<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 24 Aug 2026 14:08:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa Yenişehir’de orman yangınına müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-yenisehirde-orman-yanginina-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bursa-yenisehirde-orman-yanginina-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Yenişehir ilçesinde orman dışındaki alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık bölgeye yayıldı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, yangına helikopter, arazöz ve su tankeriyle müdahale ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bursa'da orman yangını </strong>nedeniyle ekipler harekete geçti. Yenişehir ilçesine bağlı Fethiye Mahallesi yakınlarında başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı. Alevlerin kontrol altına alınması için havadan ve karadan çalışma yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Bursa orman yangını Fethiye Mahallesi yakınlarında başladı</strong></h2>

<p>Yangın, Yenişehir ilçesinin kırsal Fethiye Mahallesi çevresindeki orman dışı bir bölgede çıktı. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangının ardından bölgeden ihbarda bulunuldu.</p>

<p>İhbar üzerine Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri yangının bulunduğu alana sevk edildi. Yangının rüzgarın etkisiyle ormanlık alana ulaşması üzerine müdahale çalışmaları genişletildi.</p>

<h3><strong>Yenişehir'deki orman yangınına havadan müdahale</strong></h3>

<p>Bursa'nın Yenişehir ilçesinde devam eden yangına havadan müdahale için bir helikopter görevlendirildi. Havadan yapılan çalışmalar, karadan yürütülen müdahaleyle birlikte sürdürülüyor.</p>

<p>Yangının ormanlık alana sıçramasının ardından ekipler alevlerin yayılmasını önlemek amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Bölgedeki müdahalenin mevcut ekiplerle sürdüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bursa'da yangına 3 arazöz ve su tankeriyle müdahale</strong></h3>

<p>Yangına karadan müdahalede 3 arazöz ve bir su tankeri kullanılıyor. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, söz konusu araçlarla alevlere müdahale çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yenişehir'deki yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor. Yangının Fethiye Mahallesi yakınlarında orman dışı alandan başlayarak ormanlık bölgeye sıçradığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bursa-yenisehirde-orman-yanginina-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bursa-yenisehirde-orman-yanginina-mudahale-suruyor.png" type="image/jpeg" length="20748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Yelkenci Derin Atakan dünya ikincisini oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-yelkenci-derin-atakan-dunya-ikincisini-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-yelkenci-derin-atakan-dunya-ikincisini-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğinde İzmir'in Urla ilçesinde gerçekleştirilen 2026 Formula Kite Gençler Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden milli yelkenci Derin Atakan, sergilediği başarılı performansla dünya ikincisi olarak gümüş madalya kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_f2bd6b83a2d8e129-201">Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) koordinasyonunda ve Fenerbahçe Doğuş Yelken Şubesi'nin ev sahipliğinde Urla parkurunda düzenlenen 2026 Formula Kite Gençler Dünya Şampiyonası tamamlandı. Dünyanın farklı ülkelerinden genç sporcuların madalya için yarıştığı organizasyonda Türkiye'yi temsil eden olimpik milli sporcu Derin Atakan, finallerde kürsünün ikinci basamağına çıkmayı başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_f2bd6b83a2d8e129-202">Şampiyona boyunca gösterdiği istikrarlı ve etkili yarış temposuyla ikincilik derecesine ulaşan milli sporcu için federasyon resmi bir kutlama yayımladı. Türkiye Yelken Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, Türk yelken sporunu uluslararası arenada başarıyla temsil eden Derin Atakan ve başarıda emeği geçen tüm teknik heyet tebrik edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-yelkenci-derin-atakan-dunya-ikincisini-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/milli-yelkenci-derin-atakan-2157394.jpg" type="image/jpeg" length="19077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Kiraz’da orman yangını: 4 uçak ve 5 helikopter bölgeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-kirazda-orman-yangini-4-ucak-ve-5-helikopter-bolgeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/izmir-kirazda-orman-yangini-4-ucak-ve-5-helikopter-bolgeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Kiraz ilçesinde Ören Mahallesi’ndeki ziraat arazisinde başlayan yangın ormanlık alana sıçradı. Bölgeye 4 uçak, 5 helikopter, 14 arazöz, 4 su ikmal aracı ve dozer sevk edildi. Yangını kontrol altına alma çalışmaları havadan ve karadan sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong>’in <strong>Kiraz</strong> ilçesine bağlı <strong>Ören</strong> <strong>Mahallesi</strong>’nde bulunan ziraat arazisinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Araziden yükselen alevler kısa süre içerisinde ormanlık alana sıçradı. Yangının fark edilmesinin ardından durum yetkililere bildirildi.</p>

<p>İhbar üzerine<strong> İzmir Orman Bölge Müdürlüğü</strong> ekipleri bölgeye sevk edildi. Yangının ormanlık alanda daha geniş bir alana yayılmasını önlemek amacıyla hava ve kara ekipleri çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>Yangına çok sayıda hava aracıyla müdahale ediliyor</strong></h2>

<p>Yangına müdahale kapsamında bölgeye 4 uçak ve 5 helikopter gönderildi. Hava araçları, yangının etkili olduğu alanlara müdahale ederek alevlerin ilerleyişinin durdurulmasına destek sağlıyor.</p>

<p>Karadan yürütülen çalışmalarda ise 14 arazöz, 4 su ikmal aracı ve bir dozer görev yapıyor. Ekipler, yangının çevresindeki alanlarda çalışmalarını sürdürerek alevlerin kontrol altına alınması için müdahalede bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziraat arazisinden ormanlık alana sıçrayan<strong> yangın</strong>ın kontrol altına alınabilmesi için ekiplerin müdahalesi aralıksız sürüyor. Hava araçlarıyla gerçekleştirilen müdahaleler, kara ekiplerinin çalışmalarıyla koordineli şekilde yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Ekiplerin çalışmaları devam ediyor</strong></h3>

<p>Yangının ne kadar alanda etkili olduğu ve çıkış nedeninin belirlenmesine ilişkin çalışmaların müdahalenin ardından netleşmesi bekleniyor. Ekiplerin önceliğinin yangını kontrol altına almak ve alevlerin çevredeki diğer alanlara ilerlemesini önlemek olduğu bildirildi.</p>

<p>Yangına ilişkin gelişmeler ekiplerin sahadaki çalışmalarına göre takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/izmir-kirazda-orman-yangini-4-ucak-ve-5-helikopter-bolgeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/izmirde-ormanda-etkili-olan-yangina-mudahale-ediliyor.png" type="image/jpeg" length="22267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Erol Özvar'dan üniversite kayıtları için öğrencilere çağrı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-erol-ozvardan-universite-kayitlari-icin-ogrencilere-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-erol-ozvardan-universite-kayitlari-icin-ogrencilere-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK Başkanı Erol Özvar, 2026-YKS sonuçlarına göre üniversiteye yerleşen adaylara kayıt sürecini tamamlamaları çağrısında bulundu. Özvar, başarı sıralamaları ve puanların her yıl değişebildiğine dikkat çekerek öğrencilerin yerleştikleri programa kayıt yaptırmaktan tereddüt etmemelerini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Üniversite </strong>kayıtlarının başlamasıyla birlikte <strong>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar</strong>'dan<strong> 2026-YKS </strong>ile bir yükseköğretim programına yerleşen öğrencilere yönelik açıklama geldi. Özvar, üniversitelerin kontenjanlarının farklı kriterlere göre yeniden düzenlenebildiğini belirterek, bu değişikliklerin programların taban puanları ve başarı sıralamalarına da yansıyabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Üniversite kayıtları başladı</strong></h2>

<p>2026-YKS yerleştirme sonuçlarının ardından bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adaylar için üniversite kayıt süreci bugün başladı. Kayıt işlemlerinin cuma günü sona ereceği bildirildi.</p>

<p>Elektronik kayıt yaptırmak isteyen adaylar ise işlemlerini çarşamba gününe kadar e-Devlet üzerinden gerçekleştirebilecek. Adayların, üniversitelerin kayıt işlemlerine ilişkin yayımladığı belge ve tarihlere göre süreci tamamlamaları gerekiyor.</p>

<h3><strong>YÖK Başkanı Erol Özvar'dan öğrencilere kayıt uyarısı</strong></h3>

<p>YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversiteye yerleşen adaylara yaptığı çağrıda, mevcut yerleştirmelerin gelecek yıllarda aynı şekilde gerçekleşmeyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Özvar, şu ifadeleri kullandı: </p>

<p>"Başarı sıralamaları ve puanlar her yıl değişiyor. Bu yıl yerleştiğiniz üniversite ve programda gelecek yıl aynı fırsatı bulamayabilirsiniz. Bu nedenle bu yıl yerleştiğiniz üniversiteye kayıt yaptırmakta tereddüt etmeyin. Fırsatları kaçırmamak lazım. Her yıl sıralamaların ve puanların değişebileceğini lütfen dikkate alın." </p>

<p>YÖK Başkanı, üniversite kontenjanlarının belirlenmesinde öğrenci talebinin yanı sıra mezunların istihdam durumu, akademik kapasite ve ülkenin ihtiyaçlarının da dikkate alındığını belirtti.</p>

<h3><strong>Üniversite kontenjanları farklı kriterlere göre belirleniyor</strong></h3>

<p>YÖK tarafından son yıllarda yükseköğretim programlarının kontenjanlarında düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemelerde öğrencilerin ilgisinin yanı sıra mezunların istihdam durumu, üniversitelerin akademik kapasitesi ve iş gücü piyasasının ihtiyaçları değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kontenjanların sınırlı, öğrenci talebinin yüksek olduğu programlarda rekabetin artması taban puanlar ile başarı sıralamalarının değişmesine neden olabiliyor. Bu nedenle bir adayın belirli bir başarı sırasıyla yerleştiği programa sonraki yıl aynı başarı sırasıyla yerleşmesinin kesin olmadığı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>2026-YKS'de üniversite doluluk oranları yüksek çıktı</strong></h3>

<p>2026-YKS yerleştirme sonuçları, yükseköğretim programlarına yönelik talebin seviyesini de ortaya koydu. Devlet üniversitelerindeki toplam doluluk oranı yüzde 99,52 olarak hesaplandı.</p>

<p>Lisans programlarında doluluk oranı yüzde 99,15 seviyesinde gerçekleşirken, ön lisans programlarında bu oran yüzde 99,98'e ulaştı. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjanın boş kaldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Üniversite başarı sıralamaları her yıl değişebiliyor</strong></h3>

<p>Yüksek doluluk oranları ve programlara yönelik öğrenci talebindeki değişimler, üniversitelerin başarı sıralamalarının her yıl farklı seviyelerde oluşabilmesine neden olabiliyor.</p>

<p>YÖK Başkanı Özvar da öğrencilere yönelik açıklamasında bu değişkenliğe dikkat çekerek, 2026-YKS kapsamında yerleşilen üniversite ve programdaki kayıt hakkının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Üniversite kayıt süreci devam ederken adayların kayıt tarihlerini ve gerekli belgeleri üniversitelerin duyuruları doğrultusunda takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-baskani-erol-ozvardan-universite-kayitlari-icin-ogrencilere-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/08/erol-ozvar-2.jpg" type="image/jpeg" length="62479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan 'Fırat Kalkanı Harekatı' mesajı: "Teröre tahammül etmeyeceğimizi dosta düşmana ilan ettik"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogandan-firat-kalkani-harekati-mesaji-terore-tahammul-etmeyecegimizi-dosta-dusmana-ilan-ettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogandan-firat-kalkani-harekati-mesaji-terore-tahammul-etmeyecegimizi-dosta-dusmana-ilan-ettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Erdoğan, harekâtın bölgedeki terör ve istikrarsızlığa karşı Türkiye'nin tutumunu ortaya koyduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>, Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından mesaj paylaştı.</p>

