<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 15:55:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere ve Ukrayna’dan yapay zeka anlaşması: Savunma teknolojileri geliştirilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ingiltere-ve-ukraynadan-yapay-zeka-anlasmasi-savunma-teknolojileri-gelistirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ingiltere-ve-ukraynadan-yapay-zeka-anlasmasi-savunma-teknolojileri-gelistirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere ve Ukrayna, savunma ve güvenlik alanında yapay zeka destekli askeri teknolojiler geliştirmek için anlaşma imzaladı. Ortak projelerde sensörler, İHA'lar ve otonom sistemler üzerinde çalışılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İngiltere</strong> ve <strong>Ukrayna</strong>, savunma ve güvenlik alanında yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik işbirliği yapma kararı aldı. İki ülke arasında imzalanan anlaşmayla askeri amaçlı yapay zeka sistemleri ve otonom teknolojiler üzerinde ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Askeri yapay zeka sistemleri geliştirilecek</strong></h2>

<p>İngiltere hükümetinin açıklamasına göre, iki ülke arasındaki ortaklık kapsamında savunma ve güvenlik alanında yapay zeka destekli askeri kabiliyetlerin geliştirilmesi için çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Anlaşma, İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile Ukrayna Devlet Başkanı <strong>Volodimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> tarafından Kiev'de imzalandı. Ortaklığın ilk aşamasında araştırmacılar, mühendisler, teknoloji şirketleri ve askeri uzmanların yer aldığı projelere odaklanılacak.</p>

<h3><strong>İngiliz araştırmacılara veri platformu erişimi</strong></h3>

<p><strong>İşbirliği</strong> kapsamında İngiliz araştırmacılara, Ukrayna'nın askeri yapay zeka sistemlerinin eğitilmesinde kullanılan Avengers AI Labs adlı savaş alanı veri platformuna erişim sağlanacak.</p>

<p>Bu erişim sayesinde iki ülkenin araştırmacılarının savunma alanındaki <strong>yapay zeka</strong> uygulamaları üzerinde ortak çalışmalar yürütmesi hedefleniyor. Projelerde özellikle sahadan elde edilen verilerin askeri teknolojilerin geliştirilmesinde kullanılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Fiber optik kablolar yapay zeka sensörlerinde kullanılacak</strong></h3>

<p>İngiltere ve Ukrayna'nın ortak çalışma alanları arasında askeri tesislerin korunmasına yönelik yeni teknolojiler de bulunuyor.</p>

<p>İki ülke, fiber optik kabloların <strong>yapay zeka</strong> destekli sensörler olarak kullanıldığı teknolojiler üzerinde pilot çalışmalar yürütecek. Bunun yanında insansız hava araçları ve otonom sistemlerde kullanılabilecek düşük güç tüketimli yapay zeka çipleri için de ortak projeler geliştirilecek.</p>

<h3><strong>İlk aşama pilot projeler olacak</strong></h3>

<p>Ortaklığın başlangıç aşamasında doğrudan uygulamaya dönük pilot projelere öncelik verilmesi kararlaştırıldı. Taraflar, daha önce yürütülen pratik işbirliğinin geliştirilmesini ve yeni projelerin bu çalışmalar üzerinden ilerletilmesini planlıyor.</p>

<p>İngiltere ve Ukrayna'nın anlaşmayla savunma ve ulusal güvenlik alanlarında teknoloji geliştirme kapasitesini ortak çalışmalar üzerinden artırması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ingiltere-ve-ukraynadan-yapay-zeka-anlasmasi-savunma-teknolojileri-gelistirilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ingiltere-ve-ukrayna-savunma-alaninda-yapay-zeka-ortaklik-anlasmasi-imzaladi.png" type="image/jpeg" length="61035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş davasında hapis cezası alan Avcılar Belediye Başkanı Çaykara'dan ilk açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-hapis-cezasi-alan-avcilar-belediye-baskani-caykaradan-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-hapis-cezasi-alan-avcilar-belediye-baskani-caykaradan-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında “rüşvet” suçundan verilen 6 yıl 8 aylık hapis cezasının ardından yaptığı ilk açıklamada, kararın istinaf ve Yargıtay süreçlerinde bozulacağına inandığını belirterek, “Masumiyetim de ortaya çıkacaktır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı <strong>Utku Caner Çaykara</strong>, Aziz İhsan Aktaş davasında hakkında verilen 6 yıl 8 aylık hapis cezasının ardından açıklama yaptı. Çaykara, kararın istinaf ve Yargıtay süreçlerinde bozulacağına inandığını belirterek, <strong>“Verilen bu haksız karara rağmen masumiyetim de ortaya çıkacaktır”</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CHP'li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş davasında karar açıklandı. 6 Ağustos'ta tahliye edilen Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasından beraat ederken, “rüşvet” alma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<h3><strong>“433 gün tutuklu yargılandım”</strong></h3>

<p>Çaykara, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. <strong>433 gün tutuklu yargılandığını</strong> belirten Çaykara, bu süre boyunca ailesinden, sevdiklerinden ve Avcılar'daki yurttaşlardan uzak kaldığını ifade etti.</p>

<p>Çaykara, Avcılar'da rekor oyla seçilerek göreve geldiğini ve belediyede çalışmaya başladığını belirterek, 31 Mart 2024 yerel seçim dönemine ilişkin bir iddia nedeniyle tutuklandığını ve ardından görevden uzaklaştırıldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“İhaleye fesat suçlamalarından beraat ettim”</strong></h3>

<p>Hakkındaki ihaleye fesat suçlamalarından beraat ettiğini vurgulayan Çaykara, kendisine yöneltilen rüşvet suçlamasının ise belediye başkan adaylığı döneminde ortaya atılan bir iddiaya dayandığını savundu.</p>

<p>Çaykara, “Tamamen dayanaksız bir iddia sebebiyle 6 yıl 8 ay süreyle mahkûmiyetime hükmedildi” dedi.</p>

<h3><strong>“Kararın bozulacağına dair inancım tam”</strong></h3>

<p>Hakkındaki kararın henüz kesinleşmediğine dikkat çeken Çaykara, istinaf ve Yargıtay aşamalarına işaret etti.</p>

<p>Çaykara, “Hakkımda verilen kararın istinaf ve Yargıtay süreci devam etmekte olup kararın bozulacağına dair inancım tamdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özgürlüğünden mahrum bırakılarak başlayan süreç sonunda verilen kararın haksız olduğunu savunan Çaykara, <strong>masumiyetinin de ortaya çıkacağını</strong> söyledi.</p>

<h3><strong>Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka tahliye edildi</strong></h3>

<p>Çaykara, kendisiyle aynı gün özgürlüğünden mahrum bırakılan Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı <strong>Erhan Daka’nın tahliye edilmesine</strong> de değindi.</p>

<p>Daka'nın ailesine kavuşmasının kendileri için mutluluk ve teselli kaynağı olduğunu belirten Çaykara, süreç boyunca kendisine destek veren yol arkadaşlarına, Avcılarlılara ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden destek mesajı gönderen yurttaşlara teşekkür etti.</p>

<p><strong>Çaykara’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklaması şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>“Kıymetli komşularım; </i></p>

<p><i>433 gün tutuklu yargılandığım, ailemden, sevdiklerimden ve siz Avcılarlı komşularımdan uzakta geçirdiğim yargılama sürecinin dün itibarıyla sonuna geldik. Gençliğimin ilk yıllarından itibaren ülkemin geleceği ve bu cennet vatan üzerinde yaşayan her bir yurttaşın hakkı için mücadeleden asla kaçınmadım. Bu uzun ve çetin yolun en değerli adımı olan Avcılarlı komşularımızın güveni ve rekor oyuyla seçilerek bu güzel kente hizmet etmeye başladım. Avcılar’ın sorunlarına çözüm bulmak, Avcılarlıların hakkını gözetmek için göreve geldiğimiz ilk günden itibaren gece gündüz demeden çalışırken 31 Mart 2024 yerel seçim dönemine ilişkin bir iddiayla tutuklandım ve hemen ardından görevden uzaklaştırıldım.</i></p>

<p><i>Bugün geldiğimiz aşamadaysa hakkımda atılı ihaleye fesat suçlamalarından beraat ederken belediye başkan adaylığım döneminde öne sürülen ve tamamen dayanaksız bir iddia sebebiyle 6 yıl 8 ay süreyle mahkûmiyetime hükmedildi. Hakkımda verilen kararın istinaf ve Yargıtay süreci devam etmekte olup kararın bozulacağına dair inancım tamdır. Özgürlüğümden mahrum bırakılarak başlatılan süreç sonunda verilen bu haksız karara rağmen masumiyetim de ortaya çıkacaktır.</i></p>

<p><i>Ayrıca benimle aynı gün özgürlüğünden mahrum edilen değerli yol arkadaşım Avcılar Belediye Başkan Yardımcımız Erhan Daka’nın tahliye edilmesi ve ailesine kavuşması bizlere büyük mutluluk yaşatmış, teselli kaynağı olmuştur. Sürecin ilk gününden itibaren desteğini bir an olsun esirgemeyen, her zaman yanımda olan yol arkadaşlarıma, kıymetli Avcılarlı komşularıma ve ülkemizin her köşesinden bana güvenini ileten tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederim. Adalet elbet tecelli edecek, hakikat mutlaka ortaya çıkacaktır.”</i></p>
</blockquote>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kıymetli Komşularım,<br />
<br />
433 gün tutuklu yargılandığım, ailemden, sevdiklerimden ve siz Avcılarlı komşularımdan uzakta geçirdiğim yargılama sürecinin dün itibarıyla sonuna geldik.<br />
<br />
Gençliğimin ilk yıllarından itibaren ülkemin geleceği ve bu cennet vatan üzerinde yaşayan her bir… <a href="https://t.co/t1aiweLZce" rel="nofollow">pic.twitter.com/t1aiweLZce</a></p>
— Utku Caner Çaykara (@utkucaykara) <a href="https://x.com/utkucaykara/status/2092191377987604939?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-hapis-cezasi-alan-avcilar-belediye-baskani-caykaradan-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fd7ca8ad-6751-4cd4-9afc-29c3c750fcd6.webp" type="image/jpeg" length="50279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akademi yönetiminde “kadının adı yok”: 198 rektörün sadece 17'si kadın]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akademi-yonetiminde-kadinin-adi-yok-198-rektorun-sadece-17si-kadin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akademi-yonetiminde-kadinin-adi-yok-198-rektorun-sadece-17si-kadin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nde yayımlanan bir araştırma, Türkiye’de akademisyenlerin neredeyse yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen, üniversite yönetiminde kadın temsilinin yok denecek kadar az olduğunu ortaya koydu. 126 devlet üniversitesinde yalnızca 5 kadın rektör görev yaparken, İç Anadolu ve Doğu Anadolu’daki hiçbir üniversitede kadın rektör bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Seymen Çakar tarafından kaleme alınan ve Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan "Türkiye’de Üniversite Yöneticiliğinin Cinsiyet Eşitliği İlkesi Bakımından Değerlendirilmesi" başlıklı <strong><a href="https://www.researchgate.net/publication/412226018_Turkiye'de_Universite_Yoneticiliginin_Cinsiyet_Esitligi_Ilkesi_Bakimindan_Degerlendirilmesi" rel="nofollow">araştırma </a></strong>, yükseköğretimdeki cinsiyet temsiline dair dikkat çekici verileri gün yüzüne çıkardı.</p>

<p dir="ltr"><strong><a href="http://yok.gov.tr" rel="nofollow">Yükseköğretim Kurulu</a></strong> (YÖK) ve <strong><a href="http://tuik.gov.tr" rel="nofollow">Türkiye İstatistik Kurumu</a></strong> (TÜİK) verileri ile ulusal ve uluslararası yargı içtihatlarının harmanlandığı çalışma, Türkiye’de akademik unvanlar yükseldikçe ve karar alma mekanizmalarına yaklaşıldıkça kadınların karşılaştığı görünmez engelleri somut kanıtlarla ortaya koyuyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Taban dengeli, zirve "eril": 198 rektörün sadece 17'si kadın</strong></h2>

<p dir="ltr">Araştırmada yer alan YÖK verilerine göre, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında görev yapan 186 bin 942 akademik personelin 87 bin 770'i kadınlardan oluşuyor. Kadın akademisyen oranı yüzde 47 seviyesine ulaşarak genel toplamda cinsiyet dengesine yaklaşmış görünse de bu denge yönetim kademelerine yansımıyor:</p>

<p dir="ltr">Türkiye genelindeki 198 üniversite rektörünün yalnızca 17'si kadın (%8,58), geriye kalan 181'i ise erkek. 126 devlet üniversitesi içerisinde kadın rektör sayısı yalnızca 5 (%3,96). 121 devlet üniversitesini erkek rektörler yönetiyor. 72 vakıf üniversitesinin 12’sinde kadın rektör görev yapıyor (%16,66).</p>

<p dir="ltr">Makalede, devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki bu belirgin farkın; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca devlet üniversitesi rektörlerinin doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanması, vakıf üniversitelerinde ise atamanın mütevelli heyetinin teklifi üzerine yapılması usulünden kaynaklandığına dikkat çekiliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Antik çağdaki "yöneten erkek, yönetilen kadın" algısı sürüyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Makalede, kadınların yöneticilik ve karar alma basamaklarındaki düşük temsilinin köklerinin antik felsefeye ve tarihsel iş bölümüne uzandığı belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Çalışmada kadının yönetim işine uygun olmadığı veya erkeğin yönetmeye daha yatkın olduğu düşüncesinin köklü bir geçmişe sahip olduğu hatırlatılıyor. Platon’un her iki cinsin aynı işleri yapabileceğini kabul etmekle birlikte erkeklerin tüm işlerde kadınlardan daha başarılı olacağını savunduğu; Aristoteles’in ise erkeği akılla (yöneten), kadını ise bedenle (yönetilen) özdeşleştirerek bu üstünlük ilişkisinin kalıcı olduğunu öne sürdüğü aktarılıyor.</p>

<p dir="ltr">Mary Wollstonecraft’ın kadın aklının küçümsenmesinin yapay ayrımlara dayandığı tespiti ile Simone de Beauvoir’ın "Kadın doğulmaz, kadın olunur" ifadesine yer veriliyor. Toplumsal rollerin biyolojik cinsiyetleri hiyerarşik kalıplara dönüştürdüğü yer belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">İlk çağlardaki avcılık-toplayıcılık ayrımının zamanla "erkek için kamusal/koruyucu, kadın için ev içi/besleyici" rollerine evrildiği vurgulanıyor. Prof. Dr. Feride Acar’ın değerlendirmesine atıfla; kadınların akademik kariyerin başında çevrelerince desteklenirken, özellikle doktora sonrasında ailevi sorumluluklar ile mesleki rollerin çatışmaya başladığı ve bu durumun kariyer ilerlemesini zorlaştırdığı belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Eşitsiz toplumsal yapıları görmezden gelen hukuk sistemlerinin ve kurumsal uygulamaların toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştirebileceği riskine dikkat çekiliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Piramit yükseldikçe kadın akademisyen azalıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Çalışmada sunulan unvan dağılımı analizi, kadınların akademik kariyer basamaklarını tırmandıkça sistemin dışına itildiğini gösteriyor. Kadın akademisyen oranı en yüksek seviyede; araştırma görevlilerinde kadın sayısı erkekleri geçerek 21 bin 376'ya ulaşıyor.</p>

