedefi-2028-los-angeles-olimpiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921406-42921401-d-u-n-y-a-s-a-m-p-i-y-o-n-u-a-t-i-c-i-y-u-z-b-a-s-i-i-s-m-a-i-l-k-e-l-e-s-h-e-d-e-f-i-n-i-l-o-s-a-n-g-e-l-e-s-o-l-i-m-p-i-y-a-t-l-a-r-i-n-a-c-e-v-i-r-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="81808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[37. Ankara Film Festivali 12 Kasım'da başlıyor: Festival programı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/37-ankara-film-festivali-12-kasimda-basliyor-festival-programi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/37-ankara-film-festivali-12-kasimda-basliyor-festival-programi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 37. Ankara Film Festivali 12-20 Kasım tarihlerinde Kızılay Büyülü Fener Sineması'nda sinemaseverlerle buluşurken, festival kapsamında yapay zekâ odaklı özel bir gösterim ile panel gerçekleştirilecek ve jüri başkanlığını Semih Kaplanoğlu yürütecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından bu yıl 37'ncisi düzenlenen Ankara Film Festivali, 12-20 Kasım tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması'nda sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Ulusal ve uluslararası sinemanın öne çıkan yapımlarını başkente taşıyacak olan festival; yarışma kategorileri, yapay zekâ odaklı özel panelleri, ustalık sınıfları ve sektörel söyleşileriyle dopdolu bir takvim sunacak.</p>

<p>Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Festival Direktörü İrfan Demirkol, Mahmut Tali Öngören ve akademisyenlerin öncülüğünde temelleri atılan festivalin, kurulduğu günden bu yana Türk sineması için bir okul işlevi gördüğünü vurguladı. Zeki Demirkubuz, Reha Erdem ve Nuri Bilge Ceylan gibi usta yönetmenlerin ilk kısa filmleriyle yer aldığı organizasyonun, genç sinemacıları destekleme misyonunu sürdürdüğünü belirten Demirkol, Ankara’daki 7 üniversiteyle yürütülen iş birlikleri ve 3 yıldır kesintisiz uygulanan "askıda bilet" projesiyle sinema, tiyatro ve tasarım öğrencilerinin salonlara ücretsiz erişiminin sağlandığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Yapay zekâyla üretilen film için özel kategori ve panel</strong></h3>

<p>Dünya sinema sektöründe geniş yankı uyandıran yapay zekâ tartışmaları bu yıl Ankara Film Festivali programının odak noktalarından birini oluşturuyor. Festival kapsamında ABD’den konuk olacak bir uzmanın katılımıyla ustalık sınıfı (masterclass) ve tematik paneller organize edilecek.</p>

<p>Süreç hakkında bilgi veren İrfan Demirkol, başlangıçta ana yarışma seçkisine dahil edilmesi planlanan yapay zekâ destekli uzun metraj bir filmin, konunun özgünlüğü ve sektörel tartışmaların derinliği nedeniyle yarışma dışı özel bir kategoriye alındığını belirtti. Türkiye’de ve festival tarihinde yapay zekâ ile çekilmiş tek yapım olma özelliği taşıyan film, düzenlenecek panel kapsamında sinemaseverlerin ve sektör profesyonellerinin değerlendirmesine sunulacak.</p>

<h2><strong>Ulusal yarışmalarda jüri başkanlığı Semih Kaplanoğlu'nda</strong></h2>

<p>Festivalin ulusal yarışma kategorilerinde bu yıl Uzun Metraj kategorisinde 10, Kısa Film kategorisinde 12, Belgesel kategorisinde ise 9 yapım Altın Boğa ödülü için yarışacak. Ön jürilerin üçer kişiden oluştuğu organizasyonda, 5 üyeden teşekkül eden Ulusal Uzun Film Ana Jürisi’nin başkanlığını yönetmen Semih Kaplanoğlu üstlenecek.</p>

<p>Jüri heyetlerinin akademisyenler, sinema yazarları ve bağımsız sektör profesyonellerinden oluşturulduğunu hatırlatan Demirkol, festival yönetiminin kararlara hiçbir müdahalede bulunmadığını ve bağımsız değerlendirme prensibine mutlak sadakat gösterildiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Dünya sinemasından seçkiler ve başkente özel belgeseller</strong></h3>

<p>Uluslararası programda Brezilya, ABD, Fransa, İtalya, İspanya ve İran başta olmak üzere çok sayıda ülkeden ödüllü ve özgün yapımlar yer alacak. Yenilikçi sinema dillerinin sergilendiği "Taptaze" bölümünün yanı sıra sinema tarihinin klasikleşmiş yapıtları da izleyici karşısına çıkacak.</p>

<p>Yıl boyunca İstanbul, Adana ve Antalya film festivallerinde öne çıkan yapımların da başkent seyircisiyle buluşacağını aktaran Demirkol, ayrıca Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) iş birliğiyle kentin hafızasını odağına alan 4 özel Ankara belgeselinin gösterileceğini ve bu alanda özel bir ödül takdim edileceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Onur ödülleri Demet Akbağ, Bülent Ortaçgil ve Atilla Dorsay'a</strong></h3>

<p>Festivalin 12 Kasım’daki açılış töreninde sahiplerine takdim edilecek onur ödüllerinin listesi de netleşti. Aziz Nesin Emek Ödülü Türk tiyatro ve sinemasına uzun yıllardır sunduğu nitelikli katkılar dolayısıyla usta oyuncu Demet Akbağ'a verilecek. Sanat Çınarı Ödülü kuşaklar boyu iz bırakan özgün besteleri ve müzikal duruşuyla sanatçı Bülent Ortaçgil'e takdim edilecek. Kitle İletişim Ödülü sinema yazarlığının gelişimine sunduğu katkılar ve yayımladığı 50'yi aşkın eseriyle eleştirmen ve yazar Atilla Dorsay'a sunulacak.</p>