<p>Erdoğan, mesajında harekâtın Türkiye'nin bölgedeki terör, çatışma ve istikrarsızlığa karşı tutumunu gösterdiğini belirterek, harekâtta hayatını kaybeden askerleri andı.</p>

<h2><strong>Erdoğan: "Kahraman ordumuzun gücünü tüm dünyaya gösterdik"</strong></h2>

<p>Erdoğan mesajında, <strong>Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 10. yıl dönümünde</strong> şehitleri rahmetle, gazileri ise şükranla andığını ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kahraman ordumuzun gücünü tüm dünyaya gösterdiğimiz; bölgemizde teröre, çatışmaya, istikrarsızlığa tahammül etmeyeceğimizi dosta düşmana ilan ettiğimiz Fırat Kalkanı Harekâtı’nın yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyorum."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Fırat Kalkanı Harekâtı nedir?</strong></h3>

<p>Fırat Kalkanı Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye'nin kuzeyinde, 24 Ağustos 2016'da başlatılan sınır ötesi askeri harekâttır. Harekât, Suriye'nin kuzeyindeki Cerablus ile başlayan bölgede IŞİD'in kontrolündeki alanlara yönelik olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>Türkiye, harekâtın amaçları arasında sınır güvenliğinin sağlanması, IŞİD tehdidinin sınırdan uzaklaştırılması ve Suriye'nin kuzeyindeki terör unsurlarının etkisiz hale getirilmesini gösterdi.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri'nin desteklediği Suriye Milli Ordusu unsurlarıyla yürütülen operasyon kapsamında Cerablus, El Bab ve çevresinde ilerleme sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Harekât 29 Mart 2017'de sona erdirildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kahraman ordumuzun gücünü tüm dünyaya gösterdiğimiz; bölgemizde teröre, çatışmaya, istikrarsızlığa tahammül etmeyeceğimizi dosta düşmana ilan ettiğimiz Fırat Kalkanı Harekâtı’nın yıl dönümünde aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyorum. 🇹🇷 <a href="https://t.co/MmFX8inuWq" rel="nofollow">pic.twitter.com/MmFX8inuWq</a></p>
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) <a href="https://x.com/RTErdogan/status/2091828374565999008?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogandan-firat-kalkani-harekati-mesaji-terore-tahammul-etmeyecegimizi-dosta-dusmana-ilan-ettik</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/67f006ae-be53-42ee-8ee2-63d8b9885a75.webp" type="image/jpeg" length="39273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[M7 metro ne zaman açılacak? Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı ne zaman açılacak? M7 metro çalışması ne zaman bitecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/m7-metro-ne-zaman-acilacak-yildiz-mahmutbey-metro-hatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/m7-metro-ne-zaman-acilacak-yildiz-mahmutbey-metro-hatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı M7'nin Mecidiyeköy-Nurtepe arasındaki sefer düzeni, Mecidiyeköy istasyonunda yürütülen onarım çalışmaları nedeniyle değiştirildi. 27 Nisan 2026'da başlayan çalışmalar kapsamında hattın belirli bölümünde seferler aktarmalı olarak gerçekleştiriliyor. Peki M7 metro ne zaman açılacak, Mecidiyeköy metrosu ne zaman normale dönecek ve Çağlayan ile Kağıthane istasyonlarında seferler nasıl yapılacak? İşte çalışmaların son durumu ve ulaşım düzenlemesinin ayrıntıları.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da önemli toplu ulaşım güzergahlarından biri olan <strong>M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı</strong>nda Mecidiyeköy istasyonunda yürütülen onarım çalışmaları nedeniyle sefer düzeni değişmiş durumda. Metro İstanbul'un güncel hizmet durumuna göre hatta seferler Yıldız-Mecidiyeköy ile Nurtepe istasyonundan aktarmalı şekilde Çağlayan-Mahmutbey arasında gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Çalışmalar nedeniyle “M7 metro ne zaman açılacak?”, “Mecidiyeköy metrosu ne zaman normale dönecek?” ve “Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı ne zaman tam kapasite çalışacak?” soruları ulaşım gündeminin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Metro İstanbul'un 27 Nisan 2026 tarihli duyurusunda, Mecidiyeköy istasyonundaki onarım nedeniyle hatta geçici bir işletme düzenine geçildiği açıklanmıştı.</p>

<h2><strong>M7 Metro çalışması ne zaman bitecek?</strong></h2>

<p>M7 hattındaki onarımın tamamlanacağı tarihe ilişkin İBB tarafından çalışmaların 2026 yılı sona ermeden tamamlanmasının hedeflendiği belirtiliyor. Ancak mevcut durumda Metro İstanbul'un resmi hizmet durumunda M7 hattındaki işletmenin hâlâ onarım nedeniyle aktarmalı sürdüğü görülüyor.</p>

<p>Bu nedenle 24 Ağustos 2026 itibarıyla <strong>M7 hattının tam kapasiteyle yeniden hizmete başlayacağı kesin bir gün açıklanmış değil</strong>. Resmi işletme bilgisinde Mecidiyeköy istasyonundaki çalışmaların devam ettiği ve seferlerin mevcut düzenlemeyle sürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Metro İstanbul'un 27 Nisan'da yaptığı ilk duyuruya göre düzenleme, Mecidiyeköy istasyonundaki onarım çalışmaları tamamlanana kadar uygulanacak. Bu süreçte hattın farklı bölümlerinde metro ve ücretsiz İETT ring otobüsleri birlikte kullanılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mecidiyeköy-Nurtepe arasında seferler nasıl yapılıyor?</strong></h3>

<p>M7 hattındaki düzenlemenin merkezinde Mecidiyeköy-Nurtepe bağlantısı bulunuyor. Metro İstanbul'un duyurusuna göre Mahmutbey-Nurtepe arasında seferler normal tarife ile kesintisiz yapılırken, Yıldız-Mecidiyeköy arasında da normal işletme devam ediyor. Nurtepe-Çağlayan arasında ise 12 dakika aralıklarla mekik metro seferleri uygulanıyor.</p>

<p>Bu işletme modeli nedeniyle yolcuların güzergahın bazı bölümlerinde aktarma yapması gerekiyor. Özellikle Mecidiyeköy yönünden Mahmutbey tarafına devam etmek isteyen yolcular için Nurtepe bağlantısı önem taşıyor.</p>

<p>Metro İstanbul'un güncel arıza ve hizmet durumunda da M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nın çalıştığı, ancak Mecidiyeköy'deki onarım nedeniyle seferlerin Yıldız-Mecidiyeköy ve Nurtepe istasyonundan aktarmalı olarak Çağlayan-Mahmutbey arasında gerçekleştirildiği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Mecidiyeköy metrosunda neden onarım yapılıyor?</strong></h3>

<p>Mecidiyeköy istasyonunda yürütülen çalışma, hattın belirli bölümündeki teknik sorunların giderilmesine yönelik gerçekleştiriliyor. Kullanıcı tarafından paylaşılan İBB açıklamasında, yer altındaki su hareketlerinin zemin ve tünel üzerindeki etkisinin incelendiği, deformasyonun kontrol altına alındığı ve kalıcı çözüm için yapım çalışmalarının başlatıldığı aktarılıyor.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında yaklaşık 60 metrelik deforme olmuş bölüm üzerinde işlem yapılırken, suyun yeniden benzer bir probleme neden olmaması için drenaj sisteminin oluşturulduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle mevcut düzenleme yalnızca istasyon içerisinde yürütülen bir çalışma olarak değil, hattın ilgili bölümünün güvenli ve kalıcı biçimde yeniden işletmeye alınmasına yönelik teknik bir süreç olarak ele alınıyor.</p>

<p><img alt="Taksim Metro İstasyonu Kullanıma Kapatılacak" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/taksim-metro-istasyonu-kullanima-kapatilacak.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Çağlayan ve Kağıthane metro seferleri devam ediyor mu?</strong></h3>

<p>M7 hattındaki düzenlemeden Çağlayan ve Kağıthane istasyonlarının bulunduğu bölüm de etkileniyor. Ancak Metro İstanbul'un 27 Nisan tarihli işletme planına göre bu istasyonlar tamamen ulaşım dışında bırakılmadı.</p>

<p>Nurtepe ile Çağlayan arasında mekik metro seferleri gerçekleştiriliyor. Metro İstanbul, bu seferlerin 12 dakika aralıklarla yapıldığını duyurdu. Böylece Kağıthane ve Çağlayan bölgesindeki yolcuların Nurtepe üzerinden hattın diğer bölümlerine ulaşabilmesi sağlanıyor.</p>

<p>Kağıthane ve Çağlayan'dan Mahmutbey yönüne seyahat edecek yolcular, Nurtepe'de aktarma yaparak Mahmutbey-Nurtepe arasında çalışan metro seferlerine geçebiliyor. Mecidiyeköy ve Yıldız yönüne gitmek isteyen yolcular için ise Nurtepe'den ücretsiz İETT ring otobüsleriyle Mecidiyeköy bağlantısı sağlanıyor.</p>

<h3><strong>Mecidiyeköy'e ulaşım için ücretsiz İETT ringleri kullanılıyor</strong></h3>

<p>Onarım nedeniyle Mecidiyeköy'e doğrudan M7 seferiyle ulaşamayan yolcular için ücretsiz İETT ring otobüsleri devreye alındı.</p>

<p>Metro İstanbul'un açıklamasına göre Mecidiyeköy istasyonu, metrobüs bağlantısı ve otobüs durakları çıkışından hareket eden ring otobüsleriyle Nurtepe istasyonuna ulaşım sağlanabiliyor. Mahmutbey yönünden gelen yolcular da Nurtepe istasyonunun 3 numaralı çıkışından hareket eden ücretsiz ring otobüsleriyle Mecidiyeköy'e geçebiliyor.</p>

<p>Alternatif ulaşım seçenekleri arasında M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı'na erişim de bulunuyor. Nurtepe'den ring otobüsüyle Mecidiyeköy'e geçen yolcular, buradan M2 hattının Şişli-Mecidiyeköy istasyonuna aktarma yapabiliyor.</p>

<h3><strong>Metrobüs bağlantısı nasıl sağlanıyor?</strong></h3>

<p>M7'deki düzenleme nedeniyle metrobüse geçmek isteyen yolcular için de iki farklı alternatif bulunuyor.</p>

<p>Metro İstanbul'un duyurusuna göre Nurtepe, Kağıthane ve Çağlayan arasında çalışan mekik metro seferleri kullanılarak Çağlayan istasyonuna ulaşılabiliyor. Buradan yaklaşık 500 metrelik yürüyüşle metrobüs Çağlayan durağına geçiş yapılabiliyor. Diğer seçenek ise Nurtepe'den ücretsiz İETT ring otobüsüyle Mecidiyeköy'e giderek metrobüsün Mecidiyeköy durağına ulaşmak.</p>