<p dir="ltr">Doktor öğretim üyesi kademesinde dengeli seyreden temsil, doçentlik ve profesörlükte hızla düşüyor. Türkiye genelindeki 40 bin 429 profesörün yalnızca 14 bin 203'ü kadınlardan oluşuyor; yani kadın profesör sayısı erkeklerin neredeyse yarısında kalıyor.</p>

<p dir="ltr">Çakar, akademideki bu erimenin kadın akademisyenlerin liyakat eksikliğinden değil; toplumsal cinsiyet rolleri, aile içi bakım yükümlülükleri ile akademik sorumlulukların çatışması ve yönetim kademelerindeki eril ön yargılardan kaynaklandığını vurguluyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İki bölge "sıfır" çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">Araştırmanın coğrafi dağılım analizi, üniversite yönetimindeki eşitsizliğin bölgesel boyutunu da gözler önüne seriyor. Türkiye'deki 17 kadın rektörün 12'si Marmara Bölgesi'nde (11'i İstanbul'da, 1'i Kırklareli'nde) bulunuyor. Diğer kadın rektörler Ege (2), Akdeniz (1), Karadeniz (1) ve Güneydoğu Anadolu (1) bölgelerinde görev yapıyor.</p>

<p dir="ltr">Bünyesinde 16'sı vakıf olmak üzere çok sayıda üniversite barındıran İç Anadolu Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki hiçbir üniversitede kadın rektör yer almıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Sorun yapısal ve kronik</strong></h2>

<p dir="ltr">TÜİK’in 2015-2024 yıllarını kapsayan 10 yıllık verilerini inceleyen Dr. Ayşen Seymen Çakar, tablonun geçici bir dalgalanma olmadığını ortaya koyuyor. Kadın rektör oranı 10 yıl boyunca yüzde 8 ila 10 aralığına hapsolmuş durumda.</p>

<p dir="ltr">Devlet üniversitelerinde 2015-2016 döneminde sadece 2 olan kadın rektör sayısı, 2021-2022 döneminde 9'a kadar çıksa da sonraki yıllarda yeniden düşüşe geçerek 2025-2026 döneminde tekrar 5'e geriledi. Bu durum, akademik yönetimdeki "cam tavanın" kronikleşmiş yapısal bir ayrımcılık sorununa dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Rektör altı" kademelerde veri ve şeffaflık engeli</strong></h3>

<p dir="ltr">Çalışmada dikkat çeken en önemli yapısal tespitlerden birini de yükseköğretimdeki veri şeffaflığı eksikliği oluşturuyor. Dr. Ayşen Seymen Çakar, araştırmanın hazırlık sürecinde yalnızca rektörlük düzeyini değil; rektör yardımcılığı, dekanlık, dekan yardımcılığı ve bölüm başkanlığı gibi alt yönetim kademelerindeki cinsiyet dağılımını da incelemek istediğini belirtiyor.</p>

<p dir="ltr">Ancak YÖK sisteminde bu kademelere ilişkin toplu ve oransal verilerin sunulmaması, üniversitelerin resmi web sitelerindeki bilgilerin ise hızla eskimesi ve merkezi olarak denetlenememesi sebebiyle bu veriler araştırmaya dahil edilemedi.</p>

<p dir="ltr">Yazar, bu kısıtlılığa rağmen üniversitelerin internet sitelerinden yapılan ilk incelemelerde dekan ve rektör yardımcılığı düzeyinde de kadınlar aleyhine sayısal olarak çok büyük bir uçurum bulunduğunun gözlemlendiğini ifade ederek, yükseköğretimde alt yönetim düzeylerinde şeffaf veri paylaşımının gerekliliğine işaret ediyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Mevzuatlar tam, uygulama zayıf</strong></h2>

<p dir="ltr">Makalede konunun anayasal ve uluslararası hukuk boyutu da kapsamlı biçimde irdeleniyor.</p>

<p dir="ltr">Anayasa'nın 10. maddesi devlete kadın-erkek eşitliğini fiilen (eylemli olarak) sağlama yükümlülüğü getiriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarında, cinsiyete dayalı farklı muamelenin ancak "çok güçlü gerekçelerle" savunulabileceği ve geleneksel kabullerin ayrımcılığı haklı kılamayacağı açıkça belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Birleşmiş Milletler’in 1979’da kabul ettiği Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve AB direktifleri, kadınların karar alma ve terfi mekanizmalarında doğrudan veya dolaylı engellere maruz bırakılmamasını şart koşuyor.</p>

<p dir="ltr">Çalışmanın sonuç bölümünde, mevzuattaki eşitlik hükümlerinin tek başına yeterli olmadığı, toplumsal ve kurumsal yapıların hukuka direnç gösterdiği tespiti yapılıyor. Dr. Seymen Çakar, üniversite yönetiminde gerçek bir cinsiyet eşitliğinin sağlanması için yalnızca "fırsat eşitliği" söylemiyle yetinilmeyip, pozitif tedbirleri içeren ve "sonuçların eşitliğine" odaklanan etkin adımların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p dir="ltr">Makalede, istihdam ve mesleğe erişimde cinsiyet temelli ön yargıların hukuka aykırılığını ortaya koyan ulusal ve uluslararası emsal kararlara da dikkat çekiliyor. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu (TİHEK), bir üniversitenin koruma ve güvenlik görevlisi alım ilanında yalnızca lisans mezunu erkek aday şartı aramasını cinsiyet ayrımcılığı olarak değerlendirdi. Kurul kararında; 24 saat vardiyalı çalışma, yerleşkenin merkeze uzaklığı, fiziki koşulların kısıtlılığı ve hizmetin gerekliliği gibi gerekçelerin kadın adayları dışlamak için objektif ve makul sayılamayacağı vurgulandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), güvenlik görevlisi olarak atanmasına karşın kadın olduğu ve askerlik hizmetini yapmadığı gerekçesiyle göreve başlatılmayan başvurucunun başvurusunda hak ihlali kararı verdi. Mahkeme; idarenin kadınların kırsal kesimlerde gece çalışamayacağı veya güvenlik riskleri ile silah kullanımını gerektiren sorumlulukları üstlenemeyeceği yönündeki varsayımlarının hiçbir somut gerekçeye dayanmadığını ve doğrudan cinsiyet ayrımcılığı teşkil ettiğini hükme bağladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Akademik kademelerde kadınların durumu</strong></h3>

<ul>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation"><strong>Profesör</strong>: Toplam 40.429 profesörün 26.226'sı erkek, 14.203'ü kadın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation"><strong>Doçent</strong>: Toplam 26.236 doçentin 14.754'ü erkek, 11.482'si kadın (kadın sayısının sayısal olarak en az olduğu unvan doçentlik).</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation"><strong>Doktor Öğretim Üyesi:</strong> Toplam 46.529 kadronun 24.199'u erkek, 22.330'u kadın (öğretim üyeleri içinde kadın temsilinin sayıca en yüksek olduğu basamak).</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation"><strong>Öğretim Görevlisi:</strong> Toplam 35.117 personelin 16.674'ü erkek, 18.443'ü kadın (kadınlar çoğunlukta).</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation"><strong>Araştırma Görevlisi:</strong> Toplam 38.689 personelin 17.313'ü erkek, 21.376'sı kadın (kadınlar belirgin çoğunlukta).</p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Görevdeki 17 kadın rektör hangi üniversitelerde görev yapıyor?</strong></h3>

<ul>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation">Devlet Üniversiteleri: Prof. Dr. Özlenen Özkan (Akdeniz Üni.), Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper (İzmir Demokrasi Üni.), Prof. Dr. Rengin Ak (Kırklareli Üni.), Prof. Dr. Rana Kibar (Manisa Celal Bayar Üni.), Prof. Dr. Fatma Aydın (Ondokuz Mayıs Üni.).</p>
 </li>
 <li aria-level="1" dir="ltr">
 <p dir="ltr" role="presentation">Vakıf Üniversiteleri: Prof. Dr. Esra Hatipoğlu (Bahçeşehir), Prof. Dr. Çavlan Çiftçi (Demiroğlu Bilim), Prof. Dr. Fatma Kanca (Fenerbahçe), Prof. Dr. Şeyma Aydınoğlu (İstanbul Galata), Prof. Dr. Fadime Yüksektepe (İstanbul Kültür), Prof. Dr. Ayşegül Komsuoğlu Çıtıpıtıoğlu (İstanbul Nişantaşı), Prof. Dr. Güliz Muğan (İstanbul Okan), Prof. Dr. Meryem Sondan Durkanoğlu Feyiz (Kadir Has), Prof. Dr. Edibe Sözen (Maltepe), Prof. Dr. Nazife Güngör (Üsküdar), Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan (Hasan Kalyoncu), Prof. Dr. Feriha Efgan Kuyumcu (İstanbul Gedik).</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akademi-yonetiminde-kadinin-adi-yok-198-rektorun-sadece-17si-kadin</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gemini-generated-image-4lgprg4lg.jpg" type="image/jpeg" length="68323"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin hava gücünde görünmeyen mücadele: Siber saldırılar, elektronik harp ve güvenli haberleşme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-hava-gucunde-gorunmeyen-mucadele-siber-saldirilar-elektronik-harp-ve-guvenli-haberlesme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-hava-gucunde-gorunmeyen-mucadele-siber-saldirilar-elektronik-harp-ve-guvenli-haberlesme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel savaş teknolojileri hızla gelişirken, hava gücünün anlamı da değişiyor. A5 Savunma Sanayii Dergisi temsilcisi Dr. İpek İpek ve Emekli Hava İstihbarat Albay Erdoğan İpek; siber saldırılardan yapay zekâya, elektronik harpten güvenli iletişime kadar yeni nesil hava savaşlarının merak edilenlerini 24 Saat'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyada askeri teknolojiler hızla gelişirken, hava gücünün tanımı da değişiyor. Artık bir savaş uçağının gücü sadece ne kadar hızlı uçtuğu, ne kadar uzağa gidebildiği veya ne kadar silah taşıdığıyla belirlenmiyor. Uçağın çevresini ne kadar iyi görebildiği, elde ettiği bilgileri ne kadar hızlı değerlendirdiği ve hedefe ne kadar doğru müdahale edebildiği de büyük önem taşıyor. Ayrıca bu sistemlerin siber saldırılara ve elektronik müdahalelere karşı korunması da hava gücünün önemli bir parçası haline geliyor.</p>

<p><strong>A5 Savunma Sanayii Dergisi temsilcisi Dr. İpek İpek ve Emekli Hava İstihbarat Albay Erdoğan İpek</strong>, modern hava savaşlarında siber dayanıklılık, elektronik harp, ağ merkezli harekât ve yapay zekânın değişen rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>FİZİKSEL KAYIPTAN DAHA TEHLİKELİ: AĞIN İŞLEVSİZ KALMASI</strong></h3>

<p>Modern hava savaşlarında siber saldırılar ve elektronik harp müdahalelerinin, bir uçağın fiziksel olarak kaybedilmesinden daha büyük sorunlara yol açabileceğini belirten Emekli Hava İstihbarat Albay Erdoğan İpek, sistem riski üzerine şu tespitte bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Bir uçağı kaybettiğinizde bir platform kaybedersiniz; fakat güvenilir veri akışını, müşterek hava resmini veya zamanlama ve seyrüsefer bütünlüğünü bozarsanız aynı anda birden fazla platformun etkinliğini azaltabilirsiniz. Modern hava harekâtında asıl kritik mesele, platform beka kabiliyeti kadar ağın beka kabiliyetidir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>DİJİTAL DÜĞÜMLER VE BİLGİ BÜTÜNLÜĞÜ</strong></h3>

<p>Savaş uçakları ve İHA’ların havada sürekli veri alışverişi yapan birer "dijital düğüm" olarak görev yaptığını hatırlatan İpek, ağ güvenliği konusundaki en büyük tehlikeyi şöyle tanımladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Daha büyük risk, haberleşme devam ederken sistemde dolaşan bilgilerin yanlış veya güvenilmez hale gelmesidir. Güvenilir bir sistem üzerinden yanlış bilgi gönderilmesi, komutanın karar vermesini zorlaştırabilir ve tüm filonun görevini olumsuz etkileyebilir.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA İSTİHBARAT SUBAYI: "KARAR MİMARLIĞI"</strong></h3>

<p>Siber güvenlikte ve tehdit tespitinde yapay zekâ kullanımının artmasıyla insan faktörünün rol değiştirdiğini ifade eden Emekli Hava İstihbarat Albay Erdoğan İpek, geleceğin istihbarat konseptini şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>"Yapay zekâ tespitte hız ve ölçek sağlar; ancak bunun bir aldatma faaliyeti mi yoksa gerçek bir tehdit mi olduğunu anlamlandırmak operasyonel bağlam gerektirir. Geleceğin hava istihbarat subayı ekrana bakıp tek tek iz takip eden bir operatör değil; yapay zekâ yardımıyla verileri birleştirerek rakibin niyetini anlamaya çalışan bir 'karar mimarı' olacaktır."</p>
</blockquote>

<p>Savunma teknolojilerinde yaşanan bu kritik dönüşümün detaylarını, yayıncılık ilkelerini ve sahadaki pratik karşılıklarını A5 Savunma Sanayii Dergisi temsilcisi Dr. İpek İpek ve Emekli Hava İstihbarat Albay Erdoğan İpek ile konuştuk.</p>

<h3><strong>"İLETİŞİM AĞININ BOZULMASI BİRDEN FAZLA PLATFORMU AYNI ANDA İŞLEVSİZ BIRAKABİLİR"</strong></h3>

<p><strong>1.⁠ ⁠Modern hava muharebesinde bir savaş uçağı ya da İHA görevdeyken; radar, GPS veya veri bağlarına (Data Link) yönelik gerçekleştirilecek bir siber saldırı, uçağın düşürülmesinden daha büyük bir operasyonel zafiyet yaratabilir mi?</strong></p>

<p><strong>Erdoğan İpek:</strong> Modern hava harekâtında bir uçağın veya İHA’nın sistemlerine yapılan siber ve elektronik saldırılar, uçağın düşürülmesinden daha büyük zararlar verebilir. Günümüz hava gücü tekil platformlara değil; sensör, veri ve karardan oluşan bütüncül bir iletişim ağına dayanır. NATO’nun hava gücü yaklaşımında da ağın korunmasının platformun korunması kadar önemli hâle geldiği açık biçimde vurgulanıyor. Tek bir uçağın kaybı sadece o platformu etkilerken, iletişim ağının bozulması birden fazla uçağı aynı anda işlevsiz bırakabilir. Bu nedenle artık uçağın sağlam kalması kadar, ağın da ayakta kalması kritiktir.</p>