<p>Vakıf Özel Ödülleri başarılı kariyerleriyle öne çıkan genç oyuncular Bige Önal ve Boran Kuzum'a takdim edilecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/37-ankara-film-festivali-12-kasimda-basliyor-festival-programi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921117-42921115-37-a-n-k-a-r-a-f-i-l-m-f-e-s-t-i-v-a-l-i-s-i-n-e-m-a-s-e-v-e-r-l-e-r-i-d-u-n-y-a-s-i-n-e-m-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-y-a-p-i-m-l-a-r-i-y-l-a-b-u-l-u-s-t-u-r-a-c-a-k.jpg" type="image/jpeg" length="92433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatrosu'ndan yeni sezonda 15 yeni ilk gösterim: Hedef 500 bin seyirci]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-devlet-tiyatrosundan-yeni-sezonda-15-yeni-ilk-gosterim-hedef-500-bin-seyirci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-devlet-tiyatrosundan-yeni-sezonda-15-yeni-ilk-gosterim-hedef-500-bin-seyirci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatrosu yeni sezonda sahneleyeceği 15 yeni prömiyer ve 43 yerleşik oyunla 500 bini aşkın seyirciye ulaşmayı hedeflerken, tadilatı süren Cüneyt Gökçer Sahnesi kasım ayında, Altındağ Tiyatrosu ise ocakta perdelerini yeniden açıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Devlet Tiyatrosu, ekim ayında başlayan yeni tiyatro sezonunda geçmişten devam eden 43 oyunun yanı sıra prova aşamasında olan yaklaşık 15 yeni yapımın prömiyerini seyirciyle buluşturacak. Geçtiğimiz sezon 483 bin seyirciye ulaşan kurum, yeni sezonda 500 bin seyirci barajını aşmayı hedefliyor.</p>

<p>Eylül ayı itibarıyla göreve başlayan Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü Sezai Yılmaz, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamalarda yeni sezon repertuvarı, tadilattaki sahnelerin açılış takvimi ve planlanan uluslararası projelere ilişkin bilgileri paylaştı.</p>

<h3><strong>Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı öncesi yaşamı "Koza" ile sahnelenecek</strong></h3>

<p>Yeni repertuvarda tarihsel ve klasik eserler ağırlık taşıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele öncesindeki dönemini ele alan "Koza" adlı oyun şubat ayında izleyici karşısına çıkacak. Yönetmenliğini İrfan Kılınç'ın üstlendiği yapım, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'na hazırlık sürecini ve dönemin arkadaşlık ilişkilerini sahneye yansıtacak.</p>

<p>Yeni sezonda ağırlık kazanan tarihsel yapımların başında, Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele öncesindeki dönemine odaklanan "Koza" adlı oyun geliyor. İrfan Kılınç'ın rejisiyle şubat ayında prömiyer yapacak eser, Atatürk'ün arkadaşlık ilişkilerini ve Kurtuluş Savaşı'na giden hazırlık evresini sahneye taşımaya hazırlanıyor. Sezon programında ayrıca Selçuklu dönemini ele alan tarihsel bir prodüksiyonun yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ortaklığıyla hazırlanan ve ocak ayının ilk haftasında Kars ile Sarıkamış'ta seyirciyle buluşacak Sarıkamış Harekâtı temalı özel proje de yer alıyor. Farklı yaş gruplarını tiyatro salonlarına çekmeyi amaçlayan Ankara Devlet Tiyatrosu; genç izleyiciler için "Bülbülü Öldürmek" eserini, 18-36 aylık minikler için ise yoğun ilgi gören "Parla" oyununun devamını sahneye koyacak. Öte yandan John Steinbeck'in dünya edebiyatına damga vuran başyapıtı "Gazap Üzümleri", Cem Emüler yönetiminde ve geniş oyuncu kadrosuyla yeniden başkentli sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</p>

<h3><strong>Türkistan'dan Balkanlar'a uzanan ukuslararası proje: "Geçit"</strong></h3>

<p>Yeni sezonda Türk dünyasını ve Balkanlar'ı tiyatro sahnesinde ortak bir dilde buluşturmayı hedefleyen "Geçit" adlı uluslararası proje hayata geçirilecek. Atatürk Üniversitesi Dramatik Yazarlık Bölümünden Dr. Erdoğan Göğebakan tarafından kaleme alınan oyun; Türkistan, Anadolu ve Balkanlar'daki Türk tiyatrosu yapan sanatçıları tek sahnede bir araya getirecek.</p>

<p>Epizotlar halinde tasarlanan yapım, Türkistan coğrafyasından başlayarak Anadolu üzerinden Balkanlar'a uzanan tarihsel ve kültürel yolculuğu ele alacak. Projenin galasının Ankara'da yapılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Cüneyt Gökçer Sahnesi Kasımda, Altındağ Tiyatrosu Ocakta açılıyor</strong></h3>

<p>Başkentte bakım ve onarım çalışmaları süren tiyatro salonlarının yeniden açılış takvimi netleşti. Şubat ayından bu yana tadilatta bulunan Cüneyt Gökçer Sahnesi, 10 Kasım'dan sonra "Edmond" oyunuyla kapılarını yeniden açacak. Yaklaşık 3 yıldır kapalı olan Altındağ Tiyatrosu'nun ise ocak ayından itibaren seyirci kabulüne başlaması planlanıyor.</p>