<p>Bu düzenleme, M7 hattını metrobüs ve M2 ile birlikte kullanan yolcular açısından alternatif güzergahların önemini artırıyor.</p>

<h3><strong>M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı hangi duraklardan oluşuyor?</strong></h3>

<p>Metro İstanbul'un resmi hat bilgilerinde M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nın Yıldız'dan Mahmutbey'e uzanan güzergahında toplam 17 istasyon bulunuyor. Hat üzerinde Yıldız ve Fulya'nın yanı sıra Mecidiyeköy, Çağlayan, Kağıthane, Nurtepe, Alibeyköy, Çırçır Mahallesi, Veysel Karani-Akşemsettin, Yeşilpınar, Kazım Karabekir, Yenimahalle, Karadeniz Mahallesi, Giyimkent-Tekstilkent, Oruç Reis, Göztepe Mahallesi ve Mahmutbey istasyonları yer alıyor.</p>

<p>M7'nin Mecidiyeköy-Mahmutbey etabı 28 Ekim 2020'de, Yıldız-Mahmutbey etabındaki Yıldız ve Fulya istasyonları ise 2 Ocak 2023'te hizmete alındı. Metro İstanbul, hattı Avrupa yakasının ilk tam otomatik sürücüsüz metro hattı olarak tanımlıyor.</p>

<p><img alt="İstanbul Havalimanı'na Ulaşım Sağlayan M11 Metro Hattı" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/istanbul-havalimanina-ulasim-saglayan-m11-metro-hatti.JPG" width="1910" /></p>

<h3><strong>M7 Metro hattında gece seferleri de düzenlendi</strong></h3>

<p>Mecidiyeköy istasyonundaki onarım çalışmaları gece metrosu işletmesini de etkiliyor. Metro İstanbul'un duyurularında M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nda Mecidiyeköy istasyonunda devam eden çalışmalar nedeniyle gece metrosu sefer düzenlemesine ilişkin bilgilendirme yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle özellikle gece saatlerinde M7'yi kullanacak yolcuların seyahat öncesinde Metro İstanbul'un güncel hizmet durumunu kontrol etmesi gerekiyor. Hattın işletme düzeni çalışmaların seyrine göre değişebileceğinden, anlık ulaşım bilgileri resmi kanallardan takip edilebiliyor.</p>

<h3><strong>M7 Metro ne zaman normale dönecek?</strong></h3>

<p>24 Ağustos 2026 itibarıyla M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı tamamen kapalı değil; hattın büyük bölümünde seferler devam ediyor. Ancak Mecidiyeköy istasyonundaki onarım nedeniyle güzergahın belirli kısmında aktarmalı işletme uygulanıyor. Metro İstanbul'un güncel hizmet bilgisinde de bu durum açıkça belirtiliyor.</p>

<p>Çalışmaların 2026 yılı bitmeden tamamlanması hedeflenirken, <strong>Mecidiyeköy-Nurtepe arasındaki seferlerin hangi gün tam olarak normale döneceğine ilişkin kesin bir tarih mevcut resmi işletme bilgisinde yer almıyor</strong>. Bu nedenle “M7 metro ne zaman açılacak?” sorusunun bugün itibarıyla net yanıtı, hattın ilgili bölümündeki çalışmalar tamamlandığında seferlerin normal düzene döneceği şeklinde.</p>

<p><strong>M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nda Mecidiyeköy istasyonundaki onarım çalışmaları nedeniyle sefer düzenlemesi devam ediyor</strong>. Çalışmaların 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenirken, tam işletmeye geçiş için kesin tarih açıklanmış değil. Yolcuların seyahat öncesinde güncel sefer durumunu kontrol etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/m7-metro-ne-zaman-acilacak-yildiz-mahmutbey-metro-hatti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-11-080146.png" type="image/jpeg" length="37136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu’ndan duruşma salonu tepkisi: “Adalet yukarıdan bakmaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-durusma-salonu-tepkisi-adalet-yukaridan-bakmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-durusma-salonu-tepkisi-adalet-yukaridan-bakmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri'de inşa edilen yeni duruşma salonunun büyüklüğü ve yerleşim düzenine ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu, salonun ailelerin ve basın mensuplarının duruşmaları takip etmesini zorlaştırdığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı <strong>Ekrem İmamoğlu</strong>, <strong>Silivri</strong>’de inşa edilen yeni duruşma salonuna sosyal medya aracılığıyla tepki gösterdi. Salonun büyüklüğü ve yerleşim düzeninin iletişimi zorlaştırdığını vurgulayan İBB Başkanı, ailelerin yakınlarını, basın mensuplarının ise yargılamayı görmekte güçlük çektiğini söyledi.</p>

<p>Silivri'de yeni bir duruşma salonunun yapıldığını belirten İmamoğlu, "Öyle büyük, öyle uzak ki, aileler sevdiklerini, gazeteciler duruşmayı dürbünle takip ediyor. Hakimler yukarıda, sanıklar aşağıda. İnsanlar birbirinin yüzünü göremiyor” dedi. </p>

<h2><strong>"Herkes hukuk önünde eşittir"</strong></h2>

<p><strong>İmamoğlu, mahkeme salonlarının mimarisinin hukuk önünde eşitlik ilkesini yansıtması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>“Adalet mesafe koymaz. Adalet yukarıdan bakmaz. Adalet insanı küçültmez. İnsanı görür, dinler, ona eşit davranır. Çünkü bir mahkeme salonunun mimarisi bile bize şunu söylemelidir: Herkes hukuk önünde eşittir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Adalet mesafe koymaz, adalet yukarıdan bakmaz… <a href="https://t.co/Zbqy5izMeo" rel="nofollow">pic.twitter.com/Zbqy5izMeo</a></p>
— Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CA_iletisim) <a href="https://x.com/CA_iletisim/status/2091804364125954161?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/imamoglundan-durusma-salonu-tepkisi-adalet-yukaridan-bakmaz</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="20179"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 Ağustos 2026 kandil mi? Bugün ne kandili? 2026 Mevlid, Regaib, Miraç ve Berat Kandili ne zaman?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/24-agustos-2026-kandil-mi-bugun-ne-kandili-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/24-agustos-2026-kandil-mi-bugun-ne-kandili-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün kandil mi, 24 Ağustos 2026 Pazartesi hangi kandil ve Mevlid Kandili ne zaman? Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini günler takvimine göre 24 Ağustos, 1448 hicri yılının 11 Rebiülevvel tarihine denk geliyor ve Mevlid Kandili olarak idrak ediliyor. Peki Mevlid Kandili’nin anlamı nedir, bu gecede hangi ibadetler yapılabilir ve Diyanet’in açıkladığı 2026-2027 kandil tarihleri hangileri? İşte merak edilen tarihler ve ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>24 Ağustos 2026 Pazartesi günü “Bugün kandil mi?” ve “24 Ağustos ne kandili?” soruları gündemin öne çıkan aramalarından biri oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi dini günler takvimine göre bugün <strong>Mevlid Kandili</strong> idrak ediliyor. Takvimde 24 Ağustos 2026 tarihi, hicri takvimde 11 Rebiülevvel 1448’e karşılık geliyor ve Mevlid Kandili olarak belirtiliyor.</p>

<p>Bu kapsamda Mevlid Kandili, 24 Ağustos Pazartesi akşamı başlayıp 25 Ağustos Salı gününün ilk saatlerine kadar devam eden gece olarak değerlendiriliyor. Diyanet’in dini günler listesinde kandilin miladi tarihi 24 Ağustos olarak yer alıyor. Diyanet’in namaz vakitleri sayfalarında da 24 Ağustos 2026 tarihi 11 Rebiülevvel 1448 olarak gösteriliyor.</p>

<h3><strong>Bugün kandil mi? 24 Ağustos ne kandili?</strong></h3>

<p>Evet. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 dini günler takvimine göre <strong>24 Ağustos 2026 Pazartesi Mevlid Kandili</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevlid Kandili, Hz. Muhammed’in doğumu vesilesiyle anılan özel gece olarak kabul ediliyor. Diyanet takviminde bu tarih 11 Rebiülevvel 1448 şeklinde yer alıyor.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kandil gecelerinin takvimde belirtilen miladi günün akşamında idrak edilmesi. Buna göre 24 Ağustos Pazartesi günü güneşin batmasının ardından başlayan gece, Mevlid Kandili gecesi olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Mevlid Kandili ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 yılında <strong>Mevlid Kandili 24 Ağustos Pazartesi</strong> günü.Aynı takvimde 24 Ağustos’un hicri karşılığı da 11 Rebiülevvel 1448 olarak belirtiliyor. </p>

<p>Dolayısıyla “Mevlid Kandili 24 Ağustos gecesi mi?” sorusuna verilecek yanıt evet. Kandil, 24 Ağustos Pazartesi akşamı idrak edilecek. Gece, 25 Ağustos Salı sabahına kadar devam edecek.</p>

<p>Diyanet’in farklı şehirler için yayımladığı namaz vakitleri sayfalarında da 24 Ağustos tarihinin 11 Rebiülevvel 1448 olduğu görülüyor. Bu durum, dini günler takvimindeki tarih ile günlük takvim bilgisinin uyumlu olduğunu gösteriyor. </p>

<h3><strong>Mevlid Kandili’nin anlamı nedir?</strong></h3>

<p>“Mevlid” kelimesi doğum ve doğum zamanı anlamlarında kullanılıyor. Mevlid Kandili ise İslam geleneğinde Hz. Muhammed’in doğumu vesilesiyle anılan gece olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu özel gecede Hz. Muhammed’in hayatı, insanlara yönelik mesajları ve güzel ahlakı üzerinde düşünülmesi; kişinin kendi davranışlarını ve manevi hayatını değerlendirmesi önem taşıyor. Mevlid gecesi, yalnızca belirli bir törenin gerçekleştirildiği zaman dilimi olarak değil, Hz. Peygamber’in örnek hayatının yeniden hatırlandığı bir fırsat olarak da değerlendiriliyor.</p>

<p>Dini günlerin hicri takvime göre belirlenmesi nedeniyle Mevlid Kandili’nin miladi takvimdeki tarihi her yıl değişiyor. Bu nedenle vatandaşların kandil tarihlerini takip ederken Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan dini günler takvimini esas alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Mevlid Kandili’nde neler yapılabilir?</strong></h3>

<p>Mevlid Kandili’nde ibadet etmek, dua etmek, Kur’an-ı Kerim okumak ve salavat getirmek isteyen kişiler kendi imkanları doğrultusunda geceyi değerlendirebilir. Camilerde düzenlenen kandil programlarına katılmak da tercih edilen uygulamalar arasında bulunuyor.</p>

<p>Bu gecenin değerlendirilmesi yalnızca ibadetlerle sınırlı değil. Hz. Muhammed’in hayatını ve sünnetini okumak, güzel ahlak ve insan ilişkileri üzerine düşünmek, ihtiyaç sahiplerine destek olmak ve yakınlarla iletişim kurmak da gecenin manevi yönüyle bağdaşan davranışlar arasında değerlendirilebilir.</p>

<p>Kandil gecelerine ilişkin ibadetlerin yerine getirilmesinde kişilerin kendi imkanlarını dikkate alması önem taşıyor. Bu nedenle herkesin mutlaka belirli sayıda veya belirli biçimde bir ibadet yapması gerektiği yönünde genel bir zorunluluk bulunduğu düşünülmemeli.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-66f7f7902a90944164aca966f57cb410.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026’da başka kandil var mı?</strong></h3>