<p>Gelecekte üstünlük, yalnızca en gelişmiş uçağa sahip olanın değil; GPS’in kesildiği ve ağır siber saldırıların yaşandığı koşullarda dahi sistemlerini çalıştırabilen tarafın olacaktır. Türk savunma sanayisinin en büyük avantajı; uçağı, radarı, elektronik harbi ve yazılımları birbiriyle entegre çalışan tek bir sistem olarak geliştirmesidir. Mesele sadece uçak üretmek değil, uçağın etrafında yerli ve güvenli bir dijital ağ kurabilmektir. Bu bütünleşik yaklaşım Türkiye’ye hem operasyonel bağımsızlık hem de savunma avantajı sağlamaktadır.</p>

<h3><strong>GÖKYÜZÜNÜN DİJİTAL KALKANLARI VE ÇOK KATMANLI GÜVENLİK</strong></h3>

<p><strong>2.⁠ ⁠Çatışma coğrafyalarında sıkça görülen GPS sinyal müdahalelerine ve konum yanıltmalarına karşı KAAN, ANKA veya Bayraktar gibi yerli platformlarımızda ne tür dijital koruma kalkanları kullanılıyor?</strong></p>

<p><strong>Erdoğan İpek: </strong>Burada iki farklı tehdidi ayırmak gerekiyor. GPS karıştırması, uydu sinyalinin engellenmesi anlamına geliyor. Spoofing ise hava aracına yanlış konum veya zaman bilgisi gönderilmesi demek. Bu tehditlere karşı en önemli hedef, hava aracının sadece GPS'e bağlı kalmamasını sağlamak.</p>

<p>Türkiye'de GPS sinyalinin karıştırılmasını önleyen sistemler, farklı konum belirleme yöntemleri ve yedek seyrüsefer sistemleri geliştiriliyor. ASELSAN'ın KARETTA sistemi de uydu sinyallerini korumak ve karıştırıcı sinyallerin etkisini azaltmak için kullanılan çözümler arasında yer alıyor.</p>

<p>Baykar'ın AKINCI için açıkladığı özelliklerde de GPS'e bağlı kalmadan farklı sensörlerden gelen bilgileri kullanarak yönünü bulabilme kabiliyeti bulunuyor. Ayrıca yapay zekâ destekli görsel seyrüsefer çalışmalarıyla GPS'in olmadığı veya yoğun şekilde karıştırıldığı ortamlarda konum belirleme konusunda çalışmalar yapılıyor.</p>

<p>KAAN ve ANKA'nın elektronik harp ve seyrüsefer sistemlerinin tüm ayrıntıları kamuoyuna açık değil. Ancak Türkiye'nin geliştirdiği farklı seyrüsefer ve haberleşme teknolojileri, hava araçlarının GPS sinyali kesilse veya karıştırılsa bile görevlerini sürdürebilmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturuyor.</p>

<p><strong>3.⁠ ⁠Jetlerimiz ve İHA’larımız havada birbirleriyle ve karayla sürekli veri alışverişi yapan birer "dijital düğüm" olarak uçuyor. Bu iletişim ağındaki tek bir halkaya sızılması, tüm filonun güvenliğini ve görev başarısını nasıl etkiler?</strong></p>

<p><strong>Erdoğan İpek:</strong> Modern hava harekâtında savaş uçakları ve İHA'lar artık tek başına hareket etmiyor. Radarlar, komuta merkezleri ve diğer hava araçlarıyla sürekli bilgi alışverişi yapıyor. Bu nedenle iletişim ağının güvenliği, hava araçlarının güvenliği kadar önemli hâle geliyor.</p>

<p>Tek bir sisteme sızılması, doğrudan tüm filonun ele geçirilmesi anlamına gelmez. Askerî ağlarda bu tür durumların yayılmasını önlemek için farklı güvenlik katmanları kullanılıyor. Ancak sisteme güvenilir bir noktadan yanlış bilgi gönderilmesi ciddi sorunlara yol açabilir.</p>

<p>Haberleşme devam ediyor gibi görünürken yanlış bilgilerin sisteme girmesi, komutanın doğru karar vermesini zorlaştırabilir ve birden fazla hava aracının görevini etkileyebilir. Bu nedenle sadece bilginin hızlı aktarılması değil, doğru ve güvenilir olması da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Türkiye açısından bakıldığında savaş uçakları, İHA'lar, radarlar, elektronik harp ve komuta-kontrol sistemlerinin birlikte geliştirilmesi önemli bir avantaj sağlıyor. Gelecekte hava gücündeki başarı, bu sistemlerin siber veya elektronik saldırı altında da güvenli şekilde birlikte çalışabilmesine bağlı olacak.</p>

<h3><strong>HAVA İSTİHBARATINDA YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ</strong></h3>

<p><strong>4.⁠ ⁠Yapay zekanın askeri siber saldırılarda kullanılmasıyla birlikte, saniye bazında gerçekleşen tehdit tespitlerinde insan faktörünün (istihbarat subayının) rolü nereye evriliyor?</strong></p>

<p><strong>Erdoğan İpek:</strong> Yapay zekânın askerî siber güvenlikte yaygınlaşması, istihbarat subayının rolünü azaltmıyor. Aksine, onu verileri takip eden bir operatörden, yapay zekânın sunduğu bilgileri değerlendiren ve karar sürecine katkı sağlayan bir konuma taşıyor.</p>

<p>Yapay zekâ, çok büyük miktardaki ağ, sensör ve elektronik veri içindeki olağan dışı durumları kısa sürede tespit edebiliyor. Ancak tespit edilen durumun gerçek bir saldırı mı, elektronik harp etkisi mi, teknik bir arıza mı yoksa bir aldatma girişimi mi olduğunu anlamak için insan değerlendirmesine ihtiyaç var.</p>

<p>Bu nedenle gelecekte insan ve yapay zekânın birlikte çalışması daha önemli hâle gelecek. Yapay zekâ hız, veri analizi ve farklı bilgiler arasındaki bağlantıları ortaya çıkarma konusunda öne çıkacak. İstihbarat subayı ise bu bilgileri değerlendirerek tehdidin ne anlama geldiğini ve karşı tarafın ne yapmak istediğini belirleyecek.</p>

<p>Yapay zekâ sistemlerinin de yanlış veya manipüle edilmiş verilerle yanıltılabileceğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle özellikle önemli askerî kararlarda insanın denetleyici ve karar verici rolünün korunması önem taşıyor.</p>

<p>Geleceğin hava istihbarat subayı, yalnızca ekrandaki verileri takip eden kişi olmayacak. Sensörlerden, elektronik harp sistemlerinden, uydu ve insansız platformlardan gelen bilgileri yapay zekâ yardımıyla birleştirerek karşı tarafın niyetini anlamaya çalışan bir karar verici konumunda olacak.</p>

<p>Türkiye'nin İHA, radar, elektronik harp, komuta-kontrol ve yapay zekâ alanlarında geliştirdiği teknolojiler de bu dönüşüm için önemli bir altyapı oluşturuyor. Yapay zekâ tehditleri insandan daha hızlı tespit edebilir; ancak tehdidin ne anlama geldiğini ve nasıl karşılık verilmesi gerektiğini değerlendirmek hâlâ insan muhakemesini gerektiriyor.</p>

<p></p>

<p><img height="648" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/p-h-o-t-o-2026-08-18-15-16-33-1.jpg" width="900" /></p>

<h3><strong>DEZENFORMASYON ÇAĞINDA SORUMLU HABERCİLİK</strong></h3>

<p><strong>5.⁠ ⁠Türk İHA’larının ve hava platformlarının sahadaki siber dayanıklılığı, uluslararası basında ve savunma sanayii kamuoyunda nasıl karşılık buluyor? Bu durum Türk firmalarının marka değerine nasıl yansıyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. İpek İpek:</strong> Türk İHA’larının uluslararası alandaki başarısı artık yalnızca uçuş performansı veya taşıdığı mühimmatla değerlendirilmiyor. Elektronik harp ortamında görev yapabilmesi, karıştırmaya dayanıklılığı, güvenli veri bağlantısı ve farklı sistemlerle birlikte çalışabilmesi de giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Türkiye'nin savunma sanayii de bu alanlarda platform, sensör, haberleşme, elektronik harp ve mühimmat sistemlerini birlikte geliştiren bir yapıya dönüşüyor. AKINCI'nın elektronik karıştırma altında görev yapabilmesi ve KIZILELMA'daki elektronik harp çalışmaları bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Uluslararası savunma basınında Türkiye'nin yalnızca İHA üreten bir ülke değil, farklı teknolojileri bir araya getiren bir savunma ekosistemi oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler de artıyor. Bu durum Türk savunma şirketlerinin marka değerini ve ihracat potansiyelini güçlendiriyor.</p>

<p>Baykar'ın açıkladığı verilere göre şirket, 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu da sahadaki teknolojik kabiliyetlerin yalnızca askerî başarı değil, aynı zamanda uluslararası güven ve marka değeri açısından da karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>6.⁠ ⁠Roket, füze veya hava araçları kadar göze çarpmayan ama en az onlar kadar hayati olan "siber güvenlik ve güvenli haberleşme" teknolojileri savunma medyasında hak ettiği değeri bulabiliyor mu?</strong></p>

<p><strong>Dr. İpek İpek:</strong> Kesinlikle hak ettiği değeri giderek daha fazla bulduğunu düşünüyoruz. Çünkü günümüzde savunma kabiliyeti yalnızca sahip olduğunuz platformların menzili, hızı veya mühimmat kapasitesiyle ölçülmüyor. Bu platformların güvenli biçimde haberleşebilmesi, elde edilen verinin doğru ve hızlı şekilde aktarılması ve bütün bu ağın siber tehditlere karşı korunabilmesi en az platformların kendisi kadar kritik.</p>

<p>Türkiye açısından baktığımızda ise bu alanın özellikle dikkat çekici olduğunu düşünüyoruz. Türk savunma sanayii yalnızca görünür platformlarda değil; güvenli haberleşme, elektronik harp, komuta-kontrol, veri bağı, yazılım ve siber güvenlik gibi teknolojilerde de önemli bir yetkinlik biriktiriyor. Bence Türkiye’nin savunma sanayiindeki en güçlü yönlerinden biri de farklı sistemleri giderek daha fazla birbirleriyle konuşabilen ve birlikte çalışabilen bir yapıya dönüştürmesi.</p>

<p>Savunma medyasına burada önemli bir görev düşüyor. Bir füzenin menzilini veya yeni bir hava aracını anlatmak okuyucu açısından daha kolay ve görsel olarak daha dikkat çekici olabilir. Ancak geleceğin savaş ortamında belirleyici unsur, çoğu zaman tek bir platformdan ziyade platformların birbirine ne kadar güvenli ve hızlı bağlandığı olacaktır.</p>

<p>A5 Savunma Sanayii Dergisi olarak biz de bu nedenle siber güvenlik, güvenli haberleşme, elektronik harp, yapay zekâ, veri füzyonu ve ağ merkezli harekât gibi daha az görünür fakat stratejik değeri son derece yüksek alanlara özellikle önem veriyoruz. Türkiye’nin bu teknolojilerde geliştirdiği millî kabiliyetlerin hem teknolojik bağımsızlık hem de savunma ekosisteminin bütünlüğü açısından son derece kıymetli olduğuna inanıyoruz.</p>

<p><strong>7.⁠ ⁠Askeri havacılık ve siber güvenlik gibi teknik alanlarda sosyal medyada yayılan spekülatif veya yanlış haberlerin önüne geçmek için savunma yayıncılığına ve stratejik iletişime ne tür sorumluluklar düşüyor?</strong></p>

<p><strong>Dr. İpek İpek:</strong> Savunma yayıncılığında hızdan önce doğruluğun gelmesi gerekiyor. Askerî havacılık, siber güvenlik ve savunma teknolojileriyle ilgili yanlış veya bağlamından koparılmış bilgiler sosyal medyada kısa sürede geniş kitlelere ulaşabiliyor. Yapay zekâ ile üretilen içerikler ve manipüle edilmiş görüntüler de gerçek ile kurguyu ayırt etmeyi zorlaştırıyor.</p>

<p>Bu nedenle savunma medyasının en önemli sorumluluklarından biri güçlü bir doğrulama süreci yürütmek. Bir bilginin çok paylaşılması veya sosyal medyada yer alması, onun doğru olduğu anlamına gelmiyor. Haberlerin resmî açıklamalar, üretici firmalar ve güvenilir açık kaynaklar üzerinden kontrol edilmesi gerekiyor. Doğrulanamayan bilgiler ise kesinleşmiş bir gerçek gibi değil, açıkça “iddia” olarak aktarılmalı.</p>

<p>Stratejik iletişimde de doğru bilginin hızlı ve anlaşılır biçimde kamuoyuna ulaştırılması önemli. Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki uluslararası görünürlüğü arttıkça, teknik gelişmelerin abartılmadan ve doğrulanabilir bilgilerle anlatılması daha da önem kazanıyor.</p>

<p>A5 Savunma Sanayii Dergisi olarak yaklaşımımız, ilk paylaşan olmak yerine doğru bilgiyi, doğru bağlamda ve güvenilir kaynaklara dayanarak aktarmak. Savunma haberciliğinde güvenin korunması için doğruluk ve kaynak kontrolünün hızdan daha önemli olduğuna inanıyoruz.</p>

<h3><strong>AÇIK KAYNAKLAR İLE ASKERÎ GİZLİLİK ARASINDAKİ HASSAS ÇİZGİ</strong></h3>

<p><strong>8.⁠ ⁠A5 Savunma Sanayii Dergisi olarak, kritik askeri teknolojileri haberleştirirken kamuoyuna açık bilgiler ile askeri gizlilik arasındaki hassas çizgiyi nasıl koruyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>Dr. İpek İpek:</strong> A5 Savunma Sanayii Dergisi olarak bizim için habercilik kadar önemli olan bir diğer konu, yayımladığımız bilginin niteliği ve sınırlarıdır. Savunma sanayii doğası gereği stratejik ve hassas bir alan. Bu nedenle bir bilginin kamuoyuna açık olması, bizim açımızdan tek başına yayımlanması için yeterli bir ölçüt değil.</p>

<p>Haber ve analizlerimizi hazırlarken öncelikle resmî açıklamalar, üretici kuruluşların kamuoyuyla paylaştığı bilgiler, uluslararası fuarlar, açık kaynaklar ve doğrulanabilir teknik veriler üzerinden hareket ediyoruz. Operasyonel güvenliği etkileyebilecek, personeli veya birlikleri riske atabilecek, sistemlerin hassasiyetlerini ortaya çıkarabilecek ya da kamuoyuna açıklanmasının sakıncalı olabileceğini değerlendirdiğimiz ayrıntılarda ise özellikle ihtiyatlı davranıyoruz.</p>

<p>Biz A5’te savunma haberciliğini yalnızca “ne kadar teknik bilgi verebiliriz?” sorusu üzerinden değerlendirmiyoruz. Asıl amacımız; bir sistemin neden önemli olduğunu, hangi teknolojik dönüşümün parçası olduğunu, savunma sanayiine ve stratejik dengelere nasıl etki edebileceğini okuyucuya doğru bir şekilde aktarabilmek.</p>