<p>Ankara Devlet Tiyatrosu hâlihazırda 8 sahnede oyunlarını sürdürürken, tadilatı tamamlanan sahnelerin eklenmesiyle bu sayı 10'a yükselecek. Kurum ayrıca CSO Ada Ankara ve Çankaya Sahne Sanatları Merkezi'nde (ASM) ikişer sahne olmak üzere 4 salonda, Pursaklar ve haftanın belirli günlerinde Etimesgut sahnelerinde perde açıyor. Sezon genelinde 15 farklı salonda gösterimler yapılırken, tiyatro oyunlarının başkentin diğer çevre ilçelerine de taşınması hedefleniyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-devlet-tiyatrosundan-yeni-sezonda-15-yeni-ilk-gosterim-hedef-500-bin-seyirci</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42921237-42921232-a-n-k-a-r-a-d-e-v-l-e-t-t-i-y-a-t-r-o-s-u-y-e-n-i-s-e-z-o-n-d-a-500-b-i-n-i-a-s-k-i-n-s-e-y-i-r-c-i-y-e-u-l-a-s-m-a-y-i-h-e-d-e-f-l-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="44197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: 16 ildeki 37 taşınmaz özelleştirilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-16-ildeki-37-tasinmaz-ozellestirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-16-ildeki-37-tasinmaz-ozellestirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı kararlarıyla Karayolları Genel Müdürlüğüne ait 16 ildeki 37 taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesi kararlaştırıldı. İşlemlerin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanması öngörüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özelleştirme İdaresi Başkanlığı</strong>nın bazı taşınmaz satışları ile imar planı kararlarına ilişkin düzenlemeler <strong>Resmi</strong> <strong>Gazete’</strong>de yayımlandı. Cumhurbaşkanı kararları kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı 16 ildeki 37 taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına dahil edildi.</p>

<p>Kararlarla Ankara’da Maliye Hazinesi ve Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ mülkiyetindeki bazı taşınmazların satışları da onaylandı.</p>

<h2><strong>Ankara’daki üç taşınmazın satışı onaylandı</strong></h2>

<p>Maliye Hazinesi adına kayıtlı <strong>Ankara</strong>’nın <strong>Çankaya</strong> ilçesi Dodurga Mahallesi’ndeki taşınmazın, 694 milyon lira bedelle en yüksek teklifi sunan Çatkaya Gayrimenkul Danışmanlık Mühendislik Tarım Jeotermal Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketine satılması uygun bulundu.</p>

<p><strong>Gölbaşı ilçesi İncek-İmar Mahallesi</strong>’nde bulunan ve yine Maliye Hazinesi mülkiyetindeki taşınmazın satışı da karara bağlandı. Söz konusu taşınmazın, 50 milyon liralık en yüksek teklifi veren Emre Gökdemir İnşaat Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine devredilmesi onaylandı.</p>

<p>Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ adına kayıtlı Polatlı ilçesi Gazi Mahallesi’ndeki taşınmazın ise 94 milyon 750 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Kocabay İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satılmasına karar verildi.</p>

<h3><strong>Çankaya’daki imar planı değişikliklerine onay verildi</strong></h3>

<p><strong>Maliye Hazinesi </strong>ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Lodumu ve Çayyolu 1 mahallelerinde bulunan bazı taşınmazlara yönelik imar düzenlemeleri de karara bağlandı.</p>

<p>Özelleştirme kapsam ve programında yer alan taşınmazların uygulama imar planları ile imar planı değişiklikleri onaylandı.</p>

<h3><strong>37 taşınmaz için özelleştirme süreci başlatıldı</strong></h3>

<p>Kararlar kapsamında <strong>Karayolları Genel Müdürlüğü</strong> mülkiyetindeki 16 ilde bulunan 37 taşınmaz da özelleştirme kapsam ve programına alındı.</p>

<p>Taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesi kararlaştırılırken işlemlerin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanması hükme bağlandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/resmi-gazetede-yayimlandi-16-ildeki-37-tasinmaz-ozellestirilecek</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ozellestirme-idaresinin-bazi-tasinmaz-satislari-ile-imar-plani-kararlari-onaylandi-2.png" type="image/jpeg" length="39264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonların beklediği kademeli emeklilik için AKP'den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarin-bekledigi-kademeli-emeklilik-icin-akpden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarin-bekledigi-kademeli-emeklilik-icin-akpden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'ye sunulan kanun teklifinin ardından milyonlarca çalışanın beklediği kademeli emeklilik düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulunan AKP kaynakları, gündeme ilişkin konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda "kademeli emeklilik" olarak adlandırılan ve 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigorta girişi bulunup prim gün sayısını tamamlamasına rağmen yaş şartına takılan milyonlarca çalışanın beklediği düzenlemeye ilişkin iktidar partisinden net mesaj geldi. AKP kaynakları, söz konusu düzenlemenin partinin ve hükümetin gündeminde yer almadığını bildirdi.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na geçtiğimiz günlerde sunulan ve prim ile hizmet süresini dolduran çalışanlara yaş şartı aranmaksızın kademeli olarak emeklilik imkânı tanınmasını öngören kanun teklifinin komisyona sevk edilmesinin ardından gözler Meclis çoğunluğuna çevrilmişti.</p>

<h3><strong>"Mevcut koşullarda sürdürülebilir değil"</strong></h3>

<p>Meclis sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKP kaynakları, kademeli emeklilik düzenlemesine kapıyı kapattı. Yapılan değerlendirmede, yeni bir erken emeklilik adımının kamu maliyesine ciddi bir ilave maliyet oluşturacağına işaret edildi.</p>