<p>Diyanet’in 2026 dini günler takvimine göre Mevlid Kandili’nin ardından aynı miladi yıl içerisinde <strong>Regaib Kandili </strong>bulunuyor. Diyanet takviminde 10 Aralık 2026 Perşembe günü hem üç ayların başlangıcı hem de Regaib Kandili olarak gösteriliyor.</p>

<p>Buna göre 2026 yılı için öne çıkan kandil tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>24 Ağustos 2026 Pazartesi:</strong> Mevlid Kandili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10 Aralık 2026 Perşembe:</strong> Regaib Kandili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>10 Aralık 2026 Perşembe:</strong> Üç Ayların Başlangıcı</p>
 </li>
</ul>

<p>Diyanet’in 2026 dini günler listesinde Regaib Kandili ile üç ayların başlangıcının aynı güne denk geldiği görülüyor. </p>

<h3><strong>2027 kandilleri ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 yılının sonunda başlayan dini günler takvimi 2027 yılında da devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2027 dini günler listesinde <strong>Miraç Kandili 4 Ocak 2027 Pazartesi</strong>, <strong>Berat Kandili 22 Ocak 2027 Cuma</strong>, <strong>Kadir Gecesi 5 Mart 2027 Cuma</strong> ve <strong>Mevlid Kandili 13 Ağustos 2027 Cuma</strong> olarak yer alıyor.</p>

<p>Diyanet takvimine göre 2027 yılında ayrıca <strong>Regaib Kandili 2 Aralık 2027 Perşembe</strong>, <strong>Miraç Kandili ise 24 Aralık 2027 Cuma</strong> günü idrak edilecek. Böylece 2026-2027 döneminde kandil tarihleri hicri takvime bağlı olarak miladi takvim içerisinde farklı aylara dağılıyor.</p>

<p>2027 yılı için Diyanet’in yayımladığı kandil tarihleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>4 Ocak 2027 Pazartesi:</strong> Miraç Kandili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>22 Ocak 2027 Cuma:</strong> Berat Kandili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>5 Mart 2027 Cuma:</strong> Kadir Gecesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>13 Ağustos 2027 Cuma:</strong> Mevlid Kandili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2 Aralık 2027 Perşembe:</strong> Regaib Kandili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>24 Aralık 2027 Cuma:</strong> Miraç Kandili</p>
 </li>
</ul>

<p>Burada Kadir Gecesi’nin diğer kandillerden farklı olarak Ramazan ayının 27. gecesi olarak özel bir yere sahip olduğu da belirtilmeli. Diyanet’in 2027 dini günler listesinde bu gece 5 Mart tarihine karşılık geliyor.</p>

<h3><strong>Kandil tarihleri neden her yıl değişiyor?</strong></h3>

<p>Kandiller ve diğer dini günler hicri takvim esas alınarak belirleniyor. Hicri takvim, miladi takvimden daha kısa olduğu için dini günlerin miladi karşılıkları her yıl değişiyor.</p>

<p>Bu nedenle 2026 yılında ağustos ayına denk gelen Mevlid Kandili, 2027 yılında ağustos ayının farklı bir gününde idrak edilecek. Diyanet’in takviminde 2026 Mevlid Kandili 24 Ağustos olarak yer alırken, 2027 yılındaki Mevlid Kandili 13 Ağustos olarak gösteriliyor.</p>

<p>Bu durum, “Mevlid Kandili her yıl aynı tarihte mi?” sorusunun da yanıtını veriyor: Hayır. Kandilin hicri takvimdeki karşılığı esas alındığından miladi takvimdeki tarihi değişiyor.</p>

<p><img alt="regaip kandili regaip kandili 2025 imsak kaçta sabah ezanı kaçta ankara imsak imsak ankara akşam ezanı akşam ezanı kaçta okunuyor istanbul akşam ezanı akşam ezanı istanbul akşam ezanı saat kaçta okunuyor ankara namaz vakitleri akşam ezanı ankara  camii  e" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-f01020951a9d293ca2be8d4e3e2aaa29.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>24 Ağustos 2026 Mevlid Kandili mesajları</strong></h3>

<p>Mevlid Kandili dolayısıyla vatandaşlar sosyal medya platformlarında ve mesajlaşma uygulamalarında birbirlerine iyi dileklerini iletebiliyor. Kandil mesajlarında genellikle huzur, sağlık, bereket, iyilik, dayanışma ve manevi huzur temaları öne çıkıyor.</p>

<p>Bu tür mesajların paylaşılması dini gecelerin toplumsal yönünün de görünür hale gelmesini sağlıyor. Bununla birlikte kandil gecesinin anlamı yalnızca mesajlaşma veya sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı değil. Gece, Hz. Muhammed’in hayatının ve insanlara yönelik öğretilerinin hatırlanması açısından değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/24-agustos-2026-kandil-mi-bugun-ne-kandili-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/thumbs-b-c-fc6c4db3e528f07f09d424a4b7272e37.jpg" type="image/jpeg" length="36168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kapadokya Rallisi'nde zafer yine Kerem Kazaz'ın: Liderlik farkını 38 puana çıkardı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kapadokya-rallisinde-zafer-yine-kerem-kazazin-liderlik-farkini-38-puana-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kapadokya-rallisinde-zafer-yine-kerem-kazazin-liderlik-farkini-38-puana-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ralli Şampiyonası'nın dördüncü ayağı Kapadokya Rallisi'nde Team Petrol Ofisi pilotu Kerem Kazaz, co-pilotu Corentin Silvestre ile rakiplerinin yaklaşık 3 dakika önünde yarışı tamamlayarak birinci oldu. Kazaz, üst üste ikinci Kapadokya Rallisi zaferiyle şampiyona liderliğini güçlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Ralli Şampiyonası'nın dördüncü ayağı olan <strong>Kapadokya Rallisi</strong>, Team Petrol Ofisi pilotu Kerem Kazaz'ın zaferiyle tamamlandı.</p>

<p>Hyundai i20 Rally2 ile yarışan <strong>Kerem Kazaz - Corentin Silvestre</strong> ikilisi, Kapadokya'nın zorlu etaplarında sergiledikleri yüksek tempo ve istikrarlı performansla rakiplerinin yaklaşık 3 dakika önünde finiş gördü.</p>

<h2><strong>Kerem Kazaz Kapadokya'da üst üste ikinci kez kazandı</strong></h2>

<p>Geçtiğimiz yıl da Kapadokya Rallisi'nde podyumun zirvesine çıkan Kazaz, bu sonuçla <strong>üst üste ikinci kez Kapadokya Rallisi'ni kazanmış oldu.</strong></p>

<p>Kazaz ve Silvestre, yarış boyunca gösterdikleri performansla mücadeleyi domine ederken Team Petrol Ofisi de önemli bir galibiyete imza attı.</p>

<h3><strong>Şampiyona liderliği güçlendi</strong></h3>

<p>Kapadokya Rallisi'ndeki galibiyet, Kerem Kazaz'ın Türkiye Ralli Şampiyonası'ndaki liderliğini de güçlendirdi.</p>

<p>Kazaz, elde ettiği puanlarla <strong>en yakın rakibiyle arasındaki farkı 38 puana çıkardı.</strong> Bu sonuç, sezonun kalan yarışları öncesinde genç pilot için önemli bir avantaj sağladı.</p>

<h3><strong>Kazaz'ın sıradaki durağı Şili</strong></h3>

<p>Kapadokya Rallisi'nin ardından Kerem Kazaz ve Corentin Silvestre'nin hedefi yeniden dünya arenası olacak.</p>

<p>Team Petrol Ofisi ekibi, <strong>FIA Dünya Gençler Ralli Şampiyonası'nın (Junior WRC) Şili ayağında</strong> mücadele edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şampiyonluk ve podyum mücadelesi açısından kritik önem taşıyan Şili Rallisi'nde Kazaz ve Silvestre, Türkiye'yi dünya ralli sahnesinde temsil edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kapadokya-rallisinde-zafer-yine-kerem-kazazin-liderlik-farkini-38-puana-cikardi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/d2fe1888-6ea6-48f0-aa4d-448d4051bb6b.webp" type="image/jpeg" length="36176"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 ilde düğmeye basıldı: Çankırı’da yasa dışı bahis operasyonunda 39 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/19-ilde-dugmeye-basildi-cankirida-yasa-disi-bahis-operasyonunda-39-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/19-ilde-dugmeye-basildi-cankirida-yasa-disi-bahis-operasyonunda-39-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 19 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu gerçekleştirildi. MASAK incelemelerinde 47 kişinin hesaplarında 2 milyar 410 milyon 127 bin 884 liralık işlem hacmi belirlenirken, operasyonlarda 39 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çankırı </strong>merkezli olarak 19 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 39 şüpheli gözaltına alındı. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yürüttüğü çalışmada, yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettiği belirlenen kişilere yönelik operasyon gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Çankırı merkezli yasa dışı bahis operasyonu düzenlendi</strong></h2>

<p>Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yasa dışı bahis soruşturması kapsamında çalışma başlatıldı. Soruşturmanın, yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettiği belirlenen şüphelilere yönelik yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Çalışma kapsamında şüphelilerin finansal hareketlerine ilişkin inceleme de gerçekleştirildi. MASAK tarafından yapılan araştırmalarda, 1 Ocak 2024 ile 20 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki hesap hareketleri ele alındı.</p>

<h3><strong>MASAK incelemesinde 2,4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında 47 kişinin hesapları MASAK tarafından incelendi. Yapılan incelemelerde söz konusu hesaplarda toplam 2 milyar 410 milyon 127 bin 884 liralık işlem hacmi tespit edildi.</p>

<p>Elde edilen inceleme sonuçlarının ardından İl Jandarma Komutanlığı ekipleri operasyon için harekete geçti. Çankırı merkezli yürütülen operasyonun 19 ili kapsadığı bildirildi.</p>

<h3><strong>19 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu</strong></h3>

<p>Ekipler tarafından Çankırı'nın yanı sıra Hatay, Ankara, Mersin, İstanbul, Antalya, İzmir, Diyarbakır ve Mardin'in de aralarında bulunduğu 19 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında yasa dışı bahis faaliyetlerine aracılık ettiği belirlenen şüphelilere yönelik adreslerde çalışma yapıldı. Eş zamanlı operasyonların ardından 39 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>8 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı</strong></h3>

<p>Operasyon kapsamında gözaltına alınanların yanı sıra 8 şüpheli hakkında da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Bu kişilerden 2'sinin yurt dışında bulunduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı bulunan şüphelilerin işlemlerine ilişkin sürecin devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>39 şüpheli adliyeye sevk edildi</strong></h3>

<p>Yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 39 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye gönderildi.</p>