<p>Dolayısıyla kamuoyunun bilgi edinme hakkı ile millî güvenlik ve askerî gizliliğin korunması arasında bilinçli bir editoryal denge kurmaya çalışıyoruz. Bizim için iyi savunma haberciliği, en hassas bilgiyi yayımlamak değil; doğru bilgiyi, doğru bağlamda ve doğru sınırlar içerisinde okuyucuya ulaştırabilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-hava-gucunde-gorunmeyen-mucadele-siber-saldirilar-elektronik-harp-ve-guvenli-haberlesme</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/savas-ucagi-2.png" type="image/jpeg" length="86736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LÖSEV’den Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin'e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/losevden-gazeteciler-cemiyetine-ziyaret-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/losevden-gazeteciler-cemiyetine-ziyaret-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) temsilcileri Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret ederek, Başkan Nazmi Bilgin ile görüştü. Görüşmede desteklerinden dolayı Bilgin'e teşekkür eden LÖSEV temsilcileri, yeni projeleri için de destek istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Kurumsal İlişkiler Yönetmeni Gizem Onursal ile Basın İletişimleri Yönetmeni N. Deniz Akşimşek Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek, Başkan Nazmi Bilgin ile görüştü. Görüşmede ziyaretçiler LÖSEV’e desteklerinden dolayı Bilgin’e teşekkür ederken, yeni projeleri için de katkı talep etti.</p>

<p>Görüşmede LÖSEV’in çocukların tedavileri için verilen destekler ve hizmetlerden söz edildi. Yeni projelerle geldiklerini belirten Gizem Onursal, “Koşar Adım” projesi doğrultusunda İstanbul’da 11 Ekim’de düzenlenecek koşu konusunda bilgi verdi. Aynı tarihte Ankara’da da Cumhurbaşkanlığı tarafından 21 kilometrelik bir koşunun yapılacağını, Beştepe’den başlayacak bu koşunun 21 kilometrenin sonunda yine Beştepe’de sona ereceğini söyleyen Onursal, “LÖSEV olarak biz de bu koşuda yer alacağız” dedi.</p>

<p><img alt="Lösev Ziyaret1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/losev-ziyaret1.jpeg" width="2000" /></p>

<h2><strong>"Biz koşalım, onlar okusun"</strong></h2>

<p>Bu koşuya katılımcı kuruluşların LÖSEV’e destek için yardım kampanyaları açacağını belirten Onursal, Cemiyet’ten de koşuya katılım ve destek çağrısı yaptı. Onursal, “Biz koşalım, onlar okusun” diyerek, verilecek desteğin çocukların okuması için ayrılacağını belirtti. Onursal, ayrıca 3 Ekim’de hastalığı atlatmış çocuklarla Anıtkabir’e gideceklerini de ifade etti.</p>

<p>LÖSEV’e her zaman destek verdiklerini belirten Nazmi Bilgin de “Biz destek için yine varız. Projenin bir parçası oluruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Lösev Ziyaret2" class="detail-photo img-fluid" height="891" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/losev-ziyaret2.jpg" width="1173" /></p>

<p>Bilgin daha önce de çocukların Cemiyet’i ziyaret getirdiğini hatırlatarak, stüdyoyu gezdiklerini, Cemiyet ve gazetecilik hakkında bilgi aldıklarını da hatırlattı. Benzer bir ziyaretin yine yapılabileceğini belirten Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti olarak LÖSEV’e de çocuklara da desteğe her zaman hazır olduklarını dile getirdi.</p>

<p>Ziyaret LÖSEV’in broşürlerinin ve afişlerinin iletilmesi ve fotoğraf çekilmesi ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/losevden-gazeteciler-cemiyetine-ziyaret-1</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-25-144733.png" type="image/jpeg" length="95440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AİHM'in Osman Kavala kararının ardından insan hakları örgütlerinden çağrı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aihmin-osman-kavala-kararinin-ardindan-insan-haklari-orgutlerinden-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aihmin-osman-kavala-kararinin-ardindan-insan-haklari-orgutlerinden-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, AİHM Büyük Dairesi’nin Osman Kavala kararının ardından Türkiye’ye çağrıda bulundu. 38 insan hakları örgütü, AİHM kararının uygulanmasını, Kavala’nın derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını ve mahkûmiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı (İHSDA), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararının ardından Türkiye’ye çağrıda bulundu. 38 insan hakları örgütü, AİHM kararının uygulanmasını, Kavala’nın derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını ve mahkûmiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını istedi.</p>

<h2><strong>AİHM, Türkiye’yi altı maddeden ihlal kararıyla karşı karşıya bıraktı</strong></h2>

<p>AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusunda Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğine hükmetti.</p>

<p>Mahkeme; işkence ve kötü muamele yasağı, özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğine karar verdi.</p>

<p>AİHM ayrıca Kavala’ya <strong>70 bin Euro manevi tazminat</strong> ödenmesine hükmetti.</p>

<h3><strong>İnsan hakları örgütlerinden “karar uygulansın” çağrısı</strong></h3>

<p>38 insan hakları örgütünden oluşan İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, kararın ardından yaptığı açıklamada Türkiye’nin AİHM kararını gecikmeksizin uygulaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ağ, AİHM’in Kavala’nın <strong>mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını</strong>, mahkûmiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve tespit edilen hak ihlallerinin giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını istediğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>“Kısıtlamalar Kavala’yı susturmak amacıyla kullanıldı”</strong></h3>

<p>İHSDA açıklamasında, AİHM’in Kavala’ya yöneltilen suçlamaların şiddet içeren herhangi bir eyleme dayanmadığına ve söz konusu faaliyetlerin barışçıl niteliğine dikkat çektiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Kavala’nın haklarına getirilen kısıtlamaların <strong>“onu susturmak amacıyla kullanıldığı”</strong> yönündeki AİHM tespitine de yer verildi.</p>

<h3><strong>“Yaklaşık dokuz yıldır özgürlüğünden yoksun”</strong></h3>

<p>İnsan hakları örgütleri, Osman Kavala’nın insan hakları ve sivil toplum alanındaki çalışmaları nedeniyle yaklaşık dokuz yıldır özgürlüğünden yoksun bırakıldığını belirtti.</p>

<p>Açıklamada, AİHM’in 2019 yılında Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını öngören bağlayıcı bir karar verdiği, buna rağmen tutukluluk ve mahkûmiyet sürecinin devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı”</strong></h3>

<p>İHSDA, Türkiye’nin bağlayıcı AİHM kararlarını eksiksiz ve gecikmeksizin uygulaması gerektiğini belirterek, <strong>“Osman Kavala derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır”</strong> çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağ ayrıca Kavala’nın mahkûmiyetinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve AİHM tarafından tespit edilen ihlallerin giderilmesini istedi.</p>

<p><strong>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı’nın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi bugün açıkladığı kararında, Türkiye’nin hak savunucusu Osman Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması, mahkûmiyetinin sonuçlarını ortadan kaldırması ve tespit edilen ihlâlleri etkili biçimde gidermek üzere gerekli tüm tedbirleri bir an önce alması gerektiğini belirtti.</i></p>

<p><i>AİHM, Kavala’nın özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, ifade özgürlüğü ile barışçıl toplanma ve örgütlenme haklarının ihlâl edildiğine hükmetti. Mahkeme ayrıca işkence ve kötü muamele yasağının ihlâl edildiğini tespit etti. Kavala’ya yöneltilen suçlamaların şiddet içeren herhangi bir eyleme dayanmadığını ve söz konusu faaliyetlerin barışçıl niteliğini vurgulayan Mahkeme, Kavala’nın haklarına getirilen kısıtlamaların onu susturmak amacıyla kullanıldığına karar verdi.</i></p>

<p><i>Osman Kavala, insan hakları ve sivil toplum alanındaki çalışmaları nedeniyle yaklaşık dokuz yıldır özgürlüğünden yoksun bırakılıyor. AİHM’in 2019 yılında verdiği ve Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını öngören bağlayıcı karara rağmen bu ağır adaletsizlik sürüyor.</i></p>

<p><i>Türkiye, bağlayıcı AİHM kararlarını gecikmeksizin ve eksiksiz biçimde uygulamalı; Osman Kavala derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır. Mahkûmiyetinin sonuçları ortadan kaldırılmalı ve yıllardır sürdürülen bu hukuksuzluğa son verilmelidir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aihmin-osman-kavala-kararinin-ardindan-insan-haklari-orgutlerinden-cagri</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e3fa8b09-be65-4a3e-836e-f349c464ae56.webp" type="image/jpeg" length="80627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den bakanlık önünde eylemlerini sürdüren madencilere destek ziyareti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-bakanlik-onunde-eylemlerini-surduren-madencilere-destek-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-bakanlik-onunde-eylemlerini-surduren-madencilere-destek-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi maden işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde sürdürdüğü eylem 16’ncı gününe girdi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, beraberindeki parti heyetiyle birlikte bakanlık önüne gelerek işçilere destek ziyaretinde bulundu ve yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan ve alacaklarının ödenmediğini belirten Bağımsız Maden-İş üyesi işçiler ile ailelerinin, Ankara'da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki bekleyişi devam ediyor. Eylemin 16'ncı gününde alana gelen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e; Genel Başkan Yardımcıları Utku Çakırözer ve Yunus Emre, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, milletvekilleri Gamze Taşcıer, Cemal Enginyurt, Mustafa Sarıgül ile Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin eşlik etti.</p>

<h3><strong>Başaran Aksu: "Müfettiş raporu haklılığımızı ortaya koydu, sözler tutulmadı"</strong></h3>

<p>Ziyaret sırasında eylem sürecine ve yaşanan görüşmelere ilişkin bilgi veren Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, işçilerin uzun süredir ücretsiz izne çıkarıldığını, kıdem ve emeklilik tazminatlarının ödenmediğini belirtti.</p>

<p>Nisan ayında İçişleri, Enerji ve Çalışma bakan yardımcılarının katılımıyla bir görüşme yapıldığını ve Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin hazırlayacağı rapora uyulması yönünde mutabakat sağlandığını hatırlatan Aksu, şunları aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Haziran ayının ortasında Çalışma Bakanlığı müfettişi, sendikanın ve işçi arkadaşların tezlerini onaylayan bir rapor çıkarttı. Holding de masada bunu tanıyacağını beyan etmişti. Ancak 16 gündür buradayız ve madenciler 6 kez gözaltına alındı. Bakanlıktan yetkililerle görüşme taleplerimiz bugüne kadar karşılık bulmadı. Şu an içeride 5 arkadaşımız görüşmede.</i></p>

<p><i>Talebimiz; süresiz ücretsiz izin paralarının yatırılması, sigorta primlerinin işlenerek emeklilik yaşına gelmiş işçilerin emekli edilmesi, ihbar tazminatlarının ödenmesi ve sendikal nedenle işten çıkarılan 6 arkadaşımızın haklarının verilmesidir. Bugün burada bir çözüm çıkmazsa yarın Cumhurbaşkanlığı ile görüşmek üzere başvuruda bulunacağız."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Özgür Özel: "Kayyum atayın ya da kamulaştırın"</strong></h3>

<p>İşçilere hitap eden YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, geçmiş aylarda yürütülen mücadelelerle bazı alacakların tahsil edildiğini ancak verilen sözlerin tamamının yerine getirilmediğini söyledi. Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Burada Yıldızlar SSS Holding’den alacaklı olan maden işçilerine verilen sözler tutulmadığı için dayanışma amacıyla buradayız. Aileler, eşler ve çocuklar günlerdir kaldırımda bekliyor. Kameralar ve siyasetçiler uzaklaştığında mutabakatlara uyulmuyor; fazla mesailer, tazminatlar ödenmiyor.</i></p>

<p><i>Burada somut bir hak kaybı ve emek sömürüsü var. Farklı gerekçelerle şirketlere kayyum atayan ya da kamulaştırma yoluna giden yetkililere sesleniyorum: Bu holdinge de bir kayyum atayın, işçilerin bütün borçlarını ödesin. Gerekiyorsa işletmeyi kamulaştırın. 'Bu parayı ödemezsen işletmeye el koyuyorum' iradesini gösterin."</i></p>
</blockquote>

<p>Konuşmasında tüm çalışanlara örgütlü mücadele çağrısında da bulunan Özel, "İşçinin işçiden başka dostu yoktur. İşçiler gerçek anlamda mücadele veren sendikaların etrafında birleştiklerinde haklarını alabilirler" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Baretli protesto ile uğurlandı</strong></h3>

<p>Açıklamaların ardından Özgür Özel, madencilerle birlikte kaldırıma oturarak baretlerin yere vurulduğu protesto eylemine katıldı. İşçiler, "Hakkımız burada, almaya geldik" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları atarak Özel ve beraberindeki heyeti uğurladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-bakanlik-onunde-eylemlerini-surduren-madencilere-destek-ziyareti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-189215.png" type="image/jpeg" length="57610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 ilde eş zamanlı narkotik operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-es-zamanli-narkotik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-es-zamanli-narkotik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari ve Samsun’da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda 265 kilogram skunk ele geçirildi. 4 şüpheliden 3’ü tutuklandı, 1 kişi hakkında adli kontrol uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hakkari</strong> ve <strong>Samsun</strong>’da uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik jandarma ekiplerince operasyon düzenlendi. Çalışmalarda toplam 265 kilogram skunk uyuşturucu maddesi ele geçirilirken, 4 şüpheli yakalandı.</p>

<h2><strong>Hakkari ve Samsun’da operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p>Operasyonlar, <strong>Jandarma Genel Komutanlığı </strong>Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Hakkari ve Bafra Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Hakkari, Van ve Samsun İl Jandarma Komutanlıklarınca yürütülen çalışmalar sonucunda uyuşturucu madde ticaretiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelilere yönelik operasyonlar düzenlendi.</p>

<h3><strong>265 kilogram skunk ele geçirildi</strong></h3>

<p>Operasyonlarda Hakkari’de 127 kilogram, Samsun’da ise 138 kilogram skunk uyuşturucu maddesi ele geçirildi. İki ilde ele geçirilen uyuşturucunun toplam miktarı 265 kilogram olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında uyuşturucu madde ticaretiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 3’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir şüpheli hakkında ise <strong>adli kontrol </strong>hükümleri uygulandı.</p>