<p>Parti kurmayları tarafından yapılan değerlendirmede, "Böyle bir düzenlemenin merkezi bütçeye ağır bir ek yük getireceği ve mevcut makroekonomik koşullarda mali disiplin açısından sürdürülebilir olmayacağı" vurgulandı. Bu açıklamayla birlikte, 1999 sonrası sigortalılar için Meclis zemininde başlatılan yasa teklifi girişiminin yasalaşma ihtimalinin bulunmadığı netleşti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarin-bekledigi-kademeli-emeklilik-icin-akpden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/c8ffc4ac-fon-paralari-ne-zaman-odenecek-tasfiye-edilen-fonlara.webp" type="image/jpeg" length="77944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akaryakıta dev ÖTV zammı geliyor: Motorin 100, benzin 80 lirayı aşacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akaryakita-dev-otv-zammi-geliyor-motorin-100-benzin-80-lirayi-asacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akaryakita-dev-otv-zammi-geliyor-motorin-100-benzin-80-lirayi-asacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayında yürürlüğe girmesi beklenen kademeli Özel Tüketim Vergisi düzenlemesi kapsamında benzine 4,15 TL, motorine 3,60 TL zam öngörülürken, artışın pompaya yansımasıyla birlikte motorinin litresi 100 TL'yi, benzin 80 TL'yi, LPG ise 50 TL sınırını aşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kasım ayının gelişiyle birlikte akaryakıt ürünlerinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kaynaklı tarihi bir fiyat artışı dalgası bekleniyor. Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce takvime bağlanan kademeli ÖTV düzenlemesinin yeni aşaması kapsamında, 1 Kasım itibarıyla pompa fiyatlarına doğrudan yansıyacak yüksek oranlı zamlar hesaplandı.</p>

<p>Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, vergi artışının Katma Değer Vergisi (KDV) etkisiyle birlikte benzinin litre fiyatına 4,15 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,60 TL zam gelmesi öngörülüyor. Sektör kulislerinde ayrıca otogaz (LPG) grubunda da 9 TL civarında bir artış yaşanabileceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Motorin 100 lira sınırını aştı</strong></h3>

<p>Henüz resmi tebliği beklenmekle birlikte, öngörülen vergi artışlarının pompaya yansıması halinde akaryakıt türlerinin tamamında kritik psikolojik barajlar geride kalacak</p>

<p>İstanbul'da hâlihazırda ortalama 96,90 TL seviyesinde seyreden motorinin litre satış fiyatı, 3,60 TL'lik zamla birlikte 100,50 TL'ye fırlayacak.</p>

<p>Ortalama 76,30 TL bandında bulunan kurşunsuz benzinin litresi, 4,15 TL'lik artışın ardından 80,45 TL seviyesine dayanacak. 9 TL'lik artış beklentisinin gerçekleşmesi durumunda, otogaz litre fiyatı başta büyükşehirler olmak üzere ülke genelinde 50 TL eşiğini geride bırakacak.</p>

<p>Yeni tarifenin bu gece yarısından (1 Kasım 00.01) itibaren geçerli olmak üzere akaryakıt istasyonlarındaki tabelalara yansıması bekleniyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akaryakita-dev-otv-zammi-geliyor-motorin-100-benzin-80-lirayi-asacak</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tabela-degisti-motorin-ve-benzine-zam-geldi-1jpg.webp" type="image/jpeg" length="79852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yükseköğretimde yeni dönem: Açıköğretimin ağırlığı azaltılacak, atama kriteri değişiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yuksekogretimde-yeni-donem-acikogretimin-agirligi-azaltilacak-atama-kriteri-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yuksekogretimde-yeni-donem-acikogretimin-agirligi-azaltilacak-atama-kriteri-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı 2027 Yılı Yıllık Programı kapsamında yükseköğretimde kapsamlı bir reforma gidilerek açık öğretim kontenjanlarının kademeli daraltılması, üniversite kadrolarına atama ve yükseltmelerde merkezi taban puan zorunluluğu getirilmesi ve kontenjanların iş gücü talebine göre yeniden düzenlenmesi kararlaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yayımlanan <strong>2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı</strong>, Türkiye'deki yükseköğretim sisteminin yapısını baştan aşağı değiştirecek köklü reform başlıklarını ortaya koydu. Programa göre; üniversitelerde akademik yükseltme ve atamalara merkezi asgari taban kriteri getirilecek, açık öğretimin sistem içindeki ağırlığı kademeli olarak düşürülecek ve kontenjanlar doğrudan reel sektörün iş gücü projeksiyonlarına göre planlanacak.</p>

<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversitelerde "büyük veri" ve veriye dayalı politika geliştirme mekanizmalarının devreye sokulacağı yeni dönemde, üniversitelerin akademik ve istihdam karneleri düzenli olarak kamuoyuna ilan edilecek performans raporlarıyla ölçülecek.</p>

<h3>Akademik atama ve yükseltmelere "merkezi taban" güvencesi</h3>

<p>Programın en dikkat çeken maddelerinden birini, üniversitelerdeki akademik personelin liyakat ve nitelik göstergeleri oluşturdu. Mevcut sistemde üniversite senatolarının inisiyatifinde geniş farklılıklar gösteren akademik kadro atama ve yükseltme ölçütlerine merkezi bir alt sınır getiriliyor.</p>

<p>Öğretim üyeliğine atanma ve unvan yükseltmelerinde kalite standardını korumayı amaçlayan mevzuat çalışmalarının 2027 yılı içerisinde tamamlanarak yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu adımla kurumlar arasındaki standardizasyon açığının kapatılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Açıköğretimde yeni dönem: Ağırlığı azaltılacak, yetişkin eğitimine odaklanacak</strong></h3>