<p>Çankırı merkezli 19 ilde düzenlenen operasyonda 39 şüpheli gözaltına alınırken, 8 kişi hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/19-ilde-dugmeye-basildi-cankirida-yasa-disi-bahis-operasyonunda-39-gozalti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/cankirida-yasa-disi-bahis-operasyonunda-39-gozalti.png" type="image/jpeg" length="88798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da turistlere yönelik yankesicilik operasyonu: 26 şüpheli adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-turistlere-yonelik-yankesicilik-operasyonu-26-supheli-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-turistlere-yonelik-yankesicilik-operasyonu-26-supheli-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da toplu taşıma araçlarında yabancı turistlere yönelik yankesicilik yaptığı belirlenen suç örgütüne yönelik soruşturmada gözaltına alınan 26 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>’da yabancı turistlere yönelik yankesicilik olaylarını araştıran ekiplerin çalışmaları kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sonradan yakalanan 6 şüphelinin de dahil edilmesiyle toplam 26 zanlı adliyeye gönderildi.</p>

<h2><strong>Şüpheliler adliyeye sevk edildi</strong></h2>

<p>İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekiplerinin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürüttüğü soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında işlem yapıldı.</p>

<p>Gözaltındaki 26 zanlı, <strong>emniyet</strong>teki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Adli süreçte bulunan 18 yaşından küçük 2 çocuğun da Çocuk Şube Müdürlüğünden adliyeye gönderildiği öğrenildi.</p>

<p>Şüpheliler arasında 2 hamile kadının bulunduğu da belirlendi.</p>

<h3><strong>500 saatlik kamera görüntüsü incelendi</strong></h3>

<p>Polis ekiplerinin <strong>soruşturma</strong> kapsamında yaklaşık 500 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü incelediği belirtildi. İncelemeler sonucunda şüphelilerin yankesicilik eylemlerinin ardından elde ettikleri suç unsurlarını belirli bir noktada örgüt elebaşlarına teslim ettikleri tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvenlik kamerası kayıtlarına yansıyan görüntülerde, <strong>şüpheli</strong>lerden birinin hırsızlık eyleminin ardından elde ettiği suç unsurlarını tramvay durağında örgüt elebaşına teslim ettiği görüldü.</p>

<h3><strong>25 ayrı yankesicilik olayı tespit edildi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda <strong>Fatih</strong>, <strong>Beyoğlu</strong>, <strong>Beşiktaş</strong>, <strong>Zeytinburnu</strong> ve <strong>Eyüpsultan</strong>’daki toplu taşıma araçlarında yabancı turistlere yönelik yankesicilik olayları gerçekleştirildiği belirlendi.</p>

<p>Ekiplerin incelemelerinde, 3 ila 6 kişilik gruplar halinde hareket eden şüphelilerin toplu taşıma araçlarında sıkıştırma ve perdeleme yöntemlerini kullanarak 25 ayrı yankesicilik olayına karıştıkları tespit edildi.</p>

<h3><strong>Örgütün günlük suç geliri 400 bin lira</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda, örgütün bir gün içerisinde mağdurlardan yaklaşık 400 bin lira suç geliri elde ettiği belirlendi.</p>

<p>Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla belirlenen 35 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. <strong>Operasyon</strong>larda hakkında gözaltı kararı verilen 32 şüpheliden 20’si yakalandı.</p>

<p>Daha sonra yürütülen çalışmalar kapsamında 6 şüphelinin daha yakalanmasıyla adliyeye sevk edilen zanlıların sayısı 26’ya ulaştı. Şüphelilerden 4’ünün ise daha önce tutuklandığı belirlenmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-turistlere-yonelik-yankesicilik-operasyonu-26-supheli-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-turistlere-yonelik-yankesicilik-yapan-suc-orgutune-operasyonda-yakalanan-26-supheli-adliyede.png" type="image/jpeg" length="49889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİK Platformu'ndan HÜDA PAR'ın yoğun bakım önerisine tepki: "İnsan hayatını riske atar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/esik-platformundan-huda-parin-yogun-bakim-onerisine-tepki-insan-hayatini-riske-atar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/esik-platformundan-huda-parin-yogun-bakim-onerisine-tepki-insan-hayatini-riske-atar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EŞİK Platformu, HÜDA PAR milletvekilinin yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılması yönündeki önerisine tepki gösterdi. Platform, “mahremiyet” gerekçesiyle gündeme getirilen uygulamanın bilimsel sağlık hizmetlerine ve laiklik ilkesine aykırı olduğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>EŞİK Platformu, <strong>HÜDA PAR milletvekilinin yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılması yönündeki önerisine</strong> tepki gösterdi. Platform, söz konusu önerinin sağlık hizmetlerinin bilimsel esaslardan uzaklaştırılması ve kamusal alanın cinsiyete göre ayrıştırılması anlamına geleceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Platformun sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, yoğun bakım ünitelerinde kadın ve erkek hastalar için ayrı alan oluşturulması önerisinin “mahremiyet” gerekçesiyle gündeme getirildiği belirtilerek, bu yaklaşım eleştirildi.</p>

<p><img alt="Eşik-2" class="detail-photo img-fluid" height="792" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/esik-2.png" width="1424" /></p>

<h2><strong>EŞİK Platformu: "Bilimsel sağlık hizmetine saldırıdır"</strong></h2>

<p>EŞİK Platformu, yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılmasının <strong>bilimsel sağlık hizmetleri ve Anayasa'nın laiklik ilkesiyle bağdaşmadığını</strong> öne sürdü.</p>

<p>Platform, kamusal hizmetlerin dini referanslara veya cinsiyete göre değil, bilimsel esaslar ve Anayasa'nın eşitlik ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Açıklamada, sağlık hizmetlerinin cinsiyete göre ayrıştırılmasına yönelik girişimlerin kadınların kamusal alandaki varlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.</p>

<h3><strong>"Yoğun bakımda saniyeler önemli"</strong></h3>

<p>EŞİK Platformu, özellikle <strong>yoğun bakım ünitelerinde zamanın kritik olduğuna</strong> dikkat çekti.</p>

<p>Platformun paylaşımında, yoğun bakım gibi acil tıbbi müdahalelerin gerçekleştirildiği alanların “haremlik-selamlık” anlayışıyla bölünmesinin sağlık çalışanlarının müdahale süreçlerini zorlaştırabileceği ve insan hayatını riske atabileceği ileri sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, <strong>"saniyelerin önemli olduğu hayati alanları 'haremlik-selamlık' uygulamalarıyla bölmek, acil tıbbi müdahaleleri zorlaştırır ve insan hayatını doğrudan riske atar"</strong> değerlendirmesine yer verildi.</p>

<h3><strong>"Haremlik-selamlık" uygulaması eleştirisi</strong></h3>

<p>EŞİK Platformu, tartışmanın yalnızca yoğun bakım üniteleriyle sınırlı olmadığını savundu.</p>

<p>Platform; eğitim, çalışma hayatı, toplumsal alan ve acil sağlık hizmetleri gibi farklı alanlarda <strong>“haremlik-selamlık” uygulamalarının</strong> gündeme getirilmesini eleştirdi.</p>

<p>Bu tür girişimlerin toplumun dini referanslara göre şekillendirilmesi arzusunun bir parçası olduğunu öne süren platform, kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik müdahalelere karşı çıkılması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>EŞİK Platformu'ndan laiklik vurgusu</strong></h3>

<p>Paylaşımda sağlık hizmetlerine erişimin <strong>nitelikli, ulaşılabilir ve bilimsel esaslara dayalı politikalarla</strong> güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>EŞİK Platformu ayrıca Anayasal haklara, yaşam hakkına ve laiklik ilkesine sahip çıkılması çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🔴 HÜDA PAR milletvekilinin yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılması yönündeki “mahremiyet” kılıflı teklifi, kadınların kamusal alandaki varlığına, bilimsel sağlık hizmetine ve Anayasal <a href="https://x.com/hashtag/laiklik?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#laiklik</a> ilkesine açık bir saldırıdır.<br />
<br />
👩🏼‍⚕️ Kamusal hizmetlerin ve…</p>
— esikplatformu (@esikplatformu) <a href="https://x.com/esikplatformu/status/2091758543229558922?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/esik-platformundan-huda-parin-yogun-bakim-onerisine-tepki-insan-hayatini-riske-atar</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yogun-bakimpng.webp" type="image/jpeg" length="92387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit görevine iade edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/balcova-belediye-baskani-onur-yigit-gorevine-iade-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/balcova-belediye-baskani-onur-yigit-gorevine-iade-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, yürütülen soruşturma kapsamında geçici tedbir kararıyla görevden uzaklaştırılan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in görevine iade edildiğini açıkladı. Yiğit hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve imza verme şartı uygulanmasına karar verilmişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, soruşturma kapsamında geçici tedbir kararıyla görevden uzaklaştırılan <strong>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in görevine iade edildiğini</strong> duyurdu.</p>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, Yiğit hakkında verilen adli kontrol kararının ardından görevine iade sürecinin başlatıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Onur Yiğit hakkında adli kontrol kararı</strong></h2>

<p>İçişleri Bakanlığı, açıklamasında <strong>Seferihisar Sulh Ceza Hakimliği'nin 22 Temmuz 2026 tarihli kararına</strong> dikkat çekti.</p>

<p>Söz konusu kararla Onur Yiğit hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Tedbirler kapsamında Yiğit'e <strong>yurt dışına çıkış yasağı</strong> getirildi ve ikametine en yakın kolluk birimine düzenli olarak imza verme şartı getirildi.</p>

<h3><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan görev iadesi kararı</strong></h3>

<p>Bakanlığın açıklamasında, adli kontrol kararlarının ardından <strong>Anayasa'nın 127'nci maddesi</strong> uyarınca işlem yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamaya göre İçişleri Bakanlığı'nın onayıyla Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit <strong>görevine iade edildi</strong>.</p>

<p>Böylece soruşturma kapsamında geçici tedbir kararıyla görevinden uzaklaştırılan Yiğit, belediye başkanlığı görevine yeniden dönmüş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/balcova-belediye-baskani-onur-yigit-gorevine-iade-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/801d82de-7ec0-4174-a22a-b6698610c501jpg.webp" type="image/jpeg" length="75862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmenin ailesinden saldırganın ailesine tazminat davası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-ogretmenin-ailesinden-saldirganin-ailesine-tazminat-davasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-ogretmenin-ailesinden-saldirganin-ailesine-tazminat-davasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta 15 Nisan'da Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve matematik öğretmeni Ayla Kara ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara’nın ailesi, 15 yaşından küçük saldırganın tutuklu anne ve babası hakkında 5 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı. Mahkeme, ailenin talebi üzerine anne ve babanın mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_7ba15e0d106553f0-182">Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğrenci İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara'nın ailesi, yasal haklarını aramak üzere yargıya başvurdu. Kara ailesinin avukatı Özcan Kara tarafından Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulan ihtiyati haciz dilekçesinde, failin anne ve babasının Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu gereğince doğrudan sorumluluğunun bulunduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>"Ev başkanının sorumluluğu" gerekçesiyle haciz kararı</strong></h3>

<p>Dilekçede, failin anne ve babasının olay öncesinde gerekli gözetim, eğitim ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalıların mal varlıklarını gizleme ya da devretme ihtimali bulunduğu belirtilerek tedbir talep edildi.</p>