<h3><strong>Uyuşturucuyla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Jandarma ekiplerinin uyuşturucu madde ticaretine yönelik çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Güvenlik güçlerinin operasyonlarla uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Gençleri hedef alan uyuşturucu ticaretine karşı mücadelenin kararlılıkla devam edeceği bildirildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Hakkari ve Samsun’da "Uyuşturucu Madde Ticaretine" yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda; 265 kg skunk uyuşturucu maddesi ele geçirildi.<br />
<br />
Operasyonlarda 4 şüpheli zehir taciri yakalandı. Şüphelilerden 3’ü tutuklandı. 1'i hakkında adli kontrol hükümleri… <a href="https://t.co/b1GXac1fiO" rel="nofollow">pic.twitter.com/b1GXac1fiO</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2092205355803582938?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 25, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-es-zamanli-narkotik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2-ilde-es-zamanli-narkotik-operasyonunda-3-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="26851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Başkanı Irmak'tan ana dilde eğitim çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sen-baskani-irmaktan-ana-dilde-egitim-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sen-baskani-irmaktan-ana-dilde-egitim-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nda ana dilde eğitimin önemine dikkat çekerek, “Ana dili kültürdür, duygudur, bağdır. Biz bütün çocukların kendi ana dillerinde eğitim görmesini istiyoruz” dedi. Irmak, eğitim sisteminde dinselleştirme ve piyasalaştırmaya karşı bilimsel, laik ve demokratik eğitim çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Eğitim Sen Genel Başkanı <strong>Kemal Irmak</strong>, 6. Demokratik Eğitim Kurultayı'nda yaptığı konuşmada ana dilde eğitimin önemine dikkat çekerek, “Ana dili kültürdür, duygudur, bağdır. Biz bütün çocukların kendi ana dillerinde eğitim görmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Eğitim Sen’in kurultayı başladı</strong></h2>

<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) 29 Ağustos’a kadar sürecek <strong>6. Demokratik Eğitim Kurultayı </strong>başladı. Kurultayda eğitimin temel sorunlarının yanı sıra laik ve ana dilde eğitim ile dijital dönüşüm başlıkları ele alınıyor.</p>

<p>Kurultayın açılışında Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) Başkanı John MacGabhann ve Eğitim Enternasyonal Başkanı Mugwena Maluleke değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>“Bu düzen hep böyle olmak zorunda değil”</strong></h3>

<p>Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, çocukların soru sormasının ve sorgulamasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gülez, soru soran çocukların yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, sömürü, erkek egemenliği ve savaş gibi konuları da sorgulayacağını belirterek, “Bu düzen hep böyle olmak zorunda mı?” sorusuna yanıtlarının “Hayır” olduğunu söyledi.</p>

<p>Kamusal, bilimsel ve laik eğitimin gerekliliğini vurgulayan Gülez, çocukların eğitim hakkının yalnızca okul binasına erişimle sınırlı olmadığını ifade etti. Gülez, beslenme, ulaşım, barınma ve ders materyalleri gibi ihtiyaçların da kamusal olarak güvence altına alınması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>“Mesele kaynak değil, tercih meselesi”</strong></h3>

<p>Eğitim bütçesine ilişkin eleştirilerde de bulunan Gülez, kamu kaynaklarının kullanımına dikkat çekti.</p>

<p>Gülez, sermayeye, büyük projelere ve farklı harcamalara kaynak ayrılırken öğrencilerin beslenmesi ve eğitim emekçilerinin istihdamı için yeterli kaynak bulunmamasını eleştirerek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Sermayeye kaynak bulunuyor da öğrencilerin, çocukların bir öğün yemeğine mi bulunamıyor? Dev projelere bütçe bulunuyor, harekatlara kaynaklar aktarılıyor da okulların temizliğine mi bulunamıyor? Şirketlere teşvik bulunuyor da yeterli sayıda eğitim ve bilim emekçisi istihdamı yapmaya mı kaynak bulunamıyor? Her türlü harcamaya bütçe bulunuyor da eğitim ve bilim emekçilerinin insanca yaşayacağı durumlara mı bütçe bulunamıyor? Demek ki mesele bir kaynak meselesi değil, mesele bir tercih meselesi"</i></p>

<h3><strong> “Dinselleştirme ve piyasalaştırma”</strong></h3>

<p>Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise müfredat değişiklikleri, ÇEDES projeleri ve Milli Eğitim Akademisi gibi uygulamaların aynı siyasal projenin parçaları olduğunu savundu.</p>

<p>Irmak, bu projenin iki temel ayağının “dinselleştirme ve piyasalaştırma” olduğunu belirterek bilimsel, laik ve demokratik eğitimin önemine vurgu yaptı:</p>

<p><i>"Bu projenin iki temel ayağı olduğunu ifade ettik. Bunlardan birisi dinselleştirme, diğeri de piyasalaştırma. Bilimsel eğitim şüphe etmeyi öğretir. Bunlar şüphe edilmesini istemiyorlar. Bilimsel eğitim, eleştirel eğitim soru sormayı öğretir. Laik eğitim farklı inançlara ve inançsızlıklara eşit durmayı öğretir. Demokratik eğitim ise çocuğu devletin makbul yurttaşı olarak değil, kendi aklına ve iradesine sahip özgür insan olarak yetişmesini sağlıyor. Piyasalaştırma, eğitim hakkını sınıfsal bir ayrımcılığa dönüştürdü. Bugün Türkiye'de aynı yaştaki çocuklar aynı ülkenin çocukları olabilirler. Eğitimdeki eşitsizlikler toplumsal eşitsizliğin okul içindeki görünümüdür. Yoksulluk çocukla birlikte okul kapısından da maalesef içeri giriyor. Eğitimin dinselleştirilmesine yönelik itirazlarımızı da doğru yerden kurmak istiyoruz. Laiklik dinsizlik değildir. Laiklik herhangi bir inanca karşı olmak da değildir. Laiklik, devletin bütün inançlar ve inançsızlıklar karşısında tarafsız olmasıdır. Okul ise bütün çocukların ortak kamusal alanıdır. Ortak kamusal alanında herkes laik bir eğitimden yeterince desteğini görebilmelidir."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Çocuklarımız işçi, MESEM’ler bir eğitim modeli değildir”</strong></h3>

<p>Irmak, Mesleki Eğitim Merkezleri'ne (MESEM) ilişkin de eleştirilerde bulundu.</p>

<p>MESEM'lerde öğrencilerin yaşamını yitirdiğini ve staj süreçlerinde çeşitli sorunlarla karşılaştığını savunan Irmak, “Çocuklarımızın yeri MESEM’ler değildir, MESEM’ler bir mesleki eğitim modeli değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Ana dili kültürdür, duygudur, bağdır”</strong></h3>

<p>Irmak'ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de <strong>ana dilde eğitim</strong> oldu.</p>

<p>Eğitim Sen'in kuruluşundan bu yana ana dilde eğitim talebini sürdürdüğünü belirten Irmak, ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını söyledi.</p>

<p>Irmak, “Ana dili kültürdür, duygudur, bağdır, ailesiyle, yaşadığı coğrafyayla kurduğu bir bağdır. Çocuğun dünyayı anlamlandırmaya başladığı ilk alandır” dedi.</p>

<p>Bir çocuğun ana dilini okulun dışında bırakmasının, çocuğun varlığının bir bölümünü okulun dışında bırakmak anlamına geldiğini savunan Irmak, “Biz bütün çocukların kendi ana dillerinde eğitim görmesini istiyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Irmak, Türkiye'deki farklı kimlik ve kültürlere işaret ederek çok dilliliğin ve çok kültürlülüğün sağlanması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>KESK: “Dilinizi anlamadığımız çocukla kolektif değer üretemeyiz”</strong></h3>

<p>KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da ana dilde eğitim talebinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Koçak, <i>"Sistem eğitim yoluyla kendi insan tipini yaratmaya çalışıyor. Bunu yaparken de farklı kimlikleri, dinleri ve kültürleri yok sayarak işe başlıyor. Sonra farklı mezhepleri yok sayıyor. Ardından cinsiyet kimliklerinden gelen farklılıkları toplumsal cinsiyet rolleri kapsamında ayrıştırıyor, kadının kimliğini ve iradesini olabildiğince yok etmeye çalışıyor. Biat kültürünü kadının üzerinden örgütlemeye çalışıyor. Geldiğimiz noktada iktidar, inanca nasıl yaklaşılacağına bile kendisi karar vermek istiyor" </i>dedi.</p>

<h3><strong>ETUCE Başkanı: “Eğitim piyasalaştırılıyor”</strong></h3>

<p>Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) Başkanı John MacGabhann ise Eğitim Sen'in eğitim ve sendikacılık değerlerini temsil ettiğini belirterek, eğitim alanında piyasalaştırma ve özelleştirme eğilimlerinin farklı ülkelerde de görüldüğünü söyledi:</p>

<p><i>"Avrupa Eğitim Sendikaları Konfederasyonu olarak bunu görüyoruz, bizim açımızdan bir umut ve bir ilham kaynağısınız. Sizler şu anda bu kadar cesaret, zeka ve dayanıklılık anlamında hakiki zorluklarla karşı karşıya kaldınız, karşı karşıya kalmaya devam ediyorsunuz. Şu anda sizlerin karşı karşıya olduğu ideolojik saldırı bizlerin de aslında karşı karşıya olduğumuz ideolojik saldırı aslında artık birbiriyle örtüşmeye başladı. Daha fazla ülkede eğitimin piyasallaşması ve özelleştirilmesi söz konusu ve bizim karşımızda bir mutlak görev var. Bu yeni emperyalizme karşı savaşmamız gerekiyor. Piyasallaştırılan, bizleri bölen ve köleleştiren bu yeni emperyalizmin karşısında durmamız gerekiyor."</i></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitim-sen-baskani-irmaktan-ana-dilde-egitim-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/egitim-sen-genel-baskani-kemal-irmak-zorunlu-egitim-12-yil-olmak-zorunda.jpg" type="image/jpeg" length="36538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka için Avrupa Birliği alarmı: İnsan kontrolünden çıkma riski]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yapay-zeka-icin-avrupa-birligi-alarmi-insan-kontrolunden-cikma-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yapay-zeka-icin-avrupa-birligi-alarmi-insan-kontrolunden-cikma-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, hızla gelişen yapay zeka teknolojileri nedeniyle ortaya çıkabilecek güvenlik risklerine karşı insan denetiminin korunması gerektiğini bildirdi. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, bazı yapay zeka modellerinin test ortamlarının dışına çıktığını ve siber güvenlik açısından zarara yol açtığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yapay zeka</strong> güvenliği konusunda <strong>Avrupa Birliği</strong>’nden yeni bir uyarı geldi. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, yapay zeka teknolojilerinin gelişimine ilişkin değerlendirmesinde, insanların teknoloji üzerindeki kontrolünü kaybetmesini en ciddi güvenlik tehditlerinden biri olarak gösterdi.</p>

<h2><strong>AB’den yapay zeka güvenliği için insan denetimi vurgusu</strong></h2>

<p>Virkkunen, Finlandiya kamu yayıncısı Yle'de katıldığı programda yapay zeka teknolojilerinin gelişimi ve bu teknolojilerin beraberinde getirebileceği riskleri değerlendirdi.</p>

<p>Yapay zekanın gelişmişlik düzeyinin güvenlik önlemlerinin sürekli uygulanmasını gerektirdiğini belirten Virkkunen, insan kontrolünün korunmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Virkkunen, "Bu teknolojiler o kadar gelişmiş durumda ki belirli güvenlik önlemlerinin sürekli yürürlükte olması ve kontrolün insanda kalması son derece önemli" dedi.</p>

<h3><strong>Bazı yapay zeka modelleri test ortamlarının dışına çıktı</strong></h3>

<p>AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Virkkunen, son dönemde bazı yapay zeka modellerinin kendileri için hazırlanan test ortamlarının dışına çıktığını belirtti. Virkkunen, söz konusu modellerin bu süreçte siber güvenlik açısından zarara yol açtığını söyledi.</p>

<p>Avrupa Birliği’nin yapay zekadan kaynaklanabilecek tehditlere karşı mevzuat çalışmalarıyla hazırlık yaptığını aktaran Virkkunen, AB Yapay Zeka Yasası kapsamında model sağlayıcılarına getirilen yükümlülüklere de değindi.</p>

<p>Buna göre model sağlayıcılarının riskleri sürekli değerlendirmesi ve gerekli güvenlik mekanizmalarını uygulaması gerekiyor. Virkkunen, yasanın bu alanlarda sağlayıcılara sorumluluk yüklediğini hatırlattı.</p>

<h3><strong>AB yapay zeka modellerinin sürekli izlenmesini istiyor</strong></h3>

<p>Virkkunen, yapay zekanın kötü amaçlarla kullanılmasına yönelik risklere de dikkat çekti. Dünyada bu teknolojileri kötü amaçlarla kullanmaya hazır aktörlerin bulunduğunu belirten Virkkunen, risklerin sürekli değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Virkkunen, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bundan korktuğumu söyleyemem ancak elbette sürekli dikkate alınan ve alınması gereken bir risk. Yapay zeka modellerinin güvenli olduğundan, sürekli değerlendirildiğinden ve piyasaya sunulduktan sonra da izlendiğinden emin olmalıyız." </p>

<p>Bu kapsamda yapay zeka modellerinin yalnızca piyasaya sunulmadan önce değil, kullanım sonrasında da takip edilmesinin gerekli olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Yapay zeka için uluslararası iş birliği çağrısı</strong></h3>

<p>Virkkunen, küresel teknoloji şirketleri ile diğer aktörlerin Avrupa Birliği tarafından belirlenen kuralları dikkate aldığını ifade etti. Yapay zekadan kaynaklanabilecek tehditlere karşı korunmada uluslararası işbirliğinin önemli bir araç olduğunu belirtti.</p>

<p>AB Komisyonu Başkan Yardımcısı, yapay zeka teknolojilerinde insan denetiminin teknolojik gelişmenin bütün aşamalarında korunması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yapay-zeka-icin-avrupa-birligi-alarmi-insan-kontrolunden-cikma-riski</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-bf6fd0280467a595723e27681e284f15.webp" type="image/jpeg" length="81794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale Ayvacık’ta zirai alanda yangın: Havadan ve karadan müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/canakkale-ayvacikta-zirai-alanda-yangin-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/canakkale-ayvacikta-zirai-alanda-yangin-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Dibekli köyünde zirai alanda yangın çıktı. Yangına 5 uçak, 5 helikopter, 15 arazöz, 3 itfaiye ve 2 dozerle müdahale ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çanakkale</strong>’nin <strong>Ayvacık</strong> ilçesine bağlı <strong>Dibekli</strong> köyünde bulunan zirai alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangının fark edilmesinin ardından durum ekiplerine bildirildi. İhbar üzerine bölgeye orman personeli ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.</p>

<p>Yangının etkili olduğu bölgeye ulaşan ekipler, alevlerin kontrol altına alınması için çalışma başlattı. Söndürme faaliyetlerine hem kara ekipleri hem de hava araçlarıyla destek veriliyor.</p>

<h2><strong>Yangına 145 personelle müdahale ediliyor</strong></h2>

<p>Çanakkale Valisi Ömer Toraman tarafından yapılan açıklamaya göre, Dibekli köyündeki yangına geniş bir ekip ve araç desteğiyle müdahale gerçekleştiriliyor.</p>

<p><strong>Yangın</strong> söndürme çalışmalarında 5 uçak ve 5 helikopterin yanı sıra 15 arazöz, 3 itfaiye aracı ve 2 dozer kullanılıyor. Bölgede toplam 145 personelin görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Hava araçları yangının etkili olduğu alanlara müdahale ederken, kara ekipleri de alevlerin ilerleyebileceği bölgelerde çalışmalar yürütüyor. </p>