<p>Milyonlarca öğrenciyi doğrudan ilgilendiren açık öğretim fakülteleri için yapısal bir dönüşüm takvimi belirlendi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kontenjanlar Düşürülecek:</strong> Açık öğretim programları sektörel ihtiyaç analizleri kapsamında taranacak ve bu programların genel yükseköğretim sistemi içerisindeki devasa payı sınırlandırılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Lise Mezunlarına Kriter:</strong> Ortaöğretim mezunlarının açık öğretime geçişindeki genel kontenjanlar, programın niteliği ve iş gücü karşılığı gözetilerek yeniden ayarlanacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hayat Boyu Öğrenme Misyonu:</strong> Açık öğretim sistemi, ilk üniversite yerleşkesi hüviyetinden ziyade yetişkin eğitimi, mesleki güncelleme ve hayat boyu öğrenme odaklı bir yapıya evrilecek.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Kontenjanlar bölgesel ve sektörel ihtiyaçlara endekslenecek</strong></h3>

<p>Üniversite kontenjanlarının belirlenmesinde atıl kapasite ve plansız artışların önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yeni modelde lisans ve ön lisans kontenjanları; üniversitelerin mevcut altyapısı, sektörel iş gücü arz-talep projeksiyonları ve bölgesel kalkınma hedefleriyle tam uyumlu biçimde tespit edilecek.</p>

<p>Bu kapsamda "Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi" derinleştirilerek, üniversitelerin bulundukları coğrafyanın sanayi, tarım ve ticari potansiyeliyle doğrudan entegre olması sağlanacak.</p>

<h3><strong>Mezunların iş bulma performansı üniversite karnesini etkileyecek</strong></h3>

<p>Yıllık program, üniversite-sanayi iş birliğini yalnızca teorik düzeyde bırakmayıp mezunların istihdam çıktılarına bağlayacak mekanizmalar öngörüyor. Üniversite mezunlarının iş gücü piyasasındaki performansları, iş bulma süreleri ve alanlarında istihdam edilme oranları merkezi sistemlerle düzenli olarak izlenecek. Bu veriler doğrudan ilgili üniversitenin gelişim göstergesi olarak değerlendirilecek.</p>

<p>Bölümlerin yeterlilik standartları ve uygulamalı ders içerikleri reel sektör temsilcilerinin doğrudan katılımıyla belirlenecek. Üniversite bünyesindeki kariyer merkezlerinin operasyonel gücü ve danışmanlık kapasitesi artırılacak.</p>

<h3><strong>Doktora programlarına ihtisas filtresi</strong></h3>

<p>Akademik üretkenliğin omurgası olan doktora programlarının açılma ve öğrenci kabul şartları da revizyondan geçirilecek. Üniversitelerin yetkinlik analizleri yapılarak yalnızca güçlü ve ihtisas sahibi oldukları alanlarda doktora programı açmalarına müsaade edilecek. Uluslararası sıralamalarda ön sıralarda yer alan saygın dünya üniversiteleriyle ortak doktora mekanizmaları kurulacak.</p>

<p>Öte yandan, nitelikli yabancı araştırmacı ve akademisyen istihdamını artırıcı tedbirler devreye alınırken; Türkiye'ye gelecek yabancı uyruklu lisans ve lisansüstü öğrencilerin kabulünde, ÖSYM tarafından uygulanan Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı'nın (TR-YÖS) yegâne merkezi kriter haline getirilmesine yönelik yasal adımlar hızlandırılacak</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yuksekogretimde-yeni-donem-acikogretimin-agirligi-azaltilacak-atama-kriteri-degisiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/universite-7.png" type="image/jpeg" length="97665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY'den Karadağ yolcuları için uyarı: 1 Kasım'da sona eriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/thyden-karadag-yolculari-icin-uyari-1-kasimda-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/thyden-karadag-yolculari-icin-uyari-1-kasimda-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadağ'ın Avrupa Birliği vize politikasına uyum süreci kapsamında aldığı kararla bordo pasaport sahibi Türk vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahat uygulaması 1 Kasım itibarıyla sona ererken, Türk Hava Yolları yolcularına geçerli bir Schengen veya Karadağ vizesine sahip olmaları gerektiği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Hava Yolları (THY), Karadağ’a seyahat edecek umuma mahsus (bordo) pasaport hamili Türk vatandaşlarına yönelik kritik bir vize uyarısı yayımladı. Karadağ yönetiminin Avrupa Birliği (AB) vize politikalarına uyum süreci kapsamında aldığı karar doğrultusunda, 1 Kasım 2026 itibarıyla Türk vatandaşlarına uygulanan vize muafiyeti sona eriyor.</p>

<p>Yürürlükteki mevcut mevzuata göre Karadağ’a 30 güne kadar vizesiz seyahat edebilen Türk vatandaşları, yarından itibaren geçerli bir vize olmadan ülkeye giriş yapamayacak.</p>

<h3><strong>THY: "Geçerli Schengen veya Karadağ vizesi şart"</strong></h3>

<p>Bayrak taşıyıcı havayolu şirketi THY tarafından resmî internet sitesi üzerinden yapılan seyahat duyurusunda şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>"Karadağ'a seyahat edecek yolcularımızın dikkatine; 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren Karadağ’a seyahat edecek Türk vatandaşlarının geçerli bir Schengen veya Karadağ vizesine sahip olması gerekmektedir. Diğer ülke vatandaşları için farklı vize gereklilikleri ve giriş koşulları uygulanabilir. Seyahatinizden önce, pasaport türünüze ve tabi olduğunuz vize gerekliliklerine ilişkin güncel giriş koşullarını Karadağ’ın resmi internet sitesinden kontrol edebilirsiniz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Düzenleme diğer ülkeleri de kapsıyor</strong></h3>