<p>Talebi inceleyen mahkeme heyeti, 15 yaşından küçük bir çocuğun fiili nedeniyle ebeveynlerin cezai sorumluluğu bulunmasa dahi, Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesinde düzenlenen <i>"ev başkanının sorumluluğu"</i> kapsamında çocuklarının üçüncü şahıslara verdiği zararlardan hukuken sorumlu tutulabileceği vurgulandı. Çocuğun yaş küçüklüğü ya da ayırt etme gücünün bulunup bulunmamasının bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, 15 yaşından küçük bir çocuğun ev ortamında ateşli silaha erişebilmesinin aile içi denetim ve gözetim zafiyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_7ba15e0d106553f0-183">Mahkeme, saldırganın tutuklu babası Uğur Mersinli ve annesi Peyman Pınar Mersinli'nin taşınır/taşınmaz tüm mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ayrı ayrı <strong>5 milyon lira</strong> olmak üzere ihtiyati haciz uygulanmasına hükmetti.</p>

<h3><strong>5 milyon liralık dava açıldı: "Rakam ıslahla artırılabilir"</strong></h3>

<p id="p-rc_7ba15e0d106553f0-184">İhtiyati haciz kararının verilmesinin ardından Kara ailesi, Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 5 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davasını açtı. Ailenin avukatı Özcan Kara, sürecin bilirkişi incelemesiyle netleşeceğini ve ortaya çıkacak gerçek zarara göre tazminat miktarının ıslah yoluyla artırılabileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Ceza davasında ilk duruşma 4 Eylül'de</strong></h3>

<p id="p-rc_7ba15e0d106553f0-185">15 Nisan'da gerçekleşen ve Türkiye'yi yasa boğan saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci yaşamını yitirmiş, 15 öğrenci ise yaralanmıştı.</p>

<p id="p-rc_7ba15e0d106553f0-186">Olayın ardından tutuklanan anne ve babanın yargılanacağı ceza davasının ilk duruşması, 4 Eylül 2026 tarihinde Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Hazırlanan iddianamede baba Uğur Mersinli hakkında <i>"Olası kastla öldürme"</i> suçundan 10 kez müebbet ve <i>"Olası kastla yaralama"</i> suçundan 30 yıla kadar hapis, anne Peyman Pınar Mersinli hakkında ise <i>"Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma"</i> suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kahramanmarastaki-okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-ogretmenin-ailesinden-saldirganin-ailesine-tazminat-davasi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/cb5363a6-aed1-4fa7-8063-f19ddb27f876jpg.webp" type="image/jpeg" length="68575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes döneminde yaşanan kahve kıtlığı akademik makaleye konu oldu: "Kahve gitti, adı kaldı yadigâr"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-doneminde-kahve-kitligi-akademik-makaleye-konu-oldu-kahve-gitti-adi-kaldi-yadigar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/menderes-doneminde-kahve-kitligi-akademik-makaleye-konu-oldu-kahve-gitti-adi-kaldi-yadigar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih araştırmacısı Dr. Hilal İşçi Yiğit’in yayımladığı çalışma; muhalefetteyken İnönü’nün karne sistemini eleştiren Menderes iktidarının, 1950'lerdeki döviz krizi nedeniyle kahveyi muhtarlıklar eliyle vesikaya bağlamasını ve bu çelişkinin 1957 seçimlerinde sandığa yansımasını belgeliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dr. Hilal İşçi Yiğit tarafından 'Bellek Uluslararası Tarih ve Kültür Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan <strong><a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/6291343" rel="nofollow">araştırmaya </a></strong>göre, Cumhuriyet döneminde yaşanan kahve kıtlıkları yalnızca bir tedarik sorunu olarak kalmamış, iktidarların meşruiyetini ve seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen sembolik bir siyasal silaha dönüşmüştür.</p>

<p>Yiğit çalışmasında , Osmanlı'dan devralınan kahve kültürü Türkiye'de sadece bir içecek değil, misafirperverliğin ve kamusal sosyalleşmenin temel taşı olma özelliği taşıdığının altını çizdi. Ancak tamamen ithalata dayalı olması sebebiyle döviz ve ticaret krizlerinden ilk etkilenen ürünlerin başında geldi.</p>

<h2><strong>Bakliyattan kavurma "sahte kahve" </strong></h2>

<p>Makalede aktarılan verilere göre, II. Dünya Savaşı şartlarında İsmet İnönü hükümeti ithalat aksaklıkları sebebiyle kahveyi karneye bağladı. 1 Ocak 1946 tarihli resmi kararla ekmek karnelerindeki "K" kuponuyla yetişkinlere 2 ayda 300 gram kahve, "L" kuponuyla ise 25 gram çay verildi. Piyasadaki yokluk nedeniyle esnaf nohut, fasulye ve baklayı kavurarak "sahte kahve" üretti; zabıta denetimleriyle bu işletmelere cezalar kesildi. Dönemin yazarlarından Nadir Nadi ise kahveyi "döviz yutan bir saltanat mirası" olarak niteleyip tiryakileri eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dış yardım reddi kahve krizini derinleştirdi</strong></h3>

<p>Araştırmada dikkat çekilen noktalardan biri; muhalefet yıllarında CHP’nin karne sistemini "yoksulluğun ve basiretsizliğin simgesi" diyerek sertçe eleştiren Adnan Menderes’in, iktidara geldikten sonra benzer bir karne uygulamasını bizzat başlatması oldu.</p>

<h3><strong>Ankara'da kahve vesika ile dağıtıldı</strong></h3>

<p>Çalışmaya göre, 1954 sonrası tarımsal üretimin düşmesi, dış yardım taleplerinin ABD tarafından reddedilmesi ve IMF'nin tasarruf baskıları Türkiye ekonomisini tıkadı. İthalat kısıtlamaları kahveyi karaborsaya düşürdü. Nisan 1955'te Brezilya'dan ithal edilen kahvelerin kurtlu çıkması sebebiyle gümrükten çevrilmesi krizi derinleştirdi; İzmir'de hane başı istihkak 50 grama indirildi.8 Ağustos 1956'da ise Ankara'da muhtarlar eliyle 100'er gramlık vesika (karne) dağıtımı resmen başladı.</p>

<h3><strong>İran futbol takımının kahve ikramı izdiham yarattı</strong></h3>

<p>Çalışma, dönemin basın arşivlerinden derlenen ve kahve krizinin gündelik hayattaki boyutunu sergileyen olaylara da yer veriyor. 16 Kasım 1957'de Bursa'ya gelen Tahran Üniversitesi futbol takımı oyuncuları, maç öncesi tribünlere 100'er gramlık paketler halinde çekilmiş kahve attı; taraftarların kapıştığı paketler stadyumda anında açık artırmayla satıldı. Ekim 1957 seçimleri öncesinde tansiyonu düşürmek amacıyla İsveç bandıralı Sameland gemisiyle 300 ton kahve ithal edildi; bunun 80 tonu İstanbul'a, 220 tonu ise diğer şehirlere 100'er gramlık kotalarla dağıtıldı.</p>

<h3><strong>Kahve kıtlığı çay kültürünü getirdi</strong></h3>

<p>Piyasada "Alman formüllü Keyf" gibi suni kahve markaları boy gösterirken, dönemin mizah dergisi <i>Dolmuş</i>’ta Suat Yalaz’ın çizdiği "Kahfe Yok" karikatürü toplumsal tepkiyi özetledi. Araştırma, 1950'lerdeki bu uzun süreli kıtlığın Türk toplumunda kahvenin yerini büyük ölçüde çayın almasına zemin hazırladığını vurguluyor.</p>

<h3><strong>Kahve yetiştirme deneyleri 1950'lerde başladı</strong></h3>

<p>Araştırmada aktarılan tarihi belgelere göre, hükümet döviz çıkışını önlemek amacıyla yerli üretime yöneldi. 1953'te Antalya'da, 1957'de ise Tarsus Sulu Ziraat Araştırma Enstitüsü'nde <i>Coffea Arabica</i> türü fidanlarla deneme tarlaları kuruldu. Yurt dışından getirilen 35 fidandan 34'ü gümrük ambarlarında çürüdü; hayatta kalan tek fidan 1959'da 800 adet meyve verse de kışın $-4^\circ\text{C}$'ye düşen donda kurudu. 1958'de Kongo'dan ve 1960'ta Habeşistan'dan getirilen tohumlarla üretilen binlerce fidan Alanya, Anamur ve Arsuz'a dağıtıldı; ancak iklim koşulları elvermediği için çaydaki gibi sürdürülebilir bir milli üretim yakalanamadı.</p>

<h3><strong>1957 seçimlerinde kahve sloganlara yansıdı</strong></h3>

<p id="p-rc_d2bac69b9c1efeeb-461">Makalede yapılan söylem analizine göre, 1957 erken genel seçimleri Cumhuriyet tarihinin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Başbakan Menderes Trabzon'da İnönü için "İsmet Paşa hastadır, iktidar hastalığına müpteladır" derken; İnönü Konya'da "İktidardan sağlığımda çekilirseniz bu bir lütuf olur, ileride sizi savunabilecek tek kişi benim" yanıtını verdi.</p>

<p id="p-rc_d2bac69b9c1efeeb-462">Yiğit'in araştırmasına göre CHP, ekonomik krizi teknik istatistikler yerine doğrudan seçmenin mutfağındaki tecrübe üzerinden işledi. Kampanyada kullanılan <strong>"Kahve gitti, adı kaldı yadigâr..."</strong> afişi, DP'nin "bolluk ve kalkınma" vaatlerinin çöktüğünü gösteren en etkili propaganda aracına dönüştü.</p>

<p id="p-rc_d2bac69b9c1efeeb-463">Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre, DP 1957 seçimlerinde iktidarını korusa da Ankara gibi stratejik merkezleri kaybetti ve ciddi bir oy erozyonuna uğradı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-doneminde-kahve-kitligi-akademik-makaleye-konu-oldu-kahve-gitti-adi-kaldi-yadigar</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gemini-generated-image-x48sqcx48-1.jpg" type="image/jpeg" length="72547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 31 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-31-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-31-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarmanın 23 ilde düzenlediği göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 48 organizatör yakalandı. Şüphelilerden 31’i tutuklandı, 17’si hakkında adli kontrol şartı uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma</strong> ekiplerince 23 ilde “Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele” kapsamında operasyonlar düzenlendi. Çalışmalarda 48 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalanırken, şüphelilerden 31’i tutuklandı, 17’si hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.</p>

<h2><strong>Operasyonlar havadan ve karadan yürütüldü</strong></h2>

<p>Operasyonlar, <strong>Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı </strong>ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmalarda <strong>İnsansız Hava Araçları (JİHA)</strong> ile havadan takip yapılırken, İl Jandarma Komutanlıklarına bağlı asayiş, otoyol ve komando timleri de karadan operasyonlara katıldı.</p>

<h3><strong>83 araç ve 18 bot ele geçirildi</strong></h3>

<p>Operasyonlarda <strong>göçmen</strong> kaçakçılığında kullanıldığı belirlenen 83 araç ile 18 bot ve bot motoru ele geçirildi.</p>