<p>Dibekli köyündeki zirai alanda başlayan yangının çıkış nedeni henüz netlik kazanmadı. Yangının nedenine ilişkin inceleme yapılması beklenirken, ekiplerin önceliğini alevlerin kontrol altına alınması oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede yangın söndürme çalışmalarının sürdüğü ve ekiplerin gelişmelere göre müdahalelerini devam ettirdiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Vali Toraman’dan vatandaşlara uyarı</strong></h3>

<p>Çanakkale Valisi Ömer Toraman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yangına müdahalenin devam ettiğini belirtti. Toraman, yangın riskinin sürdüğüne dikkati çekerek vatandaşlardan açık alanlarda ateş yakmamalarını istedi.</p>

<p>Toraman, yangına neden olabilecek davranışlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Özellikle sıcak ve kuru hava koşullarının etkili olduğu dönemlerde küçük bir kıvılcımın geniş alanlara yayılabileceğine yönelik uyarılar yapılırken, vatandaşların çevre güvenliğine dikkat etmesi istendi.</p>

<h3><strong>Yangın kontrol altına alındı</strong></h3>

<p>Çanakkale Valisi Ömer Toraman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong>Dibekli köyü</strong> kırsalındaki yangının ormanlık alana ulaşmadan ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındığını bildirdi.</p>

<p>Toraman, bölgede soğutma çalışmalarının sürdüğünü belirterek yangına müdahale eden orman teşkilatı başta olmak üzere destek verenlere teşekkür etti. Vali Toraman ayrıca vatandaşlara orman yangınlarına karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/canakkale-ayvacikta-zirai-alanda-yangin-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/canakkalede-zirai-alanda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi.png" type="image/jpeg" length="39904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan İran mesajı: “Korkunç boyutlarda bir insani kriz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-iran-mesaji-korkunc-boyutlarda-bir-insani-kriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-iran-mesaji-korkunc-boyutlarda-bir-insani-kriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki protestolar hakkında yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin protestocuları “daha önce görülmemiş düzeyde” öldürdüğünü öne sürdü. Trump, İran’daki durumun “korkunç boyutlarda insani bir kriz” olduğunu belirterek bunun “derhal durdurulması” gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>, <strong>İran</strong> hakkında sosyal medya hesabından yeni açıklamalarda bulundu. İran yönetiminin protestolara yönelik tutumuna ilişkin iddialarını paylaşan Trump, İran ordusunun büyük bölümüne maaş ödenmediğini ileri sürdü ve ülkedeki protestocuların öldürüldüğünü savundu.</p>

<h2><strong>Trump’tan İran’daki protestolara ilişkin açıklama</strong></h2>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’ı “başarısız” olarak nitelendirdi. İran ordusunun büyük bölümüne maaş ödenmediğini iddia eden Trump, ülkenin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>ABD Başkanı, açıklamasında İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalesine de değindi. Trump, Tahran yönetiminin protestocuları yalnızca gösteriler sırasında değil, protesto etmedikleri zamanlarda da öldürdüğünü öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trumptan-iran-mesaji-korkunc-boyutlarda-bir-insani-kriz</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/trump-32.png" type="image/jpeg" length="17676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır Barosu’ndan Kocaelispor-Amedspor maçı için suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/diyarbakir-barosundan-kocaelispor-amedspor-maci-icin-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/diyarbakir-barosundan-kocaelispor-amedspor-maci-icin-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kocaelispor-Amedspor maçında Amedspor tribünlerine doğru “sarı torba” sallanmasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Baro, eylemin tehdit niteliği taşıdığını ve toplumsal barışı hedef aldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kocaelispor-Amedspor karşılaşmasında Amedspor tribünlerine doğru “sarı torba” sallanmasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Baro, eylemin çatışma ve şiddet görüntülerini çağrıştırdığını belirterek tehdit niteliği taşıdığını ve toplumsal barışı hedef aldığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Diyarbakır Barosu’ndan “sarı torba” tepkisi</strong></h2>

<p>Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, Kocaelispor ile Amedspor arasında oynanan karşılaşmada yaşandığı belirtilen “sarı torba” eylemiyle ilgili açıklama yaptı.</p>

<p>Barodan yapılan açıklamada, Amedspor tribünlerine doğru “sarı torba” sallanmasının kamuoyunda çatışma ve şiddet görüntülerini çağrıştırdığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Tehdit niteliği taşıyor”</strong></h3>

<p>Diyarbakır Barosu, söz konusu eylemin <strong>tehdit niteliği taşıdığını</strong> ve toplumsal barışı hedef aldığını belirtti.</p>

<p>Baro, eylemin sorumlularının tespit edilmesi ve haklarında gerekli hukuki işlemlerin yapılması amacıyla suç duyurusunda bulundu.</p>

<h3><strong>Hangi suçlardan suç duyurusunda bulunuldu?</strong></h3>

<p>Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi tarafından yapılan suç duyurusunda, sorumlular hakkında farklı kanun maddeleri kapsamında işlem yapılması talep edildi.</p>

<p>Bu kapsamda <strong>6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet, TCK 216/2 kapsamında halkın bir kesimini alenen aşağılama, TCK 216 kapsamında halkı kin ve düşmanlığa tahrik, TCK 106 kapsamında tehdit</strong> suçlarından soruşturma yürütülmesi istendi.</p>

<h3><strong>“Hukuki sürecin takipçisi olacağız”</strong></h3>

<p>Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi, suç duyurusunun ardından hukuki sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/diyarbakir-barosundan-kocaelispor-amedspor-maci-icin-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fa575c0a-fa58-4e3e-98f1-73409b1bb6fb.jpg" type="image/jpeg" length="55088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş ile Benfica arasında Lukébakio pazarlığı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-ile-benfica-arasinda-lukebakio-pazarligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-ile-benfica-arasinda-lukebakio-pazarligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, sağ kanat transferi için Benfica forması giyen Dodi Lukébakio'yu kadrosuna katmak amacıyla Portekiz ekibiyle görüşmelerini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer çalışmalarında sağ kanat takviyesine öncelik veren Beşiktaş, rotasını Benfica'nın Belçikalı oyuncusu Dodi Lukébakio'ya çevirdi. Siyah-beyazlıların, 28 yaşındaki futbolcu için Portekiz kulübüyle temaslarını sürdürdüğü ve pazarlıkların bonservis bedeli üzerinde yoğunlaştığı belirtildi.</p>

<h3><strong>BEŞİKTAŞ'IN İLK TEKLİFİ</strong></h3>

<p>Beşiktaş'ın Lukébakio için Benfica'ya sunduğu ilk formülün 3 milyon euro kiralama bedeli ve 17 milyon euro satın alma opsiyonu şeklinde olduğu bildirildi. Böylece siyah-beyazlılar, transferin toplam maliyetini 20 milyon euro seviyesinde tutmayı planladı.</p>

<p>Benfica ise oyuncuyu kiralık göndermek yerine bonservisiyle elinden çıkarmak istiyor. Portekiz basınında yer alan bilgilere göre Benfica'nın beklentisi yaklaşık 20 milyon euro seviyesinde. Bazı kaynaklarda ise Portekiz ekibinin talebinin 20-25 milyon euro aralığında olduğu aktarılıyor.</p>

<h3><strong>BENFICA 20 MİLYON EURO ÖDEMİŞTİ</strong></h3>

<p>Benfica, Lukébakio'yu geçtiğimiz sezon Sevilla'dan kadrosuna katarken yaklaşık 20 milyon euro bonservis bedeli ödemişti. Portekiz ekibinin, oyuncudan bu yatırımını karşılayacak bir gelir elde etmeyi hedeflediği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lukébakio geçtiğimiz sezon Benfica formasıyla 25 resmi maçta 2 gol ve 3 asist üretti. Belçika Milli Takımı'nda da görev yapan deneyimli kanat oyuncusu, kariyerinde Anderlecht, Watford, Fortuna Düsseldorf, Wolfsburg, Hertha Berlin ve Sevilla gibi kulüplerde forma giydi.</p>

<h3><strong>ALTERNATİFİ DAVID NERES</strong></h3>

<p>Beşiktaş yönetimi, Lukébakio transferindeki pazarlıkların sonuçlanmaması ihtimaline karşı alternatif isimler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Napoli'nin Brezilyalı kanat oyuncusu David Neres de siyah-beyazlıların listesinde bulunuyor. Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın Neres transferi için Napoli Başkanı Aurelio De Laurentiis ile temas kurduğu da daha önce gündeme gelmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktas-ile-benfica-arasinda-lukebakio-pazarligi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dodi-lukebakio.jpg" type="image/jpeg" length="23881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SSK ve Bağ-Kur emeklileri için İş Bankası emekli promosyon Ağustos 2026 ne kadar, şartları neler?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-icin-is-bankasi-emekli-promosyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-icin-is-bankasi-emekli-promosyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Bankası emekli promosyon kampanyası Ağustos 2026’da güncelliğini koruyor. Peki maaşını İş Bankası’na taşıyan veya mevcut taahhüdünü yenileyen emekliler ne kadar promosyon alabiliyor, 25 bin TL’lik toplam fırsata nasıl ulaşılıyor ve ödeme hangi koşullarda yapılıyor? SGK emeklileri için 1-31 Ağustos dönemindeki kampanyada maaşa göre 6.250 TL ile 15.000 TL arasında nakit ödeme sunulurken, belirli şartlarla 10.000 TL’ye kadar ek MaxiPuan fırsatı bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ağustos ayının son günlerine yaklaşılırken emekli maaşını farklı bir bankaya taşıyarak daha yüksek <strong>promosyon</strong> almak isteyenlerin araştırmaları sürüyor. Türkiye İş Bankası’nın resmi kampanya sayfasında yer alan bilgilere göre banka, 1-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında SGK emeklilerine yönelik <strong>25.000 TL’ye varan emekli promosyonu</strong> fırsatı sunuyor. Kampanya; Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur kapsamında maaş alan ve belirlenen şartları sağlayan emeklileri kapsıyor. </p>

<p>Kampanyada toplam tutarın tamamı doğrudan nakit ödeme niteliğinde değil. İş Bankası, maaş tutarına göre 6.250 TL ile 15.000 TL arasında değişen nakit promosyonun yanı sıra belirli koşulları karşılayan müşterilere MaxiPuan fırsatları sağlıyor. Böylece en yüksek maaş dilimindeki bir emekli, nakit promosyon ve ek kampanyaları birlikte değerlendirdiğinde toplam 25.000 TL'ye kadar avantaj elde edebiliyor.</p>

<h2><strong>İş Bankası emekli promosyon tutarı ne kadar?</strong></h2>

<p><strong>İş Bankası emekli promosyon</strong> ödemesi, emeklinin bir aya karşılık gelen net gelir veya aylık tutarına göre belirleniyor. Ağustos 2026 kampanyasında nakit promosyon tutarları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>0-9.999 TL maaş:</strong> 6.250 TL nakit promosyon</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10.000-14.999 TL maaş:</strong> 10.000 TL nakit promosyon</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.000-19.999 TL maaş:</strong> 12.500 TL nakit promosyon</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>20.000 TL ve üzeri maaş:</strong> 15.000 TL nakit promosyon</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu rakamlar üç yıllık maaş alma taahhüdü kapsamında sunuluyor. İş Bankası'nın resmi açıklamasına göre kampanyadan yararlanmak isteyen emeklilerin maaşlarını üç yıl boyunca bankadan alma yönünde taahhüt vermesi gerekiyor. Halihazırda maaşını İş Bankası'ndan alan emekliler de kampanya döneminde promosyon taahhüdü vererek veya mevcut taahhütlerini yenileyerek kampanyadan faydalanabiliyor.</p>

<h3><strong>25 bin TL'lik toplam fırsat nasıl oluşuyor?</strong></h3>

<p>İş Bankası'nın açıkladığı 25.000 TL'ye varan toplam avantaj, nakit promosyon ile ek MaxiPuan kampanyalarının birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkıyor. En yüksek maaş grubunda bulunan emekliler 15.000 TL nakit promosyon alabilirken, kampanya koşullarının yerine getirilmesi halinde 10.000 TL'ye kadar ek promosyon fırsatından yararlanabiliyor.</p>

<p>Ancak ek ödüllerin tamamı otomatik olarak ödenmiyor. Fatura talimatı ve kredi kartı kampanyalarında ayrıca belirtilen şartların yerine getirilmesi gerekiyor. Bu nedenle bankanın duyurduğu 25.000 TL'lik rakamın, her emekliye koşulsuz olarak yatırılan tek kalem bir ödeme olmadığına dikkat etmek gerekiyor.</p>

<p><img alt="is bankası promosyon-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/thumbs-b-c-bdb6643acd499b36ec1d6501b01e41bd.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>İlk iki otomatik fatura talimatına 1.000 TL MaxiPuan</strong></h3>

<p>Ağustos kampanyasının ek fırsatlarından biri otomatik fatura ödeme talimatlarına ilişkin. İş Bankası'nın resmi kampanya sayfasında yer alan bilgilere göre, emekli maaşını İş Bankası'ndan alan veya maaşını bankaya taşıyan SGK emeklileri, daha önce vermedikleri iki otomatik fatura ödeme talimatını kampanya döneminde tanımlamaları halinde <strong>1.000 TL MaxiPuan</strong> kazanabiliyor.</p>

<p>Bu fırsattan yararlanabilmek için 1-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında iki yeni otomatik fatura ödeme talimatı verilmesi gerekiyor. Kampanya, daha önce mevcut olan talimatları kapsamadığı gibi, belirlenen koşullara aykırı biçimde iptal edilip yeniden oluşturulan bazı talimatlar da kampanya dışında tutuluyor. Ödülün yüklenebilmesi için talimat verilen iki faturanın 30 Eylül 2026 tarihine kadar talimatlı olarak ödenmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>İlk kredi kartına 9.000 TL MaxiPuan fırsatı</strong></h3>

<p>Toplam promosyon tutarını yükseltebilen diğer fırsat ise ilk kez kredi kartı başvurusu yapan emekli maaş müşterilerine yönelik. İş Bankası'nın resmi açıklamasına göre 1-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında ilk kez İş Bankası bireysel kredi kartına başvuran emekli maaş müşterileri, 30 Eylül 2026'ya kadar toplam 9.000 TL ve üzerindeki alışverişleri karşılığında <strong>9.000 TL MaxiPuan</strong> kazanabiliyor.</p>

<p>Bu kampanyada da belirli müşteri ve kart koşulları bulunuyor. Daha önce bireysel kredi kartı sahibi olmuş müşterilerin yeni müşteri kabul edilip edilmeyeceği konusunda da bankanın kampanya kuralları geçerli. Örneğin daha önce kart sahibi olup kartını 31 Aralık 2025 tarihine kadar iptal ettiren müşteriler, belirtilen şartlar kapsamında yeni kart müşterisi olarak değerlendirilebiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla 25.000 TL'ye varan toplam avantajın hangi bileşenlerden oluştuğunu kontrol etmek isteyen emeklilerin, yalnızca nakit promosyon tutarına değil, ek kampanyaların koşullarına da bakması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın 31. kitabevi Gaziantep'te açıldı" class="detail-photo img-fluid" height="465" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-25t102301069.jpg" width="659" /></p>

<h3><strong>Kimler İş Bankası emekli promosyon kampanyasından yararlanabilir?</strong></h3>