<p>Karadağ'ın AB müktesebatına ve ortak vize rejimine entegrasyonu hedefleyen yeni sınır düzenlemesi yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Alınan karar doğrultusunda Belarus, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan vatandaşları için de vizesiz giriş uygulaması kaldırılarak vize zorunluluğu getirildi.</p>

<p>Yetkililer, havalimanlarında ve sınır kapılarında herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına bordo pasaportlu yolcuların geçerli bir Schengen vizesi ya da Karadağ temsilciliklerinden alınmış ulusal vizeye sahip olmaları gerektiğini hatırlatıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/thyden-karadag-yolculari-icin-uyari-1-kasimda-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thy-dalaman-ic-hat-ozel-yolcu-salonunu-hizmete-acti.png" type="image/jpeg" length="72951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Kuzey Makedonya ile sağlık anlaşması imzalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakani-memisoglu-kuzey-makedonya-ile-saglik-anlasmasi-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakani-memisoglu-kuzey-makedonya-ile-saglik-anlasmasi-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında sağlık alanındaki işbirliğini geliştirecek mutabakat zaptının imzalandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong> ile <strong>Kuzey</strong> <strong>Makedonya</strong> arasında sağlık alanındaki ortak çalışmaların geliştirilmesine yönelik mutabakat zaptı imzalandı. Sağlık Bakanı <strong>Kemal</strong> <strong>Memişoğlu</strong>, anlaşmanın iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesini amaçladığını açıkladı.</p>

<p>Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sağlık alanında uluslararası işbirliklerini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı kapsamında Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Sasho Klekovski ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmede, iki ülke arasındaki sağlık işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla "<strong>Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında Mutabakat Zaptı</strong>" imzalandı. Memişoğlu, anlaşmanın sağlık alanındaki ortak çalışmalar için temel oluşturacağını bildirdi.</p>

<h2><strong>İşbirliği yapılacak alanlar açıklandı</strong></h2>

<p>Mutabakat kapsamında halk sağlığı, <strong>ilaç</strong> ve <strong>tıbbi cihaz</strong>, <strong>sağlık</strong> yatırımları ile sağlık hizmetlerinde dijitalleşme başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak çalışmaların geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, paylaşımında anlaşmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Halk sağlığı, ilaç ve tıbbi cihaz, sağlık yatırımları ve sağlık hizmetlerinde dijitalleşme başta olmak üzere pek çok alanda ortak çalışmalarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, sağlık alanındaki işbirliklerimizin daha da pekişeceğine gönülden inanıyor, attığımız imzaların ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">📍 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı Sağlıkta uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Sayın Dr. Sasho Klekovski ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, iki ülke arasındaki sağlık iş birliğini geliştirmek amacıyla “Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında Mutabakat Zaptı”nı imzaladık. Halk sağlığı, ilaç ve tıbbi cihaz, sağlık yatırımları ve sağlık hizmetlerinde dijitalleşme başta olmak üzere pek çok alanda ortak çalışmalarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, sağlık alanındaki iş birliklerimizin daha da pekişeceğine gönülden inanıyor; attığımız imzaların ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.</p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://x.com/drmemisoglu/status/2116434236685136298?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saglik-bakani-memisoglu-kuzey-makedonya-ile-saglik-anlasmasi-imzalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/saglik-bakani-memisoglu-kuzey-makedonya-ile-saglik-anlasmasi-imzalandi.png" type="image/jpeg" length="92449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarlada 3,90 markette 42 TL: Limonda üretici ile market farkı yüzde 1000'e dayandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tarlada-390-markette-42-tl-limonda-uretici-ile-market-farki-yuzde-1000e-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tarlada-390-markette-42-tl-limonda-uretici-ile-market-farki-yuzde-1000e-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin yayımladığı ekim ayı raporuna göre tarlada 3 lira 90 kuruş olan limon market raflarında yüzde 999,2'lik rekor fiyat farkıyla 42 lira 87 kuruşa satılırken, ayın zam şampiyonu domates oldu ve mazotta yıllık artış yüzde 73'ü aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), ekim ayına ilişkin üretici ve market fiyat farkları ile tarımsal girdi maliyetlerindeki değişimleri içeren raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre ekim ayında üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasının en çok açıldığı ürün yüzde 999,2'lik rekor farkla limon oldu. Üreticide kilogramı 3 lira 90 kuruştan satılan limon, market raflarında 42 lira 87 kuruşa kadar çıktı.</p>

<p>Hem tarlada hem de market reyonlarında ekim ayının zam şampiyonu ise domates oldu. Tarımsal girdi cephesinde mazotun yıllık fiyat artışı yüzde 73,4'e ulaşırken; yem, gübre ve enerji kalemlerindeki yükseliş de üreticinin maliyet yükünü katladı.</p>

<h2><strong>Makasın en geniş olduğu ürünler: İncir, havuç ve elma takipte</strong></h2>

<p>TZOB verilerine göre limondaki 10 katlık rekor farkı sırasıyla şu ürünler izledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kuru İncir:</strong> Yüzde 333,6 farkla üreticide 135 lira olan ürün markette 585 lira 41 kuruşa ulaştı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Havuç:</strong> Yüzde 282,7 fiyat farkıyla tarlada 12 lira 50 kuruş iken reyonda 47 lira 84 kuruştan alıcı buldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Elma:</strong> Yüzde 233,2 fark ile üreticide 21 lira 66 kuruş, markette 72 lira 17 kuruş seviyesinde gerçekleşti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fındık:</strong> Yüzde 232,8 farkla üreticide 350 lira olan ürün markette bin 164 lira 77 kuruşa yükseldi.</p>
 </li>
</ul>