<p>Yakalanan<strong> şüpheli</strong>lerin işlemlerinin ardından adli süreç başlatıldı. Şüphelilerden 31’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 17 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<h3><strong>Göçmen kaçakçılığıyla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Jandarma tarafından yapılan açıklamada, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p><strong>Operasyon</strong>ların ülkenin huzuru, güvenliği ve kamu düzeninin korunması amacıyla gerçekleştirildiği aktarılırken, mücadelede insan haklarının, kamu düzeninin ve milli menfaatlerin esas alındığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">23 ilde "Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele" kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 48 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.<br />
<br />
Şüphelilerden; 31'i tutuklandı. 17'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve… <a href="https://t.co/pomCSVWPhD" rel="nofollow">pic.twitter.com/pomCSVWPhD</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2091805281273413858?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-31-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="84609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akademide ‘engelsiz kampüs’ çıkmazı: Rampa ve sarı çizgi var, strateji ve nitelikli istihdam yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akademide-engelsiz-kampus-cikmazi-rampa-ve-sari-cizgi-var-strateji-ve-nitelikli-istihdam-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akademide-engelsiz-kampus-cikmazi-rampa-ve-sari-cizgi-var-strateji-ve-nitelikli-istihdam-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’deki üniversitelerde "engelsiz kampüs" adımları rampa ve sarı çizgi gibi biçimsel düzenlemelere sıkışırken, 60 bine yakın engelli öğrencinin yüzde 78'i açıköğretimde eğitim görmek zorunda kalıyor. Bağımsız bütçe ve etki ölçümü eksikliğinin derinleştirdiği kurumsal açmaz, engelli yükseköğretim mezunlarının hem sosyal kampüs yaşamına katılımını hem de nitelikli beyaz yaka istihdamına erişimini kısıtlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında “engelsiz üniversite” uygulamaları rampa, sarı çizgi ve asansör gibi biçimsel düzenlemelere sıkışırken; stratejik planlama, bağımsız bütçe ve öğrenci deneyimini ölçen etki mekanizmaları yetersiz kalıyor. Engelliler erişim zorluğundan dolayı açıköğretim fakültelerini tercih etmek zorunda kalırken özel sektördeki engelli istihdamı mavi yakalı işlerle sınırlı kalıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Engelli öğrencilerin yüzde 78'i açıköğretim ve uzaktan okuyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Türkiye’de yükseköğretim kurumları, mevzuat gereği ve Yükseköğretim Kurulu’nun (<a href="https://www.yok.gov.tr/tr" rel="nofollow">YÖK</a>) yürüttüğü “<strong>Engelsiz Üniversite Ödülleri</strong>” kapsamında kampüs içi erişilebilirlik adımlarını artırıyor. Ancak akademik araştırmalar, vitrine yansıyan bu adımların gerisinde derin bir yönetim ve etki boşluğu bulunduğunu gösteriyor. YÖK verilerine göre Türkiye genelindeki üniversitelerde ön lisans, lisans ve lisansüstü dahil yaklaşık 60 bine yakın engelli öğrenci öğrenim görüyor. Bu öğrencilerin yaklaşık yüzde 78'i Anadolu, Atatürk ve İstanbul Üniversitelerinin açık ve uzaktan öğretim programlarına kayıtlı olarak eğitim hayatlarını sürdürüyor. Örgün eğitimdeki engelli öğrenci sayısı ise 13 binde sınırlı kalıyor. Açık ve örgün öğretim toplamında en büyük grubu kronik hastalığı olanlar ile fiziksel-ortopedik engelli öğrenciler oluşturuyor. Bunu sırasıyla görme engelli, işitme-dil-konuşma engelli ve dikkat, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler izliyor. Engellilerin karşı karşıya kaldığı eşitsizlik istihdamda da kendini gösteriyor.</p>

<p dir="ltr"><strong><a href="http://tuik.gov.tr" rel="nofollow">Türkiye İstatistik Kurumu</a></strong> (TÜİK) ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (EYHGM) İstatistik Bülteni verilerine göre Türkiye genelinde çalışma çağındaki nüfusun işgücüne katılma oranı yaklaşık yüzde 53 bandındayken, engelli bireylerde bu oran yüzde 22,1 seviyesinde kalıyor. Kadın engellilerde bu oran yüzde 12,5’e kadar geriliyor. TÜİK İşgücü İstatistikleri genelinde lisans ve ön lisans mezunlarının istihdam oranı yüzde 70 düzeyindeyken; engelli hakları izleme raporları ve akademik araştırmalara göre engelli yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 30 - yüzde 35 bandında kalıyor.</p>

<h3><strong>Engelliler için yaka renginde mavi beyazı geçti</strong></h3>

<p dir="ltr">EKPSS öncesinde, 2002 yılında kamuda istihdam edilen engelli memur sayısı 5 bin 777 iken; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın resmî verilerine göre bu sayı 2025'te 82 bin 880’e ulaştı. ÖSYM verilerine göre her EKPSS döneminde (ön lisans ve lisans düzeyinde) on binlerce üniversite mezunu sınava başvurmakta; ancak merkezi atamalarda açılan yıllık toplam kontenjan genellikle bin 500 ila 3 bin kişi ile sınırlı kalıyor. Bu durum üniversite mezunlarının yıllarca kamu ataması beklemesine yol açıyor. Türkiye Engelliler Konfederasyonu raporlarına göre ise özel sektördeki engelli istihdamı ağırlıklı olarak beden işçisi, temizlik, servis ve destek personeli gibi mavi yaka kadrolarda yoğunlaşıyor. Mühendis, avukat, yazılımcı veya işletmeci gibi lisans mezunu engelliler, özel sektördeki kurumsal önyargılar ve fiziksel/dijital erişilebilirlik bariyerleri nedeniyle eğitimlerine uygun "nitelikli beyaz yaka" kadrolara erişmekte güçlük çekiyor.</p>

<p dir="ltr">Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi’nde Uşak Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Arş. Gör. Dr. Duygu Ak Çetin’in yazdığı “<a href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/bilgisosyal/article/1870268" rel="nofollow">Yükseköğretimde Erişilebilirlik: Uşak Üniversitesi Üzerinden Vaka Temelli Bir İnceleme</a>” başlıklı araştırma, Türkiye’deki üniversitelerin erişilebilirlik politikalarındaki açmazları gözler önüne serdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Fiziksel düzenleme kampüse eşit dağılmıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Araştırmanın bulgularına göre; üniversitelerde kurulan Engelsiz Birim Koordinatörlükleri (EBK) aracılığıyla sınav uyarlamaları, oryantasyon ve danışmanlık gibi alanlarda kurumsal kapasite geliştirilmiş durumda. Buna karşın, kampüs genelinde mekânsal adalet sağlanamıyor.</p>

<p dir="ltr">Yeni inşa edilen fakülte binalarında standartlara görece uyulurken, eski yapılarda rampa, asansör, hissedilebilir yüzey (sarı çizgi), erişilebilir tuvalet ve otopark düzenlemelerindeki eksiklikler kronikleşiyor. Çalışma, fiziksel uygulamaların büyük oranda içselleştirilmiş bir erişilebilirlik politikasından ziyade, dışsal bir motivasyon aracı olan YÖK ödül kriterlerine endeksli kaldığına dikkat çekiyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Yerleşkede sosyo-kültürel faaliyetlere erişilebilirlik oranı yüzde 4,7’de kaldı</strong></h2>

<p dir="ltr">YÖK’ün 2024 yılı Engelsiz Üniversiteler Ödülleri verileri, erişilebilirliğin hangi alana sıkıştığını somut verilerle ortaya koyuyor. 112 üniversiteden yapılan bin 709 başvuru sonucunda verilen toplam bin 002 bayrağın 806’sını (yüzde 80,4) Mekânda Erişilebilirlik (Turuncu Bayrak) oluşturdu. Buna karşılık ders içerikleri, sınav uyarlamaları ve dijital platformları kapsayan Eğitimde Erişilebilirlik (Yeşil Bayrak) 149’da (yüzde 14,9), kampüs yaşamına katılımı ölçen Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişilebilirlik (Mavi Bayrak) ise yalnızca 47’de (yüzde 4,7) kaldı. Üstelik verilen bayraklar üniversitelerin tüm yerleşkesini değil, yalnızca başvuru yapılan tekil fakülte, meslek yüksekokulu veya idari binaları tescilliyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Engelli birimlerinin bağımsız bütçeleri yok</strong></p>

<p dir="ltr">Sorunun çözümündeki en önemli etkenlerden biri de mali yapıdaki belirsizlik. Üniversitelerin bütçelerinde "Engelli Birimi", "Erişilebilirlik" ya da "Engelsiz Kampüs" adıyla tanımlanmış bağımsız bir ana bütçe kalemi yer almıyor. Fiziksel rampa, asansör ve tadilat masrafları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlıklarının genel onarım bütçelerinden karşılanıyor. Engelsiz Birim Koordinatörlüklerinin doğrudan harcama yetkisine sahip bağımsız ödenekleri bulunmadığı için yazılım, materyal veya etkinlik talepleri Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) ya da Rektörlük idari bütçelerine bağımlı kalıyor; bu da mali sürdürülebilirliğin ve harcama takibinin yapılmasını zorlaştırıyor.</p>

<h4 dir="ltr"><strong>Faaliyet çok, etki ölçümü yok</strong></h4>

<p dir="ltr">Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer sorun ise mevcut denetim ve izleme mekanizmalarının yetersizliği. Üniversitelerin hazırladığı faaliyet ve kalite raporlarının yalnızca “yapılan işleri ve toplantı kararlarını belgelemekte” başarılı olduğu; buna karşılık atılan adımların engelli öğrencilerin gündelik kampüs yaşamı, akademik başarısı, dijital erişimi ve bağımsız hareket kabiliyeti üzerindeki somut etkilerini ölçecek nicel göstergelerden yoksun olduğu vurgulanıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Öğrenci "pasif alıcı" değil, "ortak üretici" olmalı</strong></h2>

<p dir="ltr">Çalışmada, sorunun temelinde erişilebilirliğin kurumlar tarafından yalnızca teknik bir "tadilat" veya destek hizmeti olarak algılanması yattığı belirtiliyor. Mevzuatın varlığının tek başına kapsayıcılığı sağlamaya yetmediği; engelli öğrencilerin politikaların pasif yararlanıcıları olarak görülmekten çıkarılıp, karar alma ve planlama mekanizmalarına "ortak üretici" olarak doğrudan dahil edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çözüm için dünya örnekleri: Sydney ve Monash modeli</strong></h3>