<p>Ağustos 2026 kampanyası, SGK kapsamında emekli maaşı alan farklı grupları kapsıyor. İş Bankası'nın açıklamasında <strong>Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur</strong> emeklileri kampanya kapsamında sayılıyor. Maaşını ilk kez İş Bankası'ndan almak isteyenler ile başka bankadaki emekli maaşını İş Bankası'na taşımak isteyenler kampanyaya dahil olabiliyor. Bankada halihazırda emekli maaşı bulunan müşteriler de belirtilen tarihler arasında taahhütlerini yenileyebiliyor. </p>

<p>Promosyon hesabında ise ödemeye aracılık edilen emekli maaşlarının bir aya karşılık gelen tutarı esas alınıyor. Varsa haciz ve nafaka kesintileri dikkate alınarak hesaplama yapılıyor. Promosyon ödemesi üç yıllık taahhüt dönemi için peşin olarak gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>Promosyon ödemesi ne zaman yapılıyor?</strong></h3>

<p>İş Bankası'nın kampanya koşullarına göre halihazırda emekli maaşını bankadan alan müşterilerin promosyon ödemeleri, başvurudan itibaren <strong>3 iş günü içerisinde</strong> gerçekleştiriliyor. Yeni emekli olup maaş ödemesi İş Bankası hesabına aktarılacak müşterilerde ise ödeme, promosyon hesabına esas maaşın bankaya aktarılmasının ardından 3 iş günü içerisinde yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle başvurunun tamamlanmasının ardından ödemenin aynı gün hesaba geçmesi zorunlu değil. Bankanın belirttiği üç iş günlük süreç dikkate alınıyor.</p>

<p><img alt="İş Bankası'ndan ikinci çeyrekte 17,4 milyar TL net kâr" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/is-bankasi1.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>Üç yıllık taahhüt sona ermeden banka değiştirilebilir mi?</strong></h3>

<p>Emekli promosyonunda önemli konulardan biri de taahhüt süresi. İş Bankası'nın kampanya koşullarına göre taahhüt süresi içerisinde SGK tarafından gelir veya aylık ödemesinin kesilmesi ya da emekli aylığının başka bir kuruma taşınması halinde, daha önce ödenen promosyonun kalan süreye karşılık gelen kısmı kıstelyevm yöntemiyle geri alınabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle banka değişikliği yapmak isteyen emeklilerin yalnızca yeni bankanın sunduğu toplam rakama bakmaması, mevcut bankadaki taahhüt süresini ve olası iade tutarını da dikkate alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>İş Bankası'nda emeklilere sunulan diğer avantajlar neler?</strong></h3>

<p>Promosyon kampanyasının yanında emekli maaş müşterilerine bazı bankacılık avantajları da sunuluyor. İş Bankası, Maximum Kart ve ek kartlar için yıllık ücret alınmadığını belirtiyor. Ayrıca İşCep ve İnternet Şubesi üzerinden emekli maaş hesabından yapılan belirli Türk lirası para transferlerinde ücret avantajı sağlanıyor.</p>

<p>Bankanın açıklamasına göre emekli maaş hesabından hafta içi mesai saatleri içinde diğer banka hesaplarına gerçekleştirilen 50.000 TL ve altındaki TL transferleri ücretsiz yapılabiliyor. İş Bankası hesapları arasındaki havale işlemlerinde ise ücretsiz ve sınırsız kullanım imkanı bulunuyor.</p>

<h3><strong>İş Bankası emekli promosyon başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Maaşını İş Bankası'na taşımak isteyen emeklilerin öncelikle bankanın güncel kampanya koşullarını inceleyerek üç yıllık maaş alma taahhüdünü değerlendirmesi gerekiyor. Başvuru sonrasında emekli maaşının İş Bankası'na aktarılması ve promosyon şartlarının tamamlanmasıyla ödeme süreci başlıyor.</p>

<p>Ağustos 2026 kampanyası <strong>1-31 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında geçerli. Bu nedenle kampanyadan yararlanmak isteyenlerin başvuru ve taahhüt işlemlerini belirtilen dönem içerisinde tamamlaması önem taşıyor. Banka, kampanyanın SGK ile yapılan anlaşma çerçevesinde geçerli olduğunu ve şartların kampanya detaylarında belirtilen koşullara bağlı bulunduğunu açıklıyor.</p>

<h3><img alt="iş bankası emekli promosyon" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/thumbs-b-c-1eed97d8fd2dc3ca62d50566c18f87f5.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İş Bankası emekli promosyonunda dikkat edilmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Emeklilerin başvuru öncesinde özellikle şu noktaları kontrol etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Maaş tutarına karşılık gelen <strong>nakit promosyon</strong> miktarı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Üç yıllık maaş alma taahhüdü,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fatura talimatı için ek MaxiPuan şartları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlk kredi kartı başvurusu ve alışveriş koşulları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>MaxiPuan kampanyalarının son başvuru ve harcama tarihleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mevcut bankadaki taahhüdün devam edip etmediği,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Taahhüt bozulması halinde ortaya çıkabilecek promosyon iadesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sonuç olarak Ağustos 2026 itibarıyla <strong>İş Bankası emekli promosyonu</strong>, maaş dilimine göre 6.250 TL ile 15.000 TL arasında değişen nakit ödeme ve kampanya şartlarına bağlı ek MaxiPuan fırsatlarıyla uygulanıyor. Bankanın resmi kampanya sayfasında toplam avantaj <strong>25.000 TL'ye kadar</strong> gösterilirken, bu tutara ulaşmak için nakit promosyonun yanı sıra ilgili ek kampanyaların koşullarının da yerine getirilmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ssk-ve-bag-kur-emeklileri-icin-is-bankasi-emekli-promosyon</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-azaldi-1.png" type="image/jpeg" length="37312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS sınav giriş belgesi 2026 ne zaman yayınlanacak, sınav yerleri belli oldu mu? ÖSYM AİS ekranından nasıl öğrenilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-sinav-giris-belgesi-2026-ne-zaman-yayinlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-sinav-giris-belgesi-2026-ne-zaman-yayinlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS sınav yerleri 2026 için adayların gözü ÖSYM’den gelecek açıklamaya çevrildi. 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026’da yapılacak. Sınav giriş belgeleri yayımlandığında adaylar okul, bina, salon ve sıra bilgilerini ÖSYM AİS üzerinden görüntüleyebilecek. Peki KPSS sınav yerleri açıklandı mı, giriş belgeleri ne zaman erişime açılacak? İşte son durum ve sorgulama ekranı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>KPSS sınav yerleri 2026</strong> için geri sayım sürüyor. 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun yapılmasına kısa süre kala adaylar, sınava girecekleri okul ve salon bilgilerini gösteren sınav giriş belgesinin erişime açılmasını bekliyor. ÖSYM’nin resmi sınav takvimine göre KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu <strong>6 Eylül 2026 Pazar günü</strong> gerçekleştirilecek. Alan Bilgisi oturumları ise 12 ve 13 Eylül tarihlerinde yapılacak.</p>

<p>25 Ağustos itibarıyla ÖSYM’nin resmi kaynaklarında 6 Eylül’deki KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna ilişkin sınav giriş belgelerinin erişime açıldığına dair bir duyuru bulunmuyor. Bu nedenle <strong>KPSS sınav yerleri henüz açıklanmış değil</strong>. Adayların sınava nerede gireceğini öğrenebilmesi için ÖSYM tarafından sınav giriş belgelerinin yayımlanması gerekiyor.</p>

<p>Sınav giriş belgesinin erişime açılmasıyla birlikte adaylar sınava girecekleri <strong>okul, bina, salon ve sıra numarası</strong> gibi bilgileri öğrenebilecek. Belgenin ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden görüntülenmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>KPSS sınav yerleri açıklandı mı?</strong></h2>

<p><strong>25 Ağustos 2026 itibarıyla KPSS Lisans sınav yerleri henüz açıklanmadı.</strong> ÖSYM’nin güncel resmi takviminde 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun sınav tarihi 6 Eylül 2026 olarak yer alıyor. Ancak sınav giriş belgelerinin yayımlanacağı tarih, ÖSYM’nin sınav takviminde ayrıca belirtilmiş değil.</p>

<p>Bu nedenle bazı kaynaklarda yer alan belirli bir tarih, ÖSYM tarafından resmen ilan edilmiş bir sınav giriş belgesi tarihi olarak değerlendirilmemeli. Sınav tarihinin yaklaşması nedeniyle belgelerin kısa süre içinde erişime açılması beklenirken, <strong>26 Ağustos 2026 tarihi adaylar arasında beklenen tarih olarak öne çıkıyor</strong>. Ancak ÖSYM tarafından bu tarih için resmi bir duyuru yapılmadan kesinleşmiş tarih şeklinde aktarılmaması gerekiyor.</p>

<p>Adayların sınav merkezi bilgilerini öğrenebilmesi için ÖSYM’nin yapacağı duyurunun ardından AİS sistemine giriş yapması gerekecek.</p>

<h3><strong>KPSS sınav giriş belgesi ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavı <strong>6 Eylül 2026 Pazar günü</strong> yapılacak. Sınav giriş belgelerinin ne zaman erişime açılacağına ilişkin ÖSYM’nin resmi takviminde kesin bir tarih bulunmuyor.</p>

<p>Bununla birlikte sınava yaklaşık iki hafta kala adayların sınav merkezi ve salon bilgilerini öğrenebilmesi için giriş belgelerinin sınavdan önce yayımlanması gerekiyor. Bu nedenle adayların özellikle ÖSYM’nin resmi duyurularını takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Belge yayımlandığında adaylar sisteme girerek sınav giriş yerlerini kontrol edebilecek. Sınav binasının adresi de belge üzerinden öğrenilebilecek.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, <strong>26 Ağustos tarihinin şu an için resmi olarak ilan edilmiş bir belge yayın tarihi olmadığıdır</strong>. ÖSYM’den açıklama gelmeden kesin tarih olarak kabul edilmemelidir.</p>

<p><img alt="Ösym Duyurdu E Yds 2025:12 İngilizce Sonuçları Açıklandı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/osym-duyurdu-e-yds-202512-ingilizce-sonuclari-aciklandi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS sınav giriş belgesi sorgulama ekranı neresi?</strong></h3>

<p>KPSS sınav giriş belgesi, ÖSYM’nin <strong>Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden görüntülenebilecek.</p>

<p>Adayların sisteme giriş yaptıktan sonra ilgili sınavı seçerek sınav giriş belgesine ulaşması bekleniyor. Belge yayımlandığında sınav merkezi, bina, salon ve sıra bilgileri burada yer alacak.</p>

<p><a href="https://ais.osym.gov.tr" rel="nofollow">ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</a></p>

<p>Sınav giriş belgesinin yayımlanmasının ardından adayların yalnızca sınav merkezini kontrol etmesi yeterli olmayacak. Sınav günü gidilecek binanın adresinin de önceden incelenmesi, ulaşım planının buna göre yapılması açısından önem taşıyor.</p>

<p>ÖSYM’nin resmi uygulamaları ve internet sitesi üzerinden yapılan duyuruların takip edilmesi, sınav giriş belgesinin ne zaman erişime açıldığını öğrenmenin en güvenilir yolu olacak.</p>

<h3><strong>KPSS sınav giriş belgesinde hangi bilgiler yer alacak?</strong></h3>

<p>Sınav giriş belgesi, adayın sınava hangi merkez ve binada katılacağını gösteren temel belge niteliğinde. Belge yayımlandığında adayların özellikle şu bilgileri kontrol etmesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınava girilecek okul veya bina</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Salon bilgisi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sıra numarası</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav tarihi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın kimlik ve fotoğraf bilgileri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınavla ilgili uyarı ve kurallar</p>
 </li>
</ul>

<p>Sınav binasının adresinin önceden kontrol edilmesi, özellikle farklı bir ilçede sınava girecek adayların ulaşım planını yapabilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Adayların sınav günü yanlarında bulundurması gereken belgeler ve sınava kabul koşulları konusunda ise ÖSYM’nin ilgili sınav kılavuzundaki kurallar esas alınmalı.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Lisans sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>ÖSYM’nin 2026 sınav takvimine göre <strong>KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026 Pazar günü </strong>yapılacak. Lisans Alan Bilgisi sınavlarının ilk günü 12 Eylül Cumartesi, ikinci günü ise 13 Eylül Pazar olarak belirlendi.</p>

<p>2026 KPSS Lisans kapsamında adayların katılacağı diğer oturumlar da farklı tarihlerde gerçekleştirilecek. ÖSYM’nin resmi duyurusuna göre adayların tamamının 6 Eylül’de yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmesi gerekiyor. Alan Bilgisi oturumlarından hangilerine katılacaklarına ise adaylar kendileri karar veriyor.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Lisans sınav takvimi</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>6 Eylül 2026 Pazar:</strong> KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12 Eylül 2026 Cumartesi:</strong> KPSS Lisans Alan Bilgisi 1. gün</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Eylül 2026 Pazar:</strong> KPSS Lisans Alan Bilgisi 2. gün</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>7 Ekim 2026:</strong> KPSS Lisans sonuçlarının açıklanması</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM’nin güncel takviminde KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavının sonuç tarihi <strong>7 Ekim 2026</strong> olarak yer alıyor.</p>

<p><img alt="YKS 2026 açıklandı mı? ÖSYM AİS YKS 2026 sonuçları ne zaman açıklanacak, bugün mü? İşte YKS 2026 tercih tarihleri-2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-58fb36dd1a4f11beb802f73816688f75.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS Ön Lisans ve Ortaöğretim sınavları ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 yılında KPSS yalnızca lisans düzeyinde yapılmayacak. Ön lisans ve ortaöğretim adaylarının katılacağı sınavların tarihleri de ÖSYM tarafından takvimde açıklandı.</p>

<p><strong>2026-KPSS Ön Lisans</strong> sınavı <strong>4 Ekim 2026 Pazar günü</strong> gerçekleştirilecek. Ön lisans sınavının sonuç tarihi ise 30 Ekim 2026 olarak takvimde yer alıyor.</p>

<p><strong>2026-KPSS Ortaöğretim</strong> sınavı ise <strong>25 Ekim 2026 Pazar günü</strong> yapılacak. ÖSYM takvimine göre bu sınavın sonuçları 19 Kasım 2026 tarihinde açıklanacak.</p>

<p>Bu tarihler, 6 Eylül’de yapılacak KPSS Lisans sınavından farklı oturumları kapsıyor. Dolayısıyla adayların kendi başvurduğu KPSS türünün sınav tarihini kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS sınav yerleri nereden öğrenilecek?</strong></h3>

<p>Sınav yerleri açıklandığında adaylar bilgilerini ÖSYM AİS üzerinden öğrenebilecek. Bunun için adayların sisteme kendi kullanıcı bilgileriyle giriş yapması gerekecek.</p>

<p>Sınav giriş belgesi yayımlandığında adayların belgeyi sistemden kontrol ederek sınava girecekleri binanın adresini incelemesi gerekiyor. Özellikle sınav merkezinin adayın ikamet ettiği bölgeden farklı bir yerde olması ihtimaline karşı ulaşım süresinin önceden hesaplanması faydalı olacak.</p>