<p>Ekim ayında market raflarında izlenen 36 ürünün 25'inde fiyat artışı görülürken, 11 üründe fiyat geriledi. Markette fiyatı en fazla yükselen ürün yüzde 62,9 artışla domates olurken, onu yüzde 35,2 ile sivri biber, yüzde 34,1 ile mısırözü yağı, yüzde 32 ile salatalık ve yüzde 27,9 ile yeşil soğan izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürün ise yüzde 16,5 ile limon olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Sera üretimine geçiş fiyatları tırmandırdı</strong></h3>

<p>Üretici tarafında incelenen 28 kalemin 15'inde fiyat artışı, 9'unda gerileme görüldü, 4 ürünün fiyatı ise sabit kaldı. Tarlada fiyatı en fazla artan ürün yüzde 76,1 ile domates olurken, üretici fiyatı en çok gerileyen ürün ise yüzde 44,3 ile limon oldu.</p>

<p>TZOB değerlendirmesinde, domates, salatalık, sivri biber, kabak ve taze soğandaki sert yükselişlerin açık tarla hasadından örtüaltı (sera) üretimine geçiş döneminde yaşanan arz geçişinden kaynaklandığı bildirildi.</p>

<p>Fiyatı gerileyen ürünlerde ise zeytinyağındaki düşüşün yeni hasatla birlikte artan ürün arzına, limondaki düşüşün erkenci hasadın sürmesine, patatesteki gerilemenin ise depolardaki ürün fazlasının düşük fiyatla piyasaya arz edilmesine bağlı olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>Mazot yıllık yüzde 73 Zamlandı</strong></h3>

<p>Tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan belirleyen temel girdilerde ekim ayında da yükseliş trendi korundu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Mazot ve Elektrik:</strong> Mazot fiyatı aylık bazda yüzde 3,5, son bir yıllık dönemde ise yüzde 73,4 arttı. Tarımsal sulama ve işletme elektriğindeki yıllık maliyet artışı yüzde 25,1 oldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gübre Fiyatları:</strong> Yıllık bazda ürün çeşidine göre yüzde 18,3 ile yüzde 67,7 arasında zamlanan gübre grubunda ekim ayında ÜRE gübresi yüzde 3, DAP gübresi yüzde 2,5, kompoze gübre ise yüzde 2 oranında aylık artış kaydetti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yem ve İlaç:</strong> Süt yemi aylık yüzde 6,6, besi yemi ise yüzde 6,5 zamlandı. Tarım ilaçlarındaki yıllık artış oranı ise yüzde 27,7 olarak rapora yansıdı.</p>
 </li>
</ul><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tarlada-390-markette-42-tl-limonda-uretici-ile-market-farki-yuzde-1000e-dayandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/limon1.jpg" type="image/jpeg" length="18069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MasterChef jürisi ve şef Somer Sivrioğlu'nun restoranına kayyum atandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/masterchef-jurisi-ve-sef-somer-sivrioglunun-restoranina-kayyum-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/masterchef-jurisi-ve-sef-somer-sivrioglunun-restoranina-kayyum-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü şef ve televizyon jürisi Somer Sivrioğlu'nun Avustralya'nın Sidney kentinde bulunan Anason isimli restoranına vergi dairesine olan yaklaşık 72,4 milyon liralık borcu nedeniyle kayyum atanırken, Sivrioğlu yapılandırma başvurularına yanıt alamadıklarını ve personeline borçlarının olmadığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MasterChef jürisi ve ünlü şef Somer Sivrioğlu'nun Avustralya’nın Sidney kentinde faaliyet gösteren restoranı Anason'a biriken vergi borçları nedeniyle kayyum atandı. Sivrioğlu’nun 2015 yılında açtığı mekanın Avustralya Vergi Dairesi’ne (ATO) 2 milyon 60 bin Avustralya doları (yaklaşık 72,4 milyon TL) borcu olduğu bildirildi.</p>

<p>Yaşanan mali krize ilişkin açıklamalarda bulunan Somer Sivrioğlu, restoranın yaklaşık beş yıldır ciddi bir ekonomik darboğazla mücadele ettiğini ve borç yapılandırma girişimlerinin sonuçsuz kaldığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>"Yapılandırma başvurumuza dört aydır yanıt alamadık"</strong></h3>

<p>İşletmenin mali tablosuna ve hukuki sürece dair detayları paylaşan Sivrioğlu, küçük işletmeler için sunulan borç yapılandırma taleplerinin kabul edilmediğini söyledi. Bunun üzerine vergi dairesine 30 aylık alternatif bir taksitlendirme ve ödeme planı sunduklarını aktaran ünlü şef, aradan dört aydan fazla zaman geçmesine karşın resmi makamlardan herhangi bir geri dönüş alamadıklarını belirtti.</p>

<h3><strong>"Tedarikçiye ve çalışana borcumuz yok, faaliyet sürüyor"</strong></h3>

<p>Kayyum ataması kararına rağmen Sidney'deki Anason isimli işletmenin kapılarını açık tuttuğu ve hizmet vermeye devam ettiği açıklandı.</p>