<p dir="ltr">Araştırma, Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının bu açmazı aşabilmesi için Avustralya ve Avrupa Yükseköğretim Alanı’ndaki kurumsal iyi uygulama modellerini işaret ediyor. Erişilebilirliğin, stratejik planlarda genel amaçlar altında eritilmek yerine; Avustralya’daki Sydney Üniversitesi ve Monash Üniversitesi örneklerinde olduğu gibi açık takvimi, sorumlu birimleri ve bütçesi olan bağımsız bir kurumsal eylem planı haline getirilmesi gerektiğine işaret edilen araştırmada erişilebilirliğin yalnızca bina girişleriyle sınırlı kalmaması; öğrenme yönetim sistemleri, ders materyalleri ve sınav yazılımları ekran okuyucu uyumluluğu ve evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda kurum çapında zorunlu standartlara bağlanması gerektiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Bu sürecin sadece Engelli Öğrenci Birimi’ne bırakılmaması; Bilgi İşlem, Yapı İşleri, Kütüphane, fakülte yönetimleri ve Kalite Komisyonları arasında yatay bir koordinasyon ağı kurulması gerektiğine işaret ediliyor. Engelli öğrenci temsilcilerinin ve sivil toplumun kalıcı olarak yer aldığı kurullar oluşturulması; periyodik odak grup çalışmaları ve boylamsal etki anketleriyle uygulamaların başarısı sürekli denetlenmesinin önemine dikkat çekiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akademide-engelsiz-kampus-cikmazi-rampa-ve-sari-cizgi-var-strateji-ve-nitelikli-istihdam-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1c.jpg" type="image/jpeg" length="46208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umut Demirkır: Genç bir Türk yazar olarak var olabilmek çok zor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umut-demirkir-turk-yazarlarin-oyun-yazdiktan-sonra-bir-kapi-bulmasi-cok-zor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umut-demirkir-turk-yazarlarin-oyun-yazdiktan-sonra-bir-kapi-bulmasi-cok-zor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilkent International Laboratory Theatre (BILT) bünyesinde sahneye taşınan ve yıllar sonra yeniden bir araya gelen iki kardeş arasındaki iletişimsizliği anlatan "İki" adlı oyun, tiyatroseverlerle buluştu. Oyunun yazarı Umut Demirkır, genç bir Türk yazarın önündeki zorluklara değinerek, "Bir oyun yazdıktan sonra tabii ki gidecek bir kapı arıyorsunuz. Türkiye'de bu zor. Türk ve genç bir yazar olarak var olabilmek çok zor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş Türk tiyatrosunun yeni metinlerini desteklemeyi ve sahneye taşımayı amaçlayan BILT'in son yapımı "İki", iletişim kurmakta zorlanan iki kardeşin birlikte oynadıkları oyunlar aracılığıyla yeniden yakınlaşmasını ve geçmişte saklı kalan gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını konu ediyor.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-2.webp" width="1112" /></p>

<p><strong>"Karşımdaki kırılır" korkusu insanları susturuyor</strong></p>

<p>Oyunun yazarı Umut Demirkır'ın üç buçuk yıl önce kaleme aldığı oyunun adı, hem oyundaki iki kardeşten hem de metnin yalnızca iki saatte yazılmış olmasından geliyor. Oyunun merkezindeki iletişimsizlik temasının, insanların özellikle yakın ilişkilerinde kendilerini ifade etmekte yaşadıkları güçlüklerden beslendiğini belirten Demirkır, 'Karşımdaki üzülür, kırılır' düşüncesinin insanların söylemek istediklerini çoğu zaman doğrudan dile getirmelerini engellediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (6)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-6.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Mizah, iletişimsizliği aşmanın bir yolu</strong></h2>

<p>Mizahın ve oyunların iletişimsizliğin aşılmasında önemli birer araç olduğunu belirten Demirkır, çocuklukta yaşanan olayların yetişkinlikte nasıl anlatılabileceği üzerine düşündüğünü ifade etti. Çocuklukta konuşulmayan ancak insanların üzerinde bir yük olarak kalan olayların, karakterlerin çocukluklarına dönmesiyle açığa çıktığını belirten Demirkır, hikayeyi iki kardeşin gözünden kurduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyun yazarlığında son dönemde hafıza, bellek, geçmiş, şimdi ve iletişimsizlik konularına yoğunlaştığını söyleyen Demirkır, çocuklukta görülenlerle bugün yaşananların hafızada bıraktığı izlerin oyunlarının temelini oluşturduğunu belirtti. Çoğunlukla psikolojik gerçekçiliği olan metinlere yöneldiğini ifade eden Demirkır, geleneksel bir oyunun yanı sıra yapay zeka üzerine de bir oyun kaleme aldığını, farklı konulara rağmen metinlerinin ortak noktasının hafıza olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-1.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Genç bir Türk yazar olarak kapı bulmak çok zor</strong></h3>

<p>Türkiye'de yeni oyun yazarlarının metinlerini sahneye taşımasının kolay olmadığını belirten Demirkır, yarışmaların ve yurt dışı başvurularının yazarlar için önemli birer çıkış yolu olduğunu söyledi. Çok sayıda nitelikli metnin sahneye ulaşamadan çekmecelerde kaldığını dile getiren Demirkır, "Bir oyun yazdıktan sonra tabii ki gidecek bir kapı arıyorsunuz. Türkiye'de bu zor. Yarışmalar oluyor ya da oyunlarımızı yurt dışındaki yarışmalara gönderiyoruz. Türk yazarı olarak, genç bir yazar olarak var olabilmek çok zor" dedi.</p>

<h3><strong>Jason Hale: Sanatçılara alan yaratıyoruz</strong></h3>

<p>Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü bünyesinde 2019 yılında kurulan BILT'in genel sanat yönetmenliğini aynı zamanda Bilkent MSSF Tiyatro Bölüm Başkanı olan Jason Hale yürütüyor. Kurumun misyonunu anlatan Hale, "BILT, yeni Türk oyunlarını destekleyen, eğitimi ve profesyonel pratiği bir araya getirerek sanatçıların buluşabileceği ve önemli hikayeler anlatabileceği bir alan yaratma misyonunu sürdürüyor" dedi.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1380" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-4.webp" width="1280" /></p>

<p>Demirkır'ın oyunu, BILT 2026 Tiyatro Metin Seçmeleri kapsamında gönderilen yaklaşık 50 oyun arasından seçilen altı metinden biri oldu. Okuma tiyatrosu formatında seyirciyle buluşturulan eserler arasından "İki", 2026 yılında sahnelenmek üzere seçildi. Jason Hale'ın yönetmenliğini üstlendiği oyunda Pelin Şahin Değirmenci ve Berkay Şekerci, iki kardeşi canlandırıyor. Gala gösterimiyle ilk kez seyirci karşısına çıkan "İki", 4 Eylül'de yeniden Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Ana Sahne'de izleyiciyle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umut-demirkir-turk-yazarlarin-oyun-yazdiktan-sonra-bir-kapi-bulmasi-cok-zor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fyk.jpg" type="image/jpeg" length="79364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CerModern’de SOLO dans zamanı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cermodernde-solo-dans-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cermodernde-solo-dans-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CerModern tarafından düzenlenen 9. SOLO Çağdaş Dans Festivali, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkeden 21 dans sanatçısını 29-30 Ağustos tarihlerinde CerModern Açık Hava Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşturacak. Programda solo performansların yanı sıra atölyeler, sanatçı söyleşileri, müzik seçkileri ve sosyal etkinlikler de yer alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk kez 2018 yılında düzenlenen ve çağdaş dansın solo performanslarına odaklanan SOLO Çağdaş Dans Festivali, bu yıl dokuzuncu kez gerçekleştirilecek. Her yıl Türkiye’den ve yurt dışından solo dans sanatçılarını Ankara’da bir araya getiren etkinlikte, bu yıl Türkiye, Portekiz, İtalya, Fransa, Brezilya, İngiltere, Polonya, Gürcistan, Yunanistan, İspanya, Macaristan, Çekya, ABD ve Çin olmak üzere 14 ülkeden toplam 21 dans sanatçısı yer alacak.</p>

<p><img alt="Solo Dans Festi̇vali̇ (1)" class="detail-photo img-fluid" height="895" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/solo-dans-festivali-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Beden ve bireysel ifade merkezde</strong></h2>

<p>Beden, bireysel ifade ve hareketi merkeze alan festival, solo performanslara odaklanıyor. Tek dansçının sahnede olduğu çalışmalar aracılığıyla farklı koreografik yaklaşımlar ve çağdaş dans pratikleri bir araya getiriliyor. Farklı coğrafyalardan çağdaş dans sanatçılarının çalışmalarını Türkiye’de izleyiciyle buluşturan etkinlik, uluslararası dans sahnesindeki güncel üretimlere de alan açıyor.</p>

<p><img alt="Solo Dans Festi̇vali̇ (2)" class="detail-photo img-fluid" height="859" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/solo-dans-festivali-2.webp" width="1280" /></p>

<p>CerModern, dokuz yıldır devam eden organizasyonun sanatçıların üretim süreçlerini paylaşmasına ve yeni işbirliklerinin gelişmesine zemin hazırladığını belirtiyor. Program danışmanlığını Deniz Alp, Özgür Adam ve Galip Emre yürütüyor. Koordinatörlüğü ise Esma Meydan üstleniyor.</p>

<p>29 Ağustos Cumartesi ve 30 Ağustos Pazar günlerinde gerçekleştirilecek etkinliğin biletleri satışa sunuldu. Tek günlük biletler 448 liradan, kombine biletler ise 672 liradan başlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cermodernde-solo-dans-zamani</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/solo-dans-festivali-3.webp" type="image/jpeg" length="31788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da fırtına nedeniyle 16 vilayette turuncu alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-firtina-nedeniyle-16-vilayette-turuncu-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-firtina-nedeniyle-16-vilayette-turuncu-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın güney ve güneydoğusunda etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle 16 vilayette turuncu alarm verildi. Saatte 120 kilometreye ulaşan rüzgarlar hasara yol açarken, Landes vilayetinde 7 bin 500 hanede elektrik kesintisi yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>’nın güney ve güneydoğusunda etkili olan şiddetli rüzgarlar, bazı bölgelerde hasara yol açtı. Fransız meteoroloji ajansı <strong>Meteo-France</strong>, fırtına nedeniyle 16 vilayette alarm seviyesinin turuncuya yükseltildiğini duyurdu.</p>

<h2><strong>16 vilayette turuncu alarm verildi</strong></h2>

<p>Meteo-France tarafından yapılan açıklamaya göre, turuncu alarm çoğunluğu ülkenin güneyinde bulunan 16 vilayette uygulanıyor. Alarm verilen bölgeler arasında Ger, Lot, Lot-et-Garonne, Tarn-et-Garonne, Dordogne, Correze, Aveyron, Tarn, Haute-Garonne, Puy-de-Dome, Cantal, Allier, Herault, Gard, Bouches-du-Rhone ve Var bulunuyor.</p>

<p>Yetkililer, <strong>şiddetli rüzgarlar</strong>ın etkisini sürdürmesi nedeniyle söz konusu bölgelerde vatandaşların dikkatli olması gerektiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Rüzgar saatte 120 kilometreye ulaştı</strong></h3>

<p>Fırtına nedeniyle bazı bölgelerde rüzgarın hızı saatte 120 kilometreye kadar çıktı. Şiddetli rüzgarlar özellikle Var vilayetinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Var’da bazı yolların su altında kaldığı, elektrik kablolarının da zarar gördüğü belirtildi. Meydana gelen hasarlar nedeniyle ekiplerin bölgelerde çalışma yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>7 bin 500 hanede elektrik kesildi</strong></h3>

<p>Fırtınanın etkili olduğu bir diğer bölge <strong>Landes</strong> vilayeti oldu. Burada yaklaşık 20 kasabada toplam 7 bin 500 hanede elektrik kesintisi yaşandığı bildirildi.</p>

<p>Şiddetli rüzgarların yanı sıra yollarda da hasar meydana geldi. Hasar oluşan bazı güzergahların güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatıldığı kaydedildi.</p>

<p>Fırtınanın etkili olduğu bölgelerde ekiplerin hasar tespit ve müdahale çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-firtina-nedeniyle-16-vilayette-turuncu-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransanin-guneyinde-firtina-hayati-olumsuz-etkiledi.png" type="image/jpeg" length="48889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="92676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="30223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="35474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="56270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="41630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="34585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="25842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="71265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="97080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="85494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="42310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="22971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="84486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="20033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="59132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="26269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="43345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="61521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="39863"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