<p>Sınav giriş belgesiyle ilgili resmi duyuru geldiğinde ÖSYM'nin internet sitesinde ve AİS platformunda ilgili bilgilendirme yapılacak.</p>

<h3><strong>KPSS sınav yerleri için son durum</strong></h3>

<p><strong>KPSS sınav yerleri 2026 itibarıyla henüz açıklanmadı.</strong> 6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür sınavına kısa süre kala adaylar sınav giriş belgelerinin yayımlanmasını bekliyor. ÖSYM'nin resmi takviminde sınav tarihi ve sonuç tarihi açıklanmış durumda ancak sınav giriş belgelerinin erişime açılacağı gün ayrıca belirtilmiş değil.</p>

<p>Adaylar arasında <strong>26 Ağustos 2026</strong> tarihi sınav giriş belgelerinin açıklanabileceği tarih olarak gündeme gelse de ÖSYM bu tarihi henüz resmi olarak duyurmuş değil. Bu nedenle adayların kesinleşmiş bilgi için ÖSYM’nin duyurularını takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Belgenin erişime açılmasıyla birlikte <strong>KPSS sınav yeri, okul, bina, salon ve sıra numarası</strong> gibi bilgiler AİS üzerinden görüntülenebilecek. Sınava girecek adayların belge yayımlandığında bilgilerini kontrol etmesi ve sınav binasının adresini önceden öğrenmesi önem taşıyor.</p>

<p>2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu <strong>6 Eylül 2026 Pazar günü</strong> yapılacak. ÖSYM tarafından açıklanan resmi takvime göre sonuçlar ise <strong>7 Ekim 2026</strong> tarihinde ilan edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-sinav-giris-belgesi-2026-ne-zaman-yayinlanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/7854a5fa-958e-4725-b2bf-b387a22aa503-w.jpg" type="image/jpeg" length="42767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurulu: Şirketlerin devralma işlemlerine onay verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurulu-sirketlerin-devralma-islemlerine-onay-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurulu-sirketlerin-devralma-islemlerine-onay-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurulu, farklı şirketlere ilişkin devralma ve ortak girişim işlemlerini sonuçlandırdı. Warner Bros. Discovery’nin Paramount Skydance tarafından devralınmasına koşullu onay çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rekabet Kurulu</strong>, şirketlerin birleşme, devralma ve ortak girişim oluşturma işlemlerine ilişkin değerlendirmelerini tamamladı.</p>

<p>Kurul, çeşitli şirketler arasındaki işlemlerin bir bölümüne onay verirken <strong>Warner Bros. Discovery Inc</strong>'nin <strong>Paramount Skydance Corporation</strong> tarafından devralınmasına belirli koşullar çerçevesinde izin verdi.</p>

<h2><strong>Warner Bros. Discovery işlemine koşullu onay</strong></h2>

<p>Kurulun kararları arasında Warner Bros. Discovery Inc'nin tek kontrolünün Paramount Skydance Corporation tarafından devralınmasına ilişkin işlem de yer aldı.</p>

<p>Yapılan değerlendirme sonucunda söz konusu devralma işlemine koşullu olarak izin verilmesi kararlaştırıldı.</p>

<h3><strong>UPM-Kymmene ve Sappi ortak girişim kuracak</strong></h3>

<p>Kurul, UPM-Kymmene Corporation ile Sappi Limited tarafından tam işlevsel bir ortak girişim kurulması işlemine de onay verdi.</p>

<p>Bunun yanı sıra Indovida India Private Limited'in EPL Limited ile birleşmesi ve EPL Limited üzerinde Indorama Netherlands B.V. ile Epsilon Bidco Pte. Limited tarafından ortak kontrol oluşturulması işlemi uygun bulundu.</p>

<p>International Flavors &amp; Fragrances Inc'nin <strong>gıda içerikleri </strong>iş koluna ilişkin hisselerinin yüzde 90,1'inin devralınmasına da izin çıktı.</p>

<p>Söz konusu hisselerin, nihai olarak CVC Capital Partners Plc tarafından yönetilen fonlar ve araçlar aracılığıyla devralınması işlemi Kurul tarafından uygun bulundu.</p>

<h3><strong>Farklı sektörlerdeki işlemler karara bağlandı</strong></h3>

<p>Project Potter Holdings, LLC'nin ortak kontrolünün Francisco Partners Management, L.P. ile Heidelberg Materials AG tarafından devralınması işlemi de Kurulun onay verdiği işlemler arasında yer aldı.</p>

<p>Ayrıca C2X Limited ile CP Industrial Capital Management Co. Limited arasında C2X Asia Pte. Limited unvanıyla tam işlevsel bir ortak girişim kurulmasına ilişkin işlem de onaylandı.</p>

<h3><strong>AB Mauri şirketleri arasındaki devralma onaylandı</strong></h3>

<p>Kurul, Associated British Food Plc'nin iştiraki Associated British Foods Asia Pacific Holding Limited tarafından kontrol edilen Hebei Mauri Food Co. Limited'in devralınmasına ilişkin işlemi de değerlendirdi.</p>

<p>Söz konusu şirketin, Associated British Food Plc'nin iştiraki AB Mauri China Limited ile Wilmar International Limited iştiraki Yihai Kerry Arawana Holdings Co. Limited arasında kurulmuş tam işlevsel ortak girişim olan AB Mauri Yihai Kerry Investment Company Limited tarafından devralınmasına izin verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rekabet Kurulunun kararları, şirketlerin ilgili pazarlardaki devralma ve ortak girişim işlemlerine ilişkin değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurulu-sirketlerin-devralma-islemlerine-onay-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rekabet-kurulu-bazi-devralma-ve-ortak-girisim-kurulmasi-basvurularini-karara-bagladi.png" type="image/jpeg" length="30455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malazgirt Zaferi’nin 955. yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/malazgirt-zaferinin-955-yilinda-cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/malazgirt-zaferinin-955-yilinda-cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü dolayısıyla Ahlat’ta düzenlenen programda konuştu. “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin mesaj veren Erdoğan, Türkiye’nin daha güçlü yarınlara taşınacağını ve sürecin hedefe ulaşmasıyla yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>, <strong>Malazgirt Zaferi'</strong>nin 955. yıl dönümü dolayısıyla Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'nde düzenlenen programa katıldı.</p>

<h2><strong>"Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır"</strong></h2>

<p><strong>İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: </strong></p>

<p>"Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum. Yarın tarihimizin en şanlı en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi'nin 955. seneyi devriyesini icra edeceğiz. Fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedeceğiz. Ahlat şehadete ermişlerin, saadete, selamete ermişlerin, Ahlat gazilerin diyarıdır. Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü Ahlat'tan çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir.</p>

<h3><strong>"Şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum"</strong></h3>

<p>Dosta güven veren düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz hafta yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Nemrut Kalderası'nı milli park ilan ettik. Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı olsun diyorum.</p>

<h3><strong>"Burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır"</strong></h3>

<p>Ahlat asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. Burada yetişen alimler Anadolu'yu mamur etmiştir. Burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır.</p>

<h3><strong>"Türkiye'yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız"</strong></h3>

<p>Şundan kimsenin şüphesi olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye'nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Türkiye'yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. İç cephenin direnci artacak. Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek"</strong></h3>

<p>Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak. Barış ve istikrar olacak. Kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddütü olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı sökmüştür. Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/malazgirt-zaferinin-955-yilinda-cumhurbaskani-erdogandan-terorsuz-turkiye-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/332f21d6-24d1-4b24-8507-c39ce905c621.jpg" type="image/jpeg" length="87138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[5 ilde eş zamanlı hazine taşınmazları operasyonu: 27 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/5-ilde-es-zamanli-hazine-tasinmazlari-operasyonu-27-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/5-ilde-es-zamanli-hazine-tasinmazlari-operasyonu-27-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya merkezli 5 ilde hazine taşınmazlarının devrine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 21 adrese operasyon düzenlendi. Aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın Kemer ilçesindeki <strong>hazine taşınmazları</strong>nın mevzuatta belirtilen şartlar oluşmadan bazı kişilere devredildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında operasyon gerçekleştirildi. Antalya'nın yanı sıra <strong>Adana</strong>, <strong>Burdur</strong>, <strong>Isparta</strong> ve <strong>Nevşehir</strong>'de düzenlenen operasyonlarda 27 şüpheli yakalandı.</p>

<h2><strong>5 ilde 21 adrese operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p>Soruşturma, Kemer ilçesindeki bazı hazine taşınmazlarının belirli kişilerin üzerine geçirildiği iddiası üzerine <strong>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından başlatıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ekipler tarafından Antalya'da 21, Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de ise çeşitli adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Çalışmalarda milli emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin de aralarında bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasında Kemer İlçe Tapu Müdürü A.K., Kemer Aspendos Milli Emlak Müdürü E.G.K. ve Kemer Milli Emlak Müdür Yardımcısı vekili S.Y.'nin de bulunduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Taşınmaz ve banka hesaplarına tedbir uygulandı</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong> kapsamında şüphelilerle bağlantılı olduğu değerlendirilen banka hesapları, taşınmazlar ve diğer mal varlıklarının devredilmesini önlemek amacıyla koruma ve el koyma tedbirleri uygulandı.</p>

<p>Bazı hazine taşınmazları hakkında satışın iptali ve devir işlemlerinin engellenmesine yönelik kayıtlar oluşturuldu. Açılan tapu iptal ve tescil davalarında da ihtiyati tedbir kararlarının uygulandığı bildirildi.</p>

<h3><strong>300’den fazla taşınmaz inceleniyor</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında yaklaşık 80 hazine taşınmazı ayrıntılı incelemeye alındı. Yapılan çalışmalarda toplamda 300'den fazla taşınmazın devredildiğinin belirlendiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnceleme kapsamındaki 80 taşınmazın bulunduğu bölgelerdeki güncel piyasa değerleri dikkate alındığında ekonomik büyüklüğün yaklaşık 10 milyar lira seviyesinde olduğu değerlendirildi. Kesin kamu zararının ise taşınmazların satış tarihindeki hukuki durumları, gerçek piyasa değerleri ve Hazine tarafından tahsil edilen bedeller dikkate alınarak yapılacak bilirkişi incelemesinin ardından netleşeceği bildirildi.</p>

<h3><strong>Çok sayıda veri ve kayıt incelendi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>Mali Suçları Araştırma Kurulu</strong> ve banka verileri ile HTS ve baz kayıtları incelendi. Tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi raporları ile taşınmaz satış dosyaları da soruşturma dosyasına dahil edildi.</p>

<p>Teknik ve fiziki takip çalışmalarının yanı sıra <strong>Ceza Muhakemesi Kanunu</strong>'nun 135. maddesi kapsamında elde edilen iletişim kayıtlarının da değerlendirildiği aktarıldı.</p>

<p>İncelemelerde, olayların birbirinden bağımsız işlemlerden oluşmadığı, bazı kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlandığı değerlendirilen kişiler arasında işlem, iletişim, para ve taşınmaz ilişkileri bulunduğu yönünde tespitler yapıldığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Soruşturmanın kapsamı genişletiliyor</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmelerde, yapılanmanın Kemer Milli Emlak Uzmanı G.K'nin sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği yönünde tespitler bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Milli emlak personelinin taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması, satışa engel durumların değerlendirilmesi ve tescil işlemlerinde rol aldığı değerlendirildi.</p>

<p>Sivil olarak nitelendirilen kişilerin ise uygun kişilerin belirlenmesi, taşınmazların edinilmesi ve daha sonra aile ya da bağlantılı kişiler arasında devredilmesi süreçlerinde yer aldığı yönünde tespitler bulunduğu aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/5-ilde-es-zamanli-hazine-tasinmazlari-operasyonu-27-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/antalya-merkezli-5-ilde-hazine-tasinmazlarinin-usulsuz-devri-sorusturmasinda-27-gozalti.png" type="image/jpeg" length="16362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AP Türkiye Raportörü Amor İBB davası için Silivri'de: “Genişleyen tesisler, küçülen adalet”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ap-turkiye-raportoru-amor-ibb-davasi-icin-silivride-genisleyen-tesisler-kuculen-adalet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ap-turkiye-raportoru-amor-ibb-davasi-icin-silivride-genisleyen-tesisler-kuculen-adalet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 400'den fazla sanığın yargılandığı İBB Davası'nı takip etmek üzere Silivri'de olduğunu bildirdi. Amor, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ile de bir araya geldiğini açıklayarak "Genişleyen tesisler, küçülen adalet" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü<strong> Nacho Sanchez Amor</strong>, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 400’ü aşkın sanığın yargılandığı İBB Davası’nı takip etmek üzere Silivri’ye geldi. Amor, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile de görüştüğünü açıkladı.</p>

<h2><strong>AP Türkiye Raportörü İBB Davası için Silivri’de</strong></h2>

<p>AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İBB Davası’nın duruşmasını takip etmek üzere Silivri’de bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Amor, davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte 400’den fazla sanığın yargılandığını belirterek, duruşmaya katılmak ve İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile görüşmek amacıyla Silivri’de olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dilek İmamoğlu ile görüştü</strong></h3>

<p>Amor, Silivri’de bulunduğu sırada Dilek İmamoğlu ile de bir araya geldiğini açıkladı.</p>

<p>AP Türkiye Raportörü, paylaşımında İBB Davası’nın kapsamının büyüklüğüne dikkat çekerek duruşmaların yeni inşa edilen büyük bir salona taşındığını belirtti.</p>

<h3><strong>“Dava o kadar büyük ki teleskopa ihtiyaç duyuyorsun”</strong></h3>

<p>Davanın geniş kapsamına gönderme yapan Amor, yeni duruşma salonunun büyüklüğüne ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Amor, “Süreç o kadar büyük ki dava, yeni inşa edilmiş devasa duruşma salonuna taşındı; orada gerçekten teleskopa ihtiyaç duyuyorsun” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Genişleyen tesisler, küçülen adalet"</strong></h3>

<p>AP Türkiye Raportörü, paylaşımının sonunda duruşma kompleksinin genişletilmesine ilişkin eleştirisini şu ifadelerle dile getirdi:</p>

<p><i>"İBB Davası'na Belediye Başkanı Ekrem İmamoglu ve 400'den fazla sanıkla ilgili bir diğer duruşmaya katılmak ve eşi Dilek'le buluşmak için Silivri'deyim. Süreç o kadar büyük ki dava, yeni inşa edilmiş devasa duruşma salonuna taşındı; orada gerçekten teleskopa ihtiyaç duyuyorsun. Genişleyen tesisler, küçülen adalet."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ap-turkiye-raportoru-amor-ibb-davasi-icin-silivride-genisleyen-tesisler-kuculen-adalet</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/33f637a0-6dbd-4b54-a954-b19f233b5674-w.jpg" type="image/jpeg" length="40579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="84576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="10431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="35662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="77519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="51131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="43369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="22042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="33278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="30469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="15622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="73752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="41419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="80171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="17028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="34545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="84460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="93032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="71485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="95425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="17268"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