<p>Borç yükümlülüklerinin yalnızca devlete yönelik olduğunu vurgulayan Sivrioğlu, "Çalışanlarımıza, mal aldığımız tedarikçilerimize veya üçüncü şahıs alacaklılara hiçbir borcumuz bulunmuyor. Söz konusu mali yükümlülük yalnızca Avustralya Vergi Dairesi'ne aittir" ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/masterchef-jurisi-ve-sef-somer-sivrioglunun-restoranina-kayyum-atandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/somer-sef-5.jpeg" type="image/jpeg" length="24682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TDT Zirvesi'ndeki Aliyev tartışmasına AKP'den yanıt geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tdt-zirvesindeki-aliyev-tartismasina-akpden-yanit-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tdt-zirvesindeki-aliyev-tartismasina-akpden-yanit-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne katılmamasının ardından açıklama yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, zirvenin verimli geçtiğini ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin sarsılmaz biçimde sürdüğünü söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılım sağlamadığı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara’nın ev sahipliğinde tamamlandı. Aliyev’in sürpriz yokluğu ve Azerbaycan resmi basınındaki eleştirel yayınların gölgesinde geçen zirvenin ardından, AKP Türk Devletleri ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Ekim ayı başında yaptığı değerlendirmede İlham Aliyev’in Ankara’daki zirveye iştirak edeceğini duyuran Zorlu, zirve sonrası ortaya çıkan diplomatik soru işaretlerine yanıt verdi.</p>

<h3><strong>"Her şey çok iyi, daha da iyiye gidecek"</strong></h3>

<p>Cumhuriyet gazetesine konuşan Kürşad Zorlu, Ankara'daki temasların genel havasına dair "Zirve nasıl geçti?" sorusuna, "Her şey çok iyi, daha da iyiye gidecek, hiçbir sıkıntı yok" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Zorlu, liderler düzeyindeki temsil eksikliğinin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı zedelediği yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını savundu.</p>

<p>Görüşmede, Aliyev’in zirveye katılmamasının yanı sıra Azerbaycan merkezli APA haber ajansında AKP aleyhine yer alan makale ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kasım ayında Azerbaycan’da düzenlenecek Zafer Günü kutlamalarına katılıp katılmayacağı konusu da gündeme getirildi.</p>

<p>Zorlu, Erdoğan’ın Bakü ziyaretine ilişkin soruya, "Bu konuda şu an için söyleyecek bir şey yok ama iki devletin ilişkileri sarsılmaz bir şekilde devam ediyor" yanıtını vererek temasların kurumsal ve stratejik düzeyde sorunsuz sürdüğü mesajını verdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tdt-zirvesindeki-aliyev-tartismasina-akpden-yanit-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/kursat-zorlu.webp" type="image/jpeg" length="48152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümrük Muhafaza ekiplerinden iki operasyon: 142 bin elektronik sigaraya el konuldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gumruk-muhafaza-ekiplerinden-iki-operasyon-142-bin-elektronik-sigaraya-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gumruk-muhafaza-ekiplerinden-iki-operasyon-142-bin-elektronik-sigaraya-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri, İstanbul’da düzenlenen iki operasyonda toplam 142 bin 100 elektronik sigara cihazı ele geçirdi. Ürünlerin piyasa değeri 310 milyon 579 bin lira olarak belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri</strong>, İstanbul’da gerçekleştirdikleri iki ayrı operasyonda toplam 142 bin 100 elektronik sigara cihazı buldu. <strong>Sarıyer</strong>’deki bir depoda ve Ambarlı Limanı’nda yapılan kontrollerde ele geçirilen ürünlerin toplam piyasa değerinin 310 milyon 579 bin lira olduğu belirtildi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, söz konusu miktarın Türkiye’de bugüne kadar tek seferde ele geçirilen en yüksek elektronik sigara cihazı sayısı olduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>Sarıyer’deki depoda 46 bin 200 cihaz bulundu</strong></h2>

<p><strong>İstanbul Anadolu Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü </strong>ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında Sarıyer’de bulunan bir depoya operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Depoda yapılan aramada piyasa değeri 118 milyon 445 bin lira olarak hesaplanan 46 bin 200 elektronik sigara cihazı ele geçirildi.</p>

<h3><strong>Ambarlı Limanı’nda 95 bin 900 cihaz ele geçirildi</strong></h3>

<p>İstanbul Avrupa Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri de <strong>Ambarlı Limanı</strong>’nda ayrı bir operasyon düzenledi. Türkiye’ye giriş yapmaya hazırlanan ve riskli olarak değerlendirilen bir konteyner kontrol edildi.</p>

<p>Konteynerde yapılan incelemede piyasa değeri 192 milyon 134 bin lira olan 95 bin 900 elektronik sigara cihazı bulundu.</p>

<p>İki <strong>operasyon</strong>da ele geçirilen cihazların toplam sayısı 142 bin 100’e, piyasa değerleri ise 310 milyon 579 bin liraya ulaştı. Bakanlık, bu miktarın Türkiye tarihinde ele geçirilen en yüksek <strong>elektronik sigara</strong> cihazı sayısı olduğunu bildirdi.</p>

<h3><strong>Soruşturmalar iki başsavcılık tarafından yürütülüyor</strong></h3>

<p>Operasyonların ardından başlatılan soruşturmaların <strong>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>ve<strong> Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>nezdinde devam ettiği aktarıldı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🇹🇷Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerimiz, Türkiye tarihinin en büyük elektronik sigara yakalamasını gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığımız Gümrükler Muhafaza ekiplerince İstanbul’da gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, 310,5 milyon TL değerinde 142 bin 100 adet elektronik sigara cihazı ele geçirildi. Ülkemizin ekonomisini ve toplum sağlığını korumak için kaçakçılıkla mücadelemiz aralıksız devam ediyor.</p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://x.com/ticaret/status/2116434229902864543?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gumruk-muhafaza-ekiplerinden-iki-operasyon-142-bin-elektronik-sigaraya-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/gumruk-muhafaza-ekiplerinden-iki-operasyon-142-bin-elektronik-sigaraya-el-konuldu.png" type="image/jpeg" length="75214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="47392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="99138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="16294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="68057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="79434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="29191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="75431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="48063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="86012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="33206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="42081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="42837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="99981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="51510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="83226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="59208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="96288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="89591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="31875"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
